İLK TRİMESTER TESTİ ANORMAL OLAN OLGULARDA GEBELİK SONUÇLARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İLK TRİMESTER TESTİ ANORMAL OLAN OLGULARDA GEBELİK SONUÇLARI"

Transkript

1 T.C. Sağlık Bakanlığı Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Klinik Şefi: Op. Dr. MEHMET ULUDOĞAN İLK TRİMESTER TESTİ ANORMAL OLAN OLGULARDA GEBELİK SONUÇLARI UZMANLIK TEZİ Dr. FATMA ERSAN ÖNAL İstanbul-2008

2 ÖNSÖZ Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ndeki uzmanlık eğitimimde katkısı olan başta klinik şefim sayın Op. Dr.Mehmet Uludoğan olmak üzere klinik şefleri Op. Dr.Vedat Dayıcıoğlu na, Prof. Dr. Ateş Karateke ye, Op. Dr. Sadiye Eren e, Doç. Dr. Aktuğ Ertekin e, şef muavinlerime, başasistanlarım ve uzmanlarıma, 5yıl boyunca aynı çalışma ortamını paylaştığım asistan arkadaşlarıma, hemşire ve personelimize; Tez Çalışmamda büyük katkısı olan Op. Dr. Fırat Ersan a ve tez danışmanım Op. Dr. Oya Demirci ye Bugünlere gelmemde hiç şüphesiz en büyük payı olan sevgili anneme, canım kızkardeşime ve çok sevdiğim eşime sabır destek ve güvenleri için teşekkür ederim.

3 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ VE AMAÇ GENEL BİLGİLER PAPP-A NIN TANIMI PAPP-A NIN MOLEKÜLER KARAKTERİZASYONU PAPP-A NIN YAPISI PAPP-A/proMBP KOMPLEKSİ PAPP-A SENTEZİ PAPP-A NIN FONKSİYONU GEBE OLMAYAN ERİŞKİNDE PAPP-A GEBELİKTE PAPP-A PAPP-A NIN KLİNİK KULLANIMI SPONTAN ABORTUS VE PAPP-A EKTOPİK GEBELİK VE PAPP-A PREEKLAMPSİ VE PAPP-A DİABETİK GEBELİK VE PAPP-A ÇOĞUL GEBELİK VE PAPP-A KONJENİTAL ANOMALİLİ GEBELİKLER VE PAPP-A AKUT KORONER SENDROM VE PAPP-A HCG BİYOKİMYASI HCG GENLERİ HCG FONKSİYONU HCG METABOLİZMASI DOWN SENDROMU TARAMASINDA HCG MATERYAL METOD BULGULAR TARTIŞMA SONUÇ ÖZET KAYNAKLAR

4 1)GİRİŞ VE AMAÇ Literatürde kötü gebelik sonuçlarının, gebeliğin erken safhalarında bir takım biyokimyasal testlerle öngörülebilirliği ile ilgili çok sayıda çalışma mevcuttur. İkinci trimester trisomi taramasında kullanılan alfa-fetoprotein, serbest beta-hcg ve bağlanmamış estriol bu alandaki çalışmalarda kullanılan ilk serum belirteçleri idi. Yaklaşık 30 yıl önce, Lin ve ark. (1) gebe kadınların plazmalarından elde edilen yeni bir protein tanımlayıp bu proteine gebelik ilişkili protein-a (PAPP-A) adını verdiler. Yıllar sonra bu proteinin kan konsantasyonunu ölçmek için immünoelektroforetik (2) ve radyoimmünassay teknikler (3) geliştirildi. PAPP-A plasental bir protein olduğu ve maternal sirkülasyondaki konsantrasyonunun plasental aktiviteyi yansıttığı anlaşıldı (4) da gebeliğin ilk trimesterinde (10-14w), maternal serum serbest beta-hcg, PAPP- A seviyelerinin fetal ense saydamlığı (NT) ile kombine edilmesinin Down sendromlu vakaların %89 unu %5 lik yanlış pozitiflikle yakalayabileceğinin yayınlanmasından sonra ilk trimester trisomi taramasında kullanılan bu biyokimyasal belirteçlerin kötü gebelik sonuçlarını öngörebilirlikleri ile ilgili çalışmalar, ikinci trimester serum belirteçleri ile başlayan sürece yeni bir boyut kazandırdı. Yakın zamanlarda yapılan birçok çalışma hafta PAPP-A ve beta-hcg değerlerinin birtakım kötü gebelik sonuçları ile ilişkili olduklarını göstermiştir. Hepsinde olmasa da çalışmaların bazılarında düşük PAPP-A ve düşük serbest beta-hcg değerlerinin gebeliğin hipertansif hastalıkları, intrauterin gelişme geriliği, gestasyonel yaş için küçük gebelik, preterm eylem, abortus gibi gebelik komplikasyonları ile korele oldukları gösterilmiştir (5-13). Bu tez çalışmasının amacı da trizomi taraması için gebeliğin haftasında kullanılan kombine testin komponentleri olan serum beta-hcg ve PAPP-A nın gebeliğin ileri haftalarında gelişebilecek intrauterin gelişme geriliği (IUGR), SGA, LGA, gebeliğin hipertansif komplikasyonları, abortus, erken doğum eylemi, erken membran rüptürü, gestasyonel diabet gibi birtakım komplikasyonları öngörüp öngöremeyeceğinin saptanmasıdır. 2

5 2.GENEL BİLGİLER 2.1 PAPP-A TANIMI Uzun zamandır insan plasentasının normal şartlarda vücutta olmayan veya eser miktarda olan birçok spesifik proteini ürettiği bilinmektedir. Bu proteinler gebelik esnasında anne kanında bulunurlar ve konsantrasyonları aşırı biçimde artar. Human koryonik gonadotropin (HCG) ve human plasental laktojen (HPL) gibi uzun zamandır bilinenlerin yanında son zamanlarda başka proteinler de bu spesifik proteinlere eklenmiştir. Bunlardan biri de gebelikle ilişkili plasma protein-a (pregnancy associated plasma protein-a, PAPP- A) dır. İlk olarak Lin ve arkadaşları tarafından 1974 de gebelikle ilişkili protein B,C ve D ile birlikte gebe kadınların serumlarından pürifiye edilmiştir (1). Geç gebelik dönemlerinde yapılan PAPP-A ölçümleri ile ilgili ilk gözlemler çeşitli obstetrik anormalliklerin öngörülebilmesi ile ilgili görüşler oluşmasına sebep olmuşsa da sonraları PAPP-A ya olan ilgi giderek azalmıştır. PAPP-A araştırmalarına olan ilginin yeniden canlanması Brambati ve arkadaşlarının Down sendromlu fetusların doğumu ile sonlanan gebeliklerde PAPP-A seviyesinin düşük olduğunu yayınlamaları ile olmuştur (14). 2.2.PAPP-A MOLEKÜLÜNÜN KARAKTERİZASYONU PAPP-A NIN YAPISI İlk çalışmalar PAPP-A nın moleküler ağırlığı yaklaşık Kda, isoelektrik noktası Pı=4,4 olan yüksek molekül ağırlıklı homotetramerik glikoprotein olduğunu bildirmekteydi (1,15). Lin ve arkadaşları (1) tarafından gebe kadınların serumlarında bulunup pürifiye edilip karakterize edilmesi sonrası PAPP-A nın, her bir monomerinin moleküler ağırlıkları 200 Kda olan idantik 2 subüniteden oluştuğu dimerik yapılı bir makromoleküler glikoprotein (800kda) olduğu bulunmuştur. Günümüzde PAPP-A nın gebe serumunda eosinofilik major basic protein proformu (pro MBP) ile yaklaşık 500 kda luk heterotetramerik 2:2 kompleksi şeklinde bulunduğu gösterilmiştir. Bu kompleks PAPP-A/pro-MBP olarak isimlendirilmektedir(16). Gebe olmayanlarda PAPP-A 400 KDA homodimer olarak bulunur (17). PAPP-A geni insan kromozomu 9q33.1 de yerleşmiştir (18). PAPP-A nın aminoasit dizilimi parsiyel protein ve klonlanmış cdna serilemelerinden elde edilmiştir (19). PAPP-A cdna dizisi, PAPP-A nın serum formunun 22 rezidü içeren sinyal peptidli ve 3

6 58 residü içeren propartlı bir preproproteinden türediğini göstermiştir. Olgun PAPP-A polipeptidi 1547 aminoasid rezidüsü ve muhtemelen hepsi dolu olan 14 adet N- glikolizasyon bölgesi içerir. Glikozaminoglikanların yapıştığı varsayılan 7 adet Ser residü tanımlanmıştır. Bir kısmı doludur ama hiçbir galaktozamin bazlı karbonhidrat grubu yoktur. PAPP-A subünitesi hepsi köprülenmiş 82 half-cystin residü içerir. Cys residüleri yapısal parçalar olduklarını düşündürür tarzda birçok geniş kümeler şeklinde gruplanmışlardır (19,20). PAPP-A metallo-proteinazların metzincin süperfamilyasına aittir (21). Bu süperfamilya actacinler, reprolizinler, serralizinler ve matriks metalloproteinazlar (MMP veya matrixinler) olmak üzere 4 zinc peptidaz familyasını içerir. PAPP-A yeni metzincin familyası olan pappalisinlerin ilk üyesi olarak düşünülebilir (Tablo 1). Metzincinlerin yapısında uzamış zinc-binding motif bulunur. Zinc-binding motif yanında tüm üyeler, süperimposable Metturn ün ki aktif bölümün integritesinden sorumlu olduğu düşünülür- bir parçası olarak sıkıca korunmuş metiyonin residülerini paylaşırlar. Tüm metzincin katalitik bölgeleri tek beta-sheet oluşturan beş adet beta-strand ve üç adet a-helice içerir. Aktif bölge betasheet in dış kısmında iki yarı parçanın arsındaki yarıkta uzanır (22). PAPP-A molekülü metalloproteinaz metzincin süperfamilyasıyla ortak olan dizi motiflerine sahiptir ama daha önce bahsi geçen 4 üyeden birçok açıdan farklıdır. PAPP-A molekülünde bulunan Zn 2+ bağlama bölgesi matrix metalloproteinazlarda ve diğer metalloproteinazlarda ki Zn 2+ aktif bölgesi ile oldukça benzerdir (19). İlginçtir ki PAPP-A daki zinc motif ile korunmuş Met residüler arası mesafe 63 aminoasit iken bu mesafe diğer metzincinlerde daha kısadır (22). Uzamış zinc-binding motife ek olarak PAPP-A nın C-terminali short consensus repeat (SCR) ile ilişkili olarak yaklaşık 60 residülü beş motif içerir. SCR içeren proteinler plasma ve membran proteinlerinden oluşan 3 sınıf oluştururlar. Klas 1 SCR kompleman sistemini ihtiva eder. Klas 2 SCR selectinlerden oluşur. PAPP-A bu iki sınıftan da faklı olduğu için klas 3 olarak tanımlanır (19). Daha ötesi PAPP-A molekülü lin-notch repeat (LNR) ile ilişkili olarak yaklaşık 26 residülü 3 motif içerir. Bu motifler erken doku farklılaşmasında rol alan homeotik gen ürünlerindeki LNR ler ile benzerdir. Karakteristik motifi ile PAPP-A monomer şeması Figür 1 de gösterilmiştir. PAPP-A nın sekonder yapısı da öngörülmüştür (23). Tüm metzincinlerde ortak olan 4

7 sekonder yapı elemanları olan beş adet ß-strands (S1-S5) ve üç adet a-helices (HA HC)-, PAPP-A nın proteolitik kısmı için tanımlanmıştır. Bu elemanların yanında a- helice ler H-i, H-ii, H-iii ün sırasıyla S2 ve S3, S3 ve S4, S4 ve S5 arasına yerleştiği öngörülmüştür. H-ii ve H-iii helice bilinen metzincinlerde yoktur (Figür 2). Tablo. 1. Metzincin süperfamilyası (23). Familya Üyeler (örnekler) Astacinler Reprolysins/ada malysinler Serralysinler Matrix metalloproteinas (MMPs) Pappalysinler Bone morphogenetic protein 1 Cray fish collagenolytic enzymeastacins Snake venom proteinazlar A disintegrin and metalloproteinase 12 alkaline proteinase bacterial proteinazlar human neutrophil collagenaz matrilysin PAPP-A PAPP-A2 Şekil 1. PAPP-A monomerinin karakteristik motifli şeması. SCR short consensus repeats, LNR lin-notch repeats 5

8 Şekil 2. PAPP-A nın proteolitik kısmının öngörülen sekonder yapısı (Bold et al, 2001). S1 S5 ß-strands, HA, HB, HC, H-i, H-ii, H-iii -helices, H-i, H-ii, H-iii family specific elements, Zn zinc binding motif, M Met-turn, altı çizili elemanlar tüm metzincin süperfamilyası için ortaktır. PAPP-A in vivo ortamda intraselüler klivajını takiben aktif proteinaz olarak salgılanır. PAPP-A polipeptidin diğer bölümleri, muhtemelen proteolitik parçanın C-terminal kısmı düzgün katlanma ve sekresyondan sorumludur (17). PAPP-A nın nükleotid ve aminoasit dizilimlerinin Genbank, MIPSX ve Swissport databaselerindeki dizilimlerle karşılaştırılması bilinen nükleotid ve aminoasit dizilimleri ile hiçbir global benzerlik bulamamaştır (19). Ama 2000 yılında Farr ve arkadaşları (24) plasenta cdnalarından insan proteinine eşdeğer bir PAPP-A kodlayan yeni bir Cdna klonladılar. Ve buna PAPP-E adını verdiler. PAPP-E nin aminoasit dizilimi PAPP-A nınkiyle global benzerlik göstermektedir. PAPP-E geni 1. kromozoma lokalizedir ve ağırlıklı olarak plasentada exprese edilir. PAPP-E nin biyolojik rolü analiz edilmeye açıktır (24). PAPP-E ile parsiyel homolji gösteren proteinler P-, E-, ve L-selectinler (CD62), komplement receptor types 1 ve 2, complement factor H ve metzincinlerin katalitik kısımlarıdır (24). Farr ve arkadaşlarından bağımsız olarak diğer bir çalışma grubu aynı proteini PAPP-A2 olarak tanımladılar (25). PAPP-A2 nin spesifik olarak IGFBP-5 in klivajını yaptığını gösterdiler. Bu nedenle PAPP-A2 IGFBP-5 proteinaz adayıdır. PAPP-A ve PAPP-A2 birlikte metalloproteinazların metzincin süperfamilyasının beşinci ve yeni familyasını, pappalizinleri oluşturur (23,25) PAPP-A/proMBP KOMPLEKSİ Dolaşımdaki PAPP-A, proform of eosinophil major basic protein (prombp) ile disülfid köprüleri ile bağlı molarak bulunur (16) (Tablo 2). MBP 222 residülü tahmini 15 veya 16 residü signal peptid içeren preprombp den türer. 207 residüden oluşan MBP proformu 117 residülü matür MBP yi oluşturur. Pro parçası asidik (Pı=4,0) ve aşırı glikolizeyken MBP aşırı bazik(pı=11) ve nonglikolizedir (26,27). ProMBP matür MBP den daha az toksiktir. MBP memeli hücreleri için sitotoksiktir. Bu hücrelerin efektör fonksiyonunda görev alır ve eosinofil infiltrasyonu yolu ile doku hasarına yol açabilir. MBP eosinofil lokositlerin spesifik granüllerinin miktar olarak en fazla olan 6

9 öğesidir. Proform MBP aynı zamanda plasenta tarafından da salgılanıp dolaşıma verilir (28,27). Tablo 2. PAPP-A ve prombp nin parametrelerinin karşılaştırılması ( 26,16). Parametre PAPP-A prombp Polipeptidin aminoasitlerinin sayısı matür polipeptid Karbonhidrat boyutu 26.5 kda 14.8 kda 13.4 % 38.6 % PAPP-A monomerinin moleküler kütlesi» 200 kda 38 kda PAPP-A/proMBP kompleksinin moleküler kütlesi» 500 kda pi Kromosomal lokalizasyon 9 11 Gebelikte ana kaynak sinsityotrofoblast placental X hücreler placental X hücreler 2.3.PAPP-A SENTEZİ İn situ hibridizasyon ile gösterildiği gibi gebelikte hem PAPP-A nın hem de prombp nin ana sentez bölgesi plasentadır. Hem PAPP-A hem de prombp plasentada en çok exprese edilen genlere sahiptirler. PAPP-A mrna'sı trofoblastlardan derive septal X hücreler ve sinsityotrofoblastlarda lokalize iken prombp mrna sı sadece plasental X hücrelerde lokalizedir (29,30,31).Plasentadaki prombp ve PAPP-A mrna miktarları arasındaki oran gebelik süresince değişir: her iki mrna türü de ilk trimester plasentasında term plasentasına göre daha düşüktür, PAPP-A Mrna sı prombp ninkinden daha fazla artar (32).Bu bulgu prombp ve PAPP-A serum seviyelerinin molar oranlarının değeriyle uyumludur. İlk trimesterdeki 10 kat prombp fazlalığı üçüncü trimesterde 4 kata kadar iner (33). Reverse transcriptase-polymerase zincir reaksiyonu ile yapılan analizler hem PAPP-A 7

10 hem de prombp mrnalarının birçok reprodüktif veya non-reprodüktif dokuda bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Ancak bu dokulardaki seviyeler plasentadakinden çok daha azdır. Nonplasental dokulardaki düşük Mrna miktarları gebe olmayan kadın ve erkek serumlarında çok düşük bulunan PAPP-A ve prombp protein miktarı ile gösterilmiştir (32). Bu çalışmacılar PAPP-A ve prombp mrna sının kadın üreme sisteminde, mesela overler,tuba uterina, endometrium ve myometriumda sentezlendiğini göstermişlerdir. Her iki türün sentezi böbrek, kolon, kemik iliği hücresi, meme ve meme kanseri gibi nonreprodüktif dokularda da olmaktadır. PAPP-A sekresyonunun tümünün IGF-bağımlı IGFBP4 proteinaz aktivitesi olduğu bilinen osteoblastlar, kemik iliği stromal hücreleri, granulosa hücreleri ve vasküler düz kas hücrelerinden de yapıldığı gösterilmiştir (32). Düşük spesifik poliklonal antikorlar kullanılarak yapılan immünhistokimyasal çalışmalar oldukça farklı PAPP-A reaktif hücre tipleri ortaya çıkarmıştır. PAPP-A positifliğ mesenşimal orijinli üç değişik özelleşmiş hücre tipini kapsar: endokrin hücreler, hepatositler ve hematopoetik hücreler. Positif epitelyal hücreler sindirim ve genitoüriner sistemde bulunur. Leydig hücreleri en güçlü ve en tutarlı immünhistokimyasal reaktiviteyi gösterirler. Extragenital organlarda çok çeşitli PAPP-A reaktif hücreler bulunur.tüm bu hücrelerin ortak özelliği matürlerden ziyade immatür hücrelerde olmaları, erişkin organlardan çok fetal organlarda olmaları ve sekretuar dokulardan ziyade proliferatif dokularda daha artmış sıklıkta bulunmalarıdır (34) PAPP-A NIN FONKSİYONU PAPP-A biyolojik fonksiyonu keşfi olan 1974 den 1999 a kadar sır olarak kalmıştır. Geçmişte PAPP-A ya çinko taşıyıcı protein veya fagositik-proteolitik defansa karşı bariyer gibi fonksiyonlar da addedilmiştir. Ayrıca lökosit elastaz inhibe edici etki ve lectin indüklenmiş lenfoblastogenez de tarif edilmiştir (35,36,37,38). PAPP-A gebe serumunda insülin-benzeri büyüme hormonu bağlayıcı protein (IGFBP) proteinazı predomine ediyor gibi gözükmektedir da Lawrence ve arkadaşları insan fibroblastlarından IGF-bağımlı IGFBP-4- spesifik proteazı tanımladılar ve bunun PAPP-A olduğunu söylediler (39). Böylece IGFbağımlı IGFBP-4 protease/papp-a, normal ve patolojik insulin-benzeri büyüme hormonu fizyolojisinden sorumlu ve metalloproteinazların metzincin familyasının yeni üyesi olan bir yapı olarak tanımlandı. PAPP-A gebe serumunda baskın IGFBP-4 proteazdır ve spesifik olarak IGFBP-4 ü keser ve IGFBP e bağlı olan IGF nin serbestleşmesini sağlar. IGFBP-4 ü keserek PAPP-A IGF nin biyolojik aktivitesini artırır. Bu enzim IGFBP-4 ü degrade eden 8

11 diğer multifonksiyonel proteazlar için de benzersizdir. IGFBP-4 ün yanında PAPP-A gebe serumunda IGFBP-5 in de kesilmesine katkı sağlar ama IGFBP-3 proteolitik aktivitesine katkısı yoktur (40,17). PAPP-A nın fonksiyonu prombp ile ilişkilendirilerek irdelenmelidir. rpapp-a ve gebe serumu PAPP-A/proMBP kompleksinin karşılaştırılması sürpriz biçimde proteolitik aktivitede 100 katlık fark olduğunu ortaya koyar. Bu prombp nin in vivo olarak proteinaz inhibitörü olduğunu gösterir. Gebe serum ve plasentasındaki eser miktarda (<1 %) olan bağlanmamış PAPP-A nın PAPP-A/proMBP kompleksinden çok daha yüksek spesifik aktivite gösterdiği belirlenmiştir. PAPP-A/proMBP kompleksinin aktivitesi muhtemelen prombp ile 2:1 oranında kompleks şeklinde bulunan ve parsiyel olarak baskılanan PAPP- A tarafından gösterilmektedir. Gebe serumunda prombp nin PAPP-A yı baskılaması bu proteinin eosinofil lokositler dışındaki fonksiyonunu da açıklayabilir. Bu, inhibitörüne kovalen disülfid bağlarla bağlı enzim ile karakterize yeni bir proteinaz inhibisyonu mekanizmasını da gösterir (17). Gebe serumunda PAPP-A nın yüksek konsantrasyonda olması ve bu baskılanmamış PAPP-A nın dolaşımda dramatik IGFBP-4 proteaz aktivitesi artışına yol açabilme ihtimali nedeniyle prombp nin inhibitör fonksiyonu çok önemlidir. Serbest PAPP-A ya bağlı sıra dışı artmış IGFBP-4 aktivitesi plasental gelişim için lokal olarak gerekli olabilir (17). Her ne kadar hem PAPP-A hem de prombp sentezi çok daha az olsa da gebe olmayanlarda da bu inhibitör etki çok önemlidir. IGF bağımlı PAPP-A IGFBP-4 proteaz aktivitesinin aterosklerotik plak gelişimi, yara iyileşmesi, kemik remodellingi gibi bir takım lokal proliferatif cevaplarda da önemli olabileceği öne sürülmüştür (39). Birtakım belli hücrelerin proliferasyonu otokrin ve parakrin etki yolu ile PAPP-A salgılayarak ve bunun sonucunda biyoaktif insülin-benzeri büyüme hormonu değerleri artışına yol açılması sureti ile stimüle edilebilir. ProMBP üretip salgılayabilen farklı tipte hücrelerin komşuluğu bu proliferasyonun PAPP-A nın enzimatik inhibisyonu yolu ile kontrolüne olanak sağlar (17). Kültüre fibroblastların PAPP-A salgılayabildiği ancak prombp salgılayamadığı gösterilmiştir ve in-situ hibridizasyonla da plasentada PAPP-A ve prombp nin farklı hücre tiplerince salgılandığı gösterilmiştir (39). Her ne kadar prombp nin dolaşımda PAPP-A nın inhibitörü olduğu düşünülse de başka yerlerde farklı roller de oynayabildiği tam olarak ekarte edilemez (17). 9

12 2.5. GEBE OLMAYAN ERİŞKİNLERDE PAPP-A Bishof ve ark. proliferatif faz PAPP-A plasma konsantrasyonunu ± 30 ng/ml ve sekretuar faz konsantrasyonunu ± 23.4 ng/ml ve postmenopozal konsantrasyonu 93.2 ± 22.1 ng/ml olarak buldular (41). Görüldüğü üzere PAPP-A nın menstruel siklus sekretuar ve proliferatif faz konsantrasyonları benzerdir. İnaktif (menopozal) veya proliferatif faz endometriumda PAPP-A konsantrasyonu az ama sekretuar endometriumda oldukça yüksektir (41). Bu bulgu PAPP-A nın endometrial üretimi olduğu tezleri ile uyumludur. Bischof ve ark. faklı endometrial evrelerde PAPP- A nın plasma seviyelerinin fluktuasyon göstermemesinin nedenini PAPP-A nın dolaşımda aktif metabolizmasına veya dolaşımdaki PAPP-A ya uterus dışı dokulardan katkılara bağlamışlardır (41). Folliküler sıvı gebelikten immünolojik ve fizikokimyasal açıdan farklı olmayacak şekilde PAPP-A içerir. Folliküler sıvıların %95 inde PAPP A bulunmuştur. Sağlıklı follüküllerde PAPP-A folllikülogenez ile ilişkili olarak folliküler faz boyunca artar ve ovulasyonun hemen öncesi pik yaparken atretik follüküllerde siklus boyunca değişmez (42). Hourvitz ve arkadaşlarının çalışmaları PAPP-A yı kodlayan genlerin normal siklusları olan kadınların overlerinde exprese olduklarını ispatlamışlar ve genin sağlıklı granülosa hücreleri ile corpora luteada her zaman fazla miktarda exprese edildiğini de göstermişerdir (43). Atretik antral folliküllerde düşük PAPP-A mrna expresyonu var idi. Hourvitz ve ark. normal insan overlerinde PAPP-A nın resticted expresyon paterninin dominant follikül ve onun ürünü olan corpus luteumun fonksiyonel markerı olabileceğini iddia etmişlerdir. PAPP-A gonadotropin antagonisti olan IGFBP-4 ü inaktive ederek dominant follikül ve corpora lutea seçimi, gelişimi ve faklılaşmasında rol oynuyor olabilir. Peritonal sıvıların 16.3 % de düşük PAPP-A konsantrasyonları bulunmuştur (44). Seminal plasma diğer dokulardakiyle aynı immünoreaktivitede PAPP-A içermektedir (35,44). Seminal PAPP-A seviyeleri subfertil, infertil ve fertillerin ejakulatlarında farklı bulunmamıştır. Bu bulgu seminal PAPP-A konsantrasyonunun kalitatif semen analizinde yararlı olmadığını göstermiştir(42). 2.6.GEBELİKTE PAPP-A Gebe olmayanlara göre gebelerde PAPP-A 150 kat artar, kadınlarda PAPP-A en yüksek seviyesine gebelikte ulaşır (34). Maternal sirkülasyonda en yüksek PAPP-A 10

13 seviyesi 250 mg ile termde oluşur (42). Tekiz gebeliklerde maternal kanda PAPP-A ilk olarak implantasyon sonrası 28. günde saptanır. (42). Serum PAPP-A konsantrasyonu ilk trimesterde doubling zamanı 3-4 gün olacak şekilde exponansiyel olarak artar, sonra doğuma kadar gebelik boyunca artış devam eder. Görüldüğü üzere 36. haftaya kadar artış daha az eğimli iken 36.haftadan sonra daha dik bir eğimle daha hızlı artış olur (45). Termde maksimum seviyeye ulaşılır. Figür 3. de ilk trimester sonu ve 2.trimester başı serum seviyeleri görülmektedir. Şekil 3. (46) Doğum sonrası PAPP-A kleransı trofoblastlarca üretilen diğer moleküllerden daha yavaştır, doğum sonrası ortalama PAPP-A yarı ömrü ise 52.9 ± 25.8 saattir (Bischof et al, 1984 a). İlk trimester bitiminde yarı ömrü 51 saattir. Kürete edilmiş desiduası olan ektopik gebeliklerin cerrahi sonlandırılmaları sonrası PAPP-A kaybolması intakt desiduası olanlara göre daha hızlıdır. PAPP-A yarıömrü desidua varlığında yokluğuna göre daha uzundur. Bu sonuçlara göre erken gebelikte trofoblastların ortadan kalkması ile PAPP-A üretimi desidua tarafından devam ettirilmektedir (47). Maternal sürkülasyonun dışında PAPP-A sadece minor havuzlar şeklinde bulunur. Amniyotik sıvıda, kolostrumda ve fetal kanda eser miktarda PAPP-A saptanmıştır. Fetal sirkülasyondaki miktar maternal sirkulasyondakinin 1000 katı kadar, amniyotik sıvıdaki miktar ise 10 katı kadar azdır (48). Westergaard ve ark. PAPP-A serum konsantrasyonu ile maternal ağırlık (r = , p = ), plasental ağırlık(r = 0.175, p = ) ve gravida (r = ; p = 0.02)arasında istatiksel olarak anlamlı ilişki buldular (49). PAPP-A seviyeleri ve maternal ağırlık arasındaki ters ilişki kilolu kadınlarda plasma volümünün daha fazla olması ile açıklanabilir (50). Ortalama PAPP-A seviyeleri primigravidalarda daha yüksektir. PAPP-A seviyeleri üzerindeki bu gravidite etkisi ilginçtir ancak bunun biyolojik önemi net değildir, çünkü plasental ağırlık primigravid ve multigravidler arasında faklılık göstermez. Trofoblastlarca 11

14 üretilen proteinlerden dolayı PAPP-A ve plasneta ağırlığı arasında pozitif korelasyon olması beklenen bulgudur (49). PAPP-A değerleri ve ilk trimester relatif doğum ağırlıkları arasında ayrıca doğum ağırlığı ile gebeliğin geç dönemlerindeki maternal serum PAPP-A seviyeleri arasında da önemli pozitif korelasyon tanımlanmıştır (51,52). İlk trimesterde düşük PAPP-A seviyeleri zayıf fetal gelişimi öngörebilir. Bu sadece normal gebeliklerde fetusun baştan belirlenmiş bir potansiyeli olduğunu ve sınırlar içinde kalmaya meyilli olduğunu gösterir. İlk trimesterde düşük PAPP-A seviyeleri bu fetusun ufak ama normal bir bebek olacağını söyleyebilir. Diğer taraftan küçük plasenta yavaş gelişimin sorumlusudur diye spekülasyon yapılabilir, bundan yola çıkarak plasentanın büuüklüğünün ve kapasitesinin fetal gelişimi kısıtladığı normal gebeliklerin bir subgrubu olabilir de denebilir (51) KLİNİK UYARLAMALAR PAPP-A nın tanımlanması ve isolazyonu sonrası ilk klinik çalışmalar plasental fonksiyonun bir indeksi olarak klinik kullanılabilirliğini ve düşük tehdidi, ektopik gebelik ve diğer gebelik sonuçlarını öngörebilirliğini araştırmayı amaçladılar.1990 dan bu yana PAPP-A ya olan özel ilgi onun ilk trimester Down sendromu taraması ile olan ilişkisi üzerine yoğunlaşmıştır SPONTAN ABORTUS İki prospektif çalışma umut vaat edici sonuçlara ulaşmıştır (53,54). Fetal kardiak aktivite olmadığında maternal serum PAPP-A seviyesi azalır. Kalp atımı saptanması sonrası abortus oluşursa PAPP-A seviyeleri 10.persentilin altına iner. Anormal sonuçlar fetus daha canlı iken spontan abortusun klinik olarak ilerlemesinden haftalar öncesinde tesbit edilmeye başlanır. Otörler gebelik proteinleri arasında sadece PAPP-A nın düşük nedeniyle sonlandırılan gebeliklerle kan numunesi alındığı anda ultrasonik fetal kalp aktivitesi olmayan gebelikleri ayırt edebileceğini bildirmişlerdir. Ruge ve ark. 7 ve 20. gestasyonel hafta arası fetal canlılığı ultrasonik olarak konfirme edilmiş vajinal kanama nedeniyle hastaneye başvuran 128 gebe yayınladılar (55). Normal kadınlara göre vajinal kanaması olanlarda serum seviyeleri çok düşüktü. Ancak daha sonra abortuslar dikkate alındığında başvuru anındaki anormal test sonuçlarının prediktif değerinin %18.7 olduğunu buldular. Seri ölçümler PAPP-A konsantrasyonlarında hem doğum yapan hem de abort yapanlarda tahmin edilen ondalıklarda PAPP-A artışı saptadılar. Böylece düşük tehdidi semptomları olanlarda başvuru anındaki anormal değerlerin prognozun 12

15 değerlendirilmesinde prediktif değeri azdır EKTOPİK GEBELİK VE PAPP-A PAPP-A seviyeleri ektopik gebelikte azalır gibi gözükmektedir (Bischof et al, 1983). Extrauterin gebeliklerin %50 sinde PAPP-A seviyeleri intrauterin gebeliklerin normal seviyesinin 10 uncu persentilinden az idi ve geri kalanlarda periferik dolaşımda PAPP-A tesbit edilememişti PREEKLAMPSİ VE PAPP-A Lin ve ark. PAPP-A seviyelerinin preeklamptiklerde arttığını bildirdiler (57). Sonraki çalışmalar daha ağır preeklampsi vakalarında değişimin daha bariz olduğunu ve PAPP-A artışının hipertansiyon ve proteinüriyi öncelediğini buldular (58) DİABETİK GEBELİK VE PAPP-A PAPP-A seviyeleri plasental makrozomi ve daha kilolu yenidoğanlarla ilişkisine rağmen diabetik gebelerde diabetik olmayanlardan hafifçe ama önemsiz derecede daha düşüktür (57). Pedersen ve arkadaşlarının çalışmalarında 8-14 hafta diabetik gebelerde önemli derecede PAPP-A düşüklüğü gözlemlenmiştir (58). Serum PAPP-A seviyeleri ile White klasifikasyonuna göre belirlenmiş DM ciddiyeti-süresi veya HbA1c ye göre belirlenmiş ortalama kan değerleri arasında korelasyon bulunamamıştır. Ama fetal gelişimin normalden saptığının bilindiği bir durum olan maternal diabet ile komplike gebeliklerde PAPP-A ile doğum ağırlığı arasında pozitif korelasyon vardır. Diabetik annelerde ilk trimester PAPP-A seviyelerinin düşük olduğu ispatlanmıştır ve bu durum biyokimyasal taramaların sonuçlarının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulmalıdır ÇOĞUL GEBELİKLER VE PAPP-A Lin ve ark. geç gebelikte ikiz gebeliklerde istatistiksel olarak yüksek PAPP-A seviyeleri buldular (56). Westergaard ve ark. gebeliğin ikinci yarısında ikiz gebelerde PAPP-A seviyesi tekizlerdekine benzer olduğunu ama %89-97 sinin 90. persentil üzerinde olduğunu bildirdiler (59). İlk trimester çoğul gebeliklerde PAPP-A ile ilgili daha az bilgi vardır. Brambati ve ark. (60) 1.5 MoM bulurken Spencer ve ark. (61,62) PAPP-A seviyelerini tekizlerden 1.86 kat daha fazla buldular. Sonuç olarak çoğul gebeliklerde genelde artmış PAPP-A seviyeleri görülür ama hatırı sayılır oranda tekizlerdekiyle örtüşen konsantrasyonlar mevcuttur. 13

16 KONJENİTAL ANOMALİLİ GEBELİKLERDE PAPP-A 1. Trisomi 21 Trisomi 21 (Down sendromu) etkilenen yenidoğanların uzun süre yaşayabildiği en sık görülen kromozom anormalliğidir. Trisomi 21 li gebelerin serumlarında seviyeleri anormal olarak yüksek ya da düşük bir çok madde gözlenmiştir. PAPP-A nın önemi Down sendromunun ilk trimesterde major biyokimyasal markerı olması nedeniyle giderek artmaktadır. Down sendromlu fetus varlığında ilk trimester PAPP-A seviyesi ciddi oranda düşmektedir. Gebelik ilerledikçe normal ile down sendromlu gebelikler arasındaki PAPP-A farkı da giderek azalmaktadır. Bu nedenle PAPP-A down sendromu taraması için ikinci trimesterde marker olarak kullanılamaz (63). Retrospektif ve vaka-kontrol çalışmalarında 9 ile 13 üncü haftalar arası ölçüldüğünde PAPP-A ve serbest beta-human koryonik gonadotropinin potansiyel marker olarak öne çıktığı gözlenmiştir de Wald ve arkadaşları multisentrik çalışmalarında PAPP-A ve serbest b-hcg nin birlikte yaş ile beraber kullanılmaları durumunda %5 yanlış pozitiflik ile %62 tarama hızına ulaştıklarını gösterdiler (64). Krantz ve ark. 22 down sendromlu 483 kontrol vakalı çalışmalarında %5 pozitiflikle %68 tarama oranı buldular (65). 9. ve 13. haftalar arası gebeleri inceleyen bir diğer prospektif çalışma PAPP-A ve serbest beta- HCG yaş ile beraber kullanılırsa etkilenmiş vakaların %5 yanlış pozitiflikle %56 oranında saptananacağını bildirdi (66). Down sendromlu gebeliklerle ilgili diğer çalışmalara Tablo 3 ve Figür 5 de gösterilmiştir da Canick ve Kellner 563 Down sendomlu içeren 21 yayınlanmış çalışmanın sonuçlarına baz alarak Down sendromlu gebeliklerde median PAPP-A değerinin 0.4 MoM olduğunu gösterdiler (67). Cucle nin metaanalizinde (Cucle and vanlith, 1999) ultrasonla nukal saydamlık (NT) ölçümü serbest beta-hcg ve PAPP-A ile kombine edilince saptama oranının %86 ya çıktığı ve dört marker serum profili ile %88 olduğu yayınlandı. Bundan yola çıkılarak ilk trimesterde NT ve biyokimya kombinasyonunun ikinci trimesterdeki sadece biyokimyasal taramadan daha sensitif olduğu bildirildi. 2. Trisomi 18 Trisom 18, trizomi 21 den sonra en sık görülen otozomal trisomidir. Etkilenmiş gebeliklerin çok az bir kısmının canlı doğumla sonuçlandığı letal bir durum olarak belirtilir (68). PAPP-A trizomi 18 de trizomi 21 den daha faklı davranıyor gibi görünmektedir. İlk trimesterde azalan ve ikinci trimesterde de azalmaya devam eden değerler 14

17 gözlenmektedir (69,70,71). PAPP-A MoM değerleri gibi ciddi oranda düşüktür. Medyan PAPP-A MoM değeri trisomi 18 vakalarında gestasyonel yaş ile giderek azalır haftalarda medyan 0.185; haftalarda ve haftalarda dir (70). İkinci trimesterde trizomi 18 taraması için bildirilen markerlar içinde en ayırtedici olanı PAPP-A dır. PAPP-A ve serbest beta-hcg kombinasyonu yaşla beraber %0.5 yanlış pozitiflikle vakaların %74 ünü saptayabilir (70). 3. Diğer kromozomal anormallikler Düşük PAPP-A seviyeleri sadece trizomi18 ve 21 de değil ayrıca bazı diğer fetal anöploidlerde de gözlenmektedir (72). Brizot ve ark. trizomi 13 lerde PAPP-A mom değerini 0.25 ve sex kromozomu anöploidilerinde 0.72 olarak düşük buldular (73). Yakın zamanlarda Spencer ve ark. PAPP-A yı ile trizomi 13 ile yakın değerler bulmuşlardır (61,62). Maternal serum PAPP-A serbest beta-hcg ve NT ölçümünün yaş ile kombinasyonu trizomileri %0.5 yanlış pozitiflikle %90 oranında yakalayabilir. Trizomi 21 inkine benzer spesifik risk algoritmaları trizomi 13 için de ilk trimester tarama programlarına konulması gerektiği bildirilmiştir (61,62). Bersinger ve ark. Down sendromu ve diğer trizomilerde başlangıçta hem fetal hem de plasental biyosentetik aktivitenin azaldığını ama HCG, SP1 ve PAPP-A üreten plasentanın ikinci trimesterde cash up yaptığını ancak fetal markerlar olan AFP, Ue3 ün normal gebelik değerlerinden düşük kalmaya devam ettiğini öne sürdüler (74). Plasental markerların kana salınımı muhtemelen pasiftir. Büyük molekül olması ile karakterize PAPP-A yavaşça salınır bu nedenle trizomi gebeliklerin ilk trimesterinde bariz olarak düşüktür. Etkilenmiş ve etkilenmemiş gruplarda PAPP-A konsantrasyonu ilerleyen gebelik ve plasental kompenzasyon ile birbirine eşitlenir ama bu durum daha ufak moleküller olan HCG ve SP1 inkinden daha geç evrelerde olur. Trisomy 18 de, fetal gelişim geriliği sık bir bulgudur bu nedenle ikinci trimesterde düşük PAPP-A fetal ölümün habercisi olabilir (70). Brizot ve ark. trizomik gebeliklerde plasentada PAPP-A gen expresyonunu araştırdılar (75). Düşük serum PAPP-A seviyelerine rağmen trizomi 21 veya 18 ile etkilenmiş gebeliklerle kontroller arasında plasental doku PAPP-A mrna expresyonu ve PAPP-A konsantrasyonu farkı bulunamamıştır. Ayrıca normal ve trizomik gebeliklerde plasental protein veya maternal serum PAPP-A konsantrasyonları ile plasental mrna arasında ilişki yoktu. Brizot ve ark. trizomik gebeliklerde düşük PAPP-A seviyeleri protein salınım mekanizması, bozulmuş plasental transport veya modifiye serum PAPP-A stabilitesi gibi posttranslasyonel olaylara bağlı olabileceğini öne sürdüler (75). 15

18 Tablo 3. Yayınlanmış çalışmalarda Down sendromlu gebeliklerde PAPP-A mom değerleri. Referans PAPP-A (MoM) Down sendromlu fetus taşıyan hasta sayısı Gestasyon haftası Wald et al, 1992 Brambati et al, 1993 Brambati et al, 1994 Iles et al, 1993 Haddow et al, 1998 Krantz et al, 1996 Wald et al, 1996 Brizot et al, 1994 Berry et al, 1997 Spencer et al,

19 4. Cornelia de Lange Sendromlu gebelikler ve PAPP-A İnsanda plasental PAPP-A eksikliği Cornelia de Lange sendromuyla ilşkilidir. Bu sendrom inkomplet fetal gelişim ve akabinde deformiteleri içerir de Cornelia de Lange sendromlu bebek doğuran bir gebede maternal PAPP-A eksikliği bildirildi (76). Akabinde plasentada yapılan immunhistokimyasal çalışmalar trofoblastik dokuda hiç PAPP-A bulamadı (76). Bu bulgular Aitken ve arkadaşları tarafından Cornelia de Lange sendromlu infant doğumu ile sonuçlanan 19 gebe ile yapılan çalışmada da doğrulandı (77). Bu sendromda düşük PAPP-A seviyelerinin nedeni bilinmememektedir. Aitken ve ark. konsantrasyon aralığı ve düşme miktarına bakarak PAPP-A nın bu sendromda spesifik bir rolü olmadığını ama anne kanında ikinci trimesterde PAPP-A ölçümü yapılmasının bu sendromun prenatal tanısında ultrasonun yanında değerli olabileceğini öne sürdüler AKUT KORONER SENDROM VE PAPP-A PAPP-A nın diğer umut vaat edici olduğu alan kardiyolojidir. Bayes-Genis ve ark. PAPP-A nın akut koroner sendromların belirteci olabileceğini öne sürdüler (78). PAPP-A nın aterosklerotik plaklarda ve rüptüre anstabil erode plakların extraselüler matriksinde bulunduğunu ama stabil plaklarda exprese olmadığını buldular. Serum PAPP-A seviyeleri myokard enfarktüslü hastalar ve anstabil anjinalılarda önemli ölçüde artarken stabil anjinalarda artmamaktaydı. Serum PAPP-A seviyelerinin hastaları plak instabilitesi gelişiminin başlarında saptayabileceğini öne sürdüler HCG TANIMI VE BİYOKİMYASI HCG; LH, FSH ve TSH ı da içeren glikoprotein hormon (GPH) ailesinin bir üyesidir. Tüm GPH lar alfa-subunit ve beta subunit içeren heterodimerlerdir. 92 aminoasit içeren alfa-subunit tüm GPH larda aynıdır. ß-subunit biyolojik aktivite gösteren kısımdır ve mesela HCG ve LH arasında %80 olmak üzere değişik derecelerde homoloji gösterebilir. LHß 121 aminoasit içerirken HCGß 145 aminoasit içerir, aradaki farka neden olan bu 24 aminoasitlik fazlalık C-terminal peptid (CTP) olarak adlandırılır (79). HCG kütlesinin üçte biri, altısı beta-hcg ye ikisi alfa-hcg ye bağlı 8 adet karbonhidrat parçadan oluşur. HCG daki N-linked karbonhidrat zincirler Asn52 17

20 Asn78 e bağlıyken HCGß dakiler Asn13 ve Asn30 a bağlıdır. Dört O-linked oligosaccharide HCG-betanın CTP sindeki Ser121, Ser127, Ser132 ve Ser 138 e bağlıdır (80,81,82). Terminal sialik asid içeriğindeki değişikliklere bağlı olarak HCG 3 ile 7 arasında değişen isoelektrik nokta (PI) heterojenitesi gösterir. HCGß alfadan daha asidiktir (83,84). Gebelikte, HCG daki N-linked karbohidratlar monoantennary veya biantennarydir, HCGß dakiler biantennary veya daha az olarak da triantennarydirler. CTP deki karbonhidratlar esas olarak monoantennary type 1 o-core oligosaccharidelerdir. Kanser dokularınca üretilen HCG lerde N-linked karbonhidratlar HCG-beta üzerinde daha fazla triantennary parçalar ve alfa HCG de biantennary parçalar içeren kompleks şeklindedir (85), bununla beraber CTP üzerinde tip 2 o-core oligosakkaridler bulunur (82,86). Buna hiperglikolize HCG (HCGh) denir ve erken gebeliğin major formudur (87). Erken gebelikte fazlaca bulunan sitotrofoblastlarca üretilir, bundan farklı olarak geç gebelikte fazlaca olan sinsityotrofoblastlar normal glikolize HCG üretirler (88). CHO parçalarının heterojenitesinden dolayı moleküler ağırlığı (MW) değerler spektrumu gösterir. Ortalama HCG moleküler ağırlığı dür bunun i alfahcg ye ü beta HCG ye aittir (84) HCG GENLERİ HCGß yı kodlayan 6 adet non-allelik gen ve LHß yı kodlayan yedinci bir gen 19q13.3 kromozomda yerleşmiştir (89). 12q deki bir gen GPH yı kodlar (90) HCG NİN TANIMI VE FONKSİYONU HCG aktivitesini LH/HCG reseptörü üzerinden gösterir, major fonksiyonu erken gebelik esnasında korpus luteumun progesteron üretimini sağlamasıdır. Bir çok diğer doku da LH/HCG reseptörü exprese eder. Uterus vaskülatüründe bulunması HCG nin bu dokuda önemli bir fizyolojik fonksiyonu olduğunu gösterir. Reseptör over dışında bir çok diğer dokuda da exprese edilmektedir ve belki de HCG ve LH nın şimdiye kadar bilinmeyen fonksiyonları vardır. HCG nin bilinen kesin fonksiyonları yakın zamanda ayrıntılı biçimde yayınlanmıştır (91) 18

21 HCGh erken gebelikte sitotrofoblastlarca üretilir (88). Bu hücreler invaziv özellikler gösterdiklerinden HCGh aynı zamanda invaziv trofoblastik antijen (ITA) olarak da adlandırılır (92). Bununla beraber LH/HCG reseptörü dışında tanımlanmış başka reseptör ve invaziv fonksiyonla ile ilgili kanıt yoktur. HCGß HCG aktivitesi göstermez ama birçok çalışma growth-promoting aktivite gösterdiğini bildirmiştir. Mesane kanser hücrelerinin büyümesini artırır ve HCGß antikorları bu etkiyi ortadan kaldırır (93,94). Rat meme kanseri hücrelerinde HCGß nın apopitozu indüklediği gösterilmiştir (95) ve HCGß expresyonunun antisense messenger RNA ile baskılanması hücre proliferasyonunun suprese eder ve koryokarsinoma hücrelerinde apopitozu indükler (96). Bununla beraber bu aktiviteye aracı olan mekanizma bulunamamışsa da strüktürel benzerlikten yola çıkılarak,hcgß nın transforming growth factor (TGF)ß, platelet-derived growth factor (PDGF)-B ve nerve growth factor ün büyümeyi inhibe edici etkileriyle etkileştiği öne sürülmüştür (97). HCG (GPH ) da HCG aktivitesi göstermez ama desidua hücrelerinde prolaktin üretimini stimüle ettiği gösterilmiştir (98,99). Dahası endometrial hücreler HCG nin subünitlere ayrışmasını indükler ve progesteronla beraber, salınan HCG bu hücrelerin desidualizasyonunu sağlar (100) HCG NİN METABOLİZMASI HCG nin sirkülasyondan temizlenmesi hem gebelik sonrası hem de pürifiye HCG injeksiyonu sonrası araştırılımıştır. Enjekte edilen HCG nin yarıömrü bifaziktir; hızlı faz 5 6 saatlik yarıömüre sahipken daha yavaş olan faz saattir (101,102). Abortus ve term doğumlar sonrası benzer yarılanma ömürleri saptanmıştır ancak klerans en iyi şekilde ortalama yarıömürlerin 3.6, 18 ve 53 olduğu trifazik modelle tanımlanmıştır (103). İnsanlara enjekte edilen pürifiye HCGß nın yarıömrü HCG den kısa olacak şekilde 0.7 ve 19 saattir (104). Bununla beraber term gebelik veya abortus sonrası, HCGß HCG den daha yavaş biçimde temizlenir ve yarı ömrü 1, 23 ve 194 saattir. Böylece HCGß nın total HCG deki immunoreaktivite oranı termde 0.8% den 3 hafta sonra 27% e çıkar. HCG nın yarıömrü HCGß2 dan azdır ve term gebelik sonrası yarıömürleri 0.6, 6 ve 22 saat olarak gözlenmiştir (103). Bu 19

22 yarıömürler pürifiye HCG injeksiyonu sonrası gözlenenlerden daha fazladır, örneğin ve saat (104,105). Doğal ve pürifiye olanlar arasında gözlenen bu yarıömür farklılıkları pürifiye formların pürifikasyon esnasında parsiyel denatüre olmaları ve bunun sonucu olarak hızlıca metabolize edilmelerindendir. Endojen serbest ünitlerin yavaş metabolize olmaları glikolizasyon farklılıklarından da olablir. Sirkülasyondaki HCG nin çoğu karaciğer tarafından metabolize edilir, yaklaşık %20 si böbreklerce atılır (106). Atılım esnasında HCG nin major kısmı subunitlere parçalanır, nicked formlar ve özellikle HCGßcf lar oluşur (107,106). İdrarda HCGßcf oranı erken gebelikte düşüktür ve gebeliğin beşinci haftasında HCG yi aşmaya başlar. İkinci trimesterde idrada immunraeaktif HCG nin çoğu yani yaklaşık %80 i HCGßcf dır (108). Gbelik esnasında plasmada da HCGßcf bulunabilir ama konsantrasyonu HCG nin yaklaşık % 0.01 idir (106,109,110). Üriner HCG, HCG-beta veya rekombinant HCG injeksiyonu sonrası HCGßcf idrarda detekte edilebilir (106) ama pik konsantrasyonu HCG nin idrar pikinden 6 hafta sonra oluşur (111). HCGßcf ayrıca hipofizde (112) ve folliküler sıvıda ve trofoblast kültürlerinde de bulunabilir (113). Ve plasentada biraz HCGßcf bulunur (114). Sonuç olarak idradaki HCGßcf nın bir kısmı bu dokulardaki metabolizma sonucu oluşsa da HCGßcf nın metabolik klirens hızı ile ilgili çalışmalar %99 unun renal ekskresyon esnasında böbrekte oluştuğunu gösterir (115) DOWN SENDROMU TARAMASINDA HCG Trizomi 21 li fetus taşıyan anneler yüksek serum HCG (116) ve beta-hcg (117) seviyelerine sahiptir. Maternal serum HCG veya HCGß, -fetoprotein (AFP), inhibin-a ve estriol düzeyleri ikinci trimester Down sendromu taramasında kullanılırken, HCGß ve pregnancy-associated plasma protein-a (PAPP-A) nukal saydamlık kombinasyonu ile birinci trimester taramasında kullanılmaktadır (118). 20

23 3. MATERYAL VE METOD Çalışma 1 Haziran Ocak 2007 tarihleri arasında Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Gebe İzlem Polikliniklerine ilk trimester trizomi tarama testi için başvurmuş 298 tekil gebeliği olan hastanın doğum öncesi ve sonrası perinatal kayıtları incelenerek yapıldı. Çalışmaya hastane etik kurulu onayı alındıktan sonra başlandı. Tüm hastaların demografik bilgileri, ikili tarama testi serbest beta- HCG ve PAPP-A mom sonuçları test raporları taranarak kaydedildi. İkili tarama testi beta-hcg ve PAPP-A biyokimya değerleri mom arasında bulunan 155 hastanın gebelik sonuçları, test sonuçları bu değerler dışında saptanan 143 hastanın gebelik sonuçları ile karşılaştırıldı. Hastalar doğumun gerçekleştiği hafta, doğum şekli, yenidoğan cinsiyeti, doğum kilosu, abortus, neonatal ölüm, preeklampsi, gestasyonel diabet, plasenta previa, plasenta dekolmanı, mort de fetus, intrauterin fetal gelişme kısıtlılığı, gebelik yaşı için küçük bebek (SGA), gebelik yaşı için büyük bebek (LGA), preterm eylem, preterm prematür membran rüptürü gözönüne alınarak karşılaştırıldı. Abortus tamamlanmış 20. gebelik haftasından önce spontan doğumla sonlanan gebelikler olarak tanımlandı. Preeklampsi 20. gebelik haftası sonrası sistolik/diastolik kan basıncı değerleri >140/90 mmhg ve 24 saat idrarda >300 mg veya rastgele idrar örneğinde sebat eden >30mg/dl (>+1batırma çubuğuyla) üriner protein varlığıyla seyreden hipertansif bozukluk olarak tarif edildi.100 gram oral glukoz tolerans testi değerlerinin ACOG 1994 kriterlerine göre 2 veya daha fazlasının yüksek çıkması gestasyonel diabet olarak kabul edildi. Plasentası normal yerleşimli olan bir gebede sebebi extrauterin nedenlerle izah edilemeyen aşırı vajinal kanama plasenta dekolmanı olarak tanımlandı. USG ile belirlenen fetal ağırlığı gebelik haftasına göre 10. persentilin altında olup eşlik eden oligohidramnios ve patolojik fetal doppler bulguları olan gebelikler intrauterin fetal gelişme kısıtlılığı olarak tanımlandı. Gebelik yaşı için küçük (SGA) bebek, doğum ağırlığı gestasyon haftasına göre 10. persentilin altında olan yenidoğanları tanımlamak için kullanılırken; gebelik yaşı için büyük (LGA) bebek ise doğum ağırlığı gestasyon haftasına göre 90. persentilin üstünde olan yenidoğanları tanımlamada kullanıldı. Preterm eylem, 37. haftadan önce uterin kontraksiyonlara eşlik eden servikal dilatasyon ve efasmanla doğumun gerçekleşmesi olarak tanımlandı. PPROM (Preterm premature rupture of membranes) ise 37. gebelik haftasından evvel, eylemin başlamasından 1 saat veya 21

24 daha fazla süre önce amniyon zarının spontan yırtılıp amniyon sıvısının gelmesi olarak tarif edildi. İstatistiksel analizler için NCSS 2007&PASS 2008 Statistical Software (Utah, USA)programı kullanıldı. Çalışma verileri değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metodların (Ortalama, Standart sapma) yanısıra normal dağılım gösteren niceliksel verilerin gruplar arası karşılaştırmalarında student t test kullanıldı. Niteliksel verilerin karşılaştırılmasında ise Ki-Kare testi kullanıldı ve ODDS risk hesaplamaları yapıldı. Sonuçlar % 95 lik güven aralığında, anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. 22

25 4. BULGULAR Çalışma 1 Haziran Ocak 2007 tarihleri arasında Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde toplam 298 olgu üzerinde yapılmıştır. Olguların yaşları 16 ile 40 yaş arasında değişmekte olup ortalama yaş 27,46±5,29 dır. Çalışma grupları ikili test PAPP-A veya beta-hcg sonuçları arasında olan 155 (%52) olgu ve test sonuçları bu aralık dışında olan 143 (%48) olgu şeklinde sınıflanmıştır. Tablo 4:Tüm çalışma gruplarında maternal özelliklerin dağılımı Min Max Ort±SD (medyan) (Medyan) Yaş (yıl) ,46±5,29 Boy (cm) ,05±5,45 Kilo (kg) ,55±11,03 İkili Test Haftası 11,29 13,86 12,70±0,62 Gravida 1-9 1,93±1,28 (2) Parite 0-5 1,57±0,82 (1) Yaşayan 0-5 1,53±0,77 (1) Abortus 1-5 1,34±0,79 (1) n % Hipertansiyon öyküsü 3 1,0 Diabet mellitus öyküsü 1 0,3 Sigara öyküsü 25 8,4 Çalışmaya alınan olguların boyları 145 ile 175 cm arasında değişmekte olup ortalama boy 161,05±5,45 cm dir. Kiloları 41 ile 108 arasında değişmekte olup ortalama 62,55±11,03 gr dır. Test haftaları 11,29 ile 13,86 arasında olup 12,70±0,62 haftadır. 23

26 Gravidaları 1 ile 9 arasında değişmekte olup ortalama1,93±1,28, medyan değeri 2 dir. Pariteleri 0 ile 5 arasında değişmekte olup ortalama 1,57±0,82, medyan değeri 1 dir. Yaşayan sayısı 0 ile 5 arasında değişmekte olup ortalama 1,53±0,77,medyanı 1 ve abortus sayısı ise 1 ile 5 arasında değişmekte olup ortalama 1,34±0,79, medyan değeri 1 dir. Hipertansiyon 3 (%1) olguda, diyabet 1 (%0,3) olguda, sigara kullanımı ise 25 (%8,4) olguda görülmektedir. Papp-a ve bhcg değeri 0,5-2,5 mom arasındaki değerler normal, bunun dışındaki değerler anormal olarak kabul edildi. Tablo 5: Gruplara göre anne özelliklerinin değerlendirmesi Gruplar Anormal (n=143) Ort±SD Normal (n=155) Ort±SD p Yaş 28,01±5,29 26,96±5,25 0,086 Boy 161,24±5,45 160,87±5,47 0,562 Kilo 64,03±11,78 61,18±10,15 0,026* n (%) n (%) p HT anamnezi 2 (%1,4) 1 (%0,6) 0,609 DM anamnezi 1 (%0,7) 0 (%0,0) 0,480 Sigara 16 (%11,2) 9 (%5,8) 0,094 : student t test : Ki kare test * p<0.05 ** p<0.01 Anormal grubun yaş ortalaması daha yüksek bulunmasına rağmen grupların yaş dağılımları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmemektedir (p>0,05). Boy dağılımları arasında da istatistiksel olarak anlamlı farklılık yoktur (p>0,05). Anormal grubun kilo ortalaması normal grubun kilolarından anlamlı düzeyde yüksek olarak saptanmıştır (p<0,05). Grupların HT oranları arasında anlamlı farklılık görülmemektedir (p>0,05); DM oranları arasında da anlamlı farklılık yoktur (p>0,05). Sigara kullanım oranı anormal 24

27 olgularda daha yüksek bulunmasına karşın istatistiksel olarak gruplar arasında anlamlı farklılık yoktur (p>0,05). Tablo 6: Neonatal ölüm, doğum şekli ve cinsiyetlerin gruplara göre değerlendirmesi Gruplar Anormal (n=143) Normal (n=155) p n (%) n (%) NEONATAL OLUM 2 (%1,5) 0 (%0,0) 0,220 Doğum Normal doğum 67 (%49,6) 66 (%43,4) şekli Sezeryan 68 (%50,4) 86 (%56,6) 0,292 Cinsiyet : Ki kare test Kız 82 (%57,3) 81 (%52,3) Erkek 61 (%42,7) 74 (%47,7) 0,378 Neonatal ölüm oranları gruplara göre anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Doğum şekilleri de gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). Bebek cinsiyetleri yine gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir (p>0,05). 25

28 Tablo 7: PAPPA düzeyi 0,49 altında olanlar ile normal olguların değerlendirmesi PAPP-A ODDS %95 CI PAPPA Normal 0,49 (n=152) (n=85) n (%) n (%) p ABORTUS 7 (%8,2) 3 (%1,9) 0,019* 4,543 1,14-18,07 IUGR 4 (%5,1) 1 (%0,7) 0,048* 8,053 0,88-73,31 PREEKLEMAPSİ 8 (%10,1) 1 (%0,7) 0,001** 17,01 2,08-138,64 PPROM 4 (%5,1) 3 (%2,0) 0,234 2,649 0,57-12,14 PRETERM EYLEM 14 (%17,7) 11 (%7,2) 0,015* 2,761 1,18-6,41 MORT FETUS DE 1 (%1,3) 0 (%0,0) 0, GESTASYONEL DM 11 (%13,9) 15 (%9,9) 0,355 1,477 0,64-3,39 DEKOLMAN PLASENTA 2 (%2,5) 1 (%0,7) 0,270 3,92 0,35-43,93 SGA 26 (%32,9) 11 (%7,2) 0,001** 6,288 2,90-13,61 LGA 0 (%0,0) 9 (%5,9) 0,027* - - : Ki kare test ODDS: Odds ratio CI: Confidence interval * p<0.05 ** p<

29 PAPPA düzeyi 0,49 altında olanların abortus oranları normal olgulardan anlamlı düzeyde yüksek olarak saptanmıştır (p<0,05). PAPPA nin 0,49 altında olanlarda abortus riski, normal olgulardan 4,54 kat fazladır. PAPPA düzeyi 0,49 altında olanların preeklampsi oranları normal olgulardan anlamlı düzeyde yüksek olarak saptanmıştır (p<0,01). PAPPA nin 0,49 altında olanlarda preeklmapsi riski, normal olgulardan 17 kat fazladır PAPPA düzeyi 0,49 altında olanların IUGR oranları normal olgulardan anlamlı düzeyde yüksek olarak saptanmıştır (p<0,05). PAPPA nin 0,49 altında olanlarda IUGR riski, normal olgulardan 8,05 kat fazladır. oran (%) ABORTUS PREEKLEMAPSİ IUGR PAPPA 0,49 Normal Şekil 4: PAPPA düşük olgular ile normal olguların Abortus ve IUGR dağılımı PAPPA düzeyi 0,49 altında olanlar ile normal olguların PPROM oranları arasında anlamlı farklılık görülmemektedir (p>0,05). PAPPA düzeyi 0,49 altında olanların preterm eylem oranları normal olgulardan anlamlı düzeyde yüksek olarak saptanmıştır (p<0,05). PAPPA nin 0,49 altında olanlarda preterm eylem riski, normal olgulardan 2,76 kat fazladır. PAPPA düzeyi 0,49 altında olanlar ile normal olguların mort de fetus oranları arasında anlamlı farklılık görülmemektedir (p>0,05). PAPPA düzeyi 0,49 altında olanlar ile normal olguların gestasyonel diyabet oranları arasında anlamlı farklılık görülmemektedir (p>0,05). 27

DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (1. TRİMESTER)

DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (1. TRİMESTER) DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (1. TRİMESTER) Diğer adları: İkili tarama testi, İkili test. Kullanım amacı: Fetüste Down sendromu ve trizomi 18 bulunma olasılığının ve bu hastalıklar için ileri inceleme yaptırma

Detaylı

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu Prenatal tarama testleri kavramları Tarama testi: Normal vakalarda anormal sonuçlar, hasta vakalarda normal sonuçlar elde edilebilir.

Detaylı

PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr.Murat Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu

PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr.Murat Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu PRENATAL TARAMA TESTLERİ Dr.Murat Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu Riskler Down sendromu 1/800 Spina bifida 1/1800 Anensefali 1/1800 Trizomi 18 1/3800 Omfalosel 1/6000 Gastroşizis 1/10000 Türkiye de her

Detaylı

Biyokimyasal Aneuploidi Taraması

Biyokimyasal Aneuploidi Taraması Biyokimyasal Aneuploidi Taraması Doç. Dr. İsmail Özdemir Medicana International Beylikdüzü-İstanbul Konjenital anomali ~ % 0.6 Kromozom anomalisi ~ % 1 Tek gen hastalıkları ~ % 1 Multifaktoriel/poligenik

Detaylı

T.C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI

T.C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI T.C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI 11-14.GEBELİK HAFTALARINDA TEKİL GEBELİKLERDE BAKILAN SERBEST ßHCG, PAPP-A DEĞERLERİ İLE 16-18.GEBELİK HAFTALARINDA

Detaylı

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Ektopik Gebelik Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Tanım Fertilize ovumun endometriyal kavite dışında

Detaylı

İlk Üç Ayda Plasenta Yetmezliğinin Öngörüsü. Doç. Dr. Halil Aslan İstanbul Kanuni Sultan Süleyman EAH Perinatoloji Kliniği

İlk Üç Ayda Plasenta Yetmezliğinin Öngörüsü. Doç. Dr. Halil Aslan İstanbul Kanuni Sultan Süleyman EAH Perinatoloji Kliniği İlk Üç Ayda Plasenta Yetmezliğinin Öngörüsü Doç. Dr. Halil Aslan İstanbul Kanuni Sultan Süleyman EAH Perinatoloji Kliniği Yetersiz plasental yapışma Prematür plasental ayrılma Roberts JM,CooperDW.Pathogenesisandgeneticsofpre-

Detaylı

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Olgu EKTOPİK GEBELİK Dr. Mutlu Kartal AÜTF Acil Tıp AD Nisan 2010 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Gebelik olabilir, vajinal spotting kanama

Detaylı

DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (2. TRİMESTER) (ÜÇLÜ VEYA DÖRTLÜ TARAMA TESTİ)

DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (2. TRİMESTER) (ÜÇLÜ VEYA DÖRTLÜ TARAMA TESTİ) Klinik Laboratuvar Testleri DOWN SENDROMU TARAMA TESTİ (2. TRİMESTER) (ÜÇLÜ VEYA DÖRTLÜ TARAMA TESTİ) Diğer adları: Üçlü veya dörtlü tarama testi, üçlü test, triple test, dörtlü test. Kullanım amacı: Maternal

Detaylı

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir?

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? 109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? A) Subserozal B) Pedinküle subserozal C) İntramural D) Servikal E) Tip 0 submukozal Soru kalitesiz

Detaylı

Gebelikte Anöploidi Taraması: İkinci Üçayda Biyokimyasal Tarama. Dr. Atıl Yüksel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi TMFTP Derneği

Gebelikte Anöploidi Taraması: İkinci Üçayda Biyokimyasal Tarama. Dr. Atıl Yüksel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi TMFTP Derneği Gebelikte Anöploidi Taraması: İkinci Üçayda Biyokimyasal Tarama Dr. Atıl Yüksel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi TMFTP Derneği Tarama Testlerinin Özellikleri Aranan hastalık ciddi olmalıdır. Nadir olmamalıdır.

Detaylı

Olasılığa Giriş Koşullu Olasılık Bayes Kuralı

Olasılığa Giriş Koşullu Olasılık Bayes Kuralı Olasılığa Giriş Koşullu Olasılık Bayes Kuralı Doç. Dr. Ertuğrul ÇOLAK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik Anabilim Dalı Olasılığa Giriş Bundan önceki bölümlerde veri setini özetleyen,

Detaylı

PCOS ve GEBELİK KOMPLİKASYONLARI. Prof. Dr. Nazan Başak Yıldırım Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D.

PCOS ve GEBELİK KOMPLİKASYONLARI. Prof. Dr. Nazan Başak Yıldırım Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. PCOS ve GEBELİK KOMPLİKASYONLARI Prof. Dr. Nazan Başak Yıldırım Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. PCOS hiperandrojenism, anovulasyon, overde polikistik görünüm Obezite

Detaylı

Plasenta Amniyon Çoğul Gebelikler

Plasenta Amniyon Çoğul Gebelikler Dönem 1- Sunum 5/ 2012 Plasenta Amniyon Çoğul Gebelikler Prof.Dr. Alp Can Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji- Embriyoloji ABD hgp://histemb.medicine.ankara.edu.tr koryon boşluğu Plasenta = Desidua

Detaylı

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ *Aysun Çakır, *Hanife Köse,*Songül Ovalı Güral, *Acıbadem Kadıköy Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Kötü Obstetrik Sonuç Prediksiyonunda Birinci Trimesterin Yeri

Kötü Obstetrik Sonuç Prediksiyonunda Birinci Trimesterin Yeri Kötü Obstetrik Sonuç Prediksiyonunda Birinci Trimesterin Yeri Prof. Dr. Mehmet Özeren T.C. Sağlık Bakanlığı İzmir Ege Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Türk Jinekoloji ve Obstetrik

Detaylı

Universitäts-Frauenklinik Essen

Universitäts-Frauenklinik Essen Universitäts-Frauenklinik Essen Prenatal ve Fetal Tıp Merkezi 1. Seviye Perinatoloji Merkezi Sayın meslektaşım, Sevgili ebeveynler, Üniversitemizin prenatal tıp polikliniği sizlere fetal tıbbın gerektirdiği

Detaylı

Can AKAL, Sinem Ayşe DURU, Barış OLTEN. Danışman: Filiz YANIK ÖZET

Can AKAL, Sinem Ayşe DURU, Barış OLTEN. Danışman: Filiz YANIK ÖZET 50 GRAM GLUKOZ YÜKLEME TESTİ ANORMAL, 100 GRAM ORAL GLUKOZ TESTİ NORMAL OLAN GEBELERİN MATERNAL ÖZELLİKLER VE GEBELİK SONUÇLARI AÇISINDAN NORMAL GEBELER VE GESTASYONEL DİYABETİK HASTALAR İLE KARŞILAŞTIRILMASI

Detaylı

İLK TRİMESTER TARAMASININ GEBELİK KOMPLİKASYONLARI İLE İLİŞKİSİ UZMANLIK TEZİ

İLK TRİMESTER TARAMASININ GEBELİK KOMPLİKASYONLARI İLE İLİŞKİSİ UZMANLIK TEZİ T.C DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI İLK TRİMESTER TARAMASININ GEBELİK KOMPLİKASYONLARI İLE İLİŞKİSİ UZMANLIK TEZİ DR. GÜL NİHAL KOYU TOKGÖZ Danışman Öğretim

Detaylı

11-14. GEBELİK HAFTALARINDA, RİSKLİ GEBELİKLERİN ÖNGÖRÜSÜ

11-14. GEBELİK HAFTALARINDA, RİSKLİ GEBELİKLERİN ÖNGÖRÜSÜ 11-14. GEBELİK HAFTALARINDA, RİSKLİ GEBELİKLERİN ÖNGÖRÜSÜ Prof. Dr. Sermet Sağol Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hast. ve Doğum AD Perinatoloji RİSKLİ GEBELİKLERİN ÖNGÖRÜSÜ PREEKLAMPSİ SGA (PE olmadan)

Detaylı

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 1. GÜN 08.15-09.00 Pratik Ders Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinin Tanıtılması 09.15-10.00 Teorik Ders Jinekolojik Anamnez M. ÇOLAKOĞLU 10.15-11.00 Teorik Ders Jinekolojik

Detaylı

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ Prof. Dr. Fırat ORTAÇ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD. Jinekolojik Onkoloji Departmanı Polikistik Over Sendromu(PKOS)

Detaylı

Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar

Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar Prof. Dr. Lemi İbrahimoğlu İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Bilim Dalı Gestasyonel Diyabetes

Detaylı

11-14 GEBELİK HAFTALARINDA, RİSKLİ GEBELİKLERİN ÖNGÖRÜSÜ

11-14 GEBELİK HAFTALARINDA, RİSKLİ GEBELİKLERİN ÖNGÖRÜSÜ 11-14 GEBELİK HAFTALARINDA, RİSKLİ GEBELİKLERİN ÖNGÖRÜSÜ Prof. Dr. Sermet Sağol Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hast. ve Doğum AD Prerinatoloji RİSKLİ GEBELİKLERİN ÖNGÖRÜSÜ SGA (PE olmadan) PREEKLAMPSİ

Detaylı

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması 20 24 Mayıs 2009 tarihleri arasında Antalya da düzenlenen 45. Ulusal Diyabet Kongresinde

Detaylı

Prostat Kanseri Tanısında PSA yı Nasıl Kullanalım

Prostat Kanseri Tanısında PSA yı Nasıl Kullanalım Prostat Kanseri Tanısında PSA yı Nasıl Kullanalım Dr. Ö. Levent ÖZDAL Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Üroloji Kliniği, Ankara Tarihçe 1979 da Wang ve ark. Prostat dokusunda PSA yı pürifiye ettiler Serumda

Detaylı

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir?

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? 86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? A) Angajman B) Pelvik girimden geçiş C) Orta pelvise giriş D) Pelvik çıkım düzlemine giriş E) Omuz

Detaylı

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader

Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader Gebelerde Rubella (Kızamıkçık) Yrd.Doç.Dr.Çiğdem Kader OLGU 1 İkinci çocuğuna hamile 35 yaşında kadın gebeliğinin 6. haftasında beş yaşındaki kız çocuğunun rubella infeksiyonu geçirdiğini öğreniyor. Küçük

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

İLK TRİMESTERDE PROGESTERON. Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim

İLK TRİMESTERDE PROGESTERON. Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim İLK TRİMESTERDE PROGESTERON Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Progesteron Gebeliğin oluşumu ve devamında çok önemli bir hormondur Progestinler Progesteron (Progestan

Detaylı

TİROİD HORMONLARI ve FETOPLASENTER ÜNİTE İLİŞKİSİ

TİROİD HORMONLARI ve FETOPLASENTER ÜNİTE İLİŞKİSİ TİROİD HORMONLARI ve FETOPLASENTER ÜNİTE İLİŞKİSİ Prof.Dr.Sermet Sağol EÜTF Kadın Hastalıkları ve Doğum AD TİROİD HORMONLARI ve FETOPLASENTER ÜNİTE İLİŞKİSİ Hipotiroidi/Hipotiroksinemi Plasental abruption

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Dr. Serhat IŞIK 13.10.2011 TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD

Detaylı

Gebelikte diyabet taraması. Prof. Dr. Yalçın Kimya

Gebelikte diyabet taraması. Prof. Dr. Yalçın Kimya Gebelikte diyabet taraması Prof. Dr. Yalçın Kimya Gestasyonel diyabet İlk defa gebelik sırasında saptanan diyabet Diagnosis and classification of diabetes mellitus. Diabetes Care 2010;33(Suppl 1):S62 9.

Detaylı

MENAPOZ DÖNEMİ MENAPOZ DÖNEM VE HORMONLAR

MENAPOZ DÖNEMİ MENAPOZ DÖNEM VE HORMONLAR MENAPOZ DÖNEMİ VE HORMONLAR DR.ALEV ÖKTEM Menapozun Nedeni Overlerdeki oositlerin üreme yaşlanması sırasında ovülasyon ve atrezi nedeniyle tükenmesidir Kronolojik yaş üreme yaşlanmasının tespiti için çok

Detaylı

Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013

Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013 Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013 İntrauterin adezyonlar (IUA), ilk olarak 1894 de Fritsch tarafından tarif edilmiştir. 1946 da Joseph G. Asherman, yayınladığı

Detaylı

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Perinatal dönemde herpesvirus geçişi. Virus Gebelik sırasında Doğum kanalından Doğum

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

DİABET ve GEBELİK TANI VE YÖNETİM

DİABET ve GEBELİK TANI VE YÖNETİM DİABET ve GEBELİK TANI VE YÖNETİM Ders Dr.Seyfettin Uludağ CerrahpaĢa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Diabetes Mellitus insülin Sekresyon Azalması &Yokluğu *Etkisinde Azalma Periferik

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

Gebelikte Down Sendromu Tanısı için Tarama Testleri ve Güvenilirlikleri. Konu Yazarı Doç. Dr. Ayşe KAFKASLI

Gebelikte Down Sendromu Tanısı için Tarama Testleri ve Güvenilirlikleri. Konu Yazarı Doç. Dr. Ayşe KAFKASLI Konu Yazarı Doç. Dr. Ayşe KAFKASLI Yazışma adresi İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı MALATYA Gebelikte Down Sendromu Tanısı için Tarama Testleri ve Güvenilirlikleri

Detaylı

GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Doç. Dr. Habib BİLEN Atatürk Üniversitesi Tıp fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı SUNU PLANI Örnek olgu

Detaylı

KADIN İNFERTİLİTESİNDE LABORATUVARIN ROLÜ

KADIN İNFERTİLİTESİNDE LABORATUVARIN ROLÜ KADIN İNFERTİLİTESİNDE LABORATUVARIN ROLÜ OVERYEN REZERV PREMATÜR OVARYEN YETMEZLİK POLİKİSTİK OVER SENDROMU Dr.MURAT ÖKTEM Menstrüel siklusların düzenli olması %95 ovülasyon olduğunu gösterir. Fakat yeterli

Detaylı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 8.Hafta ( 03-07 / 11 / 2014 ) FETUS FİZYOLOJİSİ 1.Embriyonun Gelişmesi 1.) Plasenta 2.) Amnion Kesesi ve Amnion Sıvısı Slayt No: 9 1.) EMBRİYONUN GELİŞMESİ

Detaylı

Prof.Dr.Babür Kaleli Pamukkale Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. 8.MFTP Kongresi 11-14 Ekim 2012 İstanbul

Prof.Dr.Babür Kaleli Pamukkale Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. 8.MFTP Kongresi 11-14 Ekim 2012 İstanbul Prof.Dr.Babür Kaleli Pamukkale Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. 8.MFTP Kongresi 11-14 Ekim 2012 İstanbul Tiroid Hastalıkları Gebelerin %2-3 ünde tiroid disfonksiyonu var Gebelik tiroid fonksiyonlarını

Detaylı

Progesteronun Preterm Doğumları ve Düşüğü Önlemede Yeri Var mıdır? Prof. Dr. Feride Söylemez A.Ü.T.F Kadın Hastalıkları ve Doğum AD

Progesteronun Preterm Doğumları ve Düşüğü Önlemede Yeri Var mıdır? Prof. Dr. Feride Söylemez A.Ü.T.F Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Progesteronun Preterm Doğumları ve Düşüğü Önlemede Yeri Var mıdır? Prof. Dr. Feride Söylemez A.Ü.T.F Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Erken doğum: İlk bir yılda görülen infant ölümlerinin %35 inin nedeni

Detaylı

DOĞUM ÖNCESİ BAKIM. Dr. Ferruh N. Ayoğlu. Halk Sağlığı Anabilim Dalı

DOĞUM ÖNCESİ BAKIM. Dr. Ferruh N. Ayoğlu. Halk Sağlığı Anabilim Dalı DOĞUM ÖNCESİ BAKIM Dr. Ferruh N. Ayoğlu Sevmek güzel şey delikanlım, l sev bakalım. Madem ki kafanın içerisinde ışıklı bir karanlık var, benden izin sana sev sevebildiğin kadar. Yaşanan her 1 dakika da:

Detaylı

Postpartum/Sessiz Tiroidit. Dr. Ersin Akarsu Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma BD

Postpartum/Sessiz Tiroidit. Dr. Ersin Akarsu Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma BD Postpartum/Sessiz Tiroidit Dr. Ersin Akarsu Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma BD Tanım Otoimmunite / Lenfositik infiltrasyon Geçici tirotoksikoz Hipotiroidi TFT değişiklikleri,

Detaylı

Üroonkoloji Derneği. Prostat Spesifik Antijen. Günümüzdeki Gelişmeler. 2 Nisan 2005,Mudanya

Üroonkoloji Derneği. Prostat Spesifik Antijen. Günümüzdeki Gelişmeler. 2 Nisan 2005,Mudanya Prostat Spesifik Antijen ve Günümüzdeki Gelişmeler Prostat Kanseri 2004 yılı öngörüleri Yeni tanı 230.110 Ölüm 29.900 Jemal A, CA Cancer J Clin 2004 Kanserler arasında görülme sıklığı #1 Tümöre bağlı ölüm

Detaylı

20-23 Mayıs 2009 da 45. Ulusal Diyabet Kongresi nde Poster olarak sunuldu.

20-23 Mayıs 2009 da 45. Ulusal Diyabet Kongresi nde Poster olarak sunuldu. Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması 20-23 Mayıs 2009 da 45. Ulusal Diyabet Kongresi nde Poster olarak sunuldu. Özlem Serenli,

Detaylı

4. S I N I F - 2. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik)

4. S I N I F - 2. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik) Ü R O G E N İ T A L S İ S T E M H A S T A L I K L A R I - D O Ğ U M B İ L G İ S İ ( 0 2 Ş U B A T 2 0 1 5 1 0 N İ S A N 2 0 1 5 ) Dekan : Prof. Dr. Enr İHTİYAR Dekan Yardımcısı (Eğitimden Sorumlu) : Prof.

Detaylı

Sema DOĞU, Kader KOÇ, Zeynep ASLAN, Serpil TÜRKER, Nur İHTİYAR GİRİŞ

Sema DOĞU, Kader KOÇ, Zeynep ASLAN, Serpil TÜRKER, Nur İHTİYAR GİRİŞ ÖZEL BİR SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURAN GEBE KADINLARDA SİGARA KULLANIMI İLE İLGİLİ VERİLEN EĞİTİMİN ANNE BEBEK SAĞLIĞI ÜZERİNE ETKİLERİ İLE İLGİLİ BİLGİ DÜZEYLERİNİN ÖLÇÜLMESİ 13-16 Ekim 2011 de 2. Ulusal

Detaylı

Down sendromu tanısında; 2 limi, 3 lümü, 4 lümü? Doç Dr Serkan Güçlü Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı

Down sendromu tanısında; 2 limi, 3 lümü, 4 lümü? Doç Dr Serkan Güçlü Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Down sendromu tanısında; 2 limi, 3 lümü, 4 lümü? Doç Dr Serkan Güçlü Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı DOWN SENDROMU TARAMA TESTLERİ: İkili (Double Test):

Detaylı

DÖNEM VI GRUP F DERS PROGRAMI

DÖNEM VI GRUP F DERS PROGRAMI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 2013 2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM

Detaylı

Reprodüktif Endokrinoloji. Prof. Dr. Mithat EVECEN

Reprodüktif Endokrinoloji. Prof. Dr. Mithat EVECEN Reprodüktif Endokrinoloji Prof. Dr. Mithat EVECEN TANIMLAR: Hormon: Yunanca = uyarma, canlandırma, harekete geçirme. Tanım: Bir hücre ya da dokuda sentezlenen ve buralardan kan, lenf ve sinir yoluyla vücudun

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

03.06.15 09:30 BİYOKİMYA-MİKROBİYOLOJİ-FARMAKOLOJİ 10:30 HALK SAĞLIĞI 11:30 PATOLOJİ 13:30 İYİ HEKİMLİK UYG. 6 Hafta. Kurul Süresi: 10 saat 10 saat

03.06.15 09:30 BİYOKİMYA-MİKROBİYOLOJİ-FARMAKOLOJİ 10:30 HALK SAĞLIĞI 11:30 PATOLOJİ 13:30 İYİ HEKİMLİK UYG. 6 Hafta. Kurul Süresi: 10 saat 10 saat Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 215 216 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DÖNEM III DERS KURULU 6 TIP TIP 332- ÜREME SİSTEMİ HASTALIKLARI

Detaylı

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması Tuncay Güçlü S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Bölümü 16-18 Ekim 2014, Malatya GİRİŞ Kronik

Detaylı

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) Diğer adı ve kısaltma: α fetoprotein, AFP. Kullanım amacı: Primer karaciğer, testis ve over kanserlerinin araştırılması ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla

Detaylı

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU EMBRİYOLOJİ VE GENETİK 1 DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU 2/16 EMBRİYOLOJİ NEDİR? Embriyoloji; zigottan, hücreler, dokular, organlar ile tüm vücudun oluşmasına kadar geçen ve doğuma kadar devam

Detaylı

26.09.2011. Preeklampsi. Prof Dr Rıza Madazlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi. Preeklampsi Maternal Sendrom /Endotel Disfonksiyonu

26.09.2011. Preeklampsi. Prof Dr Rıza Madazlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi. Preeklampsi Maternal Sendrom /Endotel Disfonksiyonu 26.9.11 Hipertansiyon (>14/ 9) ve Proteinüri ( >.3 g / 24-s) > gebelik hafta En sık medikal komplikasyon (%2-7) Prof Dr Rıza Madazlı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Maternal ve Perinatal Mortalite ve Morbidite

Detaylı

Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler

Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler Dr. M. Murat Naki Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi BD Epidemiyoloji ABD de 300

Detaylı

14 Aralık 2012, Antalya

14 Aralık 2012, Antalya Hamilelerde Uyku Bozukluğunun Sorgulanması ve Öyküden Tespit Edilen Huzursuz Bacak Sendromunda Sıklık, Klinik Özellikler ve İlişkili Olabilecek Durumların Araştırılması A Neyal, G Benbir, R Aslan, F Bölükbaşı,

Detaylı

T.C. ERCĠYES ÜNĠVERSĠTESĠ ECZACILIK FAKÜLTESĠ GEBELĠK TANI VE TAKĠBĠNDE KULLANILAN TESTLER VE KLĠNĠK ANLAMLARI. Hazırlayan Gaye KILIÇ

T.C. ERCĠYES ÜNĠVERSĠTESĠ ECZACILIK FAKÜLTESĠ GEBELĠK TANI VE TAKĠBĠNDE KULLANILAN TESTLER VE KLĠNĠK ANLAMLARI. Hazırlayan Gaye KILIÇ 1 T.C. ERCĠYES ÜNĠVERSĠTESĠ ECZACILIK FAKÜLTESĠ GEBELĠK TANI VE TAKĠBĠNDE KULLANILAN TESTLER VE KLĠNĠK ANLAMLARI Hazırlayan Gaye KILIÇ DanıĢman Doç. Dr. Behzat ÇĠMEN Bitirme Ödevi Haziran 2014 KAYSERĠ

Detaylı

İleri Anne Yaşı ve Gebelik Komplikasyonları İlişkisinin Araştırılması

İleri Anne Yaşı ve Gebelik Komplikasyonları İlişkisinin Araştırılması İleri Anne Yaşı ve Gebelik Komplikasyonları İlişkisinin Araştırılması Itır Aktürk, Sena Bahadıroğlu, S. Gayenur Büyükberber, Sümeyye Gürbüz Danışman: Prof. Dr. Filiz F. (Bilgin) Yanık ÖZET Bu çalışmada

Detaylı

PRETERM EYLEM ÖNGÖRÜSÜ. Doç. Dr. Derya EROĞLU

PRETERM EYLEM ÖNGÖRÜSÜ. Doç. Dr. Derya EROĞLU Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği VIII. Ulusal Kongresi 11-14 Ekim 2012 Harbiye Askeri Müze PRETERM EYLEM ÖNGÖRÜSÜ Doç. Dr. Derya EROĞLU Acıbadem Universitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları

Detaylı

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu

Doç. Dr. Halil Coşkun. Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu Doç. Dr. Halil Coşkun Dr. Hüseyin Kazim Bektaşoğlu GİRİŞ 2010 verilerine göre dünyada erişkinlerde (20-79 yaş) diabet prevalansı %6,4 (285 milyon). 2030 da bu oranın %7,7 ye (439 milyon) yükseleceği öngörülüyor.

Detaylı

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI Gülseren PEHLİVAN, Nur CANPOLAT, Şennur ERKUT, Ayşe KESER, Salim ÇALIŞKAN, Lale SEVER İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı

Detaylı

4. S I N I F - 1. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik)

4. S I N I F - 1. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik) Ü R O G E N İ T A L S İ S T E M H A S T A L I K L A R I - D O Ğ U M B İ L G İ S İ ( 1 0 K A S I M 2 0 1 4 1 6 O C A K 2 0 1 5 ) Dekan : Prof. Dr. Bekir YAŞAR Dekan Yardımcısı (Eğitimden Sorumlu) : Prof.

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem IV Kadın Hastalıkları ve Doğum Stajı Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Fatih Köksal BİNNETOĞLU Yrd. Doç.

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ BESLENME ÜNİTESİ BESLENME DEĞERLENDİRME KILAVUZU

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ BESLENME ÜNİTESİ BESLENME DEĞERLENDİRME KILAVUZU ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ BESLENME ÜNİTESİ BESLENME DEĞERLENDİRME KILAVUZU KLK-HAB-BES İlk yayın Tarihi : 15 Mart 2006 Revizyon No : 04 Revizyon Tarihi : 03 Ağustos 2012 İçindekiler A) Malnütrisyon

Detaylı

4 Boyutlu ultrasonla normal ve riskli gebeliklerdeki fetal davranışın belirlenmesi DOÇ.DR. ALİN BAŞGÜL YİĞİTER

4 Boyutlu ultrasonla normal ve riskli gebeliklerdeki fetal davranışın belirlenmesi DOÇ.DR. ALİN BAŞGÜL YİĞİTER 4 Boyutlu ultrasonla normal ve riskli gebeliklerdeki fetal davranışın belirlenmesi DOÇ.DR. ALİN BAŞGÜL YİĞİTER NORMAL GEBELİKTE FETAL DAVRANIŞ Fetusun gözlenebilen aksiyonu veya dış uyarana verdiği reaksiyondur.

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Gelişimin Biyolojik Temelleri Öğr. Gör. Can ÜNVERDİ Konular kod kalıtım örüntüleri Down sendromu Fragile x sendromu Turner sendromu Klinefelter sendromu Prader willi sendromu danışma

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

Non-İnvaziv Prenatal Tarama (NİPT) Uluslararası kalite güvenceniz

Non-İnvaziv Prenatal Tarama (NİPT) Uluslararası kalite güvenceniz Non-İnvaziv Prenatal Tarama (NİPT) Uluslararası kalite güvenceniz NIPT Testi Nedir? Non-İnvaziv Prenatal Tarama (NIPT) trizomi taraması için geliştirilmiş daha güvenilir ve daha hassas ileri düzey bir

Detaylı

DOĞUMDA PARTOGRAM KULLANIMI

DOĞUMDA PARTOGRAM KULLANIMI DOĞUMDA PARTOGRAM KULLANIMI Dr Özlem Gün Eryılmaz Zekai Tahir Burak Eğitim Araştırma Hastanesi Doğum Kliniği Never let the sun set twice on a laboring woman. Steer P; BMJ 1999 PARTOGRAM NEDİR? Doğum eyleminin

Detaylı

Metallothionein-2A Heterezigot Gebe Kadınlar ve Yenidoğanları Daha Yüksek Kan Kurşun Düzeyleri İçin Risk Grubu mudur?

Metallothionein-2A Heterezigot Gebe Kadınlar ve Yenidoğanları Daha Yüksek Kan Kurşun Düzeyleri İçin Risk Grubu mudur? Metallothionein-2A Heterezigot Gebe Kadınlar ve Yenidoğanları Daha Yüksek Kan Kurşun Düzeyleri İçin Risk Grubu mudur? DR. DENİZ TEKİN Ankara Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü KURŞUN Kurşun maruziyeti, ciddi

Detaylı

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi İhsan Ateş 1, Nihal Özkayar 2,Bayram İnan 1, F. Meriç Yılmaz 3, Canan Topçuoğlu 3, Özcan Erel 4, Fatih Dede 2, Nisbet Yılmaz 1 1 Ankara Numune

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

1. Trimester Tarama Testlerinde Güncel Durum. Dr.H. Berkan SAYAL N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD. Perinatoloji BD.

1. Trimester Tarama Testlerinde Güncel Durum. Dr.H. Berkan SAYAL N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD. Perinatoloji BD. 1. Trimester Tarama Testlerinde Güncel Durum Dr.H. Berkan SAYAL N.E.Ü. Meram Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD. Perinatoloji BD. Tarama Testlerine Neden İhtiyaç Duyulur? Hastalığın artan prevalansı

Detaylı

ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ Kadın ve erkek üreme sistemi dölün üretilmesi amacı ile özelleşmiş özel organlardan oluşmaktadır. Bazı üreme organları cinsiyet hücrelerini üretir, diğerleri

Detaylı

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği GEBELİKTE SİFİLİZ Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği SİFİLİZ TANIM T.pallidum un neden olduğu sistemik bir hastalıktır Sınıflandırma: Edinilmiş (Genellikle

Detaylı

CMV lab.tanı Hangi test, ne zaman, laboratuvar sonucunun klinik anlamı?

CMV lab.tanı Hangi test, ne zaman, laboratuvar sonucunun klinik anlamı? CMV lab.tanı Hangi test, ne zaman, laboratuvar sonucunun klinik anlamı? Maternal inf.tanısı Fetal inf.tanısı Yenidoğan inf.tanısı Bir test sonucunun doğru yorumlanabilmesi, testin tanı doğruluğunun bilinmesi

Detaylı

(ZORUNLU) MOLEKÜLER İMMÜNOLOJİ I (TBG 607 TEORİK 3, 3 KREDİ)

(ZORUNLU) MOLEKÜLER İMMÜNOLOJİ I (TBG 607 TEORİK 3, 3 KREDİ) T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TIBBİ BİYOLOJİ VE GENETİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL (ZORUNLU) MOLEKÜLER

Detaylı

Gebe ve Emziren Kadında Antihipertansif Tedavi. Prof Dr Serhan Tuğlular MÜTF Nefroloji Bilim Dalı

Gebe ve Emziren Kadında Antihipertansif Tedavi. Prof Dr Serhan Tuğlular MÜTF Nefroloji Bilim Dalı Gebe ve Emziren Kadında Antihipertansif Tedavi Prof Dr Serhan Tuğlular MÜTF Nefroloji Bilim Dalı Konunun Önemi Gebelikte karşılaşılan en sık dahili sorun HİPERTANSİYON (Tüm gebeliklerin % 6-8 i) 1. Kronik

Detaylı

GEBELİK VE MEME KANSERİ

GEBELİK VE MEME KANSERİ GEBELİK VE MEME KANSERİ Doç. Dr. Ramazan YILDIZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, 27 Kasım 2014, Ankara Gebelikte Kanser Gebelikte kanser insidansı % 0.07-0.1 arasında Gebelik

Detaylı

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi?

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi? ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE FARMAKODİNAMİK FARKLILIKLAR 17.12.2004 ANKARA Prof.Dr. Aydın Erenmemişoğlu ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE 2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

Sağlıklı Hamilelik BR.HLİ.081

Sağlıklı Hamilelik BR.HLİ.081 Sağlıklı BR.HLİ.081 Sağlıklı Sağlıklı bir hamilelik geçirmek hamilelik öncesi dönemde sağlığınızla ilgili testleri yaptırmakla başlar. Bu nedenle çocuk istediğinize karar verdiğinizde önce bir kadın hastalıkları

Detaylı

Doğumda Bebeğe Yardım (Neonatal Resüsitason)

Doğumda Bebeğe Yardım (Neonatal Resüsitason) Doğumda Bebeğe Yardım (Neonatal Resüsitason) Hazır olma yolunda neonatal resüsitasyonun en ilk ve en önemli kısmıdır. Personel: Her doğum yapılan yerde personel yeterince NRP yönünden eğitimli ve hazır

Detaylı

MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ

MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ Sait Murat Doğan, A. Pınar Erçetin, Zekiye Altun, Duygu Dursun, Safiye Aktaş Dokuz Eylül Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü, İzmir Slayt 1 / 14 Meme Kanseri

Detaylı

Hemoglobinopatilere Laboratuvar Yaklaşımı

Hemoglobinopatilere Laboratuvar Yaklaşımı Hemoglobinopatilere Laboratuvar Yaklaşımı Dr. Çağatay Kundak DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU 1949 yılında Orak Hücre Anemisi olan hastalarda elektroforetik olarak farklı bir hemoglobin tipi tanımlanmıştır.

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

ADOLESAN VE PERİMENOPOZDA İNFERTİLİTE TEDAVİSİ YAPILMALI MIDIR? Prof. Dr. Yusuf ÜSTÜN

ADOLESAN VE PERİMENOPOZDA İNFERTİLİTE TEDAVİSİ YAPILMALI MIDIR? Prof. Dr. Yusuf ÜSTÜN ADOLESAN VE PERİMENOPOZDA İNFERTİLİTE TEDAVİSİ YAPILMALI MIDIR? Prof. Dr. Yusuf ÜSTÜN ADOLESAN Çocukluktan erişkinliğe geçiş süreci DSÖ 10-19 yaş arasını kapsar Menarş sonrası ilk 2 yıl anovulatuar siklustan

Detaylı

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi Hastalarında Malnutrisyon ve İnflamasyonun Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi Ebru Karcı, Erkan Dervişoğlu lu, Necmi Eren, Betül Kalender Kocaeli Üniversitesi,

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

ECZACILIK FAKÜLTESİ BİYOKİMYA

ECZACILIK FAKÜLTESİ BİYOKİMYA PROGRAM KOORDİNATÖRÜ Prof. Dr. Güldal MEHMETÇİK, gmehmetcik@neu.edu.tr YÜKSEK LİSANS DERSLERİ EBM 600 Uzmanlık Alanı Dersi Z 4 0 4 EBM 601 Biyokimya I S 3 0 3 EBM 602 Biyokimya I Laboratuvar S 0 3 1 EBM

Detaylı