Kontrast. Fotograf Dergisi. 33. Ocak - Subat. ana sponsorluğunda yayımlanmaktadır.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kontrast. Fotograf Dergisi. 33. Ocak - Subat. ana sponsorluğunda yayımlanmaktadır."

Transkript

1 Kontrast 33. Ocak - Subat Fotograf Dergisi ana sponsorluğunda yayımlanmaktadır.

2 1 Bizden Biri Berrin Cerrahoğlu İMece Türkiye de Fotograf Yayıncılığı İlker Maga 2 İçindekiler 4 Usta İşi Fotoğrafçı Bir Aile, Göksaylar Aysel Altun Konuk Yazar Yayıncılığımızın Temel Sorunları 8 Ahmet Say Söyleşi İlyas Göçmen Kontrast f/64 Sanat ile Esas Özcan Yurdalan 6 13 Kapak Fotoğrafı: Ayşe SARAY AFSAD Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği Adına Sahibi Mustafa ERTEKİN Yayın Yönetmeni (Sorumlu Müdür) Koray OLŞEN Yayın Ekibi Aysel Altun Dora GÜNEL Nejla Can Güler Ayşe Saray Redaksiyon Ayşe Saray Grafik Düzenleme Ayşe Saray 14 Dosya Konusu Fotoğraf Yayıncılığı Osman Ürper, Ömer Serkan Bakır, Hüseyin Yılmaz, Uğur Kavas, Gültekin Çizgen, Kazım Şahbudak Yönetim Yeri (Dergi İletişim) AFSAD Bestekar Sok. No: 28/21 Kavaklıdere Ankara Tel: Faks: GSM: Fotoğraf Üzerine Hatırla! En Son Hangi Fotoğrafa 5 Dakikadan Fazla Baktın? Gülser Günaydın 30 İki ayda bir yayımlanır. AFSAD ın ücretsiz yayınıdır Kısa Metraj RAF (Alman Kızılordu Fraksiyonu) ve Kurşun Yıllar Nagihan Konukcu Tarihçe Türkiye nin Fotoğraf Dergilerinden bir Portre: AFSAD Fotograf Dergisi Osman Ürper 36 Kitaplık Fotoğrafçının Zihni (Daha Başarılı Dijital Fotoğraflar İçin Yaratıcı Düşünme) Michael Freeman K.O.ntrast Baskı Mattek Matbaacılık Basım Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti. Adres: Ağaç İşleri San. Sit Cad. (21. Cad.) 1362 Sok. (601 Sok). No:35 İvedik / ANKARA Tel: (0312) Basım Tarihi: Ocak 2013 Yayın Türü: Bölgesel Süreli ISSN: Her hakkı saklıdır. Bu dergide yer alan; yazı, makale, fotoğraf, karikatür, illüstrasyon, vb. nin, elektronik ortamlar da dahil olmak üzere, kullanım hakları AFSAD (Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği) a ve/veya eser sahiplerine aittir. İzin almaksızın, hangi dilde ve hangi ortamda olursa olsun, materyalin tamamının ya da bir bölümünün kullanılması yasaktır. Dergide yer alan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

3 Bizden Biri Berrin Cerrahoğlu Hayalhane* - Niçin kaybolmuş fotoğrafları arıyorsun? Elinde bir makinen var. Görüyorum. Yeni fotoğraflar çeksene. Hatta o kaybolan fotoğrafları. - Ama onlar hayallerimdi. 1 İskenderun da doğdu. Ankara Üniversitesi Fizik bölümünden ön lisans derecesi ile 1984 de mezun oldu. Bilgisayar programcılığına yöneldi yılında girdiği Halkbank Bilgi İşlem bölümünde, banka yeniden yapılanana kadar çalıştı yılından beri de bir kamu kuruluşunda çalışmaktadır. Fotoğrafa 1990 yılında AFSAD eğitimleri ile başladı yılları arasında AFSAD Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu. AFSAD da olduğu yıllarda Sanat a Evet, GAP Belgeseli, Ankara Belgeseli gibi kimi uzun, kimi kısa birçok projede çalıştı. Çeşitli karma sergi ve gösterilere katıldı. Daha sonra fotoğraf çalışmalarını bireysel olarak sürdürdü. Birçok sunum yaptı, fotoğraf sergisi açtı. En önemli çalışması Cumartesi Portreleri Sergisi hem Ankara hem de İstanbul da sergilendi ve kitap haline getirildi. Çalışmalarını isimli web sayfasında topladı. *Ferit Edgü nün minimal öykülerinden

4 Türkiye de Fotograf Yayıncılığı Usta İşi Sibel Acar İMece İlker Maga 2 I. Konusu ne olursa olsun, fikrin vücut bulabildiği zorunlu bir durak var: Yazı. Hiç ilgisi yokmuş gibi görünen matematik ve spor gibi alanlarda bile durum değişmeyecek, burada da fikir ancak yazıyla hayat bulabilecektir. Herhangi bir alanda, yeteri kadar yazılı bir üretim yoksa, o alanın o ülkede gerçek varlığı konusunda şüpheye düşmek pek de yanlış olmayacaktır. Tekrar olacak: En pratik görünen alanların bile arkasında saklı olan şey; fikir den başkası değildir. Bunun da adı; yazı ve yayıncılık tır. Bir alanda üretilen yazı oranı ve yayın çıkarma arayışı o alanın o ülkede canlı bir yaşam sürdüğüne işarettir. Bu çerçeveden bakıldığında, Türkiye de fotograf yayıncılığına şüpheyle yaklaşmak gerekmektedir: Fotografın en temel eserleri sayılacak metin ve bilgiler, Türkçe kültür dünyasına henüz gerektiği kadar kazandırılamamıştır. Bu konuda yapılan yayıncılık denemelerinin birkaç yıl önceye dayandığını unutmamak gerekir. Son yıllarda fotograf yayınlarındaki nicel artışın arkasında ise ülkeye temel bir fotograf kitaplığı kazandırmak hedefi değil, daha çok ticarî kaygılar ve ağırlıklı olarak kişisel kariyer arayışları bulunmaktadır. II. Tarihte imparatorlukların kurulup yıkıldığını, çeşitli medeniyet ve yönetim biçimlerinin denendiğini, bunların tümü olup biterken, geriye sadece kültürün kaldığını biliyoruz. Sadece yüksek kültür üreten medeniyet arayışları tarihe kalıyor. Kültürün vücut bulduğu yer ise, şehir. Bu açıdan Doğu ve Batı dillerinde şehir ile medeniyetin aynı anlamda kullanılmış olmasını tesadüf saymak yerine, aklın yolu birdir e çarpıcı bir örnek olarak göstermek gerekir. Ancak kültür üreten bir şehir, şehir vasfını hak eder. Bir şehri şehir yapan, o şehirdeki nüfusun fazlalığı, caddelerinin genişliği, yüksek binalarının sayısı ve caddelerinden geçen lüks otomobil markaları değil, kültürdür. Şehirleri ve genel olarak ülkeyi yönetenlerin en büyük görevlerinden biri de şehrin, kültür üreten bir yerleşim merkezi olduğunun bilinciyle hareket etmeleridir. Vergiyi gerektiğinde en ağır yöntemlerle toplayan devletin unutmaması gereken şey, topladığı vergilerin halka kültür olarak geri dönmesinin doğal görevi olduğudur. Devlet, her alandan kuşkusuz ki sorumlu değildir, ama kendi insanlarının kültürel hayata aktif katılımı için gerekli alt yapıyı (kültür merkezleri ve bunun içinde atölyeler) ve bunun için gerekli pedagojik temel eserleri (o alanın genel anlamda temel ürünleri) insanına sunmakla yükümlüdür. Günümüz ortamında, devlet bu sıraladığımız temel sorumluluk alanlarından neredeyse tamamen çekilmiştir. İstisnasız herkesin kültürel hayata aktif katılabilmesi, güzel sanatlardan ve bilimin ilerleyişinden hakkıyla yararlanması, insan hakkıdır. Burada geçenler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi nin içinde özel bir madde olarak belirlenmiştir ve Türkiye Cumhuriyeti bu bildirgeyi imzalamıştır. Ancak burada sorun olarak gösterilmeye çalışılan bu konular uzun zamandır devletin sorumluluk sahasından çıkmış; daha kötüsü ülkenin ilerici insanlarının bu tür temel hak ve sorumlulukları, ilgililerine gerektiği gibi hatırlatmayı unutmuş olmalarıdır. Eğer kültürel gelişim açısından bakılırsa, dönemi, zamansız bir ortaçağ olarak yorumlamak yanlış olmayacaktır. Böyle bir durumda, ülkenin kültür ortamına, burada konumuz olan Türkiye de fotograf yayıncılığına katkıda bulunmaya çalışan hümanist yayıncılık denemelerini sevinçle karşılamak gerekmektir. Burada hümanist kelimesinin altı kalın kalın çizilmektedir. Çünkü Türkiye de uzun zamandır yayıncılık, genel olarak kültür dünyası hümanist amaçlardan uzaklaşarak, sadece ticarî çıkarları hedeflemektedir. Kültür ise; pazar ekonomisinin vicdanına terk edilemeyecek tüm insanlığın en önemli değeridir. Engin-Gültekin Çizgen in çıkardığı Yeni Fotograf, AFSAD ın 70 sonlarında çıkardığı, ancak ödünç alarak okuma fırsatı bulabildiğim, kâğıt katlamaya çarpıcı bir örnek sayılacak Fotograf Dergisi, İFSAK bültenleri, buna ek birkaç kitap denemesi Bu yayınların hepsi fotografa 80 li yıllarda başlayan insanlar için zorunlu başvuru kaynaklarıydı. 90 larda çıkan başka dergiler ve yayınlar Bunların tümü kurumlaşmanın olmadığı ülkede o sırada yetişmekte olan kuşaklar için gizli birer okul özelliğinde oldular. Fakat birbirinden çok farklı ve bağımsız bu parçalar bir bütün oluşturarak ihtiyaç duyulan yayın eksikliğini yerine getiremediler. III. Türkiye de yayıncılık, fotograf yayıncılığı dendiğinde gözlerimin önüne bir de kendi tecrübem gelir: Kültür ve yayıncılık ortamı giderek ticarîleşiyor ve tekelleşiyordu. Kültür, tekellerin ve pazar ekonomisinin vicdanına teslim edilemeyecek önemli bir insanlık değeri olduğunu düşünerek, iki arkadaşımla, Türkiye de doğruda durmasını beceren, temiz ve yaratıcı insanlarının ortak bir havuzu olabilecek, bağımsız ve çok uzun süreli bir yayınevi tasarlamıştık. Bu yayıncılık denemesinin ağırlık konularından biri de fotograf yayıncılığıydı. Türkiye ye temel bir fotograf kitaplığı kazandırmayı, kalite çıtasını yükseklere taşımayı ve Türkiye de üretilen bu kitapların bazılarını büyük kültür metropollerine ulaştırmayı, böylelikle kültürlerarası diyalogu güçlendirmeyi hedefliyorduk.

5 Birikimimiz, doğru bir şey yaptığımıza olan sarsılmaz inancımız, kendi zaman ve enerjimiz tek sermayemizdi. Sağlam bir yayıncılık yapabilmek için imkân buldukça kendimi eğitmeye çalıştım. Kitap üretiminin her aşamasını öğrenebilmek amacıyla, kitap baskı sanatının önemli bir merkezi olan Leipzig de Güzel Sanatlar Akademisi nde misafir öğrencilik yaptım; burada mücellithane dâhil pek çok atölyeye katıldım. Kendime has bir baskı tekniği geliştirebilmek için, yine kitap baskısı sanatında en az bir yüz yıllık geçmişi olan Leipzig deki bir matbaada staj yaptım; baskı sanatının aralıksız en az beş yüz yıllık tecrübesine sahip bu şehrin birikiminden olabildiğince yararlanmaya çalıştım. Örnek kitaplar topladım, son günlerini yaşayan efsanevi yayınevlerinde zaman geçirdim, ilişkiler kurdum. Hedefime ulaştım, gerçekten de siyah-beyaz baskısında kendime has bir baskı tekniği geliştirdim. Hedeflediğim siyah ve gri tonlara ulaşabilmek için kendime has boya üretmeyi bile becermiştim. Türkiye nin kelimenin doğru anlamında duoton baskı tekniğiyle basılan ilk kitabı bu denemenin ilk ürünüdür. Ardından benzer kalitede yedi kitap daha yayınlandı. Bu arada litografilerin yüklü olduğu CD ler bu baskı tekniğinin sırlarını merak edenlerce kaybedildi. Bu kitaplardan bazıları kopya edildi. Bu kitaplardan bazıları ödüller aldı, bir kitap matbaacılığın iki anavatanından biri olan Almanya da en iyi yirmi kitaptan biri seçildi. Kitaplar New York, Berlin, Londra ve Paris e ulaşabilmişti. Fotografın temel metinlerini yayınlamaya ise henüz başlamıştık, yayınlamak istediğimiz kitapların listesi hayli uzundu. Ticarî kaygılarla değil, hümanizmden yola koyulmuştuk. Yaptığımız her fotograf kitabı ilgiyle karşılandı. Bazı kitaplar yardımcı ders kitabı olarak hâlâ okutuluyor. Kimi yayınlarımızın ilgili fakültelerde hâlâ incelendiğini duyuyoruz. Ama sadece fotograf yayınları değil, spor, felsefe ve çocuk edebiyatı gibi pek çok alanda ilk olan kitaplar üretildi. Türkçe düşünmek, Türkçe üretmek olmazsa olmaz kuralların başında yer alıyordu de Türkiye nin Frankfurt Kitap Fuarı nın konuk ülkesi olması vesilesiyle yapılan bir ana konuşmada, YGS Yayınları nın yayınladığı kitaplar sayesinde Türkiye de fotografın olduğunu öğrendik ya da aynı fuarın bir yayınında, çocuk kitapları yayınlayan alternatif küçük bir yayınevinin YGS Yayınları nın çocuk kitaplarını örnek aldık demeleri gibi daha pek çok güzel sürprizle karşılaştık. Ama yalnızdık. Ne kadar birikimli ve yaptığımızdan emin de olsak, yalnızdık. Karşımızda sırtlarını büyük bankalara dayamış yayınevleri vardı. Ama en kötüsü ise, kendi insanımızdan başkası değildi. En ağır darbeleri, sırtımızı dayadığımız bu yerlerden aldık. Tüm bunları yaparken çok defa ticarî ahlâksızlıklarla karşılaştığımızı söylemek sanırım yeni bir durum olmaz. Yayıncılık, o ülkenin kültür ortamını gösteren önemli bir veridir. Yayıncılığı aktif olarak yapmak ise o ülkenin sahip olduğu mevcut kültürel birikimine daha yakından bakabilme şansı tanır. Kendi yayıncılık tecrübemde bu birikime doğrudan bakabilme ve yaşama şansına sahip oldum. Vardığım sonuçlardan birkaçını burada kısaca özetleyebilirim: Türkiye nin aydınlanma sürecinden geçtiği ya da bu süreci tamamladığı çok kuşkuludur. Türkiye de bir başkası tarafından yönlendirilmeden, yani beğenileri bir başkası tarafından belirlenmeyen, sadece kendi iradesiyle yayın dünyasını takip eden okur sayısı insanı dehşete düşürecek kadar azdır (Ortalama sayıyı moral bozabileceğini düşündüğüm için sorumluluk gereği burada vermiyorum). Türkiye de iyi eserleri anlayıp değerlendirebilecek okur sayısı, hümanist, ama kendi yağıyla kavrularak bağımsızlığını koruyabilecek bir yayınevinin hayatta kalmasını sağlayacak kadar değildir. IV. Her şey, ama her şey bir programla mümkün. Ancak programı olan bir ülke ve sistem kendine has insan yetiştirebiliyor ve hedefine ulaşabiliyor. Türkiye ise; birinci sınıf kapitalist ülkelerin peşinde koştuğu ve bu nedenle rotasını onlara göre belirlediği için kendine has bir programı ve hedefi olmayan ikinci sınıf bir kapitalist ülke. Bu programsızlığın bedelini eğitim, kültür ve sosyal hayatta, başta günlük yaşamın her yerinde hissetmek mümkün. Fotograf yayıncılığı ise bunların altında sadece küçük bir parça. Son yıllarda artan fotograf yayınları yanıltıcı olmamalı; tersine, nitel bir gelişme yerine girememeden söz ediliyorsa, bu yayın artışına şüpheyle yaklaşmalı. Önceki yıllarda kısa bir süre fotografla ilgilenen kimse, en yakın zamanda bir sergi açmanın yollarını ararken, bu dönemde kitap yayınlatmanın yollarını arıyor. Her şey sağlam bir temelle mümkün; en ağır dönemleri en az zararla atlatmak için de sağlam bir temel gerekiyor; her şeyin temeli bir fikirdir ve fikrin vücut bulabileceği tek alan, yazıdır. Bu anlamda insanlığın en temel mücadele aracı yazıdır. Ben yayıncılık denince önce yazılı üretimi anlıyorum. Bir resim bin kelimeye bedel değildir. Fikir üretebildikçe edebiyat, bilim ve felsefeye paralel kamu dilimiz de gelişecek ve birbirimizi daha iyi anlayacağız. Bu nedenle, fotograf yayıncılığı denince önce fotografın temel metinlerini; bunun yanında fotografın temel görsel eserlerini düşünüyorum. Bunlar üzerinde üreteceğimiz yeni ürünler kesinlikle daha anlamlı olacaktır. Çünkü her entelektüel müdahalenin başı ile sonu birbirinden nitel olarak farklıdır. Fotografın entelektüel müdahaleye ihtiyacı var. İMece İlker Maga 3 A F S A D Ocak - Şubat 2013

6 Fotoğrafçı bir aile, Göksaylar... Usta İşi Aysel Altun 4 Antalya daki Foto Türk Stüdyosunda düğün fotoğrafı, 1927, F: Ahmet Şevki Tophane parkı, 1931, Antalya, F: Ahmet Şevki 1910 yılına kadar asıl mesleği olan saatçilik ve gözlükçülük ile birlikte sürdürür fotoğrafçılığı, bu tarihten sonra onları bırakarak fotoğrafçı olarak devam eder de açtığı stüdyoya 1899 yılında evlenmiş olduğu İsmet Hanım da girer, eşiyle birlikte çalışır. Kısa bir sürede fotoğraf stüdyosunu çalıştıracak kadar bilgi ve deneyim kazanır. Aydın kişiliği ve sosyokültürel nedenler İsmet Hanım ı başarılı bir stüdyo fotoğrafçısı yapar. Ahmet Şevki Bey eşinin istediği gibi duvarlara çizdiği ve boyadığı resimlerle estetik bir boyut kazandırır stüdyoya. Artık fotoğraflar deniz manzaralı, çiçekli bahçe resimlerinin önünde çekilmektedir Binsekizyüzlü yılların sonu. Osmanlı dönemi. Kadınlar çarşaflı ve peçeli olarak geliyorlar. Stüdyoda bunları çıkarıp anneanneme fotoğraflarını çektiriyorlarmış. İşte böyle bir devirde İsmet Hanım, tesettürsüz fotoğraflar çekmişti diye anlatıyor torunları Tülay Arıcı. Ahmet Şevki nin fotoğrafla tanışma hikâyesi; 1887 yılında gözlükçü olarak çalışırken İngiliz subayının elinde o güne dek kendisinin hiç görmediği bir şey görmesiyle başlar. Gördüğü, fotoğraf makinesidir. Merakla inceleyip eve dönünce gözlük merceklerini kullanarak gövdesi ahşap bir kutu yapar. Bu, kendisinin uzun süre kullanacağı fotoğraf makinesidir. Profesyonel fotoğrafçılığa ne zaman başladığı bilinmemekle beraber 1900 yılında Lefkoşa da Foto Türk adlı stüdyosunu açıncaya kadar akraba, eş-dost fotoğrafları çeker, bunlar üzerinde montaj yapar ve zamanla bu teknikte ustalaşır. Ahmet Şevki; Kıbrıs ın ikinci, ama ilk Kıbrıslı Türk fotoğrafçısıdır. Kıbrıs usulü gelin tahtı önünde düğün fotoğrafı, 1894, Lefkoşe, F: İsmet ve Ahmet Şevki Diploma fotoğrafı, 1921, F: İsmet Şevki

7 Fikri Göksay ın İzmir deki fotoğrafhanesinin antetli zarfı Ahmet Şevki ve İsmet Hanım 1923 yılında Türklere yapılan baskıya dayanamayarak Lefkoşa daki stüdyosunun kapısını açık bırakıp, yanına aldığı fotoğraf makinesi ve çocukları ile gizlice Antalya ya göç ederler. Kısa bir süre sonra yine Foto Türk adını verdikleri stüdyoyu Antalya da da kurarlar da Atatürk ün Antalya ya gelişinde portresini Ahmet Şevki çeker. Fotoğrafçılığa daha sonra İzmir de devam edecek olan oğulları Fikri Göksay ise, Atatürk ün Antalya da gezdiği yerlerde fotoğrafını çeker. ertesi yıl Amerika da açılan bir yarışmada Mehmetçiğin Gözbebeği Atatürk isimli portremle birincilik ödülü kazanacağımı ve Ata nın bu genci Usta İşi Aysel Altun 5 İsmet ve Ahmet Şevki nin anısına Kıbrıs Posta İdaresinin çıkardığı pulların prospektüsü ve damgalı pulu Ankara ya çağırın diyeceğini sonra benim on gün köşkte kalıp sabahtan akşama kadar gittiği gezdiği yerlerde O nun fotoğraflarını çekebilmek şerefine nail olacağımı rüyamda görsem inanmazdım Kaynakça: Ben Bir Çiviyim Tülay Arıcı, Saküder Kültür Yayınları, Ankara 2006 Fikri Göksay büyük boy Atatürk agrandizmanlarından birini hazırlarken, 1955 Aspendos, 1930 F: Fikri Göksay A F S A D Ocak - Şubat 2013

8 Yayıncılığımızın Temel Sorunları Konuk Yazar Ahmet Say 6 Yayıncılığın her türünde çalıştığımı söyleyebilirim. İlkin, 1953 te İstanbul Erkek Lisesi nin Bizim Petek adlı dergisini yayınlamış, 1958 de ise Almanya da Türk Öğrenci Derneği nin Birlik adlı organını çıkarmıştım. Profesyonel yayıncılığa 1967 yılında haftalık Türk Solu dergisinin yazı işleri müdürlüğünü üstlenerek başladım. Ve kısa süre içinde, hepsi de ağır ceza mahkemelerinde görülen 14 dava açılmıştı hakkımda. Bu davaların bir kısmı, Devletin emniyet ve muhafaza kuvvetlerini neşren tahkir iddiasını taşıyordu. Biz ona kısaca, yazıyla polise hakaret derdik. Dava konusu yazımın başlığı, Bu Polis Kimin Polisi ydi. Olayı özetleyeyim: ABD nin 6. Filo sunun İstanbul a gelip askerlerinin karaya çıkmak istemesi üzerine, kişilik bir grupla Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Dolmabahçe rıhtımına gelen Amerikalı denizcileri karga tulumba denize atıyordu. Bu sırada, kişilik bir polis kuvvetimiz olay yerine gelerek Denizleri engellemek istedi. Bunun üzerine müthiş bir meydan kavgası çıktı. Ben de orada bulunan bir gazeteci olarak gözlemlerimi yazmış, Amerikan bahriyelilerini koruyan polisler için yazımın başlığını, Bu Polis Kimin Polisi? olarak koymuştum. Sonuç? Avukatım Demir Özlü ve ben, gerçeği yansıtmakla yetinen bu yazıyı savunduk ve tabii ki aklandım te Türkiye Solu dergisinin sahibiydim. 12 Mart 1971 darbesi döneminde ise askerî ve sivil cezaevlerinde 17 ay kadar hapis yatarak yayıncılıkta biraz bedel ödedim. Doğrusunu isterseniz hapislik işe yaramış, edebiyata yönelmemi sağlamıştı: Ankara daki Merkez Cezaevi nde tanıdığım mahkûmlardan Kocakurt un anlattığı ilginç ve renkli dolandırıcılık serüvenlerinden yararlanarak bir roman çıkardım. Kocakurt adını taşıyan bu roman, Milliyet Gazetesi nin yarışmasında ödül aldı ve Milliyet Yayınları tarafından yayımlandı. İzleyen yıllarda yazdığım hikâyeler için birkaç ödül daha verdiler bana. Bu hikâyeleri, Milliyet Yayınları ndan çıkan Bingöl Hikâyeleri adlı kitapta toplamıştım yılları arası, yazarlık tutkusunu sürdürdüğüm bir dönemdi. Dostum Cemal Süreya, çok beğendiği öykülerim üzerine yazdığı yazılarda beni göklere çıkarıyordu. Bu yıllarda, başta Cemal olmak üzere, edebiyatçı arkadaşlarla her pazar günü, Ankara daki Mülkiyeliler Birliği nde uzun süren öğle yemeği yiyorduk. Söz konusu yemekli toplantılar, bir edebiyat dergisinin kaynağını oluşturmuştur diyebilirim yılına geldiğimizde, Cemal Süreya nın öncülüğünde, Ankara da aylık bir kültür-edebiyat dergisi yayınlamaya karar verdik. Türkiye Yazıları adlı bu derginin yayın yönetmenliğini doğal olarak Cemal Süreya üstlenmişti. Ben derginin hem sahibi hem yazı işleri müdürüydüm. Vecihi Timuroğlu, Öner Ünalan, Ali Püsküllüoğlu ve ben, yazı kurulundaydık. Ayrıca, Demir Özlü, derginin İstanbul temsilcisiydi. Türkiye Yazıları, 74 sayı yayınlandıktan sonra, 12 Eylül 1980 Darbesi nin ağır sansür ortamında yeni bir söz getiremediği için, 1983 Nisan ayında yayınını durdurdu. Çok geçmeden, Ankara daki yazar arkadaşlarla Dayanışma adlı bir yayın kooperatifi kurduk. Bu yayın ortaklığına, Aziz Nesin, İlhan Selçuk ve Fikret Otyam gibi ünlü yazarlarımız destek oldular. Onların çok satan kitaplarıyla yayın kooperatifimiz geniş bir soluk aldı. Öte yandan, ben kooperatifte yalnızca kuruculuk görevi yaptım. Kooperatifin başkanı Nusret Kemal Otyam, yayın müdürü ise hapisten yeni çıkmış olan Ahmet Telli ydi te Müzik Ansiklopedisi Yayınları nı kurdum ve adı üstünde olan bu işi yaklaşık 30 yıldan beri sürdürüyorum. Her işini yüklendiğim bu yayın çabasına girişirken para kazanmak bir yana, çabucak batmamayı düşünüyordum. Türkiye gibi bir ülkede, müzik kitapları yazıp yayımlarken Çark dönsün, bu bana yeter niyetinin ötesinde bir beklentim yoktu. Neyse ki 30 yıldır çark dönüyor ve ben de inandığım, dolayısıyla sevdiğim bir işi yerine getirirken, yayıncılığın tatlı ve ekşi taraflarını tatmış bulunuyorum. Oğlumun Ankara Devlet Konservatuvarı nda piyano ve kompozisyon öğrenimi gördüğü 1980 li yıllarda, Fransız teorisyen Lavignac ın solfej kitapları dizisinden başka hiçbir ders kitabı bulunmadığını görünce çok şaşırmıştım. İnanması zor: Atatürk ün kurulmasına yol açtığı koskoca Ankara Devlet Konservatuvarı, ders kitapları yönünden sıfırdaydı! Bu yürekler acısı durum karşısında, İstanbul Belediye Konservatuvarı nın eski bir öğrencisi olarak kendimce hazırladığım bir yayın programına göre, dört ciltlik bir Müzik Ansiklopedisi nden sonra, her biri doyurucu nitelikte olmasını öngördüğüm bir Müzik Tarihi, Müzik Öğretimi, Müzik Teorisi ve 600 sayfalık bir Müzik Sözlüğü nün yayımlanması, yaklaşık 25 yılımı aldı yılında, sil baştan yeniden hazırlayarak altı yıl emek verdiğim Müzik Ansiklopedisi ise her biri yaklaşık 700 sayfa olan üç cilt halinde basıldı. Konservatuvar öğrencileri ve üniversitelerimizin Müzik Eğitimi Anabilim Dalı olarak adlandırılan müzik öğretmenliği lisans ve lisansüstü dönemleri için yayımladığım bu kitapların yanı sıra, Prof. Muammer Sun, Murat Katoğlu, Prof. Koral Çalgan, Prof. Dr. Ali Uçan, Prof. Dr. Uğur Alpagut, Doç. Dr. Yılmaz Aydın, Leyla Pamir ve Fazıl Say gibi müzikçilerimizin de kitaplarını yayımladım. Böylece, müzik sanatı alanında kullanılmak üzere ülkemiz, temel müzik kitaplarından oluşan bir kitap dizisine sahip oldu.

9 Bu yaşanmış örneklerle Türkiye de yayıncılığın ne menem bir iş olduğunu az çok öğrendiğimi anlatmak istiyorum. Bence yayıncılık, üretilen kitaplar ve dergilerin okura ulaştırılmasıyla sınırlı değildir. Yayıncılık, düşüncede ve yaratıda ifade özgürlüğünü sonuna kadar kullanabilmek demektir. Yayıncılığımızın bir numaralı sorunu işte budur. Açık konuşalım: Yurdumuzda demokratik kavrayışın gereği olan ifade özgürlüğü bu denli sınırlanmasaydı, çok sayıda yazarımız, gazetecimiz, çevirmenimiz ve yayıncımız hapishanelerde yılları sayar mıydı? Bu gerçek, Türkiye de yazarlığın, gazeteciliğin, çevirmenliğin ve yayıncılığın iktidarlar tarafından engellenerek, kültür üreten insanlarımızın toplumu aydınlatma yolundan alıkonduğunu gösterir. Düşünce ve ifade özgürlüğünün bulunmadığı yerde, ne felsefe, ne bilim, ne de sanat gelişir. Cumhuriyet aydını bunu çok iyi bilir. Özgürlüğe aykırı düşecek her çeşit uygulama, aslında düşünce, bilim ve sanat düşmanlığı yapmak demektir. Çok tehlikeli, çok zararlı bir tutumdur bu. Olumsuz tarafları belirginleştikçe toplumda derin rahatsızlıklar uyandıracak bir tutumdur. İnsanlığa ve insanlarımıza yazık etmektir. Bu yazıyı yazdığım 18 Kasım 2012 günü gazetelerde, TÜYAP ile Türkiye Yayıncılar Birliği nin düzenlediği Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı nın açılış konuşmalarına cezaevindeki yazarlar ve gazeteciler konusunun damga vurduğu belirtiliyordu. Ayrıca, Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) Başkanı John Ralston Saul, düşünce ve ifade özgürlüğü alanında yaşanan sorunlara dikkat çekmek için Türkiye ye geldiğini söylüyor ve şu açıklamada bulunuyordu: PEN olarak dünyanın her yerinde edebiyat ile düşünce ve ifade özgürlüğü için çalışıyoruz. Kitap fuarları da aynı amacı taşıyor olmalı. Türkiye de son yıllarda gazeteci ve yazarlara yönelik artan tutuklamalar bize kaygı veriyor. Burada belirsizlik atmosferi ve korku var. Bu nedenle acilen harekete geçilmesini, terör yasalarının tekrar ele alınmasını, uzun tutuklulukların önüne geçilmesini talep ediyoruz. Yine aynı gün gazeteler, 12 Eylül 2012 den bu yana süren açlık grevlerine dikkat çekmek için, tanınmış köşe yazarlarının İstiklâl Caddesi nde bildiri dağıtacağını yazıyordu. Hükümeti vicdan siyasetine davet ediyoruz başlıklı bildirinin, şu köşe yazarları tarafından dağıtılması öngörülmüştü: Cumhuriyet ten Hikmet Çetinkaya, Vatan dan Zülfü Livaneli, Milliyet ten Can Dündar, Hürriyet ten Ahmet Hakan, Habertürk ten Balçiçek İlter, Birgün den Doğan Tılıç, Radikal den Koray Çalışkan, Posta dan Nedim Şener. Okurlarım aradaki farkı hemen görebilecektir sanırım: Bu yazıya sığdırdığım 1960 lı, 1970 li ve 1980 li yılların düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda iktidarların yaklaşımı, hatta darbecilerin yaklaşımı, 2012 nin şu günlerinden daha ılımlıydı. Günümüzde ise PEN Uluslararası Başkanı Saul un sezinlediği gibi Burada belirsizlik atmosferi ve korku var! Konuk Yazar Ahmet Gökhan Say Demirer 7 A F S A D Ocak - Şubat 2013

10 İlyas Göçmen Söyleşi Kontrast , Edirne doğumlu olan İlyas Göçmen`in fotoğrafla olan ilişkisi uzun yıllara dayanır. Fotoğrafa gerçek anlamda 1980 senesinde İFSAK a üye olarak başladı. Bu tarihten sonra fotoğrafın sanat yönü ile ilgilenen Göçmen in yapıtları yurtiçi ve yurtdışında çeşitli albüm ve kitaplarda gerek tek gerekse portfolyo olarak yayınlandı senesinde Uluslararası Fotoğraf Federasyonu (FIAP) tarafından AFIAP unvanı ile onurlandırıldı. Ulusal ve uluslararası yarışmalarda 49 ödül aldı ve 1985 senesinde kişisel sergilerini açan İlyas Göçmen, yurtiçi ve yurtdışında 150`den fazla toplu gösterime ve sergiye katıldı. 1985`te kurulan FOG fotoğraf grubunun kurucu üyeleri arasında bulunan Göçmen in ödüllü fotoğrafları, bu grupla birlikte 1989 yılında yayınlanmış olan Birikimler adlı albümde de yer aldı. Birçok dergide fotoğraf ve turizmle ilgili yazı ve fotoğrafları yayımlandı. Fotojurnalist ve yaratıcı fotoğraf tarzında çalışan İlyas Göçmen yurtiçi ve yurtdışı yarışmalarda jüri üyelikleri de yapmaktadır. Birçok konuda uzun soluklu çalışmalarına devam etmektedir. İlyas Göçmen nerede doğdu, büyüdü? Edrine de dünyaya geldim fakat aslen İstanbul luyum. Babam Atatürk ün ilk polislerinden birisi. Polis okulunu bitirdikten sonra, ilk tayini Edirne ye çıkıyor. Bu sırada ben dünyaya geliyorum. Bir yaşındayken Edirne den tekrar İstanbul a döndük. Çocukluğum İstanbul-Avcılar da geçti, daha çok tatillerimizi burada geçirirdik, Avcılar daki evimiz çok güzeldi. Buradaki yerimiz üç dönüm arazi içinde büyükçe bir evdi. Bahçemizde her türlü sebze, meyve yetişirdi. Arılarımız vardı, atlar, inekler, tavuklar küçük bir çiftlik gibiydi. Çocukluğum bu güzellikler içinde geçti. Genç lik yıllarım ise Samatya da... O dönemler Samatya, İstanbul un en nezih semtlerinden biriydi.. Hafta sonları çay partileri yaptığımız, İstanbul un o mozaiğini hep birlikte yaşadığımız birçok Ermeni arkadaşım vardı. REFİ Spor kulübünde arkadaşlarımızla sahilde yüzerdik o zamanlar, hatta bir süre bu kulüpte yüzme ve kürek sporuyla da ilgilenme fırsatı buldum. Fotoğraf serüveniniz nasıl başladı? Henüz ilkokula gidiyordum, 4.sınıf öğrencisiydim fotoğraf makinesiyle tanıştığımda Arkadaşımın babasına ait körüklü fotoğraf makinesi ile çekimler yapıyorduk. Bazen makineyi ödünç alıp evde ailemin ve kız kardeşimin portrelerini çekiyordum. Sonraları fotoğraf hakkında daha fazla şey öğrenebilmek, fotoğrafların baskısının nasıl yapıldığını araştırmak için; karanlık odayla ilgili kitaplar elde edip incelemeye başladım. Fotoğraflarımın baskısını ve banyoyu kendim yapmak istiyordum. Bir de TAB sandığı yapmıştım kendi kendime. Haftalığımı aldığımda hemen bir portakal kasası satın alıp, kasanın her tarafını siyah bantla kapladım, üstüne buzlu cam koyup sandığın içersinde elektrik aksamını yerleştirdim. Filmi buzlu camın üzerine, onun üzerine de kâğıdı koyup elimle bastırarak sayıyordum, deneme yanılma yöntemiyle kendimce ilk denemelerimi yaptım. O sarı

11 Söyleşi Kontrast 9 A F S A D Ocak - Şubat 2013

12 Söyleşi Kontrast 10 fotoğrafları hâlâ saklarım Şimdi TAB sandığı nedir diye sorsalar kimse bilmez. Takip ettiğiniz dernek ve fotoğraf grupları veya yayınları var mı? Fotoğraf derneklerini mümkün olduğunca takip ediyorum. Başta İFSAK-AFAD-BUFOD-EFOD-KASK olmak üzere. Şu sıralar Bursa Fotoğraf Derneği büyük bir atak yaptı, çok başarılı durumda. Bazı dernekler kapatılmasına rağmen, BUFOD çok güzel çalışmalara imza attı, onları alkışlamamak elde değil, bravo çalışanlara. Ara Güler in yayın yönetmenliği yaptığı İZ dergisini takip ediyorum. Fotoğrafçılığınızı ve fotoğrafçılıkta kendinizi tanımlayan bir ifade var mı? Bu konuda uzun uzadıya bir şey söylemek gereksiz olur. Beni en iyi ifade eden kelimenin An durduran! olduğunu düşünüyorum. Birlikte söylendiğinde kulağa Fransızca gibi geliyor ama kelime öz Türkçe... Türkiye de veya dünyada tarzını, çalışmalarını ve fotoğraftaki duruşunu örnek aldığınız isimler var mıdır? Ben yurdumun fotoğraflarını çeken biriyim. Yabancı ülke fotoğrafçı ve fotoğraflarını da izlerim, severim, fakat kültürümüzün ürünü fotoğrafları her zaman tercih etmişimdir. Atatürk ün fotoğraflarını çeken Ahmet Işıksel hayli gıpta ettiğim fotoğrafçıdır. Yabancı sanatçılardan; Brezilyalı Sebastiao Salgado, Fransız fotoğrafçı Henri Cartier i de takip ederim ve elbette Ara Güler! Benim hocam diye hitap ettiğim, duruşunu, fotoğrafçılığını beğendiğim sanatçı. Kendi deyimiyle foto muhabiri. İstanbul Kültür A.Ş.nin yayınladığı İstanbul un 100 Fotoğrafçısı adlı kitapta yer almış nadir fotoğrafçılardan biri olarak tanınan biri misiniz? Fotoğraf camiasında tanınan biriyim. Fotoğrafla ilgili olanlar beni tanırlar, tanımayanlar da var tabii Ben bu dünyanın içinde sabit duruyorum. Aramızda en tanınmış fotoğrafçı Ara Güler i bile tanımayanlar vardır. İstanbul Büyükşehir in seri haline getirdiği bir yayının ikinci kitabı 100 fotoğrafçı yı konu alıyordu. Burada yer almak gerçekten onur veriyor. Layık görenlere teşekkür ederim. Ne anlatmak istediğini ilk bakışta anladığımız ve akılda kalan fotoğraflar vardır. Aklınızda böyle fotoğraflar var mı? Fotoğraf gruplarımızda zaman zaman konuştuğumuz bir konudur bu. Kompozisyon ve teknik açıdan değerlendirdiğimiz fotoğrafların yanısıra; konularına, taşıdığı anlamlara ve çekildiği an a kadar birçok kriterde fotoğrafları değerlendiririz. Fakat bir sanatçı yaptığı birçok eserle değil, halkın hafızasına sadece bir tanesi ile kazınıyor. Bu örneği değerli dostum Ara (Ara Güler) vermişti. Dedi ki, sen Leonardo da Vinci nin hangi eserini biliyorsun? Aklıma hemen Mona Lisa geldi. Hâlbuki adamın mimarlık alanında resim, tıp alanında daha birçok dalda eserleri var. Hepsi de gün ışığında ortada... Biz hemen aklımıza Mona Lisa yı getiriyoruz. Sadece bir fotoğraf ile bile hafızalarda yer edebilmek mümkün ve tabii kolay değil. Günümüz makineleri ile sizin o zamanki şartlarda kullandığınız makineler arasında ne gibi farklar var? İlk zamanlar fotoğraflar siyah-beyaz iken, ardından renkliye geçiş ve analog makinelerden, sayısala geçiş inanılmaz bir aşama Bir saniyede bir trilyon kareye çıkan, ışığı yakalayan çekimler var, bir za-

13 manlar hayal bile edilemezken, şimdi gerçek oldu. 20 km den, göz bebeğini çekebilen makineler var, teknolojiyi yakalamak çok zor Peki, eski makinelerin yarattığı alışkanlıklar var mı? Müdahalesiz bir çekim bizim fotoğraf alışkanlığımızdan geliyor. Photoshop ile bir düzenleme bence pek makbul değil. Ufak tefek tonlamalar bir dereceye kadar kabul edilebilir. Ancak ben kendi şahsım adına photoshop vb. programları kullanmıyorum. Çekerken her şeyi bitmiş fotoğraflar çekiyorum. Benim çalışma tarzım bu! Tabii ki bu bir reklam veya moda fotoğrafçısı için geçerli değil, muhakkak müdahale gereken durumlar olabiliyor, modelin cildinde lekeler vb. varsa, temiz düzgün bir kare için hem makine, ekipman hem de photoshop gerekebiliyor. O da dozunda olmalı, fazlası fotoğrafın değerini yok ediyor. Fotoğraflarınıza şiir kitabı yazılan, birçok dile çevrilerek piyasaya sunulan bir fotoğrafçısınız. Bu nasıl oldu? Azerbaycanlı Şair Selim Babulluoğlu ile İstanbul- Bahçeşehir de tanıştım. Selim Babulluoğlu bana şiir kitabını imzalayıp verince, ben de jest olsun diye kendi fotoğraf kitabımı imzalayıp verdim. Fotoğraflarımdan etkilendiğini ve benim fotoğraflarıma şiir yazacağını söyledi. Ben de Nasıl yani, benim fotoğraf kitabıma mı? diye sordum. Kitaptaki her fotoğrafa ayrı ayrı şiir yazacağını söyledi. Açıkçası onur duyarım dedim ve serüven böyle başladı. 40 fotoğrafa 40 şiir yazdı. Azerbaycan da çok ses getirdi bu çalışma. Yazılı ve görsel basında, TV programlarında, Azerbaycan Kültür Bakanlığı tarafından da ödüllendirildi. Azerbaycan da Kızıl Kalem ödülü aldı Selim Babulluoğlu. Dünyada fotoğraf kitabına özel şiir yazılan ilk ve tek kişi oldum, tabii ki gururlandım. Şiirler, 5-6 ülkenin diline çevrilerek basıldı, şimdilerde şiirleri dilimize çeviriyoruz, ülkemizde de basılmak üzere hazırlanıyor. Azerbaycan dan pek çok sanatçıdan, yazardan övgüler geldi, bilhassa Azerbaycan Başbakan Yardımcısı Elçin Efendiyev in tebrik ve teşekkür yazısını aldım Azarbaycan Kültür ve Turizm Bakanı Abdulfes Karayev in yazısı beni çok onurlandırdı. Bir millet, iki devlet arasında dostluk köprüsü kurdunuz, tarihe geçtiniz diye Onur duymamak elde değil Kırkpınar yağlı güreşlerini 40 yıldır takip ederek muazzam geniş bir doküman elde ettiniz. Deyim yerindeyse rekor sizde. Bu çalışma nereye kadar gidecek? 40 yılı aşkın süredir yağlı güreşleri çekiyorum. Kayınpederim sayesinde yağlı güreşleri takip etmeye başladım. Eşimin babası eski yağlı güreşçi Servet Meriç. Büyük hoca olarak tanınır. Birlikte Edirne de birkaç kez yağlı güreşlere gittim, zamanla ilgimi çekmeye başladı. O zamandan beri her yıl giderim. Yağlı güreşlerin içine girince çok farklı bir ortamla karşılaşıyorsunuz, Pehlivanları çekmek tamamen farklı bir alan. İşin heyecanını anlatan fotoğraflar çekmek önemli. Farklı pozisyonları, güreşçilerin terini akıttığı anları, detay görüntüleri çekmek emek istiyor. Alanda kimi zaman 60 kişi oluyor. Hangisini çekeceğinizi şaşırabilirsiniz. Dolayısıyla güreşçileri önceden tanımaya çalışıyorum. Hangisi daha güzel güreşir, kimin vücudu daha iyi fotoğraf verir, bunları düşünerek çekiyorum. Bazen güreşenleri bazen de dinlenenleri çekiyorum. Artık nereye kadar gider bu çalışma bilemiyorum, fakat finali 40 sene olarak planlamıştım, 40 sene Kırkpınar diye. Sonra fotoğrafçı dostum Yaşar Atankazanır, O projenin ismi öyle olmaz dedi ve 41 sene Kırkpınar olsun dedi. Ben de Yaşar a (Atankazanır) seni mi kıracağım, bir sene de senin için giderim dedim, isim böylece ortaya çıktı. Söyleşi Kontrast şiire 40 fotoğraf, 41 sene Kırkpınar. 40 sayısı hayatınızda çok önemli olmuş sanırım. Bizim kültürümüzde 40 sayısı son derece önemli. Kırk gün kırk gece düğün, bebeğin kırkının çıkması, 40 gün sonra mevlit okunması, kırk yıllık dost gibi... Yazılarını çok beğendiğim rahmetli arkadaşım Bektaş Erdoğan ın da 40 sayısının bereketi hakkında bir yazısı vardı onu da çok beğenirim. Hayatımda da 40 sayısının olması özel ve bir o kadar da anlamlı benim için. Gösterimi ile büyük ilgi uyandıran CANLI isimli serginizden bize bahsedebilir misiniz? Çalıştığım birçok konu içinde, birdenbire karşıma çıkan konulardan biri de; vitrinlerde, dışarıda duran mankenlerin hayatımızda sessiz sakin fakat alışkanlık yaratan dünyaları idi. Onların gözünden dünya A F S A D Ocak - Şubat 2013

14 Söyleşi Kontrast 12 nasıl, nelere şahit oluyorlar, insanlar onların gözünde neler yapıyor? diye sordum kendi kendime. Lüks semtlerden, varoşların içine kadar birçok yerde karşılaştığım; atılmış, ezilmiş, horlanmış, darbeler almış mankenlerin arasında buldum kendimi... Türkiye nin dört bir tarafında Edirne den, Mardin e kadar karşılaştığım: Bildik tanıdık vitrin mankenlerinden, her cins yaş ve ırka ait mankenlerin yaşantılarına, müzelerde, üniversitelerde kullanılan mankenlere kadar, bambaşka bir dünyaya ait uzaylı mankenlerin yaşantılarına benim kadar hayretle bakmanızı istedim. Bu çalışma 8 senelik bir çalışmanın birikimini oluştursa da bütün dünyayı gizlice sarmış CANLI mankenlerin dünyası, çalışmamı bir o kadar daha işlesem bitiremem. Fotoğrafçılık hayatınızda sizi şaşırtan ilginç bir olayı bizimle paylaşabilir misiniz? Yaşarken, Meydan Larousse gibi önemli bir ansiklopediye girebilmişim. Girebilmişim diyorum çünkü ansiklopedide yer aldığımdan haberim yoktu. Bu çok onur verici. Bir gün kitaplığımda duran Meydan Larousse Ansiklopedisini Ara Güler hakkında ne yazmış diye açtım. Orada kendi portremi görünce çığlık atmışım, ev halkı kalp krizi geçirdim sanmış. Öleceğim aklıma gelirdi de, yıllardır kitaplığımda duran ansiklopedide yer alacağım aklıma gelmezdi. Çok şaşırdım ve gururlandım tabii ki. Beni bilenler bilir, bugüne kadar çok başarılı çalışmalarım oldu. Sayısını tam olarak bilmiyorum ama 130 un üzerinde ödül almışımdır. Teşekkür ve Onur Belgeleri aldım. Tabii ki başarının sınırı yok, bu yüzden eskiden 5 çalışıyorsam bugün 55 çalışıyorum. Fotoğrafların içinde bir yaşam sürüyorsunuz. Tabir yerindeyse, her ustanın bambaşka çalışma stili var. İlyas Göçmen ise fotoğrafın içine giriyor. Bu fotoğrafa nasıl yansıyor? Bu, yılların verdiği bir tecrübe idi tabii. Tecrübeyi yetenek haline dönüştürmek gerek. Ben o tecrübe ve yeteneği, bilgi ve kültürü fotoğraflarımda hayli kullanıyorum. Anında dostluklar kurabiliyor, insanların mekânla ilişkilerini daha rahat oluşturabiliyorum. Eğer oradaki kareyi kaçıracağımı düşünüyorsam fotoğrafımı çekip oradan ayrılıyorum. Fotoğraf çekmeye gidip çekemediğiniz zamanlar oldu mu? Elbette, bu sene Kırkpınar da oldu, adamlar toplanmış içiyorlar bir tanesi yatmış sızmış. Onu çekerken yanıma geldiler. Onu mu çekiyorsun diye sordular. Sonra oturduk dakika, büyük ağacın altında. Ben de fotoğrafçı arkadaşlarımı aradım. Tabii biz fotoğraf çekmeyi bıraktık. O kadar çok eğlendik ki o gün anlatamam... Fotoğraf çıkmasa da o yaşadığın ortamlar unutulmaz olabiliyor. Fotoğraf çekmek için o kadar zorlamamak gerekiyor bazen. Zaten fotoğraf her yerde var. Yeter ki sen onu görebilmeyi, dünyaya bakmayı başarabilesin.

15 Sanat ile Esas Bizim gibi eğitilmiş orta sınıfların tahayyülünde sanat özel bir yer tutuyor. Hele yaradılış itibariyle inceliklere biraz meraklı, biraz yaratıcı dürtü sahibi, biraz yeniliklere açık kişiliğimiz varsa, biraz da bu işlerle uğraşacak zaman ve ekonomi sahibiysek, hayli ayrıcalıklı bir sanat statüsü kurguluyoruz zihnimizde. İrademizden bağımsız bir alan olarak tanımlanan sanat ile bizim merkezinde olduğumuz hayat gailesi denilen esas arasında ciddi bir mesafe bulunuyor. Tahayyülde olduğu gibi fiiliyatta da böyle... Endüstri öncesi toplumdaki sanat ile bugün tanımladığımız sanat arasında ciddi farklar vardı. Sanatın yapıcısı ile muhatabı arasındaki ilişki, hayatın olağan akışı içinde kendiliğinden kurulurdu. Sanat ile esas arasındaki çizgi silikti. Kullanılan sanat araçları, bu geçirgen ilişkiye imkân veriyordu. Sanat üretmek için alet edevat elbet gerekiyordu ama sanat vasıtası olarak makineler henüz icat edilmişti. Eser, özel olarak kendisi için düzenlenmiş mecralara fazlaca gerek olmadan, hatta çoğu zaman kendiliğinden günlük hayata karışabiliyordu. Endüstri toplumuna geçerken durum değişmeye başladı. Modernizm, sanatı yeniden tanımladı. Sanat yapıcısı ile muhatabı arasında hiyerarşik ilişki kurmaya yarayan mekanizmalar ortaya çıktı. Eser çoğaltılarak, dağıtılarak ve tanıtılarak ulaşılır hale geldi. Sanat ile esas arasındaki mesafe açıldıkça, sanatçı ayrı/calıklı bir statü ediniyordu. Sanata ulaşmak, fiziki olarak kolaylaşmış ama sanata ulaşması beklenen öznenin morali ve motivasyonu bakımından durum zorlaşmıştı. Bu motivasyon eksikliğini giderecek, alana moral destek verecek yeni mekanizmalar gerekliydi. Bu arayışa paralel olarak sanat, hızla endüstri haline geliyordu. Esas ve sanat arasına aşılmaz bir duvar inşa edilmiş, birbirine temas edebilmeleri için özel zaman, daha yaygın deyişle boş zaman gerekmeye başlamıştı. Boş zaman kavramı ile birlikte boş zamanı değerlendirme ihtiyacı ortaya çıktı. Endüstri sonrası toplum, sanatın, boş zaman meşgalesi olarak örgütlenmesine özel önem verdi. Bu sayede giderek sektör haline gelen yeni bir iş alanı doğdu. (Gelecekte bir vakit, bizim bugünkü hayatımıza bakanlar belki de sanat başlığı altında bir kategori olarak örgütlenmiş hobi olarak sanat alanını kayda değer bularak değerlendireceklerdir, kimbilir.) tanımlamak önemli bir yer tutuyor. Bu tanım birkaç fasılda işe yarıyor. En başta, sanat ile esas arasındaki ilişkiyi belirlerken ücret karşılığı mesaili çalışma yı esas kabul ediyor; haliyle sanatı endüstriyel bir alan olarak tanıyor; ayrıca sanatçılık bir mertebe olarak idealize ediliyor. Öte yandan sanatı bu tanımıyla tahayyül dünyasında var edenler için de bir alan açıyor, bir imkân yaratıyor. İdeal ile yakınlık tesis etme imkânı. Bu ideal forma, yakınlık derecesine göre hayatta kendi konumunu belirleme fırsatı. Her şeyi hızla tüketip giderken bir şeylere tutunma umudu... Bu sayede hobi sanatları toplumsal alanda önemli bir işlev görüyor. (Günümüzde belki de sanat bu.) Endüstriyi merkeze koyarak, yukarıda yaptığım toplumsal şablon gerçek değil biliyorsunuz. Toplumlar, ne böyle endüstri öncesi, endüstri sonrası diye keskin ayrımlarla belirlenmiş dönemler yaşıyor ne de süreçlerin biri bittikten sonra diğeri başlıyor. Sanat ise çoktan beri, sadece toplumsallık üstünden okunabilecek bir alan olmaktan çıktı. Kaldı ki pek çok toplumda olduğu gibi, bizim memlekette de bu toplumsal dönemlerin hepsi bir arada, iç içe, hep birlikte yaşanabiliyor. Lakin muradımızı karşılıklı anlatabilmek için, ama daha önemlisi anlayabilmek için, ettiğimiz lafı oturtacağımız bir bağlam gerekli, ben de dönemlerden söz ederek bu bağlama işaret ediyorum. Bu sayede biz neyiz, ne yapıyoruz? sorusu her zaman gündemde kalabiliyor. Tahayyüllerimizin hayattaki karşılığı nedir? diye merak etmekten vazgeçmiyoruz. Sanata ve fotoğrafa ilişkin tanımlarımız ve tasavvurlarımız neye tekabül ediyor? diye didikleyip duruyoruz. Üretim biçimleriyle birlikte ilişkilerimiz ve hayat algımız da değişiyor elbette ama, bu değişim sürecine bizim katkımız azımsanmayacak önemde. O nedenle, zaten itirazımızla buluşan değiştirme e- nerjimizle birlikte hayata müdahil olmaya çalışıyoruz. Hobi sanatları kaleminden fotoğraf, memleket içinde nasıl önemli bir yer tutuyorsa dünyada da benzer bir yeri var. Lakin bu yer pek bizdeki gibi görünmüyor. İnsan, hayatında makbul sayılacak bir iş yapmış olmak için nasıl sadece sanatla uğraşmak zorunda değilse, fotoğraf da bir işlev gerçekleştirebilmek için sanat olmak zorunda değil elbet. Eğer öyleyse Sanat ne? Fotoğraf bugün nerede ve hangi imkânlara sahip? diye sormaktan vazgeçmemek gerekiyor. Galiba kendi sınırlarımızın ötesindeki fotoğraf dünyasıyla ayrıldığımız kavşak tam da bu dönemecin arkasında duruyor. Kısa f/64 Metraj Özcan Bora Yurdalan Çekiç 13 Bu alanın merkezinde bağımsız bir statü olarak sanat ve sanatçılığı hayatın ideal formları olarak A F S A D Ocak - Şubat 2013

16 Dosya Konusu Fotoğraf Yayıncılığı Söyleşi Aysel Altun - T. Deniz Çakır 14 Bozkırda Açan Kaktüsler: Türkiye de Fotoğraf Yayınları ve Yayıncılığı Osman Ürper Okumakta olduğunuz yazıda; daha çok Türkiye nin fotoğraf yayınlarının tarihsel süreciyle ilgili olarak, bu araştırmada elde edilen saptamalar ve bunlara ilişkin geliştirilen öneriler bulunmaktadır. Her ne kadar bu araştırma sonrasında Türkiye de fotoğraf yayınları konusunda cılız bir kıpırdanma olsa da değişen çok da fazla bir şeyin olmadığı gözlenmeye devam etmektedir. Yazılı kültür ürünleri, bir ülkenin gelişmişlik göstergelerinin içerisinde önemli bir yere sahiptir. Bir ülkede yayımlanmış eserlerin sayısı ve niteliği o ülkenin sosyokültürel yapısı hakkında bilgiler verir. Türkiye, farklı sosyolojik verilere göre gelişmekte olan ülke olarak kabul edilmektedir. Cumhuriyetin ilanından günümüze değin yayımlanmış eser sayısına bakıldığı takdirde gelişmekte olan ülke konumundan pek de ileri gidilemediği görülecektir. Türkiye nin nüfus ve eğitim düzeyinde ciddi bir artış olmasına karşın, yayımlanan kitap sayılarında ve tirajlarında aynı oranda önemli bir artış gözlenememektedir. Türkiye nin, kitap okuma oranı, gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında arada büyük bir fark olduğu görülmektedir. Eğitim düzeyinin yükselmesine karşın, Türkiye genel olarak yazılı kültür ürünleri yerine, sözlü kültür ürünlerinin daha fazla tüketildiği bir toplum görüntüsündedir. Bu konuda yapılan araştırmalar da durumu gözler önüne sermektedir. 1 Fotoğrafa yeni başladığım 1990 lı yılların başlarında AFSAD ın Fotograf dergisine bir yıllık abone olmama rağmen, derginin bir daha yayımlanamaması üzerine, maalesef bir sayısı bile elime geçmemişti. Sonraki dönemde FSK nın talihsizce ancak bir sayı yayımlanabilen Fotoğraf Dünyası dergisinde ve internette yayımlanan ilk fotoğraf dergisi olan Fotografya nın yayımlanma sürecinde yaşadıklarım Yüksek Lisans eğitimim sonrasında hazırlayacağım tez konusunu belirlememde çok önemli bir etken oldu Yılları Arası Türkiye de Fotoğraf Yayınları ve Yayıncılığı başlıklı tez çalışması ile Türkiye Fotoğrafının önemli bir problemi olan fotoğraf yayınları ve yayıncılığının tarihsel süreç içerisindeki gelişimini araştırarak, bu alanda yaşanan sorunların tespit edilmesini ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedeflemiştim. Bu konuda ilgi çekici bir çok bilgiye ulaştım. İkinci bir hedefim de bu çalışmanın bir yayın olarak basılarak fotoğraf literatürüne katkı sağlamaktı. Ancak aradan geçen on küsur yıla rağmen satış kaygıları nedeniyle yayınevlerinin böyle bir kitabı basmaya yanaşmamaları da ülkemizde fotoğraf yayınlarına verilen önemin bir göstergesi olarak ortada durmaktadır. Bir ülkenin kültür yaşamını doğrudan etkileyen bir unsur olarak yayınların ve yayıncılık kuruluşlarının da güçlü bir temele oturması gerekmektedir. Böyle bir ortamın gerekliliklerini Alpay Kabacalı şöyle açıklamaktadır: Yayıncılık, hedefine dağıtımcı, ilan-reklam, tanıtma-eleştiri, kitapçı halkalarıyla eklemlenerek ulaşır. Bu halkalar güçlendirilmediği sürece, yayıncılık güçlü bir kuruluş olamayacaktır. 2 Yazılı kültürün özel bir alanı olarak kabul edebileceğimiz fotoğraf yayınlarının da bu tablodan oldukça etkilendiği görülmektedir. Türkiye nin sosyoekonomik ve kültürel yapısı, yayıncılık ve matbaacılık alanındaki teknik gelişmeler ve fotoğraf alanındaki gelişmeler, fotoğraf yayınlarının gelişimini önemli ölçüde etkilemiştir. Doğal olarak fotoğraf yayınları nicelik ve nitelik açısından incelendiğinde, Türkiye nin sosyolojik gerçekleriyle paralel olarak az gelişmişlik düzeyindedir. Osmanlı döneminden 2000 li yıllara Türkiye de yayımlanan fotoğraf yayınlarında tür ve nitelik bakımından bir gelişme gözlenmektedir. Ancak bu gelişimin ideal bir gelişmişlik düzeyinde olduğundan söz edilemez. Söz konusu dönemdeki önemli gelişmeleri özetlemekte fayda bulunmaktadır.

17 Sol: Ameli Fotografya, A.Nezihi, Mesai Matbaası. 1331, İstanbul, 52 Sayfa. Sağ: Fotoğrafçılık Rehberi, Selanik Bon Marşesi (1917) 126 Sayfa Osmanlı Döneminden 1960 lı Yıllara Fotoğraf Yayınları: Dünya basım tarihinde ilk eğitici fotoğraf yayını, 1839 yılında Daguerre nin otuz baskı yapan bütün Avrupa dillerine de çevrilen cep kitabıdır. Ceride-i Havadis in 15 Ağustos 1841 tarihli sayısındaki haberde Daguerre nin bu kitabının İstanbul a getirildiği ve tercüme edildiği yazmaktadır. 3 Ne yazık ki bu kitaptan herhangi bir ize rastlanamamaktadır. O dönemdeki iletişim araçlarının yetersizliği ve sonraki dönemlerde fotoğrafın Osmanlı da kabulü uzun sürse de, dönemin koşulları altında bu kitabın Türkçe ye çevrilmiş olması da ilginçtir. S. Ali Ak ve Alberto Modiano nun hazırlamış oldukları Türkçe Fotoğraf Yayınları Kataloğu nda Osmanlı Döneminde eski harflerle yayımlanmış 50 adet eser bulunmaktadır. Bu kitapların büyük bir çoğunluğunu fotoğrafın kimyasal, teorik ve pratik yönüne ilişkin eserler oluşturmaktadır. Eski harflerle yazılmış kitapların önemli bir bölümü ressam subaylarca yazılmıştır de Yüzbaşı Hüsnü yurt dışında edindiği deneyimlerini bir araya getirerek ilk Türkçe telif fotoğraf kitabı olan Risale-i Fotoğrafya yı hazırlamıştır. Subay yazarlarımızdan fotoğrafla ilgili en çok yayını olan Sadullah İzzet tir. Askeri matbaada çalışmış olan Sadullah İzzet fotoğrafın kimyası, renklendirilmesi ve pratiğiyle ilgili beş eserin yazarıdır. Cumhuriyetin kuruluşu ve sonrasında Latin alfabeye geçilmesinin yanısıra matbaa ve yayıncılık alanında da önemli gelişmeler yaşanırken, fotoğraf yayınlarında çok fazla artış sağlanamamıştır. Türkçe Fotoğraf Yayınları Kataloğu nda yıllarında fotoğraf üzerine toplam yirmi beş adet kitap bulunmaktadır. Yayınların önemli bir bölümü resmi kurumların havacılık, polislik, tarım, orman gibi mesleki alanlarda fotoğrafın kullanımına yönelik teknik kitaplardan oluşmaktadır. Cumhuriyet sonrası ilk dönemde fotoğraf yayınları açısından dikkat çeken isim Şinasi Barutçu dur. Barutçu Türkiye de fotoğrafın yaygınlaşması için örgütleşme ve eğitim gibi alanlardaki çabalarının yanısıra fotoğraf yayınlarına da büyük önem vermiştir. İlk Öğretim Gazetesi nde çıkan yazıları daha sonra Foto Konuşmaları adı altında toplanıp kitap haline getirilmiştir. Barutçu nun eğitici kimliğiyle bütünleşmiş yazılarından oluşan başka kitapları da bu dönem içerisinde yayımlanmıştır. Öğretici Filmler Merkezi, Kılavuz Kitaplar serisinde, 1954 yılında Şinasi Barutçu nun hazırladığı Diya, Film, Kısa Notlar ı üç ayrı kitap olarak yayımlamıştır. Şinasi Barutçu, Safder Sürel le birlikte 1945 yılında Türkiye nin ilk fotoğraf dergisi olan, Profesyonel ve Amatörün Dergisi Foto yu yayımlamıştır. Suat Fenik in hazırladığı İstanbul (1940) isimli albüm de bu dönem içinde yayımlanan ilk ve tek fotoğraf albümü olarak önem taşımaktadır Dönemi: Döneminde Türkiye de fotoğraf üretenlerin ve sanatsal söylemleri benimseyenlerin sayısında belirli bir artış gözlenmektedir. Hatta bu dönemdeki çalışmalarıyla öne çıkan isimler, fotoğrafımızda 1960 kuşağının temsilcileri olarak görülürken, aynı hareketlilik fotoğraf yayınlarında görülmemektedir. Türkçe Fotoğraf Yayınları Kataloğu nda yılları arasında oniki adet yayın görülmektedir. Bu yayınların genel özelliği fotoğrafın tekniğini öğretmeyi amaçlayan yayınlar olmalarıdır. Bu kitapların bir bölümü yabancı kaynaklardan çeviri yapılarak dilimize kazandırılmış, bir kısmı da telif olarak yazılmış eserlerdir. Bu yıllarda yayımlanan eserlerin çoğunlukla dış yayınlardan çeviri yapılarak dilimize kazandırılması, fotoğraf tekniğinde bilgi birikimine sahip, yetkin bir kadronun henüz tam olarak oluşmamasından kaynaklanmaktadır. Bu birikime sahip kişiler varsa bile bunun yayınlara yansıması az olmuştur. Türkiye içinde yaşanan siyasi ve ekonomik sorunlar, 1970 li yıllarda ülkede fotoğrafın gelişmesini önemli ölçüde olumsuz olarak etkilemişse de fotoğraf adına birçok önemli gelişme de olmuştur. Sami Güner in benzetmesiyle Bebek doğmuş ve gelişmeye başlamıştır li yıllar fotoğraf üzerine olumlu ya da olumsuz birçok sorgulama yapılmış ve yapılmaktadır. Bununla birlikte kurumsal örgütlenmenin artması, Fotoğraf Enstitüsü nün açılması, çok sayıda fotoğraf etkinliğinin yapılması ve fotoğrafın daha geniş kitlelere benimsetilmesi yönünde önemli çabalar gösterilmiştir. 60 lı yıllardan gelen kuşağa bu dönemde de nitelikli çalışmalarıyla birçok yeni isim katılmıştır Döneminde, Türkiye nin her alanında görülen hareketlilik gibi, fotoğraf yayınlarında da geçmiş yıllara nazaran gelişmeler olmuştur. Türkçe Fotoğraf Yayınları Kataloğu nda bu dönemde yayımlanan 19 u teknik yayın, 13 ü albüm olmak üzere toplam 32 eser bulunmaktadır. Yine bu dönemde üç fotoğraf dergisi de yayımlanmıştır. Bu yayınların çoğunluğunun ortak özelliği yine fotoğraf tekniği üzerine olmalarıdır. Temel olarak fotoğrafçılığı öğretme düşüncesine dayanan bu yayınların önemli bir kısmını yabancı kaynaklardan yapılan çeviriler oluştururken, telif eserlerde geçmiş döneme nazaran bir artış olmuştur. Bu Dosya Konusu Fotoğraf Yayıncılığı 15 A F S A D Ocak - Şubat 2013

18 Dosya Konusu Fotoğraf Yayıncılığı 16 dönemde yayımlanan bazı yayınların baskıları daha sonraki yıllarda tekrarlanmıştır. Aydemir Gökgöz ün Bütün Yönleriyle Fotoğrafçılık Siyah-Beyaz, Renkli kitabı 1977 ve 1980 de 5000 er adet basılmış, 1985 yılında ise basımı 3. kez tekrarlanmıştır. Aydemir Gökgöz ün bu kitabına bu kadar ilgi duyulmasının nedeni, kitapta fotoğrafın tüm teknik süreçlerinin ayrıntılı olarak işlenmesi ve fotoğrafın her düzeyindeki bilgi gereksiniminin karşılanabilmesidir. Gültekin Çizgen ve Engin (Çizgen) Özendes tarafından 1976 da ilk sayısı yayınlanan Yeni Fotoğraf dergisi Türkiye de fotoğrafın gelişmesi ve genişlemesi adına önemli bir adım olmuştur. Yeni Fotoğraf, bir süreli yayın olma özelliğinin dışında, pek çok başarılı projelere imza atmıştır. Yeni Fotoğraf dergisinin başarılı çizgisi yeni fotoğraf yayınlarını da beraberinde getirmiştir. Yayıncılık alanında dergi ve Fotoğraf Yıllıkları ile elde edilen başarı sonucunda, farklı konu ve düzeyde yeni fotoğraf yayınlarının yayımlanması yönündeki düşüncelerle kurulan Fotoğraf Yayınları, Türkiye de sadece fotoğraf yayınları yayımlayan ilk profesyonel yayınevi olmuştur. Fotoğraf Yayınları Teknik ve Teorik Dizisi içinde, Gültekin Çizgen in hazırladığı Fotoğrafçılık ve Karanlık Oda Bilgisi, Rauf Miski nin hazırladığı Fotoğraf Okulu, Sabit Kalfagil in hazırladığı Fotoğraf Sanatında Kompozisyon kitapları yayımlanmıştır. Bu kitapların dışında Red-House Yayınevi adına Çocuklarımız albümü de Yeni Fotoğraf organizasyonu ile hazırlanmıştır. Yeni Fotoğraf ı Türk fotoğrafı ile bütünleştiren iki çalışma 1978 ve 1980 de yayımlanan Türk Fotoğrafı Yıllıkları dır yıllığı dört dilde, 1980 yıllığı ise iki dilde yayımlanmıştır. Bu iki çalışma yıllık anlayışı içerisinde yayımlanmış ilk çalışmalar olması nedeniyle Türkiye fotoğraf sanatı ve fotoğrafçıları için önem taşımaktadır. Ayrıca yıllıklar yabancı dillerde de yayımlanması nedeniyle Türk fotoğrafının dışa açılan penceresi olmuştur li yılların sonlarına doğru teknik kitap ve dergilerin dışında Albüm ve katalogların da yayımlanmaya başladığı görülmektedir. Türkçe Fotoğraf Yayınları Kataloğu nda bu dönemde yayımlanmış 11 adet albüm bulunmaktadır. Bu yayınların fotoğraf yayınlarımızda belirgin bir artış ve canlılık getirdiği söylenebilir. Yine bu dönemde faaliyet gösteren Umut Poster Yayıncılık ve Milliyet Yayınları ikişer albüm çalışmaları ile bu alana kurumsal olarak destekte bulunmuşlardır li yıllarda fotoğraf yayınlarında sayıca çok olmasa da geçmişe göre belli bir artış olmasının nedeni, bu dönemde çeşitli şehirlerde açılmaya başlayan fotoğraf dernekleriyle birlikte, bu derneklerin fotoğrafa olan ilginin artmasına katkı sağlamış olmasıdır. Bu dönemde yayımlanan kitapların bir kısmı siyah beyaz fotoğraf tekniğinin yanında, artık daha fazla kullanılmaya başlanan renkli fotoğraf tekniğini de kapsamaktadır. Bazı kitapların tüketilmesiyle birlikte tekrar baskıya girmeleri de fotoğraf yayınlarına ihtiyacın giderek arttığını göstermektedir. Bu dönemde fotoğrafı bir fikir ürünü olarak savunanların sayısı belirgin bir biçimde artarken, bunun yayınlara yansıması pek gözlenmemektedir. Fotoğraf kavramını sorgulayan düşünsel yayınlar ortaya çıkarılamamıştır. Bu konuda üretilen bazı yazılar ancak kültür sanat dergilerinin sayfalarıyla sınırlı kalmıştır. Daha önceki dönemlere göre, 1980 lerde daha hızlı bir gelişim gösteren Türkiye nin, kültürel alanında yaşanan değişim dikkat çekicidir. İletişim teknolojilerine yönelik yapılan yatırımların bu değişimin dinamiğine önemli katkıları olmuştur li yıllarda başlayan televizyon yayınları, önce siyah-beyaz ve ardından renkli yayına geçilmesi, 1980 li yıllarda tek kanaldan iki kanala geçilmesi ile görsel yayıncılık Türkiye de sosyal yaşamı en çok etkileyen etkenlerden biri olmuştur. Bu dönemin hemen başında yaşanan 12 Eylül 1980 darbesinden en çok etkilenen alanların başında basım ve yayım sektörü gelmektedir. Darbe sonrasında kapatılan basın ve yayın kuruluşları, tutuklanan yazar ve yayıncılar, toplatılan, yasaklanan ve imha edilen kitaplar darbenin bu alanda ne derece etki ettiğinin bir göstergesidir. Fotoğraf Yayınları Kataloğun da bu dönemde 7 teknik kitap, 16 derleme yayın, 3 dergi ve 27 adet albüm kaydı bulunmaktadır yılları arasında yayımlanan fotoğraf yayınlarında içerik olarak yeni türlerin ve fotoğraf tarihimize ilişkin incelemelerin yayımlanmaya başladığı görülmektedir. Geçmiş dönemlerde olduğu gibi teknik ağırlıklı kitapların dışında, bu süreçte yeni tür yayınlar yer almaya başlamıştır. Bu yayınlar arasında; Seyit Ali Ak ın araştırmacı kimliği ile bütünleşmiş eserleri, fotoğraf tarihimizi aydınlatan önemli çalışmalardır. Bu

19 yayınlar içerisindeki ilk eser; 1982 yılında yayımlanan Türkçe Fotoğraf Yayınları Kataloğu dur. Bu eserle Osmanlı döneminden 1982 yılına değin yayımlanan fotoğraf yayınları ciddi bir araştırma ile ortaya çıkarılmış, yayınlar türlere ayrılarak künyeleri ile birlikte fotoğraf araştırmacılarına kaynaklık edecek bir yayın olarak ortaya çıkarılmıştır. Bu yayının geliştirilmiş baskısı, güncellenerek Seyit Ali Ak-Alberto Modiano imzasıyla 1993 yılında tekrar yayımlanmıştır. Türkiye de fotoğraf yayınlarının en üretken kişilerinden biri olan Engin Özendes ise önemli araştırmalarıyla bu dönemde, fotoğrafta Osmanlı dönemini aydınlatan iki albüme imza atmıştır. Haşet Kitabevi tarafından yayımlanan albümlerin ilki 1987 de yayımlanan Osmanlı İmparatorluğunda Fotoğraf olmuştur da yayımlanan Fotoğrafçı Ali Sami isimli albümde, yine Osmanlı döneminin subay fotoğrafçılarından Ali Sami nin yaşam öyküsü ve fotoğrafları, fotoğraf tarihimizin ilk döneminin önemli belgeleri olarak gün ışığına çıkarılmıştır. Engin Özendes, Seyit Ali Ak, Alberto Modiano gibi araştırmacıların Türkiye nin fotoğraf tarihi ile ilgili incelemelerinin bu dönemde yayımlanması, fotoğraf tarihimizin aydınlatılması, bu yayınlarla kayıtlara geçirilmesi ve araştırmacılara kaynaklık edecek önemli eserlerin kazandırılması fotoğraf yayınları için de önemli gelişmelerdir. Bu dönemde yayımlanan teknik kitaplar, renkli baskı tekniklerinin yaygınlaşmasına karşın, maddi koşullar nedeniyle siyah beyaz olarak yayımlanabilmiştir. Bu albümlerin yayınlanış öykülerini Tahir Ün Herkesin araba ve ev almak için tüketici kredisi aldığı dönemde biz albüm çıkarabilmek için tüketici kredisi kullandık. Baskı ve renk ayrımı maliyetlerini düşürmek ve pazarlık olanağı bulabilmek için birleşerek, iki ayrı albümü ortak yayımladık er adet basılan albümler, basında, sanat dergileri ve kitap eklerinde tanıtılmasına karşın 2-3 yılda ancak tüketilebildi şeklinde ifade etmektedir. 4 Yayınevlerinin fotoğraf yayınlarına pek fazla rağbet etmemeleri nedeniyle bu dönemde Türkiye fotoğrafının kurumsallaşma çabalarına önemli hizmetlerde bulunan İFSAK ve AFSAD gibi iki fotoğraf derneği yayımladıkları dergi ve kitaplarla bu açığı kapatma çabasına girmişlerdir yılları arasında yayımlanan fotoğraf yayınlarının bir önceki döneme göre sayıca artmış ve farklı çizgide yeni yayınların olduğu gözlenmektedir. Bu dönem içerisinde fotoğraf tekniği ile ilgili temel ve üst düzeylere yönelik olarak yayımlanan 29 yayın bulunmaktadır. Bu dönemde fotoğraf üzerine derleme ve kuramsal kitapların sayısında da büyük bir artış olmuş, toplam 9 derleme, 29 adet de fotoğrafın yapısı ve felsefesi üzerine kuramsal kitap yayımlanmıştır. Albüm sayısında da büyük bir artış olmuş, 100 civarında albüm yayımlanmıştır. 5 Teknolojinin gelişimi ile birlikte CD -ROM ve İnternet dergileri gibi yeni yayınlar Türkiye de de yayınlanır olmuştur. Dosya Konusu Fotoğraf Yayıncılığı yıllarında yayımlanan derleme yayınlarının hemen hepsinin altında İFSAK imzası bulunmaktadır. Türkiye nin en eski fotoğraf derneği olmasının yanısıra İFSAK, yayımladığı eserlerle de bu konuda öncülük etmiş bir kuruluştur. İFSAK ın bu tavrı fotoğraf yayıncılığının Türkiye de gelişmemiş olması ve bu alanda oluşan boşluğu giderme çabasıdır sonrasında Türkiye de yayımlanan fotoğraf albümlerinin sayısının giderek arttığı, sayının yanında farklı anlayışlarla yayımlanan birçok albümün, baskı kaliteleriyle de olumlu yönde gelişmelerin olduğu dikkat çekmektedir. Türkçe Fotoğraf Yayınları Kataloğu nda bu dönemde yayımlanmış 27 albüm bulunmaktadır. Bu albümlerin bir kıs-mı yayınevlerince yayımlanırken, önemli bir çoğunluğu da fotoğrafçıların kendi olanaklarıyla yayımladığı albümler olarak dikkat çekmektedir. Fotoğrafçıların albümlerini kendi olanaklarıyla yayımlamasının nedeni yayınevlerinin bu konuya, maliyetlerin yüksek, satışın ise az olması nedeniyle kaçınmaları ve genellikle isim yapmış fotoğrafçıların çalışmalarını yayımlama eğilimleridir. Buna karşılık fotoğrafçıların kendi kısıtlı olanaklarıyla yayımladıkları albümler birer özveri ürünü olarak kabul edilebilir. Bu dönemde yayımlanan 27 albümden 11 tanesi fotoğrafçıların kendilerinin yayımladıkları albümlerdir. Bunların bir kısmı sergi albümü niteliğinde, bir kısmı da farkı dönemlerde yapılmış çalışmaların bir araya getirildiği albümler olarak dikkat çekmektedir. Bu dönemde yayımlanan Tahir Ün ün Düşlenmiş Manzaralar/Değişiklik Anları, Orhan Alptürk ün 40 Öykü albümleri bu anlayışın tipik örneklerindendir. Bu dönem içerisinde yayımlanan fotoğraf yayınları içerisinde 25 teknik kitabın 16 tanesini temel düzeydeki kitaplar, 6 tanesini ileri düzeye yönelik teknik kitaplar, 3 tanesini fotoğrafın farklı meslek dallarında kullanımına yönelik kitaplar oluşturmaktadır. Temel düzeye yönelik kitapların 10 tanesini telif eserler oluştururken, 6 tanesi de yabancı kaynaklardan yapılan çevirilerle dilimize kazandırılmıştır. Üniversitelerde fotoğraf programlarının konulmaya ve sayılarının giderek artmaya başlamasıyla birlikte, bu kurumların ve öğretim üyelerinin hazırlamış olduğu yayınlar, fotoğraf yayınlarının sayısının artmasına katkıda bulunmuştur yılından itibaren derleme ve kuramsal yayınların hızla artmakta oldukları görülmektedir. Geçmiş dönemlerde yalnızca fotoğraf tekniğini öğreten yayınlar yayımlanırken, 1990 lı yıllarda yayımlanan kuramsal kitaplar, derleme ve kılavuzlar, fotoğraf yayınlarına büyük bir canlılık getirmiştir. Bu dönem içerisinde, İhsan Derman ın hazırlamış olduğu Fotoğraf ve Gerçeklik adlı eserle başlayan ve fotoğraf kavramını sorgulayan, açıklayan birçok eser yayımlanmıştır. Fotoğraf ve Gerçeklik farklı yayınevleri tarafından üç kez yayımlanmıştır. İhsan Derman, Villem Flusser in fotoğrafı sorgulayan kuramsal bir çalışma olan Bir Fotoğraf Felsefesine Doğru eserini de dilimize çevirmiştir. Benzer biçimde fotoğraf kuramı üzerine iki yayın Reha Akçakaya nın çevirileriyle dilimize kazandırılmıştır. Bu eserler, çağımızın önemli yazarlarından biri olan Roland Barthes in Camera Lucida ve Susan Sontag ın Fotoğraf Üzerine adlı çalışmalarıdır. Türkiye de fotoğraf üzerine en çok yazı yazan ve düşünce 17 A F S A D Ocak - Şubat 2013

20 Dosya Konusu Fotoğraf ve Yayıncılığı Estetik 18 üretenlerin başında gelen Gültekin Çizgen in, bu dönemde farklı yayınevi ve dernekler tarafından birçok kitabı yayımlanmıştır. Çizgen in bu dönemde İFSAK yayınlarından çıkan Fotoğrafın Yapısı ve Kimliği Üzerine Denemeler, 1993 yılında Varlık Yayınlarından çıkan Ve Fotoğraf, 1994 yılında Fotoğraf ve Yaşam Yokuşunda İlk 50, 1998 yılında Arkeoloji ve Sanat Yayınlarından çıkan Fotoğrafın Görsel Dili, Kelaynak Fotoğraf kuramsal dizisinden çıkan Işık Çağı-Fotoğraf Çağı ve 2000 yılında Om Yayınlarından çıkan Fotoğraf 2000 isimli kitapları yayımlanmıştır yılları arasında Türkiye de fotoğraf albümlerinin sayısında büyük bir artış olmuştur. Farklı boyut, biçim ve içeriklerle 100 civarında albüm yayımlanmıştır. 6 Engin Özendes bu dönemde, 1998 yılında Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Abdullah Freres, Osmanlı Sarayının Fotoğrafçıları ve 1999 yılında Sebah&Joaillier den Foto Sabah a Fotoğrafta Oryantalizm, Yapı Endüstri Yayınları tarafından yayımlanan Osmanlı nın İlk Başkenti Bursa, Osmanlı nın İkinci Başkenti Edirne, Osmanlı nın Son Başkenti İstanbul, Tarih Vakfı ve Pamukbank tarafından yayımlanan Türkiye de Fotoğraf, 2000 yılında Tarih Vakfı ve Pamukbank tarafından yayımlanan Merhaba Atina-Here İstanbul gibi pek çok başarılı yayın çalışmasına imza atmıştır. Engin Özendes in albümlerinin önemli bir özelliği de, hazırladığı her albümün metinlerinin İngilizce çevirilerinin bulunmasıdır. İngilizce metinlerle albümlerin dışarıya yönelik satışlarının kolaylaştırılması düşüncesinin yanında, Türkiye fotoğrafının dışa yönelik tanıtımı da amaçlanmaktadır. Ara Güler in, geçmiş dönemler içerisinde Türkiye de Fotoğraflar ve Ara Güler in Sinemacıları adlı albümleri yayımlanmıştı. Küçük boyutlardaki bu iki albümün ardından, bu dönem içerisinde iki yayın şirketi tarafından Ara Güler in dört büyük fotoğraf albümü yayımlanmıştır. Ana Yayıncılık tarafından 1994 te Bir Ömür Böyle Geçti Kalanlara Selam Olsun, 1995 de Yüzlerinde Yeryüzü; Dünya Yayınları tarafından 1994 te Eski İstanbul Anıları, 1995 de Yitirilmiş Renkler albümleri yayımlanmıştır. Dünya Yayınları tarafından yayımlanan albümler Türkçe ve İngilizce olarak ayrı ayrı yayımlanmıştır. Ara Güler in Yitirilmiş Renkler ve Yüzlerinde Yeryüzü albümlerinde renkli, diğer iki albümde ise siyah beyaz çalışmaları yayımlanmıştır. Ara Güler e Saygı ise 1998 yılında Probil tarafından doğumunun 70. yılına armağan olarak hazırlanmıştır lı yıllarda bir devrim niteliğindeki bilgisayar alanındaki gelişmelerden hiç kuşkusuz yayıncılık alanı da etkilenmiştir lerin ikinci yarısından itibaren özellikle büyük basım ve yayın kuruluşlarında, yayınların hazırlık aşamasında kullanılmaya başlanan bilgisayarlar daha sonraki yıllarda, özellikle 1990 lı yılların ikinci yarısında, yeni bir yayıncılık türü olarak elektronik yayınları ortaya çıkarmıştır. Elektronik yayınlar iki ayrı tür olarak gelişim göstermiştir. Birincisi internet yayınları, ikincisi CD-ROM lardır. Türkiye nin teknolojiyi yakından izlemesi nedeniyle, bu yeni yayın türlerinde yayınlar, Türkiye de de yayımlanır olmuştur. Bu yayın türünün sağlamış olduğu büyük olanaklar elektronik fotoğraf yayınlarını da gündeme getirmiştir. Gelişen multimedya programlarının CD-ROM lar üzerine video görüntüsü ses, yazı ve animasyon kaydı gibi değişik olanaklar tanımaya başlamasıyla, CD-ROM lar aynı zamanda sunum aşamasında da kullanılmaya başladılar. Türkiye de Arif Aşçı nın İpek Yolunda Son Kervan, Coşkun Aral ın Sözün Bittiği Yer albümlerine ek olarak verilen CD-ROM larla ve İFSAK tarafından hazırlanan CD-ROM bu yeni yayın türünün öncü çalışmalarından olmuştur. Yine bilgisayar teknolojisinin gelişiminin etkisiyle yeni bir yayıncılık türü olarak İnternet yayıncılığı gündeme gelmiş, Fotografya dergisi de bu yeni türün Türkiye deki öncüsü olmuştur. Bu dönemde yayımlanan bütün fotoğraf yayınlarına bakıldığında yayınevlerinin yine fotoğraf yayınlarına mesafeli yaklaştıkları görülmektedir. Yayınevleri daha çok teknik ve teorik kitaplara yönelirken, genelde tanınmış fotoğrafçıların çalışmalarına yer veren az sayıda albümü de yayımlamışlardır. Sonuç Yerine: Fotoğraf yayınlarında ve yayıncılığında bazı temel sorunların henüz tam olarak çözülemediği açıktır. Türkiye de fotoğraf yayınları, çoğunlukla kişisel özverilerle yayımlanmaya çalışılmaktadır. Türkiye de profesyonel anlayışla fotoğraf yayıncılığı birkaç örnek dışında yapıl(a)mamıştır. Yayınevleri, fotoğraf yayınlarının maliyetlerinin yüksek, bunun yanında satışların da genel olarak düşük olması nedeniyle bu alana pek ilgi göstermemektedirler. Yayınevlerinin fotoğraf yayınlarına ilgisizliğinden doğan bu boşluk, konuya önem veren kişi ya da kuruluşların, kişisel çaba ve özverileriyle kapatılmaya çalışılmaktadır. Türkiye de yayımlanmış birçok fotoğraf yayını bu koşullar altında iyi niyetlerle yayımlanmaya çalışılmıştır. Yayıncılık konusunda bilinç ve deneyim eksiklikleri, fotoğraf yayını konusunda çaba ve emek harcayan kişileri de zaman zaman maddi ve manevi olarak zor durumda bıraktıkları gibi bu yayınlar, yeterli tanıtımı yapılamadığı için de hedef kitleye kolay ulaşamamaktadır. Yayınevleri dışında Türkiye de Fotoğraf Müzesi, Fotoğraf Federasyonu gibi örgütlenmelerin yayınlar konusunda henüz beklenen katkıyı sağlayamamış olmaları, Kültür Bakanlığı ve üniversiteler gibi var olan kurumların da ödenek yetersizliği nedeniyle gereken ilgiyi göstermemeleri nedeniyle, fotoğraf yayınlarını yeterli düzeyde destekleyecek kurumlar yoktur. Fotoğraf dernekleri de maddi zorluklar nedeniyle bu konuya yeterince ilgi gösterememektedir. Türkiye deki fotoğraf sektörü de son dönemlerde artış gösteren sponsorluk anlayışına karşın fotoğraf yayınlarına ilgisiz kalmaktadır. Türkiye de fotoğrafla ilgilenenlerin sayıları, geçen zaman içerisinde artış gösterse de, fotoğraf yayınlarına aynı oranda ilgi gösterilmemektedir. Fotoğraf yayınlarında arz-talep ilişkisi tam olarak gelişmemektedir. Yazar, yayıncı ve okuyucu üçgeninde tam bir ilişki bulunmamaktadır. Fotoğrafla ilgilenenlerin yayınlara ilgi göstermemeleri genel olarak iki nedene dayanmaktadır. Birincisi; genel okuma alışkanlığının olmaması, fotoğrafa ilgi duyan kişilerde, yayınla-

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli. Yayın Danışmanları Oya İşeri - Hüseyin Emiroğlu. Görsel Yönetmen Sedat Gever. Grafik Arz Tanıtım

ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli. Yayın Danışmanları Oya İşeri - Hüseyin Emiroğlu. Görsel Yönetmen Sedat Gever. Grafik Arz Tanıtım ISSN 2146-9164 Yayın Türü: Yerel ve Süreli Abonelik: Yıllık 60 TL Posta Çeki: 666874 Banka: Denizbank IBAN TR550013400000191012400002 İş Bankası IBAN TR070006400000110950784959 Dekont karabatakdergisi@gmail.com

Detaylı

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor:

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: Kültür ve Sanat Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: NESRİN AKÇA AKOĞUL Nesrin Akça Akoğul Eyüp Devlet Hastanesinde. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Nesrin Akça Akoğul. 1992 yılında fotoğraf

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

2013-2015 Dönemi Yönetim Kurulu Üyeleri Ali İlker Elçi 1979 yılında Malatya da doğdu, ilk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladı. 2003 yılında İnönü Üniversitesi Kimya Bölümünden mezun oldu ve 2005 Yılında

Detaylı

KİŞİSEL BİLGİLER EĞİTİM

KİŞİSEL BİLGİLER EĞİTİM KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı : Ahmet Yağlı Doğum Tarihi : 16.09.1977 Doğum Yeri : İzmir E-posta : ahmetyagli@maltepe.edu.tr EĞİTİM 2009 Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku anabilim

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi

İBRAHİM DEMİREL FOTOĞRAF DİLİNDE BİR SÖYLEŞİ. asosöyleşi FOTOĞRAF DLNDE BR SÖYLEŞ K R K Y L N B R K M BRAHM DEMREL brahim DEMREL, 1941 yılında Malatya Akçadağ ilçesi Durulova (Körsüleyman) köyünde doğdu. lkokulu köyünde okuduktan sonra Akçadağ Öğretmen Okulu,

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl. Sanatlar Fakültesi Y. Lisans Fotoğraf Mimar Sinan Güzel Sanatlar 2011- Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora

Derece Alan Üniversite Yıl. Sanatlar Fakültesi Y. Lisans Fotoğraf Mimar Sinan Güzel Sanatlar 2011- Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Nevzat Yıldırım 2. Doğum Tarihi: 02.12.1987 3. Unvanı: Öğretim Görevlisi 4. Öğrenim Durumu: Yüksek Lisans Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Fotoğraf ve Grafik Kocaeli Üniversitesi

Detaylı

FOTOĞRAF SANATÇISI TANIM

FOTOĞRAF SANATÇISI TANIM TANIM Fotoğraf makinesiyle varlıkların görüntüsünü filme kaydeden ve görüntülerin karta basımını yaparak istenen sayıda kopyasını çıkaran kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Fotoğrafçılık,

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

HÜRRİYET GAZETESİ OKUR PROFİLİ 01.09.2011 31.08.2012

HÜRRİYET GAZETESİ OKUR PROFİLİ 01.09.2011 31.08.2012 HÜRRİYET GAZETESİ OKUR PROFİLİ 01.09.2011 31.08.2012 1.8 MİLYON KİŞİ her gün Hürriyet okur... AB sosyo-ekonomik statü grubunda 650 bin kişi ile en yüksek erişim (SES 2012) Yüksek eğitimli okurlarda en

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim. 1 GÜLER SABANCI KONUŞMA METNİ 12. ARAŞTIRMACILAR ZİRVESİ 12. Araştırmacılar Zirvesi nin açılış konuşmasını yapmak için beni davet etmenizden, bana bu fırsatı vermenizden dolayı sizlere teşekkür ederim.

Detaylı

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ Özdemir Asaf (Ankara, 11 Haziran 1923 İstanbul, 28 Ocak 1981) Danıştay Üyesi Mehmet Asaf ın oğludur. Babasını kaybettiği yıl (1930) Galatasaray Lisesi nin ilk kısmına girdi. 1934

Detaylı

1998 Dost FM, Program Yapımcısı. 2001-2006 ODTÜ TeknoPark Halıcı Yazılım A.Ş. ve Halıcı Bilgi İşlem A.Ş. Multimedya, Grafik Tasarımcı

1998 Dost FM, Program Yapımcısı. 2001-2006 ODTÜ TeknoPark Halıcı Yazılım A.Ş. ve Halıcı Bilgi İşlem A.Ş. Multimedya, Grafik Tasarımcı HAKAN DAĞ MİSAFİR ÖĞR. GÖR. 05338304372 hakan.dag@neu.edu.tr 18.02.1972 Gelibolu Öğrenim Durumu 1998 / Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü, Özgün Baskı, Serigrafi Hakkında / İş Bilgileri 1992-1993

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

WILHELM SCHMID Arkadaşlıktaki Saadete Dair

WILHELM SCHMID Arkadaşlıktaki Saadete Dair WILHELM SCHMID Arkadaşlıktaki Saadete Dair WILHELM SCHMID 1953 te Almanya da Bavyera-Süebya (Schwaben) bölgesinde doğdu. Berlin, Paris ve Tübingen de felsefe eğitimi aldı. Çeşitli Alman üniversitelerinde

Detaylı

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede Yaz Sanat Kulübü 2010 Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Fener-Balat bölgesinde yaşayan çocuklar ve kadınlar için eğitim, kişisel gelişim ve sağlık gibi konularda projeler yürütüp kültürel

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

ETKİNLİK PROĞRAMI. 22 Eylül 2011 Perşembe

ETKİNLİK PROĞRAMI. 22 Eylül 2011 Perşembe ETKİNLİK PROĞRAMI 22 Eylül 2011 Perşembe 14:00 Kayıt, bilgilendirme ve konaklama yerlerine yönlendirme. (İbramaki Sanat Galerisi / Atatürk Heykelı karşısı) 23 Eylül 2011 Cuma Fotomaraton Perşembe Saat24.00

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 Mayıs 2014

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 Mayıs 2014 A- FESTİVAL ANA SPONSORLUĞU Kapsam: Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali sosyal sorumluluk projelerine önem veren kurum ve kuruluşların desteğiyle 17. yaşına geldi. Festivalimizin ismiyle birlikte anılacak

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Belmin Söylemez: Bütün mesele, bir şeyi anlatmaya çalışmak ve farklı yöntemler denemek

Belmin Söylemez: Bütün mesele, bir şeyi anlatmaya çalışmak ve farklı yöntemler denemek Belmin Söylemez: Bütün mesele, bir şeyi anlatmaya çalışmak ve farklı yöntemler denemek 2002 yılında da filmleriyle Film Merkezi ne konuk olan yönetmen Belmin Söylemez, 14 Aralık 2005 tarihinde Hayatımın

Detaylı

2015-2017 Dönemi Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Osman Aydın 1975 Ordu doğumlu. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendiliği bölümünden, 2012 yılında da Anadolu Üniversitesi AÖF Fotoğrafçılık ve Kameramanlık

Detaylı

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK! ALEM-İ İŞ, NE İŞ? Alem-i İştir kişinin lafa bakılmaz! diyoruz ve iş hayatında yaşadıklarımız konusunda bize, size, herkese esprili

Detaylı

KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ

KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ YARIŞMANIN AMACI: İlçe merkezi ve köylerinde bulunan tarihi ve kültürel varlıkların tanıtımı, korunması, gelecek nesillere aktarılması,

Detaylı

HAYATTA İMKÂNSIZ DİYE BİR ŞEYİN OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM

HAYATTA İMKÂNSIZ DİYE BİR ŞEYİN OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM 2009 yılı İktisat Bölümü mezunlarımızdan ve halen MTS Lojistik Inc. şirketinde İthalat Uzmanı sıfatıyla görev yapan Gözde Köksal ile bir söyleşi gerçekleştirdik. HAYATTA İMKÂNSIZ DİYE BİR ŞEYİN OLMADIĞINI

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Capital ve Ekonomist Dergileri ile LeasePlan Türkiye Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Yılın Filo

Detaylı

ABİDİN DİNO 1913-1993

ABİDİN DİNO 1913-1993 ABİDİN DİNO 1913-1993 Abidin Dino 23 Mart 1913,İstanbul`da doğdu. Ressam, karikatürist, yazar, film yönetmeni. Çok yönlü bir kültür adamı olan Abidin Dino, çağdaş Türk resminin öncülerindendir. 1933 yılında

Detaylı

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi EĞLENCEM MEDYA Prof. Dr. E. Nezih ORHON Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Merhaba, Öğrencilerimiz ile birlikte hayata geçireceğimiz çalışmalarda deneyim paylaşımı için aşağıdaki şu üç boyutu

Detaylı

Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz.

Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz. Tanıtım Kataloğu Kreatif yaklașımımız, profesyonel bakıș açımız, dinamik fikirlerimiz ile emek ve zamanımızı da harmanlayarak sizlere hizmet vermeyi hedefliyoruz. www.janrmedya.com 05 07 09 11 13 15 17

Detaylı

Yüzyüze Dersler Video Konferans Danışmanlık E - Öğrenme Sanal Sınıf E - Öğrenme İçeriği Doğru Meslek Seçimine Destek Bursu Tüm programlarda, Plato MYO tarafından hazırlanan Mesleki Eğilim Testi ni uygulayan

Detaylı

DEDENİN ADAYI, ERDOĞAN BAŞEĞMEZ, PROJELERİNİ ANLATTI

DEDENİN ADAYI, ERDOĞAN BAŞEĞMEZ, PROJELERİNİ ANLATTI DEDENİN ADAYI, ERDOĞAN BAŞEĞMEZ, PROJELERİNİ ANLATTI Bodrum Çarşı Esnafı Erdoğan Başeğmez, Esnaf Odası Seçimlerinde Başkan adaylığını açıkladı. Bodrum Esnaf Odası önünde bir açıklama yapan Erdoğan Başeğmez

Detaylı

GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR. Fotoğraf YARIŞMA ŞARTNAMESİ FAALİYET TAKVİMİ

GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR. Fotoğraf YARIŞMA ŞARTNAMESİ FAALİYET TAKVİMİ GİRESUN TEMALI YARIŞMALAR Fotoğraf YARIŞMANIN ADI: GİRESUN UN EVLERİ YARIŞMANIN TÜRÜ: Fotoğraf YARIŞMANIN KONUSU: Geleneksel Giresun un Evlerini Fotoğraflamak. YARIŞMANIN AMACI: Giresun un doğal güzelliklerine

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

DESTEKLERİYLE. 32 nd FIAP CONGRESS 32. FIAP KONGRESİ 01-07 SEPTEMBER 2014 ANKARA - CAPPADOCIA 01-07 EYLÜL 2014 ANKARA-KAPADOKYA

DESTEKLERİYLE. 32 nd FIAP CONGRESS 32. FIAP KONGRESİ 01-07 SEPTEMBER 2014 ANKARA - CAPPADOCIA 01-07 EYLÜL 2014 ANKARA-KAPADOKYA DESTEKLERİYLE 32. FIAP KONGRESİ 01-07 EYLÜL 2014 ANKARA-KAPADOKYA www.tfsf.org.tr 32 nd FIAP CONGRESS 01-07 SEPTEMBER 2014 ANKARA - CAPPADOCIA www.fiap32congress.org 32. FIAP KONGRESİ TÜRKİYE DE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Çankaya Üniversitesi Bilgi İşlem Departmanı nda çalışan ve 2007 Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzden mezun olan Hakan Yurduseven ile bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

Küçük Yaşar ın Öyküsü. Alucura Çayevi

Küçük Yaşar ın Öyküsü. Alucura Çayevi Küçük Yaşar ın Öyküsü Alucura Çayevi Yalvaç Ural (1945, Konya) Kitaplarının sayısı 100 ü aşan yazarın yurtiçinde ve yurtdışında pek çok ödülü bulunmaktadır. Kitapları Almanca, İngilizce, Sırpça, Hırvatça,

Detaylı

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ TANIM Haber kaynakları ile ilişki kurarak sürekli haber toplayan, gerektiğinde olayları yerinde izleyen, haberi yazılı veya sözlü olarak bağlı bulunduğu radyo veya televizyon kurumuna ileten kişidir. A-

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Bilmece ŞİPŞAK BİLMECELER DEYİM VE ATASÖZLERİ. 2. basım. Resimleyen: Ferit Avcı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Bilmece ŞİPŞAK BİLMECELER DEYİM VE ATASÖZLERİ. 2. basım. Resimleyen: Ferit Avcı Resimleyen: Ferit Avcı Süleyman Bulut ŞİPŞAK BİLMECELER 2 ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Bilmece DEYİM VE ATASÖZLERİ 2. basım Süleyman Bulut ŞİPŞAK BİLMECELER 2 DEYİM VE ATASÖZLERİ Resimleyen: Ferit Avcı www.cancocuk.com

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

DEREÜSTÜ KÖYÜNDE ARHAVİ EVİ İNŞASINDA BAŞKAN SERENDERDEN KONUŞTU

DEREÜSTÜ KÖYÜNDE ARHAVİ EVİ İNŞASINDA BAŞKAN SERENDERDEN KONUŞTU DEREÜSTÜ KÖYÜNDE ARHAVİ EVİ İNŞASINDA BAŞKAN SERENDERDEN KONUŞTU Son dönemlerde özellikle başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın seçim sonrası başlattığı balkon konuşmasının bir benzerini Arhavi Belediye başkanı

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları

Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Yaratıcı Metin Yazarlığı SGT 332 Seçmeli 1 2 0 2 3 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Pınar EREN Öğretim Görevlisi T.C. İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi www.arel.edu.tr

Pınar EREN Öğretim Görevlisi T.C. İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi www.arel.edu.tr Pınar EREN Öğretim Görevlisi T.C. İstanbul Arel Üniversitesi www.arel.edu.tr 1. Adı Soyadı : Pınar EREN 2. Doğum Tarihi : 30.03.1979 3. Unvanı : Öğretim Görevlisi 4. İletişim : İstanbul Arel Üniversitesi,

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

DESTANLAR VE MASALLAR. Samed Behrengi KÜÇÜK KARA BALIK. Masal. Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez

DESTANLAR VE MASALLAR. Samed Behrengi KÜÇÜK KARA BALIK. Masal. Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez Samed Behrengi KÜÇÜK KARA BALIK Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez DESTANLAR VE MASALLAR Masal samed Behrengi Küçük Kara Balık Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez Yayın

Detaylı

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı.

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı. Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Konuklar, İstanbul, 14 Temmuz 2008 Öncelikle Real Hipermarketleri Türkiye Genel Müdürü olarak gerçekleştirdiğimiz ilk basın toplantımıza katılımınız için çok teşekkür

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Dünyayı gezen fotoğrafçı Patricia Willocq

Dünyayı gezen fotoğrafçı Patricia Willocq Röportaj Didem Müftüoğlu Dünyayı gezen fotoğrafçı Patricia Willocq ddmftgl@gmail.com Bir çok ülkeyi gezmis ve beyaz siyahilere dair proje yapmis Patricia Willocq ile fotoğraf üzerine sohbet ettik. Dünyayı

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI!

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI! 51. ULUSLARARASI ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ'NİN ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI'NIN JÜRİSİ BELLİ OLDU Bu yıl 51.si düzenlenecek olan Uluslararası Antalya

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler,

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler, İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi Sevgili Öğrenciler, Bu anket MLARG: risk grubundaki gençler için cep telefonu üzerinden İngilizce öğrenme (Proje Numarası: 2009-TR1-LEO05-08674) adında bir Avrupa Birliği

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI TANIM Çalıştığı kurumun tanınmasını, çalışmalarına karşı insanlarda olumlu izlenimler uyandırmasını, çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığını artırmasını sağlamak

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden O O LY F RT L Kİ Ş E İS PO "Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden başlamıştır. Çocukluk döneminde,

Detaylı

İstanbul u Yaşayanların Dergisi

İstanbul u Yaşayanların Dergisi İstanbul u Yaşayanların Dergisi YAYIN BİLGİLERİ Dünyanın Bir Numaralı Moda Dergisi Yayın yılı: Tirajı: Aylık Okur Sayısı: 10.183 37.000 İSTANBUL LIFE EKİM 2013 Yayın periyodu: 1996 Reklamın Görülme Sayısı:

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI

LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI Portal Adres LOJISTIK SEKTÖRÜNÜN PÜF NOKTALARI ANLATILDI : www.sabah.com.tr İçeriği : Gündem Tarih : 08.06.2015 : http://www.sabah.com.tr/guney/2015/06/08/lojistik-sektorunun-puf-noktalari-anlatildi 1/3

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

U.R. 2440. BÖLGE ROTARACT TEMSİLCİLİĞİ 2015-2016 DÖNEMİ BAŞKANLAR EĞİTİM SEMİNERİ. Rtc. Gözde Çiftçi

U.R. 2440. BÖLGE ROTARACT TEMSİLCİLİĞİ 2015-2016 DÖNEMİ BAŞKANLAR EĞİTİM SEMİNERİ. Rtc. Gözde Çiftçi U.R. 2440. BÖLGE ROTARACT TEMSİLCİLİĞİ 2015-2016 DÖNEMİ BAŞKANLAR EĞİTİM SEMİNERİ H i z m e t l e r i n i z d ü n y a y a a r m a ğ a n o l s u n Rtc. Gözde Çiftçi U.R. 2440. Bölge Rotaract Temsilciliği

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : İsmail Kıllıoğlu İletişim Bilgileri Adres : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 Mail : ikillioglu@fsm.edu.tr 2. Doğum -

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti SİNOPSİS Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, 2012 de İstanbul da, 2008 yılında yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve

Detaylı

İnsanlar yazdıkları eserler, besteledikleri müzikler, yaptıkları buluşlar ve yarattıkları sanat eserleri ile tarihe mal olur, takdirle anılırlar.

İnsanlar yazdıkları eserler, besteledikleri müzikler, yaptıkları buluşlar ve yarattıkları sanat eserleri ile tarihe mal olur, takdirle anılırlar. İnsanlar yazdıkları eserler, besteledikleri müzikler, yaptıkları buluşlar ve yarattıkları sanat eserleri ile tarihe mal olur, takdirle anılırlar. Tüm bu olumlu ve kalıcı var oluşların ortak duygusu yaratıcılıktır.

Detaylı

Yard.Doç.Ahmet Süreyya KOÇTÜRK Grafik Tasarımı Bölüm Başkanı T.C. İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi www.arel.edu.

Yard.Doç.Ahmet Süreyya KOÇTÜRK Grafik Tasarımı Bölüm Başkanı T.C. İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi www.arel.edu. Yard.Doç.Ahmet Süreyya KOÇTÜRK Grafik Tasarımı Bölüm Başkanı T.C. İstanbul Arel Üniversitesi Fakültesi www.arel.edu.tr. Adı Soyadı : Ahmet Süreyya KOÇTÜRK. Doğum Tarihi : 4/06/95 3. Unvanı : Yard.Doç.

Detaylı