Sözlüklerde zihin kelimesinden türemiş kelimeler olarak şunlar verilmiş:

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sözlüklerde zihin kelimesinden türemiş kelimeler olarak şunlar verilmiş:"

Transkript

1 A. GÜNLÜK DİLDE ZİHİN KAVRAMI Günümüzde zihin felsefesi üzerine çalışanların zihin kavramına dair üzerinde ortaklaşa hemfikir oldukları bir tanım yoktur. Zira bu kavramın tanımlanması ve açıklanması girişimi kaçınılmaz bir biçimde geniş bir kuramsallaştırma faaliyetini de zorunlu kılmaktadır. Ancak elbette ki, daha işin başında, hiçbir kuramsallaştırma çabasına girilmeden herkesin sahip olduğu bir zihin kavramı da olmalıdır. Çünkü hepimiz günlük dilde bu zihin kelimesini zaten kullanmaktayız. Biz buna, sıradan veya olağan insanın felsefe öncesi sahip olduğu zihin kavramı diyebiliriz. Öyleyse daha önce üzerinde hiç kafa yormadığımız bu zihin kavramı nasıl bir kavramdır ve neye karşılık gelmektedir? B.1. Türkçe de Zihin Kavramı Bunun için önce zihin kelimesinin Türkçe deki anlam coğrafyasını incelemek gerekir. Türkçe deki zihin kelimesi, Arapça kaynaklı zihn den gelme bir isimdir. Arapça da zihn kelimesi, akıl, zeka, anlayış, feraset, keskinlik, hüner, ve bilgi gibi anlamlara gelmektedir. 1 Türkçe de çeşitli sözlüklerde zihin kelimesi için verilen karşılıklar ise şu şekildedir 2 : - Anlama, kavrama gücü. - Anlayış, kavrayış. - Akılda tutma gücü. - İnsanın, yaşamı boyunca edindiği bilgileri depolayıp saklamasını ve daha sonra güncel yaşama uygulayarak kullanmasını sağlayan işlevlerin tümü. - Hafıza, bellek. Sözlüklerde zihin kelimesinden türemiş kelimeler olarak şunlar verilmiş: - Zihnen: Zihin ile, düşünerek, akıl ile. - Zihni: Zihinle alakalı, zihne ait. - Zihniyet: Düşünce, düşünce yolu, anlayış, kafa. 1 Edward William Lane, Arabic-Engllish Lexicon, Book I, Part 3, USA, 1956, s D.Mehmet Doğan, Büyük Türkçe Sözlük, Rehber Yayınları, Ankara, 1990, s.1193; Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi, İnterpress Basın ve Yayıcılık, İstanbul, cilt 24, s

2 Bunun yanında Türkçe de içinde zihin kelimesinin kullanıldığı çok çeşitli deyimler de vardır: - Zihinde tutmak: Hafızada tutmak. - Zihin açıklığı: Anlama ve kavrama gücü. - Zihin hesabı: Kağıda kaleme başvurmadan, doğrudan doğruya akıldan yapılan hesap. - Zihin jimnastiği: Düşünme, neden sonuç ilişkisi kurma gibi zihinsel yetileri geliştirmeye yönelik etkinliklerin tümü. - Zihin karışıklığı, zihin bulanıklığı: Düşünceler arasında bağıntı kuramama durumu ya da bu bağıntının yitimi. Bunların dışındaki deyimleri sadece zikretmekle yetiniyoruz: zihin yormak, zihni açılmak, zihni takılmak, zihnine yerleştirmek, zihnini bozmak, zihnini çelmek, zihnini bulandırmak, zihnini dağıtmak, zihnini kurcalamak, zihnini oynatmak. B.2. İngilizce de Zihin Kavramı Zihin felsefesi, günümüze gelinceye kadar, özellikle İngilizce konuşulan dünyada gelişmiş ve serpilmiştir. Dolayısıyla konuyla ilgili İngilizce terminolojiyi de öncelikle göz önünde tutmamız lazım gelir. Her şeyden önce, zihin felsefesi deyimi İngilizce de Philosophy of Mind 3 veya Mind Philosophy 4 ile karşılanır. Demek ki zihin kelimesinin ingilizcesi mind kelimesidir. İngilizce de mind kelimesi, çok çeşitli anlamlara sahip olabilen, ve çok fazla kullanılan bir kelimedir. Bu kelimenin Türkçe deki zihin kelimesine göre çok daha engin bir anlam coğrafyası na sahip olduğu şüphesizdir. İngilizce den Türkçe ye sözlüklere baktığımız zaman mind kelimesinin türkçe karşılıkları olarak şunları buluyoruz 5 : - İsim anlamı: Akıl, zihin, dimağ, kafa, hatır, hafıza, fikir, düşünce, zeka, idrak, istek, murat, arzu, meram, şuur. - Fiil anlamı: Bakmak, dikkat etmek, meşgul olmak, ehemmiyet vermek, kaygı çekmek, endişe etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saymak, dikkatli olmak, karşı çıkmak, itiraz etmek, mahzurlu görmek, hatırlamak. 3 Çoğunlukla kullanılan şekil budur. 4 Nadiren kullanılır. 5 Robert Avery, ve diğerleri (ed.), İngilizce-Türkçe Redhouse Sözlüğü, Redhouse Yayınevi, İstanbul, 1990, s.622 2

3 İngilizce de içinde mind kelimesi kullanılan deyimler de kalabalık bir aile oluşturur. Bu deyimler birbirlerine göre çok dağınık anlamlara sahip olabilirler. İsim anlamı ile yapılan deyimlere örnek olarak şunlar verilebilir: - change one s mind: caymak, fikrini değiştirmek. - give someone a piece of one s mind: birini azarlamak. - have a mind to: niyet etmek, kurmak. - make up one s mind: karar vermek. - time out of mind: öteden beri, eskiden beri. - mind s eye: muhayyile. - mind reading: başkasının zihnindekini anlama. Fiil anlamı ile yapılan deyimlere örnekler: - mind you: bak, dinle. - mind you do it: mutlaka yap. - mind your p s and q s: söz ve hareketlerine dikkat et. - mind your step: önüne bak, sakın düşme. - if you don t mind: bir mahzuru yoksa, müsaade ederseniz. - never mind: zarar yok. Burada diğer bir gözlemden de bahsetmemiz gerekir. Zihin felsefesi üzerine yazılmış ingilizce eserler veya makaleler Türkçe ye çevrilirken mind kelimesi için kullanılan türkçe karşılıklar arasında şunlar sayılabilir: Zihin, akıl, us, tin, ruh, zeka. Sonuç olarak, bütün bu tanımlardan zihin kelimesinin günlük dilde öncelikle düşünce, anlayış, kavrayış, akıl, hafıza anlamlarına geldiğini görüyoruz. O halde günlük dilde zihin kelimesini anlamca birbirine yakın veya birbiri ile ilişkili bir grup kelime ile anlamdaş veya onlarla aynı işlevi görecek şekilde kullandığımızı söyleyebiliriz. Yani biz bu kelimeyi, bir grup kelimenin yerine geçecek şekilde, ve bu kelimelere göndermede bulunacak şekilde kullanmaktayız. Kısacası, zihin kelimesinin günlük dilde, bir grup kelimenin anlam ve işlevini bünyesinde toplayan ve onlara işaret eden bir nevi şemsiye terim gibi kullanıldığını söyleyebiliriz. 3

4 B. İKİ FARKLI ZİHİN KAVRAMI David Rosenthal zihne dair iki farklı kavramsallaştırmanın bulunduğunu ifade eder. 6 Birinci kavramsallaştırmaya göre zihinsel haller ve süreçler başka hiçbir şeye benzemezler. Zihinsel olanın bahsedilen bu biricikliği, zihin hakkında bilgilenme tarzımızdan kaynaklanmaktadır. Buna göre, bir zihinsel hal içinde bulunma, bu zihinsel hal hakkındaki bilgimizin neredeyse tümünü edinmek için yeterlidir. Bir ağrı çektiğimde, bir şeye inandığımda, bu hallerin içinde bulunmam, bir ağrı çektiğimi veya bir şeye inandığımı bilmem için kendi başına yeterlidir. Böyle bir durumda, düşündüğüm veya hissettiğim şey hakkındaki bilgilenme tarzım otomatik ve dolaysızdır. Düşünmenin veya hissetmenin ne demek olduğunu sadece kendi düşünmemizden ve hissetmemizden biliriz. Bu özel ve dolaysız bilgilenme tarzı dikkate alındığında, zihinsel haller hakkındaki bilgimizin genellikle zihinsel hallerin başka şeylerle olan bağlantılarından kaynaklanmadığını söyleyebiliriz. Düşünmenin, hissetmenin ve deneyimlemenin nasıl bir şey olduğunu, bunları yaşayarak bildiğimizde, bu hallere dair bilinmesi gerekenin çoğunu, hatta tümünü biliriz; o kadar ki onların doğasını kavramak için başka hiçbir şey gerekli değildir. Bu özel ve dolaysız bilgilenme tarzında başka şeylere ilişkin hiçbir bilgi bulunmadığı için, zihinsel süreçlerin birer tekillik olduklarını, ve kendileri dışındaki başka her şey ile aralarında bir süreksizlik olduğunu düşünmeye yöneliriz. İkinci kavramsallaştırma zihnin çok farklı bir resmini sunar. Zihinsel işlevler, bilindiği gibi, biyolojik donanım ile çok sıkı bağlantılıdır. Biz yalnızca insanlarda ve diğer hayvanlarda zihin ve şuurla karşılaşıyoruz. Canlıların yaşadıkları duyusal deneyimlerin türü, sahip oldukları duyu organlarının türü ile belirlenmektedir. Canlıların bedensel davranışları da genellikle kendi zihinsel süreçlerinden kaynaklanmaktadır. Düşünme ve akıl yürütme yeteneği, çok gelişmiş beyin yapılarına sahip olmanın bir sonucudur. Bundan başka, insandaki zihinsel yetenekler en fazla, bize yakın akraba olan hayvanlarınki ile benzeşmektedir. Zihin ve biyolojik donanım arasında mevcut bütün bu bağlar göz önüne alındığında, biyolojik işlevler ile çok sıkı bağlantılı olan, ve doğanın geri kalanı ile süreklilik arz eden bir zihin kavramsallaştırmasına ulaşırız. Dolayısıyla zihne dair kafamızdaki resim, birbirini dışlayan karşıt bileşenler içermektedir. Bunlardan birincisine göre zihin doğası gereği diğer bütün doğal süreçlerle süreksiz olan bir tekilliktir. İkincisine göre zihin, zihinsel olmayan çeşitli süreçlerle ilişkili ve 6 David M. Rosenthal (ed.), The Nature of Mind, Oxford University Press, NewYork ve Oxford, 1991, s.4 4

5 onlara bağımlıdır. Zihni birinci tür kavramsallaştırmaya uygun olarak tanımlayanlar içinde Descartes, Locke ve Reid yer almaktadır. Zihni ikinci tür kavramsallaştırmaya uygun tanımlayanlar olarak da Gilbert Ryle, P.F. Strawson, Gareth B. Matthews ve G.E.M. Anscombe sayılmaktadır. C. ZİHNİN HARİTASI Samuel Guttenplan, zihnin sembolik bir haritasını çıkarmak için ilginç bir yöntem kullanır. 7 Yıllar boyunca, derslerine girdiği ve henüz zihin felsefesi ile tanışmamış öğrencilerden, bir zihin sahibi olmayı gerekli kılan şeylerin listesini yapmalarını istemiş. Yıllar içinde biriken cevaplar yan yana geldiğinde çok uzun bir liste oluşmuş. Guttenplan elden geçirdiği bu listenin kısaltılmış bir halini verir, ve listenin bu ham haliyle zihinsel ülke yi (mental realm) temsil ettiğini düşünür: öğrenme yeteneği niyetli eylemek faillik farkındalık inanmak bir ev inşa etmek temsil etme yeteneği seçmek değer biçme yeteneği şuur karar vermek bir tatili arzulamak rüya görmek heyecanlar bir ağrıyı deneyimlemek mutluluğu deneyimlemek duygular yapılan bir şakayı anlamak bir bakış açısına sahip olmak özgür irade sahibi olmak bir kemanı dinlemek hayal etmek bir yazı yazmaya niyetlenmek içgözlem yapmak sevmek melankoli bir resim boyamak algılamak algılama keyif akıl yürütmek bir problem üzerine yoğunlaşma hatırlama bir ağacı görmek kendilik-bilinci konuşma kuramsallaştırmak benlik düşünme dili anlamak sembolleri anlamak isteme irade gücü kızgınlık Guttenplan a göre, bu liste incelendiğinde onun iki tür unsur içerdiği görülür: (i) insanların yaptıkları ya da maruz kaldıkları şeyler, ki bunlar fiiller ile bildirilir; ve (ii) bu tür etkinliklerin ürünleri ya da sonuçları, ki bunları tasvir etmek için isimler kullanılır. Mesela, 1 ile 10 arasındaki bir sayıyı düşünmek bir şey yapmaktır, diğer taraftan 1 ile 10 7 Samuel Guttenplan (ed.), A Companion to the Philosophy of Mind, Blackwell, 1996, s

6 arasındaki bir sayının düşüncesi ise önceki etkinliğin ürünü olarak görülür. Birinciyi ifade etmek için bir fiil, ikinciyi ifade etmek içinse bir ad öbeği kullanırız. Ürünler şimdilik bir tarafa bırakılırsa, Guttenplan a göre bu listede birbirinden farklı üç etkinlik türünden bahsedilebilir. Bunlar zihinsel ülkenin üç ana kategorisini oluştururlar: - Deneyimlemek (bir ağrısı olmak, kafamızı çarptığımızda yıldızları görmek ) - Tutum takınmak (bir parça çikolatalı kek arzulamak, Dünyanın yuvarlak olduğuna inanmak) - Eylemek (bir çek imzalamak, bir iskemle yapmak, bir bardağa uzanmak) Bunlardan her biri zihnin bir etkinliğidir, ve her birinin kendine özgü bir ürünü vardır: - Deneyimlemek şuur - Tutum takınmak tutumlar - Eylemek eylemler D.1. Deneyimleme ve Şuur Deneyimleme yeteneğimiz ve onunla birlikte belirli şeylerin şuurunda veya farkında olmak, zihnin merkezi etkinliğini oluşturur. Kimilerine göre zihnin asıl gerçek özü burada yatar. Bütün deneyimler içte cereyan eden bir şeyin deneyimidir; şuura göre dışsal olan unsurların içerildiği algılamada bile bu böyledir: Yüksek, çıplak, mavi, dümdüz, dimdik duvarlar. Gözümün hiçbir görüş köşesi yok ki içine bir duvar parçası girmesin. Hep ve yalnız onları görüyorum. Onlardan kaçan gözlerim onlarla karşılaşıyor. Bakıldıkça uzuyorlar; yükseliyor, sertleşiyor ve korkak, yumuşak bakışlarıma kaskatı çarpıyorlar, gözlerimi ezecekler. Başım döndü. Deniz gibi yayılıyor ve beni çeviriyorlar. Serinliklerini hissediyorum. Denizde, çıplak vücudumu saran dalgaların birdenbire taş kesilmeleri gibi, duvarları giyiyorum. Hiç kımıldamıyorlar. Bütün bu hastanenin sessiz, hareketsiz, soğuk, bomboş anlarını onlar doğuruyorlar. 8 8 Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Kaynak: Özdemir Sarıca ve diğerleri, Türk Dili ve Edebiyatı, MEB Ders Kitabı, İnkılap Kitabevi, İstanbul, 1990, s.262 6

7 Bu pasajda yazarın algıladığı duvarlar yazarın dışında dır, ama duvarlara ilişkin deneyimi, yani onları algıladığında cereyan eden şey yazarın içinde dir. Yine bütün deneyimlerin ortak özelliği, bir şeylere tanık olunmasıdır: belirli şeylerin gözlemlenmesi ve dikkatin onlara yöneltilmesi söz konusudur. Bir ağrımız olduğunda dikkatimizi ona yöneltiriz, ve ona çok yakından tanıklık ederiz. D.2. Tutum Takınma ve Tutumlar Bütün tutum takınmaların iki tane tanımlayıcı özellik sergiledikleri söylenebilir: (a) Her bir belirli tutum için o tutuma işaret eden karakteristik bir davranış türü vardır. Bir kişinin bir şey istemesi, bir şeye inanması ve bir şeye niyetlenmesi arasındaki farkları izah etmek için, o kişinin her bir durumda sergilediği davranışlar arasındaki farklara bakarız. (b) Her bir tutum takınmanın yönelmiş olduğu bir şey vardır: Ali inanıyor ki, telefon bozuktur. Ayşe yeni bir araba istiyor. Ahmet çaydanlıktaki suyu kaynatmaya niyetli. Bu üç örnekte tutumların kendisine yöneldiği şeyler sırasıyla telefonun bozuk olması, yeni bir araba, ve çaydanlıktaki suyu kaynatmak tır. Tutumların kendisine yöneldiği bu unsura, dilbilgisindeki tümleç terimini misal alarak, tutumun tamamlayıcısı diyebiliriz. Dikkat edilirse birinci örnekteki tamamlayıcı, haber kipinde bir bildiri cümlesidir (telefon bozuktur). Bildiri cümleleri varlıklar hakkında doğru veya yanlış olabilen yargılar içerirler. Yani bildiri cümleleri, önermeleri ifade ederler. Diğer iki örnekteki tamamlayıcılar da tam bir cümle şekline sokulabilir: Ayşe istiyor ki, yeni bir arabam var diyebileyim. Ahmet in niyeti o ki, çaydanlıktaki su kaynıyor olsun. Bütün tutum tamamlayıcılarının, bir önerme ifade eden tam bir bildiri cümlesine dönüştürülebileceğini dikkate alan düşünürler, bütün tutum takınma ürünlerinin önermesel tutumlar (propositional attitudes) olarak adlandırılabileceğini kabul ettiler. 7

8 D.3. Eyleme ve Eylemler Başlangıçta eylemlerin de zihinsel ülkenin öğeleri olarak sayılmasına karşı çıkan güçlü bir eğilim vardır. Tutumların bile zihinsel olduklarına güçlükle ikna olanlar, eylemlerin zihinsel sayılamayacak kadar fiziksel bir şey oldukları kanaatindedirler. Bu görüş, zihinselliğin özünde içsel olması gerektiği, ve bu içselliğin gerçek anlamda ancak deneyim ve şuurda sağlandığı, eylemlerin bu özden oldukça uzak kaldıkları inancından kaynaklanmaktadır. Oysa durumun böyle olmadığını bir örnekle gösterebiliriz. Bir adamın bir iskemle yaptığını düşünelim. İskemle yapılırken, iskemlenin kısımlarını oluşturan tahta parçalarının hareketlerini fiziksel bakımdan betimleyebiliriz. İskemle oluşturulurken tahta parçalarının ve iskemlenin diğer kısımlarının, başlangıcından bitişine kadarki hareketi, saf fiziksel nedensel bir açıklama ile betimlenebilir. Böyle bir betimlemede her şey fiziksel yasalara uygun gerçekleşiyor görünür. Fakat bütün bu parçaların bir iskemleyi oluşturacak şekilde bir araya gelişini betimleyen saf bir fiziksel açıklama yapılamaz. Çünkü böyle bir açıklama, hareketleri idare eden bir insan öznesini ve amaçlı bedensel hareketlerini içermek zorundadır. Fail bir öznenin içerilmediği bütün açıklama biçimleri, iskemlenin nasıl ve neden ortaya çıktığını izah edemeyecektir. Bu örnek, eylemlerin saf fiziksel hareketler olarak değerlendirilemeyeceğini, ve eylemlerin zihinsel bir nitelik taşıdıklarını göstermektedir. Ancak eylemler elbette ki fiziksel hareketlerden ibaret değildirler. Bütünüyle zihnin içinde gerçekleşen sayısız eylem türü vardır. Örneğin bize sorulduğu zaman en sevdiğimiz rengi düşünmemiz, ya da bizden 15 ile 22 yi kafamızda toplamamız ama sonucu söylemememiz istendiğinde, kesinlikle bir şeyler yapıyoruz, bir eylemde bulunuyoruz. Son olarak deneyim ve tutum takınma etkinliklerinin bir özneyi gerekli kıldıkları yerde, eyleme etkinliğinin özneden çok bir fail gerektirdiğini belirtmek gerekir. D.4. Mesafelerin Tayini Deneyim, tutum ve eylemin, zihinsel ülkenin birbirinden ayrı üç sabit noktası oldukları düşünülebilir. Zihinsel ülkeye ait her öğenin çeşitli bakımlardan bu noktalara olan yakınlıkları ve uzaklıklarının hesaplanabileceğini de düşünebiliriz. Deneyim, tutum ve eylemi boyutlar gibi düşünebiliriz. Bu boyutların birbirinden farklılığını çeşitli bakımlardan ölçebiliriz. Buna göre, zihinsel öğelerin birbirlerine göre bağıl yerlerini gösteren bir harita 8

9 yapabiliriz. Bu haritada bir öğenin yeri, bu öğenin sözgelimi deneyime ne kadar çok benzediği, ama tutuma ve eyleme ne kadar az benzediğine bakarak belirlenebilir. Guttenplan, zihin ülkesinde mesafeleri ölçmek için kullanılabilecek beş tane özellik bulunduğunu belirtir: - Gözlenebilirlik (observability) - Erişilebilirlik (accessibility) - Dile getirilebilirlik (expressibility) - Yönlendirilebilirlik (directionality) - Kuramsallık (theoreticity) Burada detaylarına girmeden deneyimler, tutumlar ve eylemlerin bu beş bakımın her birinde nasıl derecelendirildiğini veriyoruz: Gözlenebilirlik: Eylemler azami derecede gözlenebilirdir. Tutumlar orta derecede gözlenebilirdir. Deneyimler asgari derecede gözlenebilirdir. Erişilebilirlik: Dile getirilebilirlik: Deneyimler azami derecede erişilebilirdir. Tutumlar orta derecede erişilebilirdir. Eylemler asgari derecede erişilebilirdir. Eylemler orta derecede dile getirilebilirdir. Tutumlar orta derecede dile getirilebilirdir. Deneyimler asgari derecede dile getirilebilirdir. Yönlendirilebilirlik: Tutumlar azami derecede yönlendirilebilirdir. Eylemler orta derecede yönlendirilebilirdir. Deneyimler asgari derecede yönlendirilebilirdir. Kuramsallık: Tutumlar azami derecede kuramsallaştırılabilirdir. Eylemler orta derecede kuramsallaştırılabilirdir. Deneyimler asgari derecede kuramsallaştırılabilirdir. 9

10 Bu beş bakımdan, zihinsel öğelerin birbirlerine göre bağıl konumları belirlendiğinde harita şu şekilde ortaya çıkmaktadır: Bu haritada sözgelimi ağrının konumunun nasıl belirlendiğini görelim: Ağrı bir deneyim biçimi olarak görülür, ancak bir deneyim olarak adlandırılamayacak ağrı biçimleri de vardır. Örneğin ağrılar azami derecede erişilebilir oldukları halde, bir zihnin belirli bir anda ağrının farkında olmadığını yine de düşünebiliriz. Ağrının bazı durumlarda gözlenebilir olduğunu düşünürüz (mesela trafik kazalarındaki yaralanmaları düşünün); yine de pek çok durumda ağrının üçüncü şahıslar tarafından gözlenebilmesi zordur. Ağrıyı dille ifade etmek kolay değildir ama imkansız da değildir; örneğin bazen edebi metinlerde ağrının çarpıcı betimlemeleri ile karşılaşırız. 9 Genelde ağrıların yöneldikleri bir içerik yoktur, ama yine de bir ağrı deneyimine eşlik ettiği söylenebilen asgari düzeyde bir tür yönlendirilebilirlik vardır: şöyle, şöyle olsaydı bu ağrı olmayacaktı dediğimizde ağrıların onlardan kurtulma arzusu ile birlikte geldikleri düşünülebilir. Son olarak, ağrının kuramsallık özelliğinin gözlenebilirliğinden fazla olduğu durumları düşünmek mümkündür: Doktor sırtınızdaki ağrının sebebini, daha önce bacağınızdaki ağrı yüzünden bir süre boyunca düzgün yürüyememiş ve oturamamış olmanıza dayandırarak açıklayabilir. Bütün bu değerlendirmeler dikkate alındığında ağrının deneyime çok yakın bir yerlerde olması, ama hem tutuma hem de eyleme doğru çok az kaymış olması gerektiği sonucu çıkar. 9 Yukarıda sayfa 22 de Peyami Safa ya ait edebi pasajda, bir deneyim türü olarak sıkkın bir ruh halinin tasviri buna ayrı bir örnektir. 10

11 I. BİR FELSEFE DALI OLARAK ZİHİN FELSEFESİ A. YENİ BİR DİSİPLİN Zihin felsefesi için, felsefenin günümüzde en hızlı gelişen ve büyüyen dallarının başında geldiği söylenebilir. Felsefeye dair kaleme alınan eserlerin ve makalelerin, gittikçe daha büyük bir kısmının konusunu zihin felsefesi teşkil eder hale geldiği gibi, aynı zamanda okuyucunun da rağbet ettiği ve ilgi duyduğu felsefe yazıları, yine zihin felsefesi üzerine yazılmış olanlardır. 1 Bunun en önemli sebebi hiç kuşkusuz, zihin felsefesinin son derece merak uyandırıcı bir konu alanına sahip olmasıdır. Geleceği parlak görünen bu felsefe disiplini nispeten yeni sayılır. Bu disiplinin önde gelen kişiliklerine bakıldığında, zihin felsefesinin özellikle analitik felsefe geleneği içinde ve İngilizce konuşulan dünyada gelişip serpildiğini söylemek mümkündür. Dolayısıyla bu alanın bütün temel eserleri ingilizcedir, ve İngilizce de geliştirilmiş kendine has bir terminoloji, onun omurgasını oluşturur. Zihin felsefesinin yeniliği özellikle ismindedir: zihin felsefesi tabiri bilhassa yirminci yüzyıldan önce kullanılmıyordu. Bir örnek vermek gerekirse, Paul Edwards ın editörü olduğu Encyclopedia of Philosophy nin 1967 baskısında 2 bile zihin felsefesi deyimi (İngilizce de, mind philosophy veya philosophy of mind ) bir madde başlığı olarak yer almaz. Bunun yerine mind-body problem (zihin-beden sorunu) veya other minds (başka zihinler) gibi madde başlıkları altında, bugün ve geçmişte zihin felsefesinin önemli konuları yerini tutan felsefe sorunlarının işlendiğini görmekteyiz. İlginç bir nokta, sözü geçen ansiklopedinin mind-body problem başlıklı maddesini kaleme alan Jerome Shaffer ın aynı zamanda Philosophy of Mind 3 ismiyle bir eser yazmış olması ve bu eserin, Zihin Felsefesi Açısından Bilinç, Ruh ve Ötesi 4 adı ile Türkçe ye bir çevirisinin yayımlanmış olmasıdır. Bu çeviride kullanılan türkçe terminoloji eleştiriye fazlasıyla açık olmakla birlikte, bizim ulaşabildiğimiz kadarıyla zihin felsefesi konusunda Türkçe de yayımlanmış ilk eser sayılsa gerektir. Kısacası, zihin felsefesi deyimi, bu yüzyılın ikinci yarısından itibaren ilkönce bir kısım eserlerin ve makalelerin başlığı olarak belirmeye başlamış, daha sonra yavaş yavaş, 1 Hiç kuşkusuz bu söylenenler Türkçe literatür için geçerli değildir. Burada kastedilen bilhassa İngilizce literatürdür. Son birkaç senedir zihin felsefesi konusunda Türkçe eserlerin (ki bunların neredeyse tamamının çeviri olduğunu söyleyebiliriz) sayısı artmaya başladıysa da, bu alanın hala çok fakir olduğu bir gerçektir. 2 Paul Edwards (ed.), Encyclopedia of Philosophy, 8 cilt, Londra ve NewYork, Jerome A. Shaffer, Philosophy of Mind, Prentice-Hall, New Jersey, Jerome A. Shaffer, Zihin Felsefesi Açısından Bilinç, Ruh ve Ötesi, çev. Turan Koç, İz Yayıncılık, İstanbul,

12 zihin konusuyla doğrudan veya dolaylı bir biçimde bağlantılı olan felsefi sorunların, psikoloji, sosyoloji ve benzeri bilimlerden bağımsız bir biçimde, sistemli ve derli toplu ele alındığı felsefe dalının ismi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Artık günümüzde zihin felsefesi, üniversitelerde önemli bir ders olarak okutulmakta, ve uzmanlık alanını zihin felsefesi olarak belirleyen pek çok akademisyen bulunmaktadır. B. ZİHİN FELSEFESİNİN KONUSU Zihin felsefesi, zihinsel fenomenlerin doğasına, ve dünyaya dair sistematik bir açıklamada bunların tuttuğu yere ilişkin sorularla ilgilenir. Bir ağrı, bir düşünce, bir zihinsel imge, bir arzu, bir duygu ne türden bir şeydir? Bir kişi veya bir şey için, düşünmek, hissetmek, zihninde ölçmek, hayal etmek, kızgın olmak, aşık, mutlu ya da şuurlu olmak nedir? Zihin felsefesinin görevi zihinle ilgili olan kavramları (bu arada zihin kavramının kendisini de) ele alıp çözümlemektir. Bu kavramlardan her birinin doğasını, aralarındaki ilişkileri keşfetmek, bu kavramların nasıl sınıflandırılması gerektiğini ve başka belirli kavramlarla, bilhassa madde ve enerji, insan bedeni, ve en çok da merkezi sinir sistemi kavramlarıyla nasıl ilişkilendirilmesi gerektiğini ortaya çıkarmaktır. 5 Bazı kimseler zihin felsefesini zihin-beden sorunundan ibaret sayma eğilimindedirler. Bunlara göre, zihin felsefesinin sorduğu sorular ve araştırdığı konuların tümü, neticede zihinbeden sorunundan ortaya çıkarlar veya bu sorunla bir şekilde ilişkilidirler. Zihin felsefesi çözülmez sorularla doludur: şuurla ilgili meseleler, kişisel özdeşlik, fiziksel ölümden sonraki hayat, iradenin özgürlüğü, zihinsel hastalıklar, davranışta zihnin rolü, duygunun doğası, insan ve hayvan psikolojilerinin karşılaştırılması, ve diğer birçokları. Fakat bu konuların her biri eninde sonunda, basitçe zihin-beden sorunu olarak adlandırılan tek bir temel soru ile bağlantılıdırlar: zihin nedir, ve onun bedenle ya da genelde fiziksel olanla ilişkisi nedir? 6 5 Jerome A. Shaffer, Philosophy of Mind, The New Encyclopedia Britannica Macropedia, cilt 12, Encyclopedia Britannica Inc., USA, 1974, s William G. Lycan, Philosophy of Mind, Nicholas Bunnin, E.P.Tsui-James, The Blackwell Companion to Philosophy, Blackwell, 2002, s

13 Zihin felsefesinin ele aldığı sorulardan bazıları günümüzde diğer sorulara kıyasla daha çok alaka çekerler: Düşünen bir varlığı, sözgelimi taş gibi, zihinsel bir hayata sahip olmadığını farz ettiğimiz bir şeyden, özde ayıran nedir? Plastik, silikon ve kablolardan yapılmış bir bilgisayar gerçekten acı çekebilir mi, veya korkuya kapılabilir mi, veya dış yüzeyinin kaşınmasını isteyebilir mi? Eğer öyleyse, bilgisayarın hangi malzemeden yapılmış olduğu bir sorun oluşturur mu? Eğer bir sorun oluşturmuyorsa, insan beynini oluşturan malzemeyi bu kadar özel kılan nedir? Bu türden sorular günümüzde hala bilimlerin cevaplayacağı, onların sahasına giren bilimsel sorular olarak görülmezler. 7 Bu sorular hala, ancak felsefede ele alınabilen felsefi sorulardır, çünkü henüz bu soruları cevaplamaya nasıl başlanması gerektiği konusunda bile devam eden ciddi anlaşmazlıklar vardır. Bizler gerçekten içgözlem yapıyor muyuz? Ya da gerçekten kendi kavramlarımız ve sözcüklerimizin anlamları üzerine refleksiyon yapıyor muyuz? Bizler kendi zihinsel yaşantılarımızın, veya bu yaşantılar üzerinde düşünürken başvurduğumuz kavramların yanılmaz otoriteleri miyiz gerçekten? Yoksa yalnızca bilim adamlarının bize anlattıklarına mı itimat etmeliyiz? Psikoterapistlerin bilinçsiz güdülerimiz hakkında, Skinner cı psikologların davranışlarımız hakkında, veya nörofizyologların beyinlerimiz hakkında anlattıklarına? 8 Bu gibi konularda insanlar yoğun tereddütler içindedir; bu soruların işaret ettiği konu alanı üzerine bir zihin açıklığına bir türlü ulaşılamamıştır. Eğer birisi çıkıp da bu esrarlı soruları çözümleyip halledecek bazı deneyler düşünüp bulabilseydi, doğrusu bu harika olurdu. Ancak rahatsız edici gerçek şu ki, bugüne kadar hiç kimse insanları bu konularda tatmin edememiştir. O kadar ki, bu konular hakkında düşünmeye nasıl başlanması gerektiği hususunda bile zorluklarla karşılaşırız. Bütün bu sebeplerden ötürü, bu türden sorular ancak felsefenin, özelde de zihin felsefesinin ilgilendiği sorular olarak dururlar. Zihin felsefesinin konu alanını sistemli bir şekilde düzenleyen yaklaşımlar da vardır. Bunlardan birisine göre 9 zihin felsefesinin konuları üç ana başlığa ayrılabilir: A. Zihnin Doğası. a. Zihin ve beden b. Benliğin doğası: kişisel özdeşlik c. Zihinler ve makineler d. Yönelimsellik 7 Georges Rey, Contemporary Philosophy of Mind, Blackwell, Oxford, 1997, s.1 8 Rey, loc. cit. 9 Ted Honderich (ed.), The Oxford Companion to Philosophy, Oxford University Press, NewYork, 1995, s

14 e. Şuur e1. Şuurdan vazgeçilebilir mi? e2. Şuur ve zihinsel eğilimler (bilinçsiz arzu ve inançlar dahil) arasındaki ilişkiler B. Zihne Dair Bilgimiz a. Kendi zihnimiz b. Başka zihinler C. Zihinsel İçerikler a. Bilişsel haller a1. Emin olma a2. İnanma a3. Tahmin etme a4. Varsayma a5. Katıksız ilgi hali b. Hissi haller b1. Duygular b2. Heyecanlar b3. Ruh halleri (keyifli olmak, canı sıkkın olmak gibi) c. İradi haller c1. Eylem felsefesi c2. İstenç c3. Özgürlük ve belirlenimcilik Son olarak, zihin felsefesinin gerçek konu alanını kapsamlı ve ayrıntılı bir biçimde sergileyen bir kaynak, Ek-1 de verilmiştir. Bu, zihin felsefesi üzerine, konulara göre başlıklandırılmış, oldukça kapsamlı ve notlandırılmış, 5702 kaynak içeren İngilizce bir bibliyografyanın yalnızca konu başlıkları alınarak oluşturulmuştur. 14

15 C. DOĞA BİLİMLERİ VE ZİHİN BİLİMLERİ Zihin felsefesi halihazırda bir Rönesans olarak nitelendirilebilecek bir gelişme içindedir. Yukarıdaki soruların doğal olarak gündeme getirdiği zihin üzerine açıklayıcı konuların bir çoğuna yönelik yeniden uyanan hevesli bir ilgi gözlenmektedir. Zihin felsefesinin soruları bir zamanlar oldukça önemli sorulardı. Platon, Aristoteles, Descartes, Locke, Hume ve Kant gibi önemli düşünürler, belirli türden bilgiye sahip olabilmesi için zihnin nasıl bir şey olması gerektiği gibi konularda uzun süre kafa yormuşlardır. Buna rağmen zihin felsefesinin soruları daha sonraları gündemden düşmüş, unutulmuşlardır. Ancak bu yüzyılın ortalarından itibarendir ki, felsefenin içinden ve dışından büyük sayıdaki araştırmacılar bu konulara tekrar yönelmişlerdir. Zihin ve maddeyi kökten ayıran düşüncenin mimarı olan Descartes ten bu yana, bilimde çok büyük gelişme yaşandı. Ancak bu gelişme nedense muvazeneli bir biçimde gerçekleşmedi. Maddeyi konu alan doğa bilimleri Descartes ten bu yana her türlü tahminin ötesinde bir gelişme gösterdi. Maddeyi ve fiziksel evreni kavrayışımız olağanüstü boyutlarda evrilip, kalkındı. Ama gerçekliğin öteki tarafını meydana getiren zihin konusunda dikkate değer bir gelişme yaşandığı söylenemez. Bu alana ilişkin modernist tasarının büyük bir hayal kırıklığı yaşattığını belirtmek gerekir. Zihin ve zihinle ilgili konulardaki bilgi ve kavrayışımız doğa bilimleri alanındakiyle kıyas kabul etmez derecede zayıf, temelsiz, şüpheli, güvenilmez, dar, kısıtlı ve basmakalıptır. Durum böyle olunca, en azından bu muvazenesiz gelişmenin sebeplerini öğrenmek bile can alıcı bir önem kazanmaktadır. Neden doğa bilimleri ile kıyaslanabilir bir zihin bilimi ya da bilimlerine sahip değiliz? İşte bu sebepleri bulup çıkarmak zihin felsefesinin belki de en yüce idealleri arasında yer almaktadır. D. ZİHİN FELSEFESİNİN DİĞER DİSİPLİNLERLE İLİŞKİSİ VE YÖNTEMLERİ Zihin felsefesinin konu alanı bir çok disiplininki ile çakıştığı durumda, kullandığı kendine has yöntemler onun ayrı bir çalışma alanı olarak tanınabilmesini sağlar. Zihin felsefesini diğer araştırma alanlarından ayırırken hemen göze çarpan önemli bir hususiyet, onun ele aldığı konudur, yani zihin ve yanı sıra onun türlü belirtilerinin doğası. Bu hususiyet, zihin felsefesini astronomi ve fizik gibi hareket halindeki maddeyi 15

16 inceleyen deneysel bilimlerden; geometri ve cebir gibi matematiksel ilişkileri inceleyen formel (biçimsel) disiplinlerden; ve sanat felsefesi ya da hukuk felsefesi gibi felsefenin diğer alanlarından ayırmaya yarar. Fakat ele aldığı konu tek başına zihin felsefesini ayırt etmeye yetmez, çünkü zihin, başka disiplinlerin de, bunların arasında bilhassa psikolojinin ve aynı şekilde biyolojinin belirli alt dallarının, fizyolojinin, sosyolojinin ve antropolojinin de araştırma konusunu oluşturmaktadır. Bu alanlarla karşılaştırıldığında zihin felsefesini ayrı kılan şeyin kullandığı yöntem olduğu görülür; çünkü o, ayrıntılı duyusal gözlem, öngörülerin formülleştirilmesi, deneylerin tertiplenmesi, tümevarımlı sağlama, olumsal genellemelerin, kuramların ve yasaların bulunması ve sınanması gibi unsurları içeren deneysel araştırma yöntemlerine başvurmaz; fakat bunun yerine felsefi tefekkür yöntemine müracaat eder. Bu yöntem, anlamların sorgulanmasını, kavramların çözümlenmesi ve aydınlatılmasını, zorunlu doğrulukların aranmasını, tümdengelimli çıkarımın, saçmaya indirgemenin, ve sınırsızca yinelenen terimler içeren kanıtların ve diğer apriori muhakeme (önsel akıl yürütme) biçimlerinin kullanılmasını, ve insan düşüncesi ve çabasının temel biçimlerinin altında yatan ve onları haklılandıran esaslı ilkelere ulaşmayı ve bu ilkeleri değerlendirmeyi içerir. 10 Zihin felsefesinin en önemli özelliği, belki de bütün felsefe dalları içinde, felsefenin içinden ve dışından alanlarla en fazla ilişkisi olan bir disiplin olmasıdır. Bir zihin felsefecisinin çok farklı ve çok çeşitli konularla ilgilenmek zorunda kalması hiç de olağandışı bir durum değildir, ve bu onu farklı alanlardan araştırmacılar ile ilişki içinde olmaya, onlarla ortak çalışmalar yürütmeye yönlendirir. Çoğu kez zihin felsefesinin interdisipliner (disiplinler arası) ya da multidisipliner (birden çok disiplinli) bir uzmanlık alanı olduğu söylenir. Zihin felsefesi her ne kadar kendi başına bir araştırma alanı olsa da, başka alanlarla çok önemli ilişkiler içindedir. Birincisi, kullandığı ve genelde felsefeye özgü olan yöntemler, başka alanlarda sağlamış oldukları sonuçlar bakımından sınanmış olmalıdırlar: eğer bir yöntem başka alanlarda başarı sağlamışsa, aynı yöntemi burada da kullanmak akla uygundur; ama başka alanlarda başarı sağlayamamışsa, burada kullanılması o yöntemi şüpheli kılacaktır. İkincisi, bilgi teorisi, metafizik, mantık, etik, ve din felsefesi gibi alanlarda ulaşılmış bulunan neticeler zihin felsefesini yakından 10 Jerome A. Shaffer, Philosophy of Mind, The New Encyclopedia Britannica Macropedia, cilt 12, Encyclopedia Britannica Inc., USA, 1974, s

17 alakadar ederler; ve buna karşılık zihin felsefesinde elde edilen neticeler de dolaylı yoldan bu alanlar için önem arz ederler. Bundan başka bu karşılıklılık, zihin felsefesi ile nöroloji, psikoloji, sosyoloji ve tarih gibi deneysel disiplinler arasında da aynen söz konusudur. Buna göre, zihin felsefecisi sürekli olarak kendisini ilgili bütün araştırma alanlarındaki gelişmelerle bilgilendirmek durumundadır. 11 Bir başka kaynakta 12 zihin felsefesinin ilişkili olduğu alanlar şu şekilde sıralanmıştır: - Epistemoloji - Metafizik - Ahlak Felsefesi - Bilim Felsefesi - Psikoloji Felsefesi - Bilişsel Bilim (cognitive science) - Sibernetik - Enformasyon Kuramı - Psikoloji - Sinirbilim (neuroscience) II. ZİHNİN TANIMI A. KURAMSAL TANIMLAR Zihin felsefesinin odağında hiç kuşkusuz zihin kavramı bulunur. Her kavram gibi bu kavramın da bir tanımının istenmesi doğaldır. Ancak daha tanımlama aşamasında büyük güçlüklerle karşılaşırız. Çünkü her tanım, kendine has bir bakış açısını da beraberinde getirir. O yüzden tek bir zihin kavramından ve bu kavramın tanımından bahsetmek yerine, her biri zihne dair kendine has bir kavramsallaştırma sunan farklı zihin kuramlarından bahsetmek gerekir. Kavramın tanımlanması ve anlaşılması, kuramın bütün boyutlarıyla anlaşılıp içselleştirilmesi sayesinde ancak dolaylı olarak gerçekleşebilmektedir. 11 Shaffer, loc. cit. 12 Ted Honderich (ed.), The Oxford Companion to Philosophy, Oxford University Press, NewYork, 1995, s

18 Felsefe tarihinde düşünürlerin zihne dair bu tür kuramsal tanımlar geliştirdiklerini biliyoruz. Shaffer bu tür tanımlara üç farklı örnek sunmaktadır: A.1. Zihinsel Töz Kuramı Son derece açık ve anlaşılır olan beden kavramıyla karşılaştırıldığında genellikle zihinsel töz veya saf-benlik, kavrayış gücü gibi çeşitli şekillerde isimlendirilen Descartes in zihin kavramı oldukça karanlık ve anlaşılması güçtür. Genel kabule göre zihin, bizim sürekli değişen ve çeşitlilik arz eden eylemlerimizin ardında yatan kalıcı, maddesel olmayan ve yer kaplamayan bir varlıktır. Sözü edilen eylemler düşünmeyle ilgili bütün eylemeler veya geniş anlamıyla kavrayış yetimizle ilgili eylemlerdir. Kısacası zihin şüphe eden, anlayan, tasarlayan, kabullenen, reddeden, isteyen, direnen, ve ayrıca hayal edip duyumsayan şeydir (Meditations, II). Düşünme eylemi zihinsel tözün mahiyeti olarak kabul edile geldiği için bu tözün yukarıda sözü edilen eylemlerin ortaya konmasıyla kendini belli ettiği varsayılır. Buradaki temel zorluk töz mefhumuna bir içerik kazandırmaktır. Locke, neolduğunu-bilmediğim-bir şey şeklinde içi doldurulmaya çalışılan töz mefhumunun aslında nasıl-olduğunu-bilmediğim-bir şekilde işlev gören daha karmaşık bir kavram olduğuna dikkat çeker. Hume ise bu kavramın hiçbir şekilde içinin doldurulamayacağını iddia eder. Kant a gelince (Saf Aklın Eleştirisi nde) paralojizmlerle ilgili tartışmalarında, bir çeşit mutlak öznenin metafizik kanıtlanmasında başvurulan usavurmalarda, ihtiyaç duyulan karmaşık ve belirsiz mantıksal donanımlar dolayısıyla bu kavramın gündeme sokulduğunu savunur. 13 A.2. Demet Kuramı Zihinsel töz kavramına bir açıklık getirmenin mümkün olmadığına inanan pek çok düşünür daha verimli ve akla yatkın gördükleri ve önderliğini Hume un yaptığı görüşe yöneldiler. Demet veya buket olarak isimlendirilen bir kavrama başvuran bu görüşe göre zihin, farklı algıların bir toplamı, bütünü ya da demetinden başka bir şey değildir. Sürekli bir akış ve hareket içinde bulunan sözü edilen algılar veya aklın ideleri, kavrayamadığımız bir çabuklukla birbirlerine bağlanırlar, birbirlerinin yerine geçerler ve birbirlerini takip ederler; böylece bir dizi demetler, algı demetlerini oluştururlar (İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme, I, IV, 6). 13 Jerome A. Shaffer, Mind-Body Problem, Paul Edwards (ed.), Encyclopedia of Philosophy, 8 cilt, Londra ve NewYork, 1967, s

19 Buradaki sorun, dışımızdaki olayların nasıl olup da bu algı demetlerinden herhangi biriyle değil de, içlerinden sadece belirli bir tanesi ile ilişkilendirilebildiğidir. Hume bu ilişkilendirmelerin birbirine benzeme, çağrışım ve nedensellik gibi vasıtalarla yapıldığını savunmakla beraber, aynı eserine daha sonra yaptığı bir eklemede (1739), zihnin basitliği ve özdeşliği konusunda bir takım yanlışlara düştüğünü kabul etmektedir. Hume a göre anahtar durumundaki hafıza, diğer bir olanaklı açıklamaya kapı açmaktadır. Ona göre, olaylar daha sonra hatırlanabildikleri ölçüde bu olayların aynı zihnin içinde birlikte varoldukları savunulabilir. Bu sav açıklama için gerekli bir koşul olmaktan çok, yeterli bir koşul durumundadır. Çünkü Hume un da belirttiği üzere, hatırlayamadığımız pek çok geçmiş düşüncelerimiz de vardır. Bununla birlikte, eleştirilere göğüs gerebilmiş bir demet kuramına sahip değiliz. Benzerlik, çağrışım veya nedensellikle ilgili savlar son derece zayıftırlar. Çünkü yalnızca aynı zihnin içinde bulunan olayların birbiri ile sözü edilen şekillerde ilişkilendirilebileceği son derece açık bir gerçektir. Oysa ki, ayrı zihinlerde bulunan zihinsel olayların yine sözü edilen şekillerde birbiri ile ilişkilendirilebilmesinin de mümkün olduğunu biliyoruz. Hume, eğer zihinsel olayların birbirinden bağımsız olarak varolabildikleri kabul edilirse, bu durumda onları birbiri ile ilişkilendiren bir takım ilkelerin de bu zihinsel olaylara içsel ve arızi olarak varolabildiğinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek, sözü edilen eleştiriyi reddeder. Çünkü ona göre, zihinsel olayların içsel olarak barındıracakları bu ilkeler, başkalarının iddia ettiği gibi farklı zihinler dolayısıyla gündeme gelen doğal ve dışsal bir birlikten çok, yapay bir birlik doğururlar. Diğer taraftan zihinsel olayların hafıza vasıtasıyla birbirine bağlandığını dile getiren açıklama, doğal bir birliğin bulunduğuna kanıt oluştursa da, döngüselliğe düşmekten kurtulamaz. Çünkü geçmişe ait bir zihinsel olayın anısı, ancak bu geçmiş olay yine aynı kişi tarafından tecrübe edildiyse söz konusudur. Dolayısıyla hafıza kavramı, zihin kavramına önsel olarak ihtiyaç duyar, ve bu yüzden zihin kavramının açıklanmasında kullanılamaz. 14 A.3. Şuur Akımı Kuramı Zihinsel töz kuramı ile demet kuramı arasında orta bir yol bulma gayesiyle yapılan bir girişimle, William James, zihnin bir şuur akımı olduğu görüşünü ortaya atar. Ancak şuur kaybının söz konusu olduğu durumları göz önüne aldığımızda, daha önce sahip olduğumuz zorlukları çözmekte bu görüşün de yetersiz kaldığını görürüz. Çünkü, eğer şuur akımının şuur 14 Jerome A. Shaffer, Mind-Body Problem, Paul Edwards (ed.), Encyclopedia of Philosophy, 8 cilt, Londra ve NewYork, 1967, s

20 kaybının söz konusu olduğu durumlarda da devam ettiğini varsayarsak, bu durumda zihinsel töz kuramında söz konusu olan zorluklarla karşı karşıya kalırız. Yok eğer şuur kaybı sırasında şuur akımının da kesildiğini varsayarsak, bu sefer de şuurda bir takım boşlukların veya kesintilerin mevcudiyetini kabul etmek zorunda kalırız ki, bu da demet kuramında söz konusu olduğu gibi, birbirinden ayrı parçaları birbirleri ile ilişkilendirmeye kalktığımızda yüzleştiğimiz zorlukları karşımıza çıkarır Shaffer, loc. cit. 20

I. BİR FELSEFE DALI OLARAK ZİHİN FELSEFESİ

I. BİR FELSEFE DALI OLARAK ZİHİN FELSEFESİ I. BİR FELSEFE DALI OLARAK ZİHİN FELSEFESİ A. YENİ BİR DİSİPLİN Zihin felsefesi için, felsefenin günümüzde en hızlı gelişen ve büyüyen dallarının başında geldiği söylenebilir. Felsefeye dair kaleme alınan

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ KIŞILIK KURAMLARı GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ Kişilik Nedir? Psikolojide kişilik, kapsamı en geniş kavramlardan biridir. Kişilik kelimesinin bütün teorisyenlerin üzerinde anlaştığı bir tanımlaması yoktur.

Detaylı

Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi)

Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi) Mantıksal Operatörlerin Semantiği (Anlambilimi) Şimdi bu beş mantıksal operatörün nasıl yorumlanması gerektiğine (semantiğine) ilişkin kesin ve net kuralları belirleyeceğiz. Bir deyimin semantiği (anlambilimi),

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

Bilişsel Gelişim. Psikolojiye Giriş. Okuma raporu #1. Ders asistanım kim? (düzeltilmiş) Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5

Bilişsel Gelişim. Psikolojiye Giriş. Okuma raporu #1. Ders asistanım kim? (düzeltilmiş) Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5 Psikolojiye Giriş Bilişsel Gelişim Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5 2 Okuma raporu #1 Alkolizm için Freudyen bir açıklama getirin. Daha sonra da davranışçı bir açıklama getirin. Son

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

Web adresi. Psikolojiye Giriş. Bu Senin Beynin! Ders 2. Değerlendirme. Diğer şeyler. Bağlantıya geçme. Nasıl iyi yapılır. Arasınav (%30) Final (%35)

Web adresi. Psikolojiye Giriş. Bu Senin Beynin! Ders 2. Değerlendirme. Diğer şeyler. Bağlantıya geçme. Nasıl iyi yapılır. Arasınav (%30) Final (%35) Psikolojiye Giriş Web adresi Bu Senin Beynin! Ders 2 2 Değerlendirme Arasınav (%30) Diğer şeyler Bağlantıya geçme Final (%35) Haftalık okuma raporları (%15) Nasıl iyi yapılır Kitap inceleme (%20) Deneye

Detaylı

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri 1. Yıl Ders Planı 1. Yarıyıl Türkçe Öğretiminde Çağdaş Yaklaşımlar ETO701 1 2 + 1 7 Türkçe öğretiminde geleneksel uygulamalardan

Detaylı

Murat Kaya / Rehber Öğretmen www.psikorehberim.com 1

Murat Kaya / Rehber Öğretmen www.psikorehberim.com 1 MATEMATİK Sayılar 9 6 7 6 9 8 9 7 8 6 8 9 6 4 5 Üslü-Köklü İfadeler 4 5 4 2 2 1 1 3 2 4 2 4 2 4 2 Oran ve Orantı 1-3 1 1 1 2-1 2 1 1-1 1 Çarpanlara Ayırma 3 3 2 3 1 3-3 1 1 4 4 4 4 1 Denklemler-Problem

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili PSİKOLOJİYE GİRİŞ Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans() Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim( )

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Davranış Bilimleri I. Fizyobiyolojik Sistem A Biyolojik Yaklaşım II. Psikolojik Sistem B. Davranışçı Yaklaşım C. Gestalt

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm %50 2) Sayısal Bölüm %50 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım

Detaylı

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS)

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TEDÜ-İYS ileri düzey bir İngilizce sınavı olup, üniversitemizde lisans eğitimi almak için başvuran öğrencilerin ilgili fakültelerdeki bölümlerinde

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

Bilgisayar II, 2013-2014 Bahar, Kültür Üniversitesi, İstanbul, 08-15 Nisan

Bilgisayar II, 2013-2014 Bahar, Kültür Üniversitesi, İstanbul, 08-15 Nisan FİLOZOF BEYİN Yücel KILIÇ İstanbul Kültür Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı Bilgisayar II: «Konular ve Sunumlar» İstanbul, 08-15 Nisan

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

Dr. Halise Kader ZENGİN

Dr. Halise Kader ZENGİN Bilişsel ve duygusal zekanın farklı işlevlerinin olduğu ve birbirlerinden ayrı çalışmadıkları son yıllarda yapılan psiko-fizyoloji ve beyin MR çalışmalarıyla açıklık kazandı. Bilişsel ve duygusal zekası

Detaylı

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Ortak Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Ortak Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Ortak Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri 1. Yıl Ders Planı Türkiye Türkçesi ETO703 1 2 + 1 8 Türk dilinin kaynağı, gelişimi; Türkiye Türkçesinin diğer dil ve lehçelerle

Detaylı

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder?

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? Sağlık Dairesi Bilgilendiriyor. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? ÿ Demans nasıl tedavi edilebilir? ÿ Ne gibi önlem

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm 0 2) Sayısal Bölüm 0 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım kurallarını

Detaylı

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Yaşa bağlı organizmadaki değişimleri inceler Çocuk psikolojisi Ergen Psikolojisi Yetişkin Psikolojisi Deneysel Psikoloji Temel psikolojik süreçler

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

Yılmaz Özakpınar İNSAN. İnanan BIr Varlık

Yılmaz Özakpınar İNSAN. İnanan BIr Varlık Yılmaz Özakpınar İNSAN İnanan BIr Varlık Yılmaz Özakpınar; 1934 te Boyabat ta doğdu. 1957 de İs tanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü n den, 1960 ta Cambridge Üniversitesi Biyoloji Fakültesi

Detaylı

A.3. Töz Düalizmi. A.3.a. Etkileşimcilik. Londra ve NewYork, 1967, s.341 2 İbid. s.341

A.3. Töz Düalizmi. A.3.a. Etkileşimcilik. Londra ve NewYork, 1967, s.341 2 İbid. s.341 A.3. Töz Düalizmi Düalizmin temel tezinin zihin ve bedenin birbirinden bağımsız bir varlığa sahip olduğu yukarıda belirtilmişti. Bu bağımsız varoluşun doğası hakkında da farklı görüşler vardır. Zihin ve

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE?

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE? ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? Prof. Dr. Mukim SAĞIR ÖZET Bu makalede ana dil ve ana dili terimlerinin kullanımları üzerinde durulacaktır. Aralarında nüans olan bu iki terimin Türkçe ve Türk Dili öğretiminde

Detaylı

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler İçindekiler xiii Önsöz ı BİRİNCİ KISIM Sofistler 3 1 Giriş 6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler 17 K a y n a k la r 17 Sofistlerin G enel Ö zellikleri

Detaylı

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS Dersin Adı Psikolojiye Giriş Dersin Kodu OKÖ105 Dersin Türü Zorunlu Dersin Seviyesi Lisans Dersin AKTS kredisi 4 Haftalık Ders

Detaylı

İÇİNDEKİLER 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ...

İÇİNDEKİLER 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ... İÇİNDEKİLER Bölüm 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ... 1 1.1. Bir İleti Kodu Olarak Dil... 1 1.1.1. Dilin Bireysel ve Toplumsal Yönü / Uzlaşımsal Niteliği... 4 1.1.2. Dilin Yapısal Yönü / Dizge Olma

Detaylı

A Tüm S ler P dir. Tümel olumlu. E Hiçbir S, P değildir. Tümel olumsuz. I Bazı S ler P dir. Tikel olumlu. O Bazı S ler P değildir.

A Tüm S ler P dir. Tümel olumlu. E Hiçbir S, P değildir. Tümel olumsuz. I Bazı S ler P dir. Tikel olumlu. O Bazı S ler P değildir. Yargı cümlelerinde sınıf terimler birbirlerine tüm ve bazı gibi deyimlerle bağlanırlar. Bunlara niceleyiciler denir. Niceleyiciler de aynen doğruluk fonksiyonu operatörleri (önerme eklemleri) gibi mantıksal

Detaylı

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10. ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Laboratuvara Giriş Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.2013) Derslik B301 1 BİLGİ EDİNME İHTİYACI:

Detaylı

9. SINIF. NET ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 10.12.2009 TARİHLİ GENEL DEĞERLENDİRME SINAVI - 03 (GDS - 03) KONU DAĞILIMLARI

9. SINIF. NET ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 10.12.2009 TARİHLİ GENEL DEĞERLENDİRME SINAVI - 03 (GDS - 03) KONU DAĞILIMLARI Paragraf 4 Sözcükte Anlam 3 Edebi Türler 1 Noktalama 2 Dillerin Sınıflandırılması 1 Şiir Bilgisi 9 İletişim 1 Dilin İşlevleri 2 Ses Olayları 1 Dil Dışı Göstergeler 1 TÜRKÇE Yazım Kuralları 2 Dil ve Kültür

Detaylı

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir.

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir. Rehberlik Servisinin Ve Rehberliğin Tanıtılması Rehberlik Nedir? Rehberlik; eğitimde bir hizmet alanı olarak demokratik ortam içinde öğrencinin bedensel, zihinsel ve sosyal bütün kapasitelerini en ileri

Detaylı

Anlama ve Yazma Becerileri

Anlama ve Yazma Becerileri Anlama ve Yazma Becerileri Bahar ÜRKMEZ Sınıf Öğretmeni baharurkmez@terakki.org.tr Serdar ÖZMEN Sınıf Öğretmeni serdarozmen@terakki.org.tr Anlama ve Yazma Becerileri Sizin de bildiğiniz gibi ülkemizde

Detaylı

Süreklilik Göstergesi. Kavram Haritaları. Etkileşim Göstergesi. Problem/Çözüm Göstergesi Karşılaştırma Matrisi. (Anlam Çözümleme Tablosu)

Süreklilik Göstergesi. Kavram Haritaları. Etkileşim Göstergesi. Problem/Çözüm Göstergesi Karşılaştırma Matrisi. (Anlam Çözümleme Tablosu) Kavram Haritaları Hiyerarşik KH Hiyerarşik Olmayan KH ( Ağ, Örümcek Harita) Zincir KH Sınıflandırma Haritası Vee Diyagramları Neden-Sonuç Diyagramları Balık Kılçığı Döngü Göstergesi Olay Zinciri Dizileri

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

I. YARIYIL Psikolojiye Giriş Fizyolojik Psikoloji Türkçe I: Yazılı Anlatım Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Yabancı Dil I Bilgisayar I

I. YARIYIL Psikolojiye Giriş Fizyolojik Psikoloji Türkçe I: Yazılı Anlatım Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Yabancı Dil I Bilgisayar I I. YARIYIL Psikolojiye Giriş Psikolojinin tanımı, psikoloji tarihi, psikolojinin alanları (sosyal psikoloji, klinik psikoloji, eğitim psikolojisi vs.), psikoloji kuramları (davranışcı kuramlar, bilişsel

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 Bilişsel Psikolojiye Giriş... 1 Bilişsel Psikoloji Nedir?... 2 Bilgi-işlem Modeli... 5 Bilişsel Psikolojinin Alanları... 7 Bilişsel Nörobilim...... 7 Duyum/Algı...... 8 Örüntü Tanıma...

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr?

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG & YGS- LYS Dedikleri Bu seminerimizle TEOG & YGS- LYS sisteminde yapılan son değişiklikleri sizlere aktarıyoruz. Örneğin, A) Sınava toplam kaç başvurunun olduğu,

Detaylı

9. SINIFLAR. 1.YAZILI 1.Yazılı 17 Mart 2014 Matematik Din Kültür Ve Ahlak Bilgisi. 1.Yazılı 18 Mart 2014 T.E.D. 2. Yabancı Dil

9. SINIFLAR. 1.YAZILI 1.Yazılı 17 Mart 2014 Matematik Din Kültür Ve Ahlak Bilgisi. 1.Yazılı 18 Mart 2014 T.E.D. 2. Yabancı Dil 9. SINIFLAR 1.Yazılı 19 Mart 2014 Sağlık - Tarih 1.Yazılı 21 Mart 2014 Kimya Yabancı Dil 1.Yazılı 24 Mart 2014 Fizik - Coğrafya 2.Yazılı 21 Nisan 2014 Sağlık - Tarih 2.Yazılı 24 Nisan 2014 Kimya Yabancı

Detaylı

BÖLÜM 1 SINAVLARA HAZIRLANMAK

BÖLÜM 1 SINAVLARA HAZIRLANMAK İÇİNDEKİLER GİRİŞ... XI BÖLÜM 1 SINAVLARA HAZIRLANMAK 1 Sınav Süreci...3 Giriş...3 Neden Sınav Oluruz?...4 Sınav Süreci...5 Sınavlara Hazırlanmak...6 Sınava Girmek...7 Sınavlara Rağmen Öğrenmek...8 Değişik

Detaylı

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki Teorisi Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki ve Uyma Davranışı Sosyolojinin, toplumun bütününü kapsayan kanunu insan toplum hayatı yaşar kanunudur. İnsan bir toplumda

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 KONULAR Avrupa da Folklor sözcüğünün kullanımı ile ilgili çalışmalar Folklorun ilk derneği Folklorun tanımı DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 AVRUPA DA FOLKLOR SÖZCÜĞÜNÜN

Detaylı

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder.

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder. Karşınızdaki kişinin ismine bakarak onun hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Bunun için söz konusu isimdeki fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal enerji sembollerinin açıklamalarına bakmak gerek. İsimdeki

Detaylı

BĠLĠŞSEL GELĠŞĠM. Jean Piaget ve Jerome Bruner. Dr. Halise Kader ZENGĠN

BĠLĠŞSEL GELĠŞĠM. Jean Piaget ve Jerome Bruner. Dr. Halise Kader ZENGĠN BĠLĠŞSEL GELĠŞĠM Jean Piaget ve Jerome Bruner Biliş ne demektir? Biliş; düşünme, öğrenme ve hatırlama süreçlerine denir. Bilişsel gelişim neleri kapsar? Bireydeki akıl yürütme, düşünme, bellek ve dildeki

Detaylı

fizik güncesi ALBERT EINSTEIN DAN 10 HAYAT DERSİ Haftalık E-bülten MARMARİS KAMPÜSÜ

fizik güncesi ALBERT EINSTEIN DAN 10 HAYAT DERSİ Haftalık E-bülten MARMARİS KAMPÜSÜ fizik güncesi MARMARİS KAMPÜSÜ Haftalık E-bülten Sayı: 3 / 13.03.2015 Hazırlayanlar Defne TÜRKER Herkes zekidir. Ancak bir balığı ağaca tırmanma kabiliyetine göre değerlendirirseniz tüm hayatını aptal

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not I Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Psikoloji *Psikoloji, pscyhe (ruh) ve logy (bilim) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. *Psikoloji, hayvan

Detaylı

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili

Detaylı

(b) Bir kanıtlamadır. Burada (çünkü) bir öncül belirticidir ve kendisinden sonra gelen yargının öncül olduğunu gösterir.

(b) Bir kanıtlamadır. Burada (çünkü) bir öncül belirticidir ve kendisinden sonra gelen yargının öncül olduğunu gösterir. A-Grubu 1. Soru (B-Grubu 3. Soru ile aynı) Not: bu soruda öncül ve sonuçları sınavda istendiği gibi, verilen boş kağıda açıkça yazmayanlar ve soru kağıdı üzerinde altını çizmek vb. yöntemlerle gösterenlerin

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI TÜRKÇE. 1 Dersin Adı: Psikolojiye Giriş. 2 Dersin Kodu: PSİ 1071. 3 Dersin Türü: Zorunlu. 4 Dersin Seviyesi: Lisans

DERS ÖĞRETİM PLANI TÜRKÇE. 1 Dersin Adı: Psikolojiye Giriş. 2 Dersin Kodu: PSİ 1071. 3 Dersin Türü: Zorunlu. 4 Dersin Seviyesi: Lisans DERS ÖĞRETİM PLANI TÜRKÇE Dersin Adı: Psikolojiye Giriş 2 Dersin Kodu: PSİ 07 3 Dersin Türü: Zorunlu 4 Dersin Seviyesi: Lisans 5 Dersin Verildiği Yıl: 6 Dersin Verildiği Yarıyıl: Güz 7 Dersin AKTS Kredisi:

Detaylı

LEGOLİNO. HEDEF-1 Legolino oyununu tanıma

LEGOLİNO. HEDEF-1 Legolino oyununu tanıma LEGOLİNO HEDEF-1 Legolino oyununu tanıma 1-1 Oyunla ilgili dikkatini toplar. 1-2 Anlatılanları dikkatle dinler. 1-3 Parçaları kendisinin çıkarıp tekrar toplaması gerektiğini bilir. 1-4 Uygulama kutusunu

Detaylı

İlkokuma Yazma Öğretimi

İlkokuma Yazma Öğretimi İlkokuma Yazma Öğretimi Günümüzün ve geleceğin öğrencilerinin yetiştirilmesinde, ilk okuma-yazma öğretiminin amacı; sadece okuma ve yazma gibi becerilerin kazandırılması değil, aynı zamanda düşünme, anlama,

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

Nesnellik. İdelerin Öznelliği

Nesnellik. İdelerin Öznelliği 3 Nesnellik İdelerin Öznelliği Nesnellik kavramını açıklığa kavuşturmak ve bir duyumun neden nesnel bir doğada olduğunu açıkça görmek için, Frege basmakalıp/tipik bir biçimde öznel olan şeylerin yani,

Detaylı

2013 YGS SORU DAĞILIMLARI VE UZMAN YORUMLARI

2013 YGS SORU DAĞILIMLARI VE UZMAN YORUMLARI MEHMET ÖZÖNCEL ANADOLU LİSESİ REHBERLİK SERVİSİ 2013 YGS SORU DAĞILIMLARI VE UZMAN YORUMLARI TÜRKÇE 2013 YGS soruları geçmiş yıllardaki sınav müfredatına uygun olarak geldiği söylenebilir. 2013 YGS soruları,

Detaylı

ÇOKLU ZEKA. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi

ÇOKLU ZEKA. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi ÇOKLU ZEKA Zekanın ne olduğu yıllarca tartışıldıktan sonra üzerinde anlaşılan bir kavrama ve sonuca ulaşıldı. Artık zekanın bir iki cümleyle özetlenemeyecek kadar karmaşık bir sistem olduğu kabul ediliyor.

Detaylı

I. ÜNİTE PSİKOLOJİ BİLİMİNİ TANIYALIM

I. ÜNİTE PSİKOLOJİ BİLİMİNİ TANIYALIM I. ÜNİTE PSİKOLOJİ BİLİMİNİ TANIYALIM Yeryüzünün en karmaşık canlısı insandır. İnsanoğlu dünyamız için önemlidir; çünkü çevresi üzerinde en büyük etkiyi o yapar, kültür ve medeniyeti o oluşturur, geleceği

Detaylı

Bilimsel Yasa Kavramı. Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014

Bilimsel Yasa Kavramı. Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014 Bilimsel Yasa Kavramı Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014 Bilimsel yasa her şeyden önce genellemedir. Ama nasıl bir genelleme? 1.Bekarla evli değildir. 2. Bahçedeki elmalar kırmızıdır 3. Serbest

Detaylı

Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşım

Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşım Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşım Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşımlar Bireyin algılama, hatırlama ve düşünme gibi bilişsel süreçlerine ağırlık veren bir bakış açısı. Bilişsel öğrenme: Doğrudan gözlenemeyen zihinsel

Detaylı

Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları

Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları Murat Demirbaş 1, Mustafa Bayrakci 2, Mehmet Polat Kalak 1 1 Kırıkkale University, Education Faculty, Turkey 2 Sakarya University, Education Faculty,

Detaylı

Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi. Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN

Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi. Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN Öğrenme - Eğitim Teknolojisi Yaşantı ürünü Kalıcı izli Davranış değişikliği Nasıl Öğretirim? Öğrenme ile ilgili sorunların analizi ve

Detaylı

1. Bir süre için hayatınızdaki iyi şeylerin artık olmadığını varsayın.

1. Bir süre için hayatınızdaki iyi şeylerin artık olmadığını varsayın. MUTLULUĞU ARTTIRMAK İÇIN BILIMIN KANITLADIĞI ON BASIT FAALIYET Bilimsel çalışmaların sonuçlarına kulak verdiğimizde mutluluğunuzu arttırmak için yol gösterebilirler. Aşağıdaki faaliyetleri 10 gün düzenli

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 EĞİTİM PSİKOLOJİSİ: ÖĞRETİM İÇİN YAPILANMA Prof. Dr. Ayşen Bakioğlu - Dilek Pekince EĞİTİM ve PSİKOLOJİ... 3 İYİ ÖĞRETMEN...

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 EĞİTİM PSİKOLOJİSİ: ÖĞRETİM İÇİN YAPILANMA Prof. Dr. Ayşen Bakioğlu - Dilek Pekince EĞİTİM ve PSİKOLOJİ... 3 İYİ ÖĞRETMEN... İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 EĞİTİM PSİKOLOJİSİ: ÖĞRETİM İÇİN YAPILANMA Prof. Dr. Ayşen Bakioğlu - Dilek Pekince EĞİTİM ve PSİKOLOJİ... 3 İYİ ÖĞRETMEN... 6 Yansıtıcı Öğretmen... 8 İyi Öğretmenden Sahip Olması Beklenen

Detaylı

MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI

MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI ÇALIŞMA PSİKOLOJİSİ VERİ BANKASI ÖRNEĞİ www.calismapsikolojisi.net Yrd. Doç. Dr. Burcu KÜMBÜL GÜLER Kocaeli Üniversitesi Gündem İnsan Kaynakları ve Çalışma

Detaylı

Yapılandırmacı Yaklaşım

Yapılandırmacı Yaklaşım Yapılandırmacı Yaklaşım Dr Ismail Marulcu 1 Yapılandırma ama neyi? Öğrenme sürecinde yapılandırılan, inşa edilen ya da yeniden inşa edilen bilgidir. Yapılandırmacılık öğrencilerin yeni bilgileri nasıl

Detaylı

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview) Görüşme Görüşme Türleri Görüşme Süreci (mülakat-interview) Nitel araştırmada en sık kullanılan veri veri toplama aracıdır. Amacı, bir bireyin iç dünyasına girmek ve onun bakış açısını anlamaktır. Odak

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ Oyun bir çocuğun en önemli işidir. Çocuklar oyun ortamında kendilerini serbestçe ifade edip, yaşantılarını yansıtırlar ve dış dünyaya farketmeden hazırlık yaparlar.

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

Öğretmen Sohbetleri II "İnsan İlişkilerine Dair Psikoloji Söyleşileri"

Öğretmen Sohbetleri II İnsan İlişkilerine Dair Psikoloji Söyleşileri Öğretmen Sohbetleri II "İnsan İlişkilerine Dair Psikoloji Söyleşileri" Terakki Vakfı Okulları Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi olarak kurumumuzda çalışan arkadaşlarımıza yönelik, içeriği eğitimin

Detaylı

PSİKOLOJİ 9.11.2015. Konular. Psikolojinin doğası. Konular. Psikolojinin doğası. Psikoloji tarihi. Psikoloji Biliminin Doğası

PSİKOLOJİ 9.11.2015. Konular. Psikolojinin doğası. Konular. Psikolojinin doğası. Psikoloji tarihi. Psikoloji Biliminin Doğası Konular nin Doğası Tarihi Antik dönemler PSİKOLOJİ Biliminin Doğası psikolojinin başlangıcı Günümüz k ler Biyolojik perspektif Davranışçı perspektif Bilişsel perspektif Psikanalitik perspektif Subjektif

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu:

Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu: Ek 1. Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) ve Europass Dil Pasaportu: Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı (CEFR) dil öğrencilerinin bilgi beceri ve yeterlilik düzeylerinin belirlenmesinde standart

Detaylı

DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ

DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA ADEM TOLUNAY ANADOLU LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ Dikkat, * *Dikkati konu üzerinde toplamadan çalışmayı sürdürmek boşuna zaman kaybıdır. Çünkü dikkat olmadan

Detaylı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı YÖNETİM Sistem Yaklaşımı Prof.Dr.A.Barış BARAZ 1 Modern Yönetim Yaklaşımı Yönetim biliminin geçirdiği aşamalar: v İlk dönem (bilimsel yönetim öncesi dönem). v Klasik Yönetim dönemi (bilimsel yönetim, yönetim

Detaylı

EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME

EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME Fatih KALECİ 1, Ersen YAZICI 2 1 Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Matematik Eğitimi 2 Adnan Menderes Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir."

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir. KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir." KİŞİSEL BİLGİLER Doğum Tarihi Cinsiyet Okulun Adı Sınıf İl İlçe Uygulama Tarihi Formu Dolduran 8.6.2011 ERKEK

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SAMSUN MESLEK YÜKSEKOKULU Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölümü Çocuk Gelişimi Programı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SAMSUN MESLEK YÜKSEKOKULU Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölümü Çocuk Gelişimi Programı ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ SAMSUN MESLEK YÜKSEKOKULU Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölümü Çocuk Gelişimi Programı 1. Yarıyıl Ders İçerikleri Dersin Adı D.S KR. AKTS Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tar-1.

Detaylı

DERS BĠLGĠLERĠ TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2

DERS BĠLGĠLERĠ TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2 DERS BĠLGĠLERĠ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2 Ön KoĢul Dersleri Yok Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Dersin

Detaylı

Evet evet yanlış duymadınız, Haydi matematik oynayalım... Bugünlerde. birçok çocuğun ağzından dökülen cümle bu, diğer birçok çocuğun aksine bu

Evet evet yanlış duymadınız, Haydi matematik oynayalım... Bugünlerde. birçok çocuğun ağzından dökülen cümle bu, diğer birçok çocuğun aksine bu 'HAYDİ MATEMATİK OYNAYALIM' Evet evet yanlış duymadınız, Haydi matematik oynayalım... Bugünlerde birçok çocuğun ağzından dökülen cümle bu, diğer birçok çocuğun aksine bu çocuklar için matematik, problem

Detaylı

Uygulama (Saat/Hafta) Tıp, Bilişim ve Bilgi Felsefesi SEC152 1 2 0 2. Yarıyılı

Uygulama (Saat/Hafta) Tıp, Bilişim ve Bilgi Felsefesi SEC152 1 2 0 2. Yarıyılı Dersin Adı Kodu Yarıyılı Ders (Saat/Hafta) (Saat/Hafta) Tıp, Bilişim ve Bilgi Felsefesi SEC152 1 2 0 2 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Türkçe Dersin Türü Seçmeli Dersin Seviyesi Lisans Dersin Koordinatörü

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA Havacılıkta Ġnsan Faktörleri Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA BÖLÜM 1 Biyolojik Varlık Olarak İnsan Birinci Bölüm: Fiziksel Faktörler ve Algı Geçen Hafta GEÇEN HAFTA İnsan, Fiziksel Faktörler ve İnsan Performansı

Detaylı