HAFTA 13. HEMġĠRELĠK BAKIM VE YÖNETĠMĠ. Lökosit Hastalıkları ve HemĢirelik Bakımı HEDEFLER. Bu üniteyi çalıştıktan sonra; ĠÇĠNDEKĠLER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HAFTA 13. HEMġĠRELĠK BAKIM VE YÖNETĠMĠ. Lökosit Hastalıkları ve HemĢirelik Bakımı HEDEFLER. Bu üniteyi çalıştıktan sonra; ĠÇĠNDEKĠLER"

Transkript

1 HEDEFLER Lökosit Hastalıkları ve HemĢirelik Bakımı Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Hematopoezis sürecini tanımlayabilme, kanın, yapısı, özellikleri ve görevlerini tanımlayabilecek Eritrosit hastalıklarının, klinik belirtileri, tedavi ve prognozlarını bilme ve uygun hemşirelik bakımını planlayabilme ve uygulayabilecek Lökosit hastalıklarının klinik belirtileri, tedavi ve prognozlarını bilme, hastalar için uygun hemşirelik bakımını planlayabilme ve uygulayabilecek Kanama ve pıhtılaşma hastalıklarının klinik belirtileri, tedavi ve prognozlarını bilme, hastalar için uygun hemşirelik bakımını planlayabilme ve uygulayabileceksiniz HEMġĠRELĠK BAKIM VE YÖNETĠMĠ ĠÇĠNDEKĠLER 1. Lökosit hastalıkları 1.1. Lökopeni-nötropeni 1.2. Lösemiler Akut Miyelod Lösemi Kronik Miyelod Lösemi Akut Lenfositik Lösemi Kronik Lenfositik Lösemi Lösemilerde hemşirelik bakımı 1.3. Multiple Miyelom 1.4. Lenfomalar 1.5. Hodgkin s Hastalığı 2. Kanama Bozuklukları 2.1. Kanama Bozuklukları 2.2. İdiyopatik Trombositopenik Purpura 2.3. Hemofili 2.4. Edinsel Koagulasyon Bozuklukları 2.5.Dissemine intravasküler koagulasyon (DİK) 2.6. Kanama bozukluklarında hemşirelik bakımı HAFTA 13

2 1- Lökosit Hastalıkları ve HemĢirelik Bakımı 1.1. Lökopeni-nötropeni Lökopeni, granülosit, monosit ve lenfositlerde oluşan total lökosit miktarının azalmasıdır. Normal lökosit sayısı mm 3 arasında değişir ve bu sayının %50-70'ini nötrofiller oluşturur. Nötrofillerin sayısının mm 3 den az olmasına nötropeni denir. Bunun nedeni yapım azlığı yada yıkım fazlalığıdır. Nötropeni durumunda hastanın ekzojen ve endojen (özellikle gastrointestinal sistem ve cilt genel ekzojen kaynaktır) enfeksiyonlara yakalanma riski artar. Enfeksiyon riski sadece nötropeninin ciddiyetine değil, nötropeninin süresine de bağlıdır. Nötropeni süresi ne kadar uzun sürerse, enfeksiyona yakalanma şansı o derece artar Belirti ve bulgular Maalesef hastada enfeksiyon gelişinceye kadar, nötropeni semptomları görülmez. Ciddi nötropenisi olan hastalarda ağızda yaralr, stomatiti pnömoni, franjit ve lenf bezlerinde büyüme gelişmektedir Tanı testleri Nötropenin değerlendirilmesinde altta yatan hastalıklar araştırılır. Kemik iliği incelemesi yapılır. Lökositlere yönelik antikorlar aranır Tedavi Nötropeni tedavisi etiyolojisine göre değişiklik gösterir. Eğer tedavi nedeniyle aldığı ilaçlara bağlı ise hemen ilaç alımı durdurulur. Ateş veya enfeksiyon bulgusu saptandığında, hemen geniş spektrumlu antibiyotiklere başlanmaktadır. Kan ve idrar kültürü yapılır. Ancak superenfeksiyon tehlikesine karşı dikkat edilmektedir. İmmünolojik hastalıklara bağlı gelişmiş bir nmtropeniyse kortikosteroid tedavisi başlanmaktadır. Nötropeni, üretim azlığı nedeniyle geliştiğinde, nötrofillerin kemik

3 iliğindeki üretimlerini artırmak için büyüme faktörleri (G-CSF), ya da granülosit/makrofaj koloni stimule edici faktör (GM-CSF) kullanılmaktadır HemĢirelik Bakımı Nötropenili hastalarda enfeksiyon riski aynı zamnada lösemili hastalar içinde önmeli bir sorun oluşturduğundan bu hastaların hemşirelik bakımı ilerde anlatılacak olan lösemili hastaların bakımı ile aynıdır Lösemiler Tanım: Lösemiler lökosit hücre tiplerinden birinin anormal çoğalmasıdır. Lösemilerin en önemli özelliği, lökositlerin kemik iliğinden kontrolsüz üretilmesidir. Semptomlarının ortaya çıkış zamanı ve hastalığın seyrine göre akut ya da kronik olarak sınıflandırılır. Örneğin: Akut miyeloid lösemi Kronik miyeloid lösemi Akut lenfositik lösemi Kronik lenfositik lösemi Etiyoloji Lösemi her yaşta geişmektedir ve tedavi edilmediğinde ölüme neden olan bir hastalıktır. Lösemilerin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu ile geliştiği düşünülmektedir Akut Miyeloid Lösemi (AML) Akut miyeloid lösemi, olgunlaşmamış hematopoetik hücrelerin, kemik iliğinde toplanması kemik iliği yetmezliğine neden olur. AML her yaşta görülmesine rağmen temelde ileri yaşlaşda görülür. AML olgularının çoğunda altta yatan bir neden bulunmaz.

4 AML tedavi edilebilir hastalıktır ancak yaşlı hastalarda ve farklılaşmamış, hücrelerin fazla olduğu AML tipinde prognoz kötüdür. Belirti ve bulgular Kemik iliği infiltrasyonu ve kan yapımının baskılanmasına bağlı belirtiler ön plandadır. Hastada nötropeni nedeniyle ateş ve enfeksiyon, anemi nedeniyle halsizlik ve yorgunluk, trombositopeni nedeniyle kanamaya eğilim görülmektedir. Blastlar, dişeti, karaciğer, dalak ve deriye infiltre olur. Lösemik hücrelerin infiltrasyonuna bağlı olarak, karaciğer ve dalak büyümesi nedeniyle ağrı, dişetlerinde hipertrofi, kemik iliği genişlemesi ile ilgili kemik ve eklem ağrısı görülür. Tanı iģlemleri Tam kan sayımı yapılır. Anemi ve trombositopeni hemen her vakada vardır. Periferik kanın morfolojik değerlendirilmesi yapılır. Kemik iliği aspirasyonunda olgunlaşmamış blast hücreler (%30'dan fazla) vardır. Tedavi Akut AML tedavisinde acil yoğun kemoterapi yapılır. Başlangıç kemoterapisine genellikle indüksiyon denir ve amaç lösemik hücrelei yok etmektir. Hasta ciddi boyutta nötropenik, anemik ve trombositopenik (10.000/mm 3 'den az) duruma gelir. Bu hastalar, bakteriyel, fungal, seyrek olarak da viral enfeksiyonlardan çabuk etkilenir ve iyileşmeleri zorlaşır. Kanama ve ciddi mukosit, diyare gelişir. Destek tedavi olarak, kan ürünleri (eritrosit ve trombosit) transfüzyonu yapılır, beslenme desteği sağlanır ve hemen enfeksiyon tedavi edilir. Hasta indüksiyon tedavisi ile iyileşme gösterdiğinde (lökosit ve trombosit sayılarının normal değere dönmüş ve enfeksiyon sorunu giderilmiş olduğunda) hastaya

5 tam remisyon (sağlamlaştırma) tedavisi uygulanır. Bu amaçla hastaya remisyon oluşturan ve genelde tek ilaç olarak sitozin arabinozid kullanılmaktadır. Özetle, AML tedavisi; indüksiyon, sağlamlaştırma (konsalidas-yon ve idame) şeklinde uygulanmaktadır. AML'lı hastalara uygulanan diğer bir tedavi yöntemide kemik iliği transplantasyonudur. Bu tedavide hasta kemik iliği yerine normal kemik iliği konur. Bu tedavi yönteminde, öncelikle doku uyuşmazlığı sorunu nedeniyle, alıcının bağışıklık sisteminin uyuşmazlık yaratmayacak şekilde baskılanması gerekmektedir. Transplantasyon sonrası bu hastaların bakımı çok özel transplantasyon ünitelerinde, bu konuda özel eğitimli hemşire ve diğer elemanlardan oluşan ekip tarafından yapılmaktadır Kronik Miyeloid Lösemi (KML) Kronik miyeloid lösemi, miyeloid kök hücrelerinin mutasyonundan kaynaklanmaktadır. Normal miyeloid hücrelerin üretimi devam eder ancak, olgunlaşmamış (blast) hücrelerde dolaşıma katılır. Hücrelerin kontrolsüz çoğalmaları nedeniyle karaxiğer ve dalakta hücre yapımı artar ve bu organlarda ağrılı büyüme olur. Belirti ve bulgular Bu hastalarda genellikle kan sayımında lökositoz oluncaya kadar semptom görülmez. Hastada yorgunluk iştahsızlık, kilo kaybı, terleme, sol hipokondrial bölgede rahatsızlık (dalak büyümesine bağlı) görülmektedir. Anemi ve trombositopeniye bağlı semptomlar olabilir. Tanı iģlemleri ve bulgular

6 Yapılan kan incelemelerinde, olgunlaşmamış ve olgun hücrelerin tümünü içeren yüksek sayıda lökosit vardır. Hafif anemiye rastlanmaktadır. Genellikle trombositoz görülür. Kemik iliği incelemelerinde miyeloid hücre hakimiyeti vardır. Tedavi KML tedavisi; palyatif ve küretif olarak iki şekilde yapılabilir. Palyatif tedavi; Yüksek lökosit sayısını ve diğer belirtileri kontrol altına almak için uygulanır. Küratif tedavi: Günümüzde KML de tam şifa sağladığı gösterilmiş tek tedavi yöntemi allojenik kemik iliği naklidir. Uygun vericisi bulunan genç hastalar için umut verici bir tedavi yöntemidir Akut Lenfositik Lösemi (ALL) Kemik iliğinde tek bir kök stem hücresinin kontrol edilemez maling matürasyonu ile ortaya çıkar. Lenfoid dokunun hiperplazisi ile karakterize bir hastalıktır. ALL, çoğunlukla erken çocukluk döneminde (ortalama 4 yaşında) ve erkek çocuklarda, kız çocuklarına göre daha sık görülür. 15 yaşından sonra ALL pek görülmez. Belirti ve bulgular Bulgular AML olgusuna benzer. Semptomların çoğu anemiye bağlıdır. Halsizlik, çabuk yorulma, kanama, ağrı, dalak ve karaçiğer büyümesi, yaygın lenf bezi büyüklüğü görülür. Tedavi ALL'nın tedavisi uzun süreli kemoterapi gerektirir. Çocuk hastaların çoğunda tedavi %90 başarıyla sonuçlanır. ALL tedavisinde kortikostreoidlerin kullanılması

7 nedeniyle enfeksiyon sorunları, özellikle viral enfeksiyonlar çok yaygın olarak görülmektedir. ALL tanısı olan hastalarda kemik iliği transplantasyonu daha uzun remisyon, hatta tam şifa şansı verebilir Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) Kronik lenfoblastik lösemi B lenfositlerinin anormal çoğalmasıyla karakterizedir. Her yaşta insanda görülse de hastaların %90'ından fazlasını 50 yaşın üzerindeki hastalar oluşturur. Erkeklerde bayanlara oranla 3 kat daha fazla görülür Belirti ve bulgular Tanı sırasında genellikle hastalar asemptomatiktir. Yorgunluk, baş dönmesi, eforla gelen nefes darlığı gibi anemiye bağlı bulgular, ateş, gece terlemesi, kilo kaybı gibi sistemik belirtiler olabilir. Hastalarda lenf bezi büyüklüğü yaygındır. Orta derecede dalak ve karaçiğer büyüklüğü görülebilir. Tedavi Tedavinin temel amacı semptomların kontrolü ve yaşam kalitesinin arttırılmasıdır. KLL'in erken evreleri semptomsuz olabilir ve tedavi gerektirmez. Özellikle sistemik semptom varlığında, anemi ve trombositopenide kemoterapi uygulanır. Bakteriyal enfeksiyonların tedavisi için intravenöz immünoglobulin kullanılır Lösemide hemģirelik bakımı Klinik olarak lösemilerin farklı tipleri olmasına rağmen, hepsinde ortak sorunlar görülmektedir. Örneğin; enfeksiyon riski, kanama riski, yorgunluk gibi pek çok sorun gelişmektedir. Lösemili hastalar için olası hemģirelik tanıları

8 Enfeksiyon ve Kanama Riski Doku Bütünlüğünde Bozulma Riski Ağrı Beslenmede Değişiklik, beden gereksiniminden az beslenme Yorgunluk Fiziksel Harekette Bozulma Diyare Bireysel Bakım Eksikliği Beden Bilincinde Bozulma Anksiyete Bilgi Eksikliği Sıvı Volüm Eksikliği Riski Ortak sorunlar/potansiyel komplikasyonlar Enfeksiyon Kanama Renal fonksiyon bozukluğu Beslenme yetersizliği Mukosit Bakımın amaçları Hastanın; rahatlığının sağlanması, yeterli beslenme düzeyine ulaşması ve devamlılığının sağlanması, bireysel bakım, aktivite toleransı, tanısı ve prognozu ile başedebilme yeteneği, pozitif beden bilinci, hastalık sürecini ve tedavisini anlaması ve komplikasyonların önlenmesidir.

9 Lösemide HemĢirelik Bakımı; Klinik olarak lösemilerin farklı tipleri olmasına rağmen, hepsinde ortak sorunlar görülmektedir. Örneğin; enfeksiyon riski, kanama riski, yorgunluk gibi pek çok sorun gelişmektedir. Enfeksiyon ve kanama riskinin önlenmesi; Lösemili hastalarda en sık karşılaşılan sorun nötropenidir. Nötropenik hastalarda enfeksiyon gelişimini önlemek için; - Hastanın yaşam bulguları sık aralıklarla takib edilmelidir, - Hastanın gerekli kültürlei alınmalıdır, - Koruyucu izolasyon önlemleri alınmalıdır. Bunun için en etkili önlem hastanın izole edilmesidir. Hasta tek başına ayrı bir odaya alınır. Yanına girilirken maske, gömlek, başlık ve galoş giyilir. Hasta çevredeki enfeksiyon ajanlarından korunur. Hastanın tansiyon aleti ve derecesi ayrılır. Ziyaretçiler kısıtlanır. - Düzenli ağız bakımı verilir. Diş fırçalanırken yumuşak diş fırçası kullanması sağlanır. Nötrofil sayısı çok düşük olduğunda, pens ucunda steril gaz bezi ile serum fizyolojik ya da bikarbonatlı su ile ağız temizlenir. - Hasta ve ailesine hijyen eğitimi verilir - Gereksiz invaziv girişimlerden kaçınılır - Doğru perine temizliği alışkanlığı kazandırılır. Kadın hastalara, önden arkaya doğru temizlik yapmaları önerilir. Perirektal (rektum çevresi) komplikasyonların azaltılması için her defakasyondan sonra uygun perirektal temizlik yapılmalıdır. - Yeterli ve dengeli beslenmesi sağlanır Trombositopenik hastaları korumak için;

10 - Hasta diş eti kanamaları, burun ve retina kanamaları yönünden gözlenir, idrar ve gaitada kanama araştırılır - Hasta travmalardan korunur - Gereksiz invaziv girişimlerden kaçınılır, İ.M. yolla ilaç uygulanmaz - Konstipasyon önlenir, gerekirse laksatifler verilir - Mümkünse aspirin içeren ilaçları ve trombosit fonksiyonlarını engelleyen ilaçları vermekten kaçınılır - Ağız bakımı için yumuşak diş fırçası önerilir - Traş için jilet yerine traj makinası kullanması önerilir Ağrının giderilmesi, hareket ve dinlenmenin sağlanması - Lösemide stomatit hastayı son derece rahatsız eder. Bunun için hastanın ağız bakım sayısı ve sıklığı arttırılır. Gerekirse ağrı kontrolü için analjezikler verilebilir. - Hastanın tolere edebileceği miktarda aktivitede bulunması sağlanır, aktivite ve dinlenme periyotları planlanır. - Kemoterapi evresinde komplikasyonlar nedeniyle hastada uyku sorunu olabilir. Hastanın ilaç saatleri hastanın uyuduğu saate ile örtüşmemesine dikkat eder. Böylece hasta bölünmeden birkaç saat uyuyabilir ve az da olsa dinlenmiş olur. Sıvı elektrolit dengesin sağlanması - Kanama, ateş, yetersiz ya da aşırı sıvı replasman tedavisi hastanın sıvı durumunu değiştirebilir. Aynı şekilde tekrarlayıcı diyare, kusma ve uzun süre antimikrobiyal ajanların kullanılması önemli elektrolit defisitine neden olabilir. Hastanın aldığı ve çıkardığı sıvı miktarının ölçülmesi ve günlük kilo kontrolü yapılması gereklidir.

11 - Hemşire hastayı dehidratasyon ve sıvı yüklenmesi belirtileri yönünden izleyip değerlendirilmelidir. Laboratuvar test sonuçları, özellikle elektrolitler, kan üre nitrojeni (BUN), kreatinin ve hematokrit izlenir ve bir önceki sonuçlarla karşılaştırılarak değerlendirme yapılır. Genelllikle elektrolit (özellikle potasyum ve magnezyum) replasmanı gerekmektedir. Beslenmenin sağlanması - Stomatit ile ilgili olarak ağrı ve rahatsızlık sonucu, hastanın aldığı gıda miktarı azalır. Hastanın daha rahat yiyebilmesi için ağızdaki bu rahatsızlığın hafifletilmesi/giderilmesi gerekir. Yemeklerden önce (açıklandığı gibi) ağız bakımı ve analjezik verilir. Gerektiğinde oral analjezik kullanılır. - Kemoterapinin yan etkisi olarak görülen bulantı kusmalara karşı antiemetikler verilir. Hastanın öğünleri sık ve az miktarda olmalı ve gıdaları yumuşak olmalıdır. - Hastanın diyeti bol proteinli ve vitaminli olarak düzenlenir. Hastaya soyulmamış meyve ve çiğ sebze verilmemelidir. - Gerektiğinde hastaya beslenme desteği sağlanmalıdır (TPN gibi). Anksiyetenin giderilmesi - Lösemi tanısı bir hasta için son derece korkutucu olabilir. Bu nedenle hemşire hastanın hastalığı ve tedavisi hakkında hastaya ve ailesine açıklayıcı bilgi vermeli ve mümkün olduğunca anksiyeteyi azaltmalıdır. - Hemşire, hastaya zaman ayırmalı, anksiyete ve üzüntüsünü paylaşmalı, psikolojik yardıma ihtiyaç duyulduğunda psikolog yardımı sağlanmalıdır. Beden bilincinin sağlanması

12 - Kemoterapinin yan etkilerinden biri de saç dökülmesi (alopesi) olasılığıdır. Hasta bu konuda bilgilendirilir. Saç dökülmesinin geçici olduğu, tedavi sonrası yeniden saçların çıkacağı anlatılır. Bu dönemde, saç dökülmesini göstermeyecek bone, peruk v.b. şeyler kullanması önerilir. 1.3.Multiple Miyelom Tanım: Multiple miyelom, plazma hücrelerin olgunlaşmış şekli olan B lenfositlerinin malign hastalığıdır. Plazma hücreleri immünglobilin salgılar ve hümoral bağışıklıktan sorumludur. Bu hastalarda; yaşam süresi 3-5 yıldır. Ölüm nedeni genellikle enfeksiyondur. Belirti ve bulgular Hastalığın en önde gelen belirtisi ağrıdır. Ağrı özellikle sırt ve kostalarda belirgindir. Ağrı hareket ile artar, istirahat ile azalır. Hastada kemik ağrıları ve patolojik kırıklar, böbrek tutulumu, nörolojik bozukluklar, enfeksiyonlara yatkınlık, kan tablosu değişiklikleri (özellikle anemi), kardiyovasküler komplikasyaonlar ve kemik dışı dokularda tümör oluşumu görülür. Tanı iģlemleri ve bulgular Kemik iliği aspirasyonu yapılır. Miyelom tanısı için kemik iliğinin %10-20'sipin plazma hücrelerinin oluşturması kriteri vardır. İdrarda Bence Jones proteini olması miyelom tanısını destekleyen majör kriterdir. Kemik grafisinde kemik lezyonları araştırılır. Genelde çok sayıda osteolitik kemik lezyonları görülür, genellikle kemik

13 demineralizasyon (oste-oporoz) yaygındır. Kan incelemeleri yapılır. Serum kalsiyum düzeyine bakılır. Tedavi Multiple miyelomun tedavisi yoktur. Semptomatik tedavi ile hastanın rahatlatılması sağlanır. Tümör kitlesinin küçültülmesi için kemoterapi ve radyoterapi uygulanır. Ağrı kontrolü için ağrı kesici analjezikler verilir. Enfeksiyonların erken tanımlanıp tedavi edilmesi çok önemlidir. Kemik iliği transplantasyonu ile beraber yoğun kemoterapi, genç hastaların az bir kısmında başarılı olmuştur. Olası HemĢirelik Tanıları Enfeksiyon Riski Travma Riski Aktivite Intoleransı Ağrı HemĢirelik Bakımı - Bu hastalarda ağrı kontrolü çok önemlidir. Genelde analjezik ilaçlar verilir. - Hastalarda osteoporoz ve kalsiyum kaybı, hiperkalsiüri, böbrek taşları ve böbrek harabiyitine yol açabilir. Bu nedenle hastanın hareket etmesinin desteklenmesi ve bol sıvı alması gereklidir. - Hastalar sırt ağrısı ve düşmekten korktukları için hareket etmekten kaçınır. Ortopedik sırt destekleri hem hastanın güvenliğini sağlar hem de ağrının azalmasına yardımcı olur. - Hastalara beş kilodan fazla ağırlık kaldırmamaları önerilir ve beden mekanikleri hakkında eğitim yapılır.

14 - Antikor yapımı bozukluğu olduğundan, enfeksiyonlar (özellikle bakteriyel enfeksiyonlara) yaygındır, hastanın yaşamını tehdit eder boyutta olabilir. Bu nedenle hasta ve aileye enfeksiyondan korunma önlemleri hakkında bilgi verilir. Enfeksiyon belirtileri görüldüğünde doktoruna haber vermesi önemle vurgulanır. 1.4.Lenfomalar Lenfomalar, kaynağını lenfoid dokudan alan hücrelerin kanserleridir. Bu tümörler genellikle lenf bezlerinde başlar ancak dalak, gastrointestinal sistem, karaciğer ve kemik iliğindede gelişebilir. Lenfomalar iki gruba ayrılır; Hodgkin's hastalığı (Hodgkin Lenfoması) Hodgkin dışı lenfomalar (Non Hodgkin Lenfoma) 1.5.Hodgkin's Hastalığı Hodgkin's hastalığı ilk kez makroskopik olarak 1832'de Hodgkin tarafından tanımlandığından bu isim verilmiştir. Hodgkin's hastalığının nedeni bilinmemekle birlikte %20'si Ebstein-Barr virisü enfeksiyonundan kaynaklanmaktadır. Hodgkin's hastalığı genellikle önce boyundaki lenf bezlerinden başlar ve tüm vücuda yayılır (örn; karaciğer, dalak, tonsiller, mide duvarı ve kemik iliği). Hodgkin hastalığı genç erişkinlerde yaşlar arasında görülür. Erkeklerde kadınlardan iki katı kadar fazla görülür. Belirti ve bulgular

15 Hodgkin's hastalığı genellikle en sık boyunda olmak üzere lenf bezlerinin büyümesiyle ortaya çıkar. Tutulan lenf bezi lastik kıvamındadır. Inguinal ya da ilyak nodların ve dalağın tutulumu daha azdır. Kaşıntı ve diğer organlara ilişkin semptomlar görülür. Bu semptomların nedeni, büyüyen tümörün organlara olan basıncı ile ilgilidir. Örneğin; öksürük ve pulmoner efüzyon (pulmoner infiltrasyondan), sarılık (karaciğerin etkilenmesi ya da safra yolunun tıkanmasından), abdominal ağrı (splenomegali ya da retroperitoneal adonepa-tiden) ya da iskelet kemiklerinin etkilenmesinden kaynaklanır. Hastaların yaklaşık üçte birinde ateş, gece terlemesi ve kilo kaybı gibi (B semptomları) sistematik semptomlar görülür. Hodgkin's hastalığında hücresel bağışıklık defekti olduğundan, hastalarda çeşitli viral ve mantar enfeksiyonları görülmektedir. Tanı iģlemleri Tanı lenf bezi biyopsisi ile konur. Reed Sternberg hücresinin varlığı Hodgkin's hastalığı tanısını kesinleştirir. Daha sonra hastalığın yayılımını ve uygun tedaviyi saptamak için evrelendirme yapılır. Hodgkin hastalığı klinik olarak 4 evrede incelenmektedir. 1. Evre: Bir bölgede bir ya da birkaç büyümüş lenf düğümü vardır. 2. Evre: Birden fazla bölgede lenf düğümleri vardır. Fakat bu düğümlerin hepsi diyafragmanın bir tarafındadır. 3. Evre: Birden fazla bölgede lenf düğümü vardır. Fakat bu düğümler diyafragmanın hem alt, hem de üst tarafındadır. 4. Evre: Hastalık diğer organlara da yayılmıştır.

16 Bu evreler ayrıca sistemik belirtiler adı verilen; ateş, terleme, kaşıntı, iştahsızlık, zayıflama olup olmadığına göre A ve B olarak iki alt gruba ayrılır. Sistemik belirtiler yoksa A, varsa B alt grubundan söz edilir. Örneğin; 1A, 2B gibi. Tedavi Hastalığın evresine göre tedavi uygulanır. 1. ve 2. evrede hastalara sadece radyoterapi önerilir. 2. ve 3. evredeki hastalara bazı hastalarda lenf düğümünde özellikle mediastinumda önemli büyüme olduğunda, düğümü küçültücü tedavi olarak, önce kemoterapi ve sonra radyoterapi yapılmaktadır. Hastalığın ilerlediği 3. ve 4. evrede kemoterapi tedavisi uygulanır. Kemoterapinin ani yan etkileri, bulantı, kusma ve kemik iliği baskılanması görülebilir. Antiemetik ajanlar ve miyeloid büyüme faktörleri (G-CSF) kullanılması ile büyük ölçüde azaltılmaktadır. Kan transfüzyonu ve antibiyotik uygulaması, hastalığın neden olduğu anemi ve enfeksiyonu tedavi için kullanılır. Hodgkin hastalığının tekrarı kombine kemoterapi ile tedavi edilebilir. Son zamanlarda kemik iliği transplantasyonu kullanılmaktadır Prognoz Günümüzde hastalığın prognozu çok iyidir. Genelde hastaların %80 ninde ve tanımla sırasında ileri evre hastalığı olanların yaklaşık üçte ikisinde şifa sağlanabilmektedir. Hodgkin DıĢı Lenfoma (Non-Hodgkin's Lenfoma) Hodgkin dışı lenfomalar, lenfoid kökenli malign bir hücrenin (genelde T veya B hücresi) monoklonal çoğalması sonucu gelişir. Etiyolojik neden bilinmemekle beraber immunosupresyon tedavisinden (örneğin; HIV enfeksiyonu, organ transplantasyonu) kaynaklanan lenfomalarda (Ebstein-Barr

17 virüsü) virüsler sorumlu tutulmaktadır. Bu hastalıkta prognoz, tiplerine göre farklılık gösterir. En uzun yaşam süresi, lokalize lenfomalarda 10 yıldan fazladır. Belirti ve bulgular Hastalığın erken evrelerinde belirti çok az ya da hiç yoktur. Hastalık ilerleyince semptomlar görülür ve en son evrede hastalığın tanısı koyulur. Bir veya daha fazla periferal lenf bezi bölgesinde asimetrirk, ağrısız, sert, lastik kıvamında lenf nodü büyümesi görülür. Ateş, gece terlemesi, kaşıntı, hepatosplenomegali, deri ve kemik lezyonları görülür. Tanı iģlemleri Hastalığın tanısı; tutulan lenfoid dokularda Reeed-Stenberg hücrelerinin saptanmasıyla konur. Tanıda kullanılan yöntemler; anamnez, fizik muayene, rutin laboratuar testleri, görüntüleme yöntemleri, kemik iliği biyopsisi, intraabdominal lenf adenopatiler ve karaciğer biyopsilerini içermektedir. Evreler Hodgkin hastalığına çok benzer. Yalnız Hodgkin dışı lenfomalar daha çok ileri evrede hastalıkla kendini gösterir. Tedavi Genelde tedavi şekli, hastalığın evresine göre kemoterapi ve radyoterapi uygulanmaktadır. Yavaş seyirli lenfomalarda; sistemik kemoterapi, radyasyon tedavisi (özellikle evre1-2 de), interferon, fludarabine, immünolojik ajanlar, hemapoietik kök hücre transplantasyonu kullanılır. Hızlı seyirli lenfomalarda; sistemik kemoterapi, radyasyon tedavisi, hemapoietik kök hücre transplantasyonu kullanılır. Lenfomalarda HemĢirelik Bakımı

18 Tedavi için kullanılan, kemoterapi ve radyoterapi erken ve geç dönmede çeşitli komplikasyonlara neden olmaktadır. Uygulanan bakımda, genellikle bu komplikasyonlara yöneliktir. - Bu hastalarda enfeksiyon riski sadece kemik iliği baskılanması nedeniyle değil, hastalığın bizzat kendisinden kaynaklanan immün yanıt defekti nedeniyledir. O nedenle hastalara enfeksiyondan korunma yöntemleri; enfeksiyonun belirtileri hakkında bilgi verilmesi gerekir. - Nötropenik ateş takibi yapılır, hastaya ağız bakımı verilir, - Antiemetik tedavi planı sağlanır ve uygulanır - Beslenme düzenlenir ve takip edilir, - Ağrı takibi yapılır ve gerekli tadavi planlaması sağlanıp uygulanır - Hastaya ve ailesine tedavi süresince psikolojik destek verilir. 2- Kanama bozuklukları 2.1.Kanama Bozuklukları Normal hemostatik mekanizmalar damar endoteli, trombositler ve pıhtılaşma faktörlerinden oluşmaktadır. Kanamaya eğilim artışı trombosit, koagülasyon ya da damar bozukluğu nedeni ile ortaya çıkar. 2.2.Ġdiyopatik trombositopenik purpura (ITP) Tanım: Trombositlere karşı antikor gelişmesi ve bunun sonucunda trombositlerin başta dalak ve daha az da karaciğerde olmak üzere fagosite edilmesiyle karakterize otoümmin bir hastalıktır. ITP her yaşta görülmesine karşın, çocuklarda ve genç kadınlarda daha çok görülmektedir. İTP'nin akut ve kronik olmak üzere iki şekli vardır. Akut ITP çocuklarda

19 daha sık görülür. Kronik ITP trombositopeninin diğer nedenleri elimine edildikten sonra tanılanmaktadır. Belirti ve bulgular Birçok hastada belirti ve bulgu yoktur ve trombositopeni tesadüfen saptanır. Hastalığın genel semptomları kolaylıkla berelenme, çürüklerin olması, mensturasyonda fazla kan kaybı, ekimoz, mukoza kanaması ve epistaksis görülür. Tanı iģlemleri Trombosit sayısı belirgin düzeyde azalmıştır, ortalama tarombaoit hacmi artmıştır. Periferik kan yaymasında dev trombositler görülebilir. Tedavi ITP klinik seyri hastalığın başlama yaşına göre değişiklik gösterir. Çocukluk yaşında görülen ITP spesifik tedavi yapılsın, yapılmasın birkaç hafta içinde iyileşmektedir. Tedavide ilk seçenek oral steroiddir, fakat cevap oranı düşüktür. Splenektomi en etkin tedavidir. Splenektomiye rezistans olgularda immünsüpresif tedavi uygulanır. ITP tedavisinde kullanılan diğer seçenek kemoterapidir. Bu amaçla; vincristin, azathioprin, siklofosfamid, danazol ve kolşisindir. Vincristin makrofajlardaki reseptörleri bloke ederek trombosit yıkımını önler. ITP tedavisinde yeni bir yaklaşım olan anti-d, Rh (D)-pozitif olanlarda kullanılmaktadır. Bu yöntem çocuklarda çok daha etkilidir. Erişkinlerde en azından splenektomi yapılıncaya kadar zaman kazanılmaktadır. Trombosit sayısı çok düşse bile trombosit transfüzyonundan kaçınılmaktadır. Çünkü transfüzyon yoluyla verilen trombositler, trombosit karşıtı olan antikorlara

20 bağlanarak yıkıma uğramaktadır. Bu nedenle trombosit sayısı, trombosit transfüzyonundan sonra düşer. HemĢirelik Bakımı - Hemşire belli aralıklarla idrar, dışkı, deri ve mukoz membranları kanama açısından kontrol eder - Hastanın rutin yaşam bulguları izlenir. - Kanamayı uyarmaması için kas içi enjeksiyon ve rektal ilaç uygulaması yapılmaz. - muköz membranlar ve deri bütünlüğünü sağlamak amacıyla vücut hijyeni sağlanır - Kabız olmaması için diyeti hakkında bilgi verilir. - Sert diş fırçası yerine yumuşak kılları olan diş fırçası kullanılması, diş aralarını iplik ile temizlememesi önerilir - Erkeklerin traş olurken jilet ile traş olmamaları, elektrikli traş makinası kullanmaları önerilir. - Hastaya kendisini travmalardan koruması, sık sık trombosit sayımı yaptırması, tedavisi dışında doktoruna sormadan ilaç almaması öğütlenir. Hemofili A (Klasik Hemofili) Hemofili A faktör Vlll'de (antihemofilitik faktör) işlevsel bir bozukluktan kaynaklanır ve erkeklerde görülür. Belirti ve bulgular Hastalığın ciddiyeti plazma faktör VIII düzeyi ile orantılıdır. Faktör VIII düzeyi düşük olduğunda travma sonucu veya kendiliğinden kanamalar meydana gelir. Diş çekimi, sünnet sonrası kanamalarda tanı konur. Ağır hemofiliklerde faktör düzeyi çok düşer, normalin %1 'inden daha azdır ve spontan hemartroz (eklem arasına kanama) kas

21 içinde hematom, intrakraniyal, ekstra kraniyal kanama (her ikisi'de çok tehlikedilir) epistaksis, dişeti kanaması, hematüri gibi şiddetli ve tekrarlayan kanamalar görülür. Tekrarlayan hemartrozlar hareket kısıtlamasına, ağrıya ve eklemlerde kontraktürlere neden olur. Hastaların bazıları erştin yaşa ulaşıncaya kadar sakat kalmaktadır. Hemotomlar, periferik sinir basısı sonucu ağrı gelişmesine neden olur. Ameliyat sonrası kanamalar öldürücü olabilir. Tanı iģlemleri Laboratuvar bulgularında; aktive edilmiş protrombin zamanı (aptt) uzar, protrombin zamanı (PT) normal, trombin zamanı (TT) normal, kanama zamanı normal fakat faktör VIII düzeyi düşüktür. Tedavi Hafif hemofili olgularının tedavisinde Desmopressin (DDVAP) damar endotelinden endojen, orta ve ciddi düzeyde hemofilide faktör VIII konsantresi uygulanmaktadır. Ameliyat vb. invaziv girişimlerden önce de replasman tedavisi yapılması öngörülmektedir. Prognoz Günümüzde uygulanan tedavi yöntemleri ile normal yaşam süresi sağlanabilmektedir. Hemofili B

22 Hemofili B cinsiyet kromozumuna bağlı bir bozukluktur ve faktör IX eksikliğinden kaynaklanır. Belirtiler Hemofili A'ya benzer belirtiler izlenir. Tanı iģlemleri Hemofili laboratuvar bulguları; aptt uzamıştır, PTT ve TT ile kanama zamanı normaldir. Faktör IX düşüktür. Tedavi Faktör IX konsantrasyonları kullanılır. Prognoz Günümüzde uygulanan tedavilerle normal bir yaşam süresi sağlanır. Hemofilide HemĢirelik Bakımı Hemofili tanısı genellikle çocukluk çağında koyulur. Bu nedenle bu çocukların hastalığın getirdiği risk ve kısıtlamalar ile başedebilmesi için yakın desteğe gereksinimleri vardır. Ancak bu çocukların kendi sorumluluklarını almaları ve kendine yeterli hale gelmeleri ve hastalıkları ile sağlıklı bir biçimde yaşamlarını sürmeleri için eğitime gereksinimleri vardır. - Hasta ve aile bireylerine, aspirin ve diğer antitrombotik ilaçları kullanmaları, kas içi enjeksiyonu yaptırmamaları, alkol almamaları gerektiği konusunda bilgi verilir. - Diş çektireceklerinde, hekime durumları hakkında bilgi vermeleri gerektiği açıklanır. - Diş çekilmesi kanamalara neden olacağından, önlem olarak ağız sağlığına özen göstermelerinin önemi anlatılır. - Hastalara yanlarında hemofili tanısı olduğunu belirten kimlik taşımaları önerilir.

23 - Burun kanamalarında tampon kullanılarak basınç uygulanmaması, uygulandığında kanamanın tekrar devam edeceği anlatılır. - Kanama sırasında hastaların yakından izlenmesi gerekir. Ameliyat sonrası insizyon yeri sık sık kontrol edilir, yaşam bulguları izlenir. - Eklemlerdeki hemotom nedeniyle hastalar ağrıdan yakınır ve sıcak uygulamanın rahatlık sağladığını ifade ederler. Ancak sıcak uygulama kanamaya neden olabileceğinden soğuk uygulama yapmaları gerektiği hasta ve yakınlarına anlatılır. 2.4.Edinsel Koagulasyon Bozuklukları Karaciğer hastalıkları Faktör VIII dışında, diğer pıhtılaşma faktörlerinin çoğu karaciğerde sentezlenir. Siroz, tümör, hepatit gibi hastalıklara bağlı olarak karaciğer fonksiyonlarının bozulması sonucu hemostaz ve koagülasyonu sürdürmek için gerekli olan bu faktörler sentezlenemez. Bazı ilaçlar (salisilatlar) karaciğerde vitamin K'ya bağlı koagulasyon faktörlerinin biyosentezini antegonize edebilir. Ayrıca annedeki vit-k eksikliği, malabsorbsiyon sendromu, bağırsaklarda sterilizasyona neden olan antibiyotikler, K-vit'ne bağlı koagulasyon faktörlerinde azalmaya neden olur. Antikoagulan tedavisi komplikasyonları

24 Antikoagülanlar, trombozu önlemede veya tedavi etmede kullanılırlar. Bu ilaçlar kanamaya neden olabilir. Özellikle fazla miktarda heparin vb. antlkoagulan verildiğinde kanama görülebilir. Çok aşırı kanama olduğunda K-vit verilir. 2.5.Dissemine intravasküler koagulasyon (DĠK) DİK, bir hastalık olmayıp, alta yatan başka bir ciddi hastalığın belirtisidir. DİK yaşamı tehdit eden ciddi bir durumdur. Etiyoloji ve patofizyoloji DIK'te normal hemostatik mekanizma bozulur. Ağır enfeksiyon, obstetrik aciller, yaygın travma gibi bir çok durumda dolaşıma katılan doku faktörü, endotoksin gibi maddeler veya yaygın endotel hasarı nedeni ile hemostatik sistem uygunsuz aktive olur. Sonuçta küçük damarlarda trombüsler oluşur, tromboz ve iskemi belirtileri ortaya çıkar. Bir yandan kontrolsüz trombüsler oluşurken, doğal olarak fibrinolitik sistemde aktive olur. Zamanla koagülasyon faktörleri ve trombozitlerin azalması ve fibrinoliz nedeniyle başta cilt ve mukoz membranlarda olmak üzere kanamalar başlar. Tanı iģlemleri Trombosit sayısı düşüktür. PTT, aptt ve TT uzamıştır. Fibrinojen; düşük, fibrin yıkım ürünleri (D-dimer) yükselmiştir. Periferik yaymada mikroanjiyopatik hemolize bağlı parçalanmış eritrositler görülür. Belirti ve bulgular DİK tanısı olan hastada, mukoz membranlarda, damardan iğne yapılan bölgede, gastrointestinal ya da üriner sistemde kanama olabilir. Kanama sıklıkla deri içine ya da yakın zamanda kullanılmış girişim yerinde olabilir. Bu kanamalar çok az olabildiği gibi,

25 her taraftan bol miktarda olabilir. Bu nedenle de birçok organda, mikro ya da mak-ro trombozlar ya da kanamalar nedeniyle fonksiyon bozuklukları görülür. Örneğin; böbrek yetmezliği, pulmoner ve multifaktoral merkezi sinir sistemi infarktüsleri olabilir. Bu nedenle de hastalığın belirti ve bulguları etkilenen organa bağlıdır. Tedavi DİK'in temel tedavisi altta yatan hastalığın tedavisidir. Bunun dışında destek tedavisi yapılır (trombosit, taze plazma, eritrosit, antitrombin III, heparin gibi). Prognoz Ciddi DİK'te mortalité %80 civarındadır ve genellikle altta yatan hastalıktan dolayıdır. Olası HemĢirelik Tanıları Sıvı Volüm Eksikliği Riski Cilt Bütünlüğünün Bozulması Riski Sıvı Volüm Fazlalığı Riski Doku Perfüzyonunda Azalma Riski Kardiyakoutput da azalma Ağrı Anksiyete HemĢirelik Bakımı Hemşireler, DİK riski olan hastaları yakından izlemelidirler. Sepsis ve promiyelotik lösemi DİK'in en sık nedenidir. O nedenle bu hastaların kanama ya da trombüs yönünden izlenmeleri önemlidir.

26 - açık ve gizli kanamaların erken saptanması çok önemlidir. Bu nedenle hastalar kanama ve trombüs yönünden yakından gözlemlenmelidir. - Cilt kanama belirtileri yönünden değerlendirilmelidir. - Basınç bölgelerine cilt bakımı yapılmalıdır. - Enjeksiyondan sonra ilk bir saat içinde her 15 dk da bir iğne giriş bölgesi hematom yönünden kontrol edilmelidir. - Enjeksiyon yapılmış ise enjeksiyon bölgesine 5-10 dk basınç uygulanmalıdır. - Gerekliyse hekim istemine göre kan ürünleri verilmelidir. Antikoagülan tedavi Antikoagülan tedavi fibrin pıhtısının oluşmasını geciktirerek ikincil hemostazi etkiler. Heparin tedavisi Heparin antitrombin III e bağlanarak, başlıca trombin, IXa ve Xa koagülasyon faktörlerini inaktive ederek antikoagülan etkisini gösterir. Klinik olarak, arteryel ve tromboembolizmin korunması ve tedavisinde kullanılmaktadır. İzlenmesi aptt ile yapılır. Tromboz tedavisinde İV bolusu takiben sürekli infüzyon ile; proflaktik tedavide ise subkütan olarak günde 2-3 kez uygulanır. Heparin tedavisinin en önemli komplikasyonu kanamadır. Düşük molekül ağırlıklı heparinler (DMAH): Heparinin anti Xa ve anti IIa oranını 2-4 kat artıran fraksiyone deriveleridir. Heparine göre kanama yan etkileri daha azdır, yarı ömürleri uzundur, sc kullanıldıkları için hospitalizasyon her zaman gerekmez. Warfarin (Coumadin)

27 Vitamin K ya bağlı pıhtılaşma faktörlerini inhibe ederek etki gösterir. Coumadin tedavisi alan hastaların izlenmesi çok önemlidir. Çünkü birçok ilaçtan etkilenir. En önemli yan etkisi kanamadır. Trombolitik tedavi Antikoagülasyonun tersine, trombolitikler bir pıhtı oluştuktan sonra onu eritme özelliğine sahiptir. Trombolitikler primer olarak miyokart infarktüsünde kullanılır. Derin ven ve trombozlu hastalarda, trombolitik tedavi uzun dönemde yararlı olmamakla birlikte, artmış kısa dönem pıhtı eritmesi ile ilgilidir. Trombolitiklerde kanama riski, heparin antikoagülasyonundan daha yüksek değildir HemĢirelik Bakımı Trombotik sorunu olan hastalar dolaşımı etkileyerek staz oluşmasını sağlayan aktivitelerden kaçınmalıdır (örn; immobilazyon ve ayak ayak üstüne atarak oturma). Sık sık egzersiz yapmalı, hareketli olmalıdır (özellikle araba, otobüs ve uçak ile uzun yolculuklar sırasında). Trombofili tanısı olan bireylerin, trombozis riskini artıran risk faktörlerinden sakınmalıdır. Örneğin, sigara içme gibi. Trombotik sorunu olan hastalar hastaneye yatırıldığında kapsamlı değerlendirilmesi yapılır, sağlık öyküsü alınır.

28 Derin ven trombozu ve pulmoner emboliye ilişkin ön belirtiler yönünden sık sık değerlendirilir. Hastaların hareketsiz kalmamaları sağlanır. Stazı önlemek için elastik çorap giydirilir. Genelde bu hastalara proflaktik antikoagülan tedavisi uygulanmaktadır. ÖZET Kan kardiyovasküler sistem içerisinde dolaşan ve çok hücreli organizmalarda birçok yaşamsal fonksiyonu yerine getiren vücudumuzun hayati sıvısıdır. Hematolojik sistem, kanın yapıldığı, kemik iliği ve retiküloendotel (RES) sistemden oluşur. Normalde kan elemanlarının yapımı ve yıkımı sürekli bir denge içindedir. Kanın şekilli elemanlarının büyük bir kısmının yaşam süresi çok kısa olduğundan ve beden hücrelerinin beslenmesinin devamlılığının sağlanabilmesi için bu hücrelerin devamlı yenilenmeleri gerekir. Bu sürece "hemotopoezis-kan yapımı" denir. Kan çeşitli şekilli elemanlar ve plazmadan oluşur. Kanın şekilli kısmı üç ana hücresel (eritrositler, lökositler ve trombositler) elemandan oluşan kısmıdır ve total kan volümünün %40- %45'ini oluşturur (Tablo 1). Plazma kanın %55'i kadarını oluşturur.bu sisteme ait görülen hastalıkların tanımları, belirti ve bulguları, etyolojileri, tanı yöntemleri ve olası hemşirelik tanıları ve girişimleri verilmiştir.bu bilgiler doğrultusunda hemşire hastalarıyla ilgili veri toplamalı, senteszlemeli ve gerekli hemşirelik bakımını vermelidir,

29 DEĞERLENDĠRME SORULARI 1) Aşağıdakilerden hangisi miyeloid kök hücrelerinin mutasyonundan kaynaklanan lösemi tipidir? a) Akut Miyeloid Lösemi (AML) b) Akut Lenfositik Lösemi (ALL) c) Kronik Miyeloid Lösemi (AML) d) Kronik Lenfositik Lösemi (ALL) e) Multiple myelom 2) Kemoterapinin yan etkisi olarak görülen bulantı kusmalara karşı yapılması gerekli hemşirelik bakımında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? a) Antiemetikler verilir b) Az sık aralarla beslenmelidir c) Yağlı acılı yiyecekler verilmelidir d) Hastanın diyeti bol proteinli ve vitaminli olarak düzenlenir. e) Gerektiğinde hastaya beslenme desteği sağlanmalıdır (TPN gibi). 3) Aşağıdakilerden hangisi lösemili hastada enfeksiyon riskinin önlenmesinde yapılacak hemşirelik bakımı için doğrudur? a) Koruyucu izolasyon önlemleri alınmalıdır b) Sadece antibiyotik tedavisi yeterli c) Bol egzersiz yaptırılır d) Travmalardan korunur e) Bol bol çiğ sebze ve meyve yedirilir. 4) Aşağıdakilerden hangisi trombotik sorunu olan hastaların eğitiminde yer almalıdır? a) Sık sık egzersiz yapmalı, hareketli olmalıdır (özellikle araba, otobüs ve uçak ile uzun yolculuklar sırasında). b) Hareket etmekten sakınılmalıdır c) Demir tedavisi yapılmalıdır d) Cerrahi hiçbir müdahale yapılmamalıdır e) Hiçbiri 5) Aşağıdakilerden hangisi nötropeni tanısı için doğrudur? a) Nötrofillerin sayısının mm3 den az olmasına b) Nötrofillerin sayısının mm3 den fazla olmasına c) Nötrofillerin sayısının mm3 den az olmasına d) Trombosit sayısının mm3 den az olmasına e) Eritrosit sayısının mm3 den az olmasına CEVAP ANAHTARI 1. C 2. C

30 3. A 4. A 5. A YARARLANILAN KAYNAKLAR 1. Akbayrak N, İlhan ES, Ançel G, Albayrak A. Hemşirelik Bakım Planları(Dahiliye-Cerrahi Hemşireliği ve Psiko-sosyal Boyut). Alter Yayıncılık, Ankara Nisan Akdemir N, Birol L. İç Hastalıkları ve Hemşirelik Bakımı. Sistem Ofset, Ankara Balcı N, Balcı M, Sargut K ve ark. Onkolojik hastalıklar ve hemşirelik bakımı el kitabı. Mavi Ambalaj, Ankara Braunwald E, Faucı AS, Kasper DL, Hauser SL, Longo DL, Jameson JL. Harrison İç Hastalıkları Prensipleri. Çeviri Ed: Sağlıker Y. Nobel Tıp Kitabevleri, Dırksen R, Lewıs M, Heıtkemper M. İç ve cerrahi hastalıkların bakımında klinik rehber. Çeviri Ed: Tüzer T. Damla Matbaacılık, Ankara Durna Z. İç Hastalıkları Hemşireliği Uygulama Rehberi. Cinius yayınları, İstanbul Guyton AC, Hall JE. Tıbbi Fizyoloji.. Nobel Matbaacılık, Ankara GÜLER ÖZ 9. Güler V, Armağan E. Kan transfüzyonu komplikasyonları. Sted, 12(11) İÇ HASTALIKLARI KİTABI 11. Karadakovan A, Aslan FE. Dahili ve Cerrahi Hastalıklarda Bakım. Nobel Kitabevi, Adana Karadeniz G. İç Hastalıkları Hemşireliğinde Teoriden Uygulamaya Temel Yaklaşımlar. Göktuğ Yayıncılık, Ankara Lewis SM, Heitkemper MM, Dirksen SR. Medical-Surgical Nursing. 6th edition. Mosby, Philadelphia Özarslan E, Delibaşı T. Dahiliye. Afşar Matbaacılık, Ankara 2009.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

OLGU SUNUMU: B TİPİ AKUT LENFOBLASTİK LÖSEMİ OLGUSU VE HEMŞİRELİK BAKIMI

OLGU SUNUMU: B TİPİ AKUT LENFOBLASTİK LÖSEMİ OLGUSU VE HEMŞİRELİK BAKIMI OLGU SUNUMU: B TİPİ AKUT LENFOBLASTİK LÖSEMİ OLGUSU VE HEMŞİRELİK BAKIMI Berfu Şengöz, Zuhal Çakır 20 23 Mayıs 200 tarihleri arasında Kemer de düzenlenen I.Ulusal Lenfoma ve Myeloma Kongresinde poster

Detaylı

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU...

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU... EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz...iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xv Şekiller

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi...

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... HEMOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... xiii I. BÖLÜM HEMOFİLİ TANI

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 10/09/2015 Sayı : 8 Dünya Lenfoma Farkındalık Günü 15 Eylül 2015 Hazırlayan Neşet SAKARYA Birkaç dakikanızı ayırarak ülkemizde 2011

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Hazırlama Komitesi Adem Aköl Kalite Konseyi Başkanı Sinan Özyavaş Kalite Koordinatörü 1/7

Detaylı

KAN HASTALIKLARI. Lösemi. Lösemi. Lösemi 19/11/2015 KAN HASTALIKLARI. Pıhtılaşma Bozuklukları. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

KAN HASTALIKLARI. Lösemi. Lösemi. Lösemi 19/11/2015 KAN HASTALIKLARI. Pıhtılaşma Bozuklukları. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire KAN HASTALIKLARI KAN HASTALIKLARI Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Kan, plazma adı verilen bir sıvı ve bu sıvı içinde süspansiyon halinde bulunan şekilli elemanlardan oluşur. Kanın yapısındaki değişiklikler

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Kanamanın durması anlamına gelir. Kanamanın durmasında üç eleman rol alır. Bunlar şunlardır:

Kanamanın durması anlamına gelir. Kanamanın durmasında üç eleman rol alır. Bunlar şunlardır: Hemofili hastalığı dünyanın her tarafında görülebilen bir çeşit kanama bozukluğudur. Hastadaki ana sorun kanamanın durmasındaki gecikmedir. Bu yüzden pıhtılaşma gecikir ve hasta çok kanar. Ciddi organların

Detaylı

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Hemofili/Hemostaz/Tromboz Alt Çalışma grubu tarafından 25 Eylül 2010 tarihinde düzenlenen

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

24 Ekim 2014/Antalya 1

24 Ekim 2014/Antalya 1 Kronik Böbrek Hastalığının Kontrolü ve Yönetimi Doç. Dr. Öznur USTA YEŞİLBALKAN Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği o.u.yesilbalkan@ege.edu.tr 24 Ekim 2014/Antalya 1 SUNUM

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Kemik İliği Nakli Merkezi Kemik İliği (Kök Hücre) Nakli Merkezi

Kemik İliği Nakli Merkezi Kemik İliği (Kök Hücre) Nakli Merkezi Kemik İliği Nakli Merkezi Kemik İliği (Kök Hücre) Nakli Merkezi +90 216 BR.HLİ.103 World Hospital Standarts Approved by JCI Acreditation Certificate K-Q TSE-ISO-EN 9000 Saray Mah. Siteyolu Cad. No:7 34768

Detaylı

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir.

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. BEYAZ KAN HÜCRELERİ Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. 1 Görevleri nelerdir? Bu hücreler vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı korur.

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

KANAMA BOZUKLUKLARI. Dr.Mustafa ÇETİN Dedeman Hematoloji Bölümü 2007

KANAMA BOZUKLUKLARI. Dr.Mustafa ÇETİN Dedeman Hematoloji Bölümü 2007 KANAMA BOZUKLUKLARI Dr.Mustafa ÇETİN Dedeman Hematoloji Bölümü 2007 Konular I. Kanamanın klinik bulguları II. Kanamaya neden olan hematolojik bozukluklar Platelet bozuklukları Koagulasyon faktör bozuklukları

Detaylı

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet ERTEM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Tam Kan Sayımı

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR?

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR? DERS : KONU : MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KAN VE KAN ÜRÜNLERİ TRANSFÜZYONU 1.) Kanın en önemli görevini yazın : 2.) Kan transfüzyonunu tanımlayın : 3.) Kanın içinde dolaştığı damar çeşitlerini yazın : 4.)

Detaylı

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ SUNU PLANI Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik bakım amacı Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

Hemşirelik Tanısı Neden Amaç Hemşirelik Girişimleri Değerlendirme Enfeksiyon Riski

Hemşirelik Tanısı Neden Amaç Hemşirelik Girişimleri Değerlendirme Enfeksiyon Riski 1. Sağlığın Algılanması Enfeksiyon Riski Lökopeni-5000mm 3 Granülosit-2500 mm 3 Vücut ısısı artışı Mukozada ağrı,hassasiyet, kızarıklık Perianal bölgede yanma İdrarda mikroorganizma Lokal enflamasyon bulguları

Detaylı

Hepatit C ile Yaşamak

Hepatit C ile Yaşamak Hepatit C ile Yaşamak NEDİR? Hepatit C kan yoluyla bulaşan Hepatit C virüsünün(hcv) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. 1 NEDİR? Hepatit C virüsünün birçok türü (genotipi ) bulunmaktadır. Ülkemizde

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

MİYELODİSPLASTİK SENDROM

MİYELODİSPLASTİK SENDROM MİYELODİSPLASTİK SENDROM Türk Hematoloji Derneği Tanı ve Tedavi Kılavuzu 2013 30.01.2014 İnt. Dr. Ertunç ÖKSÜZOĞLU Miyelodisplastik sendrom (MDS) yetersiz eritropoez ve sitopenilerin varlığı ile ortaya

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var KARACİĞER NEDEN ÖNEMLİ 1.Karaciğer olmadan insan yaşayamaz! 2.Vücudumuzun laboratuardır. 500 civarında görevi var! 3.Hasarlanmışsa kendini yenileyebilir! 4.Vücudun

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE TRANSPLANTASYONUNDA HEMŞİRENİN ROLÜ. Nevin Çetin Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİT Ünitesi

HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE TRANSPLANTASYONUNDA HEMŞİRENİN ROLÜ. Nevin Çetin Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİT Ünitesi HEMATOPOETİK KÖK HÜCRE TRANSPLANTASYONUNDA HEMŞİRENİN ROLÜ Nevin Çetin Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİT Ünitesi Hematopoetik kök hücre transplantasyonu hematoloji-onkoloji alanında özel bir daldır

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

KAYNAK:Türk hematoloji derneği

KAYNAK:Türk hematoloji derneği KAYNAK:Türk hematoloji derneği HİT, heparinin tetiklediği bir immün yanıt sonucu, trombositlerin antikor aracılı aktivasyonu ve buna bağlı tüketimi ile oluşan, trombositopeni ve tromboz ile karakterize

Detaylı

Henoch-Schöenlein Purpurası

Henoch-Schöenlein Purpurası www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Henoch-Schöenlein Purpurası 2016 un türevi 1. HENOCH-SCHÖENLEİN PURPURASI NEDİR? 1.1 Nedir? Henoch-Shöenlein purpurası (HSP), küçük kan damarlarının (kapilerlerin)

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

İDİYOPATİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA (İTP) NEDİR?

İDİYOPATİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA (İTP) NEDİR? İDİOPATİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA (ITP) FR-HYE-04-416-02 İDİYOPATİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA (İTP) NEDİR? Bu hastalık 1) İmmün bir hastalıktır. Bağışıklık sisteminde oluşan bozukluklar nedeniyle vücudun

Detaylı

AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI. Hemş.Birsel Küçükersan

AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI. Hemş.Birsel Küçükersan AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI Hemş.Birsel Küçükersan Graft vs Host Hastalığı (GVHH) Vericinin T lenfositlerinin alıcıyı yabancı olarak görmesi ve alıcının dokularına karşı reaksiyon göstermesi Allojenik

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi TÜRKİYEDE BÖBREK NAKLİ 1975 yılında canlı 1978 yılında kadavra E.Ü.T.F Hastanesi Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi 1988

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER PSH 501 - Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Temelleri

Detaylı

Komplikasyonların önlenmesine, erken evrede tanınmasına, tedavi edilmesine, böbrek fonksiyonunun en üst düzeyde sürdürülmesine yöneliktir.

Komplikasyonların önlenmesine, erken evrede tanınmasına, tedavi edilmesine, böbrek fonksiyonunun en üst düzeyde sürdürülmesine yöneliktir. Komplikasyonların önlenmesine, erken evrede tanınmasına, tedavi edilmesine, böbrek fonksiyonunun en üst düzeyde sürdürülmesine yöneliktir. Böbreğin tam fonksiyone olmaması nedeniyle; SIVI-ELEKTROLĠT DENGESĠZLĠĞĠ

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım. Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012

Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım. Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012 Hematolog Gözüyle Fungal İnfeksiyonlara Yaklaşım Dr Mehmet Ali Özcan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı İzmir-2012 Nötropenik hastalarda fungal infeksiyonlar Nötropeni invaziv

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel

Detaylı

Giriş Hematoloji Uzmanlık Derneği, the Leukemia & Lymphoma Society(LLS)'e 15.09.2010 tarihinde çevirisi

Giriş Hematoloji Uzmanlık Derneği, the Leukemia & Lymphoma Society(LLS)'e 15.09.2010 tarihinde çevirisi 1 Giriş Hematoloji Uzmanlık Derneği, the Leukemia & Lymphoma Society(LLS)'e 15.09.2010 tarihinde çevirisi yapılan Lösemi kitapçığına yeniden basım izni verdiği için minnetle teşekkür eder. Bu kitapçık

Detaylı

HEMATOPOİETİK KÖK HÜCRE NAKLİNDE KAN ÜRÜNLERİ KULLANIMI DOÇ.DR.BETÜL TAVİL HÜTF PEDİATRİK HEMATOLOJİ/KİT ÜNİTESİ

HEMATOPOİETİK KÖK HÜCRE NAKLİNDE KAN ÜRÜNLERİ KULLANIMI DOÇ.DR.BETÜL TAVİL HÜTF PEDİATRİK HEMATOLOJİ/KİT ÜNİTESİ HEMATOPOİETİK KÖK HÜCRE NAKLİNDE KAN ÜRÜNLERİ KULLANIMI DOÇ.DR.BETÜL TAVİL HÜTF PEDİATRİK HEMATOLOJİ/KİT ÜNİTESİ *Transfüzyonlar HKHT sürecinin en önemli ve sürekli uygulamalarındandır. *Transfüzyon Tıbbı,

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ Nedenleri, görülme sıklığı, semptomlar ve kanserli hastada etkileri Uzm. Hem. Ayşin Kayış

TROMBOSİTOPENİ Nedenleri, görülme sıklığı, semptomlar ve kanserli hastada etkileri Uzm. Hem. Ayşin Kayış TROMBOSİTOPENİ Nedenleri, görülme sıklığı, semptomlar ve kanserli hastada etkileri Uzm. Hem. Ayşin Kayış Acıbadem Atakent Hastanesi Onkoloji Bölümleri Sorumlu Hem. Acıbadem Üniversitesi Hemşirelik Böl.

Detaylı

MEME KANSERİ Erken tanı konulduğunda şifa şansı son derece yüksek bir kanser türüdür.

MEME KANSERİ Erken tanı konulduğunda şifa şansı son derece yüksek bir kanser türüdür. MEME KANSERİ { Erken tanı konulduğunda şifa şansı son derece yüksek bir kanser türüdür. Meme Kanserinde Erken Tanı İçin Ne Yapılmalı? 20 yaşından sonra tüm kadınlar ayda bir kez memenin yumuşak olduğu

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir.

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir. Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir. Genel anlamda ise kanser, hücrelerde DNA'nın hasarı sonucu hücrelerin

Detaylı

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir.

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. KEMOTERAPİ KEMOTERAPİ NEDİR? Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. Kemoterapide, bir veya birden fazla ilaç bir arada kullanılabilir. Her ilacın

Detaylı

KANAMA BOZUKLUKLARI DR ALPARSLAN MUTLU

KANAMA BOZUKLUKLARI DR ALPARSLAN MUTLU KANAMA BOZUKLUKLARI DR ALPARSLAN MUTLU GENEL BAKIŞ Kan ve dokularda pıhtılaş ayı etkileyen elliden fazla madde (şi dilik) ulu uştur Bu ları azıları pıhtılaş ayı sağlar(prokoagülan) Diğerleri pıhtılaş ayı

Detaylı

VIII. FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU BÖLÜM ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013

VIII. FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU BÖLÜM ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013 ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013 FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ VIII. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KALITSAL FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ Dr. M. Cem Ar ve THD Hemofili Bilimsel

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

T.C. KARABÜK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ HASTA TANITIM FORMU

T.C. KARABÜK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ HASTA TANITIM FORMU Öğrencinin Adı-Soyadı: Staj Tarihi:./ /20 Öğrenci No:...Staj Birim Adı: T.C. KARABÜK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ HASTA TANITIM FORMU Hastanın; Adı-

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ Sİ ALTIN KURDELE ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERİNİN SİMGESİDİR UR ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ S KLU ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERI NEDIR? Kanser vücutta bir dokunun anormal şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan, çıktığı dokuyu

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür 500 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR İNSUFOR, tip 2 diabetes mellitus tedavisinde, özellikle fazla kilolu

Detaylı

KARAR AĞACI OLUŞTURMA

KARAR AĞACI OLUŞTURMA KARAR AĞACI OLUŞTURMA Elif Sözeri-Mine Buluş-Nurgün Platin 20. Ulusal Kanser Kongresi 19-23 Nisan 2013 Antalya Hemşirelik Bilgisi Teknik Bilgi Temel Bilimler Rehber/Stan. Sosyal Bilimler Teknik Beceri

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ Slayt No: 22 Bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini kolaylaştırır. Bebekte kulak enfeksiyonları

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

HEMAToLOJİ BAYINDIR SÖĞÜTÖZÜ HASTANESİ KEMİK İLİĞİ NAKLİ MERKEZİ

HEMAToLOJİ BAYINDIR SÖĞÜTÖZÜ HASTANESİ KEMİK İLİĞİ NAKLİ MERKEZİ HEMAToLOJİ BAYINDIR SÖĞÜTÖZÜ HASTANESİ KEMİK İLİĞİ NAKLİ MERKEZİ BAYINDIR SÖĞÜTÖZÜ HASTANESİ KEMİK İLİĞİ (KÖK HÜCRE) NAKLİ MERKEZİ Sağlıkta referans merkezi olma vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren Bayındır

Detaylı

MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009

MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009 MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009 KANSER NEDİR? Kanser; Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak

Detaylı

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi Prof. Dr. Volkan Korten Marmara Üniversitesi Tıp T p Fakültesi İnfeksiyon Hastalıklar kları ve Klinik Mikro. ABD. Risk? Başlangıç tedavisine yanıtsızlık değil. Ciddi

Detaylı

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar üretir. Bunların başında insülin gelmektedir. İnsülin, pankreastan

Detaylı

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda iltihabi kist

Detaylı

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir.

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir. BEYİN TÜMÖRÜ BEYİN TÜMÖRÜ NEDİR? Beyin tümörü beyinde anormal hücrelerin çoğalması sonucu gelişen bir kitledir. Bazı beyin tümörleri iyi huylu (örneğin meningiom), bazıları ise kötü huylu kitlelerdir.

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı