ÜÇYALGANDAKIRKYALĞAN / ÜÇ YALANDA KIRK YALAN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÜÇYALGANDAKIRKYALĞAN / ÜÇ YALANDA KIRK YALAN"

Transkript

1 ÜÇYALGANDAKIRKYALĞAN / ÜÇ YALANDA KIRK YALAN Bar eken, yok eken, aç eken, tok eken, böri bekavul eken, tülki yasavul eken, gaz kerneyçi eken, ördek surneyçi eken, karga hakımçi eken, çumçuk çakimçieken... Kadim zamande bir padşa bölgen eken, padşanın boyi yetgen bir kızi bar eken. Yahşi kimlerinin biride padşa kızini erge bermakçi bolibdi. Her yurtden şehzadeler, behzadeler talekbar bolib kelişibdi. Kız razi bolmebdi. Padşa kızini çakırib: -Ey, nuridiydem, közimnin aku-karasi, hem oğlim, hem kızim sensen. Hemme padşalerge haber berdim. İhtiyarini özinge koydim, nime sebebden kelgen şehzadelernift heç birini hahlemedin? -deb sorabdi. - Ey, pederi büzrükvarim, sizinin devletinizde yeyiş-içişden kemim yok, menin bir şartim bar, kim şu şartimni bererse, oşange tegemen, -deb cevab kılibdikızi. - Şartin nime? - Şartim şuki, her kim üçte yalğan topsin, her kaysiside kırkte yalğan bolsin, mene suni kim döndirib aytse, meni oşange berin. Padşa tahtge çıkib, vezir-vüzeralerini yığibdi-de: Kimde-kim üç yalğan tabip, her kaysiside yana kırkteden yalğan tapa alse, Kızimni oşange beremen. Halayikke çerçi koyinler", debdi. Veziri a'zam, padşage kulluk kılib, Eranu Turange, Ferengu Efgange çerçi cönetibdi. Buni eşitib, "Yalğanni biz bapleymiz" dep her yakden keleveribdiler. Padşa cemi ulema, fuzelalerini yığib: "Kimki üç yalğanden kırk yalğann itabip kelse, yalğan bolse-yalğan deysizler, rast bolse - rast deysizler, eğer rastini demeseleriniz, başi~izni kesib malinizni teletmen", debdi. Nece yüz, nece minleb ademler tabip kelgen yalğanini aytişibdi, gepinin burdi bolmebdi. Padşa ulemaleriden: "Yalğanmi, rastmi?" deb sorabdi. Ulemaler: - Taksir, bu gep dünyade bar, debdiler. Neçe-neçe padşalar, şehzadeler kelib kaytib ketipibti. Şu seherde bir kempirnift bir kel oğli bolib, her kimmin eşigidehizmet kılib yürer eken. Şu künleri takka otinge çıkib ketgen eken, kelib kalibdi. Kempirden kıznin şartini eşitib: - Vay la'netliler, şu hem gep boldimi, menbarib gepni döndirib, padşanin kızini almasem, yiğit emesem, -deb padşanikige karab yol alibdi. Anasi ese: - Hay, balam, anan örgilsin, barma, aziz başiftni bir belage salma! Can balam, kayt! -deb arkasiden zar kakşab kalibdi. - Korkman, ana, men derrav kaytamen, -deb kel şatalak atip cöneb kalibdi. Erknin tagige yetib baribdi. Var imiş, yok imiş, aç imiş, tok imiş, kurt aşçı imiş, tilki muhafız imiş, kaz klarnetçi imiş, ördek zurnacı imiş, karga efsuncu imiş, serçe laf taşıyıcı imiş... Evvel zaman içinde bir padişah varmış. Padişahın yetişkin bir kızı varmış. Güzel günlerin birinde padişah kızını evlendirmek istemiş. Her ülkeden şehzadeler, beyzadeler istemeye gelmişler. Kız razı olmamış. Padişah kızını çağırıp: - Ey gözümün nuru, gözümün akı karası, hem oğlum hem kızım sensin. Bütün padişahlara haber ver dim. Seçimini sana bıraktım, niçin gelen şehzadelerin hiç birini istemedin? diye sormuş. - Ey yüce babam, sizin devletinizde yeme içmeden sıkıntım yok. Benim bir şartım var. Kim bu şartımı ye rine getirirse ona varacağım, diye cevap vermiş kızı. - Şartın ne? - Şartım şu ki, bir kişi üç yalan bulsun, her birinde kırk tane yalan olsun, işte bunu kim inandırıp anlatsa, beni ona verin. Padişah tahta çıkıp, vezirlerini toplamış ve "Her kim üç yalan bulup, her birinde de kırk tane yalan olsa, kızımı ona vereceğim. Halka dellal çıkarın" demiş. Büyük vezir, padişaha kulluk yapıp, iran'a, Turana, Frengistan'a, Afganistan'a haberci göndermiş. Bunu işitip "Yalanı biz beceririz" diye her yerden gelmişler. Padişah bütün âlimleri, fazılları toplayıp: "Kim ki üç yalanda kırk yalanı bulsa, yalan ise yalan diyeceksiniz, doğru ise doğru diyeceksiniz, eğer doğruyu söylemezseniz başınızı kesip, malınızı dağıtırım" demiş. Yüzlerce, binlerce adam bulup geldikleri yalanı söylemişler, lafı inandırıcı olmamış. Padişah âlimlerine, "Yalan mı, doğru mu?" diye sormuş. Âlimler: - Bağışlayınız, bu laf dünyada var, demişler. Nice nice padişahlar, şehzadeler gelip, dönüp gitmişler. Bu şehirde bir yaşlı kadının bir kel oğlu varmış. O herkesin kapısında hizmet edermiş. Yaşlı kadından kızın şartını işitmiş: - Vay melunlar, bu da laf mı? Ben gidip lafla inan dırıp, padişahın kızını almazsam, yiğit değilim, diye pa dişaha doğru yola düşmüş. Annesi ise: - Hey yavrum, annen feda olsun, gitme. Aziz ba şını bir belaya salma. Can yavrum, dön! diye ar kasından ağlayıp kalmış. -Korkma anne, ben hemen döneceğim, diye kel koşturarak yola devam etmiş. Sarayın dibine varmış.

2 - He, sessik kel, eççik kel, nimege keldin? -deb dervazede turgenlere dok kılib kirgizmebdiler. - Padşage arzim bar, -debdi kel. - Nime arzin bar, ya sen hem yalğanni tapdim dep keldifimi? Ketever, yolinden kalma, bekarge ölibb ketesen. Padşanin kızini heves kılmay her nerse bol, -deb kuvlebdi yasavullar. - Biznin hocayinin padşage töleydigen ikki yüzte koyi bar, suni aytgeni keldim, -deb kol kavuştirib turibdi kel. Bir mehrem yügürib. Kirib: - Taksir, bir kel kelibdi: "Hocayinimnifi pad şage töleydigen ikki yüzge yakin koyi bar eken, suni aytgeni keldim", depepti. -Çakır bu yakke! - Kimsen, hocayinifi kim? Kel çökke tüşib, gep başlebdi: - Taksir, men bir kembeğel, kaşşak yetimçemen. Ataden bitte edim, öle-öle üçte kaldik. Üçele ağa-ini birav-biravimizni bilmes ekenmiz. Bir küni tapişib, soraşib kaldik. Bunday karasam, bi rimiznin yakamiz, birimiznin yengimiz, birimiznin eteğimiz yok. "Kör-körni karanğide taper", dep üçelemiz tapişib, bir ülfet bolib, yolden yürmey, çetge çıkmay keteverdik. Bunday karasak, bir yerde üçte pul yatibdi: ikkitesi siyka-siyka bolib ketgen, bit tesinin mühri yok. Mühri yogini eteği yoginin berige salib keteverdik. Yol yürdik, yol yürsek hem mol yürdik, barib-barib bir sayge tüşdik. Sayge ka rasak, üçte halik yatipti, ikkitesi ölik, bittesinin cani yok. Cani yogini alib, eteği yoknin berige saldık. Sayden çıkib, yolge tüşdik. Keteverdik, keteverdik, aidimizden üçte tüy çıkdi: ikkitesinin tami yok, bittesi yap-yalanğaç. Yap-yalanğaçige kirib barsak, üçte kazan turipti, ikkitesi teşik-teşik, bittesinin tegi yok. Tegi yogide eteği yoknin beridegi cani yok balıkni salib pişirmakçi boldik. Çengelzarni aktarib bir bağ otin tapalmay, ot yakmasden balıkni pişirdik, otinni eyemey koyeveribrniz-koyeveribmiz, süyekleri hil-hil bolib ketipti. Göştige ıssık ötmebdi, üç ağayni yeyeveribmiz-yeyeveribmiz, toyib ketibmiz, ketemiz deb eşikden sığmay, teşikden çıkib cöneb kaldik. Yol yürdik, yol yürsek hem mol yürdik. Bir çölge çıkib balasi yatgen eken. Ekilmegen talnin kesilmegen payesiden bir höl gevranni yasab, sap kildik, üç dümeleb yıkıldi, üşleb soyverdik, alti batman yağ kildi, alti batman göşt kildi, göştini pişirmey, katirmey üçelemiz yeb boldik. İkkitemiz toymadik, bittemiz aç kaldik, ikkite ekem hafe bolib, erezleb ketib kaldi, "yağ özimge kaldi", deb çankni yaşib, altı batman yağ bilen çankni meyledim, bittesige yetdi, bittesige yetmedi. Çarçagan ekenmen, uhleb kalibmen. Bir vakt gavur-guvur topalan peyda boldi. Sekreb ornimden tursem, maylengen -Hey, saçı kel, acı kel, niye geldin? diye mazgalda duranlar kızıp içeri sokmamışlar. - Padişaha arzım var, demiş kel. - Ne arzın var, yoksa sen de yalanı buldum diye mi geldin? Git, yolundan kalma, telef olacaksın. Padişahın kızını isteme de ne yaparsan yap, diye kovalamış mu hafızlar. - Bizim patronun padişaha ödeyeceği iki yüz tane koyunu var. Onu demek için geldim, diye elini ka vuşturup beklemiş kel. Bir hizmetkâr içeri girip: -Bağışlayınız, bir kel gelmiş: "Patronunun padişaha ödeyeceği iki yüze yakın koyunu varmış, bunu söylemeye geldim" diyor. - Çağır buraya! - Kimsin, patronun kim? Kel oturup, lafa başlamış: -Bağışlayınız, ben bir yaşlı fakir kadının yetimiyim. Babadan bir tane idim, öle öle üç tane kaldım. Abi kardeş birbirimizi bilmezmişiz. Bir gün buluşup soruştuk. Şöyle baksam, birimizin yakası, birimizin yeni, birimizin eteği yok. "Kör körü karanlıkta bulur" misali üçümüz buluşup, bir alışkanlıkla yoldan yürümeyip, dışarıya çıkmadan gidiyorduk. Gördük ki, yerde üç tane para duruyor. İki tanesi eski harap olmuş, bir tanesinin mührü yok. Mührü yoğu kenarı yoğun üstüne koyuverdik. Yol yürüdük, yol yürüyünce de bol yürüdük. Gide gide bir ırmağa indik. Irmakta üç balık vardı, iki tanesi ölü, bir tanesinin canı yok. Canı yoğu alıp eteği yoğun üstüne koyduk. Irmaktan çıkıp yola düştük. Gittik gittik, önümüze üç tane ev çıktı. İkisinin damı yok, biri dört duvarsız. Dört duvarsıza girsek üç tane kazan duruyordu. İki tanesi delik deşik, bir tanesinin altı yok. Altı yokta eteği yokun üzerindeki canı yok balığı koyup pişirmek istedik. Ormanın altını üstüne getirip bir bağ odun bulamayıp, ateş yakmadan balığı pişirdik. Odunu ayarsız atmışız, kılçıkları parça parça olup gitmiş, etine sıcaklık geçmemiş. Üç kardeş yemiş yemiş doymuşuz. Gideceğiz diye kapıdan sığmayıp, delikten çıkıp yöneldik. Yol yürüdük, yol yürüyünce bol yürüdük. Bir çöle çıktık. Bir yerde bitmeyen bir otun dibinde, doğmamış tavşanın yavrusu yatmışmış. Ekilmemiş söğüdün kesilmemiş gövdesinden bir yaş değnek yapıp sap ettik. Üç dönüp yıkıldı yakalayıp kesiverdik. Altı batman yağ, altı batman et oldu. Etini pişirmeyip kurutmayıp üçümüz yedik. İkimiz doymadık, birimiz aç kaldık. İki ağabeyim üzülüp küstü. "Yağ bana kaldı" diye çarığı çıkarıp, altı batman yağ ile çarığı yağladım. Bir tanesine yetti, bir tanesine yetmedi.

3 çarigim bilen maylenmegen çangim müştleşib, salişyapti. İkkavinin ceğige bir tersekiden urib, tağin yatib uhledim. Bir vakt uyğanib karasam, maylengen çarpiğim menin çapanimni üstimden tartib alib, özinin üstige aykare kılib yapinib uhleb kalibdi, maylenmegen çarığim erezleb ketib kalibdi. Maylengen çarığimni uyğatib kiyib aidim, eteği yok çapanni bar urib üyge keldim. Men keteyatgende üyde kempir anam bilen bir horazim kalib edi. Barsam, ne çarik bar, ne kempir bar, ne horaz bar. "Bu kanday müşkül iş boldi, endi bularni kayakden tapdim" deb dergahi~izge arz kılgeni keldim, dervazede turgen emeldarleriniz kirgizmedi, - deb başini salib turibdi. Padşa ulema-fuzelalerige karabdi. Uler orniden turib, padşage kulluk kılib: - Taksir, bu kelnifi hemme gepi yalğan..lekin bu kel koyni hem yokatdimge çıkaredi, -deyişibdi. Kel gep başleb ketibdi: - Yok, taksir. Emeldarler dervazeden kirgizmegenden keyin konlim bozilib, kempir bilen horazni, bir pay çankni izleb ketib kaldim. Yol yürdim, o yol yürsem hem mol yürdim, bir kışlakka yetdim. Ahterib, ıriştirib yürib, horazni tapib aidim. Bir baynikide dehkançilik kılib yürgen eken. Körişib, amanleşib, hal-ehval sorasem, altı ay işlegen haki bitte cuvaldizbolibdi, uni cuvaldizni ündirib aidim, horazge: "Yür, etemiz" desem, "tağin alti üyçe yüremen, üç ay ötdi, kalgen üç ayni bitirib, hakimni alib, özim baremen", dedi. cuvaldizni alib, horaz bilen hayrleşib, üyge kelsem, üy hem yok. Taze dik kat bolib, üyni kempirni, bir pay çankni izleb çıkib ketdim. Tepege çıkib karadim, körinmedi, kırge çıkib karadim, takke çıkib karadim, körinmedi. Kaytib bir sayge düşdim. cuvaldizni yerge sançib üstige çıkib karasam, kempir sirderyanin boyide bir yuvib otiripti. Cuvaldizni alib nece tağ, nece kır, nece çöl aşib aldige bardım. Meni yokatib koyib, biravnikide çörilik kılib yürgen eken. "Yürin ketemiz", desem "hakimni almay ketmeymen", dedi. Üç yılde işlegen hakki üç aylik rızkı bolibdi. "Sen ketever, üç aylik kalgen suni toldirib özim baremen" debdi. Eteği yok çapanimni ber urib, peşanemge bir urib, kempirnin aldiden burilib, deryanin köprigige karab yol saldim. Barsem, derya taşib, köprikni suv alib ketipti. Seratannift küni terleb, teşne bolibkalibmen. Suv içey desem, derya muzleb yatibti, taşlikde bitte kesek hem tapalmey kelle bilen muzni bir urdim, muz oyildi, kellemni muzge tikib, suvden içip cönnedim. Bir vakt, keteturib, cuvaldizim esimge tüşib kaldi. Deryaden suv içgenimde oşa yerde kaleveripti. Kaytib deryanin boyige keldim, karasam cuvaldiz yok. "Endi bundan hem ecreldim", deb kempirnin üç ayi bitgen eken. Hocayiniden hakkini taleb kılsa, hocayini, "sene hem Yorulmuşum, uyuyup kalmışım. Bir zaman gavur guvur gürültü peyda oldu. Fırlayıp yerimden kalksam, yağlanan çarığım ile yağlanmayan çarığım kavgaya tutuşmuşlar. İkisinin çenesine bir şamar vurduktan sonra yatıp uyudum. Bir müddet sonra uyanınca gördüm ki, yağlanan çarığım benim çapanımı üstümden çekip alıp, kendisinin üstüne boylu boyunca örtünüp uyuya kalmış, yağlanmayan çarığım küsüp gitmiş. Yağlanan çarığımı, uyandırdım, eteği yok çapana bir vurup eve geldim. Ben giderken evde yaşlı annem ile bir horozum kalmıştı. Varsam, ne çarık var, ne yaşlı annem var, ne horoz var. "Bu nasıl müşkül iş, şimdi buna nereden çattım" diye kapınıza arz için geldim. Mazgalda duran muhafızlarınız sokmadı, diye başını eğmiş. Padişah âlimlerine, fazıllarına bakmış. Onlar yerinden kalkıp, padişaha yönetip: - Bağışlayınız, bu kelin bütün lafı yalan. Lâkin bu kel koyunu da yok etmeye getirecek, demişler. Kel lafa başlamış: - Yok, bağışlayınız. Muhafızlar içeri almayınca, gönlüm kederlenip, yaşlı annem ile horozu, çarığın te kini izledim. Yol yürüdüm, yol yürüyünce bol yü rüdüm, bir köye vardım. Arayıp sorup horozu buldum. Bir zengine çiftçilik yapıyormuş. Görüşüp, hal hatır sor dum. Altı aylık hakkı bir tane çuvaldız olmuş. Onu da patronu vermemiş. Patronu ile kavga edip dövüşüp çu valdızı aldım. Horoza "Yürü, gidelim" deyince, "Daha altı ay kadar çalışacağım, üç ay geçti, kalan üç ayı bi tirip, hakkımı alıp kendim geleceğim" dedi. Çuvaldızı alıp horoz ile vedalaşıp eve geldim, ev yok. Pür dikkat olup evi, yaşlı annemi, tek çarığı izledim. Tepeye çıkıp baktım, dağa çıkıp baktım, kıra çıkıp baktım, görünmedi. Dönüp bir ırmağa geldim. Çuvaldızı yere batırıp üstüne çıkıp baktım. Yaşlı annem Sirderyanin kıyısında kirli yıkıyordu..çuvaldızı alıp nice dağ, nice kır, nice ova aşıp yanına vardım. Beni terk edip, birinin evinde ca riyelik yapıyormuş. "Haydi gidelim" dedim, "Hakkımı almadan gitmeyeceğim" dedi. Üç yıldır çalıştığının hakkı, üç aylık nzkı olmuş. "Sen git, üç aylık kaldı, onu tamamlayıp kendim varacağım" demiş. - Eteği yok çapanımın eteğini belime sokup, alnıma bir vurup, ihtiyarın yanından ayrılıp, ırmağın köp rüsüne doğru yol aldım. Vardım ki, ırmak taşmış, köp rüyü sel ayıp götürmüş. Yaz günü terleyip, susuzluktan yandım. Su içeyim desem, ırmak buz kesti. Taşlıkta bir tek taş da bulamadım. Başımla buza bir vurdum, buz oyuldu. Başımı buzdan sokup sudan içiverdim. Gi derken çuvaldızım aklıma düştü. İrmaktan su içtiğimde orada kalmış. Dönüp ırmak kenarına geldim, baktım, çuvaldız yok. "Şimdi bundan da ayrıldım" diye ih-

4 hakmi", deb kempirni bir urib öldirib koyipti. Dadferyad kılib, "kanday müşkül künge kaldim", deb dergahinizge arz kılgeni keldim, dervazede turgenler kirgizmedi, -deb başini salib turibdi. Padşa ulemalerge karabdi, ulameler kelge karabdi, kel padşage karabdi. Ulemanift bittesi orniden turib padşage kulluk kılib aytibdi: - Taksir, bub kelnin gepige işanmen, koyni soran, şu kel boldigen bolse, sel turib koyni hem yokaldi, ölib kaldige çıkaredi, deb turgen eken, kel gepge kirib ketibdi. - Yok, taksir, -debdi, dergahinizge kirgizmegenden keyin özim barib çataklik kılib köreyin deb kempirni öldirgen hocayinnifl aldige bardim. "Kempirni hakini ber, öligni hunini ber!" deb yakasiden südreb halayikinifi aldige apçıkdim. Köpçilik ortage tüşib bezor bir eşek ündirib berdi. Eşekni minib kaytib keleyatsem; yolde kırk kervan öteverdi. kervanbaşi mene karab: "Hav kel, eşeğin yağir bob kapti. Tüşib tokımni başkatden, yahşileb urib al", dedi. Tüşib karasam, yelkesi oyilib ketipti. "Hav eke, buna nime dari, desem, u: Yanğak dari, mene şu yanğakni küydirib yağırige koysen tüzeledi", deb kolimge bitte yanğak berdi. Yanğakni küydirib eşeknifi yağırige koydim, tokımni ureyin deb tursem, yağırden yanğak kökerib çıkib keleyapti. Heşpeş degünce köterilib ketip, gülleb, tüge başlabdi. Bunday karasam, pişib kalipti. Üstige çıkib kaksem, eşeknifi beli meyib böler, buni kesek bilen urib kakib aleyin, deb eşekni bir şudgarge alib keldim. Kesek köp, bilekni şimerib alib, şu kesekni atemen... ne atgen keseğimden bittesi kelib tüşedi, ne bitte yanğak tüşedi. Men hem çerçeney ateverdim. Bir vakt şudgarde kesek kalmadi, endi özim çıkmasam bölmeydi, deb yanğaknin üstige çıksem, üç batman şudgar bob kalipti. Bir çekkeside şildireb suv akib turipti. "Zep tarvuz ekedigen yer bopti", deb tarvuz ekib koydim. Her tarvuzler boldi deng, kuççaka sığmaydi. Suvnin boyige otirib, tarvuznin bittesini soymakçi boldim. Piçak bilen azgine çakmakleb, çakmaklegenimni piçaknin uçi bilen tutib alamen değen edim, oyilib, pıçak tarvuznin içige tüşib ketdi. Eneşib alemen değen edim özim hem tüşib ketdim. Pıçakni izleb yürsem, bir adem yolıkdi: "Eke, yol-polde bitte pıçak körinmedimi?" desem, heli bitte pıçakni kıdirib yüribsenmi? Biz kırkte kervan edik, her birimiznin kirkteden tüyemiz bar edi. Yokatşib, tapişlamey yüribmiz", dedi. Bu müşkülni yeçiş üçün hem dergahinizge arz kılib keldim, -deb başini sahib turibdi. Padşa öyleb kalibdi. Ulemalerden bittesi turib, padşage kulluk kılib: - Taksir, bu kelnin yokalgen nerselerini hazinenizden berib cönetvarin, -debdi. Uyarın yanına vardım. Vardım ki, ihtiyarın üç ayı tamam olmuş. Patronundan hakkını talep edince, patronu "Sana da mı hak!" diye bir vurup öldürmüş. Feryat figan edip "Ne zor güne kaldım" diye kapınıza geldim. Mazgalda duranlar sokmadılar, diye başını eğmiş. Padişah âlimlere bakmış, âlimler kele bakmış, kel padişaha bakmış. Âlimlerden biri yerinden kalkıp padişaha yönelip söylemiş: -Bağışlayınız, bu kelin lafına inanmayınız, koyunu sorun. Bu kel böyle giderse, az sonra koyunu da yok oldu, öldü kaldıya getirecek, demiş. Kel lafa devam etmiş: - Yok, bağışlayınız, demiş. Kapınızdan alın mayınca, ben gidip arbede çıkarayım diye ihtiyarı öl düren patronun yanına vardım. "İhtiyarın hakkını ver, kanını öde!" diye yakasından tutup ahalinin yanına ge tirdim. Kalabalık araya girip zorla bir eşek verdi. Eşeğe binip dönerken,yoldan kırk kervan geçiyordu. Kervancıbaşı bana bakıp: "Hey kel, eşeğin yağır olup kal mış, inip koşumunu, baştan güzel koş" dedi. İnip bak tım sırtı oyulup gitmiş. - "Hey ağa, buna çare ne?" deyince, o: "Ceviz çare, işte şu cevizi ısıtıp yağırına koysan düzelir" diye elime bir tane ceviz verdi. Cevizi ısıtıp eşeğin yağırına koydum. Koşumunu koşayım desem, yağırından ceviz göğerip çıkıyordu. Hey hişt deyinceye kadar büyüyüp, çiçeklenip meyveye durmuş. Gördüm olgunlaşmış. Üs tüne çıkıp vursam, eşeğin beli sakat olur, bunu kesek ile vurup alayım diye eşeği bir ovaya getirdim. Kesek çok, kolumu sığayıp o keseği atarım.. Ne attığım kesekten bir tanesi, ne de bir tek ceviz düştü. Ben bıkmadan atı yordum. Bir müddet sonra ovada kesek kalmadı. Kendim çıkmasam olmayacak, diye cevizin üstüne çıktım, üç bat man ova olmuş bir tarafından şırildayarak su akıyor. "Tam karpuz ekecek yer olmuş" diye karpuz ektim. Her karpuz bir denk oldu, kucağa sığmaz. Su kenarına oturup karpuzun birini kesmek istedim. Bıçak ile azıcık kesip, kestiğimi bıçağın ucu ile çekip alayım, demiştim. Oyduğum yerden bıçak karpuzun içine düştü. Eğilip alayım dedim, ben de düştüm. Bıçağı ararken, bir adam rastladı: "Ağa, yolda belde bir bıçak görmedin mi? " deyince "Şimdi sen bir tek bıçağı mı arıyorsun? Biz kırk, tane kervan idik. Her birimizin kırk tane devesi vardı, kaybolduk, buluşamadık" dedi. Bu müşkülü çözmek için de kapınıza arz edip geldim, diye başını eğmiş. Padişah düşünüp kalmış. Âlimlerden bir tanesi kalkıp, padişaha yönelip: -Bağışlayınız, bu kelin kaybolan eşyalarını hazinenizden verip yollayın, demiş.

5 Padşanifi kızi eşiknin arkaside kulak salib turgen eken. Kız atasinin aldige çıkib: - Menin üç şartimni şu kel becerdi, kel bolse hem şunge tegemen, -debdi. Şunda kel irğib orniden turibdi-de, padşage ta'zimkılib: - Taksir, falan tağde falançi baynifi koyini bakdim, özimninn hisabimde hakim ikki yüz koy boldi. Hocayinim şu koyni bermey meni haydem yubardi. Padşa, siz ündirib alesiz, şu ikki yüz koyimni toyanege koşdim, -debdi. Padşa toy-tamaşe kılib, kızini kelge beribdi, kel muradi maksadige yetibdi. ("Zümret ve Kımmet", ) Padişahın kızı kapının arkasından dinliyormuş. Kız babasının huzuruna çıkıp: - Benim üç şartımı bu kel başardı. Kel de olsa buna varacağım, demiş. O zaman kel birden yerinden kalkmış ve padişaha hürmet ederek: -Bağışlayınız, falan dağda falanca ağanın koyununu güttüm. Kendi hesabımda hakkım iki yük koyun oldu. Ağam bu koyunu vermeyip, beni kovdu. Padişah, siz fazlasıyla alırsınız, şu iki yüz koyunumu düğün hediyesi verdim, demiş. Padişah düğün dernek kurup, kızını kele vermiş. Kel muradına ermiş. ("Zümreci ve Kımmat", s )

6

ALTIN BEŞİK / ALTIN BEŞİK

ALTIN BEŞİK / ALTIN BEŞİK ALTIN BEŞİK / ALTIN BEŞİK Bir bar eken, bir yok eken, kadim zamande bir kempir bilen çal bar eken. Ularnin ikki kızi ve esreb algen bir oğli bar eken. Ayler, yıller ötibdi, kızler hem oğil bala hem ulğayeveribdi.

Detaylı

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Yazan: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Ne varmış, ne çokmuş, gece karanlık, güneş yokmuş. Her kasabada kabadayı insanlar varmış.

Detaylı

Tam Ekran İçin f5 basınız. http://egitimevreni.com/

Tam Ekran İçin f5 basınız. http://egitimevreni.com/ Tam Ekran İçin f5 basınız. http://egitimevreni.com/ Bir varmış bir yokmuş, zamanın birinde ihtiyar bir kadın yaşarmış. Bu kadıncağızın Yarım horoz adında bir horozu varmış. Bu horoz bir gün küllükte eşinirken

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Derleyen: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen

Derleyen: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Derleyen: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Azerbaycan Masalı Derleyen: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Azerbaycan Masalı Var varanın, sür sürenin, vay haline izinsiz bağa girenin... Bir

Detaylı

Derleyen: Yücel Feyzioğlu. Resimleyen: Serap Deliorman

Derleyen: Yücel Feyzioğlu. Resimleyen: Serap Deliorman Derleyen: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Serap Deliorman Balkar-Karaçay Derleyen: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Serap Deliorman Balkar-Karaçay Yeni çağın yenisinde, eski çağın berisinde, göçebeler yaşarmış

Detaylı

RÛSTEMHAN. (Söyleyen: Fazıl Yoldaşoğlı, Kaydedip hazırlayan: Hadi Zarif) Destandan Parça

RÛSTEMHAN. (Söyleyen: Fazıl Yoldaşoğlı, Kaydedip hazırlayan: Hadi Zarif) Destandan Parça RÛSTEMHAN (Söyleyen: Fazıl Yoldaşoğlı, Kaydedip hazırlayan: Hadi Zarif) "Rüstemhan" beşten fazla (bazı âlimlere göre ondan da fazla) müstakil destandan meydana gelen destanlar arasında yer alan meşhur

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

BENDEN SELAM OLSUN BOLU BEYİ'NE

BENDEN SELAM OLSUN BOLU BEYİ'NE Kimliğiyle ilgili iki ayrı tartışma var. Birincisi, 16 ve 17'nci yüzyılda yaşadı. Yeniçeri ocağından yetişen bir şair. 1578-1590 arasındaki Osmanlı-İran savaşlarına katıldı. Bir tür ordu şairidir. Diğeri

Detaylı

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı,

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, elinde boş bir çuval, alanın ortasında öylece dikiliyordu.

Detaylı

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Çok çok eski zamanlarda, var varken, yok yokken ahmak bir kurt, kapana yakalanmış. Kapana yakalanan

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Vakti zamanında bir padişahın üç kızı varmış. Padişah bir gün vezirini -anma alarak geziye çıkmış.

Vakti zamanında bir padişahın üç kızı varmış. Padişah bir gün vezirini -anma alarak geziye çıkmış. TANITIM: İyiliği öğütlemek, merak uyandırmak amaçlarıyla anlatılan sözlü edebiyat türüdür. Olağanüstü, büyüye, sihire dayalı olaylar bulunur. Küçük çocukların başarması onları yetiştirmek içindir. METİN:

Detaylı

İÇİNDEKİLER FARE İLE KIZI 5 YUMURTALAR 9 DÜNYANIN EN AĞIR ŞEYİ 13 DEĞİRMEN 23 GÜNEŞ İLE AY 29 YILAN 35 ÇINGIRAK 43 YENGEÇ İLE YILAN 47

İÇİNDEKİLER FARE İLE KIZI 5 YUMURTALAR 9 DÜNYANIN EN AĞIR ŞEYİ 13 DEĞİRMEN 23 GÜNEŞ İLE AY 29 YILAN 35 ÇINGIRAK 43 YENGEÇ İLE YILAN 47 İÇİNDEKİLER FARE İLE KIZI 5 YUMURTALAR 9 DÜNYANIN EN AĞIR ŞEYİ 13 DEĞİRMEN 23 GÜNEŞ İLE AY 29 YILAN 35 ÇINGIRAK 43 YENGEÇ İLE YILAN 47 KUYUDAKİ TİLKİ 49 TİLKİ ON YAŞINDA, YAVRUSU ON BİR 51 KURT, TİLKİ

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

Ana yurtın aman bolsa, Rengi-royin saman bolmas. Sıgırnifi süti - tilide, Emin qutı - elide. Suvnı bersefi elge, Yaşnarsen mifi yılge. Tuqqan yerde tu

Ana yurtın aman bolsa, Rengi-royin saman bolmas. Sıgırnifi süti - tilide, Emin qutı - elide. Suvnı bersefi elge, Yaşnarsen mifi yılge. Tuqqan yerde tu 1. VATAN VE VATANPERVERLİK / 1. VATAN VE VATANSEVERLİK Aynlmagin elinden, Quvvet keter belinden. Balıq suv bilen tirik, Adam - el bilen. Betkey keter, bel qalar, Bekler keter, el qalar. Biravnin yurtıda

Detaylı

Gülmekten Öldüren Fıkralar - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Gülmekten Öldüren Fıkralar - Genç Gelişim Kişisel Gelişim AMİN Çok iyi giyimli bir iş adamı Vatikan'a gelir papayla görüşmek istediğini söyler. Kendisini bir Kardinal'e götürürler. Adam ısrar eder. - Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum.

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ BU AY HANGİ KAVRAMLARI ÖĞRENECEĞİZ? Hızlı-Yavaş Ön-Arka Sağ- Sol BEYİN FIRTINASI YAPALIM Büyüdüğünde hangi mesleği seçeceksin ve nasıl bir yerde yaşayacaksın? Bir gemi olsaydın nerelere giderdin? Neler

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ KONULAR VE FAALİYETLER ATATÜRK VE ATATÜRKÇÜLÜK Bu ünitede ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ün hangi şehirde doğduğunu, evini, annesinin ve babasının adlarını, soyadının neden olmadığını, ilk adının Mustafa

Detaylı

-gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di

-gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di -gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di ne: Sen gü neş li so kak lar da do laşı yor sun, is

Detaylı

Samed Behrengi. Sevgi Masalı. Çeviren: Songül Bakar

Samed Behrengi. Sevgi Masalı. Çeviren: Songül Bakar Samed Behrengi Sevgi Masalı Çeviren: Songül Bakar Samed BEHRENGİ Azeri asıllı İranlı yazar Samed Behrengi, 1939 da Tebriz de doğdu. Öğretmen okullarında öğrenim gördükten sonra Tebriz Üniversitesi İngiliz

Detaylı

İlyas çok kuvvetli şekilde meshedilmişti ve o gerçek anlamda ulusunu salladı. Fakat bir ruh Tanrı adamına karşı çıkabilir.

İlyas çok kuvvetli şekilde meshedilmişti ve o gerçek anlamda ulusunu salladı. Fakat bir ruh Tanrı adamına karşı çıkabilir. Ders 10 İlyas, Elişa ve Meshediliş İlyas bu sesi duyunca, cüppesiyle yüzünü örttü, çıkıp mağaranın girişinde durdu. O sırada bir ses, "Burada ne yapıyorsun, İlyas?" dedi. İlyas, "RAB'be, Her Şeye Egemen

Detaylı

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ HİKÂYELERİMİZ Annecim Anneler günü Paf ile Puf Tasarruflu olmalıyız İlk hediyem Dinozorun Evi İki inatçı keçi Karne heyecanı Geri dönüşüm Uzun zürafa Becerikli karınca Rapunzel Kırmızı başlıklı kız Hansel

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Şiir Anadan Örnekler. Köyden ayrılalı nice yıl oldu Yıkıldı evimiz selinen doldu Hani bacı kardeş nerede kaldı özlüyorum ben seni güzel Alvar

Şiir Anadan Örnekler. Köyden ayrılalı nice yıl oldu Yıkıldı evimiz selinen doldu Hani bacı kardeş nerede kaldı özlüyorum ben seni güzel Alvar Şiir Anadan Örnekler Köyden ayrılalı nice yıl oldu Yıkıldı evimiz selinen doldu Hani bacı kardeş nerede kaldı özlüyorum ben seni güzel Alvar Akıyor ırmağı yeşildir köyü Kokuyor burnuma tekke'nin çayı Sayıyorum

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Samuel, Tanrı Çocu u Hizmetkarı

Samuel, Tanrı Çocu u Hizmetkarı Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Samuel, Tanrı Çocu u Hizmetkarı Yazari: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Tercüme eden: Nurcan Duran Uyarlayan: Lyn Doerksen Türkçe Hanna, Elkana adındaki iyi bir

Detaylı

Agape Kutsal Kitap - God's Love Letter Scriptures

Agape Kutsal Kitap - God's Love Letter Scriptures Agape Kutsal Kitap - God's Love Letter Scriptures Yuhanna 15:9 Baba'nın beni sevdiği gibi, ben de sizi sevdim. Benim sevgimde kalın. Yesaya 43:1 Ey Yakup soyu, seni yaratan, Ey İsrail, sana biçim veren

Detaylı

Bu bilmeceyi de çözdüklerini anlayan Doğu kralı, Batı kralının sarayının önüne öyle bir ok attı ki geçilecek yer kalmadı. Oku hiç kimse yerinden

Bu bilmeceyi de çözdüklerini anlayan Doğu kralı, Batı kralının sarayının önüne öyle bir ok attı ki geçilecek yer kalmadı. Oku hiç kimse yerinden Rüyacı Bir küçük erkek çocuk ve onun üvey annesi vardı. Bir ara üvey annesi kurutmak üzere buğdayı serdi ve beklemesi için üvey çocuğunu görevlendirdi. Çocuk uyudu. Buğdaya tavuklar dadanıp yemeye başladılar.

Detaylı

Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır:

Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır: EDAT-BAĞLAÇ-ÜNLEM EDATLAR Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır: 1-GİBİ Cümleye benzerlik, eşitlik,

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKAYESİ

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKAYESİ BÖLÜM. İLETİŞİM, NLM VE DEĞERLENDİRME ( puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKYESİ 8 Hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve aramaya

Detaylı

mer can or ma nı için de do laş mak tay dı. Ka ya la rın ara sın da ki ya rık lar da on la rın yu va la rıy dı. Ha nos de lik ler den bi ri ne bil gi

mer can or ma nı için de do laş mak tay dı. Ka ya la rın ara sın da ki ya rık lar da on la rın yu va la rıy dı. Ha nos de lik ler den bi ri ne bil gi mer can or ma nı için de do laş mak tay dı. Ka ya la rın ara sın da ki ya rık lar da on la rın yu va la rıy dı. Ha nos de lik ler den bi ri ne bil gi al mak için ka fası nı sok tu. Ama içer de ki za rif

Detaylı

SATILMAZ EĞİTİM AMAÇLI KULLANILMAK İÇİN ÇOĞALTILMIŞTIR

SATILMAZ EĞİTİM AMAÇLI KULLANILMAK İÇİN ÇOĞALTILMIŞTIR CİN ALİ'NİN. HİKAYE. KİTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI l - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin Topu 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula Başlıyor

Detaylı

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMİ BİR DERS Genç adam evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. lk Kilisenin Do u u. 60. Hikayenin 55.si.

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. lk Kilisenin Do u u. 60. Hikayenin 55.si. Çocuklar için Kutsal Kitap sunar lk Kilisenin Do u u Yazari: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Tercüme eden: Nurcan Duran Uyarlayan: Ruth Klassen Türkçe 60. Hikayenin 55.si www.m1914.org Bible for

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker Çetin Öner GÜLİBİK ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman Çeviren: Aslı Özer Resimleyen: Orhan Peker 26. basım Çetin Öner GÜLİBİK Resimleyen: Orhan Peker cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR ÖTÜKEN Ârif Nihat Asya BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Şiirler: 1 BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Servet Asya ya Armağanımdır. DESTAN O zaferler getiren atların Nalları altındanmış; Gidişleri akına, Gelişleri akındanmış.

Detaylı

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý.

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Aðaçlar gördüm yeryüzü yaþýnda; Gölgesinde yaz uyur, kýþ uðuldar baþýnda.

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

tellidetay.wordpress.com

tellidetay.wordpress.com Acele karar vermeyin Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama kral bile onu kıskanıyormuş. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, kral bu at için ihtiyara neredeyse hazinesinin tamamını

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

ya kın ol ma yı is ter dim. Gü neş le ısı nan top rak üze rinde ki çat lak la rı da ha net gö rür düm o za man. Bel ki de ka rın ca la rı hat ta yağ

ya kın ol ma yı is ter dim. Gü neş le ısı nan top rak üze rinde ki çat lak la rı da ha net gö rür düm o za man. Bel ki de ka rın ca la rı hat ta yağ SAKARKÖY Uzun boy lu bir can lı ol ma yı ben is te me dim. Ben, doğ du ğum da da böy ley dim. Za man la da ha da uzadım üs te lik. Bü yü düm. Ben bü yü dük çe di ğer can lılar kı sal dı lar, kü çül dü

Detaylı

NOT:Yukarıdaki hece ve sözcükleri öğrencimize bol bol okutunuz.15 tanesini yazımına bakmadan deftere yazdırınız.

NOT:Yukarıdaki hece ve sözcükleri öğrencimize bol bol okutunuz.15 tanesini yazımına bakmadan deftere yazdırınız. eş aş iş oş uş ış öş üş şe şa koş şi şo şu şı şö şü ez az iz oz uz ız öz üz ze za zi zu zı zö zü eşi aşı kuş kış düş işe aşar eşik şık kuşu kaz tiz boz yaş buz tuz muz kız köz yüz meze zaza izi mış dış

Detaylı

TEKİR Bir iki tombul tekir Camdan bakar Başına takar Hop hop, altın top MISTIK Mustafa, Mıstık, Arabaya kıstık, Üç mum yaktık, Seyrine baktık.

TEKİR Bir iki tombul tekir Camdan bakar Başına takar Hop hop, altın top MISTIK Mustafa, Mıstık, Arabaya kıstık, Üç mum yaktık, Seyrine baktık. TEKİR Bir iki tombul tekir Camdan bakar Başına takar Hop hop, altın top MISTIK Mustafa, Mıstık, Arabaya kıstık, Üç mum yaktık, Seyrine baktık. LEYLEK Leylek leylek havada, Yumurtası tavada, Gel bizim hayata,

Detaylı

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Benim adım Deniz. 7 yaşındayım. Bu hafta sonu annem ve babamla birlikte kampa gittik. Kampa

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. İlk Kilisenin Doğuşu

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. İlk Kilisenin Doğuşu Çocuklar için Kutsal Kitap sunar İlk Kilisenin Doğuşu Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Uyarlayan: Ruth Klassen Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org 2011 Bible

Detaylı

tellidetay.wordpres.com

tellidetay.wordpres.com Peşin Alınmış Ücret Gecenin oldukça ilerlemiş bir vaktinde özel bir kliniğin önünde duran taksiden üç kişi indi. Şoför yarı baygın yaşlıca bir adamın bir koluna aynı yaşlarda görünen hanımı ise diğer koluna

Detaylı

CİN ALİ İLE BERBER FİL

CİN ALİ İLE BERBER FİL ....... CiN ALl'NIN HiKAYE KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin To'Ju ' 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 - Cin Ali Okula

Detaylı

Şimşon, Tanrı nın Güçlü Adamı

Şimşon, Tanrı nın Güçlü Adamı Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Şimşon, Tanrı nın Güçlü Adamı Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Uyarlayan: Lyn Doerksen Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org

Detaylı

bez gez sez tez biz çiz diz giz boz roz koz poz toz yoz çöz göz köz söz buz muz tuz büz düz güz

bez gez sez tez biz çiz diz giz boz roz koz poz toz yoz çöz göz köz söz buz muz tuz büz düz güz Son harflerini vurgulayarak okuyunuz. bak çak fak gak hak kak pak sak şak tak yak bek dek kek pek sek tek yek bık çık sık tık yık cik bas has kas mas pas tas yas kes ses pes fıs kıs his kis pis sis pus

Detaylı

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56 SAAT TUTARAK METİN OKUMA-1 KAZA Çağdaş ile Cevat cadde kenarında top oynuyordu. Top caddeye kaçtı. Çağdaş topun arkasından koştu. O sırada caddeden geçen minibüs Çağdaş a çarptı. Çağdaş yere düştü. Cevat

Detaylı

Cadı böyle diyerek süpürgesine bindi. Daha yüz metre uçmadan. paldır küldür yere düştü. Ağaçtaki kargalar Gak gak diye güldüler.

Cadı böyle diyerek süpürgesine bindi. Daha yüz metre uçmadan. paldır küldür yere düştü. Ağaçtaki kargalar Gak gak diye güldüler. MASAL CADISI Masal Cadı sının canı sıkılıyordu. Ormandaki kulübesinde tek başına otururdu. Yıllardır insan yüzü görmemişti. Bu gidişle bütün yeteneklerim kaybolacak, diye düşünüyordu. Süpürgemle uçabileceğimi

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Şimşon, Tanrı nın Güçlü Adamı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Şimşon, Tanrı nın Güçlü Adamı Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Şimşon, Tanrı nın Güçlü Adamı Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Uyarlayan: Lyn Doerksen Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org

Detaylı

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMU SEVERİM Biz anasınıfı çocuklarıyız, Hem çalışırız,hem oynarız. Çok severiz biz okulu, Yaşasın yaşasın anaokulu. BAY MİKROP Bay mikrop

Detaylı

EKİM AYINDA NELER ÖĞRENECEĞİZ?

EKİM AYINDA NELER ÖĞRENECEĞİZ? 2017-2018 EKİM AYI 4-5 YAŞ PLANI EKİM AYINDA NELER ÖĞRENECEĞİZ?.HAFTA: EVİMİZ VE AİLEMİZ Evi izi Evi izi eş aları ı ta ı alı. Ailemizde kimler var. Çekirdek aile ve ge iş aile i ta ı alı. ölü leri i ta

Detaylı

Topluluk Zorlukla Kar ıla ıyor

Topluluk Zorlukla Kar ıla ıyor Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Topluluk Zorlukla Kar ıla ıyor Yazari: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Tercüme eden: Nurcan Duran Uyarlayan: Ruth Klassen Türkçe 60. Hikayenin 56.si www.m1914.org

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

5. Et et içinde, et fit içinde Dünya dümeni, onun içinde.

5. Et et içinde, et fit içinde Dünya dümeni, onun içinde. 1. a) Bende yapışık, sende yapışık Çam ağacı çamda yapışık. b) Sende de var, bende de var Bir kuru çöpte de var. c) Arifsiniz, zarifsiniz Kendinizi neden bilirsiniz? 2. a) Ağzı var, dili yok Canı var,

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

Liseli Öğrencimin Amına Koydum

Liseli Öğrencimin Amına Koydum Arkadaşlar baştan söylemek istiyorum ki benim öyle liseli kızlara özel bir ilgim yok. Ben lise öğretmeniyim ve dersine girdim bir sürü liseli kız var ve kimisi o kadar güzel ki yani içten içe insan bir

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar. İlk Paskalya

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar. İlk Paskalya Çocuklar için Kutsal Kitap sunar İlk Paskalya Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Uyarlayan: Lyn Doerksen Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org 2010 Bible for Children,

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

Çok Mikroskobik Bir Hikâye Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz

Detaylı

EKİM AYINDA NELER ÖĞRENECEĞİZ?

EKİM AYINDA NELER ÖĞRENECEĞİZ? 2017-2018 EKİM AYI 5-6 YAŞ PLANI EKİM AYINDA NELER ÖĞRENECEĞİZ?.HAFTA: EVİMİZ VE AİLEMİZ Evi izi Evi izi eşyaları ı ta ıyalı. Ailemizde kimler var. Çekirdek aile ve ge iş aileyi ta ıyalı. ölü leri i ta

Detaylı

Derleyen: Halide Karaarslan / Uzman Pedagog Görsel Tasarım: Semra Bolat / Sanat Dersleri Zümre Başkanı

Derleyen: Halide Karaarslan / Uzman Pedagog Görsel Tasarım: Semra Bolat / Sanat Dersleri Zümre Başkanı Derleyen: Halide Karaarslan / Uzman Pedagog Görsel Tasarım: Semra Bolat / Sanat Dersleri Zümre Başkanı DAMLA BÖRTÜCEN Zeytin, rüyasında benekli faresini kaybetti. Cadıya sordu, cadı biz fare yemeyiz ama

Detaylı

Tanrı nın Güçlü Adamı

Tanrı nın Güçlü Adamı Çocuklar için Kutsal Kitap sunar im on, Tanrı nın Güçlü Adamı Yazari: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Tercüme eden: Nurcan Duran Uyarlayan: Lyn Doerksen Türkçe 60. Hikayenin 14.si www.m1914.org

Detaylı

09.10.2015. Denizyıldızı Sınıfı ndan Merhaba;

09.10.2015. Denizyıldızı Sınıfı ndan Merhaba; 09.10.2015 Denizyıldızı Sınıfı ndan Merhaba; Geçen hafta giriş yaptığımız Hayvanlar konusunu bu hafta da işlemeye devam ettik. Mini minnacık örümcek adlı parmak oyunumuzu ve Hayvanlar Ne İster? şarkımızı

Detaylı

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon DESTANLAR VE MASALLAR Masal Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Yayın Yönetmeni: Samiye

Detaylı

ŞELİ VE ŞETKOT YAZAR : NİSANUR KORKMAZ ÖZEL ALTIN NESİL ÇOCUK EVİ KARDELENLER SINIFI

ŞELİ VE ŞETKOT YAZAR : NİSANUR KORKMAZ ÖZEL ALTIN NESİL ÇOCUK EVİ KARDELENLER SINIFI ŞELİ VE ŞETKOT Ormanların birinde güzel ağaçların içinde yemyeşil çimenlerde bembeyaz tavşan yaşarmış. Bu tavşanın adı Şeli imiş. Şeli çok mutlu arkadaşlarıyla oynamayı seven koşmayı zıplamayı ve havuç

Detaylı

Aşağıdaki resmin içinde yandaki eşyalar gizlenmiş. Onları bulalım ve boyayalım. -16-

Aşağıdaki resmin içinde yandaki eşyalar gizlenmiş. Onları bulalım ve boyayalım. -16- Aşağıdaki resmin içinde yandaki eşyalar gizlenmiş. Onları bulalım ve boyayalım. -16-24 - 28 NİSAN 2017 Gül, papatya, karanfil, lale - salkım söğüt, kavak, çam, elma ağacı isimlerini doğru görselin altına

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Pirinç. Erkan. Pirinç (Garson taklidi yaparak) Sütlükahve söyleyen siz değil miydiniz? Erkan

Pirinç. Erkan. Pirinç (Garson taklidi yaparak) Sütlükahve söyleyen siz değil miydiniz? Erkan 1. Sahne (Koruluk. Uzaktan kuş cıvıltıları duyulmaktadır. Sahnenin solunda birbirine yakın iki ağaç. Ortadaki ağacın hemen yanında, önü sahneye dönük, uzun ayaklık üzerinde bir dürbün. Dürbünün arkasında

Detaylı

kural tanımayan cafer Adı-Soyadı:...

kural tanımayan cafer Adı-Soyadı:... ilkok Adı-Soyadı:... kural tanımayan cafer Cafer evden çıkmayı pek sevmeyen, gürültücü ve hareketli bir çocuktu. Annesini ve babasını sürekli üzüyordu. Kardeşi Elif ile durmadan kavga ediyorlardı. Elif'in

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

Adam fakir bir köylüydü.çölde yaşiyordu.hanımıyla birlikte bir çadırda oturuyordu.çocukları

Adam fakir bir köylüydü.çölde yaşiyordu.hanımıyla birlikte bir çadırda oturuyordu.çocukları Adam fakir bir köylüydü.çölde yaşiyordu.hanımıyla birlikte bir çadırda oturuyordu.çocukları yoktu. Kendi hallerinde geçinip gidiyorlardı. Bu yoksul hayat, yıllar boyu çekilen sıkıntı ve sefalet kadının

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor?

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor? . Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe Noktalama İşaretleri 1. Hafta Aşağıdaki şiiri iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. TEMİZ ÇOCUK Temiz çocuk hasta olmaz. Gönlü acı ile dolmaz. Hiçbir vakit benzi

Detaylı

Aşağıdaki parçayı okuyalım. Ardından soruları yanıtlayalım.

Aşağıdaki parçayı okuyalım. Ardından soruları yanıtlayalım. ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Aşağıdaki parçayı okuyalım. Ardından soruları yanıtlayalım. SİNCAPLAR Sincaplar daldan dala

Detaylı

o ( ) (1 CİN ALİ'NİN HiKAYE KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI Öğ. Rasim KAYGUSUZ

o ( ) (1 CİN ALİ'NİN HiKAYE KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI Öğ. Rasim KAYGUSUZ o /i@ ( ) (1 il )..... CİN ALİ'NİN HiKAYE KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI 1 - Cin Ali'nin Atı 2 - Cin Ali'nin Topu 3 - Cin Ali'nin Topacı 4 - Cin Ali'nin Karagözlü Kuzusu 5 - Cin Ali'nin Oyuncakları 6 -

Detaylı

Yücel Terkanlýoðlu. HTML clipboard. Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için yitik bir zaman. Rüyayla devirdiðim kazan,

Yücel Terkanlýoðlu. HTML clipboard. Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için yitik bir zaman. Rüyayla devirdiðim kazan, Yücel Terkanlýoðlu Onaylayan Administrator Cumartesi, 23 Þubat 2008 Son Güncelleme Pazartesi, 27 Ekim 2008 Besteciler.org HTML clipboard Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için

Detaylı

Eziyet Eden Birinden Vaaz Eden Birine

Eziyet Eden Birinden Vaaz Eden Birine Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Eziyet Eden Birinden Vaaz Eden Birine Yazari: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Tercüme eden: Nurcan Duran Uyarlayan: Ruth Klassen Türkçe 60. Hikayenin 58.si www.m1914.org

Detaylı

Ferit Edgü YARALI ZAMAN BÝR DOÐU YOLCULUÐUNDAN NOTLAR

Ferit Edgü YARALI ZAMAN BÝR DOÐU YOLCULUÐUNDAN NOTLAR 1 2 Ferit Edgü YARALI ZAMAN BÝR DOÐU YOLCULUÐUNDAN NOTLAR 3 Can Yayýnlarý: 1658 Türk Edebiyatý: 475 Ferit Edgü, 2007 Can Sanat Yayýnlarý Ltd. Þti., 2007 1. basým: Eylül 2007 2. basým: Kasým 2007 Kapak

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Uyarlayan: Lyn Doerksen Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Cennet, Tanrı nın Harika Evi

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Cennet, Tanrı nın Harika Evi Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Cennet, Tanrı nın Harika Evi Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Lazarus Uyarlayan: Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org 2010 Bible

Detaylı

TÜRKÇE. Değerlendirme 1 Harf Bilgisi. A. Seviyorum B. Süt. A. Anne B. Dede. C. Baba. A. Kaplumbağa B. Tavşan C. Kurbağa. A. Okul B.

TÜRKÇE. Değerlendirme 1 Harf Bilgisi. A. Seviyorum B. Süt. A. Anne B. Dede. C. Baba. A. Kaplumbağa B. Tavşan C. Kurbağa. A. Okul B. Ad :... Değerlendirme 1 Harf Bilgisi 1. 5. Selin Süt içmeyi seviyorum. Selin in cümlesindeki hangi sözcüğün harf sayısı en azdır? Seviyorum Süt Anne Dede Baba Yukarıda verilen sözcüklerin hangisi sözlükte

Detaylı

Cennet, Tanrı nın Harika Evi

Cennet, Tanrı nın Harika Evi Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Cennet, Tanrı nın Harika Evi Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Lazarus Uyarlayan: Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org 2010 Bible

Detaylı