ÜNİTE 13. İnfeksiyonlara Karşı Savunma. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler. Bu üniteyi çalıştıktan sonra;

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÜNİTE 13. İnfeksiyonlara Karşı Savunma. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler. Bu üniteyi çalıştıktan sonra;"

Transkript

1 ÜNİTE 13 İnfeksiyonlara Karşı Savunma Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Amaçlar Vücudumuzun infeksiyonlara karşı hangi koruyucu mekanizmalara sahip olduğunu, İnfeksiyonlara karşı savunmada doğal direncin önemini, Doğal direnç mekanizmalarının nasıl işlediğini öğrenmiş olacaksınız. İçindekiler Giriş Bağışıklık Tipleri Doğal Direnç Mekanizmaları Genetik Yapı ve Anatomik Engeller Vücut Sıvılarındaki Koruyucu Faktörler Hücresel Faktörler - Fagositoz ve İltihap Doğal Direnci Etkileyen Diğer Faktörler. Ateş, Yaş, Hormonal Denge, Beslenme Özet Değerlendirme Soruları Yararlanılan Kaynaklar Öneriler Bu üniteyi okuduktan sonra değerlendirme sorularını yardımsız cevaplamaya çalışınız. Konuyu daha iyi anlamanız için, infeksiyonlara karşı bağışıklıkta rolü olan mekanizmaların birbiri ile ilişkisini ve nasıl yardımlaştıklarını bulmaya çalışınız.

2 1. GİRİŞ İnsan, hayvan ve bitkiler gibi yüksek yapılı canlılar, doğada yaygın olarak bulunan mikroplarla her zaman etkileşim halindedirler. Mikroplarla ilişki gelip geçici ve iki taraf için de etkisiz bir şekilde olabileceği gibi, birbirlerine zarar vermeksizin, hatta karşılıklı yarar sağlayarak birarada yaşama şeklinde de olabilmektedir. Ancak tıbbi mikrobiyolojiyi ençok ilgilendiren ve önemli olan şekil, hastalık yapmak üzere mikropların organizma ile ilişki kurmalarıdır. Mikropların ilişkide bulunduğu organizmada zarar meydana getirmesi ve bu etkilere karşı konak organizmada karşıt reaksiyonların oluşması sonucu, ortaya klinik bir durum çıkmaktadır ki biz buna İnfeksiyon Hastalığı diyoruz. Mikroplar ın hastalık yapma yeteneklerine patojenite (=infeksiyözite) denir. Patojenitenin ölçüsü ise virulans ile ifade edilir. Virulan mikropların hastalık yapma gücü fazladır. Hastalık yapma yeteneği olmayan kökenlere (suşlara) ise avirulan denir (Örn. canlı aşı olarak kullanılan viruslar avirülandır). Mikropların hastalık oluşturma şekilleri çeşitlidir. Vücuda girdikten sonra yerleşme, çoğalma ve yayılma yeteneği olanlar (=invazyon) (pnömokok, şarbon) Konağa girdikleri yerde kalıp, yayılmayan fakat ekzotoksin salgılayarak hastalık oluşturanlar (tetanoz, difteri) Konakta yayılan ve kendi yapıları toksin etkisi gösterenler (Gram negatif bağırsak bakterilerinin hücre duvarı endotoksin özelliğindedir. Bakteri parçalanınca açığa çıkar) Allerjik reaksiyon oluşturarak hasar ve hastalık oluşturanlar (tüberküloz) Bağışıklık sistemini bozarak hastalık(lar) oluşturanlar (HIV-AIDS) Hastalandırıcı özellik taşıyan mikroplar, hastalık yapmak üzere organizma ile ilişki kurduklarında, organizmanın direnci ile karşılaşırlar. Organizma, infeksiyon etkenlerine karşı koyarak kendini korumaya, eğer hastalık oluşmuşsa etken mikroorganizmanın hakkından gelmeye çalışır. Koruyucu mekanizmalar Doğuştan (=doğal) ve Sonradan Kazanılmış (Edinsel) olmak üzere ikiye ayrılır. Şimdi bunları görelim

3 2. BAĞIŞIKLIK TİPLERİ Bağışıklık Tipleri Tablo 1: Bağışıklık Tipleri I - DOĞAL Bağışıklık II - EDİNSEL Bağışıklık AKTİF Bağışıklık PASİF Bağışıklık Doğal Aktif Yapay Aktif Doğal Pasif Yapay Pasif Bağışıklık Bağışıklık Bağışıklık Bağışıklık Belirtili veya Aşılama Plasenta veya Bağışık serum belirtisiz geçirilen anne sütü ile verilmesi infeksiyonlar bebeğe geçen Antikorlar 2.1. Doğal Bağışıklık (= Doğal Direnç) Canlılarda doğal olarak bulunan ve mikroorganizmalar arasında ayırım yapmadan ve bir süreklilik içinde, gözetici ve önleyici görev yaparak hastalıklardan koruyan dirençtir. Bu direnci organizmanın yapısal ve genetik özellikleri belirler. Ancak bu sayede insan, şaşılacak yoğunluktaki bir mikrop dünyası içinde yaşadığı halde, hasta olmadan sağlıklı kalabilmektedir. Bu ünitede esas olarak doğal direnç anlatılacaktır Edinsel Bağışıklık Organizmaya giren antijenlere (örneğin mikroplar veya bunların ürünlerine) karşı oluşan özgül bağışık yanıt olaylarıdır. Bir önceki ünitede bu olaylar geniş olarak anlatılmıştır. Bu olaylar hücresel ve hümoral bağışık yanıt şeklinde meydana gelir ve sadece o antijene özgül bir direnç sağlar. Edinsel bağışıklık sonradan kazanılmış olan bir dirençtir. Genellikle bağışıklık denildiğinde bu direnç anlaşılmaktadır. Edinsel bağışıklık aktif ve pasif olmak üzere iki şekilde kazanılabilir

4 Aktif Bağışıklık Mikroplar veya bunların ürünleri ile ilişki kuran bir canlıda belli bir süre sonra ortaya çıkan ve onu bu mikroplara karşı koruyan hücresel ve hümoral tipte bağışık yanıt olaylarından oluşan bağışıklıktır. Aktif bağışıklık ya mikrobik hastalıkların geçirilmesiyle doğal olarak kazanılır. Ya da mikroplardan hazırlanan aşıların uygulanmasıyla yani yapay yolla kazandırılır Pasif Bağışıklık Daha önce mikropla veya ürünleriyle karşılaşmış ve aktif bağışıklık kazanmış bir organizmadan alınan özgül bağışık yanıt ürünlerinin (örneğin özgül antikorların) korunmak istenen bir başka kişiye verilmesiyle, dolaylı yoldan elde edilen bağışıklıktır. Antikorlar ençok serumda bulunduğu için, bir kişiden diğerine antikor aktarımı kan serumu ile yapılır. Bu şekilde sağlanan pasif bağışıklık kısa sürelidir, birkaç haftada sona erer. Ancak antikor içeren serum verilir verilmez koruyucu etki başlar. (Aktif bağışıklıktaki gibi antikor sentezi için bir süre geçmesi gerekmez.) Özellikle difteri, tetanoz gibi toksik hastalıklarda pasif bağışıklık uygulaması hayat kurtarıcı olmaktadır. Pasif bağışıklığın doğal olarak meydana geldiği önemli bir örnek, hamile bir annenin IgG sınıfı antikorlarının plasenta yoluyla bebeğe geçmesi ve onu korumasıdır. Böylece annenin bağışık olduğu tüm infeksiyonlara karşı, annesinden hazır olarak aldığı bu antikorlar aracılığı ile bebek de bağışık hale gelmiş olur. Ayrıca doğum sonrasında kolostrum ve daha sonra anne sütü içindeki antikorlar da bebeğin infeksiyonlardan korunmasında pasif bağışıklık sağlarlar. Sonuç olarak infeksionlara karşı dirençte hem doğal, hem de sonradan kazanılmış = edinsel bağışıklık karmaşık bir mekanizmayla fakat birbirini bütünleyen bir beraberlik içinde çalışırlar

5 3. DOĞAL DİRENÇ MEKANİZMALARI Tablo 2: Doğal Direnç Mekanizmaları A - Doğal direnci oluşturan faktörler 1. Genetik yapı 2. Anatomik engeller 3. Vücut sıvılarındaki koruyucu faktörler 4. Hücresel faktörler - fagositoz ve iltihap B - Doğal direnci etkileyen faktörler 1. Ateş 2. Konağın yaşı 3. Hormonal denge 4. Beslenme 3.1. Doğal Direnci Oluşturan Faktörler Genetik Yapı Çeşitli canlı türlerinin infeksiyon etkenlerine karşı farklı direnç veya duyarlılık gösterdiği bilinmektedir. Bunun örnekleri de çoktur. Örneğin çocuk felci virusu sadece insanda hastalık yapar. Tavşan ve sıçan gibi hayvanlara hastalık geçirilememiştir. Ayrıca aynı türün bireyleri arasında veya ırklar arası direnç farkı da olabilir. Amerikan zencileri ve Hintlilerin tüberküloz hastalığına karşı daha duyarlı oldukları görülmüştür Anatomik Engeller Bir infeksiyondan korunmanın en basit yolu, etken mikroorganizmanın vücuda girmesine engel olmaktır. Anatomik yapının bizzat kendisinin oluşturduğu engeller hastalık mikroplarının girişine engel olarak, doğal dirençte önemli yer tutarlar. İlk savunma hattı ise deri ve mukozalardır. Deri : Sağlam deri, mikropların büyük bir kısmının girişine izin vermeyen mekanik bir engeldir. Ancak deri bütünlüğü bozulduğu zaman (sıyrık, kaşıma, çizik, kesi, cerrahi in

6 sizyon, travma, yara, yanık gibi) mikropların girmesi kolaylaşır ve infeksiyon oranı artar. Ayrıca dışardan gelen mikroplar deri üzerinde uzun süre yaşayamazlar. Çünkü derideki ter ve yağ bezi salgıları ve yağ asitlerinin mikropları inhibe edici etkileri vardır. Yine bu salgılarda bulunan lizozim enzimi bakteri hücre duvar yapısını parçalama özelliğindedir. Ayrıca deride normal flora bakterileri bulunduğundan (bakteriyel interferans olayı nedeniyle) hastalık yapan mikropların yerleşmesi ve üremesi zordur. Mukoza : Göz, solunum, sindirim ve genito üriner sistem mukozaları, hastalık yapan mikroplar için en önemli giriş kapılarıdır. Mukozalarda, mikroplara direnç gösteren çeşitli engeller vardır. GÖZ: Göz yaşı hem yıkayıcı etkisi, hem de içerdiği lizozim enzimi ile korunmada önemlidir. SOLUNUM SİSTEMİ: Özellikle üst solunum yolları yabancı madde ve mikroplarla daha çok karşılaşmaktadır. Burada ilk engel burun kıllarıdır ve süzgeç görevi görürler. Burun salgısı ise partiküllerin yapışmasını sağlar ve içerdiği lizozim, siga ve fagositik hücrelerde diğer engelleri oluşturur. Solunum yollarındaki mukus salgısı da partikülleri yapıştırarak daha aşağıya inmelerini engeller. Solunum mukozasının titrek tüylü epiteli içerden dışarıya doğru sanki süpürür gibi olan hareketleriyle alt solunum yollarında toplanan partikül ve mikropları dışarı atmaya çalışır. Yutağa kadar getirir ve oradan yutkunma ile mideye geçerler. Bu şekilde dışardan solumakla alınan yabancı maddelerin %90'ı uzaklaştırılabilmektedir. Öksürük refleksi, aksırık ve yutma işlevi fonksiyonel olarak uzaklaştırma işleminde yardımcı olurlar. Küçük partiküller daha alt solunum yollarına ve alveollere ulaşabilirler. Ancak buradaki alveoler makrofajlarca fagosite edilerek yok edilirler. Alkol, sigara, zehirli gazlar, aşırı soğuk, kirli hava ve solunum yolu tıkanıklıkları solunum mukozasının tüm savunma mekanizmalarını olumsuz yönde etkiler. Ayrıca üst solunum yolları mukozalarında bulunan normal floralar (burun, nazofarenks, farenks, ağız v.b.) patojen mikropların yerleşimini engelleyerek konak direncinde önemli yer tutarlar.? Hava ile solumakla alınan mikroplar, solunum yollarında hangi engellerle karşılaşıyor?

7 SİNDİRİM SİSTEMİ: Ağız, dışardan giren mikroplarla ençok karşılaşan bir bölgedir. Mikropların çoğu içecek ve yiyeceklerle alınmaktadır. Bu nedenle vücut savunması ağızda başlamaktadır. Gerek ağız florasının etkisi, gerekse salyadaki lizozim gibi enzimler ilk engellerdir. Sindirim sisteminde en önemli direnç mekanizması mide asididir. Midenin kuvvetli asit içeriği, mikropların ölmesine neden olur. Ancak besinlerle birlikte bir miktar mikrop canlı olarak barsaklara geçebilmektedir. İnce barsaklarda safra, pankreas enzimleri ve barsak salgılarının antimikrobik etkileri görülür. Barsak hareketleri ve dışkılama da bir savunmadır. (Örneğin; ishal, hastalık yapıcı mikropların hızla barsaklardan atılmasını sağlamak için gelişen bir savunma şeklidir.) Kalın barsaktaki yoğun normal flora güçlü direnç mekanizmalarından biridir. GENİTO - ÜRİNER SİSTEM: Üriner sistem normalde sterildir, normal flora içermez. Üriner sistemin doğal direnç mekanizmaları şunlardır; İdrar ile mekanik olarak mikropların uzaklaştırılması ( işeme ile), idrarın asidik olması, idrardaki yüksek üre miktarı, mesane epitelinin özel yapısı, erkeklerde üretranın uzun olması ve prostat salgısının antimikrobik etkisidir. Kadın genital organlarında, vajen epitelinin özel yapısı, asit ph, normal flora, mikrop yerleşmesini engelleyen faktörlerdir.? İ drar yollarına mikrop yerleşmesini engelleyen faktörler nelerdir? Normal floraların vücut savunmasındaki rolü: Hastalık yapan mikroplar, vücuda giriş yerlerinde çoğunlukla normal floralar ile karşılaşırlar ve flora üyesi bakterilerle rekabete girerek, dokuya yapışma ve beslenme konusunda yarışırlar. Normal flora dengede kaldığı sürece dışardan gelen mikroplarla yarışta üstünlüğü elinde tutar. Buna bakteriyel interferans diyoruz. Ayrıca normal flora, organizmada doğal antikor sentezini kamçılayıcı uyaran etkisi ile de doğal dirençte önemlidir Vücut Sıvılarındaki Koruyucu Faktörler LİZOZİM: İdrar ve beyin omurilik sıvısı (BOS) dışında tükrük, göz yaşı, burun salgısı ve çeşitli vücut sıvılarında bulunan bir enzimdir. Bu enzim, özellikle Gram pozitif bakterilerin hücre duvarındaki murein maddesini parçalayarak, ölümlerine neden olur. Lizozim, lökosit ve makrofajlarca sentezlenir

8 PROPERDİN: Serumda bulunan büyük bir protein molekülüdür. Komplemanın C 3 parçası ile reaksiyona girerek virüs ve bakterilere öldürücü etki yapar. FİBRONEKTİN : Normalde bulunan, özgül olmayan bir opsonindir. Fagositozu kolaylaştırır. C - REAKTİF PROTEİN (CRP) : Akut faz proteinlerindendir. Normalde serumda belli miktarda bulunur. Ancak infeksiyon sırasında 100 misli kadar artış gösterebilir. CRP bakterilere bağlanarak, buraya komplemanın da bağlanmasını sağlar ve fagosite olmalarını kolaylaştırır. İNTERFERON (IF) : Başta virüslar olmak üzere çeşitli mikroplar ve ürünlerinin uyarmasıyla, çeşitli hücrelerde sentezlenen protein yapısında maddelerdir. Interferonlar başlıca viruslara etkilidir. Ayrıca bağışık yanıtın regülasyonunda ve tümörlere karşı mücadelede önemli rolleri vardır. NİTRİK OKSİT (NO) : Bu maddeyi pekçok hücre sentezler ve salgılar. NO, hücre içi patojenlerin tahribinde ve makrofajların tümör hücrelerini öldürmesinde etkilidir. Ancak aşırı NO yapımı konağın kendisine de zarar verebilir. KOMPLEMAN : Vücut sıvılarındaki koruyucu faktörlerin en önemlisi komplemandır. Komplemanın çok çeşitli immünofizyolojik etkileri vardır. Bu nedenle kompleman hakkında biraz daha ayrıntılı bilgi verilecektir. Kompleman, serumda bulunan ve globulin yapısında, yaklaşık 20 serum proteininden oluşan bir sistemdir. Kompleman, antijen - antikor bileşiğine bağlanarak aktif hale gelir. Bu yolla hücre erimelerine yol açar. Ayrıca değişik yollarda aktive olarak organizmanın savunmasında yer alır. Kompleman sistemi; normal serum globulinlerinin %10'unu oluşturur. Kompleman "C" şeklinde gösterilir. Parçaları ise C 1, C 2, C 3, C 4, C 5, C 6, C 7, C 8, C 9 'dur. Ayrıca bu parçaların alt birimleri veya reaksiyon sırasında açığa çıkan ara ürünler de vardır. (C 3a, C 5a, C 3b gibi ve hepsi yaklaşık 20 kadar.) Kompleman normalde ve bir uyaran olmadığı sürece inaktif durumdadır. Isıya dayanıksızdır. 56 C'de 30 dakikada inaktive olur. Miktar açısından C 3 en fazla, C 9 en az olanıdır. Komplemanın etkisi onu oluşturan proteinlerin, zincirleme olarak aktive olmasıyla tümünün katıldığı enzimatik bir reaksiyon şeklindedir. Kompleman sistemi iki şekilde aktive olur

9 Klasik Yol : Klasik yoldan kompleman aktivasyonu kompleman parçalarının C 1 'den başlayarak zincirleme aktive olmasıdır. Klasik yolu, daha çok immün kompleksler başlatır. Antijen, genellikle hücre şeklindedir (bakteri, eritrosit gibi). Antikorlar ise C bağlayabilme özelliğinde olanlardır. IgG ve IgM gibi. Alternatif Yol : Komplemanın C 1 parçası yerine C 3 parçasının aktive olmasıyla başlar. Klasik yoldan farklı gelişen bazı olaylardan sonra, C 5 'ten itibaren aynı mekanizmayla aktivasyon tamamlanır. Bu yol, özellikle infeksiyonların başlangıcında, doğal dirençte etkilidir. Çünkü bu yolla aktivasyon için antikora gerek yoktur. Bazı mantar, parazit ve bakteri hücreleri, virusla infekte hücreler, tümör hücreleri, Ig yığıntıları ve çeşitli maddeler kompleman sistemini alternatif yoldan aktive ederler. Kompleman aktivasyonu sonucu hangi olaylar meydana gelir? C aktivasyonu sırasındaki ara ürünlerden C 3 a ve C 5 a parçacıkları, mast hücre granüllerinin boşalmasına ve histamin açığa çıkmasına neden olurlar. Histamin düz kaslarda kasılma, damar geçirgenliğinde artma ve ödem meydana getirir. Bunlar doku tamiri için olması gereken olaylardır. Kemotaksis etkisi ile (özellikle C 5 a) kompleman, fagositoza yardımcı olur. Opsonizasyon etkisi : Özellikle C 3 b parçası hedef hücrelere bağlanarak, onların fagositozunu kolaylaştırır. Lökositleri aktive ederek, öldürme etkilerini hızlandırır. Sitoliz (hücre erimesi) : Özgül antikorları ile kaplı hücreler, kompleman zincirinin tümünün olaya katılmasıyla parçalanarak erirler.? Kompleman nedir? Doğal dirençteki görevi nasıldır? Hücresel faktörler : Fagositoz ve iltihap FAGOSİTOZ : Mikroplar da dahil, parçacık halindeki yabancı maddelerin, bu işle görevli hücreler (= fagositler) tarafından hücre içine alınarak parçalanması ve sindirilmesi olayıdır. Doğal direnç mekanizmaları içinde fagositoz çok önemli bir yer tutar. Bu olayı ilk kez, 1883'te Metchnikoff göstermiştir. Vücudumuzda fagositoz yapan hücreler şunladır:

10 LÖKOSİTLER : Özellikle nötrofil lökositler (= parçalı çekirdekli lökosit = PNL) kanda dolaşırlar ve gerektiğinde doku aralıklarına geçerek fagositoz yaparlar. MAKROFAJLAR : Makrofajlar daha büyük hücrelerdir ve kanda, lenf sıvısında ve bazı dokularda dolaşabilen özellikteyse, bunlara gezici makrofajlar denir. Çeşitli doku ve organlarda sürekli bulunanlara da yerleşik makrofajlar denir. (Çeşitli doku ve organlarda yerleşik halde bulunan ve değişik isimler verilmiş, fagositoz yapan bu hücreler topluluğuna RES = Retiküloendotelyal sistem = Mononükleer fagositik sistem dendiğini, daha önce 10 nolu ünitede bahsetmiştik.) Fagositoz olayı nasıl oluşur? Fagositik bir hücrenin, vücut için yabancı bir partikülü fagositozu şu aşamalarla meydana gelir. Kemotaksis : Fagositoz yapacak hücrenin olay bölgesine doğru hareket etmesine kemotaksis denir. Çeşitli maddeler, hücresel ürünler, bu arada mikroplar ve bunların parçalanma ürünleri fagositleri çekici etki yapan kemotaktik maddeler salarlar. Kemotaktik madde uyarısını alan fagositler ameboid hareket yeteneği kazanarak, o bölgeye doğru toplanmaya başlarlar. Yapışma : Fagositozun olabilmesi için partikülün (örn. mikrobun) fagositlere yapışması gerekir. Yutma (= Endositoz) : Mikrobun, fagosit hücreye yapıştığı yerde, önce bir çukurlaşma olur. Protoplazma akarak, mikrobu çevreleyen uzantılar çıkarır ve mikrop hücre içinde bir vakuol (= kesecik) içinde kalır. Bu vakuole fagozom denir. Böylece yabancı partikül hücre içine alınmış olur. Hücre içi öldürme veya sindirilme : Fagosit sitoplazmasında, içinde hidrolitik (eritici) enzimler bulunan ve lizozom denen çok sayıda granül bulunur. Yutma olayından bir süre sonra lizozomlar, fagozoma yapışırlar ve birleşerek fagolizozom'ları oluştururlar. Böylece lizozomal enzimler mikropları adeta sindirerek öldürür ve yok ederler

11 Fagositozda yapışma olayı çok önemlidir ve yapışma, mikrop yüzeyinin antikorlarla kaplanmış olduğu durumlarda daha kuvvetli olur. Mikropların yüzeyindeki antijenlere karşı oluşan özgül antikorlar Fab kısımlarıyla mikroba çepeçevre bağlanırlar. Antikorların Fc kısımları açıkta kalır. Fagositoz yapan hücrelerde (lökosit ve makrofajlarda) Fc reseptörleri bulunur. Böylece fagositler Fc reseptörleri aracılığı ile antikor kaplı bir bakteri hücresine kolayca, hemde sıkı bir şekilde bağlanarak daha kolay fagositoz yaparlar. Mikropların fagositozunu kolaylaştıran bu antikorlara opsonin, bu olaya da opsonizasyon denmektedir. Opsonizasyonun olmadığı zaman da fagositoz olayı meydana gelir, ancak çok zayıftır. Şekil 1: Bir bakterinin fagosite edilmesi Fagositoz olayı, birçok mikrobu yok edebilen iyi bir savunma mekanizmasıdır. Ancak bazı mikroplar fagositler tarafından hücre içine alındıkları halde öldürülemezler. Örneğin; tüberküloz mikrobu, fagositler içinde öldürülemez, canlı kalır, üstelik hücre ile birlikte dolaşarak, vücudun her tarafına hastalığı yaygınlaştırabilir.? Hangi hücreler fagositoz yapar? Fagositoz olayı nasıl oluşur ve vücut savunmasındaki önemi nedir?

12 İLTİHAP : (= İNFLAMASYON = YANGI) : İltihap, vücutta mikrop veya kimyasal, fiziksel ve diğer çeşitli nedenlerle doku hasarı meydana geldiğinde ortaya çıkan bir reaksiyondur. İltihabın amacı, hem doku hasarı yapan nedeni (örneğin bakteri, bakteri ürünleri gibi) ortadan kaldırmak veya olduğu yerde sınırlı tutmak, hem de hasar gören dokuları tamir etmek ve yenilemektir. İltihap olayı akut (ivegen) ve kronik (süregen) olmak üzere iki şekilde gelişebilir. Akut bir iltihap olayının gelişmesi: Olay yerindeki kapiller kan damarları genişler ve geçen kan miktarı artar (= hiperemi) Kapiller damar duvarının geçirgenliği artar ve bunun sonucunda kanın plazması damar dışına sızar ve ödem oluşturur. Plazma ile birlikte lökosit, lenfosit ve monositler kemotaktik uyaranların etkisiyle damar çeperini geçerek doku aralığına, yani iltihap alanına gelirler. Fagositler mikropları fagosite ederek ortadan kaldırmaya çalışırlar. Bu arada açığa çıkan pekçok madde (örn. koagülasyon faktörleri, lizozomal enzimler v.b.) iltihap olayının oluşmasında rol alırlar. Mikropları fagosite edip öldüren hücreler, sonunda çoğunlukla kendileri de harap olurlar. Ayrıca reaksiyonlar sırasında açığa çıkan litik enzimler çevre dokuya da zarar verir. Birkaç gün içinde sağlam doku ile çevrili iltihap bölgesinde, bol miktarda ölü fagositik hücreler, parçalanmış veya ölü mikroplar ve ölü doku artıklarından oluşan ve cerahat = irin denen bir sıvı kitlesi oluşur. İltihap bölgesinde, artan hücre metabolizması yerel ısı artışına neden olur. İyileşmeye doğru, yerel enzimlerin, özellikle proteolitik enzimlerin etkisi ile iltihap ürünleri eritilip, dağıtılır. Büyük gezici makrofajlar hücre ve mikrop yıkıntılarını temizler ve doku onarılır. İltihap olayının geliştiği yerde, iltihabın beş karakteristik belirtisini görmek mümkün olur. Bunlar; Yerel kızarıklık (= hiperemi) = rubor Yerel şişlik (= ödem) = tumor Yerel ısı artışı = kolor İltihap, gürültülü bir doku reaksiyonu olmasına rağmen, vücut için zararlı etkenleri bulun- Yerel ağrı = dolor İşlev kaybı (iltihabın yerine göre) dukları yerde sınırlamak ve zararsız hale getir mek amacında olduğu için doğal direnç mekanizmaları içinde en önemlilerindendir

13 Kronik iltihap : Organizmada iltihaba yol açan etken, bazen ortadan kaldırılamaz ve etkisizleştirilmez, iltihap olayı da uzar gider. Olay yerinde lenfosit ve makrofaj gibi mononükleer hücre sayısı artar, bölgenin etrafı sert bir doku ile çevrilir. Olay uzun sürelidir.? Vücudunuzun herhangi bir yerinde iltihap oluştu mu? Bu iltihap olayında hangi belirtiler dikkatinizi çekti? 3.2 Doğal Direnci Etkileyen Faktörler Ateş Ateş, mikrobik hastalıkların ve iltihap olayının en belirgin bulgularındandır. Vücut ısısı, beyinde bir merkez tarafından dengede tutulur. Bu merkezin doğrudan kimyasal ve fiziksel etkenlerle uyarılması vücut ısısının yükselmesine neden olur. Mikrobik hastalıklarda, ateşin neden ve nasıl yükseldiği tam anlaşılamamıştır. Bilindiği kadarıyla, beyindeki ısı düzenleyici merkez (Termoregülasyon merkezi), endojen pirojenlerle (IL-1, TNF ve İnterferon) uyarılmaktadır. Başta mikroplar olmak üzere (bakteri, virüs), bakteri ürünleri (endotoksin), Ag - Ab bileşikleri, steroid maddeler ve duyarlı T - lenfositler endojen pirojen salgılattıran faktörlerdir. Vücut ısısının yükselmesi, doğal direnci nasıl etkiler? Vücut ısısı yükselince 37 C de üremeye alışmış pekçok mikrop için uygun olmayan bir üreme ortamı oluşur. (Eskiden, antimikrobik ilaçlar bulunmadan önce, frengi hastalığının, vücut ısısını 42 C e kadar çıkararak yüksek ateşle tedavi edilmeye çalışıldığını biliyor muydunuz? Çünkü frengi mikrobu 42 C de kısa sürede ölür.) İnsan lenfositlerinin, yüksek ateş varlığında uyarılması hızlanır ve antikor yapımı da artar. Farklı beden ısısı, bazı hayvan türlerinin bazı mikroplara karşı dirençli olmasını sağlar. Örneğin tavukların vücut ısısı 37 C ye düşürülse şarbon mikrobuna duyarlı hale gelirler Konağın Yaşı Genel olarak küçük çocuklar ile yaşlılar mikrobik hastalıklara daha duyarlıdırlar. Yaşa bağlı olarak bazı infeksiyon etkenlerine karşı duyarlılık ve dirençlilik durumu farklı olabilmektedir. Örneğin kızamıkçık virüsu anne karnındaki bebekte ciddi hasar yaptığı halde, annede hafif veya orta şiddette bir infeksiyona neden olur. Yine ergenlik çağına kadar derideki doymuş

14 yağ asitleri salgısı eksik olduğu için mantar infeksiyonlarına duyarlılık daha fazladır. Yenidoğan bebeklerde Gram negatif bakteri menenjitlerinin daha çok görülmesi, koruyucu özellikteki IgM sınıfı antikorları henüz sentezleyemedikleri içindir. Bu örnekler daha da arttırılabilir.? Belirli yaşta daha sık görülen mikrobik hastalık biliyor musunuz? Hormonal Denge Birçok hormonun eksikliğinde veya fazlalığında, mikroplara karşı direnç durumunun etkilendiğini gözlemekteyiz. Bu konuya pekçok örnek verebiliriz. Şeker hastalarında, mantar infeksiyonları ve pyojen bakteri infeksiyonları çok görülür. Orak hücreli anemisi olanlar Salmonella (tifo) infeksiyonlarına daha duyarlıdırlar Böbrek üstü bezi hastalıklarında, bu bezin salgıladığı hormonların (kortikosteroid gibi) azlığında veya çokluğunda mikrobik hastalıklara duyarlılık artmaktadır Beslenme Dengeli beslenme, özellikle vitamin, mineral ve protein yönünden dengeli beslenme infeksiyonlara karşı direnci arttırmaktadır. Kötü beslenme, özellikle protein malnütrisyonu, infeksiyonlara direnci azaltmaktadır (veya daha ağır geçirilmesine neden olur). 4. DOĞAL DİRENCİN AZALMASI Doğal direnci oluşturan faktörler ile, doğal direnci etkileyen faktörlerin yapısında veya işlevlerinde meydana gelebilecek olumsuz yöndeki değişiklikler doğal direncin azalmasına, kırılmasına yol açabilecektir. Bu da infeksiyonlara eğilimi arttıracaktır. Bu duruma çeşitli örnekler verebiliriz. Şeker hastalarında pyojen (irin yapan) mikrop infeksiyonlarına eğilim belirgin şekilde artmaktadır. Lökosit işlevinin bozuk olduğu durumlarda ve kompleman eksikliklerinde, fagositik ve antimikrobik aktivite azaldığından mikroplara karşı savunma zayıflar

15 Ayrıca kronik alkolizm, ilaç tutkunluğu, aşırı yorgunluk, stress, travma, gebelik, yaşlılık, debilite, A ve C vitamin eksiklikleri, bazı mineral eksiklikleri, kronik ve malign hastalıklar, ağır yanıklar, kortikosteroid, immunosüpresif ve sitostatik ilaç kullanılması gibi pekçok neden, çeşitli yollardan doğal direnç mekanizmalarını bozarak infeksiyonlara eğilimi arttırır. Hatta infeksiyon hastalığı oluştuğunda da oldukça şiddetli seyir gösterir, kolay başedilemez. Özet Çevremizde çok yoğun bir mikrop topluluğu vardır. İnsanlar ve diğer canlılar bu mikroplarla sürekli iletişim halinde yaşarlar. Hastalık yapabilen mikroplar organizma ile ilişki kurduklarında, organizmanın direnci ile karşılaşırlar. Koruyucu mekanizmalar doğal (= doğuştan) veya sonradan kazanılmış (= edinsel) olmak üzere iki çeşittir. Bu konuda doğal direnç mekanizmaları üzerinde durulmuştur. Doğal direnç; canlılarda doğal olarak bulunan ve ayırım yapmadan tüm mikroplara karşı bir süreklilik içinde koruyan, hastalanmalarını engelleyen bir dirençtir. Doğal direnç mekanizmaları, doğal direnci oluşturan ve etkileyen faktörler olarak incelenirler. Doğal direnci oluşturan faktörler şunladır. Genetik yapı; Canlının genetik yapısı nedeniyle bazı hastalıklara daha duyarlı, veya daha dirençli olmalarıdır. Anatomik engeller; Bir mikrobun hastalık oluşturabilmesi için önce konağa girmesi gerekir. Sağlam deri ve mukozalar mikrop girişine engel olan önemli anatomik yapılardır. Deri ve mukozalardaki diğer madde ve işlevler de buna yardımcı olur. Vücut sıvılarındaki koruyucu faktörler; Vücut sıvılarında bulunan pekçok madde doğal dirençte rol oynar. Lizozim, properdin, CRP, fibronektin, nitrik oksit gibi. Bunların içinde en önemlileri ise kompleman ve interferon'dur. Hücresel Faktörler; Fagositoz ve iltihap; Fagositoz, mikroplar dahil, parçacık halindeki tüm yabancı maddelerin fagositler (makrofaj ve lökosit) tarafından içe alınıp, sindirilmesi, öldürülmesidir. Fagositoz mikropların çoğu için yok edici, iyi bir doğal savunma aracıdır. İltihap; mikrop veya başka nedenlerle doku hasarı oluştuğunda meydana

16 gelen ve hem doku hasarı yapan nedeni ortadan kaldıran, hem de dokuları tamir eden, yenileyen bir olaydır. Doğal direnci etkileyen faktörler şunlardır. Ateş; Mikrobik hastalıkların ve iltihap olayının en belirgin bulgusudur. Çeşitli nedenlerle vücut ısısı yükselir. Yüksek ateş, pekçok mikrop için uygun olmayan bir ortam oluşturur. Konağın yaşı, hormonal denge ve beslenme durumu da doğal direnci önemli ölçüde etkileyen diğer faktörlerdir. Değerlendirme Soruları 1. Bir infeksiyon hastalığını geçirerek, ona karşı direnç kazandığımızda, bu ne tür bir bağışıklık şekli olur? A) Doğal bağışıklık B) Pasif bağışıklık C) Doğal aktif bağışıklık D) Yapay aktif bağışıklık E) Hiçbiri 2. Anatomik bir engel olarak, derinin, hangi özelliği doğal dirençte önemli rol oynar? A) Deri bütünlüğü B) Ter bezleri C) Yağ bezleri D) Deri normal florası E) Hepsi 3. Solunum sistemi mukozasının hangi özelliği, alt solunum yollarına girmiş olan partiküllerin dışarıya doğru atılmasını sağlar? A) Mukus salgısı B) Titrek tüylü epiteli C) Alveolar makrofajlar D) Salgısal IgA E) Lizozim 4. Aşağıdakilerden hangisi vücut sıvılarında bulunan ve mikroplara dirençte koruyucu olan faktörlerdendir? A) Lizozim B) CRP C) Properdin D) İnterferon E) Hepsi

17 5. Fagositoz yapan en önemli iki hücre hangisidir? A) Makrofaj - Lökosit B) Lenfosit - Makrofaj C) Eritrosit - Lenfosit D) Lökosit - Plasmosit E) Plasmosit - Eritrosit 6. Fagositoz yapacak hücrenin, olay bölgesine doğru hareket etmesine ne denir? A) Endositoz B) Kemotaksis C) Fagolizozom D) Opsonizasyon E) Kompleman aktivasyonu 7. Aşağıdakilerden hangisi iltihap olayının karakteristik bulgusudur? A) Kızarıklık B) Şişlik C) Yerel ısı artışı D) Yerel ağrı E) Hepsi Yararlanılan Kaynaklar ABBAS, A.K.; LİCHTMAN, A.; POBER, J., Cellular anel Molecular Imminology. W.B. Saunders Company 2nd Edi. Philadelphia, AKAN, E., Genel Mikrobiyoloji ve Immunoloji. Çukurova Üniversitesi, Tıp Fakültesi Yayınları, No: 16, Adana, BİLGEHAN, H., Temel Mikrobiyoloji ve Bağışıklık Bilimi. 6. Baskı, Barış Fakülteler Kitabevi, İzmir, GÜLMEZOĞLU, E.; ERGÜVEN, S., Immünoloji. Hacettepe Taş Kitapçılık Ltd. Şti. Ankara, KILIÇTURGAY, K., İmmünolojiye Giriş. Güneş ve Nobel Tıp Kitabevleri, 3. Baskı, Bursa, YEĞEN, O., Temel Immünoloji ve İmmün Eksikli Hastalıkları. Palme Tıp Kitabevi, Ankara,

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

Doğal Bağışıklık. İnsan doğar doğmaz hazırdır

Doğal Bağışıklık. İnsan doğar doğmaz hazırdır Doğal Bağışıklık 1 Doğal Bağışıklık İnsan doğar doğmaz hazırdır 2 Mikrop vücuda girdiği zaman doğal bağışıklık onunla saatler içinde savaşır. 3 Doğal bağışıklık ikinci görev olarak adaptif immün cevabı

Detaylı

DOĞAL BAĞIŞIKLIK. Prof. Dr. Dilek Çolak

DOĞAL BAĞIŞIKLIK. Prof. Dr. Dilek Çolak DOĞAL BAĞIŞIKLIK Prof. Dr. Dilek Çolak 1 DOĞAL BAĞIŞIKLIK İkinci savunma hattı birinci hat: fiziksel bariyerler Kazanılmış bağışık yanıtın aktivatörü ve kontrolörü 2 DOĞAL BAĞIŞIKLIK Kompleman proteinleri

Detaylı

LÖKOSİTLER,ÖZELLİKLERİ. ve İNFLAMASYON. 2009-2010 Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun

LÖKOSİTLER,ÖZELLİKLERİ. ve İNFLAMASYON. 2009-2010 Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun LÖKOSİTLER,ÖZELLİKLERİ ve İNFLAMASYON 2009-2010 Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin Amacı: * Yabancı maddeye karşı savunma? * Lökosit çeşitleri ve miktarları * Lökopoez * Fonksiyonel özellikleri * Monosit-

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU Doç.Dr. Engin DEVECİ İMMÜN SİSTEM TİPLERİ I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık Fagositik hücreler (makrofajlar, mast

Detaylı

Kazanım Merkezli Çalışma Kağıdı 1. Ünite Vücudumuzda Sistemler Sindirim Sistemi

Kazanım Merkezli Çalışma Kağıdı 1. Ünite Vücudumuzda Sistemler Sindirim Sistemi Fen Bilimleri 7. Sınıf Aşağıda, sindirim sistemi ile ilgili verilen ifadelerden doğru olanlarının yanına (, yanlış olanlarının yanına (Y) koyunuz. Aşağıda verilen resimde sindirim sistemi organlarının

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI Tıp Fakülteleri Mezuniyet Öncesi İmmünoloji Eğitim Programı Önerisi in hücre ve dokuları ilgi hücrelerini isim ve işlevleri ile bilir. Kemik iliği, lenf nodu, ve dalağın anatomisi,

Detaylı

DOĞAL İMMÜNİTE. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı

DOĞAL İMMÜNİTE. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı DOĞAL İMMÜNİTE Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Bağışıklık? Konağın kendisinden yapısal olarak fark gösteren bir maddeyi yabancı olarak algılaması

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN Bağışık Sistemler Bağışıklık sistemi insan vücudunun hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Olumsuz yanıtları: Alerjiler - normalde zararsız maddelere tepki Otoimmün hastalıklar (Diyabet)(Kendi dokularını yok eder)

ayxmaz/biyoloji Olumsuz yanıtları: Alerjiler - normalde zararsız maddelere tepki Otoimmün hastalıklar (Diyabet)(Kendi dokularını yok eder) Vücut Savunmasını Bağışıklık : potansiyel zararlı yabancı maddelere ve anormal hücrelere karşı vücudun ortaya koyduğu savunma yeteneğidir. Aşağıdaki faaliyetleri gerçekleştirir: virüsler ve bakterilere

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

AŞI ve SERUMLAR. Dr. Sibel AK

AŞI ve SERUMLAR. Dr. Sibel AK AŞI ve SERUMLAR Dr. Sibel AK Bugün; Ak#f İmmünizasyon Bakteriyel Aşılar Viral Aşılar Aşı Takvimi Pasif İmmünizasyon Aşı Etkileşimleri Tanımlar İmmünite (Bağışıklık): Konağın, kendisinden farklı yapıya

Detaylı

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONLARI TİP I TİP II TİPII TİPIII TİPIV TİPIV TİPIV İmmün yanıt IgE IgG IgG IgG Th1 Th2 CTL Antijen Solübl antijen Hücre/

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Solunum Sistemi Fizyolojisi Solunum Sistemi Fizyolojisi 1 2 3 4 5 6 7 Solunum Sistemini Oluşturan Yapılar Solunum sistemi burun, agız, farinks (yutak), larinks (gırtlak), trakea (soluk borusu), bronslar, bronsioller, ve alveollerden

Detaylı

FEN ve TEKNOLOJİ. Besinler ve Sindirim. Konu Testi. Sınıf Test-01. 1. Besin içeriği. 4. Sindirim. Pankreas öz suyu kalın bağırsağa dökülür.

FEN ve TEKNOLOJİ. Besinler ve Sindirim. Konu Testi. Sınıf Test-01. 1. Besin içeriği. 4. Sindirim. Pankreas öz suyu kalın bağırsağa dökülür. Besinler ve Sindirim Konu Testi Besin içeriği FEN ve TEKNOLOJİ 4. Sindirim Besinin kimyasal sonunda oluşan olarak sindirildiği yapıtaşları yer Pankreas öz suyu kalın bağırsağa dökülür. B ve K vitaminleri

Detaylı

İmmün Sistemin Yapısı

İmmün Sistemin Yapısı ÜNİTE 10 İmmün Sistemin Yapısı Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Organizmada bağışıklık sistemini oluşturan organlar ile Organizmada bağışıklık olaylarında rol alan hücreler hakkında bilgi edineceksiniz.

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 Canlıların prokaryot ve ökoaryot olma özelliğini hücre komponentlerinden hangisi belirler? MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 B. Stoplazmik membran C. Golgi membranı D. Nükleer membran E. Endoplazmik retikulum

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010 IV. Kurul Gastrointestinal Sistem ve Metabolizma IV. Kurul Süresi: 5 hafta IV. Kurul Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2010 IV. Kurul Bitiş ve Sınav Tarihi: 22 23 Mart 2010 Ders Kurulu Sorumlusu: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER. Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı

ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER. Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı ADRENAL KORTEKS HORMONLARI GLİKOKORTİKOİDLER Doç. Dr. Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Bu derste amaçlanan öğrencilerle; Glikokortikoid hormonların (GKH) sentez ve salgılanmasını, organizmadaki hücre,

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

07.11.2014. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler

07.11.2014. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma 4.Hafta ( 08 10 / 10 / 2014 ) 1.) HASTALIKLARIN OLUŞMASINDA ROL OYNAYAN FAKTÖRLER 2.) ENFEKSİYON HASTALIKLARININ GENEL BELİRTİLERİ 3.) ENFEKSİYON HASTALIKLARINDA GÖRÜLEN

Detaylı

ÜNİTE 11. İmmünglobulinler (Antikorlar) Amaçlar. İçindekiler. Öneriler. Bu üniteyi çalıştıktan sonra;

ÜNİTE 11. İmmünglobulinler (Antikorlar) Amaçlar. İçindekiler. Öneriler. Bu üniteyi çalıştıktan sonra; ÜNİTE 11 İmmünglobulinler (Antikorlar) Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Amaçlar Vücut savunmasında önemli rolleri olan immünglobulinlerin (= antikorların) yapısını, İmmünglobulinlerin çeşitlerini ve bunların

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR.

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR. KAZANIMLAR; BOŞALTIM SİSTEMİ. KARACİĞER: Proteinlerin kullanılması sonucunda amonyak açığa çıkmaktadır. Zehirli olan amonyağı daha az zararlı olması için üreye dönüştürmektedir. 1. Boşaltım sistemi ile

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1. Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.5-2 m 2 ) Deri esas olarak iki tabakadan olu ur Üst deri (Epidermis)

Detaylı

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var KARACİĞER NEDEN ÖNEMLİ 1.Karaciğer olmadan insan yaşayamaz! 2.Vücudumuzun laboratuardır. 500 civarında görevi var! 3.Hasarlanmışsa kendini yenileyebilir! 4.Vücudun

Detaylı

Bio 103 Gen. Biyo. Lab. 1

Bio 103 Gen. Biyo. Lab. 1 GENEL BİYOLOJİ LABORATUVARI 4. Laboratuvar: KAN DOKU Kan dokusunun görevleri 1 Kan dokusunun yapı elemanları 2 Kan grupları 12 İnce yayma kan preparatı tekniği 15 1. GİRİŞ Kan doku, atardamar, toplardamar

Detaylı

Sindirim Sistemi. 1 Molekül 9 Molekül. (Fiziksel Kimyasal. Sindirim) Protein Büyük Moleküllü Mineral Küçük Mol. Besin

Sindirim Sistemi. 1 Molekül 9 Molekül. (Fiziksel Kimyasal. Sindirim) Protein Büyük Moleküllü Mineral Küçük Mol. Besin Sindirim Sistemi Sindirim: Arabaların çalışması için enerjiye ihtiyaçları vardır, benzinleri bittiğinde gidip benzin alarak arabalarımıza enerji sağlamış oluruz. Tıpkı arabalar gibi canlıların da hareket

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir.

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop:  Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir. Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Gözümüzle göremediğimiz çok küçük birimleri (canlıları, nesneleri vs ) incelememize yarayan alete mikroskop denir. Mikroskobu ilk olarak bir kumaş satıcısı

Detaylı

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir.

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. BEYAZ KAN HÜCRELERİ Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. 1 Görevleri nelerdir? Bu hücreler vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı korur.

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten DERS KURULU 1 KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten DERS KURULU 1 KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten DERS KURULU YÜRÜTME KURULU DÖNEM I KOORDİNATÖRÜ: KURUL I KOORDİNATÖRÜ: 214 215 EĞİTİM ÖĞRETİM

Detaylı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 8.Hafta ( 03-07 / 11 / 2014 ) FETUS FİZYOLOJİSİ 1.Embriyonun Gelişmesi 1.) Plasenta 2.) Amnion Kesesi ve Amnion Sıvısı Slayt No: 9 1.) EMBRİYONUN GELİŞMESİ

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

Sfingozin türevi membran lipidleri

Sfingozin türevi membran lipidleri Dr. Suat Erdoğan Sfingozin türevi membran lipidleri Sfingolipidler Sfingomyelin Glikolipidler Kolesterol ve Steroidler Bu tür lipidler gliserol içermezler Yapıda bir amino alkol olan sfingozin bulunur

Detaylı

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ Protein Değerlendirilmesi Enerji Kullanımı Süt Kalitesi Karaciğer Fonksiyonları Döl Verimi Karlılık BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI

Detaylı

AKTS MİKROBİYOLOJİ VE PARAZİTOLOJİ. BES118 2. Bahar 3 0 0 4 Önkoşullar

AKTS MİKROBİYOLOJİ VE PARAZİTOLOJİ. BES118 2. Bahar 3 0 0 4 Önkoşullar MİKROBİYOLOJİ VE PARAZİTOLOJİ Teori Uygulama Laboratuar Kodu Yarıyıl Dersin Adı (saat/hafta) (saat/hafta) (saat/hafta) AKTS MİKROBİYOLOJİ VE PARAZİTOLOJİ BES118 2. Bahar 3 0 0 4 Önkoşullar Yok Dersin dili

Detaylı

Doku lezyonları oluşturacak kadar kuvvetli olan zararlı uyarılar birçok algojenik ve pro-enflamatuar kimyasal medyatörlerin salınımına yol açar.

Doku lezyonları oluşturacak kadar kuvvetli olan zararlı uyarılar birçok algojenik ve pro-enflamatuar kimyasal medyatörlerin salınımına yol açar. AĞRI ve İNFLAMASYON Yrd.Doç.Dr. Levent Yazmalar Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi FTR Anabilimdalı AĞRI Ağrı tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Uluslararası Ağrı Araştırmaları Teşkilatı (IASP) Tanımı

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

Prof Dr Davut Albayrak. Ondokuz mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi KAN MERKEZİ VE ÇOCUK HEMATOLOJİ BÖLÜMÜ SAMSUN KMTD KURS-2012

Prof Dr Davut Albayrak. Ondokuz mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi KAN MERKEZİ VE ÇOCUK HEMATOLOJİ BÖLÜMÜ SAMSUN KMTD KURS-2012 Prof Dr Davut Albayrak Ondokuz mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi KAN MERKEZİ VE ÇOCUK HEMATOLOJİ BÖLÜMÜ SAMSUN KMTD KURS-2012 KAN GRUBU ANTİJENLERİ Kan grubu kırmızı kan hücrelerinin üzerinde bulunan ve

Detaylı

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM SAĞLIK VE HİJYEN NEDİR? Sağlık; kişinin doğuştan getirdiği kalıtsal özellikleri ile fiziksel, biyolojik ve sosyal

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

Temel anlamda laktoz intoleransı süt ya da süt ile üretilmiş ürünleri sindirememek ya da bunda güçlük yaşamak anlamına gelir.

Temel anlamda laktoz intoleransı süt ya da süt ile üretilmiş ürünleri sindirememek ya da bunda güçlük yaşamak anlamına gelir. Laktoz temel olarak süt içinde bulunan disakkarid türü bir şekerdir. Disakkaridler iki farklı şeker türünün biraraya gelmesi ile oluşurlar. Glukoz ile galaktoz biraraya gelerek süt şekerini yani laktozu

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

Özofagus Mide Histolojisi

Özofagus Mide Histolojisi Özofagus Mide Histolojisi Sindirim kanalını oluşturan yapılar Gastroıntestınal kanal özafagustan başlayıp anüse değin devam eden değişik çaptaki bir borudur.. Ağız, Farinks (yutak), özafagus(yemek borusu),

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI VEREM EĞİTİM VE PROPAGANDA HAFTASI Geleneksel olarak her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir.

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Prostat nedir? Ne işe yarar? Prostat kanseri nedir? Prostat kanserinin nedenleri nelerdir? Kimler risk altındadır? Prostat kanserinin belirtileri nelerdir? Erken teşhis mümkün müdür? Teşhis nasıl koyulur?

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI FUSİNAT 500 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Bir film kaplı tablet 500 mg sodyum fusidat içerir. Yardımcı maddeler: Mikrokristal selüloz PH 200, krospovidon, laktoz anhidrat,

Detaylı

SAĞLIK MESLEK LİSELERİ HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ XII. SINIF BULAŞICI HASTALIKLAR VE BAKIMI DERSİ İŞLETMELERDE BECERİ EĞİTİMİ PROGRAMI

SAĞLIK MESLEK LİSELERİ HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ XII. SINIF BULAŞICI HASTALIKLAR VE BAKIMI DERSİ İŞLETMELERDE BECERİ EĞİTİMİ PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI SAĞLIK İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI SAĞLIK MESLEK LİSELERİ HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ XII. SINIF BULAŞICI HASTALIKLAR VE BAKIMI DERSİ İŞLETMELERDE BECERİ EĞİTİMİ PROGRAMI ANKARA 2007 GİRİŞ

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar Verem Haftası etkinlikleri çerçevesinde Akkuş İlçe Sağlık Grup Başkanımız Dr. Mustafa AKDOĞAN 18/01/2010 tarihinde ilçemizde çalışan din adamları ve halka yönelik verem hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler

Detaylı

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü Proteinler, yağlar ve karbohidratlar balıklar amino asitlerin dengeli bir karışımına gereksinim tarafından enerji

Detaylı

4.0 Enfeksiyonların Önlenmesi

4.0 Enfeksiyonların Önlenmesi 4.0 Enfeksiyonların Önlenmesi Aşılama 7. Giriş (15 dak) 1. Derse başlarken öğrencilere hangi aşıları olduklarını sorun örneğin, çocuk felci, MMR, Verem veya herhangi bir tatil aşılanması oldularsa hangi

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 104: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 104: KLİNİK BİLİMLERE GİRİŞ Ders Kurulu Başkanı: Prof. Dr. Ayşen Bayram / Tıbbi Mikrobiyoloji Başkan Yardımcıları: Yrd. Doç. Dr. Necla Benlier / Tıbbi Farmakoloji Yrd. Doç. Dr. Betül Kocamer Şimşek / Anesteziyoloji ve Reanimasyon

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

LENF DOLAŞIMI LENF SİSTEMİ

LENF DOLAŞIMI LENF SİSTEMİ LENF DOLAŞIMI Hücreler için gerekli olan besin ve oksijen temiz kan sayesinde atardamarlardan kılcal damarlara geçer ve kılcal damarlar sayesinde dokulardaki hücrelerin arasını dolduran ara maddeye (doku

Detaylı

ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR?

ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR? Saman nezlesi tanımı yanlış isimlendirilmektedir. Çünkü saman bu olaya neden olmaz. Hastalık; akan / kaşınan burun ve göz, hapşırma, boğaz kaşıntısı ve burun, boğazda çok miktarda akıntıdan oluşmaktadır.

Detaylı

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır.

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. SOLUNUM SİSTEMLERİ Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. 1. Dış Solunum Solunum organlarıyla dış ortamdan hava alınması ve verilmesi, yani soluk alıp vermeye

Detaylı

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I V. KURUL DERS PROGRAMI HEMOPOETİK VE İMMÜN SİSTEM T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM I Dekan Baş Koordinatör Dönem I Koordinatörü Dönem I Koordinatör Yardımcısı Dönem I Koordinatör Yardımcısı Kurulun

Detaylı

HUMAN ALBÜMİN Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı

HUMAN ALBÜMİN  Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı HUMAN ALBÜMİN 2013 yılında Stok Takip ve Analiz Daire Başkanlığınca ilaç tasarrufuna teşvik etmek ve maliyetini azaltmak amacıyla Human Albümin çalışması yapılmıştır. ALBUMİN NEDİR? Albumin karaciğerde

Detaylı

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır.

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır. CANLILARDA ENERJİ Besinlerin Enerjiye Dönüşümü Besin öğeleri: Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, mineraller Besin maddelerindeki bu öğelerin vücut tarafından kullanılabilmesi için sindirilmesi

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. KULLANMA TALİMATI ANTISTAX 180 mg Sert Jelatin Kapsül Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir kapsül, 180 mg kırmızı üzüm yaprağı kuru ekstresi (4-6:1) içerir. Yardımcı maddeler: Susuz kolloidal silisyum

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta verimi Kabuk kalitesi Civciv kalitesi Döllülük Çıkım oranı Karaciğer sağlığı Bağırsak sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA

Detaylı

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER

ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER ENDOTEL VE BİYOKİMYASAL MOLEKÜLLER Endotel Damar duvarı ve dolaşan kan arasında tek sıra endotel hücresinden oluşan işlevsel bir organdır Endotel en büyük endokrin organdır 70 kg lik bir kişide, kalp kitlesix5

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi)

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) Otonom sinir sitemi iki alt kısma ayrılır: 1. Sempatik sinir sistemi 2. Parasempatik sinir sistemi Sempatik ve parasempatik sistemin terminal nöronları gangliyonlarda

Detaylı

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU 173 Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle bebekler ve

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. SİSTRAL Krem. Cilt üzerine, haricen uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. SİSTRAL Krem. Cilt üzerine, haricen uygulanır. KULLANMA TALİMATI SİSTRAL Krem Cilt üzerine, haricen uygulanır. Etkin madde: 1 gram kremde 15 mg klorfenoksamin hidroklorür bulunur. Yardımcı maddeler: İsopropil miristat, stearik asit, setostearil alkol,

Detaylı

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER Gribin nasıl bir hastalık olduğunu, Gripten korunmak için neler yapmamız gerektiğini, Grip aşısını ve ne zaman aşı olmamız

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı