Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1

2

3

4

5

6 HUTBETU'L-HÂCE Hamd, -âlemlerin rabbi olan- Allâh'a mahsustur. O'na hamd eden O'ndan yardım Ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden Ve amellerimizin kötülüğünden?ph sığınırız. O'nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allah'tan başka ibâdete iâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine Şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi Ve sellem O'nun kulu Ve Rasûlüdür. «Ey îmân edenler!aiiâh'tan korkulması gerektiği gibi korkun ve sizler ancak Müslümanlar olarak ölün!"(âli İmrân: 3/102) «Ey insânlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşiniyaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allâh'tan ve akrabalık haklarına riâ- yetsizlikten sakının! Şüphesiz Allâh sizin üzerinize gözetleyicidir." (Nisâ: 4/1) «Ey îmân edenler!allâh'tan sakının ve sözünen doğru- sunu söyleyin kiallâh, amellerinizi ıslah etsin

7 vegünahları- fiızı bağışlasın. Kim Allâh'a ve Rasûlü'ne itaat ederse büyük birkurtuluşa ermiş Olur.lı [Ahzab: 33/70-71) Bundan sonra: Muhakkak ki sözlerin en doğrusu Allah'ın kelâmı [Kur'ân-ı Kerîm). yolların en hayırlısı ise Rasûlullâh sallallâhu aleyhi Ve sellem'in yoludur (Sünnetrdir). İşlerin en kötüsü sonradan uydurulanlardır. Sonradan uydurulup dîne sokulan her ŞeY bid'at, her bid'at dalâlet, her dalâlet ise ateştedir.

8 MUKADDİME Allah'u Teâlâ'nın âdemoğluna farz kıldığı ilk Şey tâğutları reddederek kendisine imân etmektir. Bu reddi gerçekleştirerek Allâh'a imân edenler, Allah'ın inkıtâsı mümkün olmayan sapa sağlam kulbuna Yani "Urvetu'l-Vuska"ya tutunmuş olurlar. Ve 0 kulba tutunarak sebât edenler, tüm emir Ve yasakları, bütün kanun ve nizamları, Allâh Subhânehu ve Teâ1â'dan alırlar. Her hallerinde sâdece CLR itaat ederler. Allâh Azze Ve Celle de kendisini ilâh kabul ederek velâyetini tercih eden tevhîd ehli kullarını, SOHU hüsrân olan şeylerden emin kılar. Ve onlara her türlü hayrı barındıran Şeyleri sunarak, bu kullarını, hususî velâyetine alır. Allâh'u Teâlâ'nın Velâyetine aldığı kullar için artık mahzun olmak, galibiyetten mahrum kalmak, izzet ve şeref gibi değerlere ulaşamamak diye bir Şey yoktur. Zîrâ Allâh Subhânehu Ve Teâlâ, her dâim gâlib olandır ve Allah'ın velâyetindekiler de gâlib olacak olanlardır. Ancak bazen imtihanın bir gereği olarak Allah'ın Velâyetinde olanlar da sıkıntı Ve mihnet dönemi yaşayabilirler. Hatırlayalım ki tevhîdin başmuallimi, Allah'ın sevgilisi Muhammed aleyhisselâm

9 dâhi Mekke yıllarında tevhîdi Yaşamak ve yaşatmak uğrunda birçok sıkıntıya göğüsgermişti... Şimdi ise imtihan sırası bize gelmiştir. Bizler de tüm şirklerden berî olarak Rabbimizi tevhîd ediyoruz. Ancak elâlim olan Allâh Subhânehu Ve Teâlâ, imân ettiğini söyleyen kullarından isbât istediğini Şöyle beyân etmektedir: ı,,o, 'J F3 ı Bi ı Bi &üs çzşı H& û/,,,/ ıjsluê ı'm,zra ı 7 (TH/YÂ $ Jıîti-'W mum/mmama#ğatiqb/ıla/ı/ km "Elif Lâm. Mim. İnsânlar, [sâdece] 'İmân ettik' demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allâh, doğru söyleyenleri de, yalancıları da mutlaka bilir (ve gerçekleri ortaya çıkarır)."[ankebut: 29/1-3) gıjýı ı %343 çıêib ı

10 @Mak 5 (no/y :sßjlby) 6%W' glýglß "Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlarve ürünlerden eksilterek imtihan edeceğiz. Sabreden- leri müjdele."(bakara: 2/155) Âyet-i kerîmelerde ifâde edildiği üzere Allâh'u Teâlâ finân ettiğini söyleyen kimseleri Çeşitli şeylerle imtihan edeceğini bildirmektedir. Sahâbeden Süheyl bin Sinan radıyallâhu anh'ı hatırlayalım. O. dîni uğrunda tüm mal varlığından vazgeçebilmişti. Rasûlullâh sahahâhu aleyhi Ve sellem ise onun bu yaptığını onaylayarak, kazançlı bir alışveriş olduğunu söylemişti. Bugün bizlerin de Süheyl bin Sinan gibi dînimiz uğrunda tüm mallarımızdan vazgeçmemiz gerekebilir. Unutulmamalıdır ki kazançlı alışveriş malı değil, dîni tercih etmektir. İmtihanın bir gereği olarak kimi zaman da asr-ı saâdet'in kahramanlarından Âsım bin Sâbit radıyallâhu anh gibi dîni tebliğ uğrunda nefislerimizi fedâ etmemiz gerekebilir. O, İslâm'ın kurtuluş vesilesi olan hakîkatlerini, câhiliyye toplumuna anlatmak için yola

11 çlkmlş ve yolda pusuya düşürülerekallâh yolunda şehid edilmişti. Ve Rabbimiz onun bedenini kâfirlerin eline Mü! alma?' İmge/ilan.' 8 düşmekten korumuştu. Elbette ki Allâh, dîni uğrunda mücâdele edenleri korumaya kâdir olandır. Ne güzel bir görev ve de ne güzel bir son. Kimi zaman cihad meydanlarında dîni korumak uğrunda Hamza ve Mûs'âb radıyallâhu anhumâ gibi canlarımızdan hiç düşünmeden vazgeçmemiz gerekebilir. Kimi zaman îdam sehpalarında Hubeyb bin AdiyY radıyallâhu anh gibi İslâm düşmanlarına Peygamber sevgisinin ne dernek olduğunu öğretmemiz gerekebilir... Yine bazen imâmlarımızdan Saîd bin Cubeyr gibi zulme karşı kıyam etmek gerekir. Ebû Hanîfe gibi zâlim otoriteyi ucunda ölüm de olsa meşrulaştıracak amellerden kaçınmamız gerekir. Onların küfür akîdelerini Ahmed bin Hanbel gibi canımız pahasına da olsa reddederek hakkı isbât etmemiz gerekir. Bid'at ve hurâfelerle mücâdele ederken İbn TeymiYYe gibi ömrümüzüzindanlarda da

12 geçirsek, bundan korkmamamız gerekir... s31? " 8,33 :ı7ı_a bi of'/?iii (HY/Y :sßeiiör) ie Jı "Yoksa sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?" (Bakara: 2/214) fi73e kalanları kulağa/ta luzdaßıwg 'ljılduıamag 6131'bu ölüm, halli-i Menü. Mü! alma?'.öatiglo/ılan/ 9 Ölüm gız/ıâdattıh, Ayan/mita, haluk uglıztü/ı, ÂğÂQ/LCIZ,wa, bi?' Hamdi/adım lu',.gi-m ola/u bu dâımdamaddede/lime. ıı Evet, bu saydıklarım sayamadıklarıma oranla, okyanusta olan kumların yanında, elimde bulunan bir kum taneciği bile etmeyecek kadardır. İzzet ve şeref Allah'ın, Rasûlü'nün ve mü'minlerindir.

13 ~ı si 9,9393 âğýı (A/îT' :öjölajlüjjm) ie "Oysa izzet (güç. onur ve üstünlük] Allah'ın, Rasûlü'nün ve mü'minlerindir. Ancak münâfıklar (bunu) bilmiyorlar." (Munafikun: 63/8) Iüm bunların bilincinde olarak içerisinde bulunduğumuz zaman diliminde Allah'ın hakimiyetine göz diken iânetli tâğutların ve de yardakçılarının oyunlarını bozmak, belamlarını rezil ederek etkisiz hale getirmek, biz muvahhidlerin görevidir. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır. Gerektiğinde tevhîd uğrunda malından, hürriyetinden ve de zamanı geldiğinde canından vaz-geçebilmelidir. Unutmayalım ki, -ihtiyacı olmadığı halde- dînine yardım edenlere Allâh yardım etmekte ve onları tevhîd üzere kavileştirmektedir. &We; 0001;/ ı'm b;':3', ö 52;& \`l by (V/YV :Âaaßyy) g&

14 «Ey imân dinine]yardım edenler, eğersizallâh'a Jûtiüi" (onun alındı/l simple/ı.! ederseniz [desteklersenizj, 0 da sizeyardım eder ve ayakları- HIZI [tevhîd üzere) sağlamlaştırır."(muhammed: 47/7) Bu sebeble kitâbımızın konusu açısından Allâh'u Teâlâ' fiın hakimiyetinde Şüphe yayma çabasında olan Şeytanın, Muhammed-i Şeriat dışındaki bir yerden veya bir kimseden hüküm isteme konusunda ortaya attığı batıl kanaatlerin yok edilmesini ve de Müslüman kardeşlerime bu konuda taklide değil de, Kur'an ve Sünnet'e dayalı Ehl-i Sünnet akîdesini, Ehl-i Sünnet âlimlerinin ağzından sunarak -Allah'ın dilediği kadaryardımcı olmayı umuyorum. Okuyuculardan ricam, kitabı başından sonuna kadar eksiksiz okumalarıdır. Zîra soruların cevabları birbirlerini tamamlamakta olup' sistematik olarak tüm şüphelere -inşaallahcevab vermektedir. Bazı yerlerdeki tekrarlar, soruların gereğine binaendir. Şunu da hemen belirtmek istiyorum ki, Allah'ın Kitabı haricindeki her kitab eksik ve hatalıdır. "Tâğuta Muhâkeme Olmayı İstiyorlar" adlı bu kitabtaki doğrular İslâm'ın doğrularıdır. Eksikler ve

15 hatalar benden ve şeytandandır. Iüm hatalarımdan, her halukarda tevbe ediyor ve Rabbim'den acizane olarak ortaya koyduğum gayretten ötürühatalarımı bağışlamasını niyaz ediyorum. ama,, (16 &aşa/za %6( ae ŞM 24%& 'made/z, &MM Saîd. 5'f'

16 IM alma-w İman/dan! Soru: Ehl-i Sünnet ve' -Cemaat ne demektir? Cevâb: wjlûşlwg Hamd ve hüküm, Allah Subhânehu ve Tealâ'ya mahsustur. "Ehl-i Sünnet vel-cemaat" dendiğinde bundan neyin kastedildiğinin anlaşılması için "sünnet" ve "cemaat" kelimelerinin tek tek açıklanması gerekir. H. S~n_nn kökünden gelen sünnet kelimesi iügatte: "Bir Şeyin kolaylıkla akması ve dökülmesi" anlamına gelmektedir. Bu anlamıyla bağlantılı olarak sünnete, "sîret" manası da verilmiştir. Dilciler tarafından sünnet kelimesine: "Tavsif edilmek (nitelemek) kaydıyla iyi veya kötü gidişat, tarîkat/yol, y0l güzergahı, Yaşam tarzr Uygulama, metot, önceden bilinmeyen bir Şeyi takib edilen bir y0l haline getirme, bir yola girip yürüme toplum için kural koyma, beyan etme ve bir Şeyi adet olarak ihdas etmek, örnek olarak ortaya koymak" gibi manalar verilmiştir.1

17 Sünnet kelimesi: Gidişat, sîret, takib edüen ve örnek ahnan yoı, hayat tarzl metot gibi anlamlarını korumakla birlikte bu anlamlar Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in tarîk ve sîretine, O'nun gidişatına tahsis olunmuştur. Muhaddisler (hadîs alimleri) sünnet kavramını ŞÖyle tanımlarlar: "Sünnet Gerek peygamberliğinden önce gerekse l Bak: ııs-n-nıı Maddesi: İsfahanî, el-müfredat; Firûzabadî, el-kamûsu'l-muhît; İbn Manzûr, Lisanu'l-Arab; Cevherî, es-sıhah; İbn Faris, Mucemu Makâyisi'lluğa; Zebidî, Tacu'l-Arûs IM alma-w :İmamı 12 de peygamberliğinden sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den nakledilen SÖZ: fiil, takrir, sıfat, ahlak, adet veya hareketleridir." Fakihler (fıkıh alimleri) ise muhaddislerin sünnet kavramı hakkındaki bu tarifini daraltarak ŞÖyle derler: "Sünnetz Rasûlullah sahahahu aleyhi ve sellem'in peygamberliğinden sonraki SÖZ fiil ve takrirleridir." Akîde âlimlerinin ıstılahında: "Sünnetz İlim, îtikâd, söz ve amel cihetiyle Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabının üzerinde olduğu yoldur. O

18 ittiba edilmesi gereken. ehli övülen ve muhalifleri kötülenenbir yolclur_"2 İl C-m-a"kökündengelencemaatkelimesi ise iügatte: "Toplamak, toplanmak ve bir araya gelmek" anlamlarını içermektedir. Akîde âlimlerinin ıstılahında cemaat kelimesinin manası ŞÖyledir: "Allah'ın Kitabı ile Rasûlü'nün Sünneti'ndeki apaçık hakkın etrafında toplanmış ve bu ümmetin selefini teşkil eden ashab-1 kiram ile tabiîn ve kıyamete kadar onlara ihsan ilkesince uyanlardır."3 Bu sebeble akîde ilminde cemaat lafzı, dînde ilim ve fıkıh sahibi, hadîs ehli kimseler ile kendilerine uyulan ve sünnet ile amel eden hidayet önderleri, onların yollarını izleyip izlerinden giden kimseler hakkında kullanılır. İşte bunlar, Rasûlullah sahahahu aleyhi ve sellem'e ve Müslümanların ilk cemaatini teşkil eden onun ashabına uyan kimselerdir. Hak üzere bulu 2 İbn Teymiyye Mecmûu'l-Fetava: 18/6-10; Halîl Herras, Şerhu Akîdeti'lvasıtiyye: 61; Nasır bin Abdulkerim, Mehâbis fî Akîdeti Ehli's-Sunne: Bak: ııc_m_au Maddesi: İsfahanî, el-müfredat; Firûzabadî, el-kamûsu'l-muhît; İbn Manzûr, Lisanu'l-Arab; Cevherî, es-sıhah; İbn Faris, Mucemu Makâyisflluğa; Zebidî, Tacu'l-Arûs; Halîl Herras,

19 Şerhu Akîdeti'l-Vâsıtiyye: 61 IM alma-w :İmamı 13 nan her bir cemaat de onların devamıdır. Sünnet ve cemaat kelimelerinin anlamlarını açıkladıktan sonra, Ehl-i Sünnet ve'l-cemaat dendiğinde bundan neyin kastedildiğini kısaca beyan edelim: Ehl-i Sünnet vel-cemaat, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ve ashabının, îman Ve amel ettiği y0l üzerinde gidenlere verilen bir isimdir. Ehl-i Sünnet ve'l-cemaat'in kendisiyle tanınmış olduğu başka isimleri de vardır. Bunlardan bazıları ŞÖyledir: Ehl-i Sünnet Ehl-i Cemaat, Selef-i Salih, Ehl-i Eser ve Ehl-i Hadîs... Ehl-i Sünnet ve'l-cemaat: İtikatlarını, sözlerini, amellerini, Kur'an-1 Kerim'den ve Rasûlullah sahahahu aleyhi ve sellem'in Sünneti'nden alarak îman ve amel ederler. Kur'an ve Sünnet'in önüne hiçbir Şeyi geçirmeden onların hükümlerine tabi olurlar ve asla bu ikisini birbirinden ayırmazlar. Dînin kaynagi olan Kitab'ın müteşabihlerini muhkemlerine götürerek anlamaya çalışırlar. Sünnet'i ister mütevatir, ister ahad olsun akîdenin ve fıkhın esası kabul ederler. Kufan ve Sünnet nasslarını sahabe, tabiîn ve onlara uyanların aniaylşl üzere idrak ederler. Onların nasslar hakkında

20 söylemediklerini asla söylemezler. Kur'an ve Sünnet'te dînin esasları eksiksiz olarak açıklandığından dîne sonradan sokulan her Şeyi bid'at olarak kabul ederek, her türlübid'ati reddederler... Allâh'tandır. 5'f' Başarı, el-hamîd ve el-hakîm olan

21 14 üýllajı e: iýqîbug bi Üye# 2. Soru: Ehl-i Sünnet ve' -Cemaatin özellikleri nelerdir? Cevâb: êğjlwlßilıûşaê Hamd ve hüküm, Allah Subhânehu ve Tealâ'ya mahsustur. Fırka-ı Naciye (kurtuluş ehli) olan Ehl-i Sünnet'in bu kitabın hacmini aşan birçok özellikleri bulunmaktadır. Bu özelliklerinden bazıları kısaca ŞÖyledir: Ehl-i Sünnet vel-cemaat, Kur'an ve Sünnefe kayıtsız ve şartsız itaat ederler. Kur'an ve Sünnet'in önüne hiçbir kimseyi ve hiçbir Şeyi geçirmezlerfi Allah Subhânehu ve Teala ŞÖyle buyurmaktadır: _gü âı si ı'm ğı Jýîib 33% (VY/T :birejlöf)

22 "De ki: Allâh'a ve Rasûl'e itaat edin. Eğer (itaatten)yüz çevirirlerse Şüphesiz ki Allâh kâfirleri sevmez." (Âli İmran: 3/32] ilgi.gap ji:: :3 Q. 23,333 ı'm Oz 523% 4- EY hakka talib olan kişi! Kayıtsız ve şartsız îman etmen gereken Kunan vesahîh- Sünnet'in hakîkatlerinden başkası değildir. Kayıtsız ve şartsız itaat etmenin de farz olduğu tek merci Kunan ve Sünnet'in hakîkatleridir. Zîra Kufan ve Sünnet akîdenin aslı, fıkhın esasıdır. Hüküm Kur'an ve Sünnet'te aranır. Fetva Kur'an ve Sünnet'e göre verilir. Yaşantı Kur'an ve Sünnefe göre belirlenir... İşte bunlar, îmân ettiğini iddia edenlerin isbât etmesi gereken Şeylerin en önemlilerindendir. Rabbim, muvaffakiyat versin. IM alma-w :İmamı 15 (YT/VY ;Üzjl5))-«I) te "Kim Allâh'a ve Rasûlü'ne karşıgelirse, Şüphesiz onlar için. içinde ebedî kalacakları cehennem ateşill 72/23) Ehl-i Sünnet ve'l-cemaat, Allah'a Ve Rasûlü'ne isyan olacak Şeyleri emretmedikleri sürece nefislerinin hoşuna gitmese dahi Müslüman olan idarecilerine ve alimlerine itaat ederler. Hak oldukları sürece bunlara

23 itaatsizliği, Allah'a isyan olarak bilirler. Allah Subhânehu ve Teala ŞÖylebuyurmaktadır: Ni abii ilgim iki& i,gti i,si "il iy (MN:;L...~Jisu...)6%I «Ey îmân edenler! Allâh'a ve Rasûlü'ne itaat edin. Ve sizden olan (Müslüman) ulu'i-emre [idareci ve âlimlere) de [Allâh'a ve Rasûlü'ne isyanı emretmedikleri sürece] itaat edin, (Nisa: 4/59) Ehl-i Sünnet vel-cemaat, dînde ihtilaf etmeyerek hepbirlikte Allah'ın ipine (Kur'an ve Sünnet'e) sarılarak cemaat üzere kalırlar.5 Allah Subhânehu ve Teala, ŞÖyle buyurmaktadır: 5 EY hak ve hakîkatlerin sevdalısı! Küfrün azgın seher gibi üzerimize doğru aktığı bu zamanda îmân üzere kalmak ve îman üzere Rabbine kavuşmak istiyorsan, hakikat üzere yaşayan ve yaşanması uğrunda hiçbir kınayıcının kınamasına aldırmayan tevhîd ehli bir cemaatin ferdi ol. Zîra hak üzere Sebat eden cemaat, asrımızdaki Nuh'un -aleyhisselâm- gemisidir. Ondan ayrılmak küfrün azgın dalgalarıyla yalnız başına boğuşmaktır ki, buna kimin gücü yetebilir? O gemide sana en ağır işleri yapman dahi emredilse sabret! Zîra îman nurun küfrün katran karanlığında ve

24 amansız fırtınalarında yalnız başına ne kadar dayanabilir? Sonra Müslümanlara hizmetinden dolayı, kıyamet günü imrenilecek olan makamlar niçin senin olmasın? Ve seni IM alma-w ğaiil/_o/ıla/i., 16 bir* Ji Sjfß) ie ali fı ;iii or ww',713% (\ I/T: «Hep birlikte Allâh'ın ipine [Kur'ân ve Sünnet'e) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin."(âli İmran: 3/103) ı.g,, uitaîi 23 fu U- Oz Ãlýjßi&Su; 255% 5JJM) ik?'.bati-i,û,. i, Li z (\ \ 6/1' :elmali "Her kim; kendisine hidayet (doğruyol) besbelli olduk- tan sonra Rasûl'e karşı çıkar, mü'minlerin yolundan başka biryola uyarsa, onuyöneldiğiyolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötübiryerdir." (Nisa: 4/115) Rasûlullah sahahahu aleyhi ve sellem ŞÖyle buyurmuştur: z /o.ab ißýâi915,131 dai O

25 yzz Oz ö:vi) vê bwin' /i _î,zz.ge Jo zûa ız z& gi &gi oij) ç?.lwl 'îîétşii ;%93..ş,.é "ÃÂz-UÃ.ßi [. (N W) siz-l» iyi: (2 O W) (WE/iza edin!sizden önceki'elif-i Kitâöyetmiş i& dîniflfftaya ayrıfmışûırdî. <Bu ümmetteyetmiş üçiit/iaya ayrıûıcaktır. (Bufırkalêırgünahlardan sakındırıp takvâya ulaştırmak için bazı yaptırımlar uygulandığında sana düşen Şey hayr davetçilerine itaattir. İsyan ise Şeytanın saptırmasından başka bir Şey değildir. Uyanık Ve elindeki hazinenin değerini bil! Çünkühesap günü yakındır. Allah'ın azabı çetin ve şedid olacaktır... Allah'ım gazabından rahmetine sığınırız. Bizi Arş'ın gölgesinde gölgelendir. Allahümme Âmin. IM alma-w.amaa/dual 17 Jan yetmişi/ãi_fif/ãa cenennemlî/ğ, (Sâéfece) öir tanesi cennetlîğéiı: ßu (cennetfiâofanßr/ğa) cemaattir. "[(SAHİH HADİS:) Ebû Davûd (4597) İbn Mâce (3993)..-] Ehl-i Sünnet vel-cemaat, herhangi bir Şeyde anlaşmazlığa düştüğündeonur Allah'a ve Rasûlü'ne yani Kitab ve Sünnef e döndürerek çözümübu iki kaynakta

26 ararlar. 6 Allah Subhanehu ve Teala ŞÖylebuyurmuştur: #Fu-Ali by) a& üi wii H 28:* O ı ış*-g 65%' (iww "Hakkında ihtilâfa (ayrılığa) düştüğünüz herhangi bir Şeyin hükmüallâh'aaittir." (Şûra: 42/10) '.ıg; ol. öi «Jéîib \ü\ «ii â1 25:** si 01 z,z :ise (M/i':swiby) :E235 sine "Eğer herhangi bir Şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, Allâh'a ve âhiret gününe gerçekten îmân ediyorsanız onu Allâh'a ve Rasûlü'ne (Kur'ân ve Sünnet'e) götürün."(nisa: 4/59) Ehl-i Sünnet vel-cemaat, ilim, amel, ihlas ve sabır ilkeleri üzere hareket ederler. Allah Subhanehu ve Teala ŞÖyle buyurmuştur: \.:.. 3): zz tâz ij# â bi? 05%' az iye?) iâi i::ı-iii s? / Iz'

27 6 Zîra bu, ilerleyen sahifelerde görüleceği üzere, tevhîd ehli olmanın şartlarından bir şarttır. Kur'an ve Sünnet'in hakemliğinden başkasını aramak ve ondan razı olmak ancak Kitab ve Sünnet'e îmanlarında zan sahibi olan kimselerden sudûr edebilecek küfrî amellerdendir. Neûzubillâh. IM alma-w ğaiil/_o/lta/t/ 18 (iîî/'i ::varsm a "Mü'minlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların her kesiminden bir kısmının dînde derin bir kavrûylş edinmek (tafakkuhta bulunmak] ve kavimleri dönüp geldiklerinde onları [emri bil-maruf ve nehyi ani'lmünkeryaparak) uyarmak için geride kalmalıdır. Umulur ki sakınırlar." (Tevbe: 9/122) iiz; biji *ii JÂÂ.,'otıßşii 3! ;Que (r-i/i~i~:,...ji5,4 i& iyziýâ d.zik? "Asra yemin ederim ki, insân gerçekten ziyan

28 içinde- dir. Bundan ancak îmân gdip sâlih ameller işleyenler, bir- birlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır." [Asr: 103/1-3) Ehl-i Sünnet vel-cemaat, emri bi'l-maruf nehyi ani'lmünker görevini güçleri yettiğince her daim yerine getirirler. Allah Subhanehu ve Teala ŞÖyle buyurmuştur: Ib,4~' ~: ÖLÄÃÃ;Sil :3135 eine akay air" Jlsjj-N) ge z Ğiêbiß.yigéji s? jı,,'o, "Onlar, Allâh'a ve âhiretgününeîmân ederler. Mârufu (iyiliği) emrederler. Münkerden (kötülükten) menederler, ha- ylr işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar sâlihlerden- dir_.. [Âliİmran: 3/114) Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ŞÖyle buyurmuştur: Jûâüi" günlü/l.ğaüi/.ojlia/ı.' 19 5G z z Oz 2 b ij/sãğ 5'i isi) ik) H*** aij) (zêîfý &ml 'tğkgğii z zz

29 oz &3 i---(2~ir)4,u_~,.ii,(vı\) Sizden İier (tim Bir mün&er (İsfâm'a uygun ofmayan Şeyfer) görürse (Seyirci iğafmayî?) onu elîyfe Jüzeftsin. Şâyet elîyfe,feğıştimıeye gücüyetmezse neye ıfüzeftmeye Fdüşsın. Ona :fa gücü yetmezse &aßiyre onu hoşgöffîlßyil? Elaßullênmesin Q öu Ja îmânın en zayfıferecesiıfir. "[(SAHİH HADİS:) Müslim (78): İbn Mâce (4013)...] Ehl-i Sünnet ve'1-cemaat, hem akîdede hem fıkıhta ifrat ve tefridin ortasında vasat bir şekilde hareket ederler.7 Allâh Subhânehu Ve Teâlâ ŞÖyle buyurmuştur: luis; Mü&.A3»Aka da:) ı,ı o"f zz wkîßêû UVWX' zijn. SJF) â& Jz Ügjss "Böylece, sizler insânlara birer şahit olasınız ve RasûI de size bir şahit olsun diye sizi vasat bir ümmet yaptık." [Bakara: 2/143) İşte bu özellikler, yetmişüç fırkaya ayrılacağı bildirilen ümmetin içinde Allâh'1n azabından kurtulacak olan tek fırkanın bazı özellikleridir. Onlar, Rasûlullâh sahahâhu aleyhi VE sellem' in Ve ashâbının yolunu

30 izleyerek hak üzere olacaklar ve hakka düşmanlık edenler onlara hiçbir zarar veremeyeceklerdir. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi Ve sellem ŞÖyle buyurmuştur: 7 Bil ki! Akîdede ve fıkıhta, ahlâkta ve yaşantıda orta y0l, Yani vasat olmak, altın kuraldır. İfrat ile tefrit arasında vasat olmak vardır. Bu, Ehl-i Sünnet ile Ehl-i Bid'at'ı, Ehl-i İttiba ile Ehl-i Taassub'u, Ehli Zühd ile Ehl-i Dünyâ'yl birbirinden ayıran şeydir. IM alma-w İmge/dalı! i:,mı.a, a& ç.,,/,,.ai -â Ja,uî Lâ :JLâ?ful Açı; L: z 553 1,313.îJzU [. '(2 Z z) Vsßdı, (V1 Z \ ) olj) Gir* Cagan] "Ümmetim yetmişüç_ßrgaya öirı' kafi? hepsi Ce/îennem'Je olacaktır..âs/iâö: Üîimıfir onlêır Jq Rasûlüllah' ıfıye sorunca: Rgsûfulîâli Şöyfe öuyurmuştur: ßenim ve asßâöımınyofu üzere ollmûzrdîrî İ) i-î [(HAsEN HADİS:) Tirmizî: (2641); Hâkim (444)...] ab c&j.lâ O/ N*ý 4,31 3% 15z D si? A191

31 olj) (zêýý &gal u J# M; ûi 32% o il, \ ß/ [...(\.m &me; (VW: ı) "Ümmetimıûzn ßir topfuûıß ßlüß'm emrini dimdik, ya/ita tutmağa devam ezfece/ğferûı: Onlîmyardimsız öıra/ğanlîırıfa 've onûmı mußâlêßt edênlêfdê onûıra Zdftlf veremeyece/ğferıfir. Onûır,,illâ/i'ın emri gelinceye Kader ön halleri üzere &aßîlaya devam edecekferdir. İ) [(SAHİH HADİS:) Buhârî [3641]; Müslim: (1037)...] Arşın el-kerîm olan Rabb'ine duamız odur ki, bizleri de kurtulan bu fırkaya dâhil ederek haşretsin. Allâhumme Âmin. Başarı, el-hamîd ve el-hakîm olan Allâh'tandır. ê-r

32 Jûâüû' günü-w.öatiı/_o/ıla/ı! Soru: Iâğut ne demektir? Cevâb: &zğilgêilıtßlljûş/«ğ Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Tealâ'ya mahsustur. Arabça bir kelime olan "ýjßw tâğut": iyi» I_ğ_y kök harflerinden türemiş olup' tekil Ve Ç0ğuL dişil Ve eril olarak kullanılan bir cins isimdir. Bu kelimede aslolan onun müzekker olmasıdır. Ancak hem müzekker/eril hem de müennes/dişil için kullanılır. Iâğut kelimesin masdarı olan liöı*.ı tuğyân": "İsyan etmek, haddi aşmak, azgınlık Ve sapkınlık" gibi anlamlara gelmektedirß Nitekim Şeyhu'l-İslâm İbn TeymİYYe rahimehullâh, ŞÖyle demiştir: "Tâğut, ı. fa'lût' kalıbında olup' 'tuğyân'dan türemiştir. Tuğyân ise: Haddi aşmaktır. Bu da zulüm Ve haksızlıktır."9 Iâğut kelimesinin ıstılâh (terim) mânâsı hakkında ümmetin âlimleri birçok açıklamalar Yapmlşlardır. Onlardan bazıları ŞÖyledir: İmâm İbn Cevzî rahimehullâh, tâğut kavramının

33 tanımına dair ŞÖyle demiştir: "Tâğuttan neyin kastedildiği hakkında beş vardır. Birincisi: O. şeytândır. Bunu Ömerbin Hattab, İbn Abbas, Mücahid, Şâbi, Suddi ve diğerleri demişlerdir. İkincisi: O. kâhin- 8 Bak: llt_ğ_yıı Maddesi: İbn Manzûr, Lisânu'l-Arab; Firûzâbâdî, el-kâmûsu'lmuhît; Zebidî, Iâsu'l-Arus; Ragıb, Müfredat; İbn Cevzî, Zâdu'l-Mesir: 1/231232; Kurtubî, el-câmiu li Ahkâmi'l-Kur'ân: 3/ İbn Teymiyyeı Mecmûu'l-Fetâvâ: 28/200. Jûâüû' günü-w.öatiı/_o/ıla/ı! 22 dir. Bunu Saîd bin Cubeyr ve Ebû'l-Âlîye demişlerdir. Üçüncüsü: O. sihirbazdır. Bunu Muhammed bin Sirin demiştir. Dördüncüsü:Putlardır. Bunu Yezidi ve Zeccac demişlerdir. Beşincisi: Ehli Kitab'ın azgınlarıdır. Bunu da Zeccac demiştjrýıo Tabiînin büyüklerinden İmâm Mücâhid rahimehullâh'tan rivayet edildiğine göre tâğut: "İnsânların idârecisi konumunda bulunan, halkın kendisine danişip işlerinin hükme bağlanmasını istedikleri, insân sûretindeki şeytânlardır. Iâğut (Allah'ın kanunları dışında) kendisine başvurulan insanların efendisidir."11 İlk müfessirlerden Mukâtil bin Süleyman

34 rahimehullâh tâğutu: ıışeytânı putlar Ve Yahûdî Ka'b bin Eşref" 12 olarak ÜÇfarklı mânâda tefsîr etmlştinß İmâm Taberî rahimehul1âh'a göre tâğut: "Allâh'a karşı isyânkâr olup' zorla, zorlamayla veya gönül rızâsıyla kendisine tapınılıp ma'bûd tutulan insân, Şeytan, put, heykel ya da herhangi başka bir Şeydir_"ı4 İmâm Mâverdî rahimehullâh, bu tanımlara kötülüğüemreden nefsi de ilave etrniştinl5 İmâm Beğavî rahimehullâh ise tâğutu Şöyle tanımlamıştır: "Tâğutz İnsânın tuğyân etmesine sebeb olan her Şeydirfıs Kadı Beydâvî rahimehullâh'a göre tâğut: "Tuğyânın zirvesine ulaşan, Allâh'a kuhuğu engelleyen Şeydirfn Ragıb elisfehânî rahimehullâh "Müfredat" da, Allah'ın dışında tapınılan şeylerin tamamı, sapkın önderler, hayır yolundan çevirenler ve 10 İbn Cevzî, Zâdu'l-Mesir: 1/ Suyutî, ed-durru'l-mensur: 2/ (Seytânı) Bakara: 2/256; Nisâ: 4/76; Maide: 5/60 (Putlarz) Nahl: 16/36; Zumer: 39/17 (Ka'b bin Eşref:) Bakara: 2/257; Nisâ: 4/ Mukâtil bin Süleyman, el-eşbâh ve'n-nezir fi'l-kur'âni'l-kerîm: Taberî, Câmiu'l-Beyân: 5/ Mâverdî, en-nukt ve'l-uyûn: 1/ Beğavî, MeâlimuT-Tenzîl: 1/ Beydâvî, Envâru't-Tenzîl: 1/155. Jûâüû' günü-w :İmi/amı

35 23 Ehl-i Kitab'ın azgınlarının da tâğut olarak isimlendirildiğini belirtmiştir. Allâme Âlûsî rahimehullâh ise tefsîrinde tâğutla ilgili bütün bu görüşlere Yer verdikten sonra Şöyle demiştir: "En doğrusu bütünbu sayılanlara tâğut demektir."19 İmâm Mâlik rahimehul1âh'a göre tâğut: "Allâh'tan başka (kendisine) ibâdet edüen her Şeydirfzo Leys, Ebû Ubeyd, Kisai, Vahîdî Ve iügatçilerin cumhuru da bu görüştedir. 21 İmâm İbn Kayyim rahimehullâh ise tâğut kavramı hakkında takdire Şâyân bir tanım Yaparak ŞÖyle demiştir: "Tâğut Kendisine ibâdet edilme, bağlanılma ve itaat edilme noktasında haddini aşan kul demektir. İnsanların tağutu, Allah ve Rasûlü' fiün kanunlarıyla hükmetmeyen, Allah'tan başka kendisine muhakeme olunan, ibadet edüen ve Allah'ın emrine dayanmaksızın, Allah'a itaat etmeksizin kendisine tâbi olunanlardır. Bunları düşünür ve insanların durumlarına bakarsan, insanların Çoğunun Allâh'a değil tağutlara ibadet ettiğini, Allâh ve Ra-sûlü'nün hükümlerine değil, tağutların hükümlerine muhake-me olduklarını, Allah ve Rasûlü'ne değil, tağuta itaat edip tâbi olduklarını göfürsünfzz

36 Şehid Seyyid Kutub rahimehullâh, ŞÖyle demiştir: "Tağut, 'tuğyân' kökünden türemiştir. Gerçeği Çİğneyen Allah'ın kulları için çizdiği sınırı aşan düşünce, sistem Ve ideoloji anlamına gelir. Bu düşüncenin, sistemin ve ideolojinin, Allah'a inanmaktan, O'nun koyduğu kanunlara uymak gibi herhangi bağlayıcı bir kuralı yoktur. İlkelerini Allah'u Teala'nın kanunlarından almayan her 18 İsfehanî, Müfredat: 1/ Âlûsî, Ruhu'l-Meani: 2/ Kurtubî, Camiu li Ahkam: 5/ Nevevî, el-minhac fi Şerhi Sahîhi Müslim: 3/ İbn Kayyim, İlâmu'l-Muvakkıîn: 1/40. Jûâüû' günü-w.öatız/o/ıla/ı! 24 sistem, her kurum, her düşünce, her davranış kuralı, her gelenek tâğut kapsamına girer. Buna göre ancak kim tağutun karşısına çıkar ve sistemindeki kafirliklerin tümünü kökünden reddederek Allah'a inanır Ve yalnızca ona boyun eğerse kurtuluşa erer_"23 Şeyh Muhammed Hamid el-fakî rahimehullâh, tağutun tarifinde ŞÖyle demiştir: "Selefin sözlerinden özetle tağutu ŞÖyle tanımlayabiliriz: Kulu Allah'a

37 ibadetten, dîni ve itaati yalnızca Allah'a ve Rasûlü'ne has kılmaktan çeviren ve alıkoyan her Şeydir. Bu, cinlerden olan Şeytan da olabilir, insanlardan olan Şeytan da olabilir. Ağaçlar, taşlar ve diğer başka Şeyler de olabilir. Şüphesiz buna kanlar, mallar ve ırzlar hususunda insanların koymuş olduğu, İslam'a ve İslam Şerîatı'na Uymayan kanunlarla hükmetme de dahildir. Bu yolla hadlerin ikamesi, faizin, zinanın, içkinin haram kılınması gibi Allah'ın Şerîatrndan olan Şeyler geçersiz kılınmış olur ve insanların koymuş oldukları bu kanunlar, kendi yaptırım güçleri ve onları uygulayanların yetkisi ile yasallaşarak korunurlar. Dolayısıyla kanunların kendisi bizzat tağuttur, bu kanunları koyanlar ve propagandasını Yapanlar tağutturlar, gerek kasıtlı gerekse kasıtsız olarak Rasûlul-lah'ın getirmiş olduğu gerçeklere uymaktan insanları alıkoymak için insan aklının icat etmiş olduğu her türlüyazılı metin ve buna benzer Şeylerin tamamı tâğuttur."24 Tağut kavramının tanımı hakkında Yaptığımız bu nakilleri daha da uzatmak mümkün olmakla beraber bu kadarı onun kimliği hakkında yeterli bilgi vermektedir. Tağutun kimliğini tespit için bu nakilleri incelediğimizde tağutu, Allah'tan başkasına ibadete çağıran Şeytan, kendisine tapılan Dut, gaybı bildiği-

38 23 Seyyid Kutub, Fî Zilali'l-Kur'an: 1/ Fethu'l-Mecîd Şerhu Kitabft-Tevhîd: 282 (Dipnot: 1)- Jûâüi ' ami/om.! 25 ni iddia eden kahin, sihir Yapan sihirbaz ve Allah'ın kanunları haricindekilerle hükmeden idareci şeklinde sınıflandırabiliriz. Ancak tâğut, Allah'tan başka kendisine ibadet edüen her ŞEY olduğuna göreı tağutların sayısını belirli bir şekilde ifade edemeyiz. Bunun için diyorum ki: Tağut yeryüzünde İslam Dîni'ne Yani Allah'ın kanun ve yasalarına isyan ederek başkaldırmak sûretiyle haddi aşan ve aştıran, insandan devlete, güçten otoriteye, nefisten Şeytana, puttan kahine kadan canlı veya cansız, soyut veya somut her türlü Şeyin ortak adıdır. Bu manada tarihin her döneminde ve dünyanın her yerinde. aynı veya farklı yerlerde eşzamanlı olarak bir tane olabildiği gibi, işbirliği içinde birden fazla da olabilen tâğut, aşırı derecede tuğyankar olup' insanlar üzerinde ilahlık iddia edlpı onların dünya hayatını düzenlemeye kalkışan her Şeydir. Zîra tağut bir kimliktir. Küfrü, zulmü, fıskı, şerrh haksızlığı, adaletsizliği, putçuluğu, azgınlığı, sapkınlığı ve -zikretmekte aciz kaldığım- tüm kötülükleri ifade

39 eden bir kimliktir. Bu kimlik Çeşitli şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Bazen kendini Fir'avun ilan eden -antik Ya da çağdaş- bir yönetici, bazen de Komünizm veya Demokrasi... adıyla azgın bir sistem ve kimi zaman da dindar kılığına girerek insanlara alemlerin rabbi olan Allah'tan gayrisine ibadeti süslü gösteren bir belam... Tağutları redderek Allah'a tevhîd üzere îman edenlere müjdeler olsun. Başarı, el-hamîd ve el-hakîm olan Allâh'tandır. ê-r

40 Jûâüû' günü-w :İmi/ami Soru: Kufânq Kerîm'de tâğut kelimesinin geçtiği âyetler hangileridir? Cevâb: êğilwltßğaê Hamd ve hüküm, Allah Subhanehu ve Tealâ'ya mahsustur. Kur'an-ı Kerîm'de tağut kelimesinin geçtiği sekiz ayet-i kerîme bulunmaktadır. Bu ayetler fiüzûl sıraları itibariyle ŞÖyledir: Zumer Sûresi'nin 17. ayeti, Nahl Sûresi'nin 36. ayeti, Bakara Sûresi'nin 256. ve 257. ayetleri, Nisa Sûresi'nin 51. I 60. ve 76. ayetleri, Maide Sûresi'nin 60. ayet-i kerîmesidir. Mushaf sırasına göre ise bu ayet-i kerîmeler: Bakara Sûresi'nin 256. ve 257. ayetleri, Nisa Sûresi'nin ve 76. ayetleri, Maide Sûresi'nin 60. ayeti, Nahl Sûresi'nin 36. ayeti ve Zumer Sûresi'nin 17. ayeti olarak sıralanmaktadır. Bu ayet-i kerîmeler, mushaf tertibi îtibarîyle mealleriyle birlikte ŞÖyledir: `C ı 13.31) *Gaz ::#351 a? 55 :)

41 4% 153 &% , (YOT/Y.. «% ,; îır je`..öve u_m ol.!i) 1,31 Z/ ý ÜJJM)iı. ıı "Dinde [Ehl-i Kitâb'a ve Mecûsîlere, cizye verdikleri takdirde) zorlama yoktur. Artık hak, bâtıldan apaçık ayrılmıştır. 0 halde herkim tâğutu reddederekallâh'a îmân ederse, kopması mümkün ohnayan sapasağlam bir kulba Yaplşmıştır. Allâh isitir ve bilir."[bakara: 2/256) Jûâüû' günü-w :İmi/ami,î 27,.û,5 fi51 ıâ «ii 2; z b?? (YêV/î :Sßğlâjßli21,111; 53,iisi 4,541 "Allâh, îmân edenlerin velîsidir. Onları karanlıklar- dan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri

42 öî ise tağuttur, Onları aydınlıktan çıkararak karanlıklara sokarlar. İşte bunlar, cehennemliklerdir. Onlarorada ebedîkalırlar." (Bakara: 2/257) o 1Ig) 91353* z 53,1 d: z 931% f 1,31 &avm z Uý; s,'iz' 441' (Ol/F ÖJU-W)i "Kendilerine kitâbtan bir Pay verilenleri [Yahûdîleri] görmedin mi? Onlar, tâğuta ve cibt'e îmân ediyorlar ve diğer kâfirler [Mekke müşrikleri) için: 'Bunlar, îmân edenler- den daha doğru biryoldadır'diyorlar." (Nisâ: 4/51) :1,:1 w 6, ,31 \ 1..._ s31 931% 4% 1, , % d:,ıı :Ha: (ß/Y;wssü..) â&?şifa û öî

43 Z~ u...s' _ ~s Sağ& "Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten îmân ettiklerini zannedenlerigörmüyor musun? Bunlar, tâ- ğuta muhâkeme olmayı istiyorlar. Oysa onlar onu reddet- mekle emrolunmuşlardı. Şeytân da onları uzak bir sapıklık- Ia saptırmak istiyor." [Nisâ: 4/60) Jûâüû' alma-w.öatiı/_o/ıla/ı! 28., o?' b?? &i; \ z s? % En? çünkü» ö çmın ag; 51;& 9:35& ı (VT/î :çlmamsjjw) m iğ "İmân edenler Allâh yolunda savaşırlar; kâfirler ise tâğutyolunda savaşırlar. Öyleyse Şeytânın dostlarıyla SCIVCI- Şln, HİÇŞüphesiz, Şeytânın hilesipekzayıftır." [Nisâ: 4/76) :Sus ::İS Şu» *o :zi' 0 ":2 oj;vıl 35 33%

44 ı,,î t r g, 5:35& 535.5& \ (î~/o :gßhßâjf)â& s55",î/ GK; "De ki: Allâh katında, kesinleşmiş bir cezâ olarak bun- dan daha kötüsünühaber vereyim Allâh'ın kendisine iânet ettiği, ona karşı gazâblandığı ve onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ile tâğuta ibâdet edenler; işte bunlar, yerleri daha kötüve dümdüz yoldan daha 90k sapmışlar- dır.lı (Mâide: 5/60) 5:35& s ;İm 53.1& gi 31,53 m' 3;: m* -O 1.233% gajýs s? b# &HH ı..u :İm sı; ı - (\ `V\1 ÖJJM) k& J En? "Andolsun, biz her ümmete: 'Allâh'a kulluk edin ve tâğuttan kaçının' diye bir rasûl gönderdik. Böylelikle, onlardan kimine Allâh

45 hidâyet verdi, onlardan kiminin üzerine de sapıklık hak oldu. Artık, yeryüzünde dolaşın da Jâğutaanma/mmolmaz/ığAİÃIßI/da/ı!29 yalanlayanların SORUMLU! ne olduğunugörün." (Nahl: 16/36) z \\ d sgüîß ''JO/ Bİ 5:35& SJŞÃSŞ) âşîîj? ÜV/Ti so âw â& ekte:- Ürcâiz& "Tâğuta ibâdet etmekten kaçınan Ve Allâh'a içten yönelenler için bir müjde vardır. Öyleyse kullarıma müjde Ver.lı (Zumer: 39/17) Allâh'tandır. ê-r Başarı, el-hamîd ve el-hakîm olan

46 Jûâüû' alma-w.öatılp/ıla/ı! Soru: Iâğutların reddedilmesinin hükmü nedir? Cevâb: ı ~zğl`gajll4ßboşaoê Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ'ya mahsustur. Iâğutları reddetmek her mükellef için farz olup' îmânın ilk şartının ön şartıdır. Yani Müslüman olmanın ilk şartı Allâh'a îmân etmek, Allâh'a îmân etmenin ilk şartı ise tâğutları reddetmektir. Nitekim İmâm Muhammed bin Süleymân rahimehullâh, ŞÖyle demiştir: "Allâh'u Teâlâ sana rahmet etsin. Bil ki! Allâh'ın âdemoğluna farz kıldığı ilk Şey tâğutu reddetmek ve Allâh'a îmân etmektir."25 Şart iügatte: "Lüks Alâmet" demektir. Istılâhta ise: "Yok olması hahnde hükmünde yük olacağl, Var olması hahnde ise bizâtihi hükmün varlığının veya yokluğunun gerekli olmadığı Şeydir." 26 Misâlen: Yapılan ibâdetlerin sahîh Yani kabul olma şartlarından İlki îmândır. Bir kimsenin

47 îmânlı olarak Yapmış olduğu namaz, oruç ve cihad gibi ameller, eğer bu amelleri ifsad edici başka bir durum yok ise kabul olunur Ve âhirette bunlara mukabil ecir alınır. Ancak îmân olmadan yapılacak tüm İbâdet çeşitleri sahîh olmaz. Zîrâ îmân olmadan ibâdet etmek, kişiye fayda sağlamaz. Yani Yapılan ibâdetlerin geçerli olmasındaki ilk Şart_ îmândır. İmânın ilk şartı ise tâğutları reddetmektir. Iâğutları reddetmeden onlardan uzak olmadan îmân asla kabul olunmaz. îmânın kabul olması tâğutların reddedilmesi şartına bağlanmıştır. Nitekim Allâh Subhânehu Ve Teâlâ, ŞÖyle buyur- 25 ed-durerus-seniyye: 1/ Bak: el-mevsûatu'l-fıkhiyye: 3/22. Jâğüû' alma-w.öaüıp/ıla/ı! 31 maktadır: :ve?imdb `C,&Si 13) ff :da (TNl/Y :age-llby) a %3 êkêşfıı 5355 İ ' Ço`,, l "Artık hak, bâtıldan apaçık ayrılmıştır. 0

48 halde her kim tâğutu reddederek Allâh'a îmân ederse, kopması mümkün olmayan sapasağlam bir kulba yalnşmıştır." [Bakara: 2/256) Âyet-i kerimede "Her kim tâğutu reddederek, Allâh'a îmân ederse,, buyrulmuş Allâh'a îmân için önce tâğutun reddi emredilmiştir. Yani kelime-i tevhîd'de olduğu gibi önce red. sonra isbât/kabul emredilmektedir. Kelime-i tevhîd'in :dı \J "İlâhyoktur" kısmı red, :fm i:"allâh'tan başka" kısmı ise isbâttır. 'o h: "Her kim tâğutu reddederse" kısmı red,,ama ağ; "Allâh'a îmân ederse., kısmı ise isbâttır. Bu âyet-i kerîme bilindiği üzere Medenî (Medine'de inmiş) olup' Kur'ân-ı Kerîm' de tâğuttan bahseden Mekkî âyetlerde de aynı durum mevcuttur. O âyetlerde de tâğutların reddi istenmiş, bu red Allâh'a îmân Ve ibâdetten önce zikredilmiştir. Nitekim Allâh Subhânehu ve TeâlâŞÖylebuyurmaktadır: ı \\ d: gül) ',goz 353W ÜV/TÄarar âw i& eto:- (Ürçsjizîi "Tâğuta ibâdet etmekten kaçınan Ve Allâh'a içten yönelenler için bir müjde vardır.

49 Öyleyse kullarıma müjde ver." (Zumer: 39/17) Jâğüû' alma-w.öaüıp/ıla/ı! 32 Bu âyet-i kerimede de Ji-fil ol.lßfmı 'ıîéîél &M; "Tâğuta kulluk etmekten kaçınan" kavliyle öncelikle tevhîdin red kısmının teşekkülü istenmiş, ;nı *il i,şti/b "Allâh'a içtenyönelen- leri! buyrularak da tevhîdin isbât kısmını ortaya koyanlara müjdeler olduğu beyân edilmiştir. Şeyh Süleymân bin Abdullâh rahimehullâh, ŞÖyle demiştir: "Mânâsını bilmeden, gerektirdiği tevhîdi sağlamadan, bütün şirkleri terketmeden Ve tâğutu reddedip tekfir etmeden şehâdet kelimesini söylemek icmâ ile sâhibine bir fayda sağlamaz." 27 Şeyh Şankiti, ise ŞÖyle demiştir: "Tâğutu reddetmedikçe hiçbir kimsenin imân etmiş sayılmayacağını aşağıdaki âyet 90k iyi açıklamaktadır. Allâh Subhânehu Ve Teâlâ, ŞÖyle buyuruyor: '0 halde her kim tâğutu reddederek Allâh'a îmân ederse, kopması mümkün olmayan sapasağlam bir kulba yapışmıştır.'(bakara: 2/256) Âyet-i kerimede tâğutu inkâr etmeksizin kopmak bilmeyen sağlam bir kulba tutunmanın söz konusu olmadığı bildirilmektedir. Zirâ böyle bir

50 durumda kişi, kendini imândan mahrum bırakmıştır. Çünkü'Sapasağlam kulb' îmânın ta kendisidir. Iâğutu inkâr etmeme hadisesi hiçbir zaman imân ile bir arada bulunmaz. İkisinin bir arada bulunması imkânsız bir Şeydir. Nedeni ise Allâh'a îmânın şartı veya rüknü tâğutu reddetmektir. Zirâ açık olarak 'Her kim tâğutu reddederek' buyrulmuştur..."28 İfade olunduğu üzere tâğutun reddedilmesi îmânın ön şartıdır ve hiçbir kimse tâğutu reddetmeden Müslüman ola- 27 Süleymân bin Abdullâh, Teysiri'l-Azizi'l-Hâmid: Şankiti, Edvâu'l-Beyân: 1/ Jâğüû' alma-w.öaüıp/ıla/ı! 33 maz. Iâğutun reddi kalb, dil ve tüm âzâlarla gerçekleşmelidir. Müslüman olmak ve de Müslüman kalmak isteyen bir kimse, kalbiyle tüm tâğutlardan nefret etmeli, onların y0l( olmalarını istemeli Ve onlara karşı kalbinde en ufak bir sevgi dâhi bulundurmamalıdır. Bunu diliyle ifâde etmeli ve organlarıyla kalbinin Ve dilinin ikrârını yalanlamamalıdır. Bu da tâğutlara düşmanlık ederek buğzetmekle, onları veli edinmemekle, onlardan hüküm istememekle,

51 onları desteklememekle, onların savunuculuğunu yapmamakla Ve onlara ibâdet etmemekle gef-çekleşir. Zirâ tâğutların reddi tecezzi (parçalara ayırma) kabul etmediğinden tâğutların reddedilmesi, onların tüm cüzlerinden ve çeşitlerinden teberri [arınıp yüzçevirmek] ile mümkünolur. Misâlen: Iâğuti bir sistemin kendisini, velâyetini, savunuculuğunu Ve ona ibâdeti reddettiğini söyleyen bir kimse "tâğutun hâkimiyetini reddetmiyorum" diyemez. Yine tâğuti bir sistemi, hâkimiyeti dâhil tüm cüzleriyle reddettiğini ikrâr eden bir kimse, tâğuttan herhangi bir mes'ele hakkında hüküm talebinde bulunamaz. Bu ancak münâfıklığı meslek edinmiş kâfirlerden sudûr edebilecek bir harekettir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, ŞÖyle buyurmaktadır: &ŞU 4:33 Ji; Jfsi U «s31 iýus A3,.. 625% (MN :Hadi i& 5,35,5;/ "Münâfıklara Allâh'ın indirdiğine ve Rasûl'egelin dendiği zaman, onların senden

52 büsbütünuzaklaştıklarını 96. "ürsünı.(nisâ: 4/61) N g_i 83) l'en İ::z! ;%333 bas 833% jûğutaminimumülmauı.üatiı/.onla/ı! 34 (VA/YF vr ör) "Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allâh'a ve Rasûl'e (Kitâb ve Sünnet'e) çağırıldıklarında, bakarsın ki içlerinden birkısmıyüz çevirip dönerler." (Nûr: 24/48) (Y/Vî i& iıßğßî X ifl/lg ggöıii "Kâfir olanlara gelince onlar uyarıldıkları şeylerden yüzçevirmektedirler."[ahkâf: 46/3) Mü'minlerin ise herhangi bir mes'ele hakkında içerisinde bulundukları ihtilâfın çözüm kaynağl Kufân ve Sünnet'tir. Onlar tâğutu tüm cüzleriyle Ve çeşitleriyle reddederek Allâh Tebâreke ve Teâlâ'ya imân ederler ve ancak Kur'ân ve Sünnet'e itaat ederler. Tamamı adâlet olan Kur'ân Ve Sünnet'in hükümlerine muhâkeme olmaya çağırıldıklarında "işittik ve

53 itaat ettik" diyerek icâbet ederler. Çıkan hükümden dolayı da içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın âlemlerin Rabbine teslim olurlar. Allâh Subhânehu Ve TeâlâŞÖyle buyurmaktadır: fox ;%333 Jul fi31 8,23 isi 335 bi? &ilk.mil 31,4) i& öýgßêll 'v3 4,_i öi l'ıı (OVYV: "Aralarında hüküm vermesi için Allâh'a ve Rasûl'e (Kur'ân ve Sünnet'e) çağırıldıklarında mü'minlerin sözü an- cak 'işittik ve itaat ettik' demeleridir. İşte asıl bunlarfelâha (kurtuluşa) erenlerdir." (Nûr: 24/51) Kur'ân-ı Kerim'de tâğutların tüm cüz ve ceşitleriyle reddedilmesine dair birçok âyet-i kerime bulunmaktadır. Misâlen: Jâğutamuhakemeolmayı.ÜAüaoIıIa/ı/35 Iâğutlara imân etmenin reddine dair, Allâh Subhânehu ve TeâlâŞÖylebuyurmaktadır: o r.1:! %353* ı,sýj d

54 537% (OUTnba. Ãjfd) w 17V "Kendilerine Kitâb'tan bir Pay verilenleri [Yahûdîleri] görmedin mi? Onlar, tâğuta ve cibte îmân ediyorlar." (Nisâ: s fu» m' 3;: s? gtîgî_ 355% (T"1/\`l ÖJU-W) â&.. "Andolsun, biz her ümmete: 'Allâh'a kulluk edin ve tâğuttan kaçının'diye birrasûlgönderdik." (Nahl: 16/36) ;g ; ' Ço` :ve «#5219. (YM/Y :SJ-LM340",iLal êhêşâs 'J s53&![0 halde her kim tâğutu reddederek Allâh'a îmân ederse, kopması mümkün ohnayan sapasağlam bir kulba yaplşmıştır. Allâh işitir ve bilir."(bakara: 2/256) Iâğutların velâyetinin reddine dair, Allâh Subhânehu ve TeâlâŞÖylebuyurmaktadır:

55 âöî,î ;#4335 2; d: _:5 ı ol)i) sgai %7 :İuîğ _:5 d: 2; r &ws &#3931 b?? â5,341; (ToV/T :SM`SJF) 1/ı &î,ıîss çağ&jûâwîû !'.ğxiiÜßmİa/ı/ 36 Allâh, îmân edenlerin velîsidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğuttur, Onları 51)" dınlıktan çıkararak karanlıklara sokarlar. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlarorada ebedîkalırlar." (Bakara: 2/257) Iâğutların muhâkemesinin reddine dair, Allâh Subhânehu Ve TeâlâŞöyle buyurmaktadır: a; v) a; Ü.: gti iki: 1ıı._ d: 55% 4-! býğé Bi by 353 9:35& d: Bi,ıı ;Hoî (îı/v:çbulisjjm) k& %15»

56 bmw:is 19;) "Sana indirilene ve senden önce indirilene gerçekten îmân ettiklerini zannedenlerigörmüyor musun? Bunlar, tâğutu muhâkeme olmayı istiyorlar. Oysa onlar onu reddet- mekle emrolunmuşlardı. Şeytan da onları uzak bir sapıklıkla saptırmak istiyor." (Nisâ: 4/60) Iâğutların savunuculuğunun., reddine dair, Allâh Subhânehu ve TeâlâŞÖylebuyurmaktadır: a? Ulfâg &%55 \x ı s? sgai 543% En? gun:s ö şubat*s ama; 51;& eßtîss ı (VT/î İÇLMJJ`SJJNI) â&fz "İmân edenler Allâh yolunda savaşırlar; kâfirler ise tâğutyolunda savaşırlar. Öyleyse Şeytanın dostlarıyla sava- Şln, HİÇŞüphesiz, Şeytânın hilesipekzayıftır." [Nisâ: 4/76) Iâğutlara ibâdet etmenin reddine dair, Allâh Subhânehu ve TeâlâŞÖylebuyurmaktadır:

57 Jûâüû' alma-w.öatiı/.o/ıla/ı! 37 â/,î :fm z,!iz/s Şut 'o i/,ß/ 0 "Z İJ 35 33% 5:35& ,33& \ (%10 :SJJMHby) â& gi?,î/ G& 9 z "De ki:allâh katında, kesinleşmiş bir cezâ olarak bundan daha kötüsünühaber vereyim Allâh'ın kendisine iânet ettiği, ona karşı ğazâblandığı ve onlardan maymunlar ve domuzlar kıldığı ile tâğutu ibâdet edenler; işte bunlar, yerleri daha kötü Ve dümdüz yoldan daha 90k sapmışlar- dlr.lı (Mâide: 5/60) Anlaşıldığı üzere tâğutların reddi kalb, dil ve tüm âzâlarla olmadıkça, îmânın ön şartı olan tâğutların reddedilme şartı yerine gelmemektedir. Allâh'a îmân ettiğini iddia etmekle beraber, tâğutları emredildiği üzere reddetmeyenler, Allâh'a şirk koşmuş olacaklarından ebedî olarak cehennemde kalacaklardır. Iâğutları tüm cüz Ve çeşitleriyle reddederek

58 Allâh'a îmân edenlere müjdeler Vardır. Nitekim Allâh Subhânehu Ve TeâlâŞöyle buyurmaktadır: z \X d 5,368 r';oz Eaî 5:35& &Çiğ-l yşîsj? (NV/fî DÜMby:) k& alâ:: Uz sßýl "Tâğuta ibâdet etmekten kaçınan Ve Allâh'a içten yönelenler için bir müjde vardır. Öyİeyse kullarıma müjde Ver'lı (Zumer: 39/17) Başarı, el-hamîd Ve el-hakîm olan Allâh'tandır. 5'f'

59 Mü! alma?'.öatiuo/ıla/ı/ Soru: Hâkimiyet ne demektir ve kime aittir? Cevâb: Ib/,Fğllğîêlıßlilgg/«ğ Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu Ve Teâlâ'ya mahsustur. Ku, el-hukm" kelimesi Arabçada: "İyileştirmek amacıyla menetmek, düzeltmek, karar mânâlarında masdar; "ilim, derin anlayış siyâsi hâkimiyet, karar Ve yargı" mânâlarında isim olarak kullanılan bir kelimedir. Fıkıh ilminde: "İslâm Dîni'nin inanç, ibâdet, muamelât Ve ahlâka dair temel ilkelerini ifâde etmektedir." Fıkıh usûlünde ise: "Mükelleflerin fiilleriyle ilgili ilâhi hitâblara hüküm"denir. Bu kökten gelen hâkimiyet kelimesi: "Engel olmak, men etmek" anlamına gelen bir masdardır. Buna göre; "Hâkimiyet, kendisi dışında tüm kudret ve kuvvet sâhiblerine engel ve üstün olma hâlini ifâde etmekle birlikte, hüküm Verme, kanun ve nizam belirlemede de tek yetkili olma hâlini ifâde eder_"29 Hâkimiyet kelimesinin Iürkçe karşılığı

60 "egemenlik"tir. HEgeH kökünden türeyen "egemen" kelimesi: "Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, sözünü geçiren, hükümran ve hâkim olan!) anlamlarına gelmektedir. Egemen sıfatının isim hâlini oluşturan "egemenlik" ise: "Egemen olma durumu" demektir. Kur'ân-ı Kerîm'de hâkimiyet/egemenlik kavramı, genel 29 Bak: ııh_k_mu Maddesi: İsfahânî, el-müfredat; Firûzâbâdî, el-kâmûsulmuhît; İbn Manzûr, Lisânu'l-Arab; Cevherî, es-sıhâh; İbn Fâris, Mucemu Makâyisi'l-Luğa; Zebidî, Iâcu'l-Arûs Bak: Büyük Iürkçe Sözlük: 323; I.D.K Iürkçe Sözlük: 1/34; Iürk Dilinin Etimoloji Sözlüğü:102. Mü! alma?'.öatiuo/ılan/ 39 olarak kevnî, uhrevî ve şer'î/kanuni olarak ÜÇkısma ayrılır. Kevnî Hâkimiyet: Âlemlerin yani tüm kâinatın yaratılışı, bunlara bir düzen ve kanunun belirlenişi, bu kanunlara göre idâre edilişi Ve varlıkta kalabilmek için ihtiyaç duydukları şeylerin onlara verilmesini ifâde eden HİÇ Şüphesiz kevnî hâkimiyeti elinde bulunduran Allâh Azze Ve Celle'dir. O ŞÖyle buyurmaktadır:

61 Jßşßiı,&ßi i%395 ;REM z oj..laz. 33% ı 'J 2:33,Z'i'll ::'43 --~J:Ü z &Ali ı,ı E93 (YN/l~ ard:: ßy) i&-iii Glz,I,z "De ki: Kimdir sizi gökten ve yerden rızıklandıran? Kimdir kulaklarınızı ve _gözlerinizi yaratan? Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü Çlkaran? Kimdir bütün işleri Çekip çeviren, kâinatı yöneten? Duraksamadan: 'Allâh' diyeceklerdir. De ki: O halde O'nun cezâsından sakınmaz mısınız?" (Yûnus: 10/31).lı 5,3# 03 " ö: z. E95 &Ni z 33% ü- sil-iii â1f gi#ii &og iii ;& D): ıa_ 04;.lâüiii.h 43--.b 29,34*,Jel ö z İ!) 'ab IJ -Af/TY :öjujjl 5494') i& öýşm::-3313 Uz. #Eşi üöjîş.' İ

62 (i "De ki: 'Bütün yeryüzü ve içinde yaşayanlar kimindir Jâêw '.ÖAüz/.o/Lla/ı! 40 söyleyin bakalım, biliyorsanız?' Elbette: 'Allâhîndır' diye- cekler. Öyleyse sende de ki: 'Neden aklınızı başınıza almıyorsunuz?' 'Peki,yedi katgöğün veyüce arşın rabbi kimdir?' diye SOT. Elbette: 'Allâh'tır' diyecekler. Öyleyse, de ki: inandığınız Allâh'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?' De ki: 'Peki her Şeyin gerçek yönetimini elinde tutan, kendisi her Şeyi koruyup gözeten, ama kendisi himâye altında ohnayan kimdir? Biliyorsanız söyleyin bakalım! Elbette 'Allâh'tır' diyecekler. Sen de ki: 'Öyleyse nasıl oluyor da büyülenip [aldanlpl gerçekten uzaklaşıyorsunuz?' Hayır, Biz onlara ger. çeğigetirdik;fakatbuna rağmen onlar,yalanı tercih ediyor- lar.!ı [Mü'minûn: 23/84-90) Bu hâkimiyet türünün yalnız Allâh'a ait olduğunu dünün müşrikleri gibi günümüzünmüşrikleri de kabul etmektedirler. Uhrevî Hâkimiyet: Bu hâkimiyet türü âhiret hayatına dair tüm yetki Ve kararlara sâhib olunmasını ifâde eden Hiçbir kimseye haksızlık yapmadan Müslüman ve kâfir, suçlu ve suçsuz ayrımı yaparak,

63 cezâ veya mükâfata karar verenin, hükmünde Ve irâdesinde eşi ve benzeri olmayanın hâkimiyetidir. Kevnî hâkimiyet gibi uhrevî hâkimiyette sâdece Allâh'a aittir. Nitekim O, ŞÖyle buyurmaktadır: /ğ ıf/ Öi... M 00/6 s? Uýg 36& 45% &açılı; }'oz i.lı 'züz fiz 93; çil& Si 1,1995 ijızl (oî-oo/yy :callavı) Ü,s? qaléıéliaji #Kâfîr olanlar, kendilerine kıyâmet ansızın gelinceye yahut da onlara kısır birgünün azâbı gelip çatıncaya dek, O Kur'ân'dan Şüphe içindedirler. İşte O.gün mülkallâh'ındır, 0 insânların arasında hükmünü verir. Artık îmân edip sâlih Jûâüi" '.ÖAtiqo/ıIa/ı/ 41 ameller işiemlş olanlar, Naîm Cennetleri'ndedirler." [Hacc: 22/55-56) îßlü`z \ \\.Âê ı v' 1ı,ı 53

64 ise O!»İ z K.: Oz &l is# &sâi ß;lü-lı 4253*.lı?Şii (\V-\î/\'~ i& if û. 53;&![0 günde onlar (kabirlerinden) çıkacaklardır. Onların hiçbir Şeyi Allâh'a gizli kalmaz. Bu.gün mülk [hâkimiyet ve her Şeyin mutlak sâhibliği] kimindir?' (diye sorar). Kahhâr ve tek olan Allâh'ındır, Bugün herkese kazandığı ile karşılık verilecektir. Zulüm yoktur, bu gün Allâh, hesâbı Çürçabukgörendir." (Gâfir: 40/16-17) Bu hâkimiyet türünün de yalnız Allâh'a ait olduğunu dünün müşrikleri gibi günümüzünmüşrikleri de kabul etmektedirler. Şerî Hâkimiyet: Bu hâkimiyet türü ise kulların fiilleri hakkında yetki Ve kararlara sâhib olunmasını ifâde eden İnsârıların Ve cinlerin nasıl ibâdet edeceklerini, tüm hayatlarına dair neyi yapabileceklerini Ve de neyi yapamayacaklarını kanun Ve yasa olarak belirtme gücünde bulunanın hâkimiyetidir. Kevnî Ve uhrevî hâkimiyet gibi Şefi hâkimiyette

65 sâdece Allâh Azze ve Celle'ye aittir. Ancak O'nu kevnî Ve uhrevî hâkimiyette birleyen geçmişin ve bu günün müşrikleri, er'î hâkimiyette O'na şirk koşmuşlar Ve de koşmaktadırlar. Hâlbuki mutlak ve sınırlandırılamaz hâkimiyet, yalnızca Allâh'ındır. Kevnî, uhrevî Ve Şer'î olarak hüküm vermek, sâdece Allâh'a has bir yetkidir. Başkalarının bunda hiçbir ortaklığı yoktur. Hiçbir kimsenin Allâh ile birlikte hüküm vermesi söz konusu değildir. Jâğutamum/mmÜlmaıp.Öııtiua/ıla/ı!42 O. hükmüne Ve hâkimiyetine hiçbir kimseyi asla ortak etmez. Buna göre İslâm Dîni'nde tartışılamaz Ve oylanamaz kâide şudur: "Hâkimiyet kayıtsız ve şartsız Allâh'a aittir." Kur'ân-ı Kerîm'de hâkimiyetin kayıtsız Ve şartsız Allâh Tebâreke Ve Teâlâ'ya ait olduğunu açıklayan birçok âyet-i kerîme vardır. Onlardan bazıları ŞÖyledir: Sjfß) ie 2+5 sis-î» 3;: ;Lê 333 ÇOIO`,açılı 336% (VîV ::lwl "Mülkü/hâkimiyeti elinde bulunduran Allâh, ne yüce. dir. 0, herşeye hakkıylagücüyetendir." [Mülk:

66 67/1] aigm EJJM)i..%23 :Susis:: 3595 ::lîo` :3 iii (OY/V: "İyi bilin ki! Yaratmak da, emretmek de (hükmetmek de yalnızca) O'na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allâh neyücedir." [Arâf: 7/54) (İT/î :rlaßßylsjß) i& 'tı-ını & 23 iii "İyi bilin ki hükümyalnız O'nundur. 0, hesâb gören- lerin en çabuğudur." [Enâm: 6/62) air)ii...]rt& SN.ı..lı i êîêji (av/i WMÂH "Hüküm vermekyalnızca Allâh'a aittir. 0, doğru habe- ri verir ve 0. ayırt edenlerin en hayırlısıdır." [Enâm: 6/57) &Çin 0 Si?) ii bll-ğiğ ii Şii Jo i:?sali z iâğataminimumülmauığatil/.li/ıia/l.'43

67 ý (W/W :%99 9,4) î& v' «Mt a'. "Hüküm vermekyalnızca Allâh'a aittir. 0. kendisinden başka hiçbir Şeye ibâdet etmemenizi emretmiştir. Dosdoğ- ru olan dîn işte budun Fakat insânların Çoğu bilmezler." (Yûsuf: 12/40) g, üg 2Ty: ı.lı 37 Ku] (îv/h' :Jfß 54940) k& "Hüküm vermek yalnızca Allâh'a aittir. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız (Lâ tevekkül etsinler." (Yûsuf: 12/67) Sjy) k&?lzoãh Jf 333 O U 554.& /ý &VE 933% s? ı,_ ` : û 'J 332% (V~/T^ :ud-aan by) k& t'14! ğ!) i (\'\/\ V :.\.9} "Hüküm veren Allâh'tır, O'nun hükmünü gözden geçi- recek hiç kimse yoktur. O'nun hesâblaşması Pek çabuktur." (Rad: 13/41)

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

TÂĞUTA MUHÂKEME OLMAYI İSTİYORLAR

TÂĞUTA MUHÂKEME OLMAYI İSTİYORLAR TÂĞUTA MUHÂKEME OLMAYI İSTİYORLAR Kitâbın Adı: Tâğuta Muhâkeme Olmayı İstiyorlar Yazarı: Abdullâh Saîd Yayıncı: Tevhîd-î Dâvet Yayına Hazırlık: Tevhîd-î Dâvet Yayın No: 1 Akîde Serisi: 1 Birinci Baskı:

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

ARAPÇA DİLBİLGİSİ BELİRLİLİK TAKISI, ŞEMSÎ VE KAMERÎ HARFLER. Abdullâh Saîd el-müderris

ARAPÇA DİLBİLGİSİ BELİRLİLİK TAKISI, ŞEMSÎ VE KAMERÎ HARFLER. Abdullâh Saîd el-müderris ARAPÇA DİLBİLGİSİ BELİRLİLİK TAKISI, ŞEMSÎ VE KAMERÎ HARFLER Abdullâh Saîd el-müderris Rahmân ve Rahîm olan Allâh In ismiyle. Hamd, Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz.

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ حقيقة الا يمان بالانبياء والمرسلين ] اللغة التركية [ ] Turkish [ Language Hâfız el-hakemî حافظ الحكمي رحمه االله Terceme edenler : Muhammed Şahin ترجمه: محمد بن مسلم شاهين

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

BİD'AT VE ŞİRK KONUSUNDA DETAYLI BİLGİLER

BİD'AT VE ŞİRK KONUSUNDA DETAYLI BİLGİLER BİD'AT VE ŞİRK KONUSUNDA DETAYLI BİLGİLER تعريف البدعة والشرك والا مثلة على ذلك ] اللغة التركية [ ] Turkish [ Language Muhammed b. Salih el-useymîn محمد بن صالح العثيمين رحمه االله Terceme edenler : Muhammed

Detaylı

MEKKE-İ MÜKERREME MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA. Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301)

MEKKE-İ MÜKERREME MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA. Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301) MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301) Mecmuatü'r-Resail ve'l-mesaili'n-necdiyye, 1/742-746 www.almuwahhid.com 2 بسم هللا الرحمن

Detaylı

Şirk İşleyen Bir İnsanın Müslüman Olması İmkansızdır

Şirk İşleyen Bir İnsanın Müslüman Olması İmkansızdır بسم االله الرحمن الرحيم Şirk İşleyen Bir İnsanın Müslüman Olması İmkansızdır Kur'ân ve Sünnet'ten Özetli Deliller Ebu Hamza El Afghani İçindekiler: İçindekiler:... 2 Selef ve Ehli Sünnet ve'l Cemaat'in

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 9-10

KURAN YOLU- DERS 9-10 KURAN YOLU- DERS 9-10 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 6 no lu dersinin özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1. İsm-i Tafdil: «Daha» ve «En» kelimeleri ile yapılan Karşılaştırma Sıfatlarıdır. Örneğin,

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان Ramazan ayından kalan kaza orucunu, Şaban ayının ikinci yarısında tutmakta bir sakınca yoktur لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed

Detaylı

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? حكم تكر لعمر م يكو بينهما ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir.

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir. KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER Soru 1 : Kur an ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır? Cevap : Kur an ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine

Detaylı

Dinde Üç Temel Esas ve Delilleri

Dinde Üç Temel Esas ve Delilleri Dinde Üç Temel Esas ve Delilleri Yazar: Şeyh Muhammed bin Abdulvahhab (Ey Müslüman!) Allah sana rahmeti ile muamele etsin. Bilmen gereken dört önemli mesele vardır. Bunlar: Birincisi: İlim (Öğrenilmesi

Detaylı

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B Kimi sayılar aralarında asal dır. Hangi sayıların aralarında asal olduğunu belirlemek için ortak bölenlerin en büyüğünü (O.B.E.B.) bulmak gerekir. Örnek: O.B.E.B. kavramını açıklamak için 12 ve 18 sayılarını

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

KÜFÜR MEFHÛMU. Bu sebeble küfür kavramını muhtasar bir şekilde açıklayacağım. Yardım ve başarı, izzet ve şeref Allâh u Teâlâ dandır.

KÜFÜR MEFHÛMU. Bu sebeble küfür kavramını muhtasar bir şekilde açıklayacağım. Yardım ve başarı, izzet ve şeref Allâh u Teâlâ dandır. و س ت غ ف ر ي و ع ذ ب ب ل ل م ه يى و س ت ع و ح م د ي إ ن ال ح م د ل ل ش ر ر أ و ف س ىب م ه ئب ت سي أ ع م بل ىب م ه ي د ي ا ل ل ف ال م ض ل ل م ه ي ض ل ل ف ال ب د ي ل أ ش د أ ن ال إ ل إ ال ا ل ل ح د ي ال

Detaylı

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır.

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır. Türkiye de Diyanet İşleri Başkanlığı nın belirlediği ve uyguladığı imsak vakti, oruca başlama ve sabah ezanın okunması ile Müslümanların sabah namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE

Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE Asiye Türkan MÜ MİNLERİN ANNESİ HZ. AİŞE Ümmü'l-mü'minîn Âişe bint Ebî Bekr es-sıddîk el-kureşiyye (ö. 58/678) Hz. Ebû Bekir'in kızı ve Hz. Peygamberin hanımı. Babası Ebû Bekir b. Ebû Kuhâfe, es-sıddîk

Detaylı

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ [ Türkçe ] الحكمة من تشريع الزكاة [باللغة التركية [ Muhammed b.salih el-useymin محمد بن صالح العثيمين Terceme eden : Muhammed Şahin ترجمة: محمد بن مسلم شاهين Tetkik eden:

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Soru: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Benim sorum şudur: Faizden kazanılan para ile yapılan evde kılınan namazın hükmü nedir? Cevap: Aleykum selam

Detaylı

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir.

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. TEMEL DİNİ BİLGİLER KİTAPLARA İMAN 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. 2 Kutsal kitap neye denir? Allah ın emir ve yasaklarını,

Detaylı

İSLAM DA RESMİN HÜKMÜ... 2 Müsavvir (Şekillendiren) Allah tır... 2 Kur an-ı Kerim de Heykel, Put Ve Resimlerin Hükmü... 2 Resim Konusunda Varid Olan

İSLAM DA RESMİN HÜKMÜ... 2 Müsavvir (Şekillendiren) Allah tır... 2 Kur an-ı Kerim de Heykel, Put Ve Resimlerin Hükmü... 2 Resim Konusunda Varid Olan İSLAM DA RESMİN HÜKMÜ... 2 Müsavvir (Şekillendiren) Allah tır... 2 Kur an-ı Kerim de Heykel, Put Ve Resimlerin Hükmü... 2 Resim Konusunda Varid Olan Hadisler... 2 İstisna Edilen Resimler... 4 Fotoğraf

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

Kaynaklar Projesi. Rabva Semti İslâmî Dâvet Bürosu - www.islamhouse.com

Kaynaklar Projesi. Rabva Semti İslâmî Dâvet Bürosu - www.islamhouse.com Farklı Dillerde İslâmî Dâvet Kitaplarının Kaynakları Projesi 1 2 Allah Teâlâ buyurdu ki: Z Y X W V U T S R Q P O N M L [ ] سورة فصلت الا ية: [ ٣٣ "Şüphesiz ki ben müslümanlardanım, diyerek Allah'ın yoluna

Detaylı

HİZİPÇİLİK VE ALLAH A DAVETTE OLUMSUZ ETKİLERİ... 2 Hizipçilik:... 3 Hizip Bağları:... 3 Hizipçiliğin Müslüman Cemaat Üzerindeki Zararları:...

HİZİPÇİLİK VE ALLAH A DAVETTE OLUMSUZ ETKİLERİ... 2 Hizipçilik:... 3 Hizip Bağları:... 3 Hizipçiliğin Müslüman Cemaat Üzerindeki Zararları:... HİZİPÇİLİK VE ALLAH A DAVETTE OLUMSUZ ETKİLERİ... 2 Hizipçilik:... 3 Hizip Bağları:... 3 Hizipçiliğin Müslüman Cemaat Üzerindeki Zararları:... 3 Kurtuluş Yolu:... 4 HİZİPÇİLİK VE ALLAH A DAVETTE OLUMSUZ

Detaylı

KUR AN NEDİR? Kur an Furkan dır. (Hakkı Batıldan Ayırandır.)

KUR AN NEDİR? Kur an Furkan dır. (Hakkı Batıldan Ayırandır.) KUR AN NEDİR? Kur an Furkan dır. (Hakkı Batıldan Ayırandır.) Âlemleri (insanlar ve cinleri) uyarsın diye kulu (Muhammed )e Furkân ı (hakkı batıldan ayıran Kur an ı) indiren (Allah )ın şânı yücedir (hayır

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK

CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK CİBRİL HADİS BAĞLAMINDA İSLAM IN RUHU Prof.Dr.Ali ÇELİK ESOGÜ.İlahiyat Fak. İslâm Dini, ferdin toplum içinde uyumlu, güvenilir ve hoşgörülü olmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler getirdiği gibi, onun

Detaylı

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17 Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta

Detaylı

Bismillah el-rahman el-rahim TEVHİD'İN ÇEŞİTLERİ

Bismillah el-rahman el-rahim TEVHİD'İN ÇEŞİTLERİ Bismillah el-rahman el-rahim TEVHİD'İN ÇEŞİTLERİ Alemlerin Rabbi Allah'a hamdeder, O'nun Resulüne, Aline, Ashabına ve O'nu dost edinenlere de selat ve selam ederiz. İlimlerin en hayırlısı ve en şereflisi

Detaylı

SAKAL DÎNEN GEREKLİDİR...

SAKAL DÎNEN GEREKLİDİR... SAKAL DÎNEN GEREKLİDİR... GURABA YAYINLARI ÇATAL ÇEŞME SOKAK DEFNE HAN No: 27 / 9 CAĞLOĞLU / İSTANBUL TEL: (0212) 526 06 05 FAX: (0212) 522 49 98 guraba@hotmail.com İçindekiler Sözlükte Ve Şeriatte Sakalın

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

RABBİNİ TANI Allah her ne sarfederseniz bilendir.

RABBİNİ TANI Allah her ne sarfederseniz bilendir. RABBİNİ TANI Allah her ne sarfederseniz bilendir. Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) sadaka vermedikçe asla iyi ye (hayra, takvâya, Allah ın rızasına) erişemezsiniz. Her ne sarfederseniz, şüphesiz Allah

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI GÜNÜMÜZDEKİ RESMİ SIRALAMA KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI YAYGIN İNİŞ SIRALAMASI - OSMAN BİN AFFAN FARKLI İNİŞ (NÜZÛL) SIRALAMALARI (TERTİPLERİ) Sûre No Sûre Adı Nüzul Sırası Âyet Sayısı Nüzul

Detaylı

Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları. Muhammed b. Salih el-useymîn

Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları. Muhammed b. Salih el-useymîn Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları [ ثريك Turkish ] Türkçe Muhammed b. Salih el-useymîn Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2012-1433 أكسام احلكم اتللكييف للصيام «باللغة الرتكية»

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır.

Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. Bazı insanlar vardır ki, yapmadıkları halde yapmış gibi övünürler İmkânlar

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır.

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır. Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır. Bilindiği gibi bugün Müslümanların çoğu Hazret-i İsa nın (A.S.) hâla yaşamakta olduğuna ve gökte bulunduğuna

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

TEVESSÜL FIKHINA GİRİŞ

TEVESSÜL FIKHINA GİRİŞ TEVESSÜL FIKHINA GİRİŞ Hamd, Alemlerin Rabbi Allah adır. Salât ve Selâm, Rasûlullah ın, ehlinin, sahabesinin ve kıyamete kadar onları dost edinen ve onların yolunda giden herkesin üzerine olsun. Elinizdeki

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE NAMAZ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE NAMAZ İBADETLERİN EN BÜYÜĞÜ; NAMAZ (Resûlüm!) Kitab dan sana vahyedileni oku ve namazı da dosdoğru/gereğine uygun olarak kıl. Çünkü namaz hayasızlıktan/utanmazlıktan ve kötü sayılan şey(ler)den alıkoyar. Allah

Detaylı

SÜNNETE GÖRE HAREKET ETMEK VACİP, ONU İNKAR KÜFÜRDÜR!

SÜNNETE GÖRE HAREKET ETMEK VACİP, ONU İNKAR KÜFÜRDÜR! SÜNNETE GÖRE HAREKET ETMEK VACİP, ONU İNKAR KÜFÜRDÜR! Yazan: ABDULAZİZ İBN BÂZ Hamd yalnız ALLAH a mahsustur. İyi bir sonuç onun emirlerini yerine getirip, yasaklarından sakınanlarındır. Salat ve selam

Detaylı

KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ

KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ 76 KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ Kadına dübüründen yanaşmak haramdır. Dolayısıyla erkeğin kadına dübüründen yanaşması haram olup bazı imamlar bunu zina olarak değerlendirmişlerdir. Her ne kadar livata

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

Mekke-i Mükerreme'nin bir Küfür Beldesi Olup Olmadığı Hususunda Bir Münazara

Mekke-i Mükerreme'nin bir Küfür Beldesi Olup Olmadığı Hususunda Bir Münazara Mekke-i Mükerreme'nin bir Küfür Beldesi Olup Olmadığı Hususunda Bir Münazara Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (1227H-1301H) Mecmuat'ur Resail ve'l Mesail'in Necdiyye, 1/742-746 www.at-tawhid.org 1 بسم هللا

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü. Muhammed Salih el-muneccid

Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü. Muhammed Salih el-muneccid Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme: Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 202-433 ح م ملسح القبعة والكوفية

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

VI-CAMİLERDE KUR AN ÖĞRETİMİ PROGRAMI ALANLARI VE DERSLERİ TABLOSU

VI-CAMİLERDE KUR AN ÖĞRETİMİ PROGRAMI ALANLARI VE DERSLERİ TABLOSU VI-CAMİLERDE KUR AN ÖĞRETİMİ PROGRAMI ALANLARI VE DERSLERİ TABLOSU KUR AN-I KERİM DİNİ BİLGİLER ÖĞRENME ALANI Yüzünden Okuma Ezber İtikat İbadet Siyer Ahlâk 6 ÜNİTELER 1. Kur (50 ) 2. Kur (50 ) 3. Kur

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR /

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / Çıra Yayınları, İstanbul, 2006/240 sayfa Tanıtan: Muzaffer BARLAK 1 İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. Yüce Allah, ilahi hitabının birçok yerinde

Detaylı

Haram mal ile hac yapmak

Haram mal ile hac yapmak Haram mal ile hac yapmak حكم حلج بما حر ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil 20-432 حكم حلج بما حر» باللغة لرتية «حممد صالح ملنجد ترمجة: حممد

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI)

TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI) TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI) O talak iki defadır. Her birinden sonra kadını ya iyilikle tutmak, ya da güzellikle ayırmak gerekir. (Bakara 2/229) Ey Peygamber! Kadınları boşadığınızda iddetleri içinde boşayın

Detaylı

RAMAZAN ORUCUNU DEVAMLI OLARAK 30 GÜN TUTAN KİMSENİN HÜKMÜ

RAMAZAN ORUCUNU DEVAMLI OLARAK 30 GÜN TUTAN KİMSENİN HÜKMÜ 1436 RAMAZAN ORUCUNU DEVAMLI OLARAK 30 GÜN TUTAN KİMSENİN HÜKMÜ حكم من يصوم رمضان 03 يوم ا باستمرار باللغة الرتكية Abdulaziz b. Abdullah b. Baz اسم املؤلف عبد العزيز بن عبد اهلل بن باز Çeviren Muhammed

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

şeyh Muhammed Salih el-muneccid

şeyh Muhammed Salih el-muneccid Batı İnsan Hakları Örgütleri ve Onların Hükümlerine Başvurmanın Hükmü كمة حول منظمات حقوق الا سان الغر ية وح م تلحا م يلها ] ريك - Turkish [ Türkçe - şeyh Muhammed Salih el-muneccid الشيخ مد صالح املنجد

Detaylı

İSLAMIN ŞARTI 1 e DÜŞTÜ NAMAZ!

İSLAMIN ŞARTI 1 e DÜŞTÜ NAMAZ! MAKÂLAT Abdulkadir Ankaravî İSLAMIN ŞARTI 1 e DÜŞTÜ NAMAZ! Hamd; bizi En Sevgili ile (kendisiyle) buluşmaya sebep olan Namaz ı bizlere hediye eden Allah azze ve celleye aittir. Salat ise; Namazı dine direk

Detaylı

Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1

Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1 Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1 Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm sûrelerini sondan sayalım. Örnek: Sondan birinci sûre Nâs sûresidir. Sûrenin sondan sıra numarası Sûrenin adı 1 Nâs 6 Sûrenin içerdiği

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 1-2. DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) ikra : İlk inen vahiy. Oku! anlamına gelir. Kıraat (okumak) kelimesi de aynı kökten gelir.

KURAN YOLU- DERS 1-2. DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) ikra : İlk inen vahiy. Oku! anlamına gelir. Kıraat (okumak) kelimesi de aynı kökten gelir. KURAN YOLU- DERS 1-2 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 2 no lu dersinin özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) ikra : İlk inen vahiy. Oku! anlamına Kıraat (okumak) kelimesi de aynı kökten 2) Tilavet,

Detaylı

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez. Ders : 8 Konu : SALiH AMEL Amel kelimesi, sevap veya günahla karşılık bulan her türlü iş, çalışma ve fiil demektir. Kur ân-ı Kerim ve hadisi Şeriflerde daha çok emir, yasak ve tavsiyeler anlamında olup,

Detaylı

İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ. Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN

İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ. Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ http://www.dilbilimi.net/akademik_turkce.html Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN Son Güncelleme: 14 Şubat 2015 1 Açıklama:

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

MEŞRU VE BİD AT TEVESSÜL... 2 Tevessülün Tanımı:... 2 Tevessülün Fayda Sağlaması, İhtiyacın Giderilmesi İçin Gözetilmesi Gereken Şartlar:...

MEŞRU VE BİD AT TEVESSÜL... 2 Tevessülün Tanımı:... 2 Tevessülün Fayda Sağlaması, İhtiyacın Giderilmesi İçin Gözetilmesi Gereken Şartlar:... MEŞRU VE BİD AT TEVESSÜL... 2 Tevessülün Tanımı:... 2 Tevessülün Fayda Sağlaması, İhtiyacın Giderilmesi İçin Gözetilmesi Gereken Şartlar:... 2 Tevessül Çeşitleri... 2 1) Meşru Tevessül Ve Çeşitleri:...

Detaylı

Sünnet İnkarı ve Gayesi

Sünnet İnkarı ve Gayesi Sünnet İnkarı ve Gayesi Ali Sağir Bugünlerde birileri dinin temel kaynaklarından biri olduğuna inandığımız, din olduğuna inandığımız, vahyin bir parçası olduğuna inandığımız Rasulullah Efendimizin sünnetini

Detaylı