kitap indd :07:08

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "kitap01-8243.indd 1 02.04.2014 14:07:08"

Transkript

1 kitap indd :07:08

2 TÜRKİYE DİYANET VAKFI HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDEN GÜNÜMÜZE YETİMLERİN HİMAYE EDİLMESİ KORUYUCU Aİ LE OLMAK Editör Redaksiyon Tasarım Dizgi Kapak Fotoğraf : Bedriye YILMAZ : Mahmut DEMİR : Emre YILDIZ : Kâmil YALÇINKAYA : Abdullah AKKOYUNLU ISBN Y Ankara 2014 Bütün Hakları Türkiye Diyanet Vakfı na aittir. 1. Baskı, Mart 2014, Ankara, adet. TÜRKİYE DİYANET VAKFI Yayın Matbaacılık ve Ticaret İşletmesi Alınteri Bulvarı 1256 Sokak No: 11 Yenimahalle / ANKARA Tel: (pbx) Faks: web: e-posta: kitap indd :07:08

3 HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDEN GÜNÜMÜZE YETİMLERİN HİMAYE EDİLMESİ KORUYUCU AİLE OLMAK KAGEM KADIN AİLE VE GENÇLİK MERKEZİ kitap indd :07:08

4 kitap indd :07:09

5 İÇINDEKILER 5 İÇINDEKILER 7 TAKDİM Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ 11 KITAP HAKKINDA BİRİNCİ BÖLÜM 17 KUR ÂN BAĞLAMINDA KIMSESIZ ÇOCUKLAR VE SORUMLULUKLARIMIZ Prof. Dr. İbrahim Hilmi KARSLI 37 HZ. PEYGAMBER DÖNEMINDE YETIM VE KIMSESIZ ÇOCUKLARIN HIMÂYE EDILMESI Yard. Doç. Dr. Ayşe Esra ŞAHYAR 59 OSMANLI TOPLUMUNDA KORUYUCU AILE UYGULAMASI Yard. Doç. Dr. Abdullah BAY 83 KORUYUCU AILE HIZMETLERI Doç. Dr. Cengiz ÖZBESLER 101 KORUNMA GEREKSINIMI OLAN ÇOCUKLAR; KURUM BAKIMI VE KORUYUCU AILE SISTEMI Prof. Dr. Neşe EROL, Prof. Dr. Zeynep ŞİMŞEK 5 kitap indd :07:10

6 6 KORUYUCU AİLE OLMAK İKİNCİ BÖLÜM 157 PROTOKOL KONUŞMALARI Hicret TOPRAK Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ Fatma ŞAHİN 179 KORUYUCU AİLE PANEL Oturum Başkanı: Prof. Dr. Raşit KÜÇÜK 183 NİÇİN KORUYUCU AİLE OLMAK GEREKİR? Abdulkadir KAYA 191 DINI AÇIDAN KORUYUCU AILE Dr. Ülfet GÖRGÜLÜ 199 VAZGEÇME! Vedat YILDIZ 205 MÜZAKERELER ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 221 KORUYUCU AILELIK UYGULAMASI ILE İLGILI DIYANET İŞLERI BAŞKANLIĞI DIN İSLERI YÜKSEK KURULU GÖRÜŞÜ 225 KORUYUCU AILE ADAYLARI İÇIN BILGILENDIRME 233 AILE VE SOSYAL POLITIKALAR BAKANLIĞI ILE TÜRKIYE DIYANET VAKFI ARASINDA İŞBIRLIĞI PROTOKOLÜ 238 AILE VE SOSYAL POLITIKALAR BAKANLIĞI ILE DIYANET İŞLERI BAŞKANLIĞI ARASINDA İŞBIRLIĞI PROTOKOLÜ kitap indd :07:10

7 TAKDİM Rahman ve Rahim olan Allah ın adıyla. İslâm toplumlarını ayakta tutan temel dinamiklerden biri, hiç kuşkusuz aile müessesesidir. Aile, sadece anne, baba ve çocuklardan oluşan nicel bir birliktelik değil, nitelikli bir birlikteliğin adıdır. Aynı şekilde nikâh, sadece iki insanı bir araya getiren bir akit değil, iki kalbi buluşturan, iki kalp arasında sevgi, rahmet, meveddet ve muhabbet bağı oluşturan ve bütün bunlardan meyveler meydana getiren güzel bir birlikteliktir. Aile, kelime anlamı itibariyle sürekli ihtiyaca işaret etmektedir. Bu ihtiyaç sadece anneye, babaya, maddeye ve paraya olan ihtiyaç değildir. Bu ihtiyaç her şeyden önce sevgiye, rahmete, muhabbete, meveddete, huzur ve sükûnete olan ihtiyaçtır. Çeşitli nedenlerle toplum içinde korunmaya muhtaç, kimsesiz ya da terk edilmiş çocuklar, en çok da sevgi ve şefkate, sıcak, huzurlu ve mutlu bir aile ortamına ihtiyaç duymaktadır. Kur an-ı Kerim, yetimlerin himaye edilmesini istemiş (Bakara, 2/83,220; Nisa, 4/6,36), yetimi itip kakan ve yoksulu gözetmeyen kimseleri kınamıştır (Mâûn, 107/2-3). Ailenin öz çocuğu gibi telakki edilen evlatlık sistemi İslâm da yasaklanmış olmakla birlikte (Ahzab, 33/4-5), yetimlerin himaye edilmesi, İslam toplumlarında 7 kitap indd :07:10

8 8 KORUYUCU AİLE OLMAK büyük bir sorumluluk olarak telakki edilmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), yetimlerin bakımını üstlenip onlara kol kanat geren kimseleri cennetle (Tirmizi, Birr ve Sıla, 14) ve cennette beraber olmakla müjdelemiş (Buhari, Talak 25), en hayırlı evin, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu ev olduğunu bildirmiştir (İbn Mace, Edeb, 6). Ayrıca o (sas), babası savaşta şehit düştüğü için yetim kalan Beşir b. Akrabe ye Ben senin baban olayım, Âişe senin annen olsun, istemez misin? diyerek sahip çıkmış ve onun bakımını üstlenmiştir (İbn Hacer, İsabe I, 302). Bilindiği gibi Hz. Musa, bebekliğinde Hz. Asiye tarafından himaye edilmiştir (Kasas, 27/7-13). Kendisi yetim ve öksüz kalan, dedesi ve amcası tarafından himaye edilen Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), Hz. Ali yi çocukluğunda himayesi altına almıştır. İslâm ın ilk yıllarından itibaren Müslüman toplumlar, Kur an-ı Kerim in ve sünnet-i seniyyenin sosyal yardımlaşma ve dayanışma, toplumda yetimler gibi ilgi ve desteğe muhtaç kesimlere sahip çıkılmasına yönelik tavsiyelerini hayata geçirmişlerdir. Bu çerçevede kimsesiz çocuklarla ilgili dinî-hayrî kurumlar oluşturdukları gibi gerekli dinî hassasiyetleri göstermek kaydıyla bu çocukları ailelerin himayelerine de vermişlerdir. Bütün bu ilke, örnek ve uygulamalar, koruyucu aile konusunda bizlere dinî bir bakış açısı sunmaktadır. Netice itibariyle İslâm ın bizlerden istediği hassasiyetlere riayet edildiği müddetçe koruyucu aile müessesenin işletilmesinde dinen herhangi bir sakıncanın olmadığı bilinmelidir. Kimsesiz bir çocuğa sahip çıkmak, bir yetimin başını okşamak, evini ve gönlünü yetimlere açmak, onların maddî ve manevî ihtiyaçlarını karşılamak, onları eğitmek ve topluma kazandırmak dinî ve insanî bir sorumluluktur. Unutulmamalıdır ki nesli korumak, dinimizin ana gayelerinden biridir. Çocuklar, hayatın süsü ve göz aydınlığıdır. Cenab-ı Hakkın bizlere birer emanetidir. Geleceğimizin teminatıdır. kitap indd :07:10

9 9 Hz. Peygamber Döneminden Günümüze Yetimlerin Himaye Edilmesi: Koruyucu Aile Olmak adlı bu güzel eserin hazırlanmasından basım aşamasına kadar geçen süreçlerde emeği geçen herkese teşekkür ediyor; toplum olarak kimsesiz çocuklara sahip çıkma konusunda eserin yeni ufuklar açarak farkındalık ve bilinç oluşturmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Prof. Dr. Mehmet Görmez Diyanet İşleri Başkanı ve TDV Mütevelli Heyeti Başkanı kitap indd :07:10

10 kitap indd :07:10

11 KITAP HAKKINDA Aileler tarafından muhtaç ve yetimlerin korunup himaye edilmesi, insanlığın varoluşuna kadar uzanan tarihi bir derinliğe ve tüm dünyaya yayılan coğrafi bir genişliğe sahiptir. Yüce kitabımız Kur an-ı Kerim de yetimlerin himaye edilmesine büyük önem atfedilmiştir. Yüce Allah birçok ayetinde, yetimlere iyi davranma, onları gözetip kollama, durumlarını düzeltme ve haklarını korumayı buyurmuş, hatta onların aile içine alınarak yetiştirilmesini teşvik etmiştir. Bu teşviklerin Peygamber Efendimiz ve O nun örnekliğini takip eden güzide ashabında olduğu gibi, sonraki İslam toplumlarında da karşılık bulduğunu, anne baba sevgisinden ve bir ailenin sıcaklığından mahrum kalan kimsesiz çocukların, onları koruyup gözeten, örnek olup yetiştiren ve topluma kazandıran müşfik ailelerin himayesinde yetiştirildiklerini tarihi kayıtlarda görmekteyiz. Bu kitap, Hz. Peygamber döneminden günümüze kadar tarihteki farklı uygulamalarıyla birlikte yetim ve kimsesiz çocukların himayelerini ve İslam dininin bu konudaki temel prensiplerini ortaya koymak amacıyla hazırlandı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı nın Gönül Elçileri adıyla yürüttüğü Koruyucu Aile Projesi güncel bir uygulama olarak bu kitabın hareket noktası olmuştur. 11 Bu çerçevede, kitabın ilk bölümü konuyla ilgili olarak Kur an-ı Kerim in ilgili ayetlerinin değerlendirilmesine ve Hz. Peygamkitap indd :07:10

12 12 KORUYUCU AİLE OLMAK ber dönemi ile İslam tarihinin bir kesitindeki yetim hamiliği örnekliklerine ayrıldı. Ayrıca bu bölümde güncel bir konu olarak Koruyucu Ailelik uygulamasına ilişkin bilgilere de yer verildi. Kur an Bağlamında Yetim ve Kimsesiz Çocuklara Karşı Sorumluluklarımız başlıklı makalede Prof. Dr. İbrahim Hilmi Karslı, konuyu Kur an merkezli olarak anlatmaktadır. Hz. Peygamber Döneminde Yetim ve Kimsesiz Çocukların Himaye Edilmesi başlıklı makalede ise Dr. Ayşe Esra Şahyar, İslam ın ilk döneminde yetimlere kol kanat gerip, koruyup yetiştiren çok sayıda örneği bizlere sunmaktadır. Osmanlı Toplumunda Koruyucu Aile Uygulaması başlığı altında Dr. Abdullah Bay, tarihi bir kesitte uygulamanın örneklerini gözler önüne sermektedir. Doç. Dr. Cengiz Özbesler Koruyucu Aile Hizmetleri, Prof. Dr. Neşe Erol ile Prof. Dr. Zeynep Şimşek Korunma Gereksinimi Olan Çocuklar; Kurum Bakımı ve Koruyucu Aile Sistemi başlıklı yazılarıyla konuyla ilgili güncel durumu ortaya koymuşlardır. İkinci bölüm, Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Aile ve Gençlik Merkezi tarafından 29 Mayıs 2013 tarihinde Koruyucu Aile projesi çerçevesinde gerçekleştirilen protokol ve panel konuşmalarından oluşmaktadır. Bölümün ilk kısmında TDV KAGEM Müdürü Hicret Toprak, Diyanet İşleri Başkanı ve Türkiye Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin in koruyucu ailelik/yetim hamiliği nin önemini ortaya koydukları konuşmaları yer almaktadır. İkinci kısımda ise panel konuşmalarına yer verilmiştir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü Abdulkadir Kaya, koruyucu aile felsefesinin neliği, niçin koruyucu aileliğe ihtiyaç olduğu, koruyucu ailenin özellikleri, kimlerin koruyucu aile olabileceği ve koruyucu ailelere tanınan haklar üzerinde durmaktadır. Dr. Ülfet Görgülü, dini açıdan koruyucu aileliği, Kur an-ı Kerim in sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya ilişkin prensipleri, özellikle yetimlere sahip çıkılmasına yönelik tavsiyeleri ile Peygamber Efendimiz in bu konudaki söz ve uygulamalarının örnekliğinde anlatmaktadır. Ayrıca bir örnek uygulama olarak Vedat Yıldız, kitap indd :07:10

13 13 hamiliğini yaptığı kızının mektubu eşliğinde, koruyucu ailelik sürecindeki tecrübelerini samimiyetle paylaşmaktadır. Koruyucu aile adaylarına ve KAGEM Koruyucu Aile projesine destek veren eğiticilere yol gösterici olmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu nun konuyla ilgili görüşüne, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından koruyucu aile olmak isteyenler için hazırlanmış olan rehber nitelikli bilgilere, ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile kurumumuz arasındaki işbirliği protokolüne kitabın ekleri arasında yer verilmiştir. Bu kitabın ortaya çıkmasında katkıları bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı na, proje uygulayıcısı eğiticiler ile gönül elçilerine teşekkürü borç biliriz. TDV KAGEM kitap indd :07:10

14 kitap indd :07:12

15 BİRİNCİ BÖLÜM kitap indd :07:13

16 Sana yetimler hakkında soruyorlar. De ki: Onları iyi yetiştirmek yüz üstü bırakmaktan daha hayırlıdır. Eğer onlarla birlikte yaşarsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. BAKARA, 2/220 G Yetime kol kanat geren kimse ve ben cennette yan yana olacağız. BUHÂRÎ, TALÂK, 25 kitap indd :07:14

17 KUR ÂN BAĞLAMINDA KIMSESIZ ÇOCUKLAR VE SORUMLULUKLARIMIZ Din: İnsana, Varlığa Rahmet Yüce Rabbimiz, nihayetsiz merhamet ve şefkat sahibidir. 1 O nun insanlığa yaptığı son çağrı olan Kur an-ı Kerim ın temel vasıflarından biri rahmet oluşudur. 2 Göndereni ve insanlığa tebliğ ettiği mesajı rahmet ve merhamet karakterli olan Allah Resulü de elbette ki bu vasıftan uzak kalamazdı. Nitekim Yüce Kur an, onun da âlemlere rahmet olarak gönderildiğini bizlere haber verir. 3 Bütün bu tespitleri birlikte düşündüğümüzde, bu dinin mensuplarından talep ettiği hayat tarzının da, şefkat ve merhamet karakterli olması gerektiği sonucuna varırız. Peygamberlerin davet mücadeleleri iki amaç etrafında toplanır: İnsanın rabbiyle ve insanın insanla olan ilişkilerini düzenlemek. Peygamberler, bir taraftan insanı yalnızca Allah a ibadet/ kulluk etmeye, sahte ilahların tasallutundan onu kurtarmaya davet etmişlerdir. Diğer taraftan da insanın ezilmesine, şeref ve haysiyetinin örselenmesine yol açan sosyal şartları değiştirmek için çalışmışlardır. Nitekim dinin bu temel yaklaşımı, şu şekilde de özetlenmiştir: İslam; Allah Teâlâ yı tazim etmek, yani bütün eksiklik ve noksanlıklardan O nu tenzih etmek, kullarına da iyilik ve ihsanda bulunmaktır. 1 Fatiha, 1/3. 2 Yunus, 10/57. 3 Enbiya, 21/107. Prof. Dr. İbrahim Hilmi Karslı Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi 17 kitap indd :07:15

18 18 KORUYUCU AİLE OLMAK Mazlumların korunması, İlâhî İrade nin bir gereğidir. 4 Bu da kültürümüze Zalimin zulmü varsa, mazlumun da Allah ı vardır ifadeleriyle geçmiştir. Bu temel yaklaşımın bir neticesi olarak da Peygamberlere mazlumları, kimsesizleri koruma görevi verilmiştir. Rabbimiz elçilerine, çaresiz kalmış insanların elinden tutmalarını, insan onuruna yakışır şerefli bir hayat sürmeleri için çaba sarf etmelerini emretmiştir. Peygamberler, haksızlığın, sömürünün olmadığı, yardımlaşma ve dayanışma gibi değerlerin yaygınlaştığı bir toplum için çalışmışlardır. Bütün bunlar teoride kalmamış, ilk müminlerin oluşturduğu cemiyet hayatında ideal manada uygulanmıştır. Böylece peygamberlerin çevresinde adalete bağlı, aynı zamanda merhamet duygusuyla dopdolu insanlar yetişmiştir. Çünkü nebevî uygulamada Allah ın hakkı önemli olduğu gibi kul hakkı da önemlidir. Hz. Peygamber: Yetimlerin, Kimsesizlerin Sığınağı Daha ilk surelerde yetimin elinden tutması, ona destekçi olması, Resul-i Ekrem Efendimize emredilmiştir. Çünkü savaşlarda yahut da şu veya bu şekilde anne babaları vefat eden çocukların mallarına yakınları tarafından el konuyor, haksız bir muameleye maruz kalıyorlardı. Bu sosyal bir yaraydı. Toplumun en zayıf ve güçsüz kesimi böyle bir muameleye maruz kalıyordu. Herkesin gözü önünde yetim malı yeniyor, hak ve hukuku çiğneniyordu. Ne var ki onların ağlayıp sızlamalarını işitecek, onlara sahip çıkacak bir makam, bir mevki de yoktu. Korumasız bir durumda bulunuyorlardı. Çünkü Vurgun vuranındır kabilinden bir sistem hâkimdi. İşte böyle bir ortamda Allah ın elçisi gönderilmiş, ilk vahiyler gelmeye başlamıştı. Hz. Peygambere kendisinin de bir yetim olduğu ve Rabbinin 4 Kasas, 28/5-6. kitap indd :07:15

19 BİRİNCİ BÖLÜM 19 kendisini himaye edip koruduğu hatırlatılarak yetimlere kötü davranmaması emredilmiştir. 5 Yetim Arapçada yalnız, tek başına kalan kimse demekti. Yavaş giden, geride kalan anlamına da gelmekte idi. Artık Rahmet Elçisi, yetimlerin dışlanmasına fırsat vermeyecek; yalnızlıklarını gidererek onlara dost olacaktı. Yine hayat mücadelesinde yetimler geride kalmıştı. Artık peygamber ellerinden tutacak, engelleri aşıp herkesle beraber Allah yolunda koşmayı onlara öğretecekti. İslam davetinin geldiği dönemlerde kadınlar ve yetimler risk guruplarını oluşturuyordu. Hak ve hukuk ihlallerinden en fazla mağdur olan kesimler onlardı. Acımasız hayat şartları altında korumasız ve çaresiz idiler. Kabile savaşlarının doğurduğu olumsuz şartlar, iyice onları bunaltmış, canlarından dahi bezdirmişti. İşte bu ortamda gelen İslam daveti, yetimleri ve kadınları himaye etmiştir. İlgili Kur an ayetleri, yine Peygamber Efendimizin söz ve uygulamaları bunun apaçık belgeleridir. Yetimlerle ilgili olarak gelen ilk ayetlerde şu uyarıların yapıldığını görüyoruz: Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz. 6 Sakın yetimi aşağılama. 7 Gördün mü o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. 8 Tekrarlanan bu uyarılarla yetimler hakkında bir farkındalık oluşturulmuştur. Kanayan toplumsal yaraya dikkatler çekilmiştir. Bizzat Allah Resulü nün kendi yetimlik tecrübesinden işe başlanmıştır. Çünkü o öksüz kalmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyordu. Doğmadan önce babasını, çocuk yaşında iken de annesini kaybetmişti. Dolayısıyla o, anne baba yokluğunun, onların sevgi ve şefkatinden mahrum kalmanın, çocuğun ruh 5 Duha, 93/9. 6 Fecr, 89/17. 7 Duhâ, 93/6. 8 Mâûn, 107/1-3. kitap indd :07:15

20 20 KORUYUCU AİLE OLMAK dünyasında açtığı yaraların acısını bilfiil çekmişti. Onların nasıl tedavi edileceğini de pekâlâ biliyordu. Bu açıdan, konunun İslam davetinin lideri olan peygamberin şahsında ele alınması, oldukça anlamlı ve hikmetli bir yaklaşımdı. Aslında Kur an ın bu yaklaşım tarzı, sadece Hz. Peygamber in şahsıyla da sınırlı değildi. İlâhî İrade, genelde bütün Müslümanların konuya iyice nüfuz etmelerini ve kimsesiz yetim çocukların problemlerini dert edinmelerini istiyordu. Bu amaçla da onlara kendi çocuklarının yetim kaldıklarını farz edip bu durumu hayal etmelerini tavsiye ediyordu. Böylece Kur an, yetimlerin içerisinde bulundukları halet-i ruhiye ile müminlerin empati kurmalarını, benzer bir durumla karşılaşmalarının ne derece tedirgin edici olduğunu onlara hatırlatıyordu. Kur an, muhatapların acıma ve şefkat duygularını harekete geçirmenin en etkili metodunu kullanmaktaydı. Çünkü bir baba açısından, kendisinin vefat etmesi ve henüz ihtiyaçlarını karşılayabilecek çağda olmayan aciz, biçare çocuklarını başkalarının eline bakar bir vaziyette terk etmesi, oldukça etkileyici ve dokunaklı bir durumdu. İşte Yüce Kur an, müminlere kendi çocuklarının da aynı duruma düşebileceklerini hatırlatarak, merhamet duygularının ve vicdani hassasiyetlerinin uyanmasını hedefliyor ve şöyle diyordu: Arkalarında eli ermez, gücü yetmez küçük çocuklar bıraktıkları takdirde, onların halleri nice olur diye endişe edenler, yetimlere haksızlık etmekten de öylece korksunlar da Allah ın cezalandırmasından sakınsınlar ve doğru söz söylesinler. 9 Kur an, yetimlere ve kimsesizlere yardımcı olmanın, onlara güzel imkânlar sağlayıp durumlarını düzeltmenin çok hayırlı bir amel olduğunu bizlere bildirir. Yetimlerin müminlerin kardeşleri olduğunu, dolayısıyla aynı çatı altında onlarla beraber yaşamanın önemini vurgular. 10 İnsan olan nasıl ki kardeşini atamazsa, din kardeşini de atamaz, kardeşlik hukukunu çiğ- 9 Nisa, 4/9. 10 Bakara, 2/220. kitap indd :07:15

21 BİRİNCİ BÖLÜM 21 neyemez. Çünkü kardeşlik hukuku, kardeşin durumunu düzeltmek ve onun yararına çalışmaktır. Aksi halde onlar kardeş değil, bir yabancı veya bir düşman olarak yetişebilirler. Bu ise sosyal hayatımızda büyük gedikler açabilir. 11 Ayette kardeş kelimesinin kullanılması dikkat çekicidir. Çünkü insan, ahlaki değerleri iyice özümsemediği zaman, dışlamaya ve ötekileştirmeye eğilimlidir. Adalet ve ölçülü olmaktan sapabilir. İşte böyle bir muameleye maruz kalmaması için, öksüzle ilgili olarak Kur an ın burada özellikle kardeş kelimesini kullandığı düşünülebilir. Bununla yetimi hafife alıcı bir algıyı veya önyargıyı önlemeyi ve ailenin asli bir üyesi olarak onu görmeyi hedeflediği anlaşılmaktadır. Yine bu bağlamda Hz. Peygamberin Allah tan korkun, çocuklarınız arasında adaletli olun 12 uyarısını unutmamak gerekir. Sıcak aile ortamının sunduğu imkânlarla büyüyen şanslı bir çocuk kadar korunmaya muhtaç ve ezilmiş bir çocuk da aynı hakları beraberinde taşıyarak dünyaya gelir. Peygamber Efendimizin Her hak sahibine hakkını ver! 13 buyruğu kulaklardan silinmemelidir. 14 Aksi bir davranışın, yetim çocuğun duygularını yaralayacağı, onun narin kişiliği üzerinde telafisi mümkün olmayan tahrip edici etkiler yapacağı muhakkaktır. Bu yaklaşımla İslam, yetimlerin horlanmasını, dışlanmasını, kısaca hak etmedikleri bir muameleye maruz kalmalarını engellemeyi amaçlamaktadır. Yetimlerin bulundukları evde kendilerini bir sığıntı gibi hissetmemeleri gerekir. Böyle bir psikoloji ile büyüyenler, güçsüz, zayıf ve cılız yetişir, bu nedenle güçlü ve 11 Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur an Dili, Matbaa-i Ebüzziya, İstanbul 1935, I, Müslim, Hibe, Buhari, Savm, Heyet, Hadislerle İslam, DİB Yayınları, Ankara 2012, IV, 138. kitap indd :07:15

22 22 KORUYUCU AİLE OLMAK yaralı bireyler olamazlar. Güçsüz birey ise topluma her zaman yüktür, dezavantajlıdır. 15 Yine bu bağlamda Kur an, yetimlerin, kimsesizlerin onurlarını rencide edici şekilde davranmamanın 16 onlara iyi şekilde muamele dip güzel söz söylemenin 17 haklarıyla ilgili konularda en adil şekilde hareket etmenin 18 gerekliliğini bizlere anlatır. Çünkü hakları görmezden gelinerek ezilen çocuk, güveni, adaletin güzelliğini ve hak ettiğine kavuşmanın mutluluğunu tadamayacaktır. Daha da kötüsü, ileride kendinden zayıf olanları ezmeyi öğrenecek, yetersiz bir insan olarak kendisi gibi yetersiz evlatlar yetiştirecektir. Böylesine olumsuz bir döngünün toplumun geleceğini ne derece kötü etkileyeceği ortadadır. O halde çocuğun, bir insan olarak doğuştan sahip olduğu hakları çiğnenmemelidir. Layık olduğu değeri hissetmesi sağlanmalıdır. 19 Ensar da muhacirleri koruyup kayırmıştı Konumuzla ilgili olarak Medineli Ensar ın da hatırlanması gerekir: Çünkü onlar, yoksulun, çaresizin elinden tutulması ve korunması konusunda eşsiz bir örnek ortaya koymuşlardır. Çünkü onlar Mekke den Medine ye hicret eden muhacirleri bağırlarına basmış, evlerinde onları ağırlamışlardı. Muhacirler, evlerini, barklarını, eşlerini, çocuklarını Mekke de bırakarak bu şehre göçmüşlerdi. Medine ye vardıklarında, ne başlarını sokacakları bir evleri ne de karınlarını doyuracakları bir işleri, bir tezgâhları vardı. İşte tam bu sırada Allah ın elçisi Muhammed (s.a.v.), tarihte emsali görülmemiş bir iş yaptı. Mekke den gelen Muhacirlerle Medine deki Ensarı birbirine kardeş ilan etti. Bu, insanlık dur- 15 Cemal Ağırman, Fert ve Toplumun Yetim ve Öksüzlere Karşı Sorumlulukları, Çocuk Sorunları ve İslam Sempozyumu, Mâun, 107/ Bakara, 2/ İsra, 17/ Heyet, Hadislerle İslam, DİB Yayınları, Ankara, 2012, IV, 133. kitap indd :07:15

23 BİRİNCİ BÖLÜM 23 dukça, erdemli bir hayat yaşamak isteyenlerin, ilham alacakları eşsiz bir yardımlaşma örneğiydi. Ensar, Muhacirlere kapılarını ve gönüllerini açtı, mallarını onlarla paylaştı. Bu sırada göz kamaştıracak örnekler yaşandı. Meselâ Ensarın en zenginlerinden biri olan Sa d b. Rabî, tüm servetini ortaya koyarak kendisine kardeş ilan edilen Abdurrahman b. Avf a şöyle dedi: Bunların yarısı senin, yarısı da benim; istediğin gibi harcayabilirsin. 20 Medine nin kutlu yerlileri Ensar, Allah ın elçisine gelerek Hurmalıklarımızı muhacir kardeşlerimizle aramızda paylaştır dediler. 21 Başlangıçta muhacirler, kardeş ilan edildikleri Ensarın malına dahi varis oluyordu. Ancak bu daha sonra kaldırıldı 22 aralarındaki yardımlaşma ise devam etti. Kur an, bu tabloyu şu ifadelerle ebedileştirmiştir: Bunlardan önce Medine yi yurt edinip imana sarılanlar ise, kendi beldelerine hicret edenlere sevgi besler, onlara verilen ganimetlerden ötürü içlerinde bir kıskanma veya istek duymazlar. Hatta kendileri ihtiyaç duysalar bile o kardeşlerine öncelik verir, onlara verilmesini tercih ederler. Her kim nefsinin hırsından ve mala düşkünlüğünden kendini kurtarırsa, işte felah ve mutluluğa erenler onlar olacaklardır. 23 Müminler: Merhamet Topluluğu Merhamet duygusu, bozulmamış fıtratların bir özelliğidir. Aslında bu vasıf, doğuştan gelir ve insanlarda bir şekilde bulunur. Ancak almış oldukları eğitime göre güçlenir veya zayıflar. Merhamet duygusu gelişmiş kişiler, insanların yaşadıkları ıstırapları daha derinden hisseder. Onların dertleriyle dertlenir. Sorumluluk hissi ve vicdanı harekete geçer. Neticede destekçi ve yardımcı olmaya başlar. Sadece duygu olarak kalan şefkat ve 20 Buhari, Menakıbu l-ensar, Buhari, Müzaraa, Buhari, Kefâlet, 2; Feraiz, Haşr, 59/8-9. kitap indd :07:15

24 24 KORUYUCU AİLE OLMAK merhamet, pratiğe dönüşmedikçe erdemli bir davranış haline gelmez. Yüce Allah, insana sonsuz lütuf ve inayetiyle merhamette bulunmuştur. İnsandan istenen de kendi hemcinslerine karşı iyilikle ve güzellikle muamele etmesidir. Nitekim zenginliğiyle şöhret bulmuş Karun un şahsında insana şu çağrı yapılır: Allah ın sana iyilik ve ihsanda bulunduğun gibi, sen de (insanlara) iyilik ve ihsanda bulun. 24 Diğer taraftan Rabbimiz, insana olan rahmetinin devamlılığını kullarının birbirine olan merhametine bağlamıştır. Elçisi yoluyla da İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez 25 uyarısı bizlere yapılmıştır. Yine aynı mealde Rahmet Elçisi şöyle buyurmuştur: Allah merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki semada bulunanlar da size rahmet etsinler. 26 Kul, mümin kardeşinin ihtiyacını gidermeye devam ettiği müddetçe, Allah Teâlâ da onun ihtiyacını giderir. 27 Rabbimiz, elçisine müminlere kol kanat germesini, onlara şefkatle muamele etmesini emreder. 28 Resul-i Ekrem in örnek davranışları, Müslümanlar arasındaki ilişkilerin de böyle olması gerektiğini bizlere anlatır. Nitekim bir başka ayette müminlerin birbirlerine karşı son derece şefkatli ve merhametli oldukları ifade edilir. 29 Aslında Rabbimizin muradı, Müslümanların bir merhamet toplumu meydana getirmeleridir. Çünkü gönülden Allah a bağlı müminlerin, birbirine sabrı ve merhameti tavsiye ettikleri belirtilir. 30 Kısaca dini hayat, merhametli olmayı gerektirir. 24 Kasas, 28/ Buhârî, Tevhid, Tirmizî, Birr, Müslim, Birr ve Sıla, Hicr, 15/ Fetih, 48/ Beled, 90/17. kitap indd :07:15

25 BİRİNCİ BÖLÜM 25 Dolayısıyla acımasızlık ve katı kalplilikle Allah Teâlâ nın razı olduğu bir hayatın sürdürülmesi mümkün değildir. Ebedi saadete erişecek bahtiyar kulların özelliklerinden biri, yetimlere yardımcı olmaları, aç açık kalmış fakirleri koruyup gözetmeleridir. Bunlar, zoru başaran, Allah ın samimi kullarıdır. Çünkü kıtlığın hüküm sürdüğü, fakirliğin yaygınlaştığı bir zamanda bu faziletli davranışı gösterirler. İhtiyaçları olsa da başkalarını düşünürler. Kimsesizlerin, yoksulların derdine ortak olup onları kayırırlar. Böylece sarp yokuşu aşıp zirveye tırmanma erdemini gösterirler. İşte bunlar, hesap gününde amel defterleri sağdan verilecek talihli kimselerdir. Konu, Yüce Kur an da şu şekilde dile getirilmektedir: Sarp yokuş, bilir misin nedir? Sarp yokuş: Bir köleyi, bir esiri hürriyetine kavuşturmaktır! Kıtlık zamanında yemek yedirmektir. Yakınlığı olan bir yetimi, Ya da yeri yatak, (göğü yorgan yapan, barınacak hiçbir yeri olmayan) fakiri doyurmaktır. Hem sarp yokuş: Gönülden iman edip, birbirlerine sabır ve şefkat dersi vermek, sabır ve şefkat örneği olmaktır. İşte hesap defterleri sağ ellerine verilecek olanlar bunlardır. 31 Evet, bu kimseler, hiçbir şeyin gizli, saklı kalmayacağı, her şeyin ortaya döküleceği hesap gününde kurtuluşa eren kimselerdir. Amel defterleri bunlara sağ taraflarından verilecektir. Sevinçle Bakın amel defterim burada, buyurun okuyun! diyeceklerdir. Artık onlar mutlu sona ermişlerdir. Çünkü dünyada erdemli bir hayat sürdüler. Cömertliği ve paylaşmayı bildiler. Bencilleşip çevrelerine karşı kör ve sağır kalmadılar. Aksine kimsesize destekçi, fakire, yoksula yardımcı oldular. İşte bu kimseler, hesap gününde sevinç içerisinde olacaklardır; sınırsız güzellikler yurdu cennete yerleştirilecek, orada huzur ve mutluluk dolu bir hayat süreceklerdir Beled, 90/ Hâkka, 69/ kitap indd :07:15

26 26 KORUYUCU AİLE OLMAK Hz. Peygamber mübarek sözlerinde Müslüman fertlerin birbirine karşı olan tutumlarını şöyle açıklar: Müminler birbirlerine muhabbet, merhamet ve şefkat gösterme hususunda tek bir beden gibidir. O bedenin tek bir organı acı çektiği zaman, bedenin diğer organları da acı çekerler. 33 Bu beyanlarıyla Hz. Peygamber, Müslüman ın çevresine karşı sorumsuz kalamayacağını belirtir. Çünkü o, bencil duygularına mahkûm, kendini aşamamış birisi değildir. Vicdani hassasiyetlerini ve gönül zenginliğini kaybetmemiştir. Aksine yaşanan musibetler karşısında sorumluluğunun idrakindedir. İnsanlığa karşı olan vazifesinin gereğini yerine getirdiği ölçüde varoluş amacına ulaştığını düşünür. Bu yönüyle insanlarla ve toplumsal ruhla empati kurabilen bir duyarlılığa sahiptir. Müslüman, yalnız kendisi için seven yalnız kendisi için korkan birisi olamaz. Kendi menfaatine en ufak bir halel geldiğinde çevresini ayağa kaldıran ancak etrafında feryatlar ve iniltiler yükselirken kulaklarını bunlara tıkayan birisi hiç olamaz. Aksine o, diğer insanların menfaatleriyle sevinen, zarar görmeleri halinde üzülen, başarılarıyla mutlu olan, dertleriyle dertlenen bir olgunluk düzeyine sahiptir. Bu anlamda Müslüman, toplumun adeta canlı bir organı gibidir. Diğer Müslümanların çektiği acı ve sızıları yüreğinin ta derinliklerinde hisseder. Tıpkı, aynı zamanda bir Kur an şairi olan Mehmet Akif in şu dizelerinde tasvir ettiği gibi: Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim, Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! Adam aldırmada geç git! diyemem aldırırım. Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım! Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu... Yetimlerin, kimsesizlerin elinden tutmak, onları doyurmak Allah ın has kullarının özelliğidir. Onlar, ahiret âleminde sonsuz nimet ve güzellikleri tadacak, esenlik ve mutluluk yurdunun 33 Müslim, Birr, 66. kitap indd :07:15

27 BİRİNCİ BÖLÜM 27 kalıcı sakinleri olacaklardır. Çünkü onlar, dehşetli kıyamet gününün korku ve endişesini dünya hayatında iken taşırlardı. Dolayısıyla ihtiyaç duymalarına ve yemek istemelerine rağmen, yoksulları, yetimleri kendilerine tercih eder ve önce onları doyururlardı. Bunu yaparken de, Mevla nın hoşnutluğu dışında hiçbir karşılık ve beklenti içerisinde olmazlardı. Yani yetimleri, yoksulları doyurmaları, kayırmaları, onlar üzerinde bir başa kakmaya, eziyet ve incitmeye dönüşmezdi. Çünkü onların beklentisi bu dünyada değil, ahirete yönelikti. Bütün dertleri, o haşin ve belalı kıyamet gününde rablerine verecekleri hesaptan alınlarının akıyla çıkmak ve ebedi kurtuluşa erenlerden olmaktı. İşte bu samimiyetleri ve teslimiyetleri dolayısıyla Allah Teâlâ onları hesap gününün dehşetinden koruyacak, yüzlerini nura, gönüllerini mutluluk ve sürura gark edecektir. Konu, Kur an ın ifadeleriyle şu şekilde dile getirilmektedir: Kendileri ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, sırf Allah ın rızasına ermek için fakire, yetime ve esire ikram ederler. Ve derler ki: Biz size sırf Allah rızası için ikram ediyoruz, yoksa sizden karşılık istemediğimiz gibi bir teşekkür bile beklemiyoruz. Biz, yüzleri ekşiten asık suratlı o günde Rabbimizin gazabından korkarız. Allah da onları o günün felaketinden korur, onların yüzlerine nûr, gönüllerine sürûr verir. 34 Aile: Vazgeçilmez Korunak Yüce Allah, aile yuvasını bir huzur kaynağı yaptı. 35 Karı-koca arasında mükemmel bir uyum var etti. Biyolojik ve psikolojik yönden eşsiz bir tamamlayıcılık lütfetti. İnsana, birbirini bütünleyen eşler halinde yuva kurarak mutlu olmayı nasip etti. Sevgi, şefkat ve merhamet duygularıyla karı-kocayı birbirine 34 İnsan, 76/ Nahl, 16/80. kitap indd :07:15

28 28 KORUYUCU AİLE OLMAK raptetti. 36 Mutluluk kaynağı yavrular armağan ederek aradaki bağlılığın iyice gelişmesini ihsan etti. 37 Aile, çocuklar için yeri doldurulmaz bir nimet ve güzellik kaynağıdır. Çocuklar, insani duygu ve değerlerini esas itibariyle ailede kazanır. Temel orasıdır. Hamur orada yoğrulur, karakter orada şekillenir. İnsanların yetişkinliklerindeki kişilikleri ve ahlakî kimlikleri aileden alınan değerler üzerine kurulur. Ruh sağlığı yerinde, özgüven sahibi çocuklar sağlam ailelerde yetişir. Çünkü orada sevgiye ve ilgiye kanarlar; paylaşma ve yardımlaşmayı öğrenirler. Aile, çocuklar için aynı zamanda bir korunaktır. Aslında koruma, korunma, kâinatta geçerli olan bir yaratılış kanunudur. Canlılarda, bitkilerde, meyvelerde koruma sistemleri vardır. Tehlikelere ve zararlara karşı bu sayede korunurlar. Hayvanların kendilerini zararlardan koruyan derileri vardır. Üzüm tanesinin üzerini kaplayan incecik saydam zar da, üzümün içini buharlaşmaktan korur. Bu tür sistemler, cevizde, portakalda olduğu gibi muzda, karpuzda da vardır. Yerde yürüyen, havada uçan, suda yüzen hayvanlardan hangisini düşünürsek düşünelim, bir koruma sistemi vardır. Kısaca Rabbimiz, yarattığı varlıkların zarar görmemesi için, her birini kendi yapısı ve amacına göre koruma altına almıştır. Aynı şekilde bir canlı olarak insan da eşsiz koruma sistemleriyle donatılmıştır. Kur an ın beyanlarına göre aile de karı koca birbirlerine karşı elbise mesabesindedirler. 38 Yani birbirlerini korurlar. Elbise nasıl ki sıcaktan soğuktan ve dışarıdan gelecek bir takım zararlardan bedeni korursa, karı, koca da haramdan, iffetsizlikten, ayıplardan, birbirlerini korurlar. 36 Rum, 30/ Nahl, 16/ Bakara, 2/187. kitap indd :07:15

29 BİRİNCİ BÖLÜM 29 İnsan, psikolojik ve sosyal bir varlık olarak da ailenin koruması altındadır. Yüce Kudret, insan yavrusunu önce anne rahminde muhafaza eder, çocuk burada büyüyüp gelişir. Dünyaya gelince de aile ortamı onun için bir sığınak olur. Onu dış tehlikelerden ve zararlardan, davranış bozukluklarından, korkulardan, sevgisizlikten ve güven yoksunluğundan korur. Aile yuvası, adeta sağanak yağmurdan koruyan bir şemsiye, savaşta sığınılan bir kalkan gibidir. Çocukları içki, uyuşturucu vb. bağımlılıklardan, ideolojik sapmalardan, maneviyatı yok eden cereyanlardan korur. Bu anlamda aile, çocuklar için eşsiz bir sığınaktır. Çocuğu, geleceğini karartabilecek, imanını çalabilecek isyan dalgalarından, günah kasırgalarından korur. Orada bulduğu huzuru, güveni ve rahatı çocuk başka bir yerde bulamaz. Aile ocağı, çocuğun vazgeçilmez barınağıdır. Onu, sevgisizlik ve merhametsizlik çöllerinde kaybolmaktan kurtarır. Çünkü paylaşmayı, kaynaşmayı ona öğretir. Ruhunda kopan huzursuzluk, korku ve bencillik fırtınalarını dindirir. Zira huzur ve güven içerisinde serpilip gelişme imkânını ona sağlar. Kendine, arkadaşlarına yabancılaşmaktan onu alıkoyar. Çünkü kendisiyle ve çevresiyle barışık olmayı ona öğretir. Bütün bu özellikleri ile aile, çocuğun olmazsa olmaz korunağıdır. Aile ocağı, bütün bu güzellikleri ile Allah Teâlâ nın insana eşsiz bir lütfudur. İnsanlar orada kendileri için değil, anneleri, babaları, kardeş ve evlatları için yaşarlar. İnsanın ruhunu doyuran, aklını geliştiren, vicdanını olgunlaştıran böyle bir ortamın benzerini oluşturmak mümkün değildir. Eğer aile ocağı, bir de Kur an ın manevi atmosferi ile süslenirse, işte o ev huzur, sükûn ve rahmetin de ocağı olur. Melekler orayı kuşatır, ev sakinlerinin rahmete nail olması ve bağışlanması için niyazda bulunurlar. Böyle bir evde her namaz vaktinde manevi bir iklim yaşanır. Kıyamlarla Allah Teâlâ ya verilen kulluk sözleri tazelenir. Rükû ve kitap indd :07:15

30 30 KORUYUCU AİLE OLMAK secdelerle Yaratıcıya olan sadakat ve itaat duyguları pekiştirilir. Neticede aile yuvasında içten ve samimi dualarla anne, baba ve çocuklar hep beraber manevi bir havayı teneffüs ederler. Bu ev, Allah Teâlâ nın hoşnut olduğu, rahmetini lütfettiği hayırlı evlerden biridir. Resul-i Ekrem Efendimiz, Allah ın razı olduğu bu hayırlı evlerden bir diğerini daha bizlere müjdelemektedir. İşte o da, içinde kendisine iyi davranılan, başı okşanan yetimin bulunduğu evdir. 39 Çocuklar: Geleceğimiz İnsan, diğer canlılardan farklı olarak geleceğini düşünür, planlar yapar. Bu dünyada bir iz, kendini hatırlatacak bir eser bırakmak ister. Bu amaçla da çalışır, didinir, istikbaline yatırım yapar. Bırakacağı çocuklarıyla adının anılmasını, neslinin devam etmesini temenni eder. Kendisini istikbale taşıyacak eserler bıraktıkça da mutlu olur. Kısaca insan hep geleceğe uzanmayı, ebediliklere tutunmayı arzular. Bunlar, her bir insanın taşıdığı fıtrî, yaratılıştan getirdiği duygu ve yönelişlerdir. Peygamberler de bu hayalleri yaşamış, bu duyguları taşımışlardır. Ancak onların geleceğe bakışı, hep manevi merkezli, Allah ın rızasını kazanma ve O na yaklaşma amaçlı olmuştur. Hz. Zekeriya da o peygamberlerden biri idi. Yaşı ilerlemişti. Ancak endişeli idi. Bu dünyadan göçüp gittikten sonra, yerine geçecek yakınlarının tutum ve davranışları onu kaygılandırıyordu. İşin üzücü tarafı, çocuğu da yoktu. Çünkü hanımı kısırdı, çocuk sahibi olamamıştı. İşte Zekeriya Peygamber bu duygular içerisinde Gerçek Dost a yönelmiş ve Ey Rabbim! Lütuf ve kereminin bir eseri olarak yerime geçecek bir evlat bana nasip eyle. Bu öyle bir evlat olsun ki benim ve Yakup ailesinin manevi mirasına sahip çıksın. Ey Rabbim! Onu hoşnut olduğun kullarından eyle diyerek yalva- 39 İbn Mace, Edeb, 6. kitap indd :07:15

31 BİRİNCİ BÖLÜM 31 rıp yakarmıştı. Bunun üzerine melekler ona Yahya adında bir çocuk müjdelemişlerdi. 40 Vaktiyle melekler, uzun yıllar çocuk sahibi olamamış ve iyice ihtiyarlamış Hz. İbrahim e İshak adında bir evladı, daha sonra da Yakup adında bir torunu müjdelemişlerdi. Yaşlanmış eşi Sare de bu haberi duyunca çığlık atmış ve büyük bir sevinçle bunu karşılamıştı. 41 Şüphesiz ki fertler gibi toplumlar da istikballerini düşünür, geleceğe yatırım yaparlar. Bu uğurda genç nesillere de önemli bir anlam ve misyon yüklerler. Onların eğitimi ve öğretimi konusunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmazlar. Hele hele toplumları felç eden ideoloji, akım ve bağımlılıklara kurban edilmelerine asla razı olmazlar. Çünkü bilirler ki, gençlik büyük bir potansiyeldir. Dolayısıyla gençliğin ihmal edilmesi, milletin geleceği açısından telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açar. Eğitilmesi ise, maddi ve manevi alanlarda yeni gelişmelere ve medeniyetlerin inkişafına vesile olur. Çocuklar, evlerin gülü, gönüllerin sürurudur. Annelerin duası, büyüklerin sevgisidir. Bazen hayatın süsü, bazen de imtihan vesilesidir. Kimi zaman sevgi tomurcuğu, kimi zaman ömür törpüsüdür. Eğitilirse, geleceğin düşünürü, bilim adamıdır. Yahut insanlık çapında şöhret sahibi bir sanatçı veya edebiyatçıdır. Belki de toplumu badirelerden çekip çıkaran bir siyasetçidir. Yahut da insanlığın barışına katkı sağlayan seçkin bir liderdir. Evet, çocuklar mümbit bir arazidir; bakarsan bağ, bakmasan dağ olur. İşlersen cevher elde edersin, ihmal edersen çile çekersin. Eğitirsen, ailesine topluma, insanlığa faydalı bir fert olur. Sokağa bırakırsan, şiddet olur, bomba olur, velhasıl başına bela ve musibet olur. 40 Meryem, 19/ Hûd, 11/ kitap indd :07:15

32 32 KORUYUCU AİLE OLMAK Kimsesiz Çocuklar: İmtihanımız Saadet Asrında çocukların ailelerinden kopmaları, genelde savaşlarda veya barış halinde anne ve babalarının ölmesi ile oluyordu. Bunlar da, yetim olarak isimlendirilmekte idi. O dönemlerde bu çocuklar toplumun mağdur ve mazlumları idi. Çünkü kendilerine kalan mirasa, yakınları tarafından el konuyordu. Kur an ın ilgili uyarıları, bu haksızlığın Araplar arasında yaygın olduğunu bizlere göstermektedir. 42 Günümüzde ise çocukların, ailenin sıcak ortamından mahrum kalmaları, sadece ebeveynin vefatı şeklinde olmuyor. Çünkü çağdaş toplumlarda aile ve ekonomik hayatla ilgili başka sorunlar da yaşanmaktadır. Dolayısıyla anne baba hayatta olduğu halde, çocuklar ailenin güvenli ortamından değişik nedenlerle kopabilmektedir. Bu yönüyle modern toplumlarda kimsesiz ve korunmaya muhtaç çocukların sorunları daha farklı boyutlar kazanmıştır. Ülkemizde 40 bin civarında sokak çocuğu olduğu belirtilmektedir. Bu rakamın daha yüksek olduğu şeklinde rivayetler de vardır. 43 Günümüzde yaşanan ailevi ve kültürel sorunlar, bu problemin önümüzdeki yıllarda daha da tehlikeli boyutlar kazanacağına işaret etmektedir. Çünkü modernleşme çabalarının, aile bağları ve kültürel dokular üzerindeki yozlaştırıcı ve tahrip edici etkisi gittikçe artmaktadır. Şu ifadeler, bu acı gerçeği açıkça ortaya koymaktadır: Ailenin zayıflatılması en çok çocuklara zarar vermektedir. Bugün dünya ölçeğinde aileden mahrum yetişen milyonlarca çocuk, maalesef insani değerleri tanımadan büyümektedirler. Onların önemli bir kesimi, sıcak bir yuvaya hasret, sokakları mekân tutmuştur; fırsatçılık ve çıkarcılık ihtirasıyla yanan bir ateş topu halinde büyümektedirler. Aileden kaçan çocukları, 42 Enâm, 6/152; İsra, 17/ Öner Ergenç, Sokakta Çalışan ve Yaşayan Çocuklar, Gençlerde Madde Kullanımı ve Bağımlılığı, Çocuk Sorunları ve İslam Sempozyumu, Ensar, İstanbul, 2010, 65. kitap indd :07:15

33 BİRİNCİ BÖLÜM 33 geleneklerin baskısından kurtulan özgürlük savaşçıları diye yüreklendirmeye devam ettiğimiz müddetçe, bu ateş topunun kucağımızda patlayacağında kuşku yoktur. 44 Kimsesizlik, herhalde hayatın en dramatik yönlerinden biridir. İnsanın en önemli özelliği, kendi hemcinsleri ile kurduğu ülfet ve muhabbet bağlarıdır. Dolayısıyla çevresinde konuşacağı, kaynaşacağı kimseler bulamaması, yalnızlığa terk edilmesi, insan için ne kadar da ıstırap verici bir şeydir. Dayanacağı insanların kişinin etrafından yok olması, dertlerini paylaşacağı dostların tek tek kaybolması kadar acı ve ıstırap veren başka ne olabilir? Bu tür insanlar, yaşama şevklerini ve heyecanlarını yitirir, hayatları anlamsız bir hale gelir. Karamsarlığa kapılıp kendilerine olan öz güvenlerini iyice kaybederler. Hele bu yalnızlaşmayı, vefasızlığı, bir de ömrünün baharındaki bir çocuk, bir genç yaşıyorsa, bunun duygulardaki tahribatı daha da onarılmaz bir hal alır. Zira gençlik, hayatın hassas bir dönemidir. Bu süreçte gencin, biyolojik ve psikolojik yapısında olduğu gibi, dünya algısı ve düşüncesinde de değişme ve gelişmeler olur. Çünkü çocukluktan ergenliğe geçiş söz konusudur. Bu dönem, değişim ve arayış dönemi olduğu için, duygusal gelgitler, kaygılar, korkular ve gelecek endişeleri yaşanır. Dolayısıyla sıkıntılı ve sancılı bir süreçtir. Gerek yalnızlığa terk edilmenin doğurduğu psikolojik bunalımlar, gerekse çocukluk ve gençlik döneminin getirdiği problemleri birlikte düşündüğümüzde, kimsesiz ve yetimlerin, ne kadar acı ve ıstıraplarla dolu bir hayat yaşadıklarını daha iyi anlarız. Günümüzde bazı aileler, karı-kocanın, zihinsel, bedensel ya da psikolojik sorunları nedeniyle bütünlüklerini sürdürememektedirler. Yahut ekonomik yetersizlikler, boşanma, ölüm, hükümlülük gibi sosyal sorunlar ailelerin dağılmasına neden olmaktadır. Bu da, çocukların sahipsiz kalmalarına ve korunmaya muhtaç hale gelmelerine yol açmaktadır. Zamanımızda 44 Kemal Sandıkçı, Bir Medeniyet Projesi Olarak Aile, Çocuk Sorunları ve İslam Sempozyumu, 35. kitap indd :07:15

34 34 KORUYUCU AİLE OLMAK kimsesiz ve korumasız çocukların hırsızlık, kapkaç, cinayet, fuhuş, uyuşturucu gibi karanlık işlerde suça itildikleri bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla çocukları sokağın bataklığına saplanmaktan ve şer odaklarına yem olmaktan kurtarmak, önemli görevlerimizdendir. Kapılarımızı ve gönüllerimizi yetimlere ve kimsesiz çocuklara açmamız gerekir. Hatta bu hayırlı amelde acele etmek müminlere yakışan ve Allah a yaklaştıran erdemlice bir davranış olacaktır. Çünkü müminler, hayır konusunda birbiriyle yarışan kimselerdir. 45 Böylece kimsesiz çocuk, ailesinden kopmanın ruhunda doğurduğu kasırgaları bir ölçüde dindirecek, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarını karşılayacak, sevgi, ilgi ve güven boşluğunu dolduracaktır. Ülkemiz şartlarında bu çocukların bakım ve sorunlarıyla resmi düzeyde Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ilgilenmektedir. Bu kurumun yaptığı çalışmalardan biri de bahsedilen amaç doğrultusunda ilgili kurum ve birimlerle yardımlaşmak ve toplumun desteğini almaktır. Söz konusu kurumun yaptığı çalışmalardan biri de, koruyucu aile uygulamasını yaygınlaştırmaktır. Bu uygulamada çocuk, öz ailesinin şartları iyileşinceye kadar hayırsever başka bir ailenin yanında kalmakta ve ihtiyaçları karşılanmaktadır. Sonuç Makaleme, merhum müfessir Hamdi Yazır ın konumuzla ilgili tespitleri ile son veriyorum: Müminleri izzet ve onur sahibi yapan, Allah yolunda harcamada bulunmalarıdır. Fakirlere, ihtiyaç sahiplerine yemek yedirmek suretiyle Allah katında onların dereceleri yükselir. Yine Müslümanlar, fakir ve kimsesizlerle kendi aralarına mesafe koymayı değil, Mevla dan onları sevmeyi kendilerine nasip etmesini niyaz ederler. Nitekim Resul-i Ekrem Efendimiz, Rabbim, bana seni sevmeyi, fakirleri sevmeyi nasip eyle diye dua ederlerdi. İnsan ne kadar namaz kılarsa kılsın, Allah için infak etmedikçe efendilik derecesine 45 Müminûn, 23/61. kitap indd :07:15

35 BİRİNCİ BÖLÜM 35 yükselemez. İnsanın izzet ve onur sahibi olması yemekle değil, yedirmekle mümkündür. Kendileri tıka basa yiyip de Allah için yedirmekten kaçınan, yanı başındaki komşusunun, toplumdaki yoksulların ihtiyacını düşünmeyen tamahkârların insanlıkla bir ilişkisi kalmaz. Gerçek zarara uğrayanlar da bunlardır. Böyleleri yüzünden de toplumda fitne ve fesat çıkar. Yeryüzünde insan topluluklarını birbirine kırdıran kavgaların kökeninde de, başkaları için infakta bulunmama problemi yatar. Düşük toplulukların mücadelesi, hep yemek davası üzerinde dönüp dolaşır. Bunlar hep Ben yiyeyim, sen yeme kavgasını verirler. Yüksek toplulukların mücadeleleri ise, muhtaç olanların ihtiyaçlarını gidermek ve Allah a kulluk ederek yücelme yarışı üzerinde olur Muhammed Hamdi Yazır, VI, 514. kitap indd :07:15

36 Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki, hayır olarak ne harcarsanız o ana baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız gerçekten Allah onu en iyi bilendir. BAKARA, 2/215 G Müslümanların evleri arasında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi davranılan bir yetimin bulunduğu evdir. En hayırsız ev ise, içinde kendisine kötü davranılan bir yetimin bulunduğu evdir. İBN MÂCE, EDEB, 6 kitap indd :07:15

37 HZ. PEYGAMBER DÖNEMINDE YETIM VE KIMSESIZ ÇOCUKLARIN HIMÂYE EDILMESI Yard. Doç. Dr. Ayşe Esra Şahyar Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yetimler, daima, toplumların en hassas, en biçare, en kırılgan katmanını oluşturmuşlardır. Ya şehit bir babanın geriye bıraktığı emanetler, ya da hastalıktan, kazadan yahut beklenmedik bir nedenden ötürü erken yaşta hayata veda eden ebeveynden geri kalan acılı, hüzünlü, yalnız çocuklardır onlar. Ana baba sevgisine, kucağına doyamamış, üstelik onların ölümlerine şahitlik etmiştir minicik yürekleri. Bazen ana babalarından az ya da çok bir miras kalmış olabilir. Bu miras çocukluk hayatlarında tek başlarına üstesinden gelemeyecekleri kadar bir başka ağır yüktür onlar için. Bazen ebeveynden geriye hiçbir servet kalmamış olur ki, bu fakirlik, onların çaresizlik ve acizliklerini kat kat arttırır. Bakıma muhtaç ve yetim çocuklar, tarihin her döneminde var oldukları gibi, Hz. Peygamber döneminde de mevcuttular. Peygamber e inen çok sayıda ayet, yetim haklarından, yetimleri koruyup kollamaktan, onları incitmemekten söz etmiştir. Yetime muamele, adeta insan ruhundaki iyilik ve kötülüğün bir aynası olarak ifade edilmiştir: Gördün mü o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! İşte o, yetimi itip kakan kimsedir 1 ayeti, ahireti ve ahirette hesap vermeyi inkâr eden kimsenin başlıca vasfının yetimi itip kakmak olduğuna değinmiştir. 1 el-mâûn, 107/ kitap indd :07:15

38 38 KORUYUCU AİLE OLMAK Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz 2 ayeti de cahiliye Araplarının yetimlere karşı muamelelerini sert bir dille kınamış, akabinde yetim haklarını gözetmeyen kimselere kıyamet, ahiret, cehennem azabı hatırlatılmıştır: Ama yeryüzü parça parça döküldüğü, Rabbin emri gelip melekler saf saf dizildiği zaman. O gün cehennem getirilir, insan yaptıklarını bir bir hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası var. 3 İslam ın ilk yıllarında nazil olan bu ayetlerde, insanlara ahiret hayatının kaçınılmazlığı, yeni başlayacak bir hayat için henüz dünyada iken hazırlık yapmanın gerekliliği anlatılmıştır: İşte o zaman insan: Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim, der. 4 ayeti, insanın ahiret hayatında pişmanlık duymaması için güzel davranışlarda bulunmasının önemini ortaya koyar. Kuşkusuz bu güzel davranışlar arasında yetimi gözetmek ilk sıralarda bulunmaktadır. Bu nedenle Kur an, ahiret hayatında sonsuz mutluluğa erişen kimselerin yetimleri gözettiklerinden söz etmiştir: İyiler, kâfur katılmış bir kadehten cennet şarabı içerler. Bu, Allah ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır. O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler. Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler. Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz, sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz. Biz çetin ve belalı bir günde Rabbimizden korkarız derler. İşte bu yüzden Allah, onları o günün fenalığından esirger, yüzlerine parlaklık gönüllerine sevinç verir. 5 Hz. Peygamber henüz Mekke de iken nazil olan ayetlerin önemli bir kısmı, Allah ve ahiret inancı ile ilgilidir. Dikkat çekici olan 2 el-fecr, 89/17 3 el-fecr, 89/ el-fecr, 89/24 5 el-insan, 76/5-11 kitap indd :07:15

39 BİRİNCİ BÖLÜM 39 husus, ahiret hayatındaki sonsuz mutluluk ya da perişanlıktan söz eden, inanan ve inanmayan kimselerin dünyadaki yaşam tarzlarından bahseden ve kıyaslamalar yapan bu ayetlerde yetimlere karşı muamele unsurunun sıklıkla karşımıza çıkmasıdır. Ayetler, yetimleri koruyup gözetmenin öneminden söz ederken, bu durumu sadece insanlık gereği bir tavır olarak ele almamış, bu tavrın ötesine taşıyarak, adeta ahiret mutluluğunun anahtarı kabul etmiştir. Öte yandan, bu ayetlerin ilk muhatabı olan Hz. Peygamber e ve peygamberin şahsında tüm insanlara oldukça önemli bir gerçeği daha hatırlatmıştır: Seni yetim bulup da barındırmadı mı? 6 Evet, yetim haklarını inanç esasları ile bağdaştırarak anlatması istenen peygamber bir yetim olarak dünyaya gelmiştir. Henüz altı yaşlarında küçük bir çocukken annesini de kaybetmiş, yetimliğine bir de öksüzlük eklenmiştir. Onun bu hali, peygamberi seven tüm yürekleri burkar, ama bir yandan da dünyanın sonuna değin tüm yetim ve öksüz çocuklar için bir dayanak, bir teselli olur. Öyle ya, Allah ın sevgilisi Hz. Muhammed de bir yetimdir. Âlemlere rahmet olan son peygamber de annesiz babasız büyümüştür. Bu nedenle yetimleri, kimsesiz çocukları, bakıma ve himayeye muhtaç çocukları en iyi o anlar. Onların dilini, onların halini en iyi o bilebilir. Nitekim ona yetimliğini hatırlatan Rabbi, hemen bir başka hususu daha hatırlatır: Sakın yetimi aşağılama 7 Yetim büyüyen, bir yetimi aşağılayabilir mi? Ya da bir yetime ümmet olan bir yetimi hakir görebilir mi? Yetimlere gözlerini kapatabilir mi? Asla. Bilakis, etrafına bakınca ilk dikkatini çeken yara, yetimler olur. Bir Müslüman için toplumda ilk önce tedavi edilmesi gereken, her şeyden önce kapatılması gereken yara, yetimin yaralı gönlüdür. Çünkü en çaresiz, en zayıf ve en masum kişi yetim çocuktur. Himaye edilir, ihtiyaçları karşıla- 6 ed-duha, 93/6 7 ed-duha, 93/9 kitap indd :07:15

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK. #dogrusozluk

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK. #dogrusozluk SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK Merhaba, Neredeyse her gün gazete ve TV lerde karşılaştığımız manşetler, haberler, diziler ve sinema filmleri bizi bu kitapçığı hazırlamaya yönlendirdi. Türkiye de

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Hayırların babası olarak anılan,

Hayırların babası olarak anılan, Rukiye ÖZ Koruyucu Aile Bu Çocuklar Bizim Değerlerimiz Hayırların babası olarak anılan, kimsesizlere sahip çıkan 2. Murat ın Döneminde Halka hizmet, Hakk a hizmettir anlayışı ile güzel hayırların yapıldığı

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK. #dogrusozluk

SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK. #dogrusozluk SOSYAL DUVARLARI YIKALIM DOĞRU SÖZLÜK #dogrusozluk Merhaba, Neredeyse her gün gazete ve TV lerde karşılaştığımız manşetler, haberler, diziler ve sinema filmleri bizi bu kitapçığı hazırlamaya yönlendirdi.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF I. DÖNEM ORTK SINVI 26 KSIM 2014 Saat: 11.20 DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. 3. Komşusu açken tok yatan bizden değildir. (Hadis-i Şerif) Bu hadisi ilke edinen bir kimseden aşağıdaki davranışlardan

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Kadın - Erkek Algısı I (Gelenekten ve Yanlış Din Algısından Kaynaklı) Kadın, erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kadın erkeğin hizmetine verilmiştir. Erkek,

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11.

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11. MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ İÇEL TV-YÖRÜK FM PROGRAM TABLOSU Cami ve Gençlik ( gençlerin camiye ilgisi,hz peygamber ve gençlik (kaynak : DİB cami-gençlik sayfası) İsraf duyarlılığı ya da Tüketim Ahlakı (Hasan

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ORTAOKUL TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; I-II) ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA 2012 1.GİRİŞ Yaratılıştan itibaren hayata yön veren, temel hak ve

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 28 KASIM 2013 Saat: 12.00

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 28 KASIM 2013 Saat: 12.00 T.C. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 28 KASIM 2013 Saat: 12.00 DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK İLGİSİ 1. Kimsesiz ve yaşlı bir kadın olan Fatma Hanım, kendisine yardımcı olanlara eytullah a yüz sür evladım! diye

Detaylı

Dr. Hüseyin Emin SERT. www.eminsert.org

Dr. Hüseyin Emin SERT. www.eminsert.org Dr. Hüseyin Emin SERT SASAM İstanbul Temsilcisi www.eminsert.org heminsert@gmail.com Strateji Bakış Kültürel kodlarımızı dikkate alan, İnsanımızın ihtiyaç ve beklentisine uygun, disiplinlerarası İnsanî

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Sosyal. Projeler. // k ag e m. www.tdvkagem.org.tr

Sosyal. Projeler. // k ag e m. www.tdvkagem.org.tr Sosyal // k ag e m Projeler www.tdvkagem.org.tr 2014-2015 Türkiye Diyanet Vakfı Kadın Aile ve Gençlik Merkezi (KAGEM) 1996 yılında kurulmuştur. 2011 yılında yeniden yapılandırılarak ilgi ve sorumluluk

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

NAMAZIN RUHU NAMAZIN RUHU CAMİ VE NAMAZ

NAMAZIN RUHU NAMAZIN RUHU CAMİ VE NAMAZ 1 1.10.2015 PERŞEMBE MUSTAFA ÖNER VAİZ ATİK İBRAHİM PAŞA C. Ö.ÖNCE MADDİ TEMİZLİK 1.10.2015 PERŞEMBE İLKAY İYİBİLGİN VAİZ İMAM HATİP LİSESİ C. Ö.SONRA MADDİ TEMİZLİK 1.10.2015 PERŞEMBE FATMA ÇELENK KAYMAZ

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin!

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Böyle buyurdu ekonomi, iş adamına. Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Çok kazanacak, çok büyüyeceksin. Başkalarından geri kalmayacaksın. Bir eksiğin olmayacak.

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

IGMG Gençlik Teşkilatı

IGMG Gençlik Teşkilatı IGMG Gençlik Teşkilatı Sosyal Hizmetler Birimi Okul Çantası Kampanyası Gençlerden gençlere, eğitimle geleceğe... Biz kimiz? IGMG Gençlik Teşkilatı (GT), Müslüman gençlerin islami bir kimlik ve toplumsal

Detaylı

Almanya da ve Türkiye de Yafll l k ve Yafll lara Bak fl Güncel Durum, Sosyal ve Felsefi Tan mlar

Almanya da ve Türkiye de Yafll l k ve Yafll lara Bak fl Güncel Durum, Sosyal ve Felsefi Tan mlar Almanya da ve Türkiye de Yafll l k ve Yafll lara Bak fl Güncel Durum, Sosyal ve Felsefi Tan mlar Burhan Ersoy Bana verilen süreyi ekonomik kullanmak suretiyle Osmanlı ve Selçuklu Vakıflarında İnsan Olgusu

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine)

[Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) [Kurban Duaları] (ondalık-sunu-sadaka üzerine) ONDALIK-SUNU-SADAKA Kurbanlarımızı şükran ve dua ile sunarız. Bu kurbanları dua ve tapınmanın bir parçası olarak, övgü ve şükran sunusu olarak Tanrı ya sunarız.

Detaylı

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ [ Türkçe ] الحكمة من تشريع الزكاة [باللغة التركية [ Muhammed b.salih el-useymin محمد بن صالح العثيمين Terceme eden : Muhammed Şahin ترجمة: محمد بن مسلم شاهين Tetkik eden:

Detaylı

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak:

İslamiyet in dirilmesi bizden fidye ister. Cenab-ı Hak: Cenab-ı Hak: En iyi işleri yaparak kendini büsbütün Allah a teslim eden ve daima doğru yoldan giden İbrahim in dinine uyan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim i kendine dost

Detaylı

Gökyüzünden yeryüzüne yayılan bir değer: Merhamet ve eğitimi. Merhamet nedir?

Gökyüzünden yeryüzüne yayılan bir değer: Merhamet ve eğitimi. Merhamet nedir? Gökyüzünden yeryüzüne yayılan bir değer: Merhamet ve eğitimi Merhamet nedir? Denilebilir ki, dünya merhamet yasası ile ayakta durmaktadır. Çünkü yaratılmışlık, tüm mümkün varlıklar için bir eksiklik, zayıflık,

Detaylı

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri http://yenidunyadergisi.com// 2015 HAZİRAN sayısında yayınlanmıştır Ebû Hüreyre (ra) den Rasûlullâh In (sav) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Kim inanarak

Detaylı

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir?

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir? İlim dünyasına kırkın üzerinde kıymetli eser kazandıran değerli hocamız Ümit Şimşek Bey ile Müslümanların para ile ilişkisini ve dinin zenginliğe bakışını konuştuk. Türkiye nin yetiştirdiği en önemli düşünürlerden

Detaylı

ÇOCUĞUMUZU NASIL TAKDİR EDELİM!

ÇOCUĞUMUZU NASIL TAKDİR EDELİM! 1 Hazırlayan : Okul Eğitim Kurulu Rehberlik Servisi ÇOCUĞUMUZU NASIL TAKDİR EDELİM! Çocuğunuzun olumsuz davranışlarını değiştirmekte zorlanıyor musunuz? Onu eleştirmekten ve yanlışlarını göstermekten bıktınız

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK Resimleyen: Vaghar Aghaei cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri İç ve Kapak Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Güldal

Detaylı

1)Verilen bilgiler, Hz. Muhammed'in (SAV) özellikleri ile aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak eşleştirilmiştir?

1)Verilen bilgiler, Hz. Muhammed'in (SAV) özellikleri ile aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak eşleştirilmiştir? I. İnsanların rahatını kendi rahatına tercih ederdi. II. Yapılacak olan bir işte arkadaşlarının görüşünü alırdı. III. Hristiyanlık ve Musevilik dinlerinde ahir zamanda geleceği müjdelenen bir kişidir.

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK 5.sınıf öğrencileriyle Karşılıksız İyilik Yapmak ne demektir? sorusu üzerine sınıfta beyin

Detaylı

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI 1 01.01.2016 CUMA MUSTAFA KOLUKISAOĞLU İL MÜFTÜSÜ ATİKİBRAHİM PAŞA C. Ö.ÖNCE SORUMLU BİR VARLIK OLAN İNSAN 01.01.2016 CUMA SEYFULLAH ÇAKIR MÜFTÜ YARD. KÖPRÜBAŞI C. Ö.ÖNCE SORUMLU BİR VARLIK OLAN İNSAN

Detaylı

Yayın no: 193 Peygamberimizin Özellikleri ve Güzellikleri / TEMİZLİK

Yayın no: 193 Peygamberimizin Özellikleri ve Güzellikleri / TEMİZLİK ÖZKAN ÖZE: 1974 yılında Sakarya da doğdu. İlkgençlik çağlarının sonuna doğru Zafer Dergisi nin yazı işlerinde çalışmaya başladı ve resmi eğitim hayatına liseden sonra devam etmemeyi tercih etti. Uzun bir

Detaylı

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez. Ders : 8 Konu : SALiH AMEL Amel kelimesi, sevap veya günahla karşılık bulan her türlü iş, çalışma ve fiil demektir. Kur ân-ı Kerim ve hadisi Şeriflerde daha çok emir, yasak ve tavsiyeler anlamında olup,

Detaylı