ÇOCUKLUK ÇAĞI AKUT LÖSEMĐLERĐNDE FLT3 (FMS-Like Tyrosine Kinase 3) MUTASYONLARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇOCUKLUK ÇAĞI AKUT LÖSEMĐLERĐNDE FLT3 (FMS-Like Tyrosine Kinase 3) MUTASYONLARI"

Transkript

1 T.C. ÇUKUROVA ÜNĐVERSĐTESĐ TIP FAKÜLTESĐ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABĐLĐM DALI PEDĐATRĐK HEMATOLOJĐ BĐLĐM DALI ÇOCUKLUK ÇAĞI AKUT LÖSEMĐLERĐNDE FLT3 (FMS-Like Tyrosine Kinase 3) MUTASYONLARI Dr. Göksel LEBLEBĐSATAN TIPTA YANDAL UZMANLIK TEZĐ TEZ DANIŞMANI Prof. Dr. Yurdanur KILINÇ ADANA, 2008 I

2 TEŞEKKÜR Bu araştırma esnasında her aşamada büyük katkı ve desteğini gördüğüm değerli hocam Sayın Prof. Dr. Yurdanur Kılınç a, istatistiksel değerlendirmelerde danışmanlık yapan Prof. Dr. Nazan Alparslan a, örneklerin toplanması esnasında büyük yardımları geçen tüm Pediatri asistanlarına, Pediatrik Hematoloji servis ve poliklinik hemşirelerine, ve çalışma esnasında bana yardımlarını esirgemeyen Sayın Prof. Dr. Bülent Antmen ve Doç. Dr. Đlgen Şaşmaz a ve laboratuarında çalışma imkanı bulduğumuz Doç. Dr. Mustafa Yılmaz ve laboratuar çalışanlarına teşekkürü borç bilirim. I

3 ĐÇĐNDEKĐLER TEŞEKKÜR... I ĐÇĐNDEKĐLER... II TABLO LĐSTESĐ... IV ŞEKĐL LĐSTESĐ... V KISALTMA LĐSTESĐ... VI ÖZET... VII ABSTRACT... VIII 1. GĐRĐŞ VE AMAÇ GENEL BĐLGĐLER Akut Lenfoblastik Lösemi Klinik Karakteristikleri Mediastinal Bulgular Genitoüriner Bulgular Đskelet Sistemi Bulguları Gastrointestinal Sistem Bulguları Göz Bulguları Kardiopulmoner Bulgular Cilt Bulguları Laboratuar Bulgular Prognostik Faktörler Tedavi Akut Miyeloid Lösemi Klinik Karakteristikleri Sınıflama Đmmünfenotip Moleküler Genetik Prognostik Faktörler Tedavi FLT3 (FMS-Like Tyrosine Kinase 3) Normal Hematopoezde FLT FLT3 Ligand FLT3 Reseptör FLT3 Reseptör Ekspresyonu FL nin Diğer Sitokinlerle Sinerjisi FLT3 Reseptör Uyarılması Lösemilerde FLT FLT3 Đnternal Tandem Duplikasyon Mutasyonu FLT3 te Tek Amino Asit Mutasyonları FLT3 Mutant Sinyalleşme FLT3 ve Hücre Farklanması FLT3 Fosfatazlar FLT3 ve Đn Vivo Lösemi Modelleri FLT3 Mutasyonlarının AML de Klinik Anlamı FLT3 Đnhibitörleri Direnç II

4 3. GEREÇ VE YÖNTEM Örnek Toplama DNA Đzolasyonu RealTime PCR Çalışması Đstatistiksel Yöntemler BULGULAR TARTIŞMA SONUÇLAR KAYNAKLAR ÖZGEÇMĐŞ III

5 TABLO LĐSTESĐ Tablo No Sayfa No Tablo 1. Akut Lösemili Çocuklarda Bulgu ve Belirtiler Tablo 2. Çocukluk Çağı Akut Lenfoblastik Lösemi Tanısında Gerekli Ana Taramalar Tablo 3. Akut Lenfoblastik Lösemide FAB Sınıflaması....9 Tablo 4. Đmmunofenotipik B-Linage ALL Sınıflaması Tablo 5. T-Hücre ALL Đmmünofenotipik Sınıflama Tablo 6. Akut Lenfoblastik Lösemi Tedavisinde Prognostik Faktörler Tablo 7. ALL Ve AML nin Morfolojik Özellikleri Tablo 8. AML FAB Alt Tipleri Đle Đmmünolojik Yüzey Markırları Đlişkileri Tablo 9. ALL Olgularının Demografik Verileri ve FLT3 Mutasyon Varlığı Tablo 10. AML Olgularının Demografik Verileri ve FLT3 Mutasyon Varlığı Tablo 11. ALL ve AML Olgularının Verilerinin Karşılaştırılması IV

6 ŞEKĐL LĐSTESĐ Şekil No Sayfa No Şekil 1. FLT3 reseptörü Şekil 2. FLT3 ile ilgili Lösemi patogenezinde etkili yolaklar Şekil 3. Hasta gruplarında yaş (yıl) dağılımı Şekil 4. ALL ve AML hasta gruplarında Hb(g/dl) dağılımı Şekil 5. ALL ve AML hasta gruplarında Lökosit(/mm 3 ) dağılımı Şekil 6. ALL ve AML hasta gruplarında Trombosit (/mm 3 ) dağılımı Şekil 7. ALL ve AML hasta gruplarında FLT3 mutasyon dağılımı V

7 KISALTMA LĐSTESĐ ALL : Akut Lenfoblastik Lösemi AML : Akut Myeloblastik Lösemi FAB : French, American, British CD : Clusters of Differansion PCR : Polimerase Chain Reaction WBC : White Blood Cell mrna : Messenger Ribonucleic Acid Hb : Hemoglobin Htc : Hematokrit Plt : Platelet NHL : Non Hodgkin Lenfoma MDS : Myelodysplastik Sendrom FLT3 : FMS-like tyrosine kinase 3 FLT3/TKD : FMS-like tyrosine kinase 3/Tirozin Kinaz Domain FLT3/ITD : FMS-like tyrosine kinase 3/Internal Tandem Duplikasyonu FL : FLT-3 ligand JM : Jukstamedüller DC : Dentritik Hücre VI

8 ÖZET Amaç: Bu çalışmada çocukluk çağı akut lösemilerinde hücre yaşamı, farklanma ve çoğalması ile ilgili yollarla bağlantılı bir reseptör olan FLT3 ün (FMS-Like Tyrosin Kinase) mutasyonlarının lösemi hastalarında varlığı ve bu mutasyonların prognoz ve diğer klinik tablo ile ilişkilerinin araştırılması planlandı. Materyal Metod: Çalışmaya sitomorfolojik, immunohistokimyasal ve immün akımsitometrik metodlar ile ALL tanısı alan 53 hasta ile AML tanısı alan 16 çocuk hasta dahil edildi. Bulgular: ALL ve AML tanılı hasta gruplarında saptanan FLT3/TKD mutasyon dağılımı; ALL grubunda 1 hasta (% 2) ve AML grubunda 4 hasta (% 25) şeklindeydi. Mutasyon saptanan ALL hastası 8 yaşında erkek hasta FAB sınıflamasına göre ALL-L1 idi. Đmmünfenotipleme ile pre-b grubunda olan hasta risk grubu olarak SRG ye dahil olmuştu. Hasta halen hayatta ve remisyondaydı. AML grubunda FLT3/TKD mutasyonu taşıyan hastalar içinde bir hasta relaps olmuştu, ancak relaps olan hasta ile birlikte 4 hastadan üçü kaybedilmişti. Buna rağmen yapılan istatistiksel incelemelerle mutasyon taşıyan AML hastaları ile taşımayan hastalar arasında mortalite ve morbidite açısından anlamlı bir fark saptanamadı (p>0,05). Sonuç: Bu çalışmada mevcut hastalarımızda saptanmış olan FLT3/TKD mutasyonlarının prognozla ilişkisi saptanamadı. Mutasyon AML grubunda daha yüksek oranlardaydı. Ancak AML grubunda dahi mevcut hasta sayıları ile mutasyon mortalite ve morbidite açısından istatistiksel bir fark oluşturmuyordu. Netice itibarıyla daha fazla hasta örneklerini içeren çalışmalar sonucu mutasyonla ilgili daha net sonuçlara ulaşılabilmesi mümkün olacaktır. Anahtar Kelimeler: Akut Lenfoblastik Lösemi, Akut Myeloblastik Lösemi, FLT3 (FMS-Like Tyrosin Kinase) VII

9 ABSTRACT FLT3 MUTATIONS IN CHILDHOOD ACUTE LEUKEMIA Purpose: In this study it is aimed to investigate the presence of mutations of FLT3 receptor which is related with cellular surveillance, differentiation and proliferation pathways, and whether its presence affects prognosis and other clinical parameters in childhood leukemias. Matherial and Methods: Fifty three patients diagnosed as ALL and sixteen patients diagnosed as AML by cytomorphological, immunohistochemical and immuno flow-cytometric methods were included in this study. Results: FLT3/TKD mutation distribution in ALL and AML groups is as follows; only one patient in ALL group and 4 patients in AML group were detected. In ALL group the patient having mutation is 8 years old boy, in pre-b group ALL-L1, alive and also in remission. In the patients with mutation of AML group: one have relapsed disease and totally 3 of them deceased including relapsed patient, but there is no difference of mortality or morbidity between FLT3/TKD mutation carrying and others in AML patients statistically (p>0.05). Conclusion: In this study it is concluded that FLT3/TKD mutations have no prognostic significance within acute leukemia patients. Mutations were found to be higher in AML group than ALL, but even in AML group FLT3/TKD mutations don t mean any mortality or morbidity variations. As a result, it is possible that because of the selection of limited patient groups, the relations between mutation and prognosis may not be seen so studies including more crowded patient groups may be helpfull to find clear relations between FLT3 mutations and its results having prognostic importance. Key Words: Acute Lymhoblastic Leukemia, Acute Myeloblastic Leukemia, FLT3 (FMS-Like Tyrosin Kinase) VIII

10 1. GĐRĐŞ VE AMAÇ Lösemiler çocukluk çağının en çok görülen malign hastalıkları olup çocukluk çağı kanserlerinin 1/4 ünü oluşturur. ALL diğer lenfoid malignensiler gibi tek bir anormal öncül hücrenin malign dönüşümü ile klonal çoğalma sonucunda ortaya çıkmaktadır. AML ise miyeloid, monositik, eritroid ve megakaryositik hücre serilerinin kemik iliği prekürsörlerinden oluşan heterojen dağılımlı hematolojik malignansi grubudur. Özellikle AML de tedavi protokolleri üzerinde son 30 yıldır çok önemli gelişmeler olsa da halen 5 yıl hastalıksız yaşam oranı % 50 ler civarındadır. 1 Tanı anında saptanan belli klinik ve laboratuar bulguları, indüksiyon tedavisine erken yanıt da dahil olmak üzere prognostik değere sahiptirler. Bu prognostik faktörlerin saptanması modern terapötik denemelerin planlanması açısından gereklidir. Bu şekilde hastalar farklı risk gruplarına ayrılmakta ve bunlara göre de tedavi planlanmaktadır. Lösemi tedavisinde daha iyi sonuçlar elde etmeye yönelik çabalar bu amaca ulaşılabilmesi için öncelikle hastalığın patogenezinde mevcut olan faktörlere yönelinmesi gerektiğini göstermiştir. Bu nedenle lösemi patogenezinde saptanan belli mutasyonlar hem hastalığın nedenlerini anlaşılması hem de asıl amaç olan tedavi için yeni fırsatlar sunmaktadır. FLT3 bir tirozin kinaz reseptörü olup hücre proliferasyon ve farklanma yolları ile ilgilidir. Bu reseptör ile ilgili mutasyonlar akut lösemilerde saptanmış olup birçok çalışmaya konu olmuştur. Biz de bu yapı ile ilgili mutasyonların varlığını kendi hastalarımızda taramak ve dolayısı ile ileriki zamanlarda tedaviye katkısı olabilecek verileri elde etmeyi amaçladık. 1

11 2. GENEL BĐLGĐLER 2.1. Akut Lenfoblastik Lösemi Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) çocukluk çağında en sık malign hastalık olup tüm çocukluk çağı kanserlerinin % ini kapsamaktadır yılında sadece % 1 hasta uzun süreli yaşayabilmekte iken bugün % 80 civarında çocuk ve adolesan hastada kür sağlanmaktadır. Daha da önemlisi, lösemik relaps olan ALL hastalarında % unda da uzun süreli ikinci remisyon sağlanmakta olup; ikinci bir kür şansına sahip olmaktadırlar. Bu başarı muhtemelen seri olarak dikkatli bir şekilde düzenlenen klinik denemelere bağlıdır. Ancak tedavi sonucundaki tüm bu gelişmelere rağmen relaps olan hatta kaybedilen ALL hasta sayısı yeni tanı alan akut myeloid lösemi hastalarından fazladır. Bu nedenle çocukluk çağı ALL, çocukluk çağı tüm kanserlerinin toplam mortalitesine anlamlı katkıda bulunmaya devam etmektedir Klinik Karakteristikleri ALL in klinik başvuru tablosu lenfoblast infiltrasyonu sonucu oluşan kemik iliği yetersizliği ve ekstramedüller organ infiltrasyonunun derecesine bağlıdır. Çocuk ALL hastalarının 2/3 ü tanı esnasında hastalık semptomlarını son dört hafta içinde gösterirler, buna rağmen ALL tanısı esnasında birkaç aylık hikaye de mümkündür. Đlk semptomlar genellikle nonspesifik olup letarji, düzelmeyen yorgunluk hissi, kemik ağrısı ve iştah kaybıdır. Lenfoblastların kemik iliğini istilası ile, geri kalan normal hematopoezi bozması ile daha spesifik bulgular olan anemi, kanama ve enfeksiyonlar oluşur. Down sendromu ile ALL gelişimi arasında ilişki mevcudiyeti genele göre 15 kat daha fazladır. Đmmün yetersizlik gibi diğer ilişkiler oldukça nadirdir. 3 Çocukluk çağı ALL bulgu ve belirtileri Tablo 1 de sıralanmıştır. 2

12 Tablo 1. Akut Lösemili Çocuklarda Bulgu ve Belirtiler Anemi bulguları Letarji, yorgunluk, hızlı tükenme, iştahsızlık Laboratuar: normokrom, normositik anemi Enfeksiyonlara hassasiyet bulguları Ateşli hastalıklar Laboratuar: azalmış mutlak nötrofil sayısı Kanamaya eğilim bulguları Purpura, mukozal kanama, hematomlar ve morarma Laboratuar: trombositopeni ve nadiren koagülopati Organ tutulum bulguları Kemik ve eklem rahatsızlıkları, hepatosplenomegali, yaygın lenf nodu büyümesi, mediastinal kitle ve beraberinde Superior Vena Kava obstrüksiyonu Sistemik hastalık bulguları Nedeni bilinmeyen ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri Hikaye ve klinik bulgular ile lösemiden şüphelenildiğinde kan sayımı ve kan yaymasının mikroskopik incelenmesi birçok olguda hızlı tanı koydursa da normal kan sayımı ve mikroskopik inceleme tanıyı ekarte ettirmez. ALL ile asemptomatik bir çocukta gelişigüzel bir şekilde yapılan kan sayımı ile ya da hayatı tehdit eden kanama, enfeksiyon veya T-hücreli ALL örneğindeki gibi hiperlökositozlu çocuklarda görülen solunumsal sıkıntı atağı ile karşılaşılabilir. Lenfadenopati sıklıkla mevcuttur ve lökosit yüksekliği ile uyumludur. ALL tanılı çocukların % ında tanı esnasında belirgin hepatomegali ve/ veya splenomegali mevcuttur. Hepatomegali ayrıca yüksek lökosit sayımı ile birliktedir 2. ALL primer olarak kemik iliği ve kan hastalığı olduğu halde diğer tüm organlar lösemik blast hücreleri ile infiltre olabilirler. Bu infiltrasyonlar lenfadenopati ve hepatosplenomegali gibi klinik olarak aşikar olabilirler. Ancak bazı diğer organ infiltrasyonları gizli olup sadece histolojik ya da sitolojik veya tanısal görüntüleme ile saptanabilirler. 3

13 Mediastinal Bulgular Anteriyor mediastinal kitle, sıklıkla timus içinde olup, diğer immünolojik subtiplerde nadir olup T-ALL li çocukların 2/3 ünde mevcuttur (Tablo 2). Tablo 2. Çocukluk Çağı Akut Lenfoblastik Lösemi Tanısında Gerekli Ana Taramalar Kan testleri Tam kan sayımı Kan sayımı oranlamaları (Periferik Yayma) Laktat dehidrogenaz Elektrolitler Renal fonksiyonlar (kreatinin, üre, ürik asit) Karaciğer fonksiyon testleri Koagülasyon taramaları Viral seroloji (Epstein Barr virüs, varisella zoster virüs, sitomegalovirüs, kızamık) Kemik iliği Kemil iliği aspirasyonu (başarısız ise trefin biyopsi) Morfoloji Đmmünofenotiplendirme Sitogenetik ve DNA içeriği, özellikle haploid ve hipodiploid kromozom anormallikler Moleküler genetik, t(4;11) ve t(9;22) translokasyonları ve RUNX1 amplifikasyonu içerecek tetkikler CNS Serebrospinal sıvı: hücre sayımı, sitospin preparasyon, protein, glukoz ve kültür Kardiyoloji Ekokardiyografi Tanısal Görüntüleme Göğüs radyografisi Kemik radyografisi (gerekli ise) Abdominal sonografi karaciğer, dalak, böbrek boyutları için Diğer Alkalin fosfataz ve miyeloperoksidaz ilik sitokimyası için gerekli olabilir. Lösemik plevral efüzyon T-ALL hastalarının bir kısmında mediastinal kitleye eşlik etmektedirler. 4 Süperiyor Vena Kava sendromu ve ciddi solunum sıkıntısı gelişebilip tıbbi acil durum oluştururlar. Đndüksiyon kemoterapisi esnasında bu hastalarda tümör lizis sendromu gelişebilir. 4

14 Santral Sinir Sistemi Bulguları Aşikar santral sinir sistem (CNS) lösemisi serebrospinal sıvıda lenfoblastların mevcudiyeti olup hastalığın immünolojik subtipine bağlı olarak yeni tanı alan çocukların % 1,5-10 unda saptanmaktadır. CNS lösemisi rölatif olarak az görülen matür B-hücre ve T-hücre ALL subtipleri ile lökositoz görülen olgularda daha sıktır. CNS lösemisi görülen çocuklarda tanı esnasında dikkatli bir fizik muayenede sıklıkla ense sertliği olmadan artmış kafa içi basınç bulguları (başağrısı, kusma, papilödem ve letarji) görülür ve kranyal sinir tutulumu ki sıklıkla III, IV, VI ve VII kranyal sinirlerin tutulumu saptanabilir. Aşırı kilo alma ve davranış bozuklukları da tanı esnasında hipotalamik tutulum bulgularını gösterir. 5 Lösemik blastlar CNS e hematojen ve nadiren de kafa kemikleri iliğinden direk olarak köprü venler aracılığı ile yüzeyel araknoide ulaşırlar. Đlerleyici CNS lösemisinde blastlar derin araknoidi ardından pia/glial membranlar aracılığı ile beyin parenkimini infiltre ederler. CNS lösemili çocukların çoğunda blast varlığına bağlı tanı esnasında pleositoz görülür. Blastlar sitosantrifuj ve May Grünwald Giemsa boyama ile saptanabilirler Genitoüriner Bulgular Aşikar testis tutulumu ALL hastasının prezentasyonu esnasında dikkatli palpasyon ya da sonografi ile nadiren saptanabilir. Ancak testis biyopsilerinde % 25 lere varan oranlarda lösemik blastlar saptanmıştır. 7 Lökosit sayısı > 25000/mm 3 olan hastalarda gizli testis tutulumu gözlenmiştir. Klinik testis relapsı genellikle ağrısız ve unilateraldir. Bazı erkeklerde intraabdominal lenf nodu tutulumu görülmüştür. Tek taraflı testis tutulumu görülen vakaların diğer testis biyopsilerinde de gizli tutulum saptanmıştır. Ancak yoğun çoklu ilaç tedavi rejimleri ve metotreksat kullanımı gizli testis relapsını anlamlı derecede azaltmıştır. Bu nedenle tedavi başında daha önce önerilen bilateral testis biyopsisi artık önerilmemektedir. 8 Günümüz tedavileri (St Jude, MRC/NRC protokolleri) klinik olarak gizli testis tutulumlarında radyoterapi önermeyip sadece tüm kemoterapi yoğunluğunda bir artış önermektedirler. Renal infiltrasyon oliguriye neden olup asemptomatik seyredebilir. Sonografi ya da bilgisayarlı tomografi ile böbreklerin büyük olduğu tanı anında saptanabilir. Bir 5

15 BFM çalışmasında renal infiltrasyon % 18 oranında izlenmiş, yalnız rasburicase (rekombinant ürat oksidaz enzimi) kullanımı ile bu vakalarda dializ ihtiyacı azalmıştır Đskelet Sistemi Bulguları ALL tanısı alan çocuk hastaların % u özellikle alt ekstremitede olan ve topallama veya yürümeyi reddetmeye yol açan ciddi ağrı ile getirilirler. Bu çocuklar sıklıkla B prekürsör ALL dir ve normal kan sayımı ya da periferik kanda azalmış ya da saptanamayan lenfoblastlar ile başvurduklarından tanı gecikebilmektedir. 10 Yüzde yirmiye kadar ALL li çocuk metafizlerde transvers radyolusen çizgiler, subperiostal yeni kemik oluşumu ya da osteolitik lezyonlar, diffüz demineralizasyon ve vertebral kollaps ile gibi karakteristik kemik radyografik değişiklikleri ile başvururlar. 11,12 Patolojik kırıklar ve vertebral kollaps ciddi osteopeniye (lösemik osteopati) sekonder olabilir. Özellikle kalça ve dizde osteonekroz ciddi kemik ağrısına neden olabilir ki daha sıklıkla steroid olmak üzere antilösemi tedavisinin bir komplikasyonudur Gastrointestinal Sistem Bulguları Akut lösemili çocuklarda spesifik ağız boşluğu problemleri sıktır. Candida albicans infeksiyonları tanı anında ve çoklu kemoterapi esnasında sık olması nedeniyle, antifungal tedaviler yanında düzenli ağız bakımı destek tedavisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Peteşi, özellikle dişeti kanamaları ciddi trombositopenisi olan olgularda sıklıkla görülür. Ciddi nötropeni varlığında mukozal ülserasyon, fungal ve özellikle Streptococcus viridans türü bakteriyel infeksiyonları ile birlikte görülebilir. Özellikle Herpes simpleks virüsünün neden olduğu viral infeksiyonlar nötropenik çocuklarda problem olabilir. Candida ya da HSV özefajiti retrosternal ağrı ile karakterize olup lösemili nötropenik çocuklarda flukanazol kullanımı nedeniyle nadiren görülmektedir. Lösemi hastalarında en sık gastrointestinal bulgu gaitada gizli ya da aşikar kanın varlığı olup trombositopeni, DĐC, lösemik hücre infiltrasyonu ve infeksiyonlar (örn. candida) nedenleri ile görülebilirler. Matür B-hücre ALL çocuk hastalarında sıklıkla olmak üzere özellikle sağ alt kadranda masif intraabdominal lenf nodu infiltrasyonları mevcuttur. Yoğun kemoterapiye bağlı ciddi nötropeni esnasında sağ alt kadran ağrısı, hassasiyet, abdominal distansiyon, kusma ve sepsisin oluşturduğu karakteristik sendrom (Nötropenik tiflit ya da nekrotizan enterokolit) 14 görülebilir. Sonografi sağ alt kadranda 6

16 barsak duvarında belirgin kalınlaşmayı gösterebilir. Özellikle steroid tedavisi döneminde görülen mide ya da duadenum peptik ülseri ALL çocuk hastalarında nadiren görülür. Ciddi kanama ya da nekrotizan pankreatit özellikle L-asparaginaz tedavisinde ALL tanılı çocuk hastalarda görülebilir ve tanı konması ve idaresi güç olabilir. Amilaz çoğunlukla olsa da her zaman yükselmeyebilir, bu dönemde lipaz düzeyi tanıya yardımcı olur. 15 Bu durumlarda barsak istirahati, intravenöz sıvı ve geniş spektrumlu antibiyotikler uygulanmalıdır. Cerrahi nadiren endike olup perforasyon ve periferik apse oluştuğunda endikedir. 16,17 Bilirubin seviyesi yüksekliği ile beraber ya da beraber olmadan karaciğer fonksiyonlarında bozulma, karaciğerin lösemik blastlar ile infiltrasyonu, özellikle L- asparaginaz, metotreksat ya da pürin analoglarının oluşturduğu kemoterapiye bağlı hepatotoksisite ya da viral hepatitlerden özellikle hepatit B ve C virüs infeksiyonları nedenleriyle görülebilir Göz Bulguları Gizli göz tutulumu, dikkatli şekilde oftalmolojik değerlendirmesi yapılan yeni tanı ALL hastası çocukların üçte birinde saptanmıştır. 19 Genel olarak gözün tüm tabakaları tutulabilir. 20 Trombositopeniye bağlı olarak retinal kanama görülebilir ve özellikle hiperlökositoz/lökostaz sendromundaki çocuklarda intrakranyal kanamaya öncülük edebilir. Aşikar lösemik göz tutulumu tanı esnasında nadir olup bu durum genellikle relaps ile daha sıklıkla ilişkilidir. Lösemik göz tutulumu olan hastaların yaklaşık yarısı belirgin CNS relapsı göstermektedirler. 21 Relaps anında okülomotor felç ve papilödem meningeal löseminin relaps anında önemli bulgularıdır. CNS ve testis tutulumları gibi günümüz yoğun çoklu kemoterapi rejimleri ile göz bulgularında gerileme kaydedilmiştir Kardiopulmoner Bulgular Lösemik kalp ya da akciğer tutulumu nadirdir. Ancak bu tutulumlar ALL tanılı çocuklarda hayatı tehdit edici problemlere yol açabilirler. Perikardial lösemik efüzyon ekokardiografik inceleme ile T-ALL hastası çocukların 1/3 ünde saptanmıştır ve sıklıkla lösemik plevral efüzyon ve mediastinal kitle ile beraberdir. Hayatı tehdit edici 7

17 hiperlökositoz/lökostaz yüksek beyaz küreli hastalarda parankimde infiltrasyon ve akciğerde staz nedeniyle ciddi respiratuvar distrese neden olabilmektedir. Hayat kurtarıcı acil önlemler içerisinde yoğun kemoterapi ve destek tedavisi ile acil lökoferez 22, 23 ve kan değişimine ihtiyaç kalmayabilir. Yoğun kemoterapi esnasında lösemili çocuklarda pulmoner komplikasyonlar genellikle infeksiyöz kökenlidir. Bakteriyel ve fungal infeksiyonlar, lösemik tutulum ve kanamanın ayırıcı tanısı akciğerin yüksek rezolüsyonlu BT si gibi görüntüleme yöntemleri ile sıklıkla mümkündür. Lösemili çocuklarda ciddi kardiyomiyopati, ciddi septisemi ve tümör lizis sendromundaki metabolik bozukluklar esnasında görülür. Geç kardiyomiyopati ise antrasiklinler ile yoğun kemoterapi sonrasında görülür Cilt Bulguları Cilt infiltrasyonları ALL tanılı çocuklarda monositik lösemilere göre oldukça nadirdir. Ancak trombositopeni sonrası ciltaltı kanama sonucu lenfoblastlar burada çoğalabilirler Laboratuar Bulgular Laboratuar verileri ALL prezantasyonunda çok farklılıklar gösteren anormal bulguları içermektedir. Normokrom normositer anemi hastaların 2/3 ünde görülür ve kemik iliği yetersizliğini gösterir. Lökosit sayısı tanı esnasında hastaların yarısında 10x10 9 /L nin üzerindedir. Ancak % 5 hastada 2x10 9 /L nin altında olup periferik kanda lenfoblast saptanamayabilir. Nadiren ise aplastik kan ve kemik iliği profili ile karşılaşılabilir. Periferik kanda görülen blastlar her zaman kemik iliği lösemi durumunu göstermez. Bazı hastalarda granülositik seride sola kayma ve promiyelositler hatta miyeloblastların görülmesi ALL, Non-Hodgkin Lenfoma (NHL), granülomatöz infeksiyonlar, osteopetrozis ve metastatik tümörlerde (nöroblastom, Ewing sarkom, rabdomyosarkom) kemik iliği infiltrasyonuna karşı görülen lökoeritroblastik yanıtın sonucu oluşabilir. Çocukluk yaş grubunda ALL hastalarında trombositopeni % 80 oranında saptanmaktadır. Normal kemik iliğinde % 5 in altında (M1 kemikl iliği) blast içerebilir. Akut Lösemi tanısı için >% 25 blast oranı gerekli olup bu oran akut lösemiyi NHL kemik iliği 8

18 infiltrasyonunundan ayırmak için kullanılmaktadır (stage IV NHL). Dry tap kemik infarktı, miyelofibrosis ve ya da kemik nekrozu nedeniyle görülebilir ve bu durumda kemik iliği trefin biyopsisi yapılmalıdır 25. ALL lösemik blast hücrelerinin morfolojik, immünolojik, ve genetik özelliklerine göre subgruplara ayrılmaktadır. Pimer tanı genellikle kemik iliği aspiratlarının incelenmesine dayanır. ALL blast hücrelerinin sitolojik görünümleri çok değişken olup, hatta aynı spesimende farklı görünebilir. French American British (FAB) sınıflaması morfolojik olarak üç subgruba (L1, L2 and L3) ayırmaktadır (Tablo 3). Bu sınıflamaya göre çocukluk çağı ALL lerinin % 85 i L1, % 14 ü L2 ve % 1 i L3 morfolojisine uymaktadır. Yapılan çalışmalar FAB sınıflamasının prognostik öneminin olduğunu göstermiştir. ALL-L1 alt tipi daha yüksek remisyon ve daha uzun süreli hastalıksız yaşam oranına sahiptir. Tablo 3. Akut Lenfoblastik Lösemide FAB Sınıflaması Sitoloji L1 L2 L3 Hücre boyutu Küçük, homojen Büyük, heterojen Büyük homojen Nükleer kromatin Homojen Değişken, heterojen Noktalı ve homojen Nükleus şekli Düzgün konturlu, bazen çentikli Đrregüler, sıklıkla çentikli Düzgün konturlu, oval-yuvarlak Nükleolus Görülmez veya silik, küçük 1, sıklıkla belirgin Belirgin, 1, vakuoler Sitoplazma Dar Değişken, sıklıkla büyük Orta derecede büyük Bazofilik Hafif veya orta, Değişken, bazen Çok koyu sitoplazma nadiren belirgin koyu Sitoplazmik vakuol Değişken Değişken Sıklıkla belirgin ALL subgruplarının immünfenotipleri Tablo 4 ve Tablo 5 de verilmiştir. Çocuk ALL hastaiarının yaklaşık % 10 unda sadece morfoloji hatta bazen sitokimyasal boyalar ile dahi spesifik tanı konamamaktadır. Akut lösemilerde immün fenotiplendirme ve genetik sınıflama bazı blastların belirsiz fenotipe ve genotipe sahip oldukları ve ALL ve 9

19 AML arasında kesin bir ayrım yapılamadığını göstermiştir. Bu gruba bifenotipik lösemi (Mixed Linege) denmektedir. Tablo 4. Đmmunofenotipik B-linage ALL Sınıflaması Marker B-prekürsör ALL Pre-B ALL B-ALL CD10 + ± ± CD CD20 ± ± + CD22 + CD CD34 + Sitoplazmik CD79a HLA-DR Sitoplazmikµ + sig + TdT + ± sig, yüzey immünoglobulin; TdT, terminal deoksinükleotidil transferaz. Tablo 5. T-Hücre ALL Đmmünofenotipik Sınıflama CD1 CD2 CD3 SCD3 SCD3 CD4 CD5 CD7 CD8 TdT Pre-T hücre Erken kortikal +(75%) + + (90%) + + Geç kortikal (25%) + (90%) (90%) + Medüller ± + + ± ± CD3, sitoplazmik CD3; SCD3, yüzey CD3; TdT, terminal deoksinükleotidil transferaz. Morfolojik ve sitokimyasal yöntemlerle ayırt edilemeyen akut lösemiler genellikle immün fenotipik olarak B-prekürsör ALL ya da AML-M 0 olarak sınıflandırılırlar. Ancak tüm çocukluk çağı lösemilerinde % 2 olguda halen blastların kökeni net değildir. Bu vakalar muhtemelen çok immatür progenitör hücrelerden köken almaktadırlar. Son yıllarda kullanılan mikroarray teknolojisi bu vakaların çözümlenmesinde son derecede faydalıdır

20 Prognostik Faktörler Klinik denemelerin retrospektif analizleri sonucu birçok önemli risk faktörleri ortaya çıkarılmış, böylece daha sonraki hasta gruplarının tedavileri, tedavi başarısızlığı relatif riskine göre düzenlenmiştir. Yüksek riskli relaps beklenen çocuklarda tedavi daha yoğun, düşük riskli hastalarda ise tedavi içerisindeki daha toksik uygulamalar, örneğin kranyal irradiasyon, antrasiklinler, epipodofilotoksinler azaltılabilir hatta uygulanmayabilir. ALL heterojen bir hastalık olması nedeniyle, farklı prognoza sahip birçok hasta populasyonu aynı tedaviyi alabilirler. Tanı anındaki farklı klinik ve laboratuvar bulguları prognoz ile ilişkilidir (Tablo 6). Belli prognostik faktörlerin relatif önemi farklı tedavi protokollerinde değişmektedir. Tedavinin yoğunlaştırılması bazı kötü özelliklerin prognostik anlamını elimine etmekte olup hastaya göre tedavinin çocukluk çağı ALL tedavisinde en önemli risk faktörü olduğunu göstermektedir. Tablo 6. Akut Lenfoblastik Lösemi Tedavisinde Prognostik Faktörler Faktör Favorable Unfavorable Yaş >1 den <6 yaş <1 yaş Beyaz Küre ( 109/L) < 20 >100 Đlk 7-gün prednison monoterapisine yanıt Yavaş yanıt* Đyi yanıt* Đlk indüksiyon terapisine yanıt (14. gün kemik iliği) M1 ilik Kromozom sayımı >50 <45 DNA indeks 1,16 <1,16 M2, M3 ilik Kromozomal translokasyonlar t(12;21) t(9;22), t(4;11) 5-yıl olaysız yaşam olasılığı > % 80 % * Blast sayısı 1 hafta sonra < /L olması iyi yanıtı gösterir. M1 ilik, < % 5 blast ve tam rejenerasyon gösteren hematopoez; M2 ilik, >% 5 den <% 25 blast ve/veya tam olmayan hematopoez rejenerasyonu; M3 ilik, >% 25 blast içeren kemik iliği Tedavi ALL de modern tedavi rejimleri remisyon indüksiyonu, santral sinir sistemi tutulumu tedavisi, konsolidasyon tedavisi ve idame tedavisi olmak üzere dört ana bölümden oluşmaktadır. Tedavinin ilk aşaması remisyonun indüksiyonudur. Remisyon tanım olarak hastada lösemiye ait herhangi bir bulgunun ya da kanıtının fizik muayene ve standart laboratuvar değerlendirmeleri ile ortadan kalkmasıdır. Bunların da ötesinde 11

21 kemik iliği aspirasyon incelemesinde standart sitokimyasal boyamalar ile blastik hücrelerin ortadan kalktığının gösterilmesi gerekmektedir. Klinik olarak ALL tanısı alan bir hastada yaklaşık lösemik hücre bulunur. Bir ALL hastasında tam bir remisyon sağlanabilmesi için kemoterapi ile tüm lösemik hücre sayısının % 99 unun yok edilmesi gerekmektedir. Remisyona girdiği saptanan bir ALL li hastada sonuç olarak lösemik hücre kalmaktadır. Aslında başarılı bir remisyon indüksiyon tedavisi alan ALL li hastalarda bu sayı çok daha fazla azalmaktadır. Remisyon indüksiyonu kemoterapisine verilen yanıt ve total lösemik hücre yükünün azaltılması tedavinin başarısı açısından önemli faktörlerdir. Vinkristin ve glukokortikoid gibi iki ana ilaç ALL li çocukların yaklaşık olarak % 85 sinde remisyon indüksiyonunu sağlamakta, bu ilaçlara L-asparaginaz ya da antrasiklin ya da her ikisinin eklenmesi ile bu oran yaklaşık % 95 lere çıkmaktadır. Đndüksiyon tedavisinin başarısızlığı nadir görülse de hastaların % 5 inde ortaya çıkmaktadır. Hastalarda tam bir remisyon sağlandıktan sonra yeni bir tedavi uygulanmazsa 1-2 ay içerisinde relaps görüldüğü gözlenmiştir. Đndüksiyon tedavisi sonrasında görünür bir remisyon sağlanmış olsa da sitomorfoloji, biyokimyasal, hücre kültürü, sitogenetik analiz, akımsitometrik ve moleküler biyolojik yaklaşımlar ile bu hastalarda reziduel gizli bir lösemik hücre yükü mevcuttur. Bu nedenle relapsları önlemede, hem lösemik ilerlemeyi önlemek, hem de lösemik hücre baskılanmasını devam ettirmek ve ilaçlara dirençli hücresel klonların ortaya çıkmasını engellemek amacıyla bir post indüksiyon tedavisi verilmelidir. Đndüksiyonda kullanılan ilaçlar idame tedavisinde genellikle faydalı değildir. Konsolidasyon tedavisi remisyon indüksiyonundan sonra verilen yoğunlaştırılmış tedavi periyodu olarak nitelendirilir. Özellikle yüksek risk grubuna giren hastalarda birçok tedavi protokolünde kullanılmaktadır. Yüksek risk grubuna dâhil olan T hücreli hastalıklarda yoğun konsolidasyon tedavisi olarak L-asparaginaz ve doksorubusin uygulanması tedavi başarısını daha iyi düzeylere çıkartabilmektedir. Đdame kemoterapisi de özellikle ilaç dozları açısından önemlidir. Randomize olarak yapılan çalışmalarda tam doz 6-merkaptopurin, metotreksat ve siklofosfamid alan hasta grubunun, yarı dozda bu ilaçları alan gruba göre daha uzun remisyon süresine sahip oldukları gösterilmiştir. Đlaçların oral olarak alındıklarında biyoyararlanımları ve ailenin tedaviye uyumu da remisyonu etkileyen önemli faktörlerdendir. Đdame kemoterapisinin 12

22 süresi birçok merkezde yaklaşık 2,5 ile 3 yıl arasında değişmektedir. Yapılan çalışmalarda 19 ay idame tedavisi verilen hastalarla, 3 yıl idame tedavisi verilen hasta grubu karşılaştırıldığında daha kısa süre tedavi alan grubun tedavisinin daha az başarılı olduğu saptanmıştır. Optimal tedavi süresi kızlarla erkekler arasında da farklılık göstermektedir. Kızlarda 1,5 yıllık bir tedavinin yeterli olduğu saptanırken, erkeklerde relaps oranı kızlara göre daha yüksek olduğundan tedavi bazı yerlerde total olarak 5 yıla kadar uzatılmaktadır Akut Miyeloid Lösemi Çocukluk çağı akut myeloid lösemi (AML) insidansı yenidoğan ve adölesan dönemindeki hafif bir artışın dışında genellikle tüm yaşlarda aynı orandadır. Down sendromu, Fankoni anemisi, Kostmann sendromu, Bloom sendromu, Diamond- Blackfan anemisi gibi kalıtımsal hastalıklarda AML görülme sıklığı artar. AML, miyelodisplastik sendromlar ve miyeloproliferatif hastalıklara sekonder olabilir. Đyonize radyasyona maruz kalma veya kemoterapi ajanlarına bağlı olarak da sekonder AML görülebilir. Nitrojen mustard, Siklofosfamid, Ifosfamid, Klorambusil, Melfalan, Etoposid sekonder AML gelişimi ile ilişkili kemoterapötik ilaçlardır Klinik Karakteristikleri Birçok özelliği ALL ile benzer. Miyeloblastların farklı morfolojik ve sitokimyasal özellikleri Tablo 7 de gösterilmiştir. 28 Tablo 7. ALL ve AML nin Morfolojik Özellikleri Özellik ALL AML Nükleus kromatini Yoğun, kümeleşmiş Gevşek, süngerimsi Nükleus/sitoplazma oranı Genelde büyük Küçük Nükleolus sayısı Auer cisimciği Yok Bulunabilir Granül Yok Bulunabilir Sitoplazma Mavi Mavi-gri PAS Pozitif Negatif Sudan black Negatif Pozitif Alfa naftil asetat Negatif Pozitif Naftol ASD kloroasetat Negatif Pozitif 13

23 Sınıflama WHO sınıflamasına göre AML tanısında % 20 den fazla blast gereklidir. Ayrıca t(8;21)(q22;q22), inv(16)(p13q22), t(14;16)(p13;q22), t(15;17)(q22;q22) klonal sitogenetik anormallikler varlığında blast oranına bakılmadan AML tanısı konabilir. AML FAB sınıflaması: - Tip M 0 -Akut andiferansiye lösemi - Tip M 1 -Matürasyon olmayan miyeloblastik lösemi - Tip M 2 -Matürasyon olan miyeloblastik lösemi - Tip M 3 -Akut promiyelositik lösemi (APML) - Tip M 3V -APML mikrogranüler varyantı - Tip M 4 -Miyelomonositik lösemi - Tip M 4EOS -özellikle eozinofil artışı ile - Tip M 5 -Akut monositik lösemi - Tip M 6 -Eritrolösemi (Di Guglielmo Hastalığı) - Tip M 7 -Megakaryositik lösemi; AML M 7 de blast morfolojisi, 1-3 nükleolusu bulunan, granül içerebilen, sitoplazmasında tomurcuklanmalar olan hücrelerdir. Miyelofibrozise rastlanabilir. Sıklıkla Trizomi 21 li çocuklarda görülür. CD41, CD42, CD61 pozitif olup, CD13 ve CD33 de pozitif saptanabilir. Elektron mikroskopi incelenmesinde trombosit peroksidazı saptanabilir. FAB M 5 ve M 7 erken çocukluk yaşlarında daha sıktır. Daha büyük çocuklarda ise M 0, M 1, M 2, M 3 görülür Đmmünfenotip AML tanısında hücre yüzey antijenlerine karşı geliştirilen monoklonal antikorlar alt grup belirlemede yararlıdır. Tablo 8. AML FAB Alt Tipleri ile Đmmünolojik Yüzey Markırları Đlişkileri FAB HLA CD11b CD13 CD14 CD15 CD33 CD34 Glikoforin CD41 CD42 CD61 -DR M 1 /M M 3 /M 3V M 4 /M M M M

24 Moleküler Genetik 1. AML li hastaların % 15 inde t(8; 21) (q22q22) olup, FAB M 2 sınıfına girer. AML 1 -ETO füzyon geni olarak adlandırılır. 2. AML li hastaların % 15 inde inv (16) ve t(16; 16) görülür. Kemik iliğinde anormal eozinofillere ve miyelomonositik farklılaşmaya neden olur. CBFB-MYH11 kimerik proteini saptanır. 3. Akut promiyelositik lösemiler, retinoik asit reseptör α geni (17q21 de RAR α geni) ve PML geni (15q21) dengeli translokasyon ile oluşur. Bu moleküler anormalliklerin klinik önemi vardır. APML, trans-retinoik asit ile RAR α reseptörü bağlanarak tedavi edilebilir. AML1-ETO veya CBFB-MYH11 saptanması durumunda yüksek doz sitozin arabinozid tedavisi sonrası yüksek oranda uzun dönem remisyon görülür. Reseptör tirozin kinaz mutasyonları (FLT 3 ITD) pediatrik AML hastalarında daha kötü bir seyir görülür Prognostik Faktörler Aşağıdaki özellikler AML için kötü prognostik faktörlerdir. - Lökosit sayısı >100,000 /mm 3 - Monozomi 7 - Sekonder AML - FLT 3-ITD - Đndüksiyon kemoterapisinden sonra minimal reziduel hastalık varlığı Tedavi AML tedavisinde uygulanan intensifikasyon ve indüksiyon kemoterapisi sonrası hastalarda sepsis ve fungal enfeksiyon riski artmıştır. Febril nötropenili bir çocukta erkenden geniş spektrumlu antibiyotik ve antifungal tedavi başlamak gerekir. Yeni tanı almış AML hastaları indüksiyon kemoterapisi boyunca yatırılarak hastanede takip edilmelidir. Birçok yazar, ailede HLA uygun donör varlığında, AML-M 3 ve Down sendromlu hastalar hariç AML li tüm hastalara allojenik kemik iliği naklini ilk remisyondan sonra önermektedir. Uygun donör yoksa hastalara yoğun kemoterapi uygulanmalıdır. AML-M 3 lü hastalarda trans-retinoik asit (ATRA) ile remisyon 15

25 sağlanabilir. Ancak ATRA tek başına kullanıldığında direnç gelişebilir, idame tedavide kullanılması önerilmez. Aynı zamanda beyin omurilik sıvısına da geçmediğinden santral sinir sistemi tutulumunda da etkisizdir. Refrakter veya rekürren akut miyeloblastik lösemi tedavisi zordur. Yüksek doz kemoterapi ile remisyon sağlansa da tekrar relaps riski yüksektir FLT3 (FMS-Like Tyrosine Kinase 3) Hematopoetik sistem saniyede bir milyon kan hücresi üretiminin dengeli bir şekilde sürdürülmesini sağlayan mükemmel işleyen bir sistemdir. Tüm hematopoetik yollar pluripotent hematopoetik kök hücresinden (HSC) köken alırlar ki bu hücreler kendini yenileme kapasitesine sahip olup kan hücre serilerinin yeniden yapılandırılmasının hayat boyu dengeli olarak sürdürülmesini sağlarlar. Matür serispesifik nesile ulaşılarak gelişimin duraklamasına kadar hematopoetik hücrelerin eşsis ekspresyon profili farklı gelişim evrelerinde sitokinler ve büyüme hormonlarının farklanma yolağını yönlendirmesini sağlarlar. 29 Hematopoetik sistem hücresel farklanma ve proliferasyon basamaklarının dengelenmesinin sağlanarak onkojenik mutasyon fırsatlarının kısıtlanmasını sağlayacak yapıdadır. Moleküler ve sistemik kontroller ve dengelere rağmen hematopoetik sistemde malign hastalıklar farklı lösemi formları şeklinde ortaya çıkmaktadır Normal Hematopoezde FLT FLT3 Ligand Kemik iliğinde birçok sitokin, kök hücre ya da progenitör hücre spesifik reseptörleri etkileyerek immatür hematopoetik hücrelerin birden fazla seriye farklanma ve çoğalma imkanını sağlamak üzere etki gösterirler. FLT3 ligandı (FL) erken hematopoezi FLT3 sinyal iletim yolunu uyararak kontrol eder. FL bir tip I transmembran protein olup kök hücre faktörü (SCF), makrofaj koloni stimule edici faktörleri (M-SCF) içeren küçük sitokin ailesine aittir. 30 FL mrna birçok hematopoetik ve nonhematopoetik dokularda eksprese edilmekte ise de, halen membrana bağlı çözünebilen protein olan FL protein sadece T lenfositler ve kemik iliği mikroçevresindeki stromal fibroblastlardan sentezlenmektedir. 30 FLT3 reseptör ekspresyonuna benzer olarak FL ekspresyonu mevcudiyeti hücrede FLT3 yanıtı için 16

26 otokrin ve parakrin sinyal mekanizmalarını gösterir. FL bu hücrelerde genel olarak sabit-durum hematopoezinde eksprese edilir, ancak serumda düşük seviyelerde idame ettirilir. 31 FL nin normal regulasyonu intrasellüler depolardan salınımını sınırlayarak primitif hematopoetik hücrelerin aşırı uyarılmalarını engeller. Son zamanlarda yapılan çalışmalar lökomojenez için bir yolun intraselüler FL tutulumunda bozulma nedeniyle ortaya çıktığını belirtmektedir FLT3 Reseptör FL, c-kit, c-fms, ve PDGFα/β yı içeren RTK alt ailesinin bir bireyi olan transmembran reseptör FLT3 ile ilişkilidir. 33 Bu sitokin reseptörler yapısal olarak yakın homolojiyi paylaşırlar ve ilkel hematopoetik hücre normal farklanmasına ve proliferasyonuna ortak olarak katılırlar. Đnsan FLT3 geni 13. kromozomda (13q12) uzunluğu 1000 kb ın üzerindedir ve 24 eksondan oluşturulur. 34 FLT3 geni 993 amino acid proteini olan ve N-bağlı glikolizasyon nedeniyle major 140kD ve minor 160kD band olarak gözlenir, glikolize olmadan ve membrana bağlı değilken 130 kd banddır. 35 FLT3 reseptör beş immün globulin benzeri domain, bir transmembran bölge, bir sitoplazmik juxtamembran domain (JM), ve iki sitoplazmik kinaz domainden oluşmaktadır 36 (Şekil 1). Şekil 1. FLT3 Reseptörü 17

27 olur. 41 Normal FL sinyali aynı zamanda lenfoid seri proliferasyonu ile de birliktedir FLT3 Reseptör Ekspresyonu FLT3 reseptör ekspresyonu yapan az sayıda hücre FL iletim özgünlüğüne karar vermektedir. Kemik iliğinde FLT3 ekspresyonu CD34+ hücreler ile dentritik prekürsör hücre subgrupları ile sınırlıdır. FLT3 ekspresyonu kısa süreli hematopoetik kök hücre (HSC) yeniden yapılandırılması ile ilgilidir 37 ve uzun süreli HSC yapılanmasında ekspresyon ile ilgili kesin kanıt mevcut değildir. FLT3 lenfoid ve myeloid farklanma potansiyelli erken hücre popülâsyonlarında yüksek seviyelerde eksprese edilmektedir 38. Bu progenitor hücreler granülosit, monosit, B ve T hücre gelişim potansiyeline sahiptir; ancak daha ilkel kök/prekürsör hücrelerinin tersine, bu popülasyon eritroid ve megakaryosit serilerini oluşturamamaktadır. FLT3 ayrıca plasenta, gonadlar ve beyinde, fonksiyonları bilinmemekle birlikte saptanmaktadır FL nin Diğer Sitokinlerle Sinerjisi Deneysel kanıtlarda FLT3 ligand (FL) sinyalleri diğer büyüme faktöriyle sinerjistik olarak miyeloid ve lenfoid seri erken öncül hücrelerinin proliferasyonlarını arttırmaktadır. FL-aracılı sinyalleşme IL-3, G-CSF, CSF-1 gibi ilgili büyüme faktörlerine yüksek derecede bağımlıdır, çünkü in vitro FL tek sitokin olarak proliferasyonu yetersiz derecede arttırır. 39 Buna rağmen, FL diğer hematopoetik büyüme faktörleri ve interlökinler ile birlikte hareket ettiğinde hematopoetik öncül hücre çoğalmasında güçlü indükleyicidir. Örneğin, FL, KIT ligand ve IL-3 ile birleştiğinde primitif hücreler ve committed myeloid progenitör hücreler üzerinde en büyük proliferatif etkiyi gösterir. 40 FL myeloid büyüme faktöleri ile committed colonyforming hücreleri gibi primitif uzun süreli kültür başlatan hücrelerinin büyümelerini arttırır. 38 FL fonksiyonu in vivo analizi erken hematopoezin idame ve proliferasyonunda hayati rolünü destekler. Farelerde hedeflenmiş FL hasarlanması miyeloid öncüllerini azaltırken FL enjeksiyonu geçici HSC çoğalması ve akım yönünde çoğalma ile kemik iliği hiperplazisi, splenomegali, hepatomegali ve lenf nodlarında büyümeye neden Aslında hedeflenmiş FL hasarlanması farelerde genel primitif hematopoetik hücrelerin azalması ile belli lenfoid prekürsör hücrelerinin azalmasına neden olmaktadır. FL eksikliği (-/-) pro-b hücreleri, dendritik hücreler (DC) ve natural killer hücrelerinde 18

28 azalmaya neden olarak immün sistemde bozulmaya neden olur. 42 Ligand-stimulasyonu ile FLT3 dendritik hücre ve DC marker ekspresyonu yapan belli sayıda hücrelerin gelişmesi ve çoğalmasını başlatır. 43,44 Aslında, FL ekspresyonu terapötik olarak fare modellerinde immün yanıtı arttırarak, solid ve hematopoetik tümörlerin regresyonunu sağlamak için kullanılmıştır. 46 FL ın IL-7 ve IL-11 ile birlikte eksprese edildiği deneylerde B-hücre progenitörlerinin klonal genişlemesi ve farklanması ile sonuçlanmıştır. FL ın granulosit-makrofaj koloni-stimulan faktör (GM-CSF) ya da IL-4 ile birlikte eksprese edildiğinde DC farklanması in vivo ve in vitro artmaktadır FLT3 Reseptör Uyarılması FL, FLT3 reseptörüne, plazma membranında bir homodimerin oluşturulmasını indüklemek için bağlanır. Dimer sitoplazmik domainleri birleştirerek Tyr589 ve Tyr591 gibi spesifik tirozin rezidülerinin JM domaini üzerinde transfosforilasyonunu sağlar. 47 Ortaya çıkan yapısal değişiklik tirozin kinaz domaininde otofosforilasyonu başlatmak için fosforil bağlanan bölgeleri ortaya çıkarır. Akım yönündeki sinyal yolağı apoptozis, proliferasyon ve farklanma yollarında bulunan sitoplazmik efektör moleküllerin fosforilasyonu ve aktivasyonunu içerir. FLT3 reseptörü aracılığıyla iletilen sinyal bir düzenleyici protein olan fosfatidilinositol 3-kinazın (PI3K) p85 subünitesine ve bir adaptör protein growth faktör reseptör bağlı protein 2 ye (Grb2) iletilir. 48 FLT3 reseptörü Ras proliferasyon yolunun fosfolipaz Cγ1 ve GTPaz-aktive edici proteinini(gap) içeren multiple metabolizma ve proliferasyon efektörlerine sinyal iletir. 48 Normal FLT3 sinyali ayrıca ekstraselüler-sinyal regüle edici kinazı (ERK1/2) aktive eder ancak, deregüle sinyalizasyonun anahtar hedefi olan STAT5 i zayıf bir şekilde fosforile eder. 49 Yakın çalışmalar aynı zamanda SH2-domain-içeren inositol fosfatazın da (Shp) aktive FLT3 ün direk efektörü olduğunu düşündürür. 50 FLT3 sinyaliletim yolları tam olarak haritalandırılamamış olup şu ana kadar anlaşılan kısımları primitif hematopoetik hücrelerin proliferasyon ve apoptozisindeki hayati rolünü moleküler olarak göstermektedir. FLT3 yolunun moleküler etkileri gözlenmesine rağmen, knockout (geni etkisiz) fareleri relatif olarak stabil hematopoeze sahiptir. 51 Bu sonuçlar hematopoetik büyüme faktörleri arasında fonksiyonel fazlalığı gösterse de, onlar FLT3 ün miyeloid ve lenfoid seri erken progenitör hücreleri farklanma ve proliferasyonundaki rolünden uzak değillerdir. 19

29 Lösemilerde FLT3 Onkogenez için iki önemli özellik kendini yenileme ve büyüme hormonundan bağımsız proliferasyondur. FLT3 ün aşırı undiferansiye hematopoetik hücrelerin proliferasyonuna katılması bu sinyal yolunun onkojenik potansiyelini göstermektedir. Klinik ve deneysel kanıtların herikisi de FLT3 ün lösemik blast hücrelerinin yaşam süreci ve proliferasyonlarını arttırabilen kapasiteye sahip protoonkogen olduğunu gösterirler. Wild tip FLT3 akut lenfoid lösemi, mixed lineage lösemi ve en dikkat çekici olarak da AML de % oranlarında eksprese edilmektedir. 52 Aberan olarak aktive olan FLT3 yolu AML hastlarının % 29,9 unda gözlenmektedir. Đki tip mutasyon etkilenen FLT3 reseptöründe görülebilmektedir FLT3 Đnternal Tandem Duplikasyon Mutasyonu FLT3 reseptörü JM domainde in-frame internal tandem duplikasyon (ITD) mutasyonu FLT ilişkili AML vakalarında en yüksek frekansa sahiptir. Klinik çalışmalar FLT3-ITD mutasyonlarının AML vakalarında % 17 ile % 26 arasında olduğunu saptamışlardır. 53 ITD ilk olarak FLT3 ekspresyonu için primer lösemi spesimenleri taranırken reverse transcriptase-polimeraz zincir reaksiyonu (RT-PCR) ile amplifiye edilen ürünlerin birçok hastada beklenenden uzun olması ile saptanmıştır. DNA sekansı uzunluğu 3 ile > 400 bp arasında değişen ekson 14 insersiyonal mutasyonu ortaya çıkarmıştır. 54 Mutasyona neden olan olay bilinmese de, DNA replikasyonunda hatalı onarım ya da onarım esnasında kayma nedeniyle oluştuğu düşünülmektedir. FLT3-ITD malign hücre bazlı morfolojik sınıflama olan French American British (FAB) sınıflamasında tüm subtiplerde saptanmıştır ve en sık M3 (promyelositik) subtiplerinde saptanmıştır. 55 ITD mutasyonu FLT3 reseptör yapısal aktivasyonuna neden olur. RTK(Reseptör tirozin Kinaz) ların JM bölgelerinden birçoğu kinaz domainini regüle etmek için farklı mekanizmalar aracılı etki gösterirler. Normal FLT3 reseptörü kristal yapısı, JM domainin, kinaz domain katalitik etkisini regüle edebilmek için kullandığı mekanizmayı gösterip ITD nun bu mekanizmayı nasıl bozabileceğini anlatmaktadır. JM bölümünün yapısı şunu gösterir ki, spesifik tirozin residüsü normal fosforilasyonun otoinhibisyonunu sağlamak için JM bölgesinin doğru katlanmasını engellediği zaman FLT3 aktivitesi oluşur. 47 EphR2 reseptörü RTK subfamilyası ile ilgili olup yapısal analizi, indüklenmiş fosforilasyon ayrıca JM bölgenin normal sterik engelleyici etkisi 20

30 bozulduğunda da olmaktadır. 56 Bunun da ötesinde, JM bölgesinin bu önleyici sekansı c-kit ve PDFGb de korunmaktadır. 57 ITD insersiyonu genellikle JM menteşe bölgesinde oluşur ve JM oryantasyonunu bozarak zayıf otoinhibisyon katalitik etkisine neden olur. Đnsersiyonel mutasyonun boyutu ve otoinhibisyonun derecesi arasında ilişki yoktur. 58 Bazı deneyler göstermektedir ki; ITD mutasyonu egzojen FL ekspresyonu sinyal seviyesini arttıramadığı için reseptörün maksimum aktivitesine neden olur. Bu arada diğer çalışmalarda ise FL ekspresyonu esnasında artmış yolak sinyalleşmesi saptanmıştır. 59 Bu tip karışık sonuçlar plazma membranı üzerindeki vahşi tip mutasyonların oranı belirlenerek yeniden değerlendirilebilir. Bu oran FLT3-ITD reseptörü mutant reseptör ile homodimerize ve vahşi tip reseptör ile heterodimerize olması nedeniyle ligandan bağımsız olarak otofosforilasyon derecesini etkileyebilir FLT3 te Tek Amino Asit Mutasyonları Anlamsız nokta mutasyonları FLT3 reseptör kinaz bölgesinde yapısal aktivasyonu sağlayabilirler. En sık aktive edici nokta mutasyonu kinaz bölgesindeki aktivasyon loop 835. pozisyondaki aspartik asitin tirozin ile yer değiştirmesidir. Diğer pozisyonlardaki nokta mutasyonları, örneğin 836 ya da 841, FL-bağımsız aktivasyona neden olmaktadırlar. 60, 61 FLT3-D835 mutasyonu AML vakalarını % 7 sinde görülmekte olup EcoRV restriksiyon bölgesi kaybına neden olduğundan kolaylıkla saptanabilmektedir 62. Aspartat residü birçok RTK alt grubunda korunması şartı ile aktivasyon loop regülasyonu için gereklidir. Bundan başka, bu bölgede reseptörle ilgili c-kit, MET ve RET gibi nokta mutasyonları regüle edilemeyen sinyalleşme ile beraberdir. 63 Aktivasyon mekanizmasıyla ilgili proteinlerle, yer değişikliği sayesinde, aktivasyon loopu açık ATP-bağlı konformasyonuna stabilize olması nedeniyle ilgilidir FLT3 Mutant Sinyalleşme FLT3 reseptor ve ilgili RTKlar arasındaki paralellikler aktivasyon mutasyonunun, kinaz bölgesinin inaktif yapısının idamesi için kritik olan otoinhibitör mekanizmayı bozar. Mutant reseptör efektör proteinleri proliferasyon, yaşam ve blok farklanmayı ligand-bağımsız otofosforilasyon ile aktive eder. Mutant sinyal yolağını tanımlayan moleküller FLT3 ün lösemi patogenezinde rolünün anlaşılmasını sağlar (Şekil 2). 21

31 Şekil 2. FLT3 ile Đlgili Lösemi Patogenezinde Etkili Yolaklar Proliferatif avantaj sağlayan aberan protein stimulasyonu ilk olarak mutant-flt3 miyeloid lösemi hücrelerinde saptanmıştır. Đn vitro, ITD mutasyonu içeren fare miyeloid hücre serisi faktör-bağımsız proliferasyon ve radyasyonla oluşturulan apoptozise karşı direnç göstermişlerdir. 65 Heriki STAT5 ve Ras yolaklarının aktive oldukları gösterilmiştir. FLT3-ITD transfekte Ba/F3 lenfoid hücre serisinde MAP kinaz yapısal fosforilasyonu saptanmış ve RAS yolunda faktör-bağımsız büyüme ve hücre yaşam şansında rol alması muhtemeldir. 65 Her ne kadar diğer çalışmalar tek başına upregülasyonun proliferasyon indüksiyonu için yetersiz olduğunu gösterse de MAP kinaz inhibisyonunun koloni oluşumunu baskılaması kanıtı bu yolun gerekliliğini desteklemektedir. Artmış Protein kinaz B(Akt) ekspresyonu benzer şekilde hayatta kalma ve proliferasyona katkıda bulunur. Mutant FLT3 te MAP kinaz ve Akt ekspresyon seviyeleri zayıf olarak artsa da, onların farklılığı normal FLT3 aktivasyonunu takiben geçici fosforilasyon yapmaları ile desteklenmektedir. Brandts ve arkadaşları yakın zamanda Akt nin FLT3-ITD BaF3 hücrelerinde Forkhead aile bireylerinde Foxo3α yı fosforile ederek apoptotik sinyali engellediğini öncelikli kanıt olarak doğrulamışlardır. 66 Foxo3α inaktivasyonu Bcl2 ailesinde proapoptotik hedef genlerin transkripsiyonunu engeller. Foxo aile bireylerini içeren benzer yolak BCR- 22

LÖSEMİ MORFOLOJİSİ. Dr. Namık ÖZBEK Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji EAH

LÖSEMİ MORFOLOJİSİ. Dr. Namık ÖZBEK Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji EAH LÖSEMİ MORFOLOJİSİ Dr. Namık ÖZBEK Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji EAH UYGULAMA Posterior superior iliak krestten yapılır 18 ay altında tuberositas tibiadan yapılabilir YAYMA Önceden

Detaylı

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Çocukluk Çağında Akut Myeloid Lösemi

Çocukluk Çağında Akut Myeloid Lösemi 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI Çocukluk Çağında Akut Myeloid Lösemi Dr. Mehmet ERTEM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı ÇOCUKLUK ÇAĞI

Detaylı

MİYELODİSPLASTİK SENDROM

MİYELODİSPLASTİK SENDROM MİYELODİSPLASTİK SENDROM Türk Hematoloji Derneği Tanı ve Tedavi Kılavuzu 2013 30.01.2014 İnt. Dr. Ertunç ÖKSÜZOĞLU Miyelodisplastik sendrom (MDS) yetersiz eritropoez ve sitopenilerin varlığı ile ortaya

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Flow Sitometrinin Malign Hematolojide Kullanımı. Dr. Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji/Onkoloji BD Antalya

Flow Sitometrinin Malign Hematolojide Kullanımı. Dr. Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji/Onkoloji BD Antalya Flow Sitometrinin Malign Hematolojide Kullanımı Dr. Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji/Onkoloji BD Antalya Neyi ölçer? Hücre çapı, hacmi, yüzey alanı ve granülaritesini

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞI LÖSEMĠLERĠNDE FLT-3 MUTASYONLARI VE PROGNOZ ĠLE ĠLĠġKĠLERĠ

ÇOCUKLUK ÇAĞI LÖSEMĠLERĠNDE FLT-3 MUTASYONLARI VE PROGNOZ ĠLE ĠLĠġKĠLERĠ T.C. ÇUKUROVA ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABĠLĠM DALI ÇOCUKLUK ÇAĞI LÖSEMĠLERĠNDE FLT-3 MUTASYONLARI VE PROGNOZ ĠLE ĠLĠġKĠLERĠ Dr. Bircan HIZLI KARABACAK UZMANLIK TEZĠ TEZ

Detaylı

Dr.Ceyhun Bozkurt Dr.Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları EAH Çocuk Onkoloji Bölümü 20.04.2013

Dr.Ceyhun Bozkurt Dr.Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları EAH Çocuk Onkoloji Bölümü 20.04.2013 Dr.Ceyhun Bozkurt Dr.Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları EAH Çocuk Onkoloji Bölümü 20.04.2013 S.T. 15 Yaş Kız Hasta Başvuru tarihi: 12.08.2010 Yakınması: Mide bulantısı Kusma İshal Kolunda

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet ERTEM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Tam Kan Sayımı

Detaylı

Kanser Tedavisi: Günümüz

Kanser Tedavisi: Günümüz KANSER TEDAVİSİNDE MOLEKÜLER HEDEFLER Doç. Dr. Işık G. YULUĞ Bilkent Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü yulug@fen.bilkent.edu.tr Kanser Tedavisi: Günümüz Geleneksel sitotoksik ilaçlar ve

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 LERDE LABORATUVAR İPUÇLARI GENEL TARAMA TESTLERİ Tam kan sayımı Periferik yayma İmmünglobulin düzeyleri (IgG, A, M, E) İzohemaglutinin titresi (Anti A, Anti B titresi) Aşıya karşı antikor yanıtı (Hepatit

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik İmmünohistokimyanın Karşılaştırılması

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik İmmünohistokimyanın Karşılaştırılması Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik nın Karşılaştırılması Dr.M.Çisel Aydın, Doç.Dr.Sevgen Önder, Prof.Dr.Gaye Güler Tezel Hacettepe

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ

MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ Sait Murat Doğan, A. Pınar Erçetin, Zekiye Altun, Duygu Dursun, Safiye Aktaş Dokuz Eylül Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü, İzmir Slayt 1 / 14 Meme Kanseri

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım. Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012

Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım. Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012 Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012 Nötropenik hastalarda fungal infeksiyonlar Nötropeni invaziv

Detaylı

Giriş Hematoloji Uzmanlık Derneği, the Leukemia & Lymphoma Society(LLS)'e 15.09.2010 tarihinde çevirisi

Giriş Hematoloji Uzmanlık Derneği, the Leukemia & Lymphoma Society(LLS)'e 15.09.2010 tarihinde çevirisi 1 Giriş Hematoloji Uzmanlık Derneği, the Leukemia & Lymphoma Society(LLS)'e 15.09.2010 tarihinde çevirisi yapılan Lösemi kitapçığına yeniden basım izni verdiği için minnetle teşekkür eder. Bu kitapçık

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 10/09/2015 Sayı : 8 Dünya Lenfoma Farkındalık Günü 15 Eylül 2015 Hazırlayan Neşet SAKARYA Birkaç dakikanızı ayırarak ülkemizde 2011

Detaylı

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D.

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. OLGU 1 23 yaşında kadın hasta Ateş, yorgunluk ve anemi Lökosit: 6.800/mm3, %8 nötrofil, %26 blast,

Detaylı

ÜNİTE 19 KANSER VE GENETİK

ÜNİTE 19 KANSER VE GENETİK ÜNİTE 19 KANSER VE GENETİK Prof. Dr. Gönül OĞUR 19.1. Normal Hücre-Kanser İlişkisi Vücut hücreleri, konsepsiyonu (spermin ovumu döllemesi) takiben oluşan zigotun ilk hücrelerinin defalarca tekrarlanan

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

56Y, erkek hasta Generalize LAP ( servikal, inguinal, aksiller, toraks ve abdomende ) Ateş Gece terlemesi Lenfopeni IgG, IgA, IgM yüksek

56Y, erkek hasta Generalize LAP ( servikal, inguinal, aksiller, toraks ve abdomende ) Ateş Gece terlemesi Lenfopeni IgG, IgA, IgM yüksek 56Y, erkek hasta Generalize LAP ( servikal, inguinal, aksiller, toraks ve abdomende ) Ateş Gece terlemesi Lenfopeni IgG, IgA, IgM yüksek Sedimantasyon (77mm/saat) CRP 7.67(N:0-0.8mg/dl) Servikal lenf nodu

Detaylı

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları Ankara, 28 Şubat 2010 PEDİATRİDE İNVAZİF MANTAR İNFEKSİYONU İÇİN RİSK GRUPLARI

Detaylı

(İlk iki harfleri - TR)

(İlk iki harfleri - TR) VET-A Kayıt Tarihi:. /. /.. THD Veritabanları Kemik İliği Yetmezliği Veritabanı Hasta Kayıt Formu VET-A HEKİM BİLGİLERİ 1. Merkez 2. Hekim HASTA BİLGİLERİ 3. Hasta Kodu Sistem tarafından otomatik olarak

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert

AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert AMELİYAT SONRASI TAKİP n Ameliyat sonrası evreleme; - TNM sınıflaması kullanılmakla beraber eksiklikleri var; post-op kalsitonin- CEA ölçümü, CEA

Detaylı

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın

Detaylı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Malignite ve Transplantasyon Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Sunum Planı -Pretransplant malignitesi olan alıcı -Pretransplant malignitesi olan donör -Posttransplant de

Detaylı

Onkolojide Sık Kullanılan Terimler. Yrd.Doç.Dr.Ümmügül Üyetürk 2013

Onkolojide Sık Kullanılan Terimler. Yrd.Doç.Dr.Ümmügül Üyetürk 2013 Onkolojide Sık Kullanılan Terimler Yrd.Doç.Dr.Ümmügül Üyetürk 2013 Kanser Hücrelerin aşırı kontrolsüz üretiminin, bu üretime uygun hücre kaybıyla dengelenemediği, giderek artan hücre kütlelerinin birikimi..

Detaylı

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi Prof. Dr. Volkan Korten Marmara Üniversitesi Tıp T p Fakültesi İnfeksiyon Hastalıklar kları ve Klinik Mikro. ABD. Risk? Başlangıç tedavisine yanıtsızlık değil. Ciddi

Detaylı

SİNYAL İLETİMİ ve KANSER. Dr. Lale Doğan Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Temel Onkoloji ABD

SİNYAL İLETİMİ ve KANSER. Dr. Lale Doğan Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Temel Onkoloji ABD SİNYAL İLETİMİ ve KANSER Dr. Lale Doğan Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Temel Onkoloji ABD Reseptör Tirozin Kinaz (RTK)= Protein Tirozin Kinaz RTK lar hücre membranında yerleşim gösterir. İnsan

Detaylı

J Popul Ther Clin Pharmacol 8:e257-e260;2011

J Popul Ther Clin Pharmacol 8:e257-e260;2011 SİTOMEGALOVİRUS (CMV) Prof. Dr. Seyyâl ROTA Gazi Ü.Tıp Fakültesi LOW SYSTEMIC GANCICLOVIR EXPOSURE AND PREEMPTIVE TREATMENT FAILURE OF CYTOMEGALOVIRUS REACTIVATION IN A TRANSPLANTED CHILD J Popul Ther

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU Doç.Dr. Engin DEVECİ İMMÜN SİSTEM TİPLERİ I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık Fagositik hücreler (makrofajlar, mast

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Hematoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu. 20 Kasım 2014 Perşembe

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Hematoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu. 20 Kasım 2014 Perşembe Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Hematoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 20 Kasım 2014 Perşembe SABAH TOPLANTISI Çocuk Hematoloji Bilim Dalı Y.O ; 16 yaş erkek hasta,

Detaylı

KLL DE. kları ABD Hematoloji BD Bursa

KLL DE. kları ABD Hematoloji BD Bursa KLL DE İNFEKSİYON YÖNETİMİ Dr. Rıdvan R ALİ Uludağ Üniversitesi Tıp T p Fakültesi İç Hastalıklar kları ABD Hematoloji BD Bursa KLL ile ilişkili bilgilerimizde önemli değişiklikler iklikler söz s z konusu

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

En Etkili Kemoterapi İlacı Seçimine Yardımcı Olan Moleküler Genetik Test

En Etkili Kemoterapi İlacı Seçimine Yardımcı Olan Moleküler Genetik Test En Etkili Kemoterapi İlacı Seçimine Yardımcı Olan Moleküler Genetik Test Yeni Nesil DNA Dizileme (NGS), İmmünHistoKimya (IHC) ile Hastanızın Kanser Tipinin ve Kemoterapi İlacının Belirlenmesi Kanser Tanı

Detaylı

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM NE YAKLAŞIM Prof. Dr. Sibel Güldiken TÜTF, İç Hastalıkları AD, Endokrinoloji BD PREVALANSI Palpasyon ile %3-8 Otopsi serilerinde %50 US ile incelemelerde %30-70 Yaş ilerledikçe sıklık artmakta Kadınlarda

Detaylı

MATÜR T- HÜCRELİ LENFOMALAR TANISI PATOLOG GÖZÜYLE

MATÜR T- HÜCRELİ LENFOMALAR TANISI PATOLOG GÖZÜYLE 4. ULUSAL LENFOMA MYELOMA KONGRESİ 2-5 MAYIS 2013, ANTALYA MATÜR T- HÜCRELİ LENFOMALAR TANISI PATOLOG GÖZÜYLE DR. NALAN AKYÜREK GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PATOLOJİ ANABİLİM DALI Matür T- Hücre ve

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Sevcan A. Bakkaloğlu, Yeşim Özdemir, İpek Işık Gönül, Figen Doğu, Fatih Özaltın, Sevgi Mir OLGU 9 yaş erkek İshal,

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU...

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU... EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz...iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xv Şekiller

Detaylı

OLGU-2. Dr. Mustafa Büyükavcı Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji-Onkoloji Ünitesi Erzurum

OLGU-2. Dr. Mustafa Büyükavcı Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji-Onkoloji Ünitesi Erzurum OLGU-2 Dr. Mustafa Büyükavcı Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji-Onkoloji Ünitesi Erzurum 9 yaş Erkek Şikayeti Halsizlik İştahsızlık Öksürük Kilo kaybı Ateş Göğüs ağrısı Hikayesi Bir aydır

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

ETİK KURUL BAŞVURU DOSYASI

ETİK KURUL BAŞVURU DOSYASI ETİK KURUL BAŞVURU DOSYASI Ülkemizde Hematolojik Kanserlerin Yükü, Coğrafi Dağılımı, Demografik Karakteristiği, İmmünohistokimyasal Özellikleri ve Klinik Davranışı Epidemiyolog Danışman Doç. Dr. Mutlu

Detaylı

Hepatit C. olgu sunumu. Uz. Dr. Hüseyin ÜÇKARDEŞ Bilecik Devlet Hastanesi

Hepatit C. olgu sunumu. Uz. Dr. Hüseyin ÜÇKARDEŞ Bilecik Devlet Hastanesi Hepatit C olgu sunumu Uz. Dr. Hüseyin ÜÇKARDEŞ Bilecik Devlet Hastanesi BİLECİK DEVLET HASTANESİ 1957 2015 N.E. 36 yaşında, kadın hasta Kadın Doğum polikliniği 16.07.2013 Anti-HCV: pozitif ve lökositoz

Detaylı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Prof. Dr. Neşe Saltoğlu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

HAİRY CELL LÖSEMİDE GÜNCELEME. Dr. Harika ÇELEBİ Dışkapı Yıldırım Beyazıt EAH

HAİRY CELL LÖSEMİDE GÜNCELEME. Dr. Harika ÇELEBİ Dışkapı Yıldırım Beyazıt EAH HAİRY CELL LÖSEMİDE GÜNCELEME Dr. Harika ÇELEBİ Dışkapı Yıldırım Beyazıt EAH Hair Cell Lösemi (HCL) HCL ilk olarak1958 yılında (Bouroncle ve ark) tanımlanmıştır Nadir görülen, yavaş seyirli, B-hücreli

Detaylı

NONSOLİD TÜMÖRLERDE TEKRARLAYAN KROMOZOMAL TRANSLOKASYONLAR

NONSOLİD TÜMÖRLERDE TEKRARLAYAN KROMOZOMAL TRANSLOKASYONLAR NONSOLİD TÜMÖRLERDE TEKRARLAYAN KROMOZOMAL TRANSLOKASYONLAR Kontrolsüz bırakılırsa hastayı genellikle ölüme götüren bir hastalık olan kanser, düzensiz hücre büyümesi ve diferansiyasyonunda ortak özellikler

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ. Klinik ve patolojik özellikler

PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ. Klinik ve patolojik özellikler PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ Klinik ve patolojik özellikler Neslihan KURTULMUŞ,, Mete DÜREN, D Serdar GİRAY, G Ümit İNCE, Önder PEKER, Özlem AYDIN, M.Cengiz

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

PEDİATRİK KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYON HEMŞİRELERİNİN EĞİTİM GEREKSİNİMLERİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN ANKET

PEDİATRİK KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYON HEMŞİRELERİNİN EĞİTİM GEREKSİNİMLERİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN ANKET Pediatrik kemik iliği transplantasyon hemşirelerinin eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi amacıyla tasarlanan Anket Alanına hoş geldiniz. Anketi tamamlamak ve ekibimize değerli geri bildiriminizi iletmek

Detaylı

KMML ve JMML monosit (bir tür kan hücresi) olarak adlandırılan tek bir hücre DNA sında bir veya daha fazla akkiz değişiklik (mutasyon) ile başlar.

KMML ve JMML monosit (bir tür kan hücresi) olarak adlandırılan tek bir hücre DNA sında bir veya daha fazla akkiz değişiklik (mutasyon) ile başlar. 1 Hematoloji Uzmanlık Derneği, the Leukemia & Lymphoma Society(LLS)'e 08.02.2011 tarihinde çevirisi yapılan bu kitapçığın yeniden basım izni verdiği için minnetle teşekkür eder. Konular Kronik miyelomonositik

Detaylı

Prof. Dr. Osman İLHAN AÜTF 1972-2014 AKUT LÖSEMİLER. www.osmanilhan.com/akutlösemiler

Prof. Dr. Osman İLHAN AÜTF 1972-2014 AKUT LÖSEMİLER. www.osmanilhan.com/akutlösemiler Prof. Dr. Osman İLHAN AÜTF 1972-2014 AKUT LÖSEMİLER www.osmanilhan.com/akutlösemiler 1 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji BD 2 Aşk asla pişmanlık duymamaktır 1971 3 4 5 6 7 8 9 Akut Lösemi Kemik

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Hematopoetic Kök Hücre ve Hematopoez. Dr. Mustafa ÇETİN 2013-2014

Hematopoetic Kök Hücre ve Hematopoez. Dr. Mustafa ÇETİN 2013-2014 Hematopoetic Kök Hücre ve Hematopoez Dr. Mustafa ÇETİN 2013-2014 Konunun Başlıkları 1. Hematopoetik sistem 2. Hematopoez 3. Hematopoetik kök hücre Karekteristiği Klinik kullanımı Hematopoetik Sistem Hemato

Detaylı

Juvenil myelomonositer lösemi. Doç. Dr. Barış Kuşkonmaz Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji

Juvenil myelomonositer lösemi. Doç. Dr. Barış Kuşkonmaz Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji 10. Ulusal Pediatrik Hematoloji Kongresi 3 6 Haziran 2015, Ankara [Barış Kuşkonmaz] BEYANI Araştırma Destekleri/ Baş Araştırıcı Sunumum ile ilgili çıkar çatışmam yoktur. Çalıştığı Firma (lar) Sunumum ile

Detaylı

KANSER AŞILARI. Prof. Dr. Tezer Kutluk Hacettepe Üniversitesi

KANSER AŞILARI. Prof. Dr. Tezer Kutluk Hacettepe Üniversitesi KANSER AŞILARI Prof. Dr. Tezer Kutluk Hacettepe Üniversitesi Bir Halk Sağlığı Sorunu Şu an dünyada 24.600.000 kanserli vardır. Her yıl 10.9 milyon kişi kansere yakalanmaktadır. 2020 yılında bu rakam %50

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir.

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir. BEYİN TÜMÖRÜ BEYİN TÜMÖRÜ NEDİR? Beyin tümörü beyinde anormal hücrelerin çoğalması sonucu gelişen bir kitledir. Bazı beyin tümörleri iyi huylu (örneğin meningiom), bazıları ise kötü huylu kitlelerdir.

Detaylı

FEBRİL NÖTROPENİ : 2009 DA NELER OLDU? Dr Alpay AZAP Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

FEBRİL NÖTROPENİ : 2009 DA NELER OLDU? Dr Alpay AZAP Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD FEBRİL NÖTROPENİ : 2009 DA NELER OLDU? Dr Alpay AZAP Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Infectious Diseases Working Party of EBMT Infectious Diseases Group

Detaylı

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI 1. GÜN 08.15-09.00 Pediatri stajı hakkında bilgilendirme R. ÖRS 09.15-10.00 Hasta dosyası hazırlama H.YAVUZ 10.15-11.00 Hikaye alma H.YAVUZ 11.15-12.00 Fizik muayene H.TOKGÖZ

Detaylı

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü 1 2 AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI İçerik Karın ağrısı olan hastanın akut apandisit olup olmadığını değerlendirmede kullandığımız testlerin değerliliği kullanımları tartışılacaktır

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kanser Çalışmaları. Dr Fikri İçli

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kanser Çalışmaları. Dr Fikri İçli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kanser Çalışmaları Dr Fikri İçli AÜTF Onkoloji Birimleri Tıbbi Onkoloji BD Cerrahi Onkoloji BD Radyasyon Onkolojisi AnaBD Pediatrik Onkoloji BD Onkoloji Uygulama ve Araştırma

Detaylı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı LENFOMALARDA RADYOTERAPİ Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı HL EPİDEMİYOLOJİ ve ETYOLOJİ Olguların çoğunluğu 15-30 yaş arası Kadın /Erkek: 1/1,5 Noduler

Detaylı

Sıvı bazlı (Hematopatoloji) FISH uygulaması değerlendirmelerine temel bakış. Prof Dr Melek Ergin Çukurova Üni Tıp Fak Patoloji AD

Sıvı bazlı (Hematopatoloji) FISH uygulaması değerlendirmelerine temel bakış. Prof Dr Melek Ergin Çukurova Üni Tıp Fak Patoloji AD Sıvı bazlı (Hematopatoloji) FISH uygulaması değerlendirmelerine temel bakış Prof Dr Melek Ergin Çukurova Üni Tıp Fak Patoloji AD Metafaz fazında hücrelere uygulanan sitogenetik analiz altın standarttır

Detaylı

Hücreler Arası Sinyal İletim Mekanizmaları

Hücreler Arası Sinyal İletim Mekanizmaları Hücreler Arası Sinyal İletim Mekanizmaları Prof. Dr. Selma YILMAZER Tibbi Biyoloji Anabilim Dalı Hücrelerarası iletişim(sinyalleşme) Sinyal molekülleri: Protein,küçük peptid,amino asid, nukleotid,steroid,vit

Detaylı

Çocukluk Çağında Miyelodisplastik Sendrom

Çocukluk Çağında Miyelodisplastik Sendrom Çocukluk Çağında Miyelodisplastik Sendrom Miyelodisplastik sendrom (MDS) hematopoietik kök hücrelerin nadir görülen bir hastalığıdır. Klonal hücre büyümesi, bozuk farklılaşma ve artmış apopitozla ortaya

Detaylı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Dr. Ömer DİZDAR Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Tümör markırları kanserli hastaların dokularında, serumda, idrarda ya da diğer

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

ÇOCUK VE GENÇLERDE AKUT MİYELOİD LÖSEMİDE TANI VE TEDAVİ REHBERİ

ÇOCUK VE GENÇLERDE AKUT MİYELOİD LÖSEMİDE TANI VE TEDAVİ REHBERİ ÇOCUK VE GENÇLERDE AKUT MİYELOİD LÖSEMİDE TANI VE TEDAVİ REHBERİ Giriş Çocuk ve adolesanlarda akut miyeloid lösemi (AML) lösemilerin %15-20 sini oluşturur. İnsidansı her yıl milyonda 5-7 dir. İki yaş insidansın

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD 15-30 yaş arası ve > 55 yaş olmak üzere iki dönemde sıklık artışı (+) Erkek ve kadınlarda en

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

G6PD B: En sık görülen normal varyanttır. Beyaz ırk, Asya ve siyah ırkın büyük bir kısmında görülür (sınıf-iv).

G6PD B: En sık görülen normal varyanttır. Beyaz ırk, Asya ve siyah ırkın büyük bir kısmında görülür (sınıf-iv). Glukoz 6 Fosfat Dehidrogenaz Enzim Eksikliği Tanı ve Tedavi Kılavuzu Eritrositlerin normal yaşamlarını devam ettirebilmek için enerjiye gereksinimleri vardır. Eritrositlerde mitokondri bulunmadığından,

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

LÖKOSİTOZLU ÇOCUĞA YAKLAŞIM. Doç.Dr.Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Onkoloji BD Antalya

LÖKOSİTOZLU ÇOCUĞA YAKLAŞIM. Doç.Dr.Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Onkoloji BD Antalya LÖKOSİTOZLU ÇOCUĞA YAKLAŞIM Doç.Dr.Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Onkoloji BD Antalya Lökositoz gerçek mi? Trombosit kümeleri Çekirdekli eritrositler (normoblast) Eritrositlerin

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE UYGULAMALARI Doç. Dr. Mustafa ÇETİN

HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE UYGULAMALARI Doç. Dr. Mustafa ÇETİN HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE UYGULAMALARI Doç. Dr. Mustafa ÇETİN Standart Endikasyonlar 50 yıldan daha uzun süredir, Hematopoetik Kök Hücre (HKH) olarak isimlendirilen ve kan dokusunu yeniden yapılandırabilen

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı