GASTROİNTESTİNAL SİSTEMİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. İnt.Dr.Gülşah Mete Ocak 2011

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "GASTROİNTESTİNAL SİSTEMİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. İnt.Dr.Gülşah Mete Ocak 2011"

Transkript

1 GASTROİNTESTİNAL SİSTEMİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ İnt.Dr.Gülşah Mete Ocak 2011

2 GIS İN NÖROENDOKRİN HÜCRELERİ GIS in pek çok tümörü endoderm kaynaklı epitelyal yapıdan köken almasına karşın GIS de nöral krest, nöroektoderm kökenli çok sayıda nöroendokrin hücre de yer almakta ve bu hücreler nöroendokrin tümörlerin gelişmesine yol açabilmektedir.

3 GIS İN NÖROENDOKRİN HÜCRELERİ Gastroenteropankreatik nöroendokrin tümör (GEP-NET) hücreleri fenotipik olarak benzedikleri diffüz endokrin sistemin (DES) hücrelerinden köken almışlardır. Feyter bu hücreler için Helle Zellen (clear cells), Pears ise APUD (amine precursor uptake and decarboxylation) hücreleri terimlerini kullanmıştır. Endokrin hücreler gastrointestinal sistem boyunca bulunurlar. Pankreasta Langerhans adacıklarını oluştururlar. Endokrin tümörler biyoaktif bazı ürünleri üretmelerine bağlı olarak ortak fenotipik özellikler gösterirler. Nöroendokrin terimi bu tümörlerin nöral hücrelerle ilişkili sinaptofizin, nöron-spesifik enolaz ve kromogranin A gibi proteinleri eksprese etmesinden gelmiştir. Modlin IM, Kidd M, Latich I, Zikusoka MN, Shapiro MD. Current status of gastrointestinal carcinoids.gastroenterology 2005;128:

4 EPİDEMİYOLOJİ GEP NET tüm gastrointestinal sistem tümörlerinin % 1,2-1,5 ini teşkil eder.ince bağırsak kanserleri arasında ise en sık görülen tümörlerdir. Her yıl yaklaşık yeni vaka bildirilmektedir. Yıllık insidans ortalama milyonda bir veya daha azdır.

5 EPİDEMİYOLOJİ Karsinoid tümörler,insülinoma ve gastrinoma en sık görülen nöroendokrin tümörlerdir. Günümüzde görüntüleme yöntemlerinin gelişimine paralel olarak nonfoksiyone GEP-NET tanısı daha sık konulmaya başlanmıştır. Son yıllarda yeni GEP-NET tipleri de bildirilmektedir. Bunlardan birisi de ghrelin salgılayan bir pankreatik tümör olan ghrelinomadır. Ghrelin yakın zamanda keşfedilen bir gastrointestinal hormon olup mide fonksiyonları ve açlık üzerine etkileri vardır.hemen hemen bütün GEP-NET lerde az miktarda eksprese edilir.ancak bir vakada ghrelin plazma düzeyi 50 kat artmış bulunmuştur. Buna rağmen klinik önemi henüz tam ortaya konamamıştır Volante M, Allia E, Gugliotta P, Funaro A, Broglio F, Deghenghi R et al. Expression of ghrelin and of the GH secretagogue receptor by pancreatic islet cells and related endocrine tumors. J Clin Endocrinol Metab 2002; 87(3. :

6 GEP-NET KLİNİK GEP-NET ler çok değişik klinik tablolara yol açabilirler. İnsülinoma değişmez bir kural olarak aşikar hipoglisemi ile seyreden bir GEP-NET tir ve hemen daima Endokrinoloji-Diyabet kliniklerine refere edilen bir patolojidir. Diğer bütün GEP-NET lere gastroenterolojik açıdan bakıldığında hastaların klinik tablosuna 2 ana belirtinin hakim olduğunu görürüz.bunlardan birincisi ishal diğeri ise karın ağrısıdır.

7 GEP-NET KLİNİK Kronik ishalli bir hastanın ayırıcı tanısında mutlaka GEP-NET (karsinoid sendrom,zollinger-ellison sendromu ve VIPoma başta olmak üzere) aklımıza gelmelidir.ancak kronik ishalli hastaların %1 inde veya daha azında GEP-NET saptanabildiği de bilinmelidir. Örneğin VIPomada tipik bir sekretuar ishal (su gibi ve büyük miktarda günde > 1 lt, açlıkta da devam eden) en önemli ve ilk belirti olabilirken diğerlerinde ishal daha değişken karakterdedir ve geri planda kalabilir Pape U-F, Böhming M, Berndt U, et al. Surivial and clinical outcome of patients with neuroendocrine tumors of GI tarct in a german referral center. Ann NY Acad Sci 2004;1014 :222-23

8 GEP-NET KLİNİK Bu tümörlerin gerek kitleleri sebebiyle, gerekse neden oldukları fibroid doku gelişmesi sonucu yol açtıkları en önemli diğer gastrointestinal belirtiler karın ağrısı,motilite bozukluğu,mezenter iskemi ve bazen ileus tablolarıdır.

9 GEP-NET tanılı 254 hastanın klinik özelliklerinin değerlendirildiği bir makalede en sık rastlanan semptomlar Pape U-F, Böhming M, Berndt U, et al. Surivial and clinical outcome of patients with neuroendocrine tumors of GI tarct in a german referral center. Ann NY Acad Sci 2004;1014 : Karın ağrısı %56,6 İshal %55,3 Kilo kaybı %22,4 İnce bağırsak obstruksiyonu %11,2 Halsizlik %10,3 Gastrointestinal kanama %6,6 Palpable kitle %1,5

10 Table 1. Criteria for assessing the prognosis of endocrine tumors of the gastrointestinal tract Kloppel G, Perren A, Heitz PU: The gastroenteropancreatic neuroendocrine cell system and its tumors: The WHO classification. Ann N Y Acad Sci 2004;1014:13 27.

11 Table 2. Criteria for assessing the prognosis of endocrine tumors of the pancreas Kloppel G, Perren A, Heitz PU: The gastroenteropancreatic neuroendocrine cell system and its tumors: The WHO classification. Ann N Y Acad Sci 2004;1014:13 27.

12 Photomicrographs (original magnification, 200; hematoxylineosin [H E] stain) show a well-differentiated endocrine tumor manifesting with round cells with scanty cytoplasm arranged in a glandular pattern (a),

13 Photomicrographs (original magnification, 200; hematoxylineosin [H E] stain) show a poorly differentiated endocrine carcinoma manifesting with densely packed small cells with scanty cytoplasm and finely granular nuclear chromatin

14 Tümör Belirteçleri Gastrointestinal endokrin tümörler için önerilen yöntemler arasında kromograninler ve nöron-spesifik enolaz vardır. Nöroendokrin tümörlerde tümör yükü ve dolaşımdaki kromogranin A düzeyi arasında bir korelasyon vardır. Buna karşın küçük gastrinomalar yüksek kromogranin düzeyine neden olabilir; çünkü gastrin, kromogranin A salgılayan enterokromaffine benzer hücrelerin hiperplaziye uğramasına neden olur. Ayrıca, ağır böbrek yetmezliği kromogranin A düzeyinin nöroendokrin tümörlerde beklenen konsantrasyonlara yükselmesine yol açar. Kromogranin A nın en yararlı olduğu tümörler nonfonksiyonel tümörlerdir. Gastrointestinal Sistem ve Endokrinoloji Güncel Pediatri 2005 ; 3 : 78-85

15 Tümör Belirteçleri Kromogranin- sekretogranin ailesi nöroendokrin hücrelerin sekretuar granüllerinin core kısmında yer alan asidik proteinlerden oluşur. Kromogranin A nöroendokrin hücrelerin çoğu tarafından salınır ve nöroendokrin tümörlerin pek çoğunda saptanır.ancak sekretuar granül açısından zengin olmayan bir takım nöroendokrin hücreler Kromogranin A antikorları ile immünreaksiyon vermeyebilir.bu istisnai durum dışında Kromogranin A tek başına nöroendokrin tümörlerin en önemli belirteci olarak kabul görmektedir.

16 Tümör Belirteçleri NSE ise nöronlarda ve nöroendokrin hücrelerde lokalize olmuş bir proteindir.ancak nöronedokrin hücrelere olan spesifitesinin düşük olması nedeniyle kullanımı sınırlıdır. İmmünohistokimyasal antikorlar NSE nin nöron ve nöroendokrin hücrelerine spesifik γ γ homodimer subünitlerini hedef alır. Buna karşın nöroendokrin hücrelerin yanısıra düz kas hücreleri, miyoepitelyal hücreler ve lenfositlerde de bulunan αγ subüniti ile çapraz reaksiyonlar söz konusu olabilmektedir. Neuroendocrine Neoplasms of the Gastrointestinal Tract: Classification, Pathologic Basis, and Imaging Features Samuel Chang, MD, et al RadioGraphics 2007; 27: Published online /rg

17 General markers of neuroendocrine tumors. Photomicrographs (original magnification, 100) obtained in a patient with well-differentiated endocrine carcinoma of the esophagus show reactivity with antibodies to chromogranin A

18 Figure 2c. General markers of neuroendocrine tumors. Photomicrographs (original magnification, 100) obtained in a patient with well-differentiated endocrine carcinoma of the esophagus show reactivity with antibodies to NSE.

19 Özefagusun Nöroendokrin Tümörleri Özefagus tüm GIS te endokrin tümörlerin en seyrek görüldüğü lokalizasyondur. Bir çalışmada tüm gıs endokrin tümörleri içinde bu tümörlerin özefagustaki görülme sıklığı %0,05 olarak bulunmuştur. Bu tümörler özefagusta iyi diferansiye endokrin tümör,az diferansiye endokrin karsinom (küçük hücreli karsinom) ve mikst ekzokrin-endokrin karsinom şeklinde olabilir. Özefagusun küçük hücreli karsinomlarının sigara kullanımı ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Nöroendokrin tümörler tipik olarak özefagusun distal kısmında lokalize olurlar.

20 Midenin Nöroendokrin Tümörleri Midenin endokrin tümörleri genellikle corpus ve fundustaki enterokromaffin benzeri hücrelerden (ECL) kaynaklanan,nonfonksiyone iyi diferansiye tümörlerdir. Tüm GIS endokrin tümörlerinin %6 sı midede görülmektedir. Bu tümörler midede 4 grup halinde incelenmektedir. Tip 1 ve 2 hipergastrinemi zemininde tip 3 ve 4 ise serum gastrin seviyesi normal olan hastalarda görülmektedir.

21 Midenin Nöroendokrin Tümörleri Tip 1 gastrik endokrin tümör(otoimmün kronik atrofik gastrit ile ilişkili tip): Midedeki endokrin tümörlerin %74 ü bu gruptandır.kadınlarda erkeklere göre 2 kat sıktır. Kronik atrofik gastritte parietal hücrelere karşı gelişen otoantikorlar sonucu midede hipoasidite oluşur. Hipoasidite antral G hücrelerinden gastrin salınımına neden olur. Gastrinin corpus ve fundustaki ECL hücrelere karşı trofik etkisi sonucu önce hiperplazi zamanla displazi ve neoplazi meydana gelir.

22 Midenin Nöroendokrin Tümörleri Tip 2 Gastrik Endokrin Tümör (Z.E ve MEN-1 ile ilişkili tip) : Zollinger-Ellison Sendromu ince bağırsak ve pankreas lokalizasyonlu gastrin salgılayan bir tümörün neden olduğu hipergastrinemi sonucu meydana gelir.bu hastaların %20 sinde aynı zamanda MEN-1 sendromu eşlik eder. Tip 2 tümörler makroskopik ve mikroskopik olarak tip 1 e benzer özellik gösterirler.

23 Midenin Nöroendokrin Tümörleri Tip 3 Gastrik Endokrin Tümör (Sporadik tip) : Bu tümörler kanama ve obstruksiyon bulgularıyla ya da karsinoid sendoma ilişkin bulgularla karşımıza çıkabilir. Genellikle tek ve %80 agresif seyirli tümörlerdir. Tip 4 Gastrik Endokrin Tümör (mikst adenokarsinom- endokrin tümör): Bu tümörler midenin her yerinde görülebilir ve büyük çaplara ulaşabilir. Saf endokrin tümörlere göre daha agresif seyirlidir. Tümörün prognozunu adenokarsinom komponenti belirler.

24 Well-differentiated endocrine tumor (carcinoid) of the stomach in a 63-year-old woman. Transverse CT scan shows a large, enhancing polypoid mass with a cleft in the anterior wall of the gastric midbody (arrows).

25 Well-differentiated endocrine tumor (carcinoid) of the stomach in a 63- year-old woman with strong reactivity to chromogranin A.

26 Duodenal Endokrin Tümörler Duodenal endokrin tümörler GIS endokrin tümörlerinin %3 ünü oluşturur. Sıklıkla kanamaya neden olurlar. Ampuller ve periampuller yerleişimli olanlar ise sarılığa neden olur. Gastrin salgılayan (G hücreli tümörler) : Duodenal endokrin tümörlerin 2/3 ünü oluşturur. Somatostatin salgılayan(d hücreli tümörler) : Sıklıkla periampuller bölgede yerleşim gösterirler.somatostatin salınımı nadiren klinik bir semptoma neden olur(hiperglisemi,kolelitiazis,konstipasyon). Bunların dışında EC hücrelerden kaynaklanan seratonin/kalsitonin salgılayan tümörler ve kötü prognozlu az diferansiye karsinomlar görülebilir.

27 Jejunal-İleal Endokrin Tümörler Bu tümörler sıklıkla EC hücrelerden köken alırlar ve seratonin ve substans P salgılarlar. Görülme sıklıkları proksimalden distale doğru artar.multrisentrisite %40 oranında görülebilir. Karın ağrısı,kusma,kilo kaybı en sık görülen semptomlardır. Klinik belirti veren tümörlerin çoğu 2 cm den büyüktür,transmural invazyonları ve metastazları mevcuttur.

28 Jejunal-İleal Endokrin Tümörler Bu tümörlerde tunica muscularis invazyonu ve/veya metastaz varlığı agresiviteyi gösteren en önemli faktörlerdir. Bir çalışmada jejunoileal endokrin tümörlerin %89 unun agresif karakterli olduğu belirlenmiştir.bu tümörlerde 5 yıllık yaşam beklentisi %60 tır. Metastazlarını genellikle bölgesel lenf nodlarına ve karaciğere yaparlar.

29 Apendiksin Endokrin Tümörleri Tüm GIS endokrin tümörlerinin %20 sini oluşturur. Bu tümörlerin çoğu 1 cm den küçüktür ve bölgesel lenf nodu metastazı nadirdir. Tüm GIS endokrin tümörleri içinde en iyi prognozlu olandır. Bunun bir nedeni de apendiks lümen obtruksiyonunu takiben akut apendisit kliniğine yol açmaları nedeniyle erken dönemde tanı alabilmesidir. Klinik olarak nonfonksiyone olup 2 cm den küçük, damar invazyonu göstermeyen,duvar içine sınırlı tümörlerde lokal eksizyon ile tam kür sağlanır. En önemli prognostik faktör tümör çapı (> 2 cm) ve mezoapendiks invazyonudur.

30 Carcinoid in the appendix in a 42-year-old woman who presented with pain in the right lower abdomen. Transverse CT scan shows a small enhancing tumor in the midportion of the appendix

31 Kolon ve Rektumun Endokrin Tümörleri Kolorektal nöronedokrin tümörlerin çoğu rektumda lokalize olmuştur(%54). Kolon yerleşimli tümörlerde abdominal ağrı ve kilo kaybı gözlenebilir.hastaların %5 inden azında karsinoid sendrom gelişebilir. Rektal endokrin tümörler ise çoğunlukla asemptomatiktir ve karsinoid sendrom çok nadirdir. Prognozu kolonik tümörlerden çok daha iyidir ve 5 yıllık yaşam beklentisi %90lara ulaşmaktadır. Metastaz 2 cm den büyük tümörlerde gözlenmektedir. Transrektal US tümör invazyon derinliğini preop. belirlemede yardımcı olabilir.

32 Pankreasın Endokrin Tümörleri Pankreasın endokrin tümörleri nadir görülürler ve tüm pankreas tümörlerinin %1-2 sini oluştururlar. Pankreatik endokrin tümörler oluşturdukları klinik tabloya göre fonksiyone ve nonfonksiyone olarak ikiye ayrılırlar. Fonksiyone tümörler salgıladıkları hormonlara bağlı olarak bir takım klinik semptomlara neden olurlar. Nonfoksiyone tümörler ise genellikle büyük çaplara ulaşınca veya metastsazlar ortaya çıkınca klinik belirti veren tümörlerdir.

33 Pankreasın Endokrin Tümörleri İnsülinoma fonsiyone tümörler içerisinde en sık görülenidir(pankreatik endokrin tümörlerin %60 ı). Gastrinoma ikinci en sık fonsiyone pankreas endokrin tümörüdür(%20) Glukagonoma,somatostatinoma,VIPoma ise çok daha seyrek görülen fonksiyone tümörlerdir. Nonfonksiyone tümörler pankreatik endokrin tümörlerin yaklaşık %15 ini oluşturur ve bu tümörlerin çok küçük boyutta olanları ancak otopside saptanabilmektedir. Localization of pancreatic endocrine tumors (islet-cell tumors) Up to date last updated March 30,2010

34 İnsülinoma İnsülinoma adacık hücre tümörlerinin %60 ını oluşturmaktadır. İnsülinoma insülin hipersekresyonu ve hipoglisemiye bağlı nöroglikopenik ve adrenerjik semptomların gelişimi ile karakterizedir. Nöroglikopeniye bağlı semptomlar : baş ağrısı, baş dönmesi, letarji, çift görme, görme bulanıklığı, amnezi olarak özetlenebilir. Nöroglikopeni sonucu konvülsiyonlar, koma ve kalıcı nörolojik defisit gelişebilir. Katekolamin cevabına bağlı semptomlar ise : titreme, terleme, çarpıntı, anksiyete olarak özetlenebilir.

35 İnsülinoma Semptomlar sıklıkla uzamış açlık ya da egzersizle tetiklenir. Hastaların çoğu nöroglikopenik semptomların ve otonomik semptomların eşlik ettiği açlık hipoglisemisi ile prezente olur. Ancak bazı hastalarda postprandial hipoglisemi tek bulgu da olabilir. İnsulinomalı hastalarda hipogliseminin primer nedeni artmış insülin salınımından ziyade azalmış karaciğer glukoz outputudur.bu nedenle klinikte açlık hipoglisemisi baskındır. Insulinoma Author F John Service, MD, PhD Up to date last updated: September 10,2010

36 İnsülinoma Tanıda Whipple triadının doğrulanması gerekir: Hipoglisemik semptomların varlığı Plazma glukoz konsantrasyonu < mg/dl Semptomların glukoz alımını takiben kaybolması Tanıda en yararlı test hastane koşullarında yapılan saat süreli uzamış açlık testidir.

37 İnsülinoma Cerrahi girişim ile tümörün total eksizyonu insülinoma tedavisinde en etkili yöntemdir. Ancak cerrahi tedavinin mümkün olmadığı durumlarda insülin sekresyonunu baskılayabilen ajanlar (diazoksid gibi) kullanılabilir. İnsülinomaların sadece yarısı sst2 reseptörü eksprese ettiği için uzun etkili somatostatin analogları ile tedaviye cevap oranı yüksek değildir. Diazoksid mg/gün dozunda genellikle insülin sekresyonunu azaltır.hipoglisemiyi kontrol etmede en etkili ilaçtır. Doz 600 mg/gün e kadar artıtılabilir. Fakat ödem,renal fonksiyon bozukluğu,hirsutizm gibi yan etkileri mevcuttur.

38 Glukagonoma Glukagonomalar pankreasın α hücrelerinden kaynaklanan seyrek rastlanan, yavaş büyüyen tümörlerdir. Vakaların çoğu sporadiktir. %5-10 oranında MEN 1 ile birlikte bulunabilir. Sporadik vakalar 50 li yaşlarda ve sıklıkla pankreasın kuyruk kısmında tümörle gelirler. MEN 1 sendromu içinde yer alan vakalar ise daha genç yaşta prezente olur. Glukagonomalar 6 cm ye kadar büyük olabilirler,sıklıkla malign seyrederler.vakaların %80 inde tanı esnasında hepatik metastaz tespit edilebilmektedir.

39 Glukagonoma En sık semptomlar ; kilo kaybı, diyabet,stomatit,diyaredir. En karakteristik bulgu nekrolitik migratuar eritem olarak tanımlanan deri lezyonudur. Bu deri lezyonu sıklıkla kasıktan başlayıp perine,alt ekstremite ve yüze yayılan eritematöz papül veya plak şeklindedir. Lezyon ortaya çıkışının ilk günleri arasında genişler ve ayrı lezyonlar birleşir. Daha sonra ortası soluklaşmaya başlar bronzlaşır ve blister halini alıp kenarları kabuklanır.bu bölgeler çoğunlukla kaşıntılı ve ağrılı bölgelerdir. Glukagonomada tromboemboli sıklığı da artış göstermektedir. Glucagonoma and the glucagonoma syndrome Authors Peter M Rosenberg, MD Stephen E Goldfinger, MD Up to Date last updated : September 30, 2010

40 Glukagonoma Glukagonomada tedavide ilk tercih cerrahi olarak tümörün total eksizyonudur.bu hastalarda tanı anında sıklıkla karaciğer metastazı mevcuttur. Karaciğer metastazlı bazı vakalarda da cerrahi uygun olabilmektedir.bu tümörler yavaş geliştiği için küratif olmayan vakalarda da cerrahi surviyi arttımaktadır. Genelde radyorezistan tümörler olsalar da RT ve KT nin beklenen yaşam süresini arttırdığını gösteren çalışmalar vardır. Semptomatik tedavi için oktreotid efektif bir tedavi yöntemidir. Glucagonoma and the glucagonoma syndrome Authors Peter M Rosenberg, MD Stephen E Goldfinger, MD Up to Date last updated : September 30, 2010

41 Gastrinoma (Zollinger-Ellison Sendromu) Gastrinoma sık rastlanmayan bir tümördür. Yıllık insidansı 0,5-3/ olarak hesaplanmıştır. Gastrinoma genellikle malign seyirli bir tümördür ve vakaların %22-50 si MEN-1 sendromunun bir parçasıdır. Gastrinoma genelde gastrinoma üçgeninde (pankreas boyun-gövde bileşkesi, duodenumun 2. ve 3. kısımlarının birleştiği yer, ana safra kanalı ile sistik kanalın birleştiği yer arasında kalan üçgen) lokalizedir. Gastrinoma nadiren bu üçgen dışında da lokalize olabilir.

42 Gastrinoma (Zollinger-Ellison Sendromu) Gastrinomalı hastalarda başlıca klinik bulgular tedavisi güç peptik ülser,gastroözefageal reflü hastalığı ve ishaldir. Vakaların yaklaşık 1/4 ü gastrointestinal kanama ile ilk kez hekime başvurabilmektedir. Gastrinomalı vakaların %90 ında peptik ülser ve epigastrik ağrı,hassasiyet mevcuttur.ülser sıklıkla bulbus veya mide distalinde yerleşiktir. İshal sekretuar tiptedir bazen steatore şeklinde de olabilir. ZES tanısı klinik bulguların yanısıra hipergastrininemi ve hipersiditenin birlikte gösterilmesi ile konulmaktadır.çünkü hipoasidite (PPI kullanımı,kronik atrofik gastrit ) durumlarında da hipergastrinemi görülmektedir.

43 Gastrinoma (Zollinger-Ellison Sendromu) Tedavide PPI kullanımı ile hastalardaki peptik ülser,reflü özefajit,sulu ishal şikayetlerinin tümünün kontrolü mümkün olabilmiş ve çoğu vakada total gastrektomi ve vagotomi uygulamalarının önüne geçilmiştir. Her vakada kullanılacak doz farklılık gösterebilir ancak kullanılan dozların diğer durumlarda kullanılan dozların 3-4 kat fazlası olması gerektiği unutulmamalıdır. Somatostatinin asiditeyi azaltıcı etkisi PPI dan çok daha düşük olduğu için tedavide tercih edilmemektedir. Metastaz yapmamış sporadik gastrinoma vakalarında her zaman mevcut tümörün cerrahi eksizyonu da arzu edilir.

44 VIPoma (Verner-Morrison Sendromu) Nedeni %80-90 oranında pankreasta (2/3 ü kuyruk kısmında) ve bazen de sindirim kanalında yerleşen ve VIP salgılayan tümörlerdir. Klinik tablo olarak ishali (günde 5-10 kez büyük volümlü(bazen 5-10 ltyi bulan) su gibi ishal) kolera ishaline benzediği için pankreatik kolera ya da WDHH(watery diarrhea, hypokalemia, hypoclorhydria) gibi isimler de verilmiştir. İnce bağırsakta VIP reseptörlerinin uyarılması sıvı elektrolit transportunu etkileyerek sekretuar tip ishale yol açar.hipoklorhidri intestinal klor sekresyonu artışına, hipopotasemi ise fekal yolla kayba bağlı olarak ve artmış renin salınımına bağlı olarak ortaya çıkar. Hastaların %20 sinde gözlenen flushing ise VIP ın vazodilatatör etkisine bağlıdır.

45 VIPoma Tanı klinik bulguların yanısıra serum VIP düzeyi yüksekliğinin (>200 pg/ml) ve görüntüleme yöntemleri ile tümörün gösterilmesi ile konur. Tedavide ilk adım sıvı-elektrolit replasmanı ve somatostatin analogları ile semptomların giderilmesidir. Hastanın genel durumu düzeldikten sonra rezeksiyona uygun tüm tümörlerde cerrahi tedavi esastır.

46 Karsinoid Tümörler Karsinoid tümörler en sık rastlanan nöroendokrin tümörlerden biri olmasına rağmen insidansı yaklaşık 8,4/ olarak hesaplanmıştır. Klinik prezentasyon genel olarak tümörün yarattığı kitle etkisi sonucu obstruksiyon, mukozal ülserasyona bağlı karın ağrısı ve gastrointestinal kanama ya da salgıladığı ürünler ile karsinoid sendrom (diare, flushing, bronkospazm) şeklinde olmaktadır.

47 Karsinoid Tümörler Karsinoid tümörün karsinoid sendroma yol açması için salgıladığı ürünlerin karaciğerin ilk geçiş metabolizmasından kurtulmuş olması gerekir. Bronşial ve anorektal bölgelerden kaynaklanan karsinoid tümörler ürünlerini kaval sistem yoluyla direk sistemik dolaşıma verdiklerinden karaciğer metastazı yapmadan da karsinoid sendroma yol açabilirler.

48 Karsinoid Tümörler Tanıda klinik bulguların yanı sıra görüntüleme yöntemi ile tümör lokalizasyonun gösterilmesi ve 24 saatlik idrarda 5-HIAA düzeyinin arttığının (normal değeri 6-15 mg/gün ) gösterilmesi önemlidir. Seratoninden zengin gıdaların (muz,kivi,ananas,fındık) diyetle alınması yalancı pozitif sonuçlara yol açabilmektedir.

49 Karsinoid Tümörler Tesadüfen tespit edilen asemptomatik küçük karsinoid tümörler ve lokalize(bir bölgeye sınırlı çok sayıda) karaciğer metastazı olan olgularda cerrahi rezeksiyonla küratif tedavi sağlanabilir. Bunların dışındaki metastatik olgularda ise kemoterapi ve radyonüklid tedavisi uygulanabilir. Semptomatik tedavi açısından somatostatin analogları vakaların %90 ında semptomatik düzelme sağlar.

50 MEN Tip 1 (Wermer Sendromu) Paratiroid, hipofiz ve pankreas adacık hücrelerinde neoplazi gelişimi ile karakterize OD geçişli bir sendromdur. Ancak günümüzde bu sendromda gözlenen tümörlerin yayılım sahasının aslında daha geniş olabileceği bilinmektedir. Bu sendromun gözlendiği kişilerde gastrinoma (özellikle duodenal yerleşimli), karsinoid tümör,adrenal adenom ve lipoma sıkılığı genel populasyona oranla artmıştır. Clinical manifestations and diagnosis of multiple endocrine neoplasia type 1 Author Andrew Arnold, MD Up to date last updated January 27,2010

51 MEN Tip 1 (Wermer Sendromu) Paratroid tutulumu MEN-1 de en sık rastlanan organ tutulumudur. MEN-1 de paratroidde diffüz veya asimetrik hiperplazi sözkonusudur.serum Ca ve PTH düzeyleri yüksektir. Hipofiz tutulumunda en sık prolaktinoma gözlenir. Pankeas tutulumu taşıdığı malignensi potansiyeli açısından MEN-1 in en önemli komponentini oluşturmaktadır. En sık gastrinoma görülür. MEN-1 li hastalarda gastrinomanın sıklıkla multrisentrik olması cerrahi başarı şansını da düşürmektedir. Bir birey de MEN-1 saptandığında ailenin diğer üyelerinin de taranması bu tümörlerin erken teşhisini sağlayıp tedavi şansını da arttımaktadır.

52

53

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Klinik gözlemlerle, endokrin bezleri içeren neoplastik sendromlar tanımlanmıştır. Paratiroid, hipofiz, adrenal,tiroid ve

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

GASTRİN. Klinik Laboratuvar Testleri

GASTRİN. Klinik Laboratuvar Testleri GASTRİN Kullanım amacı: Pernisiyöz anemi, kronik atrofik gastrit, Zollinger Ellison sendromu ve gastrinoma gibi hastalık olasılıklarının değerlendirilmesi amacıyla kullanılır. Genel bilgiler: En önemli

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Karsinoid Tümörler ve Karsinoid Sendrom (Nöroendokrin Tümörler)

Karsinoid Tümörler ve Karsinoid Sendrom (Nöroendokrin Tümörler) 1 Doç. Dr. Abdullah BÖYÜK Karsinoid Tümörler ve Karsinoid Sendrom (Nöroendokrin Tümörler) Nöroendokrin tümörler; gastroenterik, hepatopankreatikobiliyer, bronkopulmoner ve ürogenital sistem epitelindeki

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Dr. Ömer DİZDAR Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Tümör markırları kanserli hastaların dokularında, serumda, idrarda ya da diğer

Detaylı

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi Nöroendokrin tümörlerde 2004 WHO sınıflaması Tümör Tipi Tipik Karsinoid Atipik Karsinoid Büyük Hücreli nöroendokrin

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

PANKREASIN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ

PANKREASIN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ PANKREASIN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ Dr. Fazilet KAYASELÇUK Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı 1 SUNUM PLANI Olgu sunumu Pankreas NE tümörleri- Sınıflama Morfolojik bulgular Raporlama

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Ameliyat Öncesi Tanı / Nodüler Hastalıkta Kalsitonin Yeri

Ameliyat Öncesi Tanı / Nodüler Hastalıkta Kalsitonin Yeri Ameliyat Öncesi Tanı / Nodüler Hastalıkta Kalsitonin Yeri Dr. M. Umit UGURLU Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ad. Meme ve Endokrin Cerrahi Ünitesi Tiroid kanserleri tüm kanser vakalarının

Detaylı

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Kısa Kitaplar, Sunumlar.. Almanların yemek kitabı Amerikalıların tarihi Onkologların

Detaylı

DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer. Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği

DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer. Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği Lauren Sınıflaması İntestinal tip Diffüz tip Dünya Sağlık

Detaylı

Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK

Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK Pankreas TümörleriT Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK Pankreas Kanserinin Tipleri Pankreatik duktal adenokarsinoma Tüm pankreatik CA lerin %90 Kistik neoplasmlar Adenomas / adenokarsinoma Endokrin tümörler Gastrinoma

Detaylı

TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU 13-14 HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile)

TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU 13-14 HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile) TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU 13-14 HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile) 1. Gün 1. Oturum: Meme kanserine giriş, Patoloji ve Alt

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİ MEME VE AKCİĞER KANSERİNDEN

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Karsinoid Tümörler ve Karsinoid Sendrom (Nöroendokrin Tümörler) Doç. Dr. Abdullah BÖYÜK

Karsinoid Tümörler ve Karsinoid Sendrom (Nöroendokrin Tümörler) Doç. Dr. Abdullah BÖYÜK Karsinoid Tümörler ve Karsinoid Sendrom (Nöroendokrin Tümörler) Doç. Dr. Abdullah BÖYÜK Nöroendokrin tümörler; gastroenterik, hepatopankreatikobiliyer, bronkopulmoner ve ürogenital sistem epitelindeki

Detaylı

KLİNİK OLARAK BELİRGİN OLMAYAN ADRENAL KİTLEYE (İNSİDENTALOMA) YAKLAŞIM

KLİNİK OLARAK BELİRGİN OLMAYAN ADRENAL KİTLEYE (İNSİDENTALOMA) YAKLAŞIM KLİNİK OLARAK BELİRGİN OLMAYAN ADRENAL KİTLEYE (İNSİDENTALOMA) YAKLAŞIM Adrenal bezler, her iki böbreğin üzerinde yerleşmiş üçgen biçiminde organlardır. Vücut metabolizmasını, su ve tuz dengesini düzenlemelerinin

Detaylı

GASTRİK KARSİNOM. Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK

GASTRİK KARSİNOM. Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK GASTRİK KARSİNOM Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK GASTRİK KARSİNOM Dünya üzerinde kanserden ölümler içinde en sık rastlananlardan Özellikle endüstrileşmiş ülkelerde sık Metastatik potansiyellerine göre benign veya

Detaylı

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM Tanım Az diferansiye tiroid karsinomları, iyi diferansiye ve anaplastik

Detaylı

MEN 1 MEN 2. hastalarını nasıl takip etmeliyiz? Prof. Dr. Sevinç Eraslan. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji BD

MEN 1 MEN 2. hastalarını nasıl takip etmeliyiz? Prof. Dr. Sevinç Eraslan. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji BD MEN 1 MEN 2 hastalarını nasıl takip etmeliyiz? Prof. Dr. Sevinç Eraslan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji BD MEN 1 - MEN 2 : Herediter kanser sendromları Sık rastlanan sorunlar değil

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

GASTROENTEROPANKREATİK NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİN KLİNİKOPATOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ

GASTROENTEROPANKREATİK NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİN KLİNİKOPATOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI GASTROENTEROPANKREATİK NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİN KLİNİKOPATOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ Dr. Tuğba Akın TELLİ UZMANLIK TEZİ ANKARA

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

Erken Evre Akciğer Kanserinde

Erken Evre Akciğer Kanserinde Erken Evre Akciğer Kanserinde Görüntüleme Dr. Figen Başaran aran Demirkazık Hacettepe Universitesi Radyoloji Anabilim Dalı Kasım 2005 Mayıs 2006 Müsinöz ve nonmüsinöz tipte bronkioloalveoler komponenti

Detaylı

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Testis tümörleri Erkeklerdeki kanserlerin %1 i Yıllık %3-6 artış Avrupa da her yıl 24.000 yeni vak a Testis Tümör Epidemiyolojisi İnsidans dünya genelinde

Detaylı

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ RİSK GRUPLARINA GÖRE TEDAVİ-TAKİP Dr.Nuri ÇAKIR Gazi Ü Tıp Fak Endokrinoloji ve Metabolizma B.D 35.Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKongresi 15-19 Mayıs 2013-Antalya

Detaylı

Açlık hipoglisemilerinde sınıflandırma ve tanı

Açlık hipoglisemilerinde sınıflandırma ve tanı Açlık hipoglisemilerinde sınıflandırma ve tanı Prof. Dr. Alper Gürlek Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma BD Hipoglisemi Tanım: plazma glukoz konsantrasyonunda semptom yaratacak

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

KOLOREKTAL KANSER. Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK

KOLOREKTAL KANSER. Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK KOLOREKTAL KANSER Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK Tanım En sık görülen 3.kanser Kanserden ölümlerde 2.sırada 80-90 milyon insan risk altında Gelişiminde iminde Genetik Değişiklikler iklikler Normal Kolon Hiperproliferatif

Detaylı

GASTROİNTESTİNAL SİSTEMİN KARSİNOİD TÜMÖRLERİ (Histopatolojik ve İmmunohistokimyasal Bir Çalışma)

GASTROİNTESTİNAL SİSTEMİN KARSİNOİD TÜMÖRLERİ (Histopatolojik ve İmmunohistokimyasal Bir Çalışma) ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MECMUASI Cilt 52, Sayıl, 1999 1-5 GASTROİNTESTİNAL SİSTEMİN KARSİNOİD TÜMÖRLERİ (Histopatolojik ve İmmunohistokimyasal Bir Çalışma) Işın Soyuer* Tahir E. Patıroğlu" Rafiye

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür 500 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR İNSUFOR, tip 2 diabetes mellitus tedavisinde, özellikle fazla kilolu

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik

Detaylı

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği Dr. A. Nimet Karadayı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği MEME TÜMÖRLERİNDE PATOLOJİ RAPORLARINDA STANDARDİZASYON Amaç, hasta

Detaylı

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Erman Alçı, Özer Makay, Adnan Şimşir*, Yeşim Ertan**, Ayşegül Aktaş, Timur Köse***, Gökhan İçöz, Mahir Akyıldız Ege Üniversitesi Hastanesi, Genel

Detaylı

igog toplantıları 23.şubat 2011

igog toplantıları 23.şubat 2011 igog toplantıları 23.şubat 2011 PUCCINI MADAM BUTTERFLY OPERA III PERDE ANADOLU SAĞLIK MERKEZĠ Medikal Onkoloji vaka sunumu M.B 54 yaşında kadın hasta ilk başvuru tarihi: 6/5/2010 Öykü: 6 hafta önce başlayan

Detaylı

Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK

Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK Prof. Dr. Ömer ŞENTÜRK HASTA SUNUMU 47 yaşında erkek hasta; midede yanma, ekşime, bulantı, kusma, geğirme hissi ve epigastrik rahatsızlık hissi.. Progresif olarak katı gıdaları yemede güçlük İki defa olan

Detaylı

Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama

Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama Banu Bilezikçi Güven Hastanesi Patoloji Bölümü, Ankara 25. Ulusal Patoloji Kongresi 6. Sitopatoloji Kongresi 14-17 Ekim 2015, Bursa 2014

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Özofagus Tümörleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2016

Özofagus Tümörleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2016 Özofagus Tümörleri Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2016 Özofagus tümörleri Benign / iyi huylu tümörler Malign / kötü huylu tümörler daha fazla! Skuamöz /yassı hücreli karsinom (SCC) Dünyada en çok görülen özofagus

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı LENFOMALARDA RADYOTERAPİ Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı HL EPİDEMİYOLOJİ ve ETYOLOJİ Olguların çoğunluğu 15-30 yaş arası Kadın /Erkek: 1/1,5 Noduler

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA DÖNEM -GENEL CERRAHİ ( CTB 0). HAFTA -9 EYLÜL 0 Prof.Dr.Hasan Kaplan.00 Küçük Cerrahi Girişimler ( Minor surgical interventions) Prof.Dr.Hasan Kaplan Akut Karın (Acute abdomen) Akut pankreatit (Acute pancreatitit)

Detaylı

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi MEMENİN PAGET HASTALIĞI Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi Meme başındaki eritamatöz ve ekzamatöz değişiklikler ilk kez 1856 da Velpeau tarafından tariflenmiştir. 1874 de ilk kez Sir James

Detaylı

ELİN YUMUŞAK DOKU TÜMÖRLERİ

ELİN YUMUŞAK DOKU TÜMÖRLERİ ELİN YUMUŞAK DOKU TÜMÖRLERİ Çoğunlukla selim karakterde olan bu tümörlerin sadece % 1-2 si habistir. Sinovial kistler, tendon kılıfının dev hücreli tümörü, lipom, enkondrom sık görülen selim oluşumlardır.

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 10/09/2015 Sayı : 8 Dünya Lenfoma Farkındalık Günü 15 Eylül 2015 Hazırlayan Neşet SAKARYA Birkaç dakikanızı ayırarak ülkemizde 2011

Detaylı

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) Diğer adı ve kısaltma: α fetoprotein, AFP. Kullanım amacı: Primer karaciğer, testis ve over kanserlerinin araştırılması ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Katlandur

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Katlandur MEVLANA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2015 AKADEMİK YILI DÖNEM III IV. DERS KURULU GASTROİNTESTİNAL VE ENDOKRİN SİSTEM HASTALIKLARI 22 Aralık 2014 23 Ocak 2015 (5 hafta) Yönetim Dekan Dönem III Koordinatörü

Detaylı

Primeri bilinmeyen kanser tüm invaziv kanserlerin. Primeri Bilinmeyen Nöroendokrin Tümörler: İki Olgu Sunumu ve Literatürün Gözden Geçirilmesi

Primeri bilinmeyen kanser tüm invaziv kanserlerin. Primeri Bilinmeyen Nöroendokrin Tümörler: İki Olgu Sunumu ve Literatürün Gözden Geçirilmesi OLGU SUNUMU İç Hastalıkları Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi Cilt: 3 Sayı: 2 Nisan 2012 Primeri Bilinmeyen Nöroendokrin Tümörler: İki Olgu Sunumu ve Literatürün Gözden Geçirilmesi Mustafa

Detaylı

MIDE KANSERİ. Prof.Dr.Yusuf ÇİÇEK GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI

MIDE KANSERİ. Prof.Dr.Yusuf ÇİÇEK GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI MIDE KANSERİ Prof.Dr.Yusuf ÇİÇEK GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI GENEL BİLGİLER %95 adenokarsinom Hastaların %80 i ileri evrelerde müracaat eder, metastaz nedeniyle kaybedilir 20.000 yeni vaka 30 yıl öncesine

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma 10.00-10.45 Cerrahi Anamnez T.KÜÇÜKKARTALLAR 10.55-11.40 Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi

Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi Emine AKSOY, Güliz ATAÇ, Emin MADEN, Nil TOKER, Tülin SEVİM S.B. İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Kalp ve Damar Hastalıkları

Detaylı

POSTPRANDİYAL (REAKTİF) HİPOGLİSEMİ. DR. ARMAĞAN TUĞRUL TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAK. İÇ HASTALIKLARI AD-ENDOKRİNOLOJİ BD- Edirne

POSTPRANDİYAL (REAKTİF) HİPOGLİSEMİ. DR. ARMAĞAN TUĞRUL TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAK. İÇ HASTALIKLARI AD-ENDOKRİNOLOJİ BD- Edirne POSTPRANDİYAL (REAKTİF) HİPOGLİSEMİ DR. ARMAĞAN TUĞRUL TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAK. İÇ HASTALIKLARI AD-ENDOKRİNOLOJİ BD- Edirne Fizyolojik glukoz metabolizması ve insüliner sistem + beyin direkt glukoz

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi. Dr. Meltem Serin

Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi. Dr. Meltem Serin Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi Dr. Meltem Serin Sınırlı hastalıkta radyoterapi Yaygın hastalıkta radyoterapi Sınırlı hastalıkta radyoterapi Torakal radyoterapide tartışmalı konular Proflaktik

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

İnsidental Medüller Tiroid Kanserinde Ne Yapalım

İnsidental Medüller Tiroid Kanserinde Ne Yapalım İstanbul Endokrin Toplantıları İnsidental Medüller Tiroid Kanserinde Ne Yapalım 1 KASIM 2013 SB OKMEYDANI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ Doç. Dr. Atakan Sezer Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi

Detaylı

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İlk kez 1855 te Thomas Addison tarafından tanımlanmıştır Sıklığı milyonda 60-120

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI Firuz Gachayev 1, İsmail Cem Sormaz 1, Yalın İşcan 1, Arzu Poyanlı 2, Fatih Tunca 1, Yasemin Giles

Detaylı

Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Hepatobilier sistem tümörleri Kolanjiokarsinom Hepatoselüler karsinom Safra kesesi tümörleri Ampulla Vater tümörleri Pankreas

Detaylı

AMİLAZ (SERUM) Klinik Laboratuvar Testleri

AMİLAZ (SERUM) Klinik Laboratuvar Testleri AMİLAZ (SERUM) Kullanım amacı: Klinik uygulamada, pankreas dokusu ve tükürük bezleri ile ilişkili her türlü zedelenme olasılığının değerlendirilmesi amacıyla ihtiyaç duyulur. Akut ve kronik pankreatitler

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

Midenin Premalign Lezyonlarında Tanı, İzlem ve Tedavi

Midenin Premalign Lezyonlarında Tanı, İzlem ve Tedavi Midenin Premalign Lezyonlarında Tanı, İzlem ve Tedavi Doç. Dr. Şahin Çoban Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği Gastrik polipler Menetrier hastalığı Parsiyel

Detaylı

Özofagus Mide Histolojisi

Özofagus Mide Histolojisi Özofagus Mide Histolojisi Sindirim kanalını oluşturan yapılar Gastroıntestınal kanal özafagustan başlayıp anüse değin devam eden değişik çaptaki bir borudur.. Ağız, Farinks (yutak), özafagus(yemek borusu),

Detaylı

HİPOGLİSEMİNİN KOMPLİKASYONLARI

HİPOGLİSEMİNİN KOMPLİKASYONLARI HİPOGLİSEMİNİN KOMPLİKASYONLARI Prof. Dr. Reyhan ERSOY Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı HİPOGLİSEMİ VE DİYABETES MELLİTUS Hipoglisemi Diyabetes

Detaylı

PANKREAS KARSİNOMU. Dr.Nevra ELMAS Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı İzmir

PANKREAS KARSİNOMU. Dr.Nevra ELMAS Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı İzmir PANKREAS KARSİNOMU Dr.Nevra ELMAS Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı İzmir Özet: Son yıllarda kesitsel görüntüleme yöntemlerinin gelişmesi ile pankreas kanseri saptanma oranında tüm

Detaylı

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN 10.55-11.40 Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

ENDOSKOPİDE NADİR RASTLANAN POLİPLER: TİP 1 GASTRİK NÖROENDOKRİN TÜMÖR (NET-TİP 1)

ENDOSKOPİDE NADİR RASTLANAN POLİPLER: TİP 1 GASTRİK NÖROENDOKRİN TÜMÖR (NET-TİP 1) İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi,2014;18(4):121-125 OLGU SUNUMU ENDOSKOPİDE NADİR RASTLANAN POLİPLER: TİP 1 GASTRİK NÖROENDOKRİN TÜMÖR (NET-TİP 1) RARE POLYPS IN ENDOSCOPIC EXAMINATION:

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ

Detaylı

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D.

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. PSA nın tanımı Prostate Specific Antigen PSA yı hasta nasıl

Detaylı

PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ

PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ Dr. Nimet Karadayı Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Kliniği Lenf nodları metastatik malignitelerde en

Detaylı

BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ

BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ BCC DE GÜNCEL Prof. Dr. Kamer GÜNDÜZ Celal Bayar Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı-MANİSA Bazal Hücreli Kanser (BCC) 1827 - Arthur Jacob En sık rastlanan deri kanseri (%70-80) Açık

Detaylı

SANDOSTATIN Ampul Steril

SANDOSTATIN Ampul Steril SANDOSTATIN Ampul Steril FORMÜLÜ 1 steril ampul (1 ml) 0.1 mg Oktreotid (serbest peptid olarak) içerir. Yardımcı maddeler: 3.4 mg laktik asid, 45.0 mg mannitol, k.m. sodyum bikarbonat, k.m., enjeksiyonluk

Detaylı

PRİMER HİPERPARATİROİDİ DE AYIRICI TANI

PRİMER HİPERPARATİROİDİ DE AYIRICI TANI PRİMER HİPERPARATİROİDİ DE AYIRICI TANI Dr. Cevher Akarsu 13.02.2015 Primer Hiperpara*roidi (PHPT) Görülme sıklığı:%0,1-0,3 65 yaş üzerindeki postmenapozal kadınlarda daha yaygın PHPT ayaktan hastalarda

Detaylı

LOKOREJYONAL REKÜREN ve UZAK METASTAZ SONRASI SİSTEMİK TEDAVİ Dr.Mehmet Aliustaoğlu Lokal nüks: Aynı taraf göğüs duvarında hastalığın görülmesi Bölgesel nüks: Genellikle aksiler veya supraklivikular ve

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ

RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ RADYASYONA BAĞLI GEÇ BARSAK TOKSİSİTESİ VE TEDAVİSİ Dr. MERİÇ ŞENGÖZ Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabiim Dalı İstanbul UKK KURSU 20 Nisan 2005, Antalya BAŞLIKLAR GENEL BİLGİLER,

Detaylı

6 Pratik Dermatoloji Notları

6 Pratik Dermatoloji Notları AİLE HEKİMLERİ İÇİN 6 Pratik Dermatoloji Notları En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar İçindekiler Siğil Skuamöz Hücreli Karsinom Bazal Hücreli Karsinom Melanom Lipom Nörofibromatözis 2 Siğil 3 Siğil

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı