Sosyal Politikanın En Önemli Kurumu: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sosyal Politikanın En Önemli Kurumu: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı"

Transkript

1 Sosyal Politikanın En Önemli Kurumu: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bedrettin Kesgin * Özet: Sosyal politika alanında en önemli gelişmelerden birisi Türkiye de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kurulmasıdır. Sosyal politikalar, önceden devlet bakanlığının emrinde yürütülürken, bu yeni düzenlemeyle müstakil icracı bir bakanlığa sahip oldu. Yine bu düzenlemeyle, sosyal politika konusunda çalışan akademisyenlerden entelektüellere, hizmet sağlayıcılardan müracaatçılara kadar hemen hemen herkesin şikâyet ettiği sosyal hizmet üreten kurum ve kuruluşların parçalı ve dağınık yapısının ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. Böylece bakanlığın kuruluşu ile bu yapı ortadan kaldırılarak sosyal hizmetleri sunan ana kurum olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı belirlenmiştir. Bu çalışmayla bakanlığın amaçları, teşkilatlanması ve çalışma prensipleri bağlamında bu birimin analizi yapılacaktır. Değerlendirme yapılırken, özellikle dezavantajlı kişilere ve gruplara sunulan hizmetlerden hareket edilecektir. Zaten bakanlığın da en önemli görev ve sorumluluğu bu gruplara yöneliktir. As The Most Important Agency; Social Policy The Minister of Family and Social Policies Anahtar Kelimeler: Aile, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Akdeniz Refahı. Abstrac: One of the most important developments in area of social policy in Turkey is the establishment of the Ministry of Family and Social Policies. The execution of social policies at the disposal of the State Department in advance, with a ministry in this new arrangement was detached executive. With this arrangement, intellectuals academics working in the field of social policy, service providers, the applicants complained that almost anyone to institutions and organizations producing social service planned to eliminate the scattered and fragmented structure. Thus, this structure is the establishment of the ministry as the main institutions that offer these services by eliminating the Department of Family and Social Policies determined. In this study, the ministry's objectives, organization and operating principles will be analyzed in the context of this unit. When making an assessment, particularly for disadvantaged people and groups will be moving the services offered. Already the most important duties and responsibilities of the ministry aimed at these groups Key Words: Family, The Minister of Family and Social Policies, Welfare of Mediterranean. * Yrd. Doç. Dr., Yalova Üniversitesi ĐĐBF. Sosyal Hizmetler Bölümü , Yalova/Türkiye. Đnsan Hakları Yıllığı, Cilt 30, 2012, s

2 42 Đnsan Hakları Yıllığı, Cilt 30 GĐRĐŞ Geçmişte sosyal nitelikli hizmetler ya Başbakanlığa ya da devlet bakanlığına bağlı şekilde sürdürülmekteydi. Bu hizmetlerden sorumlu olan devlet bakanlığı da zaten Başbakana yardım etmek amacıyla oluşturulmuştu. Mevzuata göre devlet bakanlıkları, bakanlar kurulunda koordinasyon görevini yerine getirmek ve önemli konularda tecrübelerinden ve bilgilerinden istifade edilmek amacıyla oluşturulmuştu. 1 Böylece devlet bakanlıkları Başbakanlığa bağlı olup, ilgili statüdeki kuruluşların da yönetimi ve koordinasyonundan sorumlu olmuştu (Eryılmaz, 2002: 90). Son düzenleme yapılmadan önce bir kısım sosyal nitelikli hizmetler devlet bakanlığının altında yürütülürken diğerleri Başbakanlığa bağlı genel müdürlük olarak sürdürülmekteydi. Özürlüler Đdaresi, Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Genel Müdürlükleri gibi birimler müstakil icracı bir bakanlık yerine Başbakanlığa bağlı birim olarak görevlerini yürütmekteydi. Yaşlılar, özürlüler, yoksullar, özellikle sosyal yardım ve sosyal hizmete muhtaç kadınlarla çocuklar toplumun hatırı sayılır bir kesimini ifade etmektedir. Bu kadar geniş bir kesimi ifade eden bu gruplara yönelik icracı bir bakanlığın olmaması da ciddi anlamda sorun olarak görülüyordu. Bu duruma son vermek amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB) oluşturularak bu birimler tek çatı altında toplanmıştır. Dolayısıyla sosyal politika konusunda bu bakanlık en önemli birim haline gelerek, bu hizmetlerin tek bir icracı bakanlığın altında birleştirilerek yürütülmesi yoluna gidilmiştir. 633 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ASPB sorumluluğunda sosyal hizmet birimleri beş adet genel müdürlük olarak oluşturulurken, diğer yandan bakanlıkta istihdam edilecek personelin nitelikleri de belirlenmiştir. Ayrıca yeni bir düzenlemeyle bakanlıkların hiyerarşisinde önemli bir değişiklik yapılarak bakan yardımcılığı ihdas edilmiştir. Aynı bakanlar gibi sadece hükümetin seçim takvimi içinde görevde bulunan, istenildiği zaman görevine son verilen bakan yardımcılığı bakanlık hiyerarşisi içinde bakandan sonra gelen en önemli kişi konumunda olmuştur s. Kararname 3046 sayılı bakanlık örgütlenme yasasını değiştirmekte ve sayılı kararnamelerin uygulama esaslarını belirlemektedir. Đcracı olmayan ya da sandalyesiz bakanlık uygulaması olarak bilinen devlet bakanlığına bu düzenleme ile son verilmiştir. Devlet Bakanlığı ilk olarak 1947 de oluşturuldu. Son dönemde sayısı en çok yirmi olabilen devlet bakanlıkları, 61. Hükümet döneminde ise kaldırılmış oldu s. KHK. Bakan Yardımcısı, her bakanlıkta bir adet olması zorunlu olan idari devlet yöneticisi müsteşarın üstünde bir konuma sahip olmuştur. Ayman a göre (birgulaymanguler.net, 2012: 6) Türk kamu yönetimi tarihine Đttihat ve Terakki önerisi ile giren ama uygulanamayan bu siyasi müsteşar lık, 1937 yılında Başbakan Đsmet Đnönü nün desteğiyle yapılan anayasa değişikliği ile girmiştir. Ancak bu düzenleme de sekiz ay sonra Başbakan Celal Bayar desteğinde yapılan başka bir anayasa değişikliği ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bakanlıkta müsteşar 1 adet olur kuralı, bu uygulamayı önlemek için doğup yerleşmiştir. Yine Ayman; bakan yardımcılığı, genel uygulama olarak Amerikan başkanlık sisteminde bulunur. Sert kuvvetler ayrılığına dayanan bu sistemde, parlamenter rejimlerin toplu sorumlu Bakanlar Kurulu ve hem tek tek hem de kurul ile topluca ortak sorumlu bakanlık örgütlenmesi yoktur. Başkanlık sisteminde bakanların sorumluluğu parla-

3 Sosyal Politikanın En Önemli Kurumu: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 43 Çalışmada; sosyal hizmetlerin niteliğinin daha iyi anlaşılması için Türkiye nin de içinde bulunduğu Akdeniz refah sistemi incelenecektir. Akdeniz refah uygulamalarının çok kısa özeti ve dayandığı temeller ifade edildikten sonra Türkiye de kamu yönetiminin özellikle merkezi yönetimin sosyal refah uygulamalarına kısaca değinilecek ve ASPB nin analizi yapılacaktır. Böylece bakanlığın yetki, görev ve sorumlulukları bağlamında kısa bir çözümlemesi hedeflenirken özellikle sonuç bölümünde buna dönük öneriler yer alacaktır. TARĐHSEL OLARAK AKDE ĐZ REFAHI; ZAYIF SOSYAL DEVLET YA DA AĐLEYE DAYA A SOSYAL REFAH UYGULAMALARI Esping-Andersen, gelişmiş ülkeler açısından temel olarak refah uygulamalarını üç temel ayrıma tabii tutmuştur. 3 Bu analize göre bazı ülkeler için sosyal devlet uygulamaları ön planda iken diğer bazıları için bunun yerini aile ya da piyasa mekanizması almıştır. Genel anlamda ve temel olarak yapılan tasnif açısından Türkiye de benzer şekilde Akdeniz refah ülkelerine uygun bir gelişme göstermektedir. Bu ülkelerin refah uygulamalarının tamamen aynı olduğu düşünülmemelidir. Bu ayrım refah uygulamalarında sivil toplum, piyasa, aile ve devlet yapısında ülkelerin nerede durduklarını belirlemektedir. Akdeniz refah uygulamalarında temel refah sağlayan kurumların başında aile gelmektedir. Güçlü ailenin niteliğine vurgu ile yaşlılar, özürlüler ve yoksullar öncelikle aile içinde var olan yardımlaşma ve dayanışma ilişkilerine havale edilmektedir. Bu ülkelerde aileye olan vurgunun yapılması, devlet ya da piyasanın olmadığı anlamına gelmemektedir. Akdeniz ülkelerinde hem piyasa hem de devlet istihdam sağlarken, yani devlet refah sağlamada önemli aktörlerden biriyken, bunun yanında özel sektör, sivil toplum ve aile ile yakın çevre sosyal sorumluluk uygulamaları ile refah sağlayabilmektedir. Devlet zayıf sosyal refah uygulayıcısı iken, özel sektör refah sağlamada son derece yetersiz kalmaktadır. Temel refah sağlayıcı aile olduğundan devlet daha çok ailenin üstesinden gelemediği durumlarda devreye girmektedir. Akdeniz devletleri biraz da geç sanayileşen ve dolayısıyla geç sanayi kapitalizmine uyarlanan ülkeleri ifade etmektedir. Tarımsal yapıların baskın karakter olması yakın zamana kadar bu ülkelerin sosyo-ekonomisi için hâkim bir unsurdu. Tarımsal faaliyet yanında kırsal yaşam ve gelişmemiş kurumlar ve kısıtlı devlet müdahalesi de Akdeniz ülkelerinin yapısal özelliklerindendir. Günümüzde ise bu ülkeler hızlı kentleşme ile tarımdan kopuşun yaşandığı ve kurumların yeni yapıya göre dizayn edildiği ülkeler sınıfına girmektedir. Aynı şekilde bu mentoya değil, başkana karşıdır; bu nedenle söz konusu sistemde parlamentoyla ilişkiler için böyle ara bir makam olması anlaşılabilir bir durumdur. 3 Esping-Andersen in çalışmasında sosyal demokrat model; daha çok Đskandinav ülkelerinde görülürken, liberal model; Anglo-Sakson ülkelerinde, muhafazakâr model ise kıta Avrupa sı ve Akdeniz ülkelerinde görülmekte iken Türkiye de bu modelde yer almaktadır ( Esping-Andersen, 1996).

4 44 Đnsan Hakları Yıllığı, Cilt 30 ülkeler her ne kadar değişmeye yüz tutsa da aile, akraba ve komşuluk ilişkileri bir yere kadar önemlidir. Yine bu ülkelerde, devletin yetersizliğini ve piyasanın zayıflığını enformel sektör ve aile-komşu-akrabalık ilişkileri ile bir nebze de olsa doldurmaya çalışan sektör ve yapılar vardır. Ailenin sosyal refah sağlamada özel bir önemi vardır. Ayrıca, burada kendi hesabına çalışanlar ile enformel sektörde çalışanların varlığı daha yoğun göze çarpar. Her ne kadar Türkiye diğer Güney Avrupa modellerinden nüfus artışı, yaşlanma oranı ve çocuk sayısı olarak farklılık arz etse de Türkiye de bu alanda Güney Avrupa da yaşanan değişime gittikçe daha fazla yaklaşmakta ve bu eğilimin gelecekte de süreceği gelecek senaryolarında ifade bulmaktadır. (Kesgin, 2013) Yoksulluk, bu ülkelerde, refah devletleriyle kıyaslandığında oldukça yaygındır. Bununla birlikte sosyal dışlanmaya yol açmamak için sosyal yardımlar devreye girmektedir. Đşsizlik ve yoksulluk durumlarında aile ve akraba dayanışması da devreye girebilmektedir. Özellikle bu aile dayanışması işsizlik, yoksulluk durumlarında bu bireylere kol kanat germe ve sosyal dışlanmayı engelleme misyonuna hizmet etmektedir. Aile-akraba, işsizlik ve yoksulluğa karşı birçok stratejiyi devreye sokmaktadır. Bir yandan sosyal yardım yaparken, diğer taraftan sosyal bağlantılar başta olmak üzere sosyo-ekonomik destekler de sağlanmaktadır. Đşsizin iş bulması için de aile-akrabalar devreye girebilmektedir. Bununla birlikte Akdeniz ülkelerinde yaygın yoksulluk, işsizlik ve emek piyasasındaki ücret, yoksulluğu yaygınlaştırmaktadır. Bundan dolayı da sosyal yardım konusunda artan talebin varlığı gözükmektedir. Bu talebin karşılandığını söylemek ise pek mümkün olmamakta, bununla beraber bu yardımların azaltılması yönünde iç ve dış baskı daha fazla gündeme gelmektedir. Yine bu yardım, emek piyasasına yönelik bir desteği de kapsamakta, sosyal bütçenin kısıtlanması da sosyal yardım alanını zayıflatmaktadır. Bunların yanında içerdeki nüfusun yaşlanması da genç nüfus üzerindeki baskıyı arttırmaktadır. (Kesgin, 2013) Küreselleşme, şehirleşme ve bireyselleşme gibi gelişmeler, akrabalık ilişkileri ve aile dayanışması gibi yapıları zayıflatırken, yine de bu güçler varlıklarını sürdürmektedir. Akdeniz ülkelerinde sosyal anlamda devlet zayıftır ve modern boyutuyla sosyal refahı sağlayamamaktadır. Geleneksel ilişki ağları, klientalist sosyal yardım ve hizmet bu ülkelerin refah politikalarını belirlemede önemli rol oynar. Muhafazakâr- korporatist refah sağlamada, din ile geleneksel kurum ve kuruluşların da aktör olduklarını görüyoruz. Kısaca bu anlayışta genel, kapsamlı ve hak temelli bir sosyal refah politikası yoktur. Türkiye nin içinde bulunduğu bu ülkelerde işçilerin, köylülerin ve sosyal adaleti savunan siyasi ve sivil grupların baskısıyla sosyal uygulama alanının genişlediğini fakat 1980 sonrasında küreselleşmenin baskısı ile bu alanların daha fazla geleneksel kurumlarla sivil ve gönüllü kuruluşlara açıldığını görmekteyiz. Devletin özellikle merkezi yönetimin uygulamalarının arttığı dönemde aynı zamanda ulus devletin gücünün za-

5 Sosyal Politikanın En Önemli Kurumu: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 45 yıflaması, sermayenin hareketliliği, klasik mavi yakalı emek hâkimiyetinin azalması vb. nedenlerle devlet yeniden klasik misyonuna dönme çabasına girmiştir. Bu durumda karşımıza etkin olmayan ve sosyal boyutu güçsüz devlet çıkmaktadır. Ferrera (2006) Güney ülkeleri modelini; formel işgücüne dahil ayrıcalıklı gruba daha yüksek, nüfusun geri kalanına daha az olmak üzere düzensiz yardımlar sağlandığını belirtir. Sağlık hizmetlerinin evrenselci ve kapsayıcı olduğu, kamu yardımının ve hizmetinin planlanmasında ise tikelcilik ve klientalizmin hakim olduğunu belirtir. Devletin vergi toplamada yaşadığı sıkıntıları ise ayrıca zikreder. Gough ise (2006) ulusal gelir güvencesinin olmayışını, gruba özgü ulusal yardımın varlığını, adem-i merkeziyetçi yapıyı, ortak ikametgah koşulları ile sıkı ve enformel ihtiyaç tespitinin bu ülkelerin sosyal refah rejimlerinin özellikleri ile tanımlar. Bu da adil olmayan dağıtım, yetersiz nakit transferi, dağınık ve çeşitli sosyal yardım ve hizmet anlamına gelmektedir. Türkiye nin de hem tarihten aldığı mirasla hem de yaşadığımız dünya gerçekliğinde, sosyal refahının, Akdeniz-Güney refah uygulamaları için iyi bir örnek teşkil ettiği açıktır. TÜRKĐYE SOSYAL UYGULAMALARI GELĐŞĐMĐ VE DAĞI IK YAPISI Refah uygulamaları için sivil toplum, piyasa, sosyal devlet ve aile ilişkilerine baktığımızda Türkiye açısından da ailenin ve akrabalık ile komşuluk ilişkilerinin refah sağlamada önemli misyon yüklendiği, bazı sosyal refah uygulamalarının bu birimler tarafından sağlandığı görülmektedir. Türkiye gibi ülkeler hem aldıkları miras açısından hem de günümüz uygulamaları açısından devletin de piyasanın da sosyal güvenlik refah alanında tek başına baskın ve kapsayıcı uygulama içinde olmadığı ifade edilirken, diğer taraftan aile ve yakın çevrenin sosyal uygulamalarda önemli oranda işin içine girdikleri görülmektedir. Uygulamalarda dağınık ve parçalı bir yapının tarihsel olarak günümüze kadar geldiği de bir gerçektir. Osmanlının son dönemlerinde sınırlı devlet müdahalesi yanında, sosyal yardım ve hizmetler hayır işleri olarak toplumun örgütlendiği bir faaliyet olarak ortaya çıkmıştı. 4 Sosyal yardım ve dayanışma ilişkisi loncalar, vakıf ve imaret faaliyetleri, ahilik yapılanması gibi mesleki dayanışmayla ve gönüllü kuruluşlar eliyle yürütülmekteydi. Devlet müdahalesi anlamında, modern devletin bu alanda sınırlı sorumluluk sahibi görülmesi zaten o dönemin genel geçer kabulüdür. Kısaca piyasanın gelişmediği, devletin de çok fazla sorumlu görülmediği sosyal alanda bu tür sorumluluklar büyük oranda aile, akrabalık ilişkileri ve gönüllü 4 Bu konuda ayrıntılı bilgi için; (Özbek, 2002).

6 46 Đnsan Hakları Yıllığı, Cilt 30 kuruluşların çabaları ile yürütülmekteydi. Bu durum sosyal yardım ve hizmetleri çoklu aktörlere açarken, diğer yandan da sınırlı, karmaşık ve düzensiz bir hizmet verilmesi sorununu ortaya çıkarmıştır. Bu durum cumhuriyet döneminde de çok fazla farklılık göstermeden varlığını sürdürmüştür. Osmanlının son dönemlerinde kurulan Kızılay Derneği ne daha sonra Çocuk Esirgeme Kurumu ve Türk Hava Kurumu gibi sivil, gönüllü ama devlet erkânın desteklediği ve işin içinde olduğu kurumlarla sosyal hizmet ve yardım faaliyetleri yürütülmekteydi. Oysa devlete esas rol yüklenen dönem Đkinci Dünya Savaşı sonrasıdır yılında Çalışma Bakanlığı nın kurulması yine aynı tarihte iş kazaları ve meslek hastalıkları ile analık sigortası hakkında kanunun yürürlüğe girmesiyle başlamaktadır. Aynı şekilde 1946 yılında Đşçi Sigortaları Kurumu, 1949 da Emekli Sandığı, 1971 de ise Esnaf ve Sanatkârlar ve diğer bağımsız çalışanlar için Bağ-Kur kurulmuştur. Dünyadaki gelişmelere paralel olarak sendikal mücadele, sosyal devlet uygulamalarının benimsenmesi vb. nedenlerle sosyal devlet ilkesi anayasa ilkesi olarak 1961 Anayasa sında yer almıştır. Buna rağmen, sosyal devletin tam anlamıyla uygulamaya yansıması hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Yine de bu ilke bu tarihten sonra anayasa maddesi olarak hep var olmuştur. Buğra, benzer yapının-anayasa ilkesi olmasına rağmen uygulama tam olarak bunun karşılığı yoktur- diğer Güney ülkelerindeki gelişmelerle paralellik arz ettiğini vurgular (Buğra, 2010: 161). Formel olarak bu düzenlemelerin yapılmasına rağmen, sosyal güvenlik kapsamı dışında ciddi anlamda büyük bir nüfus yer alıyordu. Özellikle Cumhuriyetin kuruluşundan, iç göçlerin yoğun olarak yaşanmaya başladığı 1960 başlarına kadar yoksullukla anılan köylülerin resmi sosyal güvenliğe sahip olmadıklarını görüyoruz. Đç göçlerin artmaya başladığı 1950 sonrası ve 1960 başlarında artık yoksul köylüler yoksulluklarını geldikleri yerlere, özellikle büyük kentlere taşıdılar. Đstanbul, Ankara, Đzmir gibi büyük kentler yoksulları da içinde barındırmaya başladı. Devlet ise hem merkezi hükümetleriyle hem de yerel yönetimleriyle özellikle yoksullara istihdam ya da sosyal güvenlik sağlama imkânından mahrumdu. Bu durumda yoksulların stratejisi, bir yandan köyleri ile irtibatlarını koparmadan, özellikle büyük kentleri mesken tutan fabrikaların çevrelerinde öbeklenmiş gecekondu üretimi yapmak ve aynı zamanda ailenin bazı fertlerini enformel ya da formel piyasaya dahil ederek yoksullukları azaltmak olmuştur. Köy; her dönemde sosyal güvenlik sağlayan temel bir birim olurken, yoksullar, kentteki barınma sorununu çok fazla maliyet ödemeden gecekondu ile sağlamıştır. Aynı şekilde köyün bir strateji olarak elde tutulması ve üretim yapılması ile gecekondunun yaygınlaşması, kamunun etkin sosyal müdahalesinin olmaması nedeniyle ortaya çıkıyordu. Bu yıllarda vatandaşlar kendilerince uygun metotlarla yoksulluk mücadelesini sürdürüyordu.

7 Sosyal Politikanın En Önemli Kurumu: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 47 Bununla birlikte istihdam piyasasının dışında enformel olarak gelişen iş alanında ya da istihdam dışı yoksullara yönelik çok fazla bir sosyal müdahale geliştirilemedi yılında yürürlüğe giren, 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun (kamuoyunda 2022 olarak bilinir) devletin ilk olarak kapsamlı bir şekilde yürütülen bir çalışmasıydı. Yoksula aylık bağlanması sadece 65 yaşını bitirenleri değil, 65 yaşı bitirmediği halde başkalarının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek kadar malul olduklarını tam teşekkülü hastaneden alacakları sağlık raporu ile kanıtlayanlarla, uygun bir şekilde işe yerleştirilemeyen engellileri kapsam alanına aldı. Yani bu yasayla muhtaç yaşlılar ve muhtaç özürlüler kapsamlı bir şekilde sosyal yardım almaya hak kazandı sonrası ise, devletin en alttaki yoksullara yönelik çabası meşru görülürken, diğer yoksullara karşı hayırseverlik, sivil toplum ve aile dayanışması çerçevesinde yaklaşıldı. Korunmaya, bakıma veya yardıma muhtaç aile, çocuk, özürlü, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetler ve bu hizmetleri yürütmek üzere 1983 yılında 2828 s. Kanunla Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme yasası yürürlüğe girdi. Ayrıca en alttaki yoksulları hedef alan uygulama ile 1986 yılında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik (SYDT) Kanunu yürürlüğe girdi yılında ise Yeşil Kart Kanunu yürürlüğe girdi. Bu kanunun yürürlüğe girmesi, yoksulların tedavi masraflarını karşılamayı amaçlaması ve sağlık hakkının yoksullar açısından kabul edildiğini göstermesi açısından da Türkiye için ileri bir adım olmuştur. En alttaki yoksulları kapsam altına alan, muhtaç yaşlı ve özürlülere yönelik sağlık ve sosyal yardımı, merkezi devletin sorumluluğunda gören bir anlayışı ifade eden bu düzenlemeler yanında Türkiye de belirgin bir şekilde sivil toplum, gönüllü kuruluşlar, hemşehri dernekleri ve güçlü aile ye vurgu yapıldı. Sosyal politikalara yönelik müstakil bakanlığın kuruluşuna kadar bu politikalar parçalı ve dağınık bir görünüm arz ediyordu. Bu dağınıklığı ortadan kaldırmak ve belli disiplin içinde sürdürülmesi için bazı düzenlemeler de yapılmıştır. Geçmişten günümüze yoksul kesime yönelik uygulamaların en fazla eleştirilen yönlerinden birisi de sosyal yardımda tekrarların yaşanması ve bilgi ile belgelerin kayıtlarının tutulamamasına yönelik yapılan eleştirilerdir. Bu eleştirileri ortadan kaldırmak, hizmet tekrarını engellemek ve bürokrasiyi ortadan kaldırarak süreci hızlandırma amacıyla Sosyal Yardımlar Bilgi Sistemi (SOYBĐS) oluşturulmuştur. AĐLE VE SOSYAL POLĐTĐKALAR BAKA LIĞI: AĐLE TEMELLĐ SOSYAL UYGULAMALAR Haziran 2011 tarihinde yayınlanan KHK ile ASPB nin kurulması kararlaştırılmış; böylece Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı bakanlar kurulu listesinden çıkarılmıştır. Sosyal hizmetler ve sosyal yardımlar alanında hizmet sunan kurum ve kuruluşların dağınık oluşu, parçacı nitelik göstermesi ve bu ku-

8 48 Đnsan Hakları Yıllığı, Cilt 30 rumlar arasında koordinasyon eksikliği ile hizmet standartlarının olmayışı geçmişte sürekli eleştirilmişti. Yeni düzenlemede en dikkati çeken durum, eşgüdüm ve koordinasyon görevidir. Ayrıca sosyal nitelikli hizmetleri uygulama boyutuyla özel sektöre de gördürebilmektedir. Bakanlık böylece temel hizmet sunan birim yerine, hizmet sunulmasını sağlayan birim haline gelmekte; diğer alanlarda görülen hizmetin taşere edilmesi, özel sektöre gördürülmesi gibi eğilimden sosyal hizmet ve yardım alanı da etkilenmektedir. Bu durum hizmet sunumunu yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlar, gerçek kişiler, tüzel kişiler e bırakabilme imkânını ifade etmektedir. Gönüllü kuruluşlar ile şirketler, yani piyasada işlev gören bu birimleri belirleme ve denetleme işlevine sahipken aynı zamanda bu birimler kamu içinde önemli görevleri yerine getirebilecektir. Bu düzenlemeyle Bakanlık hizmet sunumunda hâkim bir birim olmaktan çıkabilecektir. Bakanlık genel ve ulusal politikaları belirleme, kontrol ve koordinasyon, ulusal stratejiler belirleme, rehberlik çalışması gibi uygulamaları yapmakla görevlendirilmiştir. KHK ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü kapatılmıştır. Kurumun işlevleri de, önceki yapıda mevcut olan daire başkanlıklarının, genel müdürlük olarak yeniden yapılandırılmasıyla bakanlığa bağlanarak sürdürülmesi öngörülmüştür. Ana hizmet alanlarından sadece gençlik hizmetleri yeni düzenlemede yer almayarak Gençlik ve Spor Bakanlığı na bağlanmıştır. Gençlik hizmetlerinden sosyal boyutlu olanlarının ise Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak yürütülmesi kararlaştırılmıştır. Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü kapatılarak, yeni bakanlığa bağlı bir genel müdürlük olarak tekrar kurulurken, Aile ve Sosyal Araştırmalar Kurumu kapatılarak, işlevlerini yeni kurulan Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğüne, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne ve Özürlüler Đdaresi Başkanlığı kapatılan SHÇEK e bağlı Özürlüler ve Yaşlılar Daire başkanlıklarıyla birleştirilerek, işlevlerini yeni kurulan Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğüne devretmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğü kapatılmış, personeli SGK nda kalmıştır. Şehit Yakınları ve Gaziler Dairesi Başkanlığı kurularak Bakanlığa bağlanmıştır. Böylece Bakanlık bünyesinde merkez teşkilatı olarak 14 adet hizmet birimi kurulmuştur. Bunlardan 5 adedi doğrudan sosyal hizmet ve sosyal yardımlarla ilgili olup genel müdürlük düzeyindedir (Madde 6). Bu icracı genel müdürlükler görevlerini yerine getirirken, oluşturulan Sosyal Yardımlar Bilgi Sistemi Veri Tabanı ndan yararlanması da ön görülmüştür. Böylece yıllarca eleştirilen yoksulun neye göre tespit edildiği ya da kayırmacı bir durumun ortaya çıktığı şeklindeki eleştirileri ortadan kaldırılmayı hedefleyen bir düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeyle gerçek yoksul un ya da hizmet talep edenin gerçek durumunu açıklığa çıkarma hedeflenmiştir.

9 Sosyal Politikanın En Önemli Kurumu: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 49 Kararnamede dikkati çeken en önemli noktalardan bir tanesi de aileye olan vurgudur. 5 Bakanlığın görevlerini sıralayan 2. maddede öncelikle kapsamlı tanımlar yapılmış, özel gruplar bir bütün olarak ailenin yanında, çocuklar, kadınlar, özürlüler, yaşlılar ve şehit yakınları ve gaziler Bakanlığın görev alanına dâhil edilmiştir. Daha önce de belirtildiği gibi Bakanlık, bu hedef gruplara yönelik ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesini koordine etmek, o alandaki sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerini yürütmek ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamakla görevlendirilmiştir. Bütün bu görevler aile merkezli düşünülmüş dolayısıyla aile merkeze alınarak bu birimin bütünlüğü vurgulanmıştır. 6 Toplumda artan aile sorunlarına, aile parçalanmalarına ve dağılmalarına karşı bir önlem olarak aileyi bir ve bütün olarak kabul etme anlayışı vardır. Yine devlet bakanlığından kadın ismi kaldırılarak, kadının da aile bütünlüğü içinde değerlendirilmesi göze çarpmaktadır. Böylece ASPB aileyi merkeze alarak, sorunlara bu merkezden yaklaşmıştır. Bu durum eleştirilere konu olmuşsa da sosyal hizmette bütüncül ve aile temelli yaklaşım kendini göstermiştir. 7 Böylece tek tek bu dezavantajlı birey ve gruplara da ailenin bir parçası olarak yaklaşılmıştır. Muhafazakâr anlayışın sosyal politikalar açısından en önemli vurgularından bir tanesi de aileye yönelik olmasıdır. Zaten daha önce bahsedilen Güney/Akdeniz refah uygulamalarında aile, geleneksel olarak sosyal yardım ve sosyal hizmet sunan ana birimlerdendir. Ailenin temel refah sağlamada önemli olduğu Akdeniz modelinde Esping- Andersen in de (Buğra ve Keyder, 2006: 52) belirttiği gibi bu vurgunun temelinde kadın vardır. Refahın devlet yerine aileye yükletilmesi, kadının ev içinde sorumluluğunu ve yükünü arttıran bir gerçekliği ifade etmektedir. Đskandinav modelinde aileye verilen önem kadının istihdam piyasasına girişini kolaylaştıran düzenlemeleri ifade edebilecekken, muhafazakâr ülkelerde geleneksel değerlere vurguyu içerir. Türkiye de aynı şekilde ailenin yükünü çocuk bakımı, ev 5 Yine de ailede mağdur olan özellikle kadın ile çocuğun bu durumda aile bütünlüğü bağlamında nasıl korunacağı tartışma konusudur. Aile bütünlüğü korunurken, mağdurun mağduriyetini arttırabileceği gibi durumlar göz önünde bulundurulmalıdır s. KHK 2/b ile Sosyal ve kültürel dokudaki aşınmalara karşı aile yapısının ve değerlerinin korunarak gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarılmasını sağlamak üzere; ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesini koordine etmek, aile bütünlüğünün korunması ve aile refahının artırılmasına yönelik sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerini yürütmek, bu alanda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak. g) Öncelikle çocuğun aile içinde yetiştirilmesi ve desteklenmesi amacıyla aileyi eğitim, danışmanlık ve sosyal yardımlarla güçlendirmek; korunmaya, bakıma ve yardıma muhtaç çocuk, kadın, özürlü ve yaşlıların tespiti, bunların korunması, bakımı, yetiştirilmesi ve rehabilitasyonlarını sağlamak üzere gerekli hizmetleri yürütmek, bu hizmetler için gündüzlü ve yatılı sosyal hizmet kuruluşları kurmak ve işletmek. ğ) Ailenin bütünlüğünü korumak, parçalanmış ailelerin korunmaya, yardıma ve bakıma muhtaç fertleriyle çocuklarına her türlü maddi, manevi ve sosyal destek sağlamak; bu amaçla gerekli planlamaları yapmak, eğitim faaliyetlerinde bulunmak. 7 Sosyal demokratlar sorunları kadın üzerinden tanımlamayı önemli görülürken, muhafazakarlar sorunları büyük oranda aile üzerinden tanımlamaktadır.

10 50 Đnsan Hakları Yıllığı, Cilt 30 işleri ve benzerleri kadının yükünü arttıran bir gelişmeyi ifade eder. Bundan dolayı geleneksel değerlerle tek başına refah sorumluluğunu aileye yüklemek, aileyi özellikle kadını daha da çökertecek bir süreci ifade eder. Aile yanında cemaat, hemşehri, akraba ve komşular arasında enformel dayanışma olarak görünüm kazanmıştır. Gönüllü kuruluşların çabaları, ilk yıllardan beri oranı değişmekle birlikte var olmuştur. Bununla birlikte sosyal yardımın, gelirin yeniden dağıtımı ya da sosyal adaleti gerçekleştirmeye yönelik boyutu çok fazla söz konusu değildir. Yardımlar özellikle yerel yönetimler anlamında - aynı şekilde merkezi yönetim ve gönüllü kuruluşları da bu değerlendirmeye dâhil etmek gerekir-sosyal yardımlar bölük pörçük, parçalı ve sınırlıdır. Bu yardımlar gittikçe âdem-i merkeziyetçi sürdürülürken, yoksulun tespitinde sosyal çalışmacıya takdir yetkisi verilmiştir. Akdeniz ülkelerinde yaşlı, daha fazla aile yanında barınabilmekte ve çalışan annelerin çocuklarına Kuzey Avrupa ya göre daha fazla babaanneler ve anneanneler bakabilmektedir. Bakım sorumluluğunun genç anne babalardan bu ninelere kayması da bir yandan kadının çalışma hayatına girmesini kolaylaştırırken, diğer taraftan aile dayanışmasını pekiştirmektedir. Yaşlıların böyle bir desteği de yaşlının kurum yerine aile içinde başka amaç için kalmasını kolaylaştırması da Akdeniz aile ve yaşlı bakımını destekleyen bir unsur olmaktadır. Son yıllarda Türkiye de sosyal yardımlarla ilgili teorinin geliştiğini aynı zamanda uygulama alanının da genişlediği söylemek mümkündür. Aynı şekilde bir yandan mevzuat genişlerken, diğer taraftan uygulama içine girilmekte ve bu alanda çalışan daha fazla uzman yer almaktadır. Buna bağlı olarak sosyal hizmet bölümleri sürekli artış göstermektedir. Daha önce belirtildiği gibi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı nın kurulması dahi tek başına olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Sosyal yardım uygulaması içinde olan SYDV nin bütçelerinin de sürekli artış gösterdiğini görmek mümkündür. Aynı şekilde kamu yönetimleri yanında sivil toplum, özel sektörün ve bireysel yardımların da artış gösterdiği göze çarpmaktadır. Aslında 1980 sonrası dönemden başlayarak hem mevzuat anlamında hem de uygulamaların yaygınlaşması manasında sosyal yardım konusunun yansımaları görülmektedir. Yoksulların genel sağlık sigortasına dâhil edilmeleri, 18 yaş altı çocukların anne ve babalarının ödedikleri primlerden bağımsız olarak sosyal güvenceye alınması da önemli bir adımdır. Türkiye de uygulama alanında olan 2022 sayılı Kanun, muhtaç, güçsüz ve kimsesizlere aylık bağlanması, Sosyal Yardımlaşma Vakıfları (SYDV), dul kadınlara nakit ödenmesi, evde bakım hizmetleri, kadına yönelik şiddeti önleme çalışmaları, elektronik destek butonu, kadın konukevleri gibi merkezi hükümetin sosyal uygulamaları yanında belediyeler ve il özel idareleri de sosyal hizmet ve sosyal yardımlarla ilgili uygulamalar içinde olmaktadır. Bakanlığın kurulma-

11 Sosyal Politikanın En Önemli Kurumu: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 51 sı en azından merkezi yönetim açısından bu kadar dağınık ve parçalı sosyal yardım ve sosyal hizmet alanları açısından bu sorunu azaltma imkânına sahiptir. Bakanlık, koordinasyon ve eşgüdüm içinde ulusal strateji ve politika üretebilecektir. Şüphesiz bu eşgüdüm ve koordinasyon sağlamanın sosyal politikaya etkisinin olumlu olma ihtimali güçlüdür. Bakanlık Teşkilatı Bakanlığın teşkilatlanmasında en önemli değişiklik Bakan yardımcılığının getirilmesidir. KHK ile Bakanlığın üst yönetimde 1 adet Müsteşar, 3 adet Müsteşar Yardımcısı, 20 adet Bakanlık Müşaviri oluşturulmuştur. 643 sayılı KHK nın 1. maddesi ile 3046 s. Kanunla bazı kanun ve KHK lerde değişiklik yapılmasına dair KHK madde 3 e eklenen bir madde ile bakanlara yardımcı olmak üzere bakan yardımcıları ihdas edilmiştir. Bakan yardımcılarının görevi hükümetin görev süresi ile sınırlıdır. Ama hükümetin görev süresi dolmadan da görev süresinin sona erebileceği hükme bağlanmıştır. Bakanlık hiyerarşisinde yeni bir aşama oluşturularak, bürokrasiye yeni bir halka eklendiği görülmektedir. Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Denetçileri ve ASPB Denetçi Yardımcıları ihdas edilmiştir (643 s. KHK madde 7). Özürlüler Uzman Yardımcılığı, Sosyal Yardım Uzman Yardımcılığı, Aile ve Sosyal Yardım gibi uzmanlıklar kaldırılmıştır. Aile ve Sosyal Politikalar Uzmanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Denetçileri ibaresi eklenmiştir. Böylece Bakanlığın merkez teşkilatı birimlerinde istihdam edilmek üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Uzmanı ve Uzman Yardımcıları ile Aile ve Sosyal Politikalar Denetçileri ve Denetçi Yardımcıları kadroları getirilmektedir (633 s. KHK madde 31). KHK ile merkez teşkilatında görev yapan yöneticiler, Aile ve Sosyal Politika Uzmanları ile Denetçileri kadro karşılığı sözleşmeli yapılabilecektir. 8 Ayrıca Bakanlığın, taşra teşkilatı kurmaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Buna göre Bakanlığın taşra teşkilatları da kurulacaktır. 8 Sözleşmeli personel madde 633 s. KHK 32- (1) Bakanlık merkez teşkilatında; Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, Denetim Hizmetleri Başkanı, Strateji Geliştirme Başkanı, Bakanlık Müşaviri, I. Hukuk Müşaviri, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı, Özel Kalem Müdürü, Basın ve Halkla Đlişkiler Müşaviri, Aile ve Sosyal Politikalar Uzmanı, Hukuk Müşaviri, Aile ve Sosyal Politikalar Uzman Yardımcısı kadrolarına atananlar, kadroları karşılık gösterilmek suretiyle, 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli olarak çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılacak personele, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı cetvelde unvanlar itibarıyla yer alan taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere, Bakanın onayı ile belirlenecek tutarda aylık brüt sözleşme ücreti ödenir. Söz konusu personele çalıştıkları günlerle orantılı olarak, hastalık ve yıllık izinler dahil, Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarında ikramiye ödenir. Bunlardan üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı çalışmalar yaptıkları tespit edilenlere, Bakanın onayı ile Haziran ve Aralık aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarına kadar teşvik ikramiyesi ödenebilir.

12 52 Đnsan Hakları Yıllığı, Cilt 30 SO UÇ Sosyal politikalar son düzenlemeyle icracı bir bakanlığın görev alanına girmiştir. Bu düzenlemeyle ASPB genel politikaları belirleyen bir birim olurken aynı zamanda sosyal politika uygulamalarını yaptıracağı belirtilmiştir. Bu da sosyal hizmetlerin piyasa güçleri tarafından yürütülmesine yol açan liberal muhafazakar yapıya uygun düşmektedir. Türkiye nin içinde bulunduğu Akdeniz refah ülkeleri, sosyal hizmetlere ve sosyal yardımlara hak temelli yaklaşmayıp, bu alanda ailenin güçlendirilmesine yönelik vurgu yapmaktadır. Yine hak temelli sosyal uygulama yerine yoksullukla mücadelede sosyal yardım vurgusu vardır. Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğüne, sosyal yardımlaşma ve dayanışma kültürünü kökleştirici çalışmalar yapmak, geniş kitleleri kapsayan yardım kampanyalarını koordine etmek ve desteklemek görevini vermektedir. Sosyal sorunların üstesinden gelmede ailenin güçlendirilmesi ve desteklenmesine de ayrıca vurgu yapılmaktadır. Yine bu sorunların çözümünde ailenin bütünlüğünün korunması ve güçlendirilesi üzerinde durulmuştur. Böylece özürlüler, yaşlılar, çocuklar ve yoksullara yönelik sosyal politika uygulamaları aile üzerinden hareket edilerek yürütülmektedir. Ailenin bütünlüğü ve korunması şüphesiz çok önemli bir görevdir. Bununla birlikte aileyi güçlendirmenin ve aile bütünlüğünü korunmanın yolu, ailedeki sosyal riskleri en aza indirecek, önleyici ve koruyucu hizmetleri sunmaktan, diğer taraftan aileyi psiko-sosyal boyutlarıyla desteklemenin yanında ekonomik olarak güçlendirici önlemlerden geçmektedir. Yine düzenlemeyle Bakanlık teşkilatına, hiyerarşide bakandan sonra gelmek üzere bakan yardımcısı ihdas edilmiştir. Bu düzenlemenin toplumun rahatsız oluğu bürokrasiyi arttırmaya yol açabilme ihtimali vardır. Aile ve Sosyal Politika Uzmanı ve Denetçisi de sisteme dahil edilmiştir. Sözleşmeli personel çalıştırma eğiliminin de güçlü bir şekilde desteklendiği görülmektedir. Daha önce sıkça eleştirilen yoksulun tespit edilmesinde yaşanan sorunların üstesinden gelmek amacıyla ve yardımı hak edenin ortaya çıkarılması için veri tabanı oluşturulması ön görülmüştür. Bu amaçla Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü nde SOYBĐS (Sosyal Yardım Bilgi Sistemi) devreye konulmuştur. Verileri toplayan ve saklayan bu sistemin ülke çapında yaygınlaşması hedeflenmektedir. Bununla birlikte verilerin güvenliği ve bu verilerin sürekli yenilenmesinin gereği açıktır. Yine bu veri tabanının önleyici sosyal hizmetleri de kapsayacak şekilde yürütülmesinde fayda vardır. KHK de icracı genel müdürlüklerin görevleri belirlenirken, önleyici hizmetlerin de vurgulandığı görülmektedir. Bu sosyal hizmetler için olmazsa olmazlardandır. Bu önleyici hizmetlerin nasıl uygulanacağına yönelik bir ifade yer

13 Sosyal Politikanın En Önemli Kurumu: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 53 almamaktadır. Önleyici hizmetlerin yanında mahalle ve semtlere kadar örgütlenmiş ve ülke nüfusunun tamamına hizmet edecek sosyal faaliyet ekonomik, psikolojik ve sosyolojik ihtiyaçlarla birlikte ve birbirleri ile uyumlu şekilde tasarlanmalıdır. Önleyici hizmetlerin zaman kaybedilmeden acilen devreye sokulması ve yetişmiş personel ile bu hizmetlerin sürdürülmesi zorunluluk arz etmektedir. Aile içi ve aile dışı bakım da buna eşlik etmelidir. Aile dışında sosyal hizmetin özellikle çalışan kadınların çocuk yetiştirme, kreş, gündüz bakım evi, yaşlı bakımı gibi birçok soruna çözüm üretebilecek bir kapasitede tanımlanması gerekir. Bakanlığın taşra teşkilatları oluşturulurken, kurumsallaşmanın ve halkla ilişkilerin ön plana çıkarılması gerekmektedir. Uzmanlığın etkin bir şekilde kullanılması için araştırma geliştirme (Ar-ge) ve bilgi işlem birimlerinin güçlendirilmesi gerekir. Ayrıca insan kaynağının da buna göre tanzim edilmesi gerekir. Yine bu taşra teşkilatlarının kendi yerelinde ortaya çıkan ya da çıkabilecek olan riskleri ön görecek ve bunları çözecek donanımda olması sosyal hizmette kaliteyi arttıracaktır. Yönetimde uzmanlaşma, kurumsallaşma ve etkin yönetim için görev dağılımlarının dengeli yapılması, taşra teşkilatlarının inisiyatif kullanması sağlanmalıdır. Ayrıca bakanlığın görev tanımlarında sadece kadın, aile, çocuk, özürlü ve yaşlı gibi konuların olması, sosyal politikalarla ilgili eskiden günümüze süregelen bir eksikliği de gün yüzüne çıkarmaktadır. Sosyal politika konusunun sadece özürlüler, yaşlılar, kadınlar, çocuklar ya da şehit ile gaziler olmadığı çok açıktır. Çalışan yoksullar, işsizlik, istihdam, sosyal güvenlik, sağlık sorunlarının da sosyal politikalar la ilgili bakanlığı ilgilendirdiği açıkça bilinmelidir. KAY AKÇA Benassi David, Mingione Enzo (2007), Đtalyan Refah Sisteminde Sosyal Đçerme, Temel Bir Vatandaşlık Gelirine Doğru (Der. Ayşe Buğra ve Çağlar Keyder), (Çev. Đsmail Çekem) Đletişim Yayınları, Đstanbul. Buğra, Ayşe,(2010) Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye de Sosyal Politika, iletişim, 4. basım, Đstanbul. Buğra, Ayşe-Çağlar Keyder (2003), Yeni Yoksulluk ve Türkiye nin Değişen Rejimi, UNDP, Ankara. Eryılmaz, Bilal (2002), Kamu Yönetimi, Erkam Matbaası, Đstanbul. Esping-Andersen G. (1996), The Three Worlds Of Welfare Capitalism, UK: Politiy Press. Oxford University. Gough, Ian (2006), Güney Avrupa da Sosyal Yardım, (Ed. Ayşe Buğra ve Çağlar Keyder), Sosyal Politika Yazıları,, Đletişim, Đstanbul, s Ferrera, Maurizio (2006), Sosyal Avrupa da Güney Avrupa Refah Modeli, (Ed. Ayşe Buğra Çağlar Keyder) Sosyal Politika Yazıları,, Đletişim, Đstanbul, s Özbek Nadir (2002) Osmanlı Đmparatorluğu nda Sosyal Devlet, Đletişim, Đstanbul.

14 54 Đnsan Hakları Yıllığı, Cilt 30 Ortaylı, Đlber (1990). Yerel Yönetim: Devraldığımız Miras, Türk Belediyeciliğinde 60 Yıl. IULA-EMME. Đstanbul. Ortaylı, Đlber.(1985). Tanzimattan Cumhuriyete Yerel Yönetim Geleneğ,. Hil Yayınları. Đstanbul. Kazıcı, Ziya (2003), Osmanlı Vakıf Medeniyeti, Bilge Yayınları, Đstanbul. Kesgin, Bedrettin (2012), Yoksulluğa Yerel Müdahale Sosyal Belediyecilik Muhafazakâr ve Sosyal Demokrat Perspektiften, Ekin Yayınları, Bursa. Kesgin, Bedrettin (2013), Kamu Sorumluluğunda Sosyal Yardım, Açılım Yayınları, Đstanbul. Koray, Meryem (2005), Sosyal Politika, Đmge, 2.Baskı, Đstanbul Mingione, Enzo, (2006), Güney Avrupa Refah Modeli ve Yoksullukla ve Sosyal Dışlanmayla Mücadele, Sosyal Politika Yazıları, Ayşe Buğra ve Çağlar Keyder (Der.) Đletişim, Đstanbul. Saint-Arnaud ve Bernard, Saint-Arnaud, S., and Bernard, P. (2003), Convergence Or Resilience? A Hierarchial Cluster Analysis of The Welfare Regimes In Advanced Countries, Current Sociology, 51(5). Saraceno, Chiara (2002a), Introduction: Exploring Social Assintance Dynamics Social Assistance Dynamics In Europe- ational and Local Poverty Regimes-(Ed. Chiara Saraceno), The Policy Press, UK. Saraceno, Chiara (2002b), Deconstruction The Myth of Welfare Dependence Social Assistance Dynamics in Europe aitonal and Local Poverty Regime, Chiara Saraceno (Ed.) Britain. Sargutan, E. (2006). Karşılaştırmalı Sağlık Sistemleri, Hacettepe Üniversitesi Yayınları. Ankara. Şenocak, Hasan (2009), Sosyal Güvenlik Sistemini Oluşturan Bileşenlerin, Tarihi Süreç Işığında Değerlendirilmesi, Sosyal Siyaset Konferansları Dergisi, S SHÇEK Kanunu 633 s. KHK 643 s. KHK ( ).

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI SOSYAL SEKTÖRLER VE KOORDİNASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2007 ISBN 978 975 19-4115 - 5 (basılı nüsha) Bu Çalışma Devlet Planlama Teşkilatının

Detaylı

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI Devlet Denetleme Kurulu ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU RAPORUN KONUSU

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI Devlet Denetleme Kurulu ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU RAPORUN KONUSU T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI Devlet Denetleme Kurulu ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU RAPORUN KONUSU Türkiye de Sosyal Yardımlar ve Sosyal Hizmetler Alanındaki Yasal ve Kurumsal Yapının İncelenmesi, Aile, Çocuk,

Detaylı

TÜRKİYE DE ÇOCUK KORUMA SİSTEMİNİN GENEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ An Evaluation on Child Protection System in Turkey

TÜRKİYE DE ÇOCUK KORUMA SİSTEMİNİN GENEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ An Evaluation on Child Protection System in Turkey TÜRKİYE DE ÇOCUK KORUMA SİSTEMİNİN GENEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ An Evaluation on Child Protection System in Turkey Dr. İsmet Galip YOLCUOĞLU/Sosyal Hizmet Uzmanı. SHÇEK İstanbul Atatürk Kız Yetiştirme

Detaylı

TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI

TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI Dr. Şule Çağlar KISALTMALAR...4 ÖNSÖZ...5 GİRİŞ...6 ULUSLARARASI ÇERÇEVE...8 ULUSAL ÇERÇEVE... 12 ELDE

Detaylı

Analiz. seta TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ: MEVCUT DURUM, SORUNLAR VE ÖNERİLER ERDAL GÜMÜŞ

Analiz. seta TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ: MEVCUT DURUM, SORUNLAR VE ÖNERİLER ERDAL GÜMÜŞ seta Analiz. S E T A S i y a s e t, E k o n o m i v e T o p l u m A r a ş t ı r m a l a r ı V a k f ı w w w. s e t a v. o r g A ğ u s t o s 2 0 1 0 TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ: MEVCUT DURUM, SORUNLAR

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK UZMANLIĞI TEZİ

T.C. SOSYAL GÜVENLİK UZMANLIĞI TEZİ T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI SOSYAL GÜVENLİK UZMANLIĞI TEZİ AVRUPA BİRLİĞİ NDE ESNEK GÜVENCE VE TÜRKİYE UYGULAMALARI Varol DUR TEZ DANIŞMANI: Sosyal Güvenlik Uzmanı Umut GÖÇMEZ Ocak 2009 I T.C.

Detaylı

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİNİN VE İL EYLEM PLANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ RAPORU

SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİNİN VE İL EYLEM PLANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ RAPORU SOKAKTA YAŞAYAN VE/VEYA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLARA YÖNELİK HİZMET MODELİNİN VE İL EYLEM PLANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ RAPORU ANKARA Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı SOKAKTA YAŞAYAN

Detaylı

ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER. Bülent KARA

ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER. Bülent KARA ÖZET SOSYAL HAKLAR VE ÖZEL OLARAK KORUNMASI GEREKEN KİŞİLER Bülent KARA Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü Doktora Tezi230 sayfa, Aralık 2008 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Yüksel METİN Bu tezin

Detaylı

5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Yönetim Bilimleri Dergisi Cilt: 10, Sayı: 20, ss. 61-92, 2012 5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Doç. Dr. Süleyman Yaman KOÇAK* & Veli KAVSARA** Özet

Detaylı

ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ

ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... 1 YASAL DAYANAK... 1 YÖNTEM... 2 GENÇLİK POLİTİKALARI... 4 1. GİRİŞ... 4 1. 1. Gençlik Tanımı... 4 1. 2. Neden Gençlik Politikası... 5 2.

Detaylı

ABD Sosyal Güvenlik Sistemi bir model olabilir mi?

ABD Sosyal Güvenlik Sistemi bir model olabilir mi? ABD Sosyal Güvenlik Sistemi bir model olabilir mi? Tarihi gelişim, kurumsal yapı, işleyiş, problemler ve tartışmalar* Giriş Günümüz sosyal politikasının en geniş kapsamlı vasıtasını oluşturan sosyal güvenlik

Detaylı

Türkiye de Bölgesel Yönetim

Türkiye de Bölgesel Yönetim TESEV İYİ YÖNETİŞİM PROGRAMI Türkiye de Bölgesel Yönetim Bir Model Önerisi İYİ YÖNETİŞİM PROGRAMI Türkiye de Bölgesel Yönetim Bir Model Önerisi Fikret Toksöz Prof. Dr. Ferhan Gezici Türkiye de Bölgesel

Detaylı

İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI

İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI Türk İdare Dergisi Sayı: 466 Mart 2010 95 İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI ÖZET Suat DERVİŞOĞLU 1* İnsan haklarının tanınması ve güvence altına alınması kadar bu

Detaylı

Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu

Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu Türkiye nin 2012 BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansına (Rio+20) Hazırlıklarının Desteklenmesi Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu -2012- Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir

Detaylı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkçe versiyon Altındağ Nilüfer Osmangazi Tepebaşı Umeå Yıldırım Elif Karadenizli Bostancıoğlu Süleyman Yavuz Yiğit Bağdaş Ali Gülbay Süleyman

Detaylı

TÜRKİYE YE DÜZENSİZ EMEK GÖÇÜ VE GÖÇMENLERİN İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ DURUMLARI

TÜRKİYE YE DÜZENSİZ EMEK GÖÇÜ VE GÖÇMENLERİN İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ DURUMLARI TÜRKİYE YE DÜZENSİZ EMEK GÖÇÜ VE GÖÇMENLERİN İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ DURUMLARI Gülay TOKSÖZ Seyhan ERDOĞDU Selmin KAŞKA Ekim 2012 IOM International Organization for Migration Bu araştırma, İsveç Uluslararası

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ PERSPEKTİFİNDEN ÇOCUK BAKIM HİZMETLERİ: FARKLI ÜLKE UYGULAMALARI

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ PERSPEKTİFİNDEN ÇOCUK BAKIM HİZMETLERİ: FARKLI ÜLKE UYGULAMALARI T.C. BAŞBAKANLIK Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ PERSPEKTİFİNDEN ÇOCUK BAKIM HİZMETLERİ: FARKLI ÜLKE UYGULAMALARI UZMANLIK TEZİ Melek BÜTÜN DANIŞMAN Yrd. Doç. Dr. Şenay GÖKBAYRAK

Detaylı

Türkiye de Kadın İşgücünün Görünümü

Türkiye de Kadın İşgücünün Görünümü Türkiye de Kadın İşgücünün Görünümü FEMALE LABOUR FORCE IN TURKEY Nurcan ÖNDER * Özet İşgücü piyasasında gerek çalışma şartları gerekse işgücüne katılımları açısından kadınların durumu ayrı bir incelemeyi

Detaylı

Avrupa Birliği ne Yönelik Düzenlemeler Çerçevesinde Türk Tarım Politikaları ve Sektörün Geleceği Üzerine Etkisi

Avrupa Birliği ne Yönelik Düzenlemeler Çerçevesinde Türk Tarım Politikaları ve Sektörün Geleceği Üzerine Etkisi YÖNETİM VE EKONOMİ Yıl:2006 Cilt:13 Sayı:2 Celal Bayar Üniversitesi İ.İ.B.F. MANİSA Avrupa Birliği ne Yönelik Düzenlemeler Çerçevesinde Türk Tarım Politikaları ve Sektörün Geleceği Üzerine Etkisi Neslihan

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN

ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI ARAŞTIRMASI YAŞAMA DAİR VAKIF DEV MADEN SEN ÖZEL SEKTÖR MADEN İŞÇİLERİNİN SOSYAL VE EKONOMİK HAKLARI İÇİNDEKİLER I. GİRİŞ... 2 II. ARAŞTIRMANIN

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ

AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ 2009-2013 STRATEJİK PLAN 3 COUNTRY İÇİNDEKİLER CONTEXT 1- BAKAN SUNUŞU...5 2- GENEL SEKRETER SUNUŞU...7 3- STRATEJİK PLANLAMA EKİBİ SUNUŞU...9 4- STRATEJİK PLAN ÇALIŞMALARINDA

Detaylı

BECERI 10. UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. Her beceri bir altın bilezik...

BECERI 10. UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. Her beceri bir altın bilezik... BECERI 10 Beceri Beceri kazandirma kazandırma ve ve meslek ve iş edindirme seferberligi... seferberliği... UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi Her beceri

Detaylı

İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI

İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI 1 İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI 2 İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI Yıldız Ecevit Şubat 2010 Hazırlayan: Yıldız Ecevit Tasarım: TORNA Tasarım (www.tornatasarim.com)

Detaylı

[3] Yeni Anayasa Sürecini İzleme Raporu: Nasıl Bir Anayasaya Doğru Gidiyoruz? Mart 2013 TESEV DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI

[3] Yeni Anayasa Sürecini İzleme Raporu: Nasıl Bir Anayasaya Doğru Gidiyoruz? Mart 2013 TESEV DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI TESEV DEMOKRATİKLEŞME PROGRAMI Yeni Anayasa Sürecini İzleme Raporu: Nasıl Bir Anayasaya Doğru Gidiyoruz? Mart 2013 [3] Yazarlar: Etyen Mahçupyan, Mehmet Uçum, Özge Genç www.anayasaizleme.org Sunuş Özge

Detaylı

Sosyal Güvenlik Reformu ve Finansmanla İlgili Beklentiler. Reform in the Turkish Social Security System and Expectations About Financing

Sosyal Güvenlik Reformu ve Finansmanla İlgili Beklentiler. Reform in the Turkish Social Security System and Expectations About Financing Sosyal Güvenlik Reformu ve Finansmanla İlgili Beklentiler Reform in the Turkish Social Security System and Expectations About Financing Yusuf ALPER Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

Detaylı

HATAY İL ÖZEL İDARESİ STRATEJİK PLANI 2010-2014

HATAY İL ÖZEL İDARESİ STRATEJİK PLANI 2010-2014 HATAY İL ÖZEL İDARESİ STRATEJİK PLANI 2010-2014 Bu stratejik plan Hatay İl Özel İdaresi tarafından Yrd. Doç. Dr. Ali Arslan ve ARGEDA Araştırma Geliştirme Eğitim ve Danışmanlık Merkezi süreç ve yöntem

Detaylı

KADINA YÖNELĐK ŞĐDDET EL KĐTABI

KADINA YÖNELĐK ŞĐDDET EL KĐTABI KADINA YÖNELĐK ŞĐDDET EL KĐTABI 1 ĐÇĐNDEKĐLER ÖNSÖZ KADIN DAYANIŞMA VAKFI 1. TOPLUMSAL CĐNSĐYET 1.1. Toplumsal Cinsiyete Dayalı Đşbölümü 1.2. Cinsiyete Dayalı Đş 1.3. Toplumsal Cinsiyet Rolleri 1.3.1 Kadınların

Detaylı

Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Yapılan Düzenlemelerin Değerlendirmesi

Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Yapılan Düzenlemelerin Değerlendirmesi Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Yapılan Düzenlemelerin Değerlendirmesi * 1. GİRİŞ Ülkeler arasındaki gelir düzeyi farklılığı bütçeleri ciddi olarak etkiler. Gelir düzeyi düşük ülkelerde yetersiz

Detaylı