Kan dokusu bileşenleri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kan dokusu bileşenleri"

Transkript

1 Kan dokusu BİY 2016 HAYVAN HİSTOLOJİSİ KAN DOKUSU Kardiyovasküler sistem (kalpdamar sistemi) içerisinde dolaşan bir bağ dokusu olarak tanımlanır. Bütün bağ dokuları gibi ekstrasellüler bir matriksle hücrelerden oluşur. Ekstrasellüler maddesinin sıvı karakterde olması önemli bir özelliğidir. Sağlıklı yetişkin bir insanda 5 lt kadar olup bu da vücut ağırlığının yaklaşık % 8 ini oluşturur. SERUM PLAZMA (%55) FİBRİN(OJEN) KAN DOKUSU KAN HÜCRELERİ HÜCRELER (%45) Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 2 Görevleri Kan dokusu bileşenleri 1. Sindirim kanalı ya da başka depolayıcı organlardan besin maddelerinin alınarak dokulara taşınması, 2. Metabolizma için gerekli oksijen ve metabolizma sonucunda oluşan karbondioksitin taşınması, 3. Suda çözünen toksinlerin vücuttan atılmak üzere boşaltım organlarına taşınması, 4. Hormonların ve düzenleyici maddelerin hedef doku ve organlara taşınması 5. Homeostasisin sürdürülmesi 6. Vücut ısısının ayarlanmasını ve bütün vücut yüzeyine yayılmasını gerçekleştirir. 7. Bağışıklık sisteminin işlevlerinin yürütülmesi Taşıma (1-3) Regülasyon (4-6) Koruma (7) Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 3 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 4 Genel özellikleri Kan dokusu bileşenleri İnsanda plazma % oranında su. % 6-8 oranında protein, eriyik halde tuzlar, glikoz yağ, amino asitler, karbondioksit, azotlu artıklar ve hormonlar içeren sarımsı beyaz bir sıvıdır. Kan sürekli hareket halinde olduğundan, kan hücreleri plazma içinde dağılmış halde bulunur. Kan vücut dışına çıktıktan kısa bir süre sonra pıhtılaşır. Bu olay bir tüpte gerçekleşmişse bir müddet sonra üstte sarımtırak bir sıvı birikir. Buna serum denir. Alttaki pıhtının mikroskobik yapısı bağ dokusuyla karşılaştırıldığında, Kan hücreleri bağ doku hücrelerine, Fibrin iplikçikleri bağ doku fibrillerine; Üstte kalan serum ise bağ doku zemin maddesine karşılık gelir. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 5 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 6 1

2 Plazma Fiziksel parametreler Proteinler Albümin Fibrinojen Globülin (,, alt grupları) : immünoglobülin (Ig) adı verilir. İmmünoglobülinler, bağışıklık sisteminin işlevsel birimi olan antikorlardır ve plazma hücreleri tarafından salgılanır. Bağışıklıkla ilgili olmayanları karaciğer tarafından sentezlenirler. Bunların başlıcaları: Fibronektin Trasferrin (demir taşır) Serum lipoproteinleri (lipit taşıyan) Şilomikronlar Düşük yoğunluklu lipoproteinler (LDL) Kötü huylu kolestrol Yüksek yoğunluklu lipoproteinler (HDL) - İyi huylu kolestrol Su Protein 6-8 Çeşitli elektrolitler (Na+, K+, Ca+2, Mg+2, Cl-, HCO3, PO4, SO4) Protein dışı azotlu bileşikler (üre, ürik asit, kreatin, kreatinin, amonyum tuzları) 1-2 Düzenleyici maddeler (hormonlar, enzimler) Besinler (glukoz, lipidler, aminoasitler) Kan gazları (oksijen, karbondioksit, azot) Average volume of blood is 5 6 L for males, and 4 5 L for females; Hypovolemia, Hypervolemia Blood accounts for approximately 8% of body weight Viscosity = 4-5 when compared to water whose viscosity is 1 The ph of blood is ; normally, 7.4 Temperature is 38 C, slightly higher than normal body temperature Salinity = 0.85% Osmolarity = 300 mosm Blood is a sticky, opaque fluid with a metallic taste Color varies from scarlet (oxygen-rich) to dark red (oxygen-poor) Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 7 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 8 Kan dokusu hücreleri Kan hücrelerinin kandaki miktarları Alyuvarlar Akyuvarlar Granülositler Lenfosit Monosit Agranülositler Nötrofil Eozinofil Bazofil Trombositler Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 9 Eritrosit Lökosit Trombosit Çap ( m) Sayı (1 mm 3 ) (milyon) (1mm 3 ) (bin) (1 mm 3 ) (bin) Tavuk 12 3,5 28 Köpek 7,3 6,2 9 Kedi 6,2 9,1 10 Domuz 5,3 6,6 15 Sığır 5,1 6,8 8 Koyun 4,1 10,3 12 Keçi 3, At 5,3 7,2 9 İnsan 7-8 :5,2 : 4,7 (Ort.: 5) 5-9 (Ort.: 8) (Ort: 350) Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 10 Kan dokusu hücreleri Alyuvarlar (Eritrositler) Myeloid elemanlar Eritrosit Granülositler Monosit Trombosit Lenfoid elemanlar Lenfositler Aşağı grup omurgalılarda çekirdekli iken, insan dahil olmak üzere memelilerin çoğuda çekirdek yanında Golgi kompleksi Sentriyol Ribozom Mitokondriyumlarını da gelişim süreci içinde kaybetmişlerdir. Hücre Oksijen taşıyıcı özel bir protein olan hemoglobin ile doludur. Normal koşullarda dolaşım sistemi dışına çıkmazlar. Esnek hücrelerdir, bundan dolayı çok küçük kapilerlerden bile rahatlıkla geçebilirler. Dolaşan kandaki ömürleri 120 gün Memeli Çapı (µm) Sayısı (10 6 / mm 3 ) Fil 9.1 Balina 8.2 İnsan 7.5 E: 5.4; K:4.8 Köpek ( ) Kobay ( ) At ( ) Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 11 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 12 2

3 Alyuvarlar (Eritrositler) Alyuvarların şekilleri hayvan türlerine göre de değişir. İnsan dahi bir çok memelide madeni paralar gibi yuvarlak-yassı diskler şeklindedir. Bunların orta kısımları içeriye doğru basıktır (Bikonkavdır). Ancak deve ve Lama da oval şekilli bikonkavdır. Kuş, sürüngen, amfibi ve balıklarda oval şekilli ve bikonvekstir Kandaki miktarları türlere göre değişiklik gösterir. Bir mm 3 insan kanında erkeklerde 5,4 milyon, kadınlarda 4,8 milyon kadar alyuvar bulunur. Ortalama 5 milyon. Bu sayı aynı miktar tavuk kanında 3,5 milyon Kedi kanında 9,1 milyon, keçi kanında ise 14 milyondur. Bununla birlikte alyuvarların kandaki miktarları vücudun ihtiyacına göre artar veya azalabilir. Havasında az miktarda Oksijen bulunan yüksek rakımlarda alyuvar sayısı artar. Alyuvarların büyüklükleri de değişkenlik gösterir. Genel bir ifade olarak en fazla bulunduğu türlerde en küçük, en az bulunduğu türlerde ise en büyüktür. Alyuvarlar (Eritrositler) Çeşitli patolojik durumlarda eritrositlerde sayı, şekil, büyüklük ve hemoglobin miktarı bakımından da değişimler görülebilir. Eritrosit büyüklüğündeki değişkenlik 6 μm den daha küçük Normalden daha büyük Eritrositlerin sayısının normalin altına düşmesi Eritrositlerin sayısının normalden fazla olması haline Plazma yoğunluğunun artmasıyla eritrositlerin büzülerek deniz kestanesi gibi şekil almasına Plazma yoğunluğunun azalması halinde hücre içine sıvı girişi olması ve sonunda hücrenin şişip patlaması, hemoglobinin dışarı çıkması Bazı patolojik durumlarda hücrelerin birbirine yapışıp kümeler oluşturmaları Eritrositlerde şekil farkları bulunmasına Anizostozis Mikrosit Makrosit Anemi (kansızlık) Polisitemi (ertrositoz) Plazmolizis Ekinosit Hemoliz Aglutinasyon poikilositozis Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 13 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 14 Alyuvar oluşumu (eritropoiez) Alyuvar oluşumu (eritropoiez) Çokpotansiyelli hemopoietik kök hücre (PHSC) Çokpotansiyelli ikincil hemopoietik kök hücre (CFU-S) Alyuvar kolonisi oluşturacak üçüncül kök hücre (CFU-E) Pro-eritroblastları yapar. Bazofil eritroblastlar Polikormatofil eritroblastlar Normoblast Retikülosit Son iki evrede mitoz görülmez, sadece farklılaşma vardır. Retikülosit miktarı dolaşımdaki alyuvar miktarının %1 i kadardır. Alyuvarın oluşumu ve dolaşım kanına verilişi böbrekten salgılanan eritropoietin (Glikoprotein) hormonu ile düzenlenir. A hemocytoblast transforms into a committed cell called the proerythro-blast Proerythroblasts develop into early erythroblasts The developmental pathway consists of three phases Phase 1 ribosome synthesis in early erythroblasts Phase 2 hemoglobin accumulation in late erythroblasts and normoblasts Phase 3 ejection of the nucleus from normoblasts when cell has 34% of the Hb it will ultimately have and formation of reticulocytes Reticulocytes then become mature erythrocytes Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 15 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 16 Hemoglobin Hemoglobin Alyuvar kütlesinin yaklaşık olarak % 33 ünü oluşturur. 4 adet polipeptit globin zincirine bağlanan demir (hem) grubundan meydana gelmiştir. 4 farklı polipeptit zinciri: Α, β, Δ, ү(ω) Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 17 HbA 2α, 2β HbA %96 HbA 2 2α, 2Δ HbA 2 %2 HbF 2α, 2Ω HbF %2 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 18 3

4 Hemoglobin Solunum pigmentleri Akdeniz anemisi HbF nin normalden çok olması Orak hücre anemisi Hemoglobinin b zincirinde bir tek aminoasitin değişmesi eritrositlerin orak şeklini almasıyla sonuçlanır. Eritrosit oluşum oranı hemoglobin sentez oranından daha yüksek olduğunda hemoglobin yoğunluğu normalden daha az olan eritrositler üretilmektedir. Böyle eritrositler soluk görünür (hipokromik) Hemoglobin Oksijenle oksihemoglobin Karbondioksitler karbaminohemoglobin Karbonmonoksitle karboksihemoglobin bileşiğini verir Omurgalıların tümünde ve bazı omurgasızlarda demir içeren Hemoglobin Yengeç gibi bazı kabuklular ve yumuşakçalarda bakır içeren Hemosiyanin Halkalı solucanların bazılarında demirli yeşil Klorokrüorin Bazılarında da kırmızı Hemeritrin Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 19 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 20 Yaşlı alyuvarların yıkımı Yaşlı alyuvarların yıkımı Alyuvarların ömrü 120 gün kadardır. Yaşlanan alyuvarlar dalakta makrofajlar tarafından ortadan kaldırılır. Yaşlı alyuvar zarında sialik asit molekülünün azalması, bu hücrelerin dalak, karaciğer ve kemik iliği makrofajları tarafından kolayca tanınarak fagositoz edilmesine neden olur. Makrofajların parçaladığı alyuvarlardan açığa çıkan hemoglobin, hem ve globine ayrılır. Globin protein metabolizmasında kullanılmak üzere amino asitlere dönüşürken; hem, demir ve biliverdine parcalanır. Demir plazma transferrini ile tekrar kemik iliğine taşınır. Biliverdinin bir kısmı karaciğer tarafından bilirubine dönüştürülür. Biliverdin ve bilirubin safra pigmentleri olarak bağırsağa verilir. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 21 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 22 Akyuvarlar (lökositler) Akyuvarlar (lökositler) Akyuvarlar (lökosit) hemoglobin taşımadıklarından renksiz olan hücrelerdir. Kendilerine has çekirdek ve sitoplazmaya sahip olan bu hücreler kan içerisinde yuvarlak veya küremsi şekilde bulunurken doku içinde veya kültür ortamında amip gibi hareket ederler. Bu aktif hareketleri sayesinde damar endotelinden bağ dokusu içerisine girerler. Bu yüzden tüm lökosit tiplerine bağ dokusu içerisinde rastlanır. Lökositlerin damardan dokuya geçmelerine diyapedez denilir. Bir mm 3 kandaki normal lökosit sayısı kadardır. Bu sayı yaşlı ve genç kişilerde değişiklik gösterdiği gibi (gençlerde yaşlılardan daha fazla), aynı kişide günün değişik zamanlarında da farklı olabilir. Patolojik durumlarda lökositlerin artışına lökositoz, azalmasına da lökopeni adı verilir. Apandisit zatürree ve benzeri akut enfeksiyonlarda lökosit savısı 1mm3 kanda kadar olur. Lökosit miktarı sindirim sırasında ve aktif hareketlerden sonra artar. Sayılarının 1 mm 3 kanda 500 ün altınadüşmesi ölüme yol açar. Lösemi (Kan kanseri): Lökosit sayısının kötü huylu artışına denir. Ameboid: pseudopods Diapedesis: cells become thin, elongate and move either between or through endothelial cells of capillaries Chemotaxis: attraction to and movement toward foreign materials or damaged cells. Accumulation of dead white cells and bacteria is pus. Phagocytosis: cellular ingestion of foreign bodies (bact.) Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 23 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 24 4

5 Akyuvarlar (lökositler) Nötrofil granülositler Granülositler: Nötrofil Eozinofil Bazofil Spesifik granülleri Romanovsky türü boya karışımlarıyla nötral veya asidik boyanır Azürofilik granülleri Bazik boyalarla boyanır Tüm lokositlerin % ini oluşturur. Çapları dolaşan kanda: 7 µm, preparatta µm Ömürleri 8 gün (kanda saat; bağ dokusunda 6-7 saat) İki veya daha fazla loblu (2-5) çekirdek Barr cisimciği (Davul tokmağı) ( ) Sitoplazmalarında 2 tip granül vardır Azurofil (Birincil) granüller: Koyu renkli boyanan ve büyük Miyeloperoksidaz, Asit fosfataz, β-glukuronidaz gibi hidrolitik enzim Özel (İkincil) granüller: Açık renkli boyanan ve en küçük Lizozomal enzimler yoktur. Alkalin fosfotaz ve Antibakteriyel etkisi olan fagositin bulunur. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 25 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 26 Nötrofil granülositler Nötrofil granülositler Nötrofiller, patojenik bakteri enfeksiyonlarında vücut savunmasında ilk işlev gören hücrelerdir. Doku içinde amip gibi hareket ederek bakterilere hücum ederler. Nötrofillerin esas görevi fagositoz ve mikroorganizmaların yok edilmesidir Azurofil granüllerin lizozomal hidrolazları mikropları parçalar. Sindirimden sonra, parçalanan yabancı madde ya ekzositozla atılır ya da artık cisimcik denilen zarla kaplı yapılar şeklinde hücrede birikir. Çoğu nötrofil bu olayda ölür. Ölmüş nötrofil ve bakteriler birikerek, doku sıvısıyla birlikte sarımtırak renkli irini oluşturur. Bakteri enfeksiyonu olduğunda bakteri toksinleri kemik iliğine ulaşarak buradan nötrofil yapımını ve salınmasını uyarır. Nötrofıller. vücutta ateşin yükselmesini uyaran ve projen olarak bilinen interlökin-1 (IL-1) de salgılar. Bir bakteriyle karşılaşıldığında buna karşı bir antikor oluşturulur Aynı bakteriyle bir kez daha karşılaşılınca, plazmada hazır bulunan antikor (IgG) bakterinin yüzey antijenine bağlanır. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 27 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 28 Nötrofil granülositler Eozinofil granülositler Nötrofıl lökositlerin azurofil ve özel granüllerinin esas işlevi yabancı organizma ve parçacıkların hücre içi sindirimidir. Ancak, bazı durumlarda fagositik vakuol kapanmadan önce hidrolitik enzimler salınabilir ve bunlar civar dokuya kaçabilir. Bu durum genellikle fagosite edilecek parçacığın çok büyük olduğu ve tam olarak sindirilemeyeceği durumda görülür. Dokuya kaçan enzimler arasında bulunan kollajenaz ve elastaz kollajen ve elastik fıbrilleri parçalarken, proteaz da dokuda önemli derecede hasar yapar. Böylece nötrofiller, korudukları dokulara zaman zaman hasar verebilir. Bu etkiler sonucunda yangı bölgesinde ağrı ve şişme meydana gelir. Tüm lokositlerin % 2-5 ini Çapları dolaşan kanda: 9 µm, preparatta µm 12 günlük ömürlerinin son sekiz gününü bağ dokusunda geçirirler Tipik olarak çekirdeği çift lobludur. Sitoplazmada oval, uzamış şekilli, eozinle boyanan çok sayıda granül bulunur. Elektron mikroskobu incelemelerinde granüllerin merkezinde uzun eksene paralel yerleşmiş birer kristaloid cisimcik yer alır. Bu cisimcik arjinince zengin major bazik protein içerir. Parazit kurtların yok edilmesinde etkili olduğu düşünülmektedir. Ayrıca granüller içinde arisülfataz gibi enzimler de bulunmaktadır. Granül matriksinde ise mast hücreleri ve bazofillerin salgıladığı histamini nötralize eden histaminaz ile Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 29 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 30 5

6 Eozinofil granülositler Bazofil granülositler Yine mast hücreleri ve bazofiller tarafından salgılanan SRS-A (Slow Reacting Substance of Anaphylaxis) maddesinin aktivasyonunu ortadan kaldıran arilsülfataz ve peroksidaz enzimleri bulunmaktadır. Bunlara asit fosfataz, ribonükleaz, β-glukuronidaz, katepsin gibi enzimler de bulunur. Enzimlerin işlevlerinden de anlaşılacağı üzere özellikle alerjik tepkimelerde ve parazitik enfeksiyonlarda sayıları artan hücrelerdir. Alerji ve yangı süreçlerinde oluşan histamin, serotonin ve bradikinin gibi maddelerin etkilerini azalttıkları düşünülmektedir. Normalde fagosite etmedikleri bakterileri antijen-antikor kompleksi oluşunca tanıyıp fagosite ederler. Ayrıca yangı olaylarının şiddetini de denetlerler. Toplam lökositlerin %1 inden de azdır. Nötrofillerle aynı büyüklükte, çapları µm Çekirdek uzunca veya çoğunlukla U veya J harfi şeklinde olmasına karşın diğer granülositlere göre daha az segmentasyon gösterir 2 loblu da olabilir Bazik boyanan granüller loblu çekirdeği örtecek kadar fazladır. Sitoplazmadaki spesifik granüller diğer granülositlerde gözlenenlere oranla daha azdır, şekilleri de düzensizdir. Nötrofil ve eozimofillerden farklı olarak lizozom bulunmamaktadır. Granülleri hidrolitik enzimler, heparan sülfat, histamin, SRS-A içerir. Bazofiller aşırı duyarlılık ve alerji tepkimelerinde mast hücrelerinmin görevlerini tamamlayıcı olarak görev yaparlar. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 31 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 32 Bazofil granülositler ve mast hücreleri Bazofil granülositler Her iki hücrenin granülleri de birbirine benzer. Her iki hücre de plazma hücreleri tarafından salgılanan immünoglobülin (IgE) isimli antikora başlanır. Ancak bu hücreler özdeş değillerdir. Kemik iliğinde farklı kök hücreden gelişirler. Aynı tür canlı da bile ince yapıları farklıdır. Azurofil granüller, bazofıllerin lizozomları olup, diğer lökosit tiplerinde bulunan lizozomal asit hidrolazlarla aynıdır. Bazofiller de mast hücreleri gibi anafilakside önemli rol oynar. Alerjik tepkimelerde-bazofîl granüllerin içeriğinin salınması damar genişlemesine, mukus salgılanmasına sinir uyarılarına ve düz kas kasılmasına yol açarak; astım, egzema ya da anafilaksi gibi doku tepkilerini oluşturur. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 33 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 34 Lenfopoiez (lenfosit oluşumu) Lenfositler Oluşum yerlerine göre T ve B lenfosit olmak üzere iki tip lenfosit vardır. B lenfositler kuşlarda Fabricius kesesi (Bursa fabricii), memelilerde kemik iliği (Bone marrovv) kökenli, T lenfositler ise timus (Thymus) kökenlidir. Çokpotansiyelli hemopoietik kök hücre (PHSC) Çokpotansiyelli ikincil hemopoietik kök hücre (CFU-S) T Lenfosit kolonisi oluşturacak üçüncül kök hücre (CFU-L) kemik iliğini terk ederek timusun korteksine gelir. Burada çoğalır, karakteristik yüzey belirleyicileri oluştuktan sonra farklılaşarak organın medullasına geçer. Burada dalağa, ve sonra kana geçer. B Lenfosit kolonisi oluşturacak üçüncül kök hücre (CFU-L) kemik iliğinde sürekli bölünerek olgunlaşmamış B lenfositleri ve doğal öldürücü hücreleri (NK) meydana getirir. B lenfositlerin gelişimi kemik iliğindeki retiküler hücrelerle ilşkilidir. B lenfositlerin çoğu; lenf düğümlerine, dalağa ve diğer lenfoid organlara göç ederken, NK hücreleri tüm vücut boyunca dağılıp çevre dokularda yabancı hücreleri arar. Lenfositler merkezi sinir sistemi ve kornea hariç her dokuda bulunur. Lökositlerin % i lenfosittir. Boyutlarına ve işlevlerine göre farklı gruplara ayrılan ancak hepsi de yabancı mikroorganizmalar, makromoleküller ve kanserleşmiş hücrelerle savaşta farklı roller üstlenmiş hücrelerdir. Çapları 6-8 µm küçük, 8-12 µm orta µm büyük Dolaşan kanda en fazla bulunanlar küçük lenfositlerdir. Kromatince zengin, küçük, bazen çöküntülü yuvarlak çekirdek, dar bir sitoplazma içinde serbest ribozomları, az sayıda mitokondrileri var En tipik özelliği: dar bir sitoplazma halkası ile kuşatılmış büyük bir çekirdeğinin olması Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 35 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 36 6

7 Lenfositler T ve B lenfositlerin karşılaştırılması Lenfositler işlevsel olarak 2 grupta incelenir. Genel anlamda kemik iliğinden köken alır, ancak farklılaşmalarını değişik vücut kısımlarında tamamlayarak T ve B lenfositlere dönüşürler. Bu tipler ancak yüzeylerindeki farklı tip reseptörlerin belirlenmesini sağlayan immünositokimyasal yöntemlerle ayırt edilirler. Kısa ömürlü B lenfositler humoral (sıvısal) bağışıklıktan sorumlu Uzun ömürlü olan T lenfositler ise hücresel savunmadan sorumludurlar. T Lenfositler Kemik iliğinden köken alır Timusta olgunlaşır Sekonder organlara yerleşir T lenfositler hareketlidir Salgılarına lenfokin adı verilir 3 tipi vardır. Sitotoksik, yardımcı, baskılayıcı T lenfositler Hücresel savunmada rol alır. Nonspesifik esteraz enzimi içerirler B Lenfositler Kemik iliğinden köken alır. bursa Fabriciusta ve kemik iliğinde olgunlaşırlar B lenfositler hareketsizdir Salgıları İmmunglobulindir Sekonder organlara yerleşir. B lenfositlerden Plazma hücreleri farklılaşır Humoral savunmada rol alır Non spesifik esteraz içermezler Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 37 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 38 Lenfositler T lenfositler Vücutta iki tip bağışıklık sistemi vardır: 1) Hücresel bağışıklık, 2) humoral (sıvısal) bağışıklık. Hücresel bağışıklık, sitotoksik ve fagosjtik mekanizmalarla antijenik yabancı hücrelerin yok edilmesidir. Humoral (sıvısal) bağışıklık ise, kan plazmasında antikor adı verilen immunoglobulinlerle yapılan, organizmayı antijenlere karşı koruma işlemidir. T lenfositler hücresel bağışıklıktan, B lenfositler ise humoral bağışıklıktan sorumludur. T lenfositler, önce timusun medüllasına geçer, oradan da dolaşıma katılır. Dolaşım yoluyla ikincil lenfoit organlara (dalak, lenf düğümleri ve foliküllleri, bademcikler) giden T lenfositler, bu organlarda belirgin bölgelerde (dalakta beyaz pulpa, lenf düğümlerinde parakortikal bölge) yerleşerek aylarca hatta yıllarca yaşamlarını sürdürür. Bu bölgelerde antijenle karşılaştıklarında aktive olup gelişir ve büyüyerek lenfoblastlara dönüşür. Lenfoblastlar sürekli bölünüp çoğalarak, hücresel bağışıklıkta etkin rol oynayan Yardımcı T hücreleri (CD4 hücreler), Sitotoksik T hücreleri (katil T lenfositler, CD8 hücreler), Baskılayıcı T hücreleri ve Hafıza hücrelerini oluşturur. T lenfositler, dolaşım kanındaki lenfositlerin % 60-80'ini oluşturur. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 39 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 40 Yardımcı T hücreleri (CD4) Sitotoksik T hücreleri (CD8) Yabancı bir antijene karşı bağışıklık yanıtının oluşmasında işlev gören en önemli hücredir. B lenfositler plazma hücrelerine farklılaşarak antikor sentezler Yardımcı T hücrelerinin iki çeşiti vardır: TH1 hücreleri, makrofajları içlerine aldıkları mikroorganizmaları parçalamaları için aktive ederken; TH2 hücreleri, çoğalmaları ve antikor sentezlemeleri için B lenfositlerini uyarır. AİDS'e neden olan HIV virüsü yardımcı T hücrelerinin (CD4 hücreleri) içine girip çoğalarak bağışıklık yanıtının başlamasını engeller. CD4 hücreleri azalmaya başlar. Normal olarak 1 mikrolitrede 1000 adet olan CD4 hücre sayısının 400'e düşmesi, bağışıklık yanıtında tehlikeli sınırın aşılmasına neden olur. Vücut pek çok patojene karşı kendini koruyamaz. Kişi, böyle bir durumda virüs, bakteri ve mantar gibi fırsatçı enfeksiyonlara neden olan etkenler yüzünden ölür. Hücresel bağışıklıkta etkin rol oynayan hücrelerdir. CD8 T lenfositler ya da CD8 hücreler olarak da tanımlanmaktadır. CD8 T lenfositler enfekte hücreleri öldüren perforin ve fragmentinleri salgılar. Bu maddeler, enfeksiyonlu hasta hücre zarında delik ve yırtıklar oluşturarak içlerine doku sıvısı dolmasına ve hücrelerin ölmesine neden olur. Enfekte hücrelerin bu şekilde öldürülmesiyle virüsün yayılması sınırlanmış olur. Bu öldürücü özellikleri nedeniyle CD8 T lenfositler, katil hücreler ya da sitotoksik (hücre zehirleyen) hücreler olarak da adlandırılır. CD8 T hücreleri, organ nakillerinde ortaya çıkan doku reddinde önemli rol oynayan hücrelerdir. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 41 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 42 7

8 Baskılayıcı T hücreleri Bağışıklık sisteminin aşırı reaksiyon vermesini engeller. Hafıza T hücreleri (CD4 ve CD8 hafıza hücreleri) T lenfositlerin antijenle karşılaştıkları zaman bölünerek oluşturdukları hücre çeşitlerinden birisidir. Dolaşımda aynı antijenle tekrar karşılaşıldığında onu hemen tanır ve kısa zamanda diğer hücrelerin yardımıyla antijen yok edilir. Ömürleri birkaç yıl kadardır. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 43 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 44 Monositler Monositler Dolaşan kanındaki akyuvarların % 3-7'ini oluştururular. En büyük (12-20 µm) akyuvar grubudur. Bağ dokusu ile kemik iliği, lenf düğümleri ve dalak gibi organlarda makrofajlara (histiyosit), osteoklastlara, kuppfer hücrelerine dönüşürler. Çekirdekleri bir kenarlarında hafifçe çukurlaşmıştır. Hücre yaşlandıkça bu çukurluk iyice artar ve çekirdek böbrek veya at nalı şeklini alır. Küçük yoğun azurofilik granüller içerir. Elektron mikroskobu incelemelerinde lizozomlara karşılık geldiği belirlenmiştir. Sitoplazmada ayrıca az miktarda granüllü ve granülsüz endoplazmik retikulum zarları, serbest polizomlar, iyi gelişmiş golgi aygıtları ve çok sayıda mitokondri bulunur. Hücre yüzeyinde çok sayıda mikrovillus ve pinositik vezikül yer alır. Dolaşım yoluyla bağ dokusuna ve lenfoidmyeloid organlara geçen monositler makrofajlara dönüşerek immünokompetan hücrelerle birlikte antijeninin tanınması konusunda görevli olup lenfositlerle işbirliği yaparlar Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 45 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 46 Trombositler (kan pulcukları) Trombositler (kan pulcukları) Kemik iliğindeki poliploid dev hücreler olan megakaryositlerden köken alırlar. Memelilerde kan pulcukları (plateletleri) diğer omurgalılarda trombosit olarak adlandırılırlar. Pıhtılaşmayı uyararak damarlardaki çatlakları onarıp kanın damar dışına çıkmasını engeller. İnsan kanında 1 mm 3 de kadar bulunurlar. Yuvarlak, oval, bikonveks disk veya yassı şekillerde olabilen trombositlerin büyüklükleri 2-3 μm kadardır. Nukleusları yoktur (Memelilerde). Megakaryositlerin periferal kısımlarından kopan küçük sitoplazma parçacıklarıdır. Periferal bölgeleri şeffaf, mavi boyanır Hiyalomer bölge Granüllerin yerleştiği merkez bölgeleri ise mor renkte boyanır Granülomer bölge Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 47 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 48 8

9 Trombositler (kan pulcukları) Kanın pıhtılaşması (koagülasyon) Plazma zarının invajinasyonu ile oluşan bir kanaliküler sisteme sahiptirler. Hücreler arası alanın devamı olan kanaliküller, aktif moleküllerin söz konusu alana geçmesini kolaylaştıran işlevsel yapılaşmalardır. Hiyalomer bölgesinde ikinci bir kanal sistemi daha bulunur. Düzensiz kanalcıklardan oluşur ve yoğun tubüler sistem olarak isimlendirilir. Bu bölgede ayrıca membrana yakın yerleşen aktin miyofilamentleri vardır. Bunlar kan pulcuklarının hareketlerinin ve birbirine yapışmalarını düzenler. Membranın dış yüzeyinde yer alan ve glikoprotein ile GAG larca zengin olan manto tabakası bulunur. Hem yapışmayı hem de adhezyonu kolaylaştırır. Granülomer bölgesinde α, Δ, λ olarak adlandırılan değişik tipte granüller ile birlikte az sayıda mitokondriyum ve glikojen partikülleri vardır. Kanın pıhtılaşması (koagülasyon), K vitamini ve Ca ++ iyonları gibi maddelere de ihtiyaç duyulan karmaşık bir dizi mekanizma ile gerçekleşir. Plateletler kanamayı durdurma görevlerini değişik aşamalarda tamamlarlar: Primer agregasyon aşaması Sekonder agregasyon aşaması Kanın pıhtılaşması aşaması Pıhtının çekilmesi aşaması Pıhtının atılması aşaması Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 49 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 50 Kanın pıhtılaşması (koagülasyon) Kanın pıhtılaşması (koagülasyon) Primer agregasyon aşamasında Damar harabiyetiyle endotel hücrelerin yıkılması sonucu ortaya çıkan subendotelyal kollajen lifler üzerinde plazma proteinleri birikir. Sonra trombositler tıkaç oluşturur. Sekonder agregasyon aşamasında ve granüllerin ekstrasellüler alana geçmesiyle ADP gibi moleküller agregasyonu yeniden uyarırken vazokonstrüktör moleküllerin salgılanması da hasarlı bölgede damarların daralmasını, büzülmesini sağlar. Kanın pıhtılaşma aşamasında Hasarlı damar duvarından, plateletlerden ve plazmadan kaynaklanan çeşitli proteinlerin belirli dizilimde ve ardışık biçimde birbirlerini aktifleştirmesi gerçekleşir. Pıhtılaşmanın esası, plazmada eriyebilen fibrinojen proteinini erimeyen bir fibrin monomerine dönüştürmektir. Protrombinaz enziminin aktivasyonuyla protrombin, trombin + peptid bağları haline döndürülür. Trombin, fibrinojenin monomer fibrin + peptid bağlarına dönüşmesini sağlar. Fibrinojen monomerleri polimerleşerek fibrin oluşturur. Fibrinin meydana getirdiği üç boyutlu ağsı yapı içerisinde lökositler, eritrositler ve plateletler sıkışıp kalır. Oluşan bu yarı katı yapıya kan pıhtısı denir. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 51 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 52 Kanın pıhtılaşması (koagülasyon) Kanın pıhtılaşması (koagülasyon) Pıhtının çekilmesi aşamasında Damar lümeninde bir kabartı oluşturarak lümeni daraltan pıhtı trombositlerin hiyalomer bölgesinde yerleşen aktin filamentleri yardımıyla büzülerek çekilir. Son aşama pıhtının atılması aşaması Hasarlı damar duvarı pıhtıyla kapandıktan sonra yeni doku oluşumuyla onarılır, artık işlevi biten kan pıhtısı da endotel hücreleri tarafından salgılanan plazminojen aktivatörleri yardımıyla plazminojen plazmin dönüşümü yapılarak ve plazmin protelitik özelliği sayesinde eritilir. Plateletlerin delta granüllerinin içeriğini oluşturan lizozomal enzimler de pıhtının ortadan kaldırımasında görev yapar. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 53 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 54 9

10 Kanın pıhtılaşması (koagülasyon) Kanın pıhtılaşması (koagülasyon) Damar bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak meydana gelen kanamanın durması Kan damarları Doku faktörleri Plazma faktörleri Trombositler birlikte görev görür Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 55 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 56 Kan pıhtılaşma faktörleri Hemostazın basamakları (fazları) I Fibrinojen II Protrombin III Doku tromoplastini IV Kalsiyum V Proakselerin VII Prokonvertin VIII Antihemofilik Globulin (AHG) IX Christmas Faktörü, PTC X Stuart-Prower faktörü XI Plazma tromboplastin antesadanı XII Hageman Faktörü XIII Fibrin stabilize edici faktör Faz I: damarların kontraksiyonu Kan akımını azaltmak için, yaralanan damarın kontraksiyonla daralmasıdır Faz II: trombosit tıkacı oluşması Yaralanma yerinde gevşek bir trombosit tıkacı veya beyaz trombüs oluşur Faz III: fibrin ağı (pıhtı) oluşması Kan pıhtılaşması, eritrositler ve fibrinden zengin üçüncü tip bir trombüs olan kırmızı trombüsün oluşmasıdır Faz IV: fibrinoliz (fibrin ağının çözülmesi) Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 57 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 58 Hemeostazis Kan hücreleri - özet Zedelenen damarda kontraksiyon Vasküler yanıt Trombosit birikimi Trombosit aktivasyonu Pıhtılaşmanın aktivasyonu Pıhtı oluşumu Fibrinolizisin aktivasyonu Pıhtı çözülmesi Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 59 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 60 10

11 Kan hücreleri - özet Erythroblastosis fetalis Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 61 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 62 Erythroblastosis fetalis Kan hücrelerinin oluşumu (hematopoiez) Bütün kan hücreleri sınırlı ömürlüdür. Yaşamlarının yalnızca bir kısmını periferal dolaşımda geçirirler. Bir çoğu işlevlerini damar dışında yerine getirir. Ömürlerini tamamlayan ve yok edilen kan hücrelerinin yerine de sürekli olarak yenileri yapılır. Bu yapım ve yıkım olayları yaşam boyu sürüp gider. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 63 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 64 Kan yapımı (hematopoiez) Kan hücrelerinin oluşumu Doğum Öncesi (Prenatal) Kan Yapımı Mezoblastik evre Vitellus Kesesi Mezodermi (2. Hafta) Hepatik evre Karaciğer (6. Hafta) Dalak (8. Hafta) Timus (8. Hafta) Miyeloit evre (3.-5. Ay) Doğum Sonrası (Postnatal) Kan Yapımı Kemik İliği Lenfoid Organlar Hastalık Durumunda Kan Yapımı Ekstramedüllar hemopoiez (Karaciğer + Dalak + Lenf nodları) Alyuvarların oluşumuna eritropoiez denir. Fötal dönemde oluşan alyuvarlar ile memeli hayvanlar dışında diğer omurgalıların alyuvarları çekirdeklidir. Monositlerin oluşumuna monopoiez, Lenfositlerin oluşumuna ise lenfopoiez, Granülositlerin oluşumuna granülopoiez denir Granüllü hücreler nötrofil, eozinofil ve bazofil lökositlerdir. Vücut savunmasında ve korunmasında işlev görürler. Kan pulcuklarının (trombositler) oluşumuna trombopoiez, Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 65 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 66 11

12 Miyeloid Doku (Kemik iliği) Kırmızı kemik iliğinin fonksiyonları Total vücut ağırlığının % 4-5 sını oluşturur. Erginde kırmızı ve sarı olmak üzere iki tiptir. Kırmızı kemik iliği aktif olarak kan hücreleri oluştururken sarı kemik iliğinde dokunun büyük bir kısmı yağ dokusu tarafından işgal edilmiştir. Yetişkinlerde kırmızı kemik iliği esas olarak; Göğüs kemiği (sternum), Kaburgalar, Omurga, Kafatası ve Bazı uzun kemiklerin proksimal epifizlerinde bulunur. Ağsı ve yumuşak bir doku olup çok sayıda hücre içerir. Bunlar; Kan hücrelerinin öncüleri (hematopoetik kök hücreler), Yağ hücreleri, Makrofajlar, Retiküler Hücreler Kan hücrelerinin yapımı Eritrositlerin yıkımı Yıkım sonucu açığa çıkan demirin depolanması İndifferensiye T ve B lenfosit yapımı Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 67 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 68 Miyeloid Doku (Kemik iliği) Sarı kemik iliği Bu hücre tiplerinin oranları yaş, hastalık ve iskelet sisteminin çeşitli bölgelerinde farklılık gösterir. Kan hücrelerinin yapımı ve dolaşıma verilmesinden sorumludur. Bu işlevini doğum öncesi 5. aydan başlayarak ölüme dek sürdürür. Sinüzoid olarak tanımlanan genişlemiş kan damarları arasında hametopoetik hücreler kordonlar halinde yer alır. Sinüzoidlerin çeperleri ise endoteliyal hücrelerden, bazal laminadan ve retiküler hücrelerden oluşur. Retiküler hücreler hematopoetik kordonları kılıf gibi çevreleyip destekler, retiküler fibrilleri oluşturur ve kök hücrelerinin kan hücrelerine farklılaşması aşamasında da görev yaparlar. Kırmızı kemik iliğinde kök hücrelerin dışındaki diğer hücrelerin belirgin bir organizasyonu olmamasına rağmen kan hücrelerinin özelleşmiş tiplerinin adacıklar halinde kümelendiği görülür. Eritrosit kümecikleri sinüs duvarına yakın yerleşirken megakaryositler de sinüs duvarıyla çok yakın konumdadır, granülositler ise daha iç kısımlarda kümelenirler. 4-5 yaşlarına gelindiğinde kırmızı kemik iliğinde yağ hücreleri artmaya başlar. Bunun sonucu olarak iliğin rengi kırmızıdan sarıya dönüşür. Çok sayıda yağ hücresi, makrofaj, indifferensiye mezenkimal hücreler ve retiküler hücreleri içerir. Retiküler lifler çatıyı oluşturur. Depo organıdır, yağdan zengindir. Yedek hemopoetik dokudur. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 69 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 70 Lenfoid Doku Lenfoid Doku Lenfatik sistem bir grup hücre, doku ve organdan oluşan ve antijenlere karşı vücudun savunmasından sorumlu olan özelleşmiş bir bağ dokusu formudur. Sistem; Timüs, Dalak, Lenf düğümleri (nodülleri) ve Diffüz lenfatik dokudan oluşur. Lenfatik sisteme dahil organların genel yapıları benzerdir. Sıkı bağ dokusundan yapılmış bir kapsül ile sarılıdırlar. Retiküler hücre ve fibrillerle desteklenir Kapsülden uzanan trabeküllerle kısımlara bölünmüştür. Timüste veya lenf düğümlerinde olduğu gibi korteks medullar yada Dalakta olduğu gibi beyaz kırmızı pulpa ayrımı belirgindir. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 71 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 72 12

13 Timus Dalak 3. ve 4. faringeal keselerden gelişen, kalbin ve ana damarların önünde bulunan iki loblu lenfoid bir organdır. Aynı zamanda endokrin sistemde içinde de görev yapmaktadır. Kapsülle çevrelenmiş korteks ve medulla kısımlarından oluşur. Başlıca lenfositler M-PIRE sisteme dahil hücreler içerir. Kortekste çok sayıda T lenfositler arasında retiküler hücreler ve az sayıda makrofaj da bulunur. Medullada da aynı hücre kompozisyonu mevcut olmakla beraber retiküler hücreler sayısı fazladır. Medulladaki özgün Hassal cisimcikleri konsantrik yerleşmiş yassı hücrelerin keratinize olarak bozulmasıyla ortaya çıkan korpüsküllerdir. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 73 Vücudun en büyük lenfoid doku topluluğudur. Kırmızı pulpa Kordonlar ve venöz sinüzoidlerinden oluşur. Ömrü biten eritrositleri ayıklar Beyaz pulpa Açık renkli noktacıklar halinde gözlenir. Merkezdeki arteriyolü kuşatan lenfoid doku alanlarından meydana gelir. Arteriyol boyunca çevreleyen tabakada T lenfositler, arteriyolün sonlandığı bölgeyi kuşatan bölgede B lenfositler hakimdir. Beyaz ve kırmızı pulpa arasında genişlemiş kan damarları olan sinüzoidlerin çevresinde lenfositler, retiküler hücreler ve ayrıca makrofazlar gözlenir. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 74 Lenf düğümleri Diffüz lenfoid doku Merkezi sinir sistemi dışında tüm vücuda yayılmış organcıklardır. Görevi; Hücrelerarası sıvının venöz dolaşıma döndürülmesi Vücut savunması Kapsül altındaki kortekslerinde; Retiküler hücre ve fibriller arasında lenfoid foliküller B hücre alanı İnterfoliküler bölgeler ve medullanın önemli bir kısmı da T hücre alanı olarak adlandırılır. Medullada kordonlar halinde B lenfositler ve plazma hücreleri de bulunur. Sindirim borusu Solunum organlarının geçişleri ve Ürogenital bölgelerde Kapsülleri bulunmadan yerleşen serbest lenfoid hücrelerden oluşur. İnce bağırsaktaki Peyer plakaları ve Mukozaların altında yerleşen küçük lenfoid toplulukları bu sınıftadır. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 75 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 76 Tek kökenlilik kuramı (monofiletik teori) Kan yapıcı kök hücreler ve kan yapımı Pluripotent hemopoetik kök hücre (PHSC) Multipotent hemopoetik kök hücre (MHSC) Projenitör hücre (Uni/Bipotent) Prekürsör (Öncül) hücre (Unipotent) Olgunlaşmakta olan hücreler Olgun hücre Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 77 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 78 13

14 Kan yapıcı kök hücreler ve kan yapımı Farklılaşma sırasında kök kücrelerde görülen değişiklikler Kök hücre Projenitör hücre Öncül hücre Olgun hücre POTANS KENDİNİ YENİLEME MORFOLOJİK ÖZELLİKLER MİTOTİK AKTİVİTE BÜYÜME FAKTÖRLERİNİN ETKİSİ İŞLEVSELAKTİVİT E Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 79 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 80 Hematopoezisi denetleyen faktörler Hematopoezisi denetleyen faktörler Hematopoezis fizyolojik ve patalojik süreçlerde değişebilen dengelere uygun biçimde sürdürülür. Hematopoezisin bütün aşamaları Hem mikroçevre, Hem de hormonlar ve uyarı faktörleri tarafından denetlenir. Granüllü lokosit gelişimi için ortamda mutlaka yağ hücreleri olmalı Eritrosit gelişimi için Protein sentezinde gerekli olan maddeler Hemoglobinin yapısına giren demir ve taşınmasını sağlayan protein Diğer faktörler arasında DNA sentezi için B12 vitamini ve bunun emilimi için de folik asit gereklidir. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 81 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 82 Hematopoezisi denetleyen faktörler Hematopoezisi denetleyen faktörler Gelişim süresince glikoprotein yapısında olan ve böbreklerden salgılanan eritropoetin (EPO) hormonu Hem eritroblast oluşturacak kök hücrelerini Hem deeritroblastların bölünme hızlarını artırırken hemoglobin sentezini de yükseltir. Lenfositlerin farklılaşma süreçlerinde timustan sentezlenen timozinler etkilidir. Bazı timozinler: timozin-α, timozin-β, timozin V, timopoietin, timulin, timolenfotropin ve timik faktör X. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 83 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 84 14

15 Hematopoezisi denetleyen faktörler Koloni uyarıcı faktörler (CSF) Lökosit gelişimi için mutlak gereklidirler. M-SCF = monosit, makrofaj ve granülosit etkinliğini uyarır G-SCF= granülositlerin, özellikle nötrofillerin Yukarıdaki faktörler makrofajlar, endotel hücreleri fibroblastlar tarafından sentezlenip salgılanır. GM-SCF= granülositlerin, eozinofil, megakaryosit ve öncü hücrelerin yapımını uyarmaktadır. T lenfositlerden, endotel hücrelerinden ve fibroblastlardan Multi SCF= granülositler, megakaryositler, eritrositler Aktif T lenfositler tarafından salgılanır Bağışıklık sistemi Çok özelleşmiş bir bağ dokusu formudur. Bir grup hücre, doku ve organı kapsar. Bir yandan enfeksiyonlara ve muhtemelen de tümörlere karşı koruma görevi yaparken, Diğer yandan arı sokması ya da basit bir boğaz enfeksiyonu alt etmek için antibiyotik alınması gibi herkesin yaşamı boyunca pek çok kez karşılaştığı durumlarda işlevlerini aşırı biçimde yerine getirmesiyle ölüme varan bir dizi patolojiye de neden olabilir. Kendinden olan ile kendinden olmayanı ayırt edebilme yeteneği vardır. Organizmanın kendisini koruyabilmek için geliştirdiği bütün mekanizmaları ifade eder. Bağışıklık aktif veya pasif olarak, doğuştan kazanılabilir (doğal bağışıklık) veya sonradan edinilebilir (edinilmiş bağışıklık). Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 85 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 86 Bağışıklık sistemi AKTİF BAĞIŞIKLIK PASİF BAĞIŞIKLIK aşı Serum Koruyucudur Laboratuarda yapılır. Zayıflatılmış mikroplardan oluşur. Tedavi edicidir. Sığır veya atın kanından yapılır. Mikroba karşı antikor bulunur. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 87 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 88 Bir molekülün iyi bir antijen olabilmesi için Doğal bağışıklık Molekül organizmaya yabancı olmalı Molekül ağırlığı 10 kda dan fazla olmalı Molekül uzun süre konakta kalabilmeli Kimyasal kompleksiteye sahip olmalı Molekülün yüzeyinde düzenli olarak tekrarlayan prostetik radikallerin bulunması gerekir Elektrik yükü taşımalı Antijen molekülünde, antikorla spesifik bağlantı sağlayan belirli noktaların her birine antijenik determinant denir. Vücudun en öndeki savunma hattıdır. Mikroorganizmalara karşı geliştirilmiştir. Doğumdan itibaren var olduğu için, unsurların ortaya çıkması için bir enfeksiyonun oluşması gerekmez. Deri, Solunum ve sindirim sistemleriyle ürogenital kanalları kaplayan epitelyal bariyerler Fagositler (histiyositler ve nötrofiller) NK hücreleri Bazı plazma proteinleri Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 89 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 90 15

16 Edinilmiş bağışıklık Doğal bağışıklığın aşılması durumunda devreye girer. Bu bağışıklık sisteminin esas hücreleri lenfositlerdir. Lenfositler yabancı hücre ve dokuları, organizmaları, toksinleri ve ayrıca vücudun değişim ve dönüşüme uğramış hücrelerini tanıyan ve etkisizleştiren, ya da yok eden hücrelerdir. Edinilmiş bağışıklık Humoral (sıvısal) bağışıklık, Hücresel bağışıklık olmak üzere iki kısımda incelenebilir. İlki hücre dışı, diğeri hücre içi antijenlere karşıdır. Humoral bağışıklık İlk kez 1960 lı yıllarda kuşların kloaklarında bursa fabricius bölgesinde belirlendikleri için bursa kökenli anlamında B lenfosit olarak tanımlanmışlardır. B lenfositler kemik iliğinde farklılaşırlar. Hücre membranlarında antijen reseptörü olarak görev yapan immünoglobulin molekülleri vardır. Vücuda giren antijene ait belirleyici moleküllerin (determinantların) makrofajlar tarafından ortaya çıkarılması B lenfositlerin uyarılması anlamına gelir. Uyarıyı alan B lenfositler efektör hücreler haline geçerler. Yani bir çok bölünme geçirerek hem çoğalırlar, hem de plazma hücrelerine dönüşerek büyük hücre klonları oluştururlar. Bu arada hepsinin efektör hücreler haline dönüşmedikleri, bazılarının aynı antijenle tekrar karşılaşılması durumunda hızla devreye girmek üzere immünolojik bellek hücreleri olarak ayrıldıkları bilinmektedir. Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 91 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 92 Humoral bağışıklık Humoral bağışıklık Plazma hücrelerine dönüşen B lenfositler immünoglobulinlerin (Ig) sentez ve salınmasından sorumludur. Protein yapısındaki antikorlar olan immünoglobulinler; IgG IgA IgM IgD IgE IgG = Dolaşımdaki immunglobulinlerin %70-75 ini oluşturur. Serum proteinlerinin en uzun ömürlü olanıdır(21 gün) Bakteri enfeksiyonlarına karşı IgA = %15-20 sini oluşturur. Tükrük,lakrimal sıvı ve kolostrumdaki başlıca koruyucu immunglobulindir. Antijenleri ortamdan uzaklaştırarak etkili olur IgM = %10 u oluşturur. Yabancı mikroorganizmaların hücumunda IgD = %1 den daha azını oluşturur. Dolaşımdaki B-lenfositlerde reseptör bölgesi bulunur IgE = Serum düzeyleri oldukça düşüktür. Çeşitli organizmalara ait sporların vücuda girmesiyle veya paraziter enfeksiyonlarda Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 93 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 94 Humoral bağışıklık Plazma hücrelerinin ürettikleri antikorlar antijenlerle birleşerek immün kompleks oluştururlar. İmmün kompleks bir plazma protein sistemi olan kompleman sistemini aktive eder. Kompleman sistemi birden dokuza kadar numaralanan (C1-9) elemanlardan meydana gelir. 1-4 arası numaralanan elemanlar antijenin bağlandığı hücreyi makrofajlara tanıtara fagosite edilmelerini sağlar arası numaralanan elemanlar ise ozmotik lizis işlemiyle yok ederler. Hücresel bağışıklık Hücresel bağışıklığın unsurları Makrofaj Langerhans hücreleri Lenfoid organlardaki diğer tüm dendritik hücreler Karaciğerin kuppfer hücreleri Majör doku uyum antijenleri MHC Sınıf I Sınıf II Sınıf III T lenfositler CD4 + T lenfositlerin rolü CD8 + T lenfositlerin rolü NK hücreleri Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 95 Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 96 16

17 Bağışıklık sistemi Non spesifik savunma mekanizmaları Spesifik savunma mekanizmaları İlk Savunma İkinci Savunma Üçüncü Savunma Deri Mukoza Deri ve mukoza sekresyonu Fagositik beyaz kan hücreleri Antimikrobial proteinler İltihabı cevap T lenfositler B lenfositler Plazma hücreleri Antikorlar Mart 13 Doç. Dr. Hasan KOÇ 97 17

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı

Bio 103 Gen. Biyo. Lab. 1

Bio 103 Gen. Biyo. Lab. 1 GENEL BİYOLOJİ LABORATUVARI 4. Laboratuvar: KAN DOKU Kan dokusunun görevleri 1 Kan dokusunun yapı elemanları 2 Kan grupları 12 İnce yayma kan preparatı tekniği 15 1. GİRİŞ Kan doku, atardamar, toplardamar

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Kan dokusu. Hematokriti hesaplamak için eritrositlerle dolu olan tüpün uzunluğu kanla dolu tüpün uzunluğuna bölünüp, çıkan sonuç 100 ile çarpılır.

Kan dokusu. Hematokriti hesaplamak için eritrositlerle dolu olan tüpün uzunluğu kanla dolu tüpün uzunluğuna bölünüp, çıkan sonuç 100 ile çarpılır. Kan dokusu Kan, hücrelerden ve plazma adı verilen bir sıvıdan oluşmuştur. Hücreler eritrositler (kırmızı kan hücreleri), lökositler (beyaz kan hücreleri) ve trombositlerdir. Hücrelerin % 99 undan fazlasını

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU Doç.Dr. Engin DEVECİ İMMÜN SİSTEM TİPLERİ I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık Fagositik hücreler (makrofajlar, mast

Detaylı

Hematopoetic Kök Hücre ve Hematopoez. Dr. Mustafa ÇETİN 2013-2014

Hematopoetic Kök Hücre ve Hematopoez. Dr. Mustafa ÇETİN 2013-2014 Hematopoetic Kök Hücre ve Hematopoez Dr. Mustafa ÇETİN 2013-2014 Konunun Başlıkları 1. Hematopoetik sistem 2. Hematopoez 3. Hematopoetik kök hücre Karekteristiği Klinik kullanımı Hematopoetik Sistem Hemato

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Olumsuz yanıtları: Alerjiler - normalde zararsız maddelere tepki Otoimmün hastalıklar (Diyabet)(Kendi dokularını yok eder)

ayxmaz/biyoloji Olumsuz yanıtları: Alerjiler - normalde zararsız maddelere tepki Otoimmün hastalıklar (Diyabet)(Kendi dokularını yok eder) Vücut Savunmasını Bağışıklık : potansiyel zararlı yabancı maddelere ve anormal hücrelere karşı vücudun ortaya koyduğu savunma yeteneğidir. Aşağıdaki faaliyetleri gerçekleştirir: virüsler ve bakterilere

Detaylı

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır.

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. SOLUNUM SİSTEMLERİ Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. 1. Dış Solunum Solunum organlarıyla dış ortamdan hava alınması ve verilmesi, yani soluk alıp vermeye

Detaylı

LÖKOSİTLER,ÖZELLİKLERİ. ve İNFLAMASYON. 2009-2010 Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun

LÖKOSİTLER,ÖZELLİKLERİ. ve İNFLAMASYON. 2009-2010 Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun LÖKOSİTLER,ÖZELLİKLERİ ve İNFLAMASYON 2009-2010 Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin Amacı: * Yabancı maddeye karşı savunma? * Lökosit çeşitleri ve miktarları * Lökopoez * Fonksiyonel özellikleri * Monosit-

Detaylı

Dolaşım sistemi (Kardiovasküler sistem) (Systema circulatorium) Dolaşım sisteminin fonksiyonları. Plazma. Kan. Kanın bileşimi

Dolaşım sistemi (Kardiovasküler sistem) (Systema circulatorium) Dolaşım sisteminin fonksiyonları. Plazma. Kan. Kanın bileşimi Dolaşım sistemi (Kardiovasküler sistem) (Systema circulatorium) Dolaşım sistemi (Kardiovasküler sistem) Kan, hücrelere kadar damarlar sistemi ile iletilir. Kanın damar içerisinde akışı için gerekli itici

Detaylı

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI Tıp Fakülteleri Mezuniyet Öncesi İmmünoloji Eğitim Programı Önerisi in hücre ve dokuları ilgi hücrelerini isim ve işlevleri ile bilir. Kemik iliği, lenf nodu, ve dalağın anatomisi,

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

Hücre canlının en küçük yapı birimidir.

Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Bitkilerde bulunan hücredir.bu hücrelerde hücre duvarı bulunduğundan hayvan hücresinden ayrılır. Hücre duvarı vardır. Kofulu büyük ve az sayıdadır. Şekli dikdörtgen

Detaylı

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir.

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop:  Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir. Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Gözümüzle göremediğimiz çok küçük birimleri (canlıları, nesneleri vs ) incelememize yarayan alete mikroskop denir. Mikroskobu ilk olarak bir kumaş satıcısı

Detaylı

KAN FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

KAN FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ KAN FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ Kan Kan damarlarında dolaşan kırmızı renkli sıvıya kan adı verilir. Özellikleri ; Kan sudan daha kalın, daha yapışkan ve daha yoğundur. Sudan 4-5 kata daha yavaş akar.

Detaylı

İmmün Sistemin Yapısı

İmmün Sistemin Yapısı ÜNİTE 10 İmmün Sistemin Yapısı Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Organizmada bağışıklık sistemini oluşturan organlar ile Organizmada bağışıklık olaylarında rol alan hücreler hakkında bilgi edineceksiniz.

Detaylı

Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı

Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı Hücre kurulu laboratuvar programı Laboratuar: Mikroskobik inceleme için dokuların hazırlanması- Preparasyon- Boyama Laboratuar: Işık ve

Detaylı

KAN KAN. Kanın yapısı. Kanın Görevleri 19/11/2015. Kanın Yapısı. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

KAN KAN. Kanın yapısı. Kanın Görevleri 19/11/2015. Kanın Yapısı. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire KAN KAN Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Kan plazma sıvısından ve kan hücrelerinden oluşan, damarlar içinde sürekli dolaşan kırmız renkli akışkan bir dokudur. Bu dokunun organizmada taşıma, düzenleme, savunma

Detaylı

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları Doç. Dr. Ahmet Özaydın Nükleus (çekirdek) ökaryotlar ile prokaryotları ayıran temel özelliktir. Çekirdek hem genetik bilginin deposu hem de kontrol merkezidir.

Detaylı

Doğal Bağışıklık. İnsan doğar doğmaz hazırdır

Doğal Bağışıklık. İnsan doğar doğmaz hazırdır Doğal Bağışıklık 1 Doğal Bağışıklık İnsan doğar doğmaz hazırdır 2 Mikrop vücuda girdiği zaman doğal bağışıklık onunla saatler içinde savaşır. 3 Doğal bağışıklık ikinci görev olarak adaptif immün cevabı

Detaylı

Fertilizasyondan hemen sonraki embriyolojik (Mezoblastik) dönem Mitoz geçiren Totipotent (İlkel) kan hücreleri Kan adacıkları Mezenkim hücreleri Kan adacıkları Embriyonal ve Fötal Dönemde Hematopoez (Kan

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli

ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli ENDOTEL YAPISI VE İŞLEVLERİ Doç. Dr. Esra Atabenli Erdemli Endotel, dolaşım sistemini döşeyen tek katlı yassı epiteldir. Endotel hücreleri, kan damarlarını kan akımı yönünde uzunlamasına döşeyen yassı,

Detaylı

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER Endotel Damar duvarı ve dolaşan kan arasında tek sıra endotel hücresinden oluşan işlevsel bir organdır Endotel en büyük endokrin organdır 70 kg lik bir kişide, kalp kitlesix5

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler KAN VE EGZERSİZ KAN VE EGZERSİZ ASİT-BAZ DENGESİ VE EGZERSİZ - Damarlarda dolaşan kırmızı renkli sıvıya kan adı verilir. - Vikoz bir sıvıdır. - Sudan daha koyu ve yoğundur. - Suyun vizkositesi 1.0 - Kanın

Detaylı

İnsanda Dolaşım Sistemi ve Vücudun Savunulması

İnsanda Dolaşım Sistemi ve Vücudun Savunulması İnsanda Dolaşım Sistemi ve Vücudun Savunulması A. DOLAŞIM SİSTEMİ Gelişmiş canlılarda hücrelerin gereksinim duydukları maddeleri hücreye taşıyan, hücrede oluşan artıkları hücreden uzaklaştırarak sabit

Detaylı

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya

Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya Dr. M. Emin KAFKAS İnönü Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2015/Malatya Outline (İzlence) 1. Hafta Biyokimya Nedir? Organizmadaki Organik Bileşiklerin Yapısı. 2. Hafta Enerji Sistemleri 3. Hafta

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I Dekan Baş Koordinatör Dönem I Koordinatörü Dönem I Koordinatör Yardımcısı Dönem I Koordinatör Yardımcısı Kurulun

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ CEVAP 1: (TOPLAM 9 PUAN) 1.1: Eğer terleme ve su emilimi arasındaki ilişkide ortam sıcaklığının etkisini öğrenmek istiyorsa; deneyi aynı sayıda yaprağa sahip aynı tür

Detaylı

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ 2009-2010,Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin amacı Eritrositlerin yapısal özellikleri Fonksiyonları Eritrosit yapımı ve gerekli maddeler Demir metabolizması Hemoliz Eritrosit

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri KAS DOKUSU Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri Kasın Fonksiyonu Hareket Solunum Vücut ısısının üretimi İletişim Organların kontraksiyonu

Detaylı

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır.

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır. CANLILARDA ENERJİ Besinlerin Enerjiye Dönüşümü Besin öğeleri: Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, mineraller Besin maddelerindeki bu öğelerin vücut tarafından kullanılabilmesi için sindirilmesi

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN Bağışık Sistemler Bağışıklık sistemi insan vücudunun hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan

Detaylı

KOAGÜLASYON TESTLERİ

KOAGÜLASYON TESTLERİ KOAGÜLASYON TESTLERİ Koagülasyon nedir? Pıhtı oluşumudur; Örneğin, kanın pıhtılaşması. Koagülasyon; kandaki birçok protein veya koagülasyon faktörünün kimyasal reaksiyonu sonucu fibrin formasyonu ile sonuçlanan

Detaylı

Kan Fizyolojisi Dr. Mehmet İNAN

Kan Fizyolojisi Dr. Mehmet İNAN Kan Fizyolojisi Dr. Mehmet İNAN 1 Ekstrasellüler sıvının (hücre dışı sıvısı) bir parçası olan kan, plazma adı verilen sıvı ortam içinde kan hücrelerinin (eritrosit, lökosit, trombosit) süspansiyon halinde

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

Kemik İliği Ne İşe Yarar? Turkish Edition

Kemik İliği Ne İşe Yarar? Turkish Edition Kemik İliği Ne İşe Yarar? Turkish Edition Kemik İliği Ne İşe Yarar? Resimler: Kirk Moldoff Çeviri: Dr. Zulkhumor Yunusova, Taşkent, Özbekistan. The Myelodysplastic Syndrome Foundation, Inc. tarafından

Detaylı

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE www.benimdershanem.esy.es Bilgi paylaştıkça çoğalır. BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE HÜCRE Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikler gösterebilen en küçük birimidir. Atomların molekülleri,

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 Canlıların prokaryot ve ökoaryot olma özelliğini hücre komponentlerinden hangisi belirler? MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 B. Stoplazmik membran C. Golgi membranı D. Nükleer membran E. Endoplazmik retikulum

Detaylı

Şekil ve fonksiyonları benzer olan belli bir görevi yapmak üzere bir araya gelmiş hücre gruplarına doku denir. Hücreler dokuları,dokular da bir araya

Şekil ve fonksiyonları benzer olan belli bir görevi yapmak üzere bir araya gelmiş hücre gruplarına doku denir. Hücreler dokuları,dokular da bir araya Şekil ve fonksiyonları benzer olan belli bir görevi yapmak üzere bir araya gelmiş hücre gruplarına doku denir. Hücreler dokuları,dokular da bir araya gelerek organları,organlar ise organ sistemlerini oluştururlar.

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

Düz Kas. Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Mesane. Uterus. İnce bağırsak

Düz Kas. Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Mesane. Uterus. İnce bağırsak Nerede???? İçi boş organların duvarı, Kan damarlarının duvarı, Göz, Kıl follikülleri. Düz Kas Mesane Uterus İnce bağırsak Düz Kas İşlevleri İstemsiz kasılma Bazı düz kas hücreleri kollajen, elastin, glikozaminoglikan,

Detaylı

DESTEK ve HAREKET SİSTEMİ. Kemiklerin Görevleri: - Destek ve hareket sistemimiz: iskelet sistemi, eklemler ve kas sisteminden meydana gelir.

DESTEK ve HAREKET SİSTEMİ. Kemiklerin Görevleri: - Destek ve hareket sistemimiz: iskelet sistemi, eklemler ve kas sisteminden meydana gelir. DESTEK ve HAREKET SİSTEMİ - Destek ve hareket sistemimiz: iskelet sistemi, eklemler ve kas sisteminden meydana gelir. İskelet Sistemi - İskelet sisteminin oluşturan yapılar kemiklerdir. - Kemikler şekillerine

Detaylı

DOĞAL İMMÜNİTE. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı

DOĞAL İMMÜNİTE. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı DOĞAL İMMÜNİTE Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Bağışıklık? Konağın kendisinden yapısal olarak fark gösteren bir maddeyi yabancı olarak algılaması

Detaylı

Sfingozin türevi membran lipidleri

Sfingozin türevi membran lipidleri Dr. Suat Erdoğan Sfingozin türevi membran lipidleri Sfingolipidler Sfingomyelin Glikolipidler Kolesterol ve Steroidler Bu tür lipidler gliserol içermezler Yapıda bir amino alkol olan sfingozin bulunur

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

Özofagus Mide Histolojisi

Özofagus Mide Histolojisi Özofagus Mide Histolojisi Sindirim kanalını oluşturan yapılar Gastroıntestınal kanal özafagustan başlayıp anüse değin devam eden değişik çaptaki bir borudur.. Ağız, Farinks (yutak), özafagus(yemek borusu),

Detaylı

Homeostaz. Pıhtılaşma Sisteminin Fizyolojisi ve Farmakolojik Modülasyonu. Serin proteaz 27.09.2014

Homeostaz. Pıhtılaşma Sisteminin Fizyolojisi ve Farmakolojik Modülasyonu. Serin proteaz 27.09.2014 Homeostaz Pıhtılaşma Sisteminin Fizyolojisi ve Farmakolojik Modülasyonu Dr. M. Cem Ar İç Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı Yaşamın devamını sağlamak için organizmanın düzenleyici sistemler

Detaylı

EDİNSEL BAĞIŞIKLIK MEKANİZMASI

EDİNSEL BAĞIŞIKLIK MEKANİZMASI EDİNSEL BAĞIŞIKLIK MEKANİZMASI 2009-2010, Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin amacı; Edinsel bağışıklık ve komponentleri Hücresel bağışıklık Humoral bağışıklık NK hücreleri İmmün sistem bozuklukları http://outreach.mcb.harvard.edu/animations/cellmediated.swf

Detaylı

DOĞAL BAĞIŞIKLIK. Prof. Dr. Dilek Çolak

DOĞAL BAĞIŞIKLIK. Prof. Dr. Dilek Çolak DOĞAL BAĞIŞIKLIK Prof. Dr. Dilek Çolak 1 DOĞAL BAĞIŞIKLIK İkinci savunma hattı birinci hat: fiziksel bariyerler Kazanılmış bağışık yanıtın aktivatörü ve kontrolörü 2 DOĞAL BAĞIŞIKLIK Kompleman proteinleri

Detaylı

Hücre çekirdeği (nucleus)

Hücre çekirdeği (nucleus) Hücre çekirdeği (nucleus) Toplam hücre hacmının 1/20-1/10'unu kapsar. Değişik hücrelerde mekanik etkilerle, yer ve şekil değiştirebilir, bu nedenle hücrelerde farklı şekillerde görülebilir. Çekirdek, hücre

Detaylı

(ZORUNLU) MOLEKÜLER İMMÜNOLOJİ I (TBG 607 TEORİK 3, 3 KREDİ)

(ZORUNLU) MOLEKÜLER İMMÜNOLOJİ I (TBG 607 TEORİK 3, 3 KREDİ) T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TIBBİ BİYOLOJİ VE GENETİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL (ZORUNLU) MOLEKÜLER

Detaylı

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONLARI TİP I TİP II TİPII TİPIII TİPIV TİPIV TİPIV İmmün yanıt IgE IgG IgG IgG Th1 Th2 CTL Antijen Solübl antijen Hücre/

Detaylı

Bağışık Yanıtta Rol Oynayan Doku, Organ ve Hücreler

Bağışık Yanıtta Rol Oynayan Doku, Organ ve Hücreler Bağışık Yanıtta Rol Oynayan Doku, Organ ve Hücreler Dr.Cumhur Özkuyumcu Bağışıklıkta rol oynayan hücreler vücudumuzda bulunan çeşitli doku ve organlarda yer alırlar. Bu hücrelerin tamamının ilk kaynağı

Detaylı

SİTOPLAZMA VE ORGANELLER

SİTOPLAZMA VE ORGANELLER SİTOPLAZMA VE ORGANELLER Sitoplazma, hücre iskeleti, organeller ve bunların içinde yer aldığı koyu kıvamlı sıvı kısımdan ( sitozol, sitoplazma) oluşur. ORGANELLER 1. Mitokondri 2. Plastitler 3. Ribozom

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

madde2 Transport protein Transport protein

madde2 Transport protein Transport protein Terimler Uniport taşınma Hücre zarına yerleşmiş bir transport proteinin tek bir maddeyi tek yönde taşıması. Taşınan maddeye göre pasif veya aktif olarak gerçekleşir madde Transport protein Simport taşınma

Detaylı

Karbonhidrat, protein, ya gibi besin maddelerinin yapı ta larına parçalanmasına, sindirim adı verilir. Sindirim iki a amada gerçekle ir.

Karbonhidrat, protein, ya gibi besin maddelerinin yapı ta larına parçalanmasına, sindirim adı verilir. Sindirim iki a amada gerçekle ir. Karbonhidrat, protein, ya gibi besin maddelerinin yapı ta larına parçalanmasına, sindirim adı verilir. Sindirim iki a amada gerçekle ir. Mekanik Sindirim: Besinlerin dil, di ve kaslar yardımı ile küçük

Detaylı

DOLAŞIM VE VÜCUT SAVUNMASI

DOLAŞIM VE VÜCUT SAVUNMASI DOLAŞIM VE VÜCUT SAVUNMASI Tek hücreli canlılarda ve çok hücreli olup da hücreleri dış ortamla sıkı ilişkide olan canlılarda (hidra, planarya) özel bir dolaşım sistemi yoktur. Çünkü bunlarda gerekli maddeler

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

KAN BİLEŞENLERİNİN TANIMI. Uzm.Dr.Rana İÇEL SUCU Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kan Merkezi Müdürü Enf. Hast. Ve Kl. Mik. Uzm.

KAN BİLEŞENLERİNİN TANIMI. Uzm.Dr.Rana İÇEL SUCU Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kan Merkezi Müdürü Enf. Hast. Ve Kl. Mik. Uzm. KAN BİLEŞENLERİNİN TANIMI Uzm.Dr.Rana İÇEL SUCU Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kan Merkezi Müdürü Enf. Hast. Ve Kl. Mik. Uzm. 1 KANIN BİLEŞİMİ FİZYOLOJİK ÖZELLİKLERİ ve HEMATOPOEZ 2 Dersin Amacı

Detaylı

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Bitkilerin Yapısı Biyoloji Ders Notları A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Karasal bitkiler iki organ sistemine sahiptir. Toprakların su ve mineral alınmasını sağlayan toprak altı kök sistemi ve gövde,

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

DERİ VE EKLERİ. Doç. Dr. Belgin CAN

DERİ VE EKLERİ. Doç. Dr. Belgin CAN DERİ VE EKLERİ Doç. Dr. Belgin CAN DERİ İki tabakadan oluşur Epidermis Gövdenin dış yüzünü örten boynuzlaşan çok katlı yassı epitel dokusudur. Dermis Gevşek ve sıkı bağ dokusundan oluşan kalın bağ dokusudur.

Detaylı

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır.

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun boşluğu iki delikle dışarı açılır. Diğer taraftan

Detaylı

Çekirdek 4 bölümden oluşur Çekirdek zarı: karyolemma Kromatin: Chromatin Çekirdekcik: Nucleolus Çekirdek sıvısı: karyolymph

Çekirdek 4 bölümden oluşur Çekirdek zarı: karyolemma Kromatin: Chromatin Çekirdekcik: Nucleolus Çekirdek sıvısı: karyolymph NUKLEUS Bir hücrenin tüm yapılarının ve etkinliklerinin kodlandığı kromozomu Ayrıca, DNA sını dublike edecek ve 3 tip RNA yı ribozomal (rrna), haberci (mrna) ve transfer (trna)-sentezleyecek ve işleyecek

Detaylı

00220 Gıda Biyokimyası

00220 Gıda Biyokimyası 00220 Gıda Biyokimyası Hazırlayan: Doç.Gökhan DURMAZ 00220 Gıda Biyokimyası-Şubat 2013 1 Bu notların hazırlanmasında aşağıdaki eserlerden yararlanılmıştır; Biyokimya, Engin Gözükara, Nobel Tip Kitabevi,

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

İnsanda Destek ve Hareket Sistemi

İnsanda Destek ve Hareket Sistemi İnsanda Destek ve Hareket Sistemi A. HAYVANLARDA DESTEK VE HAREKET Canlı vücuduna desteklik görevi yapan, vücudun çeşitli kısımlarını koruyan ve hareketi sağlayan sisteme destek ve hareket sistemi denir.

Detaylı

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı İlhan Onaran Doku organisazyonu: Hücrelerin bağlanması 1- Hücre-matriks bağlantıları: ekstraselüler matriks tarafından hücrelerin bir arada tutulması 2- Hücre-hücre

Detaylı

ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER. Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı

ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER. Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Bu derste amaçlanan öğrencilerle; Glikokortikoid hormonların (GKH) sentez ve salgılanmasını, organizmadaki hücre,

Detaylı

DOLAŞIM VE VÜCUDUN SAVUNULMASI AÇIK DOLAŞIM:

DOLAŞIM VE VÜCUDUN SAVUNULMASI AÇIK DOLAŞIM: DOLAŞIM VE VÜCUDUN SAVUNULMASI Çok hücreli organizmalarda besin ve oksijenin hücrelere iletilmesi ile boşaltım maddelerinin vücut dışına atılması taşıma ve dolaşım sistemleriyle yapılır. Yüksek yapılı

Detaylı

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi Homeostasi - Değişen dış koşullara rağmen nispeten sabit bir iç fizyolojik ortamı sürdürme sürecidir. -Böylece vücut organlarının, normal sınırlarda verimli bir şekilde çalışması sağlanır. İki ana kontrol

Detaylı

Organizmaların vücuduna desteklik yaparak kendilerine özgü şekillerinin oluşmasını sağlayan yapılara destekleyici yapılar denir.

Organizmaların vücuduna desteklik yaparak kendilerine özgü şekillerinin oluşmasını sağlayan yapılara destekleyici yapılar denir. İSKELET ve KAS SİSTEMLERİ İSKELET SİSTEMLERİ Organizmaların vücuduna desteklik yaparak kendilerine özgü şekillerinin oluşmasını sağlayan yapılara destekleyici yapılar denir. A. İSKELET ÇEŞİTLERİ Hayvanların

Detaylı

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler MBG 111 BİYOLOJİ I 3.1.Karbon:Biyolojik Moleküllerin İskeleti *Karbon bütün biyolojik moleküllerin omurgasıdır, çünkü dört kovalent bağ yapabilir ve uzun zincirler

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

GENEL ÖZELLİKLERİ: Tüm canlılarda sudan sonra en fazla bulunan moleküllerdir. Canlının kuru ağırlığının %50 si proteindir. Oldukça büyük ve kompleks

GENEL ÖZELLİKLERİ: Tüm canlılarda sudan sonra en fazla bulunan moleküllerdir. Canlının kuru ağırlığının %50 si proteindir. Oldukça büyük ve kompleks PROTEİNLER GENEL ÖZELLİKLERİ: Tüm canlılarda sudan sonra en fazla bulunan moleküllerdir. Canlının kuru ağırlığının %50 si proteindir. Oldukça büyük ve kompleks maddelerdir. Hücrede ribozom organelinde

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

Şekil : Açık Dolaşım Şeması

Şekil : Açık Dolaşım Şeması DOLAŞIM SİSTEMLERİ Çok hücreli canlılarda, alınan besinlerin ve oksijenin hücrelere ulaştırmak ve artık maddeleri dokulardan uzaklaştırmak için bir taşıma sistemine ihtiyaç vardır. Hayvanlarda bu işlemleri

Detaylı

YAŞLI FİZYOLOJİSİ. Seray ÇAKIR 0341110005

YAŞLI FİZYOLOJİSİ. Seray ÇAKIR 0341110005 YAŞLI FİZYOLOJİSİ Seray ÇAKIR 0341110005 Yaşlının Vücut Bileşimi İnsanda, kas yapısı ve gücü 25 yaşında doruğa ulaşır. Bu yaşlarda kadınların ortalama vücut ağırlığının %37 si, erkeklerin %45 i kadarını

Detaylı

Y. pestis, Y. pseudotuberculosis, Y. enterocolitica

Y. pestis, Y. pseudotuberculosis, Y. enterocolitica Yersinia Enterobacteriaceae ailesindedir Y. pestis, Y. pseudotuberculosis, Y. enterocolitica Y.frederiksenii, Y.kristensenii,Y.intermedia Yersinia pestis Veba hastalığının etkeni (Kara ölüm) İlk pandemi

Detaylı

2) Kolekalsiferol (D 3)

2) Kolekalsiferol (D 3) Sunum İçeriği Öğretim Görevlisi :Yrd.Doç.Dr.Bekir ÇÖL Hazırlayan ve Sunan : Fulya ÇELEBİ Konu : D Vitamini 31/10/2008 D vitamini formları kaynaklarına genel bakış Deride ve vücutta D vitamini sentezi İnce

Detaylı

GELECEĞĠN KAN BAĞIġÇILARININ KAZANIMI ĠÇĠN TEKNĠK DESTEK PROJESĠ

GELECEĞĠN KAN BAĞIġÇILARININ KAZANIMI ĠÇĠN TEKNĠK DESTEK PROJESĠ GELECEĞĠN KAN BAĞIġÇILARININ KAZANIMI ĠÇĠN TEKNĠK DESTEK PROJESĠ Kan Bağışı LİSELER İÇİN BİLGİLENDİRME SEMİNERİ Kahraman olmak için ne yapmak lazım? Sadece 15 dakikanızı ayırarak hiç tanımadığınız 3 insanın

Detaylı

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010 IV. Kurul Gastrointestinal Sistem ve Metabolizma IV. Kurul Süresi: 5 hafta IV. Kurul Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2010 IV. Kurul Bitiş ve Sınav Tarihi: 22 23 Mart 2010 Ders Kurulu Sorumlusu: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Deri 05.10.2015. Deri nedir? Derinin Fonksiyonları. Derinin Tabakaları

Deri 05.10.2015. Deri nedir? Derinin Fonksiyonları. Derinin Tabakaları Deri nedir? Deri Bir yetişkinin vücut ağırlığının %15-20 sini oluştururn (4-5 kg). Süreklidir ve mukoz membran olarak vücut yüzeyinin tamamında yer alır (1.8-2.0 m 2 ). Kalınlığı 0.5-2.0 mm arasında değişir.

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

KANAMA BOZUKLUKLARI DR ALPARSLAN MUTLU

KANAMA BOZUKLUKLARI DR ALPARSLAN MUTLU KANAMA BOZUKLUKLARI DR ALPARSLAN MUTLU GENEL BAKIŞ Kan ve dokularda pıhtılaş ayı etkileyen elliden fazla madde (şi dilik) ulu uştur Bu ları azıları pıhtılaş ayı sağlar(prokoagülan) Diğerleri pıhtılaş ayı

Detaylı

Kaslar, canlı organizmada hareket sistemini meydana getiren yapılardandır. Kasların en önemli özellikleri uzayıp kısalma yeteneğine sahip olmalarıdır.

Kaslar, canlı organizmada hareket sistemini meydana getiren yapılardandır. Kasların en önemli özellikleri uzayıp kısalma yeteneğine sahip olmalarıdır. KAS SİSTEMLERİ Kaslar, canlı organizmada hareket sistemini meydana getiren yapılardandır. Kasların en önemli özellikleri uzayıp kısalma yeteneğine sahip olmalarıdır. Kas Dokusunun Karakteristikleri: 1.

Detaylı

9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı

9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı 9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı Bu kitap Bilkent Universitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, CTE 504 Material Design dersi için, Elif Şengün, Hilal Şener ve Rükiye Altın tarafından 2010-2011 akademik

Detaylı

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var.

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var. HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var. HÜCRE ZARININ GÖREVLERİ Hücre içini çevresinden ayırır Hücrenin iç bölümlerini belirler Proteinlere bağlı

Detaylı

ĐÇERĐK. Vitamin B6 Formları. LOGO www.themegallery.com. Tarihsel Bakış. Yapısal Formüller. 4 Piridoksin Piridoksal Piridoksamin Piridoksal-fosfat

ĐÇERĐK. Vitamin B6 Formları. LOGO www.themegallery.com. Tarihsel Bakış. Yapısal Formüller. 4 Piridoksin Piridoksal Piridoksamin Piridoksal-fosfat LOGO ĐÇERĐK Tarihsel Bakış B6 Vitamininin Genel Özellikleri Kimyasal Ve Biyolojik Fonksiyonları Biyokimyasal Fonksiyonları YRD. DOÇ. DR. BEKİR ÇÖL SUNAN: DUYGU BAHÇE Emilim, Transport ve Metabolizma İmmün

Detaylı

RİBOZOM YAPI, FONKSİYON BİYOSENTEZİ

RİBOZOM YAPI, FONKSİYON BİYOSENTEZİ RİBOZOM YAPI, FONKSİYON VE BİYOSENTEZİ Ribozom Palade adlı araştırıcı tarafından elektron mikroskop ile tanımlanmıştır. Viruslar hariç tüm canlılarda bulunan bir membranla çevrili olmayan organellerdir.

Detaylı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 8.Hafta ( 03-07 / 11 / 2014 ) FETUS FİZYOLOJİSİ 1.Embriyonun Gelişmesi 1.) Plasenta 2.) Amnion Kesesi ve Amnion Sıvısı Slayt No: 9 1.) EMBRİYONUN GELİŞMESİ

Detaylı

Kan Liflerinin Biyokimyası

Kan Liflerinin Biyokimyası Handan Yavuz Adil Denizli Kan Liflerinin Biyokimyası Kırmızı kan hücreleri fibrin ipliklerinden oluşan bir ağa yakalanmış böylece kan kaybı oluşmamış. Örümcek ipeği çok sert, bir o kadar hafif, olağanüstü

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM HÜCRE ZARINDA TAŞINIM Yrd. Doç. Dr. Aslı AYKAÇ YDÜ TIP FAKÜLTESİ BİYOFİZİK AD Küçük moleküllerin zardan geçişi Lipid çift tabaka Polar moleküller için geçirgen olmayan bir bariyerdir Hücre içindeki suda

Detaylı