ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE ZEHİRLENME OLGULARINA GENEL YAKLAŞIM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE ZEHİRLENME OLGULARINA GENEL YAKLAŞIM"

Transkript

1 1 ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE ZEHİRLENME OLGULARINA GENEL YAKLAŞIM Doç. Dr. Hayri Levent YILMAZ Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Acil Tıp Birimi Zehirlenme olgularında bir çok durumda öykü, fizik muayene ve laboratuvar tetkikleri ile etken olan ilaç veya zehir saptanabilmektedir. Doğal olarak etken maddeyi saptamak için yapılan işlemler asla yaşam kurtarıcı destekleyici tedavi yöntemlerinin gecikmesine neden olmamalıdır. 1 Hastanın yaşamsal öneme sahip işlevleri garanti altına alınır alınmaz, hekim alınan maddenin henüz mide-barsak sisteminden emilmiş olan kısmının biyokullanımını nasıl önleyebileceğini veya en aza indirebileceğini, eğer varsa kullanacağı karşıt-maddenin (antidotun) hangisi olduğunu belirlemeyi ve alınan maddenin vücuttan daha hızlı ve daha fazla miktarda atılabilmesi için diğer uzaklaştırma (eliminasyon) yöntemlerini kullanıp kullanamayacağını belirlemesi gerekmektedir. 1 Önemi açısından tekrar etmek gerekirse Zehirlenen bir çocuğa yaklaşımda hem zehirlenme etkeninin araştırılması, hem zehirlenmenin şiddeti, hem destekleyici tedavi hem de gerekli ise dekontaminasyon girişimleri aynı anda yürütülmelidir. Bunların içinde en öncelikli olanının ise hastanın havayolu-solunum-dolaşım(abc) güvenliğinin sağlanması olduğu unutulmamalıdır. Aşağıda sıralanan noktalar zehirlenen bir hastaya yaklaşımdaki anahtar bilgileri oluşturmaktadır: 1. Başlangıç stabilizasyon önceliklerinin belirlenmesi 2. Öykü (Tablo 1) a. Hangi madde? b. Ne zaman aldı? c. Ne kadar aldı? d. Hangi yolla? e. Ek madde alımı var mı? 3. Yaşamsal bulguların (Ateş, nabız, solunum, kan basıncı, SpO2 gibi) belirlenmesi 4. Özenli fizik muayene 5. Toksidrom sendromlarından birine uyup uymadığının araştırılması 6. Gastrointestinal dekontaminasyon ve ileri uzaklaştırma yöntemlerinin gerekliliğinin belirlenmesi 7. Gerekli laboratuvar tetkiklerinin kararlaştırılması 8. Karşıt maddesi olup olmadığının belirlenmesi ve gerekli ise verilmesi 9. Bulguya yönelik destekleyici tedavinin uygulanması 10. Hastanın acil gözleme veya yoğun bakıma yatırılması veya önerilerle eve gönderilmesi kararının verilmesi 11. Ailenin zehirlenmeden korunma ve çocuğa karşı sorumlulukları konusunda bilgilendirilmesi Öykü Zehirlenme tanısı için çok iyi bir öykü almak ve şüpheci olup iyi seçilmiş sorularla gerekli bilgileri toplamak çok önemlidir. Tablo 1 de alınacak öyküde bulunması gerekli bilgiler yer almaktadır. Zehirlenme olasılığı mevcut olan bir hastada öyküden zehirlenme konusunda yeterli bilgi alınamıyor ise evdeki tüm ilaçların tek tek kontrol edilmesi, eksik ilaç olup olmadığı, evde kullanılan her türlü kimyasal maddenin yerinde olup olmadığı, kapaklarının açık olup olmadığı öğrenilmelidir. Aile yeterli bilgi veremiyor ise eve gidilip bakılması veya evde birileri varsa telefon edilip bu bilgilerin kontrol edilmesi sağlanmalıdır. Bazen zehirlenen çocuğun yakınları çeşitli nedenlerle doğru bilgi vermeyebilir, ısrarla zehirlenme olasılığını kabul etmeyebilirler. Bu durumda hastanın klinik bulguları zehirlenme olasılığını elememizi gerektiriyorsa hasta ve/veya hasta yakınlarına zehirlenme ile ilgili soruları bir dedektif gibi şüpheleri ortadan kaldırmaya yönelik olarak, çeşitli zamanlarda farklı farklı cümleler ile sormamız gerekebilir. Zehirlenme şüphesi olan hastanın tüm cepleri ilaç tableti bulunma olasılığı nedeniyle muhakkak araştırılmalıdır.

2 2 Tablo 1- Öyküden elde edilmesi gerekli önemli noktalar Olası Toksik Etken Hasta Bulunduğu Ortam İlaç veya zehrin adı Etken maddesi Katkı maddeleri Yaş, ağırlık Tıbbi öyküsü Önceki kazalar veya zehirlenmeler Alerji öyküsü Önceden ve şu anda kullandığı ilaçlar Son kullanma tarihi Konsantrasyonu Önerilen tedavi edici doz Şu andaki ilaç/zehri hangi yoldan aldı? (Ağız, solunum, cilt, kas-içi, damar yolu) İlaç/zehir tek defada mı, sözkonusu? tekrarlanan dozda mı alınmış? Yoksa süreğen bir maruziyet mi Aldığı miktar (Tablet sayısı, tabletteki etken madde miktarı, sıvı ise miktarı ve etkenin konsantrasyonu) Zehirlenmenin yanlışlıkla mı yoksa özkıyım amaçlı mı olduğu Bulguların başlama zamanı Bulgu ve belirtiler Bulguların ilerleme hızı İlaç/zehrin alımı ile hastaneye geliş arasındaki süre Daha önce başka bir hastaneye gitmişse yapılan işlem ve tedavi yöntemleri Fiziksel Ortam Evde, arabada ya da garajda mevcut ilaç, zehir ya da çeşitli kimyasal maddeler İlaç tedavisi alan aile üyeleri Etkene maruz kalma süresi Son yaptığı seyahat veya ziyaret Son oyun oynadığı yer Son yediği yitecekler, gittiği lokanta Olası suçlu yiyecekler, içecekler Evde, özellikle hastanın odasında, çevrede, oyun sahasında Sosyal Ortam ağzı açık kutular, yaprağı parçalanmış, dalı koparılmış bitkiler ağzı açılmış veya yere dökülmüş kimyasal ürünler yerde ilaç tabletlerinin olup olmadığı Aile ve yakın akrabalarda hastalık veya hasta ev hayvanı (verilen ilaçlar) Psikiyatrik rahatsızlığı olan aile üyeleri ve kullandıkları ilaçlar Ebeveyn-Çocuk ilişkisi (davranış sorunları, güç mücadelesi, başarıya odaklı ilişki vs) Düzensiz, kavgalı-gürültülü ev ortamı, çocukla ilişki azlığı vs Aynı ailede sık kaza, zehirlenme öyküsü Çocuk suistimali olasılığı veya Munchausen syndrome by proxy

3 3 Fizik Muayene Zehirlenen hasta acile geliş anında fizik muayene bulguları çok değişkendir. Bu değişkenlik zehrin alınış yoluna, miktarına, geliş zamanına, önceden yapılmış ilk yardım ve tedavilere, zehre maruz kalma süresine, zehirlenme etkenine, hastanın yaşına ve özkıyım amaçlı olup olmamasına bağlıdır. Özenli yapılmış bir fizik muayene ile hem zehirlenme etkeninin tahmini kolaylaşabilir hem de öyküde bahsedilen etkenin doğruluğunun sağlaması yapılabilir. Aynı zamanda hastanın sonraki tedavi planının belirlenmesine yardımcı olur. Bu tip hastalarda bir kez yapılan fizik muayene yetersizdir, bu nedenle belirli aralıklarla fizik muayene tekrarlanmalıdır, yani fizik muayene monitorizasyonu yapılmalıdır. Fizik muayene esnasında özellikle önem verilmesi gereken noktalar şunlardır: Vucut ısısı değişiklikleri Kan basıncı ve kalp hızı değişiklikleri Solunumsal bozukluklar, akciğer ödemi bulguları Pupil değişiklikleri Cilt bulguları Nöromuskuler anormallikler Bilinç değişiklikleri Deri ve mukozalarda yanık Barsak sesleri Mesane globu olup olmadığı Karakteristik kokular (Bu kokular herkes tarafından hissedilemeyebilir) Yaşamsal Bulgular Ateş, nabız, kan basıncı, solunum, ritim kontrolu ve oksijen satürasyonu (SpO 2 ) hem hastanın stabilizasyonunda hem de ayırıcı tanı listesinin daraltılmasında çok önemlidir. Tablo 2 de vucut ısısında değişiklik yapan etkenler, Tablo 3 de kalp hızını etkileyenler etkenler, Tablo 4 de kan basıncını etkileyen etkenler Tablo 5 de solunumu etkileyen etkenler gösterilmiştir. Tablo 2: Vucut ısısında değişiklik yapan maddeler Hipertermi Artmış ısı üretimi Kaslarda hiperaktivite veya rijiditeye bağlı Sempatomimetikler (Kokain, Amfetaminler, Metamfetamin/Ecstasy, Fenilpropanolamin, Efedrin, Epinefrin, Psödoepinefrin, Fenilefrin) Antikolinerjikler Santral etkili halusinojenler (Fensiklidin, LSD (Liserjik asit dietilamid), MDMA (Ecstasy), MDEA gibi amfetaminler ) Tekrarlayan nöbet nedeni ilaçlar (İzoniazid, Teofilin) MAO inhibitörleri Hipotermi Azalmış ısı kaybı Yetersiz terlemeyen neden olan Antikolinerjik Ajanlar (Antihistaminikler, Fenotiyazinler) Trisiklik antidepresanlar (TSA) Belladon alkaloidleri (atropin, skopolamin), Lidokain Hipersensitivite tepkimeleri Metal dumanı ateşi (Metal fume fever) (Bakır oksit, Çinko oksit buharı) Polimer dumanı ateşi (Polymer fume fever) Antibiyotikler, Alfa-Metildopa, Rezerpine, Prokainamid, Kinidin Antineoplastik ilaçlar, İyotlar, Hidralazin Paraldehid, difenilhidantoin Vazodilatasyon Siklik antidepresanlar, Etanol, Fenotiyazinler Soğuğu algılamada yetersizlik Karbon monoksit, Etanol, Opyatlar Sedatif-Hipnotikler (Benzodiyazepinler, Barbitüratlar, Alkoller, Likör) Baskılanmış hipotalamik/santral sinir sistemi işlevi Sedatif-Hipnotikler, Barbitüratlar, Etanol, Opyatlar, Fenotiyazinler Substrat tükenmesi Etanol, Hipoglisemik ajanlar, insülin İlaç geri-çekilme tepkimeleri esnasında (etanol, dopamin agonistleri, sedatif-hipnotikler vs) Lityum, siklik antidepresanlar, Striknin Nöroleptik malign sendrom (Haloperidol, flufenazin, trifluoperazin) Serotonin sendromu ( Dekstrometomorfan-MAO inhibitörü etkileşimi, meperidin-mao inhibitörü etkileşimi, Selektif serotonin reuptake inhibitörü (SSRI)-MAO inbibitörü etkileşimi, SSRI dozaşımı) Malign hipertermi (Halotan, süksinilkolin) Artmış metabolik hız Salisilatlar Dinitrofenol, Pentaklorofenol Tiroid hormonları Arsenik Diğer Kafein, Diüretikler, Demir, Halotan, Primakin Butirofenonlar (Haloperidol, droperidol) Pentazosin, Süksinilkolin Alfa adrenerjik agonistler, Simetidin, Bakır Nonsteroidal antienfilamatuvar ilaçlar Hidrokarbon aspirasyonu Azalmış ısı üretimi/metabolik aktivite Beta adrenerjik antagonistler, siyanür, hidrojen sülfid, Kolinerjik ajanlar (organofosfatlar) Diğer Sempatolitikler (Beta blokerler, Klonidin, Kalsiyum kanal blokerleri, Alfa adrenerjik antagonistler Genel anestetik ajanlar Flask koma nedeni ilaçlar Karbamezepin Antipsikotikler, Lityum

4 4 Tablo 3- Kalp hızını etkileyen maddeler Bradikardi Alfa-1 agonistler (fenilpropanolamin, fenilefrin, fentermin vs) Santral alfa-2 agonistler (klonidin, metildopa vs) Antiaritmikler, Beta blokerler, Kalsiyum kanal blokerleri Steroid hormonlar (glukokortikoidler, mineralokortikoidler, östrojen, progesteron, androjen) Bitki içeren kardiyak glikozidler (Oleander, yüksük otu(foxglove), inci çiçeği/müge(lily of the valley)), dijitaller, karakurbağası Terapötik kolinesteraz inhibitörleri (fizostigmin, piridostigmin, neostigmin gibi) Taşikardi Alfa-1 antagonistler Sempatomimetikler (kokain, efedrin, psödoefedrin, teofilin, amfetaminler, kafein, metilfenidat) Beta agonistler (salbutamol, teofilin, izoproterenol, terbutalin, kafein vs) Metilksantinler, Salisilatlar, kolşisin Kalsiyum kanal blokerlerinin dihidropiridin sınıfı (nifedipin, amlodipin) Karbon monoksit, Solvent suistimali Kolinerjik ajanlar(organofosfor, karbamat) (Bazen) Terapötik kolinesteraz inhibitörleri (fizostigmin, piridostigmin, neostigmin gibi) Mantarlar (Amanita phalloides gibi) Halojenli hidrokarbonlar Demir, Arsenik, Talyum, Siyanür, Nikotin, Nitrit Kolinerjik ajanlar (Organofosfor, karbamat vs) Opyatlar, sedatif-hipnotikler (barbitüratlar, benzodiyazepinler vs) Baklofen, MAO inhibitörleri, sumatriptan Ciguatera toksini, siyanür, ergot alkaloidleri İmidazolinler (Tetrahidrozolin, oksimetazolin vs) Yohimbin, Ağır metaller (Bakır vs), Etanol ve diğer alkoller Disülfiram tepkimeleri (erken dönem) Guanabenz, Guanfasin, yüzeyel imidazolin, Karbon monoksit (geç dönemde), muskarinik mantarlar Fensiklidin, Tiroid hormonları Antikolinerjikler [Antihistaminikler, Belladon içeren bitkiler, TSA (erken dönem), Lomotil (atropin ve difenoksilat) bazı fenotiyazinler, antiparkinsonlar, kas gevşeticileri, klozapin] İlaç geri-çekilme tepkimeleri esnasında (Etanol, barbitürat, sedatif-hipnotikler, opyat) Kolinerjik ajanlar (bazen) Santral etkili halusinojenler ( MDMA, MDEA gibi amfetaminler, LSD, fensiklidin) Disülfiram tepkimeleri (geç dönem) Disülfiram-Etanol etkileşimi Prodisritmikler (Amiodaron, kloral hidrat, dijitaller, difenhidramin, flekainid, prokainamid, kinidin) Hidrojen sülfid, oksidize ajanlar, sodyum azid Tablo 4: Kan basıncını etkileyen maddeler Hipotansiyon Beta blokerler Teofilin Kalsiyum kanal blokerleri Kardiyak glikozidler [Digitalis purpurea, digoksin, oleander, sıçan otu (red squill), bufotenin] Siyanür, Kolşisin, Eroin ve diğer opyatlar Ağır metaller (Demir, arsenik) (Erken dönemde) Disülfiram tepkimeleri (geç dönem) Rezerpin ve diğer antihipertansifler Hipertansiyon Epinefrin, Norepinefrin, Dopamin, Efedrin alkalodi (Efedra) Psödoefedrin, Fensiklidin, Amfetaminler, Kokain, Nikotin Diğer sempatomimetikler Kortikosteroidler, steroid hormonlar Disülfiram tepkimeleri (erken dönem) Santral alfa-2 agonistler (klonidin, metildopa, imidazolinler vs) Periferik alfa-1 antagonistler (prazosin) Sıvı yüklenmesine neden olan ilaçlar [metilksantinler, diüretikler, salisilatlar, organofosfor ve karbamatlar, kene tohumu (Castor bean), mantar, demir, arsenik] Nitrat / Nitritler TSA, sedatif-hipnotikler Karbon monoksit (geç dönem) Toksik alkoller (izopropil alkol) Yohimbin, Ergotaminler, MAO inhibitörleri Tiroid hormon ve türevleri Antikolinerjikler [Antihistaminikler, TSA (erken dönem), bazı fenotiyazinler, antiparkinsonlar, kas gevşeticileri, klozapin] Santral etkili halusinojenler ( MDMA, MDEA gibi amfetaminler, LSD, fensiklidin) Kolinerjik ajanlar (bazen) Tablo 5: Solunumu etkileyen maddeler Taşipne veya Sempatomimetikler (kokain, efedrin, teofilin, Hiperventilasyon amfetaminler, kafein, nikotin) Santral etkili halusinojenler ( MDMA, MDEA gibi amfetaminler, LSD, fensiklidin) Antikolinerjikler, Salisilatler İlaç geri-çekilme tepkimeleri esnasında Pentaklorfenol, dinitrofenol Bradipne veya Hipoventilasyon Santral sinir sistemi baskılayıcıları (Opyatlar, sedatif hipnotikler, alkoller, antidepresanlar, antipsikotikler, sempatolitikler, uçucu inhalantlar, kolinerjik ajanlar, kas gevşeticileri, antikonvülzanlar) Asetaminofen, amanita türü mantarlar Hücresel asfiksi yapan maddeler (Karbon monoksit, siyanür, hidrojen sülfid, methemoglobinemia) Akciğer ödemine neden olan maddeler (Opyatlar, pulmoner irritanlar) Metabolik asidoza neden maddeler (Metanol, Etilen glikol, alkolik ketoesidoz, Demir, izoniazid) Solunum kaslarında yetersizlik yapan maddeler (Botulizm, nörotoksini olan yılan zehiri, nöromusküler blokerler, nikotin (geç dönemde), paralitik kabuklu deniz hayvanı zehirleri (Saxitoxin), kirpi balığı zehiri (Tetrodoxin), striknin) Nabız oksimetresi ile hastanın oksijenasyonu da yakından izlenmelidir. Tablo 6 da hipoksi/hipoksemiye neden olan etkenler gösterilmiştir. Ancak bazı durumlarda nabız oksimetrenin yanlış olarak normal sonuç gösterebileceği de akılda tutulmalıdır. Bu durumlar özellikle anormal hemoglobin (karboksihemoglobin, methemoglobin gibi ) oluşumuna neden olabilen durumlardır. Bu olgularda laboratuvarda arteriyel kan gazı, methemoglobin veya karboksihemoglobin düzeyleri çalışılmalıdır. Unutulmaması gereken bir nokta nabız oksimetresi sadece oksijen satürasyonunu yansıtır, hastanın asid-baz dengesini veya ventilasyonunu değerlendirmemize yardımcı olamaz.

5 5 Tablo 6: Hipoksi veya hipoksemiye neden olan maddeler Oksijen diffüzyonunun bozulması Opyatlar, Salisilatlar, kokain, Duman inhalasyonu, Paraquat, Hidrokarbonlar (Aspirasyon pnömonisi yaparak), Fosgen ve Klor Solunum kaslarında paralizi Nöromukuler blokerler (Pankuronyum, vekuronyum, süksinilkolin vs), Organofosfor, karbamat, PAM, Nörotoksini olan yılan ısırması, Tetanoz toksini, Striknin, Botulinum toksini Basit ve kimyasal asfiktanlar (Akciğerlerde oksijenin yerini almak) Metan, Propan, Nitrojen, Karbon dioksit Santral sinir sistemi (SSS) baskılanması Opyatlar, Barbitüratlar, Etilen glikoli metanol, etanol, isopropil alkol, Sedatif-Hipnotikler (daha çok bir diğer SSS baskılayıcı bir ilaçla birlikte alınmışsa), TSA, klonidin Komplikasyon yoluyla SSS baskılayıcı ilaçların tümü aspirasyon riskini kolaylaştırır. Hücresel asfiktanlar (Hücre düzeyinde oksijenin kullanımı ve taşınımında yetersizlik) Karbon mononoksit, Methemoglobinemi, Siyanür, Sulfhemoglobinemi, Göz Bulguları Zehirlenen hastada göz muayenesi dikkatlice yapılmalıdır. Pupil boyutları ve diğeriyle karşılaştırılması çok yararlı bilgiler sağlar. Normal pupil çapı yaşa göre değişmekle birlikte 2,5-5,5 mm dir. Miyozis pupil çapının 2,5 mm den daha küçük olması, midriyazis ise 6 mm ve daha geniş olması şeklinde tanımlanmaktadır (Bu tanımlamalar yenidoğan ve süt çocuğu dönemini kapsamamaktadır). Midriyazis en çok antikolinerjik ve sempatomimetiklerle olan zehirlenmelerde görülmektedir. Miyozis ülkemizde en sık olarak kolinerjik zehirlenmelerde görülmekte olup zehirlenmenin erken döneminde huzursuzluk, hırçınlıksaldırganlıkla birlikte, geç döneminde ise bilinç baskılanması ile birliktedir. Miyozis-Bilinç baskılanması birlikteliği opyat zehirlenmelerini de akla getirmelidir. Miyozis eğer hipotansiyonla birlikte ise klonidin zehirlenmesi öncelikle araştırılmalıdır. Horizontal nistagmus lityum, barbitüratlar, sedatif-hipnotikler, antiepileptikler (en çok fenitoin ve karbamezepin) zehirlenmelerinde görülmektedir. Ergenlik döneminde ise alkolleri de nistagmusun önemli bir nedeni olarak düşünmemiz gerekmektedir. Vertikal ve rotatuvar nistagmus ise fensiklidine özgü bir bulgudur ve Groucho nun gözleri (Groucho s eyes) olarak da tanımlanmaktadır. Görme kaybı ve optik nörit ise metanol zehirlenmesine işaret etmektedir. Tablo 7 de zehirlenme etkenlerinin göz bulguları toplu halde incelenebilir. Zehirlenmelerde retinal muayene bulguları ise şu şekilde özetlenebilir: Metanol retinal hiperemiye; siyanür retinal venlerin arteriyolizasyonuna; A vitamini dozaşımı, metanol, ve kinin papil ödemine; damar-içi uyuşturucu kullananlarda fundusta embolilere; karbon monoksid ve metaqualon ise retinada hemorajiye neden olabilmektedir. Cilt Bulguları Dikkatli bir cilt muayenesi zehirlenmenin ayırıcı tanısında vazgeçilmez bir yer tutmaktadır (Tablo 8). Muayeneye başlarken beraber hastanın elbiseleri çıkartılmalı ve elbiselerde dikkat çeken bir koku olup olmadığı not edilmelidir. Ardından cildin rengi, görünümü, kuru veya nemli olup olmadığı ve ısısı kaydedilmelidir. Nemli/aşırı terli bir cilt varlığı antikolinerjik (kuru cilt) ve sempatomimetik (ıslak cilt) ilaç zehirlenmelerinin ayırıcı tanısında önemli bir ipucu sağlamaktadır. Ciltte herhangi bir yara veya ısırık-sokma izi örümcek, akrep, yılan ısırık-sokmalarını akla getirmelidir. Ciltte döküntü ve büllöz lezyonlar da ayırıcı tanıda yararlı olmaktadır. İğne izleri damar içi yolla kullanılan opyat ve kokaini, eroin, fensiklidin ve barbitüratları düşündürtmelidir. Ciltte siyanoz derin hipoksiyi ya da methemoglobin ve sulfhemoglobin gibi anormal hemoglobin oluşumlarında görülmektedir. Flushing ve kırmızı yüz antikolinerjik, niasin, borik asit zehirlenmeleri, disülfiram reaksiyonu, scombroid (uskumrugillerden bir deniz hayvanı) zehirlenmesi ve Çin Lokantası sendromu gibi çok sayıda durumda ortaya çıkmaktadır. Flushing eğer başağrısı ve hipertansiyon birlikte ise tiramin içeren yiyeceklerle birlikte bir MAO inhibitörü ilaç alınmış olabileceği düşünülmelidir. Asit ve korozif madde alımlarında ağız, dudak ve dilde yanık izleri mutlaka aranmalıdır. Parmak yataklarının muayenesinde Mees çizgileri (Şekil 1) ve lökonişi (leukonychia) gibi tranvers çizgilerin görülmesi arsenik zehirlenmesini düşündürmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki aynı durumlar akut ve süreğen bir çok hastalıkla birlikte bulunabilmektedir.

6 6 Tablo 7: Göz bulguları veren ilaç ve toksinler Midriyazis Miyozis Nistagmus Sempatomimetikler Amfetamin, Metilfenidat, Efedrin, Kafein, Kokain, Fenilefrin Halusinojenler LSD, Psilosibin, Meskalin, MDMA, MDEA gibi amfetaminler İlaç geri-çekilme tepkimeleri Etanol, Benzodiyazepin, Barbitürat, Diğer sedatifhipnotikler, opyatlar Sedatif-Hipnotikler Barbitüratlar, Benzodiyazepinler, Alkoller (derin komada iken), Zolpidem Opyatlar Morfin, Hidromorfon, Oksikodon, Hidrokodon, Eroin, Propoksifen, Pentazosin, Kodein Santral alfa-2 agonistler Klonidin, guanfasin, guanabenz, imidazolinler Antikolinerjikler Atropin, Skopolamin, TSA, Antihistaminikler, Kas gevşeticiler, Antispazmodikler, bazı fenotiyazinler, Antiparkinson ilaçlar, Belladona alkaloidi içeren bitkiler Diğer MAO inhibitörleri, Alkoller, Glutetimid, Meperidine, Nikotin, Kinin, Serotonin sendromu Hipoksik durumlar Kolinerjikler Kolinesteraz inhibitörleri (Organofosforlar, Karbamatlar, Sinir gazları), Fizostigmin, Edrofonyum, Pilokarpin, Sempatolitikler Antipsikotikler, Tetrahidrazolin, Oksimetazolin, Klonidin Diğer Fensiklidin, Fenotiyazin Fensiklidin (özellikle vertikal nistagmus), Fenitoin, Etanol, Toksik alkoller, MAO inhibitörleri, Lityum, Striknin, Organofosfatlar, Ketamin, Serotonin sendromu, İzoniazid, Barbitüratlar ve birçok sedatif-hipnotikler Okulojirik kriz Oftalmopleji Metoklopramid, Nöroleptikler, Amantadin, Benzodiyazepinler, Karbamazepin, Klorokin, Sisplatin, Diazoksid, İnfluenza aşısı, Levodopa, Lityum, Nifedipin, Pemolin, Fensiklidin, Rezerpin, TSA, Haloperidol ve diğer antipsikotikler Botulizm, Sedatif-hipnotikler, Tetrodoksin, Nörotoksin içeren yılan zehiri, Paralitik etkili zehirli kabuklu deniz hayvanları, Akrepler Tablo 8: Zehirlenmelerde cilt bulguları ve nedenleri Flushing ve kırmızı yüz Soluk ve nemli cilt Siyanoz Akne benzeri döküntü Bül oluşumu Deskuamasyon Tırnaklar Saç rengi Antikolinerjikler (Antihistaminikler, TSA, Atropin, Fenotiyazinler, Skopolamin, Belladona alkaloidleri) Disülfiram tepkimeleri (Disülfiram, Sefalosporin, Solventler, Koprinus mantarı, metronidazol, sülfonilüre, kloral hidrat, griseofulvin, karbon disülfit, trikloretilen ile Etanol un etkileşimleri sonucunda) Fotosensitivite tepkimelerine neden olan ilaçlar (Tetrasiklin, Kaptopril, TSA, Furosemid, Nonsteroidal antienfilamatuvar ilaçlar (özellikle piroksikam), Fenotiyazinler, Warfarin, Antihistaminikler, Griseofulvin, Sulfonamidler) Borik asit, Niasiz, Rifampin, Karbon monoksit (nadir), Scombroid balık zehirlenmesi, Monosodyum glutamat (Çin Lokantası sendromu), Siyanür (nadir), Kloral hidrat, Toksik şok sendromu Sempatomimetikler (Kokain, Kafein, Amfetamin, Teofilin, Efedrin, Fenilpropanolamin) Santral halusinojenler (LSD, Fensiklidin, Meskalin, Psilosibin, MDMA, MDEA gibi amfetaminler ) Kolinerjik ajanlar (Organofosfor, karbamat, sinir gazları) Arsenik, salisilat Methemoglobinemi, Sulfhemoglobinemi, Siyanür, Ergotamin, Nitrat, Nitritler, Anilin boyaları, Fenazopiridin, Dapson, Hipoksi/Hipoksemi, Benzokain, Bromidler, Klorlu aromatik hidrokarbonlar Barbitüratlar ve diğer sedatif-hipnotikler, Karbon monoksid, Metadon, Meprobomat, glutetimid, imipramin, nitrazepam Ağır metaller (Arsenik, Civa, Talyum), Borik asit, Toksik şok sendromu, Steven-Johnson sendromu, Allerjik tepkimeler Mees çizgileri: Arsenik ve Talyum zehirlenmeleri; Beau çizgileri (Tırnak yatağındaki horizantal çentikler): Antineoplastik ilaç verilen hastalarda görülür. Tırnağın renklenmesi: İodin ile kahverengi; nikotin ile sarımsı kahverengi; bakır sülfat ile mavi; civa ile kırmızı; formaldehid ile gri renk alır. Bakır sanayisinde uzun süreli çalışan işçilerde saç yeşilimsi bir renk alır.

7 7 Şekil 1: Tırnak yatağında lökonişi ve Mees çizgileri Lökonişi (leukonychia) Mees çizgisi Koku Bazı zehirler kendine özgü bir kokuya neden olarak tanıyı tahmin etmemizde yardımcı olmaktadır. Örneğin metilsalisilat keklik üzümü (wintergreen); organofosfatlar sarımsık kokusuna neden olabilirler. Siyanür zehirlenmesindeki acıbadem kokusu gibi bazı zehirlenme olgularında ise hastaların çoğunda koku hissedilmeyebilir veya hissedilemeyecek kadar hafif bir koku yayar. Hidrojen sülfür ve sülfür dioksit gibi çok güçlü koku yayan (çürük yumurta kokusu) durumlar da olabilir (Tablo 9). Bu kokuları hastanın elbisesinde, cildinde, terinde, idrarında, gaitasında, nefesinde, kusmuğunda, nazogastrikten gelen sıvıda hissedebiliriz. Tablo 9: Zehirlenmelerde koku yayan maddeler Koku Madde Acı badem veya gümüş cilası Siyanür Amonyak Üremi yapan etkenler Armut Kloral hidrat, Paraldehid Aseton, meyva kokusu Metanol, Etanol, Aseton, İzopropil alkol (İzopropranolol), Kloroform, Salisilat, Diyabetik ketoasidoz, Kloral hidrat, Vernik Ayakkabı cilası Nitrobenzen Balık Fosfitler (alüminyum, çinko) Benzin Hidrokarbonlar, Organofosfat, Paration, Petrol türevleri Çürük yumurta Hidrojen sülfür, Sülfür dioksit, disülfiram Havagazı Karbonmonoksit Havuç Sığır baldıranı (Water hemlock) (Cicutoxin içerir) Keklik üzümü (wintergreen) yağı Metilsalisilat kokusu Menekşe Neft yağı Meyva Amilnitrit Naftalin Naftalin, Kafur veya kamfor (Camphor) Sarımsak Arsenik, Arsin gazı, Organofosfat, Fosforlar, Talyum, Dimetil sülfoksit (DMSO), Selenyum Sert ve keskin bir koku Etklorvinol (Ethchlorvynol) Tutkal kokusu Toluen ve diğer solventler Tütün Nikotin Yanmış halat kokusu Marijuana Yeni biçilmiş ot kokusu Fosgen (Phosgene) Yer fıstığı ezmesi Vacor (rodentisit) Ağız Ağız muayenesi bazı zehirlenmelerin tahmininde ipucu veren bulgular sağlayabilir (Tablo 10). Tablo 10: Zehirlenmelerde ağız ve özefagus ile ilgili bulgular Artmış tükrük salgısı (salya artışı) Kolinerjik maddeler (Organofosfor, Karbamat), Bazı mantarlar, Nikotin, Fensiklidin, Kostikler, Arsenik, Striknin, Ketamin, Yabancı cisimler Kuru ağız mukozası Atropin, Belladona alkaloidleri, Salisilatlar, Lityum, Kolşisin, Antikolinerjikler (TSA, Antihistaminikler vs), Narkotikler, Botulizm, Antipsikotikler Ağrı Enfilamasyon Disfaji/Odinofaji Kostikler, Paraquat, Ciguatera, Yabancı cisimler Kostikler, Metaller, Fenol, Fenitoin, Fosforlar Kostikler, Tetrodoksin, Paralitik kabuklu deniz hayvanı zehirlenmesi, Yabancı cisimler, Botulizm, Striknin, Civa Tuzları, Paraquat, Diquat

8 8 Solunum sistemi Zehirlenmiş bir çocukta solunum sistemi muayenesi anahtar bilgiler verebilir. Solunum sayısı ve niteliği, hipoksemi yapan nedenler Tablo 5 ve 6 da gösterilmektedir. Akciğerlere doğrudan toksik etki gösteren bazı maddeler de kardiyojenik veya nonkardiyojenik akciğer ödemine neden olmaktadır. Salisilatlar, opyatlar gibi maddeler non-kardiyojenik ödeme neden olabilirken beta-blokerler ve kalsiyum kanal blokerleri gibi negatif inotropik etkili ilaçlar ise kardiyojenik akciğer ödemine neden olabilmektedir (Tablo 11). Tablo 11: Akciğer toksik etkili maddeler Asfiktanlar İrritanlar Doğrudan akciğer hasarı yapan maddeler Non-kardiyojenik akciğer ödemine neden olan maddeler Nitrojen, Metan, Etan, Karbon dioksit, Propan, Hidrojen, Helyum Amonyak, Hidrojen klorid, Nitrojen dioksit, Sülfür dioksit, Klor, Kloramin, Fosgen, Fosfin (Phosphine), İzosiyanat Opyatlar, Salisilatlar, Karbon monoksit, Amfetamin, İrritan gazlar, Lidokain, Kokain, Bleomisin, Organofosforlar, Paraquat, Fenobarbital, Fenotiyazinler, Propoksifen, Meprobomat, Metadon, Yılan-Akrep zehirleri Opyatlar, Sedatif-hipnotikler, Hücresel asfiktanlar (Siyanür, Karbon monoksit), İrritan gazlar (Amonyak, Klor, Hidrojen sülfür, Azot oksit, Metal oksit, Asit ve alkalen gazlar, Aldehitler, İzosiyanat, Polimerler), Uçucu hidrokarbon inhalanlar (Benzin, gaz yağı, Bütan), Salisilat, Berilyum, Organofosfatlar, Fensiklidin, Paraquat, Etilen glikol, Ağır metaller, Sempatomimetikler, Beta blokerler, Kalsiyum kanal blokerleri Kalp-Dolaşım sistemi Doğru karar, doğru yaklaşım için çocuklardaki normal değerlerin bilinmesi çok önemlidir. Türkiye de hem çocuk hem de erişkin hastaların aynı acil serviste muayene ve tedavisinin yapıldığı hastanelerde erişkin nabız ve tansiyon değerlerine alışık hekimler tarafından gereksiz ve abartılı tedaviler uygulanabilmektedir. Ayrıca kan basıncı ölçümü için çocuklara uygun boyutta manşonun olmadığı acil servislerin de bulunduğu hesaba katıldığında olayın ciddiyeti daha da artmaktadır. Taşikardi, bradikardi, hipotansiyon ve hipertansiyon yapan nedenler Tablo 3 ve 4 de gösterilmektedir. İlaç ve zehirler kalp-dolaşım sisteminde kan basıncını yükselterek veya düşürerek, pompa yetmezliğini tetikleyerek, iletim anormallikleri ve disritmiler yaparak hasar oluşturabilmektedir. Kalpte iletim anormalliği ve disritmi yapan bazı maddeler Tablo 12 de gösterilmektedir. Bu etkiler hem dinleyerek, hem nabız palpasyonuyla hem de kardiyak monitorizasyon ile saptanmaktadır. Zehirlenmelerdeki EKG bulguları için laboratuvar başlığı altındaki EKG altbaşlığına bakınız. Tablo 12: Kalpte iletim bozukluğu yapan maddeler Alfa-1 antagonistler, Alfa-2 agonistler, Antidisritmikler, Arsenik, Beta blokerler, Bupivakain, İletim anormallikler Fenotiyazinler, Kalsiyum kanal blokerleri, Karbamezepin, Kardiyak glikozidler (Digoksin ), Kokain, Pentamidin, Propoksifen, Siklobenzaprin, TSA Disritmi Akrep zehri, Antidisritmikler (Tip IA, IC, III), Ciguatera toksini, cqt aralığını uzatan ilaçlar, Etanol, Fenotiyazinler, Halojenli hidrokarbonlar (Uçucu veya inhalan), Karbamezepin, Kloral hidrat, Kokain, Metilksantinler, Propoksifen, TSA Hematolojik yönden kemik iliği baskılanması, trombositopeni, trombosit işlev bozukluğu, koagülasyon bozukluğu, hemoliz gibi etkilerle akut veya süreğen zehirlenmelerde karşılaşılabilmektedir. Sinir Sistemi Özellikle bilinci baskılanmış hastalarda tam ve özenli bir nörolojik muayene çok değerli bilgiler sağlar. Glasgow koma skalası skoru ile zehirlenmenin gidişatı arasındaki ilişki travmanın aksine çok küçüktür. Zehirlenmelerde beyin hasarı olan hastalardan farklı olarak nadiren yerel nörolojik bulgular ortaya çıkmaktadır. Zehirlenmelerde yerel nörolojik bulguların ortaya çıkması, komanın beklenenden uzun sürmesi, midbrain pupiller işlev kaybı, deserebre veya dekortike postur oluşması durumunda zehirlenmeden uzaklaşıp nörolojik bir hastalık ya da travma yönünden araştırmalar yapılmalıdır. Ancak şiddetli barbitürat zehirlenmesinde derin koma meydana gelebilir ve beyin ölümünü taklit edebilir. Zehirlenmelerde nöbet görülme olasılığı yüksektir, bu nedenle nöbet oluşturan etkenler listesi çok kabarıktır. Nörolojik muayene bulguları arasında kas fassikülasyonları (organofosfor zehirlenmesi), tremorlar (Lityum ve metilksantinler), rijidite (Tetanoz, Striknin) ve distonik hareketler (Nöroleptik ajanlar, metoklopramid) gibi bulgular önemlidir. Tablo 13 de zehirlenmelerde görülen nörolojik bulguların bazıları ve nedenleri yer almaktadır.

9 9 Tablo 13: Zehirlenmede görülen nörolojik bulgular ve nedenleri Bilinç baskılanması ve Koma Bilinç uyarılması (Huzursuzluk, Hırçınlık, saldırganlık) Nöbet oluşturabilen maddeler Tremorlar Myoklonus Distonik tepki Rijidite Parkinsonizm Koreoatetoz Güçsüzlük Paralizi Antikolinerjikler (Antihistaminikler, Belladona alkaloidleri, Fenotiyazinler), Antidepresanlar (TSA, Selektif, serotonin reuptake inhibitörleri, MAO inhibitörleri), Antipsikotikler, Basit asfiktanlr (İnert gazlar, karbon dioksit), Hücresel asfiktanlar (Karbon monoksit, Siyanür, Hidrojen sülfür), Lityum, Kolinerjik ajanlar (Organofosforlar, Karbamat), Sempatolitikler (Beta blokerler, Kalsiyum kanal blokerleri, Klonidin), Sedatif-hipnotikler (Barbitüratlar, Benzodiyazepinler), Kas gevşeticileri, Hipoglisemik ajanlar, Ağır metaller, Opyatlar, Antiepileptikler, Mantarlar, Salisilatlar, Gamma hidroksibütirik asit, Uçucu inhalanlar, Alkoller Sempatomimetikler (Amfetamin, Kokain, Kafein, Fenilpropanolamin, Teofilin), Amantadin, Antikolinerjikler (Antihistaminikler, Atropin, Beladona alkaloidleri içeren bitkiler, Skopolamin, TSA, Fenotiyazinler, Antispazmodikler), Santral etkili halusinojenler (LSD, Fensiklidin, Meskalin, Psilosibin, Ketamin, MDMA türü amfetaminler), Kas gevşeticileri, Salisilatlar, Lityum, Lokal anestetikler (Lidokain), Simetidin, Hipoglisemik ajanlar, ağır metaller Ağır metaller, Ağızdan hipoglisemikler (Sülfonilüre), Akrep zehiri, Antiaritmikler, Antibiyotikler (İmipenem, Penisilinler), Antidepresanlar, Antihistaminikler (nadir), Antikolinerjikler, Antipsikotikler (Fenotiyazin, Klozapin), Bakır, Beta blokerler, Borik asit, Digoksin, Fenitoin, Fensiklidin, Florid, Geri çekilim tepkimesi (etanol, sedatifhipnotikler), Hidrokarbonlar, (İnhalanlar(asfiksi oluşturan), İnsülin, İzoniazid, Kafein, Kafur (Camphor), Karbamazepin, Karbon monoksit, Kinin, Klorfenoksi herbisitler, Kokain, Lindane, Lityum, Lokal anestetikler (Lidokain), Mantarlar (Gyromitra türü), MDMA türü amfetaminler, Metilfenidat, Nikotin, Opyatlar (propoksifen, meperidin), Orfenadrin, Organofosfatlar, Piretirinler (pyrethrins), Rodentisitler, Salisilatlar, Sığır baldıranı (Water Hemlock), Siyanür, Teofilin, TSA, Yılan zehiri (Nörotoksini olanlar) Sempatomimetikler (Amfetamin, Kokain, Kafein, Salbutamol, Teofilin, Metilfenidat), Antipskotikler, Lityum, Antikolinerjikler (Antihistaminikler, TSA), Meperidin, İlaç geri çekilme tepkimeleri, Ağır metaller Sempatomimetikler (Kokain, Amfetaminler), Antipsikotikler (Nöroleptikler), Metoklopramid, Karbon monoksit, etilen glikol, Metanol, Amoksapin, Fensiklidin, NAO inhibitörleri, Serotonin sendromu, Karadul örümcek (Black widow) sokması, MPTP tipi meperidinler, Metaqualon, Lityum, Striknin, Mangan, Siyanür, Karbon disülfür, Postanoksik beyin hasarı (herhangi bir nedenle) Antiepileptikler (Fenitoin, Karbamazepin), Antikolinerjikler (Antihistaminikler, TSA), Kolinerjik ajanlar (Organofosfor, Karbamat), diğer insektisitler, Botulizm, Ağır metaller (Civa, talyum), Baryum (Hipokalemi yaparak), Magnezyum, Nikotin, Yılan zehri (Nörotoksini olan), Solvent suistimali (Toluen, gaz yağı), Deniz ürünü zehirlenmesi [Paralitik kabuklu deniz hayvanı zehirlenmesi, Balon ya da kirpi balığı (Pufferfish)] Laboratuvar Bulguları Zehirlenme olgularında çoğu zaman laboratuvar yöntemlerine başvurmak gereklidir. Bu laboratuvar tetkikleri etkenin bilinmemesi, biliniyorsa etken maddenin cinsi ve zehirlenmenin şiddeti gibi çeşitli etmenlere bağlı olarak her olgu için değişebilmektedir. Laboratuvar için kan (5-10 ml, heparinize), idrar (100 ml, ilk idrar), kusmuk, mide içeriği (mide yıkama işleminde ilk alınan sıvı) ve bazen ter sıvısı kullanılmaktadır. Zehirlenme olgularında laboratuvar bulgularının ortaya çıkması için birkaç saat geçmesi gerektiğinden acilde hastanın yönetimine çok az katkı sağlar. Buna karşın yoğun bakım veya servise yatırılan zehirlenme olgularında hem etkenin saptanmasında hem etkenin doğrulanmasında ve ayırıcı tanısında hem de hastanın yönetiminde önemli bir yer tutabilmektedir. Kan şekeri, Kan gazları, Serum biyokimyası, Serum osmolalitesi, Gebelik testi Zehirlenmelerde en sık istenen tetkik kan şekeridir. Zehirlenen hastalarda, özellikle bilinci bozulmuş hastalarda hipoglisemi görülme olasılığı yüksektir. Bu nedenle dışlanması gereklidir. Zaten hipoglisemi hasta başı glukoz çubukları ile kolaylıkla tanı konulabilen ve kolaylıkla tedavi edilebilen bir durumdur. Serum elektrolitleri, BUN, kreatinin, HCO 3 düzeyi ve kan gazları sıklıkla istenmesi gerekmektedir. Ayrıca serum osmalalitesinin belirlenmesi çoğu zaman önemli ipuçları elde etmemizi sağlamaktadır. Bazı durumlarda aminotransferazların da istenmesi gerekmektedir. Bu laboratuvar sonuçları çıktıktan sonra zehirlenme tanısı için ipucu verecek olan 4 adet önemli açık yakalamış olacağız. Zehirlenmenin dört açığı olarak tanımlayabileceğimiz anyon açığı, ozmolar açık, delta açığı ve oksijen satürasyon açığı ayırıcı tanıda işimize çok yarayan bilgiler vermektedir. Anyon Açığı Anyon açığını hesaplamak bilinmeyen bir madde ile zehirlenmiş hastalarda ayırıcı tanıyı daraltmada ve tedavi önceliklerinin belirlenmesinde ileri derecede yarar sağlamaktadır. Anyon açığı hesaplanırken serumdaki ölçümlerin meq/l cinsinden olmasına dikkat edilmelidir. Hesaplama işlemi aşağıdaki denklemle kolaylıkla hesaplanmaktadır. Na + - (Cl - + HCO 3 - ) Normal anyon açığı 8-12 meq/l olarak kabul edilmesine rağmen aslında göz önüne alınabilir ölçüde değişken olduğunu bilmekte yarar vardır. Artmış anyon

10 10 açığı ile birlikte olan metabolik asidoz organik olarak etkin asitler tarafından oluşturulmaktadır. Bir çok zehirlenmenin ve çeşitli hastalıkların belirleyici özelliklerinden biridir (Tablo 14). Bazı durumlarda ise azalmış anyon açığı ile birlikte metabolik asidoz bulunabilir (Tablo 14). Anyon açığı hesaplanan olgularda aynı sonucu veren zehirlenme dışındaki hastalık durumlarının (ketoasidemi, dehidratasyon, üremi, laktik asidemi gibi) ayırıcı tanıda dışlanması gerekmektedir. Bir çok zehirlenmede artmış anyon açığının gelişebilmesi saatlik bir süreyi gerektirdiği için zehirlenmenin ilk döneminde normal anyon açığı saptanabileceği ayırıcı tanıda göz önüne alınmalıdır. Delta Açığı ve Delta Oranı Bazı hastalarda karma asit-baz bozukluğu meydana gelmektedir. Bunu tanımlayabilmek için anyon açığındaki artma ile HCO 3 düzeyindeki düşme arasındaki dinamik ilişkiyi değerlendirmek gereklidir. Bu nedenle aynı amaca hizmet eden iki ayrı formül önerilmiştir. Bunlardan birisi olan delta açığı aşağıdaki gibi hesaplanmaktadır. Bu formüldeki HCO 3 yerine venöz CO 2 i kullanmayı yeğleyenler de vardır. Delta açığı bazı kaynaklarda HCO 3 açığı olarak da tanımlanmaktadır. Anyon Açığı = Hesaplanan anyon açığı Normal anyon açığı* *: Bu formülde normal anyon açığı 12 meq/l olarak kabul edilmektedir. HCO 3 açığı = Normal HCO 3 değeri* Ölçülen HCO 3 değeri *: Bu formülde normal HCO 3 değeri 24 meq/l olarak kabul edilmektedir. Delta Açığı = Anyon Açığı - HCO 3 açığı Delta Açığı nın kolay bir hesaplanış şekli de vardır: Delta Açığı = (Na + - Cl - ) 36* *: Anyon açığı 12 meq/l ve normal HCO 3 değeri 24 meq/l kabul edildiğinde sabit değer 36 olmaktadır. Delta Açığı nın normal değeri -6 ile +6 arasındadır. Eğer artmış anyon açığı ile birlikte metabolik asidozu var ve Delta Açığı +6 dan daha büyük ise anyon açığında gözlenen değişikliğe göre serum HCO 3 düzeyinde beklenenden daha az bir düşme gerçekleşmiş demektir. HCO 3 düzeyinde beklenen düşme gerçekleşmediğine göre metabolik asidozla birlikte metabolik bir alkalozun da olduğu yani artmış anyon açığı olan karma bir asit-baz bozukluğu ile karşı karşıya olduğumuzu ve/veya solunumsal asidozu kompanse etmek için HCO 3 atılımının azaltıldığını göstermektedir. Eğer artmış anyon açığı ile birlikte metabolik asidozu var ve Delta Açığı -6 dan daha düşük ise anyon açığında gözlenen değişikliğe göre serum HCO 3 düzeyinde beklenenden daha fazla bir düşme ya da serum HCO 3 düzeyinde gözlenen değişikliğe göre beklenenden daha az bir anyon açığı gerçekleşmiş demektir. Serum HCO 3 düzeyinde beklenenden daha fazla bir düşme gerçekleşmesi solunumsal alkalozu kompanse etmek için böbreklerden HCO 3 atılımının arttığını ve/veya beklenenden daha az bir anyon açığının gerçekleşmiş olması bir hiperkloremik metabolik asidozun olaya eşlik ettiğini göstermektedir. Bu hesaplamanın klinik önemi asit içeren ilaç alan hastaları ayırt etmede işe yaramaktadır. Örneğin demir ve salisilat dozaşımlarında asidoz ve kusma bir arada olduğunda karma asit-baz bozuklukları meydana gelmektedir. Delta Oranı da Delta Açığı ile aynı anlamı ifade etmektedir. Delta Oranı = Anyon Açığı HCO 3 açığı şeklinde hesaplanmaktadır. Delta Oranı nın normal değeri 1-2 dir. Delta Oranı 0,4 den az olduğunda normal anyon açığı olan hiperkloremik asidozu, 1 nin altında olması artmış ve normal anyon açığı olan asidozu, 1-2 arasında olması anyon açığı olan saf metabolik asidozu, laktik asidozu (oran yaklaşık olarak 1,6 dır) veya diyabetik ketoasidozu (oran yaklaşık olarak 1 dir) göstermekte iken 2 den büyük ise artmış anyon açıklı metabolik asidoz ile birlikte metabolik alkaloz olduğuna veya önceden mevcut bir kompanse solunumsal asidozu olduğuna işaret etmektedir.

11 11 Tablo 14: Anyon açığını etkileyen ilaç ve zehirler Artmış anyon açığı (Asidoz yok) Karbenisilin, Sodyum tuzları, İzopropanol, Hipoalbüminemi, Hiperlipidemi Artmış anyon açığı (Metabolik asidoz ile birlikte) Asetaminofen ( gr.dan fazla alanlarda) Asetazolamid Alüminyum fosfat Amilorid Aminokaproik asit Amfetaminler 4-Aminopiridin Amonyum klorür Askorbik asit Benzalkonyum klorür Benzen Bialaphos 2-Butanon 2-Butoksietanol Dapson Demir Didanozin Dietilen glikol Dimetil sülfat Dinitrofenol Efedrin Endosülfan Etil alkol (alkolik ketoasidoz) Etilen dibromür Etilen glikol Epinefrin (İV, dozaşımı) Fenelzin Fenilbutazon, Fenol Flor Floroasetat Formaldehid Fosforik asit Fruktoz (İV) Fenformin (Market harici) Fenol Funnel web spider (Avustralya da bulunan bir örümcek) Glikol eterler Glifosat Fenoprofen Hidrojen sülfür Hücresel asfiktanlar İbuprofen (300 mg/kg üzerinde alanlarda) İnorganik asit İyot İzoniazid Kalıtsal metabolik bozukluk Karbon monoksit Ketamin Ketoprofen Kireç kükürdü (Lime sulfur) Azalmış anyon açığı (Metabolik asidoz ile birlikte) Asetazolamid Amilorid Amonyum klorür Amfoterisin B Bromür Diyare Fialuridin (FIAU) Ozmolar Açık Hızlı İV sıvı uygulaması Hidroklorik asit Hiperalimentasyon Hipermagnezemi Hiperkalsemi İyot Kalsiyum klorür Zehirlenme ayırıcı tanısındaki önemli açıklardan bir diğeri ozmolar açık tır. Ozmolar Açık = Ölçülen ozmolalite Hesaplanan ozmolarite şeklinde hesaplanmaktadır. Ölçülen ozmolarite laboratuvarda direkt olarak ölçülen serum ozmolaritesi değeridir. Hesaplanan ozmolarite ise (2 x Na+) + (Kan şekeri Kloramfenikol Klozapin Kobalt, Kolşisin Metenamin mandelat Misoprostol Margosa yağı Metaldehid Metformin Metil alkol Monoklor asetik asit Nalidiksik asit Naproksen Nefopam Niasin Nitroprussid Papaverin Paraldehid (hippürik asit) Pennyroyal (Yarpuz, Filisgin, Habak) yağı Pentaboran Pentaklorofenol Polietilen glikol (düşük molekül ağırlıklı) Propofol Propilen glikol Psödoefedrin Kamboçya çayı Kolestiramin Lityum Polimiksin B Magnezyum klor Pankreatik fistül Posthipokapni Salisilatlar Sempatomimetikler (Kokain, teofilin, Kafein, Salbutamol) Sentrimonyum bromür Sitrik asit Siyanür Sodyum azid Sorbitol (İV) Steroid olmayan antienfilamatuvar ilaçlar Streptozosin Striknin Kükürt Sultiam Surfaktan herbisidler Teofilin Tetrasiklin (Son kullanma tarihi geçmiş) Tienilik asit Tiyamin eksikliği Toluen (hippürik asit) Tranilsipromin Trietilen glikol Vakor Valproik asit Verapamil Zidovudin (6 aydan fazla kullanımlarda) Renal tübüler asidoz Spiranolakton Sulfamilon Sulindak Toluen, Topiramat Trometamin Ureteroenterostomi 18) + (BUN 2,8) + (Etil alkol 4,6) şeklindedir. Tüm değerler mmol/l olmalıdır. Eğer hasta metil alkol, etilen glikol veya izopropil alkol (izopropanol) almışsa bu formülun uyarlanarak hesaplanması daha doğrudur. Bu durumda etil alkol yerine (metil alkol 3,2) veya (etilen glikol 6,2) veya (izopropil alkol 6,0) konulmalıdır. Eğer hasta aynı anda hem alkol hem de

12 12 toksik alkol almışsa etil alkol formülden çıkartılmadan alınan toksik alkol formüle eklenmelidir. Ozmolar açığın normal değeri -2 ile +6 arasıdır. Ancak Ozmolar açığın yorumlanmasında normalin üst sınırı olarak +10 değeri kabul edilmektedir. Artmış Ozmolar açığın bilindik toksikolojik nedenleri etilen glikol, etil alkol ve izopropanol zehirlenmeleridir. Ayrıca yüksek ozmotik bileşiklerin tümü Ozmolar açığın artmasına neden olmaktadır (Tablo 15). Tablo 15: Artmış ozmolar açığa neden olan maddeler İlaç ve Katkı maddeleri Hastalıklar Toksik alkoller Diğer kimyasal maddeler İzoniazid Mannitol gibi ozmotik diüretikler Radyokontrast madde İV immünglobülin (maltoz) Propilen glikol Gliserol Sorbitol Kronik böbrek yetmezliği Laktik asidozis Diyabetik ketoasidozis Alkolik ketoasidozis Hiperlipidemi Hiperproteinemi Hipermagnezemi (>9,5 meq/l) Etil alkol (eğer formüle dahil edilmemişse) Etilen glikol /Glikolaldehid İzopropanol Metanol /Formaldehid Etil eterleri Aseton Trikloretan Glikol eterler İyot (?) Glisin Oksijen Satürasyon Açığı Arteriyel kan gazında hesaplanan oksijen satürasyonu ile co-oksimetri (nabız oksimetrisi gibi) ile ölçülen oksijen satürasyonu arasında %5 in üzerinde fark olması oksijen satürasyon açığı olarak tanımlanmaktadır. Oksijen satürasyon açığı na neden olan etkenler Tablo 16 da görülmektedir. Methemoglobinemide nabız oksimetre ile ölçülen oksijen satürasyonu yalancı olarak yüksek saptandığı için oksijen satürasyon açığı hesaplaması yaparken bu durum dikkate alınmalıdır. Yüksek venöz oksijen içeriği (venöz kanın arteriyolizasyonu) siyanür ve hidrojen sülfür zehirlenmesinin belirleyici bir özelliğidir. Tablo 16: Oksijen satürasyon açığına neden olan maddeler Karbon monoksit Hidrojen sülfür (olası) Siyanür (?) Sulfhemoglobinemi Methemoglobin Nitratlar Gebelik Testi Çocuk doğurabilme çağına gelmiş tüm kız çocuklarında gebelik testi yapmak çok önemlidir. Toksikolojik Tarama İki tür toksikolojik tarama vardır. Bunlardan birisi kalitatif taramadır ve çoğul ilaç alımı öyküsü olan ya da bilinmeyen nedene bağlı zehirlenmesi olan hastalarda kullanılmaktadır. Diğeri ise kantitatif taramadır ve öyküsünde aldığı ilaç bellidir, böylece özgül ilaç düzeyi ölçümü yapılır. Kalitatif toksikolojik taramanın uygulamada değeri çok azdır, maliyeti yüksektir ve sonuçlanması için geçen zaman uzundur. Ayrıca sınırlı sayıdaki ilaç ve maddeleri taradığı için sonucun menfi olması zehirlenme tanısını dışlatmaz. Kantitatif tarama ise öykü ve fizik muayenenin işaret ettiği ilacın düzeyini ölçmemizi sağlamaktadır. Nedeni saptanamayan zehirlenmelerde Türkiye de en sık rastlanan iki zehirlenme nedeni olan antidepresan ve parasetamol düzeyinin ölçülmesi akılcı bir yaklaşım olacaktır. İdrar Tetkiki İdrarda toksikolojik tarama yapılabileceği gibi hızlı hastabaşı testler de yapılabilir. Demir Klorür (Fe 3 Cl) Testi salisilat ve fenotiyazin zehirlenmelerinde kullanılmaktadır. Bu testte hastanın 1 ml.lik idrarına 1 ml demir korür eklenir, idrar rengi koyulaşıp koyu menekşe rengine dönüşürse test pozitif kabul edilir. Test pozitif olsa bile eğer hasta semptomatikse zehirlenmeyi doğrulamak için ilaç düzeyi ve elektrolitlerin çalıştırılması gerekmektedir. Etilen glikol (antifiriz) zehirlenmelerinde idrarda kalsiyum oksalat kristallerinin görülmesi tanı koydurucudur. Ancak zehirlenmenin erken döneminde saptanmayabilir veya zamanında tedavi uygulanmaya

13 13 başlanmışsa hiç görülmeyebilir. Wood s lambası kullanılarak floresans tespit etmek suretiyle etilen glikol zehirlenmesi tanısı konulabileceği 1990 yılında önerilmiş olmasına rağmen 2001 yılında bu işlemin önemli sayıda yalancı pozitif sonuç verdiği gösterildiği için uygulanmamaya başlanmıştır. Eğer yine de idrarda floresans testi yapılacaksa muhakkak normal birinden alınan idrar örneği ile karşılaştırmalı çalışılmalıdır. Çubukla yapılan idrar tetkiki ile birlikte mikroskopik incelemenin aynı zamanda yapılması önemlidir. Çubukla yapılan idrar tetkikinde hemoglobin varlığı mevcutken mikroskopik incelemede alyuvarlar görülmüyorsa hemoliz ve miyoglobinüri olasılığını düşünmek gereklidir. İdrar rengi tanısal anlamda önemli bir ipucu sağlayabilir (Tablo 17). Salisilat veya amitriptilin zehirlenmesi gibi sodyum bikarbonat tedavisi uygulanan hastalarda idrar ph monitorizasyonu yapılması gereklidir. Tablo 17: İdrar renginde değişiklik yapan maddeler Kırmızı Aminopirin Aminosalisilik asit Anilin boyaları Antipirin Bakır Böğürtlen Civa Deferoksamin Doksorubisin Eritrositler Fenasetin Fenazopiridin Fenitoin Fenotiyazin Hmoglobin Işgın (Ravend) İbuprofen Kinin Klorokin Metildopa Miyoglobin Naftalin Pancar Porfirin Rifampin Uratlar Sarı Aloe Bakla Işgın (Ravend) Nitrofurantoin Primakin Sulfametoksazol Asetanilid Akriflavin Akut ateşli hastalıklar Havuç Fenasetin Riboflavin Kahverengi Akdiken kabuğu (Cascara) Akut ateşli hastalıklar Alkaptonüri Bakır Bakla Benzen Civa Demir Dinitrofenol Fenasetin Fenilhidrazin Fenitoin Fenoller Fenotiyazin Hemoglobinüri Karbon tetraklorür Kinin Klorokin Krezol Levodopa Metildopa Metokarbamol Metronidazol Naftalin Nitrofurantoin Primakin Senna alkaloidi Sülfonamidler Portakal- Kırmızımsı portakal Aminopirin Anilin boyaları Antipirin Civa Dantrolen Deferoksamin Dehidratasyon Doksorubisin Fenasetin Fenazopiridin Fenazopiridin Fenazopiridin Fenitoin Fenolftalein Fenotiyazin Furazolidin İbuprofen Klorzosakson Klorzosakson Rabdomiyolizis Rifampin Salisilazosulfapiridin Süreğen bakır zehirlenmesi Warfarin Yeşilimsi Mavi Akriflavin Amitriptilin Antrakinonlar Arbutin Bakır sülfat Biliverdin Borik asit Çivit mavisi (İndigo blue) Fenilsalisilat Fenoller İndometazin Klorofil (Buğu tedavisi) Magnezyum salisi-lat Metilen mavisi Propofol Timol Toluidin mavisi Triamteren Siyahımsı Akdiken kabuğu (Cascara) Alkaptonüri Demir Fenasetin Fenazopiridin Fenilhidrazin Fenoller Homogentisik asit Kinin Krezol Levodopa Melanin Metakarbamol Metildopa Naftalin Nitrobenzen Sulfonamidler Timol Tirozinozis Pembe Aminopirin Aminosalisilik asit Ampisilin Sefalosporin Anilin boyaları Bakır Böğürtlen Civa Deferoksamin Doksorubisin Fenasetin Fenazopiridin Fenitoin Fenolftalein Fenotiyazin İbuprofen Kinin Klorokin Naftalin Pancar Porfirinler Rifampin Elektrokardiyografi (EKG) Bulguları Nedeni bilinmeyen tüm zehirlenme olgularında 12 derivasyonlu EKG çekilmesinin çok yararlıdır. Herhangi bir kardiyotoksik ajanla meydana gelen zehirlenmelerde sık veya devamlı EKG monitorizasyonu yapılması gereklidir. Kardiyak monitorizasyon özellikle sempatomimetik ajanlar, siklik antidepresanlar, dijitaller, beta-blokerler, kalsiyum kanal blokerleri, antihipertansif ajanlar, arsenik, siyanür ve karbon monoksit zehirlenmesinde özellikle kullanışlıdır. Birçok zehirlenme olgusunda EKG bulguları tanıda çok yararlı olmaktadır (Tablo 18).

14 Genişlemiş QRS ve/veya QT aralığı Sinüs / Supraventriküler Taşikardi AV Blok / Sinüs Bradikardisi 14 Tablo 18: Zehirlenmelerde elektrokardiyografik bulgular Ventriküler Taşikardi İskemik Bulgular Alfa-adrenerjik agonistler (Fenilpropanolamin, Klonidin, İmidazolin) Arsenik Beta blokerler Bupivakain Edrofonyum Fenotiyazin Antikolinerjikler Antihistaminikler Atropin Fenotiyazin Klozapin Skopolamin TSA Antidepresanlar (TSA) Antipsikotikler (Fenotiyazin) Flor Antimikrobiyaller Amantadin Klorokin Eritromisin Pentamidin Kinin Antipsikotikler (Fenotiyazinler) Fizostigmin, Neostigmin Kalsiyum kanal blokerleri Karbamezepin Kardiyak glikozidler Kolinerjik ajanlar (Organofosfor, Karbamat) Lityum Magnezyum Sempatomimetikler Amfetaminler, Teofilin Dobutamin, Dopamin Epinefrin, Efedrin, Psödoefedrin Kafein, Kokain Metilfenidat Salbutamol Klorlu hidrokarbonlar (Kloral hidrat, Solventler) Kardiyak glikozidler Antidepresanlar (Trisiklikler, Maprotilin) Antihistaminikler (Difenhidramin, Astemizol, Terfenadin) Arsenik Etilen glikol (hipokalsemi ile) Beta blokerler Flor Opyatlar Pentamidin Propoksifen Sedatif-hipnotikler Siklobenzapirin Tip I antiaritmik ajanlar Trisiklik antidepresanlar Etil alkol Hücresel asfiktanlar İlaç geri çekilme tepkimesi Karbon monoksit Tiroid hormonları Trisiklik antidepresanlar Potasyum, Tip I antiaritmikler Sempatomimetikler (Kokain, Amfetamin, Teofilin vs) Kalsiyum kanal blokerleri Lityum Organofosforlar Propoksifen Sitrik asit Talyum Tip I antiaritmikler Hipoksemi yapan ilaçlar Hipotansiyon yapan ilaçlar Hücresel asfiktanlar (Siyanür, Karbon monoksit) Radyolojik Tetkikler Bazı zehirlenme olgularda yararlı bilgiler verebilir. Pulmoner aspirasyon veya zehrin kalp ve solunum ile ilişkili komplikasyonlarını değerlendirmek amacıyla kullanılabilir. Ayrıca bazı zehirlenme etkenleri radyoopak olabilir, böylece direkt grafilerle bu etkenler gösterilebilir. Radyoopak olan bazı etkenler şunlardır: Kloralhidrat, Ağır metaller, Fenotiyazinler, Enterik-kaplı ilaçlar (bazı salisilat preparatları gibi), Yavaş salınan ilaçlar (bazı teofilin preparatları gibi) Toksik Sendromlar (Toksidromlar) Bazı zehirlenmeler bilindik bulguların bir arada olduğu klinik bir seyir izlemektedir. Ortaya çıkan çok sayıdaki bulgu birleşimine toksik sendrom veya toksidrom denilmektedir. Özellikle nedeni bilinmeyen zehirlenmelerde çok yararlı olabilmektedir (Tablo 19).

15 TSA Sempatomimetikler* Opyatlar Kolinerjikler Antikolinerjikler 15 Tablo 19: Toksidromlar Toksidromlar Örnek Maddeler Bilinç Durumu Yaşamsal Bulgular Pupiller Diğer Bulgular Antihistaminikler Antiparkinson ilaçlar Antispazmodikler Atropin Baklofen Belladona alkaloidleri Benztropin Fenotiyazinler Orfenadrin Propantelin Skopolamin TSA Betanekol Drofonyum Fizostigmin Karbamatlar Nikotin Organofosfatlar Pilokarpin Sinir gazları Ürekolin Dekstrometorfan Difenoksilat Eroin Metadon Morfin, Hidromorfon Oksikodon Pentazosin Propoksifen Amfetamin Efedrin Fenilpropanolamin Kafein Kokain Psödoefedrin Teofilin Salbutamol Amitriptilin Desipramin Doksepin İmipramin Klomipramin Nortriptilin Hırçın, Huzursuz Aşırı ihtiyatlı Halüsinasyonlar Ağzında geveleyerek konuşma Koma Bilinç bulanıklığı Koma SSS ƒ baskılanması Koma Aşırı uyanık Hırçın, Huzursuz Halüsinasyonlar Paranoya Bilinç bulanıklığı Hırçınlık, huzursuzluk Koma Hipertermi Taşikardi Hipertansiyon Taşipne Bradikardi Hipertansiyon veya hipotansiyon Taşipne veya bradipne Hipotermi Bradikardi Hipotansiyon Hipopne Bradipne Hipertermi Taşikardi Hipertansiyon Geniş nabız basıncı Taşipne Hiperpne Hipertermi Taşikardi Hipertansiyon sonra hipotansiyon Hipopne Midriyazis Miyozis Miyozis Midriyazis midriyazis Kuru kızarmış cilt Kuru mukozalar Flushing Barsak peristaltik seslerinde azalma İleus İdrar retansiyonu Myoklonus Koreoatetoz Nöbetler (nadir) Bulanık görme Disritmiler Lakrimasyon, Salivasyon İdrar ve gaita inkontinansı Diyare, Kusma Diyaforezis Karın ağrıları, kramplar Bronkokonstriksiyon Fassikülasyon Zayıflık, güçsüzlük Nöbetler Hiporefleksi Akciğer ödemi Solunum durması Barsak peristaltik seslerinde azalma Şırınga izleri Diyaforezis Tremorlar Hiperrefleksi Nöbetler Rabdomiyolizis Yaygın damariçi koagülasyon Nöbetler Miyoklonus Koreoatetoz Disritmiler ve iletim anormallikleri

16 Seratonin sendromu Ekstrapiramidal Halüsinojenik Sedatif-Hipnnotikler 16 Alkoller SSS ƒ baskılanması Hipotermi Miyozis Hiporefleksi Barbitüratlar Konfüzyon Bradikardi Akciğer ödemi Benzodiyazepinler Stupor Hipotansiyon Solunum durması Glutetimid Karizoprodol Meprobamat Koma Halüsinasyonlar (Bazen) Hipopne Bradipne Barsak peristaltik seslerinde azalma Zolpidem Propofol Fensiklidin LSD, Kokain Halüsinasyonlar Algılamada bozulma Hipertermi Taşikardi Midriyazis (Genellikle) Nistagmus MDMA, MDEA tipi amfetaminler Meskalin Kimliksizleşme Duyum ikiliği (Sinestezi) Hipertansiyon Taşipne Psilosibin Huzursuzluk Haloperidol Hırçınlık Hipertermi - Koreoatetoz Fenotiyazin Risperidon Olanzapin Huzursuzluk Bilinç bulanıklığı Koma Taşikardi veya bradikardi Hipotansiyon ve hipertansiyon Tremor Rijidite Distonik hareketler Opistotonus Trismus Hiperrefleksi Fluoksetin Bilinç bulanıklığı Hipertermi Tremor Paroksetin Hırçınlık Taşikardi Miyoklonus Sertralin Huzursuzluk Hipertansiyon Hiperrefleksi Trazodon Koma Taşipne Klonus Klomipramin Diyaforezis MAO inhibitörü (tek başına) MAO inhibitörü ile birlikte kullanılan TSA, SSRI, Meperidin, Dekstrometomorfan, L-triptofan Flushing Trismus Rijidite Diyare Ürperme, titreme Ecstasy İzoniazid *: Saf beta-adrenerjik ajanlar taşikardi, hipotansiyon, tremor, miyozis; saf alfa-adrenerjik ajanlar hipertansiyon, bradikardi, midriyazis yaparlar. ƒ: SSS kısaltması santral sinir sistemi anlamında kullanılmıştır. Tüm bu değerlendirmeleri yaptıktan sonra zehirlenme etkenine göre değişmekle birlikte 6-12 saatte (nadir zehirlenmelerde 24 saat) hiçbir bulgu ortaya çıkmamışsa önerilerle evine gönderilmelidir. Zehirlenme bulguları gözlenmişse zehirlenmenin şiddetine bağlı olarak hastaya çocuk acil gözlemde ya çocuk servisinde ya da çocuk yoğun bakımda izlenmelidir. Aşağıdaki bulgu ve durumlar mevcutsa hastanın çocuk yoğun bakıma yatırılması gerekmektedir. 1. Solunum baskılanması (PaCO 2 > 45 mmhg) 2. Acil entübasyon 3. Nöbet 4. Disritmiler (ikinci-üçüncü derece AV blok) 5. Sistolik kan basıncı < 80 mmhg 6. Sözel uyarıya yanıtsızlık 7. GKS < Acil diyaliz, hemoperfüzyon, devamlı arteiyovenöz hemofiltrasyon veya ECMO gereksinimi 9. Metabolik asidozun tedaviye rağmen ilerlemesi 10. Akciğer ödemi 11. Hipotermi veya hipertermi

17 TSA veya fenotiyazin zehirlenmesi (Eğer antikolinerjik sendrom bulguları gelişmiş, nörolojik anormallikler mevcut, QRS süresi > 0,12 sn veya QT aralığı > 0,5 sn ise) 13. Acil cerrahi müdahale 14. Organofosfor zehirlenmesinde tedavisinde PAM verilmesi DESTEKLEYİCİ TEDAVİ, DEKONTAMİNASYON ve DETOKSİFİKASYON ABC (Havayolu-Solunum-Dolaşım ın sağlanması ve garanti altına alınması) Zehirlenme nedeni ile gelen hastalar genellikle bilinci açık, yaşamsal bulguları (ateş, nabız, solunum, kan basıncı, oksijen satürasyonu gibi..) normal sınırlar içindedir. Çok daha az sıklıkla bilinç düzeyi değişmiş, şokta veya aktif olarak havale geçiriyor olabilir. Bu tip hastalarda öncelikle ABC 15. Hayvan ısırık-sokmalarında antivenom verilmesi 16. Devamlı nalokson infüzyonu gereksinimi 17. Dijital dozaşımına bağlı hipokalemi veya digoksin-immün antikor Fab fragmanı uygulanması sağlanmalı ve yaşamı tehdit eden komplikasyonlar uygun şekilde yönetilmelidir. Hipotansiyon için serum fizyolojik veya laktatlı Ringer solusyonu ile sıvı yükleme tedavisi ilk seçenek olmalıdır. Eğer sıvı tedavisine dirençli ise yüksek doz vazopressor tedavi yaşam kurtarıcı olabilir. Yine de tedaviye yanıt alınamıyorsa, olası ise santral hemodinamik monitorizasyon ve intra-aortik balon pompa son seçenek olarak kullanılabilir. Tablo 20 de hipotansiyona neden olan bazı ilaçlarda özgün tedavi yaklaşımı görülmektedir. Tablo 20- Hipotansiyona neden olan ilaçlara özgün tedavi Zehirlenme Etkeni Önerilen İlaç Yorum / Diğer seçenekler Beta-adrenerjik agonistler (salbutamol, Beta-adrenerjik blokerler Astımı olan hastalarda hışıltının ortaya çıkmasına neden olabilirler. (Propranolol veya esmolol gibi) metoproterenol, teofilin) Beta-adrenerjik blokerler Glukagon Kalbin kasılma gücünü hızını artırır. Diğer ilaçlar amrinon, epinefrin, dopamin, dobutamin, izoproterenol. Kalsiyum kanal blokerleri Kalsiyum Diğer vazopressörler, glukagon, amrinon, epinefrin, dopamin, dobutamin, izoproterenol Klonidin Nalokson (?) Dopamin Alfa antagonistler veya Özgün tedavisi yok. Dopamin VERME! Norepinefrin ve fenilefrin verilebilir. fenotiyazinler Trisiklik antidepresanlar EKG de QRS interval >0,10 ise sodyum Yararlı olmazsa; norepinefrin, dopamin tercih edilir. bikarbonat, 1-2 meq/l IV bolus ml/kg serum fizyolojik Kolinerjik ilaçlar Atropin Dopamin Opyatlar Nalokson Dopamin Magnezyum Kalsiyum Dopamin Konvülsiyon varsa diyazepam 0,2-,0,5 mg/kg (en yüksek doz 5 yaş altı için 5 mg, 5 yaş üstü için 10 mg) veya midazolam 0,1-0,2 mg/kg (en çok 4 mg) damar yolundan verilir. Difenilhidantoin veya fenobarbital mg/kg dozunda yavaş infüzyonla yükleme yapılır, idamesi gerekirse 5 mg/kg olarak devam edilebilir. Difenilhidantoin 100 mg.lık toplam doza kadar 50 ml, mg için 100 ml, mg için 250 ml.lik serum fizyolojik ile sulandırarak süt çocuğu için en çok 0,5 mg/kg/dk, daha büyük çocuklar için 1 mg/kg/dk (en çok 50 mg/dk) hızında infüze edilmelidir. Fenobarbital için sulandırma sıvısı olarak serum fizyolojik yanı sıra %5 dekstroz veya ringer laktat solusyonu da kullanılabilir. Toplam doz 100 mg.ın altında ise 50 ml, 100 mg.ın üstünde ise 100 ml. içinde sulandırılmalıdır. En çok 1 mg/kg/dk (60 mg/dk yı aşmamalı) hızında infüze edilebilir. Miyokardiyal baskılanma kalsiyum kanal blokerleri ve beta-blokerlerle oluşan zehirlenmelerde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Kalsiyum kanal blokerleri ile oluşan zehirlenmelere bağlı şokta öncelikle epinefrin, norepinefrin ve diğer katekolaminler kullanılmalıdır. Katekolaminlere dirençli olgularda ise kalsiyum klorür ikinci sıradaki tedavi seçeneğidir. Bu olgularda glukagon da hipotansiyon tedavisinde başarılı sonuç verebilmektedir. Zehirlenmelere bağlı aritmiler, birkaç istisna dışında, genellikle standart ACLS (İleri Kardiyak Yaşam Desteği) yöntemleri ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Trisiklik antidepresanlara bağlı ventriküler disritmilerin ve hipotansiyonun tedavisinde ilk tercih ilaç sodyum bikarbonattır. İkinci sırada ise daha az etkili olabilen hiperventilasyon (tartışmalı) ve hipertonik salin kullanımı göz önüne alınabilir. Tablo 18 de kardiyak ritim bozukluklarına neden olan ilaçlar görülmektedir. Zehirlenmeye bağlı veya nedeni belli olmayan bilinci kapalı hastalarda; %100 oksijen uygulanmalıdır.

18 18 Olası ise hasta başı-kan şekeri tetkiki sonrası hipoglisemi varsa veya zehirlenme kuşkusu var, ancak etken tahmin edilemiyor ve kan şekerine hızla bakılamıyorsa kan şekeri sonucu beklenmeden 0,5-1 gr/kg %25 dekstroz (2-4 ml/kg) veya %10 dekstroz (5-10 ml/kg) solüsyonu en az 5 dk.lık süre içinde İV bolus uygulanabilir. Kan şekerini mg/dl arasında tutmak hedef olmalı ve asla kan şekerinin aşırı yükselmesine neden olunmamalıdır. Hipoglisemik hastalara uygulanacak dekstroz solusyonunun dozu hesaplanırken akılda kalıcılığı artırmak açısından 0,5 gr/kg dozu için 50 ler kuralı, 1 mg/kg dozu için 100 ler kuralı nı anımsamakta yarar vardır. 50 ler kuralı %5 Dekstroz için 10 ml/kg (5 x 10 = 50) %10 Dekstroz için 5 ml/kg (10 x 5 = 50) %25 Dekstroz için 2 ml/kg (25 x 2 = 50) %50 Dekstroz için 1 ml/kg (50 x 1 = 50) 100 ler kuralı %5 Dekstroz için 20 ml/kg (5 x 20 = 100) %10 Dekstroz için 10 ml/kg (10 x 10 = 100) %25 Dekstroz için 4 ml/kg (25 x 4 = 100) %50 Dekstroz için 2 ml/kg (50 x 2 = 100) Bu tip olgular için erişkinlerde uygulanan tiyaminin alkol alma olasılığı olmayan veya malnütre olmayan çocuklarda ampirik olarak uygulanması gerekli değildir. Son yıllarda ülkemizde de madde bağımlılığı sorun olmaya başladığı için ampirik olarak nalokson kullanımı düşünülebilir. Yine de her hasta için ayrı ayrı değerlendirme yapmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Flumazenil kullanımı ise eğer hasta benzodiyazepin zehirlenmesi değilse hasta için zararlı olabileceği, hatta ülkemizde çok sık karşılaşılan trisiklik antidepresan zehirlenmelerinde konvülsiyonu indükleyebileceği için benzodiyazepin zehirlenmesi düşünülmüyorsa kullanılmamalıdır. DEKONTAMİNASYON ve DETOKSİFİKASYON Zehirlenme olgularında son on yılda en sık tartışılan konulardan biri gastrointestinal dekontaminasyondur. Bu konuda sıklıkla sorgulanan ve yanıtları tartışılan soru şu idi: Zehirlenmelerde alınan etken maddeyi nötralize etmek veya vücuttan uzaklaştırmak her zaman gerekli midir, gerekiyorsa ne zaman, nasıl ve hangi yöntem(ler) kullanılarak yapılmalıdır? Bu yazının geri kalan bölümlerinde bu sorunun yanıtları verilmeye çalışılacaktır. 1. İpeka Şurubu: Artık zehirlenmelerde (özellikle çocuklarda özkıyım amacı taşımayan zehirlenmelerde) zehrin etkisinden korunmak için ipeka şurubu kullanılması önerilmemektedir. Zaten bu ilaç ülkemizde bulunmadığı için bunu uygulama olanağımız da yoktur. İpeka şurubunun kusmayı uyarmadaki etkinliği tartışılamayacak kadar güçlüdür. Buna karşın zehirlenmeye neden olan etkeni uzaklaştırmadaki etkinliği zayıftır ve zehirlenmenin şiddetini azaltma gücü ise hiç bir çalışmada kanıtlanamamıştır. Bu olumsuz bilgilerin yanı sıra sıklıkla uzamış kusma yakınmalarına neden olması hem çocuklar için hoş olmayan bir duruma hem de vücut sıvı-elektrolit dengesine olan olası etkilerinden dolayı çocuğun durumunun daha fazla kötüleşmesine zemin hazırlayabilmektedir. Uzamış kusma yakınması aynı zamanda ipeka şurubuna mı bağlı, yoksa zehirlenmenin devam eden bir bulgusu mu? şeklindeki yanıtlanması zor bir sorunun doğmasına da neden olabilmektedir. 2. Mide Yıkaması: Bu işlem de artık çok kısıtlı durumlarda önerilen, nadiren uygulanabilen bir girişim olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaklaşık 200 yıldan beri ağızdan alınan maddelere bağlı zehirlenmelerde kullanılan bu girişim günümüzde sınırlı endikasyonu nedeniyle tedavide önemli bir yer tutmaktan çok tarihsel bir öneme sahiptir. Mide yıkaması işlemi eğer zehirlenmeye neden olan madde yaşamı tehdit edebilecek kadar fazla miktarda alınmışsa veya alınan madde güçlü toksik etkiye sahipse (siyanür, kalsiyum kanal blokerleri, kolşisin, klorokin, trisiklik antidepresanlar ) ve alımından sonra en fazla bir saat kadar bir zaman geçmişse uygulanması önerilmektedir. Ancak mide boşalmasını geciktiren nadir durumlarda (antikolinerjikler, opyatlar gibi ) iki-dört saate kadar yapılmasını ve aktif kömürle bileşik oluşturamayan madde (demir, lityum gibi ) alımlarında mide yıkanmasını önerenler de bulunmaktadır. Eğer endikasyonu olmayan durumlarda hastanın midesi yıkanırsa yararlı olma olasılığı olan işlemlerin (örneğin; aktif kömür uygulaması.) yapılmasını geciktirdiği için zararlı da olabileceği unutulmamalıdır. Mide yıkaması işleminin asla yapılmaması gerekli olduğu durumlar da vardır. Bunlar: yetersiz öğürme refleksi olan veya bilinç düzeyinde azalma olduğundan havayolu risk altında olanlar, korozif etkili madde alımları, uçucu özelliğe sahip madde (petrokimyasallar, hidrokarbonlar ) alımları Eğer zehirlenmiş hasta için mide yıkaması uygundur kararı verilmişse havayolunun açıklığı ve güvenliği garanti altına alınarak sol-yan dekübitis pozisyonuna getirilmeli ve çocuklar için French (F), ergenlik dönemindekiler için 36 F orogastrik tüple işlem yapılmalıdır. Orogastrik tüp yerleştirildikten sonra sıvı vermeden önce mide içeriği boşaltılmalı ve toksikolojik inceleme için ayrı bir kaba alınmalıdır. Mide yıkaması için kullanılacak en uygun sıvı vücut

19 19 ısısına yakın sıcaklıktaki serum fizyolojik veya %0,45 lik serum fizyolojiktir. Mideye her veriş-alış için çocuklarda 10 ml/kg (yaklaşık ml), ergenlik dönemindekilerde ml serum fizyolojik veya %0,45 lik serum fizyolojik kullanmak uygundur, daha fazlasını uygulamak doğru bir yaklaşım değildir. Verilen sıvı tümü ya enjektörle çekilerek ya da yer çekiminin etkisiyle kendiliğinden akması sağlanmak suretiyle olası ise geri alınmalıdır. Mide yıkaması işlemi sırasında nadiren de olsa bazı istenmeyen etkiler oluşabilir. Bunlar: 1- Mide içeriğinin pilordan barsaklara geçişini artırabilir. Bu geçişi azaltmak ve tüpten mide içeriğinin geri alınışını kolaylaştırmak için sol-yan dekübitis pozisyonu tercih edilmektedir., 2- Özefagus ve midede yaralanmalar ve perforasyon bazı çalışmalarda bildirilmiştir. 3- Mide içeriğinin/aktif kömürün aspirasyonu, 4- Aspirasyon pnömonisi, 5- Laringospazm, 6- Orogastrik sondanın yanlışlıkla trakeaya yerleştirilmesi, 7- Solunumun bozulması, 8- Vagal uyarı sonucu yaşamı tehdit edecek boyutlara varabilen bradikardi, 9- Hipotermi, 10- Burun kanaması. 3. Aktif Kömür: Organik maddelerin (odun, çürümüş yosun, Hindistan cevizi kabuğu gibi ) önce oksijensiz ortamda o C lik yüksek ısı etkisiyle yanarak toz haline getirilmesi sonucunda üretilen çözünmeyen toz şeklinde bir maddedir. Daha sonra yine o C lik yüksek ısıda buhar, hava, karbon dioksit, oksijen, çinko klorür, sülfürik asit veya fosforik asitle veya bunların kombinasyonuyla bir arada işlenerek aktif kömürün toksinleri bağlama gücü daha da artırılmaktadır. Aktif terimi toplam yüzey alanını artırmak amacıyla karbon granüllerine parçalanmasını anlatmak amacıyla kullanılmaktadır. 1 gr aktif kömürün kapladığı alan yaklaşık 950 m 2 dir. Bu nedenle alınan toksinin miktarı belli ise her 1 birim toksine 10 birim aktif kömür hesabıyla verilmelidir. Alınan madde (toksin/ilaç) miktarı çoğu zaman bilinemediği için genel bir doz hesabı kullanılır. Bu durumda 1 yaşına kadar 1 gr/kg, 1-12 yaş için gr ve ergenlik döneminde gr dozunda verilmelidir. Aktif kömür alkoller (aseton, etil alkol, etilen glikol, izopropanol, metil alkol), esansiyel yağlar, hidrokarbonlar (alkanlar, alkil halidler, aromatik hidrokarbonlar), petrol ürünleri, pestisidler, ağır metaller (demir, arsenik, civa, çinko, kadmiyum, vs), inorganik iyonlar (lityum, potasyum,sodyum, kalsiyum, magnezyum, flor, iyot), DDT (Diklorodifeniltrikloroetan), siyanür (çok az etkin), borik asit, çamaşır suyu ve kostik maddeler (asit ve alkaliler) dışındaki bir çok madde için güçlü bir adsorbandır. Aktif kömürün etkinliği ne kadar erken verilirse o kadar artmaktadır. Yapılan çalışmalarda zehirlenmenin ilk 1 saati içinde verildiğinde daha etkili olduğu, hatta 1 saatten sonra verilen aktif kömürün etkinliğinin ya hiç kalmadığı ya da çok azaldığı ileri sürülmüştür. Gönüllülerle yapılan çalışmalarda toksik madde alımından sonraki ilk yarım saatte aktif kömür verildiğinde toksinin %69,1 i, ilk bir saatte verildiğinde ise %34,4 ünün bağlanabildiğini saptamışlardır. 3 Bu bilgiler nedeniyle günümüzde hastane öncesinde, özellikle evlerde aktif kömür uygulanmasının önemi kuvvetle vurgulanmaya başlanmıştır. Keyes ve ark.larının 3a yaptıkları 34 olguluk bir çalışmada zehirlenme olgularında evde aktif kömür verildiğinde toksik madde alımından sonra ortalama 28 dk.da, evde verilmeyip hastanede aktif kömür uygulananlarda ortalama 118 dk.da işlem tamamlanmış olmaktadır. Bu çalışma hastane öncesinde aktif kömür uygulanmayıp hastaneye ulaşıncaya kadar beklendiğinde altın saatlerin kaybedildiğini göstermektedir. Ancak aktif kömürün hastane öncesinde eğitilmiş sağlık personeli tarafından kullanılmasından çok evde sağlık personeli olmayanların kullanması nedeniyle oluşabilecek komplikasyonların göz önüne alınması ve evde aktif kömür bulunduranların gerekli eğitimi almaları zorunluluğu vurgulanmalıdır. Günümüzde 1 gr.ının 2000 m 2 lik yüzey kapladığı süper-aktif kömürler (Charcoaid 2000, Requa Inc., Greenwich, CT, USA) de üretilmektedir. Çoğul doz aktif kömür uygulaması: Antikolinerjikler gibi gastrointestinal motiliteyi yavaşlatan ilaçlarla veya yavaş salınan / yavaş emilen ilaçlarla olan zehirlenmelerde çoğul doz aktif kömür kullanmak mantıklı bir yaklaşım olarak düşünülebilir. Benzer bir şekilde toksin vücuttan emildikten sonra enterohepatik veya enteroenterik dolaşımdan gastrointestinal diyaliz olarak da isimlendirilen işlemi gerçekleştirmek için çoğul doz aktif kömür kullanılabilir. Aynı mantık nedeniyle bazı ilaçların (teofilin, fenobarbital gibi ) damar-içi verilmesi ile oluşan zehirlenmelerde de çoğul doz aktif kömür kullanılabilir. Teorik olarak mantıklı olan bu önerilerle ilgili olarak 1999 yılında American Academy of Clinical Toxicology ve European Association of Poison Centres and Clinical Toxicologists tarafından hazırlanan ve sonradan Canadian Association of Poison Control Centres in de katıldığı o ana kadar yapılmış her türlü çalışmayı ve olgu sunumlarını inceleyip yayınladıkları bir raporda çoğul doz aktif kömür uygulamasının sadece yaşamı tehdit edecek miktarda alınmış karbamazepin, nadolol, dapson, fenobarbital, kininkinidin ve teofilin zehirlenmelerinde kullanılmasını önermişlerdir. Aynı yazıda gönüllülerle yapılan çalışmalarda çoğul doz aktif kömür uygulanmasının amitriptilin, dekstropropoksifen, digitoksin, digoksin, dizopiramid, nadolol, fenilbutazon, fenitoin, piroksikam ve sotalol zehirlenmelerinde vücuttan uzaklaştırılmalarını kolaylaştırdığının gösterilmiş olmasına karşın uygulanmasını veya uygulanmamasını önerecek kadar yeterli bilgi olmadığını rapor etmişlerdir. Salisilat zehirlenmesinde çoğul doz aktif kömür uygulanması halen tartışmalıdır. Bu konuda sunulan olgulardaki veriler çoğul doz aktif kömür uygulanmasını önermeye yeterli kanıt

20 20 sunamamaktadır. Deneysel veya klinik çalışmaların sonuçlarına göre astemizol, klorpropamid, doksepin, imipramin, meprobamat, metotraksat, fenitoin, sodyum valproat, tobramisin ve vankomisin zehirlenmelerinde çoğul doz aktif kömür uygulanmasının yararlı olmadığı gösterilmiştir. Aktif kömür kullanımı ile ilgili olarak son-söz şu şekilde toparlanabilir: Aktif kömür ya aşırı dozda alınmış, yan etkileri yaşamı tehdit edebilecek özellikte olan bir maddeyle oluşmuş zehirlenme olgularında ya da yaşamı tehdit edecek boyutta bulgu vermiş zehirlenme olgularında havayolu güvenliği sağlanarak olası olan en kısa sürede verilmelidir. Aktif kömür verilmeden önce mide yıkaması işlemi hasta ilk 1 saat içinde gelmişse yararlı olabilir, ancak daha geç kalınmış olgularda yararı gösterilmemiştir, aktif kömürün verilmeye başlanmasını geciktirebileceği için zararlı da olabilir. Aktif kömürle birlikte katartik kullanılmasının çocuklarda elektrolit dengesine olumsuz etkileri nedeniyle kullanılmaması önerilir. Ergenlik dönemindeki olgularda ise sadece bir doz katartik verilmesi önerisi tartışmalı bir konudur, yararı bilimsel çalışmalarla kanıtlanmamıştır. 4. Katartikler ve Tüm Barsak Yıkama: Çocukluk çağındaki zehirlenmelerde tek başına katartiklerin kullanımının yeri yoktur. Hatta aktif kömürle birlikte rutin olarak kullanımını destekleyen veriler de yoktur. Bununla birlikte göreceli olarak daha yeni bir yöntem olan dengeli ozmotik sıvılarla yapılan tüm barsak yıkama çok yararlı bir tedavi yöntemidir. Ancak uygulanması çocuğu ileri derecede rahatsız edici bir yöntem olmasının yanı sıra az sayıdaki olguda elde edilen deneyimlere dayanarak tedavideki yerinin tam belirlenmemiş olması güçlü bir öneri olarak sunulabilmesine engel olmaktadır. Bununla birlikte ciddi yan etkileri yok gibi görünmekte ve demir, aktif kömürle bağlanamayan diğer ilaçlar, yavaş salınan ilaçlar, enterik kaplı ilaçlar, kalsiyum kanal blokerleri, çinko, kurşun ve arsenik gibi metaller ve ruhsatlandırılmamış ilaçlarla olan zehirlenmelerde kullanılmasının yararlı olabileceği iddia edilmektedir. 4,7,9 İşlem polietilen glikol elektrolit solusyonu ile ağızdan veya nazogastrik sonda yoluyla 30 ml/kg/sa ya da 6 yaşından küçüklerde 0,5 L/sa, 6-12 yaş arasında 1 L/sa ve 12 yaşından büyüklerde 1,5-2 L/sa hızında verilerek uygulanması önerilmektedir. İşleme barsaktan göreceli olarak berrak sıvı gelene kadar devam edilmelidir. 4,9 Gastrointestinal patoloji veya disfonksiyonu olan olgularda (obstrüksiyon, ileus, hemoraji, perforasyon gibi ) ve havayolu açıklığı garanti altına alınmamış olgularda bu işlem yapılmamalıdır. 5. Cilt ve Göz Dekontaminasyonu: Toksik madde cilt ile temas etmişse tüm elbiseler çıkartılmalı, sabunlu su ile yıkanmalı ve ardından durulanmalıdır. Sıcak sudan, güçlü deterjanlardan ve yıkama işlemi sırasında cildin sertçe ovulmasından kaçınılmalıdır. Bu sırada işlemi yapan kişi eldiven ve tüm vücudu kaplayan dayanıklı giysiler giymelidir. Göze alkali veya asit bulaşmış ise bunu uzaklaştırmak için litrelerce serum fizyolojik ile göz yıkanmalıdır. Bu işlem sırasında konjonktival keseden ph ölçümleri yapılmalıdır. İşleme ph 7,4 olana dek devam edilmelidir. 6. Zorlu Diürez: Salisilat ve barbitürat zehirlenmelerinde önceden önerilen bir tedavi yöntemi idi. Günümüzde ise sıvı yüklenmesi riski nedeniyle kaçınılması gerekli bir yöntem olarak kabul edilmektedir. 7. İyonize Diürez: İdrarın alkalileştirilmesi zayıf asidik ilaçların atılımını artırmak amacıyla kullanılır. Normalde ilaçların non-iyonize olan bölümü böbreklerden süzülür ve ardından yeniden emilir. İdrarın alkalize edilmesi tübüllerde ilaçların iyonize bölümünün artmasına neden olur ve yeniden absorbe olmalarının önüne geçilmiş olur. Bu işlemden yarar gören zehirlenmeler şunlardır: salisilat, izoniazid, fenobarbital, mefobarbital, metotreksat, klorpropamid, primidon, kinolon antibiyotikleri, diklorofenoksiasetik asit, flor, uranyum zehirlenmeleri İdrarın alkalileştirilmesi için sodyum bikarbonat 1-2 meq/kg IV olarak 1-2 saat içinde gidecek şekilde başlanabilir. İnfuzyon hızı idrar ph sı 7,5-8,5 olacak şekilde ayarlanmalıdır. Diğer bir yöntem 0,6 x Hastanın Ağırlığı (kg) x 5 meq = Sodyum bikarbonat miktarı (meq) formülü kullanarak hastaya 4 saatlik süre içinde verilecek sodyum bikarbonat miktarı belirlenebilir. Hipokalemiye, hipokalsemiye ve hipernatremiye neden olabilir, bu nedenle yakından izlenmelidir. Konjestif kalp yetmezliği, akciğer ödemi, böbrek yetmezliği olan hastalarda idrar alkalizasyonu uygulanmamalı ya da sodyum yüklenmesi ve sıvı yüklenmesi konusunda uyanık olunmalıdır. İdrarın asitleştirilmesi zayıf alkalik ilaçların atılımını artırmak amacıyla kullanılır. Bu amaçla amonyum klorür kullanılmaktadır. Bu işlemden amfetamin, striknin, kinin, kinidin ve fensiklidin zehirlenmelerinde yararlanılabilir. Ancak asidozis ve hiperamonyemi gibi tehlikeli yan etkileri bu endikasyonlarda yararından daha ağır basar, bu nedenle günümüzde önerilen bir tedavi yöntemi değildir. 8. Diyaliz: Hemodiyaliz seçilmiş olgularda (şiddetli zehirlenmeler veya böbrek yetmezliği gibi ) kullanılması gerekli olabilir. Düşük moleküler ağırlıklı (<500 dalton), yüksek suda çözünür özelliğe sahip, düşük dağılım hacmi (2 L/kg) ve proteinlere zayıf bağlanma isteği olan maddelerle oluşan

BİTKİSEL İLAÇ ZEHİRLENMESİ

BİTKİSEL İLAÇ ZEHİRLENMESİ BİTKİSEL İLAÇ ZEHİRLENMESİ Yard. Doç.Dr. Nil Hocaoğlu Aksay Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı 28.04.2010 Olgu Sunumu 61 yaşındaki kadın hasta, Acil servise, ajitasyon,

Detaylı

ZEHİRLENMELERDE VİTAL BULGULAR. Doç. Dr. İbrahim İKİZCELİ İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

ZEHİRLENMELERDE VİTAL BULGULAR. Doç. Dr. İbrahim İKİZCELİ İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ZEHİRLENMELERDE VİTAL BULGULAR Doç. Dr. İbrahim İKİZCELİ İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi VİTAL BULGULAR Nabız Kan basıncı Solunum Oksijen satürasyonu Vücut sıcaklığı NABIZ BRADİKARDİ TAŞİKARDİ BRADİKARDİ

Detaylı

İÇİNDEKiLER. Önsöz...,... v BÖLÜM I. TOKSiKOLOJi'YE GiRiŞ

İÇİNDEKiLER. Önsöz...,... v BÖLÜM I. TOKSiKOLOJi'YE GiRiŞ İÇİNDEKiLER Önsöz...,... v BÖLÜM I TOKSiKOLOJi'YE GiRiŞ 1. 1.1 1.2 1.3 1.4 1.5 1.6 2. 2.1 2.2 2.3 3. 3.1 3.2 3.3 3.4 3.5 Toksikoloji de Temel Kavramlar...2 Toksikoloji'nin alt birimleri...2 Zehir ve Toksik

Detaylı

TOKSİDROMLAR. Dr. Hasan KILIÇ Malatya Devlet Hastanesi. 18. Acil Tıp Sempozyumu, Klinik Toksikoloji Kahramanmaraş, 2015

TOKSİDROMLAR. Dr. Hasan KILIÇ Malatya Devlet Hastanesi. 18. Acil Tıp Sempozyumu, Klinik Toksikoloji Kahramanmaraş, 2015 TOKSİDROMLAR Dr. Hasan KILIÇ Malatya Devlet Hastanesi 18. Acil Tıp Sempozyumu, Klinik Toksikoloji Kahramanmaraş, 2015 Toksidrom tanım Toksidrom (=toksik sendrom) kelimesi, zehirlenmelerde tanı ve ayırıcı

Detaylı

Lisans ve Lisanüstü Düzeyde Klinik Toksikoloji Eğitimi: Dokuz Eylül Üniversitesi Örneği

Lisans ve Lisanüstü Düzeyde Klinik Toksikoloji Eğitimi: Dokuz Eylül Üniversitesi Örneği Lisans ve Lisanüstü Düzeyde Klinik Toksikoloji Eğitimi: Dokuz Eylül Üniversitesi Örneği Dr. Yeşim Tunçok Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Klinik Toksikoloji Bilim Dalı,

Detaylı

T.C SAĞLIK BAKANLIĞI MÜMİNE HATUN HASTANESİ

T.C SAĞLIK BAKANLIĞI MÜMİNE HATUN HASTANESİ T.C SAĞLIK BAKANLIĞI MÜMİNE HATUN HASTANESİ DOK.NO: TA/122 YAY.TAR.: 24/10/2011 REV.TAR..01/10/2013 REV.NO:41 ZEHİRLENME VAKALARINDA GENEL YAKLAŞIM TALİMATI 1. AMAÇ Acil servise başvuran zehirlenme tanısıyla

Detaylı

ZEHİRLENMİŞ HASTAYA YAKLAŞIM

ZEHİRLENMİŞ HASTAYA YAKLAŞIM Türkiye Acil Tıp Derneği Asistan Oryantasyon Eğitimi ZEHİRLENMİŞ HASTAYA YAKLAŞIM SB İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İzmir, 24-27 Mart 2011 Sunumu Hazırlayan Yrd. Doç. Dr. Özlem Yiğit Akdeniz

Detaylı

İNTOKSİKASYONLARA YAKLAŞIM

İNTOKSİKASYONLARA YAKLAŞIM GİRİŞ ve EPİDEMİYOLOJİ İNTOKSİKASYONLARA YAKLAŞIM Dr. Metin ATEŞÇELİK FÜ Acil Tıp AD Elazığ Organizmanın kimyasal aktif bir maddeye maruz kalması sonucu fonksiyonlarının geçici veya kalıcı olarak bozulması

Detaylı

ÇOCUKLARDA ZEHİRLENMELER

ÇOCUKLARDA ZEHİRLENMELER ÇOCUKLARDA ZEHİRLENMELER Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Acil Tıp Birimi Tüm dünya da olduğu gibi Erişkin öncelikli sistem Erişkin baskın tıp eğitimi Dolayısıyla Çocuklar erişkinlerin küçültülmüş

Detaylı

100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir?

100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir? 100. Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, bipolar (manik depresif) bozukluğun tedavisinde öncelikli bir seçenek değildir? A) Karbamazepin B) Lamotrijin C) Lityum karbonat D) Valproik asit E) Duloksetin Referans:

Detaylı

SEDASYON-ANALJEZİ KAS GEVŞETİCİLER

SEDASYON-ANALJEZİ KAS GEVŞETİCİLER SEDASYON-ANALJEZİ KAS GEVŞETİCİLER MİDAZOLAMIN ÖNERİLEN DOZLARI ORAL 0.5-0.7 mgr/kg Max dox 20 mgr REKTAL 1.0 mgr/kg Max doz 20 mgr NAZAL 0.2-0.4 mgr/kg Max doz 10 mgr SUBLİNGUAL 0.2 mgr/kg * Max doz 2

Detaylı

AKUT ZEH RLENMELERDE FARMAKOLOJ K YAKLAfiIM

AKUT ZEH RLENMELERDE FARMAKOLOJ K YAKLAfiIM .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Acil Hekimlik Sempozyumu 16-17 Ekim 1997, stanbul, s. 145-166 AKUT ZEH RLENMELERDE FARMAKOLOJ K YAKLAfiIM Doç. Dr. A. Gökhan Akkan Zehir,

Detaylı

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ AMAÇ: Katılımcıların bu sunumun sonunda kan gazı ve asit baz dengesi ile ilgili bilgilerini artırmaları amaçlanmıştır. HEDEFLER:

Detaylı

Balıkesir Kimya Sanayi www.balikesirkimya.com 0 (266) 243 40 24

Balıkesir Kimya Sanayi www.balikesirkimya.com 0 (266) 243 40 24 Ürün kodu Malzeme adı Ambalaj Tipi Amb.Şekli TK.200700.01000 Aktif Karbon HDPE Kavanoz 1 kg TK.200700.05000 Aktif Karbon PP Kova 5 kg TK.200700.10000 Aktif Karbon PP Kova 10 kg TK.200710.01000 Aluminyum

Detaylı

Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU

Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU ICSD-2 (International Classification of Sleep Disorders-version 2) 2005 Huzursuz bacaklar sendromu Uykuda periyodik hareket bozukluğu Uykuyla

Detaylı

ZEHİRLENMELER. Prof. Dr. Hayri Levent YILMAZ, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Acil Bilim Dalı

ZEHİRLENMELER. Prof. Dr. Hayri Levent YILMAZ, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Acil Bilim Dalı ZEHİRLENMELER Prof. Dr. Hayri Levent YILMAZ, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Acil Bilim Dalı 1 Türk dili dünyadaki en güzel, yaygınlaşması en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk,

Detaylı

ZEHİRLENMİŞ HASTALARIN YÖNETİM SÜRECİ PROSEDÜRÜ

ZEHİRLENMİŞ HASTALARIN YÖNETİM SÜRECİ PROSEDÜRÜ AMAÇ: Bu prosedürün amacı; Kadirli Devlet Hastanesinde acil servise başvuran zehirlenme vakalarının Zehirlenmiş hastaya yaklaşımda izlenmesi gereken yöntemlerin belirlenmesi İlaç ve Zehir Danışma Merkezi

Detaylı

DÖK.KODU: YÖN.TL..16 YAYIN TARİHİ: 01.01.2010 REVİZE NO:18 REVİZE TARİHİ:20/04/2014 SAYFA NO: 1/6

DÖK.KODU: YÖN.TL..16 YAYIN TARİHİ: 01.01.2010 REVİZE NO:18 REVİZE TARİHİ:20/04/2014 SAYFA NO: 1/6 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ÖZEL KARAMAN MÜMİNE HATUN HASTANESİ ACİL SERVİSTE ZEHİRLENMİŞ HASTAYA YAKLAŞIM TALİMATI DÖK.KODU: YÖN.TL..16 YAYIN TARİHİ: 01.01.2010 REVİZE NO:18 REVİZE TARİHİ:20/04/2014 SAYFA NO:

Detaylı

Toksikolojik Sendromlar (Toksidromlar) ve ïlaþ Zehirlenmeleri - I

Toksikolojik Sendromlar (Toksidromlar) ve ïlaþ Zehirlenmeleri - I ï.. Cerrahpafla Tøp Fak³ltesi S³rekli Tøp Eñitimi Etkinlikleri Zehirlenmeler Sempozyum Dizisi No: 32 ò Araløk 2002; s. 21-53 Toksikolojik Sendromlar (Toksidromlar) ve ïlaþ Zehirlenmeleri - I Prof. Dr.

Detaylı

Ölüm Sonrası Adli Olgularda İlaç/Maddelere Analitik Yaklaşım

Ölüm Sonrası Adli Olgularda İlaç/Maddelere Analitik Yaklaşım Ölüm Sonrası Adli Olgularda İlaç/Maddelere Analitik Yaklaşım Ayşe Pınar Yamantürk Çelik Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı İstanbul Tıp Fakültesi İstanbul Üniversitesi 21. Ulusal Farmakoloji Kongresi, Osmangazi

Detaylı

Farmakoloji bilgileri kullanılarak farmakoloji dışında yanıtlanabilecek olan toplam soru sayısı: 8

Farmakoloji bilgileri kullanılarak farmakoloji dışında yanıtlanabilecek olan toplam soru sayısı: 8 Soruların konulara göre dağılımı: Otonom Sinir Sistemi : 5 Santral Sinir Sistemi : 5 Genel Farmakoloji: 2 Kardiyovaskuler sistem: 3 Otakoid: 2 Endokrin sistem: 2 Antiviral ilaçlar: 1 Konu dağılımı daha

Detaylı

ZEHİRLENMELERE YAKLAŞIM

ZEHİRLENMELERE YAKLAŞIM ZEHİRLENMELERE YAKLAŞIM Bütün maddeler zehirdir. Zehirli olmayan madde yoktur. İlaçla zehir arasındaki farkı doz belirler. PARACELSUS (1493-1541) ZEHİR: Vücudun bir parçasına yada bir fonksiyonuna zarar

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ALZAMED 5 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Donepezil hidroklorür 5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde

Detaylı

Analitik Toksikoloji Sonuçlar larının Yorumlanması Ayşe Pınar Yamantürk-Çelik Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Klinik Toksikoloji Kursu, Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, 27-30 Nisan 2010, İZMİR

Detaylı

Salisilat ile Zehirlenmeler. Dr. Kasım Öztürk

Salisilat ile Zehirlenmeler. Dr. Kasım Öztürk Salisilat ile Zehirlenmeler Dr. Kasım Öztürk Analjezik Antipiretik Antienflamatuar tablet/ kapsül/ likit formlar Ticari formlar Aspirin tablet (100 mg, 500 mg) Aspirin forte tablet (500 mg salisilat +

Detaylı

ZEH RLENMELERDE TEMEL TEDAV LKELER

ZEH RLENMELERDE TEMEL TEDAV LKELER .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Acil Hekimlik Sempozyumu 16-17 Ekim 1997, stanbul, s. 167-173 ZEH RLENMELERDE TEMEL TEDAV LKELER Prof. Dr. Hüseyin Öz Gerçekten çok a r olmasalar

Detaylı

LineFlex EPDM Membranların Kimyasal Dayanım Tablosu

LineFlex EPDM Membranların Kimyasal Dayanım Tablosu LineFlex EPDM Membranların Kimyasal Dayanım Tablosu LineFlex EPDM membranlar, aşağıda belirtilen kimyasallara belirtilen koşullarda teması veya uzun süre maruz kalması halinde dayanıklıdır, membranda fiziksel

Detaylı

Toksidromlar (=Toksik Sendromlar)

Toksidromlar (=Toksik Sendromlar) Toksidromlar (=Toksik Sendromlar) Doç.Dr.Orhan ÇINAR GATA Acil Tıp AD. Klinik Toksikoloji Sempozyumu, İzmir, 2014 Sunum Planı Tanım ve amaç Olgular Sempatomimetik Sendrom Antikolinerjik Sendrom Kolinerjik

Detaylı

AMAÇ. Epidemiyoloji. Tanım. AAPCC 2009 raporu. AAPCC 2009 raporu. Zehirlenmiş Hastaya Klinik Yaklaşım ve Toksidromlar. Zehirlenme:

AMAÇ. Epidemiyoloji. Tanım. AAPCC 2009 raporu. AAPCC 2009 raporu. Zehirlenmiş Hastaya Klinik Yaklaşım ve Toksidromlar. Zehirlenme: AMAÇ Zehirlenmiş Hastaya Klinik Yaklaşım ve Toksidromlar Doç. Dr. Cem OKTAY Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Hekimlik pratiğimize zehirlenme olgusunu katmak Hastaları tanımak ve

Detaylı

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ Dr. Lale Sever Intradiyalitik Komplikasyonlar Sık Kalıcı morbidite Mortalite Hemodiyaliz Komplike bir işlem! Venöz basınç monitörü Hava detektörü

Detaylı

Zehirlenmeler. Uz. Dr. Oktay Demirk ran

Zehirlenmeler. Uz. Dr. Oktay Demirk ran .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri ç Hastal klar nda Aciller Sempozyum Dizisi No: 29 Mart 2002; s. 109-139 Zehirlenmeler Uz. Dr. Oktay Demirk ran Zehirlenmenin tarihi insanlık

Detaylı

İLAÇ İLAÇ ETKİLEŞİM LİSTESİ. Doküman No: POL.LS.07 Rev. No:00 Rev. Tarihi:00 Yürürlük Tarihi:26.05.2015 Sayfa: 1 / 6

İLAÇ İLAÇ ETKİLEŞİM LİSTESİ. Doküman No: POL.LS.07 Rev. No:00 Rev. Tarihi:00 Yürürlük Tarihi:26.05.2015 Sayfa: 1 / 6 Doküman No: POL.LS.07 Rev. No:00 Rev. Tarihi:00 Yürürlük Tarihi:26.05.2015 Sayfa: 1 / 6 Alkol-Barbitüratlar Allopurinol-Antineoplastikler Allopurinol-Siklofosfamid Allopurinol- klortiazid Aminoglikozit-Aminoglikozit

Detaylı

KLİNİK TOKSİKOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖNEMİ. Prof. Dr. Arzu Denizbaşı

KLİNİK TOKSİKOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖNEMİ. Prof. Dr. Arzu Denizbaşı KLİNİK TOKSİKOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖNEMİ Prof. Dr. Arzu Denizbaşı Tanım Toxicon = Zehir Logos =Bilgi Sizde iki kolay dersle bir toksikolog olabilirsiniz. Ancak bu derslerin her biri 10 yıldır. Arnold Lehman,1955

Detaylı

β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad

β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad Sunu planı Sunu hedefleri Olgu örneği Genel yaklaşım Spesifik tedavi yöntemleri Yatış taburculuk

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

AKREDİTE ANALİZ LİSTESİ SU VE ATIK SU

AKREDİTE ANALİZ LİSTESİ SU VE ATIK SU AKREDİTE ANALİZ LİSTESİ SU VE ATIK SU Fiziksel ve Kimyasal Analizler - ph Değeri Elektrometrik AWWA 4500-H + B 21 st ed. 2005-103-105 o C de Toplam Katı Madde AWWA 2540-B 21 st ed. 2005 - İletkenlik AWWA

Detaylı

Kimdir? Alkoller. Günlük yaşantımızdaki alkoller HİPOKRAT MÖ. 460-370. Doktor ne demektir? Doç Dr Özlem GÜNEYSEL Marmara Ü Acil Tıp AD

Kimdir? Alkoller. Günlük yaşantımızdaki alkoller HİPOKRAT MÖ. 460-370. Doktor ne demektir? Doç Dr Özlem GÜNEYSEL Marmara Ü Acil Tıp AD Kimdir? Alkoller Doç Dr Özlem GÜNEYSEL Marmara Ü Acil Tıp AD HİPOKRAT MÖ. 460-370 Doktor ne demektir? La. Öğretmen. Doktor, 1000 yıl önce, ilk üniversitelerin ortaya çıkmasıyla birlikte, akademik bir unvan

Detaylı

ANALJEZİKLERDE ETKİLEŞİM. Dr. Sevil Bavbek İ.T.F. İçhastalıkları ABD, Tıbbi Onkoloji BD İ.Ü. Onkoloji Enstitüsü

ANALJEZİKLERDE ETKİLEŞİM. Dr. Sevil Bavbek İ.T.F. İçhastalıkları ABD, Tıbbi Onkoloji BD İ.Ü. Onkoloji Enstitüsü ANALJEZİKLERDE ETKİLEŞİM Dr. Sevil Bavbek İ.T.F. İçhastalıkları ABD, Tıbbi Onkoloji BD İ.Ü. Onkoloji Enstitüsü ETKİLEŞİMDE PRENSİPLER Farmasötik Farmakokinetik Emilim Dağılım infüzyon sıvılarındakimyasal

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü GENELGE 2009/29 24.04.2009

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü GENELGE 2009/29 24.04.2009 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sayı : B10.0.TSH.0.24.00.01.153-010.06 Konu: Zehirlenme Bildirimleri DAİMİ GENELGE GENELGE 2009/29 24.04.2009 Halen Bakanlığımıza bağlı birimlerde,

Detaylı

Santral sinir sistemi stimulanları ve psikotomimetik ilaçlar

Santral sinir sistemi stimulanları ve psikotomimetik ilaçlar Santral sinir sistemi stimulanları ve psikotomimetik ilaçlar Prof. Dr. Öner Süzer www.onersuzer.com Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı internet adresi: www.farmakoloji.net

Detaylı

E-TUS FARMAKOLOJİ KAMP SORULARI

E-TUS FARMAKOLOJİ KAMP SORULARI E-TUS FARMAKOLOJİ KAMP SORULARI 1. İstanbul a arabayla yola çikacak olan 42 yaşındaki bir kadın hasta kontrole geliyor. Hareket hastalığından bahseden hasta, bir arkadaşının dinmenhidrinat kullandigını

Detaylı

(trankilizan ilaçlar)

(trankilizan ilaçlar) Anksiyolitik ilaçlar (trankilizan ilaçlar) Anksiyete nedir? Anksiyete bozuklukları nedir? Anksiyete > Otonomik belirtiler Kalp hızında, tansiyonda, kalp kasılmasında, nefes hızında vs artış Norepinefrin

Detaylı

S¹ra No ـrün kodu Malzeme ad¹ Ambalaj Tipi Amb.ھekli

S¹ra No ـrün kodu Malzeme ad¹ Ambalaj Tipi Amb.ھekli S¹ra No ـrün kodu Malzeme ad¹ Ambalaj Tipi Amb.ھekli 1 TK.200700.01000 Aktif Karbon hdpe kavanoz 1 kg 2 TK.200700.05000 Aktif Karbon plastik kova 5 kg 3 TK.200700.10000 Aktif Karbon plastik kova 10 kg

Detaylı

ALKOL ZEHİRLENMELERİ. Doç. Dr. Levent Avşaroğulları Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Kayseri

ALKOL ZEHİRLENMELERİ. Doç. Dr. Levent Avşaroğulları Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Kayseri ALKOL ZEHİRLENMELERİ Doç. Dr. Levent Avşaroğulları Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Kayseri SUNU DÜZENİ BÖLÜM I ETANOL İZOPROPİL ALKOL BÖLÜM II METİL ALKOL ETİLEN GLİKOL BÖLÜM

Detaylı

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER İsim: Centrum Silver Birim formülü Bir film tablet içeriği : % ÖGD** Vitaminler Lutein 1000 mcg * A Vitamini 800 mcg 100 (% 50 Beta Karoten) B1 Vitamini 1.65 mg 150 B2 Vitamini 2.1 mg 150 Niasinamid 24

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü ÇEVRE ÖLÇÜM VE ANALİZLERİ YETERLİK BELGESİ EK LİSTE-1/7

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü ÇEVRE ÖLÇÜM VE ANALİZLERİ YETERLİK BELGESİ EK LİSTE-1/7 ÇED, İzin ve Denetim lüğü EK LİSTE-1/7 SU/ ATIK SU 1 ph Elektrometrik Metot TS 3263 ISO 10523 Çözünmüş Oksijen Azid Modifikasyon Metodu SM 4500-O C İletkenlik Elektrometrik Metot SM 2510 B Renk Spektrometrik

Detaylı

Toksikolojinin (Farmakolojik) İlkeleri

Toksikolojinin (Farmakolojik) İlkeleri Toksikolojinin (Farmakolojik) İlkeleri Dr. Ş Remzi Erdem B.Ü.T.F.- Tıbbi Farmakoloji Ab.D. 06 Mart 2014-Adana Zehir ve İlaç? Bütün maddeler zehirdir; zehir olmayan tek bir madde yoktur. İlacı zehirden

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. PK-MERZ i.v. İnfüzyon Çözeltisi Toplardamar içine uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. PK-MERZ i.v. İnfüzyon Çözeltisi Toplardamar içine uygulanır. PK-MERZ i.v. İnfüzyon Çözeltisi Toplardamar içine uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: 200 mg Amantadin sülfat Yardımcı maddeler: Sodyum klorür ve enjeksiyonluk su Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce

Detaylı

KEÇĠÖREN EĞĠTĠM VE ARAġTIRMA HASTANESĠ PANĠK DEĞERLER UYGULAMA VE GERĠ BĠLDĠRĠM TALĠMATLARI

KEÇĠÖREN EĞĠTĠM VE ARAġTIRMA HASTANESĠ PANĠK DEĞERLER UYGULAMA VE GERĠ BĠLDĠRĠM TALĠMATLARI KEÇĠÖREN EĞĠTĠM VE ARAġTIRMA HASTANESĠ PANĠK DEĞERLER UYGULAMA VE GERĠ BĠLDĠRĠM TALĠMATLARI 1. AMAÇ: Laboratuvarda testlerin çalışmaları sonucunda panik değerler ortaya çıktığı zaman, çalışan personelin

Detaylı

21 gün. 21 gün. 21 gün. Tüm programlar için kullanılabilir. Tüm programlar için kullanılabilir. Tüm programlar için kullanılabilir.

21 gün. 21 gün. 21 gün. Tüm programlar için kullanılabilir. Tüm programlar için kullanılabilir. Tüm programlar için kullanılabilir. 2014 Yükleme Takvimi Yükleme takvimi aşağıdaki gibidir: Test Yükleme Test Yükleme Açılış Pencere Dönemi Sonuç Bildirim Son Günü 1 26 Mart, Çarşamba 2 25 Haziran, Çarşamba 3 22 Ekim, Çarşamba 21 gün 21

Detaylı

Alkol Zehirlenmeleri. Yrd. Doç. Dr. Mücahit KAPÇI ADÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp AD

Alkol Zehirlenmeleri. Yrd. Doç. Dr. Mücahit KAPÇI ADÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp AD Alkol Zehirlenmeleri Yrd. Doç. Dr. Mücahit KAPÇI ADÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp AD Alkol Zehirlenmeleri Yrd. Doç. Dr. Mücahit KAPÇI ADÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp AD Giriş O Bilinç değişikliği ile gelen her hastanın

Detaylı

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Hikaye: aşağıdaki özellikler sorulmalıdır. Diyet ve sıvı alımı ( et, süt, sodyum, potasyum, askorbik asit ) İlaç alımı :

Detaylı

GİRİŞ ASİT BAZ BOZUKLUKLARI. ph ve [H + ] İlişkisi 01.02.2012 ASİT DENGESİ PLAZMA ASİDİTESİNİN ÖLÇÜLMESİ

GİRİŞ ASİT BAZ BOZUKLUKLARI. ph ve [H + ] İlişkisi 01.02.2012 ASİT DENGESİ PLAZMA ASİDİTESİNİN ÖLÇÜLMESİ GİRİŞ ASİT BAZ BOZUKLUKLARI Dr. Şükrü GÜRBÜZ FIRAT ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ACİL TIP A.D. Yaşamsal denge spesifik asit baz aralığında iş gören protein fonksiyonlarına bağlıdır. Hayatı tehdit eden bir çok

Detaylı

Normal derişimler için: PE- HD, PTFE Nitrik asit (ρ 1,42 g/ml) ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir. Düşük derişimler için: PFA, FEP

Normal derişimler için: PE- HD, PTFE Nitrik asit (ρ 1,42 g/ml) ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir. Düşük derişimler için: PFA, FEP Ek-1 Nnumunelerin Muhafazası İçin Uygun Olan Teknikler Yapılacak Tayin Kabın Tipi Muhafaza Tekniği En uzun Muhafaza Süresi Yüksek derişimde çözünmüş gaz içeren numuneler için, alındıkları yerde analiz

Detaylı

İLAÇ ZEHİRLENMESİ OLAN ÇOCUK OLGULARDA DEMOGRAFİK ÖZELLİKLER VE AİLESEL ETKENLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

İLAÇ ZEHİRLENMESİ OLAN ÇOCUK OLGULARDA DEMOGRAFİK ÖZELLİKLER VE AİLESEL ETKENLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI OKMEYDANI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Klinik Şefi: Prof. Dr. Asiye NUHOĞLU Genel Koordinatörü Doç. Dr. Şerife Ayşen HELVACI İLAÇ ZEHİRLENMESİ

Detaylı

1. KİMYASAL ANALİZLER

1. KİMYASAL ANALİZLER 1. KİMYASAL ANALİZLER HPLC VE LC-MS/MS CİHAZLARI İLE YAPILAN ANALİZLER SORBAT TAYİNİ BENZOAT TAYİNİ KAFEİN TAYİNİ HMF TAYİNİ SUDAN TÜREVLERİ TAYİNİ VANİLİN TAYİNİ GLUKOZ, FRUKTOZ VE SUKROZ TAYİNİ SAPONİN

Detaylı

İLAÇ ZEHİRLENMESİ OLAN ÇOCUK OLGULARDA DEMOGRAFİK ÖZELLİKLER VE AİLESEL ETKENLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ. (Uzmanlık Tezi) Dr. Mehmet Levent PENBEGÜL

İLAÇ ZEHİRLENMESİ OLAN ÇOCUK OLGULARDA DEMOGRAFİK ÖZELLİKLER VE AİLESEL ETKENLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ. (Uzmanlık Tezi) Dr. Mehmet Levent PENBEGÜL T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniği Klinik Şefi Doç. Dr. Ömer CERAN İLAÇ ZEHİRLENMESİ OLAN ÇOCUK OLGULARDA DEMOGRAFİK ÖZELLİKLER VE AİLESEL ETKENLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Detaylı

Terfenadin veya Astemizol + Ketokonazol

Terfenadin veya Astemizol + Ketokonazol İlaç Etkileşmeleri Terfenadin veya Astemizol + Ketokonazol Farmasötik etkileşme (Geçimsizlik) Vücut dışında: Şelasyon, sorpsiyon, vb Tiyopental + süksinilkolin (aynı enjektörde çökelirler) Beta-laktam

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA

G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA 392 G. EKLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA Kitabın sonuna pratikte yararlı olabilecek 7 ek konmuştur. 1.ekte hastalar için bir kimlik kartı tasarlanmıştır. Hastaların başka bir hemodiyaliz merkezine kısa süreli gittikleri

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü SAYI: B100TSH0100004 Konu: Kaplıca Suyu Analizleri ANKARA 17.06.2004/10102. VALİLİĞİNE ( İl Sağlık Müdürlüğü) Çevre ve toplum sağlığının korunması

Detaylı

ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYONLARI MÜDÜRLÜKLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2014 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ. 1 ph 14,00. 2 Elektriksel İletkenlik 14,00

ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYONLARI MÜDÜRLÜKLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2014 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ. 1 ph 14,00. 2 Elektriksel İletkenlik 14,00 ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYONLARI MÜDÜRLÜKLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2014 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ Sıra No: SULAMA SUYU ANALİZLERİ: 2014 FİYATI 1 ph 14,00 2 Elektriksel İletkenlik 14,00 3 Sodyum (Na)

Detaylı

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp yetmezliği Ventrikülün dolumunu veya kanı pompalamasını önleyen yapısal veya işlevsel herhangi bir kalp bozukluğu nedeniyle oluşan karmaşık

Detaylı

MESS Entegre Geri Kazanım ve Enerji San. ve Tic. A.Ş.

MESS Entegre Geri Kazanım ve Enerji San. ve Tic. A.Ş. Sayfa : 1 / 12 1 ATIKLAR İÇİN NUMUNE SAKLAMA KOŞULLARI Parametre Numune Özelliği Numune Türü ICP ile Metal Tayinleri suları vb.), diğer her türlü sıvılar) Mikrodalgada (sıvı) yakılmış Minimum Numune Miktarı

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2014 YILI ANALİZ LABORATUVARI FİYAT LİSTESİ

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2014 YILI ANALİZ LABORATUVARI FİYAT LİSTESİ ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ 2014 YILI ANALİZ LABORATUVARI FİYAT LİSTESİ A. NUMUNE ALMA/ÖRNEKLEME A.1.Emisyon Kapsamında Numune Alma/Örnekleme Uçucu Organik

Detaylı

1- TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. SPAZMOL Ampul, 1 ml 2- KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ. Her bir ampul; 20 mg Skopolamin N-Butil Bromür içermektedir.

1- TIBBİ ÜRÜNÜN ADI. SPAZMOL Ampul, 1 ml 2- KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ. Her bir ampul; 20 mg Skopolamin N-Butil Bromür içermektedir. 1- TIBBİ ÜRÜNÜN ADI SPAZMOL Ampul, 1 ml 2- KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ Her bir ampul; 20 mg Skopolamin N-Butil Bromür içermektedir. Yardımcı maddeler için, Bkz. 6.1 3 FARMASÖTİK FORMU 1 ml lik ampul

Detaylı

ARTER KAN GAZI ANALİZİNİN ORGANİZMAYA AİT YANSITTIKLARI; Klinikte AKG ne işe yarar?

ARTER KAN GAZI ANALİZİNİN ORGANİZMAYA AİT YANSITTIKLARI; Klinikte AKG ne işe yarar? ARTER KAN GAZI ANALİZİNİN ORGANİZMAYA AİT YANSITTIKLARI; Klinikte AKG ne işe yarar? AKCİĞERLERİN PRİMER GÖREVİ GAZ ALIŞVERİŞİNİ SAĞLAMAKTIR. AKG analizi ile Asit Baz dengesi Oksijenizasyon Gaz alışverişi

Detaylı

BRADİKARDİK HASTAYA YAKLAŞIM

BRADİKARDİK HASTAYA YAKLAŞIM Türkiye Acil Tıp Derneği Asistan Oryantasyon Eğitimi BRADİKARDİK HASTAYA YAKLAŞIM SB İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İzmir, 24-27 Mart 2011 Sunumu Hazırlayan Yrd. Doç. Dr Ayhan ÖZHASENEKLER

Detaylı

NORMAL MOLAR YÜZDE ÇÖZELTİLER

NORMAL MOLAR YÜZDE ÇÖZELTİLER Katalog No Ad NORMAL MOLAR YÜZDE ÇÖZELTİLER Kullanım Amacı Ambalaj Cinsi/Hacmi 3931 0,05 M EDTA K3 Çözeltisi 3656 Acetic Acid, % 30 h/h Altın 1 mg/ml Standart Çözeltisi, 2 Molar Standart çözelti. AAS.

Detaylı

Olgu Tartışması. Başvuru

Olgu Tartışması. Başvuru Olgu Tartışması Doç. Dr. Yıldıray ÇETE Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başvuru 26 yaşında erkek hasta 112 tarafından ve saat 11:30 da Bilinç değişikliği Travma öyküsü yok Gece

Detaylı

Hazır Kit(HACH)-DPD pp. Metot /Spektrofotometrik.

Hazır Kit(HACH)-DPD pp. Metot /Spektrofotometrik. 1-HAVUZ SUYU İ S.B. 15.12.2011 ve 28143 sayı ile yayımlanan " Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları ve Şartları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik " Renk Tortu Bulanıklık

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

ÇOCUKLARDA ZEHİRLENMELERE YAKLAŞIM. Prof.Dr. M.Celal Devecioğlu

ÇOCUKLARDA ZEHİRLENMELERE YAKLAŞIM. Prof.Dr. M.Celal Devecioğlu ÇOCUKLARDA ZEHİRLENMELERE YAKLAŞIM Prof.Dr. M.Celal Devecioğlu Kaynak : Pediatri (O.Neyzi, T. Ertugrul) N.Uzel,A. Çıtak T.C. Sağlık Bakanlığı Birinci Basamağa Yönelik Zehirlenmeler Tanı ve Tedavi Rehberleri

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

05.01.2011. Epidemiyoloji ISI-İLİŞKİLİ ACİLLER. Patofizyoloji. Klinik. Prickly heat. Heat edema

05.01.2011. Epidemiyoloji ISI-İLİŞKİLİ ACİLLER. Patofizyoloji. Klinik. Prickly heat. Heat edema ISI-İLİŞKİLİ ACİLLER Haldun Akoğlu Epidemiyoloji Isı artışı ile ilişkili ölümler daha çok yaşlılarda görülmekte < 40 yaş; 1/1000 000 > 85 yaş; 5/1000 000 Patofizyoloji Isı üretimi ile ısı kaybı arasındaki

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

ÖLÇÜM VE /VEYA ANALİZ İLE İLGİLİ; Kapsam Parametre Metot Adı Metot Numarası ph Elektrometrik metot TS EN ISO 10523

ÖLÇÜM VE /VEYA ANALİZ İLE İLGİLİ; Kapsam Parametre Metot Adı Metot Numarası ph Elektrometrik metot TS EN ISO 10523 Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim lüğü EK LİSTE-1/8 ph Elektrometrik metot TS EN ISO 10523 SU, ATIK SU 1,2 İletkenlik Elektrot Metodu TS 9748 EN 27888 Sıcaklık Laboratuvar ve Saha Metodu SM

Detaylı

GIDA ve TARIM KİMYASI LABORATUVARI TEST VE ANALİZLERİ - 2015

GIDA ve TARIM KİMYASI LABORATUVARI TEST VE ANALİZLERİ - 2015 BİTKİSEL VE HAYVANSAL YAĞ ANALİZLERİ GT 1 KIRILMA İNDİSİ TS 4960 EN ISO 6320 50 GT 2 ÖZGÜL AĞIRLIK (YOĞUNLUK) TS 4959 40 GT 3 İYOT SAYISI (Katı ve Sıvı Yağlarda) EN ISO 3961 60 GT 4 İYOT SAYISI (Ekstre

Detaylı

bölgesindeki zehirlenmelere yönelik en ileri merkez konumundaki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil servisine 2001-2002 yılları arasında

bölgesindeki zehirlenmelere yönelik en ileri merkez konumundaki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil servisine 2001-2002 yılları arasında GİRİŞ ve AMAÇ İnsanlık, varolduğundan bu yana doğada bulunan çeşitli zararlı maddelerin vücuduna girmesiyle sağlığının bozulduğunu bilmektedir. İnsan sağlığını bozan mineral, bitkisel, hayvansal ya da

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

Dr.Metin OCAK. OMU Acil Tıp ABD-Şubat 2013

Dr.Metin OCAK. OMU Acil Tıp ABD-Şubat 2013 ZEHİRLENMELERDE TAKİP VE TABURCULUK KRİTERLERİ Dr.Metin OCAK Moderatör:Doç.Dr.Ahmet BAYDIN OMU Acil Tıp ABD-Şubat 2013 1 Sunum planı Bu sunumda kısaca acil servisde sık görülen bazı zehirlenmelerde takip

Detaylı

FORM 18/C ZEH RLENME VAKA B LD R M FORMU

FORM 18/C ZEH RLENME VAKA B LD R M FORMU FORM 18/C ZEH RLENME VAKA B LD R M FORMU Zehirlenme Vaka Bildirim Formu: Her zehirlenme vakası için düzenlenir. Bu fi hem vaka bazında takibini sa lar, hem de istatistik kayıtlarını tutarken temel veri

Detaylı

BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin bazı diğer sonuçları (S00-T98) Kafa yaralanmaları (S00-S09) Yüzeysel kafa yaralanması Başın açık

BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin bazı diğer sonuçları (S00-T98) Kafa yaralanmaları (S00-S09) Yüzeysel kafa yaralanması Başın açık S00 S01 S02 S03 S04 S05 S06 S07 S08 S09 S10 S11 S12 S13 S14 S15 S16 S17 S18 S19 S20 S21 S22 S23 S24 S25 S26 S27 S28 S29 S30 S31 S32 S33 S34 S35 S36 S37 S38 S39 BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. Ürünün İsmi. EUCARBON tablet. 2. Kalitatif ve Kantitatif Bileşimi. Etkin maddeler:

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. Ürünün İsmi. EUCARBON tablet. 2. Kalitatif ve Kantitatif Bileşimi. Etkin maddeler: KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. Ürünün İsmi EUCARBON tablet 2. Kalitatif ve Kantitatif Bileşimi Etkin maddeler: Bir tablette; 180,0 mg bitkisel kömür, 50,0 mg kükürt, 105,0 mg senne (sinameki) yaprağı tozu ve 25,0

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. AMINOCARDOL Tablet 100mg Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. AMINOCARDOL Tablet 100mg Ağızdan alınır. AMINOCARDOL Tablet 100mg Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her bir tablet 100 mg teofilin etilendiamin içerir. Yardımcı maddeler: Magnezyum stearat, sükroz, talk, kakao tozu, kolloidal alüminyum

Detaylı

ENDOKRİN SİSTEM İLAÇLARI VE OTOKOİDLER 40/16

ENDOKRİN SİSTEM İLAÇLARI VE OTOKOİDLER 40/16 FARMOKOLOJİ DERS BİLGİ MODÜL ADI SÜRESİ İLAÇLARA GİRİŞ 40/16 OTONOM SİNİR SİSTEMİ İLAÇLARI 40/16 SANTRAL SİNİR SİSTEMİ İLAÇLARI 40/16 DOLAŞIM SİSTEMİ İLAÇLARI 40/16 SOLUNUM SİSTEMİ İLAÇLARI 40/8 SİNDİRİM

Detaylı

PULS-OKSİMETRİ. Dr. Necmiye HADİMİOĞLU. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı

PULS-OKSİMETRİ. Dr. Necmiye HADİMİOĞLU. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı PULS-OKSİMETRİ Dr. Necmiye HADİMİOĞLU Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Puls oksimetre, Pulsatil atımı olan arterlerdeki farklı hemoglobinlerin ışık emilimlerini

Detaylı

ANTİDEPRESAN İLAÇLAR İLE MEYDANA GELEN ZEHİRLENMELER

ANTİDEPRESAN İLAÇLAR İLE MEYDANA GELEN ZEHİRLENMELER KLİNİK TOKSİKOLOJİ ANTİDEPRESAN İLAÇLAR İLE MEYDANA GELEN ZEHİRLENMELER 02.12.2015 Doç. Dr. Sibel Özden İ.Ü. Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı ANTİDEPRESAN İLAÇLAR Toplumda depresyon

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Çizelge 1 Numunelerin muhafazası için genellikle uygun olan teknikler. 100 Nitrik asit ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir

Çizelge 1 Numunelerin muhafazası için genellikle uygun olan teknikler. 100 Nitrik asit ile ph 1-2 olacak şekilde asitlendirilmelidir Çizelge 1 Numunelerin sı için genellikle uygun olan teknikler Yapılacak tayin Kabın tipi Genellikle kullanılan hacim (ml) ve doldurma tekniği Alüminyum P C Muhafaza tekniği 100 Nitrik asit ile ph 1-2 ndirilmelidir

Detaylı

İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları

İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları Doç. Dr. Eyüp KÜLAH Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Kronik Böbrek yetmezliği (KBY) sıvı, asit-baz

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. PREKO 15 mg/850 mg film tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. PREKO 15 mg/850 mg film tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI PREKO 15 mg/850 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin Madde: Her bir film tablet, 15 mg Pioglitazona eşdeğer pioglitazon hidroklorür ve 850 mg Metformin hidroklorür içerir. Yardımcı Maddeler:

Detaylı

Sedatif Hipnotik Zehirlenmeleri. Dr. Mutlu Kartal AÜTF Acil Tıp AD

Sedatif Hipnotik Zehirlenmeleri. Dr. Mutlu Kartal AÜTF Acil Tıp AD Sedatif Hipnotik Zehirlenmeleri Dr. Mutlu Kartal AÜTF Acil Tıp AD Öğrenim Hedefleri Sedatif hipnotikler nelerdir? Sedatif hipnotik aşırı alımlarında ortak görünüm Genel tedavi prensipleri Özel tedaviler

Detaylı

KANSERDE HORMONAL TEDAVİLERLE İLAÇ ETKİLEŞİMİ. Dr Dilek DİNÇOL

KANSERDE HORMONAL TEDAVİLERLE İLAÇ ETKİLEŞİMİ. Dr Dilek DİNÇOL KANSERDE HORMONAL TEDAVİLERLE İLAÇ ETKİLEŞİMİ Dr Dilek DİNÇOL Mart-2014 Oral İlaçlarda Absorbsiyonu Etkileyen Faktörler Pasajı geciktiren ilaçlar: antikolinerjikler, gangliyon blokörleri, nikotin, morfin,

Detaylı

İNFANT VE ÇOCUKLARDA MODİFİYE GLASKOW KOMA SKALASI

İNFANT VE ÇOCUKLARDA MODİFİYE GLASKOW KOMA SKALASI NÖROLOJİK SİSTEM İNFANT VE ÇOCUKLARDA MODİFİYE GLASKOW KOMA SKALASI > 1 YAŞ < 1 YAŞ SKOR Göz açma Spontan Spontan 4 Verbal uyarı ile açma Yüksek sesle seslenildiğinde açma 3 Ağri ile açma Ağrı ile açma

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

9-ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM

9-ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM 9-ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM ZEHİRLENMELER Zehirlenme nedir? Vücuda zehirli (toksik) bir maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır. Vücuda dışarıdan giren bazı yabancı maddeler, vücudun

Detaylı