PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ İLETİŞİM BİLGİLERİ. Erkut ERKAN Tel: (139)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ İLETİŞİM BİLGİLERİ. Erkut ERKAN Tel: 0 232 375 28 28 (139) erkut.erkan@egelisesi.k12.tr"

Transkript

1 Merhaba, Özel Ege Lisesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi olarak çıkaracağımız bu yayının adını Günebakan olarak koymayı düşündük. Günebakan; sürekli ışığa, aydınlığa, aydınlanmaya yüzünü çeviren bir bitki İstiyoruz ki bu yayın çocuklarımızın eğitimine dönük olarak siz anne babalarla bizleri ortak bir paydada birleştirmeye hizmet etsin. Çocuklarımızın eğitimine ve gelişimine olumlu katkı sağlamayı hedeflediğimiz bu ortak paydanın, zaman içinde bir kültür oluşturmaya temel teşkil edeceğine ve Özel Ege li olmanın farklılığını yaşama uyarlama sürecinde, kendini hissettirecek bir değişimin uzantısı olacağına inanıyoruz. Günebakan ın sürekli güneşe dönük yüzü gibi, çocuklarımıza vereceğimiz eğitimle onların yaşamlarını aydınlatmak, yüzlerini sürekli bizlere dönmelerine ve iyi insan olabilmelerine destek verebilmek dileğimizle İÇİNDEKİLER İçindekiler.. 1 Davranış Eğitimi.. 2 Dikkat! Dikkat! Vermeden Almak. 7 Orta Sayfa (Akran İlişkileri). 9 Çocukluktan Yetişkinliğe Geçiş: ERGENLİK 11 Ne istemediğimi biliyor muyum? Okulumuzdan Haberler Öğrenci Mutfağı 19 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ İLETİŞİM BİLGİLERİ Erkut ERKAN Tel: (139) Alper PEHLİVAN Tel: (145) Esen DİNÇEL Tel: (128) Burcu DÖRTEL Tel: (139) 1

2 DAVRANIŞ EĞİTİMİ TELEVİZYONUN ETKİSİ Değerli Anne Babalar, Günümüzde iletişim araçları ve onlara erişebilirlik büyük bir hızla gelişiyor. Teknolojik ilerleme hayatın her alanında ve günlük yaşantımızda çok yönlü olarak bizi etkiliyor.bu teknolojik ilerleme ve hız, doğal olarak çocuklarımız için bir yandan olumlu olanaklar sunarken, bir yandan da bedensel, sosyal ve ruhsal gelişimleri açısından tehdit unsuru olabiliyor. Artık teknolojik gelişim, toplumu yazılı ve görsel basın, televizyon, bilgisayar, cep telefonu vb. kanallar üzerinden sömüren; bireyleri üzerinde ekonomik, politik, sosyal ve kültürel açıdan çok yönlü yıkıcı etkiler yaratan bir silah haline dönüşmüş durumdadır. Ancak teknolojik gelişimin sunduğu olanakları, bu olumsuz etkilerinden dolayı ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını düşünüyoruz. Aynı zamanda böyle bir düşüncenin doğru olmadığına da inanıyoruz. Öte yandan bilinçli ve ölçülü bir yaklaşım sergilemek, tutum geliştirmek sayesinde bu teknolojik olanakları uygun zamanda, gerektiği biçimde ve gerektiği kadar kullanmanın kendi elimizde olduğu kanaatindeyiz. Son günlerde anne babalarla yaptığımız görüşmelerde, bize ilettikleri mesajlarda ve okul içinde değişik yaş grubu çocuklarımızın gündemlerinde yer alan televizyon programları üzerinde durmak istiyoruz. Bu doğrultuda özellikle evimizin vazgeçilmezi olan televizyon izleme alışkanlığımızı nicelik ve nitelik yönünden gözden geçirmemizin yararlı olacağını düşünüyoruz. Bu konuyu, televizyon programlarının niteliğini kontrol edemediğimiz için tamamen kişisel ve ailelere özgü tercihlere dönük öneriler ve tedbirler boyutunda ele almaya çalışacağız. Son model televizyonları almak istiyor, olabildiğince büyük ekranlı olmasını tercih ediyoruz. Evimizin en merkezi, görülebilir, sık kullanılan yerlerine onu oturtuyoruz. Bu durum, evde geçirilen süre içinde onu ne derece yaşantımıza dahil ettiğimizle ilgili bir gösterge olarak değerlendirilebilir. Oysa günümüzde aile içi paylaşımların çok azaldığını düşünürsek, televizyon yerine ailelerin farklı paylaşım ortamları yaratabilmelerinin önemli olduğunu söyleyebiliriz. Anne babaların hem kendileri hem çocukları için daha cazip, daha eğlenceli, daha keyifli ve hatta daha eğitici ortamları yaratacağına inanıyoruz. Televizyon izleme etkinliği en kolay ve zahmetsiz, hiç çaba gerektirmeden oturduğunuz yerden yararlanabildiğiniz, sadece bakarak, izleyerek gerçekleştirdiğiniz yüksek bir konfora sahiptir. Bu yüksek konfor karşısında önceliğinizin ne olacağı, ne istediğinize, niçin istediğinize vereceğiniz cevaplar televizyonun aileniz içindeki konumunu belirleyecektir. Bununla birlikte televizyonun yüzlerce kanalı içinde teknolojik olanakların size sağladığı ailenize özgü nitelikli bir kanal listesi oluşturarak; haber, film, kültürsanat, belgesel, çocuk programlarını izlemeniz yine sizin elinizde olacaktır. Çocuklarımızın bizleri model aldığı gerçeği diğer birçok konuda olduğu gibi bu alanda da belirleyici olmaktadır. Televizyona ayrılan süre de bir diğer unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. İzlense de izlenmese de televizyonun sürekli açık bulundurulması üzerinde düşünülmesi gereken bir alışkanlık gibi görünmektedir. Belirli günler ve belirli programlarla televizyon ile olan bağımız sınırlanabilir. Yatak odamızda, mutfakta ve neredeyse evimizin her odasında televizyon bulundurmayı bir zorunluluk olarak değil, bir tercih olarak görüyoruz. Bu anlayışın hakim olduğu bir ortamda ise çocuklarımızın televizyon odaklı olması kaçınılmazdır. 2

3 Düşüncelerimizle yaşantılarımızın örtüşmediği durumları en iyi gören ve fark edip etkilenenlerin çocuklarımız olduğu gözden kaçırılmaması gereken önemli bir noktadır. Televizyon programları konusunda yeterince seçici davranmayan ailelerin en azından çocuklarının uyku saatine kadar olan programların seçiminde özen göstermelerini bir gereklilik olarak görüyoruz. Son dönemlerde, haftanın tüm günlerinde birçok kanalda yayınlanan dizilerde şiddet, cinsellik, sadakat, güven gibi konularda ve şu an sıralayamadığımız daha birçok insani değerler üzerinde yıpratıcı, yıkıcı, olumsuz örnekler çocuklarımızın karşısına çıkabilmektedir. Burada anne baba olmanın sorumluluğu ile tercihte bulunacak ve sınırları belirleyecek olan sizlersiniz. Herhangi bir kanal ya da dizi ismi üzerinde durmak yerine, yukarıda sözünü ettiğimiz anne baba olmanın ve yetişkinliğin size sunduğu sağduyu ile bu sınırları koyabileceğinize inanıyoruz. Çocuklarımız için doğru model olabilmemiz ve sağlıklı gelişimlerine uygun ortamlar yaratabilmemiz dileğimizle 3

4 Burcu DÖRTEL İlköğretim Okulu Psikolojik Danışmanı DİKKAT! DİKKAT! Sevgili velilerimiz, bu yazıda son yılların en çok konuşulan konularından biri olan Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) kavramını ele almak istedim li yılların başlarından itibaren DEHB özellikle çocukların ilkokula başlamalarıyla beraber birçok ebeveyni kaygılandıran bir konu haline gelmiştir. Son yıllarda daha çok araştırılan, daha fazla sayıda çocukta gözlenir hale gelen ve daha çok tartışılır olan bu konu son derece uzmanlık gerektirmektedir. Bu tür sorunu olan çocuk ve gençlere tanı konması oldukça titiz, dikkatli uzun süren pedagojik, psikolojik ve nörolojik değerlendirmeleri ve multidisipliner bir yaklaşımı gerektirir. Fakat gerek eğitimciler gerekse bu konuyla ilgilenen uzmanlar tarafından yazılanlar her zaman doğru bilgileri içermemektedir. Oluşan bu bilgi karmaşası nedeniyle de yanlış bilgi edinme veya konu hakkında uzmanlığı olmayan kişilerin yorumları sonucu çocuklarını doğru olmayan şekilde DEHB tanısıyla etiketlendiren, çeşitli tedavi arayışlarına giren ebeveynlere sıklıkla rastlanılmaktadır. Oysa tanı alan çocukların ilaca ve birtakım bireysel desteğe ihtiyaç duyabilmelerinin yanı sıra, her çocuk gibi doğru ebeveyn tutumuna ve ebeveynlerinin desteğiyle düzenlenmiş yaşam alanlarına ihtiyaçları vardır. Bu bağlamda yazımın asıl amacı siz velilerimizi çocuklarınız ile ilgili şüphe içine sokmanın aksine, DEHB ile ilgili genel bir tanımlama yapmak ve DEHB tanısı almış veya herhangi bir tanı almaksızın günümüz çocuklarının aşırı uyaranlar karşısında genel olarak azalan dikkatleri, artan hareketlilikleri ve dürtüsel davranışları konusunda yapılabileceklerle ilgili bilgi paylaşımında bulunmaktır. En genel tanımıyla; Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, istekleri erteleyememe (impulsivite) ve dikkat sorunları ile kendini gösteren bir psikiyatrik bozukluktur (APA 1994). DEHB in, bireylerin akademik başarıları, aile hayatları, sosyal ilişkileri ve benlik saygıları üzerinde çeşitli olumsuz etkileri bulunmaktadır. Son 30 yılda yapılan birçok bilimsel çalışma DEHB in nörolojik kökenli yapısal bir bozukluk olduğunu ortaya çıkarmıştır. Ana baba ve öğretmenler hiperaktif çocukları tipik olarak şu cümlelerle tanımlamaktadırlar. çok hareketli, uzun süre bir yerde oturamaz. Sınıfta çevresiyle fazla ilgili, dersi dinlemiyor, sık sık yerinden kalkıyor, izin almadan konuşuyor. Düşünmeden hareket ediyor, yaptıktan sonra üzülüyor özür diliyor. Bunlar DEHB ile ilgili buzdağının tepesini anlatmaktadır. Bunlara sıklıkla eşlik eden ikincil sorunlar ise, zamanı iyi kullanamama, dağınıklık, düzensizlik, hırçınlık, sosyal beceri sorunları, sakarlık, koordinasyon güçlükleri, kendine güvenmeme, uyku sorunları, hatalardan ders alamama, davranışlarının sonuçlarını öngörememe, ödül ve cezadan etkilenmeme gibi sorunlardır. DEHB aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtüsellik olarak sınıflandırılabilen üç temel belirti grubundan oluşmaktadır. Dikkat edilmelidir ki, yukarıda saydıklarımın varlığı her zaman çocuğun DEHB tanısı alacağı anlamına gelmemektedir. Yaşa bağlı normlar doğrultusunda veya çocuğa özgü bir takım etmenlerden kaynaklı, hemen her çocukta DEHB belirtilerinin bir veya bir kaçı normal olarak değerlendirilebilecek düzeyde görülebilmektedir. Ayrıca bu belirtiler bazen yanlış ebeveyn tutumu, aileye özgü durumlar (anne-baba ayrılığı, kardeş kıskançlığı, sosyal ve duygusal gelişimin yaşıtlarının gerisinde kalması vb.), bir takım akut hastalıklar veya kullanılan ilaçlar gibi çeşitli sebeplerden kaynaklı olarak da gözlenebilmektedir. Ayrıca DEHB belirtileri; genellikle stres altında, kişinin alışık olmadığı durumlarda, yapılandırılmamış ortamlarda ve yapılması gereken işlerin karmaşık olduğu durumlarda şiddetlenebilmektedir. Bu nedenle aşağıda başlıklar halinde sunduğum önerilerin dikkati dağınık, dikkat süresi kısa, dikkatini arttırdığı takdirde daha başarılı olabilecek, zaman yönetimine ihtiyaç duyan kısacası hemen hemen tüm çocuklar için göz önünde bulundurulması yararlı olacaktır. 4

5 Ortamın Düzenlenmesi DEHB olan ve dikkati çabuk dağılabilen çocuklar için çevrenin düzenlenmesi ilk aşamada yapılabilecek, basit ama etkili bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımın iki önemli faydası vardır: 1. Bu çocuklar için dış ortamdaki türlü uyarıcılar, dikkatin başka bir şeye yönelmesine neden olabilmektedir. Buna bağlı olarak yaşam ortamında yapılacak bazı düzenlemeler dikkatin dağılmamasına yardımcı olacaktır. 2. Bu çocukların iç dünyaları, duygu ve düşüncelerinde de karmaşıklık vardır. Planlı ve programlı olamazlar. Ortamın, günlük rutin işlerin ve zamanın iyi organize edilmesi bu kişilerin iç dünyalarındaki karmaşayı da azaltacaktır. Bilindiği gibi her çocuk farklı özellikler taşır. Bu nedenle birisi için çok faydalı olan bir düzenlemenin diğeri için etkili olmayabilir. Yazımda yer verdiğim düzenleme önerileri bazı genel ilkeleri içermektedir. Bu öneriler çocuğunuzun ve ailenizin yapısı ve alışkanlıkları göz önünde bulundurularak uygulanmalıdır. Dikkat Sorunlarına Yönelik Düzenlemeler Görsel, işitsel ve dokunsal olmak üzere üç farklı duyu ve üç farklı dikkat türü vardır. Kişiler görsel, işitsel ya da dokunsal dikkatleri açısından farklı becerilere sahip olabilmektedirler. Dikkat sorunu olan kişilerin de sorun alanları bireysel eğilimlerine göre çeşitlilik göstermektedir. Dikkati ile ilgili sorun yaşayan çocuğun hangi dikkat türü açısından daha fazla hassasiyeti olduğu biliniyorsa çevre düzenlemelerini buna göre yapmak yarar sağlayacaktır. Görsel Dikkat İçin Öneriler: Görsel dikkat sorunu olan kişiler için çevrelerindeki tüm görsel uyarıcılar dikkat çekicidir. Hatta başkalarının fark etmediği ufak tefek detayları fark edip, başka kimselerin aklına gelmeyecek bağlantılar kurabilirler. Asıl sorun belirli bir hedefe yeterli süre odaklanabilmektir. Buna yönelik düzenlemeler çocukla konuşularak yapılmalıdır. Buna bağlı olarak; - Çocuğunuzun odasında dikkatini dağıtacak nesneleri azaltabilir, özellikle televizyon bulunmamasına dikkat edebilirsiniz. - Az sayıda eşya ile sade bir düzenleme yapabilirsiniz. - Çalışma masasının üstünün boş olmasına dikkat edebilir, çalışırken yüzü odaya değil duvara (mümkünse boş bir duvar) dönük olacak şekilde oturabileceği oda düzenleyebilirsiniz.. - Odanın duvarları ve mobilyalarında yumuşak, açık, sakinleştirici renkleri tercih edebilirsiniz. Parlak ve koyu renkler dikkat çeker ve uyarıcıdırlar. - Halı, döşeme ya da duvar kâğıtlarında iri, abartılı desenler olmamasına dikkat edebilirsiniz. - Oyuncakların kutularda veya dolapların içinde olmasını sağlayabilirsiniz. Oyuncakların tümünün el altında olmamasına dikkat edebilirsiniz. - Evin ortak kullanılan diğer bölümlerinde de benzer düzenlemelere özen gösterebilirsiniz. İşitsel Dikkat İçin Öneriler: İşitsel dikkat sorunu olan kişilerin işitsel filtreleri sesleri sızdırır, bu yüzden bu kişiler dikkat çelici sesleri elemekte zorluk çekerler. Onlar için bir odanın içindeki floresan lambasının uğultusu ya da kaloriferden gelen çıtırtılar bile dikkat çekici olabilir, ortamda başkalarının fark edemediği ilgisiz sesleri fark edebilirler. Bu nedenle; - Onunla konuşacağınız zaman yanına gidebilir, göz teması kurarak, dokunarak sizi dinlediğinden emin olduktan sonra söyleyeceğinizi söyleyebilirsiniz. - Söylediğinizi dinlediğinden emin değilseniz onun tekrarlamasını isteyebilirsiniz. - Evin başka bir odasından seslenerek iletişim kurmak yerine yanına giderek onunla konuşabilirsiniz. - Onunla konuşurken çevredeki diğer sesleri azaltabilirsiniz (müziği kısmak, TV yi kapatmak gibi) - Basit, sade cümlelerle net ifadeler kullanabilirsiniz. - Benzer ifadeler için hep aynı ses tonunu kullanabilirsiniz. - Aynı anda birkaç şey söylememeye dikkat edebilirsiniz (birini ikisini kaçırabilirler). 5

6 - Çalışırken ortamdaki sesleri azaltabilirsiniz. Fakat bazı çocuklar tamamen sessiz ortamlarda dikkatlerinin daha çok dağıldığını ifade ederler. Bu gibi durumlarda bir yandan müzik dinlemesine engel olmamalısınız. Çocuğunuzla işbirliği yapıp farklı müzik türlerini deneyerek en uygun olanı bulabilirsiniz. Dokunsal Dikkat İçin Öneriler: Bazı çocukların dokunsal uyaranlara aşırı duyarlılıkları vardır. Ayrıca alerjik durumlar da dikkat dağıtan faktörler arasındadır. Bu nedenle; - Kaşıntı hissi yaratan alerjisi var ise tedavisine dikkat etmeniz önemlidir. - Çocuğunuzun kaşındırıyor, rahatsız ediyor diye tanımladığı giysileri giydirmemeye dikkat edebilirsiniz. Genel olarak yumuşak kumaştan, rahat giysileri tercih edebilirsiniz. - Giysi ve çamaşırlarındaki etiketleri kesebilirsiniz. - Çorap lastiklerinin çok sıkı olmamasına dikkat edebilirsiniz. - Çalışırken oturduğu sandalyenin ergonomik olmasına dikkat edebilirsiniz. Dağınıklık ve Düzensizlik Konusunda Yapılabilecek Düzenlemeler: Ev Ortamının Düzenlenmesi: - Evde çocuğunuzun kendini güvende ve rahat hissedebileceği özel bir yeri olmasını sağlayabilirsiniz. Bu yer çocuğunuzla birlikte belirlediğiniz bir yer veya çocuğunuzun kendi odası olabilir. - Çocuğunuzun odası için toplanması ve temizlenmesi basit ve kolay olacak eşyalar tercih edebilirsiniz. - Çocuğunuzun kıyafetleri, çamaşırları ve çorapları için basit, onun da kolaylıkla uygulayabileceği bir düzen oluşturabilirsiniz. Çamaşır ve çorapların bile katlanarak yerleştirildiği, sabır gerektiren bir düzenlemeye dikkat sorunu olan bir çocuğun uymasını beklemek hata olacaktır. - Odasında gereksiz olan, çocuğunuzun her zaman kullanmadığı kıyafet, eşya, kitap ve oyuncakları çocuğunuzla birlikte kaldırabilirsiniz. Günlük Programın Planlanması: Çocuklar için uyku, yemek, ders çalışma ve serbest zamanların önceden belirlenmiş bir plana göre düzenli olması önemlidir. Bu düzen ailenizin çalışma ve çocuğunuzun okul saatlerine göre ayarlanmalıdır. Buna göre; - Yapacağınız bir aile toplantısında kabaca bir plan oluşturup denemeler yapabilir, haftada bir tekrar konuşarak en uygun plana ulaşabilirsiniz. Plan yapılırken çocuğunuzun da katılımını sağlamak, planı uygulamayı kolaylaştıracaktır. - Günlük plana tüm aile bireylerinin uymasını sağlayabilirsiniz. Kendi işlerinizi rastgele zamanlarda yapmanız, dilediğiniz kadar televizyon izlemeniz gibi durumlar çocuğunuzun düzenlenen plana uymasını zorlaştıracaktır. - Günlük düzende tutarlılık sağlamaya özen gösterebilirsiniz. Bu tutarlılık aile içi ilişkiler için de geçerlidir. - Yaptığınız planın içerisinde mutlaka çocuğunuza ait serbest bir zaman bulunmasını sağlayabilirsiniz. Bu zamanı çocuğunuz istediği bir şekilde değerlendirebilmelidir. - Planı çocuğunuzun rahat izleyebileceği bir tablo haline getirebilirsiniz ve çocuğunuzun planınızı öğrenmesi için onu destekleyebilirsiniz. Zamanın Planlanması: Dikkat sorunu olan, dürtüsel olan çocukların zaman kavramları iyi gelişmemiştir. Belirli bir işi yaparken ne kadar süre geçtiğini algılamakta zorluk çekerler. Saat taksalar bile saati doğru biçimde kullanamayabilirler. Bu nedenle; - Çocuğunuza saat kullanımını öğretebilirsiniz. Gün içinde saate hangi durumlarda ve ne amaçla baktığınızı anlatabilirsiniz. - Bir işe başlarken saate bakmayı alışkanlık haline getirmesini sağlamak için destekleyebilirsiniz. Bunu yaparken çocuğunuza sürekli saati hatırlatmamaya da dikkat etmeli, çok fazla uyarmadan kendisine zaman tanımalısınız. - Gün, ay, yıl kavramlarını öğretebilir, ev içinde hangi ay, hangi mevsimde olunduğu, o ay nelerin yapılabileceğine ilişkin konuşmalar yaparak pekişmesine yardımcı olabilirsiniz. Unutulmamalıdır ki, çocuğuna destekleyici ve tutarlı bir ortam sağlayabilen ebeveynler DEHB ile anılan bir takım durumlar ile çocuklarının başa çıkabilmelerine yardımcı olmaktadırlar. KAYNAKÇA Gordon T., (2010) Etkili Anne-Baba Eğitiminde Uygulamalar, İstanbul, Profil Yayıncılık. Sürücü Ö., (2003) Anababa-Öğretmen Elkitabı Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, İstanbul, Ya- Pa Yayınları. 6

7 Erkut ERKAN İlköğretim Okulu Psikolojik Danışmanı VERMEDEN ALMAK Yazımın detaylarını aktarmadan önce okulda gerçekleştirdiğimiz son ana baba okulu çalışmamızdaki slaytlarımızdan bazılarını konuya geçişimizi kolaylaştıracağı inancıyla paylaşmak istiyorum. İhtiyaçtan çok fazlasını tüketme eğilimi Sahip olunan şeylere değer verilmemesi Kaybedilen, yitirilen şeylere duygusal tepkisizlik -Ayran gönüllülük- olarak tanımlanabilecek kısa süreli ve geçici talepler arzular Sahip olunan şeylerden tam anlamıyla mutlu olamama, tatmin olamama hali Diğer insanların ihtiyaç ve beklentilerini anlayabilme konusunda yoksunluk İnsan ilişkilerinde özverili ve hoşgörülü tutumlardan uzaklaşma Zaman zaman aşırı hırs ve doyumsuzluğun yarattığı agresiflik ve yıkıcılık Diğer insanların yetersiz, zayıf, ezik ve zavallı olduğu inancının gelişmesi Yukarıdaki ifadelerin her biri için farklı açılardan ve ayrıntılı yorumlar yapılabilir. Bu ifadelerin içeriği, nedenleri, sonuçları çok yönlü irdelenebilir. Ben daha çok burada yer alan tüm ifadeleri bir önceki sayımızın orta sayfa konusu olan Bedelsiz Yaşam başlığı altında ele almaya ve açıklamaya çalışacağım. Günlük yaşantımızdaki ilişkilerin bu ifadelerle örtüşen, benzeyen tarafları olduğunu sıkça gözlemlemekteyim. Özellikle çocuklarımızın okuldaki ilişkileri ve olaylara yaklaşımları açısından ele aldığımızda üzülerek söylemeliyim ki, belirtilen hususların birçoğu onların yaşantılarını doğrudan etkiliyor ve şekillendiriyor. Giderek değerlerin azaldığı ve içinin boşaltıldığı bir topluma dönüşme sürecinde ailelerin üzerine çok ciddi sorumluluklar düştüğü kanaatindeyim. Çünkü çocukların gelişim süreçlerinde aile ortamı ve anne baba rolünün etkilerinin yadsınamaz olduğuna inanıyorum. Çocuklarımızı vermeden almaya alıştırıyoruz ve genellikle bu anlayışla yetiştiriyoruz. Onlar için ortaya koyduğumuz maddi-manevi çaba ve seferber ettiğimiz tüm olanaklar bedelsiz olarak önlerine konuyor. Hemen hemen her şeye hiçbir çaba göstermeden ulaşabiliyorlar. Vurgulamak istediğim evlatlarımız için yaptığımız yapacağımız şeyleri bir çıkar bekleyerek önlerine koymak değil tabi ki. Her anne baba çocuklarının düzgün, kişilikli, itibar gören, önem verdiği değerleri yaşamlarına uyarlayan, erdemli insanlar olmasını hedefler. Ben, bu istekle uygulamada karşımıza çıkan farklılıkların nedenleri ve nasıl bir yaklaşımla iyileştirilebileceğine dair yorumlarımı sizlerle paylaşacağım. Bu açıdan gördüğüm en önemli eksiklik ise düşünce, davranış, emek, sabır ve kanaatkarlık yönünde çocuklarımızla birlikte geliştirdiğimiz yol haritalarımızın yok, ya da yok denecek kadar az olmasıdır. Yazımın başında belirttiğimiz ifadelerin tamamını çocuklarımızın ilişkilerinde ve davranışlarında gözlemliyorum. Aşırı tüketen, sahip olduklarının değerini fark edemeyen, bir türlü tatmin olmayan, diğer insanların duygu ve ihtiyaçlarını yok sayan, bencil davranmayı doğal karşılayan, sabır, hoşgörü ve alçakgönüllülükten uzak tablolara şahit olmak biz eğitimcileri üzen ve zorlayan konular olarak karşımıza çıkıyor. Bu durumu sadece günün koşulları ve çocukların değişen gelişimsel düzeyleriyle açıklamanın ise bizi çok daha vahim sonuçlara götüreceği kanaatindeyim. Ailenin bir ferdi, arkadaş grubunun bir üyesi, sınıfın bir öğrencisi, dahil olduğu bir spor takımının üyesi, bu toplumun bireyi, bu ülkenin vatandaşı olarak bir şey vermeden alınamayacağını onlara yaşatmamız, kavratmamız gerektiğine inanıyorum. 7

8 Üç çift kullanılabilir spor ayakkabısı olduğu halde, bir yenisini daha isteyen evladımız için bu isteğin gerçekleştirilmesi, ben giyemedim o giysin tarzı ile açıklanabilir bir durum değildir. En azından var olan ayakkabıların ömrünü tamamlaması için bir milat konabilir ve bu sayede çocuk beklemeyi, ertelemeyi, sabretmeyi öğrenebilir. Ya da çok istiyorsa kendi harçlıklarını biriktirerek bu hedefine kendi planlaması ve tasarrufu ile ulaşabilir ki, bu da özverili olmayı ve davranmayı tanımasına yardımcı olacaktır. Çünkü kendi ihtiyaçlarında yaptığı kısıtlamalar; onun diğer insanlarla olan ilişkilerindeki özveri, hoşgörü tohumlarını yeşerten bir anlayışın ilk adımları olarak değerlendirilebilir. Kendi planlaması ve tasarrufu ile elde ettiklerine vereceği değer ise çok daha farklı olacaktır. Bu bir cep telefonu, bilgisayar, ayakkabı ya da saat olabilir. Her ne olursa olsun sonuçta elde ettiği bu nesneye bir anlam yükleyecek ve bu anlam tamamen kendi süreçlerinin bir sonucu olacaktır. Cep harçlıklarından biriktirerek elde ettiği şeyler arzuladığı diğer şeylerin değeri hakkında bilgi verecek, bazı şeylerin ise en azından şu an için imkansızlığı hakkında bir kanaat oluşturmasına neden olabilecektir. Diğer insanlara tepeden bakmak ya da onları hor görmek yerine, herkesin farklılıkları olabileceğini kendi yaşadığı sınırlılık ve imkansızlıktan yola çıkarak daha farklı yorumlayabilecektir. Ailelerin bazen ifade ettikleri arkadaşında görmüş biz de aldık, çünkü mağdur olsun istemiyoruz düşüncesinin ise makul görülecek bir yanı bulunmamaktadır. Çünkü her ailenin ve aile içi ilişkilerin yapısı farklıdır. Siz kendi çocuğunuzun anne ve babasısınız. Bunu çocuğunuza da bu biçimde ifade edebilmelisiniz. Her ailenin kendine özgü bir yapısı ve işleyişi, yani kültürünün olması kaçınılmazdır. Bu, benzerliklerden çok farklılıklarla açıklanabilecek bir durumdur. Ailenin net duruşu ve kararlılığı bu konuda da ön plana çıkmaktadır. Çocuğunuzun duygusal açıdan zedeleneceği gibi bir kaygı ise, çok daha sağlam temelleri olan bir anne-baba-çocuk ilişkisi için küçük bir ayrıntı olarak düşünülmelidir. Vermeden almaya alışmış nesiller, sağlıklı aile, akran, çevre, iş ve eş ilişkileri sürdürebilmekte ciddi sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunların bugünlerde onlara göstereceğimiz doğru tutum ve yaklaşımlarla sağlıklı çözümlere ulaşabileceğini unutmamak dileğimizle 8

9 ORTA SAYFA AKRAN İLİŞKİLERİ Bu sayımızda çocuklarımızın akranlarıyla ilişkilerini yönetme becerileri konusuna yer vermek istedik. Bu becerinin onların bugünkü ve yarınlarındaki gelişimlerine çok önemli etkileri olduğuna inanıyoruz. Her aile için çocukları biricik ve en değerli varlıklarıdır. Onların duygusal veya sosyal yönden yaşayacakları olumsuzluklar mutlaka anne babaların önemsedikleri bir durum olarak karşımıza çıkacaktır. Burada önemli olanın çocuklarımızın yaşayabilecekleri duygusal ve sosyal alanlardaki zorluk ve sorunlar karşısında, onlara bu sorunları doğru yönetebilme becerisini geliştirecek fırsatları sunabilmek olduğu düşüncesindeyiz. Bir başka deyişle akranlarıyla yaşadıkları her sorun ve anlaşmazlık çocuklarımızın çok yönlü sağlıklı gelişimleri için bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Vereceğimiz örnekler ve açıklamaların çocuklarımızın sağlıklı bir yetişkin olarak geleceğe donanımlı hazırlanmalarına yardım amaçlı olduğunu belirtmek isteriz. Yapacağımız bazı yorum, eleştiri ve açıklamaların anne baba olarak sizlerin önceliklerinizle örtüşmeme olasılığının da farkındayız. Ancak çocuklarımızın sağlıklı, kişilikli ve saygın bireyler olarak gireceği her ortamda ve karşılaşacağı farklı insanlarla ilişkilerini yönetebilen özelliklere sahip olmalarını istediğinizi de biliyoruz. Çocukların akranlarıyla ilişkileri her anlamda bir simülasyon olarak görülebilir. Çünkü çocukların yetişkin hayatlarında da bugün karşılaştıkları kişi, olay ya da sorunlara benzer durumlar küçük farklılıklarla önlerine çıkacaktır. Bu tür durumları, kişileri, ilişkileri önceden yaşamak ve doğru yöntemlerle bu süreçleri yönetmek, gelecek için oldukça önemli bir deneyim ve yatırım olarak ele alınmalıdır. Bazı anne babaların - Evet ama çocuk ya bu sorunların altında ezilir, duygusal açıdan çöker, travma yaşarsa? dediklerini duyar gibiyiz. Elbette bazı durumları istisna olarak ayırabiliriz. Ancak bu durumlar genelde karşılaştığımız yüz vakanın dört ya da beşini geçmeyen özel durumlar olarak düşünülmelidir. Bu ayrımı koymakta zorlanıyorsanız eğitimcilerden, psikolog, pedagog ve danışmanlardan yardım alabilirsiniz. Şunu da belirtelim ki çocukların bu dönemlerde yaşayabileceği olası duygusal, sosyal zorlanmalar, yetişkinlikte gelişen ruhsal ve psikolojik rahatsızlıklarla kıyaslandığında daha makul sınırlar içinde ele alınabilmektedir. Kendisiyle alay edilen, istediği bir oyun grubuna dahil olamayan, en iyi arkadaşını diğerleriyle paylaşmak istemeyen, sıra arkadaşıyla anlaşmazlık yaşayan, akranlarını kıskanan ya da onlar tarafından kıskanılan, düşüncelerinin ve isteklerinin değersiz olduğu duygusuyla kendini yetersiz ve önemsiz hisseden, söz hakkı/kantin-yemekhane sırası/oyuncağı/eşyası elinden alınan bir çocuk ve daha çoğaltabileceğimiz benzer bir çok örnek. Saydığımız bu durumların hepsinin ortak paydası çocukların bu sorunların çözüm sürecine dahil edilerek üstesinden gelinebilecek özelliklere sahip olmasıdır. Bunun için çocuklar doğru yönlendirilmeli ve onlara düşünme-değerlendirme ve eylem fırsatları yaratılmalıdır. Doğru stratejiler üretilmesine rağmen bu durumların bazıları çözülemese bile, çocukların bunlar karşısında ki duygularıyla baş edebilme özellikleri desteklenmiş olmaktadır. Yaşamın kendisi başlıca bir sorun olduğundan her sorunun çözümlenebilir olduğunu savunmak çok gerçekçi bir bakış olmayacaktır. Bunun yerine, bazen sorunlarla birlikte yaşayabilmek, bunları dengeleyebilmek ve yönetebilmek daha makul bir anlayış olarak değerlendirilebilir. Çocuklarımızın arkadaş ilişkilerinde yaşadıkları bu ve buna benzer durumlar sabır, istikrar isteyen ve sürece yayılan aşamalardan geçerek çözüm bulabilmektedir. Ancak süreç içinde çocukların hayal kırıklığı yaşamaları, kendilerini kötü hissetmeleri, üzülmeleri ve hatta ortamdan uzaklaşmayı çözüm olarak 9

10 düşünmeleri normal karşılanmalıdır. Örneğin kendisiyle alay edilen bir çocuk bu durumdan dolayı kendini kötü hisseder. Bazen anne babalar bu durumun üstesinden gelebilmek için öğretmenden, diğer çocuğun ailesinden destek isterler. Hatta bazı aileler hiç onaylamadığımız halde diğer çocuğu tehdit ederek, sıkıştırarak sonuç almaya çalışırlar. Özellikle bu yöntemi seçen ailelerin bilmeleri gereken şey; aslında kendi çocuklarına farkında olmadan en büyük kötülüğü yapmış olmalarıdır. Bu yöntem hariç, aileler bazen öğretmen bazen de okul danışmanından destekle çözüm üretmeye çalışabilirler. Ancak bu yöntemlerin sorunların çözümünde geçici ve sınırlı etki yarattığı gözlenmektedir. Özellikle alay edilen ve dalga geçilen çocuğun bu konudaki kırılganlığı, hassasiyeti üzerinde durulmalı ve bu durumlara karşı güçlendirilmesi asıl çıkış noktası olarak görülebilmeli, buna uygun stratejiler geliştirilmeli ve yönlendirmeler yapılmalıdır. Bu ve benzeri durumlarda dış çevrenin denetimi ve manipülasyonu yerine çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal yönlerinin desteklenmesi, düşünce sistemlerinin ve hareket noktalarının sorgulatılması, değiştirilmesi önemli bir ayrım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sayede çocuklar şimdi ve gelecekte karşılaşacakları benzer durumlara daha hazırlıklı olabileceklerdir. Alay eden çocuğa ya da çocuklara yönelik iyileştirici çalışmalar ise doğaldır ki eğitim sürecinin içinde ele alınması gereken bir diğer kulvar olarak göz ardı edilemez. Çocukların yan yana oturduğu arkadaşıyla, sınıfında, bahçede, yemekhanede, serviste akranıyla yaşadığı iletişim ve ilişkilerde sorunlarla karşılaşması kaçınılmazdır. Özellikle bu durumları evde anne babanın, okulda öğretmenin uygun biçimde ele alması, çocuğa doğru ve yapıcı geri bildirimlerde bulunarak sorunu yönetmesine aracılık etmesi belirleyici olmaktadır. Çocuklar bu tarz durumları yetişkinlerle paylaştıklarında sorunun çözümü ve sürecin tamamında kendilerinin aktif bir pozisyonu olduğunu görebilmeleri ve yaşayabilmeleri gerekmektedir. Onların bu noktada düşünmelerini, sorgulama ve değerlendirme yapmalarını sağlayacak olan kişiler yetişkinlerdir. Çocukların bizlere aktardığı akran sorunlarının çözümüne doğrudan dahil olmamız ve bu müdahaleye çocuğumuzun da şahit olması, çocuk eğitimi açısından tercih etmediğimiz bir tutumdur. Bu durum sadece akran ilişkilerinde yaşadığı durumlarla sınırlı olmayıp; öğretmeni, okulun ya da sınıfın bir kuralı veya aile içindeki diğer yetişkinlerle olan ilişkileri içinde geçerlidir. Çocuklarımızın ilişkilerini ve iletişim yollarını kendilerinin yönetebilme becerisini kazandırabilmek ve onlara buna uygun ortamlar sağlayabilmek çocuklarımız için yapacağımız en önemli yatırımlardan birisi olarak görülebilir. Çünkü bu beceri çocuklarımızın gelecekteki iş, eş ve arkadaş seçimlerindeki başarılarından, sağlıklı bir yetişkin olmalarına kadar çok kapsamlı bir süreci etkilemektedir. 10

11 Alper PEHLİVAN İlköğretim Okulu Psikolojik Danışmanı Çocukluktan Yetişkinliğe Geçiş: ERGENLİK Bu sayımızda ergenlik dönemini, bu dönemi yaşayan ergenin içinde bulunduğu ruh halini siz değerli velilerimizle paylaşarak, dönemin özelliklerini hatırlatmak ve sizlere bazı önerilerde bulunmak istiyoruz. Çocuklarımız artık "ergenlik" diye adlandırdığımız bir geçiş sürecinin içindeler. Ergenlik döneminde bulunan çocuklar kendilerini tanıma yolunda büyük bir çaba harcayarak bir takım sorulara cevap bulmaya çalışırlar. "Ben kimim?", "Nelerden hoşlanırım?", "Gücüm ve yeteneklerim nedir?", "Neleri yapamam, neleri yapabilirim?", "Gelecekte ne olacağım?" gibi sorular onların kafasını sürekli meşgul etmektedir. Bu anlamda ergenlik dönemi ergenin kendini ilk kez tanımladığı ve kimliğine kavuştuğu bir dönemdir. Bu dönemde hem aile hem okul olarak çocuklarımızın ihtiyaçlarını doğru tespit edebilmeli ve onların bu hassas dönemi en sağlıklı şekilde geçirebilmeleri için onlara destek olmalıyız. Ortalama olarak kız çocuklar erkeklere oranla daha önce ergenlik dönemine girerler. Ergenlik dönemine girişte yaşanılan coğrafi bölgenin iklimi, genetik yapı ve bireysel farklılıklar gibi özellikler etkilidir. Bu nedenle, ergenlik dönemi için kesin bir başlangıç ve bitiş yaşı verilememektedir. Ergenliğe geçiş olarak bilinen ön ergenlik dönemi aslında bireyin kendini arada kalmış hissettiği bir yaşam dilimidir. İçinde bulunduğu toplum, ebeveyn ve öğretmenlerin onu artık hem bir çocuk gibi görmeyi bıraktığı hem de yetişkin rolü ve işlevini tümüyle vermediği bu dönemde farkında olmadan bireyin arada kalmışlık duygusu pekiştirilebilmektedir. Çocukluktan erişkinliğe geçiş olan ergenlik dönemi bireyde gözlenebilen sürekli ve süratli bir gelişimi ve değişimi kapsamaktadır. Bu gelişim ve değişimler; bedensel, psikolojik, sosyal ve bilişsel alanlarda gerçekleşmektedir. Fiziksel Değişimler Fiziksel değişimin hızlı ve fark edilir olması ergenin kendini kabullenmesi sürecinde iç huzursuzluğu yaşamasına neden olabilir. Bu dönemde fiziksel değişim içindeki ergenin en çok çelişkide kaldığı durum; bedenini kabul etmek ve reddetmek arasında kalmaktır. Yeni beden biçimi ile aşırı ilgilenir, kendisini inceler ve kusurlar arar. Giyime, saçlarına, süslenmeye düşkünlük gösterir. Zayıflık, şişmanlık, boyun uzun veya kısa oluşu sorun olmaya başlar. Bu dönemde vücudunu gizlemeye önem verebilir, hiç kimse tarafından değişen bedeninin görülmesini istemeyebilir. (Özellikle giyinirken odasına girilmesinden hoşlanmayabilir; bedenini bol kıyafetlerin altında saklamaya çalışabilir.) Bazen de ilgi çekmeye çalışmak ve kendisini bir gruba ait hissetmek adına saçlarını farklı kestirmek ve jöle sürmek gibi davranışlarda bulunabilir. 11

12 Psikolojik ve Sosyal Değişimler Ergen, anne-babadan kopabilmek ve farklı olduğunu ispatlamak için, hırçın, saygısız, acımasız, yıkıcı, düzensiz ve kurallara uymayan ya da aldırmaz, içe kapanık, şüpheci vb. davranışlar sergileyebilir. Yaşadığı gerginlik nedeniyle kavga ve dargınlıklara hazırdır. Kardeşiyle, arkadaşıyla, annebabasıyla çekişme ve itişme halindedir. İlişkilerinde bağımsız, güçlü bireyler olduklarını sergilemeye çalışmalarına rağmen güç durumda ve çaresiz kaldıkları zaman ailelerinin desteğine ve ilgisine ihtiyaç duyabilirler. Yalnız kalma isteği vardır. Kendini toplumdan soyutlar, ev halkı ile yapılan etkinliklere katılmak istemez. Daha önceleri oynadığı oyunlardan bıkmıştır, oyunları çocukça bulur. Uzun süre bir yerde oturamaz, gergin ve huzursuzdur. Duygusal durumda iniş ve çıkışlar görülmektedir. Bazen hassas ve duyarlı bazen abartılmış öz eleştiri göze çarpar. Çabuk heyecanlanır, öfkesini kontrol edemez. Hiçbir şeyden hoşnut olmaz, her söyleneni kendine yöneltilmiş bir eleştiri olarak algılar. Başkalarının kendisini anlamadığını düşünür, aile ve okul yaşamında kendi fikirlerine önem verilmesinden hoşlanır. Her şeyi herkesten daha iyi yapabileceklerine inanır ve buna uygun davranışlarda bulunur. Bu dönemde hemcinsleri ile arkadaşlık ilişkileri daha yaygındır. Arkadaşlarının düşünceleri ailenin isteklerinden daha önemlidir. Bunun sonucunda da aynı düşünce ve istekleri olan arkadaşların bir araya geldiği gruplara bağlanma dikkati çeker. Grubun liderliğini mutlak otorite olarak kabul eder ve grup kararlarına uygun davranışlarda bulunur. Hayal kurma ve hayallerindeki kişilerin yerine geçme isteği gözlenebilir. Hayranlık duyduğu ve örnek almaya çalıştığı sinema, tiyatro artistleri, pop müzik starlarını taklit etmeye çalışabilir. Odasını bu kişilerin afiş ve posterleri ile süslemek gibi davranışları vardır. Kendi için özel olan cinsel yaşamı ile ilgilidir. Bu konuda sürekli araştırma yapar. Kızlar için anne, erkekler için baba model olmaya başlar. Bilişsel Değişimler Derslerde ve belli yeteneklerde cinsiyet faktörü görülmeye başlanır. Kızlar okuma, yazma ve genellikle sözel yeteneklerde; erkekler ise uzay ilişkileri ve mekanik yeteneklerde daha başarılı olurlar. Bu dönemin sonuna doğru daha soyut düşünebilir, çeşitli seçenekleri görebilir, bilgi ve becerilerini değişik durumlara aktarıp varsayımlara dayalı düşünme yönünden de gelişirler. Problem çözerken mantıksal yollar kullanma ve alternatifleri göz önünde bulundurma eğilimi artar. 12

13 Ergenle İletişim Ergenin davranışlarına rehberlik edecek değerleri kazanması ve sosyal yönden sorumluluklarını öğrenmesi konusunda yardıma ihtiyacı vardır. Normal şartlarda ergenin bu ihtiyacını karşılayan ve ergenin yaşamında etkili olan toplumsal kurum aile olmalıdır. Aile ortamında gördüklerinin, olgunlaşmakta olan ergenin kişilik yapısını biçimlendirmede çok derin etkisi vardır. Anne-baba ile çocuk arasındaki belli başlı ilişkiler, ergenin bunu algılaması ve anlamlandırmasını etkiler. Anne-babayla çocuk arasındaki ilişkilerin ilk bakışta hayli uyumlu olduğu sanılırsa da gerçekte karmaşık ve çok yönlü niteliği unutulmamalıdır. Ergenlik döneminde, ergen isyankar davranışının yanında anne-babanın desteğine ihtiyaç duyar. Bu düşünce ergenin iç çatışmalar yaşamasına neden olabilir. Ergene karşı yetişkinin baskı ve yasaklara dayanan disiplin anlayışı, olumlu ve yapıcı olması gereken bu evreyi çatışmalarla dolu olumsuz bir döneme dönüştürebilir. Ergenle İletişimde Aileyi Neler Bekler? İlişkide ilk temel nokta güvendir. Ergen, anne babasına güven duyduğu sürece sorunlarına onları da ortak eder ve çözümü kolaylaştırmış olur. Diyalogun çocukluk yıllarından bu yana kopuk oluşu, ergenin bu dönemde anne babasıyla zıtlaşmasına, kutuplaşmasına neden olabilir. Kurulacak ilişki ergenin haklarıyla sorumlulukları arasında denge kurabilecek nitelikte olmalıdır. Aile içinde ergene yönelen farklı tutumlar ergenin kararsızlık ve tutarsızlığını artırabilir. Örneğin: "Sen daha çocuksun, daha bilemezsin" diyen bir yetişkinin bir gün sonra "Artık kocaman adam oldun hala bilemiyorsun" şeklindeki suçlaması ergeni dengesizliğe itebilir. İletişim kurmanın ana özelliklerini ebeveynden alıp daha sonra şekillendireceği için, ergenin model alacağı anne babaya ihtiyacı vardır. Ergen anne babanın veya arkadaşlarının ölçüleri içinde değil, kendi ölçüleri içinde değerlendirilmeyi ister. İletişimde sosyal kabul ve onay bekler. Davranışlarının temelinde, başkaları tarafından beğenilmek, kabul edilmek isteği ile şiddetli bir bağımsızlık arzusu ve yetişkinlere kendini bağımlı kılan bağlardan kurtularak, kendi kişiliğini kanıtlama gereksinimi bulunmaktadır. Ergenin özerkliği için sürdürdüğü savaşım sadece ailesine karşı değil, tüm otoriteye karşıdır. Ergen iletişimde anlaşıldığını bilmek ve varolan potansiyelini ortaya çıkarmak için desteklenmek ister. Bu nedenle, ergenin anlaşılabilmesinin yollarından birisi de aktif dinlenilmesidir. 13

14 Anne Babalara Öneriler Bu dönem ergenin kendisi için olduğu kadar, anne-baba için de sıkıntılı bir dönemdir. Ergene karşı tutarlı davranışlar sergileyin. Ergenle ilgili sorunları onunla yalnızken ve zamanında paylaşın. Asla bir kaç sorunu birlikte ele almayın. Vaktiniz sınırlı ise bu durumu ona anlatarak uygun bir zaman bulmaya çalışın, geçiştirmeyin. Sorunları onun bakış açısından görmeye çalışın. Sürekli ikaz etmekten kaçının. Sadece yanlışlarını değil, doğrularını da yakalamaya çalışın. Akranları ile kıyaslama yapmayın. Arkadaşlığın birinci derecede önemli olduğu bu dönemde arkadaşlarını ve ailelerini tanıyın, onlara da arkadaşça yaklaşın. Yanlış olduğunu düşündüğünüz arkadaşlıklarının beğenmediğiniz yönlerini görmesine imkan ve zaman verin. En hassas olduğu konu çocuk yerine konulmasıdır. Bu nedenle çocuk yerine koymayın. Ergenin kendisi olmasına izin verin. Onu bir birey olarak kabul edin, düşüncelerini ifade etmesi için ona fırsat tanıyın. Öğüt verici ve "Benim gençliğimde " diye başlayan konuşmalardan kaçının. Ergeni ilgilendiren bütün konularda, her iki tarafın isteklerinin belirlenerek bir orta noktaya varılması en iyi çözüm yoludur. Kararları onunla birlikte verin. İletişim kurarken onu mutlaka dinlediğinizi gösterin, bu şekilde kendisini önemli hissetmesini sağlayabilirsiniz. Ergenin sahip olamadıklarına üzülmek yerine, sahip olduklarına sevinin. Duygusal iniş-çıkışlar şeklindeki tepkilerinin size veya kişiliğinize karşı olmadığını, ergenliğin bir özelliği olduğunu kabul edip ergeni biraz rahat bıraktığınızda onun da sakinleştiğini fark edeceksiniz. Kendine güvenmeyen ergenin yapabildiklerini görmesini sağlayın, yeterli olduğu konularda onu destekleyin ve teşvik edin. Örneğin, basketbolda başarılı olmayan bir ergeni yüzmeye yönlendirmek gibi Ergene yargılayıcı veya suçlayıcı davranırsak, onunla iletişimimizi koparır ve kendimizden uzaklaştırırız. Çocuklarımıza sevgimizi göstermeliyiz. KAYNAKÇA Adams, J. (1995). Ergenliği Anlamak. İstanbul: İmge Kitabevi Onur, B. (2001). Çocuk ve Ergen Gelişimi. Ankara: İmge Kitabevi Kulaksızoğlu, A. (2007). Ergenlik Psikolojisi. (6.Basım). İstanbul: Remzi Kitabevi 14

15 Uzm.Psk. Esen Dinçel Lise Rehber Öğretmeni NE İSTEMEDİĞİMİ BİLİYOR MUYUM? Hayattaki en önemli konulardan biridir karar vermek. Bazen kötü bir karar bile kararsızlıktan iyidir deriz, çünkü kararsızlık insanı bir türlü harekete geçirmez. Her gün her an bir karar veririz. Bugün ne giysem, öğle yemeğinde ne yesem, akşam ne yemek yapsam, hangi ayakkabıyı alsam, hangi işi önce yapsam, derkeeen, iş daha büyük seçimler yapmaya doğru gider. Eş, okul ve meslek seçimleri en zor ve en önemli seçimlerdir hayatımızda. Çünkü bir seçim yapmak diğer seçeneklerden vazgeçmek anlamına gelir. Zordur hakikaten. Bu aralar en önemli eğitim gündemimiz ders seçmek, üniversite ve meslek seçmek. Meslek seçimi ise bir çoğundan daha önemli bir yer tutar ki, hatta büyüklerimiz eşini bırakırsın da mesleğini bırakamazsın diyerek bu konun önemini vurgularlar. Hayatta her şey olur, her karar değiştirilip her yaşta yeni şeyler öğrenilebilir, yeni kararlar verilip yollar değiştirilebilir; hiçbir şey için geç değildir. Mesela 92 yaşındaki Aydın Boysan 35 yaşında İngilizce öğrenip 60 yaşında kitap yazmaya başlamış ve tabii nice örnekler var. Peki böyle deneye sınaya yaşasak zamanı gelince kendimizi keşfettikçe bir şeyleri yoluna koysak, yanlış meslek seçsek ne olur? Sonra uygununu bulur nasıl olsa değiştirebiliriz diyebilir miyiz? Diyebiliriz elbet, buna engel hiçbir şey yok tabii. Ama biz kendimizi keşfetmeye çalışırken yıllar geçer ve o yıllarda biz hiç hoşlanmadığımız bir iş yaparsak neler olabilir, bize nelere mal olabilir. Bir hayal edelim isterseniz. Her sabah, ortalama da yataktan sürünerek kalkılacak, gece zihinde eve getirilen işlerin stresi ile alınmamış uyku, yastıkta bırakılacak. Aynaya baktığımız surattan hiç hoşlanmayacağız. Keşke bununla kalsa Oflaya poflaya ofise gitmek, söylenerek çalışmak, yapılması gereken işleri ertelemek, zamanı planlayamamak, son dakika bitirilen raporlar, yapılan işten memnun olmamak, sürekli yolunda gitmeyen işlerden şikayet etmek. İş arkadaşları ile sık sık sorun yaşamak, kendini beceriksiz, yetersiz hissetmek. Yaşanabilecekler çoğaltılabilir. Ve böyle geçen ömrün üçte ikisi. Hesaplayabiliriz: 23 yaşında üniversite bitse, 24 yaşında işe başlasak, 60 yaşında emekli olsak, 36 yıl. 75 yıl yaşasak, neredeyse ömrümüzün yarısı işte geçiyor. Eşimizden çocuğumuzdan çok iş arkadaşımızı görüyoruz. Özetle bu meslek seçimi ciddiye alınması gereken bir iş. Her geçen gün meslek edinme yolunun adımları biraz daha zorlaşıyor. Ancak bu konuya gereğinden fazla ciddiye alıp da karmaşa haline getirmemek gerek. Bu aşamada her zaman ihtiyacımız olan şeyler; çalışmak, bilgi edinmek, kendimizi iyi tanımak, ilgi ve yeteneklerimizin farkında olmak meslekleri iyi tanımak, önce ne istemediğimizi iyi bilmek, gerçekçi hedefler belirlemek ve sağduyulu davranmak. Özellikle yukarıda önemseyerek belirtilen unsurlardan birkaçı üzerinde biraz daha durmakta fayda var. Ne istemediğimizi iyi bilmek, özellikle kafamızın karışık olduğu zamanlarda ne istediğimize karar vermek oldukça zordur. Hele hele üniversite ve meslek seçiminde herkesin bir bildiği vardır ama aslında çoğu bilgilerimiz klişelerden öteye gitmez. Bu noktada en iyi yol ne istemediğimizi ortaya koymaktır. Bu daha kolay değil mi? İşte size basit bir örnek; ayakkabıcıya gittiniz ve bir ayakkabı istiyorsunuz. Ayakkabıcı sorar nasıl bir ayakkabı bakıyorsunuz? Siz çok emin değilseniz ya da birden fazla ayakkabıya ihtiyacınız varsa, genellikle, kahverengi istemiyorum, bağcıklı olmasın, burnu açık olsun ama sandalet olmasın gibi ifadelerle ne istemediğimizi belirtirsiniz. Ayakkabıcı da size bunların dışında kalan modellerden seçenekler sunar. İşte en azından mesleklerle ilgilenirken ne istemediğimizden emin olmak bile işimizin büyük bir kısmını halletmemizi sağlayacaktır. Sağlık bilimleri ilgimi çekmiyor, insanlarla uğraşabilecek kadar sabırlı olduğumu sanmıyorum diyorsanız, mühendislik alanları ya da mimari vb. alanlarda araştırma yapabilirsiniz. Kendi deneyimimden yola çıkarsam, farkında olduğum en önemi özellik insanları ve yardım etmeyi çok sevmemdi. Doktor olmak istiyordum ancak, fen bilimleri derslerinden hoşlanmayıp ve yeteri kadar başarılı olamayınca alan değiştirip lisede edebiyat bölümü mezunu oldum. Bu doğrultuda psikoloji eğitimi aldım ve işimi çok severek yapıyorum. İlgi ve yeteneklerimize gelince Herhangi bir zorlama olmaksızın ya da sonunda bir ödül vaat edilmeksizin kişinin kendiliğinden bazı faaliyetlere girişmesi ve bundan doyum sağlaması kişinin o faaliyete ilgi duyduğunu gösterir. Yetenek ise, doğuştan gelen yatkınlığın (vücut yapısı vb.) eğitim ve çevrenin etkisiyle geliştirilmesini ifade eder. Geliştirilmemiş yatkınlık yeteneğe dönüşmez. Bazen öğrencilerimizin çok ilgili olduğu konulara yetenekli olmadıklarını görürüz. Bu önemli bir 15

16 ayırımdır. Her kişisel gelişim kitabı okuyan ve benzer amaçlı kurslara katılan kişilerin psikolog olamadığı gibi, bilim teknik dergilerini heyecanla takip eden her bireyin de genetik mühendisi ya da araştırmacı olamayacağını söylemek çok da yanlış olmaz. Bir meslek sahibi olabilmek için o meslekle ilgili akademik yeteneğin güçlü ve geliştirilebilir olması gerekir. Fen Bilimleri alanında yeterli olmayan bir öğrencinin mühendislik eğitimi almak istemesi başarısız olmayı istemesine karşılık gelir. Bu konuda yapılan ısrarlı yanlış seçimler öğrencinin sürekli başarısız olmasına, başarı duygusunu tadamadığı için özgüveninin zedelenmesine neden olur. Belki de kalıp yargılardan biri olan sayısal yeteneği düşük olan öğrenciye zeki olmama yaftasının takılması da bu ısrarın bir kaynağı olabilir. Özetleyecek olursak, yapmaktan hoşlandığımız yatkınlığımızın olduğu bir mesleği seçmek için gayret göstermek, en doğru yaklaşımlardan biri olacaktır. Bu yolla bir meslek sahibi olduğunuzda yorulsanız da, zaman zaman bunalsanız da çalışmak size zor gelmez. Bir çok insanın mesleği çok zordur ama onlar şikayet etmezler; neden? Çünkü onlar yaptıkları işi zevk alarak yaparlar. Her iş çok zordur, sevmesek asla yapamayız. Diğer bir önemli konuda seçilecek üniversitelerdir. Her zaman yüksek hedefler koy ki, motivasyonun yüksek olsun. Açıkcası buna çok katılmıyorum. Gerçekçi bir değerlendirme yapıp hedefler koymamız gerekiyor. Üstelik hedefler yüksek, sonuçlar hayal kırıklığı ise bu öğrencinin mutsuz olmasına ve başarısının düşmesine neden oluyor. Ayrıca iyi bir meslek edinmenin tek yolu en iyi üniversiteyi okumaktan geçmiyor. Yani tek seçenek sadece O üniversiteyi okumak değildir. İyi bir mesleki eğitim, kendini geliştirmek, kendini ifade etmek, bilgi ve becerilerini ortaya koymak en önemli kişisel kazançlardır. Hepimizin hayatında en iyi olmayan ancak iyi mesleki eğitim veren üniversitelerde istediği bölümü okuyup çok iyi kariyer öyküleri olan eminim çok insan vardır. Meslek seçimi yaparken aslında hayatımızla ilgili bir çok şeyi belirleriz: Hayatımızı tarzımızı, Hayat boyu birlikte iş yapacağımız arkadaş çevremizi, Çalışırken zevkle iş yapıp yapamayacağımızı, Mesleğimizden tatmin olup olamayacağımızı, İş bulma zorluk veya kolaylığını, Ailemizin nasıl bir ortamda yaşayacağını, Tatil sürelerimizi, Toplumda hangi konumda olacağımızı, Nelerden ödün verip vermeyeceğimizi. Son söz olarak herkesin seçimlerini kendisinin yapmasını ve sorumluluğun kendine ait olduğunu söylemeden geçmeyelim. Kendiniz için doğru seçimler yapabilmeniz ve hayattan keyif almanız dileğiyle 16

17 OKULUMUZDAN HABERLER Özel Ege de Türk Sanat Müziği Konseri yoğun ilgi gördü. İncila Çalışkan ayın yazar konuğu olarak okulumuzdaydı. Yrd.Doç.Dr.Zeynep Cihangir Çankaya ana baba okulu etkinliklerimiz kapsamında Ailede Sağlıklı İletişim konulu bir sunum gerçekleştirdi Ephesus Brass konseri öğrencilerimizin, ailelerimizin ve çalışanlarımızın gösterdiği yoğun ilgiyle Yüksel Eraslan Kültür Merkezinde gerçekleşti. Yüksel Eraslan Kültür Merkezinde gerçekleşen Dünden Bugüne Bir Nefes Alaturka konseri dinleyenleri nostaljik bir yolculuğa çıkardı. Okul Öncesi Eğitim Çalıştayı nın dördüncüsünü gerçekleştirdik. 17

18 23 Nisan ı kutladık Özel Ege Lisesi Meslek Tanıtım Günleri 4-6 Nisan 2012 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Yard. Doç. Dr. Mehmet Kuyurtar öğretmenlerimize Barış İçinde Yaşayabilmenin Kılavuzu Olarak Felsefe konulu bir seminer verdi. 3.sınıf öğrencilerimiz Ege Üniversitesi Tabiat Tarihi Müzesi ve Botanik Bahçesine bir gezi düzenlediler. Türk Tasavvuf Müziği Konseri İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu sanatçıları tarafından gerçekleştirildi. 18 Özel Ege Lisesi Bahar Şenliği değişik etkinlikler ve coşkuyla kutlandı.

19 ÖĞRENCİ MUTFAĞI Özel Egeliler 12. Kez Model Birleşmiş Milletler Konferansı nda 9. sınıf öğrencilerimiz toplum hizmeti çalışmaları kapsamında kardeş okulumuz Yeşilçam İlköğretim Okulunun 8. sınıf öğrencilerini 5 haftalık bir eğitimle seviye belirleme sınavına hazırladılar. Öğrencilerimiz, Türk filmlerinin unutulmaz müziklerini seslendirdikleri gece ile izleyenlere geçmişe doğru hoş bir yolculuk yaptırdı. Çalgılarla Drama Kulübü öğrencileri el emeği göz nuru çalışmalarını sergilediler. 6., 7. ve 8. Sınıf öğrencilerinin Çizgisel Düşler adlı resim sergisi sanatsever öğrenci ve velilerimizin beğenisine sunuldu. Okulumuz izcileri, lise ve ilköğretim öğrencilerinden oluşan bir grup öğrenci, toplum hizmeti çalışmaları kapsamında Gürçeşme Zübeyde Hanım Huzurevi sakinlerini ziyaret etti. 19

20 Uluslararası İzmir Kukla Günleri kapsamında Bulgaristan dan gelen Burgaz Devlet Kukla Tiyatrosunun Tumba Lumba adlı kukla oyunu Yüksel Eraslan Kültür Merkezinde sahnelendi. 2.Sınıf öğrencilerimiz İngilizce, Almanca ve Fransızca dillerinde hazırladıkları gösterilerini velileri ile paylaştılar. Almanca Drama Kulübü öğrencileri tiyatro festivaline hazırlanıyor Özel Ege Lisesi öğrencileri Belçika nın Brüksel kentinde Harvard Üniversitesi tarafından bu yıl 25.si düzenlenen Harvard Model Kongre Avrupa (HMCE- Harvard Model Congress Europe) çalışmalarına katıldı. Okulumuz 4. ve 5. sınıf öğrencileri Almanca ve Fransızca dillerinde yıl boyunca hazırladıkları etkinlikleri velileriyle ve arkadaşlarıyla paylaştı. Özel Egeli öğrenciler INEPO Çevre Olimpiyatları ndan bir altın ve bir gümüş madalya ile döndü. 20

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor:

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor: Uzm. Psikolog Nuray ÖZBEN AVŞAR Anne - baba - çocuk ilişkisinin son yıllarda hızlı bir değişim içerisine girmiş olduğu gözleniyor. Hızla gelişen dünya ile hayata bakış açıları her geçen gün gelişiyor ve

Detaylı

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA 1. TIRNAK YEME Tırnak yeme, her yaşta ve her iki cinste de görülebilen, zaman içinde

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu İÇERİK Rehberlik Birimi Tanıtımı Gelişim Dönemleri ve Okula Uyum Süreçleri Öğrencilerimizin; Zihinsel, bedensel, sosyal ve

Detaylı

Ders seçimi; öğrencilerin ilgi, yetenek ve yaşamdan beklentilerinin değerlendirilmesini gerektiren zor bir süreçtir.

Ders seçimi; öğrencilerin ilgi, yetenek ve yaşamdan beklentilerinin değerlendirilmesini gerektiren zor bir süreçtir. Değerli Anne ve Babalar, Anne-baba olarak ders seçimi aşamasında etkimiz ne kadar olmalı?, Çocuğumun ilgi ve yeteneklerini nasıl belirlerim?, Çocuğuma uygun meslek grupları nelerdir?, ve Ders seçimi sürecinde

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla Kekemelik Nedir? Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu durum

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak (örneğin öğretmencilik oyununda) hem de kalem tutma ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda

Detaylı

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENĐ LĐSESĐ R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 2010 2011 Kız olursa Sarin, erkek olursa Masis Erkek olursa doktor, kız olursa öğretmen KENDĐNĐ TANIMA VE MESLEK SEÇĐMĐ Sevgili veliler,

Detaylı

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur.

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Gençlerde DEHB nin Öğrenim Hayatı Üzerine Etkileri Dr Aytül Karabekiroğlu Samsun Mehmet Aydın Eğitim ve Araştırma

Detaylı

BÜYÜYORUM, DEĞĠġĠYORUM, GELĠġĠYORUM

BÜYÜYORUM, DEĞĠġĠYORUM, GELĠġĠYORUM BÜYÜYORUM, DEĞĠġĠYORUM, GELĠġĠYORUM ÇOCUĞUNUZ VE GELĠġĠMĠ NĠSAN 2014 İnsan, yaşamı boyunca sürekli bir gelişim ve değişim içindedir. Çocukların hangi gelişim döneminde neler yaşayacaklarını ve nasıl davranacaklarını

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

2013 / 2014 SAYI: 17. Haftanın Bazı Başlıkları

2013 / 2014 SAYI: 17. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 17 Haftanın Bazı Başlıkları Çocukla İyi Zaman Geçirmenin 10 Yolu VI. Geleneksel Piyano Resitali Miniklere Anlamlı Hediye Okul Küçük Erkek Basketbol Takımı mızdan Başarı Çocukla İyi Zaman

Detaylı

wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq SERVİSİ

wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq SERVİSİ ORTAKÖY ANADOLU LİSESİ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ 2012 ORTAKÖY ANADOLU LİSESİ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ Rehberlik, bireye kendini anlaması, çevredeki olanakları tanıması ve doğru

Detaylı

OKULA BAŞLARKEN OKULA BAŞLAMA SÜRECİ

OKULA BAŞLARKEN OKULA BAŞLAMA SÜRECİ OKULA BAŞLARKEN Okul, aileden sonra çocuğun içinde bulunduğu ilk temel sosyalleşme kurumudur. Okul dönemi, çocuk için ailesinden ilk ayrılış dönemidir; çünkü çocuk, okula başladığında evden farklı bir

Detaylı

ERGENLİK Sevgili Anne ve Babalar, Ergenlik Dönemi Ergenlik Dönemindeki Değişiklikler Fiziksel Değişim

ERGENLİK Sevgili Anne ve Babalar, Ergenlik Dönemi Ergenlik Dönemindeki Değişiklikler Fiziksel Değişim ERGENLİK Sevgili Anne ve Babalar, İnsan, yaşamı boyunca sürekli bir gelişim ve değişim içindedir. Gençlik (Ergenlik) dönemi, belki de bu gelişim sürecinin en önemli evresini oluşturur. Çocukluktan erişkinliğe

Detaylı

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülten Sayı:2 ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ Hızla gelişen dünyada teknolojik ürünler hayatımızın büyük bir kısmını kapsamakta. İş ortamında

Detaylı

BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN

BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN OKULA UYUM SÜRECİ BİR ÇOCUK İÇİN OKUL, DAHA ÖNCE HEMEN HEMEN HİÇBİRİNİ TANIMADIĞI ÇOK SAYIDA ÇOCUKLA KARŞILAŞMA ZORUNLULUĞUYLA, UYULMASI

Detaylı

Hamileliğe başlangıç koşulları

Hamileliğe başlangıç koşulları Zeka aslında tek bir kavram değildir. Zekayı oluşturan alt yeteneklere bakıldığında bu yeteneklerin doğuştan getirilen yeteneklerin yanı sıra sonradan kazanılmış, gerek çocuğun kendi çabasıyla edindiği,

Detaylı

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Uzm Psk. Nuray ÖZBEN AVŞAR ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Çocuklar hızla büyüyor, çocukluk dönemini bitirip ilk erişkinlik olan ergenlik dönemine adımlarını atıyorlar. Ergenlik çağında fiziksel

Detaylı

Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz?

Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz? Çocuğumuza Etkili Ve Verimli Ders Çalışma Alışkanlığını Kazandırma Konusunda Nasıl Destek Olabiliriz? Aile, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde,toplumsal birlik ve beraberliğin sağlanmasında en önemli

Detaylı

LİSE REHBERLİK SERVİSİ

LİSE REHBERLİK SERVİSİ LİSE REHBERLİK SERVİSİ Verimli Ders Çalışma Ders çalışma konusunda bir çoğunuz da çeşitli şikayetler vardır. Bir kısmınız ders çalışmaya başlamakta güçlük çekerken Bir kısmınız çalışma esnasında derse

Detaylı

Sayı : 3 KONU : Ödev Alışkanlığı

Sayı : 3 KONU : Ödev Alışkanlığı AYLIK BÜLTENLER SERİSİ Ekim, 2012 Sayı : 3 KONU : Ödev Alışkanlığı Sevgili Velilerimiz, Ödev alışkanlığı çocukların sorumluluk edinme ve yerine getirme becerilerinin gelişmesi için önemli bir aşamadır.

Detaylı

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:5 DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI Değerler bizim hayatımıza yön veren davranışlarımızı şekillendiren anlam kalıplarıdır.

Detaylı

ÖN ERGENLİK DÖNEMİ. Siz de Çocuktunuz. Sizde Ergendiniz

ÖN ERGENLİK DÖNEMİ. Siz de Çocuktunuz. Sizde Ergendiniz ÖN ERGENLİK DÖNEMİ Siz de Çocuktunuz Sizde Ergendiniz Çocuğum; Çok alıngan,derslerine olan ilgisi de azaldı. Son zamanlarda çok sinirli,her dediğime bağırarak cevap veriyor. Ve benzeri düşünceler içinde

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Tiedot turkiksi DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)

Detaylı

IŞIK LI ANNE BABA REHBERİ

IŞIK LI ANNE BABA REHBERİ Rehberlik Bilgi Bülteni Ekim 2014 IŞIK LI ANNE BABA REHBERİ ERGENLE NASIL İLETİŞİM KURMALI? DERS ÇALIŞMANIN PLANLI BİR YOLU OLMALI! 1 Sevgili Velilerimiz, Çocuklarımız için güzelliklerle dolu, zaman zaman

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN DEHB başlıca 3 alanda bozulmayı içerir: 1) Dikkat eksikliği 2) Hiperaktivite 3) Dürtüsellik Dikkat eksikliği

Detaylı

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) Eylül, 2009 Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi, Ankara Uzm. Seda YILMAZ İNAL AÇEV Ankara Temsilcisi Ailenin Önemi Anne-babalar, ilk eğiticiler olarak çocukların

Detaylı

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak. Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Kardeş Kıskançlığı hakkındadır. Sizlere çocuğunuza bu süreçte nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. KARDEŞ KISKANÇLIĞI Neler olduğunu hiç anlamıyorum!

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI HAZIRLAYAN MUHAMMED PAMUK DİĞER DÖKÜMANLARIMIZI REHBERLİK İÇİN YAPILMIŞ YAZILIMLARIMIZI GÖRMEK İÇİN FACEBOOK GRUBUMUZA BEKLERİZ. LİNK: https://www.facebook.com/groups/teknorehbe

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Information på turkiska DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

Çocuklarda Dikkat Eksikliği

Çocuklarda Dikkat Eksikliği Çocuklarda Dikkat Eksikliği BR.HLİ.037 Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Sendromu Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu; aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve istekleri erteleyememe (dürtüsellik)

Detaylı

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır. K. K. T. C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM ORTAK HİZMETLER DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA ŞUBESİ 2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik

Detaylı

www.rehberlikservisi.org

www.rehberlikservisi.org www.rehberlikservisi.org 1 BAŞLARKEN Çocuklarımız bizim için ne kadar önemli? TEOG öncesinde onlar için neler yapıyoruz? Gelecekleri için planlarınız var mı? Çocuklarınızı yeterince anlıyor musunuz? Neden

Detaylı

REHBERLİK SERVİSİMİZDEN VELİLERİMİZE YARIYIL TATİLİ İÇİN ALTIN ÖNERİLER

REHBERLİK SERVİSİMİZDEN VELİLERİMİZE YARIYIL TATİLİ İÇİN ALTIN ÖNERİLER REHBERLİK SERVİSİMİZDEN VELİLERİMİZE YARIYIL TATİLİ İÇİN ALTIN ÖNERİLER Yarı yıl tatili başlarken anne babaları da bir telaş sardı. "2 hafta sürecek tatil boyunca çocuğum derslerinden uzak kalacak mı,

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

ADIGÜZEL REHBERLİK. Rehberlik Postası. 2015/Sayı:1

ADIGÜZEL REHBERLİK. Rehberlik Postası. 2015/Sayı:1 1 Sevgili Velilerimiz; İstanbul Üniversitesi Vakfı Adıgüzel İlkokulu/Ortaokulu Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi olarak bu postamızda çocuğunuzun okula, ders çalışmaya ve çevresine alışmasında

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ Her insan, yaşamını

Detaylı

GELİN MESLEK SEÇELİM Güven Derman > guvenderman@gmail.com

GELİN MESLEK SEÇELİM Güven Derman > guvenderman@gmail.com İlim, ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsin, Ya nice okumaktır. Yunus Emre GELİN MESLEK SEÇELİM Güven Derman > guvenderman@gmail.com Giriş Kendini bilmek, her devir ve her kültürde

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

Merhaba, iletişim becerisi güçlü ve mutlu bireyler olmalarını. desteklemek amacı ile yıl boyunca çeşitli çalışmalar yürüttük.

Merhaba, iletişim becerisi güçlü ve mutlu bireyler olmalarını. desteklemek amacı ile yıl boyunca çeşitli çalışmalar yürüttük. Merhaba, Gençlerin, İçinde bulunduğu toplumu ve dünyayı sorgulayan, karşılaştığı güçlüklere çözüm yolları bulabilen, kendine güvenen, bağımsız karar alabilen, çevreleriyle olumlu ilişkiler kurabilen, sorumluluk

Detaylı

ÜRÜN VE HİZMETLERİMİZ

ÜRÜN VE HİZMETLERİMİZ ÜRÜN VE HİZMETLERİMİZ İÇİNDEKİLER Kişilik Testleri 3-22 Öğrenme Modeli Testleri 23-32 Dikkat Testleri 33-42 Düşünme Becerileri Testleri 43-48 Dikkat Setleri 49-54 Oyunlar 55-60 YÜKSEK BAŞARI İÇİN; Benego

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

OKUL FOBİSİ. Bir çocuğun okul deneyiminin beyin işlevi ve anatomisinde gerçek değişimler yarattığı biliniyor Mel Levine

OKUL FOBİSİ. Bir çocuğun okul deneyiminin beyin işlevi ve anatomisinde gerçek değişimler yarattığı biliniyor Mel Levine OKUL FOBİSİ Okullar eğitim-öğretim süreçlerine başlarken çocuklarda en temel karşılaşılan sorunlardan biri okul fobisidir. İlk defa böyle bir durumla karşılaşan ebeveynler şaşırmış bir halde en uygun çözümü

Detaylı

Anne ve kız arasında en çok yaşanan iletişim sorunları nelerdir?

Anne ve kız arasında en çok yaşanan iletişim sorunları nelerdir? Anneler Çocuklarına En Çok Niçin Kızıyor? Acıbadem Sağlık Grubu Bağdat Caddesi Tıp Merkezi psikologlarından Ayşegül Topçu Aydın ve International Hospital psikologlarından Ferahim Yeşilyurt, anneler ve

Detaylı

Trabzon Rehberlik ve Araştırma Merkezi

Trabzon Rehberlik ve Araştırma Merkezi Trabzon Rehberlik ve Araştırma Merkezi Süleyman SÜRÜL Rehberlik Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Trabzon 2013 Nelerden Bahsedeceğiz *Rehberlik Nedir? *Rehberlikte Hizmet Alanları *Mesleki

Detaylı

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir."

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir. KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir." KİŞİSEL BİLGİLER Doğum Tarihi Cinsiyet Okulun Adı Sınıf İl İlçe Uygulama Tarihi Formu Dolduran 8.6.2011 ERKEK

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI)

II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI) II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI) Fiziksel Gelişim Bu dönemdeki çocukta, ilköğretimin II. Kademesine geç uyum sağlama görülebilir. Hem bedensel hem de psikolojik açıdan birçok

Detaylı

Yaşına uygun beklentileri yerine getiren çocuk başarı ve kendine güven konusunda kendisini iyi hissedecektir.

Yaşına uygun beklentileri yerine getiren çocuk başarı ve kendine güven konusunda kendisini iyi hissedecektir. Sayın Veli Çocuklarımız, yaşları büyüdükçe farklı beceriler kazanmaktadırlar. Yaşına bağlı olarak değişen bu becerilerin neler olduğunu bilmeniz, çocuğunuzdan neler bekleyeceğinizi ve ona vereceğiniz desteğin

Detaylı

OLUMLU ANNE-BABA YAKLAŞIMLARI

OLUMLU ANNE-BABA YAKLAŞIMLARI OLUMLU ANNE-BABA YAKLAŞIMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ Her anne baba çocuğunun sosyal duygusal ve bilişsel anlamda iyi yetişmesini arzu eder ve bunun için elinden geleni yapmaya çalışır.

Detaylı

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir.

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir. Rehberlik Servisinin Ve Rehberliğin Tanıtılması Rehberlik Nedir? Rehberlik; eğitimde bir hizmet alanı olarak demokratik ortam içinde öğrencinin bedensel, zihinsel ve sosyal bütün kapasitelerini en ileri

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi Görüşlerini ifade etmek ve kendisiyle ilgili kararlara etki edebilmek

Detaylı

PAPATYALAR ve PARLAK YILDIZLAR SINIFLARI ŞUBAT AYI BÜLTENİ

PAPATYALAR ve PARLAK YILDIZLAR SINIFLARI ŞUBAT AYI BÜLTENİ PAPATYALAR ve PARLAK YILDIZLAR SINIFLARI ŞUBAT AYI BÜLTENİ KAVRAMLAR *Büyük küçük orta *Sivri-küt *Önünde-arkasında *Alt-üst-orta *Altında-üstünde-ortasında *Arasında *Renk kavramı: Kahverengi, gri *Sayı

Detaylı

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ 3-6 yaş arasını kapsayan ve okul öncesi dönem adını verdiğimiz süreç çocukların gelişimi açısından oldukça önemlidir. Okul öncesi dönem çocukta büyümenin ve gelişimin en hızlı

Detaylı

SEVİYE BELİRLEME SINAVI

SEVİYE BELİRLEME SINAVI SEVİYE BELİRLEME SINAVI SINAV MARATONUNDA VELİLERE LERE DÜŞEN D GÖREVLER SBS PUANI İLE YERLEŞİ ŞİLECEK OKULLAR FEN LİSELERİ ANADOLU ÖĞRETMEN LİSELERİ ANADOLU LİSELERİ SOSYAL BİLİMLER LİSESİ ANADOLU İMAM

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ Çalışma becerileri zaman kullanımı, algılama, bilgiyi düzenleme, motive olma ve sorumluluk alma gibi geniş davranış alanı ve tutumları içerir. Okul başarısı, doğuştan sahip

Detaylı

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım.

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. 4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. Heyecanımız dorukta! Çanta, önlük, ders malzemeleri, kışlık giysiler, ayakkabı.

Detaylı

AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI

AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI Çocuğun, gelişimini olumsuz yönde etkileyecek davranışlara maruz kalmasını önlemek için öncelikle anne ve babaların duyarlılığının artırılması gerekmektedir. Çünkü, annebabalar,

Detaylı

ÇOKLU ZEKA. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi

ÇOKLU ZEKA. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi ÇOKLU ZEKA Zekanın ne olduğu yıllarca tartışıldıktan sonra üzerinde anlaşılan bir kavrama ve sonuca ulaşıldı. Artık zekanın bir iki cümleyle özetlenemeyecek kadar karmaşık bir sistem olduğu kabul ediliyor.

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU YAŞ DÖNEM ÖZELLİKLERİ 5-8 YAŞ GRUBU YAŞ DÖNEM ÖZELLİKLERİ Bilişsel Gelişim Dil Gelişimi Fiziksel Gelişim

Detaylı

EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI. 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE

EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI. 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE EĞİTİM KOÇLUĞU SERTİFİKA PROGRAMI 22-23 ve 29-30 KASIM 2014 TARİHLERİNDE CANİK BAŞARI ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ NDE Eğitim Koçluğu Sertifika programı öğrencilerin okul, aile ve özel yaşamındaki

Detaylı

Ders Çalışma Alışkanlıkları ve Zamanı Verimli Kullanma

Ders Çalışma Alışkanlıkları ve Zamanı Verimli Kullanma MEV KOLEJİ ÖZEL BASINKÖY İLKOKULU Ders Çalışma Alışkanlıkları ve Zamanı Verimli Kullanma Psi. SEMRA TARHAN Rehberlik Ve Psikolojik Danışmanlık Birimi 06.11.2013 1 En Mühim En Esaslı Nokta Eğitim Meselesidir.

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

http://kariyer.ieu.edu.tr

http://kariyer.ieu.edu.tr ÖZGEÇMİŞİ ANLAMAK Öncelikle özgeçmişin nedir ve ne işe yarar açıklığa kavuşturalım. Özgeçmiş kim olduğunuzu, eğitim ve deneyimlerinizi içeren iyi sunulmuş bir özettir. Özgeçmişin tek amacı bir staja veya

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENİ LİSESİ R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 2010 2011 Bilgili olduğumuz oranda özgür oluruz. Sokrates 9. S ı n ı f l a r LĠSELĠ OLMAK ve REHBERLĠK SERVĠSĠNĠN TANITIMI Sevgili

Detaylı

Meslek seçmek;hayat biçimini seçmek demektir.bu nedenle doğru ve gerçekçi seçim yapılması önemlidir.

Meslek seçmek;hayat biçimini seçmek demektir.bu nedenle doğru ve gerçekçi seçim yapılması önemlidir. MESLEK SEÇİMİ Kişinin gelecekteki yaşam tarzını belirlenmesinde dönüm noktası olan mesleğini seçmesi; doğru ve isabetli karar vermesi tüm hayatının kalitesini ve mutluluğunu etkiler. Kişinin mutluluğunda

Detaylı

TED ANTALYA KOLEJİ PDR SERVİSİ AKADEMİK BAŞARININ ARTTIRILMASI

TED ANTALYA KOLEJİ PDR SERVİSİ AKADEMİK BAŞARININ ARTTIRILMASI TED ANTALYA KOLEJİ PDR SERVİSİ AKADEMİK BAŞARININ ARTTIRILMASI Akademik Başarının Artırılması Verimli ders çalışma programı Çalışmayı sürdürmek Zihnin dağılmasını önlemek Çalışma ortamına ilişkin düzenlemeler

Detaylı

Öğrenci Koçluğu. ġanlıurfa Ġl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Birimi

Öğrenci Koçluğu. ġanlıurfa Ġl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Birimi Öğrenci Koçluğu ġanlıurfa Ġl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Birimi Neden Eğitim Koçluğu? Koçluk; eğitim ortamında bir koç ve öğrenci arasında kurulan, öğrencinin gelişimini destekleme amaçlı bir güç birliğidir.

Detaylı

BİRLİKTE YAŞAMA VE KARDEŞLİK

BİRLİKTE YAŞAMA VE KARDEŞLİK ÖZEL ANAKENT İLKOKULU 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ KASIM - ARALIK SAYFASI Birlikte Yaşama Kültürü ve Hoşgörü Gel Bize Katıl Bize! Şarkısını Söyledik Sınıf içinde, arkadaşlarımızla

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni Çocuk ve Cinsellik Cinsel kimlik kişinin ait olduğu cinsi bilme hissidir. Cinsel kimlik gelişimi, doğumla başlayan ve yetişkinliğe kadar devam eden

Detaylı

Çocuğunuz ne kadar zeki?

Çocuğunuz ne kadar zeki? On5yirmi5.com Çocuğunuz ne kadar zeki? Psikolojik Danışman Yusuf Menki ile zeka testi konusunu konuştuk. Yayın Tarihi : 20 Aralık 2012 Perşembe (oluşturma : 1/4/2016) Gizem Gül'ün röportajı Hepimiz zeki

Detaylı

ANNE BABA ÇOCUK İLETİŞİMİ

ANNE BABA ÇOCUK İLETİŞİMİ ANNE BABA ÇOCUK İLETİŞİMİ Çocuğun davranışlarının kabul edilebilir bir düzeyde olması, yapıcı ve uyumlu bir birey olarak yetişmesi anne, baba, çocuk iletişimine bağlıdır. Eğer sağlıklı bir iletişim kurulabiliyorsa,

Detaylı

ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU

ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU ERDEK KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI TANITIM KILAVUZU 2012-2013 Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmeni Bölüm Şefi Zuhal ALTINTAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ Bu faaliyet ile çocuk

Detaylı

Biz dünyayı merkeze alıyoruz çünkü bizim dünyamız çocuklarımız.

Biz dünyayı merkeze alıyoruz çünkü bizim dünyamız çocuklarımız. Biz dünyayı merkeze alıyoruz çünkü bizim dünyamız çocuklarımız. Milli Eğitim Bakanlığı nın genel amaçları doğrultusunda öğrencilerimizin; evrensel dünya görüşü çerçevesinde çağının çizgilerini yeniden

Detaylı

10 Mayıs 2009 tarihinde uygulanan Pep-r Gelişimsel Ölçeği Değerlendirme Sonuçları: Kronolojik Yaş : 3 yaş 9 ay

10 Mayıs 2009 tarihinde uygulanan Pep-r Gelişimsel Ölçeği Değerlendirme Sonuçları: Kronolojik Yaş : 3 yaş 9 ay C. C. 17 Ağustos 2005 doğumlu bir erkek çocuğudur. Eylül 2008 yılında Londra da bir anaokuluna başlamıştır. Annesi, yaşıtlarıyla kıyasladığında aynı iletişim becerilerini gösteremediğini düşündüğünden

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 2 Sınıfı ve Materyalleri Düzenleme 11

İÇİNDEKİLER. 2 Sınıfı ve Materyalleri Düzenleme 11 İÇİNDEKİLER 1 Sınıf Yönetimine Giriş 1 Sınıflar Karmaşık Yerlerdir 2 Sınıf Yönetimini Öğrenmek 3 Sınıf Yönetiminin Öğretimin Diğer Yönleriyle İlişkisi 7 Bölümün Özeti 9 Okunması Önerilen Yayınlar 9 Önerilen

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu na göre 2008 yılı sonu itibariyle evlatt edindirilen

Detaylı

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER SAYI: 1 ANASINIFI I. PYP SORGULAMA ÜNİTESİ VELİ BÜLTENİ DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA: Kim Olduğumuz SÜRE: 22.09.2014-31.10.2014 ANA FİKİR: Fiziksel özelliklerimi ve ilgi alanlarımı bilmek kendimi tanımamı sağlar.

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir? Rehberlik Nedir? Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri; bireyin kendini tanıması, anlaması, sahip olduğu gizil güçleri keşfetmesi, geliştirmesi ve bulunduğu topluma aktif uyum sağlayarak kendini gerçekleştirmesi

Detaylı

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI HAKKINDA GENEL BİLGİLER VELİ DAVETİYESİ.doc NEDEN ANNE BABA EĞİTİMİ? 7-19 Yaş Aile Eğitimi Programı ailelerin

Detaylı

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI Okul öncesi dönem genel anlamda tüm gelişim alanları açısından temellerin atıldığı

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

14 12 Bu ifadenin ne zaman kaba olduğu ne zaman gerekli olduğu konusunda onunla konuşabilirsiniz. Annebaba yanındayken ona nazikçe teklif edilen bir şeyi istemediğini Hayır diye bağırarak ifade etmek doğru

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

1/23/2015. Karne Ne Anlatır. Ocak 2015. Beylikdüzü A.K.Koleji Rehberlik Servisi Veli Paylaşımı

1/23/2015. Karne Ne Anlatır. Ocak 2015. Beylikdüzü A.K.Koleji Rehberlik Servisi Veli Paylaşımı 1/23/2015 Karne Ne Anlatır Ocak 2015 Beylikdüzü A.K.Koleji Rehberlik Servisi Veli Paylaşımı Başarılı Çocuklarımızı kutluyoruz. Kendilerini gerçekleştirme yolculuklarına tanıklık etmekten kıvançlıyız. Sözde

Detaylı

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI NEDİR? Bireyin içinde bulunduğu yaş gruplarının etkinliklerinde bir şeyi yapmak için arkadaşları tarafından zorlanması veya cesaretlendirilmesidir.

Detaylı

DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAÜ-PDRAM

DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAÜ-PDRAM DOĞU AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAÜ-PDRAM Yayına Hazırlayan: DAÜ-PDRAM Kataloğu Hazırlayan: Funda Ortunç Haziran 2013 (2. Baskı) Yayın no:16 1 2 DAÜ ÇALIŞANLARI

Detaylı