TRİFAZİK BATIN BT DE İKİ FARKLI KONTRAST ENJEKSİYON YÖNTEMİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: OTOMATİK BOLUS İZLEME VE SABİT GECİKME (8 SANİYE) İNTERVALLERİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TRİFAZİK BATIN BT DE İKİ FARKLI KONTRAST ENJEKSİYON YÖNTEMİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: OTOMATİK BOLUS İZLEME VE SABİT GECİKME (8 SANİYE) İNTERVALLERİ"

Transkript

1 TC SAĞLIK BAKANLIĞI ŞİŞLİ ETFAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RADYOLOJİ KLİNİĞİ Klinik Şefi Doç. Dr. Muzaffer BAŞAK TRİFAZİK BATIN BT DE İKİ FARKLI KONTRAST ENJEKSİYON YÖNTEMİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: OTOMATİK BOLUS İZLEME VE SABİT GECİKME (8 SANİYE) İNTERVALLERİ RADYOLOJİ UZMANLIK TEZİ DR. SUZAN TUNÇ İSTANBUL

2 İÇİNDEKİLER Sayfa no ÖNSÖZ...2 GİRİŞ VE AMAÇ...3 GENEL BİLGİLER...4 GEREÇ VE YÖNTEM...41 BULGULAR...43 OLGU ÖRNEKLERİ... TARTIŞMA... ÖZET VE SONUÇ... KAYNAKLAR... ii

3 ÖNSÖZ Uzmanlık eğitimim süresince yenilikçi ve girişimci özellikleri sayesinde radyolojik gelişmeleri takip etmemize olanak sağlayan, bilgi ve deneyimlerinden yararlanma fırsatı bulduğum, her konuda yakın ilgi ve desteklerini gördüğüm değerli hocalarım Sayın Doç. Dr. Muzaffer BAŞAK ve 2. radyoloji klinik şefi Sayın Rad.Dr.Zeki KARPAT a, eğitimlerimizi planlayan klinik şef yardımcımız Sayın Rad.Dr. Ayhan ÜÇGÜL e, Tezimin planlanması ve hazırlanmasındaki katkılarından dolayı Rad.Dr. Şükrü Mehmet ERTÜRK e, Eğitimime katkılarından dolayı tüm başasistan ve uzman doktor arkadaşlarıma, Birlikte çalışmaktan mutluluk duyduğum değerli asistan arkadaşlarıma, kliniğimizin tüm teknisyen ve çalışanlarına, Hayatımın her aşamasında yanımda olan yaptıklarımı sevgi ve sabırla destekleyen canım anneme ve babama, en içten sevgilerimle Dr. Suzan TUNÇ iii

4 GİRİŞ VE AMAÇ Tek detektör sıralı spiral BT ile kıyaslandığında daha kısa görüntü elde etme süreleri sağlayan multidetektörlü spiral bilgisayarlı tomografinin (MDBT) ortaya çıkmasıyla kontrastlanmanın optimizasyonu çok önemli olmuştur. Birçok batın BT uygulaması lezyonun belirginleşmesi için kontrast maddenin intravenöz verilmesini gerektirmektedir ve görüntü elde etme süresinin uygun seçimi kontrastlanmanın optimizasyonu için kritik bir unsurdur [1]. Kontrast madde uygulaması için teknik faktörler genelde dozu (belirli bir konsantrasyon için enjekte edilen kontrast madde volümü), enjeksiyon hızı, enjeksiyon protokolü (monofazik enjeksiyon, bifazik enjeksiyon ) ve inceleme gecikme süresini içerir [1, 2, 3]. Yakın zamanlı çalışmalar dozun, özellikle karaciğer açısından, yeterli kontrastlanmayı sağlamak için hastanın ağırlığına göre ayarlanması gerektiğini göstermiştir [1, 2, 4, 5, 6, 7]. Her bir hastaya göre ayarlanmış optimum dozdaki kontrast maddeyi uygulamak için iki metod mevcuttur: bunlardan ilki kontrast maddenin tüm hastalara aynı sabit bir hızda verilmesidir ki bu metod günümüzde sıklıkla tercih edilen yöntemdir [7, 8, 9, 10 11, 12, ]. Diğeri ise, kontrastın sabit bir enjeksiyon süresinde verilmesidir. Her iki metot için uygun inceleme gecikme süresiyle birlikte optimal bir görüntüleme protokolünü sağlamada, aorta, karaciğer ve ana portal venin kontrastlanma paternlerini tahmin etmek önemlidir [1, 4]. Yakın zamanda, Awai ve arkadaşları pik aort kontrastlanmasında zamana bağlı inceleme penceresinin 25 ve 35 saniyelik sabit enjeksiyon süreleri için 4 ml/s sabit enjeksiyon hızına göre daha muntazam olduğunu gösterdiler. Aortaya ait pik kontrastlanmadaki varyasyonların sabit enjeksiyon süresi metoduyla azaltılabileceğini dile getirdiler [1, 4]. Daha önceki çalışmalarda, Bae ve arkadaşları aort kontrastlanmasının pik yapma zamanının enjeksiyon süresi ve enjeksiyon yerinden aortaya bolus transfer süresinin toplamına denk geldiğini, hepatik kontrastlanma için ise enjeksiyon süresi ve dağılım dengesine varmak için gereken sürenin toplamına denk geldiğini bildimişlerdir [ 13,14 ]. Genellikle hipervasküler karaciğer tümörleri abdominal aortanın majör dallarından biri olan hepatik arterden beslenir, dolayısıyla hipervasküler tümörlerin maksimum kontrast tutulumu abdominal aortanın kontrastlanmasından birkaç saniye sonra gerçekleşir. Sonuç olarak kontrastın aorta ulaşması ile hipervasküler tümörlerin maksimum kontrast tutması arasında geçen sürenin, enjeksiyon süresinden birkaç saniye daha uzun olarak hesaplanabileceğini de belirtmişlerdir [2, 4, 13, 14]. 1

5 Çok yeni bir çalışmada, hasta ağırlığı ve enjeksiyon süresinden bağımsız olarak (25, 30, 35, 40, ve 45 saniye), aortanın maksimum kontrastlanma zamanının ~ 10 saniye civarında olduğu bildirilmiştir [1]. Karaciğere yönelik çekimlerde arterial, portal venöz ve hepatik venöz fazlar için sabit gecikme süreleri belirlenebilir ve trifazik BT incelemede otomatik bolus yöntemine alternatif olabilir mi? Bu çalışmada amacımız kontrastlı trifazik abdominal BT çekimlerinde, otomatik bolus ve sabit gecikme intervalleri (8 saniye) yöntemlerinin, aort, portal ven, hepatik ven ve karaciğer parenkim kontrastlanmaları üzerine olan etkilerini karşılaştırılarak, yeni bir yöntem olarak önerilen sabit interval yönteminin etkinliğini araştırmaktı. 2

6 GENEL BİLGİLER 1. BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ TEKNİĞİ Röntgenolojik yöntemler, inceleme alanına giren tüm oluşumların görüntüsünü bir film tabakası üzerine resmettiklerinden istenmeyen süperpoziyonların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Bu süperpoziyonları engellemek, istenen vücut katmanlarını daha net görmek için araştımacılar, görüntüleri kesitsel hale getirmeye çalışmışlardır. Bu amaçla geliştirilen konvansiyonel tomografiden sonra görüntülerin dijitalize edilmesiyle, bilgisayar destekli tomografi çalışmaları ortaya çıkmıştır.ilk defa 1963 yılında A. M. Cormack tarafından ortaya atılan fikir, G. Hunsfield in çalışmaları ile 1973 yılında klinik uygulamalara girmiştir. Günümüze kadar çok hızlı bir ilerleme gösteren BT cihazları, spiral (helikal) ve sonrasında geliştirilen, multislice (multidetector) adı ile anılan yeni türleri ile çok hızlı taramaları, çok yüksek çözünürlükte yapabilmektedir [ 16, 17, 18] BT Cihazların Temel Yapısı Bilgisayarlı tomografi, radyolojinin iyonizan enerji kullanan bir modalitesidir. Bilgisayarlı tomografide temel olarak, X ışını üreten bir tüp ve hastadan geçen X- ışınlarını saptayarak elektriksel sinyallere dönüştüren bir detektör takımı vardır. Bu detektör takımının sayısı, yerleşim yeri ve hareket açıları, BT nin gelişim jenerasyonlarına bağlı olarak değişiklik göstermiştir. İlk ortaya çıktığında tek detektörle çok yavaş görüntüler oluşturabilen BT, artık bir saniyede birden fazla görüntü oluşturabilecek kapasitelere gelmiştir [18,19]. Bilgisayarlı tomografi üç boyutlu vücut bölümlerinden iki boyutlu kesitsel görüntüler oluşturan bir sistemdir. Üç boyutlu bir yapının iki boyutlu görüntüsü oluşturulurken rekonstrüksiyon olarak adlandırılan matematiksel teknikler kullanır. Görüntüler genellikle aksiyal (transvers) düzlemlerden elde olunur. Hastaya pozisyon verilerek koronal kesitler de elde olunabilir. Multidetektör BT sistemlerinde tek plandan elde olunan görüntüler, reformat tekniklerle, belirgin netlik ve keskinlik kaybı olmaksızın farklı planlara dönüştürülebilmektedir [18,19]. Bir BT ünitesi, hastanın incelendiği oda; bilgisayar ve jeneratörün yer aldığı cihaz odası, çekim ve diagnostik görüntüleme konsollarının yer aldığı operatör odası olmak üzere başlıca 3 ana bölümden oluşmaktadır. İnceleme odası hastanın tekike alındığı, BT cihazının masa ve tarayıcı (gantry) bölümünün bulunduğu yerdir. Gantry; kolimatör ve filtreleriyle birlikte X-ışın tüpü, detektör, 3

7 analog verileri dijital verilere dönüşümü sağlayan elemanları içerir. Cihaz odası, bilgisayarlar, kayıt araçları ve jeneratörün bulunduğu kesimdir. Operatör odası çekim için gerekli parametrelerin seçildiği, komutların verildiği, çekim sonrası bilgisayarda elde edilen ve sayılardan oluşan verilerin, görüntüye dönüştürüldüğü ve filme aktarıldığı bölümdür. Konsol, BT ünitesinin kumanda panelidir. Monitör ile birlikte hastanın tetkike hazırlanması, elde olunacak kesit düzeylerinin belirlenmesi, inceleme alanı genişliği, doz, kesit kalınlığı, kesit aralığı, filtrasyon gibi teknik parametrelerin girilmesine imkan tanıyan bu bölüm radyolog ya da BT teknisyeni tarafından yönlendirilmektedir [16,17,18,19] BT de Görüntü Karakteristikleri Bilgisayarlı tomografi görüntüleri piksel adı verilen resim elemanlarının oluşturulduğu bir matriks ten ibarettir. Matriks boyutu BT cihazlarının teknolojik gelişimine paralel olarak 256x256, 512x512 veya 1024x1024 olabilir. Pikseller seçilen kesit kalınlığına bağlı olarak voksel adı verilen bir hacme sahiptir ve voksel organizmayı geçen X-ışınının atenüasyonunu gösteren sayısal bir değer taşır [18,20]. Bu değer Hounsfield Units (HU) olarak adlandırılır ve 1000 ila arasındadır. Bu değerin ortasındaki 0 (sıfır) sayısı genel olarak suyu temsil ederken yağ dokusu ve hava skalanın negatif; yumuşak dokular, kan ve kompakt kemik ise pozitif yönünde yer alır. BT de doku ve organlar dansite farklılıklarına göre tanımlanmaktadır. Buna göre kemik gibi yüksek dansiteli dokular hiperdens, hava gibi düşük dansiteli dokular ise hipodens olarak belirtilmektedir [16,17,18,21]. BT görüntülerinin sayısal veriler üzerinden işlenerek yaratılmış olması elde edilmiş imaj üzerinde farklı değerlendirme ölçümlerinin yapılmasına imkan vermektedir. Elde olunmuş görüntüler üzerinde dansite, boyut, dansite profili, reformasyon, toplama, çıkarma, histogram gibi ölçümler içinde en sık gerçekleştirilenleri dansite ve boyutsal ölçümlerdir. Geliştilrilen yeni bilgisayar programları ile ileri algoritmalar kullanılarak mevcut görüntüler üzerinden üç boyutlu (3D) rekonstrüksiyonlar da gerçekleştirilebilmektedir [16,17,18] Spiral (Helikal) BT Spiral BT, BT teknolojisindeki en önemli gelişmelerden biri olarak kabul edilmektedir. Spiral BT nin klinik kullanımı ilk kez Kalender ve arkadaşları tarafından 1980 lerin sonunda gerçekleşmiştir. Spiral BT de X- ışını kaynağı ve dedektörlerin sürekli rotasyonu esnasında, hastanın eş zamanlı olark sabit bir hızla gantry içine doğru hareketi ile incelemesi söz konusudur [17,18]. 4

8 Bunun sonucu olarak hastanın taranması ve aynı esnada BT verilerinin sürekli olarak elde edilebilmesi mümkündür. Kesitler arası bekleme olmadığı için daha kısa sürede gerçek bir hacimsel tarama yapılmış olmaktadır. Torakal veya abdominal bölgenin taranması tek bir nefes tutma ile gerçekleşebilmektedir. Bütün bu gelişmelerin arkasında yatan teknik yenilikler slip-ring gantry nin geliştirilmesi, artmış detektör etkinliği ve tüp soğutma kapasitesidir [16,17,18,19]. Spiral BT sayesinde, özellikle toraks ve abdomen gibi solunum ve hareket artefaktlarından etkilenen bölgelerde, tek bir nefes tutma sırasında alınan kesit sayısındaki artış nedeniyle, solunuma bağlı küçük lezyonların gözden kaçması minimale indirgenmiş, lezyonların saptanması için gerekli kontrast madde miktarında belirgin azalım sağlanmıştır. Ayrıca çok düzlemli görüntüleme, dinamik kontrastlı çalışmalar, daha kaliteli 3 boyutlu rekonstrüksiyonlar, fly through tekniği ile sanal endoskopi ve BT-anjiografi gibi uygulamalara olanak vermiştir [18]. Spiral BT de Görüntü Kalitesini Etkileyen Faktörler Spiral BT de konvansiyonel BT de olduğu gibi tarama öncesi gantry açısı, kolimasyon (kesit kalınlığı), görüntü alanı(fov), KV, matriks, rekonstrüksiyon aralığı gibi parametrelere karar verilir. Bunlara ek olarak spiral BT de tarama öncesinde masa hızı ve dolayısıyla pitch de belirlenir. Pitch tüpün 360 derece dönmesi için geçen zaman genellikle 1 sn olduğundan basit olarak; (masa hızı/kolimasyon) şeklinde formülize edilebilir. Örneğin 10 mm/sn masa hızı ve 10 mm kolimasyonda (tarama zamanı 1 sn olarak kabul edilen cihazda) pitch: 10/10=1 dir [16,17,18]. Tek bir helikal taramada, taranacak alanı belirleyen faktörler kolimasyon, pitch ve tarama süresidir. En geniş tarama alanı kalın kolimasyon, büyük pitch ve uzun tarama süresiyle sağlanır. Ancak taranacak alan genişleyince zamanın uzamasına bağlı olarak birim zaman (sn) başına düşen X-ışını foton sayısında azalma nedeniyle lezyonların saptanma olasılığı azalır. Bu nedenle inceleme parametreleri belirlenirken gerekli anatomik alanı kapsayacak ancak görüntü kalitesinde kabul edilemez kayıp oluşturmayacak parametreler seçilmelidir [16,18,22]. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da her bir spiral taramayı hastanın nefesini tutabileceği süreler içinde tamamlamaktır. Bunun için her bir tarama zorunlu olmadıkça 30 sn yı aşmamalıdır. Kısa spiral taramalarda kesit sayısının azalması nedeniyle daha yüksek mas ve dolayısıyla gürültü (noise) azalımı sağlanır. Spiral tarama yapıldıktan sonra 5

9 görüntüler istenilen pozisyon ve kesit kalınlığında rekonstrükte edilebilirler. Rekonstrüksiyon aralığı 1 mm, hatta daha da altında olabilir [18, 22]. Görüntüleme Alanı(FOV= Field of View)BT kesitini ouşturan görüntü alanının genişliğini gösteren bir parametredir. İncelenecek olan objenin boyutuna göre seçilir. FOV büyüdükçe, sabit olan matriks içindeki piksellerin boyutları genişleyeceğinden görüntünün geometrik çözümlenmesi (rezolüsyonu) azalacaktır [16,17,18,22]. Her spiral BT çekiminde radyolog, görüntüleme ve rekonstrüksiyon parametrelerini inceleme bölgesine göre özelleştirebilir. Bu parametreler; kolimasyon, masa hızı, total kesit zamanı ve rekonstrüksiyon intervalidir [17,18,22]. Kolimasyon incelenecek anatomik bölge, yapı ve lezyona bağlı olarak ayarlanır. Örneğin; akciğerin yüksek rezolsüyonlu BT (YRBT) incelemesi veya renal arterler için 2-3 mm, boyun, böbrek veya pankreas için 5 mm, rutin toraks veya karaciğer incelemesi için 8 mm lik kolimasyonlar seçilebilir [17,18,22]. Total kesit zamanı primer olarak hastanın nefesini tutabilme yeteneğine bağlı olmakla birlikte cihazın yeteneklerine de bağlıdır. Örneğin bazı cihazlar bir spiral çekim süresinde sadece bir program yapabilirken diğerleri multipl spiral çekim sekonslarını ard arda yapabilmektedir [17,18,22]. Bir spiral taramada hacimsel verilerin elde edilmesinden sonra görüntülerin rekonstrüksiyonu yapılırken nokta seçimi ve rekonstrüksiyon aralığının saptanması mümkündür. Spiral teknik ile üst üste binen (overlapping) görüntülerin rekonstrüksiyonu 1 mm ve daha aralıklı yapılabilmektedir [17,18,22] Multidedektör (Multislice) BT Multidetektör BT (MDBT) günümüzde BT teknolojisinde ulaşılan son nokta olup, cihazlar çok sayıda detektör sırasından oluşturulmuştur. MDBT sistemlerinin çekim prensipleri esasen spiral BT den farklı değildir. MDBT nin avantajı hastanın longitudinal aksi boyunca (z- ekseni) iki veya daha çok sayıda detektör dizileri ile donatılmış olması, X- ışını kolimasyonunun genişletilebilmesi ve bunların sonucunda masa hızının arttırılabilmesidir [16,17,18,22]. Farklı şekillerde tasarlanmış detektörler (paralel sıralanmış, eşit genişlikteki detektör tipi matriks, santralden perifere doğru genişleyen detektör tipi adaptif, matriks ve adaptif detektör yapılarının bir arada kullanıldığı detektör tipi ise hibrit detektör adı ile adlandırılır) ile minimum kesit kalınlığında veya maksimum tarama hacminde görüntüleme yapmak mümkündür. Örneğin merkezinde eşit kalınlıkta ince detektör dizisi, kenarlarında ise eşit 6

10 kalınlıkta daha geniş detektör dizilerinin kullanıldığı hibrit sistemlerde 0,5 mm incelikte kesitler alınabilmektedir [18,23,24]. MDBT deki bir önemli özellik de gantry dönüş (rotation) süresinin 0,5 saniye düzeyinin altına çekilmiş olmasıdır. Bu sayede hastadan kaynaklanan istemli ya da istemsiz ( kalp, bağırsak vb.) hareket artefaktlarının görüntü üzerindeki olumsuz etkileri minimuma indirgenmiş ve aynı zamanda daha geniş bir hacmin taranma şansı yaratılmıştır [18,24] lı yılların başında iki detektörlü, 2000 li yıllarda ise 4, 8, 16, 32, 64 detektör sıralı cihazlar üretilmiştir. Günümüzde ikili (dual) tüp teknolojisi ile 64 detektör sıralı cihazlar kullanılmaktadır. Yüz yirmi sekiz ve 256 sıralı detektör uygulamaları ise deneme aşamasındadır. MDBT kullanımı ile birlikte hasta radyasyon dozunun arttığı yönünde genel bir kanı oluşmuştur. Ancak yapılan deneysel çalışmalar sonucunda ortaya çıkan sonuçlar, çekim parametrelerinin görüntü kalitesin bozmayacak şekilde ayarlanması ile radyasyon dozunun spiral BT çekimlerinden farklı olmadığıdır [18,25]. MDBT nin en önemli avantajı tarama hızındaki artıştır. Tarama hızında artış ile birlikte geniş hacimlerin taranabilmesi özellikle BT anjiografi incelemelerinde çığır açmıştır. İnceleme hızındaki bu artış BT anjiografi incelemelerinde kullanılan intravasküler kontrast madde miktarında da azalmaya yol açmıştır. MDBT teknolojisi koroner arterlerde stenoz varlığının belirlenmesinde, plakların görüntülenmesi ve myokardial perfüzyonun değerlendirilmesinde non-invaziv bir yöntem olarak ön plana çıkmıştır. Invaziv bir yöntem olan koroner anjiografi yerine günümüzde artık MDBT kullanılmaktadır [18, 24]. MDBT ile daha ince kesti alınabilmesi sayesinde görüntü planının değiştirilmesine, multiplanar reformasyona ve 3 boyutlu görüntülerin optimal görüntü kalitesiyle elde edilmesine olanak sağlanmıştır. Karaciğer, tek nefes tutma süresinde iki kez üst üste arterial faz taraması ile incelenebilmekte, parankimal organlarda küçük lezyanıların belirlenmesine, çok formatlı (multiformat) reformasyonlarla cerrahi planlamalara, organ koruyucu cerrahi uygulamalara olanak tanımaktadır [16, 17, 18, 23, 24,]. Artmış tarama hızınının solunum ve bağırsak hareketlerinden kaynaklanan artefakları bertaraf etmesiyle birlikte yüksek uzaysal rezolüsyonla geniş volümlerin taranabilmesi sanal endoskopi uygulamalarının temelini oluşturur [16, 18, 23, 24]. Akut inmeli hastalarda rutin BT incelemelerinde patolojinin belirlenemediği ilk 6 saatlik dönemde MDBT teknolojisi, software desteği ile serebral kan akımını, serebral kan volümü ve ortalama geçiş zamanını göstererek beyin perfüzyonunun değerlendirilmesini olanaklı hale getirmiştir [18,23]. 7

11 2. BT DE KULLANILAN KONTRAST MADDELER 2.1. İYOTLU KONTRAST MADDELER İyotlu bileşikler günlük radyoloji pratiğinde kullanılan tüm kontrast ilaçların yaklaşık %90 ını oluşturmakta, arteriografi, venografi gibi anjiografik uygulamalarda, damarsal yapıların ve gastrointestinal yapıların opasifikasyonu için BT incelemelerde, ürografi, kolanjiografi ve myelografi, ERCP, histerosalpingografi gibi tetkiklerde kıllanılmaktadır.radyolojik incelemelerde kullanılan iyotlu kontrast maddeler iyonik ve noniyonik ya da yüksek osmolaliteli ve düşük osmolaliteli olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İyonik prepatlar katyon olarak sodyum veya meglumin, anyon olarak da üç iyot atomu içeren benzoat halkasından oluşmuştur. Sodyum (Na), megluminden daha toksik ancak daha yüksek kontrast oluşturan, bir köktür. Yüksek osmolaliteli kontrast maddelerde iyod/patikül oranı yukarıda belirtilen nedenlerle 3/2 dir. Düşük osmomaliteli kontrast ilaçlarda, yüksek osmolalitelilerde bulunan karboksil halkası yerine non-iyonik kök bulunur. İyod/patikül oranı iyod lehine artmıştır [18,20]. İyotlu kontrast maddeler, moleküler düzeydeki benzoat halkasının tek ya da ikili olmasına göre de monomerik ve dimerik olarak formülüze edilemektedir. Monomerik kontrastlar molekül yapısında tek bir benzoat halkasına dizilmiş iyod ve köklerden oluşurken dimerik kontrast maddeler kök grupları ile birbirinin simetriği bir bağlantı içindeki 2 benzoat halkasına sahiptir İyonik kontrast maddeler : Konvansiyonel kontrast maddeler de denir. Solüsyona girdiklerinde anyon ve katyonlarına ayrılırlar. Anyonlar genellikle diatrizoat / iotalamat molekülleri, katyonlar ise sodyum / meglumin molekülleridir. Bunlar hipertonik kontrast maddelerdir. Osmolaritelerinin ileri derecede yüksek olması ( insan plazmasına göre yaklaşık 5 kat fazla yoğun) önemli dezavantajlarıdır. Bu türden kontrast maddelerin iyonik monomerik ve iyonik dimerik çeşitleri mevcuttur. İyonik monomerik kontrast maddeler: - Diatrizoat : Urografin, Urovison, Urovist - Ioksitalamat : Telebrix İyonik dimerik kontrast maddeler : - Iogsalat: Hexabrix 8

12 Noniyonik kontrast maddeler: Eşlik eden bir katyon gerektirmediklerinden düşük osmalariteye sahiptirler (düşük osmaliteli kontrast maddeler olarak bilinirler). Solüsyon içerisinde anyon ve katyonlara ayrılmazlar. İyonik kontrast maddelere göre daha güvenilirdir. Bu grubun da Monomerik ve dimerik çeşitleri vardır. Metrizamid( Amipaque) Ambalajlama - kullanım zorluğu (toz şeklinde)- çok pahalı 2. jenerasyon noniyonik km: Ioxaglate( hexabrix) Ioxilan( oxilan) Ioversol( optiray) Iopamidol( iopamiro) Iopromid( ultravist) Ioheksol( omnipaque) 3. Jenerasyon noniyonik KM: Iodixanol( visipaque) Tablo 1: Noniyonik kontrast maddelerin farmakolojik özellikleri Radyoopasite solüsyondaki I konsantrasyonu ile ilgilidir ve KM molekülündeki I atomlarının sayısına bağlıdır. İdeal bir kontrast maddenin radyoopasitesi yüksek, osmalaritesi düşük 9

13 olmalıdır. Bu nedenle bir kontrast maddeyi değerlendirmede moleküldeki I atomları sayısının, solüsyondaki partikül sayısına oranı temel ölçüttür. I atom sayısı\ partikül sayısı oran İyonik KM de 3/ 2 iken, noniyonik izoozmolar kontrast maddeler de 3/1, noniyonik düşük osmolarite KM de 6/1 dir. 3. BT DE İNTRAVENÖZ KONTRAST MADDE UYGULAMASI.3.1.KONTRAST MADDE ENJEKSİYON PARAMETRELERİ İntravasküler kontrast madde enjeksiyonunda en önemli parametreler: 1.Kontrast madde volümü V (ml) 2. Akış hızı F (ml/sn) 3. İnceleme gecikmesi D (sn) 4. Salin infüzyonu N (ml) 5. Pozisyon X (bolus tetiklemenin referans noktası) 6. Konsantrasyon C ( mg iyodin/ml) 7. Osmolarite (osmol/l) 8. Viskozite(kP) [26] 1, 2, 3. parametreler kontrast verilimindeki ana parametreleri oluştururken, 6,7, ve 8. parametreler üretici tarafından belirlenir ve uygulayıcı tarafından değiştirilemez. 4. parametre olarak belirtilen salin (izotonik NaCl) infüzyonu, kontrast maddenin bolus enjeksiyonundan sonra yapılır ve kontrast maddenin kontrast artırımı (enhancement) açısından daha fazla kullanımını sağlar [19].Taramaya başlama zamanı referans noktasında (5. parametre) kontrast maddenin görülmesiyle belirlenir. İnceleme gecikmesi (3. parametre kontrast verilimi ile ilgili bölgede hedeflenen kontrast düzeyini elde etme arasındaki aralığı gösterir [26]. İntravenoz Kontrast Uygulaması Vakaların çoğunda parenteral kontrast madde, intravenöz yolla verilir. Böyle bir yolda kontrastın hedefe kadar katetmesi gerek mesafe oldukça uzundur ve hedef organa kadar pek çok başka ara vasküler yapılar ve organların da tutulumu gerçekleşir. 3.2.Temel Prensipler Kontrast madde yol üstünde, enjekte edildigi venden girerek, vena cava ya, sağ atriuma, pulmoner dolaşıma ve son olarak da aortaya doğru akar. Kontrast sağ atriuma kadarki yolda 10

14 opasifiye olmamış kanla karışır. Sağ ventrikülde opasifiye olan ve olmayan kanların karışımı sona ermiş olmalıdır. Kontrast aortaya ulaşınca, önce arteryel faz sırasında pek çok farklı kapiller yatakta tutulur ve sonra vena kava ya yada portal venöz sisteme dökülen boşaltıcı venlere dolar. Portal sistemdeki kontrast karaciğer parenkiminde tutulum oluşturur, sonra karaciğer venlerine dökülerek tekrar sağ atriuma geri döner. Kontrast madde farklı organlarda tekrar sağ kalbe döndüğü için, tekrar dolaşım etkisi de oluşur. Çeşitli organ sistemlerine tipik kontrast ulaşma zamanları Tablo 2 de gösterilmiştir. Kontrast aortaya geldikten kısa süre sonra, aortik tutulum bir plato fazına ulaşır. Bu baslangıç tutulumunun artış şekli, kişinin kardiyak outputunun bir göstergesidir, fakat eğer venöz akım yolunda bir tıkanıklık varsa bu artış da daha yavaş olacaktır. Kontrast madde enjekte edilmeye devam edildiği sürece, aortaya ulaşan toplam kontrast miktarının artmasından kaynaklanan kümülatif etki ile aortik plato değeri de artacaktır. Dolayısıyla, aortik tutulum platosu gerçek horizantal bir plato değildir ve inceleme sırasında da bir miktar artmaya devam eder (Şekil1) Pik aortik tutulum bu fazın sonunda elde edilir. Bu pik tutulum zamanının yanlışlıkla, arterlerin görüntülenmesi için ideal zaman olduğu sanılmamalıdır. fakat bu zaman aslında arterlerden beslenen organların görüntülenmesi için uygun zamandır. Tablo 2:Organların kontrast oluşma zamanları Şekil1 : metne bakınız Enjekte edilen venlerde spontan kan akımı, sıklıkla enjeksiyon hızından yavaş olduğundan, injeksiyonun sonuna doğru kontrastın damarlarda ilerleme hızında yavaşlama olur. Bu aortik platoda prematur bir sonlanmaya yol açar ve enjekte edilen maddenin sonuna kadar faydalı olması mümkün olmaz. Kontrast enjeksiyonunu takiben aynı hızda salin verilmesi, kontrast maddenin ileri itilmesini sağlar ve aortik plato fazında uzamaya yol açar. 11

15 Teorik olarak, kontrastın aortaya ulaştığı ilk andan pik tutuluma kadar gecen sure injeksiyon zamanı kadardır (=V/F), fakat pratikte, kardiyak outputu düşük olanlarda daha uzun, outputu yüksek olanlarda ise daha erken sonlanır. Çoğu organımız, arteryel kan akımına sahiptir. Sadece, karaciğer ve akciğerlerde çift kan akımı vardır. Akciğerlerde bronşiyal arterlerin küçük bir katılım payı vardır, bu oran pulmoner hipertansiyonlu hastalarda artar. Karaciğerde, ana kan akımı portal venden gelir (% 75-90), kalan kısım ise hepatik arter kaynaklıdır. Portal akımda bir tıkanıklık olduğunda veya hipervasküler lezyonların varlığında, arteryel akım artar. Pankreas, barsaklar, mesane, adrenaller gibi tamamen arteryel beslenmesi olan organlar, en iyi pik organ tutulumu sırasında görüntülenir. Pik organ tutulumu, pik aortik tutulumdan 5-15 sn sonra gercekleşir. Böbrekler bir istisnai bir durumu vardır, çünkü tutulumları kontrast bağlıdır, dolayısıyla homojen tutulum görüntüsü de edebilmek için inclemeler nefrografik fazda alınmalıdır (enjeksyondan sonraki saniyeler civarında). Portal venoz faz mutlaka karaciğer incelemesine dahil edilmelidir, bu fazda arteryel tutulum ile portal venoz akım kaynaklı tutulumun kombine olduğu bir dönemdir. Eğer buna artreyel faz incelemesi de eklenirse, hem lezyonların saptanması hem de özelliklerinin belirlenmesi açısından faydalı olacaktır. Bu fazın zamanlaması özenle yapılmalıdır ki tümör kapillerlerinin optimum tutulum gösterdiği ve hala çok az da olsa portal tutulumun olduğu zamanda inceleme yapılabilsin. 3.3.Enjeksiyon Parametreleri ve Organ kontrastlanması Aortadaki kontrast platosunun baslangıç seviyesi arterlerin görüntülenmesi için önemlidir ( CT anjiyografi). Bu değer, saniyede enjekte edilen iodin miktarına, akım hızı ve kontrast materyal konsantrasyonuna bağlı olarak artar. Pik aortik tutulum, arteryel beslenmesi olan organlar ve tümörün görüntülenmesinde önemlidir. Bu değer de, akım hızı kontrast madde konsantrasyonu ile artar (Şekil 2), ama enjekte edilen kontrast madde volümünden daha az oranda etkilenir. Şekil 2 : Enjeksiyon hızı artışının aort ve karaciğer üzerine parankim etksini maksimum kontrastlanması kontrastlanması gösteren grafikte karaciğer parankim akım hızından bağımsızken aortik pik kontrastlanmanın arttığı izleniyor (Bae;1998). 12

16 Aortik tutulum platosunun süresi daha uzun enjeksiyon süresi, daha büyük volümler ve daha yavaş akım hızları ile artar. Pratikte, aortik kontrastlanma seviyesi ile süresi arası bir denge vardır. İncelemeler ne kadar hızlı (örn, Multislice CT) ve akım hızları ne kadar yüksek ise inceleme sırasında ölçülen kontrastlanma oranı da o kadar yüksek olacaktır, fakat aynı zamanda da inceleme için optimal zamanlamanın tespiti o kadar önemli olacaktır. Portal venöz tutulum, büyük oranda enjekte edilen toplam iodin miktarına bağlıdır. Bazı araştırmalara göre, daha yüksek akım hızları daha erken portal venöz tutuluma yol açmaktadır. Bifazik ve multifazik karaciğer çalısmalarında, akım hızı ( 4ml/sn) arteryel kontrastlanmayı belirlerken, iodin yükü (300mg iodin/ml olan kontrasttan 2ml/kg) de portal tutulumu belirlemektedir (Şekil 2 ye bakınız). Arteryel perfüzyonu olan organların (örn; pankreas) parenkimal tutulumu, en çok pik aortik tutulum ve enjekte edilen toplam iodin miktarına bağlı olarak değişir. Hastaya bağlı en önemli faktörler, vücut ağırlığı, kardiyak output ve venöz (veya arteryel) akım yolundaki tıkanıklıklardır. Kardiyak output ne kadar fazla ise, dilusyon etkisi o kadar fazla olacak ve vasküler tutulum oranları da o derece düşük olacaktır. Düşük kardiyak ouputlu hastalarda (Sekil 3.6), arteryel tutulum seviyeleri oldukca yuksek olabilmektedir fakat şunu da aklımızda tutalımki, vasküler ve parenkimal tutulumlar belirgin bir şekilde gecikmeyle gerçekleşecektir (aortik plato enjeksiyondan 60 saniye sonrasına kadar gecikebilmektedir). Bundan dolayı zamanlamanın doğru yapılması önemli bir faktördür. Hasta ağırlığı pik aortik kontrastlanma üstünde orta derecede etkilidir fakat organ tutulumlarını belirgin biçimde etkiler ( pankreas ve karaciğer). Şekil 3 : Deneysel kompartman modelinde azalmış kardiak outputun aort ve karaciğer parankim kontrastlanması üzerine etkisi (Bae;1998). 13

17 3.3. Kontrast Enjeksiyonu Kontrastlı BT çalışmalarının çoğunda, kontrastlanma seviyeleri ve kontrast kullanımı açısından optimum sonuçlara ulaşabilmek için otomatik enjeksiyon kontrolüne ihtiyaç vardır. Vasküler yapılar ve organlardaki pik tutulum değerleri ve plato fazının uzunluğu, kontrast volümü ve akım hızının uygun tarzda seçilmesi ile kontrol altına alınabilir. Spiral ve Multislice BT lerde inceleme süresi kısa olduğundan, optimal sonucları elde edebilmek için görüntüler kontrastlanmanın spesifik fazlarında yapılmalıdır (tablo 3.16). İki kontrastlanma fazı içeren inceleme protokollerinde, kontrast uygulaması tutulumun arteryel fazına denk getirilir. Baslangıç akım hızlarının 3-5 ml/sn de tutacak power enjeksiyon makineleri bu tip çalışmalar için uygun olmaktadır. Klinik uygulamaların çoğunda, sabit akım hızı ile giden monofazik uygulamalar yeterli olmaktadır. Fakat çalışmalar göstermektedir ki, vakalara göre ayarlanmış bifazik kontrast enjeksiyonu daha sabit bir arteryel plato oluşmasını sağlamaktadır [26] NaCl Bolusu (Salin Flaş) Salinin bolus enjeksiyonu şu gerekçelere dayandırılmaktadır: Kontrast madde bolus tarzında ven içine enjekte edildiğinde akım hızı genellikle enjeksiyon işlemi biter bitmez normale döner. Bu normal akım oldukça farklı değerlerde olabilmektedir fakat kontrast enjeksiyon hızından genellikle daha düşük olmaktadır. Aynı zamanda kontrast uygulanan venler içinde, kontrast maddenin venöz göllenmesi de gelişir. Kontrast enjeksiyonunu hemen takiben salin bolusu uygulaması, venlerde göllenmiş kontrastı ileri itecektir ve salin bolusu kontrast bolusunu önünde sabit bir hızda iterek ilerletmelidir. Dolayısıyla salin bolusu kontrast tutulum süresini arttırmak için kullanılabilir. Ayrıca daha az kontrast madde kullanarak inceleme yapılmasında ve aynı uzunlukta kontrast tutulum süresini daha yüksek enjeksiyon hızında elde etmede de bu yöntemden faydalanılabilir. Genelde ml salin yeterlidir [26] Kontrast Madde Konsantrasyonu BT de kontrast tutulumu sadece vasküler yapılar ve dokulardaki lokal iodin konsantrasyonuna bağlıdır. Damarlarda bu konsantrasyon, enjekte edilen kontrast madde ile (opasifiye olmayan) kanın karışması ile oluşur. Bu da iodinin mg/saniye birimi üstünden enjeksiyon hızına bağlıdır. Dolayısıyla 400 mg/ml konsantrasyonundaki kontrastın 3 ml/sn hızında verilmesi ile 300 mg/ml lik kontrasttan 4ml/sn hızında verilmesi arasında bir fark yoktur. 14

18 Kontrast maddenin daha düşük konsantrasyonlarda kullanılması fizyolojik ozmolariteye daha yakın ozmolaritede maddenin enjekte edildiği anlamına gelecektir. Bu da hem maddenin daha iyi tolere edilmesini sağlayacak hem de interstisyel sıvının geri akımı nedeniyle oluşan intrakapiller dilüsyon oranını düşürecektir. Fakat bu tür kontrastlar eşit hızda uygulanan daha yüksek konsantrasyonlu kontrastlara oranla vasküler yapılarda ve organlarda daha düşük kontrastlanmaya yol açmaktadır. Bu nedenle, aynı tutulum seviyesini elde edebilmek için akım hızlarının artırılması gerekir. Bu da, aynı uzunlukta kontrastlanma elde edebilmek için kontrast volümünün arttırılmasını gerekli kılar ve hem BT enjektörlerin sınırlarını zorlayıcı hem de hastada aşırı volüm yüklemesine sebep olan bir durum oluşturur. Daha yüksek konsantrasyonlardaki kontrast madde aynı miktarda iodinin standart konsantrasyonda olanlara oranla daha yavaş olarak verilmesine olanak sağlar. Daha yuksek konsantasyondaki kontrastlar, multisclice BT gibi kısa süreli inceleme yapılan çalışmalar için daha uygundur çünkü bu kullanım endikasyonunda, saniye başına enjekte edilen iodin miktarı eşit olsa bile düşük yoğunluklu kontrastlara göre daha iyi artreyel kontrastlanma oluşturduğu gözlemlenmektedir [26] İnceleme Gecikme Süresi Dolaşım zamanındaki kişisel farklılıkları belirlemek oldukça güçtür; çünkü hastanın kalp hızı, yaşı ve geçirgiği hastalıklar gibi faktörlere bağlı olarak değişebilmektedir. Bu farklılıklardan dolayı incelemenin ne kadar gecikmeli yapılacağı kişilere özel olarak ayarlanmalıdır ki görüntülenme kontrastlanmasının optimal olduğu zamanda yapılabilsin. Verilerin BT de alınma hızı ne kadar fazla ise bu hesaplamanın önemi de o kadar artmaktadır. Modern multislice cihazlar 4x 2.5 mm kolimasyon ile 6 sn gibi kısa bir sürede karaciğer incelemesi yapabilmektedir, bir sonraki nesil 16 sıralı cihazlar daha da kısa süre ( kolimasyona bağlı olarak 2-4 sn) yeterli olmaktadır. Perfüzyonun arteryel fazı, yakalanması zor fazdır. Hızlı cihazlarla kişiye özel ayarlar yapılması zorunludur [26]. Test Bolus Test bolus enjeksiyonu, kişiye özel dolaşım zamanını ve inceleme optimum gecikme zamanını belirlemeye yarayan çok faydalı bir yöntemdir. Bu yöntemde, IV bolus enjeksiyonla (mümkünse tanı amaçlı incelemede kullanılan hızla aynı hızda ve otomatik enjektor kullanılmalı) ml kontrast madde verilir ve mümkün olan en düşük tüp çıkışı kullanılarak ilgilendiğimiz alanı içeren bir kaç deneme görüntüsü alınır. Doza ve tarayıcının tipine bağlı olarak 1 yada 2 sn ara ile imajları alınır. Bu deneme imajlarında bile enjeksiyonun başlaması ile inceleme başlangıcı arasında 8-12 sn gecikme süresi verilmesi 15

19 uygun olacaktır. Gecikme zamanı hastanın tahmini dolaşım süresine göre ayarlanır fakat (kalp yetmezliği ve kapak hastalığı olan hastalar haricinde) nadiren 20 sn den uzun olur. Test sonuçları incelenirken, hedef bölgede (örn; aortada) maksimal kontrastlanmayı gösteren görüntü seçilmeye çalışılır. Pik değere kadarki süre Δt, enjeksiyonun başlama anından seçilen görüntünün elde edilme zamanına kadarki sürenin hesaplanması ile bulunur ve bu da optimum inceleme gecikme zamanına eşittir. Bolus Tetikleme Test bolus, inceleme gecikmesini hesaplamada çok tercih edilen bir yöntem değildir. Bouls tetikleme daha etkin bir yöntemdir. Bolus tetiklemede incelemeyi başlatmada kontrast bolusunun kendisi kullanılır. Bu yöntemde, oldukça azaltılmış doz ve uygun masa pozisyonları kullanılarak monitor görüntüsü alınır. ve kontrastlanmanın nasıl değiştiği takip edilen bir referans bölgesi (tetikleme ROI) belirlenir. Yeterli kontrastlanma seviyesine ( eşik değere ulaşma beklenir) bir kez ulaşılınca, masa başlama seviyesine götürülür ve helikal inceleme başlatılabilir. Teknik nedenlerden dolayı son monitor görüntüsü ile helikal görüntülemenin başlaması arasında 3-9 sn geçmektedir. Bu tetikleme eşiğine ulaşıncaya kadar, akım hızına bağlı olarak yaklaşık 50 ml civarı kontrast madde enjekte edilir. Eğer gecikme 5 sn yi geçiyor ve kontrast enjeksiyonu hızla yapılıyorsa ( 4 ml/sn), pür arteryel inceleme (CT anjiyografi) için bolus tetikleme kullanılmamalıdır. Diğer taraftan, < 4 sn gecikmeler ise gerekli solunum direktiflerini vermeye yetmez. Bizim tavsiyemiz, hastaların enjeksiyondan hemen önce hiperventlasyon yapması ve izleme imajları sırasında nefeslerini tutmak yerine çok yüzeyel solunum yapmalarıdır. Tetikleme ROI sinin pozisyonu, hastanın klinik problemine ve nefes tutma direktiflerini vermek için gerekli süreye göre ayarlanmalıdır (Tablo 3. 17). Hastaların çoğunda en az 5 sn gecikme olacağından, tetikleme ROI sini akım yönünün tersine ( örn; abdominal calışmalar için desendan aorta, göğüs çalışmaları için asendan aorta belirlenebilir) belirlemek ve göreceli olarak düşük bir değer olan 50 HU yu tetikleme eşiği kabul etmek daha uygun olacaktır. 50 HU, hem pek çok artefakt seviyesinin üstünde, hem de daha sonra tanı amaçlı tarama sırasında ulaşılacak kontrastanma seviyelerinin çok altında bir değerdir. Alternatif bir yöntem, kontrast hedef bölgeye ulaşır ulaşmaz taramanın manuel kontrolle başlatılmasıdır [26]. 16

20 4. DİNAMİK BATIN BT İNCELEMELERİ Multidedektör BT nin gelişimi ile daha geniş hacimleri daha kısa sürede taramak mümkün hale gelmiştir. Batına yönelik incelemelerde abdominal aorta ve dallarının incelenmesine olanak sağladığı gibi (BTA) yüksek tarama hızıyla çok fazlı kontrastlı çalışmalara da yeni kavramlar katmıştır. Batın dinamik BT incelemesi ile pankreas, böbrek ve adrenal glandlara yönelik değerlendirilmeler yapılsa da özellikle karaciğerin değerlendirilmesi çok daha sık ve bilinen uygulama sahasıdır. Karaciğerin kontrast görüntülemesinde başarısını artıran ve çok fazlı çalışmalara olanak vermesindeki faktör ikili kan akımıdır (%75 portal ven -PV-, %25 hepatik arter -HA-). KARACİĞERİN TRİFAZİK BT İNCELEMESİ Fokal ve diffüz karaciğer hastalıklarının değerlendirilmesinde BT en duyarlı noninvaziv tetkiklerden birisidir. Genellikle karaciğer içindeki lezyonu tespit etmek, lezyonun yayılımını değerlendirmek ve doğru bir ayırıcı tanı yapmak için tercih edilen BT özellikle son yıllarda teknolojik gelişmeler ile tanı değerini daha da ön plana çıkartmıştır. Tomografik görüntüler; kontrastsız, kontrastlı, bolus tarzında enjeksiyon ve dinamik yöntem gibi çeşitli şekillerde yapılmaktadır. Eski araştırmacılar, kontrast madde enjeksiyonundan sonra izodens lezyonlan gözden kaçırmamak için kontrastsız ve kontrastlı olarak karaciğerin görüntülenmesini savunmaktaydılar. Fakat son zamanlarda araştırmacılar bolus enjeksiyon ile birlikte yapılan dinamik BT incelemenin daha fazla bilgiyi sağlayabildiğini ve karaciğerde rutin olarak kontrastsız incelemenin gereksiz olduğunu belirtmektedirler [27]. Ancak primer tümör hipervasküler ise ve hepatik arteryel faz kullanılmıyorsa, kanama ve kalsifikasyon aranmıyorsa, HCC şüphesi varlığında ve özellikte tümör takibinde tedavi etkinliğini saptamada (kontrast madde lezyon boyutunu küçülteceğinden) kontrastsız incelemeler mutlaka gereklidir [28,29]. Hipovasküler metastazlarda kontrastsız incelemenin çok az veya hiç yararı yoktur (portal venöz fazda lezyonun daha küçük gözükeceği unutulmamalıdır). Normal hepatositlerin glikojen içeriği nedeniyle karaciğer, tüm abdominal organlardan ve kan dokusundan daha yüksek attenüasyon değeri taşımaktadır. Hepatik parankimin BT yoğunluğu HU'dir. Bu yoğunluk açlıkta ve yeni yemek yemiş şahıslarda glikojen ve yağ miktarına göre değişir. Karaciğer yoğunluğu her zaman dalaktan 7-8 HÜ daha yüksektir. Rutin olarak karaciğerin tetkiki 8-10 mm lik kolimatörle yapılır. Saptanan lezyonların detaylı 17

İçerik. BT de Temel Prensipler. BT: Tarihçe. İçerik. BT: Tarihçe. BT: Tarihçe. Dr.Gürsel Savcı

İçerik. BT de Temel Prensipler. BT: Tarihçe. İçerik. BT: Tarihçe. BT: Tarihçe. Dr.Gürsel Savcı BT de Temel Prensipler Dr.Gürsel Savcı BT: Tarihçe 1967: çok yönlü projeksiyon ile görüntü oluşturulması konsepti 1971: İlk BT prototipi Atkinson-Morley s Hospital, Londra 1972: İnsanda ilk BT görüntüsü

Detaylı

Karaciğerin Radyolojik Değerlendirilmesi. Dr.Gürsel SAVCI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi

Karaciğerin Radyolojik Değerlendirilmesi. Dr.Gürsel SAVCI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Karaciğerin Radyolojik Değerlendirilmesi Dr.Gürsel SAVCI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi İçerik Karaciğeri değerlendirirken kullanılan BT ve MR çekim teknikleri ve protokoller Karaciğerde çok fazlı çekim

Detaylı

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ RESİRKÜLASYON NEDİR? Diyaliz esnasında, diyaliz olmuş kanın periferik kapiller dolaşıma ulaşmadan arter iğnesinden geçen

Detaylı

Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri

Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri Diagnostik Görüntüleme ve Teknikleri Diagnostik görüntüleme ve teknikleri, implant ekibi ve hasta için çok amaçlı tedavi planının uygulanması ve geliştirilmesine yardımcı olur. 1. Aşama Görüntüleme Aşamaları

Detaylı

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ TORAKS DEĞERLENDİRME ŞEKLİ 2 ( ID: 64)/OLGU Sİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ SONRASINDA GELİŞEN ORGANİZE PNÖMONİ (OP/ BOOP) Poster 3 ( ID: 66)/Akut Pulmoner Emboli: Spiral

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

MANYETİK REZONANS TEMEL PRENSİPLERİ

MANYETİK REZONANS TEMEL PRENSİPLERİ MANYETİK REZONANS TEMEL PRENSİPLERİ Dr. Ragıp Özkan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji ABD REZONANS Sinyal intensitesini belirleyen faktörler Proton yoğunluğu TR T1 TE T2

Detaylı

SPECT/BT 16-19 MAYIS 2015 XV ULUSAL MEDİKAL FİZİK KONGRESİ TRABZON

SPECT/BT 16-19 MAYIS 2015 XV ULUSAL MEDİKAL FİZİK KONGRESİ TRABZON SPECT/BT 16-19 MAYIS 2015 XV ULUSAL MEDİKAL FİZİK KONGRESİ TRABZON * Nükleer tıp SPECT görüntülerinde artan tutulum bölgesini tanımlamada, Bölgenin kesin anatomik lokalizasyonunu belirlemekte zorlanılmaktadır.

Detaylı

BT ve MRG: Temel Fizik İlkeler. Prof. Dr. Utku Şenol Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı

BT ve MRG: Temel Fizik İlkeler. Prof. Dr. Utku Şenol Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı BT ve MRG: Temel Fizik İlkeler Prof. Dr. Utku Şenol Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Elektromanyetik Spektrum E= hf 1nm 400-700nm 1m Kozmik ışınlar Gama ışınları X ışınları Ultraviole

Detaylı

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın

Detaylı

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz Olgu Sunumu Olgu: 60y, E 2 ayda 5 kilo zayıflama ve karın ağrısı şikayeti ile başvurmuş. (Kasım 2009) Ailede kanser öyküsü yok. BATIN USG: *Karaciğerde en büyüğü VIII. segmentte 61.2x53.1 mm boyutunda

Detaylı

PEDİATRİK KARACİĞER KİTLELERİ

PEDİATRİK KARACİĞER KİTLELERİ PEDİATRİK KARACİĞER KİTLELERİ Dr. Berna Oğuz Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Pediatrik Radyoloji Bilim Dalı Pediatrik KC kitleleri İntraabdominal kitlelerin %5-6 Primer hepatik

Detaylı

AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI

AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI ÖĞRENME HEDEFLERI PA AC grafisi çekim tekniği Teknik değerlendirme Radyolojik anatomi Radyolojik

Detaylı

KADAVRADAN ORGAN ALINMASI. Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi

KADAVRADAN ORGAN ALINMASI. Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi KADAVRADAN ORGAN ALINMASI Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi KADAVRADAN ORGAN ALINMASI Beyin ölümü kararı verilmiş donörlerden (vericilerden) usulüne uygun olarak başka kişiye nakledilmek üzere organların

Detaylı

MEME KANSERİ TARAMASI

MEME KANSERİ TARAMASI MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenim hedefleri Mezenterik vasküler olay şüphesi ile gelen hastayı değerlendirmede kullanılan

Detaylı

Pulmoner Tromboembolizm. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı, Ankara

Pulmoner Tromboembolizm. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı, Ankara Pulmoner Tromboembolizm Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı, Ankara Pulmoner Tromboembolizm Venöz Tromboembolizm = DVT + PTE Derin Ven Trombozu (genellikle

Detaylı

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

TEMEL TIBBİ CİHAZ KILAVUZU RADYOGRAFİK GÖRÜNTÜLEME

TEMEL TIBBİ CİHAZ KILAVUZU RADYOGRAFİK GÖRÜNTÜLEME MALİ HİZMETLER KURUM BAŞKAN YARDIMCILIĞI STOK TAKİP VE ANALİZ DAİRE BAŞKANLIĞI TEMEL TIBBİ CİHAZ KILAVUZU RADYOGRAFİK GÖRÜNTÜLEME BMM. Bilal BECEREN Ağustos 2015 RADYOGRAFİK GÖRÜNTÜLEME Röntgen; X-ışınının

Detaylı

ÇOCUKLARDA BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ VE RADYASYON GÜVENLİĞİ KLİNİSYEN BİLGİLENDİRME PLATFORMU

ÇOCUKLARDA BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ VE RADYASYON GÜVENLİĞİ KLİNİSYEN BİLGİLENDİRME PLATFORMU ÇOCUKLARDA BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ VE RADYASYON GÜVENLİĞİ KLİNİSYEN BİLGİLENDİRME PLATFORMU X ışını nedir? X-ışınları gözle görülmeyen ve iyonizan radyasyon içeren ışın demetleridir. 1895 yılında Alman

Detaylı

Dijital Panoramik Görüntülemede HD Teknolojisi. Süper Hızlı Dijital Panoramik X-ray Cihazı. Thinking ahead. Focused on life.

Dijital Panoramik Görüntülemede HD Teknolojisi. Süper Hızlı Dijital Panoramik X-ray Cihazı. Thinking ahead. Focused on life. Dijital Panoramik Görüntülemede HD Teknolojisi Süper Hızlı Dijital Panoramik X-ray Cihazı Konsept!! W E N Süper Yüksek Hız 5.5 sn & Süper Yüksek Çözünürlük 16 bit Yeni teknoloji HD tüp ve sensör Yeni nesil

Detaylı

ABDOMİNAL ÇEKİM PROTOKOLLERİ DR. DENİZ AKATA HACETTEPE RADYOLOJİ

ABDOMİNAL ÇEKİM PROTOKOLLERİ DR. DENİZ AKATA HACETTEPE RADYOLOJİ ABDOMİNAL ÇEKİM PROTOKOLLERİ DR. DENİZ AKATA HACETTEPE RADYOLOJİ ABDOMİNAL ÇKBT UYGULAMALARI VİSERAL ORGANLAR RENOVASKÜLER HİPERTANSIYON AORTAGRAFİ PORTOGRAFİ KOLONOSKOPİ ÜROGRAFİ VİSERAL ORGANLAR ANA

Detaylı

KARACİĞER MR GÖRÜNTÜLEMEDE DEĞİŞEN PARADİGMA

KARACİĞER MR GÖRÜNTÜLEMEDE DEĞİŞEN PARADİGMA KARACİĞER MR GÖRÜNTÜLEMEDE DEĞİŞEN PARADİGMA Dr. Şükrü Mehmet Ertürk Radyolojinin diğer alanlarında olduğu gibi, karaciğer görüntülemenin de primer amacı benign lezyonları, malign lezyonlardan ayırt etmektir

Detaylı

TRD Yeterlilik Kurulu, Rehber ve Standartlar Komitesi. Kemik Pelvis ve Kalça Manyetik Rezonans Görüntüleme

TRD Yeterlilik Kurulu, Rehber ve Standartlar Komitesi. Kemik Pelvis ve Kalça Manyetik Rezonans Görüntüleme İnceleme Kodu: TRD Hazırlanma Tarihi: 30.7.2011 TRD Yeterlilik Kurulu, Rehber ve Standartlar Komitesi Kemik Pelvis ve Kalça Manyetik Rezonans Görüntüleme Tanım: Manyetik rezonans görüntüleme cihazı kullanılarak

Detaylı

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle III.Tıbbi Onkoloji Kongresi Onkolojik Görüntüleme Kursu 24 Mart 2010,Antalya Böbrek Mesane Prostat Böbrek Mesane Testis Radyolojiye Sorular Tümör

Detaylı

Kasetin arka yüzeyi filmin yerleştirildiği kapaktır. Bu kapakların farklı farklı kapanma mekanizmaları vardır. Bu taraf ön yüzeyin tersine atom

Kasetin arka yüzeyi filmin yerleştirildiği kapaktır. Bu kapakların farklı farklı kapanma mekanizmaları vardır. Bu taraf ön yüzeyin tersine atom KASET Röntgen filmi kasetleri; radyografi işlemi sırasında filmin ışık almasını önleyen ve ranforsatör-film temasını sağlayan metal kutulardır. Özel kilitli kapakları vardır. Kasetin röntgen tüpüne bakan

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Meme Kanseri Planlama Tecrübesi ( 3D konformal planlama + field-in-field ) Bülent Yapıcı Acıbadem Maslak Hastanesi

Meme Kanseri Planlama Tecrübesi ( 3D konformal planlama + field-in-field ) Bülent Yapıcı Acıbadem Maslak Hastanesi Meme Kanseri Planlama Tecrübesi ( 3D konformal planlama + field-in-field ) Bülent Yapıcı Acıbadem Maslak Hastanesi CT çekimi Baş karşı tarafta Açı, gövde yere paralel olacak şekilde ( genelde CT ye sığacak

Detaylı

18/11/2015. PA (posteroanterior) AKCİĞER. Önerilen pozisyonlar. Toraks grafileri Çekim teknikleri ve Radyografik Anatomi

18/11/2015. PA (posteroanterior) AKCİĞER. Önerilen pozisyonlar. Toraks grafileri Çekim teknikleri ve Radyografik Anatomi Toraks grafileri Çekim teknikleri ve Radyografik Anatomi Prof.Dr. Murat Kocaoğlu Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Önerilen pozisyonlar Temel: Postero-anterior (PA) erekt (ayakta)

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/4 GİRİŞİMSEL RADYOLOJİK TETKİKLER İÇİN HASTA BİLGİLENDİRME VE RIZA FORMU Ünitenin Adı : Hastanın Adı ve Soyadı : Protokol No : Girişimsel radyolojideki işlemler; görüntüleme kılavuzluğunda cerrahiye

Detaylı

Dr. Fiz. Nezahat OLACAK

Dr. Fiz. Nezahat OLACAK Slide 1 VOLUMETRİK AYARLI ARK TERAPİ (VMAT) Dr. Fiz. Nezahat OLACAK E.Ü. Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi A.D. Slide 2 VMAT Tedavi Cihazının Teknik Özelliklerinin Tedavi Planına Etkisi Maksimum lif hızı

Detaylı

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 1. Sorular

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 1. Sorular TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 1 Sorular Soru 1 Akut radyasyon sendromu öncelikle aşağıdaki klinik tablolardan hangisi ile başlar? a)akut ölüm b)hematolojik sendrom c)gastrointestinal sendrom d)nörolojik sendrom

Detaylı

İnnovative Technology For Humans

İnnovative Technology For Humans İnnovative Technology For Humans Lineer Tarama İle Gerçek Boyutta 1 Metreye Kadar Tek Parça Hızlı Dijital Çekim Tüm Vücut için Dijital radyografi sistemi Yüksek Görüntü Kalitesi ve Düşük radyasyon - Mükemmel

Detaylı

AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA. Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011

AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA. Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011 AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011 Öğrenme Hedefleri PA AC grafisi çekim tekniği Teknik değerlendirme Radyolojik anatomi Radyolojik değerlendirme Radyografi örnekleri

Detaylı

TOMOTERAPİ CİHAZI İLE PROSTAT KANSERİ TEDAVİSİ

TOMOTERAPİ CİHAZI İLE PROSTAT KANSERİ TEDAVİSİ TOMOTERAPİ CİHAZI İLE PROSTAT KANSERİ TEDAVİSİ AYŞE E EVCİL DR.ABDURRAHMAN YURTASLAN ANKARA ONKOLOJİ HASTANESİ RADYASYON ONKOLOJİSİ KLİNİĞİ İĞİ Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi (YART) ile; Hedef volümde yüksek

Detaylı

RADYASYON GÜVENLİĞİ. Öğr.Gör. Şükrü OĞUZ KTÜ Tıp Fakültesi Radyoloji AB

RADYASYON GÜVENLİĞİ. Öğr.Gör. Şükrü OĞUZ KTÜ Tıp Fakültesi Radyoloji AB RADYASYON GÜVENLİĞİ Öğr.Gör. Şükrü OĞUZ KTÜ Tıp Fakültesi Radyoloji AB İyonlaştırıcı radyasyonlar canlılar üzerinde olumsuz etkileri vardır. 1895 W.Conrad Roentgen X ışınını bulduktan 4 ay sonra saç dökülmesini

Detaylı

Prostat Kanserinde Prostat Spesifik Membran Antijen 177. Lu-DKFZ-617 ( 177 Lu-PSMA) Tedavisinde Organ ve Tümör Dozimetrisi: ilk sonuçlar

Prostat Kanserinde Prostat Spesifik Membran Antijen 177. Lu-DKFZ-617 ( 177 Lu-PSMA) Tedavisinde Organ ve Tümör Dozimetrisi: ilk sonuçlar Prostat Kanserinde Prostat Spesifik Membran Antijen 177 Lu-DKFZ-617 ( 177 Lu-PSMA) Tedavisinde Organ ve Tümör Dozimetrisi: ilk sonuçlar Nami Yeyin 1, Mohammed Abuqbeitah 1, Emre Demirci 2, Aslan Aygün

Detaylı

RADYOLOJİ DE DOZ AZALTIM YÖNTEMLERİ. Yrd.Doç.Dr. Ayşegül YURT DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ MEDİKAL FİZİK AD.

RADYOLOJİ DE DOZ AZALTIM YÖNTEMLERİ. Yrd.Doç.Dr. Ayşegül YURT DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ MEDİKAL FİZİK AD. RADYOLOJİ DE DOZ AZALTIM YÖNTEMLERİ Yrd.Doç.Dr. Ayşegül YURT DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ MEDİKAL FİZİK AD. 1895 X ışınlarının keşfi 1896 ilk radyasyon yaralanmaları ile ilgili raporlar Diagnostik Görüntülemede

Detaylı

Santral sinir sistemi ve baş-boyun tümörlerinde radyoloji. Dr Ayşenur CİLA Hacettepe Üniversitesi

Santral sinir sistemi ve baş-boyun tümörlerinde radyoloji. Dr Ayşenur CİLA Hacettepe Üniversitesi Santral sinir sistemi ve baş-boyun tümörlerinde radyoloji Dr Ayşenur CİLA Hacettepe Üniversitesi Görüntülemede amaç Tümör / Tümör dışı ayırımını yapmak Tümör evreleme Postop rezidü-tümör yatağı değişiklikleri

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Handan Tanyıldızı 1, Nami Yeyin 2, Aslan Aygün 2, Mustafa Demir 2, Levent Kabasakal 2 1. İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi, Nükleer Fizik ABD 2

Handan Tanyıldızı 1, Nami Yeyin 2, Aslan Aygün 2, Mustafa Demir 2, Levent Kabasakal 2 1. İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi, Nükleer Fizik ABD 2 Yttrium-90 mikroküre tedavisinde radyasyon kaynaklı karaciğer hastalığı (RILD) analizi ve terapötik aktivite miktarı ile karaciğer fonksiyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi Handan Tanyıldızı 1, Nami

Detaylı

Mamografi BR.HLİ.099

Mamografi BR.HLİ.099 BR.HLİ.099 Meme Kanserinde Erken Tanının En Büyük Yardımcısı Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Her 8 kadından biri yaşam süresi içinde meme kanserine yakalanmaktadır. ABD'de her yıl

Detaylı

BAŞ-BOYUN TÜMÖRLERİNDE CYBERKNIFE UYGULAMALARI. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJİSİ ANABİLİM DALI Kemal ERDOĞAN Radyoterapi Teknikeri

BAŞ-BOYUN TÜMÖRLERİNDE CYBERKNIFE UYGULAMALARI. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJİSİ ANABİLİM DALI Kemal ERDOĞAN Radyoterapi Teknikeri BAŞ-BOYUN TÜMÖRLERİNDE CYBERKNIFE UYGULAMALARI HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJİSİ ANABİLİM DALI Kemal ERDOĞAN Radyoterapi Teknikeri CYBERKNIFE Robotik radyocerrahi sistem Cerrahiye alternatif

Detaylı

IMRT (YOĞUNLUK AYARLI RADYOTERAPİ)

IMRT (YOĞUNLUK AYARLI RADYOTERAPİ) IMRT (YOĞUNLUK AYARLI RADYOTERAPİ) Dr. Kadir Yaray Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi KAYSERİ CT Simülasyon 3D Tedavi Planlama Konformal Radyoterapi Uygulamaları CT nin keşfi; 1993

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı SBRT Endikasyonları Tedavi öncesi endikasyon değerlendirilmesi Cerrahi, Brakiterapi ve eksternal RT seçenekleri

Detaylı

Doppler Ultrasonografisi

Doppler Ultrasonografisi Doppler Ultrasonografisi DOPPLERİN FİZİKSEL PRENSİPLERİ D O P P L E R E T K I D O P P L E R F R E K A N S ı D O P P L E R D E N K L E M I D O P P L E R A Ç ı S ı Ultrasonografi nin Tanımı Doppler Çeşitleri

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi hangi amaçlar için kullanılmaktadır Tanı Takip Tarama TANI AMACI: Palpasyonda malign kitle düşünülen

Detaylı

Akciğer SBRT Planlamalarında Hareket Takibi

Akciğer SBRT Planlamalarında Hareket Takibi Akciğer SBRT Planlamalarında Hareket Takibi Cemile Ceylan Anadolu Sağlık Merkezi Stereotaktik Radyo Cerrahi ve Radyobiyoloji Kursu 20 Haziran 2014 Klinik Gereklilik Hareketin Belirlenmesi Solunum Takipli

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

CANLI KARACİĞER VERİCİ ADAYLARINDA MULTİDEDEKTÖR BT ANJİOGRAFİ İLE HEPATİK ARTERYEL ANATOMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr.

CANLI KARACİĞER VERİCİ ADAYLARINDA MULTİDEDEKTÖR BT ANJİOGRAFİ İLE HEPATİK ARTERYEL ANATOMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ RADYOLOJİ ANABİLİM DALI CANLI KARACİĞER VERİCİ ADAYLARINDA MULTİDEDEKTÖR BT ANJİOGRAFİ İLE HEPATİK ARTERYEL ANATOMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ Dr. Orhan ÖZBEK

Detaylı

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Orhan Bilge İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Safra Yolları Cerrahisi Birimi Kolorektal Kanser 950 000 hasta / yıl Kanser ölümlerinin

Detaylı

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI Dr. Ömer USLUKAYA DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI Karın travması Karın travmaları, baş, boyun ve toraks travmalarından sonra üçüncü en

Detaylı

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR TANIM Ödem sık karşılaşılan ve vücutta sıvı birikimi olarak tanımlanan ve bazen de bazı ciddi hastalıkların belirtisi olan klinik bir durumdur. Ödem genellikle

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

RÖNTGEN FİZİĞİ X-Işınları Absorbsiyon ve saçılma. Doç. Dr. Zafer KOÇ Başkent Üniversitesi Tıp Fak

RÖNTGEN FİZİĞİ X-Işınları Absorbsiyon ve saçılma. Doç. Dr. Zafer KOÇ Başkent Üniversitesi Tıp Fak RÖNTGEN FİZİĞİ X-Işınları Absorbsiyon ve saçılma Doç. Dr. Zafer KOÇ Başkent Üniversitesi Tıp Fak ABSORBSİYON VE SAÇILMA X-ışınları maddeyi (hastayı) geçerken enerjileri absorbsiyon (soğurulma) ve saçılma

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı

PEDİATRİK ABDOMİNAL ACİLLERDE RADYOLOJİ. Doç.Dr. Gökhan ARSLAN Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı

PEDİATRİK ABDOMİNAL ACİLLERDE RADYOLOJİ. Doç.Dr. Gökhan ARSLAN Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı PEDİATRİK ABDOMİNAL ACİLLERDE RADYOLOJİ Doç.Dr. Gökhan ARSLAN Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı İçerik Abdominal acillerde istenebilecek radyolojik tetkikler nelerdir? Radyolojik

Detaylı

YÜKSEK ENERJİLİ X- IŞINLARIYLA YAPILAN TEDAVİLERDE KARBON FİBER MASANIN CİLT VE İZOMERKEZ DOZUNA ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI

YÜKSEK ENERJİLİ X- IŞINLARIYLA YAPILAN TEDAVİLERDE KARBON FİBER MASANIN CİLT VE İZOMERKEZ DOZUNA ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI YÜKSEK ENERJİLİ X- IŞINLARIYLA YAPILAN TEDAVİLERDE KARBON FİBER MASANIN CİLT VE İZOMERKEZ DOZUNA ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI TÜLAY MEYDANCI, Prof. Dr. GÖNÜL KEMİKLER Medikal Fizik Kongresi 15-18 Kasım 2007

Detaylı

Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar

Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar Kalsinörin İnhibitörleri Siklosporin Takrolimus Antiproliferatif Ajanlar Mikofenolat Mofetil / Sodyum Azathiopurine Kortikosteroidler Sirolimus

Detaylı

TORAKS BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ İNCELEMESİ

TORAKS BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ İNCELEMESİ TORAKS BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ İNCELEMESİ İnceleme Kodu: TRD T002 Hazırlanma Tarihi: 30.6.2007 Tanım: Toraks organ ve yapılarının normal veya patolojik anatomi ve fizyolojisinin iyonizan radyasyon kullanan

Detaylı

AKCİĞ İĞER CA TEDAVİSİ GÜLFER KARAKURT ANKARA ONKOLOJİ HASTANESİ RADYASYON ONKOLOJİSİ KLİNİĞİ

AKCİĞ İĞER CA TEDAVİSİ GÜLFER KARAKURT ANKARA ONKOLOJİ HASTANESİ RADYASYON ONKOLOJİSİ KLİNİĞİ CYBERKNIFE CİHAZINDA X-SIGHT X LUNG YÖNTEMY NTEMİYLE AKCİĞ İĞER CA TEDAVİSİ GÜLFER KARAKURT ANKARA ONKOLOJİ HASTANESİ RADYASYON ONKOLOJİSİ KLİNİĞİ CyberKnife (Sunnyvale Accuray) cihazı bilgisayar kontrollü

Detaylı

TRD Yeterlilik Kurulu, Rehber ve Standartlar Komitesi ÜST ABDOMEN BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ İNCELEMESİ, GENEL

TRD Yeterlilik Kurulu, Rehber ve Standartlar Komitesi ÜST ABDOMEN BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ İNCELEMESİ, GENEL TRD Yeterlilik Kurulu, Rehber ve Standartlar Komitesi ÜST ABDOMEN BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ İNCELEMESİ, GENEL İnceleme Kodu: TRD- Abd - 050401 Hazırlanma Tarihi: 30.6.2007 Tanım: Üst abdomen bilgisayarlı

Detaylı

Retroaortik ve sirkumaortik renal venin pelvik varisle ilişkisi

Retroaortik ve sirkumaortik renal venin pelvik varisle ilişkisi Retroaortik ve sirkumaortik renal venin pelvik varisle ilişkisi Dr. Zafer KOÇ Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi GİRİŞ ve AMAÇ Pelvik konjesyon sendromunun (PKS) oluşumunda over ven

Detaylı

MR anjiyografiyi diğer anjiyografik yöntemlerden ayıran en önemli özellik eksojen bir kontrast

MR anjiyografiyi diğer anjiyografik yöntemlerden ayıran en önemli özellik eksojen bir kontrast MR ANJİYOGRAFİ TEKNİKLERİ Dr. Hasan YİĞİT Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi MR anjiyografiyi diğer anjiyografik yöntemlerden ayıran en önemli özellik eksojen bir kontrast maddeye dayanan kontrastlı

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013

KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013 KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013 SUNUM KAPSAMI Niçin KMY yaparız? Hangi yöntemi kullanırız? KMY sonuçlarını nasıl değerlendirmemiz gerekir? Kırık

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

Lineer Hızlandırıcı Tabanlı SRS/SRBT Uygulamalarında QA. Dr. Bahar Dirican GATA Radyasyon Onkolojisi AD

Lineer Hızlandırıcı Tabanlı SRS/SRBT Uygulamalarında QA. Dr. Bahar Dirican GATA Radyasyon Onkolojisi AD Lineer Hızlandırıcı Tabanlı SRS/SRBT Uygulamalarında QA Dr. Bahar Dirican GATA Radyasyon Onkolojisi AD Stereotaktik Radyocerrahi ve Stereotaktik Beden Radyoterapisi Kursu 20 Haziran 2014 -İstanbul Görüntü

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR ÖĞRENİM HEDEFLERİ SFT parametrelerini tanımlayabilmeli, SFT ölçümünün doğru yapılıp yapılmadığını açıklayabilmeli, SFT sonuçlarını yorumlayarak olası tanıyı

Detaylı

CS 9300. Esnekliğin gücü

CS 9300. Esnekliğin gücü CS 9300 Esnekliğin gücü Carestream Dental den yeni CS 9300 3D dijital görüntüleme sistemi ile tahmini teşhislerinizden çıkartın Carestream Dental in hepsi bir arada CS 9300 ü, farklı görüntü alanı seçenekleri

Detaylı

Asendan AORT ANEVRİZMASI

Asendan AORT ANEVRİZMASI Asendan AORT ANEVRİZMASI Aort anevrizması, aortanın normal çapından geniş bir çapa ulaşarak genişlemesidir. Aorta nın bütün bölümlerinde anevrizma gelişebilir. Genişlemiş olan bölümün patlayarak hayatı

Detaylı

Pulmoner ven ostiumu çevresinde multipl lezyonlar oluşturulur

Pulmoner ven ostiumu çevresinde multipl lezyonlar oluşturulur Dr. Sedat KÖSE Pek çok kateter kalbe yerleştirilir Transseptal kateterizasyon Yüksek seviyeli antikoagülasyon Pulmoner ven ostiumu çevresinde multipl lezyonlar oluşturulur PV izolasyonu AF ablasyonunun

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma.

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. RFA Temel Mekanizma Pozitif Negatif iyonlar iyonlar elektrod elektrod yönüne yönüne

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

Vakum Teknolojisi * Prof. Dr. Ergun GÜLTEKİN. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi

Vakum Teknolojisi * Prof. Dr. Ergun GÜLTEKİN. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Vakum Teknolojisi * Prof. Dr. Ergun GÜLTEKİN İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Giriş Bilimsel amaçla veya teknolojide gerekli alanlarda kullanılmak üzere, kapalı bir hacim içindeki gaz moleküllerinin

Detaylı

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1 1 VÜCUT KOMPOSİZYONU VÜCUT KOMPOSİZYONU Vücuttaki tüm doku, hücre, molekül ve atom bileşenlerinin miktarını ifade eder Tıp, beslenme, egzersiz bilimleri, büyüme ve gelişme, yaşlanma, fiziksel iş kapasitesi,

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Hazırlama Komitesi Adem Aköl Kalite Konseyi Başkanı Sinan Özyavaş Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

17.02.2015. ENTERAL BESLENME (Gavaj) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Enteral Beslenme. 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 )

17.02.2015. ENTERAL BESLENME (Gavaj) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Enteral Beslenme. 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 ) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 ) ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Slayt No : 48 4 ENTERAL BESLENME (Gavaj) Besin ve sıvıları ağız yoluyla yeterli alamayan veya hiç alamayan

Detaylı

EYETECH PARTİKÜL TAYİN CİHAZI

EYETECH PARTİKÜL TAYİN CİHAZI EYETECH PARTİKÜL TAYİN CİHAZI Ambivalue şirketinin yeni nesil üretmiş olduğu Eyetech model partikül tayin cihazı ile parçacık boyut analizlerinde ve şekil çözümleyicilerin de yeni nesil cihaz üretimi gerçekleştirmiştir.

Detaylı

(1) MESİ MEDİKAL A.Ş.- Akdeniz Üniversitesi Doktora Programı (2) ANTAKYA ÖZEL DEFNE HASTANESİ - Çukurova Üniversitesi Doktora Programı

(1) MESİ MEDİKAL A.Ş.- Akdeniz Üniversitesi Doktora Programı (2) ANTAKYA ÖZEL DEFNE HASTANESİ - Çukurova Üniversitesi Doktora Programı N. İlker ÇATAN 1, Abdulmecit CANBOLAT 2, (1) MESİ MEDİKAL A.Ş.- Akdeniz Üniversitesi Doktora Programı (2) ANTAKYA ÖZEL DEFNE HASTANESİ - Çukurova Üniversitesi Doktora Programı IMRT-SRS-SBRT TEDAVİ BOYUNCA

Detaylı

MIG-MAG GAZALTI KAYNAĞINDA KAYNAK PAMETRELERİ VE SEÇİMİ

MIG-MAG GAZALTI KAYNAĞINDA KAYNAK PAMETRELERİ VE SEÇİMİ MIG-MAG GAZALTI KAYNAĞINDA KAYNAK PAMETRELERİ VE SEÇİMİ Prof. Dr. Ramazan YILMAZ Sakarya Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Esentepe Kampüsü, 54187, SAKARYA Kaynak

Detaylı

KAN ALMA 30.12.2014. Kan Alma. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği

KAN ALMA 30.12.2014. Kan Alma. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 16.Hafta ( 29.12-02.01 / 01 / 2015 ) 1.) KAN ALMA 2.)VENÖZ KAN ALMA TEKNİĞİ Slayt No : 26 KAN ALMA ;.Tanı için gerekli mikrobiyolojik ve biyokimyasal incelemeleri yapmak,,.tedavi

Detaylı

Dr. Gönül Kemikler İ. Ü. Onkoloji Enstitüsü

Dr. Gönül Kemikler İ. Ü. Onkoloji Enstitüsü Dr. Gönül Kemikler İ. Ü. Onkoloji Enstitüsü Radyoaktif kaynakların Vücut boşluklarına Tümörün içine Tümörün yakınına kalıcı geçici olarak yerleştirilerek yapılan bir yakın mesafe tedavisidir. X.Ulusal

Detaylı

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM TORAKS RADYOLOJİSİ Prof Dr Nurhayat YILDIRIM PA AKCİĞER GRAFİSİNDE TEKNİK ÖZELLİKLER Film ayakta çekilmelidir. Göğüs ön duvarı film kasetine değmelidir. Işık kaynağı kişinin arkasında olmalıdır. Işık kaynağı

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı

Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı Portal Hipertansiyon Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 GİS Dalak Portal Ven Karaciğer Hepatik Ven Hepatik Arter Portal Hipertansiyonun Tanımı Portal hipertansiyon:

Detaylı

KARKAS GÖRÜNTÜLEME SİSTEMLERİ

KARKAS GÖRÜNTÜLEME SİSTEMLERİ KARKAS GÖRÜNTÜLEME SİSTEMLERİ KARKAS DEĞERLENDİRME IN-VIVO EX-VIVO ULTRASON TOMOGRAFİ SUBJEKTİF LINEAR DEXA MRI VIA TOBEC BIA Ultrason (Ultrasound) Teknolojisi Dual Enerji X-Ray Absorptiyometri (DEXA)

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5 Sorular Soru 1 T1 ve T2 ağırlıklı spin eko sekanslarda hiperintens görülen hematom kavitesinin evresini belirtiniz? a) Akut dönem b) Hiperakut dönem c) Subakut erken dönem d)

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ Medikal Metroloji Uygulama ve Araştırma Merkezi KALİBRASYON ve KALİTE KONTROL NEDİR? Kalibrasyon; ülke çapında ya da uluslararası standartlara göre izlenebilirliği mevcut

Detaylı

İntrakoroner Tanısal Yöntemler Gelecekten Ne Bekliyor? Prof Dr. Ertan Ural İnvazif Kardiyoloji Araştırma Uygulama Birimi

İntrakoroner Tanısal Yöntemler Gelecekten Ne Bekliyor? Prof Dr. Ertan Ural İnvazif Kardiyoloji Araştırma Uygulama Birimi İntrakoroner Tanısal Yöntemler Gelecekten Ne Bekliyor? Prof Dr. Ertan Ural İnvazif Kardiyoloji Araştırma Uygulama Birimi 1 2 Akış Ses Temelli Teknolojiler Işık Temelli Teknolojiler Akım Temelli Teknolojiler

Detaylı

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Apandisit; Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar Dr. Selcan ENVER DİNÇ ACİL TIP ABD. 09.03.2010 Acil servise başvuran karın ağrılı hastalarda en sık konulan tanılardan bir tanesidir. Apandektomi dünya genelinde

Detaylı