Weil Hastal ğ : Aseptik Menenjit, Akut Böbrek Yetmezliği ve Şiddetli Üst Gastrointestinal Sistem Kanamas ile Seyreden Bir Olgu Sunumu

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Weil Hastal ğ : Aseptik Menenjit, Akut Böbrek Yetmezliği ve Şiddetli Üst Gastrointestinal Sistem Kanamas ile Seyreden Bir Olgu Sunumu"

Transkript

1 Olgu Sunumu Weil Hastal ğ : Aseptik Menenjit, Akut Böbrek Yetmezliği ve Şiddetli Üst Gastrointestinal Sistem Kanamas ile Seyreden Bir Olgu Sunumu İlkay Tuğba GÜN, Funda SAĞLAM, Umut DEMİR, Kadir BİBEROĞLU Dokuz Eylül Üniversitesi T p Fakültesi, İç Hastal klar Anabilim Dal, İZMİR ÖZET Leptospirozis, Leptospira cinsindeki spiroketlerin yol açtığı ve dünyada çok yaygın olarak görülen zoonotik bir infeksiyondur. Weil hastalığı, ilk olarak L. icterohaemorrhagiae tarafından oluşturulan şiddetli leptospirozis olgularında tanımlanmıştır, ancak Leptospira ların hemen tüm serotipleriyle Weil hastalığı oluşabilmektedir. Weil hastalığı leptospirozis olgularının %5-10 unda görülmekte olup, yüksek ateş, hipotansiyon, sarılık, kanama ve hepatorenal yetmezlikle karakterizedir. Doğal kaynakları kemiriciler, vahşi ya da evcil memelilerdir. İnsanlar infekte hayvanın idrarı ile doğrudan temas ya da dolaylı olarak kontamine su ve toprak yoluyla infekte olurlar. Leptospira lar, derideki çatlaktan veya mukoza yoluyla vücuda girdikten sonra kan dolaşımıyla beyin omurilik sıvısı dahil tüm vücuda yayılır. Kliniğinin çok değişken olması, tanısı için yüksek oranda şüphe gerektirmesi, kesin tanısının, mikroorganizmanın izolasyonu veya serolojik testlerle konulabilmesi nedeniyle tanısı zordur. Tanısı kolaylıkla gözden kaçabilmekte, birçok infeksiyöz hastalıkla karışabilmektedir. Leptospirozis prevalansı, tropikal, bol yağış alan ve gelişmekte olan ülkelerde, kırsal alanlarda daha fazladır. Ülkemizde, özellikle halkın çoğunluğunun çiftçilik ve hayvancılıkla uğraştığı kırsal bölgelerde leptospirozis bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Leptospirozis için erken tanı çok önemlidir. Tanıda gecikilen olgularda, leptospirozisin şiddetli formu olan Weil hastalığı ölümcül olabilmektedir. Burada, Weil hastalığı tanısı ile izlenen, aseptik menenjit, akut böbrek yetmezliği ve şiddetli üst gastrointestinal sistem kanaması ile seyreden bir olgu sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Leptospirozis, Weil hastalığı, aseptik menenjit, akut böbrek yetmezliği SUMMARY Weil s Disease: A Case Report with Aseptic Meningitis, Acute Renal Failure and Massive Upper Gastrointestinal System Hemorrhage Leptospirosis is a spirochetal infection with bacteria of the genus Leptospira and this disease is one of the most common zoonosis that is distributed throughout the world. Weil s disease is the representative severe form of leptospirosis it was originally described in infections that were due to L. icterohaemorrhagiae but can be seen with virtually any serotype of Leptospira. Weil s disease has been estimated to occur 5-10% of cases of leptospirosis that is characterized by fever, hypotension, jaundice, hemorrhage and hepatorenal failure. The most common source of exposure is rodents, wild or domestic mammals. Humans become infected through exposure 103

2 Gün İT, Sağlam F, Demir U, Biberoğlu K to the urine of infected animals directly or urine-contaminated water and soil indirectly. Leptospires penetrate abraded skin or intact mucous membranes and disseminate all over the body including cerebrospinal fluid through the blood stream. The clinical manifestations of leptospirosis are variable, the diagnosis requires a high index of suspicion and is confirmed by isolation of the organism or by serologic studies so the diagnosis of leptospirosis is very difficult. Leptospirosis can be easily underdiagnosed or can not be distinguished from other infection diseases. The prevalence of leptospirosis is high in tropical, rainy and developing countries, especially in rural areas. Leptospirosis is still a public health problem in rural areas of our country where the majority of population are farmers. The early diagnosis of leptospirosis is extremely important. Weil s disease may be fatal if the diagnosis is late. Here we report a case of Weil s disease with aseptic meningitis, acute renal failure and massive upper gastrointestinal system hemorrhage. Key Words: Leptospirosis, Weil s disease, aseptic meningitis, acute renal failure GİRİŞ Leptospirozis, Leptospira cinsindeki spiroketlerin yol açt ğ zoonotik bir infeksiyondur. Weil hastal ğ, ilk olarak L. icterohaemorrhagiae taraf ndan oluşturulan şiddetli leptospirozis olgular nda tan mlanm şt r, ancak Leptospira lar n hemen tüm serotipleriyle Weil hastal ğ oluşabilmektedir (1). Weil hastal ğ, leptospirozis olgular n n %5-10 unda görülmekte olup, yüksek ateş, hipotansiyon, sar l k, kanama ve hepatorenal yetmezlikle karakterizedir (2). Leptospirozis tüm dünyada çok yayg nd r (3). Doğal kaynaklar kemiriciler, vahşi ya da evcil memelilerdir. İnsanlar infekte hayvan n idrar ile doğrudan temas ya da dolayl olarak kontamine su ve toprak yoluyla infekte olurlar (2,3). Leptospira lar derideki çatlaktan ya da mukoza yoluyla vücuda girdikten hemen sonra kan dolaş m yla beyin omurilik s v s (BOS) dahil tüm vücuda yay l r (4). Leptospirozis her yaştan tüm bireylerde görülebilir, esas olarak mesleksel bir hastal kt r (3). Çiftçiler, kanalizasyon işiyle uğraşanlar, madenciler, bal kç lar ve kasaplar yüksek infeksiyon riski taş r (4). Genç erkeklerde daha fazla görülmesi, mesleki nedenlere bağlanabilir. Yüzme, bal k tutma, rafting gibi sosyal aktiviteler sonras nda leptospirozis olgular bildirilmiştir (3). Leptospirozis y l n her ay nda görülebilir, ancak s cak aylarda daha s k rastlanmaktad r (3). Leptospirozis prevalans, tropikal, bol yağ ş alan ve gelişmekte olan ülkelerde, k rsal alanlarda daha fazlad r (4). Dünyan n çeşitli bölgelerinde ağ r yağ şlarla, sellerle ilişkili leptospirozis salg nlar rapor edilmiştir (4-6). Leptospirozis tropikal iklimlerde daha çok görülmesine karş n, Avrupa ve Kuzey Amerika daki kentsel bölgelerden artan say - da Leptospira olgular rapor edilmektedir (7). Ülkemizde, özellikle halk n çoğunluğunun çiftçilik ve hayvanc l kla uğraşt ğ k rsal bölgelerde leptospirozis bir halk sağl ğ sorunu olmaya devam etmektedir (8). Türkiye de Orta Karadeniz Bölgesi nde yap lan çal şmalarda incelenen 59 farenin büyük çoğunluğunun Leptospira interrogans taş y c s olduğu saptanm şt r (9). Türkiye deki 12 Weil hastal ğ olgusunun epidemiyolojik dağ l m ve klinik özelliklerinin araşt r ld ğ bir çal şmada da hastalar n çoğunun erkek çiftçiler olduğu belirtilmiştir (10). Kliniğinin çok değişken olmas, tan s için yüksek oranda şüphe gerektirmesi, kesin tan s n n, mikroorganizman n izolasyonu ya da serolojik testlerle koyulabilmesi nedeniyle tan s zordur (5,6). Tan s kolayl kla gözden kaçabilmekte, birçok infeksiyöz hastal kla kar şabilmektedir (4). Leptospirozis için erken tan çok önemlidir, tan - da gecikilen olgularda, leptospirozisin şiddetli formu olan Weil hastal ğ ölümcül olabilmektedir (3). Burada, yüksek ateş, titreme, baş ağr s, yorgunluk ve yayg n kas ağr s şikayetleriyle bir d ş merkezde üst solunum yolu infeksiyonu tan s alarak semptomatik tedavi önerilen, şikayetlerinin geçmemesi üzerine hastanemize başvuran, 50 yaş nda, çiftçi bir erkek hasta sunulmuştur. Hastanemize Weil hastal ğ tan s ile yat r lan olgu, aseptik menenjit, akut böbrek yetmezliği (ABY) ve şiddetli üst gastrointestinal sistem (GİS) kanamas ile seyretmiş, tedavi sonras şifa ile taburcu edilmiştir. OLGU Elli yaş nda erkek hasta beş gündür mevcut ateş yüksekliği, kas ağr s ve aş r yorgunluk şikayetiyle hastanemizin acil servisine başvurdu. Bu şikayetlerle, daha önceden başvurduğu bir d ş merkezde üst solunum yolu infeksiyonu tan s yla semptomatik tedavi ald ğ belirtilen hastan n yap lan sorgulamas nda, çiftçi olduğu, şikayetleri başlamadan dört gün önce tarlas n sulamaya gittiği ve serinlemek amac yla derede elbiselerini slatt ğ öğrenildi. Acil serviste yap - lan ilk değerlendirmesinde bilinci aç k olan hastan n 104

3 ateş yüksekliği (39ºC), taşikardisi (105/dakika), duyarl hepatomegalisi, ekstremitelerinde ve göğüs ön duvar nda 3-4 mm çap nda basmakla solmayan makülopapüler döküntüleri mevcuttu. Kan say m nda hemoglobin: 13.7 g/dl, hematokrit: %40, lökosit: 8500/mm 3, trombosit: /mm 3 olarak saptand. Periferik yaymas normokrom, normositer olup, fragmante eritrosite rastlanmad. Kan üre nitrojeni (BUN): 75 mg/dl, kreatinin: 4.8 mg/dl, aspartat aminotransferaz (AST): 156 U/L, alanin aminotransferaz (ALT): 99 U/L, alkalen fosfataz (ALP): 1021 U/L, gamaglutamil transferaz (GGT): 239 U/L, direkt bilirubin: 1.75 mg/dl, indirekt bilirubin: 1.2 mg/dl, kreatinin fosfokinaz (CPK): 124 U/L, eritrosit sedimentasyon h z (ESH): 86 mm/saat, C-reaktif protein: mg/l saptand. Protrombin zaman (PT) 18.8 saniye, parsiyel tromboplastin zaman (PTT) 36.5 saniye, INR 1.56 bulundu. İdrar mikroskobisinde 3-4 dismorfik olmayan eritrosit görüldü. Akciğer grafisi normaldi. Bat n ultrasonografisinde karaciğer total vertikal uzunluğu 16 cm tespit edildi, hepatomegali d ş nda patoloji saptanmad. Başvurudan saatler sonra bilinci ve kooperasyonu bozulan hastada ense sertliği gelişti. Göz dibi bak s normaldi. Beyin omurilik s v s (BOS) Gram boyamas nda baz sahalarda nadir nötrofil görüldü, bakteri saptanmad, thoma lam nda 170 lökosit mevcuttu. BOS analizinde protein: 110 mg/dl, glikoz: 57 mg/dl (eş zamanl serum glikozu: 84 mg/dl) bulundu. Beyin bilgisayarl tomografisi (BT) ve beyin manyetik rezonans görüntüleme (MRG) normal saptand. Bu bulgularla aseptik menenjit düşünülen hasta, ateş yüksekliği, döküntüleri, yayg n kas ağr s, karaciğer enzim yüksekliği, ABY si, trombositopenisi ve çiftçi oluşu da göz önünde bulundurularak, Weil hastal ğ ön tan s yla dahiliye yoğun bak m ünitesi (YBÜ) ne yat r ld. Şikayetleri başlamadan dört gün öncesinde derede elbiselerini slatt ğ bilinen hastan n temas öyküsü de bulunmaktayd. Hastaya intravenöz (IV) penisilin G (20 MU/gün) tedavisine başland. Mevcut klinik bulgularla sistemik bir vaskülitten de kuşkulan lmas nedeniyle araşt r lm ş olan antinükleer antikor (ANA), antinötrofilik sitoplazmik antikoru (c-anca, p-anca), çift sarmall DNA antikoru (anti-ds-dna) negatif saptand. Kompleman (C3, C4) düzeyleri normaldi. Viral hepatit serolojisi, Brucella paneli negatif bulundu. Kan, idrar ve BOS kültürlerinde üreme görülmedi. Serum mikroskobik aglutinasyon testi (MAT) 1/50 titrede pozitif saptand. MAT de L. biflexa serotype semaranga Patoc 1 belirlendi. Glaskow koma skoru 9 olan hastan n izlemde Cheyne-Stokes solunumu, solunumsal alkalozu ve jeneralize tonik-klonik nöbetleri gelişti. Nöbetleri IV fenitoin ile kontrol alt na al nd. Direkt bilirubin düzeyi 5.16 mg/dl ye kadar yükseldi. Serum kreatinin düzeyi 6.2 mg/dl ye yükselen ve üç gündür oligürik seyreden hastaya hemodiyaliz tedavisine başland. Hastaneye kabulünün ikinci günü şiddetli üst GİS kanamas gelişen hastan n toplam 11 ünite kan transfüzyonuna ihtiyac oldu. Taze donmuş plazma ve K vitamini verildi, izlemde PT de düzelme görüldü. Yap lan üst GİS endoskopisinde midede adet z mba ile delinmiş gibi, 2-7 mm boyutlar nda ülseroerozif lezyonlar, antrumda mm boyutunda Forest 2B ülser gözlendi. Dahiliye YBÜ ye kabulünden sekiz gün sonra bilinci aç lan, ateşi düşen, karaciğer fonksiyon testleri normale dönen ve hemodiyaliz ihtiyac kalmayan hasta yat - ş n n 27. gününde şifa ile taburcu edildi. TARTIŞMA Leptospirozisin kliniği değişkendir, hafif ateşli hastal ktan, ikterik-hemorajik formuna, ciddi karaciğer ve böbrek tutulumuna kadar değişkenlik gösterir (3). Tan s koyulmuş leptospirozis olgular n n %90 hafif ve iyi prognozlu seyreder (4). Weil hastal ğ, leptospirozisin şiddetli formu olup, sar l k, kanama ve hepatorenal yetmezlik ile karakterizedir (3). Weil hastal ğ, Leptospira lar n hemen hemen tüm serotipleriyle oluşabilmektedir (1). Olgumuzda saptad ğ - m z L. biflexa serotype semaranga Patoc 1, nonpatojenik Leptospira spp. olarak tan mlanm şt r, ancak insanlardan al nan örneklerde genellikle bulunmaz (11). Babun ve arkadaşlar taraf ndan yap lan bir çal şmada, 102 mezbaha personelinde anti-leptospira antikorlar bak lm ş, 100 personel seronegatif saptanm ş ve leptospirozis prevalans n n çok düşük olduğu kaydedilmiştir (12). Leptospirozis toksin ilişkili bir hastal kt r. Patojenik Leptospira lardan izole edilen birçok toksin aras nda glikolipoprotein (GLP) kompleksi hastal k patogenezinden sorumlu görünmektedir (13). Vihn ve arkadaşlar, L. biflexa serovar Patoc dan izole ettikleri GLP nin, patolojik Leptospira lardan izole edilen GLP ile ayn biyolojik etkiyi (fibroblast sitotoksisitesi, hemaglutinin, eritrosit çentiklenmesi vb.) oluşturduğunu tespit etmişlerdir (14). Leptospirozis kliniğinde en erken bulgu yüksek ateş, titreme, baş ağr s, yorgunluk, kas ağr s ve konjunktival konjesyondur. Kas ağr s şiddetlidir ve alt ekstremitede daha belirgindir, birçok olguda rabdomiyoliz gelişmektedir (3). Bu klinik bulgularla, burada sunulan hastada olduğu gibi, birçok infeksiyöz hastal kla kar şabilmekte, kuşku duyulmad ğ takdirde tan s kolayl kla gözden kaçabilmektedir (4). Leptospira, karaciğer sinüzoidlerine, Disse aral ğ na, paranki- 105

4 Gün İT, Sağlam F, Demir U, Biberoğlu K mal hücrelere ve parankimal hücreler aras na yerleşir, safran n intrahepatik obstrüksiyonu sonucunda sar l k ortaya ç kar (4). Sar l k hastal ğ n şiddetinin bir göstergesi değildir (4). CPK yüksekliği çoğunlukla vard r ve bu bulgu viral hepatitler için tipik değildir (3). Burada sunulan olguda da karaciğer enzimlerinde orta derecede art ş saptand, direkt bilirubin düzeyinin 5.16 mg/dl ye kadar yükseldiği görüldü, CPK düzeyi de yüksek bulundu. Leptospiroziste, böbrek tutulumu s kt r ve ölümlerin büyük k sm ndan sorumludur (4). Akut vaskülit ve kanama, interstisyel ödem, tübüler epitel nekrozu ve bazal membran hasarlanmas vard r. Böylece proteinüri, steril piyüri, hematüri, hiyalin ve granüler silendirler görülür, BUN ve kreatinin düzeyi yükselir. BUN düzeyi hastal k şiddetiyle ilişkilidir. Hemodiyaliz imkanlar n n artmas yla ABY ye bağl ölümlerin oran azalmaktad r (4). Ülkemizin Karadeniz Bölgesi nde saptanm ş 36 leptospirozis olgusunun %65 inde ABY geliştiği bildirilmiştir (15). Burada sunulan olguda da ABY gelişmiş, hemodiyaliz tedavisine iyileşme sağlan ncaya kadar devam edilmiştir. Weil hastal ğ na bağl pulmoner kanamalar sonucunda akut solunum yetmezliği, hipoksi, hemoptizi görülebilmektedir (4). Leptospirozisin nörolojik tutulumu s kt r (4). Şiddetli baş ağr s, fotofobi, bulan k görme, ense sertliği ve bilinç değişikliği görülebilir (4). Bu nörolojik bulgular hepatik, renal ve pulmoner tutulum olmadan da ortaya ç kabilir (16). Nöroleptospirozis, çoğunlukla aseptik menenjit ile seyreder (16). Aseptik menenjitlerin %5-13 ünden leptospirozis sorumludur (16). Leptospiroziste deliryum, halüsinasyonlar, ensefalit, grand-mal nöbetler ve koma rapor edilmiştir (4). Weil hastal ğ n n önemli bir bulgusu kanamad r; %70 oran nda olur (3). Peteşi, purpura şeklinde subkütan kanamalar daha s k olmak üzere, gingival, palatal, burun kanamalar, GİS kanamalar, konjunktival kanamalar, hemoptizi, genital kanamalar ve hematüri görülebilir (3). Leptospira toksini nedeniyle vazodilatasyon, kapiller permeabilitenin patolojik olarak artmas, k rm z kürelerin damardan d şar s zmas sonucunda kanama meydana gelir (4). Hastal ğ n şiddetli formlar nda kapiller rüptür olur (4). Burada sunulan hastan n da hastaneye kabulünün ikinci gününde şiddetli üst GİS kanamas gelişmiş, toplam 11 ünite kan transfüzyonuna ihtiyac olmuştur. Trombositopeni s k olarak görülmesine rağmen, trombositopenisi olmayan hastalarda da kanamalar olabilmektedir (4). Dissemine intravasküler koagülasyon rapor edilmemiştir (4). P ht laşma zaman uzayabilir, ancak vitamin K ile düzeltilebilir (4). Sindirim sistemi bulgular aras nda anoreksi, kar n ağr s, ishal, kab zl k, bulant, kusma, meteorizm, h çk r k ve ölümcül GİS kanamalar vard r (4). Hastal k süresince değişik derecelerde anemi olur. Olgumuzda olduğu gibi, şiddetli formlarda trombositopeni görülür. Türkiye de retrospektif olarak incelenen 49 leptospirozis olgusunun %87.8 inde trombositopeni saptanm ş, trombosit say s n n, karaciğer enzim düzeylerinin ve bilirubin düzeylerinin belirgin olarak ilişkili olduğu görülmüş, hastal ğ n şiddetinin trombositopeni ile ilişkili olduğu belirtilmiştir (17). Lökositoz, nötrofili, sedimentasyon yüksekliği ve proteinüri febril viral hastal k ile ay r c tan da yard mc olur (3). Sar l k ve kanama en önemli belirtiler olmas na karş n Weil hastal ğ n n erken tan s nda nadiren faydal olur (3). Burada sunulan olguda, aç klanamayan ateş yüksekliği, yayg n kas ağr s, sedimentasyon yüksekliği, nörolojik belirtiler, deri döküntüleri ve böbrek yetmezliği bulgular, vaskülitik bir hastal ğ düşündürmektedir (18). Başl ca küçük damarlar tutan vaskülit, leptospirozisin en karakteristik lezyonu kabul edilmektedir (19). Leptospiroziste görülen vasküler lezyonlar n, mikroorganizman n ve/veya mikroorganizma ürünlerinin (GLP) doğrudan sitotoksik etkisiyle gerçekleştiği belirtilmiştir (20). Leptospiroziste, yayg n vaskülit sonucunda hemen hemen tüm organlar etkileyen multisistemik lezyonlar görülebilir (19). Weil hastal ğ n oluşturan bileşenlerin şiddeti, altta yatan vaskülitin şiddetini yans tmaktad r (1). Vaskülit, leptospiroziste görülebilen kanamalar n patogenezinde en önemli faktör olarak kabul edilmelidir. Trombositopeni, üremi ve koagülasyon bozukluklar da kanamaya yol açan ya da kanamay şiddetlendiren faktörler aras ndad r (21). MAT zahmetli ve zaman al c olmas na karş n leptospirozis tan s nda tüm dünyada yayg n olarak kullan lan güvenilir, oldukça duyarl, serovarlara özgül bir testtir (4). ELISA yöntemi de leptospiral IgM antikorlar n tespiti için geliştirilmiş oldukça spesifik bir testtir (4). Akut fazda Leptospira lar kan ve BOS ta üretilebilir, ancak zaman al c bir yöntemdir (4). Karanl k saha mikroskobisi ile mikroorganizman n direkt tespiti yüksek düzeyde teknoloji ve uzmanl k gerektirir (4). Leptospirozis tedavisinde IV penisilin G ya da ampisilin önerilmektedir (3). İn vitro olarak penisilin, sefalosporin, aminoglikozid, tetrasiklin ve makrolid tedavisi etkili bulunmuştur (3). Semptomatik ve destek tedavisi de çok önemlidir (3). S v ve elektrolit dengesi sağlanmal d r. Baş ağr s ve kas ağr s analjezikle, ateş antipiretik ile tedavi edilmelidir. Konvülziyonlar önlemede IV diazepam etkilidir (3). 106

5 Şiddetli böbrek yetmezliğinde diyaliz tedavisine, iyileşme sağlan ncaya kadar devam edilmelidir (3). Yoğun hiperbilirubinemili olgularda plazma exchange önerilmektedir (22). Sonuç olarak; esas vurgulanmas gereken nokta, leptospirozis için erken tan n n hayati önem taş d ğ d r (10). En erken klinik bulgular olan yüksek ateş, titreme, baş ağr s, yorgunluk ve kas ağr s, birçok infeksiyöz hastal kta görülebilmektedir (3). Leptospirozisin tüm dünyada çok yayg n bir zoonoz, ülkemizde de özellikle halk n çoğunluğunun çiftçilik ve hayvanc l kla uğraşt ğ k rsal bölgelerde hala bir sağl k sorunu olduğu ak ldan ç kar lmamal d r (3,8). Burada sunulan olguda olduğu gibi öykü veren, yüksek ateş, baş ağr s, yorgunluk ve yayg n kas ağr s gibi genel belirtileri olan her hastada leptospirozisten şüphelenilmelidir (4). KAYNAKLAR 1. Farrar WE. Leptospira species (leptospirosis). In: Mandell GL, Bennett JE, Dolin R (eds). Principles and Practice of Infectious Disease. 4 th ed. New York: Churchill Livingstone Inc., 1995: Yang CW, Pan MJ, Wu MS, et al. Leptospirosis: An ignored cause of acute renal failure in Taiwan. Am J Kidney Dis 1997; 30: Kobayashi Y. Clinical observation and treatment of leptospirosis. J Infect Chemother 2001; 7: Plank R, Dean D. Overview of the epidemiology, microbiology, and pathogenesis of Leptospira spp. in humans. Microbes and Infect 2000; 2: Review. 5. Park SK, Lee SH, Rhee YK, et al. Leptospirosis in Chonbuk Province of Korea in 1987: A study of 93 patients. Am J Trop Med Hyg 1989; 41: Abboud CS, Vargas J, Ferraretto I. Leptospirosis mimicking sepsis after orthopedic surgery: A case report. BJID 2001; 5: Gerke P, Rump LC. Leptospirosis-3 cases and review. Clin Nephrol 2003; 60: Kurtoğlu MG, Tuncer O, Bozkurt H, et al. Report of three children with leptospirosis in rural area of the east of Turkey. Tohoku J Exp Med 2003; 201: Sunbul M, Esen S, Leblebicioğlu H, et al. Rattus norvegicus acting as reservoir of leptospira interrogans in the Middle Black Sea reagion of Turkey, as evidenced by PCR and presence of serum antibodies to Leptospira strain. Scand J Infect Dis 2001; 33: Leblebicioğlu H, Sencan I, Sunbul M, et al. Weil s disease: Report of 12 cases. Scand J Infect Dis 1996; 28: Merien F, Amouriaux P, Perolat P, et al. Polymerase chain reaction for detection of Leptospira spp. in clinical samples. J Clin Microbiol 1992; 30: Babur C, Ozdemir V, Kilic S, et al. Anti-Leptospira antibodies in slaughterhouse workers in Ankara. Mikrobiyol Bult 2003; 37: Diament D, Brunialti MKC, Romero EC, et al. Peripheral blood mononuclear cell activation induced by Leptospira interrogans glycolipoprotein. Infect Immun 2002; 70: Vihn T, Adler B, Faine S. Glycolipoprotein cytotoxin from Leptospira interrogans serovar copenhageni. J Gen Microbiol 1986; 132: Cengiz K, Uahan C, Sunbul M, et al. Acute renal failure in leptospirosis in the black -sea region in Turkey. Int Urol Nephrol 2002; 33: Panicker JN, Mammachan R, Jayakumar RV. Primary neuroleptospirosis. Postgrad Med J 2001; 77: Turgut M, Sunbul M, Bayirli D, et al. Thrombocytopenia complicating the clinical course of leptospiral infection. J Int Med Res 2002; 30: Doğanavşargil E. Sistemik vaskülitler: Etiopatogenez, tan ve tedavi aç s ndan genel yaklaş m. Gümüşdiş G, Doğanavşargil E (editörler). Klinik romatoloji. 1. Bask. İstanbul: Deniz Matbaas, 1999: Lomar AV, Diament D, Torres JR. Leptospirosis in Latin America. Infect Dis Clin North Am 2000; 14: Alves VA, Gayotto LC, Yasuda PH, et al. Leptospiral antigens (L. interrogans serogroup ictero-haemorrhagiae) in the kidney of experimentally infected guinea pigs and their relation to the pathogenesis of the renal injury. Exp Pathol 1991; 42: Nicodemo AC, Del Negro G, Amato Neto V. Thrombocytopenia and leptospirosis. Rev Inst Med Trop Sao Paulo 1990; 32: Tse KC, Yip PS, Hui KM, et al. Potential benefit of plasma exchange in treatment of severe icteric leptospirosis complicated by acute renal failure. Clin Diagn Lab Immunol 2002; 9: YAZIŞMA ADRESİ Uzm. Dr. İlkay Tuğba GÜN Dokuz Eylül Üniversitesi T p Fakültesi İç Hastal klar Anabilim Dal İnciralt -İZMİR 107

İKİ LEPTOSPİROZ OLGUSU VE YERLİ LİTERATÜRÜN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ TWO LEPTOSPIROSIS CASES AND REVIEW OF THE NATIONAL LITERATURE

İKİ LEPTOSPİROZ OLGUSU VE YERLİ LİTERATÜRÜN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ TWO LEPTOSPIROSIS CASES AND REVIEW OF THE NATIONAL LITERATURE MİKROBİYOL MİKROBİYOLOJİ BÜLT 2005; 39: BÜLTENİ 357-361 357 İKİ LEPTOSPİROZ OLGUSU VE YERLİ LİTERATÜRÜN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ TWO LEPTOSPIROSIS CASES AND REVIEW OF THE NATIONAL LITERATURE Aysel KOCAGÜL ÇELİKBAŞ*,

Detaylı

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU Ramazan Gözüküçük 1, Yunus Nas 2, Mustafa GÜÇLÜ 3 1 Hisar Intercontinental Hospital, Enfeksiyon Hastalıkları

Detaylı

Tatarcık Ateşi Doç. Dr. Üner Kayabaş İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Malatya

Tatarcık Ateşi Doç. Dr. Üner Kayabaş İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Malatya Tatarcık Ateşi Doç. Dr. Üner Kayabaş İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Malatya uner.kayabas@inonu.edu.tr Tatarcık-Yakarca (Filebotom) Takım:

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

Malatya'da Bir Toplu Konut İnşaatı Alanındaki İşçilerde Tatarcık Ateşi Salgını: Epidemiyolojik, Klinik Özellikler ve Salgın Kontrolü Çalışmaları

Malatya'da Bir Toplu Konut İnşaatı Alanındaki İşçilerde Tatarcık Ateşi Salgını: Epidemiyolojik, Klinik Özellikler ve Salgın Kontrolü Çalışmaları [SS-03] Malatya'da Bir Toplu Konut İnşaatı Alanındaki İşçilerde Tatarcık Ateşi Salgını: Epidemiyolojik, Klinik Özellikler ve Salgın Kontrolü Çalışmaları Üner Kayabaş, Dilek Yağcı Çağlayık, Mahmut Sünnetçioğlu,

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA 49 yaşında, erkek hasta Sol ayakta şişlik, kızarıklık Sol ayak altında siyah renkte yara

Detaylı

TULAREMİ KONTROL ve KORUNMA. Dr. Kemalettin ÖZDEN

TULAREMİ KONTROL ve KORUNMA. Dr. Kemalettin ÖZDEN TULAREMİ KONTROL ve KORUNMA Dr. Kemalettin ÖZDEN Bulaş yolları Deri ve mukozal yol: İnfekte kene veya sinek gibi vektörlerin ısırmasıyla veya infekte hayvan dokuları, hayvan çıkartılarıyla (idrar, dışkı

Detaylı

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Sevcan A. Bakkaloğlu, Yeşim Özdemir, İpek Işık Gönül, Figen Doğu, Fatih Özaltın, Sevgi Mir OLGU 9 yaş erkek İshal,

Detaylı

Dr. Derya KETEN Necip Fazıl Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kahramanmaraş

Dr. Derya KETEN Necip Fazıl Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kahramanmaraş Dr. Derya KETEN Necip Fazıl Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kahramanmaraş E.A. 26 yaş Erkek, Bekar Kamu kurumunda memur Ankara 23.05.2011 Ateş (40 C) Üşüme-titreme Halsizlik

Detaylı

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR Hepatit C nedir? Hepatit C virüsünün neden olduğu karaciğer hastalığıdır. Hepatit C hastalığı olarak bilinir ve %70 kronikleşir, siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri

Detaylı

Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara

Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara Dahiliye Konsültasyonu için Altın Öneriler: En Sık Görülen On Olgu Örneği Asıl Deniz alt Güney başlık Duman stilini düzenlemek için tıklatın Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Olgu 1 28 yaşında erkek Ortopedi

Detaylı

Fungal Etkenler. Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı. Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı. Ege Mikrobiyoloji Günleri-3

Fungal Etkenler. Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı. Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı. Ege Mikrobiyoloji Günleri-3 Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı Fungal Etkenler Dr. Ayşe Kalkancı Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı SSS enfeksiyonları Mortalite

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER Siren SEZER, Şebnem KARAKAN, Nurhan ÖZDEMİR ACAR. Başkent Üniversitesi Nefroloji Bilim

Detaylı

Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları

Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları HEPATİT B TESTLERİ Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları Hepatit B virüs enfeksiyonu insandan insana kan, semen, vücut salgıları ile kolay bulaşan yaygın görülen ve ülkemizde

Detaylı

Hastalık sahra altı Afrika da ve güney Amerika da yaşayanlarda ve bu bölgeye seyahat edenlerde görülür.

Hastalık sahra altı Afrika da ve güney Amerika da yaşayanlarda ve bu bölgeye seyahat edenlerde görülür. SARI HUMMA Yellow Fever; Sarı humma sivri sinekler ile bulaşan mikrobik hastalıktır. Hastalık sahra altı Afrika ve güney Amerika da görülmektedir. Bu bölgeye seyahat yapacak kişilerin Sarı humma aşısı

Detaylı

SSS ENFEKSİYONLARI OLGU SUNUMLARI. Dr. Hande Aydemir Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları A.D

SSS ENFEKSİYONLARI OLGU SUNUMLARI. Dr. Hande Aydemir Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları A.D SSS ENFEKSİYONLARI OLGU SUNUMLARI Dr. Hande Aydemir Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları A.D Olgu 1-30 yaş - Erkek - Çaycuma, Zonguldak ŞİKAYET -Bulantı -Kusma -Baş ağrısı ÖYKÜ Burun

Detaylı

Olgu sunumu. Dr. Selma Gökahmetoğlu. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KAYSERİ

Olgu sunumu. Dr. Selma Gökahmetoğlu. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KAYSERİ Olgu sunumu Dr. Selma Gökahmetoğlu Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KAYSERİ Olgu D. E., 34 yaşında, bayan, iki çocuklu, çalışmıyor, Kayseri Başvuru

Detaylı

Olgu:KJS. Yrd. Doç. Dr. Kaya Süer. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

Olgu:KJS. Yrd. Doç. Dr. Kaya Süer. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Olgu:KJS Yrd. Doç. Dr. Kaya Süer Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD 1 Olgu 35 yaş, bayan İngilizce öğretmeni Dokuz ay önce KKTC ye gelmiş Eşi Futbol

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

HIV ve HCV KOİNFEKSİYONU OLGU SUNUMU

HIV ve HCV KOİNFEKSİYONU OLGU SUNUMU HIV ve HCV KOİNFEKSİYONU OLGU SUNUMU Dr. Ziya Kuruüzüm DEÜTF Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD 14.03.2013, Kervansaray Lara Otel, Antalya Olgu Erkek, 44 yaşında, bekar On yıl önce, yurt

Detaylı

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ (KKKA) Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi 2015

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ (KKKA) Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi 2015 KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ (KKKA) Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi 2015 KKKA-Türkiye 2002 yılının ilkbahar ve yaz aylarında özellikle,

Detaylı

Dr. Mustafa Hasbahçeci

Dr. Mustafa Hasbahçeci Dr. Mustafa Hasbahçeci Kaynaklar Tokyo Guidelines for acute cholangitis-2007 *Background: Tokyo Guidelines for the management of acute cholangitis and cholecystitis. J Hepatobiliary Pancreat Surg. 2007;14(1):1-10.

Detaylı

Özgeçmiş: Özellik yok Alışkanlıklar: Alkol, sigara, madde kullanımı yok

Özgeçmiş: Özellik yok Alışkanlıklar: Alkol, sigara, madde kullanımı yok Dr. Neşe ÇOLAK ORAY 21 yaşında 55 kg bayan hasta 3 saat önce 80 adet Parasetamol 500mg tablet Bulantı dışında ek yakınması yok Suicidal düşünce Özgeçmiş: Özellik yok Alışkanlıklar: Alkol, sigara, madde

Detaylı

Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi

Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Ergin AYAŞLIOĞLU Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D Gebelikte İnfeksiyonların Değerlendirilmesi Maternal

Detaylı

Kronik Zeminde Akut Karaciğer Yetmezliği

Kronik Zeminde Akut Karaciğer Yetmezliği Kronik Zeminde Akut Karaciğer Yetmezliği Prof. Dr. Birol ÖZER Başkent Üniversitesi Gastroenteroloji Bilim Dalı 1. Türkiye-Azerbaycan Ortak Hepatoloji Kursu, İstanbul, 2015 Tanım Kronik karaciğer hastalığı

Detaylı

Bruselloz: Klinik Özellikler

Bruselloz: Klinik Özellikler Bruselloz: Klinik Özellikler Uzm. Dr. Mustafa Aydın ÇEVİK Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Bruselloz - Etkenler B. melitensis B. abortus

Detaylı

TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU. Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU. Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU Dr. Güven ÇELEBİ Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD TULAREMİ OLGU SORGULAMA FORMU Genel Bilgiler: Tularemi olgu

Detaylı

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ *Aysun Çakır, *Hanife Köse,*Songül Ovalı Güral, *Acıbadem Kadıköy Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular

Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular Dr. Faruk KARAKEÇİLİ Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 22.01.2016 HATAY Tedavisi Zor Olgular! Zor hasta

Detaylı

6 Mart 1993 tarihinde, ani başlayan akut deri. Bu yakınması bir hafta önce sol kolun üst tarafında. Lezyon, kısa süre içinde büyümüş, kontakt dermatit

6 Mart 1993 tarihinde, ani başlayan akut deri. Bu yakınması bir hafta önce sol kolun üst tarafında. Lezyon, kısa süre içinde büyümüş, kontakt dermatit Lyme Olguları 1. Olgu 30 yaşında erkek hasta Buharla dezenfeksiyon yapan bir firmada işçi 6 Mart 1993 tarihinde, ani başlayan akut deri rahatsızlığı Bu yakınması bir hafta önce sol kolun üst tarafında

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Prof. Dr. Neşe Saltoğlu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole

Detaylı

D VİTAMİNİ TARİHSEL BAKI 01.11.2008. 25-D vitamini miktarına göre değişir. öğünde uskumru yesek de, böbrekler her

D VİTAMİNİ TARİHSEL BAKI 01.11.2008. 25-D vitamini miktarına göre değişir. öğünde uskumru yesek de, böbrekler her VİTAMİN BİYOKİMYASI D VİTAMİNİ BU BÖLÜMDE ANLATILACAK KONULAR: Tarihsel Bakış D vitamininin kimyasal ve biyolojik fonksiyonları Besin kaynakları Hazırlayan: V. Murat BOSTANCI Toksisite 1 2 TARİHSEL BAKI

Detaylı

Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu;

Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu; PROLAKTİNOMA Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu; Prolaktinoma beyinde yer alan hipofiz bezinin prolaktin salgılayan tümörüdür. Kanserleşmez ancak hormonal dengeyi bozar. Prolaktin hormonu

Detaylı

Çocukta Analjezik Antipiretik Kullanımı

Çocukta Analjezik Antipiretik Kullanımı Çocukta Analjezik Antipiretik Kullanımı Doç. Dr. Betül ULUKOL AKBULUT Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Ateş Hipotalamik set-point in yükselmesi Çevre ısısının çok artması Ektodermal

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA

G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA 392 G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA Kitabın sonuna pratikte yararlı olabilecek 7 ek konmuştur. 1.ekte hastalar için bir kimlik kartı tasarlanmıştır. Hastaların başka bir hemodiyaliz merkezine kısa süreli gittikleri

Detaylı

Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral

Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Beyin-Omurilik Arteriovenöz Malformasyonları ve Merkezi Sinir Sisteminin Diğer Damarsal Bozuklukları Hasta Bilgilendirme Formu 5 AVM ler Ne Tip Sağlık Sorunlarına

Detaylı

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Gebede HSV İnfeksiyonu Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Olgu 14 günlük, erkek bebek Şikayeti: Sol kol ve bacakta kasılma, emmeme Hikaye:

Detaylı

Tarım ve hayvancılıkta doğru analiz ve doğru yönlendirme verimi birebir etkiler!

Tarım ve hayvancılıkta doğru analiz ve doğru yönlendirme verimi birebir etkiler! Tarım ve hayvancılıkta doğru analiz ve doğru yönlendirme verimi birebir etkiler! VETERİNER TEŞHİS HİZMETLERİ Hassas ölçümler... Sağlıklı sonuçlar... Akılcı öneriler! 2011 yılında hayata geçirdiğimiz Veteriner

Detaylı

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROMLAR Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROM NEDİR? Akut böbrek yetmezliği bulguları ile gelen bir hastada gross hematüri, varsa tanı nefritik sendromdur. Proteinürü

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 1. ÜRÜN ADI ÜRÜN BİLGİSİ CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 2. BİLEŞİM Etkin madde: Her 5 ml de; Amoksisilin Klavulanik asit 250.00 mg 62.5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Akut Hepatit C Tedavisi. Dr. Dilara İnan Akdeniz ÜTF, İnfeksiyon Hastalıkları ve Kl. Mikr AD, Antalya

Akut Hepatit C Tedavisi. Dr. Dilara İnan Akdeniz ÜTF, İnfeksiyon Hastalıkları ve Kl. Mikr AD, Antalya Akut Hepatit C Tedavisi Dr. Dilara İnan Akdeniz ÜTF, İnfeksiyon Hastalıkları ve Kl. Mikr AD, Antalya HCV DSÖ verilerine göre tüm dünya nüfusunun %3 ü (yaklaşık 170 milyon kişi) HCV ile infekte. İnsidans;

Detaylı

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

VIII. FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU BÖLÜM ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013

VIII. FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU BÖLÜM ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013 ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013 FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ VIII. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KALITSAL FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ Dr. M. Cem Ar ve THD Hemofili Bilimsel

Detaylı

Olgular. Dr. Ç.Banu ÇETİN Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi

Olgular. Dr. Ç.Banu ÇETİN Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Olgular Dr. Ç.Banu ÇETİN Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Olgu (I) YT:25.05.2012 39 yaş,kadın Bilinç bulanıklığı, bulantı-kusma, ateş yüksekliği 2 gün önce başlayan ateş, bulantı-kusma, sinirlilik

Detaylı

İnvaziv Aspergilloz da Tedavi Yaklaşımları

İnvaziv Aspergilloz da Tedavi Yaklaşımları İnvaziv Aspergilloz da Tedavi Yaklaşımları Dr. Murat Akova Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi, Ankara 1 2 3 İnvaziv aspergillozda mortalite

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı

Detaylı

Dr. İsmail Yaşar AVCI GATA İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Dr. İsmail Yaşar AVCI GATA İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı KLİNİK BELİRTİ ve BULGULAR KOLERA Dr. İsmail Yaşar AVCI GATA İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 1 Koleranın temel kliniği yoğun ishal ve kusma ile seyreden ve sonucunda gelişen

Detaylı

Transplantasyon Öncesi Verici ve Alıcının İnfeksiyon Yönünden Taranması. Dr. Filiz Günseren AÜTF Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları AD

Transplantasyon Öncesi Verici ve Alıcının İnfeksiyon Yönünden Taranması. Dr. Filiz Günseren AÜTF Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları AD Transplantasyon Öncesi Verici ve Alıcının İnfeksiyon Yönünden Taranması Dr. Filiz Günseren AÜTF Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları AD Transplantasyon Öncesi Alıcı ve Vericilerin İnfeksiyon

Detaylı

Doç. Dr. Kaya SÜER. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Lefkoşa -KKTC

Doç. Dr. Kaya SÜER. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Lefkoşa -KKTC Doç. Dr. Kaya SÜER Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Lefkoşa -KKTC Olgu 46 yaşında Erkek hasta Acil servise başvuruyor Hastanın şikayetleri Yüksek

Detaylı

Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi. Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir

Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi. Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir HD e yeni başlayan hastaların 1/3 de neden diyabetik nefropati Yeni başlayan

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Testler farklı amaçlarla uygulanabilir: - Tanı, tarama, doğrulama,

Detaylı

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353 23. Aşağıdakilerden hangisi akne patogenezinde rol oynayan faktörlerden biri değildir? A) İnflamasyon B) Foliküler hiperproliferasyon C) Bakteriyal proliferasyon D) Aşırı sebum üretimi E) Retinoik asit

Detaylı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Olgu sunumu Doç. Dr. Erkan Çakır Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Şikayet ve hikayesi E.K 13 yaş kız hasta Özel bir tekstil atölyesinde

Detaylı

GİRİŞ. Kan dolaşımı enfeksiyonları (KDE) önemli morbidite ve mortalite sebebi. ABD de yılda 200.000 KDE, mortalite % 35-60

GİRİŞ. Kan dolaşımı enfeksiyonları (KDE) önemli morbidite ve mortalite sebebi. ABD de yılda 200.000 KDE, mortalite % 35-60 Dr. Tolga BAŞKESEN GİRİŞ Kan dolaşımı enfeksiyonları (KDE) önemli morbidite ve mortalite sebebi ABD de yılda 200.000 KDE, mortalite % 35-60 Erken ve doğru tedavi ile mortaliteyi azaltmak mümkün GİRİŞ Kan

Detaylı

Pnömonide Etkene Yönelik Antimikrobiyal Tedavi

Pnömonide Etkene Yönelik Antimikrobiyal Tedavi Pnömonide Etkene Yönelik Antimikrobiyal Tedavi Prof. Dr. Necla TÜLEK Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Streptococcus pneumoniae H. influenzae M.catarrhalis

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

Dr. Servet ALAN Memorial Sağlık Grubu

Dr. Servet ALAN Memorial Sağlık Grubu Dr. Servet ALAN Memorial Sağlık Grubu Olgu 1 56 y, Erkek Karaciğer sirozu, hepatit B, C, ve HCC Hepatik ensefalopati KC alıcı VDRL: + TPHA: + (1/640) Anti-TP : + Olgu 1 Preoperatif 10 gün seftriakson 1x1

Detaylı

Klinik Mikrobiyoloji de Enzimli İmmün Deney Enzyme Immuno Assay. Dr. Dilek Çolak

Klinik Mikrobiyoloji de Enzimli İmmün Deney Enzyme Immuno Assay. Dr. Dilek Çolak Klinik Mikrobiyoloji de Enzimli İmmün Deney Enzyme Immuno Assay Dr. Dilek Çolak İmmün Yanıt C. Macrophage A. Pathogen B. B cells D. Macrophage E. Macrophage F. T cell G. B cell H. Memory B cells I. Plasma

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

ECULİZUMAB DOÇ. DR. NURHAN SEYAHİ. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

ECULİZUMAB DOÇ. DR. NURHAN SEYAHİ. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı ECULİZUMAB DOÇ. DR. NURHAN SEYAHİ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı ECULİZUMAB Fare kaynaklı, insanlaştırılmış Monoklonal bütün antikor Moleküler ağırlığı 148 kda Yarı ömrü 11 gün Kompleman

Detaylı

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları Ankara, 28 Şubat 2010 PEDİATRİDE İNVAZİF MANTAR İNFEKSİYONU İÇİN RİSK GRUPLARI

Detaylı

Global Leishmaniasis. Leishmaniasis. Türkiye de leishmaniasis. Leishmaniasis. Leishmaniasis

Global Leishmaniasis. Leishmaniasis. Türkiye de leishmaniasis. Leishmaniasis. Leishmaniasis Leishmaniasis Leishmaniasis Leishmaniasis Tropik ve subtropik iklimlerde, Akdeniz bölgesi ülkelerde (88 ülke) görülür Her yıl 1,5 milyon yeni olgu eklenmektedir 350 milyon insan risk altında 23 farklı

Detaylı

Eculizumab Tedavisi Uygulanan Atipik Hemolitik Üremik Sendromlu İlk Yenidoğan Olgusu

Eculizumab Tedavisi Uygulanan Atipik Hemolitik Üremik Sendromlu İlk Yenidoğan Olgusu Eculizumab Tedavisi Uygulanan Atipik Hemolitik Üremik Sendromlu İlk Yenidoğan Olgusu Osman Dönmez 1, İpek Varal 2, Okan Akacı 1, Berfin Uysal 1, Fatih Özaltın 3, Nilgün Köksal 2, Fahrettin Uysal 4, Yasemin

Detaylı

KİST HİDATİK. Yrd.Doç.Dr Süreyya YILMAZ

KİST HİDATİK. Yrd.Doç.Dr Süreyya YILMAZ KİST HİDATİK Yrd.Doç.Dr Süreyya YILMAZ Hidatik kist tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlarda görülen, hayvanlardan insanlara geçen endemik paraziter hastalık Sestod gurubunda yer alan bir parazit 1. Echinococcus

Detaylı

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D.

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. OLGU 1 23 yaşında kadın hasta Ateş, yorgunluk ve anemi Lökosit: 6.800/mm3, %8 nötrofil, %26 blast,

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Weil Hastalığı: İki Olgu Sunumu

Weil Hastalığı: İki Olgu Sunumu KISA OLGU SUNUMU Weil Hastalığı: İki Olgu Sunumu Dr. Alper Koç 1, Doç. Dr. Yusuf Aydın 1, Doç. Dr. Tansu Sav 1, Doç. Dr. Fatih Ermiş 1, Yrd. Doç. Dr. Nevin İnce 2, Dr. Mücahit Gür 1 1 Düzce Üniversitesi

Detaylı

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,

Detaylı

Kan Transfüzyonu. Emre Çamcı. Anesteziyoloji AD

Kan Transfüzyonu. Emre Çamcı. Anesteziyoloji AD Kan Transfüzyonu Emre Çamcı Anesteziyoloji AD Kan Dokusu Neden Var? TRANSPORT Doku ve organlara OKSİJEN Plazmada eriyik kimyasallar ISI Damar dokusu bozulduğunda pıhtılaşma kabiliyeti Diğer.. Kan Transfüzyonu

Detaylı

OLGU SUNUMU. Dr. Nur Yapar. DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara

OLGU SUNUMU. Dr. Nur Yapar. DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara OLGU SUNUMU Dr. Nur Yapar DEÜTF İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. 25-28 Şubat 2010 Ankara 28 yaşında, erkek Mayıs 2008; T hücreden zengin B hücreli Hodgin Dışı Lenfoma Eylül 2008; 5.

Detaylı

genellikle böbrek yetmezliği göstergesi preanalitik hata kaynakları çok sağlıklı değerlendirme için

genellikle böbrek yetmezliği göstergesi preanalitik hata kaynakları çok sağlıklı değerlendirme için Kreatinin yüksekliği genellikle böbrek yetmezliği göstergesi olarak bilinir ama birçok testte olduğu gibi farklı hastalıkların da tanısında kullanılır ve testi etkileyen faktörler yine her testte olduğu

Detaylı

FİBRİN YIKIM ÜRÜNLERİ

FİBRİN YIKIM ÜRÜNLERİ FİBRİN YIKIM ÜRÜNLERİ Fibrin degradation products; FDP testi; FDPs; FSPs; Fibrin split products; Fibrin breakdown products; Fibrin yıkım ürünleri bir pıhtının parçalanması sırasında ortaya çıkan maddelerdir.

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

SOLİT ORGAN TRANSPLANTASYONU ve BK VİRUS ENFEKSİYONLARI Doç. Dr. Derya Mutlu Güçlü immunsupresifler Akut, Kronik rejeksiyon Graft yaşam süresi? Eskiden bilinen veya yeni tanımlanan enfeksiyon etkenleri:

Detaylı

FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık

FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER (FN)- TANIM FEBRİL NÖBET (FN): 6 ay- 5 yaş arası çocuklarda, santral sinir sistemi enfeksiyonu veya başka bir etken bulunmaması koşuluyla ateşle birlikte

Detaylı

VİRAL GASTROENTERİTLER. Dr. Fatma SIRMATEL 30.1.2013

VİRAL GASTROENTERİTLER. Dr. Fatma SIRMATEL 30.1.2013 VİRAL GASTROENTERİTLER Dr. Fatma SIRMATEL 30.1.2013 Viral gastroenteritler Her yıl yeni enterik viruslar izole edilmektedir. Her yıl 2.2. milyon insan AGE nedeni ile ölmektedir Rotaviruslar < 2 çocuklarda

Detaylı

Vektörlerle Bulaşan Hastalıklar

Vektörlerle Bulaşan Hastalıklar Vektörlerle Bulaşan Hastalıklar Yrd. Doç. Dr. Kaya Süer YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ AD GİRİŞ 1948 de Dünya Sağlık Örgütü nün kuruluşunun yıldönümünü

Detaylı

Hantavirus. Dr Mustafa Kemal Çelen Dicle Üniversitesi Hastanesi

Hantavirus. Dr Mustafa Kemal Çelen Dicle Üniversitesi Hastanesi Hantavirus Dr Mustafa Kemal Çelen Dicle Üniversitesi Hastanesi 1 SALGIN ANATOMİSİ 2009 Şubat ayı içerisinde Zonguldak ta; yüksek ateş, trombositopeni ve akut böbrek yetmezliği tablosu gelişen ve hızla

Detaylı

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D Vitamin D ve İmmün Sistem İnsülin Sekresyonuna Etkisi Besinlerde D Vitamini Makaleler Vitamin D, normal bir kemik gelişimi ve kalsiyum-fosfor homeostazisi için elzem

Detaylı