TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİNDE RUHSAL TRAVMAYA YAKLAŞIM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİNDE RUHSAL TRAVMAYA YAKLAŞIM"

Transkript

1

2 TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİNDE RUHSAL TRAVMAYA YAKLAŞIM A. Tamer Aker

3 Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Merkezi Tunus Caddesi No: 59/5 Kavaklıdere/ANKARA Tel : Faks : Basım Yılı Ankara ISBN Grafik Tasarım & Baskı Uzerler Matbaası ve Tanıtım Sanayi Tic. Ltd. Turan Güneş Bulvarı 22/8 Çankaya/ANKARA Tel : Faks : Türkiye Psikiyatri Derneği Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi yayınıdır. Tanıtım için yapılacak alıntılar dışında Türkiye Psikiyatri Derneği nin yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz. Bilimsel amaçla kaynak gösterilerek kısa alıntılar yapılabilir.

4 TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİNDE RUHSAL TRAVMAYA YAKLAŞIM Yazan A.Tamer Aker Katkıda Bulunanlar Banu Yılmaz, Feyza Çelik, Ilgın Gökler Danışman, Belkıs Şeniz, Hatice Sodan Turan, Emrah Güleş, Elif Kırmızı Alsan Destekleyen Kurum ve Kuruluşlar T.C. Sağlık Bakanlığı Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Ofisi Türkiye Psikiyatri Derneği Bu kitap Temel Sağlık Hizmetlerinde Ruhsal Travmaya Yaklaşım Eğitimi (TREP) yardımcı kitabı olarak hazırlanmış, Van Depremi nden Etkilenen Kişilere Psikososyal Destek Projesi kapsamında Merkezi Acil Yanıt Fonu (CERF) aracılığı ile Dünya Sağlık Örgütü nün desteği ile basılmıştır. Kitabın hazırlanmasında TUBİTAK 107K538 numaralı proje sonuçlarından yararlanılmıştır.

5 A. Tamer Aker Prof. Dr., Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, Kocaeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Psikiyatri AD Ruhsal Travma Yüksek Lisans Programı, Türkiye Psikiyatri Derneği Merkez Yönetim Kurulu Banu Yılmaz Yrd. Doç. Dr., Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü, Türk Psikologlar Derneği Travma Birimi Üyesi Feyza Çelik Dr, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültasi Psikiyatri AD, Türkiye Psikiyatri Derneği Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi Ilgın Gökler Danışman Yrd. Doç. Dr., Maltepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü, Türk Psikologlar Derneği Travma Birimi Üyesi Belkıs Şeniz Dr, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Türkiye Psikiyatri Derneği Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi Hatice Sodan Turan Dr, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Türkiye Psikiyatri Derneği Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi Emrah Güleş Dr, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Türkiye Psikiyatri Derneği Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi Elif Kırmızı Alsan Dr, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Türkiye Psikiyatri Derneği Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi

6 İÇİNDEKİLER Önsöz...7 Ruhsal Travma ve Afet Kavramı Travmatik Olay / Travma Travmatik Olayların Sınıflanması Afet Tanımı Afetlerin Sınflanması Ruhsal Travma ve Afetlerin Epidemiyolojik Özellikleri Ruhsal Travma ve Psikiyatrik Hastalıklar Travmatik Stres ve Diğer Tıbbi Durumlar Risk Etkenleri Ruhsal Travma ile İlişkili Hastalıklar Travma Sonrası Stres Bozukluğu Akut Stres Bozukluğu Dissosiyatif Belirtiler Travmatik Yas Karmaşık Travma Sonrası Stres Bozukluğu Majör Depresyon TSSB ve Travmatik Stresle İlişkili Bozukluklarda Ayırıcı Tanı Ruhsal Travma ile İlişkili Diğer Travmatik Stres Hastalıkları Ruhsal Travma ve Kuramlar Hazır ve Kültürel Korkular Stres-Tepki Kuramı Temel Varsayımlar Korku Koşullanması Bilişsel / Düşünsel Hatalar Ruhsal Travma ve Travmatik Stres Hastalıklarını Değerlendirme Yaşanılan Travmanın Öğrenilmesi Ruhsal Belirti ve Bulguların Araştırılması Travmatik Strese Psikolojik Yaklaşım... 40

7 A. Genel İlkeler B. Psikolojik Eğitim C. Normalleştirme / Olağanlaştırma D. Başa Çıkma Yöntemleri E. Sorun Çözmeye Yönelik Öneriler F. Toplumsal Paylaşımı Desteklemek G. Gün İçindeki Sıkıntının Azaltılmasına Yönelik Öneriler H. Korkulan Durumun veya Düşüncenin Üzerine Gitme I. Etkinlikleri Belirleme J. Genel Tıbbi Sağlığın Sürdürülmesi K. İntihar / Özkıyım Riskine Yaklaşım Psikofarmakoloji Tedavinin Amaçları İlaca Uyum Tedavi Süreci Travma Sonrası Karşılaşılan Ruhsal Sorunlara Yaklaşım Travmatik Olaylarda Yardım Çalışanları Olaya Bağlı Stres Kaynakları Mesleki Stres Kaynakları Çevresel Stres Kaynakları Yardım Çalışanlarında Görülen Stres Belirtileri Stres Tepkilerini Azaltmaya / Önlemeye Yönelik Öneriler Ekler Ek-1 Başvuru Formu (Örnek) Ek-2 Tarama Formu (Örnek) Yararlanılan Kaynaklar... 72

8 ÖNSÖZ Ruhsal travmatik yaşantılar ve afetler sıklıkla ülke gündeminde yer alan önemli olaylardır. Doğal, insan kaynaklı veya kaza gibi etkenlerle ortaya çıkabilen bu olaylar, önemli toplum sağlığı sorunlarına yol açmaktadır. Afetler insan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Türkiye ise, ne yazık ki ruhsal travmatik olay ve afetlere çok açık bir coğrafyada yer almaktadır. Bununla birlikte, ruhsal travmatik olay ve afetle ilgili toplum ruh sağlığı çalışmaları son yıllarda yoğunlaşmıştır. 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 Marmara Depremleri, depremlerin yaşandığı bölgeler dışında, Türkiye genelinde de önemli etkiler yaratmıştır. Depremin ilk aylarından bugüne kadar yapılan çalışmalar özellikle deprem sonrası gelişen ruhsal sorunların yaygınlığına dikkat çekmektedir. Bu sarsıcı etki çok çeşitli olumsuzlukları beraberinde getirmekle birlikte toplumun ruh sağlığına, ruh sağlığı uzmanları ve sağlık çalışanlarının da mesleklerine bakışını olumlu yönde değiştirmiştir. 17 Ağustos tan sonra ruhsal travma ve afet çalışmalarında önemli bir bilgi ve deneyim artışı sağlanmıştır. Pek çok eksiğine karşın, bu bilgi ve deneyim birikimi artan bir duyarlılıkla sürmektedir Marmara Depremleri nden pek çok acının yanı sıra pek çok dersle çıkıldı. Bunlardan birkaçı, i. Sağlık ve psikososyal hizmetlerin dağınık, karışık ve düzensiz olması, müdahalelerde tekrarlar veya boşluklar belirmesi, ii. Psikososyal alanda oluşturulan hizmetlerin sürekliliğinin sağlanamaması, iii. Hizmetlerin sürekliliğini sağlayacak bilgi ve deneyim yeterliliğinin oluşturulamamasıydı. Bu eksiklikleri gidermeye yönelik çalışmalar ilgili kurumlar, Türkiye Psikiyatri Derneği de (TPD) dahil çeşitli dernek ve STK lar, üniversite ve eğitim hastaneleri tarafından yürütülmeye çalışılırken, yüzyılın en büyük felaketlerinden birisi olan Güney Asya Deprem ve Tsunamisi (2004) Türkiye de gelişmekte olan duyarlılığı harekete geçirdi. Aynı zaman diliminde Türkiye Psikiyatri Derneği, Türk Tabipler Birliği (TTB), Türk Psikologlar Derneği ve Türk Kızılayı nın yolları hem ülke içinde hem de Aceh/ Endonezya ve Sri Lanka da kesişti. Bu kesişim birlikte çalışmayla, birlikte çalışma da 2005 yılı haziran ayında ilk işbirliği protokolünün imzalanmasıyla sonuçlandı. Bu 7

9 protokol ile ilk kez TPD, Türk Psikologlar Derneği, Türk Kızılayı ve TTB nin açık bir bağlantısı kurulmuş oldu. Çalışmaları psikososyal alanda yoğunlaştırmak için gerekli olan daha odaklanmış, ancak daha geniş katılımlı ikinci protokolün imzalanması ise Ağustos 2006 yılında gerçekleşti. Böylece sadece psikososyal alanda hizmet verecek olan Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB); Türk Kızılayı, Türk Psikologlar Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Türkiye Psikiyatri Derneği, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Derneği, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği nin katılımlarıyla kuruldu. APHB, toplum ruh sağlığını olumsuz etkileyen afetler ve kriz durumlarında psikososyal müdahalelerin yürütülmesinde tarafların sorumluluklarını ve işbirliği ile ilgili esaslarını düzenlemeyi amaç edindi. APHB protokolü, afetlerin psikososyal etkilerinin azaltılması konusunda afet öncesi, sırası ve sonrasında yürütülecek psikososyal faaliyetler ile ilgili işbirliği konularını, birlikte çalışma esas ve usullerini içerir. Afetlerde ve olağan dönemlerde psikososyal hizmetlere gereksinim duyan kişi ve grupların ihtiyaçlarının en etkili biçimde ve işbirliği halinde karşılanmasını, ulusal ve uluslar arası alanda meydana gelen afetlere birlik üyesi tüm meslek örgütleriyle daha etkili müdahale edebilmek amacıyla gerekli alt yapının kurulmasını amaçlar. Kuruluşundan bu yana birçok afet ve acil durumda APHB uygulamaları gerçekleştirilmiş, birliğe üye derneklerin temsilcilerinin yeterliliklerinin arttırılmasıyla ilgili hazırlık ve eğitim çalışmaları yapılmış, birliğin çalışmalarını nasıl yürüteceğini tanımlayan İşleyiş Yönergesi oluşturulmuş ve ülke genelinde APHB çalışmalarını yürütecek yapılanma belirlenmiştir. Birlik çalışmaları kapsamında çalıştaylar, bilimsel toplantılar ve olağan toplantılar düzenlenmeye devam edilmektedir. Son olarak, Van ve Erciş Depremleri nden çok az önce Ankara Kızılay da gerçekleşen patlamaya yönelik müdahale de dahil olmak üzere, APHB nin müdahale ettiği bazı kitlesel travmatik olaylar ve afetler aşağıda listelenmiştir: - Güney Asya Deprem ve Tsunamisi - Pakistan Depremi - İzmir Zafer İlköğretim Okulu Kazası - Konya Bina Çökmesi - Ankara Anafartalar Çarşısı Bombalama Olayı - Antalya Serik Yangını 8

10 - Ankara Bala Depremi - İzmir Aliağa Trafik Kazası - Mersin Gülnar Yangını - İstanbul Güngören Bombalama Olayı - Batı Marmara Sel Felaketi - Mardin Bilge Köyü Katliamı - Bursa Mustafa Kemal Paşa Maden Ocağı Göçüğü - Bandırma Gemi Kazası - Zonguldak Maden Ocağı Göçüğü - Çorum Seydim Depremi Tüm bu olaylarda APHB mutlaka yerel yönetim, yönetici, ilgili kurum ve STK larla işbirliği içinde çalışmayı hedeflemiştir. Ülkemiz dahilindeki tüm çalışmalarda öncelikli amaçlardan biri Sağlık Bakanlığı ve ilgili diğer bakanlıklarla işbirliğidir. Ayrıca bu süreçte APHB, Union of Disaster Psychosocial Services (UDPS) adıyla çok sayıda ülkeden farklı travma uzmanlarıyla ve kurumlarıyla da etkileşime girerek, uluslararası işbirliklerine ve karşılıklı deneyim paylaşımlarına aracı olmuştur. APHB müdahale gücünü dernek gönüllülerinden almaktadır. Ruh sağlığı alanında çalışan bu gönüllülerin yeterliliğini artırmak için çalıştaylar ve sempozyumlar düzenlemiş ya da düzenlenmesine katkıda bulunmuştur. Beklenen Marmara Depremi Sempozyumu, Türkiye nin Afeti; 10. Yıl Sempozyumu bu anlamda örnek verilebilir. Ayrıca iki yılda bir düzenlenen Uluslarası Ruhsal Travma Toplantıları nın en önemli destekçilerinden biridir. APHB üyeleri tarafından hazırlanan ve 10 yıllık bir zaman diliminde Türkiye de meydana gelen afetler konusunda yapılmış bilimsel araştırmaların incelendiği iki derlemede, 2000 yılından sonra yıllar içinde Afet Ruh Sağlığı na ilginin gittikçe ve belirgin bir şekilde azaldığı vurgulanmıştır. Bu azalma Van ve Erciş Depremleri ne kadar devam etmiştir. Van ve Erciş Depremleri yol açtıkları tüm olumsuzluklara karşın, ruhsal travma ve afet duyarlılığını tekrar canlandırmıştır. Depremlerin yıkımlar kadar yeniden oluşumlara, gelişmelere de yol açabildiği bilinmektedir. Bu bağlamda, Van ve Erciş Depremleri nin ülkemiz ruh sağlığı camiasında kalıcı ve geri dönüşümsüz olumlu bir farkındalık artışı yaratmasını, bu artışın özellikle sağlık çalışanlarına yansımasını ve bu yansımanın kalıcı ve güçlü bir oluşum olarak varlığını sürdürmesini dileriz. 9

11 Tüm bu çabalar içinde sağlık çalışanının kendi sağlığını da koruması gerektiğini hatırlatmak isteriz. A.Tamer Aker Prof. Dr, Türkiye Psikiyatri Derneği Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Feyza Çelik Dr, Türkiye Psikiyatri Derneği Ruhsal Travma ve Afet Psikiyatrisi Çalışma Birimi Koordinatörü 10

12 RUHSAL TRAVMA VE AFET KAVRAMI Travmatik Olay Travmatik olaylar kişinin yaşamsal bütünlüğünü tehdit eden / bozan olaylardır. Deprem, sel gibi doğal afetler, savaşlar, cinsel ya da fiziksel saldırıya uğrama, çocuklukta yaşanan cinsel taciz ve tecavüzler, işkence görme, zorla kaçırılma, trafik kazaları, yaşamı tehdit eden bir hastalık tanısının konması, ölü bir vücudu ya da vücut parçasını görme, sevilen bir yakının kaybolması/ ölümü gibi zorlayıcı ve kişinin başa çıkma yeteneğini aşan olaylar travmatik olaylara örnek verilebilir. Örneğin; depremi yaşamış olmak, arama - kurtarma çalışmalarına katılmak, ilk günlerden beri sağlık yardımında bulunarak ölü ve yaralılarla uğraşmak, depremde sevdiği birini kaybetmek veya böyle bir haber almak gibi olaylar yaşadığımız deprem felaketinin travmatik yönlerindendir. Kişiler bu tür olayları üç şekilde yaşayabilirler; i. Olay doğrudan kişinin başına gelir. ii. Kişi, bu tür olaylara tanık olur, olayı yaşayan insanlara yardım eder. iii. Bu tür bir travmatik olayın sevdiği bir kişinin başına geldiğini öğrenir. Bir travmatik olay sırasında veya sonrasında kişiler korku, dehşet, çaresizlik, utanç ve suçluluk gibi tepkiler verdiyse bu tür olaylar artık ruhsal açıdan travmatik olaylar ya da ruhsal travmatik olaylar olarak adlandırılır. Tablo 1: Ruhsal Travma Tanımı (DSM-IV, APA) (1) Kişi, gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin veya başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayını yaşamış, böyle bir olaya tanık olmuş ya da böyle bir olayla karşı karşıya gelmiştir. (2) Kişinin tepkileri arasında aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme vardır. Not: Çocuklar bunların yerine dağınık (dezorganize) ya da ajite davranışla tepkilerini dışa vurabilirler. 11

13 Travmatik Olayların Sınıflanması Ruhsal travmaya yol açabilecek olayları çeşitli şekillerde sınıflamak mümkündür. En yaygın olarak kullanılan sınıflamalarda bu tür olaylar üç başlık altında toplanır; i. İnsan elinden kasıtlı olarak çıkan olaylar ii. Doğal afetler / olaylar iii. Kazalar Travmatik olayları bireysel (örn. trafik kazası) ya da toplumsal (örn. deprem), tekil (örn. saldırıya uğramak) veya süreğen (örn. eş şiddeti) olarak sınıflamak da mümkündür. Afet Tanımı Afetleri çeşitli şekillerde tanımlamak mümkündür; i. Belirli bir zaman dilimi içerisinde, tıp mesleğinin kapasite ve kaynakları ile olağandışı durumdan etkilenen veya sağlığı tehdit altında olan insanların gereksinimleri arasında akut ve öngörülemeyen bir dengesizlikliğin ortaya çıktığı olaylardır. ii. İnsanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal yaşamı ve insan faaliyetlerini durdurarak veya kesintiye uğratarak toplulukları etkileyen, etkilenen topluluğun kendi imkân ve kaynaklarını kullanarak üstesinden gelemeyeceği doğal, teknolojik veya insan kökenli olaylardır. Afet olayın kendisi değil, doğurduğu sonuçlardır. Acil durum ise; insan hayatı, refahı, mülk ve çevre açısından doğrudan tehdit oluşturan her tür durumu ifade eder. Bu kapsamda çok sayıda insanda olumsuz ruhsal sonuçlar doğuran trafik kazaları gibi olaylar düşünülebilir. Afetlerin Sınıflanması Afetler kökenleri veya ortaya çıkma hızlarına göre sınıflandırılabilir. Kökenlerine göre afetler: i. Doğal afetler (örn. deprem, sel, heyelan) ii. Teknolojik afetler (örn. nükleer patlamalar) iii. İnsan kökenli afetler (örn. savaşlar, terör olayları) 12

14 Ortaya çıkma hızlarına göre afetler: i. Ani gelişen afetler (örn. deprem, çığ, hortum) ii. Yavaş gelişen afetler (örn. kuraklık, erozyon, küresel ısınma) Afetlerin büyüklüğünü saptamak için; can kaybı, etkilenen nüfus, etkilenen coğrafi alan, yapısal hasarlar, sosyal ve ekonomik kayıplar ölçüt olarak kullanılır. Ruhsal Travma ve Afetlerin Epidemiyolojik Özellikleri Travmatik olaylar oldukça yaygın yaşanır. Afetler yıllar geçtikçe daha fazla sayıda insanı, dünyanın daha yoksul bölgelerinde etkilemektedir. Kadın ve erkeklerin karşılaştıkları travmatik olaylar ve bu olaylara verdikleri yanıtlar farklıdır. Çeşitli kültürlerde yapılan çalışmalarda erkeklerin kadınlara göre daha fazla sayıda travmatik olayla karşılaştıkları saptanmıştır. Kadınlar daha sıklıkla cinsel travmalar ve çocukluk çağı kötüye kullanımı ile karşılaşırken; erkekler yangın, kaza, fiziksel saldırı, kaçırılma, tehdit ve savaş gibi olaylar yaşamaktadır. Ruhsal travmalardan sonra gelişen hastalıklardan biri olan travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) kadınlarda daha sık görülür. Farklı travmatik olaylar değişik yoğunluk ve şiddette sorunlara yol açabilirler. Ruhsal travmalardan sonra ortaya çıkan hastalıklar çok yaygın olmaları nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur. Marmara depremlerinden sonra bölgede yaygın oranda TSSB ve diğer ruhsal sorunlara rastlanmıştır. RUHSAL TRAVMA VE PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Travmaya verilen yanıtlar tekil bir bozukluktan çok bir durumlar yelpazesidir. Bir ucunda yeniden yaşantılama, kaçınma ve artmış uyarılmışlık belirtilerinin olduğu akut stres bozukluğu (ASB) ve TSSB gibi genellikle tek bir olaya verilen yanıt, diğer ucunda ise tekrarlayan, çoğu kez insan eliyle oluşturulmuş tecavüz, işkence, çocukluk çağı istismarı gibi travmatik olaylara maruz kalma sonucu kendilikte ve kişilerarası ilişkilerde bozulmalarla ortaya çıkan daha karmaşık sendromlar yer alır. Tüm bu yelpazeyi travmatik stresle ilişkili sorunlar / bozukluklar başlığı altında toplamak mümkündür. Travmatik stres dışında ruhsal travmalar çeşitli psikiyatrik ve diğer tıbbi hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırırlar. Bazı hastalıkların ortaya çıkması için gerekli, diğerlerinin ortaya çıkması için tetikleyici bir rol oynarlar. 13

15 1. Ruhsal travmanın gerekli ama yeterli olmadığı durumlar; Akut stres tepkileri, ASB, Eşik altı TSSB, Akut TSSB, Kronik TSSB, Geç başlangıçlı TSSB, DESNOS / Felaket sonrası kalıcı kişilik değişikliği / Karmaşık TSSB, Travmatik yas 2. Ruhsal travma yaşamanın gerekli olmadığı ama tetikleyici olabildiği durumlar; Kişilik bozuklukları, Majör depresyon (MD), Diğer anksiyete bozuklukları, Diğer duygudurum bozuklukları, Somatoform bozukluklar, Dissosiyatif bozukluklar, Cinsel işlev bozuklukları, Uyku bozuklukları, Ağrı bozuklukları, Psikotik bozukluklar Unutulmaması gereken önemli noktalar ise; i. Bu hastalıklar yaşanılan ruhsal travma veya afetten önce de var olabilirler. ii. Ruhsal travma veya afet bu hastalıklara ilişkin belirtilerin ortaya çıkmasını kolaylaştırmış olabilir. iii. Ruhsal travma veya afet bu hastalıkların kendilerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırmış olabilir. TRAVMATİK STRES VE DİĞER TIBBİ DURUMLAR Travmatik stres ve fiziksel hastalıklar arasında yakın bir ilişki olduğu bilinmektedir. Kronik ağrı, spastik kolon sendromu ve fibromiyalji bu tür örneklerdendir. Ayrıca kronik pelvik ağrı yakınmalarıyla başvuran kadın hastalarda çocukluk ve erişkinlikte travmaya maruz kalma oranı yüksek bulunmuştur. Travmatik stres kalp krizi, erken doğum riskinin artmasına ve mensturel düzensizliklere yol açabilir. Bu hastalıkların bir kısmının kendilerinin de bir ruhsal travmatik olay olabileceğini hatırlatmak yararlı olacaktır. RİSK ETKENLERİ (HASTALIKLARIN ORTAYA ÇIKMASINI KOLAYLAŞTIRAN ETKENLER) Travmatik olaylar ve ruhsal travmatik olaylar çok yaygın yaşanmasına karşın ilişkili hastalıkları aynı yaygınlıkta saptamak mümkün değildir. Aksine, başta TSSB olmak üzere ortaya çıkan hastalıklar ruhsal travmatik olay yaygınlığına göre oldukça düşüktür. Risk etkenleri kimlerde daha kolay hastalık ortaya çıkabildiğini açıklamaya yarayan durumlardır. Bu etkenler aynı zamanda hastalıkların süreğenleşmesini de kolaylaştırabilirler. Risk etkenlerinin tanınması, öncelik verilecek kişi veya toplulukların saptanması ve engellenebilecek etkenler varsa önlem alınması açısından önemlidir. Bir 14

16 anlamda risk etkenlerini saptamak, verilecek psikososyal hizmetler anlamında hangi olgu veya topluluklara öncelik verilmesinin gerekliliği konusunda yol göstericidir. Risk etkenleri Travma ve stres Travmatik olayın şiddeti, özellikle yaşamı tehdit etmesi, fiziksel yaralanma ve kayıpların yoğunluğu Travmatik olayın süreğen olması Basın yayın aracılığıyla travmatik görüntülere maruz kalmak İnsan eliyle yaratılan travmatik olaylar Travma sırasında yaşanılan belirtilerin niteliği ve şiddeti Travmaya karşı verilen öznel yanıtın şiddeti Travmatize olmuş bir toplumun üyesi olmak Akut veya süreğen ikincil stresler Kişisel özellikler Kadın cinsiyet Bekar, dul ya da boşanmış olmak Çocuk ya da yaşlı olmak Azınlık üyesi olmak Yoksulluk veya düşük sosyoekonomik düzey Düşük eğitim düzeyi Kişisel veya ailesel psikiyatrik hastalık öyküsü Çocukluk çağı ruhsal travmaları Dayanıklılıkta (resilience) yetersizlik Bazı kişilik özellikleri (içe dönüklük ve dışsal kontrol odağının yüksek olması gibi) Öfke, suçluluk gibi psikolojik etkenler İşlevsel olmayan başa çıkma çabaları Çevresel etkenler/kaynaklar Tıbbi, psikolojik ve sosyal yardım servislerine ulaşımın yetersizliği Sosyal kaynakların ve desteğin azlığı Az gelişmiş / gelişmekte olan bir ülkede yaşamak Göçmen veya mülteci olmak 15

17 Başta TSSB olmak üzere hastalıkların seyrine ilişkin aşağıdaki özelliklerin bilinmesi de önemlidir: TSSB uzun sürebilen ve yeti yitimine yol açabilen bir hastalıktır. Çeşitli çalışmalar TSSB yaygınlığının ruhsal travmatik olay veya afetten sonra, zamanla azaldığını göstermiştir. İnsan elinden bilerek ve kasıtlı çıkan travmalara bağlı TSSB daha uzun sürme eğilimindedir. Travmatik olay sırasında verilen tepkinin yoğunluğu TSSB nin süreğenleşmesini kolaylaştırabilir. Hastalığın uzun sürmesi, belirtilerin niteliği ve şiddeti, eşlik eden diğer psikiyatrik ve tıbbi hastalıklar, öncesinde ASB nin varlığı TSSB nin süreğenleşmesini kolaylaştırır. Travmatik olay öncesinde ruhsal yapıdaki olumsuzluklar, sosyal destek eksikliği, kayıplar hastalığın süreğenleşmesini kolaylaştırabilir. Travmatik yaşantının öncesinde ve sonrasında yaşanan travmatik olaylar ve diğer yaşam olayları hastalığın süreğenleşmesini etkiler. RUHSAL TRAVMA İLE İLİŞKİLİ HASTALIKLAR TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU Öncelikle ruhsal travmatik olaylar ve ilişkili sorunları TSSB başlığı ile sınırlamanın hatalı ve eksik olacağını vurgulamak gerekir. Farklı bir söylem ile, travma eşittir TSSB değildir. Ancak, uygulamaya ve anlamaya dönük faydası olması nedeniyle burada ilk ve en geniş hastalık olarak yer alacaktır. TSSB, travmatik stres ve ilişkili sorun veya hastalıkları en iyi ifade eden durumların başında gelir. Bu nedenle TSSB belirtileri bazı tanım ve özellikleri ile birlikte aktarılacaktır. TSSB tanısı koyabilmek için ilk ölçüt ruhsal açıdan travmatik bir olay yaşamanın gerekliliğidir. TSSB belirtilerini 3 ana kümede toplamak mümkündür: 1. Travmatik olayı yeniden yaşama 2. Travmaya eşlik etmiş uyaranlardan kaçınma ve genel tepki verme düzeyinde azalma (küntleşme) 3. Uyarılmışlık belirtileri 16

18 Travmatik yaşantıdan sonra bu belirtilerin görülmesi TSSB tanısı koymak için yeterli olmamaktadır. Belirtilerin bir aydan daha fazla sürmesi, belirgin bir rahatsızlığa yol açması ve işlevsellikte bozulmaya neden olması halinde TSSB tanısı konulabilir. TSSB nin alt tipleri: Akut TSSB (belirtiler 3 aydan daha kısa süre devam ederse), kronik TSSB (belirtiler 3 aydan uzun süre devam ederse), geç başlangıçlı TSSB dir (belirtiler travmadan 6 ay sonra ortaya çıkarsa). BELİRTİLER A. TRAVMATİK OLAYI YENİDEN YAŞAMA / YENİDEN YAŞANTILAMA Bu belirtiler içerikleri ile doğrudan, yaşanılan ruhsal travmatik olaya işaret ederler. 1. Olayı elinde olmadan tekrar tekrar rahatsız edici bir şekilde anımsama Yaşanılmış olan travmatik olayla ilişkili imge veya düşünce düzeyinde olabilir. Zamansız ve birden ortaya çıkarlar. Rahatsız edici, sıkıntı verici ve zorlayıcıdırlar. 2. Olayla ilgili kabus veya sıkıntılı rüyalar görme Travmatik olayla ilişkilidirler. Uyku ile ilgili sorunlara yol açabilirler. 3. Geriye dönüşler (flashback ler) Birkaç saniyeden günlere dek sürebilen dissosiyatif durumlarda o olayın bazı ya da tüm öğe ve özelliklerini sanki yeniden yaşanıyormuşçasına hissetme ve bu doğrultuda davranmadır. 4 ve 5. Yaşanılan travmayı hatırlatan / andıran uyaranlar karşısında ciddi bir sıkıntı (korku, çaresizlik vb.) ve fizyolojik tepkiler yaşama Tetikleyici olaylarla yoğun bir psikolojik sıkıntı ve fizyolojik tepki hali (çarpıntı, sıkışma hissi, titreme, terleme vb.) yaşama. B. KAÇINMA KÜNTLEŞME BELİRTİLERİ İlk üç maddeyi kaçınma, son dört maddeyi ise küntleşme başlığı altında kavramak anlamayı kolaylaştıracaktır. Kaçınma belirtileri doğrudan travmatik olayla ilgili uyaranlarla ilişkiliyken (içerik olarak benziyorken), küntleşme belirtileri ise zamansal bir birliktelik özelliği gösterir. Yani ruhsal travmatik olaydan sonra ortaya çıkmıştır veya var olan durum yaşanılan ruhsal travmatik olay ile daha da artmıştır. 17

19 1. Travmatik olay ile ilgili düşünce ve duygulardan kaçınmak için özel bir çaba harcama Bu düşünce ya da duyguların yarattığı sıkıntı, korku, çaresizlik gibi nedenlerle travmatik olayların anlatımı kişiler için oldukça zor olabilir. 2. Travmatik olayı hatırlatan, bu olaya veya olayın herhangi bir özelliğine benzeyen etkinlik, yer, durum, kişi, zaman gibi uyaranlardan kaçınma 3. Travmatik olayın önemli bir bölümünü veya özelliğini hatırlayamama Bu belirti saptandığında kafa travması gibi diğer tıbbi bir etkenin varlığı da araştırılmalıdır. 4. Duygularını hissedememe, yaşayamama, taşlaşma, psişik uyuşma, duygusal anestezi, dostluk, sevecenlik, cinsellik gibi bazı duyguları duyumsayabilme yetisinde azalma 5. Daha önceden sevilen etkinliklere karşı ilgi kaybı ya da bunlara katılımın belirgin olarak azalması Yaşanılan travmatik olaydan sonra ortaya çıkması veya varolan ilgi eksikliğinin travmatik olaydan sonra daha da belirgin hale gelmesi anlamlıdır. Bu özelliği, diğer belirtiler için de genelleştirmek mümkündür. 6. İnsanlardan uzaklaşma ya da yabancılık duyma Bu belirtinin temelinde yatan bilişlerden biri onlar benim yaşadıklarımı, çektiklerimi anlayamazlar inancıdır. Kişi yavaş yavaş çevresinden ve yakınlarından kopmaya başlar. 7. Mesleği, evliliği, çocukları ya da yaşam süresi ile ilişkili olumsuz duygular ya da geleceği kalmadığı duygusunu yaşama Kişilerin yaşam sürelerinin kısalığına ilişkin belirgin beklentileri olabilir. C. UYARILMIŞLIK Bu belirti kümesini anlamanın en iyi yollarından biri kafasına küçüklü, büyüklü iğneler batan insan resmidir. Bu iğneler travmatik olayla ilişkili hatırlatıcı uyaranlar veya travmatik olayın beyinde ve bedende yarattığı genel uyarılmışlık halidir. Böylece bu kişi; 1. Uykuya dalmak veya uykuyu sürdürmekte güçlük çeker. 18

20 2. Sürekli tetiktedir, adeta bıçak sırtında yaşar. Çevresini sürekli yaşamış olduğu travmanın gözü ile süzer. Oturduğu yer, bulunduğu durum hep bu süzgeçten geçer. 3. Çabuk irkilir. Kapı çarpması, telefonun çalması kişide irkilme tepkisi ve çarpıntı, titreme, nefes darlığı gibi fizyolojik tepkilere yol açabilir. 4. Çabuk sinirlenme ya da öfke patlamaları yaşar. 5. Yoğunlaşma güçlüğü veya işlerini bitirmekte güçlük yaşar. Travma Sonrası Stres Bozukluğu DSM-IV Tanı Ölçütleri (DSM-IV, APA) A. Aşağıdakilerden her ikisinin de bulunduğu bir biçimde kişi travmatik bir olayla karşılaşmıştır: 1. kişi, gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin veya başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayını yaşamış, böyle bir olaya tanık olmuş ya da böyle bir olayla karşı karşıya gelmiştir. 2. kişinin tepkileri arasında aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme vardır. Not: Çocuklar bunların yerine dağınık (dezorganize) ya da ajite davranışla tepkilerini dışa vurabilirler B. Travmatik olay aşağıdakilerden biri (ya da daha fazlası) yoluyla sürekli olarak yeniden yaşanır: (1) olayın, elde olmadan tekrar tekrar anımsanan sıkıntı veren anıları; bunların arasında düşlemler, düşünceler ya da algılar vardır. Not: Küçük çocuklar, travmanın kendisini ya da değişik yönlerini konu alan oyunları tekrar tekrar oynayabilirler (2) olayı, sık sık, sıkıntı veren bir biçimde rüyada görme. Not: Çocuklar, içeriğini tam anlamaksızın korkunç rüyalar görebilirler (3) travmatik olay sanki yeniden oluyormuş gibi davranma ya da hissetme (uyanmak üzereyken ya da sarhoşken ortaya çıkıyor olsa bile, o yaşantıyı yeniden yaşıyor gibi olma duygusunu, illüzyonları, hallüsinasyonları ve dissosiyatif geriye dönüş epizodlarını kapsar) (4) travmatik olayın bir yönünü çağrıştıran ya da andıran iç ya da dış olaylarla karşılaşma üzerine yoğun bir psikolojik sıkıntı duyma (5) travmatik olayın bir yönünü çağrıştıran ya da andıran iç ya da dış olaylarla karşılaşma üzerine fizyolojik tepki gösterme 19

21 C. Aşağıdakilerden üçünün (ya da daha fazlasının) bulunması ile belirli, travmaya eşlik etmiş olan uyaranlardan sürekli kaçınma ve genel tepki gösterme düzeyinde azalma (travmadan önce olmayan) (1) travmaya eşlik etmiş olan düşünce, duygu ya da konuşmalardan kaçınma çabaları (2) travma ile ilgili anıları uyandıran etkinlikler, yerler ya da kişilerden uzak durma çabaları (3) travmanın önemli bir yönünü anımsayamama (4) önemli etkinliklere karşı ilginin ya da bunlara katılımın belirgin olarak azalması (5) insanlardan uzaklaşma ya da insanlara yabancılaştığı duyguları (6) duygulanımda kısıtlılık (örn. sevme duygusunu yaşayamama) (7) bir geleceği kalmadığı duygusunu taşıma (örn. bir mesleği, evliliği, çocukları ya da olağan bir yaşam süresi olacağı beklentisi içinde olmama) D. Aşağıdakilerden ikisinin (ya da daha fazlasının) bulunması ile belirli, artmış uyarılmışlık belirtilerinin sürekli olması: (1) uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük (2) tahammülsüzlük (irritabilite) ya da öfke patlamaları (3) düşüncelerini belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırmada zorluk çekme (4) tetikte olma hali (hipervijilans) (5) aşırı irkilme tepkisi gösterme E. Bu bozukluk (B, C ve D Tanı Ölçütlerindeki belirtiler) bir aydan daha uzun sürer. F. Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur. Ayrıca, suçluluk duyguları, kişilerarası ilişkilerde bozulma (evlilikle ilgili çatışmalar, boşanma, işini kaybetme), duygusal iniş çıkışlar, kendi kendine zarar veren davranışlar, dürtüsel davranışlar, dissosiyatif belirtiler, somatik yakınmalar, utanç, umutsuzluk, değersizlik duyguları ve önceden taşıdığı inançları yitirme, ümitsizlik ve çaresizlik hissi gibi belirtiler travmatik stres sorunlarına eşlik edebilir. AKUT STRES BOZUKLUĞU Akut stres bozukluğu, iki ile 30 gün arasında ortaya çıkıp kaybolan stres belirtileri ile tanımlanmıştır ve ASB tanısı koyabilmek için travma sonrasında beş dissosiyasyon belirtisinden en az üçünün bulunması gerekmektedir. Bununla birlikte, her stres 20

22 tepkisini bozukluk ya da hastalık olarak adlandırmamak gerektiğini ve bozukluk ya da hastalığın yaşanılan travmatik olayların yaygınlığına göre daha nadir olduğunu da tekrar vurgulamak yararlı olacaktır. Akut Stres Bozukluğu DSM-IV Tanı Ölçütleri (DSM-IV, APA) A. Aşağıdakilerden her ikisinin de bulunduğu bir biçimde kişi travmatik bir olayla karşılaşmıştır: (1) kişi, gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin ya da başkalarının fiziksel bütünlüğüne bir tehdit olayı yaşamış, böyle bir olaya tanık olmuş ya da böyle bir olayla karşı karşıya gelmiştir. (2) kişinin tepkileri arasında aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme vardır. B. Sıkıntı doğuran olayı yaşarken ya da bu olayı yaşadıktan sonra kişide aşağıdaki dissosiyatif belirtilerden üçü (ya da daha fazlası) bulunur: (1) öznel uyuşukluk, dalgınlık duyumları ya da duygusal tepkisizlik (2) çevrede olup bitenlerin farkına varma düzeyinde azalma (örn. afallama ) (3) derealizasyon (4) depersonalizasyon (5) dissosiyatif amnezi (yani, travmanın önemli bir yanını anımsayamama) C. Travmatik olay şunlardan en az biri yoluyla sürekli olarak yeniden yaşanır: göz önüne tekrar tekrar gelen görüntüler, tekrarlayan düşünceler, rüyalar, yanılsamalar, geriye dönüş epizodları, o yaşantıyı yeniden yaşar gibi olma ya da travmatik olayı anımsatan şeylerle karşılaşınca sıkıntı duyma D. Travma ile ilgili anıları uyandıran uyaranlardan belirgin kaçınma (örn. düşünceler, duygular, konuşmalar, etkinlikler, yerler, insanlar) E. Belirgin anksiyete ya da artmış uyarılmışlık belirtileri (örn. uyumakta zorluk çekme, irritabilite, düşüncelerini yoğunlaştırma güçlüğü, tetikte olma hali, aşırı irkilme tepkisi gösterme, motor huzursuzluk) F. Bu bozukluk klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur ya da bireyin travmatik yaşantısını aile bireylerine anlatarak kişisel destek kaynaklarını harekete geçirmek ya da yardım almak şeklinde yapılması gerekenler peşinde koşma yetisini bozar. G. Bu bozukluk en az 2 gün, en fazla 4 hafta sürer ve travmatik olaydan sonraki 4 hafta içinde ortaya çıkar. H. Bu bozukluk bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir, Kısa Psikotik Bozukluk olarak açıklanamaz ve daha önceden var olan bir Eksen I ya da Eksen II bozukluğunun sadece bir alevlenmesi değildir. 21

23 TRAVMATİK OLAYI YAŞARKEN YA DA OLAYDAN SONRA KİŞİDE GELİŞEBİLEN DİSSOSİYATİF BELİRTİLER İlginç, zor tanınan, tanındığı zaman da hekim tarafından anlamlandırılmakta güçlük çekilen belirtilerdir. Dissosiasyon, çoğu kez bütünleşmiş bilinç, bellek, kimlik ya da çevrenin algılanması işlevlerinde bozulmaya işaret eder. Bozukluk ani ya da yavaş, geçici ya da süreğen olabilir. Bir anlamda insan beyninin yoğun strese (akıma) karşı sigorta şalterini indirerek kendini korumaya alması, stresle baş etme çabasıdır. Travmatik olaya maruziyet sonrasında sonuç olarak ortaya çıkan bir durumdur. 1. Uyuşukluk, dalgınlık ya da duygusal tepkisizlik Kişiler dalgın, kayıtsız, garip bir şekilde tepkisiz ve şaşkındır. Yaşadıkları olayı kavramakta güçlük çekmektedirler. Duygulanımlarına da yansıyan bu durum nedeniyle acı bir olaydan bahsederken tebessüm edebilirler. 2. Çevrede olan bitenin farkına varmanın azalması Bir farkındalık azlığından dalıp gitme ve çevreden tamamen kopmayı da içeren bir durumdur. 3. Derealizasyon Dış dünya algısında ya da yaşantısında garip ya da gerçek dışı olacak şekilde değişiklik (örn: kişiler yabancı ya da mekanik görünebilir). Çevrenin gerçekliğinden bir kopuşu ifade eder. Kişi kendi çevresinden ayrılmış gibidir veya çevresi artık ona yabancı gelmektedir. 4. Depersonalizasyon Kişinin ruhsal süreçlerinin ya da bedeninin kişiden ayrılmış ya da kişinin sanki dışarıdan bir gözlemci gibi hissettiği, benlik algısında ya da yaşantısında değişiklik (örn: kişinin kendini rüyada gibi hissetmesi). Kişi kendisini sanki kendisi değilmiş veya dışarıdan kendisini gözleyen bir kişi olarak algılamaya başlar. Bir rüyadaymış hissi taşıyabilir veya bedeninden sıyrılmış kendisini ve çevresini izliyormuş gibi bir duygu içine girebilir. 5. Dissosiyatif amnezi Psikojenik amnezi olarak da adlandırmak mümkündür. Kişi travmanın belli bölümlerini ya da tamamını hatırlamakta ciddi bir güçlük içindedir. Kafa travmasının yarattığı bilinç kaybından ayrılması gerekir. 22

24 TRAVMATİK YAS Mutlaka normal yas sürecinden ayırt edilmesi gerekir. Normal Yas Kişilerin ölüme karşı verdikleri bazı ortak tepkiler, ölümden sonra geçilen bazı dönemler vardır. Kişiler bu dönemleri çoğu zaman birlikte yaşarlar. Bunları 5 başlık altında toplayabiliriz. İnkar dönemi Öfke dönemi Pazarlık dönemi Çökkünlük / Depresyon dönemi Kabullenme dönemi İlk dönemlerde yer alan şok ve inkarın yerini daha sonra öfke alır. Sonrasında başlayan pazarlık döneminde ise şu şekilde yapsaydım hayatta olacaktı gibi düşünceler ortaya çıkabilir. Sonrasında ise kişi ölümü yavaş yavaş kabullenmeye ve normal düzenine dönmeye başlar. Travmatik Yas Yoğunluğunun bireyi aştığı, kişide uyum sağlamayı güçleştiren davranışların ortaya çıkmasına ve sonu gelmez bir matem havasının sürdürülmesine neden olan bir yas varlığında artık normal yastan söz etmek mümkün değildir. Yasın normal gidişinin değişmesine komplike yas, patolojik yas, uzamış yas, çözülmemiş yas, kronik yas, abartılı yas gibi pek çok farklı isim verilmekte olup araştırmacıların üzerinde uzlaştığı bir terim ya da tanım henüz bulunmamaktadır. Travmatik yas terimi, deprem, saldırı gibi travmatik yaşantılar sonucunda ölümün gerçekleşmesini takiben, travmatik stres fenomeni ile yas fenomeni arasındaki etkileşimden doğan kliniği tarif etmek için kullanılmaya başlanmıştır. Travmatik yasta; birey bir yandan özlem duygusuyla kaybına ve kaybıyla ilgili anılara doğru çekilirken, diğer yandan, kaybın travma bileşeniyle ilişkili korku ve sıkıntı hissiyle kaybından ve anılarından uzaklaşma ihtiyacı hisseder. Böylelikle bu iki kuvvet arasında sıkışan birey, yasını tamamlamasını sağlayacak yas ödevlerini yerine getirememekte ve yas hali normal seyrini izleyemediği için sonlanamamakta ve devam etmektedir. Dahası, travmaya maruz kalmış olan bireyde yastan bağımsız olarak da TSSB tablosu gelişebilmekte ve yasın çözümlenmesini güçleştirebilmektedir. 23

25 Travmatik Yasta Ayırıcı Tanı Birçok belirtisi TSSB yi anımsatmakla birlikte travmatik yas, TSSB den ve yastan farklı bir fenomendir. Travmatik yasta bir ayrılık travması söz konusu olduğu için öleni görmeye can atma veya arama gibi ayrılıkla ilişkili belirtiler gözlenir. Kaçınma ve aşırı uyarılmışlık çok baskın belirtiler değildir. Travmatik yasta travmatik olayın yeniden yaşanmasından çok ölenin olmaması sıkıntının kaynağıdır. Aşırı uyarılmışlık belirtileri özellikle ölüyle ilişkili durumlarda ortaya çıkar (Tablo 7). Tablo 7. Travmatik Yasın Yas ve Travma Bileşenleri Yas Travma Biliş Odak ölende, ölenin görüntüsü Odak ölümde, dehşetin görüntüsü Duygudurum Ölene hasret, ayrılma anksiyetesi, öfke (inkar), üzüntü Güvene hasret, tehlikenin anksiyetesi, öfke,tahammülsüzlük, hissizlik Davranış / Yönelim Öleni arama Tehlikeden korunma Bazı yas tutan bireyler kayba tepkilerinin bir parçası olarak üzüntü ve uykusuzluk, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi MD ye özgü belirtiler sergilerler. Olağan yasın süresi ve dışavurumu değişik kültürel gruplar arasında oldukça değişkenlik gösterir. Belirtiler kayıptan sonra iki ay sürmedikçe genellikle MD tanısı konmaz. Aşağıdaki belirtilerin varlığında iki aylık süre geçmese bile uyanık ve dikkatli olmak gerekir. Bu belirtiler büyük oranda MD varlığını gösterir; 1) Sağ kalanın, ölüm sırasında yaptığı ya da yapmadığı şeylerin dışında kalan suçluluk duygularının olması, 2) Sağ kalanın, ölmüş olsaydı daha iyi olurdu ya da keşke ölenle birlikte ölseydi duygularının dışında kalan ölüm düşünceleri, 3) Değersizlik düşünceleriyle hastalık derecesinde uğraşıp durma, 4) Belirgin psikomotor retardasyon, 5) İşlevsellikte uzun süreli ve belirgin bir bozulma olması ve 6) Ölmüş olanın sesini duyuyor olma düşüncesi ya da gelip geçici olarak görüntüsünü görme dışında kalan varsanısal yaşantılar vardır. 24

26 DSM V ve ICD 11 için Önerilen Travmatik Yas Tanı Ölçütleri A ÖLÇÜTÜ B ÖLÇÜTÜ Olay: Birey kendisi için önemli bir yakınını kaybetmiştir Ayrılık anksiyetesi: Her gün ya da yeti yitimine neden olacak düzeyde kaybedilen kişiye özlem duyulur (örn: ölen kişiye hasret duymak, ölen kişinin burnunda tütmesi, ölen kişi ile istenen ancak gerçekleştirilemeyen yeniden buluşma isteği sonucunda hissedilen fiziksel ya da duygusal acı). C ÖLÇÜTÜ Bilişsel, emosyonel ve davranışsal semptomlar: yaslı bireyde aşağıdaki semptomlardan beşi (ya da daha fazlası) her gün bulunmalı ya da yeti yitimine neden olmalı: 1. Kişinin hayattaki rolü hakkında kafa karışıklığı ya da kendilik algısında azalma (yani, kişinin bir parçasının öldüğünü hissetmesi) 2. Kaybı kabullenmekte güçlük 3. Kayıp gerçeğinin hatırlatıcılarından kaçınma 4. Kayıptan sonra başkalarına güvenememe 5. Kayıp ile ilişkili burukluk ya da öfke 6. Hayata devam etmekte güçlük (örn: yeni arkadaşlar edinmek, ilgilerini devam ettirmek) 7. Kayıptan sonra küntlük (emosyon yokluğu) 8. Hayatın kayıptan sonra tatminsiz, boş ya da anlamsız olduğu hissi 9. Afallama, sersemleme ya da şoke olma hissi D ÖLÇÜTÜ E ÖLÇÜTÜ Süre: tanı kaybın üzerinden en az altı ay geçmeden konulmamalıdır. Bozukluk: Rahatsızlık sosyal, mesleki ya da işlevselliğin diğer alanlarında anlamlı bozulmaya yol açmaktadır. F ÖLÇÜTÜ Diğer ruhsal hastalıklar ile olan ilişkisi: Rahatsızlık majör depresif bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu ya da travma sonrası stres bozukluğu ile açıklanamamaktadır. 25

27 KARMAŞIK TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU Uzayan ya da süregiden travmalar, travmatik stres belirtilerinden daha farklı sorunların ortaya çıkmasına yol açar. Bu tür travmatik yaşantıların oluşturduğu belirti kümesi Karmaşık Travma Sonrası Stres Bozukluğu (ktssb) (Complex Traumatic Stress Disorder), Yoğun Stres Bozuklukları (Disorders of Extreme Stress - DES) ya da Başka Türlü Adlandırılamayan Yoğun Stres Bozuklukları (Disorders of Extreme Stress Not Otherwise Specified-DESNOS) olarak adlandırılmıştır. Çocukluk çağında fiziksel ve cinsel istismar, işkence, ev içi şiddet, ensest, tecavüz, tutsaklık gibi süreğen ve insan eliyle oluşturulan travmatik olaylar sonucu ortaya çıkan ktssb nin kapsadığı belirtiler altı başlık altında toplanmıştır : 1. Öfke kontrolünde zorluk ve kendini yaralama davranışı ile sonuçlanabilen duygusal patlama ya da dengesizlikler 2. Amnezi, dissosiyasyon ve depersonalizasyona neden olan bilinç ve dikkat değişiklikleri 3. Süreğen sorumluluk ve suçluluk duygusu, utanç gibi kişinin kendisini değerlendirmesinde değişiklikler 4. Güvensizlik, yakınlık kuramama, toplumdan uzaklaşma, yabancılaşma gibi başkalarıyla olan ilişkilerde değişiklikler 5. Tıbbi bir nedenle açıklanamayan somatik yakınmalar 6. Yaşamını ve dünyayı anlamlandırmada değişiklikler Ayrıca düşmanlık, boşluk hissi, umutsuzluk duygusu ve sürekli sinirlilik hali gibi belirtiler de gözlenebilir. MAJÖR DEPRESYON Majör depresyon belirtileri ruhsal bozuklukların hemen hepsinde görülebildiği gibi travmalardan sonra da sık olarak ortaya çıkar. Ayrıca, TSSB ye de en sık eşlik eden psikiyatrik durum MD dir. Diğer bir ruhsal hastalığa eşlik eden depresyon belirtileri, depresyon tanı ölçütlerini karşılayacak düzeyde şiddetli ve sürekliyse, MD ikinci ruhsal hastalık tanısı olarak var olan tanıya eklenir. Majör depresyon en az iki hafta süren depresif (çökkün) duygudurum ya da ilgi kaybının yanı sıra diğer depresif belirtilerin en az dördünün bulunması şeklinde tanımlanır. 26

28 Tablo 10. Majör Depresif Epizod için Tanı Ölçütleri A. İki haftalık bir dönem sırasında, hemen her gün yaklaşık gün boyu süren, daha önceki işlevsellik düzeyinde bir değişiklik olması ile birlikte aşağıdaki semptomlardan beşinin (ya da daha fazlasının) bulunmuş olması; semptomlardan en az birinin ya (1) depresif duygudurum ya da (2) ilgi kaybı ya da artık zevk alamama olması gerekir: 1. Ya hastanın kendisinin bildirmesi ya da başkalarının gözlemesi ile belirli depresif duygudurum 2. Tüm etkinliklere karşı ya da bu etkinliklerin çoğuna karşı ilgide belirgin azalma ya da artık bunlardan eskisi gibi zevk alamıyor olma 3. Perhizde değilken önemli derecede kilo kaybı ya da kilo alımının olması (örneğin ayda vücut kilosunun %5 inden fazlası olmak üzere) 4. İnsomnia (uykusuzluk) ya da hipersomnianın (aşırı uyku) olması 5. Psikomotor ajitasyon ya da retardasyonun olması (Sadece huzursuzluk ya da ağırlaştığı duygularının olduğunun bildirilmesi yeterli değildir, bunların başkalarınca da gözleniyor olması gerekir.) 6. Yorgunluk-bitkinlik ya da enerji kaybının olması 7. Değersizlik, aşırı ya da uygun olmayan suçluluk duygularının olması (Hezeyan düzeyinde olabilir. Sadece hasta olmaktan dolayı kendini kınama ya da suçluluk duyma olarak değil) 8. Düşünme ya da düşüncelerini belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırma yetisinde azalma ya da kararsızlık 9. Yineleyen ölüm düşünceleri (sadece ölmekten korkma olarak değil), özgül bir tasarı kurmaksızın yineleyen intihar etme düşünceleri, intihar girişimi ya da intihar etmek üzere özgül bir tasarının olması B. Bu belirtiler bir karma epizodun tanı ölçütlerini karşılamamaktadır. C. Bu belirtiler klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur. D. Bu belirtiler bir madde kullanımının ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir. E. Bu belirtiler yasla daha iyi açıklanamaz, yani sevilen birinin yitirilmesinden sonra bu belirtiler iki aydan daha uzun sürer ya da bu belirtiler, belirgin bir işlevsel bozulma, değersizlik düşünceleriyle hastalık düzeyinde uğraşıp durma, intihar düşünceleri, psikotik belirtiler ya da psikomotor retardasyonla belirlidir. 27

29 TSSB ve Travmatik Stresle İlişkili Bozukluklarda Ayırıcı Tanı Ayırıcı tanı özellikle TSSB özelinde tartışılacaktır. TSSB tanısını koyarken en önemli konulardan birisi travmatik stres ve belirtilerini diğer hastalıklardaki belirtilerden ayırabilmektir. TSSB tanı ölçütlerindeki pek çok belirti, anksiyete ve duygudurum bozuklukları tanı ölçütlerindeki belirtiler ile örtüşmektedir. Rahatsız edici anı ve düşünceler obsesif kompulsif bozukluk; korku veren özgül bir uyaran karşısındaki fiziksel ve davranışsal tepkiler özgül fobi; insanlardan kaçınma sosyal fobi; tahammülsüzlük, aşırı uyarılmışlık ve artmış irkilme tepkisi yaygın anksiyete bozukluğu ile karışabilen belirtilerdir. TSSB ile panik bozukluğunun örtüşen belirtileri korku veya kaçınma davranışlarıdır. Ayrıca, TSSB nin bazı belirtileri majör depresyon belirtileri ile de benzeşmektedir; uyku sorunları, duyguları yeterince yaşayamamak, geleceğe ilişkin beklentisizlik, yoğunlaşma sorunları ve daha önceden zevk veren etkinliklere karşı ilgisizlik bu benzeşmeye örnek olarak verilebilir. Ayırıcı tanı amacıyla yapılan değerlendirmede temel ölçüt, belirtilerin travmatik olay ile ilişkili olmasıdır. Değerlendirme yapılırken TSSB nin en önemli göstergelerinden olan yeniden yaşantılama belirtilerinin sorgulanması ve kaçınma davranışlarının travmatik olay ile ilişkisinin araştırılması önemlidir. Burada ayırıcı tanı bağlamında MDB ve diğer anksiyete (kaygı) bozukluklarına küçük bir bölüm açılacaktır. Panik Atağı: Panik atağında çarpıntı, terleme, titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma hissi, soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi ya da sersemlik hissi, derealizasyon ya da depersonalizasyon, kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu, ölüm korkusu, paresteziler, üşüme, ürperme ya da ateş basmaları gibi somatik ve bilişsel belirtiler ortaya çıkabilir. Panik atağı bir hastalık değildir. Panik atakları, panik bozukluğu, TSSB, ASB gibi anksiyete bozukluklarının yanı sıra herhangi bir ruhsal bozuklukta veya diğer tıbbi durumlarda da (örneğin, kardiyak, respiratuar, gastrointestinal) görülebilir. Panik Bozukluğu: Panik bozukluğunda beklenmedik ve yineleyen özellikteki panik atakları ve bu ataklardan en az birini, en az bir ay süre ile izleyen; i. başka atakların da olacağına ilişkin sürekli bir kaygı duyma, ii. kontrolünü kaybetme, kalp krizi geçirme veya çıldırma gibi atağın yol açabilecekleri ya da sonuçları ile ilgili olarak sıkıntı, kaygı veya iii. ataklarla ilişkili olarak belli kaçınma davranışları gösterme belirtilerinden en az biri bulunur. 28

30 Panik bozukluğunda görülen panik atakları beklenmedik iken, akut stres tepkileri ya da TSSB sırasında görülebilen panik atakları durumsal (travmatik olayla ilişkili) ya da durumsal yatkınlık gösteren panik ataklarıdır. Ataklar, travmatik olayla ilişkilidir ve travmatik olayın hatırlatıcıları ile karşı karşıya gelindiğinde ortaya çıkar (örn. enkaz altında kalan depremzedenin kapalı bir ortamda bulunması sonucu enkaz altında yaşadığı süreci hatırlaması). Panik bozukluğunda korkunun kaynağı yeni bir atak yaşama ve bu atağın olası sonuçları iken, TSSB de travmatik olayın yeniden yaşanması endişesi ya da olayın hatırlanmasından duyulan kaygıdır. Panik bozukluğunda kaçınma davranışları panik atağının ortaya çıkmasını veya sonuçlarını engellemeye yönelik iken, TSSB de travmatik olayın hatırlatan uyaranlardan kaçınmaya ve travmatik olayın yeniden meydana gelmesini engellemeye yöneliktir. Özgül Fobi: Üç özelliği vardır. Bunlar; fobik uyaranla karşı karşıya gelme olasılığının neden olduğu beklenti anksiyetesi, yaşanan korkunun kendisi ve hastanın anksiyetesini azaltmak için geliştirdiği kaçınma davranışlarıdır. TSSB de de benzer belirtiler bulunmaktadır. Ancak özgül fobideki uyaranlar daha çok hayvan, kan görmek ya da yükseklik gibi özgül uyaranlar iken, TSSB de uyaran travmatik olay ile ilişkilidir. TSSB deki kaçınma özgül fobideki kaçınmanın tersine, yaşamı tehdit eden bir stres kaynağından sonra ortaya çıkar, korku ve kaçınma davranışlarına travmayı yeniden yaşantılama ve aşırı uyarılmışlık gibi diğer belirtiler de eşlik eder. Sosyal Fobi: Sosyal fobide ise başkalarının önünde konuşmak, yemek yemek, yazı yazmak, çeşitli toplantılara katılmak ciddi bir fobik uyaran haline gelmiştir. Burada kişi küçük duruma düşeceği ya da utanç duyacağı bir biçimde davranacağından korkar. Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen hemen her zaman anksiyete yaratacağı için kişi ya anksiyeteyi hissederek buna katlanır ya da bu durumdan kaçınır. Sosyal fobide kişi davranışlarının sonucu olarak küçük düşeceğinden ya da utanç duyacağından dolayı toplu / toplumsal ortamlardan kaçınırken, TSSB de kişi yaşadığı travmatik olaya bağlı olarak utanç duyma, insanlara karşı güvensizlik, toplum tarafından dışlanacağı düşüncesi ile toplu ya da toplumsal ortamlardan kaçınır. Obsesif Kompulsif Bozukluk: Obsesif kompulsif bozuklukta ise bulaşma, kuşku, simetri obsesyonları olabilir. Tekrarlayan düşünce, dürtü ve düşlemler anksiyeteye yol açar. Bunlar gerçek yaşam sorunları hakkında duyulan aşırı üzüntüler değildir ve kişi bunları bastırmaya çalışır. Kişiler bu obsesyonlara tepki olarak yapmaktan kendilerini alıkoyamadıkları el yıkama, düzene koyma gibi yineleyici davranışlar ya da dua etme, sayı sayma gibi zihinsel eylemler yaparlar. Bunlar sıkıntıyı azaltmaya yöneliktir. TSSB de kişi istenmeden gelen ve obsesyonları andıran yineleyici düşüncelere sahiptir; ancak bu düşünceler OKB den farklı olarak kişi tarafından saçma ve anlamsız olarak değerlendirilmez ve yaşanılan travmatik olayla ilişkilidir. 29

31 Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Yaygın anksiyete bozukluğunda ise birçok olay ya da işte, okulda başarı gibi etkinliklerle ilgili olarak aşırı anksiyete, üzüntü ve endişe duyma ortaya çıkar. Kişi bu duygularını kontrol etmekte güçlük çeker. Huzursuzluk, aşırı heyecan duyma, endişe, kolay yorulma, düşüncelerini yoğunlaştırmada güçlük çekme, zihnin durmuş gibi olması, irritabilite (çabuk öfkelenme, tahammülsüz olma), kas gerginliği ve uyku bozukluğu gibi belirtiler yaşar. Yaygın anksiyete bozukluğunda kişi birçok alanda anksiyete yaşarken TSSB de anksiyete travmatik uyaranlar ile tetiklenmekte, yeniden yaşantılama ve kaçınma belirtileri de eşlik etmektedir. Majör Depresif Bozukluk: Majör depresif bozuklukta mutsuzluk ya da ilgisizlikhayattan eskisi kadar zevk almama belirtilerinden en az birine iştah ve uyku bozukluğu, halsizlik, aşırı durgunluk ya da huzursuzluk, değersizlik veya suçluluk düşünceleri, kararsızlık, dikkatini toplayamama, ölüm ve intihar düşünceleri eşlik eder. Yakınını kaybeden kişilerde de benzer belirtiler görülebilir. Ancak yasta bu belirtiler kişi tarafından olağan karşılanırken, ölenle ilgili olmayan yoğun suçluluk düşünceleri ve ölene kavuşma isteği dışındaki intihar düşüncelerinin olması MDB yi düşündürmelidir. TSSB de de benzer belirtiler görülebilirken bu belirtilere yeniden yaşantılama ve kaçınma belirtileri eşlik eder. Ruhsal Travma ile İlişkili Diğer Travmatik Stres Hastalıkları Travmatik stresle ilişkili hastalıklarda, karmaşık TSSB nin, TSSB den daha farklı ele alınması gereken bir yönü bulunmaktadır. Karmaşık TSSB, kişilik bozukluklarına daha yakın bir yerde durmaktadır. Karmaşık TSSB, yeniden yaşantılama belirtilerini kapsamaz; kaçınma ve aşırı uyarılmışlık belirtilerine yapılan vurgu daha azdır. Karmaşık TSSB de çocuk istismarı ve aile içi şiddet gibi uzamış ve süreğen bir travma yaşantısı vardır ve genellikle insan eliyle yapılmış travmalar söz konusudur. Özellikle dürtüsellik, saldırganlık, kendine zarar verici davranışlar, geçici dissosiyatif ataklar, depersonalizasyon ve ilişkilerde güçlük yaşama gibi belirtilerle kendini gösterir. Travmatik yasta bir ayrılık travması söz konusu olduğu için öleni görmeye can atma veya arama gibi ayrılıkla ilişkili belirtiler gözlenir. Kaçınma ve aşırı uyarılmışlık çok baskın belirtiler değildir. Travmatik yasta TSSB den farklı olarak travmatik olayın yeniden yaşanmasından çok ölenin olmaması sıkıntının kaynağıdır. Ayırıcı tanı travmatik stres ve ilişkili sendromlar için önemli bir sorundur. TSSB vakalarının bir kısmına yanlış tanı konulmakta ve yanlış tedavi uygulanmaktadır. Belirtilerin travmatik bir olaydan sonra başlaması kadar alınan öyküdeki belirti ve bulguların travmatik olayla benzeşmesi TSSB yi diğer hastalıklardan ayırt etmeye yardımcı olabilir. 30

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ Prof Dr Behcet Coşar Gazi Üni. Tıp Fak. Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatri Ünitesi İNSAN Biyo Psiko Sosyal 11/6/2009 2 KOAH

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Olgu 1 32 yaşında, kadın Sınıf öğretmeni Evli Bir kızı var Yakınması Toplu taşıma

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR BU DERSTE ŞUNLARı KONUŞACAĞıZ: Anormal davranışı normalden nasıl ayırırız? Ruh sağlığı uzmanları tarafından kullanılan belli başlı anormal davranış modelleri nelerdir? Anormal davranışı

Detaylı

RUHSAL TRAVMA VE İLİŞKİLİ BOZUKLUKLARDA PSİKOEĞİTİM. Tamer Aker

RUHSAL TRAVMA VE İLİŞKİLİ BOZUKLUKLARDA PSİKOEĞİTİM. Tamer Aker RUHSAL TRAVMA VE İLİŞKİLİ BOZUKLUKLARDA PSİKOEĞİTİM Tamer Aker Travma Travmatik olaylar kişinin yaşamını veya yaşamsal bütünlüğünü tehdit eden olaylardır. Örnekler??? 3 şekilde yaşanır; Olay doğrudan kişinin

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım

Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım Dr. Mecit ÇALIŞKAN HNH Psikiyatri İdari ve Eğitim Sorumlusu Kanser hastaları tanı, tedavi ve hastalığın ileri evrelerde çeşitli ve değişik, ruhsal

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ Bu kitapçık Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Beyin Görüntüleme ve Elektrofizyoloji Birimi tarafından hazırlanmıştır. Şubat 2010 1 DEPRESYON

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD İÇERİK ALT TİPLENDİRMEDEKİ SORUNLAR KLİNİĞE YANSIMASI ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN ETKİSİ Tanısal bakı Sosyal fobi DSM-I de "Fobik

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

E T Ö. Essen Travma Ölçeği. Kod/Ad-Soyad: Yaş: Tarih:

E T Ö. Essen Travma Ölçeği. Kod/Ad-Soyad: Yaş: Tarih: Essener Trauma - Inventar Tagay S., Erim Y., Çeçim İM., Senf W. Rheinische Kliniken Essen, Universität Duisburg Essen 2004 E T Ö Essen Travma Ölçeği Kod/Ad-Soyad: Yaş: Tarih: 1 ETÖ Açıklama: Bazen insan

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

Depresyon Belirtileri

Depresyon Belirtileri Depresyon, kişinin sosyal işlevlerini ve günlük yaşama dair etkinliklerini rahatsız edecek, bozacak dereceye ulaşmış üzüntü, melankoli veya keder durumudur. Depresyon toplumda çok sık görülmekle beraber,

Detaylı

Açıklama 2008-2010. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008-2010. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 20082010 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU VE UYKU Hypnos (Uyku Tanrısı) Nyks (Gece Tanrısı) Hypnos (uyku tanrısı) ve Thanatos (ölüm tanrısı) Morpheus

Detaylı

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Yük. Hem. Gül Şav Özaydemir Danışman Hemşire EUKAM E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi ABD XIX. Ege Onkoloji Günleri 6-7 Nisan 2015 İzmir «Kanserle mücadele

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir. Psikiyatrinin en önemli hastalıklarından biridir. Bu hastalıkta gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, acayip tuhaf davranışlar, hezeyanlar ( mantıksız, saçma, olması mümkün olmayan veya olması mümkün

Detaylı

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013 TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI 1 Haziran-30 Ağustos 2013 Türk Psikologlar Derneği Travma, Afet ve Kriz Birimi

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ Doç. Dr. Okan Çalıyurt Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, Edirne Temel Kavramlar Madde kötüye kullanımı Madde bağımlılığı Yoksunluk Tolerans

Detaylı

Gelişim Sürecinde İstismarın Ruhsal Etkileri. Prof. Dr. Runa İdil Uslu Ankara Üniv. Tıp Fak. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi A.D.

Gelişim Sürecinde İstismarın Ruhsal Etkileri. Prof. Dr. Runa İdil Uslu Ankara Üniv. Tıp Fak. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi A.D. Gelişim Sürecinde İstismarın Ruhsal Etkileri Prof. Dr. Runa İdil Uslu Ankara Üniv. Tıp Fak. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi A.D. Amaç İstismar yaşantısının tetikleyebileceği ruhsal belirtileri ve süreç içinde

Detaylı

1. Beklenilmeyen, şiddetli, sürekli travmalar ( doğal afetler, fiziksel saldırı, savaş, cinayet, tecavüz v.b.)

1. Beklenilmeyen, şiddetli, sürekli travmalar ( doğal afetler, fiziksel saldırı, savaş, cinayet, tecavüz v.b.) TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU Travma Nedir? Travma ; kişide gerçek bir ölüm, ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma, kendisinin ya da bir başkasının fizik bütünlüğüne tehdit olayının yaşanması; böyle bir olaya

Detaylı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5 Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama (2011-2013) Danışman: Pfizer Konuşmacı: Pfizer

Detaylı

DOSYA VAN DEPREMÝ VE TÜRKÝYE PSÝKÝYATRÝ DERNEÐÝ. Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliði: Dayanýþma ve Ýþbirliðinin Etkin Gücü

DOSYA VAN DEPREMÝ VE TÜRKÝYE PSÝKÝYATRÝ DERNEÐÝ. Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliði: Dayanýþma ve Ýþbirliðinin Etkin Gücü T P D Türkiye Psikiyatri Derneði Bülteni ISSN 1308-3279 YILDA ÜÇ SAYIYAYINLANIR ÜYELERE ÜCRETSIZ GÖNDERILIR Cilt 14 Sayý 3 2011 DOSYA VAN DEPREMÝ VE TÜRKÝYE PSÝKÝYATRÝ DERNEÐÝ Afetlerde Psikososyal Hizmetler

Detaylı

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir?? Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem Sıklığı?? Klinik seyir?? Çocuğun ilk travmatik yaşam olayı emzirme bağlanma olumsuz sağlık koşulları yetersiz bakım Doğum Değişim İyi anne olabilecek

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

Afetlerde Psikolojik İlk Yardım

Afetlerde Psikolojik İlk Yardım Afetlerde Psikolojik İlk Yardım Doç. Dr. Sedat IŞIKLI Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü HAMER Ocak 2013, Ankara İçerik Afet ve travmatik yaşam olayı Kimler etkilenir? Olağan psikolojik tepkiler ve

Detaylı

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD 1943 2013 70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: Yok Danışman: Yok Konuşmacı: 2012 Janssen Cilag

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D.

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir?

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir? Psikolojiye Giriş İşler Kötüye Gittiğinde Olanlar: Zihinsel Bozukluklar 1. Kısım Ders 18 Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları Susan Noeln-Hoeksema Psikoloj Profesörü Yale Üniversitesi 2 Anormallik

Detaylı

Afetler, genellikle ani, yıkıcı, zaman sınırlı ve tüm toplumu etkileyen olaylardır.

Afetler, genellikle ani, yıkıcı, zaman sınırlı ve tüm toplumu etkileyen olaylardır. Afetler, genellikle ani, yıkıcı, zaman sınırlı ve tüm toplumu etkileyen olaylardır. Ölüm, yaralanma, çok sayıda insanın evsiz kalması, yaşamsal hizmetlerin kesintiye uğraması gibi sonuçlara yol açıyorsa,

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI se Li ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2015 KAYGI; Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı bedensel, duygusal ve zihinsel

Detaylı

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Dr. SiğnemÖZTEKİN, Psikolog Duygu KUZU, Dr. Güneş CAN, Prof. Dr. AyşenESEN DANACI Giriş: Ayrılma anksiyetesi bozukluğu,

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA

DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA Çökkünlük olarak Türkçe ye çevirebileceğimiz depresyon sınırları kolay çizilemeyen, belirsizliğin en çok yaşandığı yaygın

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Sosyal fobi, bireyin sosyal ortamlarda herhangi bir eylem yaparken utanç duyacağı duruma düşeceğini düşünerek nedensiz kızarma,

Detaylı

Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır.

Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır. Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır. TIP EĞİTİMİNDE SOSYAL PSİKİYATRİ Prof.Dr. Orhan DOĞAN Üsküdar Üniversitesi, İstanbul Tıp eğitiminde psikiyatri Tıp

Detaylı

TRAVMA. Travmanın Etkileri

TRAVMA. Travmanın Etkileri TRAVMA Travma kişinin fiziksel, duygusal, davranışsal bütünlüğüne tehdit oluşturan, baş edilmesi zor ve normal yaşam şartlarını güçleştiren yaşantılar ve durumlardır. İnsan eliyle ya da doğal yolla meydana

Detaylı

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar

DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar DSM V madde kullanım bozuklukları için neler getiriyor? Prof. Dr. Yıldız Akvardar Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD 7 Ekim 2010 MADDE KULLANIM BOZUKLUKLARI DSM IV Madde bağımlılığı Madde

Detaylı

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ Ahmet Zihni SOYATA Selin AKIŞIK Damla İNHANLI Alp ÜÇOK İ.T.F. Psikiyatri

Detaylı

TÜRKİYE DE İLKYARDIMIN SAĞLIK VE AFET ORGANİZASYONUNA ENTEGRASYONU. Dr. Yavuz Üçkuyu Konya İl Ambulans Servisi

TÜRKİYE DE İLKYARDIMIN SAĞLIK VE AFET ORGANİZASYONUNA ENTEGRASYONU. Dr. Yavuz Üçkuyu Konya İl Ambulans Servisi TÜRKİYE DE İLKYARDIMIN SAĞLIK VE AFET ORGANİZASYONUNA ENTEGRASYONU Dr. Yavuz Üçkuyu Konya İl Ambulans Servisi AFET (Olağan Dışı Durum) l Toplumun tamamı veya belli kesimleri için fiziksel, ekonomik ve

Detaylı

RUHSAL TRAVMALARDAN SONRA GÖRÜLEN SORUNLAR

RUHSAL TRAVMALARDAN SONRA GÖRÜLEN SORUNLAR TRAVMA SONRASI STRES Ruhsal travmanın etkileri ve çareleri Hastalar ve yakınları için rehber Türkiye Psikiyatri Derneği Anksiyete Bozuklukları Bilimsel Çalışma Birimi Travma sonrası stres sorunları korkutucu

Detaylı

DEPRESYON. Belirtiler

DEPRESYON. Belirtiler DEPRESYON Toplumumuzda depresyon psikiyatrik hastalıklar arasında en sık görülenlerdendir. Bu sebeple halkımız arasında en çok bilinen, en çok ismi duyulan hastalıktır. Fakat ne yazık ki en sık yanlış

Detaylı

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ BİRİNCİ AY EĞİTİMLERİ ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Düzey Tarih Gün Zaman Seminerin Konusu Eğitimciler 25/10/13 26/10/13 27/12/13 Cuma 18:00-20:00

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM DR FARUK UĞUZ KONYA N.E.Ü MERAM TIP FAKÜLTESI PSIKIYATRI A.D. ÖĞR. ÜYESI Açıklama Son iki yıl içinde ilaç endüstrisi vd sivil toplum kuruluşları ile

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik Psikiyatri (Seçmeli) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç.

Detaylı

2014

2014 2014 DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU (DEB) ve MentalUP İçerik DEB e Klinik İlgi DEB Nedir? DEB in Belirtileri DEB in Zihinsel Sürece Etkileri DEB in Psikososyal Tedavisi MentalUP tan Faydalanma MentalUP İçeriği

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES 1 2 Stres nedir? bireyin fizik ve sosyal çevredeki uyumsuz koşullar nedeniyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayrettir 3 Stres nedir? EUSTRESS: Hedefler,

Detaylı

AFETLERDE PSĠKOSOSYAL HĠZMETLER BĠRLĠĞĠ PROTOKOLÜ

AFETLERDE PSĠKOSOSYAL HĠZMETLER BĠRLĠĞĠ PROTOKOLÜ AFETLERDE PSĠKOSOSYAL HĠZMETLER BĠRLĠĞĠ PROTOKOLÜ Bu protokol; Türkiye Kızılay Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Türkiye Psikiyatri Derneği, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN DEHB başlıca 3 alanda bozulmayı içerir: 1) Dikkat eksikliği 2) Hiperaktivite 3) Dürtüsellik Dikkat eksikliği

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

Panik Bozukluk/Panik Atak nedir? Evli erkeler daha az panik atak yaşar. Eğitim düzeyi yüksek erkeklerde daha fazla görülüyor

Panik Bozukluk/Panik Atak nedir? Evli erkeler daha az panik atak yaşar. Eğitim düzeyi yüksek erkeklerde daha fazla görülüyor Panik Bozukluk/Panik Atak nedir? Evli erkeler daha az panik atak yaşar Eğitim düzeyi yüksek erkeklerde daha fazla görülüyor Panik Atak yaşayan erkekler erken boşalıyor Başaramama korkusu ve stres panik

Detaylı

DSM-IV E DAYALI ERİŞKİN DEB/DEHB TANI VE DEĞERLENDİRME ENVANTERİ (Turgay, Kas m 1995)

DSM-IV E DAYALI ERİŞKİN DEB/DEHB TANI VE DEĞERLENDİRME ENVANTERİ (Turgay, Kas m 1995) DSM-IV E DAYALI ERİŞKİN DEB/DEHB TANI VE DEĞERLENDİRME ENVANTERİ (Turgay, Kas m 1995) Adınız, Soyadınız: Tarih: Yaşınız: Cinsiyetiniz: Halen kullandığınız ilaçlar: Daha önce aldığınız tanılar: Yukarıdaki

Detaylı

PSİKİYATRİDE KÜLTÜREL FORMÜLASYON. Prof. Dr. Can Cimilli DEÜTF Psikiyatri AD

PSİKİYATRİDE KÜLTÜREL FORMÜLASYON. Prof. Dr. Can Cimilli DEÜTF Psikiyatri AD PSİKİYATRİDE KÜLTÜREL FORMÜLASYON Prof. Dr. Can Cimilli DEÜTF Psikiyatri AD AÇIKLAMA 2009-2012 Araştırmacı: - Konuşmacı: Lundbeck İlaçları AŞ (2009, 2010) Danışman: - Olgu 1 - Bize ayrımcılık yapılıyor

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

YEME BOZUKLUĞUNDAN İŞ YERİNDE YILDIRMA YA. Dr. Zerrin Oğlağu Prof. Dr. Şahika Yüksel İstanbul Tıp Fakültesi Psikososyal Travma Programı

YEME BOZUKLUĞUNDAN İŞ YERİNDE YILDIRMA YA. Dr. Zerrin Oğlağu Prof. Dr. Şahika Yüksel İstanbul Tıp Fakültesi Psikososyal Travma Programı YEME BOZUKLUĞUNDAN İŞ YERİNDE YILDIRMA YA Dr. Zerrin Oğlağu Prof. Dr. Şahika Yüksel İstanbul Tıp Fakültesi Psikososyal Travma Programı OLGU; 29 yaşında, bekar, kadın Doktora öğrencisi İstanbul da kız kardeşi

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en

ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en 1 ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en iyi yolu bulmanın zor olduğu zamanlar vardır. Çocuğunuz

Detaylı

Psikososyal Tehlike ve Riskler

Psikososyal Tehlike ve Riskler İşyeri Hekimlerinin Gözünden Psikososyal Tehlike ve Riskler Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Vatansever Namık Kemal Üniversitesi İş kaynaklı stres, Avrupalı işletmelerin temel çalışan sağlığı sorunlarından biridir. (ESENER,

Detaylı

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYONDA PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYON TANISI Depresif ruh hali İlgi ve isteklerde azalma Enerji azlığı Konsantrasyon bozukluğu ğ İştah bozukluğu Uk Uyku bozukluğu ğ Kendine güven kaybı, suçluluk ve

Detaylı

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz)

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) ÇOCUKLARDA BİPOLAR DUYGULANIM BOZUKLUĞ ( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) Bipolar duygulanım bozukluğu ; iki uçlu duygulanım bozukluğu, manik depresif psikoz

Detaylı

DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAÜ-PDRAM

DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAÜ-PDRAM DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAÜ-PDRAM Yayına Hazırlayan: DAÜ-PDRAM Kataloğu Hazırlayan: Funda Ortunç Haziran 2013 (2. Baskı) Yayın no:16 1 2 DAÜ ÇALIŞANLARI

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA CİNSEL SORUNLAR. Dr. Özay Özdemir

ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA CİNSEL SORUNLAR. Dr. Özay Özdemir ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA CİNSEL SORUNLAR Dr. Özay Özdemir Anksiyete ve cinsellik arasındaki ilişki net değildir Bir süreklilik içinde zıt iki kutup olarak anksiyete kaçma, cinsel uyarılma ise yaklaşma

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞUNDA ALT TİPLER KLİNİK YANSIMALARI. Dr. Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

PANİK BOZUKLUĞUNDA ALT TİPLER KLİNİK YANSIMALARI. Dr. Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. PANİK BOZUKLUĞUNDA ALT TİPLER KLİNİK YANSIMALARI Dr. Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Panik Bozukluğu Panik atağı Beklenti anksiyetesi Agorafobi Çarpıntı Terleme Titreme Nefes darlığı Soluğun kesilmesi

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı

Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı Proje kapsamında verilerin elde edileceği hastanede onkoloji hastaları ile çalışan tüm hemşireleri içine alan bir program yapılması kararlaştırıldı. Hemşirelerle

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI GÜRÜLTÜ = HOŞA GİTMEYEN SES GÜRÜLTÜNÜN SÜRESİ ŞİDDETİ ZAMANI TÜRÜ GÜRÜLTÜ FİZYOLOJİK TEPKİLER RUHSAL TEPKİLER FİZYOLOJİK TEPKİLER ANĠ GÜRÜLTÜDE KAS GERĠLMELERĠ BAġ DÖNMESĠ YORGUNLUK ĠġĠTME KAYIPLARI METOBALĠZMA

Detaylı

Stressiz Yaşam Mümkün mü?

Stressiz Yaşam Mümkün mü? On5yirmi5.com Stressiz Yaşam Mümkün mü? Stres günümüzün en önemli sorunlarından biri. Peki stressiz bir yaşam mümkün mü? Psikolog Nilüfer Şişman, bu sorunun cevabını veriyor Yayın Tarihi : 15 Ocak 2010

Detaylı

A. Tamer AKER. Nazan AYDIN. Lütfullah BEŞİROĞLU. Feyza ÇELİK

A. Tamer AKER. Nazan AYDIN. Lütfullah BEŞİROĞLU. Feyza ÇELİK A. Tamer AKER Ankara Tıp Fakültesi mezunu. 1991 2002 yılları arasında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğ itim ve Araş tırma Hastanesinde çalıştı. 2002 den beri Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesinde

Detaylı

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR?

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? SELDA TÜRKMEN le EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? EFT, orijinal İngilizce isminin baş harflerinin kısaltmasıdır; "Emotional Freedom Techniques". İnsanda huzursuzluk yaratan bütün kötü duygulardan

Detaylı

AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ

AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ 2013-2014 Eğitim-Öğretim Yılı Bu proje; okul yönetimi, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve okul personelini kapsayan geniş katılımlı bir çalışmayı amaçlar. Bu proje; tüm

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU A R A Ş. G Ö R. Z E Y N E P K I R I K K A L E L İ Gebelik dönemi fizyolojik olduğu kadar kalıcı psikolojik değişikliklere de neden olmaktadır. Anne karnında gelişen

Detaylı

STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur.

STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. STRESLE BAŞA ÇIKMA STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. Beni öldürmeyen, beni güçlendirir Nietzche STRESE DİRENÇ

Detaylı

İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü

İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü Dr. Fatma Fariha Cengiz, Dr. Gülhan Cengiz, Dr. Sermin Kesebir Erenköy RSHEAH, İstanbul 29 Mayıs Hastanesi,

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen

Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen Kaygı, strese verilen normal bir tepkidir. Korku ve kaygılarla ortaya çıkan sıkıntı, gerginlik ve huzursuzluk küçük

Detaylı