İSLÂM-OSMANLI CEZA HUKUKUNDA HIRSIZLIK SUÇU: YÜZYILLARDA BURSA ŞER İYYE SİCİLLERİNE YANSIYAN ÖRNEKLER Ömer DÜZBAKAR*

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İSLÂM-OSMANLI CEZA HUKUKUNDA HIRSIZLIK SUÇU: 16-18. YÜZYILLARDA BURSA ŞER İYYE SİCİLLERİNE YANSIYAN ÖRNEKLER Ömer DÜZBAKAR*"

Transkript

1 İSLÂM-OSMANLI CEZA HUKUKUNDA HIRSIZLIK SUÇU: YÜZYILLARDA BURSA ŞER İYYE SİCİLLERİNE YANSIYAN ÖRNEKLER Ömer DÜZBAKAR* Özet: Tüm hukuk sistemleri fertler arasında can ve mal güvenliğini korumak ister. Osmanlı hukukunda da, toplumda huzursuzluğa yol açanlar, can ve mal güvenliğini tehlikeye atanlar hakkında ağır yaptırımlar uygulanmıştır. Hırsızlık suçu da bunlardan biridir. Bu suçu işleyenler hakkında verilmiş olan cezanın altında yatan asıl gaye, toplum düzenini korumak, sosyal yapının bozulmasına engel olmak ve fertlerin mal güvenliğini sağlamaktır. Bu çalışmanın amacı, Bursa Şer iyye Sicillerinden yüzyıllara ait hırsızlıkla ilgili dava örneklerinden sondaj yöntemiyle bulunan kayıtlardan yola çıkarak Osmanlı Ceza Hukuku nun hırsızlık suçuna ilişkin uygulamasını ortaya koymaya çalışmaktır. Temel kaynak olarak Bursa Şer iyye Sicilleri, Kâmil Kepecioğlu nun Bursa Kütüğü adlı 4 ciltlik eseri ile yayınlanmış mühimme defterlerinden faydalanılmıştır. Anahtar Kelimeler: İslâm, Osmanlı, Bursa, Hırsızlık. The Crime of Theft in Islamic-Ottoman Criminal Law: Examples from the Shari a Court Records of Bursa, 16 th -18 th Centuries Abstract: All legal systems aim at maintaining peace, security and order among individuals. In Ottoman legal system, too, those crimes which were threatining the security of life and of property were heavily condemned extreme sanctions were applied against them. The crime of theft was one of such heavy crimes. The underlying reason for the adoption of grave punishments imposed on those who committed this crime was to maintain the social order, to prevent deganeration of the social structure and to secure the properties of individuals. In this study, the fundamental approaches, treatments and applications in the Ottoman Criminal Law concerning the crime of theft are explored with reference to the cases hit on in the Bursa Shari a Court Records during our long-term thematic survey of historical documents between 16th and 18th centuries. Besides the court documents, the four-volume Bursa Kütüğü (Bursa Register) by Kamil Kepecioğlu and the Mühimme Defterleri (Imperial Notebooks of Importance) published so far are used as primary sources. Key Words: Islam, Ottoman, Bursa, Theft. * Dr., Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü.

2 Ömer DÜZBAKAR 1. Giriş Hırsızlığın meydana gelmesi, bir yandan kişilerin bencillik, tamahkârlık, ihtiras, emel ve heves gibi duygularına kadar uzanan karışık psikolojik tesirlere, öte yandan iktisadi yapının bozukluğuna, karmaşık olaylar zincirinin çıkardığı sosyal huzursuzluğa dayanır. Bu huzursuzlukların giderilmesi problemlerin ana kaynağına inmekle mümkündür. Bu da hukuk sosyolojisi, iktisat tarihi, siyaset ve sosyal psikoloji gibi ilim dallarının müşterek hareket noktalarının tespitini gerektirmektedir. Böylesine geniş ve çok yönlü araştırma henüz yapılabilmiş değildir. Hırsızlığın asıl kaynağı bir ölçüde iktisadi ve psikolojik sebeplerdir. Çünkü her suç gibi hırsızlık da sosyal bir olaydır. Bu yüzden özellikle sosyal düzenin bozulduğu zamanlarda bu suç iyice artar (Heyd, 1973: 174). Osmanlıda zamanla tımar sisteminin bozulması, idari, mali ve sosyal düzende büyük tahribat yapmış, memleket içindeki merkezi otoritenin zayıflamasıyla da isyan ve eşkıyalık gibi çeşitli iç karışıklıklar ortaya çıkmıştır. Bu da özellikle köy ve kasaba gibi küçük yerleşim birimlerindeki halkın çiftini, çubuğunu terk edip daha güvenli gördükleri yerlere göç etmelerine veya bu eşkıya gruplarına katılmalarına sebep olmuştur. Topraklarını terk edip kendilerine geçim kaynağı arayan, önceleri padişahların garip yiğitler diye sefere çağırdıkları fakat sonradan harami ve eşkıya zümreleri içinde yer alan reaya denilen üretici sınıfın birçoğu (çift bozanlar) şehirlerde asayişsizliğin öncüleri olmuşlar, memlekette genel güvenliği sarsar hale gelmişlerdir. Haramzâde, kapısız-bacasız levent, yaramaz, başıboş levent, saruca-sekban gibi adlar altında gruplar halinde dolaşmaya başlamışlardır (Özkaya, 1985: 56-58). 2. İslâm-Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık a. İslâm Ceza Hukukunda Hırsızlık Hırsızlık suç ve cezasıyla ilgili dini hükümler İslam hukuk mezheplerinde değişik biçimlerde tanımlanmış olmasına rağmen hukuki bir terim olarak hırsızlık eylemi başkasına ait bir malın mülk edinme kastıyla muhafaza edildiği yerden gizlice alınması şeklinde tanımlanabilir. Görüldüğü gibi suçun tanımında ana unsuru (rükün) malın gizlice 80 TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos 2008

3 İslâm-Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık Suçu: Yüzyıllarda Bursa... alınması oluşturmaktadır (Menekşe, 1998: 20). İslâm hukukunda hırsızlık suçunu işleyen kimseye uygulanacak el kesme cezası ile ilgili hüküm Kur an da şöyle ifade edilmektedir. Erkek ve kadın hırsızın, irtikâb ettikleri şeye karşı bir ceza ve Allah tan ibret olmak üzere ellerini kesin. Allah, Azîzdir, Hâkim dir. Fakat her kim, o haksız davranışından sonra tövbe eder, halini düzeltirse, Allah, şüphesiz, tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir (El-Mâide, 5/38-39). Hz. Peygamber in sünnetinde de hırsızlık, dünyevî ve uhrevî bir dizi müeyyide ve sorumluluğu gerektiren ağır bir suç ve büyük bir günah olarak nitelendirilmiştir. Mekke nin fethi sırasında hırsızlık yapan soylu bir kadına had cezası uygulanmaması için şefaat (aracılık) talebinde bulunan Üsame ye Hz. Peygamber Muhakkak ki, İsrailoğulları arasında soylu biri hırsızlık ederse onu cezasız bırakırlar, zayıf biri hırsızlık yaparsa onun elini keserlerdi. Ben, çalan kadın (kızım) Fatıma olsaydı muhakkak ki onun da elini keserdim buyurmuştur (Avcı, 2004: 233). İslam hukukunda suçlar had, kısas ve ta zir suçları şeklinde üçe ayrılmaktadır. Bu üç kavram aslında ceza anlamına da gelmekte ise de had, kısas ve ta zir suçları şeklinde yaygın olarak kullanılarak suç anlamını da kazanmıştır. Had suçlarının biri geniş diğeri dar olmak üzere iki tarifi vardır. Geniş anlamda had suçları deyince suç tarifinin ve müeyyidenin şâri (Allah ve Resûlü) tarafından tespit edildiği suçlar anlaşılmaktadır ki bu tarife kısas suçları da girmektedir. Zira kısas suçları ve cezaları da şâri tarafından belirlenmiştir. Dar anlamda had suçları ise tanımı ve cezası şâri tarafından belirlenen ve Allah haklarına yönelik olarak işlenen suçlardır. İhtilaflı olmakla birlikte dar anlamda had suçları yedi tanedir: Hırsızlık, zina, zina iftirası (kazf), yol kesme (hırâbe), şarap içme-sarhoşluk, irtidat ve isyan. Kısas suçları ise adam öldürme (katl) ve müessir fiil (cerh) suçlarından ibarettir. Ta zir suçları yukarıda adı geçen iki grup suçun dışında kalan, tanımı ve cezası Allah ve Peygamberi tarafından belirlenmemiş, bunların tespitinin devlet başkanına veya hakime bırakıldığı suçlardır (Akman, 2004: 24-25). İslam hukukunda hırsızlık, cezası had ve ta zir olan hırsızlık olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Had cezası ile cezalandırılan hırsızlık es-serikatü s-suğra (basit hırsızlık) ve es-serikatü l-kübra (mevsuf hır- TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos

4 Ömer DÜZBAKAR sızlık) şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Ancak sirkat ve serika kelimeleri yalın olarak kullanıldığında kural olarak basit hırsızlık kastedilir. Basit hırsızlık, başkasına ait bir malı onun gıyabında ve rızası olmadan gizlice alıp götürmektir. Mevsuf hırsızlık ise Türk hukuk tarihinde haramilik olarak bilinen, soygun, eşkıyalık (hirâbe) veya silahlı gasp (kat u t-tarîk) de denilen bir başkasının malını zorla elinden almaktır (Cin ve Akgündüz, 1989: 269). Ta zir cezasıyla cezalandırılan hırsızlık da suçun oluşum veya ispatı ile ilgili bir kusurun ortaya çıkmasıyla haddin uygulanmadığı veya yankesicilik gibi mağdurun gözü önünde, fakat rızası olmaksızın ve kuvvet kullanmaksızın bir başkasına ait malın çalınması şeklinde iki çeşittir (Menekşe: 20). Yol kesme (kat ı tarîk), yağmalama (intihab), eşkıyalık (hirâbe) suçu hırsızlık suçuna benzemekte, hatta İslam hukuku literatüründe büyük hırsızlık olarak adlandırılmaktadır. Bununla birlikte hırsızlık suçunun özünü cebir ve şiddet kullanmaksızın bir malın gizlice alınması teşkil ettiğinden eşkıyalığın teknik anlamda hırsızlığın bir türü sayılması doğru olmaz. Eşkıyalığın silahla veya başka bir şekilde zor kullanarak yol kesip veya baskın yapıp şahıs ve mal aleyhine tecavüzü içermesi sebebiyle toplum aleyhine işlenmiş olma, kamu düzeni ve asayişi ihlal etme vasfı ağırlık taşımaktadır. Benzeri suçlara oranla da eşkıyalık için; öldürülme, asılma, el ve ayaktan çaprazlama kesilmesi, sürgün edilme gibi ağır cezaların konulmuş olması, onun toplumun huzur ve emniyeti aleyhine işlenmiş bir suç olması özelliğinden kaynaklanmaktadır (Bardakoğlu, 1995: 463). Bundan dolayı hırsızlık gibi bir suç ile ondan çok daha ağır bir suçun kıyas edilmesi suç ve cezanın tespiti konusunda sağlıklı bir yaklaşım olmamaktadır (Shaban, 2002: 246). İslâm hukukunda hırsızlık suçunun işlenmiş sayılabilmesi için suçlu, çalınan mal ve çalma eylemiyle ilgili bazı şartlar aranır. Bunlar da İslâm hukuk mezhepleri arasında kısmen farklı görüşler bulunsa bile, suçlunun suç işleme kastının bulunması, çalınan malın başkasına ait olması, muhafaza altında bulunması ve hukukî-malî bir değerinin olması, bu malın gizlice alınması gibi şartlardır (Menekşe: 24-35). Burada zilyedlik kavramı üzerinde de kısaca durmak gerekir. İslâm hukuk sistemi, Müslümanların yaşantılarına dair davranışları düzenleme ya da sorunlara pratik çözümler üretme şeklinde gelişmiştir. Bu alanda yazılan klâsik dönem İslâm hukuku eserleri de, aynı yöntemden 82 TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos 2008

5 İslâm-Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık Suçu: Yüzyıllarda Bursa... hareketle, problemlerin teorik yönünden ziyade, insan ilişkilerine yansıyan yönü üzerinde durmuşlardır. Bu durumun en belirgin olarak ortaya çıktığı yerlerden birisi de zilyedlik kavramıdır. İlk bakışta, mülkiyet ile aralarındaki farkın dikkatlerden kaçtığı zilyedlik kavramı, kişinin eşya üzerindeki fiili hakimiyetine dayanır. Ancak, zilyedlik sebebiyle elde edilen bu hakimiyet, çoğu zaman, hukûkî bir temele dayansa da, zilyedliğin oluşması için bu şart değildir. Zilyedliği kısaca elde bulundurma diye tarif edebiliriz. Yani elimizde bulunan bir eşyayı çalmış olsak da, emaneten almış olsak ya da bedelini ödeyerek almış olsak da bizim zilyedliğimiz altındadır. Hâlbuki mülkiyet, sadece hukûken elde edilen bir hak sebebiyle ortaya çıkar. Bu durum mülkiyet ile zilyedlik arasındaki temel farkı oluşturmaktadır (Topal, 2000: 100). İslam hukukuna göre hırsızlık suçuna verilecek cezanın düşürülmesinin sebepleri arasında şüphe, zaman aşımı, hırsızın çaldığı malın kendisine ait olduğunu iddia etmesi, hükümden sonra çalınan malın nisabının eksilmesi, suçun harp esnasında işlenmesi, kesilecek uzvun yok olması, tövbe ve af sayılabilir (Menekşe: 44-50). İslam hukukunun gözettiği temel amaçlar aklın, dinin, malın, canın ve neslin korunmasıdır. Ceza yargılaması hukukunda yapılan tüm düzenlemeler neticede bu çerçevede bir yer bulmalı ve amacı gerçeği bütün yalınlığıyla ortaya koymak olmalıdır. Bu yapılırken insan hakları ihlallerine yol açmadan maddi gerçeğin araştırılıp bulunması, adaletin gerçekleştirilmesi ve hukuki barışın sağlanması gerekmektedir (Öztürk, 1994: 5). b. Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık Osmanlı hukuk mevzuatı iki kısımdan oluşur. Biri doğrudan doğruya Kur an, Sünnet, İcma ve Kıyasa dayanan ve fıkıh kitaplarında bir araya getirilmiş bulunan kanunlardır ki, bunlara şer i hükümler, şer-i şerif veya şer i hukuk adı verilmektedir. Şer i hukuk kavramı, geçerliliği için, hiçbir kişi veya kurulun tasdikine gerek olmayan ve fıkıh kitaplarında bulunan hukuki hükümleri ihtiva eder (Özbilgen, 1985: 43). Osmanlı hukuk mevzuatının diğer kısmını ise örfi hukuk mevzuatı oluşturmaktadır. Osmanlı hukukunda örfi hukuk denilince, sadece adet hukuku değil, şer i hükümlerin kanun tarzında bir araya getirilmiş hali de dahil olmak üzere, padişaha tanınan sınırlı yasama yetkisi çerçeve- TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos

6 Ömer DÜZBAKAR sinde, uzman hukukçuların ictihâd ve fetvalarına da başvurularak ortaya konan hukuki hükümler akla gelir (Cin-Akgündüz, 1989: 165). Osmanlı ceza hukukunda hırsızlık suçu ile ilgili hükümleri ihtiva eden ilk yazılı kanuni metnin Fatih devrinde yürürlüğe girdiği ve Fatih Kanunnâmesi olarak bilinen bu metnin üçüncü faslının hırsızlık suçu ile ilgili hükümlere ayrıldığı bilinmektedir (Akgündüz, I, 1990: madde 16-17; 24). II. Bayezid devri kanunâmelerinde de hırsızlık suçu ile ilgili hükümlere yer verilmiş ve bu kanunnâmenin 241 ve 243. maddelerinde hırsızların kadı huzuruna çıkarılmadan cezalandırılmamaları gerektiği belirtilmiş, ayrıca hırsızlığı örfi hukuk kurallarına göre sabit olan kimse için kadının hüccet verip aradan çekilmesi ve ehli örfün cezalandırılmasına engel olunmaması da emredilmiştir (Akgündüz, II, 1990: 75-76, madde 241; 243) Yavuz Sultan Selim kanunnâmelerinde hırsızlık suçu maddeler arasında düzenlenmiş ve bu kanunnâmede bulunduğu yerde halk tarafından istenmeyen bir hırsızın mahalleden sürülebileceği belirtilmiştir (Akgündüz, III, 1991: madde 26-35). Bu döneme ait Manisa Sancağı Siyasetnamesi nde de hırsızlık suçunu işlediği sabit olan kimsenin asılacağına dair hüküm getirilmiştir (Akgündüz, III: 193 madde 17). Kanuni döneminde yapılan kanunlaştırma ise gerek kendi zamanı içinde ve gerekse sonraki zamanları etkilemesi yönüyle modern anlamda sistematize edilmiş bir kanunlaştırma hareketidir. Bu kanunnâmenin üçüncü faslı da hırsızlık suçlarına ayrılmıştır (Akgündüz, IV, 1992: , madde 28-48). Fatih Kanunnâmesi nde yer alan Eğer at uğurlasa elin keseler, kesmezler ise iki yüz akçe cürüm alına maddesinin veya diğer kanunnâmelerdeki benzeri maddelerin de yargıya sabit olan bir hırsızlık suçu için iki ceza türünden birini seçme hakkını tanıdığını söylemek doğru olmaz. Bunun yerine suçun unsurlarında veya ispat şartlarında bir eksikliğin bulunması sebebiyle had cezasının uygulanamadığı durumlarda daha alt bir cezanın uygulanabilmesi imkânını getirdiğini söylemek daha doğru olacaktır. Örneğin hırsızlıkta çalınan malın koruma altında bulunması haddin uygulanabilmesi için şarttır. Kanunnâmelerde bu şar- 84 TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos 2008

7 İslâm-Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık Suçu: Yüzyıllarda Bursa... tın gerçekleşmediği hırsızlıklar için para cezaları getirilmiştir. Nitekim Kanuni dönemi ceza kanunnâmesinin farklı bir nüshasında hırsızlığın gerçekleşmesi için malın koruma altına alınmış olmasının şart olduğu, bu sebeple merada meydana gelen bir hırsızlığın ta zir grubuna gireceği, doktrindeki bir başka şartın gereği olarak da, aile efradı arasında meydana gelen hırsızlığa ta zir cezasının uygulanacağı hükümleri yer almaktadır (Akgündüz, I: madde 17). Osmanlı toplumunda sabit olan hırsızlık suçu için öngörülen el kesme cezası nadir de olsa uygulanmıştır. Nitekim 5 Rebiu l-ahir 981 (4 Ağustos 1573) tarihli bir buyrulduda Süleymaniye mütevellisinin evine girip eşyalarını çalan Ramazan b. Hüseyin adlı kişinin çaldıklarıyla yakalanıp suçunu da itiraf etmesi üzerine İstanbul kadısı naibi Kemal Halife tarafından elinin kesilmesine hükmedildiği kaydedilmiştir. Yine aynı tarihli bir başka kayda göre Haseki Hanı ndaki Hacı Mirzâ ve Hacı Mustafa adlı kişilerin odalarını açarak Dellâl Veli ile birlikte paralarını çaldıklarını itiraf eden Tebrizli Seyyid Mehmed bin Seyyid Hasan ın elinin kesilmesine karar verildiği İstanbul kadısı naibi Kemal Halife tarafından kaydedilmiştir (Göyünç, 1967: 42). Yine Osmanlı belge ve kaynaklarında, suçu sabit görülen hırsızlara ta zir cezası şeklinde ölüm, hapis, çeşitli para cezaları, küreğe mahkum olma, kalebentlik ve sürgün cezalarının uygulandığına dair bir hayli zengin bilginin verildiği, uygulanan ceza türlerinin de hem dönemlere ve hem de suçun ağırlığı derecesine göre değişiklikler gösterdiği söylenebilir (Göyünç: 40-42) Yüzyıllarda Hırsızlıkla İlgili Bursa Şer iyye Sicillerine Yansıyan Örnekler İslam hukukunda hırsızlık es-serikatü s-suğra (basit hırsızlık) ve es-serikatü l-kübra (mevsuf hırsızlık) şeklinde ikiye ayrılmaktadır. İkinci gruba giren bir örnek Namazgâh Mahallesi nden Abdi hakkındadır. Bursa subaşısı Mehmet oğlu Cündî Mustafa Bey, mahkemeye gelerek Abdi hakkında şikâyette bulunmuştur. Buna göre Abdi, yol kesen hırsızlardan olup Müslümanların evlerine girip cinayet işlemekte, erzak ve değerli ne bulursa çalmış olduğundan sâî bi l-fesad fi l arz olduğunu söylemiştir. Şahitler de her vechile izâlesi lâzım ve mühim TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos

8 Ömer DÜZBAKAR olduğunu ve hakkından gelinmesinin büyük sevap olacağını ifade ettiklerinden ve şahitliklerinin de kabul edilmesiyle 1043/1633 de hakkından gelinmek üzere Zâim Mustafa Bey e teslim edilmiştir (BŞS B a). Bursa çevresinde yol kesenler tarafından öldürülen ünlü kişiler de bulunmaktadır. Kadı sicillerinde suçlanan kişi hakkında şahitlerden durumu sorulup her vechile izâlesi lâzım ve mühim olduğundan ifadesi kullanıldığında cezasının ölüm şeklinde verileceği anlaşılmaktadır. Buna dair bir başka örnek Yeni Dünya olarak da bilinen Mustafa oğlu Abdullah hakkındadır. Birçok hırsızlıkları, cinayetleri sabit olduğundan hakkından gelinmesi için Anadolu ağası olup Bursa da yeniçeri zabiti olan Mehmet Ağa ya 1624 te teslim edilmiştir (BŞS B 44 44a). Bir başka örnek ise Hacı Osman oğlu olarak bilinen Mudanya nın Akça Köyü nden Ali hakkındadır. Sürekli olarak eşkıyalık ve hırsızlıkla herkese zarar vermiş ve birçok kişiyi de katletmiştir. Hüdâvendigâr mutasarrıfı Hasan Bey tarafından mahkemeye sevk edilmiş ve şahitler, vâcibü l-kat ve izâlesi lâzım olduğunu söylediğinden 1642 de hakkından gelinmek üzere Hüdâvendigâr mutasarrıflığına teslimine karar verilmiştir (BŞS B 63 87a). Gayrimüslimlerden olup adları hırsızlık olaylarına karışanlar da olmuştur. Bunlardan biri de Bünyamin oğlu David tir de Bursa Yahudilerinden İshak oğlu Yako mahkemeye gelerek David in daima silâhla gezip vakitsiz hanesine gelip zevcesine taarruza kast ettiğini, İshak adında birisini de darp ettiğini bildirmiştir. Birçok Yahudi de David in sürekli olarak silahlı olarak gezip hırsızlık yaptığını ve herkese ağza alınmayacak küfürler ettiğini, namussuzlar ve eşkıya ile ittifakı olduğunu ve sürekli olarak kanunsuz işlerle uğraştığını mahkemede yüzüne karşı söylemeleri üzerine tersaneye küreğe konulmak üzere gönderilmiştir (Kepecioğlu, I: 353). Hırsızlık olaylarının özellikle devletin savaş benzeri olaylarla uğraştığı olağanüstü dönemlerde artış gösterdiği söylenebilir. Öyle ki sefere giden askerleri dahi soymaya kalkışan hırsızlar ortaya çıkmaktadır. Buna dair Bursa Kütüğü nde: 1663 de Anadolu dan İstanbul a gelen yolcuları sefere memur askerleri yolda gelirken hırsızlar önlerine çıkarak soydukları haber alındığından bu gibi hırsız ve haramzadelerin muhkem haklarından gelinmesi 86 TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos 2008

9 İslâm-Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık Suçu: Yüzyıllarda Bursa... için beylerbeyi, sancakbeyi ve mütesellim, voyvoda ve kadı ve kethüdayeri ve serdar ve sair ilin erlerinin ihmallerinden herhangi eyalet, sancak, kazada fesat zuhur eylediğini bir daha padişah duyarsa hırsızlara verilecek ceza bunları tutmayanlara verilmesi mukarrerdir. Bunun için her âmir taht-ı hükümette olan yerleri ve belleri bekleyip meydan vermeyecektir. Bu gibi fesat haber alınırsa bunların özür ve cevapları makbul olmayıp kendileri haklarından gelinecektir. Bunların başları kendilerine gerek ise bu işe takayyüd etmelidir. Her kimin eyaletinde, livasında böyle fesat olursa onun cezası verilir şeklinde şiddetli bir ferman kaydı mevcuttur (Kepecioğlu, I: 182). Hırsızlık olaylarına adları karışan kimselerden bazıları da kölelerdir tarihli bir belgeye göre Ayşe Hatun, Tayyip Hoca Mahallesi nde evinde boğazı kesilerek öldürülmüştür. Maktulün oğlu Musa oğlu Hacı Sadreddin in mahkemeye başvurusu ile yapılan tahkikatta cinayetin kölesi iken Budak oğlu Hacı Ahmet e satılan Bursalı Yusuf tarafından işlendiği meydana çıkarılmıştır. Mahkemede Yusuf, Hacı Sadreddin e düşmanlığından dolayı evine hırsızlığa girdiğini fakat Ayşe Hatun un kendisini görmesi üzerine anîden bıçakla boğazını kesip katlettiğini itiraf etmiştir (BŞS B 40 94b). Hırsızlık gibi kimi suçlarda faillere yardım ve yataklık eden bazı kimseler de bulunmaktadır. Hatta bunlardan bir kısmı Hamzabey İmamı Ahmet Efendi gibi din görevlilerindendir. Evinin şehir kenarında olmasından istifade ederek yol kesen ve hırsızlık eden eşkıyayı evinde muhafaza etmektedir. Durumun öğrenilmesi için merkezden gönderilen bir fermanla Ahmet Efendi hakkında esaslı tahkikat yapılması emredilmiştir. Bursa daki ulema, sulehâ ve şeyhler mahkemeye davet edilip bu imamın fena halleri incelenmiş ve tümü ahlâksız, muzır, eşkıyaya yataklık ve elebaşlık yapmakta olduğunu söylemiştir. Yaptıkları yalnızca bununla kalmamış 1180/1766 Rabiu l-ahir ortalarında Seddülbahir Kalesi nde kalebent edilmek üzere hapsedilen Atranoslu Yazıcı oğlu Zor Ağa ile arkadaşı Abdullah ı hapisten kurtarmak için çevresine üçyüz-beşyüz kişilik bir grup toplayarak adı geçen kişilerin hapisten çıkarılmaması halinde büyük kargaşa çıkacağını iddia ederek tahliye ettirmiştir. Hükümete karşı bile zorlama hareketlerinde bulunduğundan Bursa nın bu gibi rezil adamlardan temizlenmesi için Girit teki Resmo Kalesi ne kalebent edilmesi ve Bursa ahalisinin istemedikçe serbest bırakılmamasına karar verilerek Bursa nâibi Mevlânâ Ahmet Munip TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos

10 Ömer DÜZBAKAR Efendi tarafından Divan-ı Hümâyuna arz edilmiştir. Divan-ı Hümâyun da verilen kararı haklı bularak Ahmet Efendi nin Resmo Kalesi ne gönderilerek kalebent edilmesini emretmiştir (Kepecioğlu, I: 87). Kalebent cezasına çarptırılan bir başka kişi ise Badi Badi lakaplı Mehmet tir tarihli kayda göre Bursa daki başta ulema olmak üzere pek çok kişi tarafından mahkemeye şikâyet edilerek başta hırsızlık olmak üzere halka çok zarar verdiği belirtilerek sâî bi l-fesâd, vâcibü l-izâle yani ölüm cezası istenmişse de ömür boyu kalebent cezasına çarptırılmıştır (BŞS B b). Mahkeme görevlilerinden de suçluların ceza almalarını önlemek için girişimlerde bulunan kişiler vardır. Bursa da hırsızlara yardım ve yataklık eden Hacı İbrahim suçunu itiraf ettiği halde mahkeme kâtiplerinden bazıları tarafından yardım görmüş ve adil bir yargılama yapılamamıştır. Durum İstanbul a şikâyet edildiğinden 1680 de gelen emirde bu gibi davalarda hasımları karşılaştırıp, hak üzere davanın görülmesi emredilmiştir (BŞS B b). Aile fertlerinin neredeyse tümünün adlarının karıştığı örnekler de mevcuttur. Bunlardan biri de Alacahırka mahallesinden Murat kızı Fatma hakkındadır senesi Temmuz ve Ağustos ayları içinde Bursa da birçok evler, geceleri soyulmuştur. Yaşanan bu olaylar üzerine geceleri hırsızları beklemek, gündüzleri de şüpheli olan yerler aranmakta iken Fatma nın evine de bir baskın düzenlenmiştir. Ev içerisinde çalınmış çok miktarda eşya bulunmuştur. Fatma nın hırsızlık çetesinin reisleri olan Ahmet ve Mehmet adındaki oğulları baskın öncesinde eşyaların iyi ve kıymetli olanlarını alıp kaçmışlardır. Mahkemede Fatma, Benim oğullarım, geceleri hırsızlık ederler. Arkadaşları Mustafa, Sümbül, Satılmış, Allahverdi, Derviş Ali, Cuma, Zülkadir, Bayram ve Hasan, Aşur, Derviş Ali ve diğer Ali dir. Bunlar Kestel Köyü ndeki handa otururlar, kadınlar gündüzleri evleri gezip, gece de bunlar hırsızlık ederler şeklinde ifade vermiştir. Bunun üzerine derhal mahkemeden gönderilen görevliler Kestel Köyü ne gitmişlerdir. Buraya vardıklarında Molla Taya Hasan oğlu Hüseyin, Maraşlı Derviş Ali ve Ahmet oğlu Ali, handa tutulmuş, ellerinde şehirden çalınmış eşyanın bir miktarı bulunup bir miktarı da oradaki bir dağda sakladıkları bir yerde bulunup Bursa da sahiplerine verilmiştir. Adı geçen kişiler ellerinde bulunan eşyanın, Müslümanlardan çalınmış eşya olduğunu kabul edip, hırsızlıkla geçin- 88 TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos 2008

11 İslâm-Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık Suçu: Yüzyıllarda Bursa... diklerini Ali nin de kendilerinin ortağı olduğunu söylemişlerse de Ali inkâr etmiştir. Yapılan soruşturmada sâî bi l-fesad fi l-arz oldukları sabit olduklarından Bursa subaşısı Sefer e teslim edilmiştir (BŞS B 30 23a). Bursa ya hırsızlık yaptıkları gerekçesiyle sürgüne gönderilenlerden bazıları Bursa dan kaçmış ve bu tür suçları işlemeye devam ettiklerinden daha uzak yerlere sürgüne gönderilmişlerdir. Bunlardan biri de Bitli Ömer lakaplı İstanbul da Esir Hanında esircilik eden kişidir. Yanındaki cariyeleri gündüzleri bazı evlere, hamamlara yollayarak eşya çaldırdığından dolayı Bursa ya sürülmüştür. Fakat Ömer gizlice İstanbul a geri dönerek eskisi gibi hırsızlık yapmakta ve yaptırmakta olduğundan Ayşe adındaki Arap cariyesiyle birlikte 1732 de Limni ye sürülmüştür (Kepecioğlu, IV: 5). Hamamlarda hırsızlık olayları fazla görüldüğünden dolayı buralarda görevli olan kişileri ve hamama gelenlerin hırsızlık olaylarına karışmalarını engellemek için Sernevbet adında bir görevli tayin edilmiş ve bunlara ait bir kanun düzenlenmiştir (BŞS A a). Din görevlisi oldukları halde hırsızlık ve başka suçları işlediklerinden dolayı görevinden alınan kimseler de vardır de İstanbul da mahalle imamlarından Hacı Mehmet oğlu Osman ile oğlu Abdullah bunlardandır. Namuslu kimselerin ırzlarını lekelemektedirler. Ahlaksızlıkları herkesçe bilinmektedir. Zina ve hırsızlık suçlarından dolayı daha önce de suçlanmışlar ve bu suçlarından dolayı mütevellilik görevinden alınmışlardır. Buna rağmen bu tür suçları işlemekte ısrar etmektedirler. Abdullah, Neslihansultan Mahallesinde Ahmet kızı Ayşe nin evine girerek kızı Rabia nın kızlığını bozmak istemiştir. Buna direnen kızı yara ve bere içinde bırakmıştır. Kız, feryadına yetişenler tarafından kurtarılmıştır. Osman da zina suçlamasıyla birkaç defa basılmış ve imamlığı için bir vekil tayin edilerek oğlu ile birlikte Bursa ya sürgüne gönderilmişlerdir (Kepecioğlu, III: 446). Hırsızlık olaylarına karıştıklarından dolayı görevinden alınan memurlar da vardır. Bunlardan biri de tahtabaşı adı verilen mahkeme görevlilerinden biri olan ve Bursa Kısmet-i Askeriyye tahtabaşısı olan İsmail dir da İsmail in hırsız ve rüşvetçi olduğundan dolayı mahkemede çalıştırılmaması için emir verilmişken bir kolayını bularak yine mahkemede çalışmaya başlamıştır. Halil in terekesinden çaldığı TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos

12 Ömer DÜZBAKAR onsekiz altını herkesin gözü önünde koynundan çıkarmasından sonra diğerlerine de ibret olması için mahkemedeki tahtabaşılık görevinden alınmıştır (BŞS B 174 1a). Bilindiği gibi memleketin ileri gelenlerine â yân denilmektedir. Buradaki ileri gelen terimiyle o kişinin ilmi yönden ya da maddi açıdan zenginliği kastedilmektedir. Bu gruba giren insanlardan sahip oldukları ilmi ya da maddi zenginlikleri ile çevrelerindeki insanlara örnek olmaları beklenmektedir. İstanbul dan gönderilen 1733 tarihli emirnameye göre ise durumun hiç de böyle olmadığı görülmektedir. Buna göre Bursa da â yân sayılan müderrislerin ve bu gruba giren diğer kişilerin 20 şer 30 ar kişilik rezil kimseleri himayelerine alarak bununla da yetinmeyip hapishanede bulunan suçlulara sahip çıktıkları belirtilmektedir. Bundan dolayı Bursa ve civarında eşkıyanın önüne geçilemediği haber alınarak toplumun can, mal ve ırzlarına taarruz edenleri derhal yakalayarak bunları himaye etmeye çalışan â yânların da önlenilmesine yönelik olarak mutasarrıf Ali Paşa ve Ahmet Ağa nın görevlendirildiği belirtilmiştir (Kepecioğlu, I: 202). İstanbul dan Bursa ya hırsızlık suçundan dolayı sürgüne gönderilen bir başka kimse de Çerkesköle adıyla da bilinen Ali dir. İstanbul da hırsızlıktan dolayı kürek cezasına çaptırılmış iken haline merhamet edilerek İstanbul ve civarında durmamak şartıyla kürek cezasından kurtularak 1752 de Bursa ya gönderilmiştir. Buna ilişkin olarak gönderilen fermanda bir adım başka tarafa gitmesine izin verilmemesi özellikle emredilmiştir (Kepecioğlu, I: 150). Kendilerini danişment olarak tanıtarak hırsızlık gibi suçlara karışanlar da bulunmaktaydı. Bunlardan biri de Boyacıoğlu olarak bilinen Yakup oğlu Ali dir. Ulucami civarında, kendi halinde geçmekte olan İlyas oğlu Mehmet in yolunu kesip tülbendine yapışıp bozup yumruklamış ve sağ gözünü yaralamıştır. Çevredekiler mahkemeye gelerek Ali nin izalesi lazım şakî ve haramzade olduğunu söylemişlerdir. Mahkemeye getirilen Ali ise kendisinin sekiz yıldan beri Molla Yegan müderrisi Mevlana Ahmet Efendi nin danişmendi olduğunu, muidler tarafından danişment kıyafetinde olan kimselerin men ve def i için kendisinin görevlendirildiğini, bu yüzden de danişment olmadığı halde tülbent 1 ile gezen Mehmet in tülbentini bozduğunu, bir daha böyle do- 1 Ait oldukları sınıfı göstermek açısından bir takım aksesuarlar taşınmaktaydı. Örne- 90 TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos 2008

13 İslâm-Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık Suçu: Yüzyıllarda Bursa... laşmaması için tembih ettiğini fakat ona vurmadığını söylemiştir. Müderris Ahmet Efendi ise Ali nin beş sene önce medreseye geldiğini, o zamandan beri medreseye ayak basmadığını ve kendisine böyle bir vazife verilmediğini, zaman zaman sokakta rastlaşıp selamlaşmaktan başka bir alakalarının olmadığını belirtmiştir. Eski bab naibi ve hâlâ muhasebat-ı evkaf naibi olan müderris Ali Efendi oğlu Mehmet Efendi den durum sorulduğunda adı geçen Ali, naibliğim zamanında bir suhteyi bıçak ile katlettiğinden hapsolunarak ölüm cezasına çarptırılmışken hapisten kaçmıştır şeklinde ifadede bulunmuştur. Ahmet oğlu Mehmet adındaki kişi ise bir ay kadar önce at ile çiftliğine giderken sanığın bıçakla kendisine saldırdığını canını zor kurtardığını söylemiştir. Eski yeniçeri yoldaşlarından Mahmut oğlu Odabaşı Ahmet Beşe, Ömer Beşe, Bekir Beşe ve Ali Beşe de sanık Ali nin kendilerinin oturduğu odaların üstünde oturduğunu her gece odasına eşkıya toplayıp üç dört kez de tüfekle ateş ettiğini söylemiştir. Daha birçok müderris ve şehrin ileri gelenleri sanık Ali nin katil, hırsız, haramzade ve eşkıyaların reisi olduğunu belirterek vacibü l-katl ve lâzımü l-izaledir ve hakkından gelinmek sevab-ı azimdir dediklerinden hakkından gelinmesi için 1606 da görevlilere teslim edilmiştir (BŞS B 25 20a-b). Kendilerini askeri sınıftanmış gibi göstererek hırsızlık yapanlar da vardı. Yusuf oğlu Musli bunlardan biridir. Kardeşi Ahmet ile birlikte yeniçeri olmadıkları halde yeniçeri elbisesiyle dolaşmaktadırlar tarihli kayda göre Musli, Irgandı Köprüsü başında Ali kızı Ayşe yi zorla sürükleyerek kardeşi Ahmet in Çukurçeşme Mahallesi ndeki evine götürmüştür. Yeniçeri zabiti Hamza ve Bursa subaşısı Sefer tarafından eve yapılan baskın sonucunda yakalanarak mahkemeye götürülmüşlerdir. Mahkemede Musli ve kardeşi yeniçeri olmadıklarını itiraf etmişlerdir. Musli, Ayşe nin kendisinin iki yıldır sevgilisi olduğunu, zorla getirmediğini söylemiştir. Ahmet ise Kardeşim Musli, şaki, şerîr, katil kimsedir. Daima evime bu çeşit avratları zorla getirir. Beni öldürür diye korkumdan söyleyemedim şeklinde ifade vermiştir. Ayşe ise kendi halimde giderken arkamdan köprübaşında yetişip, zorla ve kahren elimden esbabımı alıp döğerek, ben seni bu gece İnegöl e alıp giderim, sen benim elimden kurtulamazsın diye tehdit ettiğini söylemiştir. Durum orada bulunan şahitlerden sorulduğunda da adı geçen kişilerin hatunğin Orhan Bey zamanında askerlere ak börk giydirilmesi ve Dîvân a burma tülbent ile gelinmesi adettendi (Aşıkpaşaoğlu, 1949: ). TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos

14 Ömer DÜZBAKAR ları, cariyeleri zorla kaçırıp başka yerlerde sattıkları gibi at, katır, sığır ve koyunlarını da çalarak başka yerlerde sattıklarını beyan etmişlerdir. Mahalle halkından durum sorulduğunda ise haklarından gelinmek büyük sevaptır. Böyle devam ederse mahallede bir gün bile oturmaya mecalimiz yoktur. Cümlemiz kaçar ve dağılırız demişler ve durum sicile kaydolunmuştur (BŞS A b). Osmanlı toplum yapısı içinde mahalle son derece önemlidir. Genel güvenliğin sağlanması Osmanlı merkezinin önemle üzerinde durduğu konulardan biri olmuştur. Şehir içi güvenlik söz konusu olduğunda bunu sağlamak amacı ile alınan önlemlerden belki de en önemlisi mahalle halkının birbirine karşılıklı olarak kefil olmalarıdır. Mahallede suç işlenir ve faili bulunmazsa o mahalle halkı işlenilen suçtan sorumlu tutulmaktadır. Birçok suçlunun bulunması ve cezalandırılmasında çok işe yarayan bu sistem (Düzbakar, 2003/2: 107) kimi asılsız suçlamalara maruz kalan kişilerin de aklanmasında önemli bir rol oynamıştır. Mahalle halkının bu tür olaylarda şahitliğinin etkisini göstermesi açısından 1572 tarihli belge de ilginçtir. Buna göre hırsızlık suçundan yakalanan bir grup hapsedilirken, mahkemede bu gruptan Ahmet oğlu Mehmet adındaki kişiye mahalle halkının kendi halinde zararsız biri olduğunu söylemesi üzerine serbest bırakılmıştır (BŞS A 98 38b). Diğer suçlarda olduğu gibi hırsızlık olaylarında da çete diyebileceğimiz nitelikte gruplar bulunmaktadır. Bursalı eşkıyadan Burma Ahmet in başını çektiği gruptan Kömürcüoğlu Kara Mehmet, Zincirci Şaşı Ali ve değirmenci Bâli oğlu Hasan, Bursa nın Caferhoca Mahallesi nden kendi halinde bulunan Emine Hatun un evine girmiştir. Kadını Bursa dışındaki bahçelere götürüp tecavüz ederek, üç gece sonra tekrar evine getirmişlerdir. Bununla da kalmayıp Muradiye Çarşısı nda birkaç dükkâna girerek içindeki mal ve erzakı çalmışlardır. Bu gibi hırsızlıkları sürekli yaptıklarına, sâî bi lfesad fi l-arz ve siyaseten izaleleri vacip olduğunu mahallelerinde oturanlar şahitlik etmeleriyle ahz ve haps olunarak ölüm cezası verilmesi üzerine Bursa Kadısı Abdullah Efendi tarafından padişaha arz edilmiştir. Bunun üzerine gelen fermanda kaçmalarına meydan verilmeyerek İstanbul a gönderilmeleri 1737 de emredilmiştir (Kepecioğlu, I: 84). Hırsızlık olaylarına adları karışanlar içerisinde askeri sınıftan acemi oğlanları da vardır. Bunlardan biri de Mihaliçli Derviştir. Hırsızlık 92 TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos 2008

15 İslâm-Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık Suçu: Yüzyıllarda Bursa... ve haramilik ile meşhurdur. Hassa topçularından Mehmet oğlu Ahmet 1563 de bunu mahkemeye şikâyet etmiştir. Mahkemede yüzüne karşı Mudanya dan Bursa ya gelirken Derviş on, onbeş yoldaşları hırsızlar ile yolunu basıp akçesini alıp ve giysilerini soyup beş yerinden yaraladıklarını bildirmiştir. Derviş de Topçu Ahmet in yolunu kesip akçesini aldığını itiraf etmiştir. Ayrıca yanlarında Murat oğlu Mehmet, Kulan Hüseyin ve Bulgar taifesinden yoldaşları ve acemi oğlanlarından İbrahim, Arap ve eskikayık oğlanı olup şimdi sarayda acemi oğlanı olan Hüseyin ve çöplük subaşısının oğlu Bekir ve altı arkadaşlarının daha olduğunu bunlarla çaldıkları eşyayı Kulan Hüseyin e verdiklerini, onun da İstanbul da çalıntı eşyaları sattıktan sonra akçesini kendilerine getirdiğini itiraf etmiştir. Durum sicile kaydolunmuştur (BŞS A b). Gruplar halinde dolaşan ve göçebe hayatı yaşayan topluluklardan biri de kıptiyan-çingeniyan adları ile de anılan çingenelerdir. Osmanlı toprakları içinde yol üzerinde konakladıkları köy ya da kasaba kıyılarında kimi zaman cinayete kadar varan hırsızlık olaylarına karışan çingeneler vardır (Akdağ, 1995: 16) 2. Emir Gazi hakkındaki örnek bununla ilgilidir tarihli bir belgeye göre Emir Gazi nin oğlu Cafer Çelebi ve kızı Ümmügülsüm mahkemeye gelerek, babalarının Hisar daki İsabey İmareti Mahallesi ndeki kendi evinde katledildiğini haber verdiler. Gece yarısında hırsızların evlerini basıp ev kapısını kırıp babaları Emir Gazi yi katledip, sandıkları ve dolabı kırıp içinde bulunan birkaç bin 2 Bu tür olaylara karışan çingeneler hakkında merkezden gönderilen birkaç emir şöyledir: 1565 tarihli Sultanönü sancağı beyine ve kadılarına gönderilen emirde, Sultanönü sancağında, günah ve yasak olan çeşitli fiilleri işleyip yanlarına aldıkları fahişeleri ve çeşitli oyun ve çalgı aletleriyle şehir, kasaba ve köyleri gezerek halkın yoğun olarak bulunduğu pazar vs. yerlere gidip insanları yoldan çıkaran ve düzeni bozan, tenha yerlerde de öldürme, soygun, yağma gibi suçları işleyen gurbet ve çingene tâifesinin söz konusu faaliyetlerinin engellenmesi hususunda daha önce emir gönderildiği halde emri gereği yerine getirilmediği için bu grupların hâlâ faaliyetlerini sürdürdüklerinin haber alındığı; bu gibi kişi ve gurupların derhal araştırılıp tespit edilerek yakalanmaları ve yol kesip eşkıyalık yaptıkları şer an sabit olanların derhal gerekli cezalara çarptırılmaları, günah ve yasak olan fiilleri işleyenlerin ise hapsedilip durumlarının arz edilmesi istenmektedir. (5 Numaralı Mühimme Defteri, 1994: 35-36, belge 186) tarihli Zağra ya varıncaya kadar yol üzerinde bulunan kazaların kadılarına gönderilen bir başka emirde ise, İdam olunan harâmi çingene Hadır ın yoldaşları olan çingenelerden Yahşi, Şaştacı Budak, Sevündük ve Musa ile diğer yol kesenlerin yatakları ve kışladıkları yerleri tespit edip ele geçirmekle görevlendirilen Silahdar Cafer e gerekli her türlü yardımın yapılması için bir emir gönderilmiştir (5 Numaralı Mühimme Defteri (1994): 186, belge 1138). TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos

16 Ömer DÜZBAKAR sikke kuruş, beş-altı yüz sikke filori, bin nakit çil akçe, vakıf malından akçe ve pek çok şeyi çaldıklarını bildirmişlerdir. Mahkemenin görevlendirdiği kimseler olay yerine vardıklarında gerçekten de Emir Gazi nin kendi yattığı evin oda kapısının bir kanadının kırılmış, sandıkları, dolabı kırılmış ve evin içinde tüm eşyalarının dağınık bir şekilde olduğunu görmüşlerdir. Öldürülen kişi ile aynı evde kalan diğer kimselerden olay sorulduğunda cariyelerden Kâmile, Nazenin, Sariye ve kızı Ümmügülsüm ve Turgut kızı Ümmü Hâni adındaki kadınlar, Çingene Taceddin diye bilinen dânişmendin, gece yarısı üç kişilik bir hırsız grubuyla gelip ev kapısını kırıp içeri girip, urgan ile maktulün elini bağladığından bahsederek şöyle devam etmişlerdir. Maktul, Hey zalimler, bana kıymayın diye yalvararak anahtarları önlerine atmış, diğer hırsızlar da silah ile korkutup eşya ile üzerlerimize bastırıp ve sandıkları nacak ile kırıp içinde olan filori, akçe ve eşyaları alıp ve dolabı dahi kırıp içinde olan 10 kese kuruşu alıp ve cümle peştemallara bağlayıp, bundan sonra mesfur Taceddin, başka bir yoldaşına Vur şu gidinin 3 boynunu demiş, o da kılıç ile boynunu vurup çıkıp gittiler şeklinde ifade vermişlerdir. Emir Gazi nin oğlu Seyyid Cafer Ben babamın katlolunduğu evin karşısındaki odada yatıyordum. Gürültüyü haber alınca dışarı çıkmak istedim. Ev kapısını üzerimize kilitlemişler ben evin cam pencerelerini kırıp pencereden dışarı çıkıp feryat ettiğimde adı geçen hırsızlar babamı katletmişler ve bahsi geçen şeyleri alıp firar ettiler dedi. Maktulün evinin misafirler için ayrılan kısmında oturan kölelerinden Cemşit de Ben içeride olan feryadı işittiğimde orta kapıya gelip içeri girmek istedim. Kapıyı kapalı buldum. İçeri giremeyip dış kapıdan sokağa çıktığımda, hırsızlar ok, yay ve âlet-i harp ile üzerime hücum edip, kaç yoksa seni helâk ederiz, dediklerinden ben dahi korkudan kaçıp içeri girerken ardımdan uç ile vurup beni yaraladılar dediği sicile kaydedilmiştir (BŞS A a). Bazı dava örneklerinden anlaşıldığına göre bazı hırsız grupları zor kullanarak adam kaçırmış ve bunlara çeşitli zulümler de yapmışlardır de İnegöl ün Hamzabey Köyü nde Kara Yusuf oğlu Mahmut, Bursa subaşısı Kasım oğlu Mehmet Bey ile mahkemeye gelerek gündüz 3 Bursa Kütüğü nde Pezevenk başlığı altında zina işlerini kolaylaştıran ve araya giren kimseye, yol gösterenlere denildiği belirtilmektedir. Gidi tabiri de aynı manayı ifade etmektedir. Eski devirlerde birisine Gidi dendiği için aleyhinde hakaret davası açılmıştır (Kepecioğlu, IV: 60). 94 TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos 2008

17 İslâm-Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık Suçu: Yüzyıllarda Bursa... Bağlıca Köyü nden Muharrem oğlu Kara Mehmet ve Köreli Hacı Mustafa oğlu Kara Ali nin, kendisini zorla kaçırarak yanlarına aldıklarını bildirmiştir. Kendisinin epeyce yanlarında kaldığını, kendisine birçok cefalar ettikleri gibi bunların hırsız olup, yollar basıp birçok kanunsuz işler yaptığını ve şu anda da Kite Çayırı diye bilinen yerde bulunduklarını söylemiştir. Mehmet Subaşı, mahkeme tarafından görevlendirilenler ile birlikte Kite Çayırı na gittiğinde adı geçenler karşı koymuş, sonrasında tutuklanarak Bursa ya götürülmüştür. Kara Mehmet; Bursa da Alacahırka Mahallesi nde Sefa oğlu Mehmet in evini basıp eşyasını çaldıklarını, yanındakiler ile çaldıkları eşyaları paylaştıklarında bir ipek kumaş parçasının da kendi hissesine düştüğünü, Kara Ali de bundan haberi olmadığını ve ellerinde bulunan diğer eşyaları Pazarcık kazasında Ermeni derbendinde bakır bezirgânlarına sattığını itiraf etmiştir. Bursalı Sefa oğlu Mehmet ise bahsi geçen ipek kumaşının kendisinin olduğunu ispat etmiştir (BŞS A a). Hırsızlık davalarında çete halinde hırsızlık yapanların mahkeme huzuruna çıkarıldıklarında çaldıkları eşyaları aralarında nasıl taksim ettikleri de ayrıntılı bir şekilde belirtilmektedir tarihli Bıyıklı Mehmet olarak tanınan Hasan oğlu Mehmet hakkındaki dava buna güzel bir örnektir. Bursa subaşısı Recep Bey, Bıyıklı Mehmet i mahkemeye getirmiştir. İddiaya göre bu adam Balabancık Köyü ndeki Pir Beyoğlu Davut Hoca, karısı Hümayun u, oğlu Süleyman ı ve Süleyman ın kızı Nesli yi katletmiş, eşya ve erzakını da çalmıştır. Bıyıklı Mehmet hakkındaki bu suçlamayı yapan maktul Davut Hoca nın büyük kızı ve mirasçısı Ayşe nin vekili Turgut oğlu Gündoğdu dur. Yapılan bu suçlama Bıyıklı Mehmet ten sorulduğunda: Ben, Yandım Ali, Hasta Mehmet, Voynuk Mehmet ve Ali ismindeki acemi oğlanı ve suhte Mehmet ve sair 15 arkadaş ile Nilüfer suyu kenarında bir değirmende toplanıp, gece yatsı namazından sonra Balabancık Köyü ne varıp Davut Hoca nın evini basıp dört nefer kimseyi öldürdükten sonra altın ve gümüş ile dolu biri duvar içinde, biri burçak içinde gömülü iki testi bulup onları ve bir yük eşyayı dahi bargire yükletip alıp gittik. Aramızda taksim eyledik, benim hisseme 115 altın düştü diye itiraf etmiştir. Durum şahitlerden sorulduğunda da anlatıların doğru olduğunu söyledikten sonra Bıyıklı Mehmet in yol kesici hırsızlardan olup pek çok Müslümanları katlettiğini, eşya ve erzakını yağmaladığını, çaldığını ve daha pek çok kanunsuz işleri olduğunu söyledikten sonra, vâcibü l-katl ve lâzimü l- TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos

18 Ömer DÜZBAKAR izâle ve sâî bi l-fesat fi l-arzdır. Mezburun hakkından gelinmesi sevâbı azîmdir şeklindeki ifadeleri sicile kaydolunarak idam için subaşıya teslim edilmiştir (Kepecioğlu, I: 271) 4. Hırsızlık olaylarında çalınan malların değerlerinin tespit edildiği de görülmektedir. Buna dair 1608 tarihli kayda göre Ulucami civarında bir kahveye hırsızlık maksadıyla girilmiştir. Çalınan mallar arasında 44 adet fağfûrî (çinili) fincan ve on dirhem 5 değerinde gümüş fincanlar bulunmaktadır (BŞS B 26 78a). Hırsızlık ya da herhangi bir suçtan dolayı aranan kimselerin bulundukları yere baskın düzenlenecekse önce mahkemeden izin alınırdı de Bursa avcılarından bayır avcılarının reisleri Mehmet Dede, mahkemeye gelip Bursa dışarısında çiftlikler ve köyler basıp adamlar katleden eşkıyanın birçokları Kırıkkavak ta imişler, tutulup mahkemeye getirilmeleri için izn-i şer î isterim demesi üzerine eline bir mürâsele-i şer iye verilmiştir. Yapılan baskın sonucunda Pirî oğlu Kürt Hüseyin, Ali oğlu Bıyıklı Mehmet, Hasan oğlu Kürt Mustafa mahkemeye getirilmiştir. Dergâh-ı Alî çaşnigirlerinden Mehmet Ağa, bunların yüzlerine karşı; bundan evvel 30 nefer eşkıya ile Armutlu Köyü ndeki çiftliği basıp birkaç adama zarar verip atını aldıklarını söylemiştir. Yapılan suçlamalar faillerden sorulduğunda 30 kişi ile gidip bu işi yaptıklarını, yoldaşlarından birisinin ok ile vurulup öldüğünü ve Nilüfer suyuna bıraktıklarını itiraf etmişlerdir. Orada bulunan şahitler de bunların kuttâ-ı tarîk ve vâcibü l-izâle eşkıyadandır, hırsızlık edip evler ve çiftlikler basıp mucib-i katl-i fesat ve şenaatleri olduğunu söyledikleri sicile kaydolunmuştur (BŞS A a-b). Şehrin asayişinden sorumlu kimseler belirli zamanlarda toplantı düzenlemekte ve genel asayiş üzerinde durulmaktadır tarihli bir sicil kaydına göre böyle bir toplantıda yeniçeri zümresinden Muhzır Ağa olan Yahya Ağa Muradiye tarafında oturan Mahmut oğlu Halil i yakalayıp mahkemeye getirmiştir. Yüzüne karşı Halil in, haydutlardan olup Müslümanların karılarını çekip fitne ve fesat üzere olmasından başka Kükürtlü Hamamı önünde fakirlerden bir fakiri katl için üzerine 4 Suç grup halinde işlendiği halde verilen karar da yalnızca Bıyıklı Mehmet in adı geçmektedir de 1 dirhemin 10 akçe değerinde olduğu bilinmektedir (Yediyıldız, 1995: 120). 96 TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos 2008

19 İslâm-Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık Suçu: Yüzyıllarda Bursa... hücum edip başına silahla vurduğunu, bundan başka yine aynı yerde bir emret ve fakir oğlanın silahla boynuna vurup kaçtığını söylemiştir. Suçlamalar şahitlerce de doğrulandığından ölüm cezası istenmiştir (BŞS B 26 32b). Bu davada ilginç bir özellik de failin suç işlemekte aynı mekânı kullanmasıdır. Hırsızlık olaylarına adları karışanların gözleri o kadar dönmüştür ki soydukları mekânların onlar için önemi yoktur. Kuruçeşme de vakıfları bulunan ve yaptığı hayır işleri ile tanınan Emir Aynî kızı Fatma Hatun un Pınarbaşı nda bulunan türbesinin üzerindeki kurşun kubbenin üçte birinden fazlası geceleyin soyulmuştur tarihli bu kayda göre kubbenin soyulan kurşun kısmının yerine kiremit ile örtülmesine karar verilmiştir (BŞS A ). Kendi akrabaları tarafından ihbar edilen hırsızlar da vardır de İstanbul da Tophane de birkaç gün zarfında gece yarısı evlerin açılıp içlerindeki eşyaların çalındığı haberi alınmıştır. Topçubaşı Ağa tarafından Tophane de bulunan mahallelerin imamlarından burada oturan mahalle halkı hakkında bilgi alınmaya başlanmıştır. Bu araştırma sırasında Tophane de Muhyiddin Efendi Mahallesi nde Mehmet kızı Fatma, beş ay evvel İsmail oğlu Mehmet le evlenerek on gün önce bu mahalleye taşındıklarını söyleyerek beni kurtarın, kocam hırsızdır diye haber verdiğinden kocası Mehmet Bursa ya sürülmüştür (BŞS B 182 3b). Sicillerdeki kayıtlarda hırsızlıkla suçlandıkları halde uzun süre yakalanamayan kimselerin olduğu anlaşılmaktadır. Muradiye mahallesinde oturan Kara Musli de bunlardan biridir. Bursa çevresinde uzun bir süredir yol kestiği bilindiği halde ele geçirmek mümkün olamamıştır. Sonunda Sefer subaşı tarafından yakalanarak mahkemeye getirilmiştir. Şahitler Üftade dervişlerinden bir seyyidin bir çift çamaşırını çalıp götürürken, arkasından koşan bazı kimseler tarafından çaldıklarını bıraktığı bildirilmiştir. Ali oğlu İbrahim ise Tuli belinden gelirken Kara Musli nin bir adamı öldürdüğünü gördüğünü, kendi üzerine de saldırıp üzerindekileri bırakarak kurtulduğunu söylemiştir. Diğer şahitlerin de onun katil, hırsız ve yol kesici olduğunu söylemeleri üzerine durum 1599 da sicile kaydolunmuştur (BŞS B b). Hırsızlık mallarıyla yakalanan kimselerin suçun iştirakçisi mi yoksa bu malları başka bir yolla mı aldıkları titizlikle araştırılmaktadır. 29 Safer 973 (25 Eylül 1565) tarihli Bursa kadısına hitaben yazılan hü- TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos

20 Ömer DÜZBAKAR kümde; Bursa ya gelmekte olan bazı tüccarların, İnegöl kazasına bağlı Aksu derbendinde gecelerken soyulması olayında suçları sabit görülerek hapsedildiği bildirilen gurbet taifesinden isimleri yazılı dokuz kişinin siyaset olunması; ayrıca olay yerinde bu şahıslarla birlikte yakalandığı ve eşyalarının arasında da bu tüccarlara ait bir yay ve bir tirkeş (ok konulan kap, okluk) bulunduğu bildirilen Barçınlı kazasından Ali bin İvaz isimli şahsın da, bunları bu şahıslardan satın aldığı yolundaki iddiasını ispat ederse durumunun yeniden arz edilmesi; ispat edemez de onların suç ortağı olduğu ortaya çıkarsa onun da siyaset olunması emredilmiştir (5 Numaralı Mühimme Defteri, 1994: 51). Osmanlı şehirlerinin dışarıdan bakıldığında ilk göze çarpan özelliği, şehrin kale surları ve bu surlardaki şehre giriş kapılarıdır (Oğuzoğlu, 1987: 112). Şehrin girişinde bulunan ve güvenlik açısından son derece önemli olan bu kapıların haricinde bir de çıkmaz sokakların bulunduğu bazı mahallelerin girişlerinde kapılar bulunmaktadır. Stefan Yerasimos bu konuyu kamu alanlarıyla bağlantı kurarak açıklamaktadır. Ona göre, İslâm kentinde kamu alanından söz edilemez. Özel kişilere, hükümdarlara ve vakıflara ait özel mülklerin yanında, komşuların ya da bütün cemaatin ortak mülkiyeti altında bulunan alanlar vardır. Bu ilke en iyi şekilde, yol şebekesinin hukukî açıdan iki kategoride sınıflandırılmasında görülür: İlki bütün cemaatin ortak malı sayılan iki tarafı açık yol, ikincisi ise yalnız sokak sakinlerinin (komşuların) ortak mülkü sayılan çıkmaz sokaktır. Böylece çıkmaz sokağın girişine bir kapı yaptırıp burasını dışarıdan gelen insanlara kapatmışlardır (1996: 10) 6. Fakat 1517 tarihli bir sicil kaydına göre yapılan bu kapılar bazen mahalleyi korumaktan ziyade hırsızların işini kolaylaştıracak amaçlarla da kullanılmıştır. İznikli bir sipahi olan Yunus un evine hırsızlar girmiş, evinin içinde karısını ve cariyesini katlettikleri gibi baldızını ve bazı adamlarını da yaralamışlardır. O gece hırsızlar mahallenin diğer kapılarını dışardan yardım almalarını engellemek amacıyla bağlamışlar ve Mehmet ile Hacı Kara yı da katletmişlerdir. Yunus un evinden otuz bin /1607 de Bursa yı Celâlilerin istila etmesi üzerine, Bursa muhafızı olan Hasan Paşa bu kapı meselesine çok önem vermiş, her mahalleyi çevrelemek üzere sokaklara birer kapı ilave etmiştir. En büyük kapı Tatarlar Köprüsü üzerinde olup buraya top da konulmuştur. Daimi bekçiler, muhafızlar görevlendirilmiş ve bunların yevmiyeleri için de orada fırın ve başka yerlerde de binalar yapılmıştır. Bu kapıya da Hasan Paşa Kapısı adı verilmiştir (Kepecioğlu, II: 189). 98 TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos 2008

21 İslâm-Osmanlı Ceza Hukukunda Hırsızlık Suçu: Yüzyıllarda Bursa... akçelik eşyasını ve erzakını da çalmışlardır. Bu durum üzerine Yunus, işlenilen bu suçun faillerinin İznik ahalisinden olduğunu zannettiğini ve bunlar İznik ahalisi tarafından bulunmazsa, işlenilen suçtan dolayı İznik ahalisini sorumlu tutacağını padişaha şikâyet etmiştir. Bunun üzerine gönderilen fermanda bu işin meydana çıkarılması ve faillerin bulunması emredilmiştir (BŞS A b). Bu tür kapılarla ilgili Bursa Şer iyye Sicilleri ne yansıyan bir başka örnek 1681 tarihlidir. Buna göre Bursa Kalesi nin dört kapısı harap olup geceleri kapanmadığından hırsız ve haramzadelerin, kale halkından birçok Müslümanların dükkân ve evlerini açıp eşyalarını çaldıkları İstanbul a bildirilmiştir. Gönderilen cevapta kale duvarlarının, kapının üstündeki gölgeliğin ve kadınların hapsedildikleri yerin akçe ile tamiri emredilmiştir (BŞS B b). Halkın içine düştüğü zor anları fırsat bilerek hırsızlık yapanlar da bulunmaktadır. Ahşap yapılanmanın hakim olduğu Bursa gibi şehirlerde yangınlar büyük bir yıkıma sebep olmuştur senesi 25 Mart gecesinde Bursa tarihinin en büyük yangınlarından biri olmuş ve üç koldan genişleyerek, sekiz saat devam etmiştir. 233 dükkân yanarak otuz bin liralık zarar meydana gelmiştir. Yangın esnasında halkın içine düştüğü karmaşayı fırsat bilerek hırsızlık yapan altmış kadar hırsız Bursa valisi tarafından alınan tedbirler üzerine, yakalanarak cezalandırılmıştır (Kepecioğlu, IV: 347). Haklarında ölüm emri çıkarılmış kişilerin cezaları infaz edildiğinde kadı sicillerine kaydedilmektedir. Bunlardan 1517 tarihli bir kayda göre Kaplıca da tutulup hırsızlıkları ispat edilen kişilerin idamlarının gerçekleştiğine dair bir kayıt mevcuttur (BŞS A b). Araştırmamız sırasında adları hırsızlık olaylarına karışan pek çok kişiye verilen cezalar belirtilmemiş olup sicile kaydolunmuştur şeklinde bir ifade bulunmaktadır. Bundaki amacın aynı suçu tekrarlamaması konusunda kendisine bir uyarı mahiyetinde yapıldığı söylenebilir. Bu yorumumuzu doğrular nitelikteki bir kayıt Haydar oğlu Topal Bostan hakkındadır de Bursa subaşısı Sefer tarafından mahkemeye getirilerek Bostan için Eşkıyadır, haramzadedir. Kadı Şeyhî Efendi huzurunda şirret, şekâvet ve yol kesiciliği sicile yazılmıştı demiştir. Mahkemede bulunan şahitler de Yol kesici, kâtil ve hırsızdır. Şer ile hakkından gelinmesi sevaptır. Şirret ve şekâsı defalarca sabit olmuştur TSA / Yıl: 12, S: 2, Ağustos

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya başlamıştır. Böylelikle Türk-İslam devletlerinde Hukuk

Detaylı

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1. 24.6.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde

Detaylı

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER GİRİŞ Gelişen bilişim teknolojilerinin bütün kamu kurumlarında kullanılması hukuk alanında bir kısım etkiler meydana getirmistir. Kamu tüzel kişileri tarafından bilgisayar teknolojileri kullanılarak yerine

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür:

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Namusa Saldırı 327 NAMUSA SALDIRI Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Hayayı Ortadan Kaldıran Fiiller 1- Bir kadınla zina etmeye veya bir erkekle ilişkide bulunmaya

Detaylı

KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR?

KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR? KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR? Müslüman olmak. Akıllı olmak. Ergenlik çağına gelmiş olmak. Hür olmak. Nisap miktarı mal yada paraya sahip olmak. Yolcu olmamak. DEVE En az 5 yaşını doldurmuş olmalı.

Detaylı

başkasına zarar vermeme suç olgusu hırsızlık

başkasına zarar vermeme suç olgusu hırsızlık Her ne şart altında olunursa olunsun, Tabiî Hukuk tan gelen başkasına zarar vermeme kuralının toplum tarafından özümsenmemiş oluşu suç olgusunu ortaya çıkarmaktadır. Bir suç olgusu olarak ele alınan hırsızlık,

Detaylı

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; İDARİ PARA CEZALARI 5510 S.K.MD. 102 Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler

Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler Tek parti döneminde satılan Camiler ile ilgili M. Kemal Atatürk imzalı birkaç belge NİS 272012 Tek parti döneminde satılan Camiler ile ilgili M. Kemal Atatürk

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

T.C. Resmî Gazete. Kuruluş Tarihi: (7 Teşrinievvel 1336)-7 Ekim 1920. 28 Mart 1983 PAZARTESİ KANUNLAR

T.C. Resmî Gazete. Kuruluş Tarihi: (7 Teşrinievvel 1336)-7 Ekim 1920. 28 Mart 1983 PAZARTESİ KANUNLAR T.C. Resmî Gazete Kuruluş Tarihi: (7 Teşrinievvel 1336)-7 Ekim 1920 Yönetim ve Yazı İşleri İçin Başbakanlık Neşriyat Daire Başkanlığına başvurulur 28 Mart 1983 PAZARTESİ Sayı: 18001 Mükerrer YASAMA BÖLÜMÜ

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845)

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) C. Yunus Özkurt Osmanlı döneminde ilk genel nüfus sayımı, II. Mahmud döneminde 1831 (Hicri: 1246) yılında alınan bir karar ile uygulanmaya başlamıştır (bundan

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI (2016)

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI (2016) SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI (2016) 01.01.2016-31.12.2016 Dönemi için uygulanacak asgari ücret tutarı : 1.647,00 TL İDARİ PARA CEZASI UYGULANACAK FİİLLER UYGULANACAK CEZA 1)

Detaylı

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ BÖLÜM 1 OSMANLI SARAYLARI. 1. Dersin Amacı ve Önemi... 1 2. Kaynaklar-Tetkikler... 2

İÇİNDEKİLER GİRİŞ BÖLÜM 1 OSMANLI SARAYLARI. 1. Dersin Amacı ve Önemi... 1 2. Kaynaklar-Tetkikler... 2 İÇİNDEKİLER GİRİŞ 1. Dersin Amacı ve Önemi... 1 2. Kaynaklar-Tetkikler... 2 BÖLÜM 1 OSMANLI SARAYLARI 1. OSMANLI SARAYLARININ TARİHİ GELİŞİMİ... 7 2. İSTANBUL DAKİ SARAYLAR... 8 2.1. Eski Saray... 8 2.2.

Detaylı

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var Çek Kanunu; 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun 19.03.1985 tarihlide kabul edilmiş, 03.04.1985 tarihli, 18714 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI 01/01/2014-30/06/2014 Tarihleri arasında uygulanacak brüt asgari ücret : 1.071,00 TL 01/07/2014-31/12/2014 Tarihleri arasında uygulanacak brüt asgari

Detaylı

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır?

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? Bir suçun tanığı olmuş kişi, polise bilgi ve ifade vermek zorunda değildir. Ancak, ifadesine gerek duyulan kişilerin, polis

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE 2016 YILINDA UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE 2016 YILINDA UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE 2016 YILINDA UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanacak idari para cezalarının hesabında aylık

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır.

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır. GÜMRÜK İŞLEMLERİNE TABİ TUTULMAKSIZIN SERBEST DOLAŞIMA SOKULAN İKİNCİL İŞLEM GÖRMÜŞ ÜRÜNE İLİŞKİN GÜMRÜK VERGİLERİ VE İDARİ PARA CEZALARINI ORTADAN KALDIRAN SÜRE (ZAMANAŞIMI) Bilindiği üzere Dahilde İşleme

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar

Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar Ön İnceleme Nedeniyle Düzenlenecek Raporlar 1 Giriş: 4483 sayılı Kanuna göre yapılan bir ön incelemede, yetkili merci tarafından verilen onaylara bağlı olarak farklı raporlar düzenlenebilecektir. Yetkili

Detaylı

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi PROF. DR. NEJAT GÖYÜNÇ ARMAĞANI 305 Mevlüt ESER Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDAĞ NEÜ A. Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Mevlevilik, Mevlâna

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ KANUN NO: 5237. Taksir. (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde. cezalandırılır.

TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ KANUN NO: 5237. Taksir. (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde. cezalandırılır. TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ KANUN NO: 5237 Taksir Madde 22- cezalandırılır. (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde (2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla,

Detaylı

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı.

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı. Server Dede Sultanahmet Meydanı nda Tapu ve Kadastro Müdürlük binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz. Mezarın baş kitabede buradan yatan

Detaylı

7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU

7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU 7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU Alt Komisyon Raporu, 14 Mart 2002 Perşembe günü yapõlan Komisyon toplantõsõnda oy birliği ile kabul edilmiştir.

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başvuru Numarası: 2013/8492 Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM Başkan : Alparslan ALTAN ler : Serdar ÖZGÜLDÜR Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM M. Emin

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU NDAKİ İDARİ PARA CEZALARI

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU NDAKİ İDARİ PARA CEZALARI 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU NDAKİ İDARİ PARA CEZALARI İLGİLİ MADDE İDARİ PARA CEZASI UYGULANACAK FİİL /a 1) 8. maddenin birinci sında belirtilen sigortalı işe giriş bildirgesi

Detaylı

Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Projenin Önemi: Projenin amacı: Projenin Uygulanması: Projenin Maliyeti:

Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Projenin Önemi: Projenin amacı: Projenin Uygulanması: Projenin Maliyeti: Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Kutsal Mescid in kutlu komşularının evlerini restore ederek onlara karşı vefa borcumuzu öderken Aksa dan Müslümanları uzaklaştırıp Yahudilere yer açmaya çalışan

Detaylı

T.C TÜRKĠYE TAġKÖMÜRÜ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Konu : Disiplin Cezaları 02/04/2012 GENELGE NO:689

T.C TÜRKĠYE TAġKÖMÜRÜ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Konu : Disiplin Cezaları 02/04/2012 GENELGE NO:689 T.C TÜRKĠYE TAġKÖMÜRÜ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Konu : Disiplin Cezaları 0/04/0 GENELGE NO:689 Kurumumuza bağlı işyerlerinde çalışan işçilerimizin disiplinsiz davranışları nedeniyle, iş gücü kaybının önlenmesi,

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

Osmanlı nın ilk hastanesi:

Osmanlı nın ilk hastanesi: mekan Osmanlı nın ilk hastanesi: Yıldırım Darüşşifası YAPIMI 1394 TE TAMAMLANAN VE OSMANLI DEVLETİ NİN İLK HASTANESİ OLARAK KABUL EDİLEN BURSA DAKİ YILDIRIM DARÜŞŞİFASI, OSMANLI NIN YAPI ALANINDA DEVLET

Detaylı

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak J.T.G.Y.K. 1 Amaç MADDE 1 - Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Teşkilatının görev, yetki ve sorumluluklarına, hizmetin getirdiği bağlılık ve ilişkilere, teşkilat ve konuşa ait esas ve usulleri düzenler.

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com. 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com. 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİNİN TARİHÇESİ Doğaüstü Güçlere Dayalı Perspektif Klasik Okul

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

T.C. Resmî Gazete. 24 Eylül 1982 CUMA. Kanun Hükmünde Kararname

T.C. Resmî Gazete. 24 Eylül 1982 CUMA. Kanun Hükmünde Kararname T.C. Resmî Gazete Kuruluş Tarihi: (7 Teşrinievvel 1336) - 7 Ekim 1920 Yönetim ve Yazı İşleri İçin Başbakanlık Neşriyat Daire Başkanlığına başvurulur 24 Eylül 1982 CUMA Sayı: 17822 2. MÜKERRER YÜRÜTME VE

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

MERAM İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

MERAM İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU MERAM İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU Sıra No Vatandaşa Sunulan Hizmetin Tamamlanma Süresi (En BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER Hizmetin Adı Geç) Nüfus Cüzdanının Kayıp Nedeniyle 1- Var ise

Detaylı

PERSONEL GÖREV DAĞILIM ÇİZELGESİ AD SOYAD KADRO UNVANI GÖREVLERİ * GÖREV DEVRİ ** Erkan MOLLAOĞLU Güvenlik Koordinatörü

PERSONEL GÖREV DAĞILIM ÇİZELGESİ AD SOYAD KADRO UNVANI GÖREVLERİ * GÖREV DEVRİ ** Erkan MOLLAOĞLU Güvenlik Koordinatörü T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ GÜVENLİK MÜDÜRLÜĞÜ PERSONEL GÖREV DAĞILIM ÇİZELGESİ AD SOYAD KADRO UNVANI GÖREVLERİ * GÖREV DEVRİ ** Erkan MOLLAOĞLU Güvenlik Koordinatörü Ali ŞENEL Uludağ Üniversitesi kampusu

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI )

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI ) 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI ) SS ve GSS KANUNU NA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL) (01.01.2014 31.06.2014 Döneminde)

Detaylı

Edirne Hanları - Kervansarayları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Hanları - Kervansarayları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Hanları - Kervansarayları Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Hanları ve Kervansarayları............... 4 0.1.1 Rüstempaşa Kervansarayı................

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR?

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR? İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR? Recep GÜNER 50 * ÖZ 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu nda yer alan yükümlülüklerin sorumlusu

Detaylı

İçindekiler SAĞLIK HUKUKU-PART5-SAYFA SAYISI :6. Adli tıp 2-6

İçindekiler SAĞLIK HUKUKU-PART5-SAYFA SAYISI :6. Adli tıp 2-6 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler SAĞLIK HUKUKU-PART5-SAYFA SAYISI :6 Konular sayfa Adli tıp 2-6 16/01/2015 tarihinde Sağlık Hukuku dersi işlenmemiştir. 1 www.salthukuk.com

Detaylı

MASAK Şüpheli. Tebliğ 14.01.2014. www.gsghukuk.com

MASAK Şüpheli. Tebliğ 14.01.2014. www.gsghukuk.com MASAK Şüpheli İşlem Bildirimine İlişkin Taslak 14.01.2014 www.gsghukuk.com Şüpheli İşlem Bildirimine İlişkin Taslak 5337 sayılı Suç Gelirleri nin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ Günlük Haber Bülteni 09.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.sondakika.com.tr Tarih: 08.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi :www.haberler.com.tr Tarih: 08.02.2015 İNTERNET

Detaylı

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 2. Dersin amacı ve planı 18 3. CMH ve Hukuk

Detaylı

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ İDER AVANSI, GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2012/13494 KARAR NO : 2013/12373 GİDER AVANSI VE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2012 YILI )

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2012 YILI ) 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2012 YILI ) 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ

Detaylı

Aile içi şiddeti ihbar edin ve mahkemede yardımcı olun

Aile içi şiddeti ihbar edin ve mahkemede yardımcı olun DOMESTIC VIOLENCE HELP AT COURT Turkish AİLE İÇİ ŞİDDET Artık şiddetin sona ermesini istiyorsunuz Aile içi şiddeti ihbar edin ve mahkemede yardımcı olun Kadınlar İçin Aile İçi Şiddet Mahkemesi Savunma

Detaylı

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

Suriye Valisi Arif. Dahiliye Nezareti ne Özet: Şam da Plisi adlı Cizvit rahibine dair.

Suriye Valisi Arif. Dahiliye Nezareti ne Özet: Şam da Plisi adlı Cizvit rahibine dair. Şifre Kalemi 70 Suriye Vilayeti nden gelen şifredir. Fransa Cizvit rahiplerinden Plisi adında birinin, Rum Katolik papazlarından Huri İbrahim ile Havran köylerini dolaşarak Osmanlı Devleti aleyhinde zararlı

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Ekibinde görevlendirilen personele 05 Aralık 2012 Çarşamba

Detaylı

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik.

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik. Vergi barışı, Hazine'ye varlık barışından daha çok gelir getirir 23.11.2009 Bumin Doğrusöz Geçen günlerde yine vergi affı dedikoduları çıktı. Bu arada bir toplantıda Maliye Bakanı, vergide af olmayacağını

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi 4/ a ( SSK ) İşverenler,4/a bendi kapsamında sigortalı sayılanları,

Detaylı

MADDE AÇIKLAMA HESAPLAMA SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ İLE İLGİLİ CEZALAR

MADDE AÇIKLAMA HESAPLAMA SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ İLE İLGİLİ CEZALAR MADDE AÇIKLAMA HESAPLAMA 102-a/1 102-a/2 102-a/3 SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ İLE İLGİLİ CEZALAR Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi İle Genel Sağlık Sigortası Giriş Bildirgesini yasal süre içerisinde verilmemesi,

Detaylı

GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI GAZİEMİR İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI GAZİEMİR İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI GAZİEMİR İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ) 1 Nüfus Cüzdanı Düzenlenmesi

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI Müslümanlarla yaptıkları antlaşmaya ilk ihanet eden Yahudi kabilesi Kaynukâ'oğullarıdır.

Detaylı

1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ

1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ 1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BAKİ SARISAKAL 1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BİNALAR VE ARAZİ LİSTESİ Manastır Vilayetinde Nüfus Cemaati İslam Ulah ve Rum Ermeni Bulgar Yahudi

Detaylı

Polis 'Adın çıkar evine git' deyip ölüme göndermiş - Evrensel.net

Polis 'Adın çıkar evine git' deyip ölüme göndermiş - Evrensel.net 1 / 6 07.04.2015 16:07 ANASAYFA YAZARLAR GÜNDEM İŞÇİ-SENDİKA POLİTİKA DÜNYA DERGİLER 2014'te dünyada ve Türkiye'de ne oldu? Yemen'de ne oldu, bugün ne oluyor? ANASAYFA / GÜNCEL Polis Ve 'Adın elbet çocuk

Detaylı

İdari Para Cezaları (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası)

İdari Para Cezaları (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası) 5510 - Madde: 102 Dönem / Ceza Tutarı Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle; 01-06/2014 07-12/2014 Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinin / Genel Sağlık Sigortası Giriş Bildirgesinin Süresinde Veya Kurumca

Detaylı

Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler

Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler On5yirmi5.com Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler Ergenekon davasında tutuklu Tuncay Özkan, Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük'ün de aralarında bulunduğu 19 sanık hakkında tahliye kararı çıktı.

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı

AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı

AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı 1 AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı Karye-i Şeyhler ( 175) 1 1 1 Eş-şeyh Mehmed Arif ibn-i El-Hac Şeyh İbrahim Uzun boylu, Kır sakallı 60 2 Oğlu Şeyh İsmail

Detaylı

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ Amaç Madde 1- Bu yönetmeliğin amacı İtfaiyecilik mesleğinin kamuoyuna tanıtılması ve benimsetilmesi, yangın ve

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur.

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur. İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA Müşteki Vekilleri Şüpheli Konu Müsnet Suç : (T.C.:.)./ 3 Ümraniye İstanbul : Av. Aytekin TETİK & Av. Ahmet AYDIN - Adres Antette :...T.C.:2...2 Üsküdar İstanbul

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye. (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI

Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye. (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI Aşağıdaki metin kararın resmi olmayan özetidir. Alipour dosyası Veteriner olan Başvuru sahibi 1999

Detaylı

Sonuç. Beylikler dönemi, Anadolu'da Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesi

Sonuç. Beylikler dönemi, Anadolu'da Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesi 78 ağaçları bulunan yer, Ermenek'e bağlı Görme! Köyü'nde 32 Paşaçukuru olarak bilinen yer, Ermenek'te Emir Ahmed mülkü civarındaki yer, Ermenek'e bağlı Gargara Köyü'nde 33 yer, Mut Medresesi yakınındaki

Detaylı

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye

Detaylı

BULGARİSTAN AZİZ KİRİL VE METHODİUS ULUSAL KÜTÜPHANESİ NDE BULUNAN SİNOP İLE İLGİLİ OSMANLI ARŞİV BELGELERİ

BULGARİSTAN AZİZ KİRİL VE METHODİUS ULUSAL KÜTÜPHANESİ NDE BULUNAN SİNOP İLE İLGİLİ OSMANLI ARŞİV BELGELERİ BULGARİSTAN AZİZ KİRİL VE METHODİUS ULUSAL KÜTÜPHANESİ NDE BULUNAN SİNOP İLE İLGİLİ OSMANLI ARŞİV BELGELERİ Mustafa YAYLA 1 Ahmet ALTAY 2 ÖZET Bu çalışmada Bulgaristan Aziz Kiril ve Methodius Ulusal Kütüphanesi

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

AHMET ARSLAN OSMANLI DEVLETİ NİN PADİŞAHLARI ALBÜMÜ

AHMET ARSLAN OSMANLI DEVLETİ NİN PADİŞAHLARI ALBÜMÜ AHMET ARSLAN OSMANLI DEVLETİ NİN PADİŞAHLARI ALBÜMÜ ONLAR Nerde kaldı o çağlar ki Analar kurt doğururdu, Hilkat insan çamurunu Destanlarla yoğururdu? Yurda, baş dedikleri bir Ağır adakla geldiler. Ve

Detaylı

Gücü yeten kimsenin, sahibinden kaçan bir köleyi yakalaması, evlâ ve efdâldır. Siraciyye'de de böyledir.

Gücü yeten kimsenin, sahibinden kaçan bir köleyi yakalaması, evlâ ve efdâldır. Siraciyye'de de böyledir. KİTÂBÜ'L-İBÂK (SAHİBİNDEN KAÇAN KÖLELER) Sahibinden Kaçan Köle. Kölenin Sahibi Ortaya Çıkarsa. KİTÂBÜ'L-İBÂK (SAHİBİNDEN KAÇAN KÖLELER) Sahibinden Kaçan Köle Gücü yeten kimsenin, sahibinden kaçan bir köleyi

Detaylı

Tutanağın imzalanması MADDE 6 (1) Kararın uygulandığı kişiye aşağıdaki hususlarda bilgi verilir ve karar tutanağını imzalaması istenir.

Tutanağın imzalanması MADDE 6 (1) Kararın uygulandığı kişiye aşağıdaki hususlarda bilgi verilir ve karar tutanağını imzalaması istenir. 27 Mayıs 2008 SALI Resmi Gazete Sayı : 26888 TEBLİĞ İçişleri, Maliye ve Sağlık Bakanlıklarından: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT YER, ARAÇ, BİNA VE TESİSLERDE TÜTÜN ÜRÜNÜ TÜKETENLERE VERİLECEK İDARİ YAPTIRIM

Detaylı

Sirküler no: 067 İstanbul, 2 Ağustos 2010

Sirküler no: 067 İstanbul, 2 Ağustos 2010 Sirküler no: 067 İstanbul, 2 Ağustos 2010 Konu: 6009 Sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu nun özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümlerinde değişiklikler yapıldı. Özet: 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

Detaylı

1163 SAYILI KOOPERATİFLER KANUNU NUN EK 2. MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN SUÇ VE CEZALAR. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı

1163 SAYILI KOOPERATİFLER KANUNU NUN EK 2. MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN SUÇ VE CEZALAR. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı 1163 SAYILI KOOPERATİFLER KANUNU NUN EK 2. MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN SUÇ VE LAR T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Ertan ÖRS Müfettiş Aydın BAZİN Müfettiş Kasım 2013, Antalya

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? CEZA HUKUKU SUÇ Suçun Unsurları Suçun Türleri CEZA Ceza Hukukunun İlkeleri Cezai Sorumluluk CEZA HUKUKU "Ceza hukuku, devletin organlarınca suç sayılan

Detaylı

OSMANLI PERSPEKTĠFĠNDEN MAĞDUR HAKLARI

OSMANLI PERSPEKTĠFĠNDEN MAĞDUR HAKLARI OSMANLI PERSPEKTĠFĠNDEN MAĞDUR HAKLARI I. Ġslam CezaHukukunda Mağdur Kavramı İslam CezaHukukunda, suçla ihlal edilen ya da tehlikeye sokulan hukukî değerin sahibi vesuçtan doğrudan doğruya zarar gören

Detaylı

Âyette: İnsanın ancak çalışması vardır. [1]mûcibince;insanın önemi,ürettiği çalışması ile orantılıdır.

Âyette: İnsanın ancak çalışması vardır. [1]mûcibince;insanın önemi,ürettiği çalışması ile orantılıdır. ÇALIŞMA VE FAİZ Âyette: İnsanın ancak çalışması vardır. [1]mûcibince;insanın önemi,ürettiği çalışması ile orantılıdır. Toplumun varlığı ve varlığının devamı üreticiliğindedir..devamlı tüketen toplum,bu

Detaylı

OSMANLI DEVLETI NDE TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI

OSMANLI DEVLETI NDE TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI OSMANLI DEVLETI NDE TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI OSMANLI DA TAŞRA TEŞKILATI TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI İstanbul un merkez kabul edildiği Osmanlı Devleti nde, başkentin dışındaki tüm topraklar için taşra ifadesi

Detaylı

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI ESKİ METİN YÖNETİM KURULU VE SÜRESİ: Madde 7: Şirket işlerinin idaresi, genel kurul tarafından, hissedarlar arasından en çok üç yıl

Detaylı

DANIŞTAY 12. Daire 2008/6979 E.N, 2009/854 K.N.

DANIŞTAY 12. Daire 2008/6979 E.N, 2009/854 K.N. DANIŞTAY 12. Daire 2008/6979 E.N, 2009/854 K.N. Özet SORUŞTURMA ONAYINDA YER ALMAYAN FİİLLERLE İLGİLİ OLARAK BAKANLIĞIN BİLGİLENDİRİLMESİ, BAKANLIK TARAFINDAN VERİLECEK SORUŞTURMA ONAYI ÜZERİNE SORUŞTURMANIN

Detaylı