Cinsel Taciz ve Travma: Eleştirel bir Deneyim Aktarımı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Cinsel Taciz ve Travma: Eleştirel bir Deneyim Aktarımı"

Transkript

1 Cinsel Taciz ve Travma: Eleştirel bir Deneyim Aktarımı Hilal Eyüpoğlu Özet Aşağıdaki metin kadına yönelik cinsel tacizin, kadın kimliği ile ilişik toplumsal pratiklerini tartışırken, aynı zamanda da psikoloji disiplininin konuyu değerlendirme, tartışma ve tedavi önerilerine yönelik eleştirel alt okuma sunar. Temel amacı, ataerkil dünya sisteminin psikoloji disiplini içindeki hareket alanlarını sorgulamak ve disiplinin ataerkil sistemle işbirliğini anlamaya yönelik akıl yürütme girişimlerimize feminist bakış duyarlılığı kazandırmaktır. Bu amaçla, oluşturulan eleştirel zeminin ardından, cinsel taciz olgusunun psikoloji disiplini içindeki tartışmasında farklı bağlamlar bilinci oluşturmaya çalışan feminist terapi önermelerini inceler. Kadının toplum içindeki varoluşunu dikkate alan feminist terapi yaklaşımı cinsel tacizi bir deneyim olarak yok saymadan alternatif terapi planı sunar. İnsanların başından geçen ileri derecede üzücü ve sarsıcı yaşantılara travma adı verilmektedir. Deprem, sel gibi doğal felaketler, yangınlar, trafik kazaları, saldırılar, işkenceler, tecavüz ve taciz yaşamdaki travmatik olaylardır. Birçok insan bu tür olaylarla karşılaştıkları zaman acı hissederler, kayıp olgusunun yarattığı duygusal yıkım nedeniyle de ağır ruhsal belirtiler gösterebilirler. Örneğin, deprem yaşantısını deneyimlemiş bir birey, olay hakkında konuşmak istemeyebilir, olayla ilişkili bir ses, bir görüntü, bir kokudan rahatsız olabilir, o binaya, hatta o şehre bile tekrar girmek istemeyebilir. Olay esnasında yaşadığı korkuyu genelleyebilir, o an hissettiği duygu durumunu tekrar yaşamın başka alanlarında hissedebilir. Cinsel taciz sonrası travma yaşantısında ise benzer tepkilerin gözlenmesi beklenmektedir. Tacizi yaşayan kadının kişiler arası ilişkileri bozulabilir, taciz yaşantısının gerçekleştiği yere tekrar girmek istemeyebilir, cinsel hayatında fonksiyon bozuklukları gösterebilir, eve kapanabilir. Küskünlük, bıkkınlık, olay hatırlatıcılarıyla karşılaştığın zaman kaygı edinimi, iğrenti, tiksinti cinsel taciz sonrası travma belirtilerine eşlik eden duygu durumlarıdır. Eğer taciz sadece taciz mağduru ve taciz suçunu işleyen kişinin bulunduğu bir ortamda gerçekleştiyse ve ortamda taciz suçunu gözlemleyen başkaları yok ise hukuk sisteminin de tacizciyi suçlu olarak kabul edebilmesi için mağdurdan travma sonrası stres bozukluğu raporu beklentisi vardır. Eğer kadın bu tür ruhsal belirtiler gösteriyorsa bu onun mağduriyetinin bir göstergesidir ve delil niteliği taşımaktadır. Yas tepkisi geri dönüşü olmayan bir kayba karşı ortaya çıkar. 4 aşaması bulunmaktadır; şok ve inkâr, arama ve isyan, sıkıntı ve huzursuzluk hali ve yeniden yapılanma süreci (Soykan, 2000). Yakın, arkadaş, dost kaybı da yas tepkisi uyandırabileceği gibi, sahip olunan ve yitiminde üzüntü uyandıran herhangi bir olgu da yas tepkisine neden olabilir. Freud, yas tepkisinin doğal ve müdahale edilmemesi gereken bir süreç olduğundan bahsetmektedir. Eğer üçüncü aşama olan sıkıntı ve huzursuzluk hali devam

2 62 ELEŞTİREL PSİKOLOJİ BÜLTENİ, SAYI 1, MART 2008 eder ve yaşam alanlarında engel oluşturmaya başlarsa o zaman buna patolojik yas dememiz uygun olur. Belirtileri; kişiler arası ilişkilerde bozulma, belirli kişilere düşmanca davranma, hayatın anlamsızlığı, intihar riski yüksek depresyon tablosunun ortaya çıkmasıdır. Bireyin bir yakının kaybı sonrasında yaşayabileceği bu tepkiler ve onların giderilmesi için destek ve yardım ihtiyacı anlaşılabilir gelirken, aynı tepkilerin cinsel taciz sonrası da görülebilir olması ya da görülmesinin beklenmesi akıllara şu soruyu getirmektedir: Neyin kaybı? Tacize uğradım ve travma sonrası stres tepkileri de göstermiyorum! Kadının özgürleşmesini reddeden kamusal sistemin bu cümle ile karşılaştığında zorluk yaşaması muhtemeldir. Kamusal sistemin kabulleriyle yandaş ve devamını kolaylaştıran psikoloji disiplini burada yaşanan kafa karışıklığını çözmek için travma kriterlerini bünyesinde barındırmaktadır. Çocukluğundan beri kadına öğretilen cinsiyet rolleri, cinsiyetçi kalıp yargılar, tabular nedeniyle bir erkeğin kadın izin vermeden bedenine dokunması kadın ruhunda derin yaralar açacaktır. Namuslu olmak, kadın olarak varolabilmenin tek koşulu olmuşken, namusuna yönelik herhangi bir müdahaleyi de varoluşuna yönelik bir tehdit olarak yorumlaman oldukça insanidir. Zira bir kadın olarak sen bir erkeği tahrik etmiş, namusuna sahip çıkamamış ve sonucunda da tacize uğrayıvermişsin. Bu süreci içselleştirmek, geçmiş yaşantılarını da ortaya koyup nerde hata yaptığına bakmak, her zaman sorun yaşadığın ama bir türlü dile getiremediğin eril sistemle ilişkili geliştirdiğin baş etme stratejilerini bir daha sorgulamak, bu olay nedeniyle işlevsiz görünenleri edebiyatından çıkarmak ve tekrar aynı deneyimi yaşamamak için farklı, seni daha da kıskaç içine alan yeni stratejiler geliştirmek zorundasındır. Bunları yaparken de bedeninle kurduğun diyaloğa yeni cümleler ekmelisin. Benim kolum, benim bacağım, benim göğüslerim dediklerinin o kadar da senin olmadığının, bir gün gelip de başkası tarafından anında mülk edinilip, kullanım hakkına sahip olabileceğini fark etmişsin. Ancak, bu farkındalık o kadar uzun süre orada duramaz, çünkü bir taraftan da kadın bedeninin annenin sana her zaman söylediği gibi korunup kollanması gerektiği kanısına yaşayarak varılmıştır. Taciz yaşantısı gerçekleştiğinde üzerinde bulunan diz üstü bir etek, kolları olmayan yakası açık bir tişört veya kırmızı bir ruj bütünüyle de oturup tekrar konuşmak zorundasın. Herkes kadını haklı, diğerini ise suçlu olarak görüyor gözükürken, asıl, öngörülen travmayı yaşamak zorunda olan, mağdur statüsüne bürünmek için tarifi imkânsız ruhsal acıları hissetmek zorunda kalan kadındır. Çünkü kayıp kadının kaybıdır. Bir erkeğin kadın izin vermeden bedenine müdahalede bulunması kadının suçu olmuştur ve cezası da travmatik yaşantı şeklinde yıllarca çekilecektir. Uzun zamanlar uğraşıp eril dünya içinde kazanılan saygınlık, güven duygusu yerini tedirginliğe, korkuya ve kaygıya bırakmıştır. Yıllarca yüzleşmekten korkulan çaresiz kadın kimliğin ile burun buruna gelinmiştir ve bununla ne yapacağını bilemediğinden kaygı tepkisi geliştirmek beklenendir. Üstelik derman bulmak için başvurulan hukuk sistemi de sana aynı şeyi söylemektedir. Mağdursan psikolojik sorunlar yaşamalısın ve bunu ispatlamalısın ki ben sana inanayım. Tacize uğrayan kadın, bir erkekten hoşlanırken, gece sokakta yürürken, otobüse binerken, bir insana sıcak bir gülümseme gönderirken, dostça cümle kurarken bir daha düşünmeli, hatta travmatik belirtiler nedeniyle bunların hiç birini yapamaz hale gelmeli ki taciz suçunun cezasını çekebilsin. Cinsel taciz fiziksel bir travmadır başlığı altında yaşadığı cinsel taciz için çare arayan bir kadın internet alanındaki psikolojik danışma sitesinde, Ben 29 yaşında bayanım. Çok küçük yaşta komşumuz tarafından tacize uğradım. Bu benim bedenimde tarifi imkânsız yaralar açtı. O günü hayatım boyunca unutamadım. Dıştan bakınca oldukça sağlıklı ve çekici bir bayanım. Ama erkeklerden nefret ediyorum. Bu durumdan nasıl kurtulabilirim. diye soruyor. Psikolojik danışma servisinde hizmet veren psikolog ise kendisine şöyle

3 ELEŞTİREL PSİKOLOJİ BÜLTENİ, SAYI 1, MART cevap veriyor; Tacize uğramış olan kadın tacize uğradığı yaş ne olursa olsun erkeklerden kaçma tepkisi verir. Çünkü canı acımıştır. Anılarında hoş olmayan şeyler vardır. Tehlike atlatmıştır. Bu tehlike karşısında her zaman tetikte olmalıdır. Bu tetikte olma durumu ruhsal anlamda stres durumudur. Uzun süren bir stres durumu bedensel ve ruhsal sorunlara neden olur. Yaygın anksiyete (stres) bozuklukları, fobiler, bedensel ifade edilen ruhsal sorunlar ( el titremeleri, baş ağrıları, kalp çarpıntıları. ) Bazı durumlarda da hafif fakat uzun süren depresyonlar çıkabilir. Bu travma hali tedavi edilmediği müddetçe yaşamında tehlike algılaması devam edecektir. Korku artık genele dönüşmüş ve tüm erkek cinsine güven azalmıştır. Ona göre hepsi tehlikeli olmuştur. Psikolojik tedaviyle bu semptomların tedavisi mümkün değil midir? Tabi ki mümkündür. Bir hizmet alanı olarak psikoloji her zaman oradadır. Hemen bir danışma merkezi aranabilir, bir randevu istenebilir. Terapist, kadını yaşadığı travmatik belirtilerin aslında ne kadar anlaşılır olduğuna ikna edecek, olay ile ilgili yaşadığın korku ve kaygı duyguları esnasında ortaya çıkan yanlış bilişleri kadın ile beraber de el ele vererek, daha umutlu, daha mutlu, daha olumlu olanları ile değiştirecektir. Kadın terapiden kendisiyle barışık mutlu bir insan olarak ancak ataerkillik kelimesini hiç duymadan, cinsel tacizin açılımı olan maskulen faşizmden, erkek egemen dünyanın kadının yaşam alanlarında oluşturduğu diğer engellerden ve kısıtlamalardan, tamamen içselleştirilen cinsiyetçi ayrımın kökeninin toplumun hangi ihtiyaçlarını düzenlemek için oluşturulduğundan habersiz, yaşadığı ruhsal acıların, terapiye geliş nedeninin bile bu düzenin bir çıkarımı olduğu farkındalığından çok uzak ayrılacaktır. Terapi süreci esnasındaki varsayım ise çok açıktır; tacize uğrayan kadın hangi yaşta olursa olsun erkeklerden kaçma tepkisi verir, vermelidir. Tehlike algısı genellenmiştir, dolayısıyla erkek doğası üzerine kurulmuş dünya da güvenilmezdir. Kadın olarak bu dünya içinde güvenli şekilde var olma şansını bir kere kaybetmişsindir, tekrar elde etmek içinde terapi sürecinden geçip, kurulu ataerkil düzen ile terapistin yardımı ile tekrar barışıp, sağlıklı, erkekleri seven bir kadın olarak geri dönmen gerekmektedir. Artık öfken kontrol altına alınmıştır, zira toplum tarafından bir tehdit yaratmaz hale gelmişsindir. Şimdi bir de terapi odasına girelim. Taciz sonrası kadın tarafından gösterilecek psikolojik travmaları, terapi sürecine düzenli eşlik ve işbirliği ile çözebileceğini iddia eden terapistin tedavi esnasında kullanacağı kuramın temellendiği teorilere bakalım. Freud 1905 yılında yayınladığı Dora Vakası adlı makalesinde kadınların geçmişe ait tecavüz ve taciz hikâyelerinin birer kurgu, hayal ürünü, kadınların cinsel bastırılmışlıklarıyla ilgili yaşadıkları sorunlar nedeniyle ortaya attıkları birer fantezi olduğunu iddia etmektedir. Cinsel taciz travmasının tedavisi çocukluk döneminde baba ile yaşadığın güven sorunlarının bugün yansımalarına değinilerek mümkün olabilmektedir. David Sachs (2000) yayınladığı makalede Freud un Dora nın bilinçaltı düşüncelerini ortaya çıkarmaktansa Dora nın bilinçaltında ne olduğuyla ilişkili kendi bilinçaltındakileri ortaya çıkardığını iddia etmektedir. Dora nın terapiden ayrılmasının nedeninin belki de Freud un ona kabul etmesi için zorladığı yanlış hikâye ve bunu için ortaya çıkan baskı olabileceği vurgulanmaktadır. Günümüzde kadın hareketi ile de ortaya çıkan değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini ve psikolojideki otorite figürlerinin varsayımlarının kör kabul yöntemi ile uygulanmaması gerekliliğini dile getirmektedir. Hem bilişsel hem davranışçı müdahalelerden oluşan göz hareketleri ile duyarsızlaştırma tekniğinde ise kadın yaşadığı cinsel taciz olayına karşı duyarsız hale getirilerek belirtileri ortadan kaldırılır. Partnerleri tarafından şiddet gören ve sonrasında travma sonrası stres bozukluğu gösteren kadınlarla yapılan bir araştırmada (Staplon, Taylor ve Asmundson, 2007), maruz kalma yöntemi ile tedavi edilen vakanın, göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve rahatlama alıştırmaları ile yürütülen terapilere göre travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin azalmasında daha etkili olduğu tartışılmaktadır.

4 64 ELEŞTİREL PSİKOLOJİ BÜLTENİ, SAYI 1, MART 2008 Maruz kalma terapisinde ise kadın şiddet gördüğü yere terapistin de eşliğiyle gider ve olayın gerçekleştiği yerde daha önceden belirlenen stresli uyarıcılar ile kademeli olarak yüzleşir. Eğer travmanın oluştuğu yere tekrar gitmek mümkün değilse, travmatik olaylar kadına hayal ettirilir. Bu hayal etme süreci esnasında kadın hayalinde şiddet gördüğü kişi ile konuşur, kızgınlığını ve duygularını dile getir. Canlandırma tekniği kullanıldığında, terapist tacizci rolüne bürünür ve kadının kızgınlıklarını kendisine ifade etmesi sağlanır. Diğer bir araştırma bulgusuna göre (Lybomirsky ve Nolen-Hoeksema, 1993), bireyin olayı tekrar tekrar düşündüğü durumlar, bilişsel olumsuz işlevlerinin tedavisini zorlaştırmaktadır. Seanslarına düzenli devam gösterilen bilişsel tekniklerin kullanıldığı bir tedaviden geçildiği düşünülürse de, olayı unutmak, olayı hatırlamamak adına geliştirilen, dikkatini hemen başka yöne kaydırabildiğin stratejiler kadının tedavisinin daha kısa sürede ve başarıyla tamamlanmasını sağlamaktadır. Başarılı bir terapi süreci sonunda kadın, bedeni, dünyası, çevresi ile ilgili olumlu bilişlere sahip, travma aklına geldiğinde hemen onu unutturacak yöntemler geliştirmiştir. Kendini değersiz hissettiğinde buna verecek kişisel cevapları olan bireye dönüşür, güçlüdür ve mutlu hisseder. Aynı zamanda kadın treapi odasını, kadın olarak var oluşunun bir sonucu olarak taciz için elinden hiçbir şey gelemeyeceğine ikna edilmiş, suçluluk duyguları hafifletilmiş, taciz vakasına duyarsızlaştırılmış, kırılgan, hassas varlıklar olduğuna inandırılmış tatlı bir pozitif ayrımcılıkla terk eder. Klinik psikoloji alt alanı tarafından önerilen tedavi yöntemlerinin kadını bağlamından koparma çabalarının yanında teorik zemin sunmaya çalışan bilimsel makalelerin taciz konusunu tartışma şekilleri de şüphe uyandırıcıdır. Adams (1999) tarafından sunulan makalede cinsel tacize uğrayan iki kadının vaka örnekleri ve hem tacizcinin hem de tacize uğrayan, yani kurban olan kadının hangi tanı kriterlerine uygun düştüğü tartışılmaktadır. Vakalardan bir tanesi şöyle sunulmaktadır. Kadın X gayet sevgi dolu bir ailede büyür. Kadın X büyürken herhangi bir duygusal istismara maruz kalmamış ancak 15 yaşında iken annesini kaybetmiş ve bu olay aile içinde açık şekilde konuşulmamıştır. Kadın X bu olay nedeni ile kendini suçlu hisseder ve başa çıkamadığı durumlar için kendini şuçlamayı öğrenerek büyür. Kadın X in 20li yaşları incelendiğinde herhangi bir dikkat çekici olaya rastlanmamaktadır. Uzun süreli ilişki devam ettirdiği bir erkek arkadaşı bulunmamaktadır ve genel olarak mutlu gözükmektedir ve yaşadığı sorunlar hakkında konuşmaktan çekinmektedir. Kadın X üniversiteden mevzun olduktan sonra bir işe başlar ve iş yerinde patronu tarafından düzenli cinsel tacize maruz kalır. Bir gün beraber çıktıkları bir yemekte patronu Kadın X e onun iş yerindeki pozisyonunun iş yerinde takındığı tutum ile ilşkili olduğunu söyler ve karısı ile ilgili yaşadığı cinsel sorunları Kadın X e anlatır. Kadın X bu durumdan çok rahatsız olur ve diğer bir iş arkadaşına bu durumu anlatır ve patronu ile konuşmasını rica eder. Ancak iş arkadaşı patronu ile konuştuktan sonra patronunun sözel tacizlerinde artış meydana gelir. Kadın X kendini sürekli kaygılı, çaresiz ve kafası karışmış hisseder. Bir süre sonra uykularında zorluk ve işe odaklanma sorunları da yaşamaya başlar. Düzenli sözel tacizler sonrasında patronu Kadın X e bedensel olarak da tacizde bulunur. Kadın X patronunun elinden kurtulmayı başarır ancak eve gittiğinde gerçekten kendini çok kötü hisseder. Bir kaç hafta kadar kimseye açıklama yapmadan, kaygılı ve depresif bir şekilde geçirir. Sonunda erkek arkadaşının da yardımıyla yasal süreçleri başlatır. Vaka sunumundan sonra makalede yer alan tanısal çıkarımlar aşağıda verilmektedir. Kadın X: Travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ile akut uyum reaksiyonu ve bağımlı kişilik bozukluğu özellikleri. Tacizci patron: Cinsel bozukluk, depresyon ve narsistik kişilik bozukluğu. Bu vakanın sunulduğu makalede ayrıca taciz şuçu işleyen kişilerin çocuklukların da

5 ELEŞTİREL PSİKOLOJİ BÜLTENİ, SAYI 1, MART bağlanma sorunu yaşadıklarını, bugünkü taciz davranışının aslında çocukluk yaşantısına ait travmatik yaşantının devamı olduğu bildirilmektedir. Ancak vaka sunumu incelendiğinde tacize maruz kalan kadının da psikolojik incelenmesinin yapıldığı görülmektedir. Ayrıca iş yerindeki güç kullanımı, gücün güçsüz üzerinde ne şekillerde form bulduğu, erkeğin cinsel fantazilerinin şekillenmesinde rol oynayan kadın-erkek rolleri üzerine değinilmemiştir. Taciz suçunu işleyen bireylerin taciz davranışlarının nedenlerinin incelendiği bir makalenin sonundaki vaka sunumunda, tacizde bulunandan çok tacize uğrayanın psikolojik süreçlerinin vurgulandığı bir vaka sunulması oldukça dikkat çekicidir. Cinsel tacizi bağlanma teorisi yaklaşımı ile inceleyen bir makalede tacize uğrayan kadının da tanı kriterleri ile yargılanması ve vaka sunumunda çocukluk ve gençlik yaşantılarının ayrıntılı inceleme alması Dora nın terapi esnasında maruz kaldığı baskıyı hatırlatır. Cortina ve Wasti nin 2005 yılında yürüttükleri bir araştımada kadınların cinsel taciz ile başetme yöntemlerini ve bu yöntemlerin sosyal güç, olayın ciddiyeti, sosyal destek ve kültür ile ilişkisini incelemişler. Araştırma sonuçlarına göre sosyal olarak gücü daha az olan kadınlar, örneğin, yaşı daha genç olan kadınlar taciz sonrasında olay olmamış gibi davranma ve olayın ciddiyetini azaltmaya daha çok eğilimli bulunmuşlar. Gençlerde yaşlılara oranla tacizin daha az rahatsız edici olarak algılanmasının nedenlerinden biri olarak, cinsel taciz hakkında daha az bilgiye sahip olmaları gösterilebilir. Birdeu, Somers ve Lenihan (2005) tarafından yapılan bir araştırmada cinsel taciz hakkında video ile bilgilendirilen ve okuma kitabı eğitimi alan gençlerin kontrol grubu ile kıyaslandığında okudukları taciz hikâyelerini rahatsız edici, tacizkâr olarak yorumladıkları belirtilmektedir. Benzer sonuç kültürler arası farkla da ilişkilenmektedir. Patriarkal kültürlerde bu utanılacak bir durum olarak görüldüğünden ve kadın ailesinin sosyal ilişkilerini, çocuklarını ve şerefini korumak adına olayı daha az rahatsız edici olarak algılamakta ve olay olmamış gibi davranma eğilimi göstermektedir. Bu kültürlerde yaşayan kadınların taciz sonrasında taciz suçunu işleyen ile olayın hemen sonrasında tartışıp, bağırdığı ancak olay sonrasında olayı yoksayma, hakkını aramama, kendini savunmama davranışları gösterdikleri vurgulanmıştır. Bu araştırmanın bulguları cinsel taciz ve kadın olgusu incelenirken, tacize uğrayan kadınlar terapi odasına alınırken, terapistin ilk aklında bulundurması gerekenlere kuvvetli bir alt çizgi çizmektedir: Sosyal güç ve Ataerkil sistem. Cinsel taciz vakası ile uğraşmaya niyetlenmiş bir terapistin de haberdar ve farkında olması gereken bir tarih mevcuttur. Ataerkil toplum düzeni, eski Mezopotamya da neolitik dönemden uygarlıklara geçiş süreciyle eş olarak kent devletlerinin doğuşu ile birlikte görülmeye başlandı. Uygarlık denilen şey her ne ise, en önemli özelliği mülkiyetin ortaya çıkmasıdır. Artı değerin kendini göstermesi, emek ayrımlarının şekillenmesi ve buna bağlı olarak da toplumsal statü farklarının derinleşmesidir. Mülkiyet esas alındığı için onun aktarımı içinde en az tehlike içeren ve sosyal statüleri kollayan babadan oğula miras yöntemi ideolojik gelişmeleri şekillendirdi. Kadın cinselliği ve doğurganlığının denetimi erkeklerin eline verildi, ataerkil sistem aile sistemi ile kurumsallaştı ve yasalara geçti. Kadının cinselliğini ve doğurganlığını elinde bulunduran erkek egemenlik, mülk fazlasının daha fazla güç getirdiği sistem içerisinde kadını da mülkiyet ilişkisi içerisinde kullanmaktan çekinmedi. Taciz nedir, nedenleri nelerdir, taciz sonrası nerelere başvurulabilir, daha önce tacize uğrayan kadınların başından geçen deneyimler, izledikleri yasal yollar hakkında bilgi sahibi olan kadınların çözüm arayacakları tek yerin terapi odası olmaması muhtemeldir. Kadını baştan beri hesabını kendinle görmeye inandıranlar, terapi odasında da kadına hesabını kendi ile gördürdükten sonra bir savaşı daha kazanmış olarak, daha da güçlü kadınların peşinde yol alacaktır. Ne de olsa kayıp hala kadınların kaybıdır. Cinsel Taciz Olgusuna Alternatif Terapi Odası: Feminist Terapi 1960 lı yıllarda başlayan kadın özgürlük hareketi, kadınlar hakkındaki sosyal, kültürel ve politik inanışları değiştirmeye yönelik bir harekettir. Psikoloji içindeki feminist

6 66 ELEŞTİREL PSİKOLOJİ BÜLTENİ, SAYI 1, MART 2008 yaklaşımların ilk ortaya çıkışı da kadın hareketi ile teorik tartışmanların başladığı 1970 li yıllara rast gelmektedir. Broverman ve arkadaşlarının 1972 yılında yaptıkları cinsiyet rol stereotipleri araştırması cinsiyetçiliğin kişisel ilişkilerdeki tutum ve davranışlar dâhilinde ele alınmasına ilişkin ilk örneklerden biridir. İlerleyen yıllarda ise şekillenen üç grup duruştan bahsedebiliriz. Bir grup psikolog kadına yönelik ayrımcılık konusuna yönelirken, bir grup ise kadının kişisel, kişilerarası ve sosyal yapıdaki değişimine ve güç kullanımlarına odaklanmıştır. Üçüncü grup ise method ve içeriğe feminist bakış açısıyla eleştiri getirme çabası içine girmiştir (Unger, 2001). Son yıllarda özellikle danışmanlık sağlamaya yönelik feminist terapi oluşumları üç bakış açısıyla hareket etmektedir: bilinç yükseltme çalışmaları, taciz karşıtı odaklanmalar ve kadın örgütlenmelerine yönelik programlar. Bu oluşumlar içindeki temel amaç, kadınların psikolojik sorunlarının kişisel olmadığı ve kadının toplum içinde gördüğü baskıdan bağımsız ele alınamayacağıdır (Evans, Kincade ve Marbley, 2005). Operasyonel tanım yapmak gerekirse, feminist terapi, feminist politik felsefe ve analizleri tarafından bilgilendirilen, kadın psikolojisi ve cinsiyet temelli çok kültürlü feminizm çalışmaları etrafında şekillenen, hem terapiste hem de danışanlara duygusal, çevresel ve politik çevrelerde gerçekleşmesi öngörülen feminist direnç ve sosyal değişim stratejileri ve çözümleri bildiren terapi pratiğidir. 6 temel bileşen, feminist terapi teorisini diğer geleneksel terapi teorilerinden ayrıştırmaya ve şekillendirmeye yardım eder (Brown, 1994). Feminist terapinin 6 temel bileşeni a) Terapötik değişim ve feminist politik felsefe arasındaki ilişkilerin anlaşılması b) Ana akım psikoterapilere yerleşik patriarkal sistemin cinsiyet, güç ve otorite kavramlarıyla analizi ve eleştirisi c) Feminist bakış açısı ve terapinin anlamsal tartışmasının, sosyal ve bağlamsal bir fenomen olarak ele alınması d) Terapi sürecinde ortaya çıkan büyüme, gelişim, stres, tanı, sınır ve ilişki kavramlarının feminist politik felsefe üzerine temellenmesi e) Feminist sosyal değişimin etik pratiklerle ilişkilendirilmesi f) Çok kültürlülük ve farklılık içeren bilginin ve disiplinlerin teori içinde yer alması Feminist terapi bileşenleri kadın özgürleşmesi politik tavrı üzerine oturmasına rağmen, pratik, kadının içsel süreçlerini göz ardı etmeden, çelişkilerin neden olduğu bilişleri de değerlendirmeye alır. Kadının ailesiyle yaşadığı sorunlar, kimlik sorunları, intra-psişik süreçler terapi sürecinde vakanın kavramsallaştırılmasına dâhil edilir. Ancak, feminist terapi, kadın tarafından deneyimlenen içsel süreçleri, kadının içinde yaşadığı, kadını aşağı gören, değersiz kılan, kadına belirlenmiş cinsiyet rolleri sunan ataerkil sistemden bağımsız ortaya çıkmadığını vurgular. Terapiye başvuran kadında feminist duruş aramak ya da kadını terapi esnasında feministleştirmek yerine, hâkim yapının çözülmesinde ortaya çıkacak kadının potansiyeline ve gücüne inanır. Terapinin temel amacı, ağrı uyandıran sosyal gerçekliklere karşı farkındalık kazandırmak, sakinleştirmekten ziyade engel olmak, uyum sağlamaktan ziyade güçlendirmektir. Psikoloji literatürüne hâkim, kadının acısı kişiseldir ve kişisel uyum ile çözülür varsayımı feminist terapi yaklaşımı tarafından eleştiri gören en önemli varsayımdır. Bu varsayımı önüne alarak, cinsel taciz deneyimi yaşamış, psikolojik danışmanlık arayan kadınlar için feminist terapi perspektifi 2 aşamalı plan sunar (Worel ve Remer, 1994). İlk aşama değerlendirme aşamasıdır. Kültürel analiz içeren değerlendirme aşaması,

7 ELEŞTİREL PSİKOLOJİ BÜLTENİ, SAYI 1, MART kültürde yer alan cinsel taciz ile ilgili yerleşik mitlerin sorgulanmasıyla başlar. Kadın ve terapisti, tacize sadece güzel ve genç kadınlar uğrar, mini etek giyen kadın tacizi teşvik etmiştir, cinsel deneyimi olan kadınlar tacizden etkilenmezler, cinsel taciz sadece karanlık ve izole alanlarda gerçekleşir v.b. söylemlerden hangisine ne kadar inandığı hakkında konuşur. Kültürel analiz çerçevesinde değerlendirilen diğer konu ise cinsiyet rolleri analizidir. Erkek ve kadının eşit olmadığı, erkeğin kadın üzerinde hâkimiyeti ve üstünlüğü olan kültürlerde taciz oranının diğer kültürlere oranla daha az gerçekleştiği vurgulanır. Kadın için kabul edilen roller ile birlikte erkeğe yüklenen rollere de yer vermek önemlidir. Erkek sosyal ilişkilerde baskın taraf olmalı, duygularını ifade etmemeli, aile için gereken kararları erkek almalı v.b. ifadelerin, kadın için anlamlılığı ve doğruluğuna gidilir. Kadınlar olarak beklentilerimizin nerde ve nasıl erkeklerden farklılaştığına, aile ve okul yaşantısının meta-mesajlar üzerindeki etkisine ve bunların davranışlarımızı ve duygularımızı etkileyiş şekillerine odaklanılır. Üzerinde durulması gereken diğer önemli konu ise güç ve gücün kullanımıdır. Erkeklerin ekonomik ve fiziksel güç kullanım alanlarındaki kadının direncini kırma ve zorlama denemeleri örnekler yardımıyla tartışılır. Kurban söyleminin kullanımını ele alan feminist terapi yaklaşımı, kurban söyleminin tacize uğrayan kişiyi savunmasız kıldığını belirtir. Kendini savunmaktan aciz olan kurban kadın, savunmasızlığı, korunmasızlığı üzerinden taciz olayından kendine düşen suçlamaları kabul eden, üstlenen durumuna düşer. Tacizi yok sayma, kendini suçlama benzeri belirtiler bu tür söylemlerin sonuçlarıdır. Feminist terapi odasında, kurban söyleminin üretildiği destekleyici olmayan çevre olgusu ve kadın üzerindeki etkileri hem terapist hem de kadın tarafından bilinir hale gelir. Kurumsallaşmış cinsiyetçiliğin cinsel taciz eyleminin ortaya çıkışındaki yetkileri vurgulanarak değişim başlar. Toplumun taciz olgusuna yaklaşımı ve danışan kadının taciz olgusuna ilişkin kültürel dâhil oluşları ve bilişleri değerlendirilirken, yaklaşımın altında yatan temel felsefe bireyin politik özne olduğudur. Süreç içersindeki diğer aşama ise feminist yönelimli güçlendirme modelinin uygulanışıdır. Model 1986 yılında Pam Remer tarafından geliştirilmiştir ( Worel and Remer, 1994). Taciz öncesi dönemde oluşmuş ve tacizi anlamdırmak için kullanılan bilişler değerlendirildikten sonra, taciz olayının kendisinin konu olduğu süreç başlar. Bu aşamada kadının kendini suçlamaları üzerinde durulur. Karanlıkta dışarı çıkmamalıydım, kaçabilirdim, engelleyebilirdim gibi düşüncelerin doğruluğu ve işlevselliği değerlendirilir. Taciz üzerine kurulmuş kadını suçlu hissettirmeye yönelik algıların sorgulanmasıyla, kadın yalnız olmadığının, bu tür suçlamaların toplumun cinsiyetçi mitlerinden kaynaklandığının farkına vararak suçluluk duygularından kurtulabilir. Eğer kadın kriz dönemi olarak adlandırabileceğimiz, kontrolünü kaybetme, ağlama, utangaçlık, çaresizlik hissi v.b. yoğun duygusal reaksiyonlar gösteriyorsa, kadın ile karar alma yöntemleri üzerine konuşmak, empati kurmak, legal prosedürler, kendini ifade etme ve olayı paylaşmanın işlevselliği ile ilgili bilgilendirme, yaşadığı duyguları paylaşabilmesi için kadın sivil toplum kuruluşlarına yönlendirmek faydalı olabilecek stratejilerdir. Kadının tekrar tekrar kendini suçlu hissedebileceği ortamlardan ve kişilerden kriz dönemini atlatana kadar uzak durması tavsiye edilebilir. Kriz dönemi ile başedilmesinin ardından kadının taciz öncesi yaşamına dönmesi süreci başlar. Cinsel tacizi ataerkil sistemde varoluşunun bir sonucu olarak görmesi, iyileşme vurgusu yerine bununla yaşama stratejilerine dikkat çekmek önemlidir. Deneyimi paylaşmanın, anlamanın ve harekete geçmenin değişimi ortaya çıkarışı kaçınılmazdır. Kişisel değişimin sosyal dönüşümün bir parçası olduğu bilişi, kurulu kodları bozar ve yeniden üretir. Dünyanın güvenli bir yer olduğu, taciz deneyimi sonrası dünyanın kaotik olduğu ile yer değiştireceğinden, dünya düzeni içinde varolmanın olumlu ve olumsuz sonuçlarının farkına varmak olağan baş etme stratejilerini düzenlemek için kadına olanak sağlar. Psikoloji disiplininin, özellikle klinik psikoloji alanının, toplumsal olanı özel olandan ayırmak ya da özel olanı toplumsal olanın bir parçası kılmamak üzere yapılandırılmış teorilerinden farklılaşan feminist terapi sürecinde,

8 68 ELEŞTİREL PSİKOLOJİ BÜLTENİ, SAYI 1, MART 2008 bireyin politik özne oluşu felsefesiyle başlatılan sorgulama, sosyal ve kültürel bakış açısının değişimi ve kimliğin yeniden yapılandırılmasıyla sonuçlanır. Sosyal dönüşümü makro düzeyden mikro düzeye kadar inen devamlı ve aralıksız bütün olarak kabul etmemiz koşuluyla, terapi sonlandığında kayıp artık kadının değil, ataerkil sistemin kaybıdır. Kaynakça Adams, K. M. (1999). Sexual harassment as cycles of trauma reenactment and sexual compulsitivity. Sexual addiction & Compulcivity, 6, Broverman, I., Vogel, S. R., Brovekman, D. M., Clarkson, F. E., & Rosenkrantz, P. S. (1972). Sex role stereotypes: A current appraisal. Journal of social issues, 28, Brown, L.S. (1994). Subversive Dialogues: Theory in Feminist Therapy. A Subsidiary of Perseus Books, L.L.C. Birdeu, D. R., Chery L. S. ve Lenihan, G.O. (2005). Effects of educational strategies on college students identification of sexual harrasment. Education, 125, Cortina, L.M. (2005). Profiles in coping: Responses to sexual harrasment across persons, organizations, and cultures. Journal of Applied Psychology, 90, Evans, K.M., Kincade, E.A. ve Marbley, A.F. (2005). Feminism and feminist therapy: Lessons from the past and hopes for the future. Journal of Counseling & Development, 83, Freud, S. (1917). Mourning and melancholia. Standard edition, 14, Lybomirsky, S. ve Nolen-Hoeksema, S. (1993). Self-perpetuating properties of dysphoric rumination. Journal of Personality and Social Psychology, 65, Sachs D. M. (2005). Reflection of Freud s Dora case after 48 years. Psychoanalytic Inquiry, 25, Stapleton, J. A., Taylor, S. ve Asmundson, G. J. (2007). Efficacy of various treatments for PTSD in battered women: Case studies. Journal of Cognitive Psychotherapy: An International Quarterly, 31, Soykan, Ç. (2000). Krize müdahale ilkeleri çerçevesinde yas ve müdahale. Sayıl, I, berksun, O. E., Palabıyıkoğlu, R., Özgüven, H. D., Soykan, Ç., Haran, S. (Haz.) Kriz ve Krize Müdahale. Ankara Üniveristesitesi Psikiyatrik Kriz ve Uygulama ve Araştırma Merkezi Yanınları, 6, içinde, s Unger, R.K. (2001). Woman as Subject, Actors, and Agent in the History of Psychology. R.K. Urger (Haz.) Handbook of the Psychology of Woman and Gender. John Wiley & Sons, Inc, içinde s.3-16 Worell, J. ve Remer, P. (1992). Feminist Perspectives in Therapy. John Wiley & Sons. Inc Cinsel taciz fiziksel bir travmadır. Alıntının tarihi 4 Nisan 2006,

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

Kadına Yönelik Şiddet mi? Aile İçi Şiddet mi? Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet

Kadına Yönelik Şiddet mi? Aile İçi Şiddet mi? Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Kadına Yönelik Şiddet mi? Aile İçi Şiddet mi? Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet TEMEL Kadına yönelik şiddetin tanımlanması: Fiziksel şiddet? Duygusal şiddet? Ekonomik şiddet? Cinsel şiddet? İhtiyaç- Hizmet

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Kanserli Hastalar Tarafından Sık Sorulan Sorular Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Hastaların Soruları Tıbbi tedavi Otonomi

Detaylı

Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği

Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği Çocuk istismarı fiziksel ya da psikolojik olarak bir çocuğa bir yetişkin tarafından kötü davranılmasıdır. Ayrıca çocuklara kötü muamele, çocuk istismarı ve ihmali ile

Detaylı

Trafik Psikolojisi Trafik psikolojisi,

Trafik Psikolojisi Trafik psikolojisi, Trafik Psikolojisi Trafik psikolojisi, ***İnsanların trafikteki davranışlarını ve bu davranışların altında yatan psikolojik süreçleri inceleyen bir psikoloji alt alanıdır. Burada özellikle sürücülerin

Detaylı

Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü

Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Psikoloji Psikoloji bilimi, insanı anlamada bu bütünsel bakış açısını koruyan bir yaklaşım sergiler. Amacı insanı daha iyi anlamak ve ona yardımcı olmaktır. Psikoloji,

Detaylı

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ BİRİNCİ AY EĞİTİMLERİ ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Düzey Tarih Gün Zaman Seminerin Konusu Eğitimciler 25/10/13 26/10/13 27/12/13 Cuma 18:00-20:00

Detaylı

İçindekiler. xiii. vii

İçindekiler. xiii. vii Ön söz 1 Danışmaya davet 1 Giriş 1 Anlatı yaklaşımı 3 Bundan konuşmak için bir zemin ayırmak 5 Danışmanlık becerilerini öğrenmek 8 Sonuçlar 10 Okuma önerileri 10 2 Örtük danışmanlık modeli 11 Giriş 11

Detaylı

Editörler Doç.Dr. Ahmet Akın & Yrd.Doç.Dr. Rukiye Şahin Psikolojik Danışma Kuramları ISBN: 978-605-5044-19-0

Editörler Doç.Dr. Ahmet Akın & Yrd.Doç.Dr. Rukiye Şahin Psikolojik Danışma Kuramları ISBN: 978-605-5044-19-0 Editörler Doç.Dr. Ahmet Akın & Yrd.Doç.Dr. Rukiye Şahin Psikolojik Danışma Kuramları ISBN: 978-605-5044-19-0 Kitapta yer alan bölümlerin sorumluluğu yazarlarına aittir 1.Baskı 2014 Bu kitabın basım,yayın

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Yük. Hem. Gül Şav Özaydemir Danışman Hemşire EUKAM E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi ABD XIX. Ege Onkoloji Günleri 6-7 Nisan 2015 İzmir «Kanserle mücadele

Detaylı

ÇOCUK VE GENÇLİK DESTEK MERKEZİ

ÇOCUK VE GENÇLİK DESTEK MERKEZİ ÇOCUK VE GENÇLİK DESTEK MERKEZİ Projenin Süresi Projenin amaçları Ortaklar Hedef gruplar Nihai Yararlanıcılar 1 Beklenen Sonuçlar 15 ay Genel Amaç: Cinsel istismara uğramış ve bu nedenden dolayı sosyal

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Oyun yoluyla çocuklarla çalışmayı isteyen profesyonellere özel bir atölye çalışması I. Düzey: 20 21 Ekim II. Düzey: 22 23 Ekim Deneyimsel Oyun Terapisi (Experiential

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER Sağlık Dünya Sağlık Örgütü tanımlaması Biyolojik, ruhsal ve sosyal iyilik hali. Tıp Özgül bir kurama ve bu kuramdan biçimlenen yöntemle belirlenen uygulamalarla biyolojik,

Detaylı

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR?

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? SELDA TÜRKMEN le EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? EFT, orijinal İngilizce isminin baş harflerinin kısaltmasıdır; "Emotional Freedom Techniques". İnsanda huzursuzluk yaratan bütün kötü duygulardan

Detaylı

Açıklama 2011-2012. Araştırmacı:----- Danışman:------ Konuşmacı: ------

Açıklama 2011-2012. Araştırmacı:----- Danışman:------ Konuşmacı: ------ Açıklama 2011-2012 Araştırmacı:----- Danışman:------ Konuşmacı: ------ Asistan Hekim Kılavuzu Dr. İshak Sayğılı Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbın diğer alanları ile

Detaylı

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur.

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Gençlerde DEHB nin Öğrenim Hayatı Üzerine Etkileri Dr Aytül Karabekiroğlu Samsun Mehmet Aydın Eğitim ve Araştırma

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

ÇİFT PSİKOTERAPİSİNDE KADINLAR 16 19 Haziran 2010 Anadolu Psikiyatri Günleri Uz.Dr. Nuşin Sarımurat Baydemir İlişki Psikoterapileri Enstitüsü İstanbul Çift ilişkilerinde, özellikle evliliklerde, cinsiyet

Detaylı

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI GÜRÜLTÜ = HOŞA GİTMEYEN SES GÜRÜLTÜNÜN SÜRESİ ŞİDDETİ ZAMANI TÜRÜ GÜRÜLTÜ FİZYOLOJİK TEPKİLER RUHSAL TEPKİLER FİZYOLOJİK TEPKİLER ANĠ GÜRÜLTÜDE KAS GERĠLMELERĠ BAġ DÖNMESĠ YORGUNLUK ĠġĠTME KAYIPLARI METOBALĠZMA

Detaylı

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU A R A Ş. G Ö R. Z E Y N E P K I R I K K A L E L İ Gebelik dönemi fizyolojik olduğu kadar kalıcı psikolojik değişikliklere de neden olmaktadır. Anne karnında gelişen

Detaylı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5 Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama (2011-2013) Danışman: Pfizer Konuşmacı: Pfizer

Detaylı

Esnek Altıgenle Teşhis ve Değerlendirme

Esnek Altıgenle Teşhis ve Değerlendirme Esnek Altıgenle Teşhis ve Değerlendirme Yaşantısal Kaçınma Kaçınılan içeriği değerlendir? Kaçınma repertuarını değerlendir? Kabul kapasitesini değerlendir (evet veya hayır cevabıyla karıştırılmamalı) K:

Detaylı

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir.

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir. Evlilik öncesi cinsel ilişki, bir mesele olarak, pek çok insan açısından spesifik bir önem taşımamaktadır. Ancak, konuyla ilgili bana gelen sorular, psikolojik danışma seanslarında karşılaştığım hikâyeler,

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KLİNİK ODAKLI SOSYAL HİZMET DOKTORA PROGRAMI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KLİNİK ODAKLI SOSYAL HİZMET DOKTORA PROGRAMI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KLİNİK ODAKLI SOSYAL HİZMET DOKTORA PROGRAMI Sosyal hizmet, toplumun farklı kesimlerinden gelen, kendi kontrolleri dışında ortaya çıkan psikososyal

Detaylı

NetQues Proje Raporu Avrupa da Dil ve Konuşma Terapisi Eğitimi Çeşitliliklerin Bütünleşmesi

NetQues Proje Raporu Avrupa da Dil ve Konuşma Terapisi Eğitimi Çeşitliliklerin Bütünleşmesi NetQues Proje Raporu Avrupa da Dil ve Konuşma Terapisi Eğitimi Çeşitliliklerin Bütünleşmesi Avrupa da Dil ve Konuşma Terapisi / Logopedi Alanındaki Standartların ve Eğitim Programlarının Niteliklerinin

Detaylı

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D.

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması

Detaylı

Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman

Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman YAS SÜREÇLERİ NİLÜFER ARDA ÖMER PAMUK Önemli bir kayıp yaşayan kişi, hayatını yeniden

Detaylı

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK. #dogrusozluk

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK. #dogrusozluk SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK Merhaba, Neredeyse her gün gazete ve TV lerde karşılaştığımız manşetler, haberler, diziler ve sinema filmleri bizi bu kitapçığı hazırlamaya yönlendirdi. Türkiye de

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir?

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir? Psikolojiye Giriş İşler Kötüye Gittiğinde Olanlar: Zihinsel Bozukluklar 1. Kısım Ders 18 Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları Susan Noeln-Hoeksema Psikoloj Profesörü Yale Üniversitesi 2 Anormallik

Detaylı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AİLE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ (Sertifika Proğramı) Programın Amacı: 04 Eylül 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Aile Danışmanlığı Yönetmeliği

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi. Ebe Huriye Güven

Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi. Ebe Huriye Güven Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi Ebe Huriye Güven Gebelik dönemi fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişimlerin yaşandığı ve bu değişimlere

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 KADINA YÖNELİK ŞİDDET 2 Şiddet Nedir? Sahip olunan güç veya kudretin, yaralanma ve

Detaylı

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir?? Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem Sıklığı?? Klinik seyir?? Çocuğun ilk travmatik yaşam olayı emzirme bağlanma olumsuz sağlık koşulları yetersiz bakım Doğum Değişim İyi anne olabilecek

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

Etkili İletişim. Uzman Klinik Psikolog, Evlilik ve Aile Terapisti. Zeynep SET

Etkili İletişim. Uzman Klinik Psikolog, Evlilik ve Aile Terapisti. Zeynep SET Etkili İletişim Uzman Klinik Psikolog, Evlilik ve Aile Terapisti Zeynep SET Bana doğru bir ses çıkarman, benimle iletişim kurduğun anlamına gelmez. David Gordon İletişim Becerileri İletişim Nedir? İletişim

Detaylı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AİLE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ (Sertifika Proğramı) Programın Amacı: 04 Eylül 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Aile Danışmanlığı Yönetmeliği

Detaylı

TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ ÇOCUKLAR İÇİN YAPILMIŞ İKİ ARAŞTIRMANIN VERİLERİNİN YENİDEN ANALİZİ

TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ ÇOCUKLAR İÇİN YAPILMIŞ İKİ ARAŞTIRMANIN VERİLERİNİN YENİDEN ANALİZİ TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ ÇOCUKLAR İÇİN YAPILMIŞ İKİ ARAŞTIRMANIN VERİLERİNİN YENİDEN ANALİZİ Bu rapor T.C. Adalet Bakanlığı ve UNICEF tarafından yürütülen Etkin Hükümlü Yönetimi projesi kapsamında Kültegin Ögel

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity İskender GÜMÜŞ* Nebi Sümer, Nevin Solak, Mehmet Harma İşsiz Yaşam: İşsizliğin

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA ÇOCUK İSTİSMARINA YAKLAŞIM

BİRİNCİ BASAMAKTA ÇOCUK İSTİSMARINA YAKLAŞIM BİRİNCİ BASAMAKTA ÇOCUK İSTİSMARINA YAKLAŞIM Prof. Dr. Betül Ulukol Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Sosyal Pediatri Bilim Dalı Ankara Çocuk Koruma Birimi Çocuk ve Bilgi Güvenliği Derneği İstismarı -

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II Adı 1 1 PSY101 ye Giriş-I Açıklaması 6 3 ki temel konulara giriş niteliğinde bir derstir. İşlenecek konulara araştırma teknikleri, davranışın biyolojik kökenleri, algı, hafıza, dil, insan gelişimi, vb.

Detaylı

Depresyon TYRKISK. Depresjon/Depression

Depresyon TYRKISK. Depresjon/Depression Depresyon TYRKISK Depresjon/Depression Depresyon - Doğal üzüntülerden ciddi rahatsızlıklara Depresyon nedir? Tüm insanlar zaman zaman üzülürler, kendilerini yalnız hissederler ya da örneğin sevdikleri

Detaylı

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL PSI 501 İleri İstatistik Zorunlu 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 II. YARIYIL Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 III. YARIYIL

Detaylı

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Tanımlar Amaç MADDE 1-(1) Bu Yönergeninin amacı; suça sürüklenmesi,

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAÜ-PDRAM

DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAÜ-PDRAM DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAÜ-PDRAM Yayına Hazırlayan: DAÜ-PDRAM Kataloğu Hazırlayan: Funda Ortunç Haziran 2013 (2. Baskı) Yayın no:16 1 2 DAÜ ÇALIŞANLARI

Detaylı

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI NEDİR? Bireyin içinde bulunduğu yaş gruplarının etkinliklerinde bir şeyi yapmak için arkadaşları tarafından zorlanması veya cesaretlendirilmesidir.

Detaylı

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır.

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır. BEN BĐR YAŞAM KOÇUYUM 7.SEANS Koçluk ve danışmanlık Bazen öyle zamanlar olur ki danışanlarınızın koçluk hizmetinin sınırları içinde olmayan problemlerine yardım etme durumunda kalırsınız. Böyle zamanlarda

Detaylı

Aile sistemleri eğitiminde filmler. Uz.Dr.Verda Tüzer

Aile sistemleri eğitiminde filmler. Uz.Dr.Verda Tüzer Aile sistemleri eğitiminde filmler Uz.Dr.Verda Tüzer Aile sistemleri teorisi Dersler Oyunlaştırma Bire bir denetim Okumalar Tartışma grupları Aile terapisi seansları Filmler Filmler Dikkat çekici Duygusal

Detaylı

Dilşad Koloğlugil 2005 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun oldu.

Dilşad Koloğlugil 2005 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun oldu. Aylin Sezer 2005 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü lisans programından "Kıskançlıkta Cinsiyet Farklılıkları: Evrimsel Hipotezin Testi" başlıklı tezini tamamlayarak fakülte birincisi

Detaylı

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) Eylül, 2009 Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi, Ankara Uzm. Seda YILMAZ İNAL AÇEV Ankara Temsilcisi Ailenin Önemi Anne-babalar, ilk eğiticiler olarak çocukların

Detaylı

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Medyada Riskler Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Plan Tarihsel arka plan: Çocukların medya kullanımı Günümüzde medya ve çocuk Medyada çocukları

Detaylı

Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen

Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen Kaygı, strese verilen normal bir tepkidir. Korku ve kaygılarla ortaya çıkan sıkıntı, gerginlik ve huzursuzluk küçük

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Sosyal fobi, bireyin sosyal ortamlarda herhangi bir eylem yaparken utanç duyacağı duruma düşeceğini düşünerek nedensiz kızarma,

Detaylı

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın?

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Çözüm Analizi Araştırma Hakkında 2 Kadın ve Erkeğin Eşit Olduğu Bir Toplum Dünyada ve ülkemizde hemen hemen tüm kurumsal

Detaylı

Klinik Psikoloji Ders İçerikleri

Klinik Psikoloji Ders İçerikleri Klinik Psikoloji Ders İçerikleri ZORUNLU DERSLER PSİ 503 - Psikofarmakolojik Yaklaşımlar Biyolojik modellere dayalı olarak yapılan psikiyatrik müdahaleler kapsamında psikofarmakolojik ilaçlar ve merkezi

Detaylı

Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600

Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600 Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600 Başlarken Acil Durum Yönetim Sistemi Kendilerini acil durumlarda da çalışmaya hedeflemiş organizasyon ve kurumların komuta, kontrol ve koordinasyonunu sağlama

Detaylı

PSİKİYATRİDE KÜLTÜREL FORMÜLASYON. Prof. Dr. Can Cimilli DEÜTF Psikiyatri AD

PSİKİYATRİDE KÜLTÜREL FORMÜLASYON. Prof. Dr. Can Cimilli DEÜTF Psikiyatri AD PSİKİYATRİDE KÜLTÜREL FORMÜLASYON Prof. Dr. Can Cimilli DEÜTF Psikiyatri AD AÇIKLAMA 2009-2012 Araştırmacı: - Konuşmacı: Lundbeck İlaçları AŞ (2009, 2010) Danışman: - Olgu 1 - Bize ayrımcılık yapılıyor

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

AİLE PİRAMİDİ = EVLİLİK 2

AİLE PİRAMİDİ = EVLİLİK 2 5- İletişim ve Karşılıklı Anlayışa Önem Verin: Yalnızca konuşmak yerine iletişim kurmayı öğrenin. Kaçmak veya vazgeçmek yerine iletişim kurmak için çaba gösterin. Sırlarınızı paylaşın. Karınız anneniz

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

HASTALIK VE HASTANEYE YATMANIN ÇOCUK VE AİLEYE ETKİSİ

HASTALIK VE HASTANEYE YATMANIN ÇOCUK VE AİLEYE ETKİSİ HASTALIK VE HASTANEYE YATMANIN ÇOCUK VE AİLEYE ETKİSİ Prof.Dr. Güler CİMETE II. Çocuk Sağlığı sempozyumu 29 Mayıs 2009 İstanbul Çocuklarda Hastalık kavramı Gelişimi 0-2 yaş; Anlayamama, akıl erdirememe

Detaylı

KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci

KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci Neden Koçluk? İnsanların günlük koşuşturma içinde hayatlarının bazı yönlerinde dengenin kaçtığını fark edemez. (iş, aile, dostlar ve kendimiz

Detaylı

İşe Dayalı Öğrenme (İDÖ)

İşe Dayalı Öğrenme (İDÖ) İşe Dayalı Öğrenme (İDÖ) Dr. Ö. Sürel Karabilgin 14. Bahar Sempozyumu Antalya 13 17 Nisan 2010 Sunum planı Kavramlar İDÖ tanımı ve içeriği İDÖ tipolojisi Sorunlar Anahtar kavramlar ve anlamları Strateji,

Detaylı

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU!

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU! Risk Faktörleri BİRECİK RAM Tedavi İçin Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar. Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen,

Detaylı

PSİKOSOSYAL RİSK ETMENLERİ

PSİKOSOSYAL RİSK ETMENLERİ PSİKOSOSYAL RİSK ETMENLERİ Mesleki Risk Faktörleri Biyolojik Riskler Kimyasal Riskler Fiziksel Riskler Psikososyal Riskler Uluslararası Çalışma Örgütü psikososyal tehlikeleri iş doyumu, iş örgütlenmesi

Detaylı

Değerlendirme. Psikolojiye Giriş. Haftalık okuma raporları. Arasınav (%30) Final (%35) Haftalık okuma raporları (%15) Kitap inceleme (%20)

Değerlendirme. Psikolojiye Giriş. Haftalık okuma raporları. Arasınav (%30) Final (%35) Haftalık okuma raporları (%15) Kitap inceleme (%20) Değerlendirme Arasınav (%30) Final (%35) Psikolojiye Giriş Temeller, Bölüm 2: Skinner Ders 4 Haftalık okuma raporları (%15) Kitap inceleme (%20) Deneye katılım 2 Değerlendirme Arasınav (%30) Final (%35)

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SAMSUN MESLEK YÜKSEKOKULU Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölümü Çocuk Gelişimi Programı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SAMSUN MESLEK YÜKSEKOKULU Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölümü Çocuk Gelişimi Programı ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SAMSUN MESLEK YÜKSEKOKULU Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölümü Çocuk Gelişimi Programı 1. Yarıyıl Ders İçerikleri Dersin Adı D.S KR. AKTS Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tar-1.

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri KORKU ve KORKU KÜLTÜRÜ KORKU Korku; algılanan bir tehlike, tehdit anında hissedilen

Detaylı

CİNSEL TERAPİ EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI

CİNSEL TERAPİ EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI CİNSEL TERAPİ EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI Bu programın amacı cinsellik, cinsel gelişim, cinsel bozukluklar, cinsel kimlik durumları, cinsel yönelim, parafililer, cinsel istismar ve cinsel işlev bozuklukları

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı

Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı Proje kapsamında verilerin elde edileceği hastanede onkoloji hastaları ile çalışan tüm hemşireleri içine alan bir program yapılması kararlaştırıldı. Hemşirelerle

Detaylı

Stressiz Yaşam Mümkün mü?

Stressiz Yaşam Mümkün mü? On5yirmi5.com Stressiz Yaşam Mümkün mü? Stres günümüzün en önemli sorunlarından biri. Peki stressiz bir yaşam mümkün mü? Psikolog Nilüfer Şişman, bu sorunun cevabını veriyor Yayın Tarihi : 15 Ocak 2010

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES 1 2 Stres nedir? bireyin fizik ve sosyal çevredeki uyumsuz koşullar nedeniyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayrettir 3 Stres nedir? EUSTRESS: Hedefler,

Detaylı

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KÜLTÜR VE SPOR DAİRE BAŞKANLIĞI KREŞ VE ANAOKULLARI ÖĞRENCİ TANIMA FORMU ÖĞRENCİNİN AİLE BİLGİLERİ

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KÜLTÜR VE SPOR DAİRE BAŞKANLIĞI KREŞ VE ANAOKULLARI ÖĞRENCİ TANIMA FORMU ÖĞRENCİNİN AİLE BİLGİLERİ DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KÜLTÜR VE SPOR DAİRE BAŞKANLIĞI KREŞ VE ANAOKULLARI ÖĞRENCİ TANIMA FORMU Adı-Soyadı :... Cinsiyeti :... Doğum Yeri / Tarihi :... TC Kimlik No: :... Fotoğraf ÖĞRENCİNİN AİLE

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1. Bölüm. 2. Bölüm. vii

İÇİNDEKİLER. 1. Bölüm. 2. Bölüm. vii İÇİNDEKİLER ön SÖZ xix 1. Bölüm klinik psikolog olmak Bölümün Hedefleri 1 Mesleği Tanımlama 1 Dört Farklı Psikoloğun Sorunları ve Sorumlulukları 2 Bir Klinik Psikoloji Öğrencisi 2 Klinik Psikolog A Genel

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı