Doðum olayý önemli biyolojik, psikososyal ve

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Doðum olayý önemli biyolojik, psikososyal ve"

Transkript

1 Postpartum Hüzün ve Depresyonlar Uz. Dr. Nesrin KARAMUSTAFALIOÐLU*, Uz. Dr. Nesrin TOMRUK* Doðum olayý önemli biyolojik, psikososyal ve ekonomik deðiþimlerin görüldüðü bir dönemdir. Kendell ve arkadaþlarýnýn (1987) çalýþmasýnda postpartum kadýnlarda psikiyatrik yatýþlarýn belirgin oranda arttýðý gösterilmiþtir. Bir diðer çalýþma kadýnlarýn tüm psikiyatrik yatýþlarýnýn %12.5'e varan oranýnýn postpartum dönemde olduðunu ortaya koymuþtur (Duffy 1983). Postpartum dönemde duyarlýlýðýn arttýðý tarihsel olarak bilinmesine ve geleneksel olarak tablonun þiddetini yansýtan; postpartum hüzün (blues), postpartum depresyon (PPD) ve postpartum psikoz þeklinde 3 kategoriye ayrýlmasýna raðmen (Steiner ve Yonkers 1998), gözardý edilmiþ bir konu olup; postpartum baþlangýçlý akýl hastalýðý kavramýnýn resmen tanýnmasý yakýn geçmiþte olmuþtur. Halen DSM-IV'de mizaç bozukluklarý kapsamýnda semptomlarýn doðum sonrasý ilk 4 hafta i- çinde baþladýðý "postpartum baþlangýçlý" grup tanýmlanmaktadýr (APA 1994). Amerikan Psikiyatri Birliði (APA) doðum ile mizaç bozukluklarý arasýnda özgün bir baðlantý olduðuna ve gebelik ya da doðum ile tetiklenen psikiyatrik bozukluklarýn kendine özgü çeþitli özellikleri olduðuna dikkat çekmektedir. * Bakýrköy Ruh ve Sinir Hastalýklarý Hastanesi 1. Psikiyatri Birimi, ÝSTANBUL Son zamanlarda; psikiyatri uygulamasýnda özgün taný ölçütlerinin geliþtirilmesi, tüm dünyada yapýlan çeþitli epidemiyolojik çalýþmalar sonucu mizaç bozukluklarýnýn kadýnlarda erkeklere kýyasla 2 kat sýk ve ilk baþlangýç pikinin doðurganlýk yýllarýnda görüldüðünün saptanmasý (Weissmann ve Olfson 1995) ve uluslararasý saðlýk gündeminde kadýn saðlýðýnýn giderek önem kazanmasý (Mongella 1995) sonucu, postpartum psikiyatrik tablolara olan ilgi giderek artmaktadýr. Peripartum dönemde kadýnlarýn %80'inden fazlasýnda mizaç dalgalanmalarý olabilmekle birlikte, bunlarýn sadece %10-20'si (Carothers ve Murray 1990, Bromet ve ark. 1986) DSM taný ölçütlerine göre affektif bozukluk taný ölçütlerini karþýlamaktadýr. Annelik hüznü yeni annelerin önemli bir bölümünü etkileyen ve en sýk görülen doðum komplikasyonlarýndan biridir. Postpartum ilk 2 haftada görülür; mizaçta labilite, depresyon, eleþtiriye aþýrý duyarlýlýk, aðlama, irritabilite, anksiyete, yorgunluk, uyku bozukluklarý ve yoðunlaþma problemleri ile karakterize nispeten hafif bir bozukluktur (Miller ve Rukstalis 1999, Williams ve Casper 1998, Llewellyn ve ark. 1997). Bazý annelerde depresyonun aksine mizaçta yükselmenin görülebileceði de bildirilmektedir (Parry 1999). Hüzün genellikle doðum sonrasý 3. ya da 4. günde ortaya çýkar; semptomlar geçici olup, 1-2 günden 1-2 haftaya kadar sürebilir (Kendell ve ark. 1981). 64

2 POSTPARTUM HÜZÜN VE DEPRESYONLAR Semptomlar hafif düzeyde olduðundan, tablo kendini sýnýrlayýp müdahale gerektirmeyebilir. Bebeði emzirme nedeniyle uyku bölünmesi uzun süre devam edebilir (Miller ve Rukstalis 1999, Williams ve Casper 1998). Muhtemelen ortak tanýmýnýn olmayýþýndan dolayý, annelik hüznünün bildirilen insidansý deðiþmektedir. Çeþitli yazarlar bu durumun postpartum kadýnlarýn %50-85'ini etkilediðini bildirmektedirler (O'Hara ve ark. 1991a, Kennerley ve Gath 1989, O'Hara 1987, Levy 1987). Annelik hüznü geçici bir tablo olmakla birlikte, bu olgularýn %20'sinin postpartum 1. yýlda major depresyon geliþtirebileceði ileri sürülmektedir (Campbell ve ark. 1992, O'Hara ve ark. 1991a). Annelik hüznünün baþlangýç zamanlamasý doðum sonrasý östrojen ve progesteron düzeylerinin ani düþüþü ile eþzamanlýdýr. Bu da postpartum hüznün endokrin bir fenomen olabileceðini düþündürmektedir (Harris 1989). Bazý çalýþmalarda postpartum hüzün hastalarý ve kontroller arasýnda belli günlerde bakýlan östrojen ve progesteron düzeyleri açýsýndan farklýlýk bulunmamakla birlikte (Heidrich ve ark. 1994); O'Hara ve arkadaþlarý (1991a) postpartum hüzün olan kadýnlarýn gebeliðin 38. haftasýnda ve postpartum 2-3. günlerdeki serbest östriol düzeylerinin daha yüksek olduðunu ve bunlarda ortalama prepartum östriol düzeylerinden, postpartum düzeylere daha büyük bir düþüþ olduðunu bildirmiþlerdir. Ancak bu çalýþmada östradiol, progesteron ve prolaktin düzeyleri iki grup arasýnda farklý bulunmamýþtýr. Feski ve arkadaþlarý (1984) ise postpartum ilk 5 günde blues hastalarýnda tükürükte daha yüksek östrojen düzeyi saptamýþlardýr. Bir diðer çalýþmada annelik hüznü olan hastalarda, olmayanlara kýyasla daha yüksek prepartum ve daha düþük postpartum progesteron düzeyleri bildirilmiþtir (Harris ve ark. 1994). Yine daha eski tarihli bir çalýþmada Nott ve arkadaþlarý da (1976) doðum sonrasý progesteron düzeyinde düþme ile, doðum sonrasý ilk 10 gündeki depresyonun þiddeti arasýnda iliþki bildirmiþlerdir. O'Hara ve arkadaþlarýnýn (1991a) 180 olguluk prospektif çalýþmasýnda blues olan kadýnlarda premenstrüel disfori öyküsünün daha sýk olduðu, psikiyatrik öz ve soygeçmiþte depresyon öyküsünün daha fazla bulunduðu saptanmýþtýr. Annelik hüznünün tedavisinde; hasta ve ailesine bu durumun normal olduðu ve psikososyal destek gerektirdiði konusunda bilgi veren destekleyici psikoterapi uygulanýr (Williams ve Casper 1998). Annelik hüznü geliþen olgular postpartum depresyon ya da psikozun varlýðýnýn gözardý edilmemesi yönünden psikiyatrik açýdan izlenmelidir. Bazý yazarlar olgularýn bir bölümünde semptomlarýn sürerek daha ciddi tablolarýn ortaya çýkabileceðini bildirmiþlerdir (Kelly ve Deakin 1992, Cox ve ark. 1982, Kendell ve ark. 1981). Postpartum depresyon kadýnlarýn %10-22'sini ve ergen annelerin %26'ya varan oranýný etkiler (Cooper ve Murray 1995, Stowe ve Nemeroff 1995, Troutman ve Cutrona 1990, Duffy 1983). Semptomlar tipik olarak postpartum ilk 6 haftada ortaya çýkar. Postpartum depresyon geçiren kadýnlarýn %60'ýnda bunun, onlarýn ilk depresyon ataðý olduðu saptanmýþtýr (Llewellyn ve ark. 1997). Depresyon insidansýnda artýþ sýklýkla postpartum ilk 30 gün içindedir ve aðýr olgularda iki yýla kadar uzayabilir. Prenatal depresyonun PPD'nin öncüsü olabileceði de ileri sürülmüþtür (Buesching ve ark. 1986). Çeþitli araþtýrmalarda gebelikteki anksiyete ve depresif semptomlarýn PPD'yi öngörmede en güçlü belirleyiciler olduðu vurgulanmaktadýr (Kitamura ve ark. 1993, O'Hara ve ark. 1991b, Gotlib ve ark. 1989, O'Hara 1986). Bazý çalýþmalarda postpartum ilk 6 haftada deprese olan kadýnlarýn yarýsýnda prepartum depresif semptomlar ve postpartum blues bildirilmiþtir (Hannah ve ark. 1992). Glover ve arkadaþlarý (1994) ise postpartum ilk 5 günde görülen hipomaninin de daha sonra geliþen PPD ile iliþkili olduðunu ve bu bulgunun da bazý olgularýn bipolarite gösterebileceðini düþündürdüðünü ileri sürmüþlerdir. Olgularýn çoðunda epizod postpartum 3-6. ayda kendiliðinden iyileþebilir. Postpartum depresyonun semptom profili, yaþamýn diðer dönemlerinde görülen major depresif epizoda benzerdir. Ancak zamanlamasý ve en azýndan anne-bebek ikilisi ve sýklýkla da tüm aileyi ilgilendirmesi nedeniyle özellik taþýr. Doðum sonrasý normal sayýlabilecek yakýnmalar ile depresif semptomlar arasýndaki örtüþme, bazý durumlarda klinik tanýyý güçleþtirebilir. Uyku, iþtah, libido deðiþiklikleri, yorgunluk ve endiþe postpartum depresyon bulgularý olmakla birlikte, 65

3 KARAMUSTAFALIOÐLU N, TOMRUK N. normal postpartum dönemde de görülebilir. Postpartum mizaç bozukluklarýnda konfüzyon, yönelim bozukluðu ve diðer biliþsel deðiþiklikler daha fazla görülür. Uyku bozukluðu sýk görülen prodromal bir semptomdur (Parry 1999). Perinatal mizaç bozukluklarýnýn diðer sýk görülen semptomlarý yeme bozukluklarý, depresif mizaç ya da irritabilite, enerji azlýðý, iþlev kaybý, içe çekilme ya da sosyal izolasyon, sosyal desteðin olmayýþýndan yakýnma, bebek ile ilgili yanlýþ yorumlamalar, hafýza ve yoðunlaþma güçlükleri ve ajitasyondur (Steiner ve Yonkers 1998). Özellikle hafif ya da orta þiddette olduðunda ve yardým arayýþý desteklenmediðinde, PPD'nin baþlangýcý sinsi olup gözden kaçabilir. Bu olgularda PPD uzun süre devam edip, sonunda hastaneye yatýþ gerekli olacak derecede aðýrlaþabilir. Bu nedenle erken taný çok önemlidir. Edinburg Postnatal Depresyon Ölçeði (EPDS) gibi çeþitli taný araçlarý saðlýk hizmeti verenlere erken taný yönünden yardýmcý olabilir (Steiner ve Yonkers 1998). Çeþitli çalýþmalarda PPD'lerin nonpuerperal major depresif epizodlarla olan iliþkisini aydýnlatýcý bilgiler elde edilmiþtir. Wisner ve arkadaþlarý (1993) doðuma iliþkin baþlangýçlý hastalýk nedeniyle yatarak veya ayaktan tedavi arayýþýnda olan 168 olguyu, hastalýðý doðumla iliþkili baþlangýçlý olmayan 1004 kadýnla kýyaslamýþlar ve iki grup a- rasýnda mizaç bozukluklarý ve nonaffektif psikoz tanýlarý açýsýndan farklýlýk bulamamýþlardýr. Ancak bu çalýþmada, hastalýk baþlangýcý doðumla iliþkili olanlarýn ortalama 5 yaþ daha genç ve depresif mizaçlý uyum bozukluðu ve anksiyete bozukluðu tanýlarýnýn bu grupta daha sýk olduðu saptanmýþtýr. Literatürdeki diðer bildirimlerle uyumlu biçimde; bu çalýþmada da hastalýðý doðumla iliþkili baþlayan kadýnlarýn çoðunda hastalýk baþlangýcýnýn, gebelik dönemi ya da gebeliðin kaybýna kýyasla, postpartum dönemde olduðu gösterilmiþtir. Nonpsikotik postpartum ve postpartum olmayan depresyon olgularýný klinik görünüm, psikiyatrik öykü ve psikososyal iþlevsellik yönünden kýyasladýklarý çalýþmalarýnda Whiffen ve Gotlib (1993); PPD'nin tipik epizodunun þiddetinin hafif olduðunu, PPD'li kadýnlarýn %70'inin araþtýrma taný ölçütlerine göre minör depresyon ölçütlerini doldurduðunu belirlemiþlerdir. Bu grupta, postpartum olmayan depresyonlu kadýnlara kýyasla 6 aylýk izlemde anksiyete, ajitasyon, uykusuzluk ve somatik semptomlarýn daha düþük düzeyde bildirildiði saptanmýþtýr. PPD geliþen hastalarýn %60'ýnýn daha önce emosyonel problemler için tedavi arayýþýnda bulunmuþ olduðu da kaydedilmiþtir. Cooper ve Murray 1995 yýlýnda yayýnladýklarý çalýþmalarýnda, doðum sonrasý depresyon epizodunda olan primipar iki grup kadýnda tablonun gidiþ ve rekürrensini incelemiþlerdir. 34 olgudan oluþan ilk grupta bozukluk ilk kez ortaya çýkmakta iken, 21 olgudan oluþan diðer grupta ise önceden geçirilmiþ bir depresyonun rekürrensi söz konusu idi. Ayrýca 40 olgudan oluþan psikiyatrik hastalýðý olmayan bir kontrol grubu da bulunmaktaydý. Çalýþmada bebek cinsiyeti açýsýndan eþleþtirilen gruplar 6. hafta, 18. ay ve 5. yýlda standardize metodlarla deðerlendirilerek izlenmiþlerdir. PPD'nin ilk hastalýk olduðu grupta, indeks epizodda semptomlarýn süresi çok daha kýsa olup bu olgularda nonpostpartum depresyon rekürrensi olasýlýðý da daha düþüktü. Öncesinde depresif epizodu olan kadýnlarda ise postpartum deðil, ancak nonpostpartum epizod riski daha yüksek bulundu. Elde ettikleri bu bulgularý araþtýrýcýlar, postpartum depresyonun özgün bir taný kategorisi olabileceði yönünde yorumlamýþlardýr. PPD için çeþitli risk faktörleri belirlenmiþtir. Özellikle postpartum olmak üzere kiþisel ya da ailesel depresyon öyküsü, postpartum depresif epizod için riski arttýrýr. Geçirilmiþ postpartum depresyon epizodu olan kadýnlarda sonraki gebeliklerde reküren epizod riski yaklaþýk %50'dir (Stowe ve Nemeroff 1995). Depresyon öyküsü olan kadýnlarýn %30'a varan kýsmýnda da postpartum depresyon geliþmektedir (O'Hara 1986). Belirlenen diðer risk faktörleri postpartum desteðin zayýf oluþu, stresli veya olumsuz yaþam olaylarý, dengesiz evlilik, bebekte saðlýk sorunlarý ya da huysuzluk, istenmeyen gebelikler, gebelikte preeklampsi gibi ciddi týbbi komplikasyon öyküsü ve acil sectio giriþimidir (Stowe ve Nemeroff 1995, Wolman ve ark. 1993, Campbell ve ark. 1992, Martin ve ark. 1989, Stein ve ark. 1989, Knight ve ark. 1987, Watson ve ark. 1984). O'Hara ve arkadaþlarý da (1991a) premenstrüel disfori öyküsünün hem postpartum hüzün hem PPD için riski arttýrdýðýný belirtmiþlerdir. Emzirmenin PPD için risk faktörü olup olmadýðý konusunda ise çeliþkili sonuçlar bildirilmektedir. 66

4 POSTPARTUM HÜZÜN VE DEPRESYONLAR Artmýþ prolaktinin irritabilite, depresyon ve libido azalmasý ile ilgili olduðu ve emziren kadýnlarda bu hormonal ortamýn PPD'nin semptomlarýna yol a- çabileceði ileri sürülmüþtür (Koppelman ve ark. 1987). Alder ve Cox 1983 yýlýndaki çalýþmalarýnda kýsmen emzirip kýsmen mama veren kadýnlara kýyasla, yoðun olarak emziren kadýnlarda daha çok depresif semptom bildirmiþlerdir. Ancak daha sonraki bir çalýþmalarýnda emzirme ile hormon düzeyleri (östradiol, prolaktin) ve mizaç arasýnda bir iliþki bulamamýþlardýr (Williams ve Casper 1998). Hannah ve arkadaþlarý (1992) postpartum ilk 6 hafta içindeki depresyonlarýn biberon ile beslenme ve sectio ile iliþkili olduðunu bildirmiþlerdir. Eldeki bilgiler emzirme ve PPD arasýnda baðlantý bulunduðunu desteklememekte ve kadýnlara emzirmeden kaçýnmalarý önerilmemektedir. Risk faktörleri belirlenmiþ olmasýna raðmen, postpartum depresyonun etiyolojisi henüz tam olarak aydýnlatýlamamýþtýr. Doðum esnasýnda oluþan dramatik biyolojik deðiþikliklerden dolayý postpartum mizaç bozukluklarýnýn biyokimyasal ya da hormonal bir dengesizlik sonucu olduðu düþünülmektedir. Biyolojik deðiþiklikleri ölçmek amacýyla az sayýda çalýþma yapýlmýþ ve bunlarda da gonadal hormonlar ve prolaktine odaklanýlmýþtýr. Günümüze dek elde edilen sonuçlar mizaç deðiþiklikleri ile hormonlar arasýnda güçlü bir baðlantýya iþaret etmemekte ve çeliþik sonuçlar bildirilmektedir (Hendrick ve Altshuler 1999, Steiner ve Yonkers 1998). Bazý veriler östradiol veya östriolün postpartum mizaç deðiþikliklerinde rol oynayabileceðini düþündürmekle birlikte, yapýlan çalýþmalarda PPD'li kadýnlardaki ortalama gonadal hormon seviyelerinde, depresyon geliþtirmeyen kadýnlara kýyasla fark bulunmamýþtýr (Williams ve Casper 1998). Yapýlan bir çalýþmada kortizol düzeyleri postpartum depresif sendromlarla iliþkili bulunmuþsa da, bu bulgu diðer çalýþmalarda teyid edilmemiþtir (O'Hara ve ark. 1991a, Smith ve ark. 1990, Gard ve ark. 1986). Yine DST'de de negatif ya da yalancý pozitif sonuçlar postpartum mizaç deðiþiklikleri ile iliþkili bulunmamýþtýr. Bu da hipotalamik-pitüiter-adrenal (HPA) ekseninin postpartum dönemde fizyolojik olarak hiperaktif olduðunu, dolayýsýyla ölçümlerin yorumlanmasýnýn güç olacaðýný düþündürmektedir (O'Hara ve ark. 1991a, Smith ve ark. 1990). Ancak HPA ekseninin annelik davranýþýnda önemli rol oynamasýnýn muhtemel olduðuna dikkat çekilmektedir (Steiner ve Yonkers 1998). Halen tartýþmalý olmakla birlikte (Oretti ve ark. 1997), bazý yazarlar doðum sonrasý geçici tiroid disfonksiyonunun PPD ile iliþkili olduðunu öne sürmektedirler (Pedersen ve ark. 1993). Gebelik ve doðum sonrasý dönemde bazý kadýnlarda tiroid iþlevlerinde patolojik deðiþiklikler görülebilmektedir. Bu konudaki literatürün gözden geçirilmesi PPD'si olan kadýnlarýn bir alt grubunda, deprese mizacýn tiroid bozukluklarý ile iliþkili olabileceðini düþündürmektedir (Harris 1993). Postpartum dönemde baþlýca temel hormon ve nöromodülatörlerin ani geri çekilmesinin doðrudan ve/veya dolaylý etkisi halen karmaþýk bir konudur. Postpartum daha hýzlý β endorfin geri çekilmesi olan kadýnlarýn mizaç deðiþikliklerine daha yatkýn olduðu düþünülmüþtür (Smith ve ark. 1990). Yine kanda dolanan östrojen konsantrasyonlarýnda doðum sonrasý ani düþme ile postpartum psikiyatrik tablolarýn iliþkili olabileceði ve rekürren PPD'de profilaktik östrojen uygulamasýnýn etkili olduðu bildirilmiþtir (Sichel ve ark. 1995). Gebelik ya da postpartum dönemde serotonerjik sistem ve gonadal hormonlar arasýndaki iliþki yeterince incelenmemiþtir. Postpartum gonadal hormon düzeylerinde düþmenin bazý duyarlý ya da genetik yatkýnlýðý olan kadýnlarda bir mizaç bozukluðuna yol açacak serotonerjik sistem deðiþikliklerine neden olmasý mümkündür (Dean ve ark. 1989). Postpartum mizaç bozukluklarýnda biyolojik komponent lehine diðer bir bulgu, aile öyküsü çalýþmalarýndan elde edilmiþtir. Postpartum mizaç bozukluðu görülen kadýnlarýn birinci derece akrabalarýnda mizaç bozukluklarýnýn yaþam boyu prevalansý genel nüfustan çok daha yüksektir. Bu da bu bozukluklarda olasý kalýtsal ya da ailesel etkenlere iþaret eder (Steiner ve Yonkers 1998). Postpartum mizaç bozukluklarýnýn etiyolojisini aydýnlatmaya yönelik araþtýrmalardaki çeliþkili sonuçlar kýsmen metodolojik sorunlarla açýklanabilir. Kan örneklerinin alýnmasýnda; hormon düzeyleri üzerine emzirmenin etkisi, diurnal ve mevsimsel farklýlýklar ya da ilaç kullanýmýnýn etkisi dikkate alýnmamaktadýr. Pek çok çalýþmada biyolojik yönden aktif serbest hormon düzeyleri yerine total hormon konsantrasyonlarý deðerlendirmeye 67

5 KARAMUSTAFALIOÐLU N, TOMRUK N. alýnmaktadýr. Yine çoðu çalýþmada bir biyolojik faktörün gebelikten erken postpartum döneme olan deðiþim derecesi yerine mutlak düzeyi deðerlendirilmektedir. Oysa psikopatoloji ile iliþkili olan deðiþim derecesi olabilir (Hendrick ve Altshuler 1999). Bir diðer olasýlýk mizaç deðiþikliklerinin hormonlarýn birbirine oranlarýndaki bir anormallikten kaynaklanmasýdýr. Baþka bir görüþe göre de mizaç deðiþimleri normal hormon düzeylerine anormal bir hassasiyet dolayýsýyla olabilir (Hendrick ve Altshuler 1999, Steiner ve Yonkers 1998). Doðumla iliþkili emosyonel bozukluklarda hangi psikobiyolojik faktörlerin sorumlu olduðu ya da bunlarý oluþturmada nasýl etkileþtikleri gösterilebilirse; sadece PPD'nin deðil, daha geniþ bir spektrumdaki bozukluklarýn etiyolojisini anlamaya yönelik bilgilerimizin artabileceði öngörülebilir. Postpartum depresif bozukluklara ait çalýþmalarda bir metodolojik sorun da literatürde postpartum depresyonun iyi tanýmlanmamýþ oluþudur. Farklý çalýþmalarda depresif epizodu postpartum olarak tanýmlamada geçerli zaman aralýðý 1 aydan 6 aya kadar deðiþebilmektedir. PPD ölçütlerini doldurmak için gerekli semptomatoloji de çalýþmalar arasý farklýlýk göstermektedir. Ortak tanýmlar kabul görüp, standardize deðerlendirme metodlarý kullanýlana dek, postpartum mizaç bozukluklarýna ait verilerin yorumu tartýþýlýr olacaktýr. Peripartum mizaç bozukluklarýnýn ilk sýra tedavisi önlemedir. Yakýn zamanda yapýlan çalýþmalar risk altýndaki kadýnlarýn sayýsýný azaltmada antepartum ve postpartum müdahalelerin oldukça baþarýlý olduðunu göstermektedir (Spinelli 1997, Wisner ve Wheeler 1994). Postpartum tablolarýn erken tanýsýna yardýmcý olmak üzere çeþitli ölçekler geliþtirilmiþtir. Postpartum ilk iki haftadan daha uzun süren emosyonel yakýnmalar klinisyeni depresif semptomlarý daha fazla sorgulamasý yönünde uyarýcý olmalýdýr (Kumar ve Robson 1984). Risk altýndaki kadýnlarýn belirlenmesi, eðitim, antepartum ve postpartum destekleyici psikoterapi, interpersonal terapi ve farmakoterapi temel esaslardýr. Depresif semptomlarý olan kadýnlar; geçmiþ psikiyatrik öykü, kiþilik bozukluðu, alkol ve madde kötüye kullanýmý dahil psikiyatrik aile öyküsü açýsýndan dikkatle incelenmelidir. Sosyoekonomik risk faktörleri belirlenmelidir (Paykel ve ark. 1980). Tiroid hastalýðýnýn semptomlarý sýklýkla perinatal mizaç bozukluklarýnýn semptomlarý ile örtüþtüðünden altta yatan herhangi bir genel týbbi nedene ait en ufak þüphede gerekli laboratuvar tetkikleri yapýlmalýdýr (Harris ve ark. 1992). Risk altýnda olduðundan þüphenilen kadýnlar her trimester en az bir kez ya da semptom þiddetine göre daha sýk olmak üzere postpartum haftaya kadar izlenmelidir. Özellikle reküren depresyon epizodlarý olan ve gebelikte antidepresan idame tedavisini kesen kadýnlar postpartum rekürrens açýsýndan daha fazla risk altýndadýr (Steiner ve Yonkers 1998). Risk gruplarýndan postpartum depresyon ya da nonpuerperal major depresyon öyküsü olan kadýnlarda, doðumdan hemen sonra profilaktik antidepresan tedavisi gibi farmakolojik önleme giriþimleri de önerilmektedir. Wisner ve Wheeler (1994) geçmiþlerinde bir PPD epizodu bulunan ve doðum sonrasý profilaktik antidepresan tedavi verilen 17 olguluk gruplarýnda, sadece gözlem altýnda tutulan kontrol grubuna kýyasla, PPD rekürrensinin anlamlý daha düþük olduðunu saptamýþlardýr (%62.5'e kýyasla %6.7). Doðumla iliþkili mizaç bozukluklarýnýn tedavisinde, nonpuerperal psikiyatrik tablolarýn tedavi ilkeleri geçerli olmakla birlikte; postpartum psikiyatrik bozukluklarýn özgün bir sosyal ve geliþimsel içeriði bulunduðu unutulmamalýdýr. Bireysel, evlilik, aile ve grup psikoterapileri baþlýca anneliðe geçiþ üzerine odaklanmalý; yine evlilik iliþkisi, sosyokültürel beklentiler ve sosyal destek aðý da ihmal edilmemelidir. Eþlerin tedavi planýna katýlmalarý desteklenmelidir (Steiner ve Yonkers 1998). Ýnterpersonal psikoterapinin özellikle uygun olduðu düþünülmektedir. O'Hara ve arkadaþlarý PPD'si olan 12 olguluk gruplarýnda interpersonal psikoterapi uygulamýþ ve tedaviye baþladýktan 12 hafta sonra kadýnlarýn 9'unda olumlu yanýt bildirmiþlerdir (Llewellyn ve ark. 1997). Bir çalýþmada postpartum depresyon geçiren kadýnlarýn eþlerinde de artmýþ depresyon oranlarý bulunmuþ ve eþler için bireysel terapi ve evlilik terapisinin tedavide yararlý olabileceði kaydedilmiþtir (Harvey ve McGrath 1988). Postnatal depresyonda östrojenin de etkin bir tedavi olabileceði ileri sürülmüþ, ancak etkin doz ve sürenin belirlenmesi için yeni çalýþmalara 68

6 POSTPARTUM HÜZÜN VE DEPRESYONLAR gereksinim olduðu vurgulanmýþtýr (Gregorie ve ark. 1996, Murray 1996, Sichel ve ark. 1995, Gregorie ve ark. 1994). Peripartum mizaç bozukluklarýnýn farmakolojik tedavisinde teratojenite ve emzirme gözönüne alýnmalýdýr. Ciddi akýl hastalýðýnýn tedavi edilmemesinin ya da yetersiz tedavisinin riskleri, ilaçlar nedeniyle bebeðe olabilecek davranýþsal ve geliþimsel olumsuz etkilerle risk-yarar açýsýndan deðerlendirilmelidir (Raskin 1999). Postpartum depresyon tedavisinde emzirme önemli bir konudur. Bebeðin beslenmesi için ideal olmasýnýn yanýsýra, emzirmenin býrakýlmasýnýn oluþturacaðý sosyal baskýlar ve suçluluk kadýn için ek bir stresör olacaktýr. Ancak tüm antidepresanlarýn süte geçtiði unutulmamalýdýr. EKT ise postpartum depresyon tedavisinde baþarý ile uygulanmakta olan ve emziren annelerde bebeðe herhangi bir risk oluþturmadýðýndan tercih edilebilecek bir seçenektir (Raskin 1999). Sonuç olarak doðum sonrasý görülen depresif tablolar yeni anne ve tüm aileye önemli ölçüde sýkýntý oluþturur ve bebeðin biliþsel ve emosyonel geliþiminde uzun süreli etkisi olabilir. Ayrýca anneyi de gelecekte psikopatolojiye yatkýn kýlabilir. Bu nedenle daha iyi önleyici ve tedavi stratejilerinin geliþtirilebilmesi için etiyolojik faktörlerin araþtýrýlmasý büyük önem taþýmaktadýr. Bu konunun henüz tam olarak aydýnlatýlamadýðý günümüzde; risk faktörü taþýyan kadýnlarýn belirlenmesi ve eðitimi, önleme ve erken müdahalenin temel taþlarý olmayý sürdürmektedir. American Psychiatric Association (1994) Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 4. Baský (DSM-IV), Washington DC, American Psychiatric Association. Bromet EJ, Dunn LO, Connell MM ve ark. (1986) Long term reliability of diagnosing lifetime major depression in a community sample. Arch Gen Pscyhiatry, 43: Buesching DP, Glasser ML, Frate DA (1986) Progression of depression in the prenatal and postpartum periods. Women Health, 11: Campbell SB, Cohn JF, Flanagan C ve ark. (1992) Course and correlates of postpartum depression during the transition to parenthood. Development and Psychopathology, 4: Carothers AD, Murray L (1990) Estimating psychiatric morbidity by logistic regression: application to post-natal depression in a community sample. Psychol Med, 20: Cooper PJ, Murray L (1995) Course and recurrence of postnatal depression: evidence for the specificity of the diagnostic concept. Br J Psychiatry, 166: Cox JL, Connor Y, Kendell RE (1982) Prospective study of the psychiatric disorders of childbirth. Br J Psychiatry, 140: Dean C, Williams RJ, Brockington IF (1989) Is puerperal psychosis the same as bipolar manic-depressive disorder? A family study. Psychol Med, 19: Duffy CL (1983) Postpartum depression: identifying women at risk. Genesis, June/July: Feski A, Harris B, Walker R ve ark. (1984) "Baby blues" and hormone levels in saliva. J Affect Disord, 6: Gard PR, Handley SL, Parsons AD ve ark. (1986) A multivariate investigation of postpartum mood disturbance. Br J Psychiatry, 148: KAYNAKLAR Glover V, Liddle P, Taylor A ve ark. (1994) Mild hypomania (the highs) can be a feature of the first postpartum week. Association with later depression. Br J Psychiatry, 164: Gotlib IH, Whiffen VE, Mount JH ve ark. (1989) Prevalence rates and demographic characteristics associated with depression in pregnancy and the postpartum. J Consult Clin Psychol, 57: Gregorie AJ, Kumar R, Everett B ve ark. (1996) Transdermal oestrogen for treatment of severe postnatal depression. Lancet, 347: Gregorie AJP, Henderson A, Kumar R ve ark. (1994) A controlled trial of oestradiol therapy for postnatal depresison. Neuropsychopharmacology, 10:901. Hannah P, Adams D, Lee A ve ark. (1992) Links between early postpartum mood and post-natal depression. Br J Psychiatry, 160: Harris B (1993) A hormonal component to postnatal depression. Br J Psychiatry, 163: Harris B, John S, Fung H ve ark. (1989) The hormonal environment of post-natal depression. Br J Psychiatry, 154: Harris B, Lovett L, Newcombe RG ve ark. (1994) Maternity blues and major endocrine changes: Cardiff puerperal mood and hormone study II. Br Med J, 308: Harris B, Othman S, Davies JA ve ark. (1992) Association between postpartum thyroid dysfunction and thyroid antibodies and depression. BMJ, 305: Harvey I, McGrath G (1988) Pscyhiatric morbidity in spouses of women admitted to a mother and baby unit. Br J Psychiatry, 152: Heidrich A, Schleyer M, Springler H ve ark. (1994) Postpartum 69

7 KARAMUSTAFALIOÐLU N, TOMRUK N. blues: relationship between non-protein bound steroid hormones n plasma and postpartum mood changes. J Affect Disord, 30: Hendrick V, Altshuler LL (1999) Biological determinants of postpartum depression. Postpartum Mood Disorders, 1. baský, Miller LJ (Ed), Washington DC, American Pscyhiatry Press, Inc, s Kelly A, Deakin B (1992) Postnatal depression and antenatal morbidity. Br J Psychiatry, 161: Kendell RE, Chalmers JC, Platz C (1987) Epidemiology of puerperal psychosis. Br J Psychiatry, 150: Kendell RE, McGuire RJ, Connor Y ve ark. (1981) Mood changes in the first three weeks after childbirth. J Affect Disord, 3: Kennerley H, Gath D (1989) Maternity blues: detection and measurement by questionnaire. Br J Psychiatry, 155: Kitamura T, Shima S, Sugawara M ve ark. (1993) Psychological and social correlates of the onset of affective disorders among pregnant women. Psychol Med, 23: Knight RG, Thirkettle JA (1987) The relationship between expectations of pregnancy and birth, and transient depression in the immediate post-partum period. J Psychosom Res, 31: Koppelman MSC, Parry BL, Hamilton JA ve ark. (1987) Effect of bromocriptine on affect and libido in hyperprolactinemia. Am J Psychiatry, 8: Kumar R, Robson KM (1984) A prospective study of emotional disorders in child-bearing women. Br J Psychiatry, 144: Levy V (1987) The maternity blues in post-partum and postoperative women. Br J Psychiatry, 151: Llewellyn AM, Stowe ZN, Nemeroff CB (1997) Depression during pregnancy and the puerperium. J Clin Psychiatry, 58 (Suppl 15): Martin CJ, Brown GW, Goldberg DP ve ark. (1989) Psychosocial stress and puerperal depression. J Affect Disord, 16: Miller LJ, Rukstalis M (1999) Beyond the "blues": hypotheses about postpartum reactivity. Postpartum Mood Disorders, Miller LJ (Ed), 1. baský, Washington DC, American Psychiatric Press, Inc, s Mongella G (1995) Global approaches to the promotion of women's health. Science, 269: Murray D (1996) Oestrogen and postnatal depression. Lancet, 347: Nott PN, Franklin M, Armitage C ve ark. (1976) Hormonal changes in the puerperium. Br J Psychiatry, 128: O'Hara MW (1986) Social support, life events and depression during pregnancy and the puerperium: Arch Gen Psychiatry, 43: O'Hara MW (1987) Post-partum "blues", depression, and psychosis: a review. J Pscyhosom Obstet Gynaecol, 7: O'Hara MW, Schlechte JA, Lewis DA ve ark. (1991a) Prospective study of postpartum blues: biologic and psychosocial factors. Arch Gen Psychiatry, 48: O'Hara MW, Schlechte JA, Lewis DA ve ark. (1991b) Controlled prospective study of postpartum mood disorders: psychological, environmental and hormonal variables. J Abnorm Pscyhol, 100: Oretti RG, Hunter C, Lazarus JH ve ark. (1997) Antenatal depression and thyroid antibodies. Biol Psychiatry, 41: Parry BL (1999) Postpartum depression in relation to other reproductive cycle mood changes. Postpartum Mood Disorders, Miller LJ (Ed), 1. baský, Washington DC, American Psychiatric Press, Inc, s Paykel ES, Emms EM, Fletcher J ve ark. (1980) Life events and social support in puerperal depression. Br J Psychiatry, 136: Pedersen CA, Stern RA, Pate J ve ark. (1993) Thyroid and adrenal measures during late pregnancy and the puerperium in women who have been major depressed or who become dysphoric postpartum. J Affect Disord, 29: Raskin VD (1999) Pharmacotherapy and Electroconvulsive therapy for postpartum mood disorders. Postpartum Mood Disorders, Miller LJ (Ed), 1. baský, Washington DC, American Psychiatric Press, Inc, s Sichel DA, Cohen LS, Robertson LM ve ark. (1995) Prophylactic estrogen in recurrent postpartum affective disorder. Biol Psychiatry, 38: Smith R, Cubis J, Binsmead M ve ark. (1990) Mood changes, obstetric experience and alterations in plazma cortisol betaendorphin and corticotrophin releasing hormone during pregnancy and the puerperium. J Psychosom Res, 34: Spinelli MG (1997) Interpersonal pschotherapy for depressed antepartum women: a pilot study. Am J Psychiatry, 154: Stein A, Cooper PJ, Campbell EA ve ark. (1989) Social adversity and perinatal complications: their relation to postnatal depression. BMJ, 298: Steiner M, Yonkers K (1998) Depression in Women. Martin Dunitz Ltd, s Stowe ZN, Nemeroff CB (1995) Women at risk for postpartum-onset major depression. Am J Obstet Gynecol, 173: Troutman B, Cutrona C (1990) Nonpsychotic postpartum depression among adolescent mothers. J Abnorm Psychol, 99:69. Watson JP, Elliott SA, Rugg AJ ve ark. (1984) Pscyhiatric disorder in pregnancy and the first postnatal year. Br J Psychiatry, 144: Weissman MM, Olfson M (1995) Depression in women: implications for health care research. Science, 269: Whiffen VE, Gotlib IH (1993) Comparison of postpartum and nonpostpartum depression: clinical presentation, psychiatric history and psychosocial functioning. J Consult Clin Psychol, 61:

8 POSTPARTUM HÜZÜN VE DEPRESYONLAR Williams KE, Casper RC (1998) Reproduction and its psychopathology. Women's Health: Hormones, Emotions and Behavior, Casper RC (Ed), 1. baský, Cambridge University Press, s Wisner KL, Peindl K, Hanusa BH (1993) Relationship of psychiatric illness to childbearing status-a hospital-based epidemiologic study. J Affect Disord, 28: Wisner KL, Wheeler SB (1994) Prevention of recurrent postpartum major depression. Hosp Community Psychiatry, 45: Wolman W, Chalmers B, Hofmeyr GJ ve ark. (1993) Postpartum depression and companionship in the clinical birth environment: a randomized, controlled study. Am J Obstet Gynecol, 168:

Sivas İl Merkezindeki Kadınlarda Postnatal Depresyon Prevalansı Ve Risk Faktörleri

Sivas İl Merkezindeki Kadınlarda Postnatal Depresyon Prevalansı Ve Risk Faktörleri Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Sivas İl Merkezindeki Kadınlarda Postnatal Depresyon Prevalansı Ve Risk Faktörleri Prevalence of Postnatal Depression and Risk Factors in Women in Sivas City Naim

Detaylı

Her ne kadar doğum yapan kadınların mutlu olmaları beklense de, çoğu depresyondadır. Brockington I. Lancet; 2004. Gavin NI. Obstet Gynecol; 2005.

Her ne kadar doğum yapan kadınların mutlu olmaları beklense de, çoğu depresyondadır. Brockington I. Lancet; 2004. Gavin NI. Obstet Gynecol; 2005. Her ne kadar doğum yapan kadınların mutlu olmaları beklense de, çoğu depresyondadır. Brockington I. Lancet; 2004. Gavin NI. Obstet Gynecol; 2005. Postpartum blues (PPB) Puerperal dönemde disfori (üzüntü,

Detaylı

Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu

Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu ARAÞTIRMA Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu Depression and Anxiety Among First Trimester Pregnancies Pýnar Yücel 1, Yasemin Çayýr 2, Mehmet Yücel 3 1 Uz.Dr., Siyavuþpaþa Aile

Detaylı

Kadýnlarda yaþam boyu depresyon görülme sýklýðý

Kadýnlarda yaþam boyu depresyon görülme sýklýðý Kadýnlarda Üreme Olaylarý ile Depresyon Ýliþkisi Yrd. Doç. Dr. Fisun AKDENÝZ*, Uz. Dr. Ali Saffet GÖNÜL* Kadýnlarda yaþam boyu depresyon görülme sýklýðý erkeklerin yaklaþýk 1.7 ile 2.7 katýdýr (Kessler

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM DR FARUK UĞUZ KONYA N.E.Ü MERAM TIP FAKÜLTESI PSIKIYATRI A.D. ÖĞR. ÜYESI Açıklama Son iki yıl içinde ilaç endüstrisi vd sivil toplum kuruluşları ile

Detaylı

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya Þizofrenide Prodromal Belirtiler Prof. Dr. Ýsmet KIRPINAR* Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya da yazýlarýn çoðu; þizofreninin heterojen bir sendrom olduðunu, bu hastalýk için hiçbir patognomonik

Detaylı

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse Perinatal Depresyon gebelik süresince veya gebeliği takip eden ilk 12 ay boyunca

Detaylı

Doğum Ardı Psikoz Tanısı Konulan Hastaların Uzun Süreli İzlemi

Doğum Ardı Psikoz Tanısı Konulan Hastaların Uzun Süreli İzlemi Türk Psikiyatri Dergisi 2007; 18(3):223-230 Doğum Ardı Psikoz Tanısı Konulan Hastaların Uzun Süreli İzlemi Dr. Cebrail KISA 1, Dr. Çiğdem AYDEMİR 2, Dr. Aydın KURT 3, Dr. Sema GÜLEN 4, Dr. Erol GÖKA 2

Detaylı

1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ

1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ 1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ Burhanettin Kaya 1, Mine Kaya 2 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, 2 Uz.Dr., Ankara Halk Saðlýðý Müdürlüðü,

Detaylı

Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri

Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri Süheyla ÜNAL*, Levent KÜEY**, Cengiz GÜLEÇ***, Mehmet BEKAROÐLU***, Yunus Emre EVLÝCE****, Selçuk KIRLI***** ÖZET * Prof. Dr., Ýnönü Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

Aile Hekimliðinde Genogram

Aile Hekimliðinde Genogram Aile Hekimliðinde Genogram Prof. Dr. Ýsmail Hamdi KARA, Düzce Üniversitesi Týp Fakültesi Aile Hekimliði AD, Düzce Aile Hekimliði Dersleri - 02.06.2010 15:30 1 I. Tanýmlar Hastalarý yalnýz bir birey olarak

Detaylı

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Kurum ve kuruluşla ilişki bildirimi Bulunmamaktadır. Şiddet ve Suç Saldırganlık Şiddet Bireyin

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir?? Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem Sıklığı?? Klinik seyir?? Çocuğun ilk travmatik yaşam olayı emzirme bağlanma olumsuz sağlık koşulları yetersiz bakım Doğum Değişim İyi anne olabilecek

Detaylı

DSM-II'de kronik depresyonlar kiþilik bozukluklarý. Distimik Bozukluk. Özet

DSM-II'de kronik depresyonlar kiþilik bozukluklarý. Distimik Bozukluk. Özet Distimik Bozukluk Doç. Dr. K. Oðuz KARAMUSTAFALIOÐLU*, Uz. Dr. Nesrin KARAMUSTAFALIOÐLU* Özet Sinsi baþlangýçlý, eþik altý þiddet ve kronik seyir gösteren bir depresyon türü olan distimik bozukluk sýk

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. DEPRESYON-ANKSİYETE BOZUKLUKLARI İLE ALKOL BAĞIMLILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. ÖZET Alkol bağımlılığı ve diğer psikiyatrik

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindekipayı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 Akılcı İlaç Kullanımı;

Detaylı

Klinik ve Subklinik Hipotiroidide Psikiyatrik Belirti Düzeyi ve Psikiyatrik Belirtilerin Tiroid Hormon Düzeyleri Ýle Ýliþkisi

Klinik ve Subklinik Hipotiroidide Psikiyatrik Belirti Düzeyi ve Psikiyatrik Belirtilerin Tiroid Hormon Düzeyleri Ýle Ýliþkisi ARAÞTIRMA Klinik ve Subklinik Hipotiroidide Psikiyatrik Belirti Düzeyi ve Psikiyatrik Belirtilerin Tiroid Hormon Düzeyleri Ýle Ýliþkisi Ýbrahim Eren 1, Erkan Cüre 2, Ýkbal Çivi Ýnanlý 3, Ali Kutlucan 2,

Detaylı

Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri

Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri ARAÞTIRMA Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri Selçuk Aslan 1, Esra Yancar Demir 2 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

Ýnme Sonrasý Depresyon

Ýnme Sonrasý Depresyon DERLEME Ýnme Sonrasý Depresyon Kürþat Altýnbaþ 1, E.Timuçin Oral 2, Aysun Soysal 3, Baki Arpacý 3 1 Dr., 2 Doç.Dr., Bakýrköy Prof.Dr.Mazhar Osman Ruh Saðlýðý ve Sinir Hastalýklarý Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi

Detaylı

GEBELİK ve DOĞUMLA TETİKLENEN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR

GEBELİK ve DOĞUMLA TETİKLENEN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 349 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:349-354 GEBELİK ve DOĞUMLA TETİKLENEN PSİKİYATRİK

Detaylı

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur.

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur. Ayşe Devrim Başterzi Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur. Epidemiyoloji ve eğitim mi? Eğitim ve epidemiyoloji mi?

Detaylı

Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte

Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte Distimi Prof. Dr. Olcay YAZICI* 1. KAVRAMIN ORTAYA ÇIKIÞI VE TARÝHÇESÝ Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte olan distimi sözcüðü, Yunanca'da 'kötü-mizaçlý' anlamýna gelmektedir. Mizaç (humour),

Detaylı

Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði

Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði DERLEME Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði Comorbidity of Eating Disorders and Bipolar Disorder Asena Akdemir 1, Bahar Sarý Narðis 2 1 Prof.Dr., Selçuk Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

GEBELİK ANKSİYETE VE DEPRESYONUNDA RİSK FAKTÖRLERİ: 452 OLGUDA DEĞERLENDİRME i

GEBELİK ANKSİYETE VE DEPRESYONUNDA RİSK FAKTÖRLERİ: 452 OLGUDA DEĞERLENDİRME i Tepecik Eğit Hast Derg 2011; 21 (2): 79-84 79 KLİNİK ARAŞTIRMA GEBELİK ANKSİYETE VE DEPRESYONUNDA RİSK FAKTÖRLERİ: 452 OLGUDA DEĞERLENDİRME i RISK FACTORS FOR PREGNANCY ANXIETY AND DEPRESSION: ASSESSMENT

Detaylı

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon ARAÞTIRMA Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon Gülten Karadeniz 1, Serdar Tarhan 2, Emre Yanýkkerem 3, Özden Dedeli 3, Erkan Kahraman 4 1 Yrd.Doç.Dr., 3

Detaylı

EŞIK-ALTI DEPRESYON VE DEPRESİF BOZUKLUK: GENEL MEDİKAL VE MENTAL SAĞLIĞA ÖZGÜ HASTALARIN KLİNİK ÖZELLİKLERİ*

EŞIK-ALTI DEPRESYON VE DEPRESİF BOZUKLUK: GENEL MEDİKAL VE MENTAL SAĞLIĞA ÖZGÜ HASTALARIN KLİNİK ÖZELLİKLERİ* Kriz Dergisi 2(2): 334-339 EŞIK-ALTI DEPRESYON VE DEPRESİF BOZUKLUK: GENEL MEDİKAL VE MENTAL SAĞLIĞA ÖZGÜ HASTALARIN KLİNİK ÖZELLİKLERİ* Kıs. Çev.: M. Emin TUNCA* Özet: Amaç: Yazarlar, ayaktan hasta örnekleminde,

Detaylı

Sýnýrda Kiþilik Bozukluðu Aslýnda Bir Bipolar Spektrum Bozukluðu mudur?

Sýnýrda Kiþilik Bozukluðu Aslýnda Bir Bipolar Spektrum Bozukluðu mudur? DERLEME Sýnýrda Kiþilik Bozukluðu Aslýnda Bir Bipolar Spektrum Bozukluðu mudur? Manolya Çalýþýr 1 1 Psk., Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü, Ankara ÖZET Sýnýrda (borderline) kiþilik bozukluðunun

Detaylı

Dr. Sevim Buzlu*, Nihal Bostancý**, Derya Özbaþ***, Sevil Yýlmaz****

Dr. Sevim Buzlu*, Nihal Bostancý**, Derya Özbaþ***, Sevil Yýlmaz**** Ýstanbul'da Bir Saðlýk Ocaðýna Baþvuran Kadýnlarýn Genel Saðlýk Anketine Göre Ruhsal Durumlarýnýn Deðerlendirilmesi Assessment of the Psychological Status of Women Who Applied to a Primary Care Unit in

Detaylı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindeki payı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 DSÖ tahminlerine

Detaylı

DÜZCE TIP DERGİSİ DUZCE MEDICAL JOURNAL

DÜZCE TIP DERGİSİ DUZCE MEDICAL JOURNAL DÜZCE TIP DERGİSİ DUZCE MEDICAL JOURNAL ORİJİNAL MAKALE / ORIGINAL ARTICLE 1 Özgür ERDEM 2 P. Gamze ERTEN BUCAKTEPE 3 Şakir ÖZEN 4 İsmail Hamdi KARA Prepartum ve Postpartum Dönemde Annelerin Depresyon

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

Siklotimik bozukluk, hipomani ve hafif þiddette

Siklotimik bozukluk, hipomani ve hafif þiddette Siklotimik Bozukluk Yrd. Doç. Dr. Adnan CANSEVER*, Prof. Dr. Aytekin ÖZÞAHÝN* Siklotimik bozukluk, hipomani ve hafif þiddette depresyon dönemlerinin sýk aralýklarla yer deðiþtirdiði, kronik bir duygudurum

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

Çeþitli organ ve sistemleri tutan týbbi hastalýklarýn

Çeþitli organ ve sistemleri tutan týbbi hastalýklarýn Týbbi Durumlar ve Depresyon Doç. Dr. Nalan Kalkan OÐUZHANOÐLU* Çeþitli organ ve sistemleri tutan týbbi hastalýklarýn seyri sýrasýnda gerek belirti gerek sendrom düzeyinde görülen en yaygýn bozukluk depresyondur.

Detaylı

TJOD ÝSTANBUL BÜLTENÝ

TJOD ÝSTANBUL BÜLTENÝ T J O D Ý S TA N B U L ACOG, FDA ve EPA nýn 2013 yýlýndaki ACOG komite görüþünü de yansýtan, gebelerin haftalýk 12 onsa kadar düþük civa içeren balýk ve kabuklu deniz ürünleri tüketmesinin teþvik edilmesini

Detaylı

Konya İl Merkezinde Doğum Sonrası Depresyon Riski ve Etkileyen Faktörler

Konya İl Merkezinde Doğum Sonrası Depresyon Riski ve Etkileyen Faktörler Araştırma/Research Article TAF Prev Med Bull 2008; 7():39-398 Konya İl Merkezinde Doğum Sonrası Depresyon Riski ve Etkileyen Faktörler [Risk of Postpartum Depression and Affecting Factors in Konya Center]

Detaylı

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks Sosyal Anksiyete Bozukluðu: Taný, Epidemiyoloji, Etiyoloji, Klinik ve Ayýrýcý Taný Doç. Dr. Nesrin DÝLBAZ* Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks ve Gelder tarafýndan tanýmlanmasýna karþýn ayrý

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

0 KLÝNÝK ARAÞTIRMA Romatolojik Sorunu Olan Hastalarda Yaþam Kalitesi ve Bazý Semptomlarla Ýliþkisi Quality Of Life Patients With Rheumatologic Problems And Its Correlates With Some Symptoms Arþ.Gör. Seda

Detaylı

1960-1980 Enfeksiyon taşıma riski Bebeklerin izolasyonu. 1980-1990 Teknolojik destek ve tedavi Nörogelişimsel sorunlar

1960-1980 Enfeksiyon taşıma riski Bebeklerin izolasyonu. 1980-1990 Teknolojik destek ve tedavi Nörogelişimsel sorunlar 1960-1970 Prematüre bebeklere yönelik sağlık hizmetinin düzenlenmesi YYBÜ 1960-1980 Enfeksiyon taşıma riski Bebeklerin izolasyonu 1980-1990 Teknolojik destek ve tedavi Nörogelişimsel sorunlar 1985-1990

Detaylı

Major depresif bozukluk tam olarak iyileþebildiði

Major depresif bozukluk tam olarak iyileþebildiði Depresyonun Seyri Uz. Dr. Figen Çulha ATEÞCÝ* Major depresif bozukluk tam olarak iyileþebildiði gibi, sýklýkla yineleme ve bazen de kronik gidiþ gösteren bir hastalýktýr. Baþlangýç yaþý genellikle 20'li

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2003; 46: 317-327 Derleme Çocuk ruh saðlýðý açýsýndan prematürite Aylin Özbek 1, Süha Miral 2 Dokuz Eylül Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Saðlýðý ve

Detaylı

Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi

Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi ARAÞTIRMA 1 Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi Fahriye Oflaz, Huriye Varol GATA Hemþirelik Yüksek Okulu 06010 Etlik-Ankara Özet Amaç: Bu çalýþmanýn amacý

Detaylı

Depresif Duygudurumdan Major Depresyona Klinik Spektrum

Depresif Duygudurumdan Major Depresyona Klinik Spektrum DERLEME Depresif Duygudurumdan Major Depresyona Klinik Spektrum From Depressive Symptamotology to Major Depression: Clinical Spectrum Aslý Akýn Aslan 1, Burcu Akýn Sarý 2, Aslý Kuruoðlu 3 1 Uz.Dr., Batman

Detaylı

Bir Psikiyatri Kliniðinde Yatarak Tedavi Gören Geç Baþlangýçlý Þizofreni Hastalarýnýn Klinik ve Sosyodemografik Özellikleri

Bir Psikiyatri Kliniðinde Yatarak Tedavi Gören Geç Baþlangýçlý Þizofreni Hastalarýnýn Klinik ve Sosyodemografik Özellikleri ARAÞTIRMA Bir Psikiyatri Kliniðinde Yatarak Tedavi Gören Geç Baþlangýçlý Þizofreni Hastalarýnýn Klinik ve Sosyodemografik Özellikleri The Clinical and Sociodemographic Features of Late Onset Schizophrenia

Detaylı

Affektif bozukluklarýn etiyoloji, taný ve tedavisi

Affektif bozukluklarýn etiyoloji, taný ve tedavisi Affektif Bozukluklar ve Kolesterol Yrd. Doç. Dr. Ali ÇAYKÖYLÜ* Affektif bozukluklarýn etiyoloji, taný ve tedavisi ile ilgili olarak son yýllarda önemli geliþmeler olmuþtur. Biyolojik göstergelerin gittikçe

Detaylı

Kronik depresyon (distimi) tanýmý güvenilir çalýþmalara

Kronik depresyon (distimi) tanýmý güvenilir çalýþmalara Kronik Depresyon (Distimi) Doç. Dr. Rüstem AÞKIN* Kronik depresyon (distimi) tanýmý güvenilir çalýþmalara imkan vermeyecek ölçüde farklý anlamlarda ve en çok nörotik depresyon için kullanýlýr (Invernizzi

Detaylı

Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi

Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi ARAÞTIRMA Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi Yalçýn M. Yarpuz 1, Ümit Aydoðan 2, Oktay Sarý 1, Aydoðan Aydoðdu 3, Gökhan Üçkaya 4,

Detaylı

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Major Depresyon, Davraným Bozukluðu ve Madde Kullaným Bozukluðu olan Ergenlerde Fluoksetin ve Biliþsel Davranýþcý Terapinin Karþýlaþtýrýldýðý Randomize Kontrollü Çalýþma Riggs

Detaylı

Psikiyatrik Bozukluklarda Uyku Çalýþmalarý

Psikiyatrik Bozukluklarda Uyku Çalýþmalarý Psikiyatrik Bozukluklarda Uyku Çalýþmalarý Hamdullah AYDIN*, Fuat ÖZGEN** ÖZET Psikiyatrik bozukluklarda uyku çalýþmalarý, uykuda REM fenomenlerinin ve delta uykusunun deðiþtiðine iþaret etmektedir. REM

Detaylı

Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði

Detaylı

Son yýllarda teknolojinin ve yaþam kalitesinin

Son yýllarda teknolojinin ve yaþam kalitesinin Yaþlýlýk Çaðý Depresyonlarý Yrd. Doç. Dr. Lut TAMAM*, Dr. Seva ÖNER* Son yýllarda teknolojinin ve yaþam kalitesinin geliþimine koþut olarak ortalama insan ömrü uzamaktadýr. Bunun sonucunda yaþlý olarak

Detaylı

Omurilik Felçli Hastalarda Travma Sonrasý Stres Bozukluðu ve Ýliþkili Faktörler

Omurilik Felçli Hastalarda Travma Sonrasý Stres Bozukluðu ve Ýliþkili Faktörler ARAÞTIRMA Omurilik Felçli Hastalarda Travma Sonrasý Stres Bozukluðu ve Ýliþkili Faktörler Posttraumatic Stress Disorder and Related Factors in Patients with Spinal Cord Injury Murat Ýlhan Atagün 1, Ünal

Detaylı

POSTPARTUM DEPRESYONUN ANNELERÝN BEBEKLERÝNÝ. Hatice BAª DÖNMEZ

POSTPARTUM DEPRESYONUN ANNELERÝN BEBEKLERÝNÝ. Hatice BAª DÖNMEZ AFYONKARAHÝSAR KOCATEPE ÜNÝVERSÝTESÝ SAÐLIK BÝLÝMLERÝ ENSTÝTÜSÜ POSTPARTUM DEPRESYONUN ANNELERÝN BEBEKLERÝNÝ EMZÝRMELERÝ VE BEBEK BÜYÜMESÝ ÜZERÝNE OLAN ETKÝSÝ Hatice BAª DÖNMEZ ÇOCUK SAÐLIÐI VE HASTALIKLARI

Detaylı

Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným

Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným Çocukluk ve Ergenlik Döneminde Þizofreni: Klinik Özellikler Doç. Dr. Selahattin ÞENOL* Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným alanlarýnda bozulmayla seyreden ciddi bir ruhsal hastalýktýr. Ýlk

Detaylı

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma ARAÞTIRMA Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma Hüseyin Güleç 1, Ayhan Yavuz 2, Murat Topbaþ 3, Ýsmail

Detaylı

Motorlu Araç Kazasý Geçiren Kiþilerde Akut Stres Bozukluðu Semptomlarýnýn Deðerlendirilmesi #

Motorlu Araç Kazasý Geçiren Kiþilerde Akut Stres Bozukluðu Semptomlarýnýn Deðerlendirilmesi # Motorlu Araç Kazasý Geçiren Kiþilerde Akut Stres Bozukluðu Semptomlarýnýn Deðerlendirilmesi # M. Tayfun TURAN*, Ertuðrul EÞEL**, Salih KELEÞ*** ÖZET Motorlu araç kazalarý akut stres bozukluðunun ve travma

Detaylı

29 Fizik Tedavi Alan Hastalarýn Yaþam Kalitesinin Deðerlendirilmesi Assessment For Quality Of Life Of Patients Receiving Physical Therapy 1 Yrd.Doç. Dr.Birsen ALTAY 2 Yrd.Doç. Dr. H.Demet GÖNENER 1 Hemþ.

Detaylı

Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite

Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite Bedensel Hastalýklarda Depresyon Uz. Dr. Özen ÖNEN SERTÖZ*, Prof. Dr. Hayriye ELBÝ METE* Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite ve mortaliteyi etkileyen önemli bir klinik sendromdur (Cassem 1991,

Detaylı

Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri

Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri Depresyonun Klinik Belirtileri Prof. Dr. Ali Kemal GÖÐÜÞ* Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri alanýnda deðil genel týpta da hekimlerin en sýk karþýlaþtýklarý belirtiler kümesidir. Bu belirtiler kümesi

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

İkinci Trimestir Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluğu ile İlişkili Faktörlerin Değerlendirilmesi

İkinci Trimestir Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluğu ile İlişkili Faktörlerin Değerlendirilmesi İnönü Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi 2012; 1: 16-20. Orijinal Araştırma Makalesi İkinci Trimestir Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluğu ile İlişkili Faktörlerin Değerlendirilmesi Evaluation

Detaylı

Depresyon Tanýsý Almýþ Hastalarda Ölüm Kaygýsýnýn Araþtýrýlmasý

Depresyon Tanýsý Almýþ Hastalarda Ölüm Kaygýsýnýn Araþtýrýlmasý ARAÞTIRMA Depresyon Tanýsý Almýþ Hastalarda Ölüm Kaygýsýnýn Araþtýrýlmasý Investigation of Death Anxiety Among Depressive Patients Nilgün Öngider 1, Suna Özýþýk Eyüpoðlu 2 1 Psk.Dr., P.S. Yaþam Özel Aile

Detaylı

GEBELİKTE DEPRESYON SEMPTOMLARININ SIKLIĞI VE DEPRESYON GELİŞİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

GEBELİKTE DEPRESYON SEMPTOMLARININ SIKLIĞI VE DEPRESYON GELİŞİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Anatol J Clin Investig 2013:7(2):110-117 GEBELİKTE DEPRESYON SEMPTOMLARININ SIKLIĞI VE DEPRESYON GELİŞİMİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER PREVALENCE OF DEPRESSION DURING PREGNANCY AND THE AFFECTING FACTORS Fatih

Detaylı

POSTPARTUM RUHSAL BOZUKLUKLARIN GİDİŞ ve SONLANIŞI

POSTPARTUM RUHSAL BOZUKLUKLARIN GİDİŞ ve SONLANIŞI POSTPARTUM RUHSAL BOZUKLUKLARIN GİDİŞ ve SONLANIŞI Dr. Çağatay KARŞIDAĞ Bakırköy Ruh Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi AÇIKLAMA (20012-2013) Danışman : - Araştırmacı : - Konuşmacı : - Sunum

Detaylı

Hemodiyaliz ve Periton Diyalizi Uygulanan Hastalarda Psikiyatrik Bozukluklar, Algýlanan Sosyal Destek ve Yaþam Kalitesi Düzeylerinin Karþýlaþtýrýlmasý

Hemodiyaliz ve Periton Diyalizi Uygulanan Hastalarda Psikiyatrik Bozukluklar, Algýlanan Sosyal Destek ve Yaþam Kalitesi Düzeylerinin Karþýlaþtýrýlmasý ARAÞTIRMA Hemodiyaliz ve Periton Diyalizi Uygulanan Hastalarda Psikiyatrik Bozukluklar, Algýlanan Sosyal Destek ve Yaþam Kalitesi Düzeylerinin Karþýlaþtýrýlmasý The Comparison of Psychiatric Disorders,

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi Dr. Sema Ýlhan Akalýn* Dr. Can Cimili**, Dr. Esma Kuzhan*** Giriþ: Depresyon birinci basamakta en yaygýn görülen ruh saðlýðý sorunudur, çok azýnýn ikinci

Detaylı

HIV Enfeksiyonu ve AIDS'in Psikiyatrik Yönleri

HIV Enfeksiyonu ve AIDS'in Psikiyatrik Yönleri HIV Enfeksiyonu ve AIDS'in Psikiyatrik Yönleri Can CÝMÝLLÝ*, Burak BAYKARA** ÖZET HIV enfeksiyonu ve AIDS'in psikiyatrik yönlerini konu edinen bu yazýda HIV bulaþma riskini arttýran psikiyatrik bozukluklar,

Detaylı

Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol

Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol Klinik Pediatri, 2004;3(1):5-11. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisinde Acil Durumlar Dr. Dilþad FOTO ÖZDEMÝR*, Prof. Dr. Þahnur ÞENER* Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol bulunamamýþtýr.

Detaylı

Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri

Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri Hakan Türkçapar Doç. Dr., SSK Ankara Eðitim Hastanesi Psikiyatri Kliniði, Ankara Anksiyete bozukluklarýyla depresyonun belirtileri arasýnda belirgin

Detaylı

Konya da gebe kadýnlarýn sigara içme konusundaki tutum ve davranýþlarý

Konya da gebe kadýnlarýn sigara içme konusundaki tutum ve davranýþlarý ARAÞTIRMALAR (Research Reports) Konya da gebe kadýnlarýn sigara içme konusundaki tutum ve davranýþlarý Attitudes and behaviors of pregnant women about smoking in Konya Kamile Marakoðlu, Asst. Prof. Dr.,

Detaylı

Huzurevindeki Yaþlýlarda Depresyon Sýklýðý ve Ýliþkili Risk Etmenleri

Huzurevindeki Yaþlýlarda Depresyon Sýklýðý ve Ýliþkili Risk Etmenleri ARAÞTIRMA Huzurevindeki Yaþlýlarda Depresyon Sýklýðý ve Ýliþkili Risk Etmenleri Gülfizar Sözeri Varma 1, Nalan Kalkan Oðuzhanoðlu 2, Tarkan Amuk 3, Figen Ateþçi 2 1 Uz.Dr., 2 Prof.Dr., 4 Doç.Dr., Pamukkale

Detaylı

İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü

İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü Dr. Fatma Fariha Cengiz, Dr. Gülhan Cengiz, Dr. Sermin Kesebir Erenköy RSHEAH, İstanbul 29 Mayıs Hastanesi,

Detaylı

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu OLGU SUNUMU Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu Multidisciplinary Approach to Child Abuse: A Case Report Muhammed Ayaz 1, Ayþe Burcu Ayaz 1 1 Uz.Dr., Sakarya Üniversitesi Týp Fakültesi

Detaylı

Meme Kanserinin Ruhsal ve Sosyal Etkileri Üzerine Bir Çalýþma

Meme Kanserinin Ruhsal ve Sosyal Etkileri Üzerine Bir Çalýþma Meme Kanserinin Ruhsal ve Sosyal Etkileri Üzerine Bir Çalýþma Þahnur ÞENER*, Nazan GÜNEL**, Zafer AKÇALI***, Selahattin ÞENOL* #, Aylin Ýlden KOÇKAR** # ÖZET Psikolojik, sosyal ve çevresel etkenlerin hastalýklarýn

Detaylı

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYONDA PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYON TANISI Depresif ruh hali İlgi ve isteklerde azalma Enerji azlığı Konsantrasyon bozukluğu ğ İştah bozukluğu Uk Uyku bozukluğu ğ Kendine güven kaybı, suçluluk ve

Detaylı

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý ARAÞTIRMA Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý Symptoms and Diagnosies of Patients Referring to A Child and Adolescent Psychiatry Outpatient Clinic

Detaylı

Madde Kullanýmý Nedeni Ýle Yatarak Tedavi Görenlerde Ýntihar Giriþimi Öyküsü

Madde Kullanýmý Nedeni Ýle Yatarak Tedavi Görenlerde Ýntihar Giriþimi Öyküsü Madde Kullanýmý Nedeni Ýle Yatarak Tedavi Görenlerde Ýntihar Giriþimi Öyküsü Cüneyt EVREN*, Bilge EVREN**, Kültegin ÖGEL***, Duran ÇAKMAK*** ÖZET Literatürdeki çalýþmalar, baðýmlýlarýn genel popülasyona

Detaylı

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Kistik Fibrozisli Çocuk ve Ergenlerde Psikopatoloji ve Tedavi Uyumu White T, Miller J, Smith GL ve ark. (2008) Adherence and psychopathology in children and adolescents with cystic

Detaylı

Doðal ve Cerrahi Menopozda Depresyon ve Anksiyete Düzeyleri ile Cinsel Doyum Arasýndaki Ýliþki

Doðal ve Cerrahi Menopozda Depresyon ve Anksiyete Düzeyleri ile Cinsel Doyum Arasýndaki Ýliþki ARAÞTIRMA Doðal ve Cerrahi Menopozda Depresyon ve Anksiyete Düzeyleri ile Cinsel Doyum Arasýndaki Ýliþki Gülfizar Sözeri Varma 1, Nalan Kalkan Oðuzhanoðlu 2, Filiz Karadað 3, Osman Özdel 3, Tarkan Amuk

Detaylı

PUERPERAL DÖNEMDE DEPRESYON SEMPTOM PREVALANSI: OBSTETRİK RİSK FAKTÖRLERİ, KAYGI DÜZEYİ VE SOSYAL DESTEK İLE İLİŞKİSİ

PUERPERAL DÖNEMDE DEPRESYON SEMPTOM PREVALANSI: OBSTETRİK RİSK FAKTÖRLERİ, KAYGI DÜZEYİ VE SOSYAL DESTEK İLE İLİŞKİSİ Kriz Dergisi 10(1): 11-18 PUERPERAL DÖNEMDE DEPRESYON SEMPTOM PREVALANSI: OBSTETRİK RİSK FAKTÖRLERİ, KAYGI DÜZEYİ VE SOSYAL DESTEK İLE İLİŞKİSİ Sevsen Altınay Cebeci* Çiğdem Aydemir** Erol Göka*** ÖZET

Detaylı

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB)

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB) Bipolar Bozukluk ve Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Arasýndaki Ýliþki Yrd. Doç. Dr. Cengiz TUÐLU* Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB) ilk olarak çocukluk çaðýnda kendini gösteren ve

Detaylı

Postpartum Depresyonun Risk Faktörleri ve Nedenleri

Postpartum Depresyonun Risk Faktörleri ve Nedenleri Postpartum Depresyonun Risk Faktörleri ve Nedenleri Özgür Erdem 1, Tahsin Çelepkolu 2 1 Kayapınar 9 Nolu ASM / Diyarbakır 2 Dicle Üniversitesi Tıp Fak. Aile HekimliğiAD Diyarbakır ÖZET Postpartum Depresyonun

Detaylı

Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý

Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý Týp Araþtýrmalarý Dergisi 23: 1 (3): 15-2 ARAÞTIRMA Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý Remzi Kutaniþ, Ömer A. Özer, Buket T. Eryonucu Yüzüncü

Detaylı

Ýntiharýn Nörobiyolojisi #

Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Prof. Dr. Nevzat YÜKSEL* GÝRÝÞ Genel toplumda intihar sýklýðý yýllýk yüzbinde 10-20 kadardýr. Deðiþik ülkelerde bu oranlar yüzbinde 10 ile 40 arasýnda deðiþmektedir. Ýntihar

Detaylı

Alkol/Madde Baðýmlýlarýnda Özkýyým Giriþimi Öyküsünün Klinik Belirtilerle Ýliþkisi

Alkol/Madde Baðýmlýlarýnda Özkýyým Giriþimi Öyküsünün Klinik Belirtilerle Ýliþkisi Alkol/Madde Baðýmlýlarýnda Özkýyým Giriþimi Öyküsünün Klinik Belirtilerle Ýliþkisi E. Cüneyt EVREN*, Sacide ÜSTÜNSOY*, Suat CAN*, Cengiz BAÞOÐLU**, Duran ÇAKMAK*** ÖZET Bu çalýþmada yatarak tedavi gören

Detaylı

YENİDOĞAN KLİNİĞİNDE BEBEĞİ YATAN ANNELERİN POSTPARTUM DEPRESYON BELİRTİLERİ VE EMZİRME ÖZYETERLİLİK DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ

YENİDOĞAN KLİNİĞİNDE BEBEĞİ YATAN ANNELERİN POSTPARTUM DEPRESYON BELİRTİLERİ VE EMZİRME ÖZYETERLİLİK DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ YENİDOĞAN KLİNİĞİNDE BEBEĞİ YATAN ANNELERİN POSTPARTUM DEPRESYON BELİRTİLERİ VE EMZİRME ÖZYETERLİLİK DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ Sibel KÜÇÜKOĞLU 1, Ayda ÇELEBİOĞLU 2, Didem COŞKUN 3 ÖZET Tanımlayıcı nitelikte

Detaylı

Sağlam Çocuk Polikliniğine Başvuran 0-1 Yaş Bebeği olan Annelerde Depresyon Taraması ve Depresyonda Etkili Risk Faktörlerini Belirleme

Sağlam Çocuk Polikliniğine Başvuran 0-1 Yaş Bebeği olan Annelerde Depresyon Taraması ve Depresyonda Etkili Risk Faktörlerini Belirleme Araştırmalar / Researches DOI: 10.5350/BTDMJB201208103 Sağlam Çocuk Polikliniğine Başvuran 0-1 Yaş Bebeği olan Annelerde Depresyon Taraması ve Depresyonda Etkili Risk Faktörlerini Belirleme Betül Battaloğlu

Detaylı

Emzirme Döneminde Ruhsal Hastal klar n Tedavisi

Emzirme Döneminde Ruhsal Hastal klar n Tedavisi Emzirme Döneminde Ruhsal Hastal klar n Tedavisi 1 Depresyonu Olan Lohusada Yaklaş m Dr. Nesrin Buket Tomruk Bak rköy Ruh Sağl ğ ve Sinir Hastal klar Hastanesi 2 Kurum ve Kuruluşlarla İlişki Bildirimi 2008

Detaylı

Dr. Pembe Keskinoðlu*, Dr. Özgü Özkul**, Dr. Ruhan Ayan**, Dr. Gamze Norgaz**, Dr. Hatice Giray*, Dr. Bülent Kýlýç***

Dr. Pembe Keskinoðlu*, Dr. Özgü Özkul**, Dr. Ruhan Ayan**, Dr. Gamze Norgaz**, Dr. Hatice Giray*, Dr. Bülent Kýlýç*** Ýzmir de Bir Saðlýk Ocaðý Bölgesi nde 50-54 Yaþ Arasý Kadýnlarda Menopoz Durumu ile Diðer Etmenlerin Depresyon Görülme Sýklýðýna Etkisi Depression Prevalance and Effects of Menauposal Status and Other

Detaylı

K 1 05 Ekim 2010 / 14:00 15:30 / Salon 2 Baðýmlýlýk Tedavisinde Týbbi Yaklaþým Baðýmlýlýk ve beyin : Berna Uluð Madde baðýmlýlýðý sosyal, davranýþsal ve nörobiyolojik süreçlerin birlikte rol oynadýðý bir

Detaylı

Dünyada ortalama yaþam süresinde beklenen

Dünyada ortalama yaþam süresinde beklenen Yaþlýlýk Çaðý Depresyonlarý Yrd. Doç. Dr. Kamil Nahit ÖZMENLER* Dünyada ortalama yaþam süresinde beklenen artýþ ile birlikte yaþlý nüfus sayýsýnda da artýþ olmuþ, 1950'lerde ortalama yaþam süresi 36 yýl

Detaylı

Yataklý Tedavi Hizmeti Sunan Psikiyatri Kliniklerinde Ektanýlar

Yataklý Tedavi Hizmeti Sunan Psikiyatri Kliniklerinde Ektanýlar ARAÞTIRMA Yataklý Tedavi Hizmeti Sunan Psikiyatri Kliniklerinde Ektanýlar Common Medical Problems in Inpatient Psychiatric Care Clinics Çaðatay Karþýdað 1, Umut Mert Aksoy 1, Gökþen Yüksel 1, Nihat Alpay

Detaylı

Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun 1985 2005 Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi

Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun 1985 2005 Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi ARAÞTIRMALAR (Research Reports) Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun 1985 2005 Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi Change of Smoking Prevalence among Erciyes University Students between 1985

Detaylı