SOSYAL GÜVENL K HUKUKU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SOSYAL GÜVENL K HUKUKU"

Transkript

1 SİCİL MESS Ad na Sahibi Tu rul KUDATGOB L K MESS Yönetim Kurulu Başkan Yaz şleri Müdürü Av. smet S PAH MESS Genel Sekreteri Yay n Yönetmeni Av. Mesut ULUSOY Yay n Kurulu Av. Ahmet BÖLÜKBAŞI Av. Erten CILGA Av. lhan DOĞAN Av. Ender KIZILRAY Av. Şeyda AKTEK N Av. Na me HOZAR Av. Vahap ÜNLÜ Av. Selçuk KOCABIYIK Av. Uygar BOSTANCI Av. Murat BATUR Bask Hanlar Matbaac l k San. ve Tic. Ltd. Şti. Yeşilce Mah. Aytekin Sok. No. 16 Ka thane stanbul Yay n Türü Yerel süreli yay n. MESS in üç ayl k yay n organ d r. ISSN Bask Tarihi 27 Eylül 2010 Türkiye Metal Sanayicileri Sendikas Abidei Hürriyet Cad. Mecidiyeköy Yolu No. 268, MESS, Şişli stanbul Tel: Faks: e-posta: Görüşler yazarlara aittir. Kaynak gösterilerek al nt yap labilir. Eylül 10 Yıl 5 Sayı 19 B REYSEL Ş HUKUKU İş Sağlığı ve Güvenliği Gelişmelerine Eleştirel Bir Yaklaşım... 5 Prof. Dr. Tankut CENTEL İş Güvencesi Hükümleri Çerçevesinde Süresinde İşverene Başvuruda Bulunup Davet Edildiğinde İşe Başlamayan İşçinin Davranışına Bağlanan Hukuki Sonuçlar...12 Prof. Dr. Ünal NARMANLIOĞLU Eğitim Giderleri Karşılığı Cezai Şart ve İş Akdinin Feshi...28 Doç. Dr. Mustafa ALP İşyeri Hekiminin Tam Gün Çalışma Zorunluluğu Nedeniyle Çalışma Koşullarının Değişmesi...41 Doç. Dr. Aydın BAŞBUĞ İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı Taslağı nın Değerlendirilmesi...48 Doç. Dr. Fuat BAYRAM KARAR NCELEMELER İş Sözleşmesinin Bağımlılık Unsuru...63 Prof. Dr. Haluk Hadi SÜMER İşverenin İşçisini Başka Bir İşyerine Nakil Yetkisini İş Sözleşmesiyle Saklı Tutmasına İlişkin Yargıtay Kararı İncelemesi...74 Dr. Ertan İREN TOPLU Ş HUKUKU İşveren ve İşkolu Değişikliğinin Yetki Süreci ve Toplu İş Sözleşmesine Etkisi...88 Prof. Dr. Erol AKI Toplu İş Sözleşmesinden Yararlanma Av. İlhan DOĞAN KARAR NCELEMES Yetki Tespitine İtiraz Dilekçesinin İlgili İdari Mercilere Kaydettirilmesi Av. Selçuk KOCABIYIK SOSYAL GÜVENL K HUKUKU Sosyal Sigorta Prim Borçlarının Tahsilinde Zamanaşımı Zehra AYAN 5510 Sayılı Yasa nın 56/son Maddesindeki Düzenlemenin, Anayasal Eşitlik ve Özel Yaşama Saygı İlkeleri Yönünden Değerlendirilmesi Ercan TURAN Kısmi Süreli Çalışanların Eksik Günlerine İlişkin GSS Primleri Dr. Özkan BİLGİLİ

2 KARAR NCELEMES 5510 Sayılı Kanun un Yürürlük Tarihinden Önceki Dönemde Doğum Yapan Kadın Sigortalılar (4A) da Doğum Borçlanması Yapabilirler Prof. Dr. Kadir ARICI MAL HUKUK Ücretlerin Vergilendirilmesi ve 6009 Sayılı Kanun la Bu Konuda Yapılan Düzenlemenin Değerlendirilmesi Doç. Dr. Adnan GERÇEK Sendikalar İçin Mal Bildirimi Uygulaması Av. Aylin AYDOĞMUŞ ÇALIŞMA CEZA HUKUKU Alt İşverenlerin İdari Para Cezalarından Asıl İşverenlerin Sorumluluğu Prof. Dr. Nüvit GEREK AVRUPA B RL Ğ HUKUKU AB de Bir Kısa Çalışma Değerlendirmesi Av. Ahmet N. BÖLÜKBAŞI KARAR NCELEMESİ Toplu İşçi Çıkarmaya İlişkin ATAD Kararı ve 98/59/EC Sayılı AB Yönergesi Hükümlerinin Yorumu Av. Nağme N. HOZAR

3 Yargı Kararları Gözardı Edilmemeli! Endüstri ilişkileri gündemi hareketli olduğu kadar tartışmalarla da dolu. Gündemi hareketli kılan en önemli değişiklik ise 6009 sayılı Kanun la ilgili. Bilindiği üzere, 1 Ağustos 2010 tarihinde Resmi Gazete de yayımlanan 6009 sayılı Kanun ile İş Kanunu nda değişiklik yapıldı. İş Kanunu nun 2. maddesine yeni bir fıkra eklenerek; İş Kanunu nun uygulanması bakımından; işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, ortak sağlık ve güvenlik birimi ile eğitim kurumunun neleri ifade ettiğine dair hüküm getirildi. Aynı Kanun la İş Kanunu nun 81. maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılarak, ikinci fıkradan sonra gelmek üzere iki fıkra eklendi. İlk fıkra, Danıştay Kararlarından sonra adeta işlemez hale gelen, İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik hükümlerinin yerine yeni bir yönetmeliğin çıkarılmasını öngörüyor. Fıkrada dikkat çekici olan ve olumlu olarak nitelendirilebilecek husus, eski düzenlemeden farklı olarak söz konusu Yönetmeliğin tarafların görüşü alınarak Bakanlıkça düzenleneceği yönündeki düzenleme. Bilindiği üzere, bahsi geçen Yönetmeliğin bir kısım hükümlerinin yürütmesinin Danıştay kararları ile durdurulması sonucunda iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesi konusundaki büyük belirsizlik halen devam ediyor ve işyeri hekimi ile iş güvenliği uzmanı istihdamında sorunlarla karşılaşılıyor. İlgili maddenin ikinci fıkrasına göre ise işyeri hekimlerinin, işyeri sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmeleri ve hizmet verilen işyerlerinde çalışan işçilerle sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmeleri hususunda diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmayacak sayılı Kanun ile yapılan bir diğer değişiklik ise Gelir Vergisi Kanunu nda. Ne var ki söz konusu yeni düzenleme, tartışmalara açık. Şöyle ki; Gelir Vergisi Kanunu nun 103. maddesinde yer alan vergi tarifesindeki fazlası % 35 oranında ibaresinin, ücret gelirleri yönünden iptali için Anayasa Mahkemesi nde açılan davada; Mahkeme, 8 Ocak 2010 tarihli Resmi Gazete de EYLÜL 10 SİCİL yayımlanan Kararı yla söz konusu düzenlemeyi,...anayasa, ücreti, diğer gelirlerden farklı olarak özel şekilde düzenlemiş, bu düzenlemede ücretin özellikli ve ayrık durumunu gözeterek, Devlet e adaletli bir ücret için tedbir alma görevi vermek suretiyle koruma altına almıştır. Anayasa nın 73. maddesindeki mali güç ilkesi ile 55. maddesindeki adaletli bir ücret elde etme ilkesi bir arada değerlendirildiğinde, ücret gelirlerinin ücret dışında elde edilen gelirler ile aynı oranda vergiye tabi tutulması ve hiçbir önlem alınmadan ücrette azalmaya neden olacak şekilde yükseltilmesi, adalet ilkesini de zedeler. gerekçesiyle iptal etmişti. Anayasa Mahkemesi nin iptal kararına uygun bir düzenleme çıkarılması beklenirken, yapılan düzenlemede ücretlilere uygulanan % 35 vergi oranının ortadan kaldırılması yerine, sadece son iki dilimde yer alan tutarların artırılması yoluna gidilmiştir. Halbuki, Anayasa Mahkemesi, iptal kararında vergi tarifesi dilim tutarlarından değil, vergi tarifesi oranlarından bahsetmiş ve son dilime uygulanan vergi oranını iptal etmiştir. Sözün özü, yapılan düzenleme, Anayasa Mahkemesi Kararı nın gerekçesini karşılamaktan uzak kalmıştır. İş sağlığı ve güvenliği gelişmelerine eleştirel bir yaklaşım, eğitim giderleri karşılığı cezai şart ve iş akdinin feshi, alt işverenlerin idari para cezalarından asıl işverenlerin sorumluluğu, işveren ve işkolu değişikliğinin yetki süreci ve toplu iş sözleşmesine etkisi, ücretlerin vergilendirilmesi ve 6009 sayılı Kanun la bu konuda yapılan düzenlemenin değerlendirilmesi dergimizin 19. sayısında değerlendirilen konu başlıklarından bazıları. Gündemi takip eden makaleler ve karar incelemelerinin yer aldığı dergimizi siz değerli okuyucularımızın bilgilerine sunarız. Saygılarımla, Av. İsmet Sipahi

4

5 Prof. Dr. Tankut CENTEL Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Gelişmelerine Eleştirel Bir Yaklaşım I. Giriş 6009 sayılı Yasa nın İş Kanunu nun 81 inci maddesinde yaptığı son değişiklik ile bu maddenin daha önceki metnine dayanılarak çıkarılmış bulunan İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri İle Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik in bazı hükümleri için Danıştay Onuncu Daire nin son dönemde verdiği yürütmenin durdurulması kararları, dikkatleri yeniden iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri alanında toplamıştır. Diğer yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; Temmuz 2010 tarihi itibariyle, yeni bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı taslağını hazırlamış ve bunu sosyal tarafların görüşüne sunmuştur 1. İş sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan tüm bu gelişmeler, belli bir sürecin sonunda gelinen son noktayı göstermektedir. Buraya nasıl ve neden gelindi sorularının yanıtı ise, büyük ölçüde, İş Kanunu nun 81 ile 82 nci maddelerinde geçirilen değişikliklerin içeriğinin ve bu süreci yaratan etkenlerin araştırılıp ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bu nedenle, aşağıda ilkin, söz konusu yasal değişikliklerin kapsamı ve daha sonra da, ortaya çıkan sürecin gelişme eğilimleri üzerinde durulacaktır. II Sayılı İş Kanunu nun Başlangıçtaki Yaklaşımı 4857 sayılı İş Kanunu, 10 Haziran 2003 tarihli Resmi Gazete deki 2 ilk metninde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri nden hiç söz etmeksizin, işyeri hekimleri (m. 81) ile iş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanlar (m. 82) hakkında düzenlemeler kabul etmiştir. Ayrıca, her iki madde; uygulama esaslarının belirlenmesi amacıyla, birer yönetmelik çıkarılmasını öngörmüştür. Bu bağlamda, İş K. m. 81 hükmüne dayanılarak İşyeri Sağlık Birimleri ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri İle Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik 3 ve İş K. m. 82 hükmüne dayanılarak da İş Güvenliği İle Görevli Mühendis veya Teknik Elemanların Görev, Yetki ve Sorumlulukları İle Çalışma Usul ve Esasları 5

6 Hakkında Yönetmelik 4 çıkarılmıştır. Ancak, bunlardan ilkinin dördüncü maddesindeki işyeri hekimi tanımı ile 18, 19, 20, 25 ve 26 ncı maddeleri ve ikincisinin de dördüncü maddesindeki iş güvenliği uzmanı tanımı ile 5, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 ve 16 ncı maddeleri, Danıştay Onuncu Daire tarafından iptal edilmiştir 5. III Sayılı Yasa yla Yapılan Değişiklik tarih ve 5538 sayılı Yasa 6, kamu kurum ve kuruluşlarındaki işyeri hekimliği hizmetlerinin görülmesinde duyulan sıkıntıları gidermek üzere, İş K. m. 81 hükmüne son bir fıkra eklemiş 7 ve söz konusu kuruluşlarda ilgili mevzuatına göre çalıştırılmakta olan hekimlere, bunlara gerekli eğitim aldırılmak suretiyle ve bunların asli görevleri kapsamında, çalışmakta oldukları kurum ve kuruluşların asıl işveren olarak çalıştırdıkları işçilerin işyeri hekimliği hizmetlerini görmeleri ve anılan kuruluşların diğer personel için oluşturulmuş sağlık birimlerine de, işyeri sağlık birimi olarak kullanılma olanaklarını tanımıştır. IV Sayılı Yasa yla Öngörülen Model 1. İş K. m. 81 ile 82 hükümlerindeki değişiklik İş K. m. 81 ve 82 hükümlerine dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerin önemli sayılabilecek hükümlerinin Danıştay Onuncu Daire tarafından iptal edilmesi 8 üzerine, bu konudaki yargı kararlarıyla başa çıkamayacağını gören Bakanlık, yasal değişiklik için harekete geçmiştir. Bu bağlamda, madde başlığıyla birlikte İş K. m. 81, tarih ve 5763 sayılı Yasa nın dördüncü maddesiyle, yeniden düzenlenmiş; İş K. m. 82 de, aynı yasanın 37 nci maddesiyle, yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak, yapılan değişiklikte, yürürlükten kaldırılan İş K. m. 82 hükmünün öngörmüş olduğu iş güvenliği ile görevli mühendis veya teknik elemanlar dan vazgeçilmemiş; bunlar, İş K. m. 81 hümünün yeni içeriğine, iş güvenliği uzmanı olan bir veya birden fazla mühendis veya teknik eleman olarak geçmiştir. Böylece, işyerinde ayrı ayrı olmak üzere işyeri hekimleri ile iş güvenliği mühendis ve teknik elemanlarının düzenlenmesi yerine, işyeri sağlık ve güvenlik birimi esasının getirilmesi benimsenmiştir sayılı Yasa yla öngörülen modelin öncekinden ayrılan en önemli özelliği, işverenlere ortak sağlık ve güvenlik birimleri nden iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini alma olanağının yaratılmasıdır. Bunun ayrıntılarını düzenlemek üzere, işyeri sağlık ve güvenlik biriminde görevlendirilecek işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve işverence görevlendirilecek diğer personelin nitelikleri, sayısı, işe alınmaları, görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma şartları, eğitimleri ve belgelendirilmeleri, görevlerini nasıl yürütecekleri, işyerinde kurulacak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alınmasına ilişkin hususlar ile bu birimlerde bulunması gereken personel, araç, gereç ve teçhizat, görevlendirilecek personelin eğitim ve nitelikleri Sağlık Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği ve Türk Mimar Mühendis Odaları Birliğinin görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. hükmü getirilmiştir. Bu bağlamda, İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri İle Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik 9, kabul edilmiştir. Ancak, Danıştay Onuncu Daire, söz konusu yönetmeliğin önemli görünen bazı hükümlerinin yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiştir Yürütmenin durdurulması kararları Danıştay Onuncu Daire, İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri İle Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik in bazı hükümlerine ilişkin olarak, son dönemde yürütmenin durdurulması kararlarını vermiştir. Söz konusu kararlar, gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı teşkilatı ve gerekse işyerleri bakımından, çalışma yaşamında, önemli güçlükler yaratmaktadır. Bunlardan 11 ilki, anılan yönetmeliğin 40 ıncı maddesine ilişkindir. Bu bağlamda, Danıştay Onuncu Daire; ilkin, Türk Tabipleri Birliği nin açtığı bir davada, anılan yönetmeliğin 40 ıncı 6

7 larını durdurmuştur 13. Ancak, Bakanlığın durdurma kararı tarihine kadar özel hukuk tüzel kişilerinin eğitimlerine katılmış bulunan yaklaşık kişinin geleceğinin ne olacağı sorunu, halen çözümlenmemiştir. Diğer yandan, İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri İle Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik, Danıştay Onuncu Daire nin bu yılın Nisan ayında vermiş bulunduğu iki önemli yürütmenin durdurulması kararıyla, adeta uygulanamaz duruma gelmiştir. Gerçekten, Danıştay Onuncu Daire; söz konusu yönetmeliğin 4/b-c, 35, 40-42, 44, 47, 48, 54 ve 56 ncı maddelerine ilişkin olarak verdiği her iki yürütmenin durdurulması kararıyla, iş sağlığı ve güvenliği uygulamasında boşluk yaşanılmasına yol açmıştır. Nitekim, Danıştay Onuncu Daire; ilkin, TMMOB Makine Mühendisleri Odası nın açmış bulunduğu davada, iş güvenliği uzmanlık eğitiminin Bakanlık veya üniversiteler 14 çerçevesinde verilebileceği ve Bakanlığın sadece kendi programındaki eğiticilerin niteliklerini belirleyebileceği gerekçesiyle, söz konusu yönetmeliğin 4/b-c, 35, 40-42, 44, 47, 48, 54 üncü madde hükümlerinin ve iş güvenliği uzmanlığı belgesi alınabilmesi için eğitim programlarına katılmayı öngördüğü gerekçesiyle de aynı yönetmeliğin 56 maddesinin 1/a-3, 1/b-2, 1/b-4, 1/c-1 ve 1/c-2 alt bent hükümlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmiş ve bu hükümlerin yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiştir 15. Yine, Danıştay Onuncu Daire; aynı tarihte verdiği bir başka kararında da, benzer gerekçelerle adı geçen yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (c) bendinin, 40 ıncı maddesinin, 42 nci maddesinin ikinci bendindeki işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitimi kurumu belgesi ibaresinin, 47 nci maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindeki en az üç yıl (A) sınıfı Bakanlığın durdurma kararı tarihine kadar özel hukuk tüzel kişilerinin eğitimlerine katılmış bulunan yaklaşık kişinin geleceğinin ne olacağı sorunu, halen çözümlenmemiştir. maddesinde yer alan.. veya özel hukuk tüzel kişileri ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına oybirliğiyle karar vermiştir 12. Gerçekten, anılan yönetmeliğin 40 ıncı maddesi, belirtilen karardan önceki metninde, işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının eğitimlerinin, kuruluş kanunlarında işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitimlerini verme yetkisi bulunan kurum ve kuruluşlar, üniversiteler ve Genel Müdürlükçe yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından düzenleneceğini belirtmekteydi. Danıştay Onuncu Daire nin konuya ilişkin kararından sonra ise, 6009 sayılı Yasa nın çıkarılışına kadar, artık özel hukuk tüzel kişilerinin seminer ve eğitim programı düzenleme yetkisinden söz edilememiştir. Nitekim, Bakanlık, daha önce yetkilendirdiği özel hukuk tüzel kişilerinin eğitim program- iş güvenliği uzmanlığı belgesi ile iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yaptığını belgeleyen ibaresinin ve 1. fıkrasının (ç) ve 2. fıkrasının, 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki teorik eğitimin en fazla üçte ikisi uzaktan eğitim yöntemi kullanılarak da verilebilir ibaresinin ve 56 ncı maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 2. alt bendinin yürütülmesinin durdurulmasını kabul etmiştir 16. V Sayılı Yasa yla Benimsenen Sistem 1. Yasa yoluyla düzenleme gereksinimi Zaman içinde verilen Danıştay kararları sonucunda, ilkin, iş güvenliği uzmanı kavramı tartışmaya açılmış; giderek, Bakanlığın, yönetmeliğe hüküm getirmek suretiyle, sağlık ve gü- 7

8 Yasa koyucunun temel kavramları belirlerken göz önünde bulundurduğu nokta, tanımlanacak kavramın her alanda söz konusu olup olmadığıdır. venlik eğitimi verme yetkisini özel hukuk tüzel kişisi ne devredemeyeceği anlaşılmıştır. Değişik bir deyişle, Bakanlık, sağlık ve güvenlik hizmetleri konusunda yasayla öngörülmemiş hususların doğrudan yönetmelikle kabul edilemeyeceğini, nihayet görmüştür. Bu bağlamda, tarih ve 6009 sayılı Yasa 17, kabul edilmiş; söz konusu yasayla ilkin, İş Kanunu nun 2 nci ve 81 inci maddelerinde gerekli değişiklikler (m. 48, 49) yapılmış ve daha sonra da, 3146 sayılı Yasa nın 12 nci maddesine bir bent eklenmek suretiyle (m. 50), Bakanlığa gereken yetki verilmiştir. Söz konusu değişikliğin 6009 sayılı Yasa içinde yapılışı, yasama (hukuk) tekniği açısından, hukuken tam bir garabettir. Gerçekten, 6009 sayılı Yasa nın tam adı, Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun dur. Halk arasında torba kanun olarak adlandırılan bu tür bir yasanın, çok sayıda yasada değişikliğe gitmesinin hukuken mümkün olmasına karşın, değiştirilmek istenen yasalar arasında konu itibariyle bir ilginin bulunması zorunludur. İş sağlığı ve güvenliği konusundaki bir yasal değişikliğin ise, anılan yasanın bağlantılı olduğu Gelir Vergisi Kanunu yla hiçbir ilgisinin bulunmadığı açıktır. 2. İş Kanunu ndaki değişiklikler a.) İş K. m. 2 deki değişiklik Şimdiye kadar tüm iş yasalarının başında temel kavramlar olarak sadece işçi, işveren, işveren vekili ve işyeri kavramları tanımlanırken; 6009 sayılı Yasa, bunların içine işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, ortak sağlık ve güvenlik birimi ve eğitim kurumu kavramlarını katmıştır (m. 48). Buna göre, 4857 sayılı İş Kanunu nun uygulanması bakımından: - İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görev yapmak üzere Bakanlıkça belgelendirilmiş hekimler, işyeri hekimini; mühendis, mimar ve teknik elemanlar ise iş güvenliği uzmanını, - İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini vermek üzere, gerekli donanım ve personele sahip olan Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketlerce kurulan ve işletilen müesseseler ortak sağlık ve güvenlik birimini, - İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görev yapacak işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının eğitimlerini vermek üzere Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketlerce kurulan ve işletilen müesseseler eğitim kurumunu, anlatacaktır (İş K. m. 2/IV). Söz konusu değişiklikle getirilen tanımlar, dikkat edileceği üzere, daha önceki Danıştay kararlarında yer alan esaslarla çelişen unsurları içermektedir. Nitekim, özellikle, şimdiki işyeri hekimi ile iş güvenliği uzmanı kavramları ve Bakanlığa ait iş sağlığı ve güvenliği eğitimi yetkisinin özel hukuk tüzel kişileri ne 18 devredilemeyeceği esası, daha önceki Danıştay kararlarına temel gerekçe oluşturmaktaydı 19. Diğer yandan, yasa koyucunun temel kavramları belirlerken göz önünde bulundurduğu nokta, tanımlanacak kavramın her alanda söz konusu olup olmadığıdır. Nitekim, daha önceki temel kavramlar olarak işçi, işveren, işveren vekili ve işyeri kavramları, İş Kanunu nun (bireysel iş hukukunun) her alanında rastlanılacak kavramlardandır. Yeni getirilen işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, ortak sağlık ve güvenlik birimi ve eğitim kurumu kavramları ise; öncelikle, İş Kanunu nun Beşinci Bölüm ünü oluşturan İş Sağlığı ve Güvenliği ni ilgilendirmektedir. Bu itibarla, yeni tanımlanan kavramlara İş Kanunu nda seçilen yerin isabeti, yasama tekniği açısından, tartışmaya açık görünmektedir. b.) İş K. m. 81 deki değişiklik 6009 sayılı Yasa nın 49 uncu maddesiyle, İş Kanunu nun 81 inci maddesine: 8

9 Yeni tanımlanan kavramlara İş Kanunu nda seçilen yerin isabeti, yasama tekniği açısından, tartışmaya açık görünmektedir. İşyeri sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin nitelikleri, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alınmasına ilişkin hususlar, bu birimlerde bulunması gereken araç, gereç ve teçhizat ile görevlendirilecek işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personelinin nitelikleri, sayısı işe alınmaları, görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma şartları, görevlerini nasıl yürütecekleri, eğitimleri ve belgelendirilmeleri ile eğitim kurumlarının yetkilendirilmeleri, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı eğitim programlarının ve bu programlarda görev alacak eğiticilerin niteliklerinin belirlenmesi ve belgelendirilmeleri ile eğitimlerin sonunda yapılacak sınavlar ilgili tarafların görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. İşyeri hekimlerinin, işyeri sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmeleri ve hizmet verilen işyerlerinde çalışan işçilerle sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmeleri hususunda diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmaz. şeklinde anlatım taşıyan iki fıkranın eklenmesi kabul edilmiştir (m. 49). Bunlardan ilki, Danıştay Onuncu Daire nin daha önce belirtilen 20 yürütmenin durdurulması kararlarından sonra adeta işlemez hale gelen, tarihli İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri İle Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik 21 hükümlerinin yerine yeni bir yönetmeliğin çıkarılmasını öngörmektedir. Yönetmelik çıkarılmasını öngören yeni metnin öncekinden ilk bakışta ayrılan en önemli yanı; söz konusu yönetmeliğin, Sağlık Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği ve Türk Mimar Mühendis Odaları Birliğinin görüşleri yerine ilgili tarafların görüşü alınarak çıkarılacak olmasıdır. Buradaki ilgili taraflar, olsa olsa, bildiğimiz sosyal taraflar olsa gerektir. Çünkü, üçlü danışma ve sosyal diyalog esasları çerçevesinde aslolan, Bakanlığın çalışma yaşamının işçi ve işveren taraflarına danışması, yani onların görüşlerini almasıdır. Bu bağlamda, Türk Tabipleri Birliği ile Türk Mimar Mühendis Odaları Birliği nin görüşü alınacak kuruluşlar olmaktan çıkarılışı, hemen akla, bunların daha önce yönetmelik iptal davalarını açan kuruluşlar olmalarını getirmektedir. Gerçekten, her iki kuruluş da, söz konusu davalarla hiç de yabana atılmayacak kazanımlara ulaşmış ve Bakanlık, salt kendi başına yönetmelik çıkarmakla, anılan yargı kararlarının üstesinden gelemeyeceğinin farkına varabilmiştir. Bir diğer kuruluş olarak Sağlık Bakanlığı nın devre dışı bırakılmasının temel nedeni olarak da; anılan bakanlığın, daha doğrusu şu andaki Sağlık Bakanı nın, sağlık personelinin tam gün çalışma esasları konusunda kamuoyunca bilinen tutum ve görüşleri gösterilebilir. Nitekim, yönetmelik çıkarılmasını öngören fıkra eklendikten sonra, bunun ardından hemen, işyeri hekimlerinin, işyeri sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde görevlendirilmeleri ve hizmet verilen işyerlerinde çalışan işçilerle sınırlı olmak üzere görevlerini yerine getirmeleri hususunda diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri uygulanmaz. anlatımını taşıyan yeni bir fıkraya yer verilmiştir. Bu bağlamda, buradaki diğer kanunların kısıtlayıcı hükümleri yle anlatılmak istenen, tarih ve 5947 sayılı Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun la 22 getirilmek istenen kısıtlayıcı esaslar olsa gerektir sayılı Yasa m. 12 deki değişiklik 6009 sayılı Yasa m. 50, Bakanlığın kuruluş yasası niteliğindeki 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un 12 nci maddesine: işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer teknik ve sağlık personel ile işçilere eğitim vermek için kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketler ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerini yetkilendirmek, gerek- 9

10 Uzunca bir süreden beri idare (Bakanlık) ile (idari) yargı (Danıştay) arasında, iş sağlığı ve güvenliği alanıyla sınırlı kalmak üzere, önemli bir hukuki sürtüşme yaşanmaktadır. tiğinde yetkilerini iptal etmek, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde verilip verilmediğinin kontrol ve denetimini sağlamak, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının eğitimleri sonundaki sınavları yapmak veya yaptırmak, belgelerini vermek şeklinde bir bent ekleyerek, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki Bakanlık yetkilerini pekiştirmiş ve bunlara yasal dayanak sağlamıştır. VI. Kronolojik Gelişmelerin Değerlendirilmesi 1. İdare/yargı sürtüşmesi Uzunca bir süreden beri idare (Bakanlık) ile (idari) yargı (Danıştay) arasında, iş sağlığı ve güvenliği alanıyla sınırlı kalmak üzere, önemli bir hukuki sürtüşme yaşanmaktadır. Buna ilişkin sürtüşme sürecinin, esas olarak, İş K. m. 78/I hükmüne dayanılarak çıkarılmış bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği nin 23 Danıştay Onuncu Daire tarafından iptali kararıyla 24 başladığı ve İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri İle Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Yönetmeliği nin çok sayıdaki hükmü hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmesiyle birlikte doruğa eriştiği söylenmelidir. Belirtilen süreç içerisinde Bakanlığa, iş sağlığı ve güvenliği konularını kendi başına çıkaracağı yönetmeliklerle düzenleyebileceği görüşü hakim olmuş; Danıştay kararlarının sonucunda ise, bunun böyle olmadığı anlaşılmıştır. Bu sürecin başlatılması ise, geçmişte idari davaları açmış bulunan meslek kuruluşlarına aittir. 2. İdarenin diretmesi Bakanlık, başlangıçta, idari yargı kararlarının gereğini yerine getirmeye özen göstermeye çalışmıştır. Nitekim, iş sağlığı ve güvenliği konularının yönetmelik yerine tüzük yoluyla düzenlenmesi gerektiğine işaret eden yargı kararı karşısında, İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü hazırlanıp, Danıştay Birinci Daire nin incelemesine sunulmuş; ancak, Bakanlık tarafından hazırlanan metin, gereken onayı bulamayıp, yargı tarafından iade edilmiştir 25. Daha sonra da, Bakanlık, yargı kararlarında ortaya çıkan esasları izleyip bunlar doğrultusunda düzenleme yapma yolunda, herhangi bir çaba göstermemiştir. İdari yargı kararlarıyla başa çıkamayacağını sezen ve bunlara uyma konusunda kendisini pek bağlı hissetmeyen Bakanlık, bu kez yasama yoluyla getirilecek müdahaleleri çözüm olarak görmeye başlamıştır. Nitekim, bir yandan, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu taslak olarak hazırlanırken; diğer yandan da, konuyla hiçbir ilgisi bulunmayan 6009 sayılı Yasa nın içine, üstelik daha önceki yargı kararlarındaki gerekçelerle bağdaşmayacak düzenlemeler alınmıştır. 3. Uygulama boşluğu Danıştay Onuncu Daire nin yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının sonrasında ortaya çıkan boşluk, 6009 sayılı Yasa nın belirtilen düzenlemeleriyle 26 doldurulmaya çalışılmıştır. Ancak, İş K. m. 81/III değişik hükmünün öngördüğü yönetmelik henüz çıkarılmadığı için, halen uygulama boşluğu yaşanmaktadır. Yeni çıkarılacak yönetmeliğin, hayati birçok hükmünün yürütülmesi Danıştay Onuncu Daire tarafından geçmişte durdurulan önceki yönetmelik hükümlerinden farklı düzenlemeler içereceği söylenemez. Çünkü, 6009 sayılı Yasa yla iş sağlığı ve güvenliği alanında getirilen değişikliklerin, eski yönetmelikte öngörülüp de Danıştay tarafından hukuka uygun bulunmayan düzenlemelerle uyarlı oldukları göze çarpmaktadır. Diğer yandan, işyerleri; belirtilen boşluk yüzünden, iş sağlığı ve güvenliği elemanı istihdamı konusunda, önemli güçlükler yaşamaktadır. Bu açıdan, yapılacak yeni alt düzenlemeler yoluyla yeterli uzman sayısına ulaşılması, işyerlerini iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ko- 10

11 Bakanlık, yeni öngörülen yönetmelikte, oldukça dikkatli davranmak ve 6009 sayılı Yasa yla öngörülen yasal yetkileri aşmamak durumundadır. nusunda, büyük ölçüde rahatlatacaktır. VII. Sonsöz Değişik zamanlarda verilen Danıştay kararlarıyla bunalmış ve adeta köşeye sıkışmış görünen Bakanlık, 6009 sayılı Yasa yla gerçekleşen değişiklikten sonra, istediğini elde etmiş görülmektedir. Ancak, bu kez de 6009 sayılı Yasa yla yapılan değişikliğin, Anayasa yargısına taşınması söz konusu olabilir. Böyle bir durumda, anayasa ile idari yargı organlarının, birbirlerinin kararlarındaki hukuki gerekçeleri dikkate almayacakları söylenemez. Bu bağlamda, özellikle, uygulamayı yakından ilgilendirmesi nedeniyle, eğitici faaliyetlerin ticari şirketlere devrini Anayasa Mahkemesi nin ne biçimde değerlendireceği, merak konusudur. Diğer yandan, Bakanlık, yeni öngörülen yönetmelikte, oldukça dikkatli davranmak ve 6009 sayılı Yasa yla öngörülen yasal yetkileri aşmamak durumundadır. Aksi takdirde, idari yargı organları, yeniden yönetmelik hükümlerinin iptali yoluna gitmek zorunda kalacaktır. Ancak, bu aşamada Bakanlığın, yasayla kendisine tanınan yetkileri kullanacak olması nedeniyle, yargı karşısında görece daha güçlü bir konumda bulunduğu açıktır. Tüm bu gelişmelerin yanısıra, daha önce eğitim almış bulunan kişiler, hiçbir şekilde mağdur edilmemelidir. Bu anlamda, söz konusu kişilerin mağduriyetinin önlenmesi; daha önceki iptallerde olduğu üzere, çıkarılacak yönetmeliğe bir geçici madde getirmek ve bunların durumunu burada düzenlemek suretiyle, her zaman için mümkündür. 3 RG , No RG , No Bkz. Dan. 10. D., /1658; /2159. Ayrıca bkz. Tankut Centel, İş Sağlığı ve Güvenliği Alanındaki Son Gelişmeler, Sicil I, 3 (Eylül 2006), RG , No sk. m. 18/b. 8 Bkz. yukarıda II. 9 RG , No Bkz. aşağıda IV Danıştay kararlarını sağlayan değerli meslekdaşım İsmail Bayer e teşekkür ederim. 12 Bkz. Danıştay Onuncu Daire nin tarihli ve 2009/16602 Esas sayılı kararı. 13 Ayrıntılı bilgi için bkz. Şeyda Aktekin, Danıştay Kararları, İşyeri Hekimleri ve İş Güvenliği Uzmanlarının Eğitimi, MESS İşveren Gazetesi, (Haziran 2010), İş sağlığı ve güvenliği programları hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Fatih Yılmaz, İş Sağlığı ve Güvenliği nde Okul Eğitiminin Önemi: Modern Örnekler Işığında İş Sağlığı ve Güvenliği Lisans Eğitiminin Ülkemizde Uygulanabilirliği, Kamu-İş XI, 1 (2009), 112 vd. 15 Bkz. Danıştay Onuncu Daire nin tarih ve 2009/13770 Esas sayılı kararı. 16 Bkz. Danıştay Onuncu Daire nin tarih ve 2009/13775 Esas sayılı kararı. 17 RG , No Özel hukuk tüzel kişileri anlatımının yerine, yeni metinde Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketler anlatımı geçmiştir. 19 Bkz. yukarıda II ve IV 2 deki Danıştay kararları. 20 Bkz. yukarıda IV Bu arada, günlü ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmış bulunan İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri İle Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ in de, çok fazla bir uygulama alanının kalmadığı söylenmelidir. 22 RG , No RG , No Bkz. Dan. 10. D., / Ayrıntılı bilgi için bkz. Centel, 5 vd. 26 Bkz. yukarıda V. DİPNOTLAR 1 Ayrıntılı bilgi için bkz. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı Taslağı: Yeniden, MESS İşveren Gazetesi, (Ağustos 2010), 6. 2 No

12 Prof. Dr. Ünal NARMANLIOĞLU Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş Güvencesi Hükümleri Çerçevesinde Süresinde İşverene Başvuruda Bulunup Davet Edildiğinde İşe Başlamayan İşçinin Davranışına Bağlanan Hukuki Sonuçlar I. GİRİŞ 4857 sayılı İş Kanunumuzun inci maddelerinde yer verilen ve işçiye iş (fesih) güvencesi sağlayan hükümlerine göre, İş Kanunu ile Basın İş Kanunu kapsamına giren; otuz veya daha fazla işçiye sahip olan işyerlerinde çalışan; asgari altı aylık kıdeme sahip bulunan; işletmenin tümünü idare eden işveren vekili ve yardımcılarıyla, işyerinin tümünü sevk ve idare eden ve işçi almak ve çıkarmak yetkisini haiz işveren vekili sıfatını taşımayan işçilere yönelik bulunan iş güvencesi hükümleri çerçevesinde; belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilerin sözleşmelerini feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Ayrıca hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, işçinin davranışı ve verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemeyecektir. İşte fesih güvencesi hükümleri kapsamına giren bir işçinin işveren tarafından sözleşmesinin -kanuni gereklere aykırılığı dolayısıyla- feshedilmesi halinde yapılan feshin geçerli olmadığı öne sürülerek bir aylık süre içinde mahkemeye (ya da özel hakeme) götürülebilecektir. Mahkemece (ya da özel hakemce) feshin geçersizliğine -ve kanunda öngörülmemesine rağmen uygulamada süregeldiği gibi işçinin işe iadesine- karar verilmesi, iş ilişkisinin hemen canlandırılması sonucunu doğurmayacaktır. Tespit niteliğindeki bu geçersizlik kararına rağmen işçinin işe başlamak için başvuruda bulunmaması ya da işe başlamaması mümkün olduğu gibi; işverenin de işçiyi işe başlatması kadar başlatmama imkanı da bulunmaktadır. İş sözleşmesi ve buna dayalı iş ilişkisinin taraflar arasında devam edip etmeyeceği bu aşamada belli olmayıp; ileride kanuni prosedür içinde tarafların takınacakları tutuma göre şekillenecektir. Feshin geçersizliğinin tespitini içeren mahkeme ya da hakem kararını tebellüğ eden davacı işçinin kanunen belirlenen süre içinde işe başlamaya ilişkin başvurusunu yapması, iş güvencesine bağlanan hukuki sonuçların gündeme gelmesinin ilk adımı olacaktır. 12

13 2003 yılından beri hukukumuza girmiş bulunan iş güvencesi kurumuna ilişkin hükümlerin uygulanması doktrin ve yargı kararlarında önemli görüş ayrılıklarına yol açan sorunları da gündeme getirmiştir. Bu sorunlardan birisi de, mahkeme (ya da hakem) tarafından feshin geçersizliğine karar verilmesi halinde; işçinin kesinleşmiş kararın kendisine tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvurması zorunluluğunu öngören hüküm dolayısıyla ortaya çıkmış bulunmaktadır. Gerçekten İş Kanunu nda mahkeme ya da özel hakem tarafından ısdar edilen feshin geçersizliği kararını tebellüğ eden işçinin belirli bir süre içinde işe başlamak için işverene başvurması öngörülmekte, aksi takdirde yapılan feshin geçerli sayılıp buna göre hukuki sonuçların terettüp ettirileceği belirtilmekte; ancak başvuruda bulunup işverence çağrıldığında bu daveti kabul edip çalışmaya başlamayan işçinin davranışına hangi sonucun bağlanacağı konusunda başka bir hükme yer verilmemektedir. Biz bu yazımızda, feshin geçersizliğini belirleyen mahkeme (ya da özel hakem) kararını alan işçinin kanunda öngörülen süre içinde işverene başvurmasına rağmen, işverence çağrıldığında davete icabet etmeyip çalışmaya koyulmamış, işe başlamamış olması halinde hangi hukuki sonucun doğacağını inceleyeceğiz. Ancak daha önce bu konudaki kanuni düzenlemeyi genel hatları ile hatırlamak, özellikle başvuru nun şekli, anlamı ve kapsamı üzerinde durmak uygun olacaktır. II. İŞÇİNİN İŞVERENE BAŞVURMASINA İLİŞKİN HÜKMÜN ANLAMI VE KAPSAMI 1. Başvurunun Şekli 4857 sayılı İş Kanunumuzun geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları nı düzenleyen 21 inci maddesinin 5 inci fıkrasında işçinin kesinleşen mahkeme (ya da özel hakem) kararının tebliğinden 1 itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak gereğine işaret edilmekte; işçinin bu süre içinde başvuruda bulunmaması halinde işverenin İşe başlamayı, yeniden çalışmaya koyulmayı içermeyen bir başvurunun Kanunun açık hükmüyle bağdaştırılması mümkün olmadığı gibi, formel (biçimsel) bir başvuruya hukuki sonuç bağlamak da iş güvencesinin kanuni prosedürüne ve iş güvencesinin amacına uygun düşmeyecektir. yaptığı feshin geçerli bir fesih sayılacağını ve işverenin sadece bu tür feshin sonuçlarından sorumlu tutulacağı ayrıca belirtilmektedir. Kanunda başvuru nun belirli bir süre içinde yapılması zorunlu tutulmuş; ancak başvurunun anlamı ve şekli konusunda bir düzenleme yapılmamıştır. Başka bir söyleyişle sözü edilen kanun başvurunun nasıl yapılacağı ve nasıl kanıtlanacağı ve daha da önemlisi başvuruda bulunmasına rağmen çağrıldığında işe başlamayan, çalışmaktan kaçınan işçinin davranışının nasıl yorumlanacağı konularında (hususlarında) bir açıklık bulunmamaktadır. Gerçekten İş Kanunumuz işçinin işverene belirli bir süre içinde işe başlaması için başvuracağından söz etmekte; başvuru için herhangi bir şekil öngörmemektedir. Öyleyse işçi bu yoldaki iradesini sözlü veya yazılı olarak ya da bu yoldaki iradesini açığa vuran bir davranışta bulunarak ortaya koyabilir. Diğer taraftan münferiden yapılacak bir başvuru gibi, aynı durumdaki diğer işçilerle birlikte toplu olarak başvurmak da kabil olacaktır 2. Öte yandan başvurunun posta kanalıyla, mektupla, telgrafla yahut noter aracılığıyla yapılabilmesine de bir engel bulunmamaktadır 3. Nihayet başvurunun bizzat yapılması gerekli olmayıp vekil marifetiyle yapılması da mümkündür. Aynı şekilde işçi başvurusunu bizzat işverene ya da vekiline yapabilecektir 4. Nitekim Yargıtayımız yakın tarihli bir kararında uygulamadaki tereddütleri gidererek, işe başlama başvurusunun, kesinleşen mahkeme 13

14 kararı ile birlikte ve şahsen yapılmasının gerekli bulunmadığına; işçinin başvuruyu şahsen ya da yetkili avukatı aracılığıyla yapabileceğini; zira kanunda işçinin şahsen başvuru yapması gerektiğine dair veya işçinin iade başvurusunun ekinde kesinleşen iade kararının sunulmasının zorunlu olduğuna ilişkin bir ibarenin bulunmadığına isabetli olarak işaret etmiştir 5. Nihayet şunu da belirtelim ki, on işgünlük sürenin geçirilmesi halinde olduğu gibi, mahkeme kararının kesinleşmesinden ya da kesinleşen kararın işçiye tebliğ tarihinden önce yapılacak başvurunun da kanuna uygun olamayacağı ve prosedürün bundan böyle işletilmesinin mümkün bulunmayacağı kuşkusuzdur. 2. Başvurunun Anlamı ve Kapsamı Burada önemli olan, çalışmayı sürdürmek, iş ilişkisini devam ettirmek arzusudur. Bu arzu ise işveren davet ettiğinde onun buyruğunda çalışmaya yönelik bir davranışı gerektirmektedir. Sadece formel bir başvuru kanunun amacını gerçekleştiremeyecektir. Şöyle ki başvuruda bulunup, çağrıldığında işe gitmemek veya işyerine gitmekle beraber kendi inisiyatifi ile çalışmaktan kaçınmak ya da işe başlamamak başvuruda bulunmama olgusunu ortaya çıkaracaktır. İşçinin başvurusu soyut ve formel değil gerçekten iş ilişkisini devam ettirmeye işveren ile arasındaki iş sözleşmesini sürdürmeye yönelik olmalıdır; bunun tevsiki ise, işçinin işveren kabul ettiğinde işe başlaması suretiyle olacaktır. Gerçekten de, kanunun amacı (ruhu), başvuruda bulunmanın işçinin çağrıldığında işe koyulması (başlaması) gereğini kapsadığı gibi; kanunda işveren için öngörülmüş yükümlülüklerin uygulanma imkanı da işçinin işe başlaması (koyulması), çalışmaya amade olması olgusunun bulunmasına bağlıdır. İşe başlamayı içermeyen (kapsamayan) bir başvuruyu kanunun açık hükmüyle bağdaştırmak mümkün olmadığı gibi, formel bir başvuruya hukuki sonuç bağlamak da iş güvencesinin amacına ve kanuni prosedüre uygun düşmeyecektir. Şunu belirtelim ki, çalışma arzusu ya da niyeti dışa vurulmadıkça, arzunun ötesine geçip fiil ve hareket kısaca bir (davranış) haline gelmedikçe, doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ortaya konulmadıkça varlığı ya da yokluğu hususunda bir yargıya ulaşılması mümkün olamaz. Başka bir söyleyişle dış dünyaya yansıtılmayan bir arzu (istek) bulunmadıkça, bunun ne olduğunu yani işçinin niyetinin ne olduğunu kestirecek veya belirleyecek bir imkan ve vasıta bulunmamaktadır 6. Bu itibarla kanunun, işçinin çalışmak, işe dönmek için işverene başvuracağını öngören açıklığı bir yana; kanunun ruhu (amacı) başvuruda bulunan işçinin işverence çağrıldığında işe başlaması gereğini kapsadığı gibi kanunda işveren için öngörülmüş yükümlülüklerin uygulanabilme imkanı da işçinin çağrıldığında işe başlaması ve çalışmaya amade olması olgusunun bulunmasına bağlıdır 7. Kısaca belirtmek gerekirse işe başlamayı, yeniden çalışmaya koyulmayı içermeyen bir başvurunun kanunun açık hükmüyle bağdaştırılması mümkün olmadığı gibi, formel (biçimsel) bir başvuruya hukuki sonuç bağlamak da iş güvencesi kanuni prosedürüne ve iş güvencesinin amacına uygun düşmeyecektir. III. Usulünce Başvurması ve İşverence Çalıştırılmak İstenmesine Rağmen İşe Başlamayan (Çalışmaya Yanaşmayan) İşçinin Davranışının Yorumuna İlişkin Görüşler Mahkeme ya da özel hakem tarafından verilen geçersizlik kararını tebellüğ edip süresinde işe başlamak için işverene başvuran ancak usulünce davet edilmesine rağmen çalışmaya yanaşmayan işçinin bu davranışı doktrinde ve Yargıtay kararlarında farklı şekilde yorumlanmaktadır. 1. Doktrindeki Görüşler Konuya ilişkin doktrindeki görüşleri üç başlık altında toplamak mümkündür. a. İşçinin bu davranışıyla sözleşmeyi usulsüz-haksız feshetmiş olacağı Bu konuda öne sürülen bir görüş; mahke- 14

15 menin (ya da özel hakemin) verdiği geçersizlik kararını tebellüğ eden işçinin kanuni süresi -on işgünü- içinde işe başlamak için başvurmasına, başvuruda bulunmuş olmasına rağmen işverenin usulünce yaptığı davete icabet etmemesini, işçinin iş sözleşmesini usulsüz-haksız feshettiği ; işçinin bu şekilde davranışının usulsüzhaksız fesih sonuçlarını gündeme getireceğini öne sürmektedir. Nitekim MOLLAMAHMUTOĞLU 8 geçerli nedene dayanmayan feshin geçersizliğine karar verilmekle işçinin işine iade edilmiş olacağını; işçinin öngörülen sürede işverene başvurması ile geçersizliğine karar verilen feshin hükümsüz olacağını; bu durumda işverenin kanun hükmü gereği işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorunda olduğunu kaydetmekte; üzerinde durduğumuz sorun hakkında da işverenin işe başlatma isteğine ve beyanına rağmen işe başlamaktan vazgeçen işçinin davranışının istifa olarak kabulü ve daha önce peşin ödenen ücret ödemesi ile kıdem tazminatı almış ise bunları iade yükümü yanında usulsüz feshin sonuçlarından sorumlu tutulması nın isabetli olacağını öne sürmektedir. Aynı şekilde işe iade kararı ile birlikte önceki fesih işleminin ortadan kalktığını, sözleşmenin devam ettiğini savunan UŞAN 9 da işçinin iş için başvurmasına karşılık daha sonra işe başlamaması işçi tarafından yapılan bir fesih olarak kabul edilmelidir. diyerek bu görüşü paylaşmakta; daha önce ihbar ve kıdem tazminatı almışsa onun iadesinin gerektiğini de ilave eden yazar, bu davranışıyla usulsüz fesih yapmış olan işçinin işverene ihbar tazminatı da ödemesinin zorunlu olduğunu kaydetmektedir. Aynı görüşü savunan başka bir yazar 10 feshin geçersizliğine ilişkin karara dayalı olarak işçinin işe başlamak için başvurmasıyla feshin geçersizliğinin hüküm ve sonuçlarını doğuracağını ve iş sözleşmesinin hiç bozulmamış gibi devam eder hale geleceğini; işverenin çağrısına rağmen işe başlamaktan vazgeçen işçinin davranışının istifa olarak kabul edileceğini öne sürmekte; yine bu doğrultuda işçinin başvurusu üzerine işverenin işe başlatma yönünde iradesi ortaya konulduğunda ise işçinin işe başlamaktan başka çaresi olmadığını kaydeden ÇİL 11 de, işçinin işyerinde iş başı yapmaması nın iş sözleşmesini kendisinin sona erdirmesi olarak değerlendirileceğini; aynı şekilde devamsızlık nedenine dayalı olarak işverenin haklı sebeple sözleşmeyi feshedebilmesinin de mümkün olacağını savunmakta ve işe iade kararı öncesindeki feshe geçerli bir fesih gözüyle bakmanın yerinde olmadığını ifade etmektedir. Nihayet aynı görüşü yansıtan SARIBAY da, mahkeme feshin geçersizliğine karar verdiği ve işçi işe başlamak üzere işverene başvurduğunda, parasal sonuçlar kanunla sınırlandırıldığı için bunlar hariç olmak üzere, iş ilişkisi hukuki yönden hiç kesintiye uğramamışçasına bir sonucun ortaya çıkacağını; işverenin işçiyi davet etmesine rağmen işçi işe başlamazsa, işçinin sözleşmeyi kendisinin feshetmiş sayılacağını öne sürmekte ve daha sonra da şunları ilave etmektedir: İşe başlamak üzere başvuruda bulunmazsa feshi geçerli hale gelir. Başvuruda bulunduğu takdirde ise artık işveren işçiyi işe başlatmak zorundadır. Başvurunun geri alınması mümkün değildir, başvuru tek taraflıdır, işverenin kabulüne ihtiyaç duymaz 12. b. İşçinin bu davranışıyla sözleşmeyi haklı sebeple (bildirimsiz) feshetmiş sayılacağı Başka bir işte çalışan ve bu arada da işe başlamak üzere işverene başvurmuş işçinin, işverenin işe davet etmesi üzerine hukuki durumun ne olacağı sorusuna eğilen DURAN 13 işçinin başvurusu ile geçerli neden olmaksızın yapılan fesih bakımından hiç yapılmamışçasına bir etki doğacağını; işçinin başvurusu üzerine işverenin işe daveti ile de iş ilişkisinin kaldığı yerden devam edeceğini; işçinin işgörme borcunun tekrar doğacağını öne sürmekte; böylece yazar işçinin bu usulsüz-haksız feshin sonuçlarıyla sorumlu tutulabileceğine işaret etmekte; ancak bu yorum tarzının kabul edilemeyeceğini; işe iade davalarının uzun sürmesinin faturasının işçiye çıkarılması anlamına gelecek bu çözümün iş güvencesinin mantığıyla da bağdaşmayacağını; bu konuda kanunda yapılacak bir değişikliğe kadar, bu duruma işverenin geçersiz nedenle feshe sebebiyet verdiğinden yani işçiyi bu davranışa işverenin davranışları sevkettiğin- 15

16 den işçinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği yolunda bir yorum tarzının, İş Hukuku nun işçi lehine yorum ilkesine ve hakkaniyete uygun düşeceğini belirtmektedir. c. İşçinin bu davranışıyla başvurma talebinden vazgeçmiş sayılacağı görüşü Feshin geçersizliğine ilişkin kararı tebellüğ eden işçinin işe başvurmasının mahkeme kararıyla feshin hiç yapılmamış sayılması nedeniyle, bir fesih olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını; feshin hiç yapılmamışçasına ilişkinin devam ettiğine ilişkin doktrindeki görüşün kanun hükümleriyle çelişeceğini dile getiren UÇUM, mevcut sistemde iş ilişkisinin yeniden kurulması taraf davranışlarına bağlı olduğundan iş sözleşmesinin de ancak ihya yoluyla yeniden yürürlüğe gireceğine parmak basmakta; işçinin işverenin çağrısına, işe davetine rağmen işe başlamaması halinde, başvurudan vazgeçmiş, başka bir anlatımla başvurmamış sayılacağı sonucuna ulaşmaktadır 14. Geçersiz fesih nedeniyle işçinin işe başlatılması halinde iş sözleşmesinin ihya edilmiş olacağını savunan yazara göre: geçersiz fesih nedeniyle işçinin işe başlatılması halinde iş sözleşmesi ihya edilmiş olur. Nitekim iş ilişkisinin yeniden kurulması taraf davranışlarına bağlıdır. Mahkemece işe iade kararı verilmesi ile iş sözleşmesinin hiç fesih yapılmamış gibi hükümlerini devam ettirdiğinin kabulü bizi taraf davranışlarının yürürlükte olan iş sözleşmesine etki ettiği ve işe iade için başvurmayan işçinin de iş sözleşmesine aykırı davrandığı sonucuna ulaştırır. Bu sonuç da işçinin işverene başvurmaması halinde feshin geçerli bir fesih olarak kabul edileceğine ilişkin kanun hükmüyle çelişki oluşturur Yargıtayın Görüşü Yargıtay, 9. HD tarihli kararında, işçinin işverene yaptığı başvuruya olumlu cevap verilmesine rağmen işbaşı yapmayan işçinin davranışını iş sözleşmesini kendisinin (işçinin) sona erdirdiğini (feshettiğini) kabul ederek hüküm kuran mahalli İş Mahkemesi nin görüşünü paylaşmamıştır. Yasa koyucunun, işverene süresi içinde başvuruda bulunup işe davete uymayan işçinin iş sözleşmesinin kendisi tarafından feshedildiğinin kabulu yolunda bir düzenleme yapmadığına isabetli olarak işaret eden Yüksek Mahkeme İş Hukuku nun temel ilkesi olan işçi lehine yorum, yasa boşluğunun Medeni Kanun un 1/II inci maddesi uyarınca, 4857 sayılı İş Kanunu nun 21/V inci maddesinin kıyasen uygulamak suretiyle doldurulması gerektiğini dile getirerek; usulünce başvurup işveren çağırdığında çalışmaktan kaçınan işçinin bu davranışına geçerli feshin sonuçlarının uygulanacağı nı içtihat etmiştir. Yüksek Mahkeme bu sonuca ulaşırken: mevzuatımızda işçinin, koşulları bulunuyorsa feshin geçersizliğine ve işe iadeye ilişkin talepte bulunmasının zorunlu olmayıp isteğe bağlı bulunduğunu; bunun sonucunda işverene başvurup işe davet edilse de, işe başlamakla yükümlü olmadığını; burada Medeni Kanun un 2/II inci maddesine gitmenin de mümkün olmadığını, zira işverenin işe davet edilmediği takdirde işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alabilecek davacının (işçinin) büyük bir ihtimalle başka bir işe girdiğini bildiği işçiyi işe davetinin iyiniyetli olmayabileceğini; kaldı ki, önceki fesih hukuki sonuç doğurduğundan bu tarih esas alınarak ihbar ve kıdem tazminatı hesap edilmesi gereken işçinin, feshin geçersizliği kararının işçinin işe başlatılması ile sonuçlarını doğurup yasa koyucu tarafından boşta geçen sürenin sadece dört ay ile sınırlı tutulması nedeniyle askıda bulunmayan iş sözleşmesinin işe başlamamak suretiyle işçi tarafından sonlandırılmasından söz edilemeyeceğine de işaret etmiştir Görüşlerin Değerlendirilmesi ve Görüşümüz a. Doktrindeki Görüşlerin Değerlendirilmesi Önce şunu belirtelim ki, kanımızca, iş güvencesi hükümleri çerçevesinde mahkeme (ya da özel hakem) tarafından verilen geçersizlik kararı ile işverence yapılan feshin hükümsüzleştiği ya da ortadan kalktığı yolunda serdedilen görüş 4857 sayılı Kanunun getirdiği düzenleme ile örtüşmemektedir. Zira sözü edi- 16

17 len Kanunda feshin geçersizliğine ve -Kanunda açıkça öngörülmemesine rağmen- Yargıtay kararlarıyla ihdas edilen işçinin işe iadesi kararına otomatik bir etki tanınmamış, kesinleşen geçersizlik kararının işçiye tebliğinden itibaren belirli bir süre içinde işe başlamak için başvuruda bulunması ve işverenin de işçiyi bir ay içinde işe başlatması zorunlu tutulmuş, ancak işçiyi işe başlatmak-başlatmamak konusunda kendisine imkan bahşedilen işverenin davranışı ile farklı sonuçların hasıl olacağı özel bir prosedür öngörülmüştür. Başka bir şekilde ifade edersek, feshin geçersizliği kararı borçlar hukuku anlamında bir hükümsüzlüğü ifade etmemekte; işçinin süresinde başvurmaması, başvurup davete rağmen işe başlamaması, başvuruda bulunan işçiye işverenin işe başlatması ya da başlatmaması hallerinde hangi hukuki sonuçların doğacağı Kanunda ayrı ayrı düzenlenmiş bulunmaktadır. İşçinin başvurusu üzerine işveren onu işe başlatsa bile aradaki yeni ilişkinin öncekinin devamı olduğunu söyleyebilmek imkânı bulunmamaktadır. Kanun koyucu kanuna ve/veya usule, kısaca iş güvencesi hükümlerine aykırı bulunan bir feshin geçersizliği mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilse bile, taraflar arasındaki iş ilişkisinin yeniden sürdürülmesini bir takım kayıt ve şarta bağlamış; tarafların bu aşamadaki davranışlarının yeniden kurulacak ilişkinin akıbetini belirleyeceğini öngörmüştür. Bu itibarla, iş güvencesi prosedürünün işlediği bir dönemde taraflar arasında ne yeni bir iş sözleşmesinin kurulduğundan ne de mahkemenin geçersizlik kararıyla iş ilişkisinin devam ettiğinden söz edilemeyecektir. Mevcut olmayan bir iş sözleşmesinin şu veya bu şekilde feshi de düşünülemeyecektir. Gerçekten de yenilik doğuran işlemin bu arada feshin hükmünü icra etmemesi, bunu önleyen açık bir düzenlemeye ihtiyaç gösterir sayılı İş Kanunu nda yer verilmemesine rağmen Yargıtay kararlarıyla ihdas edilen ve doktrinde de benimsenen işe iade talebi gibi ve işe iade kararı da Kanunun iş güvencesi hükümlerine yabancı kavram ve kararlardır. İş Kanunu sadece feshin geçersizliğinin tespitini öngörmüş işçiye belli sürede başvurma ve işverene de işçiyi başvurduğunda işe almak zorunluluğu öngörmüş; bu zorunlulukların yerine getirilmemesi halinde doğacak sonuçları da açıkça belirtmiştir. Yargıtay ve onu takiben doktrin, Kanunda yer verilmeyen işe iade yi iş güvencesi prosedürünün mihrakı haline getirmiş; bu esasa bağlı olarak da Kanun hükümleri ile bağdaşmayan bir takım mülâhazalar -kanunun isdihdaf etmediği durumlar- ortaya çıkmıştır 17. Yargı ya da özel hakem tarafından feshin geçersizliğinin tesbit edilmesi, Kanunda öngörülmediği için- fesihle sona erdirilmiş ilişkiyi ihya edip, feshin sözleşmeyi sona erdirici etkisini ortadan kaldırmaz. İşçinin başvurusu üzerine işveren onu işe başlatsa bile aradaki yeni ilişkinin öncekinin devamı olduğunu söyleyebilmek imkanı bulunmamaktadır. Zira bunun için yukarıda da belirttiğimiz gibi -Kanunda böyle bir açıklığın- düzenlemenin bulunması gerekir. Başka bir söyleyişle, geçersizliğin tespiti üzerine feshin hüküm doğurmayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı takdirde borçlar hukukundaki esasları, kendine özgü bir düzenleme teşkil eden iş güvencesi prosedürüne taşımak uygun bir çözüm olmasa gerektir. Bu itibarla başvuruda bulunup işe başlamaktan kaçınan işçinin davranışını istifa olarak kabul etmek iş güvencesinin amaç ve kapsamını aşan bir takım olumsuz sonuçları beraberinde getirecektir. İşçi ile işveren arasında -fesih ile kesin olarak ortadan kalkmış yeniden kurulup kurulmayacağı henüz belli olmayan- bir iş ilişkisinin bulunmadığı bu aşamada başvuru ile veya geçersizlik kararı ile avdet ettiği ya da kurulduğu kabul edilen bir mevhum iş ilişki- 17

18 sinin mevcudiyetini kabul ederek işçinin işe başlamamak suretiyle usulsuz fesih yaptığını ve bunun sonuçlarına katlanılacağını öne süren görüş işi mecrasından çıkarmakta; iş güvencesine ilişkin Kanun hükümlerinin amaçlamadığı bir sonuca ulaşmaktadır. Nitekim başvuruda bulunup işverence usulünce çağrıldığı halde işe başlamayan işçinin bu davranışıyla iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini kabul eden çözümün tarafları: Feshin geçersizliği ile devamı sağlanan iş ilişkisinin işçinin daveti kabul etmemesi ile son bulması halinde, eğer kendisine önceden ödenmiş olan kıdem ve ihbar tazminatı varsa bunun iadesi nin gerekeceği; ayrıca işçi tarafından işverenin davetine icabet edilmemesinin aynı zamanda bir usulsüz fesih teşkil edeceğinden, işçinin işverene ihbar tazminatı ödemesinin dahi gündeme geleceğini 18 belirtmekte, İşverenin işe başlatma isteğine ve beyanına rağmen işe başlamaktan vazgeçen işçinin davranışının istifa olarak kabulü ve daha önce peşin ücret ödemesi ile kıdem tazminatı almış ise bunları iade yükümü yanında usulsüz feshin sonuçlarından sorumlu tutulması nın daha isabetli bir çözüm olacağını öne sürmektedirler 19. Kanunun gerek sistemi gerek iş güvencesi kurumunun amacı, işveren tarafından yapılan feshin sonuçlarını ortadan kaldıran -daha doğrusu tersine çeviren- böyle bir çözüme cevaz vermese gerektir. Zira böyle bir çözüm işçinin iş güvencesi hükümlerine başvurmasını; başvurduğunda prosedürü devam ettirmesini, sonuçlandırılmasını zorunlu kıldığı sonucuna müncer olacaktır. Bu çözüm çerçevesinde işçi iş güvencesi prosedürünü her hâlükarda sona erdirmek yükümü altında bulunacak; işverenin davetini kabul etmeyen işçi -halk deyimi ileevdeki bulgurdan olacaktır. Böyle bir çözümü iş güvencesi kurumunun esprisi ile bağdaştırmak kabil değildir. Nitekim Yargıtay bir kararında bu yöne değinmekte işçinin kesinleşen mahkeme kararı üzerine başvuruda bulunmasının aleyhine sonuç doğurmaması gerektiğine isabetli olarak parmak basmıştır 20. Öte yandan bu görüş (çözüm) kabul edilirse, ülkemizde davaların çok uzun süreç içinde sonuçlandırılabildiği gerçeği, işçinin dava süresince işsiz ve dolayısıyla ücretsiz kalacağı olgusu karşısında başka bir işe girmek mecburiyetini gündeme taşıyacağı gözönüne alınırsa; başka bir iş bulması dolayısıyla işverene başvurmaktan ve işe başlamaktan vazgeçen bir işçinin sırf bu sebeple sözleşmeyi usulsüz ve haksız feshettiği için usulsüz-haksız feshin sonuçlarına katlanması yolundaki çözümün ortaya çıkaracağı olumsuz hukuki sonuçlara işçinin düçar edilmesi -her şey bir yana bırakılsa bile- iş güvencesi kurumunun amacına/esprisine tümüyle aykırı olup Kanunun sistemiyle bağdaştırılamaz. Şunu da ekleyelim ki bu çözüm, süresinde işverene başvurmayan işçi ile başvurusunun arkasında durmayan işçi arasında Kanunun ayırım yaptığı sonucuna müncer olmaktadır. İşverene süresinde başvurmaması halinde yapılan feshin geçerli sayılması gerektiği Kanunen kabul edilmiş ve işçinin bu feshe bağlı sonuçlarından yararlanacağı öngörülmüştür. Doktrindeki bu çözüme göre, işe başlamayan işçi sözleşmeyi haksız usulsüz feshetmiş sayıldığı için sonuçta tüm işçilik haklarını kaybedecektir. Bu sonucu ise iş güvencesinin amacı yanında hakkaniyetle de bağdaştırmak kabil olmasa gerektir. b. Yargıtayın Görüşünün Değerlendirilmesi Biz sonucuna katılmakla beraber, Yargıtayımızın gerekçelerine katılmanın mümkün olmadığını, Kanunun anlatımı ve amacından bu sonuca kolaylıkla ulaşılabileceğini daha önce yayımlanan bir tebliğde dile getirmiştik 21. Yüksek Mahkemenin Kanunda bir boşluk bulunduğu esasından hareket ederek bu boşluğu doldurmaya yönelmesi kuşkusuz takdire değer görülmelidir. Ancak kanımızca bu konuda Kanunun boşluğundan söz etmeye gerek ve imkan yoktur; Kanunun güvenceye ilişkin hükümlerinin bir arada göz önüne alınması ve amacından bu sonuca kolayca varmak mümkündür. c. Görüşümüz Gerçekten, yukarıda da belirttiğimiz gibi Kanundaki başvuru kavramını yorumlarken, bunun işverence çağrıldığında işe başlamasını da kapsar şekilde anlamak gereği vardır. Kanunun anlatımı ve amacından kolaylıkla ulaşılması ka- 18

19 bil olan bir konuda boşluktan söz edilemeyeceği için, bu konuda Kanunda bir boşluk bulunduğunu kabul etmek güçtür 22. Konuyla ilgili İş Kanunu nun 21. madde hükmünün anlatımı gayet açıktır: işçinin işverene süresi içinde başvurması işe başlamak içindir. İşe başlamayı içermeyen bir başvuru Kanunun amaçladığı bir başvuru olarak kabul edilemez. Öte yandan, işçinin başvurusu üzerine işverenin işçiyi işe başlatıp başlatmayacağı (başlatmaması) da işçinin davet edildiğinde çalışmaya amade olmasını gerektirmektedir 23. Kanımızca, İş Kanunu nun iş güvencesi hükümleri çerçevesinde işçinin süresinde başvurmaması ya da başvurmasına rağmen davete icabet etmeyip işe başlamaması işverence yapılan feshi geçerli hale getirecektir. Feshin geçersizliğine ilişkin mahkeme ya da özel hakem kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için -eski işyerine dönmek daha doğrusu fesih işlemini yapan işverenin buyruğunda çalışmak için- işverene başvuruda bulunmak zorunluluğunu öngören hüküm, süresinde başvurmamak halinde olduğu gibi, işverence kabul edilmesine rağmen işe başlamamak halinde de aynı hukuki sonucu doğurur: yapılan feshin geçerli bir fesih sayılacağı yolundaki hüküm her iki halde de uygulanmak gerekir. Gerçekten de, İş Kanunu nun 21/V. maddesindeki başvuru nun sonucu sadece feshin geçersizliği kararının uygulanması, hayata geçirilmesine ilişkin sürenin başlatılmasına hasredilemez. Kanunda açıkça işçinin işe başlamak için başvuracağı belirtilmekte; biçimsel-formel bir başvuru kanunen yeterli sayılmamaktadır. Şöyle ki, usulünce başvuruda bulunmayan ya da başvurmasına rağmen işverenin davetine icabet etmeyip işe başlamayan işçinin davranışı, iş güvencesi prosedürünün işlemesini engeller; sonuçta başvuru yapılmış olsa da, işe başlamayan işçinin tutumu yapılan feshin geçerli sayılmasına yol açar ve iş güvencesi yaptırımlarının uygulanması da söz konusu olamaz. Bu prosedür içinde işverenin davranışı ise, işçinin çalışma arzusunu sergiledikten sonra kesinlik kazanacaktır. Başka bir anlatımla, geçersizliği mahkeme (ya da özel hakem) tarafından tespit edilen geçersiz feshin akıbeti, sonuçlanması, işçinin işe başlaması arzusunun ve eyleminin açıkça ortaya konulmasından sonra işverenin davranışına (tutumuna) göre belli olacak; işveren işçiyi işe başlatırsa iş ilişkisi kanuni düzenlemenin gereği olarak devam edecek; işveren çalıştırmak istemezse sözleşmeyi -kanun gereği- feshetmiş sayılacak ve iş güvencesine ilişkin yaptırımlar uygulanma imkânı bulacaktır. Aynı sonuca yukarıda belirttiğimiz farklı gerekçelerle ulaşan Yargıtay gibi aynı sonuca doktrinde de başka gerekçelerle ulaşan yazarlar vardır 24, 25. IV. BAŞVURUDA BULUNMASINA RAĞMEN İŞVERENİN DAVETİNE İCABET ETMEYEN İŞÇİNİN DAVRANIŞININ HUKUKİ SONUCU Kanunen iş güvencesi için öngörülen yaptırımların (işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar ücret ve diğer hakların ödetilmesi) gündeme gelebilmesi, Kanunun belirlediği özel prosedürün noksansız izlenmesine bağlıdır. Kanuni süresi içinde, usulüne uygun olarak yapılan başvuru nun işçinin çalıştırılmadığı dört aya kadar ücret ve diğer haklarını talep edebilmesi için yeterli olduğu; başvurusu üzerine işveren tarafından davet edilmiş olmasına rağmen davete icabet edip çalışmaya koyulmayan işçinin bu durumda iş güvencesi yaptırımlarından birisine hak kazanacağı Yargıtay kararlarında kabul edilmekte ve bu çözüm doktrinde de bir kısım yazarlarca paylaşılmaktadır. Bu görüşlerin (çözümlerin) incelenmesine geçmeden önce mahkemece veya özel hakem tarafından verilen geçersizlik kararının kanuni sonuçlarını hatırlamak ve konuya hakim olan esaslara kısaca değinmek uygun olacaktır. 1. Geçersizlik Kararına Bağlı Olarak Ortaya Çıkacak Hukuki Sonuçlar Mahkeme ya da özel hakem tarafından verilip kesinleşen feshin geçersizliğine ilişkin karar gereği uygulanması gereken hukuki sonuçla- 19

20 rın gündeme gelmesi, kanunun belirlediği prosedür içinde tarafların tutum ve davranışlarına göre ortaya çıkabilecektir. Başka bir anlatımla, tespit niteliği taşıyan feshin geçersizliği kararının hayata geçirilip geçirilemeyeceği tarafların sergileyecekleri davranışlarına göre şekillenecek feshin otomatik olarak hükümsüz sayılması söz konusu olamayacaktır 26. Mahkeme ya da özel hakem tarafından feshin geçersizliğine karar verilip bu karar kesinleşince, tarafların Kanunda belirtilen tutum ve tavırları, kısaca davranışları sonucu aşağıdaki durumlardan birisi ortaya çıkacaktır: a- Geçersizlik kararını tebellüğ eden işçinin kanuni süresi içinde usulünce başvurmaması veya başvurmuş bulunmasına rağmen işverenin davetine uyarak çalışmaya koyulmaması/ işe başlamaması halinde, sözü edilen kararın herhangi bir inikası olmayacak iş güvencesine ilişkin hukuki sonuçların gündeme gelmesi hiçbir şekilde söz konusu olamayacaktır. b- İşçinin süresinde ve usulünce işverene başvurması ve başvurunun arkasında durması yani davet edildiğinde işe (çalışmaya) amade olması, çalışmayı istemesi halinde: aa- İşveren işçiyi işe alır, çalıştırmaya başlarsa -önceki sözleşmenin hüküm ve şartlarını taşıyan ve işçinin kıdemini saklı tutan- kanun gereği yeni bir iş ilişkisi kurulmuş olacaktır. bb- İşveren, işçiyi çalıştırmak istemezse, işçinin çalışmasını, işe başlamasını engellerse, kanun gereği sözleşmeyi bu davranışıyla ve bu tarih itibariyle feshettiği kabul edilecek ve işçiye işe başlatmama tazminatı ödemek yükümü altına girecektir 27. c- Yukarıdaki her iki halde de işveren işçiye çalıştırmadığı dört aya kadar ücretini ve bu süreye ilişkin diğer işçilik haklarını ödemek zorunda kalacaktır. Bu itibarla işçinin süresinde ve usulünce başvurup işverenin davetine uyarak çalışmaya başlaması halinde taraflar arasında kanun gereği bir iş sözleşmesi -feshedilen sözleşmenin şartlarını ve hükümlerini taşıyan- işçinin kıdemini saklı tutan 28 yeni bir sözleşme kurulmuş olacaktır. Ancak işçinin çalıştırılmadığı dört aya kadar olan ücret ve diğer haklarının işçiye tediyesi gerekecek; buna karşılık iş sözleşmesinin feshine bağlı olarak ödenmiş olan işçilik haklarının işçi tarafından işverene iadesi gerekecektir. Öte yandan usulünce işe başlamak için işverene başvuran ve çalışmaya amade olan işçiye işveren iş vermez, çalıştırmaktan imtina ederse, kısaca işe almazsa bu davranışıyla kanun gereği sözleşmeyi feshetmiş sayılacak; bu tarihe göre ödenmiş ya da ödenecek işçilik haklarının tediyesi gerekecek; kanunen öngörülen ve mahkeme ya da özel hakem kararında belirlenen işe başlatmama tazminatı ile ilk fesihten sonraki işçinin çalıştırılmadığı dört aya kadar tekabül eden ücreti ve diğer haklarını da işveren ödemek zorunda kalacaktır. Kısaca ifade edersek, işverence yapılan feshin geçersizliğinin tespit edilmesi üzerine, usulünce başvuruda bulunmak ve çağrıldığında işe başlamak durumunda olan işçinin bu davranışı karşısında kanun işverene 1)İşçiyi işe başlatma veya 2)İşe başlatmama yoluna giderek tazminat yükümü getirmiş; her iki durumda da çalışılmayan dört aylık ücret ve diğer haklarını ödeyeceğini düzenlemiştir Konuya Hakim Olan Kanuni Esaslar a. İş Güvencesi Hükümlerinden Yararlanmanın İsteğe Bağlı Olduğu Esası İşçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması onun isteğine bağlıdır. İşçi bu konuda dava açmak-açmamak hususunda serbest olduğu gibi; açtığı davayı sonlandırmak zorunda da değildir. Aynı şekilde dava feshin geçersizliği şeklinde sonuçlanmış olsa da bunu hayata geçirmek, bu konudaki kanuni prosedürü tüketmek ve izlemekle de yükümlü değildir. Özellikle işçi açtığı iş güvencesi davasını takip etmemek suretiyle müracaata bırakabileceği gibi davadan feragat da edebilecektir. b. İşçinin İşe Başlama-İşverenin de İşe Başlatma Zorunluluğu Bulunmadığı Esası Mahkeme ya da özel hakem tarafından feshin geçersizliğine karar verilmesi işverene işçiyi işe başlatması yolunda bir zorunluluğu gündeme getirmediği gibi; işçinin de zorunlu 20

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572 D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/10572 Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Vekili ;Av. Nurten Çağlar Yakış Selanik Cad. No:19/1 - Kızılay/ANKARA Davalı

Detaylı

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği taslağı tarafımızca incelenmiş olup, aşağıda taslağın hukuka aykırı ve eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine

Detaylı

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bekir AKTÜRK* 52 1. GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25 inci dönem milletvekili

Detaylı

İŞÇİNİN BİRDEN FAZLA RAPOR ALMASI VE HER RAPOR ARALIĞINDA ÇALIŞMASI DURUMUNDA İHBAR ÖNELLERİ + 6 HAFTANIN HESAPLANMASI

İŞÇİNİN BİRDEN FAZLA RAPOR ALMASI VE HER RAPOR ARALIĞINDA ÇALIŞMASI DURUMUNDA İHBAR ÖNELLERİ + 6 HAFTANIN HESAPLANMASI İŞÇİNİN BİRDEN FAZLA RAPOR ALMASI VE HER RAPOR ARALIĞINDA ÇALIŞMASI DURUMUNDA İHBAR ÖNELLERİ + 6 HAFTANIN HESAPLANMASI Selahattin BAYRAM * I- GİRİŞ 4857 sayılı İş Kanunu nun 25 inci maddesinin I-b fıkrasında

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/648 Karar No. 2014/1121 Tarihi: 30.01.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK ÖZETİ: Mahkemenin 30.12.2010 tarihli kararı

Detaylı

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi tarafından, 5.5.2004 günlü, 25453 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Sağlık ve Yardımcı Sağlık Personeli Tarafından

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

İŞÇİNİN BAŞKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞTIRILMASI DÜRÜSTLÜK KURALI

İŞÇİNİN BAŞKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞTIRILMASI DÜRÜSTLÜK KURALI İŞÇİNİN BAŞKA BİR İŞYERİNDE ÇALIŞTIRILMASI DÜRÜSTLÜK KURALI ÖZET: İşçinin il sınırları içinde veya dışında başka bir işyerinde çalıştırılacağını öngören sözleşme hükmü geçerlidir. Ancak, bu yetkinin işveren

Detaylı

ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/202

ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/202 16.12.2013 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/202 KONU: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından, daha önce yayımlanmış olan İşveren Uygulama Tebliğinde değişiklik

Detaylı

GRUP ŞİRKETLERİNDE İŞÇİLERDEN BİR KISMININ AYNI ANDA BİRDEN FAZLA İŞVERENE HİZMET VERMESİNDEN DOĞAN SORUN

GRUP ŞİRKETLERİNDE İŞÇİLERDEN BİR KISMININ AYNI ANDA BİRDEN FAZLA İŞVERENE HİZMET VERMESİNDEN DOĞAN SORUN Grup Şirketlerinde İşçilerden Bir Kısmının Aynı Anda Birden Fazla İşverene 25 GRUP ŞİRKETLERİNDE İŞÇİLERDEN BİR KISMININ AYNI ANDA BİRDEN FAZLA İŞVERENE HİZMET VERMESİNDEN DOĞAN SORUN Prof. Dr. Nuri ÇELİK

Detaylı

PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ 2009

PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ 2009 TEK BELGE UYGULAMASI İLE İLGİLİ OLARAK 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA, 18/2/2009 TARİH VE 5838 SAYILI KANUNLA YAPILAN DÜZENLEMELER PRİM TAHSİLAT DAİRE BAŞKANLIĞI TEMMUZ

Detaylı

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI

İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI İŞ GÜVENCESİ İŞVEREN VEKİLİ SIFATI ÖZET: İş güvencesi hükümleri dışında kalarak işveren vekili konumunun tespitinde iki temel ölçüye göre değerlendirme yapılır. Buna göre işletmenin bütününü sevk ve idare

Detaylı

6552 SAYILI KANUN İLE YER ALTI MADEN İŞÇİLERİNE GETİRİLEN ÖZEL İYİLEŞTİRMELER

6552 SAYILI KANUN İLE YER ALTI MADEN İŞÇİLERİNE GETİRİLEN ÖZEL İYİLEŞTİRMELER 6552 SAYILI KANUN İLE YER ALTI MADEN İŞÇİLERİNE GETİRİLEN ÖZEL İYİLEŞTİRMELER Abdurrahman ÇALIK* 37 ÖZ Aylardır gündemde olan ve birbirinden çok farklı konularda düzenlemeler içermesi nedeniyle kamuoyunda

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

İŞ GÜVENCESİ VE İŞE İADE DAVALARI

İŞ GÜVENCESİ VE İŞE İADE DAVALARI İŞ GÜVENCESİ VE İŞE İADE DAVALARI İŞ GÜVENCESİ NEDİR? İŞ GÜVENCESİNDEN YARARLANMANIN ŞARTLARI NELERDİR? İŞE İADE DAVASI DAVA AÇMA SÜRESİ KAÇ GÜNDÜR? İŞE BAŞLATMAMA VE BOŞTA GEÇEN SÜRE TAZMİNATI NEDİR?

Detaylı

İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI?

İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI? İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI? Erol GÜNER * I. GİRİŞ; 4857 sayılı İş Yasasının 2. Maddesine göre, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş ilişkisinin

Detaylı

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; İDARİ PARA CEZALARI 5510 S.K.MD. 102 Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin

Detaylı

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU Konusu: İlgili Mevzuat: Bakanlığımız 4/B Sözleşmeli Personellerine ödenen Ek Ödemeden sigorta prim kesintisi kesilip kesilmeyeceği, 31.05.2006 tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Detaylı

İŞE İADE DAVASININ İŞÇİ TARAFINDAN KAZANILMASI DURUMUNDA SGK YA YAPILACAK BİLDİRİMLER NELERDİR?

İŞE İADE DAVASININ İŞÇİ TARAFINDAN KAZANILMASI DURUMUNDA SGK YA YAPILACAK BİLDİRİMLER NELERDİR? İŞE İADE DAVASININ İŞÇİ TARAFINDAN KAZANILMASI DURUMUNDA SGK YA YAPILACAK BİLDİRİMLER NELERDİR? Murat ÖZDAMAR* Erden ÇAKAR** I-GİRİŞ İş güvencesi, makul ve geçerli bir sebep olmaksızın işveren tarafından

Detaylı

SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI

SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI Sirküler Rapor 12.10.2010 / 114-1 SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI ÖZET : 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal sigorta hükümleri ile getirilen

Detaylı

TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi Cilt: 25 Sayı: 3-4-5-6 Şubat- Mayıs - Ağustos - Kasım 2014 MEVZUAT BÖLÜMÜ

TÜHİS İş Hukuku ve İktisat Dergisi Cilt: 25 Sayı: 3-4-5-6 Şubat- Mayıs - Ağustos - Kasım 2014 MEVZUAT BÖLÜMÜ MEVZUAT BÖLÜMÜ 6552 SAYILI KANUNLA 4857, 4734, 4735, 6331 VE 6356 SAYILI KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6552 sayılı "İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ?

15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ? 15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ? Dr. Resul KURT* Gözde UYGUR** I. GİRİŞ Çalışma hayatında en çok sorun yaşanan konuların başında kıdem tazminatı gelmektedir. 1475

Detaylı

ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ALT İŞVERENLİK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında asıl işveren-alt işveren

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/20255 Karar No. 2010/11968 Tarihi: 03.05.2010 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 GÜVENLİK HİZMETLERİNİN YARDIMCI İŞ OLMASI HAKLI NEDENLERLE FESİHTE SAVUNMA

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 6098 S.TBK/420

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 6098 S.TBK/420 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2011/51524 Karar No. 2014/50 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 6098 S.TBK/420 İBRANAMENİN GEÇERLİK

Detaylı

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Alman Federal Mahkeme Kararları Çev: Alpay HEKİMLER * Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Karar Tarihi : 24.03.2015 Sayısı : L 3 U 225/10 İşçiler, öğlen paydosu sırasında, sadece öğlen yemeğini yemek üzere

Detaylı

Özelde Çalışan Hekimlere Acil Duyuru İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ YARGI TARAFINDAN HUKUKA AYKIRI BULUNAN ÇALIŞMA YASAKLARINI BİR KEZ DAHA DOLAŞIMA SOKTU.

Özelde Çalışan Hekimlere Acil Duyuru İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ YARGI TARAFINDAN HUKUKA AYKIRI BULUNAN ÇALIŞMA YASAKLARINI BİR KEZ DAHA DOLAŞIMA SOKTU. Özelde Çalışan Hekimlere Acil Duyuru İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ YARGI TARAFINDAN HUKUKA AYKIRI BULUNAN ÇALIŞMA YASAKLARINI BİR KEZ DAHA DOLAŞIMA SOKTU. İstanbul Tabip Odasına iletilen başvurulardan geçtiğimiz

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve kapsam TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1)

Detaylı

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ ALT İŞVERENLER TARAFINDAN ÇALIŞTIRILAN İŞÇİLERİN İŞÇİLİĞE BAĞLI GİDERLERİNDE OLUŞAN ARTIŞIN FİYAT FARKI OLARAK ÖDENMESİ Vural ŞAHBENDEROĞLU vsahbenderoglu@gmail.com Kamu Yönetimi Uzmanı ve Siyaset Bilimci

Detaylı

29.12.2012 Tarih ve 28512 Sayılı İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkındaki Yönetmelik ile ilgili olarak,

29.12.2012 Tarih ve 28512 Sayılı İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkındaki Yönetmelik ile ilgili olarak, Konu:30.04.2015 Tarih ve 29342 Sayılı Yönetmelik Hk. 08.05.2015 Değerli Çalışma Arkadaşlarımız, 29.12.2012 Tarih ve 28512 Sayılı İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkındaki

Detaylı

Söz konusu yönetmelikte;

Söz konusu yönetmelikte; 15.05.2013 (SİRKÜLER 2013 37) Konu: Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik. İş yerlerinde çalışanlara verilecek iş sağlığı ve güvenlik eğitimlerinin usul

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R.

KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R. KURUM TABİPLERİ VE İŞYERİ HEKİMLERİNİN YETKİLENDİRİLMİŞ AİLE HEKİMİ OLMASI ZORUNLU D E Ğ İ L D İ R. I- AİLE HEKİMLİĞİ MEVZUATI: HUKUKİ DÜZENLEMELER 1-5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu nun Tanımlar başlıklı

Detaylı

İŞÇİLERE ÖDENECEK TAZMİNATLARIN BANKA ARACILIĞIYLA ÖDENMESİ ZORUNLU MU?

İŞÇİLERE ÖDENECEK TAZMİNATLARIN BANKA ARACILIĞIYLA ÖDENMESİ ZORUNLU MU? İŞÇİLERE ÖDENECEK TAZMİNATLARIN BANKA ARACILIĞIYLA ÖDENMESİ ZORUNLU MU? Tevfik BAYHAN* I. GİRİŞ Sosyal Güvenlik Reformu olarak bilinen 5754 sayılı kanunla yapılan değişiklikle; ücret, prim, ikramiye ve

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI )

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI ) 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI ) SS ve GSS KANUNU NA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL) (01.01.2014 31.06.2014 Döneminde)

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /2,17-18

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /2,17-18 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/16369 Karar No. 2014/17666 Tarihi: 02.06.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /2,17-18 MUVAZAA İŞÇİLİK TEMİNİNİN ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ OLRAK KABUL

Detaylı

ĠġYERĠ HEKĠMLERĠ ĠÇĠN YENĠ Ġġ SAĞLIĞI VE Ġġ GÜVENLĠĞĠ KANUNU EĞĠTĠM SEMĠNERLERĠ SEMĠNER 2

ĠġYERĠ HEKĠMLERĠ ĠÇĠN YENĠ Ġġ SAĞLIĞI VE Ġġ GÜVENLĠĞĠ KANUNU EĞĠTĠM SEMĠNERLERĠ SEMĠNER 2 ĠġYERĠ HEKĠMLERĠ ĠÇĠN YENĠ Ġġ SAĞLIĞI VE Ġġ GÜVENLĠĞĠ KANUNU EĞĠTĠM SEMĠNERLERĠ SEMĠNER 2 6331 SAYILI Ġġ SAĞLIĞI VE Ġġ GÜVENLĠĞĠ KANUNU NA GÖRE KAYITLAR- KURUM HEKĠMLĠĞĠNDE ĠġYERĠ HEKĠMLĠĞĠ ĠĢçi Sağlığı

Detaylı

İŞYERLERİNDE İŞVEREN VEYA İŞVEREN VEKİLİ TARAFINDAN YÜRÜTÜLECEK İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM

İŞYERLERİNDE İŞVEREN VEYA İŞVEREN VEKİLİ TARAFINDAN YÜRÜTÜLECEK İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM 29 Haziran 2015 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29401 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: İŞYERLERİNDE İŞVEREN VEYA İŞVEREN VEKİLİ TARAFINDAN YÜRÜTÜLECEK İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNE

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI : S.K

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI : S.K T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO :02.2013/560 KARAR TARİHİ:26/02/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE : S.K : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

Endüstri İlişkileri Kapsamında

Endüstri İlişkileri Kapsamında çimento işveren ocak 2010 Endüstri İlişkileri Kapsamında Mevzuattaki Değişiklikler Ekim-Kasım-Aralık 2009 Dönemi Hazırlayan: Av. Füsun GÖKÇEN 22 Ekim 2009 tarih ve 27384 sayılı Resmi Gazete de Çevre Denetimi

Detaylı

YÖNETMELİK. MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalışanlara verilecek iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir.

YÖNETMELİK. MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalışanlara verilecek iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir. 15 Mayıs 2013 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28648 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: YÖNETMELİK ÇALIŞANLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM

Detaylı

ASKERDEN DÖNEN ESKİ İŞÇİYİ İŞE ALMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ

ASKERDEN DÖNEN ESKİ İŞÇİYİ İŞE ALMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ ASKERDEN DÖNEN ESKİ İŞÇİYİ İŞE ALMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ Hamit TİRYAKİ * GİRİŞ Askerlik ve Kanundan doğan çalışma sosyal tarafların çalışma özgürlüğünün sınırlarından biridir (Kılıçoğlu, 2005, 342). İş Kanunları

Detaylı

GEREKLİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMİ ALINMAYAN İŞYERLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAKLARI NELERDİR?

GEREKLİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMİ ALINMAYAN İŞYERLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAKLARI NELERDİR? GEREKLİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMİ ALINMAYAN İŞYERLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAKLARI NELERDİR? Erol GÜNER * I. GİRİŞ: İşverenin işçiyi koruma, özellikle iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemleri

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1

İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/31285 Karar No. 2012/3117 Tarihi: 13.02.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 854 S. DİşK/1 DENİZ İŞ YASASININ KAPSAMI ÖZETİ:

Detaylı

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Tahir ERDEM Gelirler Başkontrolörü Giriş 04.06.2008 tarihinde TBMM'de kabul edilen 5766 sayılı Kanun'la

Detaylı

Arkan&Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş.

Arkan&Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş. İstanbul, 14.07.2008 56 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2008/72 12.07.2008 tarih ve 26934 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 56 Seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği nde,

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU TASARISI TASLAĞI TBMM YE SUNULDU

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU TASARISI TASLAĞI TBMM YE SUNULDU İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU TASARISI TASLAĞI TBMM YE SUNULDU Yıllardır sözü edilen İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı TBMM ye sunuldu. Bu yazıda tasarı hakkında teknik bilgiler yer almakta. İŞ

Detaylı

Ercan POYRAZ İŞ HUKUKU

Ercan POYRAZ İŞ HUKUKU İş Hukuku Ercan POYRAZ İŞ HUKUKU İş Akdi İşçinin Borçları ve Sorumluluğu İşverenin Borçları ve Sorumluluğu İş Akdinin Feshi Çalışma Süreleri Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Dinlenme Süresi İş

Detaylı

a) Anapara Tutarları Üzerinden Yapılmış Olan Kesintilerin Red ve İade İşlemleri

a) Anapara Tutarları Üzerinden Yapılmış Olan Kesintilerin Red ve İade İşlemleri KONU : BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ VE DİĞER ŞAHIS SİGORTALARINDAN AYRILANLARA YAPILAN ÖDEMELER ÜZERİNDEN KESİLEN VERGİLERİN ANAPARAYA İSABET EDEN KISMININ RED VE İADE İŞLEMLERİNE İLİŞKİN SİRKÜLER YAYIMLANMIŞTIR

Detaylı

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun[1] 25 inci maddesi

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14

İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/32276 Karar No. 2010/216 Tarihi: 18.01.2010 Yargıtay Kararları İlgili Kanun / Madde 1475 S.İşK/14 İHBAR TAZMİNATI ÖDENMEDEN İŞÇİNİN EMEKLİ OLMASI İŞÇİNİN EMELİLİK

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, 09.07.2012

SİRKÜLER İstanbul, 09.07.2012 SİRKÜLER İstanbul, 09.07.2012 Sayı: 2012/168 Ref:4/168 Konu: BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ VE DİĞER ŞAHIS SİGORTALARINDAN AYRILANLARA YAPILAN ÖDEMELER ÜZERİNDEN KESİLEN VERGİLERİN ANAPARAYA İSABET EDEN KISMININ

Detaylı

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 15.05.

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 15.05. MESGEMM İSG/Mevzuat/ler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam ve Dayanak Madde 1- Amaç Madde 2 - Kapsam Madde 3 - Dayanak Madde 4 - Tanımlar İkinci Bölüm - Genel Hükümler Madde 5 -İşverenin Yükümlülükleri

Detaylı

BELİRSİZ SÜRELİDEN BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİNE GEÇEN İŞÇİ VE İŞVERENİN YASAL HAKLARI

BELİRSİZ SÜRELİDEN BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİNE GEÇEN İŞÇİ VE İŞVERENİN YASAL HAKLARI BELİRSİZ SÜRELİDEN BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİNE GEÇEN İŞÇİ VE İŞVERENİN YASAL HAKLARI Erol GÜNER* I. GİRİŞ: 10.06.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Yasası nın İKİNCİ BÖLÜM başlığında, İş

Detaylı

İŞ KANUNU ve ÇALIŞMA YAŞAMI KANUNLARI

İŞ KANUNU ve ÇALIŞMA YAŞAMI KANUNLARI 6 9 İŞ KANUNU ve ÇALIŞMA YAŞAMI KANUNLARI İş Kanunu 1475 sayılı İş Kanunu nun 14. Maddesi Deniz İş Kanunu Basın İş Kanunu İş Mahkemeleri Kanunu İşsizlik Sigortası Kanunu Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi

Detaylı

Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik

Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Tarihi: 15.05.2013 Resmi Gazete Sayısı: 28648 Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 ÖZET: Maliye; vadeli çeklerde reeskontu kabul etmiyor. MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR Vergi Usul Kanunu na göre yapılacak dönem sonu değerlemelerinde;

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar 7535 KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKEBESİ HAKKINDA KANUNDA, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/2

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/2 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2011/51419 Karar No. 2012/39553 Tarihi: 27.11.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/2 ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNİN

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞVERENLERİN HUKUKİ SORUMLULUKLARI ULUSLARARASI KAYNAKLAR (SÖZLEŞME VS.) 1982 ANAYASASI TÜRK BORÇLAR

Detaylı

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu İş Sağlığı ve ne İlişkin İşveren Görüşleri 24. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI Konya, 4 Mayıs 2010 Müşavir Avukat Z. Ulaş YILDIZ Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu İÇERİK I. Bölüm: Uluslararası

Detaylı

alt işveren işçilerinin ücret ve sosyal haklarında, toplu iş sözleşmesine bağlı olarak meydana gelecek artış sebebiyle her bir işçiye alt işveren

alt işveren işçilerinin ücret ve sosyal haklarında, toplu iş sözleşmesine bağlı olarak meydana gelecek artış sebebiyle her bir işçiye alt işveren PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARINDA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN FİYAT FARKININ ÖDENMESİNE DAİR YÖNETMELİK 22 OCAK 2015 PERŞEMBE R.G SAYI: 29244 Taşeron firmalar aracılığı ile çalışan

Detaylı

ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA

ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA ŞİKAYETİN KONUSU : Telefon Şirketi abonesi olduktan 4 gün

Detaylı

İŞ HUKUKU ve SOSYAL GÜVENLİK UYGULAMALARI

İŞ HUKUKU ve SOSYAL GÜVENLİK UYGULAMALARI İŞ HUKUKU ve SOSYAL GÜVENLİK UYGULAMALARI D E Ğ İ Ş İ M V E DÖNÜŞÜMDE ÖNCÜ ANLAYIŞ İSMMMO AKADEMİ BAŞKANI NDAN Son zamanlarda mevzuatı en sık değişen ve gittikçe karmaşık hale gelen konulardan birini de

Detaylı

6009 sayılı kanundan sonra ücretlerinin vergilendirilmesi adil mi?

6009 sayılı kanundan sonra ücretlerinin vergilendirilmesi adil mi? 6009 sayılı kanundan sonra ücretlerinin vergilendirilmesi adil mi? GİRİŞ Vergilendirmede sübjektifleştirmenin ve adaletin sağlanması için ayırma ilkesine uygun olarak ücretlerin diğer gelir unsurlarına

Detaylı

(Resmi Gazetenin 10 Nisan 2012 tarih ve 28260 sayılı nüshasında yayımlanmıştır)

(Resmi Gazetenin 10 Nisan 2012 tarih ve 28260 sayılı nüshasında yayımlanmıştır) Türkiye Bankalar Birliği'nden: TÜRKİYE BANKALAR BİRLİĞİ RİSK MERKEZİ ÜYELERİNİN MÜŞTERİLERİNİN RİSK MERKEZİ NEZDİNDEKİ BİLGİLERİNİN KENDİLERİNE YA DA ONAY VERMELERİ KOŞULUYLA BELİRLEDİKLERİ GERÇEK VEYA

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

ÝÞE ÝADE EDÝLEN ÝÞYERÝ SENDÝKA TEMSÝLCÝSÝNÝN ÝÞE BAÞLADIÐI TARÝHE KADAR BOÞTA GEÇEN DÖNEMÝ SÝGORTALILIK SÜRESÝ OLARAK DEÐERLENDÝRÝLEBÝLÝR MÝ?

ÝÞE ÝADE EDÝLEN ÝÞYERÝ SENDÝKA TEMSÝLCÝSÝNÝN ÝÞE BAÞLADIÐI TARÝHE KADAR BOÞTA GEÇEN DÖNEMÝ SÝGORTALILIK SÜRESÝ OLARAK DEÐERLENDÝRÝLEBÝLÝR MÝ? Doç. Dr. Haluk Hadi SÜMER 1963 yýlýnda Konya da doðmuþtur. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi nden mezun olmuþtur. Ayný yýl Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi nde Araþtýrma Görevlisi olarak

Detaylı

SON DÜZENLEMELERLE UYGULAMALI İŞ HUKUKU VE SOSYAL SİGORTALAR MEVZUATI İLE ÜCRET HESAP PUSULASI (BORDRO) BİLGİLENDİRMESİ

SON DÜZENLEMELERLE UYGULAMALI İŞ HUKUKU VE SOSYAL SİGORTALAR MEVZUATI İLE ÜCRET HESAP PUSULASI (BORDRO) BİLGİLENDİRMESİ SON DÜZENLEMELERLE UYGULAMALI İŞ HUKUKU VE SOSYAL SİGORTALAR MEVZUATI İLE ÜCRET HESAP PUSULASI (BORDRO) BİLGİLENDİRMESİ (25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 13.02.2011

Detaylı

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği 2- Mersin Gümrük Müşavirleri Derneği 3- Bursa Gümrük Müşavirleri Derneği 4- İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği 5-

Detaylı

FİNANSAL HİZMETLERE İLİŞKİN MESAFELİ SÖZLEŞMELER YÖNETMELİĞİ YAYIMLANDI

FİNANSAL HİZMETLERE İLİŞKİN MESAFELİ SÖZLEŞMELER YÖNETMELİĞİ YAYIMLANDI FİNANSAL HİZMETLERE İLİŞKİN MESAFELİ SÖZLEŞMELER YÖNETMELİĞİ YAYIMLANDI Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği, 31.01.2015 tarihli ve 29253 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

Detaylı

S.M.Mali Müşavir Oğuzhan GÜNGÖR

S.M.Mali Müşavir Oğuzhan GÜNGÖR G ünümüzde fazla mesai yapmayan iş yeri yok denecek kadar azdır. Zira ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ

PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ A) 6098 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanun unda yer alan düzenleme metni: Pazarlamacılık Sözleşmesi A. Tanımı ve kurulması I. Tanımı MADDE 448- Pazarlamacılık sözleşmesi, pazarlamacının

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam Madde l Bu Yönetmeliğin amacı, 4857 sayılı İş Kanununa tabi

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam Madde l Bu Yönetmeliğin amacı, 4857 sayılı İş Kanununa tabi Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneğine İlişkin Yönetmelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Resmi Gazete: 31.03.2004, Sayı:25419 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam Madde

Detaylı

Duyuru : 2012/28 05.07.2012. DUYURU (Sadece Müşterilerimiz içindir)

Duyuru : 2012/28 05.07.2012. DUYURU (Sadece Müşterilerimiz içindir) Duyuru : 2012/28 05.07.2012 DUYURU (Sadece Müşterilerimiz içindir) Açıklama : 4/7/2012 tarih ve 83 Sıra No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde; 29/6/2012 tarihli ve 28338 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 13/6/2012

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 53 İST, 22.05.2009. Gemi, deniz ve iç su taşıtları ile ilgili bazı yasal değişiklikler yapıldı.

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 53 İST, 22.05.2009. Gemi, deniz ve iç su taşıtları ile ilgili bazı yasal değişiklikler yapıldı. SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 53 İST, 22.05.2009 ÖZET: Gemi, deniz ve iç su taşıtları ile ilgili bazı yasal değişiklikler yapıldı. GEMİ, DENİZ VE İÇ SU TAŞITLARI İLE İLGİLİ BAZI YASAL DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI 16

Detaylı

Geçici veya Belirli Süreli İşlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 23.08.

Geçici veya Belirli Süreli İşlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 23.08. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 -Amaç Madde 2 - Kapsam Madde 3 - Dayanak Madde 4 - Tanımlar İkinci Bölüm Genel Hükümler Madde 5 Eşit

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

Ġġ GÜVENLĠĞĠ ĠLE GÖREVLĠ MÜHENDĠS VEYA TEKNĠK ELEMANLARIN GÖREV, YETKĠ VE SORUMLULUKLARI ĠLE ÇALIġMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK

Ġġ GÜVENLĠĞĠ ĠLE GÖREVLĠ MÜHENDĠS VEYA TEKNĠK ELEMANLARIN GÖREV, YETKĠ VE SORUMLULUKLARI ĠLE ÇALIġMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK Ġġ GÜVENLĠĞĠ ĠLE GÖREVLĠ MÜHENDĠS VEYA TEKNĠK ELEMANLARIN GÖREV, YETKĠ VE SORUMLULUKLARI ĠLE ÇALIġMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK Resmi Gazete Tarihi : 20.01.2004 Salı Resmi gazete Sayısı : 25352

Detaylı

Bedri TEKİN Makina Mühendisi MMO Yönetim Kurulu Yedek Üyesi 06.09.2009 1

Bedri TEKİN Makina Mühendisi MMO Yönetim Kurulu Yedek Üyesi 06.09.2009 1 İş Güvenliği Mühendisliği Bedri TEKİN Makina Mühendisi MMO Yönetim Kurulu Yedek Üyesi 06.09.2009 1 2007 Yılı SSK İstatistikleri İş Kazası Sayısı : 80602 İş kazaları sonucu ölüm sayısı : 1043 Sürekli iş

Detaylı

İş Güvenliği Uzmanı Çalıştırma Zorunluluğu

İş Güvenliği Uzmanı Çalıştırma Zorunluluğu Tarih : 10/02/2006 Sirkü No : Sirkü 2006/017 Konusu : İş Güvenliği Uzmanı Çalıştırma Zorunluluğu FANUS YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ. Merkez Efendi Mah. Güney Yanyol Akdaş Blok Giriş Katı No:2 Cevizlibağ

Detaylı

SĐRKÜLER : 2008-53 04.11.2008 KONU : Alt Đşverenlik Yönetmeliği

SĐRKÜLER : 2008-53 04.11.2008 KONU : Alt Đşverenlik Yönetmeliği SĐRKÜLER : 2008-53 04.11.2008 KONU : Alt Đşverenlik Yönetmeliği 27.09.2008 tarih ve 27010 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Alt Đşverenlik Yönetmeliğine ilişkin açıklamalarımız aşağıda sunulmuştur. I-

Detaylı

4 Şubat 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 28903 YÖNETMELİK

4 Şubat 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 28903 YÖNETMELİK 4 Şubat 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 28903 YÖNETMELİK Sağlık Bakanlığından: SAĞLIK BAKANLIĞI SERTİFİKALI EĞİTİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2012 YILI )

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2012 YILI ) 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2012 YILI ) 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ

Detaylı

İSG PROFESYONELLERİNİN STATÜSÜ ÇALIŞMA İLİŞKİLERİ İŞ GÜVENCESİ

İSG PROFESYONELLERİNİN STATÜSÜ ÇALIŞMA İLİŞKİLERİ İŞ GÜVENCESİ İSG PROFESYONELLERİNİN STATÜSÜ ÇALIŞMA İLİŞKİLERİ İŞ GÜVENCESİ DOÇ.DR.SAİM OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ . İSG PROFESYONELLERİNİN DURUMU İSG PROFESYONELLERİNİN DURUMU İSG Hizmetlerinin Yerine

Detaylı

ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK TASLAĞI. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK TASLAĞI. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK TASLAĞI BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 -

Detaylı

27.01.2015/3-1 ÖZET :

27.01.2015/3-1 ÖZET : 27.01.2015/3-1 2015 YILINDA UYGULANACAK PRİME ESAS KAZANÇLARIN ALT VE ÜST SINIRLARI İLE BAZI İŞLEMLERE ESAS TUTARLARA İLİŞKİN 2015/4 SAYILI GENELGE YAYIMLANDI ÖZET : 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/14 TARİH : 22/08/2008

VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/14 TARİH : 22/08/2008 Abide-i Hürriyet Cad Bolkan Center No 285 C Blok, Kat 2 34381 Sisli Istanbul T +90 (0) 212 373 00 00 F +90 (0) 212 291 77 97 E infoist@gtturkey.com VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/14 TARİH : 22/08/2008 KONU

Detaylı

Kanun No. 4773 Kabul Tarihi : 9.8.2002

Kanun No. 4773 Kabul Tarihi : 9.8.2002 İŞ KANUNU, SENDİKALAR KANUNU İLE BASIN MESLEĞİNDE ÇALIŞANLARLA ÇALIŞTIRANLAR ARASINDAKİ MÜNASEBETLERİN TANZİMİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN Kanun No. 4773 Kabul Tarihi : 9.8.2002

Detaylı