İkinci Kısım HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İkinci Kısım HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU"

Transkript

1 Kemal Gözler, Hukukun Genel Teorisine Giriş: Hukuk Normlarının Geçerliliği ve Yorumu Sorunu, Ankara, US-A Yayıncılık, 1998, 245+III s. Kemal Gözler. Her hakkı saklıdır. İkinci Kısım HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU GİRİŞ Hukuki yorum, genel yorumun bir türüdür. O halde genel olarak yorumun ne olduğunu tespit etmekle işe başlamakta yarar vardır 1. Geniş anlamda yorum, anlama manasına gelir. Bu anlamda yorum dilde kullanılan bir ifadenin kavranması dır. Her dilsel işaret anlaşılmak için yorumlanmak zorundadır. Bir metnin doğrudan doğruya ve derhal anlaşılması ile hukukun veya felsefenin hazırladığı tekniklerin yardımıyla anlaşılması arasında fark yoktur. Yorum olmaksızın, bir dilsel işaret formel mantıktaki bir sembol gibidir. Bir dilsel işaret ancak yorum ile anlam kazanır 2. Dar anlamda yorum ise, belirli bir somut durumda kullanılan ve anlamı üzerinde şüpheler olan bir ifadenin anlamının belirlenmesidir 3. İfadenin anlamı üzerinde şüpheler yoksa, o doğrudan ve düşünülmeksizin derhal anlaşılır. Bu halde yoruma ihtiyaç yoktur. Aksi halde, ifadenin anlamı ait olduğu dilin yorum kuralları sayesinde belirlenir. 1. Georges Kalinowski, Philosophie et logique de l interprétation en droit, Archives de la philosophie du droit, 1972, S Jerzy Wroblewski, L interprétation en droit: théorie et idéologie, Archives de la philosophie du droit, 1972, S Ibid.

2 150 HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU Geniş anlamda yorum anlama ile aynı manaya geldiğine ve yorumun dilsel bir işarete belirli bir anlam atfedilmesi 4 olduğuna göre, kısaca genel olarak semiotiği görmek gerekir. Semiotik her türlü işaret sistemlerinin yapısını ve işleyişini inceler 5. Herhangi bir bildirişme bağlamında en az üç etken işe karışır: (1) Kullananlar; (2) İşaretler, yani herhangi bir niyetin iletilmesi için başvurulan fiziksel nesne veya olaylar; (3) İşaretlerin dil-dışı karşılıkları veya işaret ettikleri nesnelerdir. Bu etkenlerin her biri, kısalık sağlayabilmek amacıyla, mantıkçılar tarafından, sırasıyla kullanan, işaret ve karşılık diye isimlendirilmektedirler 6. Ne var ki bir bildirişmeden bahsedebilmek için en az iki kullananın olması gerekir. İşareti ilk kullanan kişiye verici (sender) 7, işareti alan kişiye de alıcı (receiver) da denebilir 8. Verici herhangi bir işareti kullanmakta, alıcı da bu işaretin dil-dışı karşılığını anlamaktadır. Diğer bir tabirle, alıcı, vericinin kullandığı işareti yorumlamaktadır. Bu nedenle, aslında bir kullanıcı, bir de yorumcu vardır 9. Örneğin, şehirlerarası yolda trafik kontrolü yapan polis memuru A (verici=kullanıcı) sol elini havaya, sağ elini ise yere paralel olarak kaldırmıştır (=işaret). Bunu gören sürücü B (=alıcı=yorumcu) arabası ile durmuştur (karşılık). Bunu aşağıdaki şekille gösterebiliriz. 4. Kalinowski, Philosophie et logique de l interprétation en droit, op. cit., s Batuhan ve Grünberg, op. cit., s Ibid. 7. Bernard S. Jakson, Semiotics and Problem of Interpretation, in Patrick Nerhot (ed.), Law, Interpretation and Reality, Dordrecht, Kluwer Academic Publisher, 1990, s Batuhan ve Grünberg, op. cit., s Ibid., s.35.

3 GİRİŞ 151 İşaret Karşılık Arabanın Durması Polis Memuru Verici (Kullanıcı) Sürücü Alıcı (Yorumcu) Yukarıda şekilde de görüldüğü gibi işareti veren kullanıcıdır. Kullanıcı (polis memuru) tarafından verilen bu işaret, alıcı (=yorumcu) (sürücü) tarafından yorumlanarak karşılığı (arabanın durdurulması) yerine getirilmektedir. Burada dikkat edilecek nokta, işaretin karşılığının, kullanıcı tarafından değil, alıcı tarafından belirlenmesidir. İşaret, yazı, söz, resim, grafik, ışık vs. araçlar ile ortaya konabilir. Önemli olan söz konusu işaretin alıcı tarafından beş duyudan birinin yardımıyla alınmasıdır. Her işaretin bir de dil-dışı karşılığı vardır. Semiotikte bir işaretin dil-dışı karşılığına designatum denir. Örneğin Marmara sözcüğünün işaret ettiği nesne, yani dil-dışı karşılığı Marmara Denizi dir. Bu örnekte, Marmara işaretinin dil-dışı karşılığı parmakla gösterilebilir 10. Semiotiğin üç ana dalı, sentaks, semantik ve pragmatiktir. Sentaks sadece işareti; semantik, işaretler ile işaretlerin dil-dışı karşılıkları arasındaki bağıntıyı inceler. Pragmatik ise, işaretlerin anlamını belirleyebilmek için kullananların davranışlarına bakmak gerektiğini söyler 11. O halde semiotik bakımından yorum faaliyetinin pragmatiğe girdiğini söyleyebiliriz. *** Yukarıdaki şemaya göre yorumun konusu bir işarettir. Yorum bu işarete bir anlam atfedilmesinden ibarettir. Semiotik terimleriyle konuşursak, yorum, işaretin dil-dışı karşılığının tespit edilmesidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, işareti koyan ile bu işaretin dıldışı karşılığını tespit eden farklı kişilerdir. Açıkçası, yorumlanan işaret, yorumcudan başka bir kişi tarafından koyulmalıdır. Zira, insan 10. Ibid. 11. Ibid.

4 152 HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU bizzat kendi sözlerini, kendi koyduğu işaretleri yorumlamaz, çünkü onların ne anlama geldiğini zaten bilir. İnsan, bir şeyi bilmek için söylemez veya yazmaz, tersine bildiği bir şeyi bir başkasına bildirmek için söyler veya yazar 12. Dolayısıyla bir kişinin kendi sözlerinin veya yazılarının ne anlama geldiğini açıklamasına yorum denemez. Öyleyse, bu nedenle, hukukta yasama yorumu denen yorum çeşidinin gerçek bir yorum olmadığını belirtmek gerekir 13. Semiotik açısından bakarsak bir doğru yorum un, bir de yanlış yorum un olduğunu söyleyebiliriz. Eğer yorumcunun işarete atfettiği anlam, yorumlanan işaretin koyucusunun kastettiği anlam ise ortada doğru, eğer kastetmediği anlam ise ortada yanlış bir yorum vardır 14. Aslında hukuki yorum da, diğer yorumlar gibi, hermenötik (herméneutique, hermeneutics) bir süreçtir 15. Bu anlamda, bazen hukuk hermenötiği (legal hermeneutics) nden bahsedebilir 16. Hukuk hermenötiği, hermenötiğin genel teorisinin hukuki metinlerin yorumlanmasına uygulanmasından ibarettir 17. Hukuk hermenötiğinin 12. Kalinowski, Philosophie et logique de l interprétation en droit, op. cit., s Ibid., s Ibid., s Aulis Aarnio, Le rationnel comme raisonnable : la justification en droit, Trad. par Geneviève Warland, Bruxelles et Paris, E. Story-Scientia, L.G.D.J., 1992, s Gregory Leyh (ed.), Legal Hermeneutics: History, Theory and Practice, Berkeley, University of California Press, 1992 (http://www.unt.edu /lpr/subpages/ reviews/leyh.htm); John Warwick Montgomory, Legal Hermenuetics and the Interpretation of Scripture, Premise, Volume II, Number 9, October 19, 1995, s.11 (http://capo.org/premise/95/oct/p html); Aulis Aarnio Le rationnel comme raisonnable, op. cit., s.85), hukuk hermenötiği konusunda bizim göremediğimiz şu çalışmaları zikretmektedir: Christiane ve Ota Weinberger, Logik, Semantik und Hermeneutik, 1979; Aulis Aarnio, Outline of a Hermeneutic Aaproach in Legal Theory, Philosophical Perspectives in Jurisprudence, 1985, s. 47 vd.; Vittoria Villa, Legal Science and Hermeneutic Point of View, in A. Peczenick et al. (ed.), Theory of Legal Science, Dordrecht, 1984, s.509 vd.; Inge Jonsson, Rikningar inom 1800-tayets hermeneutik, in Symposiium Proceedings Tolkning och tolkningstheorier, Stockholm, 1982, s.65 vd. 17. Stig Strölholm genel metinlerin yorumlanması ile hukuki metinlerin yorumlanması arasında dört temel fark olduğuna işaret etmektedir: (1) Hukuki metinlerin yorumu sosyal kontekst ile daha yakından ilişkilidir. (2) Hukuki metinlerin yorumcularının rolleri arasında bir hiyerarşik işbölümü vardır. (3) Hukuki metinle-

5 GİRİŞ 153 dini, felsefi, edebi vb. hermenötikten öğreneceği çok şey olduğu gibi, bu hermenötiklere öğreteceği çok şey de vardır 18. Günlük Hayattan Örnekler Genel olarak yorumun ne olduğunu anlamak ve özellikle genel anlamda yorum ile hukuki anlamda yorumun farklılıklarını ortaya koyabilmek için günlük hayattan alınan şu örnekler üzerinde duralım. Örnek 1. Anne kızına kızım tuzluğu ver diyor. Küçük kız, tuzluğun ne olduğunu bilmiyor. Tuzluk ne demek diye soruyor. Anne de parmağıyla tuzluğu gösteriyor. Küçük kız da tuzluğu annesine veriyor. Bu örnekte verilen emrin yerine getirilebilmesi için, küçük kızın tuzluk dilsel işaretinin anlamını, yani bu işaretin dil dışı karşılığını bilmesi gerekir. O da bunun ne anlama geldiğini bizzat emri verene sorarak öğreniyor ve emri yerine getiriyor. Örnek 2. Baba çocuğuna yalan söyleme diyor. Yalan ın ne anlama geldiğini bilmeyen küçük çocuk babasına yalan ne demek diye soruyor. Baba da çocuğuna yalanın ne olduğunu açıklıyor. Burada konusu soyut bir kavramdan oluşan bir emir söz konusudur. Çocuğun bu emri yerine getirebilmesi için her şeyden önce bu emrin konusunu oluşturan yalan ın ne anlama geldiğini bilmesi gerekir. Çocuk da bunu bilmediği için babasına sormuş, babası da açıklamıştır 19. rin yorumu, adalet gibi bazı aksiyolojik amaçları gerçekleştirmelidir. (4) Hukuki yorumun konusu olan metinler, tek başlarına değildirler, bir sistem oluştururlar. Stig Strölholm, Juridisk tolkningsmetodik före 1800-tamets moderna genombrott in Symposiium Proceedings Tolkning och tolkningstheorie, Stockholm, 1982, s.47 vd. dan aktaran Aarnio, Le rationnel comme raisonnable, op. cit., s Örnek olarak Kitab-ı Mukaddes in yorumlanmasında hukuk hermenötiğinden esinlenen bir çalışma için bkz. Montgomery, op. cit., s Kelsen in belirttiği gibi, eğer bir emrin muhatabı bir kelimenin veya ifadenin anlamını kavrayamıyorsa, emir veren ile muhatap yüz yüze ise, muhatap emir verene, emrin anlamını sorabilir: Bu kelime ne demek?, Bununla ne demek istiyorsun? Bunun anlamı ne? Dediğinin manası ne? Bunu benim anlayacağım şekilde söyle. Bunu benim bildiğim kelimelerle söyle. Böylece emrin anlamı belirsizse, emri veren hala orada ise, ona tekrar sorulabilir. Belirsizlik giderilmeye çalışılır. (Kelsen, Théorie générale des normes, op. cit., s.44-45).

6 154 HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU İlk iki örnek bir emri, bir normatif ifadeyi, nihayette bir kuralı uygulayabilmek için her şeyden önce onun anlamını bilmek gerektiğini göstermektedir. Ne var ki hukukta, bir kanunun anlamını bilmiyorsanız, kanun koyucuya sorup bunun anlamını öğrenme imkanınız yoktur. Genel anlamda yorum ile hukuki anlamda yorum arasındaki ilk fark, yorumlanan dilsel işaretin doğru anlamını bu işaretin kullanıcısına sorarak bilme imkanının olup olmamasında toplanmaktadır. Günlük hayatta karşılaşılan yorum problemlerinde bir emrin doğru yorumu, o emri verene sorarak öğrenilebilir. Oysa hukuki yorumda, hukuk kuralının doğru anlamının tespit edilebilmesi için kuralı koyana sorma imkanı yoktur. Örnek 3. Öğretmen öğrencilere yarın yanınızda gönye bulundurun diyor. Ertesi gün öğretmen yanında gönye bulundurmayan Ahmet e niçin gönye getirmediğini sorunca Ahmet cetvelini gösterip, işte getirdim diyor. Öğretmeni de onun gönye olmadığını cetvel olduğunu söylüyor. Ahmet de o zaman gönye nedir diye soruyor. Öğretmen, Ahmet e bir gönye gösterip gönye budur diyor. Bu örnekte emrin yanlış yorumu söz konusudur. Öğrenci Ahmet, yanlış yere, gönye kelimesinden cetvel anlamıştır. Öğretmen ise, Ahmet in söz konusu emri yerine getirmediğini tespit etmiş, ona emrin gerçek anlamını bir gönye göstererek öğretmiştir. Burada emirde geçen bir kelimenin yanlış yorumu söz konusudur. Yanlış yorum emri veren tarafından tespit edilmekte ve düzeltilmektedir. Bu örnek günlük hayatta karşılaşılan yorum problemi ile hukuk hayatında karşılaşılan yorum problemi arasındaki mevcut bir farkı aydınlatmaktadır. Günlük hayatta emri veren emrinin yanlış yorumlandığını tespit edip, emrinin doğru bir şekilde yerine getirebilmesi için müdahale de bulunabilir. Oysa hukuk hayatında, kanun koyucunun koyduğu kuralların yanlış yorumlandığını tespit edip somut olaylara (davalara) müdahale etmesi mümkün değildir. Örnek 4. Anne oğlu Ahmet e git bakkaldan yağ al diyor. Ahmet ayçiçek yağı alıyor. Anne Ahmet e ayçiçek yağı istemediğini söylüyor. Ahmet bakkala ayçicek yağını geri götürüyor. Bakkala annem ayçiçek yağı istememiş diyor. Bakkal da ona zeytin yağı veriyor. Ahmet, zeytin yağını annesine götürünce annesi ona Ahmet, görmüyor musun, kahvaltı yaparken yağ bitti. Ben senden kahvaltılık

7 GİRİŞ 155 yağ istemiştim diyor. Ahmet yine bakkala gidiyor ve ona annem kahvaltılık yağ istemiş diyor. Bakkal, derin bir düşünceye dalıyor. Acaba, çocuğun annesi margarin mi, yoksa tereyağ mı istiyor? Eğer bunlardan birini istiyorsa hangi markadan ve kaç gramlık ambalajda istiyor? Ahmet in ve bakkalın burada karşılaştığı sorun annenin yağ al emrinin yorumu sorunudur. Çocuğun annesine sormak mümkün ise, yapılabilecek en iyi şey, gidip tüm akla gelen soruları, türü, markası, gramajı açık açık ona sormaktır. Bu örnek yorumun gerekliliğini göstermektedir. Ama hukukta yorum probleminini aydınlatmaktan uzaktır. Çünkü, hukukta yapılan yorumun doğru olup olmadığını öğrenmek için kanun koyucuya sorma imkanı olmadığı gibi, normu uygulamadan önce de yanlış yorum yapmamak için kanun koyucuya (yasama yorumu hariç) sorma imkanı yoktur. Örnek 5. Bir diğer örnek olarak, ordudaki emir tekrarı müessesesine değinmek ilginç olacaktır. İç Hizmet Yönetmeliğine göre üst, astına verdiği emrin ast tarafından tam ve doğru olarak anlaşıldığından emin olmak için, astından verdiği emrin tekrarını isteyebilir. Keza ast da, icrası daha sonra olacak bir emri aldığında bu emri tekrar eder. Burada yorum ve normun anlaşılması sorunuyla ilgili hukuki bir düzenleme söz konusudur. Askerlik hizmetinde emrin yanlış yorumunun önlenmesi için böyle bir emir tekrarı usûlü öngörülmüştür. Ne var ki aynı usûlün hukuk hayatında uygulanması mümkün değildir. Kanunların muhatapları anlamında tereddüt ederlerse kanun koyucuya soramazlar. Kanun koyucu da koyduğu kanunların doğru yorumlanıp yorumlanmadığını görmek için vatandaşlardan, yahut hukuku uygulama organlarından emir tekrarı isteyemez. Emri veren ile emri alan diğer bir ifadeyle normu koyan ile normun muhatabı, aynı mekanda ise birbiriyle iletişim içindeyseler, norm koyucu muhatabın normu anlayıp anlamadığını denetleyebilir. Keza, normun muhatabı, normun metninin (sözlerin veya işaretlerin) anlamında tereddüt ederse, bunu orada bulunan emri verene sorabilir. Hukuki yorumda ise, normu koyan ile normun muhatabı arasında artık iletişim imkanı yoktur. Normun muhatabı, normun metninde geçen kelimelerin ne anlama geldiğinde tereddüt ederse kanun koyucuya soramaz. Keza ikincil normlar ile birlikte mülahaza edildiğinde

8 156 HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU normların diğer muhatabı olan hukuku uygulama makamları da normların metinlerinin anlamlarında tereddüt ederlerse kanun koyucuya bunu soramazlar. Bu anlamı kendi kendilerinin bulması gerekir. İşte hukukta yorumun özü buradadır. Örnek 6. Varsayalım ki şehirden uzakta bir çiftlik evinde oturan Ayşe şehire giden kocası Ali ye evden çıkarken yağ almayı unutma diyor. Ali şehirde alış verişe başladığında, aklına karısının yağ al emri geliyor. Ancak evin mutfağı hakkında hiçbir fikri olmayan Ali burada zor bir yorum problemiyle karşı karşıya kalıyor: Acaba ayçiçek yağı mı, zeytin yağı mı, margarin mi, tereyağ mı almalı? Ve hangi markadan, hangi gramajda? Evlerinde telefon da yok. Tekrar çiftliğe gidip sorması da mümkün değil ve mutlaka yağ almalı, yoksa karısı onun siparişlerini unutunca çok kızıyor. Bu örnekte karşılaşılan yorum problemi hukuktaki yorum problemine daha yakındır. Ali mutlaka emri yorumlamak zorundadır. Karısına sorma imkanı yoktur. Ali mutlaka bir yağ alacaktır. Karısının istediği veya istemediği bir yağı alıp eve götürecektir. Eğer bu yağ karısının istemediği bir yağ ise, bu eve gidince belli olacaktır. Eğer karısı zeytin yağ istemişken, Ali ayçiçek yağı götürmüş ise, karısının emrini yanlış yorumlamış olacaktır. Bu örnek hukuktaki yorum problemine büyük ölçüde ışık tutmaktadır. Hukukta da normu uygulayacak olan kişi veya organ, kanun koyucuya kullandığı kelimenin ne anlama geldiğini sorma imkanına sahip değildir. Yorum, kaçınılmazdır; ve yorumu normu uygulayacak olan kişi veya organ yapacaktır. Ne var ki bu örnek de tam anlamıyla hukuki yorum problemini aydınlatmaz. Çünkü Ali nin yaptığı yorumun doğru olup olmadığı biraz sonra Ali eve gidince ortaya çıkacaktır. Oysa hukukta, normu uygulayacak olan organın yorumunun doğru olup olmadığı hiçbir zaman ortaya çıkmaz. Örnek 7. Hayırsever bir zengin olan Mehmet, ölümünden önce, şehrinde bulunan fakirlere karşılıksız yemek dağıtan X aşevi lehine vasiyette bulunmuş, vasiyet metninde X aşevine yağ alınması için 500 milyon TL bırakıyorum demiştir. Mehmet ölmüştür. Acaba X aşevine ayçiçek yağı mı, zeytin yağı mı, margarin mi, tereyağ mı alınacak? Veya bunların hepsi alınabilir mi? Burada karşılaştığımız yorum problemi hukuki yorum problemini tam anlamıyla örneklendirmektedir. Bir kere, önceki örneklerde de

9 GİRİŞ 157 olduğu gibi, artık yorum, her hâlükârda normu uygulayacak olan kişi tarafından yapılmak zorundadır. Vasiyetin metninde geçen yağ kelimesinin ne anlama geldiğini öğrenmek için artık muris Mehmet e soramayız. İkinci olarak ise, diğer örneklerden farklı olarak, burada yapılan yorumun doğru olup olmadığını yani yağ a atfedilen anlamın murisin kastettiği anlam olup olmadığını, muris hayatta olmadığına göre, tespit etmek imkanı da yoktur. Yapılan yorum muhtemelen murisin gerçek iradesini yansıtmayabilir. Dolayısıyla yapılan yorum ne doğru ne de yanlıştır. Ama gerekli koşullara sahip ise sonuçlarını doğurur, yani geçerlidir. Bu örneklerden sonra yorum sorununa daha yakından eğilelim. *** Günümüzde Anglo-Sakson hukuk teorisi yorum sorunuyla çok yakından ilgilenmektedir. Hatta Bernard S. Jackson bu konuda bir obsession dan bahsetmektedir 20. Aynı şeyi Kıta Avrupası için söylemek güçtür. Özellikle Fransız 21 ve Türk hukuk literatürlerinde yorum, çok az ilgi görmüş konulardan biridir 22. Yorum konusunda, 20. Bernard S. Jackson, Semiotics and Problem of Interpretation, in Patrick Nerhot (ed.), Law, Interpretation and Reality, Dordrecht, Kluwer Academic Publisher, 1990, s Fransa da bu konuya ilgi göstermiş bir kaç yazarın da başka ülke kökenli olması ilginçtir. Örneğin yorum ve hukuk mantığı üzerine çalışmış Fransız yazar G. Kalinowski, Polonya kökenlidir ve bu ülkede yetişmiştir. 22. Türk hukuk literatüründe, yorum konusu bir kaç genel eserin içinde işlenmiştir. Tespit edebildiğimiz kadarıyla şu eserin dışında yorum konusuna adanan bir monografi yoktur: Ali Himmet Berki, Hukuk Mantığı ve Tefsir, Ankara, Güney Matbaacılık, Her nedense, bu değerli eser, Türk hukuk literatüründe görmezden gelinmiştir. Aslında yorum konusuna bu ilgisizlik Türkiye de Cumhuriyet dönemine has bir şeydir. Ali Himmet Berki nin eseri ve bu eserde zikredilen çalışmaların gösterdiği gibi Osmanlı hukukçuları yorum sorunuyla çok daha yakından ilgilenmişlerdir. Bu dönemde gerek usulü fıkıh, gerek tefsir ilmi ayrı bir bilim dalı olarak gelişmiştir. Keza Mecelle deki yorum konusundaki ilkeler, Medeni Kanunla karşılaştırılamayacak derecede fazladır. Ali Himmet Berki nin belirttiği gibi, Osmanlı hukuk fakültelerinde usulü fıkıh ve tefsir ilmi okutulmakta iken, hukuk inkılabından sonra bu dersler hukuk fakültelerinden çıkarılmış, fakat bunların yerini dolduracak bir kürsü ihdas edilmemiştir (Berki, op. cit., s.4). Hukuk inkılabından sonra hukuk fakültelerinde her ne kadar hukuka giriş derslerinde tefsir ve içtihaddan bahsedilirse de bu şöylece konuya bir temastan ibarettir. Halbuki tefsir ilmi başlı başına üzerinde durulmaya ve fikir yormağa değen bir ilimdir. Diğer ilimler gibi bunun da kaide ve zabıta ve incelikleri vardır (Ibid.).

10 158 HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU genellikle, yasama yorumu, yargı yorumu ve bilimsel yorum olmak üzere yorum çeşitleri nden veya lafzi yorum, gai yorum, tarihsel yorum, kavramcı yorum, sistematik yorum, menfaatler içtihadı gibi yorum metodları ndan ya da analogia, argumentum a fortiori, argumentum a contrario gibi yorumda kullanılan mantık kuralları ndan bahsedilir Örneğin bkz. Jean-Pierre Gridel, Notions fondamentales de droit et droit français, Paris, Dalloz, 1992, s ; Claude du Pasquier, Introduction à la théorie générale et à la philosophie du droit, Neuchatel ve Paris, Delauchaux & Niestlé S.A. 3. Bası, 1948, s ; Hermann Bekaert, Introduction à l étude du droit, Bruxelles, Etablissements Emile Bruylant, 1963, s Türkiye için örneğin bkz. Adnan Güriz, Hukuk Başlangıcı, Ankara, Siyasal Kitabevi, 6. Baskı, 1997, s.58-63, 76-83; A. Şeref Gözübüyük, Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Turhan Kitabevi, 10. Baskı, 1996, s.70-72; Yavuz Atar et alii, Hukuk Bilimine Giriş, Konya, Mimoza, 1997, s.56-70; Hasan Tahsin Fendoğlu, Hukuk Bilimine Giriş, İstanbul, Filiz Kitabevi, 2. Baskı, 1997, s Genel olarak yorum konusunda bkz.: L interprétation en droit, Archives de la philosophie du droit, t.xvii, 1972, s.3-185; Travaux de l Association Henri Capitant, L interprétation par le juge des règles écrites (Journées lousianaies), Paris, Economica, 1980; L interprétation en droit, Bruxelles, Publications des Facultés universitaires Saint-Louis, 1978; Enrico Paresce, Interpretazione: Filosofia del diritto e teoria generale, Enciclopedia del diritto, Giuffrè editore, Varese, Vol.XXII, s ; Pasquale Voci, Interpretazione: Diritto del romano, Enciclopedia del diritto, Giuffrè editore, Varese, Vol.XXII, s ; Antonio Nasi, Interpretazione della sentenza, Enciclopedia del diritto, Giuffrè editore, Varese, Vol.XXII, s ; Ludovico Matteo Bentivoglio, Interpretazione delle norme internazidnali, Enciclopedia del diritto, Giuffrè editore, Varese, Vol.XXII, s Anayasa hukukunda yorum sorunu pek az işlenmiş bir konudur. Michel Troper in aşağıda kendilerine atıf yapılan çalışmaları dışında bkz. A. Mast, Interprétation de la Constitution, Rapports belges au VIIIe Congrès international de droit comparé, Bruxelles, 1970, s.170 vd.; Francis Delpérée, La Constitution et son interprétation in L interprétation en droit, Bruxelles, Publications des Facultés universitaires Saint-Louis, 1978, s.187 vd.; Ricardo Guastini, Réflexions sur les garanties des droits constitutionnels et la théorie de l interprétation, Revue du droit public, 1991, s ; Yann Aguila, Cinq questions sur l interprétation constitutionnelle, Revue française de droit constitutionnel, no.21, 1995, s.7-46; Öner Eyrenci, Anayasanın Yorumlanması Yöntemlerine Genel Bir Bakış, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 14, Sayı 1, Mart 1981, s.45-57; Bakır Çağlar, Anayasa Yargısında Yorum Problemi: Karşılaştırmalı Analizin Katkıları, Anayasa Yargısı (II): Anayasa Mahkemesinin 23. Kuruluş Yıldönümü Nedeniyle Düzen-

11 GİRİŞ 159 Yorum sorununu bu şekilde işleyen yazarlar, her ne kadar yorum için bir takım metodlar veya mantık kuralları ndan bahsetmişlerse de, yorumun kendisi üzerinde, yorumun niteliği üzerinde genellikle durmamışlardır. Bu tavır oldukça eski ve yerleşiktir. Bu tavra klasik yorum teorisi 24 ismini verelim. Bu teorinin karşısındaki teori ise realist yorum teorisidir. Biz burada önce klasik yorum teorisini (Birinci Bölüm), sonra realist yorum teorisini (İkinci Bölüm) inceleyeceğiz. Kemal Gözler, Hukukun Genel Teorisine Giriş: Hukuk Normlarının Geçerliliği ve Yorumu Sorunu, Ankara, US-A Yayıncılık, 1998, 245+III s. Kemal Gözler. Her hakkı saklıdır. lenen Sempozyumda Sunulan Bildiriler, Ankara, Anayasa Mahkemesi Yayınları, 1986, s Yukarıdaki çalışmalar her ne kadar, anayasanın yorumu üzerine ise de, doğrudan doğruya yorumun niteliği üzerine değildirler. Yorumun niteliği sorununa bazıları değinse de, bu değinme bir kaç sayfayı geçmez. Örneğin bkz. Aguila, op. cit., s.40-43; Çağlar, op. cit., s ). 24. H.L.A. Hart bu teoriyi biçimcilik (formalism) olarak isimlendirmektedir. Bkz. H. L. A. Hart, Le concept de droit, trad. par Michel van de Kerchove, Bruxelles, Publications des Facultés universitaires Saint-Louis, 1976, s.155.

12 Kemal Gözler, Hukukun Genel Teorisine Giriş: Hukuk Normlarının Geçerliliği ve Yorumu Sorunu, Ankara, US-A Yayıncılık, 1998, 245+III s. Kemal Gözler. Her hakkı saklıdır. Birinci Bölüm KLASİK YORUM TEORİSİ Klasik yorum teorisi (théorie classique de l interprétation) ne göre, her hukuki durum için uygulanabilir bir hukuk kuralı mevcuttur. Bu kural açık olmadığı zaman, hakim kanun koyucunun iradesini bulmalıdır. Hakim gizli de olsa orada daha önceden beri bulunan kuralın anlamını gün ışığına çıkarmalıdır 1. Dolayısıyla bu teoriye göre, hakimin görevi sadece kanunu uygulamaktır. Hakim yaratıcı değildir 2. Diğer bir ifadeyle, yargı kararı şu tip bir akıl yürütmenin ürünüdür: Karı kocadan biri evlenme merasiminin icrası zamanında evli ise evlenme batıldır (Medeni Kanun, m.112/2, Büyük önerme). A, C ile evlenme merasimi yapıldığı sırada B ile evli bulunuyordu (Küçük önerme, somut olay). O halde A nın B ile yaptığı evlenme batıldır (Sonuç) 3. Burada büyük önerme, uygulanacak olan hukuk kuralıdır (Medeni Kanun, m.112/2). Küçük önerme ise somut olaydır. Sonuç ise hakimin vereceği hükümdür. Burada hakimin hükmü yeni bir şey ortaya koymaz. Zira, büyük önerme kanunda zaten vardır. Büyük önermeyi hakim mevcut halde bulur. Yargı faaliyeti, büyük önermede ifade edilen hukuk kuralının somut olaya uygulanmasından ibarettir. Bu nedenle denilebilir ki, yargı yeni bir şey ortaya koymaz. İşte bu an- 1. Michel Troper, Le positivisme comme théorie du droit, in Christophe Grzegorczyk, Françoise Michaut et Michel Troper (sous la direction de-), Le positivisme juridique, Bruxelles et Paris, E.Story-Scientia et L.G.D.J., 1992, s Ibid., s Örnek, Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s.79 dan alınmıştır.

13 162 HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU lamdadır ki, Montesquieu nün formülüne göre, yargı kuvveti gerçek bir kuvvet değildir, adeta yok hükmünde dir 4. Klasik teori, yorum konusunu genelde üçlü bir ayrım içinde inceler. - Yorum Çeşitleri - Yorum Metotları - Yorumda Kullanılan Mantık Kuralları Biz de bu ayrıma paralel olarak önce yorum çeşitlerini, sonra yorum metotlarını ve nihayet yorumda kullanılan mantık kurallarını görelim. I. YORUM ÇEŞİTLERİ Yorum, yorumu yapan kişi veya makam bakımından yasama yorumu, yargısal yorum ve bilimsel yorum olmak üzere üçe ayrılmaktadır. A. YASAMA YORUMU Yasama yorumuna (interprétation législative, teşrii tefsir), bazen resmi yorum veya otantik yorum (interprétation authentique) 5 da denir. Yasama yorumu, en kısa tanımıyla, kanun koyucunun kendisi tarafından yapılan yorumdur 6. Bu yorum çeşidinde, kuralı koyan makam, kendi iradesinin ne yolda olduğunu belirtmek suretiyle hukuk kuralının anlamını açıklığa kavuşturmaktadır 7. Yasama yorumunun yapılabilmesi için ilgili pozitif hukuk sisteminin anayasası tarafından öngörülmüş olması gerekir 8. Bazı yazarlar, yasama yorumunun isabetli ve en mantıklı 9 yorum türü olduğuna işaret etmişlerdir. Zira onlara göre, yasama orga- 4. Michel Troper, Justice constitutionnelle et démocratie, Revue française de droit constitutionnel, n 1, 1990, s.36 ; Michel Troper, Pour une théorie juridique de l'etat, Paris, P.U.F., Coll. Léviathan, 1994, s Örneğin bkz. Du Pasquier, op. cit., s.184; Enrico Paresce, Interpretazione: Filosofia del diritto e teoria generale, Enciclopedia del diritto, Giuffrè editore, Varese, Vol.XXII, s.232: interpretazioni authentica. 6. Sulhi Dönmezer ve Sahir Erman, Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku (Genel Kısım), İstanbul, Filiz Kitabevi, Dokuzuncu Bası, 1985, Cilt I, s Seyfullah Edis, Medeni Hukuka Giriş ve Başlangıç Hükümleri, Ankara, A.Ü. Hukuk Fakültesi Yayınları, 1983, s Bilge, op. cit., s.177; Atar et alii, op. cit., s.60.

14 KLASİK YORUM TEORİSİ 163 nı, belli bir kuralı öngörürken hangi anlamı kastettiğini, şüphesiz en iyi bilebilecek durumdadır 10. Pozitif hukukta kabul edilmiş olduğu takdirde, yasama yorumu kanun gücündedir; bütün mahkemeleri ve yürütme organını bağlar 11. Yasama yorumunun etki olarak kanun gücünde olmasına rağmen, nitelik olarak kanun olup olmadığı doktrinde tartışmalıdır. Bir görüşe göre, yasama yorumu biçimsel teknik bakımdan kanun olamaz; çünkü kanundan farklı bir usülle kabul edilmektedir 12. Diğer bir görüşe göre kural olarak yasama yorumu kanun niteliğindedir 13. Her halükarda, kanunlar kural olarak geçmişe yürümezler; oysa yasama yorumu uygulanacak eski bir kanunun anlamını açıkladığına göre geçmişe yürür 14. Yasama yorumuna iki örnek verelim: 1831 Belçika Anayasasının 28 inci maddesine göre, kanunların resmi yorumu sadece yasama iktidarına aittir. 4 Ağustos 1832 tarihli bir kanun, Belçika da Anayasanın 28 inci maddesinin uygulanma usûlünü (référé législatif) düzenledi. Buna göre, eğer Temyiz Mahkemesi ile ilk derece mahkemesi arasında bir kanunun yorumu konusunda uyuşmazlık çıkarsa, Temyiz Mahkemesi bütün daireleriyle birlikte toplanır. Bu toplantıda da ilk derece mahkemesinin kararını bozarsa, yorum sorunu yasama organına havale edilecekti 15. Bu usûl Belçika da özellikle 28 Nisan 1850 tarihli kanunun yorumunda olmak üzere bir çok defa uygulnmıştır 16. Ne var ki bu usûl, haklı olarak o zamanlar eleştirilmiştir. Görülmekte olan bir davanın neticesinin siyasi bir heyetin kararına bağlanmasının doğru olmadığına işaret edilmiştir. Bunun kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğu ve yargı kuvvetini yasama organına bağladığı ileri sürülmüştür 17. İşte bu nedenlerle, 7 Temmuz 9. Bekaert, op. cit., s Edis, op. cit., s.177. Aynı yönde Bekaert, op. cit., s Bilge, op. cit., s Arslan, in Atar et alii, op. cit., s Edis, op. cit., s Bilge, op. cit., s Bakeart, op. cit., s.219; Pierre Wigny, Droit constitutionnel : principes et droit positif, Bruxelles, Bruylant, 1952, s Wigny, op. cit., s Ibid., s.545.

15 164 HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU 1865 tarihli bir kanun Belçika da yasama yorumu usûlünü (référé législatif) ilga etmiştir 18. Yasama yorumuna ikinci bir örnek bizden, 1924 Anayasasından verilebilir. Bu Anayasanın 24 üncü maddesinde, Büyük Millet Meclisi, kavaninin... tefsiri... vezaifini bizzat kendi ifa eder deniliyordu. Dolayısıyla anayasaya göre, Türkiye Büyük Millet Meclisinin o dönemdeki görevlerinden biri de kanunları yorumlamak idi. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu yorum görevini tefsir kararları ile yapardı Anayasının yürürlüğe girmesine kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi bir çok kez yasama yorumu yapmış, tefsir kararı almıştır ve 1982 Anayasalarımız, yasama yorumunu kabul etmemişlerdir. Artık Türkiye Büyük Millet Meclisinin kendi yaptığı kanunların ne anlama geldiğini belirtmesi mümkün değildir Anayasasının 62 inci maddesinin gerekçesine göre, kanunun resmi tefsiri, normal olarak yargı yetkisine giren bir husustur. Tamamiyle bağımsız bir hale getirilmiş bulunan yargının teşrii bir tefsirle bağlanabilmesi düşünülemez. Yasama eğer çıkardığı kanununun maksadını karşılamadığını da mahkemelerin tatbikatı sebebiyle görürse, bu kanun istediği muhtevayı taşımıyor demektir. Bu takdirde yapılacak şey kanunu değiştirmekten ibarettir... Bu bakımdan modern hukuk anlayışıyla bağdaşamıyan tefsir yetkisi tasarıya alınmamıştır Anayasası da yasama yorumuna yer vermemiştir. B. YARGI YORUMU Yargı yorumu (kazai tefsir, interprétation judiciaire) en kısa tanımıyla mahkemeler tarafından yapılan yorumdur. Yargısal yorum kanunun somut olaylara uygulanması dolayısıyla yapılır. Kanunun somut olaylara uygulanması için yorum kaçınılmazdır. Bu nedenle yorum, yargı faaliyetinin ayrılmaz bir parçasıdır 21. Hakimler kanunun belirsiz oduğunu ileri sürerek önlerindeki davayı reddedemez veya 18. Ibid. 19. Örnekler için bkz. Berki, op. cit., s Mart 1961 tarihli ve 27 sayılı Temsilciler Meclisi Anayasa Komisyonunun Anayasa Tasarısı ve Gerekçesi, in Server Tanilli, Anayasalar ve Siyasal Belgeler, İstanbul, Cem Yayınevi, 1976, s Dönmezer ve Erman, op. cit., c.i, s.169.

16 KLASİK YORUM TEORİSİ 165 beraat kararı veremezler. Kanunun her halükârda bir anlamı vardır. Hakim yorum yaparak bu anlamı bulmalıdır 22. Yargı yorumunun geçerliliği bu yorumu yapan mahkemenin ö- nündeki somut olay ile sınırlıdır 23. Yargı yorumu ilke olarak serbesttir. Hakim önündeki davada belirli bir kanun hükmünü yorumlarken bu kuralın başka mahkemelerce yapılmış başka yorumlarıyla (précédents) bağlı değildir 24. Keza yargı yorumu, ilke olarak, hakimin kendisini de bağlamaz 25. Yani bir başka olayda aynı kuralı hakim bir başka türlü yorumlayabilir 26. Bununla birlikte yargı yorumunun serbestlik niteliği, hakimin yorum konusunda hakimin keyfi bir yetkiye sahip olduğu anlamına gelmez. Çünkü yargı kararları üst yargı organlarınca denetime tabi tutulduğundan, hakimler kararlarını bilimsel ve mantıki esaslara dayandırmak ve gerekçelendirmek zorundadırlar 27. İşte bu noktada yargı yorumu, yorum metotları ve yorumda kullanılacak mantık kuralları sorununu ortaya çıkarmaktadır. Bu sorunlara izleyen bölümlerde değineceğiz. Bu metot ve kurallar hakimin yorum serbestisini kısıtlarlar. C. BİLİMSEL YORUM Bilimsel yorum (ilmi tefsir, doktrin yorumu, interprétation scientifique, interprétation doctrinale), en kısa tanımıyla hukuk bilim adamları tarafından yapılan yorumdur. Bilimsel yorum, yargı yorumundan farklı olarak, belli bir somut olay ile ilgili olmaksızın soyut çözümlerle ilgilidir. Bu nedenle bu yorum daha çok nazaridir 28. Bilimsel yorum hiçbir şekilde bağlayıcı değildir 29. Bununla birlikte mahkemeler doktrinin yaptığı yorumlardan yararlanabilirler Ibid. 23. Bekaert, op. cit., s Ibid., s Bunun istisnası Türkiye de Yargıtay Büyük Genel Kurulunun içtihadı birleştirme kararına konu olan yorumlarıdır. Bu yorumlar hem Yargıtay Dairelerini hem de adli mahkemeleri bağlar. 26. Dönmezer ve Erman, op. cit., s Dönmezer ve Erman, op. cit., s.169; Bekaert, op. cit., s Edis, op. cit., s Edis, op. cit., s.178; Bilge, op. cit., s Bilge, op. cit., s.178.

17 166 HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU Klasik yorum teorisi yorum türlerini verdikten sonra yorum metotlarını inceler. Biz de şimdi yorum metotlarını görelim. II. YORUM METOTLARI Yazarlar bu konuda çeşitli metotlar önermişlerdir. Yorum yöntemleri konusunda doktrinde tam bir uzlaşma olduğunu söylemek mümkün değildir. Bununla beraber, yorum alanında yazarların çoğu tarafından ileri sürülen yöntemler aşağıdaki gibi sıralanabilir. A. LAFZİ YORUM METODU (Deyimsel Yorum, Gramatikal Yorum, Interprétation littérale, Interprétation grammaticale) Kanun koyucunun ne dediğini anlamak için doğaldır ki ilk önce onun ne dediğine, yani kanunun sözüne bakmak gerekir. Bu metotda bir kanun maddesinin anlamı, bu maddenin kelimelerine, bu kelimelerin cümle içindeki yerlerine, maddenin sözdizimine, noktalama işaretlerine bakılarak tespit edilir 31. Açıktır ki bu yorum metodunda dilbilgisi kuralları ve kelimelerin sözlük anlamı önemli bir rol oynar 32. Şüphesiz ki bir kanun maddesinin ne anlama geldiğini tespit etmek için her şeyden önce o maddenin metnine, sözlerine bakılır. Bu demektir ki, kanunun her yorumunda lafzi yorum yöntemi her zaman kaçınılmaz olarak kullanılır. O halde aşağıda göreceğimiz başka yorum yöntemlerinin dahi belirli bir ölçüde lafzi yorum yaptıklarını söyleyebiliriz. Aslında genel olarak bir yorum, bir metnin bir sözün anlamının tespit edilmesi faaliyetidir. Bu nedenle metinden ve sözden kopuk yorum yoktur. Her yorum faaliyetinin konusu bir metin veya sözdür. Diğer bir ifadeyle bir metnin veya sözün yorumu yapılır. Bu nedenle, her yorum yöntemi, kanun koyucunun kanunda kullandığı kelime ve deyimlerden, ifade tarzlarından istifade eder. O halde lafzi yorum ile diğer yorumlama yöntemleri arasındaki farkı vurgulamak gerekir: Lafzi yorum metodunun ayırıcı özelliği, kanunun sözlerinden hareketle yorum yapması değil, kanunun sözleri ile bağlı kalınması ve onun dışına çıkılmamasını istemesi noktasında toplanmaktadır. Diğer bir ifadeyle, öbür yorumlama yöntemleri de 31. Du Pasquier, op. cit., s Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s.58.

18 KLASİK YORUM TEORİSİ 167 kanunun sözünden hareket etmekte, ama belirli mülahazalarla (örneğin, amaç, sistem vb.) bu sözlerin sözlük anlamlarından yola çıkılarak ulaşılabilecek ilk anlamdan başka bir anlama ulaşmaktadırlar. Lafzi yorum metodu, kanun metninin kanun koyucunun iradesinin tam olarak yansıttığı ve kanun koyucunun niyetini ifade etmek için tamamen uygun ifadeler kullandığı varsayımına dayanır 33. Lafzi yorum metodunun en fazla eleştirilen tarafı da budur: Örneğin Adnan Güriz e göre kanun koyucunun kullandığı kelimelere aşırı bir değer tanıması ve kanundaki bütün kelimelerin titiz bir denetimden geçirildikten sonra kullanıldığı varsayımı yanlıştır 34. Son olarak belirtelim ki, değişik dillerde kaleme alınmış uluslararası andlaşmaların yorumunda ve İsviçre gibi kanunların birden fazla dilde mevcut olduğu ülkelerde lafzi yorum metodunun ayrı bir önemi vardır 35. Keza bizim medeni hukukçuların Türk Medeni Kanununun yorumunda sıkça mehaza başvurmaları ve Türk Medeni Kanununun falanca maddesinde kullanılan filanca kelimenin, aslında İsviçre Medeni Kanununun falanca maddesinde geçen Almanca veya Fransızca filanca kelimede olduğu gibi şu olması gerektiğini belirtmeleri de kanımızca lafzi yorum metodunu mükemmel olarak örneklendirmektedir. Yazarlar genellikle, hakimin kanunun sözünün yanında, özüne ve amacına da önem vermesinin yararlı olacağını düşünmektedirler Du Pasquier, op. cit., s Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s Du Pasquier, mahkeme kararlarına yansımış olan İsviçre Medeni Kanununun 329 uncu maddesindeki kardeşlerin nafaka yükümlülüğüne ilişkin ikinci fıkrasının yorumu sorununu örnek vermektedir. Bu fıkraya göre erkek ve kız kardeşler hali refahta bulunmadıkça kendilerinden nafaka istenemez (Bizim Medeni Kanundaki 316 ncı maddenin 2 nci fıkrası). Bizdeki hali refah için İsviçre Medeni Kanununun Almanca metni günstingen Verhaltnissen, Fransızca metni aisance, İtalyanca metni condizioni agiate ifadelerini kullanmaktadır. Du Pasquier nin verdiği örnekte mahkeme İsviçre Medeni Kanununun 329/2 de kullanılan Almanca günstingen kelimesini, kanunun İtalyanca ve Fransızca versiyonundan yararlanarak yorumlamıştır (Commune de Berne c. Leuenberger, 26 juin 1947, A.T.F. 73 II, p.142; J.T. 1947, s.612 ye atfen: Du Pasquier, op. cit., s.204). 36. Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s.59; Atar et alii, op. cit., s.63.

19 168 HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU B. TARİHİ YORUM METODU Tarihi yorum (interprétation historique) metoduna göre, kanun koyucunun kanunu koyarken izlediği amaç araştırılır. Bunun içinse kanunun sözleri yeterli değildir. Kanunun hazırlık çalışmalarına (travaux préparatoires), yani komisyon ve parlamentoda yapılan görüşme ve tartışmalara ve keza kanunun gerekçesine bakılmalıdır 37. Bu metoda göre, kanunun şimdiki anlamı aranmaz; tersine kanun koyucunun kanunu koyduğu zamandaki muhtemel iradesi, yani subjektif iradesi araştırılır. Bu nedenle bu metoda subjektif metot da denir 38. Burada kanun koyucunun iradesinin araştırılmasına, Perelman psikolojik argüman ismini vermektedir 39. Kalinowski de bu hususu argumentum pro subjekta materia ismi altında incelemektedir 40. Tarihi yorum metodu şu noktalardan eleştirilir: Bir kere toplumsal yaşam değişim halindedir. Kanunun yapıldığı zaman hakim olan anlayışa göre toplumun ihtiyaçlarını karşılamak her zaman doğru olmaz 41. Diğer yandan, kanun bir defa kabul edildikten sonra hukuken kendi geçmişinden kopmakta ve bağımsız bir varlık niteliği kazanmaktadır 42. Bu eleştirilerin dışında, Aarnio kanunun hazırlık çalışmalarına başvurmanın da yorum sorununu tek başına çözemeyeceğini belirtmektedir. Zira ona göre, kanunun hazırlık çalışmaları da nihayet dile ilişkin olduğu için tüm diğer hukuki metinler gibi yorumlanmaya ihtiyaç gösterirler 43. Bazen yorum, bizatihi yorumda kullanılan argümanların dahi yorumlanmasını gerektirir. Dolayısıyla kanunun hazırlık çalışmalarına bakmak problematik bir kanunun anlamını 37. Du pasquier, op. cit., s.187; Bekaert, op. cit., s.223; Gözübüyük, op. cit., s.71; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s.59; Bilge, op. cit., s.179; Edis, op. cit., s.180; Aral, op. cit., s Bilge, op. cit., s.179; Edis, op. cit., s Perelman, op. cit., s Georges Kalinowski, Introduction à la logique juridique: éléments de sémiotique juridique, logique des normes et logique juridique, Paris, Librairie générale de droit et de jurisprudence, 1965, s Gözübüyük, op. cit., s Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s Aarnio, Le rationnel comme raisonnable, op. cit., s.154.

20 KLASİK YORUM TEORİSİ 169 aydınlatmaya yetmez 44. Bazen de hazırlık çalışmaları tek tip bir cevabı ortaya çıkarmazlar. Aslında yorumcu hazırlık çalışmalarının önermelerini yeniden inşa eder 45. C. MANTIKİ YORUM METODU (Interpretation logique) Bazen sadece kanunun sözüne başvurulması şüpheli sonuçların doğmasına yol açar ve daha geniş araştırmaların yapılmasını gerekli kılar 46. İşte bu durumda, maddenin anlamı, maddenin içinde bulunduğu bağlama, diğer maddeler karşısındaki durumuna, kanunun sistematiği, planı içindeki konumuna bakılarak tespit edilir 47. Bu yorumlama yönteminde özellikle kanunun kısım ve bölüm başlıkları ile maddelerin kenar başlıkları önemli bir rol oynar. Mantıki yorum metodu ile lafzi yorum metodu arasındaki ayrım aslında kanunun lafzı ile ruhu arasındaki ikiliğe tekabül eder. Lafzi yorum kanunun sözünden, mantıki yorum kanunun ruhundan hareket eder 48. D. SİSTEMATİK YORUM METODU Mantıki yorum yanında bir de sistematik yorumdan (interprétation systématique) bahsedilir. Bu yöntem, tek tek hukuk kurallarının anlamlandırılmasından ziyade, tüm hukuk kurallarının tutarlı bir bütün oluşturacak şekilde yorumlanmasını önerir. Hukuk kurallarını birbirleriyle tutarlı hale getiren bağıntılar üzerinde durur. Yorumlanacak hükmü bu hükmün içinde bulunduğu sistemin üst normlarını da dikkate alarak yorumlar 49. Yorumlanacak bir normun anlamı, o norm ile ilgili bütün normlar gözönüne alınarak tespit e- dilmelidir 50. Bu anlayışın temeli, hukuk normlarının tutarlı bir sistem oluşturdukları fikrinde bulunmaktadır. Bu tarz yorumun amacı, normlar ara- 44. Ibid. 45. Ibid., s Du Pasquier, op. cit., s Du Pasquier, op. cit., s.186; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s Du pasquier, op. cit., s.187. Aynı yönde Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s Du Pasquier, op. cit., s Aarnio, Le rationnel comme raisonnable, op. cit., s.157.

21 170 HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU sındaki sistematik ilişkileri keşfetmek ve her normu kendine has yerine yerleştirmektir 51. Sistematik yorum, özellikle lex imperfecta olarak isimlendirilen normların yorumlanmasında rol oynar. Bunlar kural koyar, ama bu kurala bir yaptırım bağlamaz. Yaptırım bu normu tamamlayan bir başka normda vardır. İşte birbirini tamamlayan bu tip normlar varsa bunların yorumlanmasında sistematik yoruma başvurulabilir 52. Sistematik yorum her zaman mantıki yorumdan net olarak ayrılmaz. Bununla birlikte Du Pasquier, sistematik yorumun daha soyut ve bilimsel bir nitelikte olduğunu belirtmektedir 53. Sistematik yorum ile mantıki yorum arasındaki bu benzerlik bazı yazarları bunları birlikte incelemeye yöneltmiştir 54. E. KAVRAMCI YORUM METODU Kavramcı yorum metodu (Begriffsjurisprudenz, jurisprudence de concepts), Alman Tarihçi Hukuk Okulu (Historische Rechtschule) tarafından savunulmuştur. Bu metoda göre, belirli bir hukuk normunu yorumlarken sosyal gerçeklik ten veya somut gerçeklik ten ziyade, hukuk normunun soyut içeriğinden hareket etmek gerekir. Hukuk normunun içeriği ise hukuk biliminin geliştirdiği kavram lar ile belirlenmelidir. Dolayısıyla bu yorum metodunda, mülkiyet, zilyedlik, borç, sözleşme, tazminat ve idari işlem gibi temel hukuk kavramları büyük rol oynar 55. Bu yöntemin en büyük özelliği, hukukun yöneldiği sosyal amaçlara ilgisiz kalmak ve hukukta genelleştirme ve kavram yaratma işlemine önem vermektir 56. Kavramcı metodun taraftarları, kanunun ülkenin her yerinde aynı şekilde yorumlanıp uygulanmasını istemişler, mahkemelerin hukukun uygu- 51. Ibid., s Ibid., s Ibid., s Örneğin Hasan Tahsin Fendoğlu, bu iki metodu, Mantıki-Sistematik Yorum Metodu başlığı altında incelemektedir (Hasan Tahsin Fendoğlu, Hukuk Bilimine Giriş, İstanbul, Filiz Kitabevi, 2. Baskı, 1997, s.25). 55. Adnan Güriz, Hukuk Felsefesi, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1985, s.53; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s Güriz, Hukuk Felsefesi, op. cit., s.54..

22 KLASİK YORUM TEORİSİ 171 lanmasında birlik, uyum ve kesinlik esaslarını gerçekleştirmeye çalışmaları gerektiğini belirtmişlerdir 57. F. MENFAATLER İÇTİHADİ METODU Menfaatler içtihadı (Interessenjurisprudenz, jurisprudence de la balance des intérets ), 1900 yılında Alman Medeni Kanununun kabulünden sonra Alman hukukçuları tarafından geliştirilmiş bulunan bir metoddur. En önemli temsilcisi Heck tir. Bu metot taraftarları, kanunun sosyal gelişmeye uygun olarak yorumlanmasını savunurlar. Bu anlayışta olanlara göre, her hukuk uyuşmazlığının arkasında menfaat çatışması vardır. Hakimin temel görevi, hukuk uyuşmazlığında söz konusu olan menfaatleri dengelemektir. Diğer bir ifadeyle hakimin görevi menfaatleri tatmindir. Menfaatler içtihadı metodu hakime yaratıcı bir rol tanır. Ancak hakimin fonksiyonu yine de pozitif hukuk içinde kalmalıdır. Hakim için önemli olan, kanun koyucunun kanunu yaptığı zamandaki amacını bilmek değildir. Kanunun en iyi uygulanma amacının ne olacağını tespit etmektir 58. G. TELEOLOJİK (AMAÇSAL, FONKSİYONEL) YORUM METODU Bu metoda göre, kanunun metni ve hazırlık malzemesi kanunun yorumlanmasına ışık tutar; ama sadece bunlarla yetinmek doğru değildir. Onların yanında, kanunun amacını ve özellikle zamanın ihtiyaçlarını ve devrin telakkilerini hiçbir zaman gözden uzak tutmamak gerekir. Zira hukuk yaşayan bir düzen olmak dolayısıyla her neslin ve her devrin ihtiyaçlarına cevap vermek zorundadır. Bu da kanun koyucunun belli bir zamandaki düşüncesini değil, kanunun amacının (ratio legis) dikkate alınmasını gerektirir 59. Bu amaç ise, içinde bulunduğumuz zamanın gereklerine göre saptanmalıdır 60. Kısacası, kanunlar uygulandığı zamanın ihtiyaçlarına göre yorumlanmalıdır Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s Güriz, Hukuk Felsefesi, op. cit., s.54-57; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s Bilge, op. cit., s Gözübüyük, op. cit., s Gözübüyük, op. cit., s.72; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s.62; Edis, op. cit., s.182; Aral, op. cit., s.199.

23 172 HUKUK NORMLARININ YORUMU SORUNU Zira yürürlüğe girdikten sonra kanunlar, kanun koyucunun iradesine bağlı olmaktan çıkar, bağımsız bir varlık haline dönüşürler 62. Teleolojik yöntem taraftarları, zamanla değişen ihtiyaçlar nedeniyle, toplumdaki adalet duygusunu sarsacak sonuçlar ortaya çıkarsa, kanunun bu adaletsiz durumları ortadan kaldıracak şekilde yorumlanmasını savunurlar 63. Örneğin bu metoda göre hakim, aç kaldığı için fırından bir somun ekmek çalan bir kişinin yargılanmasında önceliği hukuk normuna değil, somut gerçekliğe vererek adalet duygusuna uygun ve doğru olan bir çözüme ulaşmalıdır 64. Teleolojik metodun eleştirilen yönleri şunlardır: Kanunun yürürlüğe girdikten sonra kaynağı ile ilgisinin kesildiği görüşü teorik açıdan pek tutarlı değildir 65. Zira her norm, geçerliliğini koyucusunun hukuki yetkisinden alır. Diğer yandan, kanunun her gün yeniden o günün ihtiyaçlarına ve ilgili olayın somut gerçekliğine göre yorumlanması hukuk uygulamasında istikrarı dolayısıyla hukuk güvenliğini sarsar. Keza bu metodun uygulanmasıyla, ülke düzeyinde hukuk birliği ve ahengi de bozulabilir 66. Amaçsal yorumun ilerici nitelikte olduğu sanılmamalıdır. Yorumun sonucu yorumcunun gayesine bağlıdır. Örneğin Almanya da 1934 yılında yürürlüğe giren bir kanun Almanlar ile Yahudiler arasındaki evlilik dışı cinsi ilişkileri suç saymakta idi. Uygulayıcılar bu kanunu yorumlarken normun, yasa koyucunun amacını belirleyen sözü ile bağlı kalmamışlar ve yaptıkları bir amaçsal yorum sonucu, cinsi ilişki aşamasına varmayan basit erotik hareketleri de cezalandırabilmişlerdir 67. III. YORUMDA KULLANILAN MANTİK KURALLARI Klasik yorum teorisinde genelde yorum metotları görüldükten sonra yorumda kullanılan mantık kurallarından bahsedilir. Bunlar 62. Edis, op. cit., s Edis, op. cit., s Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s Edis, op. cit., s Bu metodun sakıncaları hakkında bkz. Güriz, Hukuk Felsefesi, op. cit., s Keyman, op. cit., s.79.

24 KLASİK YORUM TEORİSİ 173 genelde, kıyas, evleviyet ve aksi ile kanıt olmak üzere üç tanedir. Şimdi bunları kısaca görelim. 1. Kıyas (Analogia, Argumentum a pari, Argumentum a simili ad simile, Argumentum per anaologiam) Kıyas, kanunda belirli bir fiili durum (situation de fait) 68 için konulmuş bulunan kuralın, o duruma benzeyen fakat hakkında hüküm bulunmayan başka bir duruma da uygulanmasıdır 69. Örneğin tren vagonunda sigara içilmesini yasaklayan sigara içmek yasaktır cümlesinden kıyas yoluyla aynı yerde puro veya pipo içilmesinin de yasak olduğu sonucu çıkarılabilir. Zira bu yasağın varlık nedeni (raison d être) dumandan rahatsız olan yolcuları korumak olduğuna göre, bu vagonda pipo veya puro da içilmemesi gerekir 70. Burada aynı varlık nedeni aynı sonucu doğurur (ubi aedem est, eadem est legis dispotio; à identité de raison d être, identité de solution) 71 ilkesinin bir uygulaması vardır. Kalinowski, Heler e atfen kıyasın da değer yargılarıyla ilgili olduğunu belirtmektedir 72. Aslında kıyasta şu prensibin bir uygulaması vardır: Aynı hukuki değere sahip olgular aynı hukuki sonuçları doğururlar. O halde, kıyasın can alıcı noktası, kıyaslanan olguların hukuki değerlerinin eşitliği üzerine ileri sürülen değer yargısında bulunur 73. Eğer bu olguların aynı değerde olduğu kabul edilirse, yorumcu şu şekilde akıl yürütebilir: 68. Gridel, op. cit., s Bilge, op. cit., s Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s Gridel, op. cit., s Theodor Heller, Logik und Axiologie der Analogen Rechtsanwendung, Berlin, Walter de Gruyter et Co., 1961 e atfen Kalinowski, Introduction à la logique juridique,, op. cit., s İslam hukukçuları, kıyası hakkında nass (açık hüküm) bulunmayan bir meselinin ortak illet dolayısıyla hakkında nass bulunan meselenin hükmüne bağlamaktır şeklinde tanımlarlar. Ve kıyasın dört unsur ile açıklarlar. Asl (hükmün kaynağı), fer i (hakkında nass bulunmayan mesele), hüküm (kıyas vasıtasıyla asl dan fer e geçmesi istenilen şey) ve ortak illet (hem asl, hem de feri de bulunan bir vasıftır) (Muhammed Ebu Zehra, İslam Hukuku Metodolojisi: Fıkıh Usûlü, Çeviren Abdülkadir Şener, Ankara, Fecr Yayınevi, 1994, s.194). İslam hukukçuları da kıyasın can alıcı noktasının bu ortak illet unsurunda bulunduğunun altını çizerler (bkz. Ebu Zehra, op. cit., s ).

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ YORUM KAVRAMI Betül CANBOLAT Kanun hükmü, yasama organının tercih ettiği çözümün yazılı olarak ifade edilmesidir. Kullanılan

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

Kemal Gözler ANAYASA HUKUKUNUN METODOLOJİSİ

Kemal Gözler ANAYASA HUKUKUNUN METODOLOJİSİ Kemal Gözler ANAYASA HUKUKUNUN METODOLOJİSİ Ekin Kitabevi Yayınları ISBN: 975-7338-39-7 Tüm hakları mahfuzdur. Bu kitabın tamamı ya da bir kısmı 5846 sayılı yasanın hükümlerine göre, kitabı yayınlayan

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS 103 HISTR 211 101 105 107 TURK 111 ENG

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Av. Coşkun ÖZBUDAK* * Ankara Barosu. 1. Giriş Bilindiği gibi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), beraat eden sanık yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

ÜNİTE HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI İÇİNDEKİLER HEDEFLER HUKUKUN KAYNAKLARI, HUKUK KURALLARININ UYGULANMASI VE YORUMLANMASI. Doç.Dr.M.

ÜNİTE HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI İÇİNDEKİLER HEDEFLER HUKUKUN KAYNAKLARI, HUKUK KURALLARININ UYGULANMASI VE YORUMLANMASI. Doç.Dr.M. HEDEFLER İÇİNDEKİLER HUKUKUN KAYNAKLARI, HUKUK KURALLARININ UYGULANMASI VE YORUMLANMASI Pozitif Hukukun Kaynakları Bağlayıcı Asli Hukuk Kaynakları Yazılı kaynaklar Yazılı olmayan hukuk kaynağı Yardımcı

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

Milletlerarası Özel Hukuk Genel Prensipler ÖN MESELE

Milletlerarası Özel Hukuk Genel Prensipler ÖN MESELE Milletlerarası Özel Hukuk Genel Prensipler ÖN MESELE Doç.Dr. Kerem Giray Ön Meselenin TANIMI Hakimin önüne gelen ve çözüm bekleyen uyuşmazlığın halli, kimi durumlarda söz konusu maddi ilişkiyle sıkı şekilde

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 9057 TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 Kanun Numarası : 5252 Kabul Tarihi : 4/11/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 13/11/2004 Sayı :25642 Yayımlandığı Düstur :

Detaylı

2 ANAYASA HUKUKUNUN METODOLOJİSİ

2 ANAYASA HUKUKUNUN METODOLOJİSİ Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Metodolojisi, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, İkinci Baskı, 1999, XVI+320 s. (www.anayasa.gen.tr/metodoloji.htm). KG. Her hakkı saklıdır. GİRİŞ Çalışmamızın konusu, anayasa

Detaylı

ÜNİTE HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI İÇİNDEKİLER HEDEFLER HUKUKUN KAYNAKLARI, HUKUK KURALLARININ UYGULANMASI VE YORUMLANMASI. Doç.Dr.Ş.

ÜNİTE HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI İÇİNDEKİLER HEDEFLER HUKUKUN KAYNAKLARI, HUKUK KURALLARININ UYGULANMASI VE YORUMLANMASI. Doç.Dr.Ş. HEDEFLER İÇİNDEKİLER HUKUKUN KAYNAKLARI, HUKUK KURALLARININ UYGULANMASI VE YORUMLANMASI Pozitif Hukukun Kaynakları Bağlayıcı Asli Hukuk Kaynakları Yazılı kaynaklar Yazılı olmayan hukuk kaynağı Yardımcı

Detaylı

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi Taylan BARIN Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi AK Parti, CHP, MHP ve BDP

Detaylı

MEF ÜNİVERSİTESİ HUKUK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS HUK 103

MEF ÜNİVERSİTESİ HUKUK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS HUK 103 MEF ÜNİVERSİTESİ UK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS 103 HISTR 201 101 105 107 TURK 101 ENG 101 Roma Hukuku: Genel Hükümler Atatürk

Detaylı

Prof. Dr. Selim KANETİ MAKALELER

Prof. Dr. Selim KANETİ MAKALELER Prof. Dr. Selim KANETİ MAKALELER İÇİNDEKİLER DEKAN IN MESAJI... vii SUNUŞ...ix PROF. DR. SELİM KANETİ NİN HAYAT HİKAYESİ...xv PROF. DR. SELİM KANETİ NİN KİTAPLARI... xvii İÇİNDEKİLER...xix Ekonomik Hukuk

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN Kanun No: 5252 Kanun Kabul Tarihi: 04/11/2004 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 25642 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 13/11/2004 BİRİNCİ

Detaylı

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ

BİLİŞİM EĞİTİM KÜLTÜR ve ARAŞTIRMA DERNEĞİ Erkan KARAARSLAN Kamu Hukuku Uzmanı PERSONEL MEVZUATINDA GENELGE I. GENEL OLARAK İDARENİN DÜZENLEYİCİ İŞLEMLERİ İdarenin düzenleyici işlemleri yürütme organı tarafından ortaya konulan işlemlerdir. Yürütme

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1. 24.6.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından toplantıya çağırılarak 4 Haziran 1958 de Cenevre de kırk ikinci toplantısını yapan, Milletlerarası

Detaylı

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik.

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik. Vergi barışı, Hazine'ye varlık barışından daha çok gelir getirir 23.11.2009 Bumin Doğrusöz Geçen günlerde yine vergi affı dedikoduları çıktı. Bu arada bir toplantıda Maliye Bakanı, vergide af olmayacağını

Detaylı

www.vergidegundem.com

www.vergidegundem.com Fax: 0 212 230 82 91 Damga vergisi uygulamasında Resmi Daire Av. Gökçe Sarısu I. Giriş Damga vergisi, hukuki işlemlerde düzenlenen belge ya da kağıtlar üzerinden alınan bir vergidir. Niteliğinin belirlenmesinde

Detaylı

ÝÞE ÝADE EDÝLEN ÝÞYERÝ SENDÝKA TEMSÝLCÝSÝNÝN ÝÞE BAÞLADIÐI TARÝHE KADAR BOÞTA GEÇEN DÖNEMÝ SÝGORTALILIK SÜRESÝ OLARAK DEÐERLENDÝRÝLEBÝLÝR MÝ?

ÝÞE ÝADE EDÝLEN ÝÞYERÝ SENDÝKA TEMSÝLCÝSÝNÝN ÝÞE BAÞLADIÐI TARÝHE KADAR BOÞTA GEÇEN DÖNEMÝ SÝGORTALILIK SÜRESÝ OLARAK DEÐERLENDÝRÝLEBÝLÝR MÝ? Doç. Dr. Haluk Hadi SÜMER 1963 yýlýnda Konya da doðmuþtur. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi nden mezun olmuþtur. Ayný yýl Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi nde Araþtýrma Görevlisi olarak

Detaylı

KAYITLI ELEKTRONİK POSTA SİSTEMİNDE MEVCUT DURUM ANALİZİ. Demet KABASAKAL 29.01.2014, İstanbul

KAYITLI ELEKTRONİK POSTA SİSTEMİNDE MEVCUT DURUM ANALİZİ. Demet KABASAKAL 29.01.2014, İstanbul KAYITLI ELEKTRONİK POSTA SİSTEMİNDE MEVCUT DURUM ANALİZİ Demet KABASAKAL 29.01.2014, İstanbul Neden KEP? Standart e-posta hizmetlerine ilave olarak, e-postanın gönderilip gönderilmediğine, Alıcısına ulaşıp

Detaylı

İFLAS HUKUKU (HUK206U)

İFLAS HUKUKU (HUK206U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İCRA İFLAS HUKUKU (HUK206U) KISA ÖZET-2013

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri:

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri: Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. KanunlaşDrma iki anlamda kullanılır: a) Genel anlamda kanunlaş'rma (Taknin): Kanun halinde kural koyma yani mevcut kuralın yazılı hukuk

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

YAŞAR ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ 2015-2016 DERS MÜFREDATI

YAŞAR ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ 2015-2016 DERS MÜFREDATI YAŞAR ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ 2015-2016 DERS MÜFREDATI Tablo 1 1. Dönem (Güz) 2. Dönem (Bahar) Hukuka Giriş ve n HKUK 131 Temel Kavramları 4 0 4 4 HKUK 106 Aile 5 0 5 6 Medeni Hukuka Giriş ve Genel

Detaylı

PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1)

PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) Sermaye Piyasası Kurulundan: Amaç ve kapsam PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, makul bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

SPKn İDARİ PARA CEZALARI

SPKn İDARİ PARA CEZALARI SPKn İDARİ PARA CEZALARI Av. Ümit İhsan Yayla Sermaye Piyasası Kanununda Halka Açık Şirketlerle İlgili Suç ve Yaptırımlar ile Önemli Nitelikte İşlemler Paneli İstanbul 27.06.2014 Sunum İçeriği Ceza Vermeye

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.5.2005 tarihli ve 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ektedir. Gereğini arz ederim. 29 Ocak

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER 1 31 Sayılı BAHUM İç KONU; 659 sayılı KHK nın Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri başlıklı

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ. Anket

BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ. Anket BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Anket Anket yoluyla bilgi toplama (Collecting Primary Data Through Questionnaires) Anket, sistematik bir veri toplama yöntemidir. Veriler, önceden belirlenmiş insanlara bir

Detaylı

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ :

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ŞİKAYETİN KONUSU : Özel büro ve turizm tesisleri

Detaylı

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014 İTİRAZ USULLERİ BMMYK Kasım 2014 İtiraz Usülleri Etkili çare Son karara kadar ülkede kalma hakkı Sınırdışı edilmeme İdari ve yargısal itiraz hakkı İdari süreçler: İlk aşamada dosyayı inceleyen kişiden

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI ANAYASA HUKUKU DOÇ. DR. KASIM KARAGÖZ ANAYASA KAVRAMI, TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI, ANAYASACILIK HAREKETLERİ ANAYASA

Detaylı

d) Hakem Heyeti: Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyetini, e) Kanun: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununu,

d) Hakem Heyeti: Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyetini, e) Kanun: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununu, Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyeti Tebliği ile Türkiye Bankalar Birliği Bireysel Sözleşmeler Tebliğine Aykırılık Başvurularını Değerlendirme Komisyonu Çalışma Esas ve Usulleri Amaç

Detaylı

PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ

PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ A) 6098 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanun unda yer alan düzenleme metni: Pazarlamacılık Sözleşmesi A. Tanımı ve kurulması I. Tanımı MADDE 448- Pazarlamacılık sözleşmesi, pazarlamacının

Detaylı

HUKUKUN GENEL TEORİSİNE GİRİ

HUKUKUN GENEL TEORİSİNE GİRİ HUKUKUN GENEL TEORİSİNE GİRİ US-A Yayıncılık, Yayın no: ISBN: US-A Yayıncılık Limited Şirketi Cihan Sokak, Soydaş Apt. 20/17 Sıhhiye - Ankara Tel: (0312) 229 89 36 Fax: (0312) 232 08 27 Baskı: Yard.Doç.Dr.

Detaylı

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar 7535 KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKEBESİ HAKKINDA KANUNDA, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA

Detaylı

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Tahir ERDEM Gelirler Başkontrolörü Giriş 04.06.2008 tarihinde TBMM'de kabul edilen 5766 sayılı Kanun'la

Detaylı

ANONİM ORTAKLIKTA ESAS SÖZLEŞMESEL BAĞLAM

ANONİM ORTAKLIKTA ESAS SÖZLEŞMESEL BAĞLAM Necdet UZEL İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa Göre ANONİM ORTAKLIKTA ESAS SÖZLEŞMESEL

Detaylı

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ Đnternete erişime ilişkin yasaklamalara sınırlama getiren ve muhtemel bir kötüye kullanma durumuna karşı hukuki kontrol güvencesi sunan katı bir yasal çerçevede alınmayan

Detaylı

TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1)

TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) 21 Ocak 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 28889 Sermaye Piyasası Kurulundan: TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, makul bir ekonomik veya finansal

Detaylı

6100 SAYILI MUHUK MUHAKEMELERİ KANUNU NDA DAVA ÇEŞİTLERİ

6100 SAYILI MUHUK MUHAKEMELERİ KANUNU NDA DAVA ÇEŞİTLERİ 6100 SAYILI MUHUK MUHAKEMELERİ KANUNU NDA DAVA ÇEŞİTLERİ I) GENEL AÇIKLAMA 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu (HMK) 105 ve 113 üncü maddelerde sekiz dava türü tanımlanmıştır. 1086 sayılı HUMK ta bu tanımlamaların

Detaylı

Kemal Gözler HUKUKA GİRİŞ

Kemal Gözler HUKUKA GİRİŞ Kemal Gözler HUKUKA GİRİŞ EKİN BASIM YAYIN DAĞITIM Ekin Basım Yayın Dağıtım, ISBN: 975-7338-33-8 (c) 2008. Her hakkı mahfuzdur. Birinci Baskı: Eylül 1998 İkinci Baskı: Ekim 2003 Üçüncü Baskı: Ekim 2006

Detaylı

SDI Audit &Financial

SDI Audit &Financial Sayı &Tarih : S.Ö.B.22.G.4-24.10.2013 Özet Bülten : :Trafik Para Cezalarının Yeniden Yapılandırılması (6495 Sayılı Kanun Geç. Md.2/2) Hakkında Değerli Müşterimiz; Trafik Para Cezalarının Yeniden Yapılandırılması

Detaylı

ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR. Stj. Av. Mehmet ÖCAL

ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR. Stj. Av. Mehmet ÖCAL ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR Stj. Av. Mehmet ÖCAL BOŞANMA TANIM TANIM : Eşlerden birinin istemi üzerine, yargıcın bu istemi yerinde görerek, eşler arasındaki evlilik girmiş ilişkisine

Detaylı

Prof. Dr. Emin Memiş 1982 1987 Öğretim Görevlisi İdare Hukuku DOÇENT PROFESÖRLÜĞE

Prof. Dr. Emin Memiş 1982 1987 Öğretim Görevlisi İdare Hukuku DOÇENT PROFESÖRLÜĞE ÖZGEÇMİŞ 26 Temmuz 1943 Trabzon doğumlu olan Prof. Dr. Emin Memiş; 1968-969 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi nde öğrenime başlamış ve 1972 973 yılında Hukuk Fakültesi nden mezun olduktan sonra

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

HUKUKUN BÖLÜMLERİ HUKUKUN BÖLÜMLERİ ÖZEL HUKUK KAMU HUKUK AYIRIMI

HUKUKUN BÖLÜMLERİ HUKUKUN BÖLÜMLERİ ÖZEL HUKUK KAMU HUKUK AYIRIMI HUKUKUN BÖLÜMLERİ ÖZEL HUKUK: Kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini eşitlik ve irade serbestliği esasına göre göre düzenleyen hukuk kuralların bütünüdür. KAMU HUKUKU: Bir devleen teşkilafnı, bir devlet

Detaylı

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR A V R U P A B İİ R L İİ Ğ İİ H U K U K U 1)) AVRUPPA TOPPLLULLUK HUKUKUNU OLLUŞŞTURAN TEEMEELL ANTLLAŞŞMALLAR BİRİNCİ İL HUKUK 1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18/3/1951 de Paris'de imzalandı.

Detaylı

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı Y. Doç. Dr. Vural SEVEN İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı KIYMETLİ EVRAK 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda en az değişikliğe uğrayan bölüm kıymetli evrak kitabıdır. Kıymetli

Detaylı

Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007

Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007 ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKÎ YÖN VE KAPSAMINA DAİR KANUN Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; velâyet hakkı ihlâl edilerek

Detaylı

Tablo 4. Ders Programı BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKT S HUK 103 2 0 3 ECON 114 2 0 3 HUK 104

Tablo 4. Ders Programı BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKT S HUK 103 2 0 3 ECON 114 2 0 3 HUK 104 Tablo 4. Ders Programı BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl II. Yarıyıl 103 HIT R 201 LAW 101 105 107 TURK 101 ENG 101 Roma Hukuku: Genel Hükümler Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Hukuka Giriş (Introduction to Law)

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877)

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877) 350 Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun (Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek

Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek 2 ve 4ncü Maddelerinin Değiştirilmesine, Değişik 60 nci ve Bu Kanuna Bir Ek Madde ile Bir Geçici Madde İlâvesine Dair nın C. Senatosunca

Detaylı

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. HIV bulaştırma ile ilgili özel bir yasa yoktur.ve buna gerek de yoktur.türk Ceza Kanununun Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar başlığı altında Kasten Yaralama suçlaması bu konuda yeterli düzenlemedir.

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

Borsa işlemlerinin açık, düzenli ve dürüst şekilde gerçekleşmesine aykırı mahiyetteki fiiller yüzde 50'si yüzde 25 yüzde 25 1/5

Borsa işlemlerinin açık, düzenli ve dürüst şekilde gerçekleşmesine aykırı mahiyetteki fiiller yüzde 50'si yüzde 25 yüzde 25 1/5 BİST'TE BORSA İŞLEMLERİNİN AÇIK, DÜZENLİ VE DÜRÜST BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞMESİNE AYKIRI EMİR VE İŞLEMLER İLE BU NİTELİKTEKİ EMİRLERİ VEREN VEYA İŞLEMLERİ YAPAN YATIRIMCILARA UYGULANACAK TEDBİRLER HAKKINDA

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/18-1755 Karar Numarası: 2015/1039 Karar Tarihi: 13.03.2015

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/18-1755 Karar Numarası: 2015/1039 Karar Tarihi: 13.03.2015 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/18-1755 Karar Numarası: 2015/1039 Karar Tarihi: 13.03.2015 SOYADI DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI ÇOCUK REŞİT OLUNCAYA KADAR VEYA BABA SOYADINI DEĞİŞTİRMEDİKÇE SOYADI

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998)

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Oktay Uygun 2. Doğum Tarihi 18. 01. 1963 3. Unvanı Profesör 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hukuk Fakültesi İstanbul Üniversitesi 1985 Yüksek Lisans Kamu Hukuku

Detaylı

I- 6102 SAYILI TTK NIN KAPSAMINA GİREN TİCARET ŞİRKETLERİ

I- 6102 SAYILI TTK NIN KAPSAMINA GİREN TİCARET ŞİRKETLERİ İçindekiler I- 6102 SAYILI TTK NIN KAPSAMINA GİREN TİCARET ŞİRKETLERİ... 1 II- 6102 SAYILI TTK NUNDA ŞİRKETLERİN FAALİYET KONULARI İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER... 1 III- 6102 SAYILI TTK İLE ULTRA VİRES İLKESİ

Detaylı

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bekir AKTÜRK* 52 1. GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25 inci dönem milletvekili

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 MADDE 1.- 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 10/a maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994. Y. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1998

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994. Y. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1998 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Abdullah Demir 2. Doğum Tarihi: 01 Ocak 1970 3. Unvanı: Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994 Y. Lisans Hukuk Marmara

Detaylı

Karar N0:542 18.02.2005 - KARAR-

Karar N0:542 18.02.2005 - KARAR- T.C. ANKARA BÛYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ Karar N0:542 18.02.2005 - KARAR- Eskişehir Yolu Kentsel Dönüşüm Proje ve Gelişim alanında 1/5000 ölçekli sınır teklifinin onayına ilişkin İmar ve Bayındırlık

Detaylı

4. Bu Yasa, Bakanlar Kurulu adına Çalışma işleriyle görevli Bakanlık tarafından yürütülür.

4. Bu Yasa, Bakanlar Kurulu adına Çalışma işleriyle görevli Bakanlık tarafından yürütülür. ULUSLARARASI ÇALIŞMA ÖRGÜTÜ (ĐLO) Ü EŞĐT DEĞERDE ĐŞ ĐÇĐ ERKEK VE KADI ĐŞÇĐLER ARASI DA ÜCRET EŞĐTLĐĞĐ HAKKI DAKĐ 1951 TARĐHLĐ 100 SAYILI SÖZLEŞMESĐ Đ O AYLA MASI I UYGU BULU MASI A ĐLĐŞKĐ YASA Sayı: 22/1993

Detaylı

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU TARAFINDAN TESİS EDİLEN İDARİ PARA CEZALARI VE BU CEZALARIN YARGISAL DENETİMİ

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU TARAFINDAN TESİS EDİLEN İDARİ PARA CEZALARI VE BU CEZALARIN YARGISAL DENETİMİ ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU TARAFINDAN TESİS EDİLEN İDARİ PARA CEZALARI VE BU CEZALARIN YARGISAL DENETİMİ Av.Arzu ONGUR ERGAN GENEL OLARAK 20.02.2001 tarih ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu

Detaylı