çocuklarda düşünme becerilerini geliştirme

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "çocuklarda düşünme becerilerini geliştirme"

Transkript

1 çocuklarda düşünme becerilerini geliştirme 1

2 GİRİŞ: ÇOCUKLARA DÜŞÜNMEYİ ÖĞRETMEK Doğduğumuz andan itibaren çevremizdeki ilişkiler ağı içerisinde pek çok alışkanlık kazanıyoruz. Bu alışkanlıklar toplumdan topluma, kültürden kültüre ve hatta bireyden bireye farklılıklar gösteriyor. Yeme/beslenme alışkanlıklarımızı daha yaşamın ilk yıllarından itibaren kazanmaya başlıyoruz. Bazı şeyleri yemeyi daha çok seviyoruz. Yerde ya da masada yemeğe alışıyoruz. Yemek yerken çatal kaşık, ya da daha başka bir araç kullanmayı öğreniyoruz. Bunun gibi pek çok alışkanlık yaşamın ilk yıllarından itibaren kişiliğimizi şekillendirmeye başlıyor. İşte bu alışkanlıklardan bir tanesi de düşünme alışkanlığıdır. Her insan eğer kalıcı bir hasara/probleme sahip değilse, düşünme becerisine sahiptir. Aynen yemek yeme, ya da konuşma becerisine sahip olduğu gibi. Ama bu becerinin geliştirilmesi, nitelikli hale getirilmesi önemli bir oranda yaşamın ilk yıllarında içinde bulunduğumuz çevrenin bu yetimizi şekillendirmekte ne denli etkin olduğu ile ilgilidir. Yaşamın ilk yıllarından itibaren düşünme becerilerine ilişkin alışkanlıklarımızı da edinmeye başlarız. Aklımızı kullanmaya ilişkin edindiğimiz alışkanlıklar bizi, ya zihinsel becerilerini etkili şekilde kullanan birisi haline getirir, ya da zihinsel açıdan tembel ve türlü düşünme hatalarıyla malul bir kişilik sahibi kılar. Her insan temel düşünme becerilerini ortalama bir düzeyde kullanma potansiyeliyle dünyaya gelmektedir. Ama becerilerin zamanında kullanılmaması, işletilmemesi zihinsel açıdan bizi yavaş yavaş köreltmektedir. Bir müddet sonra düşünmek denilen ve bizi diğer canlılardan ayıran en temel özelliğimizi kullanmakta zorlanmaya başlarız. Hatta düşünmek zor, zahmetli ve katlanılamayacak kadar güç bir iş haline gelebilir. Böyle bir kişi, başkaları tarafından kolayca kandırılabilir. Başı beladan kurtulmaz, doğruyla yanlışı ayırt edemez. Bazı insanlar ise daha yaşamın ilk yıllarından itibaren çevresinin etkisiyle, ileride hayatını olumsuz yönde etkileyecek düşünme hataları yapmaya başlar ve bu zamanla alışkanlık haline gelir. Öyle ki kişi bu hataları fark edemeyecek kadar bu hatalar otomatikleşir. O halde anahtar soru/sorun şudur: Çocuklarımıza doğru ve nitelikli düşünme alışkanlıklarını kazandırabilir miyiz? İşte Aileı Akademisi nin hazırlamış olduğu bu kitapçıkta bu sorunun kısa bir cevabını vermeye çalışacağız. Kitapçığımız üç bölümden oluşuyor. Birinci bölüm, düşünmenin tarifi nedir, düşünmenin çeşitleri nelerdir, gibi sorulardan oluşuyor. İkinci bölümde doğru ve etkili düşünme alışkanlıklarını çocuklarımıza kazandırabilir miyiz, sorusuna cevap bulmaya çalışacağız. Kitapçığımızın üçüncü ve son bölümünde ise, çocuklarımıza doğru ve nitelikli düşünme alışkanlıkları kazandırabilmek için anne-babalar olarak evde neler yapabileceğimize ilişkin önerilerden oluşuyor. 2

3 BİRİNCİ BÖLÜM: DÜŞÜNMENİN TARİFİ VE DÜŞÜNME ÇEŞİTLERİ Düşünme eyleminin pek çok tarifi yapılmıştır. Bunlardan bazılarını aktaralım: Türk Dil Kurumu nun sözlüğüne göre düşünme, bir konu üzerinde akıl yürütmek, zihin yormak, fikretmek, muhakeme etmek, aklından geçirmek, hayal etmektir. Aristoteles e göre düşünme, insanı hayvandan ayıran belirgin bir özniteliktir, aklın bağımsız ve kendine özgü eylemidir, karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisidir. Cüceloğlu (1994) ise düşünmeyi şöyle tarif eder: Düşünme, içinde bulunulan durumu anlayabilmek amacıyla yapılan aktif, amaca yönelik organize zihinsel sürece verilen addır Bir başka tanımda ise düşünme: Gözlem, tecrübe, sezgi, akıl yürütme ve diğer kanallarla elde edilen malumatı kavramlaştırma, uygulama, analiz ve değerlendirmenin disipline edilmiş şeklidir şeklinde tanımlanmaktadır. Yüce Kitabımız Kur an da, düşünmeyle ilgili pek çok kavram bulunmaktadır. İslam dini, bütün insanlığı düşünmeye ve akletmeye çağırmaktadır. Öyle ki, düşünen ve düşünmeyen insan arasındaki farkı gören ve görmeyen insan arasındaki farka benzetmektedir. Kur an da tefekkür, tedebbür, tezekkür, taakkul, tefakkuh, lübb gibi kavramların hepsi düşünmeyle ilgili kavramlardır ve düşünmenin farklı bir yönüne vurgu yapar. Düşünme üzerine yapılmış daha birçok tanım bulunmaktadır. Ancak bu tanımlardaki ortak noktaları dikkate aldığımızda düşünmeyi, içinde bulunduğumuz durumu öncelikle anlamak ve sözü edilen durum içindeki unsurlar arasındaki ilişkilerin farkına varmak ve buradan da bir anlam ve yargı çıkarma işlemidir, diye tanımlayabiliriz Bunun için bir düşünme sürecinde sürekli olarak; kim, nasıl, neden, niçin gibi sorulara cevap aranır. O halde her insan az ya da çok, doğru ya da yanlış bir düşünme faaliyeti gösterebilir. Ama insanoğlu küçük yaşlardan itibaren eğer bu yeteneğini kullanmaz ise zamanla düşünme alışkanlığını kaybedebilir. Bazı kişiler de düşünme yetisini yanlış ve hatalı olarak kullanır. Önemli olan düşünmenin doğru ve nitelikli bir sürece dönüştürülebilmesidir. Çünkü düşünmek her zaman için doğruyu bulmanın garantisi olmamaktadır. Hatta diyebiliriz ki, pek çok düşünen insan yanlış düşünme biçimlerinin kurbanı olabilmektedir. Düşünme Türleri Buradan hareketle ilim adamları düşünme türleri üzerinde de araştırmalar yapmışlardır. Bugüne kadar yapılmış pek çok düşünme tasnifi bulunmaktadır. Biz düşünme türlerini kabaca ikiye ayırabiliriz: Basit, yüzeysel düşünme ve derin, incelikli, ayrıntılı ve ayırt edici düşünme. Basit ve yüzeysel düşünme bir kişinin yanlış sonuçlara varmasına, yanlış kararlar almasına ve dolayısıyla yanlış ve hatalı davranışlarda bulunmasına yol açar. Bu düşünme 3

4 şeklinde kim, nasıl, neden ve niçin sorularına verilen cevaplar tam karşılığını bulmaz. Kişi kendisine ulaşan bilgileri sistematik bir şekilde ele alamaz. Bu bilgileri doğru ve gerektiği gibi kullanamaz. Basit ve yüzeysel düşünen bir kişi, düşüncesini yeterli kanıtlarla destekleyemediği gibi, başkalarının öne sürdüğü düşünceleri kabul ederken ya da reddederken yeterli kanıt aramaz. Dolayısıyla böyle bir kişinin düşüncelerini bina ettiği zemin çürük bir tahta gibidir. En küçük bir sarsıntıda hemen yıkılıverir. Derin, ayrıntılı ve ayırt edici düşünmede ise mevcut bir durum üzerinde görünenin ardında yer alan nedenler ve olayın/durumun olası amaçları üzerinde daha incelikli ilişkiler kurmak söz konusudur. Derin ve ayrıntılı düşünen bir kişi, elde ettiği veriler arasında sağlıklı ilişkiler kurar, düşüncesini sağlam kanıtlar üzerine bina eder ve ulaştığı yargıyı tersi kanıtlarlar ve düşüncelerle test eder. Basit ve Yüzeysel Düşünme: Eski Mısır da Ölüm ve Yaşam Eskiden Mısır da soylular öldüğü zaman mumyalanır, değerli eşyaları ve taze yiyeceklerle birlikte gömülürdü. Onların ölüler âleminde yaşadığına inanılırdı. O yüzden eşyaya ve yiyeceğe ihtiyacı olduklarını düşünürlerdi. Burada eski Mısırlılar şöyle bir çıkarım yapmaktaydı. Eğer ölüler yok olup gitmiyorlar ise, bu onların yaşadığı anlamına gelir. Eğer bir varlık yaşıyorsa eşyaya ve yiyeceğe ihtiyacı olacaktır. Buradan hareketle onları gömerken eşyaları ve yiyecekleri ile birlikte gömerek, onların aç kalmasını ve üşümesini engelliyorlardı. Burada basit ve yüzeysel bir düşünme biçimini görüyoruz. Eski Mısırlılar ölen kişilerin de kendi yaşamlarına benzer maddi bir hayat sürdürdüklerine inanıyor, bu sebeple de maddi/fiziksel ihtiyaçları olacağını düşünüyorlardı. Onların öldükten sonra başka bir yaşam formuna geçebilecek olduklarını düşünmek daha derin ve incelikli bir düşünme biçimini gerekli kılıyordu. Aşağıdaki tabloda ise derin ve ayırt edici düşünen kişi ile basit ve yüzeysel düşünen kişi arasındaki farklar karşılaştırılmalı olarak sunulmaktadır. 4

5 Derinlemesine ve Ayırt Edici Düşünen Kişi Sorun ve problem gibi görünen durumlar onu motive eder, belirsizliğe karşı sabırlı ve hoş görülüdür. Kendi kendini eleştirir ve çözüm yolları arar. Dikkatli ve yansıtıcı bir düşünmeye sahiptir. Aklı kullanmanın gerekliliğine inanır, kesintisiz bir tefekkür içindedir. Amaçlar üzerinde düşünür. Bir olayın, durumun amacı üzerinde hassasiyetle durur. Amaca ulaştıran yol ve yöntemler üzerinde düşünür. Gerektiğinde bunlar üzerinde değişiklikler yapar. Olasılıkları dikkate alır. Çoklu olasılıkları hesap ederek önlemler alır. Kendi görüşünün tersine olabilecek kanıtlar arar. Kendi görüşünü karşıt görüşlerle test eder. Basit ve Yüzeysel Düşünen Kişi Sürekli kesinlik arar, belirsizliğe karşı tahammülü yoktur. Aceleyle bir sonuca varmak ister. Kendisine karşı eleştirel bir bakışı yoktur, ona sunulan ilk seçenekle yetinir. Aceleci düşünür. Bir düşünceyi tam olgunlaştırmadan diğer düşünceye geçer. Sadece sezgilerine göre hareket eder, davranışlarında çoğu zaman taklit hâkimdir. Atalarından nasıl gördüyse öyle davranır. Ayrıntılı düşünmenin gerekli olmadığına inanır. Nedenler üzerinde bile yeterince düşünmez. Amaçlar hakkında bir fikri yoktur. Amaçlar hakkında bir fikri olsa da bu aceleyle varılmış, dar bir görüşü yansıtır. Amaca ulaştıracak farklı yol ve yöntemlere kapalıdır. Olasılıkları hesaba katmaz. Bu sebeple genelde ikinci bir planı yoktur. Sadece kendi görüşünün lehine olan düşünce ve kanıtlara değer verir. Derin ve ayırt edici düşünme sürecinde şu unsurlar yer alır: Veri toplama (Verilerin gerekli olan kısmının tamamına ulaşmaya çalışma) Verileri değer sıralamasına tabi tutma (daha değerli olan veriyi daha az değerli olan veriden ayırma) Plan yapma Bir hipoteze sahip olma Varsayımların farkında olma Karşılaştırma yapma Yorumlama Sınıflama Eleştirme Genelleme Özetleme Karar verme 5

6 Derinlikli ve Ayırt Edici Düşünme Çeşitleri Derinlikli ayrıntılı düşünmenin bazı çeşitleri vardır. Şimdi kısaca bunlar üzerinde duracağız. Üretici/Yaratıcı Düşünme Bu düşünme türünü kısaca, var olan verileri yeni ve özgün bir bakış açısıyla yeniden ele alarak özgün bir fikre, düşünceye ulaşmak şeklinde tanımlayabiliriz. Bunun için bireyin kalıplaşmış düşünme alışkanlıklarından vazgeçebilmesi gerekir. Üretici/Yaratıcı düşünen insanları bazı özellikleri şu şekildedir: Akıcılık: Çokça fikir üretmektir. Bu tür insanların çok sayıda fikri vardır. Elbette ki bu fikirlerden bazıları uygulanabilir fikirler olmayabilir. Ya da başlangıçta saçma görünebilir. Ama işe yarar ve doğruya götürecek fikirler de bunların arasından çıkar. Esneklik: Üretici düşünen insanların en önemli özelliği esnek düşünebilmelidir. Bu kişiler bir meseleyi farklı bakış açılarından ele alabilirler. Sadece tek bir seçeneğin olduğu durumlar da bile farklı seçenek arayışı içerisindedirler. Özgünlük: Alışılmadık, daha önce pek duyulmamış fikirler üretebilirler. Bu fikirler yaşamın değişmesine ve genişlemesine neden olur. Düzenleme: Ulaşılan yeni fikir daha da ayrıntılandırılır. Yeni fikrin bir nevi süslemesi yapılır. Bu fikir genişletilir ve bu yeni fikirle ilişkili başka sonuçlar üzerinde çalışılır. Yaşamın sabit ve değişken yönleri vardır. Üretici/yaratıcı düşünme yaşamın değişken yönünü dikkate alır. Değişim, yeni ve farklı düşünceleri de gerekli kılmaktadır. Yalnız bu yaşamın altında yatan temel ilkelerin olmadığı ve her şeyin sürekli değişkenlik gösterdiği şeklinde algılanmamalıdır. Eleştirel Düşünme Eleştirel düşünme üst düzey düşünme becerilerinin arasında belki de en önemlisidir. Buradaki eleştirel kelimesi, değerlendirme, yargılama, ayırt etme anlamlarına gelen criticus kelimesinden gelmektedir. Yani bir bakıma tefrik edici/ayırt edici düşünme anlamına gelmektedir. Doğruyu yanlıştan, haklıyı haksızdan ayırt edebilen düşünme şeklidir. Aslına bakılırsa eleştirel düşünme sadece doğruyla yanlış arasında bir ayrım yapmaz, aynı zamanda az doğruyla çok doğru, az yanlışla çok yanlış arasındaki ayrımları da dikkate alır. 6

7 İçine biraz doğru karışmış yanlışın içinden doğruyu ayırt edebilir. Bu sebeple dikkatli, incelikli ve derin bir düşünme biçimidir. Eleştirel düşünmenin tarihi oldukça eskidir. Sokrates eleştirel düşünmeyi sistematize eden öncü filozoflardandır. O Atina halkının taptığı insan biçimli tanrılara tapmayı reddetmiş, Atinalıların kendi zaaflarını tanrılara yüklediğini ifade etmiştir. Öyle ki bu uğurda ölümü bile göze almıştır. Şu sözü onun düşünmeye ve dolayısı ile yaşama da verdiği anlamı ortaya koymaktadır: Sorgulanmayan bir yaşam yaşamaya değmez. Bütün peygamberler de eleştirel düşünmenin öncüleri arasında sayılabilir. Peygamberler gönderildikleri toplumun alışılmış, kökleşmiş düşünce ve inanç biçimlerine karşı çıkmış ve onlardan kanıt istemişlerdir. Kendilerine gönderilen dini de çeşitli kanıtlar ile sürekli ispatlamaya çalışmışlardır. Eleştirel düşünmenin bazı tarifleri şu şekilde yapılmıştır: Eleştirel düşünme, sorular sorma, yanıtlar alma ve bu yanıtlar üzerinde daha çok soru sormadır (Banks, Mccarty ve Rasool, 1993:6, akt. Özcan). Ennis ise eleştirel düşünmeyi, Ne yapılacağına, neye inanılacağına karar vermeye odaklanmış yansıtıcı ve mantıklı düşünme olarak tanımlamaktadır. Eleştirel düşünmenin disiplinler arası bir tanımının yapılabilmesi için 1990 yılında Amerika Felsefe Derneği (APA) tarafından Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada dan 46 kuramcı eleştirel düşünme üzerinde çalışmaya davet edildi (Branch 2000:28). Yapılan çalışmaların sonucunda eleştirel düşünme, bireyin ne yapacağına ve neye inanacağına karar vermesi için çözümleyici, değerlendirmeye yönelik bilinçli olarak yargılarda bulunması ve bu yargıları ifade etmesi biçiminde tanımlandı (Evancho, 2000:2, akt. Özcan). Ennis (1986) ve Nickerson (1984) a göre eleştirel düşünme becerisine sahip bireylerin bazı becerileri şunlardır (Akt. Semerci,2000): Esneklik: Kritik düşünen bireyler, doğru olarak gözükse bile aksine kanıtlar bulunan yargıdan vazgeçerler. Sabır: Kritik düşünen bireyler, zorluk veya bir engelle karsılaştıklarında vazgeçmezler. Problemleri ve zorlukları çözebilecek bir yol buluncaya kadar uğraşırlar ve çözüm için beklerler. Düşünerek hareket etme: Kritik düşünen bireyler, çözüm yollarını denemeden önce üzerinde tartışarak ne olduğunu, neye yaradığını anlamaya çalışırlar. Herhangi bir konuşma yapmadan ve yazı yazmadan önce düşünürler. Açık niyetlilik: Kritik düşünen bireyler, kelimeleri siyah beyaz, iyi kötü, gibi görmezler. Özerklik ve bağımsızlık: Kritik düşünen bireyler, karar vermekten kaçınmaz. Kendisini motive edebilir ve meraklıdır. Kendi kendine düşünmekten korkmaz. 7

8 Demirel (1999) e göre eleştirel düşünen insanların özellikleri şunlardır Tutarlılık: Eleştirel düşünen birey, düşüncedeki çelişkileri fark etmeli, bunları ortadan kaldırabilmelidir. Birleştirme: Eleştirel düşünen birey, düşüncenin bütün boyutları arasındaki ilişkileri kurabilmelidir. Uygulanabilme: Eleştirel düşünen birey, düşüncelerini bir model üzerinde uygulayabilmelidir. Yeterlilik: Eleştirel düşünen birey, deneylerini ve ulaştığı sonuçları gerçekçi bir temele dayandırabilmelidir. İletişim kurabilme: Eleştirel düşünen birey, düşünceleri arasındaki ilişkiyi etkili bir iletişimle, anlaşılır bir biçimde paylaşabilmelidir. Eleştirel Düşünmenin Gerektirdiği Zihinsel İşlemler 1. Değişkenlerin Ayırt Edilmesi ve Denetimi: Problem çözerken problemi oluşturan farklı değişken ve unsurları ayırt edebilmek, bunları denetleyebilmek ve her birine farklı ağırlıklar verebilmek, eleştirel düşünebilmenin önemli unsurları arasındadır. Herhangi bir olayın çözümlemesini yaparken etkili olabilecek unsurları ayrıştırmak, etkili olup olmadığını anlamanın imkânsız olduğu durumlarda ise belirsizliği kabul etmek gerekir. 2. Bilgideki Eksiklikleri Fark Etmek: Bazı durumlarda sunulan bilgi yetersizdir. Kişinin bilgisi sunulanı anlamlandırmakta yetersiz kalabilir. Bu durumların farkına varıp eksiklikleri gidermeye çalışmak, eleştirel düşünmenin gerekleri arasındadır. 3. Açık Seçik Tanımların Gerekliliğini Görmek: Kullanılan terim ve sözcükler kimi zaman altlarında yatan anlamları gölgelemektedir. Bu nedenle, tanımları müphem olan kavramların açıklanmasına çalışmak, soyut kaldıklarında işlevlerini yerine getiremeyecek olan kavramların operasyonel bir biçimde açıklanmasını istemek eleştirel düşünme acısından çok önemlidir. 4. Sonuca Varan Gerekçelerin Ne Denli Güçlü Olduklarını Değerlendirebilmek: Genelde bir takım varsayımlar, çıkarımlar, savlar, karşı savlar ve gerekçelerden hareketle sonuçlara varılmaktadır. Ancak bunlar her zaman sonucu zorunlu kılacak düzeyde güçlü olmayabilir. Eleştirel düşünebilen kişinin bu değerlendirmeleri yapıp eldeki sav ve gerekçelerle sonuca varılıp varılmayacağına karar vermesi gerekir. 5. Verilerden ve Bulgulardan Çıkarımlar Yapabilmek: Bilginin oluşturulması eldeki verilerden ve bulgulardan doğru çıkarımların yapılmasıyla mümkün olur. Bu beceri sonucu doğru çıkarımlarla yeni bilgilere ulaşılabilir. Ayrıca, yanlış çıkarımların engellenmesi de önemlidir. 8

9 6. Karar Verirken Akılcı Kıstaslar Kullanmak: Karar verme surecinde farklı alternatifleri değerlendirmek ve tartmak gerekirken, akılcı kıstaslara ağırlık vermek de önemlidir. 7. Anlamak İçin Okumak: Okuma surecinde anlamı zihinde oluşturacak biçimde okumak ve zihinsel süreçlerin farkında olmak, özellikle okunan materyaldeki içeriğin doğru kavranmasını sağlayacak ve eleştirel bir bakısı olası kılacaktır. 8. Problem Çözümünde Planlı Yaklaşım: Problem çözümü için çeşitli stratejilerin oluşturulması ve bu stratejilerin sistemli bicimde uygulanması önemlidir (Gurkaynak ve arkadaşları, 2003) Özden (1999:112), eleştirel düşünme becerilerinin belirleyici özelliklerini su şekilde sıralamıştır: 1. Önyargı ve tutarlılığı değerlendirme, 2. Birinci el ve ikinci el kaynakları ayırt etme, 3. Çıkarsamaları ve nedenlerini değerlendirebilme, 4. Varsayımları, fikirleri ve iddiaları ayırt etme, 5. Argümanın eksik taraflarını ve açıklamalardaki belirsizleri görme, 6. Tanımlamaların yeterliliğini ve sonuçların uygunluğunu ölçme. 9

10 Eleştirel Düşünme Becerileri ve Gerekli Tutumlar Tutumlar Amaçlı Bilgili Sorgulayıcı Kanıt arayıcı Sistematik Esnek Açık fikirli Önyargısız, nesnel Kendine güvenli Başka fikirlere saygılı Test edici Araştırmaya açık Fikrini rahatlıkla ifade edebilen Beceriler Çıkarım Yorumlama Açıklama Değerlendirme Sonuca ulaşma Becerilerdeki Adımlar Bilgi birimlerini belirleme ve anlama Birimler arası ilişkileri saptama Sınıflama Birimlerin göreceli olarak önemini ayrıştırma Kıyaslama için ölçütler belirleme ve kıyaslama: benzerlik ve farklılıkları görme Neden sonuç ilişkileri kurma Hipotez kurma: olasılıkları düşünme Bilginin geçerliğini ve kaynağını sorgulama Tümevarım: elde edilenlerden yola çıkarak bütüncül fikirler oluşturma Bilgiyi farklı alanlara, konulara, durumlara transfer etme Birimler, konular, durumlar arası kıyaslama yapma: birimlerin ne ölçüde açıklayıcı olduğunu test etme Tüm değerlendirme ve verilerden yararlanarak yeni fikirler üretme Paylaşımda kendini etkin bir biçimde ifade edebilecek doğru dil ve iletişim becerilerini kullanma Eleştirel düşünme becerileri, becerilerdeki kullanılacak adımlar ve tutumlar arasındaki ilişki tablosu (Büyükkantarcıoğlu, 2006) Bu bölümde, düşünmenin ne anlama geldiği ve düşünme çeşitleri üzerinde kısa bir bilgi vermeye çalıştık. Anlatıldığı üzere derinlikli, ayrıntılı ve ayırt edici düşünme biçimleri özellikle günümüzde çocuklarımıza kazandırmamız gereken niteliklerin başında geliyor. Çünkü yaşadığımız dünyada çocuklarımızın önüne gelen bilgiler içinde çoğu zaman yanlışlar da bulunuyor. Çocuklarımızın yanlışlarla doğruları ayırt edememesi onların yaşamlarında daha sonra telafi edemeyecekleri derin bir tahribat yapacaktır. Çağdaş yaşamın tamamıyla pragmatist değerler üzerine bina edilmiş olması, çevremizde salt menfaat amaçlı ilişkiler kurulmasına neden olmaktadır. Çocuklarımızı, onlardan yararlanmak için çeşitli tuzaklarla 10

11 örülmüş böylesi ilişkiler ağı içinde korumak, ancak onlara doğru düşünme ve aklını kullanma becerilerini kazandırmak ile mümkün olacaktır. Sırada şu önemli soru var: Çocuklarımıza düşünme becerilerini kazandırabilir miyiz? 11

12 İKİNCİ BÖLÜM: ÇOCUKLARIMIZA DÜŞÜNME BECERİLERİNİ KAZANDIRABİLİR MİYİZ? Prof. S. Greenfield anlatıyor: 6 yaşındaki İtalyan bir çocuğun bir gözü görmüyordu. Bu körlük tıbbi açıdan bir gizemdi. Aslında uzmanlara göre göz tamamen normaldi. Sonunda çocuğun körlüğünün sebebi anlaşıldı. Bebekken bir enfeksiyon tedavisi sürecinde bir gözü iki hafta süreyle bandajla kapatılmıştı. Bebeklik dönemi beyin göz devrelerinin kurulması açısından çok önemliydi. Bandajlı göze hizmet eden nöronlar çalışmadığı için işlevsizleşmişti. Kullan ya da kaybet kuralı işliyordu. Bir nöron (beynimizdeki sinir hücreleri), hedef nöronla temas kurmaz ya da yeterince uyarılmaz ise ölür. Derinlikli ve ayırt edici düşünme becerilerini kazanmanın hayati bir öneme sahip olduğunu biliyoruz. Ne var ki bireyler arasında düşünme becerileri arasında önemli farklar bulunmaktadır. Mesela şu örnekleri inceleyelim: Neden bazı çocuklar daha hızlı düşünür de, diğer bazıları bir soru/sorun karşısında kilitlenir kalır? Niçin bazılarımız TV de ya da gazetelerde gördüğü/duyduğu bazı şeylere hemen inanma eğilimindedir? Niçin bazıları matematikte daha başarılıyken, bir başkası için matematik bir kâbusa dönüşür? Neden bazılarımız en küçük bir karar alırken bile ne yapacağını bilemez hale gelir, bir başkasına danışma ihtiyacı duyar. O zaman asıl soru şudur: Çocuklar arasındaki bu farkların sebebi nedir? Bazıları doğuştan mı daha zeki ve becerikli olarak dünyaya gelmektedir? Yoksa iyi bir eğitim aldıkları için mi bu becerileri kazanmaktadırlar? Bu soruya temelde üç farklı cevap verilmektedir. Birinci görüşe göre insanların düşünme becerileri ve kapasiteleri biyolojik olarak belirlenmektedir. Onlara göre çevrenin ve eğitimin ya hiç katkısı yoktur ya da çok az bir katkısı olabilir. Biyolojik yaklaşım a sahip olan bu bilim adamlarına göre eğitim ve çevre anne-baba ve eğitimcilere psikolojik tatmin sağlamaktan öteye gitmemektedir. Çocuğunuzun kapasitesi; neleri yapıp, neleri yapamayacağı daha doğuştan itibaren genetik materyaline kodlanmıştır. Çevreci görüş olarak bilinen bir diğer görüşe göre ise, her şey bizim elimizdedir. Çocuklar doğuşta bembeyaz bir sayfa gibidir. Çevreden gelen uyaranlar çocuğumuzun bilişsel, duygusal ve sosyal açıdan nasıl bir kişiliğe sahip olacağını belirleyecektir. Birey, bir bakıma çevrenin eseridir. 12

13 Diğer bir görüş ise yukarıda zikredilen iki görüşün sentezidir. Evet, çocuklar doğuştan bir potansiyel ile dünyaya gelmektedir. Biyolojik yapımızın nasıl bir insan olacağımız üzerinde derinden bir etkisi vardır. Ama bu çevrenin ve eğitimin önemini azaltmamaktadır. Çevre ve eğitim çocuklarımızın kaderinde belirleyici olmaya devam etmektedir. Yapılan pek çok araştırma bunu göstermektedir. Gerçekten de iyi eğitim almış ve anne-babaları tarafından özenle yetiştirilmiş çocukların hayata daha donanımlı bir şekilde adım attıklarını söylemek mümkündür. Anne-baba ve eğitimcilerin yapabilecekleri pek çok şey vardır. Yukarıda Prof. Greenfield ın anlattığı olay bu son görüşü destekler niteliktedir. Bu olay aynı zamanda yaşamın ilk yıllarında öğrenme kapasitemizin çok geniş olduğunu ama çocuğa bu konuda yardımcı olunmaz ise, bu yeteneklerinin de zaman içinde körelip gideceğini de hatırlatmaktadır. Yapılan ilginç araştırmalardan birisi de şudur: Yeni doğmuş üç günlük bebekler, annelerinin sesini çevrelerindeki pek çok sesin içinden ayırt edebilmektedirler. Annelerini seslerinden tanıyabilen bu bebekler, annelerinin yüzlerinden tanımak konusunda aynı başarıyı gösteremezler. Annelerinin nasıl bir şekle sahip oldukları hakkında en küçük bir fikirleri yoktur. Bunun açıklaması basittir: İşitme organının (hamileliğin Haftası )gelişmesiyle birlikte bebek annesinin her gün sesini duymaktadır. Doğduğunda bu sese aşina olması gayet anlaşılabilir bir şeydir. Ama annesinin yüzünü hiç görmemiş olan bebeğin çevreden böyle bir uyaran gelmediği için annesinin şekline tepki vermemektedir. Yine başka bir çalışmada doğumdan önce belirli bir hikâye bir bebeğe her gün okunduğu takdirde, bebeğin doğduktan sonra aynı hikâyeye daha aşina tepkiler verdiği gözlenmiştir. Sadece çevreden gelen uyaranlar değil, çocuğun içinde bulunduğu psikolojik iklim de çocuğun düşünme becerilerini derinden etkileyebilir. Romanya da yapılan bir çalışma bunun çok çarpıcı bir örneğini oluşturuyor. Romanya da bakımsız bir yetimhanede büyümüş olan çocuklar aileler tarafından evlatlık olarak alındı. Bu çocuklar öğrenme yetisi bakımından yaşıtlarından çok gerilerdeydi. Yaşları küçük olan çocuklar kısa bir sürede açığı kapatmalarına karşın yaşları büyük olan çocuklar açığı kapatamadılar. İlgisizlik beynin öğrenme performansını felce uğratmıştı Bu anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi, çocuk gelişiminde özellikle ilk üç yılda çocuğun annesiyle olan ilişkileri çocuğun beyninde ve davranışlarında kalıcı etkiler bırakabilmektedir. Mesele şudur: Anne çocuğunun sıkıntı ve rahatsızlık belirtilerine sıcak ve ilgili bir tavır göstermez ise, çocukta stres hormonları zarar verici etkiler yapabilmektedir. Bu durum daha sonraki yıllarda psikolojik bozukluklara neden olabiliyor. Tersi bir durum ise bu hastalıklara yakalanmayı önleyici bir etkide bulunabilir. O zaman bu bölümün başlığında yer alan soruyu şöyle cevaplayabiliriz: Çocuklarımızın doğuştan bazı farklılıklarla doğduğu doğrudur. Bu farklılıklar çocuğumuzun öğrenme becerileri üzerinde de kendini gösterebilir. Ama bununla birlikte yakın gelişim alanı denilen 13

14 bir sınıra kadar çocukların üzerinde eğitimin ve çevrenin belirleyici bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Yakın gelişim alanı, Vygotsky e ait bir kavramdır. Bu kavrama göre çocuğun öğrenme alanı iç içe geçmiş üç daire gibidir. En içte çocuğun doğal gelişim alanı bulunmaktadır. Bu alan, çocuk çevreden herhangi bir uyaran almamış olsa bile gelişebileceği sınırı gösterir. İkinci daire çocuğun eğitimle geliştirilebileceği sınırı göstermektedir. Eğitimle geliştirilebilecek sınır Doğal gelişim alanı Çocuğun Düşünme Becerilerinin Gelişiminde Psikolojik Etkenler Yapılan pek çok araştırma ve gözlem duygu durumumuz ile düşünme becerilerimiz, düşünme biçimimiz arasında yakın ve doğrudan ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Yetimhanede büyüyen çocuklar bu görüşü destekleyen bir örnektir. Bu bilgi bize, çocuğun nitelikli bir düşünme kapasitesine sahip olabilmesi için sadece çevredeki uyaran zenginliğinin değil, aynı zamanda çocuğun yaşadığı psikolojik iklimin de çok önemli olduğunu göstermektedir. Bu gerçekten de önemli bir konudur. Duygularının kontrolünde olan bir kişinin sağlıklı düşünebilmesi mümkün değildir. Çok korktuğumuz bir anda, çok öfkelendiğimiz bir anda, çok sevinçli olduğumuz bir anda ve çok stresli olduğumuz bir anda irrasyonel davranmaya başlayabiliriz. Bildiklerimizi de unutur, kilitlenip kalabiliriz. Bu konu belki de çocuklarımızın düşünme becerilerini geliştirirken neler yapacağımıza rehberlik eden teknik bilgilerden daha da önemli bir konudur. Çünkü içinde bulunduğumuz çağ bilgi çağı, olarak isimlendirildiği gibi, stres çağı ya da depresyon ve bunalım çağı olarak da isimlendirilmektedir. Günümüzde pek çok anne de çalışma hayatının içindedir. İş hayatı hem anneyi ham de babayı yormakta, zorlu iş koşulları onları stresli ve öfkeli insanlar haline getirmektedir. Bu 14

15 durum tehlikeli bir noktaya işaret etmektedir. İşten yorgun ve stresli olarak eve gelen annebabalar ya çocuklarıyla gerektiği kadar ilgilenememekte ya da ilgilendikleri süre içersinde sabırlı/şefkatli davranamamaktadırlar. Evlerde sıkça yaşanan gergin ve gerilimli ortam çocuğun psikolojik dünyasındaki dengeleri bozmakta öğrenmeye kapalı hale getirmektedir. Peki, bu nasıl olmaktadır? Hepimizin kendi üzerinde de gözlemleyebileceği gibi bizler stresli/kaygılı ortamlarda bize öğretilmeye çalışılan şeye değil de kendi kaygı duygumuza odaklanırız. Eğer bize bir şeyler öğretmeye çalışan kişi öfkelenmeye başlamış ise, bizim de artık tek istediğimiz o ortamdan kaçıp-kurtulmak tır. Bir öğrenme ortamında böylesi durumlar birkaç kez tekrarlandı mı, çocuk kendi üzerine yönelen o öfke ile öğrenme materyalini birleştirir. Öğrenme/düşünme durumları çocuğa o öfkeyi, kaygılı/stresli durumu çağrıştırır ve çocuk rasyonel tepkiler veren bir kişilikten ziyade, duygusal/dürtüsel tepkiler veren bir kişilik geliştirmeye başlar. Bu durum çocuğun kaçıp-kurtulmayı amaçlayan savunma mekanizmaları geliştirmesine neden olur. İlerleyen zamanlarda tamamıyla savunmacı bir kişilik geliştiren çocuk, bütün öğrenme/düşünme ortamlarından kurtulmayı amaç edinen türlü türlü strateji ve yöntemler geliştirir. Yalan bunların başında gelir. Bununla birlikte sürekli mazeretlere sığınan ve bin bir çeşit yöntem geliştiren çocuk, rasyonel iletişime kapalı hale gelir. Bu tablo çevremizde sıkça karşılaştığımız bir tablodur. Öğrenme ortamlarına karşı soğuk ve uzak duran çocukların yaşam hikâyelerinde anne-baba ya da öğretmenleriyle yaşadıkları korku verici ya da utanç içinde kaldıkları kesitler bulmak mümkündür. Henüz okula gitmiyordum. Belki 5 yaşlarındaydım, belki de altı. Babam sayı saymayı öğretiyordu. Ama bir türlü 10 a kadar şaşırmadan sayamıyordum. Aralardaki bazı sayıları atlıyordum. Tek başınayken sayabiliyordum. Ama babamın karşısına gelince kalbim yerinden çıkacak gibi oluyordu. Babam ilk kez şaşırdığımda tamam, şimdi baştan başlayalım diyordu. Sonrasında ben yine şaşırıyordum. Babam ın sesi giderek sertleşiyordu. Ben de korkmaya başlıyordum. Tek istediğim bu eziyetin bir an önce bitmesiydi. Babamı her gördüğümde kalbim atmaya başlıyordu. Yine sayı saymamı isteyecek diye korkuyordum. Çocuklarımızın düşünme becerilerini geliştirmek için uymamız gereken ilk kural, onlarla rahat, neşeli ve pozitif bir atmosferde öğrenme etkinlikleri yapmaktır. Eğer kendimizi iyi hissetmiyorsak, ya öğrenme etkinliğine ara vermeli ya da hiç başlamadan bir başka güne ertelemeliyiz. Çünkü negatif duygular bellekte daha çabuk yer etmekte ve daha derin izler bırakmaktadır. Ama tabii ki bu, çocuklarımızla oluşturduğumuz öğrenme ortamlarında hiçbir disiplin/kural bulunmayacağı anlamına gelmemelidir. Çocuklarımızın kurallara uymayı 3 yaş gibi erken dönemlerden itibaren öğretmeliyiz. Çocuklar biz öfkeli olmadığımız takdirde, negatif bir duygulanım içine girmeyeceklerdir. Deyim yerindeyse çocuklarımız için merhametli bir otorite olmayı başarmalıyız. Merhametten yoksun bir otorite, çocuğu 15

16 çekingen/pasif/savunmacı yaparken, otoriteden yoksun bir merhamet ise çocuklarımızı, kuralsız ve şımarık yapabilir. Öğrenme Ortamının Temel Prensipleri Çocuklarımızla düşünme becerilerini geliştirmek için herhangi bir faaliyete girdiğimizde, gözetmemiz gereken bazı temel prensipler bulunmaktadır. Bu prensipler ihlal edildiği takdirde bir önceki başlıkta da belirttiğimiz gibi, kaş yaparken göz çıkarmak kaçınılmaz hale gelecektir. Bu prensipleri sıraladıktan sonra evde çocuklarımızla uygulayabileceğimiz bazı pratik önerilerimizin yer aldığı üçüncü bölüme geçeceğiz. 1. Psikolojik İklimin Pozitif Olmasına Dikkat Edin Çocuklarımız sizin olumsuz duygularınıza değil, üzerinde düşünecekleri şeye odaklanabilmelidirler. Unutmayın kaygılı, stresli ve öfkeli ortamlar çocuğun düşünme becerilerini felç edebilir. 2. Çocuğunuzun Yaşını ve Gelişimsel Dönemini Dikkate Alın Çocuklarımızla düşünme becerilerini geliştirmek için hangi faaliyeti seçtiğimiz önemlidir. Bu faaliyet çocuğumuzun gelişim dönemine uygun olmalıdır. Çocuğumuzun yaşının ve gelişim döneminin çok üstünde olan bir faaliyeti yapmaya çalışmamız başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Bu ise çocukta ben yapamıyorum duygusunun oluşmasına neden olur. Öğrenme ortamlarına karşı, ya da başarısız olduğu o faaliyete karşı ileride de çekingen ve soğuk davranabilir. Çocuğun yaşının ve gelişim döneminin altında olan faaliyetler de çocuğumuzun öğrenme ortamlarına karşı soğumasına neden olabilir. Sürekli yaptığı ve artık kolaylıkla üstesinden gelebildiği faaliyetler çocuğumuzu sıkmaya başlayacak ve ilgisi başka alanlara kayacaktır. Bu maddede ifade ettiğimiz temel prensip uygulamada bazı zorluklar barındırır. Çünkü yaş ve gelişim düzeyi her zaman için paralel ilerlemeyebilir. Her çocuğun gelişimsel hızı farklı olabilir. Peki, bir faaliyetin çocuğumuzun gelişim düzeyine uygun olup olmadığını nasıl anlayacağız? Bunun için bizim önerimiz şudur: Öncelikle mümkün mertebe yapacağınız faaliyetin çocuğunuzun biyolojik/fiziksel gelişimine uygun olmasına dikkat edin. Sonra seçtiğiniz bir faaliyeti (diyelim ki gelişim düzeyinin biraz üzerinde olduğundan şüphelendiğiniz bir faaliyeti) çocuğunuzla uygulamaya başlayınız. Böyle bir durumda iyi bir gözlemci olmalısınız. Eğer 16

17 çocuğunuz sizin gayretinize rağmen ilerleme kaydedemiyorsa, yumuşak bir şekilde (buradaki yumuşak bir şekilde derken, kastettiğimiz şey çocuğun yaşadığı başarısızlığı tamamen önemsizleştirerek/fona atarak) ya bir başka faaliyete geçin ya da faaliyetin zorluk düzeyini hemen düşürün. Sonraki faaliyetin pozitif bir atmosferde bitmesini sağlayın. İlerleyen bir zamanda yine aynı faaliyeti yapabilirsiniz, aynı ilkelere dikkat etmek kaydıyla. 3. Başarısızlıklarda öğretici, başarılarda ise teşvik edici olun Çocuğumuzun düşünme becerilerini geliştirmek için yaptığımız faaliyetlerde kimi zaman başarısızlıklarla karşılaşmamız mümkündür. Bu her öğrenme durumunda olduğu gibi gayet normaldir. Böyle bir durumda çocuğumuzun başarısızlığının altında yatan temel nedeni keşfetmeye çalışınız. Sebebi belirledikten sonra açıklayıcı/öğretici bir tarzda çocuğunuza ne yapması gerektiğini söyleyin. Eğer çocuk yine başarısız olmuşsa ısrar etmemek en iyisidir. Böyle bir durumda ikinci maddede ifade ettiğimiz şekilde davranmak uygun olur. Ama çocuğumuzun sözü edilen faaliyeti uygulayabilecek düzeyde olduğunu düşünüyorsanız, başka bir zamanda tekrar deneyin. Ama o denemeden önce çocuğumuzu o faaliyete hazırlayacak ön faaliyetler yapmak çoğu zaman faydalı olur. Çocuğumuz bir faaliyeti başardığında ise, eğer bu ilk kez yaptığı bir şey ise sevincine ortak olun. Onu güzel sözlerle ödüllendirin. Aynı faaliyeti her başardığında ona olumlu bir şeyler söyleyin ama bu noktada artık ödülleri daha idareli kullanmaya başlayın. Bu aşamada çocuğumuzu bir üst faaliyet için cesaretlendirmek/teşvik etmek daha doğru bir yoldur. Çocuğumuzun başarılarını hiçbir zaman için abartılı bir şekilde karşılamamak en doğrusudur. Çünkü böyle bir abartılı ödülün, çocuğa tersten şöyle bir mesaj göndermesi de mümkündür: Bunu başarman benim için çok önemliydi. Bu kadar sevinmem neden zannediyorsun? Eğer başaramamış olsaydın en az bu kadar etkilenirdim Bu gizil mesaj ileride çocuğunuzu derinden derine kaygılandırmaya başlayabilir. 4. Sabırlı Olun Öğrenmek zaman alan bir süreçtir. Sabır gerektirir. Hemen hiçbir gelişim gözümüzle takip edebileceğimiz kadar hızlı bir şekilde gerçekleşmez. Çocuklar konuşabilmek için yaklaşık 6 ay boyunca ağlama antrenmanları yapar (Son zamanlarda yapılan araştırmalar, çocukların doğumdan itibaren ağlama davranışlarının konuşmanın bir ön hazırlığı olduğunu göstermiştir, yani çocuklar sadece acıktıkları ve altları temiz olmadığı için ağlamazlar). Ya da yürümek için yaklaşık bir ay uğraş verirler. Bütün bunlar çocuğumuzun zihinsel gelişimi için de geçerlidir. Bazı anne-babalar maalesef gayretlerinin sonucunu hemen görmek istemektedir. Bunun en önemli zararı yukarıda bahsetmiş olduğumuz psikolojik iklimi yavaş yavaş bozmaya başlamasıdır. Çünkü 17

18 beklentisi karşılanmayan anne-baba içten içe kızgınlık duymaya başlayabilir. Eğer böyle olursa şundan emin olunuz ki, çocuğunuz bunu hissetmeye başlayacaktır. Sabırlı, kararlı, sakin ve öğretici/açıklayıcı tutum bir öğreticinin sahip olabileceği en ideal özelliklerdir desek yanılmış olmayız. 5. Düşünme Faaliyeti İçin Seçtiğiniz Zamana Dikkat Edin Herhangi bir düşünsel faaliyet için seçtiğiniz zamanın, yapacağınız faaliyet üzerindeki etkisi belki de tahmin edemeyeceğiniz kadar büyüktür. Buradaki anahtar nokta şudur: sizin için değil, çocuğunuz için en uygun olan zaman, doğru zamandır Ama buna rağmen çoğu zaman bir vakit sorunu olan çağımız anne-babası daha çok kendisi için uygun olan zamanı gözetmektedir. Peki, çocuğunuzla böylesi bir faaliyet için en uygun zaman hangisidir? Tek cümleyle: çocuğunuzun istekli olduğu an. Bu anı kaçırmamanızı öneriyoruz. Eğer çocuğunuz sizinle biraz matematik çalışmak istiyorsa, ya da gelip bir kitap okumanızı istemiş ise ya da hadi anne deney yapalım demiş ise bu teklifini geri çevirmemeye çalışın. Eğer bir zorunluluktan dolayı geri çevirmek durumunda kalırsanız, bunu iki şeye dikkat ederek yapın. Birincisi onun teklifinden duyduğunuz mutluluğu yansıtın ve kısa bir açıklama yaparak en kısa zamanda teklifini gerçekleştirin. Elbette ki her zaman çocuğunuzun istekli olmasını beklemeniz doğru olmayabilir. İstek göstermediği zamanlarda ne yapmalısınız? Bu durumda, eğer düzenli olarak yaptığınız bir faaliyet ise çok kısa süreceğini ve ardından istediği bir faaliyeti yapacağınızı söyleyerek ve gerçekten de çok kısa tutarak, faaliyetinizi gerçekleştirebilirsiniz. 6. Faaliyetinizin İçine Biraz Eğlence Katın Düşünme becerileri, denildiğinde akla hemen sıkıcı faaliyetler gelebilir. Oysa ki gerçek bunun tam tersidir. İki sebepten dolayı: Birincisi çocuklar zaten merak dediğimiz doğal bir öğrenme motivasyonuna sahiplerdir. İkincisi de düşünme becerileri üzerine yapılacak faaliyetler ve düşünmenin kendisi zevkli bir faaliyettir. Çoğu zaman, düşünme ve öğrenme etkinliklerini biz sıkıcı ve korkutucu hale getiririz. Bunun temel sebebi, anne-babalar olarak bizlerin bu işi gereğinden fazla ciddiye almamız ve başarı merkezli olarak bu faaliyetleri yapıyor olmamızdır. Hal böyle olunca, işin içine başarısızlık da girmekte ve öğrenmenin kendisinden çok sonuca odaklanarak bu tür faaliyetler yapılmaktadır. Sonuç elbette ki önemlidir. Ama faaliyetin kendisinden daha önemli değildir. Çünkü başarı da zaten o faaliyetin sürdürülebilir olmasına bağlıdır. Düşünme faaliyetlerinin içine, biraz da yaratıcılığımızı katarak biraz heyecan ve eğlence katmak her zaman mümkündür. Örneğin sayı sayma işlemi yaparken, her sayıyı bir karakter 18

19 gibi sunmak ve bu karakterler arasında masal tadında bir küçük bir senaryo oluşturmak mümkündür. 7. Doğal Ortamlardan Yararlanın Günübirlik yaşamın kendisi çoğu zaman içinde bir düşünme faaliyeti barındırır. Bunları fark edip, günlük işlerimiz içinden düşünme becerilerini geliştirecek etkinlikler çıkarmak mümkündür. Örneğin çamaşırlarımızı katlayıp, çekmecelere dizerken, çocuğumuzdan yardım isteyebiliriz. Bütün çamaşırları gruplayıp, sınıflandırarak dizmesini isteyebiliriz. Böylelikle çamaşır dizme işini küçük bir matematik etkinliğine de dönüştürmüş oluruz. Ya da çamaşırlarımızı asarken kullandığımız mandalları gösterip, Ben çamaşırlarımı asarken mandal kullanıyorum. Senin de buna benzer bir kullandığın bir şey var. Onunla sende bir şeyleri tutturuyorsun. Nedir o acaba, bulabildin mi? gibi bir soru, çocuğun benzetme ve kıyaslama becerilerini geliştirebilir. Ataç ve mandal arasında kuracağı bir benzerlik, çocuğumuza aynı zamanda başka eşyalar arasında da bir benzerlik kurmasına rehberlik edecektir. Hatta buradan küçük bir oyun bile çıkabilir. Herkes sırayla bir eşya söyler ve evden ona benzeyen başka bir eşyayı bulmasını ister. Hangi yönüyle benzediğini de açıklamalıyız (şekil, işlev, kullanma amacı vb.). Bu oyun çocuğumuzun aynı zamanda ilişki kurmasına ve bütüncül düşünmesine de hizmet edecektir. 8. Kendi Düşünme Becerilerinizle Ona Örnek Olun Çocuklar olaylar ve durumlar karşısında nasıl mantık yürütecekleri hakkında sizin konuşmalarınızdan çok fazla şey öğrenebilirler. Bunu yapmanın en güzel yolu eşinizle sürekli bir şeyler hakkında konuşmak, yorumlar yapmaktır. Evde kimse olmadığı zaman bile sesli düşünerek bunu sağlayabilirsiniz. Örneğin yanlışlıkla bardağı kırdınız. Buradan kendi kendinizle yapabileceğiniz pek çok diyalog bulunmaktadır: Bardağı tam da masanın kenarına koymuşum. Biraz daha masanın ortasına koysaydım düşmeyebilirdi(neden-sonuç). Bir dahaki sefer daha dikkatli olurum. Şimdi şuraları süpüreyim. Gelen birisi olursa bu cam kırıklarının üzerine basıp ayağı kesilebilir. O nereden bilsin ki, burada bardak kırıldığını(önlem alıcı düşünme, bir başkasının bakış açısından düşünme). Bu, bu hafta kırdığım ikinci bardak. Geçen hafta da 2 bardak kırmıştım. Etti dört bardak(toplama). Zaten 13 tane bardağımız vardı. Şimdi dört tanesi eksildi, geriye yedi bardak kaldı(çıkarma). Neyse yarın 4 tane daha bardak alırım. Tanesi 2 lira. 4 tane alırsam sekiz lira olur(çarpma). Babamızdan sekiz lira istemem gerekiyor Bu ve benzeri ortamları her zaman için çocuğumuzun rasyonalitesine hitap edecek şekilde bir konuşmaya dönüştürmek, çocuğumuzun düşünme alışkanlıklarını yönlendirmek için çok önemlidir. 19

20 9. Çocuğunuzun Düşünme Becerileri Üzerine Düşünün Bu prensibin işaret ettiği iki nokta var. Birincisi, çocuğunuzun düşünme yeteneğini takip edin ve onun nasıl akıl yürüttüğüne dikkat edin. İkincisi ise, çocuğunuzun düşünme becerilerini nasıl geliştireceğiniz üzerine siz de düşünün. Mümkün mertebe her gün bir miktar çocuğunuzla neler yapabileceğiniz üzerine biraz kafa yorun. Bu, sizin bir müddet sonra yeni yeni şeyler keşfetmenizi sağlayacaktır. Çocuğunuzu sürekli olarak gözlemleyin. Bu çok önemlidir. Çocuğunuz (eğer okul öncesi dönemde ise) sürekli olarak bir gelişim içindedir. Çocuğunuzun gelişimsel sıçramalarını iyi takip etmelisiniz. Bunları kaçırmamalısınız. Gözlemlediğiniz bu değişiklikler sizin de çocuğunuzla yapacağınız faaliyetlerin içeriğini, yöntemini ve amaçlarını değiştirecektir. Gerekli değişiklikleri zamanında yapmak için çocuğunuzu doğal ortamlarında gözlemleyin. 10. Sebep-Sonuç ve Sonuç Amaç İlişkilerine Sıklıkla Vurgu Yapın Düşünme becerilerinin en önemli göstergelerinden birisi olaylar ve ilişkiler arasındaki sebep-sonuç ve sonuç amaç ilişkilerinin farkında olabilmektedir. Çevremizde gördüğümüz, yaşadığımız olayların altında yatan sebepler olduğu gibi her birinin bir amacı da bulunmaktadır. Sadece nedenler üzerinde durmak yeterli değildir. Bu, bir olayı ya da durumu bütün yönleriyle kavramamız için yeterli olmaz. Örneğin yağmuru yağma sebepleri üzerinde bir açıklama yapmak, yağmurun yağma amacı hakkında bize bilgi vermez. Sebepler genellikle bir olayın/olgunun öncesine vurgu yapar. Amaçlar ise bir olay ya da olgunun sonrasına vurgu yapar. Başka bir ifadeyle sebepler bizi geriye, amaçlara ise ileriye götürür. Bir durumu hakkıyla değerlendirmek için her ikisine de ihtiyacımız vardır. Bazen bir olayın/durumun altta yatan sebebi aynı olmasına rağmen amaçları farklı olabilir. Bu da bizim o durumu olumlu ya da olumsuz değerlendirmemizi etkilemektedir. Özellikle amaçlar üzerinde sıkça vurgu yapmak oldukça önemlidir. Çünkü amaçları düşünmek çocuğumuzu öngörü sahibi yapar. Ona bir yön duygusu kazandırır. Birisinin yaptığı ya da kendi yaptığı davranışın sonuçları üzerinde daha fazla düşünmesine yardımcı olur. Örneğin kapalı bir havada şemsiyemizi almamızın nedeni yağmur yağma ihtimali iken, amacı ıslanıp hasta olmamaktır. 11. Olasılık Bildiren Bağlaçları Daha Vurgulu Bir Biçimde Kullanın Düşüncelerimizi, yargılarımızı ve değerlendirmelerimizi ifade ederken kullandığımız bağlaçlar düşüncelerimizin esnekliği ve geliştirilebilirliği açısından oldukça önem arz eder. Kesinlik bildiren bağlaçlar genellikle tek sonuçlu bir düşünce yapısı oluştururken, olasılık bildiren bağlaçlar iki ya da daha fazla sonucu hesap etmemizi gerekli kılar. 20

21 Çocuklarımız daha çok küçük yaşlardan itibaren bizim bu bağlaçları doğru ve yerinde kullanmamızla, esnek ve çok yönlü düşünmeyi öğrenebilirler. Örneğin belki bağlacı olasılık bildiren bir bağlaçtır ve iki sonucun olabilirliğine de eşit bir şekilde vurgu yapar: var-yok, doğru-yanlış, az-çok, hasta-sağlıklı vb. e-bilir- a-bilir şeklinde ifade edilen yargılar da olasılık bildirir. Bir durumun gerçekte olasılık taşıyıp taşımadığını değerlendirerek cümlelerimizi kurmalıyız. Bir durum olasılığa açıkken onu kesinlik bildiren bir şekilde ifade etmemiz, hatalı düşünme tarzlarının temel sebeplerinden birisidir. Örneğin, spor yapanlar sağlıklı yaşar, gibi bir yargı gerçekte bir olasılık bildirirken, sözünü ettiğimiz şekilde ifade edilmesi kesin bir yargı uyandırır. Bu cümlenin doğru şekli, spor yapanların sağlıklı yaşama ihtimalleri daha fazladır, şeklinde olmalıdır. Bu örnekle birlikte şunu da vurgulamalıyız: Çocuklarımızla konuşurken, sadece olasılıkları bildirmekle kalmamalı aynı zamanda olasılıkların arasında bir derecelendirme de yapmalıyız; büyük ihtimalle, çok büyük ihtimalle, belki, küçük bir ihtimalle, çok küçük bir ihtimalle gibi... Olasılık bildiren ve kesinlik bildiren ifadelerin kullanımına ilişkin söylenecek çok şey var. Hatta diyebiliriz ki, bağlaçların düşüncelerimizi ifade ederken doğru bir şekilde kullanımı ayrı bir kitapçık olacak kadar geniş bir konudur. Biz bir noktayı daha vurgulayıp, diğer prensibimize geçelim. Olasılık bildiren ifadelerin kullanımında ortaya çıkan bir karışıklık ve düşünme hatalarının oluşmasına sebep olan bir nokta da, olgular ile olaylar arasında ayrım yapamadan konuşmaktır. Örneğin Müslüman-bir şahıs anlamında değil, bir olgu anlamında- yalan söylemez ifadesi ile Müslümanlar yalan söylemez ifadesine bakalım. Birincisi bir olguyu ifade ederken ve doğru bir vurgu iken, ikincisi somut bir grubu ifade etmektedir ve içinde bir olasılık barındırır. Bir başka ifade ile birinci cümle bir gerekliliği ifade ederken, diğeri bir gerçekliği ifade etmektedir. Olasılıklı ifadelerin kullanımına çok küçük yaşlardan itibaren başlanması gerekir. Ama bununla birlikte çocukların çok yönlü düşünmesi zamanla gelişeceği için, çocukların kafaları karışmaması için ve bazı temel düşünce yapılarının oluşması için küçük yaşlarda kesinlik bildiren ifadeler daha sık kullanılabilir. Yine de Akşam eve belki geç gelirim, topun belki balkondadır, Oyuncağını düşürürsen belki kırılır gibi ifadeleri doğru kullanarak ve bu kullanımlarda olasılığı ifade eden bağlaca -belki- daha fazla vurgu yaparak ve bu bağlacın anlamını açıklayarak çocuklarımızı olasılıklı düşünmeye hazırlamalıyız. Aileı Akademisi, çocuklarla iletişimde rasyonelliği oluşturmada önemli bir konu olan bağlaçların kullanımı, kesinlik ve olasılık bildiren ifadelerin doğru kullanımıyla ilgili daha ayrıntılı seminer çalışmaları yapacaktır. Bununla ilgili Akademi den bilgi alabilirsiniz. 21

22 12. Soru Sorun, Ama Nasıl? Soru sormak, düşüncenin gelişmesi açısından anne-babaların yapabileceği belki de en önemli faaliyettir. Soru, düşünmenin yegâne tetikleyicisidir. Hatta diyebiliriz ki soru olmadan düşüncenin gelişmesi mümkün değildir. Bazen bir kişiyi, yıllarca süren düşünme(zlik) uykusundan tek bir soru uyandırabilir. Ne var ki, soru sormak gerçekten bir beceri işidir. Bazı sorular, karşıdaki kişide bir ufuk açarken bazı sorular ise kafaları daha da karıştırabilir. Bazı sorular, yeni çıkarımlarda bulunmaya teşvik ederken, bazıları sadece hatırlamayı gerekli kılabilir. Açıkçası soru sormak da bağlaçların kullanımı kadar önemli bir konudur, hatta ondan da önemli. Bu konuda da Akademi nin özel çalışmaları olduğunu hatırlatarak, bu kitapçıkta soru sormaya ilişkin bazı önemli noktalara vurgulayalım. Çocuklarımızın düşünme becerilerini geliştirecek soru sorular sorabilmenin ilk şartı soru çeşitleri hakkında bilgi sahibi olmaktır. Örneğin, cevabı kesin olan sorular olduğu gibi cevabı kesin/net bir şekilde verilemeyecek sorular da vardır. Bazı sorular, sadece bilgi almayı amaçlarken, bazı sorular ise o bilgiyi kullanmayı gerekli kılar. Bazı sorular tek cevaplı iken, diğer bazılarının birkaç cevabı birden vardır. Bazı sorular çocuğu geçmişe götürürken, başka bir grup soru çocuğun geleceği düşünmesine önayak olur. Burada özelikle bilgi isteyen sorular ile akıl yürütme gerektiren sorular arasındaki fark değinmek gereklidir. Bilgi gerektiren sorular gerçekte çocuğun düşünme becerilerini değil, düşünme becerilerinin önemli bir aracı olan hafıza ve aktarmayı daha çok geliştirir ve bu tür soruları sormak daha kolaydır. Akıl yürütme gerektiren sorular ise çocukların gerçek anlamda düşünme becerilerini geliştiren, onları bir çıkarım yapmaya götüren ve sorulması daha zor hatta iyi de bir beceri gerektiren sorulardır. Düşünme becerilerini geliştirmek için iyi sorulmuş bir sorudan daha değerli bir şey olamaz. Örneğin, İstanbul u fetheden padişahın ismi nedir, gibi bir soru çocuktan bilgi isteyen ve bir çıkarımda bulunmayı gerektirmeyen bir sorudur. Ama Fatih eğer İstanbul un surlarını yıkabilecek güçte toplar döktürmeseydi savaşın sonucu ne olurdu gibi bir soru, hem cevabı kesin olmayan hem de çıkarımda bulunmayı gerektiren bir sorudur. Benzer bir soruyu, okul öncesi çağındaki bir çocuk için şöyle sorabiliriz: Ekmeği kimler yapar sorusu, çıkarımda bulunmayı gerektirmeyen bir bilgi sorusu iken, fırıncılar olmasaydı ekmeği nasıl elde ederdik, gibi bir soru çıkarımda bulunmayı gerektiren ve birden fazla cevap seçeneğine sahip olan bir sorudur. Soru sormada amacı bulmayı gerektiren sorular sormak önemlidir. Bu tür soruların soru edatı niçin sözcüğüdür. Niçin, şeklinde ifade edilen soruları çocuklarımıza sıklıkla sormak, bir müddet sonra çocuklarımızın olaylar, durumlar ve ilişkiler hakkında farkında olmadan amaç yönelimli düşünmesini sağlayacaktır. Sebep bildiren sorular da önemlidir. Sebep bildiren soruların, soru edatı neden dir. Daha önceki maddede de ifade ettiğimiz gibi, 22

23 neden şeklinde ifade edilen bir soru çocuğun zihnini olayın/durumun öncesine götürecektir. Niçin, şeklinde ifade edilen bir soru ise çocuğun zihnini olayın/durumun sonrasına götürecektir. Mesela Ellerimizi neden yıkıyoruz sorusunun cevabı, kirlendiğinden dolayı dır. Ama Ellerimizi niçin yıkıyoruz? sorusu amaç bildiren bir sorudur ve cevabı yemek yiyeceğimiz için olabilir. Burada da görüldüğü gibi amaç soruları çocukları geleceğe ilişkin düşünmeye alıştırır ve çocuklara yön duygusu kazandırır. Bu soru çeşidi, eleştirel düşünme becerilerini kazanmak açısından da gelecekte faydalı olacaktır. 13. Televizyondan Uzak Durun Mümkünse okul öncesi dönemde evinizde televizyon bulundurmayın. Ama bu mümkün değilse, çocuklarınızın televizyon seyretmesi konusunda kesin kurallarınız olsun. Günde 1-1,5 saatten fazla televizyon seyretmelerine izin vermeyin. Televizyonun düşünme becerileri üzerindeki olumsuz etkisi, üzerinde sitemizde yayınlanan haber ve yorum-analizlere bakabilirsiniz. 14. Kitap Okuyun, Yayın Dünyasını Takip Edin Ama Seçici Olun Çocuk eğitimi ve gelişimi ile ilgili ülkemizde son yıllarda oldukça fazla sayıda yayın yapılmaktadır. Ne var ki bu yayınların önemli bir kısmı tekrardan ibaret kalmaktadır. Bir diğer kitabın söylediklerini başka bir kitap farklı cümlelerle tekrar etmekten öteye gidememektedir. Hatırı sayılır miktarda bir kitap ise çeviri yoluyla yayın dünyamıza kazandırılmaktadır. Çeviri kitaplarda sıklıkla karşılaştığımız bir sorun kültür sorunudur. Özellikle Amerika ve Avrupa dan çevrilen kitaplar bizim toplumsal yapımız, kültürümüz, değer ve geleneklerimizle uyuşmayan, bizim toplumsal koşullarımızı dikkate almayan pek çok öneri, tavsiye ve yargılarla doludur. Bu kitapları okurken, bu soruna dikkat edilmelidir. Yine de bir kitabı sadece çeviri bir kitap olduğu için, ya da Türk bir yazar tarafından yazıldığı için olumlu ya da olumsuz kabul etmek fazla önyargılı bir yaklaşım olacaktır. Eleştirel düşünmenin bir alt başlığı olan eleştirel okuma becerilerimizi kullanarak bu kitaplardan faydalanmalıyız. *** Çocukların düşünme becerilerini geliştirmek için gerekli olan temel prensiple elbette ki bunlarla sınırlı değildir. Biz burada önemli gördüğümüz prensiplerden bazılarını seçerek aktarmaya çalıştık. Bu konuda da Akademi nin web sitesini ve Akademi de yapılacak seminerleri takip etmenizi öneriyoruz. Şimdi çocuklarımızın düşünme becerilerini geliştirmek için evde neler yapabileceğimize ilişkin önerilerimize geçebiliriz. 23

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla Kekemelik Nedir? Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu durum

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin!

KİŞİSEL GÜÇ KİTABINIZ Güçlenin! KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin! Hangi alanlarda başarılıyım? Ne yapacağım? Okul hayatınız bittiğinde, önünüze gerçekleştirebileceğiniz çok sayıda fırsat çıkar. Kendi iş yerlerini açan insanların ne tür

Detaylı

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU AYLIK BÜLTENLER SERİSİ EKİM, 2008 SAYI: 2 KONU: Çocuğunuzun Beceri ve Yeteneklerini Nasıl Geliştirebilirsiniz? Aileler çocuklarının mutlu bireyler olmalarını ve en yüksek

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu İÇERİK Rehberlik Birimi Tanıtımı Gelişim Dönemleri ve Okula Uyum Süreçleri Öğrencilerimizin; Zihinsel, bedensel, sosyal ve

Detaylı

Çocuklarınıza sorun çözme becerisi kazandırma konusunda yol göstermeyi amaçlayan bültenimizin sizlere faydalı olması dileğiyle

Çocuklarınıza sorun çözme becerisi kazandırma konusunda yol göstermeyi amaçlayan bültenimizin sizlere faydalı olması dileğiyle Rehberlik Postası Değerli velilerimiz, Anne ve babalar, çocuklarının küçük yaşlarda sorunlarla karşılaşmalarını ya da bunlarla baş etmek zorunda kalmalarını engellemek için genelde kendileri sorunlara

Detaylı

Hamileliğe başlangıç koşulları

Hamileliğe başlangıç koşulları Zeka aslında tek bir kavram değildir. Zekayı oluşturan alt yeteneklere bakıldığında bu yeteneklerin doğuştan getirilen yeteneklerin yanı sıra sonradan kazanılmış, gerek çocuğun kendi çabasıyla edindiği,

Detaylı

LİSE REHBERLİK SERVİSİ

LİSE REHBERLİK SERVİSİ LİSE REHBERLİK SERVİSİ Verimli Ders Çalışma Ders çalışma konusunda bir çoğunuz da çeşitli şikayetler vardır. Bir kısmınız ders çalışmaya başlamakta güçlük çekerken Bir kısmınız çalışma esnasında derse

Detaylı

YENİ İLKÖĞRETİM TÜRKÇE PROGRAMININ GETİRDİKLERİ Hasan Basri DURSUN > hbdursun@gmail.com

YENİ İLKÖĞRETİM TÜRKÇE PROGRAMININ GETİRDİKLERİ Hasan Basri DURSUN > hbdursun@gmail.com YENİ İLKÖĞRETİM TÜRKÇE PROGRAMININ GETİRDİKLERİ Hasan Basri DURSUN > hbdursun@gmail.com Bilginin hızla yenilenerek üretildiği çağımızda birey ve toplumun geleceği, bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma ve üretme

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Uzm Psk. Nuray ÖZBEN AVŞAR ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Çocuklar hızla büyüyor, çocukluk dönemini bitirip ilk erişkinlik olan ergenlik dönemine adımlarını atıyorlar. Ergenlik çağında fiziksel

Detaylı

ÇOCUĞUMUN OKUMA ALIġKANLIĞINI VE DÜġÜNME BECERĠSĠNĠ DESTEKLĠYORUZ

ÇOCUĞUMUN OKUMA ALIġKANLIĞINI VE DÜġÜNME BECERĠSĠNĠ DESTEKLĠYORUZ Sayfa1 ÇOCUĞUMUN OKUMA ALIġKANLIĞINI VE DÜġÜNME BECERĠSĠNĠ DESTEKLĠYORUZ Çocuğunuzun Planlı ÇalıĢmasını Destekleyiniz. Bu amaçla, oyun ve çalışma saatlerini önceden düzenleyiniz. Çalışma kadar dinlenmenin

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ VELİ BÜLTENİ MAYIS -2012 ÇOCUK VE KİTAP "EĞİTİM YAŞAM İÇİNDİR" 2 ÇOCUK VE KİTAP Önceleri çocuk için kitap bir oyuncaktır.

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır.

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır. BEN BĐR YAŞAM KOÇUYUM 7.SEANS Koçluk ve danışmanlık Bazen öyle zamanlar olur ki danışanlarınızın koçluk hizmetinin sınırları içinde olmayan problemlerine yardım etme durumunda kalırsınız. Böyle zamanlarda

Detaylı

Ders seçimi; öğrencilerin ilgi, yetenek ve yaşamdan beklentilerinin değerlendirilmesini gerektiren zor bir süreçtir.

Ders seçimi; öğrencilerin ilgi, yetenek ve yaşamdan beklentilerinin değerlendirilmesini gerektiren zor bir süreçtir. Değerli Anne ve Babalar, Anne-baba olarak ders seçimi aşamasında etkimiz ne kadar olmalı?, Çocuğumun ilgi ve yeteneklerini nasıl belirlerim?, Çocuğuma uygun meslek grupları nelerdir?, ve Ders seçimi sürecinde

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

İngilizce öğretmenlerinin asenkron eğitimden ürkmeleri

İngilizce öğretmenlerinin asenkron eğitimden ürkmeleri Bu yazının birinci bölümünde sizi hayal kırıklığına uğratmış olabilirim, çünkü okurun bu tür yazılara genellikle kısa yolun kısasını bulmak için baktıklarını biliyorum. Fakat bu konuda verimli ve nispeten

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

REHBERLİK POSTASI -1

REHBERLİK POSTASI -1 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI -1 TARİH: 02.11.2012 Sayın Velimiz, Anaokullarımızda, öğrencilerimizin katılımlarıyla renklenen, çeşitli branş dersleri,

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları:

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları: OYUN VE ÇOCUK Çocuklar oyunla dünyayı keşfederler, diğer kişilerle kuracakları ilişkileri öğrenirler, kendi yeteneklerini ve güçlerini test ederler, yeni fikirleri denerler ve farklı aktiviteleri deneyecek

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Đyi bir başarı için gerekli olanşartlar Çocuğunu desteklemek isteyen annebabalar için çeşitli tavsiyeler Elisabeth Grammel und Claudia Winklhofer Übersetzung: Abdullah

Detaylı

Bizi Zorlayan Çocuklarımızla İletişim. Prof. Dr. Ayşegül Ataman Lefke Avrupa Üni. TÜZYEKSAV Mütevelli Heyet İkinci Başkanı

Bizi Zorlayan Çocuklarımızla İletişim. Prof. Dr. Ayşegül Ataman Lefke Avrupa Üni. TÜZYEKSAV Mütevelli Heyet İkinci Başkanı Bizi Zorlayan Çocuklarımızla İletişim Prof. Dr. Ayşegül Ataman Lefke Avrupa Üni. TÜZYEKSAV Mütevelli Heyet İkinci Başkanı Ana babaları zorlayan özellikler Soruları ile sizi çıldırtıyor mu? Sizin unutmak

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA 1. TIRNAK YEME Tırnak yeme, her yaşta ve her iki cinste de görülebilen, zaman içinde

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

Meslek seçmek;hayat biçimini seçmek demektir.bu nedenle doğru ve gerçekçi seçim yapılması önemlidir.

Meslek seçmek;hayat biçimini seçmek demektir.bu nedenle doğru ve gerçekçi seçim yapılması önemlidir. MESLEK SEÇİMİ Kişinin gelecekteki yaşam tarzını belirlenmesinde dönüm noktası olan mesleğini seçmesi; doğru ve isabetli karar vermesi tüm hayatının kalitesini ve mutluluğunu etkiler. Kişinin mutluluğunda

Detaylı

İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM

İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM Bir bireyin eğitimi, doğumuyla birlikte başlar ve yaşam boyu sürer. Sosyal bilimciler tarafından yapılan pek çok araştırma, öğrenmenin önemli bir kısmının

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir.

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir. Rehberlik Servisinin Ve Rehberliğin Tanıtılması Rehberlik Nedir? Rehberlik; eğitimde bir hizmet alanı olarak demokratik ortam içinde öğrencinin bedensel, zihinsel ve sosyal bütün kapasitelerini en ileri

Detaylı

ORTAÖĞRETĠM ĠNGĠLĠZCE ÖĞRETMENĠ ÖZEL ALAN YETERLĠKLERĠ

ORTAÖĞRETĠM ĠNGĠLĠZCE ÖĞRETMENĠ ÖZEL ALAN YETERLĠKLERĠ A. DĠL BĠLEġENLERĠ VE DĠL EDĠNĠMĠ BĠLGĠSĠ A1. Ġngilizceyi sözlü ve yazılı iletiģimde doğru ve uygun kullanarak model olabilme A2. Dil edinimi kuramlarını, yaklaģımlarını ve stratejilerini bilme Bu alan,

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ

DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ Dikkat, * *Dikkati konu üzerinde toplamadan çalışmayı sürdürmek boşuna zaman kaybıdır. Çünkü dikkat olmadan

Detaylı

Dr. Halise Kader ZENGİN

Dr. Halise Kader ZENGİN Bilişsel ve duygusal zekanın farklı işlevlerinin olduğu ve birbirlerinden ayrı çalışmadıkları son yıllarda yapılan psiko-fizyoloji ve beyin MR çalışmalarıyla açıklık kazandı. Bilişsel ve duygusal zekası

Detaylı

4. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

4. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 4. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ TEMALAR 1. TEMA: BİREY VE TOPLUM 2. TEMA: DEĞERLERİMİZ 3. TEMA: ATATÜRK 4. TEMA: ÜRETİM-TÜKETİM VE VERİMLİLİK 5. TEMA: SAĞLIK VE ÇEVRE 6. TEMA: YENİLİKLER VE GELİŞME 7. TEMA:

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

1/23/2015. Karne Ne Anlatır. Ocak 2015. Beylikdüzü A.K.Koleji Rehberlik Servisi Veli Paylaşımı

1/23/2015. Karne Ne Anlatır. Ocak 2015. Beylikdüzü A.K.Koleji Rehberlik Servisi Veli Paylaşımı 1/23/2015 Karne Ne Anlatır Ocak 2015 Beylikdüzü A.K.Koleji Rehberlik Servisi Veli Paylaşımı Başarılı Çocuklarımızı kutluyoruz. Kendilerini gerçekleştirme yolculuklarına tanıklık etmekten kıvançlıyız. Sözde

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

İlkokuma Yazma Öğretimi

İlkokuma Yazma Öğretimi İlkokuma Yazma Öğretimi Günümüzün ve geleceğin öğrencilerinin yetiştirilmesinde, ilk okuma-yazma öğretiminin amacı; sadece okuma ve yazma gibi becerilerin kazandırılması değil, aynı zamanda düşünme, anlama,

Detaylı

ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI?

ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI? ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI? Öncelikle başarıp, başaramadıklarına karar vermek için hedefimiz belli olmalı. Yabancı dil öğreniminde çocuğunuz için nasıl bir hedef düşünüyorsunuz, o, kendisi için ne düşünüyor?

Detaylı

ÖZGÜVEN SAĞLAMA VE DESTEK OLMA. Dyt. Gülay TÜRKMEN

ÖZGÜVEN SAĞLAMA VE DESTEK OLMA. Dyt. Gülay TÜRKMEN ÖZGÜVEN SAĞLAMA VE DESTEK OLMA Dyt. Gülay TÜRKMEN AMAÇ: Annenin kendine güvenini sağlayıp destek olabilmek. Öğrenim hedefleri: Annenin duygularını anlayıp kabul etmeli, Doğru uygulamaları övebilmeli, Az

Detaylı

TEOG ÖNCESİ ÖĞRENCİLERİMİZE VE VELİLERİMİZE KÜÇÜK TAVSİYELER

TEOG ÖNCESİ ÖĞRENCİLERİMİZE VE VELİLERİMİZE KÜÇÜK TAVSİYELER TEOG ÖNCESİ ÖĞRENCİLERİMİZE VE VELİLERİMİZE KÜÇÜK TAVSİYELER Sınava sayılı günlerin kaldığı bu süreçte öğrencilerimizde ve velilerimizde kaygıyla heyecanın iç içe olduğunu biliyoruz.bu nedenle TEOG öncesinde

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

ÇOCUKLARA SINIR KOYMA

ÇOCUKLARA SINIR KOYMA Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Çocuklara Sınır Koyma hakkındadır. Sizlere bu konuda çocuğunuza nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. ÇOCUKLARA SINIR KOYMA Yanlış davranışları

Detaylı

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI HAZIRLAYAN MUHAMMED PAMUK DİĞER DÖKÜMANLARIMIZI REHBERLİK İÇİN YAPILMIŞ YAZILIMLARIMIZI GÖRMEK İÇİN FACEBOOK GRUBUMUZA BEKLERİZ. LİNK: https://www.facebook.com/groups/teknorehbe

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ Çalışma becerileri zaman kullanımı, algılama, bilgiyi düzenleme, motive olma ve sorumluluk alma gibi geniş davranış alanı ve tutumları içerir. Okul başarısı, doğuştan sahip

Detaylı

Verimli Çalışma. Edinilmiş çalışma alışkanlıkları

Verimli Çalışma. Edinilmiş çalışma alışkanlıkları Verimli Çalışma Edinilmiş çalışma alışkanlıkları Bir üniversite öğrencisi olarak sizden beklenilen, bağımsız bir öğrenci olmanızdır. Kimse nasıl çalışmanız gerektiğini sizden daha iyi bilemez, ancak size

Detaylı

OKULA BAŞLARKEN OKULA BAŞLAMA SÜRECİ

OKULA BAŞLARKEN OKULA BAŞLAMA SÜRECİ OKULA BAŞLARKEN Okul, aileden sonra çocuğun içinde bulunduğu ilk temel sosyalleşme kurumudur. Okul dönemi, çocuk için ailesinden ilk ayrılış dönemidir; çünkü çocuk, okula başladığında evden farklı bir

Detaylı

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi ÖFKE KONTROLÜ Aşağıdaki kendini değerlendirme soruları bilimsel bir araç olarak tasarlanmış değildir. Amaç; çeşitli durumlardaki davranışlarınıza

Detaylı

ORTAÖĞRETİM İNGİLİZCE ÖĞRETMENİ ÖZEL ALAN YETERLİKLERİ

ORTAÖĞRETİM İNGİLİZCE ÖĞRETMENİ ÖZEL ALAN YETERLİKLERİ A. DİL BİLEŞENLERİ VE DİL EDİNİMİ BİLGİSİ A.1. İngilizceyi sözlü ve yazılı iletişimde doğru ve uygun kullanarak model olabilme A.2. Dil edinimi kuramlarını, yaklaşımlarını ve stratejilerini bilme A.3.

Detaylı

SİZİN WEB SİTENİZ BİR TANEDİR!

SİZİN WEB SİTENİZ BİR TANEDİR! 1 SİZİN WEB SİTENİZ BİR TANEDİR! Tabi şu da bir gerçek ki, sizin siteniz 350 milyon ve hala artmakta olan siteden bir tanesidir. Sitenizin diğerlerinden ayrılması ve ayakta kalması için ne yapabilirsiniz?

Detaylı

ÖZGÜVEN. 6. Olumsuz ifadelerinizin, olumlu benlik konuşmalarıyla yer değiştirmesini sağlayın.

ÖZGÜVEN. 6. Olumsuz ifadelerinizin, olumlu benlik konuşmalarıyla yer değiştirmesini sağlayın. ÖZGÜVEN Özgüven kişinin kendisi ve içinde bulunduğu durumlar hakkında olumlu ve geçekçi bir yaklaşıma sahip olmasıdır. Daha basit bir ifade ile ki inin kendisini beğenmesi ya da beğenmemesi, kendisi hakkında

Detaylı

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER Burçin BAŞLILAR Sınıf Öğretmeni burcinbaslilar@terakki.org.tr SUNUM İÇERİĞİ Yaratıcılık Nedir? Neden Yaratıcı Yazma? Yaratıcılığı Engelleyen Faktörler Yaratıcı Yazmaya

Detaylı

GELİŞİM OYUNLARI SETİ

GELİŞİM OYUNLARI SETİ GELİŞİM OYUNLARI SETİ Fiyat : 139,00 TL Yaş Grubu : 4 7 yaş arası Uygulama : Bireysel İçindekiler : 4 kitap, 4 ahşap uygulama materyali, 1 öğretmen klavuzu, 1 aile broşürü Gelişim Oyunları Seti, WISC-R

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2014

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2014 YÖNETİLEMEYEN DAVRANIŞ VE KENDİNİ YERE ATAN ÇOCUKLAR Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 13 Temmuz 2014 Alışveriş merkezleri artık neredeyse toplumsal ve kültürel

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ?

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? Cerrahi Servisler İnsanlar duyuları aracılığı ile dış dünyayı algılar, ruhsal, zihinsel, sosyal gelişimini sağlar. Duyulardan birinin eksikliği, algılamanın bütünlüğünü

Detaylı

uzman yaklaşımı sınıf yönetimi Branş Analizi Uzm. İrfan UYGAR

uzman yaklaşımı sınıf yönetimi Branş Analizi Uzm. İrfan UYGAR Branş Analizi sınıf yönetimi Sınıf yönetimi ile ilgili sorular önceki yıllarda öğretim yöntem ve teknikleri soruları kapsamında yer almaktaydı. Soru sayısı 1-2 arasında değişmekteydi. ÖSYM 2013 yılında

Detaylı

ÖĞRENME PERFORMANSINI YÜKSELTME PROJESİ

ÖĞRENME PERFORMANSINI YÜKSELTME PROJESİ ÖĞRENME PERFORMANSINI YÜKSELTME PROJESİ Çağdaş eğitimin en önemli amaçlarından biri her öğrenciye kendi bireysel özelliklerine göre öğrenme fırsatı sağlamaktır. Bu yolla bireysel farklılıkları olan çocuklar

Detaylı

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA 1-PROJENİN ADI: HAYDİ HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 2-PROJENİN ÖZETİ: 2013-2014 eğitim- öğretim yılında okulumuz da gerçekleştireceğimiz

Detaylı

OKULA HAZIR MISINIZ? VELİ BÜLTENİ EYLÜL - 2012 ATA KOLEJİ REHBERLİK SERVİSİ

OKULA HAZIR MISINIZ? VELİ BÜLTENİ EYLÜL - 2012 ATA KOLEJİ REHBERLİK SERVİSİ OKULA HAZIR MISINIZ? VELİ BÜLTENİ EYLÜL - 2012 ATA KOLEJİ REHBERLİK SERVİSİ OKULA HAZIR MISINIZ? ÇOCUĞUNUZU KOLLARINIZA ALDIĞINIZ AN SANKİ DÜN GİBİ AKLINIZDAYKEN, MİNİK BEBEĞİNİZ BÜYÜDÜ VE BEBEĞİNİZİN

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü 1. ETKİNLİĞİN ADI Zihinsel Engellilerin Eğitimi Kursu 4 Mesleki Gelişim Programı 2. ETKİNLİĞİN AMAÇLARI Bu faaliyeti başarı

Detaylı

ADIGÜZEL REHBERLİK. Rehberlik Postası. 2015/Sayı:2

ADIGÜZEL REHBERLİK. Rehberlik Postası. 2015/Sayı:2 1 VERİMLİ DERS ÇALIŞMASI KONUSUNDA VELİLERE ÖNERİLER Anne, baba ve öğretmenlerin öğrenciden genel beklentisi, onların "derslerine çok çalışıp, başarılı olmaları" yönündedir. Beklenti böyle olunca başarısızlığın

Detaylı

YABANCI DİLLER MESLEKİ İTALYANCA (AYAKKABI) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

YABANCI DİLLER MESLEKİ İTALYANCA (AYAKKABI) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü YABANCI DİLLER MESLEKİ İTALYANCA (AYAKKABI) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı

Detaylı

T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü BÜLTEN. Ayın Konusu

T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü BÜLTEN. Ayın Konusu T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü NİSAN Ayın Konusu FARKLILIKLARLA YAŞAMAK İÇİNDEKİLER 1. FARKLILIKLARA SAYGI DUYMA 2. EMPATĠ

Detaylı

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI Okul öncesi dönem genel anlamda tüm gelişim alanları açısından temellerin atıldığı

Detaylı

SEVİYE BELİRLEME SINAVI

SEVİYE BELİRLEME SINAVI SEVİYE BELİRLEME SINAVI SINAV MARATONUNDA VELİLERE LERE DÜŞEN D GÖREVLER SBS PUANI İLE YERLEŞİ ŞİLECEK OKULLAR FEN LİSELERİ ANADOLU ÖĞRETMEN LİSELERİ ANADOLU LİSELERİ SOSYAL BİLİMLER LİSESİ ANADOLU İMAM

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en

ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en 1 ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en iyi yolu bulmanın zor olduğu zamanlar vardır. Çocuğunuz

Detaylı

ÇİFT PSİKOTERAPİSİNDE KADINLAR 16 19 Haziran 2010 Anadolu Psikiyatri Günleri Uz.Dr. Nuşin Sarımurat Baydemir İlişki Psikoterapileri Enstitüsü İstanbul Çift ilişkilerinde, özellikle evliliklerde, cinsiyet

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

KKTC MİLLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR BAKANLIĞI

KKTC MİLLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR BAKANLIĞI KKTC MİLLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR BAKANLIĞI TALİM VE TERBİYE DAİRESİ ORTA OKUL TÜRKÇE, MATEMATİK, FEN VE SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENLERİ İÇİN PROJE TABANLI ÖĞRENME PROJESİ Eylül 2005 LEFKOŞA ORTA OKUL TÜRKÇE, MATEMATİK,

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Aytekin ERDEM Namık Kemal Üniversitesi Meslek Yüksekokulu

Yrd.Doç.Dr. Aytekin ERDEM Namık Kemal Üniversitesi Meslek Yüksekokulu FE EĞĐTĐMĐ DE PROJE TABA LI ÖĞRE ME Yrd.Doç.Dr. Aytekin ERDEM Namık Kemal Üniversitesi Meslek Yüksekokulu PROJE TABA LI ÖĞRE MEDE KAVRAMLAR Proje: Tasarı ya da tasarı geliştirme Taban: Temel, temel ilke,

Detaylı

İstek Özel Kemal Atatürk Anaokulu. 2015 2016 Eğitim Öğretim Yılı. Ocak Ayı Bülteni ÜNİTE BAŞLIĞI: Kendimizi İfade Etme Yollarımız (PYP) 4A 4B

İstek Özel Kemal Atatürk Anaokulu. 2015 2016 Eğitim Öğretim Yılı. Ocak Ayı Bülteni ÜNİTE BAŞLIĞI: Kendimizi İfade Etme Yollarımız (PYP) 4A 4B İstek Özel Kemal Atatürk Anaokulu 2015 2016 Eğitim Öğretim Yılı Ocak Ayı Bülteni ÜNİTE BAŞLIĞI: Kendimizi İfade Etme Yollarımız (PYP) 4A 4B Martılar-Leylekler Sınıfı İSTEK KEMAL ATATÜRK ANAOKULU Aralık

Detaylı

T.C ÇANKAYA KAYMAKAMLIĞI Yeni Karaca Eğitim Merkezi Müdürlüğü

T.C ÇANKAYA KAYMAKAMLIĞI Yeni Karaca Eğitim Merkezi Müdürlüğü T.C ÇANKAYA KAYMAKAMLIĞI Yeni Karaca Eğitim Merkezi Müdürlüğü SAYI:2015/ 03.005 T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Size özel Genel İngilizce Programları (Başlangıç Düzeyi, Orta Düzey, Orta Üstü Düzey)

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ

BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

http://kariyer.ieu.edu.tr

http://kariyer.ieu.edu.tr ÖZGEÇMİŞİ ANLAMAK Öncelikle özgeçmişin nedir ve ne işe yarar açıklığa kavuşturalım. Özgeçmiş kim olduğunuzu, eğitim ve deneyimlerinizi içeren iyi sunulmuş bir özettir. Özgeçmişin tek amacı bir staja veya

Detaylı

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme Giriş Öğretim bir sanattır ve her sanat dalında olduğu gibi öğretim alanında da incelikler vardır. Disiplinler arası

Detaylı

FEN ÖĞRETİMİNDE LABORATUVAR YAKLAŞIMLARI. Burak Kağan Temiz (burak@gazi.edu.tr)

FEN ÖĞRETİMİNDE LABORATUVAR YAKLAŞIMLARI. Burak Kağan Temiz (burak@gazi.edu.tr) FEN ÖĞRETİMİNDE LABORATUVAR YAKLAŞIMLARI 1800 lerden günümüze Bilgi Bilginin Elde Ediliş Yöntemleri Demonstrasyon Bireysel Yapılan Deneyler Öğretmen Merkezli Öğrenci Merkezli Doğrulama (ispat) Keşfetme

Detaylı

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview) Görüşme Görüşme Türleri Görüşme Süreci (mülakat-interview) Nitel araştırmada en sık kullanılan veri veri toplama aracıdır. Amacı, bir bireyin iç dünyasına girmek ve onun bakış açısını anlamaktır. Odak

Detaylı

Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi

Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi Program geliştirme sürecinin üçüncü öğesi öğrenme öğretme süreci dir. Eğitim durumları olarak da bilinen bu öğe nasıl? sorusuna yanıt arar. Eğitim durumları, öğrencilere

Detaylı

CAN KARDEŞ KREŞİ REHBERLİK SERVİSİ

CAN KARDEŞ KREŞİ REHBERLİK SERVİSİ CAN KARDEŞ KREŞİ REHBERLİK SERVİSİ EKİM 2014 AYLIK REHBERLİK BÜLTENİ Çocuğumla Nasıl Oyun Oynayacağım? Oyun nedir? Oyun, çocukların dünyayı algılamalarını, hayal ile gerçek dünya arasında köprü kurmalarını

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

E-KİTAP SATIŞLARINIZLA, SÜREKLİ BİR GELİRE NE DERSİNİZ? Www.EkitapKazanclari.coM. By Alia RİOR. Alia RİOR www.ekitapkazanclari.com

E-KİTAP SATIŞLARINIZLA, SÜREKLİ BİR GELİRE NE DERSİNİZ? Www.EkitapKazanclari.coM. By Alia RİOR. Alia RİOR www.ekitapkazanclari.com E-KİTAP SATIŞLARINIZLA, SÜREKLİ BİR GELİRE NE DERSİNİZ? E-KİTAP KAZANÇLARI Www.EkitapKazanclari.coM By Alia RİOR Alia RİOR www.ekitapkazanclari.com Sorumluluk Sınırları ve Garanti Feragatnamesi ÖNEMLİ:

Detaylı

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr?

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG & YGS- LYS Dedikleri Bu seminerimizle TEOG & YGS- LYS sisteminde yapılan son değişiklikleri sizlere aktarıyoruz. Örneğin, A) Sınava toplam kaç başvurunun olduğu,

Detaylı

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 1 EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 2 ÖĞRETİM TEKNOLOJİSİ ve İLETİŞİM Öğretim teknolojisi, öğrenmenin amaçlı ve kontrollü olduğu durumlarda öğrenmeyle ilgili sorunların analizi ve çözümünde insanları, yöntemleri,

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi Görüşlerini ifade etmek ve kendisiyle ilgili kararlara etki edebilmek

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz?

Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz? Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz? Aile, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde,toplumsal birlik ve beraberliğin sağlanmasında en önemli

Detaylı

EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI. 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE

EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI. 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE Eğitim Koçluğu Sertifika programı öğrencilerin okul, aile ve özel yaşamındaki

Detaylı

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak. Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Kardeş Kıskançlığı hakkındadır. Sizlere çocuğunuza bu süreçte nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. KARDEŞ KISKANÇLIĞI Neler olduğunu hiç anlamıyorum!

Detaylı