Perspektif. Yiyin, için, ama israf etmeyin!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Perspektif. Yiyin, için, ama israf etmeyin!"

Transkript

1 Perspektif MAI /MAYIS 2010 Jg./Yıl: 16, Nr./Sa yı: 185 İslam Toplumu Millî Görüş aylık yayın organı Yiyin, için, ama israf etmeyin!

2 En acılı gününüzde 7 yanınızdayız 24 gün saat. İSLAM TOPLUMU MILLLÎ GÖRÜŞ Cenaze Fonu Boschstr D Kerpen Tel: (Santral) Faks: Cenaze Fonu Acil Tel.:

3 EDİ TÖR Türk kökenli Bakan! Türk kökenli Aygül Özkan ın Almanya nın Aşağı Saksonya Eyaleti nde Sosyal İşler, Kadın, Aile ve Sağlık Bakanlığı görevine getirilmesi ile ilgili tartışmaları yakından izliyorsunuz. Ve maalesef, Aygül Özkan ın yeterliliği ve neler yapabileceğinin hiç gündeme gelmediği bu tartışmada, her şey sarsılmaz kalıplar içine yerleştirilmiş olan ön kabuller üzerine kurulu kesin kanaatler söz sahibi oldu. Aygül Özkan, Almanya da doğmuş, buranın okullarında eğitim görmüş ve burada mesleğini icra etmiş biri olduğu halde, hâlâ kendisine, kabullenilemez bir yabancı muamelesi yapıldı. Fakat bu muameleyi, Örnek bir Müslüman göçmen olarak kamusal alanda o kesimleri temsil etmesi beklenen Özkan ın kendisi davet etti; okullarda haç sembollerinin kaldırılmasını isteyerek fitili ateşledi. Ama Özkan aynı zamanda, başlarını kapatan hem cinslerinin de okullarda işi olamayacağını söylediyse de, konunun bu yönü gündemden düşürüldü. Özkan böylece, başörtüsü mesajıyla başörtüsü konusunda nasıl davranacağını göstererek bir yandan imtihanını verdi, bir yandan da, Haç karşıtlığı ile ilgili laflarını geri alarak kabullenmediği bir şeyi kabullenmiş oldu. Ama yine de yaranamadı. Nitekim, CDU lu Hessen Eyalet Milletvekili Hans- Jürgen Irmer in şu ibretlik sözlerine muhatab oldu: Bizim daha fazla Müslümana değil, daha az Müslümana ihtiyacımız var... Bu atama yanlış bir atamadır. Çünkü, İslam, dünya egemenliğine odaklanmış durumdadır. Bu arada, Özkan ın, yemin töreni sırasında Hristiyan asıllı Milletvekilleri nin kullandığı yemini kullanması da problem olarak görüldü. Hem Protestan hem de Katolik Kilisesi temsilcilerinden bazıları, bu yeminde sözü geçen Tanrı nın, Müslümanların Allah ı ile ilgisi olmadığını hatırlatmak ihtiyacı duydu. Fakat Özkan ın hangi tanrı tartışmasına girmeyerek, yaptıklarının ve yapacaklarının hesabını Tanrı karşısında vereceğinin bilincinde olduğu inancıyla bu yemini kullandığını söylemesi akıllıca bir manevra oldu. Başörtüsü konusunda Müslüman hanımlardan bir özürü dahi esirgeyen ve görev yaptığı toplumun seküler sistemini kavrayamayan Özkan ın, bu tavırları ile çoğunluk toplmunu da memnun edemeyeceği, dolayısıyla başarılı olmayacağını bilmesi gerekir. Özkan ın ayrıca, Hans- Jürgen Irmer in suçlamalarından kendisi için bir ders çıkarmasını beklediğimizi de ifade etmek istiyoruz. Gelecek sayımızda buluşmak üzere, Allah a emanet olun. Oğuz ÜÇÜN CÜ Perspektif IGMG AYLIK YAYIN ORGANI MAI / MAYIS 2010 Yıl/Jg.: 16, Sayı/Nr.: 185 Boschstr , D Kerpen Tel.: 02237/ Fax: 02237/ YA YIN CI HERAUSGEBER Islamische Gemeinschaft Millî Görüş IGMG e.v. Amtsgericht Bonn, VR 6621 Vertreten durch den Vorstand: Osman Döring, Vorsitzender; Oguz Ücüncü, Generalsekretär ; Ali Bozkurt, stellv. Vorsitzender GENEL YAYIN YÖNETMENİ CHEFREDAKTEUR: Oğuz Üçün cü (V.i.S.d.P) DİZGİ-LAYOUT: İlhan BİLGÜ BAS KI DRUCK: Yavuzsöhne-Duisburg Yayınlanan makale ve fikir yazılarının sorumlulukları yazarlarına aittir. Die in der Zeitschrift veröffentlichten Meinungen binden die Autoren, nicht die IGMG İLAN SER Vİ Sİ ANZEIGENSERVICE: Tel.: 02237/ Fax: 02237/ E-Ma il: ta nit ABONE SERVİSİ ABONNEMENT: Is la misc he Ge me ins chaft Mil lî Gö rüş Lasts chrif tab tei lung: Boschstr , D Ker pen Tel.: 02237/ Fax: 02237/ E-Ma il: mitg li Yıllık abone ücreti: 59,-EURO Jahresabonnement: 59,-EURO IGMG Genel Merkez Üyelerine Ücretsizdir Für Ve re ins mitg lie der der IGMG kos ten los Der Be zugs pre is ist im Mitg li eds be it rag ent hal ten HESAP NO BANKVERBINDUNG: DENIZ BANK AG Kon tonr.: BLZ:

4 İÇİNDEKİLER Romanların sahibi yok! Aygül Özkan vakıası Eleştirinin ucuzluğu İmamlar, Müslümanlar için varlar IGMG Gençlik Teşkilatı 3.Gençlik İdarecileri Eğitim Seminerleri IGMG Avrupa 4. Eğitim Şûrası Millî Avrupa da 40. yılı kutlamaları heyecanı İstihza Yiyin, için, ama israf etmeyin! Çeçenistan Ahilik Teşkilatı Bitkisel Tıp ve Eczacılık Bir hikayecinin izinde Esst, trinkt, aber seid dabei nicht verschwenderisch Billige Kritik Imame sind für die Muslime da Roma sind heimatlos

5 yorum Romanların sahibi yok! 10 bin Roman Kosova ya gönderiliyor Abdulgani Engin Karahan Almanya ile yeni Kosova yönetimi arasında mültecilerin geri dönüşü anlaşması imzalanırken, ilk etapta Kosova da durumun normale döndüğü izlenimine varabilirsiniz. Doğrudur; Sırbistan dan ayrılarak bağımsızlığına kavuşan Kosova da pek çok şey normale döndü. Normale dönüşmeyen konu ise, Almanya-Kosova arasında imzalanan geri dönüş anlaşmasında ana konuyu oluşturan Romanların içler acısı hali. Anlaşmaya göre, Almanya da bulunan 10 binden fazla Roman kökenli Kosovalı ülkelerine geri dönecekler. Dönüşler için Alman hükümeti de BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile işbirliği halinde yardımlarda bulunacak. Ne var ki, sözleşmelere ve anlaşmalara giren pek çok vaadin de gerçekleşme imkanı yok yılından beri yaşanan savaş sürecinde ülkeyi terketmek zorunda kalan ve sayıları milyonları bulan mültecilerin geri dönüş sürecine bakıldığında, Romanların bu süreçte hep ihmal edildiğini görüyoruz. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği dahil, durumun vehametini ortaya koyan raporları hazırlayan pek çok hükümet ve uluslararası kuruluş, Romanların ülkeye geri dönebilmelerini ve en azından daha önce yaşadıkları bölgelerde yaşamalarını temin edecek bir mekanizma geliştirmekten uzakta kaldılar. Mülteci durumunda olmayan Romanların dahi, hâlen Kosova da istenmeyen bir kesim olduğu gözlemleniyor. Kosova hükümeti, gereken önlemleri alacağını açıklamasına rağmen, Romanların uğradığı saldırıların önüne geçmek mümkün olmuyor. Kaldı ki, Almanya dan gönderilecek olan 10 bini aşkın Roman ın daha önce yaşadıkları köy, kasaba ya da bölgeye geri dönüp dönemeyecekleri de belirli değil. Her ne kadar resmen planlanmasa da Romanların belirli bölgelere yerleştirilme ihtimali de bulunuyor. Bu şartlarda Federal Almanya hükümetinin, Kosovalı Romanları geri göndermek için bağımsız Kosova hükümeti ile alelacele bir anlaşmaya varmasını kabul edilebilir bulmak çok zor. Kosova nın Sırbistan saldırılarına karşı uluslararası koruma birliklerine sahip olması, kendi ordu ve polis gücünü kurma yolunda önemli adımlar atması, uluslararası alanda bağımsız bir devlet olarak kısmen de olsa kabul görmesi, ülke içindeki siyasal ve toplumsal gelişmeler karşısında, Romanların geri dönüşünü garanti altına almasına yetmeyecek. Unutmamalıdır ki, Kosova dan kaçmak durumunda kalan yaklaşık 120 bin Roman ın asıl kaçış sebebi yalnızca Sırbistan ordu birlikleri ya da Sırp asıllı milis kuvvetlerinin saldırısı değildi. Romanlar aynı zamanda, Kosova kurtuluş ordusu mensupları ve milis olmayan sivillerin de saldırısına maruz kalıyordu. Bağımsızlıktan bu yana ülkede yaşayan Romanların hallerinde de düzelme yönünde bir gelişme görülmüyor. Dolayısıyla Federal Almanya Hükümeti nin Kosova hükümeti ile yaptığı anlaşmayı bir hile anlaşması saymak mümkündür. Kosova hükümetinin Alman hükümetine teknik olarak itiraz etme gücü bulunmuyor. Maddî ve güvenlik yardımının yanı sıra uluslararası ilişkilerde Almanya nın yardımını gören Kosova hükümetinin, bu yüzden, Romanlar sebebiyle Alman hükümetine itiraz edemeyeceği ortadadır. Böylesi bir anlaşma aynı zamanda Kosova hükümetine göreceli bir siyasal başarı ve itibar da kazandıracaktır. Hükümetin bu kazancına rağmen, Romanların ülkeye geri dönmesi ile ne kazanabilecekleri sorusuna ise cevap verme ve cevap bulma sorumluğu Almanya nın üzerindedir. Almanya bunu hem insanî açıdan hem de ahlakî açıdan sormak zorundadır. Güvenliği sağlanamamış, nerelerde yerleşeceği bile bilinmeyen bir mülteci grubunu geri göndermenin uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğu ortadadır. Almanya ya belirli bir malî yük yüklese bile, anlaşmaya imza atabilecek bir karşı taraf bulunuyor diye, insanî bir mesele olan mültecilere karşı sorumluluktan kaçınılamaz. MAI / MAYIS 2010 / 5 /

6 gündem Aygül Özkan vakıası Özkan açıklamalarında sadece Haç işaretine atıfta bulunmamış, Müslüman dindarlığın kadın bedenine yansıması olan başörtüsü hakkında da tavır almıştır. Ona göre dini gerekçelerle başını örten öğretmen mesleğini devlet okullarında icra edemez. Haçla ilgili açıklamalarına gelen tepkilerden dolayı özür dilemek zorunda kalan Özkan başörtüsüyle ilgili beyanıyla Müslüman dindarları üzdüğünü unutmuştur. Ünal Koyuncu Sözün sadece sözden ibaret olmadığını, üzerinde duracağımız Aygül Özkan vakıasında bir kez daha gördük. 1 Vakıa bize, sözün ortaya çıkardığı gürültüyü anlamak için neyin, ne zaman, kim tarafından ve niçin söylendiğinin önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu olay ayrıca modern olgu ve olayların, bir çok faktörü barındıran karmaşıklığı nedeniyle anlaşılmasının pek de basit olmadığını gösterdi. Aygül Özkan ismi Aşağı Saksonya eyaletinde Bakanlık için ilk defa anıldığından bu güne kamuoyunda ilginç demeç ve söylemler yer aldı. Almanya nın göç tarihi, Hristiyan Demokratlar içerisinde Türkiye kökenli Müslüman bir kadının Bakan olmasıyla bir yeniliğe şahit olmuştu. Dolayısıyla ortada yeni ve tabiki haber ve tartışma değeri olan bir gelişme vardı. Önce Aygül Özkan ın biyografisi ve kimliği, ardından FOCUS dergisine verdiği demeçte yer alan bazı sözleri ve sonrasında da göreve başlama yemininde kullandığı tanrı kelimesinin hangi tanrıyı içerdiği tartışıldı. Yeni Bakan ın kimliği ile ilgili yapılan değerlendirmelerde satır aralarında kalmış ifadeler, Almanlıkla Türklüğü sentezlemeye çalışan neslin, kabul görme ve etnik kökene indirgenme arasında nasıl kaldığını gösterir mahiyetteydi. 6 yıl önce CDU üyesi olan Özkan, Brigitte dergisinde kendisiyle ilgili olarak iki adım öne bakan bir tarzı olduğunu ve bu nedenle biraz az Türk sayıldığını söylüyor ve sonrasında şu ifadelere yer veriyordu: Gerçi bu açık ve ani olan Türk kültürüne pek uymaz, ama Almanya da bilinçli yönetim ön plandadır. Bu sebepten dolayı bu tarzımla burada doğru yerdeyim. Lisa Erdmann, Spiegel Online daki makalesinde ondaki Türk unsurlara dikkat çekerken bir Türkle evli olduğunu ve yedi yaşındaki oğlunu çift dilli yetiştirdiğini yazıyordu. 2 Özkan öte taraftan CDU da bulunmasını bir çelişki olarak gören zihniyete cevap mahiyetinde muhafazakar değerlerin kendisi için önemli olduğunun altını çiziyordu. 3 Bir tarafta etnik ve dini köken itibariyle yerleşik düzen açısından sıradışı bir kimliğe sahip olan bir insan diğer tarafta bu insanın, üstleneceği kamusal sorumluluk nedeniyle tartışılması. Bir tarafta Aygül Özkan ın kamuoyunda kabul görme doğrultusunda kimliğinin Almanlık ögelerini dillendirmesi diğer tarafta bu söylemlere rağmen onun etnik ve dini kimliğinin manşetlere yansıması. Onunla ilgili tartışmalar tamda bu güzergahda devam edecekken haftalık FOCUS dergisine verdiği demeç güzergahın yönünü değiştirdi. Aşağı Saksonya eyaletinde Bakanlık görevine başlayan Aygül Özkan göreve başlamadan önce Focus dergisine verdiği demeçte Çocuklar tarafsız kalmalı ve dini semboller kullanmamalı. Kendi dinlerini kendi içlerinde yaşamalılar. Hıristiyan sembollerinin devlet okullarında yeri olamaz. Okullarda başörtüsü yasaklanmalı, sınıflardaki haç sembolleri de kaldırılmalı ifadesinde bulunmuş ve bununla kendisiyle ilgili yapılan tartışmanın farklı bir boyuta taşınmasına kasıtlı veya kasıtsız bir şekilde neden olmuştu. Öyle ya Hristiyan değerlerin varlığı için siyaset sahnesinde yer alan bir partiye mensup ve yine bu partiden Bakan olan bir kişiden bu değerlerin sembolü konumundaki haç işaretine karşı bir açık- / 6 / IGMG PE RSPEKTİF

7 gündem Özkan yemin ederken.. lama yapması beklenmezdi. Ondan beklenen oturmuş geleneğe saygı duymasıydı. Her ne kadar da ona yönelik CDU ve temsil etmeye çalıştığı hristiyan değerler eksenli eleştirilerde haklılık payı var gibi gözükse de olayı adalet, eşitlik, düşünce özgürlüğü ve tutarlılık açısından değerlendirdiğimizde farklı çelişkilerin gün yüzüne çıktığını görmekteyiz. Tartışılan açıklamalarından ziyade tartışılmayan ifadelerini hesaba kattığımızda çelişkiler biraz daha artmaktadır. Zira Özkan açıklamalarında sadece Haç işaretine atıfta bulunmamış, Müslüman dindarlığın kadın bedenine yansıması olan başörtüsü hakkında da tavır almıştır. Ona göre dini gerekçelerle başını örten öğretmen mesleğini devlet okullarında icra edemez. 4 Böylelikle partisinde başörtüsünde hakim olan görüşü ne kadar içselleştirdiğini de ortaya koymuş ve bu konuda Federal İçişleri Bakanı nın yapıcı görüşlerine atıfta bulunabilecekken devam eden çifte standardın savunucusu konumuna düşmüştür. Haçla ilgili açıklamalarına gelen tepkilerden dolayı özür dilemek zorunda kalan Özkan başörtüsüyle ilgili beyanıyla Müslüman dindarları üzdüğünü unutmuştur. 5 Bilindiği gibi, Müslümanların bu ülkede görünür hale gelmesinden bu yana devlet kurumlarında dini semboller meselesi daha tartışmalı hale gelmiştir. Açıklamasıyla bu tartışmaya çomak sokan Özkan, çocukların tarafsızlığı adına devlet kurumlarının tam sekülerliğini savunmuştur. Halbuki muhafazakar ve dini değerleri önceleyen bir partiye mensup olan ve özellikle de İslamî kimliği de bulunan Özkan dan beklenen, Almanya da var olan dini çoğunluğa göre devletin gerekeni yapmasını ifade etmesiydi. Bu yaşanan olayda CDU/CSU partileri ülkede yaşayan ve farklı dinlere mensup olan dindarların haklarını korumaya doğru adım atabilecekken, varlığını Hristiyan değerlerine indirgeyerek Almanya realitesini nasıl anladığını ortaya koymuştur. Göç kökenli kişileri parti bünyesinde ön plana çıkararak partiyi göçmenlere açmak hesabı, bu kitlenin ve özellikle de Müslüman kesimin sahiplendiği değerlerin göz ardı edilmesiyle tutmayabilir. Hristiyan, Yahudi, Müslüman kısacası tüm dindarların dindarlıklarını özgürce yaşabilecekleri bir kamusal yaşamı inşa etme çabası bu partinin gelecekte hesaba katmakla mükellef olduğu bir boyuttur. Aygül Özkan vakıasında dikkati çeken bir diğer nokta, göreve başlarken kullandığı Gott ifadesinin tartışma haline getirilmiş olmasıdır. Müslüman Aygül Özkan ın tanrı yardımcım olsun! 6 sözü bir farklılığı dile getirme ihtiyacını beraberinde getirmiş olsa ki, bazı Hristiyan temsilcileri Müslümanlarla Hristiyanların dua ettikleri Tanrı nın aynı olmadığını ifade etmişlerdir. Biz Hristiyanlar Gott ile Allah arasında önemli bir fark görürüz, Hristiyan ve Müslümanlar aynı tanrıya ibadet etmezler 7 ifadeleri her ne kadar da bir kısım dindar Hristiyanların teolojik bakış açılarını doğrular nitelikte yerinde ifadeler olsa da bu, ülkede bazı şeylerin normal olarak görülmesi için daha çok yıllara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Kaynaklar: 1 Buna benzer bir olayı daha önce Türkiye Araştırmalar Merkezi eski Direktörü Prof. Faruk Şen in Türklerle Yahudileri kıyaslaması sonrasında yapılan tartışmalarda da görmüştük CDU Hessen eyaleti parti grubu başkan yardımcısı Hans Jürgen İrrmer in Aygül Özkan ın kendisini tanımlama çabaları anlaşılır bir durum gibi gözükmektedir. İrrmer in açıklamalrı için bkz.: Duanın Almancası şu şekildedir:,,so wahr mir Gott helfe 7 MAI / MAYIS 2010 / 7 /

8 gündem Eleştirinin ucuzluğu Katoliklerin, inançlarına itiraz edebilir, karşı çıkabilir, onları eleştirebilir, hatta bunun propaganadasını da yapabilirsiniz. Fakat bunların hiç biri hakaret etme ve tüm bir topluluğu rencide etme özgürlüğü getirmez. İlhan Bilgü Kurumlarındaki cinsel suistimal ve fizikî şiddet uygulamaları sebebiyle Katolik Kilisesi son dönemlerin en önemli krizlerinden birini yaşıyor. Hemen hemen hergün yeni suistimal iddiaları gündemi dolduruyor. Hâlen bu kurumlarda bulunan çocukların gelecekleri ile ilgili endişeler de, bu zamana kadar Katolik Kilisesi nin yeterli tedbirleri almaması sebeyle haklı olarak yerini koruyor. Bu tartışmalardan sadece kilisenin değil tüm diğer dinî kuruluşlarla eğitim kurumlarının da ders çıkarması gerekiyor. Fakat eleştirilerin yalnızca Katolik Kilisesi nin manevî şahsiyetine indirgenmesi ve Kilise nin bizzat kurum olarak kendisinin bu menfur olayları ürettiği ya da teşvik ettiği yolunda kamuoyuna sunulması ise eleştiri kültürünün ne kadar da ucuzlatıldığını gösteriyor. Almanya da yayınlanan Der Spiegel ve Titanic dergilerinin konuyu işlerken kapaklarında kullandıkları şekiller, bu ucuzluğu temsil eden iki örneği teşkil ediyor. Tarif ve tanımlamasını veya yorumlamasını burada yapmaktan haya ettiğimiz bu kapak resimleri, farklı bir dine mensup olan biz Müslümanları da rahatsız edici bir mahiyet arzediyor. Her ne kadar hicvediciliği bir ekol haline getiren Titanic in gelişmeleri hicivli bir şekilde değerlendireceği bekleniyor idiyse de, hicvin, eleştirinin muhatabı olan kişi ya da olayları doğrudan muhatap alması gerekirdi. Daha da önemlisi, Kilise nin veya başka bir dinî anlayşışyın ortaya koyduğu ahlâk anlayşışyından öte, kendilerinin de kabullendiği etik kuralları göz önünde bulundurmaları gerekirdi. Öte yandan, Spiegel ve Titanic in kapakları neredeyse, bir başka istismarın ve suistimalin göstergesi gibi duruyor. Bu anlamda, Katoliklerin bu iki yayına getirdikleri eleştirileri, esasında paylaştığımızı da belirtmek istiyoruz. Her iki derginin kapağını bir başka istismar olarak tanımlamamızın tepki çekeceğini de biliyoruz. Çünkü günümüzde belirli alanlardaki yozlaşmaları eleştirmek, pek de kolay değil. Die Zeit gazetesinin, Almanya da nelerin konuşulup konuşulamayacağına dair 1 başlığıyla bazı alanların eleştirilmesinin kolay olmadığını gündeme getirirken, eksik bıraktığı alanlardan birisi de, toplumsal olayların ve toplumsal davranışların dindarlar tarafından eleştirilememesi konusuydu. Zira, toplumun önemli bir bölümünü oluşturan dindarların, toplumsal olayları dinî anlayış ve inanışlarına göre eleştirmeleri dinî bir baskı unsuru olarak görülüyor. Bu gerçeğe rağmen, biz eleştirilemizi, hakaret sınırlarına vardırmadan yapmaya devam edeceğiz. Herkesten de fikirlerini hakaret etmeden ortaya koyma kabiliyeti göstermelerini isteyeceğiz. Katoliklerin, inançlarına itiraz edebilir, karşı çıkabilir, onları eleştirebilir, hatta bunun propaganadasını da yapabilirsiniz. Fakat bunların hiç biri hakaret etme ve tüm bir topluluğu rencide etme özgürlüğü getirmez. Bu yüzdendir ki, Katolikler haricindeki diğeir inanç ve dinlere mensub olan insanları bile rencide edecek bu iki derginin kapağı, çok ciddî bir iş olan eleştirinin, ne kadar da ucuzlatıldığının örnekleri olarak önümüzde duruyor. Maalesef, tartışmaların yoğunlaştığı dönemlerde aynı suistimallerin başka seküler kurumlarda da yaşandığı gerçeğini üzülerek görmüş bulunuyoruz. Örneğin Almanya nın yüzyıllık en gözde özel okullardından Odenwaldschule şimdi geçmişi ile hesaplaşmak zorunda kalan kurumlardan birisi. Nitekim kurum, geçmişinde böyle olayların yaşanmış olmasından dolayı geçmişte olan olayları araştıracağını 2 ve gereken tedbirleri alacağını açıklamak durumunda kaldı. Bu okulda bazı olayların / 8 / IGMG PE RSPEKTİF

9 gündem Katolik Kilisesi nin hatalarının başında, olayları gizlemesi ve sorumlulular ile ilgili olarak sadece kilise içi hukuku işletmesi, kilise dışı kurumlarıa (adliye) doğru dürüst bilgilendirmemesi, bu konuda işbirliğinde gevşek davranması geliyor. yaşanmış olması ise, okulun kurumsal olarak bu olayları teşvik ettiği anlamına gelmiyor. Katolik Kilisesi söz konusu olunca, Titanic ve Spiegel in gözardı ettiği gerçek bu noktada yatıyor. Fakat, Katolik Kilisesi nin hatalarının başında, olayları gizlemesi ve sorumlulular ile ilgili olarak sadece kilise içi hukuku işletmesi, kilise dışı kurumlarıa (adliye) doğru dürüst bilgilendirmemesi, bu konuda işbirliğinde gevşek davranması geliyor. Kilise içinde ortaya çıkartılan olaylarla ilgili olarak belirli bir yaptırım uygulansa da, bunun etkin bir yaptırım olmadığı ortada. Bu yüzdendir ki, kendisinden beklenen açıklamaları geciktiren Papa 16. Benedikt bu tavrıyla haklı olarak kamuoyunda tepki görüyor. Ve nihayetinde, özellikle İrlanda Katolik Kilisesi ne hitaben yazdığı bir deklarasyonda, olayları kınadıysa da Papa nın gecikmişliği, eleştirilerin artmasını önleyemiyor. Aslında, kilisenin başı olarak Papa 16. Benedikt in mektubundaki eleştiriler, Titanic ve Spiegel in eleştirilerinden hem daha etkin, hem de sorunun temellerini irdeliyor. 3 Spiegel ya da Titanic in eleştirisinden daha ciddî ve önemli olan Papa nın kendi kurumuna karşı yaptığı bu acıtıcı eleştiri problemin derinlemesine bir analizini yapıyor. 16. Benedikt mektubunda, kilise içindeki, ahlakî yapının korunamnamasındaki başarısızlıktan tutun da, bu günahların işlenmemesi gerektiği yönündeki başarısızılığa kadar hem idarî hem de dinî bir başarısızlığı itiraf ediyor. Toplumda ahlâkî fazileti ile örnek insanlar olması gereken din adamlarının ahlâkî gelişimlerindeki başarısızlık itirafı, çobanlık ettiği kurumun başı olarak Papa dan geliyorsa, bunun önlemlerini almak da kendilerine düşüyor. Yine de, Papa nın bu itirafı, bir kurumsal bir nefis muhasebesini de gösteriyor. Spiegel ve Titanic in kapakları ise, eleştirilerinin ucuzluğu ile piyasadan pay kapma gibi bir eğilimi yansıtıyor. Kaynaklar: MAI / MAYIS 2010 / 9 /

10 gündem İmamlar, Müslümanlar için varlar Önemli nokta Müslümanların ihtiyaçlarını ve nasıl bir imam eğitimi konularına kendilerinin karar vermeleri gerektiğidir. Son tahlilde cami cemiyetlerinde görev yapacak imamların her açından ihtiyaçlarını karşılayacak olan İslamî dinî cemaatler olduğuna göre, imamların ehil olup olmadıkları konusunda yetkili ve etkili olması gereken merciler de yine cami cemiyetleri olmak durumundadır. Ali Mete İmamların üniversite bünyesinde yetiştirilmelerine dair tartışmalar bir süredir devam ediyor. İmamların Müslümanlar arasında dinî referans ve ayrıca Müslüman toplum ve toplumun çoğunluğunu oluşturan kesim arasında köprü işlevi gördüklerinden sözediliyor. Bu nedenle imamlara entegrasyon ve dinler arası diyalog konularında önemli görevler düştüğü, bunun için sayıları tahminen 2000 olan imamların Almanca bilmeleri, bizzat kendilerinin entegre olup yetkin olmaları gerektiği dillendiriliyor. Böyle bakıldığında hiçbir cami cemiyetinin sözedilen gayelere ilk planda itirazı olabileceğini zannetmiyoruz. Zira cemiyetlerin kendilerinin de imamlardan beklentileri fazla. Devletin imamların niteliği hakkındaki bu hassasiyeti şayet cemiyetlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek noktalara varabilirse doğru yönde bir adım olabilir. 1 Camilerde imamlar dinî hayatı organize etmeli, çocuk ve gençlerin din eğitimini vermeli ve yetişkinlerin de manevî ihtiyaçlarını karşılamalılar. Ayrıca dinî ihtiyaçları karşılama ve bilgi aktarmaktan sorumlu olan imamlar, inanç ve ibadetler konularındaki sorulara muhatap konumundalar. Tüm bu sorumlulukların hakkını verebilmek için imamlar ilahiyat alanında temel eğitimi almaları, ülkenin dili ve kültürünü bilmeleri ve onunla kendilerini mümkün mertebede özdeşleştirebilmeliler. Ancak bunların olması halinde bir ilahiyatçı olarak imamlar, Müslümanların güncel sorunlarına İslamî geleneğe uygun cevap verebilecek durumda olacaklardır. Bu çerçeveden bakıldığında imamların yetiştirilmesi konusuna eğilinmesi haklı gözüküyor. Fakat burada en önemli nokta Müslümanların ihtiyaçlarını ve nasıl bir imam eğitimi konularına kendilerinin karar vermeleri gerektiği noktasıdır. Son tahlilde cami cemiyetlerinde görev yapacak imamların her açından ihtiyaçlarını karşılayacak olan İslamî dinî cemaatler olduğuna göre, imamların ehil olup olmadıkları konusunda yetkili ve etkili olması gereken merciler de yine cami cemiyetleri olmak durumundadır. Buna karşın yaşadığımız süreçte ne imamların eğitiminin devlet tarafından yapılmasının meşruluğu ne de cami cemiyetlerinin üzerine yüklenen ağır maddî yük konuları pek gündeme getirilmedi. İmam yetiştirilmesi için bir kurum olması gerekliliği yönünde, ki bu Almanya daki bilim sistemine İslamî araştırmaların yerleştirilmesi gibi olayın bir yönüdür hızlı bir şekilde yürütülen tartışma, hedeflenen amacın ve yöntemin uygun ve kabul edilebilir olup olmadığı konusunda düşünme fırsatı vermedi. Nitekim imam yetiştirilmesinde protestan ilahiyat eğitiminin örnek alınıp alınamayacağı ortaklaşa düşünülebilir. Aynı şekilde, İslamî cemaatlerin halihazırda süren eğitim projelerini dikkate almak ve cami cemiyetlerini uygulamalar şeklinde eğitime entegre etmek te akıllıca bir yaklaşım olabilir. Bu yapılırken hem Avrupa daki tecrübeler üzerine bilgi edinilebilir hem de İslam dünyasındaki gelenekten istifade edilebilir. Öte yandan Almanca hutbe gibi popülist güncel taleplere ihtiyatlı yaklaşılmalı. Çünkü, dinî ve kültürel kodların taşıyıcısı olan bir dil öyle kolayca değiştirilemez. Genç nesillerin anlam sorunları ise Türkçe, Arapça, Boşnakça vb. dillerin daha fazla desteklenmesi ve paralelinde de din dili olarak Almancanın da desteklenmesi ile aşılmaya çalışılmalıdır. Buraya kadar üzerinde durduğumuz konular kısmen veya doğrudan imam yetiştirilmesi ile ilgili olan ya da onu aşarak genel hususlara değinen noktalardı. Fakat konuyla ilgili maalesef çok az araştırma ve istatistiğe sahip olduğumuzu da ifade etmeliyiz. Bu eksiklik, Sosyal / 10 / IGMG PE RSPEKTİF

11 gündem ve Dinbilimci, Osnabrück Üniversitesi nde Din Pedagojisi uzmanı olan Prof. Dr. Rauf Ceylan ın yeni yayımlanan İslam ın vaizleri. İmamlar, kim bunlar ve gerçekte ne istiyorlar başlıklı kitabında da dile getirilmekte. 2 İmam yetiştirilmesi konusunda öncü olarak lanse edilen Osnabrück Üniversitesi nde imam yetiştirilmesi için dersler verilecek. Program, Prof. Dr. Bülent Uçar ve Prof. Dr. Rauf Ceylan tarafından yönetilecek. Bu başlangıçtan sonra ileride imamların eğitimi için bir merkez kurulması planlanıyor. Prof. Ceylan, ismini zikrettiğimiz kitabının birçok yerinde imamların cemiyet içindeki önemi ve etkisine değinmesine rağmen, kitap sanki, önplanda imamların tanıtılması, durumlarının ve sorunlarının ortaya konulması hususlarına değil, bundan ziyade daha çok imamların ekstremizmle mücadele (s.181) ve demokrasi düşmanı akımlara (s.178) karşı ayrıca entegrasyon politikalarının aktörleri olarak (s.174) olaya nasıl dahil edilebilecekleri gibi siyasî soru(n)lara cevap olarak yazıldığı izlenimini veriyor. İmamların cemiyetler konusunda en önemli bilgi ve iletişim kanalları olduğunu ve bu nedenle İslam ın Almanya daki geleceğine damgasını vuracaklarını ifade eden yazar, çünkü sonuçta, genç Müslümanların liberal, muhafazakar ya da ekstremist İslam dan hangisini temsil edeceklerinin belirleyicilerindendirler (s.17) demektedir. İmamları da liberal, muhafazakar, ekstremist olarak sınıflandıran Ceylan, geleneksel-muhafazakar, geleneksel-savunmacı, entellektüel-faal ve neo-selefi imam gibi sınıflandırmada da bulunmaktadır. Yazara göre Alman siyaseti, Müslüman toplumdaki en önemli unsurlara yani imamlara yönelmekten sürekli kaçındı: Entegrasyona giden yolun açıkça merkezinde yer alan, cemiyetlerde merkezi rolleri olan ve her yıl binlerce Müslüman gence ders veren imamlardır (s.173). Sadece Aşağı Saksonya Eyaleti İçişleri Bakanı Uwe Schünemann veya Kuzey Ren Vestfalya Entegrasyon Bakanı Armin Laschet gibi ileri görüşlü az sayıda politikacı, imamların önemini kavramış ve ona göre adımlar atmışlar. Bu açıdan bakıldığında yazara göre, devlet kurumları ile işbirliği gerekiyor. (s.139) Yani aynen uzak görüşlü olarak nitelediği Aşağı Saksonya İçişleri Bakanı nın güvenlik politikaları merkezli bir işbirliği düşüncesini yansıtıyor. Yazar bu düşüncesine gerekçe olarak, Dilde kalan radikallikle, dinî-ideolojik inançtan doğan şiddet kullanımı arasındaki sınır çok ince (s.153)derken, sonrasında Şu anda sadece kelime düzeyindeler, fakat hegemonal ve yayılmacı tutkularını gerçekleştirmeye ne zaman başlayacaklar? (s.166) ifadeleri ile de neyi kastettiğini açıkça ortaya koymaktadır. Yazar ekstremistleri haklı olarak siyah-beyazcı, kalıp düşünenler olarak suçlamasına rağmen (s.140), buna alternatif olarak başka bir tip imamın, yani entellektüel-faal olan imamın yetiştirilmesi ve yaygınlaştırılması düşüncesini temellendirmeye çalışmaktadır. Keskin bir dille ifade edecek olursak mesajın şu olduğunu söyleyebiliriz: Muhafazakar imamların hurafeci, savunmacı ya da ektremist imamlara dönüşmemeleri arzu ediliyorsa, entellektüel-faal imamlar fazlalaştırılmalıdır. Dolayısıyla imamların yetiştirilmeleri ile ilgili çalışmalar bu tip imamın ortaya çıkmasını sağlamalıdır. Ayrıca yazarımız Osnabrück Üniversitesi nden Bülent Uçar gibi bazı İslam uzmanları uzun vadede yurt dışından imam getirilmesinin yasaklanmasını talep edebilecek noktaya kadar gidiyorlar 3 (s.178) da demektedir. Çok özet olarak gözönüne serdiğimiz ve imamları temelde entegrasyon ve güvenlik politikalarının bir parçası olarak ele alan bu yaklaşımın Almanya da imamların yetiştirilmesi tartışmalarında ne kadar yapıcı olabileceği çok şüphelidir. Herşeye rağmen imam yetiştirilmesi konusunun gündeme gelmesinin memnuniyetle karşılanılması ve bunu bir ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Yıllardır zaten imamlarının niteliğinin artması konusunda çaba sarfeden Müslüman cemaatler de, özellikle çalıştırma ve eğitim konularında, finansal ve nitelik sorunlarına daha çok eğilmek sorumluluğunu taşıyorlar. İslam ın Alman Üniversitelerine akademik anlamda kök salmasının yeni teolojik yaklaşımlara kapı açabileceği de düşünülebilir. Fakat baştan değindiğimiz konuların hiçbirisi önemli olan da bu nokta kesinlikle entegrasyon politikaları ya da güvenlik politikalarına matuf gayeler için, yahut Müslümanlar ve onların cemaatleri dışarıda bırakılarak yürütülmeye çalışılmamalıdır. Aksine imamların görevlerini Müslüman cemiyetlerin ihtiyaçlarına göre şekillendirebilecek duruma getirilmeleri gerekmektedir, herkesin faydasına olan da zaten budur. (Almanca dan tercüme: Ömer Faruk Altıntaş) Kaynaklar: 1 Camilerin ihtiyaçlarına dair Perspektif in Şubat sayısındaki Avrupa da imam yetiştirmek makalesine bakınız. 2 Rauf Ceylan, Die Prediger des Islam. Imame - wer sie sind und was sie wirklich wollen, Verlag Herder, 1. Auflage, April 2010, 192 Seiten, 12,95 Euro, ISBN Eine ausführliche Besprechung des Buches findet sich unter: MAI / MAYIS 2010 / 11 /

12 teşkilat IGMG Gençlik Teşkilatı 3.Gençlik İdarecileri Eğitim Seminerleri İslam Toplumu Milli Görüş Gençlik Teşkilatı Eğitim Başkanlığı nın tertip ettiği, geçen yıllarda başlamış olan ve yılı çalışma takviminde de programa alınmış olan GİES (Gençlik İdarecileri Eğitim Seminerleri) programlarının üçüncüsü Avrupa genelindeki genç idarecilerin katılımı ile gerçekleştirildi. Üç ayrı tarih ve dört ayrı bölgede gerçekleştirilen GİES çalışmalarında Asr-ı Saadet, İslam Tarihi konuları bir ünite planı çerçevesinde ele alındı Çalışma yılının ilk GİES inde Hz.Muhammed (sav) in Mekke dönemi değerlendirildi. Peygamberlik gelmeden önce Hz.Muhammed (sav) in toplum içinde Muhammed-ül Emin sıfatıyla güvenilir insan olması, Hilful Fudul gibi toplumun yararı için oluşturulmuş faydalı cemiyetlere üye olması,ticaretinde dürüst bir ahlaka sahip olması, sabrı ve gayreti ile en güzel örnek olması çarpıcı anektotlarla ortaya konulmuştu. İkinci aşamada gerçekleştirilen GİES seminerlerinde ise Hz.Muhammed (sav) in Medine dönemi ele alındı. Hicret, mescidin inşası, kardeşlik müessesi, Medine vesikası (vatandaşlık anlaşmaları),oluşturulan birlik beraberlik gibi Peygamberimizin hayatının önemli noktalarını ele alan konular incelendi. Ayriyeten Bir insan olarak Hz.Muhammed adlı ders ile de Peygamberimizin topluma örnek olacak ahlaki kişiliği genç yöneticilere anlatıldı. 3-4 Nisan 2010 tarihlerinde gerçekleştirilen 3.Gİ- ES çalışmasında ise Hulefa-i Raşidin, yani Dört Halife dönemi detaylı olarak incelendi. Her yönü ile kendilerine örnek olan Peygamberden sonra, Peygemberin beraberlerinde olmadığı hayata geçişi sağlayan Hz. Ebubekir (ra) dönemi ele alınarak sıddıkıyyeti, merhameti, kararlılığı, toplumu birlik ve beraberlik üzerinde tutabilmesi gibi ana başlıklar içerisinde Hz. Ebubekir dönemi incelendi. Hz. Ömer (ra) dömeminde ise adalet anlayışı, istişareye verdiği önem,toplumun birliği için gösterdiği gayreti, toplum öncelikli idare anlayışı, kabiliyetli yöneticileri göreve getirmesi, oluşturduğu müesseseler ve fetihleri ele alındı. Hz. Osman (ra) döneminde ise onun ahlakı, cömertliği, fetihleri, dönemin tartışmalı olayları ve bu olayların oluşmasında en önemli etken olan asabiyet kavramı üzerinde duruldu. Son konu olarakta Hz. Ali nin (ra) kişiliği, ilmi, cesareti, döneminin toplumsal hareketlilik oluşturan cemel ve sıffın olayları değerlendirmeye alındı. Almanya, Avusturya, Fransa ve İskandinav ülkelerinde gerçekleştirilen İslam Tarihi dersleri çeşitli ilahiyat fakültelerinden katılan akademisyenler tarafından verildi. Buna mukabil GİES e IGMG Genel Merkez Üyeleri de katılarak geleceğin genç yöneticilerine gündem ile alakalı bilgilendirmelerde bulundular. Seminere katılan GİES öğrencilerine Ana Hatları ile İslam Tarihi 1-2 ders kitapları verilerek seminerlere hazırlıklı gelmeleri teşvik edildi. Yapılan sosyal aktiviteler ve grup çalışmalarıyla farklı etkinliklerinde olduğu GİES çalışmalarına üç ayrı çalışmada 210 genç yönetici iştirak etti. Bu gibi çalışmaların devam etmesini dileyen genç yöneticiler gelecek senede buluşmak üzere bölgelerine ayrıldılar. / 12 / IGMG PE RSPEKTİF

13 teşkilat Fransa CIMG Gençligi Alpes Bölgesi nde buluştu CIMG Gençlik Teşkilatı nın Fransa da yaşayan gençleri 3. GİES için Alpes Bölgesi nde buluştu. Alpes Bölgesi Belleydoux Eğitim Merkezinde biraraya gelen 50 gencin iştirak ettiği programda, gençlere 4 halife dönemi ve Endülüs ile ilgili seminerler verildi. Kısa adı GİES olan Gençlik Teşkilatı İdarecileri Eğitim Semineri ne IGMG Gençlik Teşkilatı Başkanı Mesud Gülbahar, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görevini sürdürmekte olan Prof. Dr. Hüseyin Algül ün yanısıra CIMG Alpes Bölge Gençlik Teşkilatı Başkanı Oğuz Öner ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. GİES de günün hatibi Prof. Dr. Hüseyin Algül Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve son olarak da Hz. Ali üzerine seminer verdi. Dört Halife dönemi konusunu ele alarak, gençlere İslam tarihindeki önemli şahsiyetlerin hayatlarından örnekler sundu, gençlerin bu şahsiyetleri örnek alarak göstermeleri gereken çaba ve gayreti vurguladı. GİES hatiplerinden olan IGMG Gençlik Teşkilatı Başkanı Mesud Gülbahar ise gençlere Endülüs devleti hakkında önemli bilgiler verdi. Gülbahar, semineri esnasında gençlere Endülüs devletinde yaşamış olan önemli şahsiyetlerden örnekler vererek, gençlerin ilme önem vermeleri gerektiğini dile getirdi. Yapılan seminerlerde ağırlıklı olarak sahabe ve örnek kişilikler hakkında dersler verildi. İman nimetinin büyüklüğü ve bu imanı taşıyan gençlerin yönlendirilen değil yön verenler olması gerektiği vurgulandı. Seminerlerde, Avrupa daki Müslüman gençlerin güzel ahlak ve çalışkanlıkları ile diğer gençlere örnek olmaları gerektiği anlatıldı. Değerlendirme konuşmasını yapmak üzere söz alan IGMG Gençlik Teşkilatı Başkanı Mesud Gülbahar, öncelikle GİES çalışmasına katılan Prof. Dr. Hüseyin Algül e teşekkür etti ve ayrıca tüm gençleri bu programlara gösterdikleri önemden dolayı tebrik ederek GİES çalışmalarının gelecek dönemlerde de devam edeceğini dile getirdi. Alpes Bölgesi Gençlik Teşkilatı tarafından GİES hatiplerine hediyeler takdim edildi. Seminer dilek ve temennilerden sonra okunan Kur an-ı Kerim ile son buldu. MAI / MAYIS 2010 / 13 /

14 teşkilat IGMG Avrupa 4. Eğitim Şûrası Her 5 yılda bir düzenlenmesi planlanan çalışmanın dördüncüsü Avrupa nın değişik ülkelerinden eğitimcilerin katılımı ile Kerpen de bulunan İslam Toplumu Milli Görüş Genel Merkezi nde gerçekleştirildi. IGMG Eğitim Başkanlığı nın düzenlemiş olduğu Avrupa 4. Eğitim Şûrası çalışması yapıldı. İlki 1996 yılında düzenlenen eğitim şûralarının ikincisi 2001 yılında, üçüncüsü 2005 yılında gerçekleştirilmişti. Her 5 yılda bir düzenlenmesi planlanan çalışmanın dördüncüsü ise Avrupa nın değişik ülkelerinden eğitimcilerin katılımı ile Kerpen de bulunan İslam Toplumu Milli Görüş Genel Merkezi nde gerçekleştirildi. IGMG Eğitim Başkanı Mehmet Gedik, Eğitim Şûrası çalışmalarının, Avrupa daki vatandaşlarımızın gelişen zaman içinde eğitim ihtiyaçlarının tesbit edilmesine, teşkilat içi yapılan çalışmaların geliştirilmesine yardımcı olduğunu ve önümüzdeki 5 yılda yapılacak eğitim çalışmalarına ışık tutacağını vurguladı. Şûra çalışması başlamadan bir gün önce, görüşülecek konuların komisyon başkanları, başkan yardımcıları ve sekreterleri ile bir toplantı yapılarak hazırlıklar tamamlandı. Avrupa 4. Eğitim Şûrası na Mus ab Özden in okuduğu Kur an-ı Kerim tilaveti ile başlandı. Şûra nın önemi ile ilgili açılış konuşmasını IGMG Eğitim Başkanı Mehmet Gedik yaptı. Konuşmasında şûraların geniş perspektifli eğitim düşüncesini ortaya koyduğunu ve Avrupa nın dört bir yanından eğitim ehli kişilerin biraraya gelmesiyle geneli görme fırsatının bulunduğunu ifade eden Mehmet Gedik, İslamî kimliğin korunarak nasıl bir yeni nesil yetiştirmek gerektiğinin tesbit edilmesinin önemini de vurgulayarak katılımcılara teşekkür etti. Şûra da katılımcıları selamlamak üzere söz alan IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan ise konuşmasında şunları söyledi: IGMG olarak eğitim çalışmalarımızda en güzel ve kaliteli işleri ortaya koymaya çalıştık. Bu bağlamda Avrupa da binlerce çocuğumuza, gencimize ve insanımıza eğitim hizmeti vermek için çalışmalar yapmaktayız. Geçen yılın eğitim çalışmaları rakamlarına baktığımızda, sadece Temel Eğitim kurslarımızda 107 bin öğrencimiz eğitimden geçti. Bugün Avrupa nın dört bir yanından burada toplanarak yapılan bu işlere katkıda bulunacaksınız, hepinize teşekkür ederim. Teşkilatımız, bir çok işte olduğu gibi eğitim çalışmalarında da ilklerden birine imza atarak Avrupa Eğitim Şûralarını düzenlemektedir. Avrupa da 4. neslimiz dünyaya gelmiştir. Şimdi geçmişte yaptıklarımızı gözönünde bulundurarak gelecekle ilgili planlarımızı tesbit etmeliyiz. Bu eğitim şûramızda da, bu çalışmayı yapacağız. Avrupa da 56 milyon Müslüman yaşamakta ve Balkanlarla birlikte Batı Avrupa da 10 binin üzerinde cami ve mescid bulunmaktadır. Buna göre ihtiyaçlarımızı tesbit etmeliyiz. Gelecek nesillerimiz bizim için önem arzediyor. Almanya nın Anayasayı Koruma Örgütü tarafından hazırlanan yılı raporunda teşkilatımızla ilgili bölümü gördüğümüzde şaşırmadık. Bu raporda suçumuzun, millî ve dinî kimliğe sahip çıkmak, şahsiyetli bir Müslüman tipi ve toplum yetiştirmek olduğu yazıyor. Bunu bir suç olarak gösteriyorlar. Halbuki asıl suç, bunun tersini iddia etmektir. Yaptığımız iş ise toplumumuzun ve teşkilatımızın anayasal haklara haiz doğal çalışmalarıdır. Biz insanlığın hayrına olan işleri bıkmadan, usanmadan yerine getirmeye devam edeceğiz. Biz, dinî ve sosyal faaliyetler yapan bir kuruluşuz ve tüm insanlığın hayırı için çalışmaktayız. Çalışmalarımızın merkezinde insan vardır. Hizmetlerimiz insan merkezli olduğu gibi, teşkilatımız da toplumun merkezindedir. Hiçbir zaman öteki olmadık ve olmayacağız da. Eğitimli kişiler, toplumlar ve milletler iddia sahibidirler. Eğitimsizler ise geri kalmaya mah- / 14 / IGMG PE RSPEKTİF

15 teşkilat kumdurlar yıldır Avrupa da güzel hizmetler yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Herşeyimiz net ve bunun için de kendimizden eminiz. Üzerimizdeki baskılar ve hakkımızdaki önyargılar devam ederken, camilerimize üye sayımız 20 bin, Genel merkezimize üye sayımız olarak artmış, IGMG Cenaze Fonumuza üye olan aile sayımız 70 bin olmuş, ana sınıflarımızın sayısı 200 ü bulmuş, 100 dolayında eğitim kurumumuz açılmış, sadece Paskalya tatilinde umreci gönderilmiş ve her alanda çalışmalarımız artarak devam etmiştir. Eğitim çalışmalarımız çok önemli ve önceliklidir. Çalışmanızın hayırlı olmasını diler, hepinize tekrar teşekkür ederim. Şûra ya, Avrupa nın 11 ülkesinde faaliyet gösteren IGMG nin her bölgesinden çalışmaya eğitim sahasında uzman kişiler katılarak fikir ve görüşlerini ifade ederken, Almanya İslam Konseyi (İslamrat) Genel Başkanı Ali Kızılkaya, Türkiye den Ankara İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Nuh Savaş ve Avustralya Melbourne İlim Koleji Müdürü ve Bölge Eğitim Başkanı Yusuf Kırca misafir olarak katıldılar. Avrupa 4. Eğitim Şûrası nda; 1. İmam Hatip, Hatibe ve Eğitimcilerimiz, 2. Resmî Okullarda İslam Din dersleri, 3. Okullarımız, 4. Eğitim Müfredatlarımız ve Materyallerimiz, 5. İnsan Kaynaklarımız ve Kalifiye İnsan Yetiştirme, 6. Eğitim Sistemimiz, Örgün ve Yaygın Eğitim Çalışmaları, 7. Eğitim Kurumlarımız, 8. Eğitim Çalışmalarımızın Tanıtımı ve Derneklerle Desteklenmesi, 9. Entegrasyon Çalışmalarımız, 10. Eğitim Sistemimizde Anasınıflarımız, 11. Gençlik Eğitim Çalışmalarımız, olmak üzere 11 alanda, komisyon çalışması yapıldı. İkinci gün komisyon başkanları tarafından okunan nihaî raporların takdim edilmesinden sonra, katılımcıların tümünden teklifler alındı. Katılımcıların katkılarıyla ortaya çıkan nihaî raporlardaki bilgiler, Eğitim Şûrası sonrasında yapılacak eğitim çalışmaları için temel teşkil edecek. Çalışma sonunda çıkan kararlar her yıl en az bir defa olmak üzere, komisyon üyelerinin tekrar biraraya gelerek geçmiş ve gelecek bağlamında gözden geçirilerek genel değerlendirmeye tabi tutulacak. IGMG Eğitim Başkanı Mehmet Gedik Şûra kapanış konuşmasında bir değerlendirime yaptı. Gedik şunları söyledi: Burada gelen her teklif yapılacak çalışmalarımız için bir ışık konumundadır. Yapılması gereken çalışmaları da yine birlikte yapacağız. Yıllar önce çocuklarımız camilerde okurken ellerine verecek hiç bir mataryelimiz yoktu. Bu çalışmalarla bir çok şey yavaş yavaş ortaya çıkarıldı şûrasından sonra ana sınıfı eğitim sistemi açıldı. Ana sınıf müfredatı çıktı şûrasından sonra teşkilat içi ortak eğitim dilimizin Türkçe olması gerektiği kararını verdik... Önemli olan eksikliklerimizi tespit etmek ve giderebilmesi için bütün gayretimizi sarfetmektir. Çalışmalarımızda Genel Merkez, bölgelerimiz, şubelerimiz ve velilerimiz olarak herkes üzerine düşen görevini bilmeli ve yerine getirmelidir. Belçika Bölge Eğitim Başkanı Abdulhalim İnam ın okuduğu Kur an-ı Kerim ile Avrupa 4. Eğitim Şûrası sona ermiş oldu. Avrupa 4. Eğitim Şûrası görüşmeleri ve nihaî raporları gerekli düzenlemelerden sonra eğitimciler, eğitim kurumları ve teşkilatlar tarafından değerlendirilmek üzere kitap olarak yayınlanacak. MAI / MAYIS 2010 / 15 /

16 teşkilat Millî Görüş ün Avrupa da 40. yıl kutlamaları heyecanı Milli Görüş ün Avrupa da 40. yılı kutlamaları çerçevesinde Almanya nın Duisburg kentinde yapılan toplantıya T.C. 54. Hükümet Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan katıldı. 40. yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen program çerçevesinde yapılan toplantı 22. Avrupa Kur an-ı Kerim Yarışması birincisi Ali Rıza Yaman ın okuduğu Kur anı Kerim ile başladı ü aşkın izleyicinin katıldığı programda IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan, IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü, İçişleri eski Bakanı Oğuzhan Asiltürk ile birlikte Adalet eski Bakanı Şevket Kazan ve TV5 Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Budak da birer konuşma yaptılar. Programın konuşmalar bölümünde IGMG Teşkilatlanma Başkanı Sami Ganioğlu teşkilatın bugüne gelmesinde emeği geçen ve hakkın rahmetine kavuşanlar için dua dilediği konuşmasında, hizmetin bir gönül işi olduğunu bunun için de, hizmetin önemini bilenlerin, hizmette yarıştığını ifade etti. Bizim için her yer hizmet mekanıdır anlayışıyla aramızdaki sevgiyi ve muhabbeti daha da artırmalıyız, diyen Ganioğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: Tüm dünyaya barış vaad eden bir dinin mensupları olarak Allah a hamdediyoruz. Unutmayalım ki, müminler bir vücut gibidirler. Doğudaki Müslüman ın ayağına, diken batsa, Batı daki Müslüman onu hisseder. Bizler insanların en hayırlısı insanlara faydalıdır buyruğunu düstur edindik ve çalışmalarımız bu ilke ile devam edecek. IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü yer yüzünde hakkın adaletin, iyiliğin ve güzelliğin hakim olmasını istediklerini söylediği konuşumasında Farklı bir dünya, mümkündür iddiamızı ortaya attık ve bunun peşindeyiz. Bu hayalimizin içini doldurup, aynı iddia ve iradeyi ileriki nesillere de aktaracağız, dedi. 11 eylül olaylarından sonra Batı da paradigmanın değiştiğine işaret eden Üçüncü, bu değişiklik sonrasında Müslümanların bir tehdit olarak görüldüğünü, minare ve başörtüsü tartışmaları ile Müslümanlara karşı ayırımcılık gibi gelişmelerin sıradanlaştığını ve ırkçı partilerin iktidara geldiğini söyledi. Üçüncü, Batı daki önemli gelişmelerden birinin de Müslümanların kendi kavramlarının içini başkaları tarafından oyulmak istenmesi olduğunu ifade etti. Kavramlarımızın içini onlar doldurmaya başladı. Bir gencin adı Cihad diye, bir doktor bu çocuğu tedavi etmek istemiyor, diyen Üçüncü şöyle devam etti: Bizim IGMG olarak sıkıntı çekmemizin sebebi, oluşan bu sakat paradigmanın hepsini reddetmemizdir. Ve kendi kavramlarımızın içini bizim kendimizin doldurmasıdır. Bunun için sıkıntılara maruz kaldık. Fakat, herkes bilsin ki, Müslümanlar Batı Avrupa da problemlerin kaynağı değil, çözümün bir parçası, hatta, çözümün kaynağıdır. Yürütülen çarpık entegrasyon politikasını da eleşti- / 16 / IGMG PE RSPEKTİF

17 teşkilat Prof. Dr. Necmettin Erbakan Yavuz Çelik Karahan Oğuz Üçüncü ren Üçüncü, Müslümanlar olarak kendi dilimiz, dinimiz, kendi kültür ve medeniyet birikimizle bu topluma katkı yapabiliriz ve biz bu iddia ve iradenin sahibiyiz, diyerek konuşmasını tamamladı. Programda, Adana eski Milletvekili Yakup Budak ile, İçişleri Eski Bakanı Oğuzhan Asiltürk ve Adalet Eski Bakanı Şevket Kazan da birer selamlama konuşması yaptılar. Şevket Kazan 40 yıl önceki ilk Avrupa izlenimlerini de anlattı. IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan da yaptığı konuşmada, Avrupa da Müslümanların son 40 yıllık tecrübesinin kısa bir tarihçesini aktardı. Eskiden sayıları belirli olan az sayıdaki camiye ihtiyacın gereği olarak şimdi binler ilave oldu, eğitim kurumları ile Avrupa nın her noktasında hizmetler kararlı ve programlı bir şekilde yürütülür hale geldi, diyen Karahan konuşmasında şunları söyledi: Geçmişte bizlere bunları hazırlayanlara teşekkür ve minnet duygularımızı arzderken, bizler de, neyi, niçin ve nasıl yaptığımızı bilerek bu hizmetleri geleceğe taşımak zorundayız. Allah bizlere bu müessseleri bahşettiği için, bunları geleceğe aktarmak sorumluluğu da üzerimizdedir. T.C. 54. Hükümet Başbakanı Prof Dr. Necmettin Erbakan günün konuşmacısı olarak katıldığı toplantıda, büyük bir coşku ile karşılandı. Erbakan, toplantıya katılanların gösterdiği yakın alakadan dolayı tebrik ve teşekkürlerini sundu. Bizleri bir araya getirerek bu kutlamayı nasib eden Cenab-ı Hakk a sonsuz şükürler ediyorum diyerek konuşmasına başlayan Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Milli Görüş ün ortaya çıktığında önemsenmemesine rağmen bugün önemli hizmetlerde bulunduğunun anlaşıldığını ifade etti. Bir çok olaylar mütevazi sahneler içinde cereyan eder. O zaman önemini kavrayamadığımız bazı olayların tarih geçtikçe ne kadar önemli olduğunu kavrarız diyen Erbakan, Milli Görüş ün de zamanla önemi anlaşılan böyle tarihi bir olay olduğunu kaydetti. Erbakan, tarihî süreç içerisinde zulüm ve adaletin hüküm sürdüğü dönemlerin de kısa bir özetini verdi. İslam dini rahmet dinidir. Peygamber Efendimiz de bütün alemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Yani, İslam dininin temeli rahmettir, kardeşliktir. İnsanlık olarak yeniden bu anlayışa ihtiyacımız var, diyen Prof. Dr. Necmettin Erbakan İslam tarihinde fetihlerde bile düşmanlara merhamet ile yaklaşıldığını üç örnekle aktardı. Mekke nin fethinde Efendimiz kan dökmedi. Kalperi fethetti. Kendisine büyük işkenceler yapanları affetti ve sonunda Medine deki iki hücreli evine geri döndü. Kudüs ün Hz. Ömer tarafından fethedilmesi ile, Hristiyanlar ve Yahudiler dinlerinde özgür bırakıldı ve bunları garanti altına aldı. Kimsenin kanını dökmedi. Yine aynı şekilde, Kudüs ün Selahhatin Eyyubi döneminde fethedilmesidir. Herkes dininde serbest olacak dedi ve fetihten sonra şehirde kimsenin kanını dökmedi. Erbakan, kendisinin başbakan olduğu dönemlerdeki bazı tecrübelerini ve İslam birliğinin sağlanması yönündeki çalışmalarını da anlattığı toplantıda anılarından örnekler verdi. Dünyada korkunç bir gelir dağılımı adaletsizliği olduğunu söyleyen Erbakan, BM tarafından hazırlanan bir rapordan bu adaletsizliklere ilişkin örnekler sundu ve ilaçsızlıktan, yoksulluk ve açlıktan ölenlerin sayılarının giderek artmasına rağmen, lüks tüketimin de aşırı seviyeye geldiğini söyledi ve bu adaletsizliğin dünyada barışı ikame edemeyeceğini, işgalleri, savaşları ve isyanları artıracağını söyledi. MAI / MAYIS 2010 / 17 /

18 islam ve hayat İstihza Başkaları ile alay etmek Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir. Abdulgafur Levent Sözlükte alay etmek anlamındaki hez (hüzü, hüzüv) kökünden gelen istihza, başkasının söz ve davranışlarını kusurlu görmek veya göstermek amacıyla onu alaya alıp küçük düşürmek manasında kullanılır. Sözle alay etme yanında kaş göz işareti gibi hareketlerle ve yazı, resim, şiir, karikatür, taklit gibi ifade tarzlarıyla yapılan alay şekilleri de vardır. Öte yanda alay kişiye yönelik olabileceği gibi düşünce, inanç, yaşama tarzı vb. konuları da hedef alabilir. Ayetlerin çoğunda alay konusu, gerek Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) in gerekse önceki Peygamberlerin tebliğ ve risaletlerini başarısız kılmak üzere inkârcıların başvurduğu psikolojik bir savaş taktiği olarak zikredilmektedir. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: (Ey Muhammed) Senden önceki Peygamberlerle de alay edilmiş, bu yüzden onlarla alay edenleri alay ettikleri şey (azap) kuşatıvermişti. (Enam Suresi, [6:10]) Eski ümmetlerden bazılarının kendi Peygamberlerinin uyarılarını alaya alıp reddettikleri bildirilerek sonunda başlarına çeşitli felaketlerin gelmesiyle yok edildikleri haber verilmektedir. Mekke putperestleri de İslam dininin yayılmasını engellemek için aynı yöntemi benimseyerek, Efendimiz Hz. Muhammed (sav) in ve diğer Müslümanların inanç ve değerlerini, kişiliklerini, ibadet ve yaşayışlarını, özellikle de Allah ın ayetlerini sürekli biçimde alaya almışlardır. Alaya dair ayetlerden anlaşıldığına göre Kur an insanlarla, onların inanç ve fikirleriyle alay etmeyi, cahiliye putperestleri gibi zihnen ve ahlak bakımından gelişmemiş topluluklara has bir davranış olarak değerlendirmiştir. Nitekim Allah tan başkasına tapanlara sövmeyin; sonra onlarda bilmeden, taşkınlık yaparak Allah a söverler. (Enam suresi, [6:108]) ayetine göre başkalarına, onların inançlarına ve kutsal saydıkları değerlere hakaret etmek İslami edep ve ahlakla bağdaşmadığı gibi, İslam ın izzetine de zarar getirir. Müslümanların bu durumlara imkân verecek söz ve davranışlardan kaçınmaları gerekir. Ayette İslam ın tebliğ ve davet metoduna da işaret vardır. Buna göre bizim gibi başkalarının inançları da onlara göre kutsaldır ve değerlidir. İkna etmenin yolu saygı ve nezaketten geçer. Alay, hakaret ve küfür ise sadece muhatabın düşmanlık duygularını kabartır; inatlaşma, sertleşme ve giderek çatışmaya yol açar. İslam ahlak ve muaşeret kurallarının yer aldığı Hucurat suresinde Müslümanlar arasında barış ve kardeşliğin önemi vurgulandıktan sonra kardeşlik ve dostluk ilkeleriyle bağdaşmayan, insanların manevi kişiliğine saygısızlık ifade eden, onur ve haysiyetlerini zedeleyen davranışlar arasında alaya da yer verilmektedir. Burada erkek ve kadınların birbirleriyle alay etmeleri kesin bir dille yasaklanmakta, insanları alaya almanın, onlara çeşitli kusurlar isnat etmenin ve çirkin lakaplar takmanın ağır bir günah olduğuna işaret edilmektedir. Nitekim Yüce Allah : Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir. buyurmaktadır. (Hucurat Suresi, [49:11]) Yüce yaratıcı, yukarıda zikredildiği veçhile insanları hor ve hakir görmeyi ve onlarla istihza etmeyi yasaklıyor. İnsanları küçümsemenin, onlarla alay etmenin temelinde kibir/riya vardır, kendini büyük görme vardır. İstihza eden kendini, istihza edilenden daha üstün gördüğü yahut daha vasıflı, bilgili/donanımlı yahut makam ve mevki bakımından üst bir yerde olduğu için diğer insanlarla bu bakımdan ötürü alay etmekte ve onları küçümsemektedir. İnsanlarla alay edenlerin, onları çekiştirenlerin ve malla övünenlerin hazin sonunu Hümeze suresinden öğ- / 18 / IGMG PE RSPEKTİF

19 islam ve hayat renmekteyiz: (İnsanları) diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle işaretler yapıp alay eden her fesat kişinin vay haline! O ki mal yığdı, onu saydı durdu. Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanır. Hayır, andolsun ki o, Hutame ye atılacaktır. Hutame nin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Allah ın tutuşturulmuş ateşidir. (Bir ateş) ki gönüllere işler. O, onların üzerine kapatılıp kilitlenecektir. (Kendileri) uzatılmış direkler arasında (bağlı) olarak (kalacaklardır.) (Humeze Suresi, [104:1 9]) Yüce Allah ın bu sure-i celilede mezkûr olan kabih (çirkin) davranış ve şekilleri reddedişinde iki büyük manayı görmekteyiz. Bunlardan biri ahlak düşkünlüğünün, sufliliğin takbihi ve çirkinliğinin izharıdır. Diğeri ise, mümin ruhları destekleyerek onlara, aşağılıkların sızmasını önlemektir. Mutaffifin suresinde, inkârcılarla müminlerin ahiretteki akıbetleri karşılaştırılırken vaktiyle dünyada müminleri küçük düşürmek üzere onlarla alay eden inkârcıların gülüşlerine karşı ahirette gülme sırasının müminlere geleceği belirtilmektedir. Nitekim Yüce Rabbimiz şşöyle buyurmaktadır: Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi. Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi. Ailelerine döndüklerinde, (alaylarından dolayı) keyiflenerek dönerlerdi. Müminleri gördüklerinde: Şüphesiz bunlar sapıtmış Hz. Aişe (ra) annemizden rivayet edilen bir hadisi şerif de, insanlarla fizyonomi yapıları bakımından alay etmenin, onları küçümsemenin büyük bir cürüm olduğunu ortaya koymaktadır. derlerdi. İşte o gün (ahirette) de iman edenler kâfirlere gülerler. (Mutaffifin Suresi, [83:29,32,34]) Kur an-ı Kerimde müminlerin, dinlerini alay konusu yapan inkârcıları dost edinmemeleri, ayetlerin inkâr edildiği veya alaya alındığı yerleri terk etmeleri emredilmiştir. Rabbimiz: Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Allah tan korkun; eğer müminler iseniz. (Maide Suresi, [5:57]) buyurmaktadır. Bu ayeti kerime de, müminlerin kendi kişilikleri ve onurları kadar inançlarını da dokunulmaz bilip korumaları gerektiğini göstermesi bakımından hayli ilgi çekicidir. Hadisi Şeriflerde de inkârcıların bu tür davranışlarından söz edilmektedir. Sa d İbni Ebu Vakkas (ra) şöyle dedi: Biz altı kişi Resul-i Ekrem (sav) le birlikte oturuyorduk. Bu durumu gören müşrikler Peygamber (sav) e: Şunları yanından def et! Bize karşı saygısızlık etmeye kalkmasınlar, dediler. Orada benden başka Abdullah İbni Mes ut, Huzeyl kabilesinden biri, Bilal ve adlarını vermek istemediğim iki kişi daha vardı. Müşriklerin bu teklifi üzerine Resulullah (sav) ın kalbinden (kendisine kırılmayacağımızdan emin olduğu için) bizleri oradan uzaklaştırma düşüncesi geçti. Bunun üzerine Hz. Allah Teala şu ayeti indirdi: Sabah akşam Rablerinin rızasını dileyerek ona yalvaranları huzurundan kovma. (Enam Suresi [6:52]) (Müslim) Fakirleri, yoksulları, sıradan insanları, garip gurebayı küçümsemek ve kendini onlardan üstün görmek, görünüşe değer veren ve malı mülkü, makamı ve kuvveti üstün tutan basit ve seviyesiz insanların işidir. Efendimiz (sav) Bir kimseye Müslüman kardeşini hor ve hakir görmesi kötülük olarak yeter. (Buhari ve Müslim) buyurmuşlardır. Mekkeli müşrikler, Peygamber Efendimiz (sav) in etrafında toplanan ve ona gönülden iman eden fakir Müslümanlara hep bu gözle bakmışlardır. Onlarla aynı mecliste bulunmayı bir gurur meselesi yapmışlardır. Allah Teala o bütün benlikleriyle rablerine bağlanmış olan fakir, yoksul ve köle kullarının gücendirilmesine izin vermiyordu. Kalplerindeki sarsılmaz iman sebebiyle her biri cihana bedel bu fakir Müslümanları gördükçe Resulüllah (sav) gülümser ve: Merhaba, kendileri yüzünden Rabbimin beni azarladığı insanlar, diye gönüllerini alırdı. Allah Resulü (sav) onlarla oturmayı sever, onlardan biri kalkıp gitmedikçe yerinden ayrılmazdı. Hz. Aişe (ra) annemizden rivayet edilen bir hadisi şerif de, insanlarla fizyonomi yapıları bakımından alay etmenin, onları küçümsemenin büyük bir cürüm olduğunu ortaya koymaktadır. Şöyle ki: Hz. Aişe (ra), bir gün Hz. Safiyye (ra) nin boyunun kısalığından bahsederek; Hz. Peygamberimiz (sav) e Boyunun kısalığından başka nesi var ki Allah aşkına! Dediğinde; bunun üzerine Resulüllah (sav) Hz. Aişe ye şunu söyledi: Öyle bir söz söyledin ki, denize karışsa bütün suyunu bulaştırır. (Tirmizi) Yüce Allah insanı en güzel biçimde yaratmış (Tin Suresi, [95:4]), ona kendi ruhundan üflemiş (Secde Suresi, [32:9]), onu şan ve şeref sahibi kılmıştır. (İsra Suresi, [17:70]) O, insanları denemek için kimini kimine derecelerle üstün kılmıştır. (Enam Suresi, [6:165]) Bundan dolayıdır ki, insanların fiziki yapıları, şekil ve ş i, mal ve makamları asla övünülecek hususlar değildir. Her bir nimet, her bir imkân, makam ve mevki, sorumluluk ve imtihan vesilesidir. Allah hiç kimsenin şekillerine, mallarına, fiziklerine bakmaz. Ancak onların kalplerine ve amellerine bakar. (Buhari ve Müslim) Allah yanında en değerli olan, O ndan en çok korkan, muttaki olandır. (Hucurat Suresi, [49:13]) İnsanlar ne kadar medeniyiz deseler de, asırlar boyu süregelen cins, ırk, renk, soy ve sınıf ayırımı bitmiyor. İslam ın asırlar önce ortaya koyduğu, insanlar arasında, görünüşe değil gönüle bakma ölçüsü ne kadar insani ve ne kadar asil değil mi? MAI / MAYIS 2010 / 19 /

20 islam ve hayat Yiyin, için, ama israf etmeyin! Kur an ımızda helâl kılınmış güzel nimetlerin haram sayılması veya suçsuz bir insanın haksız yere öldürülmesi gibi dinî hükümlere muhalefet ve tecavüz anlamında da yine israf kelimesi geçmektedir (En âm Suresi, [6:141]; A râf Suresi, [7:8]; İsrâ Suresi, [17:33]). Diğer bir kısım âyetlerde ise insanın sahip veya sorumlusu olduğu mal ve olanakları gereksiz ve faydasız yere harcamasına da israf tabiri kullanılır ki, israf deyince akla ilk gelen de budur. M. Hulusi Ünye İsraf, gerçek, meşru ve mâkul olanın dışına çıkma, itidalden sapma anlamında bir kavramdır. İnsanın sahip olduğu nimetleri gereksiz ve aşırı tüketmesi anlamında da tarif edilmiştir. Sözlükte, haddi aşma, hata, cehalet, gaflet gibi anlamlara gelen seref kökün den türetilmiş olan israf, genel olarak yukardaki anlamlara da uygun olarak inanç, söz ve davranışta dinin, akıl veya örfün uygun gördüğü ölçülerin dışına çıkmayı, özellikle mal veya imkânları meşru olmayan amaçlar için saçıp savurmayı ifa de eder. İsrafçı kişiye müsrif denir. İmam Gazzâlî nin tarifine göre, dinin, âdetlerin ve insanlığın gerekli kıldığı yerlere gerekli gördüğü öl çüde harcamak cömertlik, bu ölçülerin altına düşmek cimrilik, bunların üstünde harcamada bulunmak ise israftır. 1 İsraf konusu Kur ân-ı Kerîm de özellikle zikredilen bir konudur. Kur an-ı Kerim de israf dört farklı yerde ve anlamda kullanılır. Bazı âyetlerde israf, şirk, küfür, zulüm gibi terimlerle tevhid inancından sapmak, dinî konularda gerçeğe aykırı iddialar ileri sürmek; İslâm ı inkâr etmek ve müslümanlara karşı ki birli, alaycı, kaba, saldırgan olma yı ve yıkıcı davranışlar sergilemeyi ifade eder (A râf Suresi, [7:81]; Yûnus Suresi, [10:83]; Şuarâ Suresi, [26: ]; Yâsîn Suresi, [36:19]). İsraf, Kur an-ı Kerim de bir kimsenin isyankârlığa sapa rak tamamen günahlara dalmak suretiyle kendi sine kötülük etmesi anlamında da kullanılmıştır (Zümer Suresi, [39:53]). Peygamber Efendimiz (sas) de, bütün hayatını günah işlemekle geçiren, günah olan konularda aşırı gidip meşru sınır ların ötesine geçen bir kişiden söz ederken yine israf kelimesini kullanır. 2 Kur an da israf kavramı Kur an ımızda helâl kılınmış güzel nimetlerin haram sayılması veya suçsuz bir insanın haksız yere öldürülmesi gibi dinî hükümlere muhalefet ve tecavüz anlamında da yine israf kelimesi geçmektedir (En âm Suresi, [6:141]; A râf Suresi, [7:8]; İsrâ Suresi, [17:33]). Diğer bir kısım âyetlerde ise insanın sahip veya sorumlusu olduğu mal ve olanakları gereksiz ve faydasız yere harcamasına da israf tabiri kullanılır ki, israf deyince akla ilk gelen de budur. (Nisâ Suresi, [4:6]; Furkan Suresi, [25:67]) İsrafın lüzumsuz harcamalarla alakalı olarak dile getirildiğini ifade eden bir çok hadis-i şerif de mevcuttur. 3 İsraf kelimesinin bu geniş anlamları ileriye doğru daralarak ifade ettiğimiz gibi fıkıh, ta savvuf ve ahlâk literatüründe genellikle ferdî harcamalardaki aşırılığı anlatmaya başlamıştır. Nitekim Cürcânî, Ta rifat adlı eserinde israfı değersiz bir amaç uğruna fazla mal harcamak, harcamada haddi aşmak, meşru bir konuda harcanması gerekli olan ölçüden fazlasını harcamak şeklinde tarif etmiş ve israfın para ve mal sarfıyla ilgili olduğuna işaret etmiştir. 4 İmam Taberi, Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma. Zira böylesine saçıp savuranlar şeytanların dostlarıdırlar. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür. (İsra Suresi, [17:26-27]) ayetlerini tefsir ederken, ayette geçen tebzir kelimesini Al lah ın verdiği malı isyan sayılan yerlere harcamak şeklinde açıklamıştır. 5 / 20 / IGMG PE RSPEKTİF

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) 4. Olağan Genel Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı(ÇSGB) Süleyman Soylu nun ev

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU EYLÜL - EKİM I.ÜNİTE :TARİH BİLİMİ Kaynaştırma *İşlenen ve anlatılan konular aracılığı ile öğrenci tarihin tanımı eğitimine tabi olan * Tarihin zamanla alakalı bir bilim olduğunu kavrar. hakkında bilgi

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, 8. sınıf öğrencilerinin girdiği ortak sınavlara ilişkin, "Sınav sonuçlarını, ocak ayının ilk haftası, hatta şunu söyleyebilirim, 2 Ocak Cuma 18.00'de

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK), Ankara Üniversitesi ve Ziraat Bankası işbirliği ile Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik

Detaylı

01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI

01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI 01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI ALIŞVERİŞ GÜNLERİ YAKINDA BAŞLIYOR SAYFA 1 EĞİTİM İÇİN AKSARAY'A GELDİLER SAYFA 2 ATSO SENDİKA ZİYARETLERİ SAYFA 3 ATSO'DAN ALMANYA'YA ÇIKARMA SAYFA 4 KOÇAŞ AYKAŞ'I

Detaylı

e-imza Prof. Dr. Şükrü ŞENTÜRK Rektör a. Rektör Yardımcısı

e-imza Prof. Dr. Şükrü ŞENTÜRK Rektör a. Rektör Yardımcısı Evrak Ana. Üni. Tarih Evrak ve Sayısı: Tarih 14/06/2016-E.5655 ve Sayısı: 15/06/2016-E.37386 T. C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı *BD8107914312* Sayı :76144028-821.99-

Detaylı

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ UKBA e Bülten UKBA - ULUSLARARASI KARDEŞLİK BARIŞ VE AHLÂK DERNEĞİ YAYIN ORGANI EYLÜL - ARALIK 2012 SAYI / 1 TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ ŞEMSEDDİN BEKTAŞOĞLU İLE HİNDİSTAN DAYIZ

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı

'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı 'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı 1) Ne & Niçin? Şubelerde Gençlere özel İrşad Proğramları Ramazan ayı içerisinde şube gençlik teşkilatlarında, o şubenin Camii'sine ibadet etmek üzere gelen gençlere yönelik

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ Madde 1: Topluluğun Adı Ve Merkezi a)topluluğun Adı : Bilgesam Gençlik Platformu dur. b)topluluğun Merkezi : İstanbul dur. Madde 2: Topluluğun Kurulma Amacı 1-BİLGESAM

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Fatih Üniversitesi nde Optisyenlik ve Optometri Eğitim Çalışmaları

Fatih Üniversitesi nde Optisyenlik ve Optometri Eğitim Çalışmaları Fatih Üniversitesi nde Optisyenlik ve Optometri Eğitim Çalışmaları Prof. Dr. Talip ALP Fatih Üniversitesi Rektör Yardımcısı Optisyenliğin Önemi ve Tarihi Gelişi Göz ruhun kainata açılan penceresidir Görmek,

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna MÜSİAD Cidde Temsilcisi Tanıtımı ve Türk Suud İş Forumu 23.05.2015 TC Cidde Başkonsolosu Fikret Özel, Cidde Tic Odası Başkan Yardımcısı, Mazeen Baterjee Türk-Suud İş Konseyi Başkanı, Mazan Ragap, Cidde

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor...

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor... Sevgili öğrenciler, değerli veliler... Dershanelerin dönüşüm sürecini kamuoyundan takip ettiniz. Biz de final dergisi dershaneleri olarak artık final liseleri ne dönüşüyoruz. final liseleri Hiçbir başarı

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Doç. Dr. Turan EROL un. Avrupa Birliği Eşleştirme Projesi. Kapanış Toplantısı Konuşması. 11 Aralık 2007.

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Doç. Dr. Turan EROL un. Avrupa Birliği Eşleştirme Projesi. Kapanış Toplantısı Konuşması. 11 Aralık 2007. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Avrupa Birliği Eşleştirme Projesi Kapanış Toplantısı Konuşması 11 Aralık 2007 SPK Ankara Sayın Bakanım, Değerli Büyükelçiler, Saygıdeğer Konuklar,

Detaylı

V. Din Şûrası Programı

V. Din Şûrası Programı T.C. BAŞBAKANLIK Diyanet İşleri Başkanlığı V. Din Şûrası Programı Günümüzde Yeni Dini Anlayışlar; Dini Bilgi, Eğitim ve Din Hizmetleri 08-10 Aralık 2014 Ankara Bilkent Otel ve Konferans Merkezi 1. GÜN:

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, Alevilerin 1400 yıllık gelenekleri olan Ğadir Hum Bayramı nın bir sevgi günü olduğunu

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA İLGİLİ HER BİREYİN VE TOPLUMUN BİR TAKIM ÇALIŞMALARDA BULUNMASI

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster

Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği), Türkiye'de çağdaş insan kaynakları yönetimi anlayışlarının yaygınlaştırılmasına ve gelişimine liderlik eden, bu konuda ülkemizin

Detaylı

MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ

MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ AMAÇ Madde 1 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Yönetmeliği nin amacı; gençlerimizin demokratik katılımını sağlayarak

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu GK Faaliyet Raporu Temmuz 2014 2 4 Temmuz 2014 İftar Köln Ditib Merkez Camii UETD GM Genclik Kollarindan Beyza Külünk, Esma Cakmak, Meryem Ates

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONEL ODAKLI HİZMET ANLAYIŞINI ÖNEMSİYORUZ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI MURAT

Detaylı

Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik. İdari Özet Türkçe

Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik. İdari Özet Türkçe Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik İdari Özet Türkçe Avustralya Hükümet hizmetlerinin Avustralya nın kültür ve dil bakımından çeşitlilikler gösteren nüfusuna duyarlılığı üzerine bir araştırma

Detaylı

ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ

ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ AMAÇ Bu yarışmanın amacı: Anadolu Gençlik Derneği, Liseler Komisyonu bünyesinde Siyer-i Nebi yarışması düzenleyerek, Lise Öğrencilerinin aidiyet

Detaylı

HABER BÜLTENİ OCAK ŞUBAT 2014. Detaylı Bilgi İçin: Mustafa YİĞİTOĞLU 0352 224 81 12 13 (131) 0534 813 93 50

HABER BÜLTENİ OCAK ŞUBAT 2014. Detaylı Bilgi İçin: Mustafa YİĞİTOĞLU 0352 224 81 12 13 (131) 0534 813 93 50 HABER BÜLTENİ OCAK ŞUBAT 2014 Detaylı Bilgi İçin: Mustafa YİĞİTOĞLU 0352 224 81 12 13 (131) 0534 813 93 50 Erciyes Üniversitesi Genkök Genom ve Kök Hücre Merkezi Akredite Belgesi Aldı Erciyes Teknoloji

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ?

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? Aralık 2011 de kurulan Türk Psikologlar Derneği Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Birimi (TPD-KTCÇB),TPD bünyesinde düzenlenecek toplumsal

Detaylı

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT 23 27 TEMMUZ 2010 GELECEĞĠN LĠDERLERĠ ĠSTANBUL DA BULUġUYOR. AIESEC İstanbul Tomtom mah. İstiklal Cad. Nuru Ziya sok. NO:32/5 Beyoğlu İstanbul Tel: +90 212 293 8836,

Detaylı

Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-1222-330b-9b07-d4e1 kodu ile teyit edilebilir.

Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-1222-330b-9b07-d4e1 kodu ile teyit edilebilir. Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-222-330b-9b07-d4e kodu ile teyit edilebilir. EK - MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Din

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Ocak 2014 Faaliyet Raporu

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Ocak 2014 Faaliyet Raporu UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Ocak 2014 Faaliyet Raporu GK Faaliyet Raporu Ocak 2014 2 1 Ocak 2014 Kamuoyu Duyurusu UETD Köln de teşkilat bölge başkanlarıyla 17 Aralık soruşturmalarıyla ilgili bir bilgilendirme

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER 16. Temsil Yeteneği Kurumu temsil yeteneğinden yoksun, tutarsız ve güven oluşturmayan bir izlenim vermektedir. 1 Giyim, konuşma ve tavırlarında

Detaylı

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 2016 Çatışma Yönetimi: Kişi, Ekip ve Organizasyon Değişimi Koçluk Yaklaşımı ile Yönetmek Eğiticinin Eğitimi: Eğitime ve Kişiye Özel Ekip Yönetimi: Bütünsel

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

Giresun/Bulancak Sarayburnu Camii

Giresun/Bulancak Sarayburnu Camii GİRESUN 2014 İslami İlimler Fakültesi; 08 Eylül 2012 tarih ve 28405 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu nun 25 Temmuz 2012 tarih ve 2012/3527 Sayılı Kararı ile Giresun Üniversitesi

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından Değerli üyelerimiz, değerli kongre katılımcıları... Bu sene 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresini Antalya da yaptık. Kongrenin planlanması ve yapılmasında enerjisini

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor Reel Sektörün Çarkı Faktoring, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin in katıldığı sempozyumda değerlendirildi. Faktoring sektörü

Detaylı