ARAP DİLİNDE FİİLİMSİLERİN ZAMAN BOYUTU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ARAP DİLİNDE FİİLİMSİLERİN ZAMAN BOYUTU"

Transkript

1 D.E.Ü.İlahiyat Fakültesi Dergisi Sayı XIII-XIV, İzmir 2001, ss ARAP DİLİNDE FİİLİMSİLERİN ZAMAN BOYUTU Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI THE TIME DIMENSION OF THE ACCESSORY VERBS IN THE ARABIC LANGUAGE This study deals with accessory verbs in regard to their use, and cochides that they alsohave time phenomenon as normal verbs. Therefore, accessory verbs such as infinitives, subjects, hyperboles, objects, adjectives, superlatives and relative nouns, have their own condition for functioning; lu according with this, their time dimensions were examined separately. Anahtar Kelimeler: Fiilimsi. Zaman. Arap Dili. Zaman boyutu, fiillerle fiilimsilerin temel unsurlarındandır. Çünkü fiil veya fiilimsinin belirttiği iģ, oluģ, hareket, zaman içinde olmaktadır. Fiil dıģında onun gibi etki eden (amel eden) isimleri genel olarak; mastar, ismi fâil, mubâlağa sîgası, ismi mef'ûl, sıfatı müģebbehe, ismi tafdil, fiil ismi 1 ismi mensûb ve zarfla harf-ı cer ve mecrûru diye 2 sekiz ana bölümde toplamak mümkündür. Bu isimlerin iki yönü vardır; Birincisi, isim olarak yani nesnelerin adı olarak kullanılmaları ki, bu durumda zamanla hiçbir alakaları yoktur. Ġkincisi ise, fiil gibi kullanılmalarıdır ki, bu durumda fiil gibi eylem ifade ederler. Bu eylemin kullanılır olabilmesi için zamanla iliģkilendirilmesi kaçınılmazdır. Zira fiil gibi amel eden bir ismin (Ģibih fiil) zamanla ilgisi olmadan bu iģlevini yerine getirmesi mümkün değildir. 1 Biz burada fiilimsileri zaman açısından incelemekteyiz. Ancak fiil ismini ele almayacağız. Çünkü onlarda zaman açısından bir belirsizlik yok; pek çok nahiv kitabında fiil isminin ifade ettiği zamanlara göre taksimatı yapılarak mâzi, muzâri ve emir manasında olanların listeleri verilmektedir. 2 el-ehdel (Muĥammed b. Aĥmed Abdulbārį), el-kevākibu'd-durriyye, Beyrut, 1995/1415, II, ***

2 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI MASTARDA ZAMAN Aslında mastarın ifade ettiği eylem zamandan soyutlanmıģ bir eylemdir. Mastar, isim olarak kullanıldığında bu böyledir. Ancak mastarın harflerinin cinsi ve sayısıyla fiiline benzediğinde onun gibi amel etmesi de yaygın bir kullanım tarzıdır. ĠĢte bu durumdaki mastar, zamanla ilgili bulunmaktadır. Çünkü bu kullanımıyla fiil gibi zamanla ilgili bir anlam taģır. Mastarı Ģekli itibarıyla iki kısma ayırmak mümkündür: Sarih mastar, müevvel mastar. A- SARİH MASTAR Aslında mastarlar, mücerred ve mezid fiillerin kendilerinden türediği kabul edilen kök kelimelerdir. Harfleri ve anlamı açısından yalın olan sarih ya da mutlak mastarlar; örneğin: fiilinin, fiilinin, fiilinin, fiilinin Ģeklindeki mastarlarıdır. Sırasıyla dövmek, yuvarlamak, kurmak, çökmek anlamlarına gelen bu mastarlar, adı geçen fiillerin mutlak ya da sarih mastar ları adını alırlar. Mimli mastarlar da amel etme bakımından hakiki mastarlardan sayılmıģtır 3. Bu haliyle mastarların zamanla bir ilgisi yoktur. Ancak bunlar, cümle içinde fiilimsi olarak kullanıldıklarında, zaman boyutları ortaya çıkar. En eski kaynaklardan incelemeye baģlayarak bu konuyu izaha çalıģalım. Sîbeveyh (ö.180/796) el-kitâb da, mastarın amelini ele aldığı konunun baģlığını : (Mastarların amel ve mana yönünden muzâri fiil yerine konulması konusu) 4 Ģeklinde kaydetmiģ ve bu baģlık altında Ģu açıklamalara yer vermiģtir: Bu : (Zeyd in dövülmesine ĢaĢırdım) cümlesinin anlamı: : (Onun Zeyd i dövmesine ĢaĢırdım) Ģeklindedir. Aynı Ģekilde: (Bekir in Zeyd i dövmesine ve Zeyd in Amr ı dövmesine ĢaĢırdım) Bunların anlamının da: Ģeklinde âdeta muzâri fiil gibi olduğunu ifade etmektedir. Sözlerine devamla Yüce Allah ın: 3 el-ehdel, a.g.e., II, 360; Muśŧafā el-ġalāyįnį, Cāmi u'd-durǖsi'l- arabiyye, Beyrut, 1968/1388, III, Sįbeveyh (Ebǖ BiĢr Amr b. Oŝmān b. Ķanber), el-kitāb = Kitābu Sįbeveyh, Bulaķ, 1316, I, 97. 2

3 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU : O, sıkıntılı bir günde akraba olan yetimi doyurmak dır. âyetinin 5 de aynı kullanıģa örnek teģkil ettiğini ifade eder. Burada da mastarı kelimesi üzerinde amel ederek onu fiili olan gibi mefûlün bih olarak nasbetmiģtir 6. Bu konuda örnek olarak bazı beyitler verir ki birisi Ģudur: Kılıçlarla kavmin başlarına vurarak Kellelerini yerlerinden koparmışızdır. Burada mastarı, amel ederek kelimesini mefûlün bih olarak etkilemiģ ve onu nasbetmiģ; böylece zaman boyutu da ortaya çıkmıģtır 7. Mastar, fiilin aslı olduğu için onun gibi geçmiģ zaman, Ģimdiki zaman, gelecek zaman ifade eder. Bunu Ģu örneklerle daha geniģ açıklayacağız: Örnek: ĢaĢtım. üzüyor. beni üzüyor. gitti : Zeyd'in Amr ı dün dövmesine ĢaĢtım. : Zeyd in Amr ı Ģimdi dövmesine ĢaĢtım. : Zeyd in Amr ı yarın dövecek olmasına : Ali'nin topu dün yuvarlaması beni üzüyor. : Ali nin topu Ģu anda yuvarlaması beni : Ali nin topu yarın yuvarlayacak olması : Mahmud'un binayı dün kurması hoģuma gitti. : Mahmud un binayı Ģimdi kurması hoģuma : Mahmud un binayı yarın kuracak olması hoģuma gitti. 5 el-beled Sûresi 90/14,15. 6 Sįbeveyh, a.g.e., I, 97. KrĢ. Ġbnu HiĢām, Ş. Şuzûri z-zeheb, Beyrut, ts. s. 381; el-ehdel, a.g.e., II, 363; Abbās Ĥasan, en-nahvu l-vâfî, Mısır, 1976, III, Sįbeveyh, a.g.e., I, 97. Bu beyt, el-merrār b. Munķiź e nispet edilmiģtir: bkz. a..mlf., el-kitāb2 (Thk. Abdusselām Muĥammed Hārǖn) Kahire, 1982, I, 116,

4 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI gitti, gibi. : Fiyatların dün düģmesi hoģuma gitti. : Fiyatların Ģimdi düģmesi hoģuma gitti. : Fiyatların yarın düģecek olması hoģuma Bu gibi sarih mastarların amel etmesinin baģlıca iki Ģartı vardır: Fiilinin yerine geçmesi veya yerine mastar harfi ile fiilin gelmesine elveriģli olması: I- Mastarın Fiilinin Yerine Geçmesi: Bu durumda fiil düģürülür; yerine onun anlamını taģıyan, geçiģli veya geçiģsiz mastarı gelir. DüĢürülen fiil genelde emir veya nehiy fiilidir. Emir veya nehyin yerine geçen mastarın bu kullanımında gelecek zaman ifade etmesi gayet tabiîdir. Bu hususu bazı beyitlerde izleyelim. Örneğin: Ey tevbeleri kabul eden Allah'ım Geçmiş günahlarımı Yarlığa! Çünkü onlardan ben çok korkuyor, ürperiyorum. Burada fiilinin yerine geçen bir mastardır. emir (burada duâ) fiilinin mastarı olup "yarlığa" anlamı ile onun yerine geçmiģtir 8. Savaş günü Rabbi'ne, onun verdiği nimete şükret; Çünkü o seni nusret ve zaferin üstünlüğü ile himâye etti. Bu beyitte de kelimesi Ģükret" anlamını taģıyan emir fiilinin yerine geçmiģ mastardır. O da benzerleri gibi fiilinin amelini yapmak üzere kelimesini mef ûlun bih olarak nasbetmiģ 9 ; bu iģlevi esnasında ise emir fiillerde söz konusu olan gelecek zaman manasını kazanmıģtır. Böyle fiilinin yerine mastar kullanılması üslûbu daha çok emir ve nehiy fiillerinde görüldüğü daha önce de geçmiģti. Zira daha pratik ve etkili ifade için bu yola gidildiğini söylemek mümkündür. 8 el-ehdel, a.g.e., II. 361; Abbās Ĥasan, a.g.e., III, 211; Emįl Bedį Ya ķǖb, el- Mu cemu l-mufaśśal fį şevāhidi n-nahvi ş-şi riyye, Beyrut, 1413/1992, II, 685: Bu beytin kime ait olduğuna kaynaklarda rastlanamamıģtır. 9 Abbās Ĥasan, a.g.e., III, 211. Yapılan araģtırmalara rağmen bu beytin kime ait olduğu tespit edilememiģtir. 4

5 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU Mastar yedi yerde fiilinin yerine kullanılır: 1- Mastarın Emir Fiilin Yerine Geçmesi: Sîbeveyh, mastarın fiilinin yerine geçirilmesine Ģu Ģiiri 10 örnek verir: Tacirler, heybeleri boş vaziyette Temim kumluğuna uğrarlar; Fakat onlar Dârîn den çantaları dolmuş olarak ayrılırlar. meşgul ettiği zaman, malları kapıp götür! İnsanları işlerinin yoğunluğu Ey Züreyk Kabilesi tilki kapışıyla Sonra beytin son mısraında geçen mastarını yorumlayarak Ģâirin bunu âdetâ (kap- kapıp götür) anlamında kullandığını söyleyerek 11 mastarın açıkça emir fiil yerinde kullanılabildiğini belirtir. Savaş meydanında sabret ey dostum sabret! Çünkü sonsuzluğa ulaşmak mümkün değildir. Bu beytin birinci mısraında iki kere geçen mastarı (Sabret) emir fiili yerine ve onun manasında kullanılmıģtır 12. Yine bir baģka ifadede : ġeref elde etmek için eziyete sabret! 13 cümlesinde de aynı kullanım görülmektedir. Zira bu 10 Bu iki beyt, A Ģā Hemedān a aittir: bkz. Sįbeveyh, el-kitāb2, I, 115; Ġbnu Aķįl, Şerĥu bni Aķįl, Mısır, 1964/1384, I, Sįbeveyh, a.g.e., I, 59 v.d.; krģ Ġbnu Aķįl, a.g.e., I, ; el-ehdel, a.g.e., II, Bu beyt, Ķaŧarį b. el-fucāǿe (ö. 79/697) ye âittir. Bkz. Ġbnu HiĢām, Teħlįśu ş-şevāhid ve telħįsu l-fevāǿid, (thk. Abbās Muśŧafā eś-śāliĥį), Beyrut, 1986, s. 298; el-ezherį, Ħālid b. Abdullāh, Şerhu t-taśrįħ ale t-tavźįĥ, Kahire, ts., I, 331; el- Aynį, Maĥmǖd b. Aĥmed, el-meķāsidu n-naĥviyye fį şerĥi şevāhidi şurǖĥu l-elfiyye, (Ħizānetu ledeb in 1299 tarihli baskısı ile birlikte), Beyrut, III, 51. KrĢ. Emįl Bedį Ya ķǖb, a.g.e., I, Burada " " metruk bir fiilin mastarıdır. Mühmel bir fiilin ya da " ا " manasındaki bir fiilin mef'ûli mütlakı (Ala'l-masdariyye) olarak mansuptur. Bkz. el-ġalāyįnį, a.g.e., III, 35. 5

6 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI örnekteki mastarı emir fiili yerinde ve anlamında kullanılmıģtır. Bütün bu örneklerden anlaģılacağına göre, emir fiili yerine geçen ve Ģibih fiil olarak o anlamda kullanılan mastarların zamanı da emir fiilde olduğu gibi gelecek zamandır. 2- Mastarın Nehiy Fiili Yerine Geçmesi: Mastar, emir fiilinin yerine geçtiği gibi nehiy fiilinin yerine de geçer. Bu kullanımda genelde emir fiilinin yerine geçmiģ mastardan sonra nehiy fiilinin yerine kullanılan mastar gelir. Bu mastarın baģında nehyi temsîlen bir lâ bulunur. Örnek: : Kalk oturma! bunların takdiri Ģöyledir: mastarı kalk anlamıyla emir fiili yerine; mastarı da oturma! anlamıyla nehiy fiili gerine geçmiģtir 14. : ÇalıĢ, tembellik yapma : Gayretli ol, gevģeklik yapma!", : YavaĢ ol, acele etme! ", : Sus, konuģma!, : Sabret, tasalanma! " gibi. Burada dan sonra gelen mastarın nehiy fiilinden nâib olması ve onun yerine geçmesi, ancak emrin yerine geçen mastardan sonra geldiğinde mümkün olduğunu belirtmiģtik. Bu mastarlar, anlamlarından da anlaģılacağı gibi, sırasıyla Ģu nehiy fiilleri yerinde ve anlamında kullanılmıģtır 15. ġöyle ki: olumsuz mastarının temsil ettiği nehiy fiili ; olumsuz mastarının temsil ettiği nehiy fiili, ; olumsuz mastarının temsil ettiği nehiy fiili ; olumsuz mastarının temsil ettiği nehiy fiili ; olumsuz mastarınınki de Ģeklindedir. 3- Mastarın Duâ (veya Bedduâ) Fiilinin Yerine Geçmesi: Mastar, dua ifade eden fiilinin yerine geçerek duâ ifade ettiği gibi bedduâ ifade eden fiilinin yerine geçerek de bedduâ ifade eder: Duâya örnek: 14 Ġbnu Aķįl, a.g.e., I, el-ġalāyįnį, a.g.e., III, 35. 6

7 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU : Allah yardım etsin 16! Bunun takdirini Sîbeveyh bizzat kendisi yaparak anlamının: olduğunu söylemiģtir 17. : Ġhtiyaçlıya Allah acısın! 18 gibi kullanımların takdiri de, Bedduâya örnek: Ģeklindedir. : Sîbeveyh verdiği birçok örnekten örneğinin takdirini yine kendisi : Allah senin elini ayağına dolasın! Ģeklinde yapmıģtır. Bu kullanımların anlamı da: : Hâin yok olsun!, : Jurnalciye yazıklar olsun! 19 Ģeklindedir. ġu örnekler de yine bedduâya âittir: : Yalancının Allah cezasını versin!, : Zâlimin Allah toplumdan ayağını çektirsin 20. Burada duâ ve bedduâ emir ve nehyin bir versiyonudur. Bilindiği gibi yüksek bir zattan veya makamdan bir Ģeyi yapmasını istemek veya istememek duâ bölümüne girer. Bunun Arapça'da genel olarak iyisine de kötüsüne de duâ denilirken, çoğunlukla Türkçe'de bu ikisi yukarıda ifade etmeye çalıģtığımız gibi duâ ve bedduâ ifadeleriyle karģılanmaktadır. Duâ manasında kullanılan bu mastarların "olsun", "olmasın" Ģeklinde hep gelecek zamanı vurguladıkları görülmektedir. 4- Mastarın Sorudan Sonra Aşağıdaki Anlamlardaki Fiilin Yerine Geçmesi: a-azarlama : Örneğin: : Ey Falan! Herkes otururken sen ayağa kalkıp gidiyor musun!, : Herkes kalkıp giderken sen oturuyor musun! Bu iki örnekteki mastarlar sırasıyla: ve anlamındadırlar 21. Bu sebeple Ģimdiki zaman ve gelecek zaman ifade ederler. Recez Ģâiri el- Accâc ın : Sen yaģlı bir ihtiyar olduğun halde coģuyor musun! tarzındaki ifadesinin takdiri de: 16 Bkz. Sadi Çöğenli ve ArkadaĢları, Arapça Edatlar ve deyimler Sözlüğü, Erzurum, 1988, s Sįbeveyh, a.g.e., I, el-ġalāyįnį, a.g.e., III, Sįbeveyh, a.g.e., I, el-ġalāyįnį, a.g.e. III, Sįbeveyh, a.g.e., I,

8 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI Ģeklindedir. Burada diğerlerinden farklı olan mastarda geçmiģ zaman veya gelecek zaman anlamı söz konusu olmayıp, Ģimdiki zaman manası vardır 22. b-ġaģma: Örnek Bana sadece bir gece gelmişken, nasıl onu arzularım! Binit süratlice on kere koşup gelecek olsa, durum nasıl olur! Burada mastarı baģındaki hayret ifade eden Hemze ile birlikte fiili yerinde onun anlamında kullanılmıģtır 23. c-acıma : Örnek 24 Zindan, çarpışma, özlem, gurbet ve sevgiliden Uzak düşme mi! kuşkusuz bu çok güç bir durum. Soru edatından sonra gelen bu mastarlar, sırasıyla: takdirindedirler. Beytin anlamından da anlaģıldığı gibi soru edatından sonra acıma anlamı içeren muzari fiillerin yerine mastar geçerek fiillerinin anlam ve zamanını ifade etmektedirler. 5- Çok sık kullanılarak terim halini almış olan mastarın fiilinin yerine geçmesi Örneğin: : Duydum, itaat ettim (BaĢ üstüne), :Allah'a hamt ve Ģükürler olsun. 25 gibi. Yine bu tür mastarlar bölümüne giren Ģu kullanımları da hatırlamak gerekir. Örneğin: ifadesinin takdiri Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim", : ifadesinin takdiri ise Allah'a sığınırım" Ģeklindedir. Bu ve kelimeleri ancak muzâf olarak 22 Sįbeveyh, a.g.e., I, el-ġalāyįnį, a.g.e., III, 37. Yapılan araģtırmalara rağmen bu beytin kime ait olduğu tespit edilememiģtir. 24 el-ġalāyįnį, a.g.e., III, 37. Yapılan araģtırmalara rağmen bu beytin kime ait olduğu tespit edilememiģtir. 25 Sįbeveyh, a.g.e., I,

9 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU kullanılırlar 26. Görüldüğü gibi bu tür mastarlar da, fiilinin yerine geçerek geniģ zaman ifade etmektedirler. ġu mastarlar da kullanımı açısından aynı bölüme girerler: "ġu iģi yapar mısın?" diye hitap edene cevap olarak kullanılan kelimesinin takdiri : Kendimi onu yapmaktan alı koyarım/ yapmam" tarzında yorumlanırken "kendisinden söz edilmesi veya ortaya konulması sakıncalı olan bir Ģeyi yapmak isteyene" ise: :Çok sakıncalı!" ifadesi kullanılır. Bunun takdiri da Çok sakıncalı bir iģi yapıyorsun" Ģeklindedir 27. Ġkil olarak kullanılan bazı mastarlar da bu bölüme girer: : Bize acı! Bize merhamet et! ifadesinin takdiri: Ģeklinde olabilir 28. : Memnuniyetle! Yani Beni her çağırdığında sana icabet edeceğim ve seni mutlu kılacağım" demektir. Burada ancak ile birlikte kullanılır. in tek baģına kullanılması câiz değildir Mastarın Önündeki Cümleyi Açıklamak ve Sonucuna Dikkat Çekmek Ġçin Gelmesi Durumunda Fiilinin Yerine Geçmesi Örneğin: (Nihayet onlara iyice vurup sindirince) bağı sıkıca bağlayın (esir edin) SavaĢ sona erince, ya karģılıksız ya da fidye karģılığı salıverin. 30 âyetinde " : karģılıksız salıverin" ile " :fidye karģılığı salıverin" mastarlarının takdiri: Ģeklindedir 31. Bu mastarlar, önlerinde yer alan cümlesini açıklamıģ ve onun sonucuna dikkat çekmiģtir. Cerîr in 32 Ģu beytinde de aynı durum görülmektedir: 26 Sįbeveyh, a.g.e., I, Sįbeveyh, a.g.e., I, Sįbeveyh, a.g.e., I, Sįbeveyh, a.g.e., I, Muhammed Sûresi 47/ Sįbeveyh, a.g.e., I, 168; el- Ukberį, İmlāǿu mā menne bihi'r-raĥmān, Mısır, 1961/1380, II, 236; Ġbnu Aķįl, a.g.e., I, Cerįr b. Aŧıyye et-temįmį, Şerĥu Dįvāni Cerįr, (Tĥķ. Nāśıruddįn Mehdį Muĥammed), Beyrut, 1995/1415, s

10 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI Ey Şu abâ mevkiine bir garip gibi gelip yerleşen köle! Ey yardımcısı olmayası kişi, hem kötülük, hem gariplik a? Buradaki mastarların takdiri: ve Ģeklindedir 33. Bu geçen mastarlardan her biri fiilinden nâibtir. Görüldüğü gibi fiilleri zorunlu olarak düģmüģtür. DüĢen bu fiillerin açıktan söylenmesi uygun değildir. Çünkü bu mastarlar fiilinden bedel olarak getirilmiģtir. Yine dikkat edildiği takdirde görüleceği gibi fiilinden bedel olarak kullanılan bu mastarlar; emir, nehiy, duâ, bedduâ ve diğer kullanıģ Ģekillerinde de olduğu gibi gelecek zaman ya da gelecek zaman yerinde kullanılan Ģimdiki zaman veya geniģ zaman ifade ederler. II- Yerine Mastar Harfi İle Fiilin Gelmesine Elverişli Olması: Mastarın amel etmesinin Ģartlarından ikincisi ise, mastarın yerine en veya mâ gibi mastar harflerinden biriyle birlikte bir fiilin getirilmesi genellikle uygun düģmektedir. Diğer bir ifadeyle mastarın yerine müevvel bir mastar koymanın mümkün olmasıdır. Mastarın zamanı geçmiģ veya gelecekse yerine baģında en: bulunan fiilin gelmesi; eğer mastarın zamanı geçmiģ zaman, Ģimdiki zaman ya da gelecek zaman ise, yerine gelen müevvel mastar mâ: ve fiilden müteģekkil olması gerekir. Zira en: sadece geçmiģ zaman ve gelecek zaman için kullanılırken; mâ: bu iki zamandan baģka Ģimdiki zaman için de kullanılır 34. Mastarın geçmiģ zaman ifade etmesine örnek: : Geçenlerde konuģanın kendini övmesi bizi üzdü cümlesinin takdiri: veya Ģeklindedir. Böylece geçmiģ zaman ifade eden mastarın yerine en: li ya da mâ: lı fiil getirilebilir. Çünkü ikisi de geçmiģ zaman ifadesinde kullanılabilmektedir. Mastarın gelecek zaman ifadesine örnek: : Tasarının yarın denemeye alınacak olması bizi sevindirecek ifadesinin takdiri: veya Ģeklinde olur. Görüldüğü gibi gelecek zamanda da her iki harf ile te vil yapılabilir. ġu ifade de durum aynıdır: 33 Sįbeveyh, a.g.e., I, Ġbnu Aķįl, a.g.e., II, 93 v.d.; krģ. Abbās Ĥasan, a.g.e., III,

11 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU Yavaş ol! Her hangi bir arkadaşı kınamada acele etme Sen onu kınıyorsun ama, belki de onun bir mazereti var. Bunun takdiri yine her iki mastar harfi ile yapılabilir: veya Ģeklinde birincisinde en: ile ikinci olarak da mâ: ile yapılabilmektedir. Mastarın Ģimdiki zaman ifadesine örnek: : GüneĢin ısısını yayması Ģimdi bizi coģturuyor. Burada ise Ģeklinde te vili sadece mâ: ile yapılabilir. ġimdiki zaman ifade eden mastarın yerine, ileride açıklanacağı üzere sadece geçmiģ zaman veya gelecek zaman ifade ettiğinden dolayı, en: ile te vil edilen bir fiil koymak uygun değildir 35. B- MASTAR ĠSMĠ Mastar ismi, mastar manası ifade eden, ancak normalde i lâl sebebiyle düģürülen harflere itibar edilmeksizin fiilinin harflerinden noksan olan ve mastardan da bedel olmayan 36 gibi kelimelerdir. Bazı nahivciler ise, hakiki mastar kabul edilen mimli mastarları da mastar isminin bir bölümü olarak kabul eder 37. Mastar ismi de pek fazla kullanılmamakla birlikte, aynı Ģartlarla mastar gibi amel eder 38 : Muzâf olarak kullanıldığında, Örnek: Ediplerle arkadaşlık sebebiyle onlardan sayılıyorsun Öyleyse sakın onlardan başkasının arkadaşı görünme! 35 Abbās Ĥasan, a.g.e., III, Ġbnu HiĢām, Şerĥu Şuźǖri ź-źeheb, s. 410; Ġbnu Aķįl, a.g.e., II, Ġbnu HiĢām, a.g.e., s. 410 vd. 38 Ġbnu HiĢām, a.g.e., s. 410; Ġbnu Aķįl, a.g.e., II, 98; el-ġalāyįnį, a.g.e., III, 281. Mastar Ġsminin ameli tartıģmalı bir konudur. Basralı nahivciler, mastar isminin amel ettiği örnekleri etkileyenin hatırlattığı fiil olduğunu öne sürerler. Ancak Kûfî ve Bağdâdî âlimlerce mastar isminin mastar manasında kullanılıģı nazar-ı itibara alınarak mastar isminin amel etmesini câiz görürler: Ġbnu HiĢām, Şerĥu Şuźǖri ź-źeheb, s. 410 vd.; Ġbnu Aķįl, a.g.e., II, 98 vd.; krģ. el-ehdel, a.g.e., II, 360; Abbās Ĥasan, a.g.e., III,

12 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI Burada birinci mısrada mastar ismi kelimesini mefûlun bih olarak nasbetmiģ; bu hadiste de kiģinin hanımını öpmesinden aptes gerekir mastar ismi fâiline muzaf olmuģ ve kelimesini mefûlun bih olarak nasbetmiģtir 39. Bu cümlede ise: : Ģahsiyetli kiģinin vatanına destek oluģu gibi ben de vatanıma destek oldum, mastar ismi kelimesini mefûlun bih alarak nasbetmiģ; Ģu örnekte de: : Sahibinin çadırını yıktığı gibi, ben de batılı yıktım, mastar ismi mefûlüne muzâf olup fâilini açık bir Ģekilde almıģtır 40. Burada bu mastar isimlerinin fiil gibi kullanılmıģ olmalarından dolayı geçmiģ zaman ifade ettikleri görülmektedir. Harf-ı târifli olarak kullanıldığına örnek: : Âileme yardım ettiğim gibi arkadaģıma yardım ettim. 41 Burada mastar ismi kelimesini mefûlun bih olarak almıģ ve nasbetmiģtir. Ġfade ettiği zaman ise, görüldüğü gibi geçmiģ zamandır. Bir baģka örnek: : Sen insanlara çok verirsin/veriyorsun Burada harfi tarifli olan mastar ismi kelimesini mefûlun bih olarak nasbetmiģtir. Zamanı ise diğerlerinden farklı olarak alıģkı geniģ zamanı 42 veya Ģimdiki zamandır. Tenvinli kullanıģına örnek: : ġahsiyetli bir kiģinin vatanına yaptığı büyük yardımdan duygulandım. 43 Burada da mastar ismi tenvinli kullanıldığından fâili olan kelimesini açıktan ref etmiģ; kelimesini de mefûlün bih olarak nasbetmiģtir. Burada ise mastar isminin zamanı geçmiģ zamandır. C- MÜEVVEL MASTAR 39 Ġbnu Aķįl, a.g.e., II, 100: Bu beyt, söyleyeni bilinmeyen Ģâhidlerdendir.; Abbās Ĥasan, a.g.e., III, 221; el-ġalāyįnį, a.g.e., III, 281vd.. Hadis için bkz. ed-dāraķuŧnį ( Alį b. Ömer el-baġdādį), Sunen, (Tĥķ. es-seyyid Abdullāh HāĢim Yemenį el- Medenį), Beyrut, 1966, I, 136; Mālik b. ǿenes, el-muvaŧŧaǿ, (nģr., Dāru iĥyāǿi tturāŝi l- abį), Mısır, ts., I, Abbās Ĥasan, a.g.e., III, Abbās Ĥasan, a.g.e., III, Türkçe deki zaman çeģitleri için bkz. A. Dilaçar, Gramer, Belleten 1971, Ankara, 1989, s. 111 vd.. 43 Abbās Ĥasan, a.g.e., III,

13 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU Mastar konusu içinde ele alınmasına pek rastlamadığımız mastarın bu türünü, ifade ettiği zaman bakımından incelediğimiz için burada ele alıp zaman ilgisini açıklamayı uygun bulduk. Mevsûl harfî diye de ifade edilen mastar harfleri, baģına geldikleri fiili mana ve Ģekil bakımından mastara çevirirler. Bundan dolayı cümle içinde baģlarına gelen âmile göre i rab alırlar. BaĢına gelen mevsûl harfi (mastar harfi) ne göre müevvel mastarları ve zaman ifadelerini incelemeye çalıģacağız: I-En: Gelmesi: : Mastar Harfinin, Mazi Muzâri ve Emir Fiilin Başına 1-Mâziye gelmesi: Mâzinin baģına gelen en:, onu nasb etmeksizin mastara çevirir. Bu durumdaki müevvel mastar, geçmiģ zaman ifade eder. Örnek: : Selim in kalktığına/kalkmıģ olduğuna ĢaĢtım. 2-Muzâriye gelmesi: Muzârinin baģına en: geldiği zaman onu hem nasb eder hem müevvel mastara çevirir ve hem de zamanını gelecek zamana tahsis eder. Örnek: : Halil in kalkacağına ĢaĢtım. 3-Emir fiiline gelmesi: Burada da en:, mâzide olduğu gibi emir fiili i rab ve binâ yönünden etkilemez. Emrin zamanı gelecek zaman olduğundan en: in gelmesiyle mastarın zamanı da gelecek zaman olarak kalır. Örnek: : Ona kalk diye (kalkmasını) iģaret ettim 44. II-Enne: : mastar harfi müptedâ ve haberin başına gelir. Haber eğer türemiş bir kelime ise, onun mastarı ismine muzaf kılınarak te vili yapılır. Örnek: : Yola çıkacağın haberi bana ulaģtı / Yola çıkacakmıģsın cümlesinin takdiri: Ģeklindedir. Eğer Enne: cümlesinin haberi câmid ise, ya da zarf ise, kevn: mastarıyla te vil edilir. Örnek: : Bu, Sa d mıģ /Bunun Sa d olduğu bana ulaģtı cümlesinin takdiri: Ģeklindedir. : Okulda olman beni sevindirdi cümlesinin takdiri de: Ģeklindedir. III- Mâ: : Bu mastar harfi iki kısımdır: a- Zaman ifade etmeyen 45 mastar harfi : 44 Câmid fiilin baģına gelen en:, ġeddelisinden muhaffef en: kabul edilir. Örnek: : Ġnsan için yalnız çalıģtığının karģılığı vardır. Âyet için bkz.en-necm süresi, 53/39. Buradaki en:, enne: den muhaffef en: dir. 13

14 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI Bu mastar harfi, mutasarrıf mâzi ve muzârinin ve bir de isim cümlesinin baģına gelir. Sırasıyla mâzi, muzâri ve isim cümlesiyle kullanıģına örnekler: Mâzi ile kullanılıģı: : Sıkıntıya düģmenizi isterler. 46 Bunun takdiri: Ģeklindedir. : sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelir 47 ibaresinin takdiri ise: Ģeklindedir. Bütün bu örneklerde geçen müevvel mastarlar görüldüğü üzere geçmiģ zaman ifade ederler 48. Muzâri ile kullanılıģı: : ġahsiyetli kiģiler için sırları ifģa etmekten daha küçültücü bir Ģey yoktur ifadesinin takdiri Ģeklindedir. : Doğru davranacağına ĢaĢtım. cümlesinin takdiri de: Ģeklindedir. Bütün bu örneklerde müevvel mastarın zamanı gelecek zaman, geçmiģ zaman ve Ģimdiki zaman gibi üç zamana da elveriģlidir. Çünkü ma:, En: den farklı olarak Ģimdiki zaman için de kullanılır. Ancak en: den farklı olarak mâ: nın baģına gelen muzâri Ģimdiki zaman ifade eder. Örnekler: : Nimet verene Ģükretmen beni sevindirir. Buradaki Ģükretmen ifadesi Ģu anda Ģükrediyor olman anlamındadır. : Edebiyatçılarla beraber bulunman hoģuma gidiyor. gibi. Ġsim cümlesiyle kullanılıģı: Mâ:, isim cümlesinin baģına da gelerek onu müevvel mastara çevirir: Örnek: : Selim in yiğitliğine ĢaĢtım. Burada da müevvel mastar Ģeklindedir. burada içinde Ģimdiki zaman bulunan sürekli zaman ifade ettiği söylenebilir. Çünkü isim cümlesinin Ģimdiki zaman ağırlıklı geniģ zaman ifade ettiği bilinmektedir 49. b- Zaman ifade eden mastar harfi: 45 Burada mâ nın zaman ifade etmemesi demek süresince anlamı ifade etmemesi demektir. 46 Âl-i Ġmrân Sûresi, 3/ et-tevbe sûresi 9/ Burada geçmiģ zamanı ifade eden, mastar olup, mâ değildir. 49 Fiilimsi içermeyen bir isim cümlesinin zamanının, bir tahsis yapılmadığında, Ģimdiki zamanın da içinde bulunduğu geniģ zaman olduğuna örnek: : Sen Ali sin veya : O, bir adamdır. cümlelerinin genel olarak zamanını öğrenmek için sorarız: sen ne zaman Ali sin? alacağımız cevap: ġimdi de Ali yim, geçmiģte de gelecekte de Ģeklinde olacaktır. Tabiî ki bu ifade Türkçe mizdeki geniģ zamanı veya sürekliliği ifade eder. 14

15 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU Bu daha çok olumsuz mâzi veya lem: ile olumsuz yapılmıģ muzâri ile kullanılır. Örnek: : Cimri olduğun müddetçe seninle arkadaģlık yapmayacağım cümlesinin takdiri: Ģeklindedir. Lem: ile olumsuz olan muzâri ile kullanılıģına örnek: : Sen oturmadığın sürece bahçede oturmayacağım. cümlesinin takdiri: Ģeklindedir 50. IV- Key: : Bu mastar harfi sadece muzari ile baģlayan cümlenin baģına gelir ve muzâriyi nasb eder. Örnek: : Ġyi sonuçlar elde edebilmem/edebilmek için 51 iģimi iyi yaptım. Bunun takdiri: Ģeklindedir. : BaĢarıya ulaģmak için çalıģtım. Bunun takdiri de Ģeklindedir. Bütün nasb edatları gibi mastar için olan key: de nasb ettiği muzârinin manasını sırf gelecek zamana (istikbâl mahz) tahsis eder. Bu sebeple key: in baģına geldiği muzâri ile birlikte oluģturduğu müevvel mastarın da zamanı gelecek zamandır. V- Lev: : Bazen lev:, mastar harfi olup mutasarrıf mâzi ve muzari fiilin baģına gelerek onu geçmiģ zaman veya gelecek zaman ifade eden müevvel mastar haline getirir. : BaĢarılı olmasını istedim. Burada lev:, mâzinin baģına geldiği için müevvel mastar: takdirinde olup geçmiģ zaman ifade eder. Muzârinin baģına geldiği zaman: : Hasta iyileģmek ister. Ģeklinde gelecek zaman ifade eden bir müevvel mastar meydana gelir. Buradaki müevvel mastarın takdiri de: Ģeklindedir. Aynı durumda yine lev: den sonra muzari geldiğinde müevvel mastar gelecek zaman ifade eder. Örnek: : Onlardan biri, ömrünün bin yıl olmasını ister. 52 Bunun takdiri de: tarzındadır. Lev: in bir 50 es-seyyid Aĥmed el-hāģimį, el-ķavā idu l-ǿesāsiyye li l-luġati l- Arabiyye, Beyrut, ts., s Burada mā nın zaman ifade eder olması, kendisi ile ilgili bir durum olup, mastara bir müddet, süre ilavesi ile çeviriye yansır. Bunun fiilimsinin zamanı ile bir ilgisi yoktur. 51 Key: mastar harfi, amel ve anlam yönünden mastar harfi olan en: gibidir. Onu tam bir mastar harfi olarak kabul edebilmemiz, baģına lafzan ya da takdiren bir lâm: harfı cerri gelmesi zorunludur. Bkz. Abbās Ĥasan, a.g.e., I, 410. Key: ve çeģitleri hakkında daha geniģ bilgi için bkz. Abbās Ĥasan, a.g.e., IV, el-bakara Sûresi 2/96 15

16 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI mastar harfi olabilmesi için, daha çok birlikte kullanılması Ģarttır. 16 gibi temenni bildiren fiillerle Ancak bazen temenni bildirmeyen fiillerle de lev: in bu anlamda kullanıldığı olur. Örnek: : Ġyi davranıģta bulunmak sana zarar vermemiģti. gibi. Bunun takdiri de: Ģeklindedir. ĠSMĠ FÂĠLDE ZAMAN ġibih fiillerden ismi fâili ele aldığımızda, onun harfi tarifli veya harfi tarifsiz ya da muzâf olarak kullanıldığını görürüz. Bu durumlarda ismi fâilin ameli esnasında zaman boyutu da ortaya çıkar. Bunları sırasıyla incelemeye çalıģalım. A-HARFĠ TARĠFLĠ KULLANILIġI Harfı tarifli 53 kullanılması durumunda ismi fâilin koģulsuz amel ettiği görülür. Etkileme demek olan bu amel etmede zaman bakımından her hangi bir sınırlama söz konusu değildir. Hangi zamana tahsis edilmek istenirse, o zamanı ifade eder. Örneğin: : O, dün güzel bir kaside düzenledi. : O Ģimdi hikmet ve beyanı dile getiriyor. : O, yarın hasmının karģısına delil ve kanıtla çıkacak "54 gibi. Örneklerin her biri üzerinde açıkça görüldüğü üzere mamulleri üzerinde amel ederek onları nasbetmiģtir. Fakat zaman bakımından belli bir zaman dilimini değil, aksine cümleye eklenen zaman zarflarının tahsis ettiği zamanı ifade etmekte oldukları görülmektedir. BaĢka bir açıdan harfı tarifli ismi fâil hangi zamanı ifade ederse etsin amel eder, hükmüne varmak mümkündür. Harfı tarifle marife olan bir ismi fâil'in amelinde bir zaman tahsisi söz konusu olmadığı daha önce geçmiģti. Bu durumda ismi fâil, hangi zamanla ilgili olarak kullanılmak isteniyorsa, o zamanı ifade etmek için örneklerimizde görüldüğü üzere " :dün", " : Ģimdi" ve :yarın" zaman zarfları gibi yardımcı kelimeler kullanılır. Bazen de ismi fâil, cümlenin geliģinden anlaģılabilecek zamanı ifade eder. Örneğin: : Doğrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karının dıģında, âileni kurtaracağız" (dediler) 55. :Dediler ki, ister öğüt ver, ister öğüt 53 Buradaki harf-ı tarif "ismu'l-mevsûl" kabul edilmektedir. 54 Abbās Ĥasan, a.g.e., III, el-'ankebût Sûresi 29/33.

17 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU verenlerden olma bizce birdir" 56 âyetinde kesimindeki elif lamlı ismi fâilin anlamında olduğunun kaydedilmesiyle geçmiģ zaman ifade ettiği ortaya çıkmaktadır 57. B- HARFĠ TARĠFSĠZ KULLANILIġI Ġsmi fâilin harfi tarifsiz olarak kullanılması durumunda iki Ģekil söz konusudur: Ġzafetli kullanım ve tenvinli kullanım. Bu konuda genel olarak Ģunlar söylenebilir: Harfı tarifsiz ismi fâil, iki yönlü bir kelimedir. Yani isim olarak kullanılabildiği gibi, Ģibih fiil (fiilimsi) olarak da kullanılabilir. ġibih fiil olarak kullanıldığında aynı mastardan türemiģ olan ma'lûm/etken fiili gibi, zaman boyutu ortaya çıkar. Böylece ismi fâil, fiili gibi geçmiģ zaman, Ģimdiki zaman ve gelecek zamana konu olabilir. Bu sebeple, onun hangi durumlarda hangi zamanı ifade ettiğini ele almak gerekir. Bilindiği gibi ismi fâil mâzi/geçmiģ zaman ifade ettiğinde amel etmez 58. Bu durumda ismi fâil kendinden sonra gelen kelimeye muzâf olarak kullanılır. Fakat Muzâf olduğu bu kelime önceki duruma göre fâili olan bir kelime olamaz. Ancak aslında mefûlün bih durumundaki kelimeye muzâf olur. Eğer ismi fâilin fiili iki veya üç mefûl alanlardan ise, ismi fâil birincisine muzâf olup, diğerleri mansûb olarak kalır. Bunları nasb eden âmil, ismi fâilin hatırlattığı fiil olarak kabul edilir 59. Örneğin: " :Bu, dün bir ihtiyaçlıya bir dirhem verendir " Bu, dün Hâmid'e Mahmud'un geldiğini bildirendir" gibi. Muzâf olan ismi fâil amel ettiğinde ise, Ģimdiki zaman veya gelecek zaman ifade etmesi zorunludur. Çünkü Ġsmi fâilin, elif lâmsız olarak kullanılması halinde amel etmesi için iki Ģart gereklidir. Birincisi, Ģimdiki zaman ya da gelecek zaman ifade etmesi; ikincisi ise, kendisinden önce olumsuzluk veya soru, mübtedâ ya da mevsûf gelmesi, diğer bir ifadeyle bunlara istinat etmesidir. Örneğin:" Zeyd, Amr ı dövmüyor/dövmeyecek", " :Zeyd Amr ı dövüyor mu?/dövecek mi?, : Zeyd, Amr ı dövüyor/ dövecek, :Amr ı 56 eģ-ġu'arâ Sûresi 26/ el- Ukberį, a.g.e., II, Ġbnu Aķįl, a.g.e., I, Abbās Ĥasan, a.g.e., III, 255, dipnot, 3: Bazı nahivciler ise geçmiģ zaman manasındaki ismi fâilin de mefûlün bihi nasb etmesine cevaz verdiler. Gerekçeleri ise: muzaf olan ismi fâilin izafetle, Ģartsız amel eden elif lâmlıya benzemesidir. 17

18 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI döven (dövmekte olan/ dövecek olan) bir adam gördüm. 60 Gibi. Görüldüğü üzere örneklerde dört yerde geçen harfı tarifsiz Ġsmi fâili, Ģimdiki zaman veya gelecek zaman ifade etmesi yanında sırasıyla olumsuzluk edatına, soru edatına, mübtedâya ve mevsûfa istinat ettiklerinden amel edebilmiģlerdir. Bilindiği gibi elif lâmsız ismi fâilin, amel etmesinin ilk Ģartı az önce geçen hususlara istinadı iken, diğer şartının da şimdiki zaman veya gelecek zaman ifade etmesidir. ġu halde Ģartlarını taģıyan harfı tarifsiz ismi fâilin amel etmesi halinde Ģimdiki zaman ya da gelecek zaman ifade ettiği kesinlik kazanır. Zira bazı eserlerde bu konunun değerlendirilmesi yapılırken Ģu ifadelere yer verilmektedir: "Ġsmi fâil mâzi manâsında olduğu zaman amel etmez. Çünkü ismi fâilin amel etmesi, etraflıca araģtırılarak ortaya konulan (istikrâ) hâl ve istikbâl manâsında olmasına bağlıdır. Zira ismi fâil, Ģeklen ve mânen müstakbel (muzâri)'e benzemektedir; geçmiģ zaman manâsında olursa, anlam bakımından muzâriye uymadığı gibi, telaffuz ve Ģekil bakımından da mâziye uymaz. Benzerlik her iki taraftan güç kaybeder ve zayıflar. Bu bakımdan amel de etmez "61. "Ġsmi fâil, hâl ve müstakbel manâsında olursa muzâri gibi amel eder. ġöyle ki: : Zeyd var ya, onun çocuğu Amr'ı dövecek" ifadesinin muzâriyle yapılan benzeri, Ģeklindedir 62. Genel olarak ismi fâilin, izafetle (muzâf olarak) kullanılıģında geçmiģ zaman; izâfetsiz (tenvinli) kullanılıģında ise gelecek zaman ifade ettiği kesinlik kazanır. Nitekim bilim adamlarının zaman konusuyla ilgili yorumlarını içeren Ģu tarihî olay da, bu konuya parmak basmaktadır: el- Kisâ'î (ö.189/805)'den duyan bir zattan naklen el-merzubânî'nin anlattığına göre el-kisâ'î: "Kadı Ebû Yûsuf ile birlikte Hârûnu'r-ReĢîd'in huzurunda bulunuyorduk. Bu sırada Ebû Yûsuf nahiv nedir? diyerek onu küçümsemeye baģladı. Nahvin üstünlüğünü göstermek için ona Ģöyle dedim:bir adam diğerine: dese öbürü de ona: diye karģılık verse, bunlar hakkında ne dersin? Hangisini cezalandırırdın? Ebû Yûsuf: Her ikisini de cezalandırırdım, diye cevap verince, Hârûnu'r-ReĢîd: Hata ettin, dedi. Ebû Yûsuf'un Arapça bilgisi iyi idi. Bundan dolayı utanarak, bu nasıl olur? diye sordu. Hârûnu'r-ReĢîd Ģu karģılığı verdi: "Çocuğu öldürmesi 60 el-ehdel, a.g.e., II, 364, Aĥmed b. Alį b. Mes ǖd, Merāĥu'l-ervāĥ, (Sarf Cümlesi, s.11,dipnot:5). 62 Aĥmed b. Alį b. Mes ǖd, a.g.e., (Sarf Cümlesi, s.11,dipnot:6). 18

19 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU sebebiyle cezalandırılacak olan, izafetle diyendir Çünkü o mâzî fiil (anlamında) dır. diyene gelince, o cezalandırılmaz. Çünkü bu ise müstakbel (manasında) dır. Henüz daha gerçekleģmemiģtir. Nitekim Yüce Allah: { : Allah ın dilemesine bağlamadıkça (inģallah demedikçe) hiçbir Ģey için "Bunu yarın yapacağım" deme "63 buyurmuģtur. ġayet tenvinli kullanıģ "müstakbel manası ifade etmeseydi, onda : yarın" ifadesini kullanmak câiz olmazdı "64. I- ĠSMĠ FÂĠLĠN ĠZAFETLĠ KULLANILMASI Ġsmi fâilin, muzâf olarak kullanıldığında çeģitli durum ve pozisyonlara göre ya geçmiģ zaman ya gelecek zaman ya da geniģ zaman ifade ettiğini çeģitleri ve örnekleriyle birlikte inceleyelim: a- GeçmiĢ Zaman Ġfade Etmesi Ġsmi fâil, muzâf olarak yer aldığı durumlarda Ģimdiki zaman ve gelecek zaman ifade etmesi yanında, en çok geçmiģ zaman manası ifade eder. Buna Ģu âyeti örnek verebiliriz: : Allah'a karģı üstün gelmeğe kalkıģmayın; doğrusu ben size apaçık bir delil getirdim "65. Burada ifadesi ismi fâili ile zamirinden oluģmaktadır. Yani birincisi ikincisine muzâf olarak gelmiģtir. Realiteye uygun olarak bu ismi fâil, olmuģ bitmiģ bir iģten bahsettiği için geçmiģ zaman ifade etmektedir. Sîbeveyh ismi fâilin, aynı anda hem muzâf ve hem de elif lâm'lı olarak kullanılıģında, geçmiģ zaman ifade ettiğini belirterek :Sen Zeyd'i dövensin (yani dövmüģ olansın) "66 örneğini verir. Ebû Ubeyde (210/825)de: :Melekleri, arģın etrafını çevirmiģ oldukları halde, Rablerini hamt ile överken görürsün" 67 âyetindeki ismi fâilini Ģeklinde 63 el-kehf Sûresi 18/ Yāķǖt el-ĥamevį, Mu cemu'l-udebāǿ (nşr.dâru ihyâi't-turâsi'l-'arabî), Beyrut, ts., XIII, 177; es-suyǖŧį, el-eşbāh ve'n-nežāǿir, (nşr.abdu'l-âl Sâlim Mukerrem), Beyrut, 1406 /1985, III, 223 vd.; krģ. M. ReĢit Özbalıkçı, Arap Dilinde Zaman Açısından Fiiller, Ġzmir 1996, s., ed-duħān Sûresi 44/ Sįbeveyh, a.g.e., I, ez-zümer Sûresi 39/75. 19

20 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI mâzi ile açıklamaktadır 68. Bu da Ģebîh bi l-muzâf olan ismi fâilin geçmiģ zaman ifade ettiğini göstermektedir. b-gelecek Zaman Ġfade Etmesi Sîbeveyh, lâfzî izâfet Ģeklinde marifeye muzaf olduğu halde marifelik kazanmadığından nekreye sıfat olabilen ismi fâillerin tenvinli hükmünde gelecek zaman ya da Ģimdiki zaman ifade edebileceğini söyleyerek buna : Bu, bize yağmur yağdıracak ufukta beliren bir buluttur" dediler" âyetini 69 örnek verir.70. el- Ukberį de : Allah buyurmuģtu ki: "Ey Îsâ! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim..."71 âyetinde aynı hususa iģaret ederek her iki ismi fâilin de izafetle marifelik kazanmadıklarından dolayı gelecek zaman ifade ettiklerini kaydetmektedir 72. Ayrıca Ģu âyetlerde de aynı durum görülmektedir: : De ki: Doğrusu kendisinden kaçtığınız ölüm, mutlaka karģınıza çıkacaktır "73. :Ey Muhammed! Kur ân'ı (okumayı, tebliğ etmeyi ve ona uymayı) sana farz kılan Allah seni, döneceğin yere döndürecektir "74. :Rabb'i Ġbrahim'i bir takım emirlerle denemiģ, o da bunları yerine getirmiģti. Allah, seni insanlara önder kılacağım demiģti "75. : Biz sizden azâbı az bir süre kaldıracağız..."76. : Suçlular ateģi görür ve ona düģeceklerini anlarlar, fakat ondan kaçacak yer bulamazlar " Ebǖ Ubeyde ( Ma mar b. el-muŝennā et-teymį ), Mecāzu'l-Ķurǿān, Mısır, 1970/1390, II, el-ahkâf Sûresi 46/ Sįbeveyh, a.g.e., I, Âl-i 'Ġmrân Sûresi 3/ el- Ukberį, a.g.e., I, 136 v.d. 73 el-cumu a Sûresi 62/ el-ķaśaś Sûresi 28/ el-bakara Sûresi 2/ ed-duħān Sûresi 44/ el-kehf Sûresi 18/53. 20

21 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU : Onlar bağıģlanma dilerlerken de elbette Allah azap edecek değildir "78. Bütün bu örneklerin çevirilerine bakıldığında ismi fâilin gelecek zaman ifade ettiği görülür. c- GeniĢ Zaman Ġfade Etmesi : Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin "79. Bu örnekte ise görüldüğü gibi ismi fâilin zamanı, geniģ zamandır. Çünkü her hangi bir zaman sınırlaması yoktur. Bu geniģ zamana burada süreklilik 80 adını vermek de mümkündür. II- ĠSMĠ FÂĠLĠN TENVĠNLĠ KULLANILMASI Tabiîdir ki, ismi fâil aynı zamanda tenvinli olarak da kullanılır. Bu tarz kullanımda, az sonra açıklanacağı gibi, ismi fâilin daha çok gelecek zaman mânâsı ağırlıktadır. Nitekim Sîbeveyh (180/796), ismi fâilin muzâri manasında kullanılmasını tenvinli olarak kullanımla bağlantılı olarak görmektedir. Muzâri gibi ismi fâilin de gelecek zamana ve Ģimdiki zamana âit durumlarına da Ģu örnekleri vermektedir: : Bu, yarın Zeyd'i dövecek olan kimsedir" ifadesinin anlam ve amel (etki) olarak: : Bu, yarın Zeyd'i dövecek" gibidir. Vukûu ânında, henüz bitmemiģ bir eylemden söz edilince, bu da bir önceki gibidir: : Bu, Abdullah ı Ģu anda döven kimsedir" ifadesi manâ ve amel olarak yukarıda geçtiği gibi: : Bu, Abdullah ı Ģu anda dövüyor" cümlesiyle eģdeğer kabul edilir el-enfâl Sûresi 8/ en-neml Sûresi 27/ A. Dilaçar ın, zamanların geliģmesinden bahsederken süreklilik e de yer verdiği açıklamaları aynen Ģöyledir: Zaman grameritikal ulamı kimi dillerde isimlerde de bulunduğu halde bizde yalnız fiillerde kullanılır. Eskiden, hemen hemen bütün dillerde zamanın iki türü vardı: bitmişlik (latin. Perfectum, Arap. Mazi) ve bitmemişlik (Latin. Ġmperfectum ya da infectum, Arap. Muzari) geleceklik, şimdilikle birlikte bitmemişlik sayılırdı. Zamanla bu kavram geçmişlik (passé) şimdilik (présent) ve geleceklik (futur) şeklinde üçe ayrıldı. Ayrıca geniş zaman (aoriste), süreklilik (progressif, contunu), geçmiş öncesi (passé antérieur), gelecek öncesi (futur antérieur) salt zaman (temps apsolu), göreli zaman (temps relatif, temps surcomposé) ve bunların katışık şekilleri gibi zaman kavramları türeyip gelişti. Bkz. A. Dilaçar, Gramer, Belleten 1971, Ankara, 1989, s Sįbeveyh, a.g.e., I,

22 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI Sîbeveyh, ismi fâilin gelecek zaman anlamında kullanılıģına iģaret ederken de: : diyerek 82 ismi fâilin ancak nekre olarak muzâri manâsında kullanılabileceğini ifade etmektedir. el-muberrid (285/689) de aynı konuyu Ģöyle açıklamaktadır: denilince, bu "yeme halinde bulunmayı" yani Ģimdiki zaman ve "gelecekte yemeyi" ifade eder. Yani gelecek zaman ifade etmeye elveriģli durumdadır. Nitekim: denilince de, "yeme halinde bulunmayı" ifade etmekle Ģimdiki zamanı gösterdiği gibi, geleceği ifade eden ilave kelimeler getirmekle de: Zeyd yarın yiyecek" Ģeklinde gelecek zaman ifade edeceğini anlatır "83. ĠĢte bu sebeple âlimlerin çoğuna göre, :Köpekleri de mağaranın giriģinde ön ayaklarını uzatmıģ yatmakta idi" 84 âyetinde yer alan ismi fâilinin : manasında olduğu kaydedilmektedir 85. Bununla beraber, buradaki Ģimdiki zamanı, Ģimdiki zamanın hikâyesi Ģeklinde değerlendirenler de bulunmaktadır 86. ġu âyetlerdeki ismi fâiller Ģimdiki zaman manasında olabilirler: : Ben Ģimdi onlara bir hediye göndereyim de, bakayım elçiler ne gibi bir sonuç ile dönecekler " âyeti 87 nde ile ismi fâillerin sözün geliģinden anlaģılmakta olan Ģimdiki zaman ifade ettikleri söylenebilir. : Ey Muhammed! Bu söze inanmayanların ardından üzülerek neredeyse kendini mahvedeceksin "88. Burada tenvinli olarak kullanılan ismi fâilin gelecek zaman ifade ettiği açıkça görülmektedir. ez-zeccâc (311/923) : Halbuki Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya koyacaktır" âyetinde ismi fâilini tenvinli okumanın en uygun okuyuģ Ģekli olduğunu söyleyerek, burada ismi fâilin gelecek zaman ya 82 Sįbeveyh, a.g.e., I, el-muberrid (Muĥammed b. Yezįd), el-muķtażab, Beyrut, ts., II, el-kehf Sûresi 18/ İbn HiĢām, el-muġnį, II, 690 vd.; a. Mlf., Şerĥu Ķaŧri nedā, s Ġbn HiĢām, Şerĥu Ķaŧri nedā, s. 271;Muĥammed Abdurraĥįm el- Umerį el-meylānį, Şerĥ Muġnį, s en-neml Sûresi 27/ el-kehf Sûresi 18/6. 22

23 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU da Ģimdiki zaman ifade ettiğini kaydeder 89. : Ondan baģka her Ģey yok olacaktır "90 âyetinde de ismi fâili gelecek zaman ifade eder. Hz. Ömer'in, Yezîd b. Ebî Süfyân'a gönderdiği bir mektupta: Eğer Orayı fethetmiģ olsaydınız, Allah bütün ġâm Bölgesinden O'(Kayser)nun ümidini keserdi. Yüce Allah bunu yapacak, inģallâh Müslümanların lehine yapacak "91. Kelile ve Dimne adlı kitapta da: : : Bu defa da zahit fareye gider ve ona Ģöyle der: - ġu kız ile evlenir (evlenecek) misin? Fare cevap verir: - Onunla nasıl evlenirim ki yuvam çok dar..."92. MUBÂLAĞA SĠGASINDA ZAMAN Mubâlağa sığaları, vezinlerindeki lafızlardır 93. Bunlar da ismi fâil gibi harfı tarifli olduklarında her hangi bir Ģart aranmaksızın amel ederler. 1- vezni: Bu veznin ameline örnek: : Zeyd i çok döven geldi. Burada kelimesi mubâlağa sîgası olan ın mefûlün bihidir. Ve : Bal ise, ben onu çok içerim 94 gibi. Burada da kelimesi mubâlağa sığasının öne geçmiģ mefûlün bihidir. Fiil gibi etkileyen mubâlağa sığalarının diğer vezinleri de Ģunlardır: 2- vezni: 89 ez-zeccāc (Ebǖ Ġsĥāķ Ġbrāhįm b. Serį), Me āni'l-ķurǿān ve i rābuh, Beyrut, 1973, I, 126. el-bakara Sûresi (2), el-ķaśaś Sûresi 28/ Aĥmed Zekį Śafvet, Cemheretu rasāǿili'l- Arab, Mısır, 1391/1971, I, Beydebâ, Kelîle ve Dimne, (Ar. çev. Abdullāh Ġbnu'l-Muķaffa ), Beyrut, 1966, s. 280 vd.. 93 Sįbeveyh, a.g.e., I, 56, Sįbeveyh, a.g.e., I, 58; krģ. el-ehdel, a.g.e., II,

24 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI Bu veznin ameline Ebǖ Tâlib b. Abdulmuttalib in Ģu Ģiirini örnek 95 verebiliriz: Sen, kılıcının temrenini semiz develerinin ayaklarına devamlı vurur, Düşürürsün; misafirler azıksız kalınca, onlar için bunları kesersin. Burada kelimesi, mubâlağa sîgası olan fiilimsisinin mefûlün bihi durumundadır. Bu vezin Araplardan duyularak nakledilen bazı sözlerde sıkça görülmektedir: : Allah dünyaların günahını çok bağıģlayandır. 96 Burada da kelimesi sîgasının mefûlün bifidir. Bunda da ortaya çıkan zaman yine öbür sigalarda olduğu gibi geniģ zamandır. 3- vezni: örnek: : Allah duâda bulunanların duâsını çok iyi duyar. Burada kelimesi, fiilimsisinin mefûlün bihidir. Zamanı da diğerleri gibi geniģ zamandır. 4- vezni: Örnek: : Hiç kuģkusuz o, misafirleri için devamlı develerinin tavlılarını keser. 97 Burada kelimesi, Ģibhi fiilinin mefûlün bihidir. Zamanı da diğerleri gibi geniģ zamandır. 5- vezni: Örnek: O kendisine zarar vermeyecek işlerden çok sakınır. Ama kaderden koruyamayacak şeylerden ise emin olur. Burada kelimesi, fiilimsisinin mefûlün bihidir. Zamanı da diğerleri gibi geniģ zamandır. 95 Sįbeveyh, a.g.e., I, 57; el-ehdel, a.g.e., II, 367. Bu beyt için bkz. Dįvānu Ebį Ŧālib ammu n-nebį, Beyrut, 1414/1994, s el-ehdel, a.g.e., II, Sįbeveyh, a.g.e., I, 58.; Ġbn Akîl, a.g.e., II, 113; el-ehdel, a.g.e., II,

25 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU Ancak bütün bu örneklerdeki geniģ zamanın bazen Ģimdiki zamanı, bazen de gelecek zamanı karģılayan, diğer bir ifadeyle onların yerine kullanılan geniģ zaman olduğunu unutmamak gerekir. Bir de bazılarına göre ameli sema'a dayandığı için mübâlağa sîgalarından vezinlerinin amel etmesi için Ģimdiki zaman ve gelecek zaman olma Ģartı aranmaz 98. Ancak çoğu kaynaklarda genel olarak bir ayırım yapılmadan ismi fâilin amel Ģartları mübalağa sigası için de geçerlidir 99, denilmektedir. Bu bakımdan cümlenin geliģinden ve bazı karineler yardımıyla her üç zamana da ihtimali vardır. ĠSMĠ MEFÛLDE ZAMAN Ġsmi mefûlün zamanından da söz edebilmek için onun da fiil gibi kullanılması Ģarttır. Bunu tespit için amel durumuna göz atmak durumundayız. Ġsmi mefûl, meçhul fiili gibi amel eder. Amel etme Ģartları ismi fâil gibidir 100. ġöyle ki: Eğer harfı tarifli olursa her hangi bir Ģart aranmaksızın amel eder: Örneğin: : Kölesi dün dövülmüģ olan geldi. : ġimdi kölesi dövülmekte olan geldi. : Kölesi yarın dövülecek olan geldi. gibi. Burada görüldüğü gibi Ġsmi mefûl, harfı tarifli olduğu için karineyle her üç zamanı da ifade etmektedir. Tercümesinde de görüldüğü üzere Ġsmi mefûlü, geçmiģ zaman zarfıyla kullanıldığında geçmiģ zaman, Ģimdiki zaman zarfıyla kullanıldığında Ģimdiki zaman, gelecek zaman zarfı ile kullanıldığında da gelecek zaman ifade etmiģtir. Bu zarflar, Ġsmi mefûlün hangi zamanı ifade edeceği konusunda birer karine sayılabildiği gibi, cümlenin siyak ve sibakından anlaģılan ya da sözü gerektiren ortamdan çıkarılabilecek sonuçlar da birer karine teģkil edebilir. Eğer Ġsmi mefûl, harfı tarifsiz olursa Ģimdiki zaman (hâl) veya gelecek zaman (istikbâl) ifade etmesi Ģarttır. Çünkü Ġsmi mefûlün, elif lâmsız olarak kullanılması halinde amel etmesi için de iki Ģart gereklidir. Birincisi az önce geçen Ģimdiki zaman veya gelecek zaman ifade etmesi, ikincisi ise, kendisinden önce olumsuzluk veya soru, mübtedâ ya da mevsûf gelmesi, diğer bir ifadeyle bunlara istinat etmesidir. Örneğin 101 : : Zeyd in kölesi dövülmektedir 98 Birgivî, İžhār, (Nahiv Cümlesi, s ). 99 Ġbnu HiĢām, Şerĥu Şuźǖri ź-źeheb, s. 392; a. Mlf., Şerĥu Ķaŧri n-nedā, s. 276; el-ehdel, a.g.e., II, Ġbnu HiĢām, Şerĥu Şuźǖri ź-źeheb, s. 396; a. Mlf., a.g.e., s. 277; el-ehdel, a.g.e., II, Ġbnu Aķįl, a.g.e., II, 121; el-ehdel,a.g.e., II, 368; el-hāģimį, a.g.e., s

26 Doç. Dr. ReĢit ÖZBALIKÇI : Zeyd in kölesi dövülecektir. Veya : Ġki Zeyd Ģu anda dövülmekteler mi? : Ġki Zeyd yarın dövülecekler mi? veya : ArkadaĢın Ģu anda kınanmamaktadır : ArkadaĢın yarın kınanmayacaktır. veya : Babası övülmekte olan bir adam geldi : Babası övülecek olan bir adam geldi. Ġsmi fâilden ve benzerlerinden farklı olarak sıfatı müģebbehe bahsinde görüleceği üzere, Ġsmi mefûlü mamûlüne muzâf olarak da kullanmak mümkündür. Örneğin: : Zeyd in kölesi dövülüyor/ dövülecek (Zeyd, kölesi dövülendir). 102 SIFATI MÜġEBBEHEDE ZAMAN Kısaca Bir mefûl alan ismi fâile benzeyen isim tanımında olan sıfatı müģebbehe, bir bakıma isim olmadığı gibi, bir bakıma da fiili muzariye benzemeyip sadece manasını taģıdığından ameli sınırlıdır. Genelde lâzım (geçiģsiz) fiilden yapıldığı için doğrudan doğruya sadece fâil alır. Mefûlün bih alabilmesinin gerekçesi ise, bir mefûl alan ismi fâile benzemesidir. Sıfatı müģebbehenin zamanı konusunda alimler arasında fikir ayrılığı bulunmaktadır: 1- Nahivcilerin çoğu, sıfatı müģebbehenin Ģimdiki zaman (hâl) manasında olmasının Ģart olmadığı görüģündedirler. 2- Ebû Bekr b. Tâhir, sıfatı müģebbehenin her üç zaman için de olabileceğini ifade ederek; : Oğlu yarın gelecek adama uğradım Ģeklinde, gelecek zaman ile kullanılmasını caiz görmektedir. 3- es-sîrâfî (ö.368/929), onun devamlı geçmiģ zaman (mâzî) manasında olduğunu ileri sürer. el-ahfeģ (Sa îd b. Mes ade) (ö.221?/1366)de aynı görüģtedir. 4- Ġbnu s-serrâc(ö.316/929) ve Ebû Alî el-fârisî (ö.231/846) ise, sıfatı müģebbehenin geçmiģ zaman manasında olamayacağı kanaatindedirler. Bu, Ebû Alî eģ-ġelevbîn (ö.645/1247) in tercihidir. O Ģöyle demektedir: Mamûlünü merfû okumakla mansûb okumak arasında fark yoktur. Çünkü sen: : Güzel yüzlü bir adama uğradım dediğinde : güzel yüz o anda sabittir. Burada sen geçmiģ zaman veya gelecek zaman kastetmiyorsun. Ġsmi fâile benzeyen sıfatı müģebbehe, ancak Ģimdiki zaman (hâl) ifade ediģiyle ondan ayrılır. Burada sıfatı müģebbehe sübûta delalet eden 102 el-ehdel, a.g.e., II,

27 ARAP DĠLĠNDE FĠĠLĠMSĠLERĠN ZAMAN BOYUTU bir sıfattır. Sübûtun gereği ise Ģimdiki zamanda bulunmaktır. Zaman belirlenmesi söz konusu olduğunda yine zamanla te vili de sahihtir. Amelinde Ģart koģulan ise, Ģimdiki zaman manasında olmasıdır. Uygun olanı da budur 103 Görüldüğü gibi sıfatı müģebbehenin ameli konusunda farklı görüģlerle karģılaģıyoruz. Diğerlerinden farklı olarak mubâlağa sîgasında olduğu gibi, sıfatı müģebbehenin ameli için Ģimdiki zaman ve gelecek zaman manâsında olması Ģartı aranmamaktadır 104 Ģeklindeki görüģ, birinci görüģe uymaktadır. Bundan sıfatı müģebbehenin süreklilik ifade ettiği sonucu çıkar. Çünkü sıfatı müģebbehe, sübût a delalet ettiğinden devam ve süreklilik ifade eder. Nitekim Abbâs Hasan ın da ifade ettiği gibi 105, sıfatı müģebbehenin devam ve süreklilik ifadesinden ayrıldığı da olur. Bu durumda sîgası değiģmeksizin sadece ya maziye delalet eder ki, bu çok nadirdir; ya sırf Ģimdiki zamana, ya da yalnız gelecek zamana delalet eder. Artık bu kullanımlarda devam ve süreklilik söz konusu olmayacaktır. Örneğin: :Bu yarıģmacının, geçen saatte koģması hızlı idi, Ģu anda hareketi yavaģlıyor, görünen o ki, az sonra büyük bir baģarı ümidiyle, adımı geniģleyecek, sıçraması uzun noktalara ulaģacak. Sıfatı müģebbehe harfı tarifle marife yapılarak kullanıldığı gibi, nekre olarak da kullanılır. Fakat en güzel ve en çok izafetle kullanılmasıdır. Örnek: : Bu erkek güzel yüzlüdür. ve : Bu bayan güzel yüzlüdür. gibi 106. Tenvinli olarak kullanıģında ise, : Zeyd in yüzü güzeldir örneğinde olduğu gibi sıfatı müģebbehesi tenvinli kullanılarak kelimesini fâili olarak ref ettiğini ya da Ģibih mefûlü olarak nasb ettiğini 107 görüyoruz. ĠSMĠ TAFDĠLDE ZAMAN Ġsmi tafdil -en gâlip Ģekliyle- aykırı bir karine bulunmadığı sürece süreklilik ve devam ifade eder. Ġsmi tafdildeki bu devam ve süreklilik ifadesi sıfatı müģebbehede olduğu gibidir 108. Örneğin: 103 es-suyǖŧį, Hem u l-hevāmi, Beyrut, ts., II, Birgivî, İžhār, (Nahiv Cümlesi, s ). 105 Abbās Ĥasan, a.g.e., III, 292 v.d. 106 Sįbeveyh, a.g.e., I, Birgivî, İžhār, (Nahiv Cümlesi, s. 123). 108 Abbās Ĥasan, a.g.e., III,

Fatiha süresi-dil Yönünden İnceleme

Fatiha süresi-dil Yönünden İnceleme م م ب Fatiha süresi-dil Yönünden İnceleme Video olarak bak Önemli not :Bu yazı, şaz kıraatler içerir.bu yüzden kendi bildiğiniz şekilde Kur an ı okumaya devam ediniz. ا رل س م ب ا رل ح بي م ب س بي ه للا

Detaylı

1. BÖLÜM SAHİH FİİLLER MAZİ FİİL Fiili Mazi iki kısımdır: a) Mazi Malum b) Mazi Meçhul MAZİ MALUM: Mazi malum üç şekil üzere bulunur: gibi. آ ت ب gelir. kalıbında ف ع ل 1) gibi. ع ل م gelir. kalıbında

Detaylı

İsmi Tafdil. Alimde olan hilimden (yumuşaklıktan) daha güzel bir hilm hiçbir kimsede olmamıştır. Bu misalde ل الك ح lafzı, ismi tafdil olan

İsmi Tafdil. Alimde olan hilimden (yumuşaklıktan) daha güzel bir hilm hiçbir kimsede olmamıştır. Bu misalde ل الك ح lafzı, ismi tafdil olan İsmi Tafdil Alimde olan hilimden (yumuşaklıktan) daha güzel bir hilm hiçbir kimsede olmamıştır. Ben hiçbir adam görmedim ki, onun gözünde olan kuhlin güzelliği, Zeydin gözünde olan kuhlin güzelliği gibi

Detaylı

Murat eğitim kurumları. Arapça 4 konu 2. İsim ve fiil cümlelerinde olumsuzluk (nefy)

Murat eğitim kurumları. Arapça 4 konu 2. İsim ve fiil cümlelerinde olumsuzluk (nefy) Murat eğitim kurumları Arapça 4 konu 2 İsim ve fiil cümlelerinde olumsuzluk (nefy) İlk önce iyi haber bu konu kolay. Bilmemiz gereken birkaç harfimiz bir de fiilimiz var. Harfler: ال, ل ن, ل م ve.لم ا

Detaylı

AÖF İLAHİYAT ÖNLİSANS PROGRAMI 1. KİTAP ÜNİTE 1. Okuma Parçası. Tercüme

AÖF İLAHİYAT ÖNLİSANS PROGRAMI 1. KİTAP ÜNİTE 1. Okuma Parçası. Tercüme AÖF İLAHİYAT ÖNLİSANS PROGRAMI 1. KİTAP ÜNİTE 1 الجملة CÜMLE Okuma Parçası :.... Tercüme Okul Okul büyüktür. Bahçesi geniştir. Okulun kapıları yüksektir. Sınıfları çoktur. Öğrenciler okula sabah girerler

Detaylı

Lazım Fiil gitmek , zehebe zehebe Ben gittim Lazım fiili müteaddi yapmak mefulu bih harfı cer zehebe zeydi müteaddi geçişli

Lazım Fiil gitmek , zehebe zehebe Ben gittim Lazım fiili müteaddi yapmak mefulu bih harfı cer zehebe zeydi müteaddi geçişli Lazım Fiil, mefulu bih almaz. Mefulu bihe ihtiyacı yoktur. Fiil ve fail mananın tam olarak anlaşılması için yeterlidir. Burada, gitmek anlamında olan, zehebe fiili lazım bir fiildir. zehebe fiil, tü faildir.

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Maide Suresi 116 Ve 117. Ayetlerinin Manası Nedir? Teveffi Kelimesi Ve Arap Dili. Teveffinin Manasıyla İlgili Hodri Meydan

İÇİNDEKİLER. Maide Suresi 116 Ve 117. Ayetlerinin Manası Nedir? Teveffi Kelimesi Ve Arap Dili. Teveffinin Manasıyla İlgili Hodri Meydan İÇİNDEKİLER Maide Suresi 116 Ve 117. Ayetlerinin Manası Nedir? Teveffi Kelimesi Ve Arap Dili Teveffinin Manasıyla İlgili Hodri Meydan Teveffi Kelimesi Ve Resulüllah ın Açıklaması İmam Buhari Ve Teveffi

Detaylı

MERYEM SURESİNDEKİ MUKATTAA HARFLERİ كهيعص

MERYEM SURESİNDEKİ MUKATTAA HARFLERİ كهيعص MERYEM SURESİNDEKİ MUKATTAA HARFLERİ كهيعص Ünlü İslam bilgini Taberi, tefsirinde, mukattaa harfleri ile ilgili, Abdullah b. Abbas, Said b. Cübeyr ve Abdullah b. Mesud dan şu görüşü nakletmiştir: Her bir

Detaylı

Fiil Yapılarına Genel Bir Bakış Sülasi Mücerred Filler

Fiil Yapılarına Genel Bir Bakış Sülasi Mücerred Filler İZZİ DERSLERİ 1 1 Fiil Yapılarına Genel Bir Bakış Sülasi Mücerred Filler ف ع ل ف ع ل ف ع ل ي ف ع ل ي ف ع ل ي ف ع ل ي ف ع ل ي ف ع ل ن ص ر ي ن ص ر ض ر ب ي ض ر ب ح س ن ي ح س ن ع ل م ي ع ل م ح س ب ي ح س ب

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAPÇA I DKB

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAPÇA I DKB DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAPÇA I DKB 03 +2 2 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ Y.DİL DKB

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ Y.DİL DKB DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ Y.DİL DKB265 3 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Konuya giriş için Arap Dili nde " ال " nin kullanıldığı yerleri hatırlayalım:

Konuya giriş için Arap Dili nde  ال  nin kullanıldığı yerleri hatırlayalım: Konuya giriş için Arap Dili nde " ال " nin kullanıldığı yerleri hatırlayalım: " ال " الناهية 1- YASAKLAMA LE si Karşımızdaki veya 3. şahıslardan bir şeyi yapmamasını talep etmektir. Müzari fiilin başına

Detaylı

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ ZORUNLU ARAPÇA HAZIRLIK NORMAL ÖĞRETİM DERS PLANI VE İÇERİKLERİ (2014-2015 Akademik Yılı)

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ ZORUNLU ARAPÇA HAZIRLIK NORMAL ÖĞRETİM DERS PLANI VE İÇERİKLERİ (2014-2015 Akademik Yılı) KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ ZORUNLU ARAPÇA HAZIRLIK NORMAL ÖĞRETİM DERS PLANI VE İÇERİKLERİ (2014-2015 Akademik Yılı) ARAPÇA HAZIRLIK SINIFI GÜZ YARIYILI (BİRİNCİ KUR) Y. YIL ÖN KOŞUL DERSİN

Detaylı

Tam Fiil- Nakıs Fiil Her bir fi il içün bir merfû,yani fail (özne ) lâzımdır. Eğer fi il, o merfu ile, kelâm yönünden tamâm olup, başka bir şeye

Tam Fiil- Nakıs Fiil Her bir fi il içün bir merfû,yani fail (özne ) lâzımdır. Eğer fi il, o merfu ile, kelâm yönünden tamâm olup, başka bir şeye Tam Fiil- Nakıs Fiil Her bir fi il içün bir merfû,yani fail (özne ) lâzımdır. Eğer fi il, o merfu ile, kelâm yönünden tamâm olup, başka bir şeye muhtâc olmazsa, o fiile tam fiil, merfû una da fâ il (özne)

Detaylı

ARAPÇA DİLBİLGİSİ BELİRLİLİK TAKISI, ŞEMSÎ VE KAMERÎ HARFLER. Abdullâh Saîd el-müderris

ARAPÇA DİLBİLGİSİ BELİRLİLİK TAKISI, ŞEMSÎ VE KAMERÎ HARFLER. Abdullâh Saîd el-müderris ARAPÇA DİLBİLGİSİ BELİRLİLİK TAKISI, ŞEMSÎ VE KAMERÎ HARFLER Abdullâh Saîd el-müderris Rahmân ve Rahîm olan Allâh In ismiyle. Hamd, Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz.

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

Gizlemek. أ Helak etmek, yok etmek أ. Affetmek. Açıklamak. ا ر اد Sahip olmak, malik olmak. Đstemek,irade etmek. Seçme Metnler 25

Gizlemek. أ Helak etmek, yok etmek أ. Affetmek. Açıklamak. ا ر اد Sahip olmak, malik olmak. Đstemek,irade etmek. Seçme Metnler 25 136. Ey iman edenler, Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, uzak bir sapıklıkla

Detaylı

YAŞAM ÖYKÜSÜ. Doğum yeri: Doğum Tarihi: 1. Aile Bilgileri Baba: Adı: YaĢı:

YAŞAM ÖYKÜSÜ. Doğum yeri: Doğum Tarihi: 1. Aile Bilgileri Baba: Adı: YaĢı: YAŞAM ÖYKÜSÜ ADI: TARĠH: Doğum yeri: Doğum Tarihi: 1. Aile Bilgileri Baba: Adı: YaĢı: Mesleği: Sağlığı: Eğer vefat etmiģse ölüm yaģı: O zaman siz kaç yaģındaydınız: Ölüm Nedeni: Anne: Adı: YaĢı: Mesleği:

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

[ Arapça Gramer Özeti, Sözlük, İ rab (Kelime Analizi) ve Meal ] Sözlük İlaveli İ RABLI KUR AN ve MEALİ

[ Arapça Gramer Özeti, Sözlük, İ rab (Kelime Analizi) ve Meal ] Sözlük İlaveli İ RABLI KUR AN ve MEALİ [ Arapça Gramer Özeti, Sözlük, İ rab (Kelime Analizi) ve Meal ] Sözlük İlaveli İ RABLI KUR AN ve MEALİ KUR AN UFKU ( Fâtiha- Nas Suresi Arası ) Dr. Necla YASDIMAN Demirdöven İZMİR 2013 سورة ا خص (112)

Detaylı

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır. İslam çok yüce bir dindir. Onun yüceliği ve büyüklüğü Kur an-ı Kerim in tam ve mükemmel talimatları ile Hazret-i Resûlüllah (S.A.V.) in bu talimatları kendi yaşamında bizzat uygulamasından kaynaklanmaktadır.

Detaylı

ARAPÇA YAZMA ESERLERİN DİZGİSİNDE TAKİP EDİLECEK YAZIM KURALLARI

ARAPÇA YAZMA ESERLERİN DİZGİSİNDE TAKİP EDİLECEK YAZIM KURALLARI ARAPÇA YAZMA ESERLERİN DİZGİSİNDE TAKİP EDİLECEK YAZIM KURALLARI 1. Âyetlerin yazımında Resm-i Osmânî esas alınacaktır. Diğer metinlerde ise güncel Arapça imlâ kurallarına riâyet edilecek, ancak özel imlâsını

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi)

Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi) Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi) Şimdi bu beş mantıksal operatörün nasıl yorumlanması gerektiğine (semantiğine) ilişkin kesin ve net kuralları belirleyeceğiz. Bir deyimin semantiği (anlambilimi),

Detaylı

ZAMİR Varlıkların veya onların isimlerinin yerini geçici veya kalıcı olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu kelimelerle, bazı eklere zamir denir. Zamirlerin Özellikleri: İsim soyludur.

Detaylı

Dal - mış - ım. Dal - mış - sın. Dal - mış. Dal - mış - ız. Dal - mış - sınız. Dal - mış - lar. Alış - (ı)yor - um. Alış - (ı)yor - sun.

Dal - mış - ım. Dal - mış - sın. Dal - mış. Dal - mış - ız. Dal - mış - sınız. Dal - mış - lar. Alış - (ı)yor - um. Alış - (ı)yor - sun. EYLEM ve EYLEMSİ FİİL (EYLEM) İsimler varlıkları, kavramları karşılayan sözcüklerdir. Fiiller ise hareketleri, oluşları, durumları karşılar. Fiiller genel olarak mastar hâlinde ifade edilir. Mastar hâlinde

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır

Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır Tevafuk birbirine denk gelmek, birbiriyle uygun vaziyet almak demektir. Tevafuklu Kur anda tam 2806 Allah lafzı pek az müstesnalar

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34) Nisa [4] 34 Nuşûz Darabe Boşanmadan Önceki İşler Hz. Muhammed Hiç Kimseyi Dövmemiştir Dövmek Yasaklanmış Eşini Döven Hayırsızdır Ayetin Mantığı Kaynakça Kadınların Dövülmesi (Nisa [4] 34) Konusuna Farklı

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

İsmi Muzâf. 2.Muzaf, Muzafun ileyh kelimeleri umumilik ve hususilik konusunda eşit olmamalıdır.

İsmi Muzâf. 2.Muzaf, Muzafun ileyh kelimeleri umumilik ve hususilik konusunda eşit olmamalıdır. İsmi Muzâf Allahu Subhanehu ve Teala ya ibadet etmek hayırdır. خ ي ر ت ع ال ى الل ه ع ب اد ة İsmi muzaf, kendisnden sonra gelen ve muzafun ileyh diye isimlendirilen kelimeyi cer eder. Cer ameli yapması

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL KARARIN ÖZÜ : Sivil Savunma Uzmanlığı nın Görev ve ÇalıĢma Yönetmeliği. TEKLİF : Sivil Savunma Uzmanlığı nın 31.03.2010 tarih, 2010/1043 sayılı teklifi. BAġKANLIK MAKAMI NA; Ġlgi: 18.03.2010 tarih ve 129

Detaylı

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir.

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere bağlaç denir. BAĞLAÇ Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir. Bağlaçlar da edatlar gibi tek başlarına anlamı olmayan sözcüklerdir. Bağlaçlar her

Detaylı

Program AkıĢ Kontrol Yapıları

Program AkıĢ Kontrol Yapıları C PROGRAMLAMA Program AkıĢ Kontrol Yapıları Normal Ģartlarda C dilinde bir programın çalıģması, komutların yukarıdan aģağıya doğru ve sırasıyla iģletilmesiyle gerçekleģtirilir. Ancak bazen problemin çözümü,

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

Adjectives in Turkish Language. . Abstract

Adjectives in Turkish Language. . Abstract [433] Adjectives in Turkish Language Abstract Adjectives in Turkish Language come before the nouns An adjective is known by the word which explains the meanings of nouns, its characteristics and things

Detaylı

Arapça kelimelerin yapısına karşılaştırmalı bir bakış

Arapça kelimelerin yapısına karşılaştırmalı bir bakış Arapça kelimelerin yapısına karşılaştırmalı bir bakış Her dil kendisine mahsus olarak o dilde mana ifade edebilecek en kısa unsur diye tanımlanan köklerden yeni kelime türetme metotlarına sahiptir. Türkî

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME 190 HATA İLE ÖLDÜRME Hata ile öldürme iki kısma ayrılır: 1- Öldürülen kimsenin isabet alması istenmemesine rağmen ona isabet etmesi ve onu öldürmesidir. Bir ava atış yapılırken bir insana isabet etmesi

Detaylı

1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi.

1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi. القواعد كتب A-GRAMER KİTAPLAR 1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi. 2- Mebâdiul-arabiyye (I-IV Cüz ) Arapça, Muallim REŞİT, eş-şartuni. 3- Câmiud-durûsil-arabiyye

Detaylı

KUREYŞ SÛRESİ Nuzul 21 / Mushaf 106

KUREYŞ SÛRESİ Nuzul 21 / Mushaf 106 KUREYŞ SÛRESİ Nuzul 21 / Mushaf 106 Surenin Adı: Kureyş sûresi, adını, Kur an da geçtiği tek yer olan ilk âyetinden alır. Kureyş kelimesi iki köke nispet edilir. Birincisi; köpek balığı anlamına gelen

Detaylı

Türkçe ve Arapçada Sessiz Harfler Karşılaştırma Çalışması

Türkçe ve Arapçada Sessiz Harfler Karşılaştırma Çalışması Abstract Türkçe ve Arapçada Sessiz Harfler Karşılaştırma Çalışması الباحثة : هدى حسن This is an abstract of a thesis entitled A contrastive study of Turkish and Arabic consonants. In fact, languages have

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAPÇA IV DKB

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAPÇA IV DKB DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAPÇA IV DKB208 4 1+2 2 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Kur an Kerim ayetlerinde ve masumlardan nakledilen hadislerde arş ve kürsî kavramlarıyla çok

Kur an Kerim ayetlerinde ve masumlardan nakledilen hadislerde arş ve kürsî kavramlarıyla çok Question Kur an Kerim ayetlerinde ve masumlardan nakledilen hadislerde arş ve kürsî kavramlarıyla çok kez karşılaşmaktayız, bu iki kavramdan maksat nedir? Answer: Kuran müfessirleri ayet ve rivayetlere

Detaylı

İçindekiler TAKDİM 5

İçindekiler TAKDİM 5 İçindekiler TAKDİM 5 1 ARAP SÖZLÜK BİLİMİ VE SÖZLÜK ÇALIŞMALARI 23 Soner Gündüzöz Giriş: Arap Sözlükçülüğünün Kavramsal Boyutu 23 Mu cem ve Kāmus Kelimelerinin Tanımı 23 I. Arap Sözlükçülüğüne İlişkin

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla MÜŞRİKLERLE İLİŞKİLER SERİYYE VE GAZVELER

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla MÜŞRİKLERLE İLİŞKİLER SERİYYE VE GAZVELER 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla MÜŞRİKLERLE İLİŞKİLER SERİYYE VE GAZVELER Müşriklerle İlişkiler - İlk Seriyyeler ve Gazveler Gazve: Hz. Peygamber in katıldığı bütün seferlere gazve (ç.

Detaylı

Bismillahirrahmanirrahiym Elhamdü lillahi Rabbil Alemiyn, Vessalatü vesselamu ala Rasülina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmeiyn.

Bismillahirrahmanirrahiym Elhamdü lillahi Rabbil Alemiyn, Vessalatü vesselamu ala Rasülina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmeiyn. ŞERHUL EMSİLE Bismillahirrahmanirrahiym Elhamdü lillahi Rabbil Alemiyn, Vessalatü vesselamu ala Rasülina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmeiyn. Kaynaklarda, Hz.İmam Aliyyül Mürteza (kv) efendimizin

Detaylı

TÜRKÇE BİÇİM KISA ÖZET. www.kolayaof.com

TÜRKÇE BİÇİM KISA ÖZET. www.kolayaof.com DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. TÜRKÇE BİÇİM BİLGİSİ KISA ÖZET www.kolayaof.com

Detaylı

DERS KATEGORİSİ TEORİ+UYGULAMA (SAAT) Cümle Bilgisi II AE ÖN KOŞUL DERSLERİ. DERSİN VERİLİŞ BİÇİMİ (Örgün ya da Uzaktan) Yüz yüze

DERS KATEGORİSİ TEORİ+UYGULAMA (SAAT) Cümle Bilgisi II AE ÖN KOŞUL DERSLERİ. DERSİN VERİLİŞ BİÇİMİ (Örgün ya da Uzaktan) Yüz yüze KAFKAS ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ/YÜKSEKOKULU/MESLEK YÜKSEKOKULU/ENSTİTÜSÜ DOĞU DİLLERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ DERS TANITIM VE UYGULAMA BİLGİLERİ DERSİN ADI DERS KODU TEORİ+UYGULAMA (SAAT) KREDİSİ

Detaylı

» Ben işlerimi zamanında yaparım. cümlesinde yapmak sözcüğü, bir yargı taşıdığı için yüklemdir.

» Ben işlerimi zamanında yaparım. cümlesinde yapmak sözcüğü, bir yargı taşıdığı için yüklemdir. CÜMLENİN ÖĞELERİ TEMEL ÖĞELER Yüklem (Fiil, Eylem) Cümledeki işi, hareketi, yargıyı bildiren çekimli unsura yüklem denir. Yükleme, cümlede yargı bildiren çekimli öge de diyebiliriz. Yüklem, yukarıda belirttiğimiz

Detaylı

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ. EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ www.almuwahhid.com 1 Müellif: Şeyhu'l-İslam İbni Teymiyye (661/728) Eser: Mecmua el-feteva, cilt 4 بسم هللا الرحمن الرحيم Selefin, kendilerinden sonra gelenlerden daha alim, daha

Detaylı

Birinci İtiraz: Cevap:

Birinci İtiraz: Cevap: Bazı din bilginleri tutulmalarla ilgili bazı itirazlarda bulunarak bu konuda şüpheler uyandırmaya çalışmışlardır. Ulemaların itirazlarından bazıları cevaplarıyla birlikte aşağıya sıralanmıştır. Birinci

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Konumuz CÜMLENİN ÖĞELERİ çocuklar.

Konumuz CÜMLENİN ÖĞELERİ çocuklar. Konumuz CÜMLENİN ÖĞELERİ çocuklar. Mustafa Öğretmenim, cümlenin asıl öğeleri Yüklem ve Özne dir. Öğretmenim, Zarf Tümleci, Dolaylı Tümleç ve Nesne (Belirtili Nesne Belirtisiz Nesne) de yardımcı öğeleridir.

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

5. SINIF TÜRKÇE KELİME TÜRLERİ TESTİ. A) Ben ise yağmur yağmasını bekliyordum. Cümlesindeki isimlerin hepsi tekildir.

5. SINIF TÜRKÇE KELİME TÜRLERİ TESTİ. A) Ben ise yağmur yağmasını bekliyordum. Cümlesindeki isimlerin hepsi tekildir. 1- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bilgi yanlışlığı vardır? A) Ben ise yağmur yağmasını bekliyordum. Cümlesindeki isimlerin hepsi tekildir. B) İyi bir aşçıydı. Cümlesinde özel isim kullanılmıştır. C) Tavuklar

Detaylı

ÖĞRENCİ DESTEK PROGRAMI ÖZELLİKLE KIZ ÇOCUKLARININ OKULLULAŞMA ORANININ ARTIRILMASI PROJESİ

ÖĞRENCİ DESTEK PROGRAMI ÖZELLİKLE KIZ ÇOCUKLARININ OKULLULAŞMA ORANININ ARTIRILMASI PROJESİ MODÜL 15 EĞİTSEL DESTEK VE MOTİVASYON ÖĞRENCİ DESTEK PROGRAMI ÖZELLİKLE KIZ ÇOCUKLARININ OKULLULAŞMA ORANININ ARTIRILMASI PROJESİ Bu modül, Özellikle Kız Çocuklarının OkullulaĢması Oranının Artırılması

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI. lar aha beteri. dir veya 7 2. Y. 4. a bakarak " " dersek h 6. olarak sadaka verme.

M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI. lar aha beteri. dir veya 7 2. Y. 4. a bakarak   dersek h 6. olarak sadaka verme. M VE NAZARDAN KORUNMA VE KURTULMA YOLLARI lar aha beteri dir... 1. -3-5 veya 7 2. Y 3. : me sem. 1 (B bir olmaz) 4. a bakarak " " 5. sek, dersek h 6. olarak sadaka verme. 2 3 k, iyilik yapmak, anaya -

Detaylı

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde

Detaylı

ARAPÇA-III KISA ÖZET KOLAYAOF

ARAPÇA-III KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ARAPÇA-III KISA ÖZET KOLAYAOF 2 Kolayaof.com

Detaylı

Bilmem daha önce adını duymuģ muydunuz : Dr. DerviĢ Özer, hem tıp doktoru, hem de heykeltıraģ Hikayesi de Ģöyle (Google dan alıntıdır):

Bilmem daha önce adını duymuģ muydunuz : Dr. DerviĢ Özer, hem tıp doktoru, hem de heykeltıraģ Hikayesi de Ģöyle (Google dan alıntıdır): Değerli Dostlar, Sizlere, karlı ve güzel kıģ manzaraları çekmek için yola çıkmıģtım. Mola vermek için uğradığım Kızılcahamam dan ileriye gidemedim. Nedenini bu resimlerde göreceksiniz Bir kasabanın, basit

Detaylı

Gerçek şudur ki bu konu doğru dürüst anlaşılmamıştır; hakkında hiç derin derin düşünülmemiştir. Ali-İmran suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurur; [3]

Gerçek şudur ki bu konu doğru dürüst anlaşılmamıştır; hakkında hiç derin derin düşünülmemiştir. Ali-İmran suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurur; [3] Şimdi de hızlıca Müteşabihat hakkında bir iki şey söylemek istiyorum. Deniliyor ki Kur ân da hem Muhkemat hem Müteşabihatlar vardır. Bu durumda Kur ân a nasıl güvenebiliriz? Gerçek şudur ki bu konu doğru

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? حكم تكر لعمر م يكو بينهما ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza

Detaylı

UYGULAMALARI HASAN UÇAR * Ondokuz May s Üniversitesi lahiyat Fakültesi Dergisi, 2013, say : 35, ss. 171 187. OMÜ FD 171

UYGULAMALARI HASAN UÇAR * Ondokuz May s Üniversitesi lahiyat Fakültesi Dergisi, 2013, say : 35, ss. 171 187. OMÜ FD 171 ARAPDLBELÂGATINDAELKAVLUB L MÛCBVEKUR ÂNIKERÎM DEK UYGULAMALARI HASANUÇAR * i * Yrd.Doç.Dr.,AksarayÜnv.slamilimlerFak.[hasanucar@aksaray.edu.tr] OndokuzMaysÜniversitesi lahiyatfakültesidergisi, 2013,say:35,ss.171187.

Detaylı

Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa, akıbet o kılıçla kendi maktül düşer. Hz. Ali

Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa, akıbet o kılıçla kendi maktül düşer. Hz. Ali Marifet nefsi silmek değil, bilmektir. Hacı Bektaş-ı Veli Nefsin, azgın bir binek atından daha çok şiddetle gemlenmeye muhtaçtır. Hasan Basri Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa,

Detaylı

CÜMLE ÇEŞİTLERİ. Buna yükleminin türüne göre de denebilir. Çünkü cümleyi yüklemine göre incelerken yüklemi oluşturan sözcüklerin türüne bakılır.

CÜMLE ÇEŞİTLERİ. Buna yükleminin türüne göre de denebilir. Çünkü cümleyi yüklemine göre incelerken yüklemi oluşturan sözcüklerin türüne bakılır. CÜMLE ÇEŞİTLERİ Cümleler, kendini oluşturan sözcüklerin anlamlarına, cümlede bulundukları yerlere, türlerine göre değişik özellikler gösterir. İşte bu özelliklere göre cümleler değişik gruplar altında

Detaylı

TÜRK DİLİ I DERSİ UZAKTAN EĞİTİM DERS SUNULARI. 11.Hafta

TÜRK DİLİ I DERSİ UZAKTAN EĞİTİM DERS SUNULARI. 11.Hafta TÜRK DİLİ I DERSİ UZAKTAN EĞİTİM DERS SUNULARI 11.Hafta Yapım Ekleri ve Uygulaması Fiilden İsim Yapma Ekleri Sıfat Fiil Ekleri Fiilden Fiil Yapma Ekleri Zarf Fiil Ekleri Fiilden İsim Yapma Ekleri Fiil

Detaylı

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır. BÜYÜKLERİN HİKMETLİDEN SÖZLERİ Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır. Buyruldu ki; Faziletli kimseler için (hiçbir yer) gurbet sayılmaz. Cahilin ise

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

4. Aşağıda Arap alfabesi, yazılış istikameti gösterilerek verilmiştir. ÇUBUK MELİHA HASAN ALİ BOSTAN FEN LİSESİ

4. Aşağıda Arap alfabesi, yazılış istikameti gösterilerek verilmiştir. ÇUBUK MELİHA HASAN ALİ BOSTAN FEN LİSESİ A) B) C) D) 1. ÇUBUK MELİHA HASAN ALİ BOSTAN FEN LİSESİ ARAPÇA DERSİ 9. SINIFLAR 1. ORTAK SINAVI Yukarıdaki şekilde size hitab ederek yanınıza gelen bir kişiye aşağıdaki seçeneklerden hangisi ile karşılık

Detaylı

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi;

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi; Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi; 1) Güçlük içinde ve çok zor durumda olan insanın, 2) Savaş altındaki insanın

Detaylı

ZAMİRLER(ADILLAR) Zamir sözcük türlerinden biridir. Zamiri yapmak için cümleyi çok çok iyi anlamak gerekir

ZAMİRLER(ADILLAR) Zamir sözcük türlerinden biridir. Zamiri yapmak için cümleyi çok çok iyi anlamak gerekir ZAMİRLER(ADILLAR) Zamir sözcük türlerinden biridir. Zamiri yapmak için cümleyi çok çok iyi anlamak gerekir çünkü zamirler isimlerin yerine geçen sözcüklerdir sözcüğün neyin yerine, nasıl geçtiğini kavramak

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANÎ Hz. bu mektubu muhterem şeyhi Muhammed Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANÎ Hz. bu mektubu muhterem şeyhi Muhammed Bakibillah'a yazmıştır. 6.MEKTUP MEVZUU : a) Cezbe ve sülûk husulünün beyanı. b) Celâl ve cemal sıfatları ile terbiye almak. c) Fenanın ve bekanın beyanı. d) Nakşibendî tarikatına mensub olmanın üstünlüğü. Belâ ve musibet için

Detaylı

GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR

GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ BAġARILI YÖNETĠMDE ĠLETĠġĠM Hastane İletişim Platformu Hastane ĠletiĢim Platformu Nedir? Bu

Detaylı

tyayin.com fb.com/tkitap

tyayin.com fb.com/tkitap 2. Dönem konu 7 İşaret isimleri tyayin.com fb.com/tkitap Yakın İçin Kullanılan İşâret İsimleri Cemi(Çoğul) Müsenna(İkil) Müfred(Tekil) ه ذ ا ه ذ ه ه ذ ان - ه ا ت ن - ه ذ ي ن ه ات ي ه ؤال ء هؤ ال ء Bunlar

Detaylı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve TeftiĢ BaĢkanlığına Genel Ġdari Hizmetleri sınıfından münhal

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve TeftiĢ BaĢkanlığına Genel Ġdari Hizmetleri sınıfından münhal Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından: MÜFETTĠġ YARDIMCILIĞI GĠRĠġ SINAVI Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve TeftiĢ BaĢkanlığına Genel Ġdari Hizmetleri sınıfından münhal 7 ve 8. dereceli

Detaylı

ARAP DİLİNDE SIFAT-I MÜŞEBBEHE VE KUR ÂN-I KERÎM DEKİ KULLANIMI

ARAP DİLİNDE SIFAT-I MÜŞEBBEHE VE KUR ÂN-I KERÎM DEKİ KULLANIMI Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı ARAP DİLİNDE SIFAT-I MÜŞEBBEHE VE KUR ÂN-I KERÎM DEKİ KULLANIMI Hazırlayan Doğan FIRINCI Danışman Prof. Dr. Ahmet

Detaylı

başlıklı bir dersine dayanarak vermeye çalışacağız.

başlıklı bir dersine dayanarak vermeye çalışacağız. Sual: Kur'an harflerini yazmanın maddi sırları var mıdır? Bazı rivayetlerde, Kur'an harfi ile yazılmış olan dua, ayet gibi kıymetli şeyleri yazmak, üzerinde taşımak veya okumaktan bahs ediliyor Bunları

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Şimdi noktalama işaretlerinin neler olduğunu ayrıntılarıyla görelim. Anlamca tamamlanmış cümlelerin sonunda kullanılır.

Şimdi noktalama işaretlerinin neler olduğunu ayrıntılarıyla görelim. Anlamca tamamlanmış cümlelerin sonunda kullanılır. NOKTALAMA İŞARETLERİ Dilimizde ilk kez Tanzimat döneminde kullanılan noktalama işaretleri, yazının daha kolay anlaşılmasını sağlar. Yazının okunmasını kolaylaştırır ve anlam karışıklığına düşülmesine engel

Detaylı

Tıbb-ı Nebevi İSLAM TIBBI

Tıbb-ı Nebevi İSLAM TIBBI Tıbb-ı Nebevi İSLAM TIBBI Tıbb-ı Nebevi İslam coğrafyasında gelişen tıp tarihi üzerine çalışan bilim adamlarının bir kısmı İslam Tıbbı adını verdikleri., ayetler ve hadisler ışığında oluşan bir yapı olarak

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

el-itticâhâtü L-MÜNHARİFE FÎ TEFSÎRİ L-KUR ÂN İ L-KERÎM DEVÂFİ UHÂ VE DEF UHÂ

el-itticâhâtü L-MÜNHARİFE FÎ TEFSÎRİ L-KUR ÂN İ L-KERÎM DEVÂFİ UHÂ VE DEF UHÂ el-itticâhâtü L-MÜNHARİFE FÎ TEFSÎRİ L-KUR ÂN İ L-KERÎM DEVÂFİ UHÂ VE DEF UHÂ Muhammed Hüseyin ez-zehebî, Mektebetü Vehbe, 3. Basım, 1406/1986, 112 s. Harun ABACI* Bu kitapta yazar, eski ve yeni yazılmış

Detaylı

Değişen yeni müfredata göre hazırlamış olduğum 10. sınıf planları ile ilgili uygulama şu şekilde olacaktır :

Değişen yeni müfredata göre hazırlamış olduğum 10. sınıf planları ile ilgili uygulama şu şekilde olacaktır : Değerli Öğretmen arkadaşlarım, Değişen yeni müfredata göre hazırlamış olduğum 10. sınıf planları ile ilgili uygulama şu şekilde olacaktır : Yeni müfredata göre bazı üniteler kaldırılmıştır. Buna göre üniteler

Detaylı