Paris Banliyö Hareketini Anlamak: Manuel Castells'i Yeniden Okumak

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Paris Banliyö Hareketini Anlamak: Manuel Castells'i Yeniden Okumak"

Transkript

1 Paris Banliyö Hareketini Anlamak: Manuel Castells'i Yeniden Okumak Kıvılcım Akkoyunlu Ertan Son zamanlarda Fransa 'daki banliyö hareketi ile dünyada önemli bir siyasal gündem haline gelen kentsel siyasal hareketler, ilk olarak 1870'li yıllarda görülmüştür. Temelolarak kentsel çelişki/erin neden olduğu kentsel hareketlerin 21. yüzyıldaki yeni örneği, Paris Banliyö Hareketidir. Kentsel hareketlerin kaynaklarını üç temel başlık altında sınıjlandırabiliriz: 1. toplu tüketimden kaynaklanan sorunlar; 2. siyasalolarak kendini yönetme isteminden doğan hareketler; 3. etnik ya da kültürel kimliğin savunulmasına dayalı hareketler. Fransa 'daki banliyö hareketini anlamak için geçmişte özellikle Avrupa, Latin Amerika ve ABD 'de yaşanan kentsel hareketlerin temel özelliklerini irdelememiz gerekir. Bazı Avrupa ülkeleri ve Amerika 'da yaşanan benzer kentsel hareketlere, İngiltere 'deki Glasgow Kiracı Direnişi, Meksika 'da Veracruz Kiracı Hareketi, Fransa 'da Grands Ensembles kentsel hareketi, Paris Kentsel Yenileme Projesine Karşı Mücadele, ABD 'deki Getto Hareketleri, Latin Amerika Gecekondu Hareketleri ve İspanya 'daki Madrid Yurttaş Hareketi örnekleri verilebilir. Bu makalede, kavramsal dünyadaki başlıca kentsel siyasal hareket örnekleri incelenmiştir. Ayrıca, kentsel hareketlerin nitelikleri saptanmış ve Paris banliyö hareketi yorumlanarak bu tür hareketlerin gelecekte diğer Avrupa ülkelerinde de görülebileceği biçiminde geleceğe ilişkin bir kestirimde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Paris Banliyö Hareketi, kentsel çelişkiler, siyasal katılım, protesto, hareket, kentsel hareketler. Küreselleşme sürecinin siyasal ve toplumsal bir sonucu olarak ortaya çıkan Paris Banliyö hareketlerini anlayabilmek için, bir siyasal katılım aracı olarak kentsel siyasal hareketlerin temel özelliklerini göz önünde tutarak bu hareketlerin geçmişini ve temel özelliklerini saptamak gerekir. Son zamanlarda Fransa' da yaşanan kentsel siyasal hareket örneği olarak banhyö hareketi, bilinen ilk örnekleri 18. yüzyılda ortaya çıkan kentsel toplumsal hareketlerin 21. yüzyıldaki yeni görünümü olarak değerlendirilebilir mi? Bu çalışma ile son zamanlarda Fransa' daki banliyö hareketi biçiminde yeniden gündeme gelen ve kökleri çok eskilere gitmeyen kentsel siyasal hareketlerin geçmişini irdeleyerek temel özelliklerini saptamaya çalışacağız. Amerikan toplumunda siyasal katılımın özneleri konusunda bir araştırma yapan Milbrath ve Goel'a göre (Milbrath/Goel, 1977: ll), Amerikan toplumu, siyasal katılımcılar açısından üç gruba ayrılmaktadır. İlk gruba giren gladyatörler, siyasal mücadeleye katılabilen sınırlı sayıdaki grubu temsil etmekte, diğer Dr., TODAİE. Amme İdaresi Dergisi, Cül 40 Sayı 1 Mflrt 2007, s

2 58 Amme İdaresi Dergisi bir ifadeyle aktif olarak siyasete katılanlan kapsamaktadır. Bu grubun toplumdaki oranı, yaklaşık olarak % 5-7 dolayındadır. İkinci gruba giren izleyiciler (spektatör), toplumun yaklaşık % 60'ını oluştunnakta ve siyasal katılımlan yalnızca oy kullanma ile sınırlı olan kesimi anlatmaktadır. Son grup ise ilgisizler (apathetic) olarak isimlendirilmiş olup toplumun yaklaşık 1/3 'ini oluşturan siyasetten dışlanmış kesimleri kapsamaktadır. İlgisizler, genellikle siyasete ilgisiz olanlar ve eğitimsizlerden oluşmakta; ne oy kullanabilmekte, ne medya aracılığıyla siyaseti izleyebilmekte, ne de siyasetle ilgilenmektedir. Verba vd. 'ne göre, siyasete alışılmış biçimde katılım yollan bulunmayanlar, gereksinim ya da istemlerini, yönetime duyurma çabası içinde de olmayabilirler (Verba, vd.,1995). Siyasal dışlanma, bir anlamda toplu karar alma süreçlerinin dışında bırakılmaktır. Bu grup; göçmen işçileri, suçlulan, madde bağımlılannı, eğitimsizleri ve resmi dili konuşamayanlan içennektedir. Bu grubun siyaset dışına itilmesi, demokratik katılım açısından eleştiri konusu yapılmaktadır. Azımsanamayacak bir kesimin siyasal katılma araçlanndan yoksun kalması, demokrasinin dayandığı siyasal eşitlik ilkesini giderek artan biçimde tehdit etmektedir (HagueIHarrop, 2001: ). Bu araştınnanın sonuçlannın, diğer toplumlar açısından da geçerli olabileceğini söyleyebiliriz. Fransa banliyölerinde yaşanan kentsel siyasal hareketler, ekonomik yaşamdan olduğu kadar siyasal yaşamdan da dışlanmışlığın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Siyasalolarak içerilmerne ya da siyasalolarak dışlanma, siyasal şiddeti doğurabilir. Bireylerin, hükümet kararlanna ve kamu politikalanna karşı istemlerini duyunnayı amaçlayan siyasal şiddet, kişilere ya da mülke yönelen fıziksel saldınlan içerebilir (La Palombara, 1974: 379). Son dönemde görülen yeni siyasal katılım biçimlerinin, genellikle şiddet yönelimli hareketleri banndınnası, bunlan terör hareketleri olarak isimlendinnek için yeterli ve haklı bir neden o lamaz. Bu hareketler, şiddeti bir araç olarak kullanarak siyasal iktidar mücadelesi yapan siyasal hareketler olmaktan çok, kendilerini başka türlü ifade edemeyerek şiddeti de içeren tepkilere yönelebilen kentsel siyasal hareketlerdir. Yerleşik demokrasilerde siyasal katılım eğilimlerini, Hague ve Harrop, geleneksel ve geleneksel olmayan katılım biçimleri olmak üzere 2 başlık altında incelemiştir (Hague/ Harrop, 2001: 113): Degiskenler Geleneksel (Ortodoks) Geleneksel (Ortodoks) Olmayan Siyasal Katılım Bicimi Siyasal Katılım Bicimi Örgütlenme geleneksel gelenekselolmayan Siyasal Sisteme Karşı Tutum destekleyici eleştirel Katılım Aracı siyasal partiler bir sorun-temelli gruplar İlgi Alanı çıkarlar degerler Yayılma Alanı ulusal küresel Dürtüleri araçsal ifadeye yönelik Tipik Yaş Grubu orta yaş gençler

3 Paris Banliyö Hareketini Anlamak: Manuel Cas/el/s 'i Yeniden Okumak 59 Batı demokrasilerinde bir siyasal katılım biçimi olan "gelenekselolmayan katılım", sistemin yerleşik değerlerini sorgulayarak gösteriler, boykotlar, grevler aracılığıyla yönetimin kararlarını etkileme amacını taşımaktadır. Çıkar gruplarına ve geleneksel partilere karşı yurttaşların tepkisini ortaya koyan yeni katılım biçimleri, zaman zaman seçkinler grubunun egemenliğini tehdit edebilir. Bu iki grup arasındaki temel farklılık, eski nesillerin siyasetin geleneksel biçimine (ortodoks tarzına) odaklanırken, genç kuşağın gelenekselolmayan küresel nitelikli sorunlara ilgi göstermeleridir. Belirli bir sınıf tabanına dayalı olmayan katılımın yeni biçimleri, nükleer silahsızlanma, feminizm ve çevre koruma gibi geniş hedeflere yönelik olarak gelişmiş ve ilgi alanlarına geleneksel çıkar gruplarıyla birlikte, eşcinsel hareketler gibi kimliklerin tanınmasına yönelik hareketler de girmiştir. Siyasi partilerin rolünün güçsüzleşmesi, yeni siyasal katılım biçimi olarak yeni toplumsal hareketlerin kaynağını oluşturmuştur denilebilir (Tarrow, 1998). Yeni tür siyasal katılım biçimleri, mevcut siyasal güçlerin egemenliğini tehdit etmekte; hükümetlere, çıkar gruplarına ve güçlü siyasal partilere karşı daha çok gençlerden oluşan 'yurttaşların tepkisi'ni ortaya koymaktadır (HagueIHarrop, 2001: 113). Bu değerlendirme doğrultusunda; siyasal partiler ile vatandaşlar arasındaki bağların güçsüzleşmesinin, yeni toplumsal hareketlerin ortaya çıkışında önemli bir etken olduğunu söyleyebiliriz. Önceki dönemin geleneksel eylemcileriyle benzeşen 1960'ların yeni protesto eylemcilerinin önderliğinde ortaya çıkan hareketlerin birçoğu, yüzyılın sonunda partileşmişlerdir (HagueIHarrop, 2001: 114). Protesto partileri, göçmenlere karşı hoşgörü ya da onları koruyucu politikalar izleme, belirli sorunları vurgulama yoluyla, hükümete ya da siyasal sisteme karşı duyulan hayal kırıklığını kullanmayı hedeflemişlerdir. Bu partiler, bir anda ortaya çıkan, yükseldikleri gibi hızla düşen, kısa ömürlü flash partilerdir. Bu partilerin lider kadrosu tipik biçimde halkçı (populist), ancak deneyimsizdir. Fransa'nın görece uzun ömürlü bir partisi sayılan Ulusal Cephe (Front National), 20. yüzyılın son çeyreğinde bu partilere verilebilecek en güzel örnektir. Özellikle gelişmiş liberal demokrasi biçimlerinde siyasal katılım yöntemlerinin dört ya da beş yılda bir yapılan seçimler ile sınırlı kalması; siyasal partilerin, halkın sorunları ve kaygılarını siyasal karar alıcılara taşıyıcı1ığı işlevini yeterince yerine getirememesi ve siyasal katılım mekanizmalarının yetersiz oluşu, halkın sorunlarının birikmesine ve bu sorunları kendi yöntemleri ile ya da yeni yöntemler ile çözme yollarına girişmelerine neden olmaktadır. Bu durum, kentsel siyasal hareketlerin, bilinen katılım biçimleri dışında ortaya çıkmalarının da temel nedenini oluşturmaktadır. Yurttaşların istemlerinin ve gereksinimlerinin yeterli biçimde karşılanmadığı durumlarda, bu gereksinimleri, siyasal iktidara duyurma aracı olarak ortaya çıkan ''yeni'' siyasal katılım yöntemlerinin başında, kentsel siyasal hareketler bulunmaktadır. Bu hareketler, bir siyasal katılım bi

4 60 Amme İdaresi Dergisi çimi olarak yönetilenler ve yönetenler arasındaki tepkisel bir ilişki olup yasal katılım yöntemlerinin etkisiz kaldığının da bir göstergesidir. Fransa'daki, banliyö hareketini anlayabilmek için, siyasal hareketlerin yukarıda özetlemeye çalıştığımız kaynaklarını göz önünde tutarak kentsel siyasal hareketlerin geçmişini, kaynaklarını ve gelişimini irdelemek; temel özelliklerini saptamak; son olarak da Fransa' da ortaya çıkan banliyö hareketi ile geçmişte yaşananları karşılaştırarak benzeşen ve farldılaşan yönlerini karşı karşıya getirmek gerekecektir. Bu çalışmada, kentsel çelişki, siyasal katılım, kentsel siyasal hareketler temelinde Paris banliyö hareketi yorumlanma yoluna gidilecektir Kentsel Çelişkiler ve Kentsel Siyasal Hareketler "Kentler, ortaya çıktıkları erken zamanlardan beri toplumsal eşitsizlikleri ve mekansal ayrışmaları barındıran yerleşmeler olmuşlardır. Binlerce yıl öncesinin kentleriyle günümüzdekilerin belki de en çarpıcı ortak yanı, toplumsal ve ekonomik eşitsizliklere dayalı mekansal farklılaşmaların varlığıdır" (Kurtuluş, 2003: 75). Kentler, toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel, mekansal devinimlerin gerçekleştiği yerlerdir. Bu nedenle, siyasal, toplumsal, ekonomik, mekansal eşitsizlikler, kentsel çelişkiler biçiminde yansımaktadır. Bilindiği gibi "kent, belli bir yerdeki ekonomik, siyasal, toplumsal, kültürel yapıların birbirleri ve çevreleriyle olan etkileşimlerinin oluşturduğu bir mekansal örgüdür" (Doğan, 2002: 69). Kentsel çelişkilerin gelişimi, dolayısıyla kapitalist kentin evriminin ayrıldığı dört dönem, şöylece özetlenebilir: 1 1) Sanayi devrimiyle birlikte temelleri atılan, kapitalist kentleşmenin ilk dönemi. 2) Kırsal etkinliklerde çalışanların sayıca azalıp kentselolanlarda çalışanların arttığı 19. yüzyılın sonlarından, 2. Dünya Savaşı'na kadar süren 2. dönem. 3) Fordist Keynesci birikim tarzının 2. Dünya Savaşı sonrasında getirdiği birikim sürecinin ürünü olan Refah Devleti dönemi 4) Kriz-yeniden yapılanma-emperyalist küreselleşme süreçleriyle oluşan "neo-liberalizm kenti" dönemi. Neo liberal politikaların biçimlendirdiği üretim sürecinde sosyal refah devleti anlayışının içi boşaltılmaya; sosyal devlet ile topluma verilen haklar geri a lınmaya; liberal kapitalist ekonomik sistem aracılığıyla örgütlü çalışma yaşamı sona erdirilmeye başlanmıştır. Toplumsallaştırılan emeğin, doğrudan sermayeye aktarılma süreci olan bu dönem, IMF, Dünya Bankası, GA TTS, AB gibi küresel ya da bölgesel örgütlenmelerin öncelikleri aracılığıyla sosyal güvenlik sisteminin piyasaya açıldığı dönemdir. Önce kırda başlayan, kırdan kente göç sürecinde de kentlerde artan yoksulluk, neo-liberal politikalar aracılığıyla yayılmaktadır. 1 Ayrıntılı bilgi için bkz.; DoAan, Ali Ekber (2002), Birikimin Hamallan, Kriz, Neo-liberalizm ve Kent, Donkişot Yayınlan, Akademi 04, ı. Basım, İstanbul, s

5 Paris Banliyö Hareketini Anlamak: Manuel Caste//s 'i Yeniden Okumak 6 ı Kapitalist üretim ve tüketim biçimleri ile toplumsal çatışmalar arasındaki bağlantıyı Mingione, aşağıda sıralanan çelişkiler üzerinden kurmuştur (Mingione, 1981: 36-38): 1. Büyük ölçüde dışarıdan denetlenen sermaye birikim ve yeniden üretim süreci, 2. Süreklilik kazanan bölgesel azgelişmişlik, 3. Kentsel yoksulluk ve giderek artan işsizlik, 4. Bir yandan sermayenin işçi sınıfını düşük maliyetle kullanması, diğer yandan emekçilerin gereksinim duyduğu konut, altyapı, eğitim, sağlık ve diğer toplumsal hizmetlerin kentsel maliyetleri arttırma sorunu, 5. Geç kentleşmenin yeni biçimlerine bağlı olarak yeniden yapılanma, 6. Kentlerin mali bunalımlan; arsa ve konut spekülasyonunun yönlendirdiği kentsel gelişmeler, 7. Ekolojik tahribat ve neden olduğu kayıplar. Mingione'ye göre kapitalist üretim tarzına özgü sermaye birikim süreci; bölgesel azgelişmişlik ve yoksulluk sorunu, geç kent1eşme ve kentsel altyapı maliyetlerindeki artış, kentlerin akçal bunalımlan ve ekolojik tahribat sorunuyla i lişkili olarak ele alınmalıdır. Fainstein ise, kentsel siyasal çatışmalann temellerini, üç ana kaynağa dayandırmaktadır (Fainstein, 1974): 1. Etnik ve kültürel kimlikten kaynaklanan farklılık: azınlıkların kimliklerini ve toplumsal istemlerini kabul ettirme mücadeleleri 2. Bürokrasi: Dizge içerisinde çözüm üretme süreçlerinin tıkanması 3. Kaynaklann eşitsiz dağılımı: kent yönetimlerinin kentsel sorunlara çözüm getirmek için yeterli ve sürekli kaynaklardan yoksun olması Diğer yandan, Lefebvre, kent toplumundaki temel çelişkiyi, özek ve çeperler arasındaki siyasal mücadeleler ve yaşam kalitesi farklılıklarına dayandırmıştır. Lefebvre'in çeper' kavramı, yalnızca bölgeleri değil, siyahlann getto'lannı, göçmen işçilerin barakalarını ve Üçüncü Dünya'nın uluslararası çeperini de i çermektedir. Lefebvre'e göre, kapitalist gelişimin kent aşamasındaki mücadele, gündelik yaşamı kapitalist örgütlenmeden kurtarma ve kentsel alanın yönetiminde söz sahibi olma mücadelesidir. Kent sorunsalını emek gücünün yeniden üretimi süreciyle ilişkilendiren Lefebvre, kentsel analizi üç düzeyde ele almıştır: 2 Devlet ya da küresel düzey, kentsel örgütlenme düzeyi ve insan yerleşimleri düzeyi. Buna göre, kentleşmeyi niteleyen; küresel düzeyin kentsel örgütlenme düzeyine, kentsel örgütlenme düzeyinin de yerleşimiere dayanmakta oluşudur. Lefebvre'in de vurguladığı gibi kentsel sorunlar, ekonomik büyüme, ekolojik 2 Ayrıntılı bilgi için bkz.; Lefebvre. Henri (1968), Le Droit a la vii/e, Paris: Anthropos.

6 62 Amme İdaresi Dergisi yıkım, toplumsal gelişimin düzensizliği ve eşitsizliği nedeniyle büyüme, her zaman gelişmeyle sonuçlanamamaktadır. 3 Kent ve toplu tüketim arasındaki ilişkiye bakacak olursak tüketimin kolektif niteliği, Lojkine'e göre iki koşula bağlanabilir (Lojkine, 1978): ı. Toplu tüketim 4 kapsamına giren mal ve hizmetlerin (gaz, su, kanalizasyon, çöp, ulaşım, aydınlatma vb.) toplumun tüm kesimlerince erişilebilir olması; 2. Bu tür hizmetlerin kamu tarafından sağlanması. Günümüzde kentsel sistemin giderek daha fazla piyasalaşmasıyla konut ve kentsel altyapı hizmetlerinden, eğitim ve sağlık hizmetlerine kadar uzanan kolektif hizmetlerin giderek daha geniş bir bölümünün özelleştirilmekte oluşu, kentsel işgücünün refah düzeyini hızla düşürmektedir. Görüldüğü üzere, "sermaye, emek, siyasal güç ve bilginin, yerel sınırlar ö tesine taşınmasını sağlayan küresel ve ekonomik eylem olarak tanımlanabilen küreselleşme" (Waıı, 1999: 185) süreci, yoksulluk artışıyla sonuçlanmaktadır. Kent ve kentsel çelişkilerin tanımlamasında Castells, önemli bir yere sahiptir. Castells'in tanımıyla kent, sürekli akış (devinim) içinde bulunan bir toplumsal pratiktir (Castells, 1997: 123). Castells, kentsel dizgeyi, yalnızca toplumsal süreçleri içeren coğrafi yer olarak değil, aynı zamanda temel kamu hizmetlerinin sağlanmasına yönelik siyasal iktidar mücadelesine dayalı siyasal çatışmanın odağı olarak da görür (Castells, 1979: ). Kentsel çelişkilerin kaynağı o larak kentteki toplu tüketim süreçlerine kentsel sermaye birikim sürecini de ekleyebiliriz. Paris banliyö hareketini de bu çelişkiler açısından değerlendireceğiz. Castells, 1968'deki Paris olaylanna ve Althusser'in yapısaıcı olarak nitelenen tekniklerine dayanarak, kapitalist ilişkilerin çelişkilerine yönelik çözümlemesini, Lojkine'e benzer biçimde, "toplu tüketim" olgusuna dayandınr. Castells, devlet tarafından sağlanan hizmetlerin, emek gücüne ait enerji ve becerilerin "yeniden üretilmesi" için gerekli olan kasaba ve kentlere, özel bir rol yüklemektedir. "Toplu tüketimin (eğitim, sağlık, ulaşım, planlama gibi) kasaba ve kentlerde devlet tarafından örgütlenmeye başlanmasının iki önemli nedeni, kentlerde emek gücünün tarihsel yoğunlaşması ve bu etkinliklerin özel sektör tarafından sağlandığında kar getirmeyeceğine ilişkin uzun erimli eğilimdir. Kentler, bu nedenle toplu tüketim biçimleri aracılığıyla emek gücünün yeniden üretilmesini sağlayan toplumsal üretim ilişkilerindeki değişimlerden dolayı, yeni tür politikalann merkezinde olmaktadır" (Urry, 1999: 24-25). 3 Aynntıh bilgi için bkz.; Lefebvre, Henri (1998), Modern Dünyada Gündelik Hayat, Metis Yayınlan, IstanbuL. 4 "Toplu tüketim" kavramı, toplu olarak sunulan mal ve hizmetler anlamında kullanılmıştır. Toplu tüketim terimi, toplu olarak sunulan mal ve hizmetlerin toplu olarak tüketilmesi geregini dogurmamaktadır. Bkz.; Pickvance, Chris G., (1989), "Social Movements in the City or Urban Movement.s", Urban Crises and Social Movements in the Middle East - Proceedings of the CRNS-ESRS Symposium, Mayıs 1986, Paris, s 'den aktaran; Wedel, Heidi (2001), Siyaset ve Cinsiyet, Metis Yayınlan, İstanbuL.

7 Paris Banliyö Hareketini Anlamak: Manuel Castells'j Yeniden Okumak 63 Pickvance, kentselin üç önemli niteliği olduğunu söylemektedir: 1) kolektif tüketim (Castells'de olduğu gibi); 2) yerel düzeydeki siyasal süreçler; 3) mekansal yakınlık. Castells'in modelinin bazı önemli kentsel bağlamsal etmenleri göz ardı ettiğini söyleyen Pickvance, bunlan şu biçimde sıralamıştır (Pickvance, 1985: 39-44): Hızlı kentleşme; toplumsal hareketlerin taleplerine devletin yanıtlan; siyasal bağlam; kaynak hareketliliğinde orta sınıfın rolü, amaçları ve yerleşik durumu; siyasal eylemin yönünü etkileyen genel ekonomik ve toplumsal koşullar. Elbette ki Castells'in değerlendirmelerinde görülen eksildiklerin, kuramsal değerlendirmelerini çürütmediğini de kabul etmek gerekir. Bu görüşler doğrultusunda, siyasal çatışmalann kaynağının, kentin kolektif tüketim alanı olma niteliği başta olmak üzere, kentte yaşanan erk ve kimlik mücadeleleri olduğu söylenebilir. Böylece kent, bir yandan yaşam kalitesinin geliştirilmesine katkı sağlarken, bir yandan da kentsel çelişkilerden kaynaklanan e şitsizlik ve adaletsizlikleri toplumsal hareketlere dönüştürecek örgütlenme ve eylem olanaklannı arttırarak kentsel alanı, siyasal hareketlerin mekanı durumuna getirmektedir. Başlıca üretim ve tüketim ilişkilerinin yaşandığı, siyasal ve yönetsel erkin mücadelesine sahne olan kent, bu niteliklerinden ötürü çatışmaların da odağında yer alır. Bu anlamda, iktidann varlık, yurttaşlann ise yaşam a lanı olan kentin, siyasal katılım aracı olarak önemli işlevinden söz edebiliriz. Bu çerçevede, kentsel siyasal hareket örneklerini açıklamaya geçmeden önce hareket, protesto, siyasal hareket, toplumsal hareket, kentsel siyasal hateket kavramlanna açıklık getirmek gerekmektedir. Siyasal bir toplumsallaşma aracı olan hareketler, belirli bir etkileşim sürecinin sonucudur. Bir eylemin hareket niteliğini kazanabilmesi, ortak amaçlar doğ rultusunda belirli- bir örgütlenmenin olmasına bağlıdır. Kentsel istemlerin dışavurumu olan protestolar, bir anlamda yönetsel erke karşı özgürlük alanı yaratma, kitlelerin yaşamsal gereksinimlerini dile getirme ve kimlik kazanma savaşımıdır. Castells, kentsel protestoların önemli bir unsurunun, ortak tüketim sorunlannı yönetsel organlara duyurmak için birlikte hareket eden farklı sınıflan, özellikle işçi sınıfı ile orta sınıfı birleştirmesi olduğunu vurgulamıştır. Bu açıdan bakılırsa, kentsel siyaseti etkileme aracı olan protestoların kentsel çevrenin ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine önemli katkılarda bulunduğu söylenebilir (Akkoyunlu Ertan, 1999: 117). İki farklı yönde gelişen hareketlerden biri siyasal hareket, diğeri toplumsal harekettir. Siyasal hareket, toplumsal yararlann dağılımını, toplumsal bir topluluğu örgütlü bir eylem grubuna dönüştürme yoluyla değiştirmeye çalışır. Tüm toplumsal hareketlerin siyasal hedefleri olmasa da, tüm siyasal hareketlerin toplumsal bir içeriği bulunmaktadır. Toplumsal hareket, çelişkiler içeren yapısal bileşimle karşılaşılması sonucunda belirli bir örgütlenme biçimiyle ortaya çıkmaktadır. Kentsel dizgedeki temel yapısal çelişkilerin aralannda bir ilişki ya da örgütlenme yönünde doğrusal bir ilişki kurulduğunda kentsel toplumsal hareket ortaya çıkar. (Castells, 1983: ).

8 64 Amme İdaresi Dergisi Kentsel çatışma ile kentsel hareketler arasındaki ilişkiyi, kentsel sorun kavramıyla açıklayan Castells, kentsel sorunun öneminin, kentsel sorunun, kentsel dizgedeki özellikle genel toplumsal yapıdaki yeri, üretim sürecindeki önemi, i deolojik ve özellikle de devletin ideolojik aygıtlanndaki konumu ile yerel düzeydeki ve siyasal yapıdaki etkisinin eşzamanlı olarak belirlenmesiyle tanımlanabileceğini (Castells, 1979: 262) ileri sürmüştür. Hareket olgusu ile toplum a rasındaki eylemsel bağı oluşturan kentsel hareketlerin, özellikle ABD'de yaşanan örnekleri, dört ana yapısal soruna bağlanabilir (Castells, 1983: ): 1. Mekansal boyut-mahalle birimleri: Konut alanlannın fıziksel mekan, kentsel hizmetler ve ekonomik değer düzeyinde gelişimi, 2. Sosyo-ekonomik boyut (yoksulluk, yoksunluk): İş, gelir, eğitim ve toplumsal çıkarlar yönünden en yoksun kalan kesimlerin istemleri; 3. Sosyo-kültürel boyut (bastınlmış etnik azınhk, vb.): Baskı altındaki etnik azınlıklann yoksulluk ve kentsel bozulma sorunlan yanı sıra özgün ve yaşamsal istemleri, 4. Siyasal boyut: Siyasal değişme yoluyla kurumlann tüm toplumsal yapıya hükmetme istemleri - en önemli toplumsal yapı olan devlet erkini hedef almak. Castells'in kente ve kent sorunsalına ilişkin saptamalannın ve öngörülerinin önemli ölçüde güncelliğini korumakta olduğunu vurgulamakta yarar vardır. Kentsel Siyasal Hareket Türleri Özellikle 1960'lı yıllarda sıklıkla görülmeye başlayan kentsel hareketler, kentlilerin siyasallaşmasına önemli katkılarda bulunmuştur. Kentleşme, kentlileşme ve sanayileşme sürecinde yaşanan çelişkiler, kentsel hareketlerin nicelik ve çeşit olarak artmasına yol açmıştır. Siyasal katılım yöntemleri yeterli olmadığında sistemden dışlanan getto gençliği, faşist ve şovenist partilerin baskıcı yöntemlerine karşı siyasal hareketleri yaratmışlardır. Wedel, gecekondulann siyasal stratejilerinin incelenmesinde "toplumsal baskının, özellikle Üçüncü Dünya ülkelerinde sınırlayıcı bir etken olarak dikkate alınması" gereğini vurgulamaktadır (Wedel, 2001: 99). ABD'deki getto hareketlerine ve yeni örnek olarak Paris getto hareketlerine bakacak olursak; bu hareketlerin özellikle göçmen kökenliler ve azınlıklar üzerindeki siyasal baskının bir sonucu, gelişmiş kapitalist ülkelerde yaşayan, siyasetten dışlanmış getto gençliğinin de önemli bir sorunu olduğunu görmekteyiz. Banliyö ya da getto yaşamından kaynaklanan sorunlar temelinde hareket e den gruplan, siyasal çıkar grubu olarak değerlendirmek mümkündür. Siyasal Çıkar gruplannın dört türü bulunmaktadır (Almond vd., 2003: 72-74): Birinci tür siyasal çıkar gruplan, örgütlü siyasal gruplar olup dernekler ve sivil toplum örgütleri gibi belirli bir grubun ortak çıkarlannı korumak için örgütlenmişlerdir.

9 Paris Ban/jyö Hareketini Anlamak: Manuel Castells 'j Yeniden Okumak 65 İkinci olarak, önemli devlet kurum ve kuruluşları, kendi üyelerinin çıkarlarını gözetmeleri nedeniyle örgütlü çıkar grupları olarak isimlendirilmektedir. Üçüncü tür siyasal çıkar gruplan, tepki hareketleri olarak örgütsüz ve ani olarak ortaya çıkan, kurumsal liderlik unsurunun oldukça zayıf kaldığı protesto hareketleridir. Aniden ortaya çıkan ve hareket sonrası dağılan bu tür protestolar da çıkar gruplan arasında sayılmaktadır. Son olarak, kentsel hareket örneklerinde de sıkça karşımıza çıkan, geniş insan kümelerinin ortak çıkarlannın temsil edilmesine yönelik siyasal hareketler de görülmektedir. Kentsel hareketlerin büyük çoğunluğunu, resmi örgütlenmelerin öncülüğü dışında gelişen son iki tür çıkar grubu örnekleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda, geçtiğimiz aylarda Fransa'da ortaya çıkan banliyö hareketi, siyasal çıkar gruplan sınıflandırmasının son türüne örnek olarak verilebilir. Kentsel toplumsal hareketler, bugüne kadar iki kategoride. değerlendirilmiştir: Topluluk tanımlı hareketler ve topluluk temelli hareketler. Topluluk tanımlı hareketler, yerel kaynaklı olup belirli bir konuya ve çevreye dayalı sorun temelinde ortaya çıkan hareketlerdir. Topluluk temelli hareketler ise, iktidann daha geniş ve kalıcı tedbirler alabilmesi amacıyla başlangıçtaki sorunu, konuyu ya da durumu/çevreyi aşan hareketlerdir (KnoxlPinch, 2000: 153). Bu kapsamda Paris Banliyö Hareketini, bu iki kategoriden farklı olarak çoğunluğu gençlerden oluşan gruplann tepkisel gençlik hareketi olarak nitelenebilen 3. bir kategoride ele alabiliriz. Castells, kentsel toplumsal hareketleri; egemen sınıfın çıkar ve değerlerine karşı kentin yapısının dönüşümünü amaçlayan toplu bilinçli eylem olarak tanımlamıştır (Castells, 1983: ). Kentsel siyasal hareketler, klasik siyasal katılım biçimleri ile sorunlannı dile getiremeyen ve bu sorunlara çözüm yollan bulamayan kitlelerin, kendilerini ifade etme biçimlerinden birisidir. Bu hareketler, bazı zamanlarda yasal sınırlar içinde kalabilmekle birlikte, bazen de yasal sınırlann ötesine geçerek sınırlı şiddet yöntemlerine başvurabilmektedirler. Castells'e göre toplumsal hareketlerin genel nitelikleri (Castells, 1983: 328), şu başlıklarla sıralanabilir: 1. Kentte ya da kentle ilgili oluşmalan, 2. Yerel-bölgesel temelli olmalan, 3. Üç temel amaç çevresinde örgütlülük kazanmalan; toplu-tüketim sorunlan, etnik- kültürel kimliğin tanınması istemi ve siyasalolarak kendini yönetme amacıyla örgütlülük kazanmalarıdır. Yukandaki görüşler doğrultusunda Castells, tüketim, iletişim ve erk ilişkileri üzerine temellendirdiği kentsel siyasal analizinde kentsel dizgenin siyasallaşma

10 66 Amme İdaresi Dergisi sı sonucu oluşan kentsel hareketlerin kaynaklarını 4 temel başlık altında sınıflandırmıştır: 5 1. Toplu tüketime dayalı sorunlar: Kullanım (gereksinim) değeri yerine, değişim (kar) değerini temel alan kente dayalı bir kentsel yaşam düşüncesini oluşturmaya çalışan toplu-tüketim sorunları. Barınma gereksinimine dayalı konut hareketleri, gecekondu hareketleri ve kentsel dönüşüm projelerine karşı hareketler, bu grupta yer almaktadır. 2. Tarihsel, etnik ya da kültürel kimliğin savunulması 3. Yerel yönetimlerin rolünü arttırma: hizmet sunumunun yerelleşmesi ve siyasalolarak kendini yönetme istemi - siyasal örgütlülük düzeyinin güçlendirilmesi. Yerel yönetim hareketleri, bu gruptadır. 4. Dünya ekonomik ve toplumsal dizgesinden kaynaklanan çelişkilerin ulusal düzeye yansımaları Bu dördüncü kaynağı, günümüzde küreselleşme sürecinin keskinleştirdiği toplumsal, ekonomik, siyasal ve mekansal çelişkiler olarak da niteleyebiliriz. Kapitalist sistemin yayılma alanı olarak kentlerin sürekliliği ve siyasallaşması süreci, kentsel hareketlerin ortaya çıkışında etkili olmuştur. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, kentsellik, toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel, mekansalolanı içerdiğinden kentsel toplumsal hareketleri, kentsel siyasal hareketler olarak i simlendirmek doğru olur. Bilindiği gibi, kentsel olan, aynı zamanda erkin ve çıkarların dağılımıyla uğraşır. Kentsel sistemdeki temel yapısal çelişkilere ilişkin bir örgütlenme, kentsel hareketi doğurur. Kentsel siyasal hareketler, siyasal, toplumsal, ekonomik, kültürel, mekansal sorunların ortadan kaldırılmasında ya da bireylerin temel yaşamsal gereksinimlerinin karşılanması sürecinde tıkanan kapitalist dizgenin örgütlenme biçimlerine başkaldırı sonucunda ortaya çıkar. Castells, toplumsal tahakküme karşı direnişin belirtileri olarak gördüğü kentsel hareketleri, tepkisel ütopyalar olarak nitelemiştir. Bu yaklaşıma göre, kapitalist sistemin ve siyasal sistemin dışında kaldıklarından üretim, dolaşım ve tüketim arasındaki ilişkiyi yeniden düzenleyemeyen, bu nedenle de yapısal dönüşümü gerçekleştiremeyen kentsel hareketler, gelecekteki toplumsal dönüşümlere zemin hazırlayabileceklerdir (Castells, 1983: ). Küresel metropollerin sergilediği toplumsal çelişkiler ve bölünmeler,' yerel ve ulusal ölçekte siyasi çözümlerin aşıldığının göstergelerinden birisidir. Farklı bir deyişle, bu metropollerin küresel sermaye akışları ve ağları içindeki benzer konumları dolayısıyla, hangi ulus-devletin siyasi sınırları içinde yer alırlarsa alsınlar, çok benzer sosyal ve siyasi açmazlara sürüklendikleri vurgulanmaktadır. 5 Bkz.; Castells. Manuel (1983). The Gty and the Gra.ssroots. University of Califomia Press. USA. 'Bkz.; Castells, M. (1989), The Information City: Information. Technology, Economic Restructuring, and the Urban Regiona/ Process. Basil Blackwell; Bkz.; Fainstein, S., ı. Gordon & M. Harloe (ed.) (1992), Divided Cuies: New York and London in The ContempOl:ary World, BasH Blackwell, Oxford.

11 Paris Banliyö Hareketini Anlamak: Manuel Castells ii Yeniden Okumak 67 Birçok metropolde çoğu kaçak göçmen işçi istihdam eden 'enformel ekonominin' genişlediği görülmektedir. Bunlan, birbirini destekleyen gelişmeler olarak yorumlayan Saskia Sassen, "Birinci Dünyanın en zengin 'küresel' metropollerinin, giderek Üçüncü Dünya kentlerini çağrıştıran bir istihdam yapısı ve gelir kutuplaşması sergilediğini" savunmaktadır (Öncii/Weyland, 2000: 16). Liberal sistemin giderek artan ucuz emek gücü gereksinimini karşılayan göçmen işçi yığınlannın toplumsal, ekonomik, mekansal gereksinimlerinin maliyetinin yüksekliğinden kaynaklanan çelişki, liberal politikalarla daha da derinleşmektedir. Paris banliyö hareketini bir kentsel. siyasal hareket örneği olarak bu kapsamda ele alacağız. Kentsel Siyasal Hareket Örnekleri Kentsel siyasal hareketlerin birçoğu, bannma gereksinimi temelinde konut sorunu kaynaklı olarak ya da yerleşim alanlannı korumaya çalışan topluluklann hareketleri biçiminde oluşmuştur. En temel haklardan birisi olan konut hakkı, bannma gereksinimine dayalı olarak kent sorunsalının önemli bir bileşenini o luşturur. Türkiye'de özellikle yoksul kesimler için ödenebilir koşullarda konut sunumunun sağlanamaması sorunu, kentsel alana gecekondu yerleşimleri biçiminde yansımaktadır. Dünyada çeşitli örnekleri görülen kentsel hareketleri aşağıdaki sınıflandırmayla ele almak mümkündür. 1. Sosyo-ekonomik Boyut ve Mekansal Boyut: Toplu-Tüketim Temelli Hareketler: Bannma hakkı temelinde ortaya çıkan konut ve gecekondu hareketlerini bu gruba örnek olarak verebiliriz. Konut ve Gecekondu Hareketleri; "konut sorunu, ucuz kira, erişilebilir kamu hizmetleri, kolay iletişim olanaklannı da kapsamalıdır" (Robert, 1999: 58). Bu nedenle, bannma gereksinimiyle ortaya çıkan konut ve gecekondu hareketleri, bu kapsamda değerlendirilmelidir. İngiltere'deki Glasgow Kiracı Direnişi, Meksika'da Veracruz Kiracı Hareketi, Fransa'da Grands Ensembles, Paris Kentsel Yenileme Projesine Karşı Mücadele, ABD'deki Getto Hareketleri, Latin Amerika Gecekondu Hareketleri; İspanya-Madrid Yurttaş Hareketi, ödenebilir ve sağlıklı koşullarda konut sunumu istemine dayalı konut ve gecekondu hareketlerine birer örnektir.. a) 1915 tarihinde İngiltere'de ortaya çıkan Glasgow Kira Direnişi, sanayi ve konut üretimi arasındaki ilişkiye bağlı olarak üretim ve tüketim süreçlerine dayalı sorunlan toplumsal bir hareket içinde birleştirir (Castells, 1983: 7 ı). Kentsel mücadeleyi başlatan endüstri işçileri, hareketi, kadınlar ağırlıklı olmak üzere mühendisler ve zanaatkarlarla birlikte yürütmüştür. İşçi Partisi'nin de desteklediği hareket, 1919'da kira artışlannın halkın istemleri doğrultusunda sabitlendiği yeni düzenlemelerle sonuçlanmış; ödenebilir konut ve kentsel hizmetler, "kentli yurttaş hakkı" olarak benimsenmiştir. b) Veracruz Kiracı Hareketi: 1922'de Meksika'nın liman kenti olan Veracruz'da sık artan yüksek kira bedellerine karşı işçi sınıfının anarşist ve ko

12 68 Amme idaresi Dergisi münist görüşlerdeki gruplarla mücadelelerini birleştirmesiyle ortaya çıkan hareket, yüksek kiralarla bakımsız konutlarda oturınayı reddeden kiracıların, halk komiteleri aracılığıyla örgütlenmesine yol açmış; Kiracılar Birliği'nin kurulmasıyla sonuçlanmıştır. Kiracı hareketinin toplumsal bileşenini; kırdan gelen yoksullar, küçük esnaf, işçiler ve fahişeler başta olmak üzere tüm kadınlar oluşturur. Veracruz Kiracılar Birliği Hareketi, bir sınıfhareketinden çok kiracıların ve kent yoksullannın, kenti sömüren spekülatörlere karşı yürüttükleri bir kentsel mücadele olarak nitelendirilmektedir (Lipsky, 1970: 185). c) Toplu Konut Girişimi olan Grands Ensemble, nüfusun yaklaşık %84'ünün banliyölerde yaşadığı Paris'te bannma gereksinimi temelinde ortaya çıkan bir kentsel harekettir. Devletin toplumsal konut üretme çabasının sonucu olarak banliyölerde kurulan Grands Ensemble, konutu, emek gücünün yeniden üretiminin bir aracı olarak gören kurumsal modelin ürünüdür. Grands Ensembles ile; i) orta sınıf için nitelikli bir kentsel çevre, ii) işçi sınıfı için ucuz ve sağlıklı konut sunumu, iii) toplu konut sektöründe özel ve karlı yatınmı tanıtma çabası, iv) orta sınıfa ev sahibi olma olanağı sağlama amacı güdülmüştür (Castells, 1983: 75-79). Ucuz olarak sunulması tasarlanan konutlann yüksek maliyetlere ulaşması nedeniyle toplu konut girişimlerine karşı yürütülen protestolar, hareketi başlatmıştır. Bir taraftan, ücret ve yaşam koşullarının iyileştirilmesini savunan işçi sınıfının yürüttüğü kiracılar hareketi, diğer taraftan doğal çevrenin korunması, mahalle yaşamının geliştirilmesi ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi amacıyla eylemlerde bulunan ev sahipleri, teknisyenler ve uz. manlann örgütlediği yeni bir kentsel hareket ortaya çıkmıştır (Castells, 1983: 90-92). Bu hareket, hizmet sunumunda kısmen iyileşme sağlamakla birlikte, yönlendirilen kentsel politikalann çelişkileri ortadan kaldırma yerine arttırabileceğini gösteren bir örnektir. d) Paris Kentsel Yenileme Projesi'ne Karşı Mücadele: 1956'da Paris'in 3 ayn bölgesinde ortaya çıkan hareket, eski yerleşim alanlarının kamu eliyle yeniden yapılanmasını öngören kentsel yenilenme programlanna karşı yürütülmüştür. Paris'in Cite du Peuple olarak bilinen eski bir bölgesinde işçi sınıfı, etnik topluluklar ve göçmen işçilerin barındığı eski ve bakımsız konut alanının, iş çevrelerine yakın oluşu nedeniyle üst sınıf için konut alanı olarak dönüştürülmek istenilmesi tepki yaratır. Hareketlerin bir bölümü, Cite du Peuple bölgesinin iki önemli kesimi olan Square Gaiete Bölgesi ve Prequ'ile bölgesinde gerçekleşir. Square Gaiete bölgesi için öngörülen kentsel yenileme projesine karşı Kiracılar Birliği'nin yürüttüğü hareketin toplumsal tabanını, zanaatkarlar ve tüccarlar ile alt ve orta gelir grupları oluşturur döneminde tahliye edilenlerin büyük bölümü, kentsel yenileme programı kapsamında yapılan yeni konutlara, bir kısmı ise banliyölere yerleştirilir. Prequ ile bölgesinde rant arttırma amacına yönelik olarak planlanan kentsel yenileme projesine karşı ise, Ulusal Kiracılar Birliği'ne bağlı bir kurul aracılığıyla örgütlenen halk tahliyelere di

13 Paris Banliyö Hareketini Anlamak: Manuel Castells 'i Yeniden Okumak 69 renmiştir. İşçiler, göçmenler ve etnik gruplann ağırlıklı olduğu bölge sakinlerine, tahliye edildikleri yere yakın bir bölgede konut edindirilmiştir. Yörede yaşayan işçiler ve öğretmenlerin oluşturduğu yerel eylem topluluğu, kar amacıyla mekanı dönüştürme projesine karşı ekonomik haklannı, siyasal ve ideolojik mücadeleleriyle birleştirme amacıyla örgütlenir. Topluluk, tahliye edilenlerin, uygun kiralarla aynı yörede yerleştirilmesi amacıyla bir Kiracılar Komitesi kurmuştur. Hareket, proje değişikliğini başararak tüm sakinlere yörede yaşam olanağı sağlayamamışsa da, belirli ölçüde siyasal radikalleşmeye neden olmuştur. Toplumsal tabanını işçi sınıfının oluşturduğu bu hareketlerin, kentsel siyaseti etkilemede dolaysız bir rolü olduğu kabul edilmektedir. "Birçok 'mahalle ve hizmetler' projesi, kentsel yenileme projeleriyle yerlerinden edilen yerleşimcilere, konut hakkı tanıyormuş gibi görünür. Oysa bu projeler, hiçbir zaman yerlerinden edilen insanlann kayıplannı karşılayamaz. Başka bir yerde sağlanan asgari hizmetler, komşular arasında dikkatlice örülen ilişkilerin, kişilerin eylemlerinin bıraktığı izlerin ve bu izlerin zaman, mekan ve toplum içinde sağladığı yönelişin yerini tutamaz" (Robert, 1999: 127). Kentsel yenileme projelerine karşı yapılan mücadeleler, kişilerin iradeleri dışında yer değiştirme zorunluluğuna dikkat çekilerek değerlendirilmelidir. e) ABD'deki Getto Hareketleri: 1960'larda getto hareketlerinde üç farklı örgütlenme biçimi görülmektedir: i)kentsel yenilenme girişimlerine karşı mahalle birimlerinin mücadelesi; ii) konut hakkı, kentsel hizmetler hakkı ve refah hakkı istemlerine dayalı hareketler; iii) getto'lan kullanan siyahlann hareketi. Hareketlerin toplumsal tabanını, etnik azınlıklar, siyah gruplan yönlendiren a vukatlar, ev hanımlan, memurlar, işçiler, kiracılar birliği, mahalle dernekleri gibi çeşitli yurttaş dernekleri oluşturmuştur yıllan arasında gelişen hareketin temel nedenleri arasında bastınlmış etnik azınlık gruplannın ya da eğitimli kesimlerin siyasallaşması yer alır. f) Latin Amerika Gecekondu Hareketleri: Küba gecekondu hareketi, Şili Pobladores Hareketi, Peru gecekondu hareketi, Meksika gecekondu hareketi önemli örneklerdir. Küba gecekondu hareketi, Mayıs 1968'de Küba'lı 20 Yurttaş Komitesi temsilcisinin Montreal' de yerel istemlerini dile getirmesiyle başlamıştır. İstemlerini siyasalolarak ifade etme yollan tıkalı olan işçiler, yoksul bölge sakinlerinin de desteğini alarak belediye politikasını değiştirmeyi hedeflemişlerdir. 1970'li yıllann ikinci yansına gelindiğinde örgütlülüklerini yurttaş komiteleri ve sendika üyeleri aracılığıyla yürüten hareket, kentsel ve siyasal mücadeleyi birleştirir. Bu anlamda, kentsel protesto ile siyasal özgürlük arasında güçlü bir bağ kurmaya çalışmışlardır. Kentsel dönüşümü başaran önemli bir örnek olan Şili Pobladores Hareketi, konut sorunu yanı sıra kentsel altyapı hizmetleri gibi toplu tüketim ~orunlannı çözmek üzere 1971 'de Halk Birliği adıyla örgütlenmiştir. Kentsel hizmetlerin

14 70 Amme idaresi Dergisi sunumunda belirli ölçüde iyileşme sağlayan Şili gecekondu hareketi, örgütlü işçi sınıfının örgütsüz proletarya kesimiyle birleşerek toplumun devrimci dönüşümünde etkili olduğu bir örnektir döneminde kentsel hizmetlerden yoksun gecekondu sakinlerinin örgütlediği Peru Gecekondu Hareketi'nin en önemli başarısı, farklı sında kısmen de olsa bir bütünleşme sağlamış olmasıdır. sınıflar ara Çoğunlukla işsiz ve göçmen köylülerden oluşan gecekondu nüfusunun oluşturduğu yerel tabana sahip Meksika Gecekondu Hareketi, 1976 yılında kentsel hizmetlerden yararlanma amacını gütmüştür. Gecekondu hareketleri, yurttaşlann kültürel kimliklerini koruma, yaşam koşullannı iyileştirme ve geleceklerini belirleme hakkını elde etme arayışının çar pıcı örnekleri olup kentsel politikalan etkileme açısından siyasal bilinç geliştirmeleri önemlidir. g) Madrid Yurttaş Hareketi: İspanya'da 1977'de mahalle dernekleri bazında kentsel yaşam kalitesinin korunması amacıyla başlayan hareketler, belirli bir süreklilik kazanarak parti örgütlenmesine dönüşmüştür. Mahalle birimleri bazında oluşan örgütlenmeler, farklı nitelikteki kentsel sorunlara karşı mücadele vermişlerdir. Yerel sorunlar giderildiğinde hareket olarak yok olmayıp yeni hedefler için mücadelelerini sürdürmeleri, harekete süreklilik ve çok hedefli bir ni telik kazandırmıştır. Madrid'de yaşanan başlıca protesto hareketleri; gecekondu hareketi, toplu konut hareketi, tahliyelere ya da yetersiz kentsel hizmetlere karşı yürütülen pro testolar, Madrid tarihsel özeğinin korunması ve geliştirilmesi için verilen mücadeleler olarak sıralanabilir. Kentsel örgütlenme, 2 açıdan önem taşır: ilk olarak tüm yöre sakinlerinin fiziksel ve toplumsal tasarım önermiş olmasıdır. İkincisi, İspanya'da sınıf çatışması kapsamında orta sınıfın ilk kez etkili bir örgütlenme örneği sergilemesidir. Hareket, yerel halkın istemleri doğrultusunda toplumsal değişime yol açmış, kent sakinlerinin kentsel yaşam kalitesini arttırmıştır. 2. Siyasal Boyut: Yerel Yönetim Hareketleri - Siyasal Erk Arayışları: Bu hareketler, yerel yönetim hareketleri ve siyasal erk arayışları biçiminde ortaya çıkmış olup örnekleri arasında İspanya'da 16. yüzyıldaki Castilla Komünü, 1871 tarihli Paris Komünü ve 1970'li yıların ikinci yansında başlayan Madrid Yurttaş Hareketi bulunmaktadır. a) yıllan arasında gerçekleşen Castilla Komünü, kentlerde yaşayan orta sınıf hareketidir. Kentlilerin örgütlediği hareketin gelişmesi ve radikalleşmesiyle, hareketin yönetimi bürokratlar ve memurlardan, zanaatkarlara geçmiştir. Hareketin amacı, devlet kuruluşlannı ve yerel kuruluşlan yeniden yapılandırmayı amaçlamasıdır. Siyasal demokrasiyi, akçal özerkliği ve yerel yönetimi vurgulamıştır (Castells, 1983: 8-9).

15 Paris Banliyö Hareketini Anlamak: Manuel Castells 'i Yeniden Okumak 71 b) 1871 tarihli Paris Komünü, toplumsal yaşamın tüm alanlarında yerel ö zerkliği, belediye yönetimine katılımı, belediye devrimi aracılığıyla kentin özgür topluluklann özerk özeğine dönüşmesini ifade etmektedir. Siyasal proletarya (sanayi proletaryası) ayaklanması olarak kabul edilen Paris Komünü, ilk olarak yerel özerkliği ve toplumsal adaleti kurumsallaştırmayı amaçlamış, belediye devrimin ötesine geçerek kentsel devrimi hedeflemiştir. İ kinci olarak kırdan kente göçen evsiz yoksulun yüz yüze olduğu konut krizine çözüm bulmayı amaçlamıştır. Üçüncü olarak kent yönetimlerinin yeniden yapılanma gereği, hareketin nedenleri arasında yer almış; yerel özerklik sürecinin tüm dünyaya yayılmasında önemli bir etken olmuş, tüm Fransız halkının refahının gerçekleşmesine kadar uzanan hedefler uğruna mücadele etmiştir. c) Madrid Yurttaş hareketi ile kullanım değeri olarak Madrid'in önemi tartışmaya açılmıştır. Madrid Yurttaş Hareketi'nin önemli bir sonucu olarak çevrenin niteliğinin yalnızca bireysel tüketimi e biçimlenmediği, kentin de toplu tüketim birimi olarak paylaşılan bir pratik olduğu ve yurttaşlarca da yönetilebileceği ortaya çıkmıştır. Bu açıdan Madrid Yurttaş Hareketi'nin siyasal boyutu da bulunduğunu ve yerel erk arayışındaki yerel yönetim hareketleri kapsamında da değerlendirilebileceğini iddia edebiliriz. Bunun yanı sıra, yerel özerkliğin güçlendirilmesi temelinde sınıfsız bir topluluk mücadelesine dayalı hareket olarak paylaşılan bir pratiktir. 3. Sosyo-kültürel Boyut: Etnik ve Cinsel Kimliğin Savunulmasına Dayalı Hareketler: Etnik ve cinsel kimliğin savunulması amacıyla yürütülen hareketlere örnek olarak gay ve lezbiyen hareketleri gösterilebilir. a) San Francisco Gay Hareketi: 1960'lı yıllarda San Francisco'da yaşanan gay hareketi, eşcinsellerin yaşadıkları mekanı kültürel, siyasal ve fizikselolarak dönüştürme yoluyla kimliklerini topluma kabul ettirme savaşımı olup 1970'lerin sonunda gay'lerin bazı haklar elde etmeleriyle sonuçlanmıştır. San Francisco' da cinsel tercihlerinin neden olduğu yasal aynmcılığa son vermeye çalışan hareket, siyasal hakların kullanım alanını genişletebiimiştir. b) Minnesota ve Minneapolis Gay ve Lezbiyen Hareketleri: Radikal gay ve lezbiyen gruplar, var olan toplumsal cinsiyet ve cinsellik ilişkilerine karşı çıkarak kapitalist oluşumları karşılarına almışlardır. 1970'li yıllarda orta sınıf gay ve lezbiyenlerin liberal siyasal kültürle tamamen bütünleşmeleri, geleneksel cinsiyet ve cinsel normları temsil eden siyasal iktidar aktörleri arasındaki mücadelelerin sonucudur. Gay ve lezbiyen hareketlerinin her ikisi de cinsiyet ve cinsellik ilişkileri ile gelişmiş kapitalizmin sınıf yapısı arasında bir bağ kuramamıştır (Knopp, 1987: ). Buna karşılık, gay ve lezbiyenler, yurttaşlık haklarını kısmen de olsa elde etmişlerdir.

16 72 Amme idaresi Dergisi 4. Küreselleşme sürecinin etkisi altında gelişen bareketler: 7 Paris Banliyö Hareketi, dünya ekonomik ve toplumsal dizgesinden kaynaklanan çelişkilerin ki yeni dönemde bu grubu küreselleşme süreci belirlemektedir- ulusal düzeye yansıması olarak değerlendirilebilir. Paris Banliyö Hareketi, küresel siyasal gelişmeler sonucu ivme kazanan toplu-tüketim temelli sorunlar, siyasalolarak kendini yönetme ve etnik-küıtürel kimliğin savunulması isteminin bir patlaması olarak da görülebilir. 21. Yüzyılın Kentsel Hareket Örneği: Paris Banliyö Hareketi Toplumun bazı kesimlerinin toplumsal, ekonomik ve kültürel istemlerinin, görmezden gelinerek gündelik yaşama yansıtılmaması, siyasal bir katılım aracı olarak kentsel hareketleri ortaya çıkarmıştır. 21. yüzyılda Fransa'da yaşanan Paris banliyö hareketi, insan onuruna yakışır bir kentsel çevrede ekonomik, toplumsal, kültürel ve mekansal gereksinimlerine karşılık bulma, özgürce yaşama, özgün kimlikleriyle toplumda var olabilme istemleri siyasal iktidar tarafından dikkate alınmayan genç nesil göçmen kökenlilerin şiddet içeren eylemleriyle ortaya çıkmıştır. Fransa banliyölerinde patlak veren isyanlar, kentsel siyasal hareketleri yeniden dünya gündemine taşımıştır. İlk olarak Paris banliyölerinde başlayan isyanlar, kısa sürede diğer banliyölere ve önemli oranda göçmen nüfusa sahip birkaç ülkeye sıçrayarak zaman içinde yavaşlayarak ortadan kalkmıştır. Ancak bu hareketlerin her an Fransa ve göçmen nüfusu bulunan diğer ülkelerde yeniden ortaya çıkmasına neden olacak kaynaklar, halen varlığını korumaktadır. Paris banliyö hareketi örneği ile, küreselleşen kapitalist sistemin içsel çelişkilerinin gündelik yaşama etkilerinin sorgulanması gereği, bir kez daha toplum bilimlerinin gündemine taşınmıştır. Bu hareket, uzun bir aradan sonra (1974'de İspanya-Madrid Yurttaş Hareketi, B. Almanya Yeşiller Partisi, YTH) ortaya çıkan önemli bir kentsel hareket örneğidir Yılının Ekim ayı sonlannda başlayan Paris banliyö hareketi, neo-liberal politikaların keskinleştirdiği kentsel çelişkilere karşı duyulan tepkilerin ve küreselleşme sürecinin gasp ettiği sosyal ve ekonomik hak istemlerinin dışavurumu olarak değerlendirilebilir. Olaylar, 27 Ekim 2005 akşamı Paris yakınlanndaki Clichy-Sous-Bois banhyösünde polisin kimlik kontrolünden kaçmaya çalışan Afrika kökenli iki gencin 7 Yeni toplumsal hareketler olarak çevreci hareketleri de küreselleşme sürecinin etkisi altında gelişen hareketler grubu altında irdelemek mümkündür. Çevreci hareketler, çevre sorunlarının kentsel çevre üzerinde yaratacagı olumsuz etkiler nedeniyle ortaya çıkan ve pek çok ülkede Yeşiller Partisi olarak partileşen çevre korumaya dönük hareketlerdir. Çevreci hareketler; genelolarak i) kentsel teknoloji ve tasanm, ii) halk demokrasisi ve çevreyle etkileşimi, iii) kentsel ekonomi ve siyasal yönetim alanlanndan kaynaklanan çevresel krizin nedenlerini ortadan kaldırmak için mücadele eder, ekolojik yapının küresel düzeyde korunması ve geliştirilmesi hedefine yönelirler (Akkoyunlu, ı 995: i Ol). ı 970'li yıııann sonunda artmakta olan çevre soruniannın neden oldugu çevre hareketlerini, bu hareketlerin kentsel ve kırsal kesimde dagınık bir gelişim çizgisi izlemeleri nedeniyle Castells'in gözardı ettigini söyleyebiliriz.

17 Paris Banliyö Hareketini Anlamak: Manuel Castells ii Yeniden Okumak 73 elektrik akımına kapılarak ölmesiyle başlamıştır. Bunun üzerine patlak veren getto isyanı, kısa sürede Fransa geneline yayılmıştır. Çok sayıda aracın ve çoğu kamuya ait olmak üzere birçok binanın ateşe verilmesiyle başlayan protesto eylemleri, kısa sürede tüm ülkede bir şiddet hareketine dönüşmüştür. Paris banliyö hareketi, gençlerin %35 'inin işsiz olduğu Belçika'nın başkenti Brüksel ve en büyük göçmen nüfusunu barındıran Almanya'nın Berlin ve Bremen kentlerinin mülteci mahallelerinde yabancı gençler ile polis arasında çıkan çatışmalar ve gösterilerle yayılmıştır. Protesto gösterileri karşısında çaresiz kalan Fransa hükümeti 9 Kasım'da, 1955 tarihli Cezayir bağımsızlık savaşı sırasında hazırlanan olağanüstü hal yasasını yürürlüğe koymak zorunda kalmıştır. Fransa'da kesintisiz olarak yaklaşık 3 hafta süren, Belçika ve Almanya'ya da sıçrayarak kısmen yayılan olaylardan Fransa'nın 274 bölgesi etkilenmiş ve bu sürede 9000 araç yakılmış ve ülke genelinde 200 milyon euro zarar meydana gelmiştir. Fransa banliyö olaylarını değerlendirirken; 1968 öğrenci hareketlerini de hatırlamak gerekir yılının Mayıs ayında da gençlerin protestolarına sahne olan "Fransa'da öğrencilerin gösterileri sırasında araçlar yakılmış, polisle çatışma çıkmış; on milyon işçinin işi bırakarak öğrencileri desteklemesiyle olaylar, düzeni sarsıcı bir nitelik kazanmıştı" (Eroğul, ı 991: 238). Üniversite sistemine yönelik hareket, daha sonra genel sistem eleştirisine dönüşüp sınırlarını genişletmiştir. Ancak Paris banliyö hareketi ile ı 968 öğrenci hareketlerini besleyen nedenler ve hareketin niteliği açısından ayırt edici farklılıklar olduğu da açıktır. ı 968 hareketleri, ideolojik söylemlerin egemen olduğu siyasal bir hareket olarak Paris banliyö hareketinden ayrılmaktadır. Önemli oranda göçmen nüfusa sahip Fransa 'nın İçişleri Bakanı 'nın (Nicolas Sarkozy), olayların ilk gününde, "bir avuç sokak serserisine müsamaha gösterilmeyeceği" yönündeki sert açıklamaları ve banliyölerde yaşayan göçmenleri "ayaktakımı", "çöplük" gibi küçümseyici sıfatlarla nitelendirmesi, olayların tırmanmasında etkili olmuştur. Bir hafta içinde Paris'in 13 banliyösüne yayılan şiddet olaylarını kontrol altına alamayan hükümet, Fransız halkının eleştirileriyle karşı karşıya kalmıştır (www.cnnturk.comihaber). İktidardaki Halk Hareketi için Birlik Partisi (UMP) lideri ve 2007 yılında yapılacak olan Fransa Cumhurbaşkanlığı seçiminin de güçlü bir adayı olan İçişleri Bakanı Sarkozy, iç politikada mesaj vermek için olayları, sert bir tavırla bastırma yoluna gitmiştir. "Banliyölerdeki protesto olayları sırasında polisi, Amerikan tarzı sert önlemlere yönelten Sarkozy'nin kaçak göçmenlere yönelik politikaları, özellikle banliyölerde yaşayanlar tarafından eleştirilmekteydi. Uzun zamandır banliyö nüfusunda rahatsızlık kaynağı olan sert polisiye önlemler, olayların bir anda yayılmasına yol açmıştır" (www.milliyet.com.tr). Olayların, bu dönemde patlaması rastlantı değildir. Kimi gazetecilerin, Fransız vatandaşlarla yapılan röportajlarından da anlaşıldığı üzere, Sarkozy, İçişleri Bakanı olarak göreve başladığından beri kent

18 74 Amme İdaresi Dergisi içi toplumsal yaşamda halkın özgürlüğünü kısıtlayıcı bir dizi önlem alınmış; sürekli yapılan kimlik kontrolleri ile aşın polisiye önlemler, yalnızca banliyölerde yaşayanlan değil, kentteki bütün gençleri bunaltmıştır. Chirac-Sarkozy-De Villepin üçlüsünün uyguladığı sıkı güvenlik önlemleri ve baskıcı yöntemler, yurttaşlann özgürlüklerini önemli ölçüde kısıtlamıştır. "Protesto hareketlerinin tırmanması üzerine Alman gazetesi Zeitung, "Fransa'nın sosyal entegrasyon modeli yok olma yolunda mı?" sorusunu manşetine taşımıştır. Hükümetin işsizlik, güvenlik, fırsat eşitliği ve göçmen politikalan, Sarkozy'nin kışkırtıcı açıklamalan ve geliştirdiği sert önlemler, sol kanat pohtikacılann da tepkisine yol açmıştır. Fransa'nın muhalefetteki Sosyalist Parti, YeşiIler Partisi ve Komünist Parti temsilcileri, yaptığı sert eleştirilerle banhyölerdeki gençleri tahrik etmekle suçlanan İçişleri Bakanı Sarkozy'ye istifa çağrısında bulunmuşlardır" (www.yenisafak.com.tr). Fransa için Hareket Partisi lideri Philippe de Villiers, 'etnik iç savaş'a benzettiği olayların nedenini, yanlış göç politikalarına bağlamıştır. Sosyal bütünleşme politikasının önündeki en önemli engelin, istihdam sorunu olduğu söylenebilir. Ülkede işsizlik sorunu olduğu yıllarda bile Fransa 'ya kabul edilen göçmenlerin kültürel ve dinsel niteliklerinden kaynaklanan uyum sorunlan da toplumsal uyumu güçleştiren diğer etmenler arasında yer almıştır. "ı 8. yüzyıldan beri Cezayir başta olmak üzere Polonya, İtalya, İspanya, Portekiz gibi eski sömürge ülkelerinden gelen Mağripli göçmen topluluklannı kabul eden Fransa, bunlan kendi kültüründe eriten ulusal bir kimlik yaratmaya çalışmıştır. ı 960 yılından sonraki göç dalgası, genellikle Müslüman ülkelerden gelenlerden oluşmuştu. ı 960- ı 973 döneminde Cezayir' den gelenler için her yıl yaklaşık 600 bin yeni sosyal konut yapılmasıyla yeni mahalleler oluşturulmuştur" (Cumhuriyet Pazar, ı 3. ı ı.2005). Başlangıçta Fransızlar ile göçmenlerin bir arada yaşadığı bu mahalleler, zaman içinde gelir durumu iyileşen Fransızların taşınmasıyla yalnızca göçmenlerin yaşadığı banliyölere dönüşmüş ve gettolaşmışlardır. "Göç uzmanı siyaset sosyologu Dr. Isabelle Rigoni'ye göre; Fransa'nın sömürgeci geçmişiyle olan ilişkisindeki başansız1ığı ve "ötekini" anlamada zorlanması, sorunun kaynaklanndan birisidir. Fransa genelinde ayda 602 euro olan hane başı yoksulluk sının, %6.2 'lik bir kesimi kapsarken, bu oran Türkiye ve Kuzey Afrika (Mağrip) çıkışlı aileler arasında %20'yi aşmaktadır. Çok sayıda kişinin bir arada oturmak zorunda olduğu lojman oranı; Fransa çapında %5 i ken, Mağripli ailelerin 0/040'ı kalabalık dairelerde yaşamakta. Aynca, Fransızlann %87'si sağlık harcamalannın önemli bir bölümünü kapsayan ek sigortalarla korunurken, bu tür sigortalar, göçmenlerin yalnızca %62'si için geçerlidir yılına gelindiğinde, Fransa'da bulunan 4.3 milyon göçmen in 'i Fransız vatandaşı, 'i ise Avrupa dışı yabancı statüsündedir. Diğer Avrupa

19 Paris Banliyö Hareketini Anlamak: Manuel Castells 'i Yeniden Okumak 75 lılarla yabancılann sayısı ise 'e yükselmiştir. Çalışmayan ya da işsiz gruplann başında Türkler, Kuzey Afrikalılar ve Asyalılar gelmektedir" (Cumhuriyet, 29 Kasım 2005). "Fransa'daki işsizlik oranı, Fransızlarda %10, gençlerde %21-23, genç Müslümanlar arasında ise %40-50 civanndadır." (Cumhuriyet, 08 Kasım 2005; Cumhuriyet, 09 Kasım 2005). Kentin dışına atılmış, kirası devlet tarafından kontrol edilen HLM'lerde (Habitation A Loyer Modere) yaşayan yabancı kökenlilerin Fransız pasaportu olsa bile nitelikli eğitim alabilmelerinin çok güç oluşu ve ayrımcılık nedeniyle sürekli iş bulamamalan, giderek ağırlaşan yaşam koşullan, göçmen kökenlilere dayalı toplumsal muhalefetin yükselmesinde etkili olmuştur. İnsanca yaşama koşullanndan, eğitim, sürekli iş, konut ve yeterli kentselolanaklardan yoksun olan, bu nedenle ülkenin resmi dili Fransızca'yı bile yeterli düzeyde konuşamayan göçmen kökenlileri, banliyölere hapseden sağ ve sol siyasal iktidarlar, uzun süredir yaşanan sorunlann yarattığı ve yaratacağı patlamalann asıl sorumlulandır. "1990'larda Ulusal Cephe (FN) kampanyalannın odağında, siyaset sınıfı e leştirisi ve göçmenlik temalan yer alıyordu. Ulusal Cephe; yaygın emniyetsizlik temasını, ulusal kimliğin tehdit altında olduğu iddiasıyla birleştirerek adeta Rönesans çağını yinelemekteydi. Ulusal Cephe'ye göre tehdidin iki kaynağından birincisi, Anglo-amerikan neoliberalizmi ve onun hegemonyasını yayma süreci olarak küreselleşme idi. Küreselleşme, bir yandan yerli emekçileri işsiz bırakmakta; diğer yandan toplumun etnildkültürel dengesini bozmaktadır. Çok kültürlü toplum, ulusal değerleri hiçe sayan ve ulusal toplumu "kozmopolit" bir topluma dönüştürmeye yönelen neo-liberal hegemonyanın tehdit edici bir projesi olarak görülmelidir. Tehdidin ikinci kaynağı, birincisinden beslenmektedir. Ulusal Cephe'ye göre, içerideki yabancılar, liberal demokratik rejimden yararlanarak ülkede koloniler kurmakta ve Fransız toplumunun olanaklarını sömürmektedir. Ulusal Cephe sözcüleri, çoğunluğu eski sömürgelerden ya da azgelişmiş ülkelerden gelen göçmen akımını "karşı sömürgeleştirme" olarak tanımlamaktadır" (Vural, 2005: ). Bu görüşe göre, yoksul ülkelerden gelen göçmenler, gelişmiş ülkenin sosyal refah ve istihdam olanaklarından yararlanmaktadır. "Göçmen işçi karşıtlığı üzerine politika yapan siyasaloluşumların siyasal partilere dönüşmesi ile sağ kanat içinde yer aramaya çalışan bu oluşumlann kendilerini farklılaştırmak amacıyla daha tutucu değerleri savunduğu ve etnik milliyetçilik çizgisinde politika yaptıklan görülmektedir. Zaman içinde siyasal güç kazanan bu hareketler, faşist ideolojiye yakın söylemlerde bulunan sürekli hareketlere ve siyasal partilere dönüşmektedir. Bu siyasal partiler, ülke içinde yabancı düşmanlığı ile beslenen, göçmen işçilere karşı milliyetçi söylemler dile getiren ırkçı hareketlere dönüşmüşlerdir" (Ertan, 2005). Fransa'da göçmen işçilere karşı milliyetçi söylemlerle siyaset yaparak toplumsal ayrımcı1ığı güçlendi

20 76 Amme İdaresi Dergisi ren siyasi parti ve liderlerin yükselişte olduklannı ve Paris banliyölerindeki protestolarla arkalanndaki halk desteğinin arttığını söyleyebiliriz. Fransa' da AB Anayasası 'nın oylandığı referandumun bazı banliyölerdeki sonuçlanna bakarsak; "yabancılann yoğun olarak yaşadığı Val-Fourre bölgesindeki referandum sonucundaki hayır oylan oranının % 70; Yvelines bölgesinde ise anayasa oylamasıyla ilgili olarak yapılan bir anket sonucuna göre "hayır oylan oranının %70'e yakın olması" (Çaycı, 2005), AB politikalarının da göçmenlerin beklenti ve gereksinimlerine çözüm üretmekten uzak göründüğünün bir göstergesidir. Buna göre, göçmen nüfusun ortodoks politikalarla (sistemin entegrasyon politikalanyla) bütünleştirilmesinin güç olduğu kanısına varmak olasıdır. Paris banliyö hareketinin nedenleri arasına göçmen nüfusun, AB politikalanna duyduklan tepkiler de eklenmelidir. Fransa' daki banliyö hareketine kaynaklık eden sosyo-ekonomik koşullann genel bir değerlendirmesi yapılacak olursa: "AB 'nin bütün ülkelerde tanm, balıkçılık gibi alanlarda olumsuz sosyal sonuçlara yol açacak önemli kararlannın alınmasının, AB ortak para birimi euro 'ya geçişle birlikte Fransa' da yaşam koşullannın daha da pahalı hale gelmesinin, fabrikalann ve işyerlerinin daha ucuz emek sunan ülkelere kayması sonucu hızla artan işsizliğin, tekstil sektöründe yaşanan bunalım ve iflaslann, işverenlere ücret artışlan ve işten çıkarma yönünde tanınan serbestliğin, çalışanlann mağduriyetinin artmasının, bu döneme rastladığı görülmüştür. Yabancı kökenli işçilere yapılan baskılar ve aşağılama olaylannda yaşanan artış, işsizlik ve sonuçta yoksulluğun artışı gibi etmenlerle birleşince sosyal bir patlama kaçınılmaz hale gelmiştir. Kentle siyasal, toplumsal, ekonomik ve mekansalolarak bütünleşememiş banliyölerin uzun yıllar ihmali" (Çaycı, 2005), direnişi tırmandırmıştır. Son yıllarda Fransa ekonomisinin içine düştüğü çıkmaz, şirketlerin ardı ardına iflası, bütün sektörlere yayılan grevler, ekonominin, sosyal sigortalann, sağlık sektörlerinin girdiği darboğazlar ve eğitimde yaşanan sorunlar, reform tartışmalannı gündeme getirmiştir. Varol, 27 Ekim akşamı başlayan olaylann nedenlerini, aşağıdaki biçimde sıralamaktadır: CVarol, 2005) 1. İşsizlik: Fransa, AB ülkeleri arasında işsizliğin en fazla olduğu ülkelerin başında gelmektedir. 1990'lı yıllarda başından beri sağ ve sol iktidarlar, bu soruna çözüm getirememiştir. 2. Eğitimsizlik: Eğitim sistemin katılığı, eşitsiz yapısı, seçkinci niteliği, eğitimde başansız olan gençlerin sosyal yaşama uyumunu güçleştiren bir etmendir. 3.!rkçılık, işe girme ve ev kiralamada aynmcılık: Azgelişmiş ülkelerden gelen göçmenlere ikinci sınıf insan muamelesi yapılması, bütünleşmenin önündeki başlıca engeldir. 4. Din etmeni: 1960'lı ve 1980 'li yıllarda aldığı göçlerle gelenlerin çoğunluğunu oluşturan Müslüman Kuzey Afrikalı göçmenler, Fransa'da İslam dininin

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm MSGSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA BÖLÜMÜ PLN 703 KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm 2014-2015 GÜZ YARIYILI Prof.Dr. Fatma ÜNSAL unsal.fatma@gmail.com TÜRKİYE NİN KENTLEŞME DİNAMİKLERİ Cumhuriyet öncesi Cumhuriyet

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Farklı Sistemlerde Kentleşme

Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Kentleşme ve kent planları farklı ekonomik sistemlere göre değişebilir. Kapitalist ve sosyalist ülkelerin kentleşme biçimleri, (keskin olmamakla

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

Kentsel Dönüşüm ve Sulukule Çocuk Atölyesi

Kentsel Dönüşüm ve Sulukule Çocuk Atölyesi Kentsel Dönüşüm ve Sulukule Çocuk Atölyesi Cem Ergun Araş. Gör. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyoloji Bölümü E-posta: tusawi@hotmail.com Sulukule Çocuk Atölyesi İlanı Fotoğraf 1. Çocuk atölyesinin görünümü

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

Çalışma alanları. 19 kasım 2012

Çalışma alanları. 19 kasım 2012 Çalışma alanları 19 kasım 2012 Çalışma alanları Hizmet alanları Sanayi alanları Tarım tarımsal üretim tarım+ticaret kenti Sanayi imalat sanayi atölyeden hafif sanayi fabrikaya ağır sanayi seri üretim (fordizm)

Detaylı

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN?

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? -Nereden?- Sosyal Sorunlar? İşsizlik, yoksulluk, ayırımcılık. Sosyal sınıflar, tabakalar, gruplar? İşsiz, yaşlı, çocuk, engelli. Yasalar, kurumlar, araçlar? -Anayasa,

Detaylı

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye de İnsana Yakışır İstihdamın Geliştirilmesi Alena Nesporova Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktör Yardımcısı Uluslararası Çalışma Ofisi, Cenevre Sunumun yapısı Kriz öncesi

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE GENEL BİR BAKIŞ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE GENEL BİR BAKIŞ Dosya İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE GENEL BİR BAKIŞ İnsan hayatının ve sağlığının sömürme, aşırı kârlar uğruna nasıl hiçe sayıldığının en açık biçimde yaşandığı ülkelerden birisi de Türkiye'dir. Teoman Öztürk

Detaylı

Serbest zaman etkinlikleri. Alternatif serbest zaman etkinlikleri. Alternatif Sporlar. Alternatif Turizm... Ekstrem sporlar Yaşam tarzı sporları

Serbest zaman etkinlikleri. Alternatif serbest zaman etkinlikleri. Alternatif Sporlar. Alternatif Turizm... Ekstrem sporlar Yaşam tarzı sporları Serbest zaman etkinlikleri Alternatif serbest zaman etkinlikleri 1 2 Alternatif Sporlar Geleneksel sporlardan farklı olma, onları farklılaştırma Futbol, basketbol, voleybol. Geleneksel sporlara meydan

Detaylı

ŞANLIURFA BELEDİYESİ. Mehmet Fevzi Yücetepe Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı

ŞANLIURFA BELEDİYESİ. Mehmet Fevzi Yücetepe Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı ŞANLIURFA BELEDİYESİ Mehmet Fevzi Yücetepe Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı Şanlıurfa da Göç Olgusu Şanlıurfa da Göç Olgusu Şanlıurfa daki göç olgusu ağırlıklı olarak Köyden Kente Göç eksenlidir. EKOSEP

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Sosyal Devlet Sosyal Belediyecilik İlkeler Uygulamalar

Sosyal Devlet Sosyal Belediyecilik İlkeler Uygulamalar Sosyal Devlet Sosyal Belediyecilik İlkeler Uygulamalar Sosyal Devlet Bir Sonuç Olarak Sosyal Devlet: Emek mücadelelerinin sonucu Demokrasinin Sonucu Tarihsel, toplumsal, coğrafik gelişmelerin sonucu Buradaki

Detaylı

KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS

KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS YEREL-BÖLGESEL POLITIKALARIN PLANLANMASINDA SÖZ HAKKIMIZ KANAL İSTANBUL PROJESI KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS Türkiye nüfusunun yaklaşık beşte biri, yani 14 milyon 160 bin 467 kişi, İstanbul

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI İSTANBUL ATIK MUTABAKATI 2013 ün Mayıs ayında İstanbul da bir araya gelen dünyanın farklı bölgelerinden belediye başkanları ve seçilmiş yerel/bölgesel temsilciler olarak, küresel değişiklikler karşısında

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası TMMOB SANAYİ KONGRESİ 2009 11 12 ARALIK 2009 / ANKARA ALAN ARAŞTIRMASI II Türkiye de Kalkınma ve İstihdam Odaklı Sanayileşme İçin Planlama Önerileri Oda Raporu Hazırlayanlar

Detaylı

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER DUNYA GIDA GUNU ACLIGA KARSI BIRLESELIM Dr Aysegul AKIN FAO Turkiye Temsilci Yardimcisi 15 Ekim 2010 Istanbul Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Lütfi ĠNCĠROĞLU Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı GiriĢ Nüfusunun yarısı kadın olan ülkemizde, kadınların işgücü piyasasına

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

Yerelleşme ve İyi Yönetişim

Yerelleşme ve İyi Yönetişim economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikaları araş t ı rmaenstitüsü Yerelleşme ve İyi Yönetişim Emre Koyuncu 7.Yönetim ve Mühendislik Günleri 10 Mart 2007, Ankara Yurttaş ve Yönetim Hizmet İlişkisi

Detaylı

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 İÇERİK Amaç, Vizyon Hazırlık Süreci İnovasyona Dayalı Mevcut Durum Stratejiler Kümelenme ile ilgili faaliyetler Sorular (Varsa) İNOVASYON & KÜMELENME

Detaylı

UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü. Sema AKMEŞE/ İrem ALPASLAN UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektör Uzmanı

UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü. Sema AKMEŞE/ İrem ALPASLAN UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektör Uzmanı UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü Sema AKMEŞE/ İrem ALPASLAN Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektör Uzmanı 31 Ekim - 1 Kasım 2014, Antalya UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü Günümüz toplumlarında

Detaylı

Çoğulcu Demokratik Toplum İçin Aile Eğitimi Projesi

Çoğulcu Demokratik Toplum İçin Aile Eğitimi Projesi Çoğulcu Demokratik Toplum İçin Aile Eğitimi Projesi Prof. Dr. Sevda ULUĞTEKİN * 0 Doç. Dr. İbrahim CILGA * Yrd. Doç. Dr. Sunay İL Özet: Türkiye'de demokratik toplumun gelişmesinde aile temel kurumlardan

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

KADIN DOSTU KENTLER - 2

KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları 7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları Seda GÖKSU AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi Sunum Planı 7.ÇP SSH Araştırma Alanı 7.ÇP SSH alanı projelerine nasıl ortak olabilirim?

Detaylı

Başarılı Mesleki Beceri ve İstihdam Politikaları

Başarılı Mesleki Beceri ve İstihdam Politikaları Başarılı Mesleki Beceri ve İstihdam Politikaları Gösterge 2004 2008 2012 Nüfus (Bin Kişi) 66.379 69.724 73.604 15+ Nüfus (Bin Kişi) 47.544 50.772 54.724 Genç Nüfus (15-24 yaş) (Bin Kişi) 11.840 11.490

Detaylı

Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi. Temel Eği)m Genel Müdürlüğü. Funda KOCABIYIK Genel Müdür

Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi. Temel Eği)m Genel Müdürlüğü. Funda KOCABIYIK Genel Müdür Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi Temel Eği)m Genel Müdürlüğü Funda KOCABIYIK Genel Müdür 2013 I. Türkiye de Geçmişten Günümüze Erken Çocukluk Eğitimi II. Türkiye de Erken Çocukluk Eğitiminin Yapısı III.

Detaylı

Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik. İdari Özet Türkçe

Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik. İdari Özet Türkçe Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik İdari Özet Türkçe Avustralya Hükümet hizmetlerinin Avustralya nın kültür ve dil bakımından çeşitlilikler gösteren nüfusuna duyarlılığı üzerine bir araştırma

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

SANAYİ KENTİNDE ÇALIŞANLAR -ÇATIŞANLAR

SANAYİ KENTİNDE ÇALIŞANLAR -ÇATIŞANLAR SANAYİ KENTİNDE ÇALIŞANLAR -ÇATIŞANLAR TEPKİLER PARİS 1848 ayaklanması Avrupa kentleri 1848 ayaklanmaları CHICAGO 1877 İşçi Ayaklanması 1886 Haymarket ayaklanması NEW YORK Grevler ve Triangle Yangını 1911

Detaylı

KENTSEL TASARIM ve KATILIM

KENTSEL TASARIM ve KATILIM KENTSEL TASARIM ve KATILIM Kentsel Tasarım Kamusal Mekan Kamusal Mekan Olarak Yeşil Alan Katılım OET Ya sonra? Kentsel Tasarım Kentsel tasarım, çağdaş yaşama hizmet eden yapılar ve kamusal mekan arasında

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

6 TEMEL İLKESİ. 1 Bilgi 2 Bilinç 3 Buluşma 4 Beklenti 5 Belirsizlik 6 Benimseme

6 TEMEL İLKESİ. 1 Bilgi 2 Bilinç 3 Buluşma 4 Beklenti 5 Belirsizlik 6 Benimseme U Z L A Ş M A Y Ö N E T İ M İ N İ N 6 TEMEL İLKESİ 1 Bilgi 2 Bilinç 3 Buluşma 4 Beklenti 5 Belirsizlik 6 Benimseme UZLAŞMA YÖNETİMİNİN 6B BASAMAKLARI Günümüzde, Planlama ve Proje Geliştirme süreçleri,

Detaylı

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Haz: Emrah GÖKER, 4 Mayıs 2007 Ekonomi insanların nasıl tercih yaptıklarıyla ilgili ise, sosyoloji insanlara nasıl yapacak hiçbir tercih bırakılmadığıyla ilgilidir.

Detaylı

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Prof. Dr. Reiner Staubach ve Tülin Kabis-Staubach (Planerladen

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2

EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 EMEK ARAŞTIRMA RAPORU-2 KAMU İSTİHDAM RAPORU (Aralık, 2015) Ø KAMU SEKTÖRÜNDE İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİ SAYISI YÜZDE 3,4! GERİLEDİ. KADROLU İŞÇİ SAYISI İSE YÜZDE 4,6 DÜŞTÜ! Ø BELEDİYELERDE KADROLU İŞÇİ SAYISI

Detaylı

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri 2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması İleri Analiz Çalışması Türkiye de Doğurganlık Tercihleri Dr. Pelin Çağatay Melike Saraç Emre İlyas Prof. Dr. A. Sinan Türkyılmaz 10 Eylül 2015, Hilton Oteli, Ankara

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Sosyolojiye Giriş-2 SSG110 2 3+0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Sosyolojiye Giriş-2 SSG110 2 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Sosyolojiye Giriş-2 SSG110 2 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

Günümüzde orman yangınları, küreselleşen dünyada etkileri ve sonuçları yönünden bütün ülkeleri ilgilendiren doğal afetlerin en önemlilerinden

Günümüzde orman yangınları, küreselleşen dünyada etkileri ve sonuçları yönünden bütün ülkeleri ilgilendiren doğal afetlerin en önemlilerinden Günümüzde orman yangınları, küreselleşen dünyada etkileri ve sonuçları yönünden bütün ülkeleri ilgilendiren doğal afetlerin en önemlilerinden biridir. Yangınlar, dünya genelinde her yıl milyonlarca hektar

Detaylı

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

M-CARE. Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti

M-CARE. Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti M-CARE Engelli ve Yaşlı Bireylere Evde Bakım ve Sağlık Hizmeti Sağlayıcılarının Mobil Eğitimi Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti İş Paketi No: İş Paketi Adı: İP2 Durum Taslak 1 Araştırma ve Analiz

Detaylı

İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir]

İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir] Danimarka Halk Okulları İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir] Folkeskole Danimarka daki devlete bağlı olan ilköğretim ve ortaokul sistemidir. Bir yıl hazırlık sınıfı ile

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

CORPORATE GOVERNANCE

CORPORATE GOVERNANCE 20 Ocak 2004 CORPORATE GOVERNANCE ve TÜRKİYE için fırsatlar Dr.Melsa Ararat İçerik Corporate Governance nedir, neden önemlidir? Dünyanın gündemini neden CG işgal ediyor? Anglo Saxon ülkelerde ve Kıta Avrupasında

Detaylı

KALKINMA BAKANLIĞI DESTEKLERİ DOĞU KARADENİZ KALKINMA AJANSI

KALKINMA BAKANLIĞI DESTEKLERİ DOĞU KARADENİZ KALKINMA AJANSI KALKINMA BAKANLIĞI DESTEKLERİ Bu çalışmada Kalkınma Bakanlığı desteklerinin derlenmiş listesi bulunmaktadır. Derlenen bilgiler ilgili kurum sitelerinden alıntıdır. DOĞU KARADENİZ KALKINMA AJANSI İçindekiler

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI

Detaylı

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1 PLATFORM NOTU'14 / P-1 Yayınlanma Tarihi: 11.03.2014 * Türkiye nin Gizli ları 1 Thomas Masterson, Emel Memiş Ajit Zacharias YÖNETİCİ ÖZETİ luk ölçümü ve analizine yeni bir yaklaşım getiren iki boyutlu

Detaylı

TÜİK in YOKSULLUK ANALİZLERİ ÜZERİNE

TÜİK in YOKSULLUK ANALİZLERİ ÜZERİNE Yıl: 24 Sayı:87 Nisan 2010 9 Güncel TÜİK in YOKSULLUK ANALİZLERİ ÜZERİNE Sıddık Ensari TÜİK periyodik olarak 2002 yılından beri düzenli bir şekilde yaptığı Hanehalkı Bütçe Anketleri sonuçlarını esas alan

Detaylı

Politika Notu 09/2 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI. Yönetici Özeti

Politika Notu 09/2 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI. Yönetici Özeti Politika Notu 09/2 20.03.2009 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI Mehmet Alper Dinçer 1 ve Gökçe Uysal Kolaşin 2 Yönetici Özeti OECD, 2000 den beri üç senede bir OECD ülkeleri ve diğer katılımcı

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN İnsan kaynakları bir organizasyondaki tüm çalışanları ifade eder. Diğer bir deyişle organizasyondaki yöneticiler, danışmanlar,

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 Eyül 2011 Bu yayın Avrupa Birliği nin yardımlarıyla üretilmiştir. Bu yayının içeriğinin sorumluluğu tamamen The Management Centre ve Dikmen Belediyesi ne

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ YÖNETİM İşletme amaçlarına etkili ve verimli bir şekilde ulaşmak üzere planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve denetimin yapılması sürecidir. 2 YÖNETİM TEORİLERİ KLASİK

Detaylı

İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı

İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı Amaç Yerel Yönetimler sertifika programının düzenleniş amacı yaklaşan 2014

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği

Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği 2023 Vizyonu Çerçevesinde Türkiye Tarım Politikalarının Geleceği Çalıştayı Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği Dr. Yurdakul SAÇLI Kalkınma Bakanlığı İktisadi Sektörler ve Koordinasyon Genel

Detaylı

ADANA ÜNİVERSİTE SANAYİ ORTAK ARAŞTIRMA MERKEZİ SWOT

ADANA ÜNİVERSİTE SANAYİ ORTAK ARAŞTIRMA MERKEZİ SWOT ADANA ÜNİVERSİTE SANAYİ ORTAK ARAŞTIRMA MERKEZİ SWOT veya GZFT SWOT ANALİZİ SWOT Analizi; kuvvetli olduğumuz ve büyük fırsatların yattığı alanlara odaklanmamızı sağlar. SWOT Analizi Nedir? İncelenen Kişinin,

Detaylı

YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER

YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER YÖNETİCİ ÖZETİ ÇALIŞMA YAŞAMINDA UZUN DÖNEMLİ EĞİLİMLER: EŞİTSİZLİKLER VE ORTA GELİR GRUPLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER Son dönemdeki uluslararası tartışmalar, giderek artan eşitsizliklere ve bu durumun toplumsal

Detaylı

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KADIN CALISMALARI ANABİLİM DALI Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği Yüksek Lisans Bitirme Projesi Derya Demirdizen Proje Danışmanı Prof.

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

KENTTE YAŞAMAK HAKLAR VE SORUMLULUKLAR. PROF. DR. HASAN ERTÜRK herturkulu@hotmail.com

KENTTE YAŞAMAK HAKLAR VE SORUMLULUKLAR. PROF. DR. HASAN ERTÜRK herturkulu@hotmail.com KENTTE YAŞAMAK HAKLAR VE SORUMLULUKLAR PROF. DR. HASAN ERTÜRK herturkulu@hotmail.com KENT NEDİR? KENTLER TARİHİN DEĞİŞİK DÖNEMLERİNDE FARKLI SOSYO-EKONOMİK İŞLEVLER ÜSTLENMİŞLERDİR. MEDİNE KARYE CİTE POLİS

Detaylı

TÜRKİYE HALKINA VE SİYASAL PARTİLERE SESLENİYORUZ! BU KEZ BİR YA DA BİRKAÇ ÖRGÜT ADINA DEĞİL, YÜZLERCE ÖRGÜTÜN ÜYESİ ENGELLİLER OLARAK KAŞINIZDAYIZ.

TÜRKİYE HALKINA VE SİYASAL PARTİLERE SESLENİYORUZ! BU KEZ BİR YA DA BİRKAÇ ÖRGÜT ADINA DEĞİL, YÜZLERCE ÖRGÜTÜN ÜYESİ ENGELLİLER OLARAK KAŞINIZDAYIZ. ÜLKEMİZİN ÇEŞİTLİ YÖRELERİNDEN, MİLYONLARCA ENGELLİYİ TEMSİLEN, EŞİT HAKLAR VE BAĞIMSIZ BİR YAŞAM ÖZLEMİNİ HAYKIRMAK; YENİ SEÇİLECEK PARLAMENTOYA VE KURULACAK HÜKÜMETE SESİMİZİ VE İSTEMLERİMİZİ ŞİMDİDEN

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Kongresi Ankara, 25 Ağustos 2008 Y.Doç.Dr. İpek İlkkaracan İstanbul Teknik Üniversitesi Kadının

Detaylı

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları Y. Doç. Dr. Tamer Atabarut Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi Müdürü atabarut@boun.edu.tr Avrupa 2020 Stratejisi: Akıllı, Sürdürülebilir

Detaylı