PARANIN VE BANKACillK SEKTÖRÜNÜN EVRiM SÜRECi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "PARANIN VE BANKACillK SEKTÖRÜNÜN EVRiM SÜRECi"

Transkript

1 EKONOMİK YAKLAŞlM 45 PARANIN VE BANKACillK SEKTÖRÜNÜN EVRiM SÜRECi Selahattin TDGA Y* GIRIŞ Para ve parasal kurumların gelişimi birbirini gerektiren; birbirini doğuran süreçler olarak ortaya çıkmaktadır. Tarihin hangi döneminde olursa olsun, mevcut parasal sisteme yönelik direnç mekanizmaları (kamu ve özel kesimin fon gereksinmeleri) para ve parasal kurumların evrim sürecini belirleyen temel faktör durumundadır. Bu direnç mekanizmalarının yarattığı içsel dinamikler, parasal sistemleri hem daha karmaşık, hem de daha esnek hale getirmektedir. Başka biçimde ifade edilirse, para, zamandan ve mekandan bağımsız olarak ele alınabilccek statik bir olgu değildir. Çünkü, parayı, para yaratan kurumların para yaratma biçimlerinde ortaya çıkan dcğişimden; para yaratan kurumların uygulamalarını ise, ekonominin üretim yapısının kurumsal özelliklerinden ve bu kurumsal özelliklerin değişiminden bağımsız olarak ele almak mümkün görünmemektedir. Para yaratan kurumların para yaratma biçimlerinde ortaya çıkan değişim, "para olarak nitelendirilen" aktif yelpazesinin genişlemesine neden olmaktadır. Para, niteliksel olarak değişmekte; mal paradan itibari paraya, kredi parasına ve elektronik paraya doğru ortaya çıkan evrim sürecinde, bankaların ve merkez bankasının fonksiyonları farklılaşmaktadır. Paranın niteliksel olarak değişime uğraması, paranın "kullanımından" daha çok, "piyasaya çıkış mekanizmalarını" önemli hale getirmektcdir. Literatürde, paranın ve bankacılık sektörünün evrim süreciyle ilgili olarak V.Chick (1986), (1988), (1993)'in ve C.J.Niggle (1990), (1991)'nin çalışmaları ana referansları oluşturmaktadır. Bu çalışmada V.Chick'in y<ıklaşımı genel çerçeve olarak benimsenmiştir. V. Chick'in çalışmaları İngiltere mali sisteminin; N.J. Nigglc'nin çalışmaları ABD mali * Dr, Gazi Üniversitesi, İktisat Bölümü Bu çalışmanın ilk taslağı, Hazine Müsteşarlığı Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen seminer programında sunulmuştur. Ekonomik Yaklaşım, Cilt 9, Sayı 28, Bahar 1998

2 46 Selahattin TOGA Y sisteminin tarihsel gelişimine dayanmaktadır. Bu yazarlar, yaptıkları çalışınalarda bankacılık sektörünün evrim sürecine ilişkin aşaınalandırınaların siyah beyaz çizgilerle birbirinden ayırılabilccck, ya da belli tarihieric ifade edilebilecek kesinlikle olmadığını açık biçimde belirtmektedir. Bu haliyle farklı gelişim aşamalarının tanımlanmasında hareket noktası. bankacılık sektörünün uygulama biçimlerinde ortaya çıkan ana dcğişimlcrdir. Paranın ve bankacılık sektörünün evrim sürecinin incelenmesi, ilk olarak, farklı teorik yaklaşımların analiz biçimlerinin ve politika- önermclerinin tartışıldığı zeminin berraklaştırılması açısından önemlidir. İkinci olarak, günümüzde gerek bireysel düzeyde ülkeler için, gerekse uluslararası alana ilişkin olarak farklı parasal reform önerileri dile getirilmektedir. Parasal reform önerilerine ilişkin tartışmalar, temel olarak. ticari bankaların ve merkez bankalarının uygulaınaları çerçevesinde yapılmaktadır. Bu uygulamalar zaman içinde değiştiği için, paranın ve bankacılık sektörünün evrim sürecinin analizi. parasal reform önerilerinin değerlendirilmesi açısından da büyük bir öneme sahiptir. Çalışmanın ilk bölümünde bankacılık sektörünün evrim süreci incelenmekte; ikinci bölümünde, parasal reform önerileri, paranın ve bankacılık sektörünün evrim sürecini temsil eden iki önemli unsur ( mal para- kredi parası ayırımı ve merkez bankasının nihai ödünç veren olma fonksiyonu) açısından değcrlendirilınektcdir. /. PARANIN VE BANKACIL/K SEKTÖRÜNÜN EVRIM SÜRECI l.aşama Bu aşama bir malın (altının) para olarak kullanıldığı ya da altına tam konvertibl kağıt paraların (ödeme taahhütlerinin) kullanıldığı mal para sistemini temsil etmektedir. Mali sistemde İngiltere Bankası egemen konumdadır. Özel bankalar yok denecek kadar az sayıdadır. Chick ( 1986:113)'e göre, bu aşamada, banka yükümlülükleri yaygın biçimde ödeme aracı olarak kullanılmamaktadır. İşlem balanslarının bankalararası sirkülasyonu söz konusu değildir. Bireysel düzeyde bankaların kredi hacınindeki genişleme, sistemin bütünü açısından bile rezerv kaybı anlamına gelmektedir. Bu nedenle banka mevduatları (D), banka rezervleri ( R ) ve banka kredi hacmi ( L ) arasındaki nedensellik ilişkileri şöyle ifade edilebilir: Bu aşamada mevduatlar bir bütün olarak tasarruf niteliğinde olduğu için, burada sunulan nedensellik ilişkisi tasarruflada yatırımlar arasındaki nedensellik ilişkisinin yönünü tayin etmektedir. Buna göre, tasarruflar yatırımları belirlemektedir. Başka biçimde ifade edilirse, bankalara yönelik mevduat arzı bankalar açısından dışsaldır. Ve bankalara yönelik

3 EKONOMiK YAKLAŞlM 47 mevduat arzının -parasal taban arzındaki artışın halk tarafından elde nakit olarak bulundurulmak istenmeyen kısmı ve halkın nakit mevduat oranında ortaya çıkan değişme olmak üzere- iki kaynağı bulunmaktadır. Bu anlatılanlar ışığında, bankalar kendilerine yatırılan mevduatı ödünç olarak veren basit aracılar durumundadır. Bankaların basit aracılar durumunda olması, evrim sürecinin sonraki aşamalarında hankaların rolünün değerlendirilmesi açısından önemlidir. Çünkü, Chick (1986)'c göre, bankalara yönelik mevduat arzını belirleyen kaynaklardan sadeec birincisi öncmliyse, bankaların varlığı miktar teorisinin ana fikrinde herhangi bir değişiklik yaratmaz. Birinci aşama çerçevesinde, mal para sistemiyle ilgili olarak. iki temel saplama yapılabilir: - Para stokunun ticari hayatın gereksinmelerine uygun olarak arttırılamaması nedeniyle. mal para sistemi, esnek bir para sistemi değildir. Para arzının para talebine uygun olarak artabilmesi için, para talebi artarken altın rezervlerinin bu talebi karşılayacak ölçüde artması gereklidir. Oysa ki değerli madenierin arz esnekliği düşüktür. Bu nedenle. para arzı para talebinden bağımsız olarak ele alınabilir. Mal para için. üretim maliyetlerine bağlı olarak. bir arz fonksiyonu tanımlanabilir (Kaldor.1 981: 170). - Bireyler gelirlerinin sabit bir oranını para olarak bulunduruyorlarsa ve reel gelir düzeyi sabitse (yani tam istihdam koşulları gcçerliysc) para arzındaki artış, eliğer malların para cinsinelen değerinin artması ilc absarbe edilir. Bu anlamda. Klasik Miktar Teorisi ve Monetarist Teorinin temelini oluşturan ''para arzının dışsallığı argümanı" ancak mal para sistemlerine özgü bir durum olarak ele alınabilir (Kaldor 1980: ). 2.AŞAMA Bu aşama mali sistemde banka sayısının arttığı. kamu bankası niteliğinde olan İngiltere Bankasının yanısıra özel bankaların (taşra bankaları) yaygınlaştığı ve finansal krizierin yaşanmaya başladığı aşamadır. Bu aşamanın en önemli özelliklerinden birisi, şube bankacılığının gelişmeye başlamasıdır. Şube bankacılığının gelişmesi, bireysel düzeyde bankaların üstlendikleri riski dağıtmalarına, ödünç verdikten sonra oluşacak mevduat kaybının azalmasına ve mevduatların ödeme aracı bulunmaktadır ( Chick. 1986: ). olarak kabul edilmesine olumlu katkıda Bu çerçevede Chick (1993:81)'e göre. sistemin kredi parası yaratma olanaklarındaki genişlemeyi tanımlaması anlamında, mevduatların niteliğindeki değişme çok önemli hale gelmektedir. Çünkü, bu aşamada, mevduatlar sadeec tasarruf niteliğinde olmayıp, tüketim harcamahmnın finansmanını sağlayan işlem balansları niteliğindedir. Mevduatların ödeme aracı olarak kullanılınaya başlanması, kredi hacmindeki genişlemenin yarattığı rezerv sızıntısını azaltmıştır. Chick ( 1986: 114)'e göre, bu aşamada mevduatlar (D), kredi hacmi (L) ve rezervler (R) arasındaki nedensellik ilişkileri şöyle ifade edilebilir:

4 48 Selahattin TOGA Y Teorisi daha sonra formüle edilmekle birlikte, "mevduat çarpanı tcorisinin" geçerli hale gelmesi, burada sunulan nedensellik ilişkilerinin alt yapısını oluşturmaktadır. Bu aşamaya ilişkin olarak dikkat edilmesi gerekli olan nokta, bankaların rezerv yaratıcı yeni mevduat kaynakları bulmak açısından pasif durumda olmalarıdır. Bu nedenle, halkın nakitmevduat tercihindeki değişim, bankalara yönelik rezerv arzını belirleyen en önemli kaynak durumundadır. Bu son nokta önemlidir, çünkü hanehalkı ve firmaların "mevduatlarını yeniden yatırma oranlarının" tahmin edilmesi, bankaların likidite yönetimi açısından çok büyük bir öneme sahiptir. Firma ve hanehalklarının "mevduatlarını yeniden yatırma oranları", halkın nakit mevduat tercih ine, bireysel düzeyde bankaların piyasa payına ve makro düzeyde de bankacılık sektörünün entegrasyon dcreecsine bağlıdır. Mali sistemdeki banka sayısının artması (1) "parasal genişlemenin nedenleri nelerdir?", "para arzındaki artış ile fiyatlar genel düzeyindeki artış arasındaki nedensellik ilişkisinin yönü nedir?" sorularının yoğun biçimde tartışılmasına neden olmuştur. " Bankacılık Okulu ilc Nakit Okulu arasında yapılan tartışmalar, bu aşamada para arzıyla ilgili farklı görüşlerin artışların nedeni, banknotların aşırı kökenini oluşturmaktadır. Nakit Okuluna göre, fiyatlar genel düzeyindeki arzıdır. Bu açıdan, karma para sisteminin de kağıt para sistemi gibi işlemesi için, banknotlar o/o 100 altın karşılığı ihraç edilmelidir. Ancak bu gerekli olmakla birlikte yeterli değildir. İngiltere Bankasının altın rczervlerindeki erimeye zamanında müdahale edebilmesi için para bir kurala göre arz edilmelidir ( Humphrcy, 1974: 83).Bankacılık Okulu ise, temel olarak, paranın piyasaya çıkış mekanizmalarının niteliği üzerinde durmaktadır. Bankacılık Okuluna göre, ülke içi fiyatların artması, döviz kurunun yükselmesi ve neticede dış ticaret elengesinin bozulmasının temel nedeni, para arzının aşırı biçimele artması değil; savaşlar, kötü ürün dönemleri gibi reel faktörlerdir. Buna göre para stokundaki artışın etkisi iki unsur etrafında değerlendirilmelidir. İlk olarak, para stokundaki artışın bir kısmı atıl para depoları haline dönüşmektedir. Bu ise, altın girişi ya da çıkışının para arzı üzerinde ani etkiler yaratmasını önlcmcktcdir. İkinci olarak, kredi hacmindeki artış, ticari senetierin iskontosu çerçevesinde gerçekleştiği sürece, para arzının aşırı biçimde artışı söz konusu olamaz. Bu bağlamda, para türleri arasındaki niteliksel farklar çok büyük öneme sahiptir. Taşra bankası banknotları, ticari hayatın gereksinmelerince talep tarafından yaratılan kredi parasını (credit money) temsil eder. Buna karşılık, İngiltere Bankası banknotları itibari parayı (fiat moncy), altın para ise mal parayı (commodity moncy) temsil eder. İngiltere Bankasının banknot ihraçları, temel olarak, devletin savaş harcamalarının finansınanına yönelik olduğu için, ticari hayatın fon gereksinmelerini yansıtmamaktadır. Kredi parası ise, ekonomik birimlerin harcamalarını banka kredileri ilc finanse etme sürecinde, sözleşmelere bağlı olarak ortaya çıkar ve yine sözleşmelere bağlı olarak piyasadan çekilir. Yaratılan para, parayı yaratan ekonomik birimlerin bir borcudur. Mal ve hizmetlere yönelik harcamalar, ekonomik birimlerin

5 EKONOMiK YAKLAŞlM 49 ellerinde bulundurdukları kredi parasındaki artı~lar nedeniyle yüksclmcz. Tersine, harcama düzeyindeki artış, bankalara yönelik kredi taleplerini arttırarak, kredi parası miktarının artmasına neden olur. Bu durum, para arzı ilc harcama düzeyi arasındaki ilişkinin, para arzından harcamalara doğru değil. harcamalardan para arzına doğru olduğunu ortaya koyar (Kaldor, 1985:185). Buraya kadar anlatılanlar ışığında, kredi parasının mali sistem içindeki payının büyümesi, bu aşamada bankaların likidite krizleri i iç: karşılaşma ve güven kaybına uğrama olasılığını arttırmıştır. Bireysel düzeyde bankaların kredi hacmini nasıl belirlemeleri gerektiği ana tartışma konularından birisini oluşturmaktadır.bu nedenle, Chick (1993:81)'e göre bu aşama, kriz dönemlerinde "merkez bankasının aynaması gerektiği nihai ödünç veren olma" rolünü ana fikrine dayanan " Bagehot prensibinin" tam olarak kabul edildiği aşamadır. Bagehot'a göre, Merkez bankası kriz dönemlerinde müdahale edeceğini daha önceden açıklamalı ve cezai faiz oranından kendisine yönelik tüm likidite taleplerini karşılamalıdır(2). Ülkenin altın stoklarının ülke içi nedenlerle erimesi, yani altına yönelik iç talepteki artış, para arzının arttırılmasın ı; dışsal nedenlerle erimesi, yani ülke dışına altın çıkışı. faiz oranlarının arttınlmasını gerektirir (Rockoff. ı 986: ı 60). Bu aşamada, tasarruf-yatırım ilişkisinin değişimi, bankaların öneminin başka bir açıdan ortaya konulmasını mümkün kılmaktadır. Mevduatların ödeme aracı olarak kullanılmaya başlanması nedeniyle, yatırımlar tasarrufları belirler hale gelmekte; kredi verme sürecinde artık tasarru11ar değil, rezervler temel kısıt olmaya başlamakla ve bu haliyle ikinci aşama ovcrdraft ekonomisinin başlangıç aşamasını temsil etmektedir. Bankalar kredi hacmini genişlcttikçe, sistemdeki ikincil mevduat miktarı artmaktadır. Bu durum, yatırımların finansınanına ayrılan kaynakların artmasına; yatırımların artması, gelir düzeyini arttırarak ekonomide finansman olanaklarının genişlemesine neden olmaktadır. Bu çerçevede ele alındığında bu aşama mevduat çarpanı mekanizmasının yanısıra "Keynesyen çarpan mekanizmasının" işlemeye başladığı aşamadır. Ve aynı zamanda, yatırımlarla tasarruflar arasındaki nedensellik ilişkisinin değişimi, "finansman" ve "tasarruf' kavramları arasındaki ayrışma ya işaret etmektcdir(3). Rankaların göreli olarak gelişmeye başladığı ve hükümet tahvilleri gibi finansal araçların geliştiği bu aşamanın sonlarında "Kcynesyen likidite tercihi teorisi" sahneye çıkmaktadır. (Chick, 1988:232). 3AŞAMA Chick (1988:233)'c göre, bu aşamanın temel özelliği bankalararası ödünç piyasasının kurulmasıdır. Bankaların yaratabileceği toplam kredi hacmi, bir bütün olarak, bankalara değişik biçimlerde gelen rezervlere bağlı olmasına rağmen, bankalararası para piyasasının kurulmuş olması, mali sistemde fonların mobilizasyonunu arttırarak, mevduat çarpanının daha hızlı işlemesine neden olur. Banka krcdileri. mevduatlar ve banka rezervleri arasındaki nedensellik ilişkileri ikinçi aşamadakinin aynısıdır.

6 50 Selahattin TOGA Y 4AŞAMA Bu aşama bankaların bilanço kompozisyonunda yapısal değişimierin ortaya çıkmaya başladığı ve merkez bankasının "nihai ödünç veren olma fonksiyonunun" belirginlcştiği aşamadır. Bankaların müşterileri ilc olan kredi ilişkilerinin değişen niteliği banka bilançolarının aktif kompozisyonunu değiştirmcktc; aktif kompozisyonu içinde. krcdilerin payı artmaya başlamaktadır ( Chick,1993:87). Chick (1986: ll 7)'c göre, dördüncü aşamanın tam olarak geliştiği 1970'lcrdc bir çok iktisatçının hem fikir olduğu nokta şudur: Bankahmı yönelik kredi taleplerinin faiz esnekliği çok düşük; merkez bankası rezerv arz fonksiyonunun esnekliği ise. sabit faiz uygulamasını ima edecek derecede yüksektir. Bu durum bankalar açısından kredi genişleme sürecinde rezervleri bir kısıt olmaktan çıkarmaktadır. Chick (1986)'e göre bu aşamada, mevduatlar, rezervler ve kredi hacmi arasındaki nedensellik ilişkisi şu biçimdcdir: &d =&-... m-... ~ Burada, &_,d : Bankalara yönelik kredi talebindeki değişme, &: Cari kredi hacmindeki dcğişmcdir. Bütün bu anlatılanlar çerçevesinde ele alındığında, 40 aşama bankalara yönelik bakış açısının değişmesi zorunluluğunun ortaya çıktığı aşaınadır. Çünkü, dördüncü aşamaya ulaşılması. ek rezerv elde etmenin maıjinal maliyeti veri iken, kredi genişlemesinin marjinal karlılığı ve bunun yarattığı sonuçların analizine yönelik yeni bir bankacılık teorisinin geliştiritmesini gerekli kılmaktadır o Bu açıdan, Moore (1988)'un geliştirdiği yaklaşım önem kazanmaktadır. Bu yaklaşıma göre bankalar. toptan fon piyasalarında fiyat alıcı-miktar belirleyici iken; perakende fon piyasalarında fiyat yapıcı-miktar alıcıdır. Moore(l985:9)'a göre, banka varlıklarının ne kadarının pazarlanabilir varlıklardan (nakit rezervler ve menkul kıymetler) oluştuğu, ne kadarının pazarlanamayan ya da pazarlanması çok güç varlıklardan (krediler) oluştuğu, mutlaka analize dahil edilmelidir. Monctarist yaklaşımda bu ayırım yapılmadığı için, bankaların kazanç getiren varlıklarını (Menkul kıymetler. krediler) ve böylece mevduat hacmini kendi insiyatifleri ilc serbest rezerv durumlarına bağlı olarak arttırabildikleri ve azaltabildikleri varsayılmaktadır o Bunun doğal sonucu olarak, Portföy Tercihi Teorisi çerçevesinde bankalar rezerv portföylerinin hacmi ilc kredi portföylerinin hacmi arasında seçim yapmak durumunda olan, portföy yöneticileri olarak ele alınmakta;bir rezerv yetersizliği ilc karşılaştığında bankaların bazı varlıklarını satarak rezerv temin ettikleri varsayılmaktadır. Monetarist yaklaşımda bankalar gerek perakende ve gerekse toptan fon

7 EKDI\IDMiK YAKLAŞlM 51 piyasalarında fiyat alıcı - miktar belirleyici olarak analiz edilmektedir. Oysa ki, banka bilançolarının kompozisyonu konjonktürel olarak ve finansal sistemin gelişmişlik derecesine bağlı olarak deği~mektedir. Eğer bankaların varlıklarının tamamı pazarlanabilir varlıklardan olu~saydı, merkez bankası açık piyasa i~lemleri aracılığıyla para stokunu dışsal olm ak m ttırabilir ve azaltabilirdi. Ancak, bankaların varlıklarının büyük ölçüde krcdilerden oluşması, açık piyasa işlemlerini asiınetrik hale getirmektedir: merkez bankası açık piyasa işlemleri aracılığıyla para stokunu arttırabilmekte ancak azaltamamaktadır (Moorc,1989: 15). Monctarist yaklaşımın tersinc,baükalar perakende fon piyasalarında fiyat belirleyici ve miktar alıcıdır(4). Belirledikleri faiz oranlarından kendilerine yönelik tüm kredi talcplerini(s) karşılarlar (MooreJ 988:55). Merkez bankası ise, iskonto politikası aracılığıyla belirlediği faiz oranından bankahu ın tum rezerv taleplerini km şılar.yani bu aşamada banka bilançolarının değişen yapısı, merkez bankasının her zaman nihai ödünç veren rolünü oynamasına neden olur ki, bu banka davranışlarındaki değişimin önemini ortaya koymaktadır. Bankaların ek rezerv temin etme konusunda merkez bankasına bağımlılığını arttıran bu süreç, "para politikası uygulamalarında merkez bankasının nihai hedefi ne olmalıdır?" sorusunu çok önemli hale getirmektedir. Merkez bankasının temel görevinin finansal sistemin istikrarını sağlamak olduğu ve para politikasının banka bilançolarının likiditesinden daha çok, karlılığı üzerinde rol oynamak zorunda olduğu düşüncesi yaygınlık kazanmaktadır. S. AŞAMA Chick (1986: )'e göre, İkinci aşamadan sonra, mevduatlar rezerv mevcudiyetine bağlı olarak bankaların kredi politikalarının pasif sonuçları biçiminde ortaya çıkmaktadır. Yani, banka bilançolarındaki temel değişim, bilançoların aktif yapısında ortaya çıkmaktadır. Beşinci aşamada ise, borç yönetimi uygulamaları, bankaların fon kaynağı elde etme olanaklarını arttırmaktadır ve banka bilançolarındaki ana değişim pasif yapısında oı1aya çıkmaktadır. Chick (1986:119)'e göre bu aşamada, bankaların mevduat hacmi, kredi hacmi ve rezervler arasınd<ıki nedensellik ilişkisi şu biçimdedir Burada, & s : Bankaların kredi arzında ortaya çıkan değişme, &: Cari kredi hacminde ortaya çıkan dcğişınedir. Buna göre, bankaların kredi arzındaki değişme, cari kredi hacmindeki değişmeyi ; cari kredi hacınindeki değişme, mevduat hacmindeki değişıneyi; mevduat hacmindeki değişme ise, banka rezerv hacmindeki değişmeyi belirler. Bankaların rezerv-mevduat oranı

8 52 Selahattin TOGA Y giderek azalır<6). Bu dunım bankalar açısından. piyasa payını arttırma amacını ön plana çıkarmakta, satış maksimizasyonu davranışı. kar maksimizasyonu davranışının önüne geçmektedir. Chick (1988:234)'e göre, borç yönetimi uygulamaları aracılığı ik perakende fon piyasası araçhmnın yanısıra toptan fon piyasası araçlarının yaygınlaşması. fon kaynakları üzerinde bankalararası rekabeti arttırarak; kredi ve mevduat faiz oranları üzerinde ve dolayısıyla bankaların likidite düzeyi ve kar ınarjları üzerinde baskı yaratmaktadır. Bu baskılar ekonomik birimlerin ve bankaların finansınan biçimlerini etkilediği ıçın çok önemli sonuçlar yaratmaktadır. H.Minsky( 1977), finansal kırılganlık hipotezi çerçevesinde güvenli finansman. spekülatif finansman ve Ponzi finansmanı olmak üzere üç farklı finansman biçimi tanımlamakta ve finansal yenilik slirccinde,finansman biçimlerinin değişiminin yarattığı iktisadi sonuçlar lizerinde durmaktadır. Minsky, güvenli finansman biçiminin yaygın olduğu bir finansal sistemi "sağlam finansal sistem" olarak nitelendirirken, güvenli finansmanın spekülatif finansınana dönüşümünün sistemi finansal açıdan kırılgan hale getirdiğini; spekülatif finansmandan Ponzi finansınanına doğru bir yönelişin ise, finansal krize neden olduğunu vurgulamaktadır. Bankalar ve merkez bankasının politikaları açısından değerlendirildiğinde, finansal kırılganlık hipotezi çerçevesinde şu saplama yapılabilir: Bankaların finansal açıdan sağlam olması demek, menkul kıymetlerin bilanço içindeki payının yliksek olması ve krcdilerin çoğunlukla "glivcnli finansmana" angaje olmuş ekonomik birimlere verilmiş olması demektir. Banka davranışlarının bu biçimde olması, yatırımların çoğunlukla içsel fon kullanılarak finanse edildiğinin ve finansal kırılganlığın ortaya çıkmayacağının bir göstergesidir. Kapitalist sistemin kendi iç dinamikleri nedeniyle "sağlam finansal yapının" sürdürülebilmesi, ancak geçici olarak söz konusu olabilir. ABD'de 1960 sonrasında banka bilançoları içinde menkul kıymetlerin payında ortaya çıkan önemli düşliş bu durumu doğrulamaktadır. Pasif yönetimi bankacılı ğı, aktif yönetimi bankacılığına göre daha spckülatiftir. Faiz oranlarının istikrarsızlığı, spekülatif finansmana angaje olan bankalar açısından atıl rezerv bulundurmanın önemini ortaya koymaktadır. Ancak, kırılgan bir finansal yapıda, faiz oranları genel olarak artma eğiliminde olduğu için, bankalar giderek daha az atıl rezerv bulundurmaktadır. Böyle bir yapıda açık piyasa işlemleri aracılığıyla banka rezervlerinin kısıtlanması, bankaların yeni finansal araçlar aracılığıyla borçlanmalarına. alternatif fon kaynakları lizerinde bankalararası rekabetin artmasına ve neticede faiz oranlarının istikrarsız hale gelmesine neden olmaktadır (Krcgel, 1992: 99). Buraya kadar anlatılanlar çerçevesinde şu saplama yapılabilir:bqinci aşamada temel sorun borç yönetimi uygulamalarının yaygınlaşması nedeniyle finansal yapının kırılgan hale gelmesidir. Bu aşama bankaların kredi hacminin arttığı, likidite dayanaklarının azaldığı bir

9 EKONOMiK YAKLAŞlM 53 aşamadır. Mali sistemin istikrarına yönelik olarak yapılan tartışmalm-, likidite sorunundan daha çok, ödeme gücü ve sermaye yeterliliği sorunları üzerinde yoğunlaşmakta: yani tartışmanın odağı değişmektedir. 6.AŞAMA Chick (1993:90-91 )'c göre, bankaların likidite sonıniarı temel olarak aktinerin vade yapısıyla pasi11crin vade yapısı arasındaki uyumsut.luktan kaynaklanmaktadır. Altıncı aşamanın temel özelliği, bu zıtlıktan kurtulmanın bir aracı olarak ortaya çıkan "menkulkıymetleştirme" (sccuritization) uygulamalarıdır. Menkulkıymetlcştirme uygulamaları, banka varlıklarının piyasa faiz oranlarındaki değişmeye duyarlılığını :.u-ttıran bir uygulamadır. Daha genel olarak ifade edilirse, bu aşamada bankalar kendilerine yönelik olarak uygulanacak "sermaye yeterliliği kriterinin" kısıtlamalarından kurtulmak amacıyla "bilanço dışı uygulamalara" yönelmektedirler. Ambrosi (1993:96), bu aşama ilc ilgili olarak. şu saptamaları yapıyor: Bankaim-ın aktiflerinin vade yapısı ilc pasillerinin vade yapısı arasındaki uyumsuzluk, bankacılık sisteminin yeni bir aşamaya ulaşmasından kaynaklanan bir sorun değildir. Vade uyumsuzluğu bankaların faaliyet biçimlerinin yapısından kaynaklanmaktadır. Literatürdeki tartışmalar itibarıyla, menkulkıymctlqtirmenin geleneksel bankacılığa son veren bir uygulama mı olduğu; yoksa geleneksel bankacılığa karşı yeni bir meydan okuma yı mı temsil ettiği konusunda tam bir karara ulaşılabilmiş değildir. 7.AŞAMA Chick (1993)'c göre, bu aşama 1990'1ar ve sonrasını tanımlayacak olan bir aşamadır. Bu aşama, Avrupa Para Birliğinin söz konusu edildiği; elektronik para tartışmalarının ortaya çıktığı, teknolojik gelişmeler bağlamında "nakit para kullanılmayan bir toplum olabilir mi? sorusunun önem kazandığı bir aşamadır. Avrupa Pm a Birliği çerçevesinde ele alındığında Chiek (1993 )'c göre temel sorun, Avrupa Birliğine üye ülkelerin bankacılık sistemlerinin aynı gelişme düzeyinde olmamas ıdır. Ares li s ve Paliginis (ı 993), Avrupa Birliği ülkelerini çevre ülkeler (Yunanistan, İspanya, Portekiz.ve İrlanda) ve merkez ülkeler olarak ikiye ayırmakla ve çevre ülkelerle merkez ülkelerin bankacılık sektörlerinin farklı gelişmişlik aşamasında oluşunu, Fordisı üretim biçiminde ortaya çıkan kriz açısından değerlcndirmektedir. Bankacılık sisteminin gelişmişlik düzeyi açısından, çevre ülkelerin dördüncü ya da daha geri aşamada: merkez ülkelerin ise beşinci ve altıncı aşamada olduğunu belirterek, Arestis ve Paliginis (ı 993: ı) iki önemli s aptama yapmaktadırlar: -Bankacılık sektörünün evrim sürecinin 5. ve 6. aşamasında söz konusu olan finansal yenilikler, bir çok finansal olanak yaratmakta, ancak aynı zamanda borçluluk düzeyinin yükselmesine neden olmaktadır. Bu ise finansal kırılganlığa zemin hazırlamaktadır. Çünkü,

10 54 Selahattin TOGA Y Borç/GSYİH oranının artması bir ülkeyi finansal kırılganlığa daha yatkın hak getırır. Batı'da yaşanan son deneyimler bu argüınanı teyit etmektedir. Merkez ülkelerde yaşanan finansal kırılganlık nihai olarak çevre ülkekrc yayılacak, bu ülkelerin ekonomik gücünü daha da zayıflatacaktır. - Bu bağlamda parasal şoklar, Avnıpa Birliği ülkeleri üzerinde asitmetrik etki yaratacaktır. Özellikle daraltıcı parasal şoklar, çevre ülkeler üzerinde olumsuz etki yaratacaktır. Bu tür şoklar, evrim sürecinin 5. ~c 6. aşamasında olan-borç yönetimi ve mcnkulkıymctleştirme uygulamaları yapabilen- ticari banka sistemleri tarafından kolayca nötralize edilebilir. Fakat, evrim sürecinin 4. ve daha geri aşamasında olan ülkeler bu tür şokları kolay biçimde nötralizc edemez. Elektronik para (E-cash), bankacılık sektöri.inün evrim slireci açısından çok farklı bir aşamayı temsil etmektedir. Elektronik para, bankacılık sektörundeki rekabete farklı bir boyut gctircl)ilccck bir uygulamadır. İnternet sistemi ulusal sınır tanımadığı için,elcktronik para ihraç etme olanağına sahip bir şirket, bulundukları ülke ncresi olursa olsun. milyonlarca tüketiciye ve firmaya doğrudan doğruya ulaşma imkanına sahip olacaktır. Bu gelişme perakende bankacılığı global rekabete açık hale getirecektir. Özel şirketlerin de elektronik para ihraç etmesi durumunda, bankaların finansal aracılık hacmi azalacaktır. Ticari bankaların mali sistem içindeki göreli öneminin azalmasıyla ilgili olarak şu nokta önemlidir: Banka dışı özel firmaların elektronik para ihraç etmesine izin verilse bile,., bu şirketler ihraç ettikleri elektronik paranın değerine eşit miktarda rezerv (geleneksel para) bulundururlarsa elektronik para hacmindeki artış ek bir parasal genişleme ymatmaz. Ancak özel şirketler de, ticari bankalar gibi, ihraç ettikleri elektronik paranın belli bir oranı kadar rezerv bulundururlarsa, ticari bankalar kadar para yaratma olanağına kavuşabilirler.bu nokta önemlidir. Çünkü, ticari bankaların para yaratma olanakları. belli ölçülerde de olsa, yasal çerçevede düzenlenmiştir. Oysa ki banka dışı özel sektör bu açıdan neredeyse tamamen düzenleme dışındadır. Bir bütün olarak ele alındığında, elektronik para sistemi" bankacılığın varlığı modem ekonomiler için zonınludur. Ancak bankaların varlığı zonınlu değildir." görüşünü geçerli hale getirebilecek bir sistemdir. (Business Week, I 995:68). Bütün bunların toplu bir sonucu olarak şu saptama yapılabilir: Glinümüzde kredi parasının yaygın olduğu finansal sistemlerde "parasal kontrol" önemli bir sonındur. Elektronik paranın ülkelerarası dolaşım hızının yüksek olacağı dikkate alınırsa, merkez hankalarının parasal kontrol gücü daha da azalacaktır. Çünkü, elektronik para sistemi "ekonomi" ilc "devleti" ayrıştırma potansiyeline sahip bir sistemdir.

11 EKONOMiK YAKLAŞlM 55 ll. PARANIN VE BANKACIL/K SEKTÖRÜNÜN EVRIM SÜRECI VE PARASAL REFORM ÖNERILERI: BAZI DEGERLENDIRMELER Mcltzer (1986: )'c göre, dalgalı döviz kuru sisteminde yaşanan sorunlar parasal rcforma yöndik çalışmaları yoğunlaştırmıştır.dcğişik iktisatçılarca savunulan üç tür parasal reform önerisi bulunmaktadır: a) Altın Para Sistemine Geri Dönüş Önerisi: Altın para sistemine dayalı reform, temel olarak. uluslararası parasal istikrarın önemini vurgulamaktadır. b) Parasal Kural Uygulaması: Parasal kural uygulamasına dayanan reform önerisi, ülke içi parasal istikrarın önemi üzerine inşa edilmiştir. c) Serbest Bankacılık Önerisi: Paranın özelleştirilmesi anlayışına dayalı olan bu reform önerisi, para otoritesinin varlığını rcddetmektedir. Burada, söz konusu edilen parasal reform önerileri, paranın ve bankacılık sisteminin evrim süreci açısından değerlendirilecektir. Bu değerlcndirınc, mal para ilc kredi parası arasındaki farklılık ve merkez bankasının nihai ödünç veren olma fonksiyonu açısından yapılacaktır. a) Altın Para Sistemine Geri Dönilş Önerisi Altın para sistemine geri dönüş önerisi I 980'li yıllarda "Arz Yönili İktisat" Okuluna mensup iktisatçılar tarafından dile getirilmiştir. Bu iktisatçılara göre, dış dengenin sağlanmasında otomatik bir mckanizmaya sahip olduğu için, altın para sisteminde politik manipülasyonlardan kaçınılması bir zorunluluk olarak ortaya çıkar. Ludwıng von Misscs, altın para sisteminin politik manüpülasyonlardan uzak oluşu ilc ilgili olarak şu saptamayı yapıyor: Altının miktan hükümetler tarafından manipüle edilemez. Altın standardı kaliteli ve erdemli bir sistemdir. Altın, herhangi bir uluslarası kuruluş, devlet ya da başka kurum ve kuruluşlar tarafından kolayca ve ucuz biçimde ürctilcmcz. Altın standardının yararı buradadır (Salerno,l 982: 458). 1 1 tl tl " Altın para sistemine geri dönüşü savunan iktisatçıların ana bakış açısı bu biçimde dile getirilciiktcn sonra, paranın ve bankacılık sektörünün evrim süreci açısından, altın para sistemine geri dönüşün kısa bir değerlendirmesi yapılacaktır. Bu değerlendirme altın para sistemine geri dönüş önerisinin bir elqtirisi nitcliğindedir(7). Outtınann (1988:259), altın para sistemine geri dönüş önerisini mal para ilc kredi parası arasındaki niteliksel farklardan hareketle şu biçimde elcştirmcktcdir: Altın para sistemine geri dönüşü savunanlar günümüz finansal sistemlerinde kredi parasının sahip olduğu rolü göz ardı etmektedir. Bu iktisatçıların görüşleri. altının özellikleriyle ilgili anakronik kavramsallaştırmalara dayanmaktadır ki günümüz dünyasında altının bu özellikleri geçerli değildir.

12 56 Selahattin TOGA Y Kredi parası. bankaların kredi hacmini geni~lctme süreçlerinde ortaya çıkmaktadır. Kn:di parası hir akl if olmanın yanısıra ekonomik birimler açısından h ir yükümliilüktür_ ve ıııiktarıııdaki arlı~ ckoııoıııiııiıı Ilimil açısından ncı aktif arlı~ı. ya da toplumun scrvctınc yapılan bir ilavcyi temsil etmez; tersine, halkın ve bankaların portföy kompozisyonlarını değiştirir. Ve bu çerçevede, kendi doğal özellikleri nedeniyle bir değere sahip değildir. Kredi parası üretim sürecinde ortaya çıkmaktadır. Kredi parasının değeri dışsal olarak tanımlanmak istendiğinde, bu tanımlama tüm mal ve _hizmetler cinsinden yapılmalıdır. Yani kredi parasının değeri, tck bir mal (altın) açısından tanımlanamaz. Bu haliyle, kredi parası yaratımı ortadan kaldırılmadığı sürece mal para sistemine geri dönülemcz. Ancak, altın para sistemine geri dönüşü savunanlar. "kredi parası yaratımının ortadan kaldırılması" yönünde bir görüşe sahip değildirler. Altın para sistemine geri dönüşü savunanlar. ABD dolarının belirlenen bir fiyattan altına konvcrtibl hale getirilmesini ve bu haliyle kredi parasının belli bir altın karşılığının olması gerektiğini savunmaktadırlar. Ancak, altınla kredi parası arasında kurulan bu tür bağlantılar sahte bağlantılardır. Bu tür sahte bağlantılar geçmişte defalarca başarısız olmuştur ve bu nedenle savunulması imkansız hale gelmiştir Guttmann (1988:259:260). b) Parasal Kural Önerisi Ülke içi parasal reform önerilerinden birisi "parasal kural'' öncrisidir. Parasal kural önerisi, temel olarak, Monctarist Yaklaşımda Friedman tarafından formüle edilmiştir. Friedman 'ın parasal kural önerisinin yanısıra günümüzde gelişmektc olan ülkelerde parasal istikrar için önerilen "para kurulu" ( currcncy bo ard) sistemi ve son yıllarda literatürde tartışılan "anayasal iktisat yaklaşımı" da ana fikir olarak parasal kural düşüncesine dayanmaktadır. Parasal kural fikrine dayalı olarak formiile edilen bu üç yaklaşımın. bankacılık sektörünün evrim süreci açısından değerlendirmeye tabi tutulabilecek olan ortak yönü, merkez bankasının., nihai ödünç veren fonksiyonuna ilişkin bakış açılarıdır. 1 1.; Friedman, parasal kural önerisini formüle ederken merkez bankasının nihai ödünç veren fonksiyonuna karşı olduğunu açıkca dile gctim1cktedir. Çünkü Fricdman'a göre, merkez bankasının nihai ödünç veren rolünü oynaması, mali sistemde "ahlaki risk" yaratarak, istikrarsızlığı arttırmaktadır. Friedman, merkez bankasının nihai ödünç veren fonksiyonunun zarariarına işaret ederken, bankaları basit aracılar olarak ele almaktadır. Friedman, parasal tabanın kontrolü ilc para stokunun kontrolü arasındaki farklılığı ortadan kaldıracak olan politika önermekrini reform olarak nitelendirmektcdir. Bankalara %100 karşılık oranı uygulanması; bankaların rezerv gereksinmelerini çok farklı türdeki finansal varlıklar aracılığı ilc karşılama olanaklarının önlenmesi (yani çoklu rezerv sisteminin tck rezerv sistemine dönüştürülmesi) bu reform önerilerinin en önemlileri durumundadır

13 EKONOMiK YAKLAŞlM 57 (Fricdman,1960:90-91). Bu iki öneri, sistemdeki kredi parasının tamamen itibari para haline dönüştürülmesi gerekliliğine işaret etmektedir. Gelişmektc olan ülkelere yönelik olarak para kurulu sistemi önerilmektedir. Para kurulu sistemi, son yıllarda ülkemize ilişkin olarak da tartışılmıştır. Para kurulu sistemi merkez bankasına alternatif bir yapılanma olup, belirlenen sabit kurdan sadece dış varlıklarındaki değişmeye bağlı olarak para yaratan bir kurumdur. İç varlıkları karşılığında para yaratmamaktadır. Para kurulunun kamu kesimine kredi verme fonksiyonu olmadığı gibi nihai ödünç veren olma fonksiyonu da yoktur (bu konuda bkz. Çolak ve Togay,1995). Anayasal İktisat görüşü Virginia Kamu Tercihi Okulu tarafından önerilmektedir. İktisadi bir anayasasının bir parçası olarak "parasal anayasanın" oluşturulması ve böylece devletin para yaratma olanaklarının ve parasal sisteme müdahalelerinin bir anayasal kural çerçevesinde tanımlanarak sınırlanması öngörülmektedir (bu konuda bkz. Aktan,l994). Farklı parasal reform önerileri, merkez bankasının nihai ödünç veren fonksiyonu açısından şu biçimde değerlendirilebilir: Bankaların para yaratma süreçlerinde ortaya çıkan yenilikler, merkez bankasının yarattığı paranın mali sistem içindeki göreli önemini azaltmaktadır. Bu azalış, bankaların para yaratma biçimlerindeki değişim özel sektörün fiyatlama davranışlarındaki kurumsal dcğişmclerle birlikte ortaya çıkmaktadır. Günümüz dünyasında mal ve faktör piyasaları Neo-Klasik İktisadın öngördüğü rekabetçi piyasalar değildir. Bir bütün olarak özel sektörün fiyat yapıcı davranışları, sistemin likidite gereksinimini belirleyen temel olgu durumundadır. Ekonomik birimlerin fiyat yapıcı davranmasını mümkün kılan kanalların yaygınlaşması ve finansal yenilik süreci nedeniyle ekonomik birimlerin para yaratma olanaklarının artması, mali sistemde ekonomik birimieric bankaların bilançoları arasındaki karşılıklı bağımlılığı önemli hale getirmektedir. Bilançolararası bağımlılıklar, mali sistemde finansman biçimlerinin değişimi açısından çok önemli sonuçlar yaratmaktadır. Çünkü para, "satın alma gücünü gelecekten bugüne transfer eden bir araç" olarak tanımlandığında, "para olarak nitelendirilen aktif yclpazesinin" genişlemesi sürecinde finansman biçimleri, hem yapısal hem de konjonktürel olarak değişmekte, sabit kalmamaktadır. Finansman biçimlerinde ortaya çıkan değişme, kredi parası sistemine özgü önemli bir sorundur. Güvenli finansmanın yaygın olduğu koşullarda, faiz oranlarında şiddetli dalgalanmalar ortaya çıkmaz ve faiz oranlarında ortaya çıkan artışlar mali sistemi olumsuz yönde etkilemcz. Bu koşullarda merkez bankası açısından bir "parasal kural" uygulaması güvenli ve doğru bir davranış tarzıdır. Aynı anlama gelmek üzere, bu koşullarda merkez bankasının nihai ödünç veren rolüne gereksinim duyulmaz, ancak kırılgan bir finansal yapıda merkez bankasının temel görevi nihai ödünç veren rolünü oynamak tır. Minsky ve Ferri ( 1990: )'ye göre, geleceğin belirsizliği üzerine inşa edilmiş olan likidite tercihi teorisi, niçin bir merkez bankasına gereksinim olduğunu ve krizlerden kaçınılabilmesi açısından merkez bankasının niçin müdahale etmek zorunda olduğunu ortaya koymaktadır.

14 ss Selahattin TOGA Y Merkez bankasının nihai ödünç veren olma fonksiyonunun önemi başka bir açıdan şöyle ortaya konulabilir: Mal ve faktör piyasaları rekabetçi piyasalar olmadığı gibi hankacılık sistemi de tam rekabetçi özelliklere sahip değildir. Bankacılık sisteminde bircysc1 düzeyde banka ölçekleri mali sistemi tanımlayacak boyutlara ulaşabilmcktcdir. Bu bağlamda ele alındığında, litcratürdc bankaların "iflasına izin vcrilcmeyccek kadar büyük olması (too big to fail)" şeklinde ifade edilen olgu, para yaratma sürecinde ticari bankalar ilc merkez bankası arasındaki ilişkilere farklı bakış açılarının getirilmesi zorunluluğuna işaret etmektedir(8). Çünkü sistemde büyük bankaların var olması. bu bankalar açısından bir nevi "dcnetimsizlik garantisi" yaratarak, ne zaman likidite ve/veya ödeme gücü yetersizliğine düşsclcr, kurtarılacakları inancının yerleşmesine neden olmaktadır.ve bu kurumların iflasına izin verilmemesini gerektirmektedir. K.Dowd (1988:58-59) "Private Moncy" adlı çalışmasında, devletin parasal yetkilerinin anayasal kurallarla sınırlanmasını, merkez bankasının nihai ödünç veren 1 i i ı ı i ı '} ı i j ı fonksiyonu bağlamında şu biçimde değerlendirmektedir: "Bu tür kurallar bankacılık sistemini daha istikrarsız hale getirebilir. Ticari bankaların para ihraç etme özgürlükleri üzerindeki sınırlamalar varlığını sürdürürken, merkez bankasının nihai ödünç veren fonksiyonunun ortadan kaldırılması, bir "kural" uygulamasının klasik örneğini oluşturur ki böyle bir kural uygulaması, bankacılık sistemini potansiyel olarak daha istikrarsız hale getirir. Bankaların para yaratma olanaklarını daraltıcı kısıtlamalar, nihai ödünç veren fonksiyonunun varlığını gerektirdiği için, böyle bir kural uygulaması bankacılık sistemini üstesinden gclcmcycccği bir krize sokabilir. Bu dunım nihai ödünç veren fonksiyonunun iyi bir şey olduğunu değil, bankalara yönelik kısıtlamalar devam ederken, mali sistemin kısmi dcregülasyonunun tehlikeli olduğunu gösterir". Dowd (1988) bu görüşleriyle bir parasal tekelin varlığını reddeden serbest bankacılık görüşünü savunmaktadır. Ancak belirtilmelidir ki, serbest bankacılığı savunanlar parasal tckelin uygulamadan kaldırılmasını bir politika önerisi olarak dile getinnektedirlcr. Oysaki, bankacılık sektörünün 7. aşaması itibarıyla, elektronik paranın yaygınlaşması; bankaların yanısıra özel sektörün de elektronik para ihraç etmesinin söz konusu edilmesi, "ticari bankaların ve merkez bankalarının varlık nedenini" fiili olarak ortadan kaldırabilecek olan bir gelişmedir. Buraya kadarki açıklamalardan hareketle bir noktanın vurgulanması önem kazanmaktadır. Çalışmanın başında ifade edildiği gibi. para statik bir olgu değildir. Parasal kurumlar ve parasal kavramlar zaman içinde değişime uğramaktadır. Hiç kuşku yok ki, her kavramın ve kurumun arkasında o kavramı ve kurumu yaratan bir tarih bulunmaktadır. Ve, belki de, tarihin teoriyi hızlı biçimde değiştirdiği alanların başında para teorisi gelmektedir. Bu bağlamda, gerek para politikası önermeleri formüle edilirken, gerekse parasal reform önerileri dile getirilirken, bankacılık sektörünün gelişmişlik düzeyinin ve reel sektörün davranış biçiminin mevcut durumu ayrıntılı biçimde analiz edilmelidir.

15 EKONOMiK YAKLAŞlM 59 NOTLAR 1. Mali sistemde bankaların sayısının artması ve faaliyet alanlarının yaygınlaşması, bu a~anıayı tanımlayan para arzı tartı~maları açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu bağlanıda şu saptamaları n yapılması önemlidir: Ingiltere Bankası 1694 yılında kurulmuştur. 1797'yc kadar Ingiltere Bankasının ihraç ettiği banknotlar altına tanı konvertibildir yılında banknotların altına konvcrtibilitcsi kaldırılmıştır. Buna ek olarak 1797 sonrasında Ingiltere'nin özel bankaları durumunda olan taşra bankalarının sayısı hızlı biçimde artmıştır. Braudcl ( 1995:525)'c göre, Ingiltere'nin özel bankaları olarak düşünülebilecek olan taşra bankalarının sayısı 1750 yılında sadeec 12 iken, 17Hl 'de 120, 1797 civarında 290, l~oo'dc 370 ve IHIO yılına doğru en azından 650 olmuştur.taşra bankalarının sayısının artması 1797 yılında konvcrtibil i tenin kaldırılmış olmasıyla birlikte değerlendirildiğinde çok büyük önem taşımaktadır. Çünkü, konvertibilitenin kaldırılması "kredi genişlemesine konan sınırlamaların fiilen kaldırılması" anlamına gelmektedir. Bu anlamda taşra bankaları ilc Ingiltere Bankasının faaliyet alanlarının farklı oluşu, çok büyük bir öneme sahip olup; büyük sorunlar yaratmaktadır (Bu konuda bkz. Dcanc,I9HH). Bu sorunların çözümü amacıyla Ingiltere Bankasının mali sistemde göreli önemini arttırıcı önlemler alınmıştır (bu konuda bkz. Morgan,1965). Ingiltere mali sisteminde, 1 ngilterc Bankası, taşra bankaları ve Londra bankaları arasındaki rezerv ilişkiler, Ingiltere Bankası banknotlarının diğer bankalarca rezerv olarak kullanınıını yaygınlaştırnıış ve mali sistem "tck rezerv sistemine" doğru bir gelişme göstermiştir. 2. Merkez bankasının, ticari bankaların rezerv gereksinmelerini karşı! arke n, cczai faiz uygulamasmın yararları şunlardır:a) Merkez bankası kaynaklarından yararlanma konusunda dağıtınısal etkinlik sağlar. Çünkü, sadeec sorumı olan bankalar bu olanaktan yararlanır; b) Altın ithalatını teşvik ederken, ihracatını eaydırır. Bu ise dış ticaret dengesinin düzcimesini sağlar; c) Merkez bankasından borçlananların panik bitince borçlarını hemen geri ödemelerini sağlar.çünkü, cczai faiz oranından borçlanmak karlı değildir; d) Yüksek faiz oranları ihtiyat amaçlı para balanslarını azaltır. Bu ise ülkenin altın rezervlerini ekonomize eder; c) Bankaların merkez bankasından borçlanmadan önce, alternatif fon kaynaklarını araştırmalarını sağlar. Diğer bir deyişle, bankaları nakit yönetimi ilc ilgili yeni teknikler bulmaya, sermaye piyasalarını fonları mobilize edecek yeni kanallar yaratmaya yöncltir; f) Likidite sıkıntısı içinde olan bankaların sağlanılık dcreecsinin test edilmesini olanaklı kılar. Çünkü, cczai faiz oranı, likidite sıkıntısı içinde bulunan bankalan ilk olarak alternatif fon kaynakları bulmaya itecek, alternatif kaynaklardan borçlanamayan bankalar merkez bankası kaynaklarına yönelecek, bu ise merkez bankası açısından, bankaların likidite sıkmtısının bir göstergesi olacaktır. Bunlara ek olarak, merkez bankası, bankaların kaliteli aktifleri kar~ılığında, nihai ödünç veren rolünü aynarken kriz döneminin yarattığı koşulları dikkate almalıdır. Kriz dönemleri, banka aktiflerinin piyasa değerini düşürdüğü için, merkez bankası banka aktiflerinin kalitesini kriz dönemi fiyatları itibarı ilc değil kriz öncesi fiyatlarla dcğcrlcndirmclidir.yc son olarak, Merkez bankası likidite sorunu olan ancak, ödeme gücü olan bankalara rezerv sağlamalıdır. Bu sistemde ahlaki risk sorununun doğmasını engeller (Humphrcy,ı 9H9). 3. Litcratürdc, tasarruf ve finansman kavramlarının farklılığına işaret etmesi anlamında, J.M.Kcyncs'in Genel Teori sonrasında yazdığı makaleler, bu konudaki ana referanslardan birisi dunımundadır.kcyncs bu makalclcrdc, Genel Teoride ele aldığı üç para talebi güdüsünc ek olarak "finans güdüsü ilc para talebi" kavramını gcliştirmiştir. Kcyncs finans güdüsü ilc para talebi kavramını planlanan yatırım harcamalarındaki artışa dayalı olarak tanımlamış ancak bazı Post Keyncsycn Okula mensup iktisatçılar tarafından finansman güdüsü ilc para talebi planlanan tüketim harcamalarını da içerecek biçimde formüle cdilmi~tir.( Bu konuda bkz. Togay, 1998).

16 60 Selahattin TOGA Y 4. Hill ( 1995:2X)'e göre, bankacılık sektörünün oligopolistik yapısı dikkate alındığında, bankaların perakende fon piyasalarında fiyat belirleyici-miktar alıcı olarak analiz edilmesi gerçekçi bir yaklaşımdır. 5. Bu bağlamda, reel sektörün davranış biçimini belirleyen kurumsal yapılanmalar ve bankalarla reel sektör arasındaki ilişkilerin niteliği önemli hale gelmektedir. Çünkü, günümüzde mal ve faktör piyasalan tam rekabetçi piyasalar değildir. Mal ve faktör piyasaları, firmaların ve hanehalklarının fiyat yapıcı davranışlarının egemen olduğu piyasalardır. Çok daha önemli olmak üzere, firmaların ve hanehalklarının fiyat yapıcı davranışları arasındaki ilişki "mark-up" fiyatlama davranışı çerçevesinde bir gelir dağılımı mücadelesine dönüşmektedir. Bu anlatılanlar çcrçcvcsindc,ckonomik birimlerin fiyatlama davranışları ilc bankalara yönelik kredi taleplerini belirleyen faktörler ve bankaların davranış biçimini ortaya koymak açısından Moore ve Thrcgold (l9h5:65-78)'un görüşlerinin ortaya konulması son dcreec yararlı görünmektedir. Moore ve Thregold (19X5:65-78)'un Ingiltere 'ye ilişkin H I dönemini kapsayan çalışmasının sonuçlarına göre, banka krcdilerinin önemli bir bölümü ticari ve endüstriyel kuruluşlara verilen krcdilerden oluşmakta ve bu krcdilerin yaklaşık %70'i kredi taahhütleri çerçevesinde verilmektedir. Firmaların ticari bankalara yönelik kredi talepleri, temel olarak, firmaların çalışma sermayesi gereksinmelerince belirlenmektedir. Firmaların çalışma sermayesi gereksinmeleri ise, işgücü maliyetleri, hammadde maliyetleri, stok maliyetleri ve vergi maliyetlerince belirlenmektedir. Üretim, zaman alan bir faaliyet olduğu için, maliyet unsurlarındaki artış ya da bu maliyet unsurları artmasa bile üretim hacmindeki artış, firmaların çalışma sermayesi gereksinmesini arttırır. Moore'a göre, çalışma sermayesini arttıran faktörlerin en önemlisi ücret maliyetlerindeki artıştır. Ücretler arz ve talep koşullarınca değil, işçilerle işverenler arasındaki sözleşmeler aracılığıyla belirlenir. Ancak bu sözleşmeler aracılığıyla belirlenen ücretler, reel ücretler değil nominal ücretlerdir. Buna göre, firmaların uyguladığı mark-up'ın değişmediği varsayılırsa, mal fiyatları işgücü maliyetleriyle birlikte artacaktır.yani nominal ücretler kurumsal faktörlerce (sendikalar) dışsal olarak belirlenirken, reel ücretler mal piyasasında içsel olarak belirlenir. Nominal ücretierin ortalama işgücii verimliliğinden daha hızlı artması, enflasyonun temel nedenidir. Nominal ücretler, fiyatlar ve dolayısıyla firmaların çalışma sermayesi gereksinmeleri artarken, merkez bankası, bankaların rezerv taleplerini karşılamazsa, reel üretimin sürekli artışını sağlayacak bir toplam talep hacminin oluşması olanaksızdır. Moore'a göre bu olanaksızlığı perçinleyen temel olgu, bankalara yönelik kredi talebinin faiz esnekliğinin düşük oluşudur. Moore, bu analiz biçimiyle ilgili olarak bir noktanın altını çizmcktedir:nominal ücretler verimlilik düzeyinden daha hızlı artarken, parasal genişleme yaratarak bu artışları onaylaması, "merkez bankasının ülkedeki istihdam koşullarını özellikle izlediği ve bilinçli politika müdahalelerinde bulunduğu" anlamına gelmez. Tersine merkez bankalarının kurulmasının temel gerekçesini ortaya koyar: Merkez bankalarının kuruluş nedeni esnek bir parasal sistem yaratmaktır 6. Lavoie (1992:212), Chick'in bu görüşünü abartılı bulmakta ve şu değerlendirmeyi yapmaktadır: Kredi arzının kredi hacmini belirlediğini öne sürmek, aşırı kredi arzı olabileceğini kabul etmek demektir.bu yönüyle Monetarist yaklaşımla Chick'in görüşleri arasında bir farklılık yoktur. Monetarist yaklaşımda aşırı para arzının ve dolayısıyla enflasyonun nedeni merkez bankasının bir parasal kural izlernemesi iken Chick'in analizine göre, bankaların davranışları aşırı para arzı ve enflasyona neden olan temel faktör durumundadır. 7. Burada altın para sistemine geri dönüş fikri, paranın evrim süreci açısından önemli görünen bir ayırımdan (mal para-kredi parası ayırımından) hareketle yapılmaktadır. Ku~kusuz altın para sistemine geri dönüş önerisine yönelik geniş kapsamlı bir eleştiride "sabit kur sisteminin uygulanabilirliği", "dünya altın stoklarının yetcrliliği"" altın para sistemine dönü~ün yaratacağı

17 EKDI\IDMiK YAKLAŞlM 61 kaynak maliyeti" gibi bir çok konunun tartı~maya açılması gerekmektedir (Bu konuda bkz: Schwartz,1 9H6) 8. Bir bankanın iflasına izin verilerneyecek kadar büyük olması olgusu, Türk mali sistemi açısından örneklcndirilmek istendiğinde en çarpıcı örnek, ku~kusuz, T.C Ziraat Bankasıdır. KAYNAKÇA AKTAN,C,C. (1994)," Anayasal İktisadın Felsefi ve Teorik Temelleri". Anayasal İktisat Scmpozyumu içinde, Dokuz Eylül Üniversitesi AMBROSI, G.M. (1993)," Comments on "The Evolution of the Banking System and the Theory of Monetary Policy' by Victuria Chick", Frowen, S.F (eds), in Monetary Theory and Monetary Policy New Tracks for the 1990's,), St. Martin's Press, ARESTIS,P ve PALIGINIS,E (1993)," Financial Fragility, Periphcrality and Divergcnce in the European Community", Journal of Economic Issucs. XXVII, 2: BRAUDEL, F.(l995), Maddi Uygarlık Ekonomi ve Kapitalizm XV-XVII.Yüzyıllar. (Çev. Kılıçbay.M.A), Ankara:Gece Yayınları BUSINESS WEEK (1995), "The Future of Moncy", Business Week, Junc 12. CHICK. V.(l986)," The Evaulation of the Banking System and the Theory of Saving,Investment and Intercst" (1988), "A Post Keyncsyen Perpective on the Relation Betwecn Banking and Regional Development". Arestis,P (cds), in Post Keynesian Monetary Economics, Edward Elgar, England, (1993)," The Evaulation of the Banking System and the Theory of Monetary Policy", Frowen, S.F (eds), in Monetary Thcory and Monetary Policy New Tracks for the 1990's,), St. Martin's Press, ÇOLAK.Ö,F Ve TOGAY,S (1995)," Currcncy Bmm!: Para Arzının Kontrolüne llişkin Monetarist Bir Yaklaşım", B.1nka ve Ekonomik Yorumlar, Sayı: ll, Kasım. DEANE, P.(l988), İlk Sanayi İnkılahı. (Çev. Gürman,T), Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi DOWD.K (1988), "Private Moncy-The Path to Monetary Stahilty", The Instututc of Economic Affairs, London.

18 62 Selahattin TOGA Y GUTIMANN, R, ( 1988), "Crisis and Reform of the International Monetary System", Post Keynesian Monetary Economics içinde, Edward Elgar. FRİEDMANM. (1960)," The Goals and Critcria of Monctary Policy". A Program for Monctary Stability içinde, Chicago, !'. i HILL. R.(l995), " A Post Kcyncsycn Perspcctive on Commcrcial Bank Behaviour and Rcgulation", Mclroccononıica. 46, 1 : HUMPHREY, T.(l974), "The Quantity Thcory or Moncy: Its Historical Evolution Role in Policy Dcbatc, Economic Review. 5-6 : and (1989)," Lender of Last Resort: The Conccpt ın History", Economic Review, 4-4: KALDOR, N.(1980), " Monetarism and UK Monctary Policy", Cambridge Journal of Economics, 4: (198 1 ), "Origins of the New Monetarism", Targetti. F.Thirwall, A.P (eds),in N.Kaldor: Furthcr Essays on Economic Thcory and Policy. Holmcs- Mcicr. Newyork,1989, (1985), " How Monetarism Failcd". Targctti, F.Thirwall, A.P (cds).in N.Kaldor: Further Essays on Economic Thcoı y and Policy, (Edt..). Holmcs- Mc i er, Newyork,1989, KREGEL, J.A. (1992), "Minsky's Two Price Theory of Financial Instahility and Monctary Policy: Discounting versus Open Market lntervention", (Eds,Fazzari.S ve Papadimtriou,D), Financial Conditions and Macro Economic Pcrformancc. M.E. Sharpe Inc.85-l03. LA VOIE,M.(1992), Foundations of Post- Elgar,UK. Keynesian Economic Analysis, Edward MELTZER, A (1986), "Some Evidence on the Comparative Unccrtainty Expericnced Undcr Diffcrcnt Monctary Regimcs", (eds:campcll,d vd.), Altcrnative Monctary Rcgimes içinde, The John Hopkins Universty Press. MINSKY,H. (1977)," A Thcory of Systemic Fragility, Financial Crises: Institutions and Marketsina Fragilc Environment, , Mc Millan MINSKY,H ve FERRI,C.(l984)," The Breakdown of the IS-LM Synthesis: Implication for Post Kcynesian Economic Thcory, Revicw of Poliıical Economy, 5.9: MOORE, BJ. (1985)," Wagcs, Bank Lcnding and the Endogcnity of Crcdit Moncy", Jarsulic, M (cds), Moncy and Macro Policy,Boston. l-25.

19 EKONOMİK YAKLAŞlM (ı989)," A Simplc Model of Bank Intcrmcdiation", Journal of Post Kcyncsycn Econonıics, ı2, ı : MOORE,B ve THREADGOLD. A.(l985), "Corporatc Bank Borrowing in the U.K: ı981", Economica, 52:65-78 MORGAN,E (1965), The Theory and Practice of Central Banking: 1797:1913, Augustus M. Kellcy, Bookscllcr, Ncwyork. NIGGLE, C.(ı990), " The Evolution of Money, Financial Institution and Monetary Economics", Journcıl of Economic Issucs, XXIV, 2 : (199 1)," The Enclogenous Money Supply Theory: An Institutionalist Appraisal", Jourmıl of Economic Issucs, XXV. 1 : SALERNO,.T,T. (1982), "The %100 Percent Gold Standart: A Proposal for Monctary Reform", Supply S ide Economics:A Critical Appraisal İçinde (eds:fank, H,R)Freclerich Books SCHWARTS, A (1986), "Altcrnative Monetary Rcgimes: The Gold Standart", Altemative Monetary Regimes içinde, (eclt:campell,d vd.), The John Hopkins Univcrsty Press. TOGA Y,S (1998), "Finans Güdüsüyle Para Talebi: Önemi ve Yaraltlığı İ.İ.B.F. Dergisi Cilt: 13, Sayı: ı 'de yayınlanacak Sonuçlar, D.E.Ü. ABSTRACT THE EVOLUTION PROCESS OF MONEY AND BANKING SECTOR The banking system is transforming rapidly; relying on this fact, there are no sharp breaks bctween the "stages" outlined in this study. Therefore, deciding on w hat characteriscs this clynamic anel complex structure in a continous process becomes vital.

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ Bugünki dersin içeriği: 1. MALİYE POLİTİKASI VE DIŞLAMA ETKİSİ... 1 2. UYUMLU MALİYE VE

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

Ayrım I. Genel Çerçeve 1

Ayrım I. Genel Çerçeve 1 İçindekiler Önsöz İçindekiler Ayrım I. Genel Çerçeve 1 Bölüm 1. Makro Ekonomiye Giriş 3 1.1. Ekonominin Tanımlanması ve Bir Bilim Olarak Ekonomi 4 1.2. Ekonomi Teorisi ve Politikası 5 1.3. Makro Ekonomi

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

DERS İÇERİĞİ. Para-Banka Teori ve Politikası. Zorunlu DERS HEDEFİ

DERS İÇERİĞİ. Para-Banka Teori ve Politikası. Zorunlu DERS HEDEFİ DERS İÇERİĞİ Ders Adı Ders Türü Para-Banka Teori ve Politikası Zorunlu DERS HEDEFİ Para-Banka Teori ve Politikası dersini alan öğrenciler aşağıdaki becerileri kazanacaktır: Paranın tanımı, fonksiyonları

Detaylı

BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ

BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ İÇİNDEKİLER BÖLÜM I MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ Giriş... 1 1. Makroekonomi Kuramı... 1 2. Makroekonomi Politikası... 2 2.1. Makroekonomi Politikasının Amaçları... 2 2.1.1. Yüksek Üretim ve Çalışma Düzeyi...

Detaylı

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Cahit YILMAZ Kültür Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İstanbul c.yilmaz@iku.edu.tr Key words:kredi,büyüme. Özet Banka kredileri ile ekonomik büyüme arasında

Detaylı

9. DERS : IS LM EĞRİLERİ: MALİYE VE PARA POLİTİKALARI

9. DERS : IS LM EĞRİLERİ: MALİYE VE PARA POLİTİKALARI 9. DERS : IS LM EĞRİLERİ: MALİYE VE PARA POLİTİKALARI 1. Maliye Politikası ve Dışlama Etkisi...2 A. Uyumlu Maliye ve Para Politikaları...4 2. Para Arzı ve Açık Piyasa İşlemleri...5 3. Klasik Para ve Faiz

Detaylı

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24 Ticari bir işletme olarak bankaların belirli bir dönem içerisinde nasıl çalıştıklarını ve amaçlarına dönük olarak nasıl bir performans sergilediklerini değerlendirebilmenin yolu bankalara ait finansal

Detaylı

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. FİNANSAL KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI

ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI 1. John Maynard Keynes e göre, konjonktürün daralma dönemlerinde görülen düşük gelir ve yüksek işsizliğin nedeni aşağıdakilerden

Detaylı

Ekonomi II. 20.Para Teorisi ve Politikası. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 20.Para Teorisi ve Politikası. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 20.Para Teorisi ve Politikası Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 20.1.Para Teorisi Para miktarındaki

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİ BİLİMİNE GİRİŞ

1 MAKRO EKONOMİ BİLİMİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİ BİLİMİNE GİRİŞ 11 1.1. Makro Ekonomi Biliminde Yöntem 12 1.2. Kavramsal Çerçeve 13 1.3. Makro Ekonomi Bilimi Literatürü 16 1.3. 1. Klasik Makro Ekonomi Bilimi

Detaylı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı 13 Ekim 2011 Malatya KÜRESEL KRİZ ORTAMINA NASIL GELİNDİ? Net Bugünkü Değer Yöntemi Varlık fiyatlarının indirgenmiş nakit akımları (Net

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI

TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI BÖLÜM 10 TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI IS-LM Modelinin Oluşturulması Klasik teori 1929 ekonomik krizine çare üretemedi Teoriye göre çıktı, faktör arzına ve teknolojiye bağlıydı Bunlar ise

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

Para talebi ekonomik bireylerinin yanlarında bulundurmak istedikleri para miktarıdır. Ekonomik bireylerin para talebine tesir eden iki neden vardır;

Para talebi ekonomik bireylerinin yanlarında bulundurmak istedikleri para miktarıdır. Ekonomik bireylerin para talebine tesir eden iki neden vardır; B.E.A. Para Piyasaları (Finans Piyasaları): Ekonomide mal-hizmet piyasalarının yanında para piyasaları bulunmaktadır. Bu piyasanın amacı mal piyasasının (reel veya üretim piyasaları) ihtiyaç duyduğu ihtiyaçları

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden 1. Her arz kendi talebini yaratır. şeklindeki Say Yasasını aşağıdaki iktisatçılardan hangisi kabul etmiştir? A İKTİSAT 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli

Detaylı

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit)

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN Girişimcinin finansman ihtiyacı: Finansman ihtiyacının karşılanmasında

Detaylı

Para Politikası Makro-İhtiyati Politikalar ve Kredi Genişlemesi İlişkisi

Para Politikası Makro-İhtiyati Politikalar ve Kredi Genişlemesi İlişkisi Para Politikası Makro-İhtiyati Politikalar ve Kredi Genişlemesi İlişkisi M. Nejat COŞKUN (Gazi Üniversitesi) N. Hande SEVGİ (Gazi Üniversitesi) UEK-TEK 2012, İzmir 03.11.2012 1 Politika değişikliği 2008

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

Tufan Samet ÖZDURAK THEMIS MAKRO İKTİSAT

Tufan Samet ÖZDURAK THEMIS MAKRO İKTİSAT Tufan Samet ÖZDURAK THEMIS MAKRO İKTİSAT İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... VII BİRİNCİ BÖLÜM Makro İktisat 1. MAKRO İKTİSATIN ANLAMI... 1 2. MAKRO İKTİSATTA KARAR BİRİMLERİ (SEKTÖRLER)... 2 3. MAKRO İKTİSATTA PİYASA

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

1. İŞLETMELERDE KAYNAK BULMANIN ÖNEM NEMİ VE KAYNAK SAĞLAMA SİSTEM STEMİ OLARAK FİNANSMAN 1.1. İşletmelerde Kaynak Bulmanın Önemi ve Likidite Kavramı Bütün işletmeler amaçlarını gerçekleştirmek için temel

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 Bu sayıda; Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard and Poor s (S&P) un yerel para cinsinden Türkiye nin kredi not artış kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Bölüm 1 (Devam) Finansal Piyasalar & Kurumlar

Bölüm 1 (Devam) Finansal Piyasalar & Kurumlar Bölüm 1 (Devam) Finansal Piyasalar & Kurumlar İşlenecek Konular Finansal piyasalar ve kurumların önemi Tasarrufların şirketlere akışı Finansal piyasaların ve aracıların fonksiyonları Değer maksimizasyonu

Detaylı

SORU SETİ 7 IS-LM MODELİ

SORU SETİ 7 IS-LM MODELİ SORU SETİ 7 IS-LM MODELİ Problem 1 (KMS-2001) Marjinal tüketim eğiliminin düşük olması aşağıdakilerden hangisini gösterir? A) LM eğrisinin göreli olarak yatık olduğunu B) LM eğrisinin göreli olarak dik

Detaylı

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE Sevinç Karakoç Raziye Akyıldırım Yasemin Ağdaş Duygu Çırak NELER ANLATILACAK? FİYAT İSTİKRARI NEDİR? FİYAT İSTİKRARININ YARARLARI NELERDİR? TÜRKİYE DE FİYAT İSTİKRARI Bir toplumu

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Yatırım (Sermaye Bütçelemesi) ve Finanslama Kararları Şirket Nedir? Finansal Yönetici Kimdir? Şirketin Amaçları Finansal piyasalar ve kurumların

Detaylı

Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman

Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Ödemeler 1 Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Plan 2 Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom ve Denkleştirici

Detaylı

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Gazi Erçel Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 Nisan 1998 Ankara I. Giriş Ocak ayı başında

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2

SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2 SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2 1. SERMAYE, YATIRIM VE TASARRUF 2 1.1. SERMAYE VE YATIRIM 2 1.2. TASARRUF VE PORTFÖY TERCİHİ 2 1.3. SERMAYE PİYASASI 3 2. SERMAYE TALEBİ 3 2.1. YATIRIMIN NET BUGÜNKÜ

Detaylı

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ 1 İçerik Finansal Yönetim, Amaç ve İşlevleri Piyasalar, Yatırımlar ve Finansal Yönetim Arasındaki İlişkiler İşletmelerde Vekalet Sorunu (Asil

Detaylı

PARA POLİTİKASI AMAÇLARI VE ARAÇLARI TÜRKİYE UYGULAMASI

PARA POLİTİKASI AMAÇLARI VE ARAÇLARI TÜRKİYE UYGULAMASI 1 PARA POLİTİKASI AMAÇLARI VE ARAÇLARI TÜRKİYE UYGULAMASI Para Politikasının Amaçları 2 1. Fiyat İstikrarı: Enflasyonu yıllık yüzde 1-2 seviyelerinde devam ettirmek. TCMB nin şu an izlediği politika enflasyon

Detaylı

IS-LM MODELİNİN UYGULANMASI

IS-LM MODELİNİN UYGULANMASI IS-LM MODELİNİN UYGULANMASI IS ve LM eğrilerinin kesiştiği nokta milli geliri belirliyor. Birinin kayması kısa dönem dengeyi değiştiriyordu. Maliye politikası Hükümet harcamaları artışı IS eğrisi sağa

Detaylı

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM Fon talep edenler, fon arz edenler, fon akımını sağlayan araçlar, kuruluşlar ve piyasanın işleyişini düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan

Detaylı

IS LM MODELİ ÇALIŞMA SORULARI

IS LM MODELİ ÇALIŞMA SORULARI IS LM MODELİ ÇALIŞMA SORULARI Soru KPSS 2001 Otonom tüketim harcamalarının artması aşağıdakilerin hangisine neden olur? a) Denge üretim düzeyinin artmasına, LM eğrisinin sağa doğru kaymasına b) Denge üretim

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ 2014 SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ BANKACILIK VE FİNANS UZAKTAN ÖĞRETİM TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI PARA-BANKA TEORİ VE POLİTİKASI DERS NOTU ISPARTA 2014 1 İKİNCİ BÖLÜM PARA MİKTARI TANIMLARI BÖLÜM HEDEFİ

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 Mart 2009 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

N VE PARA ARZININ ÖZELL

N VE PARA ARZININ ÖZELL PARANIN MAKRO EKONOMİDEKİ ROLÜ 1-PARA TALEBİ, PARA ARZI VE FAİZ HADDİ (KEYNESYEN FAİZ TEORİSİ) Klasik ve neoklasik ekonomistlerce öne sürülen faiz teorisinde, faiz haddi, tasarruf arzı ve yatırım talebinin

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ DERS İÇERİĞİ Ders Adı Ders Türü Finansın İlkeleri Zorunlu DERS HEDEFİ Finansın İlkeleri dersini alan öğrenciler aşağıdaki becerileri kazanacaktır: Finans nedir ve çalışma alanları nelerdir sorularına cevap

Detaylı

-MAKROEKONOMİ KPSS SORULARI- 1) Nominal faiz oranı artarsa, reel para talebi nasıl değişir?( KPSS 2006)

-MAKROEKONOMİ KPSS SORULARI- 1) Nominal faiz oranı artarsa, reel para talebi nasıl değişir?( KPSS 2006) -MAKROEKONOMİ KPSS SORULARI- 1) Nominal faiz oranı artarsa, reel para talebi nasıl değişir?( KPSS 2006) A) Artar, çünkü bireyler gelirlerinin daha büyük bir kısmını ödünç vermek ister. B) Artar, çünkü

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

1. KEYNESÇİ PARA TALEBİ TEORİSİ

1. KEYNESÇİ PARA TALEBİ TEORİSİ DERS NOTU 06 IS/LM EĞRİLERİ VE BAZI ESNEKLİKLER PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ ETKİNLİKLERİ TOPLAM TALEP (AD) Bugünki dersin içeriği: 1. KEYNESÇİ PARA TALEBİ TEORİSİ... 1 2. LM EĞRİSİ VE PARA TALEBİNİN

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

http://acikogretimx.com

http://acikogretimx.com 2009 S 4421- SERMYE PiYSSı VE FiNNSL KURUMLR 1. Birikim açığı olan ekonomik birimlerle birikim fazlalığı olan ekonomik birimlerin karşılaştığı ve finansal varlıkların alınıp satıldığı piyasalara ne ad

Detaylı

Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri. Seyfettin Gürsel

Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri. Seyfettin Gürsel Bilgi Notu 8/2 23.7.28 Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri Seyfettin Gürsel Bu bilgi notunda büyümekte olan cari açığın (22-27) yatırım mallarının finansmanı, enerji fiyatları, reel kur

Detaylı

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

Detaylı

FİNANSAL YÖNETİM ÇALIŞMA SERMAYESİ

FİNANSAL YÖNETİM ÇALIŞMA SERMAYESİ FİNANSAL YÖNETİM İŞLETME (ÇALIŞMA) SERMAYESİ YÖNETİMİ VE Yrd.Doç.Dr. Serkan ÇANKAYA ÇALIŞMA SERMAYESİ Kısa vadeli veya cari varlıklar ve borçlar topluca çalışma sermayesi olarak bilinir. Dönen Varlıklar:

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 3 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 5. HAFTA 1.)MALİ PİYASALARIN ULUSLAR ARASI DÜZEYDE ENTEGRASYONU 1.1.Mali Piyasalarda Yaşanan Entegrasyon: Uluslar arası düzeyde

Detaylı

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7.

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7. GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 Grafik I.4. Seçilmiş Bazı Ülkelerde Büyüme Oranları 2 Grafik I.5. Seçilmiş

Detaylı

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri www.pwc.com.tr. 12. Çözüm Ortaklığı Platformu Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri İçerik 1. 2013 Nasıl Geçti? 2. 2014 e İlişkin Beklentiler 3. Makroekonomiyle Vergi

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI. Dersin Kodu

DERS ÖĞRETİM PLANI. Dersin Kodu Dersin Adı Dersin Kodu DERS ÖĞRETİM PLANI Dersin Türü (Zorunlu, Seçmeli) Dersin Seviyesi (Ön Lisans, Lisans, Yüksek Lisans, Doktora) Dersin AKTS Kredisi 5 Haftalık Ders Saati 4 Haftalık Uygulama Saati

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ Finansman, işletmelerin temel işlevlerini yerine getirirken yararlanacakları

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

Ekonomi II. 19.Para ve Bankacılık. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 19.Para ve Bankacılık. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 19.Para ve Bankacılık Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 19.1.Paranın Tanımı ve Fonksiyonları Para,

Detaylı

DERS PROFİLİ. Parasal İktisat ECO312 Bahar 6 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Bilgen Susanlı

DERS PROFİLİ. Parasal İktisat ECO312 Bahar 6 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Bilgen Susanlı DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Parasal İktisat ECO312 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul ECO202 (Makroekonomi) Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı İngilizce Zorunlu

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI

TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI Türkiye Ekonomisi ve Para Politikası Uygulamaları Durmuş YILMAZ Başkan 12 Ocak 2011 1 Sunum Planı I. Küresel Görünüm II. Türkiye Ekonomisi III. Para Politikası Gelişmeleri

Detaylı

Çalışma Sermayesi. Yönetimi. Çalışma Sermayesi. Ocak, 2013. Satış. Ham Madde- Mal. Üretim. Tahsilat. Ödemeler

Çalışma Sermayesi. Yönetimi. Çalışma Sermayesi. Ocak, 2013. Satış. Ham Madde- Mal. Üretim. Tahsilat. Ödemeler Çalışma Sermayesi Yönetimi Satış Tahsilat Üretim Çalışma Sermayesi Ham Madde- Mal Ödemeler Ocak, 2013 Çalışma Sermayesi Yönetimi Bir işletmenin hazır değerler, ticari alacaklar ve stoklar gibi dönen varlık

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

ABD Eşik Altı (Subprime) Finans Krizi. Yrd. Doç. Dr. Cem Demiroğlu Koç Üniversitesi

ABD Eşik Altı (Subprime) Finans Krizi. Yrd. Doç. Dr. Cem Demiroğlu Koç Üniversitesi ABD Eşik Altı (Subprime) Finans Krizi Yrd. Doç. Dr. Cem Demiroğlu Koç Üniversitesi Kriz nasıl oluştu? Emlak balonu + Aşırı kaldıraç kullanımı ABD konut fiyatı endeksi Kaynak: S&P/Case-Shiller Home Price

Detaylı

Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri ne İlişkin Yöntemsel Açıklama

Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri ne İlişkin Yöntemsel Açıklama Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri ne İlişkin Yöntemsel Açıklama İSTATİSTİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Ödemeler Dengesi Müdürlüğü TANIM VE AÇIKLAMALAR Kısa vadeli dış borçlara ilişkin genel bazı tanımlar ve açıklamalara

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU ve TEMEL KAVRAMLAR 11 1.1.Makro Ekonominin Doğuşu 12 1.1.1.Makro Ekonominin Doğuş Süreci 12 1.1.2.Mikro ve Makro Ekonomi Ayrımı 15 1.1.3.Makro Analiz

Detaylı

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ Bu bölümde faiz oranlarının belirlenmesi ile faizin denge milli gelir düzeyinin belirlenmesi üzerindeki rolü incelenecektir. IS LM modeli, İngiliz iktisatçılar John

Detaylı

TAŞINMAZ YATIRIMLARININ FİNANSMANI

TAŞINMAZ YATIRIMLARININ FİNANSMANI Taşınmaz Yatırımlarının Finansmanı Taşınmaz Değerleme ve Geliştirme Tezsiz Yüksek Lisans Programı TAŞINMAZ YATIRIMLARININ FİNANSMANI 1 Taşınmaz Yatırımlarının Finansmanı İçindekiler 1.1. DERSİN AMACI...

Detaylı

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2.

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Ekonominin Tanımı... 3 1.3. Ekonomi Biliminde Yöntem... 4 1.4.

Detaylı

Finansal Kurumlar ve Piyasalar. Zorunlu Yüksek Lisans. 1. yıl 1. yarıyıl / Güz Doç. Dr. Mehmet Güçlü. Uzaktan Öğrenim Türkçe Yok

Finansal Kurumlar ve Piyasalar. Zorunlu Yüksek Lisans. 1. yıl 1. yarıyıl / Güz Doç. Dr. Mehmet Güçlü. Uzaktan Öğrenim Türkçe Yok Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü DERS ÖĞRETİM PLANI Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi 0 Haftalık Ders Saati 3 Haftalık Uygulama Saati - Haftalık Laboratuar Saati - Dersin Verildiği Yıl Dersin Verildiği

Detaylı

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar 1. Belli miktarda bir mal veya kıymetin ve bunların karşılığı olan paranın işlemin ardından el değiştirmesini sağlayan piyasalara ne ad verilir? A) Swap B) Talep piyasası C) Spot piyasa D) Vadeli piyasa

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

2002-2009 YILLARI ARASINDA MERKEZ BANKASI PARASI VE ALT KALEMLERİNİN ANALİZİ

2002-2009 YILLARI ARASINDA MERKEZ BANKASI PARASI VE ALT KALEMLERİNİN ANALİZİ MALİYE FİNANS YAZILARI Yıl: 25 Sayı: 90 Ocak 2011 23 2002-2009 YILLARI ARASINDA MERKEZ BANKASI PARASI VE ALT KALEMLERİNİN ANALİZİ Alper YAKUPOĞLU * ÖZET Bu çalışmada Türkiye de para arzının en önemli göstergesi

Detaylı

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi Finansal Đstikrar ve Makroekonomik Etkileşim F. Gülçin Özkan York Üniversitesi 1 Finansal kriz tanımı üzerinde hemfikir olunan bir tanım bulunmamakla birlikte, reel sektör etkisinin derecesi önemli bir

Detaylı

DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT

DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT 2 1. A malının fiyatındaki bir artış karşısında B malına olan talep azalıyorsa A ve B mallarının özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A) A ve B

Detaylı

8. DERS: IS/LM MODELİ

8. DERS: IS/LM MODELİ 8. DERS: IS/LM MODELİ 1 Mal Piyasası ve Para Piyasası...2 2. Faiz Oranı, Yatırım ve IS Eğrisi...2 A.IS eğrisi nin özellikleri:...3 B.Maliye Politikası IS Eğrisini Nasıl Kaydırır?...5 3. Para Piyasası ve

Detaylı

Finansal Amaç, Finans Fonksiyonu, Finansal Çevre 3 38

Finansal Amaç, Finans Fonksiyonu, Finansal Çevre 3 38 İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM Finansal Amaç, Finans Fonksiyonu, Finansal Çevre 3 38 I. Finansman Nedir?, 6 Finansal Yönetim, 7; Yatırımlar, 9; Finansal Pazarlar, 10; Finansal Kurumlar, 13; Finansal Araçlar

Detaylı

ORAN ANALİZİ 8. VE 9. HAFTA

ORAN ANALİZİ 8. VE 9. HAFTA ORAN ANALİZİ 8. VE 9. HAFTA Genel Olarak Oran Analizi p Oran analizi tekniğinin amacı, finansal tablo kalemlerinin aralarındaki anlamlı ve yararlı ilişkilerden yola çıkarak bir işletmenin cari finansal

Detaylı

1. HAFTA (FİNANSAL PAZARLAR) Prof. Dr. Yıldırım B. ÖNAL

1. HAFTA (FİNANSAL PAZARLAR) Prof. Dr. Yıldırım B. ÖNAL 1. HAFTA (FİNANSAL PAZARLAR) Prof. Dr. Yıldırım B. ÖNAL PİYASA KAVRAMI İktisadi açıdan piyasa, alıcı ve satıcıların birbirleri ile karşılıklı iletişim içinde oldukları ve mübadelenin meydana geldiği yer

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

içindekiler Kısım 1 Piyasalar 2 Piyasalar ve Piyasanın İşleyişi 28 Ekonomi ve Çevrenizdeki Dünya 4 Grafiklerle Çalışmak 23 Bölüm 2 Bölüm 1 Bölüm 1 Ek

içindekiler Kısım 1 Piyasalar 2 Piyasalar ve Piyasanın İşleyişi 28 Ekonomi ve Çevrenizdeki Dünya 4 Grafiklerle Çalışmak 23 Bölüm 2 Bölüm 1 Bölüm 1 Ek TETRA IMAGES/CORBIS içindekiler Ön Söz xv Kısım 1 Piyasalar 2 Bölüm 1 Ekonomi ve Çevrenizdeki Dünya 4 1. Mülkiyet 5 2. Ekonomik Özgürlük 10 2.a. Ekonomik Özgürlük ve Yaşam Standartları 11 2.b. Ekonomik

Detaylı