Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 1 T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ PROPOLİSİN U-937 İNSAN MAKROFAJ HÜCRELERİ ÜZERİNE SİTOTOKSİK ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI Hazırlayan Ayşe SERT Danışman Yrd. Doç. Dr. Esma KAYA Farmasötik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Bitirme Ödevi Mayıs 2011 KAYSERİ

2 2

3 3 T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ PROPOLİSİN U-937 İNSAN MAKROFAJ HÜCRELERİ ÜZERİNE SİTOTOKSİK ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI Hazırlayan Ayşe SERT Danışman Yrd. Doç. Dr. Esma KAYA Farmasötik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Bitirme Ödevi Mayıs 2011 KAYSERİ

4 i BİLİMSEL ETİĞE UYGUNLUK Bu çalışmadaki tüm bilgilerin, akademik ve etik kurallara uygun bir şekilde elde edildiğini beyan ederim. Aynı zamanda bu kurallar ve davranışların gerektirdiği gibi, bu çalışmanın özünde olmayan tüm materyal ve sonuçları tam olarak aktardığımı ve referans gösterdiğimi belirtirim. Ayşe SERT

5 ii PROPOLİSİN U-937 İNSAN MAKROFAJLARI ÜZERİNE SİTOTOKSİK ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI adlı Bitirme Ödevi, Erciyes Üniversitesi Lisansüstü Tez Önerisi ve Tez Yazma Yönergesi ne uygun olarak hazırlanmış ve Farmasötik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı nda BİTİRME ÖDEVİ olarak kabul edilmiştir. Tezi Hazırlayan Danışman Ayşe SERT Yrd. Doç. Dr. Esma KAYA Farmasötik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hatice Özbilge ONAY : Bu tezin kabulü Eczacılık Fakültesi Dekanlığı nın... tarih ve.. sayılı kararı ile onaylanmıştır. / / Prof. Dr. Müberra KOŞAR Dekan

6 iii TEŞEKKÜR Bitirme ödevimin yürütülmesi süresince değerli emeklerini ve katkılarını esirgemeyen Danışman Hocam Yrd. Doç. Dr. Esma KAYA ve Anabilim Dalı Başkanım Doç. Dr. Hatice ÖZBİLGE ye teşekkürlerimi sunarım. Ayşe SERT Kayseri, Mayıs 2011

7 iv PROPOLİSİN U-937 İNSAN MAKROFAJ HÜCRELERİ ÜZERİNE SİTOTOKSİK ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI Ayşe SERT Erciyes Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi Bitirme Ödevi, Mayıs 2011 Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Esma KAYA ÖZET Bu çalışmada, insan makrofaj hücreleri kullanılarak hücrelerin çoğaltılması, pasajlanması, dondurularak saklanması, hücre sayımı, canlılık kontrolü gibi hücre kültürünün temel aşamaları ile hücre kültür laboratuarı genel kurallarının öğrenilmesi amacıyla, sahip olduğu biyolojik aktivitelerden dolayı popüler bir araştırma konusu olan propolisin, makrofaj hücreleri üzerine sitotoksik etkisi araştırıldı. Bu amaçla, ATCC U- 937 insan makrofaj hücreleri kullanıldı. -80 C soğutucudan çıkarılan hücreler hızla çözdürülerek, % 10 fetal bovine serum ve % 2 penisilin-streptomisin ilaveli RPMI-1640 besiyerinde pasajlandı. Hücreler 37 C ve % 5 CO 2 li ortamda inkübe edildi ve düzenli aralıklarla pasajlandı. Her pasaj işleminde hücreler invert mikroskopta morfolojisi ve sayısı yönünden incelendi ve canlılığı tripan blue ile kontrol edildi. Deney için pasaj sayısı aralığındaki hücreler kullanıldı. 24 kuyucuklu hücre kültür plaklarında son hücre konsantrasyonu hücre/ml olacak şekilde, propolisin etanolik ekstresinin konsantrasyonları µg/ml arasında ikişer kat olacak şekilde ayarlandı. Hazırlanan plak 37 C de % 5 CO 2 li inkübatörde 24 saat inkübe edildi. Hücreler inkübasyonun 0., 6. ve 24. saatlerinde, trypan blue ile boyanarak ışık mikroskobunda canlılık oranı ve morfoloji yönünden değerlendirildi. İnkübasyonun 6. saatinde propolisin 128 µg/ml, 24. saatinde 64 µg/ml konsantrasyonundan itibaren hücrelerin canlılık oranında azalma, hücre zarında düzensizleşme ve sitoplazmada granülizasyon görülmeye başlandı. Bu çalışmada U-937 insan makrofaj hücrelerine propolisin doz ve zamana bağlı olarak toksik etkileri araştırılmış ve sonuçların propolisin makrofaj hücreleri üzerine etkileri ile ilgili çalışmalara yön vereceği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Propolis, U-937 makrofaj hücreleri, sitotoksisite

8 v INVESTIGATION OF CYTOTOXIC EFFECTS OF PROPOLIS ON U-937 HUMAN MACROPHAGE CELLS Ayse SERT Erciyes University, Faculty of Pharmacy Graduation Project, June 2011 Advisor: Yrd. Doç. Dr. Esma KAYA ABSTRACT In this study, basic stages of cell culture such as replicating, passaging and freezing the cells, cell count and control of viability by using human macrophage cells, and the cytotoxic effects on macrophages of propolis which is a popular research topic because of its biological activities were investigated in order to learn the general rules of cell culture laboratory. For this purpose, ATCC U-937 human macrophage cells were used. The cells which were taken out from -80 o C cooler and rapidly thawed were passaged at RPMI-1640 with 10 % foetal bovine serum and 2 % penicillin-streptomycin. The cells were incubated at 37 o C and in 5 % CO 2 atmosphere and were passaged at regular intervals. In each passage process the cells were examined in terms of morphology and numbers under the inverted microscope and viability was checked with trypan blue. For the experiment, the cells between 4th and 10th passages were used. That final cell concentration of 24-well cell culture plates is cells/ml, ethanolic extract concentrations of propolis is µg/ml and two layers were set up. The prepared plates were incubated at 37 o C and in 5 % CO 2 incubator for 24 hours. 0th, 6th and 24th hours of incubation, cells were stained with trypan blue and evaluated for viability and morphology under light microscope. In the 6th hour of incubation, concentration of propolis is 128 mg/ml, in the 24th hour of incubation it is 64 mg/ml. Beginning from these concentration rates reduction of the vitality of cells, disorders in cell membranes and granulisation in stoplasm were detected. In this study, the toxic effects of propolis depending on dose and time on the U-937 human macrophage cells were investigated and it was thought that the results will lead the studies related to the effects of propolis on macrophage cells. Key Words: Propolis, U-937 human macrophage cells, cytotoxicity

9 vi İÇİNDEKİLER BİLİMSEL ETİĞE UYGUNLUK...i KABUL ONAY...ii TEŞEKKÜR...iii ÖZET...iv ABSTRACT...v İÇİNDEKİLER...vi KISALTMALAR...viii ŞEKİLLER LİSTESİ...x 2. GENEL BİLGİLER PROPOLİS Propolis Hakkında Genel Bilgiler Propolisin Fiziksel Özellikleri Propolisin Kimyasal İçeriği Propolisin Bitkisel Kaynakları Propolisin Arılar ve İnsanlar Tarafından Kullanımı Propolisin Biyolojik Etkileri MAKROFAJ HÜCRELERİ Makrofaj Hücreleri Hakkında Genel Bilgiler Makrofaj Hücrelerinin İmmün Sistemdeki Yeri GEREÇ ve YÖNTEM DENEYDE KULLANILAN BESİYERİ VE SOLÜSYONLARIN HAZIRLANMASI Fetal Bovine Serum Penisilin Streptomisin Solüsyonu RPMI-1640 Besiyeri Hücre Dondurma Solüsyonu...19

10 vii Hücre Yıkama Solüsyonu U-937 MAKROFAJ HÜCRELERİNİN ÜRETİLMESİ Hücrelerin Çözdürülmesi Hücrelerin Pasajlanması Hücrelerin Canlılık Kontrolü Hücrelerin Dondurulması Hücrelerin Sayımı PROPOLİSİN HAZIRLANMASI Propolis Konsantrasyonlarının Hazırlanması DENEYİN YAPILIŞI BULGULAR TARTIŞMA VE SONUÇ KAYNAKLAR...35 ÖZGEÇMİŞ...42

11 viii KISALTMALAR GC-MS HPLC : Kütle spektrumlu gaz kromatografisi : Yüksek basınçlı sıvı kromatografisi ºC : Santigrat derece DMSO gr MİK L mg : Dimetil sülfoksit : Gram : Minimal inhibitör konsantrasyon : Litre : Miligram µm : Mikrometre µl : Mikrolitre ml : Mililitre µg : Mikrogram kg Ig TNF-α IL-1β C3b CD MHC NO : Kilogram : Immünglobülin : Tümör nekroz faktör-alfa : İnterlökin 1-beta : Kompleman 3b : Cluster of differentiation : Major histocompatibility complex : Nitrik oksit H 2 O 2 : Hidrojen peroksit PBS HIV ATCC CO 2 : Phosphate buffer saline : Human immunodeficiency virus : American type culture collection : Karbondioksit

12 ix FBS U mm UV dk mm mm 3 cm 3 : Fetal bovine serum : Ünite : Milimolar : Ultraviolet : Dakika : Milimetre : Milimetre küp : Santimetre küp DNA : Deoksiribonükleikasit nm Th : Nanometre : T helper TGF-β1 : Tümör growth faktör beta 1 spp : Alt türler IC50 : En yüksek inhibe edici konsantrasyonun yarısı MTT : 3-(4,5-Dimethylthiazol-2-yl)-2,5-diphenyltetrazolium bromide XTT OD C V :2,3-bis-(2-methoxy-4-nitro-5-sulfophenyl)-2H-tetrazolium-5- carboxanilide : Optik dansite : Konsantrasyon : Volüm

13 x ŞEKİLLER LİSTESİ Şekil 2.1. Bal arısı Apis mellifera... 2 Şekil 2.2. Propolis... 3 Şekil 2.3. Kara kavak (Populus nigra) bitkisi... 7 Şekil 2.4. Arılar tarafından propolis üretimi için tercih edilen bitki örnekleri... 8 Şekil 2.5. Propolisin preparat örnekleri Şekil 2.6. Bağışık yanıtta yer alan hücrelerin morfolojisi, kökeni ve makrofajların bu sistemdeki yeri Şekil 3.1. Thoma lamı üstten görünüş Şekil 3.2. Thoma lamı sayım alanı Şekil 3.3. Deneyin yapılış şeması Şekil 4.1. Kontrol grubu hücrelerin invert mikroskobik görüntüleri Şekil 4.2. Propolisin 64 µg/ml konsantrasyonuna maruz kalan hücrelerin invert mikroskobik görüntüsü (6. saat) Şekil 4.3. Propolisin 64 µg/ml konsantrasyonuna maruz kalan hücrelerin invert mikroskobik görüntüsü (24. saat) Şekil 4.4. Propolisin 128 µg/ml konsantrasyonuna maruz kalan hücrelerin invert mikroskobik görüntüsü (6. saat) Şekil 4.5. Propolisin 256 µg/ml konsantrasyonuna maruz kalan hücrelerin invert mikroskobik görüntüsü (6. saat) Şekil 4.6. Propolisin 256 µg/ml konsantrasyonuna maruz kalan hücrelerin invert mikroskobik görüntüsü (24. saat) Şekil 4.7. Propolisin 512 µg/ml konsantrasyonuna maruz kalan hücrelerin invert mikroskobik görüntüsü (24. saat) Şekil 4.8. Trypan blue ile boyanan hücrelerin ışık mikroskobik görüntüleri Tablo 4.1. Propolisin makrofaj hücreleri üzerine etkilerinin mikroskobik değerlendirmesi... 26

14 1 1. GİRİŞ VE AMAÇ Doğal ürünler binlerce yıldır insanlar arasında birçok hastalığın tedavisinde kullanılagelmiştir. Propolis de bu doğal kaynaklı ürünler arasında yerini almaktadır. Sağlıklı bir yaşam için alınması gereken birçok besin kaynağını bünyesinde bulundurması, kolaylıkla elde edilebilir olması ve toksik etkisinin olmaması bakımından mükemmel bir doğal ilaç olma özelliğini kazanmıştır. Buradan yola çıkılarak insanlar propolisi öncelikle, arıların kullanım amaçlarına benzer ihtiyaçlarla kullanmaya çalışmış, zamanla propolisin sahip olduğu zengin bileşik içeriğinin spesifik etkilerinin araştırılmasına yönelmişlerdir. Günümüzde propolisin antimikrobiyal, antioksidan, antitümöral, antiinflamatuar gibi biyolojik aktivitelere sahip olduğu bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir (1). Hücre ve doku kültürü çalışmaları, aşı üretimi, çeşitli ilaçların hücre siklusuna etkisi, enfeksiyon ve kanser araştırmaları, sitotoksisite çalışmaları, çeşitli enzim ve hormonların üretimi, ilaç hammaddesi olarak bitkilerden etken madde eldesi gibi konularda kullanılmaktadır ve günümüzde popüler araştırma tekniklerinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır (2). Bu çalışmalarda rol alması kaçınılmaz olan eczacıların eğitiminde hücre kültür tekniklerinin öğrenilmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada, insan makrofaj hücreleri kullanılarak hücrelerin çoğaltılması, pasajlanması, dondurularak saklanması, hücre sayımı, canlılık kontrolü gibi hücre kültürünün temel aşamaları ile hücre kültür laboratuarı genel kurallarının öğrenilmesi amacıyla, bal arıları tarafından bitkilerden toplanan ve sahip olduğu biyolojik aktivitelerden dolayı popüler bir araştırma konusu olan propolisin, makrofaj hücreleri üzerine sitotoksik etkisi araştırılmıştır.

15 2 2. GENEL BİLGİLER 2.1. PROPOLİS Propolis Hakkında Genel Bilgiler Propolis, bal arıları tarafından ağaçların kozalak ve kabuklarından, bitkilerin tomurcuk ve filizlerinden toplanan çeşitli yağlar, polenler, özel reçine ve mumsu maddelerin karışımından oluşan yapışkan bir maddedir (3). Propolis ilk kez Yunanlılar tarafından keşfedilerek doğal bir antibiyotik olarak kullanılmıştır. Pro eki ön, giriş; polis ise şehir anlamına gelmektedir. Kalıp olarak ise şehrin defansı, kovanın defansı anlamına gelmektedir (4). Propolis toplama işlemi Apis mellifera olarak isimlendirilen işçi bal arıları tarafından gerçekleştirilmektedir. Bal arıları, ağaç kabuklarından, bitkilerin dal ve tomurcuklarından toplayarak arka bacaklarındaki polen sepetçiklerinde biriktirdiği reçinemsi maddeleri ve bitki öz sularını, baş kısımlarında bulunan salgı bezlerinden salgılanan birtakım enzimlerle biyokimyasal değişikliğe uğratır ve balmumu ile karıştırarak kovan içerisinde kullanacağı bir ürün haline getirir (Şekil 2.1) (5, 6). Şekil 2.1. Bal arısı Apis mellifera

16 3 Propolis, arıların patojenik mikroorganizmalara karşı en önemli kimyasal silahı olup, çok eski zamanlardan beri halk sağlığında kullanılmaktadır (7, 8). Avrupa da, halk arasında uzun yıllar boyunca tedavi amaçlı kullanılan işlenmemiş bitkisel ilaçlardan biridir (9). Günümüze kadar propolisin terapötik kullanımı, farmokolojisi, biyolojik aktiviteleri ve kimyasal yapısı üzerine pek çok araştırma yapılmıştır. Propolisin, enflamasyonda, kalp hastalıklarında, hatta kanserde terapötik ve koruyucu etki mekanizmasına sahip olduğu yapılan bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir (10). Ayrıca çalışmalar antibakteriyal, antifungal, antiviral, antiülser, anestezik, antioksidan, antihepatotoksik, immünstimülan etkilerini ortaya koymuştur (3, 11) Propolisin Fiziksel Özellikleri Propolis, zamk gibi yapışkan, reçinemsi kokulu, suda erimeyen, acımsı tada sahip sakıza benzeyen bir maddedir (Şekil 2.2) (9, 12). Arılar propolisi balmumu ile karıştırırlar. Propolisin, bazı bitkilere özgü proteinleri de yapısında bulundurması, propolisin mumsu kısmının bitkisel mum yapısında olduğunu göstermektedir. Propolis C arasında elastik bir yapı göstermekte, soğukta katı kırılgan bir şekle dönüşmektedir. Depolama esnasında kararmakta, güneş ışınlarının etkisiyle elastikiyetini kaybetmektedir. Yüksek sıcaklıklarda (30-40 C) yumuşayıp yapışkan bir durum almakta, 80 C da kısmen erimektedir (3,13). Şekil 2.2. Propolis Propolisin rengi; bitki türüne, kaynağına, yaşına bağlı olarak sarıdan koyu kahverengiye kadar değişmektedir. Propolisin rengi, kokusu ve tıbbi karakteri bitkiye, bölgeye,

17 4 mevsime ve koloniye bağlı olarak değişir. Şeffaf propolisin varlığı da kaydedilmiştir (14). Propolis, eter, kloroform, aseton ve diğer organik çözücülerde kısmen, % 95 lik alkolde büyük ölçüde çözünmekte, suda çok az çözünmekte veya hiç çözünmemektedir. Propolis, tıpta % 70 lik alkolde çözünmüş çözelti olarak kullanılmaktadır (3, 13). Propolisin ticari ekstraksiyonları için çözücü olarak genellikle etanol, glikol ve su kullanılır (15) Propolisin Kimyasal İçeriği Coğrafi ve botanik orijin farklılıklarından dolayı, çok karışık bir kompozisyona sahip olan ham propolis ekstraktları, 300 den fazla farklı yapı içermektedir. Sıcak bölgelerde flavonoidler ve sinnamik asit türevleri gibi temel fenolik bileşenler içerirken, tropikal bölgelerde propolisin daha çok diterpenler ve prenilat bileşenlerini içerdiği bildirilmiştir. Propolisin en önemli aktif bileşenleri arasında aromatik asitler, fenolik maddeler, özellikle flavonoidler (flavonlar, flavonoller, flavononlar) ve fenolik asit gibi bileşenler bulunmaktadır (16, 17). Ham propolisin yapısı, kaynağına bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte; % 2-5 polen, % 5-10 uçucu yağlar (bunun % 0.5'i esansiyel yağlar), % 5-15 organik bileşikler, % bitkisel kaynaklı balmumu ve % reçine ve balsamdan oluşur. Reçine ve balsam içeren kısım, terpenler, polisakkaritler gibi maddeler içerir. Balmumu ise yağ asitleri, B vitaminleri, C ve E vitaminleri içerir. Organik kısmın en önemli bölümü olan ve biyolojik aktivitesinin önemli bir kısmından sorumlu olan flavonoidler (polifenolik içerik), üzerinde en fazla çalışma yapılmış maddelerdir (13, 18). Propolis, farklı mineral ve oligo elemanlar da içerir. Flavon ve flavonoidler propolise antiviral ve antibakteriyal özellikler kazandıran maddelerdir (19, 20). Propolisin kimyasal yapısındaki değişkenlik propolisin kalitesinin belirlenmesinde ve tıpta kullanımında önemli bir sorun haline gelmiştir. Bu konuda propolis toplanılan kaynağın net olarak takip edilememesi kimyasal yapısının belirlenmesinde zorluklar yaratmıştır. Bununla birlikte propolisin biyolojik aktivitesi belirlenirken propolisten izole edilen aktif bileşenlerin belirlenmesi, söz konusu aktivitenin hangi bileşik ya da

18 5 bileşik gruplarından kaynaklanabileceği konusunda yorum yapma açısından kolaylık sağlamaktadır. Özellikle botanik orijini farklı olan yani farklı coğrafik bölgelerden elde edilen propolis örneklerinin kimyasal yapısının aydınlatılmasında fayda vardır. Nitekim son yıllarda propolisin standardizasyonunu kolaylaştırmak için dünyanın farklı coğrafik bölgelerinden toplanan propolislerin tiplendirilmesi için birçok çalışma yapılmaktadır (12). Propolisin kimyasal kompozisyonunun toplama tekniklerine bağlı olarak örnekten örneğe farklılık göstereceği bildirilmektedir. Plastik ızgaralı yöntem ile toplanan propolis örneklerinde biyolojik olarak aktif maddeleri içeren reçine miktarının düşük olması nedeniyle, bu yöntemle elde edilen propolis örnekleri kimyasal içerik yönünden düşük kalitededirler. Daha saf propolis üretimi için ise önden veya yandan ahşap tuzaklı yöntemlerin kullanılması önerilmekte ve daha yaygın olarak kullanılmaktadır (21). Propolis üzerinde yapılan çalışmalar, insan sağlığı açısından da oldukça önemli ve gerekli olan vitaminler, mineral ve elementler de içerdiğini göstermiştir. İhtiva ettiği vitaminler B1, B2, C ve E vitaminleri iken, bakır, kalsiyum, alüminyum, stronsiyum ve vanadium gibi elementleri de içerdiği bildirilmiştir (22). Ayrıca, miristik asit, benzoik asit, benzil alkol, kafeik asit, vanilin ve izovanilin gibi kimyasal bileşiklerin de bulunduğu tespit edilmiştir (18, 23). Propolisin kimyasal bileşimi, biyolojik ve farmakolojik özelliklerini belirler. Bu nedenle dünyanın farklı coğrafik bölgelerinden temin edilen propolis örneklerinin kimyasal yapısının incelenerek belirlenmesi gerekmektedir. Propolisin yapısında bulunan aktif bileşenlerin belirlenmesi için farklı analitik yaklaşımlar kullanılmıştır. Propolisin kimyasal kompozisyonunun belirlenmesinde en geçerli metot kütle spektrumlu gaz kromatografik (GC-MS) metottur, ayrıca yüksek basınçlı sıvı kromatografi (HPLC) metodu da kullanılır (12). Bu incelemeler sonucunda propoliste toplam 100 den fazla aktif bileşen olduğu tespit edilmiştir (24). Propolisin içerdiği maddeler ve bunların etkileri aşağıda özetlenmiştir: Flavonoidler: Antimikrobiyal özellikler, ateş düşürücü, kılcal damarların geçirgenliğini azaltıcı, hemostatik etki

19 6 Krizin: Anti-Helicobacter pylori Apigenin: Gastrik ülserin iyileştirilmesi Acacetin: Ateş düsürücü Kuersetin: Antiviral, antitümöral aktivite, spazmolitik Kaempferid: Anti-Mycobacterium phlei, mikroorganizmaların asit direncine karşı etki Kaemperol-7,4 -dimetil eter: Antifungal Ermanin: Antifungal Galanjin: Bakteriyostatik aktivite, antibakteriyal, anti-h. pylori Pinosembrin: Lokal anestetik, anti-h. pylori aktivitesi Pinobanksin: Antibakteriyal Pinostrobin: Lokal anestetik 3,4 -dihidroksiflavonidler: Kılcal damarların güçlendirilmesi Flavan-3-ols: Kılcal damarların güçlendirilmesi Pektolinarinjenin: Spazmolitik Luteolin: Gastrik ülserin iyileştirilmesi Luteolinin 3,4 -dimetil eteri: Spazmolitik ve hipokoleretik Artepillin C: Antitümoral etki Eriodiktiol: Kalp yetmezliğini iyileştirici etki, akut kalp yetmezliğini önleyici etki Pinosilvin (3,5-dihidroksistilben): Bacillus subtilis ve Bacillus cereus u inhibe edici özelliği, M. phlei ve Mycobacterium semegmatis e karşı etkinlik Ferulik asit: Antibakteriyal etki, kollojenik etki Isoferulik asit: Staphylococcus aureus a karşı etkinlik Benzoik asit: Balsamik ve antiseptik aktivite Sinnamik asit: S. aureus a karşı etkinlik Isopentil ferulat: İnfluenza virüse karşı etkinlik

20 7 p-kumarik asit benzil ester: Antimikrobiyal ve antifungal etkinlik Kafeik asit: Antiviral, bazı Gram-pozitif ve Gram-negatif mikroorganizmalar üzerine antibakteriyal aktivite Prenil kafeat: Gizli kontakt alerjen 3-metil-2-enil kafeat: Antiviral aktivite Kafeik asit fenetil ester: Antitümoral aktivite Metil kafeat: Tümör sitotoksisitesi Diterpenoid clerodan: Antitümöral aktivite, antibakteriyal özellik Eterik yaglar: Antimikrobiyal aktivite Bisabolol: Ateş düşürücü özellik (10) Propolisin Bitkisel Kaynakları Propolisin içeriği, toplandığı bitkilerin tür ve çeşitlerine göre değişmektedir. Pek çok farklı bitkiden arılar tarafından toplanan propolis için en önemli kaynağın kara kavak (Populus nigra) bitkisi olduğu bilinmektedir (Şekil 2.3) (25). Şekil 2.3. Kara kavak (Populus nigra) bitkisi

21 8 Bunun yanı sıra, çam (Pinus), huş (Betula alba), kavağın diğer türleri (Populus spp), at kestanesi (Alnus glutinosa), karaağaç (Ulmus), meşe (Quercus), erik (Prunus), akçaağaç (Acer), fındık (Corylus), kestane (Castaneae sativa), ıhlamur (Tilia), akasya (Acacia), köknar (Abies), söğüt (Salix) ağaç türlerinin de arılar tarafından propolis üretimi için en çok tercih edilen bitkiler olduğu bildirilmektedir (Şekil 2.4) (25). Meşe Ağacı (Quercus) Akasya Ağacı (Acacia) Ihlamur Ağacı (Tilia) Şekil 2.4. Arılar tarafından propolis üretimi için tercih edilen bitki örnekleri Propolisin yoğun olarak toplandığı bitki çeşitleri, coğrafik bölgeye ve mevsime göre değişmektedir. Propolisin Avrupa'da ana kaynağı olarak kavak (Populus) türleri gösterilmektedir. Propolisin yoğun olarak toplandığı kavak türleri Avrupa, Kuzey Amerika ve Kuzey Afrika ile sınırlıdır. Afrika da propolisin kaynağı akasya (Acacia) dır. Avusturalya da Avrupa da olduğu gibi kavağın çok sınırlı olması nedeniyle, ökaliptusun (Eucalyptus) en önemli propolis kaynağı olduğu bildirilmektedir (13).

22 9 Propolis polen içeriği bakımından zengin olduğu için polen analizi yapılarak bitkisel kökeni bulunabilmektedir. Bu sayede propolisin kökenini oluşturan bitkiler tespit edilmektedir. Propolisin toplandığı bitki kaynaklarının bilinmesi kimyasal standardizasyonu açısından önemlidir. Yapılan bir çalışmada çeşitli bölgelerden gelen 56 propolis örneğinin polen analizi yapılarak propolis kaynağı olan bitkiler belirlenmiştir. Örneğin Avustralya da propolis kaynağı bitki olarak Eucalyptus türleri belirlenirken, İtalya da Castaneae sativa önemli bir propolis kaynağı bitki olarak bildirilmiştir (26). Arılar propolisi, bitkilerden topladığı kimyasal bitki özlerini kullanarak üretmektedir. Yaprak ve goncalar üzerindeki lipofilik maddeler, sepal, sakız, reçine gibi bitki kaynaklı maddelerin oranı arı reçinesinin kimyasal oluşumunu belirlemektedir (27) Propolisin Arılar ve İnsanlar Tarafından Kullanımı Propolis arılar tarafından kovan içerisinde, duvarları tıkamak ya da güçlendirmek, kovanda bulunan petekleri tamir etmek, ince bir tabaka halinde petekleri cilalamak, kovan içinde ölen ancak kovan dışına taşınamayan arı ve diğer canlıların vücutlarının mumyalamasını sağlamak, bunların çürüyüp mikroorganizma üretmelerini engellemek, yavru yetiştirme dönemlerinde yarık ve çatlaklardan suyun buharlaşıp kaybolmasını engelleyerek kovan içi olması gereken nem oranını koruyabilmek, kovanı olumsuz çevre koşullarından korumak, kovan giriş deliğini küçültmek, kovanın dezenfekte edilmesini sağlamak amaçlarıyla kullanılır (21). İnsanoğlu propolisi çok eski çağlardan beri farklı amaçlar için kullanagelmiştir. Günümüze kadar gelen eski Yunan yazıtları, propolisin iltihaplanan yaralar ve diş çürükleri için tedavi amacıyla kullanıldığını tanımlar. Ayrıca propolis, Romalılar döneminde yara üzerine konulan lapa benzeri karışımın içerisine katılarak kullanılmıştır. İbranice eski vasiyetnamelerde Tzori olarak geçen propolisin tedavi edici özelliklerinden bahsedilmektedir. Avrupa daki onikinci yüzyıl kayıtları propolisin medikal preparatlarının ağız ve yara enfeksiyonlarının tedavisi ve diş sağlığı için kullanımından bahsetmektedir (15, 28).

23 10 Propolis günümüzde antibakteriyal, antifungal, antiviral, antiinflamatuar, antiülseratif, lokal anestezik, antitümöral özellikleri gibi biyolojik aktivitesinden dolayı apiterapide, biyokozmetikte, sağlıklı beslenmede, halk sağlığında geniş bir kullanıma sahiptir (10, 29). Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda propolis ekstraktının herhangi bir toksinojenitesinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca propolisin % lik sulu çözeltilerdeki konsantrasyonunun akut ve kronik solunum hastalıklarında aerosol olarak başarılı şekilde kullanıldığı bildirilmiştir (30). Propolisin kullanıldığı yerler şöyle özetlenebilir: 1. Propolis, antimikrobiyal etkileri nedeniyle bazı bakteriyel ve fungal hastalıkların tedavisinde, içerisindeki esansiyel yağ asitleri nedeniyle lokal anestezide, grip, uçuk gibi viral enfeksiyonların iyileştirilmesinde, antitümör etkisi nedeniyle özellikle akciğer kanserlerinde, romatizmal hastalıkların tedavisinde, bağışıklık sistemini düzenlemesinden dolayı hastalıklara karşı vücut direncini arttırmakta kullanılır. Ayrıca propolis, kardiovasküler hastalıklar, solunum yolları enfeksiyonları, diş sağlığı, deri hastalıklarının tedavisi ve özellikle yanıklar olmak üzere yara tedavilerinde de kullanılmaktadır (15). 2. Yapılan çalışmalarda doku yenileme ve onarma özelliği gösterildiğinden, dermatolojik ve kozmetik uygulamalarda geniş kullanım alanı bulmuştur. Propolis bitki ekstraktları, arı sütü ve E vitamini ile birlikte cildi besleyici, temizleyici ve onarıcı ürünlerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Propolisin etanolik solüsyonları, ağızdaki minör ülserlerin, ağrılı yaraların, ciltteki enfeksiyonların tedavisi için sıklıkla satılan bir üründür. En yaygın karşılaşılan yan etkileri, ciltte ve mukoz membranlarda irritasyonlara neden olan alerjik durumlardır. Astımlı hastalarda, egzemalı ve ısırgan otuna hassas kişilerin tedavisinde kullanılırken çok dikkatli olunmalıdır (31). 3. Çürümeyi ve bozulmayı engelleyici özelliği ile gıda sanayinde kullanılmaktadır (15). Propolis gıda ürünleri paketleme materyallerinde kullanımı konusunda patent almıştır. Propolisin dondurulmuş balık stoklarının saklama süresini uzattığı bildirilmiştir (32).

24 11 4. Evcil hayvanların ayak ve deri problemlerinin çözümünde, endometritisin tedavisinde başarılı sonuçlar vermiştir (33). Sonuç olarak, günümüzde propolis ilaçlarda, kişisel ürünlerde ve birçok preparatta kullanılmaktadır (Şekil 2.5). Şekil 2.5. Propolisin preparat örnekleri Propolisin Biyolojik Etkileri Son yıllarda, propolisin faydalı biyolojik aktiviteleri nedeniyle değişik alanlarda kullanımı konusuna duyulan ilgi artmıştır. Propolisin tıbbi özellikleri tarihsel olarak çok eski zamanlardan beri bilinmektedir ve yıllar boyunca propolis insanlar tarafından değişik hastalıkların tedavisinde kullanılmıştır. Birçok araştırma propolisin biyolojik aktivitesi, farmakolojik ve tedavi edici özellikleri ve kimyasal bileşimi üzerine odaklanmıştır. Bu çalışmalarda propolisin antibakteriyal, antifungal, antiviral, antiinflamatuar, antitümoral, antioksidan, immünomodülatör etkilere sahip olduğu ortaya konmuştur (17, 27). Farklı orijine sahip propolis örneklerinin biyolojik aktiviteleri ile ilgili yapılan çalışmalarda Brezilya propolisinin antibakteriyal, sitostatik, serbest radikal koruyucu aktivitesi belirlenirken Bulgar propolisinin bakterisidal, antifungal ve antiparaziter aktivitesi belirlenmiştir. Türk propolisinin de antibakteriyal, antifungal, antioksidan, antikarsinojenik, yara iyileştirici gibi bazı biyolojik aktiviteleri incelenmiştir (18). Propolisin yapısında bulunan flavanoid ve fenolik türevleri olan doğal ürünlerin, vazodilatör ve antihipertansif etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Flavanoidler ayrıca antioksidanları ve metal şelatörleri içerirler. Flavanoidlerin antioksidan ve vazodilatör etkilerine ilave olarak antialerjik, antiviral ve immünostimülan fonksiyonları da gösterilmiştir (34).

25 12 Propolisin en karakteristik özelliği mikroorganizmalara karşı gösterdiği antimikrobiyal etkinliği olup, bu farmakolojik özelliklerinden dolayı insanoğlu tarafından kullanılagelmiştir. (35). Örneğin ayak ve cilt yaralarının iyileştirilmesinde, ölülerin mumyalanmasında kullanılmakta olduğunu bildiren kayıtlar mevcuttur (36). Propolis, arıların bir numaralı düşmanı olan Bacillus larvae bakterisine karşı öldürücü özelliktedir. Propolisin bu kullanımı, kovanın yapımı aşamasında oluşabilecek herhangi bir enfeksiyonu önler ve ölü hayvan dokusunda büyüyebilecek bakterileri engeller (37). Çeşitli çalışmalarda propolisin B. subtilis, S. aureus, Candida albicans ve Trchophyton mentagrophytes türlerine karşı antimikrobiyal etkisinin olduğu bildirilmiştir (38). Bankova ve arkadaşları, Brezilya propolisinin değişik fraksiyonlarının S. aureus a karşı antibakteriyal etki gösterdiği ve bu etkinin ana kaynağının polar fenolik bileşimler olduğu sonucuna varmışlardır (39). Bir başka çalışmada çeşitli propolis örneklerinin antibakteriyal etkileri araştırılmış, B. subtilis ve S. aureus için minimal inhibitör konsantrasyon (MİK) değerleri µg/ml, Escherichia coli için µg/ml olarak bulunmuştur. Bu nedenle propolisin gram pozitif mikroorganizmalara, gram negatif mikroorganizmalara göre daha etkili olduğu rapor edilmiştir. Ayrıca bu etkiden propolis örneklerinin fenolik içeriğinin ve flavonoid bileşiklerinin sorumlu olduğu bildirilmiştir (40). Propolisin 25 H. pylori klinik izolatı üzerine etkisinin araştırıldığı bir çalışmada, klaritromisin ile kombine kullanıldığında H. pylori inhibisyonunda sinerjik ya da additif aktivite gösterdiği bildirilmiş ve bu veriye dayanarak propolis ve klaritromisin kombinasyonunun, H. pylori ye bağlı gastroduodenal hastalıkların kontrolüne yardımcı olabileceği vurgulanmıştır (41). Propolisin H. pylori suşu üzerinde antibakteriyal etkisinin araştırıldığı bir başka çalışmada da, etanolik ekstraktının oldukça etkili olduğu (MİK: 75 µg/ml) bildirilmiştir (42). Değişik propolis formülasyonlarının Trypanosoma cruzi ile enfekte edilmiş fareler üzerinde denendiği bir çalışmada, bu parazitin parazitik etkisi üzerine ve farelerin hayatta kalma sürelerine bir etkisi olmadığı bildirilirken, bir başka çalışmada propolisin çeşitli ekstrelerinin T. cruzi amastigotlarına karşı etkili olduğu gösterilmiştir (43, 44).

26 13 Çeşitli Avrupa ülkelerinden elde edilen propolisin antimikrobiyal aktivitesinin araştırıldığı bir çalışmada, Alman propolisinin S. aureus ve E. coli ye karşı en etkili propolis türü olduğu, ana kaynağını pinosembrinin oluşturduğu Avusturya propolisinin ise C. albicans a karşı en etkili propolis türü olduğu bildirilmiştir (45). Türkiye de de değişik bölgelerden elde edilen propolisin antimikrobiyal etkilerinin araştırıldığı çalışmalar mevcuttur. Kartal ve arkadaşları, Türkiye den Kazan ve Marmaris bölgelerinden toplanan propolis örneklerinin etanolik ekstrelerinin antimikrobiyal aktivitesini araştırmışlar ve Kazan yöresi örneklerinin daha güçlü antimikrobiyal aktivite gösterdiğini bildirmişlerdir (46). Uzel ve arkadaşları, Anadolu nun dört farklı bölgesinden (Bursa-Orhangazi, Bartın, Ankara-Mamak, Trabzon) toplanan propolisin etanollü ekstrelerinin, Gram pozitif bakteri ve mayalara karşı oldukça etkili olduklarını bildirmişlerdir (47). Silici ve arkadaşları ise, Artvin, Kayseri ve Adana dan toplanan propolis örneklerinin C. albicans, Candida glabrata, Trichosporon sp. ve Rhodotorula sp. ye karşı düşük dozlarda bile etkili olduğunu göstermişlerdir (48). Propolisin antimikrobik etkinliğinin esas olarak pinosembrin, galangin, pinosilvin ve pinobanksin gibi flavonoidler, sinnamik asit, benzil pkumarat ve kafeik asit esterlerine bağlı olduğu bildirilmiştir (49). Propolisin antibakteriyal aktivitesinden sorumlu bileşik grupları toplandığı bitki türüne göre değişmektedir; kavak tipi propoliste flavonlar, flavononlar, fenolik asitler ve onların esterleri iken, Baccharis tipi (Brezilya) propoliste prenillenmiş p-kumarik asitler, diterpenler ve Kırmızı Küba propolisinde prenillenmiş benzofenonlardır (12). Propolisin güçlü dezenfektan etkisi bulunur ve bu etki sayesinde kovan ile petek gözlerinin dezenfeksiyonu sağlanır (3). Farelerde yapılan araştırmalarda propolisin sitokin üreten immün sistem hücrelerini aktive ettiği ve bu etkilerle propolisin aynı zamanda antitümör etkiye de sahip olduğunu ortaya konmuştur (50). Kafeik asit fenil etil ester, propolisin içeriğinde bulunan ve çok geniş etkilerden sorumlu bir maddedir. En önemli özelliklerinden biri tümör hücreleri üzerindeki sitotoksik etkisidir (51).

27 14 Son yıllarda propolisin önemli biyolojik etkilerinden birinin de karsinostatik etki olduğu fark edilmiştir. Propolis bileşiminde bulunan organik maddelerden flavonoidler, serbest radikal temizleyicisi, metabolik enzim düzenleyici, detoksifiye edici ve immünomodülasyonu sağlayıcı etkileri ile ileri aşamalarda antikanserojenik etki göstermektedirler (17). Propolis, yapısındaki sinnamik asit ve terpenoidlerin sitotoksik aktivitesi nedeniyle bazı kanser türlerinde kullanılmaktadır. Bu yönüyle propolis barsak, böbrek, meme, burun ve farenks kanserinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Yapılan araştırma sonuçlarında düşük dozdaki propolisin meme karsinomlarını önleyici olarak uygulanabileceği bildirilmiştir (6). Brezilya propolisinden izole edilen yeni bir clerodane diterpenoidinin tümör hücrelerini S fazında yakalayarak hepatoma hücrelerinin büyümesini inhibe ettiği gösterilmiştir. Aynı çalışmada, suda çözünmüş propolis ekstraktlarından, antioksidan aktivite gösteren ve hepatosellüler karsinoma ve insan akciğer karsinoma hücrelerine karşı sitotoksik etki gösteren bir propolis etken maddesi izole edilmiştir (52). Farelerde oluşturulan Ehrlich karsinomasına karşı propolisin antitümoral aktivitesinin araştırıldığı bir çalışmada, propolis antitümoral ilaçlarla kombine edilerek tedavide kullanılmış ve tümör hücrelerinde önemli düzeyde inhibisyon oluştuğu, hatta bazı deneklerde tümör hücrelerinin yok olduğu kaydedilmiştir (53). Son yıllarda propolis, immün sistem üzerine etkileri araştırılmaya başlanan önemli bir doğal kaynaktır (53). Propolis, trombosit agregasyonunu ve eikosanoid sentezini inhibe ederek immün sistem üzerine düzenleyici etki gösterir. Ayrıca bakteriyal enfeksiyon durumunda fagositik hücreleri uyarır (54). HIV-1 enfekte hastalarda lenfositlerin immün yanıtını geliştirir (55). Propolisin immün sistem üzerine etkisini doğrudan makrofajlardan oksijen ve nitrojen metabolitleri gibi fungusid maddeleri serbest bırakarak ve aynı zamanda bazı proenflamatuar sitokinlerin üretimini indükleyerek gösterdiği iddia edilmektedir. Yapılan bir çalışmada propolisin, fare peritoneal makrofajlarından IL-1β ve TNF-α gibi sitokin üretimini uyardığı gösterilmiş, böylece makrofaj aktivasyonunu arttırarak immün yanıtı güçlendirdiği ortaya konmuştur. Bu etkiden özellikle içerdiği kaffeoligunic asitin

28 15 sorumlu olduğu bildirilmiştir (53, 56). Ayrıca propolisin, kompleman sistemini de doğrudan ya da makrofajlardan sitokin salınımı yoluyla etkilediği rapor edilmiştir (57). Propolisin BALB/c farelerde makrofajlar üzerine etkisinin incelendiği bir çalışmada, farelere 200 mg/kg propolis uygulanmış ve bu farelerin peritoneal makrofajlarından kontrole göre daha çok H2O2 üretildiği ve NO üretiminin inhibe olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmada farelerin timus, kemik iliği, dalak ve adrenal bezleri histopatolojik olarak incelenmiş, stres altındaki farelerin timusunda, kemik iliğinde ve adrenal bezlerinde bir değişiklik görülmezken, dalaktaki germinal merkezlerde büyüme olduğu tespit edilmiş ancak propolis uygulanan farelerde dalaktaki bu değişimin olmadığı bildirilmiştir (53). Propolisin bu etkilerinin yanında toksik ve alerjik özellikleri de araştırılmıştır. Propolis kullanan kişilerde zehirlenme belirtisine rastlanmamıştır. Günümüzde kişilerin propolise mi, onu kontamine eden diğer arı ürünlerine mi reaksiyon verdikleri tam olarak bilinmemektedir. Bu nedenle arı ve arı ürünlerine alerjisi olanlarda, astım, ekzema ve ürtiker gibi alerjik reaksiyonları olan kişilerde dikkatli olunması gerekmektedir. Propolisin normalden daha yüksek alımlarda insan ve hayvanlar için tehlikeli olabileceği vurgulanmaktadır. Balıklarda yapılan bir çalışmada, yüksek oranda ( g propolis/l) uyguladıkları propolisin eritropoezisi inhibe ederek eritrosit, hemoglobin ve hematokrit değerlerinde azalmaya neden olduğu belirtilmiştir. Ancak propolisin belirtilen bu toksik etkilerini destekleyen fazla literatür veriye rastlanmamıştır (58) MAKROFAJ HÜCRELERİ Makrofaj Hücreleri Hakkında Genel Bilgiler Pluripotent kök hücre denilen ortak bir progenitör hücrenin farklılaşması ile bütün kan hücreleri oluşur. Bu hücrelerin farklılaşması, fetüsün gelişmesi esnasında başlar ve hayat boyu devam eder. Pluripotent kök hücre, lenfoid (T ve B hücreleri), myeloid, eritrositik ve megakaryoblastik (plateletlerin kaynağı) kökenleri içeren kan hücrelerinin farklı kökenlerini oluşturmak üzere kök hücrelere farklılaşır (Şekil 2.6). Hematopoetik hücre gelişimini ve son farklılaşmayı düzenleyen özgül sitokinler, esas olarak enfeksiyonlara yanıtta ve aktivasyonda yardımcı T hücreleri, dendritik hücreler ve makrofajlar tarafından salgılanır (59).

29 16 Şekil 2.6. Bağışık yanıtta yer alan hücrelerin morfolojisi, kökeni ve makrofajların bu sistemdeki yeri Mononükleer fagosit sistemi, myeloid hücrelerdir; kandaki monositlerden oluşur ve monositlerden türemiş hücrelerdir. Farklı sitokinler veya doku ortamı, monosit ve myeloid kök hücrelerin çeşitli makrofaj ve dendritik hücrelere farklılaşmasını teşvik eder. Bu hücreler, makrofajları, akciğerlerdeki alveoler makrofajları, karaciğerdeki Kupffer hücrelerini, böbrekteki intraglomerüler mezenşimal hücreleri, bağ dokusundaki histiositleri, osteoklastları, sinovial hücreleri ve beyindeki mikroglial hücreleri içermektedir. Alveolar ve serozal (örneğin peritoneal) makrofajlar gezgin makrofajlara örnektir. Beyin mikroglial hücreleri, beyine doğum sırasında giren ve sabit hücrelere farklılaşan hücrelerdir. Bazı dendritik hücreler, myeloid hücrelerdir ve monositlerden köken almış olabilirler. Bu olgun formlar, en uzak doku lokalizasyonlarda ve fonksiyonlarına göre değişik morfolojilerde olabilirler; makrofaj aktivitelerinin veya hücre yüzey belirteçlerinin bir kısmını eksprese edebilirler (59). Monositler, tek parçalı ve fasulye şeklinde çekirdeği olan, µm çapında hücrelerdir. Periferal kan lökositlerinin % 3-8 ini temsil ederler. Monositler,

30 17 enflamasyonun erken hücresel komponenti olarak nötrofilleri takip ederler. Kana karışan monositler, özel dokuların kapiller bölgelerinde farklılaşırlar ve makrofaj olarak anılırlar. Geniş lökositler olan makrofajlar, normalde omurgalıların hücre yüzeyinde bulunmayan, mannoz gibi moleküllere karşı reseptörler taşırlar. Sonuçta, yabancı olanı olmayandan ayırma özelliğine kısmen de olsa sahiptirler. Makrofajlar, ayrıca dışarıdan akciğerlere ulaşan toz, polen gibi yabancı maddeleri; ya da vücudun yıkıma uğramış kendi hücrelerini içine alıp, parçalara ayırarak, onları yok etme işlemini üstlenmiş temizlikçi hücreler olarak da tanımlanırlar. Monositlerden türeyen makrofajlar, bağ dokularında yerleşip farklılaşır ve çoğalırlar; eskiden retiküloendotelyal sisitem olarak adlandırılırken, günümüzde monosit/makrofaj sistemi olarak tanımlanan bu hücreler grubu, kısa ömürlü (1-2 gün) nötrofillerin aksine, varlıklarını aylarla ifade edilen uzun sürelerle korurlar (60) Makrofaj Hücrelerinin İmmün Sistemdeki Yeri Makrofajlar,lizozomlar içeren, nötrofillerin aksine mitokondrileri olan uzun ömürlü fagositik hücrelerdir. Maofajların şu temel fonksiyonları vardır: 1-Fagositoz 2-Özgül bağışık yanıtları başlatmak için T hücrelerine antijen sunumu 3-Doğal ve bağışık yanıtları aktive etmek ve düzenlemek için sitokinlerin sekresyonu. Makrofajlar, immünoglobulin (Ig) G nin Fc parçası (Fc-δ R I, Fc- δ R II, Fc- δ R III ) ve kompleman basamağının C3b ürünü (CR1, CR3) için hücre yüzey reseptörlerini eksprese ederler. Bu reseptörler, bu proteinlerle kaplanmış antijen, bakteriler veya virüslerin fagositozunu kolaylaştırırlar. Toll-benzeri ve diğer patern tanıma reseptörleri, patojen ile ilişkili moleküler yapıları tanırlar ve savunma yanıtını aktive ederler. Makrofajlar, aynı zamanda bağışık yanıtı genişletmek için CD4 yardımcı T hücrelerine antijen sunmayı sağlayan sınıf II MHC antijenlerini eksprese ederler. Makrofajlar, bakteriyi algıladığında ateş dahil olmak üzere bağışık ve enflamatuar yanıtları arttıran interlökin-1, interlökin-6, tümör nekrozis faktör, interlökin-12 ve diğer molekülleri salgılarlar. Bir T-hücre-kaynaklı lenfokin olan interferon- δ, makrofajları aktive eder. Aktive makrofajlar, artmış fagositik, öldürme ve antijen sunma yeteneklerine sahip olurlar (59).

31 18 3. GEREÇ ve YÖNTEM 3.1. DENEYDE KULLANILAN BESİYERİ VE SOLÜSYONLARIN HAZIRLANMASI Fetal Bovine Serum Farmasötik Mikrobiyoloji Laboratuvarı nda mevcut bulunan fetal bovine serum (FBS) (Biological, İsrail), 56 o C ye ayarlı su banyosunda (Nüve, Türkiye) 30 dk tutularak inaktive edildi. Biyolojik güvenlik kabininde (MN120, Nüve, Türkiye) streril falcon tüplere 10 ar ml dağıtılarak kullanılıncaya kadar -20 o C de saklandı Penisilin Streptomisin Solüsyonu Penisilin (10000 U/ml) streptomisin (10 mg/ml) solüsyonu (Gibco, Almanya), biyolojik güvenlik kabininde steril eppendorf tüplere 2 şer ml dağıtılarak kullanılıncaya kadar -20 o C de saklandı RPMI-1640 Besiyeri Hücre mediumu olarak 25mM HEPES ve L- Glutamin içeren RPMI-1640 besiyeri (Sigma, USA) kullanıldı. Bu besiyeri üzerine % 10 oranında inaktive edilmiş steril FBS ve % 2 oranında penisilin- streptomisin solüsyonu ilave edildi. Hazırlanan besiyeri miktarı 1 haftalık ihtiyaca göre ayarlandı ve kullanılıncaya kadar +4 o C de saklandı.

32 Hücre Dondurma Solüsyonu Hücreleri dondurarak saklamak amacıyla % 90 oranında FBS ve % 10 oranında DMSO içeren solüsyon kullanıldı. Steril falcon tüpte hazırlanan solüsyon, 0,22 m lik filtreden geçirilerek steril edildi Hücre Yıkama Solüsyonu Hücreleri yıkama işleminde % 3 oranında penisilin- streptomisin içeren fosfat buffer saline (PBS), 0,22 m lik filtreden geçirmek suretiyle steril edilerek kullanıldı U-937 MAKROFAJ HÜCRELERİNİN ÜRETİLMESİ Çalışmada LGC Promochem den elde edilen ATCC U-937 insan makrofaj hücreleri kullanıldı Hücrelerin Çözdürülmesi Hücre içeren krio tüp -80 o C soğutucudan (Operon, Kore) çıkarıldı, sıcaklığı 37 o C ye ayarlı su banyosunda hızla çözdürüldü. Çözdürülen hücre çözeltisinden 1 ml, 9 ml taze hazırlanmış % 10 FBS ve % 2 penisilin-streptomisin ilaveli RPMI-1640 besiyeri içine eklenip pipetaj yapıldı. Santrifüj cihazında (Nüve, Türkiye) 1500 devirde 5 dk santrifüj edildikten sonra süpernatan çekilip uzaklaştırıldı. Pellet üzerine 4 ml kadar hücre mediumu eklenip süspansiyon haline gelene kadar pipetaj yapıldı. Bu süspansiyondan 1 er ml, 9 ar ml hücre mediumu içeren hücre kültür flasklarına eklendi. Flasklar % 5 CO 2 li inkübatöre (Sanyo, Japonya) 37 o C ye kaldırıldı Hücrelerin Pasajlanması Hücre kültür flaskları % 5 CO 2 li inkübatörden çıkarılarak biyolojik güvenlik kabinine alındı. Hücreler düzenli olarak invert mikroskopta (Leica, Almanya) hücrenin morfolojisi ve sayısı yönünden incelendi ve ortalama 2 günlük aralıklarla pasajı yapıldı. Bu amaçla hücre kültür flasklarındaki medium tek kullanımlık steril pipet yardımı ile pipetaj yapılarak konik tabanlı santrifüj tüplerine aktarıldı devirde 5 dk oda sıcaklığında santrifüj edildikten sonra süpernatan atılıp pellet hücre yıkama çözeltisi ile

33 20 yıkandı. Tekrar santrifüj edildikten sonra elde edilen pellet, oda sıcaklığına getirilen 4 ml hücre mediumu ile süspanse edildi. Bu süspansiyondan 1 er ml; 9 ar ml taze besiyeri içeren hücre kültür flasklarına eklendi ve hücreler invert mikroskopta edildi. Hücre kültür flaskları, üzerine pasaj sayısı ve tarih yazılarak 37 o C de % 5 CO 2 li inkübatöre kaldırıldı Hücrelerin Canlılık Kontrolü Her pasaj işleminde hücrelerin canlılığı trypan blue (Biological, İsrail) ile kontrol edildi. Bu amaçla temiz bir lam üzerine eşit miktarlarda hücre süspansiyonu ve trypan blue boyası koyularak karıştırıldı. Bunun üzerine lamel kapatarak hazırlanan preparat ışık mikroskobunda (Leica, Almanya) hücrelerin canlılığı ve morfolojisi yönünden incelendi. Boya almayan hücreler canlı, mavi boyanan hücreler ölü olarak değerlendirildi. 100 hücre sayılarak boya almayan hücrelerin yüzde oranı hesaplandı Hücrelerin Dondurulması Bu aşamada hücrelerin bir kısmı ileri çalışmalarda tekrar kullanılabilmesi amacıyla dondurularak saklandı. Bu amaçla, hücre kültür flasklarındaki medium, tek kullanımlık steril pipet yardımı ile pipetaj yapılarak konik tabanlı santrifüj tüplerine aktarıldı. Tüpler 1500 devirde 5 dk oda sıcaklığında santrifüj edildi. Süpernatan atılıp pellet hücre yıkama çözeltisi ile yıkandı ve tekrar santrifüj edildi. Oluşan pellet, dondurma çözeltisinde süspanse edildi ve bu süspansiyondan bir miktar alınarak hücrelerin trypan blue ile canlılık kontrolü yapıldı. Bir kısım hücrenin dondurulma ve çözdürülme aşamalarında kaybedileceği göz önüne alınarak, son hacim yaklaşık 5 x x 10 7 hücre / ml olacak şekilde ayarlandı. Bu karışımdan 2 şer ml krio tüplerine aktarıldı. Krio tüpleri üzerine tarih, pasaj sayısı ve canlılık oranı not edildikten sonra dakikada 1 o C soğutan izopropil alkollü özel kontainer içinde -80 o C soğutucuya kaldırıldı Hücrelerin Sayımı Hücre sayımında thoma lamı kullanıldı. Thoma lamının üstten görünüşü Şekil 3.1 de sunulmuştur.

34 21 Şekil 3.1. Thoma lamı üstten görünüş Thoma lamında sayım yapılacak alan cam yüzeyindeki çizgilerle belirlenmiştir (Şekil 3.2). Thoma lamının çukur bir kısmı vardır, lamel kapatıldığında bu çukurun yüksekliği 0,1 mm dir. İncelenecek materyal, bu kısım üzerine aktarılır. Thoma lamında 1 büyük kare, 16 orta boy kare ve her orta boy karede 25 küçük kare olmak üzere toplam 400 küçük kare vardır. Sayım bu karelerde yapılır. Küçük kare olarak belirtilen, gerçekte bir kare prizmadır. Derinlik boyutu, çukurun derinliğini göstermekte olup 0,1 mm dir. 1 küçük kare olarak belirtilen kare prizmanın hacmi = 0,05 mm x 0,05 mm x 0,1 mm = 0,00025 mm 3 = 1/4.000 mm 3 'dür. Bir sayım alanında 16 x 25 = 400 küçük kare olduğundan toplam sayım hacmi = 0,00025 mm 3 x 400 = 0,1 mm 3 'dür. Şekil 3.2. Thoma lamı sayım alanı Thoma lamında, hücre süspansiyonunun 1 ml sindeki hücre sayısını bulmak için; bir orta boy karede sayılan hücre adedi seyreltme faktörü ile çarpıldı, tüm kare sonucuna erişmek

35 22 için bu sayı 16 ile çarpıldı. 0,1 mm 3 ' deki hücre sayısını veren bu sonuç, matematik hesap gereği 10 4 ile çarpılarak 1 ml deki hücre sayısı hesaplandı (1ml = 1 cm 3 ) PROPOLİSİN HAZIRLANMASI Çalışmada, Kayseri bölgesinden toplanan propolisin etanol ile hazırlanan ektresi kullanıldı Propolis Konsantrasyonlarının Hazırlanması Propolisin etanollü ekstresinden 820 mg tartılarak 1 ml absolü etanolde çözüldü. Etanolde çözünmüş olan bu propolis çözeltisi, çapı 0,2 µm olan steril membran filtreden süzülerek steril hale getirildi. Bu ana stok solüsyonundan aşağıdaki formül kullanılarak % 10 etanol içeren distile suda 1024 µg/ml propolis konsantrasyonu elde edildi. C 1 x V 1 = C 2 x V 2 Propolisin 1024 µg/ml konsantrasyonundan aynı formül yardımı ile µg/ml arasında ikişer kat propolis konsantrasyonları hazırlandı. Böylece elde edilen konsantrasyonlardaki etanol içeriği % arasına düşürülmüş oldu.

36 DENEYİN YAPILIŞI Deneyin yapılış sırası Şekil 3.3 te gösterilmiştir. Çalışmanın tüm aşamaları biyolojik güvenlik kabininde gerçekleştirildi. Çözdürülecek hücreler için RPMI-1640 besiyeri oda ısısına getirilerek % 10 Fetal Bovine Serum ve % 2 penisilin-streptomisin ilave edildi. ATCC U-937 insan makrofaj hücreleri -80 C soğutucudan çıkarıldı, sıcaklığı 37 C ye ayarlı su banyosunda hızla çözdürüldü. Hücre çözeltisi taze besiyerinde santrifüj edildi, pellet besiyerine eklenerek pipetaj yapıldı.

37 24 Hücre kültür flaskları 37 C ye ayarlı % 5 CO 2 li inkübatöre kaldırıldı. Hücreler düzenli olarak invert mikroskopta morfolojisi ve sayısı yönünden incelendi. Hücreler, hücre yıkama çözeltisi ile yıkanarak ortalama 2 günlük aralıklarla pasajlandı. Her pasaj işleminde hücrelerin canlılığı trypan blue ile kontrol edildi. Hücreler pasajlanırken, pasaj sayısı aralığında bazı hücrelerin pasajı devam ettirilirken, bir kısım hücre ileri çalışmalarda tekrar kullanılabilmesi amacıyla dondurularak saklandı.

38 25 24 kuyucuklu hücre kültür plaklarında son hücre konsantrasyonu 1x10 6 hücre/ml olacak şekilde thoma lamında hücre sayımı yapıldı Propolisin etanolik ekstresinin konsantrasyonları, µg/ml arasında ikişer kat olacak şekilde ayarlandı ve çalışma kuyucuklarına hücrelerle birlikte dağıtıldı. Hazırlanan plak 37 C de % 5 CO 2 li inkübatörde 24 saat inkübe edildi. İnkübasyonun 0., 6. ve 24. saatlerinde, hücreler trypan blue ile boyanarak ışık mikroskobunda canlılık oranı ve morfoloji yönünden değerlendirildi. Şekil 3.3. Deneyin yapılış şeması

39 26 4. BULGULAR Propolisin µg/ml arasında ikişer kat artan konsantrasyonlarına maruz bırakılan makrofaj hücrelerinin, canlılık, hücre zarında düzensizleşme, sitoplazmada granülizasyon yönünden yapılan mikroskobik değerlendirme sonuçları Tablo 4.1 de sunulmuştur. Bu verilere göre inkübasyonun 6. saatinde propolisin 128 µg/ml, 24. saatinde 64 µg/ml konsantrasyonundan itibaren hücrelerin canlılık oranında azalma, hücre zarında düzensizleşme ve sitoplazmada granülizasyon görülmeye başlandı. Tablo 4.1. Propolisin makrofaj hücreleri üzerine etkilerinin mikroskobik değerlendirmesi Propolis konsantrasyonları Hücrelerin Mikroskobik Değerlendirmesi 0.saat 6.saat 24.saat 512 µg/ml Hücrelerin %95 i canlı Morfoloji normal Hücrelerin %70 i canlı Hücre zarında düzensizleşme (++) Sitoplazmada granülizasyon (++) Hücrelerin %40 ı canlı Hücre zarında düzensizleşme (++++) Sitoplazmada granülizasyon (++++) 256 µg/ml Hücrelerin %95 i canlı Morfoloji normal Hücrelerin %80 i canlı Hücre zarında düzensizleşme (++) Sitoplazmada granülizasyon (++) Hücrelerin %50 si canlı Hücre zarında düzensizleşme (+++) Sitoplazmada granülizasyon (+++) 128 µg/ml Hücrelerin %95 i canlı Morfoloji normal Hücrelerin %85 i canlı Hücre zarında düzensizleşme (+) Sitoplazmada granülizasyon (+) Hücrelerin %60 ı canlı Hücre zarında düzensizleşme (++) Sitoplazmada granülizasyon (++) 64 µg/ml Hücrelerin %95 i canlı Morfoloji normal Hücrelerin %85 i canlı Morfoloji normal Hücrelerin %80 i canlı Hücre zarında düzensizleşme (+) Sitoplazmada granülizasyon (+) 32 µg/ml Hücrelerin %95 i canlı Morfoloji normal Hücrelerin %88 i canlı Morfoloji normal Hücrelerin %85 i canlı 16 µg/ml Hücrelerin %95 i canlı Morfoloji normal Hücrelerin %90 ı canlı Morfoloji normal Hücrelerin %88 i canlı 0 µg/ml (Kontrol grubu) Hücrelerin %95 i canlı Morfoloji normal Hücrelerin %95 i canlı Morfoloji normal Hücrelerin %90 ı canlı Morfoloji normal

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü.

Rahim ağzı kanseri hücreleri doku kültürü mikroskopik görüntüsü. Doç.Dr.Engin DEVECİ HÜCRE KÜLTÜRÜ Hücre Kültürü Araştırma Laboratuvarı, çeşitli hücrelerin invitro kültürlerini yaparak araştırmacılara kanser, kök hücre, hücre mekaniği çalışmaları gibi konularda hücre

Detaylı

MEME VE KOLON KANSERİ HÜCRELERİ İLE OLUŞAN ANJİYOGENEZİN PROPOLİS YOLUYLA İNHİBİSYONU PROF.DR. ÇİĞDEM YENİSEY ADÜ TIP FAK. TIBBİ BİYOKİMYA AD

MEME VE KOLON KANSERİ HÜCRELERİ İLE OLUŞAN ANJİYOGENEZİN PROPOLİS YOLUYLA İNHİBİSYONU PROF.DR. ÇİĞDEM YENİSEY ADÜ TIP FAK. TIBBİ BİYOKİMYA AD MEME VE KOLON KANSERİ HÜCRELERİ İLE OLUŞAN ANJİYOGENEZİN PROPOLİS YOLUYLA İNHİBİSYONU PROF.DR. ÇİĞDEM YENİSEY ADÜ TIP FAK. TIBBİ BİYOKİMYA AD GİRİŞ Tümörlerin yayılımının ve uzak organlara metastaz yapmasının

Detaylı

Arı Ürünleri, Bitkiler ve Sağlığımız. Yard. Doç. Dr. Mine Koçyiğit

Arı Ürünleri, Bitkiler ve Sağlığımız. Yard. Doç. Dr. Mine Koçyiğit Arı Ürünleri, Bitkiler ve Sağlığımız Yard. Doç. Dr. Mine Koçyiğit Arı zehiri Arılarda zehir torbasına bir kanal ile bağlanan asit ve alkali salgı bezlerinde üretilerek zehir torbasında depolanır. Bir batırmada

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I HÜCRE BİLİMLERİ 2 KOMİTESİ HÜCRE KÜLTÜRÜ ve TEKNOLOJİSİ Doç.Dr. Engin DEVECİ

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I HÜCRE BİLİMLERİ 2 KOMİTESİ HÜCRE KÜLTÜRÜ ve TEKNOLOJİSİ Doç.Dr. Engin DEVECİ DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I HÜCRE BİLİMLERİ 2 KOMİTESİ HÜCRE KÜLTÜRÜ ve TEKNOLOJİSİ Doç.Dr. Engin DEVECİ Hücre Kültürü Araştırma Laboratuvarı, çeşitli hücrelerin invitro kültürlerini yaparak

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık

I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık Fagositik hücreler (makrofajlar, mast hücreleri) Kompleman sistemi(direkt bakteri hücre membranı parçalayarak diğer immün sistem hücrelerin bunlara atak yapmasına

Detaylı

DEZENKON HNS (AgNPS) Antibakteriyel Yer ve Yüzey Dezenfektanı Sitotoksisite Testi Sonuç Raporu

DEZENKON HNS (AgNPS) Antibakteriyel Yer ve Yüzey Dezenfektanı Sitotoksisite Testi Sonuç Raporu DEZENKON HNS (AgNPS) Antibakteriyel Yer ve Yüzey Dezenfektanı Sitotoksisite Testi Sonuç Raporu ANTİMİKROBİYAL MADDELERİ ARAŞTIRMA GELİŞTİRME VE TEST LABORATUAR HİZMETLERİ TİC. LTD. ŞTİ. Karadeniz Teknik

Detaylı

ARICILIĞA GENEL BAKIŞ

ARICILIĞA GENEL BAKIŞ ARICILIĞA GENEL BAKIŞ TÜRKİYE VE DÜNYADA ARICILIK Dünyada 65 milyon koloni ile 1.5 milyon ton bal üretimi yapılmaktadır. Türkiye ise 5 milyon koloni ile Çin in arkasından 2.,bal üretim miktarı 94.000 ton

Detaylı

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler:

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler: LÖKOSİT WBC; White Blood Cell,; Akyuvar Lökositler kanın beyaz hücreleridir ve vücudun savunmasında görev alırlar. Lökositler kemik iliğinde yapılır ve kan yoluyla bütün dokulara ulaşır vücudumuzu mikrop

Detaylı

Lipopolisakkarit ile uyarılmış makrofajlarda propolis in sitokin salınımı üzerine etkileri

Lipopolisakkarit ile uyarılmış makrofajlarda propolis in sitokin salınımı üzerine etkileri 366 Klinik ve Deneysel Araştırmalar Dergisi E. G. / Kaya ve ark. Makrofajlarda propolis in etkileri 2011; 2 (4): 366-370 Journal of Clinical and Experimental Investigations doi: 10.5799/ahinjs.01.2011.04.0073

Detaylı

ARAŞTIRMA (Research Report)

ARAŞTIRMA (Research Report) ARAŞTIRMA (Research Report) Özbilge H, Kaya EG LEISHMANIA TROPICA İLE İNFEKTE MAKROFAJ HÜCRELERİNDE PROPOLİSİN SİTOKİN SALINIMINA ETKİLERİ* The Effects of Propolis on the Levels of Cytokine on Leishmania

Detaylı

Hatice YILDIRAN. Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ

Hatice YILDIRAN. Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ Hatice YILDIRAN Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ GIDA TAKVİYELERİ Eğitim Yeri Eğitim Konusu : HOLLANDA-TNO : Gıda Takviyeleri Eğitim Süresi : 21 Aralık 2012-20 Mart 2013 Danışman : Dr. Koen VENEMA Eğitim

Detaylı

EVDE BİYOTEKNOLOJİ. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS

EVDE BİYOTEKNOLOJİ. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS EVDE BİYOTEKNOLOJİ Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS STERİLİZASYON; BİTKİ DOKU KÜLTÜRLERİNDE KULLANILAN STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ VE BU STERİLİZASYON

Detaylı

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI Tıp Fakülteleri Mezuniyet Öncesi İmmünoloji Eğitim Programı Önerisi in hücre ve dokuları ilgi hücrelerini isim ve işlevleri ile bilir. Kemik iliği, lenf nodu, ve dalağın anatomisi,

Detaylı

Hücre Biyoloji Laboratuarı Güz dönemi Alıştırma Soruları (Dr.Selcen Çelik)

Hücre Biyoloji Laboratuarı Güz dönemi Alıştırma Soruları (Dr.Selcen Çelik) Hücre Biyoloji Laboratuarı 2014-2015 Güz dönemi Alıştırma Soruları (Dr.Selcen Çelik Konular: ph ve tamponlar, hücre kültür tekniği, mikrometrik ölçüm ph ve Tamponlar 1. ph sı 8.2 olan 500 ml. 20mM Tris/HCl

Detaylı

Arı Ürünlerinin Antioksidan Özellikleri ve Biyoyararlılığı

Arı Ürünlerinin Antioksidan Özellikleri ve Biyoyararlılığı BAL VE DİĞER ARI ÜRÜNLERİ İLE SAĞLIKLI YAŞAM PLATFORMU 5 Temmuz 2012 İstanbul Arı Ürünlerinin Antioksidan Özellikleri ve Biyoyararlılığı Prof.Dr. Dilek BOYACIOĞLU İTÜ Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Bal

Detaylı

Propolisin Mikobakterilere Karşı in-vitro Etkinliğinin Araştırılması

Propolisin Mikobakterilere Karşı in-vitro Etkinliğinin Araştırılması Propolisin Mikobakterilere Karşı in-vitro Etkinliğinin Araştırılması Melek İnci 1, Ayşe Nedret Koç 2, Mustafa Altay Atalay 2, Sibel Silici 3, Hafize Sav 2, Fatma Mutlu Sarıgüzel 4, Aslıhan Gültekin Çökük

Detaylı

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı

KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ

KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ Hazırlayan Öğrenciler Fulya MORDOĞAN 7-B Pırıl ALP 7-B Danışman Öğretmen Demet EROL İZMİR, 2012 1 İÇİNDEKİLER 1. Proje özeti...3 2. Projenin amacı...3

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

Doğal Bileşikler ve Yeni İlaçların Keşfindeki Önemi

Doğal Bileşikler ve Yeni İlaçların Keşfindeki Önemi Doğal Bileşikler ve Yeni İlaçların Keşfindeki Önemi Doç. Dr. Ömer KOZ HO Bursa Teknik Üniversitesi, Kimya Bölümü HO BTÜ, 2014-2015 Güz Yarıyılı Seminerleri «Perşembe Seminerleri» 20 Kasım 2014 Bursa Başlıklar:

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU Doç.Dr. Engin DEVECİ İMMÜN SİSTEM TİPLERİ I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık Fagositik hücreler (makrofajlar, mast

Detaylı

FENOLİK MADDELER (Resveratrol)

FENOLİK MADDELER (Resveratrol) FENOLİK MADDELER (Resveratrol) Fenolik madde nedir? Fenolik bileşikler ve daha yaygın olarak kullanılan ismi ile polifenoller benzen halkası içeren maddelerdir. Fenollerin en basit bileşikleri bir adet

Detaylı

BAL TANIMI BALIN BİLEŞİMİNİ OLUŞTURAN MADDELER

BAL TANIMI BALIN BİLEŞİMİNİ OLUŞTURAN MADDELER BAL TANIMI Bal, Türk Gıda Kodeksi 2000/39 sayılı Bal Tebliğinde "Bal; bal arılarının çiçek nektarlarını, bitkilerin veya bitkiler üzerinde yaşayan bazı canlıların salgılarını topladıktan sonra, kendine

Detaylı

Temiz Su Test Raporu No a

Temiz Su Test Raporu No a Temiz Su Test Raporu No. 8712253174-a Müşteri bilgileri: Müşteri adı: Dayson Group Talimat tarihi: 07/10/2007 Ürün numunesini hırlayan: müşteri Laboratuvara teslim tarihi: 11/03/2007 31/12/2006 tarih ve

Detaylı

GRUP BAKTERİYOFAJ ANTİ-BAKTERİYEL BOYAR KAPLAMAÇÖZELTİSİ HAZIRLANMASI

GRUP BAKTERİYOFAJ ANTİ-BAKTERİYEL BOYAR KAPLAMAÇÖZELTİSİ HAZIRLANMASI TÜBİTAK-BİDEB KİMYAGERLİK, KİMYA ÖĞRETMENLİĞİ VE KİMYA MÜHENDİSLİĞİ KİMYA LİSANS ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJESİ EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI (KİMYA-2 ÇALIŞTAY 2011 ANTİ-BAKTERİYEL BOYAR KAPLAMAÇÖZELTİSİ HAZIRLANMASI

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

Hidrazon Yapısındaki On Adet Bileşiğin Antileishmanial Aktivitesinin Araştırılması

Hidrazon Yapısındaki On Adet Bileşiğin Antileishmanial Aktivitesinin Araştırılması Hidrazon Yapısındaki On Adet Bileşiğin Antileishmanial Aktivitesinin Araştırılması Şahin Direkel 1, Seda Tezcan 1, Semra Utku 2, Gönül Aslan 1, Mehtap Gökçe 3, M. Fethi Şahin 3, Nuran Delialioğlu 1, Mahmut

Detaylı

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ Kan, kalp, dolaşım ve solunum sistemine ait normal yapı ve fonksiyonların öğrenilmesi 1. Kanın bileşenlerini, fiziksel ve fonksiyonel özelliklerini sayar, plazmanın

Detaylı

ATIKSULARDA FENOLLERİN ANALİZ YÖNTEMİ

ATIKSULARDA FENOLLERİN ANALİZ YÖNTEMİ ATIKSULARDA FENOLLERİN ANALİZ YÖNTEMİ YÖNTEM YÖNTEMİN ESASI VE PRENSİBİ Fenolik maddeler uçucu özellik göstermeyen safsızlıklardan distilasyon işlemiyle ayrılır ve ph 7.9 ± 0.1 de potasyum ferriksiyanür

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI Hacı SAVAŞ-SÜMAE, Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanı Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanlığı enstitümüz bünyesinde faaliyet gösteren bölümlerden birisidir. 2000 yılı başından

Detaylı

AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ ÖĞRETİM YILI UZAKTAN EĞİTİM ÖNLİSANS PROGRAMLARI DERS PLANI GIDA KALİTE KONTROLÜ VE ANALİZİ ÖNLİSANS PROGRAMI

AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ ÖĞRETİM YILI UZAKTAN EĞİTİM ÖNLİSANS PROGRAMLARI DERS PLANI GIDA KALİTE KONTROLÜ VE ANALİZİ ÖNLİSANS PROGRAMI GIDA KALİTE KONTROLÜ VE ANALİZİ ÖNLİSANS PROGRAMI Uygulama Dersinin Adı SINAV TARİHLERİ SINAV TÜRÜ VE YÜZDELİK BİLGİLERİ Gıda Laboratuvarı Dersi Programı (GKA220U) (2 Hafta) ARA SINAV 09.06.2017 DÖNEM

Detaylı

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016)

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DERS SAATİ DERS ADI DERS KONUSU DERSİ VEREN ÖĞRETİM ÜYESİ 4. DK 1. Hafta 07 Aralık Pazartesi Mikrobiyoloji Mikrobiyolojinin tarihçesi ve mikroorganizmalara genel

Detaylı

Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count

Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count TAM KAN SAYIMI Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count Tam kan sayımı kanı oluşturan hücrelerin sayılmasıdır, bir çok hastalık için çok değerli bilgiler sunar. Test venöz kandan yapılır. Günümüzde

Detaylı

Protein Ekstraksiyonu

Protein Ekstraksiyonu Protein Ekstraksiyonu Dr.Gaye Güler Tezel Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Proteinler tüm canlı organizmalar için en önemli makromoleküllerden biridir. Bazıları yapısal komponentleri

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta verimi Kabuk kalitesi Civciv kalitesi Döllülük Çıkım oranı Karaciğer sağlığı Bağırsak sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA

Detaylı

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015 Mikrobiyal Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde funguslarda görülen

Detaylı

STERİLİZASYON. Sterilizasyon Yöntemleri. Sterilizasyonu Etkileyen Faktörler

STERİLİZASYON. Sterilizasyon Yöntemleri. Sterilizasyonu Etkileyen Faktörler STERİLİZASYON Tüm canlı mikroorganizmaların tam olarak uzaklaştırılması veya öldürülmesi işlemidir. Türk Gıda Kodeksi Çiğ Süt ve Isıl İşlem Görmüş Sütleri Tebliği ne göre sterilizasyon; oda sıcaklığında

Detaylı

GRUP YAŞAM İKSİRİ TÜBİTAK BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ-FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK- PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI (LİSE-4 [ÇALIŞTAY 2014])

GRUP YAŞAM İKSİRİ TÜBİTAK BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ-FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK- PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI (LİSE-4 [ÇALIŞTAY 2014]) GRUP YAŞAM İKSİRİ TÜBİTAK BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ-FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK- PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI (LİSE-4 [ÇALIŞTAY 2014]) PROJE EKİBİ KÜBRA KESKİN NİHAL KUZU PROJE ADI Ev Yapımı

Detaylı

ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN TAYİNİ

ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN TAYİNİ ÇEVRE KİMYASI LABORATUVARI ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN TAYİNİ 1. GENEL BİLGİLER Doğal sular ve atıksulardaki çözünmüş oksijen (ÇO) seviyeleri su ortamındaki fiziksel, kimyasal ve biyokimyasal aktivitelere bağımlıdır.

Detaylı

ANTİSEPTİK VE DEZENFEKTANLAR. Prof. Dr. Ayhan Filazi Ankara Üni. Veteriner Fak. Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı

ANTİSEPTİK VE DEZENFEKTANLAR. Prof. Dr. Ayhan Filazi Ankara Üni. Veteriner Fak. Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı ANTİSEPTİK VE DEZENFEKTANLAR Prof. Dr. Ayhan Filazi Ankara Üni. Veteriner Fak. Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı DEZENFEKTAN (JERMİSİD) Mikroorganizmaları öldürerek etkiyen ve genellikle cansız

Detaylı

Listeria monocytogenes in Asit Dirençli Türlerinin Benzalkonyum Klorür Direnci ve Biyofilm Oluşumu. Emel ÜNAL TURHAN, Karin Metselaar, Tjakko Abee

Listeria monocytogenes in Asit Dirençli Türlerinin Benzalkonyum Klorür Direnci ve Biyofilm Oluşumu. Emel ÜNAL TURHAN, Karin Metselaar, Tjakko Abee Listeria monocytogenes in Asit Dirençli Türlerinin Benzalkonyum Klorür Direnci ve Biyofilm Oluşumu Emel ÜNAL TURHAN, Karin Metselaar, Tjakko Abee Çalışmanın İçeriği L. monocytogenes ve asit dirençli türler,

Detaylı

Minimum Bakterisidal. Prof.Dr.Ayşe Willke Topcu Mart 2010, Aydın

Minimum Bakterisidal. Prof.Dr.Ayşe Willke Topcu Mart 2010, Aydın Minimum Bakterisidal Konsantrasyon (MBC) Prof.Dr.Ayşe Willke Topcu Mart 2010, Aydın Antimikrobik Tedavinin Başarısı Esas olarak konak defans mekanizmasına bağlıdır Konak antibiyotikle etkisi azalmış mikroorganizmayı

Detaylı

ULUSAL BİYOÇEŞİTLİLİĞİNİN VE GEN KAYNAKLARININ KORUNMASI HEDEFLERİ DOĞRULTUSUNDA BÜYÜK MEMELİ TÜRLERİNİN ARAŞTIRILMASI, KORUNMASI VE YÖNETİMİ

ULUSAL BİYOÇEŞİTLİLİĞİNİN VE GEN KAYNAKLARININ KORUNMASI HEDEFLERİ DOĞRULTUSUNDA BÜYÜK MEMELİ TÜRLERİNİN ARAŞTIRILMASI, KORUNMASI VE YÖNETİMİ ULUSAL BİYOÇEŞİTLİLİĞİNİN VE GEN KAYNAKLARININ KORUNMASI HEDEFLERİ DOĞRULTUSUNDA BÜYÜK MEMELİ TÜRLERİNİN ARAŞTIRILMASI, KORUNMASI VE YÖNETİMİ Örnekleme Çalışmaları: Önemli Noktalar DNA ÇALIŞMASI Projenin

Detaylı

DEZENKON HNS (AgNPS) Antibakteriyel Yer ve Yüzey Dezenfektanı nın H1N1 Domuz Gribi Virüsüne karşı Virusidal Test Sonuç Raporu

DEZENKON HNS (AgNPS) Antibakteriyel Yer ve Yüzey Dezenfektanı nın H1N1 Domuz Gribi Virüsüne karşı Virusidal Test Sonuç Raporu DEZENKON HNS (AgNPS) Antibakteriyel Yer ve Yüzey Dezenfektanı nın H1N1 Domuz Gribi Virüsüne karşı Virusidal Test Sonuç Raporu ANTİMİKROBİYAL MADDELERİ ARAŞTIRMA GELİŞTİRME VE TEST LABORATUAR HİZMETLERİ

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... III İÇİNDEKİLER... V 1. LABORATUVARDA KULLANILAN MALZEME VE ALETLER... 1 1.1. Tüpler... 1 1.2. Beher... 1 1.3. Erlenmeyer... 2 1.4. Balonlar... 2 1.5. Mezur... 3 1.6. Pipetler...

Detaylı

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR?

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR? DERS : KONU : MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KAN VE KAN ÜRÜNLERİ TRANSFÜZYONU 1.) Kanın en önemli görevini yazın : 2.) Kan transfüzyonunu tanımlayın : 3.) Kanın içinde dolaştığı damar çeşitlerini yazın : 4.)

Detaylı

Protokolü PD S Reaksiyon

Protokolü PD S Reaksiyon Salmonella sp. Real time PCR Tespit Kiti Protokolü PD S00 0 50 Reaksiyon REŞİT GALİP CADDESİ 74-7 06700 ÇANKAYA, ANKARA, TÜRKİYE T +90 32 447 22 79 / 80 F +90 32 447 22 07 www.bmlabosis.com İnternal Pozitif

Detaylı

DEHİDRE KÖPEKLERDE BİKARBONATLI SODYUM KLORÜR SOLÜSYONUNUN HEMATOLOJİK VE BİYOKİMYASAL PARAMETRELERE ETKİSİ

DEHİDRE KÖPEKLERDE BİKARBONATLI SODYUM KLORÜR SOLÜSYONUNUN HEMATOLOJİK VE BİYOKİMYASAL PARAMETRELERE ETKİSİ T.C. ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI VİH-YL 2007 0002 DEHİDRE KÖPEKLERDE BİKARBONATLI SODYUM KLORÜR SOLÜSYONUNUN HEMATOLOJİK VE BİYOKİMYASAL PARAMETRELERE

Detaylı

KLİNİK TIBBİ LABORATUVARLAR

KLİNİK TIBBİ LABORATUVARLAR KLİNİK TIBBİ LABORATUVARLAR BİYOKİMYA LABORATUVARI Laboratuvarın çoğunlukla en büyük kısmını oluşturan biyokimya bölümü, vücut sıvılarının kimyasal bileşiminin belirlendiği bölümdür. Testlerin çoğunluğu,

Detaylı

Işın Akyar 1,2, Meltem Kaya 2, Onur Karatuna 1,2, Yeşim Beşli 2. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji AD, İstanbul 2

Işın Akyar 1,2, Meltem Kaya 2, Onur Karatuna 1,2, Yeşim Beşli 2. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji AD, İstanbul 2 Anaerop Bakterilerin Üretilmelerinde Askorbik Asit Katkılı Besiyeri ve Mineral Yağ ile Kaplanmış Besiyeri Kullanılmasının Araştırılması ve Sonuçların Standart Anaerop Kültür Yöntemi ile Kıyaslanması Işın

Detaylı

Karaciğer koruyucu DAHA İYİ DAHA SAĞLIKLI, DAHA İYİ VERİMLİ SÜRÜLER İÇİN HEPALYX

Karaciğer koruyucu DAHA İYİ DAHA SAĞLIKLI, DAHA İYİ VERİMLİ SÜRÜLER İÇİN HEPALYX Karaciğer koruyucu DAHA İYİ Karaciğer fonksiyonu Antioksidan aktivite Protein sentezi Anti-fibrotik aktivite Süt Verimi Süt Proteini Metabolik Sağlık Performans Bağışıklık Karlılık DAHA SAĞLIKLI, DAHA

Detaylı

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK Dünya nüfusundaki hızlı artış ile teknolojik gelişmeler insanları tarımsal

Detaylı

7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM

7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM 7. BÖLÜM MİKROBİYAL GELİŞİM 1 Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde

Detaylı

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ)

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ) T.C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3

Detaylı

PEYNİR ALTI SUYU VE YOĞURT SUYUNDA Zn Ve TOPLAM ANTİOKSİDAN KAPASİTESİ TAYİNİ DANIŞMANLAR. 29 Haziran-08 Temmuz MALATYA

PEYNİR ALTI SUYU VE YOĞURT SUYUNDA Zn Ve TOPLAM ANTİOKSİDAN KAPASİTESİ TAYİNİ DANIŞMANLAR. 29 Haziran-08 Temmuz MALATYA TÜBİTAK -BİDEB Kimya Lisans Öğrencileri Kimyagerlik, Kimya Öğretmenliği, Kimya Mühendisliği- Biyomühendislik Araştırma Projesi Eğitimi Çalıştayı KİMYA-3 (ÇALIŞTAY 2012) PEYNİR ALTI SUYU VE YOĞURT SUYUNDA

Detaylı

Salyangoz Mukus Süzüntüsü Bazlı Kozmetik

Salyangoz Mukus Süzüntüsü Bazlı Kozmetik İMDİ YENİLENME ZAMANI! IT'S TIME TO SLOW DOWN! EXCLUSIVE Salyangoz Mukus Süzüntüsü Bazlı Kozmetik ŞİMDİ YENİLENME ZAMANI! Ultra Enerji Kremi Salyangoz Mukus Süzüntüsü Bazlı Cildi yenilemek için olağanüstü

Detaylı

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ...

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ... BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ... 1 Bilinmesi Gereken Kavramlar... 1 Giriş... 2 Hücrelerin Fonksiyonel Özellikleri... 2 Hücrenin Kimyasal Yapısı... 2 Hücrenin Fiziksel Yapısı... 4 Hücrenin Bileşenleri... 4

Detaylı

YAĞLAR (LİPİTLER) Yağların görevleri:

YAĞLAR (LİPİTLER) Yağların görevleri: LİPİTLER (YAĞLAR) YAĞLAR (LİPİTLER) Yapılarında C,H, O den başka N,P da bulunabilir. İçerikleri C miktarı O a göre daha fazla olduğu için çok enerji verirler. Yağlar solunumda kullanılınca çok oksijen

Detaylı

Kimya ÇELEN* *Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü

Kimya ÇELEN* *Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü BAL: BESİN VE ŞİFA KAYNAĞI SIVI ALTIN Kimya ÇELEN* *Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü ÖZET Bal, bitkilerin çiçeklerinde bulunan nektarın veya bitkilerin canlı kısımlarıyla bazı eş

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

Bacillus anthracis. Hayvanlarda şarbon etkenidir. Bacillus anthracis. Gram boyama. Bacillus anthracis. Bacillus anthracis

Bacillus anthracis. Hayvanlarda şarbon etkenidir. Bacillus anthracis. Gram boyama. Bacillus anthracis. Bacillus anthracis Bacillus anthracis Gram pozitif, obligat aerop sporlu, çomak şeklinde bakterilerdir. 1µm eninde, 2-4 µm uzunluğunda, konkav sonlanan, kirpiksiz bakterilerdir. Bacillus anthracis in doğal yaşam ortamı topraktır.

Detaylı

ÖZEL EGE LİSESİ BAKTERİLERE KARŞI BİTKİSEL DEZENFEKTANLAR

ÖZEL EGE LİSESİ BAKTERİLERE KARŞI BİTKİSEL DEZENFEKTANLAR ÖZEL EGE LİSESİ BAKTERİLERE KARŞI BİTKİSEL DEZENFEKTANLAR HAZIRLAYAN ÖĞRENCİ: Sude SÜMBÜL DANIŞMAN ÖĞRETMEN: Melike GÜZEL İZMİR 2016 İÇİNDEKİLER 1.Proje özeti...2 2.Projenin amacı...2-3 3. Giriş...3-4-5

Detaylı

Merve ŞAHİNTÜRK Prof. Dr. Zübeyde ÖNER Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü

Merve ŞAHİNTÜRK Prof. Dr. Zübeyde ÖNER Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Merve ŞAHİNTÜRK Prof. Dr. Zübeyde ÖNER Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Kimyasal bileşiminin anne sütüne benzerlik göstermesi Temel besin ögeleri açısından zengin

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ

CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ Emine Yeşilyurt, Sevgi Özyeğen Aslan, Ayşe Kalkancı, Işıl Fidan, Semra Kuştimur Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji

Detaylı

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

Prof.Dr.Kemal NAS Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AD, Romatoloji BD

Prof.Dr.Kemal NAS Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AD, Romatoloji BD Prof.Dr.Kemal NAS Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AD, Romatoloji BD Kronik enflamatuar hastalıklar, konak doku ve immun hücreleri arasındaki karmaşık etkileşimlerinden

Detaylı

Risk potansiyelinin azaltılması Çevre tehditlerinin önlenmesi Masrafların düşürülmesi

Risk potansiyelinin azaltılması Çevre tehditlerinin önlenmesi Masrafların düşürülmesi Su-Hijyen-Yönetimi - İçme suyu- - Kullanım suyu- - İşleme suyu- -Sulu işlem ve kullanım sürecinde yüzeyler- Risk potansiyelinin azaltılması Çevre tehditlerinin önlenmesi Masrafların düşürülmesi Su dezenfeksiyonu

Detaylı

T. C. MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III

T. C. MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III T. C. MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III DOKU ZEDELENMESI VE ENFEKSIYON DERS KURULU ( 1. ) DERS KURULU (15 EYLÜL- 24 EKİM 2014) DERS PROGRAMI T. C.

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

MAIA Pesticide MultiTest

MAIA Pesticide MultiTest MAIA Pesticide MultiTest GIDALARDA PESTİSiT KALINTILARI İÇİN AB MAKSİMUM KALINTI LİMİTLERİ İLE UYUMLU ÇOKLU KALINTI TARAMA TESTİ Microplate Acetylcholinesterase Inhibition Assay (MAIA) katı veya sıvı gıda

Detaylı

Türkiye de Propolis: Üretimi, Ürün Haline Dönüştürülmesi, Satılması ve Kullanımının Değerlendirilmesi

Türkiye de Propolis: Üretimi, Ürün Haline Dönüştürülmesi, Satılması ve Kullanımının Değerlendirilmesi Türkiye de Propolis: Üretimi, Ürün Haline Dönüştürülmesi, Satılması ve Kullanımının Değerlendirilmesi Prof. Dr. Hasan Hüseyin ORUÇ Uzm. Dr. Dursun ÜNAL Dr. Ali SORUCU Dokt. Öğr. Meltem ÇELİK Uludağ Üniversitesi,

Detaylı

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER İsim: Centrum Silver Birim formülü Bir film tablet içeriği : % ÖGD** Vitaminler Lutein 1000 mcg * A Vitamini 800 mcg 100 (% 50 Beta Karoten) B1 Vitamini 1.65 mg 150 B2 Vitamini 2.1 mg 150 Niasinamid 24

Detaylı

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin maddeler: Yardımcı maddeler: 3. FARMASÖTİK FORM

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin maddeler: Yardımcı maddeler: 3. FARMASÖTİK FORM 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI KURSEPT krem, 30 g 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin maddeler: 1 g krem içerisinde: Alüminyum hidroksiklorit Triklozan 190 mg 10 mg Yardımcı maddeler: 1 g krem içerisinde:

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI FUCİBEST % 2 krem 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Bir gram krem 20 mg Fusidik asit içerir. Yardımcı maddeler: Bir gram krem 150 mg Propilen

Detaylı

Laboratuvarda Tularemi Örnekleriyle Çalışma Rehberi

Laboratuvarda Tularemi Örnekleriyle Çalışma Rehberi Laboratuvarda Tularemi Örnekleriyle Çalışma Rehberi Doç.Dr. Aynur Karadenizli Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji AD, Kocaeli Bakteri ile çalışmaya uygun laboratuar

Detaylı

Ġ.Ü. MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ

Ġ.Ü. MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ Ġ.Ü. MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ Çevre Mikrobiyolojisi Dersi Laboratuvar Uygulama 6 BOYAMA TEKNİKLERİ Mikrobiyolojide çeşitli organizmaları ve bunların farklı bölgelerini boyamak için

Detaylı

ÜRÜN KULLANIM KILAVUZU

ÜRÜN KULLANIM KILAVUZU ÜRÜN KULLANIM KILAVUZU 1.0 Ürün bilgileri 1.1 Ürün adı : Alkali Fosfataz Lökosit Boyama Seti 1.2 Ürün Kodu : 5057-100 1.3 Ürün Marka adı : GBL 1.4 Ürün Tanımı: Kan, kemik iliği veya doku numunelerinde

Detaylı

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ Protein Değerlendirilmesi Enerji Kullanımı Süt Kalitesi Karaciğer Fonksiyonları Döl Verimi Karlılık BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI

Detaylı

Doç. Dr. Fatih ÇALIŞKAN Sakarya Üniversitesi, Teknoloji Fak. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği EABD

Doç. Dr. Fatih ÇALIŞKAN Sakarya Üniversitesi, Teknoloji Fak. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği EABD BİYOUYUMLULUK (BIO-COMPATIBILITY) 10993-1 Bir materyalin biyo-uyumluluğunun test edilmesi için gerekli testlerin tümünü içerir. (Toksisite, Hemoliz, sitotoksisite, sistemik toksisite,...vs.) Hammaddelerin

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #7

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #7 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #7 1) 48 saat karanlıkta bekletilen bir saksı bitkisinden bu sürenin sonunda bir yaprak kopartılmış (1. yaprak) ve bitki aydınlık ortamda 12 saat bekletilmiştir. Bu sürenin sonunda

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Tuba ŞANLI

Yrd. Doç. Dr. Tuba ŞANLI Yrd. Doç. Dr. Tuba ŞANLI Genel olarak gözle net olarak görülemeyecek kadar küçük canlıları inceleyen ve onları konu olarak ele alan bilim dalıdır. Gözle ayırt edilemeyen canlılar; Virüsler, bakteriler,

Detaylı

Stres Koşulları ve Bitkilerin Tepkisi

Stres Koşulları ve Bitkilerin Tepkisi Stres Koşulları ve Bitkilerin Tepkisi Stres nedir? Olumsuz koşullara karşı canlıların vermiş oldukları tepkiye stres denir. Olumsuz çevre koşulları bitkilerde strese neden olur. «Biyolojik Stres»: Yetişme

Detaylı

KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR?

KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR? KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR? Prof. Dr. METİN ATAMER Dr. EBRU ŞENEL ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ SÜT TEKNOLOJİSİ BÖLÜMÜ Kaliteli süt üretimi için sağlanması gereken koşullar; Sağlıklı inek Özenli

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM BAHAR YARI YILI LİSANSÜSTÜ DERS PROGRAMI. Tarih Saat Konu Yer Anlatan

EĞİTİM-ÖĞRETİM BAHAR YARI YILI LİSANSÜSTÜ DERS PROGRAMI. Tarih Saat Konu Yer Anlatan 2016- EĞİTİM-ÖĞRETİM BAHAR YARI YILI LİSANSÜSTÜ DERS PROGRAMI EĞİTİM-ÖĞRETİM BAŞLANGIÇ: 13 Şubat EĞİTİM-ÖĞRETİM BİTİŞ: 18 Mayıs Bitirme sınav tarihleri : 22 Mayıs-2 Haziran Bütünleme sınav tarihleri: 12-23

Detaylı

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM

KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM DOKU YENİLENMESİNDE OTOLOG ÇÖZÜM TÜRKİYEDE TEK DENTAL PRP KİTİ KEMİK VE DİŞ ETİ SORUNLARI İÇİN EN GÜVENİLİR VE EN ETKİLİ ÇÖZÜM YENİLENMEK KENDİ İÇİMİZDE ONARICI DOKU YENİLENMESİNİ HIZLANDIRAN YENİLİKÇİ

Detaylı

SPIRULINA NEDİR? Spirulina yosunu ağır metallere karşı çok hassastır, bu itibarla kirlenmenin olmadığı yerlerde büyür.

SPIRULINA NEDİR? Spirulina yosunu ağır metallere karşı çok hassastır, bu itibarla kirlenmenin olmadığı yerlerde büyür. TIENS SPIRULINA SPIRULINA NEDİR?. Spirulina mavi yeşil renkte bir su yosunudur İlk olarak yeryüzünde 3.5 milyon yıl önce görülmüş olup, gezegendeki en yaşlı yaşam biçimlerinden biridir. Doğal haliyle Çin

Detaylı

Çizelge 2.6. Farklı ph ve su sıcaklığı değerlerinde amonyak düzeyi (toplam amonyağın yüzdesi olarak) (Boyd 2008a)

Çizelge 2.6. Farklı ph ve su sıcaklığı değerlerinde amonyak düzeyi (toplam amonyağın yüzdesi olarak) (Boyd 2008a) - Azotlu bileşikler Su ürünleri yetiştiricilik sistemlerinde oksijen gereksinimi karşılandığı takdirde üretimi sınırlayan ikinci faktör azotlu bileşiklerin birikimidir. Ana azotlu bileşikler; azot gazı

Detaylı

BİYOİNORGANİK KİMYA 5. HAFTA

BİYOİNORGANİK KİMYA 5. HAFTA BİYOİNORGANİK KİMYA 5. HAFTA ESER ELEMENTLER İnsan vücudunda en yüksek oranda bulunan element oksijendir. İkincisi ise karbondur. İnsan vücudunun kütlesinin %99 u sadece 6 elementten meydana gelir. Bunlar:

Detaylı

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER A)HİDROJEN PEROKSİT Hidrojen peroksit; ısı, kontaminasyon ve sürtünme ile yanıcı özellik gösteren, renksiz ve hafif keskin kokuya sahip olan bir kimyasaldır ve

Detaylı

Farklı deneysel septik şok modellerinde bulgularımız. Prof. Dr. Alper B. İskit Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı

Farklı deneysel septik şok modellerinde bulgularımız. Prof. Dr. Alper B. İskit Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Farklı deneysel septik şok modellerinde bulgularımız Prof. Dr. Alper B. İskit Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı e-posta: alperi@hacettepe.edu.tr Neden bu konu? Septik şok çalışma

Detaylı

D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi. Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi. Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bruselloz Brucella cinsi bakteriler tarafından primer olarak otçul

Detaylı

Steril Hücre Kültürü Tekniği h"ps://www.youtube.com/watch?v=ugcgo42vnqi

Steril Hücre Kültürü Tekniği hps://www.youtube.com/watch?v=ugcgo42vnqi Kontaminasyon Steril Hücre Kültürü Tekniği h"ps://www.youtube.com/watch?v=ugcgo42vnqi Kontaminasyon Kontaminasyon hücre kültürü laboratuvarlarında en çok karşılaşılan problemlerden birisidir. Hücrelerin

Detaylı

8-Biyolojik İzleme. Volkan Dündar

8-Biyolojik İzleme. Volkan Dündar 8-Biyolojik İzleme Volkan Dündar Biyolojik izlemenin tanımı 1 Biyolojik izleme: Tehlikeli maddelerin, Metabolitlerinin ya da bunların biyokimyasal veya biyolojik etkilerinin parametrelerinin varlığında

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

Biochemistry Chapter 4: Biomolecules. Hikmet Geçkil, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University

Biochemistry Chapter 4: Biomolecules. Hikmet Geçkil, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University Biochemistry Chapter 4: Biomolecules, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University Biochemistry/Hikmet Geckil Chapter 4: Biomolecules 2 BİYOMOLEKÜLLER Bilim adamları hücreyi

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı