Atatürk ün Kalkınma Modeli (AKM): Günümüz Sanayisi İçin Kazanımlar

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Atatürk ün Kalkınma Modeli (AKM): Günümüz Sanayisi İçin Kazanımlar"

Transkript

1 Atatürk ün Kalkınma Modeli (AKM): Günümüz Sanayisi İçin Kazanımlar İrfan KALAYCI * İktisadi kalkınma; Türkiye nin özgür, bağımsız, daima daha güçlü, daima daha müreffeh Türkiye idealinin belkemiğidir. M.K.Atatürk Özet Atatürk ün kalkınma modeli (AKM), bizzat, Atatürk ün yaşarken adlandırdığı bir model değildir. Onun ortaya koyduğu fikir ve eylemlere bakılarak şekillendirilmiş ve adlandırılmış bir modeldir. Model, ideolojik ya da sınıfsal değil, ülkenin gerçek ihtiyaçlarına uygun olarak faydacı (pragmatik) ve batının aydınlanma felsefesine ve refah standartlarına vurgu yapan, çağdaş ve demokratik bir anlayışın ürünüdür. AKM devlete ekonomiye müdahale etme görevini verir. Devlet de, tam istihdamdan para ve fiyat istikrarına, hakça gelir bölüşümünden dengeli dış ödemelere kadar iktisat politikası amaçlarını gerçekleştirmeyi esas alır. Osmanlı da Avrupa düzeyinde bir sanayinin olmayışı ve sanayi teşvik yasalarının büyük ölçüdeki başarısızlığı, AKM nin iki tarihsel dayanağıdır. Bu nedenle sanayi sektörü ve sanayileşme olgusu AKM de mihenk taşı kabul edilir. AKM nin iktisadi temelleri İzmir İktisat Kongresi nde (1923) atılmıştır. Kongrede vurgu yapılan devletçilik sistemi ve 1930 lu yıllarda uygulanmasına karar verilen sanayi planları modeli biçimlendiren temel referanslar olmuştur Dünya İktisadi Krizi de, AKM nin devletçilik eksenine oturtulmasına katkıda bulunmuştur. AKM sayesinde, ulusal sanayi ve sanayileşme çeşitli tarihsel kazanımlar elde etmiştir. Örneğin; kamu-özel sektör dengesi, süngü yerine saban a geçiş, sanayi planlamacılığı, vb. Kısaca, Cumhuriyet ekonomisinin kalkınma saati, sanayileşmeye göre ayarlanmıştır. Eskişehir Sanayi Odası nın (ESO), Atatürk ün doğumunun 125.yıldönümü anısına, üniversite öğretim üyeleri arasında Türkiye çapında düzenlediği Atatürk ün kalkınma modeli içinde sanayinin yeri konulu bilimsel eser yarışmasında birincilik ödülünü almış ve gözden geçirilmiş olan makale. (Yazar, makalenin -15/12/2008 tarih ve 3/ sayılı yazısıyla- yayımlanmasına izin veren ESO ya teşekkür eder. ) * Yrd. Doç. Dr., İnönü Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi. E-posta : 152

2 İ. KALAYCI Anahtar Kelimeler: Atatürk ün kalkınma modeli, devletçilik, sanayi planları, sanayileşme. Development Model of Atatürk (DMA) : The Gains for Nowadays Industry Abstract The development model of Atatürk (DMA) is not a model which was named by Atatürk when he was alive. Rather, it is called and formed by observing his thoughts and actions. The model isn t ideological or based on classes, in line with the real needs of the country it is pragmatic. Moreover, it is a product of a modern and democratic understanding which emphasizes on the enlightenment philosophy of the West and welfare standards. DMA provides the government the role of intervention in the economy. The government tries to realize the economic policy aims such as full employment, price and monetary stability, fair income distribution and balanced foreign payment. DMA has two historical bases: Lack of industrialization in the Ottoman Empire compared to the Europe and unsuccessful industry incentive laws. Therefore, according to the DMA, industry sector and industrialization phenomenon are regarded as benchmarks. Economic bases of DMA were set in Izmir Economy Congress in The statism system emphasized in the congress and industry plans decided to be implemented in 1930s were basic references formed the model. Also, the World Economic Crisis in 1929 caused the model putting in the statism axis. The national industry and industrialization obtained various historical benefits through DMA. E.g. the balance between public and private sectors, passing to cultivator from bayonet, and practice of industry planning. In conclusion, development clock of the Republic economy was setted to the industry / industrialization. Keywords: Development model of Atatürk, statism, industry plans, industrialization. JEL Classification Code: N10, N45 1.Giriş: Atatürk ün Kalkınma Modeli nin Kuramsal Yapısı Atatürk ün kalkınma modelini (AKM yi) anlamak için, o modelin karakteristik yapısını ve modelin doğuşuna yol açan tarihsel, yapısal ve konjonktürel koşulları açıklamak gerekir. 1.1.AKM nin Karakteristik Yapısı AKM, bizzat, Atatürk ün yaşarken adlandırdığı bir model değil, onun ardından, ortaya koyduğu fikir ve eylemlere bakılarak şekillendirilmiş ve adlandırılmış bir modeldir. Onun birçok söylevinden bu modelin çerçevesi kurulabilir. 1 1 Örneğin; Atatürk bir konuşmasında diyor ki; iktisadi hayat denince, ziraat, ticaret, sanayi faaliyetlerini ve bütün nafıa (bayındırlık) işlerini, birbirinden ayrı düşünülmesi doğru olmayan bir kül (bütün) sayarım. Bu vesile ile şunu da hatırlatayım ki, bir millete müstakil (bağımsız) hüviyet ve kıymet veren siyasi varlık makinasında, devlet fikir ve ekonomi hayat mekanizmaları, birbirlerine bağlı ve birbirlerine tabidirler. O kadar ki, bu cihazları birbirine uyarak aynı ahenkte çalıştırılmazsa, hükümet makinasının motris (önde gelen, sürükleyici) kuvveti israf edilmiş olur; ondan beklenen tam verim elde edilemez. Onun içindir ki, bir milletin kültür seviyesi üç sahada, devlet, fikir ve ekonomi sahalarındaki faaliyet ve başarıları neticelerinin hasılası ile ölçülür. (Aktaran; Aysan, w3.balikesir.edu.tr) 153

3 Model, sosyalist ya da kapitalist anlamda ideolojik değil, ülkenin gerçek ihtiyaçlarına göre kurgulandığı için faydacıdır (pragmatiktir). Sınıfsal ya da sınıfçı bir karakter de taşımaz 2. Model, batının aydınlanma felsefesine ve refah standartlarına vurgu yapan, çağdaş ve demokratik bir anlayışın ürünüdür. Yüzünü, gelişmeye kapalı Arap dünyasına değil, yenilikçi ve kalkınmacı batı düzenine döndürmüştür. Aynı zamanda bölgeci değil ulusalcı olan AKM, batı değerlerini esas alan maddi ve manevi kalkınma hedefine dayanır. Öte yandan, A.Mango nun 3 da belirttiği gibi, Atatürk ün verdiği mesaj, evrensel laik değerler ve karşılıklılık ilişkisi ortamında doğu ile batıyı buluşturmaktır (Matt, 2002). Bu nedenle mesaj Atatürk ün kurguladığı ve uygulamak istediği bütünlükçü kalkınma modeline hizmet etmiştir. 1.1.a.AKM nin Amaçları AKM, Atatürk ün söz ve eylemlerinden süzülmüş kendine özgü bir modeldir. O gerçekte, devletin karışmacı ve korumacı rolünü eksen alan; tam istihdam, para ve fiyat istikrarı (ya da enflasyonsuz yüksek büyüme), hızlı ve dengeli sermaye birikimi, hakça gelir bölüşümü, dengeli bir dış ticaret, dengeli bir bölgesel kalkınma, özel sektör girişim işletmelerini destekleme ve hızlı teknolojik gelişme gibi iktisat politikası amaçlarını içermektedir. 1.1.b.AKM nin Araçları AKM, yukarıdaki amaçlara dengeci iktisat politikalarıyla ulaşmayı esas almıştır. Böylece ulusal kalkınma ve iktisadi bağımsızlık elde edilebilecektir. i) Atatürk ün izlediği para politikası, paranın değerini korumak ve enflasyona ve devalüasyona yol açmamak için emisyonun harcamalarla orantılı yapılmasına dayanır. Para, Atatürk ün düşüncesine göre, her türlü vasıtanın üstünde bir mevcudiyet silahıdır. (KKK, 1982:94.) ii) AKM nin dengeli maliye politikasında yeterli vergi toplayarak kamu harcamalarını finanse etmek söz konusudur. Ayrıca, dış borçları tasfiye etmek ve bağımsız bir gümrük vergisini uygulamak denk bir bütçenin yapılması için zorunlu görülmüştür. iii) Dış ticarette denge, Atatürk döneminde ithalat ikamesi yoluyla sağlanmıştır. Bunun için ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde yüz civarında tutulması, Türk parası ile yabancı paralar arasında bir dalgalanma marjının belirlenmesi, ülkenin çıkarları izin verdikçe dış ticarete ambargo konulmaması düşünülmüştür. iv) Kamu sektörü ile özel sektör arasında, yatırım ve üretim faaliyetleri bazında dengenin kurulmasına ilişkin bir yatırım politikası uygulanmaya çalışılmıştır. Bütün bunlar, Atatürk ün ekonomi yönetiminde dört altın denge kuralı olarak bilinmektedir. Bu kurallara uygun manevra yapılmasına zemin hazırlayan sistem ise ılımlı devletçilik politikası olmuştur. 2 M.Kemal, Kurtuluş Savaşı sürecinde çeşitli destek ve yardım gördüğü Sovyetler Birliği nin Ankara Büyükelçisi Aralov a, Türkiye de sınıfların ve işçi sınıfının olmadığını, çünkü gelişmiş bir sanayisinin olmadığını, ancak, bizim burjuvazimizi ise, [ileri] bir burjuva sınıfı haline getirmek gerektiğini belirtmiştir (aktaran Altun, 2007: 25). 3 Atatürk ve dönemi üzerine popüler çalışmaları olan önemli bir Batılı yazardır. 154

4 İ. KALAYCI Kazanım 1: AKM nin damgasını vurduğu Cumhuriyet in kuruluş ve devletçilik dönemleri dikkatle incelendiğinde, görülecektir ki; ekonomide dört sihirli denge diye iktisatçıların formüle ettikleri; para miktarı-harcama miktarı, kamu harcamaları-vergi gelirleri, dış gelirler-dış harcamalar ve kamu sektörüözel sektör dengeleri büyük ölçüde ve şaşırtıcı bir şekilde kurulmuştur. Bu dengeci iktisat politikasının Atatürk ün devlet müdahalesi ayarıyla birlikte başlaması ve Cumhuriyet in 100. yılına doğru gidildiği zamanımızda bile ulaşılmak istenmesi, çağdaş bir gerekliliğin kanıtıdır. Model, Türkiye nin kurtuluş (1919) sonrasını izleyen kuruluş tan (1923) ve Atatürk ün ölümü ne kadarki (1938) dönemi kapsamaktadır. 1.2.AKM nin Hazırlayıcı Tarihsel Koşulları: Osmanlı nın Çöküşü AKM, Osmanlı İmpartorluğu nun çözülüş ve çöküş tarihinin zorunlu bir ürünüdür. Osmanlı nın iktisadi yapısı ve iktisadi krizlerle dolu geçmişi bilinmeden AKM nin dayandığı tarihsel zaman ve zeminin doğru anlaşılması mümkün değildir. 1.2.a.Osmanlı İktisadi ve Sanayi Yapısı Osmanlı nın batı feodalitesi ile benzerlikler gösterip göstermediği tartışmalı bir konu 4 olsa da, büyük bir imparatorluk olduğu halde niçin kapitalizm öncesi (feodalizm) aşama(sın)da gelişmiş bir ekonomi sayılamadığı önem taşımaktadır. Eğer Osmanlı geri kalmışsa, bunun bir nedeni, batılı kapitalizme geçişin üç temel koşulunu yerine getirmemiş olmasıdır. Bu koşullar (Avcıoğlu, 1984: 29); i) belli bir noktada, toprağa bağlı köylünün bu bağımlılıktan kurtulmaya çalışması; ii) uzmanlaşmış bir kentsel zanaatının varlığı ve serbestleşmesi ve iii) ticaret ve faizcilikten sağlanmış olan nakit sermaye birikimidir. Osmanlı nın iktisadi yapısını Asya tipi üretim tarzı (ATÜT) ile açıklamanın daha sağlıklı olduğunu belirten iktisatçılar vardır. ATÜT e düşünsel temel hazırlamış olan Marks ve Engels e göre, Osmanlı Devleti nin de içinde yer aldığı doğudaki tüm olayların temeli toprakta özel mülkiyetin yokluğunda aranmalıdır. Zira, Osmanlı da asli üretim aracı olan toprağın mülkiyeti devlete aittir, mülkiyet şekli miri (devlete ait) toprak rejimi olup karmaşıktır. (Divitçioğlu, 2003: 36, 71). Osmanlı merkezi yönetimi gücünü yitirip mali krizler yaşamaya başlayınca, gelirlerini arttırmak için hazine (miri) topraklarını ya doğrudan satışa çıkarmak ya da bunların üzerinden vergi toplama işini özel girişimcilere (mültezimlere) bırakmak gibi yöntemlere başvurmak zorunda kalmıştır. Nitekim, 1858 tarihli Toprak Yasası (Kanunname-i Arazi), Osmanlı nın artık ilkesel anlamda özel mülkiyeti benimsediğini doğrulamaktadır (Kepenek ve Yentürk, 2000:13). Bu arada, Osmanlı topraklarında iç ve ticarette yabancılar egemendi ve bu durumun içselleştirilmiş 4 İ.Cem in (1989:126) belirttiği gibi, Osmanlı da toprak (tımar) sisteminin var oluşu, orada Avrupai bir feodal toplum yapısının olabildiğine işaret etse de, senyör-serf ilişkisi, aristokrat hiyerarşi ve monarşi niteliklerinin varlığı için yeterli değildi. Ç. Keyder e (2001:15) göre de, Osmanlı feodal değildi; devletin niteliği, sınıf yapısının belirlenmesinde ve yeniden toplumsal üretimdeki rolü ve hukuk sistemi Avrupa feodalizmi olarak bilinen pre-kapitalist düzenden oldukça farklıdır. Tarihsel bakımdan Osmanlı düzeni, kendisinden önce gelen Bizans ve Doğu Roma örneklerini andırmaktaydı. Roma nın doğu kesiminde küçük köylülük olduğu gibi kalmış, yerini kölelik ya da serflik gibi alternatif emek sistemlerine bırakmamıştı. 155

5 olması, ileri Osmanlı yı gün geçtikçe geriye götürmekteydi. Avrupa, Rönesans ın ilerlemeci olanaklarından yararlanmakta ve sanayileşmekteydi. Osmanlı bu konuda yerinde sayarken, batılıların kapitülasyonlar yoluyla içişlerine kadar karışmasını önleyememekteydi. Osmanlı adeta yarı-sömürge durumunu çoktan tercih etmişti. Osmanlı da Avrupa kalitesinde bir sanayi yoktu, fakat devletin kurtuluşunun lonca tipi sanayileşme yoluyla olacağına inanan bir aydın zümre vardı. II. Meşrutiyet ten sonra, sanayide özendirici hareketler anlamında arasında Teşvik-i Sanayi düzenlemeleri uygulanmaktaydı sanayi sayımı sonuçlarına göre, sanayide aşırı derecede bölgesel yoğunlaşmanın bir sonucu olarak, İstanbul ve B.Anadolu da (gıda ve tekstil 5 ağırlıklı) toplam 282 kuruluş vardı. Devletin sahip olduğu 22 adet kuruluşta toplam 14 bin kişi istihdam ediliyordu (Şahin, 2002:15-17). Osmanlı nın kalkınmasını engelleyen, kapitülasyonlardı ve bunlar iktisadi yapısının bir parçası olarak eklemlendiği için büyük tartışma konusuydu. 6 Kazgan ın (1999:25) saptamasına göre, Avrupa ticari kapitalizmi (merkantilizm) kapitülasyonlar yoluyla Osmanlı pazarına girmiş ve gelişmesinin her aşamasında Osmanlı topraklarından tavizler kopararak yaşamını zenginleştirmeyi bilmiştir. Buna göre, eğer Osmanlı, Fransa ya da Rusya gibi bir Merkez ekonomi olamadıysa, bunun bir nedeni kapitülasyonların etkisidir. 1.2.b.Osmanlı Ekonomisinin Krizi Osmanlı devleti, Pamuk un (1990:186-7) belirttiği gibi, 17. ve 18. yüzyıllarda sık sık mali bunalımlarla karşılaşmaktaydı, bunun temel nedeni merkezi yönetimin güçsüzlüğü idi. Toplam bütçenin bakanlıklar arasındaki dağılımına bakılırsa, Cumhuriyet e doğru gidiş süreci katıksız bir savaş ekonomisi ni 7 andırmaktadır. Osmanlı nın çöküşünü hızlandıran olaylardan biri de, 1838 tarihli Osmanlı nın İngiltere yle imzaladığı Balta Limanı Ticaret Antlaşması dır. Bu antlaşmanın getirdiği iki düzenleme vardır: i) Osmanlı devletinin dış ticarette uyguladığı yaptırımları kaldırması. ii) İhracata uygulanan vergilerin % 12 ye çıkarılırken, ithalat vergilerinin ise % 5 olarak saptanması. Ayrıca yerli tüccarlar iç gümrükleri ödemeye devam ederken, yabancılar bu uygulamanın dışında kalarak bir ayrıcalık elde etmekteydiler (Pamuk, 1990:164-5). Kısacası, Antlaşma, Osmanlı nın bağımsız ve tekelci bir dış ticaret politikası izlemesini ortadan kaldırmıştır. 5 Osmanlı ekonomisinde tekstil imalatının geleneksel ve sanayileşme bağlamında özel bir anlamı bulunmaktadır. Hatta yabancı tarihçilerin de özel ilgisini çekmiştir. Örneğin, New York State University den Prof. Quartaert (1999-ç:47), Amerikan ve Avrupa arşivlerine dayanarak yaptığı bir araştırmada Osmanlı tekstil imalatının değişen teknolojilere, düşen fiyatlara, yabancıların rekabetine ve ithalat patlamasına karşın büyük canlılık gösterdiğini, öyle ki Manchester den önce bile Osmanlı da iplik eğirme faaliyetlerinin başladığını anlatır. 6 İ.Ö lerden beri var olduğu sanılan kapitülasyon, Osmanlı da geleneksel, komşuluk ilişkileri, Avrupalılaşma, vb nedenlerden dolayı doğmuştur. (Bkz. Nebioğlu, 1986:10-11). Kapitülasyon realitesi ne karşın, Osmanlı hükümetleri, kapitülasyonların kaldırılışını kolaylaştırmak amacıyla Tanzimat döneminde ıslahat girişimlerinde bulunmuş, ancak onlar yabancı özel kişileri ilgilendirmesi gerekirken, Avrupa devletlerinin elinde bir baskı aracı ve Osmanlı nın iç işlerine karışma nedeni olmuştu (Toprak, 1995-b: 51). 7 I.Dünya Savaşı na ve dolayısıyla Osmanlı devletinin savaş ekonomisine farklı bir bakış için bkz. (Eldem, 1994:33-vd) te seferber edilen insanların çoğunun üretken çağında olduğu ve bunların sayısının sürekli artarak 3 milyona ulaştığı; devletin gerektiğinde her türlü tüketim ve ara malına el koyabildiği, üretimin düşüklüğü, ithalatın kıtlığı, halkın gittikçe yoksullaşması, savaş sonunda insan kaybının 1 milyon 745 bin olduğu, vd. hususlar burada okunabilir. 156

6 İ. KALAYCI Krizler ve çöküş süreci hızlanırken dış borçların etkisini unutmamak gerekir. Osmanlı nın nakit borçlanma süreci ikiye ayrılır. Birincisi; 1840 larda Galata bankerleri aracılığıyla ve kısa vadeli olarak Fransız bankalarından borçlanmasıdır. İkincisi; 1854 te patlak veren Kırım Savaşı nın zorunlu kıldığı ve ilk uzun vadeli olmak üzere borçlanmadır lerde 200 milyon civarındaki dış borç anaparası ve yıllık faiz ödemesi 11 milyon sterlin olunca, Osmanlı devleti borçlarını ödeyemez duruma düştü ve 1876 da bir tür moratoryum ilan etti. Bunun üzerine, Osmanlı Hükümeti ile Galata Bankerleri arasında 1979 da Rüsum-u Site 9 Antlaşması imzalandı ve Rüsum-u Site İdaresi kuruldu. Daha sonra, Osmanlı ile Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya arasında, 1881 de Muharrem (Aralık ayı) Kararnamesi adıyla, dış borçları yeniden yapılandıran bir antlaşma yürürlüğe konuldu. Bu antlaşma ile birlikte Düyun-u Umumiye (Genel Borçlar) İdaresi (DUİ) alacaklı olan yabancı devletlerin eline geçti. Ayrıca, DUİ ile iç içe Tütün Rejisi gibi reji (tekel) idareleri kuruldu ve faaliyetlerini Lozan Antlaşması na kadar sürdürdü. Bütün bunlar, Osmanlı nın yarı-sömürge bir ekonomi haline gelmesine yol açtı, zira Osmanlı vergi toplama iradesini kaybetmişti ten 1914 e kadar yaklaşık yarım yüzyılda Osmanlı devletine verilen borçların, kimin tarafından ve niçin verildiği biliniyorsa da, asıl, bu borçların faizinden dolayı hazineye giren miktarın azalması kaygı verici boyutlara çıkmıştı. 10 Milli mücadele döneminde daha çok hibe şeklinde alınan ve Sovyet kaynaklı dış yardımlar ise dikkat çekicidir. 11 Osmanlı kriz tarihinde kapitülasyonların rolü özel dir. Osmanlı iktisadi yapısının bir öğesi olarak açıklanan kapitülasyonlar, burada, bu kez, iktisadi bunalımların bir nedeni sayılmıştır. Osmanlı devleti, kapitülasyonları, doğal olarak iktisadi ve ticari ilişkileri en çok yoğun sürdürdüğü Avrupalılara vermiştir. ABD de, Osmanlı nın iştah kabartan kapitülasyon pastasından büyük bir dilim almak istemiş ve bunu Chester Projesi ile yapmaya çalışmıştır. Proje nin, Can ın (2000:104) deyimiyle imtiyaz avcıları nın entrika şehrine dönüşen İstanbul a padişahın önüne- gelmesi çok uzun sürmedi. Chester ve Projesi İstanbul a 19. yy. sonunda geldiğinde Osmanlı topraklarında çoktan ve adeta bir imtiyazlar piyasası 8 Osmanlı nın ilk (uzun vadeli) dış borçlanması 1854 tarihli Kırım Savaşı ile başlarken, borçlarını ödeyemeyeceğini ilan ettiği 1876 tarihiyle yeni bir ivme kazanır. Bu son tarihte dış borç miktarı 200 milyon sterlin civarında olup anapara ve faiz ödemesi (=borç servisi) yıllık 11 milyon sterlini tutmaktaydı. Osmanlı maliyesinin tüm geliri 18 milyon sterlin kadardı. (Pamuk, 1990:188-9). Son olarak, Osmanlı nın borç servisini arttıran bir neden de, eski borçlarını yeni borçlarla ödemeye kalkışmasıdır ki, bu durum, günümüzdeki IMF borçlanmasını çağrıştırmaktadır. Hatırlamak gerekir ki, Osmanlı dan kalan dış borcun en son taksidi, Kırım Savaşı ndan tam 100 yıl sonra 1954 te ödenmiştir. 9 Rüsum-u Site 6 adet vergi anlamına gelir. Antlaşma gereğince kurulan Rüsum-u Site İdaresi; Osmanlı nın alacaklılarına; tütün, buz, pul, alkollü içkiler, balık avı ve ipek üzerinden vergi geliri elde edilmesine olanak tanıyan ve aynı zamanda Düyun-u Umumiye İdaresi ne (DUİ) zemin hazırlayan bir mali kuruluştur (ATO, 2004:64). DUİ yi D. Avcıoğlu (1984:128) İkinci Maliye Bakanlığı diye nitelendirir. 10 Örneğin, 1914 te, Libya ve Balkan savaşları sonunda ortaya çıkan ve kısa dönem borçların konsolidasyonu için alınan dış borcun itibari değeri 20 milyon Sterlin, efektif FO %5.6, Hazineye giren milyon Sterlin olurken, bu borcun ödenmesinde Bank-ı Osman-i Şahane aracı kuruluş, yönetiminde Düyunu-u Umumiye İdaresi olmuş, bu idarenin gelirlerinin fazlası, aşar ve gümrük gelirlerinin geri kalanı güvence olarak gösterilmiştir (Kıray, 1993: 205). 11 Örneğin, 1921 de yapılan Moskova Antlaşması ile Sovyetler in dilimler halinde Ankara Hükümeti ne aktardığı hibenin toplam değeri toplam 11 milyon altın ruble dir. Önemli ölçüde silah ve cephane yardımı da yapılmıştır (Çavdar, 2003: 148). 157

7 kurulmuştu. Biraz da Avrupa ya karşı giriştiği rekabetten dolayı Amerikan hükümeti Chester le beklentilerindeki çıtayı oldukça yükseltmişti. Amerikalıları harekete geçiren en büyük neden, Almanların Deutsche Bank sermayesiyle Anadolu Demiryolları Kumpanyası nı kurmuş ve Mezopotamya petrollerini işletme hakkını elde etmiş olmasıydı. İşin en kötüsü de Osmanlı nın bu dönemde petrol arama ve bulmadaki teknoloji yoksulluğunun dramatik bir şekilde sürmesiydi. 1.3.Modeli Yaratan Yapısal ve Konjonktürel Koşullar: Osmanlı dan Cumhuriyet e Kalan İktisadi Miras AKM nin doğuşunun bir boyutu da, Cumhuriyet in Osmanlı dan devraldığı mirastır ve bu, aşağıda sıralanan bazı iktisadi olgulara dayanmaktadır. 12 Bunlar dönemin yoksulluk ve yoksunluk koşulları içerisinde değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme, sonuçta, bizi AKM nin nasıl doğduğu gerçeğine biraz daha yaklaştıracaktır. 1.3.a.İnsan Kaynakları i) Türkiye nin 1923 sınırları içindeki nüfusu 1914 yılında 16.3 milyondan 1927 yılında 13.6 milyona düşmüştür. 13 İstanbul başta olmak üzere 52 kentin kentsel nüfus toplamı 1912 de 3 milyondan yaklaşık 2 milyon kişiye düşmüştür. ii) Sağlık hizmetleri oldukça yetersizdi te ülkede sadece 1000 kadar hekim ve 10 binden daha az hastane yatağımız vardı. iii) 1924 te Türkiye de ilk, orta ve yüksek öğrenim yapan toplam 5000 okul, öğretmen ve 359 bin öğrenci vardı nüfus sayımına göre okur-yazar oranı sadece % 11 idi. 1.3.b.Sermaye ve Teknoloji i) Osmanlı imparatorluğu çöktüğünde Türkiye ekonomisi kapitalist metropoller karşısında büyük bir sanayi bağımlılığı içindedir yılında Türkiye de, yerli fabrika üretiminin yurtiçi tüketimi karşılama oranı pamuklu kumaşlarda % 10, yünlü kumaşlarda % 40, ipekli kumaşlarda % 5, sabunda % 20, buğday ununda % 60 idi. Tüketim malları (porselen, cam, şeker, çatal-bıçak vb.) gibi sermaye mallarının tümü ithalatla karşılanmaktaydı. ii) 1913 sanayi sayımı, Türkiye nin 1923 sınırları içinde her biri 10+ işçi çalıştıran 560 imalat sanayi işyeri olduğunu ve bunlarda toplam 35 bin kişinin çalıştığını gösteriyordu. Sadece 53 işletmede istihdam hacmi 100 er kişiyi geçmekteydi. iii) Osmanlı nın dünya kapitalist sistemiyle daha hızlı bütünleşsin diye yapılan demiryolu hatları, 1920 lerin başında, ancak 4100 km. kadardı yılında motorlu trafiğe açık karayolu uzunluğu ise sadece 14 bin km. idi. iv) Maden kömürü üretimi, I. Dünya Savaşı öncesinde 900 binden 1923 te 600 bin tona gerilemişti. Aynı yıl ülkede elde edilen elektrik enerjisi ise sadece 45 milyon kw/saat idi. v) 1923 e gelindiğinde, ulusal ekonominin çeşitli sektörlerine yerleşmiş bulunan yabancı işletmelerin özvarlıklarının değeri 63 milyon sterlin civarında (bunun % 45 i Alman, % 26 sı Fransız, % 17 si İngiliz, % 4 ü Belçikalı ve % 2 si Amerikalı 12 Aksi belirtilmedikçe ve genel olarak bkz. (Tezel, 1986:88-97) 13 Nüfustaki azalmanın bir nedeni, sürekli karşılaşılan savaşlardır. I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yla ilgili resmi tahminler, Türk ordusunun 1.8 milyon insan kaybettiğini göstermektedir. 158

8 İ. KALAYCI kapitalistlere ait) idi. En fazla yoğunlaşılan sektörler, yabancı sermayenin dağılımı itibarıyla, % 62 ile demiryolları ve % 16 ile bankacılıktır. 1.3.c.Yabancı Sermaye i) Osmanlı da yabancı doğrudan yatırımlar olduysa da, ekonomiye giren yabancı kaynakların çoğu borçlar şeklindeydi. İttihat ve Terakki dönemindeki doğrudan yabancı yatırımlar çoğunlukla demiryolu inşaatı ve ticari işletmeler şeklinde gerçekleşmişti. Cumhuriyet kurulduğunda, Türkiye sınırları içinde tahminen 63.4 milyon sterlin ya da 500 milyon liralık yabancı sermaye bulunuyordu. Bu miktar 94 işletme arasında dağılmış olup, bunlardan 12 si imalat, 6 sı madencilik sektöründeydi (Keyder, 1993: 80). ii) Kuramsal olarak, bir ekonomide yabancı sermayenin artmasının nedenlerinden birisi, oradaki sermeye birikimi yetersizliğidir. Ulusal sermayenin dolduramadığı boşluk her zaman yabancı sermaye ile doldurulur ve yabancı sermayenin egemenliği oluşur. Daha sonraları bu boşluk doldurulmaya başlanınca ve ulusal sermaye olgunlaşınca, yabancı sermayeyi sindirecektir. Aksi halde, yabancı sermayeyi tümüyle reddetme, Osmanlı nın I. Dünya Savaşı nın kargaşasında kapitülasyonları kaldırma eylemindeki gibi, Toprak ın (1995-b: 73) ifadesiyle, çok şoven, çok nasyonalist olarak eleştirilmekteydi. Oysa aynı Osmanlı, 1908 sonrasında, özellikle 1913 e kadar yabancı sermayeyi özendirme politikalarında hep başarı beklemiş ve bir ölçüde de yabancı-osmanlı gayrimüslim ortaklığı şeklinde görmüştür. 1.3.d.Finans Kurumları Osmanlı nın çöküşü ve Cumhuriyet e geçiş (1923) tarihinde, toplam banka sayısı (18 i ulusal, 13 ü yabancı olmak üzere) 31, şube sayısı ise 420 idi. 14 Cumhuriyete miras kalan en önemli iktisadi kuruluşlardan biri Osmanlı Bankası dır. Fransız ve İngiliz sermayesiyle kurulduğu için, adı Osmanlı da olsa yabancı banka statüsünde kalan Osmanlı Bankası kurulduktan (1863) itibaren kısmi bir merkez bankası özelliğinde çalışmış ve tedavüle çıkardığı paralar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kurulmuş olmasına karşın, 1947 ye kadar piyasada tedavül edilmiştir. 1.3.e.Doğal Kaynaklar i) Türkiye 1920 lerde maden rezervlerinde zengin bir çeşniye sahiptir. Fakat kömür, linyit, gümüşlü kurşun, krom, boraks, vb pek çok madende dünya ölçeğinde tekelci bir üstünlük sağlayabilecek kadar büyük bir rezerv varlığını ortaya koyamamıştır. ii) Türkiye de iç suların oluşturduğu sulama ve enerji üretimi potansiyeli büyüktür, ancak 1920 lerde hiç kullanılmamış bir yapıdaydı. Kısacası, Cumhuriyet, kalkınamamış ve dolayısıyla İngiltere gibi sanayi devrimini yapamadığı için geri kalmış bir ekonomiyi miras almıştır. Geri kalmışlık, hem Osmanlı nın yıkılışını hızlandırdı ve hem de yeni ve etkin bir kalkınma modeline, yani AKM ye duyulan ihtiyacı pekiştirdi. 14 Yerli ve yabancı bankaların Osmanlı Bankası ndan, Credit Lyonnais, İstanbul, Detsche Orient, Selanik, İktisat Türk A.Ş. ye kadar) kuruluş yılı ve yerlerine ilişkin niteliğini gösteren liste ile ulusal banka sorunsalı için bkz. (Çavdar, 2003:173-4) 159

9 2. AKM nin Mihenktaşı: Sanayi ve Sanayileşme İle İlgili Gelişmeler Bu çalışmada, AKM nin mihenk taşı olarak sanayi kabul edildiğine göre, tüm iktisadi gelişmeleri sınai kararlar, politikalar ve uygulamalarına göre değerlendirme zorunluluğu vardır. AKM iki kaynaktan beslenmiştir. Anadolu nun kurtuluşu ve Cumhuriyetin kuruluşu. Kurtuluş Savaşı süreci bir savaş konjonktürüdür. O nedenle kalkınma değil, sadece kurtuluş ilk plandadır. Dolayısıyla önce ülkeyi kurtarmak sonra onu kalkındırmak önem taşımıştır. İstiklal Savaşı nın kazanılmasından sonra, Cumhuriyet in ilan edilmesi sürecinde, M. Kemal Yeni Türkiye nin yol haritasını şu tarihsel sözlerle çizmiştir (bkz. Nutuk): -Yeni Türkiye Devleti temellerini süngü ile değil, süngünün dahi dayandığı ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye Devleti cihangir bir devlet olmayacaktır. [Osmanlı dan çıkarılan bir ders!] Fakat Yeni Türkiye devleti iktisadi bir devlet olacaktır. (19 Ocak 1923) Bu sözler çok kısa bir süre sonra İzmir de toplanan İktisat Kongresi nde büyük itibar görecek ve değerlendirilecektir. -Bundan sonra pek mühim zaferlere kavuşacağız. Fakat bu zafer, süngü zaferi değil; iktisat, ilim ve irfan zaferleri olacaktır. Askeri zaferlerimizle mağrur olmayalım. Yeni ilim ve iktisat zaferlerine hazırlanalım. (25 Ocak 1925, Akşehir) 2.1.AKM nin Referansları: İzmir İktisat Kongresi, Devletçiliğe Geçiş ve Dünya Krizi AKM nin iktisadi temelleri, Cumhuriyet in ilan edileceği yıl içinde toplanan İzmir İktisat Kongresi nde atılmıştır. Kongre de vurgu yapılan devletçilik sistemi ve uygulanmasına karar verilen sanayi planları Modeli biçimlendiren besleyen temel başvuru kaynakları olmuştur Dünya İktisadi Krizi de, AKM nin devletçilik eksenine oturtulmasına yardım etmiştir. 2.1.a.İzmir İktisat Kongresi: Misak-ı İktisat Manifestosu İzmir İktisat Kongresi, Lozan Barış Konferansı na ara verildiği 17 Şubat- 4 Mart 1923 te İşçi, Sanayici Tüccar ve Ziraatçi zümrelerinden gelen 1135 delege ile toplanmıştır. Misak-ı İktisadi Esaslar 15 burada tek tek belirlenmiştir. Kongre de alınan kararlar, Hükümet üzerinde bağlayıcı değildir. Kongre sosyo-ekonomik sınıfların taleplerinin şeffaf bir şekilde tartışıldığı ve hatta çatıştığı bir platform olmuştur. Berkes in (1997:36) belirttiğine göre, Kongre de İktisat Vekili M.E.Bozkurt tarafından ortaya atılan devletçilik fikri pek kabul görmedi. İlgi çeken, daha çok, iktisadi ahlak söylemleriydi ve bu anlamda Kongre, adeta bir manifesto gibiydi. Toplum katmanları için sayısal ve niteliksel temsiliyet sorunları da yaşandı. Yabancı kapitalistlere bağlı olan yerli özel girişimciler ve büyük toprak sahipleri ( ağalar ) Devlet bize yardım etsin, ötesini bize bıraksın demişlerdir. Yani, devlet eliyle 15 Bu esaslar üç ana başlıkta ve çok sayıda maddede toplanmıştır: (I) Misak-ı İktisadi Esasları 12 md; (II)Çiftçi, Tüccar, Sanayici ve İşçi Gruplarının Esasları (çiftçiler 82 md, tüccarlar 116 md, sanayiciler 6 md ve çok sayılı fıkra, işçiler 34 md olmak üzere toplam) 238 md; (III) Yabancı Sermaye Hakkında 10 md. Misak-ı Milli esasları madde madde okunup kabul edilirken bir çok yerde Türkiye halkı şeklindeki bir hitaba rastlanmaktadır. Örneğin, Madde 3- Türkiye halkı tahribat yapmaz; imar eder. Bütün mesai iktisaden memleketi yükseltmek gayesine matuftur. Madde 4-Türkiye halkı sarf ettiği eşyayı mümkün mertebe kendi yetiştirir. Çok çalışır. Vakitte, servette ve ithalatta israftan kaçar. ( ) Madde 5-Türkiye halkı, servet itibariyle bir altın hazinesi üzerinde oturduğuna vakıftır. (.) Bkz.(Ökçün, 1981:338 ve Afetinan:1989-a:19.) 160

10 İ. KALAYCI kapitalizmi talep etmekteydiler. 16 Bir başka deyişle, özel girişimcilerin devletçiliğe karşı tutumları; bu sistemin korumacı tarafına sempatik, karışmacı tarafına ise antipatik yaklaşmaları şeklinde olagelmiştir. İzmir İktisat Kongresi tutanakları, bir tür iktisadi milliyetçilik belgesidir. Tezel in (1986: 132) belirttiği gibi, Kongre de metropol kapitalistleri ile Türkiye de onlarla iş yapma durumundaki Müslüman Türkler arasında aracılık yapan yerli gayrimüslimlerden kaynaklanan bir rahatsızlık 17 vardı ve bu rahatsızlık, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler aradan çekilsin, Avrupalılarla doğrudan doğruya biz iş yapalım diyen bir iktisadi milliyetçiliğin ilginç bir anlatım örneğiydi. Atatürk -Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa sıfatıyla-, kongrenin açılış konuşmasında Efendiler Bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla alakadar olan, o milletin iktisadiyatıdır.. diyerek iktisadın ne derece önemli olduğunu,.. kılınç kullanan kol yorulur; fakat saban kullanan hergün daha çok kuvvetlenir ve hergün daha çok sahip olur diyerek de savaş yerine üretim yapmanın asıl zenginlik kaynağı olduğunu ifade etmiş ve büyük bir alkış almıştır. Atatürk ün Türkiye için düşündüğü kalkınma modelinin ana çerçevesini İzmir İktisat Kongresi nde görmek mümkündür. Kongre de Misak-ı İktisadi kabul edilmişti. Kongre nin Misak-Milli fikri paralelinde, Başbakanlığa bağlı olmak üzere Haziran 1927 de görev ve sorumlulukları itibariyle- Ali İktisat Meclisi (AİM) 18 adlı çok önemli bir meclis kuruldu. İşlevi, ülkenin ekonomisini ilgilendiren tüm konularda TBMM ye yasa önerileri sunmak, hükümete danışmanlık yapmak ve ödemeler bilançosu ile sanayinin geliştirilmesine ilişkin raporlar hazırlayarak bir araştırma kurumu şeklinde çalışmaktır. 19 Kazanım 2: Atatürk, İzmir İktisat Kongresi nde yeni Türkiye devleti için rehberin süngü değil, saban olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, ancak bilim ve iktisat zaferleriyle ulusal zenginliğe ve kalkınmaya sahip olabileceğimizi vurgulayarak Cumhuriyet in iktisadi milliyetçilik temellerini atmış olur.. 16 Bu bağlamda, esas büyük iş, Cenevre deki bir Türkçünün dediği gibi, Bir Rum gibi banker, bir Ermeni gibi tüccar, bir Avrupalı gibi her işe girişen özel teşebbüsçüyü yaratmak idi. O teşebbüsler zengin olursa, Türkiye çağdaş uygarlığa katılmış olacaktı (Berkes, 1997:37). 17 Bu rahatsızlığın somut belgesini Misak ta okumak mümkündür: Türk dinine, milliyetine, toprağına, düşman olmayan milletlere daima dosttur; ecnebi sermayesine aleyhtar değildir. Ancak kendi yurdunda kendi lisanına ve kanununa uymayan müesseselerle münasebette bulunmaz her türlü münasebette fazla mutavassıt istemez. (Ökçün den aktaran Tezel: 1986:132.) 18 Osmanlı devletinde II.Meşrutiyet döneminde de, bu meclise benzer olarak, 1917 de İktisadiyat Meclisi kurulmuştu. Bu, amaçları ülkede milli iktisadı kurmak olan İttihatçıların, I.Dünya Savaşı nın neden olduğu iktisadi sıkıntıların hükümetin üzerindeki baskıyı hafifletmek üzere başvurdukları devlet müdahaleciliğinin bir parçası olacaktı (bkz.koraltürk, 1999:63). 19 AİM, bu anlamda bugünkü TOBB ye benzer bir yapı sergilemiştir. Boratav (1982:89), bu meclisi göstermelik, tutucu ve pasif bir kuruluş olarak nitelendirir. Başbakanın başkanlığında yılda iki kez (altı ayda bir on beş günlüğüne) toplanan ve çoğu iktisatçı olan 24 üyeli AİM, 1935 yılı Bütçe Yasası ile kapatılmıştır. 161

11 2.1.b.Modelin İktisat Politikası Sistemi (ya da Ana Ekseni) Olarak Devletçilik AKM nin bir ayağı da, devletçilik olan iktisat politikası sistemidir. Devletçiliğin 1930 lu yıllarda Türkiye de kabul görmesinin bir takım ciddi tarihsel, toplumsal ve dışsal nedenleri oluşmuştur. Bütün bunlar, Hamitoğulları nın (1974:157) vurguladığı gibi, devletin, müdahaleci yetkisine bağlı olarak yapma, yaptırma caydırma işlevlerinden doğmuştur. Tarihsel nedenler: i) Osmanlı üretim yapısının tarıma dayalı olması ve toprakta devlet mülkiyetinin üretim ilişkilerinde belirleyici sayılması, ii) Yine Osmanlı da, tarımsal ürünün bir bölümüne mülk sahibi olarak devletin el koyması ve karşılığında sulama, gübreleme ve ulaştırma gibi bazı hizmetleri sağlaması. Toplumsal nedenler: i) Halkın giderek temel gereksinimlerinin karşılanmasını devletten beklemesi ve devleti ana ya da baba ( peder-devlet ) olarak nitelemesi, (Atatürk ün henüz 1931 de halkımız tab an [yaradılıştan] devletçidir demesi bu gerçeğin bir özetidir.) ii) Devletin ulusal bağımsızlık ve kalkınma sürecinde öncü olması, iii) Özel sermaye birikim yetersizliği ve bazı riskleri üstlenerek yatırımlara girişmemesi. Dışsal nedenler (Karluk, 2005:214): i) 1929 Dünya Ekonomik Krizi nin liberal-kapitalist ekonomilerde patlak vermesi ve çözüm olarak kamu girişimciliği ve müdahalesinin önemsenmesi, ii) Sovyetler Birliğinin planlı ve devletçi ekonomiyle hızla sanayileşmesi ve Dünya Krizi ni hafif atlatması, iii) ABD Başkanı F.D. Roosvelt in 1933 te çıkardığı Tennessee Vadisi Örgütü nü kurarak gelişmiş kapitalist ülkelerde ilk defa bölge planlama uygulamasına başlatması, iv) Aynı tarihlerde, Hitler in Almanya da işsizliği önlemek üzere 4 yıllık bir planı yürürlüğe koyması. 20 Atatürk, devletçiliğin, Türkiye nin özgül koşullarından kaynaklanan farklı bir iktisadi sistem olduğunu şu sözlerle ifade etmiştir (Afetinan, 1989-b:XIII): Türkiye nin tatbik ettiği Devletçilik sistemi on dokuzuncu asırdan beri sosyalizm nazariyecilerinin ileri sürdükleri fikirlerden alınarak terceme edilmiş bir sistem değildir 21. Bu, Türkiye nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türkiye ye has bir sistemdir. ( ) Devletçiliğin bizce manası şudur: Fertlerin hususi teşebbüslerini ve faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin bütün ihtiyaçlarını ve birçok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket iktisadiyatını Devletin eline almak. ( ) Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk vatanında asırlardan beri ferdi ve hususi teşebbüslerle yapılmamış olan şeyleri bir an evvel yapmak istedi ve görüldüğü gibi, kısa zamanda yapmağa muvaffak oldu. ( ) Bizim takip ettiğimiz bu yol, görüldüğü gibi, liberalizmden başka bir sistemdir. Atatürk, ekonomide eksen aldığı devletçilik ilkesini, önce, 10 Mayıs 1931 de Cumhuriyet Halk Fırkası (şimdiki adıyla CHP) programına ve sonra, 5 Şubat 20 Önemli bir ayrıntı olarak; bu son iki dışsal gelişmenin, Atatürk ün devletçiliği benimsemesinden sonra ortaya çıktığına dikkate edilmelidir. Ancak bunlar, olsa olsa, başlanmış olan devletçi uygulamalarının o dönemin Türkiye sinde sürdürülmesi gerektiği konusunda pekiştirici bir rol oynamıştır. 21 Bunun bir nedeni, kuşkusuz, Atatürk ün devletçi ideolojiyi benimsemesine karşın, ona en yakın sistem olan sosyalizme mesafeli yaklaşımıdır. Bolşevik devrimini yaptığı için çok etkilendiği V.İ.Lenin bile, Mustafa Kemal Paşa, tabiî ki sosyalist değildir dedikten sonra Yetenekli bir lider, milli burjuva ihtilalini yönetiyor. ( ) Bizim sosyalist devrimimizin önemini anlamış olup Sovyet Rusya ya karşı iyi davranıyor. şeklinde tarihsel bir saptama yapma gereğini duymuştur. (Aktaran Altun, 2007: 32.) 162

12 İ. KALAYCI 1937 de Anayasa nın 2. maddesine koydurmuştur. Bu ilkenin özgün tanımı şöyle yapılmıştır: Bizim takip ettiğimiz Devletçilik, ferdi mesai ve faaliyeti esas tutmakla beraber mümkün olduğu kadar az zaman içinde milleti refaha ve memleketi mamûriyete eriştirmek için milletin umumi ve yüksek menfaatlerinin icab ettirdiği işlerde bilhassa iktisadi sahada Devleti fi len alakadar etmektir. (Afetinan, 1989: 15.) Başbakan İ. İnönü 1930 da hükümetin kamu harcamaları konusunda yaptığı tercihleri savunurken ılımlı devletçilik kavramını ortaya atmıştır. Bu kavram sayesinde hem liberalizm hem de Batılılaşma eleştirilerine yanıt vermiş olmaktaydı (İnsel, 1996: 164). Atatürk ün başından beri iktisat danışmanlığını yapan C. Bayar, 1930 lu devletçilik yıllarında İktisat Bakanı ve Başbakan olarak görev yaparken, devletçiliği şöyle anlatmaktaydı (Yenal, 1999:149): Devletçiliğin iki aşırı ucu var; bir aşırı uç liberalizme, öbürü komünizme gider. Biz ikisine de meyletmiyoruz. Devletçiliğin gerekli olduğuna inanıyoruz, fakat bugünkü uygulamasında, bunun özel girişimcilikle paralel gitmesi önemlidir. Bu çerçeve esas alındığında, dönemin ekonomi yönetiminin devletçi anlayışının üç sacayağa dayandığı ve üçünün de birbirini tamamladığı soncuna varılabilir. Yani devletçiliğin işaret ettiği üç devlet vardır: i)dengeli kalkınmayı güvenceye alan, mal ve mali piyasalardaki dengeyi kuran ve sürdüren düzenleyici devlet ; ii)gelirin yeniden dağıtma ve toplumsal koruma politikasına odaklanan koruyucu devlet ; ve iii)asıl işveren konumundaki girişimci devlet larda devletçiliği ve İktisadi Devlet Teşekküllerini (İDT) yi savunan devlet adamları aslında yine de özel sektör ekonomisini savunmuşlardır. Zira devleti yol, su, elektrik, vd. altyapı tesislerini yapması sayesinde özel sektör yatırımlarını daha kolay ve hızlı gerçekleştirebilecekti. Burada, devletten özele doğru çeşitli pozitif dışsallıklar (iktisadi faydalar) sağlanması söz konusudur. Zira 1935 CHP programına dikkatli bakıldığında, 1931 dekinden farklı olarak, daha fazla devletçi ve daha az özel sektörcü hükümlerine yer verildiği görülür. Örneğin; Tefeciliğe karşı savaşta Fırkamız (Partimiz) kooperatifçiliği ana prensip sayar. Sanayici ülkenin belirli köşelerinde yoğunlaşması yerine her tarafa yayılması. Devlet tüm sanayilerde fiyat kontrolü yapacak. (Boratav, 1982: 138). Uygulamada devletçilik sayesinde; i) Dış borç ve yardıma fazla eğilimli olmadan, sanayi planları aracılığıyla ulusal kaynaklar harekete geçirildi, çok sayıda fabrika kuruldu. ii) Devletçilik, devlete, dış kredi bulmakta itibar kazandırırken, yine onun dış borçlarını ödemek konusunda cesaretlendirdi. İki tane beş yıllık sanayi planı arasında Türkiye devleti 17 milyon liralık krediye karşılık 36 milyon lira borç ödedi (Berkes, 1997: 43). iii) Ulusal gelirin yaklaşık % 10 unun, yatırımlarını gerçekleştirmeleri için kamu ve özel sektöre aktarılmasında devlet merkezi bir rol oynadı. Yatırımları yeni vergi salımı yapılmadan ve enflasyona başvurulmadan, bunlara karşılık düzenli vergi ve iç borçlanma ile yapıldı. iv) Türk parasının değeri korundu; dinsel ölçüler yerine evrensel iktisadi ölçüler esas alındı. v) Millileştirme çabaları arttırıldı ve ulusal sanayileşmeye bir ivme kazandırıldı. 163

13 Kazanım 3: Devletçilik kuramı ve uygulaması, sanayileşme hareketlerinden bağımsız değildir, ikisi arasında çeşitli etkileşim boyutları vardır. Atatürk ün devletçiliği kalkınmanın bir parçası olan sanayileşme amacının hizmetindedir. Bir başka deyişle, devletçilik sanayileşme için bir araçtır. Ancak geri kalmış Türkiye nin iktisadi kurtuluşu söz konusu olduğunda ise, daha önce amaç olan sanayileşme kendiliğinden bir araç halini almış olmaktadır. 2.1.c Dünya İktisadi Krizi: Liberalizm Yıldızının Sönüşü AKM nin özünde liberalizme daha yakın durmasına karşın devletçilik ilkesinde kararlı olmasında, bir başka deyişle devletçiliği içselleştirmesinde 1929 Dünya Krizi ciddi bir kırılma noktasını oluşturmaktadır. Zira bu kriz, liberalizm kaynaklı olduğu için, Atatürk ün tümüyle liberalizme kaymasını engellemiştir. Türkiye, kendi içinde dünya krizini ilk belirti olarak Türk parasının hızlı değer kaybı olarak yaşadı. Dönemin Başbakanı, Aralık 1929 da paranın değerindeki düşüş aşırı boyutlara çıkınca Meclis te bunun nedenlerini açıklamak zorunda kalmıştır. İnönü ye göre; savaş dönemindeki içe kapanıklık ve yetersizlikler yüzünden ortaya çıkan aşırı ithalat ve aşırı döviz talebinin mevcut oluşu, halkın tasarruf ilkelerine uymaması, Devletin, gelirinden çok harcama yapması, para ve kredi işlemlerini ülke çapında denetleyebilecek bir kurumun olmayışı ve çeşitli asılsız söylentiler, paramızın değerini düşürmüştür (Tekeli ve İlkin, 81). Paranın değerini yükseltmek ve dalgalanmaları kontrol altına almak üzere, öncelikle Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti nin 22 kurulması, Merkez Bankası nın kurulması, Türk parasını istikrara kavuşturmak üzere bankalar arası konsorsiyum kurulması, ulusal sanayi örnek (numune) sergisinin açılması ve bir sanayi kongresinin toplanması, ve ayrıca hükümetin bundan böyle dengeli bir bütçe politikasını izlemesi kararlaştırılmıştır Sanayileşme: Terminoloji ve Sanayi Planları Sanayileşme terminolojisi kalkınma ve refah terminolojisi ile içiçedir. Aralarında sürekli bir etkileşim bulunmaktadır. Ancak kalkınma bir çatıdır ve sanayileşmeyi kapsar. Atatürk ün ve Cumhuriyet kadrosunun tüm söylemleri de iktisadi bağımsızlık ile kalkınma için sanayileşmenin şart olduğu yönündedir. 2.2.a.Sanayi(leşme)nin AKM deki Yeri: Sınai Gelişmenin Araçları Olarak Devletçilik ve Millileştirme Kuruç un (1987: 256-7) vurguladığı gibi, Türkiye, sanayide gelişme iradesini ve çizgisini henüz 1920 lerde ortaya koymuş ve 1930 larda çeşitli hamlelerle sürdürmüştür. Ancak yoksul ve yılgın bir ülkenin sanayileşmeyi gerçekleştirmesi kolay değildi. Cumhuriyetin ilanından sonra, özel kesim yoluyla ulusal sanayileşme sağlansın diye kurulan Sanayi ve Maadin Bankası nın başarılı olamayacağı anlaşıldığı için sanayileşme için milat 1932 tarihli devlet Sanayi Ofisi ile Türkiye Sanayi Kredi Bankası ndan başlatılmalıdır. Zira Ofis ve Banka yasalarından hareket edildiğinde sanayileşme adına çok önemli kilometre taşları elde edilebilecektir. 22 Dünya Krizi konjonktüründe hayata geçirilen Cemiyet in amacı, halkı yerli malını kullanmaya özendirip israfa karşı mücadele etmeye çağırmak ve bol üretim yapıp malları ucuz satmaya özendirmektir. Cemiyet in yayın organı İktisat ve Tasarruf dergisinin ilk sayısındaki sloganvari başlık olağanüstü çarpıcıdır: İlk hedef Akdeniz di, ikinci hedef İktisat (Tekeli ve İlkin, 1983:93-4.) 164

14 İ. KALAYCI 1933 te Ofis ve Banka kaldırılarak, yerine, gerçekte bir banka olmayan fakat sanayi politikası ve projelerinin öncüsü sayılan Sümerbank kurulur. Sümerbank, sanayi yatırımlarını tasarlayıp vizeye bağlamakla ciddi işlevler yüklenir. Asıl amaç, imalat sanayinde ve dolayısıyla ara ve yatırım malları üretiminde hamle yapmaktır. Madencilik ve enerji alt sektörleri bu amaca hizmet etmek üzere geliştirilecek, ulaştırma ise sanayi mallarının ucuz ve garantili taşımanın ağı olan demiryollarını yaymakla olacaktır de çıkarılan İktisadi Devlet Teşekkülleri (İDT) yasaları da bütün bunlar için bir çerçeve oluşturacaktır (Kuruç, 1987: 257). Devletçilik ve millileştirme politikalarına dayanarak, Cumhuriyet devleti, hizmet sektöründe en fazla ulaşım ve ulaşımda da ağırlıklı sistem olarak demiryolunu benimsemiştir. Demiryolu, Avrupa da da denendiği ve görüldüğü gibi, ulusal sanayileşmeye ivme kazandıracak bir yoldur. Bu yıllarda sıkça kullanılan Başbakan İ.İnönü nün Memleketi demir ağlarla öreceğiz sözü meşhurdur. Nitekim yılları arasında Balıkesir den Malatya ya kadar 2048 km demiryolu yapılmıştır yılları arasında da +963 km. demiryolu yapılmıştır. Cumhuriyet in 15. yılında, toplam demiryolu uzunluğu 6719 km gibi rekor bir düzeye ulaşmıştır. Bu adeta az zamanda çok iş başardık sözünün bir kanıtıdır. Demiryolu, ulusal sanayinin gelişmesinde stratejik bir ulaşım sistemi olarak kabul edilmiştir. Bu bakımdan, yabancıların elindeki demiryolu işletmelerinin satın alınarak millileştirilmesi 23 yaşamsal bir önem taşımıştır. İnönü, demiryolu politikası uygulanırken yabancı şirketlerin çok ciddi engelleri 24 ile karşılaştıklarını anlatır. Atatürk ün en fazla güvendiği ekonomi kurmaylarından biri olan C. Bayar da, 1936 da bir devlet sanayisi olmaksızın bu ülkenin 200 yıldan önce gelişmesi olanaksızdır demiştir. 25 Kazanım 4: Türkiye Atatürk döneminde korkunç savaşlar, sermaye birikimsizliği, imparatorluğun çözülme ve çöküş sorunları, vd. sorunlar yüzünden ulusal sanayi devrimini yapamadı. Ancak Atatürk, sanayi devriminin evrensel kazanımlarına kapılarını hiç kapatmadı. Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için sanayi devriminin sonuçlarından yararlanmasını bilerek hareket etti. Kalkınma iktisadının önemli tezlerinden biri olan sonradan gelen, yetişir tezine olan inancını yerleştirdi. 23 Millileştirilen demiryolu, liman, telefon, elektrik, vd. işletmeleri ve tarihleri için bkz. (Afetinan, 1989:15 ve Avcıoğlu, 1984:454). Millileştirme uygulamaları Atatürk ten sonra da bir süre devam etmiştir. 24 Bu engeller; demiryolu politikasındaki belirsizlikten yabancıların işletmeciliğindeki demiryollarını nasıl devletleştirmek istediklerine, imtiyaz süresi biten kumpanyaların açtıkları davalardan yeni demiryolu inşaatı kararlarını destekleyen yabancı şirketlerin yaptıkları başvurulara ve borç bırakmaksızın yeni hatların nasıl yerli mühendislere yaptırıldığına kadar bkz. İnönü nün hatıralarından derleme (1998:26-vd.). 25 Fakat daha sonra çok partili demokrasiye geçilince, eski bir çok devletçi gibi, C.Bayar da, -Demokrat Parti nin lideri ve 1950 lilerde Cumhurbaşkanı olunca-keskin bir zıt söylemle, halkın karşısına bu kez özel girişimci sınıfın çıkarlarını savunur. Nitekim DP proğramında devlet bundan böyle, ekonominin içinde değil üstünde yer alacaktır şeklinde liberal görüşlere sahip çıkmıştır (İnsel, 1996:142-3).. 165

15 2.2.b.Atatürk Dönemi Sanayi Planları: Kalkınmanın Planlanması Atatürk döneminin sanayi planları devletçilikle başlar ve onunla yaşıttır. Beşer yıllık sanayi/leşme planlarının hazırlanmasında İnönü nün Rusya daki gözlem ve incelemelerinin belirleyici rolü bulunmaktadır. İnönü, 1932 de Rusya ya yaptığı seyahatten, kendi deyimiyle, Sovyet planlamacılığına sempati duyarak ve acil ulusal ihtiyaçlara karşı ciddi bir önlem olarak düşünmek gerektiği kanaati ve kararıyla döner. Daha sonra, Prof. Orlof başkanlığındaki bir Sovyet uzman heyetinin, uygulanabilir bir planı sunmanın dışında, yeni Türkiye ye demir-çelik sanayisine ağırlık vermek gerektiği yönünde öneriler yaptığını belirtir. Atatürk ün itibar ettiği ve onun döneminde uygulamaya konulan planlamacılık anlayışı, Sovyetler Birliği nin katı merkeziyetçi planlama modeliyle tümüyle çelişmese de onunla tümüyle aynı olduğu da ileri sürülemez. Aksi halde, cumhuriyetin sosyalist temeller üzerine kurulduğu iddiasına varılır. Bu nedenle yeni Türkiye ye özgü bir planlama felsefesinin varlığından söz etmek durumundayız. O karanlık dönemlerde bir pusulaya ihtiyaç duyulurken, bunun, denenmiş ve gerçekten bazı önemli yararlarının olduğundan kuşku duyulmayan planlamadan başkasının olmayacağı ortadadır. Ayrıca, Avcıoğlu nun (1980:68) da vurguladığı gibi, gerçek sanayileşme modeli planlı ekonomiye dayanır: En az israfla hızlı ve dengeli kalkınmayı gerçekleştirmeyi, gelir bölüşümünü halk yararına iyileştirmeye yönelir. Ülgener (1971:6-7) ise, bir planın başarısı için planda yer alan amaç ve araçların birbirini çelmemesi ve planın demokratik olarak yürütülebilmesi için de üretici ve tüketici kesimlerince benimsenmesi, ayrıca icra organının kararlı olması gerektiğini belirtir. Atatürk ün iktisadi görüşlerinin etkili olduğu büyüme ve sanayileşme süreci, niteliğine göre; ve 1930 II.Dünya Savaşı sonrası şeklinde iki döneme ayrılır Dünya krizi ile birlikte tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de liberal çizgiden saparak devletçi ya da Keynesçi bir çizgiye kaymıştır. Bu yeni çizgi doğrultusunda I. ve II. Sanayi/leşme planları hazırlanmıştır. *Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (kısaca I.Sanayi Planı) 1933 te yürürlüğe konulmuştur. Plan, Sovyetler Birliği nin planlama anlayışı ve deneyiminden büyük ölçüden etkilenerek hazırlanmıştır. Ancak, Uluatam ve Tan ın (1982:5) belirttikleri gibi; Sovyetler Birliği deneyi, seçilen iktisadi sistemin [sosyalizmin] doğal sonucu iken, Türkiye ninki ise, kapitalist bir ülkedeki ilk planlama çabasıdır. Her ne kadar, bu ilk plan, daha çok, yapılacak sanayi yatırımlarının niteliklerinin belirtildiği bir belge olmaktan öteye gidememişse de, bu durumu, ülkenin çok sınırlı teknisyen ve iktisatçı kadrosunu dikkate alınca doğal karşılamak gerekir. I. Plan iki bölümde oluşmaktadır. Birinci bölümde, kurulması kararlaştırılan sanayi tesisleri, ikinci bölümde ise İktisat Vekaleti Teşkilatı Kanunu nda düzenleme önerileri yer almaktadır. Yatırım miktarı yaklaşık 43.5 milyon liradır dönemi toplam kamu yatırımlarının % 17 si düzeyindedir. Bu miktarın 41.5 milyon lirası (1933 te kurulan) Sümerbank a ve geri kalanı (1924 te kurulan) T. İş Bankası na aittir. (Kipal ve Uyanık, 123-6): Plan da kurulması kararlaştırılan sanayi kolları beş ana grupta toplanmıştır: i) Mensucat sanayi (pamuk, kendir, yün): Özellikle pamuklu dokumaya öncelik verilecek ve ilk kurulacak fabrikalar Kayseri, Nazilli ve Ereğli de olacaktır. Yatırımların toplam maliyeti 18.5 milyon lira olarak hesaplanmıştır. Kastamonu da 166

16 İ. KALAYCI kendir ve Bursa civarında yünlü dokumalar için de 4 milyon liradan fazla bir para ayrılacaktır. ii) Maadin sanayi (demir, semikok kömürü, bakır, kükürt): Ereğli de demir çelik fabrikası, motor sanayi olacağından, 10 milyon lirayla kurulması planlanmıştır. Keçiborlu da kükürt, Zonguldak ta ise semikok fabrikası için 500 bin lira civarında bir yatırım yapılacaktır. Bakır yatırımları için ayrılan bütçe ise 550 bin lira olacaktır. iii) Selüloz sanayi (selüloz-kağıt ve karton, suni ipek): İzmit te kurulacak selüloz ve kağıt fabrikaları için 15 milyon lira ayrılmıştır. İstanbul ve İzmir de düşünülen suni ipek fabrikalarına gidecek yatırım miktarı 490 bin olacaktı. iv) Seramik sanayi (şişe, cam ve porselen): İstanbul a planlanan şişe ve cam yatırımları ve üretimin geliştirilmesi için toplam 1.25 milyon lira harcanacaktır. v) Kimya sanayi (zaç yağı, klor, süper fosfat): Bodrum da sünger fabrikası, Isparta da gülyağı fabrikası, Tefen de zaçyağı, süper fosfat ve klor fabrikaları için 2.5 milyon lira ayrılacaktır. Bu sanayi kollarını kapsayan I.Planı nın başat nitelikleri şöyle sıralanabilir: i- Esas hammaddeleri ülkede yetişen ya da şimdilik yetişmemekle birlikte kısa bir zamanda elde edilmesi muhtemel olan sanayi kolları ele alınmıştır. ii-bunlar büyük sermaye ve teknik güce dayandığından, tesisleri Devlete ya da ulusal kurumlara bırakılmıştır. Bu sanayiler ziraat alanında da bir gelişme sağlayacaklardır. iii- Kurulmasına karar verilen sanayiinin üretim kapasitesi ülkenin ihtiyaç ve tüketimiyle uyumludur (Bkz. II.S.Planı, 1989:4). I. Sanayi Planı, devletçi sanayileşme politikasına dayanmaktadır. Yatırım malları üretimini hedef alan bir sanayi üreten sanayi tipi sanayileşme değil; temel strateji olarak un + şeker + pamuklu kumaş gibi 3 beyaz ile kömür+demir+petrol gibi 3 siyah tan oluşan temel tüketim ve ara malı üreten ithal ikameci tipi bir sanayileşme modelidir (Karluk, 2005: 215 ve Parasız, 1999: 50-1). Pamuklu tekstilden, demir-çelik, şişe-cam, kağıt ve kimyaya kadar 10 u aşkın sanayi sektöründe kurulacak fabrikalar için öngörülen toplam maliyet yaklaşık 43.5 milyon, fabrikaların öngörülen katma değeri de 74 milyon lira idi (Aktaran, Parasız, 1998: 51). I. Plan ın uygulamasından şu sonuçlar elde edilmiştir: i) Yapımı öngörülen 23 tesisten 4 ü dışında hepsi üretime geçmiş, ii) bunların finansmanı bütçe gelirleri ve 30 milyon lira kadar Sovyet ve İngiltere kaynaklı dış yardım ile 100 milyon liraya çıkmış, iii) bu plan döneminde ortalama iktisadi büyüme oranı %10 olarak kaydedilmiştir. Bu sonuçlara ek olarak; dış korumacı gümrük tarifelerinin uygulanması, Türk Parasının Değerini Koruma Kanunu nun çıkarılması, yabancı sermayeye ait tesislerin millileştirilmesi, sanayi sektöründe KİT lerin kurulması, sanayileşmenin finansman yükünün, fiyat ve vergi politikalarıyla tarım sektörüne yüklenmesi, vb. yönünden de I. Plan başarılıdır. Kalkınma iktisatçısı Rostow a göre, Türkiye nin bu kalkınma aşaması bir kalkış (take off) aşamasıdır ve bu aşamada öncülüğü sanayi sektörü yapmıştır (Morgil 2002: 39-40). I. Planla uygulanan Devletçilik sayesinde kurulan fabrikalar modern Türkiye nin bir göstergesi olmuştur. R.W.Kerwin (1995-ç: 111), henüz 1954 te New York ta yayımlanan bir yazısında, son derece ilginç bir benzetme yaparak yeni fabrika bacaları Atatürk minareleri olarak niteleniyordu demiştir. 167

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MİLLİ EKONOMİ VE BAŞKENT ANKARA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MİLLİ EKONOMİ VE BAŞKENT ANKARA 1 Bir ülkede üretim, dağıtım, tüketim etkinliklerinin bütününe ekonomi denmektedir. Bir ülkenin kendi kendine yetebilmesi, ekonomik olarak bağımsız olması çok önemlidir. 2 Osmanlı Devleti 1911 yılından

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü

ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü Dilek Seymen Giriş ve Temel Kavramlar Ülkeler niçin ticaret yaparlar? İktisadın alt bölümleri ve bunlar arasında dış ticaretin yeri

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

KONYA SANAYĐSĐNĐN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE GELECEĞĐ

KONYA SANAYĐSĐNĐN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE GELECEĞĐ Konya İl Koordinasyon Kurulu 26-27 Kasım 2011 KONYA SANAYĐSĐNĐN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE GELECEĞĐ Tahir ŞAHĐN Konya Sanayi Odası, Yönetim Kurulu Başkan Vekili 1. Cumhuriyet in Đlk Yıllarındaki Genel Ekonomik Yapı

Detaylı

Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Kapsamına Giren Kurum ve Kuruluşların Girdikleri Hizmet Kollarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik

Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Kapsamına Giren Kurum ve Kuruluşların Girdikleri Hizmet Kollarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik 4688 SAYILI KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI KANUNU KAPSAMINA GİREN KURUM VE KURULUŞLARIN GİRDİKLERİ HİZMET KOLLARININ BELİRLENMESİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu Kapsamına Giren

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

İktisat Tarihi II. XI. Hafta

İktisat Tarihi II. XI. Hafta İktisat Tarihi II XI. Hafta 19. yy da Ekonomik Gelişmeler 19. yy Avrupa da, sanayinin bir hayat tarzı olarak kesin zaferine şahit oldu. 19. yyda uluslararası ekonomik ilişkilerde ve devletlerin ekonomik

Detaylı

İŞLETMENİN KURULUŞ ÇALIŞMALARI. Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT

İŞLETMENİN KURULUŞ ÇALIŞMALARI. Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT İŞLETMENİN KURULUŞ ÇALIŞMALARI Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT İŞLETMENİN KURULUŞ ÇALIŞMALARI Bu Dersimizde; Kuruluşla İlgili Bazı Temel Kavramlar Genel Olarak İşletmenin Kuruluş Aşamaları Fizibilite Çalışmalarının

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

SON ÜÇ YILDA ADANA İLİNE VERİLEN YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ

SON ÜÇ YILDA ADANA İLİNE VERİLEN YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ SON ÜÇ YILDA ADANA İLİNE VERİLEN YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ MEHMET KARAKUŞ 11 ARALIK 2015 Adana Sanayi Odası Son Üç Yılda Adana İline Verilen Yatırım Teşvik Belgeleri-Özet Türkiye nin 2023 vizyonu ile üretim,

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AĞUSTOS 2014 Hazırlayan: Zeynep Küheylan Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı TEMEL BİLGİLER Ülke Adı: Fas Krallığı

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK...

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... 1 Kalkınma Ekonomisine Olan Güncel İlgi... 1 Kalkınma Kavramı ve Terminolojisi... 1 Büyüme ve Kalkınma... 1 Kalkınma Terminolojisi... 2 Dünyada Gelir

Detaylı

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1 EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER 1 3 M A R T 2 0 1 4, P E R Ş E M B E Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1948 DEKİ EKONOMİK DURUM 2 TABLO I Ülke ABD Doları Danimarka 689 Fransa 482 İtalya

Detaylı

Savaş DİLEK Jeoloji Yük.Müh

Savaş DİLEK Jeoloji Yük.Müh * Ziya Buyuk "Geride Kalanlar II" Savaş DİLEK Jeoloji Yük.Müh *1998/1-2 sayılı Jeoloji Mühendisleri Odası Haber Bülteninden alınmıştır. yıkmış, tarım ile tarım dışı faaliyetlerin birlikteliğini

Detaylı

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 24.04.2006

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 24.04.2006 KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi Tarih: 24.04.2006 Bilgi Raporu Sayı : 2006/130/190-2006/135/95 Konu : Osmanlı Dönemi Merkez Bankacılığı Cumhuriyet Dönemi Merkez Bankacılığı ve TCMB nin Kuruluşu

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

CUMHURİYET TEN 1960 LARA TÜRKİYE EKONOMİSİ

CUMHURİYET TEN 1960 LARA TÜRKİYE EKONOMİSİ CUMHURİYET TEN 1960 LARA TÜRKİYE EKONOMİSİ Sununun hazırlanmasında geniş oranda Kepenek, Y., Yentürk, N. (2009), Türkiye Ekonomisi, Remzi Kitapevi. den faydalanılmıştır. OSMANLI DAN KALAN: 1914-23 (1)

Detaylı

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE Sevinç Karakoç Raziye Akyıldırım Yasemin Ağdaş Duygu Çırak NELER ANLATILACAK? FİYAT İSTİKRARI NEDİR? FİYAT İSTİKRARININ YARARLARI NELERDİR? TÜRKİYE DE FİYAT İSTİKRARI Bir toplumu

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

SOSYOEKONOMİK BOYUTLARIYLA TÜRK-F. ALMAN İLİŞKİLERİ (VI2)

SOSYOEKONOMİK BOYUTLARIYLA TÜRK-F. ALMAN İLİŞKİLERİ (VI2) SOSYOEKONOMİK BOYUTLARIYLA TÜRK-F. ALMAN İLİŞKİLERİ (VI2) Giriş: Prof. Dr. Nusret EKİN İstanbul- Üniversitesi İktisat Fakültesi Dünyada çok az ülke arasında Türkiye ile F. Almanya ilişkileri gibi çok yönlü,

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası TMMOB SANAYİ KONGRESİ 2009 11 12 ARALIK 2009 / ANKARA ALAN ARAŞTIRMASI II Türkiye de Kalkınma ve İstihdam Odaklı Sanayileşme İçin Planlama Önerileri Oda Raporu Hazırlayanlar

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2015 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR

T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2015 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2015 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR 15 EKİM 2014 T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2015 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR 15 EKİM 2014 İÇİNDEKİLER GENEL

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR

T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR 11 EKİM 2013 T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR 11 EKİM 2013 İÇİNDEKİLER GENEL

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

MACARİSTAN ÜLKE RAPORU 31.03.2016

MACARİSTAN ÜLKE RAPORU 31.03.2016 MACARİSTAN ÜLKE RAPORU 31.03.2016 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Macaristan a ihracat yapan 246 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $)

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $) 4.2. HİZMETLER 1. Hizmetler sektörünün ekonomideki ağırlığı bir refah kriteri olarak değerlendirilmektedir (1). (2) tarafından bildirildiği üzere, sanayileşmeyle birlikte, ulaştırma hizmetleri ve belirli

Detaylı

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI. Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü

TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI. Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARET YAPISI Doç. Dr. İsmet GÖÇER Aydın İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümü 1 Ülkeler Niçin Dış Ticaret Yapar? Dış Ticaret Politikası Ödemeler Bilançosunun, cari işlemler hesabında ihracat

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri www.pwc.com.tr. 12. Çözüm Ortaklığı Platformu Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri İçerik 1. 2013 Nasıl Geçti? 2. 2014 e İlişkin Beklentiler 3. Makroekonomiyle Vergi

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

MERKANTİLİZM-FİZYOKRASİ. Doç.Dr.Dilek Seymen

MERKANTİLİZM-FİZYOKRASİ. Doç.Dr.Dilek Seymen MERKANTİLİZM-FİZYOKRASİ Doç.Dr.Dilek Seymen Merkantilizm 1450 1750 Ortaçağ Sonrası- Sanayi devrimine kadar İlk İktisat Doktrini ve Politikası (Ticari Kapitalizm) Ortam: Feodalizmin yıkılışı ve milli devletlerin

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 KAYNAKLAR 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr

Ekonomik Rapor 2011 KAYNAKLAR 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr Ekonomik Rapor 2011 KAYNAKLAR 67. genel kurul 389 390 1-2007, T.C. Kalkınma Bakanlığı, Gelir Dağılımı ve Yoksullukla Mücadele, Özel İhtisas Komisyonu Raporu, www.dpt.gov.tr/docobjects/download/3087/oik691.pdf,

Detaylı

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraştırmaenstitüsü Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme Yönetişim Etütleri Programı uğur mumcu caddesi 80/3 g.o.p ankara türkiye tel: +90 312

Detaylı

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2.

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Ekonominin Tanımı... 3 1.3. Ekonomi Biliminde Yöntem... 4 1.4.

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl

Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Çetin DOĞAN 2. Doğum Tarihi : 28.01.1964 3. Unvanı : Profesör 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Doktora İktisat Bölümü Bradford Üniversitesi, 1993 İngiltere

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

-~-~- -----~ \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _.

-~-~- -----~ \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _. -~-~- -----~ li T \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _. TÜRKiYE'DE YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI Türkiye'de özellikle 1950 sonrasında çıkarılan

Detaylı

KIRGIZİSTAN ÜLKE RAPORU 10.04.2015

KIRGIZİSTAN ÜLKE RAPORU 10.04.2015 KIRGIZİSTAN ÜLKE RAPORU 10.04.2015 KIRGIZİSTAN ÜLKE RAPORU 10.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Kırgızistan a ihracat yapan 63 firma bulunmaktadır. 31.12.2014

Detaylı

2nci Ulusal Pamuk Zirvesi Türkiye de pamuk Üretiminin Geleceği 17-18 Mart 2012, Şanlıurfa SONUÇ BİLDİRGESİ

2nci Ulusal Pamuk Zirvesi Türkiye de pamuk Üretiminin Geleceği 17-18 Mart 2012, Şanlıurfa SONUÇ BİLDİRGESİ 2nci Ulusal Pamuk Zirvesi Türkiye de pamuk Üretiminin Geleceği 17-18 Mart 2012, Şanlıurfa SONUÇ BİLDİRGESİ Pamuk sektörünün tarımı, ticareti ve sanayisi ile ülkemiz insanı ve ekonomisi için çok büyük öneme

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

Türkiye de Özelleştirme: Ekonomik ve Sosyal Etkileri. Dr. Orkun ÖZBEK. Tanım ve Amaçlar

Türkiye de Özelleştirme: Ekonomik ve Sosyal Etkileri. Dr. Orkun ÖZBEK. Tanım ve Amaçlar 2007 ARALIK -EKONOMİ Türkiye de Özelleştirme: Ekonomik ve Sosyal Etkileri Dr. Orkun ÖZBEK Tanım ve Amaçlar Genel bir tanımla kamu mülkiyetinin kısmen ya da tamamen özel sektöre devri anlamını taşıyan özelleştirme,

Detaylı

Emrah URAN TÜRKİYE DEKİ BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTELERİN İDARİ YAPTIRIM YETKİSİ

Emrah URAN TÜRKİYE DEKİ BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTELERİN İDARİ YAPTIRIM YETKİSİ Emrah URAN TÜRKİYE DEKİ BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTELERİN İDARİ YAPTIRIM YETKİSİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XIX GİRİŞ...1 Birinci Bölüm EKONOMİK KAMU DÜZENİ EKSENİNDE BAĞIMSIZ İDARİ

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

RAKAMLARLA DENİZLİ Eylül 2012

RAKAMLARLA DENİZLİ Eylül 2012 RAKAMLARLA DENİZLİ Eylül 2012 DENİZLİ SANAYİ ODASI Gazi Mustafa Kemal Bulvarı No: 76/2 DENİZLİ Zeren GERELİOĞLU İsmail TİLLEM Tel : +90 (258) 242 10 04 www.dso.org.tr - dso@dso.org.tr nin üretim merkezi

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ a. Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu Dünya mobilya üretimi 2010 yılında yaklaşık 376 milyar dolar olurken, 200 milyar dolar olan bölümü üretim

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 07.09.2001 Resmi Gazete Sayısı: 24516

Resmi Gazete Tarihi: 07.09.2001 Resmi Gazete Sayısı: 24516 Resmi Gazete Tarihi: 07.09.2001 Resmi Gazete Sayısı: 24516 KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI VE TOPLU SÖZLEŞME KANUNU KAPSAMINA GİREN KURUM VE KURULUŞLARIN GİRDİKLERİ HİZMET KOLLARININ BELİRLENMESİNE İLİŞKİN

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

DIŞ TİCARET BEKLENTİ ANKETİ 2011 2. ÇEYREĞİNE İLİŞKİN BEKLENTİLER

DIŞ TİCARET BEKLENTİ ANKETİ 2011 2. ÇEYREĞİNE İLİŞKİN BEKLENTİLER DIŞ TİCARET BEKLENTİ ANKETİ 2011 2. ÇEYREĞİNE İLİŞKİN BEKLENTİLER 18 Nisan 2011 DIŞ TİCARET MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR VE DEĞERLENDİRME GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GİRİŞ "Öncü Göstergeler" Erken Uyarı Mekanizmaları

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA)

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) SERBEST BÖLGE TEŞVİKLERİ Metin TATLI Şubat 2015 SUNUM PLANI I. SERBEST BÖLGENİN TANIMI VE AMACI II. ANTALYA SERBEST BÖLGE III. SERBEST BÖLGELERİMİZİN SUNDUĞU AVANTAJLAR

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

Mardin Batman Siirt Şırnak

Mardin Batman Siirt Şırnak Savurkapı Mahallesi Nusaybin Caddesi No: 31 Meydanbaşı Mevki, Mardin T: (+90 482) 212 11 07 F: (+90 482) 213 14 95 info@dika.org.tr www.dika.org.tr Mardin Batman Siirt Şırnak Mardin Yatırım Destek Ofisi

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 Bu Yönergenin amacı; Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinin yönetimi ve

Detaylı

KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM

KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM LÜTFİ SUNAR Yararlanılan Kaynak: Ertan Özensel, Köylerden Kırlara: Türkiye de Kırın Dönüşümü, Türkiye de Toplumsal Değişim, Ed. Lütfi Sunar, Ankara: Nobel Yayınları, 2014,

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman

Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman 2 Đçerik 1.Dış Ticaret Politikası-Giriş: Tanım, Genel Ekonomi Politikası içindeki Yeri, Teori-Politika Farkı, Devlet Müdahalesinin Gerekliliği;

Detaylı

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Prof. Dr. Serdar ÖZKAN İzmir Ekonomi Üniversitesi İzmir Ticaret Odası Meclis

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

Pazartesi, 9 Haziran 2014

Pazartesi, 9 Haziran 2014 Pazartesi, 9 Haziran 2014 Bora Tamer Yılmaz btyilmaz@ziraatyatirim.com.tr 02:50 Japonya GSYİH 1. Çeyrek (nihai değer) %0,1 QoQ %1,4 QoQ Japonya da Birinci çeyrekte satış vergisi öncesinde talebin artması

Detaylı

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Ocak 2010 1 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 3 2. MEVCUT DURUM... 4 2.1. Dünya İş Makinaları Pazarı... 4 2.2. Sektörün Türkiye deki Durumu... 4

Detaylı

ESKİŞEHİR TİCARET ODASI Aylık Ekonomi Bülteni Mayıs 2009

ESKİŞEHİR TİCARET ODASI Aylık Ekonomi Bülteni Mayıs 2009 www.etonet.org.tr 1 Ocak Mart ihracat performansı %13 azaldı. İlimizin Ocak Mart ihracat performansı bir önceki yılın aynı dönemine göre %13 azalmıştır. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Türkiye istatistik

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME VE MİLLİ GELİR Kişi Başına GSYH, cari fiyatlarla 2010 yılında

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ Doktora Uzmanlık Alanı MLY898 3 3 + 0 6 Bilimsel araştırmarda ve yayınlama süreçlerinde etik ilkeler. Tez yazım kuralları,

Detaylı

Organize Sanayi Bölgeleri Rejimi ve Ekonomiye Katkısı: Türkiye Örneği

Organize Sanayi Bölgeleri Rejimi ve Ekonomiye Katkısı: Türkiye Örneği tepav economic policy research foundation of turkey Organize Sanayi Bölgeleri Rejimi ve Ekonomiye Katkısı: Türkiye Örneği Ankara, 23 October 2009 OIZs in Turkey Çerçeve Kısaca TEPAV Türkiye de yeni yükselen

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Selahattin SARI 2. Doğum Tarihi: 01.07.1950 3. Ünvanı: Prof.Dr., 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Selahattin SARI 2. Doğum Tarihi: 01.07.1950 3. Ünvanı: Prof.Dr., 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Selahattin SARI 2. Doğum Tarihi: 01.07.1950 3. Ünvanı: Prof.Dr., 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Maliye AİTİ A. 1979 Yüksek Lisans İktisat Dokuz Eylül Üniversitesi

Detaylı

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Bulgaristan a ihracat yapan 585 firma bulunmaktadır. 31.12.2013

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı