(Fischer ve Dott 2003). Su ve Ark. (2001) yaptıkları çalışmada 80 den fazla küf mantarı cinsinin solunum sistemi allerji semptomlarıyla ilişkili

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "(Fischer ve Dott 2003). Su ve Ark. (2001) yaptıkları çalışmada 80 den fazla küf mantarı cinsinin solunum sistemi allerji semptomlarıyla ilişkili"

Transkript

1 1. GİRİŞ Atmosfer, yüksek ışık şiddeti, ekstrem sıcaklık değişimi, düşük organik madde konsantrasyonu ve kullanılabilir su miktarının azlığı gibi nedenlerden dolayı mikrobiyal üreme için pek uygun olmayan bir ortamdır (Mahdy ve El-Sehravi 1997). Buna karşın atmosfer, mikroorganizmaların üremesine uygun bir ortam olmamasına rağmen, içinde bu organizmaları belirli oranlarda barındırmaktadır. Atmosferdeki mikroorganizmaların sayı ve kompozisyonunu tespit edebilmek için geçmişten günümüze bir çok araştırıcı çeşitli çalışmalar yapmıştır. Bilinen en eski aerobiyoloji deneyi muhtemelen Pasteur ün çürümeye neden olan çalışmasıdır. Pasteur bir taraftan spontan generasyon paradigmasına karşı çıkarken bir taraftan da havayla taşınan tozların bioaerosol ve mikropları da içerdiğini kanıtlamıştı. Günümüz koşullarına göre basit fakat 19. yüzyıla göre uygun ekipmanlarla aerobiyolojinin temellerini atmıştır lü yıllarda, örneklenen havanın hacmi bilinmediğinden plaklarda üreyen mikroorganizmalar, havayla taşınan mikrobiyal konsantrasyonun güvenilir bir göstergesi değildi. Aerobiyolojinin dönüm noktası 20. yüzyılın ortalarından itibaren iki ilk ve en önemli volümetrik örnekleyici olan Hirst Spor Tuzağı ve Andersen Kültür Örnekleyicisinin geliştirilmesiyle başlar. Bu cihazların geliştirilmesinden sonra aerobiyoloji bitki patolojisi, endüstriel hijyen, palinoloji ve allerji gibi sahalara büyük gelişmeler olmuştur (Levetin ve Horner 2002). Biyosferde yaşayan mikroorganizmalardan küf mantarları ekstrem çevre koşullarında gelişebilen ve toprak, bitki ve hayvan artıkları gibi çok çeşitli maddelerde gelişme gösterebilen organizmalardır (Pepeljnjak ve Segvic 2003) ve bu maddelerde meydana gelen sporlarını, çevreye, atmosferik havaya ve suya, insanlar ve çeşitli hayvanlar vasıtasıyla yayarlar (Mezzari vd. 2002). Havaya yayılan mikroorganizmalar, nadiren serbest, genelde hacmi ve kütlesi değişen taşıyıcılar üzerinde tutunmuş olarak bulunurlar (Atik 1993) veya havada belirli bir süre süspanse (asılı) halde kalarak bioaerosolleri oluştururlar. Aerosol terimi duman ve sis gibi atmosferdeki gaz veya havanın içindeki, katı veya sıvı partikül süspansiyonları olarak tanımlanabilir. Biyolojik aerosoller, virüsleri, polenleri, bakterileri, küf ve küf sporlarını içerir. Aerosol partiküllerinin büyüklüğü genellikle 1

2 0.5 ila 50 µm arasındadır. Bir partikülün boyutu onun atmosferdeki aerodinamik davranışını etkileyen en önemli faktördür (Kang ve Frank 1989). Küf mantarlarının bazı ev içi ve ev dışı çevrelerde yüksek konsantrasyonlarda bulunması, onların küçük boyutlarda olmaları ve bu sayede saçılım elementlerinin (propagül) rahatça ev içi ve ev dışı çevreye yayılmasıyla gerçekleşir (Aira vd. 2002). Bunun yanısıra havayla taşınan küf mantarlarının spor yoğunluğu, çeşitli faktörlere bağlıdır. Bunlar arasında; günün hangi saati olduğu, meteorolojik faktörler, mevsimsel iklim faktörleri ve vejetasyon tipi gibi faktörler sayılabilir (Pepeljnjak ve Segvic 2003). Bir çok araştırıcı meteorolojik faktörlerin küf mantarı kolonilerinin ev içi ve ev dışı ortamda bulunma sıklığıyla yakından ilişkili olduğunu belirtmişlerdir (Al-Subai 2002, Burch ve Levetin 2002, Levetin ve Horner 2002, Şakıyan ve İnceoğlu 2003). Örneğin tropikal ülkelerdeki iklimsel şartlar, özellikle yüksek nem ve sıcaklık, yağmurlu mevsimlerde kaydedilmiştir ve bu durum atmosferdeki spor düzeyini arttırır ve küf mantarı gelişimini teşvik eder (Aira vd. 2002). Küf mantarları çevremizin hemen her yerinde olduğu düşünülen ve çoğu basit maddelerde kolayca gelişme özelliğine sahip olan organizmalardır. İnsanlar genellikle inhalasyon (solunum) yoluyla mantarlarla sürekli olarak temas halindedirler (Pei-Chih vd. 2000). Havayla taşınan küf mantarları bir takım hastalıklara neden olacak şekilde insan sağlığını etkileyebilirler. Bu etkiler 4 farklı yolla olabilir: 1. Allerjen olarak rol oynarlar, 2. İnsanları infekte ederler, 3. Toksijeniktirler, 4. İnflamasyon reaksiyonlarına neden olurlar. Küf mantarları genel olarak potansiyel allerjen olarak ele alınmalıdır (Fischer ve Dott 2003). Küf mantarlarındaki allerjen olan yapılar, öncelikle eşeyli ve eşeysiz sporlardır. Fakat mantarlar miselyum gibi diğer yapılarını da çevreye yayarlar (Pepeljnjak ve Segvic, 2003). Alternaria Nees ve Cladosporium Link ev dışı havasında bulunan en önemli havayla taşınan allerjen olarak düşünülürken, Aspergillus FR.: FR ve Penicillium Link son zamanlarda ev içi havasındaki önemli allerjenler olarak kabul edilirler. Küf problemi olan binalarda Aspergillus ve Penicillium lar sıklıkla ev içi havasında, ev dışı havasında bulunduklarından daha fazla konsantrasyondadırlar 2

3 (Fischer ve Dott 2003). Su ve Ark. (2001) yaptıkları çalışmada 80 den fazla küf mantarı cinsinin solunum sistemi allerji semptomlarıyla ilişkili olduğunu ve Cladosporium, Alternaria, Aspergillus ve Fusarium Link un en yaygın allerji yapan cinsler arasında yer aldığını, toksinler ve uçucu organik bileşikleri de içeren küf mantarı metabolitlerinin solunum sistemini tahriş ettiğini belirtmişlerdir. Ayrıca USA-Kansas ta yapılan bir ev içi çalışmada, ev içi Cladosporium düzeyinin yükselmesinin solunum semptomlarıyla ilişkili olduğunu bildirmişlerdir. Bunun dışında bir çok araştırıcı küf mantarı saçılım elementlerine maruz kalma sonucunda insan vücudunda çeşitli tiplerde allerjik reaksiyonlar meydana geldiğini rapor etmişlerdir (Mezzari vd. 2002, Pepeljnjak ve Segvic 2003, Aira vd. 2002, Burch ve Levetin 2002, Troutt ve Levetin 2002, Hargreaves vd. 2003, Levetin ve Horner 2002, Myszkowska vd. 2002). Ayrıca yüksek küf mantarı spor konsantrasyonuna sahip hava, özellikle duyarlı kişilerde astım ve rinit açısından klinik öneme sahiptir. Örneğin 1999 yılında yapılan bir çalışmada, Alternaria sporlarının genç yetişkin insanlarda şiddetli astımla ilişkisi olduğu bulunmuştur (Burch ve Levetin 2002). Yazıcıoğlu ve Ark. (2002) yaptıkları çalışmada, astımlı çocukların evlerinde tespit edilen küf mantarlarının toplam koloni sayılarının, kontrol grubu olan çocukların evinde tespit edilen küf mantarı koloni sayısından istatistiksel olarak önemli derecede fazla olduğunu tespit etmişler ve dolayısıyla küf mantarı sporlarına maruz kalmanın çocuklarda astımın meydana gelmesinde katkıda bulunabileceğini belirtmişlerdir. Küf mantarı sporları, konjüktivit ve rinit gibi rahatsızlıkların meydana gelmesinde önemli etkilere sahiptir (Cakmak vd. 2002). Bazı küf mantarlarının da kronik akciğer hastalıklarına neden oldukları bilinmektedir (Ayata 1990). Aspergillosis bu tip akciğer hastalıklarından biridir. Aspergillus fumigatus Fresen. invazif Aspergillosis in en yaygın etken ajanı olmasına rağmen diğer Aspergillus türleri örneğin A. flavus Link, A. niger Tiegh., A. terreus Thom ve A. nidulans (Eidam) G. Winter [Emericella nidulans (Eidam) Vuill.] ın da bu hastalıkla ilişkili olduğu gösterilmiştir (Abarca 2000). Bunun dışında bir iç mekan içerisinde bioaerosol miktarına bağlı olarak da insanlarda bir takım rahatsızlıklar meydana gelmektedir. Küf mantarı sporlarının da dahil olduğu mikrobiyal kirleticiler tarafından iç mekan atmosferinin kontaminasyonu ve dolayısıyla bioaerosol miktarının çok yoğun olması Sick Building Syndrome- Hasta Bina Sendromu adı verilen bir fenomenin ortaya çıkmasından sorumlu olabilir ve bu 3

4 durum bir halk sağlığı problemi olarak kabul edilmektedir. Ev içi havasında bulunan küf mantarları, bakteriler ve virüsleri kapsayan bioaerosollerin organizmada, infeksiyon hastalıkları, solunum sistemi problemleri, aşırı duyarlılık reaksiyonları, allerjik ve irite edici cevapların meydana gelmesine neden olabilir. İnsanlar şu yada bu şekilde zamanlarının % ını gerek işyerlerinde gerek evde olmak suretiyle iç mekanlarda geçirirler. Hava kontaminantlarına iç mekanlarda maruz kalmak bu nedenle çok olasıdır ve bazı durumlarda insan sağlığı açısından büyük önem taşır. Hassas insanlar baş ağrısından kronik yorgunluğa, mide bulantısı ve sinüslerin tıkanıklığından tahriş olan göz, burun ve boğaz şikayetlerine kadar çok geniş bir yelpazede problem yaşarlar (Green ve Scarpino 2002). Bütün bu nedenlerden dolayı, bir şehirdeki mantarların bilinmesi ekolojik tanı ve solunan allerjenler tarafından meydana getirilen allerji vakaları için spesifik uygulamalar açısından son derece önemlidir (Mezzari vd. 2002). Türkiye de geçmiş dönemlerde, çalışmamıza benzer olarak, Yuluğ ve Kuştimur (1977a), Ankara nın çeşitli semtlerinde ev içi ve ev dışı havasının küf mantarı florasını araştırmışlardır. Bizim araştırma bölgemiz olan Tekirdağ İli nde ev dışı ve ev içi atmosferindeki küf mantarlarının sayı ve kompozisyonu bilinmemektedir. Bu çalışma, Tekirdağ İli nin ev dışı ve ev içi atmosferinde bulunan küf mantarlarının sayı ve kompozisyonlarının tespiti ve mevsimsel dağılımlarını araştırmak ve bunun yanında mantar koloni sayılarının çeşitli meteorolojik faktörlerle ilişkili olup olmadığını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. 4

5 2. LİTERATÜR ÖZETLERİ 2.1. Yurt Dışında Yapılan Çalışmalar Havayla taşınan mantarlarla ilgili ilk çalışmalar sırasıyla 1859, 1922 ve 1924 yıllarında yapılmıştır. Ev içi havasıyla ilgili çalışmalar ise 1947 den beri yapılmaktadır (Mohovic vd. 1988). Aşağıda bazı araştırıcıların yaptıkları çalışmalar özetlenmiştir. Agarwal ve Shivpuri (1969), Hindistan ın başkenti Delhi de alerji yapan mantar sporlarını belirlemek üzere yaptıkları araştırmalarda, yerçekimine dayalı Petri Plak Yöntemi ve Slayt Yöntemi kullanarak, bir yıl boyunca her ayın belirli gününde ve günde üç defa örnek almışlardır. Moustafa ve Kamel (1976), Kuveyt havasındaki mantar sporları Petri Plak Yöntemi kullanarak araştırmışlardır. Beaumont ve Ark. (1985), astmatik ve ve küflere hassasiyeti olan sekiz hastanın ev içi ve dışı mantar hava sporlarını Andersen örnekleyici kullanarak araştırmışlardır. Licorish ve Ark. (1985), astım gelişiminde, Alternaria ve Penicillium sporlarının rolünü araştırmışlardır. Strachan ve Ark. (1990), 7 yaşındaki çocukların oluşturduğu ve aşırı derecede hırıltılı solunum yapan çocukların evinde küf populasyonunun bulunduğunu rapor etmişlerdir. Hellenbrand ve Reade (1992), alternatif enerji kaynağı olarak da kullanılan odun parçalarının mikroorganizmalarla oluşturduğu birliktelik sonucunda ev içi hava kalitesine olan etkisini belirten bir çalışma yapmışlardır. Miller (1992), evlerdeki küf ve neme maruz kalmanın çok sayıda solunum rahatsızlıkları için önemli bir risk faktörü olduğunu rapor etmiştir. Özellikle mikotoksinler ve β 1.3 glukanlar gibi sporlarda bulunan düşük moleküler ağırlıklı bileşenlerin kaydedilen semptomlara yardımcı olduklarını bildirmiştir. Nugari ve Ark. (1993), duvar boyaları üzerinde ev içi havasıyla taşınan mantar sporların meydana getirdiği kontaminasyonu araştırmışlar ve duvar boyaları üzerinde biyolojik çürümeden sorumlu birçok mikroorganizmanın kaynağının hava olduğunu belirtmişlerdir. 5

6 Auger ve Ark. (1994), kronik yorgunluktan şikayetçi olan ve tekrarlayan üst solunum yolları enfeksiyonu olan hastaların havayla taşınan mantarlarla olan ilişkisini araştırmışlardır. Yapılan son epidemiyolojik araştırmalar, küflere maruz kalmanın solunumla ilgili ve ilgili olmayan belirtiler arasında bir ilişkinin var olduğunu göstermiştir. Yu-Mei ve Chih-Shan (1994), subtropikal iklimin hüküm sürdüğü yerleşim bölgelerindeki ev içi ve ev dışı havasındaki mevsimsel mantar dağılımını saptamak amacıyla 6 apartmanın iç ve dışından, 1 yıllık bir süre içinde 1 er ay aralıklarla N6 Andersen örnekleyicisi kullanarak havayla taşınan mantarları izole etmişler ve mantar sporlarının, yerleşim bölgesinin birinden diğerine değişim gösterdiği gibi ev içi ve ev dışı havasında da oldukça değişim gösterdiğini tespit etmişlerdir. De-Wei ve Kendrick. (1996) Canada, Ontario, Kitchener-Waterloo da 15 evdeki çeşitli odalarda bulunan iç mekandaki havayla taşınan mantarları kasım 1991 den eylül 1993 e kadar incelemişlerdir. İncelenen odaların tipleri arasında havayla taşınan spor konsantrasyonları bakımından önemli farklar bulunduğunu bildirmişlerdir. En yüksek spor konsantrasyonunu oturma odalarında ve en yüksek mantar çeşitliliğinin de mutfaklarda bulunduğunu rapor etmişlerdir. Chih-Shan ve Ark. (1995), havayla taşınan mantarların konsantrasyonunda bir artma gösterdiği yaz mevsiminde, N6 Andersen örnekleyici kullanarak, Taiwan ın Taipei bölgesindeki 46 astımlı, 20 atopik olmayan çocukların yaşadığı evlerin, ev içi ve ev dışı mantar florasını araştırmışlardır. Hasnain ve Ark. (1995), Suudi Arabistan Krallığı ndaki alerjik solunum rahatsızlıklarından özellikle bronşial astım hastalığının meydana gelmesinde rol oynayan havayla taşınan alerjenleri, kalitatif, volümetrik ve immünolojik açılardan araştırmışlardır. Khan ve Ark. (1999), Kuveyt iç ve dış hava ortamındaki Aspergillus ve diğer küflerin havadaki dağılımlarını çalışmak için bir yıllık bir inceleme yapmışlardır. Andersen örnekleyicisi ve Rose-Bengal Agar kullanmışlardır. İç ve dış ortam havasında bulunan mantar türlerinin bir karşılaştırmasını yapmışlardır. Kamal ve Ark. (2000), taşınabilir hava temizleyicileri ile havada bulunan partiküllerin yoğunluk ve büyüklüklerine göre filtrelerden geçip geçmediklerini araştırmışlardır. Bakteri ve mantar kontaminantlarının havadan uzaklaştırılması 30 6

7 dakikalık bir uygulama periyodu sonunda bakterilerde %98,7, mantarlarda % 67 ye varan başarı ile gerçekleşmiştir. Arındırma işleminden sonra Penicillium türlerinin baskın olduğunu ve 4 µm lik küçük partiküllerin filtrelerden geçtiğini rapor etmişlerdir Türkiye de Yapılan Çalışmalar Okuyan ve Ark. (1976), 1972 ve 1974 Ocak aylarında Ankara nın çeşitli semtlerindeki havanın küf ve maya florasındaki değişiklik ve bunun alerjik hastalıklar yönünden önemi ile ilgili çalışmalar yapmışlardır. Yuluğ ve Kuştimur (1977a), Ankara nın çeşitli semtlerinde ev içi ve ev dışı havasının mantar florasını araştırmışlardır. Ayrıca atmosferdeki mantar florasının Ankara nın semtlerine göre farklılık gösterip göstermediği çalışılmıştır. Yuluğ ve Kuştimur (1977b), başka bir araştırmalarında, Ankara nın çeşitli semtlerinde akşam ve sabah havasının mantar florasını incelemişlerdir. Ankara nın bütün semtlerinde akşam atmosferinde küf olarak en çok Penicillium görülmüş bunu Cladosporium, Mycelia sterilia, Alternaria, Aspergillus, Pullularia Berkh nın izlediğini tespit etmişlerdir. Ayata (1990), İzmir ilinin çeşitli semtlerinde ev içi ve ev dışı havasının mevsimsel mantar florasını araştırmıştır. Ev içi ve ev dışından alınan 140 plak örneğinde 1348 koloni tespit etmiş olup bunun 1073 ü ev dışında ve 275 i ise ev içinde bulunmuştur. Sapan ve Ark. (1991), Bursa ilindeki ev içi mantar florasını araştırmışlardır. Açılan 1188 besi yerinden 1014 ünde üreme olduğunu ve en sık üreyen ilk altı cinsin sırasıyla Penicillium, Cladosporium, Rhizopus Ehrenberger, Aspergillus, Absidia Tiegh ve Mucor Mich. Ex Fr. olduğunu rapor etmişlerdir. Sapan ve Ark. (1993), Bursa daki bronşial astımlı çocukların evlerindeki mantar florasını belirlemek amacıyla çalışma yapmışlardır. Atik (1993), Eskişehir Merkez İlçesinde Mikrobiyal Hava Kirliliği adlı yüksek lisans çalışmasında, toplam 10 istasyondan, 1992 yılının Temmuz ayından itibaren belirli aralıklarla tam bir yıl boyunca belirlenen bölgelerden bakteri, maya ve küf izolasyonu yapmıştır. 7

8 Şimşekli ve Ark. (1999), Bursa da bulunan bazı besin üretim tesisleri ve depolarının iç mekanlarının havasal mikobiotası adlı çalışmasında besi yeri plakları hava ile temas ettirilmesi yöntemini kullanarak 1 Aralık Ekim 1996 tarihleri arasında, 15 aylık periyotlarla 16 besin işletmesi ve depolardan 8 defa örnek almışlardır Şen ve Asan (2001), Edirne İli sebze ekim alanlarında havayla taşınan funguslar isimli çalışmasında 5 sebze ekim alanından Nisan-Eylül 1996 tarihleri arasında mantar örnekleri almıştır. Asan ve Ark. (2002), Edirne de havayla taşınan mantarları tespit etmek amacıyla Yerçekimine Dayalı Petri Plak Metodu kullanarak 12 ay boyunca 6 farklı istasyondan örnek almışlar ve yaptıkları teşhisler sonucunda dominant cins olarak Alternaria, Penicillium, Cladosporium u bulmuşlardır. Ayrıca mantar spor sayısı, hava pollutantları ve meteorolojik faktörler arasındaki ilişkileri istatistiksel analizler kullanarak incelemişler, spor sayısının havadaki SO 2 konsantrasyonuyla ve sıcaklıkla gösterdiği korelasyonun istatistiki olarak önemli olduğunu bulmuşlardır. Yazıcıoğlu ve Ark. (2002), Edirne deki 47 astımlı ve 23 nonatopik kontrol grubu olarak seçilen çocukların evlerinde, ev içi mantar florasını araştırmak ve ev özelliklerinin mantarlar üzerine etkilerini saptamak için 5 ay boyunca yatak odaları, oturma odaları, mutfak ve banyolardan örnek almışlardır. Mantar koloni sayısının astımlı çocukların yaşadığı evlerde, kontrol çocukların yaşadığı evlerden daha yüksek olduğunu, banyoların mantar üremesinin ana kaynağı olduğunu ve eski evlerin mantar gelişimine daha elverişli olduğunu bulmuşlardır. 8

9 3. ARAŞTIRMA BÖLGESİNİN TANIMI 3.1 Araştırma Bölgesinin Coğrafik Özellikleri Tekirdağ Türkiye'nin Kuzeybatısında, Marmara Denizinin kuzeyinde tamamı Trakya topraklarında yer alan üç ilden biri, ayrıca Türkiye de iki denize kıyısı olan altı ilden biridir. Tekirdağ 41º 34' 52" - 40º 52' 53" - 41º 35' 28" 40º 32' 23" Kuzey enlemleri ile 28º 09' 14" - 26º 42' 42" 28º 08' 34" 26º 54' 24" Doğu boylamları arasındadır. Merkez ilçesinin yüz ölçümü 1111 km 2 ve toplam 6313 km² lik yüzölçümüne sahip olan ilin denizden yüksekliği m arasındadır. Tekirdağ İlinin merkez ilçesinde 31,902 si köyde ve 97,736 sı şehir merkezinde olmak üzere 129,638 kişi yaşamaktadır. Merkez ilçenin haricinde 8 ilçenin toplam nüfusu olup genel toplamda il nüfusu tir. İI doğudan İstanbul'un Silivri ve Çatalca, kuzeyden Kırklareli'nin Vize, Lüleburgaz, Babaeski ve Pehlivanköy, güneyden Marmara Denizi ve Çanakkale'nin Gelibolu ilçesiyle ile çevrilidir. Kuzeydoğudan Karadeniz 'e 1.5 km lik bir kıyısı vardır. Ergene Havzasının güney kesimindeki en büyük kent olan Tekirdağ, Güney Ergene yöresinden ve kuzeyden gelen yolların Marmara denizine ulaştıkları yerde, geniş bir körfezin kıyısına kurulmuştur. İI merkezi kısmen vadi yamaçlarında, kısmen yalıyarlar üzerinde birbirini izleyen üç basamak üzerine yayılır. Vilayet konağının bulunduğu İlk basamakta yükselti 12 m, çarşının bulunduğu basamakta 25 m ve kuzeyde Tuğlacılar Lisesinin bulunduğu basamakta 45 m dir (www.tekirdag.gov.tr). Tekirdağ'ın jeolojik yapısı oldukça gençtir. I. zamanda il alanı denizlerle kaplıdır. Bu arada aşınmalar nedeniyle denizlerin dibinde karasal kökenli tortular oluşmuştur. II. zamanda Alp kıvrımlarının etkisiyle Kuzey Anadolu dağları ile birlikte Tekir Dağları oluşmuştur. Daha önceden oluşmuş olan eski temel ve tortul tabakalar da yer yer kırılmış, kıvrılmıştır. III. Zamanın sonunda neojende, Tekir Dağı yeniden alçalmış ve düzleşmiştir. İl, günümüzdeki görüntüsünü IV. zamanda almıştır. Anadolu ve Trakya yükselirken, Ege Marmara ve Karadeniz havzaları alçalmıştır. Bu zamanda Marmara çukuru ve Ganos körfezi arasında, Muratlı ve Çorlu'dan başlayarak güney batıya uzanan üç kırık çizgisi meydana geldiğinden ilimiz, depreme duyarlı bölgeler içindedir. Jeolojik yapısı sebebiyle Tekirdağ toprakları gençtir. Topraklarının % 1.4'ü hariç tarıma elverişlidir. Yeraltı kaynakları bakımından özellikle Marmara ve Saray 9

10 ilçeleri zengin linyit yataklarına sahiptir. Ayrıca Saray ilçesine bağlı Sefaalan köyü civarında manganez çıkarılmaktadır. Tekirdağ topraklarının yeryüzü şekilleri bakımından % 75.2'si platolar, % 15.5'i ovalar, % 9.3'ü dağlarla kaplıdır. Genel olarak yüksek dağlar, dik yamaçlar ya da vadiler yoktur. Marmara denizi boyunca akarsularca taşınmış alüvyonlarla kaplı kıyı ovaları vardır. Platolar bir aşınma yüzeyi karakterindedir. Güney kesimleri Tekir Dağı ve Koru Dağı ile Ganos Dağları engebelendirir. Tekirdağ İli Fiziki Haritası incelenecek olursa; İlin en önemli yükseltisini oluşturan Tekir Dağları, Tekirdağ kentinin 12 km güneyinde Kumbağ' dan başlar, Gelibolu kıstağına kadar bir sıra halinde (60 km) uzanır. En yüksek yeri Ganos (Işık) dağıdır (945 m) ve Marmara denizinin hemen yanı başından yükselir. Şekil 3.4 te Tekirdağ İli nin Trakya bölgesindeki konumu görülmektedir (www.tekirdag.gov.tr). Şekil 3.1 Trakya haritası ve Tekirdağ İli ( Kurtonur ve Özkan 1991) 10

11 3.2 İklim Türkiye nin üç tarafının denizlerle çevrili olması, dağların uzanışı ve yeryüzü şekillerinin çeşitlilik göstermesi, farklı özellikte iklim tiplerinin doğmasına yol açmıştır. Yurdumuzun kıyı bölgelerinde denizlerin etkisiyle daha ılıman iklim özellikleri görülür. Türkiye de görülen iklim çeşitleri ve coğrafik dağılımları şekil 3.2 de görülmektedir. Şekil 3.2. Türkiye de görülen iklim çeşitleri ve coğrafik dağılımları (www.meteor.gov.tr) Akdeniz İklimi: Akdeniz ve Ege denizi kıyılarında oldukça etkili olan bu iklim tipi, Marmara denizi çevresine kadar sokulmuştur. Kıyıdan yaklaşık 800m yüksekliğe kadar bu iklimin özellikleri görülür. Daha içerilere gidildikçe etkisi azalır. Bu iklim tipinde, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır. Yıllık yağış miktarı, bazı yerlerde 1000 mm nin üstünde iken çoğu yerde daha azdır. Bu iklim tipinde don olaylarına ve dağların yüksek kesimleri hariç kar yağışına çok az rastlanır (www.meteor.gov.tr). Karadeniz İklimi: Yurdumuzun kuzey kıyılarında, dağların denize bakan yamaçlarında görülen bir iklim tipidir. Bu iklimde yaz sıcaklığı, Akdeniz İkliminde 11

12 olduğu kadar etkili değildir. Kış mevsimi, güney kıyılarımıza göre serin geçer. Ara sıra don olur, sis görülür ve kar yağar. Karadeniz ikliminin en önemli özelliği, yağışların her mevsimde görülmesidir. Karadeniz üzerinden gelen nemli hava, Kuzey Anadolu Dağlarının denize bakan yamaçlarında yükselerek yoğunlaşır ve kıyılarda yaz mevsiminde de yağış bırakır. Yurdumuzun en çok yağış alan bölgesi Karadeniz dir. Rize ve çevresinde yıllık yağış miktarı 2200 mm yi bulur (www.meteor.gov.tr). Karasal İklim: Yurdumuzun denizlerden uzak, yeryüzü şekillerinin meydana getirdiği engellerden dolayı deniz etkisinden yeterince yararlanamayan kesimlerinde karasal iklim görülür. İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile Trakya nın iç kesimleri karasal iklimin etkisi altındadır. Buralarda mevsimlik ve günlük sıcaklık farkları büyük, yağışlar genel olarak azdır. Kışlar uzun, soğuk ve karlı, yazlar kısa fakat sıcaktır. En şiddetli karasal iklim Doğu Anadolu da görülür. Yüksekliğinden dolayı yağışlar İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu ya göre daha çoktur. İç Anadolu da en yağışlı mevsim ilkbahar, Güneydoğu Anadolu da ise kıştır. İç Anadolu en az yağışı alır. Güneydoğu Anadolu biraz daha fazla yağış almasına rağmen sıcaklık ve buharlaşmanın fazla olması nedeniyle kuraklık tehdidi altındadır. Sıcaklık ortalamaları ve genel nemlilik indisleri göz önüne alınırsa, Tekirdağ ili iklimi, ılıman yarı-nemli olarak nitelenir. Kıyı kesiminden iç kesimlere girildikçe denizden uzaklığın ve yükseltinin etkisiyle sıcaklık ve yağış değerlerinde küçük farklılaşmalar görülür. Marmara denizi kıyısı boyunca, yaz mevsimi sıcak ve kurak, kış mevsimi ise ılık ve yağışlı geçen Akdeniz ikliminin özellikleri görülür. Ancak, Karadeniz ikliminin etkisiyle yaz kuraklığı hafiflemiştir. Kış mevsiminde kar yağışları olağandır. İç kesimlere girildikçe yaz mevsimi daha kurak, kış mevsimi daha soğuk geçen yarı karasal iklim özellikleri belirginleşir (www.meteor.gov.tr) Sıcaklık 40 yıllık rasatlara göre, Tekirdağ da Ocak ayı sıcaklık ortalaması 4.4 C, Temmuz ayı sıcaklık ortalaması 23.3 C, yıllık sıcaklık ortalaması ise 13.8 C dir. Bu değerler, Tekirdağ il merkezi ve İstanbul il sınırlarından başlayıp Şarköy e kadar uzanan sahil şeridi için geçerlidir. İç kesimlere girildiğinde karasallığın ve kış mevsiminde Balkanlardan gelen soğuk hava kütlelerinin etkisiyle 1-2 C, Ganos dağlarında 12

13 yükseltinin etkisiyle 3-4 C ye varan sıcaklık azalmaları görülür. Yıllık sıcaklık farkları kıyı bölümünden 19 C iken, iç kesimlerde 20 C ye ulaşır. Kuzeyinde yer alan m lik sırtlara göre batıda daha yüksek, doğuda daha alçak tepeler arasında bulunan i1 merkezinde en yüksek ekstrem değerler 1940 yılı Temmuz ayında 37.6 C ve 1994 yılı Ağustos ayında 37.5 C (Tablo 3.1), en düşük ekstrem değerler 1942 yılı ocak ayında C olarak ölçülmüştür (Tablo 3.2). Tablo 3.1. Tekirdağ İli nde uzun yıllara ait en yüksek sıcaklık değerleri (www.tekirdag.gov.tr) UZUN YILLARA AİT AY İÇİNDEKİ EN YÜKSEK SICAKLIK VE YILI Aylar I II III IV V VI VII VIII IX X XI XII Sıcaklık ( C) Yılı Tablo 3.2. Tekirdağ İli nde uzun yıllara ait en düşük sıcaklık değerleri (www.tekirdag.gov.tr) UZUN YILLARA AİT AY İÇİNDEKİ EN DÜŞÜK SICAKLIK VE YILI Aylar I II III IV V VI VII VIII IX X XI XII Sıcaklık ( C) Yılı Araştırma zamanında en düşük sıcaklığa Ocak ayında rastlanmıştır (3.7 C) ancak araştırma yapılan günler arasındaki en düşük sıcaklık 6.4 C ile ocak ayına ait bir günde tespit edilmiştir. Ortalama sıcaklığın en yüksek olduğu ay Temmuz olup (25.7 C) araştırma gününün sıcaklığı ise 26.1 C olmuştur (www.tekirdag.gov.tr) Yağış Atmosferdeki yoğunlaşma sonucu meydana gelen su damlacıkları başlangıçta birkaç mikronla 100 mikron çapındadır. Bunların bir arada toplanmasından bulutlar 13

14 meydana gelir. Fakat her buluttan yağış düşmemektedir. Yağışın düşebilmesi için damlacıkların birleşip 0.5 mm çapına ulaşması gerekir. Yağışın meydana gelmesinde esas rolü oynayan yoğunlaşma işleminde havanın soğuması önemli bir etkendir. Türkiye yıllık ortalama yağışı 630 kg civarındadır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü nün rasat sonuçlarına ve Türkiye'de yağışın yıllık ve mevsimlik dağılışını gösteren haritalara göre Tekirdağ il merkezinde uzun yıllara ait yıllık yağış ortalaması mm dir. Araştırma zamanında bu değer 49.5 mm olmuştur. Bu değerden de anlaşılacağı üzere araştırmanın yapıldığı yıl oldukça kurak geçmiştir. Tekirdağ ilindeki yağış toplamı kış mevsiminde mm, ilkbaharda mm, yaz mevsiminde mm ve sonbaharda mm arasında değişmektedir. Araştırma zamanında kış mevsiminde mm, ilkbaharda mm, yaz mevsiminde 7.23 mm ve sonbaharda mm değerleri ile tüm mevsimler, mevsimlik ortalamanın altında seyretmiştir. Araştırma günlerinde ise hiç yağış gözlenmemiştir (www.tekirdag.gov.tr) Nispi nem Nispi nem mevcut basınç ve sıcaklıkta, havadaki su buharı miktarının, aynı basınç ve sıcaklıktaki havanın alabileceği maksimum su buharı miktarına oranına denir ve % olarak ifade edilir. Diğer bir deyişle nispi nem havanın doyma açığını gösterir. Nispi nem mutlak nem miktarını vermez (www.meteor.gov.tr). Tekirdağ da yıllık nispi nem ortalaması % 76'dır. Araştırma peryodunda bu değer % dir. Kış aylarında yükselen nispi nem ortalaması, yaz aylarında azalır. Kasım, aralık ve ocak aylarında nispi nem oranı % 80'in üzerindedir. Bu aylarda sıcaklığın düşük olması nedeniyle havanın su buharı taşıma kapasitesi az, doyma noktasına ulaşması kolaydır. Kış mevsiminde kıyıların nispi nemi düşüktür. Bunun nedeni, iç kesimlere göre sıcaklığın daha yüksek olmasıdır. İlkbaharda azalmaya başlayan nispi nem temmuz ve ağustos aylarındaki sıcaklık artışı ile birlikte % 67 değerine kadar iner. Yaz mevsiminde sıcaklık ortalamalarına göre, mutlak nemi yüksek olması gereken iç kesimler denizden uzaklığın etkisiyle kurakça, kıyı1ar ise daha nemlidir (www.tekirdag.gov.tr). 14

15 Araştırma peryodunda nispi nemin en düşük olduğu ay % 61.5 ile haziran ve araştırma günleri arasındaki en düşük değer % 56.7 ile ekim ayına aittir. Nispi nemin en yüksek olduğu ay % 84.1 değeriyle aralık iken araştırma günleri arasındaki en yüksek değer % 94.3 ile Şubat ayına aittir (Tablo 3.3) Rüzgar Havanın bütün gazlar gibi genleşme ve akma kabiliyeti vardır. Yatay yönde yer değiştiren bir hava kütlesinin hareketine rüzgar denir. Yeryüzü çeşitli nedenlerle farklı ısınır. Böylece ısınan hava kütlesi genleşerek yükselir. Komşu bölgedeki soğuk hava bu bölgeye doğru akmaya başlar ve rüzgar meydana gelir (www.meteor.gov.tr). Şekil 3.3. Tekirdağ İli atmosferindeki hakim rüzgar yönü Mevsimlere bağlı olarak ortaya çıkan basınç değişiklikleri rüzgar yönlerinde değişmelere neden olur. İl merkezinde hakim rüzgar yönü Kuzeydoğu (Poyraz) en şiddetli rüzgar yönü ise Kuzey (Yıldız) dir (Şekil 3.3). Kış mevsiminde Balkanlar üzerinden sokulan soğuk cephenin etkisiyle zaman zaman kar yağışları görülür. Bu dönemde rüzgar yıldız ve poyrazdan eser. Orta Akdeniz üzerinden gelen sıcak cephe etkili olduğunda ise Lodos eser. İlkbaharda hızını azaltan rüzgarlar yaz mevsiminde de yıldız ve poyrazdan esmeye devam eder. Eylül-Aralık döneminde ise karayel eser. Tekirdağ da esen rüzgarların % 81 inin hızı 6 m/sn den azdır. Hızı 6-12 m/sn olan rüzgarların oranı % 17 dir. Bu oranlar, yörede esen rüzgarların bitki ve canlı hayatı için olumsuz etki yaratmadığının göstergesidir (tekirdag.gov.tr). 15

16 Araştırma peryodunda ise rüzgar hızının en düşük olduğu ay 1.8 m/sn ile şubat ve araştırma günleri arasındaki en düşük değer 1.2 m/sn değeriyle ekim ayına aittir. Rüzgar hızının en yüksek olduğu ay 3.0 m/sn değeriyle mart iken araştırma günleri arasındaki en yüksek değer 3.8 m/sn değeriyle ekim ayına aittir (Tablo 3.3) Güneşlenme Güneşlenme süresi ve şiddeti enleme dayalı parametrelerdir. Bulut kapalılığı ile ters orantılıdır. Güneyde güneşlenme süre ve şiddeti daha fazladır (meteor.gov.tr). Uzun yıllar ortalamasına göre araştırma bölgesi ortalama 7-8 saat/gün lük bir değere sahiptir. Araştırma peryodunda aralık ayı 1.7 saat/gün değeriyle en az güneş alan ay olurken, araştırma günleri arasındaki en az rastlanan değer 3.0 saat/gün değeriyle mart ayındaki bir güne aittir. En yüksek güneşlenmenin olduğu ay 10.6 saat/gün değeriyle temmuz, araştırma günleri arasında ise 10.7 saat/gün değeriyle ağustos ayına ait bir günde rastlanmıştır (Tablo 3.3) Bulutluluk Tekirdağ'da bulutluluk değerleri en sıcak ve en soğuk aylarda değişen yağmur rejimine benzeyen düzgün bir yükselme ve alçalma gösterir. Kış mevsiminde denizin etkisiyle Tekirdağ ve çevresinde bulutluluk oranı fazla, yaz mevsiminde ise azdır. Tekirdağ da yılın 185 günü bulutlu 86 günü ise açık geçer (tekirdag.gov.tr). 16

17 Araştırmanın yapıldığı periyotla ilgili bazı meteorolojik parametrelerin ölçüm değerleri Tekirdağ İli Meteoroloji Müdürlüğü nden temin edilmiştir (Tablo 3.3). Tablo 3.3. Araştırmanın yapıldığı aylarda ve araştırma günlerindeki bazı meteorolojik değerler Ortalama Sıcaklık ( C) Toplam Yağış (mm) Nispi Nem (%) Ortalama Rüzgar Hızı (m/sn) Ortalama Güneşlenme (saat/gün) Aylar A* G* A G A G A G A G Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat (*) : A= Aylık Ortalama Değer, G = Araştırma Günü Ortalama değerii ÖRTÜSÜ 17

18 Araştırmanın yapıldığı periyotta Tekirdağ İli atmosferinde ölçülen bazı hava kirliliği ölçüm değerleri Tekirdağ İl Çevre Müdürlüğü nden temin edilmiştir. Atmosferdeki hava kiriliği ile ilgili parametrelerden biri olan SO 2 gazı miktarı (µg/m 3 ) ve Asılı Partiküler Madde miktarı (µg/m 3 ) değerleri Tekirdağ Çevre İl Müdürlüğünden temin edilmiştir. Bu değerlerin bir yıl içerisinde aylık minimum, maksimum, aylık ortalama değer ve araştırma günündeki değerleri Tablo 3.4 ve Tablo 3.5 te belirtilmiştir. Tablo 3.4. Mart 2001-Şubat 2002 tarihleri arasında Tekirdağ İli atmosferinde ölçülen SO 2 gazı (µg/m 3 ) ölçüm değerleri Atmosferdeki SO 2 Değerleri (µg/m 3 ) SO 2 min SO 2 max Aylar Ayın Günleri Değer Ayın Günleri Değer SO 2 ort Değeri Araştırma Günü SO 2cur Değeri Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat SO 2 min : En düşük ölçüm değeri SO 2 max : En yüksek ölçüm değeri SO 2 Ort : Ortalama ölçüm değeri SO 2 Cur : Araştırma günündeki ölçüm değeri 18

19 Tablo 3.5. Mart 2001-Şubat 2002 tarihleri arasında Tekirdağ İli atmosferinde ölçülen PM (Partiküler Madde - µg/m 3 ) ölçüm değerleri Atmosferdeki Partikular Madde(PM) Değerleri (µg/m 3 ) PM min PM max Aylar Ayın Günleri Mart Değer Ayın Günleri Değer PM ort Değeri Araştırma Günü PM cur Değeri Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat PM min : Minimum Partikular Madde Değeri PM max : Maksimum Partikular Madde Değeri PM ort : Ortalama Partikular Madde Değeri : Araştırma Günündeki Partikular Madde Değeri PM cur 19

20 3.3 Bitki Örtüsü Tekirdağ ın kuzeyinde Saray'a doğru uzanan Istıranca kütlesinin kuzey yamaçları daha fazla yağış alması nedeniyle kayın ormanları ile kaplıdır. Bu kesimde orman altı örtüsünü orman gülleri oluşturur. Güney yamaçlara ve daha güneye doğru inildikçe, yağışın azalmasına bağlı olarak, kayının yerini meşe ve gürgenin aldığı görülür. Ergene havzasına doğru inildiğinde ise yerleşim alanları yakınlarında seyrek olarak meşe, gürgen, karaçalı ve karaağaç toplulukları göze çarpmaktadır. Bu küçük ağaç toplulukları, Trakya nın iç kesimlerinin step alanı olmadığının bir kanıtıdır. Trakya bölgesi, tarım arazisi kazanmak amacıyla ormanların tahribi sonucu, bugünkü step arazisi görünümünü kazanmıştır (Antropojen step). Bu kısımda yer alan taban arazilerde ve vadilerde kavak ve söğüt türleri yaygındır. Şekil 3.4. Tekirdağ İli nin çeşitli bölgelerinde bulunan bitki örtüsü (www.tekirdag.gov.tr). Güneydeki Ganos dağlarının kuzey yamaçlarında gürgen, meşe, ıhlamur ağaçları ve sık bir orman altı örtüsü hakimken, güney yamaçlarda yağışın azalması nedeniyle kuru ormanlar ve maki toplulukları yer almaktadır. Koru dağlarında ise meşe ve kızılçam ormanları ile maki toplulukları hakim durumdadır (Şekil 3.4). 20

21 4. MATERYAL VE METOD 4.1. Materyal Araştırma materyali, Tekirdağ İli Şehir merkezindeki 6 ayrı evin, ev içi ve ev dışı havasından (Her ev bir istasyon kabul edilerek, her istasyonda bir ev içi ve bir ev dışı ortamda olmak üzere, 3 ü ev içinde ve 3 ü ev dışında, bir örnek alma işleminde toplam 6 petri plağı kullanarak) Mart 2001 ve Mart 2002 tarihleri arasında 12 ay boyunca ayda bir defa alınmıştır. Örnekler, seçilen istasyonlardan alınıp laboratuara getirilmiştir Araştırma Yapılan İstasyonların Özellikleri Araştırma yapılan toplam 6 istasyondan beş tanesi içinde aktif olarak ikamet edilen ev ve bir tanesi deniz kenarında bulunan bir kafeteryadır. Bu mekanların ev içi ve ev dışı havasında bulunan küf mantarlarını izole etmek amacıyla örnekleme işlemleri yapılmıştır. Aşağıda örnekleme yapılan istasyonların özellikleri ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Şekil 4.1. Araştırma yapılan istasyonların Tekirdağ Şehir Merkezindeki lokalizasyonu [Şehir Planı üzerine yazılan rakamlar istasyon numarasını belirtmektedir] (www.tekirdag.gov.tr) 21

22 1. İstasyon : Bu istasyon, Marmara Denizi ne 750 m uzaklıkta olmasıyla araştırma yapılan istasyonlar arasında denize yakınlık açısından ikinci sırada yer almaktadır ve 25 m lik rakıma sahiptir (Şekil 4.1). Araştırma yapılan bu mekan 3 katlı müstakil bir evin 1. katıdır ve 1996 yılında inşa edilmiştir. 20 m 2 lik bir oturma odasına, 8 m 2 lik bir mutfağa ve 10.5 m 2 lik bir yatak odasına sahiptir (Tablo 4.1). Bu evde 3 kişi yaşamaktadır ve kış mevsiminde oturma odasında bulunan soba ile ısınılmaktadır ve evin diğer odalarında herhangi bir ısınma aracı kullanılmamaktadır. Evin Kuzey, Güney ve Batı yönlerine açılan pencereleri bulunmaktadır ve evin havalandırması için herhangi bir klima sistemi kullanılmayıp, pencereler vasıtasıyla doğal yolla gerçekleştirilmektedir. Bu evin ev dışında kalan kısmı bütün yönlerden rüzgara açıktır. Bu evin 40 m 2 lik bir bahçesi bulunmaktadır. Bu bahçede Cupresus sempervirens var. piramidalis L., Prunus x. domestica L., Juglans regia L., Armeniaca vulgaris L., Rosa canina L. gibi ağaç formunda, Petroselinum crispum (Miller) A.W. Hill, Lactuca sativa L., Anthemis sp. L., Narcissus sp. L., Cherianthus cheri L., Viola odorata L., Convolvulus arvensis L., Chrysanthemum sp. L. gibi çiçek ve sebzeler yetiştirilmektedir. 2. İstasyon : Bu istasyon, 50 m lik rakıma sahip 2 katlı müstakil bir evin 2. katıdır ve 1973 yılında inşa edilmiştir (Şekil 4.1). Bu mekan 10,5 m 2 lik bir oturma odasına, 8 m 2 lik bir mutfağa ve m 2 lik bir yatak odasına sahiptir (Tablo 4.1). Bu evde 2 kişi yaşamaktadır ve kış mevsiminde oturma odasında bulunan soba ile ısınılmaktadır ve evin diğer odalarında herhangi bir ısınma aracı kullanılmamaktadır. Evin yalnızca Güney-Batı yönüne açılan pencereleri bulunmaktadır ve evin havalandırması için herhangi bir klima sistemi kullanılmayıp, pencereler vasıtasıyla doğal yolla gerçekleştirilmektedir. Bu ev rüzgar almaya çok elverişli olmayan, çevresindeki müstakil evlerden daha alçak konumdadır ve dolayısıyla ev dışında kalan kısmı da yalnızca Güney-Batı yönünden kısmen rüzgara açıktır. Bu evin 10 m 2 lik bir bahçesi bulunmaktadır. Bu bahçede Opuntia sp. L., Begonia sp. L., Cherianthus cheri L., Viola tricolor L., Pelargonium zonale L., Dianthus sp. L., Convolvulus arvensis L., Prunus domestica L., Cydonia oblonga L., gibi bitkiler yetiştirilmektedir. 22

23 3. İstasyon: Bu mekan 1998 yılında inşa edilmiş tek katlı bir kafeteryadır. Bu istasyonu araştırma yapılan diğer istasyonlardan ayıran en önemli özellik Marmara Denizi nin kenarında olması ve dolayısıyla kara ile denizin kesiştiği noktada olmasıdır. Diğer istasyonlar ile deniz arasında m uzaklık ve çok sayıda ikametgah bulunmaktadır (Şekil 4.1). Dolayısıyla bu istasyonun ev dışı atmosferinin bir kısmı denizin atmosferiyle kesişmektedir. Bu nedenle bu istasyon diğer istasyonlara göre farklılık göstermektedir ve burada tespit edilen mikrofunguslar diğer istasyonlarda tespit edilenlerle sayı ve kompozisyon olarak karşılaştırılacaktır. Bu mekan 8 12 ölçülerinde olan 96 m 2 lik bir alana inşa edilmiştir ve evlerdeki gibi oda şeklinde bölümlere sahip olmayan, kalorifer sistemiyle ısıtılan bir kafeteryadır (Tablo 4.1). Bu mekanın iki kısa ve bir uzun tarafı boyunca çok sayıda pencere bulunmaktadır dolayısıyla Kuzey, Güney ve Batı yönlerine açılan pencerelere sahiptir. Bu istasyonun ev dışı bölgesi ise tüm yönlerden rüzgara açıktır. Mekanın içinde ve yakın dış çevresinde ağaçsı veya otsu herhangi bir vejetasyon bulunmamaktadır. 4. İstasyon : Bu istasyon, araştırma yapılan istasyonlar arasında şehrin en doğusunda yer alan, Marmara Denizi ne 1500 m uzaklıkta, 45 m lik rakıma sahip 3 katlı müstakil bir evin 3. katıdır ve 1978 yılında inşa edilmiştir (Şekil 4.1). Bu mekan 10.5 m 2 lik bir oturma odasına, 8 m 2 lik bir mutfağa ve 6.25 m 2 lik bir yatak odasına sahiptir (Tablo 4.1). Bu evde 3 kişi yaşamaktadır ve kış mevsiminde oturma odasında ve yatak odasında bulunan soba ile ısınılmaktadır. Bunun dışında evin diğer odalarında herhangi bir ısınma aracı kullanılmamaktadır. Evin Doğu, Batı ve Güney yönüne açılan pencereleri bulunmaktadır ve evin havalandırması için herhangi bir klima sistemi kullanılmayıp, pencereler vasıtasıyla doğal yolla gerçekleştirilmektedir. Bu evin ev dışında kalan kısmı da yine Doğu, Batı ve Güney yönünden rüzgara açıktır. Bu evin 500 m 2 lik bir bahçesi bulunmaktadır ve içinde Junglans regia L., Pyrus comminus L., Prunus x. domestica L., Cerasus vulgaris L., Ficus carica Warb., Armeniaca vulgaris L., Tilia sp. L., Ligustrum vulgare L., Rosa canina L. gibi ağaçlar ile, Lilium sp. L., Anthemis sp. L., gibi çiçeklerin yetiştirildiği otsu ve odunsu vejetasyonca zengin bir ortamla çevrelenmiştir. 23

24 5. İstasyon : Bu istasyon, şehrin doğusunda yer almakta olup, Marmara Denizi ne 1200 m uzaklıkta, 30 m lik rakıma sahip 6 katlı bir apartmanın 1. katıdır ve 1993 yılında inşa edilmiştir (Şekil 4.1). Bu mekan 30 m 2 lik bir oturma odasına, 11 m 2 lik bir mutfağa ve 20 m 2 lik bir yatak odasına sahiptir. Bu evde 3 kişi yaşamaktadır ve kalorifer sistemiyle ısıtılmaktadır (Tablo 4.1). Evin Kuzey, Batı ve Güney yönüne açılan pencereleri bulunmaktadır ve evin havalandırması için herhangi bir klima sistemi kullanılmayıp, pencereler vasıtasıyla doğal yolla gerçekleştirilmektedir. Bu evin ev dışında kalan kısmı da yine Kuzey, Batı ve Güney yönünden rüzgara açıktır. İç ve yakın dış çevrede otsu veya odunsu herhangi bir vejetasyon formu bulunmamaktadır. 6. İstasyon : Bu istasyon, şehrin doğusunda yer almakta olup, Marmara Denizi ne 1000 m uzaklıkta, 25 m lik rakıma sahip 5 katlı bir apartmanın 4. katıdır ve 1991 yılında inşa edilmiştir (Şekil 4.1). Bu mekan 15 m 2 lik bir oturma odasına, 9 m 2 lik bir mutfağa ve 7 m 2 lik bir yatak odasına sahiptir (Tablo 4.1). Bu evde 2 kişi yaşamaktadır ve oturma odasında bulunan soba ile ısınılmaktadır ve evin diğer odalarında herhangi bir ısınma aracı kullanılmamaktadır. Evin Güney ve Doğu yönüne açılan pencereleri bulunmaktadır ve evin havalandırması için herhangi bir klima sistemi kullanılmayıp, pencereler vasıtasıyla doğal yolla gerçekleştirilmektedir. Bu evin ev dışında kalan kısmı da yine Güney ve Doğu yönünden rüzgara açıktır. İç ve yakın dış çevrede otsu veya odunsu herhangi bir vejetasyon formu bulunmamaktadır. Tablo 4.1. Araştırma bölgesindeki ev içi ve ev dışı ortamların tanımı İstasyon No İç Mekanın Çeşidi ve İnşa Yılı Evin Isıtılma Şekli Evde Kalan Kişi Sayısı Ev İçi Örnekleme Bölümlerinin Alanı (m 2 ) Oturma Odası Mutfak Yatak Odası Müstakil Ev (1996) Soba II Müstakil Ev (1973) Soba III Kafeterya (1998) Kalorifer IV Müstakil Ev (1978) Soba V Apartman Dairesi (1993) Kalorifer VI Apartman Dairesi (1991) Soba

25 İzolasyonda ve teşhiste kullanılan besiyerleri Besiyerleri hazırlanırken; erlenmayere konulan toz besiyeri maddesi veya madde karışımları, su banyosu kullanılarak, distile su içinde homojenize edildikten sonra otoklavda 1 atm basınç altında 121 C de 15 dakika süreyle tutularak sterilize edilmiştir. Otoklavdan çıktıktan sonra C ye kadar soğutulan besiyeri, steril petri plaklarına belirli hacimlerde dökülerek katılaşması beklenmiştir. Stok kültür için kullanılacak besiyerinin (PDA besiyeri) hazırlanması da benzer şekildedir. Bu amaçla su banyosu kullanılarak distile su içinde homojenize edilen besiyeri, deney tüplerine 7-8 ml hacimde olacak şekilde paylaştırılmış ve ağızlarına pamuk tampon yerleştirilerek otoklavda steril edilmiştir. Kullanılan besiyerleri ve hangi amaçla kullanıldıkları aşağıda belirtilmiştir. a) Rose Bengal- Streptomycin Agar MgSO 4.7H 2 O 0.5 g K 2 HPO g Pepton 1.0 g Glukoz 20.0 g Agar 20.0 g Distile Su 1.0 L Rose-Bengal 10.0 ml Streptomycin 30.0 µg Bu besiyeri otoklavdan çıkarıldıktan sonra Streptomycin ilave edilir (1 g toz haldeki Streptomisin 33.3 ml steril distile suda çözülerek elde edilen çözeltiden 1 ml lik bir hacim 1 L hacmindeki besiyerine ilave edilirse agarın her ml sinde 30 µg Streptomycin bulunur). 1/ w/v lük hazırlanan stok Rose-Bengal den alınan 10 ml lik hacim, 990 ml lik besiyerine eklendiğinde 1/ v/v lük oran sağlanmış olur. Bu besiyeri, Atmosferden mikrofungusları izole etmek amacıyla kullanılmıştır. Antibiyotik bakterilerin üremesini engellemek, Rose-Bengal ise hızlı gelişen (Örneğin, Rhizopus ve Trichoderma) fungusların gelişimini sınırlamak için kullanılmaktadır (Martin 1950). 25

26 b) Patates Dekstroz Agar (PDA) Toz halde bulunan PDA besiyerinden 1000 ml distile su için 39 g kullanılmıştır (Merck). Bu besiyeri teşhis ve stok kültürleri saklamak amacıyla kullanılmıştır. c) Malt Extract Agar (MEA- Klich 2002) Malt Extract (Merck) Pepton Glukoz 20 g 1 g 20 g Agar Distile Su 20 g 1 L Bu besiyeri Aspergillus türlerini teşhis etmek amacıyla kullanılmıştır. d) Malt Extract Agar (MEA - Pitt 1979) Malt Extract (Merck) 20 g Pepton 1 g Glukoz 20 g Agar 15 g Distile Su 1 L Bu besiyeri Penicillium türlerini teşhis etmek amacıyla kullanılmıştır. 26

27 d) Czapek Dox Agar (Klich 2002) Czapek Konsantresi (CC) K 2 HPO 4 Sükroz Agar agar Distile su 10.0 ml 1.0 g 30.0 g 17.5 g 1 L Bu besiyeri Aspergillus türlerini teşhis etmek amacıyla kullanılmıştır. e) Czapek Yeast Autolysate Agar (CYA- Pitt 1979) Czapek Konsantresi (CC) K 2 HPO 4 Yeast Autolysate veya Extract Sükroz Agar agar Distile su 10.0 ml 1.0 g 30.0 g 30.0 g 17.5 g 1 L Bu besiyeri Aspergillus ve Penicillium türlerini teşhis etmek amacıyla kullanılmıştır. f) % 20 Sükrozlu Czapek Yeast Autolysate Agar (CY 20 S- Klich 2002) Czapek Konsantresi (CC) K 2 HPO 4 Yeast Autolysate veya Extract Sükroz Agar agar Distile su 10.0 ml 1.0 g 5.0 g g 15.0 g 1 L Bu besiyeri Aspergillus türlerini teşhis etmek amacıyla kullanılmıştır. 27

28 g) % 25 Glyserol Nitrate Agar (G 25 N- Pitt 1979) Czapek Konsantresi (CC) K 2 HPO 4 Yeast Autolysate veya Extract Gliserol Agar agar Distile su 7.5 ml 0.75 g 3.7 g g 12.0 g 750 ml Besiyerlerini Hazırlamada ve Mikrofungusları Mikroskopik Olarak İncelemede Kullanılan Çözeltiler a) Czapek Konsantresi (CC - Klich 2002) NaNO g KCl 5.0 g MgSO 4.7 H 2 O 5.0 g FeSO 4.7 H 2 O 0.1 g ZnSO 4.7 H 2 O 0.1 g CuSO 4.5 H g Distile Su ml Bu çözelti Aspergillus türlerini teşhis etmek amacıyla kullanılan % 20 Sükrozlu Czapek Yeast Autolysate Agar (CY 20 S), Czapek Yeast Autolysate Agar (CYA) ve Czapek Dox Agar (CZ) besiyerlerinin yapımında kullanılır. b) Czapek Konsantresi (CC- Pitt 1979) NaNO g KCl 5.0 g MgSO 4.7 H 2 O 5.0 g FeSO 4.7 H 2 O 0.1 g Distile Su ml 28

29 Bu çözelti Aspergillus türlerini teşhis etmek amacıyla kullanılan Czapek Yeast Autolysate Agar (CYA) ve % 25 Glyserol Nitrate Agar (G 25 N) besiyerlerini hazırlamak için kullanılır. c) Lakto-Pamuk Mavisi Çözeltisi (Lacto-Cotton Blue Mounting Medium- LCB Mounting Medium- Sime vd. 2002). Gliserol 250 ml % 85 lik Laktik asit 100 ml Pamuk Mavisi Stok (Cotton Blue) 3 ml Distile Su 50 ml Pamuk Mavisi çözeltisinin hazırlanışı iki aşamada gerçekleşir. Birinci aşamada; kuvvetli bir şekilde karıştırılan laktik asite (99 ml % 85 lik), Pamuk Mavisi (Anilin) kristalleri (1 g) ilave edilir. Daha sonra bir Büchner hunisindeki # 50 Whatmann 90 mm filtre kağıdından geçirilerek çözelti vakumla filtre edilir. Filtrasyondan sonra stok boya çözeltisinin berraklığı kontrol edilir. İkinci aşamada; distile su, laktik asit ve gliserin karıştırıcı üzerinde 1 saat karıştırılır. Bu karışıma 3 ml Pamuk Mavisi Stok çözeltisi homojen olarak ilave edilir ve 1 saat daha karıştırılır. Havadan herhangi bir bulaşmayı engellemek için erlenin ağzı parafilmle kapatılır (Sime vd. 2002) 4.2 Metod Fungus örnekleri, pratikliği ve maliyetin azlığı nedeniyle, Yerçekimine Dayalı Petri-Plak Metodu (Agarwal ve Shivpuri 1969) kullanılarak içinde Rosebengal Streptomycin Agar (Madan 1983) bulunan petri plaklarının, yaklaşık 1.4 m yükseklikte - insanların nefes alma yüksekliği kabul edilen bölgede (Gorny ve Dutkiewicz 2002)- 15 dakika kadar açık bırakılması suretiyle havayla direk teması sağlanarak gerçekleştirilmiştir. 29

30 4.2.1 İzolasyon Alınan örnekler laboratuarda 25 C de 4-7 gün süreyle inkübe edildikten sonra petri plaklarında üreyen mikrofunguslar, yatık PDA besiyerlerine transfer edilerek teşhis amacıyla stok kültür olarak +4 C deki buzdolabında saklanmıştır Teşhis İzole edilen Dematiaceous Hyphomycetes grubuna ait küf mantarlarının, tüplerdeki stok kültürlerden PDA ve MEA besiyerlerine nokta ekimler yapılmış, bu plaklar 25 C de gün süreyle inkübasyona bırakılmıştır. İzole edilen Aspergillus cinsine ait türler CZ, CY 20 S ve MEA besiyerlerine ekilen küf mantarları 25 C de, CYA besiyerine ekilen küf mantarlarının bulunduğu petri plağının biri 25 C de diğeri ise 37 C de olmak üzere, tüm plaklar 7 gün inkübasyona bırakılmıştır (Klich 2002). Penicillium cinsine ait olan türlerin teşhisi için, G 25 N ve MEA besiyerlerine ekilen küf mantarlarının bulunduğu plaklar 25 C de, CYA besiyerine ekilen küf mantarlarının bulunduğu 3 farklı petri plağı; 5 C, 25 C ve 37 C de olmak üzere 3 farklı sıcaklıkta inkübe edilmiştir. Tüm plaklar için inkübasyon süresi 7 gündür (Pitt 1979). İnkübasyon süresi sonunda plaklardaki kolonilerin makroskobik olarak büyüklüğü (Koloni çapı mm olarak), şekli, üstten ve alttan rengi eksüdasyon ve pigmentasyon olup olmadığı araştırılmıştır. Mikroskobik özellikler ise; stereomikroskop ile koloni yapısı ve konidial başçıkların tipi incelenmiştir. Küf mantarlarını ışık mikroskobuyla incelemek için Pamuk Mavisi Çözeltisi (Lacto-Cotton Blue Mounting Medium- LCB Mounting Medium- Sime vd. 2002) kullanılarak lam lamel arası preparatlar yapılmış, fungal yapılardan konidyoforun uzunluğu, genişliği ve çeper özelliği, fiyalitlerin uzunluğu ve genişliği, konidilerin şekli büyüklüğü ve çeper özelliği tespit edilmiştir. Penicillium türlerinin teşhisinde The Genus Penicillium and its Teleomorphic States Eupenicillium and Talaromyces (Pitt 1979) adlı eserden yararlanılmıştır. Aspergillus türlerinin teşhisinde Identification of common Aspergillus species (Klich 2002) adlı eserden yararlanılmıştır. 30

ÖZEL EGE LİSESİ İKLİM

ÖZEL EGE LİSESİ İKLİM ÖZEL EGE LİSESİ İKLİM Rehber Öğretmen : Şule Yıldız Hazırlayanlar : Bartu Çetin Burak Demiral Nilüfer İduğ Esra Tuncer Ege Uludağ Meriç Tekin 2000-2001 İZMİR TEŞEKKÜR Bize bu projede yardımda bulunan başta

Detaylı

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR Havadaki su buharı ve gazların, cisimler üzerine uyguladığı ağırlığa basınç denir. Basıncı ölçen alet barometredir. Normal hava basıncı 1013 milibardır.

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK

İKLİM ELEMANLARI SICAKLIK İKLİM ELEMANLARI Bir yerin iklimini oluşturan sıcaklık, basınç, rüzgâr, nem ve yağış gibi olayların tümüne iklim elemanları denir. Bu elemanların yeryüzüne dağılışını etkileyen enlem, yer şekilleri, yükselti,

Detaylı

T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Meteoroloji Genel Müdürlüğü DEĞERLENDİRMESİ MAYIS 2015-ANKARA

T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Meteoroloji Genel Müdürlüğü DEĞERLENDİRMESİ MAYIS 2015-ANKARA T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Meteoroloji Genel Müdürlüğü 20142012 YILI ALANSAL YILI YAĞIŞ YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ MAYIS 2015-ANKARA T.C. ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2014

Detaylı

ANKARA ATMOSFERİNDEKİ AEROSOLLERİN KİMYASAL KOMPOZİSYONLARININ BELİRLENMESİ

ANKARA ATMOSFERİNDEKİ AEROSOLLERİN KİMYASAL KOMPOZİSYONLARININ BELİRLENMESİ ANKARA ATMOSFERİNDEKİ AEROSOLLERİN KİMYASAL KOMPOZİSYONLARININ BELİRLENMESİ İlke ÇELİK 1, Seda Aslan KILAVUZ 2, İpek İMAMOĞLU 1, Gürdal TUNCEL 1 1 : Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü

Detaylı

Ö:1/5000 25/02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:0 533 641 14 59 MAİL:altinoluk_planlama@hotmail.

Ö:1/5000 25/02/2015. Küçüksu Mah.Tekçam Cad.Söğütlü İş Mrk.No:4/7 ALTINOLUK TEL:0 533 641 14 59 MAİL:altinoluk_planlama@hotmail. ÇANAKKALE İli, AYVACIK İLÇESİ, KÜÇÜKKUYU BELDESİ,TEPE MAHALLESİ MEVKİİ I17-D-23-A PAFTA, 210 ADA-16 PARSELE AİT REVİZYON+İLAVE NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU Ö:1/5000 25/02/2015 Küçüksu Mah.Tekçam

Detaylı

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi

Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Iğdır Aralık Rüzgâr Erozyonu Önleme Projesi Proje Alanının Genel Özellikleri: Iğdır ili Türkiye nin en kurak ili olup yıllık yağış miktarı 250 mm civarındadır (Meteoroloji kayıtları). Yağan yağış ya da

Detaylı

MARMARA BÖLGESi. IRMAK CANSEVEN SOSYAL BiLGiLER ÖDEVi 5/L 1132

MARMARA BÖLGESi. IRMAK CANSEVEN SOSYAL BiLGiLER ÖDEVi 5/L 1132 MARMARA BÖLGESi IRMAK CANSEVEN SOSYAL BiLGiLER ÖDEVi 5/L 1132 COĞRAFİ KONUMU Marmara Bölgesi ülkemizin kuzeybatı köşesinde yer alır. Ülke yüz ölçümünün %8,5'i ile altıncı büyük bölgemizdir. Yaklaşık olarak

Detaylı

JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ)

JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) Hazırlayan: Ibrahim CAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 YEREL RÜZGARLAR MELTEMLER Bu rüzgarlar güneşli bir günde veya açık bir gecede, Isınma farklılıklarından kaynaklanan

Detaylı

BÖLÜMLERİ: - 1. Adana Bölümü - 2. Antalya Bölümü YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: AKDENİZ BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Akdeniz Bölgesi

BÖLÜMLERİ: - 1. Adana Bölümü - 2. Antalya Bölümü YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ: AKDENİZ BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Akdeniz Bölgesi AKDENİZ BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Bölge yurdumuzun güneyinde, Akdeniz boyunca bir şerit halinde uzanır. Komşuları Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri, Suriye, Kıbrıs

Detaylı

AKÇADAĞ KEPEZ LİSESİ-HACI OSMAN DERELİ-COĞRAFYA ÖĞRETMENİ İKLİM TİPLERİ

AKÇADAĞ KEPEZ LİSESİ-HACI OSMAN DERELİ-COĞRAFYA ÖĞRETMENİ İKLİM TİPLERİ AKÇADAĞ KEPEZ LİSESİ-HACI OSMAN DERELİ-COĞRAFYA ÖĞRETMENİ İKLİM TİPLERİ İklim Tipleri Dünya da İklim ve Doğal Bitki Örtüsü Dünya da Görülen İklim Tipleri Bir yerde benzer sıcaklık, basınç, rüzgar, nemlilik

Detaylı

ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Atmosfer Modelleri Şube Müdürlüğü. 31 Ocak 1 Şubat 2015 tarihlerinde yaşanan TOZ TAŞINIMI. olayının değerlendirmesi

ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Atmosfer Modelleri Şube Müdürlüğü. 31 Ocak 1 Şubat 2015 tarihlerinde yaşanan TOZ TAŞINIMI. olayının değerlendirmesi 31 Ocak 1 Şubat 2015 tarihlerinde yaşanan TOZ TAŞINIMI olayının değerlendirmesi Kahraman OĞUZ, Meteoroloji Mühendisi Cihan DÜNDAR, Çevre Yük. Mühendisi Şubat 2015, Ankara 31 Ocak 1 Şubat 2015 tarihlerinde

Detaylı

T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ T.C. TRAKYA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ EDİRNE İLİNDEKİ HUZUREVİNİN FARKLI BÖLÜMLERİNDEKİ İÇ ORTAM HAVASI FUNGAL FLORA VE BAKTERİ KONSANTRASYONUNUN BELİRLENMESİ Öznur YILMAZ YÜKSEK LİSANS TEZİ

Detaylı

Büyük İklim Tipleri. Ata Yavuzer 9- A Coğrafya Performans Ödevi. Bu çalışma Bilgi ve İletişim Teknolojileri dersinde hazırlanmıştır.

Büyük İklim Tipleri. Ata Yavuzer 9- A Coğrafya Performans Ödevi. Bu çalışma Bilgi ve İletişim Teknolojileri dersinde hazırlanmıştır. Büyük İklim Tipleri Ata Yavuzer 9- A Coğrafya Performans Ödevi Hisar Okulları İçindekiler Büyük İklim Tipleri... 3 Ekvatoral İklim... 3 Görüldüğü Bölgeler... 3 Endonezya:... 4 Kongo:... 4 Tropikal İklim:...

Detaylı

JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOGY)

JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOGY) JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOGY) Hazırlayan: Ibrahim CAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 TROPİKAL OLAYLAR Ekvatoral Trof (ITCZ) Her iki yarım kürede subtropikal yüksek basınçtan nispeten alçak basınca doğru

Detaylı

KONYA İLİ HAVA KALİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

KONYA İLİ HAVA KALİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ KONYA İLİ HAVA KALİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Bu çalışma da 2000-2010 yıllarındaki yıllık, aylık, saatlik veriler kullanılarak kirleticilerin mevsimsel değişimi incelenmiş, sıcaklık, rüzgar hızı, nisbi

Detaylı

İklim ve İklim değişikliğinin belirtileri, IPCC Senaryoları ve değerlendirmeler. Bölgesel İklim Modeli ve Projeksiyonlar

İklim ve İklim değişikliğinin belirtileri, IPCC Senaryoları ve değerlendirmeler. Bölgesel İklim Modeli ve Projeksiyonlar 1/36 İklim ve İklim değişikliğinin belirtileri, Dünya da ve Türkiye de gözlemler IPCC Senaryoları ve değerlendirmeler Bölgesel İklim Modeli ve Projeksiyonlar Uluslararası Kuruluşlar, Aktiviteler için Sektörler

Detaylı

Dünya kendi içinde benzerlik gösteren 6 büyük flora alemine ayrılır: 1.Holarktikflora alemi 2.Paleotropis, 3.Neotropis, 4.Australis 5.

Dünya kendi içinde benzerlik gösteren 6 büyük flora alemine ayrılır: 1.Holarktikflora alemi 2.Paleotropis, 3.Neotropis, 4.Australis 5. Dünya kendi içinde benzerlik gösteren 6 büyük flora alemine ayrılır: 1.Holarktikflora alemi 2.Paleotropis, 3.Neotropis, 4.Australis 5.Arkensis, 6.Kapensis Flora alemleri flora bölgelerine (region), flora

Detaylı

Muson Yağmurlarını Atlatmak Kelsey, Dylan, and Trevor Bölüm 1 Fen Bilimleri

Muson Yağmurlarını Atlatmak Kelsey, Dylan, and Trevor Bölüm 1 Fen Bilimleri Muson Yağmurlarını Atlatmak Kelsey, Dylan, and Trevor Bölüm 1 Fen Bilimleri Hedefimiz Arizona, Phoenix te yaşayan sizleri büyük Phoneix bölgesindeki musonların olası riskleri hakkında bilgilendirmek. Bir

Detaylı

İSTANBUL ANADOLU YAKASI HAVA KİRLİLİĞİNİN PM10 ve PM2.5 AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ. Ufuk MALAK Prof.Dr. Kadir ALP

İSTANBUL ANADOLU YAKASI HAVA KİRLİLİĞİNİN PM10 ve PM2.5 AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ. Ufuk MALAK Prof.Dr. Kadir ALP İSTANBUL ANADOLU YAKASI HAVA KİRLİLİĞİNİN PM10 ve PM2.5 AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Ufuk MALAK Prof.Dr. Kadir ALP Hava Kirliliği Hava kirliliğinin, özellikle Partiküler madde PM10 ve PM2.5 in sağlık üzerine

Detaylı

SERHAT SENSOY 1, Mesut DEMİRCAN 1, Yusuf ULUPINAR 1, İzzet BALTA 1 1. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, P.O.Box: 401, Ankara, Türkiye

SERHAT SENSOY 1, Mesut DEMİRCAN 1, Yusuf ULUPINAR 1, İzzet BALTA 1 1. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, P.O.Box: 401, Ankara, Türkiye Türkiye İklimi SERHAT SENSOY 1, Mesut DEMİRCAN 1, Yusuf ULUPINAR 1, İzzet BALTA 1 1. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, P.O.Box: 401, Ankara, Türkiye Özet Hava durumu belirli bir yerde ve kısa

Detaylı

TRAKYA DA VEJETASYON DEVRESİ VE BU DEVREDEKİ YAĞIŞLAR. Vegetation period and rainfalls during in this time in Trakya (Thrace)

TRAKYA DA VEJETASYON DEVRESİ VE BU DEVREDEKİ YAĞIŞLAR. Vegetation period and rainfalls during in this time in Trakya (Thrace) Ocak 2010 Cilt:18 No:1 Kastamonu Eğitim Dergisi 227-232 TRAKYA DA VEJETASYON DEVRESİ VE BU DEVREDEKİ YAĞIŞLAR Özet Duran AYDINÖZÜ Kastamonu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Kastamonu

Detaylı

EK-3 NEWMONT-OVACIK ALTIN MADENİ PROJESİ KEMİCE (DÖNEK) DERESİ ÇEVİRME KANALI İÇİN TAŞKIN PİKİ HESAPLAMALARI

EK-3 NEWMONT-OVACIK ALTIN MADENİ PROJESİ KEMİCE (DÖNEK) DERESİ ÇEVİRME KANALI İÇİN TAŞKIN PİKİ HESAPLAMALARI EK-3 NEWMONT-OVACIK ALTIN MADENİ PROJESİ KEMİCE (DÖNEK) DERESİ ÇEVİRME KANALI İÇİN TAŞKIN PİKİ HESAPLAMALARI Hydrau-Tech Inc. 33 W. Drake Road, Suite 40 Fort Collins, CO, 80526 tarafından hazırlanmıştır

Detaylı

DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ

DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ Mahmut KAYHAN Meteoroloji Mühendisi mkayhan@meteoroloji.gov.tr DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ Türkiye'de özellikle ilkbahar ve sonbaharda Marmara bölgesinde deniz sularının çekilmesi

Detaylı

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ

YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Sayı : 91 Eylül 2013 YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ 2013 YILI AĞUSTOS AYI YAĞIŞ RAPORU GENEL DURUM : Yağışlar genel olarak normalinden ve geçen yıl Ağustos

Detaylı

III.BÖLÜM A - KARADENİZ BÖLGESİ HAKKINDA

III.BÖLÜM A - KARADENİZ BÖLGESİ HAKKINDA III.BÖLÜM Bu bölümde ağırlıklı olarak Kızılırmak deltasının batı kenarından başlayıp Adapazarı ve Bilecik'in doğusuna kadar uzanan ve Kastamonu yu içine alan Batı Karadeniz Bölümü, Kastamonu ili, Araç

Detaylı

Dünya üzerindeki herhangi bir yerde Güneş in tam tepe noktasında olduğu an saat 12.00 kabul edilir. Buna göre ayarlanan saate yerel saat denir.

Dünya üzerindeki herhangi bir yerde Güneş in tam tepe noktasında olduğu an saat 12.00 kabul edilir. Buna göre ayarlanan saate yerel saat denir. Mart 30, 2013 Yerel Saat Dünya üzerindeki herhangi bir yerde Güneş in tam tepe noktasında olduğu an saat 12.00 kabul edilir. Buna göre ayarlanan saate yerel saat denir. Yerel saat doğuda ileri, badda geridir.

Detaylı

Doðal Unsurlar I - Ýklimin Etkisi Doðal Unsurlar II - Yerþekillerinin Etkisi Dünya'nýn Þekli ve Sonuçlarý

Doðal Unsurlar I - Ýklimin Etkisi Doðal Unsurlar II - Yerþekillerinin Etkisi Dünya'nýn Þekli ve Sonuçlarý Ödev Tarihi :... Ödev Kontrol Tarihi :... Kontrol Eden :... LYS COĞRAFYA Ödev Kitapçığı 1 (TM-TS) Doðal Unsurlar - Ýklimin Etkisi Doðal Unsurlar - Yerþekillerinin Etkisi Dünya'nýn Þekli ve Sonuçlarý Adý

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Hastalığa neden olan etmen obligat bir parazittir. Hücrelerarası gelişir,

Detaylı

TOZ TAŞINIMI MEKANİZMASINDAKİ FARKLILIKLAR: İKİ FARKLI TOZ TAŞINIMI OLAYI

TOZ TAŞINIMI MEKANİZMASINDAKİ FARKLILIKLAR: İKİ FARKLI TOZ TAŞINIMI OLAYI 6. ULUSAL HAVA KİRLİLİĞİ VE KONTROLÜ SEMPOZYUMU TOZ TAŞINIMI MEKANİZMASINDAKİ FARKLILIKLAR: İKİ FARKLI TOZ TAŞINIMI OLAYI Cihan DÜNDAR Kahraman OĞUZ Gülen GÜLLÜ cdundar@mgm.gov.tr koguz@mgm.gov.tr ggullu@hacettepe.edu.tr

Detaylı

GÜNEŞ ENERJİSİ II. BÖLÜM

GÜNEŞ ENERJİSİ II. BÖLÜM GÜNEŞ ENERJİSİ II. BÖLÜM Prof. Dr. Olcay KINCAY GÜNEŞ AÇILARI GİRİŞ Güneş ışınları ile dünya üzerindeki yüzeyler arasında belirli açılar vardır. Bu açılar hakkında bilgi edinilerek güneş enerjisinden en

Detaylı

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU

128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ AÇIKLAMA RAPORU AKÇAKALE KÖYÜ (MERKEZ/GÜMÜŞHANE) 128 ADA 27 VE 32 PARSEL NUMARALI TAŞINMAZLARA YÖNELİK 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU 2016 AKÇAKALE KÖYÜ-MERKEZ/GÜMÜŞHANE 128 ADA 27 VE 32 NUMARALI PARSELLERE

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ LABORATUARINDA SIK KULLANILAN BAZI BESİYERLERİNİN HAZIRLANMASI VE MUHAFAZASI

MİKROBİYOLOJİ LABORATUARINDA SIK KULLANILAN BAZI BESİYERLERİNİN HAZIRLANMASI VE MUHAFAZASI MİKROBİYOLOJİ LABORATUARINDA SIK KULLANILAN BAZI BESİYERLERİNİN HAZIRLANMASI VE MUHAFAZASI Çevre Mühendisliği Laboratuarlarında yaptığımız mikrobiyolojik deneylerde en çok buyyon ve jeloz besiyerlerini

Detaylı

Fiziki Özellikleri. Coğrafi Konumu Yer Şekilleri İklimi

Fiziki Özellikleri. Coğrafi Konumu Yer Şekilleri İklimi KİMLİK KARTI Başkent: Roma Yüz Ölçümü: 301.225 km 2 Nüfusu: 60.300.000 (2010) Resmi Dili: İtalyanca Dini: Hristiyanlık Kişi Başına Düşen Milli Gelir: 29.500 $ Şehir Nüfus Oranı: %79 Ekonomik Faal Nüfus

Detaylı

AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM

AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM AHMET ALİ YAĞCI VETERİNER HEKİM ARILI KOVANLARININ KONULDUĞU VE ARICININ ÇALIŞTIĞI YERE ARILIK DENİR GEZGİNCİ? SABİT? Arıcılık büyük ölçüde doğa koşullarına bağlıdır! DOĞA KOŞULLARI? İKLİM BİTKİ ÖRTÜSÜ

Detaylı

Çorum İli Atmosferinde Hava ile Taşınan Allerjen Funguslar

Çorum İli Atmosferinde Hava ile Taşınan Allerjen Funguslar Elektronik Mikrobiyoloji Dergisi TR (Eski adı: OrLab On-Line Mikrobiyoloji Dergisi) Yıl: 2008 Cilt: 06 Sayı: 3 Sayfa: 19-24 www.mikrobiyoloji.org/pdf/702080302.pdf Çorum İli Atmosferinde Hava ile Taşınan

Detaylı

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013 Tarımsal Meteoroloji Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 2 EKİM 201 Prof. Dr. Mustafa Özgürel ve Öğr. Gör. Gülay Pamuk Mengü tarafından yazılan Tarımsal Meteoroloji kitabından faydalanılmıştır. Hava ve İklim ile

Detaylı

KUTUPLARDAKİ OZON İNCELMESİ

KUTUPLARDAKİ OZON İNCELMESİ KUTUPLARDAKİ OZON İNCELMESİ Bilim adamlarınca, geçtiğimiz yıllarda insan faaliyetlerindeki artışa paralel olarak, küresel ölçekte çevre değişiminde ve problemlerde artış olduğu ifade edilmiştir. En belirgin

Detaylı

Doğal Su Ekosistemleri. Yapay Su Ekosistemleri

Doğal Su Ekosistemleri. Yapay Su Ekosistemleri Okyanuslar ve denizler dışında kalan ve karaların üzerinde hem yüzeyde hem de yüzey altında bulunan su kaynaklarıdır. Doğal Su Ekosistemleri Akarsular Göller Yer altı su kaynakları Bataklıklar Buzullar

Detaylı

Porsuk. Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L.

Porsuk. Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L. Porsuk Şube : Gymospermae Sınıf : Coniferae Takım : Taxoideae Familya : Taxaceae Cins : Taxus L. Tür : Taxus baccata L. Genel olarak 15-20 m boylanır. 2-2.5 m çap yapabilir. Yenice - Karakaya (Karabük)

Detaylı

Türkiye de iklim değişikliği ve olası etkileri

Türkiye de iklim değişikliği ve olası etkileri Türkiye de iklim değişikliği ve olası etkileri Ömer Lütfi Şen Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Mercator-İPM Araştırma Programı & Katkıda bulunanlar: Ozan Mert Göktürk Deniz Bozkurt Berna

Detaylı

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.

Detaylı

Rüzgarlar kum çakıl gibi gevşek maddeleri havalandırarak taşımak, zemine çarparak aşındırmak ve biriktirmek suretiyle yeryüzünü şekillendirirler.

Rüzgarlar kum çakıl gibi gevşek maddeleri havalandırarak taşımak, zemine çarparak aşındırmak ve biriktirmek suretiyle yeryüzünü şekillendirirler. Rüzgarlar kum çakıl gibi gevşek maddeleri havalandırarak taşımak, zemine çarparak aşındırmak ve biriktirmek suretiyle yeryüzünü şekillendirirler. Rüzgarların şekillendirici etkilerinin görüldüğü yerlerin

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

2009 Yılı İklim Verilerinin Değerlendirmesi

2009 Yılı İklim Verilerinin Değerlendirmesi DEVLET METEOROLOJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 29 Yılı İklim Verilerinin Değerlendirmesi Zirai Meteoroloji ve İklim Rasatları Dairesi Başkanlığı Ocak 21, ANKARA Özet 29 yılı sıcaklıkları normallerinin,9 C üzerinde

Detaylı

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA

TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA TARIMSAL ORMANCILIK (AGROFORESTRY) Prof. Dr. İbrahim TURNA 6.3.2.4. Akdeniz Bölgesinde Tarımsal Ormancılık Uygulamaları ve Potansiyeli Bölgenin Genel Özellikleri: Akdeniz kıyıları boyunca uzanan Toros

Detaylı

Konu: Bölgeler Coğrafyası Özet-2

Konu: Bölgeler Coğrafyası Özet-2 AKDENİZ BÖLGESİ Tarımsal ürün çeşitliliği fazladır. Yüksek sıcaklık isteyen ürünler yetiştirilebilir. Yıl içinde aynı yerden birden fazla ürün alınabilir. Tarım ürünlerinin en erken olgunlaştığı Yer şekilleri:

Detaylı

2006 YILI İKLİM VERİLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ Hazırlayan: Serhat Şensoy 1. 2006 YILI ORTALAMA SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ

2006 YILI İKLİM VERİLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ Hazırlayan: Serhat Şensoy 1. 2006 YILI ORTALAMA SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ 2006 YILI İKLİM VERİLERİNİN DEĞERLENDİRMESİ Hazırlayan: Serhat Şensoy 1. 2006 YILI ORTALAMA SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ Aletsel kayıtların başladığı 1861 yılından bu yana dünyada en sıcak yıl 0.58ºC lik anomali

Detaylı

METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI

METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI METEOROLOJI METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Sayı : 115 Eylül 2015 Aylık Bülten www.mgm.gov.tr METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI Sayı : 115 Eylül 2015 YAĞIŞ

Detaylı

JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ)

JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) Ibrahim CAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 EUROPE Avrupa ikliminin olusmasında ana faktör hava olaylarına sebebiyet veren Atlantik kaynaklı ve bütün Avrupayı gezen alcak

Detaylı

Murat TÜRKEŞ ve Telat KOÇ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü, Çanakkale

Murat TÜRKEŞ ve Telat KOÇ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü, Çanakkale (*)Türkeş, M. ve Koç, T. 2007. Kazdağı Yöresi ve dağlık alan (dağ sistemi) kavramları üzerine düşünceler. Troy Çanakkale 29:18-19. KAZ DAĞI YÖRESİ VE DAĞLIK ALAN (DAĞ SİSTEMİ) KAVRAMLARI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Detaylı

Orman Koruma Dersi. ORMAN YANGIN DAVRANIŞI Prof. Dr. Ertuğrul BİLGİLİ Ekim 2014

Orman Koruma Dersi. ORMAN YANGIN DAVRANIŞI Prof. Dr. Ertuğrul BİLGİLİ Ekim 2014 Orman Koruma Dersi ORMAN YANGIN DAVRANIŞI Prof. Dr. Ertuğrul BİLGİLİ Ekim 2014 ORMAN YANGINI DAVRANIŞI? ORMAN YANGINI DAVRANIŞI Yangın davranışını tahmin etmek için aşağıdakilerin bilinmesi ve anlaşılması

Detaylı

-İÇİNDEKİLER- 1.1.ANTALYA... 2. Tarihi... 2. Nüfus... 3 4.PLANLAMA ALAN TANIMI... 6 5.PLAN KARARLARI... 7

-İÇİNDEKİLER- 1.1.ANTALYA... 2. Tarihi... 2. Nüfus... 3 4.PLANLAMA ALAN TANIMI... 6 5.PLAN KARARLARI... 7 -İÇİNDEKİLER- 1.KENTİN GENEL TANIMI... 2 1.1.ANTALYA... 2 Tarihi... 2 Coğrafi Yapı... 2 İklim ve Bitki Örtüsü... 3 Nüfus... 3 Ulaşım... 3 2.JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜT RAPORU... 4 3.ÇED BELGESİ... 5 4.PLANLAMA

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247 KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1247 KAHRAMANMARAŞ İLİNİN GENEL MEYVECİLİK DURUMU Mehmet SÜTYEMEZ*- M. Ali GÜNDEŞLİ" Meyvecilik kültürü oldukça eski tarihlere uzanan Anadolu'muz birçok meyve türünün anavatanı

Detaylı

EDİRNE DEVLET HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SERVİSİNİN VE POLİKLİNİĞİNİN İÇ VE DIŞ ORTAMINDA HAVAYLA TAŞINAN FUNGUS VE BAKTERİLER

EDİRNE DEVLET HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SERVİSİNİN VE POLİKLİNİĞİNİN İÇ VE DIŞ ORTAMINDA HAVAYLA TAŞINAN FUNGUS VE BAKTERİLER EDİRNE DEVLET HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SERVİSİNİN VE POLİKLİNİĞİNİN İÇ VE DIŞ ORTAMINDA HAVAYLA TAŞINAN FUNGUS VE BAKTERİLER Suzan ÖKTEN DOKTORA TEZİ 2008 EDİRNE Danışman Prof. Dr. AHMET

Detaylı

DEVLETİN ADI: Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı BAŞŞEHRİ: Londra YÜZÖLÇÜMÜ: 244.110 km2 NÜFUSU: 57.411.000 RESMİ DİLİ: İngilizce

DEVLETİN ADI: Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı BAŞŞEHRİ: Londra YÜZÖLÇÜMÜ: 244.110 km2 NÜFUSU: 57.411.000 RESMİ DİLİ: İngilizce İNGİLTERE DEVLETİN ADI: Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı BAŞŞEHRİ: Londra YÜZÖLÇÜMÜ: 244.110 km2 NÜFUSU: 57.411.000 RESMİ DİLİ: İngilizce DİNİ: Hıristiyanlık PARA BİRİMİ: Sterlin 1.

Detaylı

Ekosistemi oluşturan varlıklar ve özellikleri

Ekosistemi oluşturan varlıklar ve özellikleri On5yirmi5.com Ekosistemi oluşturan varlıklar ve özellikleri Bir bölgedeki canlı varlıklarla cansız varlıkların oluşturduğu bütünlüğe ekosistem denir. Ekosistemdeki canlı ve cansız varlıklar birbiriyle

Detaylı

JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) World Climatology

JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) World Climatology JAA ATPL Eğitimi (METEOROLOJİ) World Climatology Ibrahim CAMALAN Meteoroloji Mühendisi 2012 Climate - İklim Geniş sahalarda uzun yıllar hava şartlarının ortalamalarıdır. Hava durumu, anlık hava şartlarını

Detaylı

Havacılık Meteorolojisi Ders Notları. 11. Buzlanma

Havacılık Meteorolojisi Ders Notları. 11. Buzlanma Havacılık Meteorolojisi Ders Notları 11. Buzlanma Yard.Doç.Dr. İbrahim Sönmez Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ballıca Kampüsü Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü isonmez@omu.edu.tr

Detaylı

KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ

KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ Hazırlayan Öğrenciler Fulya MORDOĞAN 7-B Pırıl ALP 7-B Danışman Öğretmen Demet EROL İZMİR, 2012 1 İÇİNDEKİLER 1. Proje özeti...3 2. Projenin amacı...3

Detaylı

TÜRKiYE DE BİR ÇİMENTO FABRİKASI İÇİN HAVA KALİTESİ MODELLEME ÇALIŞMASI

TÜRKiYE DE BİR ÇİMENTO FABRİKASI İÇİN HAVA KALİTESİ MODELLEME ÇALIŞMASI TÜRKiYE DE BİR ÇİMENTO FABRİKASI İÇİN HAVA KALİTESİ MODELLEME ÇALIŞMASI Barış R.CANPOLAT*, Aysel T.ATIMTAY*, Ismet MUNLAFALIOĞLU**, Ersan KALAFATOĞLU*** *ODTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü, 06531 Ankara **T.Ç.M.B.

Detaylı

ÇOKLU DOĞRUSAL ANALİZ YÖNTEMİYLE UÇUCU ORGANİK BİLEŞİKLERİN ATMOSFERDEKİ KONSANTRASYONLARINA ETKİ EDEN METEOROLOJİK FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ

ÇOKLU DOĞRUSAL ANALİZ YÖNTEMİYLE UÇUCU ORGANİK BİLEŞİKLERİN ATMOSFERDEKİ KONSANTRASYONLARINA ETKİ EDEN METEOROLOJİK FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ ÇOKLU DOĞRUSAL ANALİZ YÖNTEMİYLE UÇUCU ORGANİK BİLEŞİKLERİN ATMOSFERDEKİ KONSANTRASYONLARINA ETKİ EDEN METEOROLOJİK FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ Sema Yurdakul, Mihriban Civan, Gürdal Tuncel Eylül, 2015 1. Giriş

Detaylı

İşletmesinde Toz Problemi TKİ. OAL. TKİ Maden Müh.

İşletmesinde Toz Problemi TKİ. OAL. TKİ Maden Müh. TKİ. OAL. İşletmesinde Toz Problemi TKİ Maden Müh. 1) Giriş Henüz, Türkiye'de kömür ve metal ocaklarında teneffüs edilebilir toz kontrolü yapılmamaktadır. Bu alandaki çalışmaların önemi gün geçtikçe daha

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI Hacı SAVAŞ-SÜMAE, Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanı Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanlığı enstitümüz bünyesinde faaliyet gösteren bölümlerden birisidir. 2000 yılı başından

Detaylı

ATMOSFERİK FAKTÖRLERİN MERMER VE GRANİT CEPHE KAPLAMA MALZEMELERİ ÜZERİNDEKİ PARLAKLIK KAYBINA OLAN ETKİLERİ

ATMOSFERİK FAKTÖRLERİN MERMER VE GRANİT CEPHE KAPLAMA MALZEMELERİ ÜZERİNDEKİ PARLAKLIK KAYBINA OLAN ETKİLERİ ATMOSFERİK FAKTÖRLERİN MERMER VE GRANİT CEPHE KAPLAMA MALZEMELERİ ÜZERİNDEKİ PARLAKLIK KAYBINA OLAN ETKİLERİ Yrd. Doç. Dr. Emrah GÖKALTUN Anadolu Üniversitesi Müh-Mim. Fakültesi Mimarlık Bölümü İkieylül

Detaylı

ÜLKELER NEDEN FARKLI GELİŞMİŞLERDİR

ÜLKELER NEDEN FARKLI GELİŞMİŞLERDİR ÜLKELER NEDEN FARKLI GELİŞMİŞLERDİR Ülkelerin Gelişmişliğini Belirleyen Faktörler Coğrafya Öğretmeni Gelişmeyi tek bir ölçütle ifade etmek, ülkelerin ekonomik, sosyal ve siyasal yapılarındaki farklılık

Detaylı

Atoller (mercan adaları) ve Resifler

Atoller (mercan adaları) ve Resifler Atoller (mercan adaları) ve Resifler Atol, hayatlarını sıcak denizlerde devam ettiren ve mercan ismi verilen deniz hayvanları iskeletlerinin artıklarının yığılması sonucu meydana gelen birikim şekilleridir.

Detaylı

TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ. Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü

TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ. Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü TARIMSAL YAPILARDA HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ Doç. Dr. Berna KENDİRLİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Havalandırma neden yapılır? Yazın uygun hızda, kışın ise hava cereyanı

Detaylı

Kentsel Hava Kirliliği Riski için Enverziyon Tahmini

Kentsel Hava Kirliliği Riski için Enverziyon Tahmini DEVLET METEOROLOJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARAŞTIRMA ve BİLGİ İŞLEM DAİRESİ BAŞKANLIĞI ARAŞTIRMA ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ Kentsel Hava Kirliliği Riski için Enverziyon i 2008-2009 Kış Dönemi (Ekim, Kasım, Aralık,

Detaylı

ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR?

ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR? Saman nezlesi tanımı yanlış isimlendirilmektedir. Çünkü saman bu olaya neden olmaz. Hastalık; akan / kaşınan burun ve göz, hapşırma, boğaz kaşıntısı ve burun, boğazda çok miktarda akıntıdan oluşmaktadır.

Detaylı

KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ

KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA GEZİMİZ Okulumuz Gezi İnceleme ve Tanıtma Kulübümüz 17-18 Ocak 2015 tarihinde bir gece konaklamalı KARTEPE-MAŞUKİYE-SAPANCA gezisi gerçekleştirdi.. 17 Ocak 2015 Cumartesi sabahı

Detaylı

UĞUR AYSUL COĞRAFYA ÖĞRETMENİ - 22 -

UĞUR AYSUL COĞRAFYA ÖĞRETMENİ - 22 - İKLİM ELEMANLARI Kısa sürede hava durumunu, uzun sürede ise iklimi oluşturan elemanlara iklim elemanları denir. Bu iklim elemanları ise; Sıcaklık, Basınç, Rüzgar, Nem ve Yağıştır. ANTİBİYOTİK BİLGİ Bu

Detaylı

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNDE SEL FELAKETİNE NEDEN OLAN SİNOPTİK MODELLERİN TAHMİN TEKNİĞİ AÇISINDAN İNCELENMESİNE DÖNÜK KARŞILAŞTIRMALI BİR ARAŞTIRMA

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNDE SEL FELAKETİNE NEDEN OLAN SİNOPTİK MODELLERİN TAHMİN TEKNİĞİ AÇISINDAN İNCELENMESİNE DÖNÜK KARŞILAŞTIRMALI BİR ARAŞTIRMA TMMOB FET SEMPOZUMU 133 DOĞU KRDENİZ BÖLGESİNDE SEL FELKETİNE NEDEN OLN SİNOPTİK MODELLERİN THMİN TEKNİĞİ ÇISINDN İNCELENMESİNE DÖNÜK KRŞILŞTIRMLI BİR RŞTIRM Ümit Turgut 1 1. GİRİŞ: Doğu Karadeniz; Ordu

Detaylı

KÜTAHYA NIN İKLİMSEL ÖZELLİKLERİ

KÜTAHYA NIN İKLİMSEL ÖZELLİKLERİ Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 17, Eylül 2015, s. 416-428 KÜTAHYA NIN İKLİMSEL ÖZELLİKLERİ Özet İsmail KARBUZ 1 İnceleme sahası; Ege Bölgesinin, İç Batı Anadolu bölümü nde yer alır.

Detaylı

TÜRKİYE'NİN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ VE COĞRAFİ KONUMU

TÜRKİYE'NİN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ VE COĞRAFİ KONUMU TÜRKİYE'NİN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ VE COĞRAFİ KONUMU Bölgelerimiz ve en kalabalık bölümlerinin eşleştirilmesi: İç Anadolu- Yukarı Sakarya Bölümü, Karadeniz - Doğu Karadeniz kıyıları, Ege-Kıyı ovaları, Marmara

Detaylı

CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ

CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ Öğr. Gör. Hakan ÜNALAN (Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu) Yrd. Doç. Dr. Emrah GÖKALTUN (Anadolu Üniversitesi Mimarlık Bölümü)

Detaylı

Ekosistem Ekolojisi Yapısı

Ekosistem Ekolojisi Yapısı Ekosistem Ekolojisi, Ekosistemin Yapısı Ekosistem Ekolojisi Yapısı A. Ekoloji Bilimi ve Önemi Ekoloji canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Günümüzde teknolojinin

Detaylı

Fotovoltaik Teknoloji

Fotovoltaik Teknoloji Fotovoltaik Teknoloji Bölüm 3: Güneş Enerjisi Güneşin Yapısı Güneş Işınımı Güneş Spektrumu Toplam Güneş Işınımı Güneş Işınımının Ölçülmesi Dr. Osman Turan Makine ve İmalat Mühendisliği Bilecik Şeyh Edebali

Detaylı

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM Ramazan DEMİRTAŞ Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi, Aktif Tektonik

Detaylı

Çay ın Verimine Saturasyon Açığının Etkisi Üzerine Çalışmalar Md.Jasim Uddin 1, Md.Rafiqul Hoque 2, Mainuddin Ahmed 3, J.K. Saha 4

Çay ın Verimine Saturasyon Açığının Etkisi Üzerine Çalışmalar Md.Jasim Uddin 1, Md.Rafiqul Hoque 2, Mainuddin Ahmed 3, J.K. Saha 4 Çay ın Verimine Saturasyon Açığının Etkisi Üzerine Çalışmalar Md.Jasim Uddin 1, Md.Rafiqul Hoque 2, Mainuddin Ahmed 3, J.K. Saha 4 Pakistan Meteoroloji Bülteni. Sayı:2, Yayın:4, Kasım, 2005 Özet 2003 yılı

Detaylı

BÖLÜM 16 YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİN GELİŞMESİ

BÖLÜM 16 YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİN GELİŞMESİ BÖLÜM 16 YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİN GELİŞMESİ TOPOĞRAFYA, YÜKSELTİ VE RÖLİYEF Yeryüzünü şekillendiren değişik yüksekliklere topoğrafya denir. Topoğrafyayı oluşturan şekillerin deniz seviyesine göre yüksekliklerine

Detaylı

BÖLÜM 14 RÜZGARLAR VE ÇÖLLER (WINDS AND DESERTS)

BÖLÜM 14 RÜZGARLAR VE ÇÖLLER (WINDS AND DESERTS) BÖLÜM 14 RÜZGARLAR VE ÇÖLLER (WINDS AND DESERTS) GİRİŞ Rüzgarlarda, yeryüzünün şekillenmesinde gerek aşındırma gerekse de taşıma işlevlerinde suya benzer bir şekilde önemli rol oynarlar. Bu bölümde bu

Detaylı

Deprem, yerkabuğunun içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamı ve yeryüzünü

Deprem, yerkabuğunun içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamı ve yeryüzünü Deprem, yerkabuğunun içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamı ve yeryüzünü sarsma olayıdır. Bir deprem planı hazırlamalıyız. Bu planda

Detaylı

Yüzeysel Akış. Giriş 21.04.2012

Yüzeysel Akış. Giriş 21.04.2012 Yüzeysel Akış Giriş Bir akarsu kesitinde belirli bir zaman dilimi içerisinde geçen su parçacıklarının hareket doğrultusunda birçok kesitten geçerek, yol alarak ilerlemesi ve bir noktaya ulaşması süresince

Detaylı

GENEL JEOLOJİ. y e r i n d ı ş o l a y l a r ı

GENEL JEOLOJİ. y e r i n d ı ş o l a y l a r ı GENEL JEOLOJİ y e r i n d ı ş o l a y l a r ı D I Ş D İ N A M İ K y e r i n d ı ş o l a y l a r ı - Dış olayların genel değerlendirmesi - İklim - Ayrışma - Deniz ve okyanusların genel özellikleri - Dış

Detaylı

REHABİLİTASYON VE RESTORASYON PROJESİ YAPIM ESASLARI. Muharrem MARAZ Orman Mühendisi 24/05/2016 ANKARA 1

REHABİLİTASYON VE RESTORASYON PROJESİ YAPIM ESASLARI. Muharrem MARAZ Orman Mühendisi 24/05/2016 ANKARA 1 REHABİLİTASYON VE RESTORASYON PROJESİ YAPIM ESASLARI Muharrem MARAZ Orman Mühendisi 24/05/2016 ANKARA 1 1. GİRİŞ 1.1- Projenin Amacı ve Kapsamı Projesi yapılacak sahanın programa alınma nedenleri, yapılacak

Detaylı

Ozan Mert Göktürk İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü (Bu yazı Şubat 2005 te Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinde yayınlanmıştır.)

Ozan Mert Göktürk İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü (Bu yazı Şubat 2005 te Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinde yayınlanmıştır.) GÖL VE DENİZ ETKİSİYLE OLUŞAN KAR YAĞIŞLARI Ozan Mert Göktürk İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü (Bu yazı Şubat 2005 te Cumhuriyet Bilim Teknik dergisinde yayınlanmıştır.) Başta İstanbul olmak üzere Marmara

Detaylı

FRANSA. Turizm,Ulaşım,Sanayi. www.sosyal-bilgiler.com

FRANSA. Turizm,Ulaşım,Sanayi. www.sosyal-bilgiler.com FRANSA FİZİKİ ÖZELLİKLERİ Coğrafi konum Yer şekilleri İklimi BEŞERİ ÖZELLİKLER Nüfusu Tarım,Maden Turizm,Ulaşım,Sanayi www.sosyal-bilgiler.com FRANSANIN KİMLİK KARTI Başkenti: Paris Dili: Fransızca Dini:

Detaylı

KİTABIN REHBERLİK PLANLAMASI. Bölümler. Bölümlere Ait Konu Kavrama Testleri KONU KAVRAMA TESTİ DOĞA VE İNSAN 1 TEST - 1

KİTABIN REHBERLİK PLANLAMASI. Bölümler. Bölümlere Ait Konu Kavrama Testleri KONU KAVRAMA TESTİ DOĞA VE İNSAN 1 TEST - 1 Sunum ve Sistematik SUNUM Sayın Eğitimciler, Sevgili Öğrenciler, ilindiği gibi gerek YGS, gerekse LYS de programlar, sistem ve soru formatları sürekli değişmektedir. Öğrenciler her yıl sürpriz olabilecek

Detaylı

ÇOKLU TÜP FERMANTASYON YÖNTEMİ İLE TOPLAM KOLİFORM TAYİNİ. Koliform Bakteri Grubunun Tanımı

ÇOKLU TÜP FERMANTASYON YÖNTEMİ İLE TOPLAM KOLİFORM TAYİNİ. Koliform Bakteri Grubunun Tanımı ÇOKLU TÜP FERMANTASYON YÖNTEMİ İLE TOPLAM KOLİFORM TAYİNİ Koliform Bakteri Grubunun Tanımı Koliform grubunu oluşturan bakteriler; tamamı aerobik veya fakültatif anaerobik olan, gram negatif, spor oluşturmayan,

Detaylı

BÖLÜM 3 BUHARLAŞMA. Bu kayıpların belirlenmesi özellikle kurak mevsimlerde hidrolojik bakımdan büyük önem taşır.

BÖLÜM 3 BUHARLAŞMA. Bu kayıpların belirlenmesi özellikle kurak mevsimlerde hidrolojik bakımdan büyük önem taşır. BÖLÜM 3 BUHARLAŞMA 3.1. Giriş Atmosferden yeryüzüne düşen yağışın önemli bir kısmı tutma, buharlaşma ve terleme yoluyla, akış haline geçmeden atmosfere geri döner. Bu kayıpların belirlenmesi özellikle

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

Sera Etkisi. Gelen güneş ışınlarının bir kısmı bulutlar tarafında bloke edilmekte. Cam tarafından tutulan ısı

Sera Etkisi. Gelen güneş ışınlarının bir kısmı bulutlar tarafında bloke edilmekte. Cam tarafından tutulan ısı Sera Etkisi Bir miktarda ısı arz dan kaçmakta Gelen güneş ışınlarının bir kısmı bulutlar tarafında bloke edilmekte CO2 tarafından tutulan Isının bir kısmı tekrar atmosfere kaçabilir. Cam tarafından tutulan

Detaylı

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü.

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü. Doç.Dr.Engin DEVECİ HÜCRE KÜLTÜRÜ Hücre Kültürü Araştırma Laboratuvarı, çeşitli hücrelerin invitro kültürlerini yaparak araştırmacılara kanser, kök hücre, hücre mekaniği çalışmaları gibi konularda hücre

Detaylı

YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM İÇİNDEKİLER EDİTÖR ISBN / TARİH. Sertifika No: KAPAK TASARIMI SAYFA TASARIMI BASKI VE CİLT İLETİŞİM. Doğa ve İnsan...

YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM İÇİNDEKİLER EDİTÖR ISBN / TARİH. Sertifika No: KAPAK TASARIMI SAYFA TASARIMI BASKI VE CİLT İLETİŞİM. Doğa ve İnsan... YGS COĞRAFYA HIZLI ÖĞRETİM EDİTÖR Turgut MEŞE Bütün hakları Editör Yayınevine aittir. Yayıncının izni olmaksızın kitabın tümünün veya bir kısmının elektronik, mekanik ya da fotokopi yoluyla basımı, çoğaltılması

Detaylı

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi

Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi FİDAN ÜRETİMİNDE BAKIM ÇALIŞMALARI Sulama Ot Mücadelesi ve Çapalama Gübreleme ve Toprak Islahı Seyreltme Gölgeleme veya Siperleme Budama Yerinde Kök Kesimi SULAMA Sulamada kullanılan suyun miktarı; toprağın

Detaylı

Yüz ölçümü: 301 225 km² Nüfusu : 61.261.254 (2012) Önemli Şehirleri: Napoli, Milano, Torino, Venedik, Cenova

Yüz ölçümü: 301 225 km² Nüfusu : 61.261.254 (2012) Önemli Şehirleri: Napoli, Milano, Torino, Venedik, Cenova Yüz ölçümü: 301 225 km² Nüfusu : 61.261.254 (2012) Önemli Şehirleri: Napoli, Milano, Torino, Venedik, Cenova Başkenti: Roma Dili: İtalyanca Dini: Hristiyanlık Kişi Başına Düşen Milli Gelir: 29.500dolar

Detaylı

ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE ULUSAL EYLEM PROGRAMI (Taslak)

ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE ULUSAL EYLEM PROGRAMI (Taslak) T.C. TARIM ve KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü APK Dairesi Başkanlığı Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Şube Müdürlüğü UNCCD - BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ ÇERÇEVESİNDE

Detaylı

Daha iyi bir yasam kalitesi için!

Daha iyi bir yasam kalitesi için! Daha iyi bir yasam kalitesi için! Dünya çapında patentli, üstün Alman teknolojisi ve işlev garantisi sunan TÜV onaylı ilk ve tek hava temizleme cihazı, DİKA A.Ş. güvencesiyle artık Türkiye de! TEMİZ HAVA

Detaylı