ĠSTANBUL ULAġIM AĞININ KRĠTĠK YAPILARININ ÖNCELĠKLENDĠRĠLMESĠ ÜZERĠNE CBS TABANLI BĠR KARAR DESTEK MODELĠ. DOKTORA TEZĠ Özay ÖZAYDIN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ĠSTANBUL ULAġIM AĞININ KRĠTĠK YAPILARININ ÖNCELĠKLENDĠRĠLMESĠ ÜZERĠNE CBS TABANLI BĠR KARAR DESTEK MODELĠ. DOKTORA TEZĠ Özay ÖZAYDIN"

Transkript

1 ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ ĠSTANBUL ULAġIM AĞININ KRĠTĠK YAPILARININ ÖNCELĠKLENDĠRĠLMESĠ ÜZERĠNE CBS TABANLI BĠR KARAR DESTEK MODELĠ DOKTORA TEZĠ Özay ÖZAYDIN Anabilim Dalı : Endüstri Mühendisliği Programı : Endüstri Mühendisliği ARALIK 2011

2

3 ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ ĠSTANBUL ULAġIM AĞININ KRĠTĠK YAPILARININ ÖNCELĠKLENDĠRĠLMESĠ ÜZERĠNE CBS TABANLI BĠR KARAR DESTEK MODELĠ DOKTORA TEZĠ Özay ÖZAYDIN Tezin Enstitüye Verildiği Tarih : 19 Eylül 2011 Tezin Savunulduğu Tarih : 27 Aralık 2011 Tez DanıĢmanı : Prof. Dr. Y. Ġlker TOPCU (ĠTÜ) Diğer Jüri Üyeleri : Prof. Dr. Füsun ÜLENGĠN (DoğuĢ Ü) Yrd. Doç. Dr. C. Erhan BOZDAĞ (ĠTÜ) Prof. Dr. Gülçin BÜYÜKÖZKAN (GSÜ) Doç. Dr. Gülgün KAYAKUTLU (ĠTÜ) ARALIK 2011

4

5 iii Anneanneme,

6 iv

7 ÖNSÖZ Ülkemizde deprem ile özdeşleşen afet kavramıyla karşılaştığımda, aklıma hep Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara nın Depremle yaşamayı öğrenmeliyiz, sözü gelir. Bu söz doktora tezimin konusunun şekillenmesinde ilk tohumları atmıştır. Dünyanın en güzel şehri İstanbul a, depremin kendisi değil, bizlerin hazırlıksız olması en büyük zararı verecektir. Bu çalışma sonucunda, ufak bir katkı yaratabilirsek fazlasıyla mutlu olacağım. Herşeyimi borçlu olduğum, benden desteklerini ve sevgilerini hiçbir zaman eksik etmemiş olan anne ve babama; rehberim, akademik yaşamda örnek aldığım, danışmanım, yol göstericim, arkadaşım, Dr. Y. İlker Topçu ya; dünyanın en güzel şehri İstanbul u, daha anlamlı ve güzel kılan diğer yarım Mine Işık a, Benim bugün ben olmamı sağladıkları için, Çok teşekkür ederim. Eylül 2011 Özay ÖZAYDIN v

8 vi

9 ĠÇĠNDEKĠLER ÖNSÖZ... v ĠÇĠNDEKĠLER... vii KISALTMALAR... ix ÇĠZELGE LĠSTESĠ... xi ġekġl LĠSTESĠ... xiii ÖZET... xv SUMMARY... xvii 1 GĠRĠġ AFETLER VE TÜRKĠYE Afet Tanımı Afetlerin Büyüklüğü Afet Türleri Türkiye de Afetler Türkiye de Deprem AFET YÖNETĠMĠ Afet Yönetimi Kavramı Türkiye de Afetlere Karşı Bilinçlendirme Çalışmaları Afet Yönetimi Safhaları Zarar azaltma safhası Önceden hazırlık safhası Kurtarma ve ilk yardım safhası İyileştirme ve yeniden inşa safhası YAZIN TARAMASI MODEL KULLANILAN YÖNTEMLER Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Tarihçe Türkiye de CBS çalışmaları CBS de kullanılan köntemler Veri yaratma Veri temsili Veri yönetimi Veri işleme Verinin sunulması CBS analizi Verilerin coğrafi dağılımının gösterimi CBS verisinin sorgulanması CBS nin kullanım alanları Lojistik ağı Yöneylem Araştırması Sayfa vii

10 Araç rotalama ve hassas uzaklık ölçümleri Yer seçimi Depo yönetimi CBS ve Karar Verme UYGULAMA SONUÇ VE ÖNERĠLER KAYNAKLAR EKLER ÖZGEÇMĠġ viii

11 KISALTMALAR AFEM : Avrupa Doğal Afetler Eğitim Merkezi AFOM : Afet Operasyon Genel Merkezi AKOM : Afet Koordinasyon Merkezi APK : Araştırma Planlama ve Koordinasyon CAD : Computer Aided Design (Bilgisayar Destekli Tasarım) CBS : Coğrafi Bilgi Sistemleri CRED : Centre for Research on the Epidemiology of Disasters (Afet Epidemiyolojisi Araştırma Merkezi) DPT : Devlet Planlama Teşkilatı GIS : Geographical Information Systems (Coğrafi Bilgi Sistemleri) GPS : Global Positioning System (Küresel Konum Belirleme Sistemi) IFRC : International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies (Uluslararası Kızıl Haç ve Kızılay Cemiyetleri Federasyonu) ISDR : International Strategy for Disaster Reduction (Afetlerin Azaltılmasına yönelik Uluslararası Strateji) ĠBB : İstanbul Büyükşehir Belediyesi JICA : Japanese International Coordination Agency (Japon Uluslararası İşbirliği Ajansı) TBMM : Türkiye Büyük Millet Meclisi TMMOB : Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği TZY : Tedarik Zinciri Yönetimi USGS : United States Geological Survey (Birleşik Devletler Jeolojik Araştırmalar) ix

12 x

13 ÇĠZELGE LĠSTESĠ Çizelge 2.1 : Türkiye de yılları arasında meydana gelmiş, ölen kişi sayısına göre ilk 10 afet Çizelge 2.2 : Türkiye de yılları arasında meydana gelmiş, etkilenen kişi sayısına göre ilk 10 afet Çizelge 2.3 : Türkiye de yılları arasında meydana gelmiş, ekonomik hasar maliyetine göre ilk 10 afet Çizelge 2.4 : Türkiye de yılları arasında meydana gelmiş afetlerin özet tablosu Çizelge 2.5 : Afetin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Çizelge 2.6 : Deprem bölgelerine göre Türkiye nin yüzölçümü ve nüfus dağılımı. 13 Çizelge 3.1 : Wisconsin Üniversitesi Afet Yönetim Merkezi nde geliştirilen Afet Yönetim Modeli Diyagramı Çizelge 3.2 : Afet Yönetiminde Yeni ve Eski Yaklaşımların Karşılaştırılması Çizelge 4.1 : Çalışmada kullanılan veri tabanları ve ağ adresleri Çizelge 4.2 : Anahtar kelimelerin veritabanlarına göre dağılımı Çizelge 4.3 : Dahil ya da hariç tutulma kriterleri Çizelge 4.4 : Yayınların basıldığı dergilere göre sayıları Çizelge 4.5 : Afet türüne göre basılmış yayın sayıları Çizelge 4.6 : Afet yönetimi safhalarına göre basılmış yayın sayıları Çizelge 4.7 : Araştırma türlerine göre basılmış yayın sayıları Çizelge 4.8 : Araştırmanın odağına göre yayınlanmış makalelerin dağılımı Çizelge 5.1 : Modelde kullanılan ölçüm yöntemleri Çizelge 5.2 : UKOME nin trafik yoğunluğu verisi örneği Çizelge 5.3 : UKOME nin tanımladığı araç türleri Çizelge 7.1 : Bağlantılı olarak tanımlanmak için gerekli asgari süreler Çizelge 7.2 : Değerlendirme ölçeği Çizelge 7.3 : Uzman yargıları Çizelge 7.4 : Kriter ağırlıkları Sayfa xi

14

15 ġekġl LĠSTESĠ ġekil 2.1 : Deprem bölgeleri haritası ġekil 3.1 : Afet yönetiminin evrimi ġekil 3.2 : Kavramlar arası ilişkiler ġekil 3.3 : Afet yönetimi safhaları akış şeması ġekil 4.1 : Afet, yönetim, lojistik anahtar kelimelerinin veritabanlarındaki dağılımı ġekil 4.2 : Acil, yönetim, lojistik anahtar kelimelerinin veritabanlarındaki dağılımı ġekil 4.3 : Anahtar kelimelerin veritabanlarındaki dağılımı (afet, acil ve lojistik).. 32 ġekil 4.4 : Acil, afet, lojistik anahtar kelimelerinin tüm veritabanlarındaki dağılımı ġekil 4.5 : Kullanılan yöntem bilime göre basılan yayınların yüzdeleri ġekil 4.6 : Uygulama alanlarına göre basılmış makalelerin yüzdeleri ġekil 4.7 : yılları arasında yayınlanan makale sayıları ġekil 5.1 : Modelin kurulması ve çözülmesi aşamalarındaki temel işlerin akış şeması ġekil 5.2 : Modelin kurulum ve çözüm aşamalarındaki işlerin detaylı akış şeması. 42 ġekil 5.3 : Karar modeli ġekil 5.4 : UKOME nin sinyal tarih damgası ve açıklamaları ġekil 6.1 : John Snow un kolera haritası ġekil 6.2 : Sayısal rakım modeli, harita (görüntü) ve vektörel veri ġekil 6.3 : Vektörel haritalara bir örnek ġekil 6.4 : Verilerin coğrafi dağılımının gösterimi ġekil 6.5 : ArcGIS yazılımında, belirli bir niteliğe göre filtrelenmiş halinin gösterimi ġekil 6.6 : ArcGIS yazılımında, harita üzerinde dikdörtgensel bir alanın seçimi ġekil 6.7 : Bir cisim etrafında belirli bir tampon bölge ġekil 6.8 : Eğim, geçirgenlik ve birleşim katmanları ġekil 7.1 : Ulaşım ağı veri kümesinin oluşturulması için akış şeması ġekil 7.2 : Acil müdahale kriterinin hesaplanmasında kullanılan akış şeması ġekil 7.3 : Alternatif rota alt kriteri için değer hesaplanması sürecinin akış şeması.70 Sayfa xiii

16 xiv

17 ĠSTANBUL ULAġIM AĞININ KRĠTĠK YAPILARININ ÖNCELĠKLENDĠRĠLMESĠ ÜZERĠNE CBS TABANLI BĠR KARAR DESTEK MODELĠ ÖZET Afet, toplum üzerinde fiziksel, ekonomik, sosyal ve çevresel kayıplara neden olan, normal yaşamı durdurarak veya kesintiye uğratarak toplulukları etkileyen doğal, teknolojik ve insan kökenli olayların sonuçlarıdır. Bir başka deyişle afet, yalnızca doğa/insan kaynaklı bir olayın kendisi değil, ortaya çıkardığı sonuçtur. Sonucun etkisinin azaltılması birçok açıdan insanlara bağlıdır. Son yıllarda büyük ölçekli doğal afetlerin sıklığı artmış ve bununla beraber afet yönetimi küresel olarak ele alınan bir tema olarak önemini artırmıştır. 11 Mart 2011 tarihinde Japonya nın kuzeyinde meydana gelen deprem ve bu depremin sonucunda oluşan tsunami felaketi küresel yankı bulan büyük ölçekli doğal afetlerden biridir. Bu bölgedeki Fukushima Nükleer Santrali nin çekirdeklerinde erime tehlikesi yaşanması ile uzun süre dünya basınının yakından takip ettiği bu komplike felakette, afet yönetimini bir bütün olarak başarılı bir şekilde hayata geçirebilen ülkelerden biri olarak tüm dünyada örnek gösterilen Japonya, normal hayata dönüş sürecini, karşılaşmış olduğu afetin ölçeği çok büyük olmasına rağmen, diğer ülkelere kıyasla çok daha hızlı başarabilmiştir. Birçok fay hattının bulunduğu ülkemiz de deprem kuşağında sayılmaktadır. Gerek nüfus yoğunluğu gerekse yarattığı ekonomik katma değer ile ülkemizin en önemli ili olan İstanbul da da önümüzdeki 50 yıl içerisinde büyük ölçekli bir deprem beklenmektedir. Olası bu deprem sonucunda, 15 milyonun üzerindeki nüfusunun hayati tehlikesini azaltmak, yaşanacak ekonomik kayıpları en aza indirmek, bireyden devlet seviyesine kadar herkesin bazı hazırlıklar yapmasını gerektirmektedir. Bu çalışmada ulaşım ağı üzerinde iyileştirmeye odaklanılmıştır. 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri, afet yönetimi konusunda dünyadaki başarılı örnekler arasında olmadığımızı göstermiştir. Binalarımızın yapısal kalitesinin düşüklüğü kadar, gerekli yardımın gerektiği zamanda gerekli yerlere ulaştırılmasında yaşanan sorunlar, afet lojistiğinde de başarılı olamadığımızı göstermiştir. Yaşananların tekrarlanmaması için İstanbul ili ulaşım ağı bütünüyle incelenmiş ve kritik yapıların belirlenmesi için bir model kurulmuştur. İdeal olan durumda tüm yapıların kontrolü ve yeniden inşası gerekmektedir ancak bu finansal, insan kaynağı ve zaman açısından mümkün değildir. Bu nedenle bir önceliklendirme yapılması gerekmektedir. Ulaşım ağının önemini belirlemek için İstanbul Büyükşehir Belediyesi nden (İBB) farklı birimlerden uzmanlar ile birlikte dört temel kriterli bir model geliştirilmiştir. xv

18 Modele girdi olacak veriler ise İBB Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), İBB Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Daire Başkanlığı ndan alınan CBS veriler kullanılarak yapılan analizler sonucunda oluşturulmuştur. Sonuç olarak, 897 si köprü ve köprüyol, 2027 i yol parçası olmak üzere toplamda incelenen 2924 düğümden 32 sinin yüksek derecede, 375 inin ise daha düşük derecede kritik öneme sahip olduğu belirlenmiştir xvi

19 A GIS-BASED DECISION SUPPORT MODEL FOR PRIORITIZING CRITICAL STRUCTURES OF ISTANBUL TRANSPORTATION NETWORK SUMMARY Disasters are the consequences of a natural or man-made events that create physical, economic, social and natural loss, disrupt normal life and effect civilizations. In other words, a disaster is not only the event itself but also its resulting situation. Hence, people can mitigate its effects. The frequency of high-scale natural disasters has increased and accordingly, the importance of disaster management as a global theme has increased. One of the most recent examples of disasters is the earthquake and consequent tsunami occurred in Japan on March 11, In this region, Fukushima Nuclear Power Plant faced the danger of meltdown, which would increase the disaster scale drastically. Fortunately, this complex disaster showed that recovery is easier with a well-planned disaster management; even when the magnitude of the natural event is extremely high. With many fault lines hosted under, our country is considered to be on an earthquake zone. With her population and economical input, Istanbul is the most important city in Turkey, and expecting a major earthquake in the next 50 years. Decreasing the fatal risk of 15 million people, living in Istanbul and economical risks require precautions to be taken from individual level to the governmental level. In this study, the focus is on the transportation network. August 17, and November 12 Earthquakes showed that Turkey is not amongst the countries that show successful disaster management examples. In addition to the low quality of our buildings, problems faced in transportation required for supporting the supplies to required destinations in required time, showed that we have failed in disaster logistics as well. In order to prevent the mishaps to occur, the transportation network of Istanbul has been investigated thoroughly and a model is presented to determine critical network elements. The ideal solution would be testing and repairing all elements but a prioritization is needed as financial, human resource and time resources are limited. To determine the important network elements, a model with four main criteria is developed with decision makers from Istanbul Metropolitan Municipality. Data that will act as input to the model is obtained from Transportation Coordination Center and analysis results from Geographical Information Systems data network elements are investigated and 32 of them are found to have highest critical importance and 375 to have critical importance. xvii

20 xviii

21 1 GĠRĠġ İnsan yaşayışını kökten etkileyen olayların başında gelen doğal afetlerin sıklığı arttıkça, afet yönetimi küresel olarak ele alınan bir tema olarak önemini sürekli olarak artırmaktadır. Bu doktora çalışmasının tamamlanması süresince meydana gelen büyük ölçekli afetler bile bu konunun önemini vurgular niteliktedir. Söz edilen bu sürede meydana gelen afetlerden en güncel olanı 11 Mart 2011 tarihinde Japonya nın kuzeyinde meydana gelen deprem ve bu depremin sonucunda oluşan tsunami felaketidir. Bu bölgedeki Fukushima Nükleer Santrali nin çekirdeklerinde erime tehlikesi yaşanması ile uzun süre dünya basınının yakından takip ettiği bu karmaşık felakette, afet yönetimini bir bütün olarak başarılı bir şekilde hayata geçirebilen ülkelerden biri olarak tüm dünyada örnek gösterilen Japonya, normal hayata dönüş sürecini, karşılaşmış olduğu afetin ölçeği çok büyük olmasına [tarihte kayda geçilmiş olan dördüncü büyük afet (Url-5, 2011)] rağmen, diğer ülkelere kıyasla çok daha hızlı başarabilmiştir. Ancak, bu tarihten önce meydana gelen örnekler maalesef bu kadar iyi olamamıştır yılının ilk günlerinde Dünya Bankası verilerine göre, batı yarımkürenin en fakir ülkesi olan Haiti de (Url-7, 2011) meydana gelen Richter ölçeğine göre 7,0 büyüklüğündeki deprem çok yıkıcı olmuştur. Bu felaket; altyapı, lojistik planlama, afet yönetimi gibi çalışmaların başarılı bir şekilde yapılamamasının ne derece derin sonuçlar doğurabileceğini acı bir şekilde tüm dünyaya göstermiştir. 12 Mayıs 2008 de Çin in güneybatısındaki Sichuan bölgesini vuran Richter ölçeğine göre 7,9 büyüklüğündeki depremin sonucu olarak enkaz altında kalan binlerce mağdurun haberleri tüm dünyayı sarsmakla kalmamış, bunun yanı sıra, afet lojistiği ve kurtarma konularında bilinçlenmenin ve çalışmaların önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu afetten sadece on gün önce Myanmar sahillerini vuran Nargis kasırgası, bu ülkede yönetimde bulunan askeri hükümetin uluslararası yardım kuruluşlarına uyguladıkları anormal kısıtlamalarla birleştiğinde 2,5 milyon insanın afetzede olarak nitelendirilmesine neden olmuştur. 1

22 Afetler, ölümlere, çevresel zarara, altyapının zarar görmesine ve ekonomik kayıplara neden olduğu aşikardır. Ayrıca, toplulukların, ülkelerin, bölgelerin, nüfuslarını ve altyapılarını ne derece koruyabildiğini test eden zorlu problemlerdir. Bahsi geçen örneklerde de gözlemlendiği gibi, afetler yalnızca doğal olayların kendisi değil, beraberinde doğurdukları sonuçtur. Deprem ve diğer doğal afetler ile sanayileşme ve teknolojik ilerlemenin neden olduğu insan kaynaklı afetler giderek artan oranda can ve mal kayıplarına yol açmaktadır. Bu afetlerin bir kısmı aniden bir kısmı ise bir süreç içerisinde gelişerek ortaya çıkmaktadır. Oluşan zararların karşılanması yolunda harcanmakta olan ekonomik kaynaklar, ülkelerin sürdürülebilir kalkınma çabalarına engel olacak boyutlardadır. Başta küresel iklim değişiminin getireceği hayati sorunlar olmak üzere, sanayileşme ve teknolojik ilerlemenin ortaya çıkardığı insan kaynaklı afetler ise yer küremizin canlı hayatını ve insan medeniyetini çok ciddi boyutlarda tehdit etmektedir (Güler, 2007). Ülkemiz, bulunduğu jeolojik konum itibariyle birden fazla aktif fay hattı üzerindedir, ayrıca su kaynaklarının çeşidi ve coğrafik yerleşimi nedeniyle sel felaketine de sıkça maruz kalmaktadır. Afetlerle bu denli içiçe olan bir ülkede, afet ve afet yönetimi konularındaki araştırmalar halen olması beklenen sayının maalesef çok altındadır. Bu doktora çalışması da, bu eksikliği giderme ve çözüm önerileri sunma temel amacı ile hazırlanmıştır. Afetin etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar grubunda değerlendirilebilecek olan bu çalışma, yerel yönetimlerin bilimsel dayanağı olmadan daha çok sezgisel, duygusal, geçmiş deneyimler ve politik kaygılarla verdiği lojistik ağın en önemli parçalarından biri olan kritik yol yapılarına ilişkin yatırım, yenileme, tamir, rotalama vb. kararlarına bilimsel bir altyapı ile destek vermeyi, doğru karar vericilerle birlikte kullanıldığında da daha demokratik bir karar verme imkanı sağlamayı hedeflemektedir. Bir sonraki bölümde, afet tanımı detaylı bir şekilde verilmiş, afet türleri ve büyüklükleri, ülkemizde yaşanan afetlerle ilgili bilgiler sunulmuştur. Üçüncü bölümde afet yönetimi konusuna giriş yapılmış, farklı afet yönetimi tanımları incelenmiş ve kapsamlı bir bütünleştirme çalışması sunulmuştur, afet yönetimi safhaları ve bu safhaların kronolojik gelişimi, modern afet yönetimine geçiş bilgileri verilmiştir. Bu bölüm, Türkiye de afetlere karşı bilinçlendirme çalışmalarının irdelenmesi ile sonlandırılmıştır. 2

23 Dördüncü bölüm afet yönetimi konusundaki 100 ün üzerinde makalenin incelendiği yazın taramasından oluşmaktadır. Beşinci bölümde bu çalışmada faydalanılan coğrafi bilgi sistemleri ve karar verme konuları tanıtılmış ve bu iki konunun bütünleşik olarak kullanımı önerilmiştir. Altıncı bölümde İstanbul şehrindeki uygulama detaylı bir şekilde anlatılmış ve son bölümde de sonuçlar ve öneriler sunulmuştur. 3

24 4

25 2 AFETLER VE TÜRKĠYE 2.1 Afet Tanımı Yer bilimleri, inşaat mühendisliği, endüstri mühendisliği vb. birçok farklı bilim dalının ilgi alanına girmesinin de etkisi ile afet teriminin farklı tanımları bulunmaktadır. Bunlardan birkaçı şu şekildedir. Afet, insanlar ve insan yerleşimleri üzerinde fiziksel, ekonomik, sosyal ve çevresel kayıplara neden olan, normal yaşamı ve insan faaliyetlerini durdurarak veya kesintiye uğratarak toplulukları etkileyen doğal, teknolojik ve insan kökenli olayların sonuçlarıdır (Ergünay, 2007). Afet, toplumsal yaşamda sürekli olarak karşılaşılabilen ve bunun sonucunda insanların sosyopsikolojik yaşamını derinden etkileyen bir olgu olduğu için, toplumların örgütlü bir şekilde hazırlıklı olmaları gereken, çevresel ve sosyal sorunların başında gelmektedir (Temiz, 1998). Bilinen en eski çağlardan günümüze, her toplumun karşılaştığı, çoğu zaman da hazırlıksız yakalanmanın cezasını büyük kayıplarla ödemek zorunda kaldığı afetler sonucunda, insan hayatı ve sosyoekonomik sistem altüst olmaktadır. Nerede, ne zaman, hangi büyüklükte, nasıl ve ne türde meydana geleceği bilinemeyen afetler, var oldukları ilk günden bu yana insan topluluklarının can ve mal güvenliğine yönelmiş en büyük tehlikedir. Afetler pek çok ülkede tamiri çok güç kayıplara ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde ekonomik gelişme sürecinin yıllarca ciddi kesintilere uğramasına neden olmaktadır (Press ve Hamilton, 1999). Doğal, teknolojik veya insan kökenli bir olayın afet sonucunu doğurabilmesi için, insan toplulukları ve insan yerleşmeleri üzerinde kayıplar meydana getirmesi, yerel imkan ve kaynaklarla üstesinden gelinememesi ve insan faaliyetlerini bozarak veya kesintiye uğratarak bir yerleşme birimini etkilemesi gerekmektedir (Ergünay, 2002). Tüm bu tanımlamalara dayanarak söyleyebiliriz ki, afet, yalnızca doğa/insan kaynaklı bir olayın kendisi değil, ortaya çıkardığı sonuçtur. 5

26 Teknolojik ve özellikle de terör ve savaşlar vb. gibi insan kökenli afetler çok farklı yaklaşım ve yorumları gerektirmektedir (Ergünay, 2007). 2.2 Afetlerin Büyüklüğü Afetin büyüklüğü, genel olarak, yukarıdaki tanıma uygun olarak, bir olayın meydana getirdiği can kayıpları, yaralanmalar, yapısal hasarlar ve yol açtığı sosyal ekonomik kayıplarla ölçülmektedir. Bu değişik kavramlar içerisinde en kutsalı ve en önemlisi insan canı olduğu için, kamuoyunda afetin büyüklüğünü, yol açtığı can kaybı ve yaralanmaların büyüklüğü ile değerlendirme eğilimi vardır. Afetin büyüklüğüne etki eden ana faktörler ise; 1. Olayın fiziksel büyüklüğü, 2. Olayın yerleşme alanlarına olan uzaklığı, 3. Fakirlik ve az gelişmişlik, 4. Hızlı nüfus artışı, 5. Tehlikeli bölgelerdeki hızlı ve denetimsiz sanayileşme, 6. Ormanların ve çevrenin tahribi veya yanlış kullanımı, 7. Bilgisizlik ve eğitim eksikliği, 8. Toplumun afet olaylarına karşı önceden alabildiği koruyucu ve önleyici önlemlerin ulaşabildiği düzey, şeklinde sıralanabilir. Bu faktörlerden ilk ikisi, yani olayın fiziksel büyüklüğü ve yerleşme merkezlerine uzaklığı dışında kalanların hiçbiri doğal kökenli değil, insan faaliyetleri kökenlidir. Afetlerin büyüklüğü, çok önemli ölçüde insan faaliyetlerinin doğru ve yanlış yönde gelişmesine paralel olarak artmakta veya azalmaktadır (Ergünay, 2002). 6

27 2.3 Afet Türleri Afetlerin sınıflandırılmasında farklı yaklaşımlara rastlanmaktadır. De Boer (1990) in çalışmasında afet sınıflandırması medikal açıdan ele alınmış ve afetler neden oldukları tıbbi vakalara ve bunların oluşum derecelerine göre ayrılmıştır. Travmatik ve epidemik iki temel sınıfa ayrılan afetler, daha sonra bu başlıklar altında ölçeklendirilmiştir. Noy (2009) un çalışmasında da sunulduğu gibi afetlerin doğurduğu ekonomik sonuçlara göre yapılandırılan sınıflandırmalar da bulunmaktadır. Afet tanımından yola çıkarak bir sınıflandırma yapılmak istendiğinde ise, temelinde doğal ve insan yapımı olmak üzere iki ana başlık altında toplanabilir. Doğal afetlere, yavaş ya da hızlı bir şekilde meydana gelen fiziksel olaylar neden olur. Doğal afetler için çok sayıda sınıflandırma çeşidi bulunmasına rağmen, bu sınıflandırmalar arasında en çok kabul gören sınıflandırma küresel ölçekte afet sonrası yardım ve müdahaleye en fazla katkıda bulunan Uluslararası Kızıl Haç ve Kızılay Federasyonu (International Federation of Red Cross and Red Crescent Societies; IFRC) nun 2002 de yapmış olduğu sınıflandırmadır. Afet yönetimi üzerine yapılmüş çalışmaların Altay ve Green (2006), Whybark (2007), Kovacs ve Spens (2007) başta olmak üzere birçoğunda kullanılmıştır yılında güncellenerek kapsamı genişletilen bu sınıflandırnın son hali aşağıdaki gibidir (Url-4): 1. Jeofiziksel (depremler, toprak kaymaları, tsunamiler ve volkanik aktiviteler): Yer kabuğunun üzerinde (toprak kaymaları) ya da altında (depremler, volkanik aktiviteler) meydana gelen fiziksel hareketlerin sonucunda oluşan afetlerdir (Özçep ve Orbay, 2002). 2. Hidrolojik (çığ ve sel baskınları): Seller, çok ani gerçekleşmedikleri sürece genellikle tahmin edilebilir türdedir. Bu afet türünün etkileri en fazla yerleşim alanları, ekinler, büyük ve küçükbaş hayvanlar üzerindedir. Büyük bir alan suyla kaplandığından, yardım faaliyetlerinde koordinasyonu sağlamak en büyük zorluğu oluşturmaktadır. Altyapı üzerinde olumsuz etki doğurduğundan, lojistik organizasyonu, ulaştırma ve yardımın dağıtımı karmaşık bir hal alır (Sinha, 1998). 7

28 3. Klimatolojik (aşırı sıcak-soğuklar, kuraklık ve yangınlar): Kuraklık, çok hızlı gerçekleşen doğal afetlerden farklı olarak sinsice ilerleyen, yıllarca sürüp, tarım ve su kaynakları üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olan bir afettir. Kuraklığı çok tehlikeli kılan diğer bir unsur da, sonrasında tetiklediği çölleşme, kıtlık, salgın hastalıklar ve şiddetli nüfus göçüdür. Kuraklık, belirli bir sürede (mevsim, yıl ya da yıllar), belirli bir bölge için hesaplanmış yağmur miktarının istatistiksel ortalamanın ciddi derecede altında kalması şeklinde tanımlanır. Yağmur miktarının düşük olması, bitki örtüsünün, hayvanların ve insanların temel ihtiyacı olan suyun yoksunluğunu doğurur. Çoğu topluluk, üst üste gerçekleşen birkaç yağmursuz dönemi ve bunun sonucundaki hasat ve hayvan kaybını idare edebilir, ancak afete dönüşüm, stokların tükenmesi durumunda gerçekleşmektedir. Dünyada kuraklık denildiğinde ilk akla gelen bölge Afrika kıtasıdır. Etkilenen nüfus açısından bakıldığında kuraklık milyonlarca insanı uzun dönemli olarak etkilediğinden ciddi olarak ele alınma zorunluluğu aşikardır. 4. Meteorolojik (siklonlar ve fırtınalar): Bu tür afetler, genellikle atmosferdeki büyük ölçekli, kapalı bir dolaşım sisteminden kaynaklanırlar, bu sistemin içerisindeki alçak ve yüksek basınçlı rüzgarlar birleşerek, kuzey yarım kürede saat yönünün tersine, güney yarım kürede saat yönünde çok şiddetli döngüler oluşturmaktadır (Specht, 2006). Siklonlar, kasırgalar, tayfunlar, farklı adlandırılsalar da aynı tür afeti tanımlamaktadırlar. Bahsedilen bu dolaşım sistemi, Hint okyanusu ve Pasifik okyanusunun güneyinde gerçekleştiğinde siklon, Atlas okyanusunun batısında ve Pasifik okyanusunun doğusunda gerçekleştiğinde kasırga ve Pasifik okyanusunun batısında gerçekleştiğinde ise tayfun olarak adlandırılır. Siklonlar, kasırga ve tayfunlar, gerçekleşmelerinden birkaç gün önce öngörülebilmektedirler. Etkileri ise çok büyük ve yıkıcıdır. Genellikle de sellerden çok daha yıkıcı bir etkiye sahiplerdir. İlk aşamada, ani ve etkili bir rüzgar dalgası altyapı ve konutlara ciddi zararlar verir, daha sonra bu rüzgarları takip eden yoğun yağışlar ve seller afetin ölçeğini büyütür. Bu tür afetlerde yağış miktarı verileri ancak birkaç saat öncesinden verildiği için, insanlar genellikle son dakikaya kadar beklemeyi tercih ederler ve bu durum boğulmalarla sonuçlandığı için can kaybı sayısını artırmaktadır. 8

29 5. Biyolojik (salgın hastalıklar ve böcek/hayvan istilası): Biyolojik afetlerin başta geleni, salgın bir hastalığın belirli bir bölgede normalin dışında bir oranda artan örneklerinin görülmesi olan epidemidir. Sıklıkla tropik fırtına, deprem ya da kuraklık gibi başka türdeki afetlerin sonucu olarak ortaya çıkarlar. Epidemiler, tıpkı deli dana ve kuş gribinde olduğu gibi kimi zaman hayvanlarda da görülüp, insanları direkt ya da ekonomik olarak endirekt yoldan etkileyebilir (Jones, Waters ve diğ., 2010). Örneğin, kuş gribi salgını da çeşitli ülkelerde afet statüsünde değerlendirilmiş ve ekonomik etkileri oldukça fazla olmuştur (McAleer ve diğ., 2010). Ayrıca, insanlara, bitki ve ekinlere zarar veren böcek ya da parazitlerin ciddi miktarlarda yayılması olan böcek istilası da biyolojik afetler altında yer alır. 2.4 Türkiye de Afetler Ülkemizde afet denildiğinde akla ilk olarak deprem gelmektedir. Bu gerçeği istatistiki bilgiler ile destekleyebilmek için Afet Epidemiyolojisi Araştırma Merkezi nin (CRED: Centre for Research on the Epidemiology of Disasters) kurmuş olduğu Uluslararası Afet Veritabanı (EM-DAT, The International Database) verilerine ulaşılmıştır (Url-2, 2011). Bu veritabanına herhangi bir olayın afet olarak eklenebilmesi için aşağıdaki kriterlerden herhangi birinin gerçekleşmiş olması gerekmektedir. 10 ya da daha fazla kişinin öldüğünün rapor edilmesi 100 ya da daha fazla kişinin etkilendiğinin rapor edilmesi Uluslararası yardım çağrısının yapılması Devletlerin Ulusal afet hali / Olağanüstü hal ilan etmesi Bu kriterler ile EM-DAT veritabanı kayıtlarına geçmiş olan afetler, Türkiye de 1900 ve 2011 yılları arasında filtrelenmiştir. Çizelge 2.1, Çizelge 2.2 ve Çizelge 2.3 de bu afetlerin sırasıyla ölen kişi sayısına, etkilenen kişi sayısına, ekonomik hasar maliyetine göre ilk 10 afet listesi verilmekte ve Çizelge 2.4 ise tüm afetlerin özet tablosu verilmektedir. 9

30 Çizelge 2.1 : Türkiye de yılları arasında meydana gelmiş, ölen kişi sayısına göre ilk 10 afet. Afet Türü Tarih Ölen KiĢi Sayısı Deprem 26 Aralık ,962 Deprem 17 Ağustos ,127 Deprem 29 Nisan ,000 Deprem 26 Kasım ,000 Deprem 1 Şubat ,959 Deprem 24 Kasım ,840 Deprem 20 Aralık ,000 Deprem 26 Kasım ,824 Deprem 19 Ağustos ,394 Deprem 6 Eylül ,385 Çizelge 2.2 : Türkiye de yılları arasında meydana gelmiş, etkilenen kişi sayısına göre ilk 10 afet. Afet Türü Tarih Etkilenen KiĢi Sayısı Deprem 28 Haziran Deprem 17 Ağustos Sel 20 Mayıs Deprem 30 Ekim ,137 Deprem 18 Eylül ,038 Deprem 18 Ekim ,035 Deprem 13 Mart ,850 Deprem 22 Temmuz ,073 Sel 4 Kasım ,617 Deprem 1 Mayıs ,520 Çizelge 2.3 : Türkiye de yılları arasında meydana gelmiş, ekonomik hasar maliyetine göre ilk 10 afet. Afet Türü Tarih Hasar (milyon ABD$) Deprem 17 Ağustos ,000 Sel 20 Mayıs ,000 Deprem 12 Kasım ,000 Deprem 13 Mart Deprem 28 Haziran Sel 7 Eylül Sel 27 Ekim Deprem 1 Ekim Sel 18 Haziran Deprem 1 Mayıs

31 Çizelge 2.4 : Türkiye de yılları arasında meydana gelmiş afetlerin özet tablosu. Olay sayısı Ölen kiģi sayısı Etkilenen kiģi sayısı Maddi hasar maliyeti (x1000 ABD$) Olay Toplam baģına Toplam Olay Olay Toplam baģına baģına Deprem 73 88,589 1, , ,266 Salgın ,855 25, AĢırı ısı ,450 1,207 1, Sel 37 1, , ,338 Toprak hareketi ,556 1,213 26,000 2,167 Fırtına ,639 1,515 2, Orman yangını , Bu tablolar incelendiğinde ölen kişi sayısına göre ilk on afetin tamamı, etkilenen kişi sayısına göre sekizi, ekonomik hasar maliyetine göre altısı depremdir. Son 110 yılda ülkemizde meydana gelmiş olan tüm afetler ele alındığında da tüm kriterlere göre en büyük etkiyi yaratan depremlerdir. Bu nedenle, bu tez çalışmasında deprem odaklı bir bakış açısı izlenmiştir. 2.5 Türkiye de Deprem Türkiye, tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası ve meteorolojik özellikleri gibi nedenlerle, her zaman çeşitli doğal afet tehlikelerine sahip olan bir ülke olmuştur. Ülkenin fiziksel ve sosyal zarar görebilirliğinin de yüksek olduğu dikkate alındığında, meydana gelen doğal olaylar büyük ölçüde can kayıpları, yaralanmalar ve ekonomik kayıplara neden olmakta ve afet sonucunu doğurmaktadır. Türkiye de başta depremler olmak üzere, heyelanlar, su baskınları, erozyon, kaya ve çığ düşmeleri ve kuraklık başlıca doğal afetlerdir. Ormanların tahribi ve buna bağlı olarak meydana gelen şiddetli erozyon, bir yandan büyük ölçüde çevre sorunları ve ekonomik kayıplara yol açarken, diğer taraftan da mevcut tehlike ve riskleri daha da artırmaktadır. Türkiye de doğal afetlerle ilgili düzenlemelerin yer aldığı 7269 sayılı Afetler Kanunu na dayanarak çıkarılan Afetin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre bir afetin o yerin genel yaşamını etkiler bulunabilmesi için hasar gören bina sayılarının alt sınırları Çizelge 2.5 te verilmiştir (Afetin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkında Yönetmelik, 1968). 11

32 Çizelge 2.5 : Afetin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar. YerleĢim tipi Hane sayısı Hasar gören bina sayısı Kırsal alan (köy, belde) < 100 Toplam hane sayısının %10 u > < 5, ,000 10, İl, ilçe 10,000 30, ,000 50, > 50, Bu yönetmelik uyarınca İstanbul şehrinde 50 binanın yıkılması depremin genel yaşamı etkiler ilan edilmesi için yeterlidir. Türkiye, yeryüzünün en aktif deprem kuşaklarından birisi olan, Akdeniz, Alp, Himalaya deprem kuşağı içerisinde yer almaktadır. Alp dağları Asya ve Avrupa kıtalarının birbirlerine olan göreceli hareketlerinin oluşturduğu sıkıştırıcı kuvvetlerin etkisiyle meydana gelmiştir. Benzer şekilde Himalayalar da Hindistan ile Asya kıtasının birleşmesi sonucunda oluşmuştur. Türkiye, Avrupa-Asya, Arabistan ve Afrika gibi üç büyük tektonik plaka ile Ege ve Anadolu plakaları gibi iki küçük plaka arasında yer almıştır. Türkiye de yılları arasında sistematik olarak yapılan, Küresel Konum Belirleme (Global Positioning System, GPS) ölçümleri, plaka hareketleri ve plaka sınırlarını oluşturan büyük fay bölgelerindeki yıllık yer değiştirme oranları hakkında önemli bilgiler vermektedir. Bu ölçümlerin sonuçları özetle aşağıdaki gibidir: Katı bir blok olan Anadolu plakası, Avrupa-Asya plakasına göre göreceli olarak yılda 25mm lik bir hızla batıya doğru hareket etmektedir. Batı Anadolu yılda 30mm lik bir hızla, kuzey, kuzey-doğuya doğru hareket etmektedir. Bu hareketin sonucunda, Kafkas sıradağları yılda 10mm lik bir hızla kısalmakta, Doğu Anadolu da ise bu hareket, doğu-batı doğrultusunda uzanan Bitlik bindirme bölgesinde yılda 15mm lik bir hareket ile Doğu Anadolu bölgesindeki sol-yanal atımlı faylarla karşılanmaktadır. Batı Anadolu çöküntü havzaları, kuzey-doğu, güney-batı doğrultusundaki açılma nedeniyle yılda 15mm lik bir hızla hareket etmektedir. Afrika plakası, Avrupa-Asya plakasına göre göreceli olarak yılda 10mm lik bir hızla kuzey-doğu doğrultusunda hareket etmektedir. 12

33 Özmen ve diğ. (1997), yaptıkları çalışmada Türkiye için 5 farklı dereceye göre Deprem Bölgeleri Haritasını Şekil 2.1 deki gibi oluşturmuşlardır. ġekil 2.1 : Deprem bölgeleri haritası (Özmen ve diğ., 1997). Bu bölgelere göre Türkiye nin yüzölçümü ve nüfus dağılımı da Çizelge 2.6 te verilmiştir. Çizelge 2.6 : Deprem bölgelerine göre Türkiye nin yüzölçümü ve nüfus dağılımı (Özmen ve Nurlu, 1999). Deprem Bölgeleri Yüzölçümü (km2) Nüfus (1990) Tahmini Nüfus (1997) I. derece % % % II. derece % % % III. derece % % % IV. derece % % % V. derece % % % Toplam Bu çizelge için alan hesaplamaları ArcInfo yazılımı kullanılarak Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası nın Lambert Conformal konik izdüşümü sistemine dönüştürülmesinden sonra yapılmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu nca açıklanmış göller hariç Türkiye yüzölçümü 774,815 km 2 dir. Nüfus tahmini Devlet İstatistik Enstitüsünden alınan İllere göre Yıl Ortası Nüfus Tahminleri, adlı kaynaktan yararlanılarak hesaplanmıştır. 13

34 14

35 3 AFET YÖNETĠMĠ Günlük olaylar, ambulans, polis ya da itfaiye gibi tek bir kamu yönetim birimi tarafından idare edilebilen olaylardır. Afet olaylarına müdahale kapsamına girmeyen bu olayların işletim açısından acil durum a dönüşmesi kaynakların zorlanması durumunda ve standart prosedürlerin yetersiz kalması durumunda gerçekleşir. Hayat kurtarma faaliyetlerinin bu durumlarda özel birimler tarafından yönetilmesi gerekmektedir (Landesman, 2001). Bu özel durumların bir aşama ötesi de ülke genelinde acil durum ilan edilmesidir ve bu da politik ve yasal düzenlemeleri de beraberinde getirmektedir. 3.1 Afet Yönetimi Kavramı Afet yönetimi için bir tanım yapmak gerektiğinde, bu tanımlama özetle şu şekilde olabilir. Afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afet sonucunu doğuran olaylara zamanında, hızlı ve etkili olarak müdahale edilmesi ve afetten etkilenen topluluklar için daha güvenli ve gelişmiş yeni bir yaşam çevresi oluşturulabilmesi için, toplumca yapılması gereken top yekûn bir mücadele sürecini ifade eder. Bir bakıma afet yönetimini, herhangi bir afetin ardından yapılması gereken müdahale ve iyileştirme çalışmalarından ibaretmiş gibi düşünülmesi gerekir. Önlem alma, korunma ve zarar azaltma amaçlı çalışmalara ağırlık verilmeden, afetle mücadelede başarılı olunamayacağı çok açıktır. Bir başka ifadeyle afet yönetimi, afetleri önlenme ve etkilerinden korunma amacıyla, yapılacak faaliyetlerin planlanması, yönlendirilmesi, desteklenmesi, koordinasyonu, uygulanması için toplumun tüm kurum ve kuruluşlarıyla, imkan ve kaynaklarının bu ortak amaç doğrultusunda kullanımını gerektiren çok yönlü, çok aktörlü, çok disiplinli, dinamik bir yönetim şeklidir. Bu nitelikleri nedeniyle afet yönetimi, son zamanlarda Bütünleşik Afet Yönetimi veya Kapsamlı Afet Yönetimi olarak da adlandırılmaktadır (Güler, 2007). Afet yönetimi, bir afetin öncesinde, süresince ve sonrasında, insan hayatı kaybını önlemek, afetin ekonomi üzerindeki etkilerini azaltmak ve normal yaşama geri dönüş amaçları güdülerek yapılan eylemlerin yönetilmesidir (Altay ve Green III, 2006). 15

36 Afet yönetiminin diğer bir tanımı da; afet olgusu karşısında planlama, araştırma ve gözlem ile etkilerin azaltılmasına yönelik tedbirlerin gelişimi için önleme, zarar azaltma, hazırlık, acil müdahale ve iyileştirme problemlerine çözüm arayan geniş kapsamlı ve disiplinler arası bir yönetim modelidir (T.C. Başbakanlığı, 1997/05). Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarlığı nın (2000) tanımlamasına göre ise afet yönetimi: afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılabilmesi için, afet öncesi, afet sırası ve afet sonrasında yapılması gereken teknik, yönetsel ve yasal çalışmaları belirleyen ve uygulamaya aktaran bir olayla karşılaşıldığında etkili bir uygulama yapabilmeyi sağlayan ve her olaydan elde edilen deneyimlerin ışığında mevcut sistemi geliştiren bir yönetim yaklaşımı ve uzmanlık alanıdır (DPT Müsteşarlığı, 2000/01). Afet yönetim modeline ilişkin bir diğer model de Wisconsin Üniversitesi tarafından kapsamlı bir şekilde geliştirilmiştir (Url-6). Çizelge 3.1 den de görüleceği gibi bu çalışmada afet yönetimini ana unsuları, analiz, azaltma ve önlem, hazırlıklı olma, tahmin ve ikaz, tepki ve iyileşme aşamalarıdır. Çizelge 3.1 : Wisconsin Üniversitesi Afet Yönetim Merkezi nde geliştirilen afet yönetim modeli diyagramı (Url-6). Afet analizi Duyarlılık analizi Azaltma ve önleme Hazırlıklı olma Tahmin ve ikaz Yazılı Afet tarihi Bellek Meteorolojik Jeolojik Bilimsel Hidrolojik analiz Tarımsal Çevresel Epidemioloji Tarihi kayıtlar Toplumsal deneyimler Teknik değerlendirme Mühendislik Alan kullanımı düzenlemeleri Yapı standartları Hasar dönemleri ayarlamaları Örgütlenme İşlemler Stoklama Toplum Farkına varma Planlaması Kaynak envanteri Lojistik planlama İletişim yolları Teknoloji Yorumlama İzleme ve ikaz Haberleşme Toplum tepkisi Haberleşme Tepki İyileşme Tahliye Barınma / korunma Arama ve kurtarma Hasar Tespit İhtiyaçlar İhtiyaç analizi Kaynak analizi Tedarikler Depolama Ulaşım Dağıtım Barınma Rehabilitasyon Su ve yeniden Tarımsal yapılanma Altyapı Ticari Kalkınma fırsatları 16

37 Tüm bu afet ve afet yönetimi tanımları göz önüne alındığında, afet yönetiminin risklerle hem başa çıkma hem de önleme gibi iki önemli hedefe sahip bir disiplin olduğunu söyleyebiliriz. Afet yönetimi; afetlerin önlenmesi ve zararların azaltılması, afetlere karşı hazırlıklı olunması ve afet anında hızlı ve etkili bir kurtarma, ilk yardım, geçici barındırma ve yeniden inşa faaliyetlerinin yürütülebilmesi için toplumun tüm imkan ve kaynaklarının (insan gücü, malzeme, donanım ve para) afet öncesi ve afet sonrasında iyi yönlendirilmesi, rasyonel kullanımını gerektiren çok geniş bir kavramdır. Ancak bu tür bir yönetim şekli, çağdaş afet yönetimi olarak adlandırılabilir ve bir ülkede afet zararlarının azaltılabilmesi, ancak bu tarz bir yönetim sistemi ile mümkün olabilir. Risklerle başa çıkma, afet olayı gerçekleştikten sonra, önleme ise afet gerçekleşmeden önce yapılması gerekir. O halde, afet yönetiminin temeli afet gerçekleşmeden önce ve afet gerçekleştikten sonra olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır: Bu maddeler İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) deprem ana planında şu şekilde özetlenmiştir. Afet öncesinde yapılacaklar: meydana gelebilecek olaylardan toplumun en az zarar ve fiziksel kayıplarla kurtulabilmesi için gereken teknik, idari ve yasal tüm önlemleri olaylar olmadan önce almak; mümkün olan hallerde olayları önlemek, mümkün olmayan hallerde ise, kurtarma, ilk yardım ve iyileştirme çalışmalarının en hızlı, verimli ve etkili bir şekilde yapılmasını sağlamak; afet zararlarının azaltılması çalışmalarını kalkınmanın her aşamasına dahil etmek ve böylelikle mevcut riskin artmasını önlemek ve sürdürülebilir bir kalkınma sağlamak; toplumun her kesiminin, olayların etkilerinden en az zararla kurtulabilmesi için gerekli bilgilerle donatılmasını sağlayacak eğitim programları uygulamak. Afet sonrasında yapılacaklar: mümkün olan en fazla sayıdaki insanı kurtarmak ve sağlıklarına kavuşmalarını sağlamak, afetlerin doğurabileceği ek tehlike ve risklerinden insan canını ve malını korumak; afetten etkilenen toplulukların hayati ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa zamanda karşılamak ve hayatın bir an önce normal hale getirilmesini sağlamak; afetin doğurabileceği ekonomik ve sosyal kayıpların en düşük düzeyde kalmasını veya yaraların bir an önce sarılmasını sağlamak; afetten etkilenen topluluklar için emniyetli ve gelişmiş yeni bir yaşam çevresi oluşturmak. Bu plandan hareketle depremden önce alınacak önlemler şu şekilde sıralanabilir. 17

38 Olası afetlerin yıkıcı etkilerini azaltmak için gerekli önlemlerin alınması, afet sonrasında ilkyardım ve hayatın normale döndürülmesi çalışmalarına ait planlama işlemlerini kapsayan bu aşama, afet bölgelerindeki konut üretimi sorunlarının çözümü açısından temel aşamadır. Afet öncesi planlama eylemlerine afet bölgelerinin saptanması ile başlanır. Afet bölgelerinin saptanması işleminde bir yandan ülkenin doğal yapısının, afete neden olan doğal olayları doğurmaya uygunluk derecesi araştırılırken diğer yandan bu olayın insan yapısı ve çevreye vereceği hasar göz önüne alınmaktadır. Böylece çeşitli afetler açısından risk haritaları hazırlanmaktadır. Bu aşamadan sonra yapılacak iş, afete karşı koruyucu planlama çalışmalarıdır (Sey ve Tapan, 1987). Depremin neden olabileceği yapısal hasarın azaltılabilmesi; tehlikelerin çok yerel ölçekte saptanması ve deprem yönetmelikleriyle önlenmesi, olanaksız olanların fiziksel planlama sırasındaki alan kullanımı kararlarıyla önlenmesi halinde mümkün olmaktadır. Deprem sırasında ortaya çıkabilecek tehlikeleri, bölge veya yerleşme birimi ölçeğinde ortaya koyan ve çok yönlü jeoteknik etütler sonrasında hazırlanabilen büyük ölçekli haritalar (mikro bölgeleme haritaları) var olmadıkça ve fiziksel planlama sırasında mevcut tehlikeleri azaltan en uygun alan kullanımı kararları verilmedikçe, deprem zararlarını pratik olarak azaltma olasılığı bulunmamaktadır. Genel olarak ülkemizde, deprem zararlarının azaltılmasında ilk ve en önemli adımın, yerleşimlerin fiziksel planlaması sırasında atılabileceği hemen hemen hiç bilinmemektedir. Türkiye de, şehir plancıları açısından en tehlikeli deprem bölgesinde yapılan bir fiziksel planlama ile deprem tehlikesi olmayan bir bölgede yapılan planlama arasında hiçbir fark yoktur. Halbuki deprem zararlarının azaltılmasında, birinci adımın fiziksel planlama sırasında atılması ve planlamanın değişik doğal tehlikeleri azaltıcı ve depremin yan etkilerinden koruyucu yönde yapılması gereklidir (Ergünay, 1977). Fiziksel planlamanın amacı (Sey ve Tapan, 1987); potansiyel riski azaltmak, afete neden olan olayların sonuçlarını hafifletmek, afete neden olan olayların zincirleme gelişmelerini önlemek, kurtarma işlemlerini kolaylaştırmak, acil yardım aşamasında genel yaşama düzenini örgütlemek, rehabilitasyon ve yeniden yapım aşamalarını kolaylaştırmaktır. 18

39 Depremden sonra alınacak önlemler ise şu şekildedir: Mümkün olan en fazla sayıdaki insanı kurtarmak ve sağlıklarına kavuşmalarını sağlamak, depremlerin doğurabileceği ek tehlike ve risklerinden insan canını ve malını korumak depremden sonra alınacak önlemlerin başında yer almaktadır. Bu aşamadan sonra depremden etkilenen toplulukların hayati ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa zamanda karşılamak ve hayatın bir an önce normal hale getirilmesini sağlamak, depremin doğurabileceği ekonomik ve sosyal kayıpların en düşük düzeyde kalmasını veya yaraların bir an önce sarılmasını sağlamak depremden sonra alınacak önlemler açısından sonraki aşamayı oluşturmaktadır. Depremden etkilenen topluluklar için emniyetli ve gelişmiş yeni bir yaşam çevresi oluşturma işlemleri de depremden sonra alınacak önlemlerin sonuncusudur. Doğal afetlerle sık sık karşılaşılan ülkelerde, meydana gelen afetlerin yaralarını sarmak konusunda yoğun çabalar sarf edilmekle beraber, üzerinde en çok durulan konu, afetler olmadan önce yapılacak çalışmalar ve alınacak önlemler, bir doğal olayın, afet sonucunu doğurmasını önlemek konusudur (Ergünay, 1996). Bölüm 3.3 te temel afet yönetiminin, zamanla daha kapsamlı ve detaylı tanılandırılması ve özelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkan modern afet yönetiminin safhaları anlatılacaktır. Şekil 3.1 de ise temel afet yönetiminden, modern afet yönetimine dönüşüm evrimi verilmektedir. Afet Öncesi Hazırlık Hazırlık Hazırlık Zarar Azaltma Acil Müdahale Acil Müdahale Afet Sonrası Müdahale Klasik Model Müdahale Müdahale İyileştirme ve Yeniden İnşa Modern Model ġekil 3.1 : Afet yönetiminin evrimi. Bütünleşik yaklaşımlar modern afet yönetiminde meydana gelen önemli değişimlerdendir (Can, 2006). Bu değişim eski ve yeni yaklaşımlardaki fark vurgulanarak Çizelge 3.2 de özetlenmiştir. 19

40 Çizelge 3.2 : Afet yönetiminde yeni ve eski yaklaşımların karşılaştırılması. Eski yaklaģımların temel nitelikleri Yeni yaklaģımların temel nitelikleri Tehlike tayini Hasar görebilirlik tayini Afete müdahale Afet öncesi hazırlık Riskli alanlar için uzmanlarca Afet bölgesinde yaşayanların hazırlanmış planlar katılımıyla yapılan planlar Tek disiplinlilik Çok disiplinlilik Bölgesel bakış Geniş perspektifli bakış Belirtiler Nedenler Önlem alma, korunma ve zarar azaltma amaçlı çalışmalara ağırlık verilmeden afetle mücadelede başarılı olunması imkansızdır. Yaşananlardan ders almayıp, yıkılanların yerine sadece yenisini yapmayı hedefleyen, yara sarma politikaları ülkemize bir yarar sağlamamaktadır. Bu nedenle afet yönetimini, sadece veya ağırlıklı olarak, bir afetin ardından yapılması gereken müdahale ve iyileştirme çalışmalarından ibaret saymak çok yanıltıcıdır (Güler, 2007). 3.2 Türkiye de Afetlere KarĢı Bilinçlendirme ÇalıĢmaları Doğa olaylarının doğal afete dönüşmemesi için alınması gereken önlemler, yıllardır, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), ilgili meslek odaları, ilgili üniversiteler, bakanlık, kurum ve kuruluşlar, Ulusal Deprem Konseyi tarafından pek çok rapor hazırlanmış olmasına ve son olarak da Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 2004 yılında düzenlenmiş olan Deprem Şurası raporları ve sonuç bildirgesinde ivedilikle alınması gereken önlemler ve yapılması gereken çalışmalar belirlenmiş olmasına rağmen, bugüne kadar birkaç münferit çalışma dışında önemli bir gelişme sağlanamamıştır. Günümüzde büyük kentlerimiz ve diğer yerleşmelerimizin doğal afetler açısından 1999 yılı öncesine oranla daha güvenli olduğunu söylemek mümkün değildir. Aksine, nüfus artışları, kent merkezlerine olan yoğun göçler, kaçak ve denetimsiz yapılaşmalar, plansız ve getirim amaçlı şehirleşme ve sanayileşme eğilimleri yoğun olarak devam ettiği için her geçen gün, başta depremler olmak üzere, gelecekte olabilecek doğal olaylar karşısında çok daha büyük zarar ve kayıplarla karşılaşmamız sürpriz olmayacaktır (JICA, 2004). Depremler birer doğa olayı olup, tek başlarına afet olarak değil tehlike olarak kabul edilmelidir. 20

41 Yerleşim birimi olmayan bir bölgede gerçekleşen deprem herhangi bir can ve mal kaybına yol açmayacağı için afet olarak kabul edilmez (Akbulut ve Ayfer, 2005). Afet riski olabilmesi için tehlike unsurunun ve zarar görebilme özelliğinin bulunması gerekir. Bu kavramlar arası ilişki Şekil 3.2 de gösterilmiştir. Zarar Görebilirlik Süreci Zarar Görebilirlik + Tehlike = Risk (Potansiyel Kayıplar) Tehlike Altta yatan etmenler Yoksulluk / eşitsizlik Marjinalleşme Ekonomik sistemler Ön şartlar İdeolojiler Çevre Demografi Dinamik etmenler Yerel kurumlar Bilinç Eğitim Yerel piyasalar Uygun beceriler Yerel yatırımlar Basın özgürlüğü Güvenli olmayan şartlar Yerel kurumlar Bilinç Eğitim Yerel piyasalar Uygun beceriler Yerel yatırımlar Basın özgürlüğü AFET Tetikleyici olaylar Depremler Heyelanlar Seller Su baskınları Ağır kış şartları Kimyasal serpinti Radyasyon sızıntısı Fırtınalar Kuraklık Savaşlar, iç çatışmalar ġekil 3.2 : Kavramlar arası ilişkiler. Afetler politikası, uluslararası kuruluşlar aracılığıyla geçtiğimiz on yıl aşkın süre içinde tarihi bir değişikliğe uğramış bulunmaktadır. Bu değişikliğin başlıca hedefi, politikanın artık yalnızca afet sonrası yardımlarla sınırlı bırakılmayıp, afet öncesinde risklerin ve olası kayıpların belirlenmesi, sistemli biçimde risklerin bertaraf edilmesi, azaltılması ve paylaşımı için yapılan çalışmaları ön plana geçirmektir. Bu politika yepyeni bir kurumlaşma, yeni düzenlemeler ve meslekler açısından rollerin yeniden tanımlanmasını gerektirmektedir. Bugün çok sayıda ülke bu yönde adımlar atmış bulunmaktadır. Büyük tehlikelere ve yüksek risklere sahip Türkiye de ise, söz konusu politika değişikliklerine büyük ölçüde yabancı kalınmış, risk azaltma (sakınım) alanında yetersiz ve yanlış uygulamalara girilmiş, ayrıca söz konusu yenilik taleplerini gündemde tutan Ulusal Deprem Konseyi 2007 yılında gerekçesiz lağvedilmiştir (Balamir, 2007). Yeni politikanın başlıca gerçekleşme adımları özetlenecek olursa, önce BM kararlarıyla (IDNDR), doğal afetlerin etkilerini azaltma on yılı olarak programlanmıştır. 21

42 Bu dönemde Yokohama Konferansı (1994) ile yeni strateji ve ilkeler belirlenmiş, bu stratejiyi uygulamak üzere 2000 yılında ISDR (International Strategy for Disaster Reduction) kuruluşu BM nin bir yeni organı olarak tanımlanmıştır. ISDR 2005 yılında Kobe Konferansı nı gerçekleştirmiş, burada alınan kararlarla yeni bir etkinlik on yılı ( ) Hyogo Eylem Çerçevesi (Hyogo Framework for Action) öngörülmüştür. Bu kapsamda, özellikle 1999 depremlerinden sonra ilgili alanda çalışmalar yapan her kurum ve organizasyon, eğitim konusuna da büyük önem vererek, bu yönde çalışmalar gerçekleştirmeye başlamışlardır. Başta, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Merkezi, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kızılay, gibi pek çok kurum yanında üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları da, toplumun bilinçlendirilmesi kapsamında oldukça önemli eğitim programları ortaya koymuşlardır. Bu konuda kurumlar arasında işbirliği çalışmalarında da önemli ilerlemeler kaydedilmiştir (Seyfe, 2007). Bu kurumlarca pek çok eğitim kursları, seminerler düzenlenmesi yanında, kitap, dergi vb. materyallerle de toplumun her kesimine, özellikle çocuklara ulaşılmaya çalışılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı nın müfredatına afetlerle ilgili derslerin konması konusunda çabalar sarf edilmekte olması, eğitimin tabandan başlatılması yolunda dikkat çekmektedir. Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Afet Koordinasyon Merkezi AKOM da, okul sezonu boyunca ilköğretim 4 ve 5. sınıf öğrencilerine uzmanlar tarafından haftada 2 gün Kızılay tarafından düzenlenen Güvenli Yaşamı Öğreniyorum kitapçığı eğitimi verilmektedir. Ayrıca AKOM, halkın afetlere karşı bilinçlendirilmesi amacıyla da çok sayıda değişik türde kitap, broşür ve CD bastırarak dağıtmıştır (Url-1, 2011). Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Çevre ve Orman Bakanlığı gibi kurumlar da hem internet üzerinde, hem de kitap, dergi, broşür gibi basılı yayınlarla, çocuklara ve diğer hedef kitlelere yönelik bilinçlendirme çalışmalarını sürdürmektedirler. Milli Eğitim Bakanlığı nın, önceki yıllarda Deprem Haftası nı eğitim müfredatına almıştır. Kandilli Rasathanesi, Afete Hazırlık Eğitim Programı ile internet üzerinden özellikle çocuklar başta olmak üzere, öğretmenlere ve tüm topluma yönelik çok kapsamlı bir eğitim programını sunmaktadır. 22

43 Bakanlığımız da eğitim yoluyla risk kültürü oluşturulması konusunda oldukça önemli çalışmalar içerisinde bulunmaktadır. Anlaşma nın faaliyetler bölümündeki programları gerçekleştirmek amacıyla oluşturulan uzman merkezlerden birisi olarak Türkiye de kurulmuş olan Avrupa Doğal Afetler Eğitim Merkezi (AFEM), Afet İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde, Şube Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir. AFEM düzenlenen seminer ve basılı yayınlar ile afet zararlarının önlenmesi ve azaltılmasına yönelik çeşitli hedef gruplarına uygulanacak eğitim program ve materyallerinin hazırlanması, basımı ve dağıtımı konularında Halkın Eğitimi Kampanyası oluşturma çalışmalarında bulunmaktadır. AFEM in diğer bir fonksiyonu da bu konularda en etkin eğitim yöntemlerini araştırmaktır. AFEM tarafından programlanan eğitimler, hedef alanın çok geniş olması nedeni ile öncelikle Eğiticilerin Eğitimi tarzında yapılmaktadır. Uygulanan eğitimler sonunda üretilecek dokümanların basılarak tüm Kısmi Anlaşma Üyesi ülkelere dağıtılması yolu ile verilen eğitimin tüm üye ülkelerdeki ilgili kesimleri kapsamasına çalışılmaktadır. Kurs ve seminer, baskı-yayın yolu ile bilgilerin yaygınlaştırılmasının yanı sıra televizyon, video, sinema filmleri ile izleyenin dikkatini en fazla çeken yöntemlere de ağırlık verilmeye çalışılmaktadır. Bu eğitimlerde hedef kitle; çocuklar, gençler ve yetişkinler den oluşan halk kitlesidir. Burada amaç; Halkın doğal afetler, afetten korunma ve afete dayanıklı yapılaşma konularında bilinçlendirilmesi, Halkın, yaşadığı yerleşim çevrelerindeki yapılaşmada, kentleşmede ve konut seçimlerinde afete duyarlı yapı ve yerleşim kalitesi konularında tüketici olarak bilgisinin arttırılması, İmar, afet ve kentleşme bilincinin oluşturulması ile hedef kitlenin yaşadıkları çevreye sahip çıkmasının sağlanarak kent ve yaşam kültürünün yaratılması ve yaygınlaştırılması, Olası afetlerin yol açabileceği can ve mal kayıp ve zararlarının asgariye indirilmesi, 23

44 Güvenli kentsel çevreler oluşturulması amacıyla toplumun bilgi birikiminin arttırılması, Kamu bilinçlendirilmesi ile doğal afetlerin bir doğa olayı olduğunun ve kentleri halkın kendisinin şekillendirdiğinin topluma aktarılması, Özellikle çocukların psikolojilerini bozmadan bilinçli, bütünleşik bir afet ve yapılaşma eğitimi verilmesi ve Söz konusu amaçlar doğrultusunda, ilgili aktörlerin katılımında sürdürülebilir ve yaşanabilir kentler yaratılması ve afet zararlarının azaltılmasıdır. Gelecek nesillerin bu güce kavuşmuş olarak, daha güvenli bir dünyaya kavuşmaları için, her ülke gibi Türkiye de mevcut kaynaklarını ve imkanlarını mümkün olduğunca kullanma gayreti içerisindedir. Özellikle bu yolda en önemli yöntemin de Okullar ve Çocuklar için Afetler ve Temel Afet Bilinci Eğitimi olduğunun kurumlar ve toplumsal alanda daha fazla dikkate alınması, anlaşmanın amaçlarına uygun olarak ulusal düzeyde bir ilerlemenin olduğunu göstermektedir. Bu çabalarda birinci şart sürekliliktir. Bunu sağlayacak ekonomik ve bilimsel tabanın oluşturulması, ilk dönemlerde yavaş ilerlemeye neden olmaktadır. Ancak, sistemin ve bilincin her yıl biraz daha artan oranda oluşmasıyla başarı oranı da gittikçe artacaktur. Bugünün eğitilmiş küçükleri yarının bilinçli toplum ve yöneticilerini oluşturacaktır. Bilgi yönetimi ve eğitim, afete eğilimli bölgelerdeki toplulukların risklerle başa çıkma yolları ve daha iyi anlama konularında yardımcı olabilir. Eğitim afet zararlarını azaltma çabalarıyla çok yakından ilişkilidir. Afetler bazen ağır darbeler vurabilirler, bunun yanı sıra zararın şiddeti, afete maruz kalan toplumun hazırlığını ve eğitim seviyesini yansıtır. Bugün yaygın olarak kabul edilmektedir ki afetlerin üstesinden gelebilmek ve afet sonrası çabuk toparlanmak, ancak temel olan bilgiyi kullanma ve onun tüm seviyelerde öğrenilmesi ile mümkün olabilmektedir. İlerleme, bilginin aktarım ve ortaklığı afet risk yönetiminde anahtar esaslardır. 24

45 Afet riski daima varolacağından, ilk ve orta dereceli okullardaki afet tatbikatlarından, lisansüstü eğitimlerdeki derslere kadar tüm eğitim formları benimsenmelidir ve ayrıca afetler konusundaki geleneksel yerel bilgiler birleştirilmelidir. Eğitim olmaksızın afet zararlarını azaltmada sürdürülebilir gelişmenin sağlanması mümkün değildir. Yetkili kişiler konu üzerine odaklanmalı ve toplumun değişen ihtiyaçlarını karşılayacak kararlar almalıdırlar. Sürdürülebilir sistemler yaratmak için bilimsel, mühendislik ve kültürel prensiplerin uygulanmasına dayalı olan afet azaltma faaliyetleri üzerine toplumun tüm sektörlerinin eğitimi uzun dönemli ve sürdürülebilir olarak gerçekleştirilmelidir (Varol, 2007). 3.3 Afet Yönetimi Safhaları Daha önce de belirtildiği gibi acil yardım faaliyetleri iki temel aşamadan oluşur: olay öncesi ve olay sonrası. Olay öncesi faaliyetler olası tehlikelerin tahmin ve analizi ile zarar azaltmak için gerekli eylem planını geliştirmekten oluşur. Olay sonrası tepki ise daha afet devam ederken başlar. Bu aşamada mevcut kaynakların konumlandırılması, yönlendirilmesi, koordine edilmesi ve yönetilmesi zorlayıcıdır (Tüfekçi ve Wallace, 1998). Afetin öncesi ve sonrasına dair hedeflerini ayırmak, en iyi olmayan sonuçların elde edilmesine neden olabilir (Waugh, 2000). Kökenleri ve gelişim hızları ne olursa olsun, tüm afet olayları ile ilgili faaliyetler modern afet yönetimi bakışı altında özetlendiğinde, 4 ana safhaya ayrılabilir (Ergünay, 2002), (Altay ve Green III, 2006), (Can, 2006), (Waugh, 2000). Bunlar; zarar azaltma, hazır olma, arama kurtarma ve ilk yardım, iyileştirme ve yeniden inşa safhalarıdır. Bu safhaların akış şeması Şekil 3.3 te verilmiştir. Yapılan faaliyetlerin birbiriyle iç içe girmiş, birbirlerini takip etmek zorunluluğu olan ve bir önceki safhada yapılan çalışmaların büyük ölçüde bir sonraki safhada yapılan çalışmaları etkilemesi ve bu nedenle de süreklilik göstermesi gereken bu faaliyetlerdir. 25

46 İyileştirme Önceden Hazırlık AFET Arama Kurtarma ve İlk Yardım Yeniden İnşa Zarar Azaltma ġekil 3.3 : Afet yönetimi safhaları akış şeması. Faaliyetlerin süresi afetin büyüklüğüne bağlı olarak birkaç yıl sürebilir ve bu süre içerisinde toplum için gerekli olan ve zarar azaltma safhasında konu edilen bazı faaliyetler de yürütülebilir. Amaç, afetten etkilenen toplulukların gelecekte de benzer olaylarla karşılaşmaları halinde, aynı olumsuz sonuçlarla yüz yüze gelmelerini sağlamaktır Zarar azaltma safhası Afet tehlikesinin önlenmesi veya büyük kayıplar doğurmaması için alınması gereken tüm önlemler ve faaliyetler zarar azaltma safhasında yapılmalıdır. Zarar azaltma safhası, pratikte, iyileştirme ve yeniden inşa safhasındaki faaliyetlerden önce başlar ve yeni bir faaliyet olana kadar devam eder. Bu safhada yürütülen faaliyetler ülke, bölge ve yerleşme birimi bazında olmak üzere çok geniş uygulama alanı göstermektedir. Bu safhada yapılacak çalışmalar: Afet anında uygulanacak yasal mevzuatın gözden geçirilmesi ve ihtiyaç halinde yeniden düzenlenmesi Yapı ve deprem yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi Afet tehlikesi ve riskinin makro ve mikro ölçekte yeniden belirlenmesi, geliştirilmesi ve tehlike haritalarının hazırlanması İhtiyaç duyulan bilimsel ve teknik araştırma-geliştirme faaliyetlerinin planlanması ve uygulanması 26

47 Ülke için afet erken uyarı ve kontrol sistemlerinin kurulması ve geliştirilmesi Afet zararlarının azaltılması konusunda ilgili her kesimi kapsayan geniş kapsamlı eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi Afet zararlarının azaltılması kavramının, kalkınmanın her aşamasında dahil edilmesi ve uygulanmasının sağlanması Afetlere karşı önleyici ve zarar azaltıcı mühendislik tedbirlerinin geliştirilmesi ve uygulanması Yüksek tehlike taşıyan bölgelerde yerleşimi engellemek için kadastro çalışmaları Afet sonucu doğacak kuvvetleri sönümleyecek bariyerlerin inşası Yapıların dayanıklılığını artıracak inşa yönetmelikleri Vergi teşvikleri veya artırımları Risk analizi çalışmaları Afetlerin finansal etkilerini azaltmak için sigorta ve ikili sigorta çalışmaları gibi, pek çok faaliyet zarar azaltma safhasında gereken ana faaliyetler arasında sayılabilir. Burada sıralanmış faaliyetlerden de görülebileceği üzere bu safhadaki faaliyetler, kurtarma ve ilk yardım veya iyileştirme safhalarındaki faaliyetlerden gerek kavram, gerekse uygulama şekilleri açısından çok farklı faaliyetlerdir. Bu faaliyetler birçok kurum ve kuruluşla, çok çeşitli disiplinlerin belirli bir hedef doğrultusunda çalışmasını gerektiren orta ve uzun vadeli çalışmalardır. Bu nedenle de, toplumun her kesimini ilgilendirmekte ve bu kesimlerin katkı ve gayretleri gerekmektedir Önceden hazırlık safhası Tehlikenin insanlar için olumsuz etki doğurabilecek sonuçlarını, karşı önlemler alınarak, zamanında, en uygun şekilde ve en etkili organizasyon ve yöntemlerle ortadan kaldırmak önceden hazırlık safhasında yapılması gereken çalışmaların ana hedefidir. Zarar azaltma safhasında alınan önlemlerle olayların durdurulması veya önlenmesi her zaman mümkün olamayacağı için, önceden hazırlık safhasında da insan canı ve malı ile milli servetleri afetlerin yıkıcı etkilerinden koruyacak bazı faaliyetlerin yürütülmesi zorunlu olmaktadır. Bu faaliyetler arasında; 27

48 Merkezi düzeyde afet yönetimi ile ilgili planların hazırlanması ve geliştirilmesi İl düzeyinde Kurtarma ve Acil Yardım Planlarının hazırlanması ve geliştirilmesi Bu planlarda görev ve sorumluluk verilen personelin eğitim ve tatbikatlarla bilgi düzeylerinin geliştirilmesi Bölgelerde teçhizat merkezleri kurulması ve kritik malzemelerin stoklanması Alarm ve erken uyarı sistemlerinin kurulması, işletilmesi ve geliştirilmesi Halkın afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak geniş kapsamlı halk eğitimi faaliyetlerinin yoğunlaştırılması Afete karşı halk organizasyonlarının oluşturulması Bazı kritik yapıların onarım ve güçlendirme işlemlerinin yapılması Acil durum ve toplum gönüllüleri grupları için personel temini Acil durum planlama Karşılıklı yardım anlaşmalarının geliştirilmesi Araç ve donanım temini için bütçe hazırlanması Acil yardım erzakları ve yardım donanımlarının bakımı Acil yönetim merkezlerinin yapımı İletişim sistemlerinin geliştirilmesi gibi ana faaliyetlerin yürütülmesi gerekmektedir. Önceden hazırlık safhasındaki faaliyetler yalnızca afetin alarm süresi içerisinde yapılan kısa süreli faaliyetler olarak görülmelidir. Bu faaliyetler olayın yıkıcı etkilerini azaltacak ve insan canı, malı ve milli servetleri koruyacak uzun ve kısa süreli birçok faaliyeti de içerebilir. Bu yönüyle de zarar azaltma aşamasında belirtilen faaliyetlerle iç içe girmişlerdir Kurtarma ve ilk yardım safhası Bir afetin oluşunu takip eden ve afetin oluşundan hemen sonra başlayarak, afetin büyüklüğüne bağlı olarak bir iki aylık bir süre içerisinde yapılan faaliyetlerdir. 28

49 Bu faaliyetlerin ana hedefi, mümkün olan en kısa süre içerisinde en büyük sayıdaki insan hayatını kurtarmak, yaralıların tedavisini sağlamak ve açıkta kalanların su, yiyecek, giyecek, ısınma, barınma, korunma gibi hayati ihtiyaçlarını en kısa süre içerisinde ve en uygun yöntemlerle karşılamaktır. Bu safhada yapılan faaliyetler arasında; haber alma ve ulaşım, ihtiyaçların belirlenmesi, arama ve kurtarma, ilkyardım, tedavi, tahliye, geçici iskan, yiyecek, içecek, giyecek, yakacak temini, güvenlik, çevre sağlığı ve koruyucu hekimlik, hasar tespiti, tehlikeli yıkıntıların kaldırılması, yangınlar, patlamalar, bulaşıcı hastalıklar vb. ikincil afetlerin önlenmesi gibi birçok faaliyet bulunmaktadır. Bu safhada yapılacak bütün faaliyetler tüm güç ve kaynakların en hızlı şekilde ve en etkili yöntemlerle afet bölgesinde kullanılmasını amaçladığından çok iyi bir koordinasyonu gerektirmekte ve olağanüstü koşullarda uygulanması zorunluluğu, olağanüstü hazırlık, yetki ve sorumluluklara ihtiyaç duymaktadır. Kurtarma ve ilk yardımda yapılacak eylemlerden bazıları aşağıda sıralanmaktadır. Acil durum eylem planının hayata geçirilmesi Afet yönetim merkezinin işleme alınması Tehlike altındaki topluluk alanlarının boşaltılması Sığınakların açılması Acil yardım ve tıbbi müdahale Yangın müdahale Arama ve kurtarma Altyapı koruma ve ana yaşam hizmetlerinin yeniden hayata döndürülmesi Can kaybının yönetilmesi ĠyileĢtirme ve yeniden inģa safhası Bu safhada yürütülen faaliyetlerin ana hedefi, afete uğramış toplulukların haberleşme, ulaşım, su, elektrik, kanalizasyon, eğitim, uzun süreli geçici iskan, ekonomik ve sosyal faaliyetler vb. gibi hayati işlevlerin en az düzeyde de olsa karşılanabilmesi için gereken tüm çalışmaları yapmaktır (Bryson ve diğ., 2002). 29

50 Afetten etkilenen veya zarar gören tüm insan işlevlerinin afetten önceki düzeyden daha ileri bir düzeyde karşılanabilmesi, bu safhada yapılacak faaliyetlerin ana hedefidir. Bu faaliyetler içerisinde yıkılan veya hasar gören tüm yapı ve tesislerin yeniden inşası olduğu gibi, toplumun afet nedeniyle bozulmuş olan ekonomik, sosyal ve psikolojik bütünlüğünün de yeniden sağlanması vb. gibi çok geniş alanlara yayılan faaliyetler bulunmaktadır. İyileştirme ve yeniden inşa safhasında gerçelşetirilecek eylemlerden bazıları aşağıda sıralanmıştır. Moloz ve yıkıntı temizleme Birey, toplum ve hükümetlere finansal yardım Yol, köprü ve anahtar tesislerin yeniden inşası Afetten etkilenen insan ve hayvan topluluklarının yönetilmesi ve bakımı Bulunan ölülerin gömülmesi Ana yaşam hizmetlerinin tam olarak hayata döndürülmesi Ruhsal sağlık yardımı 30

51 4 YAZIN TARAMASI Afet yönetimi ve afet yönetiminde lojistik konuları üzerine yapılan kapsamlı yazın taramasında, mümkün olduğunca geniş bir bakış açısını içerebilmek adına, başlangıç araştırma konusu afet (disaster) seçilmiştir. ScienceDirect ve Web of Science başta olmak üzere tam listesi Çizelge 4.1 de verilen veri tabanları kullanılmıştır. Çizelge 4.1 : Çalışmada kullanılan veri tabanları ve ağ adresleri. Veritabanı Ağ Adresi ABI INFORM GLOBAL ASCE Research Library Emerald Science Direct (Elsevier) Web of Science Wiley InterScience Daha önce de belirtildiği gibi, afet anahtar kelimesi ile başlayan taramaya, ek filtre anahtar kelimeleri yönetim (management) ve lojistik (logistics) eklenmiştir. Tarama sonucunda bulunan makale sayıları Çizelge 4.2 de detaylı olarak verilmiş ve Şekil 4.1, Şekil 4.2 ve Şekil 4.3 de dağılımları grafik olarak gösterilmiştir. Çizelge 4.2 : Anahtar kelimelerin veritabanlarına göre dağılımı. afet acil Veritabanı yönetim yönetim lojistik lojistik lojistik ABI INFORM GLOBAL 21, ,703 1, ,236 ASCE Research Library Emerald 3,966 3, ,967 4, ,182 Science Direct (Elsevier) , ,169 Web of Science 1, , ,285 Wiley InterScience TOPLAM 29,041 4, ,624 7, ,418 Çizelge 4.2 de de görüldüğü gibi, afet dışında acil (emergency) kelimesinin de temel anahtar kelimelerden biri olarak kullanılmıştır. Bunun nedeni, yazın taramasının dilinin İngilizce olması ve acil in bu dilde afet le özdeşleşmiş olmasıdır. 31

52 Ülkemizde, afet yönetim ve afet koordinasyon merkezleri olarak adlandırılan kuruluşlar, yurtdışında, acil durum yönetim ve acil durum koordinasyon merkezleri olarak adlandırılmaktadır. Wiley InterScience Web of Science Science Direct (Elsevier) Emerald ASCE Research Library 71% 84% 62% 52% 78% 28% 16% 34% 44% 22% ABI INFORM GLOBAL 97% 3% afet + yönetim + lojistik ġekil 4.1 : Afet, yönetim, lojistik anahtar kelimelerinin veritabanlarındaki dağılımı. Wiley InterScience Web of Science Science Direct (Elsevier) Emerald ASCE Research Library ABI INFORM GLOBAL 70% 83% 62% 56% 70% 95% 30% 16% 32% 39% 30% 5% acil + yönetim + lojistik ġekil 4.2 : Acil, yönetim, lojistik anahtar kelimelerinin veritabanlarındaki dağılımı. Wiley InterScience 48% 32% 20% Web of Science 25% 51% 24% Science Direct (Elsevier) 13% 32% 55% Emerald 22% 33% 45% ASCE Research Library 47% 36% 17% ABI INFORM GLOBAL 32% 39% 29% afet acil lojistik ġekil 4.3 : Anahtar kelimelerin veritabanlarındaki dağılımı (afet, acil ve lojistik). 32

53 Grafiklerden, afet terimi ile yönetimin oldukça yüksek oranda birlikte kullanıldığını fakat lojistik konusunun buna kıyasla daha az araştırıldığı gözlemlenmektedir. Tüm veritabanları yalnızca temel anahtar kelimelerin sonuçları açısından, topluca incelendiğinde, Şekil 4.4 te görüldüğü gibi birbirleri arasında fazla fark bulunmamaktadır. lojistik; afet; acil; ġekil 4.4 : Acil, afet, lojistik anahtar kelimelerinin tüm veritabanlarındaki dağılımı. Afet yönetimi ile ilgili yapılmış olan çalışmalar incelendiğinde, temel dört çalışma ön plana çıkmaktadır (Altay ve Green III, 2006), (Lettieri ve diğ., 2009), (Simpson ve Hancock, 2009), (Hristidis ve diğ., 2010). Altay ve Green (2006), afet yönetiminde potansiyel araştırma yönlerini belirlemek için yaptıkları yazın taramasında birçok farklı veri kaynağını toplayarak bir sınıflandırma öne sürmüşlerdir. Ele aldıkları zaman penceresi 1980 ve 2006 yılları arasıdır. Simpson ve Hancock (2009) daha geniş bir zaman çerçevesi kullanarak acil müdahale alanında yöneylem araştırması konularını ele almışlardır. Altay ve Green (2006) in aksine, Simpson ve Hancock (2009) günlük acil yardım işlemlerini de çalışmalarına dahil etmiş ancak araştırmalarını afet yönetiminin yalnızca müdahale safhası ile kısıtlandırmışlardır. Lettieri ve diğ. (2009), Altay ve Green (2006) in kullandığı yılları arası dönemi ele almış ve kriterlerini sağlık sektöründen seçmişlerdir. Ancak, bu çalışmalar kullandıkları kriterlerden biri yayınların ilk yazarlarının hangi ülkeden olduklarıdır. 33

54 Oldukça güncel çalışmalardan biri olan Hristidis ve diğ. (2010), afet yönetiminde veri yönetimi ve analizi üzerine yapılmış araştırmalarda bilgi temininin zorluğuna değinmiş ve farklı çalışmalardaki zorlukları tek bir noktada toplamaya çalışmışlardır. Bu zorluklar arasında bilginin aktarımındaki zaman hassasiyeti ve ortak bir terminolojinin eksikliği belirtilmiştir. Bu iki konu afet yönetiminin geneli için de söylenilebilir. Bu çalışmaların dışında Altay N. ve Ramirez A. (2010), Sheu J-B. (2007) ve Van Wassenhove L.N. (2005) afet yönetiminde lojistik ve tedarik zinciri konularına odaklanmışlardır. Afet yönetimi Mühendislik, Tıp, Psikoloji vb. birçok disiplini içerdiğinden terminolojinin yanlış kullanımını engellemek için bu çalışmanın ölçeği ve sınırlarının iyi açıklanması ve tanımların açıkça belirtilmesi gerekmektedir. En temel olarak ilk bölümde de sunulduğu gibi afet tanımı şu şekildedir. Afetler, bir toplumun yaşayışını derinden etkileyen, beşeri, maddi, ekonomik ve çevresel kayıplara yol açan, toplumların kendi kaynakları ile yaşamını devam ettirmesini engelleyen ani olaylardır. Bu tanım, dünyanın en büyük insani yardım kuruluşu olan Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Cemaatleri Federasyonu tarafından yapılmıştır. Bu çalışma herhangi bir afet türüne odaklanmadan tüm afet türlerini kapsamaktadır. Bu afet türleri: fırtına, siklon ve tayfunlar; seller; kuraklık; depremler; volkanik patlamalar; salgın; kıtlık; insan yapımı afetler; göç veteknolojik afetler olarak sınıflandırılmıştır. Afet türleri ile ilgili detaylar Bölüm 3.4 te verilmiştir. Ayrıca bu çalışmada herhangi bir afet yönetim safhasına da odaklanmadan tüm safhalar ele alınmıştır. Araştırılacak olan yayınların kalite standardını belirli bir seviyede sağlayabilmek için, arama süreci SCI ve SSCI da listelenmiş dergi makaleleri ile sınırlandırılmıştır. ISI nin Web of Science hizmeti araştırmacılara daha kolay ve etkin bir şekilde kullanılabilecek şekilde yeniden düzenlenmiş ve Web of Knowledge adı ile hizmet vermektedir. Bu araştırmanın temel arama motoru olarak kullanılmıştır. Kullanılan anahtar kelimeler afet (disaster), acil (emergency) ve yönetim (management) olarak seçilmiştir. Bu kelimeler sadece başlıklarda değil, yayınların özet ve tam metin bölümlerinde de taratılmıştır. Gerçekleştirilen ilk tarama sonrası tıp, inşaat mühendisliği ve psikoloji gibi bu çalışma ile alakasız olan alanlardaki çalışmalar filtrelenmiştir. 34

55 Ayrıca afet tanımı içerisine girmeyen günlük acil durumlarla ilgili çalışmalar da filtrelenerek kapsam dışında tutulmuştur. Çalışma için dahil ya da hariç tutulma kriterleri Çizelge 4.3 te verilmiştir. Çizelge 4.3 : Dahil ya da hariç tutulma kriterleri. Dahil edilme kriterleri 1) SCI/E ya da SSCI da listelenmiş bir dergide yayınlanmış olmak 2) Doğal ya da insan yapımı afetler ile ilgili bir çalışma olmak 3) Teori, uygulama ya da yazın taraması çalışması olmak Hariç tutulma kriterleri 1) 2000 yılından önce yapılmış olmak 2) Günlük acil olaylar ile ilgili çalışma olmak 3) Endüstri mühendisliği dışında bir alandaki çalışma olmak Bu çalışmada birçok farklı sınıflandırma yöntemleri kullanılmıştır. Makaleler, yayınlandıkları dergiler, araştırma yöntemleri, araştırma katkıları, afet türleri, araştırma türleri, uygulama alanları, yayın yılları ve araştırma bölgelerine göre gruplandırılmıştır. Bir sonraki bölümde bulgular da sunulmaktadır. Yazın taraması uygulanan filtreler sonucunda 95 makale ile sonuçlanmıştır. Bu 95 makaleden 59 u European Journal of Operational Research (EJOR); Computers & Operations Research (COR); Transportation Research Part E: Logistics and Transportation Review; Decision Support Systems; Expert Systems with Applications, Journal of the Operational Research Society; Computers & Industrial Engineering; International Journal of Logistics-Research and Applications; Simulation Modeling Practice and Theory gibi Endüstri Mühendisliği dergilerinde, geri kalan 36 sı ise diğer dergilerde yayınlanmıştır. Diğer dergilerde yayınlanan makalelerin çalışmanın içerisinde tutulmasının nedeni ise Endüstri Mühendisliği perspektifinde olmalarıdır. Bu diğer dergiler arasında Disasters; International Journal of Production Economics; Computers, Environment and Urban Systems; Disaster Prevention and Management bulunmaktadır. Birden fazla yayın içeren dergiler Çizelge 4.4 te listelenmiştir. European Journal of Operations Research ve Computers & Operations Research dergileri araştırmacıların en çok seçtikleri dergiler olarak göze çarpmaktadır. Toplam makalelerin üçte biri bu dergilerde yayınlanmıştır. Doğal olarak Disasters dergisi de diğer dergiler kategorisinde en çok kullanılan dergi olmuştur. 35

56 Çizelge 4.4 : Yayınların basıldığı dergilere göre sayıları. Dergi Adı Makale Sayısı European Journal of Operational Research 14 Computers & Operations Research 9 Transportation Research Part E: Logistics and Transportation Review 8 Disasters 7 International Journal of Production Economics 6 Decision Support Systems 6 Expert Systems with Applications 5 Journal of the Operational Research Society 3 Computers & Industrial Engineering 2 Computers, Environment and Urban Systems 2 Disaster Prevention and Management 2 International Journal of Logistics-Research and Applications 2 Simulation Modeling Practice and Theory 2 Diğerleri 27 Şekil 4.6 da da görüldüğü gibi karar analizi, afet yönetimi araştırmalarında en çok kullanılan yöntem bilimdir. Genellikle çok boyutlu olan afet yönetimi karar problemleri, bir grup karar verici tarafından ele alınırlar ve temelde konum kaynaklıdır. Bu nedenle, bu alanda en çok Grup Karar Verme ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılmıştır. Büyük boyutu yüzünden, afet yönetimi problemleri araç rotalama, tedarik zinciri yönetimi ya da risk analizi gibi tek bir odaklanmış alanla çözülebilecek alt problemlere bölünebilir. Bu alt problemler genellikle doğrusal, tam sayılı, dinamik, doğrusal olmayan, kısıt ve ikinci derece programlama gibi matematiksel programlama yöntemleri ile çözülebilir. Afetler, tahmin edilmesi zor olduğundan, benzetim yönteminde temel araç olarak kullanılan yapay veri işe yaramaktadır. Ayrıca, Şekil 4.5 da geri kalan yöntem bilimlerin eşit bir dağılım gösterdiği gözlemlenmektedir. Uzman Sistemler 6% Stokastik Programlam a 7% Bulanık Kümeler 5% Soft OR 7% Benzetim 11% Metasezgisel 5% Olasılık ve İstatistik 4% Karar Analizi 38% Matematiks el Programlam a 17% ġekil 4.5 : Kullanılan yöntem bilime göre basılan yayınların yüzdeleri. 36

57 Afet türlerinin gerçekleşme sıklığına paralel şekilde, doğal afetler, insan yapımı afetlere kıyasla çok daha fazla araştırılmışlardır (Çizelge 4.5). Çizelge 4.5 : Afet türüne göre basılmış yayın sayıları. Afet Türü # Afet alt türü # Belirli bir afet türü yok 22 Belirli bir doğal afet türü yok 34 Deprem 15 Doğal afetler 63 Fırtına 8 Sel 5 Toprak kayması 1 Belirli bir insan türü afet yok 1 İnsan yapımı afetler 5 Terör 2 Nükleer 2 İncelenen 90 makalenin, 6 sı afet yönetiminin tüm evrelerini incelerken, geri kalan 84 makalenin 49 u afet sonrasına, 35 i afet öncesine odaklanmaktadır. Sadece tek bir afet yönetimi safhasına odaklanmış makalelere bakıldığında zarar azaltma 20 makale ile başı çekmektedir. Hazır olmanın en düşük önemde görülmesi, tüm önemin zarar azaltmaya verilmesinden dolayı beklenen bir sonuç olarak gözlemlenebilir. Çizelge 4.6 : Afet yönetimi safhalarına göre basılmış yayın sayıları. Afet yönetimi safhaları Makale Sayıları Zarar Azaltma Hazır olma Kurtarma İyileştirme Çizelge 4.7 de de görüldüğü gibi, afet yönetimi konusunda teori çalışmaları oldukça kısıtlı sayıdadır. Çizelge 4.7 : Araştırma türlerine göre basılmış yayın sayıları. AraĢtırma Türleri Makale Sayıları Modelleme 44 Uygulama 23 Değerlendirme 17 Teori 4 Uygulama alanlarına göre makaleler incelendiğinde gözlemlenmektedir ki lojistik ve tedarik zinciri yönetimi, konum, ulaştırma ve trafik tüm çalışmaların yarısına yakın bir sayıya ulaşmaktadır. Hayat kurtarma ve yaşam kalitesinin artırılması yönetiminin en önemli hedefleridir. İlk yardım ve iyileştirme safhalarında yardım kaynaklarının (yardım ekibi, tıbbı malzeme ve temel ihtiyaçlar) hızlı temini hayati önem taşımaktadır. afet 37

58 Bu nedenle, TZY konseyinin yapmış olduğu tanımı doğrular şekilde doğru ürünün, doğru miktarda, doğru kaynaktan, doğru hedefe, doğru koşullarda, doğru zamanda ve doğru maliyette teslimi en önemli rolü oynamaktadır. Konum bazlı çalışmalar ve ulaştırma çalışmaları da lojistik ve TZY ni destekleyen konulardır. Bilgi Sistemleri 5% Şehir Planlama 5% Altyapı 6% Yönetim 7% Diğer 22% Lojistik ve TZY 23% Konum 13% Ulaştırma 11% Çevre ve Sürdürülebili rlik 8% ġekil 4.6 : Uygulama alanlarına göre basılmış makalelerin yüzdeleri ve 2006 yılları arasında afet yönetimi araştırmaları yıllık ortalama 2 civarında seyretmiş ve herhangi bir artış göstermemiştir. Ancak, 2006 dan sonra eğim ciddi bir artış göstermiş ve yıllık sayı 2010 yılında 31 e ulaşmıştır. ġekil 4.7 de gösterildiği gibi toplam sayının 41 e ulaşması basit bir regresyon analizi ile beklenmektedir. Bu şekil afet yönetimi konusunun endüstri mühendisliği alanındaki araştırmacıları arasında yükselen bir eğilim olduğunu ispatlar niteliktedir ġekil 4.7 : yılları arasında yayınlanan makale sayıları (tahmini) 3 38

59 Bir başka önemli konu da araştırmanın odağıdır. Birçok çalışma yer odaklı olmamasına rağmen, konum-afet türü eşleşmeleri, o bölgelerde en sık görülen afet türü ile ilişkildir. ABD de en fazla araştırılmış afet türü fırtınalar ve terörizm iken uzakdoğuda yapılan araştırmalar çoğunlukla deprem üzerinedir. Afet türleri ve bölgelere dair tüm dağılım Çizelge 4.8 de verilmiştir. Çizelge 4.8 : Araştırmanın odağına göre yayınlanmış makalelerin dağılımı. Belirli Doğal Ġnsan yapımı Toplam bir afet türü yok (-) D F S Tk (-) T N Belirli bir bölge yok ABD Seattle Avrupa İsveç Portekiz Türkiye Tayvan Tayland Japonya Diğer Meksika Papua Yeni Gine Endonezya Toplam (-): Belirli bir afet türü yok D: deprem F: fırtına S: sel TK: toprak kayması T: terör N: nükleer Tüm bu verilerden özetle şu sonuçlar çıkarılabilir: Afet yönetimine artan ilgi özellikle son 5 yılda gözlemlenmiştir. Afetler genellikle boyut ve ölçeği öngörülemeyen olaylar olduğundan, daha fazla skolastik programlama ve benzetim çalışmalarına ihtiyaç vardır. Sonuçları doğal afetler kadar ciddi olabilen insan kaynaklı afetlerle ilgili belirgin bir çalışma eksikliği bulunmaktadır. Evrimini tamamladığı söylenebilen afet yönetimi safhaları, literatürde geniş bir şekilde kabul edilmiştir. Afet sonrası toplamda daha fazla araştırılmışken, tek başına zarar azaltma en fazla araştırılan safha olarak göze çarpmaktadır. Afet yönetimi, disiplinler arası işbirliği fırsatları ile oldukça bereketli ve açık bir araştırma alanıdır ve birçok konuda alt araştırmalar yapılmıştır. 39

60 Bunlardan en fazla incelenen konu konum belirlenmesidir. Tesis konumunun belirlenmesi üzerine Balcik ve Beamon (2008); acil yardım araçlarının konumlandırılması üzerine Beraldi ve Bruni (2009), Barbarosoglu (2002), Lindeskov (2008); geçici barınma tesislerinin nerede inşa edilmesi gerektiği üzerine Kar ve Hodgson (2008), Alçada-Almeida ve diğ. (2009); acil yardım malzemelerinin nerede depolanması gerektiği üzerine Campbell ve Jones (2011), Arora ve diğ. (2010), Taskin ve Lodree (2011); acil yardım durumlarında en kritik kaynak olan kan hizmetlerinin nerede verilmesi gerektiği üzerine Sahin ve diğ. (2006); lojistik dağıtım merkezlerinin nereye kurulması gerektiği üzerine de Yang ve diğ. (2007), Huijun ve diğ. (2008) çalışmaları ön plana çıkmaktadır. Bunların yanı sıra afet atıklanının planlaması üzerine Hartman ve Goltz (2002), erken uyarı sistemleri üzerine Sumathi (2008), sel afeti için lojistik hazırlık problemi üzerine Chang ve diğ. (2007), sel afeti için yapay sinir ağı temelli tahmin yöntemi konusunda Wei ve diğ. (2002), sel risk yönetimi için çok kriterli karar verme ve karar destek sistemleri konusunda Levy (2005), konut iyileştirmesi uygulaması üzerine Dodo ve diğ. (2007), çok kriterli afet karar destek sistemi için uzaklık temelli grup karar verme yöntem bilimi konusunda Yu ve Lai (2010), afet etkisi azaltmada yatırım kararı modeli konusunda Tamura ve diğ. (2000), afet öncesi yatırım kararları üzerine Peeta ve diğ. (2010), dinamik talep yönetimi konusunda Sheu (2010), gerçek zamanlı kaynak kullanımı konusunda Chiu ve Zheng (2007), uzman sistemler yardımı ile afet sonrasında talep tahmini konusunda Xu ve diğ. (2010), afetlerin turizme etkisi üzerine Tsai ve Chen (2009), radyoaktif serpinti gerçekleşmiş alanların yönetiminde konumsal karar verme sistemi geliştirilmesi üzerine Salt ve Dunsmore (2000), çok amaçlı tahliye rotalama problemi konusunda Stepanov ve Smith (2002) ile Yi ve Ozdamar (2007), Afet lojistiği yönetiminde rota seçim modeli konusunda Yuan ve Wang (2009), deprem sonrası köprülerin tamir ve iyileştirmesi için ekonomik değerlendirme modeli konusunda Cheng ve diğ. (2008), hastane kapasite, yetkinlik ve acil duruma hazırlığın değerlendirilmesi konusunda Valdmanis ve diğ. (2010), ve son olarak da depreme karşı sigorta sistemlerinin geliştirilmesi konusunda de Hoop (2010) un çalışmaları karşımıza çıkmaktadır. 40

61 5 MODEL Afet anında, bu olağanüstü durumun yarattığı gereksinim ve ihtiyaçların, öngörülen zaman, yer ve miktarda karşılanması gerekmektedir. Ulaşım, su, enerji ve iletişim gibi temel altyapı sistemleri, afetlerden ciddi şekilde etkilenebilmektedir. Ağ şeklinde kurulmuş olan bu sistemler, afetin sonucunda kısmi ya da bütünsel kesintilere uğrayabilirler. Etkin bir afet yönetimi için, başta ulaşım ağı olmak üzere, bütün bu altyapı ağlarının işlevsel kalmaları hayati önem taşımaktadır. Ulaşım ağlarının, afet esnasında ve sonrasında kesintiye uğramaması için, yapılacak çalışmalar gerek insan, gerek zaman, gerekse maddi kaynak ihtiyacı yüksek olan çalışmalar olduğundan, afet yönetim modellerinde belirtilmiş olan etki azaltma safhasında yapılması gerektiği aşikardır. İdeal olan, tüm ulaşım ağının toptan güçlendirilmesidir ancak bunun ekonomik olarak hayata geçirilmesi mümkün değildir. Bu nedenden, bir önceliklendirme çalışması yapılması gerekmektedir. Bu önceliklendirmeye göre önemi daha yüksek olan ağ yapısından başlanması afet yönetiminin etkinliği artıracaktır. Kurulan modelin temel amacı da buradan hareketle, İstanbul daki köprü, köprüyol ve bağlantı yollarının stratejik önemlerini belirlemektir. Bu amaca uygun olarak yapılacak temel işlerin akışı Şekil 5.1 de verilmiştir. Her bir temel işin altında yapılacak işlerin akışı da detaylı hali ile Şekil 5.2 de verilmiştir. Kritik yol ağı elemanlarının önceliklendirilmesi için kullanılacak kriterlerin belirlenmesi Uzmanlar tarafından kriterlerin ağırlıklandırılması İstanbul ulaşım ağında bulunan her bir düğümün kriterlere karşılık gelen değerlerinin bulunması Sonuçların analiz edilmesi ġekil 5.1 : Modelin kurulması ve çözülmesi aşamalarındaki temel işlerin akış şeması. 41

62 Detaylı akış şeması Kritik yol ağı elemanlarının önceliklendirilmesi için kullanılacak kriterlerin belirlenmesi Uzmanlar tarafından kriterlerin ağırlıklandırılması İstanbul ulaşım ağında bulunan her bir düğümün kriterlere karşılık gelen değerlerinin bulunması Sonuçların analiz edilmesi Uzmanların belirlenmesi Ana kriterlerin uzmanlar tarafından 1-9 ölçeğinde değerlendirilmesi Ulaşım ağı verilerinin CBS ye aktarılması Kritik eşiklerin belirlenmesi Yayın taraması sonucu alternatif tüm kritlerlerin çıkarılması Uzmanlar ile kriterlerin değerlendirilmesi Alt kriterlerin uzmanlar tarafından 1-9 ölçeğinde değerlendirilmesi Değerlendirmelerin normalize edilmesi Ağ analisti eklentisinin kurulması ve ağ kümesinin oluşturulması (Şekil 7.1) Düğümlerin belirlenmesi Kritik eşiğin üzerinde öneme sahip düğümlerin listelenmesi Sonuç raporunun hazırlanması ve karar vericilere iletilmesi Gerekli ekleme ve çıkarmaların yapılması Kriter listesinin son haline getirilmesi Kriterlerin ağırlıklarının hesaplanması Düğümlerin her bir kritere karşılık gelen değerlerinin hesaplanması (Şekil 7.4) (Şekil 7.5) Sonuç sıralamasının oluşturulması ġekil 5.2 : Modelin kurulum ve çözüm aşamalarındaki işlerin detaylı akış şeması. Modelin kurulumu için, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İtfaiye Daire Başkanlığı, Araştırma ve Planlama Birim Müdürü, Yol Bakım ve Onarım Müdürü, Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı ndan bir uzman ile 15 Nisan 2010 ve 23 Mayıs 2010 tarihlerinde toplantılar yapılmıştır. Temel olarak, Costa ve diğ (2007), Peeta ve diğ. (2010) nin önerdiği ulaşım altyapısının önemine dair kriterlerin belirlenmesinde kamunun güvenliği ve acil müdahalenin etkinliği ana kriterleri alınmıştır. Kullanılan yol ağı parçasının çevre yolu ya da şehir içi ana arteri olmasının farklı sonuçlar doğuracağı görüşü benimsenmiş ve bu farkın modelde hesaba katılabilmesi için bu temel kriter iki alt kritere bölünmüştür. 42

63 Benzer bir şekilde, acil müdahale için kullanılacak birden fazla birim olması ve bunların etkinliğinin birbirinden farklı olması nedenleriyle, dört alt kriter belirlenmiştir. Temel iki kriterin yanı sıra uzun dönemdeki ekonomik etkilerin bir ulaşım ağının önemini belirlemede önemli bir yer alması nedeniyle temel kriterlere eklenmesine karar verilmiştir. Son olarak afet yönetiminde özellikle normal hayata dönüş safhasına katkısı nedeniyle önemli olan, diğer etkenlerle etkileşim kriterleri de modele eklenmiştir. Yol tipi yüzünden kamunun uğrayabileceği zarar olarak adlandırılan kriter bir afet anında, düğümü kullanan kamunun ne kadar etkileneceğini göstermektedir. Bu nedenle, bir düğümün ne sıklıkta ve ne yoğunlukta kullanıldığının bilinmesi gerekmektedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü ne bağlı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) İstanbul dahilinde birçok yolda trafik yoğunluğu verisini tutmaktadır. Modelde ele alınan düğümler, bu veritabanında UKOME nin yapmış olduğu anayol tanımlaması ile örtüşmektedir. Bu tanım dahilinde toplam 3420 km lik yolda dinamik olarak tutulan araç sayısı verisi, modele ortalama trafik yoğunluğu olarak aktarılmıştır. Acil müdahale birimine erişim yüzünden kamunun uğrayabileceği zarar kriteri, afet anında kullanılacak düğümlerin etkinliğinin kaybedilmesinin yaratacağı etkiyi temsil etmektedir. Bu etki, bu düğümden itfaiye, hastane, acil kurtarma birimi ve afet durumlarında, acil kurtarma birimi olarak görev yaptığından dolayı askeri bölgelere olan bağlantı sayısı ile ölçülmektedir. Uzun dönemde ekonomik etkiler kriteri, bir düğümün etkinliğini kaybetmesi durumunda, yaşanılacak iş gücü kaybını temsil etmektedir. Düğümün kapasitesi, bu yapıdan birim zamanda geçebilecek en fazla taşıt sayısıdır ve kullanım potansiyelini, ortalama trafik yoğunluğu, kullanımın kendisini temsil etmektedir. Alternatif rota, bu düğümün kullanım dışı kalması durumunda bu elemanın başlangıç ve bitiş noktalarının birleştirilebilmesi için farklı kaç rotanın bulunduğu sayısıdır. Çok işlevlilik, bir düğümün kaç rota içerisinde bulunduğu sayısıdır. Burada bahsedilen rotalar, acil durum kriteri içerisinde de belirtilmiş olan itfaiye, hastane, acil kurtarma birimi ve askeri bölgelerin birbiri ile bağlantısını sağlayan tüm yollardan oluşmaktadır. 43

64 Diğer etkenlerle iletişim ise yaşamı zorlaştırıcı etkiyi belirlemek için modele konulmuştur ve afet yönetiminin normal hayata dönme aşamasını temsil etmektedir. Sorgulanan düğümün etkinliğinin kaybının, insanların yaşam alanlarına, sosyal alanlara ulaşımlarını ne derece etkilediğinin ve toplu taşıma ağının ne derece etkilendiğinin göstergesidir. Yaşam alanları, park, tiyatro, sinema, kültür merkezleri, alışveriş merkezleri (AVM) gibi kamunun günlük yaşamında kullandığı tüm ilgi merkezleridir. Her bir düğümün üzerinde bulunan yaşam alanları sayısı bu alt kriterin önemini belirlemektedir. Toplu taşıma ağı, o düğümü kullanan belediye otobüsü hattı sayısıdır. Modelde 2008 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Coğrafi Bilgi Sistemi Müdürlüğü tarafından Kent Bilgi Sistemi Projesi çalışmaları dahilinde hazırlanmış olan İstanbul CBS veritabanı kullanılmıştır. Bu veritabanına dayaranarak İstanbul ilindeki 897 si köprü ve viyadük, 2027 si yol parçası olmak üzere toplamda 2924 düğüm incelenmiştir. Kurulan karar modeli Şekil 5.1 de hiyerarşik olarak gösterilmektedir. Yol tipi yüzünden kamunun uğrayabileceği zarar Acil müdahale birimine erişim yüzünden kamunun uğrayabileceği zarar Uzun dönemde ekonomik etkiler Diğer etkenlere ulaşım Çevre yolu İtfaiye Yolların kapasitesi Yaşam alanları Şehir içi Hastane Ortalama trafik Toplu taşıma ağı Acil kurtarma birimleri Alternatif rota Askeri bölge Çok işlevlilik ġekil 5.3 : Karar modeli. Bu modeldeki her bir kriter için kullanılan ölçüm yöntemleri ve hangi kaynaktan bu verilerin elde edileceği de Çizelge 5.1 de özetlenmiştir. 44

65 Çizelge 5.1 : Modelde kullanılan ölçüm yöntemleri. Kriter Alt Kriter Ölçüm yöntemi Kaynak Kamu güvenliği Acil müdahale Uzun dönemde ekonomik etkiler Diğer etkenlerle etkileşim Çevre yolu ve saatleri arasında geçen araç sayısı UKOME Şehir içi ve saatleri arasında geçen araç sayısı UKOME İtfaiye O yolun bağlantı sağladığı itfaiye sayısı CBS 1 Hastane O yolun bağlantı sağladığı hastane sayısı CBS 2 Acil kurtarma O yolun bağlantı sağladığı acil kurtarma birimleri CBS 3 birimleri Askeri bölge O yolun bağlantı sağladığı askeri bölge sayısı CBS 4 Yolların Belirli bir sürede yolu kullanabilen araç sayısı UKOME kapasitesi Ortalama trafik 24 saatte geçen araç sayısı (haftalık ortalama) UKOME Alternatif rota 0 durumunda ulaşılamayan nod sayısı CBS 5 Çok işlevlilik Bağlantılı olduğu yol sayısı CBS 6 Yaşam alanları O yoldan ulaşılabilen AVM, tiyatro, sinema, park CBS 7 sayısı vb ilgi merkezi sayısı Toplu taşıma ağı O yoldan geçen belediye otobüsü hattı sayısı CBS 8 Çizelgede bahsedilen tüm CBS analizi sonuçları Ek A da verilmiştir. Yol tipi yüzünden kamunun uğrayabileceği zarara ait alt kriterler için, daha önce de belirtildiği gibi, UKOME nin İstanbul un tüm anayollarındaki sayısal algılayıcılardan alınan veriler kullanılmıştır. Haftanın her günü 24 saat boyunca kesintisiz çalışan bu algılayıcılar her bir algılama işlemi yaptığında Çizelge 5.2 de gösterildiği şekilde satırlar oluşturarak veri sağlamaktadır. Çizelge 5.2 : UKOME nin trafik yoğunluğu verisi örneği. Algılayıcı kodu Sinyal türü Sinyal tarihi İlk sütundaki algılayıcı kodu 4 bölümden oluşmaktadır ve verinin alındığı algılayıcının yerinin UKOME nin İstanbul ili için kullanmakta olduğu bölgelemeye göre belirlenmiş halidir. Örnek olarak verilmiş olan kodu 001 no lu ana bölgenin 023 no lu alt bölgesinin 3044 no lu yol parçasındaki 003 no lu algılayıcıyı temsil etmektedir. İkinci sütundaki sinyal türü, algılanan aracın türünü vermektedir. Burada temsil edilen araç türleri Çizelge 5.3 de gösterilmiştir. 45

66 Çizelge 5.3 : UKOME nin tanımladığı araç türleri. Sinyal türü Araç türü Tanım koģulu 1 Otomobil, kamyonet, Aks aralığı < 3.20 m minibüs, arazi taşıtı vb. 2 Minibüs, kamyonet, otobüs Aks aralığı 3.20 m vb. 3 Tüm araçlar Aks sayısı = 3 4 Tüm araçlar Aks sayısı = 4 ve 5 5 Kamyon, treyler vb. Aks sayısı 6 6 Motosiklet - Çizelge 5.2 nin üçüncü sütünundaki sinyal tarihi de algılayıcının sinyali aldığı tarih damgasıdır ve yıl, ay, gün, saat, dakika ve saniye hassasiyetinde elde edilmektedir. 14 haneli bir sayı olarak ifade edilen tarihin bölümlerinin ifade ettiği kısımlar Şekil 5.4 de verilmiştir. yıl ay gün saniye dakika saat ġekil 5.4 : UKOME nin sinyal tarih damgası ve açıklamaları. Tez çalışması kapsamında, 1 Mayıs 2010 ve 1 Mayıs 2011 tarihleri arasında, trafik yoğunluğunun genel olarak en yüksek olduğu 07:00 09:00 ve 17:00 19:00 saatlerini kapsayacak şekilde alınmıştır. 46

67 6 KULLANILAN YÖNTEMLER 6.1 Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Coğrafi Bilgi Sistemleri, dünya üzerindeki karmaşık sosyal, ekonomik, çevresel vb. sorunlarının çözümüne yönelik mekana/konuma dayalı karar verme süreçlerinde kullanıcılara yardımcı olmak üzere, büyük hacimli coğrafi verilerin toplanması, depolanması, işlenmesi, yönetimi, mekansal analizi, sorgulaması ve sunulması fonksiyonlarını yerine getiren donanım, yazılım, personel, coğrafi veri ve yöntemler bütünüdür. CBS, genel bir kavram olup, çeşitli kullanım alanlarına ve tematik konulara yönelik olarak geliştirilen CBS uygulamaları vardır. Bu CBS uygulamaları, Kent Bilgi Sistemi, Orman Bilgi Sistemi, Karayolları Bilgi Sistemi, Arazi Bilgi Sistemi, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi, Lojistik Bilgi Sistemi, İç Güvenlik Bilgi Sistemi, Araç İzleme Bilgi Sistemi, Trafik Bilgi Sistemi, Kampüs Bilgi Sistemi, Deprem Bilgi Sistemi, Harita Bilgi Sistemi, vb. şekilde adlandırılırlar. CBS, kavramsal bir sınıflamada hiyerarşik olarak öncelikle Sistem, sonra Bilgi Sistemi kategorisi altında yer alır. İşlevsel bir sınıflamada ise CBS, öncelikle Teknoloji, sonra Bilgi Teknolojisi altında yer alır. Coğrafi Bilgi Sistemi, coğrafya, haritacılık ve bilgisayar bilimleri ile ilgili bir teknoloji olup, Coğrafi Veri Altyapısı bileşenlerinden Bilgi Teknolojileri kapsamında yer alır Tarihçe Her ne kadar literatürde John Snow un 1854 Londra sında meydana gelen kolera salgınının haritasını kullanarak bu bilgiyi şehrin su hattını açıklamakta kullanılan meşhur araştırması (Şekil 6.1) bu alanın ilk profesyonel çalışması sayılsa da, esasında CBS ancak 1960 larda uzaya gönderilen uyduların istihbarat amacıyla dünyadan fotoğraf çekmeleriyle başlayan bir teknoloji serüvenidir. 47

68 Gelişmiş fotoğraf objektifleri ve özel lensler yardımıyla dünya yüzeyindeki birçok hedefin alt sınırı 2 metre yüksekliğe kadar fotoğrafını çekebilen uyduların fotoğrafları bir müddet sadece casusluk ve istihbarat amaçlı kullanılmıştır. ġekil 6.1 : John Snow un kolera haritası. CAD (computer-aided design bilgisayar destekli tasarım ) teknolojilerinin bu harita-fotoğrafları hızlı bir şekilde sayısallaştırılması ve 1990 lı yıllarda internetin de dünyada yaygınlaşmasıyla beraber bu bilgiler, devletlerin sırları olmaktan daha çok kamu politikalarının iyileştirilmeleri amacıyla da kullanılır oldular. Sadece değişik zamanlarda çekilen fotoğrafların bile yeryüzündeki değişiklikler hakkında olağanüstü bilgiler vermesi öncelikle kuzey kutbu buzullarının erimesinin anlaşılmasında insanlığa çok kayda değer bilgiler sağladı. Ülkemizde çok kısıtlı bir alanda olsa da Amerika ve Kanada da bütün caddeler, otoyollar ve hatta ara sokaklar Google arama motorunun Map (Harita) özelliği sayesinde istikamet verecek şekilde görüntülenebilir durumda. 48

69 Bu özellik, insanlara hiç bir adresi daha önceden bilmeye gerek duymadan ya da gideceği yolu başka birine tarif ettirmeden istedikleri mekanlara ulaşma imkanı sağlamaktadır. Uzay fotoğraflarına kombine olarak hazırlanan CBS haritalarının bilgisayar yordamıyla işlenip internet yoluyla dağıtılmasıyla üretilen bu sistemlerin başta ulaşım, kargo, nakliyat, seyahat ve daha birçok özel ve kamu kuruluşuna inanılmaz oranda faydası vardır. CBS nin tek faydası elbette istihbarat bilgisi vermek değildir. CBS nin esas fonksiyonu kullanıcılarına 4 boyutlu uzay-zaman perspektifinden veya yukarıda tarif ettiğimiz şekliyle konvansiyonel 3 boyutlu uzay perspektifinden istediğimiz konu hakkında bilgi verebilmesidir. Bu bağlamda örnekler sadece araştırmacıların hayal güçleriyle sınırlı kalmaktadır. Bir tıklamayla erişilebilecek bilgi aşağıdaki gibi birbirinden son derece farklı, son derece değişik konuları içeren hesaplamalara ilişkin olabilir: Belirli bir bölgede son 3 senedir gece 3 ile sabaha karşı 6 saatleri arasında işlenen hırsızlık, gasp, adam öldürme olaylarıyla aynı tip olayların günün diğer saatlerinde işlenme oranlarının karşılaştırılması; Önemli tarihlerin öncesi ve sonrasında bu oranların yüzdesel değişimleri veya herhangi bir doğal afet öncesinde ve sonrasında ayakta kalan devlet ya da özel binaların oranı, Hatta benzetim yoluyla binaların ne kadarının hangi miktarda hasar görebileceğinin olay olmadan evvel hesaplanması veya bir nehrin muhtemel taşmasıyla zarar görebilecek insan sayısının ve muhtemel zararların anlaşılması veya belli bir bölgede yaşayan insanların ne oranda hangi tip kanser hastalığı taşıdıkları ve bunun coğrafi bir takım özelliklerden etkilenip etkilenmediği; Bir binanın herhangi bir yerinde başlayacak yangının en kısa zamanda söndürülmesi için gerekli tedbirlerin yine bina içinde nerelere konması gerektiği Türkiye de CBS çalıģmaları Türkiye Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı kurma konusundaki kavramsal çalışmalar, e- Dönüşüm Türkiye Projesi Kısa Dönem Eylem Planı kapsamında yılları arasında tamamlanmış olup bu çalışmalar sonucunda şu raporlar hazırlanmıştır: arası: EYLEM-47 projesi raporu; arası: EYLEM-36 projesi raporu Türkiye Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı kurma konusundaki uygulama çalışmaları ise, döneminde Kamu Yönetimi Modernizasyonu, 75 kodlu (KYM-75) ve "Coğrafi Bilgi Sistemi - Altyapısı" isimli proje ile başlatılmıştır. 49

70 KYM-75 projesi, Başbakanlık - DPT Müsteşarlığı yetkisinde ve Bayındırlık İskan Bakanlığı- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü sorumluluğunda ilgili kurumların (Milli Savunma Bakanlığı-Harita Genel Komutanlığı, İçişleri Bakanlığı-Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, Belediyeler, diğer ilgili Kurum ve Kuruluşlar) desteği ile sürdürülmektedir CBS de kullanılan köntemler Veri yaratma Modern CBS teknolojileri sayısal bilgiyi kullanabilmek için çeşitli sayısallaştırılmış veri yaratma yöntemlerine ihtiyaç duyar. Veri yaratma yöntemlerinin en çok kullanılanı, harita ya da bir planın CAD programı ve coğrafi-referanslama yetenekleri aracılığı ile sayısal ortama atıldığı, sayısallaştırmadır. Uydu ve hava çekimlerinden elde edilen görüntülerin erişilebilirliğinin artmış olması ile coğrafi verilerin elde edilmesinde yeni bir çığır açılmıştır. Bu sayısallaştırma yönteminde, klasik sayısallaştırma araçlarının kullanılması yerine, coğrafi veri direkt olarak görüntülerin üzerinden elde edilmektedir Veri temsili GIS verisi, gerçek dünya cisimlerini (yollar, toprak kullanımı, rakım) sayısal veri olarak temsil eder. Gerçek dünya cisimleri, iki farklı terimde değerlendirilebilir: ayrık cisimler (ör: ev) ve sürekli alanlar (ör: yağmur miktarı ya da rakım). CBS dahilinde her iki tür için de kullanılan iki temel veri saklama metodu bulunmaktadır: Hücresel ve Vektörel. Hücresel veri türü, temelinde, ızgara halinde temsil edilen herhangi bir tür sayısal görüntüdür. Görüntülerin en küçük birimini pikseldir. Bu piksellerin birleşimi, görüntüyü oluşturur. Hücresel tip veriler, gerçeği birebir olarak yansıtır. Hava fotoğrafları genelde bu türdedir. ġekil 6.2 : Sayısal rakım modeli, harita (görüntü) ve vektörel veri. 50

71 Hücresel veri türü, satır ve sütunlardaki hücrelerden oluşur ve her bir hücre tek bir değere sahiptir. Hücresel veri, her bir pikselin renk bilgisi taşıyan hücresel görüntü şeklinde olabilir. Her bir hücrenin taşıyacağı veri: toprak kullanımı gibi ayrık bir değer, sıcaklık gibi sürekli bir değer ya da bir değerin olmaması durumunda sıfır olabilir. Her bir hücre tek bir değer taşımasına rağmen, RGB (Kırmızı, Yeşil, Mavi) renklerini temsil etmesi için, renk haritalarını temsil etmesi için ya da herhangi tek bir değeri temsil etmesi için hücre bantlarına genişletilebilir. Hücresel veri farklı düzenlerde saklanabilir. TIFF, JPEG vs. şeklindeki standart dosya türleri olabileceği gibi, ilişkisel veritabanı yönetim sistemleri bünyesinde de saklanabilir. Veritabanı kullanımı, düzgün bir şekilde indekslendiğinde, çok daha hızlı çalışabilecektir fakat saklama alanı olarak oldukça fazla miktara ihtiyaç duyacaktır. CBS de coğrafi özellikler genelde vektörler olarak şu şekilde temsil edilirler: Nokta: sıfır boyutlu noktalar, tekil nokta referansları için idealdir, diğer bir deyişle, basit bir konum. Örneğin, kuyuların konumları, zirve noktaları. Noktalar, mümkün olan en az veriyi içerir. Ayrıca noktalar, alanları düşük ölçeklerde görüntülemek için de kullanılırlar. Örneğin, şehirler dünya haritası üzerinde poligon olarak değil nokta olarak temsil edilir. Nokta özellikleri ile hesaplama yapmak mümkün değildir. Doğru ve çoklu-doğrular: tek boyutlu doğrular ya da çoklu doğrular, nehirler, yollar, demiryolları ve topografik doğrular gibi doğrusal özellikler taşıyan şekiller için kullanılır. Noktalarda olduğu gibi, bazı poligonlar düşük ölçeklerde doğrusal olarak görüntülenebilirler. Doğrusal özellikler uzaklık hesaplarında kullanılabilirler. Poligonlar: iki boyutlu poligonlar, dünya yüzeyinde belirli bir alan kaplayan coğrafi şekiller için kullanılırlar. Göller, parklar, binalar, şehir sınırları ve toprak kullanımı, bu şekillerdendir. Poligonlar en fazla bilgi taşıyan dosya türüdür ve çevre ve alan hesaplarında kullanılabilirler. ġekil 6.3 : Vektörel haritalara bir örnek. 51

72 Tüm bu geometrik şekiller, bir veritabanının satırına bağlantılanır ve bu satırda niteliklerini tanımlar. Örneğin veritabanında bir göle ait derinlik, su kalitesi, kirlilik seviyesi gibi veriler bulunabilir. Bu bilgiler, belirli bir özelliğe sahip veri kümesi haritası yaratmak için kullanılabilir. Örneğin, göller kirlilik seviyelerine göre renklendirilebilir. Ayrıca çeşitli karşılaştırmalar da yapılabilir. Örneğin, CBS, yüksek kirliliğe sahip bir gölün (poligon geometri) 1 km civarındaki tüm kuyuları (nokta geometri) belirlemede kullanılabilir. Vektör özellikleri, mekansal bütünlüğe uygun şekilde kurallaştırılabilir. Burada topografik kurallar kullanılır, örneğin poligonlar üst üste binemez Veri yönetimi Küçük boyutlu CBS projelerinde coğrafik bilgilerin sınırlı boyuttaki basit dosyalarda saklanması mümkündür. Ancak, veri hacimlerinin geniş ve kapsamlı olması, bunun yanında birden çok veri gruplarının kullanılması durumunda Veri Tabanı Yönetim Sistemleri (Data Base Management Systems) verilerin saklanması, organize edilmesi ve yönetilmesine yardımcı olur. Veri tabanı yönetim sistemleri bir bilgisayar yazılımı olup veri tabanlarını yönetir veya birleştirir. Birçok yapıda tasarlanmış veri tabanı yönetim sistemi vardır, ancak CBS için en kullanışlısı ilişkisel (relational) veri tabanı sistemidir. Bu sistem tasarımında veriler tablo bilgilerinin elde edilişindeki düşünce yapısına uygun olarak bilgisayar belleğinde saklanır. Farklı bilgiler içeren tabloların birbiriyle ilişkilendirilmesinde bu tablolardaki ortak sütunlar kullanılır. Bu yaklaşım basit fakat esnek bir tasarım olup, geniş çapta CBS uygulamalarında kullanılmaktadır Veri iģleme Bazı durumlarda özel CBS projeleri için veri çeşitlerinin birbirine dönüşümü veya irdelenmesi istenebilir. Verilerin sisteme uyumlu olması bunu gerektirebilir. Örneğin, konumsal bilgiler farklı ölçeklerde mevcut olabilir (yol verileri 1/ , nüfus dağılım verileri 1/10.000, bina verileri 1/1.000 gibi). Tüm bu bilgiler birleştirilmeden önce aynı ölçeğe dönüştürülmelidir. Bu dönüşüm görüntü amacıyla geçici olabileceği gibi bir analiz işlemi için sürekli ve kalıcı da olabilir. CBS, gerek bilgisayar ortamında nesne üzerine farenin tıklanması ile basit sorgulama kapasitesine, gerekse çok yönlü konumsal analiz araçlarıyla (tools) yönetici ve araştırıcılara istenen süreçte bilgi sunar. 52

73 CBS teknolojisi artık coğrafik verileri istatistiksel grafikler ve eğer olur ise... (if conditions) şeklindeki mantık sorgulamaları ve senaryolar şeklinde irdeleme aşamasına gelmiştir. CBS teknolojisi konumsal verilerin sorgulanması ve analizinde, yazılımlar sayesinde, birçok veri her türlü geometrik ve mantıksal işleme tabi tutulabilir Verinin sunulması Görsel işlemler yine CBS için önemli bir işlevdir. Birçok coğrafik işlemin sonunda yapılanlar harita veya grafik gösterimlerle görsel hale getirilir. Haritalar coğrafik bilgiler ile kullanıcı arasındaki en iyi iletişimi sağlayan araçlardır. Kartografların uzun yıllardır harita üretmesine karşın, CBS kartografi biliminin hızlı gelişmesine de katkıda bulunan yeni ve daha etkili araçları sunmaktadır. Haritalar, yazılı raporlarla, üç boyutlu gösterimlerle, fotoğraf görüntüleri ve çok-ortamlı (multimedya) ve diğer çıktı çeşitleriyle birleştirebilmektedir CBS analizi CBS analizi terimi, coğrafi bilgi sistemi ile yapılabilecek birçok işlemi içermektedir. Bu işlemler, basit özelliklerin ekranda görüntülenmesinden karmaşık çok aşamalı analitik modellere kadar uzanmaktadır Verilerin coğrafi dağılımının gösterimi CBS analizinin en yalın hali coğrafi dağılım verisinin gösterimidir. Bu gösterim, kavram olarak haritaya raptiye saplamak ile aynıdır ancak örgülerin saptanmasında etkili bir yöntemdir. ġekil 6.4 : Verilerin coğrafi dağılımının gösterimi. Şekil 6.4 te gösterilen haritadaki analiz, başlı başına haritanın kendisinden oluşmaktadır. Örneğin, emniyet birimleri, rapor edilen vakaları işaretleyerek, bir şehirdeki hırsızlık olaylarının örgüsünü analiz edebilir. 53

74 Bu harita, olayın gerçekleşme zamanı, haneye giriş şekli, çalınan eşyaların türüne göre farklı işaretlerle daha fazla bilgi temsil edebilir CBS verisinin sorgulanması Diğer bir CBS analizi de sorgulama ya da veri tabanı içerisinden seçimdir. Sorgular, belirli bir özellik kümesini belirlemeye ve bu kümeye odaklanmaya imkan verir. Nitelik ve konum olmak üzere iki çeşit CBS sorgusu vardır. Nitelik sorguları, adından da anlaşılacağı üzere, niteliklere dayalı özellikleri bulur. Örneğini verdiğimiz, emniyet birimi bir suç veri tabanında bir nitelik sorgusu gerçekleştirerek sadece belirli bir kategoriye ait suç tablosu oluşturulabilir. ġekil 6.5 : ArcGIS yazılımında, belirli bir niteliğe göre filtrelenmiş halinin gösterimi. Şekil 6.5 deki çizelge CRIM_CAT alanının değeri 9 a eşit olan değerleri göstermektedir. Haritada ise bu sonuçların yerleri gösterilmektedir. Konum sorguları ise yer bilgisine dayanan sonuçlar çıkarmaktadır. Emniyet birimi, konum sorgulaması yaparak, belirli bir alanda meydana gelmiş olayları saptayabilmektedir. ġekil 6.6 : ArcGIS yazılımında, harita üzerinde dikdörtgensel bir alanın seçimi. Konum sorgusu yapmanın bir yolu, haritada bir dikdörtgen alan taramaktır. 54

75 Şekil 6.6 da emniyet birimi belirtilmiş dikdörtgen alan içerisindeki vakaları seçmiştir. Bu vakalar arasında ilişki olup olmadığına dair bir araştırma yapılabilir. Ayrıca, poligon özellikleri kullanılarak, daha karmaşık konumsal alanlarda sorgulama yapılabilir. Örneğin, bir başka katmanda belirtilen ilçe sınırları, bir istasyonun hizmet alanı vb. CBS nin en faydalı özelliklerinden biri konumsal ve konumsal olmayan sorgulamaların sonuçlarının tek bir harita üzerinde görüntülenebilmesidir. Çevrede ne olduğunun tanımlanması: Üçüncü tür CBS analizi, bir cismin yakınında ne olduğunun bulunmasıdır. Bunun için kullanılan yöntemlerden biri bu cismin etrafında bir tampon bölge oluşturmaktadır. Örneğin, bir şehir planlama komisyonu, Şekil 6.7 de gösterildiği gibi inşası önerilen bir havaalanı konumunun 1 km lik çevresinde bir tampon bölge oluşturabilir. Daha sonra bu tampon bölgenin içerisinde kalan diğer özellikler (hastaneler, okullar vb.) incelenebilir. ġekil 6.7 : Bir cisim etrafında belirli bir tampon bölge. CBS analizinin bir kuvvetli özelliği de, bir işlemin çıktısının diğer bir işlemin girdisi olarak kullanılabilmesidir. Burada, oluşturulan tampon bölge bir konum sorgusunda kullanılmış ve bunun sonucunda da tampon bölge içerisinde kalan iki okul ve bir hastane seçilirken, alan dışında kalan bir okul seçilmemiştir. Farklı katmanların üst üste bindirilmesi: CBS analizlerinin dördüncü türü, farklı özelliklere sahip katmanların üst üste bindirilmesidir. Bir katmanın diğerinin üstüne oturtulması ile yeni bir set veriye ulaşılabilir. Üst üste bindirme işlemi için farklı birçok yöntem bulunmaktadır, ancak hepsi iki veri kümesinin birleştirilerek yeni bir küme oluşturulması mantığını işletmektedir. 55

Afet Yönetimi ve. Sel Risk Değerlendirmesi

Afet Yönetimi ve. Sel Risk Değerlendirmesi Afet Yönetimi ve Sel Risk Değerlendirmesi KAPSAM - Afetlerin Genel Durumu - Kriz Yönetiminden Risk Yönetimine Geçiş - Risk Kavramı ve Risk Değerlendirmesi Risk Nedir? Nasıl Belirlenir? Nasıl Yönetilir?

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ VE İL ÖZEL İDARELERİ TARAFINDAN AFET VE ACİL DURUMLAR İLE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARA AYRILAN BÜTÇEDEN YAPILACAK HARCAMALARA

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

TÜRKİYE DE İLKYARDIMIN SAĞLIK VE AFET ORGANİZASYONUNA ENTEGRASYONU. Dr. Yavuz Üçkuyu Konya İl Ambulans Servisi

TÜRKİYE DE İLKYARDIMIN SAĞLIK VE AFET ORGANİZASYONUNA ENTEGRASYONU. Dr. Yavuz Üçkuyu Konya İl Ambulans Servisi TÜRKİYE DE İLKYARDIMIN SAĞLIK VE AFET ORGANİZASYONUNA ENTEGRASYONU Dr. Yavuz Üçkuyu Konya İl Ambulans Servisi AFET (Olağan Dışı Durum) l Toplumun tamamı veya belli kesimleri için fiziksel, ekonomik ve

Detaylı

TÜRKİYE DE TAŞKIN GERÇEĞİ VE METEOROLOJİK ERKEN UYARI SİSTEMLERİ

TÜRKİYE DE TAŞKIN GERÇEĞİ VE METEOROLOJİK ERKEN UYARI SİSTEMLERİ TÜRKİYE DE TAŞKIN GERÇEĞİ VE METEOROLOJİK ERKEN UYARI SİSTEMLERİ YALÇIN ÜN Meteoroloji Mühendisi Meteoroloji Genel Müdürlüğü Araştırma Dairesi Başkanlığı Çevre Şube Müdür V. Nisan 2013 - İstanbul SUNUM

Detaylı

Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600

Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600 Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600 Başlarken Acil Durum Yönetim Sistemi Kendilerini acil durumlarda da çalışmaya hedeflemiş organizasyon ve kurumların komuta, kontrol ve koordinasyonunu sağlama

Detaylı

ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI

ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI Valilik Makamının 04/11/2015 tarih ve 1260 Sayılı Olur ları kapsamında şube müdürlüklerinin görev tanımları yeniden düzenlenmiştir. Buna göre; I- PLANLAMA VE ZARAR AZALTMA

Detaylı

Yrd.Doç.dr. Orhan CERİT

Yrd.Doç.dr. Orhan CERİT Yrd.Doç.dr. Orhan CERİT JEOLOJİK OLAYLAR SONUCU OLUŞAN DOĞAL AFETLER DEPREMLER VOLKANLAR HEYELANLAR (KÜTLE HAREKETLERĠ) METEOROLOJİK OLAYLAR SONUCU OLUŞAN DOĞAL AFETLER SEL BASKINLARI KASIRGA VE TAYFUNLAR

Detaylı

AFET VE ACİL MÜDAHALE BİLGİ SİSTEMİ. Yard. Doç. Dr. Mehmet Fatih DÖKER

AFET VE ACİL MÜDAHALE BİLGİ SİSTEMİ. Yard. Doç. Dr. Mehmet Fatih DÖKER AFET VE ACİL MÜDAHALE BİLGİ SİSTEMİ Yard. Doç. Dr. Mehmet Fatih DÖKER AFET NEDİR? Afet en genel anlamda, doğal ve insan kaynaklı nedenlerle meydana gelerek insan yaşantısını olumsuz etkileyen, sosyal,

Detaylı

MapCodeX Web Client ELER, AKOM Modülleri

MapCodeX Web Client ELER, AKOM Modülleri MapCodeX Web Client ELER, AKOM Modülleri İçerik MapCodeX Web Client? Kullanım Alanları AKOM ELER MapCodeX Web Client MapCodeX Web Client uygulaması, MapCodeX GIS ailesinin görüntüleme, sorgulama ve gelişmiş

Detaylı

11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU

11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU JEOLOJİ ETÜTLERİ DAİRESİ Yer Dinamikleri Araştırma ve Değerlendirme Koordinatörlüğü

Detaylı

Belediyeler ve Afet Eğitimleri: Kadıköy Belediyesi Uygulaması

Belediyeler ve Afet Eğitimleri: Kadıköy Belediyesi Uygulaması Belediyeler ve Afet Eğitimleri: Kadıköy Belediyesi Uygulaması O.D.T.Ü 12 Ocak 2007 9.Yuvarlak Masa Toplantısı afet@kadikoy-bld.gov.tr 2006-2007 Dünya Afet Zararlarını Azaltma Kampanyası: Risk Azaltma Okullarda

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AFET KOORDİNASYON MERKEZİ (AFKOM) ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDAKİ YÖNETMELİK

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AFET KOORDİNASYON MERKEZİ (AFKOM) ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDAKİ YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Sorumluluklar ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı; Antalya Valiliği İl Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi ne bağlı olarak görev yapacak olan Antalya

Detaylı

Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar. Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013

Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar. Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013 Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013 Havza Rehabilitasyonu Planlaması İÇERİK Tanımlar (Havza, Yönetim ve Rehabilitasyon)

Detaylı

ARAZİ KULLANIM PLANLAMASI

ARAZİ KULLANIM PLANLAMASI ARAZİ KULLANIM PLANLAMASI ön koşul kavramsal uzlaşı niçin planlama? toplumsal-ekonomikhukuksal gerekçe plan kapsam çerçevesi plan yapımında yetkiler planın ilkesel doğrultuları ve somut koşulları plan

Detaylı

AFETLERİN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ GENEL ETKİLERİ...

AFETLERİN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ GENEL ETKİLERİ... İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: AFETLERİN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ GENEL ETKİLERİ... 1 BÜTÜN DOĞAL AFETLERDE ORTAK SAĞLIK SORUNLARI... 3 Toplumsal Tepkiler... 3 Bulaşıcı Hastalıklar... 4 Nüfusun Başka Bir Yere Taşınması...

Detaylı

KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU

KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU 2011 1. GİRİŞ Kadıköy Belediyesi Kentsel Arama Kurtarma Takımı ( BAK-Kadıköy ) 2005 yılında tamamı belediye çalışanlarından olan

Detaylı

ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ

ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ Bayram HOPUR Entegre Projeler Uygulama Şube Müdürü Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü www.cem.gov.tr 3. Ulusal Taşkın Sempozyumu- 29.04.2013 İstanbul ULUSAL

Detaylı

İŞ YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. İŞ SÜREKLİLİĞİ PLANLAMASI A. AMAÇ

İŞ YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. İŞ SÜREKLİLİĞİ PLANLAMASI A. AMAÇ Sayfa No: 1/7 A. AMAÇ Bu politika, nin deprem, yangın, fırtına, sel gibi doğal afetler ile sabotaj, donanım veya yazılım hatası, elektrik ve telekomünikasyon kesintileri gibi önceden tahmin edilebilen

Detaylı

1 ÜRETİM VE ÜRETİM YÖNETİMİ

1 ÜRETİM VE ÜRETİM YÖNETİMİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 ÜRETİM VE ÜRETİM YÖNETİMİ 13 1.1. Üretim, Üretim Yönetimi Kavramları ve Önemi 14 1.2. Üretim Yönetiminin Tarihisel Gelişimi 18 1.3. Üretim Yönetiminin Amaçları ve Fonksiyonları

Detaylı

Kentsel Bölgelerde Acil Müdahale İstasyonlarının En Uygun Yer Seçimi

Kentsel Bölgelerde Acil Müdahale İstasyonlarının En Uygun Yer Seçimi Kentsel Bölgelerde Acil Müdahale İstasyonlarının En Uygun Yer Seçimi Yrd. Doç. Dr. Aziz ŞİŞMAN Arş. Gör. Rıdvan E. YILDIRIM Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Harita Mühendisliği Bölümü SAMSUN 2015 Acil Çağrılar

Detaylı

Afet Sonrası İyileştirme Planı

Afet Sonrası İyileştirme Planı Afet Sonrası İyileştirme Planı 13 Ocak 2015 Türkiye'nin Afet Risk Yönetimi 17. Yuvarlak Masa Toplantısı ODTÜ hasan.coban@kalkinma.gov.tr 1 2 Rapor Edilen Afetlerin Sayısı Dünyada 1900-2011 yılları arasında

Detaylı

5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU

5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU 5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU ÖMER MURAT YAVAŞ GRUP BAġKANI PLANLAMA VE ZARAR AZALTMA DAĠRESĠ BAġKANLIĞI RĠSK BELĠRLEME VE STRATEJĠ GRUP BAġKANLIĞI YERİNDEN YÖNETİM

Detaylı

DOĞAL AFETLER VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA. Oktay ERGÜNAY. Afet İşleri Eski Genel Müdürü Deprem Mühendisliği Derneği Genel Sekreteri

DOĞAL AFETLER VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA. Oktay ERGÜNAY. Afet İşleri Eski Genel Müdürü Deprem Mühendisliği Derneği Genel Sekreteri DOĞAL AFETLER VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA Oktay ERGÜNAY Afet İşleri Eski Genel Müdürü Deprem Mühendisliği Derneği Genel Sekreteri 1. GİRİŞ. Doğal afetlerle sürdürülebilir kalkınma arasındaki güçlü bağlantı

Detaylı

3. Ulusal Taşkın Sempozyumu, 29-30 Nisan 2013, İstanbul

3. Ulusal Taşkın Sempozyumu, 29-30 Nisan 2013, İstanbul 3. Ulusal Taşkın Sempozyumu, 29-30 Nisan 2013, İstanbul Taşkınların Sebepleri, Ülkemizde Yaşanmış Taşkınlar ve Zararları, CBS Tabanlı Çalışmalar Taşkın Tehlike Haritaları Çalışmaları Sel ve Taşkın Strateji

Detaylı

KENT BİLGİ SİSTEMİNİN BİR ALT SİSTEMİ OLARAK İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ VE TÜRKİYE İÇİN 2008 YILINDA İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ KULLANIM DURUMU *

KENT BİLGİ SİSTEMİNİN BİR ALT SİSTEMİ OLARAK İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ VE TÜRKİYE İÇİN 2008 YILINDA İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ KULLANIM DURUMU * KENT BİLGİ SİSTEMİNİN BİR ALT SİSTEMİ OLARAK İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ VE TÜRKİYE İÇİN 2008 YILINDA İSTATİSTİKSEL BİLGİ SİSTEMİ KULLANIM DURUMU * Statistical Information System as a subsystem of Urban

Detaylı

Marmara Üniversitesi Lojistik & Tedarik Zinciri Yönetimi Sertifika Programı Marmara University Logistics & Supply Chain Management Certificate Program

Marmara Üniversitesi Lojistik & Tedarik Zinciri Yönetimi Sertifika Programı Marmara University Logistics & Supply Chain Management Certificate Program Marmara Üniversitesi Lojistik & Tedarik Zinciri Yönetimi Sertifika Programı Marmara University Logistics & Supply Chain Management Certificate Program Amaç Değişen ve gelişen müşteri isteklerinin en verimli

Detaylı

T.C. MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI AFET KOORDİNASYON MERKEZİ ( AKOM ) ÇALIŞMA, USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

T.C. MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI AFET KOORDİNASYON MERKEZİ ( AKOM ) ÇALIŞMA, USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK T.C. MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI AFET KOORDİNASYON MERKEZİ ( AKOM ) ÇALIŞMA, USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK T.C MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AFET ve ACİL DURUM KOORDİNASYON MERKEZİ (AKOM)

Detaylı

İGABİS. İGDAŞ Altyapı Bilgi Sistemi

İGABİS. İGDAŞ Altyapı Bilgi Sistemi İGABİS İGDAŞ Altyapı Bilgi Sistemi İGDAŞ * 12 milyonluk bir Mega Kent te * 1,7 milyonu bulan abonesiyle * İstanbul un %55 ine ulaşan * Hızla büyüyen ve gelişen bir DOĞALGAZ DAĞITIM kuruluşudur. İGDAŞ IN

Detaylı

AFET YÖNETĠMĠNDE ÖĞRETMENLERĠN KONUMU (Geçmiş Afetlerden Çıkarılan Dersler)

AFET YÖNETĠMĠNDE ÖĞRETMENLERĠN KONUMU (Geçmiş Afetlerden Çıkarılan Dersler) MEB-JICA OKUL TABANLI AFET EĞĠTĠMĠ PROJESĠ FORMATÖR ÖĞRETMEN EĞĠTĠM PROGRAMI AFET YÖNETĠMĠNDE ÖĞRETMENLERĠN KONUMU (Geçmiş Afetlerden Çıkarılan Dersler) Gülgün Tezgider ACĠL DESTEK VAKFI Eylül 2011 Sunum

Detaylı

Yeni Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi

Yeni Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, 12-13 Mayıs 2014, IV. Arazi Yönetimi Çalıştayı Yeni (6360) Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, 12-13 Mayıs 2014 6360 sayılı

Detaylı

Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planının Hazırlanması Projesi

Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planının Hazırlanması Projesi T. C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planının Hazırlanması Projesi Taşkın ve Kuraklık Yönetimi Daire Başkanlığı 03 Aralık 2013 / Afyonkarahisar

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

BELEDİYELERCE BİLGİ SAĞLANACAK İDEP EYLEMLERİ

BELEDİYELERCE BİLGİ SAĞLANACAK İDEP EYLEMLERİ Arazi Kullanımı ve Ormancılık 3. ORMAN, MERA, TARIM VE YERLEŞİM GİBİ ARAZİ KULLANIMLARI VE DEĞİŞİMLERİNİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEMESİNİ SINIRLANDIRMAK 5. 2012 yılında yerleşim alanlarında

Detaylı

DEPREM BÖLGELERİ HARİTASI İLE İLGİLİ BAZI BİLGİLER. Bülent ÖZMEN* ve Murat NURLU**

DEPREM BÖLGELERİ HARİTASI İLE İLGİLİ BAZI BİLGİLER. Bülent ÖZMEN* ve Murat NURLU** DEPREM BÖLGELERİ HARİTASI İLE İLGİLİ BAZI BİLGİLER Bülent ÖZMEN* ve Murat NURLU** *Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi e-mail: bulentozmen@gazi.edu.tr ** Afet İşleri Genel Müdürlüğü,

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 SUNUM AKIŞI Bölge Planı Hazırlık Süreci Paydaş Analizi Atölye Çalışmalarının Gerçekleştirilmesi Mevcut Durum Analizi Yerleşim Yapısı ve Yerleşmeler Arası İlişki Analizi

Detaylı

CBS Uygulama Alanları

CBS Uygulama Alanları CBS Uygulama Alanları 3 Boyutlu Arazi Modeli Uzaktan Algılama Çevre Yönetimi Haritacılık Jeodezi Coğrafya Haritacılık Alan Çalışmaları Kent Bilgi Sistemi Matematik Modelleme İlişkisel Veri Tabanı Yönetimi

Detaylı

Acil Durum ve Afet Yönetiminde İlk Yardımın Önemine İlişkin Küresel Yaklaşım

Acil Durum ve Afet Yönetiminde İlk Yardımın Önemine İlişkin Küresel Yaklaşım Acil Durum ve Afet Yönetiminde İlk Yardımın Önemine İlişkin Küresel Yaklaşım www.kizilay.org.tr www.ilkyardim.org.tr AFETİN TANIMI İnsanlar için fiziksel, ekonomik, sosyal ve çevresel kayıplar doğuran,

Detaylı

Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi

Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi Prof. Dr. Cengiz Türe Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi ve Anadolu Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı

Detaylı

ELER Programı İle Dinamik Çalışan Web Tabanlı Afet Koordinasyon Sistemi

ELER Programı İle Dinamik Çalışan Web Tabanlı Afet Koordinasyon Sistemi ELER Programı İle Dinamik Çalışan Web Tabanlı Afet Koordinasyon Sistemi Bu doküman, İstanbul Kalkınma Ajansı nın desteklediği Afetlere Hazırlık Mali Destek Programı kapsamında hazırlanmıştır. Projenin

Detaylı

Hem OHSAS 18001 yönetim sisteminde hem de iş güvenliği mevzuatlarında Acil durum hazırlığı ve bu durumda yapılması gerekenler tanımlanmıştır.

Hem OHSAS 18001 yönetim sisteminde hem de iş güvenliği mevzuatlarında Acil durum hazırlığı ve bu durumda yapılması gerekenler tanımlanmıştır. ACİL DURUM Afet olarak değerlendirilen olaylar ve dikkatsizlik, tedbirsizlik, ihmal, kasıt ve çeşitli amaçlarla meydana getirilen olayların tümünün yol açtığı hallerdir. Hem OHSAS 18001 yönetim sisteminde

Detaylı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı ARAZİ BOZULUMU LAND DEGRADATİON Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı LAND DEGRADATİON ( ARAZİ BOZULUMU) SOİL DEGRADATİON (TOPRAK BOZULUMU) DESERTİFİCATİON (ÇÖLLEŞME) Arazi Bozulumu Nedir - Su ve rüzgar

Detaylı

ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI

ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI 1. Sorunun öneminin saptanması Pnömokonyoz ülkemizde en sık görülen mesleki akciğer hastalıklarından biri olup, önlenebilir meslek hastalıklarının başında gelmektedir.

Detaylı

K.K.T.C. ÇEVRE VE DOĞAL KAYNAKLAR BAKANLIĞI METEOROLOJİ DAİRESİ

K.K.T.C. ÇEVRE VE DOĞAL KAYNAKLAR BAKANLIĞI METEOROLOJİ DAİRESİ ÇEVRE VE DOĞAL KAYNAKLAR BAKANLIĞI METEOROLOJİ DAİRESİ 23 Mart 2015 Dünya Meteoroloji Günü İklim Çalışmaları İçin İklim Bilgisi Paylaşımı Meteoroloji Dairesi Müdürü : Raif İlker BURAN Dairemiz : Ekim 1974

Detaylı

Katılımcı Olduğu Diğer Programlar

Katılımcı Olduğu Diğer Programlar Katılımcı Olduğu Diğer Programlar 27-31.01.2011: 25 th Winter Universiade 2011 21.12.2010: Hizmet Envanteri Veri Tabanı, Devlet Teşkilatı Veri Tabanı ve Kamu Veri Envanteri Semineri, Başbakanlık İdareyi

Detaylı

Bu doküman, İstanbul Kalkınma Ajansı nın desteklediği Doğrudan Faaliyet Desteği kapsamında 2013 yılında hazırlanmıştır.

Bu doküman, İstanbul Kalkınma Ajansı nın desteklediği Doğrudan Faaliyet Desteği kapsamında 2013 yılında hazırlanmıştır. Bu doküman, İstanbul Kalkınma Ajansı nın desteklediği Doğrudan Faaliyet Desteği kapsamında 2013 yılında hazırlanmıştır. PROJENİN ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLAYAN TEMEL GEREKÇELER Nüfusu yılda %4.5 oranında artan

Detaylı

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM Ramazan DEMİRTAŞ Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi, Aktif Tektonik

Detaylı

MTA Genel Müdürlüğü Tarafından Yürütülen TUCBS ve INSPIRE Standartları Çalışmaları

MTA Genel Müdürlüğü Tarafından Yürütülen TUCBS ve INSPIRE Standartları Çalışmaları 18 19 Kasım 2015, ATO Congresium, Ankara MTA Genel Müdürlüğü Tarafından Yürütülen TUCBS ve INSPIRE Standartları Çalışmaları Dr. Engin Öncü SÜMER, Dr. Erol TİMUR, Yıldız NURLU, Pemra KUMTEPE ve Dr. Türkan

Detaylı

AFETE DUYARLI TOPLUM. Afet Risklerinin Azaltılması ve Toplumsal Direncin Arttırılmasına Yönelik. Türk Kızılayı Yaklaşımı

AFETE DUYARLI TOPLUM. Afet Risklerinin Azaltılması ve Toplumsal Direncin Arttırılmasına Yönelik. Türk Kızılayı Yaklaşımı AFETE DUYARLI TOPLUM Afet Risklerinin Azaltılması ve Toplumsal Direncin Arttırılmasına Yönelik Türk Kızılayı Yaklaşımı Dr. Mehmet GÜLLÜOĞLU, Ankara Doktor, Türk Kızılayı Genel Müdürü, Ankara mehmet.gulluoglu@kizilay.org.tr

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Enerji sektöründe iklime dayanıklılık geliştirme Deneyimleri: Farklı Ülke Örnekleri

Enerji sektöründe iklime dayanıklılık geliştirme Deneyimleri: Farklı Ülke Örnekleri Enerji sektöründe iklime dayanıklılık geliştirme Deneyimleri: Farklı Ülke Örnekleri Dr Richenda Connell, CTO & Cofounder, Acclimatise Mövenpick Hotel, Ankara 28 April 2015 İklim Değişikliği enerji hizmet

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat SEKTÖREL DEPREM GERÇEĞĠ

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat SEKTÖREL DEPREM GERÇEĞĠ DEPREM GERÇEĞĠ Övgü PINAR Nurel KILIÇ Dünyada ve ülkemizde sık sık meydana gelen deprem, heyelan, çığ, sel baskını vb. olaylar sonucunda can ve mal kaybında büyük artışlar gözlenmekte olup ülkemizde son

Detaylı

Niğde İli Köydes ve CBS çalışmaları

Niğde İli Köydes ve CBS çalışmaları 19. Esri Kullanıcıları Konferansı 22-23 Ekim 2014 ODTÜ, Ankara Niğde İli Köydes ve CBS çalışmaları Mustafa BOZDAĞ Esri UC 2014 Demo Niğde Niğde İli ülkemizin iç Anadolu bölgesinin güneydoğusundadır. Rakımı

Detaylı

AFET YÖNETİMİ VE ACİL YARDIM PLANLARI. Necmettin ŞAHİN Yük. Şehir Plancısı nsahin@izmir.gov.tr

AFET YÖNETİMİ VE ACİL YARDIM PLANLARI. Necmettin ŞAHİN Yük. Şehir Plancısı nsahin@izmir.gov.tr 131 AFET YÖNETİMİ VE ACİL YARDIM PLANLARI Necmettin ŞAHİN Yük. Şehir Plancısı nsahin@izmir.gov.tr GİRİŞ Afetler, nerede, ne zaman, hangi büyüklükte, nasıl ve ne türde meydana geleceği baştan bilinemeyen

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: MEHMET SAİT ŞAHİNALP Doğum Tarihi: 21. 04. 1973 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Coğrafya Öğretmenliği Marmara Üniversitesi 1992-1996

Detaylı

COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN İNŞAAT ALANINDAKİ UYGULAMALARI

COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN İNŞAAT ALANINDAKİ UYGULAMALARI COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN İNŞAAT ALANINDAKİ UYGULAMALARI Ali Baran AKGÜN Egemen ÇAKIR Melike ERSOY Özlem PALABIYIK Danışman: Y. Doç. Dr. Esin ERGEN 1 İçerik CBS nedir? CBS nin inşaatta kullanım alanları

Detaylı

Deprem, yerkabuğunun içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamı ve yeryüzünü

Deprem, yerkabuğunun içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamı ve yeryüzünü Deprem, yerkabuğunun içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamı ve yeryüzünü sarsma olayıdır. Bir deprem planı hazırlamalıyız. Bu planda

Detaylı

AFET KOORDİNASYON MERKEZİNİ (AKOM)KURDUK

AFET KOORDİNASYON MERKEZİNİ (AKOM)KURDUK AFET KOORDİNASYON MERKEZİNİ (AKOM)KURDUK ABD nin Los Angeles kentindeki Afet Yönetim Merkezi nin bir örneği olarak yapılan AKOM da bütün sistem 3 yedeklidir ve akıllı bina olarak inşa edilmiştir. İki farklı

Detaylı

Bir bölgede; toprağı belli bir süre içinde tamamen veya kısmen kaplayan ani, büyük ve düzensiz su veya çamur akıntıları.

Bir bölgede; toprağı belli bir süre içinde tamamen veya kısmen kaplayan ani, büyük ve düzensiz su veya çamur akıntıları. Bir bölgede; toprağı belli bir süre içinde tamamen veya kısmen kaplayan ani, büyük ve düzensiz su veya çamur akıntıları. (Wikipedia) Suyun arazinin belirli bir bölgesinde anormal biçimde toplanmasıdır.

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

2009 YATIRIM PROGRAMI GENEL BİLGİLER VE ANALİZLER

2009 YATIRIM PROGRAMI GENEL BİLGİLER VE ANALİZLER 2009 YATIRIM PROGRAMI GENEL BİLGİLER VE ANALİZLER 2009 yılı Yatırım Programı uzun bir hazırlık, rasyonelleştirme ve değerlendirme süreci kapsamındaki çalışmalar sonunda hazırlanmış olup içeriğinde toplam

Detaylı

Ö:1/5000 25/02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:0 533 641 14 59 MAİL:altinoluk_planlama@hotmail.

Ö:1/5000 25/02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:0 533 641 14 59 MAİL:altinoluk_planlama@hotmail. ÇANAKKALE İli, AYVACIK İLÇESİ, KÜÇÜKKUYU BELDESİ,TEPE MAHALLESİ MEVKİİ I17-D-23-A PAFTA, 210 ADA-16 PARSELE AİT REVİZYON+İLAVE NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU Ö:1/5000 25/02/2015 Küçüksu Mah.Tekçam

Detaylı

TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY)

TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY) TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY) GİRİŞ UKAY İÇİN YASAL DAYANAK Ulusal Piyasa Gözetimi ve Denetimi Strateji Belgesi (2010-2012) Ekonomi

Detaylı

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE.

B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. B.Ü. KANDİLLİ RASATHANESİ ve DAE. ULUSAL DEPREM İZLEME MERKEZİ 10 ŞUBAT 2015 GÖZLÜCE-YAYLADAĞI (HATAY) DEPREMİ BASIN BÜLTENİ 10 Şubat 2015 tarihinde Gözlüce-Yayladağı nda (Hatay) yerel saat ile 06:01 de

Detaylı

1. İklim Değişikliği Nedir?

1. İklim Değişikliği Nedir? 1. İklim Değişikliği Nedir? İklim, en basit ifadeyle, yeryüzünün herhangi bir yerinde uzun yıllar boyunca yaşanan ya da gözlenen tüm hava koşullarının ortalama durumu olarak tanımlanabilir. Yerküre mizin

Detaylı

KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS

KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS YEREL-BÖLGESEL POLITIKALARIN PLANLANMASINDA SÖZ HAKKIMIZ KANAL İSTANBUL PROJESI KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS Türkiye nüfusunun yaklaşık beşte biri, yani 14 milyon 160 bin 467 kişi, İstanbul

Detaylı

GÖLBAŞI ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESĐNDE ALAN YÖNETĐMĐ VE ÇEVRE DÜZENĐ PLANI KARARLARININ CBS DESTEĞĐ ĐLE OLUŞTURULMASI

GÖLBAŞI ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESĐNDE ALAN YÖNETĐMĐ VE ÇEVRE DÜZENĐ PLANI KARARLARININ CBS DESTEĞĐ ĐLE OLUŞTURULMASI TMMOB COĞRAFĐ BĐLGĐ SĐSTEMLERĐ KONGRESĐ 2009 02-06 Kasım 2009, Đzmir GÖLBAŞI ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESĐNDE ALAN YÖNETĐMĐ VE ÇEVRE DÜZENĐ PLANI KARARLARININ CBS DESTEĞĐ ĐLE A. Erdoğan 1, S. Meriç 2 1 Dr,

Detaylı

YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM İÇİNDEKİLER EDİTÖR ISBN / TARİH. Sertifika No: KAPAK TASARIMI SAYFA TASARIMI BASKI VE CİLT İLETİŞİM. Doğa ve İnsan...

YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM İÇİNDEKİLER EDİTÖR ISBN / TARİH. Sertifika No: KAPAK TASARIMI SAYFA TASARIMI BASKI VE CİLT İLETİŞİM. Doğa ve İnsan... YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM EDİTÖR Turgut MEŞE Bütün hakları Editör Yayınevine aittir. Yayıncının izni olmaksızın kitabın tümünün veya bir kısmının elektronik, mekanik ya da fotokopi yoluyla basımı, çoğaltılması

Detaylı

BÜYÜK MELEN HAVZASI ENTEGRE KORUMA VE SU YÖNETİMİ. Prof. Dr. İzzet Öztürk İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü

BÜYÜK MELEN HAVZASI ENTEGRE KORUMA VE SU YÖNETİMİ. Prof. Dr. İzzet Öztürk İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü BÜYÜK MELEN HAVZASI ENTEGRE KORUMA VE SU YÖNETİMİ Prof. Dr. İzzet Öztürk İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü GÜNDEM Büyük Melen Havzası nın Konumu ve Önemi Büyük Melen Havzası ndan İstanbul a Su Temini Projesi

Detaylı

K.K.T.C. Çevre Ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Meteoroloji Dairesi. www.kktcmeteor.org

K.K.T.C. Çevre Ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Meteoroloji Dairesi. www.kktcmeteor.org Çevre Ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Dairemiz : Ekim 1974 tarihinde Enerji Ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı na Bağlı olarak kurulmuştur. 1974-86 Tarihleri arasında Tarım Doğal Kaynaklar Ve Enerji Bakanlığı,

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ ZORUNLU DERSLER İş Sağlığı Epidemiyolojisi ISG701 1 3 + 0 6 İş sağlığı ve epidemiyoloji kavramlarının

Detaylı

ORMAN VE SU ĠġLERĠ BAKANLIĞI

ORMAN VE SU ĠġLERĠ BAKANLIĞI ORMAN VE SU ĠġLERĠ BAKANLIĞI ÇölleĢme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü Ulusal Havza Yönetim Stratejisi Yönlendirme Komitesi Toplantısı Ankara, 5 Ekim 2011 TOPLANTI GÜNDEMĠ UHYS sürecinin amacı ve

Detaylı

Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli. Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3

Tablo : Türkiye Su Kaynakları potansiyeli. Ortalama (aritmetik) Yıllık yağış 642,6 mm Ortalama yıllık yağış miktarı 501,0 km3 Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyar km3 tür. Bu suyun % 97'si denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sulardan oluşmaktadır. Geriye kalan yalnızca % 2'si tatlı su kaynağı olup çeşitli amaçlar için kullanılabilir

Detaylı

Küresel Çevre Yönetimi için Ulusal Kapasite Öz Değerlendirme Analizi

Küresel Çevre Yönetimi için Ulusal Kapasite Öz Değerlendirme Analizi Küresel Çevre Yönetimi için Ulusal Kapasite Öz Değerlendirme Analizi REPUBLIC OF SLOVENIJA MINISTRSTRY OF ENVIRONMENT AND SPATIAL PLANNING Milena Marega Bölgesel Çevre Merkezi, Slovenya Ülke Ofisi Sunum

Detaylı

AFET Yönetiminde İleri Teknoloji Kullanımı GÜZ ÇALIŞTAYI. 12-13 Kasım 2013, ANKARA, TÜRKİYE PANEL-1 11:30-13:00

AFET Yönetiminde İleri Teknoloji Kullanımı GÜZ ÇALIŞTAYI. 12-13 Kasım 2013, ANKARA, TÜRKİYE PANEL-1 11:30-13:00 AFET Yönetiminde İleri Teknoloji Kullanımı GÜZ ÇALIŞTAYI 12-13 Kasım 2013, ANKARA, TÜRKİYE PANEL-1 11:30-13:00 AFET Yönetiminde İleri Teknoloji Kullanımı PANEL BAŞKANI Doç. Dr. Dilek Funda KURTULUŞ --->

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

YÜKSEK DENETİM DÜNYASINDAN HABERLER

YÜKSEK DENETİM DÜNYASINDAN HABERLER YÜKSEK DENETİM DÜNYASINDAN HABERLER EUROSAI AFETLERDE KULLANILAN KAYNAKLARIN DENETİMİ ÇALIŞMA GRUBU 1. TOPLANTISI Arife COŞKUN * Berna ERKAN ** ARKA PLAN Dünyanın farklı coğrafyalarında yer alan birçok

Detaylı

Yol Derecelendirmesi: Trafik Karakteristiği: Yön

Yol Derecelendirmesi: Trafik Karakteristiği: Yön Şekil 9.6.9 Yol Derecelendirmesi: Trafik Karakteristiği: Yön Şekil 9.6.9 Yol Derecelendirmesi: Trafik Karakteristiği: Yön Kısım 9:Kentsel Hasargörebilirlik Hesaplaması 9-97 Türkiye Cumhuriyeti İstanbul

Detaylı

T.C. ALANYA BELEDİYESİ İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. ALANYA BELEDİYESİ İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ T.C. ALANYA BELEDİYESİ İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ T.C. ALANYA BELEDİYESİ FAALİYET RAPORU 2013 İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ İtfaiye hizmetlerimiz, günün 24 saati kesintisiz olarak etkin bir şekilde yürütülerek halkın canını-

Detaylı

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi Afet Yö netimi İnsan toplulukları için risk oluşturan afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, afet anında hızlı ve etkili bir kurtarma, ilk yardım, geçici barındırma

Detaylı

TAŞKIN YÖNETİMİNDE MODELLEME ÇALIŞMALARI

TAŞKIN YÖNETİMİNDE MODELLEME ÇALIŞMALARI T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI SU YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞKIN YÖNETİMİNDE MODELLEME ÇALIŞMALARI Tuğçehan Fikret GİRAYHAN Orman ve Su İşleri Uzmanı 17.11.2015- ANTALYA İÇERİK Taşkın Kavramı ve Türkiye

Detaylı

ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI

ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI TÜRKİYE 17. ESRI KULLANICILARI TOPLANTISI ONDOKUZMAYIS İLÇESİ NDE (SAMSUN) AFETE YÖNELİK CBS ÇALIŞMALARI Kıvanç ÇALIŞKAN Harita Mühendisi 25 Mayıs 2012 - ANKARA SUNUM İÇERİĞİ GİRİŞ AMAÇ VE KAPSAM MATERYAL,

Detaylı

Tanımı Rolü Temel Fonksiyonları Afet Yönetiminde Lojistik. Afete Hazırlık Süreci Afet Müdahale Süreci Afet Müdahale Sonrası

Tanımı Rolü Temel Fonksiyonları Afet Yönetiminde Lojistik. Afete Hazırlık Süreci Afet Müdahale Süreci Afet Müdahale Sonrası AFET LOJİSTİĞİ LOJİSTİK Tanımı Rolü Temel Fonksiyonları Afet Yönetiminde Lojistik Afete Hazırlık Süreci Afet Müdahale Süreci Afet Müdahale Sonrası Kızılay Lojistik Yönetim Sistemi LOJİSTİK NEDİR? İhtiyaçları

Detaylı

Karadeniz ve Ortadoğu Bölgesel Ani Taşkın Erken Uyarı Projesi

Karadeniz ve Ortadoğu Bölgesel Ani Taşkın Erken Uyarı Projesi Karadeniz ve Ortadoğu Bölgesel Ani Taşkın Erken Uyarı Projesi Hayreddin BACANLI Araştırma Dairesi Başkanı 1/44 İçindekiler Karadeniz ve Ortadoğu Ani Taşkın Erken Uyarı Projesi. Gayesi. Model Genel Yapısı.

Detaylı

Dünyadaki toplam su potansiyeli. Dünyadaki toplam su miktarı : 1,4 milyar km 3 3/31

Dünyadaki toplam su potansiyeli. Dünyadaki toplam su miktarı : 1,4 milyar km 3 3/31 İçerik Dünyadaki su potansiyeline bakış Türkiye deki su potansiyeline bakış Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Görevleri Mevzuat Çalışmaları Yapılan Faaliyetler Su Tasarrufu Eylem Planı Su Ayakizi Çalışmaları

Detaylı

On Adımda Okul Afet ve Acil Durum. Yönetimi Planı. Hazırlama Kılavuzu

On Adımda Okul Afet ve Acil Durum. Yönetimi Planı. Hazırlama Kılavuzu On Adımda Okul Afet ve Acil Durum Yönetimi Planı Hazırlama Kılavuzu AFETE HAZIR OKUL Bu kitap, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından Afete Hazır Türkiye - Afete Hazır Okul Bilinçlendirme

Detaylı

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE SUNUM PLANI 1. RİSK VE RİSK YÖNETİMİ: TANIMLAR 2. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ 3. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Detaylı

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ Amaç Madde 1- Bu yönetmeliğin amacı İtfaiyecilik mesleğinin kamuoyuna tanıtılması ve benimsetilmesi, yangın ve

Detaylı

Kaynak: KGM, Tesisler ve Bakım Dairesi, 2023 Yılı Bölünmüş Yol Hedefi. Harita 16 - Türkiye 2023 Yılı Bölünmüş Yol Hedefi

Kaynak: KGM, Tesisler ve Bakım Dairesi, 2023 Yılı Bölünmüş Yol Hedefi. Harita 16 - Türkiye 2023 Yılı Bölünmüş Yol Hedefi ULAŞIM Kara taşımacılığı 2023 hedeflerinde büyük merkezler otoyollarla bağlanırken, nüfusu nispeten küçük merkezlerin bu otoyollara bölünmüş yollarla entegre edilmesi hedeflenmektedir. Harita 16 ve Harita

Detaylı

3. Türkiye Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Konferansı 14-16 Ekim 2015 DEÜ İZMİR

3. Türkiye Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Konferansı 14-16 Ekim 2015 DEÜ İZMİR DOĞAL AFET RİSK YÖNETİMİ Çağdaş KOÇKAN 1 İnşaat Mühendisi, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, Ankara AFAD. Email: cagdas.kockan@afad.gov.tr ÖZET: Türkiye nin başlıca maruz kaldığı doğal afetler depremler,

Detaylı

BUSKĐ SU VERĐLERĐNĐN GELĐŞMĐŞLĐK DÜZEYĐNE GÖRE COĞRAFĐ BĐLGĐ SĐSTEMLERĐ ĐLE ANALĐZĐ

BUSKĐ SU VERĐLERĐNĐN GELĐŞMĐŞLĐK DÜZEYĐNE GÖRE COĞRAFĐ BĐLGĐ SĐSTEMLERĐ ĐLE ANALĐZĐ TMMOB COĞRAFĐ BĐLGĐ SĐSTEMLERĐ KONGRESĐ 2009 02-06 Kasım 2009, Đzmir BUSKĐ SU VERĐLERĐNĐN GELĐŞMĐŞLĐK DÜZEYĐNE GÖRE COĞRAFĐ BĐLGĐ SĐSTEMLERĐ ĐLE ANALĐZĐ M. Sancak 1, S. Akkar 2 1 BUSKĐ, Bursa Su ve Kanalizasyon

Detaylı

AFETLE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI KURULUŞLAR

AFETLE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI KURULUŞLAR AFETLE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI KURULUŞLAR AFETLE İLGİLİ ULUSAL KURUM VE KURULUŞLAR Acil Durum Yönetimini Gerektiren Hallerde Sorumlu Kurumlar Dış Tehdit MGK Gn. Sek. İltica ve Büyük Nüfus Hareketleri

Detaylı

CORINE 1990 ve 2006 Uydu Görüntüsü Yorumlama Projesi. Kurum adı : T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı. Proje durumu : Tamamlandı.

CORINE 1990 ve 2006 Uydu Görüntüsü Yorumlama Projesi. Kurum adı : T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı. Proje durumu : Tamamlandı. CORINE 1990 ve 2006 Uydu Görüntüsü Yorumlama Projesi Kurum adı : T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Proje durumu : Tamamlandı. Uygulama adresleri: http://aris.cob.gov.tr/crn/ http://aris.cob.gov.tr/csa/

Detaylı

Kentsel Dönüşümde Coğrafi-Kent Bilgi Sistemleri

Kentsel Dönüşümde Coğrafi-Kent Bilgi Sistemleri Kentsel Dönüşümde Coğrafi-Kent Bilgi Sistemleri Prof. Dr. Tahsin YOMRALIOĞLU İTÜ İnşaat Fakültesi Geomatik Mühendisliği Bölümü ITU Faculty of Civil Engineering Department of Geomatics Engineering http://web.itu.edu.tr/tahsin

Detaylı

NAZİLLİ DEVLET HASTANESİ RİSK ANALİZİ PROSEDÜRÜ

NAZİLLİ DEVLET HASTANESİ RİSK ANALİZİ PROSEDÜRÜ Sayfa 1 / 6 1. AMAÇ 2. KAPSAM Nazilli Devlet Hastanesinde bölüm bazında risk değerlendirmeleri yaparak çalışanların çalıştıkları alanlardan kaynaklı risklerini belirlemek ve gerekli önlemlerin alınmasını

Detaylı

TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği. İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi

TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği. İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi İstanbul Proje Koordinasyon Bürosunda (İPKB) Çalıştırılmak Üzere ELEMAN

Detaylı