)RKİYE. 'BARO LAR B TURKIYE BAROLAR BIRLIGI BA ŞKANI. Av. ÖZDEM İ R ÖZOK'UN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ")RKİYE. 'BARO LAR B TURKIYE BAROLAR BIRLIGI BA ŞKANI. Av. ÖZDEM İ R ÖZOK'UN"

Transkript

1 )RKİYE. 'BARO LAR B TURKIYE BAROLAR BIRLIGI BA ŞKANI Av. ÖZDEM İ R ÖZOK'UN DANIŞTAY'IN KURULU Ş YILDÖNÜMÜ VE i DARi YARGI YILI GÜNLER İ NDE YAPTI ĞI KONU ŞMALAR

2 TÜRKİYE BAROLAR B İ RLİt İ BAŞ KAN[ Av. ÖZDEM İ R ÖZOK'UN DANI ŞTAY'IN KURULU Ş YILDÖNÜMÜ VE İ DARİ YARGI YILI GÜNLER İ NDE YAPTIĞI KONUŞMALAR te TÜRKİYE BAROLAR B İ RLiĞi

3 Türkiye Barolar Birli ği Yayınlan: 160 Türkiye Barolar Birliği Başkan ı Av. Özdemir Özok'un Dan ıştay'ın Kurulu ş Yıldönümü ve İdari Yarg ı Yı l ı Günlerinde Yapt ığı Konu şmalar ISBN: Türkiye Barolar Birli ği Birinci Bask ı: May ıs 2009, Ankara Türkiye Barolar Birli ği Oğuzlar Mahallesi Barış Manço Caddesi, Sokak No: Balgat - ANKARA Tel: (312) (pbx) Faks: (312) web: e-posta: yayin ı barobilik.org.tr Sayfa Tasarımı ve Ofset Haz ırl ık Dü ş Atelyesi ( ) Baskı Şen Matbaa özveren Soka ğı 25/B Demir-tepe-Ankara ( )

4 TÜRKİYE BAROLAR B İ RLİĞİ BAŞKANI Av. ÖZDEM İR ÖZOK'UN DANI ŞTAY'IN KURULU Ş YILDÖNÜMÜ VE İDARİ YARGI YILI GÜNLER İNDE YAPTIĞI KONUŞMALAR

5 İÇİNDEKİLER Danıştay'm 134. Kuruluş Yıldönümü ve İdari Yargı Günü Konu şması...7 Danıştay' ın 135. Kuruluş Yıldönümü ve İdari Yargı Günü Konuşması...23 Danıştay' ın 136. Kuruluş Yıldönümü ve idari Yargı GünüKonu şması...43 Danıştay'm 137. Kurulu ş Yıldönümü ve İdari Yargı GünüKonuşması...73 Danıştay' ın 138. Kuruluş Yıldönümü ve idari Yargı Günü Konu şmas ı Danıştay'ın 139. Kuruluş Yıldönümü ve idari Yargı Günü Konuşması Danıştay'ın 140. Kuruluş Yıldönümü ve idari Yargı Günü Konuşmas ı D İZ İN

6 Dan ıştay' ın 134. Kurulu ş Yıldönümü ve Adli Yarg ı Günü Konu şmas ı 10 Mayıs 2002

7 Say ın Cumhurba şkanım, Yüksek Yargı Organlarının Değerli Mensuplar ı, Seçkin Konuklar, De ğerli Meslektaşlarım, Say-savunma-karar bütünlü ğüne ve birlikteli ğine büyük bir titizlikle sayg ı gösteren Danıştay' ımız ın, her kutlama yıldönümünde oldu ğu gibi bu yıl da kürsüsünü savu ıımamn sesine açmas ını son derece anlaml ı ve önemli bulduğumuzu vurgularken, ba şta Danıştay Ba şkanı sayın Nuri Alan olmak üzere, Danıştay, bölge mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerimizin değerli mensuplarına, şahsım, yönetim kurulu üyesi arkada şlarım ve meslekta şlarım adına sayg ılar sunarım. idari yargı, olağanüstü yetkilerle donatılmış yürütme karşısında, sağlıklı bir denge kuran ve bireylerin haks ızlığa uğramasmı inleyen bir güçtür. Bu anlamda Danıştay ve idari mahkemeler, idarenin işlem ve eylemlerinde hukukun üstünlüğünü sağlamak için devlet hayat ına, yargının saygın katkılarını, halkımıza güven veren bir ba şarı içinde sunmaktad ırlar. Temel hak ve özgürlüklerin korunmas ı aç ısından yargının güçlü ve etkin olanaklara sahip olmas ı gereklidir. Insanların devletle ili şkilerinde ortaya ç ıkan hukuki sorunlar ına insani ve adil çözümler bularak toplumda adalet duygusunun geli ş- mesine büyük katk ılar sunan idari yarg ının da bu konumuna uygun şekilde yeterli donan ıma sahip olmas ı gerekir. idari yargı, hukukun üstünlüğüne dayanan, hukuk devleti kavramını soyut bir bilgi olmaktan, somut bir gerçek haline dönü ştürme yolunda umudumuz ve güveriimizdir. Toplumun mutluluğu, hukukun korunmas ı altında özgür, adil ve e şit 9

8 134. YIL ya şama hakk ından kaynaklanır. Düzenleme ve güç kullanma KONU Ş SI tekelini elinde bulunduran yasama ve yürütme erklerinin eylem ve işlemlerine kar şı, ki şinin en büyük teminatı; yargıd ır. Ülkemizde idari yargı görevini üstlenen Danıştay, devletin mutlakıyet, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemlerini kapsayan; imparatorluğun y ıkıl ışına ve cumhuriyetin kurulu şuna tanık olmuş, uzun geçmişi ile idari ve yargısal hizmetlerde engin deneyimler kazanmış ve 134 y ıllık geçmi şi olan anayasal bir kuruluş olarak, cumhuriyetin kazammiarm ın ve laik hukuk düzeninin en büyük güvencesi olmu ştur. Bu gün, ülkemizde idarenin bütün eylem ve işlemlerinin yargı denetiminde oldu ğu söylenemez. Cumhurbaşkanının tek ba şına yapacağı işlemler, Yüksek Askeri Şura Kararları, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun Kararlar ı yargı denetimi d ışındad ır. Yüne, sava ş, sıkıyönetim, seferberlik ve olağanüstü hallerdeki yarg ı denetimi kısıtlamaları ve hatta kamu personeli hakkında uyarma ve k ınama cezalar ının da denetim d ışına ç ıkarıldığı dikkate al ınd ığında oldukça büyük bir denetimsiz tasarruf alan kalmaktad ır. Hukuka ayk ırı idari işlemlere karşı yargı denetimini kapatmak, hukuk devleti ilkesini zedelemektedir. Hukukun üstünlüğü ne dayanan "hukuk detileti"nin tüm kurallar ı ve çağdaş nitelikleri ile gerçekleşebilmesi için, yarg ı denetimine konulan bu ve benzeri kıs ıtlamalar, smırlamalar kaldırılmal ıdır. Çağlar boyu yönetenlere, onur ve saygınl ık veren hukuka uygun davranış içinde olmak uğruna gösterdiği özendir. "Yarg ı denetimi bağışıklığına sahip idari işlemler"in mevcudiyeti idarenin yarg ısal denetin-ini zayıflatmaktad ır. Devletin, yasama, yürütme, yarg ı güçleriııin birbirinden ayrı birer ba ğımsız güvence kurumu şeklinde örgütlenmesi, yargının diğer güçleri millet ad ına denetlenmesi, yargının diğer güçleri millet adına denetlemesi siyasi demokrasinin temel ko şuludur. Zorbal ık ve esaret rejimi, güçlerin bir veya birkaç elde toplanmas ından doğmu ştur. Antidemokratik rejimlerde, taçl ı devletlerde egemen olan zorbal ık ve bask ı politikas ı yoğunlaşan kudret tekelinin ürünüdür. Bu durum sadece diktatörlere özgü de ğildir. Bir elde toplanan ve ka- 10

9 bina sığmayan sınırsız güç özgürlüklerin en büyük dü şma- 134 fil nıdır. Demokrasilerde de ço ğunluk denetimsiz ve rakipsiz KONU ŞMASI bir kuvvet durumuna gelince ayn ı sonuca vanr, zorbalık ve antidemokratik uygulamalar ortaya ç ıkar. Temsil ettiği ulusal iradenin kutsall ığına ve desteğine güvenerek diktatörleri aratacak davran ışlar, uygulamalar içine girer. Çoğunluk, uyguladığı zorbal ığı yasallaştırmak için milli iradeye dayand ığına önce kendisini inand ırır. Demokrasinin yap ısında sami bu tehlikeyi önlemek, vatanda ş hak ve özgürlüklerini güvenceye bağlamak ve önlem almak için demokratik teminat kurumlar ı gerekmektedir. Bunun sonucu olarak, devletin güç ve yetkilerini tek elde toplamak yerine bölünerek birbirinin yanında özerk organ şeklinde kurumla ştırılması gerekmektedir. Yargı denetimi böylesine önemli demokratik bir gereksinmenin ürünüdür. Çoğu kez, ülkemizde oldu ğu gibi yasama ve yürütme siyasetin baskıs ı altında tek güç haline gelebilmektedir. Demokratik düzenin do ğal sonucu olarak ortaya ç ıkan bu olumsuzluğun çaresi yargı bağımsızlığı ve yargı denetimidir. Anayasa Mahkemesi'nin bir kanunu, Danıştay' ın bir hükümet tasarrufunu iptal etmesini yasama ve yürütmeye müdahale ya da üstünlük olarak alg ılamamal ı, kuvvetler ayr ılığırtın ve hukuk devletinin doğal sonucu olarak görmelidir. Ülkemizde yasama ve yürütme, yarg ıya gereken ölçüde duyarlı olamamakta, onu zaman zaman engelleyici bir güç olarak görmektedir. Çok k ısa bir süre önce Rekabet Kurumu'nun kuruluş günü nedeniyle bir say ın Devlet Bakan ınız; Özelleştirme konusunda yaygara koparanlar, özelleş tinneleri engelleyenler... biçiminde bir beyanda bulunmu ştur. Bu beyanın bir kısmı bilim çevrelerine veya medyaya yönelik ise de, esas hedef yargı organlarına bir dokundurmad ır. Çünkü özelleştirmeye ilişkin hatal ı yasalar hakk ında Anayasa Mahkemesi, özelleştirme işlemleri hakkında da idari yarg ı organlar ı iptal kararlar ı verirler. Yasama ve yürütme, yarg ıya karşı bu görü ş ve tutumunu değiştirmelidir. Yargının, verdiği kararlarla yasama ve yürütmeyi gerekli durumlarda hukuk alan içine çektiği, hukukun yolunu gösterdi ği, yasama ve yürütmenin il

10 134.L önünü açtığı, yönetimi her türlü hukuk d ışı müdahalelere KONU ŞhSI karşı koruduğu ve yurttaşlarda demokratik rejime kar şı olan inanc ı geliştirdiği kabul edilmelidir. Öncelikle yönetim yargıya sahip ç ıkmalı, verdiği kararlara uymal ı ve ona her türlü donanımı sağlayarak onu yüceltmelidir. Böylece, yurtta şlarda uyu şmazlık durumunda yarg ı yolu d ışmda ba şka çözümlerin olmad ığına inanacak ve hukuk devleti olman ın gereği yerine getirilmi ş olacakt ır. Siyasi iktidarlar ın bilinen kimi nedenlerle, örneğin 1999 y ılında gerçekleştirilen Anayasa de ğişikliğinde olduğu gibi, imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde Danıştay' ımiz ın ön inceleme yetkisini kald ırmasına, bu şartlaşma ve sözleşmelere ulusal ya da uluslararas ı tahkim koşulu koymas ına olanak tanımasına, zaman zaman da yetkilerini kısıtlamasına kar şın Dam ştay' ımız, her türlü güç ko şullar altında dimdik ayakta kalmas ını bilmiş, kararl ılığından ve temel amaçlarından ödün vermemiştir. Bu tespitlere kar şın idari yargı bugün kimi nedenlerle etkin ve yaygın yargısal denetimi gerçekleştirememekte, yeterince hızl ı çal ışamamaktad ır. Toplum olarak yaşad ığımız değişim ve dönü şümler, bugün idarenin içinde bulundu ğu sorunlarla birlikte dikkate al ındığında idari yargın ın, adil, doğru ve hızlı bir yargılama i şlevini gerçekleştirecek şekilde yapılanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu köklü değişiklikler yapıl ıncaya kadar uygulamaya yönelik baz ı önlemlerle yargılamanın hızlanmas ı mümkün olacakt ır: İdari ve vergi dava daireleri genel kurullannda, kurula katıl ımın başkan ve üyelerin isteğine bıralcılmasıyla devaml ılık arz eden içtihatlar ın oluşmad ığına, oluşanların sıklıkla değiştiğine tanık olunmaktadir. Bu nedenle kurulu oluşturan üyelerin noksans ız olarak katılmalar ı sağlanmal ıdır. idari yargı hakim ve savc ıların dışı nda Danıştay'a üye seçiminin terk edilmesi gerekti ğini düşünüyoruz. Y ıllarca genel idareye hizmet etmi ş bir ki şinin bu idarelerin yarg ılanmas ında objektif olamad ığı ve bu yönde ku şkuların doğduğu uygulamalarla sabit olmuştur. 12

11 Demokratik ve saydam yönetimin gere ği olan 'Idari iş- 134m lemler hakk ında yönetilenlerin önceden bilgi sahibi olmalar ı " ilkesi- KONU ŞMASI nin sağlanmas ı için ç ıkar ılmas ı dü şünülen "Idari Usul Yasas ı " hazırlık çal ışmalar ının yapıldığı şu günlerde yaşanan bir olumsuzluk da idari yarg ı organlarının verdiği kararlara taraf ve vekillerinin uzunca bir süre ula şamamalar ıdır. Adli yarg ıda hemen karardan sonra tefhimle ö ğrenilen hüküm maalesef idari yargıda kararı yazma ve imzalama nedenleriyle aylar sonra öğrenilmektedir. 521 say ıl ı Kanun'dan bu yana usulü i şlemleri düzenleyecek ayrıntılı bir yasal düzenleme yerine HUMK'ya gönderme yapılması idari yargılamanın yetersiz kaldığı gerçeğini ortaya koymaktad ır. Davadan vazgeçme ve davaya kat ılanın temyiz hakkı gibi konuların mutlaka idari yarg ılamanın özelli ğine uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Asli müda} ıile, adli yargıda olduğu gibi taraflar ın d ışında kendi adına hareket etme hakkı tanınmalıdır. idari işlem ve eylemlere kar şı dava açma süreleri yeniden ve herkesin kolayca anlayabilece ği bir biçimde düzenlenmelidir. Uygulamada bu konuda yak ınmalar oldukça fazlad ır. İdari yargı kararlarının uygulanmamas ı halinde her ko-. şulda yetkililer hakkında daha süratli ve daha kolay ceza davas ı açılabiln-ıesine olanak sağlanmal ıdır. Uygulamada ortaya ç ıkan bir başka konu, ilk derece idare mahkemenin adli yargıdaki kadar yaygın olmaması ve dolayıs ıyla da bu mahkemelerin kolayl ıkla ulaşilabilir bir konumda bulurımamas ıdır. 25 ilde toplam 57 tane idare mahkemesi bulunduğu dikkate al ınırsa hala birçok büyük şehirde dahi idare mahkemesinin bulunmadığı aç ıkça görülmektedir. Yine idari yargıda hukuk fakültesi mezunu olmayan yargıçların atanmas ı da büyük sorunlar yaratmaktadır. idari yargıç olarak atanabiirnek için getirilen "Programlar ında hukuk veya hukuk bilgisine yeterince yer veren" tanımına hukuk fakülteleri d ışındaki birçok Yüksekö ğretim Kurumu gibi aç ık fakültelerinin çok az hukuk dersi okutulan baz ı bölümleri ile 13

12 134. YIL Anayasa değişikliği ile ilgili olarak; "bir binayı onarmak, KONU ŞMASI yenisini yapmaktan daha zordur", özdeyi şine uygun bir biçimde, 1982 Anayasas ı'nın yerine, tüm olumsuzluklardan annmış gerçekten demokratik bir anayasa yap ılmas ı gereği ivedi bir ihtiyaçt ır. Hak ve özgürlükleri s ıralayan fakat demokratik kurumla şmaya, dü şünceyi aç ıklama ve örgütlenme özgürlü ğüne sınınlamalar getiren ve en önemlisi 12 Eylül hukuku ürünü olan 1982 Anayasas ı'nın değişikliklerle, onar ılmas ına olanak yoktur. Yap ılacak şey, toplumsal barışı ve uzlaşmayı sağlayacak, ülkenin ayd ınlanmas ı ve demokratikle şmesi yönünde aç ıl ımlar getirecek, yepyeni ça ğdaş bir anayasa yapmakt ır. Bugün çağdaş anayasalarm temel hedefi, özgür, demokratik, insan haklanna dayanan, hukukun üstünlü ğünün geçerli olduğu, "hukuk devleti"nin alt yap ısını oluşturmaktır. Medeni ve siyasi haklar olarak tanımlanan "birinci ku şak hak!ar"dan, ekonomik ve sosyal haklar olarak tanımlanan "ikinci ku şak haklar"a, oradan "dayan ışma haklar ı" olarak adland ırılan, barış hakkı, sa ğlıklı bir çevrede ya şama hakkı ve gelişme hakkı gibi "üçüncü ku şak haklar"a olanak sağlayan yeni bir anayasaya şiddetle ihtiyacımız vardır. Avrupa Birliği'ne tam üye olma yolunda aday ülke durumunda olan Türkiye'nin, zaman yitirmeden bu de ği şiklikleri yapmas ı, iç hukukundaki yasalar ı uluslarüstü hiıkuka uygun hale getirmesi gereklidir. Çünkü Avrupa Birli ği devlet ve hükümet başkanlarının Aral ık 1999 günleri Helsinki'de yapt ığı zirve toplant ısında, Türkiye'nin tam üyeli ği yolunda aldığı ilke karar ı ve aday ülke statüsünün do ğal sonucu olarak, Avrupa standartlar ında hukukun üstünlüğü ilkesine dayal ı hukuk devleti normlar ını yakalamas ı gerekmektedir. Avrupa Birliği'ne tam üyelin yolu köklü bir hukuk reformundan geçer, bu reformun temel ilkeleri, AB siyasi liderleri taraf ından 1993 yılında Kopenhag'da belirlenmiştir. Siyasi kriterler, hukuksal kriterler ve ekonomik kriterler olarak ayr ı ayrı belirlenen bu kriterlere uygun yap ısal değişikliklerin gerçekleştirilmesi laz ımd ır. iktidar ı oluşturan üç partili koalisyon hükü- 16

13 meti tüm iyi niyetli girişimlere karşın, toplumsal uzla şmayı 134. YIL sağlayan hukuksal ortam ı yaratamamış, hızla geçirilen birçok KONU ŞMASI yasa kamuoyunda büyük tepkiler almıştır. Geçtiğimiz y ıl, 2 Mayıs 2001 günü TBMM' deki bütün siyasi parti gruplarının ortak desteği ile kabul edilerek, 10 Mayıs günü yınurlüğe giren Avukatl ık Kanunu'na destek veren iktidar muhalefet partileri genel başkanları ile milletvekillerine teşekkürlerin-üzi sunuyoruz. Avukatl ık Kanunu'nun getirdiği yeni olanaklar ve düzenlemelere karşın, savunmanın örgütü barolar ve onun üyeleri olan avukatların sorunları devam etmektedir. Bunun ba ş- lıca nedeni, birçok kesimin barolar ve avukatlar ın bağımsız savunma ve savunma dokunulmazl ığı adına elde ettiği yeni kazanımların bilincinde olmamalar ıclır. Meslektaşlanmıza yönelik ve çoğunluğu ölümle sonuçlanan saldırılar başta olmak üzere, ceza ve tutukevlerinde avukatlara yönelik haks ız davranışlar, Yargıtay kapı girişinde yaşanan olumsuzluklar, Yarg ıtay kararlarının vakıf aracılığı ile bilgisayar şirketine ücretle devri yoluyla bilgilenme hakkına getirilen smıılamalar, Avukatlık Kanunu'nun 2. maddesinde getirilen hak ve yetkileri, resmi kurum ve kurulu şların bir ayncal ık olarak algılanması sonucu gösterilen engellemeler, son olarak Adalet Bakanlığı'nın yaymıladığı bir genelge ile adliye binaları içindeki baro odalarında kullanılan su, elektrik, ısınma gibi giderlerin barolardan istenmesi barolarımız tarafından hayret ve tepkiyle kar şılanmıştır. Tüm bu sorunların, say-savunma-karar üçlüsünden olu şan yargı bütünlüğü anlayışı içinde çözüleceğine ilişkin umudumuzu yitirmiş değiliz. Türkiye Barolar Birliği ve barolar olarak bize verilen yasal hak ve yetkilerin kullanılmasında son derece titiz davranacağınıızı, bu konuda gerekli sorumluluk ve duyarlili ğı göstereceğimizi belirtmek isteriz. 11 Eylül 2001 günü bir güç simgesi olan Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan saldır ı sonras ı, Atatürk ve arkadaşlarının bize emanet ettiği çağdaş, demokratik, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin önemi ve konumu, dost ve dü şman tüm çev- 17

14 134. YIL relerce bir kez daha anla şılmas ına kar şın, teokratik devlet öz- KONU ŞMASI lemcileri, ayr ılıkç ı ve bölücü politika temsilcileri, değişim ve özgürlük söyleminde bulunma bahanesiyle kinlerini d ışa vurmakta ve genç Cumhuriyet'imizden Atatürk Devrimleri'nin rövanşını almak istemektedirler. Kuruluşundan buyana ülkemize, hukukun üstünlü ğü ve hukuk devleti kavramlanr ırn güncelle şerek yaşama geçmesi için uğraş veren Barolar Birli ği, geçmişinden ald ığı güç ve bilinçle bu konudaki çal ışmalarını kararlılıkla sürdürecektir. Yüce Danıştay' ın 134. kurulu ş y ıl ını tekrar kutlar, hepinize saygılar sunarım. 18

15 Dan ıştay' ı n 135. Kurulu ş Yıldönümü ve Adli Yarg ı Günü Konu şmas ı 10 Mayıs 2003

16 Say ın Cumhurba şkanım, Yargı organlarımız ın sayın Yargıç ve Savc ıları, Değerli Meslektaşlarım, Say ın Konuklar, Yaz ıl ı ve Görsel Bas ımm ızın sayın Temsilcileri, Danıştay' ımızın 135. Kurulu ş Yıldönümü nedeniyle kutlanan "idari Yatgı" gününde sizlere seslemnenin onuruyla saygılarımı sunar, Daı uştay başta olmak üzere, 25 bölge idare mahkemesi, 50 idare mahkemesi, 51 vergi mahkemesinde "İdari Yarg ı " görevini yürüten yargıç, savcı ve tüm çalışanlar ı gönülden kutlar başarılardilerim. idari yargı, olağanüstü yetkilerle donatılmış yürütme karşıs ında, birey haklarına yönelik, sağl ıklı bir denge kuran ve bireylerin haks ızhğa uğramasını önleyen bir güçtür. Ülkemizde bu yarg ısal güç, 10 May ıs 1868 tarihinden itibaren çeşitli evreler geçirerek 135 y ıldır Danıştay tarafından kullanılmaktad ır. Bu özellikleriyle Danıştay' ımız devletin mutlakıyet, meşrutiyet, Cumhuriyet dönemlerini yaşamış köklü ve saygın bir anayasal kurulu ş olarak, Cumhuriyetin kazan ımlarının ve laik hukuk düzeninin en büyük gücü ve güvencesi olmuştur. Zorbahk ve esaret rejimleri, güçlerin bir veya birkaç elde toplanmas ından doğmuştur. Tarihteki antidemokratik rejimlerde, taçlı devletlerde egemen olan zorbal ık ve baskı politikalan yoğunla şan kudret tekelinin ürünüdür. Bu durum sadece bask ıcı kral ve diktatörlere özgü de ğildir. Bir elde toplanan ve kabma sığmayan sımrs ız güç, her ko- 21

17 135. YIl şulda insan hak ve özgürlüklerinin yan ı sna demokrasinin de KONU ŞMASI en büyük dü şmarudır. Demokrasilerde de çoğunluk denetimsiz ve rakipsiz bir kuvvet durumuna gelince, ayn ı sonuca vanr, tıpkı antidemokratik rejimlerde olduğu gibi zorbal ık ve bask ı politikas ı egemen olur. Demokratik düzenin doğal sonucu olarak ortaya ç ıkan bu olumsuzlu ğun çaresi yargı bağımsızhğı ve yargı denetimi ile iktidarı hukuk içine çekmektir. Parlamenter demokratik sistemin doğal sonucu olan kuvvetler ayrılığı ilkesinin uygulanması halinde, yürütmenin, idarenin, yönetimin hukuka ba ğl ılığını sağlamada en etkili yol, bağımsız yargı denetimidir. Başka bir anlatımla, düzenleme yetkisini ve güç kullanma tekelini elinde bulunduran, yasama ve yürütme erklerinin eylem ve i şlemlerine karşı bireyin en büyük teminatı, halk adma yarg ılama yapan ba ğımsız yargıd ır. Mutlak ıyet ve Meşrutiyet devirlerinde hukuki belgeler ve anayasalarda yer alarak yönetimin yarg ısal denetimini üstlenen, idari yargı Cumhuriyetle birlikte çağdaş bir yap ıya kavuşmuştur. Yönetimin eylem ve i şlemlerine kar şı yargı yolunun aç ık olduğu Anayasa'nın 125. maddesinde vurgulanarak, hukuk devletinin zorunlu öğelerinden birinin altı çizilmiştir. Yargı yolu hiçbir neden ve biçimde k ısıtlanamaz. Yürütme ve yönetme yetkisi, görev ve takdiri, Anayasa ve yasalara göre kullanılir ve yerine getirilir. Yargı denetimi ve kararı, bu görev ve yetkinin "Anayasa ve yasalara göre kullan ılmas ın ı ve yerine getirilmesini" sağlamak, yönet "hukuk düzeni" içinde tutmak için gereklidir. Yönetimin hukuka ba ğlılığmı yargısal denetimle sağlamak, hukuk devletinin zorunlu bir gereği, bireyin onuru ve insan haklar ırun güvencesidir. Hukuk devleti için bu denli önemli olan yargı denetimiyle ilgili olarak ülkemizde idarenin -devletin, yürütmenin- bü- 22

18 tün eylem ve işlemlerinin yarg ı denetiminden geçtiği söyle- 135.YI nemez. KONU ŞMASI idarenin yarg ısal denetimiyle ilgili en temel ilkeyi düzenleyen Anayasa'mn 125. maddesi "Idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yarg ı yolu aç ıktır" düzenlemesinin yan s ıra, ya aynı maddenin değişik fıkralar ında ya da diğer maddelerde bu temel ilkeye s ınırlamalar getirerek idari yarg ının, yargısal denetimini önemli ölçüde kısıtlamıştır. Anayasa'ya göre idari yargının yargısal denetimi d ışında olan i şlem ve düzenlemeler ise; Cumhurba şkanının tek başma yapaca ğı işlemler, Yüksek Askeri Şura Kararlar ı, Hakimler ve Savc ılar Yüksek Kurulu Kararlar ı gibi işlem ve karalar. Yargı denetimi ba ğışıklığına sahip idari işlemlerin bu denli mevcudiyeti idarenin yarg ısal denetimir ıi zay ıflatmakta ve hukuk devleti ilkesini zedelemektedir. idari denetim d ışında b ırakılan bu örnekler yan ında, idari yargılama usulünün temelini belirleyen ilkeler aç ısından getirilen sınırlamalar da vard ır. Anayasa'nn 125/5 maddesinde, yürütmenin durdurulmas ı kararı verilebilmesi için telafisi güç ve imkans ız zararlann doğmas ı ve idari i şlemin aç ıkça hukuka ayk ırı olmas ı şartlann ı n birlikte gerçekleş mesi... koşuluna bağlanmasıyla, yürütmenin durdurulmas ı yolu, hızl ı keyfi ve hukuka ayk ırı bir biçimde hareket etmeyi al ışkanl ık haline getiren idareler lehine bir durum yaratmıştır. Bütün bunlar yurtta şların hak arama özgürlüğünü s ınırlamakta ve yarg ıya olan güvenlerini zay ıflatmaktad ır. İdari yargıy ı zay ıflatan ve böylece yönetimin yarg ısal denetimini engelleyen ya da geciktiren, bu ve benzeri olumsuzluklar hızla giderilerek, yurttaşın güçlü, etkin ve olanakl ı idare kar şısında hak arama özgürlü ğünün önü aç ılmal ıdır. Bu bağlamda, idari yarg ı denetiminin, idarenin her türlü eylem ve i şlemlerinin yargı denetimine tabi oldu ğu biçimindeki, Anayasa'nın 125/1 maddesi hükmünde yer alan yal ın ama hukuka uygun biçimiyle yap ılabilmesi için bu denetime birçok önemli kısıtlama getiren Anayasa de ğişiklikleri başta olmak üzere, Danıştay ve idari Yargılama Usulü Kanunu'nda

19 135YIL değişiklikler yapılmas ı gerekmektedir. Bu konuda yap ılmas ı KONU ŞMASI gerekli yasal düzenlemeler ve çözüm önerilerimiz şunlard ır; Öncelikle 'Idari Usul Kanunu" değiştirilerek, idarenin nasıl davranmas ı gerektiğinin standart kurallara bağlanması yanında, yönetilenlerin de -yurtta şlar- idari işlemler hakk ında önceden bilgi sahibi olması ilkesinin getirilnıesiyle, ç ıkacak uyu şmazlıkların yarg ı önüne gelmeden büyük oranda çözümlenmesine olanak sa ğlanmal ıdır say ılı idari Yarg ılama Usulü Kanunu'nda HUMK'ya göndeıtıe yapmak suretiyle çözüm üretilmesi, kendine özgü yapısı olan idari yargılama usulünü bir anlamda HUMK'mn etkisi alt ında b ırakarak gelişmesini önlemektedir. Bu uygulamadan vazgeçilerek, idari yargının yap ısına, işleyişteki mantığına uygun bir biçimde özgün olarak düzenlemek gereklidir. Ayrıca, adli yargıda usul yasalar ında AİHM kararlarıyla bağlantıl ı olarak "hak ihlali" durumunun tespiti halinde, bu durumu "yarg ılanıanrn yenilenmesi" sebebi sayan de ğişiklikterden sonra, İYUK'da da aynı değişikliğin yap ılması gerekir. Çünkü hukuk devleti anlayışı içinde, idarenin işlemlerine karşı bu denetim yolunun da aç ık olmas ının önemi tartışılmaz. - Danıştay idari ve vergi dava daireleri genel kurullann ın s ıkl ıkla toplanmas ını ve ayrıca birlikte toplanmalar ı sağlanarak, ilke ve içtihat birliğinin olu şması yolunda gerekli düzenlemelerin yap ılmas ı, kurulların yeni işlevlerle donatılması gerekmektedir. Bu noktada, Danıştay Kanunu'nun 17. maddesinde yap ılması öngörülen değişikliği destekliyoruz. - İlk derece idari mahkemelerinin yurttaşlann kolayca başvuracağı say ıya çıkar ılması, idari i şlem ve eylemlere karşı dava açma sürelerinin yeniden ve herkesin kolayca anlayabileceği biçimde düzenlenmesi, idari yarg ılamada ispat vas ıtalannın genişletilmesi gibi konulara gereksinim duyulmaktad ır. - Israrla üzerinde durduğumuz bir konu da; idari yarg ıda hukuk fakültesi mezunu olmayan yarg ıçların atanmas ıdır. Bu 24

20 sorun, yargıçlığa giri ş sınavlar ının ÖSYM tarafından yapılma Y İ ya başlanmasından sonra büyük oranda çözülmü ştür. Yap ı- KONU ŞMASI lan sınav sonuçlar ında, sadece hukukçular başarıl ı olabildiği gibi ayrıca isim yapmış donanımlı hukuk fakültesi mezunlan başarıl ı olabilmişlerdir. - Danıştay' ın ilk derece mahkemesi olarak görevlendirildiği konular daraltılarak, yerine temel konularla ilgili kanın tasarılarını Danıştay incelemesine sunarak yasaların kanun tekniğine uygun ç ıkmasını sağlamak, idare ve vergi mahkemelerinde tek hakimle bakılan davalarda parasal s ınırları gerçekçi ve güncel olarak belirlemek. - Danıştay tarafından iptal edilen düzenleyici i şlemler başta olmak üzere, yurttaşlar ı aydınlatacak önemli kararlar resmi gazetede yay ımlanarak ilgililerin bilgisine sunulmal ı, idari yargı kararlarının hangi nedenle olursa olsun uygulanmaması halinde, Anayasa'nın 129/4 ve IYUK'nın 28/4 maddelerindeki düzenlemelerin yetersizli ği de dikkate alınarak bu konuda daha a ğır yapt ır ımlar içeren yasal düzenlemeler getirilmelidir. - Bu say ılanların dışı nda belki de en önemlisi, idarenin hukuka uygun davranma yönünde gösterdi ği mantık bozukluğunu giderniesi, kendisini hukukla ba ğlı hissetmesidir. Hukuksal ve yasal düzenlemeler, salt tek ba şına yeterli de ğildir. Sorunun as ıl kaynağı; "hukuku ve hukuk devleti"ni içine sindirememi ş, kendisini hukuk ve yasayla ba ğlı hissetmeyen, idari yargıy ı, yönetimi yavaşlatan, sorun yaratan başka bir anlatımla, hukuku her işte ayak bağı olarak gören, hukuktan s ıkılan, yerel yönetimler ve siyasal iktidarlard ır. Yerel yönetimlerin çoğunluğu kendilerinin idari yarg ı kararlarına karşı bağışıklıklarmın olduğunu sanarak, kentlerde, k ıyı şeritlerinde ve orman arazilerinde hukuk d ışı imar uygulamalar ı yanında, hukuk tanımaz davranışlar sergileyebilmektedirler. Çok kısa süre önce, başkent Ankara'da, Danıştay binas ından beş yüz metre ilerde yaşanan trajikomik olay, sorunun ne denli derin olduğunu açıkça belgelemektedir. Büyük şehir Belediye Başkanlığı'nın S ıhhiye'de yapmayı planlad ığı ve de bir biçim- 25

21 135-YIL de yaptığı bir inşaatın, yine Çankaya Belediyesi'nce y ıkılmas ı KONU ŞMASI konusunda karar almas ı sonucu iki belediyenin (ta şh-sopal ı- araçh-gereçli) mücadelesi, hukuk tan ımazl ığın ve idari yarg ı- ya güvensizliğin ne noktalara vard ığını göstermesi bak ımından çok ac ı bir durumdur. Hukuk devletiyim diyen, bir ülkede ya şanması mümkün olmayan bu ve benzeri olaylar, bizi yönetenlerin hukuka, hukukun üstünlü ğüne, yasaya ve hukuk devletine bak ışını göstermesi bakımından son derece çarp ıc ıdır. Bu anlay ıştaki yerel yönetimleri yeni yetkilerle donatmak ne kadar do ğru bir karar olur, üzerinde iyice dü şünülmesi gerekti ği kan ısındayız. Her genel seçimden sonra oluşan siyasal iktidarlar, s ınırl ı oranda yeti şmiş ve deneyimli kamu görevlisinin bulunduğu, yönetim kademelerinde "liyakata" değil "siyasete" önem verdikleri için, seçim sonras ı kamu yönetiminde bir anlamda deprem ya şanmaktad ır. Tefti şler, tahkikatlar, atamalar, yer değiştirmeler, emekliye ay ırmalar, istifalar, iknalar sonucu, genelde yargının, özelde idari yargının, iş yoğunluğunda patlamalara neden olmaktad ır. Anayasa ve yasalardan önce yönetim anlay ışımızı değiştirmemiz gerekmektedir. Önemli olan insand ır, bireydir. Devlet, bireylerden olu şan toplumun olu şturduğu büyük bir organizasyondur. Devlette her şey hizmete endekslenmelidir. Tüm devlet görevlileri halk ın hizmetkarlar ıdır, efendileri değil. Yetki kullanımında bu temel ilke göz önünde bulundurularak, hizmette yararl ıl ık esası öne çıkarılmal ıdır. Hizmetin en üst düzeyde i şlemesini sa ğlamak, yetkililer için temel tercih olmal ıdır. Görevlileri atama yetkisine ve takdirine sahip olanlar bu yetkilerini ve takdirlerini kullarurken; partili, sempatizan, dost, ahbap gibi yak ınl ık ilişkilerine göre değil, hizmetin özelliklerine göre davranmal ıdırlar. Yine "idarenin takdir hakk ı " bu noktada "keyfihikten" ancak "gerekçe" ile ayrılır. Yargı denetimini inkar etmiyorsak, idari karar ve işlemlerin mutlaka hukukça geçerli gerekçelere dayanmas ı zorunlulu ğunu da kabul etmemiz gerekir. Kald ı ki, 26

22 haklı ve hukuka uygun gerekçe gösterilince, yarg ı denetimin Yit den çekinmek için sebep de kalmaz. KONUŞMASI idari yarg ı sorunlanmn çözümü konusunda son önerimizde, alternatif çözüm usulleri olacakt ır. Bu önerimiz, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin "idare hukukunda alternatif uyu şmazl ık çözümü"yle ilgili tavsiye karar ına dayanmaktad ır. 5 Eylül 2001 tarihinde, Bakanlar Komitesi taraf ından kabul edilerek, 9 say ılı tavsiye kararı olarak sunulan bu karar, idari yargılamada ya davadan önce ya da dava s ıras ında idare ile yurtta ş arasında dostane çözümü önermektedir. Anayasa ve yasalarda yer alan düzenlemelerden kaynaklanan idari yargı sorunlan yan ında, genel yargı sorunları da idari yargıyı etkilemektedir. Bunlar ı; yarg ılamanın ağır işlemesi sonucu adaletin gecikmesi, hukuk e ğitiminin yetersizliği, yargıç, savcı ve adliye personelinin yaptıklar ı işin önemine ve yoğunluğuna uygun ücret alaniamas ı, adliyelerin bina, araç, gereç yönünden yeterli donan ıma sahip olamaması, yarg ının genel bütçeden aldığı pay ın, kamusal işlevi ile orant ılı ve yeterli olmaması ve hepsinden önemlisi yargının bağımsızl ığına tam olarak kavuşamamas ı olarak sıralayabiliriz. Bu ve benzeri toplantılarda, yargının sorunları ve çözüm önerileri o kadar çok dile getirilmi ştir ki, artık bilinmeyen ya da tartışılmayan bir konu kalmamıştır. Bir anlamda, siyasetçisi, yarg ıcı, savc ısı, avukat ı ve yargıyla doğrudan ya da dolayl ı ilgisi olan herkes bu sorunlar ı ve yaklaşık çözüm önerilerini bilmektedir. Peki, neden bu sorunlar çözülememektedir? Çünkü yürütme erkini elinde bulunduran siyasal iktidarlar, hiçbir biçimde güçlü ve ba ğıms ız bir yarg ı istememektedirler. Muhalefette yarg ının önemi ve konumu yanında "hukuk devleti" için söylenenler ve yap ılan iyimser tespitler iktidara gelince kesinlikle unutulmaktad ır. Bunun en çarp ıcı göstergesi, iktidarlar ın genel bütçeden yargıya ayırdığı payd ır. Cumhuriyetin ilk y ıllannda % 4'ler civannda seyreden bu oran, yarg ının t ıkandığı ve işlevini yitirme durumunda kald ığı günümüzde bindeler civar ında gezin- 27

23 135YI[ mektedir. Yine son y ıllarda, Emniyet Genel Müdürlü ğü'nün KONU ŞASI ve Diyanet İşleri Başkanlığı bütçelerinin, genel bütçeden ald ı- ğı payın, yargıya ayrılan paydan üç dört kat fazla olmas ı da siyasal iktidarların, yargıya ve hukuk devletine yakla şımlar ı- nı sergilemesi bakımından çok şeyler ifade etmektedir. Bugün üç yüksek mahkememiz başta olmak üzere, tüm mahkemelerde yap ılan i şin önemine ve yoğunluğuna uygun, bina, araç, gereç ve donan ım yoktur. Özellikle, Danıştay ve Yarg ıtay'm yoğun iş yükü ve dosya akışı kar şısında, yeni binalara şiddetle ihtiyaç vard ır. Tüm bu ve benzeri sorunlar orta yerde dururken ve de bunlar ı çok çarp ıcı bir biçimde dile getiren bir Adalet Bakan ı görevdeyken, toplumun güvencesi, devletin temeli, ülkenin geleceği olan, adalete ayr ılan pay yine yerinde say ıyorsa, bu konular ı daha çok uzun yıllar tartışacağız demektir. Ancak şunun kesinlikle bilinmesi gereklidir; geçmi ş kültürlerimizden kaynaklanan "Devlet ve Adalet" birlikteliğiyle, ça ğdaş yaşamın ürünü ve beklentisi olan "hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü" kavramları, geçmişten günümüze toplumun ortak haf ızasında yer etmiştir. Bunun do ğal sonucu olarak, her kesimden insanımız, ister ayd ın, ister işçi, ister esnaf, ister köylü olsun, e ğer yargı adil, doğru, hızl ı ve düzenli i şleyecek olursa, toplumu ve onun kurumlarını çürüten tüm engellerin ortadan kalkacağma inanmakta ve neredeyse tüm sorunlar ının çözümünü bağıms ız ve adil yargıda görmektedir. Siyasal iktidarlar ın artık toplumsal bir istek haline gelen ve yarg ının sorunlar ının çözülmesi ile diğer tüm sorunlarımızın çözüleceği yönündeki bu ortak inanca, bu ortak beklentiye yanıt vererek, gerekli önlemleri almas ının zamanı geldiği kanısmday ız: S ıras ı gelmi şken şu hususu da hat ırlatmak istiyorum, iktidarların zaman, zaman yasaya oy kullanan milletvekilinin dahi neden oy verdi ğini bilmediği ve bakanl ık bürokratlarının çoğu kez gerçeklerden ve toplumsal ya şamdan kopuk olarak hazırlad ığı, yasala ştığı an eskiyen işlevini yitiren, yeni sorunlar üreten, yasalar ı çıkarmaktan ve yasama çalışmasını salt yasa ç ıkarmaya endekslemekten kurtulmas ı gereklidir. Tüm iktidarların ifade ettiği ancak hiç birinin gerçekle5tire- 28

24 mediği yöntem olan toplumsal uzla şma, yasal düzenlemeler- 135Yk de mutlaka sağlanmal ıdır. KONUŞASI Say ın Cumhurbaşkanım, değerli konuklar, Ülkemiz, iç ve dış sorunlar bakımından tarihinin en kritik, en s ıkıntılı dönemini yaşamaktadır. Ulusal anlamda ya şanan siyasal, sosyal ve ekonomik sorunlar yan ında, uluslararası ilişkilerde de ülkemizin ve bölgemizin co ğrafyas ım etkileyecek çok ciddi olaylarla kar şı karşıyayız. Tüm bu sorunlar ı, ulusal birlik ve dayanışma anlay ışıyla aşabilir ve ancak bu şekilde üstesinden gelebiliriz. Çünkü ağır mali koşullar altında ezilen halk ımız, yakınmalara kar şın giderilemeyen işsizlik, yolsuzluk, rü şvet, düzensizlik, eşitsizlik, adaletsizlik ve benzeri toplumsal sorunlar karşısmda kendisini bu hale getirdiğine inandığı siyasal partilere en büyük dersi vererek onları, parlamento d ışmda bırakmıştır. Bu demokrasi dersini, bu sessizlerin ve kimsesizlerin sesini, ilgili her kesimin çok iyi okumas ı politikalarını bu sonuca göre kurgulamaları gerekmektedir. Her kademedeki yetkili kişi, bulunduğu yerin ve makamın çekiciliğine kap ılmadaı-ı, kendisini oraya getiren iradenin biçimlendiği demokratik gelenek ve anlayışlara saygılı olarak, adil, objektif ve hukuk içinde hareket etmek durumundadır. Aksi uygulamalar hiç kimseye yarar getirmediği gibi, ya şanmış acı olayların "tekerrürlerine" neden olacak ve ülkeye zaman kaybettirecektir. 29 Ekim 1923 günü" Cumhuriyet'le taçlanan devletimiz ve demokrasimiz 83 y ıldır tüm engellere karşın, onurla ayakta durmaktad ır. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuranlar, kuruluştan itibaren çağdaş değerleıin bir bütünü olan muas ır medeniyetleri kendilerine hedef seçmişler ve geleneksel Osmanlı toplumu yerine, modern-ça ğdaş Türkiye toplumunu yaratmaya yönelmi şlerdir. Bunun doğal sonucu olarak, her alanda yenilik ve devrim yaparak, çağdaş değerler üzerine yükselen, laik, demokratik, modem bir devlet kurmuşlard ır. Bu anayasal devletin yap ısı, kurulu ş felsefesi insan haklar ı ve 29

25 135. YIl özgürlükleri amaç edinmi ş, sürekli geli şen ve yenilenen statik KONU5M4S İ değil, dinamik bir yap ıdır. Ama üzülerek ifade etmek isterim ki; özellikle 1946 y ılından itibaren çok partili seçim sistemine geçilmesinden sonra, politikan ın doğasından gelen, sırf oy ve seçim kaygilar ıyla uygulanan popülist politikalar, devrimleri hedefinden sapt ırmış bir çok çağdaş kurum, kurulu şundaki konumlarmdan çok gerilere dü şmüştür. Laik yönetim, laik hukuk ve laik eğitim temel eksenleri üzerine oturtulan Cumhuriyetimizin 83. y ılmda ya şadığınuz sorunlar ve kar şılaştığınıız manzaralar son derece dü şündürücü ve kaygı vericidir. Hemen yanı başımızda, tüm dünyanın gözleri önünde ABD ve yandaşlan tarafmdan hiçbir mant ıksal ve hukuksal gerekçeye dayanniayan ve tamamen emperyalist geçmi şlerine uygun bir davranışın uzantısı olan hak sava şı ve işgali, uluslararas ı hukuku, uluslararası sözleşmeleri ve en önemlisi, kendi elleriyle kurduklar ı BM te şkilatını, büyük oranda ihlal etmiş, yıpratmıştır. Ac ılara ve felaketlere neden olan iki büyük sava ştan sonra 1945 y ıl ında imzalanan Birle şmiş Milletler Antla şmas ı, aynı yıl oluşturulan Uluslararas ı Adalet Divan ı, insan Haklar ı Evrensel Bildirgesi, Halklar ın Barış Hakk ı Bildirgesi, Her Türlü Irk Ayrımcıliğmın Kaldırılmas ı Uluslararası Sözleşmesi, UNESCO'nun Bar ışın ve Uluslararas ı Anlay ışın Pekiştirilmesine, İnsan Haklar ına Sayguıın Yay ılmas ına, Irkç ıl ık, Irk Ayrımı ve Sava ş Kışkırtıcılığının Önlemesinde Kitle ileti şim Araçlarının Katk ısına ilişkin Temel Ilkeler Bildirgesi ile bu ve benzeri anlaşmalar ın Avrupa ayağını oluşturan Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi ve buna ba ğlı olarak geli ştirilen protokol ve sözleşme hükümleri geçerlili ğini korudu ğu sürece bu anlamsız savaşı izah etmeye olanak var mı? Yanl ış diplomasilerle etkin olamadığımız fiili durumun, ulusal birliğimiz ba ş- ta olmak üzere, ekonomik ve sosyal yönden, en çok ülkemiz geleceğini ilgilendirdi ği bir gerçektir. Y ıllard ır ulusal bir dava olarak toplumsal bilincin-ize yer etmiş olan K ıbrıs sorununda "Güney K ıbrıs Kesimi" nin hukuka aykırı olarak, bir "oldubitti" sonucu, Avrupa Birli ği'ne almmasıyla birlikte, daha zor ve çetin bir sürece girilmi ştir. Bu a şamada Kıbrıs sorununun iki 30

26 toplumun varl ığın ve hukukunu tanıyan, aynca ilgili devlet- 135iiL lerin arşivlerindeki belgelere ve yurtta şlarınn belleklerindeki KONU ŞASI anılan aykırı olmayan insani, hukuki ve gerçekçi çözümlerin getirilmesini diliyor ve bekliyoruz. Avrupa Birliği-Türkiye ili şkilerinde üzülerek ifade etmek isteriz ki, bat ılı dostlar ınız bize içtenlikli davranmamakta, yaşanan süreçte Türkiye, tercihini hep ça ğdaş dünya ve Avrupa yönünde yapmasına karşın, aynı ilgi ve deste ği görememektedir. Oysa Türk toplumu, Türk insan ı Avrupa Birliği üyeliğini Türkiye'nin önünü açacak çok ciddi bir ça ğdaşlaşma projesi olarak görüyor, Avrupa'yı bir coğrafya olarak değil "çağdaş değerler" bütünü olarak alg ıl ıyor. NATO ba şta olmak üzere, askeri-sivil tüm birlik ve kurulu şlara üye olan ve katk ı veren Türkiye bunun gereği olan yükümlülüklerini de "Kore'de, Somali'de, Bosna'da ve Afganistan'da" duraksamadan yerine getirmi ş ve uluslararas ı birlikteli ğe hep destek olmuştur. Türk toplumu bu özveri ve iyi niyetli davranışinin karşılığını görmek istemektedir. Bu hakl ı beklentiye karşın, Avrupa Birliği yeni üyelerin hiçbirinden istemediği birçok ko şulu ülkemize dayatmakta, ulusal ve uluslararas ı konularda, üyelikle hiç ilgisi olmayan "Güney Doğu sorununu çöz, K ıbns sorununu çöz, Ermeni soyk ır ımını tan ı, dernokratikleşmeni gerçekleştir" gibi yeni ko şullar ileriye sürmekte ve i şi kesinlikle a ğırdan almaktad ır. Avrupa Birliği yetkilileri bunlarla da yetinneyerek, İslam dünyas ının içinde tek demokratik, laik hukuk devleti olma mücadelesinde temel dayana ğın-uz olan ve bizi biz yapan, Atatürk ilke ve devrimlerinden vazgeçmemiz halinde birlik içine girebilece ğimizi ifade edebilmişlerdir. Ulusal birliğin tartışmaya aç ıld ığı, insan hakları ve özgürlükler adına üniter yap ının zorlandığı, kutsal din duygular ı adına laik yap ının yıpratıldığı, bir dönemde Avrupa'dan gelen bu çatlak sesler lüçte tesadüi değildir. Ama şunun; tüm dost ve dü şman taraf ından bilinmesini özellikle istiyoruz, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel felsefesi, Atatürk ilke ve devrimieridir. Bu ise; aklın ve bilimin aydın- 31

27 135. YIL lattığı çağdaş dü şünce sistemidir. Bu dü şünce sistemi; yasa- KONU ŞMASI mada, halk ın kayıtsız şartsız egemenliğine dayal ı parlamenter demokratik cumhuriyeti, onun denetiminde yürütmeyi ve tam ba ğımsız yargıyı içeren, ulusçu, halkç ı, devrimci ve laik yaşamı, vazgeçilmez ötelenınez bir temel olarak kabullenir. İşte tüm bunlar ın ifade edildiği kavram bütünü Atatürk ilke ve devrimlerini olu şturur. Amaç, ça ğdaş devleti ve çağdaş toplumu yaratmak, gelişmiş uygarlık düzeyini yakalamak suretiyle ulusu gönençli k ılmak ve yurttaşın başım dik tutmaktır. Hiç kimse, ama hiç kimse bizi biz yapan bu de ğerlerden ve bu ayd ınlık yoldan geri çeviremez, bir biçimde bu de ğerlerden vazgeçmemizi isteyemez, ne denli a ğır bedel ödense de bu istemler her ko şulda reddedilmeye mahkumdur. Her Türk aydmının varlık nedeni olan bu de ğerlere hepimizin içtenlikle sahip ç ıkmas ı gereklidir. Çünkü tam ba ğımsız antiemperyalist, gerçekçi ve hümanist Atatürkçü düşünce, hepimizin her yerde korumas ı ve kollamas ı gereken yüksek bir değerler bütünüdür. "Ben manevi miras olarak hiçbir doğma ve donmu ş, kal ıplaşm ış hiçbir düstur b ırakm ıyorum. Benim manevi miras ım, ilim ve ak ıld ır. Manevi miras ç ılar ım ancak, akl ın ve ilmin rehberliğini kabul edenlerdir" diyen büyük önder Atatürk'ün bu manevi miras ı olan akıl ve bilim yolumuzu sonsuza kadar ayd ınlatacaktır. "Çağdaş bir Türkiye özlemidir bizi yönlendiren, demokrat bir cumhuriyettir. Temel hedefimiz, 'Özgür yurtta ş ' olmakt ır seçimimiz, İnsan Hakları, hukukun üstünlüğü ve sivil toplumdur. Özümsediğimiz, eşitlikçi, dürüst, erdemli ve demokrat bir yönetimdir isteğimiz " işte bizi aydınlığa götürecek yol bu yoldur. Sizlere bu duygu ve dü şüncelerle saygılar sunar, laik ve demokratik Cumhuriyetimizin teminatlar ının başında gelen, yüce Daıııştay' ımızın nice yüz y ıllara kavu şmasını dilerim. Saygılar ımla. 32

28 Dan ıştay' ın 136. Kurulu ş Yıldönümü ve Adli Yarg ı Günü Konu şmas ı 10 Mayıs 2004

29 Sayın Cumhurba şkanım, Danıştay' ın 136. kurulu ş yıldönümü ve "idari yarg ı " günü nedeniyle düzenlenen toplant ıya ho ş geldiniz, sizi ve toplantıyı onurland ıran sayın konukları saygılarımla selamlıyorum. Yargı birlikteliğine duyarlılığını her zaman sergileyen Daruştay' ımızın her kutlama gününde özgür ve ba ğımsız kürsüsünü, savunmanın temsilcilerine açmas ını son derece anlamlı ve önemli bulduğumuzu yinelerken, başta Danıştay olmak üzere, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinintj zverili çal ışanlarıım-ı "idari yargı günü"nü kutlar, kuruluşundan bu yana, imparatorluk ve Cumhuriyet dönemlerinde çok önemli görevler üslenmi ş Danıştay' ımızın nice yıllar aynı saygınlıkla varl ığını sürdürmesini dilerim. Kısa süre önce, emeklilik nedeniyle Dan ıştay Başkanlığı'ndan ayr ılan, görevde bulunduğu süre içinde başarılı çalışmalarıyla ülkemizde hukukun üstünlüğüne ve hukuk devletine büyük katkılar sunan sayın Nuri Alan'a yeni yaşamında sağl ık ve mutluluklar dilerken, yerine Ba şkanlığa seçilen ve üstlendiği bu görevi de önceki görevleri gibi duyarl ıl ıkla sürdüreceğine inandığım sayın Ender Çetinkaya'y ı da kutlar, başarılar dilerim. Kısaca, olağanüstü yetkilerle donat ılmış yürütme karşısında, denge kuran, bireylerin hukukunu devlete karşı koruyarak onların haksızlığa uğramasını önleyen bir güç olarak tanımlayabileceğimiz "idari yarg ı" görevini, ülkemizde idare ve vergi mahkemeleriyle Dan ıştay yanında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üstlenmiş bulunmaktad ır. Bu anlamda Danıştay ve idari mahkemeleri, yurttaşların devletle olan ili şkilerinde ortaya çıkan hukuki sorunlarda, insani ve adil çözüm- 35

30 3k YIL ler bularak toplumda adalet duygusunun geli şmesi yanında, KONU ŞMASI hukukun üstünlü ğünü sağlamak durumundad ırlar. Başka bir anlat ımda "idari yarg ı", devleti olu şturan erklerden "yürütme" ve onu bütünleyen "idare"nin eylem ve kararlar ının hukuka uygunluğunu denetler, devlet yönetiminin hukuk içinde kalmas ım sağlar. Bu yönüyle "idari yarg ı " yürütme ve idareyi temsil eden siyasal iktidarlar ın en büyük güvencesidir. Çünkü yürütme ve idarenin kimi hukuk d ışı eylem ve davranışlarını denetleyip, onlar ın hukuka uygun biçimde gerçekleşmesini sa ğlayarak, yürütme ve idarenin hukuk içinde kalmasına yard ımc ı olan "idari yarg ı" bu yönüyle duyarlı bir siyasal iktidarm en güvenilir yol göstericisi durumundad ır. Tüm siyasal sistemler, iki temel kavramın varl ığı ve bu iki kilit kavranun kendi içlerindeki ya da birbirleriyle aralar ındaki ilişkiler yumağmırı aldığı biçimlere göre belirlenmektedir. Gerçekten de, demokratik olarak kabul edilsin ya da edilmesin, tüm siyasal sistemlerin temelinde var olan ve birbirleriyle ilişkilerine göre siyasal rejimlerin s ınıfland ırıld ığı bu iki kilit kavram "devlet" ve "toplum" kavramlarıdır. Siyasal sistemlerin incelenmesine ilişkin klasik öğretide, "devlet" ya da devlet kavramına yol açan "siyasal iktidar ilişkisi" ve bu ili şkinin kökeninde yer alan "yönetenler-yönetilenler" ayr ımına vurgu yaparak ba şlamas ı çok doğal kabul edilmekteydi. Günümüzde ise devlet kurumunu, siyasal iktidar ın statüsünü, yetkilerini, toplumu olu şturan bireylerin bu kurum karşısındaki konumlar ını, temel hak ve özgürlükler rejimini inceleyen ça ğda ş öğretide, klasik çizgilerden farkhla şma gözlemlennıekte, devlet ve bu kavramın temelindeki, klasik ayrım olan "yönetenler-yönetilenler" ayrımı yerine, demokratik siyasal sistemin en temel unsuru olan "hukuk" kavramı ile "hukukun üstünlüğü" ilkesi ve "hukuk devleti" anlay ışı yer almaktad ır. Bunun nedeni, siyasal iktidarların yetkilerine, devlet organlarının gücüne bir sınır çizme hedefine yönelik felsefi akın-lar biçiminde ba şlayarak, daha sonra siyasal ve sosyal 36

31 alana yans ıyan mücadeleler sonucunda, siyasal sistemlerin ve 136. Y İt özellikle devletin yeni bir nitelik ve özellik kazanm ış olmas ın- KONU ŞMASI dandır. Bu gün için, ne siyasal sistemler, ne de devlet kavramı klasik unsurlar ıyla tammlanmamakta, günümüz devleti, ülke, nüfus ve egemen güç unsurlann ın yanı sıra, belirli nitelikleri olan, belirli ölçütlere uygun yeni bir taium ı içermektedir. Bu tan ımı oluşturan niteliklerin ba şında ise "devletin s ın ırs ız gücünün s ın ırlandınlm ış olmas ı yan ında, devletin hukukla ve hukuk kurallarıyla bağl ı olmas ı " koşulları gelmektedir. K ısaca günümüz çağdaş devleti, klasik devlet anlayışından farklı olarak, belirli nitelikleri ve belirli özellikleri olan, hukukla s ı- nırlanmış ve hukukla çevrelenmiş bir devlettir, yani "hukuk devleti"dir. Çağdaş demokratik "hukuk devleti"nde egemenlik gücü s ımrland ırılmıştır. Hukuk devletinin bu özelli ği, ulusal anayasalar yan ında, bütün uluslar arası sözleşme ve belgelere de yans ımıştır. Avrupa hukuk düzeninin anayasal belgesi olarak nitelendirilen "Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi", "Yeni Bir Avrupa için Paris Şart ı" belgelerinde, çağdaş demokratik devletin üzerine oturtulmas ı gereken temel ilke ve değerler arasında "çoğulculuk" ve "insan haklar ı " yanı sıra "hukukun üstünlüğü" ilkesini gerçekleştirme, diğer bir söyleyi şle "hukuk devleti" olma koşullar ı vurgulanmıştır. Hukuk devleti; tüm faaliyet, i şlem ve eylemleri hukuk kurallanna ve anayasaya uyan, kendisini bu kurallarla ba ğlı sayan devlet demektir. Hukuk devleti, insan haklann ın yaşama geçmesini, adaletin sa ğlanmas ırn, güvenliğin temin edilmesini amaçlar. Çağdaş devletin belirleyici s ıf atı olan "hukuk devleti" nin ta şıdığı özellikler, şu unsurlara dayanmaktadır; - Hukuku, hukuk kurallar ını toplumun kendisi, bireyler yaratacaklar ve de ğiştirebilecekler, - Devlet de bu kurallarla ve bu kuralların oluşturduğu hukukla bağl ı olacak, - Devletin ve bireylerin hukuk kurallar ına uygun davranması, sadece kendi iradelerine, kendi vicdanlar ına ya da dev- 37

32 136. Y ıl leti yönetenlerin iyi niyetine b ırakılmayıp, "bağıms ız ve tarafs ız KONU ŞMASI yargı organlar ı " taraf ından denetlenecekt-ir. Hukuk devletini olu şturan en temel unsur "yarg ı denetimi" dir askeri müdahalesinin ürünü 1982 Anayasas ı dahi bu geli şmelerin gerisinde kalaman-ıış ve 2. maddesinde devleti, "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayan ışma ve adalet anlay ışı içinde, insan haklanna sayg ılı, Atatürk milliyetçiliğine bağl ı, ba şlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti" olarak tanımlamıştır. Burada hemen, sayg ın ve özgün bilim adam ı, Türkiye Barolar Birliği'nin kurucu başkanı değerli hocamız Prof. Dr. Faruk Erem'i rahmet ve minnetle an ımsaniadan geçemeyeceğim. Çünkü ülkemiz hukuk ya şamına "hukukun üstünlüğü" kavramını kazand ıran kişi sayın hocam ızdır. Onun ba şkanlığında Türkiye Barolar Birliği her platformda "hukukun üstünlüğü" ve "hukuk devleti" kavramlar ını savunmu ş ve bunun sonucu ilk kez bu kavramlar 1982 Anayasas ı'nda yer alarak anayasal kurum ve kavram niteli ği kazanmıştır. Hukuk devletinde; s ınırs ız güç ve yetkiyi elinde bulunduran yasama ve yürütmeyi hukuka ve hukukun üstünlü ğüne bağlı kılan güç bağıms ız yargıdır. Bu görevini yarg ı, mahkemelerin kurulu şu, görev ve yetkileri, delil toplama, iddia ve savunma haklanna ili şkin ilke ve hükümleri içeren yasalara uygun olarak yerine getirir. Çalışmasını ve kurulu şunu yasadan ve yasadaki aç ık usullerden almayan hiçbir ki şi veya organ yargı görevi yapamaz. Yarg ılama hizmeti, devlet yapısı içindeki örgütler ve ki şiler tarafından belirli usul kurallarma uyularak yerine getirilen ve devletin tekelinde olan bir kamu hizmetidir. Bir toplumda düzen ve huzurun, iç bar ışın sağlanması, kargaşa ortamının yaratılmaması, yargılama örgütünün gücü ve verdiği hizmetin kalitesi ile yak ından ilgilidir. Bu hizmetin toplumun beklentilerine ve gereksinmelerine yan ıt verebilmesi için etkin, hızlı ve doğru olarak yürütülmesi yanında, yargılama sonunda verilen karar ın da adil olmas ı, yani hak ve adaletin gerçekle şmesini sağlamas ı gereklidir. 38

33 "Bu gün yargı bu işlevini kusursuz bir biçimde yerine getiriyor 136. YIL mu?" sorusuna yargı çalışanlarının tüm iyi niyetli ve özverili KONU ŞAUSI çabalar ına karşın olumlu yamt vermek ve "Evet yarg ı kurumu kusursuz biçimde kendisinden beklenenleri yerine getiriyor" demek mümkün değildir. Bu tespitten sonra, yarg ının toplumun beklentilerine neden yanıt veremediğini sorgulayabiiriz. Özelde idari yarg ı- nın, genelde yarg ının, kimi sorunlar ı toplumsal yap ıdan kaynaklandığı gibi, kimi sorunlar ı da doğrudan doğruya kendi yetersiz ve eksik yap ılanmas ından kaynaklanmaktadır. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmak için yola ç ıkanlar, Osmanl ı İmparatorluğu'nun olumsuz miras ı üzerine sadece bir devlet kurmay ı amaçlamarnışlar, aksine toplumu sarıp sarmalayan ve onu kaderiyle ba ş b şa bırakan zincirlerinden koparmaya ve özgür bireye, ça ğdaş yurttaşa dayalı yeni bir yap ılanmaya yönelmişlerdir. Bunun doğal sonucu olarak her alanda yenilenme ve devrimler peş peşe gerçekleştirilmi ştir. Ku şkusuz bu devrimlerin ba şmda "laik hukuk devrimi" gelmektedir. Her devrim ve yenilikte olduğu gibi "hukuk devrimi"nde de daha ilk günlerden itibaren büyük dirençlerle kar şılaşılmış, statükoyu korumak, çağdaşlaşmayı engellemek, eskiden oldu ğu gibi toplumu ka deriyle ba ş ba şa b ırakmak isteyenler karşı eylemlerini sürdürmüşlerdir. Bu günün Türkiye'sinde dahi genlerinde bunlar ı taşıyanların bulunması sorunların temelini olu şturmaktadır. Ülkemizde hayat ın her alanında olduğu gibi, Türk hukuk hayatındaki düalizm ve şer'i hukuktan laik hukuka geçi ş süreci hiç de kolay olmamıştır. Görünen Türkiye'nin yanı sıra, öbür Türkiye diye adland ırabileceğimiz ve çağdaş normlarla uzaktan yakından ilgisi olmayan birçok olumsuz, gelenek, görenek ve alışkanliklar yaşamını sürdürmekte, değişmemek için büyük direnç göstermektedir. Statükocu, popülist politikacılar için bulunmaz malzeme olan bu toplumsal olgu hep çekim merkezi olmu ş, politikalar bu olumsuzluklar üzerine oturtulmu ştur. Halkın bilinçlenmesini, aydmlarunasm ı, kendini a şmasını sağlayacak kanallar birer ikişer kapatılarak,

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Tü* RK İYE BAROLAR B İ RLİĞİ BAŞKANI. Av. ÖZDEM İ R ô ZOWUN

Tü* RK İYE BAROLAR B İ RLİĞİ BAŞKANI. Av. ÖZDEM İ R ô ZOWUN Tü* RK İYE BAROLAR B İ RLİĞİ BAŞKANI Av. ÖZDEM İ R ô ZOWUN DANI ŞTAY'IN KURULU Ş YILDÖNÜMÜ VE idari YARGI YILI GÜNLER İ NDE YAPTI ĞI KONU ŞMALAR 2002-2009 TÜRKİYE BAROLAR B İ RLİĞİ BAŞ KANI Av. ÖZDEM İ

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Türkiye Barolar Birli ğ i Ba ş kanl ığı

Türkiye Barolar Birli ğ i Ba ş kanl ığı DANI ŞTAY BAŞKANLI ĞI'NA YÜRÜTMENIN DURDURULMASI İSTEMLİDİ R. DAVACI Türkiye Barolar Birli ği Ba şkanl ığı VEK İLLER İ : Av. Özge KÖKSAL MUTLU, Av. Ekim ERGÜN Ayn ı Adreste. DAYALI T.C. Ba şbakanl ık KONU

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği 2- Mersin Gümrük Müşavirleri Derneği 3- Bursa Gümrük Müşavirleri Derneği 4- İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği 5-

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR. DAVACI

DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR. DAVACI DANIŞTAY BAŞKANLIĞINA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR. DAVACI VEKİLLERİ DAVALI KONU : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok Sokak No: 8 Balgat Ankara : Av.

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA Yürütmenin Durdurulması Taleplidir. Duruşma Taleplidir. DAVACI : Türkiye Barolar Birliği adına Başkan Prof. Dr. Metin FEYZİOĞLU Oğuzlar Mahallesi Barış Manço Caddesi Avukat Özdemir

Detaylı

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR A V R U P A B İİ R L İİ Ğ İİ H U K U K U 1)) AVRUPPA TOPPLLULLUK HUKUKUNU OLLUŞŞTURAN TEEMEELL ANTLLAŞŞMALLAR BİRİNCİ İL HUKUK 1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18/3/1951 de Paris'de imzalandı.

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler Yargı ÜNİTE 9 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Yargı bağımsızlığı kavramını tanımlayabilecek, Yargı içinde yer alan farklı mahkemeleri ve bunların görevlerini öğreneceksiniz. İçindekiler Yargı Yetkisi

Detaylı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Nihat Kayar Mersin Üniversitesi, Đ.Đ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü Giriş Anayasa Mahkemesi ilk defa 1961 Anayasası ile kurulmuş ve ilk

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

VİYANA BAŞKANLAR TOPLANTISI ÜLKE RAPORU (2009)

VİYANA BAŞKANLAR TOPLANTISI ÜLKE RAPORU (2009) VİYANA BAŞKANLAR TOPLANTISI ÜLKE RAPORU (2009) 1. Giriş Türk barolarının birlik olarak örgütlenme çabaları 1934 yılına kadar gitmektedir. Bu çabalar sonucunda avukatlık mesleğinin kurallarını tayin eden

Detaylı

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler 2000 li yıllara gelindiğinde iç dinamikler, Türkiye nin uluslararası hukuk taahhütleri, AB süreci, bölgesel ve küresel gelişmelerin etkisiyle değişim kaçınılmaz

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI Soru 1 : "Anayasa" deyince ne anlaşılır, ne anlamak gerekir? 7 Soru 2 : Türk tarihindeki anayasa hareketlerinin başlıca aşamaları ve özellikleri nelerdir? 15 İkinci

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ 5899 ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 16/4/2012 No : 2012/3073 Yayımlandığı

Detaylı

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Yay n No : 3075 Hukuk Dizisi : 1512 1. Baskı Şubat 2014 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-102 - 5 Copyright Bu kitab n bu

Detaylı

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir.

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir. ANKARA BAROSU AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (2012) AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı Avukat Hakları Merkezi'nin kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemektir.

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

Seçim Beyannamelerinin Değerlendirilmesi

Seçim Beyannamelerinin Değerlendirilmesi Seçim Beyannamelerinin Değerlendirilmesi 2. TALEBİMİZ: RUHUNU VE GÜCÜNÜ DENGE VE DENETLEME SİSTEMİNDEN ALAN BİR ANAYASA KRİTERLER: AK PARTİ CHP MHP HDP Demokratik toplum düzeninin sözleşmesi olan anayasada;

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19 İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar I. Devletin şekli... 1...19 II. Cumhuriyetin nitelikleri... 2...19 III. Devletin bütünlüğü, resmî dili,

Detaylı

80. YILDA TÜRKİYE CUMHUR İYET İ - AVRUPA B İRLİĞİ İ LİŞK İ LER İ

80. YILDA TÜRKİYE CUMHUR İYET İ - AVRUPA B İRLİĞİ İ LİŞK İ LER İ ba ş kandan 80. YILDA TÜRKİYE CUMHUR İYET İ - AVRUPA B İRLİĞİ İ LİŞK İ LER İ Av. Özdemir ÖZOK Ülkemizde iki yıl önce başlatılmış ayd ınlanma ve ça ğdaşla şma hareketleri, Atatürk devrimleri ile doruk noktasma

Detaylı

CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER İN AÇILIŞ KONUŞMASI

CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER İN AÇILIŞ KONUŞMASI CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER İN AÇILIŞ KONUŞMASI Sayın Rektör, Hukuk Fakültemizin Değerli Öğretim Üyeleri, Sayın Konuklar, Sevgili Öğrenciler, Hukuk Fakültesi'nin 80., Ankara Üniversitesi'nin 60. kuruluş

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi Ümit GÜVEYİ Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XI GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Teorik Boyutuyla Genel Kavramsal Çerçeve

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/15013 Karar No. 2013/4250 Tarihi: 01.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE ÇALIŞAN- LARIN KIDEM İHBAR TAZMİNATI HAKLARININ İDARİ

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ İÇİNDEKİLER ÜÇÜNCÜ BASKIYA ÖNSÖZ TAVSİYE YAZISI KISALTMALAR III V VI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ 1. Dersin Adı, Konusu, Amacı ve Plânı 1 2. Ceza Muhakemesi Hukukunun Anayasal Düzenle İlişkisi 4 3. Ceza Muhakemesi

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğini

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2012/3492 Karar No : 2013/5107 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 Özeti : Kentsel dönüşüm ve

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Türkiye'de "Decentralization" Süreci

Türkiye'de Decentralization Süreci Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ 2013-2014 ADLİ YILINDA TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ NİN AVUKATLARA YÖNELİK ÇALIŞMALARINDAN BAZI BAŞLIKLAR Eylül 2014 ANKARA Hastalıkta, Yaşlılıkta, Cezaevinde, Cenazede Her Yerde Avukatın

Detaylı

: ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI

: ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. D A V A C I V E K İ L İ D A V A L I L A R : ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI Adliye Sarayı B Blok 5. Kat 06251 Sıhhıye/ANKARA : Av. Mehtap CEVİZCİ Aynı

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı

Detaylı

Esas Sayısı : 2015/60 Karar Sayısı : 2016/2

Esas Sayısı : 2015/60 Karar Sayısı : 2016/2 1) 27.3.2015 tarihli ve 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun un 7. maddesiyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasının (n)

Detaylı

TURKIYE BAJOAR BIRLIGI TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ (SON DEĞİŞİKLİKLERLE) ANKARA - 2003

TURKIYE BAJOAR BIRLIGI TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ (SON DEĞİŞİKLİKLERLE) ANKARA - 2003 I TURKIYE BAJOAR BIRLIGI TÜRK İYE BAROLAR B İ RLİĞİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ (SON DEĞİŞİKLİKLERLE) ANKARA - 2003 İORKİYE TÜRKIYE BAROLAR BIRLI Ğ I TÜRKİYE BAROLAR B İRLİĞİ REKLAM

Detaylı

T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ. Karar N0:292 12.02.2007 KARAR

T.C. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ. Karar N0:292 12.02.2007 KARAR ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ Karar N0:292 12.02.2007 KARAR 30000 metre kareyi geçen yeşil alanların rekreasyon alanlarının, kapalı ve açık spor alanlarının, oyun alanlarının, kooperatifler

Detaylı

TÜRKiYE BAROLAR B İRLİĞİ T.B.B. REKLAM YASAĞI.. _,. YONETMELIGI

TÜRKiYE BAROLAR B İRLİĞİ T.B.B. REKLAM YASAĞI.. _,. YONETMELIGI TÜRKiYE BAROLAR B İRLİĞİ T.B.B. REKLAM YASAĞI.. _,. YONETMELIGI ANKARA - 2001 TÜRK İYE BAROLAR B İ RLIĞI T.B.B. REKLAM YASAI.. '. YONETMELIGI ANKARA - 2001 Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasa ğı Yönetmeliği

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.5.2005 tarihli ve 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ektedir. Gereğini arz ederim. 29 Ocak

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE

T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve Kapsam MADDE 1- (1)

Detaylı

KPSS 2008 GK (49) 30 DENEME K TABI / 338. SAYFA / 59. SORU 30 DENEME K TABI / 295. SAYFA / 49. SORU

KPSS 2008 GK (49) 30 DENEME K TABI / 338. SAYFA / 59. SORU 30 DENEME K TABI / 295. SAYFA / 49. SORU KPSS 2008 GK (49) 30 DENEME K TABI / 338. SAYFA / 59. SORU 49. Bir ülkede, yetkili bir makam taraf ndan konulan ve hâlen yürürlükte bulunan hukuk kurallar n tümüne ne ad verilir? A) Pozitif hukuk B) Tabii

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yeni Teknolojiler ve Bunların Yargıda Uygulanmaları Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar Yüksek

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUHARREM YILMAZ IN DEMOKRASİNİN KURUMSALLAŞMASI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 27 Kasım 2013 The Marmara Taksim Oteli, İstanbul Sayın Konuklar, Değerli

Detaylı

BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (BAHUM)

BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (BAHUM) BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (BAHUM) MİSYON ÇALIŞMASI Tablo 1. Misyon Çalışması Sonuçları Konsolide Misyon Gerçek ve tüzel kişiler ve kamu kurum/kuruluşlarına gelenekçi ve belirleyici

Detaylı

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ T.C. ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU FORMU Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 59. maddesine göre hazırlanmıştır. 1 BİREYSEL BAŞVURU FORMU I- KİŞİSEL BİLGİLER A- GERÇEK KİŞİLER İÇİN BAŞVURUCUNUN 1- T.C. KİMLİK

Detaylı

Federal İdare İş Mahkemesi

Federal İdare İş Mahkemesi Federal İdare İş Mahkemesi Karar Tarihi : 15.10.2013 Sayısı : 1 ABR 31/12 Çev: Alpay HEKİMLER * İşçiler, kendileri için işveren tarafından hizmet içi kullanım için tahsis edilmiş olan e-mail adreslerini

Detaylı

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 Bu Yönerge, Cumhuriyet Üniversitesi nin ulusal ve uluslararası akademik

Detaylı

Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen : Büro Emekçileri Sendikası

Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen : Büro Emekçileri Sendikası Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen : Büro Emekçileri Sendikası Vekili: Av. Duygu Demirel Mithatpaşa Cad. No:56/5-6 - Kızılay / ANKARA Davalı: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili: Av. Fatma

Detaylı

Ziya Gökalp Caddesi No:10 - Kızılay / ANKARA

Ziya Gökalp Caddesi No:10 - Kızılay / ANKARA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA VERİLEN KARARA İTİRAZ EDEN (DAVACI): BÜRO MEMURLARI SENDİKASI VEKİLİ: Av. FİGEN KÜÇÜKŞAHİN AKİ Tuna Caddesi No:14/13 - Kızılay / KARŞITARAF (DAVALI): SOSYAL GÜVENLİK

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI 6 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Kavramlar Türk Bayrağı Kanunu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11. Protokol ile Düzenlenen Metin) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11.

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Milli Eğitim Bakanlığı - ANKARA Vekili :

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Milli Eğitim Bakanlığı - ANKARA Vekili : Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Milli Eğitim Bakanlığı - ANKARA Vekili : Karşı Taraf : İsteğin Özeti :Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 13.10.2014 günlü, E:2014/863, K:2014/1174 sayılı kararın,

Detaylı

ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI

ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI DANIŞTAY ( ) DAİRESİ BAŞKANLIĞI NA Yürütmenin Durdurulması Taleplidir. D A V A C I V E K İ L İ D A V A L I L A R : Ankara Barosu Başkanlığı Adliye Sarayı B Blok 5. Kat 06251 Sıhhiye/ANKARA : Av. Mehtap

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Vekili : Av. Cansın Sanğu (Aynı adreste) İstemin

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (AHM)

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (AHM) Kabul Tarihi :Y.K./03.01.2014/2014-6 (Gen.Sek.Sun.) TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (AHM) I. BÖLÜM KURULUŞ, AMAÇ, DAYANAK, KAPSAM VE TANIMLAR KURULUŞ Madde 1: Türkiye Barolar Birliği

Detaylı

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi tarafından, 5.5.2004 günlü, 25453 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Sağlık ve Yardımcı Sağlık Personeli Tarafından

Detaylı

HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI

HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI Prof. Dr. A. Can TUNCAY Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI İstanbul 2013 Yay n No : 2902 Hukuk Dizisi : 1427 1. Baskı - Nisan 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 -

Detaylı

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU TARAFINDAN TESİS EDİLEN İDARİ PARA CEZALARI VE BU CEZALARIN YARGISAL DENETİMİ

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU TARAFINDAN TESİS EDİLEN İDARİ PARA CEZALARI VE BU CEZALARIN YARGISAL DENETİMİ ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU TARAFINDAN TESİS EDİLEN İDARİ PARA CEZALARI VE BU CEZALARIN YARGISAL DENETİMİ Av.Arzu ONGUR ERGAN GENEL OLARAK 20.02.2001 tarih ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu

Detaylı

Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri

Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Ali İŞGÖREN TÜRK HUKUKUNDA TOPLANTI ve GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ Gözden Geçirilmiş 2. Baskı Toplantı Hakkının Kullanılma Koşulları ve Yasal Sınırları Genel Özel,

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Kanun No. 4577. Kabul Tarihi : 8.6.2000

Kanun No. 4577. Kabul Tarihi : 8.6.2000 Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun İle İdari Yargılama Usulü Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu, Yasası

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

İKİ AYDA BİR YAYIMLANIR. : Avukat M. Şükrü SALKAYA

İKİ AYDA BİR YAYIMLANIR. : Avukat M. Şükrü SALKAYA İKİ AYDA BİR YAYIMLANIR Sorumlu Müdür : Avukat M. Şükrü SALKAYA YIL : I97f) SAYI S A Y I D A Sahife BAŞKANIN KÖŞESİ Av. Nejat OĞUZ 3-5 DOKTRİN ve MESLEK YAZILARI Toplu îfj Sözleşmesi Yapma Yetkisi ve Oylama

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

YÖNETMELİK. İzmir Üniversitesinden: İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. İzmir Üniversitesinden: İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 8 Ağustos 2011 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28019 İzmir Üniversitesinden: YÖNETMELİK İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı