İş cinayetlerinde durmak yok, yola devam

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İş cinayetlerinde durmak yok, yola devam"

Transkript

1 İş cinayetlerinde durmak yok, yola devam Alınmayan güvenlik önlemleri ve hiçe sayılan canlarla çalışmanın adı ölüme yolculuk olmaya devam ediyor. Emeğinin karşılığını almadan yaşamaya ve bir avuç kan emicinin cebini doldurmaya mahkûm bırakılan işçilerin ölüm yolculuğunu duymamak artık imkânsız bir hale geldi. Bursa da Mustafa Kemal Paşa da bulunan maden ocağında yaşanan grizu patlaması maden ocaklarını tekrar gündeme getirirken bir yandan da Davutpaşa yı, Tuzla Tersanelerini, kot taşlama atölyelerini hatırlattı herkese. Son olarak de Balıkesir. 23 Şubat günü Dursunbey de bulunan Şentaş Maden Ocağı nda yaşanan grizu patlaması sonucu 13 işçi yaşamını yitirdi. Patlamanın ardından çıkan yangından kaynaklı arkadaşlarını kurtarmak isteyen işçiler bunu yapamamanın acısı ile kavranırken hükümet yetkilileri ise paylarını örtmenin telaşı içinde ölenlerin ve yaralıların işçilerinin ailelerine ne kadar kan parası ödeyeceklerinin hesabını yapmaya başladılar. Sayfa 7 İşçi-köylü Demokratik Halk İktidarı İçin Sayı: 60 * 4-19 Mart 2010 * Fiyatı: 1.50 TL * ISSN: X AYAKTAKIMI NIN BALYOZU TEMELLERİ SARSIYOR! TEKEL işçileri özellikle krizli bir dönemde, işsizliğin iç tehdit kapsamına alındığı koşullarda ve yoğunlaşan saldırılar altındaki direnişle, zaten zorlu bir yolda giden arabanın tekerine çomak sokmuştur. AKP hükümetinin başta Tayyip olmak üzere bu kadar celallenmesinin nedeni de budur. Bu kırılma noktasından sonra durum büsbütün kötü bir hale gelebilecektir. Açılım DOSYA -1- Kadın, kriz ve sendikalar Emperyalizm kaynaklı ekonomik krizin emekçiler üzerindeki ezici etkisi artarak devam ediyor. Egemenler krizin ağır yükünü emekçilerin sırtına yüklerken cinsiyeti nedeniyle iki kez ezilen, daha fazla sömürülen, emekçi kadınlar ise egemenlerin ekonomi politikalarından çok daha fazla etkileniyorlar. Krizle birlikte ilk işten çıkarılan kadınlar oluyor. Ülkemizde de işsizlerin çoğu kadınlardır. Çalışan kadınların ise zaten erkeklere oranla daima düşük olan ücretleri iyice düşürülüyor. Ülkemizde sendikalı kadın sayısı da oldukça az. Çalışan kadınların yalnızca yüzde 3 ü sendikalı. Tüm sendika üyelerinin ise sadece yüzde 14.5 i kadın! Kadınlar sendika yönetim mercilerinde ise yok denecek kadar az. Sayfa10 furyası başlatan, Ergenekon, Kafes, Balyoz derken demokrasi şampiyonluğuna soyunan ve sivilleşmenin simgesi olmakla taçlandırılan AKP, hem de en havalı ve bol yıldızlı operasyonu yaptığı sırada, TEKEL çıbanıyla uğraşmakta; kamuoyu tartışmalarında AKP aleyhine gösterilen delil lerin başında direniş çadırı gelmektedir. İşsizlik artık bir güvenlik sorunu! Kitleselliği ile tüm dikkatleri üzerine toplayan işsizlik egemenlerin gündemini de işgal etmektedir. Egemen sınıflar işsizliğe çözüm bulmakta da gecikmediler; İşsizlik iç tehdittir! Uyguladıkları ve uygulamaya da devam edecekleri politikalarla işsizler ordusuna her gün yeni katılımları garanti altına alan egemenler bir süre sonra yarattıkları bu ordudan ürkmeye, korkmaya başladılar. Sayıları 15 milyonu bulan kendi içinde büyük bir dağınıklık ve örgütsüzlük yaşayan işsizler devlet tarafından fişlendiler. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 11 Şubat günü gazete ve televizyonlara yaptığı açıklama ile işsizliğin en önemli iç tehdit sıralamasında birinci sırayı aldığını ve Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ne de ekleneceğini açıkladı. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, beş yılda bir düzenlenmekte ve devletin bu süre içinde öne çıkan ve varlığını tehdit eden güçlere karşı konumlanışının sınırlarını çizmektedir. MGSB, MGK tarafından hazırlanmakta ve Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmaktadır. En gizli belgelerden biri olarak kabul edilen MGSB devletin gizli anayasasıdır. Hiçbir mahkeme bu belgeye aykırı bir karar veremez. Hiçbir hükümet bu belgeyle örtüşmeyen bir yasa çıkartamaz. Belge faşizmin olası tehditler karşısında nasıl konumlanacağını, düşmanlarına karşı nasıl bir mücadele yöntemi izleyeceğini içermektedir. Sözü edilen güç bir iç tehdit, bir düşman olarak kabul edildiği içinde ilk elden yapılması gereken onu imha etmektir. Burada söz konusu olan sorunu çözmek değil tehdidin zayıflatılması, parçalanması ve yok edilmesidir. Sayfa 8 TEKEL direnişini sahiplenerek bu ateşi her tarafa yaymalıyız! Ataşehir Belediyesi bünyesinde çalışan ve Genel-İş Sendikası nda örgütlü olan işçiler Toplu İş Sözleşmesi nden sonuç alamayınca 24 Şubat günü Belediye önüne grev kararı astılar. Belediye tarafından talepleri kabul edilmediği takdirde 60 günün sonunda greve çıkacak olan Genel-İş Anadolu Yakası 1 Nolu Şube Başkanı Şahan İlseven le görüştük. İlseven, TEKEL direnişini de değerlendirerek, şimdiden tarih sayfalarına isminin kazındığını ifade etti. Grev kararının asıldığı 24 Şubat günü bir açıklama yapan Genel-İş TİS Daire Başkanı İsmail Özhamarat ise Halktan yana belediyecilik anlayışının sonucu sendikasızlaştırma ise sonuna kadar direneceğiz. Bugün buradan ilk atımı attık, bunun ikinci aşaması ise grev uygulamasıdır dedi. Sayfa 4 Aka-Deri de direniş sürüyor Tuzla Havzası ndaki Aka-Deri de 4 işçi bir ayı aşkın bir süredir işlerine geri dönebilmek için direniyorlar. Ziyaretine gittiğimiz işçiler, patronun az işçiyle çok iş yapacağım parolasıyla kendilerini işten çıkardığını ve bunu yaparken de sendikalı olan işçileri hedef aldığını söylüyor. Sayfa 4 Esenyurt ta 10 işçi işten çıkartıldı Esenyurt Belediyesi nde çalışan işçilerin sendikal haklarına sahip çıkarak başlattıkları direni, 200 lü günlere ulaşırken Belediye nin saldırıları da sürüyor. AKP li Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu 7 işçiyi işe geri alırken, 10 işçiyi de işten çıkardı. Sayfa 5 Çemen Tekstil işçilerine polis saldırısı Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi nde yer alan Çemen Tekstil de çalışan, Tekstil İşçileri Sendikası na üye 300 işçinin başlattığı direniş, tehdit ve benzer tüm saldırılarla engellenmeye çalışılıyor. Son olarak patronun usulsüz grev iddiası ile açtığı dava, işçilerin kazanımıyla sonuçlandı. Ayrıca aralarında YDG nin de bulunduğu kurumlar bir basın açıklaması ve destek ziyareti gerçekleştirdiler. Sayfa 5 Demokratik açılım da rol paylaşımı 20 Şubat ta Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi, altmışın üzerinde güzide sanatçı ya ev sahipliği yaptı hatırlarsanız. Başbakan, organik sanatçısına ültimatomu verdi: Sanatçılarımız, engin yürekleriyle ülkemizin meselelerine el atsınlar, elini taşın altına koysunlar Sayfa 14 İşçi-köylü den Devrimci pratik ezilenlerin öfkesini birleştirir Sayfa 2 Sınıfsal Yaklaşım Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bakış Direniş öğretiyor -2- Ayaktakımı nın balyozu temelleri sarsıyor TEKEL direnişinin etrafında kenetlenelim Devrimci savaşta gelişim Yunan egemen sınıflarını zor günler bekliyor Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13 C M Y K

2 flçi-köylü 2 Yaflam n içinden 4-19 Mart 2010 lk ad m m z UMUT la örelim! Yeni Demokrat Kad n çal flmas bir ihtiyac n ürünüdür Devrimcilik, düzeni de ifltirme iddias n tafl mak ve bu u urda mücadele etmektir. Eme imizi sömürenlere, kendi iktidar ve para h rslar u runa bask, zulüm, katliam yapmaktan çekinmeyenlerin sistemine çomak olmakt r. Ancak tüm kurumlar ile ezilen halka karfl örgütlenen bir sistemi yok etme iddias n gerçeklefltirmek, elbette ki kolay bir ifl de ildir. Bunu yapmak için bizim de hakl l - m zdan yola ç karak örgütlenmemiz gereklidir. Bu temel bir ihtiyaçt r. Ancak bunu gerçeklefltirmek için de öncelikle sistemin ezilen kesimlere yönelik çeflitli örgütlü sald r lar - na hâkim olmak ve bu çeflitlili e karfl alternatif örgütlenmeler yaratabilmek gerekir. Bu kesimlerden birisi de emekçi kad nlard r. Biz kad nlar, ezilenlerin ezilenleri olarak, bu sistem karfl s nda çözüme daha çok ihtiyaç duyuyor, ama çözümden bir o kadar uzak tutuluyoruz. Tam da bu noktada Yeni Demokrat Kad n çal flmas bir ihtiyac n ürünü olarak ortaya ç kmaktad r. Yaklafl k 4 ayd r yürüttü- ümüz tart flmalar, ald m z toplant lar ve gerçeklefltirdi imiz eylemlerle bunun söylemde bir ihtiyaç tan ziyade yaflamda bir ihtiyaç oldu unu daha fazla hissettik. Bu durum, kad n sorununa iliflkin eksikliklerimizi daha fazla görmeye, bu sorun üzerine kafa yormaya ve politika üretmeye bafllamam za neden oldu. Ad m m z büyütmek için eksikliklerimizi giderelim Bugün, bir bütün olarak devrimci hareket içinde yaflad m z en ciddi sorunlardan biri politika üretmek için kafa yormamam zd r. Bunun da teorik çal flmalara a rl k vermemek ve günceli devrimci bir ruhla takip etmemek ile yak ndan iliflkili oldu u aç kt r. Hepimiz brahim Kaypakkaya y sever ve onun düflüncelerini rehber ediniriz, ancak birço umuz onun yaz lar n inceleyerek okumam fl zd r. Ya da Ankara n n göbe inde onca zorlu flartlara ra men direnen TEKEL iflçisinin mücadelesini takdir ederiz, ancak oturup 4-C nedir, ne de ildir üzerine araflt rma yapmaz, kafa yormay z. Kad n sorunu üzerine çal flma yürütürken karfl laflt m z ve karfl laflaca m z sorunlar da buna benzer olmaktad r. Kad n sorununu yak c l n hissediyor olmam z, bu sorunun temelleri ve ç k fl noktas hakk ndaki cahilli imizi aflmam z için yeterli olmaz. Bunun için yaflad m z bu sorunun temellerini ö renmemiz gerekir. Bunu da ancak teorik çal flmalar yürüterek baflarabiliriz. YDK ile ileriye do ru att m z bu ad m daha da büyütmenin yolu, öncelikle zihinsel tembelli imize vuraca m z darbelerden geçmektedir. Sistemin sorgulamayan bir halk yarat rken, biz kad nlar bu sald r n n hedefine konulan ilk kesimlerdeniz. Sorun çözmede, sald r lara karfl durmada, politika üretmede birçok örgütlü kad nda bile kendini gösteren bu edilgen tutuma karfl, ideolojik mücadele yürütebilmeliyiz. stanbul Yeni Demokrat Kad n nisiyatifi nin bu noktada önlerine koyduklar kad n sorunu üzerine e itim çal flmas gruplar oluflturmalar örnek al nmas gereken bir politikad r. ( stanbul YDK nisiyatifi, önüne Clara Zetkin/Seçme Yaz lar kitab n okumay hedef koydu, bunun için de 2-3 kiflilik çal flma gruplar na bölünerek okuma gruplar oluflturdu.) E itim çal flmalar, araflt rmalar örgütlemek önemli, ama bunun süreklili- ini sa lamak esast r. Bu, ayn zamanda kad n sorununa iliflkin çal flma tarz m z n belkemi ini oluflturmal d r. Çünkü kad n sorununun çözümü için mücadele yürütürken do ru belirlemeler yapabilmek için sorunun özünü yani s n fsal temelini de do ru kavramam z gereklidir. Bu durum bizim; ayaklar yere basmayan, bu sorunun yak c l n hissedip de bu çal flmaya kat lan bizlerin o heyecan m z bofla harcamam za neden olan politikalarla kendimizi ve çevremizdekileri y pratmam z da engeller. Kad n sorununun da çözümüne hizmet eden bir bütün mücadelemizi gelifltirir ve söylemlerle hareket etmekten çok çözüm için eyleme, prati e kanalize olmam za yarar sa lar. Bu gerçeklik ve bunun fl nda at lacak tüm somut ad mlar bizim kad n çal flmam zdaki temel politika olmal d r. YDK çal flmas ve Feminizm Halk aras nda, kad n n toplumsal rolüne karfl herhangi bir isyan n feminizm diye damgalanmas ve böyle afla lamaya çal fl lmas, hepimizin günlük hayatta rastlad olaylardand r. Feminizmin ne oldu u konusunda yeteri kadar bilgiye sahip olmam za ra men biz örgütlü insanlar aras nda bile bu olay çok s k biçimde yaflanmaktad r. Ço umuz kad n olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kad n kurtulmaz sözünü bilir ve savunuruz ama kad n n kendini devrim mücadelesinde nas l ifade edebilece i üzerine kafa yormay z. Kad n n sistemin halka yönelik tüm sald r lar n n yan s ra cinsiyeti yüzünden bir kat daha fazla sömürüye maruz kald n ve örgütlü mücadele içinde yer alma ihtiyac n n daha fazla oldu unu bilmemize ra men bunu prati e geçiremeyiz. Tüm bunlar pratikte sorgulayamad - m zdan pratikte bir kad n çal flmas na karfl feminizm alarm çalarak, gard m z al r z! Bu konu, elbette bu kadar kaba ve aç ktan yaflanmamaktad r. nceltilmifl yaklafl mlarla, yeni örgütlenmifl bir yoldafl m zdan en politik olan m za kadar böylesi tav rlar içine girebilmekteyiz. Bu sistem içinde örgütlü yafl yor olmam z n getirdi i bu inceltilmifl yaklafl mlar n çözümü için elbette öncelikle bu konuda tart flma platformlar yaratabilecek aç kl a sahip olmal y z. Bu yaklafl m, ilk olarak kad n sorununa iliflkin cahilli imizden, ikincil olarak da çal flmay yürüten yoldafllar m za güvensizli imizden kaynaklanmaktad r. Yeni Demokrat Kad n çal flmas n yürüten bizler de yaflama s n fsal pencereden bakmakta ve kad n sorununun kayna n n, en az erkek yoldafllar m z kadar(!) içinde bulundu- umuz sistemden kaynakland n görmekteyiz. Bu yüzden de Marksist eserleri temel al- yor ve çal flmam z bu do rultuda ileriye tafl maya çal fl yoruz. Böylesi bir çaba içinde mücadelemizi ileriye tafl maya çal fl rken inceltilmifl bu tip yaklafl mlara sahip yoldafllar - m z n bize, bizim ideolojimizi kavray fl m za güven duymad - n seziyoruz. Feminizme dikkat! uyar s ile henüz olmayan bir durumun elefltirilmesi bu sezgimizi derinlefltiriyor. Feminizmi de elbette inceliyor ve ondan ö renmeye çal fl - yoruz. Sonuçta y llard r kad n sorununa iliflkin güncel hiçbir çal flma yürütemedi imizden ANKARA DA 8 MART A HAZIRLIK Gerek Ankara Yeni Demokrat Kad n nisiyatifi olarak gerek de Merkezi Kad n Komisyonu olarak 8 Mart çal flmalar n n bir parças olarak önümüze koydu umuz mahalle toplant lar ndan birini 27 fiubat Cumartesi gerçeklefltirdik. TEKEL iflçileri ile ilgili hareketli günlerin yaflanmas bunun yan nda yine kolektif çal flmadaki eksikliklerin olmas ndan kaynakl toplant m z n ön çal flmas n istedi imiz gibi yapamad k. Çevremizdeki kad nlar, kad n yüzü fleklinde renkli ka tlardan davetiyelerimizle etkinli imizi ça rd k. Toplant m z az da olsa birkaç mahallede gündemleflti. Pir Sultan Abdal Derne i Mamak fiubesi nde gerçeklefltirdi imiz toplant m za bekledi imizin çok üstünde bir kat l m oldu. Ço u pastalar, börekler yapm fl kad nlar etkinli e coflkulu bir flekilde kat ld lar. lk baflta ikili konuflmalar n yo un olmas ndan kaynakl s k nt olsa da bu sorun k sa zamanda çözüldü. 8 Mart a ve kad n sorununa ve mücadeleye dair güzel verimli tart flmalar oldu. Bizler yapt m z haz rl klar s ras nda kad nlar konuflmazsa ne yapar z? Onlar konuflturmak laz m diye düflünüyorken mahallenin kad nlar son derece güzel ve bize de ö reten flekilde kendilerini ifade ettiler. lk konuflmay YDK dan bir arkadafl m z yapt. çevremizdeki deneyimlerden faydalanmak bizi, el yordam ilerlemekten bir nebze de olsa kurtaracakt r. Kald ki AKP nin seçim süreçlerinde kad nlara iliflkin politikalarla nas l da baflar lar elde etti ini bile incelememiz gerekirken; feministleri incelemememiz anlafl - l r bir fley de ildir. Feminizmin kad n sorununun temeline karfl cinsi koyan anlay fl n n karfl s na sistem gerçekli ini yerlefltirerek, bu anlay fla karfl mücadele edebilmemiz için de bunu yapmam z olmazsa olmazlar m zdand r! Mücadelede ilk ad m, ihtimallerden ziyade umutla at lmal d r Hepimizin mücadelemizi daha iyi bir noktaya tafl mak gibi bir hedefimizin oldu u bir gerçektir. Yukar da bahsetti imiz feminizme kayma vs. gibi ihtimal üzerinden kurgulanan elefltirilerin böylesi bir yönü oldu unu da bilmemize ra men baflta kendimiz olmak üzere herkese flunu hat rlatmak istiyoruz: Mücadelede yeni ad mlar atmak ve gelifltirmek için cüret göstermek gerekir. Cüreti art ran ve ad mlar büyüten en büyük etken de UMUTtur. Güvensizlikten kaynaklanan ihtimaller üzerinden bir olguyu yarg lamak do ru olmad kadar, o cüreti gösterenlere haks zl kt r da! Umudu büyütmek, yoldafllar m z bu konuda cesaretlendirmek ve anlamaya çal flmak hem güvensizli i aflmam z bak m ndan faydal olacak hem de kad n sorununu kavramada do ru bir yol izlemifl olaca z. 8 Mart tan 8 Mart a anlay fl na bir son vermek ad na 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü nün ilan ediliflinin 100. y l nda yürüttü ümüz bu çal flma, daha heyecan ve umut verici! Katmerli sömürüye maruz kalanlar ve bu soruna alternatif olma iddias n tafl yan bizler için söylemlerden daha önemli olan bu 8 Mart ta alanlarda olabilmektir. Biz Yeni Demokrat Kad nlar: Yaflamda ve mücadelede vard k, var z, var olaca z fliar yla 8 Mart ta alanlardaki yerimizi alaca z! ( stanbul Yeni Demokrat Kad n nsiyatifi) K saca toplanma sebebimizden ve 8 Mart n tarihçesinden bahsetti. 8 Mart n özünden kopar lmas çabalar na karfl 8 Mart a emekçi kad nlar n sahip ç kmas n n gereklili ini vurgulad. Ard ndan kad nlar sorunlar n anlatmaya bafllad lar. Özellikle bir ablam z n kocas ndan gördü ü fliddeti anlatmas hepimizi etkiledi. Kocas ndan dayak yerken bir çocu unu düflürdü ünü söyledi. Ve ayn ablam z o ullar ndan birisinin de flimdi ona bask uygulamaya çal flt n anlatt. Üniversiteli bir kad n arkadafl m zsa ailesinden gördü ü bask dan ve bu bask n n üniversiteli olmas yla yok olmad ndan bahsetti. Genelde ev emekçisi olan kad nlar daha çok evde çal fl p, didinmekten ancak bu çal flmalar n n, yapt klar ifllerin görünmemesinden flikayetçiydiler. Bir arkadafl m z arkadafl n n toplant m za kocas istemedi i için gelmedi- ini anlatt. Yap lan tart flmalar sonucu kad nlar n haklar n bilmesi ve gerekli yerlere baflvurmas gerekti i de konufluldu. Ancak bunlar n çözüm olmad konusunda uzlafl ld. Kad n n boflanmaya korktu u, dul damgas yla gezmek yerine zulüm görmeyi kabullendi i konufluldu. Buradan bekaretin ülkemizdeki önemi ve bunun kad n afla lay c oluflu üzerine konufluldu. T p fakültesinden bir arkadafl da bekaret muayenesinin ne kadar afla lay c bir fley oldu undan bahsetti. Emekçi kad nlar genelde sorunlar n n bilicindeydiler ancak ne yap lmas gerekti i konusunda kafalar kar fl kt. Bu kar fl kl da Yeni Demokrat Kad nlar olarak biz gidermeye çal flt k. Kendimizden örnekler de vererek kad n n daha özgür olabilmesi için örgütlenmenin, dayan flman n, bir araya gelmenin önemine vurgu yapt k. Bu vurgularla birlikte toplant m z sonland rd k. Kad nlar n çok keyif ald klar ve gitmek bile istemedikleri her hallerinden belliydi. Biraz da gülüp daha kiflisel konularda sohbetler ederek ayr ld k. Ayr l rken birçok kad n tekrar bu tarz etkinlikleri düzenlememiz gerekti ini, çok güzel bir etkinlik yap ld n söylediler. Bizler de Yeni Demokrat Kad nlar olarak küçük bir de erlendirme yaparak ayr ld k. (Ankara Yeni Demokratik Kad n nisiyatifi) Devrimci 8 7 Mart ta Kad köy de buluflal m! zmir de 8 Mart, kitlesel bir yürüyüfl ve ba- ANKARA STANBUL ZM R Mart Platformu çinde Partizan n da bulundu u Devrimci 8 Mart Platformu, 26 fiubat günü stanbul HD fiubesi nde gerçeklefltirdi i bir bas n toplant s ile 8 s n aç klamas, ard ndan mini konser olarak 7 Mart Pazar günü de Sakarya Meydan nda toplan p Abdi Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü mitinginin 7 Mart Pazar günü gerçeklefltirilece- ve tiyatro gösterimi ile kutlanacak. pekçi Park na yürüyece iz. 8 Mart ini aç klad. Kad köy de Tepe Natilius önünden Kad köy Meydan na bir yürüyüfl ve Toplanma yeri: Gümrük Pazartesi ise da Yeniflehir ard ndan meydanda konuflmalar yap lacak ve konser verilecek. Türk Telekom önü Postanesi önünde buluflup bir bas n aç klamas ve tutsak kad nlara kart Toplanma yeri: Tepe Natilius önü Toplanma saati: atma eylemi gerçeklefltirece iz. Toplanma saati: Aç klama yeri: Konak-Sümerbank önü (Ankara Yeni Demokrat Kad n Miting yeri: Kad köy skele Meydan nisiyatifi) Miting saati:13.30 ( zmir Yeni Demokrat Kad n ( stanbul Yeni Demokrat Kad n nisiyatifi) nisiyatifi) flçi-köylü den Devrimci pratik ezilenlerin öfkesini birlefltirir! Ezenlerle ezilenler aras ndaki savafl m nesnel bir olgudur. Emperyalizm ve proleter devrimler ça nda, ezilenlerin zaferi proletarya partisi önderli inde örgütlülü ü ve kararl bir savafl m zorunlu k lar. Y nlar bu nedenle siyasal iktidar bilinciyle örgütlemek kilit bir sorundur. Yürütülen propaganda ajitasyon faaliyetlerinin, gelifltirilen devrimci militan eylemlerin bu kilit soruna ne kadar hizmet etti ini sorgulamakla yüzyüzeyiz. Bu eksenli de erlendirmeleri içermeyen sonuçlar hesaplanmayan eylem tarz bizim tarz m z olmamal d r. Bilakis kitlelerin uyan fl na, kitlelerin süreci dikkatlice izlemesine veya kat lmas na hizmet eden pratikler üzerinde yo unlaflmak esas hedefimiz olmal d r. Devrim bir fliddet hareketidir, bir s n f n di er s n f üzerinde egemenlik kurma savafl m d r. Bu tarihsel eylem ancak militan bir çizgiyle devrimci bir pratikle gerçekleflir. Devrimci pratik e itir, devrimci pratik gelifltirir. Baflta TEKEL direnifli olmak üzere son süreçte iflçi s n f cephesindeki hareketlili in yaratt - etkilere bakal m: Devletin sald r lar na, sar sendika a alar n n oyalama taktiklerine, ileri sürülen taleplerin darl na ra men, zulmü ve haks zl klar hedefleyen pratik, umutsuzlara umut, devrimcilik ad na kitlelerin gücüne iflçi s n f n n tarihsel önderlik rolüne dair tereddütler ve güvensizlikler yaflayan herkese cesaret fifle i oldu. Bunu sa layan prati in kendisidir. Buradan ç kar lmas gereken en büyük ders, her kim ki emekten, özgürlükten, ba ms zl ktan yana ise, bedel ödemeyi göze almak zorundad r. Bedel ödemede kayg s olanlar, küçük k r nt larla sarhofl olanlar, s n f savafl m na dair birçok fley söyleyebilirler ama asla bu savaflta zaferin ad olamazlar. Bu savaflta zaferin teminat, s n f bilinçli proletaryan n bayra alt ndaki yürüyüflte kararl ca ilerlemektir. Militanl k, devrimci prati i, devrimci eylemlili i flart koflar. Her fleyden önce düflmanla aras nda her bak mdan kal n bir çizgi çizer. Bu yaflam n her alan nda böyledir. Böylesi bir flekillenifl s n f kinimizi canl, mücadele azmimizi diri tutar. Bu sürecin ay rt edici yan, savaflma ve kazanma bilincinin hakim olmas gerçe idir. Kadro ve militanlar n görevlerinin merkezinde tarihsel sorumluluk ve görevler konusunda bir netlik bedel ödeme ve ödetmede sa lam bir durufl söz konusudur. Tüm bunlar bize gösteriyor ki, ideolojik duruflta, siyasal iktidar bilincinde bir netlik olursa, eksiklikleri gidermek, kaybedilenleri yeniden kazanmak pekâlâ mümkündür. flte bugün de temel sorun, kaybedilenleri yeniden kazanma ve onlar n üzerinde kararl bir flekilde yürüme çizgisini yakalamaktan geçer. Ve bu sorunlar çözmek için devrimci eylemli bir prati in olmazsa olmaz oldu u düflüncesindeyiz. Basitten karmafl a do ru, eylemli bir yürüyüfl tarz. fiu bir gerçek ki; ezilenler cephesinde günlük sosyal yaflamda yaflan - lan zorluklardan dolay böyle nereye kadar gidecek? sorusunu soranlar n say s gün geçtikçe art yor. flte iradi müdahale, militan pratik tamda burada iflaret fifle i rolünü oynar. Ç k fl arayanlara yön gösterir. TEKEL iflçilerinin toplumun farkl kesimleri taraf ndan az msanmayacak boyutta sahiplenilmesinin baflka bir anlam olabilir mi? flte tecrübe, iflte e itici ders, iflte yürünmesi gereken yol. Bu derslere bugün devrimci militanlar n da büyük bir ihtiyac vard r. E er devrimci militanl k her türlü gerili e meydan okumaksa, üretken, fedakâr, özverili olmaksa, vakit geçirmeden bu noktada ad mlar atmak gerekmektedir. Her militan flu gerçe i görmelidir; Pratik görevler karfl s nda tutumumuzu de- erlendirmede ne kadar objektif olursak bütünün sorunlar n anlamada da o kadar gerçekçi oluruz. Bu do ru devrimci yaklafl m yaflanan sorunlar n nedenini anlamam za ve çözüm yöntemleri gelifltirmemize hizmet etmifl olur. Yani yaln z kendimize de il bütüne hizmet etmifl oluruz. Devrimcilik üretkenliktir, umuttur, iddia sahibi olma eylemidir. Devrimcilik planl disiplinli bir çal flmad r. Ezilenlerin cephesinde görece hareketlili in yafland -ki bu hareketlilik önümüzdeki süreçte de devam edecektir- bunu öngörmek ve bu pratik sürece iradi müdahalede bulunmak ayn zamanda üzerimizde tafl d m z burjuva zaaflara karfl da müdahale anlam na gelir. Çünkü zaafl durufllarla ileri hamleler yap lmaz. leri ve etkili hamleler zaaflardan ar n ld oranda yap l r. Bu anlam yla bu süreç bize çok yönlü ve kapsaml f rsatlar sunmaktad r. Bugün dahi bu konuda ortaya konulan mütevaz çabalar n faaliyetçiler üzerinde yaratt olumlu etkileri görmek mümkündür. Tüm bunlar kavurucu bir s cakl ktaki esintilere benzer. Oysa sorunlar n çözümü kitlesel bir mücadele hatt n n yarat lmas büyük f rt nalar istiyor. Tabii ki küçük esintiler de s n f savafl m için anlaml d r. Ama biz ufkumuzu büyük f rt nalara kilitlemeliyiz. Ve bugünkü tüm hamlelerimiz bu sürecin ön haz rl n içermelidir. Önümüzdeki süreç bir dizi takvimsel etkinlikleri de içeren bir dönemdir. Bu özgün süreçleri güncel sorunlarla birlefltirecek bir tarzda ele almak gerekir. Kitle çal flmas nda, propaganda ajitasyon faaliyetlerinde, yürüyüfllerde tafl nan pankartlara ve at lan sloganlara bu rengi mutlaka vermeliyiz. Çünkü güncel politikalarla bütünleflmifl devrimci bir pratik daha genifl kesimlerin ilgisini çeker. Bu pratik etkinliklere en genifl kesimlerle ortak bir mücadele hatt n örmek ve özellikle iflçi ve emekçilerin güncel sorunlar nda ortak bir davran fl birli i yaratmak oldukça önemlidir. Di er önemli bir nokta ise; tüm bu süreçleri bir kitle çal flmas perspektifiyle ele alma gerçe idir.

3 4-19 Mart 2010 Politika-yorum flçi-köylü 3 Korku cumhuriyetinin surlar n parçalayal m! S n f n kabaran ve giderek soka a taflan öfkesinin önündeki bafll ca engellerden birinin, sar - reformist bürokrat sendikal önderlikler oldu u her vesile ile vurgulanmaktad r. Burada da k saca vurgulamak gerekirse, bu önderlikler iflçi ve emekçi y nlar n aya a dikilmesinden en az egemen s n flar kadar korkmaktad r. Bu korku TEKEL direnifli boyunca da, direniflin her aflamas nda kendini ayan-beyan göstermifltir. Türk- fl in tescilli iflbirlikçi tutumu flafl rtmazken, reformist bürokrat D SK ve KESK önderliklerinin üretimden gelen gücü kullanmaya dönük isteksizlikleri, yine direniflin her aflamas nda belirgin olarak hissedilmifltir. Mevcut sendikal hareketin, özelde içinden geçilen süreçte genelde de tüm süreçler boyunca iflçi s n f n n önünde nas l bir engel oluflturdu- u, gerçekte neye-kimlere hizmet etti i vd. yanlar üzerinde elbette çok daha kapsaml ve ayr bir yaz konusu olarak durmak gerekiyor. Biz burada daha ziyade s n f mücadelesi önünde, asl nda öteden beri var olan, flu s ralar ise yeni biçimlere bürünmeye çal flarak, engel olma pozisyonunu pekifltiren baflka bir geliflme üzerinde duraca z. fiu s ralar kendilerine yeni sol yak flt rmas yaparak, s n flar n varl n inkar edenlere dair birkaç fley söyleyece iz. Yeni sol hareket olarak kendilerini sunanlar n bafl nda olan; Meclise Ufuk gerek slogan ve Kürt halk n n ve de kimi solcular n oylar ile kendini meclise tafl yan Ufuk Uras n meclisteki icraatlar n n en ak lda kalan n n Obama y ayakta alk fllamak oldu una flüphe yoktur. Kendi partisindekileri Ergenekonculuk la suçlay nca, partiden istifa etmek zorunda b rak lan Uras, böylelikle de tam anlam yla özgürleflmiflti. Bu özgürleflme Uras n uzunca zamand r a z nda geveledi i Yeni ve kitlesel sol parti kurma çabalar na da h z vermesini getirdi. Yeni sol hareketinin öne ç kan bir di er ismi ise Ahmet nsel. Bu sol çabalar içinde en çarp c söylemi de zaten nsel dillendirdi ve s n fsal temelli söylemlerden vazgeçilmeli diyerek, ayn kulvardakilerin duygular na-düflüncelerine tercüman oldu. Bu ikilinin s n f inkar temelinde yükseltmeye çal flt klar Yeni Sol çabalar kapsam nda getirdiklerine dönecek olursak, gündemlerinin ön s - ralar nda aylarca süren TEKEL direnifli de il de, 5 bin sayfal k darbe iddialar olanlar sol ve devrim ad na bak n neler söylüyor. nsel s n f inkar çabas içinde flöyle diyor örne in: Biz eski solcular bugünün de iflimini umursamad k, devrimi bekledik. Reformlar n önemini görmezden geldik. Ama bu hatayd. De iflim sürekliliktir. ktidar olmay beklemeden dünyay de ifltirebiliriz. Bu de iflimi, en az ndan ülke aya nda hayata geçirmenin yolunun ise Uras n uzunca zamand r çizmeye çal flt n biliyoruz. 3M (Marks, Muhammed, Mustafa Kemal) formülünün mucidi Uras, Yeni Sol ile birlikte bu formüle de h z veriyor ve iflçi s n - f n n varl k koflullar n n ortadan kalkt mealindeki söylemini, 3M formülüne uygun ittifak önerisi ile destekliyor. Öyle anlafl l yor ki, cemaatlerin finanse etti i gazetelerde yazarak dolgun ücretler alanlar, AB fonlar ile paneller, konferanslar vb. etkinlikler düzenleyenler, emekçi kesimlerde yaratmak istedikleri bu kafa kar fl kl ile birlikte s n f mücadelesinin önüne yeni bir engelle ç kma misyonunu üstlenmifller. Bunun ilk ad m olarak da s n f inkar yolunu seçmifller. Ancak nafile, insanl k tarihi boyunca da oldu u gibi bugün de iki s n f vard r: Ezenler/sömürenler ve ezilenler/sömürülenler. Bugünkü ifadesiyle burjuvazi ve proletarya. Ve birine karfl olan di- erinin yan ndad r. Korkular n savmak için korku sal yorlar! Son haftalarda çokça konuflulan bir di er konu da yine gözalt ve tutuklamalar oldu. Erzincan Baflsavc s lhan Uzuner, özel yetkili Erzurum Cumhuriyet Baflsavc s fianal n talimat ile gözalt na al narak, Ergenekoncu oldu u iddias ile tutukland. Bu geliflme (asl nda beklendi i ve hedeflendi i biçimiyle) kamuoyunda bomba etkisi yapmakta gecikmedi. Ve di er gündemler, amaca uygun olarak bir anda geri plana itildi. Cihaner cemaatleri soruflturan savc olarak biliniyordu. Cihaner in bir süre önce, özellikle smaila a cemaatine dönük bafllatt soruflturma baz eller taraf ndan aç kça engellenmiflti. Ayn günlerde Baflbakan Yard mc s n n, Cihaner i arayarak, soruflturmay kapatmas n istedi i bilgileri yans m flt kamuoyuna. Bas nda Adliye adliyeyi bast manfletleri eflli inde verilen geliflmenin de böyle bafllad söyleniyor. Hükümetin karar ve tercihi ile iflletildi i iddia edilen sürece dair iddialar aras nda, bunun bir cemaatler aras hesaplaflma oldu u da var. Bir di er ve de yabana at lmayacak- iddia ise bunun, hükümetin yarg da tam denetim sa lama giriflimi oldu u yönlü. Bir anda (ve de bilinçli olarak) tansiyonu yükselten bu geliflmenin tam da, bir yandan Anayasa de iflikli inin di er yandan ve esas olarak- seçim tart flmalar n n k z flt bir döneme denk gelmesi ise meselenin di er bir yan n oluflturmaktad r. AKP nin oy taban nda cemaatlerin oldukça büyük bir pay oldu u bilinmektedir. Bunun içindir ki, savc Cihaner e dönük tutuklamada, olas bir seçim öncesi cemaatleri koruma-kollama yaklafl m n n da önemli bir pay vard r. AKP seçimlerde güç kaybetmek istememektedir. Tart flmalar iyice alevlendiren esas geliflme ise, HSYK n n, yetkilerini aflt gerekçesiyle, hemen olay n akabinde Baflsavc fianal görevden almas yla yafland. Cihaner in tutuklanmas ile aya a kalkan bafl n CHP nin çekti i- laik Kemalist cephe HSYK n n karar n ilk alk fllayan oldu. HSYK, fiemdinli olay n soruflturan savc y, iddianamede Büyükan t a yer verdikten hemen sonra görevden ald nda bunu ilk alk fllayanlar da yine ayn laik Kemalist cenah olmufltu. Sahi, cemaatler üzerinden en fazla gürültü koparanlar n bafl nda gelen CHP lideri Deniz Baykal de il miydi, geçenlerde cübbeli Ahmet Hoca denilen cemaat lideri ile samimi telefon görüflmeleri ortal a saç lan? Bugün celallenenlerin tüm baflta muhalefet partiler olmak üzere- bu geliflmelerin de konjonktüre uygun, yeniden yap lanman n bir parças oldu unun, bunun ister istemez yarg y da kapsayaca n n fark ndalar. Onlar n kopard gürültünün as l nedeni sürece karfl olmalar de il, neden kendilerinin öncülük edemedikleridir. Cihaner in tutuklanmas n n yank s sürerken Balyoz Darbe Plan ile iliflkilendirilen ordu mensuplar na gözalt dalgas n n yank s eklendi bu gürültüye. Aralar nda emekli oramiral Özden Örnek, emekli orgeneraller Çetin Do an, Ergin Saygun, brahim F rt na ve Engin Alan ile emekli koramiral Lütfü Sancar n da yer ald 13 ilde eflzamanl yap lan operasyonlarda gözalt na al nanlardan tutuklananlar n say s (1 Mart itibariyle) 35 oldu. Bu geliflmeler üzerine durum de erlendirmesi yapmak üzere Genelkurmay Baflkan Baflbu, (or) general ve amirallerini toplayarak ortaya ç kan ciddi durumu de erlendirdi. Ancak bu görüflmeden d flar pek ciddi bir fley de yans - mad. Herkes dört kulak olmufl bir muht ra beklerken ortaya ç kan aç klama ciddi durum de- erlendirmesi nden öteye geçmedi. Bu aç klamayla kimilerinin hevesleri de kursakta kald. Ancak esas görüflme üçlü zirve olarak cumhurbaflkanl köflkünde gerçekleflti. Her ne kadar ola an görüflme vs. denilse de bunca gürültü aras ndaki hiçbir görüflmenin ola an say lamayaca aç kt r. Nitekim zirvenin ard ndan yap lan aç klamada gündemdeki meselelerin anayasal düzen ve kanunlar çerçevesinde çözüme kavuflturulaca ndan vatandafllar n emin olmalar isteniyor ve bu süreçte kurumlar n n y pranmamas için herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekti i hususlar vurgulan yordu. Yani k - saca Dolmabahçe görüflmesinde oldu u gibi karfl l kl bir uzlaflma sa lanm fl ve operasyonlar n da s n rlar çizilmifl oluyordu. Nitekim tüm karfl l kl hamlelere ve dalafla karfl n ortaklaflt klar konular bununla da s n rl kalm yor. Son süreçteki hamleler aras nda TSK ile ortak yürütülecek olan Kamu Düzeni Müsteflarl n n yasalaflt n da görmekteyiz. Müsteflarl k terörle mücadele ad alt nda, iç ve d fl düflman n da yeniden tan mlanmas yla emekçi halka dönük kapsaml sald r lar planlamakla görevlidir. Ayn zamanda da özel psikolojik savafl merkezi ifllevine sahiptir. En önemlisi de müsteflarl k örtülü ödenekten finanse edilecektir. Bu da kontrgerilla faaliyetlerine a rl k verilece i anlam na gelmektedir. Hat rlanacak olursa, 90 l y llarda hayli yüksek olan kontra faaliyetler-cinayetler (özellikle de Çiller döneminde) örtülü ödenekten finanse edilmekteydi. Sonuç olarak; egemenlerin yönetememe krizi giderek büyümektedir. Ekonomik krizin emekçi kesimler üzerinde yaratt tahribat, ezilenlerin yönetenlere karfl hoflnutsuzlu u da art rmaktad r. Bu hoflnutsuzlu un önüne geçilemez bir öfkeye dönüflmesinin bir ihtimal olmaktan ç kmaya bafllad n ise TEKEL iflçilerinin aylar süren direnifli ve bu direniflin genifl y nlarda yaratt yank ortaya koymaktad r. Tüm bu geliflmeler egemenlerin sadece yönetememe krizini de il, buna paralel olarak korkular n da büyütmektedir. Kendi aralar ndaki iktidar dalafl vesilesiyle bir yandan toplumda kamplaflma yaratmaya, bir yandan da korku yaymaya çal flmalar, kendi korkular n gidermek içindir. Kürt Ulusal Hareketi ne dönük sald r lar n h z kesmeden sürmesinin, keyfi gözalt, tutuklama, linç giriflimi vb. sald r lar n, baflta devrimciler olmak üzere toplumsal muhalefetin genifl kesimlerine yay lmas n n alt nda yatan da ayn korkudur. Ancak tarih sayfalar, korkular n n sald r lar - n n ard na gizlemeye çal flan egemen s n flar n yenilgisi, bu korkuyu yaratan ezilenlerin ise zaferleriyle doludur. Ve ezilenler cephesinde yaflanan geliflmeler, zaferin sahiplerinin bu kez de de iflmeyece ine iflaret etmektedir. S n fsal Yaklafl m Direnifl Ö retiyor -2- AYAKTAKIMI NIN BALYOZU TEMELLER SARSIYOR Hükümetin tan d süre bu yaz yay mland nda dolmufl olacakt r. Hâkim s n flar n yasal müdahale hakk n kullanaca na dair verdikleri gözda ifle yaramam flt r. Bafl ndan itibaren çeflitli yollarla bast r lmaya ve çökertilmeye çal fl lan direnifl bu evreye kadar sars lmadan ilerlemifltir. Bundan sonra olabilecek her türlü geliflmeye karfl da haz rl kl olunmal d r. Nihayetinde iktidar almaya namzet bir ayaklanmadan söz edilmedi- ini herkes bilmektedir ama davran fllar n ona göre olmad aç kt r. Güvensizlik üzerine infla edilen ve baflar l olaca - na inanmadan yola ç kan hiçbir hareketin flans yoktur. Bu nedenle sonuna kadar gitme felsefesi egemen k l nmal d r. Ancak bu durum ayn zamanda hem hedefler hem de iradeyle iliflkilidir. Tekel direniflinin s n f n rolüne dair vurgusunun önemi üzerinde durmufltuk. Beraberinde vurgulad m z husus, bu rolün aç a ç kar lmas nda, örgütlenmenin vazgeçilmez niteli iydi. Bu durum mevcut örgütlerin olumsuz halinin tafl d risk ve dezavantaj bir kez daha gündeme tafl m flt. Nitekim eylemin ba r nda bulunan sendika ile onlar n çat örgütü konfederasyon ve kendisini soldan tarif eden di erlerinin benzeri durumlarda tak nd tavra son örnek 26 May s için al nan ortak eylem karar olmufltur. 3 ay sonras için eylem karar alman n, bu sürece destek de il darbe oldu u aç kt r. AKP hükümetinin verdi i sürenin dolmas na birkaç gün kala, 3 ay sonraya eylem karar alanlar n, direnifli resmen yaln z b rakt ve egemen s - n flara yeflil fl k yakt ortadad r. Tekel direnifli egemen s n flar n sendikas zlaflt rma sald r s na karfl en güçlü barikatlardan birisini oluflturdu u halde D SK ve KESK in de dahil oldu u sendikalar, kerhen ilifltikleri direnifl gemisini ilk terk eden olmufllard r. Örgütlü olman n hiçbir fleye yaln z bafl na yetmeyece i ve sonuç almak için do ru bir önderli e ihtiyaç bulundu unu gösteren bu son örnek, önemli bir dersin üzerinde durulmas gerekti ini göstermektedir. Tekel direnifli, önderlik sorununun hayatiyetini bir kez daha kan tlam flt r. Hemen her safhada gözlemlenen bu durum s n f n kararl tavr sayesinde belli ölçüde dengede tutulabilmifl ama nihayet merkezi a rl n daha fazla dayataca aflamalara gelinmifltir. S - n f, olabildi ince kararl bir direnifl içerisindedir. Zaten öyle olmasayd bu platform özgülünde bu kadar k yamet kopar lmazd. Ama bu kararl l n en çok ve en önce onlar n temsilcileri, daha kötüsü onlar ad na yetkili konum sahipleri taraf ndan da tafl nmas gerekmektedir. Faflizmi direnifl karfl s nda pervas z k lan temel nokta, önderlik mekanizmas ndaki durumdur. Egemenlerin s n f iflbirlikçilerine güveni tamd r. Önderli in rolü derken masaya ilk yat r lmas gerekenin komünistler ve s - n fla iliflkide en sahiplenici kesimi oluflturan her türden ilerici ve devrimci çevreler oldu undan söz etmek gerekir. Reformizmden revizyonizme uzanan yelpazede s n fa yol gösteren ve s n f aflk yla yan p tutuflan n haddi hesab yoktur. Üzerine herkesin türlü-çeflitli planlar yapt s n f nezdindeki durum ise en net bu gibi direnifller esnas nda görülmektedir. S n f hareketi yaratman n sihirli de ne i yoktur ama s n f içerisinde elde edilecek konum ile harekete etki etme ve yön verme flans hep vard r. Bu flans kullanabilmek için sahip olunmas gereken konum, do ald r ki s - n f içerisinde çal flmaktan geçer ama bununla s n rl kalamaz. S n f mücadelesi bütün halk s n flar n içermekte, ba r nda birçok dinamik flekillenmekte ve ancak düflmana karfl do ru bir stratejiye ba l olarak hedefe yol alabilmektedir. Mücadelenin ana damarlar n yakalayamayan hareketin ne iflçi s n f ne de baflka bir mücadele alan nda etkinlik kurabilmesi, önderlik pozisyonu alabilmesi mümkündür. Geçici olarak elde edilecek inisiyatiflerin mücadeleyi tafl mak bir yana engel oluflturmas ndan söz edilmelidir. Hem de sinsi ve maskeli bir engel Devrim ya da toplumsal kurtulufl stratejisinin zora dayal olma hali ve yol olarak Halk Savafl n benimseme durumu, örgütlenmeden mücadele biçimlerine, öncelikli alanlardan çal flma tarz - na bir dizi hususun belirleyenidir. fiehirlerin önemi ve rolüyle iflçi s n f içerisinde örgütlenme ve çal flman n konumu da bu çerçevede bir yere sahiptir. S n f n fiili önderli ine biçilen misyonu, seçimle iflbafl na gelmenin arac olarak gören de vard r, toplu ayaklanman n baflrolünde tan mlayan da. Proletarya hareketinin Halk Savafl içerisindeki süreci, önceden/ka t üzerinde formüle edilemeyecek bir konum al fla ba l olarak geliflim gösterecektir. Oluflturaca hareket ve gelifltirece i mücadelenin devrim için tayin edici bir role sahip oldu una kuflku yoktur. Bu rolün devrime damga vuran ve sonra infla edilecek düzene rengini veren bir özellik tafl mas için hiç kuflkusuz öncesinde de ete kemi e bürünmesi gerekir. S n f faaliyetine yönelik yaklafl m bu gerçeklik üzerine oturmal - d r. Bütün demokratik, ilerici muhalefet odaklar n kendisine çeken direniflin, tüm ayr flt r c ve bölücü unsurlar da- tarak yol almas, örgütlenmede reformist hatt tercih edenlere yönelik bir iflas belgesi yaz m d r. Kitleleri çeflitli sorunlar ve farkl kimlik ve karakterler üzerinden bölmeye, parçalamaya ve çat flt rmaya yönelik faflist politika ve taktikler, hassasiyet ad na geri bir zeminde karfl lan rsa, daha avantajl bir konum elde edilece inin yanl fl oldu u, bir kez daha görülmüfltür. Ortak s n f ç karlar üzerine basanlar, düflman s n f alg s na paralel bu ayr mlar daha güçlü bir birli in mayas haline getirebilmektedir. Birlik öncelikli yerini, güçlü bir özne yaratma derdinin bilinç faktörüyle kurulu iliflkisine borçludur. Direniflin en önemli derslerinden birisi de burjuva cephesinden saflara tafl nan bütün pasland r c, çürütücü ve pasifize edici virüslerin ancak politik zeminde etkisiz hale getirilebilece idir. Kavga platformunun bu sorunu kendili- inden halletmesini düflleyenler, beklemeye devam edecektir. Bu durumda, Tekel i baflka bir direniflin izlemesi için bir süre daha geçecek, sonra onun etraf nda kutsal bir hâle oluflturulacak ama o da ayn ak bete u ramaktan kurtulamayacakt r. B rakal m madenci direniflini, daha yak n tarihteki Seka, Telekom gibi direnifllerin mücadele cephesine katt klar üzerinden neler yap labilmifl ve elde kalan ne olmufltur? Direnifllere süreklilik kazand rabilmenin yolu s n f n hesaplaflma zemininde sürekli bir yer edinmekten geçmektedir. S n f mücadelesi, komünist ve devrimcilerin destekte bulundu u ve yard mc olmaya çal flt bir olay de ildir. Bu haliyle faaliyetin o konumda kalmas, durumu iyice zorlaflt rmaktad r. Direniflin çeflitli kurum, alan ve çal flmalar üzerinden çok yönlü eylem ve etkinliklerle desteklenmesi elbette gereklidir ve bütün bunlar örgütleme hatt nda yine devrimciler vard r/olmal d r. Ancak direniflin temel ihtiyac na yan t olmak esast r ve bu ancak içeriden yap labilen bir fleydir. Üretimden gelen gücü kullanma koflullar ndan yoksun olmalar na karfl n, Tekel iflçilerinin alt n çizdi i bir baflka önemli husus, direnifl olgusudur. Hakk - n almak veya onurunu korumak için yürütülen kavga ya da direniflin tek yol oldu una dair güçlü bir mesaj verilmifltir. Bu konuda güçlü bir gelene in yarat lamam fl olmas karfl s nda her direnifl daha da önemlidir. Gelene e karakter kazand ran belirli bir srar ve istikrard r. Gelenek infla edilirken temelleri at lan kurumlar ve mevziler üzerinden yürüyüfl daha güvenli hale gelmektedir. Her bir direniflin, yürütülen her mücadele ve kavgan n bu özelli i vard r ve bunun için çok önemsenmelidir. O anki konjonktürde, o flartlarda çeflitli nedenlerle zafere ulafl lamamas belirleyici de ildir. Önemli olan buna dair inanc n tafl nmas ve bütün hedeflere ancak mücadele ile var labilece inin gösterilmesidir. Direnmeden -kazan lan de il- elde edilen, baflka bir deyiflle bahfledilen fleyler de vard r ama bunlar n ne yeri sa lamd r ne de s n fsal kimlik bak m ndan kazand rd bir de er bulunur. Direnerek elde edilen hak ve mevzilerin de yeniden ve yeniden sald r ya u rayaca ve gasplarla karfl laflacak olmas bu durumu de ifltirmez. Zira bilinir ki mevcut sistem içerisinde (lokal ya da genel) direnifl ve kavgalar yoluyla elde edilecek sonuçlar üzerinden rejim de iflikli ini gerçeklefltirmek olas de ildir. Tekel direniflinin s n f mücadelesine katt klar n yaln zca s - n f n kendi alan üzerinden yorumlamak yanl flt r. Bir de akmakta olan sürece yönelik tesirlerinden bahsetmek gerekir. Tekel iflçileri özellikle de krizli bir dönemde, iflsizli in iç tehdit kapsam na al nd koflullarda ve yo unlaflan sald r lar alt ndaki direniflle, zaten zorlu bir yolda giden araban n tekerine çomak sokmufltur. AKP hükümetinin baflta Tayyip olmak üzere bu kadar celallenmesinin nedeni de budur. Bu k r lma noktas ndan sonra durum büsbütün kötü bir hale gelebilecektir. Aç l m furyas bafllatan, Ergenekon, Kafes, Balyoz derken demokrasi flampiyonlu una soyunan ve sivilleflmenin simgesi olmakla taçland r lan AKP, hem de en haval ve bol y ld zl operasyonu yapt s rada, Tekel ç ban yla u raflmakta; kamuoyu tart flmalar nda AKP aleyhine gösterilen delil lerin bafl nda direnifl çad rlar gelmektedir. Hak arama bilinciyle yo rulan direnme hakk, sosyal ve politik dayanaklar sa lam bir meflruiyete sahiptir. Bu meflruiyet, burjuvazinin kendi demokrasisini infla aflamas na da temel oluflturan, ezilenlerin isyan hakk yla buluflmaktad r. Zulmün, sömürünün oldu u her yerde teslim edilmek zorunda kal nan, ayaklanma ve karfl -koyman n hak l l d r. Sürekli biçimde çad r-iflgal örneklemesi yoluyla yasa d fl duruma de inen ve bunun üzerinden yine hoflgörülü ve demokrat bir görüntü vermeye çal flan Tayyip in, yasalarla s n f mücadelesi aras ndaki iliflkiyi ve bu manada hukukun ifllevini ö renmeye ihtiyac vard r. Tekel bu konuda da gönüllü ö retmenlik yapmaktad r. Tekel in kuvvetli bir vurguyla manflete ç kard bir di er husus, kad nlar n rolüne dairdir. Yaln zca Novamed de ya da tek bafl na savaflan Emine Aslan örne- inde de de il, son y llardaki eylemlerin büyük bir bölümünde en etkili ve dirençli iflçi ve emekçilerin kad nlar olmas çok önemlidir ve mücadelenin gelece i ad na umut/güven verici faktör olarak kabul edilmelidir. Tekel, bunun son halkas olmufltur ve gücünün s rr ndaki kad n etkisi inkâr edilemeyecektir. Bu durum direniflin etraf ndaki ilk güvence ve dayan flma çemberini kuran ailelerden öte Tekel in kad n iflçilerinden kaynaklanmaktad r. Direniflin en moralli, inançl ve özverili, bu anlamda en direngen kesimini oluflturan kad n iflçiler, yak n dönemin kendilerine ait defterine yeni bir baflar sayfas eklemifltir. 8 Mart n 100. y l nda mücadele azmimizi güçlendiren ve direncimizi art ran daha çok nedenimiz vard r art k.

4 flçi-köylü 4 flçi/köylü 4-19 Mart 2010 TEKEL direniflini sahiplenerek bu atefli her tarafa yaymal y z! Ataflehir Belediyesi bünyesinde çal flan ve Genel- fl te örgütlü olan iflçiler T S den sonuç alamay nca 24 fiubat günü Belediye önüne grev karar ast lar. Belediye taraf ndan talepleri kabul edilmedi i takdirde 60 günün sonunda greve ç kacak olan iflçilerden süreci ö renmek ve son süreç hakk nda bilgi alabilmek için Genel- fl Anadolu Yakas 1 No lu fiube Baflkan fiahan lseven le bir röportaj gerçeklefltirdik. - Ataflehir Belediyesi nde yaflanan süreci bize anlat r m s n z? - fiahan lseven: Ataflehir Belediyesi nin kurulmas n n ard ndan flubemizde örgütlü bulunan Kad köy, Üsküdar ve Ümraniye Belediyelerinde çal flan toplamda 185 iflçi arkadafl bu belediyeye geçifl yapt. Böylelikle biz Ataflehir Belediyesi nde ço unlu u oluflturduk ve yetki alarak T S imzalad k. flverenler sözleflme yapmak istemediler. Biz de bölge çal flmaya baflvurduk. Sözleflme yaparken idari mahkemelerde sorun ç kard lar, verdi imiz tasla kabul etmediler. Yeni kurulmufl bir belediye diyerek yevmiyelerimizi düflüreceklerini, ikramiyelerimizi kald racaklar n ve baz arkadafllar m z emekliye ay racaklar n söylediler. Bunlara ra men sözleflme devam etti. Bu arada temsilci arkadafllar m z n da oldu u 40 iflçiyi emekliye ay rd lar. Sonras nda iki temsilci arkadafl m z iflten ç kard lar. Yetkimizi düflürebilmek için belediyede örgütlü bulunan di er sendikay bize karfl kullanmaya çal flarak arkadafllar m z tehdit ettiler ve bu sendikaya geçirdiler. Biz iflçi arkadafllar m zla tart flt k ve ikna ettik, arkadafllar m z geri dönüfl yapt. fiu an belediyede çal fl p örgütlü olan 4 iflçi d fl nda tüm iflçiler Genel- fl üyesi. Ancak belediye arkadafllar m za sürekli bask yap yordu, onlarla görüflmemizden, toplant lar yapmam zdan rahats z oluyor, bas n aç klamas yapmam z bile bask n n artmas na neden oluyor. Tüm bunlar n sonucunda T S te arabulucu süre tamamland ve iflveren ad m atmay nca biz de grev karar ald k. E er taleplerimiz kabul edilmezse 60 günün sonunda greve gidece iz. - Yaflanan küresel krizin ve bu süreçle birlikte artan örgütsüzlefltirme ve tafleronlaflt rma sald r lar n n sendikan za ve örgütlü bulundu unuz yerlere yans mas nas l oldu? - Hükümet kriz yok dese de, krizin etkileri devam ediyor. Baz yerlerde ise iflverenler krizi bahane ederek iflçileri iflten ç kard lar. Ataflehir Belediyesi nde de bu gibi fleyler yafland. Belediye bize, d flar da y nlarca adam var, sizlerin maafllar yüksek, biz 500 liraya hizmet al m yapar z dedi. Hizmet al m demek kölece çal flmak demektir. Ülkede bir kriz var, evet. Bundan en çok emekçiler etkilendi, iflsiz kald lar, aç kald lar. Bununla birlikte tafleronlaflt rma da art r ld ve tafleronda çal flan iflçilerin çal flma koflullar çok a r. Tafleron ve özellefltirme Türkiye nin en büyük sorunlar ndan biri. Uzun bir süredir bunu her alana yaymaya çal fl yorlar. IMF ve DB bu konuda çok ciddi bir çal flma içinde. Sendikal iflyerlerinde iflçiler iflten ç kar l yor, sendikal çal flma yapan arkadafllar m z hemen iflten uzaklaflt r l yor. Sendikalar üzerlerine düfleni tam anlam yla yapam yor, buna bir de örgütlenmenin önündeki engeller eklenince ortaya böyle bir tablo ç k yor. Sendikalar olarak çal flmalar m z yo- unlaflt rmal, örgütsüzlefltirme sald r lar na karfl hep birlikte örgütlü bir durufl sergileyerek yan t vermeli ve örgütsüz iflçileri örgütlemek için olanaklar m z zorlamal y z. - TEKEL in iflçi s n f hareketi üzerindeki etkileri ve sendikalara yans mas nas l olmufltur? ATAfiEH R BELED YES NDE GREV LANI Genel- fl Sendikas 24 fiubat Çarflamba günü Ataflehir Belediyesi önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirerek grev ilan n belediyenin kap s na ast. Bas n aç klamas okunduktan sonra sözü alan Genel- fl T S Daire Baflkan smail Özhamarat Sadece toplu ifl sözleflmesi görüflmeleri ile ilgili olumsuz bir tutum sergilenmedi, sendikan n yetkisinden tutun da farkl sendikal örgütlenmelere, toplu ifl sözleflmelerinden halka yönelik konuflmalar na kadar böyle. Halktan yana belediyecilik anlay fl n n sonucu sendikas zlaflt rma ise sonuna kadar direnece iz. Bugün buradan ilk ad m att k bunun ikinci aflamas ise grev uygulamas d r diyerek sözlerini sonland rd. Bas n aç klamas sloganlarla sona erdi. (Kartal) - TEKEL son dönemlerde yaflanan en büyük direnifllerden biri olmufltur. flçi s n f n n sesinin daha fazla duyulmas na vesile olan bir eylem olmufl ve flimdiden tarih sayfalar na ismi kaz nm flt r. Bu direniflten önce meclisten özel istihdam bürolar yasas geçecekti ve bu kölece çal flmak anlam na geliyordu. Ancak direniflle beraber iflçiler bu yasaya da geri ad m att rd. 4/C deki statüyü de geniflletmeyi baflard lar. TEKEL direnifli bu noktaya gelmeseydi sald r lar her gün artacakt. Bizim örgütlü oldu umuz yerlerde de ayn bir süreç yaflan yor. T S görüflmelerinde iflverenler kazan lm fl haklar m z gasp etmeye çal fl yorlar. TEKEL direnifli sahiplenilerek bu atefl her tarafa yayg nlaflt r labilirse sald r lar geri püskürtülebilir. ( stanbul) Örülen duvarlar s n f mücadelesi ile y kaca z TEKEL iflçilerinin yakt k v lc m, her alanda büyüyor. Bu direnifle stanbul-ac badem deki Hukukçular ve dareciler Sitesi nde çal flan D SK Genel- fl Sendikas üyesi olan kap c lar da kat ld. Site önüne as lan grev karar konut iflçileri için bir ilk niteli i tafl yor. D SK e ba l Genel fl e üye konut iflçileri ve sendika, iflveren site yönetimi ile yeni dönem T S görüflmeleri için yapt görüflmelerin olumsuzlukla sonuçlanmas üzerine grev ilan n asmak için site önünde bir araya geldi. Site yönetiminin, krizi bahane ederek apartman iflçilerinin ücretlerini keyfi uygulamalarla düflürüp, iflçileri ma dur etmesi ve 1 Ocak 2010 tarihinde yürürlü e girmesi gereken iflçiler taraf ndan haz rlanan toplu ifl sözleflmesi tasla n reddetmesi karfl s nda 26 fiubat günü apartman iflçileri taraf ndan bir bas n aç klamas yap larak grev kararlar ilan edildi. Bas n aç klamas n Genel- fl stanbul Konut flçileri fiube Baflkan Nebile Irmak Çetin okudu. Bas n metni okunduktan sonra sözü alan Toplu Sözleflme Daire Baflkan smail Özhamarat; Bizim derdimiz insanca yaflamak için gerekli haklar almak. E er zorlarlarsa biz de üretim gücümüzü kullan r z. flçilerin bütün çektikleri örgütsüz olufllar ndand r. Ama art k ya ma yok. Örgütlü olursak özgürlük de gelir, demokrasi de gelir. Art k söz bitti eylem zaman dedi. Bas n aç klamas ndan sonra Hukukçular ve dareciler Sitesi Yönetim Baflkan n n kap s na grev ilan as larak 60 günlük bekleme sürecine girildi. (Kartal) Aka-Deri de direnifl sürüyor! K v lc mlar yang na, direnifller zafere evrilecek Egemenlerin krizin faturas n ödetmeye yönelik sald r lar na karfl birçok ifl yerinden direnifl sesleri duyulmaya devam ediyor. Bu direnifllerin yank s n buldu u yerlerden birisi de Tuzla Deri Sanayi Bölgesi nde bulunan Aka-Deri. Aka-Deri deki direnifl 30 lu günlerinde devam ediyor. fiu an Aka-Deri de direniflte olan 4 iflçi var. Haklar m z için bilinçlenip, örgütlenmek gerekir! Devrimci Demokratik Sendikal Birlik in stanbul ve Ankara da örgütledi i panellerin bir benzeri de Bursa da 21 fiubat günü Baro Konferans Salonu nda gerçeklefltirildi. Eme imize, ekme imize ve gelece imize sahip ç kal m! Haklar m z ö renelim! fliar yla örgütlenen panele Belediye- fl Sendikas 2 No lu fiube Baflkan Hasan Gülüm ve Deri- fl Sendikas E itim Uzman Engin Çelik panelist olarak kat ld. TEKEL iflçileri ve DDSB nin anlat ld bir sinevizyonun ard ndan panelin amac n aç klayan bir konuflma yap ld ve ard ndan Bursa da ifl cinayeti sonucu yanarak yaflam n yitiren 5 kad n iflçinin ve eme ine, gelece ine sahip ç kma mücadelesinde yaflam n yitirenler an s na sayg duruflu ile panel bafllat ld. lk sözü alan Hasan Gülüm, milyonlarca insan n iflsiz, güvencesiz ortamlarda çal flmak zorunda kald na, üretimin tafleronlaflt r ld na ve bu aç dan da semt çal flmalar n n daha önem kazand na vurgu yapt.engin Çelik de DDSB anlay fl na vurgu yaparak Kazl çeflme den Tuzla Deri ye kadar gelen mücadele sürecini özetledi ve örgütlenmenin önemine vurgu yapt. DESA direnifli ve Emine Aslan n, örgütlülü ün verdi i güçle mücadele ederek haklar n geri ald klar - na de inen Çelik, haklar n ancak böyle al nabilece ini söyledi. Her iki panelist de TEKEL direniflinin deneyimlerini aktard lar. Soru-cevap bölümünde esnek çal flma ile ilgili sorulan sorulara verilen cevaplarla panel sonland r ld. (Bursa) flçi-köylü olarak ziyarete gitti imizde iki iflçi fabrika önünde direnifllerine devam ediyordu. Di er iflçileri sordu umuzda birinin rahats z, di- erinin de cenazesi oldu unu ö reniyoruz. Orada bulunan iflçilerden Mehmet S dd k Bicerikli 18 Mart 2008 den bu yana Aka-Deri de çal flt n 25 Ocak tarihinde de iflten ç kar ld - n söylüyor. Patronun az iflçiyle çok ifl yapaca- m parolas yla kendilerini iflten ç kard n ve bunu yaparken de ilk baflta sendikal olan iflçileri hedef ald n söylüyor. Son süreçte gruplar halinde iflten ç kar lanlar n hepsinin (12 kifli) sendikal oldu una de inen Bicerikli, bunun fabrikadaki örgütlülü e yönelik bir sald r oldu unu belirtiyor. Patronun 4 iflçiyi daha iflten ç karaca n, ancak flu an kendileri direniflte oldu u için buna cesaret edemedi ini belirterek biz bu arkadafllar için de, burada durmaya devam edece iz diyor. Sohbetimizin devam nda, patronun içerideki iflçileri fabrikay Çorlu ya tafl makla tehdit etti ini ö reniyoruz. Daha önceleri de her bafl s - k flt nda bu yola baflvurdu unu ancak bunun onlar korkutamad n söylüyor. Sendikan n tavr üzerine konuflmaya bafll - yoruz. flçiler bu konuda sendikan n eksik davrand n belirtiyorlar ve iki-iki dedikleri bir olaydan bahsediyorlar. Patron sendikayla görüflüp bir kifliyi ifle alabileceklerini, üçünü ise alamayacaklar n söylüyor, sendika ise iki kiflinin al nmas noktas nda görüfl bildiriyor. Sonras nda içerideki iflçilerle bir oylama yap lmaya karar veriliyor ve içeriden ç kan kararla bu formül reddediliyor. çerden ç kan karar n bu yönlü olmas ndan memnun kalan iflçiler bizim amac m z hep beraber iflimize geri dönmek diyorlar. Söyleflimizin devam nda iflçilerden Ayet Dinler le sohbet ediyoruz. Ayet 2007 May s ay nda Aka-Deri de ifle bafllam fl. lk direnifli de- il, daha önce de iflten ç kar lm fl ve sonras nda direnifle giderek tekrar ifline dönmüfl. Patronun krizi bahane edip, küçülmeye gidiyorum diyerek kendilerini iflten ç kard n, ancak gerçe in bu olmad n söylüyor. Bizim fabrikam z krizden etkilenmedi diyerek flöyle devam ediyor; Normalde sezon oldu u zaman dört parti mal bas yoruz, ancak flimdi bile sezon olmad halde dört parti mal ç k - yor. Hatta biz iflten ç kar ld ktan sonra içerideki iflçilere mesaiye kal n demifller. Madem ifl yok, neden insanlardan mesaiye kalmalar isteniyor? Egemenlerin, son süreçte artan iflçi ve emekçileri örgütsüzlefltirmeye yönelik sald r lar ndan aç yoruz laf. stanbul a ilk geldi im y llarda örgüt laf ndan korkard m, akl ma hep kötü fleyler gelirdi. Sendikalar bana çok kötü anlatm fllard diyor. Ancak sonradan görmüfl ki insanlar n kesinlikle örgütlenmesi gerekiyor. Çünkü tek bafl m za hiçbir fleyiz, ancak örgütlenince bir güç olabiliriz. Örgütlenmek, sendikal olmak bütün insanlar n hakk olmas gereken bir fley, tüm iflçiler sendikal olmal bence diye de ekliyor. (Kartal) Emekçinin gündemi TEKEL direniflinin etraf nda kenetlenelim TEKEL direnifli hükümetin sald r tehdidi ve konfederasyonlar n ince oyunlar aras nda devam ediyor. Bilindi i gibi hükümet fiubat sonunda iflçilere sald r laca n n sinyalini vermifl ve 4/C ye geçifl için de son tarih olarak 2 Mart 2010 u belirtilmiflti. Bu arada direnifl zamana yay larak iflçilerin kararl l tüketilmek istenmifl, pasif eylem kararlar yla iflçilerin umudu k r lmaya çal fl lm flt. Türk- fl yöneticilerinin hükümetle görüflmeleri sonras nda TEKEL direniflinde de iflen hava herkesin dikkatini çekmifl ve hükümetle Türk- fl yöneticileri aras nda bir anlaflma yap ld kuflkusu artm flt. lerleyen süreç bunu kan tlarcas na çeflitli pratik geliflmelere tan k oldu. Konfederasyonlar taraf ndan 20 fiubat ta sendika yönetici ve temsilcileri ile Ankara ya gelinmesi ve çad rlarda sabahlanmas karar al nm flt. Ancak kat l m n çok olmas n n istenmedi i de anlafl l yordu. Kat l m için özel bir çaba harcanmad gibi üç flubeye bir otobüs düflecek flekilde araçlara k s tlama getirilmiflti. Yine de sendikalar d fl nda devrimcilerin ve emekten yana birçok kurumun aktif çabas yla 20 fiubat taki eylem kitlesel ve coflkulu geçmiflti. TEKEL çad rlar tekrar coflkuyla dolmufl ve iflçilerin umutlar tazelenmiflti. Di er yandan konfederasyonlar n bir fleyler yapmaya niyetli olmad klar anlafl l yordu. Temel bahaneleri ise grev kararlar n n hayata geçmemesi ve hükümet nezdinde beklenen etkinin yarat lamamas yd. Oysa grev kararlar n uygulamaya koymayan da kendileriydi. Sonuçta iflçilere dayat lan, hiçbir fley yapmay p evlerine dönmeleri ve 4/C yi imzalamalar yd. 22 fiubat ta, direniflin 70. gününde konfederasyon baflkanlar tekrar toplanm fl ve yeni kararlar alm flt. Kararlar n içeri i benimsenen teslimiyetçi tutumu da ortaya koyuyordu. Buna göre tüm iflyerlerinde TEKEL iflçisinin mücadelesi, mücadelemizdir, 4-C kald r ls n yaz l mesajlar n oldu u kokart ve pankart uygulamas na devam edilmesi; 25 fiubat ta tüm il ve ilçe merkezlerinde meflaleli yürüyüfller ve kitlesel bas n aç klamalar yap lmas ; 27 fiubat ta saat da tüm il merkezlerinde iki saatlik oturma eylemi ve kitlesel bas n aç klamalar yap lmas karar al nd. Konfederasyonlar n aç klamas nda öncelikli talepler de ileri sürülüyor, bunlar n karfl lanmamas ve etkinliklerin hükümet nezdinde bir sonuç vermemesi halinde, 26 May s ta dört konfederasyon ve ba l sendikalar n üretimden gelen güçlerini kullanacaklar ve genel eylem gerçeklefltirecekleri belirtiliyordu. Bunun anlam konfederasyonlar n TE- KEL direniflinin baflar s için bir fley yapmaya niyetli olmad klar yd. Nitekim yap lan eylemlere sendikalar do ru düzgün bir kat l m göstermemiflti ve eylemlerden olumlu bir sonuç ç kmam flt. TÜRK- fi in ve di er konfederasyonlar n direniflin sonlanmas n dört gözle bekledikleri aflikard. Daha 20 fiubat ta iki gün sonra Tek G da- fl Sendikas Genel Baflkan Mustafa Türkel in çad rlar dolaflaca, salon toplant lar yapaca ve iflçileri 4/C yi imzalamalar için ikna etmeye çal flaca konufluluyordu. Ancak tüm direnifl süresince oldu u gibi iflçiler yap lan hesaplar bir kez daha bozdular. M. Türkel hedefledi i toplant lar yapamad gibi TÜRK- fi Genel Sekreterli i görevinden de istifa etmiflti. M. Türkel önce iflçilerin Kumlu ve Türk- fl e yönelik sloganlar n bahane etmifl ancak bekledi i etkiyi göremeyince istifas nda pek de srarl olmad anlafl lm flt. TÜRK- fi ve Türkel in hesab na göre iflçiler baflkanlar ndan özür dileyecek ve onun sözünden ç kmayacaklard. Böyle bir tutum iflçiler aras nda örgütlenmeye çal fl lsa da özellikle öncü iflçilerin müdahalesiyle Türkel e karfl net bir tav r al nm fl ve istifa karar n n sorumluluktan kaçma anlam na geldi i yüksek sesle dillendirilmiflti. flçiler aras nda Türk- fl e ra men direnifli sürdürme kararl l n n geliflmesi ve iflçilerin devrimci-demokratik kurumlarla yak nlaflmas sendika bürokratlar için tehlikeli bir durumdu. Di er yandan iflçilerin kararl l karfl s nda flimdilik yapabilecekleri pek bir fley de yoktu. Türk- fl, fiubat sonunda direnifli sürdüren iflçilerin say s n iyi ihtimalle 200, gerçekte ise 50 olarak dilendiriyordu. Fakat evdeki hesap çarfl ya uymam fl, iflçiler Ankara y terk etmemifllerdi. Devletin kimi yerlerde TEKEL e destek eylemlerine sald rgan bir tutum benimsemeye bafllamas polis sald r s n n alt zeminleri olarak dikkat çekiyordu. Mustafa Türkel, çad rlara sald r olursa karfl ç kmayacaklar n, hatta 2 Mart olarak belirtilen 4/C yi son kabul tarihi uzat l rsa çad rlar kendilerinin sökeceklerini belirtiyordu. Tüm tutum ve aç klamalar, bundan sonra TEKEL iflçisinin sadece kendi gücüne güvenerek hareket etme zorunlulu unu ortaya koyuyordu. Asl nda direnifli bugünlere getiren ve konfederasyonlar hükümet nezdinde muhatap haline getiren de iflçilerden baflkas de ildi. Ne var ki TEKEL iflçisinin genifl kitlesi, sendikalara ra men direnmeyi ve kendi gücüne güvenerek hareket etmeyi ancak mücadele içinde ö reniyordu. Gelinen aflamada TEKEL iflçilerinin kendi kararl l klar ve devrimcidemokrat dostlar d fl nda güvenecekleri bir dallar kalmad. Tüm oyunlara ve karamsarl a karfl n TE- KEL iflçisinin Ankara y terk etmeden beklemesi onun yaflad bilinçlenmeyi ve onur mücadelesini gösteriyor. Bugün daha yüksek bir sesle TEKEL iflçisinin tüm iflçi s n f ve emekçiler için direndi i, kay p ya da kazan mlar n n tüm halka malolaca dillendirilmelidir. TEKEL iflçisiyle direnifllerinin her an nda oldu u gibi kenetlenmeli ve sonuna kadar onlarla yan p tutuflmal y z. TEKEL iflçisine yönelik bir sald r tüm emekçilere yap lm fl bir sald r - d r ve bu sald r ya her alandan cevap verilmelidir. TEKEL e sald r gerçeklefltirilirse devrimci-demokrat sendika ve flubelerin soka a dökülmeye ve tepki göstermeye dönük önceden al nm fl karalar mevcuttur. Bu kararlar n ka t üzerinde kalmamas için büyük çaba harcanmal d r. Gösterilecek tepkinin biçimleri gelifltirilmeli; yol kesmeler, iflyeri iflgalleri, yürüyüfller h zl ve etkili bir biçimde hayata geçirilmelidir. Emekçi mahalleleri TEKEL için birer eylem alan na çevrilmeli, en genifl kesimlerle militanca bir tepki örgütlenmelidir. TEKEL direniflinde gelece in iflçi s n f mücadelelerinin nabz atmaktad r. Bu direniflin kararl bir çarp flmayla olabilecek en ileri düzeyde sonuçlanmas için tüm güçlerimizle TEKEL in etraf nda kenetlenmeliyiz.

5 4-19 Mart 2010 flçi/köylü flçi-köylü 5 fl cinayetlerinde durmak yok, yola devam! Al nmayan güvenlik önlemleri ve hiçe say lan canlarla çal flman n ad ölüme yolculuk olmaya devam ediyor. Eme inin karfl l n almadan yaflamaya ve bir avuç kan emicinin cebini doldurmaya mahkûm b rak lan iflçilerin ölüm yolculu unu duymamak art k imkâns z bir hale geldi. Bursa da Mustafa Kemal Pafla da bulunan maden oca nda yaflanan grizu patlamas maden ocaklar n tekrar gündeme getirirken bir yandan da Davutpafla y, Tuzla Tersanelerini, kot tafllama atölyelerini hat rlatt herkese. Son olarak flimdi de Bal kesir oldu, ölüme giden yolculu un adresi. 23 fiubat günü Dursunbey de bulunan fientafl Maden Oca nda yaflanan grizu patlamas sonucu 14 iflçi yaflam n yitirdi. Patlaman n ard ndan ç kan yang ndan kaynakl arkadafllar n kurtarmak isteyen iflçiler bunu yapamaman n ac s ile kavran rken, hükümet yetkilileri ise paylar n örtmenin telafl içinde ölenlerin ve yaral lar n iflçilerinin ailelerine ne kadar kan paras ödeyeceklerinin hesab n yapmaya bafllad lar. Patlaman n ard ndan hastaneye kald r lan yaral iflçiler, hastanenin yan k merkezi bulunmamas ve uzman doktorun olmamas nedeniyle uzun bir süre muayene edilemedi. Ayr ca hastanenin morgu da yeterli olmay nca yaflam n yitiren iflçilerin cenazeleri bölgedeki so uk hava deposunda saatlerce bekletildi. Egemenlerin örnek bir iflletme diye kamuoyuna yans tt klar Dursunbey ilçesine ba l Odaköy de Sentafl Madencili e ait kömür oca nda 1 Haziran 2005 te 1 iflçi, Haziran nda 17 iflçi, 23 fiubat 2010 da 14, toplam 32 iflçi patronun kâr h rs nedeniyle ifl güvenli i ve ifl sa l na yönelik herhangi bir önlem al nmamas yüzünden yaflam n yitirdi. 26 fiubat günü TEKEL flçileriyle Dayan flma Platformu bileflenleri Osmangazi metro istasyonunda toplanarak Dün Bursa, bugün Bal kesir, patron öldürüyor, devlet koruyor, ifl cinayetlerine son pankart açarak Kent Meydan na kadar sloganlarla yürüdü. Platform ad na yap lan aç klamada, katliam n sorumlular ndan hesap sorulmas gerekti i; güvencesiz, sigortas z, sendikas z ve kurals z çal flt rmalar nedeniyle ifl cinayetlerinin devam etti i belirtildi. Bursa da protesto Bu arada burjuva bas n da kaza da yaflam n yitirenlerin ac hikayeleri ni bulup ç karmakla meflguldü. Patlaman n ard ndan biz madencilerin kaderi bu aç klamas yapan maden sahibi Nihat Kosova, di er tüm katil patronlar gibi önce göstermelik olarak tutukland, sonra sa l k sorunlar bahane edilerek serbest b rak ld. Yaflanan bu ve benzer ifl cinayetlerini bir kaza olarak nitelendirmek büyük bir hata olur. Yap lan araflt rmalar da bu gerçekli i göz önüne sermektedir. Türk- fl e ba l Maden- fl Sendikas - n n yapt araflt rmalar neticesinde Türkiye de y llar aras nda 13 büyük maden kazas gerçekleflti i ortaya ç k yor. Büyük maden kazalar n n 10 u grizudan kaynaklan rken 2 si göçük, 1 i de yanma nedeniyle meydana gelmifl. Bu kazalarda toplam 520 iflçi hayat n kaybetmifl. Kaza de il cinayet Kömür yan yordu. Pazartesi günü saat e kadar çal flt lar. flçiler zehirlendi. Ama bize inanmad lar. Orada bizi çal flt rmaya devam ettiler. çerde kimi kusuyor, kimi bay l yordu. Hâlâ bizden ifl bekliyorlard. 2.5 saat bu flekilde çal flt k. Afl r derecede duman ve koku vard. Oradan ç kt k ama bizi baflka yere verdiler. Duman n etkisiyle bay lmak üzereydik. Kömür afl r de il ama kendi kendine yan - yordu. Özgür bey diye bir mühendis vard. Bunu kendisine söyledik. Bizi göndermediler. Yukar daki anlat m maden kazas ndan yaral kurtulan ancak kazada abisini kaybeden Talat Tanr kulu na ait. Bu k sa anlat m dahi olaydan bir kaza de il cinayet olarak bahsetmenin daha do ru olaca n gösteriyor. Ayr ca Maden Mühendisleri Odas taraf ndan 2009 Aral k tarihli Madenlerde Arama Kurtarma Risk Haritas Raporuna göre Türkiye de maden iflçileri aç s ndan toplam dokuz riskli bölge var ve Bal - kesir bu bölgelerden biri. Burada 600 madenci çal fl yor. Bölgenin ne kadar riskli oldu u 4 y l önce yine ayn madende meydana gelen kazayla da ortaya ç km flt. 1 Haziran 2006 tarihinde yine ayn madende grizu patlamas meydana gelmifl, 17 iflçi ölmüfltü. flçiler için dökülen timsah gözyafllar kimin? Yerin yedi kat alt nda iflçiler kar n toklu una ölüme meydan okuyor. Yaflanan kazalar ise egemenler taraf ndan ifl kolunun ola an halleri diye adland r l yor. 4 y l önce ayn maden oca nda yaflanan patlaman n ard ndan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakan Hilmi Güler Bunlar maalesef madencilikte olagelen kazalar. Maalesef madencili in tabiat gere i olan fleyler sözleri ile ifl kollar nda yaflanan kazalar meflru k lmaya çal flm flt. fientafl Madencilik in sahibi Erhan Ortaköylü ise biz madenciler bu olaylar yaflamak zorunday z sözleri ile ayn anlay fl n temsilcili ini yapmaktad r bugün. Nas l olsa onlar için kâr gelecek yerden can esirgenmez. (H. Merkezi) Esenyurt ta 10 iflçi iflten ç kar ld ; Direnifl sürüyor! Esenyurt Belediyesi nde çal flan iflçilerin sendikal haklar na sahip ç karak bafllatt klar direnifl 200 lü günlere ulafl rken Belediye nin sald r lar da sürüyor. Belediye- fl Sendikas 2 No lu fiube de örgütlü olan iflçiler, AKP li Belediye Baflkan Necmi Kad o lu nun ya sendikadan istifa edersiniz ya da iflinizden olursunuz tehdidine karfl insanca ve örgütlü bir yaflamdan yana tav r alarak sendikalar na sahip ç kt lar. Buna tahammül edemeyen Necmi Kad o lu, 16 iflçiyi iflten ç kard. Böylece iflçiler de Esenyurt ta 200 takvim yapra n devirecek bir direnifle bafllad. Esenyurt halk yla birlikte sald r lara, gözalt lara, tehditlere karfl coflkulu bir flekilde devam eden direniflte, iflçiler Bo az Köprüsü nü de keserek taleplerinde kararl olduklar n hayk rm fllard. Direniflin kararl bir flekilde devam etmesi ve Esenyurt halk ile giderek daha fazla kaynaflmas üzerine AKP li Kad o lu geri ad m atarak iflten ç kard ilk 7 iflçiyi ifle geri ald. D flar da direnifli sürdüren sendika, bu süre içinde içerdeki iflçileri de örgütlemek için yo un bir çaba sarf etti. Üye say s n 30 lardan 80 lere ç karmay baflard. flyerinde örgütlü bulunan ve Toplu Sözleflmesi yeni sona eren Genel- fl Sendikas na üye iflçiler de yönetimin geri tutumuna tepki olarak Belediye- fl Sendikas na geçmeye bafllad. Direniflin bafllad ilk günden bu yana iflçilerin yan na bir kez bile u ramayan Genel- fl Sendikas yönetimi, sözleflmenin bitmesi ile yetkisini de kaybetti. D - flar da direniflin devam etmesi onunla paralel içerde örgütlenme çal flmas n n devam etmesinin bir sonucu olarak iflçiler Belediye- fl Sendikas na üye oldu. fiu ana kadar 40 Genel- fl üyesi iflçi Belediye- fl 2 No lu fiubeye geçti. flçilerin bu yöneliminden rahats z olan Kad o lu 7 iflçiyi ifle al rken 10 iflçiyi ise iflten ç kard. Daha sonra bir iflçiyi yanl fll k oldu diyerek ifle geri ald. Edindi imiz bilgilere göre iflçiler önümüzdeki günlerde sendika ile bir toplant gerçeklefltirerek direnifl çad r ndaki yerlerini alacak. Esenyurt ta direnifl iflten at lmalara ve bask lara ra men devam ediyor. Öte yandan belediye ifl kolunda stanbul un birçok bölgesinde T S görüflmeleri de bafllad. TEKEL direniflinin iflçiler üzerinde önemli bir moral ve motivasyon yaratt bu atmosferin görüflmelere yans yaca belirtiliyor. ( stanbul) Özellikle Karadeniz Bölgesinde uygulanmas düflünülen HES projeleri ile bölgede ciddi bir do a katliam olaca kesinken yetkililer çeflitli etkinliklerle projeleri faydal göstermeye çal flmakta, bunun ikna edici olamad durumlarda ise difllerini göstermekten çekinmemektedir. Oysa bu projelerin uygulanmas halinde aç lacak yollar için patlat lacak dinamitler, kesilecek a açlar nedeni ile bitki ve hayvan çeflitleri kaybolacak, a açlar kesilecek ve sular n tünellere al nmas ile nem yok olacak, bitki örtüsü de iflecek, küresel s nman n da etkisi ile de kurakl k ve ani afl r ya fllar sonucu çok daha büyük heyelanlar olacakt r. Karadeniz Bölgesindeki dereler üzerine yapt r lacak 100 Hidroelektrik Santral (HES) için DS nin Erzurum Tortum da düzenledi i toplant ya kat lan Vali Sebahattin Öztürk, önce TEMA temsilcisinin elinden mikrofonu ald, ard ndan da köylüleri tehdit etti. AKP den sat l k kelepir köy! Hükümet oldu u günden bu yana efendileri için gece gündüz çal flarak durmadan yol alan AKP, yeni bir icraat n daha alt na imza att. Ülke tarihinin en büyük özellefltirmelerini AKP hükümeti eliyle gerçeklefltiren egemenlerin gözü flimdi de köylerde. AKP nin tar m tasfiye politikalar na flimdi de köylerin sat lmas eklendi. çiflleri Bakanl n n haz rlad yeni Köy Kanunu, hükümetin köylülere bak fl nda çok da bir de ifliklik olmad n gösteriyor tarihli Kanunun de iflmesini amaçlayan ve taslak aflamas nda olan tasar ile birlikte Türkiye Köyler Birli i nin ve Köy Meclisleri nin kurulmas öngörülüyor. Ancak Kanunun en önemli uygulamalar ise sat r aralar nda gizli. Tasar n n 42. maddesinin 5. f kras nda yer alan hazinenin mülkiyetinde olan ancak kamu hizmetine aç lmam fl yerler köyün ortak kullan m alan olmaktan ç kar l yor. Vasf n kaybetmifl orman ve meralar ile Vali den köylülere tehdit! köyün ihtiyaç duymad yaylak, k fllak, çay r, harman yeri ve benzeri ortak kullan m alanlar köy yerleflim plân n n onay ile bu vas flar n kendili inden kaybediyor. Bu yerler valilikçe köy tüzel kiflili i ad na tapuya tescil ediliyor. Ayn maddenin 6. f kras na göre ise bu alanlar plana göre en çok 2000 metrekare olarak köy nüfusuna kay tl kiflilere sat labilmekte. Al nan para köy tüzel kiflili i ve il özel idaresi aras nda paylafl l yor. Yeni düzenleme ile birlikte devlete ait olan bütün sahipsiz yerler, sular ile kayalar, tepeler, da lar gibi tar ma elveriflli olmayan yerler ve bunlardan ç kan kaynaklar art k özel kiflilere sat labilecek. Taslak mera, yaylak, k fllak gibi alanlar n da özel kiflilerin sat fl na aç k hale getiriyor. Ç kar lan yasalarla büyük oranda gerileyen hayvanc l a da böylelikle son darbede vurulmufl olacak. Havyac l kla geçimini sa layan köylülerin kulland alanlar ellerinden al narak özel sektöre aç lm fl olacak. Orman köyleri talan edilecek! Yasa ile birlikte bir süredir orman vasf - n yitirmifl arazilerin (2-B) sat fl ile ilgili de iflikliklere de son hali veriliyor. Çevre ve Orman Bakanl ile Maliye Bakanl n n, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlü ü ile birlikte yürüttü ü çal flma ile bu arazilerin orman vasf n neden yitirdi i incelenmeden özel kiflilere sat fl n n önünü açmaktad r. Mevcut yasaya göre 2-B arazileri yaln zca Orman köylülerinin kullan m na aç labiliyor ancak mülkiyeti köylüye verilmiyor, özel kiflilere sat fl yap lam yordu. Yasa ile orman vasf n kaybetmifl tarla, ba, bahçe, meyvelik, zeytinlik, f nd kl k, f st kl k gibi çeflitli tar m alanlar veya otlak, k fllak, yaylak gibi hayvanc l kta kullan lmas nda yarar oldu u tespit edilen araziler ile flehir, kasaba ve köy yap lar n n toplu olarak bulundu u yerleflim alanlar hazine taraf ndan 2-B kapsam na al nmaktad r. Bu düzenlemenin ne anlama geldi ini ise son y llarda büyük bir art fl gösteren orman yang nlar çok aç k bir flekilde göstermektedir. Geçti imiz son 7 y la göre yüzde 31 oran nda artan orman yang nlar ile 2008 y - l içinde 10 bin hektar yani 20 bin futbol sahas büyüklü ünde verimli ormanl k alan kül oldu. Yang nlardan hemen sonra bu bölgelerin 2-B kapsam na al narak özel sektöre sat lmas, düzenlemenin amac n da net olarak göstermektedir. IMF ile yap lan anlaflmalarla köylü nüfusunu yüzde 8 lere çekmeyi hedefleyen hükümet bu direktifleri yaflama geçirmek için hiç zaman kaybetmemektedir. Bu politikalar n sonucunda hayvanc l k yapan köylüler büyük sorunlarla karfl karfl ya kalacak. Özellikle de orman köyleri büyük bir talan ve ya maya maruz kalacakt r. Göç etmek zorunda kalacak milyonlarca köylü büyük flehirlerde iflsizlik, açl k ve sefaletle bo uflmak zorunda b rak lacakt r. (H. Merkezi) Belediye baflkanlar, muhtarlar ve halk n kat ld toplant da DS Bölge Müdürü Mustafa Bahad r, Erzurum daki dere ve çaylar n üzerine 100 HES yapt r laca n ve bunlar n yörede yaflayanlara olumlu etkileri olaca n iddia etti. Halk ise akarsular üzerine konulacak HES ler yüzünden k rm z benekli do al alabal klarla birlikte tüm canl lar n yok olaca n belirtti. Ard ndan söz alan TEMA l Temsilcisi Ifl l Bedirhano lu, flunlar söyledi: Yapt klar n z yapacaklar n z n teminat ysa çok tehlikeli bir durum. Su kaynaklar vatandafl n haberi olmadan sat ld. Bu su öncelikle burada yaflayanlara ait. Sonra bizlere ve kentlerdekine ait. Elbette enerji üretilmeli. Ancak, 1980 y l ndaki su verileriyle harita üzerinde yap lm fl Çevresel Etki De erlendirmesi (ÇED) raporlar yla çevreye zarar veriyorsunuz. nsanlar n göç etmesine neden oluyorsunuz. ÇED raporlar n n masa bafl nda yap ld n iddia ediyoruz. Vatandafla yar n sizi ma dur etmeyece iz diyorlar. Ama sözleflmelerde böyle bir fley yok. Kimse milyon dolarlardan vazgeçip köylüyü düflünecek de il dedi. Bu elefltiriler karfl s nda sinirlenen Vali Öztürk, Yeter art k diyerek TEMA temsilcisi Ifl l Bedirhano lu nun elinden mikrofonu ald. Öztürk, Han mefendi sizi dinledik. De- erli arkadafllar biz buraya sizi bilgilendirmek için geldik. Ancak fazla vaktimiz yok dedi. Bedirhano lu nun Herkesin vakti çok k ymetli. 200 kifliyi de dinlemek zorundas n z demesi üzerine bu kez Vali Yapmay n yahu. flimi sizden mi ö renece im diye karfl l k verdi ve ard ndan köylüleri HES lerle ilgili olarak buraya gelenlere yard mc olunuz. Yoksa can n z yanar diyerek tehdit etti. (H. Merkezi) Kim tutar seni patron! 2008 in sonunda patlak veren ve dünyay sarsan ekonomik kriz, milyonlarca insan iflsiz b rakm fl, daha fazla yoksullu a, açl a mahkum etmifltir. Ülkemizdeki sömürücü temsilcileri her ne kadar, gözümüzün içine baka baka hala krizden etkilenmedi imizi iddia etse de, artan iflsizlikten, boflalan mutfa m zdan krizin bizi nas l yoksullaflt rd n biliyoruz. Krizin ülkemizi etkiledi inin bir kan t daha var: O da krizin Forbes-Türkiye dergisinde her sene yay nlanan Türkiye nin En Zenginleri araflt rmas Ne de olsa etkilenmek derken herkes de yoksullaflacak diye bir fley yok! Kriz sayesinde servetlerini ikiye katlayanlar da var! Milyar dolarlarla ifade edilen ve krizin etkisiyle sürekli artan servetlerin sahipleri elbette yine; Hüsnü Özye inler, Ali A ao lular, Rahmi Koçlar, Sabanc lar oldu. Bu y lki en zenginler listesine göre, patronlar bu y l, önceki y la göre 24 milyar dolar daha fazla kazand lar. 100 patronun toplam serveti; 87 milyar dolar oldu. (Yani geçen seneye göre % 55 artt.) Asl nda aç klanan bu liste, krizin kimleri nas l vurdu unu çok net bir biçimde ortaya sermektedir. Tafleronlaflman n, güvencesiz çal flt rman n ve sömürünün ne kadar azg nlaflt r ld n n kan t d r. Ve bu liste, eme imize sahip ç kman n önüne konulmaya çal fl lan krizi f rsata çevirenlerin listesidir. (H. Merkezi) ÇEMEN fiç LER NE POL S SALDIRISI Organize Sanayi Bölgesi nde yer alan Çemen Tekstil de çal flan D SK Tekstil flçileri Sendikas na ba l 300 iflçinin bafllatt direnifl, tehdit ve benzer tüm sald r larla engellenmeye çal fl l yor. Direnifl alan nda s nmak için atefl yakan iflçilere karfl yang n ç kartacaklar diye itfaiye ça ran patronun bahaneleri bitmiyor. Son olarak da patronun usulsüz grev iddias ile açt dava, iflçilerin kazan m ile sonuçland. flçiler 23 fiubat günü patronun mahkeme karar n uygulamamas n fabrika önünde protesto etti. Eylemin ard ndan iflçiler, vardiya de iflimi için gelen servis arac n n yolunu kesti. Yol kesme eylemi s ras nda polisin sald r s ise gecikmedi. Sald r s ras nda 2 iflçi yaralan rken birçok iflçi de darp edildi. Direnifl alan na panzerlerle gelen polis sald r n n ard ndan iflçileri çad rlar y kmakla tehdit etti. Her f rsatta iflçileri gözalt na alan polis, iflçilerin neden patron hakk nda ifllem yapm yorsunuz? sorusuna ise bizim görevimiz o de il fleklinde yan t veriyor. SES TEN DAYANIfiMA EYLEM Antep SES grevdeki iflçilerle dayan flma eylemi gerçeklefltirdi. 25 Aral k Devlet Hastanesi nde Acil in önünde toplanan kitle Ne 4-B, Ne 4-C, Herkese güvence, TE- KEL ve Çemen iflçileri yaln z de ildir pankartlar n açt. Bas n aç klamas n Antep SES Baflkan Behçet Eflkili okudu. Eflkili aç klamada grevdeki iflçilerin kölece yaflama koflullar alt nda yaflad n belirtti ve hükümet taraf ndan sa l k hizmetinin SSGSS ile piyasaya terk edildi ini vurgulad. D RENE D RENE KAZANACA IZ! Antep te YDG, SGD, DÖB, Genç-Sen, Gençlik Muhalefeti, Mesop gençli i taraf ndan grevdeki iflçilerle dayan flma eylemi yap ld. Gaziler Caddesi nin bafl nda toplanan kitle Esenyurt, Marmaray, tfaiye, Kent A.fi, TE- KEL, Çemen iflçileri kavgay büyütüyor, gençlik yürüyor pankart yla Bal kl Park na do ru yürüyüfle geçti. Halk taraf ndan ilgi ile izlenen eylem s ras nda kitle Örgütlü bir halk hiçbir kuvvet yenemez, Ölmek var dönmek yok, Hak verilmez al n r zafer sokakta kazan l r vb. sloganlar att. Parkta bas n aç klamas okundu. Aç klamadan sonra Çemen iflçilerine yap lacak ziyaret için halk da davet edildi. Kotin önünde toplanan kitle sloganlar eflli inde Çemen Tekstil in yolunu tuttu. Çemen iflçilerinin yan na yetiflti imizde polisin iflçilere sald rd n ö rendik. Çemen iflçisi yaln z de ildir slogan n att k. ÇEMEN E SALDIRIYI KINIYORUZ! Çemen iflçilerinin grevin 42. gününde u rad sald r YDG, SGD, DÖB, Genç-Sen ve Mesop gençli i taraf ndan bir yürüyüflle protesto edildii. K rkayak Park nda toplanan kitle, sloganlarla yürüdü. Yeflilsu dura nda okunan bas n aç klamas nda; iflçilerin her türlü koflul alt nda direndi ini, bu zorlu koflullar n yan nda bir de polisle mücadele etmek zorunda kald klar belirtildi. (Antep YDG)

6 flçi-köylü 6 Denge Azadi 4-19 Mart 2010 Söylemde aç l m, uygulamada tasfiye ve inkar! Emperyalizme hizmette s n r tan mayan yerli uflaklar n gündemi flu aralar oldukça yo un ya da bize öyle yans t l yor. Üniversiteler sahas ndaki çat flma (YÖK üyelerinin seçimi meselesi), cumhurbaflkan seçimleri ve o meflhur 367 tart flmas, ard ndan gelen irili ufakl sürtüflmeler ve tart flmalar bizlere demokrasi mücadelesi diye yutturulmaya çal fl ld /çal fl l - yor. Toplumun genifl bir kesimi yarat lan laik, anti-laik; bürokrasi yanl lar ve demokrasi yanl lar diye bir kutuplaflmaya sokulmak istendi ve as l sürtüflme konusu özellikle gizlenmeye çal fl ld. Devlet içinde bir hesaplaflma oldu u yaygaras kopar lmakta (ki bu belli yönleriyle böyledir) ve bu savafl n bir demokrasi savafl oldu u propagandas yap lmakta. Devletin kötü çocuklar ndan ar nma operasyonundan söz edilmekte, ad na Ergenekon denilen bu operasyonla birlikte TC nin yapt bütün pis ifllerin hesab da kancay takt klar piyonlara ç kar lmaktad r! fiu günlerde hükümet ve yarg aras ndaki sürtüflmenin beraberinde yeni tart flmalar da getirdi ini görmekteyiz: Yarg n n ba ms zl ve tarafs zl meselesi. Hat rlayacak olursak; Erzincan Cumhuriyet Baflsavc s lhan Cihaner in tutuklanmas yla birlikte Hâkimler ve Savc lar Yüksek Kurulu (HSYK) da bir atak gerçeklefltirmifl ve savc Cihaner i görevinden alan Erzurum özel yetkili savc lar - n n yetkilerini kald rd n duyurmufltu. Bunun üzerine hepimizin flahit oldu u yarg ile ilgili tart flmalar al p bafl n gitmifle benziyor. Yarg tay ve Dan fltay peflis ra HSYK y destekleyen aç klamalar yapm fl ve hükümeti hedef alm flt. Peki, gerçekten ma dur kim? Bizler asl nda yap lan bu ma dur edebiyat n gayet iyi bilmekteyiz. Ancak her TC ordusunun; son günlerde s kça konuflulan Balyoz plan ile iktidar u runa her katliam, her cinayeti, her sald r y mübah sayd bir kez daha görülmüfltür. Ancak devletin imha ve inkâr sald r lar nda binlerce yi it insan n yitiren Kürt halk, bunu zaten tecrübelerinden bilmektedir. Defalarca katliama u rayan ve bu katliamlar koruyan bir devlete karfl ulusal mücadele yürüten Kürt halk n n bu tecrübelerinden biri de, son bir y l içinde aç a ç kan aç a ç kart ld. toplu mezarlard r. TC ordusunun PKK ye yönelik operasyonlar nda katletti i gerillalar gizleyerek toplu halde gömdü ü mezarlara bir yenisi yine Bingöl de, HD nin çabalar sonucu aç a taraftan yarg ba ms zl tart flmas na kat lan kesimler, bu iflin propagandas n öyle yapmaktad rlar ki, emekçi halk n kafas n bir hayli kar flt rmaktad rlar. Hükümet yanl lar ve ordu yanl lar diye kitleyi yapay gündemlere bo makta ve halk n gündemlerini bask layabilmekteler. Bir süreli ine de olsa yapay tart flmalar kitlelerin gündemine girmekte, eskiyince de bir yenisi yarat lmaktad r. Demokrasiyi savunanlara destek olunmas gerekti ini belirten ve halk seferberli e ça ran ayd nlar m z ç kmakta ve onlar da bu kirli oyundaki yerlerini do rudan veya dolayl olarak almaktalar. Organize gerçeklefltirilen halk n gündemini manipüle oyununa tüm halk düflmanlar yan t vermekte ve geliflebilecek kitle hareketlili inin de önünü kesmeye çal flmaktalar. Oysa ma duruz diyen güçlerin aralar ndaki mücadele bir uflakl k mücadelesidir her haliyle. Demokrasi mücadelesi diye halka yutturulmaya çal fl lan, hukukun üstünlü ü diye halka sunulanlar kocaman bir yalandan baflka bir fley de ildir. T. Erdo an bugün ç k p da; Biz ileri demokrasiyi savunuyoruz diyebilecek kadar ileri gidiyorsa bizlerin yapaca Peki toplu mezarlar ordunun hangi plan nda? Dün oldu u gibi bugün de Dersim in do- as ve insanlar katledilmeye, halk göçe zorlanmaya, asimile edilmeye çal fl lmaktad r. Çeflitli söylemlerle gündeme getirilen barajlar da bu sald r n n bir parças asl nda. Bunlara karfl, isyan ve mücadeleyi yayg laflt rmak için kurulan Munzur derneklerinden biri olan Sar - gazi deki Munzur Kültür Derne i Munzur direncimizdir! nsan do- as n kuflatarak yok edemezsiniz! fliar yla yola ç karak 27 fiubat Cumartesi günü bir dayan flma etkinli i düzenledi. Etkinlikte ilk olarak gecenin amac n anlatan konuflmalar yap ld ve fliirler okundu. Ard ndan dernek ad na aç l fl konuflmas yap ld ve 38 katliam n, barajlara karfl yap lan eylemleri anlatan bir sinevizyon gösterimi yer ald. Daha sonra Munzur Çevre Derne i ad na ç kart ld. 6 Mart 1998 y l nda TC ordusu ile gerilla aras nda 4 gün süren çat flmalarda flehit düflen 30 gerillaya ait oldu u belirlenen bu toplu mezar, TC nin mübah yollar ndan biridir y l n n sonlar nda yine Bingöl de 38 gerillan n cesedinin konuldu u bir toplu mezar daha bulunmufltu. Balyoz plan ile kafalar na balyoz düflen ve TC ordusunu ay playanlar, bu insanl k d fl olaylara çanak tutan ve gözlerini kapatanlard r. Sistem bekçisi ve emperyalist ufla olan ordunun di er sistem temsilcilerinin t rna na tafl de direcek korkusuyla ç kar lan bu toz-duman, bu topraklarda nice mubah yolla, halka kan kusturmufltur. (H. Merkezi) TC ordusunun PKK ye yönelik operasyonlar nda katletti i gerillalar gizleyerek toplu halde gömdü ü mezarlara bir yenisi yine Bingöl de, HD nin çabalar sonucu tek fley vard r; Gerçekleri halka anlatmak, durmadan halka söylenen yalanlar deflifre etmek. Sald r larda aç l m Bu kaos ortam nda biraz haf zam z yoklarsak gerçeklikle yüzleflmekte güçlük çekmeyiz. Yak n tarihimize bakal m; yap lan tüm askeri darbelerde en büyük zarar emekçi halk ve onun politik öncüleri görmüfltür. Keza bugün darbe karfl tl na, demokrasi flampiyonlu- u na soyunanlar, darbenin ma duru de il, ürünü olarak ortaya ç km fllar- TC, her ne kadar hükümet bir sorun yok diyerek tersini iddia ediyor olsa da, düflünce ve bas n özgürlü ü konusunda dünyan n en gerilerinde yer al yor. Demokrasiden nasibini almam fl TC nin bu sald r la- MUNZUR D RENC M ZD R! konuflma yapan baflkan Ali Barmag ç Munzur da 8 tane baraj yap m na baflland n ama daha sonraki süreçlerde bunun bu say da s n rl kalmad n dile d r. Her f rsatta darbe karfl t nutuklar atan Erdo an ve flürekas da böylesi bir sürecin ürünüdür. Bundan dolay d r ki, gerçek darbecilere, onlar n anayasalar na dokunmuyorlar. Gerçek tablo bu olmas na ra men Erdo an ve suç ortaklar n n Aç l m yalanlar n n ezilen ulus, az nl k milliyetler ve baz mezhepler içinde belli düzeyde yank bulmas ciddi bir sorgulamay hak ediyor. Özellikle süren bu iç iktidar mücadelesinde hükümet kanad n n Kürt aç l m kart n n Kürtler içinde belli bir beklenti yaratmas n n nedenleri üzerinde durmak gerekiyor. Gelinen aflamada bu beklenti bir hayal k r kl na dönüflmüfltür. Ama hala bir fleylerin olabilece i Kürt ulusal sorununun demokratik, bar flç l yöntemlerle çözülece i beklentisi önemli bir yer tutmaktad r. Oysa bugün ortada bir Kürt aç l m yok. Ama sald r larda, yok saymada sistemli bir aç l m n oldu u kesin. Yani egemenlerin planlar çözmeye dönük de il, tasfiyeye dönüktür. Ki, bunun böyle oldu- unu muhataplar da art k söylüyor. Ama izlenen prati e bakt m zda bu söylemler belli düzeyde bofllukta duruyor. Hala esas projeler, beklentiler demokratik bar flç l çözüme endekslenmifl durumda. Ortaya konulan tüm hamleler bu projenin hayat bulmas na odaklanm flt r. Oysa egemen s n flar n demokratik bar flç l çözümden anlad klar tasfiyedir. Koflulsuz teslim olmad r. DTP nin kapat lmas, yüzlerce faaliyetçisinin tutuklanmas, parti binalar n n bas lmas, Irak, ABD, TC aras nda gerillaya dönük operasyonlar noktas nda yap lan görüflmeler önümüzdeki süreçte hangi yönde bir aç l m yap laca n göstermektedir. Yürütülen bu rkç -floven politikalar n geri kitlelerde yaratm fl oldu u zehirlenme, Kürtlere dönük linç giriflimlerine, parti binalar n n kurflunlanmas na vesile olmaktad r. Egemen s n f sözcüleri her f rsatta sald r lar teflvik ediyor. Öyle ki TEKEL direniflinin arkas nda dahi PKK yi aramak dönük nas l bir ruh hali içinde olduklar n ortaya koymaktad r. Darbecilik, darbe karfl t, demokratikleflme tart flmalar aras nda ilerici, devrimci ve yurtsever kurumlara, gerillaya, iflçi s n f na dönük sald r lar tüm h z yla devam etmektedir. Darbe karfl t nutuk atanlar, darbe dönemleri görüntülerini and ran karfl -devrimci pratiklere imza atmakta hiç tereddüt etmemektedirler. r ndan en çok etkilenen kesimlerden biri de flüphesiz ki yurtsever bas nd r. Muhabirleri gözalt na al nan, tutuklanan, kimi zaman öldürülen; gazete bürolar bas lan ve sürekli kapatmalarla karfl karfl ya kalan yurtsever bas na yönelik sald r lara bir yenisi daha eklendi. Geçti imiz günlerde tek günlük Kürtçe gazete olan Azadiya Welat n yaz iflleri müdürü hakk nda 21 y l hapis cezas verilirken, flimdi de ayn gazetenin daha önce yaz iflleri müdürü olan Vedat Kurflun hakk nda aç lan davada mütalaa veren Savc, Kurflun için 525 y la kadar hapis cezas istedi. Kurflun un görevi s ras nda ç kan gazetenin 103 say s - n n her biri hakk nda örgüt propagandas yapt gerekçesiyle 103 kez örgüt propagandas yapmak bir kez de örgüt üyesi olmak gerekçeleri ile 525 y la kadar hapsi istendi. Gazetenin her say s hakk nda dava aç lmas Kürtçe nin asl nda hala yasakl bir dil oldu unu da göstermifl ve aç l m ikiyüzlülü üne yeni bir örnek teflkil etmifltir. (H. Merkezi) Kürtçe devlet güvencesinde: Kürtçe yazman n bedeli 525 y l hapis Gece boyunca Munzur özgür akacak, Munzur onurdur, onuruna sahip ç k, TEKEL iflçisi yaln z de ildir sloganlar at ld. getirdi ve amaçlanan n bir kültürü yok etmek oldu unu söyledi. Daha sonra Grup syan Atefli söyledi- i ezgileriyle kitleyi coflturdu. Ve ard ndan Hozat Belediye Baflkan Cevdet Konak söz olarak; Dersim deki tafl n alt na sadece elimizi de il gönlümüzü de koyal m. Bu sald r lar yeni bir göç dalgas yaratmaktad r diyerek barajlara karfl mücadele ça r s yapt. Konuflman n ard ndan Munzur Kültür Derne i bünyesinde çal flmalar n yürüten halk oyunlar ekibi sahne ald. lgiyle izlenen halk oyunlar gösteriminden sonra Koma Çiya sahne alarak ezgileriyle halaylara vesile oldu. Ard ndan da Ahmet Aslan n ezgileriyle gece sonland. Dayan flma etkinli inde Umut Yay mc l k ve Yeni Demokrat Kad n stantlar da aç ld. Gece boyunca Munzur özgür akacak, Munzur onurdur, onuruna sahip ç k, TEKEL iflçisi yaln z de ildir sloganlar at ld. (Kartal) Bask ve zulmü kendini yakarak protesto etti TC nin Kürt halk üzerindeki bask ve zulmü sürüyor. Binlerce kifli gözalt ve tutuklama terörüne maruz kal yor, kolluk kuvvetleri her eyleme azg nca sald r yor, Kürt çocuklar hapsedilerek iflkence ediliyor, toplu mezarlar aç a ç k yor Tüm bunlar yaflayan ve gören Müslüm Do an adl bir Kürt genci, PKK lideri A. Öcalan n Türkiye ye getiriliflinin protesto eylemi sonras kendini yakarak, Kürt halk üzerindeki bask lar protesto etti. Lise ö rencisi Do an hayat n kaybetti. Bölgede derinleflen kriz intihara sürüklüyor T. Kürdistan bir yandan devletin bask ve asimilasyon sald r lar na maruz kal rken bir yandan da yaflanan krizi devletin bu politikalar n n da etkisiyle daha derinlemesine yaflamaktad rlar. Yoksullu un, iflsizli in en yüksek oldu u bölge illerinde, bu durum nedeniyle intihar olaylar na her gün bir yenisi daha ekleniyor. Daha önce de intihar vakalar n n yafland Bingöl de Ebabil Akgönül adl bir genç kendini asarak intihar ederken; fi rnak ta da 5 bin TL borcu bulunan Musa Virevan evinin tavan na as l bir halde ölü olarak bulundu. Kaçakç lar ran ve Türkiye aras nda, ölüm k skac nda ran-türkiye s n r nda, her iki faflist ülkenin askerleri taraf ndan ifllenen cinayetler sürüyor. 22 fiubat günü, Hakkari deki Esendere s n r ndan Türkiye ye geçmek isteyen ran vatandafl 3 Kürt, ran askeri taraf ndan kurflun ya muruna tutuldu. 1 kiflinin yaflam n yitirdi i olayda di er iki kifli de a r yaraland. S n rdan geçerek yaflamlar n sürdürebilmek için hayat n tehlikeye atmak zorunda olan binlerce insan, kaçakç l k denilen bu ifli yap yor! K z n n ismi örgüt propagandas Helin Kürdistan ismini k z na vererek özlemini yans tan Ahmet At fl hakk nda, PKK nin propaganda amaçl kulland Kürdistan ismini k z na vererek örgüt propagandas yapt gerekçesiyle fianl urfa Cumhuriyet Baflsavc s Bahar O uz taraf ndan 5 y l hapis istemiyle dava aç ld. At fl hakk nda daha önce de soruflturmalar yap lm fl ve At fl, çocuklara para vererek korsan eylem yapt rma gibi traji-komik bir iddiayla tutuklanm flt. Yeni savafl düzeninde hedef çocuklar! TC nin hapishanelerinde 3 binden fazla çocuk tutsak bulunmaktad r. Bir k sm sistemin kurban olarak çete, fuhufl, h rs zl k, gasp vs. gibi suçlara bulaflan ve hapishanelerde bu çeliflkileri derinleflen çocuk tutsaklar n di er k sm da TC nin, özellikle son süreçte, Kürt halk - n n mücadelesine dönük sald r lar n n bir parças olarak tutuklanan tafl atan Kürt çocuklar d r. Varl tart fl - lan A r Ceza Mahkemelerinde yarg lanan bu çocuklar, her gün on y llara varan hapis cezalar almaktad r. Son olarak Baflbakan Erdo an, Diyarbak r gezisi s ras nda protesto ederken gözalt na al narak tutuklanan 5 çocuktan her birine 7 y l 5 ay hapis cezas verildi. Ceylan unutmad k, unutturmayaca z! 28 Eylül de, Diyarbak r n Lice ilçesinde askeri Yayla Karakolu ndan hedef gözetilerek at lan havan topuyla katledilen 12 yafl ndaki Ceylan Önkol un hayat n anlatan bir film yap ld. Beriya Tofane (Tufandan önce) adl, 16 dakikal k filmde sald r k nan rken, bir yandan da devletin sald r lar sonucu en çok çocuklar n zarar gördü üne dikkat çekilmek isteniyor. Senaryosu Harun Özmen ve Ferit Karahan taraf ndan yaz lan filmin yönetmenli ini de Ferit Karahan yap yor. PKK de il, korucu öldürür! T. Kürdistan nda devlet eliyle halka yönelik yap lan her sald r n n ard ndan PKK yapt, terör örgütünün ifli gibi cümleler refleks haline getirilmiflti. Hatta bir dönem baflbakanl k yapan Tansu Çiller olay o kadar abartm flt ki, helikopterle yap lan sald r lar bile PKK nin üzerine y kmaya çal flm flt y l nda, Mardin Maz da nda Davut Karçi öldürülmüfl ve bunun suçu da PKK ye yüklenmiflti. Ancak geçen y l yine Maz da nda bulunan Bilge Köyü nde 44 kiflinin öldürüldü ü korucular n gerçeklefltirdi i katliam n davas nda, mahkemeye gönderilen tüfeklerin balistik inceleme raporu ile gerçek ortaya ç kt. Bilge Köyü katliam san klar ndan korucu Burhan Çelebi nin silah n n Karçi cinayetinde kullan ld belirlendi.

7 4-19 Mart 2010 Halk n gündemi flçi-köylü 7 Hapishaneler 12 Eylül ü Aratm yor Hapishanelerdeki bask lara maruz kalan tutsaklardan biri de PKK tutsa Resul Y ld z. 22 Aral k 2009 tarihinde tutuklanarak Metris Hapishanesi ne konulan ve sonras nda Rize Kalkandere L Tipi Hapishane ye sevk edilen Y ld z, sevk s ras nda 48 saatlik ring iflkencesine maruz kald ve giriflte ç plak aramay kabul etmedi i için hapishaneye al nmayarak geceyi ringde geçirdi. Sonras nda özel tim görünümlü gardiyanlar taraf ndan zorla ç r lç plak soyularak aranma iflkencesine maruz kald ve 2 kiflilik bir hücreye konuldu. Konuyla ilgili olarak HD stanbul fiubesinde bir bas n aç klamas yapan Resul Y ld z n ablas Çilem Babahan, kardeflinin yaflam ndan endifle duydu unu belirterek kardefline ve di er tutsaklara uygulanan bu dayatmalardan derhal vazgeçilmesini istedi. Aile Rize Cumhuriyet Baflsavc l na suç duyurusunda bulunaca n aç klad. Sessiz Ölüm Makineleri ; HAP SHANELER * Kürt ulusal hareketine dönük operasyon terörü sonras, özellikle bölge hapishanelerinde yaflanan nüfus art fl beraberinde birçok hak gasp n da gündeme getiriyor. Van F Tipi Hapishane de, yak nlar n ziyarete giden aileler, iki saat boyunca, hapishanenin bekleme salonu bile olmad için d flar da ve so ukta bekletildi. Aileler, bu duruma isyan edince, hapishane askeri devletinin faflist karakterini yans tarak havaya atefl açarak, ortam terörize etti. * nkâr politikas, hapishanelerde en s k uygulananlardand r. Mardin M Tipi Hapishane de tutulan Tuncay Gündo an, hapishanedeki arkadafllar Çölyak hastas Nesimi Kalkan, Mehmet Emin Özkan ve Süleyman Uçar n tahliye ve tedavi edilmesi için Mardin l nsan Haklar Kurulu na flikayet dilekçesi göndermiflti. Dilekçeye 4 ay sonra; halen tutsak bulunan Kalkan n tahliye oldu unun, Özkan n baflka bir hapishaneye gönderildi inin ve Uçar n tedavisinin de yap ld n n tespit edildi i (!) cevab verildi. * Maltepe Çocuk Hapishanesi nde gasp ve kapkaç çeteleri taraf ndan suça itilen 17 yafl ndaki A.A, yaklafl k 3 y ld r bulundu u hapishanede lösemi hastal na yakalanm flt. 6 ayd r stanbul Okmeydan Araflt rma Hastanesi nin mahkûm ko uflunda bulunan A.A n n durumu giderek a rlafl yor. Çocuklar n n bir an önce serbest b rak lmas n isteyen aile, hastane önünde yapt klar aç klamada, çocuklar n n her gün a r lar ndan dolay a lad n ve bunun durumunu daha da ciddi hale getirdi ini söyledi. Hastane ve mahkûmiyet koflullar n n tedaviyi kötülefltirdi ini söyleyen aile, A.A n n serbest b rak lmas n istedi. 26 fiubat Cuma günü stanbul Adli T p Kurumu önünde bir bas n aç klamas yapan HD stanbul fiube de A.A n n serbest b rak lmas n istedi. (H. Merkezi) Muhammed Akyol a zorla sevk sald r s Adalet Bakanl n n efllerin ayn hapishanede bulunabilece ini öngören genelgesinin ard ndan kendisi gibi TKP/ML dava tutsa olan Hiyam Yolcu ile nikahlanmak amac ile Gebze M Tipi ne sevki yap lan Muhammed Akyol, 11 fiubat tarihinde slogan att gerekçesi ile yerlerde sürüklenerek daha önce kald Tekirda 2 No lu F Tipi ne sürgün sevk yap ld. 12 Ocak 2010 tarihinde Gebze M Tipi ne sevk edilen Akyol, gazetemize gönderdi i yaz l aç klamada Daha geçti imiz günlerde H rant n katili (kendi itiraf ve beyan yla da sabit olan) adeta dü ün bayram ederek nikah k yarken benim ve eflimin nikahlanmas n n engellenmesi nas l izah edilebilir? diye sordu. Aç klaman n devam nda flöyle deniliyor; Tutuklu olan efllerin ayn hapishanede bulundurulabilece ini düzenleyen Bakanl k genelgesi olmas na; bu genelgeye istinaden brahim Çiçek in Tekirda 2 Nolu F Tipi Hapishanesi nden, Nam k Yüksel in Amasya Hapishanesi nden eflleri Füsun Erdo an ve Hayriye Yüksel in bulundu u Gebze M Tipi ne sevk edildikleri ve hala burada tutulduklar halde benim Gebze M Tipi nde bulundurulmamam ve tartaklanarak bir çuval gibi ringe bindirilmemin nedeni nedir? Akyol yapt aç klamada ayr ca efline yönelik çirkin bir sald r y da deflifre ediyor; Daha önce boflanm fl olan eflim Hiyam Yolcu benimle nikahlanabilmesi için hamile olmad n bilirkifli raporu ile resmi olarak ispatlamal ya da en az 100 gün beklemeliydi!!! 2004 y l ndan beri tutsak olan bir kad na nikah yapabilmesi için böyle bir uygulama dayat l yordu. ( stanbul) Kad na yönelik fliddeti ve Bologna sürecini protesto suç mu? Hakimler ve Savc lar Yüksek Kurulu taraf ndan yetkileri elinden al nan Erzurum özel yetkili savc s Osman fianal n portresi oldukça ilginç. Daha önce PKK gerillar na pil verdikleri için üç köylüyle ilgili müebbet hapis isteyen savc n n 9 Haziran 2009 tarihinde gözalt na al nan ve tutuklanan okurlar m zla ilgili haz rlad iddianame de bundan afla kal r gibi de il. Hat rlanaca üzere 9 Haziran 2009 tarihinde Erzincan büromuz polis taraf ndan bas lm fl ve okurlar m z gözalt na al n p tutuklanm flt. Aradan geçen 9 ay n ard ndan aç klanan dosyada okurlar m z n suç lar flöyle s ralan yor; 1)Yasad fl TKP/ML-Konferans terör örgütünün yöneticisi olmak; 2) Yasad fl TKP/ML-Konferans terör örgütünün üyesi olmak; 3) Terör örgütünün propagandas n yapmak. Suç delilleri olarak da okurlar m z n evlerinde ve büromuzda yap lan aramalarda el konulan dergi ve yay nlar m z, çeflitli vesilelerle yap lm fl bas n aç klamalar n n metinleri, telefon görüflmeleri ve kay tlar sunuluyor. Yay nevimiz, flçi köylü, YDG ve Partizan dergi ve gazeteleri ile ilgili de as ls z iddialar n bulundu u iddianameye göre 1 May s ta ve 8 Mart ta alanlara ça r yapmak, Bologna süreciyle ilgili eylem takvimi oluflturmak, Tunceliler Kültür ve Dayan flma Derne- i gibi demokratik kurumlara üye olmak ve çeflitli faaliyetlerde birarada ifl yapmak, gazete ve kitap sat fl yapmak, yay nlamak üzere yaz ve haber göndermek suç. Yay nevimizin amac iddianamede legal alandaki faaliyetlerden yararlanmak, henüz deflifre olmam fl örgüt mensuplar n legal alanda kullanmak, hedef kitleye daha kolay ulaflmak, terör örgütünün direktifleri do rultusunda vatandafllara yönelik yo un propaganda faaliyetleri yapmak, örgüt taban n geniflletmek, örgütün ideolojisini genifl tabana yaymak fleklinde özetlenirken Erzincan büromuzun görevi bunlara paralel olarak burada toplant lar düzenledikleri, YDG diye bir gençlik yap lanmas kurmaya çal flt klar fleklinde ifade edilmektedir. Bu iddialar desteklemek için Erzincan da yap lan eylemler de flöyle s ralan yor; Yurt-Kur müdürlü ü d fl cephe duvar na Paras z e itim istiyoruz, Anadilde e itim istiyoruz, YÖK kald r ls n, Bilimsel e itim istiyoruz sloganlar n n yaz lmas. Yine 8 Mart ile ilgili fian olsun 8 Mart yaratan ve yaflatanlara yaz l afifl asmak ve 1 May s a ça r niteli inde Yoksullu a, iflsizli e, zamlara, sömürüye karfl ; 1 May s ta alanlara afifllemesi de iddianamede say lan suçlar aras nda. T pk bunlar gibi 25 Aral k 2006 da SES, YDG, ESP ve Gençlik Derne i taraf ndan kad na yönelik fliddeti k nayan bas n aç klamas ve Hayata Dönüfl operasyonunu protesto da Erzincan büromuzun ve okurlar m z n suçlar aras nda! Yay nlar m z n bütün bürolar m z ve okurlar n n her türden deste i ile ç kt ve tüm okurlar m - z n do al muhabirlerimiz oldu u bir gerçekken iddianamede bu dahi suç kapsam na al narak e- mail yoluyla yay nlara yaz ve haber göndermek ve yay nlar m z n ücretinin ulaflt r lmas dahi suç kapsam na al nmak istenmekte. Hatta savc bu iddialar kan tlaman n mutlulu u ile stanbul daki dergide yay nlanmas için yaz gönderdikleri kesinlikle de erlendirilmektedir demektedir. Yine gözalt na al nan bir okurumuzun suç u da 1 May s ta grupla birlikte yürüdü ünün ve alk fl tuttu unun görülmesi fleklinde özetleniyor. AGOS TA YAZIYORSAN KATLANACAKSIN! HSYK ile Adalet Bakanl aras ndaki sürtüflme ile Dink davas ayn ç kmazla devam ederken; Hâkim Ça atay Çetin Ermenilere ve Kürtlere soyk r m yap ld dedi meslekten ihraç edildi. Yarg tay 4. Hukuk Dairesi Agos gazetesi yazar Bask n Oran a sat n al nm fl diyen Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay n tazminata mahkûm oldu u mahkeme karar n bozdu. Yarg tay n karar bozma gerekçesi ise resmi devlet anlay fl n n bir göstergesi adeta. Gerekçede flöyle denildi; Davac n n AGOS gazetesinde Ermeni sorunu hakk nda yaz lar yazd, yurtd fl nda akademik çal flma yürüttü ü anlafl lmaktad r. Dava konusu yay n bir bütün olarak incelendi inde, davac n n AGOS gazetesinde yay mlanan yaz lara tepki olarak ve gündeme uygun biçimde yap lm fl konuflman n bir bölümünün dava konusu edildi i sonucuna var lmaktad r. Davac, ö retim üyesi olarak özgürce düflüncelerini aç klayabildi ine göre bu düflünceler aleyhine yap - lan aç klamalara, katlanmak zorundad r. HRANT D NK ANLATAN GAZETEC YE DAVA! Katlediliflinin üçüncü y l nda kördü üme dönen Hrant Dink davas yine ayn ç kmazla devam ediyor. Katillerinin mahkemelerde flov yapmalar na izin veren egemenler Hrant Dink in katlediliflini yazan gazetecilere dava açmaya devam ediyor. Daha önce Milliyet gazetesi muhabiri Nedim fiener hakk nda; yazd Hrant Dink Cinayeti ve stihbarat Yalanlar adl kitab nda yasaklanan bilgileri temin etmek ve aç klamak ile terörle mücadelede görev alm fl kiflileri hedef göstermek iddialar yla aç lan davayla 8 y ldan 20 y - la kadar hapsi istenmiflti. Son olarak Vatan gazetesi Ankara Muhabiri Kemal Göktafl hakk nda yazd Hrant Dink Cinayeti, Medya, Yarg, Devlet adl kitab nda aç klanmas yasaklanan gizli bilgileri aç klama suçundan dava aç ld. stanbul Cumhuriyet Savc l nca haz rlanan iddianamede tutuksuz san k Kemal Göktafl n, Hrant Dink Cinayeti, Medya, Yarg, Devlet isimli kitab nda aç klanmas yasaklanan gizli bilgileri aç klama suçundan 3 y ldan 5 y la kadar hapsi isteniyor. Hrant Dink in katillerini kurtarmak için elinden geleni yapan anlay fl katliam aç a ç karanlara sopas n göstermeye devam ediyor. SOYKIRIM DED SÜRGÜNE GÖNDER LD! Günlük gazetesinin haberine göre annesi Ermeni, babas Kürt olan Hâkim Ça atay Çetin Ermenilere ve Kürtlere soyk r m yap ld dedi meslekten ihraç edildi. Son günlerde aralar nda sürtüflmeyle gündeme gelen Adalet Bakanl ve HSYK me er kendi d fl nda düflünenler için ortak güç birli i yapm fllar. Asl nda bu tan d k bir olay. Kendi ç kar çat flmalar nda kavgaya tutuflan egemen kliklerin sorun emekçiler-ezilenler oldu unda güç birli i yapmalar ilk kez yaflanan bir durum de il. Türkiye de hukuk orta oyunu! 27 Nisan 2009 da Bostanc da meydana gelen ve bir bafl komiserin öldü ü, Orhan Y lmazkaya n n da flehit düfltü ü çat flman n ard ndan Devrimci Karargâh a yönelik tutuklama terörüyle birçok insan gözalt na al nm fl ve Y lmazkaya y tan yan herkes potansiyel suçlu ilan edilmiflti. Orhan Y lmazkaya ile çay içti i için örgüt ile iliflkisi oldu una kanaat getirilerek tutuklanan gazeteci Mehmet Yefliltepe nin 10 ayd r tutuklu bulunmas na neden olan iddianamede suç unsuru olarak bulunan yaz lar kendilerinin yazd klar n ve e er ortada bir suç varsa kendilerinin de tutuklanmas gerekti ini 256. haftada kay p yak nlar yine Galatasaray Lisesi önüdeydi. Kay p yak nlar, bu hafta 23 fiubat 1995 tarihinde gözalt nda kaybedilen Murat Y ld z n ak betini sordu. Eylemde konuflan anne Hanife Y ld z 15 y ld r kendimde de ilim, bugün dünden daha çok can m yan yor. Bir anaya bu yap lmazd, hele ki güvenip kendi elimle teslim etmifltim, bu daha da zor. 5 y l boyunca mahkemeye gidip geldim ama suçlular ma dur ilan edildi. Bu ac n n ne ad ne de tarifi var, bunu bize lay k görenler utans n dedi. Sonras nda Kay p Komisyonu ad na bas n aç klamas n okuyan Semra Yeflilyurt befl y l süren mahkeme sonucu bilirkiflinin san k polislerin görevi ihmal ettikleri yönündeki raporlar na ra men polislere sadece 1 lira 18 kurufl para cezas verildi. Murat n yaflam na yarg n n vurgulayan yazar ve sanatç lar, 22 fiubat ta Befliktafl Adliyesi önünde bir aç klama yaparak tepkilerini dillendirdiler. Aralar nda Temel Demirer, Mustafa Yalç ner, lkay Akaya ve Cezmi Ersöz ün de oldu u yazar ve sanatç lar delil olarak sunulan yaz lar n ulusal bas nda daha önceden yay mlanan yaz lar oldu unu, bunlar n suç unsuru teflkil etmedi ini vurgulad lar. 23 fiubat günü görülen Devrimci Karargah davas nda ise Yefliltepe ve beraberindeki 9 kifli serbest b rak l rken 6 kiflinin tutukluluk halinin devam na karar verildi. (H. Merkezi) ki tokat iflkence olur mu? 28 Eylül 2008 de Yürüyüfl dergisi da t rken gözalt na al nan ve sonras nda iflkencede katledilen Engin Çeber in davas devam ediyor. Dönemin Adalet Bakan Mehmet Ali fiahin in iflkence yap ld n kabul edip, Çeber in ailesinden özür dilemesiyle uzun bir süre burjuva-feodal medyan n da gündeminde kalan dava, 22 fiubat günü Bak rköy Adliyesi nde görülmeye devam etti. flkencecilerden infaz koruma bafl memuru Nihat K z lkaya n n avukat Recep Onaran yapt savunmada iflkencenin bu sistemde ne kadar normal oldu unun da alt çizdi. Mahkûmlar n iddia etti i gibi müvekkilim, Engin Çeber e 2 tokat dahi atm fl olsa bile bu iflkenceye girmez. Bir avuç içiyle tokat vurmak ölüme neden olamaz diyen Onaran, müvekkilinin tahliyesini talep ederek adaletin tecelli etmesini istedi. 12 Nisan tarihine ertelenen duruflmada san klar n tutukluluk halinin devam etmesine karar verildi. Duruflma öncesinde Adliye önünde toplanan Halk Cephesi, burada bir bas n aç klamas yapt. Aç klamay okuyan Ferhat Gerçek Engin e iflkence yapanlar n büyük ço unlu u halen elleri kollar n sallayarak görevlerini icra ediyorlar. Siyasi sorumlular ysa halen görevlerinin bafl nda bulunmaktad r dedi. ( stanbul) Polis terörüne son! BDSP taraf ndan bafllat lan Polis eliyle uygulanan bask ve terör rejimine son bafll kl imza kampanyas 26 fiubat tarihinde HD stanbul fiubesi nde düzenlenen bir bas n toplant s yla sona erdi. Kampanya sürecini anlatan BDSP temsilcisi Eren Onur, Yaklafl k 1.5 ay süren kampanya sürecinde birçok demokratik kitle örgütü, sendika, meslek odas, ayd n ve sanatç n n ziyaret edildi i ve iki yüze yak n imza toplan ld - n söyledi. BDSP temsilcisi iflçi s n f üzerindeki sömürünün ve bask n n artt n söyleyerek bunlara karfl mücadele etmenin bir sorumluluk oldu unu ve mücadelelerinin hem hukuksal hem de siyasal boyutta devam edece ini söyledi. Alaattin Karada n avukat fierife Ceren Uysal n dava sürecini anlatmas n n ard ndan stanbul ÇHD yöneticilerinden Zeycan Balc fiimflek ise; Ça dafl Gemik, Baran Tursun ve Alaattin Karada la bafllayan süreç devam etmektedir. PVSK ve TMK nun kendilerine verdikleri s n rs z yetkilerden yararlanan polis istedi i kifliyi öldürüyor ve öldürdükleri kiflilere terörist damgas n vurarak olay meflrulaflt r - yor. E er biz bu davalar takip etmezsek bu olaylar devam edecektir ve devletin istedi i tam da budur. ÇHD bu davalar n takipçisi olmaktan vazgeçmeyecektir dedi. (H. Merkezi) Katile de il, çocuklar n n davas n takip eden aileye ceza! Baran Tursun, zmir de 2007 y l nda, polis kurflunuyla öldürülmüfl, katil aya m kayd, düfltüm, silah atefl ald diyerek kendini savunmufltu. Tursun un ailesinin davan n peflini b rakmamas ve eylemlerle seslerini duyurmak için yurtiçinde ve yurtd fl nda yürüttü ü çal flmalar, polisin serbest b rak lmas n engellemifl ve bu elbette sistemin flimfleklerini ailenin üstüne çekmiflti. lk mahkeme, katil polisin kayd m, düfltüm, vuruldu ifadelerine ve mahkemenin bunu ciddiye almas na k zan aile, mahkemeyi terk etmifl ve adliye önünde aç klama yaparak durumu protesto etmifllerdi. Bunun üzerine aileye Cumhuriyet sistemini, yarg organlar n, askeri ve emniyet teflkilat n alenen afla lama gerekçesiyle TCK 301. Maddeden soruflturma aç lm flt. Yani, katile bir türlü ceza veremeyen (!) adalet(sizlik) sistemi, o lunun davas n yak ndan takip eden aileye dava açma yüzsüzlü- ünü kendinde bulmufltur. Son olarak Karfl yaka 5. Asliye Mahkemesi nde görülen davada, baba Mehmet Tursun hakk nda da Ülkemin yarg s n hukuk ve adaletini itibars z hale getirmeye benim hakk m olmad gibi baflkas n n da hakk n n olmad n düflünüyoruz. Bu hâkim olur veya savc olur fark etmez sözleri gerekçe gösterilerek, baba Tursun hakk nda hakaret davas aç ld. (H. Merkezi) Bunu bize lay k görenler utans n! biçti i de er bu oldu diye konufltu. Aç klama boyunca gözyafllar dinmeyen Hanife Y ld z kay p yak nlar n n yard m yla alandan ayr labildi. Bir gün kadrim bilinirse smim a za al n rsa Yerim soran olursa Benim meskenim da lard r (Sabahattin Ali) 257. haftada da kay p aileleri 2 Nisan 1948 de öldürülen ve 16 Haziran da Bulgaristan s n r na yak n Sazara köyü ormanl k alan nda iflkence edilmifl cesedi bulunan Sabahattin Ali yi and lar. Türkiye Yazarlar Sendikas ndan Müslüm Çelik in de aralar nda bulundu u kay p aileleri ad na aç klamay kay p avukatlar ndan Mahmut Al nak okudu. Al nak, Sabahattin Ali nin yurtd fl na ç kmak üzereyken devlet ajanlar taraf ndan öldürüldü ünü anlatarak, devlet Ali nin kaybedilmesindeki sorumlulu- unu kabul etmeli, kamuoyu önünde baflta Ali ailesi olmak üzere tüm toplumdan özür dilemelidir dedi. Aç klaman n ard ndan HD Diyarbak r fiube Baflkan Muharrem Erbey in Diyarbak r Hapishanesi nden yollad mektup okunarak eylem sona erdi. ( stanbul)

8 flçi-köylü 8 Politika-gündem 4-19 Mart 2010 SÜRECE B R GÖZ ATALIM: TEKEL fiç S Ö REN YOR VE Ö RET YOR Ülkenin çeflitli yerlerinden gelen TEKEL iflçileri geldikleri gün eylemlerini yap p memleketlerine geri döneceklerini düflünüyorlard, ta ki Abdi pekçi Park nda polis eliyle devletin-egemenlerin sald r s na u rayana kadar. Onlar n daha önce devletle-sistemle çeliflkileri hiç olmam flt belki de. O yüzden ilk sald r y flaflk nl kla karfl lam fllar ve ne olup bitti ini tam olarak anlayamam fllard. Birço u ilk defa polisle karfl karfl ya gelmifl, biber gaz ve cop yemifllerdi. Bir yanl fl anlama olmal yd bu; çünkü o güne kadar devlet onlar n bafl nda mutlak olmas gereken ve polis de hem devleti hem de halk n koruyup kollayan bir kurum-mevki olmal yd, o güne kadar öyle görmüfl (ya da gösterilmifl diyelim), öyle yaflam fllard. Baz akflamlar haberlerde polisin bir gruba sald r s n gördüklerinde muhakkak ki polis hakl, dayak diyenler de haks z olmufltu onlar n gözünde, belki de gerçekten terörist tiler. Devlete-sisteme karfl gelinir miydi hiç? Ama, ama flimdi bir yanl fll k ya da birileri tats z bir flaka yap yor olmal yd : Onlar sadece ekmek derdinde, çocuklar n n okul harçl derdinde, k sacas iflçi kalabilmenin derdindeydiler. Devleti bölmek gibi bir niyetleri yoktu, hakl yd lar ve istedikleri çok fazla da bir fley yoktu, asl nda zaten onlar n olan haklar n onlardan geri al nmamas n istiyorlard. Fakat gaz, dayak, su Nedendi bütün bunlar? Bir k sm rahats zlanarak hastaneye gitti, bir k sm k fl n o so u unda buz gibi havuza düfltü, kimi zaten slanm fl olduklar halde bir posta daha dayak yedi. Eylemlerinin sonras nda kitlenin yar - s Abdi pekçi Spor Salonu nda kilitli kalm fl (b rak lm fl), yar s da geceyi d flar da geçirmek zorunda kalm flt. Sabah salondakiler d flar ç kmak istiyor d flar dakiler de salondakileri ç karmak istiyorlard. Fakat yeniden gaz, su, dayak Kap lar n zorlanmas yla içerdeki ve d flar daki kitle bulaflabilmifl, eylemlerine devam etmek istemifllerdi: sadece ekmek kavgas için. Yine dayak, gaz, su Tüm bunlar karfl s nda kitle da lsa da iflçilerin çabalar yla Türk- fl önünde buluflabilmifller ve meflru eylemlerini devam ettirme karar alm fllard : Devlete-sisteme ra men, Türk- fl e ra men. Fakat hepsinin kafas nda da ayn sorular ve soru iflaretleri kalm flt : Neden? Kendi inisiyatifleriyle bafllatt klar eylemleri büyüdükçe, sorular na cevaplar da bulmaya bafllad lar ve daha kararl, daha direngen olmay ö rendiler. Cevap çok netti art k onlar n cephesinden: Çünkü Kürt-Türk-Laz-Alevi-Sünni olduklar için orada de ildiler, iflçi olduklar, ayn s n ftan olduklar için oradayd lar ve iflçi kimliklerinden kaynakl sistemin sald r s na u ram fl, kimi zaman görmezden gelinmifl, kimi zaman kirli-bilinçli bir beyin bulan kl yarat lmaya çal fl lm flt. Çünkü büyük bir ço unlu unun oy verdi i bir parti eliyle sald r ya u ram fllar ve asl nda hangi sistem partisi olursa olsun ayn fleyi yapaca n yani ayak tak m olduklar için daha fazla boyunduruk alt na almaya, sömürmeye çal flaca n kavram fllard. Fakat bu süreçte kavrad klar bir fley daha vard : Ayaklar olmadan bafl gidemeyecekti, isterlerse ve mücadele ederlerse bafl alafla edebileceklerdi. Yani varl klar n ve güçlerini bilince ç karm fllard. Hangi s n ftan olduklar n ya da s n f kavram - n n ve farkl -z t s n flar n varl n kavram fllar bulunduklar cepheden geçmifle yönelik piflmanl klar duyarak da düflünmeye bafllam fllard. Tüprafl- Seka vb. özelleflirken, üniversite harçlar na-elektri e-suya-do algaza zam yap l rken neredeydiler ve neden bunlara karfl ç kan insanlar n, s n f kardefllerinin yan nda de ildiler? Yine ayn flekilde yak nda özelleflecek olan fleker fabrikalar n n iflçileri, PTT çal flanlar neden flu an onlar n yan nda de ildi? Birlikten güç do maz m yd? Peki ya Lenin in tan m yla iflçileri kendi iktidarlar ndan bile koruyacak tek kurum olan sendika neden gayet güzel tan mlanm fl tan m na uygun hareket etmiyordu? flte, yavafl yavafl ö reniyorlard : flçilerin yan nda, onlar n mücadelesini büyütmek için mücadele etmesi gerekirken, aksine onlar n umutlar n k r c, devletle tam bir uzlaflma halinde hareket ediyordu sendika. Öyle ki polislerden önce barikatlar sendikac lar kuruyor, 4C ye geçenleri ve geçecek olanlar ihanetçi olarak görmemeleri gerekti ini, onlar n zulme dayanamad ndan bunu kabul ettiklerini-edeceklerini söylüyor ve bir nevi yavafl yavafl siz de kabul edin, yoksa devletin verdi i süre dolunca iflsiz kalmay n, bu sorumlulu u alamay z mesaj n alttan bile de il gayet pervas zca veriyordu. flçiler içinde oluflan komitelerin sendikan n önüne geçmek gibi bir hakk olmad ndan onlara izin verilmemesi gerekti ini, sadece sendikaya güvenip çad rlar nda oturmalar n ve e er bir gün polis çad rlar y karsa sadece oturup seyretmeleri gerekti ini söylüyordu. Sözlerle baflar l olamayacaklar n anlay nca yandafl bölge baflkanlar n iflçilerin içine sal p, ileri ç kan iflçileri konuflmalar yla ikna edebileceklerini düflünüyorlard. Neden önceleri ö renciler, marjinal gruplar diye tan mlad klar, afifllerini-pankartlar n sivil polislerinin de yard m yla indirdikleri ve hiçe sayd klar devrimci ve demokrat gruplar iflçiler nezdinde meflrulu unu kan tlay nca sendika bunlar bir güç olarak görüp görüflmeyi kabul edip onlar n karfl - s nda timsah gözyafl döküyorlard? Çünkü onlar n da korkular büyüktü: hem sistemle ters düflmemeye çal flarak gizliden yapt klar anlaflmalar hayata geçirmeye çal fl - yorlar hem de kendi varl klar n n-koltuklar n n nedeni olan iflçiler cephesinde flirin görünmek için dört taklay birden at yorlard. flçiler flunu soruyordu art k: sendika, iflçileri iflçilerin iktidar ndan bile koruyordu da neden sendikac lar n iktidar ndan koruyam - yordu? Sadece kendi sendikalar da de il, 3 tane daha büyük konfederasyonun da niyeti yoktu anlafl lan, yoksa günlerce-saatlerce görüflüp sadece 4 maddelik siyah zemin üzerine beyaz yaz yla pankartlar asmak, sendika temsilcilerinin Ankara ya ne zaman-nas l gelece ini içeren bir eylem takvimi haz rlamazlard herhalde. O zaman sendikaya bel ba lamak ak l kâr bir ifl miydi, yoksa art k kendileri mi sendikaya ra men bir fleyler yapmak zorundayd lar? Sorular na kendileri yaflayarak cevaplar buluyorlar ve do ru cevaplar - n hayata geçirmek için cüretlerini kuflan p soka a ç kmaya bafll yorlard. Ölen arkadafllar n n cenazesini almak için dayak yemeyi, sistemin katil yüzünü bir kez daha ayyuka ç kartmak için iflgaller yaparak gözalt - na al nmay, hakarete u ramay göze al yorlard. Peki her fleyi anlamland r yorlard da neden komünizmden, emekten, halktan, özgürlükten, demokrasiden sürekli bahseden ve hatta bu kavramlar isminde tafl yan baz gruplar umutsuzluk karamsarl k yay - yordu? S n f kardeflleri olan, ilk günden beri gecegündüz TEKEL iflçilerini yaln z b rakmayan devrimci-demokrat kardefllerini marjinal grup olarak ilan ediyor ve hükümetin tav rlar ndan kaynakl iflçilerin marjinal gruplarla hareket etmek zorunda oluflunu serzeniflle dile getiriyorlard. Sürekli olarak iflçilerin beklemeleri gerekti ini, hukuki sürecin sonuçlanmas n beklemeleri ve çad rlar nda oturmalar gerekti ini söylüyorlard. TEKEL iflçisinin yan nda olmak demek onlara günde iki ö ün çorba m vermekti yoksa mücadelenin ç kmaza girdi i noktalarda yeni kap lar açmalar na yard mc olup, onlara sürekli moral ve umut afl lamak m? Demek ki onlar n da bir pazarl vard, yoksa emekten yana oldu unu söyleyen bu kurumlar neden Türk- fl gibi, sistem gibi yaklafl yordu? TEKEL iflçileri yavafl yavafl, yaflayarak ö reniyorlar Ö reniyorlar; birlikte halay çekmeyi, horon oynamay, Kürtçe parçalar söylemeyi, birbirlerinin siyasi düflüncelerine ve yaflant lar na sayg duymay. Ö reniyorlar; mücadele etmeyi, bedel ödemeyi, egemenlerin ve onlar n uflaklar n n korkulu rüyas olmay ve ö retiyorlar. Sistemin yüzy llard r iflledi i insanlar m z de iflimi ö reniyorlar, ayn hedef için omuz omuza koflmay, direnmeyi ve kardefl olmay, s n f kardefli olmay Ö reniyorlar ve ö retiyorlar Onlardan ö renecek daha çok fleyimiz var çünkü bir dev; iflçi s - n f uyan yor. (Ankara dan bir K okuru) Türk- fl stanbul flubeleri Temsilciler Kurulu sonuç bildirgesi aç kland! Türk- fl stanbul fiubeler Platformu, 17 fiubat günü Mecidiyeköy Kültür Merkezinde gerçeklefltirdi i bir toplant ile Tekel direniflini iflçi s n f hareketini ve sendikalar n yapmas gerekenleri tart flt. Devrimci Demokrat Sendikal Birlik in de çabalar ile örgütlenen toplant n n sonucunda TEKEL direniflinin nas l sonuçlan rsa sonuçlans n iflçi s n f - n n mücadelesi aç s ndan flimdiden kazand, bunun ileri noktalara tafl nmas için mücadele edilmesi gerekti i ifade edildi. Temsilciler Kurulu nun aç klad sonuç bildirgesinin öne ç kan maddeler ise flöyle: * Konfederasyonlar n ald TEKEL iflçileri ile dayan flma miting karalar ndan stanbul daki en k sa sürede hayata geçirilmelidir. * TEKEL iflçileri için bugün gündemde olan 5 TL yi iflçi kardeflinle paylafl kampanyas n her alanda yürütmeliyiz. * 28 fiubat ve sonras kritik süreç olarak görülmektedir. Bu nedenle stanbul da 28 fiubat günü Kad köy skele Meydan nda TE- KEL iflçileri için saat dan itibaren oturma eylemi yap lacakt r. * 28 fiubat sonras direnifle yap lacak bir müdahalede bizler bulundu umuz her yerde sokaklara ç kmal ve tepkilerimizi göstermeliyiz. ( stanbul) flsizlik art k bir güvenlik sorunu; Korkunun ecele faydas yok! Özellefltirme politikalar büyük bir h zla uygulan rken iflsizler ordusu da buna paralel bir flekilde krizin rüzgar n arkas na alarak büyümeyi sürdürüyor. K T (Kamu ktisadi Teflekkülleri) leri özellefltirme ad alt nda emperyalistlere peflkefl çeken egemen s n flar, flimdi de kendi elleri ile yaratt klar bir ordu ile karfl karfl ya; fis ZLER ORDUSU. Son on y lda uygulanan politikalarla milyonlarca iflçi ve emekçi iflsiz kal rken 2009 y - l nda patlak veren emperyalist krizle birlikte iflsizler ordusunun saflar na büyük bölükler halinde yeni kat l mlar gerçekleflti. Krizi f rsata çeviremeyenlerin bafl nda gelen, dahas krizin delip geçti- i iflsizler art k, devletin en üst kademelerinin gündeminde kendine yer bulmaktad r. Bunun çok da sevinilecek bir geliflme olmad iflsizlerin dertlerine merhem olmayaca da k - sa süre içinde ortaya ç kt. flsizlerden devletin en k ymetli belgelerinden birinde bahsediliyordu. Ancak bir güvenlik sorunu, iç tehdit olarak. flsizlik oran nda yaflanan art fl ve iflsizler y n egemenlerin tehdit alg lamas ndaki yerini almakta gecikmedi. Dünyada bir hayalet dolafl yor 2009 y l nda ABD de ortaya ç kan mali krizin k sa sürede tüm dünyay etkisi alt na almas ile birlikte iflsizlik de en hareketli dönemlerinden birini yaflad. Krizle birlikte dünyaca ünlü flirketler bir bir batarken finans sektöründen gayrimenkule, otomotiv sektöründen tekstile kadar birçok alanda yüz milyonlarca kifli iflsiz kald. Uluslararas Çal flma Örgütü ( LO) nün verilerine göre 2009 y l nda 250 milyonu aflk n iflçi ve emekçi yaflam n iflsizler ordusunun s ra neferi olarak sürdürmektedir. flsizli in en dinamik ve genifl bölü ünü ise gençler oluflturmaktad r. Yunanistan dan fiili ye Rusya dan ngiltere ye ve Çin e kadar iflsizli in varl n hissettirmedi i hiçbir ülke bulunmamaktad r. flçi ve emekçilerin aleyhine yaflanan her geliflmede s ran n bafl n çekmeye al flk n olan ülkemizde bu defa korkulan olmad. flsizlik oran n n en yüksek oldu u ülke Türkiye de il Güney Afrika. Türkiye ise (resmi verilere göre) yüzde 15.5 lik iflsizlik oran ile ikinci s rada tutunabildi. Çal flma ve Sosyal Güvenlik Bakan Ömer Dinçer, herkesin malumu olan bir gerçe i adeta keflfedercesine iflsizler ordusundaki art fl n büyüyece- ine dikkat çekmektedir y l nda 1.5 milyonu aflk n iflçi ve emekçinin saflara hücum etti i ülkemizde 2010 y l nda da 1 milyonu aflk n emekçinin iflsiz kalaca tahmin edilmektedir. flsizlik, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi nde Kitleselli i ile tüm dikkatleri üzerine toplayan iflsizlik egemenlerin gündemini de iflgal etmektedir. Egemen s n flar iflsizli e çözüm Kitleselli i ile tüm dikkatleri üzerine toplayan iflsizlik egemenlerin gündemini de iflgal etmektedir. Egemen s n flar iflsizli e çözüm bulmakta da gecikmediler; flsizlik iç tehdittir! bulmakta da gecikmediler; flsizlik iç tehdittir! Uygulad klar ve uygulamaya da devam edecekleri politikalarla iflsizler ordusuna her gün yeni kat l mlar garanti alt na alan egemenler bir süre sonra yaratt klar bu ordudan ürkmeye, korkmaya bafllad lar. Say lar 15 milyonu bulan, kendi içinde büyük bir da n kl k ve örgütsüzlük yaflayan iflsizler devlet taraf ndan fifllendiler. Baflbakan R.T. Erdo an 11 fiubat günü gazete ve televizyonlara yapt aç klama ile iflsizli- in en önemli iç tehdit s ralamas nda birinci s ray ald n ve Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ne de eklenece ini aç klad. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, befl y lda bir düzenlenmekte ve devletin bu süre içinde öne ç kan ve varl n tehdit eden güçlere karfl konumlan - fl n n s n rlar n çizmektedir. MGSB, MGK taraf ndan haz rlanmakta ve Bakanlar Kurulu taraf ndan onaylanmaktad r. En gizli belgelerden biri olarak kabul edilen MGSB devletin gizli anayasas d r. En küçü ünden en büyü üne devletin tüm organlar buna göre flekillenmek zorundad r. Hiçbir mahkeme bu belgeye ayk r bir karar veremez. Hiçbir hükümet bu belgeyle örtüflmeyen bir yasa ç kartamaz. Egemenler belge ile devletin tüm kurumlar n n k rm z çizgilerini belirlerken toplumunda yaflam biçimine yön vermektedir. Belge faflizmin olas tehditler karfl s nda nas l konumlanaca n, düflmanlar na karfl nas l bir mücadele yöntemi izleyece ini içermektedir. Sözü edilen güç, bir iç tehdit, bir düflman olarak kabul edildi i için de ilk elden yap lmas gereken onu imha etmektir. Burada söz konusu olan sorunu çözmek de il tehditin zay flat lmas, parçalanmas ve yok edilmesidir. Kürtler, gayri müslimler, az nl klar, Aleviler, ilerici ve demokratlar, devrimciler ve komünistler devletin kuruluflundan bugüne iç tehdit alg s içinde de iflmeyen yerlerini korumaktad r. Devletin en küçük hücresine kodlanan belgenin s n rlar ise faflizm gerçekli idir. Her türlü farkl düflüncenin yok edilmesi, en küçük hak arama talebinin imha edilmesi, y nlar n bir avuç asala n iktidar alt nda korku ve fliddet alt nda azg nca sömürülmesidir. Emekçilere, Alevilere, Ermenilere, Kürtlere karfl gerçeklefltirilen tüm katliamlar; J TEM, T T, MAK gibi tüm kontr-gerilla oluflumlar bu belgeye dayanarak hareket etmektedir. Ergenekon operasyonlar s ras nda gözalt na al nanlar gerçeklefltirdikleri tüm eylemlerden üstlerinin haberdar oldu unu ve her fleyin MGSB ne uygun oldu unu bofluna söylememifllerdir. flsizlik de il iflsizler hedefte! flsizli in bir iç tehdit olarak bu belgeye eklenmesi ile iflsizler de devletin bekas n tehdit eden düflmanlar ndan biri olmaktad rlar. Egemenler için her iflsiz art k potansiyel bir rejim düflman, düzeni temellerinden sarsabilecek yok edilmesi gereken bir düflmand r. Böylesine korkmakta çok haks zda say lmazlar! Bir tarafta küçük bir az nl k sefa içinde yaflarken öte yanda milyonlarca iflçi ve emekçi, yoksulluk açl k ve sefaletle bo uflmaktad r. Bu tablo önümüzdeki günlerde daha boyutlu bir hale gelecektir. ABD Ulusal Güvenlik Direktörü Dennis C. Blair in iflsizlik dalgas, terörizmi geride b rakarak ABD ye yönelik en büyük güvenlik tehdidi halini ald sözleri ile iflsizli in dünyada ne boyutlara ulaflt n ve duyulan korkuyu yans tmaktad r. Bu tabloyu The Times gazetesi bir isyan ça bafll yor. flsizli e olan tepkiler nedeniyle tüm dünyay ciddi bir protesto dalgas bekliyor sözleri ile özetlemektedir. flsizli e karfl öfke duyan ve gelece e dair umutlar yok olan milyonlarca kifli dünyan n dört bir yan nda gerçeklefltirdikleri eylemlerle tepkilerini soka a dökmektedir. Düzenden hiçbir beklentisi kalmayan ve yaflam alan giderek azalan iflsizler ordusu kazan kald racakt r. Korkulan fley, iflsizlerin da n k bir kitleden örgütlü bir güce dönüflmesidir. Tehdit alg s içine al nmas böyle bir potansiyeli bar nd rmas ndand r! Ne var ki tüm önlemler boflunad r. Halk m z n deyimi ile korkunun ecele bir faydas yoktur. Emperyalist-kapitalist sistem ve onun iflbirlikçi uflaklar büyük bir h zla sonlar na do ru yol almaktad r!

9 flçi-köylü 9 Politika-gündem 4-19 Mart 2010 TEHL KEN N FARKINDA MISINIZ? : Cumhuriyete Dair! Cumhuriyet gazetesinde bir süredir yeniden sol argümanl söylemlerin-yaz lar n yo unlaflt n emek-s n f sorunu gibi kavramlar n daha s k kullan ld n, öne ç kart ld n görüyoruz. Bunun belli bafll nedenleri var, biliyoruz ki Cumhuriyet gazetesi Kemalist ideolojiyle bütünleflmifl, kemikleflmifl bir çizgiye sahiptir. Hem sol argümanl emek-s n f sorunu gibi kavramlar n neden daha s k kullan ld n, öne ç kar ld n hem de Cumhuriyet in sahip oldu u çizgiyi bu nedenle yeniden teflhir etmek gereklili i kendini hissettirmifltir. Ayr ca Nilgün Cerraho lu nun Cumhuriyet te yay nlanan Hindistan la ilgili yaz lar, yaz dizisinin de bu yaz n n bir baflka vesile kayna oldu- unu belirtmek gerekiyor. Cerraho lu nun yaz lar nda Cumhuriyet in siyasal-ideolojik çizgisinin yans malar n çok aç k bir flekilde görmek mümkün. Bunlardan yola ç karak biz de söz konusu anlay fl n dayand temeli ele alp de erlendirmeye çal flaca z. Turnusol ka d ; Kürt ulusal mücadelesi... Türkiye de ulusal sorun her zaman turnusol ifllev görmüfltür. Bugün yaflananlara bakt m zda bunu daha iyi anl yoruz. Özellikle Kürt ulusal mücadelesinin kendini daha ileri düzeyde hissettirdi- i, gündemdeki a rl n korudu u, öne ç kt dönemlerde herkes aç s ndan durum daha da netlefliyor. Bas n için de ayn durum söz konusu; Hürrüyet ten Vakit e, Cumhuriyet ten Zaman a Milliyet ten Yeni fiafak a, Taraf tan Sabah a çeflitli hâkim s n f kliklerinin sözcüleri niteli inde olan yay nlar n Kürt ulusal mücadelesi karfl s ndaki durufllar, siyasal-ideolojik çizgileri floven- rkç bir karakter tafl maktad r. Temsil ettikleri burjuva kliklerin ç karlar n en iyi flekilde korumak için ellerinden geleni yapmaktad rlar. Bahsini etti imiz yay nlar n son dönemde Kürt ulusal mücadelesi karfl s ndaki yaklafl mlar na bak ld nda durum daha da iyi anlafl lmaktad r. Kendine di er yay nlardan farkl bir misyon biçti ini ilan eden Taraf n bile rengi aç k flekilde belli olmaktad r. Kürt ulusal mücadelesine, hareketine sald rmak, bu mücadeleyi-hareketi geriletmek, parçalamak, hakl ve meflru taleplerini bast rmak onlar n ortak paydas d r. Biçimler farkl olsa da öz-amaç ayn d r! Burjuva feodal bas n n durumu bizim için bu kadar nettir. Biz burjuva bas n içinde Kürt ulusal mücadelesini yok saymak bast rmak için sar ld emek-s n f mücadelesi gibi argümanlar kullanan Cumhuriyet gazetesinin yaklafl m n de erlendirmeye çal flaca z. Öncelikle belirtmek gerekir ki; Cumhuriyet gazetesinde çal flanlar n-yazanlar n hepsi bir ve ayn de ildir, ama Cumhuriyet in esas çizgisi Kemalist ideolojinin yeniden üretilmesi üzerine kurulu rkç -floven bir karakter tafl maktad r. Tek tek bireyleri, onlar n farkl meselelere farkl yaklafl mlar n ele almayaca z, zira bizi ilgilendiren bütündür ve o bütünde hayat bulan, kemikleflen çizgidir. Kemalist ideoloji toplumu kaynaflm fl s n fs z zümre olarak ele al r ve s n flar, onlar n aralar ndaki karfl tl klar, mücadeleyi, toplumsal ve eflitsizlikleri yok sayar, görmezden gelir. Mussoloni ye, Hitler e bak ld nda benzer anlay fl n tafl nd -benimsedi i görülür. S n f farkl l klar n -mücadelesini yok sayarak iflçi ve emekçilerin en küçük hak taleplerini zorla bast rmak en bilindik politikalar d r. Cumhuriyet gazetesi Kemalist faflist ideolojinin en y lmaz bekçisi, savunucusu pozisyonunu her daim koruyup pekifltirerek bu ideolojinin kitleler içinde hayat bulmas nda, üretilmesinde büyük bir rol oynamaktad r. Mustafa Kemal in kurdurdu u bir gazete olmakla övünülen Cumhuriyet, kuruluflundan itibaren faflist ideolojinin propagandas n yapagelmifltir. Bunu bazen 1940 l y llarda aç ktan Hitler faflizmini destekleyerek yapm fl ve Naz m Hikmet in foto raf n yay nlayarak iflte vatan haini yüzüne tükürün diye resmini yay nlam fl (bugünse bütün bunlar yapan kendisi de- ilmifl gibi Naz m Hikmet i sahiplenir gözükmekte, onunla ilgili övgüler dizmekte, sayfalar nda), bazen de (daha sinsi bir biçimde) sol ad na, yurtseverlik ad na en kaba faflist propaganday gerçeklefltirmifltir. Cumhuriyet gazetesinin hangi tarafta oldu unu anlamak için onun ulusal hareketi de- erlendirmesinden örnekler vermek yararl olur. Emek-s n f gibi argümanlar kullanarak rkç - floven anlay fl n n üzerini örtmeye, var olan ulusal eflitsizli i-haks zl ve Kürt ulusal mücadelesinin özünü çarp tmaya, perdelemeye çal flmaktad r. Elbette onun ulusal mesele karfl s ndaki tutumu yeni de ildir, cumhuriyetin kuruluflundan beri ayn anlay flla hareket etmektedir. Birkaç al nt ile durumu somutlaflt ral m. Örne in fieyh Said isyan - hareketi yorumlan rken flöyle deniyor; fieyh de il flaki, mürflit de il müfsit bu cabbar herifler... Müritleri yüzükoyun sünine sünine secde ederek geliyorlar. Kimi köpek kimi çakal gibi fleyhlerinin önünde temsil ediliyorlar ( ) Yine fieyh Said isyan yla ilgili Cumhuriyet in sahibi ve baflyazar Yunus Nadi flöyle diyor; Uzun bir zamandan beri bir Kürdistan laf d r dönüyor. Kürdistan, Kürt milleti, Kürt istiklali Bunu söyleyen de birkaç yüz binden oluflan ve Türklerle kar flan halk kitlesi de il, belki de çok küçük bir eflraf ve fleyhler s n f d r stiyorlar ki, Kürdistan ba ms z olsun. Böyle bir iddiada bulunmak için Kürdistan n gerçekten esaret alt nda olmas gerek Diyarbak r mahkemesi, istiklal fikrinin kas lmas - d r ( ) A r ayaklanmas karfl s nda da ayn tutum yak n l yor: Türk ün topra na ve can na kastedenler; bu son dersin burada bitece ini zannetmesinler ( ) Dersim isyan içinse Yunus Nadi flöyle diyor: Hükümet, Tunceli nin da bedevilerine(ilkellerine) flu gerçe i anlat yor ki art k gelip geçici sol seferleri yoktur. Ya bu deve güdülecek ya gelenek ve görenekleri de tarihe gömülerek o yalç n da lar n halk, elinin eme iyle gül gibi yaflay p giden bir halk olacakt r fiork vilayetindeki gayri takilik bertaraf edilmifl, Tunceli vilayetimizdeki son ar za da giderilmifl olmal (Haziran 1937) Cumhuriyet ten bir baflka haber; Tunceli flakileri imha ediliyor. Ma aralarda saklanan haydutlar amans z biçimde takip ediliyor. 500 senelik tarihi Kutu Deresi nin kap lar kahraman askerlerin çizmeleri alt nda ( ) Onur Öymen in bugün de savundu u Dersim katliam n Cumhuriyet daha o günden nas l da savunuyor, destekliyor?! Son bir haber Türk Amazon u Sabiha Gökçen teyyaresiyle Tunceli de baflar l at fllar yapmaktad r (Haziran 1937) (Al nt lar Türk Bas - n nda Kürtler/Faik Bulut) Görülece i üzere Cumhuriyet gazetesi Kürt ulusuna karfl giriflilen katliam sald r lar n hararetle desteklemekte, Kürt ulusunun hakl ve meflru taleplerinin, mücadelesinin bo ulmas -yok edilmesi için elinden geleni yapmaktad r. Dün oldu u gibi bugün de Cumhuriyet in Kürt ulusal meselesindeki tavr de iflmemifltir. Kemalist ideolojinin savunucusu; Cumhuriyet! Bugün kulland, öne ç kard argümanlar ise emek-s n f sorunudur. Ezilen Kürt ulusunun hakl mücadelesi karfl s nda Türk flovenizmini- rkç l n sol argümanlar kullanarak gerçeklefltirmektedir. Böylece Türkiye de var olan ulusal sorunu, eflitsizli i, ayr cal perdelemeye, hakim ulusun hakl mücadelesinin önünde engel olarak gördü ümüz ulusal sorunun çözümünde (ayr cal n-eflitsizli in kald r lmas nda) proletaryan n yerine getirmesi gereken sorumluluklar oldu unu biliyor, kabul ediyoruz. Bunun sonucu olarak ulusal sorunu yok sayarak s n f mücadelesi yürütmüyoruz, bu mücadele içinde ulusal sorunun çözümünün de önemli görevlerimiz/sorumluluklar m z aras nda yer ald n bilerek yürüyoruz. S n f mücadelesi ayn zamanda her türlü eflitsizli i ortadan kald rmay hedefler, toplumdaki çeflitli eflitsizlikleri yok saymaz Cumhuriyet gibi üzerini örtmeye çal flmaz. Cumhuriyet, s n f mücadelesinin bu özelli ini-gerçekli- ini yok sayarak var olan eflitsizliklerin (örne in ulusal eflitsizlik) üzerini örtmeye, her türlü eflitsizli e yönelen yan n karartmaya çal fl yor. Yani hem nal na hem m h na vuruyor! S n f mücadelesi argümanlar yla ulusal eflitsizli in üzerini örtmeye çal fl rken ayn zamanda bu mücadeleyi kendi rkç -floven anlay fl nda eritmeye çabal yor. Lenin ulusal eflitsizlik kadar hiçbir eflitsizlik s n f mücadelesinin önünde engel de ildir derken buna iflaret ediyordu. Cumhuriyet ise s n f mücadelesinin önündeki bu engeli kal c k lmaya, büyütmeye çal fl yor. Onun için sorumluluklar m - z n gere i olarak ulusal sorunu yok sayan, hakim ulus flovenizmini, ayr cal n, ezilen ulus üzerindeki bask s n perdelemek için s n fsal argümanlar, emek-s n f mücadelesi gibi argümanlar kullanan her türlü anlay fla karfl mücadele etmeyi de ihmal edemeyiz. Hakim ulus flovenizminin zehrini iflçi s n f n n hayat na, bilincine afl layanlara sessiz kalamay z. flçi s n f n n bilincinden-hayat ndan o zehri atmas için panzehirinin afl lanmas gerekir. O panzehir, Ankara da çeflitli ulus ve milliyetlerden Türkiye proletaryas n n en güzel, güçlü ve kararl örne ini sergileyerek mücadele eden-direnen TEKEL iflçilerindedir. Cumhuriyet ve onun çizgisinde olanlar s n fsal mücadeleden, emekten çok s k dem vurup, öne ç kararak esasen ulusal eflitsizli i gizlemeye, ulusal sorunu yok saymaya çal flmaktad rlar. Yoksa bu vurgular gerçekten de s n f mücadelesinden yana olduklar için yapm yorlar. Belirtti imiz gibi Cumhuriyet, Kemalist ideolojinin yeniden üretilmesinin, kitlelerin-halk n bilincinde-yaflam nda en sa lam biçimde yer edinmesinin en kararl savunucusu-aktörüdür. Nilgün Cerraho lu neyi-niye göremiyor? Cumhuriyet liberalizm tap n c lar n n emek eksenli s n f mücadelesini yads yan, tarihin gerisinde kald n dile getiren anlay fl na karfl ç kar gözükmekte, kendini böyle ifade etmektedir, ama toplumu s n fs z kaynaflm fl zümre olarak gören-tan mlayan Kemalist ideolojinin de üretim merkezi durumundad r adeta! Türkiye söz konusu olunca emek-s n f mücadelesinden dem vurarak mangalda kül b rakmayan Cumhuriyet bir baflka ülke söz konusu oldu unda bu vurgular n n gerçekte bir anlam ifade etmedi ini gösteriyor. Bunu da Cumhuriyet gazetesinde yay nlanan Nilgün Cerraho lu nun Hindistan la ilgili yaz lar nda görebiliriz. Nilgün Cerraho lu Hindistan la ilgili yaz lar nda-gözlemlerinde nedense oradaki güçlü s n fsal hareketten-mücadeleden bahsetmiyor. Oysa orada mücadele yürüten Hindistan Komünist Partisi (Maoist); Hindistan gerici devleti taraf ndan birinci iç tehdit olarak görülüyor-tan mlan yor. HKP(M) s n fsal mücadele içerisinde ezilen din, mezhep ve milliyetlerde kucaklayarak güçlü bir etki yaratm fl bulunmakta. Bunu gözlemlemek-görmek için Hindistan a gitmeye gerek de yok. B rakal m Hindistan gerici devletini direkt emperyalist gericili inin son dönemde özellikle kurtar lm fl bölge olan Lalgarh üzerine yo un bir sald r içinde oldu u bilinmektedir. Nitekim Lalgarh halk na yönelik yap lan-yap lacak olan devlet sald r lar na karfl aralar nda Hindistanl ayd n-yazar Arundhati Roy un da bulundu u çok say da ayd n-yazar aç klama yapm fl, çeflitli giriflimlerde bulunmufl, dünya kamuoyunu duyarl k lmaya çal flm fllard r. Köfle yaz s nda Arundhati Roy dan al nt lar yapan Nilgün Cerraho lu nun Hindistan daki s n fsal hareketten-mücadeleden ve Maoistlerin devletin birinci iç tehdit oldu undan habersiz oldu unu düflünmek çok iyi niyetli bir yaklafl m olur. Bu ancak ideolojik-siyasal anlay fllayaklafl mla aç klanabilir. Bütün bunlar n yan nda büyük ngiliz gazetelerinde bile manflet olacakedilecek derecede güçlü ve etkili bir mücadele sürdürülüyor. HKP(M) önderli inde, sadece yerel de il uluslararas bir ilgide yürüyor bu mücadele. Emperyalistlerin ilgisi bu mücadelelerin ç karlar n baltal yor olmas ndan ileri geliyor ve onu ezmek için Hint gerici devletiyle el ele vererek ellerinden geleni yap yorlar. Ezilen dünya halklar n n ilgisi ise bu mücadelenin kendi kurtulufllar için güçlü bir fl k olmas ndan ileri geliyor. Herkesin bildi i-gördü ü bir hareketi-mücadeleyi bizzat o ülkeye gitmifl, yapt gözlemleri günlerce-sayfalarca yazm fl biri göremiyor, ilgi göstermiyor. Bunun yerine Hindistan daki çeliflkileri din-milliyet eksenine oturtularak, öne ç kar - larak Hindistan gericili inin temellerini atan Gandhi ve Nehru ya övgüler dizilmektedir. Laiklik-sekülerizm allan p pullanarak Hint gericili i bu argümanlarla örtülmeye çal fl lmaktad r. Nilgün Cerraho lu nun görmek istedi i s n f mücadelesi ise HKP(M) önderli inde bu gericili i hedefine oturtarak yoluna devam ediyor. Türkiye de Kemalizm i öne ç kararak gizlenen ulusal eflitsizlik-s - n f mücadelesi Hindistan için Nehru ve Gandhi laiklik-sekülerizm öne ç kar larak gizleniyor. Ayn çizginin temsilcileri, sözcüleri Türkiye de de Kemalizm i öne ç kar p allay p-pullay p bu gerici-faflist ideolojinin çeflitli ulus ve milliyetler, ezilen yoksul halk üzerindeki koyu bask s ve sömürüsünü gizlemeye çal flm yor mu? Ayn çizgi özellikle Filipinler, Nepal ve Peru daki Maoist hareketleri, oradaki bu hareketler öncülü ündeki mücadeleyi görmezden gelmiyor mu? Emek-s n f mücadelesinden dem vurup s n f mücadelesinin evrensen-enternasyonal yönüyleniteli iyle ilgilenilmemesi, görmezden gelinmesi ancak siyasal-ideolojik bir anlay fltan-karfl t olmaktan ileri gelir. Bu anlay fl Cumhuriyet çizgisinde hayat bulmaktad r. Cumhuriyet in çok s k bir flekilde emek-s n f sorunu gibi sol argümanlar kullanmas n n gerçekte bir karfl l yoktur. Elbette Hindistan daki s n fsal hareketi-mücadeleyi görmezden gelmesi oradaki çeliflkileri dinmilliyet eksenine oturtup laiklik-sekülenizmi öne ç kart p övmesi Nilgün Cerraho lu nun gözlemalg -bilgi eksikli inden kaynaklanm yor. Yukar da ifade etti imiz Cumhuriyet çizgisinin bir tezahürüdür bu durum. Türkiye de ulusal sorunu, hareketi ve mücadeleyi yok saymak, ulusal hak ve taleplerini bast rmak için s n fsal harekete, mücadeleye sar l, ama baflka ülke söz konusu olunca (ve hem de orada güçlü bir s n fsal mücadele bulunuyorken, Hindistan gerici devleti Maoistleri birinci iç tehdit olarak adland rm flken) görmezden gel, yok say! Ama belirtti imiz gibi Türkiye de Kürt ulusal sorunu bir turnusol ifllevi görüyor. Cumhuriyet çizgisinin tekçi anlay fl n da, emek-s n f mücadelesi gibi sol argümanlar kullanarak ulusal sorunumücadeleyi perdelemeye çal flmas n da apaç k biçimde ortaya koyuyor. O yüzden Cumhuriyet vb. çizgide olanlar n bu söylemleri öne ç karmalar n n nedenlerini dikkatle izlemek ve bu çizgiye karfl uyan k olmak, daha güçlü bir mücadele yürütmek gerekiyor! AKP li olmayanlar fifllenecek! Yanl fl anlafl lmas n Do an, hangi inançtan olursa olsun iflçi ve emekçilerin dinlenmesinden, her daim kontrol alt nda tutulmalar ndan ve fifllenmelerinden rahats z de il. O ve elbette partisi AKP, fifllemeye ve insanlar n bask alt nda, tüm yaflamlar n n zapturapt alt na al nmas na karfl de il. Demokrasi, özgürlükler ve hukukun üstünlü ü söylemlerini a z ndan düflürmeyen AKP nin bu kavramlardan ne anlad AKP milletvekili Avni Do an n ve Ahmet Aydo mufl un sözleri ile yeniden tart fl lmaya baflland. Ergenekon operasyonuyla; darbecilerden hesap soran, devleti çetelerden temizleyen bir parti görüntüsü çizmeye çal flan, böylelikle kaybetti i oylar n bir k sm n yeniden kazanman n hesab n yapan AKP nin samimiyetsizli i yine kendi milletvekillerinin a z ndan sarf edilen cümlelerle aç a ç kmaktad r. AKP Kahramanmarafl milletvekili Avni Do an, Kahramanmarafl Belediye Meclisi taraf ndan mahalle yap lan ancak itiraz üzerine Dan fltay karar ile yeniden belde statüsüne kavufltu u için 7 Mart ta belediye baflkanl seçimi yap - lacak olan merkez Karacasu beldesinde konufltu. ncilerini seçim bürosunun aç - l fl s ras nda yapaca konuflmaya saklayan Avni Do an AKP nin fifllemeye iliflkin aç l m n kamuoyuna duyurdu: Her kim ki bizi fiflledi art k fifllenecektir! Her cümlesi bir vecize niteli indeki Avni Do an, Ergenekoncular n 40 y ld r imam hatiplileri, ramazanda oruç tutanlar, baflörtülüleri, halk fiflledi inden yak narak; s ran n art k kendilerine geldi ini savundu. Konuflmas nda hükümet olmaktan ne anlad da ortaya ç kan Do an a göre hükümetin istemedi i hiçbir fley yap lamaz. Avni Do an bir padiflah edas ile konuflurken ilerici görünmek ad na sözlerinin aras nda demokrasi, özgürlük gibi kavramlar serpifltirmekten de geri kalmad. Böylece Avni Do an AKP nin halktan ne anlad n da gösteriyor; imam hatipliler, baflörtülüler, oruç tutanlar. Yanl fl anlafl lmas n Do an, hangi inançtan olursa olsun iflçi ve emekçilerin dinlenmesinden, her daim kontrol alt nda tutulmalar ndan ve fifllenmelerinden rahats z de il. O ve elbette partisi AKP, fifllemeye ve insanlar n bask alt nda, tüm yaflamlar n n zapturapt alt - na al nmas na karfl de il. Bunu da çarp - c konuflmas nda dile getirmekten çekinmiyor: fiimdi biz onlar fiflliyoruz, inflallah s ra bizde! Avni Do an, bu küçük ama kapsam itibariyle kendisini aflan konuflmas yla AKP nin gerçek niyetine ve düzenin iflleyifline dair mesajlar da vermektedir. Özgürlüklerden ne kadar çok söz ederse etsin bir düzen partisinin gerçek niteli ini de çizmektedir. Sömürüye, bask ve zulme bundan sonra AKP hükümetinin yönetiminde devam edilecektir! Temelde bu uygulamalara bir karfl koyufl, k nama ve a z ucuyla bile olsa bir veryans n yoktur. AKP nin mevcut düzenle ile bir sorunu yoktur, onun hedefi bu s n rlar içinde en etkili yere konumlanmakt r. Bunun ötesinde yola çokça elefltirdikleri Ergenekoncularla, faflistlerle, kontr-gerilla çeteleri ile devam edilecektir. Tayyip Erdo an n kad n da olsa çocuk da olsa gere i yap lacak sözleri haf zalar m zdaki tazeli ini hâlâ korumaktad r!. Bizim gibi düflünmüyorsan z kan n z bozuktur! AKP nin demokrasi aç l m elbette bununla s n rl olamazd. Bu dört köflesinde biz farkl l klar n adresiyiz yazan tabloda Çorum milletvekili de yerini almal yd. Böylece tabloda tüm kareler yerli yerine oturmufl ve resim de ortaya ç km fl olacakt. Nitekim Çorum milletvekili Ahmet Aydo mufl, ünlü ç k - fl n yaparak bu hasreti gidermekte gecikmedi. AKP Çorum Merkez lçe Baflkanl taraf ndan düzenlenen Dan flma Meclisi Toplant s nda sahne alan Aydo mufl, ülkemiz demokrasi tarihine alt n harflerle yaz lacak bir konuflman n alt na imza att : ktidara karfl ç kanlar n kan n tahlile yollamak gerekir! AKP ye ancak kan bozuklar n karfl ç kabilece ini ilan eden Aydo mufl, AKP nin yüzde 45 lerin alt nda oy ald - n da unutmufla benzemektedir. Toplumun ezici bir ço unlu unun AKP d fl nda bir seçene i tercih etti i böylesine aç k iken Aydo mufl un sözleri kendini bilmezlik de ilse bile halk düflmanl ndan olsa gerektir. Bu sözler AKP nin yönetim anlay fl - n simgeleyen birer inci olarak görülmelidir. Bu durum elbette yaln zca AKP ye has bir davran fl da de ildir. Hükümette kutsal ve dokunulmaz varsay lan yerine kapak atan her düzen partisi bu noktadan sonra muhalefette kulland jargonu terk ederek gerçekte savundu u erkin diline sar lmaktad r. CHP nin, MHP nin ve say s z düzen partisinin tarihi iflçilere, emekçilere, ezilen uluslara, Alevilere, demokratlara yönelik tehdit, hakaret ve afla lamalarla doludur. Düzen partilerinin söylemlerindeki faflist zihniyeti deflifre etmek ad na sarf etti i her cümle daha da kafatasç bir anlay fl ortaya dökmektedir. Düzen partileri iflçi ve emekçilere karfl bu tutumlar n n karfl l ks z kalaca- n asla düflünmemelidir! flçi ve emekçiler zaman geldi inde düzen partilerinden hesap soracakt r.

10 flçi-köylü 10 Gö ün yar s 4-19 Mart 2010 D O S Y A : 1 Emperyalizm kaynakl ekonomik krizin emekçiler üzerindeki ezici etkisi artarak devam ediyor. Egemenler krizin a r yükünü emekçilerin s rt na yüklerken cinsiyeti nedeniyle iki kez ezilen, daha fazla sömürülen, emekçi kad nlar, ise egemenlerin ekonomi politikalar ndan, özelde de krizden çok daha fazla etkileniyorlar. Krizle birlikte ilk iflten ç kar lanlar kad nlar oluyor; Ülkemizde de iflsizlerin ço u kad nlard r. Çal flan kad nlar n ise zaten erkeklere oranla daima düflük olan ücretleri iyice düflürülüyor. Kay t d fl -güvencesiz çal flt r lan kad nlar n say s art yor. Esnek, ev eksenli, yar zamanl, ça r ya ba l vb. olarak çal flanlar n yüzde 70 ini kad nlar oluflturuyor. Yine tüm haklardan yoksun, alabildi ine zor flartlar alt nda çal flt r lan tar m iflçilerinin ve emekçilerinin büyük bir k sm kad nd r; çal flan her üç kad ndan biri k rsal kesimde ücretsiz aile iflçisi olarak çal fl yor. Kad nlara ödetilen fatura bunlarla da s n rl de il. Artan açl k, yoksulluk, yoksunluk, iflsizlik tüm emekçi kad nlar n ikinci cins konumunu daha da derinlefltirip kad n n toplumsal durumunu iyice a rlaflt r yor. K s lan-yok edilen sosyal haklar, iflsizlik, reel ücretlerin düflürülmesi, tüketim mallar na yap lan devasa zamlar vb. kad nlar n ev içi ifl yüklerini daha da art r yor. Sa l k-e itim gibi haklar ndan yararlanma oranlar n düflürüyor; k z çocuklar okuldan al n p ifle gönderiliyor. Tüm bu problemlere bunlar n yaratt psikolojik bask ve sorunlar da ekleniyor. Ancak mesele burada da bitmiyor: Kriz dönemlerinde kad nlara dönük fliddet ve cinayet olaylar da katlanarak art yor. Kriz, kad n ve sendikalar Sendikalarda ataerkil anlay fl... Sendikalar n konuya yaklafl m ise ne yaz k ki olmas gerekenin çok uza nda. Kriz dönemlerinde ezilen ile ezen s n flar aras ndaki çeliflkiler gittikçe keskinleflirken ezilenlerin de ezileni olan kad nlar n çeliflkileri ise iki kez keskinlefliyor, iki kat derinlefliyor. Buna ra men en çok ezilenler yani örgütlenmeye en çok ihtiyaç duyan ve en yatk n olanlar tezat bir flekilde sendikal örgütlenmenin de d fl ndalar. Ekonomik ve sosyal haklar elde etmede bunlar koruma ve gelifltirmede emekçilerin önemli araçlar ndan biridir sendikalar. Fakat sendikalara cinsiyetçi bir tutum hakimdir. Çünkü çal flan kad nlar n yo un bir flekilde ezilmesi ve sömürülmesine karfl n sendikalar n konuya ilgisi, kad nlar örgütleme çabas, onlar n özgün sorun ve taleplerine duyarl l hayli zay ft r; kimi sendikalarda ise s f r denilecek düzeydedir. Ülkemizde sendikal kad n say s oldukça az. Çal flan kad nlar n yaln zca yüzde 3 ü sendikal. Tüm sendika üyelerinin ise sadece yüzde 14.5 i kad n! Kad nlar sendikalar n yönetim mercilerinde ise yok denecek kadar azd r. Sendikalar n ilk ortaya ç kt dönemlerde pek çok sendikan n tüzü ünde, kad n iflgücünün üretimden d fllanmas n talep eden maddeler vard r. Bugün ülkemizde en gerici sendikalar n tüzüklerinde bile böyle maddeler yok. Ancak ne yaz k ki birkaç istisna d fl nda sendikalar n kad nlar örgütlemeyi hedef alan net, somut, perspektifleri yok. Dün, fabrikalar n kap lar n kad nlara kapamaya çal flan sendikalardaki ataerkil anlay fl bugün sendikalar n kap lar n kad nlara açmaya pek de gönüllü davranm yorlar. Elbette kad nlar n sendikal örgütlenmede bu derece az olmas nda kad na biçilen toplumsal cinsiyet rollerinden, çal flan kad n say s n n azl - na, kad nlar n sendikalaflman n az oldu u sektörlerde yo unlaflmas ndan, genelde geçici olarak çal flmalar na, hak bilincinin zay fl na de in bir dizi neden mevcut. Ama tüm bunlar sendikalar n soruna ilgisizli ini aç klamaya yetmedi i gibi bu durumu hakl da ç karmaz. Çünkü sendikalarda kad nlar azsa bunun nedeni de kad nlar görmezden gelen sendika anlay fl d r; Diyebiliriz ki Türkiye deki sendikac l k erkek sendikac l - d r. Sendikalar n, krizin a r faturas da düflünüldü ünde kad nlar örgütlemeyi somut ve acil bir görev olarak önlerine koymalar zorunluluktur. Tüm emekçilerin sorun ve taleplerine ek olarak, kad n emekçilerin özgün sorun ve talepleri, toplu sözleflmelerde net olarak yer almal d r. Bunlar pazarl klar n da ana maddelerinden birisi olmal d r. Kad nlar kad n oldu um için sendikaya üye oldum diyorsa sendikalar bu sese kulak vermek zorundad r. Kad nlar n eflit de erde ifle eflit ücret, hamilelik, do um, iflyerinde cinsel taciz, fazla zorunlu mesai, tuvaletlerin kullan - m n n s n rland r lmas, krefl, hamile kalman n dahi patron iznine ba lanmas gibi bir dizi ek sorunlar vard r. Bu gerçekler kad nlar n örgütlenme zorunlulu unun ve ayn zamanda mücadele potansiyellerinin alt n çiziyor. Örgütlenmede yeni yöntemler Sendikal örgütlenmeye yeni bak fllar getirilmelidir. Mesela çok say da kad n kay t d fl olarak; özellikle de ev ifli, hasta çocuk-yafll bak m gibi ifllerde çal fl yor. Yine, ev eksenli ifllerde çal flan kad nlar n say s da fazlad r. Bu alanlarda örgütlülük ise hiç yoktur. Son dönemlerde D SK in Konut flçileri Sendikas ad yla bu yönlü bir çal flmas var. Bu yaklafl m örnek al narak gelifltirilmelidir. Yine Örne in Güney Afrika da kay t d fl çal flan kad nlar n örgütlendi i Kendi Hesab na Çal - flan Kad nlar Sendikas (SEWU) gibi deneyimlerin incelenmesi gerekir. fiunu unutmamal y z ki; egemenler özellikle son y llarda yar zamanl, ev eksenli, geçici, ça r üzerine, sözleflmeli vb. dolay s ile düflük ücretli, sigortas z, tüm sosyal haklardan yoksun; enformel tarz yayg nlaflt rmaya çal fl yorlar. Ve ülkemizde çal flan kad nlar n çok büyük bir k sm (% 70) enformel alanda çal - fl yor. Haliyle bu alanda çal flan genifl kad n kitlelerini sendikalarda örgütleyebilmek için yeni modeller tart flmak, yaratmak kaç n lmazd r. Yukar da sayd m z nedenlerden ötürü özellikle kad nlara yönelik ciddi sald r lar da içeren fl Kanunu, Sendikalar Kanunu, SSGSS vb. kanunlara karfl da aktif ve etkin mücadele yürütmek bu mücadelenin bir parças olmak vazgeçilmezdir. flsizli in had safhada oldu u ülkemizde iflsizlerin ço u kad nd r. Bu gerçe i göz önünde bulundurularak klasik sendikal anlay fl n n s n rlar geniflletilmelidir. flçi s n f n n bir parças olan, yedek iflçi ordusunun dolay s yla iflsiz kad nlar n örgütlenmesine giriflilmelidir. Bunun önünde kanuni engeller var. Ama örne in geçmiflte kamu emekçilerinin sendikalaflmas da kanunen yasak oldu u halde radikal ve srarl mücadelelerle bu hak elde edilmifltir. fiimdi hemen kanuni bir kazan m olarak bu elde edilmese bile ilerde edilebilece i bunun için de fiili bir durum yaratmak (mesela ö renci sendikas, emekli sendikas gibi) mümkündür. Sendikalar n bünyesinde oluflturulan kimi birimler gibi kad nlar örgütlemeyi hedefleyen kad n birimleri örgütlenmelidir. Kimi sendikalarda kad n komisyonu tarz nda böyle birimler mevcuttur. Bu yaklafl m n tüm sendikalara yay lmas ve amac na uygun, ifllevli bir hale getirilmesi için çal fl lmal d r. Tüm sendikalar derken erkeklerin yo un oldu u iflkollar ndaki sendikalar da kastediyoruz. Zira iflçi s n f ve emekçilere yönelik tüm sald r lardan sadece çal flanlar de il onlar n aileleri de etkileniyor. Olaya bu aç dan bak ld nda erkek çal flanlar n efllerinin (ve ailedeki di er kad nlar n) da sendikalar n bu tür kad n kollar nda örgütlenmesi bir gerekliliktir. Bu konuda örnek olarak Petrol- fl Band rma fiubesi nin kad n komisyonu deneyimi var. Bu tür deneyimleri incelemek ve gelifltirmek, yayg nlaflt rmak sendikal mücadeleyi güçlendirecektir. Kad nlar n kat l m n art rmak için sendika toplant lar n n yeri ve zaman, kad nlar n e ilimine göre belirlenmeli, sendika binalar nda çocuklar için okuma-oyun odalar, krefller bulundurulmal. Bunlardan da öte kad nlar n daha aktif ve yönetici düzeye gelmesi için kota, pozitif ayr mc l k, teflvik gibi uygulamalar devreye sokulmal d r. Sendikalar n e itim programlar nda kad n sorunu konusu da mutlaka yer almal d r. Sendikalar çal flma yaflam, sendikal faaliyet ve genel olarak da tüm hayatlar içindeki cinsiyetçi anlay fllara karfl e itilmelidir. Bu ve benzeri çal flmalarla bilinç dönüflümü yarat lmadan çal flan kad nlar n mücadelesinde olsun, sendikal kad nlar n nicelik ve nitelik gelifliminde olsun ciddi kazan mlar elde etmek olas görünmüyor. Tüm bunlara ek olarak flunu da belirtelim; Krizin, kad nlara yönelik fliddeti art rd na de inmifltik. Bundan hareketle sendikal erkeklerin iflyerindeki, sendikadaki, ailelerindeki vs. kad nlara karfl bask -fliddet gibi tutumlar, çeflitli yapt r m ve cezalar ile karfl lanmal d r. Bu konuda da efline fliddet uygulayan veya kuma getiren vb. çal flanlara yönelik kimi yapt r mlar n uyguland çeflitli deneyimler incelenmelidir. Sonuç olarak; Kad nlar görmezden gelen sendikal anlay fllar acilen terk edilmelidir. fiu unutulmamal d r; Kad nlar n sendikal mücadele içindeki say sal ve niteliksel art fl sadece kad n emekçilerin de il kad n-erkek tüm emekçilerin yarar nad r. Bunu tersten söylersek; sendikalardaki cinsiyetçi politikalar, sendikalar n kad n yok saymas egemenlerle/patronlarla suç ortakl yapmak, onlar n ekme ine ya sürmek anlam na gelir. Egemenler böl-yönet politikalar nda kad n-erkek çeliflkisini de kullan r. Emekçilerin ç kar ve gücü ise birlikten geçer. Bu nedenle sendikalar n sömürü sistemine karfl verilen mücadelede misyonlar n gere ince yerine getirmek için kad n emekçilerin taleplerini en önde gelen talepleri, kad nlar bünyelerinde örgütlemeyi en önemli ve ivedi görevleri aras na almal d r. Munzur Çevre Derne i nden Kad n Paneli Yaklaflan 8 Mart öncesinde, Munzur Çevre Derne i ve çeflitli köy dernekleri Kad n n S n f Mücadelesindeki Yeri bafll kl bir panel düzenledi. 28 fiubat tarihinde spirtohane Kültür Merkezi nde yap lan panele sanatç P nar Sa, Av. Tülay Atefl (SODEV Baflkan Vekili), Yeni Demokrat Kad n ad na Selma fiahin ve Tüm-Bel-Sen Genel Baflkan Vicdan Baykara panelist olarak kat ld. Yeni Demokrat Kad n ad na konuflan Selma fiahin toplumda yaflanan fliddet ve taciz olaylar - na de inerek Yeni Demokrat Kad nlar n Ocak ay nda haz rlam fl oldu u kad na yönelik fliddet raporundan veriler sundu. Kad n n toplumsal yaflamdaki rolünü de de erlendiren fiahin, bu sorunlar n özel mülkiyetin ortaya ç kmas yla birlikte bafl gösterdi ini ve ancak özel mülkiyetin ortadan kald r lmas yla son bulaca n söyledi. Sonras nda sözü alan P nar Sa, 8 Mart n tarihini anlatt. Kad nlar n toplumsal yaflam n her alan nda taciz ve fliddetle karfl karfl ya kald na vurgu yapan P nar Sa mücadele eden kad nlar n gözalt nda, iflkencede kad n kimli inden kaynakl yaflad klar sald r lara de indi. Tüm-Bel-Sen Genel baflkan Vicdan Baykara ise kad nlar n sendikal alanda yaflad sorunlara de indi. Av. Tülay Atefl ise; son y llarda yasalarda yap lan de iflikliklerle kad nlar n lehine geliflmelerin oldu unu ancak bunlar n çok fazla uygulamaya geçmedi ini söyledi. Kad nlar n mutlaka örgütlenmeleri gerekti ine vurgu yapan Atefl var olan sorunlar n ancak böyle afl laca n dile getirdi. Konuflmalar n ard ndan P nar Sa, Yeninur Ada ve Mehmet Ekici nin verdi i müzik dinletisi ve çekilen halaylar n ard ndan panel sona erdi. ( stanbul) TMMOB Kad nlar Kurultay Sonuç Bildirgesi Kas m tarihlerinde stanbul Y ld z Teknik Üniversitesi Oditoryumu nda yap lan TMMOB Kad n Kurultay n n sonuç bildirgesi aç kland. E itimde Cinsiyet Ayr mc l, Cinsiyetçi flbölümü ve flyeri Pratikleri, Kapitalist Kriz ve Kad nlar, TMMOB da Kad n Örgütlenmesi olmak üzere dört ana bafll n ele al nd kurultaydan ç - kan bazi sonuçlar ise flöyle: * Cinsiyetçi ifl bölümü ve toplumsal kabullerin de iflimi için, e itim süreçlerinde cinsiyet ayr mc l n n ortadan kald r lmas na yönelik kullan lan cinsiyetçi dil ve bak fl n de ifltirilmesi gerekmektedir ve toplumun cinsiyet eflitli i konusunda bilinçlenmesine katk sa layacak çal flmalar yap lmal d r. * TMMOB, e itimin herkes için paras z olarak ve eflit koflullarda eriflilebilirli ine yönelik mücadele etmelidir. * Bebek bak m üniteleri, krefl ve anaokullar, yafll ve hasta bak m evleri, gündüz ve gece bak m evleri ve bak m destek birimleri gibi hizmetler kamusal olarak verilmelidir. Ücretli do um izni ve emzirme izninin ihtiyaçlara göre art r lmas ve kad nlar n do um izni s ras ndaki ücretlerinin ve primlerinin tam ve eksiksiz ödenmesi için mücadele edilmelidir. * TMMOB, tafleronun yasaklanmas, kad n n istihdam ve çal flma hayat ndaki konumu, özellefltirmelerin iptali, tam zamanl ve sigortal çal flma, haftal k çal flma süresinin 35 saate indirilmesi, eflit (eflde er) ifle eflit ücret, iflten ç kar lmalar n yasaklanmas, ifl güvencesi, Özel stihdam Bürolar n n kurulmas n engellemek, paras z e itim, paras z sa l k vb. için mücadele etmelidir. * TMMOB ve ba l oda, flube yönetim kurullar, genel kurul delegasyonu ve di er tüm organlar nda kad n temsiliyetini art rabilmek amac yla, minimum yüzde 35 kad n kotas uygulanmal d r. * TMMOB lu kad nlar Kürt sorununun demokratik bir flekilde çözüme kavuflturulmas ve bar fl n sa lanmas için aktif rol üstlenecektir. Kurultaydan ç kan sonuçlar do rultusunda çal flmalara yo unluk verilece inin de belirtildi i bildirge Kad nlar Örgütlü, TMMOB Daha Güçlü slogan yla son buluyor. (H. Merkezi) Bir kad n daha SUÇ iflledi! Namus denilen ikiyüzlülük, kad n yaflamdan al r, kopar r ve zincirlerle eve, ailesine ba lar. Kad n n bedenini, iradesinden kopararak erkek egemen sistemin etkisindeki toplumun namusu haline getirerek, kad n n kendine ait söz söylemesini namussuzluk sayar. Bu namussuzlu u cezaland rmak içinse, feodalizmin adalet mekanizmas olan - asl nda ikiyüzlü ahlak kurallar bütünü demek daha do ru olur!- TÖRE girer devreye... Güldünyalar kana boyan r sonra Çal nm fl eme imize çal nan yaflamlar m z eklenir. Töre, bir hayat m z daha çald Mersin in Tarsus ilçesinde yaflayan Özlem Ç nar, henüz 19 yafl ndayd. Erkek egemen sistemin kutsad babakoca düzeninde, mutsuz bir hayat sürüyordu. Çünkü kendine dair; de il karar, söz hakk bile yoktu. Küçük yaflta evlendirilmiflti sevmedi i bir adamla ve bu mutsuz evlili inden iki de çocu u olmufltu. Mutsuzdu, çünkü baflka birini seviyordu. Kocas ndan baflka birine vermiflti gönlünü. Töreye karfl geliyordu duygular, bu, onu günah a itiyordu. Kad n fleytan de il miydi zaten! Ç - nar da fleytana uyup, ahlaks zl n ahlak haline getirildi i töreye karfl ç karak sevdi i ile kaçt. Yaflam n n bahar ndaki bir fidan yolmak için aile meclisi toplan r. 15 yafl ndaki erkek kardefl, ulvi namus temizleme görevine seçilerek, de iflmeyen tablo tekrarlan r. Ç nar ve sevgilisi bulunurlar. Sevgili, erkek kardefl taraf ndan b çaklanarak öldürülür, Ç nar ortadan kaybolur! Ve bir gün sonra Ç nar n cesedi, bir ormanda, bir a aca as l flekilde bulunur. stemedi i bir hayata zorlanan genç kad n n, hayat na dair att bu ad m, TÖRE ile kana bulan r. Erkek egemen ve sömürücü sistemin temel tafl olan ailenin, kad n n namusuyla korunan kutsall n n zedelenmesi, yani kad n n kendine dair karar hakk n elde etmesi, bu sistemi de onar - lamayacak derecede sarsacakt r. Bu yüzdendir ki, feodalizmin etkisinin yo un olarak hissedildi i bu co rafyada her gün kad nlar, erkek egemenli ini zedeledi- i için öldürülüyorlar. Bu yüzdendir ki, eflinden, ailesinden fliddet gören kad nlar n hiçbiri devlet ve devlet kurumlar taraf ndan korunmaya bile al nm yor, katillerine teslim ediliyor. Bunun yüzdendir ki, Güldünyalar n, Özlemlerin hayalleri, yaflamlar çal n yor. Namus ad alt nda meflrulaflt r larak hem de YORUMSUZ 13 fiubat: Erzurum da yaflayan Sevgi G., bofland eski efli taraf ndan baflka erkeklerle gezdi i gerekçesiyle b çakland. 15 fiubat: zmir de yaflayan Fatma Faike Topgöden, borçlar yüzünden aralar nda tart flma ç kan efli taraf ndan bo ularak öldürüldü. 16 fiubat: Samsun da yaflayan 17 yafl ndaki S.Y, annesinin sevgilisi taraf ndan tecavüze u rad. 16 fiubat: Düzce-Esentepe köyünde yaflayan Emriye Çuhadar, Taner Y. taraf ndan kendisine tecavüz etmesine karfl koyunca b çaklanarak öldürüldü. 16 fiubat: Sakarya-Pamukova da, 1998 y l nda kendisini aldatt gerekçesiyle efli taraf ndan ayaklar ndan vurulan Serpil Demirtafl, yine efli taraf ndan bu kez de kendisinden boflanmak istedi i için kurflunlanarak öldürüldü. 17 fiubat: Samsun-Atakum da yaflayan Seda Ç., kiral k ev bakmak için gitti i emlakç taraf ndan sözlü ve fiziksel tacize u rad. 17 fiubat: Antalya-Alanya da evine gitmek için araç bekleyen Gülay Ö., kendisini evine b rakaca n söyleyen Gökhan Ö. taraf ndan kaç r larak tecavüze u rad. 18 fiubat: Van-Gürp nar da yaflayan Meryem T., boflanmak için gitti- i adliye binas nda efli taraf ndan b - çakland. 18 fiubat: stanbul-pendik te, Yasemin Kelefl evlenme teklifini kabul etmedi i sevgilisi taraf ndan yol ortas nda kurflunlanarak öldürüldü. 19 fiubat: Diyarbak r da, Ferda Gökdemir adl genç kad n, daha önce tacizine u rad üvey babas taraf ndan b çaklanarak öldürüldü. 19 fiubat: Bitlis-Adilcevaz da Seda S. isimli genç bir kad n, kendini tüfekle vurarak intihar etti. 20 fiubat: Malatya da Memnune Özdemir adl kad n, birlikte yaflad Bahattin Tutal taraf ndan tart flt klar için sat rla bafl na vurularak öldürüldü. 20 fiubat: Karabük te, 14 yafl ndaki Ö.K n n fuhufla zorland ortaya ç k nca operasyon düzenleyen jandarma 22 kifliyi gözalt na ald. 20 fiubat: stanbul-tarabya da, Gültekin Akkaya, kay nvalidesi ile yaflamak istemedi i için tart flt efli taraf ndan kurflunlanarak öldürüldü. 20 fiubat: stanbul-fatih te yaflayan travesti Aycan, evine gelen 3 kifli taraf ndan b çaklanarak öldürüldü. 21 fiubat: Trabzon-Maçka da bir ilkö retim okulunda okuyan bir çocuk, okul müdürü taraf ndan tacize u rad. 21 fiubat: Tekirda da yaflayan F.A n n 8 yafl ndan beri babas n n taciz ve tecavüzüne maruz kald ortaya ç kt. 20 y l hapis cezas alan baba, k z n n kendisini bafltan ç kard - n savundu. 22 fiubat: Kütahya da yaflayan H.Z, sevgilisi taraf ndan tecavüze u rad. 22 fiubat: Mersin de Durdunaz Hakverdi isimli genç kad n, eski sevgilisi taraf ndan bar flmak istemedi i için b çaklanarak öldürüldü. 22 fiubat: Malatya da yaflayan Kadime fianl, efli taraf ndan b çaklanarak öldürüldü. 23 fiubat: Sakara-Pamukova da yaflayan S.Ç, enifltesinin tecavüzüne u rayarak hamile kald. 23 fiubat: Zonguldak ta lise ö rencisi E.C.K, ö retmeni taraf ndan sürekli tacize u rad n söyleyerek flikayette bulundu. 23 fiubat: Çanakkale-Gelibolu da yaflayan Atike Canan ile k zlar Melis ve Cansu Özça atay, efli emekli tankç yarbay Süleyman Özça atay taraf ndan kurflunlanarak öldürüldü. 23 fiubat: Zonguldak ta yaflayan 15 yafl ndaki B.A, babaannesinin 72 yafl ndaki kardefli taraf ndan kaç r ld. 23 fiubat: Samsun da yaflayan Nuran fi. ye, kendisiyle bir fley konuflmak istedi ini söyleyen sevgilisinin arkadafl taraf ndan silah zoruyla tecavüz edilmek istendi. 24 fiubat: Ayd n-kufladas nda, Melike Güzeldemirci, tart flt sevgilisinin arabas n geri vitese takmas ile araban n alt nda kalarak yaraland. 25 fiubat: Tekirda da boflanmak için dava açan kbal Fidan, kendisini arayan efli taraf ndan telefonu meflgul çald gerekçesiyle, sokak ortas nda fliddete maruz kald.

11 4-19 Mart 2010 Kavga okulu flçi-köylü 11 Bir de er, bir kay p ve bir gelenek; A h m e t M u h a r r e m Ç i ç e k KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER YÜRÜYORLAR Alev alev yanan bir sevdad r DEVR M Yüre imizin asileflen yan nda Kafesine s mayan bir k rlang ç gibi Kanatlan p uçmak istiyor Munzurlara En a r yükü omuzlad lar Çorak topraklar bahara kavuflturmak umuduyla yürüyorlar. Sabahlar çocuklar n gülüflleriyle donatmak için silahlara sar ld lar Analar n feryatlar son olsun diye öldüler, ölüyorlar... Bizler dünün, bugünün, yar n n sahipleriyiz! Öldükçe ço alan halk z çimizdeki h rç n atefl kavuracak düflman! Gözlerimizdeki devrim yemini Zulmü yok edecek... Yürüyorlar düflman n üstüne Büyüyor ad mlar. Bayraklar ellerinde, Silahlar omuzlar nda Kofluyorlar Devrime PART ZANLAR (Pertek ten Bir K Okuru) Binlerce y ll k tarihinde savafl, ya may, talan gören stanbul, ayn zamanda direniflleri de görmüfltür. Zalimi de bar nd r r bir yan ; bir yan hep mesken olur zalime karfl direnifle. Kimi zaman lanet okur varl na flahit oldu u zulümlerden ötürü: Meskeni oldu u direnifllerden güç al r, korkusuzca gerer gö sünü kimi zaman. 6 7 Eylül 1955 te kahrolan, boynu bükülen de odur; Haziran 1970 de flahlanan, coflkudan yedi bafl n gökyüzüne saplayan da. Milyonluk nüfusunu bar nd ran her bir soka nda nice direnifllerin izlerini tafl r Ahmet Muharrem Çiçek, ezilen y nlar n kurtuluflu mücadelesinde eline ald silah n son anlar nda düflman n eline sa lam geçmemesi için k rarak saflar m zda bir gelene in yarat c s olmufltur. hele. Hepsini iliklerine kadar yaflam flt r nitekim. Bu direnifllerden birisi var ki baflkad r, belli ki fl k olacakt r gelecektekilere. Önce kendi kuflat lm fll n yar p özgürlü ün tad na varan, sonra bununla yetinmeyip tüm insanl n kurtuluflunu arzulayan ve bunun için savaflan bir yi it; eflitsiz güç dengelerine güvenenlerin teslim ol ça r lar n inad na direnifl sloganlar yla yan tlar. S rt n dayad halk, yoldafllar ve partisine duydu u güvenle hak etti i cevab vermeye giriflir düflmana. Olanca do all ve mütevazili- iyle yepyeni bir sayfa eklemeye haz rlan r tarihe. Böyle bafllad ; aradan onlarca y l geçmesine ra men ilk günkü s cakl n koruyan yeniyi Ahmet Muharrem ce yaratma destan. Kuflat l r stanbul Kuflat l r fiehremini Koca flehrin lanetli suskunlu unu Kaplan apartman n n zemin kat nda patlay p dalga dalga yay lan sloganlar y rtar Sloganlar susar. Sonra silahlar patlar karfl l kl Konuflma s ras silahlar nd r art k. Yaralanan yoldafl n n yan na koflar Ahmet Muharrem. kirciksiz flekilde ve insan flaflk na çeviren bir do all kla Ben galiba burada ölece im der usulca flkencede direnmeyi, dik durmay sal k verir son anlar nda Üst perdeden konuflmay, uzun uzun cümleler kurmay sevmezdi ya, bu sefer zaman da yoktu buna. Bu yolda ölümler olaca n ta bafltan beri bilen Ahmet Muharrem, yaflam oldu u kadar ölümü de do al karfl lar. Çünkü bilir ki bu amans z savaflta iki karfl t güç de yaflam hakk tan yamaz birbirine. Bir süre daha devam eder silahlar n hükmü. Sonra iki taraf da susar. Yaral d r Ahmet Muharrem, kurflunu da bitmifltir üstelik. Ama yapacak çok fley vard r daha. Camlar k r l r, doluflurlar içeri. Bir eli yaras ndan s zan kan bast rmaya çal - fl rken s ra son eylemine gelmifltir art k. Ta bafltan kararl d r düflman n elini bofl b rakmaya. Bafl na üflüflen düflman afallar gördükleri karfl s nda. K r k bir silahtan baflka bir fley bulamazlar. Onlar n bu halini gören Ahmet Muharrem in bir fl k parlar gözlerinde. Ç lg na dönen düflman Ahmet Muharrem i kurflunlayarak katletmekte arar çareyi. Her fleyin bitti ini san r; bu tavr n bir gelenek olaca n, ard llar nda yaflayaca n bilmeden. De erleri korumak-ileri tafl mak 19 Mart 1973 tarihinde son mermisine kadar direnen Ahmet Muharrem Çiçek, mermisi bitti inde düflman n eline sa lam geçmesin diye silah n k rm flt r. Muharrem, parti de erlerini koruman n onu korumak anlam na gelece ini bildi i için k rm flt r silah n. Çünkü parti; halk m z sömürüden, zulümden kurtaracak olan devrimin en önemli arac d r. Parti, bütün bir halk n proletarya önderli inde kendi kurtuluflunu kendi elleriyle yaratmas u runa savaflan tek tek faaliyetçilerinin binbir zorlu u gö üsleyerek yaratm fl oldu u de erlerin bir kolektif bütünüdür. Tam da bundan dolay diyebiliriz ki onun korunmas en küçü ünden en büyü üne de erlerin korunmas ndan geçer ayn zamanda. Parti de erleri; tarihimiz boyunca; yeni bir eylem biçiminden tutal m da kampanyalara, yoldafllar - m zdan, onlara her zaman kap s n aç k tutan taraftarlar m za varana dek, savafl içerisinde parça parça yarat lan, bu anlam yla da devrim yürüyüflümüzde bir yeri olan her fleydir. Muharrem in bu prati i esas anlam n burada; devrim mücadelesinde, devrim inanc ve devrime olan ba l l - nda bulmaktad r. Devrime giden bu yolda nice bedeller ödenerek, nice zorluklar gö- üslenerek yarat lan parti de erlerini korumak için de yine nice zorluklar gö üslemek gerekmektedir. Bir fley ilerlemiyorsa e er geriliyordur genel do rusundan yola ç karak diyebiliriz ki de erlerimizi korumak, onlar gelifltirmekle mümkündür. Tersi durumda, yok olup gideceklerdir. De eri korumak demek var olanla yetinmek demek de ildir. Savafl gelifltirme amac m z somut bir olgu haline getirebilmek için var olan gelifltirme anlay fl n oturtmal y z. Ahmet Muharrem ad ; kan ve can bedeli yarat lm fl de erlerin korunmas n n oldu u kadar, yeni de erler yarat lmas n n da özlü bir ifadesidir. O, mermisi bitmifl silah n k rarak bir parti de erini korurken ayn zamanda sergilemifl oldu u pratik, ard llar n n korumas ve büyükmesi gereken bir parti de eri olmufltur. Ölürken bile yaflamak, ye- niyi yaratmak S n fl toplumlar n do uflundan bu yana tarihin lokomotifi olagelen s n f savafl m nda her iki karfl t s n f da kaç n lmaz olarak kendi de erlerini yaratm flt r. Bu de erler karfl t na karfl savafl n gelifltirilip güçlendirilmesinde ifllevlenecek ve en nihayetinde zafer bu de erler üzerinde yükselerek yaflam bulacakt r. Örne in; çokça emek harcanarak yarat - lan yay nlar m z elbette de erlerimizdendir. Fakat bunlar n kitlelere ulaflt r lmad, olanaklar dâhilinde beslenmedi i koflullarda giderek ifllevsizleflecek, nihayetinde olsa da olur, olmasa da olur denebilecek araçlara dönüfleceklerdir. Yoldafllar m z, ayn zamanda de erlerimizi yaratan birer öznedir. Bu anlam yla yoldafllar m z korumak u runa pek çok de erden vazgeçebiliriz. Oysa biliyoruz ki bunun tersi de do ru olabilmektedir. Bir görevi yerine getirmek için yoldafllar m z hayatlar n feda edebilmektedir. Bu iki durum bir çeliflki içermez, çünkü de eri korumak devrim hedefimizden ayr düflünülemez. Hedefimiz için bir de eri korurken yine bir baflkas ndan vazgeçebiliriz. Mesele bu Niyazi Gündo du; 1956 y - l nda Sivas n Hafik ilçesinde dünyaya gelen Niyazi Gündo du, stanbul da Proletarya Partisi saflar nda mücadele yürüttü. Okmeydan Kültür ve Dayan flma Derne i (Ok-Der) baflkanl yapt.1977 y l nda çeflitli derneklerin bas lmas s ras nda Ok-Der den Niyazi Gündo du da gözalt na al narak tutukland. Hapishaneden ç kar ç kmaz askere al nd. Askerlik bitiminde memleketine döndü. Burada 16 Mart 1983 tarihinde tekrar gözalt na al narak bir gün sonra iflkencede katledildi. Mustafa Akdal; 19 Mart 1982 de Almanya da geçirdi i bir trafik kazas sonucunda flehit düfltü. diyalektik ba n içinde kavranmal d r. De erlerimizi korumak en baflta kendini kolektifin bir parças, bu çark n bir difllisi olarak görmekten geçer. Ahmet Muharrem Çiçek, ezilen y nlar n kurtuluflu mücadelesinde eline ald silah n son anlar nda düflman n eline sa lam geçmemesi için k rarak saflar m zda bir gelene in yarat c s olmufltur. Bu gelenek; parti de erlerinin korunmas ve yeni de erler yarat lmas gelene idir. Sonu zafer olan bu yolda Ahmet Muharrem in yol üzerinde bizler için b - rakm fl oldu u bir mesajd r bu. Ve bu mesaj y llar sonra Parti nin her türlü malzemesini gözbebe imiz gibi koruyal m ifadesiyle Demirda ca tafl nm flt r bugüne. Ahmet Muharrem Çiçek, tarihe ekledi i bu yepyeni sayfan n yaln zca ilk sat r n yazm flt r. Bundan sonra sayfan n geri kalan n n yaz lmas için ard llar n n elindedir kalem Bu sayfaya tek bir harf bile yazabilmek Ahmet Muharrem in yaratt bu gelene i pratik olarak sahiplenmekten geçer. Bu, Ahmet Muharrem i Ahmet Muharrem ce sahiplenmek demektir. (Olay n anlat m nda Kutsiye Bozoklar dan yararlan lm flt r.) (Tekirda 1 No lu F tipi Hapishane den tutsak Partizanlar n haz rlad Nehir dergisinden al nm flt r.) Pusula Devrimci savaflta geliflim Do ru bir çizgi oluflturulduktan sonra bu çizginin baflar s n belirleyen kadrolard r. Devrim ve örgüt biliminin en temel ilkelerinin bafl nda gelen kadrolar n rolü ve öneminin kavranmas ve buna uygun e itme, haz rlama sorununun günümüzde çözülmesi gereken temel bir konu oldu u unutulmamal - d r. Ancak çözümünün k sa bir sürede gerçekleflemeyece i kendi içinde devrimcileflerek geliflece i, yeni yöntem ve uygulamalarla zenginleflece i bilinmelidir. Önderlik-yönetimkadro sorunu an n sorunu olmakla beraber bir bütün olarak devrimin temel stratejik sorunu oldu u bilinciyle ve sorumlulu uyla hareket edilmelidir. Bu konu hakk nda bilginin derinlefltirilmesi ve uygulaman n güçlendirilip somutlanmas sorunu devrimin temel bir konusu olmaya devam edecektir. Partinin politik çizgisinin belirlenmesiyle beraber bu çizgiyi her alanda uygulayacak olan kadrolar ve bu kadrolar n içinde yer ald örgüt olacakt r. Do ru bir örgüt çal flmas do ru bir yönetimle var olur. Bu yönetim içinde çal - flan bir kadro ileri düzeyde bir prati i örgütleyebilir. Peki partinin kadro ve militanlar nas l olmal d r? Hangi özelliklere sahip olmal d r? Yaflad m z koflullar ve sorunlardan ba ms z bir kadro ve militan yarat lamayacaksa o zaman yaflanan koflullar n ve sorunlar n do ru analizi yap lmal ve bunun fl nda ihtiyaç duyulan kadro ve militan yarat lmal d r. Bunlardan ba ms z ve kopuk bir kadro yarat lma ad mlar eksik ve zay f kal r. Y llard r küçük burjuva düflüncenin ve örgütsel al flkanl klar n n etkisinin küçümsenmeyecek düzeyde oldu u bir süreçte partinin politik çizgisini uygulayacak kadrolar n yarat lmas kolay olmayacakt r. Yaflanan tasfiyeci sürecin proletarya partisi üzerindeki etkileri görülüp yeterince aç a ç kart lmadan ve bu etkilere karfl kararl ve sürekli mücadele yürütülmeden nitelikli kadro ve militan yarat lmas baflar lamaz. Her fleyden önce uzun bir zaman dilimi içinde özenli bir kitle faaliyetinin örgütlenemedi i devrimci bir kitle çal flmas n n oturtulamad süreçte proleter de iflim ve dönüflümün kolay olmayaca bilinmelidir. Kitlesiz devrimcilik, Kitlesiz devrimci görevler, Kitlesiz propaganda ve ajitasyon faaliyeti, Kitlesiz yay n faaliyeti, Kitlesiz savafl, Kitlesiz keflif-üslenim faaliyeti gibi s ralayaca m z konularda küçük burjuva bir tarz ve flekillenifl yarat lm flt r. Bu bir anlam yla örgütün çal flma ve çal flma al flkanl haline gelmifltir. Bu al flkanl k içinde flekillenen kadro ve militan n bir anda kitlelerin var oldu- u ve onlars z hiçbir faaliyetin var olamayaca bir faaliyetin örgütlenmesini beklemek ham hayalliktir. Özellikle proletarya partisinin son iki oturumunda önemle ve s kça kitle vurgusunu yaparak kitlelerin var oldu u bir devrimci faaliyetin örgütlenmesi yönlü tespit ve belirlemesine ra men ileri do ru ciddi ad mlar n at - lamamas n nas l aç klayabiliriz? Do ru bir politik çizgi var, do ru politik belirlemeler var ancak bu politikaya uymayan, uygulayamayan yanl fl bir pratik vard r. Bunun en baflta sorumlusu elbette ki derin bir kavray fl olmayan devrimci bir uygulama gücü olmayan iradesiz bir yönetim ve kadrolar n varl d r. Kitlelerin olmad kötü çal flma tarz n bir örgütsel al flkanl k haline getirmifl kadro ve militanlar n varl proletaryan n anlay fl na ve çal flmas na karfl ciddi direnç gösterecektir. Öyleyse ne yapmak gerekir? En baflta yanl fl prati e yol açan anlay fl n mahkumiyetiyle ifle bafllamak ve bu konuda daha ileri düzeyde e itim, irade ve uygulama gücü ortaya koyacak kadrolara bilinç ve inisiyatif vermek gerekir. Kitlelerin olmad kötü çal flma tarz n k - r p parçalayacak ve etkisiz k lacak ad mlara ve uygulamalara, s k denetimlere ihtiyaç vard r. Kitlelerin a rl k merkezi haline gelmedi i yanl fl çal flma tarz n n k r l p parçalanmas kolay ve zahmetsiz olmayacakt r. Bu bir hamleyle bir çabayla ve bir müdahaleyle k sa süreli bir e itimle ortadan kalkmayacakt r. Israrl, kararl ve sürekli bir devrimci mücadelenin yürütülmesiyle yanl fl k r lacakt r. Bir kez söylemek, bir kez uyarmak, bir kez do ruyu uygulamakla yanl fl çal flma tarz bir anda k r lmaz. Nehirler bir gecede donmad gibi bir gecede de çözülmez. Dolay s yla do ru (kitlenin var oldu u çal flma ve savaflma) anlay fl ve pratik uygulama ciddi ve srarl bir elefltiriyle kararl ve an be an uygulanan do ru bir pratikle yaflam bulur. Y llar n yaratt kitlesiz devrimcilik, kitlesiz devrimci görev, kitlesiz savafl yanl fl flekillenifli ancak sürekli ve düzenli bir srar ve ciddi bir müdahaleyle afl l r. Devrimci bir öncülük ve önderlikle ayn zamanda kitlelerle kurulacak olan canl ve güçlü politik ba larla baflar kazan r. Devrimci geliflim, srarl bir emekle ve parti çizgisine güçlü ba la baflar l r. Düflüncede devrimcileflemeyen pratikte devrimcileflemez. Düflüncede kazanmak yetmez bugün aslolan pratikte kazanmakt r. Pratikte kazanamayan n düflüncede kazanmas n n hiç bir hükmü olamaz. Prati i bizden olmayan n düflüncesinin bizden olmas n n hiçbir ikna ve inand r c gücü olamaz. Düflüncede devrimcileflmek ve derinleflmek ayn zamanda pratikte devrimcileflmeyi ve derinleflmeyi gerektirir. Bugün her alanda ciddi bir proleter ideoloji-politika do rultusunda küçük burjuva ideolojisine (dünya görüflüne) karfl bir mücadeleye bu mücadelenin derinlefltirilip gelifltirilmesine ihtiyaç vard r. Her gün ve her an n devrimcilefltiremeyen bir pratik y llar n yaratt küçük burjuva flekillenifli kolayca alt edemez. Ve kitlesiz devrimcilik, kitlesiz savafl, kitlesiz görev anlay fl ve prati i kolayca yok edilemez. Mevcuttan raz olan, halinden memnun olan yanl fl prati i ve anlay - fl srarla ve de ifltirici bir kararl l kla elefltirip de ifltirmeyenler iflah olmaz bir prati in mahkûmiyetinden kurtulamaz. Süreç düflüncede ve pratikte kazanan, baflar ve zafere kilitlenmifl kadro ve militanlar n omuzlar nda yükselecektir. Süreç elefltiri eylemini de iflim ve dönüflümün vazgeçilmez devrimci bir silah na dönüfltürmesini becerenlerin ve devrimci inisiyatifi, örgütleme cesaretini gösterenlerin ellerinde flekillenecektir. Devrimin her alanda örgütlenmesi proleter devrimcilerin, devrimin gerçek sahiplerinin elinde baflar l r. Düflüncenin yo un elefltirisi, prati in ciddi elefltirisi, faaliyetin bir bütün olarak denetimi ve sorgulanmas yla geliflim sa lan r. Yüzeysel bir yaklafl m ve gevflek çal flma baflar s zl a yol açar. Bundand r ki ifle ciddiyetle sar l p, s k s k ya ele almak gerekir. Kitlelerin her geçen gün daha fazla yoksullafl p daha fazla borç bata içinde sefalete sürüklendi i, iflsizlikle dert ve çileyle dolu köle bir yaflama mahkûm edildi i bir dönemde kadro ve militanlar n kitlesiz devrim, kitlesiz görev, kitlesiz savafl anlay fl nda srar etme ve bu anlay fla yak n pratik örgütleme hakk olamaz. Unutmamak gerekir ki mevcuttan memnun olan gidiflattan raz olanlar n devrimcilik ve zafer bilinci ar zal demektir. Elefltiriyi yaflam n ve mücadelenin merkezine koyan, elefltiriyi devrimci yaflam n yo unlu u haline getiren bir pratik baflar y örgütleyebilir. Bugün devrimci de iflimin, dönüflümün ve büyümenin zaman d r. Bunu kavrayan, uygulama irade ve iste i olan, her alanda baflar ya kilitlenmifl kadro ve militanlara ihtiyaç vard r.

12 flçi-köylü 12 Enternasyonal 4-19 Mart 2010 ATEfi ÇEMBER NDEK ÜLKE; F L P NLER (3) Zar zor ad m atmalarla, ter içinde bo ulmayla neyse ki suyun oldu u bir yere vard k. Burada kamp kurulaca söylendi. Tam kamp kurma iflleri bitmiflti ki grubumuza bugün kat lan komutan ve birkaç gerilla bir süre sonra yan m za geldiler. Komutanla tan flt r ld k. Biraz sohbet ettik. Herkes kurdu u çad r n, hama n yeniden sökmeye bafllad. Burada kal nmayacakm fl. Öyle bir dik yokufla sürüldük ki Bir fleyler söylendi. Tagalogca anlam yoruz tabi. Komutan ileri geçti. Tam yokufl bitmifl gibiydi ki beklememiz istendi. Biraz ilerimizde fl k varm fl. Komutan ve baz gerillalar bunun kontrolü için ileriye geçmifller. Bir süre sonra tamam yürüyün denildi. Yanan ateflin etraf nda birkaç kifli komutanla beraber oturuyordu. Bunlar n köylüler oldu u söylendi ve onlar n bizi göremeyecekleri flekilde geçip gitmemiz istendi. Öyle yapt k. Yaklafl k iki yüz metre geçtikten sonra durduk. Bu geceki konaklama burada olacakt. Orman daha vahfli bir da. Köylüler hemen yan bafl m zda. Nas l köylüler oldu unu bilmiyorum. Karanl k, ya mur devam ediyor, yerler slak. Üstüm zaten su gibi. Hava da so umaya bafllad. Arkadafllar bana da bir çad r açt lar. Alt - na da kad n gerillalardan birinin hama n ast - lar. Hamak iplerin birbiriyle ba lanmas ndan olufluyordu. Yani bezden, kumafltan de ildi. So uktan korumaktan çok, yerle ba lant y kesen türden bir hamak. Hama n bana veren genç kad n kesinlikle yerde yatm flt o gece. Kahve al rken gözüme iliflmiflti. O zaman da utand m. Ben onun hama nda, o yerde yatacakt. Hatta hama n arkadafla verirken bakt m kokluyor. Ya pis kokarsa diye düflünüyordu. Islak yerde yatmay de il bana verdi i hama n n kokusunun derdine düflmüfltü. Böyle insanlar aras nda güzelliklerden baflka insan ne düflünebilir ki Köylülerin yakt atefl de sönünce ortal k zifiri karanl a döndü. So uktan difllerim birbirine de iyor. Kalk p hareket de edemiyorum. Ses ç kmamas gerekiyor. So uk ve karanl k bir geceyi sabaha ç karman n yolunu bulmufltum. Bu insanlar n güzelliklerini düflünmekten baflka bir çözüm yoktu. Kahvalt dan sonra tekrar köye dönme karar ç kt. Ö lene do ru yola koyulduk. Önümde komutan Jane nin bana direnç veren yürüyüflünü takip ederek yürüyorum. S rt nda çantas elinde M 16 s zaman zaman da bir yerlerle haberlefliyor komutan - m z. Arada bir düfler gibi olunca da hemen arkas na dönüp yard m etmek istiyor. K sa bir duruflta yan ma gelen komutan ormana bakarak, bizim ormanlar m z çok güzel. Bizi çok iyi koruyor. Tanklar bu ormana giremiyor ve helikopterler de bizi göremiyor bu ormanlarda dedi. Komutan bunu söyleyince Kandil de 55 uça n günlerce bombalar ya d rd operasyonlar akl ma geldi. Gerilla çocuklar na kitle bak yor Da n doru undan vadinin derinli ine kadar indik. Horoz ve köpek sesleri geliyordu. Yeni bir köye vard k. Evin içi bebek ve çocuklarla doluydu. Çantamdaki bisküvileri yan mda duran iki çocu a verince hemen di er arkadafllar n da ça rd lar. Hepsine yetecek bisküvim yoktu ama onlar var olan kendi aralar nda paylaflt lar. Çocukluk bencilli i yoktu kendilerinde. Gerillalar n çocuklar m za kitle bak yor söylemi geldi akl ma. Birbirlerine benzemeyen bu kadar çocuk bir anneye ait olamazd. Akflam bir ara kocaman büyük tabancas n bez s rt torbas na koyup gitti ini gördü üm zay f ama her davran fl ndan çok atik oldu u belli olan kifli, mutfa m z n teras nda yine oturmufltu. Bir fleyler anlat yor Alifla, Tato, Salve ve di er birkaç savaflç da gülüyor. Bize de anlatt lar. Biz son kez kald m z köyü terk ederken bu savaflç köyde b rak lm fl. Askerler köye gelmifl. Bizim ilk kald m z evin teras nda oturmufl ve ev sahibine o iki yabanc nereye gitti? diye sormufllar. Askerlerin her davran fl n yak nda takip etmekle görevli bu savaflç askerleri basketbol oynamaya dahi davet etmifl. Onlar da çok yorgun olduklar n söylemifller. Bizim bu atik gerilla, askerlerle baya bir dalga geçmifl. Onlar n ne tarafa gittiklerinden emin olduktan sonra da bizim flimdi kald m z köye gelmifl durumu bildirmek için. Askerler oldu u halde, köyde kalabilecek derecede kendisini koruyabilen bir gerilla yap s. Sivillere zarar verebilecek eylem yap lmaz Genç gerillalar da ellerinde defter ve kalemleri söylenenleri not etmeye çal fl yorlard. yi bir savaflç olmak sadece iyi silah kullanmak anlam na gelmiyordu Filipinli gerilla için. Bunun için teorik olarak da iyi bir donan ma sahip olmalar gerekiyordu. Filipinlerler Ulusal Demokratik Cephesi Bicol Bölge sorumlusu Greg Banares ile de Filipinler toplumunun analizi, Filipinler Komünist Partisi, Yeni Halk Ordusu, gerilla cepheleri, kitle örgütlenmesi gibi konular da içeren genifl bir çerçevede çeflitli konularda görüflmeler yapt k. Orman n içine sakl bir yerde gerillalar bomba yap yordu. Kimi bombalar n yap m na yeni bafllanm fl, baz lar bitmifl as l halde kurutulmaya b rak lm fl durumdayd. 5-6 kiflilik genç grubunun bafl nda deneyimli bir gerilla vard. Bomba yap m n ö retiyor genç savaflç lara. Üç çeflit bomba yap yorlard. El bombas, anti-personal ve antitank bombalar. Bombalar n uzaktan kumandayla patlat yorlarm fl. Hummal da bir çal flma vard. Adeta büyük ses getirecek eylemlere haz rlan yor gibiydiler. Anti-personal bombas n göstererek, sizin bu bomban z Manila da o görkemli yüksek binalardan birine koysan z binay y kar m? diye bir soru sordum. Evet veya hay r cevab beklerken, biz öyle yerler için bu bombalar yapm yoruz. Sivilleri hedef alan eylemler yapm yoruz fleklinde biraz da tepkiyle kar fl k bir cevap geldi. Asl nda benim niyetim bomban n etki gücünü ö renmekti. Ama onlar böyle bir cevap verince ben de ama o binalar yabanc sermayenin, yani ülkenizi sömürdü ünü söyledi iniz kiflilerin, kurumlar n binalar fleklinde devam ettim. Olsun öyle bir eylemde kesinlikle siviller ölür. Biz böyle bir eylemi yapmay z. Bu bombalar m z n hedefi karakollar çevreleyen kale fleklindeki duvarlard r diye yan tlad lar. Sonunda sorumun amac anlafl lm flt ki, evet bu bomba o binalar tahrip eder dedi. Hayat mda ilk kez bir bomba yap m yeri görmüfltüm. Akflama do ruydu, mutfa m z n güzel teras nda yeniden otururken. Salve sa l k çantas n ve içindeki sa l k araçlar n bana sevinçle gösteriyor. Bunlarla kitlelerin tedavisini yap yormufl. Salve nin sa l ktaki uzmanl k alan diflçilik. Difl takm yor ama iyi difl çekiyormufl. Ayn zamanda iyi de masaj yap yor. Salve ve di er sa l kç savaflç lar bildiklerini gerçek doktorlardan ö renmifller. Demokrat, devrimci doktorlar gelip onlara sa l k e itimi veriyorlarm fl. Gerillalar da hastaneye, doktora gidemeyen halk ayaklar na kadar giderek ücretsiz tedavi ediyorlar. Hatta öyle doktor gerillalar varm fl ki insanlar onlar gerçek doktorlardan ay ram yormufl. Demek ki bu da savaflç olman n di er bir özelli i. Son günümüz... Bir durum de erlendirilmesi yap ld. Veda için gerillalar n çald gitar eflli inde devrimci marfllar söylendi. Veda konuflmam z yapt k. Savaflç lar n da ço u veda konuflmas yapt. Hepsinin ortak bir söylemi vard : Bir daha ne zaman geleceksiniz? Sizi özleyece iz. Lütfen tekrar gelin. Bu güzel söylemleri duymak insan ister istemez duyguland r yor. Burada yaflamam z da onlar çok memnun etmiflti. Bizi götürme ifli getirme gibi yine Alifla ya düfltü. On kiflilik bir gerilla grubu haz rland. Arkamda yine Alifla, orta s rada elimizde lambalar m zla yola koyulduk. Önümüzde gerillalar oldu u için y - lanlara basma veya onlar n bizi s rmas ndan kurtuluyorduk. Biri tam yolun ortas nda di- erleri de yolun hemen kenar nda olan üç y - lan gördük. Bunlar gördüklerimiz. Yol üzerindeki bir köyde gerilla bölgesinden baflka bir gerilla grubunun bize kat lmas için k sa bir süre bekledik. Üç saatlik bir yürüyüflten sonra gerilla bölgesinden ayr l k için son dura a geldik. Geceyi burada geçirdik. Sabah vedalafl rken geldi imiz günden beri bizimle olan gerillalar sizi özleyece iz cümlesini öyle içten söylediler ki K sa bir cümleydi ama anlam çok büyüktü bizim için. Mindanau gerilla bölgesi kinci gerilla ziyaretimiz Mindanau Adas ndaki gerilla bölgesine oldu. Akflam karanl - çökmeye bafllam flt ki 7 arkadaflla flehirden ayr ld k. Bir buçuk saat süren yolculu umuz sonunda orman yerine baflka bir flehre vard k. Ifl klar söndürülmüfl bir evin önünde bir çardak alt nda üzerleri naylonla kaplanm fl motorlar ve baflka insanlar vard. Ben ve genç kad n gerilla bir motora, tercüman arkadafl ve Manila dan bizi getiren di er arkadafl baflka bir motor bisiklete, çantalar m z da üçüncü bir motora bindirildik. Motorlar n her iki taraf na uzun tahtalar monte edilmifl. Bu tahtalar hem yolcu hem de yük tafl mak içindi. Hafif bir ya mur ya yordu. Ancak motorun h z yla birleflince insan gözünü açam - yor. Motor bazen bir iniflte kocaman kocaman tafllar n üstünden z pl yor, bazen çamurlu ç - k fllarda bir o yana bir bu yana vuruyordu. Sürücü ayaklar n art k motorun ayakl k k sm na koymuyordu. Ayaklar hep yerdeydi. Devrilmememiz için bir o taraftan bir bu taraftan motoru devrilmekten kurtarmaya çal - fl yor ve öyle yol almaya çal fl yoruz. Yürünmesi bile çok zor olan bu yollarda motor sürmek, motorla yolculuk etmek gerçekten de tam bir iflkence. Tafllar n üzerinde motorun z play fllar yla difllerimin birbirine çarpmas bir olmufltu. Dilimin bu çarp fllarda difllerime kurban gitmemesi için hep içe çekiyordum. Yolculuk süresi uzad kça bizim sürücünün ayaklar ndaki güç de zay flam fl olacak ki motoru devirmekten kurtaramad. Bu yollara bu motorlar n d fl nda sadece büyük, çok yüksek kamyonlar giriyor. Onlar ormanlardaki a açlar tafl yorlar. ki saati biraz aflan bu yolculuk iflkencesi sonunda sürücünün art k burada iniyorsun demek isteyen el hareketleriyle son buldu. Ormana do ru k sa bir yürüyüflten sonra nöbetçi gerillalarla karfl laflt k. Birkaç dakikal k bir süre sonra tek evin oldu u yere geldik. Evin önünde silahl bir grup daha duruyordu. Üstümüz slak ve çamurlu. Ancak gerillalar daha iki saatlik bir yolumuz oldu unu ve bundan sonras n da yürüyece imizi söyledi. Saat gece 10 u geçiyor. Bir süre dinlendikten sonra ayaklar m za uzun çizmeler giydirildi. Çantalar m z yine gerillalara verdiler tafl malar için. On kiflilik bir müfrezeyle yola koyulduk. Yar m saatlik bir kolay yürüyüflten sonra zorlu yolculuk bafllad. Öyle dik, kaygan, çamurlu bir zemin ki T rmanabilmek için önümde hangi a ac, otu görüyorsam tutunmaya çal fl yorum. Bazen tuttu um ince a açlar n bütün dikenleri elimin içinin her taraf n dolduruyordu. Orta yafllar biraz aflm fl gibi görünen, çenesinde uzun sakal yla Ho fii Minh e çok benzeyen arkadafl n s cak karfl lamas yorgunlu umuzu att rm flt bize. Devrimci marfllarla konferans aç l fl Askeri konferans için düzenlenmifl bu geçici kampta 200 gerilla vard. Konferans n verdi i heyecan yafl yorlard. Sabah kahvesi ve kahvalt dan sonra konferans kutlamalar bütün savaflç lar n hep birlikte enternasyonal ve di er devrimci flark lar söylemeleriyle bafllad. Gerillalar ellerindeki silahlarla dillerindeki flark lar çok güzel bütünlefltiriyorlard. Ellerinde sadece silah tafl mayan gerillalar yüreklerinde büyük bir sanat sevdas da tafl - yorlard. Bu sevda onlar n türkü söylemlerine, danslar na tüm aç kl yla yans yordu. Da lar n yüksek doruklar nda savaflç lar n gitara kar flan sesleri daha heyecan verici oluyor. Genç kad n gerillalar n sesi ormana dalga dalga yay l yordu. Amaçlar n tiyatroya yans t rken de usta oyunculuk özelli i gösteriyorlard. Gerillalar n söylemleri rahat ve bilinçliydi. En önemlisi de neden da da olduklar n biliyorlard. Kimisi çocu una duydu u özlemi, kimisi farkl az nl klar n karfl laflt bask lar, kimisi çat flmalarda esir al nan askerlere nas l davran ld n anlatt. Ama hepsinin ortak, büyük bir inanc vard. Geçici olarak kurulsa dahi kampta siyasi e itime aral ks z devam ediliyordu. Genç gerillalar da ellerinde defter ve kalemleri söylenenleri not etmeye çal fl yorlard. yi bir savaflç olmak sadece iyi silah kullanmak anlam na gelmiyordu Filipinli gerilla için. Bunun için teorik olarak da iyi bir donan ma sahip olmalar gerekiyordu. Burada temel e itim veriliyordu. Teorik e itim temel, ikinci ve üçüncü aflama fleklinde çeflitli aflamalardan olufluyor. Kampta konumlan fllar bölüklere göre yap lm flt. Farkl bölgelerden gelen gerilla gruplar numaraland r lm fl halde konumlanm fllard. Kampta dolafl rken çad rlar n n içinde kimisi arkadafllar yla oturmufl tart fl yor, kimisi gitar yla arkadafllar na flark lar söylüyor, kimisi kitap okuyor, kimisi günlü üne notlar al - yordu. Baz gruplar da askeri e itim yap yorlard. Askeri e itim yapan grubu izlerken s rt nda sa l k çantalar olan iki genç kad n gerilla bir o tarafa bir bu tarafa koflturuyorlard. Ufak çapl bir tatbikat yap l yordu. Gerillalar iki gruba ayr lm flt. Bir grup Yeni Halk Ordusu savaflç lar n di er grup da askerleri temsil ediyordu. YHO gerillalar askerleri vurmadan onlar etkisiz hale getirip silahlar n almaya özen gösteriyorlard. Çok zorunlu kald klar nda silah kullan yorlard. Her iki taraftan da yaralananlar oluyordu. Bu sa l kç gerillalar bir taraftan yaral gerilla arkadafllar n tedavi ederken di er yandan da yaralanan askerlere t bbi müdahalede bulunuyorlard. Gösteri bitince iki sa l kç savaflç ya arkadafllar yaralan rken, belki de ölürken o durumda nas l askerlerin yaralar n sard klar n sordu umda, Biz uluslararas savafl kurallar na göre hareket ediyoruz. Bizimle çat flsalar dahi yaraland klar zaman askerlere art k düflman askerleri gözüyle de il, yaral ve t bbi müdahaleye ihtiyaç duyan insanlar gözüyle bak yoruz. Bu flimdi tatbik etti imiz fleyi gerçek çat flmalarda uyguluyoruz cevab n verdi. Böyle bir cevap güçlü bir iradenin ifadesi olsa gerek. Çünkü, yaralar n sarmaya çal flt klar askerler k sa bir süre önce gerillalar vuran askerlerdi. Ayr l k - Mustafa K l ç - Gerillalar ellerindeki silahlarla dillerindeki flark lar çok güzel bütünlefltiriyorlard. Ellerinde sadece silah tafl mayan gerillalar yüreklerinde büyük bir sanat sevdas da tafl yorlard. Bu sevda onlar n türkü söylemlerine, danslar na tüm aç kl yla yans yordu. Da lar n yüksek doruklar nda savaflç lar n gitara kar flan sesleri daha heyecan verici oluyor. Bu kamptan da ayr lma zaman gelmiflti. Bizi götürecek on kiflilik müfreze grubu bafl nda da 30 y l n mücadele içinde geçirmifl deneyimli bir komutan ve kampta bize tercümanl k yapan arkadaflla s cak, samimi bir vedalaflmaya, bir daha gelin. Ne zaman tekrar geleceksiniz? istem ve sorusu aras nda kamptan ayr ld k. Ö lene do ru s cak, güneflli bir gündü. Yolumuz da inifl oldu u için rahat bir yürüyüflle da n doruklar n geride b - rakarak iki saatlik bir yürüyüfl sonucu tekrar kampa gidifl için geldi imiz köye vard k. Köye girmeden önce yaklafl k yar m saat bekledik. Deneyimli komutanla sohbet ediyoruz bu bekleyiflte. Yafl 50 yi biraz aflm fl. Yaflland m ama içim çok rahat. ki o lum var ikisi de YHO içinde mücadele ediyor diyerek mücadeleye olan inanc n ve ba l l n dile getiriyor komutan. Akflam karanl çökünce zorlu motor bisiklet yolculu uyla tekrar geri döndük. Otobüs, uçak yolculu uyla tekrar Manila ya vard k. (Bitti)

13 4-19 Mart 2010 Dünyadan flçi-köylü 13 Yeflil Av Operasyonunda görev alan askerler aras nda moraller düflüyor Orta ve Do u Hindistan daki Maoist hareketi ve Adivasileri (yerli kabileler) bast rmak için Sonia-Manmohan-Chidambaram faflist kli i taraf ndan gönderilen merkezi kuvvetlere ba l zavall polis ve askerlerin yüzlerinde yayg n bir flekilde tedirginlik, korku ve asabiyet okunuyor. Chhattisgarh n Kanker bölgesindeki Amabeda Polis Merkezinde görev yapan Dhananjay Singh in intihar, Tatas, Mittals, Essar, Jindals, POSCO, Vedanta gibi bir avuç asalak talanc n n ç karlar u runa sürdürülen ac mas z s n f savafl m na itilen bu biçare piyonlar n akli durumlar n yans tan son olay oldu. Geçimlerini sa lamak için polise ve silahl kuvvetlere kat lan toplumun en yoksul kesimleri, sistematik olarak insanl ktan ç kart l yor, merhametsizlefltiriliyor, öldürme makinelerine dönüfltürülüyor ve kendi halk na karfl kullan l yorlar. Maoistlere ve Adivasi lere karfl gerici yöneticiler taraf ndan sürdürülmekte olan Belçika da demiryolu çal flanlar grevde 17 fiubat ta Belçika da iki yolcu treninin çarp flmas sonucu 18 kifli yaflam n yitirmiflti. Demiryolu çal flanlar kazay protesto etmek için 17 fiubat ta greve ç kt. Kazan n ard ndan bafllat lan incelemede ilk bulgular, k rm z fl kta otomatik fren yapt ran güvenlik sisteminin kazaya yol açan trende bulunmad n gösteriyor. Ekonomik kriz gerekçesiyle trenlerde bu ve benzeri güvenlik teknolojisine yeterli yat r m yap lmamas n, emekli olanlar n yerine yeni personel al nmamas n ve fazla mesaiye zorlanmalar n protesto eden demiryolu çal flanlar sendikas n n bafllatt greve özellikle ülkenin Frans zca konuflan Valon bölgesinde yo un kat l m gözlemlenirken tren seferleri büyük oranda durdu. Bizler, bu ortak aç klamayla, HKP(M) nin gözetim alt nda bir ateflkes olana yarat lmas ça r s n ve Hindistan merkezi hükümetiyle bar fl görüflmeleri yapmaya haz r oldu u yönlü istemlerini selaml yoruz. Hükümete sunulan bu istem ve aç klamada ifade edilen görüflmelere girme iste i fl nda, umut ediyoruz ki, bu do ru öneri kabul görür. Bu durumda tüm paramiliter silahl sald rganl klar n ve operasyonlar n (Yeflil Av operasyonu olarak bilinmektedir) derhal durdurulmas gerekmektedir. Ayn zamanda, mevcut koflullar içerisinde veya ateflkesin sa land - anda, her iki taraf n tüm karfl tl klar bir kenarda tutmas bir zorunluluktur. Görüflümüzce, görüflmeler eyalet devlet temsilcilikleri taraf ndan de il, merkez devletin yetkili birimleriyle yap lmal d r. Keza, bu soru(n), Hindistan daki bütün eyalet hükümetlerini ve merkezi hükümeti ilgilendiren bir meseledir. Ayr ca, merkezi hükümet görüflmeler s ras nda tüm askeri operasyonlar, önceden mevcut savaflta binlerce merkezi kuvvet, orta ve do u Hindistan n iç bölgelerine göz göre göre öldürülmek için gönderiliyor. Bu merkezi kuvvetlerin hat r say l r bir k sm s k ormanlar üzerine paraflütle atlat l yor ve oradaki Maoistlerle savaflmalar emrediliyor. Bölge hakk nda hiçbir fley bilmeyen ve yerel halkla kesinlikle iflbirli i imkan bulunmayan bu kuvvetler, ormandaki en ufak bir seste pani e kap l yorlar. Yaprak h fl rt lar na atefl aç yor ve sonucunda da ya bir maymunu ya da bir ine i vuruyorlar. Sürekli olarak 30 y ldan uzun bir süredir bölgede kendilerini güvenceye alan Maoist gerillalar taraf ndan sald r korkusuyla yafl yorlar. Maoistlerin att bir pusu onlar tam bir keflmekeflin içine f rlat yor. Gerillalar n pususundan kaçanlar nereye gideceklerini bilemiyorlar; bölgeyi, dili bilmiyorlar ve yerel halktan hiçbir destek alam - yorlar. Uçsuz bucaks z orman n ss zl nda kaybolan bir tak m asker örnekleri de var. Hindistan Ordusu subaylar taraf ndan verilen orman savafl e itimine karfl n, tedirginlik bu askerleri kuflatm fl durumda. Dahas, (operasyon güçlerinin) temel gereksinimleriyle ilgili problemleri de var; tay nlar tafl yan polis ekipleri üzerine Maoistler taraf ndan at lan pusular n korkusundan tay nlar yetersiz; içme suyu ya ulafl lmaz ya da çok k t. Halk mümkün oldu u yerlerde bile onlara su ve di er gereksinimleri sa lamay reddediyorlar. Baz askerler, halk n onlara vermeyi reddetmesi yüzünden yemek ve ayd nlanmak için ya bulamad klar n bildiriyor. S tma da bu askerleri korkutuyor ve Jagdalpur, Kanker, Narayanpur, Rajnandgaon vs. deki hastanelere kabul edilen çok say da asker hakk nda raporlar ya - yor. Bu zavall askerlerin geçirmekte olduklar ruhsal travma korkunç. Ve bu, bir köye bask n yapt klar nda ve ormanda biriyle karfl laflt klar nda bu kadar zalim olmalar n n bir sebebidir. Neden, ne u runa ve kimin ç karlar için savaflt klar n bilmeden, karfl s nda savaflmalar gereken düflman tan mayan, daha ne kadar savaflacaklar hakk nda bihaber olan, Haryana ya da Nagaland kadar uzak eyaletlerde yaflayan ailelerini tekrar görebilecek kadar flansl olup olmad klar konusunda dahi tedirgin olan bu merkezi kuvvetlerin personeli ve özel komando kuvvetleri en yak n zamanda bu alanlardan nakledilmeyi istiyorlar. Komutanlar n ve polis fleflerinin ofislerine nakil bekleyen yüzlerce baflvuru ak yor. Çok say da asker ayr lmak için baflvurmufl durumda ve orman savafl e itimine kat lmay ya da henüz yeni gönderilmifl olduklar Maoist bölgelere gitmeyi reddediyorlar. Fakat uzak eyaletler- bafllat lm fl olsa da, durdurmal ve bask c uygulamalar, kabilelelerin topraklar na zorla el konulmas ve köylülerin zor kullanarak yerinden edilmesi gibi, derhal son bulmal d r. Merkezi hükümet, anayasan n 5. maddesine göre; kabilelerin birçok den bölgeye getirilenlerin gerici yöneticiler ad na savaflmaktan baflka seçenekleri yok. Ruhsal travmaya karfl dayanacak durumda olmayanlar n kimisi ise çareyi intihar etmekte buluyor. Nadiren de olsa, nakil için baflvurular önemsenmedi i takdirde üst rütbeli subaylar n öldürdükleri durumlar da görülüyor. Adivasiler ise bu savafla düflman bir ülke taraf ndan yürütülen bir savafl olarak bak - yorlar. Adivasi bölgelerinde konuflland r lan bu gerici kuvvetler taraf ndan gerçeklefltirilen davran fllar, dil engeli ve insanl k d fl muameleler; kendi bölgelerini iflgal eden yabanc bir güç alg s n daha da derinlefltiriyor. Zaiyat büyüdükçe, merkezi kuvvetler daha da demoralize olacaklar. Bugün bir Dhanjay Singh ve -flayet geçen bir kaç aydaki intihar vakalar n sayarsak- otuz civar nda insan, y lg n bireyler olarak baflka ne yapabileceklerini bilemeden kendilerini vurdular. Fakat yar n onlar da, bencil s n f ç karlar u runa halk bast rmak için kendilerini kullanan zalim sömürücü ve ezenlere karfl kitlesel bir ayaklanma içinde bulacaklar kendilerini. Bu polisler de, kendi halk na karfl bir savaflta ölmeleri için onlar kullanan Sonia, Manmohan, Chidambaram, GK Pillai, Raman Singh, Vishwa Ranjan ve di er flahinlere de derslerini vereceklerdir. (Türkçelefltiren: Solun Do usu) Konuyla lgilenen Vatandafllardan Ortak Bas n Aç klamas Hükümet Maoistlerin Ateflkes Önerisi Yan tlamal hakk n koruma alt nda almak, toprak ve do al kaynaklar n, mülk varl n n korumak zorundad r. Ayr ca, ateflkes süresi ve görüflmelerin seyri içinde, ba ms z gruplardan gözlemcilerin ve insan haklar kurulufllar n n her iki taraf n etkili bölgelerine gidebilmesi engellenmemelidir. mzalayanlar: Justice Rajindar Sachar, Randhir Singh, B.D. Sharma, Arundhati Roy, Amit Bhaduri, Manoranjan Mohanty, Prashant Bhushan, Sumit Chakravartty, G.N. Saibaba, S.A.R. Geelani, Madhu Bhaduri, Karen Gabriel, P.K. Vijayan, Saroj Giri, Rona Wilson, Anirban Kar Yeni Delhi (New Delhi) 23 fiubat 2010 Concerned Citizens c/o Sumit Chakravartty B 57 Gulmohar Park (1 st Floor) New Delhi flçi katliam Bangladefl in baflkenti Dakka yak nlar nda bir konfeksiyon atölyesinde, 26 fiubat gecesi geç saatlerde ç kan yang nda 21 iflçi yaflam n yitirdi, 50 yi aflk n iflçi ise yaraland. Yaral lar n ço unun kad n oldu u bildiriliyor. Ülkede say lar 2 milyonu bulan tekstil iflçilerinin ço unlu unu kad nlar oluflturuyor. Dakka n n yaklafl k 50 kilometre kuzeyindeki Gazipur daki atölyede ç kan ve iki saati aflk n süren yang n n ç k fl nedeni henüz bilinmiyor. Bangladefl te yaklafl k 4 bin tekstil atölyesi ve fabrikas bulundu u belirtilirken, iflçi haklar örgütleri bu iflyerlerinin ço unun yeterli çal flma güvenli inin olmad n kaydediyor. Yunanistan da hayat felç Yunanistan da iflçiler, 24 fiubat ta hükümetin k s tlamalar n protesto etmek için ülke çap nda greve gitti. Grev nedeniyle tüm uçufllar iptal edilirken, kamu binalar n n tümü 24 saat kapal kald. Sendikalar n ça r s üzerine ülke genelinde yap lan 24 saatlik grev nedeniyle, uçak seferlerinin tümü iptal edildi. Tren ve vapur seferleri ise afl r gecikme ile yap ld. Baflkent Atina da ise kamu ulafl m tamamen durdu. Ulafl m yan s ra, okullarda, vergi dairelerinde ve belediyelerdeki iflçiler de ifl bafl yapmad. Hastanelerde ise sadece acil servis hizmetleri verdi. Greve kat lanlar aras nda bas n çal flanlar da vard. Ülkenin en büyük iki iflçi sendikas, hükümet taraf ndan ilan edilen k s tlamalar karfl ç k yor. Hükümet k s tlamalarla % 12.7 olan bütçe aç n bu y l içinde % 8.7 e düflürmeyi hedefliyor. flçiler kazand! Fransa n n Dreux kentinde ifllerine son verilmesi nedeniyle birkaç ay önce çal flt klar fabrikay iflgal eden Philips iflçileri, uzun süren mücadelelerinin ard ndan mahkemede ifle geri dönme haklar n kazand lar. flçiler ifllerine sloganlar atarak ve flark lar söyleyerek bafllad lar. flçilerin bu coflkulu eylemlerine sendika yöneticileri ve Sorbonne Üniversitesi ö rencileri de destek verdi. Birkaç y l önce Dreux de bulunan fabrika, Avrupa da bulunan Philips fabrikalar n n büyükleri aras nda gösterilirmesine ra men, 2005 y l nda 350, geçen sene ise 279 iflçinin ifline son vermiflti. Evrensel Bak fl Yunan egemen s n flar n zor günler bekliyor Yunanistan da fiubat ortalar nda patlak veren kriz, tüm dünyada genifl bir yank uyand rd. Krizle birlikte al nmas gündeme gelen önlemler hayata geçirilebildi i takdirde Yunanistan n art k bilinen Yunanistan olmayaca yorumlar yap l yor. Yunanistan daki krizin nedeni, bütçe aç ve borçlar, daha da önemlisi, hükümetin ekonomik tabloyu sunarken bugüne kadar baflvurdu u aldatmaca ve bunun da önlem almay geciktirmesi olarak de erlendiriliyor. Krizle sars lan Yunanistan n Brüksel den ve sözde siyasette ba ms z olan AB Merkezi Bankas ndan destek beklentileri ise karfl l k bulmad. AB nin önde gelen emperyalist güçleri (özellikle Almanya ve Fransa) krizin daha bafllang c nda koyduklar her ülke krizini kendi çabalar ile afls n ya da bir di er deyimle her koyun kendi baca ndan as ls n yaklafl m n, Yunanistan özgülünde hayata geçirdiler. Yani kendi ekonomilerini kurtarma telafl yla, Yunanistan kendi kaderiyle bafl bafla b rakt lar. Böylece Yunanistan, IMF ve Avrupa Merkez Bankas n n denetimine de tabi k l nm fl oldu. Çünkü Yunanistan, buralardan 20 milyon Euro borç almay hedefliyor. Kriz döneminde bu kurulufllardan borç alman n ne anlama geldi i biliniyor. Yunanistan n kriz ba lant l kaderi Letonya, Macaristan gibi ülkelerle de k yaslanabilir. Onlar da krizden derin bir biçimde etkilendiklerinde çözüm olarak IMF gösterilmiflti. Bu da bu ülkelerdeki emekçi y nlara dönük kapsaml sosyal y k m sald r lar n da beraberinde getirmiflti. Çünkü IMF nin kriz reçeteleri, verdi i borç karfl l nda bu ülkelerde kamuya dönük bir dizi k s tlamay içermekte. Bu k s tlamalar ise emekçilere dönük hak gasplar n n artmas anlam na gelmekte. Yunanistan daki krizin en belirgin özelli i, AB nin çekirde ini oluflturan, Euro merkezli ülkelerden birinde yaflanmas. Onu, Portekiz, spanya ve talya n n izleyebilece i öngörülüyor. Yani Fransa, Almanya gibi büyük güçlerin yan nda daha güçsüz duran di erlerini Buralarda iflsizlik daha flimdiden % 20 lere bütçe aç ise % 11 lere varm fl durumda. Tüm ekonomik göstergeler Yunanistan la büyük benzerlik tafl yor. Bunlar içinde spanya n n durumunun oldukça kritik oldu u ifade ediliyor. Krizin Yunanistan da bu boyutta d fla vurmas yla birlikte, toplum üzerinde psikolojik bir bombard man da bafllat ld. Bu bombard man, krizden emekçileri sorumlu tutma hedefiydi. Yunan toplumu, hak etti inden iyi yafl yordu! Kamu çal flanlar n n maafllar çok yüksekti! Küçük esnaf vergi kaç r yordu! Böylelikle krizin sorumlular bulunmufltu. Tüm bunlara de inilirken sermayenin krize ra men yüksek kârlar elde etmeyi sürdürmesine, bankalar n kârlar n art rm fl olmas na hiç de inilmiyordu. Topluma krizin gerçek sorumlusu olmalar üzerinden afl - lanmak istenen suçluluk psikolojisi ile birlikte, al nacak önlemler de birbiri ard na aç klanmaya baflland. Bu önlemlerin bafl nda ise, ücretlerin dondurulmas, hatta düflürülmesi, sa l kta reform, emeklilik yafl n n yükseltilmesi, e itimin özellefltirilmesi, esnek çal flma gibi asl nda uzunca zamand r hayata geçirilmek istenen sosyal y - k m sald r lar geliyor. Ancak öyle görünüyor ki, IMF merkezli neo-liberal politikalar hayata geçirmek o kadar kolay olmayacak, Yunanl emekçiler krizin sorumlulu unu üstlenmeyecek. Çünkü uzunca zamand r, de- iflik dönemlerde gündeme getirilen bu hak gasplar na karfl emekçilerin yo un bir direnifl sergiledi i biliniyor. Yunanistan son y llar içinde sarsan grev vb. direnifllerin önümüzdeki süreçte daha da yayg nlaflaca n söyleyebiliriz. Zaten son dönemde gerçekleflen, çiftçilerin yol kapatma eylemleri, 10 fiubat ta kamuda yap lan grev, 24 fiubat grevi de, emekçilerin öfkesinin art k zapt edilemez oldu unu göstermektedir. K sacas emek cephesindeki ciddi hareketlenmenin, toplumsal muhalefetin sistemi ciddi biçimde zorlayan yükseliflinin sürdü ü düflünülecek olursa, Yunan egemen s n flar n oldukça zor günler beklemektedir.

14 flçi-köylü 14 Tarihten sayfalar 4-19 Mart 2010 MART SYANDIR, SYAN GELECEKT R! Mart ay do an n kendi içinde yaflad çeliflki ve çat flmalar n yo unlaflt bir ayd r. Bu çat flma kendi içinde bir dizi sanc tafl sa da yeninin yarat lmas için vazgeçilmez önemdedir. Çünkü her yeni, güçlü çat flmalar olmadan yarat lamaz. Do an n bu temel geliflim yasas ayn zamanda toplumlar n geliflimi için de geçerlidir. Mart ay, s n f çeliflkilerinin ve çat flmalar n en yo un yafland tarihin ve ayn zamanda an n ad d r. Ve bu ay tarihi günleri anmak, an n direnifl ve mücadelesine duyulan ihtiyaca yan t oldukça anlamlan r. Ezilen dünya halklar n n emperyalist-kapitalist sistemin krizinin a r sonuçlar n yaflamaya mahkûm oldu u günümüzün Mart ay nda mücadele ve direniflten baflka bir seçene imizin olmad bilincine varmak önemlidir. Irak, Filistin, Afganistan, Kürdistan halklar emperyalist ve bölge gericiliklerine karfl mücadele ve direniflleriyle ezilen dünya halklar na örnek olmaya devam etmektedir. Bu direnifller proletarya önderli inde yürütülmedi i halde emperyalist-kapitalist sisteme büyük darbeler vurma özellikleri tafl maktad r. Emekçi halklar n direnifli onun yenilmez ve güçlü görüntüsüne vurulan a r ve sars c darbeler olma özelli i tafl d gibi bu ad mlar ileride demokratik halk devrimlerinin önünü açacak geliflimi yaratacakt r. Dünyada ve bölgede yaflanan geliflmelerin ülkemize yans mamas n n mümkün olamayaca n belirtmek gerekir. Arkas na emperyalist-kapitalist sistemin sermaye gücünü ve deste ini alan komprador burjuva ve toprak a alar n n iktidar yerel seçimler sürecini kendi sömürü ve bask iktidarlar n güçlendirmek amaçl kullanmaya çal flmaktad r. Ancak emperyalist krizin a rl ve yaratt etki ülkemiz egemenlerinin yalana dayal aç klamalar n örtbas etmelerini parçalayacak niteliktedir. Yoksulluk ve bask dan baflka emekçilere verecek baflka hiçbir fleyleri olmayanlar n karfl l - nda direnifl ve mücadeleden baflka yan t almayacaklar n da bilmeleri gerekir. Bu gerçeklik tarihin flaflmaz tan kl yla ispatlanm flt r. Bu ispat tarih boyunca kendisini yenileyerek, de iflerek, de ifltirerek, afl nd rarak, parçalayarak ilerleyen halklar n direnifl ve mücadelesiyle gerçektir. Tarihin bu tan kl kendisini yeniden yaratacak güçte ve niteliktedir. Yoksulluk ve sefalet yoksullar n yaflam nda ac bir gerçek olarak durdukça proletaryan n savafl teorisi bir kurtulufl yolu olmaya devam edecek ve bu ad mlar kurtuluflu k saltacak ad mlar olacakt r. T pk tarihin mitolojik sayfalar nda zalimli iyle ünlenen Dehak a baflkald ran demirci Kawa n n direnifli Ortado u halklar na bunu ö retmifltir. O tarihten günümüze dek Mart, Ortado u halklar n n isyan ve direniflinin vazgeçilmez ad olmufltur. syan ve direnifl gelene inin vazgeçilmez flifresi Mart sadece Ortado u nun mazlum emekçileri için direnifl gelene inin bafllang c olmam flt r. Ezilenlerin ezileni gökyüzünün yar s olan emekçi kad nlar için de direnifl ve mücadelenin unutulmaz ad olmufltur Mart. 8 Mart emekçi kad nlar n kurtulufl güzergâh nda ayd nl k dolu parlak kurtulufl yolu olmufltur. E er bugün günümüz dünyas nda her üç kad ndan biri fliddet ve bask ya maruz kal yorsa e er dünyada her befl kad ndan biri tecavüze u ruyorsa bu yol günümüzde emekçi kad nlar n kurtulufl yolu olmaya devam etmenin güçlü nedenleri olarak görülmelidir. Emperyalist iflgaller ve sald r lar sonucu en fazla zulme ve bask ya u rayanlar emekçi kad nlar oluyorsa keza iflgale karfl direniflte feda eylemlerine kat lan militanlar n say s nda kad nlar her geçen gün ço alarak art yorsa kad n emekçilerin maruz kald bask n n boyutu ve mücadeledeki rolleri anlafl lmal d r. Dünyan n neresinde a r sömürü ve bask varsa orada mutlaka kad n emekçilerin yeri tart fl lmaz düzeyde a r ve geliflkindir. Nepal, Filipin, Hindistan halk savafl pratiklerinde olsun keza PKK savafl prati inde olsun kad n militanlar n say s genel savafl bilefleni içinde önemli düzeyde a rl kl bir yer teflkil ediyorsa keza en yi it ve militan eylemliklere kad n gerillalar kat l yorsa kad n emekçilerin kurtulufl ihtiyaçlar n n aciliyeti ve önemi görülmeli ve anlafl lmal d r. Keza günümüzde Mart ay bir direnifl ve feda günü olarak seçiliyorsa bugünün tarihsel kökenlerinin ne kadar derin ve anlam yüklü oldu u görülmelidir y - l n n 21 Mart nda Mazlum Do an taraf ndan teslimiyet ve ihanete karfl saplanan keskin bir militan b çak olmay baflard ysa bunun nedenleri do ru okunmal d r. Kürt ulusunun direnifl ve mücadele gelene inin kökleri Mart ay n n ilkbahar günlerinde sakl ysa tarihin derinliklerinde sakl olan bu gücü ve direnci do ru okumak, anlamak gerekir. Mart ay Kürt ulusunun özgürlük direniflinde ayr m büyük olan bir günün ad d r. Mart ay ayn zamanda asla unutulmayacak bir kitlesel kimyasal silahla imha olman n ad d r. Halepçe lanetlenmesi gereken günün utanc n n ad d r. Bu kara lekeli ad mart ay nda yaz ld. Halepçe nin yüre i martta karart ld, sokaklar n dili martta susturuldu. Halepçe kimyasal katliamla susturulmak istenen mazlum bir halk n direnifl dili olmufltur. Bu suskun konuflmayan dil zulmün lanetlendi i en büyük öfkenin dili oldu. Ve o gün asla unutulmadan direnifl sürdürüldü. O günün kini emekçilerin elinde patlayan silah oldu. Kürt halk n n direnifl ve mücadele günü olan 21 Mart demokratik halk devrimi savafl nda önemli tarihi günler olarak an lmal d r. Bu kavga ve direnifl ay ayn zamanda Türkiye devrimci hareketinin yi it hareketin yi it önderlerinden Mahir Çayan ve arkadafllar n n kahramanca direnifllerinin günü olmufltur. 30 Mart günü devrimcilerin silah elde nas l savafl p nas l direnilmesi gerekti inin ö retildi i günün ad olmufltur. Her türden tasfiyeci ve revizyonistlerin etki güçlerini art rmaya çal flt klar günümüzde Mahir Çayan ve arkadafllar n n kahramanca direnifllerini anmak önemli bir yerde durmaktad r. Bugün toplumun ezilen sömürülen kesimlerin direnifl dinamiklerinin aç a ç kart larak derelere ve oradan rmaklara kavuflturulmas gerekti i bilincinin kuflan lmas yla denizlere varma solu u art r lmal d r. Bugün sömürü ve zulüm dünden daha fazla artarak emekçilerin yoksul dünyas n kuflatm flt r. Bu gerçeklik devam ettikçe Mart n direnifl ve mücadele ruhunu kuflanmak daha fazla ihtiyaçt r. Emekçilerin kurtulufl ihtiyac onun flaflmaz yol gösterici biliminde ve onun savafl ordusunun elindedir. Bizlerin ellerindedir. Güçlü ellerimizi zalimlere karfl kald ral m. Ancak o zaman mart anlamlan r. (Dersim den bir Partizan) Kapitalizmin krizi sürüyor, Marks ölmedi yafl yor 14 Mart günü ö leden sonra üçe çeyrek kala, yaflayan düflünürlerin en büyü ü art k düflünmez oldu. Ancak iki dakika yaln z b rakt ktan sonra odaya girince, onu koltu unda rahat rahat, ama sonsuzlu a dek uyumufl bulduk. Engels en yak n arkadafl dava yoldafl Marks n arkas ndan yapt konuflmaya böyle bafll yordu. Karl Marks 14 Mart 1883 te Londra da yaflam n yitirdi. Ard nda dünyay temellerinden sarsan bir dava b rakt. Yaflam n kapitalist sistemin asalakl n çürümüfllü ünü ortaya koymaya ve eflit sömürüsüz bir dünya yaratmaya adad. Yoldafl Engels Çünkü Marks her fleyden önce bir devrimciydi. Kapitalist toplum ile onun yaratm fl bulundu u devlet kurumlar - n n y k lmas na flu ya da bu biçimde katk da bulunmak, kendi öz durumunun ve gereksinimlerinin bilincini, kendi kurtulufl koflullar n n bilincini kendisine ilk onun vermifl bulundu u modern proletaryan n kurtulufluna yard mda bulunmak, onun gerçek yönelimi iflte buydu. Savafl m onun en sevdi i aland diyerek en yak n arkadafl n n, önünde çalan birinci keman n hayat n böyle özetledi. Londra daki mezar tafl n n üst bölümünde büyük harflerle Komünist Manifesto nun son cümlesi Bütün ülkelerin iflçileri birleflin alt bölümünde ise Filozoflar dünyay, yaln zca çeflitli flekillerde yorumlam fllard r; oysa sorun onu de ifltirmektir yaz l d r. Marks n y llar önce yapt Kapitalist üretim, sürekli olarak, kendi niteli inden gelen bu engellerin üstesinden gelmeye çal fl r ama bunu ancak, bu engelleri tekrar kendi yoluna ve hem de daha heybetli ölçekte koyarak becerir belirlemesi bir kez daha kan tland. Sadece son otuz y lda emperyalist-kapitalist sistem irili ufakl bir düzine kriz yaflad ve bunlar Marks n da dedi i gibi her seferinde karfl lar na daha heybetli olarak ç kt. Son yaflanan ekonomik kriz emperyalist-kapitalist sistemin dibe vurdu unu ve Marks n hakl l - n bir kez daha gösterdi. Kapitalist sistemin her krizde hat rlad Marks acaba geri mi dönmüfltü? Marks asl nda geri dönmemiflti çünkü hiç gitmemiflti. Burjuva ideologlar kendi çürümüfl ideolojilerinden ald klar besinle onu görmezlikten gelmeye çal flm fllard ama ne var ki kendi sistemlerindeki en ufak bir sars nt hemen ak llar na kâbuslar olan Marks hat rlatm flt. Kafas n kuma gömen emperyalist-kapitalist sistem son yaflad krizle Marks n yaflad n, kâbuslar n n onlar hiçbir zaman terk etmeyece ini hat rlad. Ve bir kez daha tarih Marks hakl ç - kard. Kapitalizmin krizi sürüyor Marks ölmedi yafl yor. Tarihten k sa k sa Mart 1871 de dünyada ilk defa iflçi s n f iktidar ele geçirdi, Paris Komünü kuruldu. Fransa-Prusya savafl nda Fransa n n teslim olmas üzerine Paris halk ayaklanarak hükümeti devirdi. Paris Komünü 72 gün ayakta kald. Karl Marks, Paris Komünü nü proletarya diktatörlü ü nün ilk örne i olarak selamlad Mart 1879 da stanbul yap iflçileri greve ç kt - 9 Mart 1965; Zonguldak Kömür flletmeleri direnifli s ras nda Kozlu da jandarman n iflçilerin üzerine atefl açmas sonucunda Sat lm fl Tepe ve Mehmet Çandar adl iflçiler öldürüldü Mart 1969 da Anadolu Ajans çal flanlar greve ç kt - 16 Mart 1978; 16 Mart günü ö le saatlerinde stanbul Üniversitesi nden ç kan kalabal k bir devrimci-demokrat ö renci grubunun üzerine bomba at ld, 7 ö renci öldü, 31 i a r olmak üzere 100 den fazla kifli yaraland Mart 1991; Mardin in Dargeçit ilçesinde Halepçe katliam n protesto için yürüyüfl yapan 7000 kiflilik toplulu a atefl açan polis bir kifliyi öldürdü Mart 1992 de Newroz kutlamalar s ras nda T. Kürdistan nda kad n ve çocuklar n da aralar nda bulundu u 57 kifli katledildi Mart 1995; Mart gecesi Alevi inanc ndan halk m z n yo un olarak yaflad - stanbul Gazi Mahallesi nde 3 kahvehane kontr gerilla taraf ndan otomatik silahlarla tarand. Alevi dedesi Halil Kaya öldü, 20 kifli yaraland. Polis yürüyen kitlenin üzerine atefl açt. Bir kifli öldü pek çok kifli de yaraland. Ö le saatlerinde Cemevi önünden karakola yürümek isteyen kitlenin üzerine atefl açan polis 15 kifliyi katletti. 100 den fazla insan yaraland. 15 Mart ta 1 May s Mahallesi nde yap lan eylemde polis, kitlenin üzerine atefl açt. 4 kifli kurflunlanarak öldürüldü, 20 den fazla kifli yaraland. stanbul Valili i Ümraniye de soka a ç kma yasa- ilan etti. Kültür-Sanat Demokratik Aç l m da Rol Paylafl m : Sanatç Her fle Yarar Egemen siyasetinin, son dönemde kulland - en etkin manipülasyon arac n n aç l m hamleleri oldu unu söylersek yan lm fl olmay z. Erdo an, arada s rada Kara Murat misali aç l n leeen diye ba r p, anan da al git, yan gelip yat rmam diyerek yi itlense de, art k tarih öncesi bu lügat n sökmedi inin fark nda. Siyasette devir, ya dan k l çekercesine uzman olmay gerektiriyor. Üslup, postmodern söylemi zorluyor. Egemen siyaset, tarih yaz m na toplumbilimsel söylemin kavramlar n incelikle yaz yor. fiirin görünüp, pençe at yor; bir kurt misali sundu u aç l m elmas, daha flimdiden birçok k rm z bafll kl y sonsuz rüyalar alemine göndermifl bile. Hegemonya mücadelesinde, AKP üzerinden süreci lay k yla iflleten egemen s n flar, destek bulmakta zorlanm yorlar. Son olarak 20 fiubat ta Dolmabahçe Baflbakanl k Ofisi, altm fl n üzerinde güzide sanatç ya ev sahipli i yapt hat rlarsan z. Baflbakan, organik sanatç s na ultimatonu verdi: Sanatç lar m z, engin yürekleriyle ülkemizin meselelerine el ats nlar, elini tafl n alt na koysunlar... Ard ndan flark bülbülü sesiyle Yemen Türküsü nü söyledi. Havada bulut(ta) yok, bu ne dumand r sözleri, önümüzdeki günlere iliflkin öncelikli giriflim alanlar n n, tozu dumana katacak alanlar olaca bilgisini verdi. Türk devlet gelene inde, toplumsal r za sa lama süreci, do rudan fliddete dayal zor kullan m nda srar ederken, toplumun zihniyet yap lar na, anlam dünyalar na popüler kültür alan ndan kontra-taktiklerle girerek, dolays z müdahale etme noktas nda da bir uzmanlaflma özellikle 90 lar n ortalar yla birlikte- sa lanm fl görünüyor. Do rudan askeri darbeler ve müdahaleler, flu an için, iktidari bir ihtiyaç olarak görülmezken, medya merkezli manipülasyon bombard man n n darbe karfl tl üzerinden verilen sözde demokratikleflme sinyalleri, özellikle Tekel gündemine iflbirlikçi medyan n müdahale biçimi vb- toplumun anlam dünyas - n ne derece biçimlendirilebilece i gözlerden kaçm yor. Yap lan sanatç aç l m n benzer bir flekilde okuyabiliriz. Kimdir bu sanatç lar; birço umuz için de ersiz olan ancak dinlenme ve izlenme oranlar yla genifl bir kesimi etkileyebilecek rol ve satatüye sahip kifliler. Ömer Hayyam n Senin bu aleme gelip gitmenin anlam ne? / Bir sinek var olmufl, sonra yok olmufl. flte o kadar! dedi i kifliler. Aradan günler geçmesine ra men, aç l m için ne yapabilirim?, elimi tafl n alt na nas l koyabilirim? sorular n sürekli s - tarak önlerine koyanlar. En son böyle bir soruyu, HaberTürk te Hülya Avflar Soruyor program nda Avflar k z Gökhan K rdar a sormufltu. stedi i cevab alamay nca beste yapal m, konser verelim fleklinde cevaplar vermek zorunda kald. Aç l m konusunda bir fleyler yapmaya duydu u istek takdire de erdi. Muhalefet edenleri unutmamak laz m. MESAM Yönetim Kurulu üyesi Faruk Demir, AKP li bir baban n k z n n balerin, gitarist ya da keman virtiözü oldu unu duydunuz mu? ktidar, sanatç lar bir araç yani kendi iç hesaplar için binilip istendi i zaman terk edilecek vagon gibi kullanmak istiyor diyor ve as l aç l m n sanatç haklar için yap lmas gerekti ini dillendiriyor. Sanat alan n n iktidar mücadelesinde yeri önemsenmelidir. Bu alan, politik devrimci alana destekçi konumundan kurtar lmal ve kendi kurucu ilkeleri oluflturularak hak etti i yere kavuflmal d r. 70 ler ve 80 ler, devletin organik ayd n n n yan s ra sanatç s n n da aç ktan hissedilmedi i dönemlerdi. Devrimci alan, birçok alanda oldu u gibi, sanat alan nda mevcut gücüne uygun bir egemenlik içindeydi. Art k durumun böyle olmad aflikar. Gerici iktidara karfl devrimciler, ideologlar, siyasetçiler, askeri komutanlar, sendika önderleri, gençlik önderleri yetifltirdiler; lakin sanat alan nda s - n fta kalmaktan kurtulamad lar. Devletin sanatç aç l m tutar m? Bunu zaman gösterecek. Ancak biz bugünden, burjuvafeodal sanat anlay fl na ve üretimine karfl Yeni Demokrasinin anlay fl n n ve üretiminin infla sürecini nas l örece imiz konusunda zihnimizi yormaya bafllayal m. ( zmir den bir K okuru) Belirsizce özlüyorum! Bana anlat deyin köyünü, Size görmedi im köyümü anlatay m. Köyünü özlemiyorsun deyin, Ben belirsizce özlüyorum diyeyim. Komflular ma, arkadafllar ma anlatt m, Bana deli misin? dediler. Dalga geçip güldüler. Görmedi in köyü nas l özlersin? dediler. Ben belirsizce özlüyorum dedim. Görmedi im bir köy kurdum hayalimde. Çiçekleriyle taç yapt m saçlar ma. Suyunu gözyafl ma koydum. Havas n ci erlerimde hissettim. Sonra belirsizce özledim köyümü. Bir amaç koydum yar na, Gidip görmek dedim. Bir isim verdim köyüme Ad na Belirsizce dedim. Ovac k tan küçük bir Partizan (Bu fliiri, köyü 1994 te boflalt lan ve geri dönmesi yasakland için köyünü hiç göremeyen küçük bir yürek, T KKO gerillalar n n iste i üzerine yazm flt r.)

15 19 fiubat-4 Mart 2010 Okur/Haber flçi-köylü 15 Birlikten kuvvet do ar! TEKEL direnifli nas l sonuçlan rsa sonuçlans n,bu direniflten en büyük zafere ç kacak olan kad n iflçiler olacak. Onlar hayal dahi edemeyecekleri bir süreç yaflad lar ve hem de ifltiler hem de ifltirdiler. Onlar için hiçbir fley eskisi gibi olmayacak gibi görünüyor. Bir kad n ve erkek direniflçinin afla daki sözleri de bunu kan tl yor: - Bir TEKEL iflçisi olarak bu süreçte neler yaflad n z? Menflure Kesikburun (TEKEL zmir/balatç k flube): Ben bir TEKEL iflçisiyim, bu direniflin içinde yer ald mdan beri bir sürü zorlukla karfl laflt m. Bu zorluklar n ço u hem emekçi hem de kad n olmamdan kaynakl. Malum toplum nazar nda biz kad nlar çal flsak dahi ev iflleri bizim s rt m zda. Buradaki direniflçi kad nlar bundan dolay daha çok tedirginler. ki arada bir derede kald k. Direniflte kald m zaman akl m evde kal yor, eve gitti im zaman ise kalbim burada at yor. - Direniflin son sürecini nas l de erlendiriyorsunuz? - Direniflimiz pasif geçiyor. Türk- fl bize hiçbir flekilde deste ini sunmuyor. Aksine biz iflçiler olarak bir fleyler yapmaya çal flt m z zaman engelleniyoruz. 25 fiubat ta sarhofl bir sürücünün kullanm fl oldu u son model bir jeep arkadafl m za çarpt ve arkadafl m z bir kazaya kurban gitti. Direniflin bafl ndan beri Ankara da olan bu iflçi kardeflimizin direniflini, kavgas n biz devam ettirece iz. Ve mücadelemizi daha ileriye tafl mak, kazan m elde etmek için direnece iz. Ancak dedi im gibi bir sürü engellemelerle karfl lafl yoruz. Yoldafl m z n cenazesini almam za bize izin vermediler. Bu nas l bir vicdans zl kt r anlam yorum. Sonuç olarak; mücadeleye devam edece iz. Kad nlar olarak daha aktif olmam z laz m ve kendi görüfllerimizi de ifade etmemiz laz m. Ayr ca Türk- fl le de diyalog haline geçmeliyiz. - Emekçi kad n olarak ne tarz sorunlarla karfl lafl yorsunuz? - Biz kad nlar, yasalar nezdinde eflit görünmemize ra men, eflit de iliz. Erkeklerden 4 ad m gerideyiz. Gerek ev ve ifl hayat nda gerekse sosyal ve toplumsal yaflamda bir sürü sorunla karfl karfl ya kal yoruz. Ev hayat nda bütün ifller bizim s rt m za bindiriliyor. Sanki bu görevimizmifl gibi. Herhangi bir iflte çal flmayan kad nlar n, sosyal hayat olmuyor. fl hayat nda ise; zor flartlar alt nda çal flt r l - yoruz ve bunlar n sonucunda ciddi sa l k problemleri yafl yoruz. Buna bir tepki göstermeye kalk flt m z zaman bizi engelleyen efllerimiz oluyor. Onlar da üzerimizde oluflturulan bask n n bir arac haline geliyorlar. - Peki nas l bir çözüm düflünüyorsunuz? - En baflta yasalarda kad n haklar yla ilgili düzenlemeler yap lmas gerekiyor. En önemlisi oluflturulan bu yasalar n günlük hayat m - za yans mas gerekiyor. Hatta aile yaflam na kadar girmesi ve erkeklerin de ev hayat ndaki ifllere dahil olmas gerekiyor. Sonuç olarak; Biz kad nlar n kendi sorunlar na kafa yormas gerekiyor. Birbirimizi desteklememiz, efllerimizin bask s ndan kurtulup örgütlenmemiz gerekiyor. Yani bireysellikten ç k p toplumsallaflmal y z. Kad n olduklar n n ve birfleyler yapabileceklerinin fark na vard lar! - Kad nlar n bu direniflte yer almalar - n nas l de erlendiriyorsunuz? Salih ncea aç (TEKEL Tokat fiube): Burada kad nlarla birlikte çok fley ö rendik. Memleketlerinde olanlar bizi destekliyorlar, burada direniflte olan kad nlar ise birçok zorlu a ra men mücadele ediyorlar. Çocuklar yla birlikte gelen kad n iflçiler bazen ma dur oluyorlar. Kad nlar aileleriyle konufltuklar zaman gizli gizli a l yorlar. Ak llar hep ailelerinde, çocuklar nda Bizden daha duygusallar En büyük zorlu u kad nlar çekiyor. lk bafllarda baflörtülü kad nlar n burada kalmaktan, direnifle devam etmekten dolay kayg lar vard. Ama onlar da çok fley ö rendiler ve istediklerini elde edebileceklerini anlad lar. fiu an 47 de iflik kad n var aram zda ve hepsi; kad n olduklar n n ve bir fleyler yapabileceklerinin fark na vard lar. Yürüyüfllerde, açl k grevinde, iflgallerde hep aram zdalar (Ankara DDSB) EMEK Eme e sayg s olmayanlar n hiçbir fleye sayg s olmaz. Yeri geldi inde kendi ç karlar için iflçinin, emekçinin, dul ve yetimin hakk n savunduklar n zannedenler 55 gündür Ankara n n ayaz nda emek mücadelesi veren iflçilerin flanl direniflini k rmaya çal fl yor. flçileri esnafa flikâyet ediyor, esnaf ise tavr n belirledi; Biz iflçilerden de il, iflçileri bu hale getiren iktidardan rahats z z dedi. Onlar direnifl çad rlar ndan vatandafllar n rahats z oldu unu söylediler. Vatandafl ise tam tersi yan m zda. flçilere sald rmak isteyen iktidar, iflçilerin içinde fleytan var, PKK var diyor. Bunu da siz hakim edin. Biz burada eme in, ekme imizin, al nterimizin mücadelesini veriyoruz, çocuklar m za iyi bir gelecek için direniflteyiz. Bizler; bu direnifli yükseltirken habire iktidardan tehditler, azarlamalar, psikolojik y pratmalar geliyor. flçiler, Gandice bir direnifl vermekte srarl lar. Aksi takdirde do acak olaylardan kendileri sorumlu olacaklard r. Açl k grevine girmifl 142 arkadafl m z kendi canlar n, gelecekleri u runa feda ederek, emek kavgas n sürdürüyorlar. Bu nas l oluyor da fleytan ca planlar olarak sunuluyor halka. 55 gündür bir çiçe i koparmayan, bir kar ncay öldürmeyen biz TEKEL çal flanlar na bu tür sözler söylemeye haklar yoktur. Bunlar, halka as l biz flikayet ediyor, çocuklar m z ediyor, analar m z, bac lar m z ediyor. Emine han m n a lamas n tabii ki biz de istemiyoruz ama 12 bin TEKEL çal flan n n anneleri de a lam yor mu? Evet, a l yorlar! 55 gündür çocu unu görmeyen anneler; annelerini görmeyen çocuklar a l yor. B rakal m buna halk karar versin. (Kerem K l ç Ad yaman dan bir TEKEL iflçisi) PSAKD üyelerine gözalt Türk- fl ve beraberinde 3 konfederasyonun aç klad eylem takviminin bir parças olan 20 fiubat taki destek ziyareti için stanbul dan Ankara ya giden Pir Sultan Abdal Kültür Derne i (PSAKD) yönetici ve üyeleri 21 fiubat günü dönüfl yolunda Gebze Emniyeti ne ba l polislerin azg nca sald r s na u rad. Sald r sonucunda 8 dernek üyesi gözalt na al nd. Sald r n n ard ndan aç klama yapan PSAKD Genel Baflkan Fevzi Gümüfl, polisin sald r s - n n üyelerin TEKEL ziyaretinden geldiklerini ö rendikten sonra yafland n belirtti. Hiçbir sald r n n iflçilerin ve emekçilerinin hakl ve onurlu mücadelesini durduramayaca na de inen Gümüfl, iflçilerin onurlu mücadelesini desteklemeye devam edeceklerini belirtti. (H. Merkezi) TEKEL in atefli AKP yi yakacak! stanbul 27 fiubat günü saat da Türk- fl 1. Bölge Temsilcili i önünde bir araya gelen iflçi ve emekçiler TEKEL iflçileri ile dayan flmay yükseltti. En önde aç lan Türk- fl pankart arkas nda yürüyen sendikalar yolu trafi e kapatarak AKP halka hesap verecek sloganlar n hayk rd. TEKEL iflçisi kad nlar n çocuklar yla birlikte coflkulu kat - l m ile dikkat çekti i çekti i yürüyüfl, Taksim Tramvay dura na kadar devam etti. D SK, KESK, Deri- fl, Hava- fl; çeflitli reformist partiler ve demokrat-ilerici kurumlar n da kat l m gösterdi i eylemde saat aras nda oturma eylemi gerçeklefltirildi. Türküler, alk fllar ve sl klarla coflkulu geçen eyleme Cumartesi anneleri de kat larak destek verdi. Devrimci Demokratik Sendikal Birlik de eylemdeki yerini alarak dayan flmay büyüttü. SARIGAZ Sar gazi Sar gazi Mehmetçik Lisesi nde YDG nin de bilefleni oldu u Mehmetçik Lisesi TEKEL flçileriyle Dayan flma Platformu oluflturuldu. Hafta boyunca okul içinde s n flar gezerek, s n f konuflmalar yaparak ve bildiriler da t larak yap lacak eylemliklere ça r yapt. * 24 fiubat günü okul bahçesinde platform taraf ndan yap lan skece okul idaresinin müdahale etmesini ö renciler alk fl ve sloganlarla protesto etti. Okul ç k fl nda da bir yürüyüfl düzenlendi. Zafer direnen emekçinin olacak pankart aç larak Sar gazi merkeze kadar sloganlar eflli inde yüründü. Bas n metni okunduktan sonra eylem son buldu. * 25 fiubat günü ö le aras nda oturma eylemi yap ld. Okul bahçesinde halay çekmek için biraraya gelen ö rencilere idarenin müdahale etmesiyle oturma eylemi bafllad. Okul idaresinin yo un bask s na ra men ö renciler kararl bir tav rla eylemlerini sürdürdü. darenin oturma eylemi yapan ö rencileri kalem kamera ile çekmeye bafllamas üzerine ö renciler çekime izin vermeyeceklerini söyleyip kameraya eylem süresi boyunca el koydu. Türküler ve marfllarla devam eden eylem tenefüs zilinin çalmas yla halay çektikten sonra sloganlar ile sonland r ld. Okul ç k - fl nda tekrar bir araya gelen ö renciler Zafer direnen emekçinin olacak yaz l pankart açarak Demokrasi Caddesi ne kadar yürüdü. Sivil polislerin yürüyüfl kortejini çembere almas üzerine ö renciler Katil polis liselerden defol slogan n att. * 26 fiubat günü okul ç k fl nda da bir yürüyüfl düzenlendi. Eski Ankara Caddesi üzerinde yürüyüfle polis sald r s gerçekleflti. K sa süre yaflanan arbedenin ard ndan 7 kifli gözalt na al nd ve 30 ö renciye oturma eylemine kat ld gerekçesiyle okul idaresi taraf ndan soruflturma aç ld. * Gazetemiz yay na haz rlan rken edindi imiz bilgilere göre eylemin ard ndan burada ö renim gören 27 ö renci hakk nda soruflturma bafllat ld. 1 ö renci ise okuldan at ld. (Sar gazi YDG) Tuzla Tuzla Demokrasi Platformu, 24 fiubat günü TEKEL iflçileriyle dayan flma eylemi gerçeklefltirdi. Saat 18:00 de Tuzla Devlet Hastanesi yak nlar ndaki meydanda bir araya gelen kitle AKP Tuzla lçe binas na yürümek istedi. Ancak polis kitlenin önüne abluka kurdu. Platform temsilcileri ile polis aras nda yap lan görüflmelerin ard ndan yürüyüflten vazgeçilerek meydanda bas n aç klamas yap lmas karar al nd. Platform ad na aç klamay Deri- fl Tuzla fiube Baflkan Binali Tay okudu. Aç klamada TEKEL iflçileri Ankara da kara k fl n ortas nda polis sald - r s na, hükümetin kara propagandas na ve tehdidine ra men kad n yla erke i ile 72 gündür Ölmek var dönmek yok! fliar ile direnifle devam ediyor denildi. Kad köy 25 fiubat ta Kad köy de gerçeklefltirilen meflaleli yürüyüflte TEKEL direnifli selamland. Yürüyüflten sonra yap lan bas n aç klamas nda; TE- KEL iflçilerinin elinde dalgalanan bayrak, fleker iflçilerinin, itfaiye iflçilerinin, Marmaray iflçilerinin, Akkardan iflçilerinin, Esenyurt iflçilerinin, kamu çal flanlar n n da bayra d r denildi. Bursa TEKEL flçileriyle Dayan flma Platformu, direnifli emekçi semtlere tafl d. * 16 fiubat günü saat18.00 de Akça layan Mahallesi nde toplanan platform bileflenleri TE- KEL iflçileri yaln z de ildir! Yaflas n s n f dayan flmas! pankart ile alk fl ve sloganlarla Teleferik Meydan na yürüdü. Burada yap lan bas n aç klamas nda dayan flmay yükseltmenin önemine de inildi. * 18 fiubat akflam Panay r Mahallesi minibüs duraklar nda toplanan Platform bileflenleri bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. Kolluk güçleri eylemi engellemek için kitlenin önüne barikat kurdu. Ancak kitlenin kararl duruflu sonucu polis barikat açmak zorunda kald. * Türk- fl, D SK, KESK ve Kamu-Sen in ald - eylem karar do rultusunda 25 fiubat Perflembe günü saat18.00 de Osmangazi metro istasyonunda toplanarak sendikalar n ortak imzas n tafl yan 4-B/4-C ye Hay r! fl Güvenceme Dokunma! pankart ve meflalelerle Fomara Meydan na yürüdüler. Eyleme TEKEL flçileriyle Dayan flma Platformu TEKEL iflçileri yaln z de ildir! Yaflas n s n f dayan flmas! imzal pankart ile kat ld. * 27 fiubat günü de saat aras Fomara Meydan nda oturma eylemi karar alan dört konfederasyona ba l sendikalar, havan n ya murlu oluflundan dolay oturma eylemi gerçeklefltiremediler. Ancak sendika temsilcileri serbest kürsü kurarak birer konuflma yapt lar. Kürsüde CHP Milletvekili Onur Öymen i de konuflturmak isteyen sendikac lara karfl l k kitle sloganlar ve yuhalamalarla durumu protesto etti ve Öymen kürsüyü terk etmek zorunda kald. Ayr ca sendikalar n s n f n örgütlü gücü sendikalar d fl nda bayrak, flama pankart tafl nmas n istemiyoruz fleklindeki dayatmac ve gerici karar Platform bileflenleri ve sendika temsilcileri aras nda tart flmaya neden oldu. Sendikalar n ald klar bu gerici karara uyulmad. Eylem marfllar eflli inde çekilen halaylarla sonland. Sivas * 25 fiubat ta KESK in örgütledi i meflaleli yürüyüfl için E itim-sen fiubesinde toplan ld ve saat de Selçuk Çay Bahçesi ne gelindi. Burada E itim-sen fiube Baflkan bas n metnini okudu ve sloganlar at ld. * 27 fiubat tarihinde E itim-sen de toplan ld ve Selçuk Çay Bahçesi ne yüründü ve bir bas n aç klamas ve ard ndan da oturma eylemi gerçekleflti. Yaklafl k 60 kiflinin kat ld eylemde bas n aç klamas s ras nda polisin yönlendirmesi sonucu bir provokatör küfür etmeye ve kitlenin üzerine yürümeye kalkt. Polis bu kiflinin koluna girerek uzaklaflt rd, ancak az ilerde serbest b rakt. (Sivas YDG) Hatay 11 fiubat 2010 tarihinde Hatay/Antakya da KESK binas nda TE- KEL iflçilerine destek amac ile bir bas n aç klamas yap ld. Bas n aç klamas na D SK, KESK ve di er demokratik kitle örgütlerinin yan s ra Partizan da kat ld. Bas n aç klamas KESK binas nda yap ld ktan sonra Kurtulufl Caddesi nden kent merkezine kadar yürüyerek ve sloganlar at larak devam edildi. Artvin * 27 fiubat ta TEKEL iflçileri ile dayan flma amac yla düzenlenecek olan eylem için okul içerisinde bildiri da t m yapan YDG, HC ve Ö renci Kolektiflerine okul kantininde önce ÖGB ler müdahale etmek istedi, ancak buna tepki gösteren ö rencilerle bafla ç kamayan güvenlik birimleri, jandarmay ça rd. Bunun üzerine bizler sesli ajitasyon yapt k ve okulun k flla olmad - n hayk rd k. Jandarman n bildiri da tan ö rencileri kimlik tespiti yapt ktan sonra Jandarma ellerimizdeki bildirilere el koymaya kalkmas na karfl n bildirileri vermedik. Ard ndan ÖGB, polise baflvurdu, polis kimlik kontolü ve GBT ile psikolojik bask kurmaya çal flt. 27 fiubat günü saat de Türk- fl, D SK, KESK, Genç-Sen, Ö renci Halk Cephesi nin örgütledi i bir eylem düzenlendi. Kitle merkezden yürüyüfle bafllad ve AKP il binas na kadar sloganlarla yürüdü. Eylemde ilk olarak devrim ve demokrasi flehitleri ad na sayg duruflu yap ld ve bas n metni okundu. Eylem sonlan rken il binas ndan baz kiflilerin kitleye sald ran sözler söylemesi üzerine kitle bu kiflilere tepki gösterdi. Bu s rada yaflanan arbedede polis kitleyi gözalt na almakla tehdit etti. Bu s rada sendikalar ve di er kimi kitle örgütlerinin bizlere karfl tav r almas ve polise yard mc olmam z söylemesi de öfkemizi büyüttü. Ard ndan bu sald r lara tepkisiz kalamayaca m z belirterek gözalt na al nan arkadafllar m za sahip ç kmak ve devrimci dayan flmay büyütmek amac yla polis karakolu önünde topland k. Polisin da l n uyar s na ra men gözalt ndaki arkadafllar m z ç kana kadar orada bekleyiflimizi sürdürece imizi söyledik ve saat da al n n tüm arkadafllar m z serbest b rak ld. (Artvin YDG) Ankara ARTV N 27 fiubat günü TMMOB, KESK, D SK Genel- fl, Çiftçi-Sen, Tez Koop- fl, Yol- fl üyeleri TE- KEL iflçilerini ziyaret ederek üç gün sürecek oturma eylemi bafllatt. Dört konfederasyonun ald eylem kararlar do rultusunda birçok sendika, demokratik kitle örgütü ve siyasi partiler olas bir polis sald r s karfl s nda TEKEL iflçilerinin yan nda olmak için Türk- fl binas önünde ve Sakarya da toplanmaya bafllad lar. Öncelikle direnifl çad rlar n ziyaret eden bu kurumlar TE- KEL iflçileriyle dayan flmay büyütme kararl l nda olduklar n belirttiler ve olas bir sald r ya karfl hükümeti uyard lar. Ziyarete gelen Çiftçi-Sen üyeleri memleketlerinden f nd k, meyve vs. gibi ürünlerini getirerek TEKEL iflçilerine sundular. Yürüyüfl esnas nda ise flçi köylü elele mücadeleye sloganlar n att lar. Çanakkale 26 fiubat ta Bankalar Caddesinden Truva At na kadar meflaleli bir yürüyüfl gerçeklefltirildi. S k s k sloganlar atan kitle aç klamas n n ard ndan da ld. Eylemi YDG, SGD, Ö renci Kolektifleri, DYG-M, Gençlik Muhalefeti, Gençlik Derne i ve DGH örgütledi.(çanakkale YDG) Malatya * Türk- fl, D SK, Türkiye Kamu-Sen ve KESK TEKEL iflçilerine destek amac yla, Emekliler Çay Bahçesi yan nda oturma eylemi yapt. Eylemde bir konuflma yapan Türk- fl Malatya Temsilcisi Nurettin Öndefl, TEKEL iflçileri bir destan yazmaya devam etmektedir dedi. Yürüyüfle Partizan da destek verdi. * 25 fiubat akflam da saat de Türk- fl, Kamu-Sen ve KESK taraf ndan TEKEL iflçilerine ortak destek eylemi yap ld. K z Meslek Lisesi önünde toplanan Türk- fl, Kamu-Sen ve KESK üyeleri, yolu kapatarak Soykan Park na kadar meflaleli yürüyüfl yapt. Eylemde kitle ad na ortak aç klama yapan Hikmet Kazgan, flini kaybeden insanlar n benzer flekilde ma dur olmamas için bu mücadele verilmektedir dedi. Eyleme K okurlar da destek verdi.

16 İşçi-köylü BİZ HALKIZ GELECEK ELLERİMİZDEDİR! Umut Yayımcılık ve Basım Sn. Ltd. Şti. Yönetim yeri: Gureba Hüseyin Ağa Mh. İmam Murat Sk. No: 8/1 Aksaray-Fatih/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Sahibi ve Yazıişleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Baskı: SM Matbaacılık Sanayi Cad. Altay Sk. Yenibosna/İSTANBUL Tel: (0212) BÜROLAR Kartal: İstasyon Cd. Dörtler Ap. No: 4/2 Tel: (0216) Ankara: Sağlık 1 Sokak No:17/19 Çankaya Tel: (0312) İzmir: 856 Sokak, No: 48/203 Kemeraltı Konak, Tel: (0232) Malatya: Dabakhane Mh. Turgut Temelli Cd. Barış İşhanı Kat: 3 No: 94 Erzincan: Ordu Cd. Ordu İşhanı Kat: 3 Tel: (0446) Bursa: Selçuk Hatun Mh. Ünlü Cd. Sönmez İşsarayı Kat: 2 No: 185 Heykel, Tel: (0224) Mersin: Silifke Cd. Çavdaroğlu İşhanı Kat: 3 No: 1/8 Avrupa Büro: Weseler Str Duisburg-Almanya Tel: Faks: Bir cenaze çalmadıkları kalmıştı, onu da yaptılar! 25 Şubat günü sabah saatlerinde gelen bir haberle herkes ayağa kalktı. Samsun TEKEL den bir işçi trafik kazası sonucu yaşamını yitirmişti. Bunu duyan herkes Türk-İş in önüne oradan da Adli Tıp a ulaşmaya çalışıyordu. Yaşamını yitiren Hamdullah Uysal adlı işçi Amasya Gümüşhacıköylü. Direnişin simgelerinden ve açlık grevine ilk girenlerden olan Uysal direniş alanında en uzun süre bulunan işçilerden de biriydi. Gerek Türk-İş in gerekse Adli Tıp ın önünde büyük bir öfke vardı. Bir süre sessiz bir şekilde Adli Tıp ın önünde bekledik. Diğer işçiler gibi Ölmek var, dönmek yok! sloganını ağzından düşürmeyen işçi abimizin açlık grevindeyken çekilmiş, kefen giymiş, alnında siyah bandıyla çekilmiş fotoğraflarını kalplerimizin üzerinde taşıyorduk. 70 i aşkın gündür burada birlikte direndiğimiz, birlikte ekmeğimizden kederimize, mutluluğumuza her şeyimizi paylaştığımız işçi abilerimizden, ablalarımızdan birinin cenazesini, yani cenazemizi alıp Türk-İş in önüne gitmek istiyorduk. Uzun bekleyişin ardından bir haber geldi; polis cenazeyi vermek istemiyordu. Türlü bahaneler ve yalanlarla işçileri ikna etmeye çalışıyordu. Türk- İş in önünde provokatör grupların biriktiğini, onların olay çıkaracağını iddia ediyorlardı. Başından beri işçilerle karşı karşıya getirmeye çalıştıkları devrimcileri, demokratları yine provokatör ilan ediyorlardı. Ancak işçilerin de artık çok iyi bildiği bir şey vardı; bahsedilen gruplar yani ilericiler, devrimciler cenazeye hele de TEKEL direnişinde vefat eden bir işçinin cenazesine yani cenazemize saygılarını korurlardı. Yine hepimizin çok iyi bildiği bir şey vardı, cenazemize birisi saygısızlık yapacaksa o da kolluk güçleri olacaktı. Oldu da... Cenazemiz üzerinden pazarlıklara girişiyordu. Ancak işçiler ısrarcıydılar. Biz burada 70 gündür aile olduk, cenazemizi alıp ona yakışır bir tören yapmadan memleketine göndermeyiz diyorlardı. İşçiler Hamdullah Uysal ın eşini de aradılar ve eşi de Hamdullah da yaşasa bunu isterdi. Siz de onun ailesisiniz. Cenazeyi Türk-İş in önüne götürün diyordu. İşçilerin bu kararlılığı karşısında köşeye sıkışan kolluk güçleri, yine sahtekarca bir yola başvurmakta buldu çözümü. İsteğinizi kabul ediyoruz. Cenazeyi Türk-İş in önüne götüreceğiz dediler. Cenaze arabasına birkaç işçiyi bindirip Adli Tıp Kurumu ndan çıktık. Biz çıkar çıkmaz birden bizimle gelen cenaze arabasının önünü polis kapattı. Biz dışarıda, cenazemiz içerde kalmıştı. Kolluk güçleriyle hayatı boyunca çok da yüz yüze gelmemiş bazı işçiler şaşkınlık içinde kalmışlardı. Ancak biz hiç şaşırmadık, çünkü kandırmak, yalan söylemek, söz verip tutmamak devlet güçlerinden doğru sıkça yaşadığımız bir şeydi. Polis Buradan gidin, cenazeyi memleketine yollayacağız diyordu. İşçiler gerekirse günlerce bekleriz, cenazemizi almadan gitmeyiz diyorlardı. Sonra karşımıza ailesi diye Uysal ın eniştesini getirdiler. Ancak bu kişi Uysal ın eşinin söylediklerine rağmen, bizi cenazeyi memlekete götürmeye ikna etmeye çalışıyordu ve kendisi de bir polisti. Bu numara da tutmamıştı ve işçiler sloganlar atmaya başladılar. Sloganların arasında bazı işçiler polise sesleniyordu. Manisa dan bir TEKEL işçisi Biz de sizin cenazeleriniz üzerinde pazarlık yapacağız derken, bir kadın işçi bu kadar mı korkuyorsunuz bizden, ölümüzden bile mi korkuyorsunuz? diye bağırıyordu. Evet onlar bizim ölümüzden bile korkuyorlardı. Bu yüzden cenaze vermemek, kaçırmak onların geleneklerinden biriydi. Bir süre bekledikten sonra içerde bir hareketlilik olduğunun farkına vardık. Cenaze arabasının içindeki işçileri arabadan indiriyorlardı. Belli ki arabayı kaçıracaklardı. Tam o sırada bazı işçiler yanlardan atlayarak içeri girdiler. Sonra bir işçi cenaze arabasının önüne yatarak beni çiğnemeden geçemezsiniz dedi. Daha sonra içerdeki işçilere polis saldırdı. Bir işçi abla bayılmıştı. Orada yaşanan arbededen sonra, polis bizi itelemeye başladı. Önünü açıp arabayı çıkaracaktı. Ancak işçiler çok kararlı durdular. Uzun süre çekilmedik. Polisin öndeki işçileri tekmeleyip, coplamasına rağmen birçok işçi kaçmadı, geri çekilmedi. Birkaç adım geriye düşen işçiler hemen tekrar öne geçiyor, polisin müdahalesine cevap veriyordu. Bu sırada da Bedel ödedik bedel ödeteceğiz, Baskılar bizi yıldıramaz sloganlarını haykırıyorduk. Bazı işçiler Cenazeye bile saygınız yok diye bağırıyordu. Basının orada olmasından dolayı gaz kullanamayan polis kinini daha kapalı kusuyor, tekmeler atıyor, copla vuruyordu. İşçilerin kararlı duruşuna rağmen cenazemizi kaçırmayı arbede sırasında başarmışlardı. Bir kadın işçi bu olayların karşısında olayı çok iyi özetleyen bir cümle söylüyordu; Bu direnişte bir cenaze kaçırmadıkları kalmıştı, onu da yaptılar! O sırada Türk-İş in önünde de olaylar olduğunu haber aldık. Cenazemiz gitmişti, ancak bizler Hamdullah Uysal için bir tören yapmaya kararlıydık. Bu yüzden Türk-İş in önüne gittik. Orada bizi bekleyen işçiler de sendikaya öfkeliydi. Adli Tıp ın önünde yaşananları öğrenen kitle, Adli Tıp ın önüne gelmek istemiş, ancak polis ve tabi ki sendika engeliyle karşılaşmıştı. Öfkelenip, harekete geçmeye çalışan işçilere sendika çadıra dönme çağrısı yapmış, en sonunda çareyi yalan söylemekte görmüştü. İşçilere cenazeyi polisin değil ailesinin kaçırdığını söylemiş, bu yolla işçileri sakinleştirmeye çalışmışlardı. Adli Tıp tan gelenlerle, Türk-İş in önünde bekleyen işçiler bir araya geldiler ve tören başladı. Öfkeli kitle sendikanın uyarısına rağmen Mithatpaşa Caddesi ni kapatarak burada Hamdullah Uysal için saygı duruşunda bulundu. Saygı duruşunun ardından sloganlar attık, bir süre daha yolu kapattık. Polis bu öfkeli ve kararlı kitleye müdahale edemiyordu. Ancak her zamanki gibi sendika devreye girdi, çadırlara dönme çağrısı yaptı. Çadırlara dönene kadar sloganlar atmaya devam ettik. Ardından Samsun çadırına taziyeler başladı. Bir gün içinde yaşanan bu olaylar eli kanlı egemenlerin, TEKEL direnişine ne kadar tahammülsüz olduğunu gösteriyordu. TEKEL işçilerinin ve onlara destek olanların cenazelerini almasına ve bir TEKEL işçisi anısına yakışır bir tören yapılmasına bile tahammülleri yoktu. Bizden birini, ailemizden birini, TEKEL direnişinden birini Hamdullah Uysal ı kaybettik. TEKEL direnişi boyunca Uysal ın gösterdiği kararlılık ve onun cenazesine sahip çıkma konusunda gösterdiğimiz ısrar da egemen sınıflara ve sendika ağalarına iyi bir cevap olsun. (Ankara dan İK okurları) Durmak yok, ișçi düșmanlığına devam! 22 Aralık; Türk-İş önünde eylem yapmasınlar! Erdoğan dan TEKEL incileri Ben buradan özellikle Türk-İş in önünde, sağda solda bu tür eylemleri yapmalarını doğru bulmuyorum. Şu anda arkadaşlarımız ücretlerle ilgili çalışmaları yapıyor öyle zannediyorum ki bir hafta içinde bu çalışmalar da biter ve ben tüm TEKEL işçilerinin geldikleri yere dönmelerini, bu tür oyunlara da gelmemelerini özellikle kendilerinden rica ediyorum. 31 Ocak; Bizi TEKEL işçileri iktidar yapmadı. Bir defa Ankara da bulunanlar TEKEL işçilerinin tamamı değildir. Oraya gelenler belli bir gruptur. Ama TEKEL işçileri de var, TEKEL işçisi olmayan farklı sendikaların oraya gönderdiği ideolojik yaklaşım içinde olan temsilcileri de var. Bizi TEKEL işçisi iktidar yapmadı. Hukuk dışına çıkıldığı zaman orada olay değişir. Şu anda hukuksuzluğa orada bir yerde göz yumuyoruz yapılanların hiçbirisi hukuki değildir, yasal değildir ama biz demokrasi adına buna bir miktar daha katlanalım dedik. 2 Şubat; Darbecilerin yapamadığını bunlar yapmak istiyor. Amaç, hak arayışı değil, hükümete karşı aleni bir kampanyaya dönüşmüştür. Pankartlara, sloganlara bakın. Şahsımı, partimi hedef alan edep dışı, terbiye dışı bir üslup kullanılıyor. Darbecilerin yapamadığını bunlar yapmak istiyor. 12 Şubat; Ay sonuna kadar müsaade ediyoruz. 4-C yi alın, gidin. Başka çözüm yok, ay sonuna kadar size müdahale etmiyoruz. Müsaade ediyoruz, ama kusura bakmayın, ay sonundan sonra müdahale edeceğiz ve böyle bir eyleme de bir daha izin vermeyeceğiz 24 Şubat; Bu ülke yol geçen hanı değil. Biz demokratik davranışımızı bu ay sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu yasal olmayan sürece bu ay sonuna kadar sabrediyoruz. Bu ay sonunda 4/C ile işlem bittikten sonra yasal adım neyse bu adımı biz atacağız. Kusura bakmasınlar bu ülke yol geçen hanı değildir, bu ülkenin sahipleri var. Ankara bir kez daha TEKEL ile coştu TEKEL işçilerinin AKP işgali Direnişlerinin 74. Gününde TEKEL işçileri, Hamdullah Uysal ın cenazesinde yaşanan polis terörünü ve cenazenin kaçırılmasını protesto etmek için AKP Ankara il binasını işgal ettiler. TEKEL işçileri öğle saatlerinde AKP Ankara il binasını işgal ettiler. Katil AKP hesap verecek ve Her yer TEKEL her yer direniş! sloganlarıyla binaya giren işçiler, binanın balkonuna arkadaşları Hamdullah Uysal ın fotoğrafını astılar. TEKEL işçileri polisin biber gazlı ve coplu saldırısının ardından binaya gelen polislerin saldırısına da maruz kaldılar. Dışarıda bulunan işçiler de gözaltına alınan arkadaşların serbest bırakılmasını istediler. İşçiler gözaltına alınan arkadaşlarının bulunduğu polis araçlarının önünü keserek gözaltına alınanların serbest bırakılmasını istediler. Gözaltına alınan TEKEL işçilerinin sloganları polis otolarına bindirilirken de susmadı. Ankara Direnişteki İşçi ve Emekçilerle Dayanışma Platformu bileşenleri, 20 Şubat 2010 tarihinde dört konfederasyonun kararlaştırdığı merkezi oturma eylemine katılmak üzere Kolej Kavşağı nda bir araya geldi. Saat de kortejlerini oluşturan platform üyeleri içinde Devrimci Demokratik Sendikal Birlik de yerini aldı. DDSB korteji katılımı ve coşkusuyla dikkat çekerken eylem boyunca Kölelik Yasalarına Hayır, Birlik Mücadele Zafer yazılı DDSB pankartını TEKEL işçisinin taşıması çok anlamlıydı. Çeşitli sendikalara mensup yönetici ve işçiler de DDSB kortejinde yürüyerek eyleme katıldılar. Yürüyüş boyunca Birlik mücadele zafer, Ölmek var dönmek yok gibi sloganlar atılırken aynı coşku eylem alanında da devam etti. DDSB den TEKEL çadırlarına anlamlı ziyaret DDSB liler bütün geceyi TEKEL işçileri ile birlikte çadırlarda geçirerek ilk günden bugüne gösterdikleri desteği daha yoğun olarak bir kez daha ortaya koydular. 20 Şubat akşam saatlerinde, aralarında Türk-İş ve DİSK ten sendika ve şube başkanları ile yöneticilerinin, ATİK üyelerinin, Esenyurt Belediyesi nde direnen işçilerin ve değişik sendikalara üye işçilerin bulunduğu bir heyet oluşturan DDSB liler tek tek tüm çadırları gezerek işçilerle bilgi ve deneyimlerini paylaştılar. Direnişin başarısı için işçilerin kendi güçlerine güvenmelerinin önemli olduğunu ve bu TEKEL işçileri 22 Şubat 2010 da 4 konfederasyonun basın açıklamasının ardından Türk-İş önüne toplanarak zamanlaması ve etkisizliği nedeniyle alınan eylem kararlarını ve sendikayı protesto etti. İşçiler AKP uşağı Mustafa Kumlu istifa, Sendikalar göreve genel greve, 4/C ye imza atmayacağız, Türk-İş şaşırma sabrımızı taşırma, Kahrolsun sendika ağaları gibi sloganlarla protestolarını gerçekleştirdiler. Türk-İş yönetimi yuhalanarak uzun süre bina önünde bekleyiş sürdürüldü. Daha sonra Kumlu nun Türk-İş binasına gelmesiyle işçiler bir açıklama beklemeye başladılar. Kumlu dan herhangi bir açıklama gelmezken Türk-İş binasına girmek isteyen işçilerle sendika bürokratları ve yandaşları arasında kısa süreli arbede yaşandı. Daha sonra Tek Gıda-İş Genel Sekreteri Mecit Amaç işçilere yüklenerek çadırlara gitmelerini söyledi. Yarın gruplar halinde sizlerle konuşacağız, bütün sorularınızı cevaplayacağız diyen Amaç a cevabı yine işçiler verdi. İşçiler gruplar halinde toplantı yapmayacaklarını, hep birlikte toplantı istediklerini belirterek tepki gösterdi. Bu arada İzmir de çalışan TEKEL işçisi bir kadın fenalaştı. Türk-İş binası önünde asılı olan dört konfederasyonun logosunun olduğu pankart indirildi. İşçiler gerçek eylemler istediklerini ve asla geri mücadelelerinde sonuna kadar yanlarında olduklarını belirten DDSB heyeti, işçiler tarafından da coşkuyla karşılandı. İşçilere DDSB nin mücadelesini de kısaca anlatan heyet üyeleri çadırlardan coşkulu sloganlar eşliğinde ayrıldılar. Gece geç saatlerde ise DDSB liler, ATİK heyetinde bulunan sanatçı Onur Olgun ile birlikte işçilerle birlikte çadırlarda türküler söylediler. Sohbet farklı gruplar halinde çadırlarda tüm gece boyunca sürerken, güne direnişle gözünü açan işçilerin mutluluğu ve coşkusu ise görülmeye değerdi. TEKEL işçisi Konfederasyonların açıklamalarına tepkili adım atmayacaklarını dile getirirken sendika yöneticileri işçilerin direncini kırmaya yönelik açıklamalar yapmaya devam ediyorlar. Ortak panel Ankara Direnişteki İşçi ve Emekçilerle Dayanışma Platformu (Alınteri, BDSP, DDSB, DHF, Kaldıraç ve Proleter Devrimci Duruş) işçilerin son süreçteki yasalarla ilgili kafa karışıklığını gidermek için ÇHD nin Ekonomi ve Sosyal Haklar Komisyonu nun sunumuyla Ankara Mimarlar Odası nda ortak bir panel gerçekleştirdi. Panele işçilerin ilgisi yoğundu. Toplantıda ÇHD li avukatlar 4/C saldırısının sınıfsal boyutunu ortaya koyarak Danıştay kararının ne zaman belli olacağının bilinmediğini ve olumsuz bir kararın da çıkabileceğini belirtiler. Bundan kaynaklı daha sonra açılan davaların çok hükmünün olmadığını, bu kararın ya da yasaların geri çekilmesinin ancak direnişle ve mücadeleyle sağlanabileceği belirttiler. Platform adına yapılan konuşmada, devrimcilerin 73 gündür TEKEL işçilerinin yanlarında oldukları, TEKEL işçilerinin direnişinin zaferle sonuçlanıncaya kadar da yanlarında olunacağı ve direnişin büyütülmesi gerektiği belirtildi. Panel işçilerin sorularıyla son buldu. ATİK TEN TEKEL İŞÇİSİNE ZİYARET ATİK üyeleri 5 kişilik bir heyet oluşturarak 19 Şubat ta TEKEL işçilerini ziyaret etti. Üç gün boyunca çadırlarda işçilerle kalan ATİK üyeleri, 19 Şubat ta yaptıkları basın açıklamasıyla TEKEL işçilerinin Avrupa daki sınıf dostlarına yol gösterdiğini ve onları coşkulandırdığını dillendirdiler. İşçiler ise ATİK üyelerine Birlik Mücadele Zafer sloganlarıyla karşılık verdiler. Basın açıklaması coşkulu bir biçimde sonlandırıldıktan sonra, çadırları dolaşan ATİK üyeleri işçilerle sohbet etti. Yaşasın sınıf dayanışması sloganı eşliğinde ziyaret sonlandırıldı. Maden işçilerinin katledilmesine tepki Toplantıdan sonra Yüksel Caddesi nden direniş alanına 17 Madenciyi Katledenle Özelleştirmelerle Tekel Fabrikalarını Kapatanlar Aynıdır yazılı pankartla yürüyüş yapan işçiler, Balıkesir Davutbey Maden Ocağı nda hayatını kaybeden madencileri saygı duruşuyla andılar. Maden işçileri ölümsüzdür, 4/C ye imza atmayacağız sloganları ile eylem son buldu. Genel-İş ten TEKEL e destek ziyareti DİSK Genel-İş Sendikası İstanbul Anadolu Yakası 1 No lu Şube yönetici ve üyeleri 14 Şubat 2010 tarihinde iki otobüsle Ankara ya, TEKEL işçilerine destek ziyareti gerçekleştirdiler. Genel-İş üyeleri Kadıköy, Kartal ve Ataşehir Belediyelerinde çalışan üyeleri arasında yardım kampanyası başlatarak toplanan paralarla işçilere yardım amaçlı battaniye, çay, şeker, iç çamaşır, kumanya vb. götürdüler. Ulus tan Kızılay a kadar sloganlar eşliğinde yürüyen Genel-İş üyeleri TEKEL işçilerinin yanına geldiklerinde Şube Başkanı Şahan İlseven bir açıklama yaparak direnişe olan desteklerini ifade etti. Daha sonra çadırları ziyaret ederek işçilerle sohbet eden Genel-İş üyeleri sınıf dayanışması temelinde mesajlarını ilettiler. C M Y K

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü nde Bodrum da bir basın açıklaması yapıldı. İMO Bodrum Temsilciliği nde yapılan basın açıklaması Bodrum İKK Genel Sekreteri Şahabettin

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek De iflimi Yönetmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

Yoga. Beden Ruh ile Bulufluyor

Yoga. Beden Ruh ile Bulufluyor Beden Ruh ile Bulufluyor Düzenli bir flekilde Yoga Hareketleri (Asanalar) yapan bir insan sadece her bir kas n esnetip güçlendirmekle kalmaz ayn zamanda daha iyi uyur metabolizmas n gelifltirir ve ideal

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

Eczacılık Günü Etkinlikleri

Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ GİRİŞ Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yeni yapısıyla göreve başladığı günden bugüne yargının daha etkin ve verimli bir

Detaylı

Anne baba olmaya. Evde Pedagog. ile haz rlan n

Anne baba olmaya. Evde Pedagog. ile haz rlan n Anne baba olmaya Evde Pedagog ile haz rlan n Bebek bekliyorsunuz ve çok yo un duygular içindesiniz. Bebe inizin geliflimini en iyi flekilde sa lamak istiyorsunuz. flte tam bu durumdaki anne baba adaylar

Detaylı

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN 80 ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN

Detaylı

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek 25-29 Ekim 2008 Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek PDF 28 Ekim 2008 Sal Kongrenin perde arkas Çukurova Patoloji Derne i'nin Patoloji Dernekleri Federasyonu ile ortaklafla düzenledi i kongrenin perde

Detaylı

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ.

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. KIYMETLİ MESLEKTAŞLARIM HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. TÜRMOB çatısı altında örgütlenen, ülke genelindeki 76 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ 5899 ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 16/4/2012 No : 2012/3073 Yayımlandığı

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Amasya Üniversitesi bünyesinde kurulan Etik Kurulun oluşumunu, görevlerini

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

Yol (km) a) 50 cm 2 m b) 140 km 1040 m c) 8000 m 8 km

Yol (km) a) 50 cm 2 m b) 140 km 1040 m c) 8000 m 8 km .2 Uzunluklar Ölçme Kilometre 1. Grafik: Servis Arac n n Ald Yollar 1. Yandaki grafik, okul servis arac n n bir hafta boyunca ald yolu (km) göstermektedir. Grafi e göre afla daki sorular cevaplay n z.

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 01/12/2014 Sayı: 2014/107 Ref : 6/107. Konu: MISIR MENŞELİ POLİSTİREN İTHALATINDA DAMPİNG SORUŞTURMASI AÇILMIŞTIR

GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 01/12/2014 Sayı: 2014/107 Ref : 6/107. Konu: MISIR MENŞELİ POLİSTİREN İTHALATINDA DAMPİNG SORUŞTURMASI AÇILMIŞTIR GÜMRÜK SİRKÜLERİ Tarih: 01/12/2014 Sayı: 2014/107 Ref : 6/107 Konu: MISIR MENŞELİ POLİSTİREN İTHALATINDA DAMPİNG SORUŞTURMASI AÇILMIŞTIR 30/11/2014 tarihli ve 29191 sayılı Resmi Gazete de İthalatta Haksız

Detaylı

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN KAR YER GÜNLER PROJES Murat F DAN 2012-2013 AYBASTI ANADOLU L SES KAR YER GÜNLER PROJES PROJE SAH OLAN OKUL AYBASTI ANADOLU L SES PROJEN N ADI KAR YER GÜNLER PROJEN N AMACI rencilerin meslekleri her yönüyle

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM),

Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM), TÜRK YE B L MSEL VE TEKN K ARAfiTIRMA KURUMU YAYIN YÖNETMEL (*) B R NC BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tan mlar Amaç ve Kapsam Madde 1. Bu Yönetmelik ile; Baflkanl k, Merkez ve Enstitülere ait tüm yay nlar

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

3 9 12 13 14 29 2 5 Tablo-2: Kat l m Öncesi Mali Yard m Kapsam nda Uygulanan Hibe Programlar (devam ) Tablo-2: Kat l m Öncesi Mali Yard m Kapsam nda Uygulanan Hibe Programlar (devam ) Tablo-4:

Detaylı

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı