A J A N D A v e k a y d ı r a k

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "A J A N D A v e k a y d ı r a k"

Transkript

1 Çocuk ve Kültür Dergisi Ekim 2013 Fiyatı: 6, 00 h e r ke s e A J A N D A v e k a y d ı r a k e k i h e d i y e sayı Kişiye Bilgece Oyunu 10 Peygamber Yolu Oyunu 10 Peygamber Yolu Oyunu 2 Kumandalı Helikopter

2 8 Laf Anlamazın Biri 18 Paydos zili çalınca okulda, Eve gitmek için sırtlayıp çantamı, Düştüm yola. Henüz yolu yarılamadan, Bir kötülük çıktı karşıma. Dedi: Yol vermeyeceğim sana! 12 Gece Sen Ne Güzelsin! İki arkadaş biliyorum. Aralarına Dünya yı almış, kutu kutu pense oynuyorlar. Başları hiç dönmeden, öylece dönüp duruyorlar. Sırayla, her yere uğruyorlar. Tahmin etmiş olmalısın, bahsettiğim bu iki arkadaşı sen de. 20 Gözlerde Eski Resimler Bir yaşlı dede ve bir nine Yapayalnız otururlardı Bizim mahallede Uzak çok uzaktı Çocukları onlara Her bayram hüzünlü gözlerle Saatlerce bekler pencerelerde Kimse çalmaz kapılarını Sabun Kokusu Şair Ahmet Haşim, gittiğ bir lokantadan çıkarken iş yeri sahibine, - Lokantanızın üstün temizliğini tebrik ederim, diye iltifat etmiş. Adam, - Teşekkür ederim, peki bunu nereden anladınız, deyince Copyright Işık Yayınları, 2013 Bu eserin bütün yayın hakları Işık Yayıncılık Tic. A.Ş. ye aittir. Eserde yer alan metin ve resimlerin Işık Yayıncılık Tic. A.Ş. nin önceden yazılı izni olmaksızın, elektronik, mekanik, fotokopi ya da herhangi bir kayıt sistemi ile çoğaltılması, yayımlanması ve depolanması yasaktır. IŞIK YAYINCILIK TİCARET A.Ş. Ad. İmt. Sahibi: M. Talat KATIRCIOĞLU Yayın Türü: Yaygın Süreli Gnl. Yay. Yön.: Reşit HAYLAMAZ Yay. Yönetmeni: Hasan Ahmet GÖKÇE Sorumlu Yazı İşl. Md.: Murat KAYA Editör: Yalçın YAMAN Görsel Yönetmen: Ali ÖZER Grafik Tasarım: Tolga GÜLTEKİN Kapak: Nuri Can KAFLI Psikolojik Danışman: Sümeyra ÖZCAN Dağıtım: DPP A.Ş. Basım: Çağlayan Matbaası Sarnıç Yolu Üzeri No:7 Gaziemir/İZMİR Tel: Fax: Baskı Tarihi: 01 Ekim 2013 Müşteri Hizmetleri US Postal Service: Gonca issue October 2013, issue 138 (ISSN ) is published monthly for $49 per year. US Agent is The Light Inc., 345 Clifton Ave. Clifton, NJ Periodicals postage paid at Paterson, NJ, and additional mailing offices. POSTMASTER: Send address changes and return copies to GONCA, 345 Clifton Ave. Clifton, NJ Bütün abone ve dağıtım problemleri için arayabilirsiniz. Dergimize internet sitemizden kredi kartınızla abone olabilirsiniz.

3 24 38 Balonla Haberleşme Çok eskilerde, dumanla, posta güverciniyle haberleşirmiş insanlar. Onları ben de ancak hikâyelerden, tarih kitaplarından okudum. Fakat siz postane günlerini de görmemişsinizdir değil mi? Postaneye gidip, satın aldığınız pulu yalayıp, zarfa yapıştırmamışsınızdır hiç? Seyyahlar Adası Size İstanbul un büyük camilerini gezmeye gideceğiz demiştim ya, geçen hafta gittik. Ama ne maceraydı. Gezip gördüklerimizi anlatmayacağım, asıl macerayı arabada yaşadık. Kaç defa kaybolduk ben sayamadım. Babam Ben buraları bilirim. diye inat edip yol bulma aletini de açmadı. Değerli Goncaseverler, Sayfalarımızda göreceğiniz mektup işaretinin anlamı şudur: Lütfen mektuplarınızı Gonca Dergisi Bulgurlu Mah. Bağcılar Cad. Şafak İş Merkezi Üsküdar/İSTANBUL veya adresine yollayınız. Kazandığınız hediyeler posta adresinize gönderilecektir. Avrupa Abone ve Dağıtım WORLD MEDIA GROUP AG - İsmail KÜÇÜK Adres: SPRENDLINGER LANDSTR D OFFENBACH am MAIN Müşteri Hizmetleri: Fax: Mail: Avusturya Dağıtım Sürat HandelsgesmbH Rotenturmstr. 1-3/3,1010 Wien Austria Tel.: 01 / Yazışma Adresi Gonca Dergisi Bulgurlu Mah. Bağcılar Cad. Şafak İş Merkezi No:1 Üsküdar / İSTANBUL TEL: FAKS: Yayımlanan yazıların içeriğinden yazarları; reklamlardan, reklam veren kurumlar sorumludur. Yayın kurulu yazılarda gerekli gördüğü değişiklikleri yapma hakkına sahiptir. Dergideki yazılar Gonca Dergisi nin adı belirtilerek kullanılabilir.

4 Yağmurun Kelimesi Fatma Börekçi Gökyüzü öyle telaşlıydı ki; bir yanıp bir sönüyor, sonra da gümbür gümbür söyleniyordu. Kimi zaman mor kimi zaman gri oluyor, renkten renge giriyordu. Kapkara bulutlar, birazdan minik yağmur tanelerini yeryüzüne uğurlayacaklardı. Sokakta benden başka kimse yoktu. Önce bir damla düştü, sonra bir tane daha... Kendimi bir anda bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun altında buldum. Üstelik şemsiyem de yoktu. Sanmayın ki kaçtım yağmurdan. Aksine, deniz kıyısında gezinir gibi yavaşladı adımlarım. Kulaklarımı açtım yağmurun bereket fısıldayan o güzel sesine. Caddeye hızla vuruşuna, pencereleri çalıp kaçışına Yağmurun şarkısına dalıp gitmiştim ki, bir ses duydum. Etrafıma baktım ama kimse yoktu. Hay Allah, fazla mı ıslanmıştım acaba, aklımı mı üşütüyordum? Sonra bir kez daha aynı sesi duydum: - Hey! Buradayım! - Kim var orada, neler oluyor, demeye kalmadan, burnumun ucundan minik bir yağmur damlası kafasını uzattı: - Benim ben, kim olacak bu havada başka! - Burnumun ucundasın, göremedim seni, diyerek söylendim minik damlaya. - İyi o zaman, soruma cevap ver de gideyim hemen buradan, dedi. - Zor mu sorun? Pek bilgili biri sayılmam, dedim endişeyle. Bir de heyecanlandım ki, sormayın. Haksız mıyım ama? İnsanın başına böyle bir şey kaç kez gelir? Minik yağmur damlası: - Yetim ne demek, diye sordu. Bu 4

5 soru karşısında oldukça şaşırdım. - Sen nereden biliyorsun ki yetimi, dedim. - Bilmiyorum işte. Bilsem sana sorar mıyım, diye çıkıştı. - Neden soruyorsun peki? - Biz yağmur damlaları, yeryüzüne düşmeden evvel birer kelimeye tutunuruz. Ağaçlara, kuşlara, çiçeklere, çocuklara kelimelerimizle dokunuruz. Son olarak toprağa hediye ederiz kelimelerimizi, orada filizlensin diye Şaşkın şaşkın burnumun ucundaki minik yağmur tanesini dinliyordum. - Geçen yıl bahar yağmurlarında benim kelimem barıştı, sonbaharda ise sevgi. Şimdi de yetim. Yeryüzüne kimi zaman sevgi için kimi zaman barış için geldim, şimdi de yetim için dedi. - Allah sana çok güzel bir kelime vermiş. Bir baba, ebedî hayata göç ettiği zaman; çocuğunu, kalbi gökyüzü gibi geniş insanlara emanet eder. Bu yüzden yetimler yeryüzünün ve gökyüzünün kardeşleridir. Onları korumak, sevmek, küçük ellerini sımsıkı tutmak lazım. - İşte buna çok sevindim! Binlerce yağmur damlası kardeşimden sonra, şimdi de binlerce yetim kardeşim var öyle mi? - Elbette, haydi karış toprağa, bahar olup çiçeğe dur. Yetimler için bereketlendir yeryüzünü. Yağmur damlası bu sözlerime bir sevindi ki, sormayın. - Öyleyse gitme vaktim geldi, hoşça kal, dedi. İliklerime kadar ıslanmış bir şekilde evimin yolunu tuttum. Rahman ın, sokakları saran rahmetine şükrederek. Yetim kardeşlerimi düşünerek Yağmur suyuyla toprakta yeşerecek olan kardeşliğimizi. Gönüllerimizde yetim sevgisinin filizlenmesini dileyerek. 5

6 Aslan Maskesi Filiz Güner Kaç defa çobanın oğlunda görmüştü aslan maskesini. Aslan zannederek çok korkmuştu. Çocuk üzerine geldikçe korkup kaçmıştı. Diğer koyunların arasına karıştığında hiç belli etmemişti korktuğunu. Korkak koç olur mu hiç? Yerde duran maskeyi görünce kafasında muzip şimşekler çaktı. Hiç vakit kaybetmeden yüzüne taktı. Koşturarak koyunların içine daldı. Koyunlar korkuyla meleştiler. Kuzucukların neredeyse kalbi duracaktı. Çoban ağıldan gelen sesleri duyunca tüfeğiyle ağıla koştu. Ama aslan o gelmeden uzaklaştı. Muzip koç, az sonra hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi türkü söyleyerek ağıla geldi. Koçu gören kuzular heyecanla olanları anlattı. Koç içinden kıs kıs gülerken yapacaklarını planlıyordu. Ertesi gün aslan, çobanın olmadığı bir vakitte çıktı koyunların karşısına. Yine bağrışlar koptu ama bu defa duyan yoktu. Aslan, koyunlara seslendi. - Ben, bundan sonra sizlerle arkadaş olmak istiyorum. Koyunlar şaşkınlıkla baktılar birbirlerine. Kırk yıllık düşman hiç dost olur mu? dedi yaşlı koyunlardan biri. Aslan ısrarcıydı. Sizinle bir anlaşma yapalım, dedi. Siz, bana her gün en güzel otlardan getirin, ben de size hiçbir zarar vermeyeyim. Koyunlardan biri: Ot senin ne işine yarar ki! dedi. Aslan şaşırdı. Böyle bir soruyla karşılaşacağını hesap etmemişti. Kem küm etti. Siz orasına karışmayın, deyip kestirip attı. Koyunlar anlaşmayı kabul ettiler. Aslan da bir ağacın gölgesine yan gelip yattı. Biraz sonra otların en güzelleri önüne gelmeye başladı. Ağzı sulanan aslan, koyunları uzaklaştırdıktan sonra yemeye başladı. Kuzulardan biri, bir çalının ardından aslanı seyrediyordu. Gördükleri karşısında çok şaşırdı. Hemen diğerlerinin yanına döndü. Anlattıklarına kimse inanmadı. Sonraki günler birer birer aslanı takip etmeye başladılar. Gerçekten de aslan ot yiyordu. Bazıları bunu aslanın gerçekten dost olduğunun işareti sayarken, bazıları da bu durumdan şüphelenmeye başladı. Bir gün aslanı sohbetlerine davet ettiler. Onu soru yağmuruna tuttular. 6

7 Aldıkları cevaplar çelişkiliydi. Bu, şüphelerini daha da arttırdı. Genç koç, olanları hep kuzulardan dinliyordu. Bir türlü aslanla karşılaşamıyordu. Hep aslan gittikten az sonra geliyordu. Bu durumdan şüphelenen bir kuzu, koçu takip etmeye karar verdi. Ertesi gün koçun arkasına takıldı. Koç önde kuzu arkada yürüyorlardı. Biraz sonra koç, bir çalının arkasında kayboldu. Bu çalılık tanıdık geliyordu kuzuya. Aslan da bu çalılığın arkasında kaybolup gidiyordu. Kuzu da küçük bir çalının arkasına saklandı. Beklerken heyecanlanmaya başladı. Kalbi küt küt atıyordu. Az sonra gördüklerine çok şaşırdı. Çalıların ardından gelen aslandı. Aslan koyunların yanına doğru ilerlemeye başladı. Yine en güzel otlardan yedi. Yine koyunlarla eğlendi. Koyunların yanından uzaklaşırken kuzu da peşine takıldı. Yine aynı çalının arkasında aslan kayboldu. Bu defa çalının arkasından gelen koçtu. Kuzu: Bu ne iştir? dedi şaşkınlıkla. Çalıların arkasına geçen değişerek çıkıyordu. Bu işin sırrını çözmek için o da koştu çalıların arkasına. Ama ortalıkta bir şey yoktu. Biraz etrafı araştırdı. Çalıların bir kenarına gizlenmiş maskeyi bulunca her şeyi anladı. Hiçbir şey olmamış gibi yerine koyup arkadaşlarının yanına vardı. Gördüklerini kuzulara anlattı. Kulaktan kulağa bütün koyunlara ulaştı aslanın sırrı. Ertesi gün aslan yine geldi. En güzel otlardan istedi. Kuzulardan biri, Bundan sonra sana ot yok. dedi. Aslan kuzuya, Bana karşı mı geliyorsun? dedi. Evet! diye haykırdı kuzu. Onu diğerleri destekledi. Aslan: Ot olmazsa sizi yerim. dedi. Kükremek istedi ama kuzular gibi meleyiverdi. Bir kahkaha tufanı koptu. Aslan koyunların üzerine yürümek istedi. Karşısında bütün sürüyü buldu. Kuzu: Oyun bitti koç kardeş, foyan ortaya çıktı. diyerek maskeyi alıverdi koçun yüzünden. Koç ne yapacağını, ne diyeceğini şaşırdı. Kurnazlığın ve tembelliğin cezasını koyunların bilgesi verdi. Koç hatasını anlayıncaya kadar yalnız kalacaktı. Hiç kimse onunla konuşmayacaktı. 7

8 Gonca Senin Sesinle Göz bir penceredir, gönüle bakar. Hep birlikte gönüllere köprüler kuralım. Kardeşlerin, Gonca yı senin sesinden dinlesin! Gonca dan beğendiğin hikâyeyi, şiiri, masalı oku, kaydet, bize gönder hem görme engelli kardeşlerinin dergini dinlemesine hizmet et hem de bir sürü hediye kazan. CD leriniz için adresimiz; Gonca Dergisi Bulgurlu Mahallesi Bağcılar Caddesi No :1 Şafak İş Merkezi ÜSKÜDAR / İSTANBUL

9 Mustafa Ökkeş Evren Paydos zili çalınca okulda, Eve gitmek için sırtlayıp çantamı, Düştüm yola. Henüz yolu yarılamadan, Bir kötülük çıktı karşıma. Dedi: Yol vermeyeceğim sana! Çekil önümden! Uğraşma. dedim benimle Laf anlamazın biriydi, Haydi, gel! dedi, Gücün yetmez ki bana! Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın. deyip, Önce lâ havle çektim, sonra Besmele. Bir de baktım ki; ardına bakmadan, Kaçıyor kötülük. 9

10 10

11 11

12 Gece Sen Ne Güzelsİn! Mustafa Topçu 12

13 İki arkadaş biliyorum. Aralarına Dünya yı almış, kutu kutu pense oynuyorlar. Başları hiç dönmeden, öylece dönüp duruyorlar. Sırayla, her yere uğruyorlar. Tahmin etmiş olmalısın, bahsettiğim bu iki arkadaşı sen de. Evet, biri gündüz, biri gece Gündüz, güneş demektir benim için. Uyanmak demek, çalışmak, biraz gürültü, koşup terlemek, yorulmak Elbette yorulunca mola vermek gerek öyle değil mi? İşte diğer arkadaş gelir imdadıma o zaman. Gece olur, ay yükselir gökyüzünde. Artık vakit, uyuma vaktidir, biraz dinlenmek ve soluklanmak için Ruhumuzu saran sıcacık kadife bir yorgan gibidir gece. Usulca örter üstümüzü biz uyuyunca bütün şefkatiyle. Uyku sandallarına binip, sularında yüzdüğümüz sakin bir denizdir gece Rüyadan meltemleriyle tatlı tatlı okşar yüzümüzü öylece. Düşünüyorum da, ya gece hiç olmasaydı? Gündüz arkadaşsız, yalnız kalırdı da; kim bilir nasıl canı sıkılırdı. İnsanlar evlerine gidemezdi. Gökyüzünü ay hiç süsleyemezdi. Mışıl mışıl uyumak olmazdı, o güzelim masallar anlatılmazdı. İnsanlar yorgun ve huzursuz, çocuklar mutsuz olurdu. Bebekler uykusuz kalır, ağlardı. Teneffüssüz ders, cumartesi-pazarsız hafta, yaz tatilsiz yıl gibi olurdu hayat, onsuz hiç yaşanmazdı. Dünyamıza verilmiş ne büyük bir armağansın sen gece! İyi ki geliyorsun her gün, güneş batıp da gündüz gidince. Bizim için en az gündüz kadar değerli ve özelsin. Seni çok seviyoruz, gece sen ne güzelsin! 13

14 ALI KUSCU Fatih Sultan Mehmet in huzurunda gördüğü ilgi onu âdeta büyüledi. Anlaşılan, İstanbul a ünü kendisinden önce ulaşmıştı. Fatih Sultan Mehmet, ilme ve âlimlere çok önem verirdi. Bu yüzden Ali Kuşçu dan, İstanbul da kalarak Ayasofya Medresesi nde ders vermesini istedi. Şerif DEMİREL 14

15 Gökyüzünde kavisler çizerek süzülen doğan, az sonra Ali nin sol koluna kondu. Bu kuş, devrin hükümdarı Uluğ Bey e aitti. Sultan ın kuşlarıyla ilgilenme vazifesi, Ali nin babasına yardım olarak yaptığı bir işti. Zaten Kuşçu lakabını bu işten dolayı almıştı. Ama kuşçuluk vazifesi, onun için sadece bir vesileydi. O, bu sırada matematik ve astronomi alanlarındaki ilmiyle de meşhur olan Sultan Uluğ Bey den istifade etmenin yollarını arıyordu. Nitekim bu konuda kısa zamanda dikkat çekmeyi başardı. Ali Kuşçu, iki yıl sonra ailesiyle birlikte İstanbul a geldiğinde, kalabalık bir heyet, onu bekliyordu. Uluğ Bey'in Takdiri Ali Kuşçu nun babası Sultan Uluğ Bey in kuşçusuydu. Timur İmparatorluğu nun başkenti olan Semerkant, aynı zamanda devrin ilim merkeziydi. Ali, ilme olan merakı ve ilgisiyle Uluğ Bey in takdirini kazandı. Sultan dan astronomi ve matematik dersleri almaya başlayan Ali, genç yaşta Rasathane (yani gözlemevi) Müdürü oldu. Bu dönemde gece gündüz demeden çalışarak ilk ilmî eserlerini vermeye başladı. 15

16 Yeni Bir Vazife 1449 yılında hacca gitmek için izin istedi. Hac dönüşü Tebriz e uğradı. Bu şehirde Akkoyunlu Devleti nin Hükümdarı Uzun Hasan dan saygı ve ilgi gördü. Uzun Hasan, Ali Kuşçu dan savaş halinde oldukları Osmanlı Devleti ile aralarının düzeltilmesi konusunda yardım istedi. Ali Kuşçu, vazifeyi kabul ederek İstanbul a gitmek üzere yola çıktı. Yorucu bir yolculuğun ardından Osmanlı Devleti nin payitahtı İstanbul a ulaştı. Fatih Sultan Mehmet'le Tanışma Dönemin padişahı Fatih Sultan Mehmet in huzurunda gördüğü ilgi ve hürmet onu âdeta büyüledi. Anlaşılan, İstanbul a eserleri ve ünü kendisinden önce ulaşmıştı. Fatih Sultan Mehmet, ilme ve âlimlere çok önem verirdi. Bu yüzden Ali Kuşçu dan, İstanbul da kalarak Ayasofya Medresesi nde yani ders vermesini istedi.sultan ın teklifini beğenen Ali, Sultanım, verdiğiniz vazifeyi memnuniyetle kabul ediyorum. Fakat buraya Akkoyunlu Devleti nin elçisi olarak geldim. Aldığım vazifeye karşı sadakatsizlik yapamam. Müsaade ederseniz Tebriz e geri dönüp vazifemi tamamlamak istiyorum. dedi. Fatih, Ali Kuşçu nun verdiği cevaptan çok memnun oldu. Çünkü hem teklifini kabul etmiş hem de vazifesine gösterdiği sadakatle talebelerine örnek bir şahsiyet olacağının işaretlerini göstermişti. 16

17 Ayasofya Medresesi'nde Yeni Bir Âlim Ali Kuşçu, iki yıl sonra ailesiyle birlikte İstanbul a geldiğinde, kalabalık bir heyet, şatafatlı bir törenle onu bekliyordu. Ayasofya Medresesi nde matematik ve astronomi derslerine başlayan Ali Kuşçu, özellikle astronomi sahasında büyük bir boşluğu doldurmuştu. Bir yandan talebe yetiştiriyor, diğer yandan gök cisimlerini araştırarak ilmî eserler yazıyordu. Yaptığı güneş saatleriyle, Müslümanların namaz vakitlerini düzenli hâle getirdi. Yine o günlerde, İstanbul un enlem ve boylam derecelerini bugünkü değerlerle birebir örtüşecek şekilde hesaplamayı başardı. Gezegenler arası uzaklıkları hesaplaması ve Ay ın ilk haritasını çıkarması, günümüzde hayretle karşılanan önemli çalışmalarındandır. Bilim adamları, onun adını Ay ın bir bölgesine vermiştir. Yaptığı güneş saatleriyle, Müslümanların namaz vakitlerini düzenli hâle getirdi. Yine o günlerde, İstanbul un enlem ve boylam derecelerini bugünkü değerlerle bire bir örtüşecek şekilde hesaplamayı başardı. Eserleriyle Anılan Âlim Ali Kuşçu nun en önemli eseri, Fatih Sultan Mehmet e hediye ettiği Fethiye adındaki, astronomi kitabıdır. Batı dünyasında hayret uyandıran bu eserde; çeşitli gök cisimlerinin Dünya ya olan uzaklıkları, ekliptik (yörünge) düzlemin eğimi gibi önemli konulara yer vermiştir. Ali Kuşçu, arkasında çok sayıda ilmî eser bırakarak, 16 Aralık 1474 tarihinde İstanbul da vefat etti. Kabri Eyüp Sultan Türbesi hariminde bulunmaktadır. Bugün bu Müslüman âlimi, matematik ve uzay bilimlerine yaptığı katkılardan dolayı gururla anıyoruz. 17

18 Gözlerde Eski Resimler Musa Güner Bir yaşlı dede ve bir nine Yapayalnız otururlardı Bizim mahallede Uzak çok uzaktı Çocukları onlara Her bayram hüzünlü gözlerle Saatlerce bekler pencerelerde Kimse çalmaz kapılarını Çalındı sansalar da bazen Koskoca bir boşluk karşılar onları Açtıklarında kapılarını Bu bayram da dede ve nine Pencerede yine İçine akıtarak gözlerindeki yaşı Sabır çekerek, göklere bakarak Bekliyor. Çaldım kapılarını Şaşırmış bir yüzle açtılar Konuktum evlerinde Gözlerim şekerlerinde Öptüm ellerini Kutlu olsun bayramınız İki damla yaş belirdi Ninenin gözlerinde Dedenin ellerinde kaldı ellerim Uzun süre Yüzlerinde Binlerce çiçek birden açtı sonra Baktılar gözlerimin içine Ne gördüler bilmem Ama gülümsediler Parladı gözlerinin içi Evladım dedi nine Evladım dedi dede Gözlerimin içine baktı Gözlerinden kalbime Minicik resimler, Hasretler, gurbetler Yarım yaşanmış Uzun bir zaman aktı. 18

19 19

20 Mizah Dükkânı Sabun Kokusu Şair Ahmet Haşim, gittiği bir lokantadan çıkarken iş yeri sahibine, - Lokantanızın üstün temizliğini tebrik ederim, diye iltifat etmiş. Adam, - Teşekkür ederim, peki bunu nereden anladınız deyince, Ahmet Haşim şöyle cevap vermiş: - Nereden olacak; istisnasız bütün yemekler sabun kokuyordu. Çekim Kanunu Öğretmen sınıfta yer çekimi kuvvetini anlatıyordu. - Çocuklar biliyor musunuz? Dünya üzerinde, yer çekimi kanunu sayesinde duruyoruz. - Peki öğretmenim, bu kanun kabul edilmeden önce nasıl duruyorduk? 20

21 Gölge Oldu Öğretmen, öğrencilerin yönleri bilip bilmediklerini kontrol ediyordu. Öğrencileri bahçeye çıkarıp onlardan birine, - Güneşin doğduğu yöne dön, dedi. Öğrenci hemen güneşin doğduğu yöne doğru döndü. Öğretmen sordu: - Söyle bakalım şimdi arka tarafın ne oldu? Öğrenci yüksek bir sesle cevap verdi: - Gölge oldu öğretmenim. Ne Görüyorsun? Bir dedektif ile bir bilim adamı ormana kampa gider. Bir vakit sonra çadırlarında uyurlar. Birkaç saat sonra dedektif uyanır ve arka- daşını dürtükler. Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle? - Milyonlarca yıldız görüyorum. Dedektif tekrar sorar: Bu sana neyi gösteriyor? Arkadaşı bir an düşünür ve cevaplar: - Astronomik olarak milyon- larca galaksinin ve dolayısıyla milyarlarca gezegenin var- lığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 ü çeyrek geçtiğini çıkarıyorum. Meteorolojik açıdan da bugün havanın güzel olacağını tahmin ediyorum. Neden sordun? Sana ne gösteriyor? - Çadırımızın çalındığını... 21

22 6 Ekim, Pazar Havalar serinlemeye başladı. Leylekler katarlar h r leyleği bir arada görmemiştim. Tek tük, bir iki leylek gördüğümüz olurdu. Geçen yıl taşındığımız bu yerdense sürülerle leylek geçiyor. Dediklerine göre burası leyleklerin göç yolu üzerindeymiş. Hatta bir teyze, Eskiden bu evlerin bulunduğu yer, leyleklerin konaklama yeriymiş, onun için böyle dönüp duruyorlarmış. dedi. Bu bilgi doğru değildir inşallah! Doğruysa hoşuma gitmedi. Leylekleri kovup mekânlarına yerleşmeyi düşünmezdim asla, babam da düşünmezdi bunu, annem de. Hatta bu -umarım gerçek olmayan bilgiyi veren teyzenin de bu durumdan hoşnut olacağını sanmıyorum. Neyse, leylekler geçiyor ve biz onların gidişini seyretmeyi seviyoruz. Kıble yönüne gidiyor leylekler, denize doğru. Bunun için hacı leylek de denirmiş leyleklere. 15 Ekim, Salı Kurban Bayramı, birinci gün Kurbanımızı köyde kestik. Dağıttık, yedik, derken hafif bir yağmur başladı. Her yeri sildi süpürdü yağmur. Hava güzel. Bağbozumu zamanı olduğu için insana hüzün veren bir manzara hâkim her yerde. Tatili bir iki gün uzatacağız sanırım. Köyde kış hazırlıklarının bazılarına şahitlik edeceğim. 22

23 20 Ekim, Pazar Bugün bulgur kaynattık. Önce buğdayı aldık, bizim evin alt tarafındaki koca gözde bir güzel yıkadık. Sonra o kocaman kulplu kazanlarda buğdayı kaynattık. İşte bulgur kaynatmak dedikleri şey buymuş. Bu kaynamış buğday iyice şişip yumuşuyor. Ağza atıp yenebilecek kıvama geliyor. Buğdayın bu haline gölle diyorlar bizim köyde. Bence bulgur kaynatmanın en güzel bölümü, konu komşuyu çağırıp çanak çanak gölle yediğimiz zaman. Üzerine biraz tuz serpip kaşık kaşığa girişiriz. Yanında da iki şey olmalıdır. Ütme ve taze ceviz. Ütme, közde pişirilmiş mısır demektir. Bir ısırık ütme, bir kaşık gölle... Muhteşem bir lezzet Yapılacak iş bitti mi elbette bitmedi. Evin üst tarafındaki düzlüğe büyük yaygılar serilir. Yaygıların üstüne de pişirilmiş buğday dökülür. Dövülmeden önce tekrar kuruması gerekmektedir. Çocukların işi şimdi başlamıştır. Tavukların gelip ortalığı kirletmemesi, dağıtmaması için çocuklar nöbet beklerler. Kuruyan bulgurlar toplanıp değirmene götürülür ve dövdürülür. Dövülen buğday tekrar çuvallara konulup eve getirilir ve uygun rüzgâr beklenir. Uygun rüzgârda savrularak kabuğu, kepeği ayrılır. Bu ninemin işidir. Diğer aşamalarda ona yardım edenler bu işe karışmazlar. Rüzgâr alan bir tepede dövülen bulgurları büyücek bir eleğe doldurur ve yavaş yavaş döker. Rüzgâr kepeği alır götürür, bulgur yere düşer. Alır götürür dediysek kepek de biraz ileriye serilmiş çulların üstüne düşer fazla uzaklaşmaz. Artık bulgur hazırdır. 23

24 ! DENEYİN ADI: Balonla Haberleşme NE ÖĞRENECEĞİM: Roketlerin çalışma sistemini. Çok eskilerde, dumanla, posta güverciniyle haberleşirmiş insanlar. Onları ben de ancak hikâyelerden, tarih kitaplarından okudum. Fakat siz postane günlerini de görmemişsinizdir değil mi? Haklısınız, cep telefonları, tablet bilgisayarlar, internet dururken ne gerek var onca zahmete! Peki, hayvanların da çeşitli yollarla haberleştiklerini duymuş muydunuz? Mesela; filler ayaklarını yere vurarak ya da çeşitli sesler çıkartarak, arılar havada yaptıkları bazı hareketlerle, böcek ve kelebekler ise etrafa yaydıkları kokularla (kimyasal madde) dertlerini arkadaşlarına anlatıyorlar. Şaşıracaksınız ama en son yapılan araştırmalarda bitkiler arasında da çeşitli haberleşme metotlarının varlığı tespit edilmiş! Haydi, haberleşmek için bu sefer bambaşka bir yol deneyelim! 24

25 MALZEMELER: Balon (ne kadar büyük olursa o kadar iyi), pipet (kıvrımsız, düz), ip (ince, sağlam, en az 20 metre), makas, bant, kalem, kâğıt HAYDİ YAPALIM: Bahsettiğimiz malzemeleri kullanarak arkadaşınıza yazılı bir mesaj gönderebilir misiniz? Arkadaşınız yukarıda, aşağıda ya da sizinle aynı hizada olabilir. Diyelim ki mesaj göndereceğiniz kişi apartmanın ikinci katında, siz ise bahçedesiniz. İlk önce ipin bir ucunu ya ona ulaştırmanız gerekli ya da o size atabilir. Şimdi, kâğıda mesajımızı yazalım. Balonu şişirip, kâğıdı üzerine yapıştıralım. [Balonun ağzını kolay çözülebilecek şekilde bağlayalım.] İpi pipete geçirelim. Mesaj yapıştırılmış olan balonu pipete yapıştıralım. [Balonun arkası gideceği yere dönük olmalı.] Şimdi ipi gerdirelim ve balonun ağzını açalım. Mesajınız iletildi mi? [Balonunuz ne kadar büyük olursa, mesajınızı o kadar uzağa gönderebilirsiniz.] Peki Nasıl Oldu Bu İş? Biz balonu şişirmekle balonun iç basıncını artırmış olduk. Balonun ağzını çözdüğümüzde ise, çıkan basınçlı hava balonu ileriye doğru ittirdi. Burada balonu basit bir roket gibi düşünebiliriz. Roketlerin çalışma sistemi de bu şekildedir. Tükettikleri yakıtlarının oluşturduğu çok yüksek ve sıcak hava basıncı, roketlerin yukarı doğru hareket etmelerini sağlar. 25

26 Gezgin Abi Adana Sefere çıkın ki sıhhat bulasınız, rızkınız artsın. [Hadis-i şerif] Bu hadis-i şerifi duyup da durmak olur mu? Hele ki isminiz Gezgin Abiyse durabilir misiniz? Sefere dair iki güzel müjde gelmiş Peygamber Efendimiz den [sallallahu aleyhi vesellem]. Sıhhat ve artan rızık... Sefere devam inşallah. Bu kez ziyaretgâhımız Adana ydı. Özel Burç Okulları nın misafiriydik. Adana nın Yolları Bir akşam vakti ayak bastık bu şehre. Havaalanında bizi karşılamaya Cengiz Bey gelmişti. Maşallah dağ gibi yiğit bu hocamızın, karıncaincitmez kalbine konuk olduk. Belki geç kalırım korkusuyla iki saat evvelden beklemeye koyulmuş Gezgin Abiyi. Böyle büyüklerimizin rehberliğinde öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki... Renkli Gönüllüler Cengiz Beyle kısa bir Adana turu yaptığımız esnada Levent Bey in de iştirakiyle daha renklendi gezimiz. İlk durağımızı Özel Burç Öge İlköğretim Okulu oldu. Haydi, Bismillah... Okula bir ders vakti ulaştık. Kardeşlerimin hepsi dersteydi. Gezgin Abiniz durur mu; durmaz tabi.. Kaptığım gibi fotoğraf makinesini beden eğitimindeki talebeleri, okulun muhtelif yerlerini çekmeye başladım. Programa sayılı dakikalar kala, bizi havaalanında karşılayan Cengiz hocamızın sınıfına girdik. Orada fotoğraf çekildik, kardeşlerimizle güzel bir sohbet ettik. Hadis-i şerifin ilk tecellisini daha şimdiden hissetmiştim. O güzel sohbetlerle ömrüm/gönlüm rızık doluyordu. 26

27 En Güzel Netice Kalabalık bir salonda başladı programımız. İçimizden geldiği kadar seslendik, 10 dan geriye saydık, tezahüratlar yaptık. Onlar sordu ben anlattım, ben sordum onlar anlattı. Ardından elma yeme, tekerleme, sandalye kapma peş peşe sıralandı fakat beraberlik bozulamadı. Maşallah bütün okul ezberlemişti dergiyi. Sonuç mu? Neticede hepimiz çok güzel vakit geçirmiştik. Önemli olan da bu değil mi? Özel Burç Çukurova İlköğretim Okulu İkinci programa Özel Burç Çukurova daydık. İlgi burada da çok güzeldi. Yerel basından dahi davetli gazeteci vardı. Genel Gezgin Abi formatının dışına çıktık biraz Burç Çukurova da. Sohbet ettik, karşılıklı sorular sorduk birbirimize. Başarılı kardeşlerimize mükâfatlarını takdim ettik. Bol bol da fotoğraf çekildik. Sakıp Sabancı Camii Programların ardından Saim Bey, Mehmet Erol Bey, Cengiz Bey, Levent Bey ile şehri gezmeye devam ettik. Daha evvel de söylemiştim, bir şehirde büyük zâtlardan sonra camiler gelir benim için. Sakıp Sabancı Camii de bu merakımı gidermişti. Maşallah, emek vereninden namaz kılanına kadar bütün hepsinden Rabbimiz razı olsun. Adana ya Veda.. Güzel geçen programlar, hoş sohbet büyükler, kalbi büyük Goncacılarla dolu dolu vakit geçirdik Adana da. Her iki okulumuzdaki idarecilere, öğretmenlere, talebelere binler dua taşıdık yüreğimizde. 27

28 Salona Girmek Yasak Emel Kosi Geçen ay, yeni bir eve taşındık. Eski evimize göre daha büyük; iki katlı, ahşap bir evdi. Çok kısa bir süre içinde evin her köşesini keşfetmiştim bile. Salon hariç! Annem, salonun sadece misafir geldiğinde kullanılabileceğini söylemişti. Kapısını da her zaman kilitliyordu. Dün halamlar geldiğinde yeni salonumuzda oturduk. Ben de böylelikle salonu biraz kurcalama fırsatı buldum. Meraklı gözlerle sağı solu inceliyordum ki, vitrinin arkasındaki duvarda bir kapak gördüm. Vitrinle duvar arasındaki mesafe çok dardı ve vitrini çekmeye gücüm yetmiyordu. Kimseden yardım da isteyemezdim, çünkü annem ortalığın karışmasını istemiyordu. Halamlar gittikten sonra salonun kapısı yine kilitlendi. Benim aklımsa hâlâ duvardaki o beyaz kapaktaydı. Ertesi sabah, yeni bahçemizi keşfetmek için can atıyordum. Ama öyle bir yağmur vardı ki, annem dışarıya çıkmama kesinlikle izin vermedi. Canımın çok sıkıldığını, evde yapacak bir şey bulamadığımı söylediğimde de Yeni odanı düzenle ya da kitaplarını karıştır, en sevdiğin kitabını tekrar oku. dedi. Ama benim canım bahçeye çıkıp etrafı gezmek istiyordu işte. Bir süre odamın penceresinden yağmurun yağışını seyrettim. Kocaman yağmur damlaları asfalta düştükçe, pıtır pıtır sesler çıkarıyordu. Pencerede öylece otururken, birden aklıma salondaki kapak geldi. Annem, gardırobunu düzenlemekle 28

29 meşguldü. Acaba anahtarı nereye koymuş olabilirdi? Sanki bir keresinde anahtarı, buzdolabının üzerine koyarken görmüştüm annemi. Mutfağa gidip yavaşça sandalyenin üzerine çıktım. Tam da düşündüğüm gibi! Uzanıp anahtarı aldım. Sessiz adımlarla ilerleyip, büyük bir dikkatle salonun kapısını açtım. Hemen gidip vitrinin arkasına baktım. Bu kapağın arkasında ne olduğunu mutlaka öğrenmeliydim! Belki de gizli bir dolap ya da kasa vardı. Belki annemler bile daha önce fark etmemişlerdi. Yani ilk keşfeden ben olabilirdim. Ama vitrin çok ağırdı ve benim gücüm onu itmeye yetmiyordu. Birkaç kez denesem de, bana mısın demedi. O sırada, birden salonun kapısı açıldı. Neyse ki, gelen kardeşim Mehmet idi. Beni yerde görünce korkup ağlamaya başladı. Elimle sus işareti yapsam da fayda etmedi. Tabi annem sesleri duyunca koşarak geldi ve ikimizi de salonda yakaladı. - Neler oluyor burada çocuklar? Ne işiniz var salonda? Nasıl açtınız bu kapıyı, dedi şaşırarak. Apar topar salondan çıktık ve kapı yine kilitlendi. Ben de dürüstçe her şeyi anlattım anneme. - Ah be yavrum, dedi annem, neden bu işlere kalkışmadan evvel bana sormazsın Ya sandalyeden düşseydin, ya sana bir şey olsaydı? - Belki söylemek istemezsin, diye düşündüm. Hem biliyorsun, ben bir kâşifim ve keşfetmeyi seviyorum. Annem ve kardeşimle, pencerenin kenarına oturduk. Yağmur hâlâ devam ediyordu. Merak ettiğim o kapağın ne olduğunu anlatmaya başladı annem: Eskiden bu evde soba yakılıyormuş. Evin eski sahipleri sobalarını o duvarda kurmuşlar. O kapak da sobanın bacası için yapılmış, hepsi bu. dedi. Benim de merakım son buldu. 29

30 12. RESİM VE HİKÂYE YARIŞMASI Genel Şartlar:. Yarışma aşağıdaki kategorilerde düzenlenecektir. 1.Kategori: 11 yaş ve altı (2003 yılı ve sonrasında doğan öğrenciler) 2.Kategori: yaş ( doğumlu öğrenciler) Yarışmacılar, eserleriyle birlikte ad, soyad, doğum tarihi, okul, sınıf, şube, okul adresi ve telefon bilgilerini göndermek zorundadırlar. Gönderilecek çalışmalar en geç 14 Mart 2014 tarihine kadar Gonca Dergisi/Şafak İş Merkezi, Bulgurlu Mah. Bağcılar Cad. No:1 Üsküdar/İSTANBUL adresine; posta/kargo yoluyla gönderilecek veya elden teslim edilecektir. Gönderilecek eserlerin daha önce başka bir yarışmada ödül almamış olması ve başka bir yerde yayımlanmamış olması gerekmektedir. Belirtilen süre dışında gönderilen eserler dikkate alınmayacaktır. Posta, kargo vb. yollarla gönderilen eserlerdeki gecikmelerden Gonca Dergisi sorumlu değildir. Yarışmaya katılan eserler dereceye girsin ya da girmesin iade edilmeyecektir. Yarışmada dereceye girenler 9 Mayıs 2014 ten itibaren internet sitemizde açıklanacaktır. Ödüller Gonca Dergisi nin organize edeceği Ödül Töreni nde veri-

31 lecektir. Yarışmacılar, ödül kazanmaları halinde velilerinden yazılı izin belgesi getireceklerdir. Yarışmada ödül kazandıklarına dair bildirimin yapılmasının ardından 20 gün içerisinde izin belgesini ibraz etmeyen adaylar yarışmaya katılmamış sayılacaklardır. Yarışmacılar en fazla üç eserle yarışmaya katılabilirler. Resim Yarışması Resim dalında konu Nasrettin Hoca olarak belirlenmiştir. Gönderilen resimler en az A4 ebadında olmalıdır. Teknik serbesttir. (Sulu boya, kuru boya, pastel, yağlıboya, ekolin, karakalem vb.) Bilgisayarla çizilen ve renklendirilen çalışmalar değerlendirmeye alınmayacaktır. Hikâye Yarışması Hikâye yarışmasında konu serbesttir Hikâyelerde kelime ve sayfa sınırlaması yoktur. HiKÂYE YARIŞMASI ÖDÜLLERİ RESİM YARIŞMASI ÖDÜLLERİ 1. KATEGORİ 2.KATEGORİ 1. KATEGORİ 2.KATEGORİ /11 Yaş ve Altı/ /12-14 Yaş/ /11 Yaş ve Altı/ /12-14 Yaş/ 1. ye ye ye ye ye ye 2. ye ye ye ye 3. ye ye 500

32

33 33

34 34

35 35

36 36

37 37

38 Gizli El [Seyyahlar Adası] Yalçın Bilge Kemerci Size İstanbul un büyük camilerini gezmeye gideceğiz demiştim ya, geçen hafta gittik. Ama ne maceraydı. Gezip gördüklerimizi anlatmayacağım, asıl macerayı arabada yaşadık. Kaç defa kaybolduk ben sayamadım. Babam Ben buraları bilirim. diye inat edip yol bulma aletini de açmadı. Biz GPS ile mi büyüdük. deyip durdu ama aynı yerlerden geçtikçe annemin gülmesini de bir türlü durduramadı. Sonra ikna oldu fakat bu defa da cihazın güncel olmadığı ortaya çıktı. Sağa dön. diyor dönüyoruz, Sola kır. diyor kırıyoruz falan, ardından bizi çıkmaz sokağın birine sokmaz mı! Cihaz hâlâ bağırıyor: Sola dön, sola dön! Babam önce soldaki duvara ardından cihaza yan yan bakınca bu 38 defa da beni bir gülme aldı. Neyse işte güzel maceraydı, İstanbul u sokak sokak dolaşmış olduk. Selâtin camilerini başka zaman anlatırım, şimdi çok yorgunum. Dün Âyetelkürsi yi ezberledim. Artık yatarken onu okuyacağım. Haydi, ben yatıyorum. Siz de erken yatın bence, yoksa sabah namazı kaçıyor. Yastık Geliyor! Nedense uykuya dalmamla yastığın gelmesi bir oluyor. Hep başucumda bekliyor sanki. - Bu defa nereye gideceğiz? - Seyyahlar adasına. - Orası neresi ki? Oturdum yastığımın üzerine, uçsuz bucaksız okyanuslar üzerinde saatler-

39 ce uçtuk. Sonunda denizin ortasında kimse bilmez, âdemoğlu görmez yemyeşil bir adaya ulaştık. Tepeden bakınca adada toplanmış bölük bölük binlerce hayvan var. Kimi uçucu kimi yüzücü Bak. dedi yastık, Bunların hepsi seyyah. Çoğu dünyanın bir ucundan diğer ucuna aylarca yolculuk yapar. Ama sana en ilgincini söyleyeyim mi? - Nedir? - Bunların bazıları daha önce görmedikleri yerlere kimseye sormadan hiç de şaşırmadan ulaşırlar. - Nasıl yapıyorlar ki? - Kendin sorsana. Sormam mı? Böcekler, kelebekler, çeşit çeşit göçmen kuşlar, kumsala sıra olmuş kaplumbağalar ve deniz kenarına istif olan yüzlerce çeşit balık; hepsi de yol hazırlığında. Aşağıya inince hayret ettim Bu kadar çok canlı her sene seyahat ediyor ve yollarını hiç şaşırmıyorlar öyle mi? Acaba hangisine soru sorsam? - Yastık kardeş, hangisine sorayım? - Dürbünü olan sensin. - Doğru ya, az kalsın dürbünü unutacaktım. Dürbünümü gözüme yaklaştırıp bakınca birden kendimi sırtında koca bir çanta, boynunda fotoğraf makinesi, elinde de harita olan acemi bir turist şeklinde buldum. Herhalde ben de gruplardan birine katılacaktım ama hangisine? Kelebeklere mi katılsam yoksa kaplumbağalara mı? En iyisi nereye gittiklerini öğrenmek, beğendiğim olursa peşlerine takılırım, diye düşündüm. Sonra kuşlara sormaya niyetlendim: - Merhaba ördek kafilesi, yolculuk nereye? Yolculuk Nereye? Ben sorumu sorunca yeşilbaşlı bir ördek öne çıkarak: Nereye kısmetse oraya dedi. Bu cevabı pek beğenmediğimden, su kaplumbağalarına yanaşayım dedim: Peki, siz nereye 39

40 gidiyorsunuz? Bir tanesi kabuğundan başını çıkartarak: - Atalarımızın memleketine. - Peki, neresi orası? - Biz de gidince öğreneceğiz. - Daha önce gitmediniz mi? - Biz burada doğduk aslında, ilk defa yola çıkacağız. - Yanınızda yolu bilip rehberlik edecek kimseniz yok mu? - Yok. - Güvenemem ben size, siz yolda kaybolursunuz, ben en iyisi balıklara katılayım. Sonra balıklara daha sonra da diğer kafilelere Kimin yanına yanaştıysam hepsi de yol bilmez acemi... Bir türlü güvenip arkalarına katılacak kimseyi bulamadım derken gözüm dere kenarında otlayan geyiklere ilişti. Her halde dedim bunlar karadan seyahat ettikleri için yolları ezber etmişlerdir. Ama ne gezer yine aynı cevap: Hele bir yola çıkalım buluruz elbet. Ben: Bu işin tadı kaçtı artık. diye düşünüp bir kayanın üzerine oturmuşken yanıma bir kedi yanaşıp sırnaşmaya başladı. Baktım ki bir şeyler anlatmaya çalışıyor dürbünümü ona çevirip ayarladım. Benim sahibim beni çok uzak bir şehirde unutmuştu. dedi. - Eee, ne oldu peki? - İki ay yürüyüp evime geri döndüm. - İyi de nasıl döndün ki? Yolu biliyor muydun? Sizin haritanız falan da yok. Hoş haritanız olsa ne olacak ki, biz İstanbul da GPS cihazıyla bile kaybolduk. - Biz yola çıkınca birisi kulağımıza fısıldar, biz de ona göre gideriz. - İçgüdü yani. 40

41 - İç mi dış mı bilmem ama birisi güder işte. O nereye git derse oraya gideriz. - Peki, kimlerin kulağına fısıldar bu gizli kişi? - Herkesin, hatta senin bile. - Yoo, ben bir şey duymuyorum ki. - Bu yaşa kadar nasıl geldin sanıyorsun. Dürbünün var ama daha kullanmayı bilmiyorsun. Versene şu dürbünü! Nasıl Yolunu Bulur? Tekir kedi, elimden dürbünü kapıp bir ayar yaptıktan sonra gözüme yaklaştırdı, sonra ne göreyim, karşımda bir yumurta. Neyse işte, sonra görüntü yaklaştı yaklaştı, doğruca yumurtanın içini göstermeye başladı. Aman Allah ım! İçeride minicik bir civciv... Çeşit çeşit besinler değişik organlarıma adreslerini biliyormuşçasına dağıldılar. - Bak, onlara da yol gösteren biri var! - O da bir şey mi, sen bir de buna bak. Dürbünümle netlik ayarı yapınca kan damarlarımın oluşumuna şahit olduk. Ama nasıl muhteşem bir manzara, keşke görseniz. Bir kısım damarlar bacaklardan ve değişik yerlerden büyümeye başlıyorlar. Sonra onlarla birleşecek damarlar da kalbin etrafında oluşup ilerlemeye başlıyorlar. Ardından tam yolun ortasında birbirleriyle milim şaşmadan karşılaşıp birleşiyorlar. Benim ağzım açık kaldı doğrusu. Yastığa dönüp: Bunların GPS cihazı mı var ki, nasıl birbirlerini hata yapmadan buluyorlar? diye sordum. Bana gülümsedi: Hayır, onların kulaklarına fısıldayan gizli birisi var. dedi. - Yoksa Gizli El mi? - Evet, Dünya yı ve içindekileri yaratanın gizli Kudret eli - Bu defa göreceğim O nu! Görmek ne mümkün, zırıl zırıl kapı sesiyle uyandım. Meğer kargocuymuş. Yarım saattir sizin evi arıyorum. diye bir de surat yapıyor. Güya adresi düzgün yazmamışız. Servisten GPS cihazını yollamışlar. Kutuyu açınca içinden ilginç bir not çıktı. Lütfen bir daha sağ ve solunuzu karıştırmamaya çalışın, cihazda herhangi bir arıza bulunamadı! 41

42 SOR Kİ BİLE SİN? Soru: Manisa dan bize yazan Raziye Sena Kurnaz, Bebekler anne karnında boğulmadıkları halde, neden dünyaya geldiklerinde suda boğuluyorlar? diye sormuş. Cevap: Bebeğin anne karnındaki solunumu, akciğer yoluyla değildir. Solunumun başlıca amacı oksijen alıp karbondioksit vermektir. Bebek, oksijeni anne kanından doğrudan almakta ve karbondioksit olarak yine anne kanına vermektedir. Bebeğin, anne karnındaki hayatını sürdürebilmesi için hem oksijene hem de temel besin maddelerine ihtiyacı vardır. Ayrıca kendisi için zararlı maddeleri de dışarı atması gerekir. Bebek, bütün ihtiyaçlarını ona bahşedilen göbek kordonuyla anne vücudundan karşılar. Göbek kordonundan plasentaya [anne ile bebek arasındaki bölge] giden bebek kanı ile anne kanı belirlenmiş bir bölgede karşılaşır ama mucizevî bir şekilde karışmazlar. İşte bu esnada gerek duyulan maddeler alınırken zararlı maddeler de anne kanına verilir. Bebek, korunmaya en muhtaç olduğu zaman diliminde besin değeri en yüksek gıdaları en kolay yoldan alır. 42

43 Soru: İzmir den Dilay Örüng, Yaralarımız nasıl iyileşir? diye sormuş. Cevap: Kim bilir kaç defa düşmüş ve yaralanmışızdır. Fakat her defasında yaralanan bölgeye acilen sevk edilen trombosit [kan hücreleri] ile kanımızı pıhtılaşır ve yaranın üzeri bir kapakla kapatılır. Yaradaki kızarıklık ve ateşlenmeyle vücutta alarm verilmiş ve gerekli tüm hücreler yaralı bölgeye yönlendirilmiştir. Oluşan mikroplar akyuvarlarla durdurulmuş ve yaralanmadan birkaç saat sonra başlayan dokudaki yenilenme haftalarca sürerek yaranın kapanmasını sağlamıştır. Birbirinden karışık binlerce kimyasal işlem akıl almaz bir şekilde belli doz ve süratle yaratılırken bizim haberimiz bile olmamıştır. Soru: Zeynep Nur Akyazıcı ve Ahmet Batuhan Bayraktar Yaşlanınca saçlarımız niçin beyazlar? diye sormuşlar. Cevap: Aslında her saç teli, içini renk veren hücrelerin doldurduğu uzun bir tünel şeklinde yaratılır. Bu renk vericilere melanin pigmenti denir. Saçı beyazlamamış insanlarda saça renk veren melanini bir arada tutan bir sıvı vardır. Yaşlandıkça derimiz, saçlarımızı eskisi gibi sağlıklı üretemez. Kılların içindeki boşluğu dolduran sıvı kaybolur, boya hücreleri de birbirine tutunamadığından giderek azalırlar. Renk veren maddenin kaybolmasıyla saçlarımız da beyaza, yani asıl rengine dönüşür. Bütün saçlarımızın beyaza dönüşmesi on ila yirmi yıl sürebilir. Yazışma adresimiz. 43

44 Hikâyemi yazar mısınız? 44

45 Bazı küçücük şeyler, bazı canlılar için koskocaman bir iyilik olabilir. [Murat Kaan Karagöz] Bana barışı çağrıştırıyor. Bütün canlılar beraberce sevgi saçıyorlar. Birbirlerine yardım ediyorlar. Gerçekte de dünya böyle olsaydı keşke. Savaşlar olmasaydı. İnsanlar ölmeseydi. Çocuklar ağlamasaydı. [Seher Rümeysa Bulut] Öncelikle, resme hayran kaldım. Bu resimde yaratılışın mükemmelliği var. Üç tür canlı için de, muhteşem donanımlı olan insanın sevgi ve merhametinin çevresine yansıması var. [Hatice Aydın] Yardımsever ve hayvanları seven bir çocuk yiyecek taşıyan karıncaların gölden kolayca geçmelerini sağlamak amacıyla ağaç dallarından köprü yapıyor. Kuşlarla ekmeğini paylaşarak kuşların karınlarını doyuruyor.[sude Emerci] Çocuk, karıncaların çalışmalarını izliyor. Elindeki dalı dereye bırakarak karıncaların üzerinden kolaylıkla geçmesini sağlıyor. Resimdeki salyangoz, ekmeği kuşlara taşıyor. Kuşlar parçalayarak karıncalara veriyor. Hayvanlar birbirleriyle yardımlaşıyorlar. [Emre Kara] Bütün canlılar bir arada yaşarlar. Bazen bizlere de o canlılara yardım etmek, onlara mutluluk sağlamak düşer ve başka bir canlının mutluluğu bizim de mutluluğumuz olur. [Özlem Eylül Birişik] Can, dışarıya çıkmıştı. Yakındaki su birikintisine gitti. Karıncalara dallardan yol yaptı, sincaba pelit verdi. Orada anladı ki hayvanlar da insanlar kadar çalışıyorlarmış. Hem de karşılıksız Geçen ayın resmi. [Erva Dayanır] Sevgili Goncam bu resimde bana yardımlaşmayı, paylaşmayı, sevmeyi resmetmişsin. Yiyeceklerimizi hayvanlarla paylaşmayı, onlara yardım etmeyi, onları sevmeyi anlatmışsın. [Rumeysa Külekçi] Rızkının peşinden koşan canlıları görünce, Allah'ın herkesin rızkını önceden tayin ettiğini tekrar hatırladım. Çocuğun karıncaların karşıya geçmesine yardım etmesi beni çok mutlu etti. [Fatma Betül Ferik] Küçük çocuk hayvanlarla arkadaş olmuş. Kuşlara ekmek vermiş. Karıncaların sudan geçmeleri için dallardan bir köprü yaparak onlara yardım etmiş. Böylece çocuk bir iyilik projesi geliştirmiş. [Salih Mirza Aydın] Bir çocuk dere kenarına ekmek bırakmış. Salyangoz oradaki kuşu görür. Uğurböceği çocuğa, Dal ve ekmeği çeker misin? der. O da karıncalara yardım etmek istediğini söyler. Kelebekler Çocuk haklı. der. [S. Aylin Tunç] Akıllı karıncalar, şefkatli çocuğun yaptığı köprüden geçerken, kuşlar gibi ekmek kırıntısı yemek yerine tohumu alıyorlar. Diğer karıncalar da ekmek kırıntısını almadan elleri boş öndekileri takip ediyorlar. [Şerife Tunç] Yazışma adresimiz.

46 46

47 Sevgili Sonbahar Ağacım Nesibe Şahin Seninle ne zaman tanıştık hatırlamıyorum. Bir yaz sabahı mıydı, yoksa bir kış ikindisi mi? Yapraklarını hep yemyeşil hatırladığıma göre bir yaz mevsimi olmalı. Dallarına konan kuşların alçalıp yükselerek söyledikleri şarkılar dün gibi kulaklarımda. Nasıl da kucak açıyordun onlara her vakit. Geceleri ayla sohbet ederdi yaprakların, gündüzleri güneşle selamlaşırlardı. Yağmurun sesi sende daha güzel dururdu, rüzgârın nefesi bütün dallarına yürürdü. Pencereden seni seyrediyorum: Yapraklarını sessizce teslim edip rüzgâra, o yapayalnız halinle kışı bekliyorsun. Kuşlar dallarından göçüvermiş yavaş yavaş. Ne kanat çırpışlarını duyuyorsun artık ne o eşsiz şarkılarını. Öyle sakince bakıyorsun sokağımıza. Söyle, yoksa birazcık üzülüyor musun? Söylediklerimi duysan, eminim gülüp geçersin bana. Öyle ya, her sonbahar yapraklarını itiraz etmeden uçuruyorsun rüzgârın ellerine. Onların uzaklara savruluşlarını, kiminin çürüyüp toprağa karıştığını görüyorsun. Hadi itiraf et, belli etmiyorsun belki ama böyle zamanlarda hep ilkbaharın hayaliyle yaşıyorsun... Biliyor musun? Şu yalnız halin ne çok şey söylüyor bana. Aramızda kalsın ama biz insanlar da sonbahara tutulmuş ağaçlara dönüveririz bazen. Yapraklarımızı, kuşlarımızı, o eşsiz şarkılarımızı kaybedip soğuk bir kışın avuçlarında bulabiliriz kendimizi. Kimimiz yana yakıla derdine düşer kaybettiklerinin. Kimimiz de sessizce bekleyiverir ilkbaharın merhabasını... Tıpkı senin gibi... Şimdi seni böyle görünce aklıma geldi. O yalnız halinle dimdik ayakta duruyorsun. Seni, beni; hepimizi Yaratan a güvendiğini nasıl da gösteriyorsun. Dallarını kırmadan, toprağına sımsıkı sarılarak... Baharın geleceğinden hiç şüphe duymayarak Yapraklarını dallarında, güneşi yapraklarında hissederek Sonra düşünüyorum, belki diyorum, sen kışı daha çok seviyorsun... Ne de olsa baharın gelişini, kıştan haber alıyorsun. 47

48 Hatice Sevde Deniz Yazışma adresimiz. Sensin Hazreti Muhammed Yasemin Karaçavuş Benim güzel peygamberim Sensin Hazreti Muhammed Benim gül çiçeğim Sensin Hazreti Muhammed Görmek isterdim Seni Sensin Hazreti Muhammed Rüyamda görüp koklamak Sensin Hazreti Muhammed Polisler Kevser Millet Gece gündüz demeden Korurlar bu vatanı, Yağmur, çamur demeden, Ararlar suçluları. Polislerdir yurdumuzun, Sessiz akan ırmakları. Bayraktaki kırmızı kan. Polisler der önce vatan. Yurt aşkıdır kalpte yatan, Polislerdir yurdumuzu, Rahatlatan ferahlatan. Şehitler var yerde yatan, Vatan aşkı kalpte atan. Suçlulara çelme takan, Polislerdir yurdumuzun, Dert ortağı evlatlar. Kurban Bayramı Sami Erdoğan Kurbanlıklar kesilecek. Fakirlere dağıtılacak. Hiç et yemeyen, Fakirler buna çok sevinecek. Büyüklerin elleri öpülecek, Akrabalar ziyaret edilecek. Çocuklara şeker, Harçlık verilecek. Üzüntüler gidecek, Herkes neşelenecek. Hey arkadaşlar! Bakın, güneş doğuyor, Haydi koşalım Bayram namazına. Bakın, kınalı koçum Bizi bekliyor. Bugün bayram, Bu, bizim günümüz. Gonca Yunus Yürek Gonca iyi ki varsın sen. Sen olmasaydın ben de olmazdım. Benim güzel Gonca m, Sen bize her şeyi öğretirsin. Benim güzel Gonca m, Günlerce hep okurdum. 24 Kasım ı bekliyordum. Ve elime geçer geçmez okurdum. Elif Şamlı Barbaros Yardım Eren Keskin 48

49 Bilginay Ölmez Anadolu Kültür Merkezi / Kanada Ayşe Ceran Seydanoğlu Kar Tanesi Buse Söker Küçük bir kar tanesi, Her kış bekler beni, Ne işe yarar diyeceksiniz, Yağınca göreceksiniz. Belki yine beğenmeyeceksiniz. Oynayınca kesin seveceksiniz. Kartopu savaşı yapınca, Elerimi öpeceksiniz. Gonca m Selin Mehli Goncaların en güzeli Gonca m. Sensin benim Gonca m. Hayata gülümse Gonca m. Hayatın gülüşü Gonca. Bir tek sen varsın dergimizde, Beni çıkarın serginizde, Hayata gülümse, Ne hoş Gonca m. Gonca Fatma Safca Her ilde her dilde, Her zaman, her yerde, Biz Gonca okuyoruz. Postacı gelecek diye, Kapılarda bekliyoruz. Çok eğlencelidir Gonca, Bekleriz onu yaz boyunca. Çok gecikme çabuk gel, Lütfen postacı amca. Gonca mı Seviyorum Senanur Kara Şiirler, resimler Hepsi de Gonca mda. Hikâyeler hep Gonca mda. Hep seninle oynarız, eğleniriz. Seni seviyorum Gonca m. Senden başka kimseyi görmem. Senden başkasını dinlemem. Kimse seni bırakmaz, Senden başka kimsesi olmaz. Canım Gonca m Dilara Yanmaz Sen bize öğretir, eğlendirirsin. Her şeyi biliyorsun. Çocuklar dergi ister. Çocuk Dergisi, Gonca Dergisi. Canım Gonca m Bilgilerini söyle bana. Canım Gonca m Eğlencelerini söyle bana. Sen en iyi dergisin,canım Gonca m. Sen çok eğiticisin, canım Gonca m. Benim bilgi kaynağımsın. Benim öğretici kaynağımsın. Sen benim canım Gonca msın. Güzel Gonca teşekkür ederim. Hilal Eriş Duru Uçar Elif Su Güzeller 49

50 Nisanur Rıfat Kara Terim Berk Bilgiç Canım Gonca m Ayşe Gümüştekin Canım Gonca m, Yaz gelince sulandın, Kış gelince suladın, Hiç susamadan yılmadan. Canım Gonca m, Nasıl buldun bu bilgileri de, Bizlere sundun, Bilgi küpüm, akıl küpüm. Canım Gonca m, Seninle büyüdüm, Seninle yeşerdim. Benim güzel Gonca m. Babacığım Nurgül Avcı Babam hep benim istediğimi yapar. Bazen yapamaz ama çok ister mutlaka. Önemli olan istediğimi yapması değil. Önemli olan, babamın beni sevmesi. Babamı anlatayım sana; Muhteşem bir baba, İçeceklerimi, yiyeceklerimi söyler bana. Sağlıklı bir baba. İşte benim babam böyle. Ne güzel bir baba. İşte benim babam böyle. Sağlıklı bir baba. Gonca Rıfat Kara Gonca Gonca, Sevgili Gonca, Mutlu ettin sen bizi, Coşkuya kavuşturdun, Bize hediyeler getirdin, Ve sen harika oldun. Peygamber Efendimiz Sema Özkara Gönlü güzel gönlü, Bizi seven gönlü, Gönlü güzel gönlü, Peygamber Efendimiz. Adı güzel kalbi temiz, Gönlü açık kalbi açık, İyiliği doldurdun kalbimize, Peygamber Efendimiz. Anne Merve Sena Serttaş Sıcaklığınla ısıttın beni, Sevgini eksik etmeden, Saygıda kusur bulmadan, Her zaman korudun beni. Öğretmenler Günü Melis Çelikbilek Öğretmenler günü geldi. Bütün öğretmenler Mutluluktan ağladı. Selma Özkara Hilal Zişan Kadıoğlu Mehmet Sami Gökçe 50

51 İsmail Ümran Gülistan Kayra Suda Hakyemez Melis Çelikbilek Bütün çocuklar ise gül verdi. Güzel öğretmenler günü. Kelebekler Egemen Talha Kıraliç Kelebekler rengârenktir. Özellikle kanatları, Kelebekler çok güzeldir, Hepsi bir melektir. Ben Bir Çocuğum Osman Erkut Ben bir çocuğum. Her gün afacanız. Yaramazız. Oyun oynarız. Ben bir çocuğum. Bazen akıllıyız. Çizgi film izleriz. Uslu uslu. Ben bir çocuğum. Babamızla ve annemizle de vakit geçiririz. Oyunu çok çok severiz. Şekerlemeyi severiz. Ben bir çocuğum. Bilgisayarda oynamayı severiz. Gonca yı da çok severiz. Gonca çocuk ve çocuk. Ben bir çocuğum. Büyüklerin ilgisini çekerim. Arkadaşlarımızı çok severiz. Çok da şiriniz. Gonca Fatma Safca Gonca çiçektir diyemem çocuklar, Ama çiçekten güzeldir. Bazı çiçekler renklidir. Renkli oldukları zaman çok güzel. Mesela beyaz çiçek olabiliyor. Gonca demek bu demek. Gonca yı sakın unutmayalım. Unutursak, Gonca diyemeyiz. Çocuklarımız da diyemez. Gonca demek; çocuk, gül ve bebekler demek. Canım Babam Hilal Eriş Sen evimize girince, İnan çok seviniyorum. Güzellik ve iyilikten yana ne varsa, Annem ve senden öğreniyorum. Ruhumu arındıran, Ancak senin varlığındır, Yanımızda her zaman olman, Işık tutman yolumuza, Benim yiğit canım babam. Isınır seninle yuvam, Rahatımızı sağlayan, Asla bizi bırakmayan, Keşke sigarayı bıraksan babam. Şehit Er Yıldıray Biroğlu İÖO Nurgül Avcı 51

52 Osman TURHAN Ay nasıl mutlu oldum! Şıkır şıkır gözlerim. Ne desem bilmiyorum. Uçuşuyor sözlerim. Nasıl desem Bak şimdi! Heyecandan unuttum. Kelime hazinemi takır takır kuruttum. Şimdi çatlayacağım orta yerimden kızlar! Bu ay size verecek müthiş bir haberim var. Farkındayım uzattım. Mâzur görün ne olur. Biraz nefesleneyim, konu yerinde durur. Oh! Demek böyle şeymiş heyecan dedikleri, Uçuşuyor insanın en iyi bildikleri. Bu hafta sonu babam bizi aldı götürdü, Arabayı doğruca memleketine sürdü. 52

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. SOKAK - DIŞ - GÜN ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. Batu 20'li yaşlarında genç biridir. Boynunda asılı bir fotoğraf makinesi vardır. Uzun lensli profesyonel görünşlü bir digital makinedir. İlginç

Detaylı

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI 1966 da Adana da doğdu. Hüseyin Kıyar ve Yavuz Sarıalioğlu ile birlikte Ocak 1994 ve Ekim 1997 de iki şiir kitabı yayımladı. İletişim Yayınları nca

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun Resimleyen: Uğur Altun Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 2. basım Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ Resimleyen: Uğur Altun Yayın Koordinatörü: İpek Şoran

Detaylı

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ BU AY HANGİ KAVRAMLARI ÖĞRENECEĞİZ? Hızlı-Yavaş Ön-Arka Sağ- Sol BEYİN FIRTINASI YAPALIM Büyüdüğünde hangi mesleği seçeceksin ve nasıl bir yerde yaşayacaksın? Bir gemi olsaydın nerelere giderdin? Neler

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

A J A N D A v e k a y d ı r a k

A J A N D A v e k a y d ı r a k 9 771303 489007 00138 Çocuk ve Kültür Dergisi Ekim 2013 Fiyatı: 6, 00 h e r ke s e A J A N D A v e k a y d ı r a k e k i h e d i y e sayı 138 1 Kişiye Bilgece Oyunu 10 Peygamber Yolu Oyunu 2 Kumandalı

Detaylı

Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir.

Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir. Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir. Gemiyle bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın? O zaman geminin üzerindeki çiçeklerden 2 tanesini yeşile, bir tanesini pembe renge boyamalısın. Geminin pencereleri açık mavi

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI. Nİsan AYI BÜLTENİ. Sevgİ Kİlİmlerİmİz

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI. Nİsan AYI BÜLTENİ. Sevgİ Kİlİmlerİmİz ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI Nİsan AYI BÜLTENİ Sevgİ Kİlİmlerİmİz BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR Dünya Kitap Günü (23 Nisan gününü içine alan hafta) Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı (23 Nisan)

Detaylı

Pirinç. Erkan. Pirinç (Garson taklidi yaparak) Sütlükahve söyleyen siz değil miydiniz? Erkan

Pirinç. Erkan. Pirinç (Garson taklidi yaparak) Sütlükahve söyleyen siz değil miydiniz? Erkan 1. Sahne (Koruluk. Uzaktan kuş cıvıltıları duyulmaktadır. Sahnenin solunda birbirine yakın iki ağaç. Ortadaki ağacın hemen yanında, önü sahneye dönük, uzun ayaklık üzerinde bir dürbün. Dürbünün arkasında

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

En güzel 'Anneler Günü' şiirleri

En güzel 'Anneler Günü' şiirleri On5yirmi5.com En güzel 'Anneler Günü' şiirleri En güzel 'Anneler Günü' şiirlerini sizler için listeledik... Yayın Tarihi : 10 Mayıs 2013 Cuma (oluşturma : 1/17/2017) 12 Mayıs Anneler Günü... Sizin için

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

.com. Haftanın Diğer Çalışmaları En Kısa Zamanda Yayınlanacaktır.

.com. Haftanın Diğer Çalışmaları En Kısa Zamanda Yayınlanacaktır. .com Haftanın Diğer Çalışmaları En Kısa Zamanda Yayınlanacaktır. ilkok 2/... Sınıfı Türkçe Dersi Değerlendirme Sınavı Adı-Soyadı:... Yaşayabilmek için oksijene ihtiyaç vardır. Oksijen sayesinde karadaki

Detaylı

Aşağıdaki parçayı okuyalım. Ardından soruları yanıtlayalım.

Aşağıdaki parçayı okuyalım. Ardından soruları yanıtlayalım. ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Aşağıdaki parçayı okuyalım. Ardından soruları yanıtlayalım. SİNCAPLAR Sincaplar daldan dala

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını

Detaylı

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Benim adım Deniz. 7 yaşındayım. Bu hafta sonu annem ve babamla birlikte kampa gittik. Kampa

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ HAFTA SONU ÖDEVİ ADI SOYADI:

HAYAT BİLGİSİ HAFTA SONU ÖDEVİ ADI SOYADI: HAYAT BİLGİSİ HAFTA SONU ÖDEVİ ADI SOYADI: 09.04.2010 1. Vücudumuzdaki şeker oranını aşağıdaki organlarımızdan hangisi ayarlar? A) Kalp B) Böbrek C) Karaciğer 2. Sağlıklı bir yaşam için en önemli seçenek

Detaylı

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKAYESİ

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKAYESİ BÖLÜM. İLETİŞİM, NLM VE DEĞERLENDİRME ( puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKYESİ 8 Hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve aramaya

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

HÜRRİYET İLKOKULU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI

HÜRRİYET İLKOKULU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI HÜRRİYET İLKOKULU 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI 1 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI Sayın Müdürüm, Saygı Değer Öğretmenlerim,Kıymetli

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

BİLMEN LAZIM BİTKİLERİN VE HAYVANLARIN DÜNYASINA TEFEKKÜR PENCERESİNDEN BAKALIM

BİLMEN LAZIM BİTKİLERİN VE HAYVANLARIN DÜNYASINA TEFEKKÜR PENCERESİNDEN BAKALIM BİLMEN LAZIM BİTKİLERİN VE HAYVANLARIN DÜNYASINA TEFEKKÜR PENCERESİNDEN BAKALIM 1 Timsahlar dişlerini kendileri temizleyemezler. Timsahlar yemek yedikten sonra dişlerinin temizlenmesi için ağızlarını açarlar.

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Derleyen: Halide Karaarslan / Uzman Pedagog Görsel Tasarım: Semra Bolat / Sanat Dersleri Zümre Başkanı

Derleyen: Halide Karaarslan / Uzman Pedagog Görsel Tasarım: Semra Bolat / Sanat Dersleri Zümre Başkanı Derleyen: Halide Karaarslan / Uzman Pedagog Görsel Tasarım: Semra Bolat / Sanat Dersleri Zümre Başkanı DAMLA BÖRTÜCEN Zeytin, rüyasında benekli faresini kaybetti. Cadıya sordu, cadı biz fare yemeyiz ama

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

KEREM ASLAN Her Şey Dahil

KEREM ASLAN Her Şey Dahil KEREM ASLAN Her Şey Dahil KEREM ASLAN 1987 de Ankara da doğdu. TED Ankara Koleji ve Yahya Kemal Beyatlı Lisesi ni bitirdi, Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü nden mezun oldu. Eğitimine devam etmek için

Detaylı

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Çok çok eski zamanlarda, var varken, yok yokken ahmak bir kurt, kapana yakalanmış. Kapana yakalanan

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

Türkçe. 1. Hafta. 1. Sınıfı Hatırlıyorum. 1 Bilgin, hangi özellikleriyle övünürmüş? 2 Bilgin, ne yapmaktan hoşlanmazmış? 3 Bilgin, nasıl bir çocukmuş?

Türkçe. 1. Hafta. 1. Sınıfı Hatırlıyorum. 1 Bilgin, hangi özellikleriyle övünürmüş? 2 Bilgin, ne yapmaktan hoşlanmazmış? 3 Bilgin, nasıl bir çocukmuş? 1. Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe 1. Hafta Aşağıdaki metni iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. BİLGİN Bilgin, sürekli açıkgözlülüğü ile övünen bir çocuktu. Sinemada bilet alırken, otobüs,

Detaylı

Cadı böyle diyerek süpürgesine bindi. Daha yüz metre uçmadan. paldır küldür yere düştü. Ağaçtaki kargalar Gak gak diye güldüler.

Cadı böyle diyerek süpürgesine bindi. Daha yüz metre uçmadan. paldır küldür yere düştü. Ağaçtaki kargalar Gak gak diye güldüler. MASAL CADISI Masal Cadı sının canı sıkılıyordu. Ormandaki kulübesinde tek başına otururdu. Yıllardır insan yüzü görmemişti. Bu gidişle bütün yeteneklerim kaybolacak, diye düşünüyordu. Süpürgemle uçabileceğimi

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMU SEVERİM Biz anasınıfı çocuklarıyız, Hem çalışırız,hem oynarız. Çok severiz biz okulu, Yaşasın yaşasın anaokulu. BAY MİKROP Bay mikrop

Detaylı

ÇALIŞKAN ARILAR EKİM AYI EĞİTİM PROGRAMI 1.HAFTA NELER ÖĞRENECEĞİZ HAFTANIN KONUSU:OKULUMUZ

ÇALIŞKAN ARILAR EKİM AYI EĞİTİM PROGRAMI 1.HAFTA NELER ÖĞRENECEĞİZ HAFTANIN KONUSU:OKULUMUZ ÇALIŞKAN ARILAR EKİM AYI EĞİTİM PROGRAMI 1.HAFTA NELER ÖĞRENECEĞİZ HAFTANIN KONUSU:OKULUMUZ -Okul nedir? Okulumuzu tanıyoruz.okulumuzun bölümlerini tanıyoruz. -Okulda kimler çalışır ve ne iş yaparlar öğreniyoruz.

Detaylı

Küçüklerin Büyük Soruları-4

Küçüklerin Büyük Soruları-4 Küçüklerin Büyük Soruları-4 Yayın no: 186 KUR AN OKUMAYI NEDEN ÖĞRENMELİYİM? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen/kapak: Zafer Yayınları Isbn: 978 605 4965 07 6 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları,

Detaylı

DDD. m . HiKAYE. KiTAPLAR! . CİN. ALİ'NİN. SERiSiNDEN BAZILARI. Öğ. Rasim KAYGUSUZ

DDD. m . HiKAYE. KiTAPLAR! . CİN. ALİ'NİN. SERiSiNDEN BAZILARI. Öğ. Rasim KAYGUSUZ . CİN. ALİ'NİN. HiKAYE. KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin Topu 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula Başlıyor

Detaylı

Bir küçücük aslancık varmış

Bir küçücük aslancık varmış Hopla Topla Geldik bir oyunun sonuna Bak çok dağılmış oda Oyun bitince etrafı Toparlamak lazım sonra Bebekler rafa haydi Arabalar kutuya haydi Tüm oyuncaklar dolaplara Hadi hop hop Hadi hopla topla Odanı

Detaylı

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu -KAPANIŞ KONUŞMASI- M. Recai KUTAN 7 Kasım 2014 I. DÜNYA SAVAŞININ 100. YILDÖNÜMÜ ULUSLARARASI

Detaylı

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464 Otistik Çocuklar Otistik olmak normal insan olmaktan çok farklı değildir aslında, sadece günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Yani bizim kendi başımıza yapabildiğimiz (yemek yeme, kıyafet giyme, oyun

Detaylı

Haydi Deniz Kıyısına! Şimdi okuyacağınız hikâye Limonlu Bayır

Haydi Deniz Kıyısına! Şimdi okuyacağınız hikâye Limonlu Bayır 1. Bölüm Haydi Deniz Kıyısına! Şimdi okuyacağınız hikâye Limonlu Bayır Savaşı nın hikâyesidir. Diğer adıyla ona Akşam Yemeği Savaşları da diyebiliriz. Aslında Hayalet Avcıları III de diyebiliriz, ama açıkçası

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI ZIT KAVRAMLAR DUYU KAVRAMLARI. Geometrik Şekil. Yön Mekanda Konum BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR.

KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI ZIT KAVRAMLAR DUYU KAVRAMLARI. Geometrik Şekil. Yön Mekanda Konum BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR. KAVRAMLAR RENK KAVRAMI Mor-Turuncu-Yeşil SAYI KAVRAMI 0 ZIT KAVRAMLAR Taze-Bayat,Aynı-Farklı,Doğru-Yanlış,Kirli-Temiz DUYU KAVRAMLARI Kokulu-kokusuz,Islak-Kuru Geometrik Şekil Daire-Üçgen-Dikdörtgen-Elips

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI OCAK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR. Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak)

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI OCAK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR. Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI OCAK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) Enerji Tasarrufu Haftası (Ocak ayının ikinci haftası) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun

Detaylı

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır?

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır? İSTEK ÖZEL KEMAL ATATÜRK ANAOKULU MARTILAR SINIFI Mevsimler Geçtikçe Doğadaki Canlıların Yaşam Biçimleri de Değişir Konusu İle İlgili Neler Biliyoruz? Ece S. : Yaz mevsimi olunca hayvanlar daha da heyecanlanır.

Detaylı

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI Hazırlayan İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 1 Saçları hangisi tarar? o A) Bıçak o B) Tarak o C) Eldiven o D) Makas 2 Hangisi okul eşyası değil?

Detaylı

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN MUTLU HAFTALAR Emrah&Elvan PEKŞEN ilkok BÜYÜK HARFLERIN KULLANIMI Emir Defne Özel isimlerin ilk harfleri büyük yazılır. Cesur Yumak Nevşehir Japon Azerbaycan Ağrı Dağı Anıtkabir Cümleler her zaman büyük

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN

MUTLU HAFTALAR. Emrah&Elvan PEKŞEN MUTLU HAFTALAR Emrah&Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok BÜYÜK HARFLERIN KULLANIMI Emir Defne Özel isimlerin ilk harfleri

Detaylı

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ EYLÜL AYI HAZIRLIK-ARI GRUBU BÜLTENİ OKULA UYUM OKULUM, BEN VE ARKADAŞLARIM Okulunu tanıma Okulunun ismini söyleme Öğretmen ve arkadaşlarını tanıma Okulda çalışanları gözlemleme

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

GÖKYÜZÜNDE KISA FİLM SENARYOSU

GÖKYÜZÜNDE KISA FİLM SENARYOSU GÖKYÜZÜNDE KISA FİLM SENARYOSU 1. DIŞ. CADDE - GECE 1 FADE IN: Saat 22:30. 30 yaşında bir gazeteci olan Eren caddede araba sürmektedir. Bir süre sonra kırmızı ışıkta durur. Yan koltukta bulunan fotoğraf

Detaylı

01-05 MAYIS OKULDA YAPACAĞIMIZ ÇALIŞMALAR OKULA GETİRECEKLERİMİZ. PAZARTESİ Emek ve Dayanışma Günü dolayısı ile okulumuz 1 gün tatil edilmiştir.

01-05 MAYIS OKULDA YAPACAĞIMIZ ÇALIŞMALAR OKULA GETİRECEKLERİMİZ. PAZARTESİ Emek ve Dayanışma Günü dolayısı ile okulumuz 1 gün tatil edilmiştir. MAYIS 2017 BÜLTENİ 01-05 MAYIS OKULDA YAPACAĞIMIZ ÇALIŞMALAR OKULA GETİRECEKLERİMİZ PAZARTESİ Emek ve Dayanışma Günü dolayısı ile okulumuz 1 gün tatil edilmiştir. SALI Çiftçi çukurda oyunu oynuyoruz. Çamurlara

Detaylı

EYLÜL AYI BÜLTENİ(İnci Taneleri)

EYLÜL AYI BÜLTENİ(İnci Taneleri) EYLÜL AYI BÜLTENİ(İnci Taneleri) KONULAR 1-Okula Uyum Haftası 2-Okulumuzu Tanıyoruz 3-Okul Kuralları BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR 1-1-4 Eylül kurban bayramı 2-25 Eylül- 1 Ekim itfaiye haftası 3-Eylülün 3. haftası

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

Bu etkinler resim yapma, boyama, hamurla oynama, sınıf içinde veya oyun salonlarında düzenlenen oyun alanlarında oyun oynama gibi öğretmen gözetimi

Bu etkinler resim yapma, boyama, hamurla oynama, sınıf içinde veya oyun salonlarında düzenlenen oyun alanlarında oyun oynama gibi öğretmen gözetimi Bu etkinler resim yapma, boyama, hamurla oynama, sınıf içinde veya oyun salonlarında düzenlenen oyun alanlarında oyun oynama gibi öğretmen gözetimi altında yapılan çalışmalardır. Genellikle çocukların

Detaylı

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor?

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor? . Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe Noktalama İşaretleri 1. Hafta Aşağıdaki şiiri iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. TEMİZ ÇOCUK Temiz çocuk hasta olmaz. Gönlü acı ile dolmaz. Hiçbir vakit benzi

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

İÇİNDEKİLER FARE İLE KIZI 5 YUMURTALAR 9 DÜNYANIN EN AĞIR ŞEYİ 13 DEĞİRMEN 23 GÜNEŞ İLE AY 29 YILAN 35 ÇINGIRAK 43 YENGEÇ İLE YILAN 47

İÇİNDEKİLER FARE İLE KIZI 5 YUMURTALAR 9 DÜNYANIN EN AĞIR ŞEYİ 13 DEĞİRMEN 23 GÜNEŞ İLE AY 29 YILAN 35 ÇINGIRAK 43 YENGEÇ İLE YILAN 47 İÇİNDEKİLER FARE İLE KIZI 5 YUMURTALAR 9 DÜNYANIN EN AĞIR ŞEYİ 13 DEĞİRMEN 23 GÜNEŞ İLE AY 29 YILAN 35 ÇINGIRAK 43 YENGEÇ İLE YILAN 47 KUYUDAKİ TİLKİ 49 TİLKİ ON YAŞINDA, YAVRUSU ON BİR 51 KURT, TİLKİ

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması

Hafta Sonu Ev Çalışması Hafta Sonu Ev Çalışması 3 KELEBEK İlkbahar gelmişti. Her yer rengarenk çiçeklerle bezenmişti. Arılar, kelebekler uçuşmaya başlamışlardı. 3 kelebek çok iyi arkadaştı. Sarı kelebek, kırmızı kelebek ve mor

Detaylı

BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık. Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel özelliklerini ifade ettik. Atatürk ün

BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık. Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel özelliklerini ifade ettik. Atatürk ün 2013-2014 EĞİTİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ ATAM SENİ ÖZLÜYORUZ. BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık. Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel özelliklerini

Detaylı

T.C. M.E.B ÖZEL MANİSA İNCİ TANEM ANAOKULU DENİZ İNCİLERİ SINIFI

T.C. M.E.B ÖZEL MANİSA İNCİ TANEM ANAOKULU DENİZ İNCİLERİ SINIFI BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR 4-10 Nisan: Polis Haftası 7-13 Nisan: Dünya Sağlık Günü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan'ı içine alan hafta: Dünya Kitap Günü T.C. M.E.B ÖZEL MANİSA İNCİ TANEM

Detaylı

OYUNCAK AYI. ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya. giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı. Sorular: 1- Annesi Elvan a hangi hediyeyi aldı?

OYUNCAK AYI. ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya. giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı. Sorular: 1- Annesi Elvan a hangi hediyeyi aldı? OKUMA ANLAMA ÇALIŞMASI 1 OYUNCAK AYI Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı Songül ile birlikte oynadılar. Sorular:

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Buse Akbulut. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Buse Akbulut. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 10.11.2010 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası Yerli Malı Haftası Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun

Detaylı

Ekmek sözcüğü, sözlüklerde yukarıdaki gibi tanımlanıyor. Aşağıdaki görselin yanında yer alan tanımlar ise birbirinden farklı. Tanımları incele. 1.

Ekmek sözcüğü, sözlüklerde yukarıdaki gibi tanımlanıyor. Aşağıdaki görselin yanında yer alan tanımlar ise birbirinden farklı. Tanımları incele. 1. 1. Ekmek sözcüğü, sözlüklerde yukarıdaki gibi tanımlanıyor. Aşağıdaki görselin yanında yer alan tanımlar ise birbirinden farklı. Tanımları incele. 1. Sence, farklı insanların, farklı tanımlar yapmasına

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

OYUNCAK AYI. Aysel çok mutluydu. Çünkü bugün doğum. Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan. günüydü. Babası Aysel e hediye aldı.

OYUNCAK AYI. Aysel çok mutluydu. Çünkü bugün doğum. Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan. günüydü. Babası Aysel e hediye aldı. OKUMA ANLAMA ÇALIŞMASI 1 OYUNCAK AYI Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı Songül ile birlikte oynadılar. Sorular:

Detaylı

Eğitim Öğretim Yılı OKUL ÖNCESİ DÜŞÜNEN ÇOCUKLAR EĞİTİM SETİ YARIM GÜNLÜK PLAN ÇİZELGESİ

Eğitim Öğretim Yılı OKUL ÖNCESİ DÜŞÜNEN ÇOCUKLAR EĞİTİM SETİ YARIM GÜNLÜK PLAN ÇİZELGESİ 2017-2018 Eğitim Öğretim Yılı OKUL ÖNCESİ DÜŞÜNEN ÇOCUKLAR EĞİTİM SETİ YARIM GÜNLÜK PLAN ÇİZELGESİ GÜNLER EYLÜL-2017 EKİM-2017 KASIM-2017 ARALIK-2017 Pazartesi 4 11 18 25 2 9 16 23 30 6 13 20 27 4 11 18

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: Yayın No: 238. HALİM SELİM İLE 40 ESMA Mehmet Yaşar

Yayınevi Sertifika No: Yayın No: 238. HALİM SELİM İLE 40 ESMA Mehmet Yaşar Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 238 HALİM SELİM İLE 40 ESMA Mehmet Yaşar Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen: Nurullah Bilekli Kapak Tasarımı: Cemile Kocaer

Detaylı

TÜRKÇE PAMUK DEDE soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. 1) Aşağıdakilerden hangisi Pamuk dede nin yaptığı işlerden birisi değildir?

TÜRKÇE PAMUK DEDE soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. 1) Aşağıdakilerden hangisi Pamuk dede nin yaptığı işlerden birisi değildir? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok TÜRKÇE PAMUK DEDE Pamuk dede hiç durmadan çalışıyordu. Çünkü o çalışmayı çok seviyordu. Her

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

Cümlede Anlam TEST 39. 1) Bu güzellikleri görmek için Uzungöl e gün doğarken gelmelisin. Bu cümlede aşağıdaki sorulardan hangisi nin cevabı yoktur?

Cümlede Anlam TEST 39. 1) Bu güzellikleri görmek için Uzungöl e gün doğarken gelmelisin. Bu cümlede aşağıdaki sorulardan hangisi nin cevabı yoktur? SABEDİN TÜRKER İÖO 5.SINIF TÜRKÇE Cümlede Anlam TEST 39 1) Bu güzellikleri görmek için Uzungöl e gün doğarken gelmelisin. Bu cümlede aşağıdaki sorulardan hangisi nin cevabı yoktur? 1. A. Niçin 2. B. Ne

Detaylı