Çağdaş Toplumda İnsan Haklarının Doğuşu ve Gelişimi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Çağdaş Toplumda İnsan Haklarının Doğuşu ve Gelişimi"

Transkript

1 Çağdaş Toplumda İnsan Haklarının Doğuşu ve Gelişimi Yazarlar Doç.Dr. Ayşe Tülin YÜRÜK Arş.Gör. Selman KARAKUL ÜNİTE 3 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; özgürlük, hak, eşitlik ve insan hakları kavramlarını tanımlayabilecek, farklı tipolojiler açısından insan haklarını sınıflandırabilecek, özgürlüklerin monizmi (tekliği) ve dinamik yapısını kavrayabilecek, insan haklarının doğuşunu ve teorik gelişimini açıklayabilecek, insan hakları uygulamalarına ilişkin gelişmeleri tanıyabilecek, Türkiye'de insan haklarının nasıl bir gelişim süreci izlediğini kavrayabileceksiniz. İçindekiler Giriş 33 Temel Kavramlar 33 İnsan Haklarının Sınıflandırılması 36 Özgürlüklerin Monizmi (Tekliği) ve Dinamik Yapısı 37 İnsan Haklarının Doğuşu, Teorik ve Pozitif Alanda Gelişimi 38

2 Türkiye'de İnsan Haklarının Gelişimi 45 Özet 48 Değerlendirme Soruları 49 Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar 50 Çalışma Önerileri Toplumda hemen her vesile ile söz konusu edilen "insan hakları" kavramı ile ne kastedildiğini düşününüz. Üniteyi okurken insan hakları ve bununla ilişkili kavramların ne ölçüde doğru kullanıldığını değerlendiriniz. Daha geniş bilgi için, ünite sonundaki kaynaklara başvurunuz. ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

3 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ Giriş İnsan hakları kavramını açıklamaya geçmeden önce, üzerinde durulması gereken bazı temel kavramlar vardır. Bunlar özgürlük, hak ve eşitlik kavramlarıdır. Bir üst kavram olan insan haklarının geniş kapsamlı içeriği, ancak bu kavramların açıklanmasıyla ortaya çıkabilir. Bu ünitede önce insan haklarıyla ilişkili bazı temel kavramlara değinildikten sonra, "insan hakları" kavramı açıklanmış, daha sonra da insan haklarına ilişkin çeşitli sınıflandırmalar, insan haklarının monizmi ve dinamik yapısı, insan haklarının doğuşu ile gelişimi gibi konulara yer verilmiştir. Ünitenin ilerleyen bölümlerinde ise, insan haklarının uygulama alanına geçişi ve uluslararası alandaki insan hakları uygulamaları ile Türkiye'de insan haklarının gelişiminden sözedilmiştir. 2. Temel Kavramlar 2.1. Özgürlük Ünlü hukukçu ve siyaset felsefecisi Montesquieu ( ), Kanunların Ruhu adlı meşhur eserinde "hiçbir kelime yoktur ki, özgürlük kelimesi kadar kendisine değişik anlamlar verilmiş olsun" demektedir. Gerçekten, bu sözler, özgürlük kavramının öznelliğini çok güzel açıklıyor. Bu durumu, özgürlük kelimesinin insanlarda yansıttığı heyecanı, tarihteki değişik düşünce sistemlerinin kendilerine mal etmek istemelerine de bağlayabiliriz. Sonuçta sosyal bilimlerin hemen bütün alanlarının ilgilendiği özgürlük kavramının, birçok tanım denemesi vardır tarihli "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi"nin dördüncü maddesine göre: "özgürlük, başkasına zarar vermeyen herşeyi yapabilmektir. Böylece, her insanın doğal haklarını kullanması, toplumun diğer üyelerinin de aynı haklardan yararlanmasını sağlayan sınırlarla sınırlanmıştır. Bu sınırları, ancak kanun belirleyebilir." 1924 Anayasamızda da özgürlük aynı şekilde formülleştirilmişti: "... Hürriyet, başkasına zarar vermeyecek her şeyi yapabilmektir..." (m. 68). Buradaki açıklamalarımızda, özgürlük ve hürriyet kelimelerinin aynı anlamda anlaşıldığını ve kullanıldığını da belirtelim. Bu tanım, haklı olarak, özgürlük tanımının kapsamını daralttığı ve kesin bir formül ortaya koyamadığı için eleştirilmiştir. Bir insan başkasına zarar vermeden, aç ve sefil olarak yaşıyorsa, bu insana "özgür" bir insan denebilir mi? Ayrıca başkasına "zarar" veren davranışlar neye göre saptanıp, özgürlük kapsamı dışında tutulacaktır. Bu noktada, özgürlükleri kısma eğiliminde olan iktidarların siyasal tercihlerini AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

4 34 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ "kısıtlama" yönünde kullanmalarına olanak tanınmış olur. Uluslararası hukuk: Devletlerin ve uluslararası toplumun diğer üyelerinin (uluslararası örgütler, devlet niteliği kazanmamış örgütlenmiş topluluklar gibi) birbirleriyle olan ilişkilerinde uymak zorunda oldukları hukuk kurallarının tümü. "Özgürlük bir bakıma soluduğumuz havaya benzer." Ancak onsuz kaldığımızda üzerinde düşünmeye ve yoksunluğunu gidermeye uğraşırız. Özgürlük yalnızca serbest ve bağımsız olmakla açıklanamaz. Bu kavramları da kapsayan, fakat pozitif bazı yönleri de olan, her an gelişen dinamizmi ile de kesin bir çerçeveye sığmayan soyut bir kavramdır, özgürlük. Bu kavramın mevcut hukuk düzenimiz ve uluslararası hukuktaki konumunu inceleyebilmek için, konumuz bakımından sınırlandırılması gerekiyor. Onun için biz, hukuk düzenince tanınan özgürlükleri ortaya koyacağız. Ancak, yürürlükteki hukuka dayanmak, olması gereken bağlamında bazı değerlendirme ve kıyaslamaları engellemeyecek. Size göre özgürlük nedir? Özgürlüğün açıklanmaya çalışılan herhangi bir yönünü dikkate alarak bir tanım yapmaya çalışınız Hak Hak kavramını açıklayabilmek için, hukuk felsefesinde ileriye sürülmüş çeşitli görüşleri, bu ünitenin sınırlarını göz önüne alarak, bir kenara bırakırsak; şöyle bir tanım yapabiliriz: Hak, bir şeyi yapmak veya başkalarından belirli bir şekilde davranmayı veya bir şeyi yapmayı isteme yetkisidir. Hak, mevcut hukuk düzenince kişilere tanınır. Hukukun henüz tanımadığı bir hak, ancak bir hak iddiasından ibarettir. Yani burada son sözü hukuk söyler. Hak ve özgürlük arasında ayrılmaz bir bağ vardır. Hak kavramı çok geniş bir anlam ifade ettiğinden, 1949 tarihli Federal Almanya Cumhuriyeti Anayasası kamusal hak ve özgürlükleri güvenceye aldığı birinci bölümde "Temel Haklar" başlığını kullanmış, bu başlık altında çeşitli özgürlükleri düzenlemiştir. Bu Anayasadan ilham alan 1961 Anayasamız ve 1982 Anayasamızda da ikinci kısımın kenar başlığı "Temel Haklar ve Ödevler"dir. Temel haklar bölümünde düzenlenen özgürlükler, toplumun tümüne (kamuya) tanınan hak ve özgürlükler olduğu için, bunlara "kamu özgürlükleri"de denilebilir. Kamu özgürlükleri, çeşitli kamusal hak ve özgürlüklerin, devletçe tanınmış ve pozitif (yürülükte olan) hukukça düzenlenmiş kesimini oluşturur Eşitlik Hak ve özgürlük kelimeleriyle birlikte ele alınması gereken ve insanların geneli için vazgeçilmez bir talep niteliğinde olan bir diğer kavram da eşitliktir. Eşitlikten, mutlak matematiksel eşitlik değil fakat, hukuksal eşitlik kastedilmektedir. Yani özdeş ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

5 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ 35 konumda olanların aynı kurallara tabi olması ve eşit hak ve özgürlüklerden yararlanması. Özgürlükle eşitliğin birlikte düşünülmesi, ister istemez bu iki kavram arasındaki önceliği gündeme getirir. Eşitlik mi önemlidir, yoksa özgürlük mü? Bu sorunun cevabı çeşitli siyasal sistemlerce farklı olarak cevaplandırılmıştır. Örneğin, Marksist düşünce sistemi özgürlüklerden vazgeçme pahasına, eşitliği ön plana çıkarırken, özgürlüklerin ortaya çıkmasında kurucu rolü oynayan liberal demokrasi görüşü özgürlükleri ön planda tutar. Bu görüşe göre: "Hürriyetsiz eşitlik köleler arasındaki eşitliğe benzer: Köleler de hiçbir hakka sahip olmamak ve bir "hiç" sayılmak bakımından birbirleriyle eşittirler." Her iki görüşün de, bugün ulaşılan ortalama yolda katkıları olmuştur. Bizim Anayasamızda da ifadesini bulan "sosyal devlet" ilkesi, vatandaşların haklardan yararlanma konusunda eşit bir konuma getirilmesini ve sosyal bazı hakların tanınmasını öngörür. Günümüzde, uluslararası hukuk belgelerinde ve modern anayasalarda bulunan ortalama çözüm de budur. Eşitlik bir idealdir, fakat hak ve özgürlükleri zedelemeden, uzlaşmacı bir yöntemle ulaşılması hedeflendikçe.? 2.4. İnsan Hakları İnsan Hakları, ülkelerin mevcut kamu özgürlükleri rejimlerinin üstünde, tarihsel gelişim sonucu siyasal meşruluğun en temel ölçütü haline gelmiş, tüm insanların salt insan olma vasfıyla sahip oldukları, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklerdir. Bu tanım denemesinde üç temel unsur göze çarpmaktadır. Birincisi, insan hakları, doğal hukukun etkisiyle geliştiği ve onun bir parçası olduğu için yürürlükteki hukuku aşmış ve ulusalüstü bir nitelik kazanmıştır. Devletler bir bakıma iktidarlarını insan hakları ile sınırlamak zorunda kalmışlardır. İnsan Hakları bir "iç mesele" olmaktan çıkmış, tüm insanlığa mal olmuştur. İkincisi, insan haklarının siyasal meşruluğun temel ölçütü olmasıdır. Tarihte siyasi iktidarlar meşruluğunu kimi zaman güce, kimi zaman dine, kimi zaman da millete dayandırmışlardır. Gelinen son aşama gibi görünen "milli egemenlik" ilkesi, salt olarak uygulandığında bir çoğunluk diktası yaratma tehlikesi ortaya çıktığından, artık siyasal meşruluğun temeli, demokrasi ve insan haklarıdır. Bugün insan haklarını açıkça ihlal eden ülkelerin bile, insan haklarına saygılı ya da dayalı olduğunu iddia etmesi bu tezi güçlendirmektedir. Üçüncüsü, insan hakları hiçbir ayırım gözetilmeksizin tüm insanlara tanınmıştır ve bunlardan vazgeçmek bireyin inisiyatifinde değildir. Ancak tüm insanların aynı haklara sahip olması, çoğu zaman bir eşitsizlik veya haksızlığa sebep olabilir. Onun için insan hakları, çocuk haklarını; kadın haklarını; yaşlı, hasta ve sakatların haklarını ve azınlıkların haklarını da kapsar ve ayrıca düzenler. Meşru: Kamu vicdanının doğru bulduğu, geçerli saydığı durum. Doğal hukuk: İdeal hukuk, belli bir zamanda ve belli bir ülkede gereksinmeleri ve insan duygularını en iyi tatmin eden hukuk; "olması gereken" durumu ifade etmek için kullanılır. AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

6 36 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ " İnsan haklarının kaynağı insanın ahlaki doğasıdır; bunun ise, bilimsel olarak araştırılan ihtiyaçlara dayanan "insan doğası" ile ilişkisi çok zayıftır. İnsan haklarına hayat için değil, fakat onurlu bir hayat için "ihtiyaç" duyulur. " İnsan haklarından yararlanamayan bir kimsenin, kendi ahlaki doğasına yabancılaşmış olduğu söylenebilir. " İnsan hakları öğretileri, insan haklarına sahip olmakla insan olmayı, kabaca eşit tutarlar." Anlaşılacağı üzere, daha genel ve üst bir kavram olan "insan hakları", bünyesinde bir olması gerekeni de içermesi dolayısıyla, tercih sebebi olabilir. Ancak, bir ülkenin özgürlükler rejimi incelenirken "Temel Haklar" ya da "Kamu Özgürlükleri" terimleri de kullanılabilir. "İnsan hakları" ile benzer kavramları karşılaştırınız ve kendi tercihinizi ortaya koymaya çalışınız.? 3. İnsan Haklarının Sınıflandırılması Acaba, hangi insan haklarına sahibiz? "Demokratik toplumlarda kişilere tanınan hürriyetler, Jellinek'in artık klasikleşen ve genellikle benimsenen sınıflandırması ile, negatif statü hakları, pozitif statü hak ları ve aktif statü hakları diye üç büyük kategoriye ayrılır." Negatif statü hakları, bireyin özgürlük alanıdır. Devlete bu alana müdahale etmemek gibi pasif bir rol düşer. Örneğin; kişi dokunulmazlığı, din ve vicdan hürriyeti, konut dokunulmazlığı gibi özgürlükler bu gruba girer. Pozitif statü hakları, bireyin devletten bazı hizmetlerde bulunmasını istemesi sonucu doğmuştur. Devletin burada belli bir tür davranışta bulunması gereklidir. Örneğin; sosyal güvenlik hakkı, eğitim hakkı, konut hakkı... Aktif statü hakları ise, bireye siyasal hayata katılma ve yönetimde söz sahibi olma yetkisini verir. Bu gruba, seçme ve seçilme, siyasi parti kurma veya siyasi parti üyesi olma gibi haklar girer. Yukarıda açıklanan hak kategorilerine, içerdikleri hakları dikkate alarak, sırasıyla; koruyucu haklar, isteme hakları ve katılma hakları da denilmektedir. Yukarıdaki tasnifin yanında farklı sınıflandırma girişimleri de olmuştur. Tarihten gelen geleneksel bir ayrıma göre haklar "sivil (kişi hak ve hürriyetlerinin bir kısmını ifade eder) ve siyasal haklar" ile "iktisadi, sosyal ve kültürel haklar" şeklinde ikiye ayrılmıştır. Tipoloji: Karakter bilim; tipleri ayırt etme ve sınıflandırma. Yine bir başka tipolojiye göre, sivil ve siyasal haklar; kişisel haklar, hukuki haklar, sivil haklar ve siyasal haklar olarak dört ana gruba ayrılır. İktisadi, sosyal ve kültürel ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

7 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ 37 haklar ise; geçim hakları, iktisadi haklar, sosyal haklar ve kültürel haklar olarak sınıflandırılmaktadır. Bu tasnif girişimlerini çoğaltmak mümkündür. Burada yalnızca bir ayırım üzerinde daha durulacaktır. Bu ayrım hak ve özgürlüklerin tarihsel oluşum sırasını esas almaktadır. Birinci kuşak haklar, en temel kişi özgürlüklerini ve siyasal hakları kapsamaktadır. Bu haklar, Amerikan ve Fransız devrimlerinden doğmuşlardır. İkinci kuşak haklar ise çalışan kesimlerin XIX. yüzyılın ikinci yarısında şiddetlenen mücadelelerinde, özellikle siyasal haklar ve iktisadi taleplerin ön plana çıkmasıyla ortaya çıkmıştır: "seçme, seçilme ve siyasal örgütlenme hakları, çalışma olanaklarının düzeltilmesi, iş olanaklarının yaratılması, toplumsal güvenliğin sağlanması, sendika ve grev hakları gibi..." Bu hakların elde edilmesinde bir kollektif mücadele vardır ve gerek siyasal, gerekse sosyal haklar, örgütlenme ve toplu eylem haklarını içermektedir. Üçüncü kuşak haklar ise dayanışma haklarıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında beliren nükleer teknoloji tehlikesi ve nükleer yayılmanın insanlığı tehdit eder bir boyuta ulaşması sonucu ortaya çıkmıştır. Bu kategoriye, çevre hakkı, gelişme hakkı, barış hakkı ve insanlığın ortak mal varlığına saygı hakkı girer. Jellinek'in klasik tasnifine göre insan hakları hangi kategorilere ayrılır? Bu kategorilere hangi hak ve özgürlükleri dahil edebiliriz? 4. Özgürlüklerin Monizmi (Tekliği) ve Dinamik Yapısı Yukarıda açıklanan ayrımlar, kesin bir nitelik taşır mı? Yani özgürlüklerin birbiriyle etkileşim ve benzeşim içinde bulunduklarını düşünürsek, onları kalın çizgilerle ayırmanın yanlış olduğu ortaya çıkmaz mı??? Bu soruya verilecek cevap, kuşkusuz evettir. "Hürriyet aslında bir bütündür. Bir bütünü parçalara ayırmak, -onu bazen yapılmak istendiği gibi- değişik görünüşlerinden sadece birine indirgemek mümkün değildir. Özünde ve cevherinde tek olan hürriyetin bu monizm'i onun başlıca niteliğini oluşturur." Değişik hak ve özgürlük kategorilerinin tarihsel gelişimi ve içeriğini daha iyi anlamak ve hukuk metinlerinde belli bir sisteme bağlamak amacıyla yapılan ayrımların fazla abartılmaması gerekir. Çünkü, özgürlükler birbirine son derece bağımlıdır. Birinin yokluğu, diğerini anlamsız hale getirir. Örneğin, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti olmadan, düşünce ve kanaat hürriyetinden söz etmek mümkün müdür? Yine düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti olmadan, basın hürriyetinden ya da toplantı hak ve hürriyetlerinden söz edilebilir mi? Farklı kategorilerde gibi görünen şu iki hürriyetin karşılıklı bağımlılığı daha da dikkat çekicidir: Toplantı hak ve hürriyetleri olmadan sendika ve grev hakları; din ve vicdan hürriyeti olmadan da kültürel haklar anlamsızlaşır Anayasasının ikinci kısmındaki Temel Haklar ve Hürriyetleri inceleyerek, siz de buna bir örnek verebilirsiniz. AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

8 38 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ? Kalın çizgilerle yapılan bir ayırımın diğer eksikliği de gelişen toplumsal koşullarda ortaya çıkan ya da çıkması muhtemel yeni insan hakları tiplerini karşılayamayabilmesidir. İnsan hakları dinamik bir yapıya sahiptir ve her an yeni gelişmeler ve yeni hak tipleri ortaya çıkabilir. Son elli yıl içinde ortaya çıkan çeşitli hak kategorileri bunun en güzel kanıtıdır. Yeni hakların ortaya çıkmasını, insanoğlunun belli bir genel sorun ya da tehdit karşısındaki çözüm arayışı zorlamaktadır. Üçüncü kuşak hakların ortaya çıkması, hatırlanacağı gibi, böyle gelişmişti. Uluslararası toplumun, genel sorunlar karşısındaki duyarlılığı ve gelişen uluslararası ilişkiler, devletlerin tek başlarına cesaret edemeyecekleri bazı adımların atılmasına önayak olmaktadır. Bu durum insan hakları dinamiğini canlı tutuyor. Özgürlüklerin monizmi (tekliği) ne demektir? 5. İnsan Haklarının Doğuşu, Teorik ve Pozitif Alanda Gelişimi Dogma: Kesin olarak ileri sürülen ve her çeşit inceleme ve eleştiri üstünde tutulan görüş. İnsan hakları düşüncesi, siyasi iktidarların sınırlandırılması düşüncesine paralel olarak doğmuştur. Bunun düşünce alanında ortaya çıkmasını ilk uygarlıklara kadar götürmek mümkünken, pozitif alana yansıması için İngiliz Hak Beyannamelerini ve özellikle 1776 tarihli "Virginia Anayasası" ile 1789 tarihli Fransız "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi"ni beklemek gerekir. Düşünce alanındaki esas gelişme Aydınlanma Çağı denilen "18. yüzyılda yalnız Avrupa'da başlayan" zaman diliminde ortaya çıkmıştır. Bu çağın en belirgin özelliği, aklın dogmalardan kurtulup özgürce düşünebilmesi, yani akılcılıktır. Şimdi, öncelikle insan hakları fikrinin düşünce alanında ortaya çıkması ve gelişimini, ardından da pozitif hukuk alanında ortaya çıkmasını kısaca inceleyelim İnsan Haklarının Teorik Gelişimi Özgürlükler konusundaki kimi fikir kırıntılarına Sümer, Hitit, Mısır, Çin ve Hint uygarlıklarında dahi rastlanmasına rağmen, bu konudaki ilk düşünceleri Antik Yunan'dan başlatmak mümkündür. "Antik düşüncede insanı her şeyin ölçüsü olarak alan bu temelden hareketle, o güne kadar toplumlara çok doğal gelen pek çok kurumu insafsızca eleştirenlerin başında sofistler gelir. "Sofistlerin hümanist anlayışını insan hakları tarihinde bir "ilk" olarak başlatabiliriz. Antik Yunan site devletlerinde beliren görece demokrasi ortamının ve halkın inançlarına rağmen, çeşitli düşüncelere hoşgörüyle yaklaşabilmesinin ileri bir düşünsel gelişmenin oluşmasında katkısı büyüktür. Platon'un bize aktardığı, "Sokrates'in Savunması" adlı eseri okumanızı öneririz. İlk çağda oluşan bir diğer büyük uygarlık ise Roma Uygarlığıdır. Romalılar düşünsel yaşam alanında değil, kurdukları devlet ve hukuk sistemi ile yani pratik alanda çok ileriydiler. Bilindiği gibi kurdukları hukuk sistemi ve temel hukuki kavramlar, ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

9 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ 39 günümüz hukuk sistemlerinde bile etkisini sürdürmektedir. Özellikle özel hukuk alanındaki pek çok hukuk kurumunun kökeni Roma'ya dayanır. Roma'da özgürlükle ilgili düşüncelere stoacılarda rastlıyoruz. Stoacılık, "her şeyden önce insanın bağımsızlığını, yetkinliğini amaçlayan bir ahlak öğretisidir" ve Antik Yunan'da ortaya çıkan görüşleri Roma'da günün ihtiyaçlarına uyarlamıştır. Hristiyanlığın doğuşuyla, Batı, insan hakları alanında uzun sürecek bir gerileme dönemine girmiştir. "Roma'da ezilmeye, köleliğe karşı bir hak dini olarak doğan Hristiyanlık, yüce ilkelere dayanıyordu." Ancak zamanla kilisenin toplum yaşamına hakim hale gelmesiyle, karanlık bir bağnazlık dönemi başladı. Batı'da Ortaçağ boyunca akıllar kilisenin koyduğu kurallarla tutsak kaldı. Bu dönemde Doğu'da İslam yeni yeni yayılıyor ve getirdiği hoşgörü ortamı sayesinde, bilimde ve sanatta ileri gelişmeler yaşanıyordu. Bu kısa süreli hoşgörü ortamında, Antik Yunan düşünürlerinin eserleri tercüme edilmiş ve yorumlanmıştı. Batı'da tamamen unutulan Antik değerler, İslam Dünyasında tekrar canlanmaya başlamıştı. Batılılar pek çok şeyi, 12. ve 13. yüzyılda düzenledikleri Haçlı Seferleri yolu ile Orta Doğu'dan öğrendiler. Ayrıca Avrupa'da İspanya'da yayılan İslam Uygarlığının da bu kültür etkileşiminde önemli rolü olmuştur. İnsan haklarındaki önemli gelişmenin kökenini bilim ve sanat alanında başlayan "yeniden doğuş" (Rönesans) ve "dinde yeniden yapılanma" (Reform) oluşturur. Bu hareketlerin sonucunda Avrupa'da insan hakları alanında önemli düşünceler ortaya çıkmıştır. İnsan hakları alanında ileri görüşlere sahip olan ilk liberal filozof olarak John Locke ( ) karşımıza çıkar. Locke toplumun kökenini, kendisinden önceki bazı filozoflar (Grotius ve Hobbes) gibi doğal yaşama ve sözleşme fikrine dayandırmıştır. "Doğal yaşama dönemi, özgürlüğün insanlararası eşitliğin alabildiğine hüküm sürdüğü bir çağdır. İnsanoğlu, aklından başka, kendisini yönetecek hiçbir üstün kuvvet tanımaz." Bu mutlu dönemin bazı sakıncaları da vardır. Birincisi, kişiler bireysel cezalandırma yetkisine sahipti. Kişiler bireysel cezalandırmada aşırıya kaçabiliyordu. İkincisi, siyasal toplum kurulmadan önce de varolan mülkiyet hakkının yeterince güvence altında olmamasıdır. İnsanlar bu sakıncaları gidermek için aralarında sözleşme yaparlar. Ancak bu sözleşmeye her bireyin mutlaka katılması gerekli değildir. Bu isteği, belli bir toplumda yaşayarak, işlemde bulunarak ya da mülk sahibi olarak da gösterebilir. Kendisinden önce ortaya atılan görüşlerin etkisiyle iki ayrı anlaşmadan söz açar. İlk anlaşma toplumu kurmak içindir. İkincisi ise siyasal anlaşmadır ki, Locke bu anlaşmayı önemser. Toplumsal insan, cezalandırma hakkı dışında, doğal insanın bütün haklarına sahiptir. Eğer, devlet sözleşmede belirlenen hükümlere aykırı davranırsa, sözleşme bozulmuş olur. "Halk artık devlete itaat etmekle yükümlü olmaz ve doğal yaşam halindeyken sahip olduğu bütün hak ve hürriyetleri geri alır." Yani Locke, düşünce sistemiyle tutarlı olarak "Direnme Hakkı"nı da benimsemiştir. Özgürlük kuramı üzerinde duran bir diğer önemli hukukçu ve siyaset felsefecisi ise Montesquieu ( )'dur. "Montesquieu'nun politika öğretisi dengeye, iktidarın iktidarla sınırlanmasına dayanır." Kurumun gerçek amacına uygun bir gerek- AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

10 40 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ çeyle "Kuvvetler Ayrılığı"nı savunmasını da bu bağlamda değerlendirmek gerekir. Montesquieu'ya göre "özgürlük, yasaların izin verdiği şeyleri yapabilmek, yasakladığı şeyleri ise yapmamaktır. Eğer bir kimse yasaların yasakladığı birşeyi yapabilirse özgürlük olmaz, çünkü herkesin aynı şekilde hareket etme olanağı doğar. Özgürlük ancak yasaların izin verdiği şeyleri yapmak olduğuna göre, kişinin yasanın izin vermediği şeyleri yapmaya zorlanmaması ve izin verdiği şeyleri yapmaktan alıkonmaması gerekir. "Montesquieu'ya göre, "özgürlük ancak ılımlı yönetimlerde bulunur ve bu yönetimlerde de iktidarın kötüye kullanılmasının önlenmiş olması koşuluyla. Çünkü, iktidar sahibi herkesin, bu gücü kötüye kullanmaya yatkın olduğu ve iktidarını durduracak bir sınır bulana dek ilerleyeceği de bir gerçektir." İşte bu kötüye kullanma olasılığı ancak iktidarın iktidarla sınırlanması ile durdurulabilir ki bunu da sağlayacak, yasama iktidarı, yürütme iktidarı ve yargı iktidarının ayrı ellerde toplanması olarak ifade ettiği "kuvvetler ayrılığıdır." İstibdat: Despotluk, keyfe bağlı bir yönetim.? İnsan haklarının pozitif alana geçmesinden önceki dönemde, üzerinde durulması gereken bir diğer filozof da Jean-Jacques Rousseau ( )'dur. Rousseau'nun insan hakları teorisine katkıda bulunup, bulunmadığı, öğretide tartışmalıdır. Bunun nedeni, eserlerinde ileri sürdüğü "birbirine zıt" ifadelerin her türlü yoruma açık olmasıdır. Rousseau da -biraz farklı da olsa- doğal yaşama dönemi varsayımını ve toplumsal sözleşmeyi savunur. Rousseau'nun eşitlik üzerine görüşleri ilgi çekicidir. Ona göre doğal yaşama döneminde insanlar arasında eşitsizliğin etkisi yoktur. İnsanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağı, ihtiyaç fazlası üretim yapılması sonucu ortaya çıkan mülkiyet kurumudur. Rousseau bu görüşleriyle, Marksist düşünceye de ilham kaynağı olmuştur. Rousseau'ya göre, "hiç kimsenin diğeri üzerinde doğal bir otoritesi yoktur, kuvvet de bir hak yaratmadığına göre, meşru otoritenin kaynağı ancak anlaşma olabilir... Ne var ki, bu sözleşme ve anlaşmalar insanın özgürlüğünden vazgeçmeyeceği sözleşmeler olmalıdır. Çünkü özgürlüğünden vazgeçen insan, insanlık hak ve görevlerinden vazgeçmiş demektir." Ortak bir gücün otoritesi altında, özgür bir yönetim modeli gerçekleştirmeyi hedefleyen, Toplumsal Sözleşme şöyle aktedilecektir. "Herbirimiz bütün varlık ve gücümüzü genel iradenin yüce yönetimi altına koyuyoruz ve her üyeyi bütünün bölünmez parçası olarak kabul ediyoruz." Bu sözleşme ile, "manevi ve kollektif" bir bütün oluşturulmaktadır ki, bu devlettir. Herkesin ortak rızası sonucu oluşan "genel irade" hata yapmaz, her zaman haklıdır ve her zaman kamu yararına yönelik hareket eder. Tahmin edileceği gibi, genel iradenin yanılmazlığını savunmak oldukça tehlikelidir. Bu görüş, bir çoğunluk istibdatına yeşil ışık yakabilir. Modern demokrasi anlayışıyla, Rousseau'nun genel irade teorisi bağdaştırılabilir mi? Açıklayınız İnsan Haklarının Uygulama Alanına Geçişi Daha önce de belirtildiği gibi, insan haklarının kabul edilmesiyle iktidarın sınırlandırılması arasında yakın ilişki vardır. İktidarın insan haklarını tanıması ve ona dayanması, otoritesini bireylerle paylaşmasını ve yetkisini onlar lehine sınırlandırma- ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

11 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ 41 sını gerektirir. İktidarın yetkilerini paylaşmayı kabul ettiği ilk siyasal belgeler İngiltere'de ortaya çıkmıştır. Bunların ilki "Magna Carta Libertatum" adı verilen "Büyük şart"tır. "Kral Yurtsuz Jean, 1215 yılında, feodal beylerin isteklerine boyun eğmek zorunda kalır ve Magna Carta Libertatum'u imzalar. Bu kuşkusuz bir anayasa değildir, modern anlamda bir haklar bildirisi de değildir. Feodal beylerin bu belgeyi krala imzalatırken izledikleri hedef, feodal ayrıcalıklarının kral tarafından tanınmasını ve kralın bunlara saygı göstermesini sağlamaktı." "Bir yandan kişilere bazı haklar tanınmasını sağlayan belgelerin kabulü, öte yandan parlamentonun hak ve yetkilerini belirleyen temel yasaların kabulü, XVII'nci yüzyılda İngiliz kamu hukukunda dikkati çeken gelişmelerdir. XVII'nci yüzyılda, parlementonun eskiden beri sahip olduğu yetkilerini tekrar açıklayan ve parlamentonun yetki ve etki alanını, kralın yetki alanı aleyhine genişleten temel yasalar özellikle önemlidir. Bunlar, 1628 yılında kabul edilen Haklar Dilekçesi (Petition of Rights), 1641 yılında parlamentonun krala yaptığı "Büyük Uyarı" (Great Remonstrance), 1689 yılında kabul edilen "Haklar Bildirisi"dir (Bill of Rights) tarihli Habeas Corpus Act" ise, kişi güvenliğini sağlayan önemli belgedir." İngiltere'deki bu gelişmelerin ve teorik gelişme bahsinde söz ettiğimiz ya da etmediğimiz bazı düşünürlerin etkisiyle, Amerika'da "anayasacılık" alanında önemli gelişmeler görülmüştür. Tarihsel olarak insan haklarının güvenceye alındığı ilk pozitif hukuk metni, 12 Haziran 1776 tarihli Virginia Anayasasının başındaki "Bill of Rights" (Haklar Bildirisi) dir. Bu bildiride, insanların eşit olarak yaratıldığı, yaratılıştan itibaren vazgeçilmez birtakım haklara sahip oldukları ve hükümetlerin bu haklardan yararlanmayı sağlamakla yükümlü olduğu vurgulanmıştır. Bunların başlıcaları yaşam hakkı, mülkiyet hakkı, mutluluk ve güvenlik arama ve bunlara erişebilme haklarıdır. 4 Temmuz 1776 tarihli Amerikan Bağımsızlık Bildirisinde de aynı ilkeler vurgulanmıştır. Anayasacılık: Kısaca, devletin temel işlevlerinin farklı organlar arasında paylaştırılmasını, temel hakların anayasal olarak tanınıp güvence altına alınmasını, devlet iktidarının belli hukuk kurallarına bağlanmasını ve bütün bu hususların nihai güvencesi olarak bağımsız mahkemelerin tesisini gerektirmektedir. Daha sonra, Fransız İhtilalinin ilk beyannamesi olan 1789 tarihli "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi" gelmektedir. Yukarıda değindiğimiz, önceki tarihli hak bildirilerine rağmen, akıllarda en çok kalan ve etkili olan "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi" olmuştur. Bunun nedenini "önce ifade gücünde, üslubun daha berrak, daha çekici oluşunda ve genel olarak, kullanılan formüllerin daha evrensel bir nitelik taşıyışında aramak gerekir." Bildirinin başlangıç bölümüne göre: "... insan haklarının bilinmemesinin, unutulmasının ya da hor ve hakir görülmesinin, kamunun başına gelen felaketlerin ve hükümetlerin bozulup baştan çıkmasının yegâne sebepleri olduğu noktasından hareketle, doğal, devredilemez ve kutsal insan haklarını resmi ve aleni bir bildiri ile açıklamaya "karar verilmiştir." Ta ki, bu bildiri, toplumun bütün üyelerinin belleğinde her zaman canlı kalarak, onlara haklarını ve ödevlerini durmadan hatırlatsın; ta ki, yasama ve yürütme güçlerinin yaptığı işlemler, her siyasi müessesenin amacı ile her AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

12 42 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ an mukayese edilerek, daha çok saygı görsün; ta ki yurttaşların bundan böyle yalın ve tartışılmaz ilkelere dayanacak dilek ve yakınmaları, daima Anayasanın korunup gözetilmesine ve herkesin mutluluğuna yönelsin..." Bildirinin 17 maddesinde, insan hakları ile temel prensipler, temel bazı kişi hakları ve siyasal haklar belirtildikten başka, "siyasal ilkeler ve anayasa esasları"na dair hükümler de mevcuttur.? Fransa'da "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi"nin ardından birkaç yıl ara ile bazı bildiriler daha yayınlanmıştır. Fakat bunların "hiçbiri 1789 Bildirisinin uyandırdığı yankıları uyandırmamıştır." Fransa'da kabul edilen tüm anayasalar, 1789 Bildirisindeki esaslara ve haklara bünyesinde yer vermiştir. Halen yürürlükte olan 1958 Anayasasının başlangıç bölümünde: "Fransız halkı Bildirisi ile saptanmış ve 1946 Anayasasının başlangıcı ile doğrulanıp tamamlanmış biçimleriyle- insan haklarına ve milli egemenlik ilkelerine bağlılığını resmen ilan eder..." ifadesi yer alır. Bu göndermeden sonra, anayasa metninde ayrıca bir özgürlükler listesi verilmeye gerek duyulmamıştır. Zira 1789 Bildirisinin güvenceye aldığı klasik ve siyasal hakların yanında, gönderme yapılan 1946 Anayasasının Başlangıç bölümünde, iktisadi ve sosyal haklara da yer verilmiştir. Fransız İhtilaliyle meydana gelen bu gelişmeler, kısa sürede bütün Avrupa'ya yayıldı ve 1789 Bildirisinin başlattığı, özgürlüklerin yazılı siyasal belgelerle güvence altına alınması tekniği, yeni yapılan pek çok Anayasada uygulama alanı buldu tarihli "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi" hangi temel özgürlük kategorisine değinmemiştir? Bu alandaki gelişme ne zaman ve ne şekilde meydana gelmiştir? 1789 Devrimi, bilindiği gibi, temelde burjuva sınıfı önderliğinde gerçekleştirilmişti. Zamanının toplumsal ve düşünsel yapısının etkisiyle, bu devrimin ürünü olan 1789 Bildirisinde de yalnızca Klasik ve Siyasal özgürlüklere yer verilmiştir. Sosyal ve Ekonomik hak ve özgürlükleri güvenceye alan bir hüküm yoktur. İngiltere'de başlayan Sanayi Devrimi'nin Avrupa'nın diğer ülkelerine de yayılmasıyla, üretim arttı ve çalışma koşulları ağırlaştı. Ağır çalışma yükü altında ezilen işçi sınıfının istemlerine dayanan tepkiler gündeme geldi. "Yükselen işçi sınıfı hareketi birbirini tamamlayan iki doğrultuda gelişme göstermişti. İlki, doğrudan çalışma koşullarının iyileştirilmesi hedefine yönelikti. İkincisi ise, siyasal nitelikli istemler ve bunu hedefleyen mücadele idi." 1840'lı yıllarda Avrupa'da baş gösteren ekonomik, sosyal ve siyasal kriz, 1848 yılında, bir dizi devrim hareketinin patlak vermesiyle sonuçlandı. Bu devrim hareketleri sonucunda sosyal ve bazı siyasal haklar başta Fransa olmak üzere, Almanya, İsviçre ve İtalya'nın 1848 tarihli Anayasalarında yer almıştır. Sosyal hakların gelişmesi bu tarihten sonra da sürmüş ve özellikle Birinci Dünya Savaşından sonra kabul edilen anayasalarda geniş bir şekilde düzenlenerek güvenceye kavuşturulmuştur. ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

13 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ tarihli "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi"nin önemi nereden kaynaklanmaktadır?? 5.3. İnsan Haklarının Uluslararası Alana Geçişi 19. yüzyılda insan hakları alanında uluslararası hukuk düzeyinde ele alınan iki önemli sorun vardır. Bunlardan birincisi köleliğin kaldırılması çabaları, diğeri ise savaş hukuku ile ilgili insancıl gelişmelerdir. İnsani değerlerle hiçbir şekilde bağdaşmayan kölelik kurumu, insan hakları düşüncesindeki gelişmelere rağmen, uzun süre hem dinler tarafından, hem de devlet yönetimlerince normal karşılanmıştır. Bu konuda iç hukuk alanındaki gelişmeler 18. yüzyıl sonu ile 19. yüzyıl başlarında Danimarka ve İngiltere'de görüldü. Bu ülkelerde köle ticareti yasaklandı. Ardından 1815 tarihli Viyana Kongresi'nde, köle ticaretinin kaldırılması, kongreye katılan devletler tarafından onaylanmıştır. Uluslararası alanda köle ticaretini yasaklayan bu antlaşmanın ardından, benzer nitelikte girişimler tekrarlanmıştır. "1885 yılında imzalanan ve Amerika Birleşik Devletleri ile Osmanlı Devleti'nin de katıldığı Berlin Antlaşması ile bir yandan Afrika'nın emperyalistlerce yeniden paylaşılması kararlaştırılırken bir yandan da köle ticareti yasaklanıyordu." 19. yüzyılda insan hakları alanındaki diğer uluslararası gelişme, 1864 yılında imzalanan Cenevre Sözleşmesi ile mümkün oldu. "Bu sözleşme, savaş halinde, savaşan tarafların karşılıklı olarak uymaları gereken en zorunlu ölçüdeki insanlık tedbirlerini içermektedir. Cenevre Sözleşmesi 1899 yılında biraz genişletilmiştir. Savaşların insancıllaştırılması çabaları 20. yüzyılda da sürdürülmektedir." 19. yüzyılda, insan haklarının uluslararası alana geçişi yönündeki gelişmeleri açıklayınız. İnsan haklarının ulusalüstü bir nitelik kazanması, esas itibarıyla, uluslararası ilişkilerin büyük bir gelişme gösterdiği 20. yüzyılda ve özellikle de İkinci Dünya Savaşından sonra olmuştur. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Wilson tarafından ilan edilen ilkelerle, insanlığın böylesine bir felakete bir daha uğramaması için alınması gereken uluslararası önlemler üzerinde durulmuştu. Bu bağlamda Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kuruldu. (28 Nisan 1919). Anlaşma Devletlerinin oluşturduğu bu kurumun amaçları: "Uluslararasında işbirliğini geliştirmek, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak; savaşa başvurmamak konusunda birtakım yükümlülükler kabul etmek; gizlilikten uzak, adaletli ve onurlu uluslararası ilişkiler sürdürmek;... Uluslararası hukuk kurallarına kesinlikle uymak; örgütlenmiş halkların karşılıklı ilişkilerinde adaleti korumak ve antlaşmalardan doğan bütün yükümlülüklere titizlikle saygı göstermek"tir. Bu amaçlar, maalesef gerçekleşti- AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

14 44 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ rilememiş ve "insan haklarına ve özgürlüklerine büyük saygısızlık dönemi" olarak ifade edilebilecek olan Birinci Dünya Savaşı sonrası beliren aşırı uç görüşlerin Avrupa'da yayılmasına ve bir diğer büyük felaket olan İkinci Dünya Savaşı'yla sonuçlanmasına engel olamamıştır. Milletler Cemiyeti'nin insan hakları alanındaki tek önemli adımı 1926 yılında imzalanan, "Köleliğe Karşı Sözleşme"dir tarihli Viyana Kongresi ve sonrasında yapılan uluslararası sözleşmelerle köle ticareti yasaklanırken, bu sözleşme ile, kölelik statüsünün bütünüyle yasaklanması öngörülmüştür. İkinci Dünya Savaşı henüz sürerken, "... özellikle İngiltere ve Amerika'da ortaya çıkıp, güçlenen bir fikir akımı, ileride sağlanacak barışın sağlam temeller üzerine oturabilmesinin başlıca koşullarından biri olarak, insan haklarının uluslararası bir korunma düzenine kavuşturulması tezini yaymaya çalışıyordu. Sayıları yüzlere varan çeşitli siyasal, bilimsel, dinsel dernek ve kuruluşlar, bildiri, çağrı, demeç ve yayınları ile bu fikrin öncülüğünü yapmışlardır..." Henüz savaş sırasında bile süren bu mücadeleler olumlu sonuç vermiş ve 1945 yılında San Francisco'da "Birleşmiş Milletler Antlaşması" imzalanmıştır. Bu antlaşma insan haklarının uluslararası alana taşındığı ilk uluslararası hukuk belgesidir. Birleşmiş Milletler kapsamında, insan haklarıyla ilgili birçok uluslararası hukuk belgesi kabul edilmiştir. "Birleşmiş Milletler Antlaşması yoluyla gerçekleştirilecek amaçların belki de en önemlisi, insan haklarını ve özgürlüklerini, Antlaşmaya katılan bütün devletlerde gerçekleştirmek veya gerçekleşmesini sağlamaya yardımcı olmaktı. Bu amaçla yapılan çalışmalar, kısa süre içinde ürününü verdi. BM Genel Kurulu 1948 yılı içindeki toplantıları sırasında hazırladığı "İnsan Hakları Evrensel Bildirisi"ni 10 Aralık 1948'de kabul etti. O günkü üyelerin büyük bir çoğunluğu bildiriyi benimsediler. " Bu bildiri, başlangıç ve otuz maddeden oluşmaktadır. İnsan haklarının tüm kategorilerine yer verilmiştir. Bildirinin son iki maddesinde ise hakların kullanılması ve düzenlenmesi ile ilgili hükümler yer almıştır. Birleşmiş Milletler bünyesinde hazırlanan, iki önemli sözleşme de: "Kişisel ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme" (International Covenant on Civil and Political Rights) ile "Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme" (International Covenant on Economic, Social and Cultural Rights) adıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 16 Aralık 1966 tarihli toplantısında onaylanarak kabul edildi. Bu sözleşmelerin yürürlük şartı olarak en az 35 devletin sözleşmeleri onaylamaları öngörüldüğünden, bu sözleşmeler ancak kabul edilmelerinden on yıl sonra yürürlüğe girebilmiştir. Burada Türkiye'nin bu sözleşmeleri hala imzalamamış olduğunu da belirtelim. İnsan Haklarının uluslararası düzeyde korunması yolunda Birleşmiş Milletler bünyesindeki girişimlerinin yanısıra bölgesel bazı girişimler de ortaya çıkmıştır. Bu bölgesel kuruluşlardan bizi ilgilendiren, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında oluşturulan sistemdir. Bölgesel çapta ve hatta Birleşmiş Milletler sistemi de dahil olmak üzere, en etkili koruma mekanizmasını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kurmuştur. Bu konu beşinci ünitede ayrıntılı olarak işlenecektir. ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

15 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ 45 İdeal bir haklar listesi olan 10 Aralık 1948 tarihli "İnsan Hakları Evrensel Bildirisi"ni, uluslararası hukuk metinlerini içeren bir kaynaktan okumanızı öneririz. 6. Türkiye'de İnsan Haklarının Gelişimi 1789 Fransız İhtilalinden ve sonrasında insan hakları alanında meydana gelen gelişmelerden, Osmanlı Devleti nasıl etkilenmiştir? Osmanlı Devleti, Fransız İhtilalinin önemini, hem kendi yapısı, hem de Dünya üzerinde meydana getireceği sonuçları anlayamadığı ve gerekli önlemleri de almadığından, ancak İhtilalin sonuçlarının "konusu" olmak durumunda kalmıştır. Dışa karşı bu kayıtsızlık ve donmuş devlet yapısı, Osmanlı Devleti'nin sonunu hazırlayan en önemli etkenlerden biridir.? Osmanlı Devleti'nde, hak ve özgürlük girişimleri halktan gelen istemler ve direnişler sonucunda oluşmamış özgürlükler, bir "aydın despotluğu" şeklinde tebaa'ya ihsan edilmiştir. "İkinci Mahmut, aydın bir mutlakiyetçi olarak, bazı hürriyetler tanımıştır. Bunların belli başlıları şunlardır: Angarya ve müsaderenin kaldırılması, mülkiyetin korunması, kanun önünde eşitlik, haberleşme hürriyeti." Özellikle din ve vicdan hürriyetine önem verdiği ve yenilikçi olduğu için, ilmiye sınıfı kendisine "Gâvur Padişah" adını vermişti yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı hem hürriyetleri düzenleyen bazı maddeler içeriyor, hem de Devlet idaresiyle ilgili bazı yenilikler getiriyordu. Konumuz açısından fermanda yer alan hürriyetlere bakacak olursak: "Herkesin canı, malı, namusu, ırzı güvence altına alınacaktı; vergi ve askerlik işlerindeki eşitsizlik giderilecekti." Ayrıca padişah ceza verme yetkisini, mahkemelere devrediyordu. "Cezalar, mahkemelerce, açık ve ayrıntılı görülecek davalar sonucunda verilecekti." Daha sonra, 1856 yılında yabancı devletlerin baskısı sonucu ilan edilen, Islahat Fermanını görüyoruz. Bu fermanla gayrı müslümlere ve yabancılara birtakım haklar tanınmıştır. Islahat Fermanı, yasalar karşısında mutlak eşitliği öngörmesi bakımından önemlidir. Tanzimat'ın en önemli eserlerinden birisi de, köleliği ve zenci esaretini kaldıran ve ticaretini ceza müeyyideleriyle yasaklayan padişah emirnamesidir. 23 Aralık 1876 tarihinde, ilk yazılı anayasa (Kanun-i Esasi) padişahın bir yazısı (hatti hümayun) ile yürürlüğe girdi. "... Anayasayı yapan güç, padişahın iradesidir. Anayasa doğrudan doğruya padişahça ulusa verilmiştir. Kaynağında, Batı Anayasalarındaki gibi bir ulusal hareket yoktur." 1876 Kanun-i Esasi'sinde 1851 tarihli Prusya Anayasası model alındı. Bu Anayasada İnsan Haklarıyla ilgili hükümler, "Tebaai Devleti Osmaniyenin Hukuku Umumiyesi" başlığı altında düzenlenmiştir. Zamanına kadar ortaya çıkmış tüm gelişmeleri içermeyen bu haklar listesi, kısaca: Din ve mezhep ayırımı yapılmaksızın, tüm tebaanın "Osmanlı" sayılacağı ve tabiiyetin kanuniliği; kişi hürriyeti ve güvenliği; Devletin dini İslam olmakla beraber, diğer dinlerin mensuplarına ibadet hürriyeti; basın hürriyeti, girişim özgürlüğü, dilekçe hak- AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

16 46 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ Tabii yargıç: Yasalarla, önceden kurulmuş, görev ve yetkileri belli edilmiş mahkemenin yargıcı; olağan yargıç. kı, eğitim hürriyeti; kanun önünde eşitlik; mülkiyet hakkı; konut dokunulmazlığı; tabii yargıç ilkesi; müsadere ve angarya yasağı, vergilerin kanuniliği, işkence yasağını içeriyor. Anayasa, yürürlüğe girdikten sonra, 20 Mart 1877 tarihinde ilk toplantısını yapan meclisler, 14 Şubat 1878 tarihinde II. Abdülhamit tarafından dağıtılınca, bu Anayasanın ve dolayısıyla getirdiği haklar sisteminin güvenceden yoksun olduğu ve bu yüzden fazla bir anlam ifade etmediği anlaşılmıştır yılında çıkartılan Mahkeme Örgütü Yasası (Teşkilât-ı Mehakim Kanunu) ile Ceza ve Hukuk Yargılama Yasaları gibi olumlu gelişmeler de olmakla birlikte, İkinci Meşru tiyetin ilanına kadar, koyu bir istibdat dönemi hüküm sürmüştür. "İkinci Meşrutiyetin tarihi adı, konumuzu doğrudan doğruya ilgilendirir: "Hürriyetin İlanı". Sonsuz umutlar ve mucizeleri bekleyiş psikolojisi içinde başlamış olan bu dönemde, kamu hürriyetleri alanında birçok yenilikler görülür." 1876 sistemi kısmen düzeltilmiştir: Toplantı ve dernek kurma hürriyetleri kabul edilmiş ve sınırlanmıştır maddede yer alan ve padişahın polis soruşturması ile zararlı faaliyetlerde bulunduğu "anlaşılan" yurttaşları yurt dışına sürgün etme hakkı kaldırılmıştır. Kişi hürriyetleri güçlendirilmiş ve açıklığa kavuşturulmuştur. Basın hürriyeti gibi bazı hürriyetler sadece özel kanuna bağlanmamış, kanun koyucunun yetkileri, az da olsa sınırlanmıştır. Bununla beraber, yine de kanun koyucu, özel kanun düzenlemesiyle, haklar ve hürriyetler üzerinde, belli yetkilere sahip kılınmıştır. Bir özgürlüğün kanunla düzenleneceğini belirtmek her zaman iyi bir anayasal güvence olmayabilir. Bir kanunun yalnızca kanunla düzenlenmesi, bir takım idari işlemlerle hürriyetlere müdahale olanağını kısıtladığı için olumludur. Diğer yandan, Montesquieu'nun özgürlük tarifini değerlendirirken belirtildiği gibi, her zaman kanun koyucu iyi niyetli olmayabilir. Kanunlar kimi zaman özgürlüklerin kısılması amacına da hizmet edebilirler. Bu gelişmelere rağmen, hürriyetlerin tam bir güvenceye kavuştuğu söylenemez. Hürriyet, İslam Hukukunun teokratik çerçevesi içinde ele alınmıştır. Bazı anayasa değişikliklerinde, teokrasiyi güçlendirme amacı açıkça görülmektedir. Bu hukuksal düzenlemeler, demokrasiyi ve özgürlükleri yerleştirememiştir. İkinci Meşrutiyetin ilan edilmesinde mücadele eden, eski hürriyetçiler, iktidara geldiklerinde istibdatçı bir yönetim kurmuşlardır. Yani "hürriyet ortamı, hürriyeti boğmuştur." Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduktan sonra kabul edilen 1921 Anayasası küçük bir metindir. Kamu özgürlüklerini düzenlememiştir Anayasası, 1876 metnini yürürlükten kaldırmamıştır Anayasası kabul edilene kadar iki anayasanın da yürürlükte olduğu kabul edilmiştir. Ancak 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanununun (Anayasasının) birinci maddesinde; egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ve yönetim şeklinin halkın kendi kaderinin kendisi tarafından belirlenmesi ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

17 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ 47 esasına dayandığı, vurgulanmıştır. Bu ifade bir devrim niteliğindedir ve 1876 Anayasasıyla bağdaştırılması mümkün değildir. Cumhuriyetin ilan edilmesinden sonra yürürlüğe giren 1924 Anayasası'nın hazırlanışında 18. yüzyıl felsefesinin ve Fransız İhtilali prensiplerinin oldukça derin etkileri görülür. Türklerin Kamu Hakları başlığını taşıyan Beşinci Bölümünün ilk maddesi olan 68. maddeye göre: "Her Türk hür doğar, hür yaşar. Hürriyet başkasına zarar vermeyecek her şeyi yapabilmektir. Tabii haklardan olan hürriyetin herkes için sınırı, başkalarının hürriyeti sınırıdır. Bu sınırı ancak kanun çizer". Görüldüğü gibi tabii haklar doktrininin etkisi sezilmekte ve 1789 "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisinin" özgürlük anlayışı yinelenmektedir.1924 Anayasası, koruyucu-klasik-hak ve özgürlükleri içermektedir fakat, o zamanın yeni anayasalarına girmeye başlamış bulunan sosyal ve ekonomik haklara yer vermemiştir. Anayasanın ilk şeklinde kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanımayan 1924 Anayasası 1934 yılında yapılan değişiklikle, zamanın birçok Avrupa ülkesinden önce, kadınlara erkeklerle eşit olarak milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanımıştır. Anayasa, siyasi iktidarın sınırlandırılmasını ve özgürlükleri tam olarak güvence altına alan bir sistem kuramadığından, 1950'li yılların sonlarına doğru hürriyetlerde önemli sınırlamalara gidilmiş ve toplumsal muhalefet sert önlemlerle bastırılmaya çalışılmıştır. Bu baskı ve sınırlamaların sonucunda 27 Mayıs 1960 Devrimi gerçekleşmiştir. 27 Mayıs hareketinin ardından bir Anayasa Komisyonu kurularak, 1924 Anayasasının 27 Mayıs hareketine sebebiyet veren eksik yönlerini telafi edebilecek, yeni bir anlayışla, yeni bir anayasa yapmaya girişilmiştir. Bu girişimin sonucunda, 27 Mayıs 1961 tarihinde Kurucu Meclisçe kabul edilen, halkoyuna sunulması 31 Mayıs 1961 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan, 9 Temmuz 1961 tarihinde halkoyunca kabul edilen ve 20 Temmuz 1961 tarihli Resmi Gazete' de 334 sayılı kanun olarak yayınlanan "1961 Anayasası" dönemi başlamıştır Anayasası hem devlet yönetimi alanında hem de kamu özgürlükleri rejimi ve getirdiği güvence mekanizmaları bakımından, Türkiye Cumhuriyeti'nin en ilerici anayasasıdır. Bu anayasada, 1971 Askeri Müdahalesinden sonra olumsuz yönde yapılan bir takım değişikliklere rağmen, özgürlükçü yapısı ortadan kaldırılamamıştır. Artan terör olaylarının ve siyasi istikrarsızlığın sorumlusu olarak görülen anayasa, yerini 1980 Askeri Müdahalesinden sonra hazırlanan 1982 Anayasasına bırakmıştır Anayasası, insan hakları bakımından bir geriye gidişi temsil etmektedir. Sonraki ünitede halen yürürlükte olan 1982 Anayasasının kamu özgürlükleri rejimi incelenirken, yeri geldikçe, 1961 Anayasasının sistemine de değinilecek ve bir karşılaştırma olanağı sağlanacaktır. Tarihteki Türk Anayasalarını, kamu özgürlüklerine verdikleri önem bakımından değerlendiriniz. AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

18 48 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ Özet İnsan hakları kavramı; özgürlük, hak ve eşitlik kavramlarıyla yakından ilişkilidir. Özgürlük çok çeşitli tanımları olan bir sözcüktür. Her ideolojinin kendine göre bir özgürlük anlayışı vardır. Hak ise bir şeyi yapmak veya başkalarından belirli bir şekilde davranmayı veya bir şeyi yapmayı isteme yetkisidir. Bir diğer, "eksen" kavram olan eşitlikten ise, matematiksel eşitlik değil, hukuksal eşitlik kastedilmektedir. Bu üç kavramla yakın ilişkisi olan bir üst kavram niteliğindeki insan hakları ise, ülkelerin mevcut kamu özgürlükleri rejimlerinin üstünde, tarihsel gelişim sonucu siyasal meşruluğun en temel ölçütü haline gelmiş, tüm insanların salt insan olma vasfıyla sahip oldukları, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklerdir. İnsan hakları çeşitli şekilde sınıflandırılmaktadır. Bunlardan klasikleşen bir ayrım olan Jellinek'in ayrımına göre, negatif statü hakları (koruyucu haklar) pozitif statü hakları (isteme hakları) ve aktif statü hakları (katılma hakları) olarak üçe ayrılır. Ancak bu ayrımı kesin çizgilerle yapmamak gerekir. Çünkü özgürlükler bir monizm (teklik) gösterirler ve birbirleriyle yakın ilişkiler içindedirler. Ayrıca özgürlükler sürekli bir gelişme ve değişme (dinamizm) gösterir. İnsan hakları alanındaki teorik gelişmeyi Antik Yunan'a kadar götürmek mümkünse de, gerçek gelişme, ancak Rönesans ve Reform hareketlerinden sonra görülmüştür. İnsan hakları teorisinde en önemli filozoflar arasında, Locke, Montesquieu ve Rousseau'yu sayabiliriz. İnsan haklarının pozitif hukuka geçmesi İngiliz Hak Beyannameleri ile başlamakla birlikte, ilk kez anayasal bir belgede sistematik olarak sıralanması Virginia Anayasasının, Haklar Bildirisinde yapılmıştır. Bunu Amerikan Bağımsızlık Bildirisi izlemiştir. İnsan haklarının pozitif hukuka geçen en meşhur ve etkili belgesi ise Fransız İhtilalinin ilk beyannamesi olan "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi"dir. Daha sonra insan hakları alanında sosyal ve ekonomik içerikli bazı gelişmeler olmuştur. İnsan haklarının uluslararası alana geçmesi ise 19. yüzyılda köle ticaretinin kaldırılması ve savaş hukukunun insancıl bir hale getirilmesi için yapılan uluslararası antlaşmalarla başlamış ve esas gelişme 20. yüzyılda kaydedilmiştir. Özellikle İkinci Dünya Savaşının ardından oluşturulan Birleşmiş Milletler Örgütü ve onun kapsamında hazırlanan insan hakları metinleri çok önemlidir. Bunların başında 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen "İnsan Hakları Evrensel Bildirisi" gelmektedir. İkinci Dünya Savaşından sonra İnsan Haklarını uluslararası güvenceye bağlamak için bölgesel bazı mekanizmalar da oluşmuştur. Bunlar arasında en önemlisi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin getirdiği sistemdir. Osmanlı Devleti, insan haklarının gelişmesi bakımından, Avrupadaki gelişmeleri zamanında farkedip, gerekli düzenlemeleri gerçekleştirememiştir. 19. yüzyılda ilan edilen bazı özgürlük belgeleri, halktan gelen bir istem sonucu doğmamış ve oldukça cılız kalmıştır. İlk Türk Anayasası olan 1876 Kanun-i Esasi'sinde bazı klasik haklar yer almıştı. Fakat bunlar bir güvenceye kavuşturulamamıştır. İkinci Meşrutiyetten sonra yapılan iyileştirmeler de olumlu bir sonuç vermemiştir. ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

19 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ 49 TBMM hükümeti döneminde kabul edilen 1921 Anayasasında bir haklar listesi olmamakla beraber, "milli egemenliği" ilan etmesi bakımından önemlidir Anayasası da koruyucu haklara yer vermiş, fakat sosyal ve ekonomik hakları düzenlememiştir. 27 Mayıs Devrimi sonucu yapılan 1961 Anayasası, hem devlet yönetimi, hem de insan hakları bakımından, Türkiye Cumhuriyeti'nin en ilerici anayasası olmuştur. Değerlendirme Soruları 1. Özgürlüğü, başkasına zarar vermeyen herşeyi yapabilmektir; şeklinde açıklayan görüş, aşağıdakilerden hangisine aittir? A. Montesquieu B tarihli "İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi" C. John Locke D tarihli "İnsan Hakları Evrensel Bildirisi" E. Rousseau 2. Konut dokunulmazlığı, hangi özgürlük kategorisine girer? A. Negatif Statü Hakları B. Pozitif Statü Hakları C. Aktif Statü Hakları D. Üçüncü kuşak haklar E. Toplu eylem özgürlükleri 3. Aşağıdaki düşünürlerden hangisi "direnme hakkı"nı kabul etmiştir? A. Rousseau B. Jean Bodin C. Hobbes D. John Locke E. Machiavelli 4. İngiltere'de başlayan Sanayi Devrimi'nin Kıta Avrupası'na da yayılması sonucu, hangi özgürlükler ortaya çıkmaya başlamıştır? A. Kişi hürriyeti ve güvenliği B. Sosyal ve ekonomik haklar C. Birinci kuşak haklar D. Konut dokunulmazlığı E. Serbest girişim özgürlüğü 5. Sosyal ve ekonomik haklara yer veren ilk Türk Anayasası hangisidir? A B C D E AÇIKÖĞ RETİ M FAKÜLTESİ

20 50 ÇAĞ DAŞ TOPLUMDA İ NSAN HAKLARININ DOĞ U Ş U VE GELİŞİM İ Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar GÖZE, Ayferi; Siyasi Düşünceler ve Yönetimler, Genişletilmiş 7. Baskı, Beta, İstanbul: KABOĞLU, İbrahim Özden; Özgürlükler Hukuku (İnsan Haklarının Hukuksal Yapısı Üzerine Bir Deneme), Afa Yayıncılık, İstanbul: KAPANİ, Münci; Kamu Hürriyetleri, 7. Baskı (Tıpkı Basım), Yetkin Yayınları, Ankara: MUMCU, Ahmet; İnsan Hakları & Kamu Özgürlükleri, Savaş Yayınları, Ankara: TANİLLİ, Server; Anayasalar ve Siyasal Belgeler, Cem Yayınevi, İstanbul: TUNAYA, Tarık Zafer; Siyasi Müesseseler ve Anayasa Hukuku, 3. Baskı, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, İstanbul: ANADOLU ÜNİ VERSİ TESİ

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ 203 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI ANAYASA HUKUKU DOÇ. DR. KASIM KARAGÖZ ANAYASA KAVRAMI, TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI, ANAYASACILIK HAREKETLERİ ANAYASA

Detaylı

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi Ümit GÜVEYİ Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XI GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Teorik Boyutuyla Genel Kavramsal Çerçeve

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI Ayrıntılı Bilgi ve On-line Satış için www.hukukmarket.com MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri

Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Ali İŞGÖREN TÜRK HUKUKUNDA TOPLANTI ve GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ Gözden Geçirilmiş 2. Baskı Toplantı Hakkının Kullanılma Koşulları ve Yasal Sınırları Genel Özel,

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI Soru 1 : "Anayasa" deyince ne anlaşılır, ne anlamak gerekir? 7 Soru 2 : Türk tarihindeki anayasa hareketlerinin başlıca aşamaları ve özellikleri nelerdir? 15 İkinci

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Engin ŞAHİN Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi KURUCU İKTİDAR. politik bir yaklaşım

Yrd. Doç. Dr. Engin ŞAHİN Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi KURUCU İKTİDAR. politik bir yaklaşım Yrd. Doç. Dr. Engin ŞAHİN Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi KURUCU İKTİDAR politik bir yaklaşım İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...XIII GİRİŞ...1

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

TÜRK VERGİ HUKUKUNDA ANAYASAL ÖLÇÜT: MALİ GÜÇ

TÜRK VERGİ HUKUKUNDA ANAYASAL ÖLÇÜT: MALİ GÜÇ Dr. Tamer BUDAK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü Mali Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi TÜRK VERGİ HUKUKUNDA ANAYASAL ÖLÇÜT: MALİ GÜÇ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

DEVLETİN SINIRLANDIRILMASI VE ANAYASAL DEMOKRASİ

DEVLETİN SINIRLANDIRILMASI VE ANAYASAL DEMOKRASİ DEVLETİN SINIRLANDIRILMASI VE ANAYASAL DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Bütün insanlarda bir tehlike mevcuttur. Özgür bir ülke için tek kural şu olmalıdır: Güce sahip olan herkes halkın özgürlüğü için

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Nihat Kayar Mersin Üniversitesi, Đ.Đ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü Giriş Anayasa Mahkemesi ilk defa 1961 Anayasası ile kurulmuş ve ilk

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI 6 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Kavramlar Türk Bayrağı Kanunu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11. Protokol ile Düzenlenen Metin) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında. Çalışanların Hakları

Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında. Çalışanların Hakları Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında Çalışanların Hakları İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER...VII GİRİŞ...1 I. Konunun Önemi...1 II. Çalışan Kavramının

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

HASTA HAKLARI KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ

HASTA HAKLARI KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ HASTA HAKLARI KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ Hak sözcüğü, hukuka uygunluk, adalet; hukukun, adaletin gerektirdiği ve birine ayırdığı şey diye tanımlanmaktadır. Hasta hakları, esasta insan haklarının sağlık

Detaylı

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE Fevzi Karamw;o TARIH 10 FEN LisESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 i

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası Tüm Kamu Personeli İçin GYS Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı Konu Anlatımı + Soru Bankası Memurluk, Şeflik, Uzmanlık, Şube Müdürlüğü ve Diğer Unvanlar Adalet Bakanlığı Aile ve Sosyal Politikalar

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR A V R U P A B İİ R L İİ Ğ İİ H U K U K U 1)) AVRUPPA TOPPLLULLUK HUKUKUNU OLLUŞŞTURAN TEEMEELL ANTLLAŞŞMALLAR BİRİNCİ İL HUKUK 1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18/3/1951 de Paris'de imzalandı.

Detaylı

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

BİNGÖL İLİ KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ İNSAN HAKLARI. Nedim HANT İdari Hizmetler Başkanı

BİNGÖL İLİ KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ İNSAN HAKLARI. Nedim HANT İdari Hizmetler Başkanı BİNGÖL İLİ KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ İNSAN HAKLARI Nedim HANT İdari Hizmetler Başkanı I. BÖLÜM: İNSAN HAKLARI KAVRAMI A. İnsan Hakları Nedir? İnsan Hakları, insanı insan yapan ve insanın

Detaylı

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ :

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ŞİKAYETİN KONUSU : Özel büro ve turizm tesisleri

Detaylı

Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU

Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU İÇİNDEKİLER İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ...VII BİRİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

GENEL SAĞLIK-İŞ GENEL MERKEZİ

GENEL SAĞLIK-İŞ GENEL MERKEZİ Sayı: 2015-93 Tarih: 30/01/2015 Konu:Fiili hizmet süresi zammı kanun teklifi hk. Sayın: Nurettin DEMİR CHP İzmir Milletvekili Sağlık hizmeti sunumunda görev alan sağlık çalışanları 5510 Sayılı Kanun da

Detaylı

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS 103 HISTR 211 101 105 107 TURK 111 ENG

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İNSAN HAKLARı Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İnsan hakları düşüncesi tamamlanmamış bir düşüncedir İnsan

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu. AVUKAT HATİCE CAN Av.haticecan@hotmail.com Atatürk cad. 18/1 Antakya 0.326.2157903-2134391 AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA FETHİYE DOSYA NO : 2011/ 28 KATILAN : B. S. KATILMA İSTEYEN Türkiye Barolar

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI rt O ku ao l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - ARALIK 2015 ÇOCUK HAKLARI 10 Aralık 1948 de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin kabulüyle birlikte 10

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT HUKUK Soru Bankası ÇTHT G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU 1.. Federal devletin tüzel kişiliği yoktur.. Federe devletlerin ayrılma hakkı yoktur.. Federe devletlerin uluslararası

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 1. BÖLÜM ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İNSAN KAYNAKLARI KAVRAMI, ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ...10 İnsan Kaynakları Kavramı...10 İnsan Kaynaklarının Önemi...12

Detaylı

KAMU DÜZENİ K AVR AMI

KAMU DÜZENİ K AVR AMI Dr. Özge OKAY TEKİNSOY Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi İDARE HUKUKUNDA KAMU DÜZENİ K AVR AMI İÇİNDEKİLER SUNUŞ... vii ÖNSÖZ...xi İÇİNDEKİLER... xiii KISALTMALAR...xxi GİRİŞ...1

Detaylı

Ceza İnfaz Hukuku. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında. Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN

Ceza İnfaz Hukuku. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında. Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında

Detaylı

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi Taylan BARIN Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi AK Parti, CHP, MHP ve BDP

Detaylı

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19 İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar I. Devletin şekli... 1...19 II. Cumhuriyetin nitelikleri... 2...19 III. Devletin bütünlüğü, resmî dili,

Detaylı

İNSAN HAKLARI ADAY MEMUR EĞİTİMİ TEMEL EĞİTİM PROGRAMI. Hazıralayan: Cihan YALVA İl Sağlık Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü 05.10.

İNSAN HAKLARI ADAY MEMUR EĞİTİMİ TEMEL EĞİTİM PROGRAMI. Hazıralayan: Cihan YALVA İl Sağlık Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü 05.10. İNSAN HAKLARI ADAY MEMUR EĞİTİMİ TEMEL EĞİTİM PROGRAMI Hazıralayan: Cihan YALVA İl Sağlık Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü 05.10.2012 İNSAN HAKLARINA GİRİŞ Bir tarihsel süreç olarak incelendiğinde

Detaylı

Giriş. evre, çalkantılı bir dönem, ağır bir kriz dönemidir. Gerçekten de siyasal düşünceler tarihine

Giriş. evre, çalkantılı bir dönem, ağır bir kriz dönemidir. Gerçekten de siyasal düşünceler tarihine Giriş Cumhuriyete Devreden Düşünce Mirası: Tanzimat ve Meşrutiyet in Birikimi başlıklı bu çalışma, Cumhuriyet Türkiyesi nde siyasal düşünce hayatına etki eden düşünce akımlarını inceleyen kapsamlı bir

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. 688 Sıra Sayılı Kanun uyarınca, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

SAĞLIK YÖNETİMİ TÜRKİYE DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN GELİŞİMİ VE ÖRGÜTLENMESİ

SAĞLIK YÖNETİMİ TÜRKİYE DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN GELİŞİMİ VE ÖRGÜTLENMESİ SAĞLIK YÖNETİMİ TÜRKİYE DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN GELİŞİMİ VE ÖRGÜTLENMESİ Kaynak: Sağlık İşletmeleri Yönetimi Prof. Dr. Dilaver TENGİLİMOĞLU Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Yrd. Doç. Dr. Oğuz IŞIK *Türkiye de Sağlık

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğini

Detaylı

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...XXI Birinci Bölüm Çevre Hukukunun Temelleri I. Genel Olarak...1

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri:

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Yasal Statünün Belirlenmesine İlişkin Sorunlar Prof. Dr. Bülent ÇİÇEKLİ HSYK Sunum Planı 1) Terminoloji 2) Disiplin Olarak 3) Göç ve İltica Hukukunun Kaynakları

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI AVRUPA BİRLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI Hazırlayan: Ömer Faruk Altıntaş Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ANKARA 5 Nisan 2007 Birincil Kurucu Antlaşmalar Yazılı kaynaklar

Detaylı

AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ KONFERANSI SONUÇ BİLDİRGESİ (HELSİNKİ BELGESİ)

AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ KONFERANSI SONUÇ BİLDİRGESİ (HELSİNKİ BELGESİ) 439 AGİK Sonuç Bildirgesi AVRUPA GÜVENLİK VE İŞBİRLİĞİ KONFERANSI SONUÇ BİLDİRGESİ (HELSİNKİ BELGESİ) 3 Temmuz 1973'te Helsinki'de açılan ve 18 Eylül 1973'ten 21 Temmuz 1985'e kadar Cenevre'de süregelen

Detaylı

MEF ÜNİVERSİTESİ HUKUK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS HUK 103

MEF ÜNİVERSİTESİ HUKUK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS HUK 103 MEF ÜNİVERSİTESİ UK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS 103 HISTR 201 101 105 107 TURK 101 ENG 101 Roma Hukuku: Genel Hükümler Atatürk

Detaylı

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Yay n No : 3075 Hukuk Dizisi : 1512 1. Baskı Şubat 2014 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-102 - 5 Copyright Bu kitab n bu

Detaylı

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri:

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri: Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. KanunlaşDrma iki anlamda kullanılır: a) Genel anlamda kanunlaş'rma (Taknin): Kanun halinde kural koyma yani mevcut kuralın yazılı hukuk

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- Değerlendirme Raporu Birey Hak ve Özgürlükleri (I) Yaşam hakkı Kişi dokunulmazlığı Özel yaşamın gizliliği www.tkmm.net 1 2 1. YAŞAM HAKKI Yaşam Hakkı kutsal mı? Toplumun/devletin

Detaylı

10 ARALIK İNSAN HAKLARI HAFTASI

10 ARALIK İNSAN HAKLARI HAFTASI FATMA ÇAVUŞ MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ 10 ARALIK İNSAN HAKLARI HAFTASI HER İNSAN EŞİT HAKLARLA YAŞAMAYI HAKEDER İnsan Hakları. Uzun yıllar önce yürüdüğümüz yollar Öğretti bize insan olmanın ne kadar

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 2. ESKİ YUNAN SİYASAL DÜŞÜNCESİ 2 ESKİ YUNAN SİYASAL DÜŞÜNCESİ

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM)

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM) KURULUŞ RAPORLARI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (BM) Kuruluş adı Birleşmiş Milletler (BM) Kuruluş Tarihi 1945 Merkezi New York (ABD) Üye ülke sayısı 192 Genel Sekreter Ban Ki-mun Genel Bilgiler Dünya barışı ve sosyal

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ FİKRİ VE SINAİ MÜLKİYET HAKLARI PAYLAŞIM YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ FİKRİ VE SINAİ MÜLKİYET HAKLARI PAYLAŞIM YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ FİKRİ VE SINAİ MÜLKİYET HAKLARI PAYLAŞIM YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı, Düzce Üniversitesi çalışanlarının yaptığı

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ PATENT HAKLARI PAYLAŞIM YÖNERGESİ Senato: 08 Mayıs 2012 / 302-4. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

MARMARA ÜNİVERSİTESİ PATENT HAKLARI PAYLAŞIM YÖNERGESİ Senato: 08 Mayıs 2012 / 302-4. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MARMARA ÜNİVERSİTESİ PATENT HAKLARI PAYLAŞIM YÖNERGESİ Senato: 08 Mayıs 2012 / 302-4 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı, Marmara Üniversitesi çalışanlarının

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ 2013 2014 Eğitim Öğretim Yılı İnsan Hakları Hukuku Vize Sınavı İkinci Öğretim Öğrencileri / 14.01.2014 Prof. Dr. Abdurrahman EREN CEVAP ANAHTARI I. Avrupa Konseyi

Detaylı

HASTA HAKLARI VE SORUMLULUKLARI. Bir Sağlık Kuruluşuna, Sağlık Hizmeti Almak İçin Başvurduğunuzda;

HASTA HAKLARI VE SORUMLULUKLARI. Bir Sağlık Kuruluşuna, Sağlık Hizmeti Almak İçin Başvurduğunuzda; HASTA HAKLARI VE SORUMLULUKLARI Bir Sağlık Kuruluşuna, Sağlık Hizmeti Almak İçin Başvurduğunuzda; HAKLARINIZ İnsan, sadece insan olmasından dolayı doğuştan bazı hakları kazanarak dünyaya adımını atmaktadır.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

İNSAN HAKLARI ve BU HAKLARIN KULLANIMI (1) Doç.Dr.Şeref ÜNAL Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı

İNSAN HAKLARI ve BU HAKLARIN KULLANIMI (1) Doç.Dr.Şeref ÜNAL Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İNSAN HAKLARI ve BU HAKLARIN KULLANIMI (1) Doç.Dr.Şeref ÜNAL Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı 1- İnsan hakları kavramı neyi ifade etmektedir? İnsan haklarından yararlanmak için vatandaş olmak şartmıdır?

Detaylı

Bireysel Başvuru Yolu

Bireysel Başvuru Yolu Dr. Ebru KARAMAN Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Karşılaştırmalı Anayasa Yargısında Bireysel Başvuru Yolu İÇİNDEKİLER SUNUŞ...VII ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMALAR

Detaylı