MART - ΜΑΡΤΙΟΣ 2011 Sayı: 63 Fiyatı: 3

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MART - ΜΑΡΤΙΟΣ 2011 Sayı: 63 Fiyatı: 3"

Transkript

1 MART - ΜΑΡΤΙΟΣ 2011 Sayı: 63 Fiyatı: 3 Azınlıkça 1

2 BU AY AZINLIKÇA AZINLIKÇA BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ MART 2011 YIL:7 SAYI:63 Azınlıkça Online ΑΖΙΝΛΙΚΤΣΑ ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ ΠΟΛΙΤΙΚΟ ΠΕΡΙΟΔΙΚΟ ΤΗΣ Δ. ΘΡΑΚΗΣ ΜΑΡΤΙΟΣ 2011 ΕΤΟΣ:Η NO:63 SAHİBİ-SORUMLUSU ΙΔΙΟΚΤΗΤΗΣ-ΕΚΔΟΤΗΣ- ΔΙΕΥΘΥΝΤΗΣ EVREN DEDE GENEL KOORDİNATÖR ΓΕΝΙΚΟΣ ΣΥΝΤΟΝΙΣΤΗΣ AYDIN BOSTANCI YAYIN YÖNETMENİ ΣΥΜΒΟΥΛΟΣ ΕΚΔΟΣΗΣ İBRAM ONSUNOĞLU BU SAYIDA YAZARLAR Aydın Bostancı Dimostenis Yağcıoğlu Fatih Nazifoğlu Γιώργος Δούδος Hakan Mümin Herkül Millas İbram Onsunoğlu ADRES Anemonis Komotini Tel: Fax: ΕΤΗΣΙΕΣ ΣΥΝΔΡΟΜΕΣ Ιδιώτες. : 36 Τραπεζες, Οργανισμοί: 98 Ν.Π.Δ.Δ, Α.Ε: 98 Δήμοι: 98 Euro Κοινότητες: 72 Ziyaret Başbakan Yorgo Papandreu dan Demircik e ziyaret Başbakan Yorgo Papandreu Şubat tarihleri arasında Doğu Makedonya Trakya Bölgesine resmi bir ziyaret düzenledi. 17 Şubat Perşembe günü Evros iline bağlı Dedeağaç ı ziyaret ettikten sonra Semadirek adasına geçerek Belediye Başkanı ve yerel yöneticilerle görüşen Başbakan Papandreou, 18 Şubat Cuma günü İskeçe iline bağlı Demircik azınlık köyüne geldi. Başbakan geçen sene de Yunan-Bulgar sınır kapısının açılışı münasebetiyle Ilıca azınlık köyünü ziyaret etmişti. İçindekiler Herkül Millas 1821 in Yeni Yorumu 1821, Yunanistan da, Yunan Bağımsızlık Savaşı demektir. Osmanlı Devleti ne karşı başkaldırı bu yılda başlamış 1829 yılında çağdaş Yunan milli devletinin kuruluşu ile tamamlanmıştır. On yıllarca bu olay okullarda, törenlerde ve resimden filmlere her türlü sanat yapıtlarında, resmi tarih çerçevesinde ele alınmıştır. Buna göre 1821, Yunan milleti için yalnız kıvanç kaynağıdır. Öteki ne karşı (Türk diye anılan Osmanlılara karşı) yürütülen bu başkaldırı, haklı bir dava ve gurur veren bir mücadeledir... Azınlıkça63 İbram Onsunoğlu Konsolosluklar arası ajan edebiyatı Türk gazetesi SABAH ta Yunan ajanı Maglaras kim? başlıklı garip bir yazı, birkaç gün önce İstanbul Yunan Konsolosluğunu karıştırdı. Yunan başkonsolosu Vasilis Bornovas ın bir fotoğrafının eşlik ettiği metinde, ülkede ekonomik kriz yaşanıp para sıkıntısı çekilirken, Yunan Konsolosluğunun parayı nereden bulup kültürel faaliyetler düzenlediği (rahatsızlık ta dile getirilerek) sorgulanıyor. 3 Ircan da korkunç vahşet herkesi tedirgin etti Editör 4 Başbakan Demircik azınlık köyünü ziyaret etti 10 Erken seçim kapıda Aydın Bostancı 12 Konsolosluklararası ajan edebiyatı İbram Onsunoğlu 15 Vardır muhakkak bunları anlatmamın bir nedeni Fatih Nazifoğlu in yeni yorumu Herkül Millas 18 Hrant Dink ve Grigoris Lambrakis: Yaşamları, ölümleri ve katilleri benzeyen iki mücadeleci güvercin Dimostenis Yağcıoğlu 22 Kafamdaki basın Hakan Mümin 24 ΟΤΑΝ ΟΙ ΑΝΘΡΩΠΟΙ ΠΡΟΣΠΑΘΟΥΝ ΝΑ ΠΕΡΙΟΡΙΣΟΥΝ ΤΟΝ ΘΕΟ! Γιώργος Δούδος 27 Çin malı, Türk malı İbram Onsunoğlu 28 Türkiye Cemaat Vakıfları temsilcisi Lakis Vingas Selanik teydi 30 T.C. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Batı Trakya daydı 2 Azınlıkça AZINLIKÇA - BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ ΑΖΙΝΛΙΚΤΣΑ - ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ ΠΟΛΙΤΙΚΟ ΠΕΡΙΟΔΙΚΟ ΤΗΣ Δ. ΘΡΑΚΗΣ

3 Ircan da korkunç vahşet herkesi tedirgin etti Kimliği belirsiz kişi veya kişiler, Rodop ilinin Şapçı (Sappes) - Maronya Belediyesi ne bağlı Ircan (Arisvi) köyünde bir ağıla saldırarak ağıldaki 30 civarında koyunu öldürürken bir başka ağılı da ateşe verdiler. Saldırganlar ayrıca, aynı köyde iki traktör ve üç aracın lastiklerini kestiler. 1 Mart gecesini 2 Mart a bağlayan gece Ircan köyünde yapılan saldırı ve yaşanan olaylar herkesin kanını dondurdu. Saldırganlar öldürdükleri koyunlardan bir tanesini bile almazken koyunları boğazladıkları yerde bıraktılar. Kimliği belirlenemeyen saldırganlar ayrıca, aynı köyde bir başka ağılı da ateşe verdi. Ağıl içerisindeki koyunlardan kurtulamayanlar ve bir köpek yanarak can verdi. Saldırganlar köydeki 2 traktör ve 3 aracın lastiklerini de keserek patlattılar. Ağılın sahibi hayvan besicisi Kıpti Sarı Salih Fikret bu vahşet tablosu karşısında gözlerine inanamadı. Kafalarda onlarca soruların oluşmasına yol açan bu saldırılar köylüleri endişelendiriyor. Şanssız hayvan besicisinin köylüleri tarafından sakin ve hiç kimseyle sorunu olmayan bir vatandaş olarak tanımlandığı kaydedilirken, koyunların kesiliş biçiminden failin tecrübeli bir kasap olduğu değerlendirmelerinin yapıldığı belirtiliyor. Yapılan saldırının ağılla sınırlı kalmadığı, zanlıların traktörlerin lastiklerini de kestiği ifade edilirken, mağdurlar arasında Şapçı Belediye Başkan yardımcısı Orhan Mustafa nın da yer aldığı aktarıldı. Şapçı Belediye Başkan Yardımcısı konuya ilişkin yaptığı açıklamada Koyunlarla ilgili olarak diyecek bir söz bulamıyorum. Bu insana çok yazık. İşe baştan başlamak zorunda kalacak. Kendimizi korumasız hissediyoruz. Emniyet bölgemizi korumalıdır dedi. Bahse konu saldırıların gece 1:30-2:00 arası yapıldığının tahmin edildiği ifade edildi. Hatırlanacağı üzere Gümülcine ye (Komotini) bağlı Uysallı köyü camisine yapılan saldırı da 1 Mart gecesini 2 Mart a bağlayan gece gerçekleştirilmiş ve caminin iki penceresi taşlarla kırılmıştı. Yine geçtiğimiz haftalarda Seymen köyü yolu üzerinde bulunan araba kaportacılarının işyerlerine sadece zarar vermek amacıyla saldırıda bulunulmuştu. editör Azınlıkça 3

4 Başbakandan Papandreu dan Demircik azınlık köyüne sürpriz ziyaret Başbakan Papandreu 18 Şubat Cuma günü İskeçe iline bağlı Demircik azınlık köyünü ziyaret etti. Başbakan Yorgo Papandreu Şubat tarihleri arasında Doğu Makedonya Trakya Bölgesine resmi bir ziyaret düzenledi. 17 Şubat Perşembe günü Evros iline bağlı Dedeağaç ı (Alexandroupoli) ziyaret ettikten sonra Semadirek adasına geçerek Belediye Başkanı ve yerel yöneticilerle görüşen Başbakan Papandreou, 18 Şubat Cuma günü İskeçe (Xanthi) iline bağlı Demircik (Dimario) azınlık köyüne geldi. Başbakan Yorgo Papandreu geçen sene de Yunan-Bulgar sınır kapısının açılışı münasebetiyle 15 Ocak 2010 tarihinde Demircik köyünün yakınında bulunan Ilıca (Thermes) azınlık köyünü ziyaret etmişti. Başbakan 18 Şubat Cuma günü Gümülcine ye (Komotini) geçerek 4 Azınlıkça

5 yerel yöneticilerle bir araya geldi. Başbakan Papandreu, Tarımsal Kalkınma ve Gıda Bakanı Kostas Skandalidis in ana konuşmacı olarak yer aldığı Yerel Ürünler Sepeti adlı toplantıya katılarak yerel yöneticilere hitap etti. Başbakana Batı Trakya ziyaretine hükümet bakanlarından Mihalis Timosidis, Yannis Magriotis, Milena Apostolaki ve Yorgos Petalotis ve Kostas Skandalidis de eşlik etti. Başbakan Demircik te ne dedi? Demircik köyünü ziyaret eden ilk başbakan olan Yorgo Papandreou azınlık çocukları tarafından çiçeklerle karşılandı. Demircik halkı ve civar köylerden gelen çok sayıda azınlık insanı tarafından sıcak bir şekilde ağırlanan Başbakan köy camisini ziyaret etti. Papandreou ya daha sonra köy kahvehanesinde kahve ve tatlı ikram edildi. Başbakan Papandreou, burada köylünün taleplerini dinledi, azınlık sorunlarına ilişkin mesajlar verdi. Başbakanlık Basın Bürosu 19 Şubat Cumartesi günü Başbakan Yorgo Papandreou nun Demircik te yaptığı açıklamaların resmi dökümünü yayınladı. Başbakanlık basın bürosu tarafından açıklanan resmi konuşma metninin Azınlıkça Online ekibi tarafından yapılan Türkçe çevirisi şu şekildedir: PAPANDREU: Her şeyden önce bana hazırladığınız sıcak karşılama, birlikte yaptığımız sohbet, bana aktardığınız fikir ve önerileriniz ve sorunlarınızı anlatışınızdaki samimiyetten ötürü sizlere teşekkür ederim. Ben sorunlarınızı dinlemek için buradayım. Ancak ülkemiz için bizim istediğimiz, her bir sorunu Başbakanın çözmesinin gerekmemesidir. Bunun için erki ve yetkileri merkezden uzaklaştırmak istiyoruz, ki günlük sorunlar, o sorunları yaşayan ve iyi bilen yerel yönetimler tarafından çözülebilsin. Zaten Kallikratis ile getirmiş olduğumuz en büyük değişiklik de budur. Yeni eyalet başkanlığı ve büyük belediye yapısı şimdi şekillenmeye başlıyor. Kallikratis sadece bazı belediye veya valiliklerin birleşmesinden ibaret değildir. Kallikratis erkin, yetkilerin, kararların ve kaynakların eyalet başkanlıklarına devredilmesidir. Ancak bugün buraya sorunları dinlemek için geldim. Çünkü ancak sadece bu şekilde işlerin nasıl ilerlediğini, nerede takıldığını, hangi konulara öncelik verilmesi gerektiğini, hangi politikalara ağırlık vermemiz gerektiğini görebilirim. Ancak bizim hedefimiz, sizin bahsettiğiniz bir çok sorunun doğru bir şekilde Eyalet Başkanlığı nezdinde çözülmesidir. Bürokrasi konusunda da birkaç şey söylemek istiyorum. Maalesef, sayın Ksinidis ve diğer yetkililerin de belirttiği gibi, bu bürokrasi, bu müşteri-satıcı ilişkisini andıran bürokrasi, ülkemizde gerek Hıristiyanlar gerekse de Müslümanlara zor anlar yaşatmaktadır. Kime sorarsanız sorun, hatta yatırımcılara bile sorsanız, ülkemizde bu bahse konu bürokrasinin olduğunu söyleyecektir. Birçok kez ülkemizde neden kalkınma yok, neden yatırımlar yapılmıyor, neden yatırımcıları çekemiyoruz diyoruz. İşte bunların olmamasının sebeplerinden bir tanesi de bürokrasidir. Çünkü yatırımcılar buraya geldiklerinde, yapmaları gereken işlemleri gördüklerinde veya bir işlem için bir kamu hizmetinden diğerine gitmek zorunda kaldıklarını gördüklerinde hayal kırıklığına uğruyorlar ve Neden işlemlerin daha basit olduğu ve yatırımımı yaparak para çıkaracağım başla bir ülkeye gitmeyeyim diyorlar. Yunanistan a yatırım yapmak istemediklerinden değil, biz onları yatırım yapmaktan caydırıyoruz. Caydırıyoruz çünkü bu sistem yıllar- Azınlıkça 5

6 ca bir denetim mekanizması olarak işlemiş, Sana yardım mı etmemi istiyorsun? Oyunu bana vereceksin, seni oyalayacağım, sana hizmet edebilmem için bana oyunu vermek zorunda kalacaksın mantığıyla hareket edilmiş. Biz bu tür işlem ve işlerden vatandaşlarımızı kurtarmak istiyoruz. Çünkü, sizin de dediğiniz gibi, gerekli dinamizm de var, iyi fikirler de var ve imkânlar da mevcut. Bunları benim söylememe gerek yok, siz zaten kendiniz peynir imalathanesi, su, ormancılık, hayvan besiciliği ve bir çok konuda imkânların olduğunu biliyorsunuz. Tabii ki de imkânlar var. Tabii, bürokrasi ve bu tür anlayış olduğu müddetçe, her bir azınlığın, ki bu azınlık hangi ülkede olursa olsun, sırtına daha büyük yük binmektedir ve azınlık ayrıma maruz kalmaktadır. Bu yüzden burada biz devlet olarak ki ben de bu yüzden burada bulunuyorum bu anlayış ve bu yapıları kırdığımızdan emin olmak istiyoruz. Ülkemizde kimsenin, hangi bölgede olursa olsun, hangi dine mensup olursa olsun, neye inanırsa inansın, ayrıma maruz kaldığını hissetmemesi için buradayız. Hak ve hukuk önünde eşitlik istiyoruz. Biliyoruz ki bu bürokrasi, gerek anlayış gerekse de önyargılar yüzünden azınlıktan birini değişik ve en kötü bir şekilde karşılayabilir. Bunu kırmanın ve değiştirmenin yollarını bulmalıyız. Bununla mücadele vermek için burada bulunuyoruz. Siz de benim şahsen bu konuyla yıllardır mücadele verdiğimi biliyorsunuz. Yani bizim ana hedefimiz ülkemizin her vatandaşının, ister Müslüman ister Hıristiyan olsun, herkesin kanunlar önünde eşit olduğunu, eşit haklara sahip olduğunu hissetmesini ve vatandaşlarımıza kolaylık sağlamayı istiyoruz. Ülkemiz için zor bir dönemdeyiz ve bu yüzden ben buraya çok şey vaat etmeye gelmedim. Ben buraya, birlikte sizin için ne yapabiliriz diye görmeye geldim, çünkü ülkemiz büyük imkânlara sahip. Bir diğer konu da eğitim konusu. Her şeyden önce yeni jenerasyon için internet konusu çok önemli bir konu. Örnek vermek gerekirse, biz şu anda Eğitim Bakanlığı nda Dijital Okul projesini hayata geçiriyoruz. Dijital Okul ne mi? Dijital Okul, öğrenciye internete kolay ulaşım sağlayan ve bütün derslerinin, bütün kitaplarının bilgisayarda bulunduğu ve öğretmenlerin bilgisayardan öğrencilere ders yapabildiği bir okuldur. Bu da erişimi zor olan bölgelerin ve desteğe ihtiyacı olan bölgelerin eğitime ulaşmasını sağlamak demektir. Dijital Okul dışında, internet bilgi kaynağı ve dış dünya ile iletişim aracıdır. Bu da erişimi zor ve uzak bölgeler için önemli bir konudur. Yani bu dijital programımızda bunu yanımızda olan Genel Müdürünüze de söylüyorum önceliğimizi bu bölgelere vermemiz gerekir. İnternet bir haktır ve hiç bir bölge bu haktan mahrum kalmamalıdır. Finlandiya gibi bazı ülkeler internetin lüks olmadığını aksine her vatandaşın hakkı olduğunu savunuyorlar. Bu böyledir zaten, çünkü internet artık rekabet, bilgi, eğitim, kültür ve daha birçok şeyin yer aldığı bir ortamdır. Eğitim konusunda bir diğer önemli husus da, sizin bahsettiğiniz SÖPA konusu ve okulların seviyesinin yükseltilmesidir. Buradaki okulun seviyesinin yükseltilmesi ve daha verimli bir okul hale gelmesi yönünde bize şikâyette bulunan veliler oldu. Atina ve burada köyünde tecrübeleri olan Selim örneğini de gördük, ki bu ufaklık, köyünü daha çok sevdiğini belirtti, KONUŞMACI: Burası daha gevşek sayın Başkan? PAPANDREU: Der misin burası daha mı gevşektir? Bilmiyorum, belki burada daha 6 Azınlıkça

7 çok oynama imkanına sahiptir, daha güzel bir çevreye çıkıyordur, Atina da ise çevre aynı olmayabilir. Ancak, biz okulları çocuklar için daha kolay hale getirmeliyiz, çünkü onlara birçok şey yüklüyoruz ve hepsi de gerekli değil. Özellikle bu yaşlarda zamana ihtiyaçları var ki oyun oynayabilsinler, çünkü oyun da eğitimin bir parçasıdır. Tabiî bu ayrı bir konu. SÖPA ya dönecek olursak, SÖPA konusunda olması gereken ve Eylül ayına kadar hayata geçirmeye çalışacağımız proje, SÖPA nın Selanik Aristotelio Üniversitesi bünyesine dahil edilmesidir. Derslerin orada yapılmasını sağlamak istiyoruz, yani eğitim seviyesinin yükseltilmesini, diğer eğitimci ve öğretmenler gibi SÖPA mezunların da üniversiteden mezun olmalarını ve azınlık bölgelerinde hizmet edebilmelerini sağlamak istiyoruz. Bu şekilde gerek eğitim seviyesini yükselteceğimizi gerekse de öğretmenlerin ülkedeki diğer eğitimcilerle eşit olduklarını hissetmelerini sağlayacağız. Bu konuyu ilerleteceğiz ve bu konuyu Eğitim Bakanlığı ile görüştüm. Tabiî mesela, dilde destek, hem Yunanca hem anadil, Türkçe dili ve derslerde destek gibi başka konuları da gündeme getirdiler. Bazı destek programlarının olduğunu biliyorum, çocukların okulu bittirdiklerinde gerekli eğitimi almış olarak çıkmalarını istediğimiz için bu çabayı nasıl destekleyebileceğimize Eğitim Bakanlığı ile birlikte bakacağız. SÖPA ya, tabii ki de sizin çocuklarınız, azınlıktan çocuklar girecekler ki mezun olduklarında tekrar köylerine geri dönebilsinler. Burada bu konuyla ilgilenen ve bu konuları takip eden, Çetin Mandacı ve Sokratis Ksinidis gibi, hatta komşu ilden dostum Ahmet Hacıosman gibi insanlar var. Bir diğer konu da sürücü ehliyet sınavlarında, sınavların başka dillerde olduğu gibi Türkçe dilinde de sözlü sınav olması konusuydu. Bunu sayın Reppas dan talep edeceğim, bunu not edelim, sınavlar böyle olsun ki kolaylık sağlamış olalım. KONUŞMACI: Böyle bir uygulamaya bir önceki hükümet karar vermişti PAPANDREU: Karar verilmişti ancak uygulanmamıştı. Şu halde uygulanmalıdır. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı ndan Vatandaşa Hizmet Merkezi KEP lere bölgenizde var mı bilmiyorum Türkçe konuşan elemanların alınmasını talep etmiştim, ki bu sayede vatandaşlara hizmet sunulabilsin. Azınlıkça 7

8 8 Azınlıkça Başbakan Yorgo Papandreu / İskeçe - Demircik Köyü

9 Başbakan Yorgo Papandreu / İskeçe - Demircik Köyü Azınlıkça 9

10 Genç Bakış Aydın Bostancı Erken seçim kapıda Ülke genelinde gün geçtikçe erken seçim senaryoları yoğunluk kazanıyor. Başbakan Papandreu ve hükümet kurmayları erken seçimin şimdilik gündemlerinde olmadığını, olası bir erken seçim durumunda ülkenin çıkmaza sürükleneceğini söyleseler de, iktidar partisi dâhil tüm partiler, adaylarını gözden geçirmeye başladılar bile. Uluslararası basın yayın kuruluşları da yayınladıkları haberlerde, ülkemiz Yunanistan da düzenin sağlanabilmesi ve ekonomik reformların sürdürülebilmesi için, erken seçimin kaçınılmaz olduğu belirtiliyor. Dünyaca ünlü Financial Times gazetesi Yunanistan ın Mücadeleleri başlıklı haberinde Papandreou hükümetinin erken seçime gideceği ve Yunanistan ın borcunun yeniden düzenleneceği iddiasını öne sürüyor. Haberde halkın hiddetten çok gün geçtikçe artan işsizlik nedeniyle geleceğe kaygı ve endişeyle baktığı, hükümetin sürdürdüğü reform çalışmalarının başarısızlığa uğradığını söylemenin ise henüz erken olacağı ifade ediliyor. Haberde Yunan vatandaşlarının devlete karşı taşıdıkları bilincin değişmesinin adeta bir görev niteliği taşıdığı fakat bu bilincin değişebilmesi için bir kuşağın atlatılması gerektiğini bunun da Başbakan Papandreou nun siyasi yaşamının tamamlamasından fazla bir süreyi alacağı belirtiliyor. Financial Times, Başbakan Papandreou nun Yunan halkını reformlar sayesinde krizden çıkılacağına yönelik ikna etmesi gerektiğini, bununla birlikte ülkede ortamın sükûnete kavu- şabilmesi için, hükümetin 2013 yılına kadar dört yıllık görev süresinin dolmasını beklemeden erken seçime gidilmesi ihtimalinin büyük olduğu ifade ediliyor. Ülkenin siyasi arenasına bakıldığında ise bütün bu yorumlar yabana atılacak cinsten değil. Neredeyse bir erken seçim havasına girmiş gibiyiz. Bu konuda her ne kadar resmi bir açıklama yapılmasa da partiler yavaş yavaş adaylarını belirlemeye başladılar bile. Başbakan Papandreou nun 18 Şubat tarihinde Batı Trakya yı ziyaret etmesi, hemen akabinde 25 Şubat tarihinde Demokratik İttifak Partisi lideri Dora Bakoyanni nin Dedeağaç ve Gümülcine yi ziyareti, ana muhalefet lideri Antonis Samaras ın ise ve 19 Mart tarihlerinde Doğu Makedonya Trakya Eyaleti nin her 5 iline de ziyaret gerçekleştirecek olması, siyasi arenayı hareketlendirirken ister istemez erken seçim senaryolarına da yoğunluk kazandırıyor. Son dönemde bölgemize yapılan bu üst düzey ziyaretlerde verilen mesajlar ise elbete ki önem arz ediyor. Başbakan Papandreou nun İskeçe nin Demircik köyünden azınlığa yönelik verdiği mesajlar azınlık çevrelerince olumlu karşılandı. Başbakanın ekonomi ve işsizlik sorunun yanı sıra SÖPA konusu, Türkçe ehliyet sınavları ve müftülük ile ilgili yaptığı açıklamalar önemliydi. Bölgeye vaatlerde bulunmak için gelmediğinin altını çizen Başbakan, ülkenin içinde bulunduğu zor duruma işaret ederek, bölgeye vaatlerde bulunmak için gel- 10 Azınlıkça

11 mediğini, hükümet olarak bölge insanı için neler yapılabileceğini yerinde tespit edebilmek amacıyla ziyaretini gerçekleştirdiğini ifade etti. Başbakanın Demircik ten yaptığı en önemli açıklama ise Selanik Özel Pedagoji Akademisi hakkında oldu. Başbakan Papandreou, SÖPA nın seviyesinin yükseltilerek Selanik Aristotelio Üniversitesine bağlanacağını, bunu Eylül ayına kadar yetiştirmek istediklerini ve seviyesi yükseltilmiş olan akademinin azınlık çocuklarına yönelik olacağını ifade etti. Özellikle SÖPA konusunda Başbakanın söyledikleri son derece önemli beyanlar. Zira son dönemlerde SÖPA konusunda çeşitli görüş ve öneriler yoğun olarak dile getirildi yazıldı çizildi. SÖPA nın seviyesinin yükseltilmesi durumunda anayasaya aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle karma olacağı görüşü öne sürüldü. Hatta öyle ki İskeçe PASOK milletvekili Çetin Mandacı bile azınlık radyolarına çıkıp SÖPA nın karma oluşumunu sonuna kadar desteklediğini açıkça beyan etmekten çekinmedi. Fakat bir söz vardır olmayacak duaya âmin denilmez diye, anlaşılan o ki karma oluşumun azınlık tarafından kabul görmesinin mümkün olamayacağı anlaşılmış görünüyor. Her ne kadar bu konuda henüz kesin olarak resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, Başbakan ın Demircik teki konuya ilişkin açıklamalarını göz önünde bulundurursak, SÖPA nın yeni oluşumunda sadece azınlık öğrencilerinin yer alması kuvvetle muhtemel gözüküyor. Karma konusunda gösterilen tepkilerin, yetkilileri bu konuda aklıselim ile düşünmeye sevk ettiği yadsınamaz bir gerçektir lı yılların başında azınlık okullarında yaşanan kitap krizini herkes hatırlar. Kültür Protokolleri aşılarak azınlık ilkokullarına dağıtılan okuma ve din bilgisi kitapları, tüm azınlık ilkokullarında krize neden olmuştu. Dolayısıyla şimdi karma bir fakülte oluşturularak benzer problemlerin öğretmenler konusunda ortaya çıkması, herkesin en son isteyeceği şeydir. Buna kaş yaparken göz çıkarmak denir. Başbakan Papandreou, bölgeyi ziyaretinde azınlığa yönelik bir dizi olumlu açıklamalarda bulundu fakat asıl önemli olan ben buraya size vaatlerde bulunmaya gelmedim diyerek realist bir yaklaşım izlemiş olmasıdır. Gerçekçi tavır sergileyen tüm siyasiler, artık büyük kesimler tarafından takdir topluyorlar. Popülizmi tercih edenler ise özellikle genç kuşak tarafından bağnaz kabul ediliyor. Benzer realist yaklaşımı Demokratik İttifak Partisi lideri Dora Bakoyanni de de görmek mümkün. Geçtiğimiz günlerde Gümülcine yi ziyaretinde bir basın toplantısı düzenleyen Dİ.Sİ lideri, erken seçim kendi partimin çıkarına olsa da, ülkenin çıkarına değil, bu sebeple erken seçime gidilmesini istemiyorum diyen Bakoyanni, popülizmden uzak gerçekçi bir tavır sergiledi. Hükümetin önlem paketlerini mecliste kabul etmesi ve bunun neticesinde Yeni Demokrasi Partisinden ihraç edilmesi de gerçekçi duruşundan kaynaklanıyor yılında Başbakan Konstantinos Miçotakis azınlığa yönelik isonomia-isopolitia yasalar önünde eşitlik ve eşit vatandaşlık ilkesini hayata geçirirken, bunu yalnız başına değil, diğer muhalefet partilerinin mutabakatı neticesinde hayata geçirmişti. Başbakan Papandreou nun Demircik te müftülük ve vakıflar gibi azınlık konularını partiler arası kurulacak komisyonlarla çözüme kavuşturacaklarını söylemesi de, gerçekçi bir yaklaşımdır. Yoksa milletvekili Ahmet Hacıosman ın bu yıl İskeçe nin Karaçanlar bölgesinde düzenlen 29 Ocak ı anma gecesinde yaptığı konuşmada ifade ettiği üzere bütün azınlık sorunlarının çok yakında çözüleceğini söylemesi, ancak temenniden öte bir şey ifade etmez. Bu konularda aynen Başbakan Papandreou nun yaptığı gibi gerçekçi olmak ve realist bir siyasi tutum izlemek gerekir. Öyle falanca yetkili bana bunu söz verdi, pişmanca kişi bana bunu vaat etti demekle, azınlık sorunları çözülmüş olsaydı, memlekette 80 seneden beri sorun diye bir şey kalmazdı. Sonra iletişim çağında yaşıyoruz, öyle eskiden olduğu gibi bol keseden atmak ve boş vaatlerde bulunmak artık tutmuyor, tutarlı ve samimi olmak lazım. Tabiî ki bunu kavrayabilen siyasetçilerimize ne mutlu.. * Azınlıkça 11

12 Denge İbram Onsunoğlu Türk gazetesi SABAH ta Yunan ajanı Maglaras kim? başlıklı garip bir yazı, birkaç gün önce İstanbul Yunan Konsolosluğunu karıştırdı. Yunan başkonsolosu Vasilis Bornovas ın bir fotoğrafının eşlik ettiği metinde, ülkede ekonomik kriz yaşanıp para sıkıntısı çekilirken, Yunan Konsolosluğunun parayı nereden bulup kültürel faaliyetler düzenlediği (rahatsızlık ta dile getirilerek) sorgulanıyor. Kültürel etkinliklerin konsolosluk memuru Panagiotis Maglaras tarafından düzenlendiğini iddia eden SABAH, onu EYΠ ajanı olarak adlandırıyor... ( tarihli Elefterotipia gazetesinde, Vasiliki Siuti imzalı yazının girişi böyle ve devam ediyor, yarım sayfadan çok yer kaplayarak.) Etkinlikler, meğerse Yunanistan daki bazı vakıflardan finanse ediliyormuş, öyle yazıyor Elefterotipia. SABAH taki söz konusu yazının garip olarak nitelendirilişine kafayı taktım, oradan hareketle bu yazıyı kaleme alıyorum. Bir açınımını yapayım şunun. Ah bu ikiyüzlülük! Konsolosluklararası ajan edebiyatı Garip, yani izah edilemeyen, nedeni ve amacı bilinmeyen, beklenmedik, onun için hayrete şayan anlamında. Oysa kalıbımı basarım ki, o yazıyı yazan Bayan Siuti de, o yazıyı yazdıran başkonsolos Bornovas ta Yunan konsolosluğuna bu saldırının izahını gayet güzel yapıyor ve nedenini ve amacını gayet iyi biliyorlar, beklenmedik bir şey değil, onun için hiçbir hayret ve şaşkınlığa yol açmamış olması gerek. Garip diye nitelendirmek ve bilmiyormuş gibi yapmak, ikiyüzlülük. Hayrete şayan olan bir şey varsa, o da, böyle ve benzeri saldırıların niye bu kadar geciktiği ve bu ilkinin nasıl bu kadar ılımlı ve nazik olduğudur. Sabah taki yazının, gazetenin kendi ürünü olmaktan çok, Türk mercileri tarafından ısmarlama olduğu ve bununla bir mesaj iletildiği iddia edilse, makuldür diyeceğim, ve herhalde öyledir. Bilindiği gibi, İstanbul Yunan Konsolosluğu, çeşitli nedenlerle Gümülcine Türk Konsolosluğunun karşılığı kabul edilir. Ve Gümülcine Türk başkonsolosu Mustafa Sarnıç, ayağını Yunanistan a bastığından beri, hatta daha öncesinden, Kosova dan Gümülcine ye tayin edileceği duyulduğundan beri, bazı Yunan gazeteleri ve İnternet siteleri tarafından görülmedik saldırıların hedefini oluşturmaktadır. Bunların ortasında Sarnıç ın hep MİT ajanı olduğu ve istihbaratçı uygulamalara başvurduğu suçlamaları var. İlgili haberlerin çoğunun Yunan mercileri tarafından sızdırıldığını ve ısmarlama olduğunu anlamak için çok zeki olmak gerekmiyor. Sarnıç aleyhinde bunlar olurken, Bornovas aleyhinde yayınlara hiç şahit olmadık. Bildiğimiz kadarıyla bu ilk saldırı ve üstelik Yunan başkonsolosunun şahsını hedef almıyor, onu kollar görünüyor, bir konsolosluk çalışanıyla ilgili. Tabiî Sarnıç ın, ve Bornovas ın, çizmeyi aşan faaliyetleri varsa elbette eleştirileceklerdir. Ama konumuz bu değil. Güdümlü veya kötü niyetli, uyduruk, kışkırtıcı yayınlardan söz ediyoruz. Bugüne dek Sarnıç aleyhinde onlarca böyle güdümlü-güdümsüz yayın gün ışığına çıktı ve çıkmaya devam ediyor. Örneğin, son okuduklarım arasında en içerikli ve en provokatif olanlardan bir tanesi, Liana Kaneli nin çıkardığı aylık dergi Nemesis in Aralık 2010 sayısında, insanın yüreğini bulandıracak ölçüde paranoyak, tehlike edebiyatı yapan, tahrif eden, bir doğruya on yalan ve uyduruk ekleyen. KKE li milletvekilinin dergisinde tam bir aşırı sağ hezeyan. Burada yine Sarnıç ın MİT 12 Azınlıkça

13 ajanlığı ortaya çıkarılıyor ve bu çerçevede Türk Azınlığındaki çeşitli faaliyetleri finanse ettiği vs. Türk tarafının tepki vermesi artık zaman meselesiydi, iki yıldır sabır ettikten sonra. Sabah taki bu ilk haberle, Siz benim memurumu hedef tahtası yaparsanız ve ikide bir ajanlıkla suçlarsanız, ben de sizin memurunuz için aynısını yapabilirim. diye mesaj iletiliyor. Şimdilik bir konsolosluk çalışanıyla yetiniyoruz ve nazik bir dil kullanıyoruz. Gümülcine Türk Konsolosluğuna güdümlü saldırılar durmazsa, biz de devam ederiz. Hem de bu kez sizin yaptığınız gibi doğrudan başkonsolos Bornovas ın kendisine yönelebiliriz, sizin gibi kaba da olabiliriz... Onun için habere Bornovas ın fotoğrafı eşlik ediyor. Sabah taki o yazının yorumu ve mesajı budur ve ilgililerce aynen böyle algılanmıştır. Garip, bir anlam veremedik demek, ikiyüzlülüktür. Şimdi bundan sonra ne olur? Ya Sarnıç a yapılan saldırılar durur veya en azından yumuşar. Ya da, aynen devam ederse, o zaman Bornovas ta kendisini yoğun saldırıların ortasında bulur. Örneğin, Gümülcine de Türk Konsolosluğu kapatılsın diye olduğu gibi, İstanbul da da Yunan Konsolosluğu kapatılsın diye bir halk hareketi oluşturulur. Patrikhane kapatılsın diye bir hareket vardı, durduruldu, aynısı konsolosluk kapatılsına dönüştürülüverir. Ama böylesi bir şantajdır diyenlere, iki yanıtımsorum var: Siz Türk tarafının yerinde olsanız ne yapardınız? Devlet politikalarında ahlâkî kurallara uyulmasını mı bekliyorsunuz ve Yunanistan ın yaptığı çok mu ahlâkî? Yeri gelmişken bir anımı aktarayım. On beş yıl önce olmalı, bir televizyon tartışmasında konu Pontus soykırımı, böyle televizyon tartışmalarına sık sık çıktığım bir dönem. Öbür tartışmacılar arasında dışişleri eski bakan yardımcısı Virginia Çuderu ve İstanbul Rum kökenli toplumbilim profesörü Neoklis Saris var. Meclis, soykırımı oy birliğiyle yeni tanımıştı. Ben, Karadeniz Rumlarının 80 yıl önce yaşadığı trajedinin soykırım olarak tanımlanamayacağını savunuyorum. (Şimdi olsa cesaret edemem, linç edilmekten korkarım.) Ve o tartışmada öğreniyorum ki, soykırım günü olarak 19 Mayısı Neoklis Saris ile Mihalis Haralambidis önermişler. Daha bir kışkırtıcı olmak için besbelli. Zira Türk Kurtuluş Savaşının başladığı gün olarak kabul edilen 19 Mayıs, Türkiye nin millî bayramı. 19 Mayıslarda Yunanistan daki Türk temsilcilikler önünde protesto gösterileri başlamıştı bile, iki ülke arasındaki gerginliğe yeni bir unsur ekleyerek. Bunları söylüyor ve ekliyorum: Çok zor mu olacağını sanıyorsunuz, Türkiye nin de Yunan Millî Mücadelesinin başladığı gün olarak kabul edilen 25 Martı Mora Türklerinin soykırım günü olarak ilan etmesini? Ve her 25 Mart günü Ankara daki Yunan Büyükelçiliği önünde binlerce kişinin protesto yürüyüşü yapmasını? Çok zor mu olacağını sanıyorsunuz ve bunu mu istiyorsunuz? * Azınlık gerçeklerini Yunan basınından Basını yorumlamakla başladık, onunla devam edelim tarihli Ethnos gazetesinde bizim Azınlıkla ilgili Nikos Meletis imzalı çok ilginç bir yazı çıktı. Yazının ilginçliği, diğerleri yanında, bir süredir Azınlık içinde süregelen sürtüşmelere, iki milletvekili, kurumlar, Ahmet Mete, Çınar derneği vs arasında tanık olduğumuz ve anlam veremediğimiz kayıkçı kavgasına ışık tutması. Yazıda neler ifşa edilmiyor ki, hiç bilmediğimiz veya bazıları dedikodu şeklinde kulağımıza gelen ama bilen kişilerin kamuoyu önünde açıklamaya cesaret edemediği şeyler. Verilen bazı bilgiler konusunda çekinceler ileri sürülebilecek olmasına rağmen. En büyük iddia şu: Türkiye boyutu olarak Azınlığın ipi Halit Eren in elinde. Onun yönlendirmeleriyle Azınlıktaki Kemalist statüko yerine, şimdi, tarikatlar yoluyla ve onlar tarafından finanse edilen yeni bir statüko oluşturulmasına gidiliyor. Kavgalar bu yüzden çıkıyor ve bu değişim Erdoğan, Gül ve Davutoğlu nun bilgisi ve onayı dâhilinde gerçekleşiyormuş. Böylece, Ahmet Faikoğlu nun «Bu Azınlık erenlerle yönetilemez» tepkisi, ilk açık tepki, şimdi daha iyi anlaşılıyor. Yazıda iki azınlık milletvekiline de değiniliyor, onların hangi tarafı tuttuğu konusunda kesin bir iddia ileri sürülmeden. İki PASOK milletvekilini koruyan tavır, Ethnos gazetesinin pasokçuluğuyla açıklanamayacak kadar derin ve anlamlı. Sonra, insanın aklına şu soru takılıyor: Yunanlı gazeteci N. Meletis, millî sır düzeyindeki bu bilgilere nasıl ulaşmış? Diyelim ki bu bilgileri ona Yunan istihbaratı verdi, çünkü söz konusu bilgiler gazetecilikten çok istihbarat bilgileri. Ama bu yanıt tatmin etmiyor. Meletis in asıl kaynağı Azınlık Azınlıkça 13

14 içinden olmalı. Kendisinin söyleyip yazmaya cesaret edemediği şeyleri bir başkasını kullanarak ifşa etmek, en başta bir ahlâkî sorun, çekersen başka uzantıları da var. Burada yine bir anıma başvuracağım. Rahmetli Celal Zeybek, sapına kadar Kemalist, ama kendisi Kemalist statükonun kurbanı, Türkiye de yeniden yaygınlaşan tarikatçılık faaliyetlerinden rahatsızdı lı yılların ortaları olmalı, bir gün bana, Bu tarikatçılığın bizim Azınlığa da sızmasından korkuyorum. demişti. Ben de ona, A be Celal agam, şimdiki statüko daha mı iyi sanki. diye cevap vermiştim. * Bir ışık yakalım, bizi korkutan hayaletse yok olacak Basınla başladık, basınla bitirelim bari. Haberi önce Hürriyet te okudum ve oradan çekildim. Pazar ekinde Türk düşmanlığı tarihli Elefterotipia gazetesinin 116 sayfalık Pazar sayısı eki E dergisi, bu hafta sayfalarını Türkiye ye ayırmış, Türk düşmanlığı yaparak. İmza, Yorgo Kirbaki. Alttaki metni okuyorum, Türk düşmanlığı nasıl yapılmış diye, bulamıyorum, yok öyle bir şey. Söz konusu yazı, haberin başlığı ile içeriği arasındaki uyuşmazlığa klasik bir örnek. Elefterotipia yı artık her gün alıp okumuyorum, gazete yenilenip te Ιός köşesi iptal edileli beri koyduğum tepki bu. O gün de almamıştım, Türkiye için özel bir ek çıkardığından da haberim olmamıştı. Hürriyet te okuduktan sonra, yani bir gün sonra, çıkıp Elefterotipia yı aradım ve özel ekiyle birlikte aldım. Kendim okumak ve bakalım neymiş bu Türk düşmanlığı kendim anlamak için. Gördüm ki Hürriyet, dergi kapağındaki ibarenin çevirisinde hafif tahrifat yapmış, bilerek veya bilmeyerek, böylece iddiası desteklenmiş olmuş. Aynı konu, MHP nin gazetesi Ortadoğu da manşetten veriliyordu: Türk düşmanlığı! Başlığı gördüm, haberi okumadım, ama Türk düşmanlığı suçlamasını gerekçeleyen bir şey bulunmadığını artık biliyordum. Nitekim diğer Türk gazeteleri de E dergisinin özel Türkiye sayısından söz etti. Örneğin Sabah ta Stelyo Berberakis, dergide işlenen Türk-Yunan Konfederasyonu tartışmasında odaklanmış, bu konuda Yunanlı aydınların görüşlerine yer vermiş. Hiç Türk düşmanlığı keşfetmemiş ki, öyle bir konuya değinmiyor. Bazı köşe yazarları da bu konfederasyon hayalini işlediler, yarı şaka yarı gerçek. Ama hiçbiri Türk düşmanlığından söz etmiyordu. Şimdi elimdeki dergiyi tarif edeyim. Dergi kapağında Atatürk ün üniformalı ünlü fotoğrafı, yırtık ve çenesine fotomontajla bir keçi sakalı ilave edilmiş, besbelli bugünkü AK Parti iktidarı simgelenerek. Egemenliği sürmesine rağmen Kemalizmde oluşan çatlaklığa ve tahammül etmek zorunda kaldığı İslamcılığa işaret ediliyor olsa gerek. Ve altındaki ibare: Milletimizin ezelî düşmanı, İstanbul u ele geçiren, Hellenizmin büyük tenkilcisi, doğudaki daimî tehdit, farklı dinden barbar halk. Kapımızın eşiğindeki bir kâbus bir zamanlar Kemal in donuk bakışıyla, bugün ise İslam bayrağıyla mı? Evet, bizi birleştiren şeyleri bilmediğimiz (ve bilmediği) ölçüde. Türkiye yle ilgili bu özel sayıyla, bir ışık yakalım dedik. Hayaletse, yok olacak... Hayaletler gece karanlıkta çıkar ve bilgi ışıktır. Biz de bir ışık yakalım dedik, bilgi vererek. Yukarıda tarif ettiğimiz kapaktan çekilerek Türk düşmanlığı demeye koşmuşlar. Ama kapaktaki ibareyi bile iyi okumamışlar, ezber yargılarla hareket ederek. Orada söz konusu olan, Yunanlının Türkü nasıl algıladığı, hangi önyargıları taşıdığı, egemen görüş. Ve bu gerçek. Oradan öte bu gerçeğe eleştirel bir bakış var ve bu açıkça dile getiriliyor. Görmemek için kör olmak lazım. Yoksa derginin içeriği, orada Azınlıkça yazarı Herkül Milas ın da görüşlerine başvurulmuş, Türkiye yi tarihî, siyasî, sosyal... açılardan tanıtımdan ibaret, ikili ilişkiler, Türk ve Yunanlılarla yapılan söyleşiler, hatta bir Türk-Yunan konfederasyonu hayalinin tartışması yapılmış. Yaklaşım objektif, gerçekçi ve hatta olumlu. Türk düşmanlığı bunun neresinde? Konuya faydacılık açısından bakarsak, TC Turizm Bakanlığı Yunanistan da Türkiye yi tanıtmak için harekete geçseydi, bu kadarını yapamazdı, bu kadar ikna edici asla olamazdı. Hürriyet, gafını sonradan anlamış olmalı ki, bu yazıyı yazarken ilgili haberi İnternet teki arşivinde on gün sonra tekrar tekrar aradım, ama bulamadım, besbelli kaldırmış. 14 Azınlıkça

15 Perspektif Fatih Nazifoğlu Vardır muhakkak bunları anlatmamın bir nedeni Kindle ın (kindıl okunur) ne olduğunu biliyor musunuz? Muhakkak bilenleriniz vardır da, ben bilmeyenler için yine de anlatayım. Efendim, kindle, internet üzerinden yaptığı satışlarla ünlenen Amerikan firmalarından amazon.com un 2007 yılının son aylarına doğru piyasaya sürdüğü, kitapları elektronik ortamda görüntülemeye yarayan bir elektronik kitap okuyucu veya görüntüleyicidir. Eğer kablosuz internetiniz varsa, üzerinde elektronik kitaba sahip amazon.com un sattığı elektronik kitapları belirli bir ücret karşılığında kindle ınıza indirebiliyorsunuz. Böylece onlarca, yüzlerce hatta binlerce kitabı, bu cihazla yanınızda taşıma imkanına sahipsiniz. Kindle ın hizmetleri sadece kitapla sınırlı değil, isterseniz gazete, dergi de indirebilirsiniz, hatta müzik de dinleyebilirsiniz. Bir çoğunuzun belki ilk kez duyduğu bu cihazın ikinci versiyonu bile çıktı 2009 yılında. Hadi kindle ı hiç duymayanınız olmuştur da, ipad ı da duymadık demeyin şimdi. Bir zahmet onu da açıkla diyenleriniz mi var? Bol bol bilgisayar terimleri içeren ve uzmanlık alanımla ilgili bir konu hakkında bir şeyler yazma fırsatı bulmuşken, ballandıra ballandıra açıklayayım hemen. ipad, Apple şirketi tarafından geçen yıl bu dönemde piyasaya sürülen ilk tablet bilgisayar özelliğine sahip, fotoğraf ve medya dosyalarını kullanmaya imkan sağlayan, internete bağlanabilen bir cihazdır. Aynı şekilde elektronik kitap, gazete ve dergi okuma imkanı dışında ipad film izleme, müzik dinleme, maillerinizi kontrol etme gibi daha bir çok olanak sunuyor. Birçok eksiği olduğu için, Apple firması ipad ı biraz daha geliştirdi ve kısa bir süre önce ipad 2 yi tanıttı gerçi tanıtımdan hemen sonra yeni eksiklikleri konuşulmaya başlandı bile ve yakın zamanda bir çok ülkede satışa sunacak. Şimdi nerden çıktı durup dururken kindle ve ipad değil mi? Yok yok, yukarıda adı geçen iki büyük firmanın Batı Trakya distribütörlüğünü üstlendiğim falan yok. Hani nerede o günler... Geçenlerde Başbakan Yorgo Papandreou bölgemize geldi ya, Demircik e gitti ya. Eee? Eeesi var mı, sonrasında herkes azınlığımızla ilgili yaptığı olumlu açıklamalardan ki bence de gayet olumluydu Başbakanın açıklamaları bahsederken, kimsenin pek fazla değinmediği, oysa Başbakanın kendisinin değindiği bir konu vardı: İnternet erişimi. Birçok talebin yanında köylü, Başbakandan ayrıca internete erişimi sağlamasını istemişti. Laf lafı açıyor derler ya, bilmem hatırlar mısınız ama, Başbakanın ifadelerine göre Finlandiya da temel hak gibi algılanan internete erişimin, uydu aracılığıyla hızlı bir şekilde sağlanması amacıyla 2009 yılının Mart ayında Rodop iline bağlı Mehrikoz köyüne internet erişimi için özel uydu anteni ağı kurduran dönemin Ulaştırma Bakanı ve Rodop ili ND Milletvekili Evripidis Stilyanidis, büyük bir iş başarmış gibi bunun reklamını yapmıştı. Bakanın, bilgisayar başında gönderirken fotoğrafları çekilmiş ve gazetelerde yayınlanmıştı. Dersiniz ki, Mehrikoz dan uzaya Rodop 13 uzay aracını gönderdik diye bol bol espri yapmıştık arkadaşlarla kendi aramızda. Çünkü altı üstü 21. yüzyılda, olması gereken bir şey yapılıyordu ve vatandaşlara hızlı internet ulaşımı sağlanıyordu. Ancak, Demircik dışında İskeçe nin dağlık kolundaki Ilıca, Memkova gibi başka köylerde de internet erişiminin olmadığını öğrenince, acaba Stilyanidis gerçekten büyük bir iş mi yapmış diye de kafam karışmadı değil hani. Bir taraftan kindle ve ipad gibi kablosuz internet erişimi olanlar için hazırlanmış teknoloji harikaları, diğer taraftan da daha internete bağlanamayan Batı Trakya köyleri. Varmış demek ki bunları anlatmamın bir nedeni Kısa kısa cümlelerle: Ekonomik krizle hayatımıza giren kelimeler İMF: Küresel finansal sistemi takip etmek, ülkelere finansal destek sağlamak gibi görevleri olan Uluslar Arası Para Fonu nun kısa adı. Troyka: Rusçada üç veya üçlü anlamına gelen, medya tarafından Uluslar Arası Para Fonu İMF, Avrupa Merkez Bankası ve Avrupa Birliği üçlüsüne verilen isim. Memorandum: Yunanistan a troyka tarafından yapılan 110 milyar euro luk parasal yardımın koşullarını içeren anlaşma. Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla: Bir ülkenin ekonomik büyüklüğünü belirleyen ve euro bölgesindeki ülkelerin bütçe açıklarını %3 üne denk getirmek zorunda oldukları bir ölçüt. Azınlıkça 15

16 Algı(lamak) Herkül Millas 1821, Yunanistan da, Yunan Bağımsızlık Savaşı demektir. Osmanlı Devleti ne karşı başkaldırı bu yılda başlamış 1829 yılında çağdaş Yunan milli devletinin kuruluşu ile tamamlanmıştır. On yıllarca bu olay okullarda, törenlerde ve resimden filmlere her türlü sanat yapıtlarında, resmi tarih çerçevesinde ele alınmıştır. Buna göre 1821, Yunan milleti için yalnız kıvanç kaynağıdır. Öteki ne karşı (Türk diye anılan Osmanlılara karşı) yürütülen bu başkaldırı, haklı bir dava ve gurur veren bir mücadeledir. Yunan kahramandır, Türk ise haksız, kötü, geriliğin nedeni, baş belasıdır. Sonunda da happy end ile sonuçlanıyor hikâye. Aslında sonuçlanıyordu demek daha doğrudur çünkü şimdi bu tarihin yeni bir yorumu söz konusu. Bu konuda fırtına koparacak gibi belgesel dizisi Yunan televizyonunda gösterilmekte. Şimdilik (14 Şubat) gösterilecek olan toplam sekiz bölümlük dizinin ilk üç bölümü gösterildi. Atina daki Sky televizyonu Salı geceleri saat 11 de bölümleri göstermekte, akabinde yapımcılarla davetliler bölümü tartışmaktadırlar. Belgeselin tarihçi baş danışmanları Thanos Veremis ve Yakovos Mihaylidis tir. Ancak başka Yunanlı ve yabancı birçok tanınmış tarihçi de filmde yer almakta ve görüşlerini dile getirmektedir. Bu çalışmada Osmanlı arşivleri de kullanılmış, Türk tarihçilerle de işbirliği 1821 in Yeni Yorumu yapılmıştır. Şimdilik Profesör Fikret Adanır ı da izledim. İlginç ve üzücü olan, hemen birinci bölümden başlayarak bu çalışmaya karşı çıkanların olması. Karşı çıkmanın nedeni Türkiye okuyucusuna pek yabancı gelmemesi gerekir: Tarihimiz tahrif ediliyor, ecdadımız aşağılanıyor, milli kimliğimize hakaret ediliyor Yunanistan ın tarihçileri pek konuşmasa da, bugüne kadar milli duyarlılıklarıyla öne çıkan kimseler toplu olarak yapımcılara saldırmaya başladı. Dizide beğenmediklerini bir bir saymaktadırlar. Birinci bölümde hiç beğenilmeyen, Osmanlı yönetiminin ilk yüzyıllarda bir barış dönemi sağladığını ve dolayısıyla ekonomik gelişmenin de göründüğünün söylenmesi idi. Oysa resmi teze göre Osmanlı yalnız geri, baskıcı ve zararlıydı. İkinci bölümde ihtilâle katılanların yalnız özgürlük peşinde olan kahramanlar olmadıkları ama aynı zamanda zemzem suyunda yıkanmamış birileri oldukları da ortaya kondu. İhtilal öncesinde dağa çıkmış olan ve düne kadar gurur kaynağı sayılan kleftler halkı soyan eşkıyalardır denmekte, ama daha çarpıcı olanı, bunlara karşı halkı koruyanın Osmanlı devlet güçlerinin olduğu savunulmaktadır. İhtilâle katılanların ise bir amacı ganimet elde etmekti görüşü yine bu filimde duyulmaktadır. Gözlerini paşaların çiftliklerine, topraklarına, zen- 16 Azınlıkça

17 ginliklerine dikmişlerdi. Paralı asker gibi davranırlardı. Para kıtlığı yaşandığından da maaş olarak her ay birer dönüm toprak alırlardı. Belgeselin üçüncü bölümde resmi anlayışlar daha büyük darbe aldı. Yunan İhtilâli in başlamasıyla kıyımlar başlamıştır. Müslümanlar kalelere sığınmışlardır. Yunanlı köylüler ve savaşçılar kaleleri ele geçirmekte ve insanları, büyük küçük demeden kılıçtan geçirmektedirler. Bu belgeselde yer yer bazı sahneler aktörlerce canlandırılmaktadırlar. Böylece canlarını kurtarmak için kaçışan Müslümanları, onları kovalayan korkunç görünümlü kimseleri ve bıçaklarla, oraklarla doğranan masumları görüyoruz. Şimdiye kadar yalnız Osmanlının yapmış olduğu kıyımları duymuş olan Yunan seyircisi, ilk kez kendi soydaşlarının da neler yaptığını görmüş oluyor. Tabii, kendi kusurunu kabul ettikten sonra Osmanlının yaptığı Sakız katliamını gösterme hakkı da doğuyor. Bu korkunç kıyım da dördüncü bölümde. Milliyetçi Yunanlılar bu diziyi içine sindiremiyor. Yapımcılara, televizyon kanalına, danışman tarihçilere veryansın ediyorlar. Hain lafı en hafifinden sayılıyor. Kimilerine göre bu tür filmlerin arkasında karanlık Batıcı güçler var; amaçları ise tarihi tahrif edip ulusal bilinci körletmek ve Yunan halkının Türkiye ye karşı güçsüz kılıp hayati önemi olan konularda ödün verdirmek; veya karşı tarafa şirin gözüküp zoraki bir Türk-Yunan dostluğu oluşturmak için düşmanı hoş göstermek (veya buna benzer pek anlamadığım komplolar). Tepkiler çok, ancak savcıların bu işe karışma ihtimali pek kimsenin aklına gelmiyor. Hele başbakanın ecdadın savunmasını üstlenmesi ve bu konuda konuşması da söz konusu değil. İnsanın aklına bir dizi soru geliyor. Buna benzer film ve diziler vatan ihaneti mi sayılmalı, yoksa gerçek olanı ortaya çıkaran dürüst ve bilimsel yaklaşım mı?...insanın aklına bir dizi soru geliyor. Buna benzer film ve diziler vatan ihaneti mi sayılmalı, yoksa gerçek olanı ortaya çıkaran dürüst ve bilimsel yaklaşım mı?.. Bir ülkede ihanet sayılan öteki ülkede dürüstlük sayılırsa hangi yakıştırma asıl sayılacak? Ülkesinin ayıbını saklayan mı doğru yoldadır, kabul eden mi? Türkiye de, Ermenilerin ve Yunanlıların hoşuna gidecek ama bazı Türklerin beğenmeyeceği benzer Türk dizileri yapılmalı mı, yapılmamalı mı? Türklüğü, Yunanlılığı, Fransızlığı, Endonezyalılığı vb. koruma yasaları ve yasakları yararlı bir uygulama mıdır? Soruların cevaplarını okuyucunun sorumluluğuna bırakarak ilişkili başka bir konuya değineyim. Savcılardan, bakanlara ve gazeteciden okuyucuya artık anlamalıyız ki, tarihin tarafsız anlatımı olamaz. Bir kentin hangi tarihte fethedildi konusunda bütün tarihçiler anlaşabilir, ama fethin uzun süreli sonuçları, insanların hayatlarındaki etkileri, olayın bize yansıması gibi konularda her tarihçi başka bir şey yazacaktır. Bu yüzden birbirinden çok farklı yorumları görüyoruz. Zamanla toplumlar kaynaşıp insanlığın ortak yanları ve değerleri arttıkça ortak yorumlar da yaygınlaşacaktır. Şimdilik yapabileceğimiz, farklılığı baltalamamaktır. Farklılık yok edildikçe fikirlerde yoksulluk de süregelecektir. Siyasilerimizin, savcı ve hâkimlerimizin bu sözleri okumuş olmalarını ne kadar isterdim! * Azınlıkça 17

18 Paradoks Dimostenis Yağcıoğlu Hrant Dink ve Grigoris Lambrakis: Yaşamları, ölümleri ve katilleri benzeyen iki mücadeleci güvercin Geçtiğimiz Ocak ayının 19 unda, Türkiye Ermenisi gazeteci, Agos gazetesinin kurucusu, insan hakları, azınlık hakları, demokrasi ve özgürlük savunucusu, mücadeleci ama barışçı insan Hrant Dink i, katlinin dördüncü yıldönümünde acıyla andık. Dört yıl önce, bu değerli insanın kahpece öldürülmesinden birkaç gün sonra, İstanbul da yayımlanan Apoyevmatini Rum gazetesinin sahibi ve başyazarı Mihail Vasilyadis, yazdığı duygu yüklü güzel bir makalede Dink i Yunanistan ın en meşhur demokrasi şehidi Grigoris Lambrakis ile kıyaslamış, bu iki cesur insanın yaşamları ve öldürülme biçimleri arasındaki benzerliklere dikkat çekmişti. 1 Sayın Vasilyadis in kurduğu paralellik çok isabetliydi. Gerçekten de bu iki insanın yaşarken yürüttükleri mücadeleler, karşılarına aldıkları devletin derin güçleri, öldürülme biçimleri, öldürülmeleriyle devletin derin güçlerinin desteklediği çetelerin teşhir olması, öldürülmelerinden sonra ise halkın genişçe bir kesiminde yarattıkları hareketlenme birbirine çok benziyor. Bu yazımda Lambrakis i, Dink le de karşılaştırarak, Azınlıkça okurlarına tanıtmaya veya hatırlatmaya çalışacağım. 2 Grigoris Lambrakis, 1912 yılında, Arkadia ilinin bir köyünde, tıpkı Dink gibi, çok yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. O da Dink gibi büyük ekonomik sıkıntılarla okudu ve tıp fakültesinden başarıyla mezun oldu. Jinekolojide uzmanlaştı. Üniversitede öğretim görevlisi olarak kalıp doçentliğine kadar yükseldi. Aynı zamanda, özel muayenehanesinde düşük gelirlileri ücretsiz tedavi etmesiyle ünlendi. Ama Lambrakis in bütün Yunanistan da asıl tanınması ve sevilmesi sporculuğu sayesindedir. Üniversite yıllarından başlayarak sporla uğraştı ve özellikle uzun atlamada Balkanlar düzeyinde rekorlar kırıp büyük başarılar elde etti. Spordaki şöhreti, ona, daha sonraki siyasi mücadelesinde belli bir avantaj sağlayacaktır. Lambrakis in siyasi mücadelesi, Alman işgaline karşı ulusal direniş içinde yer almasıyla başlar. Hrant gibi Lambrakis in de siyasi fikirleri ve faaliyetleri sosyalist ama demokratik sol bir çizgidedir. İkisi de uluslararası ilişkilerde barışı, yumuşamayı ve silâhsızlanmayı, ülke içinde de her türlü dışlamanın ve devlet baskısının sona ermesini, tam anlamıyla demokratik ve özgürlükçü bir rejimin kurulmasını savunmuşlardır. Lambrakis, 1961 yılında komünistleri ve sosyalist sol güçlerin çoğunu temsil eden Birleşik Demokratik Sol partiden (EDA dan) milletvekili 18 Azınlıkça

19 seçildi. Aynı yıllarda, soğuk savaşın sona ermesi ve Yunanistan ın barışçı bir dış politika uygulaması gerektiğini savunan Uluslararası Barış ve Huzur Komitesi ni kurdu. Bir çok kez ölümle tehdit edilmesine rağmen barış ve demokrasi mücadelesinden vazgeçmedi. Gerçi Lambrakis Dink gibi bir etnik/dinî azınlık mensubu değildi, Hellen ve Ortodoks bir ailedendi, ama temsil ettiği kitleye, yani Yunan soluna, özellikle de iç savaşta Komünistleri desteklemiş ve yenilmiş solculara, o dönemin Yunan devleti ülkenin güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturan tehlikeli bir azınlıkmış gibi muamele ediyordu. Toplumda da milletperver olanlar ve olmayanlar (εθνικόφρονες και μη εθνικόφρονες) ayrışması yaratılmıştı. Devlet, solcuları, yani milletperver olmayanları, kamu sektöründen neredeyse tamamen dışlamıştı. Solcu olarak bilinen herkes fişlenmişti. Solcular, devletin sunduğu hizmetlerden faydalanmaya çalışırlarken sistemli bir şekilde zorluklar ve engellerle karşılaşıyorlardı. Bu ayırımcı muameleye sadece tescilli solcular değil, onların eşleri, çocukları, anne ve babaları ve diğer akrabaları da maruz kalıyordu. Lambrakis, 21 Nisan 1963 günü, Yunanistan ın nükleer silahlanma yarışında bir piyon olarak kullanılmasını protesto etmek amacıyla, maraton yarışının antik güzergâhı olan Maraton-Atina arasında, elinde barış pankartı taşıyarak bir yürüyüş gerçekleştirdi. Bu eylemi sadece Yunanistan da değil, bütün dünyada ses getirdi. Bu yürüyüşte polis Lambrakis dışındaki herkesi tutukladı. Milletvekili olduğu için dokunulmazlığa sahip Lambrakis, tek başına elinde pankartıyla ve sloganlarıyla meclise yürüyüşünü sürdürdü. Yürüyüşünün sonuna doğru polis Lambrakis e de saldırdı. Lambrakis, dış politikada ABD ve NATO nun soğuk savaş politikalarına karşı çıkarak, iç politikada ise devletin baskıcı, ayırımcı, dışlayıcı ve antidemokratik politikalarını cesurca eleştirerek, kendini devletin karanlık güçlerinin hedefi haline getirdi. Yunanistan da o dönem halkın seçtiği bir hükümetin idaresinde bir yüzeydeki devlet vardı, bir de o hükümetten bağımsız davranan, milli çıkarlar adına anayasanın, kanunların, hukuk ve ahlâk kurallarının çizdiği çerçevenin tamamen dışında hareket edebilen bir de derin devlet vardı. Çoğu zaman Amerika dan aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden bu derin devlet, saraya (yani krala ve çevresine), silâhlı kuvvetlere ve istihbarat teşkilatına dayanırdı. Bu derin devlet, kirli işlerini halletmek için aşırı sağcılardan ve çeşitli suçlara karışmış ayaktakımından oluşan çeteler kurdurmuştu. Bunlar da yandevleti, parakrátos u (παρακράτος) oluşturuyorlardı. Grigoris Lambrakis, ABD nin Yunanistan a nükleer füze yerleştirmesi aleyhine yaptığı bir konuşmasından sonra, bir yan-devlet çetesinin mensuplarının saldırısı sonucu, 22 Mayıs 1963 te ağır yaralandı ve beş gün sonra hayatını kaybetti. Olay, polislerin gözleri önünde gerçekleşmişse de, polisler ancak katillerden biri Lambrakis i dinlemek için toplanmış vatandaşlardan biri tarafından yakalandıktan sonra müdahale etti. Lambrakis e yaklaşık yarım milyon kişinin katılımı ile ve Demokrasi ve Lambrakis Yaşıyor (Z-Zi Ζει) sloganlarıyla görkemli bir cenaze töreni yapıldı. Lambrakis, ölümüyle, artık sadece solcuların değil, Yunanistan toplumunda gerçek bir demokrasiyi ve özgürlüğü arzulayan her kesimden insanın temsilcisi haline dönüşüverdi. Hrant Dink in cenazesinde de buna benzer bir duruma tanık olduk. Her etnik gruptan, ideolojileri, dünya görüşleri farklı yüzbinlerce kişi Hepimiz Hrant ız, Hepimiz Ermeniyiz sloganıyla yürüdü. Dink, artık sadece Ermenilerin temsilcisi olarak görülmüyordu. Daha demokratik, daha özgür, derin güçlerin kontrolünde olmayan bir Türkiye yi arzulayan herkesin simgesi haline gelmişti. İki ülkede de, derin ve karanlık güçlerin bu kadar pervâsızca önemli birer şahsiyeti öldürmeleri, 1963 Yunanistanı nda ve 2007 Türkiyesi nde yüzeydeki devletin derin güçler karşısındaki aczini teşhir etti. Lambrakis öldürüldüğünde Yunanistan başbakanı Konstandinos Karamanlis, en nihaye- Azınlıkça 19

20 tinde, kim yönetiyor bu memleketi? ( επιτέλους ποιός κυβερνά αυτόν τον τόπο; ) sorusuyla, ülkeyi hükümetinin tam yönetemediğini dolaylı da olsa itiraf etmek zorunda kalmış, aczini ifade etmişti. Lambrakis in öldürülmesi olayına karşı duyulan tepki sonucu dönemin iktidarı usulen bir soruşturma yapmak zorunda kaldı. Lambrakis Davası nın savcıları, başta Hristos Sartzetakis olmak üzere, aslında muhafazakâr, milliyetçi ve dindar insanlardı. Zaten öyle olmasalardı savcı olabilmeleri ve bu davada onlara görev verilmesi mümkün değildi. Ama iki özellikleri daha vardı: Hukukun üstünlüğü ve demokrasinin temel ilkelerine samimi bir şekilde bağlıydılar ve görevlerini hakkıyla yerine getirmeye kararlıydılar. Derin devletin ve yüksek yargının davanın üstünün örtülmesi için yaptığı baskılara rağmen, boyun eğmeyip meslek onurunu korudular. Olayı ciddi bir şekilde araştırarak geniş bir derin devlet komplosunu ortaya çıkardılar. Sadece suikastı işleyenler tutuklanmakla kalmadı, onları azmettirenler ve bu komployu planlayanlar da -- ki aralarında yüksek rütbeli subaylar, üst düzey istihbarat memurları, önemli mevkilerde görev yapan polis amirleri de vardı -- sanık olarak yargılandılar. (Lambrakis davasındaki cesareti ve başarısıyla Yunan toplumunun demokrat ve solcu kesiminin takdirini ve hayranlığını kazanan Hristos Sartzetakis, 1985 yılında Yunanistan ın Cumhurbaşkanı seçilecektir.) Lambrakis davasının ortaya çıkardığı komplo, derin devlet ve onun başındaki kral ile yüzeydeki devlet, yani hükümet arasındaki ilişkileri bozdu. Birkaç ay sonra, zaten 1961 seçimlerinden beri meşruiyeti sorgulanan ve Lambrakis suikastinden büyük zarar gören Karamanlis hükümeti, kralın da desteğini yitirince, istifa etmek zorunda kaldı. Seçimler sonucunda iktidara gelen Yorgos Papandreou hükümeti Lambrakis davasına ve savcılara destek oldu, ama o hükümet de 1965 te sarayın talimatıyla gerçekleşen bir parlamento darbesiyle düşürüldü yıllarında hükümetler, bu davada sadece cinayeti bizzat işlemiş olanların mahkûm edilmesi, diğer sanıkların ise beraat etmesi, dolayısıyla derin devletin zarar görmeden bu olaydan sıyrılması doğrultusunda çalıştılar yılında iktidara el koyan Albaylar cuntası, bu davayı tam da derin devleti çıkarları doğrultusunda sona erdirdi: Cinayeti işleyenler hafif cezalara mahkûm oldular, sanık subaylar, polisler ve istihbarat görevlileri beraat ettiler. Davaya bakan savcılar ise cezalandırıldılar. Sadece görevden alınmakla kalmadılar, tutuklanıp birkaç ay gözaltında da tutuldular. Lambrakis olayı, yazar Vasilis Vasilikos un yazdığı Z adlı kitap ve daha sonra Costa Gavras ın bu kitaba dayanan aynı adla yaptığı film sayesinde bütün dünyaya tanıtıldı ve dava gündemde tutuldu. Derin devletin bu olaydaki rolü ve bundan sıyrılma çabası teşhir edildi. Lambrakis davasında adalet, ancak 1974 ten sonra, yani cunta devrilip demokratik rejim kurulduktan sonra yerini buldu. Lambrakis in, hayatı ve ölümüyle, Yunanistan ın demokratikleşmesine yaptığı katkıların devletçe tanınması, bunlara değer verilmesi de yine demokrasiye geçildikten, özellikle de PASOK un iktidara geldiği 1981 yılından sonradır. Lambrakis demokrasi şehidi mertebesine yükseltildi. Sokaklara, meydanlara, okullara adı verildi. Hrant Dink davasının şimdiye kadarki süreci, katilin, mensup olduğu çetenin ve tabii onların arkasındaki, onların iplerini oynatan karanlık güçlerin cezalandırılmasını isteyenleri maalesef hayal kırıklığına uğratmış durumda. Dink i öldüren gencin, cinayeti işlerken 18 yaşından küçük olduğu için, birkaç sene sonra serbest kalacağından, çete mensuplarının nispeten hafif cezalarla kurtulacaklarından, onları azmettirenlerin ise ceza almadan sıyrılacaklarından endişe ediliyor. Lambrakis davasında gördüğümüz olayı örtbas etme çabası, belli bir oranda Dink davasında da var. Ancak iki olay arasında şöyle önemli fark da mevcut: Lambrakis suikastı, Yunanistan ı askeri diktatörlüğe götüren bir sürecin ilk adımıydı. Suikastın arkasındaki komployu ortaya çıkarmak için savcıların sarf ettikleri cesurca gayretler ve suikasttan 20 Azınlıkça

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m - Bakan Yıldırım dan yıldırım gibi özlü sözler - Manisa 4. Asliye Ceza dan insan hakları ve Anayasa dersi - Telefon Ablukası ile Gazze Ablukası arasındaki on benzerlik RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

Radyo. Bayram teklifi. MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru

Radyo. Bayram teklifi. MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru 17 MAYIS 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Bayram teklifi MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru ile Beşiktaş tan Samsun hareket etti. Bu Beşiktaş

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

Bekar Evli Boşanmış Eşi ölmüş Diğer. İlkokul Ortaokul Lise Yüksekokul Fakülte Yüksek Lisans

Bekar Evli Boşanmış Eşi ölmüş Diğer. İlkokul Ortaokul Lise Yüksekokul Fakülte Yüksek Lisans Form no : Tarih : Bu anket hastalığınızı daha iyi anlayabilmek ve sizlere daha yararlı olabilmek için düzenlenmiştir. Lütfen olabildiğince nesnel (objektif) yanıtlamaya özen gösterin. Ankete kimliğinizi

Detaylı

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları,

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, Sayın Başbakanım, Değerli Bakanlarım, Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, 26 ihracatçı sektörümüzdeki, 61 bin ihracatçımızın temsilcisi Türkiye İhracatçılar Meclisi nin Sektörler Toplantısı

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. Bu çalışma, Radikal Gazetesinin isteği üzerine seçim istatistiklerinden yararlanılarak VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. tarafından RADİKAL Gazetesi

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

istekli olanlara öncelik verilerek okul müdürünün teklifi ve milli eğitim müdürünün onayı

istekli olanlara öncelik verilerek okul müdürünün teklifi ve milli eğitim müdürünün onayı NÖBET YÖNERGESİ İÇİN TALEPLERİMİZ Belleticiler, okulda görevli öğretmenlerden, yeterli sayıda öğretmen olmaması halinde aynı yerleşim yerindeki diğer eğitim kurumlarında görevli öğretmenler arasından istekli

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar

MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar 24 Şubat 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar Değerli Basın Mensupları; --Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile

Detaylı

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 Sayın Valim, Sayın Belediye Eş Başkanları, Sayın Başkanlar, Saygıdeğer Protokol, Değerli Davetliler

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

Zorunlu ama takan yok

Zorunlu ama takan yok Zorunlu ama takan yok Trafik sigortası yapılması zorunlu olmasına rağmen sigortalı araç sayısı çok az. Kazalarda sigortasız araç sahipleri büyük maddi külfet yaşıyor. Ülkemizde trafiğe çıkan araçların

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN  TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 10 Nisan 2015 İstanbul, Martı Otel Sayın Misafirler, Değerli Katılımcılar

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ. Doç.Dr. Yunus KOÇ

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ. Doç.Dr. Yunus KOÇ HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ Doç.Dr. Yunus KOÇ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI ÖĞRETİM ÜYESİ SAYILARI/İSTATİSTİKLER Görevlendirme: 1 profesör (yabancı

Detaylı

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması 18 Ağustos 2014 İÇİNDEKİLER 1. SUNUŞ... 3 2. ADAYLAR HAKKINDA ÇIKAN HABERLER NASIL SUNULDU?... 3-4 2.1 HABERLERİN ADAYLARA GÖRE DAĞILIMI...

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Irkçılık hepimizi ilgilendiriyor Ev yok, iş teklifi yok, sokakta hakaretler: Ayrımcılıkla ırkçılığın birçok

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Batmış Yunanistan, İstanbul Rumları na Maaş Vermeyi Aksatmıyor

Batmış Yunanistan, İstanbul Rumları na Maaş Vermeyi Aksatmıyor Teostrateji Batmış Yunanistan, İstanbul Rumları na Maaş Vermeyi Aksatmıyor 26.10.2011 - Diplomatik araçlarla çek olarak İstanbul a getirilen maaşlar, bir Yunan şirketinin satın aldığı Finasbank ta nakde

Detaylı

IP NİZİ NASI GİZLERSİNİZ?

IP NİZİ NASI GİZLERSİNİZ? IP NİZİ NASI GİZLERSİNİZ? İnternette herhangi bir maile kullanıcısına bir foruma yada mail grubuna Amannnn.Beni nerden bulacaklar???? deyip kahrolsun falanca gibi tehlikeli şeyler yazdınız. Birkaç saat

Detaylı

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:1 Nisan 2015 1 KİTAP VE KÜTÜPHANENİN ÖNEMİ 3 2014-2015 KÜTÜPHANE ORYANTASYONUMUZ 5 KÜTÜPHANEMİZ 8 OKUMA ŞENLİĞİMİZ 10 BRITANNICA ONLINE 12 SEVİM AK

Detaylı

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum,

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, 5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, Beşinci yılını dolduran Suriye Krizi, küresel bir meseledir doğudan batıya; güneyden kuzeye hepimizi

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi,

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi, BELEDİYEDE II.SELİM DÖNEMİ Merhabalar ;Bildiğiniz gibi genelde mali konularda yazılar yazarak sizleri bilgilendirmekteyim Ancak;Bu günkü konumu siyasi içerikli olarak yerel seçim sonuçlarına ayırdım, Öncelikle

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mezitli Belediye Başkanı nı makamında ziyaret ederek

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 2- Sanayinin Sorunlarını üniversite çözecek Hürriyet- 02.12.2014 Ankara Üniversitesi bünyesinde yeni kurulan Teknoloji Transfer Ofisi (TTO)

Detaylı