ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKiYE ÜRDÜN ilişkileri ÇALIŞTAY 25 EYLÜL İSTANBUL

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKiYE ÜRDÜN ilişkileri ÇALIŞTAY 25 EYLÜL 2013 1 İSTANBUL"

Transkript

1 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKiYE ÜRDÜN ilişkileri ÇALIŞTAY 25 EYLÜL İSTANBUL

2

3 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ

4 Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Yayınları: 40 ISBN: Görüşlerin sorumluluğu yazarlarına aittir, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı nın ya da editörlerin görüşlerini yansıtmaz ya da temsil etmez. Tüm hakları saklıdır. Copyright GYV. Hiçbir şekilde izinsiz kopyalanamaz, aktarılamaz ya da çoğaltılamaz. Editör: Hande Ekşioğlu Tasarım: Fokus Ajans Baskı: Elma Basım İstanbul,

5 MEDİALOG PLATFORMU VE ÜRDÜN BAYRAK ARAŞTIRMA MERKEZİ İŞBİRLİĞİYLE ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ 25 EYLÜL İSTANBUL

6

7 İçindekiler Açılış Konuşmaları...7 OTURUMLAR I. OTURUM Ortak Tarih...29 II. OTURUM Ortak Kültür Perspektifinde Sosyo-Kültürel Dönüşüm...35 III. OTURUM Ortak Kültür Perspektifinde Ekonomik Dönüşüm...47 Müzakereler...51 Katılımcılar...57 Fotoğraflar...59

8

9 Açılış Konuşmaları

10

11 MUSTAFA YEŞIL GAZETECILER VE YAZARLAR VAKFI BAŞKANI Pek muhterem Cumhurbaşkanlığı Ortadoğu Danışmanı, Başbakanlığın Değerli Başdanışmanı ve Ürdün den toplantımıza iştirak eden pek kıymetli hazirun, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Ortadoğu coğrafyası tarihin en hareketli, en sıcak, bir başka yönü itibarıyla da en bereketli coğrafyasıdır. Günümüzde bu coğrafya üzüntülerin sevinçlere galip geldiği bir dönemi yaşıyor. Ne acıdır ki medeniyete şura kurumunu, istişare kavramını kazandıran bu coğrafya, bugün bu kurumların etkin bir şekilde işletilmesine muhtaçtır. Maruz kaldığımız temel problemlerin çözülmesinde sahip olduğumuz bu şura ve istişare kültürü hayati bir öneme sahiptir. Bugün Ortadoğu acılar ve ızdıraplar içinde yaşıyor. Fakat elbette dünyada acı ve ızdırap sadece Ortadoğu yla sınırlı değildir, küresel bir boyuta taşınmıştır. Biz inanıyoruz ki artık sadece Ortadoğu da değil, dünyanın her yerinde yaşanan problemlerin küresel boyutta yansımaları vardır. Belli ki bir küresel akla, bir küresel iş birliğine ihtiyacımız var; ama özellikle de, bizim kültürümüzün membaından süzülüp gelen o istişare ve şura anlayışına, hem fertler olarak, hem sivil yapılar olarak, hem milletler-halklar olarak bir kere daha gözden geçirip sahip çıkmamız gerekiyor. Ben sözü fazla uzatmıyorum burada işin uzmanları, meselenin çilesini çeken, düşünen, yazan, üreten insanlar var. Onları bugün birlikte dinleyeceğiz. Ümit ediyorum bu çalıştay, bu müzakere ve mütalaa hepimiz adına hayırlara vesile olur. Uzaklardan gelip iştirak eden değerli Ürdünlü dostlarımıza, medyamızın kıymetli katılımcılarına, zahmet edip buraya iştirak eden Cumhurbaşkanlığı Ortadoğu Baş Danışmanı Erşat Bey e ve Başbakanlık Danışmanı Yalçın Bey e özellikle teşekkürlerimi arz ediyorum. Hepinize hayırlı oturumlar, hayırlı günler diliyorum. 11

12

13 ERŞAT HÜRMÜZLÜ CUMHURBAŞKANLIĞI ORTADOĞU BAŞDANIŞMANI Değerli Katılımcılar, Hanımefendiler, Beyefendiler! Yaşadığımız bölge iki seneden beri sarsıcı çalkantılar geçiriyor. Uzun seneler halkların meşru ve doğal beklentilerine set çeken ve bu taleplere kulaklarını tıkayan rejimler, yeni yüzyılda kendi halklarıyla karşı karşıya geldiler. Türkiye, hiçbir zaman bu bölge veya başka bir bölge halkını yönlendirmeye, kışkırtmaya ve sokağa dökmeye teşvik etmemiştir ve etmeyecektir. Ancak kardeş ve akraba topluluklar olarak gördüğümüz bu halklara sırtımızı dönmek gibi bir tavrımız da olmayacaktır. Majesteleri Kral Abdullah ın bir veciz sözünü birkaç defa Ortadoğu daki dostlarımla paylaştım: Tarih boyunca bölgede yaşanan değişiklikler ne yazık ki ya ter, ya ter ve gözyaşı ve bunlara ilave olarak kan dökülerek gerçekleşmiştir. Ülkelerinin kalkınması için ter dökerek, özveri ile çırpınan ve cansiperane mücadele verenler tarihe geçmişlerdir. Gözyaşı dökülen bölgeler ise, acıların ve ıstırapların anılarını yaşamışlardır. Kan dökerek ve dikta rejimlerin baskısıyla milletleri sindirenlere müsamaha göstermek bir insanlık ayıbıdır. Bu görüş doğrultusunda yanıbaşımızdaki bölge halklarının feryatlarına bigâne kalamazdık. Dolayısıyla prensiplerimizi çıkarlarımızın önünde tutarak zulüm gören halkların yanında saf tuttuk. Bu yaklaşım hiç kimsenin iç işlerine müdahale anlamına gelmemelidir ve eminim ki tavrımız hür dünya tarafından doğru bir şekilde algılanmıştır. Türkiye, bu bölgenin refahı için elinden geleni yapmıştır ve yapmaya devam edecektir. Biz kimsenin evinin içini nasıl düzenlediğine karışmıyoruz. Ancak kendi doğrularımızı kabul edip reformlarımızı yaparken bundan kimsenin ilham almasına da mani olmadık, tam tersine tüm kardeşlerimizin bundan faydalanabileceklerini ve onlarla tecrübelerimizi paylaşabileceğimizi açıkça ifade ettik. Keşke bugün köşeye sıkıştırılmış olan rejimler, o zamanki iyi niyetli çağrılarımızı kabul etselerdi; keşke 13

14 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ bizimle aynı yolu izleselerdi. O zaman ne gözyaşı olacaktı ne de bu kadar masum insanın kanı akacaktı. Bu bağlamda hemen şunu ifade etmeliyim ki, biz Türkiye olarak bu bölgede büyük olsun, küçük olsun tüm devletlere eşit dostlar ve ortaklar olarak baktık. Ne model ihracına ne de izlenecek yol konusunda baskı edebiyatına girdik. Karar hür iradeleri ile halkların ve o ülkede yaşayanlarındır. Bunu komşu ülkelerimiz için söylediğimiz gibi tüm dost ve kardeş ülkeler için de söyledik. Bu bölgede son 100 yılda oluşan sınırlar bizim için de kutsaldır, saygıdeğerdir ve bölgenin birlik-beraberliği içinde korunmalıdır. Ancak başka türden bazı sınırları ortadan kaldırma zamanı gelmiştir. O da düşünceler, vizyonlar ve emeller arasındaki sınırlardır. Bunları bu bölgede izale edersek, hep beraber karşılıklı saygı ve sevginin yanında iletişim içinde yaşayabiliriz. Ülkelerin kendi ulusal çıkarları doğrultusunda politika üretmeleri gayet doğaldır. Bu Türkiye için de geçerlidir. Uzattığımız sevgi ve dostluk eli her zaman muhataplarımız için açık kalacaktır. Fakat elbette halkımızın doğal haklarını zedeleyecek şekilde vaki olacak eylemlere göz yumulmayacağının bilinmesi gerekir. Biz Yurtta Barış, Dünyada Barış felsefesinin savunucusu olarak kaldığımız müddetçe bu prensiplerimizi en iyi şekilde ortaya koyacak ve dünyaya da yol haritamız olarak bildireceğiz. Bütün bu çalışmalar için hem ülkemizde hem dost ve kardeş ülkelerde basın özgürlüğünün önemine her zaman vurgu yapıyoruz. Hür ve yetenekli basın, kırıcılık ve hakarete asla sapmadan son derece önemli bir görevi üstlenir. Özgür basın, liderlerin, hükümetlerin ve kurumların hatalarını önler. Aslında birçok komşu ülkede bugünkü acı sonuçların basının, hataları önleme görevini yapamamasından doğduğuna eminim. Bu konuları sizinle paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı nı böyle bir önder çalışmaya öncülük ettiği için tebrik ediyorum. Bu arada izin verirseniz Ürdün den gelen çok saygıdeğer arkadaşlarımız a da kısaca kendi dilleriyle hitap etmek istiyorum. Hanımefendiler, Beyefendiler kardeş ülke Ürdün den Hoş geldiniz! Allah ın selamı, rahmeti bereketi üzerinize olsun. Kısa bir süre önce sevgili ikinci ülkemiz Ürdün ü ziyaret etmiştik. Ziyaret esnasında Sayın Kral ve diğer kardeşlerle buluşma şerefine nail oldum. Ürdün bir başarı hikâyesi temsil edebilir. Diğer Arap ülkeleriyle de ortaklık istiyoruz. Biz bahçemizi çocuklarımızı razı edecek şekilde ekiyoruz fakat hiçbir şekilde irademizi başkalarına zorunlu kılmıyoruz. Onlar kendi bahçelerini nasıl ekeceklerini kendileri belirleyecekler. Bu toplantıyla katıldığınız için hepinize çok teşekkürlerimi sunuyorum. 14

15 YALÇIN AKDOĞAN AK PARTI- BAŞBAKAN BAŞDANIŞMANI Değerli katılımcılar ilk oturumun moderatörü olarak hepinizi saygıyla selamlıyorum. Oturumumuzun konusu tarih. Kardeş ülke Ürdün le ilgili böyle bir çalıştayın gerçekleştiriliyor olmasından gerçekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu programı düzenleyen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı na özellikle teşekkür ediyorum. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, bölgemizi ve ülkemizi ilgilendiren konularda çok önemli faaliyetler gerçekleştiriyor. Her türlü düşüncenin bir araya getirildiği bu faaliyetleri, katılımcı ve müzakereci demokrasi açısından son derece önemli bulduğumuzu ifade etmek durumundayım. Türkiye nin son dönemde gerçekleştirdiği sessiz devrim veya büyük demokratikleşme hamlesinde her kesimden bu tür organizasyonların büyük katkısı vardır. Ak Parti bu büyük dönüşümde lokomotif rol üstlenerek farklı kesimlerin enerjisini bir araya getirdi. En son büyük kongrede ortaya koyduğumuz 2023 Türkiye vizyonu projesi daha önümüzde kat edilecek büyük bir mesafe olduğunu gösterdiği gibi aynı zamanda Ak Parti nin her kesimi kucaklayan anlayışının da bir kez daha teyidi oldu. Demokratikleşme mücadelesi ortak mücadelemizdir ve bugüne kadar bu mücadeleyi birlikte verdiğimiz gibi bundan sonra da demokrasi idealine inanan tüm STK larla bu mücadeleyi birlikte vermeye devam edeceğiz. Ürdün çalıştayı içinden geçtiğimiz süreç açısından da önem taşıyor. Ürdün gerçekten zor ve istikrarsız bir bölgede bir istikrar/barış adası görünümünde. Ürdün le ekonomik ilişkilerimiz son dönemde büyük bir ivme kazandı. İmzaladığımız serbest ticaret anlaşması, vizelerin kaldırılması bu gelişmeyi teyit etti. En son Kral Abdullah ın, mart ayındaki ziyareti sırasında yüksek düzeyde stratejik iş birliği konseyi kurulması konusu tekrar ele alındı. Halen bu konseyin kurulması ve 30 civarında anlaşmanın imzalanması için çalışmalarımız devam ediyor. Ürdün le, Suriye ve Filistin konusunda fikirlerimiz önemli ölçüde örtüşüyor. 15

16 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ Siyasi müttefikimiz olarak adlandırabileceğimiz Ürdün ün istikrarı ve gelişimi hem ikili ilişkiler açısından hem de bölgesel gelişmeler açısından büyük önem taşıyor. Ürdün ün ulusal diyaloga dayalı reform sürecini her zaman destekledik. Bundan sonra da bölgesel konularda Ürdün le iş birliği içerisinde hareket etmeye devam edeceğiz. Değerli katılımcılar Arap Baharı denilen bir olgu yaşıyoruz. Kuzey Afrika ve Ortadoğu da büyük bir değişim dalgası meydana geldi. Demokrasinin gelişmesi, halkların siyasi iradelerine sahip çıkması bölgedeki otoriter yapıların sarsılmasına ve sorgulanmasına sebep oldu. Bütün bunlar olup biterken, Arap baharıyla bölgede kurulu yapılar demokratikleşme lehine, halkların iradesi lehine evrilirken Mısır da bir darbe yaşandı ve bu bölgenin demokratikleşme sürecini yaraladı. Bölge halklarının yönetimde söz sahibi olması bazı odakların hesaplarını bozmuş görünüyor. Arap baharının başında toplumsal dalgayı kendi lehine çevirmek isteyen ülkeler oldu. Bunlar zaman içerisinde politika değişikliğine gittiler. Küresel statüko bölgenin demokratikleşmesi konusunda bir direnç ortaya koymaya başladı. Otoriter rejimler karşısında silahlı güçler öne çıkıyor diyen batılılar, önceleri bu grupların sisteme entegre olması gerektiğini söyleyerek Arap baharına destek verirken daha sonra yaşanan olaylar tam tersi bir etki yapmaya başladı. Muhalif kesimleri dışarı iten, terörize etmeye çalışan bir eğilim doğdu yani filim terse sarılmış oldu. Bunların da sorgulanması lazım ve bu oyuna gelmemek lazım. Birilerinin farklı toplum kesimlerini yer altına itmesine, şiddete terörizme doğru iteklemesine destek verilmemeli. İslam dünyası terör örgütleri ve radikal guruplar konusunda ne tür kirli ilişkiler yaşandığını, bunların Müslümanlara ne tür dertler açtığını defalarca acı olaylarla gördü. Nasıl İslam ve terör kavramları yan yana kullanılamazsa, dini saiklerle hareket ettiğini iddia eden bir kısım silahlı örgütlerin masum insanları öldürmesi de kabul edilemez. Son birkaç gündür Kenya da farklı yerlerde meydana gelen olaylar hiç şüphesiz terör saldırılarıdır ve kabul edilemezler. Değil İslami hassasiyet, insani hassasiyeti olan hiç kimse bunları kabul edemez. Bir takım kirli ilişkilerle bu tür olayları izah edenler olabilir ama bunun arkasında bir düşünce filizleniyorsa bunlar da sorgulanmalıdır. Amaca ulaşmak için her yol mubahtır anlayışı kesinlikle kabul edilemeyecek bir anlayıştır. İslam âlimlerine düşen özellikle bu konuda sorumluluk üstlenmek ve bu anlayışın filizlenmesine sebep olan düşünce biçimlerine, yorumlara karşı daha net tavır takınmak, duyarlılık ortaya koymak olmalıdır. Biz mazlumun da zalimin de kimliğine bakmadan (zulmun karşısında) tavır takınmak durumundayız. Cehalet, ilkellik, vahşetle yoğrulan bir anlayışın yapabileceği hiçbir katkı yoktur. 16

17 Açılış Konuşmaları Ortadoğu artık küresel güçlerin antrenman sahası olamaz. Suriye meselesi başta olmak üzere insan hayatını ilgilendiren konular, küresel çekişmelere kurban edilmemelidir. Özellikle Suriye de yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine rağmen uluslararası toplumun duyarsız kalması bu küresel güç çekişmelerindeki satranca, Suriye nin kurban verilmesinden başka bir şey değildir. Kimyasal silah hadisesinde de gördük ki, klasik aktörler olayların gidişatını etkilemeye başlamıştır. Putin tekrar Rusya yı küresel sistemin asli oyuncusu olmaya taşımıştır. Bizim temennimiz bölge halklarının kendi çıkarları ve selametleri çerçevesinde kendi geleceklerine karar vermeleridir. Türkiye bölgede hep yumuşak güçle ortaya çıktı, ne model olma ne rejim ithal etme niyeti yoktu. Tamamen kardeşçe duygularla, çıkar değil, değer anlayışıyla bölgeye el uzattı. Biz Sudan a yardım ettiğimizde de hiçbir çıkar peşinde değildik. Nasıl Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı veya Gülen Hareketi ne gönül veren insanlar, Sudan a gittiğinde oradaki öğretmenler bir karşılık beklemeden hareket ediyorlarsa Türkiye hükümeti de, STK ları da Afrika ya veya Ortadoğu ya yâ da dünyanın herhangi bir ülkesine el uzattığında bu tamamen Allah rızası içindir, değer odaklıdır, menfaat beklentisi üzerine bir yaklaşım olmamıştır. Bugüne kadar Türkiye nin Ortadoğu yla ilişkisini artırması hep eleştiri konusu oldu. Türkiye de; eksen mi değiştiriyoruz, ülke yüzünü Batı dan Doğu ya mı çeviriyor, Avrupa perspektifini kayıp mı ediyoruz? şeklinde konuşulurken, Ortadoğu da bir takım çevreler de, Acaba Osmanlıcılık mı yapıyorlar, tekrar emperyalist bir yaklaşım mı geliyor? diye tartışıldı. Bunların hiçbiri doğru değildi. Türkiye çok boyutlu bir politika ortaya koydu. Avrupa Birliği perspektifini kaybetmedi, Türk dünyasını da, Ortadoğu yu da, Afrika yı da bir bütün olarak kucakladı. Bu süreçte Türkiye aynı samimi davranışını devam ettiriyor. Biz artık bölgesel iş birliklerini geliştirmek durumundayız. Küresel aktörlerin nasıl kritik dönemlerde bir araya geldiklerini, kendi çıkarlarına göre hareket ettiklerini, BM üyelerinin nasıl meseleleri kilitlediklerini görebiliyoruz. Bu yüzden küresel örgütlenmeler daha büyük bir önem taşımaya başladı. Ürdün bizim kardeşimiz bir ülke. Geçen yıl 1 milyar dolara yakın bir dış ticaret hacmimiz vardı, bu son dönemdeki anlaşmalarla ilişkilerimiz daha iyi bir noktaya doğru eviriliyor. Bu süreçte hem siyasi hem ekonomik olarak hem de dış politika konusunda birlikte yapabileceğimiz çok şey olduğuna inanıyorum. Oturumda çok değerli konuşmacılar var, şimdi onlara söz vermek istiyorum. Öncelikle Ali Bulaç Bey ki, son dönemde bence İslam düşüncesinde ülkemizin yetiştirdiği en önemli şahsiyetlerdendir. Görevlerinden biri Zaman Gazetesi yazarlığıdır. Bugün Türkiye de İslam ve demokrasi konusu konuşuluyorsa, Türkiye örnek, model 17

18 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ bir iktidar ortaya çıkardı, deniliyorsa bunda Ali abimizin 20 yıl önce, 30 yıl önce İslam ve demokrasinin telif edilebileceğine dönük düşünceleriyle önemli bir katkısı olmuştur. Sözü Sayın Bulaç a veriyorum, buyurun. 18

19 ALI BULAÇ GAZETECI Sayın başkana teşekkür ederim, kendisi hak ettiğimden fazla övgüde bulundu, ben de şimdi bu sözlerin altında eziliyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ben bugün, Türkiye nin de içinde yer aldığı Ortadoğu yla ilgili bir resim çizmeye çalışacağım. Bunun önümüzdeki dönemle ilgili bir perspektif vermeye dönük faydası olabilir. 21. yüz yıla girerken İslam dünyasının önüne yeni sorunlar çıktı. Birincisi: İki kutuplu dünyanın dağılmasıyla Sovyetler sahneden çekildi. Fakat Rusya, çok değerli vekilimiz ve başbakanımızın danışmanı Yalçın Bey in de değindiği gibi, yeni dünyanın küresel aktörü olarak sahneye yeni bir giriş yaptı. Ancak Rusya nın rolüyle Sovyetler birliğinin oynadığı rol birbirinden farklıdır. İkinci husus ise; küreselleşme güç dengelerinin yeniden tanımlanmasını gerekli kıldı. Yerel kimlikler, bölgesel entegrasyonlar fikri öne çıktı. Bu arada ulus devlet ciddi bir zaaf geçirdi, egemenliğinin bir bölümünü yerel kimliklere ve bölgesel entegrasyonlara aynı zamanda küresel aktörlere devretmek zorunda kaldı. Yani 19 ve 20. yüzyıldaki ulus devlet ile 20. yüzyıldaki ulus devlet aynı değildir ve olmayacaktır. Üçüncü önemli gelişme ise, dünyanın ekonomik ağırlık dengesinin Pasifik e doğru kaymaya başlamasıdır. Bununla birlikte enerji kaynakları, gıda kaynakları ve su kaynakları üzerinde yeni ve çok ciddi bölgemizi de içine alacak bir yeni çatışma potansiyeli ortaya çıktı. Bu yeni süreçte ABD, Pasifik e doğru yönelirken Ortadoğu da yeni bir istikrar arayışına girdi. Ortadoğu da şu anda olup bitmekte olanı belki şöyle özetlemek mümkün: 100 yıllık bir düzen bozuluyor. İç patlamalar, artçı depremler gibi birbirini takip ediyor. Bu toplumsal patlamaların devam edeceği kanaatindeyim. Küresel aktörler bu patlamaları şimdilik, askeri işgaller, teşvik gören askeri darbeler ve tahkim edilen otokrat, monarşik rejimlerle durdurmaya veya geciktirmeye çalışıyorlar. Ama artık ne eski düzeni sürdürebilmek mümkün ne yeni düzenin habercisi olabilir bu yeni gelişmeler. 19

20 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ İslam dünyası ile Batı dünyası arasında 4 alanda ve 4 temel konuda derin ihtilaflar var. Hemen söyleyeyim; bu ihtilaflar karşılıklı diyalog, adalet, hak ve hakkaniyete razı olmak suretiyle çözülebilir. Fakat Batı, hak ve hakkaniyete yanaşmadığı için bu ihtilaf konuları İslam ile Batı dünyası arasında belki de kıyamete kadar çatışma alanı olarak sürecektir. Bunlardan bir tanesi, enerji kaynakları ve enerji nakil hatlarının kimin kontrolünde olacağıdır. Batı nın mı, bölge halklarının mı? Birinci ihtilaf konusu budur. Batı diyor ki, kaynakların kontrolü ve uluslararası piyasalardaki fiyatlarının tespit ve tayin işi benim elimde olacaktır. İki: İsrail işgal ettiği toprakları tahliye edecek mi? Mülteciler topraklarına geri dönecek mi? Yerleşimci akınına son verilecek mi? Kudüs iki devletin başkenti olacak mı? Siyonistler Mescidi Aksa üzerinde mabet inşa etmekten vazgeçecek mi? Bu da ikinci önemli ihtilaf noktasıdır. Üç: Dinin ama özellikle İslam dininin, modern ve post-modern toplumdaki rolü ne olacak? Özel alana mı hapsedilecek, yoksa kamuda düzenleyici rol oynayacak mı? Batı dünyası, İslam dininin özel alana, marjinal ve izafi alana çekilmesini istiyor fakat İslam dininin kendisi toplumsal ve kamusal düzenleyici rolünü sürdürme mücadelesi veriyor, bu da bir ihtilaf noktasıdır. Dördüncü ihtilaf noktası, İslam dünyasına kendi dini ve tarihsel kaynaklarından hareketle bir değişim projesini hayata geçirmesine izin verilecek mi? Bizim bölgemizin köklü reformlardan geçmesi icap eder. Ekonomiden siyasete, hukuktan idareye, yerel yönetimlerden kültürel ve sosyal politikalara, sağlık politikalarına varıncaya kadar Ancak Batı dünyası bizim tespit ettiğimiz reform paketlerini uygulayabilirsiniz, sizin kendinize özgü değişim projelerinizi kabul etmiyoruz, diyor. Bu konu İslam ile Batı, İslam ile laik, milliyetçi, sol sosyalist ve liberal kesimler arasında temel bir ihtilaf noktasıdır. Bu son madde yani İslam dünyası değişim ve reform programını kendisi mi tespit edecek, yoksa Batı nın yol haritasını mı takip edecek, bu konu hem İslam dünyasıyla Batı arasında bir ihtilaf noktasıdır hem de İslam dünyasının kendi içinde çok ciddi bir çatışma ve ihtilaf noktasıdır. Bu değişime izin verilmek istenmediğinin ilk işaretlerini almış bulunuyoruz maalesef. İslam dünyası bir dizi sorununa rağmen demokrasiden yanadır. Şunu rahatlıkla bir durum tespiti olarak söylemek mümkün; yakın ve uzak orta vadede hatta belki uzun vadede İslam dünyası demokrasiden geri dönmeyecek, bu yol haritasını takip edecektir. Ama Batı dünyası 1990 larda Cezayir de İslami Selamet Cephesi ne imkân tanımadı, askeri darbeyi destekledi Cezayirlinin hayatına mal oldu bu darbe. Yine Refah Partisi ne karşı Türkiye de 28 Şubat 1997 post-modern darbesine göz yumdu. Bugünlerde hamdolsun 28 Şubat darbesi yargı konusudur ve milli gü- 20

21 Açılış Konuşmaları venlik kurulunun gönderdiği bilgiler çerçevesinde Türkiye de ciddi sosyal ve siyasi mühendisliği içine alan bir darbe yapılmış olduğunu hepimiz görüyoruz. Yine 2006 yılında Hamas ın seçimleri kazanması üzerine İsrail; meclis başkanını ve 40 civarında milletvekilini hapse attırdı ki o seçimler adil seçimlerdi. ABD nin eski başkanı Carter seçimlerin düzgün yapıldığını rapor etmişti fakat buna rağmen Batı dünyası bunu İsrail in kendini savunma hakkı olarak gördü. Yine 3 Temmuz 2013 te Mursi ye karşı yapılan darbeye, Batı dünyası darbe diyemedi ve dolaylı destek verdi. Son olarak son 3-4 aydır Türkiye de Ak Parti ye karşı yürütülen anti-demokratik kampanyayı Batı çok amatörce yüreklendirmekte. Sorun şu, Batı İslam dünyasında demokrasiden vaz mı geçiyor? Bu şu anda herkesin zihninde olan çok temel bir soru. Eğer öyle bir durum söz konusuysa, neden? Ben bu konuda dört önemli faktörün rol oynadığını düşünüyorum. Eğer Batı dünyası, İslam dünyası ve Ortadoğu da demokrasiden vazgeçiyorsa bunun birinci sebebi İsrail faktörüdür. Çünkü İsrail, öteden beri Batı dünyasına bölgenin yegâne demokrasisi olarak kendini takdim etmektedir. Ancak şimdi İslamcı partiler, muhafazakâr partiler; demokratik mücadeleyi kullanmak suretiyle, demokratik süreci takip etmek suretiyle iktidar oluyorlar. Dolayısıyla bu İsrail in tezini havada bırakmaktadır. İkincisiyse; halkın iradesinin meclise yansıması demokratik süreç içerisinde İsrail e ilişkin bölge devletlerinin tutumlarını değiştirmesine sebep olmaktadır. Bunun en bariz örneğini 1 Mart 2003 günü TBMM nin vize vermediği tezkerede gördük. Bu demokratik sürecin ayakta durması sayesinde oldu. Eğer Batı, Ortadoğu da demokrasiden vazgeçiyorsa bunun ikinci önemli sebebi, bölgede statükonun korunmasının siyasi istikrarsızlığa bağlı olduğu gerçeğidir. İslami muhafazakâr veya diğer partiler istikrar getiriyor. Bu son derece paradoksal gibi görünen bir konu fakat Batı dünyasının, akademisyenlerin ve oryantalistlerinin düşündüğünün aksine, bu bölgede muhafazakâr demokrat partiler siyasi istikrarın teminatı oluyor. Çünkü bu partiler değer esasına göre siyaset yapmakta ve toplumsal gövdeye dayanmaktadırlar. Bunun da en somut örneği Ak Parti nin 2002 seçimlerinden bu yana üç dönem girdiği seçimlerden oyunu arttırarak çıkmasıdır. Dün ortaya çıkan bir araştırmaya göre Ak Parti nin şu anki oy oranı, %50,6, CHP nin 24.1, MHP nin 14.3, BDP 7.1 yani 3 muhalefet partisinin oylarını topladığımızda %45,5 ediyor ve sonuç Ak Parti ye yine yaklaşamıyor. Bu Ak Partinin siyasi bir istikrar unsuru olduğunu gösteriyor. Hâlbuki siyasi istikrarın olduğu Ortadoğu da statükoyu sürdürmek mümkün değil, statüko istikrarsızlık üzere kurulmuştur. 21

22 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ Üçüncü önemli faktörse, demokrasiyi, körfez monarşi rejimlerini tehlikeye sokuyor olması. Bu da petrol kaynaklarının tehlike altına girmesi demek çünkü petrol gelirlerinin tabana yayılmasını isteyen geniş kitlelerin seslerini demokratik bir ortamda daha çok dile getirmelerini sağlamaktadır. Dördüncü önemli faktörse, İslam dünyası demokratik yollarla iktidarını kurduğu zaman kendine özgü demokratik modele doğru eviriliyor. Müslümanlar demokratik yollarla idare ettikçe demokrasinin sorunları üzerine düşünüyorlar. Batı da dahi krizde olan demokrasiye kendi kaynaklarından hareketle yeni derinlikler getiriyorlar. Aslında bu küresel manadaki demokrasiye de son derece önemli bir katkıdır. Başka önemli bir faktör de, bölgenin reform ihtiyaçları daha objektif ve daha toplumsal kaynaklara uygun biçimde tespit edilebiliyor. En önemlisi -ki bugünlerde Batı dünyasının rahatsız olduğu konudur- demokrasiler, bölgede güçlü liderleri öne çıkarıyor. Başbakanımızın güçlü bir lider olarak üç dönemdir iktidarda olması bunun en önemli göstergesidir. Oysa bölgede statükonun muhafaza edilebilmesi demokratik olmayan yollarla gelen güçlü liderleri öngörmektedir. Antidemokratik yeni arayışlar dönemine girmiş bulunuyoruz maalesef. Bu önemli noktaları bertaraf etmek için şimdi demokrasiden çok antidemokratik bir moda gündeme gelmiş bulunuyor. Bunu da şu esaslar çerçevesinde tespit etmiş bulunuyorlar; 1- Sandığın itibarsızlaştırılması. Şu argüman piyasaya sürülüyor ve maalesef akademisyenler de bundan birkaç sene önce yazdıklarını unutup bunun çok önemli bir argüman olduğunu savunmaya başlıyorlar: Demokrasi sandıktan ibaret değildir, çoğunluğa karşı azınlığın hakkını savunmak gerekir. Bu önerme doğrudur fakat bu çoğunluğun iradesine karşı azınlığın iktidarını hukuki olarak güvenceye alıyorsa bu demokrasi ruhuna aykırıdır. 2.Diğer önemli bir nokta çoğunluk başa gelecek ama azınlığın istediği olacak yani bizim bildiğimiz babadan kalma iktidar seçkinleri, atanmışlar tekrar iktidarlığa devam edecekler. Bu askeri rejimlerin yerine, sivil vesayet rejimlerinin devamını sağlayan bir konsepttir. Bunu demokratik olan hiçbir hareket veya güç kabul edemez. Eğer bu kabul edilmeyecekse, Batı dünyası bize şunu söylüyor o zaman, askeri darbelere hazır olun, bunu kabul edin. Askeri darbeyi bir korkutma unsuru olarak kullanıyor. Şimdi iki önemli projeyle karşı karşıya bulunuyoruz. Bunlardan bir tanesi Mısır da İhvan a karşı yapılan darbe, ikincisi de Türkiye de Ak Parti ve Tayyip Erdoğan a karşı başlatılmış olan kampanya. Bu darbe ve kampanyanın iki ayağı var. İlki, demokratik yollarla gelen bu lider bir diktatördür. Bu diktatörün gitmesi veya değiştirilmesi gerekir. İkinci önemli argümansa; muhafazakar demokrat parti iktidar olduğunda bizim yaşama biçimimize müdahale etmektedir. 22

23 Açılış Konuşmaları Hürriyet Gazetesi 15 Eylül 2013 tarihli nüshasında Melis Alphan isminde bir yazar, Yaşam Tarzımıza Bal Gibi Müdahale Ettiniz adı altında özet bir yazı yazdı. Ben vurgu yaptığı konuları zikretmekle yetineceğim. Bayan yazar diyor ki; Başbakan içki içmeyin üzüm yiyin dedi, alkolünü al evinde iç dedi. İçki reklamı gece den sonra yapılacak dedi, Dizilerdeki erotizmden irrite oluyorum dedi, kocası ölen kadına eğer sevgilisi yoksa yardım yapılacağı vaadinde bulundu. Başbakan dedi ki, her kürtaj cinayettir, Allah ın verdiği canı sadece Allah alır. Bu iktidar boşanmaları dizginlemeye çalışıyor, bu iktidarın bir yetkilisi eşcinsellik hastalıktır, dedi, Aile değerlerini sarsmadığı müddetçe eşcinsellere destek veririz, dedi. Bakın bunu bir suç unsuru sayıyor bayan yazar. Gençlik trendlerinde kızlarla erkekleri ayrı dönemlerde kamplara aldınız, ben zaten kadınerkek eşitliğine inanmıyorum, dedi, Ülkemizde evlenmeyen tipler artıyor dedi, 3 çocuk yapın dedi. Kadın kıyafetlerinin bazılarına tahammül ediyoruz dedi. Kızlarla erkekler aynı yüzme havuzlarında yüzmesin dedi ve bütün bunları saydıktan sonra diyor ki, kalkıp da hanginizin yaşam tarzına bu hükümet müdahale etmiştir diye sorarsanız, madem sordunuz işte cevabım. Bu hanımefendi, beğenmediği bir fikri bir uygulamayı dile getirmekte haklıdır. Fakat Demokrasilerde eğer beğenmediğiniz bir fikir varsa bunu iki yoldan değiştirmeniz veya kendi fikrinizi genel geçer kılmanız mümkündür. Bunlardan bir tanesi kamusal müzakere yoluyla düşüncelerinizi yaygınlaştırırsınız. İkincisi demokratik süreci takip eder, fikirlerinizin partiler yoluyla iktidar olmasına çalışırsınız. Ancak son dönemlerde bu hanımefendinin, yaşam tarzına müdahale olarak ifade ettiği uygulamalar antidemokratik bir sürecin gerekçesi olmaktadır. Yani Türkiye de şu anda öyle bir akım var ki, bu akım, bizim yaşam tarzımıza müdahale ediliyor dolayısıyla bu iktidarın darbe dahi olsa devrilmesi caizdir, diyor. Son olarak bizim bölgemizde yani Ortadoğu da bu patlamalar sürecektir. Ben bir Arap baharı demiyorum, başından beri demedim. Arap baharı yok, bir patlama var. Bu inficar, bir fecri sadıka da yol açabilir, bir taşkınlık ve bir tahribat, bir alt-üst oluş, küçük bir kıyamete de dönüşebilir; bu bize bağlıdır. Bu patlamalar baskı rejimlerine karşıdır, sosyal ve ekonomik adaletsizliğe karşıdır, incinmiş Arap ve Müslüman gururuna karşıdır, dolayısıyla bu patlamalar adaleti ve onuru öne çıkarıyor. Askeri işgallerle, Afganistan ve Irak ta olduğu gibi mezhep ve etnik çatışmaları tahrik etmek suretiyle aşırı grupları teröre yöneltmek, askeri darbeleri yönetmek suretiyle tahkim edilmiş diktatörlüklerle bu patlamaların önüne geçmek mümkün değildir. Yegâne çözüm bölge ülkelerinin iş birliği yapması, refahın tabana yayılması ve dünyayla çatışmadan diyalog imkânlarının ortaya çıkmasıdır. Bunun için öncelikle çok yoğun 23

24 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ entelektüel zihni bir performans göstermek zorundayız çünkü sorun fikri ve entelektüel bir sorundur. Teşekkür ederim. 24

25 PROF.DR. BAKER AL MAJALI Şahsım ve arkadaşlarım adına bu toplantıyı düzenleyen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı na çok teşekkür ediyorum. Gönül isterdi ki konuşmamı slaytlarla arz edeyim çünkü ben Salt bölgesinde Türk şehitliğini göstererek başlamak isterdim konuşmama. Kral Hüseyin ile Sayın Demirel 1994 yılında açmışlardı Türk Şehitliğini. Bu şehitlikle bugün iki bayrak birlikte dalgalanmaktadır. Türk Şehitliği ortak onur kaynağımızdır. Cumhurbaşkanlığı baş danışmanı konuşmasında çok önemli bir noktaya işaret etti. Gerçekten bölgemizde liderler arasında bir uyuşmazlık vardır. Ama Ürdün halkı ile Türk halkı her zaman kardeş olarak yaşamıştır ve öyle devam edeceklerdir. Biz bu ortak tarihten onur duyuyoruz. Arap ülkelerinde istikrarsız ortam devam etmektedir, bu istikrarsızlık içinde ortak meselelerimizi bir arada irdelememiz gerekmektedir. Yaklaşık 400 yıl gibi bir süre biz omuz omuza yaşadık. Bu birlikte yaşamanın beraberinde getirdiği etkiler var kültürümüze, düşünce tarzımıza. Tarihi iyi incelememiz gerekiyor. Arap-Türk ilişkilerinin yeniden ele alınması gerekmektedir. Arap- Türk tarihi irdelendiğinde orada herhangi bir sömürüye rastlanmayacaktır. Çünkü Osmanlılar dini, Müslümanları ve bölgeyi korumak için oralarda bulunmuştur. Halklarımız arasında sık sık görüş alışverişinde bulunmak gerekir. Bu gibi toplantıların sonuçları bizler için çok önemlidir. Müsaade ederseniz ben tavsiyelerimi arz etmek istiyorum. Bu toplantı sonucunda varacağımız sonuçlar içerisinde tarihi tarafsız bir şekilde ele alalım. Yeni bir çalışma planıyla bu işe başlayalım. Tarihin muhtelif dönemlerini tekrar ele alabilme imkânımız var mı? Tabii ki yeterli bilgiyle donanmış insanlarımız var ve demokrasinin beraberinde getirdiği özgürlük ruhuyla yazanlar da var yılında Türkiye-Ürdün ilişkilerinde bir dönüm noktası yaşanmıştır. Dostluk ve kardeşlik anlaşmasıdır göstermiş olduğum bu belge. Bu, Türkiye ile barış anlaşması adını taşıyor. Buradan yola çıkarak ilişkilere yeniden ışık tutacak, toplumlara 25

26 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ fayda getirecek yönlendirmelerde bulunmamız gerekmektedir. Türklerin Ürdün de, diğer Arap ülkelerinde bıraktığı Osmanlılara ait ortak nişaneler olan tarihi kalıtların onarılması, yeni nesillere aktarılması önemlidir. Osmanlı arşivlerine girip oradaki gerçeklerin nesillere aktarılması gerekiyor, bunlar yanlış algılamaların önüne geçecektir. Konuşmamla ilgili süreç, 1516 dan 1918 yılına kadar geçen süredir yani Osmanlıların bölgedeki varlıkları süresindeki Osmanlı kalıtları... Bu bölge halkı Türklerle iç içe yaşamıştır. Türk kardeşlerimizin Ürdün ve Filistin yörelerinde bıraktıkları ve bugün bizlerin istifade ettiği eserlerden bahsetmek istiyorum. Kadastron dediğimiz zaman Osmanlıların bıraktığı tapular vardır. Aynı zamanda idareyle ilgili Balkanlardan tutun o bölgeye kadar uzanan askeri birlikler ve toprakların korunması için omuz omuza mücadeleye tanıklık eden bölgelerdir bunlar. Ayrıca bir başlığım var: Hicaz demiryolu yılında 1330 km. İstanbul dan Şam ı kat ederek 458 km. si sadece Ürdün sınırında bulunuyor. Bu çok önemli ve bizleri birbirimize bağlayan tarihi bir bağdır. O dönemlerdeki katkısını, sağladığı yararları ve hizmetleri de belirtmemiz gerekiyor. Kral Abdullah tan itibaren günümüze gelene kadar Ürdün-Türkiye arasında birinci ziyaret, özel olarak 1947 yılında ismet İnönü ile olmuştur. Bu vesile ile Ürdün ün mütevazi çabalarına da işaret etmek istiyorum. Kültür dünyasında insanlar arasında karşılıklı saygı devam etmektedir. Ürdünlü vatandaşların %99 u Türkiye yi ziyaret etmiştir. Daha önce Ürdün de de benzeri bir çalıştay yapıldı. O çalıştay sırasında ele alınan konuları bir kitapçık haline dönüştürdük. Gördük ki Ürdün toplumu ile Türk toplumunu yeniden kucaklaştıracak adımlara vesile olacak görüşler var. Bugüne kadar Ürdünlülerin kullandığı Türkçe kelimeler var. Elimde ansiklopedi var. Karşılıklı olarak Türk yetkililerle Ürdün yönetimi arasında I. Abdullah dönemine ait mübadele edilen mektuplar var. Sultan Mehmet Reşat ın dönemine ait yazışmalar var yılları arasındaki Ürdün le ilgili bazı konularda Türkiye nin takınmış olduğu tavırlara ışık tutan belgeler bulunmaktadır. Bağdat Paktı yla ilgili olarak 1950 yılında Türkiye nin tutumu ve Kudüs le ilgili tavır ve tutumlarına ışık tutan belgeler var. Kudüs ün surları Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır ve giriş kapılarının adları da bugüne kadar Türkçe isimlerle anılmıştır metre uzunluktaki bu surların büyük önemi vardır. Çünkü bu surlar sayesinde bölgeye Yahudileşme giremedi. Bu surlar sınırları belirliyor ve bunların mutlaka tadilatının yapılması gerekiyor. Hiçbir zaman bağlarımız kopmadı ve devam edecektir. Filistinlilerle ilgili Türk kardeşlerimizin tavrı takdire şayandır. Merhum Sultan Abdülhamit in önemli ifadelerini nasıl unutabiliriz ki. Kendileri planı keşfetmiş ve kendisinden toprak isteyen Yahudilere hayır diyerek onları geri çevirmiştir. İngiliz- 26

27 Açılış Konuşmaları lerin Hicaz da yaptığı anlaşmayı da reddetmiştir. Yahudilere özerklik yönetimi verilmesi takdirinde kendisi bunun gerekçelerine dikkat çekmiştir. Bu önemli olayları gençlerin bilmesi gerekiyor. Her iki kardeş ülkenin elçilikleri var, ilişkilerin gelişmesi için gayret gösteriliyor. Arap baharı olarak isimlendirilen durumun içeriğini incelememiz gerekiyor. Yöneticilerin hatalarını dile getirebilmemiz lazım. 80 yıllık geçmişe dönüp bakarak bugüne niçin, nasıl geldik, bunu bilmemiz gerekiyor. Bizden öncekiler tarihe ne gibi katkılarda bulundular, bunu bilmemiz gerekiyor. Yapılan hataların ceremesini halk çekiyor de Filistin in bölüşülmesiyle ilgili kararın onaylanması ve BM nin tavrının değerlendirilmesi gerekiyor. Günümüzde bölgedeki sorunların altında bu Filistin meselesi Arap- İsrail uyuşmazlığı yatmaktadır. Bana ayrılan süreyi aştım sanırım. Bir kez daha Gazeteciler ve Yazarlar Vakfına çok teşekkür ediyorum. 27

28

29 Oturumlar

30

31 I. OTURUM Ortak Tarih ABDURREZZAK TIBEYSAT Öncelikle bu organizasyondan büyük mutluluk duydum. Ben Türkiye de tıp okudum te mezun oldum. O günlerde İstanbul çok farklıydı. Bizler Ürdünlüler, Araplar ve Müslümanlar olarak Türkiye de gördüğümüz gelişmelerden mutluluk duyuyoruz. Türkiye nin attığı bütün adımları dikkatle izliyorum. Türkiye de hayat bugün çok rahat. Benim İstanbul da yaşadığım o yıllarda ise, Türk kardeşlerimizde, bir kızgınlık vardı. Yoksulluk ve baskı altındaydılar. Bugün ise, Türk kardeşlerimize bakarken mutlu olduklarını görüyorum. Bizler Ürdün de şunu temenni ediyoruz; gerçekten biz de aynı konuma gelebilsek. Ürdün ün siyasi, coğrafi, ekonomik koşulları gerçekten çok zordur, buna rağmen bizler de büyük başarılar kaydettik. Allah tan temennimiz ülkemiz Ortadoğu da iyi bir konuma gelmesidir. Teşekkür ediyorum. PROF. DR. JAWAD AL ANANE Belli bazı temel meselelere bir şeyler eklemek istiyorum. Özellikle Mısır da ve Suriye de olanlara dair Türkiye nin tutumuyla ilgili şunları söylemeliyim: (Bu tutum) bizim kimliğimizi ve rolümüzü belirlemektedir. Son birkaç ay içinde Mısır ve Katar da olup bitenler ve Türkiye nin çabaları oldukça dikkat çekici. Acaba bu olaylar rastlantı sonucu mu oldu yoksa belli bir etken var mı? Arap baharının tecellilerinin önünde biz kendimizi çetrefilli yollarda görüyoruz. Diğer Arap ülkeleri de, Ürdün le iyi ilişkileri bulunan Körfez Ülkeleri de Suriye deki rejime karşı Türkiye yle aynı safta yer almaktadır. Türkiye nin Mısır daki durumuna ilişkin bunu söylememiz doğru olmaz. Bundan dolayı Türkiye belli bazı tehlikelerle karşı karşıya kalabilir. Medya belli bir ekonomik boykottan bahsediyorsa Ürdün de aynı sorunla karşı karşıyadır. Ürdün Suriye nin sınırındadır ve Mısır la iyi ilişkilere sahiptir. Siyasi durumla ilişkili iş birliği ve karşılıklı istişarenin zorlu olduğunu görmekteyim. Biz Sayın Recep Tay- 31

32 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ yip Erdoğan ın Şimon Perez le yaptığı tartışmayı unutmadık ve aynı zamanda Türkiye nin Gazze ye gemi gönderdiğini ve bunun sonucunda verdiği şehitleri unutmadık. İsrail in özür dilemesini de unutmadık. Gerçekten Filistin meselesinin Arap ve İslam vicdanındaki derinliğini bilmekteyiz. Bundan dolayı alınacak olan siyasi karar Arapların tutumunu da belirleyecektir. Örneğin belli bazı medya organları veya Arap politikacıları aynı görüşte olmayabilir. Türkiye Osmanlı döneminin peşindedir, diyenler var. Biz Osmanlı döneminin arkasındayız. Aynı zamanda bu baskılar Türk halkı için de söz konusuydu. Yani Türkiye nin bir hegemonyanın peşinde olduğunu düşünmüyorum. Ekonomiyi yakından takip ediyorum ve inanıyorum ki bizim Türkiye örneğini iyi anlamamız gerekiyor. Sizlerden de şu talebimiz var: Eğitimi ve yeniden halkta bu duyguları nasıl yaratabiliriz konularını sizden öğrenmeye ihtiyacımız var yılında bakan olduğum zaman Türkiye yi ziyaret etmiştim. O zaman ekonomik iflas vardı. Şimdi ise Türkiye en iyi 15 ekonominin içinde yer alıyor. Bu belli bir birikimin sonunda gerçekleşti, biz bunu sizden öğrenmeyi talep ediyoruz. Bizim araştırmalara ihtiyacımız var. Bu meseleler çok kolay meseleler değildir. Beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. SAMEEH AL- MAITAH Ben de üç meseleye değinmek ve Ali Bey in söylediklerine katkıda bulunmak istiyorum. Aşırı olan sadece bir arabayı patlatmak değil, esas aşırı olan o akıldır ki bu fiilin meşru olduğunu ve işleyeni cennete götüreceğini düşünür. Demokrat öyle bir kişidir ki diğerini kabul eder ve dahası azınlık görüşünü olumsuz olarak nitelendirmez. Demokrasi bir rıza ve uyumdur. Biz demokrasiden bahsederken çoğunluğun meleklerden, azınlığın şeytandan geldiğini kabul edemeyiz. İkinci husus da Türkiye nin Arap dünyasındaki görüntüsüne ilişkin Ben İran ın, Arap sokaklarının son 5 yıl içindeki görüntüsüne baktığım zaman diyorum ki, bugüne kadar kimse İran a karşı tek bir laf edemezdi. Bugün ise Hizbullah a sövülüyor ve eleştiriliyor. Bu görüntü önemlidir. Herhangi bir devlet kendi görüntüsünü aşamalarla oluşturur, bu yüzden bu da önemli bir husustur. Türkiye görüntüsünü acaba AK Parti içeriğiyle mi tanıtmak istiyor yoksa Türkiye devleti olarak mı tanıtmak istiyor? Bu sorunun da izah edilmesi gerekiyor. Son söylemek olduğum husus, Ürdün deki çalıştayda Türkiye ekonomisine ilişkin olarak detaylı bilgi verildi. Ben sadece Ürdün devletinin, Müslüman kardeşlere karşı tutumundan bahsetmek istiyorum. Bu tutum hiçbir zaman kan dökülmesine yol açmadı, bu demokratik aklın bir örneğini teşkil etti. İş birliği yapma, birlikte çalışma 32

33 Ortak Tarih adına Türk kardeşlerimizden bunları incelemelerini rica ediyoruz. Bu alanda geniş bir tecrübemiz var. Biz burada bulunan Ürdünlüler olarak reforma ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz ama yine de zor dönemlerden dirayetle geçtiğimizi biliyoruz. Diğer ülkeler halklarına karşı füze kullanıyorlar. Bizim de sorunlarımız var ve çok çaba gerekiyor bu sorunları aşmak için. Yine de bizim Ürdün de gerçekten dirayete dayalı bir tecrübemiz var ve Ürdün ün tutumu her zaman barışçıldır. MEHMET SEYFETTIN EROL İlk oturumdaki notlar çerçevesinde maddeler halinde görüşlerimi ifade etmek istiyorum. Birincisi bu son gelişmelere baktığımızda bölgede ılımlı İslam projesinin rafa kalkmış olduğunu görüyoruz. Radikalizm tekrar ön planda, bölgenin kendi iç dinamiklerine dayalı yumuşak geçiş süreci büyük ölçüde akamete uğratılmıştır, evrimsel değil devrimsel bir süreç ön plandadır. Bu husus bölgede yeni çatışmalara yol açacağa benzemektedir. Bölgede değişim sürecinin içinde ilk etapta yer alan güçler bu süreçten rahatsızdır. Bu dinamiklerin rahatsızlığı önümüzdeki süreçte çok daha farklı gelişmelere yol açabilir. Son Mısır olayı, Ortadoğu daki değişim projesi de bununla ilgili en somut örnektir. Bir diğer husus: Suriye krizidir. Bu bölgesel kriz üzerinden yeni bir uluslararası denklemin oluşumuna zemin hazırlamaktadır. ABD ve Rusya nın krizi fırsata çevirme çabaları dikkat çekicidir. Rusya ile geliştirilen ilişkiler ve Suriye nin test alanı olarak karşımıza çıkışı gösteriyor ki ABD, daha küresel çapta Rusya yla, Ortadoğu dan başlamak üzere Avrasya ya doğru geniş bir coğrafyada derin bir iş birliği ortaya koymaya hazırlanmaktadır. ABD karşıtı direnç cephesi zayıflatılmak istenmektedir. Rusya federasyonunu, Çin i çevreleme politikasının bir parçası haline dönüştürme arzusu kendisini hissettirmektedir. İran ve Suriye gibi krizler üzerinden inisiyatif sahibi olan Rusya federasyonunu ön plana çıkartmak suretiyle bu sorunları çözme gibi bir gaye de dikkat çekiyor. Demokrasi bağlamında yapılan tartışmalara gelince, bence artık çok farklı bir noktadayız. Kendi inançlarımıza dayalı bir demokrasi anlayışının da bu coğrafyada konuşulması gerekmektedir. Demokrasi üzerinden ciddi anlamda baskı altında olan ülkeler olmakla birlikte, diğer taraftan Afganistan, Irak uygulamalarının getirdiği süreçleri de bu tartışmalarda güçlü argümanlar olarak kullanmaktadırlar. Batı güç kaybetmeye devam ettikçe daha agresif bir demokrasi anlayışını güvenlik vb. gerekçeler üzerinden ön plana çıkarmaya devam edecektir. Batı dünyasında farklı medeniyet gurubundan insanlara karşı takınılan son tavırlar, toleransın yerini şiddete bırakması, seçimlerde daha marjinal partilerin güç kazanma eğilimi ve 33

34 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ Batı daki ayrışma bunun bir göstergesidir. O zaman bizlerin en başta kavramlar olmak üzere öncelikle kendi içimizde bir sorgulamaya gitmemiz, değişim noktasında kendi dinamiklerimizi, sorunlarımızı ön planda tutarak bir gelecek inşası içerisinde bulunmamız gerek. Tarihsel bir takım vurgular yapmak kaydıyla hala bir zihniyet değişiminin gerekliliğine olan inanç çerçevesinde dönüp dolaşıyoruz. Aslında bu coğrafyanın bu zihniyet değişimini çoktan yapması gerekiyordu. Bu zihniyet değişimi olmadığı sürece güçlü bir üst çatının inşası hiçbir zaman mümkün olmayacak. Teşekkür ediyorum. ABDURRAHIM AL UKUR Bölgede meydana gelen olaylar ortasında bu çalıştay gerçekleşirken şuna değinmek istiyorum: Şüphesiz Ürdün le Türkiye arasında Arap ve İslam dünyasının birer ülkesi olarak ortak bir tarih söz konusu. Ortadoğu meselelerine ilişkin ve hükümetlerin değişik tutumlarına ilişkin olarak belli bazı üzerinde anlaşmış olduğumuz hususlar var. Özellikle Suriye ve Filistin le hukuki görüşmelerin devam ettirilmesi gerekiyor ki ortak bir zemine varabilelim. Ali beyin değinmiş olduğu hususlarda demokrasi meselesine gelince, Batı Arap sahasında hiçbir İslami gücün ortaya çıkmasını istememektir. Batı nın düşünürleri dediler ki, mesele eşitlik meselesidir. (Oysa) bizlerdeki adalet eşitlikten daha iyidir. Adalet herkesin çıkarlarını gücü doğrultusunda temin etmektedir. Adalet, Batı tarafından istenilmeyen, eşitlikse istenen bir duruma geldi. Kendi ülkelerimiz arasında ilişkilerimizi karşılıklı saygı üzerine kurmamız gerekiyor. Teşekkürler. YALÇIN AKDOĞAN Ben kısa bir değerlendirme yapacağım. Türkiye, sıfır sorun politikasıyla bölge ülkelerine yaklaştı. Bu çerçevede biz öncelikli olarak, ülkeleri ve halkları muhatap aldık yani kardeş halklar bizim için asıldır. Yönetimler geçicidir, yanlış yapabilirler önemli olan kardeş halklarla kalıcı ilişkiler tesis edebilmektedir. Bu yüzden Kaddafi ile de görüştük, Mübarek le de görüştük, Esed le de görüştük. Türkiye herkese ön yargısız bir şekilde elini uzattı. Bu ülkelerin kendi içindeki sorunlar, başka problemler önümüze koydu ve biz hiçbir zaman o ülkelerin halklarına karşı kategorik olarak olumsuz bir tavır içerisine girmedik. Mısır daki olayda da her zaman Mısır halkının yanında olduk, ama bir yanlışlık olduğunda da onu söylemekten geri durmayız. Dedim ya biz çıkarcı değil, değer odaklı bir dış politika izliyoruz. Burada ilkesel tutum takınmak önemliydi. Mısır da gerçekleşen darbeye kimse darbe diyemezken biz dedik ve tepki 34

35 Ortak Tarih koyduk. Bu tepki, Mısır halkına yönelik bir tepki değildi. Mısır halkının iradesini gasp eden anlayışa yönelik bir tepkiydi. Türkiye bu tepkiyi koymasaydı inandırıcılığı kalmazdı. Davos ta, one minute çıkışı neyse Mısır daki çıkış da aynıdır. Ali Bulaç ağabeyin de söylediği gibi bölgenin demokratikleşmesi konusunda çekince ortaya konması ve demokratikleşme dalgasının tersine çevrilmeye çalışılmasının bir sebebi de İsrail dir. Küresel güçler İsrail in çıkarlarının mahkûmu haline gelmiştir ve adeta bu çıkarlar, küresel güçleri parmağında oynatır hale gelmiştir. Burada yaşanan İslamcı akımların iktidara gelmesinden dolayı bir korku değildir, hangi ülkede o ülke halkının iradesi yönetime yansırsa aynı tavrı takınacaklar. Burada korkulan İslamcı radikalizm değildir, halkların iradesidir. Türkiye, bundan sonra da Mısır halkının yanında olacaktır ve ilişkiyi devam ettirecektir. Yanlış yapan iktidarlara karşı da o ilkesel pozisyonunu koruyacaktır. Batı demokrasiden vaz mı geçiyor? Bu çok konuşulabilir, önemli olan biz ne kadar bu işin arkasındayız, buna ne kadar inanıyoruz? İslam ve demokrasi kavramları arasındaki meseleyi ne kadar tartıştık? Burada elbette bizim eksiklerimiz de var ama bu Batılıların yaptıklarını meşrulaştırmıyor. Mısır daki devlet başkanının hataları onların böyle bir muameleye maruz kalmasını mazur göstermiyor. Bu devam eden bir süreç, Refah Partisi döneminde de post modern bir darbe yaşandı. O dönem de Erbakan hocanın kişisel hatası olarak görülemez. Kurumsal yapı ne kadar güçlüydü, farklı bir tavrı ne kadar kaldırabilirdi? Bugün Ak Parti iktidarı bu tür darbeci zihniyetle büyük bir mücadele ortaya koyuyor. Hem siyasi hem de hukuki zeminde bir hesaplaşma devam ediyor ama bunun sebebi bugün demokratik kurumların geçmişe göre daha bir güçlenmiş olması. Bu bir süreç, daha yapılacak çok şey var. Türkiye de birçok parti kapatıldı ama bugün Ak Parti olarak partilerin kapatılmasına karşıyız ve anayasada her türlü değişikliği yapma çabasındayız. Burada kendimize ders çıkarmak elbette mümkündür ama son dönemde Batılıların iş birlikçi bir takım odaklarla giriştikleri farklı tezgâhlar var, buna karşı daha uyanık olmak gerekiyor. 35

36

37 II. OTURUM Ortak Kültür Perspektifinde Sosyo-kültürel Dönüşüm PROF.DR. NILÜFER NARLI Değerli misafirler, bugün eskiye göre çok daha hızlı bir sosyal kültürel dönüşüm yaşıyoruz. Bu konunun ele alınmasının son derece anlamlı olduğunu düşünüyorum. Sosyo kültürel dönüşümde, sosyal medyanın önemi de çok büyük. Umarım bu konu da konuşulur. Şimdi ben ilk konuşmacıyı Sayın Mümtaz er Türköney i konuşmasını yapmak üzere davet ediyorum. Buyrun. PROF. DR. MÜMTAZ ER TÜRKÖNE Türkiye de dönüşümün dinamikleri Türkiye nin yaşattığı kültürün öne çıkan iki temel vasfı var: Direnç ve sabır. Ağaç kış boyu sabreder; soğuğa, rüzgâra direnir ve sonunda çiçeğe durur. Sonra yağmura ve arkasından güneşe direnir. Meyve olgunlaşmaya başlar. Sizleri Türkiye de bağbozumu olarak bilinen Eylül ayının sonunda misafir ediyoruz. Gezme imkânınız olursa, bağlardaki üzümlerin, narların, elmaların toplanmasına şahit olabilirsiniz. Bu bir olgunlaşma halidir. Türkiye nin yaşadığı dönüşüm gibi. Bölgemizin kaderini belirleyen I.Dünya Savaşı bittiğinde Türkiye, ağır bir yenilgiye uğramıştı. Savaşta yenilmek, sadece savaştığınız güce teslim olmak demek değildir. Türkiye, çok fazla şeyini kaybetmişti. En önemlisi de insanlarını. Genç yetişmiş erkek nüfusun büyük kısmı savaşta şehit düşmüştü. Ülke uzun süren savaşın yükü altında ezilmiş ve harap olmuştu. Elde kalan kadrolar ve imkânlarla yeni bir savaş verildi ve Osmanlı Devleti nin külleri arasından Cumhuriyet doğdu. Ülke kendi yağıyla kavruldu. Yine direnç ve sabırla uzun mesafeler aşıldı. Ağaç direndi, sabırla meyvesini olgunlaştırdı ve Türkiye bugünlere ulaştı. 37

38 ORTADOĞU DA DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM PERSPEKTİFİNDE TÜRKİYE-ÜRDÜN İLİŞKİLERİ Bu uzun macerada Türklerin devlet tecrübesi ve anlayışına önemli bir yer açmak gerekir. Adalet dağıtan bir devlet, mevcut olmasa bile bir arzu olarak hep var olmuştur. Bu devlet anlayışının içine, köklü bir demokrasi ve anayasa tecrübesini eklememiz gerekir. Türkler, Avrupa ülkelerinden birçoğundan önce seçim esasına dayalı demokratik kurumlara sahip olmuştur de seçimle oluşan Eyalet meclisleri, bu kurumların ilk örneğidir Kanun-ı Esasi si ve Meclisli Meşrutiyeti, 1908 den sonra başlayan çok partili hayatı bu geleneği sürdürmüştür. Biz Türklerin en büyük övünç kaynağıdır: 1919 da ülkemiz işgal edildiği zaman, direniş bir parlamento aracılığıyla örgütlenmiş ve sürdürülmüş, yeni devlet yine bu parlamentoda demokratik bir oylama ile ilan edilmiştir te Cumhuriyet kurulduğunda yangın yerine dönmüş olan ülke uzun süre tek parti yönetimi altında kalmış, 1946 da çok partili hayat yeniden başlamıştır. Soğuk savaş yıllarında bütün dünyayı etkileyen askerî cuntalar Türkiye de de bir güçlü demokrasi geleneğine karşı, darbeler geleneği oluşturmuştur. Ancak demokrasi geleneğinin gücü, darbe yapanların kısa sürede kışlalarına dönüşlerinde ortaya çıkmıştır. Askerler uzun zaman iktidarda kalma yolunu, hiç bir zaman tercih etmemiş, daha çok dolaylı denetim mekanizmalarını kullanmayı tercih etmişlerdir. Şimdi bu tarihin kısa bir özetini yapalım. Çok partili hayat ve askerî vesayet 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti, on yıl süren hızlı büyüme ile zengin birçok partili hayatın mimarı olmuştur. Cumhuriyeti kuran seçkinler, halkın iktidarını hoş karşılamayınca devreye askerî cuntalar girmiş ve 27 Mayıs 1960 da demokratik iktidar bir askerî darbe ile devrilmiştir. Başbakan ve iki bakanın idam edilmesiyle bir korku ve hemen ona eşlik eden bir vesayet düzeni oluşturulmuştur. Askerin devlet iktidarını kontrol ettiği araçlarla donatılmış bu düzen tam elli yıl devam etmiş ve 2010 yılında bütünüyle sona ermiştir. Kontrol araçları, anayasal statü tanınan kurumlardır. Milli Güvelik Kurulu, yüksek yargı organları, hükümetin denetleyemediği Yüksek Öğretim Kurumu gibi özerk kurumlar yine anayasal düzeyde askerin siyasî hayat üzerindeki kontrolünün araçları olarak kullanılmıştır. Bu askeri vesayet düzeninin kilidi ise cumhurbaşkanlığı olmuştur. Çünkü bu vesayet kurumlarına atamalar ancak cumhurbaşkanı tarafından yapılabilmekteydi. Bu yüzden son kriz, 2007 yılında, bugünkü cumhurbaşkanının adaylığı ile yaşanmış ve askerler son bir atağa girerek bu seçim yüzünden 27 Nisan da muhtıra vermiştir. Hükümet bu muhtıraya direnmiş ve iade etmiş ve böylece fiilen askerlerin vesayeti sona ermiştir. 38

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 Sayın Valim, Sayın Belediye Eş Başkanları, Sayın Başkanlar, Saygıdeğer Protokol, Değerli Davetliler

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna MÜSİAD Cidde Temsilcisi Tanıtımı ve Türk Suud İş Forumu 23.05.2015 TC Cidde Başkonsolosu Fikret Özel, Cidde Tic Odası Başkan Yardımcısı, Mazeen Baterjee Türk-Suud İş Konseyi Başkanı, Mazan Ragap, Cidde

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Almanya Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Çalışma ve Uyum Bakanı Sayın Guntram Schneider, Değerli MÜSİAD Başkanları, MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları,

Almanya Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Çalışma ve Uyum Bakanı Sayın Guntram Schneider, Değerli MÜSİAD Başkanları, MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, NAİL OLPAK MÜSİAD DORTMUND ŞUBE AÇILIŞI KONUŞMASI 13 NİSAN 2013, CUMARTESİ ALMANYA Almanya Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Çalışma ve Uyum Bakanı Sayın Guntram Schneider, T. C. Essen Başkonsolosu Sayın Şule

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması

45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması 45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması İktisadi Kalkınma Vakfı nın Sayın Başkanı, Sayın Büyükelçiler, Kıymetli basın mensupları Hanımefendiler

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU Başkan : Prof Dr. İbrahim Hakkı YILMAZ Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sunum : Iğdır ilinde Kentsel Dönüşüm: Mevcut Durum ve Hedefler Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Dr. Ahmet Emin Dağ İstanbul, 2015 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN  TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 10 Nisan 2015 İstanbul, Martı Otel Sayın Misafirler, Değerli Katılımcılar

Detaylı

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) arasında işbirliği protokolü

Detaylı

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu Sayın Başkan, Değerli Meclis Başkanları, Değerli Katılımcılar, Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nu sunmak

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler... TÜRKONFED BAŞKANI TARKAN KADOOĞLU TKYD KURUMSAL YÖNETİM ZİRVESİ KONUŞMA METNİ 14 Ocak 2016 Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te.

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te. AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ 4 te AK YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Demokrat Bakış (Kıbrıs) 17 11 2014 www.kibrisinternetgazetesi.com 17 11 2014 EROĞLU, KARTAL BELEDİYE BAŞKANI ÖZ VE TC ESKİ BAKANLARINDAN GÜREL İ KABUL ETTİ CUMHURBAŞKANI EROĞLU,

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar...

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar... İÇİNDEKİLER Sunuş... 1 Konu... 2 Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2 Tarih ve Yer... 2 Amaç ve Hedefler... 3 Katılımcılar... 3 Yöntem... 3 Kapsam... 4 Projede Görevli Personel... 5 SUNUŞ 21. Yüzyıl

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. Bu akşam, Ambargo Sonrası İran: Ekonomik ve Ticari Etki Analizi

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sayın Bakan, Değerli Konuklar, Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Forumun Türkiye hakkındaki genel

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı.

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı. Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Konuklar, İstanbul, 14 Temmuz 2008 Öncelikle Real Hipermarketleri Türkiye Genel Müdürü olarak gerçekleştirdiğimiz ilk basın toplantımıza katılımınız için çok teşekkür

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN- SYMES, TÜRKONFED 11. GENEL KURUL KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN- SYMES, TÜRKONFED 11. GENEL KURUL KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN- SYMES, TÜRKONFED 11. GENEL KURUL KONUŞMASI 23 Mayıs 2015 Çırağan Otel, İstanbul Sayın Bakanım, Dünya Bankasının Değerli Direktörü, TÜRKONFED in Saygıdeğer

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için ÖN SÖZ Barış inşası, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali tarafından tekrar çatışmaya dönmeyi önlemek amacıyla barışı sağlamlaştırıp, sürdürülebilir hale getirebilecek çalışmalar

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6-

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- EKİM 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur Sözleşmesini

Detaylı

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık İslam Coğrafyasının en batısı ile en doğusunu bir araya getiren Asya- Afrika- Balkan- Ortadoğu Üniversiteler Konseyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde resmen kuruldu.

Detaylı

Doğruluk Payı Aylık Rapor Kasım 2014

Doğruluk Payı Aylık Rapor Kasım 2014 Doğruluk Payı Aylık Rapor Kasım 2014 Ortak Gelecek için Diyalog Derneği tarafından 20 Haziran 2014 tarihinde yayın hayatına başlatılan Doğruluk Payı, herhangi bir partiyle ilişkisi olmayan tamamiyle bağımsız

Detaylı

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) 4. Olağan Genel Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı(ÇSGB) Süleyman Soylu nun ev

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

Siyasi Tercihler ve Oy Değişimleri

Siyasi Tercihler ve Oy Değişimleri Siyasi Tercihler ve Oy Değişimleri Tonguç Çoban 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Seçmenler kimleri seçiyor? Muhtar Belediye Meclis Üyeleri Belde veya İlçe Belediye Başkanı Büyükşehir Belediye Başkanı

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 27 Kasım 2013 The Marmara Taksim Oteli, İstanbul Sayın Konuklar, Değerli

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı