Babür (Namengan, Kabil, 1530)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Babür (Namengan, 1483 - Kabil, 1530)"

Transkript

1 Babür (Namengan, Kabil, 1530) Turan ve Türkistan'da yetişen en büyük imparatorların başında dünya devletini kuran Oğuz-han'ı sayarsak, ondan sonra da Cengiz Han ve Timur'u saymamız gerekir. Babür Şah da bu büyük ataları Cengiz Han ve Emir Timur gibi dünyaca meşhur bir şahsiyettir. Babür, Türkistan'daki Ti-murluların sonuncusu olarak iki yüz adamı ile yurdundan çıkıp Hindistan'da Babürlüler devletini kurmuştur. Bu devlet yılları arasında üç yüz yıldan fzala yaşamıştır. Babürlüler, Türk-İslam devletçiliği ve kültürünü Hindistan'a götürmüşlerdir. Babür'ün diğer büyük cihangirlerden farkı ondaki şairlik ve âlimlik kabiliyetidir. Dünyada bu özelliklere sahip tek devlet adamı olarak Babür'ü gösterebiliriz, Babür'ün doğum yeri, edebiyat ve tarih kay naklarının bazılarında Fergana, bazılarında Andican, bazılarında ise, Namengan'ın Ahsi ilçesi gös terilmiş ve bu konuyla ilgili olarak çeşitli fikirler ortaya atılmıştır. Ben, Prof. Dr. Yahya Gulamov ve onun öğrencisi tarihçi Yolçi Kasımov'unn ileri sür dükleri, Babür'ün Ahsi'de doğduğu fikrine ka tılıyorum. 2 Şubat 1483'te doğan Zahiriddin Muhammed, ne Babürnâme'de ve ne de herhangi bir eserinde doğum yeri ile ilgili hiçbir bilgi vermemiştir.tarihi bilgilere dayanarak, Babür'ün doğum yeri hakkında şunları söyleyebiliriz; o de virde Fergana'nın hakimi 1 Babür'ün babası Ömer Şeyh Mirza başkent de Ahsi'ydi. Babür, babasının Ahsi angının yanına kurulan köşkten uçuruma dü şerek öldüğünü "Babürnâme"de belirtmektedir. "Ahsi'yi Ömer Şeyh Mirza başkent yapmıştı. " 2 "Bu ta rihte (Hicri 899, Miladi 1493) Ramazan ayının dör düncü günü Ömer Şeyh Mirza uçurumdan güvercin ve güvercinhane ile uçup, şahin oldu. Otuz dokuz yaş larında idi. " 3 "Ömer Şeyh Mirza'nın başına bu olay gel diğinde ben Andican'da Çahar Bağ'da idim. Bu haber Ramazan ayının beşinci günü Andican'a ulaştı."^ "Gelip arığa düştüm. " 5 Bu bilgiler "Babürnâme"den alınmıştır. Babür yine kendi eserinde şunları yazmaktadır; "Tarih sekiz yüz doksan dokuzda Fergana 'da 12 yaşında padişah oldum." 6 Babür'ün verdiği bu tarih miladi 1494'tür. Bu devirde Ömer Şeyh'in düşmanları Fergana'ya (Taşkent de ona bağlı idi) sık sık hücum ettikleri için, Babür başkenti daha sonra Andican'a taşıdı; bu olaydan önce, Ahsi ablukaya alındığında bir çok saray görevlisi de Ahsi'den Andican'a geldi. Bu olay Babürnâme'de; "Ahsi'den Mirza'nın (Ömer Şeyh'in) anası Sultan Begim, Cihangir Mirza, saray erkanı ve beyler Andican'a geldiler" 7 şeklinde anlatılmaktadır. Babür'ün doğum yeri ve tarihi konusunda çalışan filoloji âlimi Prof.Dr. Batır Valihocayev bu konu hakkında şunları yazmıştır; "Muhammed Zahiriddin Babür, 1483 yılında Fergana hakimi Timurîzâde Ömer Şeyh Mirza ailesinde, Ahsi'de dünyaya gelmiştir. Ömer Şeyh, Maveraünnehr hakimi Ebu Said Mirza'nın oğlu olup, 1455 yılında Semerkant'ta doğmuş ve 1494 yılında elim bir kaza sonucu Ahsi'de vefat etmiştir. Babür ilk olarak Ahsi 'de eğitim görmüş ve daha sonra da Andican'a gelerek buradaki bir çok âlimden ders almıştır yılında babası öldüğü zaman o da Andican'daydı." Babür eserinde bu olayı şöyle anlatır; 'Ömer Şeyh Mirza'nın başına bu olay geldiğinde ben de Andican 'daydım. ' 8 Demek ki, Ahsi o devirde Fergana hakiminin bulunduğu başkent olup, Ömer Şeyh, onun ailesi ve devlet erkanı burada yaşamıştır. Babür'ün belirttiğine göre; 'Ömer Şeyh Mirza Ahsi'yi başkent yapmıştı.' O devirde Fergana vilayeti (bölgesi), Andican, Oş, Margilan, Isfara, Hokand, Kazan, Ahsi gibi şehir ve kasabalardan ibaret olup, bunların en büyüğü Andican idi. " 9 Prof. Valihocayev kendi fikirlerini belirli bir temele dayanarak ispat etmektedir. "Babür Andican'da doğmuştur" şeklindeki fikri ileri sürenler ise, hiçbir tarihi bilgiye dayanmamaktadır. Babür'ün kendisi de doğum yeri hakkında hiçbir şey yazmamıştır. Biz Babür'ün Ahsi'de doğmuş olduğu fikrini vereceğimiz başka bilgilerle de desteklemek istiyoruz. Çünkü, Babür'ün doğum yerinin bir çok kitapta farklı şekillerde yer alması, bu konu üzerinde ciddiyetle durularak kesin bilgilere ulaşmayı gerekli kılmaktadır. Babür, ünlü eseri Ba- 1 Hakim: Orta Asya hanlıkları döneminde belirli bir bölgenin yöneticisi. 2 Muhammed Zahiriddin Babür, Eserler, Babürnâme, 2. cilt, Taşkent, 1965, s. 3 Age.,16.s. 4 Age.,28.s. 5 Age.,29.s. 6 Age., 9. s, 7 Age., 31. s. 8 Babürnâme, Taşkent: Öz. SSR FA Neşriyatı, 1960,71. s. 9 Batır Valihocayev; Özbek Edebiyatı Tarihi, 3. Cilt, Taşkent: Fen Neşriyatı, 1978, s.

2 bürnâme'de "Andican'da Çarbağ'daydım" demektedir. Demek ki, Babür "Çarbağ" (Ceharbağ)da yani, yazlık köşkte bulunmaktaydı. Başkent Ahsi'de olan Ömer Şeyh Mirza'nm yazlık köşkleri başka şehirlerde olduğu gibi Andican'da da vardır. Bu delillerin hepsi, Ahsi'nin Ömer Şeyh'in devletinin başkenti olduğu ve padişahın oğlunun da başkentte bulunduğu fikrini desteklemektedir. Zaten, Zahiriddin kışın doğmuştur, yani Andican'da "Çeharbağ"ın Ömer Şeyh'in sarayının yazlık yeri olduğunu hatırlarsak, padişahın hamile karısının oğlunu kış mevsiminde yazlıkta doğurmayacağı, emin ve her türlü şartın hazır olduğu Ahsi'de doğurmuş olacağı akla daha yatkındır. Ben özellikle bu deliller üzerinde durdum. Çünkü, günümüze kadar Babür'ün doğum yeri hakkında kesin bir şeyler yazılmadı, yazılanlar da tarihi bilgilere bir zıtlık teşkil etmekteydi. Bu antoloji bütün Türk kardeşlerimiz ve dünya tarafından okunacak bir eser olduğu için, mümkün olduğu kadar eserin doğru tarihi bilgilere dayanılarak hazırlanması gerekir. Babür, "babr" kökünden türemiş bir kelime olup, "arslan" manasındadır. Zahiriddin, babası Ömer Şeyh gibi güçlü kuvvetli olduğu için ona aslan gibi güçlü anlamında olan Babür ismi verilmiştir. O, bir yumrukta bir atın belini kırabilecek, at ile giderken bir buzağıyı yerden kapıp götürebilecek kuvvete sahipti. Zahiriddin, bütün Ti-murlu şehzadeleri gibi padişahlara özgü bir terbiye ve eğitim almış, neticede şair, âlim, tarihçi ve büyük bir hükümdar olarak yetişmiştir. Babası Ömer Şeyh Mirza, Timur'un torununun torunudur. Annesi Kutluğ Nigar Hanım (Ölümü: Hicri 911), Taşkent hakimi Yunus Han'ın kızıdır. Babür, eseri "Babürname"de babası Ömer Şeyh Mirza'nm hayatı hakkında şunları yazmıştır: "O, Sultan Ebu Said Mirza'nın dördüncü oğluydu; Ebu Said ise, Sultan Muhamnıed Mirza'nın oğluydu; Mu-hammed Mirza'nın babası Miran Şah olup, o Timur'un üçüncü oğluydu. Ömer Şeyh önce Kabil'de daha sonra ise Fergana'da padişahlık yapmıştır. O, Hanefi mezhebinden itikatlı bir kişiydi, beş vakit namazını hiçbir zaman bırakmazdı. Hazreti Hoca İbadullah'a bağlılığı vardı, onun sohbetleriyle bir çok defa şereflenmişti. Hoca İbadullah, ondan oğlum diye bahsetmekteydi. Ömer Şeyh okumuş biri olup, şiiri çok sevmekle birlikte kendisi pek yazmazdı. Kısa boylu, güçlü bir kişiydi yarışlarda bir çok defa yiğitleri geçmişti. Çok kuvvetli bir yumruğu vardı ve onun yumruğundan yıkılmayacak yiğit yoktu. Ömer Şeyh Mirza üç büyük savaş yapmış, ikisinde galip gelmiş, birinde ise mağlup olmuştur. O çok âdil Ur ki- şiydi. Bir defasında Çin'den gelen bir kervanı Andican yakınındaki dağda kar basmış ve bin çadırlı kervandan sadece iki kişi kurtulmuştu. Ömer Şeyh Mirza, kervandan kalan malı iki yıl muhafaza etmiş ve daha sonra malların sahiplerini buldurarak, mallarını onlara teslim etmişti. Yine, ikinci savaşında Özbek hanını Ars boyunda yenip, onu esir almıştı. Daha sonra esirleri mallarıyla birlikte serbest bırakmış ve onların hiçbir malını kendisine almamıştı. " ı0 Bu faziletlerin babadan oğula geçmiş olduğunu düşünerek, Ömer Şeyh Mirza'nın bu özelliklerini burada saymayı uygun bulduk. Babür'ün eserinde belirttiği gibi, Ömer Şeyh Mirza'nm (farklı hanımlardan doğan) üç erkek, beş kız olmak üzere, sekiz çocuğu vardı. Erkek çocukların en büyüğü Muhammed Zahiriddin Babür'dür Babür'den dört yaş küçük olan Nasır Mirza'dır. Onun annesi ise Andicanlı idi. Kızların en büyüğü, Babür'den beş yaş büyük olan Hanzade Begim'dir. Hanzade Begim, Şeybanî Han ile evlenmiş ve ondan bir erkek çocuk doğurmuştur. Mehriban Begim, Babür'den iki yaş büyük, Şeh-riban Banu ise Babür'den sekiz yaş küçüktür. Babür, Yadgar Sultan Begim ve Rukiye Sultan Begim adlı kız kardeşlerinin olduğunu ve onların Şeybanî Han tarafından erkeklerle evlendiklerini ve aynı zamanda kendi annesinin babasının Yunus Han olduğunu, Yunus Han'ın ise Cengiz Han'ın ikinci oğlu Çağatay neslinden olduğunu Ba-bürname'de yazmaktadır. 11 Babür, 1494 yılında Fergana'da tahta oturmasından sonra ona karşı bir çok suikast düzenlenmiştir. Fakat o, hakimiyetini sağlamlaştırmış ve 1497 yılında Semerkant'ı ele geçirmiştir. O yıllarda Babür'ün hastalığa yakalanmasından faydalanan Uzun Hasan, Andican'ı ele geçirmiştir (Babür, babası ölünce başkenti Ahsi'den Andican'a taşımıştı). Babür, Semerkant'tan çıkmış ve An-dican'ı da alamamıştır yılında Semerkant'tan Şeybanileri kovarak şehri ikinci defa ele geçirmiştir. Şeybani Han, Semerkant'ı beş ay kuşatma altında tutarak Babür'ü buradan çıkmak zorunda bırakmıştır. Şeybani Han 1503 yılında Andican'ı da ele geçirmiş ve Babür buradan da çıkmak zorunda kalmıştır. Babür, 1504 yılında Hisar'a gitmiş ve oradan Kabil'e geçerek orayı ele geçirmiştir. Gülbeden Begim'in "Hümayunname"de yazdığına göre; Babür yurttan çıktığında onun yanında sadece iki yüz adamı var. Babür büyük bir devlet adamı olarak, Kabil'den başlayıp kurulacak olan Babürlüler saltanatının temelini atmıştır. Babür, 1508 yılında padişahlığını ilan ederek 1510 yılında Semerkant'ın lobabürnâme, Taşkent: Öz. SSR FA Neşriyatı, 1960, s. 11 Muhammed Zahiriddin Babür, Eserler, Babürnâme, 2. cilt, Taşkent, 1965, s.

3 üstüne tekrar yürüyerek (o devirde Muhammed Şeybani Han ölmüştü) Semerkant'ı ele geçirmiştir. Fakat, Babür'ün Şiilere uygun işler yapması ve Şii İranlılar ile sıkı ilişkileri, etrafında kendisine karşı olanları güçlendirmiştir. Ubeydullah Sultan (meşhur tasavvuf şairi Kul Ubeydi) ile 1512 yılında yaptığı savaşta yenilmiş ve aynı yıl tekrar Kabil'e dönmüştür. Kabil'de yıllarında Babür, sonra oğlu Kamran Mirza hükümdarlık yapmıştır. Babür, 1522 yılında Kandehar'ı ele geçirmiştir yılında Hindistan'a yaptığı hücumda, Delhi yakınlarındaki Panipat savaşında oniki bin askeriyle, yüz bin askeri ve iki bin fili olan Hint hükümdarı İbrahim Ladi'yi yenmiştir. Babür, bu zaferiyle Babürlüler İmparatorluğu'nu kurmuştur. Bu imparatorluk 1858 yılına kadar yaşamıştır. Timur ve oğullarının saltanatının 1370'te başladığı kabul edilirse, Babürlüler bunu devam ettirerek saltanatı beş yüz yıl yaşatmıştır. Babür, 1530 yılının Aralık ayında vefat eder. O, vasiyet ettiği gibi, Kabil'de defnedilmiştir. Kabri bugün de Kabil'de Babür bağındadır. Babür'ün kurduğu devletin Hindistan için önemi hakkında tarihçiler bir çok eser ortaya koymuşlardır. CNerü, Babür ve onun oğullarına büyük bir önem vermektedir. Biz bunları ayrıntılı olarak tekrar etmeden şunları belirtmek istiyoruz; Babür Şah'm etkisiyle Müslümanlık ve Türk medeniyeti Hindistan'a yayılmıştır. Daha eski tarihlerde Buda dini Türkistan'dan Hindistan'a yayılmış ve burada güçlenmiştir. Türk-îslam medeniyeti ve mimarisi de Babürlülerin etkisiyle Hindistan'a yayılarak günümüze kadar yaşamış ve yaşamaya devam etmektedir. Babür'ün ordusu ile gelenler bu ülkede Urdu dilinin temelini attılar ve bugünkü Pakistan devleti, beş yüz yıllık Timur ve oğulları ile Babürlüler imparatorluğunun, medeniyetinin devamı olarak yaşamaktadır. Babür'den büyük bir edebi ve tarihi miras kalmıştır. Onun "Babürname" adlı eseri bütün dünya tarafından tanınmaktadır. Babür'ün 1525 yılından ömrünün sonuna kadar yazdığı bu eser, tarihi ve medeni bakımdan Türk dünyasının en önemli eserlerinden biridir. O, şiirlerini iki divanda toplamıştır. Araştırmacıların belirttiğine göre, birinci divanını 1519 yılında Kabil'de hazırlamış, ikinci divanını ise yılında Hindistan'da kitap haline getirmiştir. Günümüzde Babür'ün gazel, rubai, kıta, ferd, tuyuğ ve mesnevilerden oluşan 364 şiiri mevcuttur. Bunlar içinde 114 gazel ve 201 rubai büyük bir çoğunluk oluşturmaktadır. Babür, hukukla ilgili "Mübeyyin" adlı eserini 1521 yılında hazırlamıştır. Aruz veznine ait "Mu- fassal" adlı eseri ( )de Ali Şir Nevaî'nin "Mizân'ül-Evzân" adlı eseri gibi büyük bir değere sahiptir. Babür bu eserinde aruzun yirmi bir bah-rindeki (kalıbındaki) beş yüz otuz yedi vezni hakkında fikirler yürütmüştür. Paris'te muhafaza edilmekte olan bu eser önce M. Fuat Köprülü, Rıza Nur daha sonra da 196O'lı yıllarda V.İ.Aslanov, A.M. Şçerbak, M.Hamrayev, İ.Stebleva gibi bilim adamları bu eser hakkında makaleler yazmışlardır. Uygur bilim adamı M.Hamrayev, 1969 yılında Al-maata'da bu eserin özetini daha sonra Özbek bilim adamı Saidbek Hasanov eserin faksimile nüshasını, izahlar ve transliterasyonunu neşretti. Babür'ün başka bir eseri de Timur ve oğullarının piri, meşhur Türkistan sufisi Hoca Ahrar Veli'nin Farsça yazdığı "Validiyye" adlı eserinin Özbek Türkçesi'ne tercümesi ve başına yazdığı manzum kısımlardır. Bu eseri, Rus şarkiyatçısı A. Samayloviç (Petersburg-1917) ve Şefika Yarkın (Kabil-1983) neşretmişlerdir. Saidbek Hasanov, 1991 yılında bu iki neşri esas alarak eseri yeniden yayıma hazırlar ve yayımlar (Taşkent: Yazuvçı Neşriyatı). Babür'ün günümüzde pek bilinmeyen eserlerinden birini yine Saidbek Hasanov yayıma hazırlamıştır. "Kitâbü's-Salat" (Namaz Kitabı) adlı bu eser, 1993 yılında Abdulla Kadiri Halk Mirası Neş-riyatı'nda yayımlandı. Babür'ün mesnevi tarzında yazdığı bu dini eserde namaz ve şartları hakkında bilgiler bulunmaktadır. Babür'ün eserleri onun yaşadığı devirde de oldukça yaygın olarak bilinmekteydi. Divanları ve diğer eserlerinin yayımlandığı dergi ve antolojiler bunun en iyi kanıtıdır. "Babürname" Babür'ün bütün dünya tarafından tanınmasına sebep olan eserdir. Bu eser 1586 yılında Farsça'ya tercüme edildi. Babürname'yi 1705'te Vitsen Flemenkçe'ye, 1826'da Leyden ve Erskin İngilizce'ye, 1828'de Kay-zer Almanca'ya, 1871'de P.Kurteyl Fransızca'ya tercüme etmişlerdir. Babürname ayrıca Pantusov, Pol-yakov ve Vyatkin tarafından Rusça'ya tercüme edilmiştir. İlminskiy ise, Babürname'yi 1857 yılında Kazan'da neşretmiştir. Babür'ün eserleri üzerine Sovyet devrinde Özbekistan'da oldukça fazla araştırma yapılmıştır. Bu çalışmalar önceleri Fıtrat tarafından "Özbek Edebiyatı Tarihi Hrestomatiyası" (Taşkent, 1945), "Özbek Poeziyasımng Antologiyası" (Taşkent, 1948) gibi bazı serilerde yayımlandı. Babür'ün eserleri daha sonraları müstakil kitaplar halinde yayımlandı yılında ise bütün eserleri tam metin izahlar ve indeksleri ile yayımlandı yılında Babür'ün eserleri üç ciltlik bir seri halinde "Eserler"

4 adıyla Taşkent'te yayımlandı. Babür'ün eserlerinin Rusça tercümesi bir çok defa yayımlanmıştır. Babürname'nin son yıllardaki neşri 1989 yılında "Yulduzça" neşriyatı tarafından yapılmıştır. Babür'ün hayatı ve eserleri ders kitaplarına da alınarak lise ve yüksek okullarda okutulmaktadır. Pirimkul Ka-dirov'un "Yulduzlu Tünler" ve "Evladlar Davanı" adlı romanları Babür ve Babürlüler tarihine tahsis edilmiştir. Bunun yanında, Aybek, B. Baykabilov, H.Sultanov ve Koldaş Mirza'nın Babür'ün hayatına ait destan ve kıssaları mevcuttur. Babür'ün "Hattı Bâbürî" adlı eseri de yayımlanmıştır. Bu eserlerden başka Babür'ün müzikle ilgili "Musikî" ve askerliğe ait "Harb İşi" adlı eserlerinin varlığı biliniyor olmasına rağmen, bu eserler günümüze kadar bulunamamıştır. Babür'ün eserlerinin bu kadar yaygın olarak biliniyor olması ve onun büyük bir sanatkâr şair olarak şöhret kazanması sebebiyle, bir burada şairliği ve tarihçiliği üzerinde daha çok durmayı uygun gördük. Bunlarla beraber Babür'ün "Ba-bürnâme" adlı eseriyle 16. yüz yıl Türkistan nesrini yarattığını, bu eserin Çağatay Edebiyatı nesrinin en güzel örneklerinden biri ve aynı zamanda Türk dünyası nesrinin de değerli eserlerinden biri olduğunu özellikle belirtmek istiyoruz. Biz, Babür'ün şiirlerinin aşağıda verdiğimiz örneklerini "Eserler" (Taşkent, 1965) adlı üç ciltlik serinin I. Cildindeki "Divan"dan (40-176) ve aynı serinin II. Cildindeki "Babürnâme"den (9-14) seçtik. GAZELLER Hoş ol kim yârdın qat' eyleben terk-i diyar itse Cehân kizmek ile bî-qaydlıgnı ihtiyar itse Anın dik bolsa kim asla tef âvüt bolmasa peyda Eğer bu dehr-i dûn hâr eylese ger i'tibâr itse Cef âdur cânga bolmaglıg muqayyed âlem ehliga Hoş ol âzâde kim ilnift arasıdın İcenâr itse Kişinin cânıga düşman belâdur başıga bu il Eğer başın tuf eyl eylep ve ger canın nisâr itse Diyar u yârdın Bâbür cefâ vü cebr köp kördi Hoş ol kim yârdın qat' eyleben terk-i diyar itse Vatandan kopup diyarı terk etmek, Dünyayı gezmek ile kayıtsızlığı seçmek hoştur. Öyle olsa ki asla farklılık olmasa, Bu alçak dünya hor gördüklerine de itibar etse. ' Âlem ehline mukayyet olmak cana cefadır, Elin arasından çıksa, o hoş kurtuluştur. Bu el-alem kişinin canına düşman, başına beladır, Eğer başını küçültüp canını dağıtacaksa. Diyar ve vatandan Babür çok eziyet ve sıkıntı gördü, Vatandankopup diyarı terk ederse hoştur. Özni könül îş ile tutmaq kirek Bizni unutqannı unutmaq kirek îş u tarâb gülbüniga suv birip Gussa nihalini qurutmaq kirek Her nimege gam yime gam köp turur îş bile özni avutmaq kirek Tîre durur zühd demidin könül Işq otı birle yarutmaq kirek Çjoyma meşaqqat ara Bâbür könül Özni feragat bile tutmaq kirek Cânımdm özge yâr-ı vef âdâr tapmadım Könlümdin özge mahrem-i esrar tapmadım Canım dik özge canı dil-ef gâr körmedim Könlüm kibi könülni giriftar tapmadım Gönül, özü içkiyle tutmak gerek, Bizi unutanı unutmak gerek. İçkive neşe çiçeğine su verip Sıkıntı fidanını kurutmak gerek. Her şeye üzülme, üzüntü çoktur, İçkiyle özü avutmak gerek. Gönül zühd nefesinden dolayı karanlıktır, Aşk ateşiyle aydınlatmak gerek. Gönül, Babür 'ü meşakkatte bırakma! Feragat ile özü tutmak gerek. Canımdan başka vefalı yâr bulamadım, Gönlümden başka sırların sırrını bulamadım. Canım gibi başka canı gönlü yaralı görmedim, Gönlüm gibi gönlü, tutkun görmedim.

5 Ösrük közige taqı könül boldı mübtelâ Hergiz bu tilbeni yana hûş-yâr tapmadım Nâçar f urqati bile hûy itmişem nitey Çün vaslıga özümni sezâvâr tapmadım Barı baray işigige bu nevbet ey könül Nice ki barıp işigige bar tapmadım Bâbür özinni örgete kör yârsız ki min Istep cehânnı munça qılıp yâr tapmadım Hazân yaprağı yanlıg gül yüzün hecride sargardım Körüp rahm eylegil ey lâle-rûh bu çihre-i zerdim Sin ey gül qoymadın serkeşliginni serv dik hergiz Ayagınga tüşüp berg-i hazân dik munça yalbardım Letafet gülşenide gül kibi sin sebz-i hurrem qal Min er çi dehr bağıdın hazân yaprağı dik bardım Hazân dik kan yaşım sarig yüzimdin il teneffürde Bahar rengi bi-hamdi'llâh ulusdm özrü qutqardım Ni tâli'dür mana kim ahter-i bahtım tapılmaydı Felek evrâqıra her nice kim defterdin ahtardım Ulusnm ta'n u ta'rîfi mana Bâbür berâberdür Bu âlemde özümni çün yaman yahşıdm ötkerdim Kildi ol vakt ki başımnı alıp kitgey men Âlem içre ayağım yitgeniçe yitgey men İsterem özni azîz ilge körünmesliktin Nice özümni ulus közide hâr itgey men Halq yüz cevr ile işler buyurur kâş ilnift Ni yüzin körge min ü ni sözin işitgey min Her sarı barsa bu divâne könül ayb itme Öyle divâne imes kim anı birkitgey men Dime Bâbürge niter sin baş alıp kitmekni Tanrının hâstı mundaq ise min nitgey min Cemâlin vasfını ey ay nice ildin işitgey min Ni kün bolgay visâlifiga mini dil-haste itgey min Terahhum yüzidin yüzünni körmekke buyurgay sin Hoş ol kim ârızıfmı körge min sözün işitgey min îtindür min saçın zencîrini boynumga muhkem qıl Ki vâdî-yi firâqın içre qorqar min ki yitgey min Terahhum qılmasan yâ baqmay istiğna bile ötsen Tazarrû' qılga min yâ yıglagay min özge nitgey min Sarhoş gözüne de gönül müptela oldu, Asla bu deliyi yeniden akıllı bulmadım. Çaresiz ayrılığı bile hoş etmişim, n 'olur, Çünkü kavuşmana kendimi uygun bulmadım. Ey gönül, bari bu sefer kapısına varayım, Nasıl varayım kapısına ki izin bulmadım. Babür, yarsızlığı kendine öğretedur, Ben arayıp dünyayı bu kadar gelip yar bulmadım. Hazan yaprağı gibi, gül yüzünden uzakta sarardım, Ey lâle yanaklı, bu sarı yüzümü görüp acı! Seneygül, inatçılığını, selvi gibi asla bırakmadın, Sonbahar yaprağı gibi ayağına düşüp öyle yalvardım. Letafet bahçesinde sen, gül gibi taze ve şen kal, Gerçi ben dünya bahçesinde hazan yaprağı gibi gittim. Hazan gibi kan yaşım ve sarı yüzümden halk tiksiniyor, Allah 'a şükür, bahar rengi ulustan kendimi kurtardım. Ne talihtir bana ki bahtımın yıldızı bulunmadı, Felek evrakını her ne kadar defterden aradım. Babür!, ulusun ayıplaması ve tarifi benimle beraberdir, Çünkü kendimi bu âlemde iyi-kötüden ayırdım. Geldi o vakit ki başımı alıp gideceğim, Alemde ayağım yettiğince gezeceğim. Özüm aziz halka görünmez olsun, isterim. Kendimi ulusun gözünde bayağı-hor eyleyeceğim. Halk, yüz eziyetle işler buyurur, Keşke halkın ne yüzünü göreyim, ne sesini duyayım. Bu divane gönül her nereye gitse de ayıplama, Öyle divane değil, onu kuvvetlendireceğim. Babür'e, "Başını alıp gitmeği neyapacaksın?" deme! Tanrı 'nın dileği böyleyse, ben ne yapayım. Ey ay!, Yüzünün güzelliğini nasıl başkasından duyayım, Ne gün olacak, kavuşman için kendimi gönül hastası edeceğim. Merhametin sayesinde yüzünü görmeği emretmişsin, Hoş olan; yanağım göreceğim, sözünü duyacağım. Köpeğinim, saçının zincirini boynuma sıkı bağla! Çünkü ayrıhğınınvadisinde korkuyorum, kaybolacağım. Merhamet etmesen ya da bakmadan alay ederek geçsen, Yalvarırım ya da ağlarım, başka neyapayım.

6 Müyesser bolmasa başınım qoymaqlıq ayagıga Başımnı alıp ey Bâbür ayaq yitgençe kitgey min Sen dik mana bir yâr-ı cefakâr tapılmas Min dik safta bir zâr-ı vef âdâr tapılmas Bu şekl ü şemâyil bile hod hur u perî sin Kim cins-i beşer içre bu miqdâr tapılmas Agyâr köz allıda vü ol yâr ayan yoq Gam hân könül içre vü gam-hâr tapılmas Ey gül mini zâr itme ki hüsnün çemenide Közni yumup açqunça bu gül-zâr tapılmas Bâbür sini çün yâr didi yârlıg itgil Âlemde kişige yoq ise yâr tapılmas Başımı ayağına koymak mümkün olmazsa, Ey Babür başımı alıp ayağım yettiğince gideceğim. Bana, senin gibi bir cefacı yâr bulunmaz, Sana, benim gibi bir vefalı ağlayan bulunmaz. Bu şekü-şemaller ile kendin huri ve perisin, İnsan cinsi arasında böylesi bulunmaz. Ağyar göz önünde ve o yâr ortada yok, Gamınyıktığı gönülde gam yıkan bulunmaz. Ey gül, beni ağlatma ki güzelliğinin çimeninde Göz açıp kapayıncaya kadar bu gül yüzlü bulunmaz. Babürsana "yâr"dedi,yârlıkyap, Alemde, insana yâr yoksa, bulunmaz. Kim körüpdür ey könül ehl-i cenandın yahşılıg Kim ki andın yahşi yoq köz tutma andın yahşılıg Bu zamânnı nefy qılsam ayb qılma ey refîq Körmedim hergiz niteyin bu zamandın yahşılıg Dil-rebâlardın yamanlıq kildi mahzun könlüme Kilmedi cânımga hîç ârâm-ı candın yahşılıg Ey köfiül çün yahşıdm kördüft yamanlıq asru köp İmdi köz tutmaq ni ya'nî her yamandın yahşılıg Barı ilge yahşılıg qılgıl ki mundm yahşi yoq Kim digeyler şehr ara qaldı fulândm yahşılıg Yahşılıq ehli cehânda isteme Bâbür kibi Kim körüpdür ey köfiül ehl-i cehândm yahşılıg Ey gönül! Dünya ehlinden kim iyilik görmüştür? Kendinden daha iyisi olmayan kimseden, iyilik bekleme'. Ey arkadaşl Bu zamanı sürgün etsem, ayıplama! Ne yapayım, bu zamandan asla iyilik görmedim. Hüzünlü gönlüme dürubalardan kötülük geldi, Sevgiliden canıma hiç iyilik gelmedi. Ey gönül, iyilerdenpekçokkötülük gördün, Şimdi her kötüden iyilik beklemek ne? Bari insanlara iyilik yap, bundan iyisi yok. "Filandan iyilikkaldı" derler dünyada. Babür gibi, dünya ehlinden iyilik isteme! Ey gönül! Dünya ehlinden kim iyilik görmüştür? RUBAİLER 1 Yâd itmes imiş kişini gurbetde kişi Şâd itmes imiş könülni mihnetde kişi Könlüm bu garîbhqda şâd olmadı âh Gurbetde süyünmes imiş elbette kişi 1 İnsan, insanı gurbette hatırlamazmış, İnsan, gönlü sıkıntıda mutlu etmezmiş, Ah, gönlüm bu gariplikte mutlu olmadı, Elbette, insan gurbette sevinmezmiş. Köftli tilegen murâdıga yitse kişi Yâ barca murâdların terk itse kişi Bu ikki iş müyesser olmasa âlemde Başını alıp bir sarığa kitse kişi Gönlünün istediği muradına ulaşsa insan, Ya da bütün muratlarını terk etse insan, Bu iki iş, âlemde, kolay olmazsa Başını alıp bir tarafa gitse insan. Çjaygufinı çike çike qarıpdur Bâbür Rahm eyle ki özidinbanpdur Bâbür Nârenc yiberdi sana kimbilgey sin Ya'nî ki bu nev' sarganpdur Bâbür Babür, kaygını çeke çeke yaşlandı, Merhamet et, Babür kendini kaybetti, Sana turunç gönderdi, bilesin: Yani öyle sarardı Babür.

7 Tâli' yoqı cânımga belâhg boldı Her işni ki eyledim hatâlıg boldı Öz yirni qoyup Hind san yüzlendim Yâ Rab niteyin ni yüz qaralıg boldı Talih yükü canıma bela oldu, Her işi yaptım, hatalı oldu Vatanımı koyup, Hind 'e doğru döndüm, Yarabbi, n 'apayım, yüz karalığı oldu. Nice bu felek salgusı gurbetqa mini Her lahza tükengüsiz meşaqqatqa mini Ni çâre qılay nitey ki Tanrı guyâ Mihnetni mana yâr itti mihnetqa mini Bu felek, beni neden gurbete göndermek ister, Her an, tükenmeden, meşakkate beni... Ne çare olacak, n 'olacak; Tanrı adeta Sıkıntıyı bana, beni sıkıntıya yâr etti. Her kim ki vefa qılsa vefa tapqusıdur Her kim ki cefâ qılsa cefâ tapqusıdur Yahşi kişi körmegey yamanlıg hergiz Her kim ki yaman bolsa ceza tapqusıdur Her kim vefa gösterse, vefa bulacaktır, Her kim cefa ederse, cefa görecektir, iyi kişi, asla kötülük görmesini Her kim kötü olursa, ceza bulacaktır. TUYUĞLAR 1 Vasldın söz dirge yoq yara mana Hecr ara rahm eyle kil yâra mana Oqun itti köp yaman yara mana Merhem-i lutf un bile yara mana 1 Ey yâr, kavuşmaktan söz diyecekyok bana, Ey yâr, ayrılıkta merhamet et, gel bana. Okun çok kötü yara açtı bana. Lütfunun merhemiyleyara bana. Tâ könül birdim uşal qaysanga Barganını bilmedim qay sarığa Dostlar yârga mini sagındurun Salsanız nâgâh qulaq qaysarıga O Kaysarhya*gönül verdim, Nereye gittiğini bilmedim, Dostlar, sevgiliye beni düşündürün, Birden kulak veriniz Kaysar'ına. Qadimni firâq mihneti ya qıldı Könlüm gam u endûh otıga yaqıldı Hâlimni sabâga aytıp idim ey gül Bilmen sana şerh qılmadı yâ qüdı Boyumu ayrılık sıkıntısı yay gibi yaptı Gönlüm gam ve keder ateşine tutuldu, Ey gül, hâlimi sabah rüzgârına söylemiştim, Bilmem, sana anlattı mı, anlatmadı mı? "BÂBÜR-NÂME'den Parça SiKKİZYÜZTOQSANTOKKIZINÇIYIL / SEKİZ YÜZ D OKSAN DOKUZ YILININ VÂQTALARI VAKALARI Tinri taâlânın inayeti bilen ve hazret-i ân ser-ver-i kâinâtraft şefaati bilen ve çehâr-yâr-ı bâ-safâlarnın himmeti bilen se-şenbe küni ramazân ayının bişide târih sikkiz yüz toqsan toqquzda Fergâna vilâyetide on ikki yaşta pâdşâh boldum. Fergâna vilâyeti bişinçi iqlîmdindür. Ma'murenin kenâreside vâqi' boluptur. Şarqî Kaşgar, garbı Semerqand, cenubî Bedehşânnın serhadi taglar, şimalide eğer çi burun şehrler bar ikendür, misli: Almalıq ve Almatu ve Yanı kim kütüblerde Tarâzkent bitirler, Mogul ve Özbek cihetdin bu târihde buzuluptur, asla ma'mûre qalmapdur. Muhtasar vilâyettür, aşlıq ve mîvesi ferâvân. Girdâgirdi tag vâqi' boluptur. Garbî ta-rafıda kim Semerqand ve Hocend bolgay, tag yoqtur. Uşbu cânibtin özge hîç cânibtin qış yağıra kele almaş. *Kaysar: Belh ile Herat arasında bir şehir Allahü Teala'nın yardımı, Peygamberin şefaati ve dört yanı şafakların himmetiyle Salı günü Ramazan ayının beşinde, sekiz yüz doksan dokuz tarihinde Fergâna vilayetinde, on iki yaşında padişah oldum. Fergâna vilayeti beşinci iklimdendir. Doğu Kaşgar, Batı Semerkant, Güney Bedehşan çevreler, kuzeyinde eski şehirler varmış; mesela: Almalık ve Almatu ve kitaplarda Tarâzkent olarak geçen Yanı, Moğol ve Özbekler tarafından bu tarihte yıkılmıştır, hiçbir bina kalmamıştır. Küçük bir vilayettir, yiyeceği ve meyvesi boldur. Etrafı dağdır. Batı tarafında dağ yok, Semerkant ve Hocend vardır. Bu taraftan başka hiçbir yönden düşman gelemez. Seyhun nehri (Hocend suyu olarak meş-

8 Seyhun deryası kim Hocend suyıga meşhurdur, şarq ve şimalî tarafıdın kilip bu vilâyetnifi içi birle ötüp garb san aqar. Hocendnin şimali Fenâkatnift cenubi tarafıdın kim hâlâ Şâhruhiyaga meşhurdur, ötüp yana şimâlga meyi qıhp Türkistan san barur. Türkistândm hayli qoyıraq bu derya tamâm qumga sifiedi, hîç deryâga qatılmas. Yitti pare qasabası bar; bişi Seyhun suyının cenûb tarafıda, ikkisi şimali cânibide. Cenubî ta-rafıdagı qasabalar bir Endicândur kim vasatta vâqi' boluptur, Fergâna vilâyetinin pây-ı tahtıdur. Aşlığı vâfir, mîvesi ferâvân, qavun ve üzümi yahşi, qavun mahallide paliz basıda qavun satmaq resm imes. Endicânmfi naşpatisidin yahşıraq naşpati bolmas. Mâverâü'n-nehrde Semerqand ve Kiş qorganıdın sofira mundın ulugraq qorgan yoqtur. Üç dervâzesi bar. Arqı cenûb tarafıda vâqi' boluptur. Toqquz tar-nav suv kirer. Bu aceptür kim bir yirdin hem çıq-mas. Qal'anın girdâgirdi handaqnm taş yanı seng-rîzelik şâh-râh tüşüptür. Qal'anın girdâgirdi tamâm mahallâttur. Bu mahalle bile qal'aga fasıla uşbu han-daq yaqasıdagı şâh-râhtur. Avı quşı dağı köp bolur, qırgavulı bî-had semiz bolur. Andaq rivayet qıldılar kim bir qırgavulnı üskünesini tört kişi yip tükete al-maydur. İli Türkdür. Şehr ve bâzârısıda Türkî bil-mes kişi yoqtur. İlinin lafzı qalem bile râsttur. Anı üçün kini Mir Âlî Şîr Nevâyînifi mu-sannefâtı bâ-vucûd kim Hîrîde neşv ü nema ta-pıptur, bu til biledür. İlinin arasıda hüsn hayli bardur. Yûsuf Hâce kim mûsiqîde meşhurdur, Endicânîdür. Havâsınm ufuneti bar. Küzler il bizgek köp bolur.... Seyhun suyırun şimali tarafıdagı qasabalar: bir Ahsıdur. Kitâblarda Ahsıkat bitirler. Neçük kim, Esîri'd-dîn şâirni Esîri'd-dîn Ahsıkati dirler. Fergânada, Endicândın sofira mundın ulugraq qa-saba yoqtur. Endicândın garb sarı toqquz yıgaç yoldur. Omerşeyh Mirza munı pây-i taht qılıp idi. Seyhun deryası qorganmın astıdın aqar. Qorganı belend car üstide yâqi' boluptur. Handaqmın ornıga amîq carlardur. Omerşeyh Mirza kim munı pây-i taht qıldı, bir ikki mertebe taşqarraqdm yana carlar saldı. Fergânada munça birk qorgan yoqtur. Ma-hallâtı qorgandm bir şer'î yıraqraq tüşüptür "dîh kucâ vü darahtân kucâ" meselini gâlibâ Ahsı üçün aytıpturlar. Qavunı yahşi bolur. Bir nev' qavundur kim "Mîr Temürî" dirler, andaq qavun malûm imes kim âlemde bolgay. Buhârâ qavunı meşhurdur; Se-merqandnı algan mahalde Ahsıdm, Buhârâdın qavun kiltürüp bir meclisde kisdürdüm, Ahsı qa-vururun hîç nisbeti yoq irdi. Avı quşı bisyâr yahşi bolur. Seyhun deryasının. Ahsı tarafı deşttür. Aq kiyigi bisyâr bolur. Endicân tarafı cangaldur. Buğu, maral qırgavul ve tavuşqanı köp tolıdur, asru semiz bolur... hurdur), kuzey ve doğudan girip, vilayetin çerek batıya doğru akar, Hocend'in kuzey, Fenaket'in güneyinden (hâlâ Şahruhiye olarak meşhurdur) geçerek yine kuzeye dönüp, Türkistan'a doğru gider. Türkistan'da, epey gür olan bu nehir tamamen biter, denize ulaşamaz. Yedi kasabası vardır; beşi Seyhun nehrinin güneyinde, ikisi de kuzeyindedir. Güneydekilerden biri Andican, merkezde kurulmuştur ve Fergana'nın payitahtıdır. Buğdayı ve meyvesi boldur. Kavun ve üzümü güzeldir. Kavunu tezgah başında satmak resmî değildir. Andican'ın yiyeceğinden daha iyisi yoktur. Maveraünnehr'de, Semerkant ve Keş kalesinden sonra, ondan daha büyük kale yoktur. Üç kapısı vardır. Arakı güneyinde yapılmıştır. Dokuz kanaldan su girer. Tuhaftır ki bir yerden de çıkmaz. Kalenin etrafı, hendeğin dış tarafı taş döşeli ana yol vardır. Kalenin etrafı tamamen yerleşim yeridir. Bu mahalle ile kale arası bu hendeğin kenarındaki ana yoldur. Avı, kuşu da çoktur, kırlangıcı epey semizdir. Rivayet ederler ki bir kırlangıcın büyümüşünü dört kişi yiyip bitirmezmiş. Halkı Türk'tür. Şehirde ve pazarında Türkçe bilmeyen kişi yoktur. Halkının sözü de doğrudur. Bunun için, Ali Şir Nevâyî'nin mevcut kitapları Herat'ta bu dil ile neşvü nema bulmuştur. Halkının arasında güzel epey fazladır. Musikide meşhur Yusuf Hoca, Andicanlıdır. Havasının kokusu vardır. Güzleri, halk sıtma olur.... Seyhun suyunun güney tarafındaki ka sabalardan biri Ahsi'dir. Kitaplarda Ahsiket yazarlar. Nedense, şair Esiriddin 'e, Esiriddin Ahsiketî derler. Fergana'da, Andican'dan sonra bundan daha büyük kasaba yoktur. Andican'ın batı tarafı dokuz ağaç yoldur. Ömer Şeyh Mirza, burayı payitaht yaptı. Seyhun-nehri, ka lenin altından akar. Kalesi yüksek bir tepe üstünde ku rulmuştur. Hendeğinin yerine sarp yerler vardır. Ömer Şeyh Mirza burayı payitaht yaptı, bir-iki defa daha ke narda yeni yerler yaptırdı. Fergana'da böyle sağlam kale yoktur. Yerleşim yerleri kaleden biraz daha uzaktadır. "Köy büyük ve ağaçlar büyük" sözünü galiba Ahsi için söylemişler. Kavunu güzeldir. "Mir Timurî" denilen, dünyada bir eşi daha olmayan bir çeşit kavundur. Bu hara kavunu meşhurdur; Semerkant'in alındığı sırada Buhara 'dan kavun getirip, bir mecliste kestirdim, Ahsi kavununa hiç benzerliği yoktu. Avı, kuşu çok güzeldir. Seyhun nehrinin Ahsi tarafı çöldür. Akgeyiği çoktur. Andican tarafı ormandır. Ceylan, kırlangıç ve tavşanı çok bulunur, çok semizdir. Latin Harflerine aktaran: Prof. Dr. Mustafa Canpolat Türkiye Türkçesi'ne aktaran : Özkan Öztekten

9

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

BENDEN SELAM OLSUN BOLU BEYİ'NE

BENDEN SELAM OLSUN BOLU BEYİ'NE Kimliğiyle ilgili iki ayrı tartışma var. Birincisi, 16 ve 17'nci yüzyılda yaşadı. Yeniçeri ocağından yetişen bir şair. 1578-1590 arasındaki Osmanlı-İran savaşlarına katıldı. Bir tür ordu şairidir. Diğeri

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR ÖTÜKEN Ârif Nihat Asya BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Şiirler: 1 BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Servet Asya ya Armağanımdır. DESTAN O zaferler getiren atların Nalları altındanmış; Gidişleri akına, Gelişleri akındanmış.

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958)

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) Yahya Kemal Beyatlı 2 Aralık 1884 tarihinde bugün Makedonya sınırları içerisinde bulunan Üsküp te dünyaya geldi. Asıl adı Ahmet Agâh tır. Şehsuvar Paşa torunlarından olduğu

Detaylı

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

HAZRET-İ ALİ DESTANI BİRİNCİ BÖLÜM

HAZRET-İ ALİ DESTANI BİRİNCİ BÖLÜM HAZRET-İ ALİ DESTANI BİRİNCİ BÖLÜM [2b] (1) HAYBER KALESİ NİN FETHİ (3) Haberleri rivayet edenler ve eserlerden nakledenler şöyle anlatırlar: Hazret-i Muhammed; (5) bir gün sabah namazını kıldı, (6) mübarek

Detaylı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM Handır bu gönlüm, ya misafirhane Derd konuklar, derman konuklar, hayâl konuklar, melâl konuklar; mümkün konuklar, muhal konuklar. Hele hasret, hiç çıkmaz

Detaylı

KIRGIZ MİLLETİNE AİT EFSANESİ

KIRGIZ MİLLETİNE AİT <KIRKKIZ> EFSANESİ 1905 KIRGIZ MİLLETİNE AİT EFSANESİ ZHENHUA, HU ÇİN/CHINA/КИТАЙ Giriş Çin de Kırgız milletinin ortaya çıkışı ve Kırgız adının kaynağı hakkında birçok efsane bulunmaktadır. efsaneside

Detaylı

Insanı başa taç yaptım. Ne eğildim, ne de saptım. Acılardan ilaç yaptım. Aşık Şahturna Hayatı ve Şiirleri

Insanı başa taç yaptım. Ne eğildim, ne de saptım. Acılardan ilaç yaptım. Aşık Şahturna Hayatı ve Şiirleri 1950 Sivas Gürün'de doğdu. 10 yaşlarında saz çalıp, türkü-deyişler okudu. 15 yaşında kendi yapıtı ilk plağıyla büyük üne kavuştu. Konser turneleri, kasetler, plaklar, uzunçalar, long playler ve günümüz

Detaylı

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin elindeki Posta Gazetesi ne takıldı gözüm.görevli hanımın gözü

Detaylı

Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin.

Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin. ETTİM DE BULMADIM!!! Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin. Etme,bulma dünyası Eden bulur,genel bir kural halinde hayatta tecelli etmektedir.

Detaylı

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. İSTİKLÂL MARŞI'MIZ Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona. Küçümsemem ama, benzetirim

Detaylı

Doğukan Türkekul Akgün TURK 102-1. Seda Uyanık. Tarih: 25.09.2014. Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım. Budapeşte Gezi Notlarım

Doğukan Türkekul Akgün TURK 102-1. Seda Uyanık. Tarih: 25.09.2014. Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım. Budapeşte Gezi Notlarım Doğukan Türkekul Akgün 21302032 TURK 102-1 Seda Uyanık Tarih: 25.09.2014 Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım Budapeşte Gezi Notlarım Lise yıllarımdan beri arkadaşımla her yaz beraber tatile gitme planı yapar

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI ŞEHİR TANITIM YAYINLARI 1 Yayın Adı: Şiir Şehir Urfa Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi Hazırlayan: Mehmet KURTOĞLU Sayfa Sayısı: 160 Toplam Baskı

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Tarihi Siyesepol Köprüsü nün altı 38 YEDİKITA EYLÜL 2014

Tarihi Siyesepol Köprüsü nün altı 38 YEDİKITA EYLÜL 2014 38 YEDİKITA EYLÜL 2014 Tarihi Siyesepol Köprüsü nün altı ... Nısf-ı Cihan İsfahan... Hz. Ömer (r.a.) devrinde fethedilmişti. Selçukluların başşehri, Harzemşahların, Timurluların ve Safevilerin gözdesiydi.

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele 8 Mesnevi den (şiirli) r l e H i k â e y ÖNSÖZ Hoşgörülülükte deniz gibi ol Mevlâna Celâleddîn Geleceğimizin teminatı olan kıymetli çocuklarımız, Geçmişimizde atalarımızın yaşadığı ve bu günlerde kaybolma

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ KONULAR VE FAALİYETLER ATATÜRK VE ATATÜRKÇÜLÜK Bu ünitede ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ün hangi şehirde doğduğunu, evini, annesinin ve babasının adlarını, soyadının neden olmadığını, ilk adının Mustafa

Detaylı

Yayın no: 133 ÇANAKKALE SAVAŞI. Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi editörü: Özkan Öze Dizi editörü: Prof. Dr. Salim Aydüz

Yayın no: 133 ÇANAKKALE SAVAŞI. Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi editörü: Özkan Öze Dizi editörü: Prof. Dr. Salim Aydüz Zehra Aydüz, 1971 de Balıkesir de doğdu. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü nü bitirdi. Özel kurumlarda Tarih öğretmenliği yaptı. Evli ve üç çocuk annesi olan yazarın çeşitli dergilerde yazıları

Detaylı

Prof. Dr. Osman HORATA TDE 472 Eski Türk Edebiyatı Ders Notları

Prof. Dr. Osman HORATA TDE 472 Eski Türk Edebiyatı Ders Notları KLASİK ÜSLUP Günlük konuşma diline ait unsurların yoğun bir şekilde kullanıldığı folklorik üslup, klasik estetiğin derinlik ve zarafetinden yoksun olması sebebiyle basit bulunmuş, folklorik üslubun yüzeyselliğine

Detaylı

ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME. ТУРКИЙ ТAФСИР (XII-XII acp) *

ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME. ТУРКИЙ ТAФСИР (XII-XII acp) * - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, p.981-986, TURKEY ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME ТУРКИЙ ТAФСИР

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Kenan Erdoğan Unvanı. Adı Soyadı. Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri

ÖZGEÇMİŞ. Kenan Erdoğan Unvanı. Adı Soyadı. Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı Kenan Erdoğan Unvanı Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri Manisa Daha Önce Bulunduğu Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Araştırma Görevlisi, Celal Bayar Üniversitesi

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

SEL FELAKETİNE YÖNELİK ACİL YARDIM PROJESİ-AFGANİSTAN

SEL FELAKETİNE YÖNELİK ACİL YARDIM PROJESİ-AFGANİSTAN SEL FELAKETİNE YÖNELİK ACİL YARDIM PROJESİ-AFGANİSTAN İHH Projeler Birimi Nisan 2014 PROJENİN KONUSU Bu proje Afganistan ın üç şehrinde, Badğis, Serpul ve Cevizcan, büyük hasara sebep olan sel felaketinde

Detaylı

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Efendim! Şu direğin arkasında Ekmekçi Koca vardır, benden daha âlim ve âriftir. diyerek Şeyh Hamîdüddîn i açığa çıkarmıştır.

Efendim! Şu direğin arkasında Ekmekçi Koca vardır, benden daha âlim ve âriftir. diyerek Şeyh Hamîdüddîn i açığa çıkarmıştır. Hacı Bayram'ın Şeyhi: Hamîdüdîn-i Aksarâyî (Somuncu Baba) Şeyh Hamîdüddîn-i Velî el-aksarâyî aslen Kayserili olup Şeyh Şemseddîn-i Mûsâ isimli zâtın oğludur. İlk tasavvufî bilgilerini babasından elde etmiş

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

Şeraf Reşidov (Cizzah, 1917)

Şeraf Reşidov (Cizzah, 1917) Şeraf Reşidov (Cizzah, 1917) Şeraf Reşidov, meşhur Özbek yazarı, gazetecisi ve devlet adamıdır. 1917 yılında Cizzah'ta doğdu. Mektebi bitirince Cizzah'taki öğretmen okulunda okudu ve 1935'ten itibaren

Detaylı

İntikam. Ölüm Allah ın Emri

İntikam. Ölüm Allah ın Emri İntikam Bilir misin sen her gece Kendinle oturup konuşmayı Geceden uyanmamaya ant içip Gün ışığıyla yeniden doğmayı Bilir misin sen her güne hayata küskün başlamayı Anti sosyal kişilik olup da Şişelerin

Detaylı

2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ

2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ 2014 2015 DERS YILI MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA ANADOLU LİSESİ VE FEN LİSESİ 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ YARIYIL ÖDEVİ 1. Alp Er Tunga öldi mü Issız ajun kaldı mu Ödlek öçin aldı mu Emdi yürek yırtılur

Detaylı

Yakup Şakir Ali MEKTEP VE MİLLİ DİL. Parlaq fikir, teren aqıl qazanılır mektepte, Bundan maxrum qalan adam aqir olur elbette.

Yakup Şakir Ali MEKTEP VE MİLLİ DİL. Parlaq fikir, teren aqıl qazanılır mektepte, Bundan maxrum qalan adam aqir olur elbette. Yakup Şakir Ali (Bahçesaray, 1890-1930) Yakup Şakir Ali 1890 yılında Bahçesaray'da doğdu. Babası esnaf olan şâir, bahçesaray'daki orta okulu bitirdikten sonra, 1905 yılında "Tercüman" gazetesinin matbaasında

Detaylı

Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Videosu. Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Ders Notu

Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Videosu. Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Ders Notu Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Videosu > Tarihteki Türk Devlet Bayrakları Ders Notu Aşağıda tarihteki 23 Türk devleti hakkında bilgiler verilmiştir. Türkler'in bugüne değin kurmuş oldukları devletlerin

Detaylı

Ankara da SELÇUKLU MİRASI. Arslanhane Camii. (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA

Ankara da SELÇUKLU MİRASI. Arslanhane Camii. (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA Ankara da SELÇUKLU MİRASI Arslanhane Camii (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA Çizim: Yük. Mim. Mehmet Emin Yılmaz 11. yüzyıldan başlayarak Anadolu ya yerleşmeye başlayan Türkler, doğuda Ermeni ve Gürcü yapıları,

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ HİKÂYELERİMİZ Annecim Anneler günü Paf ile Puf Tasarruflu olmalıyız İlk hediyem Dinozorun Evi İki inatçı keçi Karne heyecanı Geri dönüşüm Uzun zürafa Becerikli karınca Rapunzel Kırmızı başlıklı kız Hansel

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Prof. Dr. Osman HORATA TDE 471 Eski Türk Edebiyatı Ders Notları

Prof. Dr. Osman HORATA TDE 471 Eski Türk Edebiyatı Ders Notları Sebk-i Hindî Sebk-i Hindî, Fars ve Türk edebiyatının yanında Fars, Hindistan, Afganistan, Azerbaycan ve Tacikistan edebiyatında da etkili olmuş bir üsluptur. İzlerine 16. Asırda rastlanmaya başlayan bu

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 4. Öğrenim Durumu :Üniversite Derece Alan Üniversite Yıl Türk Lisans. Halk Atatürk Üniversitesi 1970. Türk Halk Hacettepe Üniversitesi 1971

ÖZGEÇMİŞ. 4. Öğrenim Durumu :Üniversite Derece Alan Üniversite Yıl Türk Lisans. Halk Atatürk Üniversitesi 1970. Türk Halk Hacettepe Üniversitesi 1971 Resim ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Prof. Dr. Ensar ASLAN İletişim Bilgileri :Ahi Evran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Adres Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığı Telefon : Mail : 2. Doğum Tarihi : 3. Unvanı

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon DESTANLAR VE MASALLAR Masal Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Yayın Yönetmeni: Samiye

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER» Genel Bilgi» Ulu Camii» Gülabibey Camii» Sulu Camii» Haliliye Camii» Eski Hükümet Konağı ve Gazipaşa İlkokulu» Yeraltı Hamamı» Abdalağa Hamamı» Hanlar» Serap Çeşmesi...»

Detaylı

Divriği Çiğdemli Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği (Köy Sülale Listesi)

Divriği Çiğdemli Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği (Köy Sülale Listesi) ADAR AİLESİ 1 Sadık ADAR 2 Hikmet ADAR ZEHRA ADAR AKAN AİLESİ 1 Hasan AKAN HATİCE AKAN GÜLDANE AKAN AKIŞ AİLESİ 1 Muharrem AKIŞ 2 Ahmet AKIŞ Ahmet AKIŞ Haydar AKIŞ Mustafa AKIŞ İbrahim AKIŞ Güllü AKIŞ

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan.

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan. 23 nisan şiirleri, 23 nisan ile ilgili şiirler, çocuk bayramı şiirleri, ulusal egemenlik şiirleri, 23 nisan, şiirler, 23 nisan şiirleri, ulusal egemenlik ve çocuk bayramı, en güzel 23 nisan şiirleri, 23

Detaylı

Ev ve apartmana dair / H.Cahit YALÇIN

Ev ve apartmana dair / H.Cahit YALÇIN "Biz apartmanlara yabancıyız. Bir ailenin hayatında ev ocak en esaslı bir unsurdur. Bir odanın kapısını açtığım zaman, burada babam doğmuştu, bir sofaya çıktığım zaman, burada halam gelin olmuştu, bahçeye

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

5/A SINIFI SEÇMELİ DERS PROGRAMI - ÖĞRENCİ BAZINDA ADI SOYADI

5/A SINIFI SEÇMELİ DERS PROGRAMI - ÖĞRENCİ BAZINDA ADI SOYADI Sıra No 1 11 2 44 3 65 4 145 5 169 6 200 7 299 8 310 9 345 10 354 11 355 12 361 13 369 14 370 15 379 16 388 17 389 18 403 19 768 20 779 21 871 22 1009 23 1012 24 1177 25 1228 26 1253 27 1356 28 1370 29

Detaylı

YUNUS EMRE LER VAR OLDUKÇA Salı, 09 Temmuz 2013 06:17

YUNUS EMRE LER VAR OLDUKÇA Salı, 09 Temmuz 2013 06:17 Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada baki kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan. Diyen Yunus Emre halk tarafından çok sevilen bir mutasavvıftır. Halk onu hep sevmiştir.

Detaylı

ULUSAL SEMPOZYUM TARİHİ SÜREÇTE MEVLÂNA VE ESERLERİ

ULUSAL SEMPOZYUM TARİHİ SÜREÇTE MEVLÂNA VE ESERLERİ ULUSAL SEMPOZYUM TARİHİ SÜREÇTE MEVLÂNA VE ESERLERİ 08-10 ARALIK 2011 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ALAEDDİN KEYKUBAT YERLEŞKESİ S. DEMİREL KÜLTÜR MERKEZİ KONYA Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Süleyman OKUDAN

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ANABİLİM DALI 1-MEVCUT DOĞAL VE KÜLTÜREL VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İstanbul un Asya tarafında bulunan Üsküdar ilçesinde Altunizade

Detaylı

Hayatı ve Çalışmaları

Hayatı ve Çalışmaları Hayatı ve Çalışmaları Hayatı Albert Einstein, 14 Mart 1879 da, Almanya nın Ulm şehrinde dünyaya geldi. Babası Hermann Einstein bir mühendis ve satıcıydı. Annesi Pauline Einstein müziğe oldukça ilgiliydi.

Detaylı

Program. AÇILIŞ 15 EKİM 2014 10:00-12:00 İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu

Program. AÇILIŞ 15 EKİM 2014 10:00-12:00 İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu Program AÇILIŞ 15 EKİM 2014 10:00-12:00 İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu TEBLİĞLER 15-17 EKİM 2014 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Konferans Salonları KAPANIŞ OTURUMU 17 Ekim

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

ÖZBEKİSTANLI BÜYÜK TÜRK MÜSTEŞRİĞİ ABDUSADIK İRİSOV * (1928-1998)

ÖZBEKİSTANLI BÜYÜK TÜRK MÜSTEŞRİĞİ ABDUSADIK İRİSOV * (1928-1998) ÖZBEKİSTANLI BÜYÜK TÜRK MÜSTEŞRİĞİ ABDUSADIK İRİSOV * (1928-1998) Abdusadıkİrisov 20 Şubat 1928 de Özbekistan ın başkenti Taşkent te dünyaya geldi. Orta mektebi bitirdikten sonra 1946 da o zamanki adıyla

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014. 1- Dostluk ve Kardeşlik

MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014. 1- Dostluk ve Kardeşlik 2013-2014 MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014 YIL LAR LARA GÖRE DEĞER BAŞLIKLARI EKİM KASIM ARALIK OCAK ŞUBAT MART NİSAN MIS HAZİRAN 1- Dostluk ve Kardeşlik 1- Temizlik ARA RAPOR

Detaylı

KONU I: ORTA ASYA TÜRK MİMARİSİ

KONU I: ORTA ASYA TÜRK MİMARİSİ KONU I: ORTA ASYA TÜRK MİMARİSİ Orta Asya daki Türk Mimarisi eserlerinin büyük bölümü Altınordu devri sonrasına aittir. Daha önceki dönemlere ait eser yok denecek kadar azdır. Bunda zamanın tahribatının

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

- Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu.

- Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu. Yüzyıllar sonra ortaya çıktı - Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof.Dr.Erol Altınsapan, Sivrihisar ilçesinde

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde!

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! İstanbul, bu yıl ikinci kez Mevlana Celaleddin-i Rumi nin ölüm yıldönümü olan Şeb-i Arus törenlerine ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı