T.C. MALİYE BAKANLIĞI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. MALİYE BAKANLIĞI"

Transkript

1

2 T.C. MALİYE BAKANLIĞI YILLIK EKONOMİK RAPOR 2010 i

3 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 Yıllık Ekonomik Rapor, Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı internet sitesinde (http://www.sgb.gov.tr) yer almaktadır. ii

4 İÇİNDEKİLER I. MAKROEKONOMİK GELİŞMELER: GENEL DEĞERLENDİRME... 1 II. KÜRESEL EKONOMİK GELİŞMELER... 9 A. DÜNYA EKONOMİSİNDE GENEL DURUM B. SEÇİLMİŞ BÖLGELER İTİBARIYLA EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Euro Bölgesi Japonya, Çin ve Gelişmekte Olan Asya Ortadoğu ve Kuzey Afrika...21 III. BÜYÜME A. 2009: GLOBAL KRİZ VE DARALMA Harcamalar Yönünden İktisadi Faaliyetler Yönünden B. 2010: HIZLI TOPARLANMA DÖNEMİ C. SON GELİŞMELER IV. İŞGÜCÜ PİYASASI A. İŞGÜCÜ PİYASASININ YAPISAL ÖZELLİKLERİ B YILINDA İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ GELİŞMELER C. İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ SON GELİŞMELER V. ÖDEMELER DENGESİ, REEL DÖVİZ KURU VE DIŞ BORÇ A. ÖDEMELER DENGESİ Cari İşlemler Hesabı i. Dış Ticaret Gelişmeleri a. İhracat b. İthalat ii. Ülkeler İtibarıyla Dış Ticaret a. Ülkelere Göre İhracat b. Ülkelere Göre İthalat iii. Hizmetler Dengesi, Gelir Dengesi ve Cari Transferler Sermaye ve Finans Hesabı B. REEL DÖVİZ KURU C. TOPLAM DIŞ BORÇ STOKU VE ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU Dış Borç Stokundaki Gelişmeler Dış Borç Servisindeki Gelişmeler Uluslararası Yatırım Pozisyonu iii

5 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 VI. ENFLASYON VE PARA POLİTİKASI...95 A. ENFLASYON Genel Görünüm Tüketici Fiyatlarındaki Gelişmeler Üretici Fiyatlarındaki Gelişmeler B. PARA POLİTİKASI C. PARA VE KREDİ GÖSTERGELERİ VII. MALİ PİYASALAR A. İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI (İMKB) B. TAHVİL VE BONO PİYASALARI İMKB Tahvil-Bono Piyasası CDS Primi ve Türkiye Eurobond 2030: Türkiye ve Diğer Seçilmiş Ülkeler C. DÖVİZ KURLARINDAKİ GELİŞMELER D. İSTANBUL ALTIN BORSASI (İAB) E. VADELİ İŞLEMLER VE OPSİYON BORSASI (VOB) VIII. BANKACILIK SEKTÖRÜ A. BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SON YILLARDAKİ DURUMU B. BANKACILIK SEKTÖRÜ YAPISAL GÖSTERGELERİ EK 1 : ORTA VADELİ PROGRAM ( ) EK 2 : TABLOLAR KUTULAR Küresel Kriz Nasıl Ortaya Çıktı? Küresel Dengesizlikler Euro Bölgesi Kamu Borç Krizi Türkiye de İşgücü Piyasası Reformları Türkiye de İstihdam Stratejisi Doğrudan Yabancı Yatırımlar Yeni Endekslerle Dönemi Reel Efektif Döviz Kuru Küresel Krizde TCMB Bilanço Gelişmeleri ve Likidite Yönetimi Türk Bankacılık Sektöründe Yeniden Yapılandırma Not: Yıllık Ekonomik Rapor 2010 kapsamında yapılan analizler 30/09/2010 tarihine kadar olan ekonomik gelişmeleri kapsamaktadır iv

6 SUNUŞ Bu Rapor, Türkiye ve dünya ekonomisi hakkında bilgi vermek amacıyla, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 18 inci maddesi gereğince 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ekinde sunulmuştur. v

7 vi Yıllık Ekonomik Rapor 2010

8 I MAKROEKONOMİK GELİŞMELER GENEL DEĞERLENDİRME 1

9 2 Yıllık Ekonomik Rapor 2010

10 Makroekonomik Gelişmeler: Genel Değerlendirme I. MAKROEKONOM K GEL MELER: GENEL DE ERLEND RME Küresel Beklentiler Küresel krizin ard ndan uygulamaya konulan kamu destekleri ve önlem paketlerinin katk s yla, 2009 y l n n ikinci yar s ndan itibaren piyasalar n normalle me sürecine girdi i ve küresel ekonomik faaliyetlerin toparlanmaya ba lad gözlenmektedir y l n n sonlar na do ru belirginle en toparlanma e ilimi, 2010 y l n n ilk yar s nda da devam etmi tir. Ancak, bu toparlanma süreci h zl ve düz bir çizgi üzerinde gerçekle memi, bir tak m ini ç k lara sahne olmu tur. Özellikle, 2010 y l n n ilk çeyre indeki kamu mali dengelerindeki olumsuz geli meler, Avrupa daki toparlanma sürecini daha k r lgan hale getirmi tir. kinci çeyrekte, Euro Bölgesi ekonomilerindeki sorunlar n tam olarak giderilememesinin yan nda ABD deki toparlanman n da istenilen güçte olmamas, küresel risk unsurlar n n belirginle mesine neden olmu tur. Türkiye nin de aralar nda bulundu u ve Asya n n ba çekti i birçok geli mekte olan ülkede belirgin bir canlanma gözlenirken, ba ta AB ülkeleri olmak üzere, geli mi ülkelerde ve Do u Avrupa da büyüme verileri zay f seyrini devam ettirmektedir. Bu çerçevede, dünya ekonomisinin de son aylarda bir yava lama sürecine girdi ine ili kin i aretler gelmektedir. Buna göre, y l n ikinci yar s nda, küresel ekonomideki toparlanman n daha zay f olaca dü ünülmektedir. Geli mi ülkelerin bankac l k sistemlerine ve kamu maliyesine ili kin belirsizliklerin yan nda yüksek i sizlik oranlar, tüketimde ileriye yönelik beklentileri kötüle tirmektedir. Özellikle 2010 Mart-May s döneminde Avrupa da ya anan borç sorunlar, risk alg lamalar n art rm t r. Ancak, Eylül ay ile birlikte hem ABD hem de Avrupa ekonomilerinden gelen baz olumlu veriler, küresel risk i tah n bir miktar art rm t r. Yine de piyasalardaki tedirginli in tam olarak ortadan kalkmas uzun bir zaman alacakt r. Önümüzdeki dönemde dünya ekonomisinde iyile menin devam edebilmesi, do ru politikalar n güçlü bir koordinasyon ile uygulanabilmesine ba l d r. Ülkelerin, bütçe aç klar n ve kamu borçlar n tekrar kabul edilebilir düzeylere indirecek güvenilir stratejiler geli tirmeleri gerekmektedir. Orta vadede güçlü, sürdürülebilir ve dengeli bir küresel 3

11 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 büyüme için iddial ve bütünleyici politika çabalar na ihtiyaç vard r. Di er yandan, ülkelerin kemer s kmas, hatta belki baz durumlarda borçlar n yeniden yap land r lmas gerekmektedir. Yeni küresel mali krizlerin önlenebilmesi için, para ve sermaye piyasalar nda daha s k tedbirlerin al nmas görü ü hakimdir. Özellikle finansal düzenlemeler, uluslararas toplant larda üzerinde en çok durulan konular n ba nda gelmi tir. Bu çerçevede, dünya ekonomisinin sorunlar n n tart ld en temel platform haline gelen G-20 zirvelerinde de küresel finansal sistemin gözetim ve denetim sisteminin güçlendirilmesi amac yla önemli çal malar yap lm t r. Öte yandan, küresel krizin ya anmas, Basel II düzenlemelerinin yenilenmesini de h zland rm t r. Bu çerçevede ortaya konulan Basel III düzenlemelerinde belirlenen minimum zorunlu kar l k oranlar n n uygulanabilmesi için bankalara 5 y l süre tan nmas, hem bankac l k sektörünü hem de di er ekonomi çevrelerini rahatlatm t r. Basel III düzenlemeleri ile birlikte, bankalar n kademeli olarak sermaye art rmalar, küresel finansal sistemin daha güvenli hale gelmesini sa layacakt r. Türkiye Ekonomisi A r bir resesyona ve finansal sektörün yeniden yap land r lmas na neden olan 2001 bankac l k krizinin ard ndan, Türkiye nin GSYH si y llar aras nda ortalama yüzde 6,8 büyümü tür. Bu büyümenin itici güçleri, siyasi ve ekonomik istikrar ile güven ortam na ba l olarak artan sermaye giri i ve özel sektör yat r mlar olmu tur. Ancak, 2008 y l ndan itibaren bozulan küresel ekonomik ko ullar Türkiye de de reel sektörü ve beklentileri olumsuz etkilemi tir. Uluslararas sermaye ak lar ndaki yava lama ile beraber iç talep ve kredi olanaklar da daralm t r. Bu geli meler neticesinde, 2009 y l nda Türkiye ekonomisi yüzde 4,7 küçülmü ve i sizlik yüzde 14 ler düzeyine ç km t r. Türkiye ekonomisi, 2009 y l n n ikinci çeyre inden itibaren kendini hissettirmeye ba layan güçlü bir toparlanma sürecine girmi tir. Küresel ekonomik beklentilere paralel olarak, 2009 y l n n son çeyre inin ard ndan ekonomik faaliyetlerde gözle görülür bir canlanma ya ayan Türkiye ekonomisi, 2009 y l n n son çeyre ini yüzde 6 gibi yüksek bir büyüme oran ile kapatm t r. Nitekim bu dönemle birlikte h zl bir toparlanma sürecine girilmi tir. Türkiye ekonomisi, 2010 y l n n ilk çeyre inde yüzde 11,7 büyürken ikinci çeyrekte yüzde 10,3 büyümü tür. Böylece bu toparlanma sürecinde ekonomimiz 2004 y l ndan sonra ilk kez iki çeyrek üst üste çift haneli büyümeye imza atm t r. Türkiye 4

12 Makroekonomik Gelişmeler: Genel Değerlendirme ekonomisi, y l n ikinci çeyre inde yakalad büyüme performans yla dünyada dördüncü olmu, G-20 ülkeleri içinde ise Çin ile beraber ikinci s rada yer alm t r. Y l n ilk yar s ndaki yüzde 11 lik büyüme performans ile küresel krizden kaynaklanan kay plar da bir anlamda telafi edilmi tir. Türkiye ekonomisini dünyada ve bölgesinde öne ç karan bu güçlü büyüme performans, yüksek baz etkisinin yan s ra özel sektör yat r mlar na ve tüketim harcamalar na dayanmaktad r. Özellikle ikinci çeyrekte azalan baz etkisine ra men beklentilerin üzerinde gelen büyüme performans, ekonomi çevrelerinde olumlu bir hava yaratm t r. Küresel krizin olumsuz etkilerini büyük ölçüde üzerinden atan Türkiye ekonomisinin, y l n ikinci yar s nda h z kesmesi beklense de 2010 y l n yüzde 6,8 seviyelerinde bir büyümeyle tamamlamas beklenmektedir. D talepteki zay f seyir, sanayi istihdam ndaki toparlanmay s n rlam olmakla beraber, in aat ve hizmet sektörlerindeki istikrarl art lar n deste i ile son bir y l içinde tar m d istihdamda belirgin bir art gözlenmi tir. Türkiye nin bu büyümesinin istihdam yaratmas, önemli bir geli medir. Son bir y l içinde 1 milyon 265 bin ki ilik istihdam yarat lm t r. Avrupa da ise ayn dönemde i siz say s yakla k ayn say da artm t r. Mevsimsellikten ar nd r lm i sizlik oranlar na bak ld nda da olumlu bir seyir görülmektedir. Krizden ç k sürecindeki en önemli geli melerden bir tanesi de Uluslararas Para Fonu (IMF) ile olan ili kiler olmu tur. IMF ile yap lm olan 19. Stand By düzenlemesi, 2008 y l May s ay nda tamamlanm t r. OVP çerçevesinde uygulanmakta olan ekonomik politikalar ile ekonomik görünümünü güçlendiren Türkiye, IMF ile yeni bir stand by anla mas yapmaya gerek duymam t r. Küresel kriz döneminde 21 ülke IMF ile anla ma yaparken Türkiye, kendi orta vadeli program na ba l kalarak kriz sürecini ba ar ile yönetmi tir. Türkiye, IMF ç pas n kullanmamas na ra men risk primini a a çekmi ve yabanc sermaye giri ini art rm t r. Eylül ay itibar yla Türkiye nin risk primi geli mi ülkeler seviyesine gelmi tir. spanya, rlanda, Portekiz ve Yunanistan gibi AB ülkelerinin risk primi Türkiye nin üzerine ç km t r. Borç oran yüksek olan Avrupa ülkelerinin risk primlerindeki art lar do al olarak geli mekte olan ülkelerin risk primlerini de etkilemektedir. Ancak, Türkiye nin dü ük borç 5

13 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 oran ve borçlar n sürdürülebilirli ine dair verdi i güven nedeniyle risk primindeki art lar s n rl kalm t r. Türkiye nin d oklara kar göstermi oldu u dayan kl l k ve tutarl ç k stratejisi, ülke risk primini önemli düzeyde a a çekmi tir. Yat r mc lar taraf ndan benzeri ülkelere göre daha iyi fiyatlanan ülkemiz tahvillerinin i aret etti i durumun uluslararas derecelendirme kurulu lar taraf ndan da teyit edilmesi ile birlikte Türkiye nin kredi notu 4 kez art r lm t r. Kredi derecelendirme kurulu lar n n çe itli ülkelerin kredi notlar n arka arkaya dü ürdü ü bir dönem için Türkiye ekonomisinin bu ba ar s çok önemli bir geli medir. Bu not art r mlar ile Türkiye nin risk primindeki dü ü, kredi derecelendirme kurulu lar taraf ndan da teyit edilmi tir. G-20 ülkeleri ve ülkemizin de aktif kat l m ile yürütülen çal malarda küresel finansal mimari yeniden ekillendirilmektedir. Finansal piyasalar n daha sa l kl ve etkin i lemesini sa lamak amac yla planlanan likidite rasyosu ve ilave sermaye bulundurulmas gibi düzenlemelerin bir k sm n n ülkemizde zaten uygulan yor olmas, bankac l k ve finans sektörünün küresel krizde daha dayan kl bir görünüm sergilemesini aç klayan önemli unsurlardan bir tanesidir. Küresel kriz döneminde, TCMB de ekonomik faaliyetlerdeki daralmay s n rlamaya yönelik bir para politikas uygulamaya çal m t r. Bu dönemdeki politika faizlerinin, fiyat istikrar hedefinden sapmadan reel kesime ili kin kayg lar göz önüne al narak ayarlanmaya çal ld görülmü tür. Son dönemde, gerek politika faizlerinin mevcut düzeyinin gerekse enflasyon geli melerinin, enflasyon hedeflemesi uygulayan di er ülkelere yak nsad görülmektedir. Türkiye Ekonomisinin Kar Kar ya Oldu u Riskler D Dinamiklerden Kaynaklanan Riskler Ba ta Avrupa ülkeleri olmak üzere geli mi ülkelerin ekonomilerine ili kin belirsizliklerin devam etmesi, ülkemiz ekonomisinin kar kar ya oldu u riskler aras nda yer almaya devam etmektedir. Buna ba l olarak, ülkemizde iç talep istikrarl bir ekilde artarken, d talep taraf ndaki geli meler, ekonomideki iyile meyi s n rlamaktad r. Geli mi ülkelerdeki kredi, gayrimenkul ve i gücü piyasalar ndaki sorunlar n devam etmesi, küresel ekonominin toparlanma h z na ili kin a a yönlü risklerin bir süre daha 6

14 Makroekonomik Gelişmeler: Genel Değerlendirme canl kalabilece ine i aret etmektedir. Küresel ekonomiye ili kin bu sorunlar, güven ve finansman kanal ile iç talebi de etkileme potansiyeli ta maktad r. Yeniden güçlü bir büyüme sürecine girilmesi ile birlikte artan cari aç k ve d finansman ihtiyac n n önemi kar m za ç kmaktad r. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde yat r mlar n miktar ve kalitesinin daha da art r lmas ile tasarruf art r c reform ve te viklere devam edilmesi önemini korumaktad r. Küresel ekonomideki toparlanmaya ili kin belirsizlikler d talep kanal yoluyla Türkiye yi olumsuz etkileme riski ta maktad r. hracat m z n önemli bir k sm n n, krizden en fazla etkilenen AB ülkelerine ba l olmas, Türkiye nin d ticaret kanal ile olumsuz etkilenmesine neden olmaktad r. ç Dinamiklerden Kaynaklanan Riskler Küresel krizin ard ndan, yeniden büyüme sürecinin ba lamas ile cari aç k sorunu yine Türkiye nin kar s na ç km t r. Ülkemizin d ticaret kompozisyonu gere i ihracat n n ithalata ba ml olmas, ara mal ithalat n n yüksek olu u ve d talepteki daralmaya ba l olarak ihracat art h z n n daha yava olmas, cari aç n artmas na neden olmaktad r. Türkiye nin imalat sektörünün enerjide d a ba ml olmas, cari aç n en önemli yap sal etmenlerinden biridir. Bu yap sal etmenlerden kaynaklanan cari aç k sorununun, k sa vadede çözümü mümkün olmamakla beraber, kontrol alt nda tutulmas önemlidir. Önceki y larda daha çok do rudan yabanc sermaye ile finanse edilen cari aç k, bugün daha çok portföy yat r mlar ile kar lanmaktad r. Bunda, Türkiye ye giren do rudan yabanc sermayenin yakla k yüzde 80 ini olu turan AB ekonomisindeki durgunlu un etkisi büyüktür. Di er yandan, i sizlik oran ndaki art lar krizlerin en olumsuz ve kal c sonuçlar ndan biridir. Ç k noktalar farkl olsa da, i sizlik verileri gerek 2001 gerekse de son küresel ekonomik krizde benzer e ilimler göstermektedir. Genellikle krizle birlikte h zl bir ekilde artan i sizlik, krizden sonra gecikmeli olarak toparlanmaktad r. Buna ra men, kriz s ras nda çok h zl artan i sizlik oranlar nda önemli bir iyile me kaydedilmi tir. Bununla beraber, Türkiye de i gücü piyasas n n di er ülkelerdeki piyasalardan ayr an baz temel yap sal sorunlar oldu u bilinmektedir. sizlik düzeyinin istenilen oranda, kal c bir ekilde dü mesi bu yap sal sorunlar n çözümüne ba l d r. 7

15 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 Küresel ekonomik faaliyetlerdeki toparlanma h z, önümüzdeki dönemde gerek d talep gerekse emtia fiyatlar kanal ile enflasyon geli meleri üzerinde etkili olacakt r. Bu kapsamda, para politikas ndaki s k la t rman n zamanlamas ve miktar önem kazanmaktad r. Önümüzdeki dönemde mali disipline ba l kal nmas, yap sal reform sürecinin devam etmesi ve ülkemizin kredi risklerindeki göreli iyile menin devam, makroekonomik istikrar n devam n n sa lanmas aç s ndan belirleyici olacakt r. 8

16 2 0 II 1 0 KÜRESEL EKONOMİK GELİŞMELER 9

17 10 Yıllık Ekonomik Rapor 2010

18 Küresel Ekonomik Gelişmeler II. KÜRESEL EKONOM K GEL MELER A. DÜNYA EKONOM S NDE GENEL DURUM ABD nin en büyük yat r m bankalar ndan Lehman Brothers n iflas yla birlikte 2008 y l Eylül ay nda, 2. Dünya Sava ndan bu yana ya anan, en büyük krizle kar kar ya kal nm t r. Al nan birçok tedbire kar n, küresel finansal krizin yaratt güven kayb 2008 in son çeyre i itibariyle reel sektör üzerinde etkili olmaya ba lam ve 2009 y l n n ilk aylar nda bu etki daha da derinle mi tir. (Bkz. Kutu: Küresel Kriz Nas l Ortaya Ç kt?) Grafik II.A ABD'de 168 milyar dolarl k önlem paketi Fed Bear Stearns'in JP Morgan'a sat n onaylad VIX (2008 Ocak-Aral k) Moody's ve S&P Lehman Brothers' n kredi notunu dü ürdü Fannie May ve Fredie Mac'a el koyuldu ABD Senatosu 850 milyar dolarl k kurtarma paketini onaylad Lehman Brothers iflas ba vurusunda bulundu G-20 Washington zirvesi AB 200 milyar euroluk kurtarma paketi aç klad ngiltere ve AB önlem paketi aç klad Northern Rock Kamula t r ld G-7 Washington Zirvesi ABD Hükümeti AIG'nin %80 hissesini denetim alt na ald Euro Bölgesi 3. Çeyrekte de küçülerek resesyona girdi 02 Oca ub Mar Nis May Haz Tem A u Eyl Eki Kas Ara 08 Kaynak: Reuters Dünya önce finans piyasalar n sonra da reel ekonomileri etkisi alt na alan ciddi bir krizle kar kar ya kalm ve 2009 un ilk aylar ndan itibaren özellikle geli mi ülkelerde iktisadi faaliyet büyük ölçüde yava lam t r. ABD ve Euro Bölgesi ba ta olmak üzere bir çok geli mi ülke ard ard na resesyona girmi tir. Geli mekte olan ülkelerde ise büyüme yava lam t r. 11

19 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 Bu geli meler sonucunda G 20 ülkeleri 2009 y l n n Nisan ve Eylül aylar nda iki kez, 2010 y l n n Haziran ay nda ise bir kez bir araya gelmi, önemli kararlara imza atm lard r. Nisan ve Eylül aylar nda yap lan zirvelerde mali te vik programlar n n uygulamas ve G-20 Grubu nun uluslararas ekonomik i birli inin ana forumu olmas gibi hususlar karara ba lan rken, IMF nin kota yap s n n da geli mekte olan ülkeler lehine de i tirilmesi öngörülmü tür. Söz konusu zirvelerle birlikte, G 20 Grubu uluslararas ekonomik i birli i için bir ana foruma dönü mü tür. Son olarak, 2010 y l Haziran ay nda AB de ya anan borç krizinin hemen akabinde bir araya gelen G 20 ülkeleri, 2013 e kadar bütçe aç klar n yar ya indirmeyi ve 2016 y l na kadar Kamu Borç Yükü/GSYH oran n dü ürmeyi veya sabitlemeyi taahhüt etmi tir. Bu son zirvede, ülkelerin küresel ekonomik problemlere e güdümlü politikalarla çözüm getirmekten bir miktar uzakla t ve uygulanmas karara ba lanan politikalar n üye ülkelerin insiyatifine b rak ld göze çarpm t r. Bu bak mdan ülkeler aras nda önceki dönemlere göre uygulanan politikalar kapsam nda bir ayr ma ya and görülmü tür un ortalar ile birlikte özellikle Asya ülkelerinin güçlü büyümesi ve geli mi ülkelerde uygulamaya konulan paketlerin etkisi ile piyasalarda bir miktar güven art ya anm t r. Böylece piyasalar n risk alg lamalar n yans tan VIX 1 endeksi de 2009 un ba ndan itibaren dü ü e ilimine girmi tir boyunca geçici dalgalanmalara ra men a a yönlü bir trend izleyen endeks, küresel ekonomiye ili kin olumlu beklentilerin özellikle Avrupa da ya anan borç krizi nedeniyle bozulmas yla birlikte, 2010 May s ay nda tekrar 40 puan seviyelerine yükselmi tir. lerleyen dönemde, Euro Bölgesi ekonomilerini kurtarmak için aç klanan IMF ve AB paketinin (Bkz. Kutu: Euro Bölgesi Kamu Borç Krizi) de etkisi ile piyasalarda güven bir miktar sa lanm ve endeks kritik seviye olan 20 puan civar na gerilemi tir. 1 VIX endeksi, teknik olarak S&P-500 üstüne yaz lan opsiyonlar n volatilitesini göstermekle birlikte, piyasalarda risk alg lamas n n s k s k kullan lan bir göstergesi olmu tur. 12

20 Küresel Ekonomik Gelişmeler Grafik II.A G-20 Londra Zirvesi VIX (Ocak Eylül 2010) G-20 Pitsburgh Zirvesi Dubai Krizi AB ve IMF'nin milyar euroluk paketi Avrupa Birli i Borç Krizi GM flas edebilece ini Aç klad G-20 Toronto Zirvesi 02 Oca ub Mar Nis May Haz Tem A u Eyl Eki Kas Ara Oca ub Mar Nis May Haz Tem A u Eyl 10 Kaynak: Reuters Küresel krizin hem geli mi hem de geli mekte olan ülkelerdeki hane halklar n, firmalar ve bankac l k sektörünü giderek etkisi alt na almas, küresel finans piyasalar üzerindeki yo un stresin devam etmesine neden olmu tur. MSCI (Bkz. VII. Mali Piyasalar) endeksi nde de 2008 y l sonlar nda tüm dünya borsalar ndaki dü ü lere paralel olarak, keskin bir dü ü görülmü tür. Ancak, 2008 y l n büyük kay plarla kapatan borsalar n 2009 y l n n ilk aylar nda toparlanmaya ba lamas ve krizle mücadeleye yönelik uluslararas mutabakat n yükselen piyasa ekonomilerini içeren bir görünüm arz etmesi sonucu, endeks 2009 y l n n ilk çeyre inden itibaren yükseli e geçmi tir. Endeks, piyasalardaki olumlu havay yans tacak biçimde 2010 y l Nisan ay n n sonlar na kadar yükseli trendini sürdürmü tür May s ay nda ise Avrupa da ya anan bütçe aç ile borçlanma krizi ve söz konusu krizin finans piyasas na yay lmas na ili kin endi elerin giderek artmas, tüm dünyada piyasalar olumsuz etkilemi tir. Özellikle bu dönemden sonra, MSCI da a a yönlü bir hareket gözlemlenmi tir. 13

21 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 Grafik II.A.3 MSCI* Kaynak: Morgan Stanley Capital International *All Country World Index 2010 da ba ta Yunanistan olmak üzere Portekiz, spanya ve rlanda gibi Euro Bölgesi ekonomilerinin ya ad bütçe aç ve borç stoku problemleri, Euro Bölgesinde toparlanman n dünyan n geri kalan ndan daha yava olaca na dair görü leri kuvvetlendirmi tir. Bu dönemde özellikle Yunanistan n durumu ekonomi gündemini oldukça fazla me gul etmi, ülkede küresel krizin olumsuz etkileri kendini büyüme ve i sizli in yan s ra artan bütçe aç klar ve borç stoklar ile göstermi tir. lerleyen dönemde AB de giderek derinle en borç krizi, euronun de erine ili kin kayg lar artt rmaya ba lam ve küresel ekonominin ikinci bir dip tehlikesi ile kar kar ya oldu u görü ü yayg nla maya ba lam t r. Bunun üzerine söz konusu borç krizinin a labilmesi için AB ve IMF, Yunanistan için 110 milyar euroluk bir paketi yürürlü e koyma karar alm t r. Bu çerçevede, IMF ile Yunanistan May s ay n n ba nda 30 milyar euro tutar nda bir stand-by anla mas yapm t r. Paketin geri kalan n n ise Euro Bölgesi üyeleri taraf ndan kar lanmas na karar verilmi tir. Söz konusu paketin yan s ra euronun gelece inin garanti alt na al nmas ve zor durumdaki AB ülkelerinin desteklenmesi amac yla AB ve IMF nin ortakla a destekledi i toplam 750 milyar euroluk bir ba ka paket daha aç klanm t r. 14

22 Küresel Ekonomik Gelişmeler 2010 y l nda artan küresel dengesizlikler ekonomi gündemini me gul eden bir di er geli me olmu tur. Bu konuda özellikle Haziran ay nda yap lan G-20 zirvesi öncesinde Çin ile ABD aras nda yuan n de erine ili kin ya anan gerginlikler t rmanm t r. Ancak Çin henüz zirve toplanmadan, iç talepte ya ad keskin dü ü lerin de etkisiyle yuan n de erini bir miktar serbest b rakaca n aç klam t r. Söz konusu karar, ABD-Çin ili kisinde siyasi anlamda bask y hafifletse de küresel dengesizlikler sorununun çözümü, daha radikal önlemler gerektirmektedir. Genel olarak bak ld nda, 2010 y l nda ini li ç k l da olsa bir toparlanma süreci ya anmaktad r. Küresel ekonomideki büyüme, ba ta Asya olmak üzere geli mekte olan ekonomilerdeki kuvvetli büyümeden, genel çerçevede ise özel talepteki umut verici art sinyallerinden kaynaklanm t r. Ancak mali sürdürülebilirli e ili kin problemler May s ay nda ön plana ç km ve ülkelerin ta d riskler Avrupa da bankac l k sektörüne yay lm t r. Ayr ca fon bulma bask lar tekrar ortaya ç km ve interbank piyasalar na yay lm t r. Ba ta Euro Bölgesi olmak üzere geli mi ülkelerde ya anan söz konusu problemler, büyüme aç s ndan geli mi ülkeler ile geli mekte olan ülkeler aras nda önemli bir ayr ma oldu unu göstermi tir. Türkiye ile birlikte Asya ülkelerinin ba n çekti i birçok geli mekte olan ülkede ekonomik faaliyetlerde belirgin bir canlanma gözlemlenirken, geli mi ekonomilerde büyüme oranlar nispeten zay f seyretmi tir. Tüm bu risklere ra men küresel büyümenin yava da olsa devam etmesi beklenmektedir. 15

23 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 Grafik II.A IMF Büyüme Tahminleri Kaynak: IMF 4,8 4,2 2,7 2,2 Dünya Geli mi Ülkeler Euro Bölgesi Geli mekte olan Ülkeler 1, ,5 7,1 6,4 Di er yandan finansal kriz sebebiyle uygulanan ek mali düzenlemelerin, Euro Bölgesi nde 2011 büyümesini olumsuz etkilemesi beklenmektedir. ABD de nispeten daha iyi bir büyüme öngörülmektedir. Genel çerçevede ise geli mi ülkelerde mütevazi bir büyüme performans beklenmektedir. Geli mi ülkeler için yüksek kamu borçlar, i sizlik ve bankac l k sektöründeki sorunlar en önemli problemler olarak özetlenebilir y l nda geli mekte olan ülkelerde büyümenin bir miktar azalmas ve ülkeler aras nda farkl la mas beklenmektedir. Ayr ca bu ülkelerde büyümenin Asya ve Güney Amerika daki baz önemli ekonomiler önderli inde olaca öngörülmektedir. Küresel talebin dengelenmesi ve yap sal reformlar, gelecekteki büyümenin desteklenmesi aç s ndan büyük önem ta maktad r. Bu çerçevede, d fazla veren ülkelerde iç talebe yönelme e iliminin devam etmesi, d aç klar veren ülkelerde ise mali düzenleme ve finansal sektör reformlar n n talebi dengelemesi önem arz etmektedir. Bugünkü ko ullarda orta vadede güçlü, sürdürülebilir ve dengeli bir küresel büyüme için iddial ve bütünleyici politika çabalar na ihtiyaç oldu u bir gerçektir. Küresel ekonomide belirsizliklerin bir süre daha devam etmesi kaç n lmaz görünmektedir. Gelecek dönemde ba ta küresel dengesizlikler olmak üzere yüksek kamu borçlar ve bütçe aç klar gibi 16

24 Küresel Ekonomik Gelişmeler problemler küresel ekonomi gündemini me gul etmeye devam edecek gibi görünmektedir. B. SEÇ LM BÖLGELER T BARIYLA EKONOM K GÖRÜNÜM 1. ABD 2009 y l n n ilk yar s nda, ABD ekonomisi önemli ölçüde daral rken i sizlik de 1980 y l ndan bu yana görülen en yüksek seviyelere ula m t r. Bu dönemde çöken dünya ticareti, ihracat ve dolay s yla büyümeyi olumsuz etkileyen bir faktör olmu tur. Bununla beraber, e zamanl olarak uygulanan ve daha önce görülmemi büyüklükteki para ve maliye politikalar yard m yla, y l n ikinci yar s nda tüketim harcamalar ba ta olmak üzere, emlak ve finans piyasalar nda bir miktar istikrar sa lanm t r. Söz konusu te vikler sayesinde ABD ekonomisi, 2009 y l n n üçüncü çeyre inde yüzde 1,6 son çeyrekte ise yüzde 5,0 büyümü tür. Ancak özel talep, bu dönemde de kriz öncesi dönemin alt nda kalm t r y l n n son çeyre inde hane halk n n servetindeki iyile me, tüketimi bir miktar artt r rken, küresel ticarette ve ticari ortak olan ülkelerdeki toparlanma, ihracat n büyümeye katk s n artt ran unsurlar olmu tur y l n n ilk çeyre i ile beraber yava layan ABD ekonomisi, yüzde 3,7 büyümü tür. Bu dönemde, özel tüketimde ve yat r mlarda art olmas na ra men, ihracattaki h zl azalma büyümeyi olumsuz etkileyen faktörlerden biri olmu tur un ikinci çeyre inde ise büyüme daha da yava lam ve yüzde 1,7 olarak gerçekle mi tir. Özel tüketimin bir miktar artmas na ra men, ithalattaki h zl art ve stoklardaki yava lama, ikinci çeyrekte büyümeyi olumsuz etkilemi tir. Öte yandan, i gücü piyasalar 2010 da da zay f görünümünü korumu tur. ABD de 2009 y l nda i sizlik oran yüzde 9,3 düzeyinde gerçekle mi tir Eylül ay nda yüzde 9,6 olan i sizlik oran n n, y lsonu itibar yla yüzde 9,7 olarak gerçekle mesi beklenmektedir. Finansal piyasalar üzerindeki bask larla beraber kredi ko ullar ndaki s k kl klar da devam etmektedir. Hisse senedi piyasalar ise 2009 un ilk aylar ndaki olumsuz görünümünden daha iyi durumdad r. Finansal sistemde risk alg lamalar n n de i mesi ve kredi veren kurumlar n standartlar n s k la t rmas kredi talebinin zay flamas na yol açmaktad r. Buna ek olarak bilançosu hala tam olarak krizin do urdu u zararlardan ar nd r lamam bir çok bankan n varl büyümenin önünde önemli bir risk unsuru olarak durmaktad r. 17

25 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 Söz konusu ko ullar alt nda ABD de tedrici bir toparlanma bekleyen IMF, 2010 y l nda ülke ekonomisinin yüzde 2,6, 2011 de ise yüzde 2,3 büyümesini beklemektedir de büyümede beklenen söz konusu dü ü ün ard ndaki temel etken ise mali ve parasal te viklerin geri çekilecek olmas d r. 2. Euro Bölgesi Euro Bölgesi nde ekonomik faaliyetler, özellikle yükselen petrol fiyatlar n n etkisiyle Eylül 2008 deki finansal çökü ten daha önce yava lamaya ba lam t r. O dönemde, Avrupa ekonomilerinin baz zay fl klar na kar n ekonomik dalgalanmadan kurtulabilece i dü ünülmekteydi. Ancak AB nin finansal sistemi ya anan ekonomik oktan beklenenden daha derin etkilenmi tir. Baz önemli Avrupa Bankalar ndaki ABD orijinli varl klarda giderek artan kay plar n korkusu 2008 Eylül ay nda piyasalarda donmaya yol açm t r. Kredi piyasalar nda ya anan bu donma ile beraber finansal kriz çok h zl bir ekilde 2008 in son çeyre inde reel ekonomiyi etkisi alt na alm t r. Çözüm getirmek amac yla uygulanan baz finansal politikalar yeterince anla l r ve koordineli olmad klar için çok etkili olamam t r. Euro Bölgesi 2009 un ilk iki çeyre inde küçülmeye devam etmi tir da bölgenin tümünde ya anan bu daralma; özellikle azalan yat r mlardan kaynaklanan iç talepteki daralman n ve birbirine entegre olmu ekonomiler aras ndaki ticaretin azalmas n n bir sonucudur. Varl k fiyatlar nda, özellikle de gayrimenkul fiyatlar nda ya anan patlaman n olumsuz etkisi rlanda ve spanya gibi ülkelerde ekonomik faaliyetlerde sert dü ü lere yol açm t r y l nda daha az d ticaret aç olan ülkeler genellikle krizden daha az etkilenmi lerdir. Ancak ihracat eksenli ekonomisi göz önüne al nd nda Almanya bu durumun bir istisnas gibi görünmektedir. Almanya 2009 da d talebin dü mesinden çok olumsuz etkilenmi tir. Almanya ya k yasla daha az d a aç k olan ve daha geni bir kamu sektörüne sahip olan Fransa ise krizden daha az etkilenmi tir. Krize kar uygulanan makroekonomik politikalar genel olarak bölgedeki ülkelerin sahip oldu u imkanlara göre farkl l klar göstermi tir. Kredi piyasalar n n kötü durumu dolay s yla geli mi ülkelerde merkez bankalar bir yandan faizleri sert bir ekilde dü ürürken baz al lmad k önlemler de alm lard r. Söz konusu önlemlere örnek olarak; Avrupa Merkez Bankas n n ipotekli tahvilleri sat n almas gösterilebilir. Avrupa da ço u geli mi ülke finans sektörlerini özellikle garantiler yoluyla desteklemek için bütçe kaynaklar n kullanm t r. Do rudan sermaye enjeksiyonlar ve varl k al mlar ise s n rl 18

26 Küresel Ekonomik Gelişmeler kalm t r. Ancak Belçika ve rlanda bu durumun istisnas olarak gösterilebilir. Almanya ve spanya ba ta olmak üzere birçok ülke ekonomiye daha geni ölçüde destek sa lamak için çok geni te vik paketlerini uygulamaya koymu tur. Uygulamaya konulan söz konusu önlemlere ra men Euro Bölgesi nde ve daha genel olarak Avrupa da toparlanma süreci 2010 y l n n ikinci çeyre i ile beraber dünyan n di er bölgelerinin gerisinde kalm t r. Hatta bu dönemde Avrupa da ya anan büyük kamu aç klar ve borç stoklar n n yol açt problemler küresel ekonomideki toparlanman n önünde önemli bir risk unsuru olarak öne ç km t r. Küresel krize çok büyük dengesizliklerle giren Avrupa özellikle, 2010 un ikinci çeyre inde büyük problemler ya am t r. Avrupa ülkeleri içinde en büyük problemleri ya ayan ülkeler büyük d ticaret aç klar ve iç dengesizliklere sahip olan ülkeler olmu tur. n aat sektöründe ve kredi art lar nda ya anan gerileme ile beraber ya anan bankac l k sektörü problemleri baz Euro Bölgesi ekonomilerinde üretimin gerilemesine yol açm t r. Öte yandan üretimdeki büyük gerileme, krizle ba lant l olarak al nan yüksek maliyetli önlemler rlanda, Yunanistan, Portekiz ve spanya gibi ülkelerde büyük kamu aç klar na yol açm t r. Bu sorunlar Avrupa daki toparlanma sürecinin önünde önemli bir engel olu turmaktad r. Birçok Euro Bölgesi ekonomisinde toparlanma süreci yüksek bütçe aç klar, kamu borç sorunu ve d ticaret dengesindeki aç klar nedeniyle s n rl kalm t r. Söz konusu problemlerin Avrupa n n geri kalan na yay lma riski de bulunmaktad r. Özellikle 2010 y l n n Nisan ve May s aylar nda Yunanistan da ya anan kamu borç stoku ve likidite problemleri, finans piyasalar n n durumunun normalle mesinin önünde önemli bir engel olmu tur. Bunun yan s ra, Avrupa da finans sektörüne yap lan müdahalelerin temel sebebi olan bankac l k sektöründeki problemler normale dönü ü yava latan bir di er unsur olarak öne ç km t r. Tüm bunlara ek olarak d finansmanda ya anan sorunlar, hane halk ve i dünyas bilançolar ndaki dengesizlikler gibi baz faktörler de krizden derin bir ekilde etkilenen geli mekte olan baz Avrupa ülkelerindeki toparlanmay da olumsuz etkilemi tir. Bununla beraber Avrupa da toparlanman n devam etmesini sa layabilecek faktörler de mevcuttur. lk olarak küresel ticaretteki normalle me Euro Bölgesinde büyümeye katk sa lam t r. kinci ve daha önemli faktör ise Euro Bölgesi ülkelerinin ve uluslararas kurulu lar taraf ndan uygulamaya koyulan makroekonomik ve finansal destek önlemleri 19

27 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 olmu tur. Ya anan birçok olumsuzlu a ra men Euro Bölgesi ekonomilerinin 2010 da yüzde 1,7, 2011 de ise yüzde 1,5 büyüyece i tahmin edilmektedir. 3. Japonya, Çin ve Geli mekte Olan Asya 2008 y l nda ya anan durgunluk birçok Asya ekonomisini beklenenden daha derin etkilemi olsa da 2009 y l yla birlikte bu ekonomilerde toparlanma h zl bir ekilde kendini göstermi tir. Japonya hariç hemen tüm Asya ekonomilerinde üretimdeki büyüme beklenenden yüksek gerçekle mi tir. Asya ülkelerinde görülen toparlanma dünyan n geri kalan na göre de daha dengeli olmu tur. Söz konusu durum bu ülkelerde büyümenin hem iç talep hem de d talep yoluyla desteklenmesinden kaynaklanm t r. Asya daki toparlanmay üç temel faktör desteklemi tir: 2008 de çöken dünya ticaretindeki h zl düzelmenin ihracat odakl Asya ülkelerine olumlu etkisi bu faktörlerin ba nda gelmektedir. Artan büyüme ve risk i tah n n etkisi ile bölgeye sermaye giri leri artm t r. Bu durum bölge ekonomilerinin ço unda likidite bollu una yol açm t r. Asya ülkelerinde hem özel hem de kamu bile enleriyle birlikte iç talebin kal c bir nitelikte olmas 2009 y l ndaki toparlanman n h z n olumlu etkileyen üçüncü faktör olmu tur. Ayr ca dü ük kamu borç stoklar sayesinde Asya ülkeleri, zaman nda ve güçlü konjonktür kar t politikalar uygulama imkan bulmu lard r. IMF ye göre uygulanan söz konusu politikalar n 2009 da bölge ekonomisinin büyümesine katk s yüzde 1,75 olmu tur. Asya ekonomisi 2010 y l n n ilk yar s nda da toparlanmas n sürdürmü tür. Bölgede ekonomik faaliyetler ihracattaki canl l k ve kuvvetli yurtiçi talep taraf ndan sürdürülmü tür. hracat, geli mi ülkelerde talebin toparlanmas ndan olumlu bir ekilde etkilenmi tir. ç talep ise artan sermaye giri lerine ve Euro Bölgesi ndeki ya anan olumsuzluklara kar n 2009 y l ndaki ivmesini 2010 y l nda da bütün bölgede korumu tur. Bu görünüm çerçevesinde IMF de Asya için yapt 2010 büyüme tahminini yüzde 7,5 den yüzde 7,9 a ç karm t r. Çin güçlü iç talebi sayesinde önümüzdeki dönemde toparlanma sürecine devam edecek gibi görünmektedir. Nitekim 2009 da Çin, hükümetin öngördü ü yüzde 8 lik büyüme hedefini a m t r. Özellikle Çin deki kuvvetli talebin ba ta sermaye mallar ve ticari mal 20

28 Küresel Ekonomik Gelişmeler ihracatç s olan Asya ülkelerine olumlu biçimde yans mas beklenmektedir. Çin de ihracat n getirisi ve dayan kl iç talep, varl n 2010 y l n n ilk yar s boyunca sürdürmü tür. IMF de Çin in 2010 y l nda yüzde 10,5 büyüyece ini tahmin etmektedir y l nda ise kredi büyümesini yava latacak önlemlerin al nmas yla birlikte büyümenin yüzde 9,6 olaca tahmin edilmektedir da Japonya da ihracat çok belirgin olmayan bir toparlanma sa lam olsa da, bunun iç talebe olan etkisi s n rl kalm t r. Ülkede iç talebin; yeniden ortaya ç kan deflasyon, süregelen a r kapasite ve zay f i gücü piyasas gibi faktörlerin etkisi ile güçsüz kalmas beklenmektedir y l nda yendeki de erlenmenin ihracat n büyümeye olan katk s n olumsuz etkilemesi beklenmektedir. Sonuç olarak ülkenin ekonomik görünümü, sa lanacak maliye politikas desteklerine ve küresel ekonominin durumuna ba l olacakt r y l nda ise daha geni tabanl bir büyüme beklenmektedir. 4. Ortado u ve Kuzey Afrika Orta Do u ve Kuzey Afrika ekonomileri ya ad klar gerilemenin ard ndan tekrar yüksek bir h zda büyümelerini sürdürmektedir. Bölgede toparlanmay de i ik faktörler etkilemektedir. lk olarak, yüksek emtia fiyatlar ve d talep, bölgedeki bir çok ekonominin ihracat n ve üretimini artt rm t r. kinci olarak hükümetlerin uygulamaya koydu u harcama programlar toparlanman n h zlanmas nda anahtar bir rol üstlenmektedir. Öte yandan Kuveyt ve Birle ik Arap Emirlikleri gibi baz ülke ekonomilerinde k r lgan finansal sektör ve zay f emlak piyasalar toparlanma sürecini gizlemektedir. Ayr ca Avrupa daki zay f toparlanma ihracattaki büyümeyi, yurtd nda çal anlardan elde edilen gelirleri ve turizm gelirlerini olumsuz etkilemektedir. Bu faktörler göz önüne al nd nda IMF 2010 y l nda bölge genelinde ekonominin yüzde 4,1, 2011 de ise 5,1 büyüyece ini öngörmü tür. Bölge ekonomileri için iki önemli risk söz konusudur. lk olarak geli mi ülkelerde toparlanman n yava lamas yla birlikte bölge ülkelerinin turizm gelirlerinin ve emtia fiyatlar n n olumsuz etkilenmesi önemli bir risk faktörüdür. Bu durum bölge ülkelerinin ihracat gelirlerini, bütçe ve d ticaret dengelerini olumsuz etkileyebilir. Bir di er risk faktörü de etkileri bir miktar s n rlanm olan Dubai Borç Krizi ne benzer bir sürecin tekrar ya anmas ve bu sürecin finansal sektör ba ta olmak üzere bölgedeki tüm ekonomik aktiviteyi olumsuz etkilemesidir. 21

29 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 KÜRESEL KR Z NASIL ORTAYA ÇIKTI? Geride b rakt m z iki y ll k süreç hem küresel ekonomi, hem politika yap c lar aç s ndan karma a dolu bir süreç olmu, küresel ekonomi istikrarl büyüme oranlar n n ve dü ük enflasyonun görüldü ü uzun bir dönemin ard ndan, uluslararas boyutta ve daha önce görülmemi derinlikte bir finansal kriz ya am t r. Kriz öncesinde ya anan büyük iyimserlik döneminde, geli mi ülkelerde makroekonomik aktivite al lmad k ölçüde istikrarl bir seyir izlemi tir. Ba ta geli mekte olan ekonomilerin küresel ekonomiyle bütünle mesi olmak üzere; yap sal ekonomik de i imler, daha iyi para politikas uygulamalar ve tabi ki konjonktürel etkiler, söz konusu dönemi olu turan baz temel etkenler olarak gösterilebilir. Bu dönemde risk i tah n n çok olumlu seyretmesi sonucu ba ta ABD ve ngiltere olmak üzere birçok geli mi ülkede hane halk ve i dünyas borçluluk oranlar nda önemli yükseli ler görülmü tür. Borçlarda ya anan söz konusu yükselmeye finansal yenilik (financial innovation) dalgas da e lik etmi tir. Varl a dayal menkul k ymetlerin hacminde önemli bir art görülmü ve bir çok yeni finansal varl k ortaya ç km t r. Örne in, yat r mc lar n kendilerini iflas riskine kar güvence alt na almalar n sa layan CDS lerin (Credit Deafult Swap) (Bkz. VII. Mali Piyasalar) hacminde ve CDO lar (Colleateralized Debt Obligations), MBS ler (Mortgage Backed Securities) gibi çe itli sekuritizasyon araçlar nda büyük art lar görülmü tür. Krizin nedenleri üzerine geli en tart malar yap sal sebepler ve parasal sebepler olmak üzere iki ana perspektifte ay rmak mümkündür. Yap sal perspektif, Tasarruf Fazlas ve buna ba l olarak Global Dengesizlikler temas üzerine oturmaktad r (Bkz. Kutu: Küresel Dengesizlikler). Bu yakla m, Global Dengesizliklerin uzun vadeli faizleri dü ük tuttu unu ve ABD nin yat r mlar için do al bir çekim merkezi haline geldi ini öne sürmektedir. Parasal perspektif ise, sorunu 2004 y l ndan beri ABD nin uygulad a r gev ek para politikalar nda görmektedir. Ancak her iki görü de, krizin ard nda ba ta regülasyon olmak üzere bir çok mikro sorunun varl n kabul etmektedir. Söz konusu mikro problemler a a daki gibi özetlenebilir: Bu istikrarl süreç devam ettikçe piyasa söz konusu sürecin kal c oldu una ikna olmu ve risk primleri bir hayli dü mü tür. Öte yandan, gev ek para politikas n n da etkisiyle k sa ve uzun dönem reel faizler de dü mü tür. Dü ük faiz oranlar ve risk görünümü, finansal kurumlar ve bankalar daha fazla borçlanmaya te vik etmi tir. Sonuç olarak finansal kurumlar bilançolar nda yer alan sermaye yükümlülüklerini daha rahat kar layabilmek için bilanço d i lemlerini artt rm t r. Banka kredilerinde, özellikle mortgage kredilerinde ya anan söz konusu art a ra men, kredi veren kesim söz konusu kredilerin geri dönüp dönmeyece i ile ilgilenmemi tir y llar aras nda geri dönmeyen mortgage kredilerindeki art kredi verenlerin söz konusu davran n n bir sonucu olarak gösterilebilir. 22

30 Küresel Ekonomik Gelişmeler Kriz, riski geni bir alana da tmas gereken seküritizasyon i lemlerinin asl nda riski bankac l k sisteminin içinde tuttu unu göstermi tir. Dolay s yla borçlu varl klar bankac l k sisteminin d nda yer alan yat r mc lara de il, ba ka bankalar n gayrimenkul ticareti ile ilgili departmanlar na sat lm ve k sa vadeli fonlarla finanse edilmi tir. Asimetrik enformasyon problemleri de krizin ortaya ç k nda can al c bir rol oynam t r. Varl a dayal olarak ç kar lan menkul k ymetlerin büyük ço unlu u oldukça karma kt r. Söz konusu menkul k ymetler (CDO) içlerinde on binleri hatta yüz binleri bulan mortgage sözle melerini bar nd rmaktad rlar. Bu durumda söz konusu varl klar n hangi tür riskleri ta d n takip edebilmek imkans z hale gelmi tir. Finansal varl klar n bu karma kl, piyasalar iyi durumdayken ve iflaslar dü ük oldu unda her hangi bir soruna yol açmam t r. Ancak ko ullar n kötüle mesi ile birlikte bu varl klar anlamak ve fiyatland rmak imkans z hale gelmi tir. Bir ba ka enformasyon problemi ise finans sektörünün birbiriyle s k bir ekilde ba l olmas ndan kaynaklanm t r. Normal dönemlerde bir bankan n sektördeki di er bankalar n risk sahas n bilmesi çok önemli de ildir. Ancak kriz sürecinde birbirlerine ait bir çok varl ellerinde bulunduran bankalar n di er bankalar n ta d riskler hakk nda bilgi sahibi olmas gerekmektedir. Dolay s yla finansal varl klar n ta d risklerin belirlenmesinin imkans zl söz konusu risk alanlar n n da belirlenmesini imkans z hale getirmi tir. Bankalar di er bankalar n ne kadar risk ta d n belirleyememi tir. Krizin reel sektöre yay lmas ise bankalar n borç verme standartlar nda s k la maya gitmesi sonucunda ortaya ç kan kredi daralmas yoluyla olmu tur. ABD, ngiltere ve Euro Bölgesi verileri 2007 ortalar ndan itibaren kredi arz n n azald n göstermektedir. Küresel has lan n büyük ölçüde gerilemesi ise üç temel sebebe ba lanabilir; Gelecekte krediye eri ebilme beklentilerinin h zla bozulmas, Finansal sektörde ya anan büyük erime dolay s yla artan belirsizli in, tasarruf tedbirlerinin artmas na, yat r m projelerinin ertelenmesine ve stoklarda azalmaya neden olmas, Küresel ticaretin 2008 in 4.çeyre i itibariyle çökmesi Daha önce ya ananlar finansal krizlerin di er krizlere göre hem daha derin, hem de daha uzun ömürlü oldu unu göstermi tir. Bu konuda yap lan baz çal malardan elde edilen bulgular k saca özetlersek; varl k fiyatlar ndaki çökü ler derin ve uzun olmaya e ilimlidir, bankac l k krizlerinin ard ndan üretimde büyük ve uzun süren dü ü ler görülür ve çökü ler tipik olarak kamu borç stoklar nda kal c art lara neden olur. Küresel krizden elde edilen bulgular da bu duruma i aret etmektedir. Krizin hem i çevrimlerinde hem de uzun dönemli büyüme patikas nda önemli etkiler yarataca dü ünülmektedir. 23

31 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 KÜRESEL DENGES ZL KLER Küresel dengesizlikler en basit ekilde, cari aç k ve fazlalar n belli ülke ve bölgelerde yo unla mas ve istikrarl bir seyir izlemesi olarak tan mlanabilir. Bir anlamda ülkelerdeki tasarruf ve yat r m dengelerinin giderek bozulmas anlam na da gelen küresel dengesizlikler problemi, IMF taraf ndan da kar m zda duran en önemli makroekonomik sorunlar n ba nda gösterilmektedir. Küresel dengesizlikler; tasarruf davran lar ndaki, sermayenin getiri oran ndaki ve de i ik varl klar n risk derecelerindeki (veya likiditelerindeki) farkl l klardan kaynaklanabilirler. Dolay s yla küresel dengesizlikler ilk bak ta o kadar olumsuz de ildir. Bu yüzden bu dengesizliklerin arkas ndaki faktörlerin aç klanmas büyük önem ta maktad r. Söz konusu dengesizliklerin do as, zaman içinde farkl sebepler dolay s yla sürekli de i im geçirmi tir. Bu çerçevede kriz öncesi dönemde küresel dengesizlikler; , ve olmak üzere üç farkl dönem etraf nda ele al nabilir. Küresel Dengesizlikler 0,6 0,4 0,2 0-0,2-0,4-0,6-0, ABD Petrol hracatç lar Alm+Jpn OCADC Çin +EMA Di er Fark Kaynak: IMF aras ndaki dönemde ABD de teknolojik ilerleme ve daha yüksek verimlilik art beklentilerine ba l olarak yat r mlar artarken, Asya krizi ve Japonya n n ya ad uzun süreli krize ba l olarak Do u Asya da yat r mlar dü mü tür. Söz konusu durum, bu dönemde ya anan küresel dengesizliklerin temelini olu turmaktad r. Ancak bu dengesizlikler, sermayenin karl l k beklentilerindeki de i imleri yans tacak ekilde yeniden da lmas na olanak verdi inden olumlu olarak nitelendirilebilir. 24

32 Küresel Ekonomik Gelişmeler 2000 y l n n ba lar ile beraber durum de i mi tir. Bu dönemde ABD nin d ticaret aç küresel GSYH nin yüzde 1,4 üne yakla m t r. Bunun en temel sebebi ise azalan kamu tasarruflar n n toplam tasarruflar a a çekmesi olmu tur. Öte yandan Japonya ve geli mekte olan Asya ba ta olmak üzere petrol ihracatç s ülkeler ve baz çekirdek Avrupa ülkeleri d fazla vermeye devam etmi tir. ABD deki dü ük tasarruflar ve yüksek kamu aç klar göz önünde bulunduruldu unda söz konusu dengesizli i olumsuz olarak görebiliriz döneminde ise varl k piyasas ndaki a r de erlenmeler, dü ük tasarruf ve yüksek yat r m gibi baz faktörler küresel dengesizlikler üzerindeki etkilerini art rm t r. Aç k veren ülkeler taraf nda, ABD de zaten devam etmekte olan dü ük tasarruf düzeyleri rlanda, spanya ve ngiltere gibi ülkelerde de görülmeye ba lanm t r. Fazla veren ülkeler taraf nda ise Çin, yat r mlardan daha h zl artan tasarruf oranlar ile d fazlas n önemli ölçüde artt rm t r. Öte yandan petrol ihracatç s ülkeler; yükselen petrol fiyatlar sayesinde d fazlalar n artt rmaya devam etmi tir. Bu dönemde çekirdek Avrupa ülkeleri de fazla vermeye devam etmi lerdir. ABD de bütçe aç klar, a r iyimser beklentiler ve emlak piyasas n n a r i kinli i göz önünde bulunduruldu unda söz konusu aç klar olumsuz dengesizliklere bir örnek olabilir. Öte yandan Avrupa ülkelerinin ba lang çta olumlu olarak nitelendirilebilecek d aç klar, daha sonra kredi ve varl k piyasalar ndaki a r i kinlik dolay s yla olumsuz bir görünüm kazanm t r. Kriz sürecinde ise talepteki azalman n dayan kl tüketim ve yat r m mallar üzerindeki olumsuz etkisi, fazla veren ülkelerin d ticaret fazlalar n azalt rken, aç k veren ülkelerin d ticaret dengeleri üzerinde olumlu bir etki yaratm t r y l n n May s ve Haziran aylar nda ise ABD ile Çin aras nda yuan n a r de erli olmas dolay s yla ya anan gerginlikler küresel dengesizlikler konusunu gündeme yeniden ta m t r. Söz konusu gerginlikler Çin in Haziran ay ndaki G-20 zirvesi öncesinde yuan n de erini serbest b rakmas yla bir miktar ortadan kalkm olsa da küresel dengesizlikler konusu hala önemini korumaktad r. Küresel dengesizliklerin gelecekte nas l bir görünüm alaca n üç temel senaryo çerçevesinde ele alabiliriz: deal senaryo çerçevesinde ABD de tedrici bir mali düzelmenin yan s ra Çin de de eri artan yuan sayesinde tasarruflarda bir azalma öngörülmektedir. Sonuç olarak bu senaryoya göre temel bozulmalar azal rken, küresel dengesizlikler azalmakta; dengeli ve sürdürülebilir bir küresel büyüme gerçekle mektedir. kinci bir senaryo ise Çin in iç talebini dü ürmesine kar n reel kurdaki de erlenmeye bir önlem almad n öngörmektedir. Öte yandan net ihracatta çok az bir iyile me gösteren ve gev ek para politikas uygulama gücüne sahip olmayan ABD ise mali te vikleri k smakta isteksiz davranacak ve büyük aç klar vermeye devam edecektir. Bu senaryo etraf nda sürmekte olan olumsuzluklar azalmazken, küresel dengesizlikler de giderek artacakt r. Üçüncü ve son senaryoda ise Çin in ikinci senaryodaki gibi davrand kabul edilmektedir. Ancak ABD kademeli olarak mali te viklerini k smaktad r. Sonuçta bu senaryo etraf nda ABD de büyüme h z kesecek ve bu da tüm dünyay etkileyecektir. Ülkeler iç taleplerini artt rma ans bulduklar nda ve büyümeyi sa lad klar nda ise sonuç yine küresel yava lama riski ta yan dengesiz bir büyüme olacakt r. 25

33 Yıllık Ekonomik Rapor 2010 EURO BÖLGES KAMU BORÇ KR Z Krizle mücadele amac yla geli mi ülkeler ba ta olmak üzere küresel ölçekte uygulamaya konulan geni leyici maliye politikalar ve bankac l k krizi, 2009 y l nda bütçe aç klar nda ve kamu borç stoklar nda h zl art lara sebep olmu tur. Ba ta Yunanistan olmak üzere Portekiz, talya, spanya ve rlanda gibi Euro Bölgesi ekonomilerinde yüksek borç stoklar ve bütçe aç klar sürdürülemez hale gelmi ve söz konusu ülkelerin kamu maliyesinde ciddi sorunlar yaratm t r. Avrupa da ya anan bu sorunlar, euroya ili kin beklentileri olumsuz etkilemi ve euro büyük de er kay plar ya am t r. Bu süreçte Avrupa Para Birli inin gelece i ve krizden olumsuz etkilenen euronun rezerv para olma özelli i hatta euronun varl tart l r hale gelmi tir. Bu geli meler Euro Bölgesi ekonomileri üzerinde finansal bask lara yol açm t r. Bu durum PIIGS olarak adland r lan Portekiz, talya, rlanda, Yunanistan ve spanya gibi bir çok Euro Bölgesi ekonomisinde risk priminin daha önce görülmemi düzeyde artmas na neden olmu tur. Söz konusu problemler, bu ülkelerin borçlar n ödeyememeleri halinde ödenecek risk primi olarak da adland rabilece imiz CDS primlerinin yükselmesine neden olmu tur. PIIGS Ülkelerinde CDS Kaynak: Bloomberg Portekiz talya rlanda Yunanistan spanya AB de ya anan bu geli meler üzerine euronun gelece inin garanti alt na al nmas ve zor durumdaki AB ülkelerinin desteklenmesi amac yla birçok önlem hayata geçirilmektedir. Bu çerçevede AB ve IMF nin ortakla a sa layaca toplam 750 milyar euroluk bir paket aç klanm t r. Söz konusu pakete AB nin katk s n n 500 milyar euro olaca aç klanm t r. Kurtarma paketinin 440 milyar euroluk k sm AB ülkelerinin katk lar yla temin edilirken, 60 milyar euroluk k s m ise u anda da kullan lmakta olan bir ödemeler dengesi destek fonunun geni letilmesiyle kar lanmas na karar verilmi tir. IMF ise AB taraf ndan ortaya konulan her 2 euro için 1 euro katk da bulunaca n aç klam ve 250 milyar euroya ula an bu taahhüt ile paketin boyutu 750 milyar euroya ula m t r. Söz konusu paketin aç klanmas yla beraber, Avrupa Merkez Bankas da (ECB) parasal aktar m mekanizmalar n n i leyi ini engelleyen piyasa gerilimlerini a abilmek için müdahale edece ini aç klam t r. Bu çerçevede ECB, fonksiyonunu yeterince yerine getiremeyen bono piyasalar na derinlik ve likidite sa lama karar alm t r. Böylece zor durumdaki ülkelerin, bono piyasalar üzerindeki gerilimlerinin azalt lmas hedeflenmi tir. 26

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: A N A L Z Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: Sektör Mücahit ÖZDEM R May s 2015 Giri Geçen haftaki çal mam zda son aç klanan reel ekonomiye ili kin göstergeleri incelemi tik. Bu hafta ülkemiz

Detaylı

31.12.2011-31.03.2012 tarihleri arasında fon getirisi -%1,41 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi -%0,60 olarak gerçekleşmiştir.

31.12.2011-31.03.2012 tarihleri arasında fon getirisi -%1,41 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi -%0,60 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr

Ekonomik Rapor 2011 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr Ekonomik Rapor 2011 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 67. genel kurul 49 50 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 2008 yılında ABD de ipotekli konut kredisi piyasasında ortaya çıkan ve hızla tüm dünya ekonomilerinde

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 11 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Çağlar Kuzlukluoğlu 1 DenizBank Ekonomi

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin şekilde arttırmasıyla

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BIST-100, Haziran da %11,28 lik düşerek 76.295 den kapandı. Aynı dönemde Bankacılık endeksi %15,41, Sanayi endeksi

Detaylı

AVRUPA BĠRLĠĞĠ EKONOMĠSĠNE ĠLĠġKĠN ARA TAHMĠN RAPORU*

AVRUPA BĠRLĠĞĠ EKONOMĠSĠNE ĠLĠġKĠN ARA TAHMĠN RAPORU* AVRUPA BĠRLĠĞĠ EKONOMĠSĠNE ĠLĠġKĠN ARA TAHMĠN RAPORU* Eylül 2011 Ankara * Bu çalıģma, Avrupa Komisyonu Ekonomik ve Mali Konular Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Avrupa Ekonomisine ĠliĢkin Ara Tahmin

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BIST 100 endeksi, Nisan ayı içerisinde %0,2 lik artış göstererek 86.046 seviyesinden kapandı. Aynı dönem içerisinde

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2015 YILI FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2015 yılı yurtiçinde genel seçimler ve Merkez Bankası faiz tartışmaları,

Detaylı

01/01/2009 30/09/2009 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş

01/01/2009 30/09/2009 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş 01/01/2009 30/09/2009 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 9 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU A. TANITICI BİLGİLER CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU PORTFÖYE BAKIŞ Halka Arz Tarihi : 02/05/2013 YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER 31/12/2015

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

Groupama Emeklilik Fonları

Groupama Emeklilik Fonları Groupama Emeklilik Fonları BKB - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Dış Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu Aralık ayında global piyasalara, Amerika da Mali uçurum tartışmaları

Detaylı

Euro Bölgesi İzleme Raporu: Temmuz 2003

Euro Bölgesi İzleme Raporu: Temmuz 2003 Euro Bölgesi İzleme Raporu: Temmuz 003 I. Genel Gelişmeler: Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi nin 10 Temmuz 003 tarihli toplantısında anahtar faiz oranlarında herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 31.12.2004-31.12.2005 dönemine ilişkin

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Eylül 2015, Sayı: 27. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Eylül 2015, Sayı: 27. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 7 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 Haz Haz 1

Detaylı

DÖVİZ. Döviz Kurları / Pariteler DÖVİZ PİYASASI GÖRÜNÜMÜ VERİ GÜNDEMİ. Ekonomik Notlar Makro Görünüm Teknik Görünüm

DÖVİZ. Döviz Kurları / Pariteler DÖVİZ PİYASASI GÖRÜNÜMÜ VERİ GÜNDEMİ. Ekonomik Notlar Makro Görünüm Teknik Görünüm DÖVİZ PİYASASI GÖRÜNÜMÜ Geçtiğimiz hafta ABD de tüketici güven endeksi beklentilerin üzerinde geriledi. ISM imalat endeksinde ise yükseliş trendinin korunduğu görülüyor. Hafta boyunca, doların güçlü seyrinin

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.04.2004-30.06.2004 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100 endeksi, Ekim ayı içerisinde %4,2 artarak ayı 77.620 seviyesinden kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık endeksi %4,1

Detaylı

2. Uluslararası Ekonomik Gelişmeler

2. Uluslararası Ekonomik Gelişmeler . Uluslararası Ekonomik Gelişmeler 13 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin veriler, küresel büyümedeki toparlanma eğiliminin yılın üçüncü çeyreğinde de devam ettiğine işaret etmektedir. Söz konusu toparlanma,

Detaylı

Altın Piyasası Haftalık Temel ve Teknik Görünüm (2-6 Mart 2015)

Altın Piyasası Haftalık Temel ve Teknik Görünüm (2-6 Mart 2015) 2 Mart 2015 Altın Piyasası Haftalık Temel ve Teknik Görünüm (2-6 Mart 2015) Hafta başında Yunanistan meselesinde çözüme yaklaşıldığı yönünde haberlerin ardından altın fiyatlarında aşağı yönlü baskı hakim

Detaylı

FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI

FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI MART 15 FON BÜLTENİ Güncel Ekonomik Veriler Büyüme Oranı(Yıllık) 4,00% Cari Açık/GSYİH 5,90% İşsizlik oranı(yıllık) 10,10% Enflasyon(TÜFE/Yıllık) 7,55% GSMH(milyar USD) 819,9 Kişi Başı Milli Gelir (USD)

Detaylı

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU YENİ MEVDUAT SİGORTA SİSTEMİ ÖNERİSİ BANKA BİRLEŞME VE DEVİRLERİ Dr. Mehmet GÜNAL Ankara, Haziran 2001 ÖNSÖZ Türkiye

Detaylı

TÜRK YE CUMHUR YET MERKEZ BANKASI

TÜRK YE CUMHUR YET MERKEZ BANKASI TÜRK YE CUMHUR YET MERKEZ BANKASI Krizi Yönetmede Merkez Bankas n n Rolü ve Etkinli i Erdem Ba ç Ba kan Yard mc s stanbul Üniversitesi 22 May s 2009 1 Sunum Plan I. Fiyat stikrar ve Finansal stikrar II.

Detaylı

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland.

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland. 21 OCAK-MART DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 21 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 1 Nisan 21 tarihinde

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 6 Haziran 2016, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 6 Haziran 2016, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER...

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER... ÖZET Ekim ayında tüketici fiyatları yüzde 3,7 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde 7, ya yükselmiştir. Bu artışın 1,3 puanı yönetilen/yönlendirilen fiyat ayarlamalarından kaynaklanmıştır. Döviz kuru

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 09 Haziran 2014, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler

Ekonomi Bülteni. 09 Haziran 2014, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Ekonomi Bülteni, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

GÜNE BAŞLARKEN 5 Mart 2010

GÜNE BAŞLARKEN 5 Mart 2010 GÜNE BAŞLARKEN 5 Mart 2010...ekonomikarastirma@halkbank.com.tr... YURTİÇİ GELİŞMELER Yurtiçi Piyasalar-Döviz B ankalararası döviz piyasasında dolar kuru USD/TL bugün açılışta, euro dolar paritesindeki

Detaylı

Strateji Planlama ve Kurumsal Performans Yönetimi. Aylık Ekonomi Bülteni

Strateji Planlama ve Kurumsal Performans Yönetimi. Aylık Ekonomi Bülteni Strateji Planlama ve Kurumsal Performans Yönetimi Aylık Ekonomi Bülteni Mayıs, 2016 ÖNE ÇIKANLAR ÖNE ÇIKANLAR IMF 12 Nisan da yayınladığı Ekonomik Görünüm Raporunda 2016 yılı için küresel büyüme tahminini

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 30 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Japonya Merkez Bankası (BoJ) faizlerde değişikliğe gitmedi Japonya Merkez Bankası (BoJ), 8 e 1 oy çokluğuyla para politikasında değişikliğe gitmeme kararı

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE MAYIS 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu

Detaylı

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man 214 EK M-ARALIK DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 214 y dördüncü çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 9 Ocak 215

Detaylı

Haftalık Yurtiçi Ekonomi Raporu. Geçtiğimiz Hafta Açıklanan Veriler...

Haftalık Yurtiçi Ekonomi Raporu. Geçtiğimiz Hafta Açıklanan Veriler... VakıfBank Vakıfbank Ekonomik Araştırmalar Haftalık Yurtiçi Ekonomi Raporu 11 18 Nisan211 Bu Haftaki Yazımız... Enflasyon 4 yılın en düşük seviyesinde seyretmeye devam ediyor... İstatistik Kurumu (TÜİK)

Detaylı

Ocak. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ocak. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 22 Ocak Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Merkez bankalarının ayrışması devam edecek Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi bu sabah saatlerinde Davos ta gerçekleştirilen Dünya Ekonomi

Detaylı

Türkiye de Dış Ticaret ve Dış Ticaret Finansmanı: İhracattaki Düşüşte Finansman Sıkıntısı Ne Kadar Etkili?

Türkiye de Dış Ticaret ve Dış Ticaret Finansmanı: İhracattaki Düşüşte Finansman Sıkıntısı Ne Kadar Etkili? Türkiye de Dış Ticaret ve Dış Ticaret Finansmanı: İhracattaki Düşüşte Finansman Sıkıntısı Ne Kadar Etkili? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Hasan Çağlayan Dündar Araştırmacı Ayşegül Dinççağ Araştırmacı

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Mart 2015 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2015 ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME İlk İki Ayda 2,7 Milyar Dolarlık

Detaylı

16.03.2016. Euro Bölgesi 0,00% Japonya -0,10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent. Yüksek 1,1125 1,4304 114,145 2,9110 1238,15 39,72

16.03.2016. Euro Bölgesi 0,00% Japonya -0,10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent. Yüksek 1,1125 1,4304 114,145 2,9110 1238,15 39,72 Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent Ülke Faiz Ülke Faiz Açılış 1,1101 1,4299 113,794 2,8687 1234,07 39,72 Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Yüksek 1,1125 1,4304 114,145 2,9110 1238,15 39,72 Düşük

Detaylı

20.05.2014 20.05.2014 BAŞIMIZ SAĞOLSUN...

20.05.2014 20.05.2014 BAŞIMIZ SAĞOLSUN... BAŞIMIZ SAĞOLSUN... Geçtiğimiz haftanın şüphesiz en önemli gündem maddesi Soma da yaşanan ve 301 maden çalışanımızın hayatını kaybettiği facia idi. Dünya basınının da oldukça ilgi gösterdiği olayda yasal

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MAYIS 2016 (SAYI: 87) GENEL DEĞERLENDİRME 03.06.2016 Kıdem tazminatında işletmelerin maliyetini artıracak ve işçi-işveren ilişkilerini bozacak düzenlemelerden kaçınılmalı Gelecek

Detaylı

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ 11 DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ 11111 454 DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ 11 DÜNYADA VE TÜRKİYE DE 2010 YILI SONU EKONOMİK GÖRÜNÜM Dünya Ekonomisi Genel 2008 yılı ortalarından itibaren A.B.D. ve İngiltere başta

Detaylı

3.500 3.000 2.500 2.000

3.500 3.000 2.500 2.000 HAFTALIK EKONOMİ VE FİNANS BÜLTENİ İKTİSADİ ARAŞTIRMALAR BÖLÜMÜ 10 Ağustos 2009 / 32 İktisadi Araştırmalar Bölümü İzlem Erdem Müdür +90 (212) 316 16 50 izlem.erdem@isbank.c om.tr Canan Aslan Müd. Yrd.

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

GÜNLÜK YATIRIM BÜLTENİ

GÜNLÜK YATIRIM BÜLTENİ Araştırma GÜNLÜK BÜLTEN 19 Aralık 2013 GÜNLÜK YATIRIM BÜLTENİ Piyasalara Bakış 100,000 90,000 80,000 70,000 60,000 50,000 40,000 30,000 20,000 10,000 0 12/12 03/13 06/13 07/13 10/13 12/13 FED in açıklamalarına

Detaylı

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (1 TEMMUZ-31 TEMMUZ 2000) 1.Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler:

EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (1 TEMMUZ-31 TEMMUZ 2000) 1.Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler: EURO BÖLGESİ İZLEME RAPORU (1 TEMMUZ-31 TEMMUZ 2000) 1.Genel Ekonomik Göstergelere İlişkin Gelişmeler: Euro Bölgesi ekonomisi güçlü bir şekilde gelişmeye devam etmektedir. Eurostat ın ilk tahminlerine

Detaylı

GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ GYODER SEKTÖR BULUŞMASI 28 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının değerli yöneticileri, Sermaye piyasalarımızın ve basınımızın

Detaylı

Mart. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Mart. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 21 Mart Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Villeroy negatif faizin etkili olduğu görüşünde Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Kurulu üyesi Francois Villeroy de Galhau bugünkü açıklamasında, merkez

Detaylı

Gündem 05.10.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10%

Gündem 05.10.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent Açılış 1,1191 1,5129 119,923 3,0266 1113,65 47,94 Yüksek 1,1318 1,5237 120,406 3,0371 1141,40 48,47 Düşük 1,1151 1,5128 118,690 2,9874 1104,80 46,91 Kapanış

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU (Tüm tutarlar, aksi belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) cinsinden ifade edilmiştir.

1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU (Tüm tutarlar, aksi belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) cinsinden ifade edilmiştir. A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka arz tarihi: 16 Temmuz 2014 31 Aralık 2015 tarihi itibariyle Fonun Yatırım Amacı Portföy Yöneticileri Fon Toplam Değeri Portföyünde

Detaylı

İçindekiler. İSO Sanayi Gelişim ve Girdi Fiyatları Endeksi. İSO Sanayi Girdi Fiyatları Endeksi

İçindekiler. İSO Sanayi Gelişim ve Girdi Fiyatları Endeksi. İSO Sanayi Girdi Fiyatları Endeksi İçindekiler İSO Sanayi Gelişim ve Girdi Fiyatları Endeksi... 1 Reel Kesim ve Tüketici Güven Endeksi... 2 Büyüme... 2 Fiyatlar... 3 Sanayi Üretim Endeksi... 4 İmalat Sanayi Ciro ve Sipariş Endeksi... 5

Detaylı

Berlin Ekonomi Müşavirliği FEDERAL ALMANYA DA EKONOMİK GELİŞMELER ÖZETİ

Berlin Ekonomi Müşavirliği FEDERAL ALMANYA DA EKONOMİK GELİŞMELER ÖZETİ Berlin Ekonomi Müşavirliği FEDERAL ALMANYA DA EKONOMİK GELİŞMELER ÖZETİ Aral k 2010 İÇİNDEKİLER Genel görünüm......3 Sektörel Gelişmeler...4 Cari Denge...5 Tüketim....7 İstihdam.........7 Fiyatlar.........8

Detaylı

Mart Ayı Enflasyonu ve Görünüm

Mart Ayı Enflasyonu ve Görünüm SAYI : 2005-17 11 Nisan 2005 Mart Ayı Enflasyonu ve Görünüm I. GENEL DEĞERLENDİRME 1. 2003 temel yıllı endekslere göre, 2005 yılı Mart ayında TÜFE yüzde 0,26, ÜFE ise yüzde 1,26 oranında artmıştır. Endekslerin

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

TOFA 31.12.2012 ANAL ST SUNUMU

TOFA 31.12.2012 ANAL ST SUNUMU TOFA 31.12.2012 ANAL ST SUNUMU UBAT 2013 1 GÜNDEM 2012 Q4 Öne Ç kan Konular 31.12.2012 Performans Özeti Yurtiçi Pazar & Tofa Yurtiçi Sat lar Yurtiçi Pazar Paylar hracat Performans Sat Adetleri Model Detayl

Detaylı

05.02.2016. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,50% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya -0,10%

05.02.2016. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,50% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya -0,10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent Açılış 1,1103 1,4595 117,885 2,9130 1141,81 35,30 Yüksek 1,1239 1,4668 118,240 2,9264 1157,39 35,79 Düşük 1,1069 1,4529 116,527 2,8895 1139,43 34,15 Kapanış

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

21.12.2015. Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent. Yüksek 1,0875 1,4951 123,551 2,9160 1071,19 37,70

21.12.2015. Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent. Yüksek 1,0875 1,4951 123,551 2,9160 1071,19 37,70 Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent Ülke Faiz Ülke Faiz Açılış 1,0827 1,4898 122,555 2,9105 1051,20 36,79 Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Yüksek 1,0875 1,4951 123,551 2,9160 1071,19 37,70 Düşük

Detaylı

GLOBAL HAFTALIK STRATEJİ

GLOBAL HAFTALIK STRATEJİ GLOBAL HAFTALIK STRATEJİ 21 Eylül 2015 Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Fed toplantısı sonrasında piyasalarda karışık bir seyir izleniyor. Fed in açıklamaları beklentilerden daha fazla güvercin olarak

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Şubat 2016, Sayı: 9. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Şubat 2016, Sayı: 9. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 9 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 24 25 26

Detaylı

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR Bu rapor Fiba Emeklilik ve Hayat A.Ş. Likit Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015 30.06.2015 dönemine ilişkin gelişmelerin,

Detaylı

MAYIS 2012 BANKALARIMIZ 2011

MAYIS 2012 BANKALARIMIZ 2011 MAYIS 2012 BANKALARIMIZ 2011 BANKALARIMIZ 2011 Yay n No: 284 May s 2012 Türkiye Bankalar B Misyonu Vizyonu Sayfa No. Sunum.. Temel Ekonomik Göstergeler.... v vi I-1 Türkiye de Faaliyette Bulunan Bankalar..

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AVD)

AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AVD) AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AVD) Bu rapor AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2011-31.12.2011 dönemine ilişkin gelişmelerin,

Detaylı

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 Ocak 2016 Tüketici Fiyat Endeksi ne(tüfe) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Şubat 2016 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Haziran. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU

Haziran. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU 16 Haziran N Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU FOMC para politikasını korudu, Brexit referandumu kararda etkili oldu Dün gerçekleştirilen FOMC toplantısında politika yapıcılar para politikasını koruma

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 Ekim 2014 İÇİNDEKİLER Giriş... 2 Dünya da Uluslararası Doğrudan Yatırım Trendi... 3 Yıllar

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

Gündem 29.09.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10%

Gündem 29.09.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Açılış 1,1191 1,5187 120,495 3,0477 1145,82 Yüksek 1,1248 1,5242 120,601 3,0614 1148,34 Düşük 1,1148 1,5157 119,698 3,0291 1128,19 Kapanış 1,1244 1,5174 119,920

Detaylı

Türk Hava Yolları. Operasyonel performans iyileşiyor; net kar beklentiler paralelinde gerçekleşti. Şeker Yatırım Araştırma

Türk Hava Yolları. Operasyonel performans iyileşiyor; net kar beklentiler paralelinde gerçekleşti. Şeker Yatırım Araştırma 3Ç15 Sonuçları Havacılık Sektörü 9 Kasım 2015 Türk Hava Yolları Operasyonel performans iyileşiyor; net kar beklentiler paralelinde gerçekleşti R. Fulin Önder Analist fonder@sekeryatirim.com Türk Hava Yolları,

Detaylı

23.12.2015. Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent. Yüksek 1,0984 1,4908 121,311 2,9508 1080,85 36,69

23.12.2015. Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent. Yüksek 1,0984 1,4908 121,311 2,9508 1080,85 36,69 Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent Ülke Faiz Ülke Faiz Açılış 1,0913 1,4883 121,214 2,9159 1078,43 36,36 Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Yüksek 1,0984 1,4908 121,311 2,9508 1080,85 36,69 Düşük

Detaylı

ING EMEKLİLİK A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU FAALİYET RAPORU 01.01.2014 30.06.2014

ING EMEKLİLİK A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU FAALİYET RAPORU 01.01.2014 30.06.2014 ING EMEKLiLiK A.Ş. KATKI EMEKLiLiK YATIRIM FONU FAALİYET RAPORU 01.01.2014 30.06.2014 1. GENEL BİLGİLER Fon un Unvanı ING EMEKLİLİK A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU Fon un Türü Katkı Emeklilik Yatırım

Detaylı

ERGO EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR

ERGO EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR ERGO EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR Bu rapor ERGO EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2012-31.03.2012 dönemine ilişkin

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- NİSAN2015 (SAYI: 74) GENEL DEĞERLENDİRME Yabancı Yatırımcının Türkiye ye İlgisi Azaldı IMF tahminlerine göre 2015 tetürkiye %3,1; küresel ekonomi %3,5; gelişmekte olan ülkeler

Detaylı

Genel Görünüm. Faiz Oranları Gelişmeleri. Fiyat Gelişmeleri EYLÜL 2010

Genel Görünüm. Faiz Oranları Gelişmeleri. Fiyat Gelişmeleri EYLÜL 2010 EYLÜL 2010 Genel Görünüm Faiz Oranları Gelişmeleri Para Politikası Kurulu(PPK) nun 16 Eylül 2010 tarihinde yaptığı toplantıda Bankalararası Para Piyasası ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Repo Ters

Detaylı

MECLİSİ TEMMUZ 2008 SAYI:31

MECLİSİ TEMMUZ 2008 SAYI:31 TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ AYLIK MAKROEKONOMİ DEĞERLENDİRME RAPORU TEMMUZ 2008 SAYI:31 İhracat Haziran ayında ihracat yüzde 34,88 arttı. İhracat, Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

GLOBAL HAFTALIK STRATEJİ

GLOBAL HAFTALIK STRATEJİ GLOBAL HAFTALIK STRATEJİ 14 Aralık 2015 Geçtiğimiz hafta küresel çapta riskten kaçısın etkili olduğu bir hafta oldu. Fed toplantısına ilişkin beklentiler, petrol ve diğer emtia fiyatlarında yaşanan hızlı

Detaylı

EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU 1 EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: Euro Menkul

Detaylı

ABD de S&P Case Shiller konut fiyat endeksi %5.1 arttı, beklenti %5.1

ABD de S&P Case Shiller konut fiyat endeksi %5.1 arttı, beklenti %5.1 SABAH BÜLTENİ Destek FX Piyasa Gözlemi 28 Ekim 2015 08:30 GENEL GÜN ÖZETİ ABD'de dayanıklı mal siparişleri beklenenden az düştü Küresel piyasalardaki zayıflığın ABD li şirketleri de olumsuz etkilemesiyle

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 22 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Ekim de tüketici güveni arttı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından bugün açıklanan verilere göre, Tüketici Güven Endeksi Ekim ayında bir önceki aya

Detaylı

ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014)

ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014) GİRİŞ ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014) 2012-2014 dönemi Orta Vadeli Mali Planı, Orta Vadeli Programla uyumlu olmak üzere gelecek üç yıla ilişkin merkezi yönetim bütçesi toplam gelir ve gider tahminleriyle

Detaylı

DÖVİZ PİYASASINDA GÜNE BAKIŞ 30.01.2015

DÖVİZ PİYASASINDA GÜNE BAKIŞ 30.01.2015 DÖVİZ PİYASASINDA GÜNE BAKIŞ 30.01.2015 Piyasa Notları : Almanya da Ocak ayı enflasyonu yıllık bazda -0.30% olarak açıklanırken, işsizlik oranı %6.5 a geriledi. ABD de açıklanan haftalık işsizlik maaş

Detaylı

GRAF K L STES. Kar lama Oran Grafik II.15 Faiz D Bütçe Dengesi 14 Grafik II.16 Bütçe Dengesi 14 Grafik II.17 Merkezi Yönetim Borç Stoku 15

GRAF K L STES. Kar lama Oran Grafik II.15 Faiz D Bütçe Dengesi 14 Grafik II.16 Bütçe Dengesi 14 Grafik II.17 Merkezi Yönetim Borç Stoku 15 GRAF K L STES Grafik I.1 Küresel Büyüme 2 Grafik I.2 Özel Kesim Tüketim Harcamalar n n Geli imi 2 Grafik I.3 G-20 Ülkeleri i sizlik Oranlar 3 Grafik I.4 G-20 Ülkeleri Enflasyon Oranlar 3 Grafik I.5 Kamu

Detaylı

TOFA 31.03.2013 ANAL ST SUNUMU MAYIS 2013

TOFA 31.03.2013 ANAL ST SUNUMU MAYIS 2013 TOFA 31.03.2013 ANAL ST SUNUMU 1 MAYIS 2013 GÜNDEM 2013 Q1 Öne Ç kan Konular 31.03.2013 Performans Özeti Üretim ve Kapasite Kullan m Oranlar Yurtiçi Pazar & Tofa Yurtiçi Sat lar Yurtiçi Pazar Paylar hracat

Detaylı

SABAH BÜLTENİ. Tutanaklar Sonrası Piyasalar.. 7 Ocak 2016-8:30. Eylül Genç Araştırma Uzman Yardımcısı GENEL GÜN ÖZETİ

SABAH BÜLTENİ. Tutanaklar Sonrası Piyasalar.. 7 Ocak 2016-8:30. Eylül Genç Araştırma Uzman Yardımcısı GENEL GÜN ÖZETİ SABAH BÜLTENİ Tutanaklar Sonrası Piyasalar.. 7 Ocak 2016-8:30 Eylül Genç Araştırma Uzman Yardımcısı GENEL GÜN ÖZETİ Fed tutanakları: Bazı üyelere göre faiz kararı 'ucu ucuna' alındı Fed'in para politikalarını

Detaylı

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor Fiba Emeklilik ve Hayat A.Ş. Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

OYAK EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI DÖVİZ CİNSİNDEN YATIRIM ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR

OYAK EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI DÖVİZ CİNSİNDEN YATIRIM ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR OYAK EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI DÖVİZ CİNSİNDEN YATIRIM ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Oyak Emeklilik A.Ş. Gelir Amaçlı Döviz Cinsinden Yatırım Araçları Emeklilik Yatırım Fonu

Detaylı

KÜRESEL KRİZİN DÜNYA EKONOMİSİNDE NEDEN OLDUĞU TAHRİBAT

KÜRESEL KRİZİN DÜNYA EKONOMİSİNDE NEDEN OLDUĞU TAHRİBAT KÜRESEL KRİZİN DÜNYA EKONOMİSİNDE NEDEN OLDUĞU TAHRİBAT Dünya Ekonomisinde 3 trilyon $ Kayıp Taşıt üretiminde %16 (=12 milyon adet) gerileme Büyük İstihdam Kaybı: ABD 8.7, AB de ise 3.5 milyon kişi işini

Detaylı

Ayrıca FED başkanı Yellen'in yarın saat 17:30'da konuşması olacak.

Ayrıca FED başkanı Yellen'in yarın saat 17:30'da konuşması olacak. Ekonomik Gündem Asya hisse senetleri, ABD ekonomisinin faiz artırımını kaldıracak denli güçlü olduğu yolundaki iyimserliğin küresel hisse senetlerine alım getirmesi ile birlikte değer kazandı ve bunun

Detaylı