pecya Vitiligonun Psikiyatrik Yönü In this article, literature has been reviewed about the sociodemographical, clinical features, psychological impact

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "pecya Vitiligonun Psikiyatrik Yönü In this article, literature has been reviewed about the sociodemographical, clinical features, psychological impact"

Transkript

1 Meltem SUKAN * Fulya MANER **, Musa TOSUN *** ÖZET Bu derleme yaz ıs ında cildiye ve psikiyatrinin ortak konusu bir hastal ık olan vitiligoda sosyodemografik, klinik özellikler, psikolojik etkiler ve tedaviye ili şkin yaz ın gözden geçirilmi ştir. Cilt ve psi şe ayn ı embriyonik kökeni paylaştığı için, psikolojik etmenler çe şitli cilt hastalıklarının başlang ıc ın ı ve alevlenmesini etkileyebilmektedir. Vitiligo toplumun % 1-4' ünü etkileyen, yayg ın, kazan ılm ış, depigmente edici bir bozukluktur. Beyaz Leke Hastalığı, lökoderma ve beyaz lepra olarak da adlandırılmaktadır. Sebebi ve geli şimi tam olarak bilinmemesine rağmen otoimmün, nöral ve özy ık ım kuramları öne sürülmektedir. Günümüzde en geçerli olan ı, melanosit özy ık ım varsayım ıdır. Vitiligonun ileri safhas ında melanositlerin y ık ım ı ortaya çıkmaktad ır. Bu y ıkımı melanosit reseptörlerinin aktivasyonu sonucu melanogenez düzeninin bozulmas ı neden olur. Hastalığı tetikleyici etmenler olarak ciddi güneş yan ıkları, mantar ve bakteri enfeksiyonlar ı, yineleyici travma ve emosyonel stres vurgulanm ıştır. Vitiligo lezyonlar ı utanma, öfke, kayg ı, engellenme, sosyal geri çekilme, hayal k ırıkl ığı, damgalanma duygusu, sosyal, iş, okul ya şam ında aksamalara, karşı cinsle ilişki sorunlarına ve cinsel sorunlara neden olabilmektedir. Vitiligo hastalarında, dermatolojik tedaviyle birlikte, psikotrop ilaç tedavisi, psikoterapi önemli olup, dermatolog ve psikiyatrist i şbirliğinin en etkili tedavi yakla şım ı olduğu gözlenmektedir. Anahtar kelimeler: Vitiligo, psikokutanöz hastal ık, stres, psikiyatri, dermatoloji Düşünen Adam; 2005, 18 (1): ABSTRACT Psychiatric Aspect of Vitiligo: A Review In this article, literature has been reviewed about the sociodemographical, clinical features, psychological impact and treatment in a psychocutaneous disorder, vitiligo. The skin and psyche share embryonic origins so psychological factors may affect the onset and progression of various skin conditions. Vitiligo is a common, acquired and depigmentating disorder which has a prevalence 1-4 % in general population. It is also named as White Spot Disease, leucoderma and white leprosis. Although patogenesis of vitiligo is not accurately known, otoimmune, neural and self-destruction theories have been proposed. Currently, the most valid theory is self-destruction of melanocytes. In the terminal phase of vitiligo, the self-destruction of rnelanocytes occurs. Melanogenesis disregulation which is caused by the activation of melanocyte receptors leads to this destruction. Severe sun burns, mycotic and bacterial infections, repeated trauma and emotional stress have been emphasized as precipitating factors in vitiligo. Vitiligo lesions may lead to the feeling of shame, rage, anxiety, frustration, social isolation, disappointment, stigmatization and patients experience troubles in social, professional and school life, problematic relations with opposite sex and sexual problems. Psychotropic medications and psychotherapy together with dermatological therapy in the treatment of vitiligo patients and the collaboration of dermatologists and psychiatrists are crucial. Key words: Vitiligo, psychocutaneous disease, stress, psychiatry, dermatology * Bak ırköy Ruh ve Sinir Hastal ıklar ı Hastanesi 10. Psikiyatri Birimi, Ass. Dr., ** Klinik Şef Yrd., Doç. Dr., *** Klinik Şefi, Prof. Dr. 21

2 GİRİŞ Tan ım Vitiligo, toplumun % 1-4'ünü etkileyen, nispeten yayg ın, kazan ılmış depigmente edici bir bozukluktur ( 1). White Spot Disease olarak da adland ırıl ır (2). Hindistan'da bu hastal ık için `lökoderma' teriminin kullan ım ı yayg ınd ır. Cilt ve psi şe ayn ı embriyonik kökeni payla ştığı için, psikolojik etmenler çe şitli cilt hastal ıkların ın başlang ıc ını ve alevlenmesini etkileyebilmektedir. Tarihçe Dermatoloji literatüründe cilt hastal ıklarının psikolojik ve psikanalitik yönüyle ilgili makalelere giderek daha s ıkça rastlanmaktad ır. Brosig ve ark., çocuklukta cinsel tacize u ğradığını hatırladığında ürtikeri ba şlayan 34 ya şında bir kad ın olgusu bildirmiştir. Kısa psikoterapi s ıras ında, hasta önceden bast ırmış olduğu olay ve duygular ı hat ırladığında, cilt belirtilerinin kaybolduğu görülmü ştür (3). Antik çağlardan beri vitiligo hastalar ı, lepral ılara benzer şekilde toplum taraf ından kötü muameleye maruz kalm ıştır. Sweta Kustha'n ın sözünü etti ği gibi vitiligo, 'beyaz lepra' olarak tan ımlanm ıştır. Vitiligo bütün ırklarda şekil bozukluğu yaratmakla birlikte, güçlü kontrast olu şturduğundan, koyu renkli ki şilerde daha çok göze çarpmaktad ır (4,5). S ıcak yaz aylannda güneşlenme sonucu lezyonlar daha belirgin hale geldiğinden, vitiligo hastalar ı bu sorunu daha ağır olarak ya şarlar. Hindistan gibi koyu renklilerin çoğunluğu olu şturduğu ülkelerde, yüzünde vitiligo olan kad ın, erkek ve çocuklar; ciddi psikolojik ve sosyal sorunlar ya şamaktad ır. Genç kad ın ve çocuklarda bu durum, daha fazla s ıkıntı yaratmaktad ır. Hindistan' ın ilk Ba şbakan ı Ja- waharlal Nehru, lepra ve malaryadan sonra, vitiligoyu 3. önemli sağl ık sorunu olarak s ıralam ıştır. Hindistan'da s ıklıkla `lökoderma' olarak da bilinen vitiligo, baz ı dini inan ışlarla da ili şkilidir. Baz ı dini Hint kitaplar ında reenkarnasyon inanc ından söz edilir ve önceki ya şamlar ında `Guru Droh' yapm ış olan ki şilerin, şimdiki yaşamlar ında vitiligo olduklan inanc ı yayg ınd ır. Guru kelimesinin anlam ı mürşit, rehber yani özünde yol gösteren anlam ına gelmektedir. Burada hassas nokta 'götüren' de ğil, yolu gösteren insan olmas ıdır. Gurulann getirilme amaçlar ından birisi, dünyaya farkl ı bir bakış, bir vizyon edinme iste ği, "ne yap ılabilir?" sorusuna yan ıt aramad ır. Ülkemizde çe şitli cilt hastal ıkların ın psikiyatrik yönü ile ilgili çal ışmalar yap ılmış olmakla birlikte, vitiligoya ili şkin bir çal ışma ya da makaleye rastlanmam ıştır. Epidemiyoloji Beyaz ırkta vitiligo epidemiyolojisi üzerine yap ılan çoğu çal ışma, 1970 y ılından önce yap ılm ıştır ve görülme s ıklığın ın % 1-2 oldu ğu tahmin edilmektedir. Baz ı kaynaklara göre ise bu oran 1 ile 4 aras ıdır (6-8). Yak ın tarihlerde yap ılan yay ınlarda, bu değerlerin olduğundan fazla tahmin edildiği bildirilmiştir. Görülme s ıkl ı- ğının Danimarka'da % 0.36, Kalküta'da % 0.46, Libya'da % 0.33 olduğu saptanm ıştır (9). Siyah ırktaki az say ıda yap ılan çalışmalardan biri olan Nijerya'da hastanede yap ılan bir çal ışmada, % 6 oran ında görülme s ıklığı saptanm ış olup; bu yüksek değerin hastane örnekleminden al ınışına bağlı olduğu var say ılmışt ır ve vitiligonun siyah ırkta daha belirgin ve rahats ız edici görüntüsü, hastaneye daha fazla ba şvurma nedeni olabilir (lo). Vitiligo herhangi bir ya şta ba şlayabilmesine 22

3 kar şın; genç eri şkinleri ve özellikle kad ınlan daha s ıklıkla tutmaktad ır ( 1 ). Tüm ırklarda görülebilir. En çok görülme s ıklığı yaş aras ıdır. Hastaların yarıs ında 20 yaşından önce görülmektedir. Olgular ın % 30'unda ise hastal ık yakla şık 20 ya şında başlar. Hastal ığın kendisi kalıt ımsal olmamas ına rağmen, vitiligoya yakalanma yatk ınlığı kal ıtımsald ır. HLA antijenlen r ırklara göre farkl ılık gösterir. Siyah ırkta HLA-DR, Fasl ı Musevilerde B13, Yemen Musevileri'nde B35 s ıklığı daha fazlad ır. Vakalar ın % 25-30'unda ailede vitiligo öyküsü mevcuttur. Genetik aktar ım henüz net olarak ortaya konmam ıştır; ancak ya poligenik ya da otozomal dominant geçi ş öne sürülmektedir ( 1 ). Boisseau-Garsaud, Martinik 'te, bir üniversite dermatoloji kliniğinde hastalar ın % 72'sini kadın, % 28'ini erkek, ba şlama yaşın ı 29 olarak bildirmi ştir ( 11 ). Nedenleri Vitiligonun olu şum nedenleri tam olarak bilinmemesine rağmen, üç kuram öne sürülmektedir: 1) Otoimmün kuram: Otoimmün bozukluğu olan hastalar ın önemli bir k ısmında vitiligo saptanmas ı ve immünopresipitasyon yöntemleriyle bu hastalar ın laboratuar bulgulannda melanositlere kar şı antikorlara rastlanmas ına dair klinik gözleme dayanmaktad ır. Bir çal ışmada, vitiligo antikorlarm ın düzeyleri, depigmentasyon yayg ınlığıyla ili şkili bulunmu ştur. 2) Nöral kuram: Bu kurama göre, vitiligoya sinir uçlar ında seçici olarak melanositleri yok eden bir nörokimyasal arac ı yol açmaktad ır. Vitiligonun segmental dermatomal şekilleri, bu kuram ı destekleyen bir bulgudur. 3) Özy ıkım kuram ı : Vitiligonun sitotoksik me- lanin prekürsörlerine kar şı, melanositlerdeki koruyucu düzeneklerin kendi kendini y ıkım sürecinden kaynakland ığı öne sürülmektedir. Bu kuramlar hastal ığın nedenlerini tek ba şına aç ıklamada yetersiz olduğundan, ba şka yazarlar tarafından bile şik bir varsay ım öne sürülmü ştür. Ancak günümüzde en geçerli olan ı, melanosit özyık ım varsay ımıd ır ( 12). Güncel vitiligo nedenleri olarak melanositlere karşı patolojik otoimmün yan ıt sonucu vitiligonun olu ştuğu yada vitiligonun otoimmün yan ıt ı aktive edecek olan melanositlerin kendi kendilerini yıkım ını tetikleyen genetik, çevresel yada nöral etmenler sonucu ortaya ç ıktığı ileri sürülmektedir. Vitiligo nedenleri aras ında melanosit reseptörlerinin olas ı rolü üzerinde Slorninski ve ark'n ın varsay ımı önemlidir (13). Burada vitiligoda sonunda melanositlerin y ıkımı, melanosit reseptörlerinin aktivasyonu sonucu olu şan, melanogenez düzeninin bozulmas ı ile başlayan bir dizi tepki sonucu ortaya ç ıkmaktad ır. Bu olaylar sonucunda yüksek oranda, kontrol edilemeyen, serbest radikaller ve toksik melanogenez ürünleri ortaya ç ıkmakta ve bunlar melanosit ve keratinositleri harap etmekte ya da yok etmekte, sonunda kar şılaştıklan hücre içindeki ya da hücre yüzeylerinde deği şmiş antijenlere kar şı otoimmün yan ıt oluşturmakta ve melanositlerin habis değişime doğru gitme eğilimini arttırmaktad ır (14). Hastalığı tetikleyici etmenler olarak; ciddi güneş yan ıkları, mantar ve bakteri enfeksiyonlar ı, yineleyici travma ve emosyonel stres vurgulanmıştır. Savaşlarda bombal ı saldınlar sonras ı vitiligoya s ıklıkla rastlanm ıştır; ancak bu ili şkilerin doğrulanmas ı zordur. Vakalar ın yaklaşık % 10'unda tirotoksikoz görülebilir. Vitiligo belirgin olarak; pernisiyöz anemi, Hashimoto tiroiditi, diabetes mellitus, Addison Hastal ığı, alopesia areata, sistemik lupus eritematosus, myasteni- 23

4 a gravis, Crohn Hastal ığı, skleroderma ve bilir yer sirozla birlikte s ıkça görülür. Aynca vitiligoda tiroid hücreleri, tiroglobülin, midenin pariyetal hücreleri ve suprarenal kortekse kar şı otoantikorlar görülebilir. Malign melanom seyri s ı- ras ında da vitiligonun gözlenme olas ılığı anlamlı derecede yüksektir (I). Salzer ve Schallreuter (1995), hücre d ışı kalsiyum geri al ım ının bozuk olmas ı ile bağlant ıl ı olarak vitilijinöz keratinositlerin farkl ılaşmas ında, [32-adrenoseptör yo ğunluğunun artm ış olduğunu göstermi ştir. Bu çal ışmada hastalar ın % 31'inin idrarlar ında ve 98'inin plazmalarında norepinefrin düzeylerinin artm ış olduğu bulunmu ştur; plazmadaki norepinefrin de ğerleri anlaml ı olarak kontrollere göre daha yüksek olup, epinefrin düzeyleri normal s ın ırlardad ır. Hastalara yakla şık % 75'i orta derecede ya da dayan ıl,i ölçüde şekil bozukluğu ya da psikolojik rahats ızl ık bildirmi ştir. Bu çal ışmanın sonucunda, katekolaminlerle ili şkili stres ve bu depigmente edici hastal ığın ba şlang ıc ı, ilerlemesiyle ilgili genetik yatk ınlık aras ında muhtemel bir bağlantı olduğu ileri sürülebilir. Hastal ığın başlang ıc ı ve ilerlemesine ili şkin, hastalar ın 2/3 'ü fizik, psikolojik, çevresel, hormonal etkilerin varl ığını bildirmi ştir. Bu ki şilerde acelecilik, aşın hassasiyet, stres alt ında kalma ve a şın yüklenme duygusu gibi özellikler gözlenmi ştir (15). Le Poole ve ark. (1993), stresin katekolamin üretimini artt ırdığın ı ve böylece depigmentasyonu doğrudan etkileyebilece ğini öne sürmektedir. Stres ayr ıca adrenokortikotropik hormon (ACTH) düzeylerinde yükselmeye neden olarak, kortikosteroidlerin sal ınım ını artt ırabilir. Bunun sonucunda glükoz ve ya ğ asitleri mobilize olarak, insülin sal ınımı uyanlır. Beyinde doğrudan L-triptofan ı uyararak, serotonin sentezinin artmas ına yol açabilir. Melatonin bir seroto- nin metabolitidir ve melatonin reseptörlerinin hiperaktivitesinin vitiligoda rolü oldu ğu dü şünülmektedir. Bu şekildeki bir hiperaktivasyon, melanogenezi bask ılayan enzimlerin aktivasyonunun artmas ına yol açabilmektedir ( 16). Klinik Görünüm ve Hastal ığın Seyri Hipopigmente ve depigmente lezyonlar; güne şe maruz kalan yerler, k ıvnm büklüm yerleri ve kabaca simetrik olarak yerle şimli kemik ç ık ınt ı- lann ın üstündeki alanlar ı yeğler. Burun ve a ğız gibi beden aç ıklıklan da s ıklıkla tutulur. Etkilenen bölgede saç beyazlayabilir. Depigmente bölgeler genellikle iyi s ın ırlanm ıştır ve hiperpigmente bir halka ile çevrelenebilirler (trikrom vitiligo). S ınırlar hafif olarak yang ı sonucu kabarm ış ise, `marjinal inflamatuar vitiligo' olarak adlandırılır. Seyrek olmayarak vitiligolu alanlann dağılım ı, segmental ya da lineer biçimde uçuk benzeri (zosteriform) olabilir. Ender olarak süreç, melanin pigmentinin sadece gözlerde bulunduğu, tüm cildi tutan yayg ın bir biçime dönü şebilir. S ıkl ıkla vitiligo pigmente nevüslerin yuvarlak (halo) formuna dönü şmesiyle başlar. Merkezi nevüs s ıkl ıkla zaman içinde bütünüyle ortadan kaybolur. Di ğer birçok cilt bozukluğunda olduğu gibi hastalar, vitiligo ba şlang ıc ının öncesinde ciddi fiziksel ya da emosyonel stres bildirmektedir ( 17). Vitiligo hastalann ın çoğunluğu sağlıklı olmakla birlikte, melanin yokluğuna bağlı olarak di ğer enfeksiyonlara yatk ınlık gösterirler ( 12). Otoimmün özelliklerin birlikte olduğu olgular nadir değildir. Göz tutulumu s ıklıkla görülür. Bir çalışmada, vitiligo hastalann ın % 40' ında retinan ın koroid tabakas ı ya da pigment epitelinde melanositlerin y ıkım ı saptanm ıştır. Bununla birlikte genellikle görme keskinli ği, bu sürecin daha çok fovean ın distal k ıs ımlarında meydana gelmesinden dolay ı etkilenmemi ştir (1,14). 24

5 Vitiligo ilerleyici bir hastal ık olmasına karşın, bazen sessiz (latent) dönemlerle seyredebilir, hastalann küçük bir k ısmında kendi kendine düzelme görülebilir ( 12). Genç hastalarda lezyonlann ilk dönemlerinde ve saçl ı bölgelerde prognoz daha iyidir. Tedavi ile repigmentasyon kendiliğinden ortaya ç ıkabilir ve repigmentasyon, k ıl foliküllerinden ya da çevresindeki normal ciltten, melanositlerin depigmente deriye yeniden toplanmas ı ile sağlan ır. George, Nijerya'da y ıllan aras ında vitiligo görülme s ıklığın ı % 6 bularak, inceledikleri 64 olguda erkek/kad ın oran ını 2/1, yaş dağılımını 3-68 ya şları aras ı, yakla şık % 70'inin 30 ya ş yada daha a şağısında olduğunu, aile öyküsü saptanmad ığını, % 51.6' s ımn ba şvurudan bir y ıl ya da daha k ısa sürede lezyonlann olu ştuğunu, bir olguda ise, ba şlangıçtan 20 y ıl sonra klinik ba şvurusu olduğunu, % 63 'ünün yüz, boyun, kol, bacak gibi görünen yerlerinin, % 37.5'unun dudaklarının (tek ya da di ğer bölgelerle birlikte) tutuldu ğunu, tüm sosyokültürel düzeylerde ortaya ç ıkabildiğini bildirmi ştir ( 18). Singh ve ark., Libya Benghazi polikliniklerinde 9 ayl ık süre içerisinde 192 olgu saptayarak, vitiligo görülme s ıklığın ı % 33, ortalama ba şlang ıç yaşını (5-39 y ıl), kadın erkek oran ını hemen hemen e şit (% 49.47, % s ıras ıyla), hastalar ın yaş ortalamas ını (1-63 y ıl), % 1.56's ında ailede vitiligo öyküsü oldu ğunu, hastal ık süresinin bir ay ile 39 y ıl aras ında olup, çoğunluğun ba şlang ıçtan 9 y ıl sonra klinik başvurusu yapt ıkların ı, tuttuğu bölgelere göre prognozun deği ştiğini, vitiligo areata (VA) olgulann ın vitiligo akrofasiyalis (VAF), vitiligo vulgaris (VV) ve vitiligo mukoza (VM)'ye göre tedaviye daha olumlu yan ıt verdiklerini, VAF ve VM'nin en dirençli tipler oldu ğunu, iyi prognozun daha genç ya ş, kısa hastal ık süresi, küçük alanlar ın tutulu şu, lökotri şiya yokluğu, çevresel hiperpig- mentasyon varl ığı, lezyonlann bedenin aç ıkta kalan bölgelerinde olmamas ı ile bağlantılı olduğunu, tutulan bölgeler aç ısından kadın ve erkek aras ında farklar bulundu ğunu, en çok kadmlarda göğüsler ve s ırt, erkeklerde ise güne şe maruz kalan bölgelerin tutuldu ğunu bildirmi ştir ( 19). Handa ve Kaur'a ait, şimdiye dek yap ılmış en kapsaml ı klinik vitiligo ara ştırmas ında, yılları aras ında 1436 hastay ı inceleyerek, % 54.5'inin erkek, % 45.5'inin kad ın, ortalama yaşın 25, hastal ık başlang ıcından sonra hastaneye başvuru süresinin ortalama 3.7 y ıl, % 69.8'inin vitiligo vulgaris, % 14.9'unun fokal, % 5 'inin segmental vitiligo, başlangıç bölgelerinin en s ık yüz, gövde ve bacaldar olduğunu, % 94.4'ünde bedenin % 20'den az k ısm ında lezyon görüldü ğünü, % 11.5'inde lökotri şiya, % 5'inde Koebner fenomeni, % 2' sinde halo nevi, hastalar ın bir k ısmında vitiligo ile birlikte ba şka hastal ıklar da olup, bunlar ın % 1.4'ünde atopik/numuler ekzema, % 0.7'sinde bron şiyal astma, % 0.6's ında diyabet, % 5'inde tiroid hastal ığı, % 0.4'ünde alopesia saptand ığını, % 11.5 'inde ailede vitiligo öyküsü bildirmi ştir (7). Papadopoulos ve ark.'n ın (1998) Londra'da Vitiligo Demeği'ndeki 73 hasta ve kontrol grubunu karşılaştırdığı çal ışmas ında, vitiligo grubunun en s ık olarak ekonomik durumlar ında önemli bir de ği şiklik bildirmesine rağmen, bunun kontrol grubundan anlaml ı bir fark ının olmadığı, vitiligo grubunun % 28'inin yak ın bir akraba, % 13'ünün yak ın bir arkada ş ölümünü bildirdiği, sonuçta yas ın en s ık rastlanan stresör etmen oldu ğu saptanm ıştır (20). Vitiligonun S ın ıfland ırmas ı Güncel S ınıflandırma:( 1 ) 1. Lokalize a) Fokal: Tek ya da birçok vitiligo makülü vard ır. 25

6 b) Segmental: Tek ya da birçok vitiligo makülü vard ır. Dermatomal ya da hemen hemen dermatomaldir. 2. Yayg ın a) Akrofasiyal: Yüzde ve ekstremitelerin distal k ısımlarında pek çok lezyon vard ır. b) Vulgaris: Lezyonlar klasik olarak simetrik yada asimetrik şekilde da ğılmıştır. 3. Üniversal (Total): Tam ya da tama yak ın olarak tüm beden tutulmu ştur. Karışık form: Segmental ve vulgaris ya da akrofasiyal şekil birlikte bulunur. Vitiligonun Ruhsal Etkileri ve Psikiyatrik Yönü ile ili şkili Yap ılm ış Çal ışmalar Vitiligo lezyonlan utanma, öfke, engellenme ve hayal k ırıklığına yol açabilir. Hastalar, di ğerlerinin kendilerini nas ıl alg ılad ıklanna çok duyarl ı- dır ve d ışlanacaklar ı beklentisiyle s ıklıkla geri çekilirler. Bazen tan ımadıkları ki şiler, hatta yakın ark., oldukça yaralay ıc ı ve aşağılayıc ı yorumlarda bulunabilir. Bunlar ın etkisiyle, derin emosyonel rahats ızl ık yaşayarak, i ş hayatlar ında sorunlar; alkol-madde dahil gerilimi azalt ıc ı maddeler kullanabilirler (21 ). Ciddi depresyon, özkıy ım giri şimlerine neden olabilir (22). Görünen yerlerdeki vitiligo lezyonlan, yeni i ş başvurular ındaki görü şmelerde, hastan ın şans ını azalt ır, i ş seçimlerini s ınırlandınr. Çocuklukta başlayan vitiligo, özgüvende uzun süre olumsuz etkilenmeye yol açan psikolojik travma ile de ilişkilidir. Vitiligo lezyonu olan çocuklar, ebeveyn, akran, karde ş, akraba, öğretmenleri, bak ı- c ı ve ark.'n ın tutumlanna bağlı olarak, hastal ıklarıyla başa ç ıkabilir ya da y ıkıc ı biçimde etkilenebilirler (23 ). Çalışmalar, vitiligo hastalar ın ın üçte ikisinin utanma duygusu içinde olduğunu, yandan fazlasın ın sosyal kayg ı yaşadıklarını, bunlar ın kendilerini çirkin hissettiğinden, o bölgeleri saklamak için uygunsuz giyindikleri ve kar şı cinsle rahatlıkla ili şki kuramad ıkların ı göstermektedir. Hastaların 2/3'ü yabanc ıların onlara sürekli bakt ı- ğından bahsetmi şlerdir; % 75'i yabanc ıların bu konuda soru sorduğunu (23) ve % 16's ı da insanlann onlara bak ıp, yüzlerini buru şturduğunu, kaba sözlere maruz kald ıkların ı ve % 13'ü i ş başvurularında bir aynmla kar şılaştıkların ı belirtmi ştir (24). Kent ve Al-Abadie (1996), İngiltere'de Vitiligo Derneği'nden 640 hastaya Genel Sa ğlık Anketi (GHQ) uygulam ış ve % 35'inin GHQ skorlar ı- nın yüksek olduğunu, GHQ skorları yüksek bulunanların damgalanma duygusunu daha çok alg ıladıklanm, çevresindeki ki şilerle olumsuz ili ş- kiler yaşadıklarını, etkinliklerden kaç ınd ıklarını ve % 59'unun son 3 hafta içinde lezyonlar ı etkileyen bir ya şam olay ı yaşadıklann ı bildirmi ştir (25). Porter ve ark., 326 vitiligo hastas ını değerlendirerek, % 65'inin hastal ıklarına ilişkin endişe yaşadıkların ı, % 41'inin çevresindekilere ve çocuklanna bulaşacağından, yeni tedavilerin bulunamayacağından korktuklar ını, % 57' si insanların kendilerine bakt ıklarını, % 20'si tammad ıklannın kaba ifadelerine maruz kald ıklarını, % 23'ü karşı cinsle ili şkilerinde vitiligonun olumsuz etkilerini, % 8'i i şe al ınma konusunda sorun ya şayacaklanna inand ıklarını, depigmente bölgelerini kapatmak için % 44'ünün makyaj yapt ığını, % 51'inin uzun kollu elbiseler, şapka, eldiven ve uzun çorap giydiklerini, % 7'sinin a ğır derecede depresyon ya şadığını, bunlardan yar ıs ına yak ı- nının özkıyım düşünceleri olduğunu, % 32'sinin hastal ıklarından çok utand ıklannı, % 27'sinin hafif derecede utand ıklarını, ancak % 34'ünün 26

7 herhangi bir sosyal sorun ya da utanma hissi yaşamad ıklanm bildirmi ştir (26). Hastalığa uyumu kötü olanlar daha çok kad ın, lezyonlar ı ileri derecede ve görünen yerlerde olanlar, ergenlik ve genç eri şkin dönemindekiler, tek ya şayan ki şiler, sosyoekonomik alt s ın ıfta olanlar, siyah cilde sahip olanlar, görünüme önem verenler, özgüveni dü şük olanlar ve ay ı- nmc ıl ık yap ıldığın ı sürekli belirtenlerdir (27). Porter ve ark., hastalar ın çoğunluğunun, bir yabanc ıyla karşılaştıklar ında ya da yeni bir e şle duygusal ve cinsel ili şki ba şlattıklannda s ıkıntı ve utanç ya şadıklarını, birçoğunun kendilerini kaba, k ırıcı sözlere maruz kalm ış kurbanlar olarak hissettiklerini bildirmi ştir (23,24,26,27). Salzer ve Schallreuter (1995), hastalar ın % 75'inin şekil bozukluklarını orta ya da ağır derecede tolere edilemez olarak alg ılad ıklarını bildirmiştir (31). Porter ve ark., 158 vitiligo hastas ının % 10-15'inde cinsel ili şkilerde hastal ığın olumsuz etkisi olduğunu, 1/4-1/2' sinde yeni ki şilerle tam ş- t ıklarında ya da soyunurken utanma duygusu hissettiklerini, 1/2'sinde olumsuz etkinin utanma sorunlar ı ile ili şkili olduğunu, hastalığından etkilenenlerin özgüveni dü şük, erkek, görünüme önem veren ve tek ki şiler olduğunu bildirmi ştir (28). Porter ve Beuf (1991), 158 hastada beyaz ve siyah ırklar aras ında dağıl ım aç ısından farkl ıl ık olmad ığın ı, özgüven ve damgalanma hissinin her iki ırkta da hastal ıktan rahats ızlık şiddeti ile bağlant ılı olduğunu, cinsiyet, ya ş ve lezyonlar ın görünürlüğünün, her iki ırkta farkl ılık göstermemesine rağmen, hastal ıktan rahats ızl ık şiddeti ile ilişkili olduğunu, görünümün öneminin sadece beyazlarda rahats ızlık şiddeti ile ili şkili olduğunu bildirmi ştir. Oysa siyahların damgalanmay ı, depigmentasyonun siyah ciltte, daha çok göze çarpaca ğı ve kozmetiklerle daha zor saklanacağı için beyaz ırka göre daha fazla ya şadığı var say ılmaktad ır (29). Weiss ve ark., Hindistan'da vitiligo hastalar ı ve lepra hastalar ın ın ya şadığı zorluklan karşılaştırmışt ır ve ayaktan tedavi edilen vitiligo hastalarında % 37 oran ında psikiyatrik bozukluk oran ı bildirmi ştir ( 313). Leprada % 50, tinea versikolorda % 8 oran ında psikopatoloji saptam ışlardır. Al'Abadie ve ark., psikososyal stresin nöroendokrin hormonlann düzeyini art ırdığın ı, bunun da immün sistemi etkiledi ğini ve beynin özgün bölgelerinde nöropeptid düzeylerini de ğiştirdiğini göstermi ştir (32). Liu, Bondesson ve Johansson, vitiligo vulgariste nöropeptidler ve ciltteki sinir uçlar ın ın ortaya ç ıkışın ı incelemi ş ve emosyonel travma ve stres yaratan ya şam olaylarının, böbreküstü bezinde a şırı salgılanmaya neden olduğunu ve bunun sonucunda akut ba ş- lang ıçlı vitiligonun ortaya ç ıkabileceğini ileri sürmü ştür (33). Hautmann ve Panconesi, 27 ya şında ağzın ın sol kö şesine yak ın, düzensiz pigmente alanlar ın 7 y ıldır devam etti ği bir kadından bahsetmi ştir. Evlenerek ailesinden uza ğa yerle ştikten hemen sonra vitiligo ortaya ç ıkan kad ın hasta, e şinin ailesiyle birlikte ya şamakta ve e şiyle ili şkileri pek yolunda gitmemektedir. E şi, işine eşinden daha çok vakit ay ırmaktad ır. Hipnoterapi seansları s ıras ında depresyon, utanç ve suçluluk duyguları üzerine odaklan ılmıştır. Hipnozun 6. seans ından sonra, kad ının yüzü renklenmeye ve beyaz noktalar ufalmaya ba şlam ıştır. 3. seans s ı- ras ında, beyaz alanlar % 50 azalm ış; 6. seans sonras ında tamamen kaybolmu ştur. Doktorun önerisiyle kocas ı kad ına daha fazla zaman ay ırmaya ba şlamış; onu sinemaya, piknik ve yürüyü şe ç ıkarm ıştır. Takip sonunda kad ın tamamen iyile şmiştir. Bu olgu, hipnozun immün sistem 27

8 yetersizliğini düzeltmede rolü olabileceğini yans ıtmas ı yan ında, her olgunun hipnozla bu kadar dramatik bir şekilde düzelebilece ği beklenemez (34,35). Duygusall ıkla yüzle şmeme, olumsuz duygusallıklardan kaç ınma, kendiyle ban şık olma, stres duyarl ılığının azlığı, aşırı genelle ştirmeden ve içine kapanmadan kaç ınma gibi başa ç ıkma yöntemlerini kullanabilen hastalar; cilt bozukluklar ından daha az etkilenirken, kendi kendisiyle fazla me şgul olma eğilimi, hastal ıktan aşırı etkilenmeye neden olmaktad ır. Ki şide başa ç ıkma düzenekleri yüksek ise, bedensel belirtilere bakmaks ız ın, ruhsal sağlığın iyiliği ve yaşam kalitesi artmaktad ır (36). Papadopoulos ve ark., 16 vitiligo hastas ında 5 ay süre ile bili şsel-davran ışçı terapi (BDT) etkilerini, kontrol grubuyla kar şılaştırmış ve 8 hafta süre ile psikoterapi yap ılm ış olup, 8. haftada ve 5. ay ın sonunda değerlendirmeye tabii tutmu ş- lardır. Psikoterapi uygulanan grupta, bu süreler sonunda kontrol grubuna göre, özgüven, beden imgesi ve ya şam kalitesi skorlannda anlaml ı bir yükselme saptam ışlardır. Tedaviyi takiben en yüksek derecede düzelme, Rosenberg Kendilik Sayg ısı Envanteri skorlar ında olmu ş; hastalar daha önce zorland ıkları davranışları daha kolay yapabilmeye başlamışlard ır. Örneğin lezyonlu bölgeleri aç ıkta b ırakarak giyinme, makyajla gizlemeksizin toplum içine ç ıkma, rahats ızl ıklanyla ilgili daha rahat konu şabilme becerisine sahip olmuşlard ır. Tedavi s ıras ında hastalar, kendilerini kötü hissettikleri durumlar ı belirleyerek tedavi sonland ıktan sonra, destek almalar ı konusunda cesaretlendirilmi ştir. Bu, özellikle hastaların kazand ıkları yeni davran ışları devam ettirmeleri aç ısından önemlidir. BDT'nin olumlu düşünceleri artt ırmaktan ziyade, olumsuz düşüncelerin azalmas ı üzerinde büyük etkisi olmu ştur. Psikoterapi yap ılan hastaların üçünde, lezyonlar ın boyutunda % 25 'ten daha fazla oranda gerileme ve tedavi almayan grupta lezyonlarda kötüle şme; kontrol grubunda 3 üyede lezyon boyutlar ında % 50'den daha fazla oranda genişleme saptanmıştır (37). Hipo veya depigmentasyonla ilgili stigma, ço ğu geli şmi ş ülkelerde yaşayan renkli ırklarda muhtemelen daha ağırdır (38). Vitiligo hem ilerleyici, hem de epizodik bir hastal ık olduğundan dolay ı, hastalar kar şı karşıya kald ıkları bedensel değişimlere uyum yapmay ı öğrenmeli ve hastal ıklarının yaygınlaşma ya da daha kötüle şme olas ılığına karşı da haz ırlıkl ı olmal ıdır. Hastalar, vitiligonun ilerlemesi konusunda belirsizlik hissedebilir ve bu durumla nas ıl ba şa ç ıkacağma ili şkin haz ırlıkl ı olmayabilir. Hastal ık nedenlerinin tam olarak bilinmemesi de ayr ıca s ıkıntı yaratan bir durumdur. Sonuçta vitiligo hastas ı, yeni vitiligo lezyonlann ın ortaya ç ıkmas ına ili şkin bir korku duyabilir (37). Çocuklukta görülen vitiligoya ili şkin olarak ise, birçok çal ışmada ba şlang ıç ya şının çoğunlukla 4-12 yaşları aras ında (38), başvuru ya şın ın ise, çoğunlukla 9-12 ya şları aras ında olduğu bildirilmektedir (7). Handa ve Dogra (2003), k ızlarda erkeklere oranla vitiligo görülme s ıklığın ın anlamlı olarak daha fazla oldu ğunu bildirmi ştir (% 57.1, % 42.9) (p<0.001). Yazarlar, vitiligo lezyonu olan çocuklar ın % 4'ünde ailede otoimmün ve/ya da endokrin bozukluk öyküsü bildirmektedir. Çocukluk ça ğı vitiligosu olanlarda % 1.1 oran ında otoimmün hastal ık kaydedilmi ş- tir ( 8). Halder ve ark. da (1987) 82 vitiligo lezyonu olan çocukta iki alopesia areata varl ığın ı bildirmi ştir (40). Ayr ıca tiroid bozukluklar ı daha fazla görülmektedir (41 ). Vitiligo saptanan okul çağındaki 13 çocukla yap ılan bir çal ışmada, yeni bir ortama girdi ği ya da yeni okula ba ş- ladığı durumlarda, bozuk görüntüleri ile ba ğlant ılı olarak daha çok psikososyal huzursuzluk ya- 28

9 şadığı; spor, akademik ba şarı ya da sanatsal yetenekleri yoluyla yeteneklerini ispatlayan çocuklar ın kendilerini çabuk toparlad ıkları bildirilmi ştir (42,43). Hastalar ın yak ınmalarından biri de, doktorlar ın onların gereksinim ve sorunlar ına duyars ız kalmas ıd ır. Hastalar daha fazla bireysel ilgiye, cesaretlendirilmeye ve deste ğe ihtiyaç duyar. Hasta bu isteklerinin tamamen do ğal olduğunu dü-. şünmesine rağmen, cildiye uzman ı daha çok hastal ığa yönelik davran ır. Dolay ısıyla hastalar ı tatmin etmek için psikoterapi, hastaya destek olma ve hastal ığa uyum aç ısından faydal ı olabilir (26). Tedavi Birçok tedavi seçene ği olmas ına rağmen, vitiligonun tedavisi ki şiye özel olmal ıdır. Hastalara bilgi vermek, prognoz hakk ında konu şmak, avantaj ve dezavantajlanyla birlikte tedavi seçeneklerinin anlat ılmas ı önemlidir. Vitiligo tedavisinde dermatoloji kliniklerinde PUVA tedavisi, Khellin (UVA ile birlikte), beta karotenler, sistemik fotokemoterapi, potent topikal kortikosteroidler, homeopati, cerrahi yakla şımlar, güne ş ekranlan (sunscreens) kullan ılmaktad ır (17). Farmakoterapi d ışındaki tedavi yaklaşımlar ı 1) Biofeedback terapi (Biyogeribildirim tedavisi): Bir çe şit ko şullama yöntemidir. Kas gerilimi, kan ak ım ı ve temperatürü kontrol etme e ğitimi en s ık kullanılan biçimleridir. Kas geriliminin azalmas ı ve kan ak ımının artmas ına ek olarak, biyogeribildirim eğitimiyle gev şeme yan ıtı elde edilir. Hastan ın kendi otonom belirtilerini tan ımas ı ve onlar ı yat ıştırmas ı (37), gev şeme duygusunda art ış, kendini daha iyi hissetme, belirtilerin azalmas ı ve hastan ın bedensel kontrol hissinin artmas ı sağlanır. Eğitim süresi genellikle dakika süreli olup, 8-20 oturum halindedir. 2) Gev şeme eğitimi: Amaç sempatik aktiviteyi en aza indirerek, parasempatik aktiviteyi artt ırmakt ır. Bu yaklaşımlar aras ında, ilerleyici kas gev şemesi, kendi kendisinin e ğitimi (autogenic training), yönlendirerek hayal kurma (guided imagery), transandantal ve di ğer meditasyon yöntemleri ve gev şemeye yönelik di ğer yaklaşımlar (nefes alma egzersizleri, kendi kendine konu şma ve di ğerleri) yer al ır. 3) Hipnoz: Yoğun zihinsel odaklanma durumu olarak tan ımlanır. 4) Psikoterapi: Hastalar ba şlang ıçta herhangi bir psikolojik sorunun varl ığını yads ıyabilir ve psikiyatrik tedaviyi kabul etmeyebilir. Fruensgaard, baz ı hastalarda tek ba şına psikiyatrik müdahalenin iyile şmeyi başlattığını gözlemlemi ştir (44) Empatik, destekleyici bir yakla şım ın, içgörü yönelimli terapilerden daha etkili oldu ğu bildirilmi ştir (45). Kronik ya da şekil bozukluğu ile seyreden cilt bozukluğu olan hastalar ın, daha uzun süreli, destekleyici ya da içgörüye yönelik psikoterapiye gereksinimleri olabilir. Hastal ığın hoşnutsuzluk yaratan gerçeklerini kabullenme ve bu hastal ığın yaratt ığı kısıtlamalar ve zorluklarla başa ç ıkma stratejilerini geli ştirmeye yardımc ı olma hedeflenir. Psikoterapi bireysel ya da grup şeklinde olabilir. Psikoterapi sonucunda cilt bozukluğunda düzelme yan ısıra, ya şam kalitesinde belirgin bir iyile şme gözlenir (46). 5) Psikoeğitim ve destek: Hastalara cilt hastal ıkları hakkında nedenleri, tedavi seçenekleri ve hastal ığın seyri dahil olmak üzere bilgi vermek, tedaviye uyumunu artt ınr ve hastan ın emosyonel durumunu düzeltir (47). Hastay ı cilt hastal ı- ğına kar şı emosyonel tepkileri hakk ında eğitme- 29

10 yi amaçlayan psikoe ğitim, yalnızl ık ve karma şa duygusunu azalt ır. Cilt bozukluklar ında s ıklıkla kar şılaşılan psikiyatrik sendromlar için seçici serotonin gerial ım inhibitörlerinin (SSGI) yararl ı olduğu bilinmektedir. SONUÇ Vitiligo hastalar ında, cilt tedavisiyle birlikte, psikotrop ilaç tedavisi, psikoterapi önemli olup, cildiye uzman ı ve psikiyatrist i şbirliğinin en etkili tedavi yakla şım ı olduğu gözlenmektedir. KANAKLAR 1.Moschella SL, Hurley HJ: Dermatology. W.B. Sounders Company, third edition, volume two, Philadelphia, , Braun O, Plewig FG, Wolff HH, Winkelmann RK: Dermatology. Springer-Verlog, Berlin, third edition, , Brosig B, Niemeier V, Kupfer J, et al: Urticaria and the recall of sexual trauma. Dermatol Psychosom 1:72-75, Mattoo SK, Handa S, Kaur I et al: Psychiatric morbidity in vitiligo: prevalence and correlates in India. J Eur Acad Dermatol Venereol 16(61: , Parsad D, Dogra S, Kanwar AJ: Quality of life in patients with vitiligo. Health Qual Life Outcomes 23:1(1):58, Bolognia JL, Pawelek JM: Biology of hypopigmentation. J Am Acad Dermatol 19(21): , Handa S, Kaur I: Vitiligo: clinical findings in 1436 patients. J Dermatol 26(10): , Handa S, Dogra S: Epidemiology of childhood vitiligo: a study of 625 patients from north India. Pediatr Dermatol 20(3): , Singh M, Singh G, Kanwar AJ, Belhaj MS: Clinical pattern of vitiligo in Libya. Int J Dermatol 24(4): , George AO: Vitiligo in Ibadan, Nigeria. Incidence, presentation, and problems in management. Int J Dermatol 28(6): , Boisseau-Garsaud AM, Garsaud P, Cales-Quist D et al: Epidemiology of vitiligo in the French West Indies (Ille of Martinique). Int J Dermatol 39(1):18-20, Gupta G, Gupta N, Singh V: Efficacy of homoeopathic drugs in cases of leucoderma: A clinical study. The Homoeopathic Heritage, Slominski A, Paus R, Bomirski A: Hypothesis: possible role for the melatonin receptor in vitiligo: discussion paper. J R Soc Med. 82(9): , Lerner AB: On the etiology of vitiligo and gray hair. Am J Med. 51(2): , Salzer BA, Schallreuter KU: Investigation of the personality structure in patients with vitiligo and a possible association with impaired catecholamine metabolism. Dermatology 190(2):109-15, Le Poole IC, Das PK, van den Wijngaard RM, et al: Review of the ethiopathomechanism of vitiligo: a convergence theory. Exp Dermatol 2(4):145-53, Nordlund JJ, Halder RM, Grimes P: Management of vitiligo. Dermatol Clin 11(1):27-33, George AO: Vitiligo in Ibadan, Nigeria. Incidence, presentation, and problems in management. Int J Dermatol 28(6): , Singh M, Singh G, Kanwar AJ, Belhaj MS: Clinical pattem of vitiligo in Libya. Int J Dermatol 24(4): , Papadopoulos L, Bor R, Legg C, Hawk JL: Impact of life events on the onset of vitiligo in adults: preliminary evidence for a psychological dimension in aetiology. Clin Exp Dermatol 23(6):243-8, Ginsburg IH: The psychosocial impact of skin disease. An overview. Demıatol Clin 14(3): , Cotterill JA, Cunliffe WJ: Suicide in dermatological patients. Br J Dermatol 137(2): , Porter J, Beuf AH, Nordlund JJ, Lerner AB: Psychological reaction to chronic skin disorders: a study of patients with vitiligo. Gen Hosp Psychiatry 1(1):73-77, Porter JR, Beuf AH, Lemer A, Nordlund J: Psychosocial effect of vitiligo: a comparison of vitiligo patients with "normal" control subjects, with psoriasis patients, and with patients with other pigmentary disorders. J Am Acad Dermatol 15 (21): , Kent G, Al-Abadie M: Psychologic effects of vitiligo: a critical incident analysis. J Am Acad Dermatol 35(6): , Porter J, Beuf AH, Lemer A, Nordlund J: Response to cosmetic disfigurement: patients with vitiligo. Cutis 39(6): , Porter J, Beuf A: Response of old people to impaired appearance: the effect of age on disturbance by vitiligo. J Aging Stud 2: , Porter JR, Beuf AH, Lerner AB, Nordlund JJ: The effect of vitiligo on sexual relationships. J Am Acad Dermatol 22 (21): , Porter JR, Beuf AH: Racial variation in reaction to physical stigma: a study of degree of disturbance by vitiligo among black and white patients. J Health Soc Behav 32(2): , Weiss MG, Doongaji DR, Siddhartha S, et al: The Explanatory Model Interview Catalogue (EMIC). Contribution to cross-cultural research methods from a study of leprosy and mental health. Br J Psychiatry 160: , Salzer BA, Schallreuter KU: Investigation of the personality structure in patients with vitiligo and a possible association with impaired catecholamine metabolism. Dermatology 190(2): , Al'Abadie MS, Kent GG, Gawkrodger DJ: The relationship between stress and the onset and exacerbation of psoriasis and other skin conditions. Br J Dermatol 130 (2): , Koblenzer CS: Psychosomatic concepts in dermatology. A dermatologist-psychoanalyst's viewpoint. Arch Dermatol 119(6): ,

11 34. Silvan M: The psychological aspects of vitiligo. Cutis 73(3): , Shenefelt PD: Hypnosis in dermatology. Arch Dermatol 136(3): , Wahl A, Hanestad BR, Wiklund I, Moum T: Coping and quality of life in patients with psoriasis. Qual Life Res 8(5): , Papadopoulos L, Bor R, Legg C: Coping with the disfiguring effects of vitiligo: a preliminary investigation into the effects of cognitive-behavioural therapy. Br J Med Psychol 72 (3): , Mattoo SK, Handa S, Kaur I, et al: Psyçhiatric morbidity in vitiligo and psoriasis: a comparative study from India. J Dermatol 28(8): , Halder RM: Childhood vitiligo. Clin Dermatol 15(6): , Halder RM, Grimes PE, Cowan CA, et al: Childhood vitiligo. J Am Acad Dermatol 16(51): , Schallreuter KU, Mann M, Weintraub R, Hashimoto K: Focal dermal hypoplasia presenting with an initial inflammatory stage. Pediatr Dermatol 7: , Hill-Beuf A, Porter JD: Children coping with impaired appearance: social and psychologic influences. Gen Hosp Psychiatry 6(4): , Rauch PK, Jellinek MS, Murphy JM, et al: Screening for psychosocial dysfunction in pediatric dermatology practice. Clin Pediatr 30(8): , Fruensgaard K: Neurotic excoriations. A controlled psychiatric examination. Acta Psychiatr Scand Suppl 312:1-52, Welkowitz LA, Held JL, Held AL: Management of neurotic scratching with behavioral therapy. J Am Acad Dermatol 21(4): , Spiegel D, Sephton SE, Terr AL et al: Effect of psychosocial treatment in prolonging cancer survival may be mediated by neuroimmun pathways. Ann N Y Acad Sci 840: , Roberts AH, Kewman DG, Mercier L et al: The power of nonspecific effects in healing: Implications for psychosocial and biological treatments. Clinical Psychology Review 13: ,

Vitiligo. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü,Trabzon, Türkiye, cdemirbag@gmail.com. Türkiye.

Vitiligo. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü,Trabzon, Türkiye, cdemirbag@gmail.com. Türkiye. Ankara Sağlık Hizmetleri Dergisi, Cilt 11, Sayı 1, 2012 Vitiligo Birsel CANAN DEMİRBAĞ 1 ve Zeynep GÜNGÖRMÜŞ 2 1 Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü,Trabzon, Türkiye,

Detaylı

Meltem SUKAN *, Fulya MANER **, Musa TOSUN *** ÖZET

Meltem SUKAN *, Fulya MANER **, Musa TOSUN *** ÖZET Cinsel Travma Sonras ı Geli şen İki Vitiligo Olgusu Meltem SUKAN *, Fulya MANER **, Musa TOSUN *** ÖZET Cilt hastalıkları ile psikolojik etmenler aras ındaki ilişkiye çe şitli yazarlar tarafından dikkat

Detaylı

pecya Alopesi Areatal ı Çocuklarda Psikiyatrik Eş Tan ılar Kağan GÜRKAN *, Ümran TÜZÜN **, Osman ABALI *** ÖZET

pecya Alopesi Areatal ı Çocuklarda Psikiyatrik Eş Tan ılar Kağan GÜRKAN *, Ümran TÜZÜN **, Osman ABALI *** ÖZET Kağan GÜRKAN *, Ümran TÜZÜN **, Osman ABALI *** ÖZET Amaç: Alopesi Areata (AA) etyolojisinde psikososyal etmenler ve psikiyatrik bozukluklar ın da etkili olduğu düşünülen, dermatoloji pratiğinde yayg ın

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D Vitamin D ve İmmün Sistem İnsülin Sekresyonuna Etkisi Besinlerde D Vitamini Makaleler Vitamin D, normal bir kemik gelişimi ve kalsiyum-fosfor homeostazisi için elzem

Detaylı

Mental sağlığın korunmasında etkili faktörler. Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Mental sağlığın korunmasında etkili faktörler. Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Mental sağlığın korunmasında etkili faktörler Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Diyabetlilerin önemli bir kısmında bulunan psikolojik bozukluklar çoğu zaman gözardı edilmekte ve

Detaylı

Vitiligolu Hastaların Psikiyatrik Durumları

Vitiligolu Hastaların Psikiyatrik Durumları Vitiligolu Hastaların Psikiyatrik Durumları Uzm. Dr. Mustafa Ürün, Prof. Dr. Adnan Görgülü, Prof. Dr. Süleyman Pişkin, Prof. Dr. Özer Arıcan Tunceli Devlet Hastanesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Kliniği,

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

GEKA NİHAİ RAPOR TEKNİK BÖLÜM. 1. Açıklama

GEKA NİHAİ RAPOR TEKNİK BÖLÜM. 1. Açıklama GEKA NİHAİ RAPOR TEKNİK BÖLÜM 1. Açıklama 1.1.Proje Ortaklarının Adları: Uzman Klinik Psikolog Özge Yaren YAVUZ ERDAN, Uzman Klinik Psikolog Elvan DEMİRBAĞ, Uzman Klinik Psikolog Nilay KONDUZ 1.2.Nihai

Detaylı

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK GİRİŞ Yaygın anksiyete bozukluğu ( YAB ) birçok konuyla, örneğin parasal, güvenlik, sağlık,

Detaylı

VİTİLİGO HASTALARININ PSİKİYATRİK DEĞERLENDİRMESİ VE KRONİK ÜRTİKER HASTALARI VE SAĞLIKLI KONTROL GRUBU İLE KARŞILAŞTIRILMASI

VİTİLİGO HASTALARININ PSİKİYATRİK DEĞERLENDİRMESİ VE KRONİK ÜRTİKER HASTALARI VE SAĞLIKLI KONTROL GRUBU İLE KARŞILAŞTIRILMASI TC. SAĞLIK BAKANLIĞI BAKIRKÖY ORD. PROF. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ Başhekim: Prof. Dr. Musa TOSUN 10. PSİKİYATRİ BİRİMİ Klinik Şefi: Prof. Dr. Musa TOSUN

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI CASODEX 150 mg film tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: 150 mg bikalutamid Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, magnezyum stearat, polividon, sodyum nişasta glikolat, hipromelloz,

Detaylı

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1. Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.5-2 m 2 ) Deri esas olarak iki tabakadan olu ur Üst deri (Epidermis)

Detaylı

KADINLARDA MASTEKTOM N N PS KOSOSYAL ETK LER

KADINLARDA MASTEKTOM N N PS KOSOSYAL ETK LER Uluslararası nsan Bilimleri Dergisi ISSN: 1303-5134 www.insanbilimleri.com 17.09.2004 KADINLARDA MASTEKTOM N N PS KOSOSYAL ETK LER Dr. Ay e Okanlı Özet: Kadının sa lı ını tehdit eden, a rılı vücut de i

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur.

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur. Ayşe Devrim Başterzi Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur. Epidemiyoloji ve eğitim mi? Eğitim ve epidemiyoloji mi?

Detaylı

EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi

EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe 1. ofsport Sciences 2004, 15 (1),49-64 Dave/li Derleme EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi Ziya KORUÇ, Perlearı BAYAR Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri

Detaylı

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu OLGU SUNUMU Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu Multidisciplinary Approach to Child Abuse: A Case Report Muhammed Ayaz 1, Ayþe Burcu Ayaz 1 1 Uz.Dr., Sakarya Üniversitesi Týp Fakültesi

Detaylı

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL İdeal Bariatrik Cerrahi Kriterleri Ne Olmalıdır? 1. Düşük komplikasyon riski olmalı 2. Etkili kilo kaybı olmalı 3. Teknik olarak kolay uygulanabilmeli

Detaylı

Pigmentasyon bozuklukları

Pigmentasyon bozuklukları Pigmentasyon bozuklukları Pigmentasyon bozuklukları Hipopigmentasyon Hiperpigmentasyon Melanosit Metabolik aktivite, melanozomların (melanin üreten organel) şekil ve büyüklüklerine bağlıdır Bazal tabaka

Detaylı

Kurbanlar & Failler. Kurban-Fail Bölünmesinin Psikodinamiği. Istanbul, 6 Nisan 2013. www.franz-ruppert.de. 02.04.2013 (c) Prof. Dr.

Kurbanlar & Failler. Kurban-Fail Bölünmesinin Psikodinamiği. Istanbul, 6 Nisan 2013. www.franz-ruppert.de. 02.04.2013 (c) Prof. Dr. Kurbanlar & Failler Kurban-Fail Bölünmesinin Psikodinamiği Istanbul, 6 Nisan 2013 www.franz-ruppert.de 02.04.2013 (c) Prof. Dr. Franz Ruppert 1 Kurbanlar ve Failler Tanımlar Hayatta Kalma Stratejileri

Detaylı

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

5 Pratik Dermatoloji Notları

5 Pratik Dermatoloji Notları AİLE HEKİMLERİ İÇİN 5 Pratik Dermatoloji Notları En Sık Görülen Dermatolojik Hastalıklar İçindekiler Vitiligo Eritema Multiforme Ürtiker Uyuz Tahta Kurusu / Pire Isırığı Kaposi Sarkomu 2 Vitiligo 3 Vitiligo

Detaylı

Depresyon 1. Depresyon nedir? 2. Depresyon (çökkünlük) sanıldığı kadar sık mı? 3. Depresif belirtiler ile depresyon farklı mıdır?

Depresyon 1. Depresyon nedir? 2. Depresyon (çökkünlük) sanıldığı kadar sık mı? 3. Depresif belirtiler ile depresyon farklı mıdır? 1. Depresyon nedir? Depresyon ruh halinizi, hislerinizi, davranışlarınızı, ve ruh sağlığınızı etkileyen bir hastalıktır. Depresyonun bir halsizlik kendi kendinize çözebileceğiniz bir sorun olmayıp, biyolojik

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

Akne Vulgaris in Psikiyatrik Etkileri

Akne Vulgaris in Psikiyatrik Etkileri Kocatepe Tıp Dergisi Kocatepe Medical Journal 2014;15(3):360-4 DERLEME / REVIEW Ahmet ÖZTÜRK Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Bölümü, Erzurum Geliş Tarihi / Received: 29.06.2012

Detaylı

Geç Çocukluk Döneminde Vitiligo: Bir Olgu Sunumu

Geç Çocukluk Döneminde Vitiligo: Bir Olgu Sunumu Geç Çocukluk Döneminde Vitiligo: Bir Olgu Sunumu Meltem Sukan*, Fulya Maner**, Musa Tosun*** * Psikiyatri Uzman Dr. Mardin Devlet Hastanesi ** Doç. Dr., Bak rköy Ruh ve Sinir Hastal klar E itim ve Araflt

Detaylı

Doç. Dr. Orhan YILMAZ

Doç. Dr. Orhan YILMAZ Yazar Ad 151 Doç. Dr. Orhan YILMAZ İnsanda iletişimin en önemli araçlarından biri olan ses, kişinin duygusal yapısını yansıtan bir olaydır. Yaş ilerledikçe tüm organlarda görülebilen yaşlanma konuşma

Detaylı

ALOPESİ AREATADA TOPİKAL PSORALEN VE ULTRAVİOLE A FOTOKEMOTERAPİSİNİN ETKİNLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

ALOPESİ AREATADA TOPİKAL PSORALEN VE ULTRAVİOLE A FOTOKEMOTERAPİSİNİN ETKİNLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Özgün Makale / Original Article Bilge Bülbül ŞEN ve Ark 1 ALOPESİ AREATADA TOPİKAL PSORALEN VE ULTRAVİOLE A FOTOKEMOTERAPİSİNİN ETKİNLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Evaluation of the efficacy of topical psoralen

Detaylı

ÖZET. pecya SUMMARY. Key words: Medical students, depressive symptoms, Beck Depression Inventory

ÖZET. pecya SUMMARY. Key words: Medical students, depressive symptoms, Beck Depression Inventory T ıp Fakültesi Öğrencilerinde Depresyon Belirtilerinin Da ğıl ımı Bilal BAKİR*, U. Reha YILMAZ**, İsmail YAVAŞ***, Mahir GÜLEÇ* ÖZET Depresyon en s ık görülen ruhsal bozukluktur. Depresif belirtilerin,

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

İnfantil Kolik. Dr. Sevtap Güney Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı

İnfantil Kolik. Dr. Sevtap Güney Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı İnfantil Kolik Dr. Sevtap Güney Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Sunu Planı Tanım Sıklık Neden olur? Ne zaman geçer? Neden önemli?

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI LOCODERM %0.1 merhem Haricen uygulanır. Etkin madde: 1 g merhem 1 mg hidrokortizon-17-butirat içerir. Yardımcı maddeler: Plastibaz. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI

Detaylı

2014- T.C. Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans

2014- T.C. Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans GÖKÇE GEYİK 01.04.1991 Sarıyer / İSTANBUL Ehliyet (B) Abdulbaki Gölpınarlı Cad. Ferah Mah. Neşe Sok. Şekeroğlu Apt. No 5/2 Üsküdar / İSTANBUL 0536 966 50 44 gokcee_geyikk@hotmail.com gokcegeyik@yahoo.com

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE

T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve Kapsam MADDE 1- (1)

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi

İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi Y R D. D O Ç. D R. M İ N E İ S L İ M Y E TA Ş K I N B A L I K E S İ R Ü N İ V E R S İ T E S I TIP FA K Ü LT E S İ K A D I N H A S TA L I K L A R I V E D

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı

Detaylı

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Geç-dönem Bozukluklar Depresyon Kaygı Bozuklukları Yeme Bozuklukları Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nörogelişimsel Bozukluklar Otizm Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

BEZMİÂLEM. Horlama ve Uyku. Apne Sendromu VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı.

BEZMİÂLEM. Horlama ve Uyku. Apne Sendromu VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı. Horlama ve Uyku Apne Sendromu BEZMİÂLEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Polikliniği rtibat : 0212 453 17 00 GH-02 V;01/2010 Horlama ve Uyku Apne Sendromu

Detaylı

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur.

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Gençlerde DEHB nin Öğrenim Hayatı Üzerine Etkileri Dr Aytül Karabekiroğlu Samsun Mehmet Aydın Eğitim ve Araştırma

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Olgu 1 32 yaşında, kadın Sınıf öğretmeni Evli Bir kızı var Yakınması Toplu taşıma

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 İÇİNDEKİLER Bölüm 1 Giriş 1 Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 Normal Dışı Davramışları Belirlemede Öznellik 2 Gelişimsel Değişimlerin Bir Bireyin Davranışsal ve Duygusal Dengesi Üzerindeki

Detaylı

PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÜZ DÖNEMİ PROGRAMI

PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÜZ DÖNEMİ PROGRAMI ANADAL EĞİTİM PROGRAMI ZORUNLU DERSLERİ 1.Sınıf/1.Yarıyıl in ön koşulu var mı? *** in önceki eğitim programında eşdeğer bir dersi var mı? **** 1 YDİ101 YDF101 YDA101 2 ATA101 Temel Yabancı Dil (İngilizce)

Detaylı

Cildinizde yaşın ilerlemesine ve çevresel faktörlere bağlı olarak kurumalar ve kırışıklıklar meydana gelir

Cildinizde yaşın ilerlemesine ve çevresel faktörlere bağlı olarak kurumalar ve kırışıklıklar meydana gelir Cildinizde yaşın ilerlemesine ve çevresel faktörlere bağlı olarak kurumalar ve kırışıklıklar meydana gelir Cilt kırışıklıkları herhangi bir hastalık belirtisi değil, doğal bir süreçtir. Ciltte oluşan kırışıklıkların

Detaylı

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MS Hasta Okulu 28.05.2013 Multipl skleroz (MS) hastalığını basitçe, merkezi sinir sistemine

Detaylı

www.boren.com.tr / info@boren.com.tr

www.boren.com.tr / info@boren.com.tr www.boren.com.tr / info@boren.com.tr YAŞAM da BOR BOR/B; Yeryüzünde bileşikler halinde, toprak, kaya ve suda az miktarlarda fakat yaygın olarak bulunan bir elementtir. Yer kabuğunda 10-20 ppm, deniz ve

Detaylı

Yardımcı Doçent Psikoloji Haliç Üniversitesi 2000 Yardımcı Doçent Psikoloji FSM Vakıf Üniversitesi 2011

Yardımcı Doçent Psikoloji Haliç Üniversitesi 2000 Yardımcı Doçent Psikoloji FSM Vakıf Üniversitesi 2011 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Gaye (Enbiyaoğlu) Saltukoğlu 2. Doğum Tarihi : 1945 3. Unvanı : Yardımcı Doçent 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Psikoloji Hacettepe Üniversitesi 1969 Yüksek

Detaylı

AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY

AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY GİRİŞ Yaşlılık Dünya Sağlık Örgütü tarafından 65 yaş ve üzeri dönem olarak tanımlamakta; Fiziksel görünüm, güç ve rol kaybı yaşanılan, yaşlılık dönemindeyeti

Detaylı

pecya Kronik Depresyonda Sosyodemografik ve Klinik Özellikler: iyile şen Majör Depresyon Olgular ı ile Karşılaştırma

pecya Kronik Depresyonda Sosyodemografik ve Klinik Özellikler: iyile şen Majör Depresyon Olgular ı ile Karşılaştırma Kronik Depresyonda Sosyodemografik ve Klinik Özellikler: iyile şen Majör Depresyon Olgular ı ile Karşılaştırma Pınar DEMİRARSLAN*, Peykan G. GÖKALP*, Kültegin ÖGEL**, Ali N. BABAO ĞLU*** ÖZET Bu çalışman

Detaylı

KULLANMA TALİMATI HEKSA DERİ MERHEMİ. Deriye lokal olarak uygulanır. Etkin madde:

KULLANMA TALİMATI HEKSA DERİ MERHEMİ. Deriye lokal olarak uygulanır. Etkin madde: KULLANMA TALİMATI HEKSA DERİ MERHEMİ Deriye lokal olarak uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram merhemde 30 mg oksitetrasiklin e eşdeğer oksitetrasiklin hidroklorür ve 10.000 ünite polimiksin B ye eşdeğer

Detaylı

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Kurum ve kuruluşla ilişki bildirimi Bulunmamaktadır. Şiddet ve Suç Saldırganlık Şiddet Bireyin

Detaylı

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu antalya EAH Çalışmaya Katılan

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

UMU ETKİLEYEN ETKİLEYEN ETMENLER ETMENL

UMU ETKİLEYEN ETKİLEYEN ETMENLER ETMENL Kurum ve kuruluşlarla ilişki bulunmamaktadır CEZA SORUMLULUĞU KALDIRILAN OLGULARDA ZORUNLU AYAKTAN TEDAVİYE UYUMU ETKİLEYEN ETMENLER Dr.Sena Yenel Özbay CEZA SORUMLULUĞUNUN KALDIRILMASI Suç eyleminin gerçekleştiği

Detaylı

GENEL YARARLAR. Hızlı ve etkin yara iyileştirme Negatif Basınçlı Yara Terapisi

GENEL YARARLAR. Hızlı ve etkin yara iyileştirme Negatif Basınçlı Yara Terapisi GENEL YARARLAR Hızlı ve etkin yara iyileştirme Negatif Basınçlı Yara Terapisi Yara bakımında hangi zorluklar ile karşılaşıyorsunuz? Sağlık profesyonelleri ve KCI daima yaraları daha hızlı ve daha etkin

Detaylı

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Klinik gözlemlerle, endokrin bezleri içeren neoplastik sendromlar tanımlanmıştır. Paratiroid, hipofiz, adrenal,tiroid ve

Detaylı

Türkiye'de Madde Kullananlar ın Profili: Hastane verilerinin incelenmesi. Ahmet TÜRKCAN ÖZET. pecya SUMMARY

Türkiye'de Madde Kullananlar ın Profili: Hastane verilerinin incelenmesi. Ahmet TÜRKCAN ÖZET. pecya SUMMARY Türkiye'de Madde Kullananlar ın Profili: Hastane verilerinin Ahmet TÜRKCAN ÖZET Türkiye'de madde kullananlara ait hastane verileri çoğunlukla 'e lara ili şkindir. Poliklinik başvuruları ve özel kurumlara

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

Şanlıurfa yöresinde vitiligo hastalarının klinik, demografik özellikleri, tiroid fonksiyonları ve otoantikorları

Şanlıurfa yöresinde vitiligo hastalarının klinik, demografik özellikleri, tiroid fonksiyonları ve otoantikorları Araştırma makalesi Şanlıurfa yöresinde vitiligo hastalarının klinik, demografik özellikleri, tiroid fonksiyonları ve otoantikorları Clinical and demographical features, function of thyroid and autoantibodies

Detaylı

Lisans ODTÜ Psikoloji 1979. Öğretim Üyesi Ufuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 2012-halen

Lisans ODTÜ Psikoloji 1979. Öğretim Üyesi Ufuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 2012-halen Yrd. Doç. Dr. G. Zeynep Akabay Gülçat Klinik Psikoloji Tel: (312) 586 74 17 e-posta: zeynep.gulcat@ufuk.edu.tr gulcatz@gmail.com Adres: Kızılcaşar mahallesi İncek Bulvarı 06830 Gölbaşı Ankara / TÜRKİYE

Detaylı

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI GÜRÜLTÜ = HOŞA GİTMEYEN SES GÜRÜLTÜNÜN SÜRESİ ŞİDDETİ ZAMANI TÜRÜ GÜRÜLTÜ FİZYOLOJİK TEPKİLER RUHSAL TEPKİLER FİZYOLOJİK TEPKİLER ANĠ GÜRÜLTÜDE KAS GERĠLMELERĠ BAġ DÖNMESĠ YORGUNLUK ĠġĠTME KAYIPLARI METOBALĠZMA

Detaylı

YENİ ÇALIŞMALAR IŞIĞINDA PROFİLAKSİ

YENİ ÇALIŞMALAR IŞIĞINDA PROFİLAKSİ YENİ ÇALIŞMALAR IŞIĞINDA PROFİLAKSİ Dr Nur Kır İstanbul Tıp Fakültesi 1. RETİNA GÜNLERİ İSTANBUL 2013 AREDS I Çalışması (2001) Amaç: Farklı evrelerdeki YBMD hastalarında yüksek doz antioksidan ve minerallerin

Detaylı

Şeker Hastaları için Genel Sağlık Önerileri

Şeker Hastaları için Genel Sağlık Önerileri ÖNEMLİ! İlaçlarınızı düzenli kullanmanız çok önemlidir. Kilonuza dikkat ediniz. Ani bir kan şekeri düşmesi (hipoglisemi) durumuna karşı yanınızda her zaman birkaç adet şeker bulundurunuz. Mutlaka egzersiz

Detaylı

Tarifname KRONİK YORGUNLUK SENDROMUNUN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON

Tarifname KRONİK YORGUNLUK SENDROMUNUN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON 1 Tarifname Teknik Alan KRONİK YORGUNLUK SENDROMUNUN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON Buluş, kronik yorgunluk sendromunun tedavisine yönelik oluşturulmuş bir kompozisyon ile ilgilidir. Tekniğin Bilinen

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR Hepatit C nedir? Hepatit C virüsünün neden olduğu karaciğer hastalığıdır. Hepatit C hastalığı olarak bilinir ve %70 kronikleşir, siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral

Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral 08 Nisan 2011 Cuma Kentleşmenin sonuçları... Giray ın öyküsü Beşevler de başladı 08 Nisan 2011 Cuma Giray ın öyküsü Beşevler de başladı 08 Nisan 2011 Cuma Giray

Detaylı

DANS TERAPİ. Dokuz Eylül Üniversitesi

DANS TERAPİ. Dokuz Eylül Üniversitesi DANS TERAPİ MSc Sevinç RENKVER Dokuz Eylül Üniversitesi 1 Dans terapi nedir? Tarihçesi İlkeleri Yaratıcı süreç Kimler yararlanabilir? Nerelerde uygulanabilir? Türk halk danslarıyla meditasyon, Meditatif

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler 46.ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ, 2010 Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler Dr.Canan Yücesan Ankara Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Akış Sitokinler ve depresyon Duygudurum bozukluklarının

Detaylı

Duygusal ve Davran sal Bozukluklar n Tan m 2

Duygusal ve Davran sal Bozukluklar n Tan m 2 Ç NDEK LER Bölüm 1 Giri 1 Duygusal ve Davran sal Bozukluklar n Tan m 2 Normal D Davram lar Belirlemede Öznellik 2 Geli imsel De i imlerin Bir Bireyin Davran sal ve Duygusal Dengesi Üzerindeki Etkileri

Detaylı

Psikiyatride Şiddeti Önlemenin Klinik Önlemleri

Psikiyatride Şiddeti Önlemenin Klinik Önlemleri Psikiyatride Şiddeti Önlemenin Klinik Önlemleri Kürşat Altınbaş Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilimdalı 49.Ulusal Psikiyatri Kongresi 27 Eylül 2013, İzmir Açıklama 2012-2013

Detaylı

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER PSH 501 - Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Temelleri

Detaylı

pecya Erzurum Yetiştirme Yurdunda Kalan Gençlerde Ruhsal Belirtiler Da ğıl ımı * İsmet KARAPINAR ** SUMMARY ÖZET

pecya Erzurum Yetiştirme Yurdunda Kalan Gençlerde Ruhsal Belirtiler Da ğıl ımı * İsmet KARAPINAR ** SUMMARY ÖZET Erzurum Yetiştirme Yurdunda Kalan Gençlerde Ruhsal Belirtiler Da ğıl ımı * İsmet KARAPINAR ** ÖZET Bu çal ışmada Erzurum Yeti ştirme Yard ımda ve aileleri ile birlikte lise çağındaki erkek gençler arasında

Detaylı

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK YAŞAM KALİTESİ VE OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi Kişinin kendi sağlığını değerlendirmesi için geliştirilmiş bir ölçme metodudur. Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi ölçümü

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım 1961 yılında Malatya da doğdum. İlk-orta ve lise öğrenimimi Malatya da tamamladım.1978 yılında girdiğim Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni 1984 yılında bitirdim. 1984-1987 yılları arasında Çanakkale ve

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

Hasta Bilgilendirme. Sağl k sigortan z AOK`n n yeni Diyabet Tip 2 program. AOK-Curaplan Daha fazla yaşam kalitesi!

Hasta Bilgilendirme. Sağl k sigortan z AOK`n n yeni Diyabet Tip 2 program. AOK-Curaplan Daha fazla yaşam kalitesi! Hasta Bilgilendirme Sağl k sigortan z AOK`n n yeni Diyabet Tip 2 program AOK-Curaplan Daha fazla yaşam kalitesi! 2 AOK-Curaplan Diyabet Tip 2 AOK Curaplan nedir? AOK Curaplan, Tip 2 Diyabet hastal ğ olan

Detaylı

Çocuğum Krup Oldu! Türkischer Elternratgeber Krupp. Doktorunuzla birlikte çocuğunuza nasıl yardımcı olabilirsiniz.

Çocuğum Krup Oldu! Türkischer Elternratgeber Krupp. Doktorunuzla birlikte çocuğunuza nasıl yardımcı olabilirsiniz. Türkischer Elternratgeber Krupp Çocuğum Krup Oldu! Doktorunuzla birlikte çocuğunuza nasıl yardımcı olabilirsiniz. Anne babalar için yararlı ipuçları: Bir krupnöbetinde ne yapmalı? Krupa karşı hangi ilaçlar

Detaylı

OTİZM NEDİR? becerilerinin oluşmasını etkileyen gelişim bozukluğudur.

OTİZM NEDİR? becerilerinin oluşmasını etkileyen gelişim bozukluğudur. OTİZM NEDİR? Otizm, sosyal ve iletişim Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen gelişim bozukluğudur. GÖRÜLME SIKLIĞI Son verilere göre 110 çocuktan birini etkilediği kabul edilmektedir

Detaylı

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar

Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Sürdürülebilir sosyal güvenli in önündeki zorluklar Konular Geçmi ten önemli trendler Esneklik ve esnek güvence Bireyselcilik ve azalan dayan ma Silikle en toplum 2 Toplumsal: Daha az evlilik Daha fazla

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ Ahmet Zihni SOYATA Selin AKIŞIK Damla İNHANLI Alp ÜÇOK İ.T.F. Psikiyatri

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

Diyabet te Sağlık Önerileri. Diyabet

Diyabet te Sağlık Önerileri. Diyabet Diyabet te Sağlık Önerileri Diyabet BR.HLİ.041 Diyabette Sağlık Önerileri Her sağlıklı birey gibi diyabetli birey de bireysel bakımını sağlamalı; diyabete bağlı gelişen özellikli durumlarda gereken uygulamaları

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Yük. Hem. Gül Şav Özaydemir Danışman Hemşire EUKAM E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi ABD XIX. Ege Onkoloji Günleri 6-7 Nisan 2015 İzmir «Kanserle mücadele

Detaylı