SOKAKTA YAŞAYAN ÇOCUKLAR İÇİN TERAPÖTİK BAKIŞ AÇISI VE UYGULAMASININ TANITILMASI SEMPOZYUMU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SOKAKTA YAŞAYAN ÇOCUKLAR İÇİN TERAPÖTİK BAKIŞ AÇISI VE UYGULAMASININ TANITILMASI SEMPOZYUMU"

Transkript

1 SOKAKTA YAŞAYAN ÇOCUKLAR İÇİN TERAPÖTİK BAKIŞ AÇISI VE UYGULAMASININ TANITILMASI SEMPOZYUMU Change For Traumatised Children: Therapeutic Approaches That Work For Street Children (8 KASIM 2012) Editör: Yrd. Doç. Dr. H. Özden BADEMCİ Yayın: İstanbul, Mart 2013

2 Sokakta Yaşayan Çocuklar İçin Terapötik Bakış Açısı ve Uygulamasının Tanıtılması Editör: Yrd. Doç. Dr. H. Özden BADEMCİ 1

3 Sokakta Yaşayan Çocuklar İçin Terapötik Bakış Açısı ve Uygulamasının Tanıtılması Editör : Yrd. Doç. Dr. H. Özden BADEMCİ Yayına Hazırlayanlar : Yrd. Doç. Dr. H. Özden BADEMCİ, Yrd. Doç. Dr. Erkan ÇAV Kapak Tasarım: Kerem ÇEP & Eray AKGÜN Mizampaj : Kerem ÇEP & Eray AKGÜN Maltepe Üniversitesi Yayınları Birinci Yayın : ISBN : Yazışma Adresi : Maltepe Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü Marmara Eğitim Köyü, Tel : /2212 2

4 İÇİNDEKİLER SEMPOZYUM AÇILIŞ KONUŞMALARI...5 o Yrd. Doç. Dr. Özden Bademci (SOYAÇ) Müdürü..5 o Prof. Dr. Kemal Köymen Maltepe Üniversitesi Rektörü 10 o Dr. Fatih Recep Saraçoğlu Rotary 2420.Bölge Vakfı Başkanı.11 o Önal İnaltekin İstanbul Aile Ve Sosyal Politikalar İl Müdürü. 14 TRAVMATİZE OLMUŞ ÇOCUKLARDA DEĞİŞİM YARATMAK, SOKAK ÇOCUKLARI İÇİN PSİKOLOJİK DESTEK YAKLAŞIMI, Sylvia REYES..17 ÇOCUKLARIN NEDEN SALDIRGAN VE YARDIM EDİLMESİ ZOR OLDUKLARININ ANLAŞILMASI, Dr. Felicity de ZULUETA AİLEYİ GÜÇLENDİREREK TRAVMA ÇALIŞMALARI: VİDEO ETKİLEŞİM REHBERLİĞİNDE-YENİ BİR İLİŞKİ TEMELLİ MÜDEHALE, Dr. Hilary KENNEDY

5 PROGRAM Maltepe Üniversitesi Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar için Uygulama ve Araştırma Merkezi (SOYAÇ), ve Rotary Bölge Federasyonu ile ortaklaşa düzenlenen sokakta yaşayan çocukların topluma kazandırılmaları için gerekli olan psikolojik destek yaklaşımının tanıtılması başlıklı sempozyumun konuşma programı AÇLIŞ KONUŞMALARI Yrd. Doç. Dr. Özden BADEMCİ, Sokakta Yaşayan ve. Çalışan Çocuklar için Uygulama ve Araştırma Merkezi (SOYAÇ) Müdürü Prof. Dr. Kemal KÖYMEN, Maltepe Üniversitesi Rektörü Dr. Fatih Recep SARAÇOĞLU, Rotary 2420.Bölge Vakfı Başkanı Önal İNALTEKİN, İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü DAVETLİ KONUŞMACILAR Travmatize Olmuş Çocuklarda Değişim Yaratmak: Sokak Çocukları İçin Psikolojik Destek Yaklaşımı, Sylvia REYES "Çocukların Neden Saldırgan Ve Yardım Edilmesi Zor Olduklarının Anlaşılması Dr. Felicity de ZULUETA Aileyi Güçlendirerek Travma Çalışmaları: Video Etkileşim Rehberliğinde-Yeni Bir İlişki Temelli Müdehale Dr. Hilary KENNEDY 4

6 SEMPOZYUM AÇILIŞ KONUŞMASI Yrd. Doç. Dr. Özden Bademci Maltepe Üniversitesi Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar için Uygulama ve Araştırma Merkezi (SOYAÇ) Müdürü Maltepe Üniversitesi Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar için Uygulama ve Araştırma Merkezi (SOYAÇ) ve Rotary Bölge Federasyonu ile ortaklaşa düzenlediğimiz sokakta yaşayan çocukların topluma kazandırılmaları için gerekli olan destek yaklaşımının tanıtılacağı sempozyuma hoş geldiniz. SOYAÇ, 10 Ülkeden 14 saygın kuruluşun bir araya gelerek oluşturduğu SFSC, Safe Families Safe Children (Güvenli Aileler Güvende Çocuklar) Uluslararası Sokak Çocukları Koalisyonunda Türkiye adına yer alan tek kuruluştur. SOYAÇ, sokak çocukları için bir üniversite bünyesinde kurulmuş ilk ve tek merkezdir. Kuşkusuz böylesi bir merkezin üniversitede olması son derece anlamlıdır. Üniversite hukuk fakültesinden güzel sanatlara çok çeşitli bölümleri bünyesinde barındıran disiplinlerarası çalışmanın gerçekleşebileceği çok önemli bir uzmanlık ve bilgi kaynağıdır. Üniversite ayrıca genç, hevesli, heyecanlı, idealist insan gücüne sahiptir. SOYAÇ faaliyetlerini başta üniversitemiz psikoloji Bölümü öğretim elemanları ve öğrencileri olmak üzere felsefe bölümünden, görsel sanatlara, radyo televizyon ve sinema bölümünden yabancı dillere ilgili tüm bölümlerin öğretim elemanlarının danışmanlığında ve öğrencilerinin aktif katılımları ile yürütmektedir Yılında kurulan SOYAÇ kurulduğu tarihten bu yana devletin ilgili kurumları başta olmak üzere ilgili sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler ile işbirliği içinde sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar/gençler ve onların aileleri için çeşitli uygulama ve araştırma projeleri yürütmektedir. Bu gün sizlere kısaca İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ile ortaklaşa yürüttüğümüz Çocuklarla Birlikte Projesinden söz etmek istiyorum. Yürütücülüğünü Yrd. Doç. Dr. Figen Karadayı ile birlikte yaptığımız çalışmalarımızın kuramsal temelini psikanalitik ve sosyokültürel kuram oluşturmaktadır. Bağlanım temelli ilişkiler aracılığıyla kendilerini duygusal ve sosyal olarak güvende hissettikleri bir ortamda, yakın yaş grubundaki üniversiteli gençlerle bir arada çeşitli etkinliklerde bulunmaktadırlar. 5

7 Çalışmalar travmatize olmuş çocukların/gençlerin öngörülebilirlik, rutin, kontrol hissi ve onları destekleyen insanlarla düzenli ilişkilere çok ihtiyaçları olduğunu ortaya koymaktadır. Psikoloji bölümü öğrencilerinin kor grubu oluşturduğu projede öğrencilerimiz gerek ülkemizden gerekse yurt dışından gelen bu alanda uzman kuram ve uygulamacılar tarafından düzenli eğitimler almakta haftada bir gün yapılan süpervizyon toplantıları ile desteklenmektedirler. Proje kapsamında çocuklar üniversiteli gençlerle yan yana çeşitli atölye çalışmalarına katılmaktadırlar. Dr. Perry (2006) onların sürekli olarak kendileri ile benzer durumda olan kimselerle birlikte olmalarının güdüselliklerini, saldırganlıklarını, öfkelerini arttırdığını onları daha da kontrol edilemez bir hale getirdiğini bu gençlerin antisosyal davranışlardan uzaklaşabilmeleri için asıl ihtiyacı olanın onlara sevgi ve ilgi verebilecek sağlıklı arkadaşlıklar olduğunu belirtmektedir. Bu yıl üçüncü yılına giren Çocuklarla Birlikte Projesinin ilk yılında (Ekim 2010-Haziran 2011) o zamanki adıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun (SHÇEK) sokakta yaşayan çocuklara hizmet veren 4 kuruluşunda Maltepe Üniversitesi nden 25 öğrenci ve 4 Psikoloji Bölümü öğretim üyesi ile gerçekleştirilmiştir. Proje kapsamında Florya Çocuk ve Gençlik Merkezi ne (ÇOGEM) 5, Ağaçlı ÇOGEM e 11, Ayvansaray ÇOGEM e 5 ve Kartal Gözlemevi ne 4 öğrenci, sınav dönemi ve yarıyıl tatili dışındaki zamanlarda, haftada bir gün olmak üzere cuma günleri düzenli olarak gitmişlerdir. Öğrenciler kuruluşlara gitmedikleri yarıyıl tatilinde ise çocuklara mektup göndererek ilişkinin sürekliliğini sağlamaya çalışmışlardır. Her bir kuruluş için gönüllü öğrenci sayısı kurum yetkililerince belirlenmiştir. Proje, son iki yıldır çocukların üniversiteye gelmeleri şeklinde devam etmektedir. Toplumumuzun en kırılgan ve marjinal gruplarından birini oluşturan çocuklarla/gençlerle yan yana üniversitemizde yürütülmektedir Akademik yılından bu yana Ağaçlı ÇOGEM den yaşları arasında değişen gençler üniversitemize gelmektedir Akademik yılında üniversitemize ortalama 17 genç gelirken kurumun şartları gereği Akademik yılında bu sayı 12 ye inmiştir. Haftada bir gün üniversiteye gelen gençlere geldikleri kurumun çalışanları da eşlik etmekte kurum yetkilileri ile düzenli bilgi alışverişi ve deneyim paylaşımında bulunulmaya, mümkün olduğunca koordine bir şekilde ilerlenmeye çalışılmaktadır. Gençler Üniversitemizde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına devam eden öğrencilerle birebir zaman geçirmekte. Daha sonra ilgi alanlarına göre gençler, tiyatro, sanat, fotoğraf, düşünme ve müzik 6

8 atölyelerine katılmaktadır. Bu atölyelerde bu kez onlara Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü lisans öğrencileri eşlik etmekte birlikte çalışmalara katılmaktadırlar. Çocuklarla yaptığımız yılsonu proje değerlendirmelerinde çocukların kendilerine yakın yaş grubundan gençlerle bir arada etkinliklerde bulunmalarının onların psikososyal gelişimlerine katkı sağladığı, onlara ufuk verdiği, yalnızlık duygularını azalttığı ve öğrencilerimizin onlar için rol model olduklarını görüyoruz. Çocukların katıldıkları atölyeler bir taraftan çocuklara belli beceriler kazandırmayı amaçlarken bir taraftan da aslında onların topluma tutunmalarının aracı olma özelliğine sahiptirler. Projenin başarısında psikoloji bölümü yüksek lisans ve lisans öğrencilerinin aktif katılımları önemli rol oynamaktadır. Çocuklarla/gençlerle yürütülen çalışmalarda onların psikolojik gereksinimleri dikkate alınmadan öğrenciler ve üniversitemize gelen gençler ile aralarında psikolojinin çok önemli kavramlarından olan güvenli bağlanım ilişkisi kurulmadan, öğrencilerimiz ile yaptığımız düzenli süpervizyon toplantılarında süreçler üzerine düşünmeden, bilgi ve deneyim paylaşımında bulunmadan onları düzenli eğitimlerle desteklemeden sadece çocuklara bir takım atölyeler sunmak projenin kısa süre içinde tıkanması hatta büyük bir hevesle projeye katılan gönüllülerimizin tükenmesi sonucunu doğuracaktır. Kuşkusuz çocukların eğitimlerine, meslek edindirme kurslarına devam etmeleri onların topluma kazandırılmaları için son derece önemlidir. Ancak tek başına yeterli değildir. Çocukların öncelikli olarak duygusal ve sosyal açıdan desteklenmeleri için özel olarak geliştirilmiş aile çalışmasını da kapsayan terapötik yaklaşımlara ihtiyaç vardır. Araştırmalar, alanda çalışanların gerekli mesleki donanıma sahip olmamaları halinde çocukları istemeden bir kez daha hayal kırıklığına uğratmalarını hatta bazı durumlarda ikinci bir travma yaşamalarına dahi neden olabileceklerini ortaya koymaktadır. Alanda çalışanların gerekli profesyonel donanıma ve desteğe sahip olmamaları onları, bizzat kendilerinin de, travmatize olmaları riski ile karşı karşıya bırakmaktadır. Sokak yaşantısı olan gençlerin topluma kazandırılmaları için gerekli olan terapötik bakış açısının tartışılmasının amaçlandığı ve Rotary Bölge Federasyonu il ortaklaşa düzenlediğimiz sempozyumumuzun İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürünün katılımı ile gerçekleşmiş olmasının da ayrıca önemli olduğunu düşünüyorum. Bu alan buradaki pek çok katılımcının da bildiği gibi oldukça zor bir alandır. Çocukların/gençlerin 7

9 yararı için planlanan projelerin başarılı olabilmesi için devletin ilgili kurumları, yerel otoriteler, ilgili sivil toplum kuruluşları ve muhakkak surette uluslar arası işbirliklerine gerek vardır. Rotary desteği ve İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürünün katılımı ile bir üniversitenin öncülüğünde sokakta yaşayan çocuklar ile çalışma yöntemleri konusunda uluslar arası çok önemli başarıları olan konuşmacıları bir araya getiren sempozyumumuzun pek çok bakımdan çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Son olarak da üniversitemizde yürüttüğümüz çalışmalarımıza katılan iki gencin ifadesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Belki sizlerin de fark etmiş olabileceği gibi üniversitenin çok görünür yerlerinde sempzoyumun büyük afişleri mevcut. Figen Hoca ile Çocuklarla Birlikte Projesi kapsamında her hafta üniversitemize gelen gençlerin sempozyum afişlerini gördüklerinde neler düşünecekleri, hissedecekleri konularında düşünmeye başladık. Geçtiğimiz Cuma günü bir amfide çocuklarla bir araya gelerek onlarla sempozyum üzerine amaçlarımız üzerine konuşmaya başladık. Bu konuşmalar sırasında gençlerden birisi bize neden böyle bir merkez (SOYAÇ) kurmaya ihtiyaç duyduğumuzu sordu. Kendisine çocukları/gençleri sokakta görmenin bizi üzdüğünü bu durum karşısında iki seçeneğimiz olduğunu söyledik. Ya sadece üzülecektik ya da bu çocuklar/gençler için bir şey yapacaktık. Biz ikincisini seçtik onlar için bir şey yapmak üzere yola koyulmayı seçtik cevabını verdik. Bu salondaki herkes bu önemli sosyal sorun için bir şey yapmak üzere yola koyulmuş kimseler dolayısı ile buradaki dinleyici grubunun çok özel bir grup olduğuna inanıyorum. Gençlerle yaptığımız toplantının sonunda bir genç bana dönerek Biliyorsunuz değil mi? Madem böyle bir işe başladınız, bırakamazsınız. Biz bırakabiliriz ama siz bırakamazsızın. Bu genç bize çok çarpıcı bir şekilde almış olduğumuz sorumluluğu yeniden hatırlattı. Biz yürüttüğümüz çalışmalarda çocuklara/gençlere tutamayacağımız sözleri vermiyoruz. Bazen öyle durumlar oluyor ki elimizden geleni yapacağımızın sözünü veriyoruz. Bu da böyle bir durumdu. Bu gence elimizden geleni yaptığımızın ve yapacağımızın sözünü verdik. Daha önce de belirttiğim gibi bu alan zor bir alan ve devam edebilmek için ulusal ve uluslararası işbirliklerine gerek umuyorum bu günkü buluşmamız sonraki işbirlikleri için bir ilk adım olur. Hepinize geldiğiniz ve desteğiniz için çok teşekkür ediyorum. Verimli bir sempozyum olmasını diliyorum. 8

10 Prof. Dr. Kemal Köymen Maltepe Üniversitesi Rektörü Maltepe Üniversitesi Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar için Uygulama ve Araştırma Merkezi (SOYAÇ) ve Rotary Bölge Federasyonu ile birlikte düzenlenen sokak çocuklarının yeniden topluma kazandırılmaları için gerekli olan psikolojik destek yaklaşımının tanıtılmasının amaçlandığı sempozyumumuza hoş geldiniz. Sokak Çocuğu olgusu, sosyoekonomik, kültürel, psikolojik, politik gibi çok çeşitli boyutları olan ülkemizin önemli sosyal sorunlarındandır. Bu nedenle de disiplinlerarası başta olmak üzere kurumlar arası işbirliğine ve bu önemli sorunun çözümüne yönelik uygulamaların amacına ulaşabilmesi için bilimsel temelli çalışmalara, yapılan araştırmaların alanın ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için de bizzat alanda çalışanlarla iş birliği yapılmasına gerek vardır. Bu amaçla Türkiye de ilk kez 18 Mart 2010 tarihinde SOYAÇ kurulmuştur. Üniversitelerin üç önemli görevinden söz edilebilir. Bunlar: eğitim vermek, araştırmalarla bilimsel bilgilere ulaşmak ve topluma hizmet etmektir. Eğitim programlarının içinde bulunduğu toplumun gereksinimlerine uygun bir şekilde oluşturulması, eğitimin kalitesi için büyük önem taşımaktadır. Yakın zamana kadar üniversitelerin toplumdan uzak bir şekilde akademik çalışmalarını yürüttüğü ve daha çok kuramsal temelli bir yönelimle uygulamadan ve toplumsal gereksinimlerden uzak kaldığı görülmektedir. Aynı nedenle de gençlerimizin üniversiteden mezun olup hayata atıldıklarında büyük ölçüde bocaladıkları bilinen bir gerçektir. Son yıllarda ise üniversite-toplum işbirliğinin önemi daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Disiplinlerarası bir yaklaşımla kuram ve uygulama birleştirilerek toplumsal sorunlara çözüm üretmede kurumlararası işbirliği ve koordinasyonun olumlu sonuçları fark edilmeye başlanmıştır. Aynı nedenle işbirliklerinin sadece içinde yaşanılan toplumun kurumları ile sınırlı olmaması uluslararası bir bağlam da kazanması bilgi ve deneyim paylaşımını en üst düzeye taşımaktadır. Üniversiteler mesleki eğitimlerinin başlangıcındaki gençlerin beceri ve yeterliklerini geliştirmek, mesleki eğitimin kalitesini artırmak ve mesleki eğitimi, yeterlilik ve girişimcilik açısından güçlendirmek ve desteklemek için çok önemli kurumlardır. Söz gelimi, bu gün üniversitemizde sokak çocuklarının topluma kazandırılmaları konusunda uluslararası düzeyde çok önemli başarıları olan kuram ve uygulamacıları konuk ediyoruz. 9

11 Onların bu alandaki engin bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak ve karşılıklı paylaşımlarda bulunmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. SOYAÇ bünyesinde yürütülen çalışmalar üniversite-toplum ve uluslararası işbirliğine çok güzel bir örnek oluşturmaktadır. Bu gün bu salondaki çeşitli kurumları temsil eden konuklarımız ve en büyük grubu oluşturan öğrencilerimiz bu işbirliğinin yarattığı verimli oluşumun en büyük kanıtıdır. Üstelik bu gün aramızda olmayan ancak yürüttüğümüz çalışmalarla topluma yeniden kazandırmayı amaç edindiğimiz toplumumuzun en kırılgan gruplarından olan sokak çocuklarını da düşünürsek bu birlikteliğin nedenli değerli olduğu kuşku götürmez bir gerçektir. Çocukları, üniversiteli gençleri, üniversite çalışanlarını, alanda çalışanları, devlet kurumlarını ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren bu çok paydaşlı çalışmaların daha da büyüyüp güçlenerek devam etmesi en büyük temennimizdir. 10

12 Dr. Fatih Recep Saraçoğlu Rotary 2420.Bölge Vakfı Başkanı Sayın rektörüme çok teşekkür ediyorum. Sevgili Özden Hocam ne kadar yüreğimizi ısıttı, bizi ne kadar iyi hissettirdi. Kendisini kutlarım. Evvela sesim için özür dilerim sevgili dostlarım. Ben yaptım sizler yapmayın. Grip aşısı oldum. İki gündür gripten yatırıyorum. Eğer aranızdan grip aşısı olacaklar var ise muhakkak hafta sonu yaptırsınlar. Sevgili dostum Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürümüze,, sevgili rektörüme, sevgili dekanlarımıza, Kartal Belediyesi Sayın Başkan Yardımcımıza, değerli hocalarımıza, öğrencilerimize ve misafirlerimize evvela sevgi ve selamlarımı iletmek istiyorum. Aslında ben bu programda yoktum Bölge Guvernörümüz Sayın Sait Feyzioğlu vardı. Fakat kendisi bugün yaklaşık iki bin öğrenciyi Anıt Kabire Atanın huzuruna çıkartıyor. Yaklaşık elli otobüsle gittiler. Dolayısı ile bugün oradan kendisinin sevgi ve selamlarını size bildirmek istiyorum. Ve bu anlamda bu günde bu panelde sizlerle birlikte olduğum için çok mutlu olduğumu tekrar ifade etmek isterim. Bu merkez toplumun çok önemli bir sorununa parmak basıyor. Özellikle çalışanlarla akademik çevreler arasındaki işbirliğinin gelişmesine katkıda bulunması anlamında benzer amaçlı sivil toplum örgütlerinin yaptığı işbirlikleri açısından, ki biz bunlardan biriyiz, geliştirerek, büyüterek yürüttüğü, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüz ile yaptığı proje için gerçekten Merkez Müdürümüz sevgili Yardımcı Doçent Özden ve bütün ekibini, bölüm başkanını gönülden kutluyorum sevgili dostlarım. Umarım yaptığımız hizmetler toplumuz için çok hayırlı sonuçlar doğmasına vesile olur. Birazdan değerli panelistlerimiz, sevgili konuşmacılarımız konuyu enine boyuna derinliği ile tartışacaklar, inceleyecekler ve eminim ki sorunun tespiti ve farkındalık yaratılması ve çözüm nedir, çok önemli mesajları sizlerle paylaşacaklar. Ancak biz bu projeye ortak olarak katılarak, destekleyerek geldik. Biz kimiz, niye buradayız müsaadenizle kısaca bir kaç cümle ile bundan bahsetmek istiyorum. Sevgili dostlarım, Uluslararası Rotary, 200 ü aşkın ülkede teşkilatlı, 534 bölgede bir milyon 200 bin rotaryen artı eşleri ve çocuklarıyla oluşan onurlu, itibarlı iş insanlarından oluşan dünyanın en itibarlı sivil toplum örgütlerinden biridir. Bizler dil, din, ırk, meslek hiç bir ayrılık olmaksızın sadece gönüllü ve karşılıksız topluma hizmet için bir aradayız. Bizim de bölgemiz bu 534 bölgeden bir tanesi olan Istanbul, Trakya ve Marmara yı içine alan 11

13 bölgedir. Yaklaşık 80 kulübümüz, 2200 rotaryenimizle olabildiğince topluma hizmet için çalışıyoruz. Uluslararası Rotary nin en önemli projesi gerçekten dünya içinde bir başarı öyküsü olan projesi yeryüzünden çocuk felcinin silinmesi projesidir sevgili dostlarım. Yaklaşık 25 yıldır, Birleşmiş Milletlerde Dünya Sağlık Teşkilatı ve hükümetlerle işbirliği yaparak yeryüzünde çocuk felcini silme noktasına geldik. Genç arkadaşlarım bilecektir. Artık Türkiye de son yıllarda çocuklara çocuk felci aşısı yapılmıyor çünkü Türkiye den de çocuk felci silindi. Bizim neslimiz cocuk felci aşısı ile büyümüştür. Evet, bizim hedeflerimiz yaptığımız projelerle belirlidir. Biz doğrudan hizmet anlamında Dünya Bankasının ve Birleşmiş milletlerin milenyum hizmetleri olarak belirlediği altı başlıkta toplumlara, bütün dünyaya hizmet etmeğe çalışıyoruz. Bunların başında barış geliyor sevgili dostlarım. Dünyada barış anlayışının birleştirilmesi. Sevgili dostlarım, barış çok geniş anlamlı bir kelime. Aslında bugünkü sempozyumun konusu ile de bana göre dört dörtlük örtüşüyor. Çünkü, demin hocamın bahsettiği gibi, sokağa çıkan, sokakta yaşayan çocukların büyük bir kısmı ekonomik sorunlardan değil, daha çok aile içi şiddet, istismar ve aile içindeki mağduriyetlerinden dolayı sokağa çıkıyorlar. Aile içinde barış olmadığı için sokağa çıkıyorlar. Aile içinde barış olmadığı için sokağa çıkan çocuklar toplumsal barışı tehdit eder hale geliyorlar. Eğer bir ailede barış yoksa toplumda barış yoksa o ülkede, dünyada barış olması söz konusu değildir. O vesile ile bizim genel anlamda dünyada barış anlayışının geliştirilmesi konusu bugünkü çalışmalarımızla ilişkilidir. Bunun dışında biz ne yapıyoruz? Sevgili dostlarım biz dünyada yoksulluk ve açlık ile mücadele konusunda hizmet üretiyoruz, eğitim ve cahillik konusunda hizmet üretiyoruz, anne ve çocuk sağlığı konusunda hizmet üretiyoruz, bir de özellikle temiz su ve hijyen konusunda hizmet üretiyoruz. Bunları yaparken olabildiğince kamu kurumlarıyla, kuruluşlarıyla, yerel yönetimlerle ve benzer amaçlı sivil toplum örgütleriyle, üniversitelerle de çok sayıda iş birliğimiz var. Mesela barış konusunda Sabancı Üniversitesi ile çok anlamlı ciddi ortak bir proje yürütüyoruz. Özellikle cahillikle mücadele konusunda sevgili hocamız il Milli Eğitim Müdürümüz ile ki aramızda olacaktı, belli ki bir mazereti oldu, birçok ortak projemiz var. Biz yaklaşık her yıl on binin üzerinde okumaz yazmaza halk eğitim müdürlükleri ile işbirliği kapsamında okuma yazma hizmeti veriyoruz. Gene her yıl beş ile onbin arasında ilkokula başlayan çocuğun sağlık kontrollerini yaptırıyoruz. Muhtemelen yaşamları boyunca doktora kontrole gitmeyecek çocuklar ilkokula başlarken bizim 12

14 yaptırdığımız ücretsiz sağlık muayenesi birçok görünmeyen hastalıklarının tesbit edilmesi ne vesile oluyor. Gene, binlerce çocuğa yurt içinde burs veriyoruz, yüzlerce çocuğu yurt dışına eğitime gönderiyoruz. Bu manada da eğitime katkı yapmaya gayret ediyoruz. İstanbul da yaptığımız ilk öğretim okulları, sağlık lisesi, çok sayıda ana okulu, sağlık müdürlüğü için yaptığımız 112 acil hizmet binası, kreşler ile, gene çok sayıda kalıcı proje ile gönüllü olarak karşılıksız hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Bir de, yoksullukla mücadele konusunda yaptığımız çok anlamlı bir proje var. Biraz da bundan bahsetmek istiyorum. Biz Nobel ödüllü Muhammed Yunus un dünyaya empoze ettiği ve sadece yoksulluk sınırı altındaki kadınlara verilen mikro kredi projesini başlattık ve bir yıl içinde beş şube ile binin üstünde kadına mikro kredi vererek bir anlamda bu kadınları topluma kazandırdık. Evet, bu ve bunun dışında birçok hizmet ve projelerimiz devam ederken Maltepe Üniversitemizin ve sevgili Özden Hocamızın Guvernörümüz ile konuşması sonucunda biz de bu proje içinde yer almaya yardımcı olmaya, destek vermeye karar verdik ve çok iyi yaptığımızı, çok anlamlı bir iş yaptığımızı bu salona gelince ve sizlerle beraber olunca, tanışınca gördüm. Ve size söz veriyorum, bundan sonra da benzer projelerinizde sevgili rektörüm, sevgili hocalarım, sizlerle beraber olacağız, olabildiğince, yanınızda bulunmaya, yardımınızda olmaya çalışacağız. Ben tekrar toplantıyı organize ettiği için, ve ev sahipliği yaptığı için Maltepe Üniversitesi Rektörümüze, Yönetiminize, Bölüm Başkanınıza, sevgili Özden Hocama çok teşekkür ediyorum. Sevgili İl Müdürüme bugün bizimle olduğu için, teşrif ettiği için, bize katıldığı için çok teşekkür ediyorum. Hepinize çok keyifli, başarılı ve anlamlı bir toplantı diliyorum. Guvernörüm Sait Feyzioğlu nu ve hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 13

15 Önal İnaltekin İstanbul Aile Ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sayın Rektörüm, Sayın Bölge Müdürüm, Değerli dostum Fatih Saraç Bey, Sayın Dekanlarım, Hocalarım, yurt dışından buralara kadar teşrif eden, bizimle bilgilerini paylaşacak olan kıymetli katılımcılar, Değerli hocam ve sevgili öğrenci arkadaşlarım hepinizi selamlayarak konuşmama başlamak istiyorum. Daha önce Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu adıyla anılan kurumumuz çocuk, genç, yaşlı ve engelli başta olmak üzere tüm dezavantajlı bireyler ve ailelerin tamamına hizmet götüren, genel müdürlük statüsünde kurumdu. Eski adıyla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu kapandı ve onun yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı adı altında 5 beş adet Genel Müdürlük oluşturuldu. Bunlar Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü ve Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir. Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü sadece çocuklara yönelik, koruyucu, önleyici ve bakım hizmetlerinin yürütülmekte ve koordine edilmektedir. Bugün burada değerli katılımcılardan sokakta yaşayan ve çalıştırılan çocuklarla ilgili bilgiler alacağız. Öncelikle sokakta yaşayan ve çalıştırılan çocuklar yaşadıkları ortamlarda her türlü ihmal, istismar, sömürü ve kötü alışkanlıklara maruz kalan, aile ve yasal yakınlarıyla bağları tamamen veya kısmen kopmuş, zamanının bir kısmını veya tamamını sokaklarda geçiren çocuklardır. Bakanımızın İstanbul Kongre Merkezinde kadınlarla ilgili bir programı bulunması nedeniyle aramızda bulunamadığı için kendisinin selamı var, ve unutmadan sizlere iletmiş olayım. Bize bir çocuk geldiği zaman, küçük veya büyük, bu kimsesiz bir bebek de olabilir, 18 yaşının altındakiler yasalarımızca çocuk sayıldığı için, öncelikli biz bu kişilerin ailesini bulmaya çalışırız. Gerek bizim gerekse kolluk kuvvetleri tarafından ailelerin bulamadığı hallerde, bu çocuklar için evlat edindirme süreci başlatırız. Yasal olarak evlat edinilmeye uygun olmayan çocukları koruyucu aile sistemine dahil ederek, kurum bakımına almadan bir aile sıcaklığında o çocuğun yetişmesini, büyümesini sağlamaya çalışırız. Bizim için kurum bakımı, yani çocuk yuvası, yetiştirme yurdu veya durumuna uygun bir merkeze yerleştirmek en son çare olarak başvurduğumuz durumdur. Sokakta yaşayan ve çalışan çocuklara, Çocuk ve Gençlik Merkezlerimiz vasıtasıyla hizmet götürmekteyiz. İstanbul da ilk adım istasyonlarımız var. Çocuklarlar direkt kendileri veya kolluk kuvvetleri tarafından da ilk adım istasyonumuza gelir. Geldiğinde madde kullanımı 14

16 ile ilgili bir hikayesi varsa bunu Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde bulunan ÇEMATEM dediğimiz çocuk ve ergen madde bağımlıları tedavi merkezine götürerek öncelikle çocuğun uçucu ve uyuşturucudan arınmasını sağlamaya çalışırız. Buradan çıktıktan sonra çocuk; yaşına, cinsiyetine, eğitimine göre ikinci adım dediğimiz Çocuk ve Gençlik Merkezlerinden birine sevk edilir. Çocuklar bu merkezlerimizde ara verdiği veya devam etmediği eğitimine geri döner. Eğer okuldan tamamen kopmuşsa hayatını devam ettireceği bir meslek eğitimine yönlendirerek, tekrar topluma kazandırmaya çalışırız. Yapılan çalışmalar rağmen kavşaklarda şunu görüyoruz: cam silen veya klasik tabirle mendil satan çocuklarımız var. Bu çocuklarımızdan sizler de 1 TL karşılığında maddi hizmet satın almaya çalışıyorsunuz. Burada öncelikle bir konuya dikkat çekmek istiyorum, sokakta yaşayan ve çalıştırılan çocuklar konusunda toplumun duyarlılığını ve bilincini artırmamız için bu tip toplantılar bizim için de önemli. Sokakta mendil satan, boya yapan, su satan çocuklardan aldığınız hizmet ve verdiğiniz 1 TL ile o çocuğun sokakta kalması için bir çivi de siz çakıp onu sokağa iyice perçinliyorsunuz. Çünkü bu aileler çocuklarını bir gelir kaynağı olarak görüyor. Ne yaparsanız yapın bu çocuklar bir şekilde sokağa aileleri tarafından gönderiliyor. Ama aileleri şunu bilemiyor: Bugün sokakta o mendil, su satan masum çocuk öncelikle akşamları yedi sekiz gibi evine giderken, bir süre sonra, gece yarılarına kadar gitmemeye başlar. Daha sonra arada sırada eve uğrar duruma gelir. Ve bunun bir üçüncü merhalesi artık sokakta yaşayan, 24 saatini sokakta geçiren diğer bir ifadeyle sokakta yaşayan çocuk durumuna geçmesidir. Bu çocukların birçoğunun aileleri var. Bu nedenle sizden ricam bu çocuklardan mal ve hizmet satın almamanızdır. Ailelere verilen tavsiye şudur: Lütfen çocuklarınızı kontrol edin. Ama kontrol ederken çocuklara da jandarmalığa soyunmayın. Düzeltme tedbirli bir kontrol olacak. Eldeki ıslak bir sabun gibi düşünün. Sıktığımız zaman o sabun elinizden kaçar. Ama sabunu gevşek bıraktığınızda sabun yine elinizden kayıp gidecektir. Çok dengeli tutmanız gerekiyor bu sabunu. Yani, bir kuş misali... Kuşu sıkarsanız bu kuş ölür, gevşek bıraktığınızda da bu kuş uçup gider. Bunu kontrol etmeniz gerekiyor. Artık çağımız iletişim çağı. Çocuğun arkadaşları kim, takıldığı yerler nereler, bunu bilmeniz gerekiyor. Çocuk internete girdiği zaman bu bilgisayarın yönü ailelerin oturduğu tarafa dönük olması gerekiyor. Ailelerimizin bu konuya hassasiyet göstermesi gerekiyor. Çocuk için iki önemli kurum: aile ve okuldur. Ben burada öğretmenlere bir şey söylemek istiyorum. Çocuk okula geldiği zaman öğretmenler çocukların yapmadıkları ile değil, yaptıkları ile ilgilensinler. Çocuk ödevini yapmış, okula geliyor; yarısını yapmış, yarısını 15

17 yapamamış. Hemen öğretmeni bunu azarlamaya başlıyor, yaptığına bakmıyor, sen bunu yapmadın, işte zaten böylesindir, tembelsindir diyor. Azarlanarak bu çocuk daha beter, toplumun dışına itiliyor. Çocuğun yapamama nedenine bakmak lazım. Ama o çocuk yarısını yapmışsa, bak bunun yarısını yapmışsın, sen bunu yapacak güçtesin, bir dahaki sefere tamamını yaparsın diyerek, onu takdir ederek, çocuk rahat bir şekilde okula kazandırılır. Geç kaldığı için kızacağınıza, en azından okula gelmiş. Bir dahaki sefere daha zamanında gelecek... Çocukları okula gelmesi için teşvik edin. Ailenin yapamadığını öğretmen de yapamazsa o zaman bu çocuklar bizim için tamamen sorunlu olan çocuklar olarak karşımıza çıkar. Geleceğimizin umutları olan çocuklarımız için tüm bireylerin, ailelerin ve kurumların üzerlerine düşen görevi yerine getirmesi ve iş birliği içinde olması gerektiğinin önemini vurgulayarak sözlerime son veriyorum. Hepinize teşekkür ediyorum. Sağ olun. 16

18 TRAVMATİZE OLMUŞ ÇOCUKLARDA DEĞİŞİM YARATMAK, SOKAK ÇOCUKLARI İÇİN PSİKOLOJİK DESTEK YAKLAŞIMI Sylvia Reyes Özgeçmiş Sylvia Reyes, Junto Con los Ninos (JUCONI) Vakfı nın Genel Müdürüdür. İngiltere de Tavistock Klinik te yüksek lisansını tamamlayarak, psikanalitik piskoterapi eğitimi almıştır te JUCONI Vakfı nın kuruluşuna yardım etmek üzere Ekvador a giden Reyes, o tarihten buyana sokakta yaşayan ve çalışan çocuklarla çalışan merkezlerde kullanılmak üzere geliştirilen ve JUCONI Mexico tarafından kullanılmakta olan aile odaklı bir müdahale modelinin geliştirilmesine öncülük etmiştir. JUCONI hizmet modeli aile ve okul, yerleşim yeri ve arkadaş çevresi gibi daha geniş sosyal çevreyi de kapsayan bir sistem yaklaşımını içermektedir. JUCONI modeli aileye aile dışında destek sağlayabilecek daha geniş çevreyi de önemsemektedir. Reyes, Latin Amerika, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri nde konferanslar ve eğitimler vermiştir. JUCONI nin sokak çocukları için hizmet modeli 2005 yılında Kraliçe II. Elizabeth tarafından Kraliyet Madalyası ile ödüllendirilmiştir yılında 60 ülkede, halkın kalkınması için çalışan sosyal girişimcilere destek olan Ashoka Vakfı tarafından yönetici sosyal girişimci seçilmiştir. Reyes in geliştirdiği sokak çalışmasının anahtarını oluşturan ve aile içi şiddetin ortadan kalkmasını amaçlayan müdahale modeli birçok ödül almıştır. Bu ödüllerden bazıları şunlardır: 2008 de Ekvador Çocuk ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı tarafından Ekvador daki Özel Yardıma Muhtaç Çocuklar için Yöntemsel Sokak Çalışması Ödülü de UNICEF Mexico ve Dünya Bankası tarafından En İyi Hizmet Modeli Ödülü, Herkese merhabalar. Davetiniz için çok teşekkürler. On yılı aşan bir süre önce ilk defa Ekvador ve Meksika da tasarımlanan bir müdahale metodu hakkında konuşacağım. O yıllardan beri dünyada başka şartlar ve çevrelerde de uygulanabilmesine yollar aramak için değişik meslek sahibi kişiler ve kuruluşlarla da çalıştık. Yaklaşık dört sene önce Özden Bademci ile tanıştık ve özellikle Türkiye deki şartlar hakkında ve elimizdeki modelin Türkiye de çalışmaya uygunluğu hakkında düşünmeye başladık. Ekranda da göreceğiniz gibi dünyada 8 kuruluşu kapsayan bir koalisyon kurduk, Güvenli Aileler Güvende Çocuklar 1, Safe Families Safe Children ve Maltepe Üniversitesinden Özden Bademci 1 Uruguay, Brezilya, Ekvador, Meksika, Hindistan, Sri Lanka Filipinler, Güney Afrika, Tanzanya, Kenya, Etiyopya, Uganda, Türkiye, İngiltere 17

19 bunlardan biridir. Bu koalisyon üyeleri kuruluşlar ya bu modeli uyguluyorlar, ya da kendi şartları altında uygulayabilmek için bir süreç başlatıyorlar. Böylelikle gördük ki Latin Amerika da yaratılmış olmasına rağmen bu tedavi yaklaşımı birçok değişik kültürel ortamlarda kendine yol açmış bulunuyor. Ayrıca, Özden Bademci ile son senelerde bu modelin alanda çalışan meslek elemanlarına da öğretilebilmesi için bir program oluşturduk. Koalisyon tarafından bir kitapçık basıldı ve geçen sene İngiltere de kanun koyucu olan Lordlar Kamarası nda tanıtımı değişik kuruluşlara, millet vekillerine, hizmet ve meslek guruplarına tanıtıldı. Özden Bademci de bu kitapçığın kopyaları mevcuttur. Bu benim Maltepe Üniversitesine ikinci ziyaretim ve tanıştığımıza çok memnunun. Teşekkür ederim. Güvenli Aileler Güvende Çocuklar Koalisyonu Güvenli Aileler Güvende Çocuklar (SFSC) Koalisyonu, toplumdan dışlanmış çocukların haklarına sürdürülebilir şekilde erişmesini ve gelecekte toparlanabilme yetilerini ve yaşam çıktılarını en çok etkileyen duygusal ve ilişkisel ihtiyaçları dahil gelişimsel ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak amacıyla etkin metodolojiler geliştirmek için dünya genelinde çalışan tanınmış organizasyonlardan oluşan uluslararası bir gruptur. Üye organizasyonlarımız: Brezilya Uruguay Ekvador Meksika Türkiye Temsil eden: Temsil eden: Temsil eden: Temsil eden: Temsil eden: Jonathan Hannay Mariela Solari Sylvia Reyes Alison Lane Özden Bademci Güney Afrika İngiltere, Brezilya Ekvador, Uganda, Temsil eden: Hindistan, Kenya, Temsil eden: Hindistan, Etiyopya, Kenya Gerrie Smit Tanzanya Yusaku Soussumi Meksika, Temsil eden: Temsil eden: Andy ve Flavio Stadnik Filipinler, Güney Diarmuid O Neill McCullough Afrika, Sri Lanka Temsil eden: Amber Wilson 18

20 SFSC üyeleri, toplumun kıyısına itilmiş sokak çocukları için eğitim, terapi, halkevleri, yerleşim tesisleri, sosyal yardım, ev ziyaretleri ve toplumsal bilincin arttırılması dahil olmak üzere bir dizi program uygulamaktadır. Programlarımız ve etkinliklerimiz farklı olmasına rağmen, çalışmalarımızla ilgili bu kitapçıkta ortaya koyduğumuz ortak ilkeler ve ortak niyet bulunmaktadır. Bu stratejinin pratikte nasıl göründüğüyle ilgili bir fikir vermesini ve sokak çocukları gibi toplumdan en fazla dışlanan gruplar arasında bulunan bu çocukların topluma nasıl kazandırılabileceği ve aile içi şiddetin nesiller arası geçişinin nasıl çözüleceği gibi önemli konular üzerinde düşünme ve tartışmayı teşvik etmesini umuyoruz. Bu çocuklar ve aileleri neden mevcut hizmetlerden yararlanmıyorlar? Çoğunluğumuz öncelikli olarak sokakta yaşayan ya da çalışan çocuklarla (sokak çocukları) çalışsa da deneyimlerimiz ve çalışmalar bu çocukların sokakta olma nedeninin şiddet içeren aile yaşantısı olduğunu göstermektedir. İlişkiler/Bağlanmalar Davranış Yaşam çıktıları Şiddet döngüsü Dışlanma döngüsü Olumsuz yaşam çıktıları Erken yaşlarda şiddet içeren ilişkiler yaşayan bu çocuklar çoğu kez işlevsel olmayan başa çıkma davranışları geliştirir. Bu tür davranışlar, okul dahil olmak üzere grup etkinliklerinden dışlanmanın yinelenmesine neden olur. Dolayısıyla bu dışlanma deneyimi, madde kullanımı veya çeteye katılma gibi olumsuz yaşam çıktılarına yol açabilir. Yoksulluk, dışlanma deneyimlerini daha da kötüleştirebilir ve yaşam çıktılarını değiştirme olanaklarını sınırlayabilir. Bu nedenle bu çocuklar, karşılıklı olarak birbirini güçlendiren üç sürekli düşüşle mücadele etmek zorundadır. 19

21 Vaka Sunumu: Ricardo 18 aylıkken babası, bir yıl sonra ise annesi farklı şiddet olaylarında öldü. Ricardo ile bir ve altı yaşlarında olan iki erkek kardeşi, uzak bir köyde yaşayan büyükanne, büyükbaba ve halalarının yanına taşındı. Altı yaşında okula başladı. Öğretmeni, diğer çocuklardan bir farkı olmadığını söylüyor. Ancak bir yıl sonra halası evlendi, Ricardo'nun küçük kardeşini de yanına alarak uzağa taşındı ve Ricardo ile ağabeyini büyükanne ve büyükbabaları ile bıraktı. Kısa süre sonra öğretmeni değişiklikler görmeye başladı. Ricardo üzgün ve içine kapanıktı ve giderek artan şekilde tepkisiz olmaya başlamıştı. Öğretmeni gelişme göstermesini istediğinde Ricardo sinirlendi. Okulda herhangi bir ilerleme kaydetmedi ve uzak durmaya başladı. Ricardo, okula gitmediği için evde yediği şiddetli dayaklara rağmen köyde amaçsızca vakit geçirmeye başladı. Dokuz yaşına geldiğinde eve gitmeyi bıraktı ve komşu köyler arasında gidip gelerek sokakta yaşamaya başladı. Köylerden birinde, onu kibar ve hatta cana yakın olarak tanımlayan bir fırıncı tarafından işe alındı. Ancak fırıncı, kaçınan bir tarafı olduğunu da söyledi. Fırıncı ve karısı, Ricardo ile gerçek bir iletişim kuramıyordu. Esnaftan Ricardo'nun hırsızlık yaptığı yolunda şikayetler almaya başladılar. Ricardo fırıncıdan da bir şeyler çalınca işten atıldı. SFSC üye organizasyonlarından biri 11 yaşındaki Ricardo ile iletişim kurduğunda çocuk kendine ve başkalarına karşı ilgisiz, duygusal olarak ulaşılamaz ve şiddetli patlamalara eğilimli bir haldeydi ve zaman zaman, kendisine yaklaşmaya çalışanlara fiziksel olarak saldırıyordu. TOPLUMDA EN FAZLA DIŞLANANLARA ULAŞMAK Çocuğun yapması gereken, travmanın acı veren düşüncelerine ve görüntülerine geri dönecek cesareti bulmak ve bunları, daha fazla kontrol duygusu olan güvenli bir ortamda keşfetmektir. Daha sonra çocuğun, sağlıklı bir yetişkin olabilmesi için gereken becerileri kazanması gerekir. Karp, C. L. & Butler 1. Sürekli Terapi Desteği Temel duygusal ihtiyaçlar; uzun süreli ve sevgi dolu bir ilişkiye sahip olmak, ilgilenilmek ve istenmek ve gelişme düzeyine uygun bir seviyede çocuğun duygularını ve dürtülerini kontrol etmesine yardımcı olacak birinin olması ile ilgili olanları kapsar. 2. Aile Temelli Çalışma Sürdürülebilir değişiklikler oluşturmak için çocuğun etrafında işlevsel ve olumlu bir destek ağı geliştirilmelidir. Aileyi içeren ancak yalnızca bundan oluşmayan bu ağ çocuğa, kişisel 20

22 dayanıklılık gelişimini destekleyen ve sürdürülebilir olumlu değişiklik sağlamaya yardımcı olan deneyimler ve tepkiler sağlamalıdır. Kendi başlarına çocuklarına bakabilmeleri için ailelere ve topluluklara destek verilmesi, kısa vadede oldukça karmaşık görünebilir. Ancak uzun vadede, muazzam sonuçlar doğurur. Çocukların çok iyi bir gelişme gösterip daha iyi ebeveynler olmaları olasılığının yanı sıra toplumlarına ve ülkelerinin gelişimine katkıda bulunmaları olasılığı da yüksektir. Save the Children İngiltere. BU ÇOCUKLARLA ÇALIŞMAK NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ? 1. Bu çocuklarla ve ailelerle çalışmamanın potansiyel etkisi Bireysel düzeyde Adverse Childhood Experiences (ACE) (Olumsuz Çocukluk Deneyimleri) Çalışması 5, çocukluk dönemindeki olumsuz deneyimler (fiziksel, duygusal veya cinsel istismar ve şiddet uygulanan bir evde yaşamak dahil) ile kalp hastalığı, obezite, depresyon, alkolizm, rastgele cinsel ilişkide bulunma, madde kullanımı, genç yaşta hamilelik, tecavüz ve zayıf iş performansı dahil bir dizi fiziksel, duygusal ve sosyal sorun arasında çok ilginç bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Batı Afrika'da yapılan bir çalışma, ev içinde sürekli olarak yoğun şiddete maruz kalmanın sokakta yaşama veya çalışma, seks ticareti veya çocuk kaçakçılığı gibi yüksek riskli davranışlara yol açtığını bulmuştur. Toplumsal düzeyde, ev içi şiddet ile toplum içi şiddet arasındaki ilişki ortadadır. Travmatik ev içi şiddet deneyimi, çocukların acı, korku ve çaresizlik duygularının önünde bir engel oluşturmasına yol açabilir. Bu durum, sert-agresif bir kişiliğe, kendine özen göstermede yetersizliğe veya çok sayıda başka disfonksiyonel davranışa neden olabilir. 2. Nesiller arası etkiler Ev içi şiddetin nesiller arası doğası göz önüne alındığında, şiddet sorununu çözmek amacıyla yapılan daha uzun vadeli ve akıllı yatırım ve bu yatırımın mevcut nesil üzerindeki etkisi, aynı ailenin gelecek nesillerinin toplumları içinde daha yapıcı bir şekilde yer almalarını sağlamak konusunda son derece etkili ve uygun maliyetli araçlardır. Çocuk açısından durum: Çocukluk döneminde yakın aile ilişkilerinde yaşanan şiddet deneyimi, grup etkinliklerine katılımı sürdürmeyi zorlaştıran sert, agresif ve diğer disfonksiyonel, savunmacı davranışlara yol açabilir. Başkaları için etkisi: Bu durumdaki bir çocuğa yardım edilmemesinin etkisi çok büyük olabilir: 21

23 Kardeşlerinde aynı risklerle karşı karşıya kalma olasılığı bulunmaktadır Örneğin, okullardaki grup etkinliklerine katılan diğer çocuklar, disfonksiyonel davranışlara sahip çocukların katılımından etkilenir Bu çocuklar kendi ailelerini kurduklarında (genellikle erken yaşta), şiddet davranışlarını kendi çocuklarında tekrarlama olasılıkları fazlasıyla yüksektir Çocukluk dönemindeki şiddetin sosyal ve ekonomik etkisi yüksektir. ABD'de çocuklara kötü muamelenin yıllık tahmini maliyeti 94 milyar dolardır KURAMSAL İLKELER Güvenli bağlanmalar, olumsuzluk ve travmaya bağlı ciddi psikopatolojiye karşı en önemli savunmadır Levy and Orlans Çocukların, beslenme ihtiyacı kadar önemli olan sürekli, hassas ve duyarlı yakın ilgiye ihtiyacı vardır. Bu nedenle, çocukların yiyecek, barınma ve hastalık tehlikesine karşı aşı ihtiyaçlarını karşılayacak geniş para kaynakları gerekirken, genç çocukların, ebeveynleri veya ebeveynlerinin yerini tutan insanlarla olan ilişkilerindeki bağlanmanın güvenliği ile ilgili önemli isteklerini karşılamanın acil ve uzun vadeli önemi konusunda ebeveynleri, öğretmenleri ve kamu politikası görevlilerini eğitmek içinde para ve kaynak ayrılmalıdır. Bağlanma Kuramı'ndaki bağlanma kelimesi, iki insan arasında duygusal olarak devam eden ve kişileri birbirine bağlayan ilişkiyi ifade etmektedir. Eğer güvenli ise bu bağlanma, kişinin uzun süreli olumlu ilişkiler kurmasına yardımcı olan iç güven duygusunun temel işlevini görür. İç güven, olumlu bağımsız kararlar almak için kendine güven ve muhakeme sağladığından, yaşam seçimleri konusunda bireylerin bağımsız olmalarını sağlar. Ayrıca, bireylerin yetişkin yaşamlarında stresli veya olumsuz deneyimlere dayanmaları için daha fazla duygusal dayanıklılık sağlar. Ancak, tüm bağlanmalar olumlu değildir. Tamamen olumlu olmayan bağlanmalar, güvensiz olarak nitelendirilir ve ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkinin kalitesine göre genel olarak üçe ayrılır: çelişik, kaçınmacı veya düzensiz. Düzensiz bağlanma, olumlu ilişkiler kurma kapasitesi açısından risk oluşturmakta ve bağımsız, işlevsel karar alma becerilerinin gelişimini fazlasıyla zorlaştırmaktadır. 22

24 İlk olarak John Bowlby tarafından 1950'lerde ortaya atılan Bağlanma Kuramı, çocuk gelişimini anlamak için bir çerçeve sağlamak amacıyla geliştirilmiş, değiştirilmiş ve kabul edilmiştir. Bağlanma Kuramı'na dayalı araştırma, bağlanma kalitesinin çocuklarda ve yetişkinlikte nöropsikolojik, duygusal, bilişsel ve sosyal gelişim üzerindeki etkisini göstermiştir. Bağlanma Kuramı'nda, ebeveynlerin çocuklarla kurduğu ilişkinin kalitesi esastır. Çocuğun ebeveyniyle etkileşiminin doğası ve çocuğun bu deneyimlerden çıkardığı anlam, çocuğun sosyal olayları anlamak ve dış dünyayla ilişki kurmak için kullandığı içsel çalışma modelinin gelişmesinin yolunu açar. Kısaca, çocukların gördüğü ebeveynliğin niteliği, başkalarıyla ilişki kurma şekillerini ve kendileriyle ilişki kuran insanları nasıl algıladıklarını belirler. 1 Çocuğun bağlanma deneyimleri 2 Bireyin bağlanma temsilleri (içsel çalışma modeli) 3 Ebeveynlik davranışı ŞİDDET UYGULAYAN AİLELERDEN GELEN DIŞLANMIŞ -ÇOCUKLAR İLE ÇALIŞMA GENEL ÇERÇEVESİ 1. Önleme Erken Müdahale Farkındalık Yaratma Aşağıdaki konularda bilgi ve beceri sağlamak: Risk altındaki çocuklara; aile, okul ve çevreyle ilgili sorunlarla daha etkili bir şekilde başa çıkma Ebeveynlere; aile içindeki krizlerle daha uygun şekilde başa çıkma Başlıca toplumsal eylemcilere; aile içinde şiddet gören yüksek risk altındaki çocukları belirleme ve destekleme İlgililerin aşağıdaki konuları anlamasına yardımcı olmak: Aşırı yoksulluk içinde yaşayan çocuğun durumu Bağlanmanın önemi Düzensiz bağlanmayı işaret eden davranışlar 23

25 2. Genel Çerçeve: Ev temelli yoğun müdahale Yoğun seviyede desteğe ihtiyaç duyan ailelerde aşırı dışlanma, istismar ve şiddetten kaynaklanan nesiller arası travma görüldüğünden ev temelli yoğun çalışma, hedefe yönelik önleme (Mikro Müdahaleler) olarak ifade edilmektedir. Model, dünya genelinde STKların çocuk hakları programlarında yüksek risk altındaki birçok çocuk grubunda savunmasızlığın kök nedeni olarak düzensiz bağlanmayı ele almaktadır. SFSC organizasyonlarının ve birlikte çalışmış olduğumuz birçok organizasyonun deneyimi, semptomatik davranışların altında yatan nedenlerin ele alınmaması durumunda çocukların programlardan ayrıldıklarını veya programa katılımın ötesinde ilerlemeyi sürdüremediklerini göstermiştir. Tahmini Zamanlama Çocukla çalışma * Temas kurma Yakınlık Bağ Oluşturma İşleme Öğrenimin Uygulanması Ebeveynlerle çalışma Yakınlık Bağ Oluşturma İşleme Öğrenimin Uygulanması Aileyleçalışma Aile Bağlarının Desteklenmesi Aile Deneyimlerinin İşlenmesi Aile Öğreniminin Uygulanması Ailenin Bağımsızlığı Tahmini çalışma süresi 1-3 ay 1-2 yıl 1-2 yıl Bireysel Çalışma Bu çalışma, birey olarak her aile üyesiyle (ebeveynler ve çocuklar) güvenli ve koruyucu bir ilişki oluşturarak başlar. Bağlanma deneyimi, çocuklar ve ebeveynler için tüm güçlendirme sürecinin temelini oluşturur. 24

26 Programa GİRİŞ Faydalı Teknikler Çocuğun, sokak ya da ıslahevi gibi temas kurulan yerde gözlemlenmesi. Oyun, konuşma, sanat etkinlikleri vb. yoluyla çocukla etkileşim kurulması. Ev ziyaretleri sırasında aile ilişkilerinin ve etkileşimlerinin gözlemlenmesi. Hedef: Şiddet uygulayan ailelerden gelen bu çocukların hizmetlere dahil olmasını sağlamak. Uygulamanın temel öğeleri nelerdir? Yapılacaklar ve nedenleri: Hedef aldığınız çocuğun net profilini ve net hedef göstergeler hazırlayın. Kendi kendine zarar vermeyi de içeren, tekrarlanan şiddet ve saldırganlık davranışı. Sunulan hizmetlere katılmaya karşı koyma veya kamu ve STK programlarından ayrılma geçmişi. Riske maruz kalmayı kabul edilemez seviyelere çıkaran durum ve davranışlar. Örneğin; sokakta yaşama veya en riskli şekillerde sokakta çalışma; suç oluşturan eylemlere, çetelere karışma; madde kullanımı ve/veya yüksek riskli cinsel davranış. Dengesiz ilişkiler ve roller. Uygun çocukların programınıza başvurmasına ve sosyal yardım sırasında organizasyonunuz tarafından temas kurulan, hedef kitlenizin bir parçası olmayan, ancak yine de bir şekilde desteğe ihtiyacı olan çocukların başka programlara başvurmasına olanak vermek için diğer hizmet sağlayıcılarla (kamu ve STK) iyi bağlantılar kurun. Personelin, gerekli olduğunda çocuğu korumak için ne zaman ve nasıl acil harekete geçeceğini ve hayati önem taşıyan temel ihtiyaçlarla (barınma, acil sağlık ihtiyaçları) nasıl ilgilenmesi gerektiğini açıklayan politika ve prosedürlerin mevcut olduğundan emin olun. 25

27 Gerekli olması halinde, risk altındaki bireyin anında yardım ve koruma alabileceği ve bir yandan daha fazla terapötik destek sağlanırken diğer yandan tekrarlanan fiziksel ve cinsel şiddetin düzeltilebileceği şekilde her aile üyesi için güvenlik planı oluşturulmasını sağlayın. Bağlanma BİREYSEL ÇALIŞMANIN İLKELERİ Aktif dinleme Güçlü yönleri temel alan bir yaklaşım Oyunlar Resim yapmak gibi yaratıcı etkinlikler Yükler konusunda ebeveyne/çocuğa yardımcı olmak Hedef: Tüm aile üyelerine (çocuklar ve ebeveynler), olumlu bir ebeveyn-çocuk ilişkisi yansıtan ve ancak bu durumda yaşamlarındaki diğer ilişkilerin kalitesiyle ilgili bilgi verebilen güvenilir ve olumlu bir ilişki sağlamak. Uygulamanın temel öğeleri nelerdir? Yapılacaklar ve nedenleri: Bu aşama, birey olarak her aile üyesiyle (ebeveynler ve çocuklar) güvenli ve koruyucu bir ilişki oluşturmayı içerir. Bu aşamada aşağıdakilere odaklanılır: 1. Özsaygı oluşturmak için değer verilme hislerinin aktarılması. Kendi kendine bakma anlayışı ve özsaygı oluşturma, başkalarına saygı duymanın ve özen göstermenin ön koşuludur. 2. Başkalarıyla etkileşime girmek için alternatif yol sağlayan bir ilişkinin modellenmesi. Aşağıdaki uygulama öğeleri, bu ilişkiyi oluşturmak için gereklidir: Herkese bireysel ve sürekli ilgi gösterin. Personel sürekliliği sağlayın. Her seferinde çocukla/ebeveynle aynı kişi çalışmalıdır. Güvenilirlik göstererek ve bireyin ihtiyaçlarına önem vererek düzenli olarak ziyaret edin. Düşündükleri ve istedikleriyle gerçekten ilgilendiğinizi göstermek için dikkatle dinleyin Her ilişki için yanıtları uygun şekilde değiştirin. 26

28 Kişiyi aklınızda tutun. Erkek aile üyelerini çalışmaya dahil edin. Her bireyin güçlü yönlerini destekleyin ve çocukta ve ebeveynde gözlemlenen bu güçlü yönleri vurgulayarak ilişkinin daha olumlu yaşanmasını ve gelecekte değişim üzerine yapılacak çalışmalar için bir temel sağlayın. Yeniden çerçevelendirin: olayları farklı bir açıdan göstermek için fırsatlardan yararlanın. Tutarlı ve sınanmaya hazır olun. Bireyler, zorlayıcı şekilde davranabilir. Uygulamanız; tutarlılık, sabır, tekrar ve yemi yutmama yı içermelidir. İşleri ne kadar zorlaştırmaya çalışırlarsa çalışsınlar, onlarla birlikte çalışmaya devam etmeye hazır olduğunuzu gösterin. Bu aşama süresince yapılan çoğu etkinlik çift amaçlı dır. Hiçbir zaman önyargılı olmamak, meraklı olmak ve zaman içinde farklı kaynaklardan toplanan bilgilerle hipotezi güçlendirmeye devam etmek önemlidir. Dikkatli olmak ve görünüşte küçük değişiklikleri fark etmek, müdahalenizin işe yarayıp yaramadığını değerlendirmek açısından önemlidir. BİREYSEL ÇALIŞMA Faydalı Teknikler Konuşma ve soruları yanıtlama yoluyla kılavuzlu keşif Deneyimlerin iletilebildiği sanat çalışmaları. Drama Deneyimlerin keşfedilmesinin daha dolaylı olduğu ve yaşananlar hakkında konuşmaya hazır olmayan veya yaşananları hatırlamayan çocuk/ebeveyn için bir köprü sağlayabileceği durumlarda oyun veya kum havuzu çalışması Genogramlar, yaşam çizgileri, kat planları ve diğer görselleştirme teknikleri Oyunlar Ritüeller Kılavuzlu terapi akran grupları çocukların, benzer deneyimlere sahip akranlarından öğrenmesi. Bu grup çalışması, çocukların veya yetişkinlerin deneyimlerini daha objektif bir gözle görmelerine yardımcı olur ve uzak tuttukları ancak stres altında verdikleri tepkileri etkileyen benzer deneyimlerle yeniden bağlantı kurmalarına yardımcı olabilir. 27

29 Hedef: Mevcut durumlarıyla ilgili fikir sahibi olmaları ve umut duygusu geliştirmeleri için her aile üyesinin geçmiş deneyimlerini işlemesine yardımcı olmak. Uygulamanın temel öğeleri nelerdir? Yapılacaklar ve nedenleri: Bir önceki aşamada oluşturulan derin güven seviyesini aktif olarak korunması önemlidir. Güven veren ilişki, ürkütücü şeyler yapmış ya da kendilerine çok kötü şeyler yapılmış insanların, aşağılanma, karşılıklı suçlanma ya da değer vermeye başladıkları bir ilişkiyi kaybetme korkusu olmadan anahtar çalışanlarına geçmiş yaşantılarını anlatabilmelerini sağlar. Bu süreç; kabul etme, anlama, acı çekme ve değiştirilemeyecek şeylere aldırmamayı kapsar. Aşağıdaki unsurlar, bu aşamada önemlidir: Çocuğun/ebeveynin yaşadıklarını ve bunları nasıl yorumladığını, kendini ve başkalarını nasıl gördüğünü ve bunun şu anki durumunu nasıl etkilediğini anlayış biçiminizi sürekli olarak sorgulayın. Yargılamaktan, suçlamaktan veya dehşete kapılmış görünmekten sakının. Çocukların/ebeveynlerin, bu tür olaylar yaşayanların yalnızca kendileri olmadığını bilmeleri gerekir. Amacınız, bu tür bir durumla karşılaştığında birçok insan benzer şeyler hisseder mesajını vermektir. Anlatılanlara inandığınızı gösterin. Çocuğa/ebeveyne inanmamak veya ondan şüphe etmek, çocuğun/ebeveynin utanç duymasına, güvenini kaybetmesine ve süreçten ayrılmasına neden olabilir. Çalışmayı, karşınızdakinin hızına göre yürütün. Çocuk/ebeveyn, acı veren bir olayı açıkladığı bir buluşmadan sonra, bir süre bu konudan tekrar bahsetmek istemeyebilir. Yaşananları ve duygularını adlandırmak için yeterli kelime bilgisine sahip ya da buna hazır olmayabileceğinden, çocuğa/ebeveyne bu konuda yardımcı olun. Bunu, 28

30 tepkiniz yoluyla ona anlatabilmek amacıyla, deneyimlerini yorumlama şekliyle ilgili anladıklarınızın doğru olup olmadığını sorarak yapın. Yaşadıklarını, kendi açısından en kabul edilebilir şekilde ifade etmesine olanak verecek araçları seçerken yaratıcı ve esnek olun. Kendisiyle ilgili yeni bir anlayış geliştirmesi amacıyla öyküsünü yeniden yorumlaması için çocuğa/ebeveyne yardımcı olun. Yaşadıkları hakkında konuşamayanlar veya yaşadıklarını hatırlayamayanlardan yaşadıklarını sizi şaşırtmak veya sınamak niyetiyle anlatanlara kadar, travmayla başa çıkmak için geliştirilmiş savunma mekanizmalarına dayalı çok sayıda tepkiyle karşılaşmaya hazır olun. Öğrenimin Uygulanması BİREYSEL ÇALIŞMA Faydalı Teknikler Ebeveynin yaklaşımları, etkili disiplin ve uyuşmazlık durumunu çözme becerileri. Ebeveyn, şiddetsiz bir ev ortamı sağlamak istediğine karar verdiğinde, bunu başarmak için pratik stratejileri paylaşmak mümkün olur. Bireylerin zorluklar hakkında farklı bir şekilde düşünmesini ve amaçlarına ulaşmak için kendilerini hazırlamalarını sağlayan hedef belirleme, sorun çözme ve yeniden çerçevelendirme teknikleri. Ailelerin; sağlık, maddi destek programları, örgün eğitim, güvenli çalışma, mesleki eğitim ve bağımlılık destek hizmetleri gibi mevcut kamu hizmetleri ve etkinlikleriyle ilişkilendirilmesi. Çocukların ve/veya ebeveynlerin ihtiyaçlarını anlamaları için destek vermeye gönüllü dış hizmetlerle birlikte çalışmak. 29

31 Hedeflerine ulaşmaları için bireylerin okur yazarlık, yaşam becerileri, sağlık ve hijyen gibi yeni beceriler edinmesine yardımcı olmak. Hedef: Davranışlarına, kararlarına ve pratik yaşam biçimine yön vermesi için her çocuğun/ebeveynin, iyileşme sürecini ve sonucunda oraya çıkan anlayışı kullanma yolları bulmasına yardımcı olmak. Uygulamanın temel öğeleri nelerdir? Yapılacaklar ve nedenleri: Bu aşama sırasında, bireylerin başlarına gelen olaylardaki anlamı bulmalarına ve başkalarına verdikleri zararı gidermekten güç almalarına yardımcı olmaya odaklanılır. Bireyi, başkalarına yaptıklarının sorumluluğunu kabul etmesi ve neden olduğu zararı gidermenin yollarını araması konusunda destekleyin. Çocukların/ebeveynlerin deneyimlerindeki anlamı ve ilgili hedefler oluşturarak hayatlarındaki amacı bulmalarına yardımcı olun. Mevcut becerilerini güçlendirmelerine ve güçlü yönleri, ilgi alanları ve hedefleriyle uyumlu yeni beceriler edinmelerine yardımcı olun. Hedeflerine ulaşmasına yardımcı olmak için her çocuğun ve ebeveynin etrafında destekleyici bir ağ oluşturun. Hedeflerini gerçekleştirmeleri konusunda çocuklara ve ebeveynlere yardımcı olun; ancak, biraz başarı sağladıklarında öncü yerine kolaylaştırıcı rolü üstlenin. Sabırlı olun. Olayların, uzun süre önce oluşturulmuş tepkilere ve modellere döndüğü zamanlar olacaktır. Ancak, bu aşamada önemli bir fark vardır; çocuklar ve ebeveynler genellikle olanları kabullenir ve yardım ister. Aile Çalışması Bu çalışma, aile üyeleri arasında güven oluşturmak ve olumlu ilişkileri güçlendirmekle başlar. Bağlanma AİLE ÇALIŞMASININ İLKELERİ Aile gezileri Aile yaşam planları, yaşam çizgileri ve tanılama araçları Etkileşimli video seansları 30

32 Ebeveynlik becerileri (sınır koyma, pozitif disiplin, çocukların güçlü yönlerini kabul ve teşvik etme, uygun davranış modelleme) Aile işleme becerileri: aile içinde rekabet halindeki ihtiyaçlar ve çıkarlar arasında uzlaşma sağlamak için görüşme yapmak, paylaşarak karar almayı kolaylaştırmak. Hedef belirleme, planlama, organizasyon, sorun çözme ve yeniden çerçevelendirme teknikleri. Hedef: Aile üyeleri arasında güven oluşturmak ve olumlu ilişkileri güçlendirmek. Uygulamanın temel öğeleri nelerdir? Yapılacaklar ve nedenleri: Çocuk ile ebeveyn arasında, saha çalışanı ile sahip oldukları (yukarıdaki Bağlanma- Bireysel aşaması altında) olumlu, önemseyen ilişkiyi yeniden oluşturun. Aile üyelerinin birbirlerini tanımaları için fırsatlar yaratın ve ailenin başarılı bir şekilde sürdürülmesine yardımcı olan kuralları, alışkanlıkları, ritüelleri ve rolleri destekleyin (doğum günlerini kutlamak; sevilen, sevilmeyen şeyler ve duygularla ilgili sohbetler; saygılı etkileşim ve konuşma biçimiyle ilgili konuşmak ve bunları modellemek). Aile için paylaşılan olumlu aile anıları oluşturmaya yardımcı olan olumlu deneyimler oluşturun. Aileyi bir araya getirmeden önce, bireysel düzeydeki bağlanma ve işleme çalışmalarının etkili olduğundan emin olun. AİLE ÇALIŞMASI Faydalı Teknikler Aile etkileşimini teşvik edecek stratejiler. Örneğin, aile oyunları, sanat, drama, heykel yapma Bireylerin duygularını, tüm aile üyeleri tarafından anlaşılacak şekilde ifade etmelerine olanak veren araçlar. Örneğin, JUCONI Meksika, termometre kullanmaktadır. Aile üyelerinden biri 7 veya kırmızı olduğunu söylediğinde, ailenin geri kalanı kişinin kızgın olduğunu ve duygularını kontrol edebilmek için biraz yalnız kalmaya ihtiyaç duyduğunu anlar. Genogramlar, yaşam çizgileri, kat planları 31

33 Hedef: Çocukların ve ebeveynlerin, yapılandırılmış ve güvenli bir alan içinde aile deneyimlerini birlikte işlemesini ve böylece, farklı aile üyelerinin birbirlerinin deneyimlerini ve birbirlerini nasıl etkilediklerini anlamalarını sağlamak. Karşıdaki hakkında fikir sahibi olmak, süreç açısından çok önemlidir. Uygulamanın temel öğeleri nelerdir? Yapılacaklar ve nedenleri: Çalışmanın bu öğesine başlamadan önce sürecin önceki aşamalarında başarılı olunduğundan emin olun. Güvenlik planının güncellendiğinden emin olun ve bu planı düzenli olarak kontrol edin. Güvenli bir alan sağlayın. Farklı aile üyeleriyle birlikte, hangi konuların ve savunmaların grup seviyesinde ve hangilerinin bireysel olarak veya ailenin alt grubu içinde ele alınması gerektiğini belirleyin. Bir grup olarak aile içinde sorunlara neden olan bu deneyimlerin işlenmesini, ailenin sorunlar üzerinde konuşmasını sağlayacak şekilde konuşmaları yönlendirerek kolaylaştırın. Bu aşamanın tamamlanmasını sağlayın. Aile üyelerinin birbirlerine zarar vermiş olduğu ailelerde bu aşama, iyileşme açısından son derece önemlidir. Yine de, zor ve sancılı olabileceği için çoğu zaman göz ardı edilir. Uygun personel desteği ve gözetimi sağlayın. Bireylerin aile içinde oynadıkları farklı rollerle ilgili anlayış geliştirmeye devam edin. Mevcut savunma mekanizmalarının yerini tutacak daha faydalı bir şey öğrenilmedikçe bu savunma mekanizmalarının üzerine gidilmemelidir. 32

34 Öğrenimin Uygulanması AİLE ÇALIŞMASI Faydalı Teknikler Araçlar, amaçları ve hedefleri üzerinde bireylerle çalışmada kullanılanlarla önemli ölçüde kesişir: Yaşam becerileri Ebeveynlik becerileri Duygusal zeka Cinsellik ve üremeyle ilgili sağlık kararlarını yönetme becerileri Önceliklendirme ve hedef belirleme Finansal yönetim becerileri Hedef: Çocukların ve ebeveynlerin, aile içinde çıkarlarının gözetildiğini hissetmelerini ve bir aile olarak herkesin yararına olabilecek hedefler belirleyebilmelerini sağlamak. Aile, tüm üyelerine olumlu deneyimler sağlar ve yeni sıkıntılar, ailenin herhangi bir üyesine zarar vermeyecek şekilde ele alınır. Uygulamanın temel öğeleri nelerdir? Yapılacaklar ve nedenleri: Herkesin ihtiyaçlarını dikkate alan ve bunlara yanıt veren, kişisel önceliklerle aile önceliklerini dengeleyen ve aile içinde paylaşılan umut ve istek oluşturan hedefler belirlemek için bir grup olarak aile ile birlikte çalışın Örneğin, paranın nasıl harcanacağı gibi konularda içinde birlikte karar alınmasına yardımcı olarak ailedeki her bireyin söz sahibi olmasını sağlayın. Birlikte karar alma, aile üyeleri arasındaki saygıyı güçlendirir. Emir verilmesini önlerken, birlikte karar alınmasına yardımcı ve destek olun. Her aile üyesinin bireyselliğinin ve gelişim evresinin farkında olarak, aile üyelerinin birbirlerinin gelişimini ve başarısını desteklemesine yardımcı olun. 33

35 Olumlu değişikliklerin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, zaman içinde aile çevresinde destekleyici bir çevre oluşturun (örneğin, geniş ailenin üyeleri, komşular ve ailenin faydalanabileceği kamu hizmetleri). Aileleri çevrelerinden, geniş aileden ve arkadaşlık gruplarından ve diğer yerel hizmetlerden yardım almaya teşvik edin. Artık öğrenme, tüm süreç boyunca edindikleri fikirleri uygulamalarıyla oluşan deneyimlerden ve kendi aralarında neyin işe yaradığını keşfetmekten gelmektedir; dolayısıyla, ailelerin fikirlerini geliştirme dürtüsüne karşı koyun. PROGRAMIN SONLANDIRILMASI Bu strateji, bir ailenin programı bitirmeye hazır olup olmadığını belirlemek için kriterler içerir. Ailenin programa katılımı, umulan değişikliklerin elde edilmesi ve sürdürülebilir görünmesi ile biter. Düzenli ve katılımcı bir şekilde izleme ve değerlendirme, sonuçların yakından takip edilmesine olanak verir. Çıkış stratejisi, aşağıdaki beklentileri içerir: İlişkilerde olumlu değişiklikler Davranışlarda olumlu değişiklikler Yaşam sonuçlarında olumlu değişiklikler Çocuk ve ailenin kendi başına olumlu değişiklikleri sürdürebileceğinin kanıtı Aşağıdaki göstergeler, özellikle bağlanma gibi çok somut olmayan alanlarda değişikliğin neye benzediği ve nasıl ölçüldüğüyle ilgili kılavuzluk sağlar. Gösterge Çocuklar ve ebeveynleri, çocuklar ve yetişkinler arasında uygun roller ve sorumluluklara dayalı olumlu, şiddet içermeyen ilişkiler sergiler. Çocuklar, ebeveynler tarafından ev halkı dışındakilerin (örneğin, geniş aile üyeleri) istismarından korunur. Bir ebeveyn (genellikle anne), taciz eden tarafı terk ederse şiddet içeren başka bir ilişkiye girmez. Çocuklar ve ebeveynler, sağlıklı bir şekilde kendilerine saygı (çocuklarda, 34

36 Goodman ın Güçler ve Güçlükler Anketi16 ile ölçülebilir) gösterirler ve ilgi ve saygı görmeye değer olduklarını düşünürler. Çocuklar, duygularını ve dürtülerini kontrol edebilir ve sorunları çözebilir. Çocuklar ve ebeveynler, umut duygusuna, kişisel eylemliliğe ve gelecek için plan yapma becerisine sahiptir. Çocuklar ve ebeveynler, toplumsal bağlama uygun yeni olumlu ilişkiler kurma ve bunları sürdürme kapasitesine sahiptir. Aile üyeleri, birbirleriyle iletişim kurabilir ve duygularını birbirlerine ifade edebilir. Çocuklar ve ebeveynler artık, sokakta yaşama veya çalışma, çeteler, suç, uyuşturucu, riskli cinsel aktivite, tehlikeli çocuk işgücü biçimlerinde yer almaz. Ebeveynler, kendi aralarında veya çocuklara bir disiplin, iletişim veya uyuşmazlık çözme aracı olarak şiddet uygulamaz. Ebeveynler, riskli durumları belirleyebilir ve çocuklarını korumak için uygun önlemler alabilir. Çocuklar; eğitim, mesleki eğitim ve güvenli çalışma/gelir elde etme şekilleri (yaşı uygunsa) gibi olumlu yaşam fırsatlarına sürekli olarak erişebilir. Ebeveynler, eğitim olanaklarına ve güvenli çalışma/gelir elde etme şekillerine erişebilir. Çocuklar ve ebeveynler, bedensel açıdan daha sağlıklıdır ve olumlu hijyen ve beslenme alışkanlıkları edinir. Çocuklar ve ebeveynler, hizmetlere ulaşmayı kolaylaştıracak olan yasal kayıt belgelerine sahiptir. Çocuklar; yaşlarına, ihtiyaçlarına ve yeteneklerine uygun sosyal etkinliklere erişebilir. Aile, zorlukları ve sıkıntıları (çoğu ailenin içinde yaşadığı ekonomik ve toplumsal durum göz önüne alındığında bunlar kaçınılmazdır) etkili bir şekilde yönetebilir. Aile, dışarıdan destek arayabilir ve kabul edebilir. Aile, kamu hizmetleri (eğer mevcutsa sağlık, yasal, eğitim, sosyal yardım 35

37 vb.) ve resmi olmayan topluluk destek gruplarına erişim açısından kendi toplumuna entegre olmuştur. Aile üyeleri, bir aile birimi halinde amaç, düzen ve vizyon sahibi olarak gelecek için olan yapma kapasitesine sahiptir. SFSC Stratejisini Kullanan PROGRAMLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ SFSC üyeleri, iki üçgenli stratejinin her aşamasında hedeflere ulaşmak için çeşitli stratejiler kullanır. 1. Tanımlanmış Hedef Gruplar 2. Hizmetten Çıkış için Net Kriterler 3. Uzun Süreli Hizmet Sağlama 4. Erişilebilir Hizmetler 5. Terapi Amacı 6. Özelleştirilmiş Hizmetler 7. Çocuk Merkezli Yaklaşım 8. Düşük Hizmetten Faydalanmayı Bırakma Oranları 9. Düzenli Sonuç İzleme 10. Kalıcı Personel İstihdamı SFSC Stratejisini Kullanan ANAHTAR ÇALIŞANLARIN ÖZELLİKLERİ Bu stratejiye dayalı programlar sağlanması, akademik olarak yeterli personel gerektirmez. Empati Güvenilirlik Saygı Sabır ve azim Esneklik Özfarkındalık Açık fikirlilik Öğrenme kapasitesi ve isteği Duyguları kontrol altında tutabilme Geri adım atabilme 36

38 Alçakgönüllülük BU ÇALIŞMAYI DESTEKLEMEK İÇİN ÖNERİLEN EYLEMLER Hükümet ve Yerel Yönetimler Bağışçılar (kamu ve özel) BM ajansları STK'lar Akademik çevre Basın İletişim ve Referanslar Ailelerle birlikte çalışmak, çocukların kendilerine, içinde anlamlı bağlar için gizlice yardım çığlığı attıkları, yalnızlık ve acıdan oluşan psikolojik sığınaklar oluşturmalarını engelleyebilir. Profesör Gerrie Smit, New Life Community Projects, Güney Afrika 37

39 "ÇOCUKLARIN NEDEN SALDIRGAN VE YARDIM EDİLMESİ ZOR OLDUKLARININ ANLAŞILMASI Dr. Felicity de Zulueta Özgeçmiş King's College London da Travma Çalışmaları Bölümüde onursal öğretim üyesi ve Slam NHS Foundation Trust ta kurucusu olduğu Travmatik Stres Servisinin onursal danışman psikiyatristidir. Kendisi aynı zamanda bir psikanalist olan Felicity de Zulueta From Pain to Violence, The Traumatic Origins of Destructiveness ve Traumatic Attachment kitaplarının yazarıdır. Başta Brezilya ve Meksika olmak üzere Latin Amerika ülkelerinde sokakta yaşayan/çalışan çocuklar ve aileleri ile çalışmakta, alanda çalışanlara çeşitli eğitimler vermektedir. Sizinle bütün politikacılar ve çocuklarla çalışan herkesin bilmesi gereken Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan ilginç bir çalışmanın sonuçlarını paylaşacağım. Doktorlar değişik sosyo-ekonomik sınıflardan gelen hastada çocuklukları ve o dönemdeki yaşantılarının gelişimleri üzerindeki etkilerini araştırdılar. Çocuklukta yaşanılan olumsuz çocukluk deneyimlerine baktıklarında duygusal istismarın onarla en fazla zararı verdiğini tespit ettiler. Duygusal istismardan sonra çocukları olumsuz etkileyen faktörler sırasıyla fiziksel istismar, cinsel istismar, annenin şiddet görmesi, ev içinde uyuşturucu türü madde ve alkol kullanımı, ebeveynin ruh sağlığının bozuk olması, ayrılık ve boşanma, ve ailelerinden birinin cezaevinde olması geldi. Bunların hepsi aynı zamanda İstanbul un sokaklarındaki çocukların başlarına gelen şeylerdir. Bu çeşit kötü deneyimler arttıkça, toplumda da problemlerin sıklığı artıyor: sigara kullanımı, ileri derecede obezite, alkol kullanımı, madde kullanımı, kalp hastalıkları, inmeler, akciğer hastalıkları, hepatit, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, depresyon, intihara teşebbüs. Travmatik yaşantılar hem beden hem de zihne zarar vermektedir. Ve şu sonuçlara bir bakın: Çocuklukta olumsuz yaşantılar ne kadar fazla ise, bir kadının yetişkinlikte cinsel istismara uğrama olasılığı da artıyor. Erkeklerde de, daha az sıklıkla da olsa, onların cinsel istismara uğrama riskleri artıyor. Yine çocuklukta bu kötü deneyimlere ne kadar fazla maruz kalınmışsa, kadının evliliğinde, evinde şiddete maruz kalma olasılığı da artıyor. Yani çocuklukta karşılaşılan olumsuz yaşantılar ne kadar fazla ise, ileride kötü yaşantılar ile karşılaşma olasılığı da o kadar yüksek. Bu toplumsal barış adına çok önemli bir buluş, çünkü kişilerin suç işleme olasılığının artma nedenlerini ortaya koyuyor. Yani, evli çiftlerin 38

40 birbirlerini veya çocuklarını neden incittiklerinin nedenlerini ortaya koyuyor. Bu da çocuklar açısında bakıldığında ne kadar çok çocuğun zihinsel ve ruhsal bütünlüğünün risk altında olması sonucunu doğuruyor. Şunu biliyoruz ki doğdukları andan itibaren bebekler kendilerini, hormonlarını, duygularını kontrol edemezler. Keyifleri sıkça kaçar ve kendilerini sakinleştiremezler. Ağladıklarında kucağa alınmaları gerekir. Doğduktan sonra iki üç yıl içinde beyinlerinde büyük bir fizyolojik gelişme söz konusudur. Beynin doğru çalışabilmesi için ilk bir iki yılda var olan sinir hücresi bağlantıları üçüncü yıl itibariyle 15 trilyondan bin trilyona ulaşacaktır. Demek ki doğduklarında programlanmış ve doğru sinyalleri bekleyen bilgisayarlar gibilerdir. Doğru dürtüler gelmediği takdirde beyin de doğru çalışamayacaktır. Ekrandaki görselde bir araştırmacı psikolog yeni doğmuş bir bebeğe parmakları ile V işareti yapıyor. Bebek bunu görüyor ve minik eli ile yüzünün üstünde aynı V işaretini kopya ediyor. Bebekler birçok şeyi yapamazlar ama kopya ederler. Yeni doğana dilinizi çıkarırsanız, dil çıkarırlar. Anne kendilerine güldüğünde anneye gülerler. Çocuk güldüğünde eşlik eden duyguyu da hisseder. Bu sayede biz bebeklerle iletişim kurabiliriz. Biz onların ne hissettiğini ve onlar da bizim hissettiklerimizi bilirler. Bu bizim uyum kurmak attunement dediğimiz, eylem içinde empati durumudur. Bu gün bir ebeveyn ve bebek arasında ki bu karşılıklı dans hakkında daha fazla ayrıntı duyacaksınız. Söz konusu olan bu dans karşılıklı sinyal vermek, dokunmak, doyurmak ve bu suretle kendimizi bebeğin beynine yerleştirmekten ibarettir. Bu iletişim beynin doğru şekilde gelişmesini sağlıyor. Bebeklerin beyninde yaşamlarının ilk iki yılında ilerideki yaşamlarında kullanmak üzere, örneğin sevdiklerine arkadaşlarına, eşlerine nasıl davranacaklarına belirleyici modeller, şablonlar oluşuyor. Eğer bu evrede bir hasar görülürse, örneğin anne veya babaya yakınlık hissedemezlerse, yardıma ihtiyaç duyduklarında anne veya baba ilgilenmek istemiyorsa, daha kötüsü, kendisine dayak atılırsa, bu bebek sonradan herkesten bu davranışı bekleyecektir. Ebeveyni tarafından istismar edilen bebeğin istismar eden ebeveyni de kendi geçmişlerinde benzer şekilde travmatik yaşantılara maruz kalmış kişilerdir. Travma geçiren çocuklar çok zor bir durumdadırlar. Doğal olarak anne ve babaya koşmak isteseler de bunu yeniden travmatize olmak korkusu ile yapamazlar. Burada büyük bir problem doğar. Ufak bir çocuk, sözgelimi sokak çocuğu, hayatta kalabilmek için kaçamaz. Bu nedenle küçük çocuklar dayanabildiklerince bu korkutucu ebeveyn ile kalmaya devam 39

41 ederler ama kendilerini koruyucu yollar da geliştirirler ki bu onların daha da zihinsel olarak hasar görmelerine neden olur. Türk toplumunun geleceği için yapabileceği en önemli yatırım bebeklerinin duygusal olarak güvenli ortamlarda büyümelerini sağlamak yani olası olumsuz yaşantılara karşı bir anlamda aşılamaktır. Bu anlamda, sokak çocukları size iyi bir örnek ve çalışmak için de iyi bir başlangıç noktası sağlamaktadır. Eğer onların beyinlerinin iyileşmesine olanak sağlayabilirseniz, bebekler ve problemli ailelere de yardım edebileceğinize ikna olabilirsiniz. Bugün size nasıl oluyor da gelişmekte olan küçük çocukların doğal ihtiyaçlarına ilgi ve anlayış gösteren bir ailesi veya yakını olmadığında saldırgan ve uyumsuz olduklarını açıklamaya çalışacağım. Böylelikle Sylvia Reyes in ve SOYAÇ ın çalışmalarında da karşılaşılaşılan davranışlar ve edinilen deneyimler de kısmen açıklanmış olacaktır. Ben Post Traumatic Stress Disorder - PTDS (Travma Sonrası Stres Bozukluğu- TSSB) olan insanlar ile çalışıyorum. Sylvia Reyes den duymuş olduğunuz olayların nedenlerini kavrayabilmeniz için bu düzensizliğin gelişimi ve sinirsel altyapısını tarif etmeye çalışacağım. Basit PTSD (TSSB) belirtileri Geçirilen travmatik olayın ısrarlı bir şekilde ansızın beliren anılar/görüntüler, kabuslar ile tekrar yaşanması; olayı tekrar sahneleme; derin bunalım; ve fizyolojik tepkilerde artış. Geçirilen travmayı hatırlatıcı uyarılardan ısrarlı kaçınma; amnezi (unutkanlık); özellikle yakın ilişkilerde uzaklaşma/kayıtsızlık/yabancılaşma; düşük duygusallık; gelecekle ilgili plan yapamama Çabuk uyarılma, irkilme belirtileri; sinirlenme, hırçınlık, şiddet; uykusuzluk; dikkatini verememe PET CT (Positron Emisyon Tomografisi) - travma çağrıştırıldığında kan dolaşımının sol beyinde Broca alanında düşmesi ve sağ beyinde artması İnsanlar çaresizlik duydukları dehşet verici deneyimlerden sonra, uzun seneler de geçmiş olsa, tekrar aynı olayı anımsadıkları ve yaşadıklarında ne olduğunu ve bunun nedenini anlamak gerekmektedir. Örneğin, işkence mağduru bir kişi sokakta üniformalı birini gördüğünde geçmişte yaşadığı dehşetten ötürü tekrar sokağa çıkmak istemiyordu ya da 40

42 içinde bulundukları çaresizlik duygusundan çıkamadıklarından sevgi ve karşılıklı dayanışmanın olduğu bir yaşam duygusunu kaybediyorlar. Düşünen zihin kapanıyor ve gittikçe yalnızlaşıyorlar. Anımsama problemleri oluyor. Sürekli geçmişe gittiklerinden ne güncel konulara odaklanabiliyorlar ne de ileriye dönük plan yapabiliyorlar, dikkatlerini toplayamıyorlar. O nedenle alışverişe ne amaçla çıktıklarını veya ateşe koydukları sütü veya bir doktordan aldıkları randevuyu unutabiliyorlar. Bu kişiler geceleri kâbus geçirdiklerini hatırlamasalar da bunun yarattığı sıkıntıyı yaşıyorlar. Gündüzleri geçirmiş oldukları travmatik olaya ani geri dönüşümler oluyor. Bu sadece görsel bir deneyimle kalmıyor. PET CT ile gösterildiği gibi, kendilerine geçirdikleri travma anımsatıldıktan sonra bütün bedeni harekete geçiren otonomik sinir sistemi uyanıyor, kanda stres hormonlarının düzeyi yükseliyor. Anımsama, bağlanma gibi duygusal faaliyetlerin gerçekleştirildiği sağ beyinde kan dolaşımı, yani sinirsel faaliyet, artarken, sol beyindeki konuşma merkezi kapanıyor. Örneğin, travma geçiren bir çocuk donar ve konuşamaz. Basit TSSB na göre daha karmaşık, anlaşılması daha güç bir durum da özellikle sokak çocuklarında görülen ve ABD de developmental trauma (gelişimsel travma) olarak tarif edilmektedir, Bu karmaşık (kompleks) TSSB bebeklikten itibaren ihmal, aile içi şiddet ve her türlü istismara uğrayan çocuklarda görüldüğü gibi, ağır travmaya uğramış yetişkinlerde de görülmektedir. Kompleks TSSB ve/veya Gelişimsel Travma DSM-IV *, bu durumda genellikle kişiler arası strese neden olay/dürtü ile ilişkili bir grup belirtiyi ortaya koymaktadır. Çocuklukta ihmal, fiziksel veya cinsel istismar Aile içi şiddet Savaş esiri olarak hapsedilme İşkence Stokholm Sendromu nda rehin alınma *DSM-IV = American Psychiatric Association's Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders - Fourth Edition 41

43 . Amerikan Psikiyatri Birliği Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı'nın dördüncü baskısı (DSM-5, 2013 te basılacaktır.) Düzensiz Bağlanmaya dayanan Kompleks TSSB Belirtileri Hasar görmüş uyum Kişiliğin bölünmesine dair belirtiler Bedensel şikâyetler Sıklıkla geçirilmiş travmayı tekrarlayarak, davranışlar kendine zarar verici / fevri Sosyal uzaklaşma, kabuğuna çekilme ve şüphecilik, güvensizlik Başkaları ile bozuk ilişkiler Bağlanamamak, bağlanma sorunları Kompleks TSSB görülen çocuklar duygularını kontrol edemez. Daima hırsları, üzüntüleri, ve hatta mutlulukları normal sınırların dışındadır. Kişiliklerinde bölünme belirtileri vardır. Bedensel şikayetler söz konusudur. Örneğin, tecavüze uğramış kadınlar pelvik bölgede rahatsızlıktan şikayetçi olurlar. Yaşamış oldukları travmayı tekrar yaratmaya çalışırlar ve kendilerine zarar vermeye eğilimlidirler. Vietnam dan gelen bir gazi, kaybedilen bir savaştan gelen tüm gaziler gibi kliniğe kapatıldıktan sonra çıkmış ve normal olmayan davranışlar göstermiştir. Senenin belli bir günü yol üstü dükkan, benzin istasyonu gibi herhangi bir iş yerine girerek, silah çekecekmiş gibi elini cebine atıyor ve polisin çağrılmasına neden oluyordu. Bu kişinin beklentisinin aksine polis kendisini vurmadı ve kliniğe yatırıldığında durum aydınlatıldı: Vietnam da, bir gece siperlerde iken sigara yakınca karşıdaki Vietkong bunu görerek ateş açmış ve yanındaki arkadaşı vurulmuş. Kendisini suçlu bulduğu bu olayı unutamamış ve benzer bir durum yaratarak kendisini cezalandırmaya çalışmaktaydı. 42

44 Sylvia Reyes in gerçek hayattan verdiği örneği hatırlarsanız, ebeveyni tarafından reddedilen, ihmal edilen çocuk, sınıfta da diğerlerinin kendilerine benzer şekilde davranmalarına yol açan ortamlar yaratıyor, daha sonra iş yerinde de çekilmez davranışlar sergileyerek istenmeyen birisine dönüşüyordu. Bu kişiler ilişkilerde başkalarının duygularını anlama/empati yeteneğine ya hiç sahip değiller veya geliştirememişlerdir. Bu nedenle Sylvia Reyes in üstünde durduğu tedavi tarzı bu kişilerin rehabilitasyonu için çok önemlidir. Kompleks TSSB nda Basit TSSB na Benzer Belirtiler Çaresizlik, acizlik, suçluluk ve derin utanç duyma Umutsuzluk duyma Devamlı olarak tehdit altında olma zannı Kalıcı olarak hasarlanmış hissetmek Kendine zarar verenle sürekli saplantı Gelecek zaman kavramından yoksunluk Bu insanlar daima çaresizlik içindedir. Yaşamlarında çok umutsuzdurlar. Şiddetli travma geçirmiş olan çocuklar veya yetişkinler daima derin bir utanç içindedir, kendilerini rezil olmuş, yara almış ve bozulmuş sayarlar ve kendilerine bu hasarı veren(ler)i bir şekilde ortadan kaldırarak bu utançtan kurtulmayı yeğlerler. Dünyanın her yerinde işlenmiş olan en şiddetli suçların arkasında muhakkak travmatik bir deneyim ve derin bir utanç hissi mevcuttur. TSSB nun Zihinsel Bağlanma Sistemindeki Değişimlerin Neden Olduğu bir Hassasiyet Olarak Görülmesi Yehuda (1997) trafik kazası sonu gözlemlenen mağdurlardan sadece kanındaki kortisol düzeyi normalden düşük olanların daha sonra TSSB belirtileri gösterdiğini raporlamış; ve TSSB un travma sonrası gelişen bir bozukluk yerine biyolojik bir hassasiyet oluşmasının sonucu olabileceğini iddia etmiştir. Wang (1997) bu hassasiyetin zihinsel bağlanma sisteminde oluşan değişmelerden kaynaklandığına atfetmiştir. Birçok çalışmada güvenli bağlanım ilişkisi olmayan çocuklarda kortisol seviyesinin düşük olduğu gösterilmiştir. 43

45 TSSB nin Etkileri Nesilden Nesile Aktarılmaktadır. II. Dünya Savaşı Yahudi katliamından sağ kurtulanlardan TSSB belirtileri olanlar ve onların yetişkin çocuklarında idrardaki kortisol düzeyleri benzer şekilde düşük çıkmıştır (Yehuda, 1997). İsrail askerlerinden ebeveyni Yahudi katliamından kurtulmuş olanların arasında TSSB olasılığı diğer askerlerden daha fazla bulunmuştur. New York da 11 Eylül 2001 de ikiz kuleler faciasından sonra TSSB gösteren annelerin çocuklarında epigenetik aktarıma bağlı olarak düşük kortisol düzeyi saptanmıştır. Düşük kortisol düzeyinin TSSB na eğilimi yükselttiği anlaşılmaktadır. Epigenetik Aktarım Yaşamın en erken safhalarında ki ortam şartları DNA yapısını değiştirmektedir. Hamile annelerin yaşamındaki olaylar veya davranışlar bebekte kritik genlerin DNAsında metilasyonu etkilemektedir (Jacobsen, 2009, Jacobsen, Stroud et al 2011). Söz konusu DNA metilasyonunun değişmesi sonucu elde edilen DNA ürünündeki değişim çocuktaki TSSB na eğilimde rol oynayabilir. Bağlanma Üstünde Araştırmalar Bakıcılarından ayrılan bebekler itiraz ederler, umutsuzluğa kapılır ve koparlar (Bowlby, 1988) İnsanoğlunun genetik yapısı, çocuk veya yetişkin olsun, korku anında bağlanacak bir varlığa ulaşma gereksinimine şartlanmıştır. Sosyal Destek gereksinimi korku hali esnasında insanlığın temel bağlanma gereksinimine ihanet eder. Bağlanma üstünde yapılan araştırma TSSB ve gelişme döneminde bozulmanın hem kaynağını ve hem de belirtilerini açıklayıcı psikolojik içeriği sağlamaktadır. 44

46 TSSB görülen kişilerin bağlanma sisteminde oluşan hasardan kaynaklanan problemleri bulunmaktadır. Bebekliğinde ürktüğünde veya benzer bir ihtiyacı olduğunda bu yardım kendisine verilmemiş ve çaresizlik içinde bırakılmış olanlar, yaşamın daha sonraki safhalarında benzer durumlarda başkalarından aynı şekilde yakınlık, yardım beklemeyecek ve kendi başına göğüs gerecektir. Örneğin, korkutan, endişe veren tehlikeli durumlarda birisinin elini tutarak destek almak ve vermek eğilimleri yoktur. Burada merkezi sinir sisteminin rolü bulunmaktadır. Beyindeki Limbik Sistem i anlamak Sylvia Reyes in çalışmalarından verdiği gerçek yaşam örneklerini, gözlemleri anlamaya yardımcı olacaktır. LİMBİK SİSTEM Bu resimde konumuzla ilgili kısımların açıklamasını yapacağım. Limbik sistem, bu resimde mavi renklendirilmiş bölgeden oluşur ve insanın tüm hayvanlarla paylaştığı, sürüngenlere ait beyin (reptilian brain) de denilen erken oluşmuş ilkel beyindir. Otonom sinir sistemi (simpatetik ve parasimpatetik sistemler) buradan kontrol edilir. Burada amigdala duygusal faaliyetlerin, hipokampus belleğin merkezidir. 45

47 Limbik Sistem : Amigdala Neredeyse tüm duyumsal uyarıları kontrol eder, korku ve saldırganlık tepkilerini düzenler Erken yaşamda duygusal öğrenim ve deneyimlerin bedensel düzenlemesi buradan yapılır Ya neokorteksten ya thalamustan girdiler ile mücadele/dövüşme, kaçma ve donma gibi emirleri çıkararak organizmayı tehlike karşısında hazırlar Bebeklikte duygusal öğrenim amigdala kanalından alınır. Korku anında hayvanlar avlanmamak için donarlar. Travma geçirmiş çocuklar da tehdit karşısında donarak korunmaya çare ararlar ve zamanla bu tehlike karşısında verilen bir alışkanlık bir alışkanlık haline gelebilir.. Travma geçirmiş Beyinler Travma geçirmiş çocuklarda beyin faaliyeti beyin sapı ve amigdala kontrolündedir. Tehlike olmasa dahi dövüşme, kaçma veya donma tetiklenir. Devamlı bir şekilde stres tepkilerinin faaliyete geçirilmesi devamlı bir korku hali veya huy ile sonuçlanır. Bu düzensiz ve dehşet verici bir ortama uyum tepkisidir. Hipokampus ve Strese Duyarlılık Sürekli (kronik) ve fazla stres hormonlarına (cortisol) maruziyet hipokampustaki dendritleri ve sinapsları değiştirerek şunlara neden olur: o Travmadan dolayı küçülme ve kuvvetli olasılıkla TSSB na karşı korunmasızlık o Hipokampus tarafından sensorimotor (duyu ve motor sinirleri ) sistemindeki ve duygulanım sistemindeki eşgüdümün kaybı Hipokampus beyinde belleğin ana merkezidir. Travma geçiren çocuklarda hipokampusun stresten dolayı bozulması sonucu bellek kapasitesi azalır. 46

48 Orbitofrontal Korteksin İşlevleri (supraorbital beyin) Duygusal yanıtları ayarlar ve bedenin iç durumunu çevre ile bütünler Uyarı sistemini (retiküler uyarı/etkinleştirme sistemi) sistemini (PSSS ve vagus sinirlerini) düzenler ve otonom sinir Amigdala dan gelen dürtüleri durdurur Görüleceği gibi, beynin bu kısmı limbik beyinin kontrolü için önemlidir. Örneğin, derin nefes alarak limbik beyinden gelen dürtüler durdurulur ve kalp atışı yavaşlatılır veya hırs vb hisleri sakinleştirilir. Bu limbik beyni yegâne kontrol yolu değildir. Anne veya bakıcının çocuğun ihtiyacına duyarlılığı ve dikkati (empati) de limbik sistemi kontrol eder. Travma esnasında veya dehşet ve korku hali içinde iken korteks kapanır. Bu nedenle limbik beynin kontrolündeki bir çocuk sakinleştirilemedikçe düşünmesi ve öğrenmesi güçleşir. Sylvia Reyes in okulda başarısızlık gözlemleri bundan kaynaklanmaktadır. Bir başka örnekte ise annede çocuklarının üvey babası, ikinci eşinin kendisine gösterdiği şiddetten dolayı TSSB belirtileri vardı. İkinci eşten olan bebeği sevmek istediği halde, bebeğin bazen bakışları ikinci eşin bakışlarını hatırlattığından bunu yapamıyor ve bebeği kenara itiyordu. Bebek ihmalden dolayı travmatize olup düzensiz bağlanmanın belirtileri gösteriyor ve TSSB içinde olduğu anlaşılıyordu. Bu durum cinsel istismara uğrayan genç kadının bebeği sahiplenmek istemesine rağmen kendini iğfal eden adamı hatırlattığı için bebeği terk etmesi olayı ile benzeşiyor. Bu durumlarda önce anne tedavi edilmez ise, ki bunun için gerekli olan başarılı bir yaklaşımı Hilary Kennedy den duyacaksınız, bebeği iyileştirme imkan olamayacaktır. Dissosiyatif Bozukluk Aile içinde huzur ve huzursuzluk yaratan sık gidip gelmeler soncunda çocuğun ruhsal bütünlüğü bozulabilir. Örneğin çocuk doğrudan fiziksel şiddete maruz kalabilir veya çözüm bulamadığı bir korku içine girebilir. İçgüdüsel olarak çocuk korktuğunda anababasına yönelecektir, fakat şiddet gördüğü anne baba ile yaşarken bunu yapamaz. Anne veya baba iyi bir davranış içine girdiğinde de ikilem içinde kalır. Biryandan kaçınırken bir yandan da iyi bir ilişki ve alaka istemektedir. Böyle durumda evvelce gördüğü şiddeti beyninde bir kompartımana ayırıp unutmaya çalışır. Anneleri kendilerine kötü davrandığı halde annelerini savunan, onu sevdiklerini söyleyen çocuklar bu duruma iyi bir örnektir. 47

49 Böyle durumların devamlılığı ile gelişen iç uyumun kaybına dissosiyasyon denmektedir. Bu tabir ayrılma, bölünme, kopma, çözülme gibi anlamlar taşır. Psikolojik açıdan ise çocuğun veya gencin zihninde yer alan duygu, düşünce, anı ve benzeri içerikleri geçici olarak kompartımanlara ayırması, bir kenara koyması anlamına gelen ve kişinin ruhsal bütünlüğünü bozan bir mekanizmadır. Davranışlarında nedeni anlaşılmayan ve beklenmedik dalgalanmalar görülür ve tedavisi zordur. Araştırmalardan alınan sonuçlara göre, bu kişilere öfke ve tenkit yerine empati ile yaklaşıldığında, geçmişlerinde kaybettikleri saadetin üzüntüsü paylaşılırsa, ufak da olsa olumlu davranış ve başarıları tanınıp teşvik edilirse bu davranışları içine alacak ve bunlar gelecekteki travmalara karşı koruyucu etkenler olacaktır. Kendisine yakınlık gösteren yardımcı kişilerle ilişkisi geliştikçe ailesi ile geçmişteki travmatik ilişkisinin önemi de azalabilecektir. Bu nedenle ben Sylvia Reyes, Hilary Kennedy ve SOYAÇ ın olumlu çalışmalarını, sokak çocuklarında var olan iyiliği ortaya çıkarmağa, onların güçlerini ve kişiliklerini ortaya koymaya uğraştıkları için tebrik ediyor ve devam etmesini diliyorum. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim KAYNAKÇA Ainsworth, M.D.S., Blehar, M.C., Waters, E. and Wall, S. (1978). Patterns of Attachment: a Psychological Study of the Strange Situation. Hillsdale, NJ: Lawrence Erlbaum Associates. Bernsteirn, E.M. and Putnam, F.W. (1986) Development, reliability and validity of a dissociation scale. Journal of Nervous and Mental Disease, 174, Bloom, Sandra (1997) Creating Sanctuary: toward the Evolution of Sane Societies. London: Routledge. Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Clinical Applications of Attachment Theory. London: Routledge. Cloitre, M, Cohen, LR, Koenen, KC (2006) Treating survivors of childhood abuse, psychotherapy for the interrupted life. Guildford Press: New York Fairbairn, R. (1952). Psychoanalytic study of the personality. London: Routledge and Kegan Paul 48

50 Felitti VJ, Anda RF, Nordenberg D, Williamson DF, Spitz AM, Edwards V, Koss MP, et al (1998) The relationship of adult health status to childhood abuse and household dysfunction. American Journal of Preventive Medicine,14: Fonagy, P. and Target, M. (1997) Attachment and reflective function: their role in self organisation. Development and Psychopathology, 9, Hart, S. (2008) Brain, attachment and personality. An introduction to neuroaffective development. London, Karnac. Herman, J. (1992b) Trauma and Recovery: the aftermath of violence from domestic abuse to political terror. New York: Basic Books Lab, D., Santos, I. and Zulueta, F. de (2008) Treating post traumatic stress disorder in the real world : evaluation of a specialist trauma service and adaptations to Standard treatment approaches. Psychiatric Bulletin, 32, Main, M. and Hesse, E. (1992). Disorganised /disorientated infant behaviour in the Strange Situation, lapses in monitoring of reasoning and discourse during the parent s Adult Attachement Interview, and Dissociative States. In: M.Ammanati and D.Stern (Eds) Attachment and Psychoanalysis, pp Rome: Gius Laterza and Figli. Ney, P.N and Peters, A. (1995). Ending the Cycle of Abuse, the Stories of Women abused as Children and the Group Therapy Techniques that helped them heal. Brunner/Mazel: New York. Nijenhuis, E.R.S.,Vanderlinden, J. and Spinhoven, P. (1998). Animal defensive models as a model for trauma-induced dissociative reactions. Journal of Traumatic Stress 11, Ogawa, J.R., Sroufe, L.A., Weinfield, N.S., Carlson, E.A. and Egeland, B. (1997). Development of the fragmented self: longitudinal study of dissociative symptomatology in a non clinical sample. Development and Psychopathology, 9, PerryB. D. (2006) Applying principles of neurodevelopment to clinical work with maltreated and traumatised children.. In: N.Boyd. (ed) Working with traumatised youth in Child Welfare New York. Guildford press: New York. 49

51 Rosen, G.M, Spitzer, R.L. and McHugh, P. R. (2008) Problems with the diagnosis of post-traumatic stress disorder and its future in DSM-V. British Journal of Psychiatry, 192, pp Schore, A.N. (2000) Attachment and the regulation of the right brain. Attachment and Human Development 2, Schore, A.N. (2001) The effects of early relational trauma on right brain development, affect regulation, and infant mental health. Infant Mental Health Journal, 22, Siegel, D.J. (2001). Toward an interpersonal neurobiology of the developing mind: attachment relationships, "mindsight", and neural integration. Infant Mental Health Journal, 22, Stern, D.(1985). The interpersonal world of the infant. New York: Basic Books. Teplin, L.A., Abram, K. M., McClelland, G.M., Dulcan, M.K. and Mericle, A.A. (2002). Psychiatric disorders in youth in juvenile detention. Archives of General Psychiatry, 59, Van der Kolk, B.A. (1989). The compulsion to repeat the trauma: re-enactment, revictimisation and masochism. Psychiatric Clinics of North America 12, Van der Kolk, B.A. (1996). The body keeps the score: approaches to the psychobiology of post traumatic stress disorder. In Van der Kolk, B.A., McFarlane, A.C.and Weisaeth, L. (Eds) Traumatic Stress: the Effects of Overwhelming Experience on Mind, Body, and Society (pp ). New York: Guildford Press. Van der Kolk, B.A. (2005) Developmental trauma disorder. Psychiatric Annals 35-5, May, pp Van Ijzendoorn, M.H and Bakermans-Kranenberg, M.J. (1997). Intergenerational transmission of attachment: a move to the contextual level. In L.Atkinson and K.J. Zucker (Eds) Attachment and Psychopathology. New York/ London: Guildford Press. London and New York: Karnac. Wang, S. (1997) Traumatic stress and Attachment. Acta Physiologica Scandinavica, 161,

52 Yehuda, R (1997) Sensitisation of the hypothalamic-pituitary axis in post traumatic stress disorder. In R Yehuda and A.C. McFarlane (Eds) Psychobiology of Post Traumatic Stress Disorder (pp ) Yehuda, R., Halligan, S.L.and Bierer, L.M. (2002) Cortisol levels in adult offspring of Holocaust survivors: relation to PTSD symptom severity in the parent and the child. Psychoneuroendocrinology, 27, Yehuda, R., Engel, S.M., Brand, S., Seckl, J., Marcus, S.M.& Berkowitz, G.S. (2005) Trans-generational effects of post traumatic stress disorder in babies of mothers exposed to the World Trade Center attacks during pregnancy. Journal of Clinical Endocrinology and Metabolism, 90, Zulueta, de F. (1999). Borderline personality disorder as seen from an attachment perspective: a revue. Criminal Behaviour and Mental Health, 9, Zulueta, de F. (2006) a. 2 nd edition. From Pain to Violence, the roots of human destructiveness. Chichester: John Wiley and Sons, Ltd. Zulueta, de F. (2006) b. The treatment of PTSD from an attachment perspective. Journal of Family Therapy, 28, Zulueta, F.de (2006) c. The role of the traumatic attachment in the assessment and treatment of adults with a history of childhood abuse and neglect. British Journal of Forensic Practice, 8, pp = Traumatic Attachment Induction Test Paper. Zulueta, de (2009) Post traumatic stress disorder and attachment: possible links with borderline personality disorder, In Advances in Psychiatry vol 15; Issue 3 pp Zulueta, de (2010) Reflective practice using attachment therapy. Reflective Practice in Mental Health, Advanced Psychosocial Practice with Children, Adolescents and Adults. Eds: Martin Webber and Jack Nathan. Jessica Kingsley Publications. 51

53 AİLEYİ GÜÇLENDİREREK TRAVMA ÇALIŞMALARI: VİDEO ETKİLEŞİM REHBERLİĞİNDE-YENİ BİR İLİŞKİ TEMELLİ MÜDEHALE Dr. Hilary Kennedy Özgeçmiş Birleşik Krallık ın öncü eğitim psikologları arasında gösterilen Hilary KENNEDY, Video Interaction Guidance (VIG) terapi yöntemini geliştirmiştir. VIG, başta Brezilya ve Meksika olmak üzere Latin Amerika ülkelerinde sokakta yaşayan/çalışan çocuklar gibi ağır travmalara maruz kalmış çocuklar için kullanılan etkin bir terapötik yöntemdir.university College London da onursal öğretim üyesi olarak görev yapan Kennedy, British Psychological Society de araştırmacı ve akademisyen olarak çalışmaktadır. A Relationship-Based Intervention to Promote Attunement, Empathy and Wellbeing kitabının yazarıdır. Burada bulunmaktan ve sizinle tanıştırılmaktan çok memnun oldum. Beni davet ettiğiniz için teşekkür ederim. Açılış konuşmalarından çok zevk aldım. Özellikle (İl Müdürünün) okulda sorun yaşayan çocukların olumsuz davranışları yerine olumlu noktalara odaklanılması görüşü çok doğru ve ümitlendirici idi. Bu güçlü yanların desteklenmesi yaklaşımını ben Hollanda, Romanya gibi değişik bir çok ülkede geliştirdim. İstanbul a gelmiş olmaktan çok mutluyum. Konuşmamın başlığını da Aileleri Güçlendirerek Travma Çalışmaları olarak koydum. Her karşılaştığımız aile veya çocukta onların güçlü yanlarını desteklemenin, teşvik etmenin olumlu sonuç vereceğine inanıyorum. Size bu konuda başarılı olmuş bir yöntemden söz edeceğim. Ben İskoçya da, Tay Nehri boyunda Dundee şehrinden geliyorum. Şimdi Londra da çalışıyor olmama rağmen bu yöntem tamıyla orada geliştirildi. Evde dört çocuğum varken tren ile Hollanda ya bu yöntemi geliştirmek üzere gittim ve dört beş senede bu metodu geliştirmeyi başardım. Şimdi dünyanın her yanında davet edildiğim yerlerde bu yöntemi götürmeye ve tabi geliştirmeye devam ediyorum. Benim konum Felicity de Zulueta nın tarif ettiği çelişkili, uyumsuz durumdan çıkmak hakkında. Eğer çocukların iletişim ve ilişki kurma girişimleri gözden kaçırılırsa, annelerine gittiklerinde duyulmazlarsa, anne kendilerine şiddet uygularsa, bir daha böylesi girişimlerde bulunmaktan kaçınırlar. Bizim içinden çıkmaya çalıştığımız döngü budur. Beyinlerin normal gelişmesi veya iyeleşmesi için insanları birbirleri ile uyumlu oldukları döngüler içine taşımak istiyoruz. 52

54 Beyinlerin esnek ve değişken olduklarına, uzun süre sonra dahi iyileşebileceklerine inanıyorum. Ters, aksi ebeveynler, genç ebeveynlerle uyumlu bir şekilde çalıştığınızda düzelmeye başlıyorlar. Size bir örnek göstereceğim. Borçlarından dolayı hapsedilmiş ve eşi tarafından terk edilmiş bir genç baba bebeğine kendisi bakmak istiyordu. İlk video sahnesinde, önerildiği gibi bebeğe kitap okuyorsa da göreceğiniz gibi bebekle göz teması kurmuyor ve bebek kendisine erişemiyor, çünkü bebeği ile nasıl iletişim kuracağını bilmiyor. Sadece iki hafta sonra video filmin bebeğin gözlerine bakarak bebekle konuştuğunu görüyorsunuz. Bu bebek bundan sonra öğrenmeye başlayacak ve gelişecek. Her şeyden önce sevgiyi öğrenecek, ve babası ile ilişki geliştirecek. Syliva Reyes in nasıl bu işin için geldiğini ve biz üçümüzün nasıl birbirimizle alakalı olduğumuzu açıklayayım. JUCONI Vakfının Association for Video Action Guidance-uk (AVIG-uk) (Video Etkileşim Rehberliği-Birleşik Krallık TM ile ilk 6 aylık çalışmasının sonunda çekilmiş bu fotoğrafta Felicity de Zulueta yı görebiliyorsunuz. Diğerleri ilk etap sertifikalarını almakta olan sokak çocukları ve ailelileri ile çalışanlar ve bazı eğitim üyeleri. Önümüzdeki Aralık ayında oraya dönerek ikici etap çalışmasını yapacağım. Aynı zamanda bir konferans olacak. Özden Bademci de katılacak. Orada çok önemli işler yapılıyor. Geçen Ağustosta Norveç e gittiğimde bana Türkiye hakkında ilham veren bir olaydan bahsetmek istiyorum. Resimdeki şu gördüğünüz profesör dünyanın her köşesinde aileleri inceliyor. İnsan motivasyon ve kişiliğinde en önemli ihtiyacın ilişkili otonomi olduğunda ısrar ediyor. Kendi kendimize karar verip kendimize yetmemizin önemine inanıyor. Kendimize yetmemizin yanı sıra da güçlü psikolojik ilişkilere ihtiyacımız olduğunu vurguluyor. Bu bana Darwin in en dayanıklının hayatta kalması kuramını hatırlattı. Bu kuramın esasında işbirliği değil rekabet var. Halbuki ben hayatta kalabilmek için karşılıklı yardım hakkında konuşacağım. Yazmış olduğum AVIGTM kitabı bütünüyle bu ilişkili otonomi kuramına uyuyor. Amaç ailelere güçlü ilişkiler kurmaya yardım ederken çocukların, aile ile fazla yakın olmaları halinde dünya ile başa çıkamayacak durumda olmalarını, özerk ve kendilerine yeter olmalarını teşvik ediyor. Çocuklara gösterilen sevgi bağlanıma yardımcı olmuyor. Bu nedenle çok iyi bir denge kurmağa ihtiyaç var. Kolay değil tabi. Dans halinde çalışmaya benziyor. 53

55 Video Interaction Guidance uk TM Nedir? Video Interaction Guidance uk TM (Video Etkileşim Rehberliği-Birleşik Krallık TM ), kısaca VIG-uk TM, Birleşik Krallık ta uygulanan bir yöntem, nitelikleri ve ölçütleri VIG-uk TM Birliği tarafından belirlenmiş olan nispeten yeni bir müdahale yöntemidir.(daha fazla bilgi için ) VIG-uk TM yardım verdiği kimseler ile saygılı bir ortaklık kurarak, insanlar arasında alışılagelmişten daha üstün bağlanımları temel alan video sahneleri vasıtasıyla, karşılıklı yansıtmalı iletişim ve ilişkileri geliştirmek için çalışır. VIG-uk TM, ebeveynlere her yaştaki çocuklarının duygusal gereksinimlerine daha duyarlı, uyumlu ve barışık olabilmeleri için yardım eden bağlanma temelli bir müdahale yöntemidir. VIG-uk TM nin Etkisini Ortaya Koyan Araştırmalar? Ebeveyne uyumlu, geri akışlı video sahnelerinin kullanıldığı duyarlılığa odaklanmış müdahalelerin kısa sürede olumlu etkileri hakkında gittikçe artan bir kanıt birikimi oluşmaktadır. (Örneğin, Fukkink, 2008 ; Bakermans-Kranenburg ve arkadaşları, 2003 gibi araştırmacıların meta-analizlerine bakabilirsiniz.) VIG-uk TM, aynı zamanda Mental health prevention focusing on parenting ( Çocuk yetiştirme üstüne odaklı zihinsel sağlık önlemi )- Dataprev (3 Ocak 2011) tarafından kanıt temelli müdahale yöntemi olarak seçilmiştir. (http:/www.dataprevproject.net/parenting_and_early_years). VIG-uk TM, NICE kuralları Social and Emotional Wellbeing early years ( Sosyal ve Duygusal Sağlıklılık-erken seneler ) içinde önerilmektedir. (http://guidance.nice.org.uk/ph40) VIG-uk TM, National Society for the Prevention of Cruelty to Children (NSPCC) (Ulusal Çocuklara Kötü Müdahaleyi Önleme Derneği) nin İngiltere nin erken müdahalelerde verim konusunda bağımsız değerlendirmeye sunulmak üzere ihmal konusuna çare olarak seçilmiş iki kanıt temelli müdahale usullerinden birisi olarak seçilmiştir. (bakınız: NSPCC -2010; 'The National Society for the Prevention of Cruelty to Children Evidence to the independent review of the delivery of early interventions intended to fulfil potential and reduce dysfunction in the lives of children and young 54

56 people. November 2010.' )(NSPCC -2010; Çocuk ve gençlerin yaşamlarında olası imkanı kullanmak ve işlevsizliği azaltmak amaçlı erken müdahalelerin verimi üstüne bağımsız değerlendirmeye sunulan NSPPC Kanıtları) (http://www.nspcc.org.uk/inform/policyandpublicaffairs/consultations/responses2010_ wda70544.html. 29/1/2011 tarihinde ulaşıldı) VIG-uk TM nerede ve nasıl kullanıldı? VIG uk TM, eğitimci ve klinik psikologlar, sosyal yardım uzmanları, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı uzmanları(camhs), sağlık ziyaretçileri, bakım evi çalışanları, dil ve konuşma terapi uzmanları, çocuk yurdu/bakım merkezlerinde çalışanlar, erken yaşlara veya özel ihtiyaçlara cevaben eğitim veren serbest çalışan öğretmenler gibi çok çeşitli çalışma guruplarınca kullanılmaktadır. VIG uk TM sıklıkla yetişkinler ve çocuklar arasındaki iletişim ve bağın tamamen kopmuş veya iyi iletişimin gelişmesinin geciktiği durumlarda uygulanmaktadır. Ne görüleceğinin söylenmesi ve video kliplere bakılma nedeninin açıklanması Düşünceler ve duyguların keşfedilmesi ile tartışmanın derinleşmesi. Kişinin kendisi, diğerleri ve ilişkileri için olası yeni anlatımlara yönelme video kliplere bakmaya ve üzerine konuşulmaya devam edilir Her defasında danışanınıza yeterince alan, bilgi, verdiğinzi ya da vide klibi yeterince etkin kullandığınızı kontrol edin Deneme amaçlı sorular sorma ve ne gördüğünüzün paylaşılması Danışanın alıcı olabilmesi için izleme ve ortam oluşturma Copyight Silhanova (2011) Table 1 Chapter 2 in Danışanın sizin ifadeleriniz karşısında ne kadar alıcı olduğunun kontrol edilmesi. Danışanın düşünmesi için destek verilmesi Danışanınızın yanıtlarına alıcı olmak Kendi duygularnıza dikkatli yanıt verin Kendi düşüncelerinizi adlandırıın, danışanınızın düşünceleri geliştirmesini sağlayın Kennedy, H., Landor, M. & Todd, L.(2011).Video Interaction Guidance: a relationship-based intervention to promote attunement, empathy and well-being London: JKP Diğer profesyonel müdahalelerin başarılı olamadığı durumlarda VIG uk TM nin aile içinde olumlu değişimleri geliştirdiğini gösteren kanıt her geçen gün daha da artmaktadır. 55

57 Kimler VIG-uk TM eğitimi alabilir? Çocukları ile iletişimde zorluk çeken ve daha iyi bağlanım ilişkisi geliştirmek isteyen ebeveynler veya çocuklara bakım hizmeti verenler ile çalışmakta olan kimslere iki günlük bir kurs VIG UK TM yaklaşımları üstünde tanıtıcı nitelikte eğitim vermektedir. VIG UK TM aynı zamanda özel nitelikli eğitim veya bakım merkezlerinde çocuklar ile çalışanlara ve de yüksek eğitim kurumlarında öğretim üyelerine eğitim ve denetim usullerinde destek olan çalışanlar için de uygundur. İki günlük başlangıç eğitimi ne sağlayacaktır? İki günlük başlangıç eğitimi VIG UK TM in ne olduğunu ve bu metodun kuramsal kaynaklarını tanıtacaktır. Aynı zamanda, terapistlerin yardım almaya gelenlerle kullandığı video sahnelerinden örnekler gösterecek, ve gelişim psikoloğu Colwyn Trevarthen in çalışmalarını temel alan uyumlu ve uyumsuz etkileşimde mikro-analiz içeriğini tanıtacaktır. Her iki günde de küçük grupların en iyi şekilde öğrenebilmeleri ve eğitim alanlara gereken yakın desteği verebilmek için eğitici/öğrenci oranı bire dört kadar olmalıdır. İkinci günün sonunda katılımcılar VIG UK TM in ne olduğunu ve neden etkili olduğunu anlayacaklar ve uyumlu etkileşimin ilkelerini tarif edebileceklerdir. Ayrıca, katılımcılar ebeveyn-çocuk veya öğretmen-öğrenci iletişimleri üstünde mesleki gözlemlerine kurstan kazandıkları uyumlu etkileşimin teşvik, kabul ve diğer ilkelerini de katacaklardır. Kendilerini videoda görmüş olmakla ve iletişim tarzları hakkında eğitmenin verdiği karşı etkinin desteği ile, katılımcılar iletişimde kendi güçlü yanlarını tanıyacaklar ve müdahale edecekleri etkileşim ve ilişkilerde değişim sağlamak için kendilerine bir amaç ve çalışma odağı, başlangıç noktası tanımlayacaklardır. Katılımcılar video alıcısı ve ses kayıt aygıtı kullanmayı ve video kayıtlarını dizüstü bilgisayara indirme yöntemlerini de öğreneceklerdir. VIG Uygulamasının Temeli Ailelerde VIG uygulamasının temeli Hollanda da Evde Video Eğitimi anlamına gelen Video Home training (VHT) ile atılmıştır. VIG uygulamasının özünde Stern e göre (2010) aile içinde huzur/uyum anlarında bireyler arasında ne olduğu konusudur. 56

58 Profesör Colwyn Trevarthen son 40 yıldır ebeveyn ve bebekleri arasındaki bu huzur anları nı keyif ile çalışmıştır. Ebeveyn ve bebek arasında gelişen iletişim dansı olarak tanımladığı durumun üzerinde durmuş ve ebeveynin çocuğu takibindeki ve de karşılığında çocuğun ebeveyni takibindeki iletişimi sağlayan ses tonları, tempo ve duruşlardaki incelik ve mahareti yakından takip etmiştir. Zamanından once doğmuş bebeklerde dahi ses çıkartma şekillerindeki doğal duruşlar çocuk ve ebeveynin her ikisinde de birbirleri için zihinlerinde bir yer ayırmalarını sağlar. Bebekler kendilerini, ve kendileri ile bir diğer insanlar arasındaki farkı sezme yeteneği ve eksiksiz bir duygu seçkisi ile dünyaya gelirler. Diğer insanlarla etkileşime giriş tarzları bu güdüye sahip olduklarını ve tek başlarına değil beraberce yapılacak bir faaliyetin parçası olmaya hazırlıklı olduklarını gösterir. Bunu insan zihninde bir başkası için açtığı yer olarak hissediyor. Trevarthen in 1991de BBC-2 TV kanalında söylediği gibi, bebeklerin sinirsel refleks ile sadece karşıdan bir şey kapıyor olmayıp, konuşmaya çalıştıkları anlaşılmıştır. VIG uygulamasında uyumlu etkileşim ilkeleri ve yol göstermenin yöntemleri 1980li yıllarda Harrie Biemans tarafından geliştirilmiştir. Biemans, ebeveyn-bebek etkileşimi üzerine Colwyn Trevarthen in BBC de gösterdiği fimlerden etkilenerek,ve Trevarthen ile uyumlu etkileşim ilkelerinin dayanağı olan Birincil Özneler Arası İlişki (Primary Intersubjectivity) ve İkincil Özneler Arası İlişki (Secondary Intersubjectivity) ve Arabuluculukla Öğrenme Deneyimleri ( Mediated Learning Experiences) kuramları üzerinde tartışarak bu yöntemleri 1990da derlemiştir. Birincil Özneler Arası İlişki, örneğin, bir anne ve yaşça çok küçük bebek gibi, iki insan arasında birlikte odaklanılanın dışında bir konu üzerinde giderek ayrıntılanarak gelişen ve duyguların çok açıklıkla ifade edildiği ve algılandığı bir iletişim sürecidir (Murray and Trevarthen, 1985). Mesela, 6-12 ay yaşı içindeki bir bebek gıda, oyuncak gibi üçüncü bir varlık/konu üstünde odaklanmayı paylaşabilir. Birincil ve ikincil Özneler Arası İlişki sadece VIG uygulanmasının daha iyi uyum amacını değil, aynı zamanda neden ailelelerle paylaşılan video sahnelerinin bu ailelerde değişime yardımcı olabildiğini de açıklar. İlişki içinde öznellik kavramı içindeki Uyum ( Attunement ) karşılıklı ve ahenkli bir ilişkide her iki ortağın, örneğin anne ve bebeğin, rol almasıdır. 57

59 Arabuluculukla Öğrenme Deneyimleri (Feuerstein) yetişkinlerin çocuğun maksat ve meramına aracılıktaki önemli rolüne değinmektedir. Wood, Bruner ve Ross 1976 da yapı iskelesi kurmak ( scaffolding tabirini ortaya attılar Bu mecazi tabir, çocukların kendi başlarına yapamayacakları bir görevi öğrenmeleri için yetişkinlerin sağladıkları yardımın niteliğini tariff etmek üzere kullanılmıştır. İkincil Özneler Arası İlişki çocuğun kavrayış ve duygularına çocuğun anlayabileceği bir düzeyde uyumlu cevap verebilmesi olup, yapı iskelesi kurmak bu görüş üstüne inşa edilmiştir. Hundeide (1991, sayfa 61) bu ilkelerin etkililiğini kabul ederek şöyle yazmıştır: Çocuğun girişim isteğini tanımlama, onaylama ve onu takip etme tedavi sürecinin anahtarıdır. Karşılıklı sırayla iletişim ve birbirine ayarlanmış olumlu duyguların onaylanması EVET-DÖNGÜSÜ ( yescycle ) olarak tarif edilebilir. Burada daima keyifli bir paylaşım söz konusudur. Buradaki olumlu onay çok etkili bir tedavi gücüne sahiptir. Aile içinde gerilim, rahatsızlık halinde ilk kaybedilenlerden biri de bu olumlu döngü olup) üstü örtülü (meta) iletişim sinyalleri ile ile HAYIR DÖNGÜSÜ nü ( no-cycle ) başlatır. Bunun, çocuğun kendine değer vermesi ve kendini tanımlaması üstünde zarar verici etkileri olur. VIGde ana ilkeler Çelişken iletişim den uyumlu iletişim e geçmenin ilkeleri bazı girişimlerin basitçe kabullenilmesi gibi kolay değildir. Önce, Evet döngüsünde bir çocuğa bir teşviği kabul ettirmek nasıl mümkündür? Sonra da, uyumlu tepki elde edildiğinde bir çocuğa bunu öğrenmek ve güçlüklerden korunmak nasıl öğretilir? Ana ilkelere dayanarak çocuğun başlattığı girişime yetişkinin uyumlu davranması sağlandıktan sonra, bu davranışın uyumlu tepki verilmesi şekline geliştirmesi mümkün kılınır. Çocukta etkileyici bir kabullenme olabilmesi için sözlü bir yanıtın yanı sıra genellikle söz içermeyen duygusal bir yanıt da olmalıdır. Uyumlu Bir Etkileşimin Ana İlkesi: Çocuğun Başlattığı Davranışı Ebeveynin Uyumlu Bir Şekilde Kabullenmesi Aşağıdaki şemeda verilen öreneğe gore, çocuk bir topa işaret edip ebeveyne baktığında, ebeveynin çocuğa bakarak gülümsedikten sonra topa bakarak top demesi, arkasından onaylayan bir sesle evet topu görebilirsin, istiyor musun? diyerek toptan çocuğa bakması; 58

60 ve, çocuğun başı ile onay vermesi ve toptan ebeveyne bakması, sonra ebeveyni topa doğru çekmeye çalışması ve gene ebeveyne doğru bakarken topa işaret etmesi üzerine cevaben ebeveynin topu olduğu yerden alıp çocuğa vermesi ve sevimli ve arkadaşça bir ses tonu ile işte burda demesi uyumlu bir etkileşimin kurulmasını sağlamaktadır. Uyumlu Etkileşimin Temel Prensipleri Örn Çocuk topu gösterir ve dönüp ebeveynine bakar Ortam 1. Çocuğun girişimi 2. Ebeveynin kabulü Dönüp çocuğa bakar, gülümser ve sonra topa bakarak top der. Enerjik bir şekilde başı ile onaylar ve toptan ebeveynine doğru bakar 4. Çocuğun girişimi 3. Ebeveynin kabulü Yeni girişim Onaylayıcı bir ton ile Evet, top zıplıyor. Sanırım sen topu istiyorsun. toptan çocuğa doğru bakar Ebeveyni topa doğru çeker ve ebeveynine bakarak yeniden topu gösterir. 5. Çocuğun kabulü (İkinci tur) 6. Ebeveynin kabulü Çocuğu için topa uzanır sevgi dolu bir ton ve ifadeyle çocuğuna topu verir ve işte top burada der.. Etkileşim devam eder Karşılıklı Uyumlu Tepki Oluşturma Burada dizili olan yapı taşları en alt kademeden nasıl başlayarak bir ebeveynin uyumlu etkileşimin esaslarını kurabileceğini gösteriyor. Bu her durumda iki inanın arasında söz konusu uyum kurma ilkeleri, ana ilkeler aşağıdaki metinde açıklanmıştır Şemada sol tarafta bebeğin bakıcısı olan ebeveyn için takip edilecek basamaklar ve sağda da her basamağın çocuğun üstünde yapacağı çarpıcı etkilerdir. 59

61 Ebeveyn tarafından yönlendirilen Bakım veren kişi olarak ebeveyn için bloklar oluşturulması DERİNLEŞEN TARTIŞMA REHBERLİK Bakımı talep eden çocuk için her bir bloğun olası etkileri zor durumları yönetebilme ya da yeni şeyler öğrenmeye yardım eder. Yardım edilmek ve ebeveynlerinden öğrenmekten keyif alır 3. ÖĞ RENMEYE ARACILIK ETMEK Uyumlu bir ilişkiyi geliştirmek UYUMLU ETKİLEŞİM GİRİŞİMLERİN KABULU GİRİŞİMLERİN TEŞVİK EDİLMESİ DİKKATLE İZLEME Ebeveyni ile etkileşim içinde olmaktan keyif alır. Kabule edildiğini deneyimler, ebeveyn ne yaptıkları ve dileklerini ifade eder. Ebeveynlerinin kendisi yaptıkları ve dilekleri ile ilgili olduğunu deneyimler Sevildiğini, kabul edildiğini ve önemli olduğunu hisseder 2. KİŞİLERARASI Uyumlu etkileşimin temeli 1. KİŞİLERARASINA DOĞRU Uyumlu etkileşimin inşası için ön koşullar Uyumlu iletişim için en önemli temel ve ebeveyne (kaybetmiş olduğu) teması tekrar kurabilmesi için verilecek desteğin ilk basamağı çocuğuna özenli/dikkatli olması için rehber olmaktır. Bu ilerlemenin başlangıç noktasıdır. Bundan sonraki adım çocuğu girişim/başlayış yapmaya teşvik etmektir. Genelde, çocuğun bağlanım kurmaya yeltenmesi, ne yaptığını belirtmesi veya düşünce ve duygularını ifade etmesi için fırsat yaratarak yapılır. Ebeveynin beklemesi ve çocuğu dikkatle izlemesi ve çocuğun ne düşündüğünü veya hissettiğini düşünmesi lazımdır. Çocuk ebeveyn ile iletişim kurmağa kalktığında, bu girişim uyumlu bir şekilde kabul edilmelidir/karşılanmalıdır (3. basamak). Bundan sonra ebeveyn kendi fikirleri ile karşılık vererek çocuğa da bunları kabullenmesine yardımcı olabilir. Bu şekilde uyumlu bir etkileşim sağlanabilir. Bu elde edildiğinde, ebeveyen bir yandan hassasiyetle çocuğa gereken desteğin miktarını tayin ederken, çocuğun takip edebileceği yeni önerilerle çocuğun fikirlerini ilerleterek rehberlik eder (5. basamak). Ebeveyn çocuğun girişimini dikkate alarak değişik bir çok yöntemlerle açıklamalar yaparak ve fikir ve bilgi vererek çocukla derinlemesine konuşmayı geliştirdiğinde, uyum kurma ilkelerinin en üst basamağına erişmiş olur. Bu iletişim öğeleri çocuktaki (saklı veya gerçek) çelişkileri, tepkileri idare etmekte çok önemlidir. İşin aslında, yetişkinin çocuğu takibi etmesi ve anlaması üzerine çocuğun ebeveyne sıra verebilmesi ile uyumlu temas kurulur. Bundan sonra çocuk, ihtiyacı olduğunda, etkin bir şekilde yetişkinden öğrenmeye ve onun vasıflı rehberliğini kabule hazırdır. 60

62 VIG uygulaması nasıl etki gösterir ve neyi amaçlar VIG uygulaması, yardım verilenin kendi başarılı iletişimleri sırasında kayda alınmış video sahnelerinde bunu gösteren anlık sahneleri dizi halinde göz önüne koyar. Bu başarılı iletişim anları ilişkiyi başlatan bireye diğerinin uyumlu yanıt vermesiyle uyumlu bir etkileşim şeklinin inşa edildiği ilkesinin göstergesidir. Yardım verilenler bu anları gözden geçirirken terapistleri ile birlikte konuşarak destek alırlar, ve aynı zamanda ne yaptıklarının ve etkileşimin neden genelde olduğundan daha iyi gittiğinin ayrıntısı ve nitelikleri üstünde düşündürülürler. Bu seansın sonunda, kişiler kendilerinde ve ilişkilerinde görmeye başladıkları gelişen yeni gücü özetlerler. Seanslar daima kişinin durumunun ayrıntıları, zorlukları ve de isteklerine göre özel olarak ayarlanır. Bir çok kimse 3-4 video seansı sonunda çok iyi gelişme katederler. Görüldüğü gibi, VIG, kişinin kendisinin başarılı etkileşimlerini video sahnelerinde izlerken bunlar üstünde düşünmek üzere verilen rehberlikten oluşan bir müdahaledir. Rehberliği yapan kişi Video Etkileşim Terapisti olarak tanımlanır, fakat kendisine kısaca terapist olarak değinilir. VIG, insanları kendileri için önemli kişilerle daha iyi ilişki kurabilmeleri için etkin bir şekilde ilgi ve uğraş sürecine çekerek sonuç alır. Bu süreçte terapistlik edenler saygı ve yetkinin dayandığı inanç ve değerlerin terapistliğinde hareket ederler. Burada, problemli durumlardaki insanların muhakkak bir iyileşme istediklerine dair bir ümit, insanların problemlerine rağmen zorluklarla başetmeğe çalışmalarına saygı ve de değişmek için gereken gücün kişinin kendinde ve durumunda olduğunun kanısı mevcuttur. Süreç terapistin genelde kişi ile ailesinin evinde buluşması, dikkatle kişinin düşünce ve endişelerini dinleyerek daha iyi bir gelecek için beslenen ümitleri araştırarak bunları birleştirmesi ile başlar. VIG müdahalesi ve nasıl ailenin değişim amaçlarıyla bağdaştığı sonradan açıklanır ve bu sürece katılmaları için bir teklif yapılır. Örneğin, terapist ebeveynden birine çocuğu ile birlikte bir dergiye bakmasını, süresi olmayan bir oyun oynamasını, herhangi bir ortak etkinlikte bulunmasını ya da olumlu bir etkileşim geliştirecek bir konuşmaya girmesini ister. Müdahalenin önemli kısmı girilen bu etkinliklerde olumlu etkileşim anlarının sahnelerini birlikte gözden geçirmektir. Video çekimlerinin bu anları gösteren kısımlarının seçiminden sonra ebeveyn ve terapistin paylaştığı seçilen anları gözden geçirme seansında ebeveynin ne yaptığı ve de buradaki iletişimin iyi gitmesine neyin sebep olduğu hakkında ortaklaşa düşünülür. 61

63 Bundan sonra terapist filmi düzenleyerek bir kaç en başarılı anları gösteren kısa sahneleri birleştirir. Video sahnelerini izlerken terapist ebeveyn ile tedavi edici bir ilişkiyi de oluşturmağa başladığının farkındadır. Bunu, birlikte çalıştığı ebeveyne uyumlu etkileşim ilkeleri ne örnek olacak şekilde davranarak, görüşmeyi başlattıkları konuları ve verdikleri yanıtları kabul ederek, onların düşüncelerini,duygularını ve niyetlerini araştırıp esasları keşfetmeye çalışarak, ve bir yandan da kendi düşüncelerini mümkün olduğunca onlarla paylaşarak yapar. Terapist, ebeveyn ile kuvvetli bir uyumlu etkileşim geliştirirken (birincil öznelerarası ilişki ), üretilen video filmini ortak bir ilgi odağı olarak kullanır (ikincil öznelerarası ilişki). Terapist ebeyne düşünmek için mesafeler vererek aralarındaki etkileşimin temposuna dikkat eder. Bu yaklaşım ebeveyne yeni düşünceler, hisler ve niyetler geliştirmekte imkan verir ve terapist ile konuşmak için yeni konuların, kendileri ve de ve de çocuk yetiştirmeleri hakkında hikayelerin tetiklenmesine de yol açar. umutlar, inançlar, düşünceler, motivasyonlar ve deneyim VIDEO- KLIPLERİN İZLENMESİ umutlar, inançlar, düşünceler, motivasyonlar ve deneyim VIG REHBERİ Yardım alan Adlandırma, keşfetme, yansıtma, Değer verme, uğraştırıcı Yeni görüşler, düşünceler ve olasılıklar doğar VIG, her bireyin kendine has ve tesirli usulünü temel alarak, karşılıklı etkili iletişimin doğal olarak meydana geldiği yerde daha iyileşmesi ve ilerlemesini amaçlar. Video filmleri genellikle doğal bir durum esnasında, (örneğin, ebeveyn cocukları ile iletişimde iken ve ev ortamında) çekilir, ama bu şart değildir. Bazı kişiler normal konumları dışında filme alınmayı, ve bazı terapistler de kendi ortamlarında çaılşamayı tercih edebilirler. VIG de amaç, Hayır Döngüsü nden Evet Döngüsü ne geçişteki olumlu etkileşim şekillerini 62

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ BİRİNCİ AY EĞİTİMLERİ ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Düzey Tarih Gün Zaman Seminerin Konusu Eğitimciler 25/10/13 26/10/13 27/12/13 Cuma 18:00-20:00

Detaylı

OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU

OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU APHB AFETLERDE PSİKOSOSYAL HİZMETLER BİRLİĞİ SOMADA PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ PROJESİ OCAK-MART 2015 3 AYLIK SOMA VE DURSUNBEY PSİKOSOSYAL DESTEK MERKEZLERİ FAALİYET RAPORU YÖNETİCİ ÖZETİ SOMADA projesi

Detaylı

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) Eylül, 2009 Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi, Ankara Uzm. Seda YILMAZ İNAL AÇEV Ankara Temsilcisi Ailenin Önemi Anne-babalar, ilk eğiticiler olarak çocukların

Detaylı

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ?

KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? KADIN ve TOPLUMSAL CİNSİYET ÇALIŞMALARI BİRİMİ BİZ KİMİZ? Aralık 2011 de kurulan Türk Psikologlar Derneği Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Birimi (TPD-KTCÇB),TPD bünyesinde düzenlenecek toplumsal

Detaylı

İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri

İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Sosyal Sorumluluk Projelerinin Amacı Yaşamın sürdürülebilirliği, Toplumsal yaşamın iyileştirilmesi için ortak evrensel değerlerin toplumlar tarafından

Detaylı

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM HAZIRLAYANLAR: Md. Yrd. Şinasi BAYRAKTAR Baş Öğretmen Dr. Ayşegül GÜLTEKİN TOROSLU Uzman Öğretmen Menevşe SARAÇOĞLU Öğretmen Sevgi SÜREK 15 Kasım

Detaylı

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Tanımlar Amaç MADDE 1-(1) Bu Yönergeninin amacı; suça sürüklenmesi,

Detaylı

Kadına Yönelik Şiddet mi? Aile İçi Şiddet mi? Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet

Kadına Yönelik Şiddet mi? Aile İçi Şiddet mi? Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Kadına Yönelik Şiddet mi? Aile İçi Şiddet mi? Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet TEMEL Kadına yönelik şiddetin tanımlanması: Fiziksel şiddet? Duygusal şiddet? Ekonomik şiddet? Cinsel şiddet? İhtiyaç- Hizmet

Detaylı

İşe Dayalı Öğrenme (İDÖ)

İşe Dayalı Öğrenme (İDÖ) İşe Dayalı Öğrenme (İDÖ) Dr. Ö. Sürel Karabilgin 14. Bahar Sempozyumu Antalya 13 17 Nisan 2010 Sunum planı Kavramlar İDÖ tanımı ve içeriği İDÖ tipolojisi Sorunlar Anahtar kavramlar ve anlamları Strateji,

Detaylı

Projenin Adı: Çocuklarla Birlikte Projesi

Projenin Adı: Çocuklarla Birlikte Projesi Projenin Adı: Çocuklarla Birlikte Projesi Proje Yürütücüsünün Adı ve Soyadı, Fakültesi/Bölümü: Dr.Özden Bademci, Fen Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü Projenin Yürütüleceği Kurum/Kurumlar ya da Yapılacağı

Detaylı

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU Osnabrückte bulunan Rotary Kulüplerimiz ile iletişimimizi güçlendirme programı hazırlayan

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

Ebru ÖZKURT TOPCU. Uzman Klinik Psikolog. Aile ve Çift Terapisti

Ebru ÖZKURT TOPCU. Uzman Klinik Psikolog. Aile ve Çift Terapisti Ebru ÖZKURT TOPCU Uzman Klinik Psikolog Aile ve Çift Terapisti 2009 yılında Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünden başarısı dolayısıyla Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Üsküdar Üniversitesi nde

Detaylı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı 80.YIL ÇOCUK VE GENÇLİK MERKEZİ 26.12.2003 tarihli Genel Müdürlük Onayı ile hizmete başlamıştır. Gündüzlü Kuruluştur.

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz.

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. ÇOCUK İSTİSMARINI VE İHMALİNİ ÖNLEME DERNEĞİ 2010 2012 ETKİNLİK RAPORU 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. Bu nedenle

Detaylı

AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ

AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ 2013-2014 Eğitim-Öğretim Yılı Bu proje; okul yönetimi, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve okul personelini kapsayan geniş katılımlı bir çalışmayı amaçlar. Bu proje; tüm

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

Diğer: Diğer:... Diğer:...

Diğer: Diğer:... Diğer:... Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz

Detaylı

Mobbing Araştırması. Haziran 2013

Mobbing Araştırması. Haziran 2013 Mobbing Araştırması Haziran 2013 Araştırma Hakkında 2013 Haziran ayında PERYÖN ve Towers Watson tarafından düzenlenen Mobbing Araştırması na çeşitli sektörlerden 143 katılımcı veri sağlamıştır. Ekteki

Detaylı

AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI

AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI Çocuğun, gelişimini olumsuz yönde etkileyecek davranışlara maruz kalmasını önlemek için öncelikle anne ve babaların duyarlılığının artırılması gerekmektedir. Çünkü, annebabalar,

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ 22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ Eğitimde Rehberlik Hizmetleri kitabına gösterilen ilgi, akademik yaşamımda bana psikolojik doyumların en büyüğünü yaşattı. 2000 yılının Eylül ayında umut ve heyecanla

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

UZMAN ÇOCUK GÜVENLİĞİ TAVSİYE VE DESTEK

UZMAN ÇOCUK GÜVENLİĞİ TAVSİYE VE DESTEK UZMAN ÇOCUK GÜVENLİĞİ TAVSİYE VE DESTEK KCS Danışmanlık Uluslararası okulları ve organizasyonları çocuklarınız için daha güvenli hale getirir Uluslararası lider uzamanlardan ve kuruluşlardan direk bilgiye

Detaylı

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Oyun yoluyla çocuklarla çalışmayı isteyen profesyonellere özel bir atölye çalışması I. Düzey: 20 21 Ekim II. Düzey: 22 23 Ekim Deneyimsel Oyun Terapisi (Experiential

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU

ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU 2012-2013 Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmeni Bölüm Şefi Zuhal ALTINTAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ Bu faaliyet ile çocuk

Detaylı

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi Görüşlerini ifade etmek ve kendisiyle ilgili kararlara etki edebilmek

Detaylı

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİ BURSA İL EYLEM PLANI

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİ BURSA İL EYLEM PLANI SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİ BURSA İL EYLEM PLANI ÇALIŞMA ALANI MÜDAHALE AKTİVİTE SÜRE UYGULAYICI İHTİYAÇ KAYNAK RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLARA ULAŞMA / SOSYAL MOBİLİZASYON

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI AKTİF EĞİTİM -SEN Aktif Eğitimciler Sendikası BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI Aktif Eğitim-Sen - 2015 2 AKTİF EĞİTİM-SEN Beştepe Mahallesi 33. Sokak Nu.:13 Yenimahalle/ ANKARA Tel:

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

Dilşad Koloğlugil 2005 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun oldu.

Dilşad Koloğlugil 2005 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun oldu. Aylin Sezer 2005 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü lisans programından "Kıskançlıkta Cinsiyet Farklılıkları: Evrimsel Hipotezin Testi" başlıklı tezini tamamlayarak fakülte birincisi

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ AKADEMİ BİRLİĞİ YÖNERGESİ Birinci Bölüm Genel Hükümler Amaç Madde 1 tarafından yürürlüğe konan bu yönergenin amacı, Akademi Birliği nin amacını, görev, yetki ve çalışma alanlarını düzenlemektir. Tanımlar

Detaylı

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ DÜNYANIN EN BÜYÜK MARKALARI, GÖRMENİN ÖTESİNE GEÇTİLER. Onlara Katılın, Bugün. GÖRMENİN ÖTESİNDE GELİŞMEK Karanlıkta Diyalog Nedir? Karanlıkta Diyalog atölye çalışmaları

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENİ LİSESİ R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 2010 2011 Bilgili olduğumuz oranda özgür oluruz. Sokrates 9. S ı n ı f l a r LĠSELĠ OLMAK ve REHBERLĠK SERVĠSĠNĠN TANITIMI Sevgili

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi İlke Beyanı: 3M çalışma ortamındaki herkes, kendisine saygıyla davranılmasını hak eder. Saygı göstermek, her bir kişiye eşsiz yetenekleri, geçmişi ve bakış

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

ÇOCUK GELİŞİMİ ALANI GENEL BİLGİLER

ÇOCUK GELİŞİMİ ALANI GENEL BİLGİLER ÇOCUK GELİŞİMİ ALANI GENEL BİLGİLER Çocuk gelişimi ve eğitimi ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların hangi yaş düzeyindeki çocuklara ve gençlere kazandırılacağı hakkında bilgi veren, çocuğun

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK. #dogrusozluk

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK. #dogrusozluk SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK Merhaba, Neredeyse her gün gazete ve TV lerde karşılaştığımız manşetler, haberler, diziler ve sinema filmleri bizi bu kitapçığı hazırlamaya yönlendirdi. Türkiye de

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

YÖNETMELİK. a) Merkez (ODÜZEM): Ordu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezini,

YÖNETMELİK. a) Merkez (ODÜZEM): Ordu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezini, 4 Haziran 2014 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29020 Ordu Üniversitesinden: YÖNETMELİK ORDU ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI

Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Doğum Tarihi: 1980 E-posta: npekel@baskent.edu.tr Tel: 0 312 246 66 66-1645 (Dahili) Faks: 0 312 246 663 Adres: Başkent Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji

Detaylı

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 Bu Yönerge, Cumhuriyet Üniversitesi nin ulusal ve uluslararası akademik

Detaylı

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER SAYI: 1 ANASINIFI I. PYP SORGULAMA ÜNİTESİ VELİ BÜLTENİ DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA: Kim Olduğumuz SÜRE: 22.09.2014-31.10.2014 ANA FİKİR: Fiziksel özelliklerimi ve ilgi alanlarımı bilmek kendimi tanımamı sağlar.

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, İstanbul Üniversitesi Kariyer

Detaylı

Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü

Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Psikoloji Psikoloji bilimi, insanı anlamada bu bütünsel bakış açısını koruyan bir yaklaşım sergiler. Amacı insanı daha iyi anlamak ve ona yardımcı olmaktır. Psikoloji,

Detaylı

Hakkımızda GHA 2007 / 2

Hakkımızda GHA 2007 / 2 Tanıtım Hakkımızda Kurucumuz, yaşam ile ilgili araştırma, deneyim, gözlem ve eğitim ile hayatın bilinçle uygulanması gereken bir süreç olduğunu belirledi ve bu bilincin insanlığa verilmesini hedefledi.

Detaylı

A1 : Alanya da yaşayan her bireyin daha sağlıklı ve daha huzurlu yaşaması.

A1 : Alanya da yaşayan her bireyin daha sağlıklı ve daha huzurlu yaşaması. 10.BELEDİYE TABİPLİĞİ A1 : Alanya da yaşayan her bireyin daha sağlıklı ve daha huzurlu yaşaması. A1.H1: Belediye tabipliği tarafından engelli bireyler için ücretsiz fizyoterapi hizmetinin verilmesi; böylece

Detaylı

ÇOCUK VE GENÇLİK DESTEK MERKEZİ

ÇOCUK VE GENÇLİK DESTEK MERKEZİ ÇOCUK VE GENÇLİK DESTEK MERKEZİ Projenin Süresi Projenin amaçları Ortaklar Hedef gruplar Nihai Yararlanıcılar 1 Beklenen Sonuçlar 15 ay Genel Amaç: Cinsel istismara uğramış ve bu nedenden dolayı sosyal

Detaylı

1 Öğretmenlere Öneriler ÖĞRETMENLERE ÖNERĠLER

1 Öğretmenlere Öneriler ÖĞRETMENLERE ÖNERĠLER 1 Öğretmenlere Öneriler ÖĞRETMENLERE ÖNERĠLER 2 Öğretmenlere Öneriler Giriş Okul yaşantısı içinde öğrenci için en önemli unsur öğretmendir. Üstün yetenekli öğrencilere uygun eğitimin sağlanmasında öğretmenlere

Detaylı

T.C. MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KADIN DANIŞMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

T.C. MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KADIN DANIŞMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KADIN DANIŞMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1: Bu yönetmeliğin amacı, Kadın Danışma Merkezindeki hizmetin tür ve niteliğini, işleyişini, işleyişine

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman

Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman YAS SÜREÇLERİ NİLÜFER ARDA ÖMER PAMUK Önemli bir kayıp yaşayan kişi, hayatını yeniden

Detaylı

SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Sinop Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı

Detaylı

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI Bölgesel Yenilik Stratejisi Çalışmaları; Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi İstanbul Bölgesel Yenilik Stratejisi Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi Önemli Not: Bu anketten elde

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır?

ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır? ECE Hizmetleri Yoksullara Nasıl Yaygınlaştırılır ve Kadınlar için Güçlendirme Stratejisi Olarak Nasıl Kullanılır? Kadın ve Çocuk Merkezleri ECE Hizmetleri Sunan Kadın Kooperatifleri Kadın Emeğii Değerlendirme

Detaylı

Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı. Sayın Milletvekili, konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmaya gayret etmekteyiz.

Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı. Sayın Milletvekili, konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmaya gayret etmekteyiz. Sayın Milletvekili, Otizm spektrum bozukluğu (OSB) yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nörogelişimsel bozukluk olup belirli davranış ve öğrenme özellikleri ile kendini göstermektedir. Şu an

Detaylı

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013

TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI. 1 Haziran-30 Ağustos 2013 TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ MERKEZ TRAVMA BİRİMİ GEZİ PARKI EYLEMLERİNDEN ETKİLENENLERE YÖNELİK PSİKOSOSYAL DESTEK ÇALIŞMALARI 1 Haziran-30 Ağustos 2013 Türk Psikologlar Derneği Travma, Afet ve Kriz Birimi

Detaylı

4. Mavi Yakalılarda İK Yönetimi Zirvesi www.hrdergi.com

4. Mavi Yakalılarda İK Yönetimi Zirvesi www.hrdergi.com Örme, boyama, ev tekstili ve hazır giyim konularında üretim yapmaktadır. Birlikte çalıştığı fason firmalarla birlikte yaklaşık 10.000 kişiye istihdam imkanı yaratan Yeşim Tekstil, kendi alanında dünyanın

Detaylı

BİZ SİZ HEPİMİZ. Biz: Hakkımızda I Siz: Misyonumuz I Hepimiz: Vizyonumuz

BİZ SİZ HEPİMİZ. Biz: Hakkımızda I Siz: Misyonumuz I Hepimiz: Vizyonumuz www.tugva.org BİZ Türkiye Gençlik Vakfı, merkezi Türkiye, çalışma alanı dünya olan, yenilikçi olmaktan ve icat çıkarmaktan çekinmeyen yeni nesil gençlik vakfı dır. TÜGVA, geleneklerine bağlı kalarak, çağın

Detaylı

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU Uyguladığı kooperatif modeli ile eğitimde ülkemizde tek ve örnek bir kurum olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi, kurulduğu tarihten bu yana hep eğitimin

Detaylı

Türk filmleri günü!..

Türk filmleri günü!.. Neşeyle kutladılar Beşiktaş Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi ile birlikte ortaklaşa düzenlenen Meslek Edindirme Kursları'ndan Bilgisayar Kursu öğrencileri 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü neşeyle kutladı,

Detaylı

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06. 2009 EĞİTİM İŞ EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASI ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.2009 ARAŞTIRMANIN AMACI Araştırmanın

Detaylı

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT 23 27 TEMMUZ 2010 GELECEĞĠN LĠDERLERĠ ĠSTANBUL DA BULUġUYOR. AIESEC İstanbul Tomtom mah. İstiklal Cad. Nuru Ziya sok. NO:32/5 Beyoğlu İstanbul Tel: +90 212 293 8836,

Detaylı

Sayı: 2002/3 FAALİYET TEKNİK RAPORU

Sayı: 2002/3 FAALİYET TEKNİK RAPORU Sayı: 2002/3 FAALİYET TEKNİK RAPORU 2002 Sayfa No: İÇERİK Kapak İçerik 1. AKEV Hakkında 2. Mütevelli Heyeti 3. Özet 4. Faaliyetler ve çıktılar 5. Genel Başarı Göstergeleri 6. Kurum Hedeflerine ulaşımın

Detaylı

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı; Düzce Üniversitesi nde öğrenim gören engelli öğrencilerin öğrenim

Detaylı

On Combatting Youth Unemployment in Accession Countries: Common Problems, Common Solutions

On Combatting Youth Unemployment in Accession Countries: Common Problems, Common Solutions On Combatting Youth Unemployment in Accession Countries: Common Problems, Common Solutions SARIYER MUNICIPALITY Şükrü GENÇ Mayor of Sarıyer DEĞERLİ ARKADAŞLAR, 20 li yaşlarımdan bu yana, hem öğrencilik

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir? Rehberlik Nedir? Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri; bireyin kendini tanıması, anlaması, sahip olduğu gizil güçleri keşfetmesi, geliştirmesi ve bulunduğu topluma aktif uyum sağlayarak kendini gerçekleştirmesi

Detaylı

KADIN DOSTU KENTLER - 2

KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde

Detaylı

Uygulanması: Kartal Yaşam Kalitesini Yükseltme Merkezi (Kartalite) Projesi. 1.2. Proje Yürütücüsünün Adı ve Soyadı, Fakültesi/Bölümü:

Uygulanması: Kartal Yaşam Kalitesini Yükseltme Merkezi (Kartalite) Projesi. 1.2. Proje Yürütücüsünün Adı ve Soyadı, Fakültesi/Bölümü: 1.1. Projenin Adı: Yaşayan Değerler Programının 4-6 Yaş Çocuklarda Uygulanması: Kartal Yaşam Kalitesini Yükseltme Merkezi (Kartalite) Projesi 1.2. Proje Yürütücüsünün Adı ve Soyadı, Fakültesi/Bölümü: İdil

Detaylı

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı; İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ndeki tüm fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görmekte olan öğrencilere

Detaylı

Çocuklarla El Ele Ebeveynlik (Connection Parenting)

Çocuklarla El Ele Ebeveynlik (Connection Parenting) Çocuklarla El Ele Ebeveynlik (Connection Parenting) Programın Amacı Bu program Amerika da Connection Parenting/Çocuklarla El Ele Ebeveynlik kitabının yazarı Pam Leo tarafından anne ve babalar için hazırlanan

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM

UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM ARS Training, profesyonel iş dünyasında gereksinim duyulan eğitim ve danışmanlık hizmetlerini bütünsel yaklaşımla, duygu ve davranışları temel alarak uygulayan bir eğitim

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014

KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014 KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014 2014 yılında Kadın Dayanışma Vakfı Danışma Merkezi ne 354 kadın başvurdu. 101 kadın yüz yüze başvuru yaparken,

Detaylı

TEB KOBİ BANKACILIĞI

TEB KOBİ BANKACILIĞI TEB KOBİ BANKACILIĞI Türkiye de KOBİ ler İşletme Büyüklüğü İstihdam Grubu (Çalışan Sayısı) İşletme Sayısı (2013) % Mikro 1 9 3.303.073 93,68% KüçükÖlç.İşl. 10 49 190.514 5,40% OrtaB.İşl. 50 249 27.330

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

YÖNETMELİK. Adıyaman Üniversitesinden: ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. Adıyaman Üniversitesinden: ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 27 Mayıs 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 29012 Adıyaman Üniversitesinden: YÖNETMELİK ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ Her insan, yaşamını

Detaylı