ÇATIŞMA VE STRES YÖNETİMİ-II

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇATIŞMA VE STRES YÖNETİMİ-II"

Transkript

1 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2758 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1716 ÇATIŞMA VE STRES YÖNETİMİ-II Yazarlar Doç.Dr. Altan EŞSİZOĞLU (Ünite 1) Prof.Dr. Burhanettin IŞIKLI (Ünite 2, 5) Yrd.Doç.Dr. Gülcan GÜLEÇ (Ünite 3) Prof.Dr. Gökay AKSARAY (Ünite 4, 7) Doç.Dr. Çınar YENİLMEZ (Ünite 6) Prof.Dr. Ayşe Çiğdem KIREL (Ünite 8) Editör Doç.Dr. Çınar YENİLMEZ ANADOLU ÜNİVERSİTESİ i

2 Bu kitabın basım, yayım ve satış hakları Anadolu Üniversitesine aittir. Uzaktan Öğretim tekniğine uygun olarak hazırlanan bu kitabın bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan izin almadan kitabın tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayıt veya başka şekillerde çoğaltılamaz, basılamaz ve dağıtılamaz. Copyright 2013 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN ÖĞRETİM TASARIM BİRİMİ Genel Koordinatör Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Genel Koordinatör Yardımcısı Doç.Dr. Hasan Çalışkan Öğretim Tasarımcıları Yrd.Doç.Dr. Seçil Banar Öğr.Gör.Dr. Mediha Tezcan Grafik Tasarım Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Öğr.Gör. Cemalettin Yıldız Öğr.Gör. Nilgün Salur Kitap Koordinasyon Birimi Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Öğr.Gör. Cemalettin Yıldız Grafikerler Gülşah Karabulut Özlem Ceylan Dizgi Açıköğretim Fakültesi Dizgi Ekibi Çatışma ve Stres Yönetimi-II ISBN Baskı Bu kitap ANADOLU ÜNİVERSİTESİ Web-Ofset Tesislerinde adet basılmıştır. ESKİŞEHİR, Ocak 2013 ii

3 İçindekiler Önsöz... iv 1. Stresin Tanımı ve Doğası Stres Kaynakları ve Özel Stresli Durumlar Stres ve Bedensel Hastalıklar Stres ve Ruhsal Etkileri Örgütsel Stresin Sonuçları Stres ve Kişilik Stres Yönetiminde Bireysel Stratejiler Stres Yönetiminde Örgütsel Stratejiler iii

4 Önsöz Sevgili Öğrenciler; Stres, sağlık bilimlerinden mühendislik bilimlerine, oradan sosyal bilimlere kadar geniş bir yelpazede birçok bilimsel disiplinin ilgi odağı olan bir kavramdır. Strese, günümüzde kimilerince bedensel hastalıkların ve ruhsal bozuklukların en önemli nedeni veya yeni fırsatlar yaratan ve hayatta kalmamızda büyük rol oynayan bir etken şeklinde işlevler atfedilmektedir. Ülkemiz, sosyal ve kültürel değişimlerin hızlı bir şekilde yaşandığı bir coğrafyadadır. Bununla paralel olarak, küreselleşmenin de etkisiyle, insanların istek ve gereksinimleri hızlı bir şekilde değişmektedir. Bu durum olumsuz stres etkenlerinin ortaya çıkma riskini arttırmaktadır. Stres etkenlerinin tetiklediği ruhsal ve davranışsal sorunlar sonucunda aile ve çalışma hayatı olumsuz etkilenmekte, bireysel olarak önemli bedensel hastalıklar ve ruhsal bozukluklar ortaya çıkmaktadır. Bu kitaptaki ünitelerde stresin tanımı ve doğası, stres kaynakları, stresin bedensel ve ruhsal olarak insanlar üzerindeki etkileri, stresin örgütsel sonuçları, olumlu ve olumsuz stresin ortaya çıkmasında önemli olabilen kişilik özellikleri, stres yönetiminde bireysel ve örgütsel stratejiler şeklindeki konular ele alınmaktadır. Ünitelerde önerilen kitapları, internet sitelerini okuyarak, sıra sizde ve kendimizi sınayalım başlıkları altında sorulan sorulara cevaplar arayarak ilgili üniteleri daha iyi kavrayabileceksiniz. Sağlık, sıhhat ve başarı dileklerimle. Editör Doç.Dr. Çınar YENİLMEZ iv

5

6 1 Amaçlarımız Bu üniteyi tamamladıktan sonra; Stres kavramının tarihçesini açıklayabilecek, Stres ve stres etmenlerini tanımlayabilecek, Strese verilen yanıtı anlatabilecek, Stres yanıtının doğasını ifade edebilecek bilgi ve becerilere sahip olabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Stres Stres Yanıtı Savaş ya da Kaç Tepkisi Hipotalamus Hipofiz Kortizol Adrenalin Genel Adaptasyon Sendromu İçindekiler Giriş Tarihçe Tanım ve Sınıflama Strese Yanıt Strese Yanıtın Doğası 2

7 Stresin Tanımı ve Doğası GİRİŞ Kimilerince pek de doğru olmayan bir tanımlamayla çağımızın hastalığı şeklinde anlamlar atfedilmeye çalışılan stres, birçok bilimsel disiplinin ilgi odağı olan bir kavramdır. İsminden, sağlık bilimlerinden mühendislik bilimlerine, oradan sosyal bilimlere kadar geniş bir yelpazede söz ettirir. Ancak bu bölüm ve kitapta psikoloji, psikiyatri ve fizyoloji disiplinleri çerçevesinde stres kavramından söz edilecektir. Yaşamda kalmamızı sağlayan, çevrenin değişen koşullarına uyum sağlama becerimizin ortaya konmasında çok önemli bir payı olan stres, kişinin yaşantısal deneyimlerini değerlendirmesini ve başa çıkma yetisini geliştirmeyi sağlar. Stres içeren yaşantılar insan ömrünün tüm aşamalarında ortaya çıkmakta ve bedensel ve/veya ruhsal etkilerde bulunmaktadır. Sadece kişisel yaşantılar değil, sosyal, ekonomik, politik olaylar da insan hayatında büyük değişiklikler yaratabilen stres etkenleri olarak bilinirler. Örneğin; afetler, ekonomik krizler, savaşlar, kitleleri etkileyen ve büyük kayıplara yol açan ve böylece insan üzerinde olumsuz etkilere neden olabilen stresörlerdendir. Yaşam koşullarının, üretim biçim ve ilişkilerinin, aile yapısının, eğitim, sağlık ve güvenlik gibi önemli temel hizmetlerden yararlanabilme oranlarının, çalışma koşullarının değişmesi ile beraber stresin tanımında değişimler olmakta, yeni stresörler tanımlanmaktadır. Stres, bir stresöre karşı bedensel ve ruhsal anlamda verilen tepkilere denir ve bu tepki, organizmanın bedensel ve/veya ruhsal anlamda tehdit altında olduğunu gösterir. Tehdit karşısında organizma savaşma veya kaçma tepkisi gösterecektir. Organizma hem savaşmak hem de kaçmak için stresör karşısında gösterdiği tepkilerden kaynaklı değişiklikleri kullanacaktır. Yani bir stresör karşısında stres tepkisinin ortaya çıkması, uyum gösterebilmenin bir parçasıdır. Stres, insanda bedensel ve ruhsal anlamda sağlıksız durumlara da yol açabilir. Stresörler, stres tepkisi aracılığı ile insanda bir yandan sorunun çözümü açısından motivasyon sağlarken diğer yandan ruhsal bozukluklar, kalp hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları gibi bedensel hastalıklara zemin hazırlamak gibi birçok sağlıksız duruma neden olabilirler. İnsan yaşamının doğumdan itibaren ilerleyişine şöyle bir göz atıldığında, stresör olarak nitelendirilebilecek olayların doğumdan ölüme geçen süre içerisindeki her dönemde ortaya çıkabildiği görülmektedir. Bu stresörlere örnek olarak evlilik, boşanma, eşin ölümü, eşle ayrı yaşamak, aile üyelerinin sağlığının bozulması, hamilelik, cinsel sorunlar verilebilir. Dolayısıyla stresörleri tanımak, hazırlıklı olmak, bu stresörlerin neden olabileceği olası sonuçları öngörebilmek, bu sonuçlarla ilgili önlemler alabilmek, yaşam açısından önem taşımaktadır. Tanımının yapılması açısından stres kavramı önemli güçlükler barındırmaktadır. Bu güçlüklerin en önemlilerinden bir tanesi, stres kavramının içinde hem özneyi hem de yüklemi barındırmasıdır. Yani bu kavramla hem olayın kendisi (özne olarak) hem de olayın sonuçlarına atıfta bulunulmaktadır. Ancak bu durumun sağladığı bir avantaj da vardır. Bu kavramın yardımıyla yaşam deneyimlerinin birçok yönü ile ilgili yorumda bulunma ve sentez yapma olanağı sağlanmış olur. Stresli yaşam olayı, stres yaratıcı faktörler, zorlanmaya neden olan durumlar gibi farklı adlarla anılan birçok durum özellikle fizyolojik anlamda organizmada (burada organizma kavramından özellikle insan kastedilmektedir) benzer yanıtlara neden olmaktadır. Stres, organizmada fizyolojik anlamda benzer yanıtlara yol açsa da psikolojik anlamda yarattığı yanıt insandan insana değişmektedir. Çünkü psikolojik yanıtı belirleyen faktörler her insanı yaşamda biricik yapan faktörlerdir. 3

8 TARİHÇE Stres kavramı, son yıllarda popülarite kazanmış olmasına rağmen yeni bir kavram değildir. İnsanoğlu var olduğundan bu yana, hatta belki de evrimsel bakış açısıyla insanoğlunun varlığından önce diğer organizmalar için, deneyimlenen bir olgudur. Çünkü stres ve strese verilen yanıt bu bölümün ilerleyen kısımlarında değinileceği gibi insan türünün hayatta kalma ve neslini devam ettirme gayretinin bir parçasıdır. Aynı olgu yani hayatta kalma ve neslini devam ettirme insan dışındaki diğer canlı organizmalar için de geçerlidir. Evrimsel ve tarihsel süreç içerisinde stres etmenleri değişse de organizmanın stres etmenine verdiği temel yanıt pek değişikliliğe uğramamıştır. Stresin insan yaşamının bu kadar vazgeçilmez bir parçası olması, stresin insanın değişen koşullara uyum sağlamasının önemli bir parçası olmasından kaynaklanmaktadır. Oldukça eski bir olgu olmasına karşın stresin halen net bir tanımının olmaması ilginçtir. Kimilerine göre stresin her insan için ayrı bir tanımı mevcuttur. Bir örnek vermek gerekirse bu kitap bölümünün yazıldığı tarihlerde internet arama motoru olan Google a stres yazıldığında (Türkçe yazılmış sayfalarda arama yapıldığında) ortaya çıkan sonuç 8 milyon civarındadır. Stres kavramı dilden dile dolaşmakta, çoğunlukla kullanıldığı anlamlar bilimsel literatürdeki anlamına denk düşmemektedir. Stres kavramının kökeni Latince'de "Estrictia", eski Fransızca'da "Estrece" sözcüklerinden gelmektedir. Bu kavram, 17. yüzyılda felaket, bela, musibet, dert, keder, elem anlamlarında kullanılmıştır. 18. ve 19. yüzyılda ise kavramın anlamı değişmiş ve organizmaya, nesnelere ve ruhsal yapıya yönelik güç, baskı, zor gibi anlamlarda kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonra ise stres kavramı nesnenin ya da organizmanın bütünlüğüne veya varolma durumuna karşı uygulanan güç şeklindeki organizmanın edilgen olduğu bir tanımdan çıkarak, organizma veya nesnenin uygulanan bu güce gösterdiği direnci de anlamı içinde barındıran bir kavram haline gelmiştir. Stres kavramını canlı organizma için ilk olarak Canon kullanmıştır. Canon stresin canlı organizmanın içsel dengesinin dışsal güçlerce bozulması sonucunda oluştuğunu belirtmiş, savaş ya da kaç tepkisi çerçevesinde değerlendirmiştir. Bilimsel literatürde stres kavramının kullanımı 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Bir fizikçi olan Robert Hook stresi, elastiki nesne ve ona uygulanan dış güç arasındaki ilişki şeklinde tanımlamıştır. 18. yüzyılda yaşamış olan bir fizikçi olan Young a göre ise stres, maddenin kendi içinde olan güç veya dirençtir. Madde barındırdığı bu güç ve direnç sayesinde kendisine uygulanan çevresel güce karşı koyar. Örneğin; esneme kabiliyeti olan bir madde kendisine dışarıdan uygulanan bir dış güce karşı bu yeteneğini kullanarak yani esneyerek karşı koyar. Ancak uygulanan çevresel güç maddenin direncini aşar düzeyde ise madde değişime uğrar. Günümüzdeki anlamıyla stres kavramını tıp ve psikoloji literatüründe ilk olarak Selye kullanmıştır lere kadar stres, organizmada fizyolojik ve fizyopatolojik değişiklikler yapan uyaran olarak kabul edilmekteydi de Kanadalı fizyolog Selye, stresi uyaranlara karşı organizmanın verdiği yanıt olarak tarif etti. Selye, tanımında stres için organizmanın her türlü değişmeye karşı özel olmayan tepkisi ifadesini kullanmıştır. Daha sonraları stres için olağanüstü talepler, sınırlamalar veya fırsatlarla yüz yüze gelindiğinde birey tarafından yaşanan bir gerilim durumu, uyaranlar, tepkiler ve iki etkinlik arasındaki etkileşim şeklinde tanımların yapıldığı da olmuştur. Selye nin yaptığı tanımlamada diğer yaklaşımlardan farklı olarak dikkat çekici nokta; farklı stresörlerin insan denilen organizmada benzer bedensel yanıta yol açtığı, başka bir deyişle, fizyolojik etkilenmenin ortak bir yolak üzerinden oluştuğu idi. Stres kavramı ilk olarak kim tarafından ve ne şekilde tanımlanmıştır? Ancak Selye nin yaptığı organizmanın özel olmayan tepkisi şeklindeki saptamanın her zaman doğru olmadığı, stresörlere bedensel yanıtın her zaman genel bir yol üzerinden olmadığının saptanması çok uzun sürmemiştir. 4

9 Selye nin stres tanımlamasındaki dikkat çekici nokta, farklı stresörlerin insan denilen organizmada benzer bedensel yanıta yol açtığı şeklindeki saptamasıdır. TANIM VE SINIFLAMA Stres kavramı günlük dilde farklı yerlerde kullanılmaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki; bu kullanımların oldukça büyük bir çoğunluğu uygun değildir. Günlük dilde kullandığımız baskı veya gerginlik gibi sözcükler stres kavramını karşılamaya daha yakın adaylardır. Sıklıkla stres günlük dilde endişe, kaygı veya sıkıntı kavramlarını karşılamak üzere kullanılmakla birlikte bu sözcüklerin anlamını karşıladığı söylenemez. Stres ve Başaçıkma Yolları ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için Prof.Dr. Z.Baltaş ve Prof.Dr. A.Baltaş ın Remzi Kitabevi Yayınları içinde yer alan Stres ve Başaçıkma Yolları (2011) isimli kitabı okuyabilirsiniz. Günlük dilde stres birçok anlamda kullanılabilmektedir. Aşağıda bu kullanımlara örnekler verilmiştir; 1. Strese neden olan etmenlerin tanımlandığı durumlar: Örneğin; tıp fakültesinde öğrenim gören öğrencinin çok stresli bir bölümde okuyorum şeklindeki ifadesinde tıp fakültesinde öğrenim görmek gibi bir stres etmenini tanımlamak için stres kavramını kullanması. 2. Kişinin stres etmeni karşısında nasıl hissettiğini, nasıl bir tepki verdiğini belirttiği durumlar: Örneğin; işini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalan bir kişinin bugün çok stresliyim şeklindeki ifadesinde hissettiği sıkıntı, gerginlik gibi duyguları belirtmek için stres kavramını kullanması. 3. Kişinin hem stres etmenini tanımladığı hem de strese verdiği yanıtı tanımladığı durumlar: Örneğin; kötü geçen bir uçak yolculuğundan sonra kişinin o kadar stresli bir yolculuktu ki beni de stresli yaptı ifadesinde stres kavramını hem stres etmeni olan uçak yolculuğunu hem de bu yolculuk nedeni ile hissettiği duyguları tanımlamak için stres kavramının kullanılması. Stres kavramını stres etmenini ve strese verilen yanıtı da içerir biçimde her türlü etkenle (heyecan, soğuk, hastalık) organizmaların varlığını bütünüyle tehdit eden saldırı; bu saldırıya karşı organizmanın gösterdiği tepki şeklinde tanımlayabiliriz. 4. Diğer durumlar; Stres kavramı bazen olumlu etkileri anlamında da kullanılabilir. Örneğin; iş arkadaşını tanımlayan bir kişinin kendisine bir iş verildiğinde o kadar streslenir ki; o işi bir an önce yerine getirir. Bu örnekte stresin olumlu özelliklerine atıfta bulunulduğu gibi stresin bir baskı unsuru olduğuna da atıfta bulunulmaktadır. Stres kavramı bazen bir sıfat olarak insanları tanımlamakta kullanılmaktadır. Örneğin; çok stresli bir insan ifadesi sıkça duyulan bir cümledir. Ancak bu cümle ortak anlamı olan bir ifade değildir. Cümleyi sarf eden kişinin strese atfettiği anlamla yakından ilişkili subjektif bir ifadedir. Kimi bu ifadeyle karşısındaki insan için çok fevri, kimi çok aceleci ve sabırsız, kimi de çok sıkıntıları olan gibi anlamlarda kullanmaktadır. Stres karşılaşılan yeni bir duruma karşı insanın ruhsal ve/veya bedensel kapasitesinin ulaştığı sınırların zorlanmasıdır. Bu zorlanmaya karşı organizma bir tepki geliştirir ki; buna strese yanıt denir. Uygun olmayan bir şekilde stres kavramını karşılamak üzere günlük dilde kullanılan endişe veya sıkıntı gibi kavramlar ise stres etmenlerine uygun yanıt verilememesi durumunda ya da yeterli yanıt verilememesi durumunda (bu etmenle başedilemediği durumlarda) organizmanın ortaya koyduğu ruhsal tepkilerdir. 5

10 Stres kavramının tanımı ile ilgili olarak şimdiye kadar literatürde biriken bilgilere göz atıldığında, stres kavramına günümüze kadar dört farklı tanımlama getirilmiştir; 1. Cannon ve Selye tarafından yapılan ve stres kavramını organizmanın dışında gerçekleşen, nesnel bir zorlayıcı durum karşısında, organizmanın verdiği tepki şeklindeki tanım. 2. Öğrenme kuramcıları tarafından geliştirilen ve stres kavramını stres etmeni çerçevesinde değerlendiren ve yalnızca bir uyaran olarak ele alan tanım. 3. Stres kavramını kişinin karşılaştığı stres etmenleri ile kişinin stres etmeni üzerindeki değerlendirmelerinin etkileşimi üzerinden ele alan tanımlama. Bu yaklaşım daha çok bilişsel yaklaşıma yakın görünmektedir. Bu tanımlama çerçevesinde stres etmeninin kişi için taşıdığı anlam, kişinin stres etmeni ile baş edebilmesi için davranışsal ve zihinsel alanda uygulaması gerekenler dikkate alınmaktadır. 4. Stres kavramını Sistem Kuramı çerçevesinde ele alan tanımlama her sistemin bir dengesi (homeostasis) olduğunu savunur. Sistemin dengesinin bozulması durumunda stres yanıtı ortaya çıkar. Stres ile ilgili tanımların ortak özellikleri aşağıda sıralanmıştır; 1. Stres, kişi ve dış çevrenin etkileşimi sonucunda oluşur. 2. Streste, bir tehlike/tehdit söz konusudur. Bu tehlikenin önemi kişinin değerlendirmesine bağlıdır. 3. Stres, organizmanın sadece bir bölümünü değil tümünü etkiler. 4. Stres, kontrol edilebilir bir tepki değildir. Yani stres nedeniyle meydana gelen fizyolojik değişiklikler kişinin kendi iradesiyle başlatılıp yine kendi iradesiyle durdurulamaz. Stres kavramının yapılmış tanımları hangi ortak özellikleri barındırır? Organizmada stres yanıtının oluşmasına neden olan etmenler stresörler olarak adlandırılırlar. Stres etmeni ya da stresör, uyum yapma çabası gerektiren, yaşamda değişikliğe yol açan durum ya da olaylar şeklinde tanımlanabilir. Daha kısa tanımıyla stres etmeni, stres yapıcı olay, stres yanıtına neden olan olay şeklinde tanımlanabilir. Stresörler aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir; 1. Fiziksel stresörler: Aşağıda örnekleri sunulmuştur. a. Travma (örselenme): Bedene zarar verici harhangi bir darbedir. Örneğin; trafik kazalarında, spor müsabakalarında, fiziksel zorun kullanıldığı şiddet olaylarında görülenler gibi. b. Şiddetli egzersiz: Örneğin zayıflamak amacıyla egzersiz çalışmalarının başlangıcında bedenin kaldıramayacağı ölçüde çalışma yapmak. Kişinin bedensel kapasitesini aşar nitelikte işlerde çalışmak veya uzun çalışma saatleri boyunca çalışmak. c. Gürültülü ortam: Özellikle metropollerde araç trafiğinin yoğun olduğu yollara yakın evlerde yaşamak. Ses düzeyi yüksek eğlence mekanlarında uzun süre kalmak. d. Çevre ısısının yeterinden fazla veya az olması: İklim koşulları bakımından elverişsiz coğrafyalarda yaşamak. Ani çevresel ısı değişikliğine maruz kalmak. Yeterli barınma imkanı olmayan, kimilerince evsiz şeklinde nitelendirilen insanların sokaklarda yaşamaları. e. Nemin yeterinden az veya fazla olması: Tropikal veya subtropikal bölgelere seyahat etmek. Yüksek dağlara tırmanmak. f. Aç kalınması, besin yetersizliği: Beslenme alışkanlıkları nedeniyle veya doğrudan ekonomik koşullar nedeniyle yeterli besin bulamamak. 6

11 2. Sosyal stresörler: Kişi ile çevre/toplum arasındaki etkileşimde ortaya çıkan stresörlerdir. Aşağıda örnekleri sunulmuştur. a. Ekonomik çalkantılar. b. Politik çatışmalar. c. Aile içi çatışmalar. 3. Psikolojik stresörler: Psikolojik stresörler ruhsal örselenmelere neden olan etmenlerdir. Aşağıda örnekleri sunulmuştur. a. Yakın kaybı. b. Boşanma. c. İşten çıkarılma. d. Eşle çatışma yaşama. e. Gidişatı iyi olmayan bir hastalığa sahip olduğunu öğrenme Selye stresi ikiye ayırmıştır; Stres etmenleri temel olarak hangi başlıklar altında sınıflandırılır? 1. Eustres (Östres): Organizmanın zarar görmediği hatta hoşuna giden ya da haz duymasına yol açan strese bu ismi vermiştir. Bu şekildeki bir tanımlama ilk bakışta çelişkili gibi gelebilir. Ancak unutulmamalıdır ki; Selye stresi tanımlarken yeni bir duruma karşı ifadesini kullanmıştır. Dolayısıyla bu yeni durum insanı olumsuz etkileyen bir etmen olabileceği kadar olumlu etkileyen bir etmen de olabilir. Organizmanın hoşuna giden durumlar da insanda ruhsal ve bedensel yanıtlar ortaya çıkarır. Çünkü hoşa giden durumlar da organizmanın uyum sağlaması gereken durumlar arasındadır. Her an yaşanmadığından organizma için tanımadık durumlardır. Beden bu tür uyarımlara da strese verdiği yanıtı kullanarak uyum sağlar. 2. Distres: Organizmanın hoşuna gitmeyen, organizmayı zorda bırakan, gerginlik oluşmasına neden olan etmenlerin oluşturduğu strese bu ismi vermiştir. Bu bölümde ve bu kitapta sözü edilen stres türü distrestir. Stres tepkisi/yanıtı organizmanın sadece hoşuna giden etmenlere karşı verdiği bir yanıttan ibaret değildir. Aynı zamanda organizmanın hoşuna gitmeyen etmenlere de benzer yanıt verilir. Selye den sonra birçok farklı disiplinde yapılan çalışmalar sonrasında farklı sınıflandırmalar yapılmıştır. Günümüzde stres daha çok aşağıdaki gibi sınıflandırılmaktadır; 1. Anlık stres 2. Akut (ani, kısa bir zaman dilimi içinde gerşekleşen) kontrol edilebilen stres 3. Akut kontrol edilemeyen stres 4. Kronik (süreğen, zaman içerisinde gelişen) kontrol edilemeyen stres Stresin günümüzde daha çok kullanılan sınıflandırması hangisidir? 7

12 STRESE YANIT Organizma, hoşuna gitsin ya da gitmesin herhangi bir stres etmenine yanıt vermek durumundadır. Selye tarafından bu tepki/yanıt genel adaptasyon (uyum sağlama) sendromu olarak adlandırılmıştır. Bu yanıta biyolojik stres sendromu diyenler de mevcuttur. Stres etmeni özgül olmayan bir şekilde genel adaptasyon sendromu yanıtını harekete geçirir. Yani genel adaptasyon sendromu olarak adlandırılan yanıt stres etmeni seçmez. Etmen ne olursa olsun aynı şekilde genel adaptasyon yanıtı ortaya çıkar. Ancak bu durum, bütün stres etmenlerinin sadece genel adaptasyon sendromu yanıtına neden oldukları anlamına gelmez. Her bir stres etmeninin genel adaptasyon sendromu yanıtı dışında organizmada ortaya çıkardıkları kendilerine özgü tepkiler mevcuttur. Stresörlere yanıt konusunda değişiklikler aşağıda maddeler halinde verilmiştir; 1. Her stresör etmen genel adaptasyon yanıtına neden olur. 2. Her stresör etmenin genel adaptasyon yanıtı dışında organizmada kendine özgü tepkilere neden olur. 3. Her stresör etmen genel adaptasyon sendromu yanıtına neden olmakla birlikte, aynı stresör her kişide benzer tepkiler oluşturmaz. 4. Her stresör etmen aynı kişide farklı zamanlarda farklı tepkilere neden olabilir. Strese verilen yanıt konusunda benimsenen görüş; her stresör etmenin genel adaptasyon sendromuna (biyolojik stres sendromu) neden olduğu ancak bu yanıtın yoğunluğunun ve görüntüsünün kişisel farklılıklar gösterdiği şeklindedir. Özellikle yukarıdaki 2., 3. ve 4. maddelerdeki özellikler, organizma ve çevre ile ilgili çeşitli faktörlerce açıklanır. Bu faktörler içsel, dışsal ve psişik (ruhsal yapı ile ilgili) faktörler olarak bilinirler; 1. İçsel faktörler: Bu faktörler kişiye özgüdür. Aşağıda bazı örnekler sıralanmıştır. a. Kalıtımsal: Organizmaya ait genetik olarak ebevynden aktarılan özellikler bütünüdür. Kalıtımsal özellikler özellikle kimilerinin huy, kimilerinin mizaç alarak adlandırdığı ve insan kişiliğinin çekirdeğini oluşturan özellikleri belirlediği bilinmektedir. b. Yaş: Bu faktör, genetik özelliklerde olduğu gibi, tarafımızca belirlenemeyen bir faktördür. Organizmanın hangi yaşta olduğu hem stresör etmene verilen yanıttaki bedensel tepkileri hem de yaş arttıkça tecrübeler ve merkez sinir sisteminin gelişkinliği değiştiğinden ruhsal tepkileri belirler. c. Cinsiyet: Cinsiyet de tarafımızdan belilenebilen bir faktör değildir. Cinsiyetin etkisi kendisini toplumsal cinsiyet rolleri bağlamında belli eder. Sosyal dokunun kadını ve erkeği tanımlama biçimi olan toplumsal cinsiyet, içinde yaşanılan sosyal dokuda kadın ve erkek için tanımlanmış ve kabul görmüş tutum, davranış, beklenti ve sorumluluklardır. Toplumsal cinsiyet doğuştan oluşmaz. Zaman içinde kazanılır ve tesadüfi ve tesadüfi olmayan (eğitim gibi) deneyimlerce belirlenir. Toplumsal cinsiyet, biyolojik bir kavram olan cinsiyetin aksine içinde yaşanılan sosyal dokunun gelenek, görenek ve alışkanlıkları ile şekillenmekte ve değişim gösterebilmektedir. Birçok toplumda kadın ve erkeğe ait işlevsellik alanları doğal olarak kabul görmektedir. Kamusal veya özel alanda çalışmak, siyaset yapmak erkeğe atfedilirken, ev ve aile ilgili alanlar kadına atfedilmektedir. Hangi içsel faktörler strese verilen yanıtın özelliklerini belirler? 8

13 2. Dışsal faktörler: Bu kavram daha çok değişken çevresel etmenlerin tanımlanmasında kullanlır. a. İklim koşulları: Örneğin hava sıcaklığı stresör etmenlere karşı verilen tepkiye belirleme potansiyeline sahiptir. Birçok ülkede yapılmış araştırmalar insanların gösterdiği şiddet davranışının ne çok soğuk ne de çok sıcak mevsimlere yoğunlaştığını göstermektedir. b. Organizmanın bedensel aktivitesini etkileyen çeşitli faktörler: Bu faktörler arasında yeterince uyumuş olma ya da olmama, bedensel yorgunluk düzeyi, aç olup olmama sayılabilir. Aç olduğu için kan şeker düzeyi istenilen seviyede olmayan bir kişi ile bu faktörün bulunmadığı bir kişinin ani artaya çıkan bir stresör etmene verecekleri yanıtta farklılıklar olacaktır. c. Organizmanın yaşamını sürdürdüğü fiziksel ortam: Metropollerde yaşamak ya da küçük kasaba, köy gibi kırsal bölgelerde yaşamak stres etmenlerine verilen yanıtta değişikliklere neden olma potansiyeline sahiptir. d. Organizmanın yaşamını sürdürdüğü sosyallik: Organizmanın içinde yaşadığı sosyalliğin (toplumsal yapının) özellikleri stres etmenine verilen tepkiyi belirler. Örneğin daha bireysel yaşanan endüstrileşmiş bir sosyallikte yaşayan bir organizma ile feodal özellkileri ağır basan bir sosyallikte yaşamak stres etmenine verilen yanıtta değişikliklere neden olacaktır. Ayrıca içinde yaşanılan sosyalliğin özellikleri stres etmenine maruz kalmış organizmanın alacağı desteğin düzey ve niteliğini belirleme gücüne sahiptir. İnsanın içinde yaşadığı ortamın fiziksel özelliklerinden, içinde yaşadığı sosyalliğin kültürel özelliklerine ve hatta yaşadığı coğrafyanın iklimine kadar birçok faktör stres etemine verilen yanıtın düzey ve niteliğini belirleme potansiyeline sahiptir. 3. Psişik faktörler: Organizmanın ruhsal yapısı ile ilgilidir. a. Motivasyon: Stres etmenini tanımlama, anlama ve bu etmenle başa çıkmaya karşı olan istek, stres etmenine verilen yanıtın düzey ve niteliğini belirler. b. Deneyim: Geçmiş deneyimlerin yeni ortaya çıkan bir durumla başedebilme, bu durumla ilgili neler yapılabileceğini bilebilme gücü konusunda önemli katkıları vardır. Yeterince deneyimili olan bir kişi ile çeşitli nedenlerle deneyimsiz olan bir kişi arasında stres etmenine verilen yanıt açısından farklılıklar vardır. c. Kişilik özellikleri: Kişilik, sosyalliğin içindeki insanı tek ve biricik kılan, insanın kendisini ifade ediş biçimini, ilişki kurma tarzını belirleyen, çevresel faktörlere uyum yapabilmesini sağlayan psikolojik ve fizyolojik sistemlerin dinamik ve açık örgütlenmiş halidir. Süreklilik kazanmış algılama, duygu, düşünce, tutum ve davranışların bütünüdür. Kişiliğin daha çok kalıtımsal yönü olan huy veya mizaç olarak adlandırılan kısmı yaşamın ilk 2-3 yılında otururken, sonradan psikososyal gelişim sürecinde çevre ile etkileşim sonucunda şekillenen kısmı olan karakter kısmı ise uzun yıllar sonra şekillenir. Mizaça, içsel faktörler kısmında değinilmişti. Karakter ise değişebilme potansiyeli bakımından psişik faktörler başlığı altına alınmıştır. İnsanın kişiliğinde baskın olan özellikler stres etmenine verilen yanıt üzerinde etkilidir. Utangaç olan bir kişi ile atılgan, girişken olan dışa dönük bir kişinin aynı stres etmenine vereceği yanıtlar farklılıklar barındıracaktır. Yine şüpheci, kılı kırk yaran bir kişi ile daha önemli noktalara odaklanma yanlısı bir kişi arasında farklıklar olacaktır. Oraganizmanın strese verdiği yanıtın farklılaşmasında rol oynayan faktörler hangileridir? Genel Adaptasyon Sendromu (Biyolojik Stres Sendromu) Yukarıda söz edildiği gibi genel adaptasyon sendorumu Selye tarafından tanımlanmıştır. Bu kuram strese verilen yanıtta biyolojik açıklama getirmektedir. Bu kuramı ortaya koyarken Selye, sıçanları soğuk, sıcak, hareketsizlik, hareketlilik, yorgunluk gibi çeşitli stresör etmenlere maruz bırakmış ve sıçanların verdiği 9

14 fizyolojik tepkileri gözlemlemiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi sıçanların birbirinin tersi gibi görünen stresörlere benzer fizyolojik tepkiler verdiği Selye tarafından gözlenmiştir. Kuramın aldığı en önemli eleştiri psikolojik faktörlere yeterince yer vermemiş olması şeklindeki eleştiridir. Ayrıca daha sonra yapılan bazı çalışmalarda her stres etmenine aynı fizyolojik yanıtın verilmediği, bazı stres etmenlerine verilen yanıtta farklı fizyolojik mekanizmaların rol oynadığına dair çeşitli kanıtlara rastlanmıştır. Genel adaptasyon kuramı stresle baş etmede hangi yöntemlerin kullanılması gerektiği veya kullanılabilecek yöntemlerin etkili olup olmadığına açıklama getirmediğinden eleştirilmektedir. Stres ile ilgili literatürde stres etmenine yanıtla ilişkili olarak daha çok üzerinde durulan genel adaptasyon sendromudur. Ancak strese yanıt konusunda bunun dışında öne sürülmüş başka kuramlar da vardır. Bu bölümün sonunda bu kuramlar sıralanacak ve bu kuramlara ulaşmak için bir internet adresi önerilecektir. almıştır? Genel adaptasyon sendromu hangi konularda ve ne gibi eleştiriler Genel adaptasyon senromu dört temel varsayıma dayanır; 1. Organizmalar içsel dengelerini korumak gibi bir içgüdüye sahiptirler. 2. Stres etmenleri iç dengeyi bozcu etkiye sahiptirler. Organizma ise stres etmenlerine fizyolojik bir tepki verir. Bu tepki içsel dengeyi korumaya yönelik bir savunmadır. 3. Savunmaya yönelik olan fizyolojik tepki aşamalı bir şekilde alarm, direnç ve tükenme evrelerini izler. Bu uyum süreci stres etmeninin gücü, yoğunluğu ve süresine bağlı olduğu gibi aynı zamanda stres etmenine karşı gösterilen direncin başarılı olup olmadığına bağlıdır. 4. Organizmanın stres etmenine verdiği yanıtta kullandığı bedensel ve ruhsal enerji sınırlıdır. Bu enerjinin tükenmesi durumunda ölüme kadar gidebilen sonuçlar doğabilir. Selye, genel adaptasyon sendromunu üç döneme ayırmıştır. Genel adaptasoyon sendromunu şematik hali şekil 1 de verilmiştir. Bu üç dönem, alarm dönemi, direnme dönemi ve tükenme evrelerinden ibarettir. Aşağıda bu dönemlere ait özellikler sırasıyla anlatılacaktır. Genel adaptasyon sendromu hangi varsayımlara dayanır? 1. Alarm evresi (Şekil 1 de A): Bu dönem organizmanın stres etmeni ile ilk karşılaştığı dönemdir ve savaş ya da kaç tepkisine benzer. Bu dönemde beyindeki stresör etmelere karşı yanıt oluşturmakla görevli yapılar uyarılmış olur. Ancak iç dengesi olağan yaşamkoşullarına göre sürmekte olan organizma stres etmenine tam anlamıyla gafil avlanmış olur. Bu nedenle organizmanın direncinde başlarda düşme olur. Direncin düşmesi organizmada zaman zaman hastalık sınırını aşan tepkilerin gelişmesine neden olabilir. Savunma yanıtının ortaya çıkması ile alarm döneminde ortaya çıkan belirtiler sönmeye başlar ve beden iç dengesini koruduğu dönemdeki haline dönmeye başlar. Beyinde stres etmenine yanıt konusunda öne çıkan yapılar hipotalamus ve hipofizdir. Hipotalamus strese yanıtta daha çok hipofizden salgılanacak hormonların denetleyicisi işlevini görür. Ancak hipotalamus beden ısısı, iştah gibi işlevlerin de denetlendiği bir beyin bölgesidir. Hipofiz ise çoğunlukla hipotalamusun kontrolünde strese yanıtta görevli hormonların salgılanmasını sağlar. Bu hormonlar ise böbrek üstü bezinin uyarılmasını ve bu bölgeden salgılanan hormonların harekete geçirilmesini sağlar. Strese karşı yanıtta bedende uyarılan bir başka yapı ise sempatik sinir sitemidir. Sempatik sinir sistemi otonom sinir sisteminin bir parçasıdır. Stres etmeni yeterince güçlü ise ve bu stres etmenine maruz kalan organizma başa çıkabilme kapasitesi bakmında yeterli değilse stres etmeninin organizma üzerindeki etkisi ölüme kadar varabilir. 10

15 Şekil 1.1: Genel adaptasyon sendromu evrelerinin şematik görünümü. Alarm evresinde salgılanan hormonlar bedendeki dokuların daha doğrusu protein, glikojen ve yağ gibi yapıların çözülmesi/yıkılması (katabolik) şeklinde bir yanıta neden olur. Bu şekilde oluşmuş yanıt katabolizma olarak adlandırılır. Stres etmenine karşı verilen fizyolojik yanıt şekil 2 de şematik olarak verilmiştir. Ayrıca yapılar ve hormonların işlevleri ile bilgi aşağıda daha ayrıntılı olarak sunulacaktır. Şekil 1.2: Strese yanıt. 11

16 2. Direnç evresi (Şekil 1 de B): Eğer alarm evresindeki yanıtların ortaya çıkmasına neden olan stres etmeni organizmayı öldürecek kadar güçlü değilse veya organizma stres etmeninin gücünden bağımsız bir şekilde başedebilmeyi başaramamışsa verilen yanıtta direnç evresine geçilmiş olur. Alarm evresinde yukarıda söz edildiği gibi çeşitli yapıların çözülmesi/yıkılması süreci gözlenirken, direnç evresi bu açıdan yapıcıdır (anabolik). Bu evrede organizma olağan koşullardakinden daha dirençlidir. Organizma stres etmenine karşı girdiği mücadelede çok fazla kaynak tüketme yoluna girmek zorunda kalırsa zamanla gösterdiği direnç düşmeye başlar. Direncin düşmesi bu kitabın stres ve bedensel hastalıklar bölümünde anlatılan hastalıkların ve ruhsal rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Direnç evresi, stres etmeni ortadan kalkmadığı takdirde tükenme evresine geçmeye mahkumdur. Ancak direnç evresinin nasıl sonuçlanacağı aşağıdaki etmenlere bağlıdır; a. Stres etmeninin gücü. b. Organizmanın uyum yapabilme yeteneği ve kapasitesi. c. Organizmanın başedebilmek için kullandığı bedensel ve ruhsal enerjinin düzeyi. 3. Tükenme evresi (Şekil 1 de C): Bu evrenin başladığının en önemli göstergesi, direnç evresinde sönümlenmiş olan alarm evresi reaksiyonlarının yeniden canlanmasıdır. Tükenme evresinde organizma stres etmeni ile başa çıkmak için özellikle direnç evresinde kullandığı enerjinin tümünü kaybetmişse sonuç ölümdür. Bu enerji ölüme neden olacak kadar tükenmemiş ise strese bağlı bedensel hastalıklar ortaya çıkar. Strese Karşı Yanıtta Hormonlar İnsan gibi organizmalarda strese karşı verilen yanıt nöroendokrin bir yanıttır. Yani sinir sistemi ve hormonal sistemin birlikte işlemesi ile gösterilen bir yanıttır. Sinir ve hormonal sistemler strese karşı yanıtta kalp-damar sistemi, solunum sitemi, bağışıklık sistemi ve sindirim/boşaltım sistemi ile birlikte hareket eder. Şekil 2 de şematik olarak gösterildiği gibi stres etmenleri beyin yapılarından hipotalamus denen bölgeden kortikotropin salgılatıcı faktör salgılanmasına, bu faktör ise hipofiz adı verilen ve yine beyinde bulunan bir bezden adrenokortikotropin hormonun salgılanmasına neden olur. Hipotalamus ve hipofiz strese yanıtta beyindeki temel yapılardır. Bu yapılar limbik sitem denilen içerdiği diğer yapılar ile birlikte strese yanıtta önemli rol alan beyin bölgesinin ögeleridirler. Limbik sistem şematik olarak şekil 3 te gösterilmiştir. Hipotalamus ve hipofiz adı verilen yapılar strese yanıtta beyinde rol alan temel yapılardır. Hipofiz hipotalamusun kontrolünde hormon salgısı yapar. Hipofizden adrenokortikotrpin hormon salgılanması ile bu hormon kana karışır ve böbrek üstü bezlerini uyarır. Böylece zaman zaman stres hormonu adı da verilen kortizol böbrek üstü bezlerinin kabuk (korteks) kısmından salgılanmış olur. Aşağıda kortizol salınması ile organizmada ne gibi değişiklikler geliştiği sıralanmıştır. Kotizolün genel etkileri; 1. Özellikle karaciğerde depolanmış olarak bulunan şekerin (glikojen) yıkılması. Yıkılan bu şekerin kana karışarak kan şekerinin yükselmesi. 2. Organizmanın karaciğer dışındaki organ ve dokularda temel yapı taşı olan proteinin yıkımını artması. 3. Organizmada depolanmış halde bulunan yağların yıkılımının artması. 4. Organizmanın savunma sisteminde rol alan hücrelerin ve çeşitli maddelerin işlevlerinin ve miktarlarının azalması. 5. Kan damarlarının duyarlılığını arttırarak kan basıncının artması. 12

17 6. Sindirim sisteminde salgıların artması ve böylece mide asitliğinin artması. 7. Zihinsel aktivitenin artması. Şekil 1.3: Limbik sistem. Hipofizden adrenokortikotropin hormon salgılanması ile böbrek üstü bezlerinden kortizol salgısının artması dışında, stres etemeni nedeni ile uyarılan otonom sempatik sistem nedeni ile böbrek üstü bezlerinin kabuk altı kısmından (medülla) adrenalin ve noradrenalin denilen hormonlar salgılanır. Aşağda adrenalin salınması ile organizmada ne gibi değişiklikler geliştiği sıralanmıştır. Adrenalinin genel etkileri; 1. Kalp kaslarının kasılma gücü ve hızında artma. 2. Kalp atım sayısında artma. 3. Soluk borusunda genişleme. Solunumun hızının ve derinliğinin artması. 4. Böbreğin boşaltım işlemi hızında azalma. 5. Kortizolde olduğu gibi özellikle karaciğerde depolanmış olarak bulunan şekerin yıkılması. Yıkılan bu şekerin kana karışarak kan şekerinin yükselmesi. 6. Kortizolde olduğu gibi organizmada depolanmış halde bulunan yağların yıkılımının artması. 7. Organizmanın ısısının artması. 8. Göz bebeklerinin tıpkı karanlık bir odaya girmiş gibi açılması. 9. Zihinsel aktivitenin artması. Strese yanıtta rol alan temel hormonlar kortizol ve adrenalindir. Her iki hormon da böbrek üstü bezlerinden salgılanır. Yukarıda kortizol ve adrenalin ile ilgili sıralanan etkiler organizmanın özellikle stres etmenine karşı verdiği yanıtın alarm ve direnç evresinde rol oynar. Bu iki hormonun genel fizyolojik etkileri organizmanın direnç evresinde stres etmeni ile başa çıkmasında yardımcı olur. Eğer stres etmeni çok güçlü ise ya da çok uzun bir süreyi kapsamışsa diğer bir deyişle beden direnç döneminde stres etmeni ile 13

18 başa çıkamaz ise organizma direnç döneminden tükenme dönemine girer. Bu son evrede, psikosomatik hastalıklar ya da ölüm gerçekleşir. Strese yanıtta rol alan temel hormonlardan olan kortizolün genel fizyolojik etkileri nelerdir? Strese Yanıtta Diğer Kuramlar Stres yanıtını açıklayan kuramlar; biyolojik kuramlar, psikolojik kuramlar, sosyal kuramlar, sistem yaklaşımları ve diğer kuramlar olarak sıralanabilir. Aşağıda bu başlıklar altında hangi kurmaların bulunduğu sıralanmaktadır. Önerilen internet sitesinden bu kuramların genel çerçevesi hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz. 1. Biyolojik kuramlar: a. Genel adaptasyon sendromu b. Genetik yapısal kuramlar c. Kalıtım çevre etkileşimi modeli 2. Psikolojik kuramlar: a. Psikodinamik kuram b. Öğrenme modeli c. Bilişsel model 3. Sosyal kuramlar: a. Çatışma kuramı 4. Sistem yaklaşımları: a. Bütüncül sağlık modeli b. Psikosomatik kuram c. Canlı sistemler yaklaşımı 5. Diğer: a. Evrim kuramı b. Yaşam değişimi kuramı c. Çevresel stres kuramı Strese yanıtla ilgili kuramlar hakkında Türk Psikoloji Dergisi nin stres özel sayısına şeklindeki internet adresinden ulaşabilirsiniz. STRESE YANITIN DOĞASI Stres kavramının insan türü için önemi, stresin neden olduğu sonuçlar kadar stresin işlevsel değerinin de bulunmasından kaynaklanmaktadır. İnsan organizması bir sistemdir ve bu sistem sürekli denge halinde olma çabası içerisindedir. Organizma bir sistemler bütünüdür ve çevresel sistemler ile ilişki halindedir. Çevresel sistemlerde oluşan veya organizmanın barındırdığı sistemlerdeki meydana gelen ve organizmanın denge halini bozan durumlar organizmayı denge haline dönme çabasına sokar, değişmeye ve gelişmeye zorlar. Organizmanın dengesini bozan durumların olmaması ki bu olası değildir, 14

19 organizmanın değişme ve gelişme çabası içine girmemesi demektir. İnsan organizması için üç denge mevcuttur; 1. Biyolojik denge 2. Psikolojik denge 3. Sosyal denge Bu sistemlere giren vitamin, su, protein gibi maddelerin ve çıkan atıkların fazlalığı veya yetersizliği, sistemlerin işlevlerini yerine getirmek için ihtiyaç duyduğu bilgilerin azlığı, aşırılığı veya birbirleri ile uyuşmazlığı, organizmaya dengenin bozulduğuna dair işaret verir. Böylece organizma içsel ve dışsal dengesinin korunmasına yönelik uyum sağlamak üzere harekete geçer. Eğer organizma dengenin bozulmasına dair işaretleri alamazsa ve uyum sağlamak üzere strese vermesi gereken yanıtı gösteremezse zarar görür hatta yaşamda kalamaz. Savaş ya da Kaç Tepkisi Savaş ya da kaç tepkisi zaman zaman insanların zihninde stresin olumlu yanları şeklindeki bir ifadeye karşı stresin ne gibi olumlu bir yanı olabilir ki? şeklinde oluşan soruya en iyi yanıtı oluşturduğundan ve stresin doğası üzerine düşünmeyi sağladığından burada üzerinde durulacaktır. Savaş ya da kaç tepkisi şekil 4 de şematize edilmiştir. Strese yanıtın oraganizma açısından işlevsel değerini gösteren en iyi örneklerden birisi savaş ya da kaç tepkisidir. Bazı insanlar zaman zaman hissettikleri sıkıntı, gerginlik, huzursuzluk gibi olumsuz duyguları yaşamları boyunca hissetmek istemediklerini belirtiler. Bu isteğe yakından bakmak gerekir. Herhangi bir olumsuz yaşantının beraberinde getirdiği olumsuz duyguları hissetmemek ne gibi sonuçlara yol açar? Ağrı duymayan bir insanı ele alalım. Bedenine yönelmiş ağrı verici bir durum karşısında ağrı duymaması ağrıya neden olması gereken durumlardan kaçınmasına engel olacaktır. Ölümcül olabilecek ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir hastalığı erken dönemde farkedemeyecek ve bu hastalık ağrıyı hissetmeyen kişinin hayatını kaybetmesine neden olabilecektir. Yorgunluk hissi bedenimize dinlenmesi gerektiğine dair işaretler verir. Yorgunluk gibi insanlar tarafından olumsuzmuş algılanan bir duyguyu hissetmemek bedenin dinlenme ihtiyacına karşılılık verememek demektir. Oysa günümüzde sonu ölüme dahi varabilen kronik yorgunluk sendromu denilen bir rahatsızlığın yeni yeni tanımlandığı görülmektedir. Organizmanın olumlu duyguları hissetmemesi ile olumsuz duyguları hissetmemesi arasında ne gibi farklar vardır? Sonuç olarak; olumlu duyguları hissedememek organizmanın olumlu duygulardan mahrum kalmasına neden olabilir. Ancak bu durum organizmanın yaşamının son bulmasına neden olabilecek sonuçlar doğurmaktan uzaktır. Olumsuz duyguları hissetmemek organizmanın kısa vadede sadece olumlu duygular hissetmesini sağlarken orta ve uzun vadede yaşamla bağdaşmayan sorunlara yol açabilmektedir. Olumsuz duyguları hissedememek organizma için yaşamla bağdaşmayan sonuçlara yol açabilir. Organizma kendisini tehditlere karşı savunma durumundadır. Çünkü yaşamda kalmak organizmanın en önemli hedeflerinden birisidir. Organizmanın tehdit karşısında ortaya koyduğu tepkiler stres etmenleri ile karşılaştığında ortaya çıkan fizyolojik tepkilere benzer. Dolayısıyla organizmayı tehdit altına sokan durumlar birer stres etmeni olarak değerlendirilebilir. Zaten stres, insanın içsel dengesine karşı hali hazırda mevcut olan ya da tehdit olmadığı halde öyle yorumlanan durumlar olarak da tanımlanabilir. 15

20 Evrimsel süreç içerisinde insanoğlu için tehdit kaynakları değişmekle birlikte bu tehdit kaynaklarına karşı gösterilen özellikle fizyolojik tepki ortak özellikler taşıyagelmiştir. Evrimsel sürecin erken dönemlerinde insan için tehdit kaynağı daha çok kendisi dışındaki hayvanlar özellikle de sürüngenlerdi. Sürüngenlerin önemli bir tehdit kaynağı olduğuna dair bilgi merkez sinir sistemimizde kodlanmış eski bir bilgidir. Günümüzde metropollerde doğmuş, bir sürüngenle hiç karşılaşmamış insanların dahi yılan korkusuna sahip olduklarını bildirmeleri belki de atalarımızdan bize kalan bu eski bilgiden köken almaktadır. Savaş ya da kaç tepkisine göre tehdit kaynağı ile karşılaşılan organizma tehdit kaynağı ile savaşacak ya da kaçacaktır. Her iki tepki de bedenin hazırlanmasını gerektirmektedir. İşte bu hazırlığı sağlayan stresör etmenlere karşı verilen fizyolojik yanıttır. Organizma ister savaşsın ister kaçsın fizyolojik olarak aynı şeylere ihtiyaç duyar. Stres etmeni ile karşılaşan organizma yukarıda da anlatıldığı gibi hipotalamus hipofiz böbrek üstü sistemini harekete geçirir. Peki bu sistemin harekete geçmesi bedeni savaşmaya ya da kaçmaya nasıl hazırlar? Hipotalamus hipofiz böbrek üstü sisteminin harekete geçmesi ile böbrek üstü bezlerinden adrenalin ve kortizol denilen hormonlar salgılanır. Bu hormonların etkisiyle; 1. Solunum hızı ve derinliği artar: Solunum hızı ve derinliğinin artması sonucunda organizma daha fazla oksijen almış olur. Alınan bu oksijen özellikle kasların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyladır. 2. Özellikle karaciğerde depolanmış halde bulunan şekerin yıkılım ve çözülmesi artar: Şeker organizmanın özellikle kısa zaman diliminde ihtiyacı olan enerjinin sağlanmasında görev alır. 3. Kalp hızında, kan basıncında, kalp kaslarının kasılma güçlerinde artma: Solunum hızının ve derinliğinin artmasıyla organizmaya daha fazla giren oksijen ve karaciğerden çözülerek kana karışan şekerin savaşma ya da kaçma tepkisi sırasında üzerine en fazla görev düşen kaslara taşınması gerekmektedir. Çünkü oksijen ve şekerin önemlice bir kısmını ister savaşsın ister kaçsın kaslar kullanmaktadır. İşte oksijen ve şekeri kaslara taşıyan kandır. Kanın kalp tarafından daha bol miktarda ve daha hızlı taşınması hem kaslara giden şeker ve oksijen miktarını arttıracak hem de şeker ve oksijenin kullanılmasıyla ortaya çıkan atıkların kaslardan daha hızlı bir şekilde uzaklaştırılmasını sağlayacaktır. Şekil 1.4: Savaş ya da kaç tepkisi 4. Göz bebeklerinde genişleme: Göz bebeklerinde genişleme özellikle adrenalinin etkisi ile ortaya çıkar. Organizma savaşacağı ya da kaçacağı tehdit kaynağını daha kolay görebilmek, tehdit kaynağındaki değişimleri, davranışlarındaki farklılıkları seçebilmek ister. Göz bebeğinin büyümesi bu işlevlerin yerine getirilmesine hizmet eder. 16

21 Merkez sinir sistemi stres etmeni karşısında organizmanın güvenliğini sağlamak üzere harekete geçer. Özetle; 1. Merkez sinir sistemi stres etmeni karşısında organizmanın güvenliğini sağlamak üzere harekete geçer. 2. Merkez sinir sisteminin harekete geçmesiyle birlikte böbrek üstü bezlerinden salınan adrenalin ve kortizol; a. Nefes alıp vermemizi b. Kalp hızımızı c. Kan basıncımızı yükselterek beynimize ve kaslarımıza oksijen bakımından daha zengin kan gitmesini sağlar ve bu da bizi kaçmaya ya da savaşmaya hazır hale getirir. 3. Tüm bunların yanı sıra; a. Duyuların hassasiyeti artar b. Bellek keskinleşir c. Zihinsel faaliyetler artar d. Organizma acıya daha dayanıklı hale gelir. Stres etmenine verilen yanıtta rol alan hormonlar sadece bedensel etkilere neden olmaz. Bedensel etkilerin yanısıra strese yanıt veren organizmanın duyularının hassasiyeti artar, belleği keskinleşir, zihinsel faaliyetleri artar ve acıya daha dayanıklı hale gelir. İşte yukarıda ifade edilen strese yanıtın organizmada yarattığı sonuçlar savaş ya da kaç tepkisinin gösterilebilmesini sağlar. Böylece organizma hayatta kalabilme amacını yerine getirmiş olur. Buradan da anlaşılacağı gibi strese verilen yanıt organizma için yaşamda kalabilmesi açısından vazgeçilmezdir. 17

22 Özet Çoğunlukla doğru olmayan bir tanımlamayla çağımızın hastalığı şeklinde anlamlar atfedilmeye çalışılan stres, pek çok bilimsel disiplinin ilgi odağı olan bir kavramdır. Stres kavramı, son yıllarda popülarite kazanmış olmasına rağmen, yeni bir kavram değildir. İnsanoğlu var olduğundan bu yana, hatta belki de evrimsel bakış açısıyla insanoğlunun varlığından önce diğer organizmalar için, deneyimlenen bir olgudur. Stres kavramı günlük dilde farklı yerlerde kullanılmaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki; bu kullanımların oldukça büyük bir çoğunluğu uygun değildir. Organizma, herhangi bir stres etmenine yanıt vermek durumundadır. Selye tarafından bu tepki/yanıt genel adaptasyon sendromu olarak adlandırılmıştır. Stres etmeni ne olursa olsun genel adaptasyon yanıtı ortaya çıkar. Ancak bu durum, bütün stres etmenlerinin sadece genel adaptasyon sendromu yanıtına neden oldukları anlamına gelmez. Her bir stres etmeninin genel adaptasyon sendromu yanıtı dışında organizmada ortaya çıkardıkları kendilerine özgü tepkiler mevcuttur. İnsan gibi organizmalarda strese karşı verilen yanıt nöroendokrin bir yanıttır. Yani sinir sitemi ve hormonal sistemin birlikte işlemesi ile gösterilen bir yanıttır. Sinir ve hormonal sistemler strese karşı yanıtta kalp-damar sistemi, solunum sitemi, bağışıklık sistemi ve sindirim/boşaltım sistemi ile birlikte hareket eder. Stres kavramının insan türü için önemi, stresin neden olduğu sonuçlar kadar stresin işlevsel değerinin de bulunmasından kaynaklanmaktadır. İnsan organizması bir sistemdir ve bu sistem sürekli denge halinde olma çabası içerisindedir. Organizma bir sistemler bütünüdür ve çevresel sistemler ile ilişki halindedir. Çevresel sistemlerde oluşan veya organizmanın barındırdığı sistemlerdeki meydana gelen ve organizmanın denge halini bozan durumlar organizmayı denge haline dönme çabasına sokar, değişmeye ve gelişmeye zorlar. Organizmanın dengesini bozan durumların olmaması ki bu olası değildir, organizmanın değişme ve gelişme çabası içine girmemesi demektir. Eğer organizma dengenin bozulmasına dair işaretleri alamazsa ve uyum sağlamak üzere strese vermesi gereken yanıtı gösteremezse zarar görür hatta yaşamda kalamaz. Savaş ya da kaç tepkisi zaman zaman insanların zihninde stresin olumlu yanları şeklindeki bir ifadeye karşı stresin ne gibi olumlu bir yanı olabilir ki? şeklinde oluşan soruya en iyi yanıtı oluşturur. Olumlu duyguları hissedememek organizmanın olumlu duygulardan mahrum kalmasına neden olabilir. Ancak bu durum organizmanın yaşamının son bulmasına neden olabilecek sonuçlar doğurmaktan uzaktır. Olumsuz duyguları hissetmemek organizmanın kısa vadede sadece olumlu duygular hissetmesini sağlarken orta ve uzun vadede yaşamla bağdaşmayan sorunlara yol açabilmektedir. 18

23 Kendimizi Sınayalım 1. Stres ilk olarak hangi bilim dalında kullanılan bir kavram olmuştur? a. Fizik b. Biyoloji c. Fizyoloji d. Psikoloji e. Kimya 2. Aşağıdakilerden hangisi stresi tanımlayan yaklaşımların ortak özelliklerinden değildir? a. Stres kişi ve çevresinin etkileşimi sonucunda oluşur. b. Strese yanıt durumu her zaman bir tehlikenin varlığına işaret eder. c. Organizma barındırdığı bütün sistemlerle strese yanıt verir. d. Strese yanıt kontrol edilemez. e. Stres yanıtına neden olan tehditin ölçüsü kişinin değerlendirmesine bağlıdır. 3. Organizmanın zarar görmediği hatta hoşuna giden ya da haz duymasına yol açan strese ne ad verilir? a. Distres b. Östres c. Stres d. Strese yanıt e. Genel adaptasyon sendromu 4. Aşağıdakilerden hangisi strese varilen yanıtta farklılıklara neden olan içsel faktörlerdendir? a. İklim koşulları b. Besin durumu c. Cinsiyet d. Çevresel ısı e. Deneyim 5. Genel adaptasyon sendromunun aşağıdakilerden hangisinde doğru sırasıyla verilmiştir? a. Direnme alarm tükenme b. Tükenme alarm direnme c. Alarm tükenme- direnme d. Alarm direnme tükenme e. Direnme tükenme alarm Kortikotropin salgılatıcı hormon aşağıdaki yapıların hangisinden salgılanır? a. Hipofiz b. Hipotalamus c. Böbrek üstü bezi d. Kalp e. Mide 7. Adrenalin aşağıdaki yapıların hangisinden salgılanır? a. Hipofiz b. Hipotalamus c. Böbrek üstü bezi d. Kalp e. Mide 8. Aşağıdakierden hangisi kortizolün genel etkilerinden değildir? a. Kalp hızının yavaşlaması b. Kan şekerinin artması c. Zihinsel aktivitenin artması d. Yağların yıkılması e. Mide asidinin artması 9. Stresle karşılaşan organizmanın solunum derinliği ve hızında artma hangi işleve hizmet eder? a. Kaslara daha fazla kan gitmesine b. Tehdit kaynağını daha rahat görmeye c. Kan şekerinin artmasına d. Organizmaya daha fazla oksijen girmesine e. Kan şekerinin düşmesine

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

STRES FİZYOLOJİSİ Prof.Dr. Ertan Yurdakoş. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı

STRES FİZYOLOJİSİ Prof.Dr. Ertan Yurdakoş. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı STRES FİZYOLOJİSİ Prof.Dr. Ertan Yurdakoş İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı Stres, günlük konuşmalarda sık sık geçen ve farklı anlamlarda kullanılan baskı yada gerginlik diye çevirebileceğimiz

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES 1 2 Stres nedir? bireyin fizik ve sosyal çevredeki uyumsuz koşullar nedeniyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayrettir 3 Stres nedir? EUSTRESS: Hedefler,

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI GÜRÜLTÜ = HOŞA GİTMEYEN SES GÜRÜLTÜNÜN SÜRESİ ŞİDDETİ ZAMANI TÜRÜ GÜRÜLTÜ FİZYOLOJİK TEPKİLER RUHSAL TEPKİLER FİZYOLOJİK TEPKİLER ANĠ GÜRÜLTÜDE KAS GERĠLMELERĠ BAġ DÖNMESĠ YORGUNLUK ĠġĠTME KAYIPLARI METOBALĠZMA

Detaylı

STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur.

STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. STRESLE BAŞA ÇIKMA STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. Beni öldürmeyen, beni güçlendirir Nietzche STRESE DİRENÇ

Detaylı

BALIK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE STRES

BALIK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE STRES MAKALE BALIK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE STRES Ercan KÜÇÜK - SUMAE Giriş Organizma seviyesinde stres ilk olarak insanlar dahil tüm memelilerin, uyarıcıların farklı oranlardaki uyarılarına genel tepkisi olarak (Selye,

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ Bölüm 1 KRİZ YÖNETİMİ 11

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ Bölüm 1 KRİZ YÖNETİMİ 11 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 KRİZ YÖNETİMİ 11 1.1.Krizin Tanımı ve Özellikleri 13 1.2.Kriz Dönemleri 15 1.2.1.Krizin Gelişme Dönemi 15 1.2.1.1. İç ve Dış Değişiklikleri Fark Etmeme ( Körlük) 15 1.2.1.2.

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

EIS526-H02-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR

EIS526-H02-1 GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR GİRİŞİMCİLİK (EIS526) Yazar: Doç.Dr. Serkan BAYRAKTAR SAKARYA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

BIP116-H14-1 BTP104-H014-1

BIP116-H14-1 BTP104-H014-1 VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BIP116) Yazar: Doç.Dr.İ.Hakkı.Cedimoğlu SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

Stressiz Yaşam Mümkün mü?

Stressiz Yaşam Mümkün mü? On5yirmi5.com Stressiz Yaşam Mümkün mü? Stres günümüzün en önemli sorunlarından biri. Peki stressiz bir yaşam mümkün mü? Psikolog Nilüfer Şişman, bu sorunun cevabını veriyor Yayın Tarihi : 15 Ocak 2010

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104)

VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104) VERİ YAPILARI VE PROGRAMLAMA (BTP104) Yazar: Doç.Dr. İ. Hakkı CEDİMOĞLU S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir.

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

İS SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

İS SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ İS SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İŞ HİJYENİ PROF. DR. SARPER ERDOĞAN İş Hijyeni İş Hijyenisti tanımı Psikososyal riskler Yüklenme Yorgunluk Stres Monotoni

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı YÖNETİM Sistem Yaklaşımı Prof.Dr.A.Barış BARAZ 1 Modern Yönetim Yaklaşımı Yönetim biliminin geçirdiği aşamalar: v İlk dönem (bilimsel yönetim öncesi dönem). v Klasik Yönetim dönemi (bilimsel yönetim, yönetim

Detaylı

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan

Detaylı

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI HAZIRLAYAN MUHAMMED PAMUK DİĞER DÖKÜMANLARIMIZI REHBERLİK İÇİN YAPILMIŞ YAZILIMLARIMIZI GÖRMEK İÇİN FACEBOOK GRUBUMUZA BEKLERİZ. LİNK: https://www.facebook.com/groups/teknorehbe

Detaylı

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA Havacılıkta Ġnsan Faktörleri Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA BÖLÜM 1 Biyolojik Varlık Olarak İnsan Birinci Bölüm: Fiziksel Faktörler ve Algı Geçen Hafta GEÇEN HAFTA İnsan, Fiziksel Faktörler ve İnsan Performansı

Detaylı

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) (ELP211) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1

ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) (ELP211) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 ELEKTRİK MAKİNELERİ (MEP 112) Yazar: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Turan S1 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ Adapazarı Meslek Yüksekokulu Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Analiz. Cilt 2. Ünite 8-14

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Analiz. Cilt 2. Ünite 8-14 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI Analiz Cilt 2 Ünite 8-14 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 1082 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINLARI NO: 600

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5 Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama (2011-2013) Danışman: Pfizer Konuşmacı: Pfizer

Detaylı

TEKERLEKLER DÖNÜYOR MU? DÖNÜYORSA, HIZLI MI?

TEKERLEKLER DÖNÜYOR MU? DÖNÜYORSA, HIZLI MI? TEKERLEKLER DÖNÜYOR MU? DÖNÜYORSA, HIZLI MI? ÇİÇEKLER DÖNÜYOR MU? DÖNÜYORSA, HIZLI MI? SİLİNDİRLER DÖNÜYOR MU? DÖNÜYORSA, HIZLI MI? YAPRAKLAR HAREKETLİ Mİ? HAREKETLİYSE, HIZLI MI? ŞEKİLLER SALLANIYOR MU?

Detaylı

ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME. Hazırlayan Semiramis Gülenç

ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME. Hazırlayan Semiramis Gülenç ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME Hazırlayan Semiramis Gülenç DAVRANIŞIN TANıMı Bir organizmanın gösterdiği her türlü tepki,organizmanın, çevrede ve/veya çevreyle olan ilişkisinde

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT Prof.Dr.Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Sempatik Sistem Adrenal Medulla Kas kan dolaşımı Kan basıncı Solunum sıklık ve derinliği Kalp kasılma gücü Kalp atım

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR! Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ile, çocuğun doğumundan itibaren vücudunda hangi hormonların ne gibi işlevleri olduğunu, ilk 3 yılın önemini ve ergenlik

Detaylı

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen İki öğenin birbiri ile kurduğu bağlantıya veya etkileşime ilişki denir. Eğer bu tek taraflı ise ilgi olarak tanımlanır.

Detaylı

İşyerinde oluşan hastalığa neden olan, sağlık ve

İşyerinde oluşan hastalığa neden olan, sağlık ve MESLEKİ RİSKLER VE İŞ HİJYENİ İş Hijyeni; İşyerinde oluşan hastalığa neden olan, sağlık ve iyilik ilik halini i bozan, işçiler il ve toplumdaki bireyler arasında önemli ölçüde huzursuzluk ve verimsizlik

Detaylı

TİTREŞİM. Mekanik bir sistemdeki salınım hareketlerini tanımlayan bir terimdir.

TİTREŞİM. Mekanik bir sistemdeki salınım hareketlerini tanımlayan bir terimdir. TİTREŞİM Mekanik bir sistemdeki salınım hareketlerini tanımlayan bir terimdir. TİTREŞİMİN ÖZELLİĞİNİ 1 Frekansı ve 2 Şiddeti belirler. Titreşimin Frekansı: Birim zamandaki titreşim sayısına titreşimin

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla Kekemelik Nedir? Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu durum

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Davranış Bilimleri I. Fizyobiyolojik Sistem A Biyolojik Yaklaşım II. Psikolojik Sistem B. Davranışçı Yaklaşım C. Gestalt

Detaylı

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Doç. Dr. Turgut GÜLMEZ CALILIK (hayat) NEDİR? FİZYOLOJİ Yaşamın başlangıcı- gelişimi ve ilerlemesini

Detaylı

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU A R A Ş. G Ö R. Z E Y N E P K I R I K K A L E L İ Gebelik dönemi fizyolojik olduğu kadar kalıcı psikolojik değişikliklere de neden olmaktadır. Anne karnında gelişen

Detaylı

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir.

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir. Metabolizma, bedeninizdeki kimyasal tepkimelerin toplamını ifade eden sihirli bir sözcüktür. Özellikle orta yaşlar ve sonrasında görülen kilo artışlarının, çabuk yorulma, halsizlik ve yorgunlukların başlıca

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Verim Arzının Zaman İçinde Değişimi Verim Arzının dış görünümü olan iş verimi işin tekrarlanması

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ Prof. Dr. Erdal ZORBA GEÇMĐŞTEN GÜNÜMÜZE SAĞLIK Geçmişte sağlığın tanımı; hastalıklardan uzak olma diye ifade edilirdi. 1900 lerin başında ölümlerin büyük bir kısmı bakteri ve

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Uzm Psk. Nuray ÖZBEN AVŞAR ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Çocuklar hızla büyüyor, çocukluk dönemini bitirip ilk erişkinlik olan ergenlik dönemine adımlarını atıyorlar. Ergenlik çağında fiziksel

Detaylı

4. BÖLÜM EGZERSİZ VE TOPARLANMA

4. BÖLÜM EGZERSİZ VE TOPARLANMA 4. BÖLÜM EGZERSİZ VE TOPARLANMA EGZERSİZ SONRASI TOPARLANMA Toparlanma, organizmanın egzersiz sonrasında istirahat seviyesine dönmesi olarak tanımlanabilir ve toparlanma süreci 4 ana başlık altında incelenir;

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur.

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Gençlerde DEHB nin Öğrenim Hayatı Üzerine Etkileri Dr Aytül Karabekiroğlu Samsun Mehmet Aydın Eğitim ve Araştırma

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Yrd. Doç. Dr. FATİH ÇINAR TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim teknolojisi

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Yrd. Doç. Dr. FATİH ÇINAR TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim teknolojisi TEMEL KAVRAMLAR Eğitim Öğrenme Öğretme Ortam Teknoloji Araç - gereç Öğretim materyali Eğitim teknolojisi Öğretim teknolojisi İletişim EĞİTİM: Davranışçı yaklaşıma göre eğitim, bireyin davranışında kendi

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI se Li ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2015 KAYGI; Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı bedensel, duygusal ve zihinsel

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not V Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Bireyi Tanıma ve Tanıma Teknikleri *Kendilerine özgü birer varlık olan bireyler, gerek doğuştan

Detaylı

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ KIŞILIK KURAMLARı GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ Kişilik Nedir? Psikolojide kişilik, kapsamı en geniş kavramlardan biridir. Kişilik kelimesinin bütün teorisyenlerin üzerinde anlaştığı bir tanımlaması yoktur.

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları:

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları: OYUN VE ÇOCUK Çocuklar oyunla dünyayı keşfederler, diğer kişilerle kuracakları ilişkileri öğrenirler, kendi yeteneklerini ve güçlerini test ederler, yeni fikirleri denerler ve farklı aktiviteleri deneyecek

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER EGZERSİZ VE TERMAL STRES Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER TERMAL DENGE ısı üretimi BMH Kas etkinliği Hormonlar Besinlerin termik etkisi Postur Çevre ısısı Vücut ısısı (37 o C±1) ısı kaybı konveksiyon, radyasyon,

Detaylı

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması

İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile Birlikte Şehrin Gürültü Haritasının Çıkarılması Amaç ve İçerik Projenin temel amacı şehrin farklı bölgelerinde İl Çevre ve Orman Müdürlüğü nün yönlendirmesi ile gürültü

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Yarıyılı. Tasarımda İnsan Faktörü SEC154 2 2 0 2

Yarıyılı. Tasarımda İnsan Faktörü SEC154 2 2 0 2 Dersin Adı Kodu Yarıyılı Ders (Saat/Hafta) (Saat/Hafta) AKTS Tasarımda İnsan Faktörü SEC154 2 2 0 2 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Türkçe Dersin Türü Seçmeli Dersin Seviyesi Lisans Dersin Koordinatörü

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Lineer. Cebir. Ünite 6. 7. 8. 9. 10

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI. Lineer. Cebir. Ünite 6. 7. 8. 9. 10 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ İLKÖĞRETİM ÖĞRETMENLİĞİ LİSANS TAMAMLAMA PROGRAMI Lineer Cebir Ünite 6. 7. 8. 9. 10 T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI NO: 1074 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINLARI

Detaylı

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Geç-dönem Bozukluklar Depresyon Kaygı Bozuklukları Yeme Bozuklukları Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nörogelişimsel Bozukluklar Otizm Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

07.11.2014. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler

07.11.2014. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler. 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Hastalıkların Oluşmasında Rol Oynayan Faktörler 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma 4.Hafta ( 08 10 / 10 / 2014 ) 1.) HASTALIKLARIN OLUŞMASINDA ROL OYNAYAN FAKTÖRLER 2.) ENFEKSİYON HASTALIKLARININ GENEL BELİRTİLERİ 3.) ENFEKSİYON HASTALIKLARINDA GÖRÜLEN

Detaylı

İÇİNDEKİLER 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ...

İÇİNDEKİLER 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ... İÇİNDEKİLER Bölüm 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ... 1 1.1. Bir İleti Kodu Olarak Dil... 1 1.1.1. Dilin Bireysel ve Toplumsal Yönü / Uzlaşımsal Niteliği... 4 1.1.2. Dilin Yapısal Yönü / Dizge Olma

Detaylı

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ Oyun bir çocuğun en önemli işidir. Çocuklar oyun ortamında kendilerini serbestçe ifade edip, yaşantılarını yansıtırlar ve dış dünyaya farketmeden hazırlık yaparlar.

Detaylı

İçerik. Duygunun Tanımı Bileşenleri Sınıflandırması Duyguların ifadesi Duygular ve psikosomatik bozukluklar Duygusal Zeka testi

İçerik. Duygunun Tanımı Bileşenleri Sınıflandırması Duyguların ifadesi Duygular ve psikosomatik bozukluklar Duygusal Zeka testi DUYGULAR İçerik Duygunun Tanımı Bileşenleri Sınıflandırması Duyguların ifadesi Duygular ve psikosomatik bozukluklar Duygusal Zeka testi Duygu Nedir? Kişiye göre deneyimleme Öznel ifade biçimi Karmaşık

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

PSİKOSOSYAL RİSK ETMENLERİ

PSİKOSOSYAL RİSK ETMENLERİ PSİKOSOSYAL RİSK ETMENLERİ Mesleki Risk Faktörleri Biyolojik Riskler Kimyasal Riskler Fiziksel Riskler Psikososyal Riskler Uluslararası Çalışma Örgütü psikososyal tehlikeleri iş doyumu, iş örgütlenmesi

Detaylı

EGZERSİZ FİZYOLOJİSİNDE TEMEL KAVRAMLAR

EGZERSİZ FİZYOLOJİSİNDE TEMEL KAVRAMLAR EGZERSİZ FİZYOLOJİSİNDE TEMEL KAVRAMLAR FİZYOLOJİ İNSAN VÜCUDUNU OLUŞTURAN SİSTEMLER NASIL ÇALIŞIYOR? ANATOMİ MOLEKÜLER BİYOLOJİ BİYOFİZİK BİYOKİMYA EGZERSİZ FİZYOLOJİSİ EGZERSİZ ESNASINDA SİSTEMLER NASIL

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

2011-2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI PSİKOLOJİ DERSİ 10. SINIFLAR I. DÖNEM II. ORTAK YAZILI SINAVI

2011-2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI PSİKOLOJİ DERSİ 10. SINIFLAR I. DÖNEM II. ORTAK YAZILI SINAVI Adı: 2011-2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI A GRUBU AAA ADI SOYADI: SINIFI: NO: 08.01.2011 AAA Soyadı: PSİKOLOJİ DERSİ 10. SINIFLAR PUAN 2010 2011 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI.11.A SINIFI SOSYOLOJİ DERSİ 1.DÖNEM 2.YAZILI

Detaylı

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM

ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM. Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM ERGENLİKTE HİJYEN SAĞLIK VE KİŞİSEL BAKIM Hazırlayan Okul Rehber Öğretmeni İrem YILDIRIM SAĞLIK VE HİJYEN NEDİR? Sağlık; kişinin doğuştan getirdiği kalıtsal özellikleri ile fiziksel, biyolojik ve sosyal

Detaylı

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel yetersizlik üç ölçütte ele alınmaktadır 1. Zihinsel işlevlerde önemli derecede normalin altında olma 2. Uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme 3. Gelişim

Detaylı

YAŞAMBOYU SPOR ve ANTRENMAN BİLGİSİ. HAZIRLAYAN Zekeriya BAŞEKEN Beden Eğitimi Öğretmeni 1

YAŞAMBOYU SPOR ve ANTRENMAN BİLGİSİ. HAZIRLAYAN Zekeriya BAŞEKEN Beden Eğitimi Öğretmeni 1 YAŞAMBOYU SPOR ve ANTRENMAN BİLGİSİ HAZIRLAYAN Zekeriya BAŞEKEN Beden Eğitimi Öğretmeni 1 Spor insanoğlunun var oluşundan beri onunla beraber olan, belirli kurallar içeren, rekabet ortamı olan, haz veren

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

Çocuğunuz ne kadar zeki?

Çocuğunuz ne kadar zeki? On5yirmi5.com Çocuğunuz ne kadar zeki? Psikolojik Danışman Yusuf Menki ile zeka testi konusunu konuştuk. Yayın Tarihi : 20 Aralık 2012 Perşembe (oluşturma : 1/4/2016) Gizem Gül'ün röportajı Hepimiz zeki

Detaylı

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER Sağlık Dünya Sağlık Örgütü tanımlaması Biyolojik, ruhsal ve sosyal iyilik hali. Tıp Özgül bir kurama ve bu kuramdan biçimlenen yöntemle belirlenen uygulamalarla biyolojik,

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Şiddetin Psikolojisi 2015-2016 Bahar Dönemi Adli Psikoloji Doktora Programı. Şiddetin nöropsikolojik, biyolojik ve genetik kökenleri

Şiddetin Psikolojisi 2015-2016 Bahar Dönemi Adli Psikoloji Doktora Programı. Şiddetin nöropsikolojik, biyolojik ve genetik kökenleri Şiddetin Psikolojisi 2015-2016 Bahar Dönemi Adli Psikoloji Doktora Programı Şiddetin nöropsikolojik, biyolojik ve genetik kökenleri Doğum Öncesi Faktörler Nöral gelişimdeki anomalilere ilişkin biyomarker

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı