TEMATİK BÖLÜM DÖNÜŞEN VE BÜYÜYEN KENT: İZMİR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TEMATİK BÖLÜM DÖNÜŞEN VE BÜYÜYEN KENT: İZMİR"

Transkript

1

2

3 TEMATİK BÖLÜM DÖNÜŞEN VE BÜYÜYEN KENT: İZMİR 1. İzmir in Ekonomi Haritası Hızla küreselleşen ve zorlu bir rekabetin yaşandığı günümüzde, kentler ekonomideki ve sosyal alanlardaki başarıları ile bulunduğu ülkelerden daha çok ön plana çıkmaktadır. Dünya kenti olarak adlandırılan bu kentler küresel ekonomide önemli birer merkez haline gelmişlerdir. Tokyo, New York, Paris, Londra gibi küresel kentler 400 milyar dolar ın üzerinde milli gelirleri ile dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer almaktadır. Bu kentlerin en önemli özelliği, dünyanın sermaye akışının (yatırımın) en yoğun olduğu yerler olmalarının yanı sıra ticaret ve finansın merkez üssü olmalarıdır. Mega şehirler bir yana küçük popülasyona sahip İbiza, Portofino, Bali, Santorini, Mikonos, Monte Carlo, Dubrovnik sınırlarının çok ötesinde bir ekonomik değere erişmişlerdir. İzmir sınırları içerisinde bulunan Çeşme-Alaçatı, Şirince, Birgi gibi geleneksel mimariyi ve dokuyu günümüze en güzel biçimde taşıyan yerleşimlerimizin değerlerinin katlanarak artması, İzmir ekonomisini daha da büyütecektir. Dünya kenti olmak için kentlerin potansiyelinin ortaya çıkarılması, kentin ekonomik profili ve yatırım olanaklarının ortaya konması, buna göre stratejik planların hazırlanması ve gelecek projeksiyonun yapılması önem taşımaktadır. İzmir, ekonomik büyüklük bakımından değerlendirildiğinde Türkiye nin üçüncü büyük kenti durumundadır. Bir liman kenti olma özelliği ile tarihin her döneminde önemli bir ticaret merkezi olarak ön plana çıktığı görülmektedir. Doğal kaynaklarının verimliliği, uygun iklim koşulları, sahip olduğu gelişmiş liman ve lojistik altyapısı, dış ticaret odaklı iş ortamı ile İzmir, gerek ülke gerek bölge ekonomisinde önemli bir rol oynamaktadır. Korunaklı bir körfezin etrafında gelişen İzmir, verimli topraklara sahip olması, nitelikli işgücü yapısı, hammadde ve ara mamul kaynakları, iç ve dış pazarlara olan yakınlığı, kişi başına düşen gelirin Türkiye ortalamasına göre yüksek olması gibi olumlu özelliklere sahiptir ve günümüzde birçok ekonomik aktivitenin merkezi durumundadır. İzmir in 30 ilçesi bulunmaktadır. Kentin merkez ilçelerinde ticaret, sanayi ve turizm yoğunlukta iken, civar ilçelerinde tarım ve hayvancılık daha yaygın olarak görülmektedir. 61

4 İzmir kişilik nüfusu ile Türkiye nin nüfus açısından en büyük üçüncü kentidir. Aynı zamanda ülkenin en fazla genç nüfusa sahip kentlerinden birisidir. Okur-yazarlık oranı % 97,68 dir yılı Gayri Safi Katma Değer (GSKD) bakımından İzmir 55,9 milyar TL ile ülke sıralamasında dördüncüdür. Kişi başına gayri safi katma değer ise TL dir. İzmir in ürettiği GSKD içerisinde hizmetlerin payı % 68,4, sanayinin payı % 26,7 ve tarımın payı % 4,8 dir. İzmir de istihdam edilen kişinin % 56,7 si hizmetler, % 30,7 si sanayi ve % 12,6 sı tarım alanında istihdam edilmektedir. İzmir in en belirgin özelliği liman ve ticaret kenti olmasıdır. İzmir, doğal limanları ile tüm Ege Bölgesi ticaretinin tamamına yakın bir kısmını, ülke ticaretinin de önemli bir kısmını gerçekleştirmektedir. İzmir sürekli artan ihracatı ile ülke ihracatına en fazla katkı sağlayan kentler arasındadır yılı Eylül ayı itibariyle gümrüklere göre İzmir in ihracatı 15,5 milyar dolar, ithalatı ise 16,9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu durumda, ihracatın ithalatı karşılama oranı % 91 in üzerine çıkmıştır. Bu rakam Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde seyretmektedir. İzmir in ülke ihracatındaki payı ise % 13,8 dir. İzmir Alsancak Limanı ndan kent ticaretinin büyük bir kısmı yüklenmektedir. Ancak liman artık yeterli gelmediği için kapasitesinin arttırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. İzmir daha büyük ve modern bir limana bir an önce kavuşturulmalıdır. Nitekim Küresel Güç Türkiye Hedef 2023 hedefi doğrultusunda İzmir, Türkiye nin 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin 100 milyar dolarını gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Liman yatırımlarının tamamlanması ile birlikte bu hedefini gerçekleştirebilecektir. İzmir Alsancak Limanı rehabilitasyon projesi ve Çandarlı Limanı nın faaliyete geçmesiyle birlikte yüksek tonajlı gemilerin İzmir e geleceği ve daha fazla hacme hizmet edileceği için İzmir in ekonomik ve lojistik anlamda büyük yol kat edeceği öngörülmektedir. İzmir de ticaretin yanı sıra sanayi de oldukça gelişmiştir. Türkiye de planlı sanayileşmenin başladığı yıllardan itibaren, İzmir de sanayi alanında hızlı bir gelişim göstermiş ve belli bölgelerde sanayi faaliyetleri hızla artmıştır. Aliağa, Bornova, Kemalpaşa, Çiğli ve Torbalı ilçeleri sanayileşmenin yoğun olduğu ilçelerdir. Kentin önemli Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile küçük sanayi siteleri bu ilçelerde kurulmuştur. 62

5 İzmir de 1923 yılında 60 civarında fabrika mevcut iken, günümüzde yaklaşık esnaf, ticari kuruluş ve sanayi tesisi bulunmaktadır yılında Türkiye nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde İzmir den 29 firma yer almıştır. İzmir de mevcut 13 organize sanayi bölgesi, 2 serbest bölge ve 1 i faaliyet aşamasında, 4 ü kuruluş aşamasında toplam 5 teknoloji geliştirme bölgesi bulunmaktadır. Aliağa, Atatürk, Bergama, Buca Ege Giyim, İTOB, Kemalpaşa, Kınık ve Tire faaliyette olan OSB lerdir. Bu bölgelerdeki faal tesis sayısı 1.024, istihdam ise dur. Kemalpaşa-Bağyurdu, Menemen-Plastik, Ödemiş, Pancar, Torbalı OSB lerin altyapı inşaatları devam etmektedir. İzmir in iki önemli serbest bölgesi Ege Serbest Bölgesi ile İzmir Serbest Bölgesinin 2012 yılı ilk 7 ayında toplam ticaret hacmi 3,4 milyar dolara ulaşmıştır. İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi nde ise 85 firma faaliyetlerini sürdürmektedir. OSB ler ve serbest bölgeler özellikle yabancı yatırımcılar için birer cazibe merkezidir yılı ilk 8 ayında İzmir de yatırım yapan uluslararası sermayeli şirketlerin sayısı ye ulaşmıştır. İzmir ülke genelinde vergi tahsilâtında ikinci sıradadır yılının ilk 9 ayında ödediği vergi 23,7 milyar TL dir. Bu durumda İzmir ülkede toplam tahsilâtın % 11,5 ini karşılamıştır. İzmir, üniversite sayısı bakımından değerlendirildiğinde ise Türkiye de üçüncü sırada yer almaktadır. İzmir, 4 ü devlet, 5 i vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 9 üniversite ile Türkiye deki üniversitelerin % 5,45 ine sahiptir. İzmir de Ar-Ge ve inovasyon kapasitesinin geliştirilmesine yönelik önemli bir potansiyel bulunmasına rağmen, İzmirli firmaların Ar-Ge ve yeniliğe verdiği önem diğer bölgelere göre daha düşük kalmaktadır. Bu nedenle sanayi-üniversite işbirliğinin arttırılarak, Ar-Ge merkezlerinin kurulmasına öncelik verilmesi, firmaların teşvik edilmesi önem taşımaktadır. İzmir in finans alanında da önemli bir konumu bulunmaktadır. Türev piyasalar için önem taşıyan kurumlardan biri olan Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası (VOB) 2005 yılında İzmir de kurulmuştur. Kurulduğu tarihten beri hızla büyüyerek faaliyetlerini devam ettiren VOB un işlem hacmi yaklaşık 440 milyar TL ye ulaşmıştır. Bankacılık sektörünün de yoğun olarak faaliyette bulunduğu İzmir de, 2012 yılının ilk 6 ayında toplam banka mevduatları 39 milyar TL, kullandırılan krediler 42,2 milyar TL ye ulaşmıştır. 63

6 Ticaret ve sanayide öncü kent İzmir, tarım alanında da önemli bir potansiyele sahiptir. Verimli ovalarda pamuk, üzüm, zeytin, incir, tütün, sebze-meyve, balık ve hayvansal yan ürünler üretimi yapılmaktadır. Organik tarım ürünlerinin üretimi konusunda da çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Her yıl 1 milyonun üzerinde ziyaretçi çeken İzmir, yat turizmden kültür turizmine, inanç turizminden kruvaziyer turizmine kadar hemen hemen her çeşit turizm olanağına sahiptir. İzmir kruvaziyer turizmde yakaladığı başarı ile adını dünyada duyurmuştur. Artık dünyanın en büyük kruvaziyer gemileri İzmir e sefer koymaktadır ve her yıl bu rakam gittikçe artmaktadır. Kruvaziyer gemiler, İzmir için önemli bir gelir kaynağı haline gelmiştir. Dünyanın en bereketli jeotermal kaynaklarına ve kaplıcalarına sahip olması İzmir i sağlık turizminde bir adım öne çıkarmaktadır. Bu nedenle, İzmir in EXPO 2020 adaylığı için Daha İyi Bir Dünya için Yeni Yollar / Herkes İçin Sağlık teması işlenmektedir. İzmir de tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektörü ile turizm, lojistik ve enerji sektörlerine yatırım yapılması öne çıkan sektörler açısından oldukça avantajlı görünmektedir. Tablo 14 : İzmir Makroekonomik Verileri İşsizlik Oranı (%) 10,5 11,8 16,2 15,1 14,7 - İşsiz Sayısı (Bin Kişi) İstihdam Düzeyi (Bin Kişi) İstihdam Oranı (%) 41,5 39,9 39,0 42,5 45,5 - Kamu Yatırımları 428,9 464,4 492, (Milyon TL) Yatırım Teşvik Belgesi ** Sayısı 1 İhracat (Milyar $) 2 17,7 21,6 14,3 16,8 20,1 15,5* İthalat (Milyar $) 2 21,1 26,1 16,1 22,2 22,3 16,9* 64

7 Dış Ticaret Dengesi (Milyar $) İhracatın İthalatı Karşılama Oranı (%) Açılan Firma Sayısı (Adet) Kapanan Firma Sayısı (Adet) Yabancı Turist Sayısı Vergi Gelirleri (Milyar TL) Banka Mevduatları (Milyar TL) Banka Toplam Nakdi Kredileri (Milyar TL) Banka Şube Sayısı Uluslararası Sermayeli Şirket Sayısı ( Ağustos ayı itibariyle) ,4-4,5-1,9-5,4-2,2-1,4* 83,8 82,7 88,2 75,7 90,1 91,7* * * * 15,4 17,7 17,5 22,7 27,5 23,7* 21,6 26,8 29,7 33,7 37,9 39*** 14,7 19,9 21,5 29,4 38,8 42,2*** *** Teşvik Belgesi kapsamında; Genel Teşvik Sistemi, Bölgesel Yatırımlar, Büyük Ölçekli Yatırımlara yönelik belgeler yer almaktadır. 2 Gümrüklere Göre Dış Ticaret *Eylül 2012 tarihi itibariyle **2012 Ocak-Ağustos dönemi ***2012 Yılı Ocak-Haziran dönemi Görüldüğü gibi, İzmir çok yönlü ekonomisi ile oldukça dinamik bir görünüm sergilemektedir. Son dönemde altyapı yatırımlarının hız kazanması ile potansiyelinden daha fazla yararlanabilecektir. 65

8 EXPO 2020 adaylığı için de gerekli olan bu projelerin hızla hayata geçirilmesi, İzmir in EXPO sürecine de hız ve güç katacaktır. Bununla birlikte, İzmir in en büyük hedefi, dünya kenti olmaktır. Brookings Enstitüsü nün 18 Ocak 2012 tarihinde yayınladığı 2011 Yılı Küresel Metropol İzleme Raporu nda dünyanın en büyük 200 metropol ekonomileri, dönemi için gelir ve istihdam büyüme oranlarındaki değişim baz alınarak sıralanmıştır. Kişi başına düşen gelirin yıllık büyüme oranı ve istihdamdaki yıllık büyüme oranına göre yapılan bu değerlendirmede, Türkiye den üç metropol ilk 10 kent arasına girmeyi başarmıştır. Dünyanın en hızlı büyüyen metropolleri listesinde ilk 10 kent sıralamasında; İzmir listenin 4. sırasında yer almıştır. Rapora göre, İzmir in gelişiminde en fazla katkıyı ticaret ve turizm sektörü yapmıştır. Potansiyelini tam olarak ortaya koyduğu zaman İzmir, dünyanın zengin ve en hızlı gelişen kentleri arasındaki yerini daha da pekiştirecektir. 2. Sektör Analizleri 2.1. Tarım Küresel iklim değişikliği, gıda fiyatlarındaki yükseliş, dünya nüfusundaki hızlı artış gibi gelişmelerin etkisiyle tarım sektörünün sosyal ve ekonomik bakımdan ülkemizin geleceği için kilit sektörlerin başında geldiği bir kez daha anlaşılmaktadır. Yaklaşık 4 bini endemik olmak üzere 12 binden fazla bitki türünün yetiştiği şanslı bir coğrafyada yer alan ülkemiz, tarım ekonomisi açısından Avrupa da birinci, dünyada 7. sırada bulunmaktadır. Küresel kriz ve çevresel olumsuzlukların ortaya çıkışına rağmen 2011 yılı verilerine göre, ülkemizin Tarımsal Gayri Safi Yurtiçi Hasılası 61,8 milyar dolar olurken, büyüme oranı %5,6 ya ulaşmıştır. Tarım sektörünün 2010 yılında toplam istihdam içindeki oranı% 25,2 iken bu rakam 2011 yılında kişi artarak 'e ve oranı ise % 25,5 e yükselmiştir. Tarıma verilen destek miktarı ise 7 milyar TL civarındadır. TÜİK verilerine göre tarım, hayvancılık, balıkçılık ve gıda ürünleri ihracatımız 2010 yılında 11,78 milyar Dolar iken 2011 yılında 14,22 milyar Dolara yükselmiştir yılı ilk 9 ay rakamlarına göre 10,53 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir. 66

9 Geçmişte küçük ölçekli yatırımcıların düşük bütçeli yatırımların yapıldığı tarım sektörü günümüzde orta ve büyük ölçekli yatırımların gözdesidir yılında tarım sektöründe teşvik edilen yatırım sayısı, toplam teşvikli yatırımların % 5,61 ine denk gelmektedir. Son 5 yılda tarım alanında adet yatırım desteklenmiştir. Türkiye nin tarıma elverişli alanlarının %11 inin Ege Bölgesi nde bulunması, Ayrıca Türkiye toplam tarım üretiminin %5 inin İzmir tarafından karşılanması tarımın Ege Bölgesi ve İzmir için önemini ortaya koymaktadır. Tarıma elverişli alanları, farklı iklim ve toprak özellikleri, ürün deseni, bilgi ve bilinç düzeyi gelişmiş üreticileriyle Ege Bölgesi yüksek bir tarım potansiyeline sahiptir. Bölgemiz, tarım ticaretinde önemli bir merkez konumundadır. Ege nin, Türkiye bitkisel üretim değerindeki payı yaklaşık % 19 düzeyindedir. Özellikle son yıllarda, bitkisel üretimde, sebze başta olmak üzere sebze-meyve üretiminde önemli gelişmeler kaydetmiştir. Bölgemizin toplam ihracatının içinde tarımın payı ve önemi giderek artmaktadır yılı TÜİK verilerine göre Bölgemiz yıllık ihracat rakamı 1,1 milyar dolara ulaşmıştır. Ege Bölgesi nin tarım ürünleri ihracatı geçen yıla göre % 10 artmıştır. Bölgemiz tarımı içerisinde İzmir tarımı son derece önemli bir yere sahiptir. Hayvancılık başta olmak üzere tarımın birçok alanında öncü olan kentimizde, 113 tür bitkisel ürün ve 13 tür hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır. İzmir, birçok üründe verim ve kalite açısından Türkiye ortalamasının üzerinde değerlere sahiptir. Ülkemiz toplam tarım üretiminin % 5 ini kentimiz karşılamaktadır. İzmir ekonomisinde ağırlık sanayi ve hizmetler sektöründe olmasına rağmen tarım alanında da faaliyetler yoğun olarak yapılmaktadır. Kent nüfusunun % 15 i, aile olarak ifade edildiğinde ise 151 bin aile geçimini tarım sektöründen sağlamaktadır. Tarım sektörü daha çok kent merkezinden uzak olan ilçelerde yoğun iken merkeze yakın ilçelerde hem sanayi hem tarım sektörleri yaygındır. 67

10 Halihazırda kentimizin sahip olduğu hektarlık tarım alanının % 41,3 ünü tarla alanları, % 28,2 sini zeytin alanları, % 12,1 ini sebze alanları, % 8,3 ünü meyve alanları ve % 3,6 sını bağ alanları oluşturmaktadır. Kentimizin toplam tarım alanın % 53 ü olan 179 bin 146 hektarlık alan sulanmaktadır. İlde sulama imkânının bulunması; bitkisel ürün çeşitliliğini de beraberinde getirmektedir yılı TÜİK verilerine göre; ülkemiz 80 milyar TL bitkisel üretim değerinin 3,4 milyar TL si, 46,9 milyar TL canlı hayvan değerinin 1,8 milyar TL si, 38,1 milyar TL hayvansal ürünler değerinin ise 2 milyar TL si kentimizce gerçekleştirilmektedir. Ege Bölgesinde, hayvan varlığı bakımından 2. sırada, süt verimliliği açısından ise 1. sırada yer alan kentimizde; 2011 yılında büyükbaş hayvan, küçükbaş hayvan kayıt altına alınmıştır. Buna göre İzmir, Türkiye deki büyükbaş hayvan sayısının % 3,4, küçükbaş hayvan sayısının ise % 1,9 unu oluşturmaktadır. Sağmal hayvan varlığı açısından bakıldığında koyun, sığır ve keçi bulunmaktadır. İzmir de, 2010 itibariyle ,3 ton kırmızı et, ton beyaz et üretilmektedir. 174 adet süt ve süt ürünleri işleyen tesis bulunan kentimiz, Türkiye süt üretiminin %8,5 unu karşılamaktadır yılı verilerine göre kentimizde 581 bin ton inek sütü, 30 bin ton manda sütü ve 12,8 bin ton keçi sütü üretilmiştir. Buna göre, Türkiye de üretilen sığır sütünün %9 u, koyun sütünün %4 ü ve keçi sütünün %4 ü ilimizde üretilmektedir. İzmir, su ürünleri açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Son verilere göre ildeki toplam 51 adet balık çiftliğinden elde edilen ton balık ve ton orkinos ihraç edilmiştir. İhraç edilen avcılık balıkları, kabuklular ve yumuşakçalar da dahil edildiğinde kentimiz toplam su ürünleri ihracatının 125 milyon Dolara ulaştığı görülmektedir yılında ton avcılık, ton yetiştiricilik olmak üzere ton su ürünleri üretimi yapılmış ve toplam 301,1 milyon TL üretim değeri elde edilmiştir. İzmir; organik tarımın beşiği konumunda olup özellikle son yıllarda organik tarım konusunda gelişmeler kaydedilmiştir. İlk organik üretim çekirdeksiz kuru üzüm ile 1980'li yılların ortalarında İzmir'de başlamıştır. 68

11 Organik olarak üretilen 212 üründen 119 çeşidi İzmir'de üretilmektedir. Ege İhracatçı Birliklerinin verilerine göre, 15 milyon 880 bin TL lik organik ürün ihracatının yaklaşık yüzde 80 ni organik tarımın başkenti İzmir gerçekleştirmektedir. Yapılan değerlendirmelerden de anlaşıldığı üzere İzmir, tarım potansiyeli açısından oldukça şanslıdır. Çünkü coğrafi yapısı ve iklim özellikleri birçok bitki türünün yetişmesine uygun bir ortam sağlamaktadır. Ancak ülkemiz tarımının karşı karşıya olduğu sorunların etkileri şüphesiz kentimiz tarımına da etki etmektedir. Bu kapsamda, sektörün gelişimine yönelik olarak sözkonusu sorunlar ve bu sorunlara ilişkin görüş ve önerilerimiz aşağıda sıralanmaktadır. Ülkemizde araziler miras yoluyla her geçen gün küçülmekte, parsel sayıları gittikçe artmakta ve ekonomik parsel büyüklüğünün altında arazi bölünmesine neden olmaktadır. Bugün itibariyle parsel sayısı 20 milyona ulaşmış olup tarımsal verimliliğin önündeki en büyük engellerden biri tarım arazilerinin bölünmesidir. Tarımın daha verimli hale getirilmesi için tarım yapılan toprakların miras yoluyla bölünmesinin ve tarımsal işletmelerin çok parçalılığının önlenmesi amacıyla Türk Medeni Kanunu ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin çalışmalar sonuçlandırılmalıdır. Havza bazında ürün deseni planlaması yapılmasına karar verilerek Türkiye 31 havzaya bölünmüştür. Fakat henüz arazi kullanım planlamasının alt yapısı hazır değildir. Tarımsal üretime yön verilebilmesi ve kontrol edilebilmesi için toprak yapısını parseller düzeyinde yani detaylı olarak bilinebilmesine yönelik sözkonusu çalışmalar tamamlanmalıdır. Tarım sektörünün gelişimi açısından sektörün desteklenmesi son derece önem taşımaktadır sayılı Tarım Kanununda tarımsal destekler için ayrılacak kaynağın gayrisafi millî hasılanın yüzde birinden az olamayacağı ifade edilmiştir. Bu kapsamda, girdi ve ürün desteklerine özel önem verilmeli; pamuk, süt vb. ürünlerin desteklenmesine devam edilmeli; desteklemelerde özellikle kaliteli üretimin teşviki ve verimlilik göz önünde bulundurulmalı; sözkonusu destekler arttırılmalı ve ödemelerin zamanında yapılması sağlanmalıdır. Bununla birlikte, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında tarıma dayalı ekonomik yatırımların desteklenmesi yönünde gerçekleştirilecek hibe yardımlarının sürdürülmesi, işlemlerin kolaylaştırılması, yardımın daha hızlı ve kolay verilmesi ve yardımların kapsamının arttırılmasına yönelik çalışmalara da özel önem verilmelidir. 69

12 Tarımda yaşanan temel sorunlardan biri de girdi fiyatlarındaki yüksekliktir. Gübre, tohum, ilaç ve damızlık gibi önemli girdilerde dışa bağımlılığımız girdi fiyatlarının kontrolünü güçleştirmektedir. Bu durum rekabetin gittikçe arttığı günümüzde tarım sektöründe faaliyet gösteren firmaların rekabet şansını gittikçe azaltmaktadır. Uygulanmakta olan gübre, mazot ve yem bitkileri destekleri artırılmalı ve girdilerde uygulanan vergi (KDV, ÖTV) oranları düşürülmelidir yılı 9 aylık ihracat verilerine göre ülkemiz ihracatının%9,3 ünü oluşturan tarım, hayvancılık, balıkçılık ve gıda ürünleri ihracatımızı arttırabilmek için dış pazarın talep ettiği çeşit ve kalitede, katma değeri yüksek üretim yapılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Üreticilere yönelik olarak üretim yöntemleri, zirai mücadele, teknoloji kullanımı ile ilaç ve gübrenin bilinçli kullanımı vb. konularda eğitim çalışmalarının yoğunlaştırılması sağlanmalıdır. Yakın gelecekte kaynakların gittikçe azalacağı düşünüldüğünde su tasarrufu sağlayan sulama tekniklerinin daha da önem kazanacağı anlaşılmaktadır. Suyun etkin ve akılcı kullanımına imkan veren damlama ve yağmurlama teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve çiftçilerin bu konuda bilinçlendirilmesi için çalışmalar yürütülmelidir. Ülkemiz sahip olduğu ekolojik özellikler ile organik tarımsal üretim açısından önemli üstünlüklere sahiptir. Son 10 yıllık dönemde özellikle sağlıklı yaşam kaygısının ön plana çıkmasıyla organik ürünlere olan talep artmış ve sektör önemli gelişmeler kaydetmiştir. Organik tarım sektörünün gelişimine yönelik olarak özellikle üretim ve yurtiçi tüketimin arttırılması için çalışmalar yürütülmelidir. Ülkemizde bulunan yaklaşık 3 milyon tarımsal işletmeye ilişkin güvenilir bilgilerin elde edilmesi, geleceğe dönük istikrarlı ve sürdürülebilir tarım politikalarının oluşturulması açısından son derece önemlidir. Güvenilir tarımsal istatistiklerin oluşturulması; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile TÜİK işbirliğinde kurulan Tarımsal İşletme Kayıt Sistemi ile tarım bilgi sisteminin kurulması ve mevcut sistemlerin bu yapı ile entegrasyonu devam etmekte olup sözkonusu çalışmalar sonuçlandırılmalıdır. AB müktesebatına uyum gerekleri de gözetilerek koruma-kontrol hizmetleri etkinleştirilmeli, sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması ve pazar şartlarına uygun, kaliteli üretim yapılması yönündeki çalışmalar sürdürülmelidir. Bu kapsamda, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün kurulması, idari yapılanma bakımından önemli bir adımdır. Revize Su Ürünleri Kanunu henüz kabul edilmemiş olup devam etmekte olan mevzuat çalışmaları biran önce tamamlanmalıdır. 70

13 Hayvansal proteinler sağlıklı beslenmede son derece önemli olup, ne yazık ki ülkemizde kişi başı et tüketimi gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşüktür. ABD de kişi başı et tüketimi 124,8 kg. ve Avrupa Birliği nde 74,3 kg.a ulaşırken ülkemizde sadece 19,3 kg.dır. Sağlıklı nesiller için kişi başına hayvansal protein tüketimini arttırmaya yönelik çalışmalar yürütülmelidir. Verimli tarım arazilerinin tarım dışı kullanımı engellenmeli ve AB standartlarında kayıt ve kadastro sistemine geçilmelidir yılı yatırım teşvikleri Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Teşvikler, genel, bölgesel, büyük ölçekli yatırımlar ve stratejik yatırımlar başlıkları altında verilmektedir. Sözkonusu yatırım teşvikleri ile İzmir e yakın mesafede yer alan iller indirim ve kapasite avantajları ile tarımsal yatırımlar için cazip hale gelirken tarım kenti olan İzmir, birinci bölgede yer alması nedeniyle yatırım teşviklerinden yeteri kadar yararlanamamaktadır. Sözkonusu teşviklerden İzmir in de yeterince yararlanabilmesi için çalışmalar yapılmalıdır. Dünya nın en kaliteli pamuklarının yetiştirildiği bölgemizde 2000 li yılların başında 300 bin ton seviyelerinde olan pamuk üretimimiz sezonunda 75 bin ton seviyelerine kadar gerilemiştir. Bir yandan da tüketimimize yetecek kadar üretim yapamadığımız için pamuk ithalatımız devam etmektedir. Bu nedenle, stratejik ürünümüz pamukta bir üretim stratejisi geliştirilmeli, üretim maliyetlerini düşürmek amacıyla girdiler üzerindeki vergi yükü düşürülmeli, desteklemeler en az enflasyon oranı kadar arttırılmalı, yerli pamuk kullanan sanayiciye destek verilmeli, lisanslı depoculuk sistemi desteklenmeli ve yaygınlaştırılmalıdır. Bölgemiz ile özdeşleşen zeytinyağının uluslararası pazarlarda bilinirliğinin arttırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmelidir. Ayrıca, son derece sağlıklı bir ürün olan zeytinyağının halkımız tarafından da tüketilmesi için etkin tanıtım kampanyaları düzenlenmelidir. Yıllık ortalama 250 bin ton üretim ile kuru meyve ihracatında çok önemli bir yere sahip olan kuru üzüm, ülkemiz için stratejik bir üründür. Ülkemizin daha yüksek bir ihracat geliri elde edebilmesi için kuru üzümü işleyerek katma değerini arttırarak ihraç edilmesi için çalışmalar yapılmalı, ürün kalitesini yükseltecek, işletme altyapısını modernize edecek ve sektörde inovasyon yaratacak çalışmalar planlanmalıdır. 24,5 milyon hektarlık tarım alanıyla Dünya nın 7. büyük tarım coğrafyası konumunda olan ülkemizin sahip olduğu potansiyelini yeterince değerlendirebilmesi için tüm bu sorunların çözümüne yönelik çalışmaların yapılması önem arz etmektedir. 71

14 Ülkemiz toplam tarım üretiminin % 5 ini üreten; bölgesinde bitkisel üretim değerinde 1., hayvansal üretim değerinde 3., tüm tarımsal üretim değeri açısından ise 2. sırada yer alan kentimiz tarımı ve tarıma dayalı sanayisinin geliştirilmesine yönelik projeler ivedilikle hayata geçirilmelidir Sanayi 2011 yılında % 8,5 olarak gerçekleşen büyümeyi, % 8,9 oranında artan sanayi üretimi tetiklerken yıllık 77 milyar dolar ve GSMH nın % 10 una ulaşan cari açığın finansmanının giderek zorlaşması ekonomide frene basılmasına neden olmuştur. Cari açık 2012 nin ilk 9 ayında 39,3 milyar dolara gerilese de, Ekonomi Yönetimi tedbiri elden bırakmak istemiyor. Alınan kararların da etkisiyle yılın ilk altı ayında % 3,1 e gerileyen büyüme hızının yıllık yüzde 3 lerde gerçekleşmesi ve yıllık % 4 olarak belirlenen hedefin de altında kalması beklenmektedir. Bu durum, ekonomik büyümeyle güçlü bir bağı olan ve en büyük katkıyı yapan sanayi üretiminin yavaşlaması anlamına gelmektedir Orta Vadeli Program da bu öngörüleri teyit etmekte ve sadece bu yıl değil 2013, 2014 ve 2015 yıllarında da % 4-5 aralığını aşmayacak kontrollü ve düşük büyümeyi öngörmektedir. ABD ve Avrupa ekonomileri kaynaklı belirsizliklerin yanı sıra siyasette de belirsizliklerin arttığı bir ortama girilmesi sanayi üretimini de olumsuz etkilemektedir. Bunun en temel göstergelerinden birini, İSO Sanayi Gelişim Endeksi oluşturmaktadır. Üretim, iç satış, ihracat ve istihdam endeksleri toplamının aritmetik ortalaması alınarak hesaplanan endeks Mart 2011 de 131,8 ile yılın en yüksek değerine ulaştıktan sonra izleyen aylarda inişli çıkışı bir eğilim sergilemiş, 2011 yılını 90 değeri ile 100 endeks değerinin altında kapatmıştır yılının ilk iki ayında da gerilemeye devam eden endeks, Mart 2012 de önemli bir sıçrayışla 121,8 e yükselmiş, Nisan 2012 deki düşüşün ardından Mayıs 2012 de tekrar 120,9 a çıkmıştır. Takip eden aylarda düşüş eğilimi gösteren endeks, Ağustos 2012 ayında bir önceki aya göre 7,6 puan azalarak 80,9 a kadar gerilemiştir. Sanayi üretiminde Avrupa ekonomilerinde sıfıra yaklaşan büyüme ve iç talepte dibe vuran satın alım gücü 2012 üretim değerlerini de düşürmüştür. Aylık sanayi üretim endeksi sonuçlarına göre, Ağustos 2012 ayında bir önceki yılın aynı ayına göre sanayi üretimi % 1,5, imalat sanayi üretimi % 2,6 oranında azalış göstermiştir. Sanayi üretimi Ocak ta yüzde 1,5, Şubat ta yüzde 4,4, Mart ta yüzde 2,6, Nisan da yüzde 1,5, Mayıs ta yüzde 5,9, Haziran da yüzde 2,7, Temmuz da yüzde 3,4 artış gösterdikten sonra Ağustos ayında yüzde 1,5 azalış göstermiştir. 72

15 Ağustos ayındaki olumsuz göstergeye rağmen Ocak-Ağustos 2012 döneminde ise sanayi üretimi % 2,6, imalat sanayi üretimi % 1,9 oranında artış göstermiştir. Bu oranlar, geçen yıl aynı dönemdeki artış oranlarının oldukça altında seyretmektedir. Özellikle 30 ay aradan sonra Ağustos 2012 de yaşanan düşüş, ekonomideki iniş eğilimini işaret etmesi açısından oldukça önemlidir. Geçen yılın ilk altı ayında yüzde 11 büyüyen sanayi üretimi, Temmuz ve Ağustos aylarında hız keserek sırasıyla % 6,9 ve % 3,7 lik performans göstermiştir. Bu yılın ilk altı ayında, sanayi üretiminin, bir önceki yıla göre sadece % 3,1 oranında artış göstermesi üretimdeki yavaşlamayı daha net olarak göstermektedir. Bunda iç ve dış faktörler önemli rol oynamıştır. Gerek iç talepte ve gerekse dış talepte düşüşler yaşanmaktadır. Talep daralması, yılbaşından bugüne % 10 u bulmuştur. Bu yıl ilk 6 ayda hane halkı tüketim harcamaları % 0,2 oranında gerilemiştir. Devletin tüketim harcamalarında % 4,9 (büyümenin üzerinde) artış vardır. Bunun başlıca nedeni, yılın ilk yarısında maaş ve ücret harcamaları ile mal ve hizmet alım harcamalarının artması olmuştur. Aynı dönemde toplam yatırım harcamalarında da belirgin bir düşüş gözlenmiştir yılında üçer aylık dönemlerde % 35,7 ve % 29 olan toplam yatırım harcamaları bu yılın ilk yarısında yüzde 3,2 ye gerilemiştir. Özel sektör yatırımlarındaki gerileme % 3,5 lik orana ulaşırken makine ve teçhizat yatırımlarındaki gerileme % 5,9 gibi daha yüksek oranlı düşüş göstermiştir. İç ve dış talep artışının üretimden yatırıma kadar sanayi cephesinde bir tedirginlik yarattığı görülmektedir. Talep artışı, küresel ekonominin düzelmesine ve komşularımızla ilişkilerin durumuna bağlıdır. Üstelik Avrupa'da büyüme oranları genelde sıfıra yakın seyrederken 27 ülkenin üye olduğu Euro bölgesi ekonomileri, 2012 yılı ikinci çeyreğinde % 0,2 oranında küçülmüş bulunmaktadır. Kamu borçluluğu yüksek ülkeler başta olmak üzere pek çok ülkede sıkı maliye politikaları uygulanmaktadır. Türkiye ekonomisinde durum Avrupa'ya oranla daha iyi olsa da, kısa dönemde iç talebin canlanmaması iç talebe yönelik sıkıntıları daha da arttıracaktır. İhracat miktar olarak artarken, birim değer olarak azalmakta; sanayinin karlılık oranları düşmektedir. İhracatçı sanayici pazarlarını korumak ve üretimini sürdürmek adına karından fedakârlık yapmak zorunda kalmaktadır. Bu durumun kaynak yaratmakta zaten çok zorlanan sanayimizi daha da zora sokacağı tahmin edilebilmektedir. 73

16 Çözüm olarak sanayimizin kaynak yaratma kapasitesini artıracak yapısal adımlar atılmalıdır. Kurumsallaşmanın, halka arzın teşviki bu adımlar arasında önemli bir yer tutmaktadır. Halka arzın getireceği kaynak, özellikle orta ve uzun vadede KOBİ'lerimize nefes alma, genişleme imkânı sağlayacaktır. Ülke olarak tasarrufları, en etkin, en verimli şekilde kaynak olarak sanayimize aktarmayı başaramadığımız takdirde, ilave yatırım, katma değer, ilave istihdam yaratmak daha güç hale gelecektir. Uygun koşullarda ve uzun vadeli finansman imkânına sahip bir sanayi, daha zengin bir Türkiye'nin yolunu açacaktır. Firmaların iç ve dış pazarlardaki rekabet ortamına ayak uydurabilmeleri için; Sanayimizin en temel sorunlarından biri vasıflı iş gücü teminidir. Eğitim ve istihdam köprüsü vasıfsız işçiliğin mesleki eğitime yönlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Ar-Ge ye dayalı katma değeri yüksek ürün üretimi teşvik edilmelidir. Sektörel bazda özgün tasarım ile firmaların marka ürünlere yönelmesi sağlanmalıdır. Maliyetleri azaltmak, verimliliği, ürün kalitesini artırmak sanayinin rekabet gücü açısından olmazsa olmazları oluşturmaktadır. Rekabette üstünlüğe giden yol, bilgi ve özel beceriye, Ar-Ge, teknoloji ve inovasyona dayanan, daha yüksek katma değerli bir üretim ve ihracat yapısına gitmekten geçmektedir. Dış girdi bağımlılığı yüksek olan sektörlerde geri dönüşüm sağlayacak yatırımlara önem verilmelidir. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin bilgi ve iletişim teknolojik altyapılarının geliştirilmesi teşvik edilmelidir. İrili-ufaklı sanayi işletmelerinin finansman sıkıntılarını çözümleyecek stratejiler geliştirilmelidir. İzmir, İstanbul un ardından ülkemizin ikincil önemli sanayi merkezidir. İç ve dış pazarlarla yoğun ticari bağlantıları, tarihsel ve entelektüel birikimi, deniz ve havayolu bağlantıları, ilimizde sanayinin gelişimi için müteşebbislere önemli avantajlar sağlamaktadır. Ülke çapında faaliyet gösteren 500 büyük sanayi kuruluşu içinde ciro, katma değer, ihracat ve istihdam değerlerinde bölgemiz firmalarının aldığı pay yüzde aralığında seyretmektedir yılında 64, 2011 yılında 62 Egeli firmanın ilk 500 büyük firma arasına girdiği sıralamada, Ege nin en büyüğü listeye 12. sıradan giren PETKİM olurken onu bakır ve demir çelik firmaları izlemiştir. İlk 100 içinde İzmirli 17 firmanın yer aldığı değerlendirmede, 2011 yılında bu firmaların yaptığı toplam ihracat bir önceki yılın % 30 üzerine çıkmıştır. 74

17 İzmir de faaliyet gösteren 100 büyük firmanın üretimden satışları % 22, ciroları % 24, kar payları % 17, Ar-Ge giderleri % 17, istihdamları % 7, borçları % 14, zararları % 62, ihracatları % 31, ithalatları ise % 34 oranında artmıştır. İlk 10'da yer alan firmalar, 100 büyük firmanın üretimden satışlarının % 61'ini, istihdamın ise % 39'unu karşıladığı görülmektedir. Son 2 yılda satışlarda yaşanan düşüş eğiliminin, 2011 yılı ile birlikte yerini artışa bıraktığı, 2011 yılında güçlü toparlanma sinyallerinin verildiği, bunun da üretimden satışlar ve ciroya olumlu yansıdığı görülmektedir. İlk 100 İzmirli Firma değerlendirmesinde Türkiye genelinde olduğu gibi ithalatçı yapının İzmirli firmalarda da korunduğu dikkati çeken diğer nokta olmuştur. İzmirli firmalar her 100 dolarlık üretim için 65 dolarlık mal ithal etmektedir. Dikkat çeken diğer nokta ise firmaların Ar-Ge yatırımlarına önem vermeleri ve Ar- Ge yatırımlarının bir önceki yıla göre yüzde 17 oranında artmasıdır. Ar-Ge yatırım harcamalarındaki artış, kaliteli ve nitelikli üretime doğru geçişin göstergelerinden biri olmaktadır. Bu tablo, İzmir ve Ege menşeli firmaların küresel ekonomiye eklemlenmesi ve uluslar arası rekabete hazırlıklı olmaları anlamında önemli aşamalar kaydettiğini göstermektedir Ticaret Dış Ticaret Türkiye nin Ocak-Eylül 2012 dönemindeki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre % 13,7 artarak, 113 milyar 23 milyon dolara ulaşırken, ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre % 2,9 düşerek 176 milyar 500 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. İl Merkezinde kayıtlı firmaların ihracat rakamlarına göre İzmir ihracat rakamı Ocak- Eylül 2012 döneminde 6 milyar 439 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam 2011 yılının aynı döneminde 5 milyar 974 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. İzmir de Ocak-Eylül 2012 döneminde ihracatçı firma sayısı e ulaşmıştır. Bu rakam 2011 yılının aynı döneminde dir. İlimizden, Ocak-Eylül 2012 döneminde gerçekleştirilen ihracat rakamlarına göre ilk 10 fasıl sıralaması aşağıdaki gibi şekillenmiştir. 75

18 Tablo 15: İzmir'in İhracatında Başlıca Ürünler (Ocak-Eylül 2012) Fasıl Adı İhracat (Dolar) 1 Demir ve çelik Örme giyim eşyası ve aksesuarı Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler; bunların aksam ve parçaları 4 Plastikler ve mamulleri Mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler; bitümenli maddeler; mineral mumlar 6 Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları; bunların aksam, parça, aksesuarı 7 Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş maddeler Yenilen meyveler ve yenilen sert kabuklu meyveler; turunçgillerin ve kavunların ve karpuzların kabukları 9 Örülmemiş giyim eşyası ve aksesuarı Organik kimyasal ürünler Kaynak: TÜİK, İzmir, 2012 yılı Ocak-Eylül döneminde en fazla ihracat yapılan iller sıralamasında İstanbul, Kocaeli ve Bursa dan sonra dördüncü sırada yer almıştır. İzmir den 2012 yılı Ocak-Eylül döneminde ihracat yapılan ilk 10 ülke sıralaması aşağıdaki gibi şekillenmiştir: Tablo 16: İzmir in İhracatında Başlıca Ülkeler (Ocak-Eylül 2012) Ülke adı İhracat (Dolar) 1. Almanya İngiltere A.B.D İspanya Hollanda İtalya Fransa Suudi Arabistan Güney Kore Rusya Federasyonu Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu,

19 İl Merkezinde kayıtlı firmaların ithalat rakamlarına göre Ocak-Eylül 2012 döneminde İzmir de gerçekleşen ithalat ise 7 milyar 955 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde İzmir de gerçekleştirilen ithalat ise 8 milyar 19 milyon dolardı. İzmir de Ocak- Eylül 2012 döneminde ithalatçı firma sayısı 4326 iken, bu rakam 2011 yılının aynı döneminde şeklindeydi. İlimizde, Ocak-Eylül 2012 döneminde gerçekleştirilen ithalat rakamlarına göre ilk 10 fasıl sıralaması aşağıdaki şu şekilde oluşmuştur: Tablo 17: İzmir'in İthalatında Başlıca Ürünler (Ocak-Eylül 2012) Fasıl Adı 1 Mineral yakıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler; bitümenli maddeler; mineral mumlar İthalat (Dolar) Demir ve çelik Motorlu kara taşıtları, traktörler, bisikletler, motosikletler ve diğer kara taşıtları; bunların aksam, parça, aksesuarı 4 Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler; bunların aksam ve parçaları Plastikler ve mamulleri Organik kimyasal ürünler Elektrikli makina ve cihazlar, ses kaydetme-verme, televizyon görüntü-ses kaydetme-verme cihazları; aksamparça-aksesuarı Kağıt ve karton; kağıt hamurundan, kağıttan veya kartondan eşya Tütün ve tütün yerine geçen işlenmiş maddeler Hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yağlar; yemeklik katı yağlar; hayvansal ve bitkisel mumlar Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu, yılı Ocak-Eylül döneminde en fazla ithalat yapan iller sıralamasında İstanbul ve Kocaeli den sonra İzmir üçüncü sırada yer almaktadır. İzmir de 2012 yılı Ocak-Eylül döneminde ithalat yapılan ilk 10 ülke sıralaması aşağıdaki gibi şekillenmiştir: 77

20 Tablo 18: İzmir in İthalatında Başlıca Ülkeler (Ocak-Eylül 2012) Ülke Adı İthalat (Dolar) 1 Rusya Federasyonu Almanya Çin A.B.D İtalya İspanya Fransa Bulgaristan Hollanda Güney Kore Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu, 2012 Türkiye ihracat artışının ilimiz ihracatına yansımadığı ve ülkemiz ihracatında ilimizin payının yıllar itibariyle azaldığı görülmektedir. Bunda kayıtları Ege dışında tutulan bazı sektörlerin oluşu da etkili olmaktadır. Bu kapsamda özellikle kimya sektöründe Ege Bölgesi nde tesisleri bulunan, üretim ve ihracat yapan birçok firmanın ihracat kayıtlarının İstanbul, Bursa, Ankara ve değişik illerde kurulu ihracatçı birliklerinde tutulması Ege Bölgesinin önemli sorunlarından birisi olup sorunun çözülmesi amacıyla girişimler yürütülmektedir. Ege Kimyevi Maddeler İhracatçı Birlikleri nin kurulması hem dış ticaret rakamlarımıza olumlu yansımada bulunacak hem de bölgedeki firmalarımıza yerinde destek verebilecektir. İzmir ihracatının arttırılmasına yönelik Odamız girişimleri sürmektedir. Yurtdışı kurumlarla yürüttüğümüz işbirlikleri yanında dış ticarete yönelik eğitim, bilgi ve danışmanlık hizmetleri verilerek yeni ihracatçılar kazanılmasına çalışılmaktadır. Odamız KOSGEB ile yürüttüğü işbirliği ile üyelerimizin yurt dışı gezilerine katılımını arttırmak üzere çalışmakta, üyelerimizin bu konuda sağlanan devlet desteğinden faydalanmaları için gayret göstermektedir İç Ticaret 2012 yılı ikinci çeyrek döneminde Türkiye ekonomisinde büyüme yavaşlamış ve beklentilerin de altında kalmıştır. Geçen yılın aynı dönemine göre ilk üç ayda büyüme 3,3'e, ikinci üç ayda yüzde 2,9'a gerilemiştir. ABD ve Avrupa ekonomilerindeki daralmanın yanı sıra iç tüketimin gerilemesine bağlı olarak düşen iç talebin hissedildiği alanlardan birini de ticaret sektörü oluşturmaktadır. 78

21 Yılın ilk beş ayında karşılıksız çeklerin yüzde 56,4, protestolu senetlerin de yüzde 13,5 artış gösterdiği bir ortamda toptan ve perakende ticarette yavaşlama da belirginleşmiştir. Geçtiğimiz yıl ilk çeyrekte yüzde 14,9, ikinci çeyrekte yüzde 9,1 artış gösteren ticaret sektörü büyüme oranı yılın ilk yarısında dibe vurarak 2012 ilk çeyrekte yüzde 0,7, ikinci çeyrekte ise yüzde 1,2 olarak gerçekleşmiştir. Bu sonuçta ticari performansı birebir etkileyen tüketim harcamalarının tabana inmesi önemli rol oynamıştır. Hanehalkı tüketim harcamaları geçen yıl ilk çeyrekte yüzde 11,9, ikinci çeyrekte yüzde 8,2 artarken 2012 ilk çeyrekte bu artış yüzde 0,2 gibi son derece düşük bir değere inmiş, ikinci çeyrekte ise yüzde -0,5 lik negatif değere düşmüştür. Ekonomideki yavaşlama ve sıkı para politikasının tüketim harcamaları üzerindeki sınırlayıcı etkisi ikinci çeyrek sonrasında daha fazla artmıştır. Tüketici güven endeksi ile harcama eğilimleri de yılın ikinci çeyrek döneminde hissedilir şekilde geriledikten sonra üçüncü çeyrek dönemi ilk ayında sınırlı bir artış göstermiştir. Tüketicilerin satın alma eğilimlerinde ikinci çeyrek döneminde yaşanan düşüş, tüketim harcamalarının fiilen gerilemesine yol açmıştır Eylül ayında genel endeks rakamı tüketici güveninin bir önceki aya göre 2,3 puanlık düşüş göstererek 88,8 değeri ile kötümser kategorisinde yer almaya devam ettiğini işaret etmektedir. Tüketicideki talep noksanlığı ticaret kesiminde arz daralmasını da beraberinde getirmiştir. Ticaret-Hizmet sektörü ciro endeksi; 2012 yılının ikinci çeyreğinde, bir önceki yılın aynı çeyrek dönemine göre yüzde 3,7 oranında artmasına rağmen maliyet artışlarının fazla olması karlılığı düşürmüştür yılı ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyrek dönemine göre ticaret ve hizmet sektörü ciro endeksinde, iktisadi faaliyet kolları itibariyle toptan ve perakende ticaret, motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımında yüzde 2,6, bilimsel ve teknik faaliyetlerde yüzde 2,0 oranlarında artış; bilgi ve iletişim faaliyetlerinde ise yüzde 1,8 oranında azalış olmuştur. Özellikle mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlerde 2012 yılı birinci çeyrek dönemindeki yıllık artış oranının yüzde 34,3 ten, 2012 yılının ikinci çeyrek döneminde yüzde 2,0 a kadar ciddi orandaki gerilemesi dikkat çekmektedir. 79

22 İstihdam endeksinde ise artış görülmektedir. Ticaret-hizmet sektörü istihdam endeksi 2012 yılının ikinci çeyreğinde, bir önceki yılın aynı çeyrek dönemine göre yüzde 5,1 oranında, bir önceki çeyrek döneme göre yüzde 3,8 oranında artış göstermiştir. Ticaret-Hizmet sektörü istihdam endeksinin, 2012 yılının ikinci çeyrek döneminde, 2011 yılının aynı çeyrek dönemine göre iktisadi faaliyet kolları itibariyle; toptan ve perakende ticaret, motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımında yüzde 7,6, ulaştırma ve depolamada yüzde 6,5, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinde yüzde 9,6 artış; bilgi ve iletişim faaliyetlerinde yüzde 1,8, mesleki bilimsel ve teknik faaliyetlerde yüzde 5,0, idari ve destek hizmet faaliyetlerinde yüzde 13,2 oranlarında azalış olmuştur. Ticaretin barometresi niteliğindeki önemli göstergelerdeki olumsuzluk, sektördeki faaliyetlerde de frene basılmasına neden olmaktadır. Perakende ticaret sektöründe ağırlıklı ticareti, organize perakende kuruluş faaliyetleri oluşturmaktadır itibariyle 14 bin 705 hiper ve süpermarket ile Türk perakende pazarı, Avrupa da yedinci, dünyada onuncu sırada yer almaktadır de 302 milyar dolar olan perakende sektörü büyüklüğünün 2015 de 421 milyar dolara ulaşması öngörülmektedir. Halen 600 bin kişinin çalıştığı sektörde 2012 yılının tamamında 75 bin kişilik istihdam artışı olması beklenmektedir. Organize perakende sektörü istihdamında 2012 nin ilk 6 ayında yüzde 4, yıllık bazda ise yüzde 8 artış sağlanmıştır. Alışveriş merkezi sayısının artmaya devam etmesi istihdamı tetikleyen en önemli faktör olarak öne çıkmaktadır. Ancak gençlerin perakendeyi meslek olarak görmemesi, istihdamda başlıca sorun olmaya devam etmektedir. Önemli ticari aktivite merkezi konumundaki Alışveriş Merkezi(AVM) yatırımlarının hız kestiği, 2012 ilk çeyrek döneminde 5, ikinci çeyrek döneminde 6 AVM açıldıktan sonra üçüncü çeyrek dönemde sadece 1 yeni AVM açılması yatırımların yavaşladığı ve adeta bekle-gör dönemine geçildiğini göstermektedir. Türkiye de faaliyet gösteren 313 AVM bulunmakta olup, markaların ve yeni açılacak AVM lerin 2015 sonuna kadar 450 yi bulması beklenmektedir. Aynı dönemde perakende istihdamında ise 900 bin kişiye ulaşılacağı tahmin edilmektedir. Sektörde faaliyetlerin daralması, yeni açılan-kapanan şirket istatistiklerine de olumsuz yansımaktadır Eylül ayında kurulan şirket sayısında bir önceki aya göre yüzde 12,53 artış olurken yılın ilk dokuz ayında kurulan şirket sayısı 2011 yılının aynı dönemine göre yüzde 28,4 oranında azalış olmuştur. Aynı dönemde kapanan şirket sayısında da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,75 artış olmuştur. 80

23 2012 yılı Eylül ayında, 2011 yılı Eylül ayına göre kurulan şirket sayısında yüzde 27,5 ve kurulan kooperatif sayısında yüzde 2'lik azalış olurken gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 25,8 lik artış gerçekleşmiştir yılı Eylül ayında kapanan şirket sayısı, 2011 yılının aynı ayına göre yüzde 7,8 ve kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 1 artarken, kapanan kooperatif sayısı yüzde 27,4 azalmıştır yılının ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısı yüzde 28,4 ve kooperatif sayısı yüzde 16,6 oranında azalırken, gerçek kişi ticari işletmesi sayısı yüzde 13,9 artmıştır. Aynı dönem içinde kapanan şirket sayısı yüzde 1,3 ve kooperatif sayısı yüzde 2,6 artarken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 29,2 azalmıştır. Tablo 19: Kurulan ve Kapanan Firmaların Genel Görünümü ŞİRKET EYLÜL 2012 AĞUSTOS 2012 Bir Önceki Aya Göre Değişim (%) 81 EYLÜL 2011 Bir Önceki Yılın Aynı Ayına Göre Değişim (%) OCAK- EYLÜL (9 AYLIK) Değişim (%) Kurulan Şirket , , ,39 Kooperatif , , ,63 Ger.Kişi , , ,94 Tic.İşl. Tasfiye Şirket , , ,98 Kooperatif , , ,12 Kapanan Şirket , , ,32 Kooperatif , , ,59 Ger.Kişi Tic.İşl. Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu , , , Eylül ayında Artvin, Bitlis, Kars, Bayburt, Bartın, Ardahan, Karabük ve Kilis illerinde şirket kuruluşu gerçekleşmemiştir yılı Eylül ayında kurulan toplam şirket ve kooperatifin; yüzde 84,85 i limited şirket, yüzde 13,28 i anonim şirket, yüzde 1,79 u ise kooperatiftir. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 42,05 i İstanbul, yüzde 12,20 si Ankara, yüzde 5,60 ı İzmir de kurulmuştur Eylül ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı bir önceki aya göre yüzde 28,2 oranında azalmıştır yılı ilk dokuz ayında toplam şirket ve kooperatif kurulmuştur. Bu dönemde kurulan toplam limited şirket, toplam sermayenin yüzde 61,7 sini, anonim şirket ise yüzde 38,3 ünü oluşturmaktadır.

24 Eylül ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Ağustos ayına göre yüzde 28,2 oranında azalmıştır yılı ilk dokuz ayında; kurulan yabancı ortak sermayeli şirket sayısı dir. Bu şirketlerin 651 i İran, 252 si Alman, 126 şar adet şirket de Rus ve Azerbaycan ortaklıdır. Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketin 335 si anonim, si limited şirkettir. Bu şirketlerin u ticaret, 411 i imalat ve 292 si inşaat sektöründe kurulmuştur. Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 76,3 ünü yabancı sermayeli ortak payı oluşturmaktadır. Ülkemizdeki ticari faaliyetlerinin yüzde 7-8 inin gerçekleştirildiği İzmir de ticari işletmeler ekonomik büyümede frene basılması nedeniyle ticari aktivite hareketliliğinde ihtiyatlı olmayı tercih etmektedirler. Bu tablo, bu yıl ve geçen yılki açılan-kapanan-tasfiye olan firma istatistiklerine de yansımaktadır ilk 9 aylık (Ocak-Eylül) döneminde İzmir de; şirket, 32 kooperatif ve ticari işletme olmak üzere toplam firma kurulmuştur. Aynı dönemde tasfiye olan şirket sayısı 990, kooperatif 113 olup toplamı olmuştur. Kapanan firma sayısı ise olup bunun 778 i şirket, 78 i kooperatif ve 631 i de gerçek kişi ticari işletme sayısı olmuştur. İzmir de ticari yoğunluğun kümelendiği alanlar muhtelif yerlerdeki organize sanayi bölgeleri, sanayi siteleri, serbest bölgeler, AVM ler, Kemeraltı ve Yenişehir Gıda Çarşıları ile Balçova, Bornova, Karşıyaka gibi merkezlerden oluşmaktadır. Kruvaziyer turizmdeki canlılık ve turist sayısındaki artışa rağmen Suriye ve Irak ta yaşanan sorunlara ek olarak ekonominin soğutulma çabaları paralelinde harcamaların ve dolayısıyla hane halkının talebinin kısılması, İzmir de de ticareti durağanlaştırmıştır. Firma hareketliliğinden de görüleceği üzere İzmir deki firmalar iç ticaretteki daralmayı ve durağanlığı fazlasıyla hissetmektedir. Bu durgunluğu bir ölçüde de olsa aşmak amacıyla Odamız ile birlikte İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak Belediyesi, Karşıyaka Belediyesi ve İzmir Esnaf ve Sanatkâr Odaları Birliği desteğiyle Kemeraltı ve Karşıyaka Çarşılarına yönelik İzmir Alışveriş Festivali yapılmıştır. 82

25 31 Ağustos- 9 Eylül 2012 tarihleri arasında Karşıyaka ve Kemeraltı çarşılarında saatleri arasında gerçekleştirilen kalite ve ucuzluğun birleştiği festival, İzmirlilere gece geç saatlere kadar indirimli alışveriş yapma imkânı sağlamıştır Turizm Dünyada turizm eğilimleri her geçen gün farklı arayışlar içine yönelmektedir yılı Mayıs ayında yayınlanan Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Turizm Örgütü'nün (UNWTO) 2030'a Doğru Turizm Raporu na göre, önümüzdeki yıllarda dünyada günde 5 milyon turist seyahat edeceği saptanmıştır. Dünya turistinin gittiği her yerde farklı bir deneyim yaşamak istediği günlerde, butik turizm anlayışı ile birlikte özel konseptler çerçevesinde, ülkelerin birleştiği farklı destinasyonların bir arada olduğu renkler, turizmde uzun süre yenilikçi anlayışları ile kalıcı olmaktadırlar. Dünya Turizm Örgütü nün günümüzün küreselleşen dünyasında yükselen yıldızı Asya Pasifik ülkeleri olarak belirlemesi dikkat çekicidir. Asya Pasifik bölgesinin önümüzdeki yıllarda turizmin lokomotifi haline geleceğine işaret eden rapor, önümüzdeki yıllarda Asya-Pasifik bölgesinin yılda ortalama yüzde 5'lik büyümelerle mevcut potansiyeline her yıl 17 milyon dünya turistini katacağını ifade etmektedir yılının Ekim ayında açıklanan Dünya Turizm Örgütü ve IPK International'ın öngörüsüne göre küresel ekonomideki yavaşlamaya rağmen uluslararası turizm 2013 yılında da yüzde 2-4 aralığında büyümeye devam edecektir. Her iki açıdan bakıldığında gelişmekte olan ekonomilere sahip ülkelerin de turizmde büyüme kaydedeceği, 2030 yılında ise şu anda turizmde %2 civarında büyüyen gelişmekte olan ülkelerin toplam dünya turizmi pastasındaki paylarının yüzde 58'e ulaşacağı öngörülmektedir. Dünya Turizm Örgütü raporları, Türkiye'de turizmden gelir kazanan turizmle ilgili tüm kurum ve kuruluşların konuyu anlama ve yorumlamaları açısından önem arz etmektedir. Her şeyden önce artık günümüzde dünya turizm pastasına el uzatan ülke sayısının sürekli arttığı ortadadır. 83

26 Bu noktada ürün çeşitliliğine gidip, kendilerini farklılaştıracak yeni yöntemler geliştiren kentler, ülkeler ve grup destinasyonlar, dünya turizm hareketlerine daha aktif bir şekilde katılacaktır. Ancak bunun için elinde önemli malzemesi olan destinasyonların tanıtım stratejilerinin doğru ve planlı ölçekte gelişimi şarttır. Türkiye sahip olduğu turizm arzını yılın her ayına yayabilecek, elde ettiği gelirden daha fazlasını kazanabilecek kapasitede bir ülke olarak turizm sektörünü daha fazla önemsemeli ve sektöre bu anlamda bir pozitif ayrımcılık tanımalıdır. Nitekim turizm sektörü ülkemiz için dış ticaret dengesinin tutturulmasında artı değer sağlayan bir emniyet subapı olma işlevini uzun yıllardır başarıyla sürdürmekle birlikte turizm sektörü sayesinde ülkemize gelen ve yine bu amaçla yurt dışına çıkan sektör temsilcilerimiz de ülkemize yeni bakış açıları, yeni vizyonlar kazandırarak hem turizmi geliştirmekte hem de ekonomik ve sosyal anlamda turizmden etkilenen tüm sektörlerin gelişiminde çarpan etkisi yaratmaktadırlar. Bu anlamda ülkemizin bir numaralı ekonomik sorunu olan cari açığın reçetesindeki ilacın turizm sektörü olduğu düşünülmektedir. Doğru hedef kitlelerine uygun tanıtım, pazarlama ve çeşitlendirme faaliyetleri ile ülkemiz turizm sektöründen daha yüksek miktarlarda gelir sağlanacağı, dolayısıyla orta ve uzun vadede turizm sektörünün cari açığın kapatılmasında daha etkili rol oynayacağı düşünülmektedir. Tablo 20: Yıllar İtibariyle Türkiye Turizm Geliri, Ziyaretçi Sayısı ve Ortalama Harcama Miktarı YILLAR TURİZM GELİRİ ( 1000 $ ) ZİYARETÇİ SAYISI ORTALAMA HARCAMA ($) (*) Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2012 *İlk 9 ay/(yabancı Ziyaretçiler ve Yurtdışı İkametli Vatandaşlar) Turizm geliri 2009 yılında 21 milyar 249 bin dolar, 2010 da 20 milyar 806 bin dolar, 2011 de 23 milyar 20 bin dolar olarak gerçekleşirken gelen turist sayısı aynı yıllar itibariyle 32, 33 ve 36 milyon kişi olmuştur. 84

27 2012 yılının ilk dokuz aylık dönemi itibariyle ise ülkemize 29 milyon 94 bin turist gelmiş,17 milyar 333 bin dolar gelir bırakmıştır. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği verilerine göre 2012 yılının ilk 6 aylık döneminde ülkemize gelen turist sayısı 12 milyon 726 kişidir yılının ilk 6 aylık döneminde sağlanan gelir ise 3 milyar 2 milyon dolardır. Bu noktada, tablodan da görüleceği gibi tüm yıllar itibariyle yabancı ziyaretçiler ve yurtdışı ikametli vatandaşlarımızın ortalama harcaması kişi başına 1000 Doları bulamamıştır. Bu durum ülkemize gelen turistlerin hala orta ve alt gelir grubundan olduğunu ve uzun süreli konaklamalarda bulunmadıklarını göstermektedir. Ülkemizde turizm gelirlerinin toplam ihracat miktarı içerisindeki oranı %20-25 civarındadır. Turizm giderlerinin ithalat giderlerine oranına bakıldığında ise bu oranların yılları arası dönemde çok fazla değişmediği, değişimin %2 ile %3 arasında kaldığı, turizmin dış ticaret dengesinin sağlanmasında son derece etkili olduğu gözlenmektedir. Otel işletmeleri, tur operatörleri, havayolları, tüm turizm tedarikçileri 2012 yılından gelen sezonun kazanç ve kayıpları ile 2013 yılına daha dikkatli bakmalıdırlar. Türk işletmecilerin bakması gereken nokta, Akdeniz çanağında bulunan ve Türkiye ye rakip konumda bulunan ülkelerin turizmde 2012 yılının ikinci çeyreğinden sonra yaptıkları atılım ve izledikleri stratejilerin getirilerinin 2013 yılında giderek artacak olmasıdır. Ancak bu elbette bölgesel anlamda turizmde rekabetin giderek artacağını da ortaya koymaktadır. Geçtiğimiz yıla nazaran Yunanistan, İspanya, Mısır, Tunus ve Fas gibi ülkelerdeki belirsizliklerin yerini olumlu beklentilere bırakması ve özellikle Kuzey Afrika ülkelerindeki Arap Baharı hareketlerinin tamamlanmış ve hükümetlerin oluşmuş olması gibi gelişmelerin Türkiye için bir avantaj haline geleceği düşünülmektedir. Bir diğer avantaj ise Asya ülkelerinden gelmektedir yılı Türkiye de Çin Yılı olmuştur yılı ise Çin de Türkiye yılı olacaktır. Asya nın yükselen ülkesi Çin de Asyalı tarzda deniz-güneş-kum turizmi ile kültür turizmi ve değişen turizm alternatiflerini tanıtmak da ülkemiz ve İzmir i pazarda tanıtmak için önemli bir fırsat haline gelebilecektir. Türkiye dünya turizminde belli bir başarıyı yakalamış durumdadır. Ancak, Türkiye içinde bulunduğu durum itibariyle 'tek ve vazgeçilmez' destinasyon değildir, bu nedenle rehavete kapılmak yanlış olacaktır. Dünya turizm gelirlerinin 1,2 trilyon dolara ulaştığı 2011 yılında Türkiye, yakalanan başarıyı daha ileri seviyelere ulaştırıp, gelinen noktayı kalıcı hale getirmek için dünya turizmindeki gelişmeleri doğru okumak zorundadır. 85

28 Günümüz pazarlama stratejilerinde destinasyon planlama konusu artık sadece kentler bazında değildir. Bölgesel ve çevresel istikrar bir kentin, bir ülkenin turizmden alacağı en yüksek kültürel, sosyal ve ekonomik getirinin öncüsü olacaktır. Turizmin geliştirilmesi ve mevcut düzeyin üstünde ülkemiz ve kentimiz penceresinden getirilerin sağlanması için sektör temsilcileri ile birlikte sivil toplum örgütlerine de önemli görevler düşmektedir. Türk turizmi 1970 lerde dünya turizm pazarlarına açılarak 2000 lerde küresel piyasadan payını alma notasına gelmiş; 500 bin yatak seviyesini aşarak oluşan ulusal piyasada, gelişimi dizginlemek ve yönetmek üzere hazırlanan 2023 Turizm Stratejisi de 2007 başında resmen devreye girmiştir. Bugün erişilen konumda, mevcut gelişen destinasyonlarda oluşan yönetsel karmaşalar, yeni destinasyonların gelişim kararları ve düzenlerinde ortaya çıkan önemli tıkanıklıklar nedeni ile turizmin ana fonksiyonları olan yatırım-işletmepazarlama unsurları arasında gerekli piyasa uyum ve düzeninin sağlanması amacı, turizmde başarı için turizmin en önemli prensibi olan hizmetler zincirinin her halkasının sağlam ve uyumlu bir düzende işlemesi gerekliliğinden hareketle kurulan Yerel ve Ulusal Konsey Modeli nin 2013 yılı itibariyle birçok önemli hamleye imza atacağı öngörülmektedir. Bu şekilde oluşan bir mesleki STK örgütlenmesi ile mevcutta oluşan yapısal sorunlar ile doğrudan Türk turizminin ticari verim ve hizmet kalitesine olumsuz etki yaratacak durumların ortadan kaldırılacağına inanılmaktadır. Özellikle Türk turizminde 2013 yılından itibaren etkilerini göreceğimiz, oluşan iç ve dış rekabet ortamında ve hızlı değişim koşullarına uyum sağlanması zorunludur. Bu nedenle her yörede kurulacak çok yönlü hizmet ve uyumlu dayanışma düzenini sağlayan yerel ve ulusal konseyler ile turizm gibi çok sektörlü ve karmaşık bir mekanizmanın merkezi yönetim prensipleri ile yönetilmesi, hem mevcut destinasyonların organizasyonu, hem de yenilerinin sağlıklı gelişimi için stratejide yeni örgütleme düzeni olarak geliştirilmesinde önemli faydalar sağlayacaktır Turizm Stratejisinde konseylerin teşkilat şeması prensipleri verilerek, konseylerin noktasal-il-ulusal ölçeklerde oluşturulması öngörülmüştür. Böylece tüm turistik belde ve ilçelerde, tüm yerel paydaşların aynı amaçla masada buluşup sürekli olarak turizmi geliştirici kararlar almaları ve yönetmeleri söz konusudur. Tüm noktasal konseylerde İl Turizm Konseyleri ni oluşturmaktadır. Böylece kamuözel diyalogu ve yönetişim prensipleri ile, çağdaş ve özgün bir demokratik yerel STK devreye girmektedir. 86

29 Turizmde erişilen boyutlar ve beklenen gelişmeler itibariyle henüz ülkesel gelişim sıçramasının başlarında olduğumuzun bilincinde olan Odamız, İzmir de turizm olanaklarının geliştirilmesi için başta kruvaziyer ve kongre turizmi olmak üzere, sağlık, termal, üçüncü yaş turizmi, spor turizmi, gastronomi turizmi ile kültür-sanattarih turizmi üzerinde araştırmalarını sürdürmekte ve destek vermektedir. İzmir, ülkemizde birçok ilke imza attığı gibi ülkemizde ilk turizm hareketinin başladığı il olma unvanını da gururla taşımaktadır. Çağdaş ve konuksever yapısı ile İzmir, 1960 lı yıllarda başlattığı turizm hamleleri ile birçok ile örnek olmuş ve önemli başarılar elde etmiş ancak özellikle 1980 yılından sonra uygulanan ve Antalya ili ağırlıklı teşvik politikaları ile yakın bir zamana kadar kan kaybetmeye başlamıştır. Odamızın önderliğinde sektöre yönelik olarak, sektör temsilcileri ve yetkililerin de katıldığı çok sayıda toplantılar ile arama konferansları düzenlenmiş ve İzmir turizminin sorunları bu toplantılarda teşhis edilmiştir. Kıyı turizmine dönük, deniz-güneşkum ağırlıklı kitle turizmi politikaları, sürdürülebilir turizm e hizmet etmekten uzaklaşmaya başladıkça, turizmde çeşitlendirme çalışmaları hızlanmış, belli başlı turizm türleri seçilerek maddi ve manevi alanda büyük fedakarlıklar gösterilmiştir. İzmir ve hinterlandındaki turizm arzı da dikkate alınarak kayak turizmine hizmet etmek üzere Bozdağ Kayak Merkezi; tarih kültür turizmine hizmet etmek üzere Kadifekale, Agora, Symrna gündeme gelmiş; alışveriş turizmini hareketlendirmek üzere Tarihi Kemeraltı Çarşısı canlandırılmış; İzmir e özgü hediyelik eşyalar geliştirilmiş; İzmir ulusal ve uluslararası fuarlarda profesyonel bir şekilde pazarlanmaya başlanmıştır. Bu noktada, İzmir e gelen turist sayısı, Eylül ayında 2009 yılında , 2010 da , 2011 de , 2012 yılında ise kişi olarak gerçekleşmiştir. 87

30 2012 yılı Eylül ayında havayolu girişlerinde bir önceki yıla göre %5,21, denizyolu girişlerinde ise %8,28 oranında artış sağlanmıştır. (Toplam turistin ü hava, u ise denizyolu ile İzmir e gelmiştir.) İlk 9 aylık dönem itibariyle İzmir e gelen turist sayıları ise sırasıyla; 2010 yılında , 2011 yılında yılında ise kişidir. Sonuç olarak; yukarıda belirtilen İzmir e ait rakamların arttırılması için, İzmir e taze kan pompalayacak yeni turizm projelerine ihtiyaç vardır. İzmir turizmini geliştirmeye yönelik çabalar kapsamında başrol kurvaziyer turizminin olmuştur. Odamızın da yoğun çabaları ve ayakbastı ücretlerinin üstlenilmesi ile birlikte, kruvaziyer turizminde sıfır noktasından başlayıp dünyadaki önemli kruvaziyer limanları arasında yıldızlaşmış, ülkemiz genelinde kruvaziyer turizmindeki payımız, Dikili ve Çeşme limanları da dahil olmak üzere, 2003 yılında %3,4 ten 2012 yılının ilk 8 ayında %27,99 a yükselmiştir. Özellikle son yıllarda İzmir turistinin profili değişmiş, İzmir e (aslında İzmir çevresine) deniz-güneş-kum turizmi için gelip havaalanından İzmir merkeze hiç uğramadan sahili olan ilçelere yönelen turist profiline, kruvaziyer gemiler ile gelen, alışveriş için gelen, kongre ve toplantılar için gelen, sağlık hizmeti almak için gelen turistler eklenmiş ve uzun bir süre kan kaybeden İzmir; 2008 yılında ilk kez 1 milyon turisti görmüştür. Mevcut durumda civarında olan yatak kapasitesinin e çıkarıldığı ve kruvaziyer turizmi örneğinde olduğu gibi alternatif alanlarda turizm faaliyetleri yaratıldığı takdirde, İzmir de turizmin büyük sıçrama yapacağı ve turist sayısının kısa sürede birkaç milyona çıkacağı düşünülmektedir. Sonuç olarak, sürdürülebilir turizm kavramına uygun olarak ülkemiz turizmi yanında İzmir in daha fazla turizm geliri elde edilebilmesi için; İzmir turizminin çeşitlendirilerek 12 aya yayılmasının sadece kruvaziyer turizmi için değil, diğer turizm çeşitlerinde de oluşturulması, İzmir turizmini sosyal medya ilişkisi ile ele alarak yeni dünyada yeni trendlerin neler olduğu, klasik turist-destinasyon ilişkisinin kırılması ile İzmir için dinamik tanıtım faaliyetlerinin oluşturulması, Kitle turizmi (Deniz-Güneş-Kum) için gelen orta halli turistlere ek olarak yüksek gelir gruplu turistlerin getirilmesine yönelik projelerin hazırlanması ve hayata geçirilmesi, 88

31 İzmir için butik turizm türleri (kongre, sağlık, üçüncü yaş, engelli, kruvaziyer, gastronomi, spor ve kış turizmi) konularında çalışmalar yapılması, Her şey Dahil sistemi ile gelen turistlerin otellere kapatılmaması, Turizm arzının doğru hedef ülkelerde pazarlanmasına ağırlık verilmesi, İzmir de Kültür ve Turizm Bakanlığınca yapılan turizm amaçlı tahsislerin arttırılması, Kültür, sanat, eğlence ve gösteri mekanları; akvaryum, su sporları, su ve ışık oyunları, butik otel, kafeterya, rekreasyon ve seyir alanları, marina, yat fuarı vb. fonksiyonlarını bünyesinde barındıracak Pasaport Limanı Dalgakıran Projesi nin hayata geçirilmesi, Türk Dili ve Yunan Dilinin Ege nin iki yakasında yaygınlaştırılmasına ilişkin çalışmalar yapılması, Türkiye ve Yunanistan arasındaki kültürel hareketliliğin arttırılması için Türk ve Yunan turizm firmalarınca Midilli, Sakız, Samos, Rodos-Ayvalık, Bodrum, Kuşadası, Marmaris ve Çeşme gibi destinasyon merkezlerini kapsayan ortak turizm paketleri ve/veya turlar düzenlenmesi, İzmir e daha fazla uluslararası etkinliğin, büyük fuar ve kongre organizasyonlarının getirilmesi, Kentimize uluslararası nitelikte bir kongre merkezi ve mega müze kazandırılması, Kruvaziyer gemilere en iyi şekilde hizmet vermek üzere İzmir Alsancak Kruvaziyer Limanı nın en kısa sürede ihale edilmesi, İzmir de turizmin yeniden yapılandırılması için Turizm Master Planı hazırlanması ve yürürlüğe konulması, gerekmektedir Enerji Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi ile enerji tüketimi doğru orantılıdır. Günümüzde insanlığın tüketmekte olduğu enerji kaynaklarının büyük bir kısmı fosil kaynaklardan, geri kalan kısmı ise nükleer ve yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşmaktadır. Bilindiği üzere fosil kaynakların gerek çevreye gerekse de insan sağlığına oldukça olumsuz etkileri bulunmaktadır. Sanayileşme süreci ile birlikte bu kaynakların kullanımı hızla artmış olsa da bugün gelinen noktada bu kaynakların çok önemli zararlar verdiği ve bunun önüne geçilmesi gerçeğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bunun yerine artık yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılmasının gerekli olduğu düşünülmektedir. Günümüzde hava, su, toprak kirliliği, bitki örtüsü ve hayvanların yok olması vb. çok ciddi boyutlara ulaşan çevre sorunları ve buna bağlı olarak bu sorunlardan etkilenen insanların gelecek kaygısı ile birlikte çevrenin korunmasına yönelik hassasiyetler giderek artmaktadır. 89

32 Ayrıca fosil kaynakların yol açtığı dışa bağımlılık, yüksek ithalat giderleri ve buna bağlı olarak oluşan yüksek cari açıklar, sınırlı fosil yakıt rezervleri gibi sorunlar dünya üzerinde enerji kaynak tercihinde yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi beraberinde getirmiştir. Fosil yakıtlar yoluyla enerji üretiminin neden olduğu ulusal ve uluslararası çevre sorunları ve bunların bertaraf edilmesi amacıyla alınması muhtemel önlemlerin maliyetlerinin de oldukça yüksek olması, enerjide kullanım verimliliği ve yenilenebilir enerji üretimi arayışlarına da zemin hazırlamıştır. Dünya genelindeki yenilenebilir enerji kaynaklarının dünya enerji tüketiminin tamamını karşılayacak büyüklükte olduğu belirtilmektedir. Ancak günümüzde bu potansiyelin %10 gibi oldukça küçük bir kısmı kullanılmaktadır. Önümüzdeki süreçte dünyanın önde gelen ülkelerinin enerji ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılaması hedeflenmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmenin temel nedenlerine bakılacak olursa, ilk olarak çevre ve insan sağlığı akla gelmekle birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının arz güvenliği boyutu ve sosyal ve ekonomik etkileri de önem taşımaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları, yerli kaynaklara dayalı üretimi arttırmaktadır. Fosil kaynakların kullanımı nedeniyle çevreye ve insan sağlığına verilen zararlara bağlı olarak ortaya çıkan toplumsal maliyetlerin enerji maliyetlerine yansıtılması ülkelere ciddi bir yük getirmektedir. Enerjide dışa bağımlılığın azalması da yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması yoluyla mümkündür. Ayrıca söz konusu kaynakların istihdam yaratmasının da ekonomiye olumlu yansımaları olacaktır. Bu anlamda yenilenebilir enerji kaynaklarının sosyal etkilerinden de bahsedilebilir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının, ekonomik ve sosyal açıdan gelişmemiş, sanayinin geri kaldığı coğrafi bölgelerde de uygulanma potansiyeline sahip olması nedeniyle bölgesel kalkınmada önemli bir rolü bulunaktadır. 90

33 Tüm bu nedenlerle Türkiye nin enerji kaynakları tercihinde de önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Özellikle petrol ve doğalgazda dışa bağımlı olunması, enerjide dışa bağımlılıktan kaynaklanan yüksek cari açığın ekonominin kanayan yarası haline gelmesi, Türkiye nin enerji politikalarında yenilenebilir enerji kaynaklarına geniş yer verilmesi sonucunu beraberinde getirmiştir. Halihazırda Türkiye, yenilenebilir enerji kaynakları açısından önemli bir potansiyele sahiptir. İzmir ise yenilenebilir enerji kaynakları bakımından öne çıkmaktadır. Güneş enerjisi, rüzgar ve jeotermal enerji kaynakları bölgede yüksek kullanım potansiyeline sahiptir. Jeotermal kaynağın bulunduğu bu bölgelere yapılacak olan turistik tesisler yoluyla bu kaynakların turizm yoluyla değerlendirilmesi söz konusu olacaktır. Yine sağlık turizmi açısından birçok ilçede önemli potansiyeller bulunmaktadır. Rüzgar enerjisi konusunda da İzmir, Türkiye nin rüzgar akımının en fazla olduğu ve kullanılmaya en elverişli bölgesidir. İzmir de çok sayıda rüzgar çiftliği kurulması mümkün görülmektedir. Çevre iller arasındaki ve Türkiye içindeki konumuna bakıldığında, İzmir in bir yenilenebilir enerji merkezi olma konusundaki potansiyelinin değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Türkiye Rüzgar Enerjisi Potansiyeli Atlası na göre rüzgar enerjisini kullanarak elektrik üretebilecek yerler içinde İzmir, potansiyeli en yüksek olan illerden biridir. REPA'ya göre en şiddetli yıllık rüzgar hızı ortalamaları Türkiye'nin batı kıyıları, Marmara Denizi çevresi ve Antakya civarında görülmektedir. Bu doğrultuda Ege Bölgesi, Türkiye nin rüzgar enerjisi potansiyelinin önemli bir bölümünü elinde tutmaktadır. İzmir, rüzgar enerjisi potansiyeli açısından Türkiye sıralamasında üçüncü sırada yer almaktadır. Güneş enerjisinin durumuna bakıldığında; İzmir iline gelen güneş enerjisinin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu söylemek mümkündür. İzmir iline yıllık toplam kwh/m²yıl saat güneş enerjisi gelmektedir. Bu rakamlar günde ortalama 4,6 kwh/m²yıl ve 7,7 saat güneşlenme süresine karşılık gelmektedir. İzmir ili için, güneş enerjisinin kullanımıyla ilgili çalışmalar sadece proje bazında yapılmış olup genel bir potansiyel çalışma bulunmamaktadır. İzmir ilinde güneş ışınları şiddetinin saatlik ortalama değerinin yıllık ortalaması 0,37 (cal/cm 2 /dk), günlük kalori toplamının yıllık ortalaması 289,78 (cal/cm 2 /gün), en yüksek yıllık ortalama değeri 1,31 (cal/cm 2 /dk)'dır. Ayrıca İzmir ili yılda ortalama 300 gün güneş almaktadır. 91

34 İzmir de jeotermal saha olan ilçelerin tümünde sağlık turizmi için önemli bir potansiyel varken mevcut kullanım özellikle Balçova, Çeşme ve Dikili ilçelerinde yoğunlaşmıştır. Birden çok kullanım alanına imkan sağlayan sıcaklıklarda kaynağa sahip olan Seferihisar ve Dikili gibi ilçelerde kaynağın entegre kullanımına yönelik projelerin geliştirilmesi oldukça önem taşımaktadır. Konut ısıtma için yaklaşık olarak konut eşdeğeri potansiyel varken sahip olduğu konut potansiyelinin yalnızca %11 inin kullanıldığı, dönümlük sera ısıtması potansiyelinin ise yalnızca % 3'ünün kullanıldığı bilinmektedir. Bölgede bulunan jeotermal kaynak sıcaklıklarındaki çeşitlilik, kullanım alanının genişlemesine olanak vermektedir. Seferihisar (35 MWe), Dikili (30 MWe) ve Balçova'da (5 MWe), elektrik üretimine olanak veren sıcaklıklarda potansiyel bulunmaktadır. Konut ısıtması için potansiyeli yüksek olan ilçeler ve yatırım alanları olarak Balçova, Narlıdere, Seferihisar, Aliağa, Bergama, Çeşme ve Dikili gösterilmektedir. Balçova da 306,9 MWt kurulu kapasite olup konut eşdeğeridir. Yine Bergama da 4,05 MWt kurulu kapasite olup 450 konut eşdeğeridir. Dikili de ise 22,50 MWt kurulu güç olup konut eşdeğeridir. Sera ısıtması için potansiyeli yüksek olan ilçeler ise; Seferihisar, Bayındır ve Dikili dir. Sera ısıtması için Dikili-İzmir de 880 dekar alan üzerinde 117,60 MWt tahmini gücünde, Balçova-İzmir de ise 17 dekar alan üzerinde 3,33 MW tahmini gücünde potansiyel olduğu belirtilmektedir. İzmir de TÜBİTAK MAM tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi ortaklığı ile kurulan küçük ve büyükbaş hayvan atıkları ile park ve bahçe atıklarından üretim yapan 330 kw lık biyogaz tesisi 2011 yılı itibariyle hizmete alınmıştır. İzmir in topraklarının % 28,5'ini tarım alanları oluşturmaktadır. Aynı zamanda Ege Bölgesi nde yapılan toplam tarım içindeki payı % 13 tür. Hayvancılık faaliyetleri kapsamında değerlendirildiğinde, İzmir de hayvancılık faaliyetlerinden biokütle enerjisi üretilmesine yönelik toplam ısıl kapasitesi GJ/yıl dır. Deniz kökenli enerjinin durumuna bakıldığında; Ege Denizi ve Akdeniz üzerindeki rüzgar potansiyeli 4-17 kw/m lik yıllık ortalama dalga gücünde bir yoğunlaşmaya neden olmaktadır. Bu doğrultuda; dalga enerjisinden yararlanmak için en uygun yer, İzmir-Antalya arasına denk gelen denizlerdir. 92

35 Genel bir değerlendirme yapıldığında İzmir, Türkiye nin yenilenebilir enerji pastasında oldukça büyük bir paya sahip olup öncü ve üstün konumdadır. Rüzgar enerjisi açısından başta Çeşme olmak üzere, Aliağa, Urla, Karaburun ilçelerinde, jeotermal açısından Seferihisar, Balçova, Dikili ilçelerinde, biokütle açısından Ödemiş ilçesi başta olmak üzere önemli oranda yatırım imkanları bulunmaktadır. Ancak hem Türkiye nin hem İzmir in yenilenebilir enerji potansiyelinin etkin bir şekilde kullanılamadığı görülmektedir. Bu doğrultuda; yenilenebilir enerji sektörünün İzmir de gelişmesi için çalışmalar yapılmalı, yenilenebilir enerji sektöründe yapılan yatırımlar arttırılmalıdır. Ayrıca gerekli altyapının sağlanması ve sektöre yönelik teşviklerin arttırılması da önem taşımaktadır. Türkiye nin enerji arzı güvenliğini sağlamak, dışa bağımlılığını azaltmak ve çevre ile uyumlu, sürdürülebilir kalkınma ekseninde dönüşümünü sağlamak hedefleri doğrultusunda; gelecekteki enerji gereksinimini karşılayabilmek ve enerji krizlerinden korunabilmek için enerji sektöründe rasyonel politikaları uygulamaya gereksinimi vardır. Yenilenebilir enerji kaynakları sınırsız ve bedava olmakla birlikte; söz konusu kaynakları elektrik, ısıtma vb. teknolojisine dönüştürecek ekipmanlar oldukça yüksek maliyetli olup Türkiye de bu ekipmanların üretilmesine yönelik teknoloji ve Ar-Ge çalışmaları henüz istenilen boyuta ulaşamamıştır. Yüksek maliyetlere bağlı olarak büyük yatırımlar gerektirmesi nedeniyle yenilenebilir enerji sektörünün nabzının büyük şirketler tarafından tutulduğu görülmektedir. Bir ülkede büyük yatırımcılar kadar KOBİ lerin de gelişmesi ekonomik kalkınma açısından önemlidir. Bu doğrultuda, yenilenebilir enerji yatırımları yapmayı planlayan KOBİ lere yönelik finansman desteği ve teşvik mekanizmalarının arttırılması gerekmektedir. Yanı sıra KOBİ lerin birleşmesi hususu daha güçlü bir mali yapıya sahip olmak, ölçek verimliliğini sağlamak, rekabet ortamına uyum kapasitelerini güçlendirmek, istihdam düzeyini arttırmak açısından önem taşımaktadır. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji sektöründe yatırım yapmayı düşünen KOBİ lerin birleşme işlemlerinin çeşitli vergi muafiyet ve teşvikleri ile desteklenmesi hükümet tarafından dikkate alınmalıdır. ABD nin önde gelen finansman kuruluşlarından olan Federal National Mortgage Association ya da kısaltılmış ismiyle Fannie Mae (FNMA) ve Federal Home Loan Mortgage Corporation ya da kısaltılmış ismiyle Freddie Mac başta olmak üzere ABD de U.S. Department of Agriculture, U.S. Department of Energy, U.S. Department of Housing and Urban Development, U.S. Department of Veterans Affair, U.S. Environmental Protection Agency, U.S. Small Business Administration gibi kuruluşlar özellikle güneş enerjisi alanında ABD nin dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer almasına da bağlı olarak önemli finans desteği vermektedirler. 93

36 Fannie Mae ve Freddie Mac, ABD hükümetinin küresel krizden çıkış yolları aradığı bir ortamda ortaya koyduğu kurtarma paketi kapsamında yer alan yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilmesi politikası ile de uyumlu bir şekilde küresel krizden çıkış sürecinde kendilerine önemli bir misyon edinmişlerdir. Fannie Mae tarafından verilen finans desteğine bakılacak olursa enerji verimliliğini arttırma, güneş, su ve yerden ısıtma sistemleri, fotovoltaik sistemler için dolara kadar, 10 yıl süreye kadar uzayabilen, genelde piyasa ortalamasının altında bir faiz oranı ile finansal destek verilmektedir. Freddie Mac tarafından verilen finans desteğine bakılacak olursa yine fotovoltaik sistemler, güneş sistemleri ve enerji verimliliğini %10 un üzerinde arttırma kapsamında; dolara kadar 10, 20 ya da 30 yıllık süreler için sabit faizli mortgage kredileri sağlanmaktadır. Her iki kuruluş tarafından verilen kredilerin en önemli ortak özelliği ise yenilenebilir enerji yatırımlarına tekil bazda finansman desteği verilmesidir. Ayrıca U.S. Small Business Administration tarafından küçük işletmelere yönelik olarak verilen finansman desteğinin KOBİ ler açısından oldukça önemli olduğunu söylemek mümkündür. Söz konusu destek kapsamında enerji verimliliğini arttırma, fotovoltaik, güneş enerjisi ve diğer yenilenebilir enerji sistemlerine yönelik olarak dolara kadar olan yatırımların %80 ini karşılamayı, doların üzerindeki yatırımlarda da çeşitli destekler sunmayı içermektedir. Yenilenebilir enerji yatırımlarının ilk kurulumu yüksek maliyetlere ulaşmaktadır. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji sektöründe gerçekleşen yatırımların yüksek maliyetlere bağlı olarak büyük firmaların tekelinde olduğu görülmektedir. Yenilenebilir enerji yatırımlarının KOBİ ler tarafından da rahatlıkla yapılmasının sağlanması, bu doğrultuda KOBİ lerin desteklenmesi ekonomik kalkınmanın başarıya ulaşması açısından önem taşımaktadır. Türkiye deki duruma bakıldığında; Fannie Mae ve Freddie Mac gibi ipotek finansman kuruluşlarının finans desteği verebileceğine yönelik düzenleme Sermaye Piyasası Kanunu nun 39. maddesinde yer almaktadır. Bu doğrultuda, İzmir in potansiyelinin oldukça yüksek olduğu rüzgar, güneş ve jeotermal enerji kaynakları dikkate alınarak yenilenebilir enerjinin kullanımının ipotek finansman kuruluşları aracılığıyla desteklenerek önünün açılması da bölgesel kalkınmada önemli bir rol oynayacaktır. 94

37 Ayrıca Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından da KOBİ lere yönelik olarak yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilmesi ihtiyacı bulunmaktadır. Küresel krizden çıkış yollarını yenilenebilir enerji yatırımlarının önünün açılmasında ve bu sayede yerli kaynaklara dayalı enerji talebini karşılama hedefindeki dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD, günümüzde İzmir in yenilenebilir enerji potansiyeli göz önünde tutulduğunda önemli bir ışık tutmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının henüz istenilen düzeye ulaşmamış olmasının en önemli nedeni fosil yakıtlar üzerine kurulu bir piyasanın var olmasıdır. Ayrıca yetersiz teşvikler, Ar-Ge çalışmalarının yetersiz kalması, yenilenebilir enerji teknolojilerinin beklenen hızda gelişememesi, maliyetlerin fazla olması nedeniyle altyapıya yeterince önem verilmemesi ve elektrik dağıtım şirketlerinin birbirinden bağımsız çalışmasına bağlı olarak sistemin tamamını hedefleyen bir politika ortaya konmaması gibi nedenler de etkilidir. Elektrik dağıtım sektöründe hızla gerçekleşen özelleştirmelerin yanı sıra üniversitelerin de sürece dahil olması önem taşımaktadır. Bütün elektrik şebekesi teçhizatları üreten firmalarla, dağıtım şirketlerinin ve elektrik üretim firmalarının ortaklığında örnek bir dağıtım şebekesi uygulaması yapılması, elde edilen sonuçların tüm dağıtım şirketlerinde aynı standartta uygulanması mevcut problemlerin çözümü açısından önem taşımaktadır. Türkiye de yenilenebilir enerjiye yönelik mevzuat oldukça geniş olmakla birlikte düzenlemelerin güçlendirilmesi gerekmektedir Sağlık 95 Günümüz dünyasında sağlık sektörü önemli bir gelişmişlik göstergesi haline gelmiş olup ülkemizde olduğu gibi bütün gelişmekte olan ülkelerde kalkınmışlık düzeyini ölçmede kullanılmaktadır. Ülkemizde 2003 yılından bu yana uygulanmakta olan Sağlıkta Dönüşüm Programı nın da etkisi ile sağlık sektöründe planlama, yatırım, yönetme ve denetleme aşamalarında çok sayıda değişiklik meydana gelmiştir. Değişiklikler ile kamu ve özel sağlık hizmetlerinin daha etkin ve verimli şekilde yürütülmesi amaçlanmaktadır.

38 Kişisel bazda ortalama ömrün uzaması; kişinin sağlıklı beslenmesine, spor yapmasına ve uygun tedavileri uygun zamanlarda almasına bağlıdır. Özellikle Avrupa da sosyal güvencesi olan ve kaliteli sağlık hizmeti talep eden yaşlı nüfusun sayısının artması, hükümetlerinin dışarıdan sağlık hizmeti alarak maliyetlerini düşürme çabaları ülkemizi yabancı hastalar için de sağlık hizmetinin alınabileceği etkin pazarlardan birisi haline getirmiştir yılında bütçesi 14 milyar 358 milyon dolar olarak belirlenen Sağlık Bakanlığı ülkemizde herkesin eşit sağlık hizmetine eş zamanlarda ulaşabilmesi adına 2 Kasım 2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname(KHK) ile Bakanlık Teşkilatı ve Bağlı Kuruluşların Yeniden Yapılandırılması sürecini başlatmıştır. Kamu ve özel sağlık hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için icracı birimlerle, politika yapan ve düzenleyen birimler ayrıştırılmıştır. Yeni birimler kurularak taşra teşkilatı yeniden yapılandırılmış, hastanelerin ve benzeri sağlık kuruluşlarının maliyet ve etkinlik açısından da yönetilebilmesi için Kamu Hastane Birlikleri kurulmuştur. Ülkemiz Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) in Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2011 Nüfus Sayımı Sonuçlarına göre 74 milyon 274 bin 269 kişi olup nüfusun %50,2 sini erkek, %49,8 ini ise kadınlar oluşturmaktadır. Kişi başına milli gelirin dolar olduğu ülkemizde; 2011 yılı verilerine göre kişi başına kamu ve özel sağlık harcaması Türkiye de toplam 846 dolardır. Kişi başına cepten yapılan sağlık harcaması miktarı da ortalama 147 dolar olup bu rakam OECD ülkelerinde 529 dolar olarak gerçekleşmektedir. Ülkemizde yıllık nüfus artış hızı binde 13, kaba doğum hızı binde 17,5, toplam doğurganlık hızı binde 2,1, kaba ölüm hızı binde 6,3 tür. Doğumda beklenen yaşam süresi kadınlarda 76,8, erkeklerde ortalama 74,3 tür. 96

39 Sağlık Bakanlığı na bağlı 843, üniversitelere bağlı 62, özel 489 ve diğer kalemlerde 45 olmak üzere toplam hastane bulunmaktadır. Hasta yatağı sayısı ise ye ulaşmış olup bu yataklardaki doluluk oranı ortalama %64 ler civarındadır ve yatan hastaların hastanelerde ortalama kalış süresi 4 gündür. Aile hekimliği birimi başına düşen nüfus sayısı ise dir. Ülkemizde toplam ambulans ile 17 adet de helikopter ambulans bulunmaktadır. Toplam hekim sayısının olduğu ülkemizde bu hekimlerin ü uzman doktor, i pratisyen doktor, sı asistan doktordur. Ülkemizde diş hekimi, eczacı, sağlık memuru, hemşire, ebe görev yapmaktadır. Son yirmi yılda dünyada da sağlık sistemlerinde önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Kaliteli sağlık hizmeti verme ve alma yönündeki talep değiştikçe kamu hastanelerinde olduğu gibi özel hastanelerde ve kamu ve özel hastanelere mal ve hizmet sunumunda bulunan tıbbi malzeme satışı yapan firmalarda da birçok değişiklik gündeme gelmiş, bu kurumların rolleri değişmiştir. Hastaneler, uzun süreli yatan hasta talep etmek yerine, ileri düzeyde özellik arz eden teşhis ve tedavi hizmetlerinin verildiği kurumlar haline gelmiş; tıbbi malzeme kurumları da dahil olmak üzere sağlık hizmeti veren kurumların kümelenmesi gereği doğmuştur. Değişen dünyaya ayak uydurabilmek ancak teknolojik değişime adapte olmak, uluslararası kalite standartlarına uygun faaliyetlerde bulunmak ve kurumsallaşmak ile mümkün olabilmektedir. Yaşamakta olduğumuz süreçte de özellikle belli standartlardaki sağlık kuruluşlarına yalnızca yerli değil yabancı hastaların da yöneldiği, gelir üretmek adına bu tür sağlık kuruluşlarının birleştiği veya büyük sağlık kuruluşlarının diğer sağlık kuruluşlarını satın aldığı gözlenmektedir. Tüm bu tespitlerin ışığında; Sağlık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin finansal açıdan sağlam şirketler haline gelmeleri gerekmektedir. Ayakta veya yataklı tedavi hizmeti veren kuruluşların (Hastane, poliklinik vb.) dünya standartlarında inşa edilmeleri, bilişim ve güvenlik sistemleri açısından tam donanımlı olmaları büyük önem taşımaktadır. 97

40 Sağlık sektörünün geleceğin yatırım sektörü olduğu düşüncesinden hareketle tıp dünyasındaki en son değişiklikleri yakından takip edebilecek kaliteli personelin yetiştirilmesine yönelik eğitim kurumları yaygınlaştırılmalı, hasta takibi kalite standartlarına uygun olmalıdır Eğitim Günümüz küresel rekabet ortamında bilgi ve bilgi teknolojileri giderek önem kazanmaktadır. Bilgiye ulaşmak ise eğitim ile mümkündür. Bireylerin eğitimi, bilimsel ve teknolojik yeniliklerin hız kazanmasında da önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, gelişmiş ülkelerle azgelişmiş ülkeler arasındaki en önemli farklardan birisi, her yönden yetişmiş insan gücüdür. Nitelikli insan gücü yetiştirilmesinin ekonomik kalkınmaya büyük katkılarda bulunduğu bir gerçektir. Çünkü eğitim, insan gücünün verimliliğinin artmasını sağlayacak en önemli araçtır. Üretime katılan bireyin sahip olduğu bilgi, beceri, deneyim ve dinamizm olarak ifade edilen beşeri sermayenin temel bileşenlerinden olan eğitim, gelişme sürecinin en önemli kaynaklarından biridir. Eğitimin kalkınma sürecine olan katkısı, diğer faktörler gibi sadece ekonomik değil, sosyal ve kültürel alanlarda da görülmektedir. Günümüzde artık kalkınmanın sadece ekonomik büyüme olmadığı, ekonomik büyümenin yanında en az onun kadar önemli olan ve toplumsal kalkınmayı sağlayan, bireylerin çeşitli alanlardaki yapısal ve düşünsel değişimi olduğu bilinmektedir. Bireylerin bu yönde değişimini sağlayacak faktörün eğitim olduğu bilindiğinden, ülkelerin toplumsal kalkınmasında, eğitime son yıllarda büyük bir önem verilmeye başlanmıştır. Ancak, eğitimin farklı türlerinin ekonomik kalkınma üzerinde farklı etkileri bulunmaktadır. Örneğin genel eğitim, kalkınmanın başlangıç evrelerinde bir altyapı oluştururken, sanayileşmeye başlayan toplumlarda mesleki ve teknik eğitimin önemi artmaktadır. Mesleki ve teknik eğitim ile genç insanların işe hazırlanması, yetişkinlerin becerilerini geliştirmesi ve ekonominin ve işgücü piyasasının ihtiyaçlarının karşılanması hedeflenmektedir. 98

41 Mesleki ve teknik öğretimin esası, bireylere belli bir mesleğin temel bilgi ve becerilerini kazandırmak ve belirli teknolojilerin kullanımını öğretmektir. Böylece bireyler hem daha çabuk meslek sahibi olarak işgücü piyasasına çıkacak, hem de işletmelerin ara eleman gereksinimleri karşılanmış olacaktır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde nitelikli işgücünün yetiştirilmesi için mesleki ve teknik eğitime ayrı bir önem verilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, Türkiye de son yıllarda mesleki ve teknik eğitime ağırlık verilmesi yönünde çabaların arttığı görülmektedir. Tablo 21: Genel ve Meslek Lisesi Öğrenci Sayılarının Toplam Ortaöğretim İçindeki Oranları Öğretim Yılı Mesleki(%) Genel(%) 2005/2006 %36 % /2007 %37 % /2008 %39 % /2009 %41 % /2010 %43 % /2011 %44 % /2012 %44 %56 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu, 2012 Ancak bu çabalara rağmen, ülkemizde mesleki ve teknik eğitim gereken önemi görmemiş, tercih edilme oranı % 45 in üzerine çıkmamıştır eğitim öğretim yılında ortaöğretim kurumlarında eğitim gören toplam öğrencinin % 56 sı genel liseleri, %44 ü ise meslek liselerini tercih etmişlerdir. İlimizde ise genel liselerde öğrenim görmeyi tercih eden öğrenci sayısı oranı % 49 dur. Kalan %51, mesleki ve teknik eğitimi tercih etmişlerdir. Oysa Avusturya da mesleki eğitimi tercih eden öğrenci sayısının oranı % 70, Almanya da ise % 60 ın üzerindedir. Bireyin hayatını sürdürebilmesi için seçeceği mesleğin isabetli olması, bireyin kendi ilgi ve yetenekleri ile işin gerektirdiği nitelikleri tanıması ile mümkündür. Bu kapsamda okullarda, bireye isabetli meslek seçimi yapabilmesi yönünde rehberlik hizmetleri verilmelidir. 99

42 Ülkemizdeki mesleki yönlendirmenin bireylerin yeteneklerinden ziyade ailenin taleplerine göre yapıldığı göz önüne alındığında, öğrencilerle birlikte ailelerine de rehberlik hizmeti verilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Örgün ve yaygın mesleki ve teknik eğitim kurumlarında uygulanan eğitim programları, bu programlarla yetiştirilen kalifiye işgücü ile işgücü piyasasının ihtiyaçları arasında nitelik ve nicelik yönünden bir uyumsuzluk görülmektedir. Bu nedenle, mesleki ve teknik eğitim kurumlarında uygulanan programlar, işgücü piyasasının ihtiyaçları ve taleplerine göre yeniden yapılandırılmalıdır. Bu amaç doğrultusunda eğitim kurumları reel sektörü sürekli izlemeli, reel sektör de mesleki ve teknik eğitim programlarının yapılandırılmasında aktif rol oynamalıdır. Tüm eğitim kademelerinin iş dünyası ile bir araya gelerek; bölgesel işgücü talebinin karşılanması doğrultusunda ihtiyaç duyulan nitelikli ve kaliteli iş gücünün yetiştirilmesine yönelik ortak çalışma yapmaları gerekmektedir. Yoğun rekabet ortamında işgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu işgücü profili sürekli değişiklik göstermektedir. Mesleki ve teknik eğitim kurumlarında uygulanan programlar, yaşanan işgücü profili değişimlerine hızla ayak uyduracak şekilde esnek bir yapıda olmalıdır. Ayrıca söz konusu programlar, bölgesel işgücü ihtiyaçlarına uygun olarak yapılandırılmalı, istihdam olanağı sınırlı olan alanlar için gereğinden fazla eleman yetiştirilmemelidir. İşgücü piyasasının işgücü talebi ekonomik ve teknolojik gelişmelere göre de değişiklik göstermektedir. Bu nedenle işgücü piyasasının işgücü talebi sürekli ve düzenli olarak izlenmelidir. 100

43 eğitim öğretim döneminde bir öğretmen başına ortalama 20 öğrenci düşmektedir. Mesleki ve teknik ortaöğretimde bu rakam 19 iken, genel ortaöğretimde 22 dir. İlimizde genel ortaöğretim kurumlarında öğretmen başına ortalama 15 öğrenci, mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumlarında ise 20 dir. Gelişmiş ülkelerde ise bu rakam 5 ila 10 arasında değişmektedir. Öğretmen başına düşen öğrenci rakamlarının yüksek olması, verilen eğitimin kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısının azaltılması yönünde düzenlemeler yapılmalıdır. Örgün ile yaygın eğitim programlarını bütünleştirecek arada geçişin sağlanabileceği bir sistem geliştirilmelidir. Mesleki ve teknik eğitim pahalı bir eğitimdir. Mesleki ve teknik eğitim kurumlarının altyapı ve mesleki donanım yetersizlikleri bulunmaktadır. Ayrıca, mesleki eğitim kurumlarından teknolojinin durmak bilmeyen ilerlemesini takip etmeleri beklenmektedir. İşsizlik oranının yüksek olması ve eğitimli işgücünün işsiz kalması ülkemizin önemli sorunlarındandır. Bu nedenle, günümüz işgücü piyasalarının ihtiyaçları göz önüne alınarak öğrencilere teknik becerilerin kazandırılması gerekmektedir. Mesleki programlardaki öğretmen ve eğiticilerin bilgilerinin güncel olması verilen eğitimin kalitesi için son derece önemlidir. Bu sebeple, öğretmen ve eğiticilere güncel endüstri deneyimi kazandırılmalı, hizmet içi eğitimlerle de pekiştirilmelidir. İstihdam olanakları açısında dezavantajlı konumda bulunan işgücü piyasasındaki gençler, kadınlar, uzun süreli işsizler, göç edenler, yaşlılar, engelliler ve eski hükümlüler için bölgesel işgücü taleplerine uygun olarak mesleki ve teknik eğitim almaları sağlanmalıdır. Sürekli büyümeyi ve gelişmeyi hedefleyen ülkelerin en büyük yardımcısı eğitimdir. Bir diğer deyişle kalkınmanın yolu eğitimden geçmektedir. 101

44 2.8. Bilişim Bilişim teknolojileri günümüzde gerek sosyal hayatımızı, gerek profesyonel hayatımızı önemli ölçüde etkilemektedir. Bilişim teknolojilerinin yaygın ve etkin kullanımı, ülkemiz ekonomisi için de büyük önem taşımaktadır. Dünya, önce tarım toplumu daha sonra sanayi toplumu ve yirminci yüzyılın sonlarından başlayarak bilişim toplumu haline gelmiştir. Gelişmiş ülkelerin GSYH leri içerisinde giderek artan bir pay alan bilgi teknolojilerinin, ekonomiye olumlu katkısı, istihdam yaratma potansiyeli, yenilikçi ve katma değeri yüksek yapısı ile stratejik bir önemi vardır. Bilgi teknolojileri kullanıldığı her sektörde verimliliğe ve rekabetçiliğe katkı sağlamaktadır. Yirmi birinci yüzyılın çetin rekabet koşullarında, bilişim teknolojilerine adapte olmak zorunluluk haline gelmiştir. Bilişim Sanayicileri Derneği'nin (TÜBİSAD) açıkladığı bilişim sektörü verileri çalışmasına göre, Türkiye'de 2011 yılında bilişim sektörünü oluşturan donanım, yazılım ve hizmet, elektronik haberleşme, e-ticaret, savunma sanayi, çağrı merkezi, mobil cihazlar pazarlarının büyüklüğü 66,7 milyar TL, toplam ihracatı ise 732,6 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Donanım pazarı 8,9 milyar TL, yazılım ve hizmet pazarı 4,2 milyar TL, elektronik haberleşme pazarı 27,6 milyar TL, e-ticaret 18,4 milyar TL, savunma sanayi yazılım ve hizmet pazarı 600 milyon TL, çağrı merkezleri 1,8 milyar TL, mobil cihazlar pazarı 4,9 milyar TL olarak gerçekleşmiştir yılı toplam istihdamı; donanım, yazılım ve hizmet, elektronik haberleşme, e-ticaret, savunma sanayi, çağrı merkezinde kişi olmuş, en fazla istihdam kişi ile çağrı merkezlerinde gerçekleşmiştir. OECD ülkeleri ekonomilerinde yapılan araştırmalara göre sektörün en önemli pazarlarının başında gelen yazılım yatırımlarının, ülkelerin Gayri Sayfi Yurtiçi Hasılalarında % 0,5 ile % 2,7 arasında yükselişe sebep olduğu görülmüştür. Yazılım üretimi ve ihracatında büyük başarı sağlayan Hindistan da, 1998 yılında yazılım üretiminden elde edilen gelir Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın % 1,2 sini oluştururken, 2007 yılında bu oranın % 5,2 olduğu görülmektedir. 102

45 Yazılım sektörünün en önemli girdisinin insanın zekâsı ve hayal gücüyle desteklendiği yaratıcı gücü olduğunu düşünürsek, ülkemiz Avrupa ülkeleri arasında sahip olduğu genç nüfus avantajını burada kullanabilecektir. Sektörün yazılım tarafında en büyük sorunlardan birisi 'korsan' yazılımdır. Yazılım ürünleri doğası gereği kolaylıkla kopyalanabilmektedir. Sektördeki korsan yazılımların çok büyük miktarlara ulaşması kayıt dışı ekonomiyi maalesef büyütmektedir. Bilişim suçları ile mücadeleye önem verilmesi bu noktada ağırlık kazanmaktadır. Bilgisayar yazılımlarını hukuka aykırı yollarla çoğaltmak, kullanmak gibi eylemler, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre telif hakkı ihlali suçlarını oluşturmaktadır ve yasalarımızda bu suçlar için ciddi yaptırımlar öngörülmektedir. Bilişim sektöründe her geçen gün hızlanan ve çeşitlenen internet bağlantıları da kullanıcılara önemli fırsatlar sunmaktadır yılı Nisan ayında gerçekleştirilen Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre Türkiye genelinde hanelerin %47,2 sinin evden internete erişim imkânına sahip olduğu açıklanmıştır yılı ikinci çeyreği itibariyle Türkiye deki toplam internet abone sayısı 18,3 milyonu geçmiştir yılı ilk üç ayında interneti kullananların %72,5 i çevrimiçi haber, gazete ya da dergi okumuş ve haber indirmiştir. %66,8 i e-posta göndermiş/almış, %61,3 ü mal ve hizmetler hakkında bilgi aramış, %49,1 i oyun, müzik, film, görüntü indirmiş ve oynamıştır yılında 6 milyon genişbant internet abonesi bulunmaktayken dört yılda üç kattan fazla artışla 2012 yılı ikinci çeyrek sonu itibariyle 18,3 milyonu geçmiştir. Türkiye de nüfusa göre sabit genişbant penetrasyon oranı %10,3 iken, OECD ülkeleri penetrasyon ortalaması %25,6 dır. Ayrıca mobil genişbant penetrasyon oranı Türkiye de %14,3 iken OECD ortalaması %54,3 tür. Kamu kurum/kuruluşları ile iletişimde internet kullanımı artmaktadır Nisan Mart döneminde kişisel amaçla kamu kurum/kuruluşları ile iletişimde interneti kullanma oranı %45,1 dir. Bu oran önceki yılın aynı döneminde (2010 Nisan-2011 Mart) %38,9 olarak açıklanmıştır. Kullanım amaçları arasında kamu kuruluşlarına ait web sitelerinden bilgi edinme %42,9 ile ilk sırayı almaktadır. 103

46 30 Haziran 2012 tarihi itibariyle elektronik imza, mobil imza olmak üzere toplam sayı olmuştur yılının ikinci çeyreğinde bir önceki döneme göre elektronik imza sayısında %8,1, mobil imza sayısında ise %5,4 artış olmuştur. Uluslararası rekabetin acımasızca hakim olduğu pazarlarda payını arttırabilmesi için yapılması gerekenlerin başında maliyetlerin düşürülmesi gelmektedir. Bu da ileri teknolojiyi yoğun olarak kullanmaktan geçmektedir. Gelişmekte olan ülke konumundan, teknoloji yoğun gelişmiş ülkeler içerisinde yer almak hedefinde bir strateji belirlenmesi önemlidir Finans Ağırlıklı olarak bankacılık sektöründen oluşan Türk finans sektörü küresel krizi gelişmiş ülkelerin bankacılık sektörünün büyük zararlar görmesine rağmen başarı ile atlatmıştır. Türk finans sektörü aktifleri, 2012 ikinci çeyreğinde büyümesini sürdürmüştür. Borsaların büyümeye etkisi negatif yönlü olmuştur. İMKB kapitalizasyon değeri nominal olarak % 0,3 oranında gerilemiş, sektörde en büyük büyüme oranı % 8,6 ile faktoring şirketlerinde gerçekleşmiştir. Faktoring şirketlerini % 6,4 ile % 25,4 ile tüketici finansman şirketleri izlemektedir. Bankacılık sektöründe 2012 yılının ilk yarısında toplam aktiflerde 127,8 milyar TL lik artış meydana gelmiştir. Bu artışın % 93 ü kredilerdir. Bankacılık sektörünün dönem net kârı, Haziran 2012 itibarıyla 11,5 milyar TL dir ve önceki yılın aynı dönemine göre 1,2 milyar TL artış göstermiştir. Finansal kurumların kullandığı alternatif dağıtım kanalları, teknolojik gelişmelere paralel olarak artış göstermeye devam etmiştir. Bankacılık sektöründe hem yurt içi hem de yurt dışı şube sayısı artmış olup kişiye ek istihdam olanağı yaratılmıştır. Online bankacılık hizmetleri de finansal araçların yatırımcılara ulaşmasında kolaylık sağlamıştır. Yılın ikinci çeyreğinde, bankalar aracılığıyla internet üzerinden yapılan finansal işlemlerin hacmi %2,9, mobil bankacılık finansal hizmetlerinin hacmi %29 artış göstermiştir. 104

47 Yeni teşvik uygulamalarıyla Bireysel Emeklilik Sistemine katılım sayısı %5,8 artış göstermiştir. Hisse senedi portföyünde tüzel kimliğe sahip yatırımcı sayısı %15,5 oranında artmıştır. Yılın ikinci çeyreğinde, hem yurt içi hem de yurt dışı yatırımcılardan talep görmeye devam eden özel sektör tahvil ve bono hacmi 24,3 milyar TL ye ulaşmıştır. Toplam yatırımlar nominal olarak % 2 artmıştır. Sermaye Piyasası yasa tasarısında İMKB ve İstanbul Altın Borsası nın kapatılması öngörülmektedir. Kapatılan borsaların yerine Borsa İstanbul Anonim Şirketi kurulacak, sözkonusu borsa da ileride halka açılacaktır. Türkiye nin dünyanın 10 finans merkezinden biri olma yolunda önemli bir adım atılacak, kurulacak olan yeni borsanın ilk şubesinin İzmir de açılması bölgenin ekonomik gücüne büyük katkı koyacaktır. Bu durumda kentimizde faaliyette gösteren Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası nın da geleceği 2013 yılında gerçekleşecek radikal değişikliklerden etkilenecektir. Yakın bir zaman içerisinde Sermaye Piyasası Kurulu ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası nın İzmir ofislerinin de açılması düşünülmektedir. Ancak şu an itibariyle İzmir de finans denince akla gelen ilk kuruluş, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası nın kent ve ülke ekonomisine katkılarını incelemek gerekmektedir yılında toplam işlem hacmi yaklaşık 440 milyar TL ye ulaşmıştır yılında toplam adet bazında işlem hacmi bir önceki yıla göre %16 artarak adede ulaşmıştır. Aylık bazda günlük ortalama işlem hacmi 2012 yılının Eylül ayında 1,4 milyar TL civarındadır Eylül sonu itibariyle hesap sayısı adede ulaşmıştır. İzmir de finans kesiminde bankaların büyük bir ağırlığı bulunmaktadır. Tablo 22: İzmir de Bankacılık İstatistikleri Haziran 2012 Banka 17,9 21,6 26,8 29,7 33,7 37,9 Mevduatları 39 (Milyar TL) (Ocak-Haziran) Banka Toplam 10,6 14,7 19,9 21,5 29,4 38,8 Nakdi Kredileri 42,2 (Milyar TL) (Ocak-Haziran) Banka Şube Sayısı 756 (Ocak-Haziran) Kaynak: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Eylül

48 Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre Haziran 2012 itibariyle İzmir de toplam banka mevduatları 39 milyar TL, kullandırılan krediler ise 42,2 milyar TL ye ulaşmıştır. İzmir, Haziran 2012 itibariyle 39 milyar TL ile ülkemizde toplanan tüm mevduatın % 5,7 ünü karşılamaktadır. İzmir, ülke genelinde kullanılan toplam nakdi kredilerde 42,2 milyar TL ile yüzde 5,6 lık pay sahibidir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre Haziran 2012 itibariyle İzmir de 40,9 Milyar TL toplam nakdi kredi kullandırılmış, takipteki alacaklar 1,4 Milyar TL ye ulaşmış ve takipteki alacakların toplam nakdi kredileri oranı % 3 olmuştur. 467,5 Milyon TL taşıt kredisi ve 5,9 Milyar TL konut kredisi kullandırılmıştır. İzmir de Haziran 2012 itibariyle 2,4 Milyar TL ziraat ve balıkçılık sektörüne, 2,6 milyar TL toptan ticaret ve komisyonculuk sektörüne, 1,9 milyar TL gıda, meşrubat ve tütün sektörüne, 1,3 milyar TL metal ve işlenmiş maden sektörüne, 1,1 milyar TL inşaat sektörüne, 731,5 milyon TL tekstil ve tekstil ürünlerine, 318,5 milyon TL turizm sektörüne, 37,6 milyon TL finansal kuruluşlara kredi kullandırılmıştır Haziran itibariyle İzmir de şube başına düşen nüfus 5.245, şube sayısı ise 756 dır Haziran ayından 2011 Haziran a kadar 18 yeni şube açılmıştır. Şube başına düşen nüfus ise den e düşmüştür yılı itibariyle kentimizde toplam nakdi kredinin toplam mevduata oranı % 78 iken, bu oran 2012 Haziran itibariyle % 108 e çıkmıştır İnşaat İnşaat sektörü, ülkemizin ekonomik gelişiminde önemli olmasının yanı sıra, inşaat, müteahhitlik, mühendislik-mimarlık, teknik müşavirlik hizmetleri ile katma değeri, döviz girdisi ve istihdamı yüksek, hizmet kalitesi gelişmiş bir sektördür. 2012'nin ikinci çeyreğinde inşaat sektöründe yüzde 0,4 oranında büyüme gerçekleşmiş, sektörün ilk altı aylık dönemdeki büyüme oranı ise % 1,5 olmuştur. Kamu ve özel sektör yatırımlarındaki gerileme bunda etkili olmuş ve 2012 yılının ilk 6 aylık döneminde kamu ve özel sektörün inşaat yatırımlarında düşüş devam etmiştir. 106

49 Grafik 9: GSYH ve İnşaat Sektörü Gelişme Hızları (%) ,3 18,5 14,1 13,9 11,2 9,3 7,8 9,4 8,4 6,9 5,7 9,2 8,5 6,2 5,3 1,5 4,7 3,1 0, , * 6-8,1 aylık ,1-30 GSYH (%) İnşaat Sektörü Gelişme Hızı (%) Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu, 2012 Bir önceki yılın aynı dönemlerine göre ilk çeyrekte aynı kalmış olan kamu yatırımları ikinci çeyrekte yüzde 6,3 ve ilk altı ay itibariyle yüzde 3,6 gerilemiştir. Özel sektör yatırımlarında da ilk çeyrekteki yüzde 3,1 lik artışın ardından ikinci çeyrekte büyüme yüzde 1,9 düzeyine gerilemiş ve ilk altı ay itibariyle artış yüzde 2,5 olarak gerçekleşmiştir. TÜİK verilerine göre yılın ikinci çeyreğinde Yapı Ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü ise yüzde 37 artmış, Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümü ise yüzde 5,1 azalmıştır yılının ilk altı ayında ise bir önceki yılın ilk altı ayına göre belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen yapıların bina sayısında yüzde 8,4, yüzölçümünde yüzde 37, değerinde yüzde 48,9, daire sayısında yüzde 26,4 oranında artış olmuştur yılının ilk altı ayında yapı ruhsatına göre yapıların yüzölçümü m 2 iken bunun m 2 'si (yüzde 56.1) konut, m 2 'si (yüzde 26) konut dışı ve m 2 'si (yüzde 17.9) ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşmiştir. 107

50 Tablo 23: Yapı Ruhsatı, 2012 Yılı Ocak-Haziran Ayları Toplamı Bir Önceki Yılın İlk Altı Ayına Göre Değişim Oranı (%) Bina Sayısı ,4-14,3 Yüzölçümü ,0-12,9 (m 2 ) Değer (TL) ,9-2,7 Daire Sayısı ,4-10,3 Kaynak: TÜİK 2012 yılının ilk altı ayında bir önceki yılın ilk altı ayına göre belediyeler tarafından Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların bina sayısında % 9,1, yüzölçümünde % 5,1, daire sayısında % 4,8 oranında düşüş olurken, değerinde % 2,5 artış olmuştur yılının ilk altı ayında Yapı Kullanma İzin Belgesine göre yapıların yüzölçümü m 2 iken bunun m 2 'si (% 61.2) konut, m 2 'si (% 25.1) konut dışı ve m 2 'si (% 13.7) ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşmiştir. Tablo 24: Yapı Kullanma İzin Belgesi, 2012 Yılı Ocak-Haziran Ayları Toplamı Bir Önceki Yılın İlk Altı Ayına Göre Değişim Oranı (%) Bina Sayısı ,1 20,1 Yüzölçümü ,1 24,7 (m 2 ) Değer (TL) ,5 40,4 Daire Sayısı ,8 32,4 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu Bina İnşaatı Maliyet Endeksi ise, Temmuz Ağustos Eylül aylarını kapsayan 2012 yılı üçüncü döneminde, toplamda bir önceki döneme göre yüzde 0,10, bir önceki yılın son dönemine göre yüzde 1,93, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,86 ve dört dönem ortalamalara göre ise yüzde 8,17 artış göstermiştir yılı üçüncü döneminde bir önceki döneme göre işçilik endeksi yüzde 0,67 artarken malzeme endeksi ise yüzde 0,06 azalmıştır yılı üçüncü döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre işçilik endeksi yüzde 5,74 ve malzeme endeksi ise yüzde 2,04 artış göstermiştir yılı üçüncü döneminde ise, toplamda bir önceki döneme göre yüzde 3,53, bir önceki yılın son dönemine göre yüzde 12,76, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,53 ve dört dönem ortalamalara göre ise yüzde 10,86 artış gerçekleşmiştir. 108

51 Tablo 25: 2012 ve 2011 Yılları Bina İnşaatı Maliyet Endeksi Üçüncü Dönem Değişim Oranları Bir önceki döneme göre değişim oranı (%) Bir önceki yılın son dönemine göre değişim oranı (%) Bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim oranı (%) Dört dönem ortalamalara göre değişim oranı (%) Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu 2012 Yılı III. Dönem 2011 Yılı III. Dönem Toplam İşçilik Malzeme Toplam İşçilik Malzeme 0,10 0,67-0,06 3,53 0,67 4,38 1,93 5,25 0,99 12,76 5,75 14,94 2,86 5,74 2,04 14,53 6,19 17,16 8,17 5,78 8,89 10,86 6,52 12, yılı Temmuz döneminde istihdam edilenlerin sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre kişi artarak kişiye yükselmiş, tarım sektöründe çalışan sayısı kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı kişi artmıştır. Temmuz 2012 döneminde istihdam edilenlerin yüzde 26'sı tarım, yüzde 18,7'si sanayi, yüzde 7,4'ü inşaat, yüzde 47,9'u ise hizmetler sektöründedir. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında inşaat sektörünün payının ise 0,1 puan azaldığı görülmektedir. Tablo 26: Ekonomik Faaliyete Göre İstihdam Edilenler (Bin kişi, 15 +yaş) 2011 Temmuz 2012 Temmuz Sayı % Sayı % Ekonomik , ,0 Faaliyetler Tarım , ,0 Sanayi , ,7 İnşaat , ,4 Hizmetler , ,9 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu, 2012 Bununla birlikte yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde uluslararası pazarlarda önemli bir konum elde edilmeye devam edilmektedir. 109

52 Eylül 2012 sonu itibariyle Türk firmaların yurtdışı müteahhitlik hizmetleri 96 ülkeye yayılmış durumdadır. Üstlenilen projelerin sayısı 6.663'e ve bu projelerin toplam tutarı 226,8 milyar dolara ulaşmıştır. Yurtdışında üstlenilen projelerin 2012 yılı Eylül ayı sonu itibariyle bölgesel dağılımı ise BDT yüzde 43,2, Ortadoğu yüzde 27,2, Afrika yüzde 19,2, Avrupa yüzde 6,8, Asya Pasifik Bölgesi yüzde 3,1 ve Amerika yüzde 0,5 olarak gerçekleşmiştir. Engineering News Record Dergisi (ENR) tarafından her yıl yayınlanmakta olan Dünyanın En Büyük 225 Uluslararası Müteahhidi listesinde bu yıl 33 Türk müteahhitlik firması yer almıştır. Türkiye bu sayı ile 2009'dan bu yana hep olduğu gibi Çin'den sonra ikinci gelmeye devam etmiştir. Bu küresel krizin beraberinde getirdiği uluslararası rekabete, Arap Baharının Türk müteahhitlerin ana pazarlarında yaratmış olduğu sorunlara ve Türk müteahhitlerin en önemli iki pazarından biri olan Libya'da Şubat 2011'den itibaren tüm projelerin durmuş olmasına rağmen kazanılmış önemli bir başarıdır. ENR listesinde yer alan 225 firmanın toplam uluslararası müteahhitlik geliri içerisinde Türk müteahhitlerin 2010'da yüzde 3,8 olan payı 2011'de yüzde 3,5 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran 15,9 milyar dolarlık bir büyüklüğü ifade etmektedir. Türkiye de gayrimenkul ve inşaat sektörünün gelişimi için yeni ve önemli bir unsur olan kentsel dönüşüm süreci de başlamış ve Türkiye nin En Büyük Restorasyon Projesi Kentsel Dönüşüm Yasası onaylanmıştır. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, 31 Mayıs 2012 tarih ve sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe girmiştir sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun çerçevesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen proje (Kentsel Dönüşüm Projesi) 05 Ekim 2012 tarihinde başlamıştır. Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir. Dönüşümde esas olan yıkılan konutların adedi kadar yerlerine yeni konutların yapılması olup herhangi bir konut stok artışı planlanmamaktadır. Öncelik Yerinde Dönüşüm ü sağlamak olacaktır. Zemin problemleri nedeni ile yerinde dönüşümün imkansız olduğu alanlar için en yakında bulunan rezerv alanlar değerlendirilebilecektir. 110

53 Söz konusu 6306 sayılı Kanun sadece deprem afetine maruz alanlarla sınırlı olmayıp yasada deprem tanımı yer almamaktadır. Yasa can ve mal kaybına yol açma riski yüksek olan deprem, sel ve heyelana maruz kalma ihtimali olan tüm alanları kapsamaktadır. Türkiye de kentsel dönüşüm 1999 yılı Marmara depremi sonrasında gündeme gelmiştir. Bu nedenle kentsel dönüşüm Türkiye de uzun yıllar yaşanan çarpık yapılaşma yerine ekonomik ve sosyal gelişmenin hızlandırılmasını ve yaşanabilir kentler yaratılmasını sağlayacak önemli bir araçtır. Ortalama 20 milyon adet konut stoku olan Türkiye de, kentsel dönüşüm sürecinin 1, 2, 5, 10 ve 20 yıllık eylem planları dahilinde işleyeceği açıklanmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 81 il valiliği ile belediyelere gönderilen tarihli Riskli Alan ve Riskli Yapı Tespiti yazısı ile riskli alan çalışmaları başlamıştır. Birinci derece deprem bölgelerinde yer alan illerde ve ikinci derece deprem bölgesinde bulunup acil risk taşıyan yerler öncelikli yerler olarak belirlenmiştir. Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma tehlikesi taşıyan riskli alanlar ile ekonomik ömrünü tamamlamış, yıkılma veya ağır hasan gören riskli yapılar kanun kapsamında belirlenecektir. Sözkonusu tespitler, kanundaki yetki çerçevesinde İl Belediyeleri, İl Özel İdareleri, Büyükşehir Belediyeleri, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri ile bakanlık tarafından görevlendirilen birimlerce gerçekleştirilecektir. Şu anda İstanbul, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Sakarya Büyükşehir ve ilçe Belediyeleri bakanlık tarafından yetkilendirilmiştir. Deprem tasarımının yetersiz olduğu binalar, malzeme dayanımı yetersiz olan ve mühendislik hizmeti almayan kaçak yapılar dahil yapı stokunun yaklaşık yüzde 40 ının (6-7 milyon konut) yenilenmesi ya da güçlendirilmesi gerektiği tahmin edilmektedir. Böylece 200 yakın sektörde inşaattan yalıtıma, hazır betondan iş makinelerine kadar pek çok sektörde canlanma ve yeni iş imkanlarının oluşması hedeflenmektedir. Türkiye de teknik eleman, müteahhitlik, inşaat sektörü, inşaat malzemeleri ciddi anlamda gelişmiştir. Kentsel dönüşüm sürecinde de yüzde 90 yerli inşaat malzemelerinin kullanılması amaçlanmıştır. 111

54 Uygulamaya ilk etapta İstanbul gibi birinci derece deprem kuşağında bulunan yerlerden başlanılacak olup ilk aşamada gerçekleştirilecek yıkımlar Adana, Afyon, Ağrı, Amasya, Ankara, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bitlis, Bolu, Bursa, Çanakkale, Denizli, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, Hakkari, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kırıkkale, Kırşehir, Kocaeli, Malatya, Nevşehir, Samsun, Sinop, Tekirdağ, Tunceli ve Van'da olacaktır. Ayrıca, fay hatları, sel ve heyelana maruz bölgeler gibi afet risklerinin fazla olduğu alanlar da tespit edilecek, bu tespitler doğrultusunda uygulamalar aşama aşama ülke çapına yayılacaktır. Bu açıdan uygulanabilir bir kentsel dönüşüm stratejisine sahip olunması büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle öncelikle inşaat sektörünün Ar-Ge faaliyetlerindeki etkinliğini arttırması gerekmektedir yılı için TÜİK in yayımlamış olduğu Ar-Ge istatistiklerinde, inşaat sektöründe Ar-Ge harcamasının yaklaşık 21 milyon TL olduğu görülmektedir. Bu Ar-Ge etkinliğinin yeterli olmadığının işaretidir. İnşaat ve müteahhitlik sektörünün, özgün teknoloji ve hizmet üretimi ile markalaşma sağlanarak az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler içerisinde lider ülkelerden biri haline gelmesi hedeflenmektedir. Ayrıca, son yıllarda 23 milyar dolara ulaşan yapı malzemeleri ihracatının on yıllık süreçte 100 milyar dolara yükseltilmesi hedeflenmektedir. İller itibariyle nüfus artışında kentsel dönüşüm kaynaklı konut ihtiyacı bu dönemdeki toplam konut ihtiyacının belirlenmesinde önemlidir. Ancak Türkiye de iller bazında nüfus göstergeleri önemli farklılıklar göstermektedir. Mutlak nüfus artış hızındaki yavaşlama varsayımına bağlı olarak 2011 yılında 73,95 milyon olan (yıl sonu 74,72 milyon kişi) yıl ortası nüfusun 2023 yılında 84,05 milyon kişi (yıl sonu 84,7 milyon kişi) olacağı öngörülmektedir yılına kadar 45 ilin nüfusunda artış ( kişi ve üzerinde) yaşanacaktır. Bu 45 il içerisinde İzmir dördüncü sırada yer almaktadır. Tablo 27: İller İtibariyle Nüfus Artış Hızı İller Nüfus 2011 Nüfus 2023 Artış (Mutlak) Artış %0 İstanbul ,82 Bursa ,03 Ankara ,53 İzmir ,82 Antalya ,38 Kocaeli ,92 Tekirdağ ,41 Van ,40 Şanlıurfa ,45 Gaziantep ,57 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu 112

55 Kentsel dönüşüm ihtiyacının artmış olması ve ilgili yasal çerçevenin oluşturulması yeni dönemde kentsel dönüşümün hızlanacağını göstermektedir. Bu nedenle kentsel dönüşüm kaynaklı konut ihtiyacı geçmiş dönemlere göre daha yüksek olacaktır yılında yapılan TÜİK bina sayımı ile Türkiye de konut stoku , kentsel alanlardaki konutların oranı yüzde 83,75 ve sayısı olarak tespit edilmiştir yılında kentsel alandaki konutların yüzde 63 ünü oluşturan daire yapı ruhsatına, yüzde 33 nü oluşturan daire ise yapı kullanım iznine sahiptir yılında kentsel alanlarda yer alan konut sayısı olarak öngörülmektedir. Tablo 28: Kentsel Alanlarda Yılları Arası Konut Stoku Gelişmeleri 2000 Konut Stoku (Daire) Alınan ve Tamamlanan Yapı Ruhsatı Sayısı (Daire) Kullanımdan Çıkan Konut Sayısı (Daire) Kaçak Yapılaşma (Daire) Konut Stoku Kaynak: Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği, yılında kentsel alanlarda konut stoku daire, ruhsatlı konutların oranı yüzde 71,6 ve sayısı ise , 2011 yılı itibari ile kentsel alanlarda ruhsatsız konut sayısı daire olarak öngörülmektedir. Tablo 29: Türkiye de Kentsel Konut Stoku Göstergeler Konut Sayısı (Daire) Ruhsatlı Konut Sayısı Ruhsatsız Konut Sayısı Ruhsatlı Konut Oranı (%) Kaynak: Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği. Buna ilave olarak ruhsatlı olan ancak afet-deprem riski ile karşı karşıya olan konut/daire stoku da bulunmaktadır. Bu dairelerin de ilave edilmesi ile birlikte 5,3 milyon adet daire kentsel dönüşüm konusu olmaktadır. Ekonomik yapılabilirlik dikkate alındığında bu konut stokunun dönüşümü zamana yayılacaktır. Gaziemir deki Aktepe ve Emrez mahallelerinde uygulanacak olan kentsel dönüşüm çalışmaları için ise 2012 Kasım da ilk ihaleye çıkılmıştır. Bu iki mahallede yaklaşık 122 hektarlık alanda kentsel dönüşüm projesi uygulanacaktır. 113

56 Bayındır ve Torbalı proje alanlarıyla, Gaziemir Aktepe-Emrez bölgelerini kapsayan 122 hektarlık dönüşüm projesi, yaklaşık 32 hektarlık alanı ve 4 bin konutu kapsayan Uzundere projesi, Ballıkuyu bölgesini kapsayan Kosova Akarcalı- Yeşildere-Kocakapı-Ballıkuyu mahalleleri ile 18 hektarı kapsayan Örnekköy projesi kentsel dönüşüm bölgesi planları Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Menemen Ahıhıdır Mahallesinde 8 hektarlık alanda uygulanacak, 515 adet yapıyı kapsayacak, Ege Mahallesi, 7 hektarlık alanda uygulanacak ve 1000 konutu kapsayacak ve Cennetçeşme 47,6 hektarlık alanda uygulanacak ve 3000 konutu kapsayacak projeler ise Bakanlar Kurulundan onay beklemektedir. Türkiye de toplam konut ihtiyacı 12 yıllık dönem için 7,56 milyon adet olarak öngörülmektedir. Bu ihtiyacın 4,84 milyonu nüfus artışı ve kentleşme kaynaklı, 2,12 milyonu kentsel dönüşüm kaynaklı ve 600 bini yenileme kaynaklıdır. Tablo 30: Konut İhtiyacının Yüksek Olacağı İller Nüfus Artış Hızı Yüksek Olan İller Deprem Riski Yüksek İller (1. ve 2. Derece) Ruhsatsız Yapılaşmanın Yüksek Olduğu İller İstanbul İstanbul (1) İstanbul Bursa Ankara (1) Adana Ankara Aydın (1) Gaziantep İzmir Balıkesir (1) Diyarbakır Antalya Bingöl (1) Hatay Çanakkale (1) Konya Denizli (1) Kocaeli Düzce (1) Mersin Hakkari (1) Samsun Hatay (1) Kahramanmaraş İzmir (1) Malatya Manisa (1) Trabzon Muğla (1) Sakarya (1) Kaynak: Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği, 2012 Türkiye de konut talebine ilişkin belirleyici yeni ve önemli bir unsur da yabancıların konut talebi olacaktır. 114

57 Mütekabiliyet düzenlemesi ile yabancıların konut alımına getirilecek kolaylığa bağlı olarak yabancı konut talebinin ve satın almalarının artması öngörülmektedir. Düzenleme ile birlikte Rusya, Türkî Cumhuriyetler, Azerbaycan, Irak, İran, S.Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Arap ülkelerinden önemli bir talep gelmesi beklenmektedir. Türkiye de gerçek yabancı kişilerin sahip olduğu gayrimenkullerin illere göre dağılımında kişi ile İzmir 6. sırada yer almaktadır. Bununla birlikte Türkiye BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ne bir önceki dönem taraf olurken ortaya koyduğu Ulusal Bildirimi ile 2020 yılına kadar karbon salınımının sınırlanmasına yönelik uygulayacağı önlemleri ve hedefleri belirlemiştir. Bu hedeflere ulaşılmasında en önemli iki sektör sanayi ve konut sektörleri olacaktır. Her iki sektörde uygulamaya konulan önlemler gayrimenkul ve inşaat sektöründe belirleyici olacaktır. Bunların başında Enerji Bakanlığı nın uygulamaya koyduğu ENVER Projesi kapsamındaki binaların enerji verimliliği düzenlemesi gelmektedir. Bu hedeflere bağlı olarak yapıların projeleri ve kullanılan malzemeler de değişime uğramaktadır. Kullanılan yapı malzemeleri ise giderek çok dayanıklı, uzun ömürlü, tamamı dönüştürülebilen, doğada çözülebilen, çevreye zarar vermeyen, hafif, kompozit, akıllı ürünlerden oluşacak, bu malzemelerin çevre dostu koşullarda üretilmesi de önemli olacaktır. Sürdürebilir planlama anlayışıyla oluşturulacak kentsel dönüşüm projelerinin mimari açıdan birbiri ile uyumlu ve kentin kültür dokusunu gözeten nitelikte olması önemlidir. Ayrıca, orman vasfını yitirmiş arazilerin değerlendirilmesine ilişkin yeni çıkan düzenleme de kentsel dönüşüm uygulamaları gibi gayrimenkul sektöründeki gelişmeleri ve öngörüleri etkileyecektir. 2B arazi büyüklüğü olarak Antalya hektar ile ilk sırada yer almaktadır. İzmir deki 2B arazi büyüklüğü ise hektardır ve 11. sırada yer almaktadır. Türkiye de konut arzının çok büyük bir bölümünü özel sektör gerçekleştirmektedir. Bu nedenle özel sektörün kentsel dönüşüm projelerine katılımı arttırılmalıdır yılı itibari ile alınan yapı ruhsatlarının dağılımına göre özel sektörün payı yüzde 89,7, kamu kesiminin yüzde 8,2 ve kooperatiflerin yüzde 2,1 dir. Kentsel dönüşüm projeleri ile birlikte Ege Bölgesi nde inşaat sektörü önemli bir dönemece girmektedir. 115

58 Standartları yüksek kentler oluşturmayı da hedefleyen yasanın inşaat ve gayrimenkul sektörüne hareket kazandırması kaçınılmazdır. Yapımı süren Çandarlı Limanı, İzmir-İstanbul Otoyolu, EXPO 2020 adaylığı gibi birçok unsur, 5 yıl içinde İzmir in çehresini değiştirecek olup, kentsel dönüşüm ile birlikte kentimiz ve ülkemiz ekonomisine önemli kazanımlara yol açacaktır. İnşaat sektörü hammaddenin en fazla kullanıldığı alanlardan biridir. Ama ayrıştırılarak ve yeniden işlenerek ekonomiye kazandırılması mümkün olan inşaat atıkları çöp sahalarına atılmaya devam edilmektedir. Ancak, kentsel dönüşüm projeleri, aynı zamanda geri dönüşüm ve atık yönetimi uygulamalarının günlük yaşamda yerleşik hale gelmesi için de önemli bir fırsat sunmaktadır. Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesiyle çok ciddi miktarda hafriyat atığı ortaya çıkacaktır ve yıkımlardan çıkacak inşaat atıklarının geri kazanımını sağlamak için geri dönüşüm tesisleri kurulacaktır. Ayrıca yeni yapılacak binalarda, yurt dışındaki örneklerde olduğu gibi binanın atık suyunu arıtarak yeniden kullanıma sunan sistemler, ortak alanlarındaki enerji ihtiyacını güneşten veya rüzgardan sağlayabilen sistemler vb. teknolojiler kullanılarak geri dönüşüme uyumlu bir kentsel dönüşüm modeli de hayata geçirilebilecektir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Atık Yönetimi Başkanlığı tarafından Türkiye de yıllık 45 milyon ton inşaat/yıkıntı atığı miktarının Kentsel Dönüşüm Kanunu ile birlikte ilk 3 yıl boyunca yıllık 10 milyon ton, geri kazanılacak malzeme miktarının da yıllık 6 milyon ton olacağı hesaplanmıştır. Bu kapsamda, Hafriyat Toprağı ve İnşaat-Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği nde yapılacak değişikliklerle ilgili çalışmaların sürdüğü belirtilmiştir. Hafriyat atıkları için ilk etapta büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100 binin üzerindeki belediyelerin 2013 yılı sonuna kadar geri kazanım tesisleri kurması öngörülmektedir. Nüfusu 100 bin ile 50 bin arasındaki belediyelerin 2014, 50 bin ile 10 bin arasındaki belediyelerin 2015, 10 bin ve altındaki belediyelerin de 2018 yılı sonuna kadar geri kazanım tesisi kurmasının zorunlu hale getirilecektir. Ayrıca, tesisler özel sektör tarafından da kurulabilecektir. Türkiye de ortaya çıkacak konut ihtiyacı ve konut talebinin önemli bir bölümünü yine özel sektör karşılayacaktır. Kentsel dönüşüm inşaat sektörü ve beslediği 200'e yakın alt sektöre de iş alanları açacaktır. 116

59 Ancak, bölgemizde ve özellikle İzmir'de konut yapımına yönelik arazilerin yetersizliği, altyapı eksiklikleri, İhale Kanunu ve İmar Yönetmeliğinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle sektörün yeteri kadar büyüme gösteremediği yatırımcılar açısından sık sık dile getirilmektedir. Türkiye de yaşanan arsa sıkıntısı ve yüksek arsa fiyatları yüksek maliyetler yaratmaya devam etmektedir. Kentsel dönüşüm ile ortaya çıkacak arsaların arsa bedelleri de yüksek kalacaktır. Bu nedenle; Arsa bedelleri üzerinden alınan KDV nin yüzde 18 den yüzde 1 e indirilmesi, İnşaat maliyetleri içinde yer alan vergi, harç, resim ve benzeri kamu yüklerinin azaltılması, Sadece bina inşaatı değil, altyapı ve ilişkili sosyal donatı ve diğer üst yapılar içinde aynı kapsamda değerlendirilmesi, Kentsel alanlardaki konut üretimlerinde talep edilen yol, kanal, katılım bedellerinin ve ruhsat harçlarının daha makul seviyelere çekilmesi, TOKİ nin fiili konut ve yapı üretiminden çekilmesi, Konut üretiminde yapı ruhsatları ve yapı izinlerinin verilmesinde azami denetiminin sağlanması ile kayıt dışı haksız rekabetinin önlenmesi, Konut ve yapılar için getirilen zorunlu standartların uygulanması (enerji verimliliği vb) konusunda vergi ve benzeri araçlar ile özendirici olunması, dikkate alınması gereken hususlarda öne çıkanlardır. Sektörde nitelikli, eğitimli, sertifikalı ara eleman sıkıntısı yaşanmaktadır. Mesleki Yeterlilik Belgesi sistemi ile çalışanların yeni teknolojiler doğrultusunda eğitilerek dünya standartlarına ulaşılması rekabet gücümüzü arttıracak, sektörde verimlilik ve kalite hedeflerinin üstüne çıkmasını sağlayacaktır. Sürdürülebilir bir yaşam için geri dönüşüm önemlidir. Bu nedenle kentsel dönüşüm kapsamındaki yıkımlardan çıkacak inşaat atıklarının geri kazanımını sağlamak için kurulacak geri dönüşüm tesisleri teşvik edilmelidir. (KDV istisnası, ÖTV indirimi, kredi, yer tahsisi vb.) İnşaat sektöründe kamu yatırımları ile özel sektör yatırımlarının gerilemesine ve konut talebinin hız kesmesine bağlı olarak yaşanan durgunluğun sona erdirilmesinde önemli dinamikler olan kamu yatırımlarının artırılması, iç talebi ve özel sektör yatırımlarını canlandıracak önlemlerin alınması ve Kentsel Dönüşüm Projesinin sektördeki büyümeye ivme katacak etkilerinin süratle devreye sokulması önemlidir. 117

60 2.11. Lojistik Lojistik sektörü, orta ve uzun vadede büyüme potansiyeli yüksek sektörlerin başında gelmektedir. Hizmet sektörlerinden biri olan lojistik sektörünün, ülkemizde turizmden sonra en fazla potansiyeli bünyesinde barındıran ikinci sektör olduğu ifade edilmektedir. İhracat ve ithalatta özellikle son yıllarda kaydedilen büyüme lojistik sektörüne de yansımaktadır. Türkiye nin 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmesi ve 1,2 trilyon dolarlık dış ticaret hedefi paralelinde düşünüldüğünde, lojistik pazarının da büyümesi kaçınılmazdır. Bu kadar büyük bir dış ticaret hacmine ulaşılmasının sağlanması Türk lojistik sektörünün önceliklerinden biri haline gelmiştir. Mevcut dış ticaret hacmimizin yaklaşık 3 katına varılmasının hedeflenmesi Türk lojistik sektörünün de dış ticaret hacmindeki genişlemeye bağlık olarak büyüyeceğini ve lojistik pazarımızın 2023 yılında dış ticaretimizde hedeflenen büyümeye paralel olarak yaklaşık 3 katına çıkacağını göstermektedir. Ülkemizin ticari gelişiminde lojistik sektörünün bir köprü vazifesi gördüğü, taşıma olmadan ticaretten bahsedilemeyeceği göz önünde bulundurularak sahip olduğumuz büyük potansiyelin daha etkin kullanılması bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Türkiye nin üçüncü büyük kenti İzmir in, çok sektörlü bir yapıya sahip olmasının yanında İzmir Alsancak Limanı nın ülkemizin en büyük ihracat limanlarından biri olması, yabancı yatırımlar için kentimizin cazibe merkezi olması ve bunun gibi nedenler lojistik sektörünü öncelikli sektörlerden biri haline getirmiştir. İzmir; konumu, Avrupa ve dünya pazarlarına yakınlığı, kentteki uygun yatırım alanları ve organize sanayi bölgelerinin konumu, üniversiteler, kalifiye işgücü ve Ege'deki diğer yabancı yatırımlar ile birlikte lojistik üs olmak için gerekli potansiyele sahiptir. 118

61 İzmir in lojistik potansiyele sahip olmasında ülkemiz dış ticaretindeki rolü son derece önemlidir yılı gümrük verilerine göre yapılan ihracatta, İzmir in ülke ihracatına katkısı 20,1 milyar dolar ile % 15 seviyelerindedir. İzmir in dış ticaretinde limanlarının payı büyüktür. Özellikle İzmir Alsancak Limanı Türkiye nin konteynır ihracat limanı olarak simge haline gelmiştir yılında TCDD tarafından işletilen limanlarda yapılan toplam 15,3 milyon tonluk yükleme ve boşaltmanın 9,5 milyon tonu İzmir Alsancak Limanı ndan gerçekleştirilmiştir. Türkiye nin konteynır elleçlemede ilk sıradaki ihracat limanı olan İzmir Alsancak Limanı ndan 2011 yılında 690 bin TEU luk konteynır yükleme-boşaltma işlemi gerçekleşmiştir yılında Türkiye'nin 500 milyar dolar ihracat hedefinin 100 milyar dolarının İzmir'den yapılması hedeflenmektedir. Bunun için öncelikle denizyolu ile birlikte demiryolu ve havayolu taşımacılığı gibi alternatif ulaşım yollarının kombine bir şekilde kullanılması ve altyapı eksikliklerinin giderilmesi gerekmektedir. İzmir in liman kapasitesinin genişletilmesi ile ticaret merkezi olma özelliği güçlenecektir. Lojistik sektörünün dış ticaret için önemini de göz önüne alarak İzmir in Avrupa, Asya ve Orta Doğu ile bağlantılı karayollarına sahip olması, deniz taşımacılığında da avantajlı bir konumda bulunması gelecek yıllarda İzmir i lojistik sektöründe dünya devletleriyle rekabet edebilecek konuma taşıyacaktır. İzmir in, dünyadaki örneklerinden yola çıkarak intermodal taşımacılık sistemlerini kente kazandıracak, özellikle dış ticaret ile uğraşan üyelerimizin lojistik maliyetlerini azaltacak bir lojistik merkeze ihtiyacı bulunmaktadır. Lojistik merkez ayrıca, lojistik sektörünün tüm unsurlarının entegrasyonunu sağlayarak yaratacağı sinerji ile iş potansiyelinin artmasını sağlayacak ve kurumsallaşma sürecini hızlandıracaktır Çevre Bir liman kenti olan İzmir; konumu, coğrafi koşulları, iklimi, art alanındaki verimli tarım havzaları ile çevre açısından ideal özelliklere sahiptir. Ege Denizine uzun bir kıyısı olan ve toplam km 2 alana yayılmış olan İzmir, yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz ikliminin etkisindedir. İklim şartlarına bağlı olarak kentte maki bitki örtüsü geniş yer tutmaktadır. Dağlık kesimlerin büyük bir bölümü ormanlıktır. 119

62 İzmir in orman alanı toplam hektardır. Halkın kullanımına açık orman içi dinlenme yerleri mevcuttur. İzmir de ortalama sıcaklık 17-18ºC olup, yılın en sıcak ayları Temmuz-Ağustos aylarıdır. Kışlar genelde ılık geçer, en soğuk ay Ocak ayıdır. Yıllık ortalama deniz suyu sıcaklığı 18,5ºC dir. İzmir, Ege Denizi'nin 60 km. kadar karanın içine sokularak oluşturduğu doğal bir körfezin etrafında konumlanmıştır. Uzun yıllar her türlü atığın körfeze dökülmesi ve hiçbir arıtma işleminin yapılmaması körfezde büyük bir kirliliğe neden olmuştur. Denizin ekolojik dengesinin bozulmasıyla sonuçlanan bu durum karşısında geç de olsa bilinçlenme sağlanmış ve projelerin hayata geçirilmesi ile körfez daha temiz bir hale getirilmiştir. Körfeze boşalan dereler (Melez çayı, Manda çayı ve Arap deresi) ile ilgili ıslah çalışmaları yapılmıştır. Bununla birlikte, kentteki atıksu arıtma tesislerinin kapasiteleri de arttırılmıştır. İzmir in yer altı suyu miktarı 0,494 km 3 /yıldır. Yeraltı kaynak suları bakımından zengin olan İzmir de halkın sağlık ve dinlenme gereksinimini karşılayan kaplıcalar ve içmeler vardır. İzmir in jeotermal alanları; Balçova, Seferihisar, Çeşme-Şifne, Aliağa, Bayındır-Ergenli, Urla-Gülbahçe, Bergama-Mahmudiye-Paşaköy, Güzellik, Dikili-Madra-Nebiler, Dikili-Karadere-Çoban Ilıcası Kaynarca Bademli Kocaoba olarak tespit edilmiştir. Jeotermal kaynağın dışında kentte ve yakın çevresinde çok sayıda endüstriyel hammadde ve metalik maden yatağı olduğu tespit edilmiştir. Metalik madenler içerisinde en önemli maden altındır. Altın rezervlerin büyük bir kısmı Bergama da ortaya çıkmıştır. Diğer önemli metalik madenler antimuan, bakır, kurşun, çinkodur. Ayrıca kentte tespit edilen linyit yatakları Cumaovası sahası, Tire, Torbalı, Bergama- Çalan ve Bergama-Ürkükler dedir. İzmir in içme suyu Alaçatı, Balçova ve Tahtalı Barajlarından temin edilirken Halkapınar, Menemen-Çavuşköy, Pınarbaşı ve Buca kuyuları sulama amacıyla kullanılmaktadır. Kentteki 64 adet sulama kooperatifi tarafından 353 adet kuyudan 86 hm 3 /yıl su çekilerek ha alan sulanmaktadır. 120

63 Türkiye nin ve bölgenin en verimli ovasını sulayan ve ona adını veren 400 km. uzunluğundaki Gediz Nehri, 140 km. uzunluğundaki Küçük Menderes Nehri, 128 km uzunluğundaki Bakırçay, İzmir den Ege Denizine dökülmektedir. Bu nehirlerin oluşturduğu havzalar önemli tarım arazileridir. Ancak İzmir de kirlilik sorunu ile karşı karşıya kalan havzalar konusunda etkin bir Havza Yönetim Planı oluşturularak kirlenmenin önüne geçilmesi için çalışmaların hızlandırılması gerekmektedir. Havzaların temizliği için doğal kaynakların planlanması, arazi ve kaynak kullanımlarından doğacak çelişkilerin önlenmesi, arazi kullanım önceliklerinin belirlenmesi gereklidir. Kuş Cennetini de barındıran Gediz Deltası Ramsar Sözleşmesi ile koruma altına alınan alanlardan birisidir. Kuş Cenneti Çiğli Çamaltı Tuzlası sahasında hektarlık bir alana sahiptir. Dünyada nesli tükenmekte olan bazı pelikan, pembe flamingo, yalıçapkını, leylek türlerinden yaklaşık 205 kuş türünün yaşadığı bu alan İzmir in sahip olduğu en önemli sulak alanlarından birisidir. Aynı zamanda yıllık 600 bin ton kapasitesi ile Çamaltı Tuzlası, Türkiye nin tuz ihtiyacının önemli bir kısmını karşılamaktadır. Günümüzde hızlı sanayileşme ve kentleşmenin etkisiyle, atıkların artışı önemli bir sorun haline gelmiştir. Bertaraf alanlarının yetersiz olması nedeniyle, atıkların çevreye gelişigüzel atılması çevre ve insan sağlığı için ciddi tehdit oluşturmaktadır. Ülkemizde atık üretimi miktarına ilişkin veri oluşturulması, atıkların geri kazanım ve bertaraf yöntemlerine göre dağılımının tespit edilmesi amacıyla Atık Beyan Sistemi kurulmuştur yılı itibariyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sistemine kayıtlı atık üreten tesisten ünün tehlikeli atık miktarı (maden atıkları hariç) ton olduğu belirlenmiştir. Belediyeler, katı atık yönetiminde toplama ve taşıma konularındaki görevlerini büyük ölçüde yerine getirmektedir. İzmir de atıkların toplanması ve bertaraf tesisine taşınması ilgili belediye tarafından yapılırken, atıkların bertarafı Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilmektedir. Katı atıkların büyük bir kısmı kent merkezine 25 km. uzaklıkta olan Harmandalı Düzenli Atık Depolama Tesisi ne taşınmakta ve burada evsel, sanayi ve tıbbi atıklar ayrı ayrı bertaraf edilmektedir. Tablo 31: 2010 Yılı Belediye Atık İstatistikleri Kişi başı ortalama belediye atık miktarı (kg/kişi-gün) Atık hizmeti verilen nüfusun toplam nüfus içinde oranı (%) Atık hizmeti verilen nüfusun belediye nüfusu içinde oranı (%) Toplanan atık miktarı (1000 ton) Çöp depolama sahalarında bertaraf edilen belediye atık miktarı (1000 ton) İzmir 1, Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu,

64 Tehlikeli atık üreten tesisler ise atıklarını diğer atıklardan ayrı tutarak lisanslı bertaraf tesisi olan İZAYDAŞ a göndermesi gerekmektedir. Kentteki sağlık kuruluşlardan çıkan tıbbi atıklar yine ayrı toplanıp, Harmandalı tesisinde bertaraf edilmektedir. İzmir de toplanan tıbbi atık miktarının ortalama 13 ton/gün olduğu belirtilmektedir. Ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması konusunda da çeşitli belediyeler tarafından kampanyalar ve çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmanın İzmir geneline yaygınlaştırılması ile atıkların kaynağında ayrıştırılması konusunda halkın duyarlılığı arttırılacaktır. Atık üretiminin azaltılması için öncelikle üretilen çöp miktarının azaltılması gerekmektedir. Özellikle atıkların kaynağında ayrı toplanması konusunda halkın bilinçlendirilmesi önemlidir. Sürdürülebilir kalkınma hedefinde, insan sağlığının ve doğal kaynakların korunması amacıyla kentlerin temiz, güvenli ve yaşam kalitesi yüksek yerler haline getirilmesi temel amaçtır. Türkiye genelinde olduğu gibi İzmir de de çevre mevzuatlarının uygulanması ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Çevre, korunması ve gelecek nesillere en iyi şekilde devredilmesi gereken bir emanettir. Bu nedenle çevrenin korunması ve kirliliğin azaltılması için devletlere, toplumlara ve işletmelere önemli görevler düşmektedir. Gelecek nesillere yaşanılabilir bir çevre sunmak için sürdürülebilir çevre anlayışının benimsenmesi ve buna göre çalışmaların ve planlamaların yapılması gerekmektedir. 3. İzmir 2023 te 100 Milyar Dolar İhracat İçin Neler Yapmalı? Türkiye nin, Cumhuriyetin 100. yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefine paralel olarak İzmir in 100 milyar dolarlık ihracata ulaşması kentimiz ekonomisinin önündeki en büyük hedeflerden birisidir. Türkiye İhracatçılar Meclisi ise 2023 yılında ihracat hedefini 545 milyar dolar olarak geliştirmiş ve bu hedefe ulaşabilmek için 54 bin 566 olan ihracatçı firma sayımızın 100 bini aşması gerektiğini, bunun için de marka, tasarım, Ar-Ge ve inovasyon kabiliyeti yüksek 50 bin yeni ihracatçı KOBİ ye ihtiyaç olduğunu vurgulamıştır. 122

65 Cumhuriyetimizin 100 üncü yılına rastlayan 2023 yılı için Ulusal Hedef olarak açıklanmış bulunan 500 milyar dolarlık ihracat ve bu ihracatın 100 milyar dolarının İzmir den gerçekleştirilmesi için temel olarak; Vizyona inanç, Misyona dört elle sarılma ve Kamu ve özel kurumlar arası uyumlu işbirliğinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Özellikle Türkiye İhracatçılar Meclisi nin bundan sonra yayınlayacağı 2023 İhracat Strateji raporlarında, İzmir ihracatına ilişkin stratejik hedefler, İzmir ihracatı beklentileri ile İzmir in yapması gerekenler yer almalıdır Türkiye ihracatından İzmir in alacağı paya ilişkin hazırlık ve strateji arayışlarının acil olarak başlatılması gerekmektedir. Tablo 32: İzmir İli İhracatının Toplam Ülke İhracatı İçindeki Payı (Milyar $) (Milyar $) İzmir Türkiye Yüzdesel Pay (%) ,6 85,5 18, ,7 107,3 16, , , ,3 102,1 14, ,8 113,9 14, ,1 134,9 14, ilk 8 ay 13,8 100,0 13,8 Kaynak: Gümrük Verilerine Göre Türkiye İstatistik Kurumu İstatistikleri Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre İzmir, Türkiye ihracatından % 6,2 oranında pay almaktadır. Oysa 2023 hedefi 100/500 milyar dolar yani % 20 dir. Bunun nasıl olacağının iyi irdelenmesi son derece önemlidir. O halde yapılması gereken 2023 yılı için İzmir ihracatının iyi analiz edilmesi ve varsa performans artışı için taleplerin alınması ve bunlardan gerçekçi olanların ivedi bir icra planına bağlanmasıdır. Şu anda 25 milyar doların üzerinde ihracat yaptığımız ülke bulunmamaktadır yılı itibariyle 25 milyar doların üzerinde 4 ülkeye ihracat yapılması planlanmaktadır. TİM tarafından belirlenen 2023 yılı sektörel hedefleri; Otomotiv sektöründe 75 milyar dolar, Makine sektöründe 100 milyar dolar, Hazır giyim sektöründe 52 milyar dolar, Bitkisel ürünler sektöründe 37,5 milyar, Demir çelik sektöründe 55 milyar, 123

66 Tekstil sektöründe 20 milyar, Kimyevi maddeler sektöründe 50 milyar, Elektrik-elektronik sektöründe 45 milyar dolar olmak üzere toplam 545 milyar dolardır. Tablo 33: İhracatçı Firmaların Kayıtlı Merkezleri Bazında Sektör İhracat Performansı (1.000 $) 1 Ocak-30 Eylül 2012 TÜRKİYE TOPLAM İZMİR Kimyevi Maddeler ve Mamulleri Hazır Giyim ve Konfeksiyon Çelik Taşıt Araçları ve Yan Sanayi Tütün Kuru Meyve ve Mamulleri Makine ve Aksamları Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İklimlendirme Sanayii Maden ve metaller Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Meyve Sebze Mamulleri Demir ve Demir Dışı Metaller Su Ürünleri ve Hayvancılık Mamulleri Tekstil ve Hammaddeleri Elektrik-elektronik Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri Deri ve Deri Mamulleri Yaş Meyve ve Sebze Zeytin ve Zeytinyağı Savunma ve Havacılık Sanayii Halı Gemi ve Yat Fındık ve Mamulleri Süs Bitkileri ve Mamulleri Değerli Maden ve Mücevherat Diğer Sanayi Ürünleri Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi,

67 İzmir olarak, Türkiye toplam ihracatının % 20 sine talip olduğumuz düşünüldüğünde, belirlenen hedeflerin beşte birini İzmir olarak gerçekleştirmemiz gerekmektedir. İzmir in bu hedefe ulaşabilmesi için, Türkiye genelinde ve İzmir bazında ihracatı teşvik etmek amacıyla yeni düzenlemeler yapılması önem taşımaktadır. Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, İzmir in orta ve ileri teknolojili mal ihracatı 2010 yılı itibariyle 1,6 milyar dolardır. İzmir deki KOBİ lerin ihracatçı olabilmesi, ihracat kapasitelerinin artırılması ve daha yüksek katma değerli ihracat yapabilmesi için öncelikle üretim altyapısının geliştirilmesi gerekmektedir. Bu aşamadan itibaren KOBİ lerin tasarım ve markalaşma açısından desteğe ihtiyaçları bulunmaktadır. İhracatta katma değerin yükselmesi için yerli hammadde kullanımının artırılmasının yanı sıra Ar-Ge ve inovasyon kültürünün geliştirilmesi gerekmektedir. 100 milyar dolarlık ihracat elbette ki İzmir için önemli bir başarı olacaktır. Ancak özellikle bu 100 milyar doların içerisinde yüksek katma değerli ve ileri teknoloji içeren malların üretimi ne kadar artarsa başarının değeri de o derece katlanacaktır. Türkiye'nin dış ticaretinde AB'nin payı giderek azalmaktadır. Bu eğilim özellikle 2012 yılında iyice belirginleşmiştir. Türkiye'nin toplam ihracatı içinde AB'nin payı 2011 de % 47 den 2012 Eylül ayında % 38 e gerilemiştir yılının Ocak Eylül döneminde Ege İhracatçı Birlikleri nin Avrupa Birliği ne ihracatı 3 milyar 964 milyon dolar olmuş, Birliğin toplam ihracatında AB nin payı %47 de tutunmuştur. Avrupa Birliğine coğrafi yakınlığımız ve yüzyıllardır devam eden ticari ilişkilerimiz nedeniyle ekonomik durgunluk süreci ve sonrasında da AB ye ihracatımız aynı hızla devam etmeli ve mevcut pazar payları korunarak arttırılmalıdır. Ekonomi Bakanlığı verilerine göre; Ocak-Eylül 2012 itibariyle İzmir de ihracat yapan firma (Türkiye genelinin % 7,5 i) ve ithalatçı firma (Türkiye genelinin % 7,2 si) bulunmaktadır. İzmir de dış ticaretle uğraşan firma sayısının arttırılması gerekmektedir. 100 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilmek için, mevcut pazarlara yönelik daha kaliteli ürün satımının hedeflenmesi ve yeni pazarlara yönelik ihracat seferberliğinin başlatılması gerekmektedir. İzmir iş dünyasının bakir pazar Afrika ya yönelmesi gerekmektedir. Afrika günümüzün fırsatlar kıtasıdır. Türkiye nin Afrika da bulunan dış temsilcilik sayısı ve Afrika ya uçuşları gün geçtikçe artmaktadır. 125

68 İzmir den yurtdışına direk uçuş sayısının ve vizesiz girilen ülke sayısının artmasının ihracat hedeflerine ulaşılmasında oldukça önemli olduğu düşünülmektedir. Ticaret müşavirlerimizin ve ataşelerimizin sayısında son yıllarda büyük bir artış yaşanmıştır. İzmir den yapılacak ihracatın artmasında sözkonusu bürokratların ve iş dünyası temsilcilerinin büyük rol oynayacağı görülmektedir. Özellikle yüksek dış ticaret açığımızın olduğu çok geniş pazarlara sahip Çin ve Rusya ya daha fazla ihracat yapabilmenin yolları aranmalıdır. Yüksek katma değerli ürün üreten ve ileri teknoloji kullanan Tayvan, Güney Kore, Malezya, Japonya, Singapur, Hindistan gibi Asya-Pasifik ülkelerinin ihracatı arttırma sırasında kullandıkları yöntemler incelenmelidir. Uluslararası ticarette anlaşmaların birçoğu fuarlarda yapılmakta ve ihracatın artırılmasına yönelik en etkin tanıtım yurtdışı fuar organizasyonları olmaktadır. Bu nedenle mevcut tanıtım ve pazarlama stratejileri güçlendirilmeli ve çeşitlendirilmelidir. Sektörel milli katılım organizasyonlarının gerçekleştirilmesi ve uluslar arası fuarların teşvik edilmesi, ticaret-alım heyetleri programlarının organize edilmesi, ihracat hedefinin gerçekleşmesi için önem taşımaktadır. Kaliteli ürünlerimizin ülkemizde satılması ve pazarlanması konusunda eksikliklerimiz bulunmaktadır. Lojistik altyapısının güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda; inşası süren Çandarlı Limanı nın hizmete girmesi ve Alsancak Limanı nın rehabilitasyonu İzmir ihracatının gelişiminde büyük rol oynayacaktır. Ülkemizin kalkınması için önemli çalışmalar ve projeler yapan kişilere daha fazla destek verilmelidir. Türkiye ihracat eksenli kalkınma modeliyle ithalatta bağımlı olduğu ürünleri içeride üretip katma değerli ürünlerin ihracatı ile gelir artışına odaklanırken bu stratejiye uygun şirketlerden özellikle gümrük ve bürokratik işlemlerin kendilerini engellediğine yönelik eleştiriler gelmektedir. Hayali ihracat yapanların denetimine yönelik uygulamanın maliyetini üreticiye yüklemek doğru değildir. Bu nedenle kayıt dışı çalışan firmaların kayıt içine alınması sağlanmalıdır. Kayıtlı olarak ihracat yapan firmalar ise teşvik edilmelidir. Eximbank kredilerinin tanıtımı daha fazla yapılmalı, ihracat kredi sigortası programının önemi tüm ihracatçılarla paylaşılmalıdır. Buna ek olarak finansal araçlar arttırılmalı ve verimli kullanılması sağlanmalıdır. Nitelikli insan sermayesi arttırılmalı, ihracata yönelik mevzuatın basitleştirilmesi, gözden geçirilmesi ve etkinleştirilmesi sağlanmalıdır. 126

69 4. EXPO 2020 Yolunda İzmir İzmir in EXPO ya aday olması fikri, ilk kez 1992 yılında Odamız tarafından hazırlanan 15 yıllık İzmir Stratejik Planı nda yer almıştır. Hazırladığımız planda Hedef 2000 yılında İzmir de EXPO düzenlemek diyerek yola çıkarken kentimizin ve ülkemizin kazanacağı büyük artıları görmüştük. Ancak ülkemiz söz konusu dönemde EXPO ların düzenlenme koşullarını belirleyen kuruluş olan Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) ye üye değildi. Türkiye, 2004 yılında BIE üyeliğine başvurarak 98 inci üye ülke olmuştur. 23 Kasım 2005 tarihinde ise Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti İzmir i; EXPO 2015 e aday göstermiştir. EXPO için hazırlık çalışmalarına başlanırken, öncelikle, EXPO lara ev sahipliği yapmış ve bundan sonra da üstlenmeyi taahhüt etmiş kentlerin yasal ve yapısal örgütlenme modelleri incelenmiştir. Bu deneyimler ışığında EXPO 2015 İzmir İcra Komitesi oluşturulmuştur. Komite; Odamız liderliğinde Ege İhracatçı Birlikleri, İzmir İl Genel Meclisi, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, İZFAŞ, Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi, Ege Genç İşadamları Derneği ve Ege Ekonomisini Geliştirme Vakfı ndan oluşmuştur. İcra Kurulu sürecinde yapılan çalışmalar sonucu, 2 Mayıs 2006 tarihinde Dışişleri Bakanı Abdullah Gül tarafından bir basın toplantısı ile temamız Daha iyi bir dünya için yeni yollar ve herkes için sağlık/new routes to a better world and health for all olarak açıklanmıştır. 3 Mayıs 2006 tarihinde ise BİE Genel Sekreteri Vicente Gonzalez Loscertales e dönemin Paris Büyükelçisi Osman Korutürk ün, başvuru mektubunu vermesi ile İzmir EXPO 2015 e resmi adaylık başvurusunu yapan ilk kent olmuştur. 30 Kasım 2006 tarihinde İtalya nın Milano kenti de 2015 EXPO su için başvurarak ikinci aday kent olarak belirlenmiştir yılından itibaren Odamızın EXPO konusundaki fikir ve çalışmaları zamanla önemli gelişmeler kaydetmiştir. 127

70 EXPO 2015 e İzmir adaylık çalışmaları kapsamında ilk EXPO Sekretaryası Odamız bünyesinde kurulmuş ve Başkanlığını İzmir Ticaret Odası nın yürüttüğü EXPO 2015 İzmir İcra Komitesi aracılığıyla birçok çalışma gerçekleştirilmiştir EXPO sunun düzenlendiği Japonya nın Aichi Kentine bir iş ve inceleme gezisi ve organizasyonun sorumlularıyla toplantılar düzenlenmiştir. BIE Genel Kurul Toplantılarına katılım sağlanmış ve BIE yetkilileri İzmir de ağırlanmıştır. BIE Genel Sekreteri Loscertales bu ziyaret sırasında; Türkiye nin 100 yıldır katıldığı EXPO lardan anıların, fotoğraf ve resimlerin bulunduğu 100 Yıllık EXPO Macerası konulu sergiyi ve Odamız bünyesinde kurulan EXPO Ofisini açmıştır. EXPO 2015 İzmir, EXPO İzmir 2015, İzmir 2015 EXPO, İzmir EXPO 2015, 2015 EXPO İzmir ve 2015 İzmir EXPO isimleri için patent başvurusunda bulunulmuş ve Türkiye için patent hakları alınmıştır. Ekim 2007 tarihinden itibaren Dışişleri Bakanlığı ndan Büyükelçilerimizin Başkanlığında 100 ün üzerinde BIE üyesi ülkelere lobi ziyaretleri düzenlenmiştir Şubat 2008 tarihleri arasında ise, 107 ülkeden 222 yabancı konuğun katıldığı EXPO 2015 İzmir II. Uluslararası Sempozyumu düzenlenmiştir. Lobi faaliyetleri Odamız da dahil olmak üzere birkaç farklı koldan yürütülmüş olup, herkes yapabileceği katkıyı koymaya çalışmıştır. Lobi faaliyetleri sürecinde birçok ülke ile yapılan görüşmeler sonucunda çok iyi tecrübe edinilmiş ve ülkemizle yoğun ilişkileri bulunmayan ya da temsilciliğimizin olmadığı devletlerin temsilcileri ile iletişim kurma şansına sahip olunmuştur. Tüm bunlara rağmen Türkiye EXPO 2015 seçiminde 65 oy alarak İtalya ya karşı az farkla yarışı kaybetmiştir adaylığı süresince elde edilen sinerji ve birikimin kullanılması kapsamında İzmir in tekrar EXPO ya aday olması ve 2020 yılında ev sahipliği yapmak üzere Uluslararası Sergiler Bürosu na başvuruda bulunması konusunda İzmir de tüm yerel yönetimler, vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütleri ortak karara varmıştır. İzmir Ticaret Odası da, 2015 serüveninde edindiğimiz bilgi ve tecrübeler ışığında, İzmir in EXPO 2020 ye yeniden aday olma konusunda ısrar etmiş ve konunun takipçisi olmuştur. Hükümetimizin de desteği ile, EXPO 2020 Adaylığı için resmi başvuru 18 Mayıs 2011 tarihinde Paris te Uluslararası Sergiler Bürosu na yapılmıştır. 128

71 İzmir EXPO 2020 için yine sağlık teması benimsenmiş olup, belirlenen tema Daha İyi Bir Dünya için Yeni Yollar ve Herkes için Sağlık tır. Sağlık temasının katılımcı tüm ülkelerin kendilerini ifade edebilecekleri, katkıda bulunabilecekleri evrensel bir tema olması büyük önem arz etmektedir. İzmir in dışında, EXPO 2020 ye toplam 4 kent daha resmi aday olmuştur; böylece rakibimiz 4 e çıkmıştır. Bu kentler; Tayland ın Ayutthaya kenti, Rusya nın Yekaterinburg kenti, Birleşik Arap Emirlikleri nin Dubai kenti ve Brezilya nın Sao Paolo kentidir. İzmir sağlık teması ile çalışmalarını sürdürmekte olup, dünyaca ünlü Kolombiya Üniversitesi Başkan Yardımcısı ve Cerrahi Profesörü, Dr. Mehmet Öz EXPO 2020 projemize destek vermektedir. Dr. Mehmet Öz, Haziran 2012 de gerçekleştirilen BIE Genel Kurulu Toplantısı nda İzmir adına bir sunum yaparak büyük ilgi ve beğeni toplamıştır Kasım 2012 tarihlerinde yine Paris te gerçekleştirilen 152. BIE Genel Kurulu na da, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay başkanlığında İzmir den geniş bir heyet ile katılım sağlanmış, İzmir in EXPO 2020 adaylığı kapsamında başarılı bir sunum gerçekleştirilmiştir. İzmir in resmen EXPO 2020 adayı oluşunun ardından Odamız da dış bağlantılarını kullanarak lobi faaliyetlerine hızla başlamıştır. Kasım 2012 itibariyle BIE ye 161 üye ülke bulunmaktadır. Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, gerek EXPO 2020 İzmir Yönlendirme Kurulu üyesi olarak gerek ise EXPO 2020 İzmir Afrika Bölge Koordinatörü olarak, İzmir i ziyaret eden tüm dış heyetlerle EXPO 2020 adaylığı konusu görüşmekte ve destek talep etmekte olup, Odamızın yurtdışı ziyaretlerinde lobi çalışmaları sürdürülmektedir. Mevcut üye ülkeler için yapılan lobi çalışmalarının yanında BIE ye üye olmayan birçok ülkenin üyelikleri konusunda Odamızca çalışmalar yapılmıştır. İzmir in EXPO 2020 Adaylığı kapsamında oylama Kasım 2013 te Paris te gerçekleşecek olup, İzmir in yarışı kazanması durumunda 150 yıllık EXPO tarihinde de pek çok ilkin gerçekleşmesi sağlanacaktır. 129

72 İzmir e iki saatlik uzaklıkta yer alan Avrupa, Ortadoğu ve Avrasya coğrafyasındaki büyük nüfus yoğunluğunu göz önünde bulundurulursa ziyaretçi hedefi oldukça yüksek olacaktır. Bu büyük ziyaretçi sayısı, hem kentimiz hem de ülkemiz turizminde çok köklü değişimlere yol açacaktır. Ülkemizin de böyle bir organizasyona imza atması, Türkiye ve İzmir in dünya ölçeğinde tanıtımını yapacak, yüksek ziyaretçi potansiyeliyle büyük bir ekonomik dönüşüme neden olacaktır. Expo 2020 ye ev sahipliği yapmamız halinde, İzmir de altyapı çalışmalar hızlanacak, otel ve yatak kapasiteleri arttırılacak, alternatif ulaşım yolları geliştirilecek, çok sayıda kongre ve seminer salonları inşa edilecektir. 5. İzmir de Yatırım Ortamı Son yılların en durgun dönemini yaşayan küresel ekonomide en büyük yarış, dış yatırım çekme konusunda yaşanmaktadır. Bu yoğun rekabet ortamında Türkiye yatırımcılara sunduğu avantajlarla pek çok ülkeden yatırım çekmeye devam etmektedir. En son olarak kredi derecelendirme kuruluşu Fitch tarafından not artırımına gidilen Türkiye nin önümüzdeki dönemlerde daha geniş bir sermaye havuzuna ve sermaye akışına sahip olacağı düşünülmektedir. İzmir deki yatırım ortamı ile Türkiye genelindeki yatırım ortamı benzerlik taşımaktadır Yeni Teşvik Politikası İzmir e Neler Getiriyor? Yeni Teşvik Kanunu, 19 Haziran 2012 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Kanunla birlikte 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren yapılacak yatırımlar teşvik kapsamı altına alınmaktadır. 130

73 Tablo 34: Büyük Ölçekli Yatırımlar Asgari Sabit Yatırım Konuları Yatırım Tutarları (Milyon TL) Rafine Edilmiş Petrol Ürünleri İmalatı Kimyasal Madde ve Ürünlerin İmalatı 200 Liman ve Liman Hizmetleri Yatırımları 200 Motorlu Kara Taşıtlarının İmalatı Yatırımları: a) Motorlu Kara Taşıtları Ana Sanayi Yatırımları 200 b) Motorlu Kara Taşıtları Yan Sanayi Yatırımları 50 Demiryolu ve Tramvay Lokomotifleri ve/veya Vagon İmalatı Yatırımları 50 Transit Boru Hattıyla Taşımacılık Hizmetleri Yatırımları Elektronik Sanayi Yatırımları Tıbbi Alet, Hassas ve Optik Aletler İmalatı Yatırımları İlaç Üretimi Yatırımları Hava ve Uzay Taşıtları ve/veya Parçaları İmalatı Yatırımları Makine (Elektrikli Makine ve Cihazlar Dahil) İmalatı Yatırımları Metal Üretimine Yönelik Yatırımlar: [Maden Kanununda belirtilen IV/c grubu metalik madenlerin cevher ve/veya konsantresinden nihai metal üretimine yönelik yatırımlar (bu tesislere entegre madencilik yatırımları dahil)] Kaynak: Ekonomi Bakanlığı, Temmuz Büyük ölçekli yatırımlar, Türkiye nin neresinde olursa olsun desteklenecektir. 131

74 Tablo 35: İzmir de Bölgesel Desteklerden Faydalanabilecek Sektörler ve Bölgeler İtibariyle Asgari Yatırım Tutarları veya Kapasiteleri Bölgesel Teşviklerden Yararlanacak Sektörler Entegre Damızlık Hayvancılık Yatırımları Dahil Olmak Üzere Entegre Hayvancılık Yatırımları Su ürünleri Yetiştiriciliği (Balık Yavrusu ve Yumurtası Üretimi Dahil) Gıda Ürünleri ve İçecek İmalatı Bavul, El Çantası, Saraciye, Ayakkabı Vb İmalatı Ağaç ve Mantar Ürünleri İmalatı (Mobilya Hariç), Hasır ve Buna Benzer Örülerek Yapılan Maddelerin İmalatı Kağıt ve Kağıt Ürünleri İmalatı Kimyasal Madde ve Ürünlerin İmalatı Seramikten Yapılan Sıhhi Ürünler, Seramik Yalıtım Malzemeleri, Seramik Karo ve Kaldırım Taşı İmalatı Demir-Çelik Dışındaki Ana Metal Sanayi, Metal Döküm Sanayi Makine ve Teçhizat İmalatı Büro, Muhasebe ve Bilgi İşlem Makineleri İmalatı Elektrikli Makine ve Cihazları İmalatı Radyo, Televizyon, Haberleşme Teçhizatı ve Cihazları İmalatı Tıbbi Aletler Hassas ve Optik Aletler İmalatı Motorlu Kara Taşıtı ve Yan Sanayi Hava Taşıtları ve Motorlarının Bakım Ve Onarımı Motosiklet ve Bisiklet Üretimi Mobilya İmalatı (Sadece Metal ve Plastikten İmal Edilenler Hariç) Oteller Öğrenci Yurtları Soğuk Hava Deposu Hizmetleri Asgari Yatırım Tutarları 1 Milyon TL 1 Milyon TL 2 Milyon TL 1 Milyon TL 4 Milyon TL 10 Milyon TL 4 Milyon TL 4 Milyon TL 4 Milyon TL 4 Milyon TL 4 Milyon TL 4 Milyon TL 4 Milyon TL 1 Milyon TL Motorlu kara taşıtlarında yatırım tutarı 50 Milyon TL; motorlu kara taşıtları yan sanayinde yatırım tutarı 4 Milyon TL 4 Milyon TL 4 Milyon TL 4 Milyon TL 3 yıldız ve üzeri 100 öğrenci metrekare 132

75 Bölgesel Teşviklerden Yararlanacak Sektörler Lisanslı Depoculuk Eğitim Hizmetleri (Okul Öncesi Eğitim Hizmetleri Dahil, Yetişkinlerin Eğitilmesi ve Diğer Eğitim Faaliyetleri Hariç) Hastane Yatırımı, Huzurevi Atık Geri Kazanım veya Bertaraf Tesisleri Seracılık Asgari Yatırım Tutarları 2 Milyon TL 1 Milyon TL Hastane: 1 Milyon TL huzurevi: 100 kişi 1 Milyon TL 40 dekar Kaynak: Ekonomi Bakanlığı, Temmuz İzmir deki yatırım teşviki alan belge sayısının 2012 yılında, 2011 yılını geçmesi beklenmektedir. Tablo 36: Yatırım Teşvik Belgesi Sayısı Yatırım * Teşvik Belgesi Sayısı 1 Kaynak: Ekonomi Bakanlığı, *2012 Ocak-Ağustos Teşvik Belgesi kapsamında; Genel Teşvik Sistemi, Bölgesel Yatırımlar, Büyük Ölçekli Yatırımlara yönelik belgeler yer almaktadır. Yeni Teşvik Yasası, her ne kadar İzmir teşviklerden en az yararlanacak 1. Bölgede de olsa, kentimize önemli kazanımlar getirmektedir. Özellikle büyük ölçekli yatırımlar, öncelikli yatırımlar ve stratejik alanda kentimizde yatırım yapacak olan iş dünyası temsilcilerine önemli fırsatlar sunmaktadır. Gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, Vergi indirimi, Sigorta primi işveren hissesi desteği, Yatırım yeri tahsisi, KDV iadesi gibi bir çok teşvik unsuru sunulmaktadır yılı başından itibaren uygulanan yeni teşvik sistemi, 2009 krizi nedeniyle uygulamaya konulan yatırım teşvik sisteminden; Yatırım döneminde vergi indirimi, Yeni altı bölgeli harita, 2011 sonu itibariyle azalan destek oran ve sürelerinin arttırılması, 133

76 Desteklenen yatırım konularının gözden geçirilmesi, Stratejik ve teknolojik dönüşümü sağlayacak yatırımların desteklenmesi ve En az gelişmiş bölgelerde, yatırımlara sağlanan destek miktarının arttırılması gibi özellikleriyle ayrılmaktadır. Yeni teşvik sisteminin en temel farkı, stratejik (toplam ithalat üzerindeki payı fazla olan) sektörlerin desteklenecek olmasıdır. Yeni teşvik sistemi, cari açığı azaltmak ve kontrol altına almak amacıyla tasarlanmıştır. Stratejik yatırımlar ile, uluslararası rekabet gücünü attırma potansiyeline sahip, yüksek teknolojili ve yüksek katma değerli yatırımlar teşvik edilecektir. Stratejik yatırımları değerlendirme kriteri şöyledir: İthalat bağımlılığı yüksek ara malı veya ürünlerin üretime yönelik olacaktır. Asgari yatırım tutarı 50 milyon TL olacaktır. % 50 den fazlası ithalatla karşılanacaktır. Asgari % 4 katma değer üretecektir. Üretilecek ürünle ilgili toplam ithalat değeri son 1 yıl itibariyle en az 50 milyon $ olan mallar olacak ama yurt içi üretimi olmayan mallarda bu şart aranmayacaktır. Ayrıca yatırım yeri tahsis edilmektedir. 500 milyon TL nin üzerindeki yatırımların bina-inşaat harcamaları için KDV iadesi bulunmaktadır. Yatırım tutarının % 5 ini geçememek kaydıyla en fazla 50 milyar TL ye kadar faiz desteği vardır. Öncelikli alanlarda yapılacak yatırımlar eğer ve 5. bölgede ise stratejik yatırımlar gibi, 5.bölge desteklerinden faydalanacaktır. Öncelikli yatırımlar; madencilik yatırımları, demiryolu ve deniz yolu, yük yolcu taşımacılığı, test merkezleri rüzgâr tünel, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde yapılacak turizm yapıları, özel sektör tarafından gerçekleştirilecek ilk, orta ve lise eğitim yatırımları, yatırım tutarı 20 milyon TL nin üzerinde olan belirli ilaç yatırımları ve savunma sanayi yatırımlarıdır. OSB lerde yapılacak yatırımlar, sektörel işbirliğine dayalı yatırımlar ve TUBİTAK tarafından desteklenen AR-GE projeleri neticesinde geliştirilen ürünün üretimine yönelik yatırımlar, vergi indirimi ve sigorta primi işveren hissesi destekleri açısından bir alt bölgede uygulanan desteklerden yararlanacaktır. 134

77 Eski teşvik sisteminin uygulayıcısı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı iken, yeni teşvik sisteminin uygulayıcısı Ekonomi Bakanlığı olmuştur. Teşvik sistemi sunduğu tüm bu olumlu özelliklerin yanında önemli eksiklikleri de barındırmaktadır. Teşvik sisteminde yatırım yapılması gereken yatırım tutarlarının İzmir de en aşağı 1 Milyon TL olması nedeniyle, KOBİ lere pek hitap etmektedir. Odamın üyelerinin de büyük bir çoğunluğunun KOBİ olduğu düşünüldüğünde, yatırım teşviklerinin Odamızın küçük bir kesimine hitap edileceği düşünülmektedir. Yeni teşvik sistemiyle birlikte OSB ler e verilen desteğin OSB ler için yeterli olmayacağı düşünülmektedir. İzmir deki OSB lerin atıl olmaması ve yatırıma tam anlamıyla kanalize olması amacıyla tüm OSB lere yeni teşvik sistemiyle birlikte daha avantajlı bölgelerin teşviklerin sunulmasının daha uygun olacağı görülmektedir. İzmir de yenilenebilir enerji, bilişim ve organik tarım yatırımlarının yeni teşvik sistemi kapsamına alınmadığı görülmektedir.özellikle ileri teknoloji gerektiren ve yüksek katma değer ortaya çıkaran yatırımların sadece büyük yatırımlar ve stratejik yatırımlar başlığı altında değil, bölgesel yatırımlar başlığı altında da desteklenmesi gerekmektedir İzmir in Yabancı Yatırım Potansiyeli İzmir doğrudan yabancı yatırımları çekme konusunda birçok avantaja sahiptir. Yerli ve yabancı pazarlara 2-3 saatlik uçuş mesafesinde olması, Eğitimli ve dinamik işgücüne erişim, Gelişmiş altyapı, Hammaddeye erişimin kolaylığı, Çok sektörlü yapı, Elverişli iklimi, Lojistik yapısının uygunluğu gibi özellikleriyle ön plana çıkmaktadır. Sahip olunan lojistik yapı doğrudan yabancı yatırımlar için önemli avantajlar sunmaktadır. İzmir Alsancak Limanı nın modernize edilmesi, İzmir Kruvaziyer Limanı nın yapılması ve özellikle Kuzey Ege Çandarlı Limanı nın da devreye girmesiyle birlikte İzmir in doğrudan yabancı yatırımlardan alacağı payın katlanarak artması beklenmektedir. İzmir, Ege Serbest Bölgesi ve İzmir Serbest Bölgesi gibi iki serbest bölgeye, İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi ne ve birçok organize sanayi bölgesine ev sahipliği yapmaktadır. 135

78 Kruvaziyer gemilerinin İzmir limanına yanaşmaya başlamaları ile kentimiz, dış dünyada daha fazla tanınmaya başlamıştır. Turizm ile başlayan gezi seyahatlerinin kısa süre içerisinde doğrudan yabancı yatırımlara dönüşme ihtimali yüksektir. İzmir de doğrudan yabancı yatırımlar için potansiyel barındıran sektörler aşağıda yer verilen matriste değerlendirilmiştir: Grafik 10: İzmir Doğrudan Yabancı Yatırımlar için Sektörel Değerlendirme Matrisi (2011) Kaynak: İzmir Kalkınma Ajansı Şekilde, yatay eksende DYY pazar genişliği ve büyümesi ile dikey eksende ortaya çıkan DYY karşılaştırmalı avantaj durumu görülmektedir. Motorlu Taşıtlar sektörü pazar olanakları ve İzmir in karşılaştırmalı üstünlüğü bazında en güçlü sektör olarak görülmektedir. Kimya, Endüstriyel Makine, Gıda ve İçecek Üretimi ile daha düşük ölçüde Bilgi ve İletişim Teknolojileri sektörleri İzmir in makul bir karşılaştırmalı üstünlük durumu bulunan güçlü pazar olanaklarına sahip sektörler olarak gözlemlenmektedir. Otomotiv Dışı Taşıma Teçhizatları Üretimi (genel olarak Hava ve Uzay, Savunma ve Gemi İmalatı), Yenilenebilir Enerji ve Turizm ise İzmir in güçlü bir karşılaştırmalı üstünlük durumu bulunan makul pazar olanaklarına sahip sektörler olarak gözlemlenmektedir. Bununla birlikte, 2006 dan 2012 başına kadar İzmir deki uluslararası firma sayısı %105 oranında artmıştır. İzmir deki uluslararası firma sayısının ülkelere göre dağılımına bakıldığında ise 2010 yılı sonu itibariyle %26 lık pay ile Almanya ön plana çıkmaktadır. 136

79 Grafik 11: İzmir deki Uluslararası Firma Sayılarının Ülkelere Göre Dağılımı Kaynak: İzmir Kalkınma Ajansı Ülkemizde bulunan adet uluslararası sermayeli şirketin illere göre dağılımında adet şirket ile İstanbul birinci sırada yer almaktadır. Antalya 3.498, Ankara adet ve İzmir adet şirket ile İstanbul u takip etmiştir. Tablo 37: Uluslararası Sermayeli Şirketlerin Sayılarının İllere Göre Dağılımı (İlk 10 İl) İL Şirket Sayısı ( ) İSTANBUL ANTALYA ANKARA İZMİR MUĞLA BURSA 576 AYDIN 514 MERSİN 496 KOCAELİ 338 ADANA 218 DİĞER İLLER TOPLAM Kaynak: Ekonomi Bakanlığı adet uluslararası sermayeli şirketin faaliyette bulunduğu İzmir de, uluslar arası sermayeli şirketlerin en yoğun olduğu alanlar sırsıyla, toptan ve perakende ticaret, imalat sanayi ve inşaat sektörleridir. 137

80 Tablo 38: İzmir deki Uluslararası Firmalarının Sektörlere Göre Dağılımı Sektörler Şirket Sayısı ( ) Tarım, Avcılık, Ormancılık ve Balıkçılık 60 Madencilik ve Taşocakçılığı 57 İmalat Sanayisi 397 Gıda Ürünleri, İçecek ve Tütün İmalatı 60 Tekstil Ürünleri İmalatı 25 Kimyasal Madde ve Ürünlerin İmalatı 38 B.Y.S. Makine ve Teçhizat İmalatı 37 Motorlu Kara Taşıt İmalatı 16 Diğer İmalat 221 Elektrik, Gaz ve Su 39 İnşaat 124 Toptan ve Perakende Ticaret 535 Oteller ve Lokantalar 73 Ulaştırma, Haberleşme ve Depolama 109 Mali Aracı Kuruluşların Faaliyetleri 8 Gayrimenkul Kiralama ve İş Faaliyetleri 191 Diğer Toplumsal, Sosyal ve Kişisel Hizmet Faal. 74 Toplam Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı İzmir de doğrudan yabancı yatırım miktarlarının Türkiye ortalamasına göre daha fazla artması ve otomotiv, elektronik, turizm, tıp, ilaç, yenilenebilir enerji gibi sektörlerde büyük yatırımcıların yönlendirilmesi için kentimizde Başbakanlık Yatırım Ajansı nın bir temsilciliğinin açılması ve kentimiz ihracatçısının bürokratik sorunlarını yerinde çözecek bir Dış Ticaret Merkezi nin oluşturulmasının faydalı olacağı düşünülmektedir Organize Sanayi Bölgeleri ve Serbest Bölgeler İzmir şu anda sanayi tesisi ile ülke genelinde toplam sanayi işletmesi içerisinde %5 lik oran ile Türkiye nin en büyük dördüncü sanayi kentidir. İzmir imalat sanayinde Türkiye genelinde yaratılan katma değerin %13,5 ini karşılamaktadır. Her türlü yatırım talebini karşılayacak sanayi alt yapısına sahip olan İzmir de, yatırımcılara kentin çeşitli bölgelerinde uygun yatırım ortamları sunulmaktadır. Söz konusu yatırım alanları limanlar, havaalanı, tren yolları sayesinde Türkiye nin dört bir yanı ile bağlantı içerisindedir. 138

81 İzmir deki sanayi tesisleri Pınarbaşı-Işıkkent-Kemalpaşa, Çiğli-Menemen ile Karabağlar-Torbalı-Menderes aksları içerisinde bulunan Organize Sanayi Bölgeleri ve Serbest Bölgeler içerisinde faaliyet göstermektedir. Kentte 13 OSB ve 2 serbest bölge mevcuttur. Aliağa, Atatürk, Bergama, Buca Ege Giyim (BEGOS), İTOB Organize Sanayi Bölgesi, Kemalpaşa-Islah, Kınık, Tire faal OSB ler olup, Kemalpaşa- Bağyurdu, Menemen-Plastik, Ödemiş, Pancar, Torbalı OSB lerin alt yapı inşaatları devam etmektedir. Tablo 39: İzmir de Mevcut Organize Sanayi Bölgeleri OSB Adı Büyüklük (Hektar) Toplam Parsel Sayısı Tahsisli Parsel Sayısı Boş Parsel Sayısı Faal Tesis Sayısı İnşaat Devam Eden Tesis Toplam Tesis Sayısı İstihdam (Kişi) Kemalpaşa Islah OSB Aliağa OSB Atatürk OSB Tire OSB İTOB OSB Bergama OSB Kemalpaşa 147 Kamulaştırma ve imar planı çalışmaları devam etmektedir. (Bağyurdu) OSB Pancar OSB Ödemiş 93 Alt yapı çalışmaları devam ediyor. OSB Menemen- 90 İmar planı yapımı devam etmektedir. Plastik İhtisas OSB Kınık OSB Torbalı 70 İmar planı yapımı devam etmektedir. OSB Buca (Ege Giyim) OSB Toplam Kaynak: İzmir Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü İzmir deki OSB ler, yukarıda sayılan hedefler doğrultusunda yatırımcılara sundukları idari, sosyal ve teknik altyapı olanakları ile hizmet vermeye devam etmektedir. Aynı zamanda OSB ler kentin ekonomisine ve istihdamına da katkı sağlamaktadır. 139

82 İzmir deki serbest bölgeler ise kent ekonomisine özellikle dış ticaret konusunda büyük oranda katkı koymaktadır. İzmir in iki serbest bölgesinden biri olan, Ege Serbest Bölgesi tamamen ihracat odaklı çalışan bir sanayi parkı olup Türkiye nin başta gelen ihracat üslerinden biri konumundadır. İzmir in Gaziemir ilçesinde 2,2 milyon m 2 lik bir alan üzerinde kurulmuştur. Bölge, Uluslararası Adnan Menderes Havalimanı na 4 km, İzmir Limanı na 12 km, otoyol ağlarına ise 1 km. mesafededir yılında bir önceki yıla göre %25,5 lik artış ile 5 milyar dolar olarak gerçekleşen Ege Serbest Bölgesi toplam ticaret hacmi 2012 yılının ilk 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre %0,14 lük artış ile toplam dolar olarak gerçekleşmiştir yılı sonu itibari ile kişi olan istihdam sayısı, 2011 yılı sonunda kişiye, 2012 yılının 8. ayı itibarı ile kişiye ulaşmıştır. Bölgede 2012 yılının ilk 8 ay itibari ile 76 sı yabancı olmak üzere toplam 225 firma faaliyet göstermektedir. İzmir Serbest Bölgesi ise, Türkiye deki deri üreticilerinin bir araya gelerek toplam 138 ortaklı olarak 1998 yılında kurduğu dünyanın ilk deri ağırlıklı serbest bölgesidir. Günümüzde AB ülkeleri, Rusya, Orta Doğu ülkelerinin deri pazarlarına hakim, Türkiye'nin tek "deri" arıtma sistemine sahip, ham deri alımı ve işlemesinde lider endüstri ve sanayi merkezidir. Deri işleme ve üretiminde en iyi hizmeti veren İzmir Serbest Bölgesi, özellikle deri üretimi yapan firmalar ile deri yan sanayi ve tüm ağır sanayi için alt yapısı hazır parselleri ve kullanıma hazır fabrika binalarını hizmete sunmaktadır. İzmir Serbest Bölgesi nin yıllık ticaret hacmi 2010 yılında dolar olarak gerçekleşirken 2011 yılı sonunda %15,8 lik artış göstererek dolara ulaşmıştır İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Bilgiye ve ileri teknolojilere dayalı sanayi firmalarının kurulup gelişmesini teşvik etmek üzere tasarlanmış teknoloji geliştirme bölgeleri, bölgesel ve ulusal kalkınma açısından önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye de teknoloji geliştirme bölgeleri; 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulmaktadır. Söz konusu kanuna göre kurulan teknoloji geliştirme bölgelerine yönelik çeşitli destek ve muafiyetler bulunmaktadır. Bunlar bölgenin kurulması için arazi temini, altyapı ve idare binası inşası gibi yönetici şirketlerce karşılanamayan giderlere destek olunması, vergi ve harç muafiyetleri, bölgede çalışan personelin Ar-Ge görevleri ile ilgili ücretlerine yönelik vergi muafiyeti ve çeşitli indirimler olmak üzere birçok alanı kapsamaktadır. 140

83 Verilen destekler ile Türkiye nin Avrasya nın bir üretim üssü olması planlanmaktadır. Bu süreçte İzmir e de önemli bir rol düşmektedir. İzmir de üniversite ve sanayi işbirliğine yönelik proje üretimi ve Ar-Ge faaliyetlerinin gerçekleştirilmesine imkan tanıyan aktif sadece bir teknoloji geliştirme bölgesi bulunurken Ankara da 6, İstanbul da 5 ve Kocaeli nde 3 tanedir. Haziran 2012 itibariyle Türkiye de toplam 45 adet teknopark bulunmaktadır. İzmir in sanayi ve ticari potansiyeli göz önüne alındığında; Türkiye nin 3. büyük kenti durumunda olan bir kentin altyapı ihtiyacı da göz önünde tutulduğunda Ar-Ge ve yenilik açısından mevcut potansiyelin değerlendirilmesi gerekmektedir. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü nün kampüsü içerisinde yer alan İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi 2001 yılında kurulmuş, 2004 yılında m 2 ofis alanında 16 firmaya hizmet ile başlamıştır. Günümüzde ise 4 binada toplamda m 2 ofis alanında yaklaşık 70 firma ve 282 Ar-Ge personeli ile faaliyet göstermektedir. Ayrıca 14 bin m 2 inşaat yapmaya müsait olan parsellerin yap işlet devret modeli ile değerlendirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. İzmir in Ar-Ge ve yenilik potansiyelinin farkında olan çevreler tarafından son dönemde teknoloji geliştirme bölgelerinin kurulmasına yönelik çalışmalar hızlandırılmıştır. İlk olarak Odamız, İzmir Ekonomi Üniversitesi ve İTOB Organize Sanayi Bölgesi öncülüğünde sürdürülebilir tarım, sürdürülebilir enerji ve bilişim temalarına yoğunlaşmış İzmir Bilim ve Teknoloji Parkı Teknoloji Geliştirme Bölgesi, 2012/3800 numaralı Bakanlar Kurulu kararıyla resmiyet kazanmış ve sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe girmiştir. Dokuz Eylül Üniversitesi, Tınaztepe Kampüsünde yer alan 17 bin 400 m 2 lik alan ile üniversitenin İnciraltı yerleşkesinde Üniversite Hastanesi nin yanında bulunan 10 bin 487 m 2 lik alan üzerinde Ege Bölgesi nde biyomedikal alanda sürdürülebilir kalkınmanın unsurlarından biri olmak, tıbbi biyoteknoloji alanında nitelikli işgücünün yetiştirilmesini sağlamak hedefleri doğrultusunda kurmayı planladığı teknoloji geliştirme bölgesi dosyasını Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı na sunmuştur. 141

84 Ege Üniversitesi tarafından ise, Menemen de 750 dönüm arazi üzerinde; Ege Bölgesi nde tarıma yönelik faaliyet gösteren kuruluşların bir araya gelmesiyle oluşturulacak ihtisaslaşmış bir Gıda ve Tarım Teknoloji Geliştirme Bölgesi ile gıda, tarım, hayvancılık sektörlerinin teknoloji gereksinimlerini ve önceliklerini belirleyerek, yeni teknolojiler geliştirip aktarması hedefiyle çalışmalara başlanmış olup Odamıza da ortaklık teklif edilmiş ve Odamız da kabul etmiştir. Katip Çelebi Üniversitesi ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi de Atatürk OSB içerisinde teknopark yapmak için ön protokol yapmıştır. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Kampüsü içinde kalan 25 bin m 2 ile İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi içinde kalan 25 bin m 2 lik alanı birleştirerek elde edilen toplam 50 bin m 2 lik alan ve 5 bin m 2 kapalı alanda oluşturulacak teknopark için 5-7 milyon dolarlık bir yatırım öngörülmektedir. Söz konusu teknopark kapsamında, İzmir in en büyük organize sanayi bölgelerinden İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi nin aynı zamanda Ar-Ge merkezine dönüşmesi ve bu kapsamda üniversite ve sanayi işbirliğinin etkin bir şekilde sağlanması hedeflenmektedir. Son olarak Manisa da bulunan Celal Bayar Üniversitesi Muradiye Yerleşkesi nde tahsis edilen 111 dönüm arazi üzerinde kurulacak olan Celal Bayar Üniversitesi Teknoparkı da Resmi Gazete de yayınlanarak onaylanmıştır. İlk etapta 4 bin m 2 lik bir bina inşa edilerek hizmete başlaması planlanmaktadır. Bölgenin İzmir e yakınlığı göz önünde bulundurulduğunda, İzmirli firmaların Ar-Ge faaliyetleri açısından önemli bir çekim merkezi haline geleceği düşünülmektedir Ticarette Yeni Yaklaşımlar Yirmi yıl geriye gidildiğinde Türkiye de cep telefonu, internet, sosyal medya, vb. kavramların olmadığı görülmektedir. Kısa zaman içerisinde iş dünyasında kullanılan araçların birçoğu kökten değişmiştir. Günümüzde nerdeyse değişmeyen hiç bir iş alanı kalmamıştır. Bilgi toplumuyla birlikte dijital çağa geçiş yaşanmıştır. İletişim teknolojilerinin hızlı gelişimi hemen hemen tüm sektörleri etkilemiştir. Bunlardan biri de bankacılık sektörü olmuştur. Gelişmiş ülkelerden, az gelişmiş ülkelere kadar her yerde yakın zaman içerisinde yeni bir bankacılık anlayışı olacaktır. Banka şubeleri küçülecek ve kimi yerlerde seyyar şubeler oluşacaktır. Bu yöntemin işletme giderlerinde çok ciddi tasarruflar sağladığı için uygulanacağı düşünülmektedir. Geleceğin bankalarının adeta bir atıştırma (fast food) şubesi haline dönmesinin ve işlemlerin paketler halinde sunulmasının ise şaşırtıcı olmayacağı ticaret hayatında konuşulmaktadır. 142

85 Ticaret, giderek internet üzerinde ticarete, yani diğer adıyla sanal ticarete kaymaya başlamıştır. E-ticaret sektöründe hizmet veren firmalar, artık kişiye özel servislerle farklılaşmakta ve rekabet avantajı elde etmektedir. Kişi bazlı kampanyalar ve uygulamalar geliştirerek müşteri odaklı bir yaklaşım izleyen e-ticaret firmalarının, sektörü farklı bir boyuta taşıyacağı görülmektedir. Yakın gelecekte Türkiye deki e- ticaret sitelerinde online alışveriş danışmanları ile karşılaşılacağı ve e-ticarette yeni bir dönem başlayacağı sektördeki uzmanlar tarafından dile getirilmektedir. Sosyal medya büyük önem kazanmaktadır. Artık iş dünyası linked-in, facebook ve twitter üzerinde iş almayı düşündükleri aday elemanlar ile ilgili bilgi toplamaktadırlar. Sosyal medyayı iyi kullanmak, şirketler için önemli bir avantaj oluşturacaktır. Yoğun rekabet firmaların kümelenmesini gerekli kılmaktadır. Kümelenerek güçlerini birleştiren firmalar dünya şartlarında rekabete hazır hale gelmektedir. Rekabetin artan önemi, ülkelerin geleneksel ticaret yaklaşımlarının değiştirilmesini beraberinde getirmiş ve birçok ülke tarafından uygulanmış ve başarısı kanıtlanmış olan kümelenme yaklaşımı günümüzün en çok ön plana çıkan yaklaşımı haline gelmiştir. Ülkemizde, rekabet gücü taşıyan sektörlerin geliştirilerek ulusal kümelenme politikasına temel teşkil etmesi ve nihai olarak sürdürülebilir ihracat artışını sağlayacak rekabetçi yapının geliştirilmesine katkı sağlaması amacıyla, 2 yıl süreli Ulusal Kümelenme Politikasının Geliştirilmesi Projesi hazırlanmış ve Avrupa Birliği (AB) Katılım Öncesi Mali Yardımları kapsamında 6 Milyon Euro kaynak tahsis edilerek finansmanı sağlanmıştır. 6. Üniversiteler Kenti İzmir Küresel rekabet ortamında ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde girişimcilik, istihdamın arttırılması, ekonomiye hareket ve dinamizm kazandırılması, işsizliğin önlenmesi için son derece önemlidir. Başarı ile sonuçlanan girişim sayısının arttırılması ise girişimci bireylerin eğitimi ile mümkündür. Bu kapsamda üniversiteler, sağladıkları kaliteli, yaratıcılığı destekleyici bilimsel araştırmayı teşvik edici eğitim ile ülkemiz ekonomisine pek çok yeni girişimci kazandırmaktadır. 143

86 Ülkemizde 160 ın üzerinde üniversite bulunmaktadır. İzmir de ise dördü devlet ve beşi vakıf olmak üzere toplam dokuz adet üniversite bulunmaktadır. Bunlar; Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Kâtip Çelebi Üniversitesi İzmir Ekonomi Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi, İzmir Üniversitesi, Gediz Üniversitesi, ve Şifa Üniversitesi dir. Kentimizin ve Ege Bölgesi nin ilk vakıf üniversitesi olan İzmir Ekonomi Üniversitesi, İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından 14 Nisan 2001 tarihinde 2 fakülte, 5 yüksekokul, 2 enstitü olarak kurulmuştur. Başarılarla dolu geçen 11 yılın ardından üniversitemiz, 7 fakülte 3 Yüksekokul, 2 Enstitü, 8 Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı, katılımcı, yaratıcı ve girişimci bireyler yetiştirmeyi amaçlayan bir yükseköğretim kurumu olarak faaliyetini sürdürmektedir. Üniversitemizde, ABD-(SUNY) New York Eyalet Üniversitesi ile müşterek olarak çift diploma programları da bulunmaktadır. Lisans öğretim programlarından yedisi bu programlardandır. Yurt dışındaki 92 üniversite ile ERASMUS programı anlaşması, 27 üniversite ile akademik işbirliği protokolü ile uluslararası düzeyde kaliteli bir eğitim verilmektedir. İngilizcenin yanında ikinci yabancı dilin zorunlu olduğu üniversitemiz, dünya öğrencisi yetiştiren bir dünya üniversitesi olma yolunda kararlı adımlarla ilerlemektedir. Bugün üniversitemizde görev alan 434 akademik personelin 61 i yabancı uyrukludur. Öğrenim gören öğrencimizin ise 82 si üniversitemizin verdiği kaliteli eğitim için ülkemize gelmiştir. İlimizde faaliyet gösteren üniversitelerin eğitim imkânlarından faydalanmak amacıyla yurtiçinden ve yurtdışından pek çok öğrenci kentimize akın etmekte bu sayede üniversitelerimizde pek çok farklı kültür ve dil bir arada bulunmaktadır. Daha birkaç sene öncesine kadar üniversite eğitimi almak isteyen İzmirli gençler başta Ankara ve İstanbul olmak üzere diğer illerde faaliyet gösteren üniversitelere giderken bugün artık İzmir, üniversite eğitimi için tercih edilen kent konumundadır. Ancak İzmir in üniversite eğitiminde tercih edilirliğinin arttırılması için kentimizin ve sağladığı eğitim olanaklarının yurtiçinde ve yurtdışında tanıtımının yapılması gerekmektedir. İlimizdeki devlet ve vakıf üniversitelerinin birleşerek oluşturduğu İzmir Üniversiteler Platformu dört yıldır bu amaç doğrultusunda projeler hazırlamakta ortak çalışmalara imza atmaktadır. 144

87 Önümüzdeki dönemde de gelişmiş ve çağdaş kentimizin, iklimi, tarihsel ve kültürel zenginliği, denizi, güneşi, doğal güzellikleri, ulaşım ve gündelik yaşam kolaylığı, sakinliği, zeytinyağlı yemeklerden oluşan zengin ege mutfağı gibi daha birçok özelliğinin de desteği ile İzmir, üniversite eğitimi için tercih edilen il olmaya devam edecektir. 7. İzmir in Sağlık Turizmdeki Potansiyeli Sağlık Turizmini; bir ülkeden diğer ülkeye herhangi bir sebeple (bekleme süresinin uzunluğu, tedavinin ekonomikliği veya daha kaliteli sağlık hizmeti talebi vb.) sadece tedavi için gidilmesi olarak tanımlamamız mümkündür. Tıbbi olarak gerekliliği raporla belirlenmiş kaplıca tedavileri için bir ülkeden diğer ülkeye gidilmesi de sağlık turizmi tanımı altında yer almakla birlikte; daha çok termal turizmi işaret etmektedir. Yılda ortalama 7 milyon kişi, dünyayı sağlık turizmi için dolaşıp ortaya hacmi 100 milyar dolara ulaşan bir pazar çıkarmaktadır. Ayrıca Dünya Turizm Örgütü de 2015 yılında, sağlık amaçlı seyahat edecek kişi sayısının 20 milyon kişiye ulaşacağını tahmin etmektedir. Medikal Turizm (Tıp Turizmi); Tıbbi müdahaleler, ameliyat vb. gerektiren ilaç tedavisi eşliğindeki ileri tıbbi tedavileri turizm faaliyetleri eşliğinde içeren bir konsepttir. Göz ameliyatları, organ nakilleri, kalp ameliyatları, tüp bebek tedavileri, doğum, göz, diş, diyaliz tedavileri, estetik ameliyatlar, yüz nakillerini vb. medikal turizm kapsamında değerlendirilebilmektedir. Yaşlı ve Engelli Turizmi; Bu tarz turizmde, bakım evlerinde veya rehabilitasyon merkezlerinde verilen hizmetler, klinik otellerdeki rehabilitasyon hizmetleri kastedilmektedir. Sağlık turizmi; insanların artık yalnızca gezmek amaçlı seyahat etmemeleri ve gezilerinde; Sağlıklı kalmayı, Kaybettikleri sağlığı geri kazanmayı, Sağlığı geri kazanırken yalnızca tedavi olmayı değil eğlenmeyi de talep etmeleri sonucu doğmuş olup turistlere klasik turizm anlayışındaki dinleme ve eğlenmenin yanı sıra sağlıklı yaşama bilinci kazandırılması da hedeflenmektedir. Dünyada sağlık turizmi; İletişim ve ulaşım imkanlarının gelişmesi ile bir ülkede sağlık turizminden olumlu yönde etkilenmiş turistlerin yeni talepler yaratması, 145

88 Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere birçok gelişmiş ülkede nüfusun yaşlanması ve tatil alışkanlığı da olan bu turist kitlesinin gezerken aynı zamanda kronik hastalıklarına da çare bulma istekleri, Kendi ülkelerindeki sağlık maliyetlerinin daha yüksek olması, tedavi için uzun süre beklemek zorunda olmaları, Bağlı oldukları sosyal güvenlik kurumlarının başka bir ülkeden yapacakları tedavi giderlerini de ödemesi neticesinde doğmuştur. Avrupa, Orta Asya, Ortadoğu ve Afrika ülkemizden sağlık turizmi talep etmektedir. Sağlık turizmi talebinde Avrupa ülkeleri en ağırlıklı sağlık turisti gönderen ülkeler olduğu için aşağıda kısaca Avrupalı sağlık turistinin özelliklerine değinilmiştir. Yine Balkanlar ve Avrupa'da yaklaşık 5 milyon Türk insanının yaşadığı coğrafyanın sağlık turizmi için aradığı ülke istisnasız olarak Türkiye olmaktadır. Nitekim Avrupalı turistin sağlık hizmeti beklentisi yüksek olup daha kaliteli ve yüksek gelir grubuna hitap eden sağlık mal ve hizmetini talep etmektedirler. Öte yandan Avrupa devletlerinde sağlık harcamaları altından kalkılamaz bir hale gelmiştir. Özel sigorta şirketleri sağlık hizmetini sigortalamak istememektedir. Bunun yerine bilişim, savunma teknolojisi vb. gibi daha karlı alanlara yönelmektedirler. Avrupa devletleri de sağlık finansmanındaki sıkıntıyı aşmak için; Sağlık hizmetini daha ucuza satın almayı, Bazı sağlık hizmetlerini ödeme kapsamı dışında bırakmayı çare olarak görmektedirler. Dolayısıyla; yurt dışından daha ucuza sağlık hizmeti satın almak Avrupalı devletlerin sağlık sistemi için önemli bir alternatif çözümdür. Ülkemizde; Kaliteli sağlık hizmeti arttığında, Sağlık sektörümüze ilişkin çok iyi tanıtım yapıldığında, Yabancılara sağlık hizmeti bir turizm paketi içerisinde sunulduğunda, Kamu sağlık sektörünün Avrupa ülkelerindeki özel sektör sigorta şirketleri ile ortak çözümler üretildiğinde, daha çok sayıda sağlık turisti çekmemiz mümkün olacaktır. Ülkemizin 2023 yılında sağlık turizmi hedefi yıllık 1 milyon yabancı hasta, 20 milyar dolar sağlık turizmi geliri olarak belirlenmiştir yılı verileri itibariyle sektörde dönen cironun yılda ortalama 100 milyar dolar olduğu düşünüldüğünde 20 milyar dolar rakamına ulaşmamız için çok çalışmamız gerektiği açıktır. 146

89 Tablo 40: Yıllar İtibariyle Türkiye de Sağlık Hizmeti Alan Yabancı Hasta Dağılımı TOPLAM Özel 56,276 ( %94) 70,519 ( %94) 77,003 (%92) 114,329 (%91) 318,127 Kamu 17,817(%6) 21,442 (%6) 32,675(%8) 41,847(%9) 113,781 Toplam 74,093 91, , , ,908 Kaynak: Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Daire Başkanlığı, 2012 Tabloda da görüleceği gibi, 2008 yılından gelen sağlık turistinin %94 ü özel, %6 sı kamu hastanelerinden yararlanmış, 2009 yılında sağlık turisti sayısı e çıkarken oran değişmemiş, 2011 yılında ise sağlık turistinin %91 i özel, %9 u ise kamu hastanelerinden yararlanmıştır. Aşağıdaki grafikte ise; sağlık turizminin branşlara göre dağılımını kamu ve özel sektör ayrımı yapmak suretiyle görmek mümkün olmaktadır. Grafik 12 : Sağlık Turizmi Branşlara Göre Türkiye Geneli Kamu-Özel Sektör Dağılımı Hasta Sayısı KARDİYOL OJİ - KVC ONKOLOJİ BEYİN CERRAHİ Kaynak: Sağlık Bakanlığı Sağlık Turizmi Daire Başkanlığı. Buna göre sağlık turistleri kardiyoloji, onkoloji, beyin cerrahi, göz, plastik cerrahi, diş, ortopedi ve diğer tedaviler için ülkemize gelmekte olup kamunun payı yükselme eğiliminde olmakla birlikte şu an itibariyle oldukça düşüktür. Ülkemizde Özel Sağlık Kuruluşlarının yanı sıra Sağlık Bakanlığı Hastanelerinde de sağlık turizmi hizmeti verilmeye başlandığını görmek sevindirici bir gelişmedir. GÖZ PLASTİK CERRAHİ DİŞ ORTOPEDİ DİĞER ÖZEL KAMU

90 Türkiye de, Sağlık Bakanlığı nın 2011/41 No.lu Genelgesi ile Kamu Hastanelerinde sağlık turizmi uygulamasına geçilmiş olup Ankara, İstanbul, İzmir, Muğla, Adana, Antalya, Denizli, Bursa, Gaziantep, Mersin, Hatay, Diyarbakır, Erzurum, Nevşehir, Edirne, Aydın, Van, Kayseri de 40 a yakın hastane yabancı uyruklu hasta kabul etmeye başlamış ve bunun altyapısı Sağlık Bakanlığı tarafından da oluşturulmuştur. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına ücretsiz hizmet veren Kara ve Hava Ambulansı yabancı hastalara da ücretli olarak hizmet vermektedir. Buna ek olarak (Uluslararası Hasta Destek Birimi) numaralı telefondan 7 gün 24 saat sağlık turizmi ile ilgili olarak yabancılara hizmet verilmektedir. Sağlık turizminin dünyadaki hacmi 2012 yılı itibariyle 800 milyon dolara yakındır yılında ülkemize tedavi için gelen hasta sayısı i aşmıştır. Klasik turizm amaçlı gelen turistlerin acil ve ani gelişen sağlık hizmetleri tedavileri yıllık i aşmaktadır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkemizde sağlık amaçlı gelen turistlerin kayıtları 2011 yılında ilk kez düzenli olarak tutulmaya başlanmıştır. Ayrıntılı kayıt sistemi de 2012 Ocak ayı itibariyle devreye girmiş bulunmaktadır. Dünyanın dört bir tarafından hastaların gelmesini ülke ve kent olarak isterken yetersiz ya da yanlış hizmet veya sağlık istismarı durumunda bu hastaların kime ya da nereye müracaat edeceklerinin belli olmadığı bir yapılanmanın yerine olumlu yönde değişim göstermeye başlamıştır yılından sonra ülkemizde sağlıkta dönüşüm programının da etkisi ile yabancı sağlık personeli çalıştırma anlayışı hayata geçmiştir. Sağlık serbest bölgelerinin kurulmasına ilişkin mevzuat çalışmalarında da sona yaklaşılmıştır. Sonuç olarak; günümüzde dünyada en fazla Panama, Brezilya, Kosta Rica, Macaristan, Malezya, Hindistan, Ürdün, Tayland, Singapur, Kuzey Kore, Almanya sağlık turisti çekmektedir. Sağlık Bakanlığı bünyesinde Malezya, Hindistan, İran, Ürdün, Mısır, Kuzey Kore, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde de Tayland ve Singapur un Sağlık Turizmi Birimleri bulunmaktadır. Sağlık turizminde ivme kazanabilmemiz için turizm sektörünü ilgilendiren tüm kurum ve kuruluşlar ile ilgili sağlık kuruluşlarının işbirliği yapması gerekmektedir. Bu noktada Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere diğer ilgili bakanlıklar ile sağlık kurumları (Hastane, poliklinikler vb.) seyahat acentaları, kongre sektörü, üniversiteler, termal tesisler ve diğer sağlık merkezleri, ulaştırma şirketleri, bilgi ve iletişim sektörü, bankacılık sektörü, konaklama ve eğlence sektörü ve inşaat sektörünün bu konuda paydaş olması ve işbirliği yapması gerektiği düşünülmektedir. 148

91 Ayrıca; Sağlık turizmi envanterinin çıkarılarak, potansiyelimizin yurt dışında etkin tanıtımı, Sağlık turizmi ile ilgili ülkemiz ve kentimiz İzmir in belirleyebileceği pilot ülke ve kentler ile aktif tanıtım kampanyası başlatılması, Sağlık turizmi yapacak kurumlara ilişkin standartların belirlenmesi, Sağlık ve yabancı dil bilgisi yeterli ve fakat turizm ve iletişim yeteneği de kuvvetli olan ara elemanların yetiştirilmesi ve bunlara kolay istihdam imkanı yaratılması, Sağlık turizmi ile ilgili yurt içi ve yurt dışı toplantı, kongre ve organizasyonlara katılım sağlanması, Sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğine katkı yapan, uluslararası standartlarda sağlık hizmeti sunmayı hedefleyen, ekonomik getirisi yüksek ve bilgi transferine katkı yapan bir Ulusal Sağlık Turizmi Politikasının oluşturulması, Sağlık Turizmine ait mevzuat düzenlemelerinin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu koşullar sağlandığı takdirde, sağlık turizminde 1 milyon turist 20 milyar dolar gelir hedefimize ulaşmamız zor olmayacaktır. Duruma İzmir penceresinden baktığımızda, Türkiye'ye en çok turistin Avrupa'dan geldiğini ve İzmir için de durumun aynı olduğunu görmekteyiz. İzmir'e sağlık turizmi için gelen ilk üç ülke Almanya, Fransa, İtalya olmakta ve giderek yaşlanan Avrupa nüfusu ucuz sağlık hizmetlerine ihtiyaç duymaktadır. Odamız, İzmir'in, yakın dönemde, dünyada 100 milyar dolar hacme ulaşması beklenen sağlık turizminde ideal bir kent olacağına olan inancıyla hızla çalışmaktadır. Dünyanın pek çok ülkesinde kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşmanın mümkün olmadığı ve sağlık hizmetlerinin pahalı olduğu günümüz şartlarında İzmir uygun iklimi, doğası, termal kaynakları ile sağlık turizmi ile ilgili güven ortamını oluşturmakta, küreselleşme sürecinde sağlık hizmetlerinde yüksek kalite ve düşük maliyetle tedavi olma ihtiyacı içinde olan ve yeni pazar arayışlarına itilen tüketicileri uygun şartlar ile buluşturmaktadır. Kaldı ki İzmir kültürel ve tarihi olanakları ile tedavi öncesi veya sonrasında kentimizde konaklayacak sağlık turizminden yararlanmak isteyen hastaların ilgilerini çekebilecek pre-tur ve post-turların da önemli bir merkezi niteliğindedir. Ancak İzmir sağlık turizminde kendi gelişimini tamamlarken, kaliteli eleman ihtiyacının karşılanması, kaliteli ve uygun fiyatta hizmet sağlayan yatırımları tamamlaması, sağlık turizminde belli pilot konular ve pilot ülkeler dahilinde çalışmalarını tamamlaması gerekmektedir. 149

92 Bu kapsamda örnek olarak Bağımsız Devletler Topluluğu nda bulunan 400 milyonluk nüfusun sedef hastalığından muzdarip olan kısmına eşsiz termal kaynakları ile hizmet edebilir ya da Avrupa'da 5 bin ila 7 bin Euro arasında değişen hizmet bedeli olan ve Avrupa da 125 milyon kişinin geriatri hizmeti alabilmek için beklediği geriatri turizminde yapılacak çalışmalarla çok hızlı bir geri dönüş alınabilir. Sağlık turizmine yönelik medikal ve turizm sektörü fuarlarına etkin katılım ile çalışmalar hızlanabilir. Odamız da, kentimiz İzmir de sağlık turizminin gelişmesi, altyapı olanaklarının tamamlanması ve tanıtımı konularında var gücüyle çalışmaya devam edecektir. 8. İzmir in Kongre Turizmdeki Potansiyeli 2000 li yıllarda siyasetten ekonomiye, kültürden sanata kadar her alana damgasını vuran küreselleşme ile ekonomik ve siyasal sınırlar hızla silikleştirmektedir. Sadece insanları değil kültürlerin dünya üzerinde de serbestçe dolaşımını sağlayan turizm de, küreselleşmeden olumlu olarak en fazla etkilenen sektörlerden birisi olarak büyük bir gelişme göstermektedir. Dünya Turizm Örgütü (WTO) tahminlerine göre, 2020 yılında 1,6 milyar turist uluslararası seyahate katılacak ve yıllık ortalama 2,2 trilyon dolardan daha fazla harcama yapacaktır. Ülkemiz turizminde turist başına turizm harcaması miktarı 700 Dolar civarında olup 1000 Doları dahi bulamamıştır. Bu noktada, turizmi çeşitlendirme çalışmaları kapsamında önem verilmesi gereken alternatiflerden bir tanesi de kongre turizmidir. 150

93 Nitekim kongre başına değişmekle birlikte bir kongre turistinin kişi başına harcaması dolar civarında olup, kongrecilerin birçoğunun ulaşım ve konaklama masrafları kendi kurumları tarafından karşılandığından harcama yapmaktan çekinmemektedirler. Artık milyarların katıldığı turizm olgusunda kongre turizmi hızla öne çıkmaktadır. Kongre turizmi dünya turizm gelirlerinin yüzde 30 unu oluşturduğu gibi düzenlendiği kent ve ülkelerde ölü sezonları hareketlendirerek turizmi klasik anlayışından çıkartıp tüm yıla da yaymaktadır. Ülkemiz kongre turizminin geliştirilmesi gerektiğinin bilincinde olmakla birlikte kongre turizmi konusunda çok büyük başarı sağlandığını belirtmek mümkün değildir. Nitekim ülkemize gelen turistlerin yarısı gezi ve eğlence amacıyla gelmektedir. Ziyaret, transit geçişler, sportif ilişkiler, eğitim, alışveriş, diğer etkenler vb.yi kattığımızda ise %50 rakamı %70 lere varmaktadır. Ülkemize toplantı, konferans amacıyla gelen turistlerin oranı toplam turistler içerisinde %24 civarındadır. Kongre turizmi, klasik turizm anlayışından farklı olarak değişik ekonomik, sosyal, kültürel ve politik etkiler yaratabilecek bir turizm türüdür. Diğer bir deyişle anı değeri yaratmakla birlikte eğlence o an bitmekte, yüzme tatil sonu itibariyle son bulmaktadır. Ancak bir kongre belki bir konuda uzun yıllar sonrasının perspektifini çizmekte, belki bir kongre ile tarih yazılmakta veya bir konuya ilişkin yön haritası çizilmektedir. Bu noktada, kongre turizmine uluslararası arenada çizilen ve verilen rol son derece önemlidir. Kongre turizmi aynı zamanda; gelişmekte olan ülkelerde de uluslararası ölçekte geniş istihdam olanakları yaratmaktadır. Kongre turizmi, uluslararası turizm sektörü sermaye yatırımlarını da ülkemize çekebilecek potansiyelde bir turizm türüdür. Ülkemiz; Avrupa ve Asya nın birleştiği bir noktada konumlanmış olması nedeniyle toplantı ve kongreler için son derece uygun bir coğrafyada bulunmaktadır. Türk ve yabancı yatırımcıların bu anlamda ülkemizdeki diğer eşsiz turizm güzelliklerini de dikkate alıp uygun mekanlar ve kongre merkezleri kurmaları yönünde daha yüksek cesarete sahip oldukları düşünülmektedir. Ülkemizde 2011 yılı itibariyle Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylı kişilik kongre kapasitesi bulunmakta olup bu rakam İzmir için dir. Ülkemizde İstanbul, dünya kongre turizminde öne çıkan bir kent olurken Antalya da bu konuda çok ciddi yatırımlar yapılmakta ve sonuç alınmaktadır. 151

94 Efes, Bodrum ve Marmaris te kongre turizmine ilişkin yatırımların yapıldığı turizm bölgelerimizdendir. Ülkemizde ve dünyada hızla gelişen kongre turizminde artık yeni ve iddialı bir oyuncu da İzmir dir. İzmir, kitle turizmi yerine daha butik bir turizm anlayışı ile kentimizin liderliğe soyunduğu kruvaziyer turizmi gibi gelir düzeyi yüksek olan kongre turizmini de hedef olarak belirlemiştir li yılların başında kurulan ve kongre turizminin kentimizde gelişmesi için çalışmalar yapan, Yönetim Kurulu Başkanlığı İzmir Ticaret Odası tarafından yürütülen İzmir Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (İzmir CVB) raporlarına göre 2011 yılında İzmir genelinde sadece kongreler bazında dikkate alınan etkinlik sayısı 34 olmaktadır. Kongre başına ortalama katılımcı sayısı 724 tür yılı İzmir etkinliklerinde ilk sırayı % 49 pay ile fuar organizasyonları almaktadır. Ulusal ve uluslararası kongrelerin payı ise sadece % 2 dir. Grafik 13: Organizasyon Tipine Göre Katılımcı Yüzdeleri Uluslararası Kongre 0% Fuarlar 49% Sektör Toplantısı 1% Eğitim Toplantısı 1% Şirket Toplantısı 3% Ulusal Kongre 2% Genel Toplantı 38% Sosyal Toplantı 6% Sosyal Toplantı Genel Toplantı Şirket Toplantısı Ulusal Kongre Eğitim Toplantısı Sektör Toplantısı Uluslararası Kongre Fuarlar 152

95 Tablo 41: 2011 Yılı Aylar İtibariyle Organizasyon Tipine Göre İzmir de Gerçekleşen Etkinlik Katılımcı Sayıları Org. Tipi/Ay Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haz. Tem. Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Fuar Genel Top. Sosyal Top. Şirket Top. Ulusal Kongre Eğitim Sektör Top. Ulus.ar. Kongre Genel Toplam Kongre turizminde, günümüzde toplantıların giderek kendine has özellikler kazandığı, çevreci olmanın ve davranmanın zorunluluk haline geldiği, kurulan ilişkilerin tüm durumların üstesinde kabul edildiği, teknolojinin mutlak surette önde olduğu, taze ve sezonda sunulan gastronomik unsurların tercih edildiği bir dönemden geçilmektedir. Kongre turizminin başarısı bugün karşımıza destinasyona ulaşabilirlik, ilişki, birikim ve paylaşım, butik sunumlar, teknoloji ile entegrasyonun uyumu olarak çıkmaktadır. Turizmin ve fuarın Türkiye genelinde ilk olarak başladığı kent İzmir bugün için dünyaca tercih edilecek bir kongre ve fuar merkezi olmaya yetecek potansiyelini değerlendirmeli, şu anda Akdeniz in önde gelen kongre ve fuar kentlerinden biri olabilme fırsatını kaçırmamalıdır. İzmir, doğru belirlenecek turizm politikaları ile stratejileriyle birlikte düşünüldüğünde, tanıtımı yanı sıra ekonomik, sosyal ve kültürel aktiviteleri bakımından önemli getirilere sahip olacaktır. 153

96 Kentimizde bulunan otellerin kongre merkezleri ve özel salonların varlığı ile incentive sektörü (sektörel şirket toplantıları, bayi toplantıları vb) gittikçe ivme kazanmaktadır. Türkiye nin ve özellikle İzmir in kongre turizminden aldığı payın düşük olması, pastanın en büyük diliminin İstanbul da bulunması, İzmir de halihazırda yatırım belgeli tesislerin azlığı söz konusu olsa da kongre turizminin gelişimi için yapılan çalışmalar umut vaat etmektedir. Ancak İzmir in kongre turizmini ileri boyutlara taşıyabilmesi için sadece otel yatırımlarını yaparak ve kongre merkezlerini inşa ederek etkinlik planlayıcılarının gelmesine çalışmak yararsız bir çaba olarak kalacaktır. İzmir de çok değişik alanlarda kongre ve özel toplantı düzenlenebilecek kaynak potansiyeli mevcuttur. Örneğin, ilimizde dokuz üniversitenin bulunması, bilimsel kongre ve toplantıların ilimizde yapılmasına olanak sağlayabilmektedir. İzmir, 8500 yıllık tarihi ile birçok kültürün ve uygarlığın limanıdır. Özellikle kültür ve inanç turizmi kapsamında İzmir in üzerinde odaklanabileceği birçok organizasyon olanağı bulunmaktadır. İzmir, kültürüyle ilişkili olarak gastronomi ve ilginç mutfak yapısı ile bu alanda yapılabilecek uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapabilecek iddiada şehir turizmi kentidir. 154

97 İzmir, termal kaynakları, su sporları, ulaşım olanakları ile enerji sektörüne hitap eden katılımcılara sektörün baş aktörleri İstanbul ve Antalya nın dışında yeni bir destinasyon olarak kendini tanıtabilecek Akdeniz in yıldızı kenttir. Tüm bu faktörler düşünüldüğünde önemli olan, yararsız çabalar yerine kent üzerinde doğru politikaları belirleyerek tanıtım faaliyetlerinin hayata geçirilmesini sağlamaktır. Ülkemizde sadece yıl önce varlık sağlayabilen Kongre ve Ziyaretçi Büroları ndan üçüncüsü kentimize aittir. Odamız tarafından da desteklenen İzmir Kongre ve Ziyaretçi Bürosu 2013 yılında da yine Odamız ile ortak çalışmalarda yer alacak ve kentimizde kongre turizmi önemli ataklar gerçekleştirecektir. 9. İzmir de Yerli Otomobil Heyecanı Ülkemizde taşıt araçları sanayisinin serüveni 1950 li yılların ortalarında başlamıştır. Günümüzde ise ülkemiz, motorlu taşıt üretiminde dünyada 17 nci, hafif ticari araç üretiminde Avrupa nın en büyüğü ve otobüs üretiminde ikinci en büyük konumuna gelmiştir. Türkiye de otomotiv sektörü; yarattığı katma değer, istihdama katkısı, vergi gelirleri ve birçok sektör için itici güç olması nedeniyle ekonomik açıdan büyük önem arz etmektedir. Otomotiv yan sanayisi; otomotiv sanayisindeki gelişmelerin sonucunda zamanla hızla gelişmiş, yüksek kapasitesi, geniş ürün yelpazesi ve yüksek standartlarıyla otomotiv sanayisine parça sağlar hale gelmiştir. Ayrıca ihracat potansiyeli de oldukça yüksektir. Gelinen noktada Türkiye nin tasarımını Türk mühendisinin yaptığı, yerlilik oranının yüksek olduğu, yerli bir otomobil üretmesi son dönemde gündemde sıkça yer alan konulardan biridir. 19 Haziran 2012 tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni teşvik sisteminde Ar-Ge'si desteklenmiş olan projelerin yatırımı, stratejik yatırımlar kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle söz konusu yatırımlar, doğrudan 5. bölge teşvikinden yararlanabilmekte; yatırımın Organize Sanayi Bölgelerinde gerçekleştirilmesi halinde ise 6. Bölge teşviklerinden yararlanılması söz konusu olabilmektedir. 155

98 Bu gelişmeler çerçevesinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Nihat Ergün ün de belirttiği gibi ülkemizde bu teşviklerden yararlanılarak yerli otomobil üretimi mümkün olabilecektir. Bu konuda Bakanlık başta kamu kurumları olmak üzere yerli otomobil kullanımını teşvik edecektir. Tasarımı, Ar-Ge'si, modelin oluşturulması, bunun yatırımına karar verilmesi gibi konular elbette zaman alacaktır. Ancak Bakanlığın yaptığı çalışmalar sayesinde bu konuda toplumdaki beklenti ve duyarlılık, sektörün de duyarlı hale gelmesini sağlamıştır. Türkiye 1950 lerden beri otomotiv sektöründe elde ettiği tecrübeleri bir adım öteye taşıyarak yerli üretime ve markalaşmaya yönelebilecek kapasiteye sahiptir. Ülkemizin yerli markasının oluşturulması idealinin gerçekleştirilmesi, otomotiv sektöründe hizmet veren tüm kamu ve özel sektör paydaşlarının bir araya gelerek uyum içinde çalışması ile mümkün olacaktır. İzmir de otomotiv sektöründe faaliyet gösteren Odamız üyesi firma bulunmaktadır. Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren firmalar ağırlıklı olarak Kemalpaşa OSB, Pancar OSB, Atatürk OSB de yoğunlaşmıştır. Yerli otomobil üretimi, özellikle dışa bağımlı olduğumuz kontrol ve güvenlik sistemleri, elektronik beyin, bazı aktarma ve hareket bileşenlerinin üretimine bağlıdır. İzmir; üstün kalite politikasına, son teknoloji ekipmanlar ve yetişmiş insan gücüne sahip firmaları ile yerli otomobil projesinin önemli paydaşlarından biri olmaya adaydır. 10. Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi Odamız tarafından İzmir den gerçekleştirilen ihracatın arttırılmasına yönelik çeşitli girişimler yapılmaktadır. Bu girişimler arasında yurt dışında yerleşik kurumlarla yürüttüğümüz işbirliklerinin yanı sıra dış ticarete yönelik olarak düzenlenen çok sayıda eğitim, yurt dışı ziyaret organizasyonları, bilgi ve danışmanlık hizmetleri de yer almaktadır. 156

99 2010 yılında T.C. Ekonomi Bakanlığı tarafından Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (2010/8) yayınlanmıştır. Söz konusu tebliğde işbirliği kuruluşu tanımına Ticaret Odalarının da ilave edilmesi ile birlikte Odamız bu tebliğ kapsamında gerçekleştirilecek projeler için çalışmalara başlamıştır. Projelerimizin öncelikli amacı, şehrimizin rekabet avantajını elinde bulundurduğu sektörlerde Odamız üyesi firmalara, ortak hareket etme bilinci ile küresel pazardan daha fazla pay alarak rekabet gücü kazandırılması ve uluslararası marka olabilme potansiyeli yüksek olan sektör firmalarının markalaşma yolunda faaliyetlerine projemiz sayesinde ivme kazandırılmasıdır. Proje çerçevesinde firmaların üretimlerinden pazarlamalarına, satışlarından satış sonrası hizmetlere kadar bütün süreçleri kapsayacak şekilde mevcut durumlarına ve küresel alanda rekabetçiliklerinin arttırılmasına yönelik ihtiyaç analizlerinin yapılması ve bu ihtiyaçlar çerçevesinde sektör için rehber niteliğinde olacak ihracat yol haritasının çıkarılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda; firmaların mevcut durumu, beklenti ve ihtiyaçları doğrultusunda, ihracat odaklı üretim gerçekleştirmeleri ve ihracat için gerekli altyapıyı kazanmaları amaçlı eğitim ve danışmalık faaliyetleri gerçekleştirilecektir. Projeye katılımcı firmaların ortak hareket etme bilinci ile belirlenen yüksek büyüme potansiyeli olan hedef pazarlarda pazar paylarını arttırmaları, uluslararası pazarda ürünlerini karşılaştırma imkanı bulmaları, rakiplerine göre durumlarını mukayese edebilmeleri ve potansiyel müşterileriyle bir araya gelerek yüz yüze görüşme imkanı bulmaları amacıyla yurtdışı pazarlama ve alım heyeti faaliyetleri gerçekleştirilecektir. Projelerimizin nihai hedefi, ihracat yapmayan firmalarımızın ihracat yapar hale gelmesi, ihracat pazar çeşitliliğinin arttırılması ve ihracatlarına süreklilik kazandırılmasıdır. Böylece ülke olarak 2023 yılında ihracat gelir hedefimiz olan 500 milyar dolara ulaşmak için sektörlerin ihracat rakamlarının en etkili şekilde arttırılması sağlanacaktır. T.C. Ekonomi Bakanlığı tebliği çerçevesinde gerçekleştirilecek her bir projenin bütçesi 2 milyon doların üzerindedir. Bakanlığın destek oranı ise %75 olarak belirlenmiştir. Söz konusu tebliğ kapsamında 2012 yılında Plastik, Kuyumculuk ve Ayakkabıcılık Sektörlerinde proje başvuruları gerçekleştirilmiştir. Plastik Sektöründe 34, Kuyumculuk Sektöründe 18 ve Ayakkabıcılık Sektöründe 35 firmamız projemize dahil olmuştur. T.C. Ekonomi Bakanlığı nın onayı doğrultusunda bu sektörlerdeki firmalar teker teker yerlerinde ziyaret edilerek ihracat potansiyellerinin arttırılması için nelere ihtiyaç duydukları belirlenmiştir yılında bu 3 sektördeki firmalarımız için eğitim/ danışmanlık/ yurt dışı ziyaret organizasyonu ve alım heyeti organizasyonları organize edilecektir. 157

100 Toplam 36 ay sürecek projelerin her birinde 5 adet yurt dışı ziyaret organizasyonu ve 10 adet alım heyeti organizasyonu gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. T.C. Ekonomi Bakanlığı tarafından yayınlanan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (2010/8) kapsamında 2012 yılında hazırlıkları tamamlanarak uygulamaya sokulan 3 projenin yanı sıra 2013 yılında Gelinlik/Abiye, Zeytin/Zeytinyağı, Kozmetik ve Mobilya sektörlerinde fizibilite çalışması yapılarak uygun görülen 2 sektörde proje başvuru yapılması planlanmaktadır. 11. İzmir de İnovasyon Çalışmaları 21. yüzyılda inovasyon konusu şirketleri zirveye taşıyan kilit sözcük olmuş; inovasyon yapan firmalar, 21. yüzyılda fark yaratmaya, dünyaya damgasını vurmaya başlamışlardır. İnovasyon, sabır isteyen uzun araştırmalar ve zaman gerektiren, özgür düşünce ortamının olduğu ortamlar istemektedir. Hemen bir anda başarıya ulaşmak oldukça güçtür. Tüm başarılı firmalar uzun uğraşlar, uzun Ar-Ge çalışmaları sonucunda bugünkü konumlarına ulaşmışlardır. Yenilik yaratmaya uygun ortamlarda çalışan, proje ortaya koyan ülkelerin ve çok uluslu işletmelerin ulaştıkları noktalar ortadadır. Samsung, LG, Apple, Microsoft gibi firmaların bütçeleri bugün ulusal ekonomi bütçeleriyle yarışmaktadır. Kurum veya bireyler artık inovasyon kelimesini eskisine göre daha yakından tanımaktadırlar. Türkiye nin 2023 yılı hedeflerine ulaşmasında büyük rol oynayacağını düşündüğümüz inovasyon stratejisiyle ilgili İzmir de önceki yıllara göre daha fazla çalışma yapıldığı görülmektedir. İzmir de girişimcilik ve yenilikçilik potansiyeli fazlasıyla bulunmaktadır. İzmir in 500 milyar dolar ihracat hedefinden en az %20 pay alabilmesi için inovasyon yapan firmaların sayısını arttırması kilit rol oynayacaktır. İzmir geçmişten gelen dış ticaret kültürü ve geleneği, sahip olduğu dokuz üniversite, nitelikli iş gücü, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeleri, İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi ile Türkiye ye örnek olacak bir yenilikçilik potansiyeline sahiptir. Yeni oluşturulacak teknoparkları ve Ar-Ge merkezleriyle İzmir in, Türkiye nin yenilik potansiyelinden daha fazla pay alacağı kuşkusuzdur yılında Türkiye çapında Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranının % 3'e çıkarılması hedeflenmektedir. 2023'te milli gelirin 2 trilyon dolar olması hedefi dikkate alındığında, bunun içindeki toplam Ar-Ge harcamasının ise 60 milyar dolar olacağı belirtilmektedir. 158

101 2023 yılında Ar-Ge harcamalarının 3'te 2'sinin, yani 40 milyar dolarının özel sektör tarafından yapılmasını planlanmaktadır. İzmir olarak 2023 yılındaki 100 milyar dolarlık ihracat hedefinin yanı sıra, bahsi geçen 60 milyar dolarlık Ar-Ge harcamasından da en fazla payı almak büyük önem taşımaktadır. Türkiye'nin daha rekabetçi bir kimlik kazanması, üniversitelerin daha iyi araştırmalar yapması ve reel sektörün daha yüksek katma değerli üretim yapması için bu altyapıyı işletecek olan insan kaynağının da oluşturulması gerekmektedir. Türkiye de bin kişiye düşen tam zaman eş değer araştırmacı sayısı, son yıllardaki gelişmelere rağmen halen 1 noktasındadır. Yani bin kişiye 1 araştırmacı düşmektedir. Bu rakam ABD'de 5, Kore'de 5,4, Almanya'da ise 4 dür. Bu rakamı da iyileştirmemiz gerekmektedir. Bu konuda çok sayıda tam zaman ve eşdeğer araştırmacı istihdam etme potansiyeli bulunan Ar-Ge merkezlerine büyük rol düşmektedir. Tablo 42: İllere Göre Faaliyette Olan Ar-Ge Merkezleri İl Adı Firma sayısı İstanbul 35 Bursa 21 Ankara 17 Kocaeli 16 İzmir 12 Manisa 8 Tekirdağ 7 Eskişehir 3 Adana 2 Adapazarı 2 Aydın 1 Balıkesir 1 Bilecik 1 Bolu 1 Çanakkale 1 Düzce 1 Kırklareli 1 Konya 1 Malatya 1 Sivas 1 Yalova 1 TOPLAM 134 Kaynak: T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı,

102 2008 yılında uygulamaya başlanan 5476 sayılı ''Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun'' ile teknoloji merkezlerinde yatırımcılara büyük fırsatlar sunulmaktadır. Bu nedenle İzmir de faaliyet gösteren teknoloji merkezlerinin sayısını arttırmak oldukça doğru bir hareket olacaktır. İzmir in inovasyon potansiyelinin ortaya çıkarılabilmesi için bilişim vadileri, inovatif kümelenme örnekleri, Ar-Ge merkezleri, teknoloji geliştirme merkezleri iyi irdelenmelidir yılında Odamızca üyelerimize inovasyon desteği verilmesi yönünde çalışma yapılacaktır. 12. Odamız Tarafından Gerçekleştirilecek Projeler ve İşbirliği Projeleri Odamız; 8500 yıllık prestijli bir geçmişe sahip, coğrafi ve stratejik konumu ile Doğu Akdeniz in başkenti olarak anılan liman kenti İzmir in vizyonunu Ticarette, üretimde ve turizmde rekabet gücüne sahip, yaşama kalitesi yüksek bir marka şehir olarak belirlemiştir. Biz, İzmir in geleceğini bu şekilde hayal ederken şehrimizin yöneticileri ile diğer kurum ve kuruluşlar da benzer bir hayali paylaşmaktadır. Odamız, İzmir için belirlemiş olduğu vizyon çerçevesinde, bütçesi elverdiğince projeler yapmakta ve yatırımlar gerçekleştirmektedir. Bu kapsamda, 2013 yılında İzmir ve dolayısıyla üyelerimiz için gerçekleştireceğimiz projelere aşağıda yer verilmiştir Avrupa nın Lider Kruvaziyer Destinasyonu İzmir, Yeni Ufuklara Yelken Açıyor Günümüz kruvaziyer endüstrisi, önceden kullanılan ve Avrupa ile Yeni Kıtayı birbirine bağlayan yolcu hatlarından tamamen farklıdır. Kruvaziyer turizminde 1990 larda bir genişleme; 2000 li yıllarda ise bir daralma gözlemlenmiştir. Geçtiğimiz 5 yıl içinde ise hızlı bir genişleme görülmüştür. Ancak dünya kruvaziyer sektörü 60 yılı aşkın bir zamandır Kuzey Amerika ve Avrupa da varlığını sürdürmektedir. Endüstri, 25 yıldan fazla bir süredir dinamik bir büyüme göstermektedir. Büyüme hızı bakımından sektöre en çok kaynak sağlayan bölge %46 pay ile Amerika dır. Amerika dan sonra ikinci gelen bölge ise %19 luk pay ile Akdeniz ve Avrupa dır. Akdeniz in payı %14 düzeyindedir. 160

103 Tablo 43: Kruvaziyer Firmalarının Tercih Ettiği Destinasyonlar ve Destinasyon Bölgesine Göre Alınan Paylar Sıralama Destinasyon Bölgesi Aldığı Pay % 1 Karayipler 43 2 Alaska 25 3 Bahamalar 25 4 Hawaii 15 5 Akdeniz&Yunan Adaları&Türkiye 14 7 Bermuda 11 8 Avrupa 9 9 Panama Kanalı 8 10 Meksika Batı Kıyıları 8 Kaynak: Ross Kingston Dowling, Cruise ship tourism, CABI, 2006 ve 2011 yılı Florida-Caribbean Cruise Association un 2011 Yılı raporları. Şu anda kruvaziyer gemilerin genel yayılımı küresel bakımdan, daha öncesine kıyasla çok daha fazladır. Karayiplerdeki piyasanın ihtiyaçları karşılandıkça kruvaziyer hatları artık bazı gemilerini Avrupa kruvaziyer hattının hızlı bir şekilde büyüyen bölümüne konuşlandırmaktadır ve bu durum çok yakında kitlesel piyasa gemilerinin Çin ve Singapur gibi ülkelere konumlandırılmasıyla Asya piyasasında da görülecektir. Halihazırda Asya da temsilcilikler açılmaktadır. Tablo 44: Kruvaziyer Endüstrisinde Bölgelere Göre Yolcu Talepleri ve Bölgelerin Aldığı Paylar (Milyon Yolcu) Bölge/Yıl Kuzey Amerika Avrupa (Rusya ve Doğu Avrupa ülkeleri dahil) Ara Toplam Diğer (Güney Amerika, Çin ve Asya Ülkeleri) Genel Toplam Kuzey Amerika nın payı (%) % 76 % 55.8 Avrupa nın Payı (%) % 17,48 % 30 Kaynak: European Cruise Council Report, 2008, 2011 ve 2012 raporlarından derlenerek hazırlanmıştır. Tabloda verildiği üzere, 1995 yılından 2011 yılına kadar olan 16 yıllık periyot içinde, kruvaziyer seyahatiyle yolculuğa çıkmak isteyenlerin sayısı 5,72 milyondan 20,6 milyona çıkmıştır ki bu rakam sektörde 3 kat artışın olduğunu göstermektedir. 161

104 Avrupa da 1996 yılında 1,2 milyon Avrupalı kruvaziyer yolcusu bulunurken, talep giderek artmış ve Avrupalı yolcu rakamları 2004 yılında 2,8, 2005 yılında 3,1, 2006 yılında 3,4 milyona, 2007 yılında 4 milyon, 2008 yılında 4,4 milyon, 2009 yılında 5 milyon, 2010 yılının sonunda ise 5,5 milyona ulaşmıştır. Avrupa nın 5,5 milyonluk pazarı, %31 oranı ile İngiltere, %21 oranı ile Almanya, %16 oranı ile İtalya, %12 oranı ile İspanya, %7 oranı ile Fransa ve %13 oranı ile diğer Avrupa ülkeleri arasında dağılmaktadır. Kuzey Amerika da kruvaziyer seyahatleri ile yolculuğa çıkmak isteyen kişilerin talebi son 15 yılda iki katına çıkarken bölgenin son yıllarda talep oranında aldığı pay düşmüş, bununla birlikte Çin ve Asya ülkelerinden de kruvaziyer seyahatine ilgi artmış, Avrupa ve Akdeniz bölgesi ise ivme kazanmıştır. Grafik 14: 2011 Yılı Verilerine Göre Kruvaziyer Seyahatine Çıkan Yolcuların Ülkeler Bazında Dağılımı % 12,1 Avrupa Ülkeleri (6.18 milyon) % 30 Kuzey Amerika Ülkeleri (11.5 milyon) % 55,8 Diğer Ülkeler (Güney Amerika, Çin ve Asya Ülkeleri) (2.91 milyon) Kaynak: Avrupa Kruvaziyer Konseyi, 2012 Türkiye de kruvaziyer turizmi giderek yükselmektedir yılında Türkiye genelinde sadece 912 gemi seferi ile kruvaziyer yolcusu varken, 2011 yılı sonunda gemi seferi ile 2,2 milyon kruvaziyer yolcusuna ulaşılmış, ülkemizin kruvaziyer turizmindeki yolcu sayısında yaklaşık 3 kat artış görülmüştür. İzmir yükselen performansı ile her geçen gün yurtiçi ve yurtdışında kruvaziyer sektör liderlerinin dikkatini çekmektedir. Odamızın İzmir Alsancak Limanı na kruvaziyer gemilerinin gelişini sağlamaya yönelik gayretleri neticesinde, 2003 yılında 5 sefer ile yolcu, 2004 yılında 32 sefer ile yolcu, 2005 yılında 26 sefer ile yolcu, 2006 yılında 94 sefer ile yolcu, 2007 yılında 122 sefer ile , 2008 yılında 128 sefer ile , 2009 yılında yolcu, 2010 yılında 141 sefer ile yolcu, 2011 yılında 272 sefer ile yolcu İzmir e gelmiştir. 162

105 2012 yılı seferleri kapsamında 4 Aralık 2012 itibari ile İzmir e 284 sefer ile yolcu gelmiş ve kruvaziyer yoluyla İzmir e gelen turist sayısı ye ulaşmıştır yılı sonunda 600 bin yolcu gelmesi beklenmektedir. T.C. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Liman Başkanlıkları, Özel Limanlar, Deniz Ticaret Odalarından alınan istatistiklerden yapılan derleme sonucunda İzmir; T.C Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı nın 2012 yılı ilk 10 aylık istatistiklerine göre Türkiye transit yolcu kruvaziyer trafiğinin %29,04 ünü yönetmekte ve Kuşadası'ndan sonra 2. sırada yer almaktadır. İstanbul, 2012 yılı 10 aylık transit yolcu rakamlara göre Türkiye kruvaziyer turizminden %28,74, Kuşadası %32,23, Antalya %0,47, Marmaris % 3,29, Bodrum % 3,14 oranında pay almaktadır. İzmir kenti içinde bulunan üç limanı ile gerçekten büyük bir destinasyondur ve kruvaziyer turizmindeki başarımız bu sebeple tescillenmiştir. İzmir, 2011 yılında "Avrupa'nın En İyi Kruvaziyer Destinasyonu" kategorisinde, Turizm Oscarları olarak nitelendirilen Dünya Seyahat Ödülü'nü kazanmıştır. İzmir; 2012 yılında ikinci kez Amsterdam, Atina, Cannes, Kopenhag, Dubrovnik, Lizbon, Oslo, Reykavik, St. Petersburg ve Venedik gibi güçlü rakiplerini geride bırakarak "Avrupa'nın En İyi Kruvaziyer Destinasyonu" kategorisinde ödüle layık görülmüştür. İzmir; sadece gemilerin uğradığı bir liman değil, İzmir'de başlayıp İzmir'de biten turların gerçekleştirileceği bir liman olma yolunda ilerlemektedir. İzmir; yıllık tarihi, üniversiteleri, sanayi bölgeleri, çarşıları, alışveriş imkanları ve konaklama olanakları ile kruvaziyer turizminin Akdeniz yıldızı olmaya adaydır. İzmir; Odamızın yoğun çabaları ile artık kruvaziyer turizminde tercih edilen önemli limanlardan birisi haline gelmiştir. 163

106 2011 yılında Dünya Bankası, Türkiye ve Akdeniz de belirlediği ülkelerde tarım ve kruvaziyer turizm konusunda kümelenme çalışması yapmıştır. Dünya Bankası Akdeniz de önemli gördüğü ülkeleri ve limanları İspanya-Barselona, Malta-Valletta, Mısır-İskenderiye, Lübnan-Beyrut olarak belirlemiş, Türkiye den ise İzmir Limanı nı araştırma konusu olarak seçmiştir. 14 Ekim 2011 tarihinde T.C Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Binali Yıldırım ın başkanlığında gerçekleştirilen Türkiye de Kruvaziyer Turizminin Dünü, Bugünü ve Yarını adlı toplantıda kruvaziyer turizmine yönelik avantajlı denizcilik politikalarının oluşturulması ve İzmir merkezli Türkiye Kruvaziyer Limanları Birliği nin kurulması kararı alınmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda, İzmir Ticaret Odası'nın öncülüğünde, 3 Temmuz 2012 tarihinde Türkiye'nin kruvaziyer turizminin gelişimine öncülük etmek ve kruvaziyer turizmine ilişkin ortak stratejileri belirlemek amacıyla "Türkiye Kruvaziyer Platformu" kurulmuştur. Türkiye Kruvaziyer Platformu (CRUISE TÜRKİYE) nin amaçları; Türk limanlarının kruvaziyer turizmindeki faaliyetlerini etkinleştirmek, destek verilerek geliştirilmesini sağlamak ve bu konuda çalışmalar yapmak, Türkiye'yi bir kruvaziyer destinasyonu olarak tanıtmak, Limanlar arasındaki koordinasyonu sağlamak, Kruvaziyer turizmi faaliyetlerinin etkinleştirilmesi ve geliştirilmesi için araştırmalar yapmak, Ülkemiz limanlarında bulunan kruvaziyer yolcu trafiğini ve potansiyelini artırmaya yönelik olarak girişimlerde bulunmak, Devlet kurumları ile işbirliği içinde çalışmak, ülkemiz limanlarının ortak ilgi ve sorunlarına karşı ortak tutum, politika veya planların oluşturulması için karşılıklı bilgi alışverişi yapmak, Dünyadaki organizasyonları da ülkemizin katılımını organize ve temsil etmek, Türk Kruvaziyer limanlarını tanıtmak ve pazarlama için ortak bir strateji belirlemek ve aksiyon planı oluşturmak, 164

107 Kruvaziyer sektörünün sorunlarını çözmek Ülkemize daha çok kruvaziyer gemisi gelmesi için çalışmalar yapmak, Limanları, liman kentlerinin ticaret odalarını, acenteleri, operatör şirketleri, cruise lineları, kumanyacıları ve diğer tüm tedarikçileri Platformun bünyesine almak, Dünyadaki kruvaziyer gemilerinin Türkiye'den kumanya alımını arttırmak amacıyla Türkiye'yi iyi, doğru ve ucuz bir tedarikçi olarak kruvaziyer şirketlerine tanıtmak, Türkiye Kruvaziyer Platformu'nun çalışmalarını yürütebilmesi için ortak bir fon oluşturarak bütün katılımcıların mali katkılarını sağlamak, Türkiye Kruvaziyer Platformu'nun Yürütme Kurulu ve alt çalışma gruplarını veya komitelerini oluşturmak olarak belirlenmiştir. Konu ile ilgili niyet mektubu T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı na iletilmiştir. Platformun Tarife-Bütçe ve Çevre; Pazarlama-Tanıtım ve Kruvaziyer Gemi Tedarik ile Eğitim Komitesi olmak üzere 3 komitesi bulunmaktadır. Platformun uzun ve orta vadede Türkiye ve İzmir kruvaziyer turizminin geleceğinde önemli bir yer alacağı bilinmektedir. Odamız, 2008 yılından bu yana 22 farklı uluslararası kruvaziyer fuar ve etkinliğine katılmış, her organizasyondan da yeni bağlantılarla dönmüştür. İzmir şu anda transit limanlar arasında Avrupa da 26. sıradadır ve kruvaziyerde doğru hedefe kilitlendiği takdirde, önemli başarılara imza atabileceğini yakın zamanda ispat edecektir yılı, kruvaziyer turizmde İzmir in altyapı çalışmalarının tamamlanacağı bir hazırlık dönemine işaret etmektedir. Yeni liman ile 1 milyon turist hedefine ulaşmak için İzmir Alsancak Limanı kruvaziyer liman ihalesinin tamamlanacağı; 2012 yılında kurulan yeni bağlantılar ile 2013 yılında İzmir e yeni seferler ve yeni yolcu değişimi yapacak gemilerin geleceği öngörülmektedir. Ancak İzmir de kruvaziyer turizminin gelişmesi ile birlikte altyapı fonksiyonlarının da kısa vadede tamamlanması gerekecektir. Odamız yine 2013 yılında, öncülüğünde kurulan ve başkanlığını yürüttüğü Türkiye Kruvaziyer platformu ile ortak çalışacak şekilde, yurtiçi ve yurtdışında, Seatrade Miami Kruvaziyer Fuarı, Posidonia Cruise Forum, Avrupa Kruvaziyer Konseyi, Seatrade Europe Hamburg, Kruvaziyer Turizminin Geleceği Zirvesi, Karadeniz de Kruvaziyer Turizmi Zirvesi, Kruvaziyer Tedarik Alım Heyetleri Toplantısı ve Kruvaziyer Sektörü Yazarları Fam Trip çalışması olmak üzere 8 farklı kruvaziyer fuar ve etkinliğine katılacaktır. 165

108 Odamız 2013 yılında kruvaziyer turizmin yanı sıra tüm genel turizm konularını ele alacak şekilde; İzmir başlangıç ve bitişli turların artırılması, İzmir Adnan Menderes Havalimanı nın kruvaziyer yolcu değişimleri için uygun hale ve niteliğe kavuşturulması, İzmir den direk uçuşların frekans ve destinasyon çeşidi bakımından artırılması, Sadece İzmir için değil tüm ülke kruvaziyer limanları ve destinasyonlar için etkin tanıtım kampanyası yapılması konusunda seferber olunması, İzmir in tedarikçi firmaları ile kurvaziyerlere mal tedariki ve genç nüfusu ile turizmi için nitelikli eleman yetiştirme potansiyeline sahip olduğundan hareketler, ilgili konular hakkında girişim yapılması, İzmir in, daha sonraki yıllarda Türkiye de yapılabilecek ilk kruvaziyer fuarını gerçekleştirmesi için girişimlerine başlaması gibi konularda da çalışacaktır İzmir in Tarihi ve Arkeolojik Mekanları Gün Işığına Çıkıyor Odamız, İzmir e gelen turistlerin kalış sürelerini uzatabilmek ve konaklama süresini artırabilmek amacıyla İzmir de turizm değeri taşıyan arkeolojik ve tarihi mekanların turiste sunabilir hale getirilerek kente ve kent turizmine kazandırılması için projeler üretmekte, kazı ve restorasyon çalışmalarına 2003 yılından bu yana sponsor olmaktadır. Bu kapsamda; 2003 yılından beri Agora Ören Yeri nde, yılları arasında Bayraklı-Tepekule Smyrna Kentinde, 2009 yılı ortasından itibaren ise Kadifekale Sur içinde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarına düzenli olarak destek vermiş; verdiği destek toplamda 2 milyon TL yi aşmıştır. 166

109 Odamız, şehir turizminin önemli bir parçası olan kültür-tarih turizminin canlandırılması amacıyla Antik Smyrna Kenti (Kadifekale, Agora Ören Yeri, Antik Tiyatro) kazı ve restorasyon çalışmalarına 2003 yılından bu yana kesintisiz olarak sponsorluk yapmaktadır. Agora Ören Yeri nde meclis binası (bouleuterion), mozaikli yapı, Roma Hamamı gibi antik kentin kamu binaları 2009 yılından bu yana sürdürülen kazılarla ortaya çıkarılmış olup sağlamlaştırma, konservasyon ve restorasyon çalışmaları yapılmaktadır. Başlangıçta 35x30 m ölçüsünde olduğu düşünülen mozaikli yapının 35x60 ölçülerinde olduğu anlaşılmıştır. Oldukça büyük ölçülerdeki mozaik tabanın konservasyon ve restorasyonu yapılmaktadır. Ayrıca yağmurdan korumak amacıyla etap etap üstü çatı ile kapatılmaktadır. Roma hamam yapısı ve çevresinde temizlik çalışmalarına devam edilmiş, 2012 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen ve Kasım ayı başında tamamlanan çalışmalarda Hamam yapısı ile Han yapısının cephelerindeki modern müdahaleler mekanik temizlikle kaldırılmış ve orijinal duvar dokusu ortaya çıkarılmıştır. Mekanik temizlik çalışmalarının Kasım 2012 itibari ile bitmiş olması nedeniyle orijinal duvar cephelerine projektörlerle aydınlatılma yapılmıştır. İkiçeşmelik Caddesi boyunca zeminde yapılan çimlendirme çalışmalarına ek olarak otoparka bakan cephede de çimlendirme çalışmalarına 2012 yılı Kasım ayından itibaren başlanmıştır. Kazı Alanı sınırında kalan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek Sabetay Sevi Evi nin restorasyonun da 2013 yılında yapılması beklenmektedir. 167

110 2011 yılında gezi parkuru oluşturularak turistlerin çok daha şık ve kapsamlı bir düzenleme ile Agora Ören Yerinde daha fazla ve keyifli vakit geçirmesi sağlanmış, parkur içinde iyileştirmeler yapılmıştır. Bazilika bölümünde restorasyonu ve konservasyonu tamamlanan grafitoların yer aldığı ilk 6 panelin olduğu kısım gezi parkuruna dahil edilerek ziyarete açılmıştır. Bazilikadaki diğer panellerin restorasyon ve konservasyonuna yoğun bir biçimde devam edilmektedir. Panel bazında çalışmalar tamamlandıkça gezi parkuruna dahil edilecektir. Yürütülen çalışmalara ek olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Agora Ören Yeri 1. Derece arkeolojik sit sınırlarından geçmek üzere çevre duvarı projesi hazırlanmış ve Koruma Bölge Kurulu na sunulmuştur. Koruma Bölge Kurulunun onayının ardından çevre duvarının 2013 yılında yapılması beklenmektedir. Kadifekale de ise Büyük İskender dönemine ait sur duvarları ortaya çıkarılmış; sarnıç yapısının iç mekanı temizlenmiş; İzmir in Türklerin eline geçmesinin ardından yapılan ilk ibadet yapısı olması muhtemel Kale Mescidi kazısı yapılmıştır. 168

111 Diğer yandan Kadifekale nin turistler açısında daha güvenli, daha konforlu ve bilgilendirici olması açısından kale burçlarının üzerine korkuluk, sarnıcın içine iniş merdivenleri ile yönlendirme ve bilgilendirme panoları yapılmıştır. Ayrıca İzmir in her yerinden görünen ve en büyük bayrağı olan Türk Bayrağımızın düzenli olarak bakımı, değişimi ve aydınlatması yapılmış; Kadifekale sur içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi nden kiralamış olduğumuz tuvaletlerin sürekli ve düzenli olarak açık ve temiz kalması sağlanmış; turistlerin rahat dolaşabilmesi için gerekli güvenlik önlemleri yıl boyunca alınmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalarda Kadifekale sur duvarlarının yıkılan ve yıkılma tehlikesi bulunan kısımları onarılmakta, sağlamlaştırılmakta ve konservasyonu yapılmaktadır. Bu çalışmalarla birlikte Kadifekale surlarının uzaktan algılanabilmesi için surları çevreleyen ağaçların taşınarak surların ortaya çıkarılması, sur cephelerinin aydınlatılması ve böylece Kadifekale nin gece ve gündüz estetik bir görünüme kavuşturulması için girişimlerimiz 2013 yılında da sürdürülecektir. Odamız, 2003 yılından bu yana kesintisiz olarak sürdürmüş olduğu Antik Smyrna Kenti (Kadifekale, Agora Ören Yeri, Antik Tiyatro) kazı ve restorasyon çalışmaları sponsorluğu ile Türk Bayrağının sürekli olarak dalgalanması için gerekli tedbirleri almaya 2013 yılında da devam edecektir Pasaport Dalgakıran Projesi tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. (TDİ) ye ait 289 ada 3 ve 5 parsellerin (Pasaport Limanı Dalgakıranı) özelleştirilmesi amacıyla ihaleye çıkmıştır tarihinde projenin Konak Pier kısmı tamamlanarak hizmete girmiş dalgakıran kısmı ise atıl durumda bırakılmıştır. 169

112 Odamız 2005 yılında Pasaport Limanı Dalgakıranı nın atıl durumdan kurtularak bir cazibe merkezi haline gelmesi ve kente kazandırılması için proje geliştirmiş ve bunu kamuoyu ile paylaşmıştır yılında Pasaport Limanı Dalgakıran Projesi iki kısma ayrılmış ve revize edilmiştir. Buna göre 1. Etap kara tarafı kıyı kesimi + iç deniz ve Pasaport İskelesinin bulunduğu kesim; 2. Etap ise Dalgakıran olmak üzere proje etaplanmıştır. Projenin hedefi İzmir in en önemli mekânların başında gelen bu yerin; tüm İzmir halkının kullanımına sunulmasını sağlamaktır. Projenin gerçekleştirilmesi için hukuki problemlerin çözülmesi amacıyla Maliye Bakanlığı ve ÖİB nezdinde girişimlerde bulunmuştur. Odamızın amacı bu atıl konumdaki tesisi cazibe merkezi yaparak yatırımcıya sunulur hale getirmektir. Pasaport Dalgakıranının uzunluğu metre, toplam alanı m 2, üzerindeki dikdörtgen formundaki alanın büyüklüğü m 2 'dir. Odamız Dalgakıran da kültür, sanat, sergi ve gösteri mekanları, su sporları, akvaryum, su ve ışık oyunları tarih parkı, restoran kafeterya, rekreasyon ve seyir alanları, marina, ikinci el tekne satışı, yat fuarı, vb. aktiviteler gerçekleştirerek İzmir'in en önemli kıyı alanında bir cazibe merkezi yaratmak istemektedir. 170

113 Bu kapsamda 2013 yılında projenin gerçekleşmesi için imar planı ve uygulama projelerinin hazırlanmasına devem edilecek, dalgakıranın ışık, müzik ve su oyunları ile renklendirilmesi sağlanacak, projenin hayata geçirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde çalışılacaktır Şehir Merkezindeki Turistik Altyapının İyileştirilmesi (Tur Otobüsü Durakları, Bilgilendirme, Yönlendirme) Odamız, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve diğer kurum ve kuruluşlar şehir turizminin geliştirilmesi ve kruvaziyer turistlerin şehir merkezine yönlendirilmesi için yoğun çaba harcamakta; bu sayede kent merkezini ziyaret eden turist sayısında belirgin bir artış gözlenmektedir. Bu turist kitlesi içinde toplu olarak otobüs ile şehir merkezini gezen turistlerin yanı sıra taksi ile ya da yaya olarak dolaşan turistler de bulunmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete sokulan şehir içi üstü açık tur otobüslerinden yararlanan turistler, tur sırasında sesli anlatım sistemi ile bilgi alabilmekte, turistlere yönlendirme yapılmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi üstü açık tur otobüslerinin Bayraklı ve Karşıyaka güzergahında da hizmet vermesi için incelemelerine devam etmektedir. 171

114 Diğer yandan yine, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı nın katkıları ile Ege Turizm Derneği tarafından hazırlanan ve Ekim 2012 de duyurulan uygulama ile GPS özelliğine sahip akıllı telefonlar ve tabletler üzerinden bilgi ve yönlendirme alınabilmektedir. Ancak bu ve benzeri teknolojik imkanları kullanmayan ve kullanamayan, şehrimizi yürüyerek keşfetmek isteyen turistler için şehir merkezinde bilgilendirme ve yönlendirme levhalarının kapsamlı olarak gözden geçirilmesi, mutlaka İngilizce yönlendirmenin yapılması ihtiyacı bulunmaktadır. Bu doğrultuda limandan itibaren Kadifekale ye kadar olan güzergahlar üzerinde yönlendirme levhalarının yeterliliği konusunda 2009 yılında bir çalışma hazırlanmış; Kent merkezini yaya olarak gezecek olan turistler için Kordonboyu, Talatpaşa Bulvarı ve Şair Eşref Bulvarı ana akslarından devam eden üç güzergah belirlenmiştir. Her üç güzergah hazırlanan çalışma içerisinde ayrı ayrı ele alınmış, güzergahlar boyunca mevcut levhaların fotoğraflarına ve tespit edilen eksikliklere detaylı olarak yer verilmiş, çalışmanın sonunda genel öneriler sıralanmıştır. Bu önerilerimiz ile birlikte, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından çeşitli iyileştirmeler yapılmıştır. Yanı sıra Kemeraltı ndaki çeşitli bölgelerde alışverişin canlanması için 27. Halı, Kilim, Duvar ve Yer Kaplamaları Meslek Komitesi nin talebi üzerine Odamızın girişimleri ve İZULAŞ Genel Müdürlüğünün başvurusu ile İkiçeşmelik Caddesi ndeki üstü açık tur otobüsü durak yeri, 928 Sokak çıkışına denk gelecek şekilde otobüs duraklarının bulunduğu cebin içine, Fevzipaşa Bulvarı üzerindeki durak yeri ise Hisar Meydanı girişine alınmıştır. Ayrıca Odamız tarafından üstü açık tur otobüsünde kullanılan 5 dil frekansının sayıca artırılması konusunda öneri getirilmiştir. Odamız, yerli ve yabancı turistlerin İzmir i daha güzel bir şekilde algılaması için 2013 yılında da öneriler getirmeye devam edecektir. Bu kapsamda, turist taşıyan tur otobüslerinin bekleme yapabileceği park yerlerinin belirlenmesine yönelik bir saha çalışması yaparak İzmir Büyükşehir Belediyesi ve UKOME nezdinde girişimde bulunacaktır. Ayrıca engelli turistlere yönelik hizmetlerin ve altyapının iyileştirilmesi ve engellilere yönelik özel turların uygulanması için, TURSAB ve İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdinde girişimde bulunulacaktır. Engelli turistlere kaliteli hizmet sunulmasının, ilk etapta kentin imajında olumlu bir etki yaratacağına inanılmaktadır. 172

115 Engelli turistlere yönelik olarak termal turizm kaynaklarının kullanılabileceği özellikli turların, İzmir turizminin sahip olduğu büyük potansiyeli açığa çıkaracağı ve kent turizminin gelişimine katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Odamız tarafından bu kapsamda bir proje geliştirilmesi için çalışma başlatılacaktır İzmir Bilim ve Teknoloji Parkı tarihinde İzmir Ekonomi Üniversitesinde düzenlenen "İzmir Ticaret Odası 2009 Yılı Vergi Ödülleri Töreni"ne katılan dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat ERGÜN yaptığı konuşmada İzmir'de tarım ve gıda ağırlıklı bir teknoparkın kurulması gerektiğinin altını çizmiştir. Odamız bu öneriyi dikkate alarak, İzmir Ekonomi Üniversitesi ile birlikte bir tarımgıda teknoparkı kurma çalışmalarına başlamış ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı nezdinde girişimde bulunmuştur. Menemen-Koyundere ve Konak-Halkapınar Mahallesindeki arsa arayış ve teşebbüslerinden sonra İzmir Bilim ve Teknoloji Parkının İzmir ili, Menderes ilçesi, Tekeli Beldesi nde kurulu İTOB Organize Sanayi Bölgesi (OSB) içerisinde olması kararlaştırılmıştır tarihinde İzmir Ekonomi Üniversitesi, İTOB OSB, İzmir Ticaret Odası, İzmir Ticaret Borsası ve Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) tarafından "İzmir Bilim ve Teknoloji Parkı" Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurucu heyet protokolü imzalanmıştır tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü'nde İzmir Bilim ve Teknoloji Parkı'nın Teknoloji Geliştirme Bölgesi olmasına yönelik değerlendirme kurulu toplanmış ve olumlu karar alınmıştır. Bakanlar Kurulu'nun 2012/3800 sayılı kararı tarihli Resmi Gazete de yayınlanmış ve İzmir Bilim ve Teknoloji Parkı Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin kuruluşu resmileşmiştir. Bölgenin faaliyet göstereceği teknolojik alanlar sürdürülebilir enerji, sürdürülebilir tarım, bilişim alanları başta olmak üzere aşağıdaki alanlarda faaliyet gösterilecektir: İleri Tarım Teknolojileri, Tohum Islahı, İleri Gıda Teknolojileri, Sürdürülebilir Enerji Teknolojileri (Jeotermal Enerji, Rüzgâr Enerjisi, Güneş Enerjisi, Dalga Enerjisi, Bioyakıt Teknolojileri) Yukarıdaki sektörlere ilave yine sürdürülebilirlik çerçevesinde ülkemizde en büyük ithalat kalemleri arasında yer alan medikal malzeme ve teçhizat sektörü ilave edilebilecektir. 173

116 İzmir Bilim ve Teknoloji Parkı, İTOB OSB içerisinde toplam m 2 alanda kurulacaktır. İTOB OSB içerisinde konumlanacak İzmir Bilim ve Teknoloji Parkı; Projenin çok hızlı bir şekilde faaliyete geçebilme olanağı, Teknoparkın kurulacağı alanda mülkiyet, imar, alt yapı problemlerinin var olmaması, İçinde ve yakın çevresinde 2 adet OSB, OSB'ler dışında sanayi tesislerinin olması dolayısıyla sanayi tesisleri ile iç içe olabilmesi, Ege Serbest Bölgesi (ESBAŞ)'a yakınlığı, İTOB OSB'de daha çok KOBİ'lerin yer alması, KOBİ'lerin esneklik kabiliyetleri ve AR-GE faaliyetlerine olan ilgileri, Yakın çevresinde ve hinterlandında çok verimli tarım toprakları, sera ve organik tarım uygulamaları yer alması, böylelikle tarım-gıda AR-GE çalışmalarının uygulama alanlarına sahip olabilmesi, Kent merkezine, metropol kentteki ticaret-hizmet alanlarına, üniversitelere, serbest bölge ve havaalanına kolay ulaşma olanağı, Yetişmiş ve nitelikli iş gücüne kolay ulaşılabilir olması, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Gaziemir'de Serbest Bölge yanında kurulacak olan ve yapım ihalesine çıkılan ülkemizin en büyük fuar ve kongre alanına yakınlığı, Kuşadası, Gümüldür ve otoyol sayesinde Çeşme gibi turizm alanlarına kolay ulaşılabilirliği, 174

117 Metropol kentlerin stres ve gürültüsünden uzakta, baraj gölü ve tarım toprakları içinde dingin bir ortamda çalışma olanağının olması, Tekeli ve Pancar'da bakir ve uygun yerleşim alanlarının ve imar haklarının var olması, Gelecekte İTOB OSB içerisinde genişleme ve büyüme olanağı olması, İTOB OSB gibi tamamen özel sektörün kurduğu başarılı bir OSB içerisinde yer alması, Teknopark için gerekli olan bazı sosyal tesis, spor, rekreasyon alanları ve diğer hizmet alanları, konaklama ve ticari alan gereksinimleri İTOB OSB bünyesinden temin etme kolaylığı, İtfaiye, çevre temizliği, çevre güvenliği gibi hizmetleri ücretsiz olarak İTOB OSB'den temin edebilme kolaylığı, İTOB OSB'nin güneyinde bir lojistik merkezinin kurulabilme ihtimali gibi özellikleri ile potansiyel bir çekim merkezi olarak İzmir'de ön plana çıkacak bir teknopark olacaktır. Odamız % 10 ile ortak olma kararı aldığı İzmir Bilim ve Teknoloji Parkı A.Ş. ile birlikte diğer kurucu kurumlarla işbirliği içerisinde çalışarak 2013 yılı içerisinde teknoparkı faaliyete geçirme gayretinde olacaktır İzmir Uluslararası Sağlık Kampüsü Projesi Küreselleşme sürecinde, sağlık hizmetlerinde yüksek kalite ve düşük maliyetle tedavi olma ihtiyacı, tüketicileri yeni pazar arayışlarına itmektedir. Sağlık turizmi, sağlığına kavuşmak için ikamet ettiği ülkeden başka bir ülkeye herhangi bir sebeple tedavi amacıyla gidilmesi, genel anlamda tedavi ve tatil unsurlarını barındıran bir kavramdır. Sadece yurtdışından değil yurtiçinden de yüksek beklentiler ile gelen hastaların taleplerini karşılamak, uygun ürün ve hizmeti sunmak son derece önemlidir. Ayrıca, sağlık sektöründe sıklıkla değişen mevzuat gereği birçok sağlık tesisi mevcut binalarında hizmet vermekte güçlük çekmektedir. İzmir'in pek çok yerinde özel sağlık kuruluşları olmakla beraber sektör genelde Alsancak - Kahramanlar çevresinde sıkışmış durumdadır. Oda olarak İzmir'de sağlık sektörünün önünü açmak, sektör pazar payının büyümesini sağlamak, sağlık turizminin altyapısını oluşturmak, sektörün aktörlerini bir arada toplayarak sinerjiyi sağlamak ve modern yapılar içerisinde hizmet verilmesine olanak tanımak amacıyla İzmir de bir sağlık merkezinin kurulması hedeflenmiştir. Bu kapsamda, 2012 yılında S.S. İzmir Uluslararası Sağlık Merkezi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi kurulmuştur. Nihai hedef İzmir'e bir "Uluslararası Sağlık Merkezi" kurmaktır. 175

118 Bu merkezde ayakta teşhis merkezleri, dal merkezleri, poliklinikler, muayenehaneler, laboratuarlar, eczaneler, tıbbi malzemeciler gibi sektördeki bütün aktörlerin yer alması düşünülmektedir. Ayrıca bu fonksiyonları tamamlayıcı nitelikte otel, ofis, restoran, kafeterya, büfe, dükkan, otopark, rekreasyon alanları gibi kullanışlar da proje içerisinde yer alacaktır. Proje kapsamında İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin de desteği alınabilecektir. Gerek İzmir den gerek İzmir dışından gelen vatandaşlarımızın, gerekse de yurt dışından gelecek yabancıların bu merkezde her türlü tedavi ve tıbbi malzeme olanağını bir arada, kaliteli ve konforlu bir şekilde bulabilmesi planlanmaktadır. Projenin gerçekleşmesi amacıyla Odamız çalışmalarını sürdürecektir Kongre Turizmi Yerel turizm faaliyetlerini tek elden koordine eden ve tüm bu faaliyetlerin planlayıcısı ve yöneticisi konumundaki bir Destinasyon Yönetim Organizasyonu (Destination Management Organization - DMO)'nun oluşturulması, destinasyon temelli bir tanıtım ve pazarlama stratejisine geçmenin ilk adımı olarak görülmektedir. Böyle bir organizasyon, hedef kitlelerin destinasyon (ülke, kent, yöre, bölge) hakkındaki şimdiki ve geleceğe ilişkin algılamalarını oluşturma gücü sağlar. Destinasyon Yönetimi Organizasyonu (DMO) Modeli nde sadece noktasal örgütlenme ile tüm belde turizminin bir şirket gibi organize edilmesi ve yönetilmesi öngörülmektedir. Modelde, turizmin çeşitli girdilerle oluşan yerel bir ticari ürün olduğu ve her yönden düzenli ve uyumlu bir ortak yönetim gerektirdiği; yerel özelliklere ve değişen piyasa koşullarına uyumlu organize edilerek üretilmesi ve verimli pazarlanmasının sağlanması gerektiği anlaşılmaktadır. Şu ana kadar bu modelin ülkemizde uygulanmış bir örneği yoktur. Ancak fuar ve kongre katılımcılarının ileriye dönük planlama yapan, müşteri ilişkilerine öncelik veren ve gittikleri yerde ortalamanın üzerinde harcama yapan kişilerden oluşması ve tanıtım, sunum, kaliteli alt ve üst yapı, iletişim ve planlamanın diğer turizm türlerine göre çok daha önemli olması nedeniyle bekledikleri özel hizmetler, ülkelerin kongre ve incentive altyapısına yaptıkları yatırımlar ve bu yatırımların yoğunlaştığı kent ve bölgeleri daha iyi tanıtmak ve pazarlamak için oluşturulan Kongre ve Ziyaretçi Büroları aracılığı ile sunulmaktadır. Tüm bunların bilincinde olan Odamız, İzmir turizminin 12 aya yayılması için gerçekleştirdiği kruvaziyer turizmi projesinin yanında kongre turizmine de odaklanmıştır. 176

119 Ülkemizde sadece yıl önce varlık sağlayabilen Kongre ve Ziyaretçi Büroları ndan üçüncüsü şehrimizde bulunmaktadır. Türkiye nin 3 kongre ve ziyaretçi bürosundan biri olan İzmir CVB; kongre turizmi başta olmak üzere, turizmin tüm aktif konularının ele alınarak uzlaşmacı çözümler ve kararlarla uygulamalara gidebilecek, sürekli ve disiplinli bir yapıda yürütülecek çalışmaları, planlama prensibi ile kongre turizminin İzmir de gelişmesi için konuyu sürekli olarak gündeme taşıyabilecek kararlılıktadır. İzmir CVB nin çalışma ve kararları da mikro ve makro düzeyde Ulusal Turizm gündeminde yerini alacaktır yılının Ekim ayından itibaren Yönetim Kurulu Başkanımız tarafından yürütülen İzmir CVB çalışmaları, iç piyasada sürdürülecek yatay piyasa çalışmaları ile önceliklere ve bütçeye göre süratle gerçekleştirilecektir. Artık bugün kongre turizmde tüm destinasyonların özlemini duyduğu gelişim ve yönetim prensiplerinin hızla yerine oturduğu görülecektir. Ancak kentte sadece kongre ziyaretçi bürosunun çalışmaları ile kongre turizminde gelişme kaydedilemez. Çünkü pazarlama bir olay değil bir süreçtir. Bir başlangıcı ve ortası vardır ama asla sonu olmayan bir süreçtir. Pazarlamayı geliştirmek, mükemmelleştirmek, değiştirmek ve hatta beklemeye almak mümkündür ancak asla tamamıyla durdurulamaz. Kongre ve Ziyaretçi Büroları nın pazarlama süreci, dünyadaki gelişmelere uygun olarak öne çıkması istenen kongre ve etkinlik mekanlarını belirleyerek yöredeki tüm katılımcılara ekonomik katkı yaratacak bir modeli destekleyecek faaliyetlerden oluşmalıdır. Elbette kongre ve fuar turizmini sadece uluslararası bir faaliyet olarak düşünmemek gerekmektedir. Çok başarılı ulusal organizasyonların yapıldığı ülkemizde bu faaliyetler şehirler ve bölgeler için yeniden yapılanma ve gelişmişlik anlamına da gelmektedir. Bu açıdan iklim koşulları ve coğrafi konumun sağladığı avantajların iç pazara ve komşu ülkelere yönelik olarak ilgi çekecek toplantı, kongre, konferans ve fuar turizmi potansiyeli kullanılarak daha iyi değerlendirilmesi için bu alanda çalışan kuruluşların desteklenmesi gerekmektedir. Kongre turizminde başarı birlik sağlanmasından ve kuruluşların bu amaçla kurulmuş büroları desteklemesinden geçmektedir. Bu nedenle, 2011 yılı Kasım ayından itibaren bir yıl süre ile Odamız tarafından İzmir CVB ortaklığında yapılan çalışmalarda kongre sektörünün desteklenmesi anlamında bir fon ayrılmıştır. Yapılan çalışmaların hedefi, 2014 yılıdır. Kültürpark fuar alanının kongre merkezine dönüşmesi ve Gaziemir'de yapılacak olan yeni fuar alanı ve kongre merkezinin hizmete girmesiyle, ayrıca Selçuk'ta TÜRSAB'ın yaptığı 5 bin kişilik Efes kongre merkezi ile İzmir ve çevresinde müthiş bir potansiyel ortaya çıkacaktır. 177

120 Buna paralel olarak İzmir otellerinin sayısının hızla artacağı öngörülmektedir. Bu nedenle İzmir CVB, Her gün bir kongre 4+1 kampanyası ile, İzmir'de yeni devreye girecek fuar alanı ve kongre merkezlerine ilgiyi çekmek için 2014 yılında ücret almadan bu tesisleri kongre organizasyonlarına tahsis etmeyi önermiş ve tanıtım kampanyalarında kullanmıştır. Sadece 2011 yılı Ekim ayından itibaren İzmir Ticaret Odası nın destek ve çabaları ile İzmir CVB, toplamda 21 ulusal ve uluslararası etkinliğe katılıp, km yol yapmıştır yılı turizm stratejik hedeflerinde, kongre ve fuar turizminin geliştirilmesi mutlak surette ifade edilen İzmir için Odamız 2013 yılından itibaren yine, İzmir CVB ile ortak olarak yabancı kongre planlayıcılarının İzmir de ağırlanmasını, ulusal ve uluslararası 4 fuara katılım yapılmasını sağlayacaktır Lojistik Projeleri (BALO Ortaklığı) İzmir, bulunduğu coğrafya ve konumu itibariyle antik dönemden bugüne lojistik açısından önemli bir kent olagelmiştir. İzmir in bulunduğu coğrafyada lojistik merkez olmasını sağlayacak özellikleri aşağıda anahatları ile sıralanmıştır: Türkiye nin ve İzmir in jeopolitik konumu (Akdeniz-Karadeniz ve Ege Denizi üçgeninin kesişim noktasında yer alması, Anadolu üzerinden Ortadoğu ya, Balkanlara ve Avrupa ya yakınlık, Akdeniz-Karadeniz geçişi üzerinde yer alması, Süveyş Kanalı na yakınlık) yıldır liman ve ticaret kenti olması, İldeki mevcut sanayi potansiyeli, tarım ürünlerinin ticaret-ihracat potansiyeli ve hammadde ticaret-ihracat potansiyeli, 5 adet liman, havalimanı, demiryolu ve karayolu ağı, Manisa, Denizli, Aydın, Muğla, Bursa, Uşak, Kütahya gibi tarım, sanayi üretimi ve maden işleme kapasitesi yüksek merkezlere yakınlık, İzmir Alsancak Limanı sayesinde tüm ülkeye hitap edebilme potansiyeli, ü aşkın uluslararası sermayeli firmaya ev sahipliği, Yetişmiş ve nitelikli işgücü. İzmir bu denli yüksek lojistik merkez olma potansiyeli içermesine rağmen Avrupa da örnekleri görülen çoklu ve intermodal taşımacılık yapan ve tüm sektörü içerisinde barındıran bir merkeze sahip değildir. İzmir de lojistik sahalar Alsancak liman arkası, Çınarlı, Bornova Işıkkent, Pınarbaşı, Torbalı, Kemalpaşa ve kısmen Sasalı ya dağılmış durumdadır. Kentin yük-kamyon ve tır trafiği, merkezdeki depolama alanları, konteynır sahaları nedeniyle fiziksel olarak sıkışmaktadır. Üstelik bu durum kentin önünde mekansal bir engel teşkil ettiği gibi sektörün gelişmesini ve rekabetçi haline gelmesini de engellemektedir. 178

121 Bu nedenle İzmir in güney ve diğer akslarından gelecek yüklerin bir merkezde toplanarak şehre girmesi ve şehirde toplanması gereken yükün şehre olumsuz etki yaratmadan bu noktada toplanarak tüm dünyaya gönderilmesi açısından öncelikle İzmir in güneyinde otoyol, karayolu ve demiryolunun kesiştiği noktada bir lojistik merkez kurulmalıdır. Odamız; İzmir in güneyinde otoyol, karayolu ve demiryolunun kesiştiği uygun bir noktada bir lojistik merkez kurmak üzere 2008 yılından bu yana önemli çalışmalar yürütmüştür. İzmir Lojistik Merkezi Projesinde İzmir'in güneyinde Menderes İlçesi Oğlananası ve Görece mevkiinde araziler bulunmuş, TOBB la görüşmeler yapılmış ancak imar problemi ve arazi maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle proje gerçekleştirilememiş bununla birlikte yer arayışlarına devam edilmiştir. Diğer yandan Kemalpaşa da lojistik köy kurulması ile ilgili Kemalpaşa Lojistik Köy Projesi, merkezi hükümetin 35 İzmir projesi arasında yer almış ve Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü çalışmalara başlamıştır. Yaklaşık dönüm üzerinde, toplam kapalı alanı m2 olan Kemalpaşa Lojistik Köy ün altyapı çalışmalarına paralel olarak üstyapı çalışmaları YİD modeliyle ihale edilecektir. Ancak sadece İzmir in doğusunda Kemalpaşa da yapılacak bir lojistik köy ihtiyacı kısmen karşılayabilir. Odamıza göre, İzmir in kuzeyinde (Aliağa veya Çandarlı) ve güneyinde de lojistik merkezler kurulmalıdır. 500 milyar dolar ihracat hedefindeki Türkiye nin 3. Büyük şehri İzmir in 100 milyar dolar ihracat hedeflendiği ve Çandarlı Limanı nın devreye girdiği düşünüldüğünde İzmir de en az 3 lojistik merkezin yer alması gerekmektedir. Bu gelişmelerle birlikte, Türkiye deki üretimin belli merkezlerde toplanarak demiryolu üzerinden Avrupa ya taşınması hedefi ile TOBB öncülüğünde çeşitli şehirlerden Oda ve Borsaların da katılımı ile BALO projesi 2004 yılında başlatılmış, yaşanan bazı gecikmeler sonrasında BALO-Büyük Anadolu Lojistik Organizasyonlar Anonim Şirketi 2012 yılında kurulmuştur. Şirketin amacı demiryolu ulaşımının deniz ve karayolu taşımacılığından çok daha uygun maliyetli olması nedeniyle karayolu ile tırla veya denizyolu ile gönderilen konteynır yüklerinin demiryolu ile Kara Avrupası'na ulaştırmayı ve lojistik maliyetlerini düşererek uluslararası pazarda rekabet avantajı yakalamayı hedeflemektedir. Hedef şehirler ise Viyana, Nürnberg, Stuttgart, Köln, Lyon, Paris'tir. 179

122 Projenin Türkiye ayağı başlangıç olarak Batı Anadolu'daki illerin yüklerini kapsarken gelinen aşamada tüm Anadolu'nun yüklerini kapsar şekilde genişletilmiştir. Anadolu da Antep, Kayseri, Konya, Ankara, Eskişehir, Balıkesir, Denizli, İzmir, Manisa Bandırma demiryolu hatları proje kapsamında kullanıma hazır durumdadır. Proje ile, Anadolu dan demiryolu ile Bandırma ya ulaşan yükler feri ile Tekirdağ a geçecek, oradan yapımı yeni biten 35 km lik Muratlı hattı ile Kapıkule den çıkış yaparak 4 no lu hattan kara Avrupası na ulaşacaktır. Odamız İzmir in lojistik merkez olması için yürüttüğü projelerin bir parçası olarak BALO AŞ ye ortak olmuştur. Yanı sıra İzmir in güneyinde, doğusunda ve kuzeyinde lojistik merkezler kurulması için çalışmalarımız ve girişimlerimiz 2013 yılında da devam edecektir Lisanslı Depoculuk (ELİDAŞ-Ege Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. Ortaklığı) Özellikle pamuk başta olmak üzere bölgemiz ekonomisinde önemli yer tutan tarım ürünlerinin değerlendirilmesi ve finans piyasalarına açılmasına yönelik Ege Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş., Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nın kurucu ortaklardan İzmir Ticaret Borsası na göndermiş olduğu 24 Aralık 2010 tarih ve 6844 sayılı yazıda verilen izin ile 04 Ocak 2011 tarihinde İzmir Ticaret Sicil Memurluğunda tescil edilmiş ve 13 Ocak 2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmıştır. İzmir Ticaret Odası, Lisanslı Depoculuk A.Ş. şirketinde % 8 paya sahiptir. Şirket, kuruluşunun ardından çalışmalarına hızlı bir şekilde başlamıştır. Ülkemizin ilk pamuk lisanslı depoculuk sistemini oluşturacak şirket, aynı zamanda ülkemiz için bu yeni sistemin kurgulanması görevini de üstlenmiş olup bu durum inşaat, yazılım gibi uzayan çalışmalar nedeniyle, 5300 sayılı Lisanslı Depoculuk kanununda belirtildiği üzere, faaliyet izni alma süresini uzatma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Nitekim, Gümrük ve Ticaret Bakanlığına tarihinde faaliyet izni alma süresinin uzatılması için başvuruda bulunulmuş, Bakanlığın tarihli yazısı ise söz konusu sürenin 1 yıl süre ile uzatıldığı bildirilmiştir. Şirket kuruluşunun ardından öncelikli olarak lisanslı deponun inşa edileceği arsanın satın alınması amacıyla çalışmalar gerçekleştirilmiş, bölgemizdeki pamuk üretim bölgeleri ve lojistlik için uygun bir lokasyon olan, İzmir ili Selçuk ilçesi Belevi beldesinde 70 bin metrekare arazi satın alınmıştır. ELİDAŞ ın lisans alma çalışmaları tamamlanmış olup, son aşamaya gelinmiştir. Bakanlığın oluşturmuş olduğu Komisyon Kasım 2012 tarihleri arasında tesiste incelemelerde bulunarak raporlarını tamamlamıştır. Bu raporlar doğrultusunda lisansın verilmesi beklenmektedir. Lisansın alınmasıyla birlikte sektör aktörleri olan, pamuk üreticisi, tüccar ve sanayici açısından yeni bir dönemin başlaması beklenmektedir. 180

123 Diğer yandan pamuk ürününün menkulleşmesine paralel olarak mali piyasaların yeni ürünlere kavuşması ve mevcut işlemlerde derinlik sağlanması mümkün olabilecektir İzmir in Çarşı ve Siteleri Alışverişin Ege Başkenti İzmir Ticaret İzmir in olmazsa olmaz ekonomik faaliyetlerinden birisidir. Geçmişte pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan İzmir, aynı zamanda ticari yolların kesişme noktası olmuştur. Limanların varlığı, İzmir in dünyanın farklı yerlerine bağlanmasını sağlamıştır. Günümüzde de ticari faaliyetler ülkemizin ve dünyanın çeşitli bölgeleri ile yoğun bir şekilde devam etmektedir. İzmir de ticari faaliyetlerin yoğunlaşması ile birlikte kentin belirli bölgelerinde ticarethaneler oluşmaya başlamıştır. Bu merkezlerden bazıları uzun yıllar varlığını sürdürmüş ve günümüzde modern çarşılar ve siteler haline dönüşmüştür. Belirli sektörlerin bir arada faaliyette bulundukları çarşılar ve siteler İzmir de alışverişin en canlı olduğu mekanlardır. Ege Bölgesi nin en büyük şehri ve iş merkezi olmasından dolayı İzmir de yer alan çarşılar kent içinden ve dışından gelen geniş bir tüketici kitlesine hitap etmektedir. İzmirlilerin yanı sıra çevre illerden de birçok kişi alışveriş için İzmir i tercih etmektedir. Dolayısıyla İzmir için çarşı ve siteler ticaretin candamarıdır. Bu nedenle çarşıların ve sitelerin her daim canlı tutulması ve gerekli altyapı yatırımlarının yapılması kent ticaretinin devamlılığının sağlanması için gereklidir yılında alışveriş festivalleri düzenlenecek, ayrıca diğer kurumların bu tür çabalarına destek olunacaktır Yenişehir Ticaret Merkezi Çalışmaları İzmir Yenişehir Ticaret Merkezi, Ege Bölgesi nin ve İzmir in en büyük ticaret merkezidir. İçerisinde pek çok çarşı, site, iş merkezi bulundurmakla birlikte, gıda, inşaat, hırdavat, nalburiye, elektrik-elektronik, temizlik, tıbbi malzeme, matbaa, iş makineleri vb. sektöre ev sahipliği de yapmaktadır. 181

124 Yaklaşık üyemizin faaliyet gösterdiği Yenişehir Ticaret Merkezi ne yönelik olarak çarşının altyapı, ulaşım, trafik, otopark, temizlik ve güvenlik sorunlarının çözümü için Odamızca, Yenişehir Ticaret Merkezi Çalışma Grubu ile birlikte çalışmalar 2012 yılında da sürdürülmeye devam edilmiştir. Yenişehir Ticaret Merkezi nin ticari ve mekânsal özelliklerinin saptanması, Yenişehir Ticaret Merkezi nin sorunlarına yönelik algılarının ve değerlendirmelerinin öğrenilmesi amacıyla Yenişehir Ticaret Merkezi Envanter Çalışması gerçekleştirilmiştir. Yapılan envanter çalışmasına göre yaklaşık olarak 650 dönüme yayılan İzmir- Yenişehir Ticaret Merkezinde, mekansal birim bulunmakta, kişi istihdam edilmektedir. İzmir Yenişehir Ticaret Merkezi Çalışma Grubumuz ile birlikte Çarşının tanıtımına yönelik yeni fikirler oluşturarak katkımız arttırılarak sürdürelecektir. Bununla birlikte çarşının ulaşım, güvenlik, aydınlatma ve çöp sorunu ile ilgili geçtiğimiz yıllarda yapmış olduğumuz girişimlerimiz, gerekli görülen zamanlarda yinelenecek; eksiklikler ve ihtiyaçlar giderilinceye kadar tüm konular yakınen takip edilecektir. 182

125 Buca Yaş Sebze ve Meyve Hali 1996 yılında 151 dönüm üzerinde kurulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Yaş Sebze ve Meyve Hali'nin mekan temelli bir takım sorunları bulunmaktadır. Odamız 2006 yılında hazırladığı bir raporla (Ek:1) Halin mekan temelli sorunlarını Başkanlığınıza aktarmıştır. Sonrasında 2009 yılında Halin Mekansal Sorunlarının çözümü amacıyla "Hal Öneri Yerleşim Planı" geliştirilmiş ancak bu da Tahtalı Barajı Uzun Mesafeli Koruma Alanına girmesi nedeniyle Belediyenizce uygun görülmemiştir. Gelinen noktada toptancı satış blokları ile kasa depoları arasındaki mesafenin çok az olması nedeniyle trafiğin sıkışması, büyük araçların yanaşamaması, kasa depolarının yetersizliği, soğuk hava deposu, paketleme tesisi, laboratuar ünitelerinin olmaması, satış bloklarının yükleme rampalarında forkliftlerin çalışamaması gibi sorunlar had safhaya ulaşmıştır tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve tarihinde yürürlüğe giren 5957 sayılı "Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun"a göre tarihine kadar halin sınıfına göre müzayede, depolama, tasnifleme ve ambalajlama tesisleri ile laboratuar ve soğuk hava deposu gibi asgari koşulları oluşturma şartı getirilmiş, oluşturmayanlara yüzbin Türk Lirası idari para cezası verilmiş ve bu şartları yerine getirmeyen hallerin faaliyetleri, aykırılıkları giderilene kadar durulabilecektir. Bu kapsamda İzmir Büyükşehir Belediyesi Yaş Sebze ve Meyve Halinin sorunlarını gidermesi zorunlu bir hal almaktadır. Halin büyümesi, mevcut kasa depolarının yıkılarak yolların genişletilmesi, araç trafiği ve büyük araç manevralarına uygun hale getirilmesi, kasa depolarının büyütülerek başka bir alana taşınması, soğuk hava deposu, paketleme tesisi, laboratuar ünitelerinin yapılması ayrıca sosyal tesislerin elden geçirilmesi, ilk yardım merkezi, postane ve camii gibi fonksiyonların da eklenmesi gerekmektedir. Odamız Halin sorunlarının çözümü için 2012 yılında yeni bir öneri projesi geliştirmiş ve bunu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na sunmuştur. Halin mekan temelli sorunlarının çözümü için 2013 yılında da çalışmalara devam edilecektir. 183

126 Odamızın Geliştirdiği Yaş Sebze ve Meyve Hali Öneri Yerleşim Planı Odamızın Geliştirdiği Öneri Projeden Görünüş 184

127 Mimar Kemalettin Moda Merkezi Mimar Kemalettin Moda Merkezi İzmir in kent merkezinde Fevzi Paşa ve Gazi Bulvarı arasında kalan toplam m 2 lik alanda kurulu bir çarşıdır. Mimar Kemalettin adı Türkiye nin birinci ulusal mimarlık akımının önde gelen isimlerinden biri olan Türk Mimar Kemalettin den gelmektedir. Mimar Kemalettin Moda Merkezi, toptan ve perakende ticaretin yoğun olarak yapıldığı, günün belli saatlerinde araç giriş-çıkışlarına izin verildiği, çoğunlukla yaya trafiği için geniş alanların ayrıldığı açık bir mekandır. Çarşının geniş sokakları ile meydanı oturma, dinlenme alanları ve çeşitli aktivitelerin (örneğin defile) düzenlenmesi için imkan sağlamaktadır. Bu nedenle çarşıda sosyal canlılığın yaratılması için kafe, restoran tarzı mekanların açılmasının ve çeşitli aktivitelerin yapılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Çarşıda yaklaşık işyeri bulunmakta olup bu işyerlerinin büyük bir çoğunluğu tekstil imalatı ile iştigal etmekte; bayan, erkek ve çocuk giyimin hemen hemen her çeşidi ile kumaş ve aksesuar sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar bulunmaktadır. Çarşıda imalat yapan firmaların bir kısmı yurtdışına da satış yapmaktadır. Mimar Kemalettin Moda Merkezi tarihi yapısı, çevre düzeni ile yerli ve yabancılar için bir açık hava ve moda fuarı olma özelliğini taşımaktadır. Ülkemizin önemli tekstil ve hazır giyim tedarik merkezlerinden biri olan Mimar Kemalettin Moda Merkezi özellikte gelinlikte dünyanın başkenti olmayı hedeflemektedir. Ayrıca damatlık ve abiye alanlarında ihracat gerçekleştirmektedir. Ülkemizde tekstil sektörünün hızlı bir değişim geçirerek markaya yönelmesi, İzmir deki firmaların da markalaşmasını gerekli kılmaktadır. Mimar Kemalettin çarşısında özellikle gelinlik ve abiye sektöründe atölye ve showroomları olan firmalar yer almaktadır. Çarşıda özellikle bu sektörlerde yapılacak yatırımların, İzmir ekonomisine daha çok katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çarşının yol kaplaması 2012 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenmiştir. Odamız da çarşıda gelin ve damadı temsil eden bir heykelin yaptırılması yönündeki çalışmalarına ve eğitim çalışmalarına destek olmaya devam edecektir. 185

128 Karşıyaka Çarşısı Cumhuriyet dönemine tanıklık etmiş olan Karşıyaka çarşısı, ilçede alışverişin yoğun olduğu açık alan alışveriş merkezidir. Karşıyaka çarşısı özgürlüğün ve estetiğin buluştuğu bir yaşam merkezi olarak benimsenmiştir. Tamamen yaya trafiğine ayrılan, araç giriş çıkışlarının gün içerisinde belirli saatlerde yapılabildiği, çarşıda, Karşıyakalıların ve İzmirlilerin hemen her türlü ihtiyacını karşılayacak ürünler mevcuttur. Tekstilin ağırlıkta olduğu çarşıda yaklaşık işyeri olduğu bilinmektedir. Her gün kişinin çarşıyı ziyaret ettiği belirtilmektedir. Ancak geleneksel ticari hayatın merkezi konumunda olan çarşı yeni tüketim kültürü nedeniyle önemini yitirmeye başlamıştır. Çarşının canlılığını kaybetmemesi için özellikle marka ürünlerin, kafe ve restoranların arttırılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Ayrıca, kruvaziyer gemilerle İzmir e gelen turistlerin çarşıya yönlendirilmesi, ekonomik canlılığı besleyecektir. Odamız 2013 yılında çarşının canlılığını yitirmemesi yönünde girişim ve çalışmalarını sürdürecektir Kemeraltı Çarşısı Tarihi Kemeraltı Çarşısı, 400 yıla varan geçmişi ile İzmir in ve dünyanın en eski çarşılarından birisidir ila 1670 tarihleri arasında deniz kıyısının doldurulması, yeni yerleşim ve ticarethanelerin açılması ile oluşturulduğu bilinmektedir. Kemeraltı çarşısının simgeleri haline gelen, Hisar Cami nin 1592 de, Kızlarağası Hanı nın 1744 te inşaa edildiği ifade edilmektedir. İzmir in en canlı alışveriş alanı olan Kemeraltı, eski hanlar ve bedestenlerden oluşmaktaydı ve benzer ticari faaliyetler çarşıda gruplar halinde yer almaktaydı. Günümüzde ise, çarşı eski halinden uzak bir görünüm sergilemektedir. Üstü açık ara sokaklardan meydana gelen çarşıda dükkanlar genelde karmaşık haldedir. Ancak çarşının eski halini yansıtan kubbe şeklindeki bazı dükkanlar mevcudiyetini korumaktadır. Kemeraltı tarihi kapalı çarşıları, esnaf lokantaları, muhallebiciler ve küçük kahvehaneleriyle pek çok ziyaretçinin ilgisini çekmektedir. İzmir içinden ve kent dışından pek çok insan alışveriş için Kemeraltı Çarşısını tercih etmektedir. 186

129 Özellikle turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Türk el sanatları ile ilgili eserler, halı, kilim vb ürünlerin satışı da Kemeraltı çarşısında yapılmaktadır. Kemeraltı Alsancak Limanından başlayıp Konak Meydanı na, oradan Kemeraltı, Agora Ören Yeri ve Kadifekale ye uzanan Şehir Turizmi Hattı nın ve turizm amaçlı projelerin merkezinde yer almaktadır. Tarihi Kemeraltı Çarşısı İzmir in en önemli simgelerinden biri olmasına rağmen, son yıllarda altyapı yetersizlikleri ve ilgisizlik yüzünden sıkıntılar yaşamaktadır. Odamız Kemeraltı gerçeğinin daha iyi anlaşılabilmesi için 2009 yılında Kemeraltı Envanteri ni hazırlamış ve tüm kurum ve kuruluşlarla paylaşmıştır. Kemeraltı nın mekan, organizasyon, imaj ve güvenlik temelli pek çok sorunu bulunmaktadır. Çarşıdaki esnaf, bölgede yeterli ışıklandırmanın yapılmadığı, güvenliğin sağlanmadığı, müşterileri için yeterli otopark alanlarının, tuvaletlerin bulunmadığı ve çarşı yollarının bozuk olmasından yakınmaktadır. Özellikle çarşıda güvenliğin sağlanması için MOBESE sisteminin kurulması talep edilmektedir. Bu konuda kentteki tüm kurum ve kuruluşların fikir birliği olmasına karşın, kalıcı çözümler henüz yaratılamamıştır. Kalıcı çözüm yaratılamadığı için işporta, çığırtkanlık ve işgaliye sorunları kangren haline dönüşmüştür. 187

130 Kemeraltı ve çevresi 2007 yılında 5366 sayılı yasa kapsamında Yenileme Alanı ilan edilmiş, bu gelişme kalıcı çözümleri yaratacak mekanizmanın yasal altyapısını sağlaması bakımında sevinçle karşılanmıştır. Odamız da Kemeraltı ve çevresinin barındırdığı arkeolojik, tarihi ve kültürel zenginlikleri göz önünde bulundurarak UNESCO Dünya Mirası Listesine alınmasını önermiştir. Ancak bugüne kadar her iki anlamda da somut hiçbir adım atılmamıştır. Odamız Kemeraltı nda kalıcı çözümlerin yaratılması için Kemeraltına özel bir yönetim organizasyon modeli geliştirilerek yönetilmesi görüşünde ısrarını sürdürmektedir. Odamız, üç bin civarında üyemizin faaliyet gösterdiği ve şehir turizmi açısından büyük önem taşıyan Tarihi Kemeraltı Çarşısı nın sorunlarının giderilmesi ve prestijli bir alışveriş ve turizm mekanı haline getirilmesi için 2013 yılında da çalışmalarını gayretle sürdürecektir. Bunun dışında Kuyumcular Çarşısı giriş-çıkışları ile İkiçeşmelik Caddesi bağlantısındaki sokakların daha estetik hale getirilmesi yönünde çalışmalar yapılacaktır. Çarşı esnafına yönelik müşteri ilişkileri, pazarlama, satış teknikleri gibi konularda eğitim çalışmalarının yapılmasının işyerlerine olumlu yansıyacağı düşünülmektedir. 188

131 Turistik El Sanatları ve El Halıları Çarşısı Odamızın İzmir de turizmi 12 aya yaymak ve şehir turizmini geliştirmek amacıyla kruvaziyer turizmden arkeolojik alan sponsorluklarına pek çok projesi bulunmaktadır. Ancak her yıl daha fazla sayıda turist şehrimizi ziyaret ediyor olsa da bir anı olarak yanlarında götürebilecekleri İzmir e özgü anı-hediyelik ürünler maalesef bulunmamaktadır. Diğer yandan yöremize özgü geleneksel el sanatları gün geçtikçe yok olmaktadır. Odamızın, şehir turizminin merkezi konumunda yer alan Tarihi Kemeraltı Çarşısı içinde geleneksel el sanatlarını yaşatacak bir turistik çarşı kurmak konusunda uzun zamandır bir niyeti bulunmaktadır. Turistik El Sanatları ve El Halıları Çarşısı kurmak üzere uzun bir süredir araştırma ve girişimlerini sürdürmektedir yılı içirisinde ise Agora Ören Yeri ne komşu olan ve görüntüsü itibariyle tarihi doku ile aykırılık taşıyan Hürriyet Anadolu Lisesi nin, uygun görülecek başka bir noktada Odamız tarafından tekrar inşa edilmek kaydıyla, yıkılması ve Turistik El Sanatları ve El Halıları Çarşısı yapılmak üzere Odamıza verilmesi hususunda Milli Eğitim Bakanlığı, Valilik ve Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde girişimde bulunulmuş, ancak olumsuz yanıt alınmıştır. Yine 2012 yılı içerisinde işgal edilmiş Cami altları ve duvarları ile Kemeraltı ndaki bazı mekanlarda araştırmalar yapılmış ancak net bir sonuç alınamamıştır. Odamız, Kemeraltı nda Turistik El Sanatları ve El Halıları Çarşısı oluşturmak için yer arayışlarına ve Camilerin işgaline son verilmesi yönündeki çalışmalara 2013 yılında da devam edecektir Karabağlar: Mobilyanın Merkezi Yarattığı katma değer ile ülkemizde stratejik bir önem taşıyan mobilya sektörü, her yıl ürünlerini geliştirmekte ve çeşitliliğini artırmaktadır. Yaklaşık 9 milyar dolarlık iç pazar büyüklüğü olan sektör, hızlı bir dönüşüm geçirerek geçmiş yıllara oranla çok daha bilgi ve sermaye yoğun bir moda sektörü olma yolunda ilerlemektedir. Gelişmeye açık, potansiyel arz eden ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilecek konumda olan mobilya sektörümüz, ülkemizin belirli bölgelerinde yoğunlaşmış durumdadır. 189

132 Karabağlar, ülkemizin önemli mobilya merkezleri sıralamasında ilk sıralarda yer almaktadır. Kentimizin mobilya üssü olan Karabağlar da 500 ün üzerinde firma yer almakta olup çok sayıda Odamız üyesi de burada faaliyet göstermektedir. Karabağlar'da imar, yol, ulaşım, temizlik, güvenlik vb. bir çok sorun bulunmaktadır. Sorunların çözümü için Meslek Komitesi ile birlikte geçmiş yıllarda uğraş veren Odamızın gayretleri 2013 yılında da sürecektir İzmir İli İlçelerinin Ekonomik Profili ve Alternatif Yatırım Olanakları İzmir in sahip olduğu değerlere dikkat çekmek ve kentimiz sahip olduğu potansiyelin açığa çıkarılması ve avantajlarının değerlendirilmesi için İzmir İlçelerinin Ekonomik Profili ve Alternatif Yatırım Olanakları isimli kitabı bugüne kadar 1997, 1998, 1999, 2000, 2003 ve 2007 yıllarında olmak üzere toplam 6 kere akademisyenlerden öğrencilere, kamu kesiminden özel sektöre, yatırımcılardan çiftçilere kadar geniş bir kesimin bilgisine sunulmuştur de de İzmir in 30 ilçesi alan çalışması ve birincil kaynaklara dayanılarak hazırlanan araştırma raporları ile; Demografisinden coğrafyasına, Tarihinden turizmine, Kamu maliyesinden sosyal yaşamına, Sektörel analizinden sorunlarına, Beklentilerinden çözüm önerilerine kadar geniş bir yelpazede incelenecektir. Her bir ilçenin SWOT analizleri yapılarak ilçelerin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri ortaya çıkarılacaktır. 190

133 13. İzmir Adına Takip Ettiğimiz Projeler Liman Projeleri ve İzmir Körfezi İzmir Kruvaziyer Limanı Odamız, 2003 yılında başladığımız ve iyi bir ivme yakaladığımız kruvaziyer turizmine uygun bir liman yapılması amacıyla çalışma başlatmış; körfezde en uygun yer olarak Üçkuyular Vapur İskelesinin olduğu nokta belirlenmiştir. Ancak Üçkuyular'da sürecin uzaması ve İzmir Alsancak Limanı özelleştirilmesinin iptali nedeniyle Alsancak Limanı genel kargo rıhtımının kruvaziyer liman haline getirilmesi fikri ağırlık kazanmıştır. Odamızca proje ve rapor hazırlanarak Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanımız Sayın Binali Yıldırım a sunulmuş ve kabul görmüştür. Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığı nın T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı na yapmış olduğu başvuru sonucunda limanın "Yolcu Limanı" ve "Yük Limanı" olarak faaliyet gösterecek şekilde yeniden yapılandırılmasına ilişkin tarih ve 2010/89 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı alınmıştır. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan İzmir Kruvaziyer Limanları 2012 yılında yürürlüğe girmiştir. Planlar yürürlüğe girmeden önce Odamız, 13 Şubat 2012 tarihinde Meslek Odalarının katılımı ile bir değerlendirme toplantısı düzenlemiştir. Toplantıyı düzenlemekteki amacımız, imar planları ile ilgili ortak bir paydada bulaşarak imar planlarının itiraz gelmeyecek şekilde sonuçlandırılması olmuştur. Bu toplantıda geliştirilen öneriler Özelleştirme İdaresi Başkanlığı na aktarılmış ve bunun üzerine Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın katılımı ile Meslek Odaları ile bir kez daha bir araya gelinmiştir. Ancak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, projenin fizibilitesini esas alan imar planında büyük bir ticari alan koymuş, bu durum sıkıntı yaratmış ve İzmir kamuoyunda çok yoğun tepkilere maruz kalmıştır. Kanımızca, imar planı ile getirilen yoğun inşaat alanının ticaret yerine kongre turizmi ve turistik tesis alanı olarak belirlenmesi durumunda böylesi bir itirazla karşılaşılmayacağı şeklindedir. 191

134 Sonuç olarak, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı YİD modeli ile 2012 yılında kruvaziyer limanı özelleştirme ihalesini gerçekleştirmiştir. Odamızın da potansiyel yatırımcılar ile kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla dosya aldığı ihalede sadece bir grup teklif sunmuş, bu nedenle ihale tarihinde iptal edilmiştir. Gelinen noktada, T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı nın ihale kapsamında limana getirilen fonksiyonları ve imar planlarını tekrar gözden geçirmesi; çok sayıda yatırımcının katılmasını ve rekabeti sağlayacak bir ihale dosyası hazırlamasının ardından tekrar ihaleye çıkması beklenmektedir. Odamız, 2004 yılından bu yana kruvaziyer gemilerin İzmir e gelmesi ve kruvaziyer turizmin gelişmesi konusunda göstermiş olduğu gayret ve eforu İzmir Alsancak Kruvaziyer Limanı imar planları ve ihale dosyasının yatırımcıların yoğun katılımını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi ve en kısa zamanda tekrar ihaleye çıkılması için gerekenleri eksiksiz olarak yerine getirecek, girişimlerini 2013 yılında da sürdürecektir İzmir Alsancak Limanı Dönüşüm Projesi Bilindiği üzere, Özelleştirme Yüksek Kurulu nun tarih ve 2004/128 sayılı kararı ile İzmir Alsancak Limanının özelleştirmesi tarihinde yapılmış ancak uzayan süreç ve küresel ekonomik krizin etkisi ile taliplilerin limanı almaktan vazgeçmesi nedeniyle ihalesi 2010 yılında iptal edilmiştir tarih ve 2010/89 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı gereği TCDD İzmir Alsancak Limanı yolcu ve yük limanı olarak faaliyet gösterecek şekilde yeniden yapılandırılacaktır. 192

135 Bunun üzerine Odamız, İzmir Alsancak Limanının eksikliklerinin giderilmesi için konunun uzmanlarından oluşan bir ekibe kısa-orta-uzun vadeli çözüm önerileri içeren İzmir Alsancak Limanı Konteyner Mollerinin Yeniden Yapılandırılması Projesi ve İzmir Alsancak Limanı nda Yük ve Gemi Hizmet Olanaklarının Geliştirilmesi Raporu nu hazırlatmıştır. Söz konusu rapor ve proje, Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Sayın Binali Yıldırım ın 20 Haziran 2010 tarihinde İzmir Alsancak Limanını ziyareti sırasında kendisine sunulmuş; Sayın Binali Yıldırım tarafından kabul görmüş ve sıkıntıların giderilmesi ve çözüme kavuşması için aynı gün gerekli talimatları verilmiştir. Bu aşamadan itibaren TCDD 3. Bölge Müdürlüğü, liman için işletme planı hazırlatarak yatırımlarına başlamıştır. Bu kapsamda; 16 adet çekici alınmıştır. 100 bin m 2 yeni alan betonlanmıştır. Gümrüklü saha çalışmaları devam etmektedir. Söz konmusu sahanın aydınlatması, yangın tertibatı ve drenaj işleri gerçekleştirilmiştir. 5 adet Gantry Crane in ağır bakım ihalesi yapılmış, 3 adedinin revizyonu tamamlanarak hizmete alınmış vinçler katalog performansına döndürülmüştür. Saha ve yol cizgileri cizilmiştir. Otomasyon çalışmaları başlanmış, anten kurulumu, testleri eğitimleri devam etmektedir. Otomasyonun gecici kabulu yapılacaktır. 3 adet MHC alımı gerçekleştirilmiş imalatı Çin de devam etmektedir. (Sunny marka) 6 adet RTG alımı için çalışmalar sürdürülmektedir. 193

136 Deniz dibi taraması ve yeni terminal alanının CED çalışması sürmekte olup, yıl sonuna çalışmanın tamamlanması beklenmektedir. İdare binasının üst katının ve çatı katının çok amaçlı bir salon haline getirilmesine yönelik çalışmalar sürmektedir. Ayrıca yolcu terminali bölümünde; Konveyörler kaldırılmış, Eski rıhtım vinçleri sökülerek ıskat edilmiş, Saha kaplaması yapılmış, Sahalar cizilmiş, Depoların dışları resimler ile giydirilmiştir. Viyadüklerin Limana İndirilmesi ve Trafiğin Yer Altına Alınması Bilindiği üzere, T.C. Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanımız Sayın Binali Yıldırım ın talimatı sayesinde, yıllardır atıl bekleyen liman arkasındaki viyadükler tamamlanarak bir kolu liman içine, diğer bir kolu Liman Caddesine indirilerek hizmete açılmıştır. Ancak Kordonboyu Otoyol Geçişinin bir parçası olan İzmir Alsancak Limanı Yolcu Bölümü ön kısmında Kordonboyu'nun başlangıcında yer alan ve işlevsiz olan viyadük ayak ve kirişleri halen durmaktadır. Kentin en değerli mekanına giriş noktasında kötü bir görüntü oluşturan bu viyadük ayak ve kirişlerinin yıkılarak kaldırılması hususunda Bakanlık ve Karayolları Genel Müdürlüğü nezdinde girişimlerimiz 2013 yılında da sürdürülecektir. Kent merkezi ana giriş noktası olan Alsancak Gar Meydanının mevcut trafik yükünü kaldıramadığı görülmekte, özellikle iş saatlerinde kilitlenmeler yaşanmaktadır. Bu konuda, Odamız ın projelerinden biri olan Vahap Özaltay Meydanı-Alsancak Gar Meydanı ve Arkas Holding binasına kadar uzanan hatta trafiğin yer altına alınması projesinin hayata geçirileceği müjdesi, T.C. Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanımız Sayın Binali Yıldırım tarafından 15 Ekim 2011 tarihinde İzmir de açıklanmıştır. Ancak İzmir Kruvaziyer Limanı özelleştirmesi kapsamında yeterli başvuru gelmemesi nedeniyle tarihinde İzmir Kruvaziyer Limanı ihalesi iptal edilmiş, böylece Alsancak Gar Meydanı trafiğinin yerin altına alınması projesi nin gerçekleşmesi ertelenmiştir. 194

137 Bununla birlikte projenin hayata geçmesi ile birlikte İzmir, yayaların kullanımına açık çok büyük meydanlara kavuşacak; tarihi elektrik fabrikasından Alsancak Eski Tekel Sigara Fabrikasının olduğu bölüm bir kültür aksı olarak ortaya çıkacaktır. Odamız, Alsancak Gar Meydanı ndaki trafiğin uygun bir çözümle yeraltına alınması, Gar meydanı ile birlikte tarihi elektrik fabrikasından Alsancak Eski Tekel Sigara Fabrikasının olduğu bölümün Alsancak Garını da içine alacak şekilde bir kültür aksı olarak ortaya çıkması için girişimlerine devam edecektir. Odamızın Geliştrimiş Olduğu Gar Meydanı ve Çevresi Öneri Kültür Aksı Projesi 195

138 İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyon Çalışması (II. Kısım Konteyner Terminali ve Yaklaşım Kanalı Taraması) Türkiye de bir ilk olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TCDD nin Aliağa-Menderes arasında çalışan İZBAN banliyö hatlarının yapım ve işletmesi için başlatmış olduğu ortaklık projesine bir yenisini eklemiştir. Kurumların yapmış olduğu işbirliği ve ortaklık kapsamında, İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyonu Projesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ndan ÇED onayı gelmiş ve ÇED süreci başlatılmıştır. Proje kapsamında; İzmir Körfezi nin güney aksı boyunca yaklaşım kanalı (navigasyon) ve manevra dairesi açılacak, Liman tabanı derinleştirilmesi ve elde edilen malzemeyle yeni bir konteynır depolama alanı oluşturulacak, (II. Kısım konteynır terminal alanı, 550 bin m 2 ) İzmir Körfezi nin kuzey aksı boyunca Körfez in kuzey aksında -8 metre derinliğe ulaşacak kadar yaklaşık 13 kilometre uzunluğunda, 250 metre genişliğinde (Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Deresi açıklarından Tuzla kıyı hattına kadar olan bölümde) bir sirkülasyon kanalı açacak, Türkiye nin en büyük kruvaziyer limanı yaratılacaktır. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Körfez e akan dere ağızlarının temizlenmesi, Körfez in kuzeyinde bir sirkülasyon kanalı açılması ve Körfez tabanındaki malzemelerin temizlenmesi için kazıcı-emici ve destek tipi olmak üzere 14 metre derinliği tarayabilen ve saatte 800 ton çamuru 1-2 kilometre uzaklığa aktarabilen 2 yeni gemi almıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi yine proje kapsamında Çiğli deki Atıksu Arıtma Tesisinde, Çamur Çürütme ve Kurutma Tesisi kurmaktadır. Tesis hizmete girdiğinde diğer arıtma tesisleriyle birlikte günlük 800 tona oluşan çamur miktarı yaklaşık 6 kat azaltılarak 120 tona düşürülecektir. Ayrıca % 90 oranında kurutulmuş hale getirilen çamurlar toprak iyileştirici olarak yeşil alanlarda, arazi rehabilitasyonunda ve tarım alanlarında veya ek yakıt olarak çimento fabrikalarında kullanılabilecektir. 300 Milyon Dolara mal olması beklenen İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyon Projesi sayesinde, yüksek tonajlı gemilerin (350 metrelik) limana gelmesi, Körfez e temiz su girişinin sağlanması ve bu sayede ekolojik hayatın canlanması mümkün olacaktır. Projenin tamamlanmasının ardından, ana liman olarak hizmet vermeye başlayacak olan İzmir Limanının, ana liman olması ve kapasitesinin artması ile gelirlerinin 100 milyon dolardan 300 milyon dolara çıkması beklenmektedir. 196

139 Amaç otomasyon, altyapı, üstyapı özellikleri ile moden bir liman meydana getirmektir. Bu kapsamda ön plana çıkan en önemli iş kalemleri liman yaklaşım kanalının taranması ve kapasitenin artırılmasıdır. Ancak 2010 yılında iptal edilen ihale ile birlikte Alsancak Limanının imajı bozulmuştur. Bu nedenle, görünen odur ki, devlet kısa-orta vadede gerçekleştireceği yatırımların ardından limanın değerinin artması ile birlikte özelleştirme ihalesine tekrar çıkacaktır. Odamız, İzmir Alsancak Limanının özelleştirilmesine kadar geçen sürede yapılması gereken yatırımların takipçisi olacak ve ihtiyaç duyulduğu takdirde her türlü desteğini sürdürecektir Kuzey Ege Çandarlı Limanı Ülke ekonomisinin deniz taşımacılığı pastasından hak ettiği payı almasını sağlamak amacıyla İzmir Çandarlı Körfezi nde Doğu Akdeniz in ana aktarma limanı olacak nitelikte liman yapımına ilişkin çalışmaları, Odamız 1999 yılından bu yana takip etmektedir. Çandarlı Limanı Projesi mendirek inşaatı Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığı Altyapı Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılmaktadır yılı Mart ayı sonunda gerçekleştirilmiş, Mayıs ayında yer teslimi yapılmıştır. 197

140 Mendirek inşaatı hızlı bir biçimde ilerlemekte olup Kasım 2012 itibariyle %65 gerçekleşme seviyesine ulaşmıştır. Mendirek inşaatının 2013 yılı sonuna kadar bitirilmesi ve eş zamanlı olarak YİD ihalesinin yapılması planlanmaktadır. Mendirek İnşaatının Bakanlıkça yapılmasının hemen ardından Çandarlı Limanı nın YİD modeli ile ihale edilmesi ve Limanın en geç 2018 yılına kadar faaliyete geçmesi Türkiye nin 2023 yılı 500 Milyar Dolar İhracat hedefi açısından oldukça önem arz etmektedir. Odamız, Kuzey Ege Çandarlı Limanının mendirek inşaatı devam ederken özelleştirmesinin de yapılması ve limanın en geç 2018 yılında devreye girmesi için gerekli girişimlerini 2013 yılında da sürdürecek ve konunun takipçisi olacaktır Yat Limanları İzmir, yat turizminde de kısa zamanda büyük atılımlar gerçekleştirebilecek bir şehirdir. Merkeze uzak ilçelerden Çeşme, Alaçatı ve Seferihisar da yat limanları işletmeye açılmış ve kısa zamanda dolmuştur. İç körfezde; İnciraltı Crowne Plaza önü, İnciraltı Balıkçı Barınağı, Bostanlı Balıkçı Barınağı ve Mavişehir konutlarının bittiği alanlar yat limanı olarak düşünülebilir. Nitekim İzmir Büyükşehir Belediyesi nin Mavişehir Balıkçı Barınağının bulunduğu alanda yat limanı inşa etmek üzere proje çalışması bulunmaktadır. Bununla birlikte kent içinde henüz modern bir yat limanı bulunmamaktadır. Üçkuyular İskelesinin yanında yer alan Levent Marina, her türlü zorluğa rağmen kısıtlı bir kapasite ile hizmet vermeye çalışmaktadır. Kent merkezinde bir yat limanı inşa edilmesi Odamızın körfezle ilgili hayallerinden biridir. Bu yat limanında yat fuarlarının organize edilmesi durumunda, yat ve fuar turizmi bir arada gerçekleştirilebilecektir. Odamız üst kullanım hakkını almış olduğumuz Pasaport Dalgakıranı Projesi kapsamında yat bağlama yeri yapmak üzere proje çalışmalarına devam etmektedir. Diğer yandan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı mevcut 6 yat limanına ek olarak 18 yeni yat limanı yapılması için çalışma başlatmıştır. 198

141 Tablo 45: İzmir deki Yat Limanlarının Bağlama Kapasiteleri Yat Limanları Bağlama Kapasitesi Dikili Yat Limanı 150 Çandarlı Yat Barınağı 100 Aliağa Yat Limanı 100 Yeni Foça Yat Limanı 450 Karşıyaka (Bostanlı) Yat Barınağı 100 Pasaport Yat Limanı 400 İnciraltı Yat Limanı 550 Urlsa Çeşmealtı Yat Barınağı 250 Mordoğan Yat Limanı 400 Karaburun Yat Limanı 400 Dalyanköy Yat Yanaşma 100 Çeşme Dalyan Yat Barınağı 400 Ilıca Yat Limanı 200 Şifne Yat Limanı 800 Seferihisar Ürkmez Yat Limanı 625 Karşıyaka Yat Limanı 500 Bayraklı Yat Limanı 500 Şakran Yat Limanı 400 Toplam 6400 Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü ilk etapta İnciraltı, Çeşmealtı, Şifne, Seferihisar, Karşıyaka, Bayraklı, Şakran yat limanları imar planı çalışmaları kapsamında etüt proje ihalelerine yönelik çalışmalar yürütmektedir Otoyol ve Karayolu Projeleri Konak Tüneli Merkezi hükümetin 35 İzmir projesi kapsamında yer alan Konak Tüneli Projesi kapsamında Karayolları Genel Müdürlüğü ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin Konak-Yeşildere Tüneli, Buca-Yeşildere Bağlantı Trompet Kavşağı, Yeşildere-Otogar Uçan yol projeleri birleştirilmişti. Konak Tüneli Projesi nin temeli, tarihinde atılmış ve imar planlarının onaylanmasının ardından tünel kazı çalışmalarına başlanmıştır metre uzunluğunda ikişer şeritli iki tüp tünelden oluşan projede Kasım 2012 itibari ile Yeşildere yönünden ilk 100 metre geçilmiştir. Proje kapsamında, Yeşildere Caddesi üzerinde 200 metre çapında 8 kollu köprülü kavşağın yapım çalışmalarında Kasım 2012 itibariyle 28 viyadük ayağından 11 tanesinin temel betonları tamamlanmış durumdadır. 199

142 İzmir trafiğine çözüm getirecek ve İzmir imize çağdaş bir görünüm getirecek olan tünelin en kısa sürede hizmete girmesi dileğimizdir. İzmir Körfez Geçişi (İZKARAY) Odamızın, EXPO 2015 adaylığı sırasında hazırlamış olduğu önemli projelerden biri, İnciraltı-Çiğli arasında, İzmir Çevre Yolunu bir halka şeklinde tamamlayacak şekilde, bir kısmı tüp geçit bir kısmı asma köprü olmak üzere İzmir Körfez Geçişi nin yapılmasıydı. Proje kapsamında tünel açmak için yapılacak deniz dibi derinleştirme çalışmasından çıkacak malzeme ile körfezin uygun yerinde bir ada oluşturularak, adada plajlar yapılması öngörülmüştü. Merkezi Hükümet, demiryolu ulaşımını da dahil etmek suretiyle projemizi geliştirerek 35 İzmir projesi arasında yer vermişti. Tünel ve köprü ile yapılacak İzmir Körfez Geçişine raylı sistemin de ilave edileceği; raylı sistemin körfez geçişi sonrası Mavişehir den İzmir Çevre Yoluna bağlanacak, sırasıyla Bornova, Otogar, Buca, Balçova yı takip ederek tekrar körfez geçiş hattına bağlanarak bir tam tur yapacağı konusunda açıklamalar yapılmaktadır. Şüphesiz projenin gerçekleşmesi durumunda, İzmir in iki yakası arasındaki ulaşım mesafesini birkaç dakikaya düşecek; zamandan ve akaryakıttan önemli boyutlarda tasarruf edilmesi sağlanacaktır. Odamız, İzmir Körfez Geçişi (İZKARAY) Projesinin takipçisi olacak ve en kısa zamanda gerçekleşmesi için gerekli girişimleri 2013 yılında da sürdürecektir. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme ve Bakanlığı'nın İZKARAY Projesi 200

143 Yukarıdaki Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın projesi Odamızın EXPO 2015 Projeleri kapsamındaki fikir projesinin devamı niteliğindedir. Odamız projelerinin gereçekleşme yoluna girmesi son derece sevindiricidir. Aşağıda 2007 yılında Odamızın önerdiği fikir projesi yer almaktadır. Odamız EXPO 2015 Projeleri Turizm Projeleri Ege Medeniyetleri Müzesi İzmir in ve Ege Bölgesi nin tarihi, kültürel ve arkeolojik zenginliklerinin sergileneceği, mimarisi ile dünya çapında ses getirecek bir mega müze yapılması, İzmir deki tüm kesimlerin en büyük istek ve beklentilerinin başında gelmektedir. Odamızın Kemeraltı-Agora-Kadifekale aksını koruyacak şekilde Agora Ören Yeri ne komşu, Agora Ören Yeri ile bütünleşerek farklı bir konsept oluşturacak ve dünyada örneği olmayan kampüs müze niteliğine haiz olabilecek bir alan önerisi olmuştur. Odamızın da yer aldığı 2009 yılı Ekim ayında gerçekleştirilen toplantı ve saha incelemesinde alternatif alanlar arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin önermiş olduğu antik tiyatro ile heyelan bölgesi arasındaki alan ön plana çıkmıştır. İlerleyen süreçte, Kültür ve Turizm Bakanlığı nın antik tiyatro ile heyelan bölgesi arasındaki alandan vazgeçtiği, bunun yerine Halkapınar Mahallesinde yer alan Eski Sümerbank Basma Fabrikası kampüsü içinde uygun bir alanı müze alanı olarak düşündüğü basına yansımıştır. 201

144 Son olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi nin İl Özel İdaresine tahsis edilen Eski Sümerbank Basma Fabrikası kampüsü içinde, İl Özel İdaresi ile ortaklaşa müze, otel ve kongre merkezinden oluşan bir kompleks yapılması önerisi olmuştur. Yeri neresi olursa olsun Ege Medeniyetleri Müzesi, şehrimizin vazgeçilmez projelerinden biridir ve EXPO 2020 adaylığımız açısından da şehrimizin en önemli cazibe merkezlerinden biri olacağı açıktır. Bu nedenle müze yerinin bir an önce belirlenerek çalışmalara başlanması gerekmektedir. Aksi halde müze projesinin EXPO 2020 ye yetişmesi mümkün olamayacaktır. 202

145 Odamız, Ege Medeniyetleri Müzesinin yer tespitinin bir an önce yapılması ve müzenin inşa edilmesi için girişimlerini 2013 yılında da sürdürecektir Efes Antik Kenti Limanının Denizle Buluşması Roma döneminde Küçük Asya Eyaletinin başkenti olan Efes Antik Kentinin limanı, Küçük Menderes Nehrinin taşıdığı alüvyonlar nedeniyle 10. yüzyıldan itibaren dolmuş ve bu durum Efes Antik Kentinin sonunu getirmiştir. Anılan yüzyılda Efes Antik Kenti yerleşimi sıtma vb sorunlar nedeniyle terk edilmiş ve kent bugünkü yerine taşınmıştır. Bu nedenle 100 yılı aşkın süredir kazıları devam eden Efes Antik Kenti, görkemli yapıları korunmuş olarak günümüze ulaşmıştır. Bununla birlikte Efes Kenti denizden birkaç kilometre uzaklaşmıştır. Efes Antik Kentinin eski görkemini yaşatabilmek ve turizm potansiyelini artırmak amacıyla Efes Antik Kentinin Denizle Buluşturulması projesi gündeme gelmiş; merkezi hükümetin 35 İzmir projesi arasında da yer bulmuştur. Efes Antik Kenti Limanı nın Denizle Buluşması Projesine, Odamız destek vermekte olup hayata geçirilmesi durumunda da maddi ve manevi desteğini esirgemeyecektir Kültür-Tarih-İnanç Turizminin Geliştirilmesi İnsanlar ilk çağlardan başlayarak din, savaş, fetih, ticaret, göç ve merak gibi değişik etkenlere bağlı olarak seyahat etmişler ve bu etkenlere bağlı olarak seyahat etme nedenlerinin başında da kültür ilk sıralarda yer almıştır. 203

TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNDEN İZMİR İN ALDIĞI PAYIN ANALİZİ

TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNDEN İZMİR İN ALDIĞI PAYIN ANALİZİ 2013 ARALIK EKONOMİ TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNDEN İZMİR İN ALDIĞI PAYIN ANALİZİ Erdem ALPTEKİN Giriş İzmir, 8.500 yıllık tarihsel geçmişe sahip, birçok medeniyetin birlikte hoşgörüyle yaşadığı, oldukça zengin

Detaylı

TÜRKİYE VE İZMİR İN OCAK-MART 2015 İHRACAT RAKAMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TÜRKİYE VE İZMİR İN OCAK-MART 2015 İHRACAT RAKAMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Hazırlayan: Gündem KONT İzmir Ticaret Odası TÜRKİYE VE İZMİR İN OCAK-MART 2015 İHRACAT RAKAMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; ihracat 2015 yılı Mart ayında, 2014

Detaylı

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. İzmir Bölge Müdürlüğü

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. İzmir Bölge Müdürlüğü SUNUM PLANI Yıllık durum Aylık trend Ekonomik faaliyetler Başlıca fasıllar Başlıca ülkeler Gümrükler Bu sunum 31/12/2013 tarihli TÜİK haber bülteni ve TÜİK dış ticaret istatistikleri veri tabanı kullanılarak

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010 EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR - ŞUBAT 2010 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)...2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2012 EYLÜL SEKTÖREL TARIM KENTİ İZMİR

AR&GE BÜLTEN 2012 EYLÜL SEKTÖREL TARIM KENTİ İZMİR TARIM KENTİ İZMİR Şebnem BORAN Gözde SEVİLMİŞ Küresel iklim değişikliği, gıda fiyatlarındaki yükseliş, dünya nüfusundaki hızlı artış gibi gelişmelerin etkisiyle tarım sektörünün son derece stratejik bir

Detaylı

AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ. www.aydinticaretborsasi.org.tr info@aydinticaretborsasi.org.

AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ. www.aydinticaretborsasi.org.tr info@aydinticaretborsasi.org. AYDIN T CARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015

2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015 2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015 Ağustos 2015 Dış ticaret istatistiklerine ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 30 Eylül 2015 tarihinde yayımlandı. TÜİK, Gümrük ve

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE EYLÜL 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE AĞUSTOS 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ BİLGİ NOTU EKİM 2014 Türkiye İstatistik Kurumu 28/11/2014 tarihinde 2014 yılı ayı Dış Ticaret İstatistikleri haber bültenini yayımladı. 2014 yılı ayında; İhracat geçen yılın

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2011

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2011 EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2011 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR AĞUSTOS 2011 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Temmuz - 2011

EKONOMİK GELİŞMELER Temmuz - 2011 EKONOMİK GELİŞMELER Temmuz - 2011 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR TEMMUZ 2011 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE TEMMUZ 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012

EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012 EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Mayıs - 2010

EKONOMİK GELİŞMELER Mayıs - 2010 EKONOMİK GELİŞMELER Mayıs - 2010 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ HAREKETLERİ.. 2 İTHALAT

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2010

EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2010 EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2010 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)...2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ HAREKETLERİ... 2 İTHALAT

Detaylı

KONYA DIŞ TİCARET BÜLTENİ

KONYA DIŞ TİCARET BÜLTENİ HABER BÜLTENİ 12.05.2014 Sayı 27 Konya Ticaret Odası (KTO) tarafından Türkiye İstatistik Kurumu ndan ve Türkiye İhracatçılar Meclisi nden alınan verilere dayalı olarak Konya nın dış ticaretinin durumu

Detaylı

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Sektöre Bakış Tekstil ve hazır giyim sektörleri, GSYH içinde sırasıyla %4 ve %3 paya sahiptir. Her iki sektör

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Ocak 2014

EKONOMİK GELİŞMELER Ocak 2014 EKONOMİK GELİŞMELER Ocak 2014 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR OCAK 2014 İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2013

EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2013 EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2013 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Temmuz 2013

EKONOMİK GELİŞMELER Temmuz 2013 EKONOMİK GELİŞMELER Temmuz 2013 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2014 AYDIN DIŞ TİCARET BÜLTENİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 Faks:+90 256 211 63 15 www.aydinticaretborsasi.org.tr

Detaylı

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU İzmir Bölge Müdürlüğü 1

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU İzmir Bölge Müdürlüğü 1 TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU İzmir Bölge Müdürlüğü 1 Yıllık durum Aylık trend Ekonomik faaliyetler Başlıca fasıllar Başlıca ülkeler Gümrükler * Bu çalışmada yer alan 2011 ve 2012 yılına ait tüm bilgiler geçicidir.

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2011

EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2011 EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2011 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR - MART 2011 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Ağustos 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Ağustos 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (Ağustos 2015) TEPAV Perakende Güven Endeksi-TEPE (02.09.2015) TEPE, Ağustos ayında bir önceki aya göre artarken, geçen yılın aynı dönemine göre azaldı. Önümüzdeki

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE ŞUBAT 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ BİLGİ NOTU KASIM 2014 Türkiye İstatistik Kurumu 31/12/2014 tarihinde 2014 yılı ayı Dış Ticaret İstatistikleri haber bültenini yayımladı. 2014 yılı ayında; İhracat geçen yılın

Detaylı

aylık ekonomi bülteni

aylık ekonomi bülteni ADANA TİCARET ODASI Haziran 211 *Aylık bültenimiz ilgili ay içinde açıklanan en son verilere göre İç Ticaret Müdürlüğümüzce düzenlenmiştir. 211 NİSAN AYINDA GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE İHRACAT %17,1

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME VE MİLLİ GELİR Kişi Başına GSYH, cari fiyatlarla 2010 yılında

Detaylı

TR42 DOĞU MARMARA BÖLGESİ 2011 YILI OCAK-ŞUBAT-MART AYLARI EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU

TR42 DOĞU MARMARA BÖLGESİ 2011 YILI OCAK-ŞUBAT-MART AYLARI EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU TR42 DOĞU MARMARA BÖLGESİ 2011 YILI OCAK-ŞUBAT-MART AYLARI EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU T.C. DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI NİSAN, 2011 BÖLÜM 1: DOĞU MARMARA TR42 BÖLGESİ NE GENEL BAKIŞ BÖLÜM 2: ULUSAL GÖSTERGELER

Detaylı

Temel Ekonomik Göstergeler. İzmir

Temel Ekonomik Göstergeler. İzmir Temel Ekonomik Göstergeler İzmir 2015 İzmir... İzmir çok yönlü üretim olanakları, zengin doğal kaynakları ve nitelikli yaşam kalitesini bir arada sunabilmesiyle hem Türkiye hem de dünya ölçeğinde öne çıkan

Detaylı

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ a. Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu Dünya mobilya üretimi 2010 yılında yaklaşık 376 milyar dolar olurken, 200 milyar dolar olan bölümü üretim

Detaylı

aylık ekonomi bülteni

aylık ekonomi bülteni ADANA TİCARET ODASI Haziran 212 *Aylık bültenimiz ilgili ay içinde açıklanan en son verilere göre İç Ticaret Müdürlüğümüzce düzenlenmiştir. 212 NİSAN AYINDA GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE İHRACAT %14,1

Detaylı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı Mart 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT

Detaylı

MİLLİ GELİR VE BÜYÜME

MİLLİ GELİR VE BÜYÜME EYLÜL Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla (GSYH), yılının. çeyreğinde, önceki yılın aynı dönemine göre %, oranında büyüdü.. çeyrek gelişim hızı ise, %, e yukarı yönlü revize edildi. Böylece Türkiye ekonomisi, yılın

Detaylı

TÜRKİYE NİN BATIYA AÇILAN YÜZÜ İZMİR İN PROFİLİ

TÜRKİYE NİN BATIYA AÇILAN YÜZÜ İZMİR İN PROFİLİ 2014 AĞUSTOS BÖLGESEL TÜRKİYE NİN BATIYA AÇILAN YÜZÜ İZMİR İN PROFİLİ Hande UZUNOĞLU Giriş Türkiye nin sosyoekonomik gelişmişlik bakımından 3. kenti olan İzmir, Ege Bölgesi nin merkezi olarak görülmektedir.

Detaylı

aylık ekonomi bülteni

aylık ekonomi bülteni ADANA TİCARET ODASI Ocak 212 *Aylık bültenimiz ilgili ay içinde açıklanan en son verilere göre İç Ticaret Müdürlüğümüzce düzenlenmiştir. 211 KASIM AYINDA GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE İHRACAT %33,7 İTHALAT

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE NİSAN 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Nisan - 2010

EKONOMİK GELİŞMELER Nisan - 2010 EKONOMİK GELİŞMELER Nisan - 2010 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)...2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ HAREKETLERİ... 2 İTHALAT

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

EKONOMİK VE SOSYAL GÖSTERGELER 2014

EKONOMİK VE SOSYAL GÖSTERGELER 2014 EKONOMİK VE SOSYAL GÖSTERGELER 214 SOSYAL YAPI EĞİTİM İŞGÜCÜ EKONOMİK DIŞ TİCARET BANKACILIK TURİZM SOSYAL YAPI GÖSTERGELERİ YILLAR VAN TÜRKİYE 199 637.433 56.473.35 2 877.524 67.83.524 21 1.35.418 73.722.988

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2008

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2008 EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2008 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER...1 TÜKETİCİ FİYATLARI ENDEKSİ (TÜFE)... 2 ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (ÜFE)... 2 İTHALAT - İHRACAT...

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE HAZİRAN 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $)

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $) 4.2. HİZMETLER 1. Hizmetler sektörünün ekonomideki ağırlığı bir refah kriteri olarak değerlendirilmektedir (1). (2) tarafından bildirildiği üzere, sanayileşmeyle birlikte, ulaştırma hizmetleri ve belirli

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

aylık ekonomi bülteni

aylık ekonomi bülteni ADANA TİCARET ODASI MART 215 *Aylık bültenimiz ilgili ay içinde açıklanan en son verilere göre Yazı İşleri ve Kararlar Müdürlüğü nce düzenlenmiştir. 215 OCAK AYINDA GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE İHRACAT

Detaylı

DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ

DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ Türkiye İstatistik Kurumu 31/10/ tarihinde yılı ayı Dış Ticaret İstatistikleri haber bültenini yayımladı. yılı ayında; İhracat geçen yılın aynı ayına göre % artarak milyon dolar,

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Aralık 2012

EKONOMİK GELİŞMELER Aralık 2012 EKONOMİK GELİŞMELER Aralık 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

Nisan 2015. Konya Ekonomik Verileri

Nisan 2015. Konya Ekonomik Verileri Nisan 2015 Konya Ekonomik Verileri Dış Ticaret İHRACAT BİLGİLERİ Tablo 1-İhracatta Türkiye Konya Karşılaştırması İHRACAT 1000 $ Nisan 14 Nisan 15 Değişim % Ocak-Nisan 14 Ocak-Nisan 15 Değişim % Konya 140.853

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Sayı: 2016-25 BASIN DUYURUSU 31 Mayıs 2016 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Enflasyon Gelişmeleri 1. Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 0,78 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (MAYIS 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (MAYIS 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (MAYIS 2015) Tüketici Güven Endeksi (Nisan 2015) Tüketici Güven Endeksi bir önceki aya göre sınırlı bir artış sergilemiştir. 2015 Mart ayında 64.39 olan Tüketici

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Mart 215 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (Kasım 2015) TEPAV Perakende Güven Endeksi-TEPE (Ağustos 2015) TEPE, Ekim ayında bir önceki aya ve geçen yılın aynı dönemine göre arttı. Geçtiğimiz 3 ayda işlerin

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014

DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014 DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014 Nisan 2015 Hikmet DENİZ İçindekiler 1. İhracat... 2 1.1. İhracat Yapılan Ülkeler... 3 1.2. 'ın En Büyük İhracat Partneri: Irak... 5 1.3. İhracat Ürünleri... 6 2. İthalat...

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Mart 2012

EKONOMİK GELİŞMELER Mart 2012 EKONOMİK GELİŞMELER Mart 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

Konya Ekonomik Verileri. Temmuz 2015

Konya Ekonomik Verileri. Temmuz 2015 Konya Ekonomik Verileri Temmuz 2015 DIŞ TİCARET VERİLERİ İHRACAT BİLGİLERİ Tablo 1-İhracatta Türkiye Konya Karşılaştırması (1000 $) İHRACAT RAKAMLARI -1.000 $ TEMMUZ OCAK-TEMMUZ KONYA 114.893 106.076-7,7%

Detaylı

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1 SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv Otomotiv İç Satışlarda Hızlı Artış Temmuz Ayında Devam Ediyor. Beyaz Eşya Beyaz Eşya İç Satışlarda Artış Temmuz Ayında Hızlandı. İnşaat Reel Konut Fiyat Endeksinde

Detaylı

ESKİŞEHİR TİCARET ODASI Aylık Ekonomi Bülteni Mayıs 2009

ESKİŞEHİR TİCARET ODASI Aylık Ekonomi Bülteni Mayıs 2009 www.etonet.org.tr 1 Ocak Mart ihracat performansı %13 azaldı. İlimizin Ocak Mart ihracat performansı bir önceki yılın aynı dönemine göre %13 azalmıştır. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Türkiye istatistik

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 29 Eylül 2014 62. HÜKÜMET 62. HÜKÜMET: EKONOMİ POLİTİKALARININ TEMELİNİ OLUŞTURACAK 25 ÖNCELİKLİ DÖNÜŞÜM PROGRAMI 1- Üretimde Verimliliğin Artırılması

Detaylı

Enflasyon arttı, ihracat yavaşlıyor

Enflasyon arttı, ihracat yavaşlıyor AYLIK RAPOR Enflasyon arttı, ihracat yavaşlıyor İlk dört ayda enflasyon MB nin sene sonu hedefine yaklaştı. İhracatta düşüş sürüyor. EKONOMİK VE SEKTÖREL GELİŞMELER Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat 2014

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat 2014 EKONOMİK GELİŞMELER Şubat 2014 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

Ekonomik Ticari Gelişmeler

Ekonomik Ticari Gelişmeler Ekonomik Ticari Gelişmeler 3 Mayıs 2011 1 / 24 İçindekiler Giriş Sektör Haberleri Ülkelere Göre Çıkış Sayıları Haftalık Makroekonomik Gelişmeler 2 / 24 Yükselen Değerler Mart ayında İmalat Sanayi Genelinde

Detaylı

* Ticaret verileri Nace Revize 2 sınıflandırmasına göre 45 ve 46 kodlu sektörleri içermektedir. Kaynak: (Türkiye İstatistik Kurumu, u)

* Ticaret verileri Nace Revize 2 sınıflandırmasına göre 45 ve 46 kodlu sektörleri içermektedir. Kaynak: (Türkiye İstatistik Kurumu, u) 1.1. Ticaret Türkiye ye paralel olarak TR82 Bölgesi nde de hizmetler sektörünün ekonomideki payının artmasıyla öne çıkan alanlardan biri de ticarettir. 2010 TÜİK Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistiklerine

Detaylı

EGE BÖLGESİ SANAYİ ODASI RAKAMLARLA TÜRKİYE VE İZMİR

EGE BÖLGESİ SANAYİ ODASI RAKAMLARLA TÜRKİYE VE İZMİR RAKAMLARLA TÜRKİYE VE İZMİR Ender YORGANCILAR EBSO Yönetim Kurulu Başkanı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi DIŞ TİCARETTE KOBİLERİMİZ KOBİ lerimiz tarafından sağlanmaktadır. ÇALIŞAN SAYISINA GÖRE İHRACAT(%) 250-

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011. Tablo 140. Dış Ticaret Göstergeleri

Ekonomik Rapor 2011. Tablo 140. Dış Ticaret Göstergeleri 2.6 DIŞ TİCARET 2.6.1 Dış Ticaret 2.6.1.1 Dış Ticaret Göstergeleri 2008 yılının son döneminde ortaya çıkan ve 2009 yılında derinleşen kriz döneminde, dünya ticaret hacminin küçülmesiyle dış ticaretimizde

Detaylı

Mayıs 2015. Konya Ekonomik Verileri

Mayıs 2015. Konya Ekonomik Verileri Mayıs 2015 Konya Ekonomik Verileri Dış Ticaret İHRACAT BİLGİLERİ Tablo 1-İhracatta Türkiye Konya Karşılaştırması İHRACAT 1000 $ Mayıs 14 Mayıs 15 Değişim % Ocak-Mayıs 14 Ocak-Mayıs 15 Değişim % Konya 143.645

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME VE MİLLİ GELİR Kişi Başına GSYH, cari fiyatlarla 2010 yılında

Detaylı

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU Berlin Ekonomi Müşavirliği Temmuz 2011 1 İÇİNDEKİLER Yönetici Özeti...3 1. Almanya dan Türkiye ye Doğrudan Yatırım Hareketleri...4 2. Türkiye den

Detaylı

TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ

TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ TÜRK PERAKENDE SEKTÖRÜ VE BEKLENTİLERİMİZ Türkiye de perakende sektörü, 300 milyar dolara ulaşan büyüklüğü, 365 bin mağaza sayısı ve 2009-2013 yılları arasında yıllık bileşik %7 büyüme ile öne çıkan sektörler

Detaylı

AYDIN TĠCARET BORSASI

AYDIN TĠCARET BORSASI AYDIN TĠCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE MART 2015 AYDIN DIġ TĠCARET BÜLTENĠ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211 63 15 www.aydinticaretborsasi.org.tr

Detaylı

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ 2014 EKİM SEKTÖREL inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ Nurel KILIÇ OECD verilerine göre, 2017 yılında Türkiye, Çin ve Hindistan dan sonra en yüksek büyüme oranına sahip üçüncü ülke olacaktır. Sabit fiyatlarla

Detaylı

TÜRKİYE. PLASTİK AMBALAJ SEKTÖRÜ 2010 YILI DEĞERLENDİRMESİ ve 2011 YILI BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci Genel Müdür

TÜRKİYE. PLASTİK AMBALAJ SEKTÖRÜ 2010 YILI DEĞERLENDİRMESİ ve 2011 YILI BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci Genel Müdür TÜRKİYE PLASTİK AMBALAJ SEKTÖRÜ 21 YILI DEĞERLENDİRMESİ ve 211 YILI BEKLENTİLERİ Barbaros Demirci Genel Müdür Firma Sayısı : Plastik ambalaj sektöründe 1152 firma mevcut olup, firmaların % 86 sı 1 şehirde

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Ocak 2013

EKONOMİK GELİŞMELER Ocak 2013 EKONOMİK GELİŞMELER Ocak 2013 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU

EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU Hazırlayan: Erhan DEMİRCAN Uzman Bu Rapor Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından, Türkiye ve TRC2 (Diyarbakır, Şanlıurfa) Bölgesi güncel ekonomik gelişmelerinin bölge aktörlerince

Detaylı

aylık ekonomi bülteni

aylık ekonomi bülteni TİCARET ODASI 5 IM 2 S A K *Aylık bültenimiz ilgili ay içinde açıklanan en son verilere göre Yazı İşleri ve Kararlar Müdürlüğü nce düzenlenmiştir. TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU DIŞ TİCARET RAKAMLARI Türkiye

Detaylı

ŞUBAT 2016. Sanayi Üretim Endeksi 2015 Kasım ayında 130 seviyesinde gerçekleşerek yıllık bazda %3,6 artış kaydetti. Endeksin bu

ŞUBAT 2016. Sanayi Üretim Endeksi 2015 Kasım ayında 130 seviyesinde gerçekleşerek yıllık bazda %3,6 artış kaydetti. Endeksin bu ŞUBAT 1 yılını 1, seviyesin- bitiren Reel Kesim 1de Güven Endeksi (RKGE), yeni yılın ilk ayında 13,3 düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde endeksin gelişiminde, mal stok miktarı, son 3 aya dair sipariş miktarı

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

Ayakkabı Sektör Profili

Ayakkabı Sektör Profili Ayakkabı Sektör Profili Elif UĞUR Ayakkabı, çok eski çağlarda insanların zorlu coğrafya ve iklim koşullarında ayaklarını muhafaza etmek ve zarar görmelerini engellemek amacıyla kullanılırken günümüzde

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Invest in DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Türkiye de Doğrudan Yabancı Yatırımın Gelişimi Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye yi doğrudan yabancı yatırım

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 i Bu sayıda; Haziran İşgücü ve İstihdam gelişmeleri; Ocak-Ağustos Bütçe verileri değerlendirilmiştir. i 1 Gerçek işsizlikte ciddi artış

Detaylı

2010 TÜRKİYE VE İZMİR ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ DEĞERLENDİRMESİ

2010 TÜRKİYE VE İZMİR ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ DEĞERLENDİRMESİ 2010 TÜRKİYE VE İZMİR ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ DEĞERLENDİRMESİ Türkiye de son 6 yılda kurulan uluslararası sermayeli şirketlerin* sayısı 2010 yılı Kasım ayı itibariyle 26 bin 40 e ulaşmıştır.

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Temmuz 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Temmuz 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (Temmuz 2015) İstihdam (Mart 2015) Sigortalı ücretli sayısı Mart 2015 de geçen yılın aynı dönemine göre %4,9 artarak; 13 milyon 328 bin olmuştur. Yaz mevsiminin

Detaylı

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI 2015 YILI OCAK AYI VERİ BÜLTENİ

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI 2015 YILI OCAK AYI VERİ BÜLTENİ DIŞ TİCARET, ŞİRKET VE ESNAF GEÇİCİ İDARİ VERİLERİ Bakanlığımız idari kayıtlarından derlenen resmi olmayan geçici dış ticaret verilerine göre, ayı ihracatımız 12.314 milyon dolar, ithalatımız ise 16.747

Detaylı

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Bulgaristan a ihracat yapan 585 firma bulunmaktadır. 31.12.2013

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MAYIS 2014 (SAYI: 63) 04.06.2014 GENEL DEĞERLENDİRME BÜTÇE AÇIĞI İKAZ EDİYOR Küresel ekonomi krizden çıkış sinyalleri verdi. Hem OECD hem de AB ülkelerinde GSYH arttı. OECD

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AĞUSTOS 2014 Hazırlayan: Zeynep Küheylan Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı TEMEL BİLGİLER Ülke Adı: Fas Krallığı

Detaylı

TR42 DOĞU MARMARA BÖLGESİ 2010 YILLIK SOSYO-EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU

TR42 DOĞU MARMARA BÖLGESİ 2010 YILLIK SOSYO-EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU TR42 DOĞU MARMARA BÖLGESİ 2010 YILLIK SOSYO-EKONOMİK GÖRÜNÜM RAPORU Yayın Tarihi: Mayıs, 2011 MARKA Yayınları Serisi MAYIS 2011 Sayfa 2 TR42 DOĞU MARMARA BÖLGESİ İÇİNDEKİLER RAPORUN AMACI VE KAPSAMI...

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Mayıs 2012

EKONOMİK GELİŞMELER Mayıs 2012 EKONOMİK GELİŞMELER Mayıs 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı