ve KRIZ TAYLAND EKONOMISI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ve KRIZ TAYLAND EKONOMISI"

Transkript

1 EKOI\IOMİK YAKLAŞlM 55 TAYLAND EKONOMISI ve KRIZ Erol BULUT [ *] GiRiŞ 1997 yılının ilk çeyreğinde Tayland ve G.Kore'de şirket iflasları ile ilk sinyallerini vermeye başlayan, Temmuz ayında Tayland para birimi Baht'ın devalüe edilmesi ile zirveye tırmanan gerginlikler daha sonraları komşu ülkelere sıçramış ve dünyadaki birçok mali piyasayı derinden sarsmıştır. Yüzeysel olarak bakıldığında, krizin ortaya çıkması ve yayılmasında görünürdeki en önemli etken, yürürlükteki sabit kur rejimleri nedeniyle gerçek değerlerinden uzaklaşmış kurlar olmuştur. Ama Bölge ülkelerindeki temelli makro-ekonomik dengesizlikler ve Japonya'nın faiz hadlerini yükseltme girişimleri; Bölge ülkelerinden yüklü miktarda paranın kaçmasına neden olmuştur. Bu durum etkilerini doğrudan mali piyasalarda ve bankacılık sektöründe göstermiştir. Buna bağlı olarak yaşanan ve yaşanınası beklenen iflaslar, ekonomik durgunluk, dövize olan aşırı talep ve sıcak paranın ülke dışına kaçması bu ülkelerin ekonomi yönetimlerinin çeşitli. ekonomik tedbirleri almasına neden olmuştur. Yaşanan bunalımın temelinde baştataylandolmak üzere Bölge ülkelerinin genelinde görülen bazı yapısal sorunlar yer almaktadır. Her şeyden önce bu ülkede ekonominin temelde ihracata dayalı olması dolayısıyla ihracat yapılan ülkelerdeki konjonktürel durum ile buna bağlı olarak dış talep ve uluslararası piyasalardaki kur dalgalanmalan gibi ülke dışı faktörlerin yanında, işçi ücretleri ve verimliliği gibi ülke içi faktörler de önemli rol oynamaktadır. Nitekim krizin patlak vermesi yukarıda sayılan faktörlerin hepsinde görülen eşzamanlı olumsuz gelişmelerin sonucunda olmuştur. Çalışmada önce Tayland'ın siyasi, ekonomik, sosyo-kültürel ve demografik yapısı hakkında bilgi verildikten sonra önemli sektörler incelenecektir. Kriz'den en çok etkilenen kesim olan bankacılık ve finans sektörü sermaye hareketleri bağlamında ele alınacaktır. En son olarak dış ekonomik ilişkiler ve iç piyasaya ilişkin bilgiler ele alınacaktır. * Araş. Gör., Gazi Üniversitesi, IIBF, Iktisat Bölümü Ekonomik Yaklaşım, Cilt 10, Sayı 34, Sonbahar 1999

2 56 Erol BULUT /. ÜLKE HAKKINDA GENEL BiLGiLER 1.1. Tayland'ın Genel Görünümü Tayland, Güneydoğu Asya'da Hinduçini Yarımadasının batı kesiminde yer almaktadır. Tayland Körfezine kıyısı olan bu ülke, km2'lik bir alanı kaplar. Batı ve Kuzeybatı kesiminde Myanmar (eski adıyla Burma), Kuzeydoğu ve doğuda Laos, Güneydoğuda Kamboçya, güneyde de Tayland Köıfezi ile çevrilidir. Türkiye'nin yarısından biraz fazla bir yüzölçüme Türkiye'nin ki kadar nüfusu sığdıran Tayland'ın nüfusu 1997 yılı itibariyle yaklaşık 62.2 milyon kişidir. Nüfus'un %84'ü Day, %12'si Çin'li ve %4'ü Malezya'lı ve diğer etnik gruplardan oluşmaktadır. Nüfusun %25'i 0-14 yaşında, %69'u yaşında, %6'sı ise 65 ve üstü yaşlardadır. En büyük şehri başkenti Bangkok (5.8 milyon)' dur (İTO, 1998: 2-6). "Tay dili" resmi dildir. Bu dilin birkaç lehçesi vardır. Kuzeydeki Tayların konuştuğu lehçe Laos, Myanmar ve Çin'deki Day dillerine oldukça yakındır. Buna karşılık iç kesimlerde ve güneydoğu'da konuşulan Tay lehçesi, kuzey lehçesine göre belirgin farklılık gösterir. Güneydeki Tayların lehçesimalay dilinden oldukça etkilenmiştir. Çiniiierin büyük çoğunluğu Çince konuşur. İdare şekli, Anayasal Monarşi'dir. Bugün Tayland halkının %93 'ü okuma yazma bilmekte, büyük kentlerde İngilizce yaygın bir dil olarak konuşulmaktadır. Toplam nüfusun %94.1 'i resmi din olan Budizme bağlıdır. Dinsel azınlıkların başında müslümanlar (%3.9), iç bölgede yaşayan Hindular ve Sihler ile Hristiyanlar (%2) gelmektedir (İTO, 1998: 2-6). Tayland ekonomisi özel sektör ağırlıklı serbest piyasa sistemine dayanır. Dünyanın her köşesinden yatırıma açık olan bu ülkede hükümet ülke ekonomisine yarar sağlayacak projelere güçlü teşvikler sağlar. Tayland'ın para birimi Baht, dolara bağlanarak dış ekonomik belirsizlik bertaraf edilmeye çalışılmaktadır Siyasal Yapı Orijinal ismi "Thai" olan Tayland, halkının 800 yıl boyunca özgürlük mücadelesi veımiş olduğu bir ülkedir. Bir Avrupa kolonisi olmamak için, bu Güneydoğu Asya ülkesi büyük mücadeleler vermiştir. 12.yy ile 20.yy arasında yabancılar Tayland'ı "Siyam" olarak tanımışlardır. Fakat Tayland halkı bu ismi bir ülke ismi olarak benimsememiştir. 19.yy'da Tayland Krallığı da bu ismi kabul etmek zorunda kalmıştır. Ancak halk bu ismi sevmediği için 1939 yılında ülkenin ismi "Thailand" olarak değiştirilmiştir. Taylandlılar ülkenin yeni isminin karakteristiklerine çok uygun olduğu düşüncesiyle bu ismi gururla taşıdıklarını çünkü "Thai"nin kendi dillerinde özgür anlamına geldiğini ifade etmektedirler (İTO, 1998: 9). Tayland'da üç politik süreç, ülkenin siyasi ve ekonomik hayatı açısından önemlidir. Bunlardan ilki, Monarşik yönetime karşı artan isyan hareketleri sonucunda 1932 yılında kralın anayasalı bir rejimi kabul etmeye zorlanmasıdır. Daha sonra iktidarı ele geçiren halk

3 EKONOMiK YAKLAŞlM 57 partisinin yapmış olduğu kapsamlı ekonomik ve sosyal değişimler ordunun tepkisini çekmiştir. Bu duruma engel olmak isteyen ordu, yönetimin büyük bir kısmını denetim altına almıştır. İkinci önemli süreç, uluslararası politik ortamın değiştiği II.Dünya Savaşı sonrasıdır. Bu dönemde Tayland'ın uluslararası ortamda geçmişte bir koloni olmadığı mücadelesi verilmiş ve uluslararası örgütlere bu yönüyle katılmak istenmiştir; çünkü Tayland hiçbir zaman bir koloni olmamıştır. Üçüncü süreç ise, Çin'deki devrimin bir sonucu oluşmuştu. Bu dönemde Tayland'a Çinli tüccar sınıfının gelişi kesilmiştir. Bu Tayland'ın siyasi ve ekonomik profilini büyük ölçüde etkilemiştir (Jansen, 1990: 47). Yukarıda saydığımız gelişmeler sonucunda, Tayland'da devlet gücü daha modern ellere geçmiş ve potansiyel bir lokal bürokrasi ortaya çıkmıştır. Bu üç süreç, daha sonra Taylandekonomik gelişmesinde belirleyici olmuştur. Tayland'da devlet ve lokal bürohasisi Çin orijinli olmuştur ve 60'larda önemli firmaların yönetim kurullarında askeri ve bürokratik liderler yer almışlardır. Bu durum politik liderlere, ek bir gelir sağlayarak güç ve etkilerini arttırmalarını sağlamıştır. Diğer yandan burjuvazi kesimi de gücünü arttırmıştır (Jansen, 1990: 47). Daha öncede belirttiğimiz gibi Tayland'ın yönetim şekli "Anayasa! Monarşi" dir. Ülke anayasası sınırlı bir demokrasiye yer verir; geçmişte sık sık müdahalelerde bulunan ordunun yönelimde büyük ağırlığı vardır. Kraliyet ailesi ülke birliğinin ve geleneklerinin simgesi olarak kabul edilir. Soya bağlı bir veraset sistemiyle başa geçen kral, anayasa uyarınca devlet başkanı ve silahlı kuvvetler başkomutanıdır. Yasama yetkisini "ulusal meclis" kullanır. Bu meclis, 268 üyelisenato ile 357 üyeli Temsilciler Meclisi'nden oluşur. Senatörler, başbakanın tavsiyesi üzerine altı yıllık bir dönem için kral tarafından atanır. Temsilciler meclisi üyeleri ise dört yılda bir halk tarafından seçilir. Yürütme yetkisi başbakana aittir. Ulusal meclisin önerisi doğrultusunda kral tarafından atanan başbakanın oluşturduğu bakanlar kurulu, kralın onayından geçtikten sonra göreve başlar. Yönetimin başında sembolik de olsa bir kral vardır. Kralın altında ise bir parlemento ve seçimle işbaşma gelen bir hükümet bulunmaktadır. Halkın krala son derece bağlı olduğu bilinmesine rağmen, halkın yaşamına daha çok hükümetin kararlarının yön verdiği ifade edilmektedir(ito, 1998: 10-ll) Ekonomik Yapı Geleneksel olarak tarım ürünleri ihracatına dayalı olan Tayland ekonomisi, son 25 yılda, Güneydoğu Asya'nın en farklı ekonomilerinden biri haline gelmiştir. 1970'1i yıllarda izlenen ekonomi politikaları sonucunda; ithal ikamesine dayalı sınai bir yapı oluşmuş, 1980'lerde ise ihracata yönelik ekonomik politikalar ile emek-yoğun tekstil ve konfeksiyon sektörleri öne çıkmıştır yılından itibaren ise, bilgisayar, bilgisayar parçaları ile yan sanayiinin kurulmasını sağlayan politikalar izlenmiştir (DTM, 1999: 5).

4 58 Erol BULUT Tayland ekonomisi tarım, sanayi, metalurji, ticaret ve turizm sektörlerinin bir mozayiğidir. imalat sektörünün öneminin artmasına rağmen, Tayland tarım sektörüyle birçok şekillerde bağlantılı olarak çalışan %50'lik işgücüyle bir tarım toplumudur. İşgücünün yaklaşık %40'i imalat ve metalurji kesiminde çalışmaktadır (İTO, 1998: 13) yılından sonra, hükümetler, geri kalmış sanayilerin iyileştirilmesi ve daha yüksek eğitim olanaklarının sağlanması gibi yapısal reformlara duyulan ihtiyacı gözardı etmişlerdir. Diğer taraftan, sermaye girişimine olan bağımlılık, ticaret ve ödemeler açıklarına yol açarak, döneminde kriz yaşamasına sebep olmuştur. Tablo 1'e baktığımızda döneminde ortalama %9 oranında artan GSYİH, 1997 yılında % yılında ise %8.0 oranında azalmıştır. Kişi başına gelir ve GSYİH değerleri de krize bağlı olarak büyük miktarda düşüş göstermiştir. Kişi başına gelir 1996'da 2800 dolar iken 1998 yılında 1913 dolara gerilemiştir. İşsizlik oranlarına baktığımızda Tayland'ın bu konuda oldukça başarılı olduğunu görüyoruz yılında %3.1 olan işsizlik oranı 1992'de %1.4'e ve 1997 yılında ise %0.9 oranına indirilmiştir. Tayland ekonomisi, 1980'den itibaren düşük petrol fiyatları ve güçlü yen paritesi gibi olumlu dış etkenierin yanısıra, Ortadoğu'da yaşanan inşaat patlaması dolayısıyla ülkeye gelen işçi gelirleri ve turizm sektöründe yaşanan olağanüstü büyüme gibi beklenmedik olaylardan da yararlanmıştır (DTM, 1999: 6). Tablo-1. Milli Gelir Göstergeleri Göstergeler GSYİH Kişi Başına Büyüme İşsizlik Yıllar (Milyar Dolar) Düşen Gelir Oranı(%) Oranı(%) ı Kaynak: World Development Report (Çeşitli yıllar)

5 EKONOMİK YAKLAŞlM 'lere kadar hızlı bir nüfus artışı olmasına rağmen, Taytand'da son 30 yıldaki yüksek büyüme oranları, kişi başına düşen reel gelir seviyesinde bir artışa yol açmıştır. Ancak, yine de, milli gelir dağılımında önemli dengesizlikler vardır. İş başına gelen son hükümetler, ekonomiyi merkeziyetçilikten kurtarmaya çalışmışlar, ancak, başarılı olamamışlardır yılından bu yana, yatırımların %65'i Bangkok dışında gerçekleşmiş olmakla birlikte, yine de Bangkok'a çok yakın bölgelerde yoğunlaşmıştır. Bu nedenle, Yatırım Kurulu 1997 yılı sonunda, ülkenin en fakir 13 vilayetinde ilk özel ekonomik bölgelerin kurulmasını kararlaştırmıştır. Diğer taraftan, teknolojik sanayiler için de serbest bölgeler kurulmaktadır (DTM, 1999: 8) Başlıca Sektörler Tayland'ın en önemli sektörleri tarım ve hayvancılık, imalat sanayi, enerji ve turizm sektörüdür. Ekonomiyi üç kesime ayırarak tarım, sanayi ve hizmetler diye bakarsak; tarım 1996 yılında %2.6, 1997'de ise yine %2.6 oranında büyümüştür. Sanayi sırayla %6.1 ve %6.6; hizmetler ise %6.9 ve %6.3 oranında büyümüştür yılı itibariyle GSMH'in sektörlere göre dağılımına bakacak olursak; sanayi sektörünün %32.6 oranıyla önemli bir yer kapladığını görürüz. Bu sektörü sırasıyla tarım (%11.2), inşaat (%6.1), madencilik (%1.8), Hizmetler ve diğerleri (%48.3) takip etmektedir (İTO, 1998: 16) Tanm ve Hayvancılık Tarım ürünleri açısından zengin olan Tayland yıllardır pirinç, şeker, şekerkamışı, mısır, kauçuk, hindistan cevizi ve diğer tarım ürünleri ihraç etmektedir. Taze meyve ve sebzeterin yanısıra çiçek ihracatı da yapan bu ülke tam bir tropikal cennettir. Kısaca; çok verimli topraklara sahip bu ülkede çiftçilik, ormancılık, hayvancılık ve balkçılık ekonomide önemli bir rol oynar. Bol miktarda tropikal meyve yetiştirilen bu ülkede, sığır kümes hayvanları ve domuz besiciliği de yapılmaktadır. Ayrıca, Hint Okyanusu kıyısında balıkçılık sektörü de çok gelişmiştir. Bu alanda Tayland dünyanın ilk on ülkesi arasındadır. 1970'lerden sonra ülkenin tarımdan sanayileşmeye doğru kaydığı görülmektedir. Tarım sektörü GSMH'den 1997 yılında %11.2'lik, sanayi sektörü ise %32.6'lık bir pay almıştır. Söylece sanayileşmeye doğru yol alan Tayland'da son zamanlarda mamul malların ihracatı artmıştır. Tayland ihracatının %10.2'si tarım ürünlerini kapsamaktadır (DTM, 1999: 12). Her ne kadar ülke, imalat ve hizmet sektöründe hızlı bir büyüme kaydetse de, tarım sektörü Tayland ekonomisinin kilit sektörü olarak kalacak gibi gözükmektedir. Tayland'ın sanayileşme politikası, tarım sektörüne dayalı olarak belirlenmektedir; çünkü imalat sanayinin %25'i tarım alanıyla bağlantılıdır. Dondurulmuş deniz ürünleri, kümes hayvanları, çeşitli taze ve işlenmiş meyve ve sebze gibi ürünlerin çeşitliliğinin arttırılması amacıyla sanayi yatırımları gerçekleştirilmektedir (İTO, 1998: 18-19).

6 so Erol BULUT İmalat Sanayi Tayland'da hızla büyüyen imalat sektörleri arasında maden, çimento, otomobil, tarım araçları, sondaj ve kaynak makineleri, tekstil, seramik, mücevherat işlemeciliği yer almaktadır. Taytand'ın çimento endüstrisi Güneydoğu Asya'daki en büyük kollardan biridir. Alüminyum, cam ve seramik diğer gelişmeye yönelik endüstri kollarıdır. Tayland sanayi sektörü son 20 yıl içinde hızlı bir değişime uğramış olup, konserve yiyecek, kıymetli taşlar ve mücevherat, tekstil ve ürünleri, plastik ürünleri ve spor ayakkabılar ülke ihracatında önemli rol oynamaktadır. imalat sanayi GSYİH'nin yaklaşık %30'unu oluşturur. imalat sanayinin gelişmesi, iç talebin güçlü olması ve montaj sanayi dolayısıyla ara mallara uygulanan vergilerin düşürülmesi nedeniyle olmuştur. Kilit sanayi sektörleri arasında elektrik ve elektronik tüketim malları, bilgisayar parçaları, elektronik devreleri, otomobil ve yedek parçaları yer almaktadır. Örneğin; 1996 yılı itibariyle yaklaşık 7.5 milyon T.V., 2 milyon radyo, 2 milyon buzdolabı, 150 bin otomobil, 400 bin ticari araç ve 1.5 milyon motosiklet üretimi yapılmıştır (İTO, 1998: 27-30) Enerji Sektörü Tayland'da petrol fiyatları genelde istikrarsız bir seyir izlemektedir. Bu nedenle hükümet, 1997 yılında petrol rafineri sanayisini serbestleştiı me kararı almıştır yılında bin varil olan ham petrol üretimi 1996 yılında bin varile yükselmiştir. Tayland'da petrolün yanında kalay, tungsten, demir cevheri, kurşun cevheri, mangerrez ve fosfat'ın yanında önemli miktarda doğal gaz da çıkarılmaktadır (İTO, 1998: 31-33) yılına kadar megawatt (MW) olan elektrik üretim kapasitesi ülkenin büyüyen ekonomisi paralelinde 1997 Nisan'ında MW'a ulaşmıştır. Kapasitenin 2006 yılına kadar MW'a çıkarılması hedeflenmiştir (İTO, 1998: 31). hızlı Turizm Sektörü 80'li yıllarda hızlı bir ekonomik gelişme süreci gösteren Taytand'da turizm sektörü de bir gelişim göstermiştir. Tayland, Budist tapınakları, gizemli yaşam şekli ve sunduğu değişik turizm hizmetlerinden dolayı daha çok Avrupa ve ABD'den turist çekmektedir. En önemli turizm merkezleri başkenti Bangkok ve Phuket Adasıdır. Tayland turist varışları açısından 1985 yılında 26. sıradayken 1996 yılı itibariyle bin kişi ve dünya genelinde %1.2'lik payı ile 21. sırada yer almaktadır. Turizm kazançları açısından ise 1985 yılında 23., 1990 yılında 13. ve 1996 yılında milyon ABD doları ve %2'lik payıyla dünya genelinde 14. sırada yer almıştır. Bu miktar Türkiye'nin turizm gelirinin (6 milyar dolar) üzerinde yer almaktadır (WTO, 1997: ).

7 EKONOMİK YAKLAŞlM lnşaat Sektörü İnşaat sektörü, 1996 yılında %6.1 oranında büyümesine rağmen, 1997 yılında, nakit sıkıntısının emlak sektörünü etkilernesi ve hükümetin bütçe kısıntısına gitmesi nedeniyle %7.9 oranında daralmıştır yılında ise bu daralmanın %10-15 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu durumdan da, Avrupa, Asya ve Avustralya firmalarının rekabeti altında ezilen küçük çaplı Tayland inşaat firmalarının olumsuz yönde etkilerrecekleri düşünülmektedir (DTM, 1999: 12). Diğer taraftan, ekonomik kriz nedeniyle arz fazlası bulunan inşaat malzemeleri sektörü ciddi bir yeniden yapılanma sorunu ile karşı karşıyadır. Sektör içerisinde, sadece iki ya da üç çimento üretici ile birkaç çelik grubunun ayakta kalması beklenmektedir. Ülke çapında mevcut olan konut fazlasının 3-4 yıl boyunca eritilemeyeceği düşünülmektedir. ll. MALi KESiM ve KRiZ Ülkede mali sistemi denetiernekten ve politika belirlemekten sorumlu ana kuruluşlar, Maliye Bakanlığı ve Bank of Thailand (Merkez Bankası)'dır. Merkez bankası ayrıca, bankalar ile finans ve kredi şirketlerinin denetlenmesinde ve piyasa reformlarının oluşturulmasında anahtar bir rol oynamaktadır. Merkez Bankasının, 1997 yılı ortasında Baht'ın çöküşüne yol açan olaylardaki rolü nedeniyle yeniden yapılandırılması yönünde çalışmalar başlatılmıştır Bankacılık ve Finans Sektörü Tayland'da ticari, ihtisas bankaları ile yabancı bankaların çok sayıdaki şubeleri de faaliyet göstermektedir. Ticari bankalar, her tür bankacılık hizmetini vermekte olup, tasarrufların toplanması ve yatırımların finansmanında önemli rolleri vardır. Yerel ticari bankalar, daha çok ufak ölçekli ve bölgesel olarak etkili faaliyetlerini sürdüren kurumlardır. ihtisas bankaları sadece belli sektördeki faaliyetleri finanse ederler. Bu bankalar yalnızca kamu kuruluşlarının belirli faaliyetlerini finanse ederler. Ülkede çeşitli ihtisas bankaları mevcuttur. Bunlar, Hükümet Tasarruf Bankası, Tarım ve Tarım Kooperatifleri Bankası, Hükümet İskan Bankası'dır (İTO, 1998: 34). Tayland'da yerel bankalar ve finans kurumlarının, iç kredi faiz oranlarından daha düşük faiz oranına sahip olması nedeniyle yurt dışından aldıkları borçlar, pratikte verimli olmayan yatırımlara kanalize edilmiştir Temmuz ayında Baht'ın çöküşünden hemen önce, 84 mali firmadan 58'inin faaliyetleri askıya alınmış, 56'sının kapatılacağı duyurulmuştur yılı başlarında kapatılan sözkonusu 56 firmanın mal varlığının birleştirilmesi ile de Tayland'ın 16. ticari bankası açılmıştır. Hükümet, 1998 Şubat ayında, yüksek miktarlardaki işlemeyen kredileri nedeniyle 4 ticari bankanın faaliyetlerini

8 62 Erol BULUT durdurmuştur Mayıs ayında da, 5 finans kurumu daha Merkez Bankasınca devralınmıştır. IMF ile yapılan görüşmelerin ardından Hükümet, bankaların ve finans kurumlarının sermayelerinin yeniden belirlenmesi ile ilgili katı kurallar getirmiştir. Finans kurumlarına, 2000 yılı itibariyle, sermaye yeterliliği vb. alanlarda uluslararası standartiara uymazorunluluğu getirilmiştir (DTM, 1999: 10). Finans kurumlarının çoğunun kapanması, kiralama, satınalma ve emlak gibi piyasalarda bir boşluk yaratmıştır. Yüksek kredi faiz oranları ve yeni sermaye koşulları nedeniyle, bankalar bu boşluğu dolduramamışlardır. Sadece, Bank of Asia ve Thai Danu Bank dışarıdan kaynak bulmayı başarabilmiştir Temmuz ayı sonu itibariyle, işlemeyen krediler, toplam kredilerin %28'ini oluşturmuştur. Ancak, emlak fiyatlarının düşmeye devam etmesi nedeniyle, sözkonusu oranın %40'a ulaştığı ve mali sektörün eski haline kavuşturulabilmesinin 30 milyar dolara ınal olacağı tahmin edilmektedir (DTM, 1999: 10) Uzakdoğu Krizi'nin Gelişimi Kriz, ilk sinyallerini 1997 yılının ilk çeyreğinde özellikle Tayland ve Güney Kore'de yaşanınaya başlanan şirket iflasları ile birlikte vermeye başlamıştır. Özellikle Ocak ve Şubat aylarında doların yen karşısında güçlenmeye devam etmesi sonucunda; Tayland'ın dış rekabet gücünün daha da zayıflaması, uluslararası bankalara olan yüksek miktarlı kısa vadeli borçlar, siyasi belirsizlikler, gayrimenkul fiyatlarında yaşanan şok düşüşler ve ülkenin ihracat artış hızının yavaşlaması gibi gelişmelerin sonucunda Tayland bahtı çok ciddi olmasa da birtakım spekülatif saldırılara maruz kalmıştır. Mayıs ayına gelindiğinde, krizin gelişiminde psikolojik olarak önemli bir rol oynarlığına inanılan bir gelişme yaşanmıştır. Yen in dolar karşısında sürekli olarak değer yitirmesinden endişe duyan Japon hükümeti, ülkede faiz hadlerinin yükseltilebileceği yönünde piyasalara birtakım mesajlar vermeye başlamıştır. Bu söylentiler daha sonra hayata geçmemesine rağmen, portföy sahiplerinin yerel paralardan dolara geçmelerine neden olmuştur. Bu durum döviz ve hisse senedi piyasalarında dalgalanmalara neden olmuştur. Tayland ve Singapur merkez bankaları Baht'ın değer kaybını önlemek için ortak hareket etmişler ama Tayland merkez bankası 6 milyar dolar rezerv kaybına uğramıştır. Bu gelişmelerin ışığında; sermaye girişine getirilen sınırlama ile birlikte kontroller daha da sıkılaştırılmıştır. Döviz krizi patlak verinceye kadar firmaların birçoğu, sabit kur sisteminin devam edeceğine güvenerek kur riskine karşı herhangi bir korunma önlemine başvurmamışlardır. Krizin ilk sinyallerinden sonra 1994'e göre hisse senetleri %65 oranında değer yitirmiştir. Diğer yandan çeşitli yollarla yükümlülük altına giren ekonomik ajanlar, krizden sonra bunu geri ödemek için dolara hücum etmişler ve bu durum krizi daha da derinleştirmiştir. Bir başka kötü gelişme de bu ülkedeki firmalarca çıkartılan tahvillerin

9 EKONOMİK YAKLAŞlM 63 büyük bölümünün "Junk bond" haline gelmiş olmasıdır. Bankalarca ve finans kurumlarınca verilen kredilerin yaklaşık dörtte biri Bangkok'u aşırı yapılaşmaya iten inşaat patlamasının finansmanında kullanılmıştır. Kredilerin bir diğer dörtte birlik kısmı ise bireysel tüketicilere verilmiştir. Yakın geçmişte ekonominin durgunluğa girmesi ve ülkenin ihracat hacminin daralması gibi nedenlerle sözkonusu kredilerin büyük bölümünün ana para ve taksitleri vadelerinde ödenememiş ve bu krediler batık kredi halini almışlardır (HM, 1998: 46-48). Tüm bu gelişmelere ve uygulanan sıkı kambiyo kontrollerine rağmen kriz, giderek Ancak, hükümet, ortada ciddi anlamda bir kriz olmadığını, durumun gelip derinleşmiştir. geçici olduğunu savunmuştur. Ama merkez bankasının dayanacak gücünün kalmaması sonucunda 2 Temmuz ı997'de Baht dalgalanmaya bırakılmıştır. Böylece Tayland yıllardır uyguladığı dolara bağlı pariteyi, yönetimli dalgalanma şekline çevirmiştir. Bu gelişmelerin ardından Tayland 28 Temmuz'da IMF'ye başvurmuş ve hazırladığı programı ve IMF'nin tavsiyeleri doğrultusunda mali kesimde yapılacak reformları açıklamıştır. ll Ağustos'ta IMF yetkilileri Tokyo'da Tayland için bir kurtarma paketi açıklayarak IMF ve diğer Asya ülkeleri ile birlikte Tayland' a toplam 17.2 milyar dolar kredi verileceğini belirtmişlerdir (Bkz. Tablo-2). Tablo-2. Tayland'a IMF'nin Liderliğinde Hazırlanan Yardım Paketlerinin Miktarları ve Kaynakları TOPLAM IMF Dünya Bankası Asya Kalkınma Bankası Japonya Avustralya Çin HongKong Malezya Singap ur Endonezya Kore Brunei ı7,2 Milyar dolar 4 Milyar dolar ı,5 Milyar dolar 1,2 Milyar dolar 4 Milyar dolar ı ı Milyar dolar Milyar dolar 1 Milyar dolar ı ı Milyar dolar Milyar dolar 0,5 Milyar dolar O,5 Milyar dolar 0,5 Milyar dolar Kaynak: Hazine Müsteşarlığı (ı998), s.77.

10 64 Erol BULUT Tayland hükümeti tarafından gelip geçici olarak görülen bu kriz, daha sonra bölge ülkelerinin hepsine sirayet etmiştir. Daha sonra ise global bir krize dönüşmüş ve Rusya ile Latin Amerika ülkelerini etkilemiştir. Tayland'ı krize götüren nedenlere bakacak olursak; uzun süredir başarılı bir ekonomik performans gösteren Tayland'da krize doğru gidişin 1993 yılında başladığı görülmektedir. Tayland ekonomisinde reel kur değerlenınesi sonucu ihracat yavaşlamış, cari işlemler açığı artmış ve bu açık yoğun olarak kısa vadeli portföy yatırımları ile finanse edilmiştir. Giderek büyüyen cari işlemler açığının GDP'ye oranı %8'e yükselmiş, yüzde 40 oranında kısa vadeli borçlardan oluşan toplam dış borç stokunun GDP'ye oranı %60'lar seviyesine ulaşmıştır. ı 998 yılında milyon dolar olan dış borç miktarı 1993 'te 50 milyar dolar olmuş ve 1997 krizinde en yüksek noktası olan 104 milyar dolar düzeyine ulaşmıştır. Dış dengelerdeki bozulma ekonominin diğer kesimlerine de yansımış ve finansal kesimde bazı sorunlar ortaya çıkmıştır. B u durum olumsuz dış şoklada daha da kötüleşmiştir (DPT, ı 997: 51). Yukarıdaki gelişmelerle birlikte krizin nedenleri dört temel başlık altında toplanabilir (DPT, 1997: 52): - Yabancı sermaye yatırımlarının verimli alanlara yönlendirilmesindeki sorunlar ve kısa vadeli borçlardaki artış, - Dış faktörler -Son yıllardaki tutarsız makroekonomi ve döviz kuru politikaları, -Finans kesimindeki zayıflıklar. Yukarıdaki temel başlıkların yanında; ülkeye sermaye girişleri doğrudan yatırımlar ve uzun vadeli sermaye girişlerinden ziyade kısa vadeli kredilerde yoğunlaşmıştır Diğer taraftan, ABD dolarının ı995 yılının ortalarından itibaren değer kazanmaya başlaması ve özellikle Yen karşısında değer kazanması parasını dolara bağlayan Tayland'ın ve diğer uzakdoğu ülkelerinin diğer rakip ülkelerine göre rekabet gücünde azalmaya ve cari işlemlerinde açık vermesine neden olmuştur. CİB açıklarına neden olan bir diğer gelişme; finans sektörünün iç tüketim talebini arttıracak krediler vermesi sonucu iç talebin, dolayısıyla enflasyonun artmasına neden olmasıdır. Bu durum ihracatın yavaşlamasına neden olmuştur. Son olarak; Çin'in ı994 yılında %45 'lere varan oranda devalüasyon yapması ülke rekabet gücünü sekteye uğratan bir diğer gelişmedir Kriz'de Sermaye Hareketlerinin Rolü Güneydoğu Asya ülkelerinde son 20 yıldır yaşanan finansal reformlar, büyük ölçüde finansal serbesti sağlamıştır. Tayland'da 1993 yılından itibaren BIBF (Bangkok International Banking Facilities) aracılığı ile yabancı bankaların ülkede şube açıp faaliyette

11 EKONOMiK YAKLAŞlM 65 bulunmaları serbest bırakılmıştır. Bu gelişmenin ardından birçok yabancı banka bu ülkedeki halihazırdaki "Off-Shore" faaliyetlerini genişletip tüm bankacılık faaliyetlerinde bulunabilecek şubeler açabilmek için amansız bir rekabete girmişlerdir. Bankalar arasındaki bu rekabet Tayland'da yerleşik kişi ve kuruluşlara BIBF aracılığıyla çok düşük faizli krediler sağlanması ile sonuçlanmıştır. Durum öyle bir hal almıştır ki yabancı bankaların ülkedeki faaliyetlerini geliştirebilmeleri verdikleri döviz kredilerinin miktar ve faizi ile doğrudan ilişkili olmuştur. Özellikle yıllarında verilen kısa ve orta vadeli kredilerin büyük bölümü bu kanaldan sağlanmıştır (HM, 1998: 32). Bunlara ilave olarak mali piyasalarda derinliği arttırmaya yönelik birtakım gelişme1er gözlenmiştir yılları arasında piyasanın yaklaşık tamamına hakim olan repo işlemlerinin yerini 1990'dan itibaren diğer yatırım piyasası araçları almıştır. 1992'den önce kısıtlanmış bulunan ikincil piyasalarda devlet tahvili alım-satımı ve özel firmaların piyasaya tahvil ihraç etmeleri önemli hale gelmiştir. Mali sektör reformlarının yanısıra yabancı yatırımcıları çekmek için mevzuatta gereken değişiklikler yapılmış, ülkede doğrudan yatırım yapacak kalıcı sermayeye olduğu kadar sıcak paraya da kapılar ardına kadar açılmıştır. Yabancı sermaye girişi ve çıkışı serbest hale getirilmiştir (HM, 1998: 33). Tayland'da yaşanan ihracat artışındaki yavaşlamanın da etkisiyle giderek artan cari açıkları finanse edebilmek için dış sermaye akışları oldukça önem kazanmıştır. Bir ekonomi açısından kısa vadeli sermaye akımları uzun vadeli olanlara nazaran çok daha tehlikelidir. Bu açıdan bakıldığında büyük miktarda doğrudan yabancı sermaye, ülkede kalması ekonomik ve siyasi konjoktüre sıkı sıkıya bağlı olan kısa vadeli sıcak para akımiarına göre çok daha sürdürülebilir bir nitelik arzetmektedir. Yabancı sermaye girişlerinin kriz ekonomilerinin verdikleri cari açıkların miktarından daha fazla olması Asya'da 1990'ların başlarında sıkça görülen bir olgudur. Bu akımlar cari açıkları finanse etmekte kullanıldığında avantaj sağlarken, terse dönülebilecek portföy yatırımları haline dönüşerek ekonomi için bir tehdit unsuru haline dönüşebilir. Cari açıklardan daha fazla olan sermaye girişleri nominal kur değerlenmesine neden olabilir ki bu da ülkenin ihraç mallarının rekabet gücünü olumsuz yönde etkileyecektir. Bu durumda cari açıkları daha da büyütecektir. Tayland'da doğrudan yabancı yatırımlar 1990 yılında cari açıkların yaklaşık üçte birini karşılarken; bu oran, önce 1993 yılında %27.18'e sonra da 1990 yılında %16.88'e gerilemiştir. Tablo 3 'teki verileri inceleyecek olursak Tayland' a yabancı doğrudan sermayenin giriş, çıkış ve net olarak sürekli arttığını görürüz. Cari açıkları finanse etmede yetersiz kalmasının nedeni cari açıkların sürekli büyük açıklar kaydetmesidir.

12 66 Erol BULUT Tablo-3. Doğrudan Yabancı Yatırımlar Göstergeler Doğrudan Yabancı Doğrudan Yabancı Sermaye Girişleri Sermaye Çıkışları Net Sermaye Yıllar (Milyon Dolar) (Milyon Dolar) (Milyon Dolar) ı ı Kaynak: IFS Yearbook (1998) Tablo 3'den de görüldüğü gibi 1988'de milyon dolar civarında olan sermaye girişleri on yıl gibi bir sürede 3 milyar dolarlar seviyesine yükselmiştir. Diğer yandan yabancı sermaye çıkışları 24 milyon gibi çok düşük bir seviyeden çok hızlı bir artış göstererek 1997 yılında 532 milyon dolar seviyesine yükselmiştir. Asya ülkelerinde sermaye çıkışları genelde kendi aralarında olmaktadır. Diğer taraftan ileride bir çok yükü doğuracak net sermaye akımları (portföy yatırımları vb.) cari açıklarla karşılaştırıldığında bunların doğudan yabancı yatırımlara oranla çok yüksek miktarlarda olduğu göze çarpmaktadır. Yabancı kaynaklardaki bu artışların kısa dönemde cari denge üzerinde olumlu etkileri olmasına karşılık, kısa dönemli spekülatif sıcak para akışları genellikle cari açıklardan daha büyük miktarlarda olmuştur (Bkz. Tablo 4-5). Bu durum Tayland açısından aşağıdaki olumsuz sonuçları doğurmuştur: - Genellikle ülkeye giren yüksek miktardaki sermaye akışları kurun değer kaybetmesini önlemiş, Baht aşırı değerli hale gelmiştir. - Sermaye girişleri yeterince sterilize edilmemiştir. Bu durum para arzı, kredi hacmi ve enflasyonda fazla olmasa da artışa yol açmıştır.

13 EKONOMİK YAKLAŞlM 67 Tablo.4- Sermaye Hareketi (Varlıklar)* Yıllar 1988 Göstergeler Toplam Portföy Yatırımları - Hisse Senetleri - Borç Kağıtları - Toplam Diğer Yatırımlar 269 Para Otoriteleri - Gene\ Kamu 250 Bankalar - Diğer Sektörler 19 Kaynak: IFS Yearbook (1998) * : Milyon dolar \ ı Tablo.5- Sermaye Hareketleri (Yükümlülükler)* Yıllar 1988 ~oplam Portföy Yatırımları 530 Hisse Senetleri 444 Borç Kağıtları 86 Toplam Diğer Yatırımlar Para Otoriteleri - penel Kamu -51 Bankalar 984 Diğer Sektörler ı \ \ \ ( ı ı ı ı ı f ı3.2ı ı Kaynak: IFS Yearbook (1998) * : Milyon dolar - Sermaye akımlarının çok büyük bir bölümü sıcak para ve vadeli banka kredileri şeklinde olduğu için 1997 yılında krizin patlak vermesinden sonra sermaye kaçışları çok hızlı ve büyük miktarlarda olmuştur. Tayland'da kısa vadeli borçların oranının yükselmesi krize neden olan etkenlerden biridir. Ancak yerel bankaların, yabancı bankalardan yoğun bir şekilde borçlanması ve elde edilen fonların yerel banka cinsinden kredi olarak yerel yatırımlara verilmesi krizin tetiğini çeken bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Dış borçlanmanın ABD doları olarak yapılmasına karşılık, ülke içi kredilerin yerel para ile verilmiş olması devalüasyonun etkisini doğrudan borçlanan yerel şirketlere ve yerel bankalara yüklemiştir.

14 68 Erol BULUT Bölge ülkelerinin ve Asya ülkelerinin sahip bulunduklan dış yükümlülüklerin vade yapısına bakıldığında kısa vadeli yükümlülüklerin oranındaki yüksekliğin durumun ciddiyetini destekler nitelikte olduğu görülmektedir (Bkz. Tablo 5). Tayland'ın yabancı bankalara olan toplam kısa vadeli yükümlülüklerinin, toplam dış yükümlülükler içerisindeki payı 1996 sonu itibariyle %65 oranında iken, yabancı bankalara olan toplam kısa vadeli yükümlülüklerinin rezervlerine oranı %169 civarındaydı (HM, 1998: 28-29). Tablo-4 ve 5'e baktığımızda varlıklara nazaran ülkenin yükümlülüklerinin çok fazla olduğunu görürüz yılında krizin patlak vermesinden sonra verilerde o yıl itibariyle büyük değişiklikler gözükmektedir. Varlıklar açısından hisse senetleri varlıkları -41 milyon dolardan hızla -446 milyon negative dönüşerek- dolara gerilemiştir. Bankaların ise milyon dolar olan varlıkları milyon dolara inmiştir. Bu durumun varlıkların değerinde meydana gelen düşüşle açıklanması ihtimali yüksektir. Tablo 5'de yükümlülükler kısmına baktığımızda, çok büyük miktarlada karşılaşırız. Daha öncede bahsettiğimiz gibi, daha sonra borç doğuracak işlemleri kapsadığı ve aktiflere plase edilirken verimsiz alanlara yatırılması dolayısıyla ülke ekonomisine zarar verecek işlemler oldukları için yükümlülüklerin hacmi, ekonomik kriz yaratmada belirleyici olabilir. Hisse senetlerine karşı gelen milyon dolarlık yükümlülük miktarı bir sene sonra 1997'de milyon dolara çıkmıştır. Borç kağıtları ise milyon dolardan 861 milyona gerilemiştir. Tayland'da sıcak paranın esas kaynağı olan bankaların yükümlülükleri milyon dolardan milyon dolara inmiştir. Diğer sektörlerde de milyon dolar olan yükümlülük dolara düşmüş ve para otoritelerinin 1997 'de yükümlülüklerinde milyon dolar azalma görülmüştür. Bu ülkelerde sıcak paranın miktarının hesabında; bankalar, diğer sektörler ve para otoritelerinin varlık ve yükümlülükleri arasındaki farkı alıp bir hesap yapmak mümkündür. Toplam olarak bu miktar yaklaşık milyon dolar olarak gözükmektedir. Yukarıda da söylediğimiz gibi bankaların kısa vadeli yükümlülüklerinin yani sıcak paranın, toplam yükümlülüklere oranı %65'tir. Burdan yola çıkarak bankacılık sektöründeki sıcak paranın yaklaşık milyon dolar olduğunu söyleyebiliriz. Diğer yandan para otoritesinin 1997 yılında krizi hertaraf etmek için, milyon dolarlık rezervlerinde bir azalmaya yani bir sermaye çıkışına göz yumması; söz konusu miktarın, sıcak para miktarına tekabül ettiğini düşündürmektedir. Bu oranı da eklersek milyon dolarlık bir sıcak paranın ülkeden çıktığını söyleyebiliriz. Daha önce Tablo 2'de Tayland IMF aracılığı ile 17.2 milyar dolar yardım aldığı gözönüne alınırsa bu miktarın ( milyon dolar) mütevazi kaldığı bile söylenebilir.

15 EKONOMiK YAKLAŞlM 69 Tablo 4 ve 5 ve yukarıdaki tablolar bize kriziere yol açan sıcak paranın sanal bir cenneti kısa sürede olsa bu ülkeye yaşattığı ama herhangi bir ekonomik ve siyasi istikrarsız bir gelişmenin sıcak para sahiplerince algılandığından itibaren bu ülkeyi terk ettiği görülmektedir. Bunun için Tobin'in ortaya attığı gibi sermaye hareketlerinin giriş ve çıkışında denetim uygulanması bu dengesizliklere çözüm olabilir. En azından krize neden olan sıcak paranın dizginlenmesi için vadesi uzun olan ve yatırım için gelen para hariç tutularak kısa vadeli sermaye giriş ve çıkışiarına vergi ve tahditler konulabilir(tobin vd., 1995: ). lll. DIŞ EKONOMiK ilişkiler Tayland'da mal ve hizmet ihracatının cari fiyatlar ile GSYİH içindeki payı, 1984 yılında %22 iken, ülkenin yeni üretim alanlarına yönelmesi sonucu, 1996 yılında %38.5 olarak gerçekleşmiştir. 1990'ların başından itibaren ileri teknoloji ürünleri emek-yoğun ürünlerin yerini almış sa da döneminde para birimindeki değer kaybının ithal hammadde fiyatlarını arttırması nedeniyle, Tayland'daki işgücü daha rekabet edebilir bir hale gelmiştir. Ayrıca, ileri teknoloji ihracatının bağımlı olduğu ithal girdilerin maliyeti arttırması ile, geleneksel ihraç ürünlerine bir dönüş yaşanmıştır (DTM, 1999: 13). Ülkenin ihracatı, 1996 yılında, Baht'ın dolara bağlı olması nedeniyle %1.9 oranında daralmıştır yılında, Baht'ın dalgalanmaya bırakılmasıyla birlikte, ihracat gelirlerinde %4.1 'lik bir iyileşme olmuş, ancak, bu oran, 1990'ların başında elde edilen %18-20'lik oranların çok altında kalmıştır. Tablo 6 'ya baktığımızda ihracatın 1988 'den itibaren çok hızlı artarak milyon Dolar'dan 1988 yılında krizin olumsuz etkisine rağmen milyon Dolara yükselmiştir. İthalat ise milyon Dolardan 1997 yılında , 1998 yılında krizle birlikte milyon Dolar olarak gerçekleşmiştir. Tayland'da ihracatın ithalatı karşılama oranı ortalama %80'ler civarındadır. Tayland genellikle ÖB fazlası veren bir ülke olmasına rağmen krizle birlikte hem cari işlemlerdeki olumsuzluklar hem de büyük ölçüde sermaye çıkışlarından dolayı, 1997'de , 1998'de ise milyon dolar açık vermiştir yılında, sanayi malları, tüm ihracatının %82'sini, işlenınemiş tarım ürünleri de %11 'ini oluşturmuştur. Sanayi malları içerisinde %15'lik payı ile ilk sırayı bilgisayarlar ve parçaları almaktadır döneminde, kauçuk esas tarım ürünü olarak pirincin yerini almıştır. Taytand'ın ihracatında yer alan başlıca ülkeler sırayla; ABD (% 19.6), Japonya (%14.9), Singapur (%ll), Hog Kong (5.9) ve Malezya (%4.3)'dır (DTM, 1993: 13).

16 70 Erol BULUT Tablo.6- İhracat ve İthalat Yıllar ı ı995 ı Ihracat (F.O.B) Milyon dolar) ı ıı ı ıo Ithalat (F.O.B) Milyon dolar) ı ı ı ıoı 3\\.713 Ihracatın, Ithalatı Karşılama Oranı(%) ı ı ı37.2 ÖB Dengesi Milyon dolar) ı ı67 -ı Baht-Dolar Kuru Kaynak: IFS Yearbook (1998). Diğer taraftan, mal ve hizmet ithalatı, 1984 yılında GSYİH'nin %27'sini oluştururken, bu oran 1996 yılında %45'e ulaşmıştır. Tayland'ın sanayileşme süreci ilerledikçe, ara ve sermaye maliarına olan bağlılığı artarken, hammadde ithalatı azalmıştır yılında sermaye malları ithalatı, toplam mal ithalatının %49'unu oluşturmuş ve bunun içerisinde, elektrikli ve elektrikli olmayan makineler ve parçalarının payı yaklaşık olarak %60 olmuştur. Entegre devre ve bileşenlerinin ithalatı ise, bilgisayar sektöründe yaşanan büyüme sonunda artmış ve ı 997 yılında toplam sermaye malı ithalatının o/o 13 'ünü oluşturmuştur. Tayland'ın ithalatında başı çeken ülkeler sırayla; Japonya (%25.6), ABD (%13.9), Singapur (%5), Malezya (%4.8) ve Almanya (4.7)'dır. Tayland'ın dış ticareti genelde bölge ülkeleri ağırlıklıdır. Bu durum bölge içi ticaretin çok yaygın olduğunu ve ASEAN'ın büyük bir rol oynadığını göstermektedir (DTM, ı993: 13-ı4). IV. YURTiÇi PiYASANIN DURUMU ı 997 yılının ikinci yarısında başlayan ekonomik krize kadar, son on yılda hızlı ekonomik gelişme tüketici pazar yapısını tamamen değiştirmiştir. Artan kişi başı gelir düzeyi ile beraber toplam harcamalar üç kattan fazla artmış, iyileşmenin getirdiği gelir artışı ile halk, kaliteli mal ve hizmete yönelmiş, özellikle orta gelir grubu harcamalarını ev ortamının iyileştirilmesi ile sağlık harcamalarına yöneltmiştir. Bangkok'da yaşayan nüfusun harcamaları modern ev aletleri, bilgisayar, videokamera, disk çalar, mobil telefon vb. ürünlere yoğunlaşırken, kırsal kesimlerde özellikle buzdolabı, fan gibi ürünlerin tüketimi katlanarak artmıştır (İTO, ı998: 84). Tayland'lı bir ailenin en büyük harcama kalemini gıda ürünleri oluşturmaktadır. Harcamaların %40'ını gıda ürünleri oluşturur. İkinci en büyük harcamayı konfeksiyon ve

17 EKONOMiK YAKLAŞlM 71 iskana yönelik yapmaktadırlar. Diğer yandan taşıt alımı için de maddi durumu uygun olanlar harcama yapmaktadırlar. Tayland yurt içi piyasasıyla ilgili fiyat artış oranları Tablo 7'den izlenebilir. Toptan eşya fiyat artışı 1988'de %8.1 iken bu oran 1993'de deflasyona dönüşerek olmuştur yılında %3.9 olan artış 1998'de krizin etkisiyle %13.8'e yükselmiştir. Tablo-7. Kamu Dengesi ve Enflasyon Oranları Göstergeler' TEFE (%) TÜFE (%) Kamu Dengesi Yıllar (Milyon Baht) , , Kaynak: IFS Yearbook (1998) TÜFE'de ise 1998'de %3.8 olan enflasyon oranı, 1993'de %3.4 olmuştur. 1997'de %5.6 bir enflasyon yaşanırken 1998 yılında krizle birlikte %8.1 'lik bir enflasyon yaşanmıştır. Kamu dengesi açısından ise; sürekli fazla veren Tayland, krizle beraber 1997 yılında , 1998'de ise milyon Baht açık vermiştir. SONUÇ Bir çok Doğu Asya ülkesini derinden etkileyen bu kriz, piyasalarda yol açtığı sarsıntıların yanında, çeşitli çevrelerde IMF'nin görev tanımı, küreselleşme süreci ve kur sistemleri konularında bir çok tartışmanın doğmasına neden olmuştur.

18 72 Erol BULUT Bir görüşe göre; uluslararası seımaye akımlarının önündeki engellerin kaldırılması, tasarrufların yatırımlara daha verimli bir şekilde tahsis edilmeleri ile sonuçlanacaktır. Böylece büyük boyutlarda yatırım ihtiyaçlan bulunan gelişmekte olan ülkeler aradıklan sermayeyi daha kolay elde edebileceklerdir. Öte yandan tasarruf sahipleri kendi piyasalarıyla sınırianmaktan kurtulacak, daha yüksek getirili yatırımlara yönelme ve risklerini daha etkili bir biçimde dağıtarak azaltma imkanlarına kavuşacaktır. Tayland için son yıllar hariç bu durum geçerlidir. Ama sermaye akımlarının üretken kapasiteden ziyade spekülatif akımlara yönelmesi krizdeki en büyük etkenlerden biridir. Bütün bu olası faydalara rağmen, bir çok iktisatçıya göre ise, mali piyasaların entegrasyonu tehlikeli ve istikrar bozucudur. Bu görüşe sahip olanlar, tahvil alım-satımı yapanların ve döviz spekülatörlerinin politik liderlerin makro-ekonomik politika oluşturma serbestisini kısıtladıklarını iddia etmektedirler. Yaşanmakta olan kriz sırasında bir çok ülke yönetiminin krize tepki olarak aldıkları kararlardan, piyasaların ve IMF'nin baskısı sonucu vazgeçmeleri de bu görüşü desteklemektedir. Bu durum, artık önemli miktardaki fonların hızla bir yerden bir yere aktarılmasının mali piyasaları gelişmelere karşı daha hassas bir duruma getirmiş olmasının bir sonucudur. Bu durum Tayland gibi gelişmekte olan ülkelerde daha yıkıcı etkilere sahiptir. Tayland ekonomisi krizden önceki bir iki yılda temelli makro-ekonomik dengesizliklerle karşı karşıya bulunmasına rağmen, bunun gelip geçici olduğu düşüncesiyle hükümetler, durumu görmezden gelmişlerdir. Bu krizde mali piyasalardaki dengesizliğin yanısıra önemli bir etken, kapasite fazlaları dolayısıyla yaşanan talep yetersizliğidir. KAYNAKÇA DPT ( 1997), Konjonktür Değerlendirme Raporu, Sayı:11, Aralık, Ankara. DTM (1998), Tayland Ülke Notu, Ankara. HAZİNE MÜSTEŞARLIGI (1998), Güneydoğu Asya Krizinin Nedenleri, Gelişimi ve Olası Etkileri, Araştırma ve İnceleme Dizisi: 17, Ankara. IMF (1998), International Financial Statistics Yearbook. İTO (1998), Tayland Ülke Etüdü, Yayın No: , İstanbul. JANSEN, Kare! (1990), Finance, Growth and Stability, Pinaneing Economic Development in Thailand, , England. TO BİN J.ve diğerleri.(1995), "Two Cases For S and In The Wheels of International Finance",The Economic Journal(January), s.l

19 EKONOMiK YAKLAŞlM 73 WORLD BANK ( ), World Development Report. WTO (1997), Tourism Market Trends Europe ( ), WTO Commission For Europe, Madrid. ABSTRACT THE ECONOMY AND THE GRISES OF THAILANO This paper analyzes the economic erisis which influenced Thailand economy in The erisis in Thailand economy is usually taken asa part of the Far East Asia crisis. In this paper, ten years' data was used for Thailand economy.the erisis in Thailand is investigated by means of the finance sector, especially the impact of the hot money on the erisis was taken into consideration together with data on trade balance and money market. As a result, it is observed that Thailand economy is damaged by hot money, free capital movements and unproductive investments.

20

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ MYANMAR ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ 2 I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı Yönetim Şekli Coğrafi Konumu : Myanmar Birliği Cumhuriyeti : Cumhuriyet : Güneydoğu Asya ülkesi olan

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2004-31.12.2004

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KIBRIS RUM KESİMİ ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kıbrıs Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Akdeniz deki beş büyük adadan

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME VE MİLLİ GELİR Kişi Başına GSYH, cari fiyatlarla 2010 yılında

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AĞUSTOS 2014 Hazırlayan: Zeynep Küheylan Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı TEMEL BİLGİLER Ülke Adı: Fas Krallığı

Detaylı

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU Berlin Ekonomi Müşavirliği Temmuz 2011 1 İÇİNDEKİLER Yönetici Özeti...3 1. Almanya dan Türkiye ye Doğrudan Yatırım Hareketleri...4 2. Türkiye den

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 Bu sayıda; Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard and Poor s (S&P) un yerel para cinsinden Türkiye nin kredi not artış kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

ÇİMENTO SEKTÖRÜ 10.04.2014

ÇİMENTO SEKTÖRÜ 10.04.2014 ÇİMENTO SEKTÖRÜ TABLO 1: EN ÇOK ÜRETİM YAPAN 15 ÜLKE (2012) TABLO 2: EN ÇOK TÜKETİM YAPAN 15 ÜLKE (2012) SEKTÖRÜN GENEL DURUMU Dünyada çimento üretim artışı hızlanarak devam ederken 2012 yılında dünya

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Sayı: 2016-25 BASIN DUYURUSU 31 Mayıs 2016 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Enflasyon Gelişmeleri 1. Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 0,78 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Uluslararası sermaye hareketleri temel olarak kalkınma amaçlı, hibe ve kredi şeklindeki resmi sermaye hareketleri ile özel sermaye hareketlerinden

Detaylı

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ HAZIRLAYAN 21.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Binhan Elif YILMAZ Araş.Gör. Sinan ATAER 1. KAMU FİNANSMANI Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 2013 yılı sonunda 18.849 milyon TL açık

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü EYLÜL TÜRKİYE Geçtiğimiz haftada yurtiçinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla II. Çeyrek verileri ile Temmuz ayı sanayi üretimi ve cari işlemler açığı verileri takip edildi. Tüik verilerine göre gayrisafi yurtiçi

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU

ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU Ağustos 2010 TÜRKİYE YE ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ 2010 YILI İLK YARISINDA 3,2 MİLYAR DOLAR OLDU 2010 yılının ilk yarısında, Türkiye ye

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE TEMMUZ 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK)

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇİNDE TÜRK FİNANSAL

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı Mart 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT

Detaylı

MİLLİ GELİR VE BÜYÜME

MİLLİ GELİR VE BÜYÜME EYLÜL Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla (GSYH), yılının. çeyreğinde, önceki yılın aynı dönemine göre %, oranında büyüdü.. çeyrek gelişim hızı ise, %, e yukarı yönlü revize edildi. Böylece Türkiye ekonomisi, yılın

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI. Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI. Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü 1 Ülkeler Niçin Dış Ticaret Yapar? Dış Ticaret Politikası Ödemeler Bilançosunun, cari işlemler hesabında ihracat

Detaylı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı

Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Balayı bitti, yeni bir dönem başladı Mayıs ayında başlayan türbülansın nedenleri ve muhtemel sonuçları 1 Haziran 2006 Emin Öztürk 2002-2005 döneminin kısa özeti Büyüme performansı çok iyi (ortalama %7.8)

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 17 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 18 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRÜ 2014 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Mayııs 2014 2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE HAZİRAN 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015

2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015 2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015 Ağustos 2015 Dış ticaret istatistiklerine ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 30 Eylül 2015 tarihinde yayımlandı. TÜİK, Gümrük ve

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

Ekonomi. Dünya Ekonomisi. FED varlık alımlarını durdururken, Avrupa Merkez Bankası negatif faiz uygulamaya. başlamıştır.

Ekonomi. Dünya Ekonomisi. FED varlık alımlarını durdururken, Avrupa Merkez Bankası negatif faiz uygulamaya. başlamıştır. Ekonomi Dünya Ekonomisi 2007 yılında başlayan küresel krizin ardından, gelişmiş ekonomiler parasal genişleme ve varlık alımı politikalarını benimsemiştir. Sağlanan yoğun likidite ise reel getirisi daha

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

CİRO VE KARLAR AZALMIŞ, İHRACAT ARTMIŞTIR. Erol İyibozkurt Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. ÖğretimÜyesi

CİRO VE KARLAR AZALMIŞ, İHRACAT ARTMIŞTIR. Erol İyibozkurt Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. ÖğretimÜyesi CİRO VE KARLAR AZALMIŞ, İHRACAT ARTMIŞTIR Erol İyibozkurt Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. ÖğretimÜyesi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası 1997 yılında başlattığı 500 Büyük Firma Araştırmasını 2001 yılında 250

Detaylı

HALI SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI

HALI SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI 2015 HALI SEKTÖRÜ Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI Ülkemizin halı ihracatı 2014 yılını %

Detaylı

KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER

KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER KÜRESEL EKONOMİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE BEKLENTİLER NİSAN 2014 Birleşmiş Milletler (UN), Uluslararasın Para Fonu (IMF), Ekonomik İşbirliği ve Kalınma Teşkilatı (OECD) ve Dünya Bankası nın (WB), küresel

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

Sokaktaki insan için cari işlemler hesabı rehberi

Sokaktaki insan için cari işlemler hesabı rehberi Türk Ekonomi Bankası Makro Yorum Emin Öztürk (212) 251 21 21 (1671) 24 Şubat 2006 emin.ozturk@teb.com.tr Sokaktaki insan için cari işlemler hesabı rehberi Cari işlemler dengesi neyi gösterir? Bir ülkenin

Detaylı

Enflasyon arttı, ihracat yavaşlıyor

Enflasyon arttı, ihracat yavaşlıyor AYLIK RAPOR Enflasyon arttı, ihracat yavaşlıyor İlk dört ayda enflasyon MB nin sene sonu hedefine yaklaştı. İhracatta düşüş sürüyor. EKONOMİK VE SEKTÖREL GELİŞMELER Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine

Detaylı

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Bulgaristan a ihracat yapan 585 firma bulunmaktadır. 31.12.2013

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001. I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler:

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001. I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler: EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU MART 2001 I. Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler: 2000 yılının dördüncü çeyreğinde Euro Bölgesi ve AB-15 in GSYİH artışı bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.7 olmuştur.

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

Geçen hafta olumsuz sonuçlanan AKP-CHP koalisyon görüşmeleri sonrası gözler bugün yapılacak AKP-MHP koalisyon görüşmelerine çevrildi.

Geçen hafta olumsuz sonuçlanan AKP-CHP koalisyon görüşmeleri sonrası gözler bugün yapılacak AKP-MHP koalisyon görüşmelerine çevrildi. Ekonomik Gündem 17Ağustos 2015 Geçen hafta olumsuz sonuçlanan AKP-CHP koalisyon görüşmeleri sonrası gözler bugün yapılacak AKP-MHP koalisyon görüşmelerine çevrildi. Japonya Ekonomisi 2. Çeyrekte %1.6 daraldı.

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Amerikan Merkez Bankası FED, tahvil alım programını 10 milyar

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org. Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul 5 6 1. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ Küresel ekonomiyi derinden etkileyen 2008

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Ocak 2010 1 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 3 2. MEVCUT DURUM... 4 2.1. Dünya İş Makinaları Pazarı... 4 2.2. Sektörün Türkiye deki Durumu... 4

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 i Bu sayıda; Haziran Ayı Ödemeler Dengesi Verileri, Haziran Ayı Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Cari açığı

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (Kasım 2015) TEPAV Perakende Güven Endeksi-TEPE (Ağustos 2015) TEPE, Ekim ayında bir önceki aya ve geçen yılın aynı dönemine göre arttı. Geçtiğimiz 3 ayda işlerin

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm CPB nin açıkladığı verilere göre Temmuz ayında bir önceki

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 41 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE NİSAN 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- AĞUSTOS 2015 (SAYI: 78) GENEL DEĞERLENDİRME Ağustos Ayında Türkiye de Ekonomik ve Siyasal Riskler Arttı. Ancak Ekonomi Bu Çoklu Risk Ortamında Gündemde Kendine Yeterince Yer

Detaylı

GENEL BİLGİLER DIŞ TİCARET BİLGİLERİ

GENEL BİLGİLER DIŞ TİCARET BİLGİLERİ GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Resmi Dil : Swahili, İngilizce Başkenti : Resmi başkent Dodoma(1 699 000) (de facto olarak Darüsselam); Dar es Selam; ticari başkent (2.498.000)

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir.

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir. Genel Görünüm 2008 yılı son çeyreğinde tüm dünya ekonomilerini ve finans piyasalarını derinden etkileyen küresel kriz, tüm ülke hükümetlerinin aldıkları mali ve para politikası önlemleri ile 2009 yılı

Detaylı