ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ DERS NOTLARI YRD. DOÇ. DR. MÜGE YURTSEVER KILIÇGÜN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ DERS NOTLARI YRD. DOÇ. DR. MÜGE YURTSEVER KILIÇGÜN"

Transkript

1 ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ DERS NOTLARI YRD. DOÇ. DR. MÜGE YURTSEVER KILIÇGÜN BAHAR

2 ERKEN ÇOCUKLUĞUN TANIMI VE ÖZELLİKLERİ İnsan yaşamı psikolojik ve fizyolojik gelişmeler açısından ele alındığında; bazı yaşam dilimlerinin kritik dönemler oluşturduğu gözlemlenmektedir (Arı, 2003, s.31). Erken çocukluk dönemi de bu kritik dönemlerden biri olarak çocuğun gelişiminde çok önemli rol oynamaktadır (Açev, 2005, s.1). Erken çocukluk kavramı pedagoji bilim inin bir kavramı olarak ele alındığında; çocuğun 0-8 yaş dönemini oluşturmaktadır. Erken çocukluk dönemindeki çocuklar; Vücutlarının ve sinir sistemlerinin olgunlaşması; hareketliliklerinin, becerilerinin ve iletişim kapasitelerinin artması, ilgi alanlarının ve yeteneklerinin hızla değişmesi açısından, bebeklikten okula, insan yaşamının tümünün en hızlı gelişme ve değişme dönemini yaşarlar. Anne-babalarına ya da kendilerine bakan kişilere güçlü duygularla bağlanırlar ve onlardan kendi kişiliklerine ve gelişen yeteneklerine saygı duyarak beslemelerini, bakılmalarını, korunmalarını ve kendilerine rehberlik edilmesini beklerler. Kendilerinden daha küçük ve büyük çocukların yanı sıra, yaşıtlarıyla kendi önemli ilişkilerini kurarlar. Bu ilişkiler aracılığıyla birtakım ortak etkinliklere yönelirler, beliren anlaşmazlıkları çözerler, anlaşmalara sadık kalırlar ve başkaları adına sorumluluk üstlenirler. Fiziksel, sosyal ve kültürel boyutlar dahil olmak üzere, yaşadıkları dünyayı aktif biçimde anlamlandırırlar. Başkalarıyla olan etkileşimlerinden ve etkinliklerinden (hem çocuklar hem yetişkinler) giderek daha çok şey öğrenirler. Erken yaşları, fiziksel ve zihinsel sağlıklarının, duygusal anlamdaki güvenliklerinin, kişisel ve kültürel kimliklerinin ve gelişen yeteneklerinin temelini bu dönemde oluştururlar. Büyüme ve gelişme ile ilgili deneyimlerinde, kişiliklerinin yanı sıra, cinsiyetlerine, yaşam koşullarına, aile düzenlerine, gördükleri bakıma ve eğitim sistemlerine göre değişkenlik gösterirler. Büyüme ve gelişme ile ilgili deneyimlerini, gereksinimlerini ve terbiyelerini yaşadıkları kültürel inançlarla birlikte aile ve topluluk içindeki aktif rollerini bu dönemde kazanırlar. Özel ilgi alanlarına, deneyimlerine, karşılaştıkları güçlüklere saygı gösterilmesi ve haklarının yaşama geçirilmesi açısından bir başlangıç noktasındadırlar (ICC, 2006, s.7-2,3). 2 Yukarıda belirtilen çocuklarla ilgili temel gereksinimler göz önüne alındığında erken çocukluk dönemi ; sağlığın, büyümenin, gelişimin ve eğitimin temellerinin atıldığı bir dönemdir (Açev, 2005, s.1). Bu dönemdeki bir çocuğun; (1) Yaşama ve gelişme hakkını mümkün olan en ileri derecede güvence altına alındığı, (2) Ayrımcılığa maruz kalmadığı, (3) Yüksek yararının temel alındığı ve (4) Görüşlerine ve duygularına saygı gösterildiği bir eğitime ihtiyacı vardır.

3 Doğum Öncesi Dönem (Intrauterin Gelişim) Anne ve babaların cinsiyet hücrelerinin birleşmesine döllenme (fertilizasyon), döllenmiş yumurtaya da zigot adı verilir. Döllenmeden doğuma kadar uterus içinde geçirilen süreç; (1) Hücresel çoğalma, (2) Hücre ve doku farklılaşması ve (3) Organ oluşumu ve fonksiyonel farklılaşma olmak üzere üç evrede incelenebilir. İnrtauterin yaşam; (1) Embriyonal ve (2) Fötal olmak üzere başlıca iki döneme ayrılır. Embriyonal dönem, fertilizasyondan sonraki 8 haftayı kapsar. Bu dönemd e sperm tarafından döllenmiş ovumun bir organizma haline gelecek şekilde hücre çoğalması ve hücre ve doku farklılaşması görülür. Fötal dönem, 2. aydan doğuma kadar olan dönemdir. Bu dönem, organ oluşumu ve fonksiyonel farklılaşmayla birlikte ve hacimsel artışın olduğu dönemdir. 3 Gelişim, baştan ayağa, içten dışa doğru bir sıra izler. Doğum öncesi dönem; I. Trimester, II. Trimester ve III. Trimester olmak üzere 3 aşamada ele alınır. I. Trimester, ilk üç ayı kapsar. Embriyonik yaşamın ilk haftası hücre çoğalması ile geçer. İkinci haftada hücreler endoderm ve ekzoderm olmak üzere iki tabaka halinde ayrılır. Üçüncü haftada bu tabakalara üçüncü tabaka olan mezoderm eklenir. Ekzoderm; sinir sistemi, saç, tırnak, dişler, deri, duyu hücreleri gibi yapıların oluşturulmasında görevlidir. Mezoderm; kas, kemik, dolaşım sistemi gibi yapıların oluşturulmasında görevlidir. Endoderm

4 sindirim sistemi, ağız gibi yapıların oluşturulmasında görevlidir haftalar arası büyüyen organizma, hızla insan şeklinde farklılaşmaya başlar haftalar arası merkezi sinir sistemi gelişmeye başlar ve kalp oluşur. 8. haftada fetüs, yaklaşık 2 gr ağırlığında ve 2.5 cm boyundadır haftalar arası dol aşım sistemi son halini alır ve iç organlar işlevsel hale gelir. Beyin gelişimi hızlıdır ve ön plandadır. 3. ay sonunda fötüsün cinsiyeti ayırt edilebilir. 4. aya gelen fetüs 1000 gr ağırlığında cm boyuna ulaşmıştır. II. Trimester, 4-6. ayları kapsar. Bu dönemde fetüsün temel anatomik yapısı iyice belirginleşmiştir. İskelet, solunum ve sindirim sistemleri gelişir. Anne bebeğinin hareketlerini hisseder hale gelmiştir. III. Trimester 7-9. ayları kapsar. Bu dönemde fetüste hacimce büyüme ön plana çıkar. 8. ayda fetüs ortalama 2500 gr ağırlığında ve 46 cm uzunluğundadır. Cilt altı yağ dokusu gelişir. Erken doğum olma durumunda fetüsün hayatta kalma şansı yüksektir. YENİDOĞAN Doğumla beraber fötal hayat biter ve bebek yeni bir ortama uyum sağlamaya çalışır. Bu uyum çabası özellikle ısı düzenleme mekanizmaları, akciğer, kardiovasküler sistem ve gastrointestinal sistemde görülür. Yeni doğmuş bir bebeğin ilk 24 saat içindeki klinik görünüşü ve yaşam bulguları oldukça önemlidir. 4 Sıcak, karanlık ve sıvı ile dolu bir ortamdan, soğuk, aydınlık ve kuru bir ortama geçen yenidoğan, vücut sistemleri stabil olmadan önce düzensiz bir biyolojik uyum dönemi yaşar. Uterus içinde fetüsün ısısı, annenin vücut ısısından hafif yüksektir. Ancak, yenidoğan, doğumda, doğum odası ısısının annenin ısısından düşük olması nedeniyle hızlı bir şekilde ısı kaybeder. Yenidoğanın ortalama ısısı C dir. Miyadında sağlıklı doğmuş bir yenidoğanın vücut ısısı doğumun ilk 10 saati içinde stabil hale gelmelidir. Doğumdan sonra fetal dolaşım sonlanmış ve yenidoğan normal dolaşıma geçmiştir. Bu geçişle birlikte yenidoğanda önemli kordiyovasküler değişiklikler görülmektedir. İntrauterin dönemde kan plasenta aracılığı ile oksijenlenirken, doğumdan sonra kan, akciğerlerde oksijenlenmeye başlar. Yenidoğanın kalp hızı ortalama arasındadır. Kalp hızı uykuda ve uyanık durumda değişiklik gösterir. Yenidoğanın kalp hızı; ağladığında 180 e ulaşırken, uykuda iken dakikada e düşebilir. Kalp sesleri yetişkine göre daha yüksek, daha kısa ve sayıca fazladır. Karın solunumu yapan yenidoğanın solunum hızı dakikada ortalama arasındadır. Bu hız; ağlarken artış, uyurken düşüş gösterirken, genel olarak yüzeysel ve düzensizdir. Yenidoğanın kan volümü ilk birkaç gün kilogram başına ortalama ml arasındadır.

5 Yenidoğanın üriner sistemi doğumda yapısal olarak tamamlanmış olmakla birlikte, fizyolojik olarak olgunlaşmamıştır. Doğumdan önce yaşam için elzem değilken, doğumdan sonra hayati önem kazanır. Böbreklerin doğumdan hemen sonra fonksiyona başlaması beklenir. Ancak mesane kasları tam gelişmemiştir. Miyadında doğan bebeklerin günlük sıvı gereksinimi 125 ml/kg/gün dür. Yenidoğanın doğumdan sonra 24 saat içinde idrar yapması beklenir. Yenidoğanın mesane kapasitesi yaklaşık 15 ml dir. Mesane kapasitesinin sınırlı olması nedeni ile sık idrar boşalımı vardır. Yenidoğan bir defada yaklaşık 15 ml idrar yapar. Genellikle bebekler doğar doğmaz idrarlarını yaparlar. Ancak, ilk 24 saat yeterli sıvı alınmazsa idrar yapımı saat gecikebilir. Doğumu takip eden 24 saatten sonra idrar yapımı sıklaşır. Bebek günde 20 defa ve üzerinde idrar yapabilir. Günlük atılan idrar miktarı ilk birkaç gün için toplam ml iken, bir haftanın sonunda 300 ml ye yükselir. Yenidoğanın idrar yapması yeterli sıvı aldığını gösterir. Yenidoğanda ilk gaita ilk 24 saat içinde görülür. Bu gaitaya mekonyum denir. Bebek süt almaya başladıktan 3-4 gün sonra gaita rengi değişir. Günlük gaitasayısı beslenme sayısına yakındır. Dışkılama genellikle beslenme sırasında olduğundan, bebek bu alışkanlığını beslenme zamanına göre kazanır. Karaciğer fetüste 3. aydan 6. aya kadar kan yapımından sorumlu olan başlıca organdır. Doğumda yenidoğanın karaciğeri olgunlaşmamıştır. Ancak çok önemli fonksiyonları vardır. Bu fonksiyonlarından biri kanın pıhtılaşmasındaki rolü, diğeri de bilirubinin dönüştürülmesi sürecidir. Yenidoğanın karaciğerinin olgunlaşmamış olması ve bağırsaklarında bakteri azlığı ya da yokluğu sonucu, fizyolojik sarılık gelişme riski yüksektir. Vücutta eritrosit yıkımı sonucunda bilirubin açığa çıkar. Açığa çıkan bilirubinin vücuttan atılması için direk bilirubine dönüşmesi gerekir. Direk bilirubine dönüşmenin gerçekleşmediği durumlarda bilirubin vücuttan atılamayacağından fizyolojik sarılık ortaya çıkar. Fizyolojik sarılık oluşumunu; soğuk, yetersiz beslenme ve kilo kaybı da etkiler. Yeterli beslenme (yeterli sıvı ve kalori alınımı) ile bağırsakta bakteri oluşumu artar ve dışkı yoluyla bilirubinin atılımı kolaylaşır. 5 Yenidoğanın gözleri, yetişkin dönemindeki büyüklüğünün yaklaşık dörtte üçüne sahiptir. Gözün renkli kısmı (iris), beyaz ırkta genellikle kolay tanımlanamayan bir mavi renge, diğer ırklarda ise koyu bir renge sahip olmaktadır. Yenidoğanlarda gözbebekleri küçüktür ve ışığa tepki olarak hemen büzülmeyebilirler. Gözler her zaman birlikte hareket eder gibi

6 görünmezler. Bu dönemde bebekler gözlerini çoğu zaman kapalı tutmaktadır. Bu durum, bebeğin göremediği anlamına gelmez. Gerçekte, bebeklerin bulanık da olsa doğumdan hemen sonra görmeye başladığını bilinmektedir. Yüzünün önünde tutulan ışığa ve nesnelere odaklamaya çalıştıkları gözlemlenmektedir. Yenidoğan normal bir bebek, sese gözlerini kırparak ve irkilerek tepki gösterir ve ses düzeyindeki farkı anlayabilir. Yumuşak sesler bir gülümsemeye benzer bir etki ortaya koyabilirken, sert ya da yüksek sesler bir bebeğin ağlamasına neden olabilir. Dahası, ses tercihlerini geliştirmiş olarak dünyaya gelmiştir. Yenidoğanlar yaşamın ilk haftasından itibaren kokular arasındaki farklılıkları ayırt etmeye başlarlar. Yeni doğmuş bir bebek kendi annesinin sütünün kokusuyla başka bir annenin sütünün kokusunu birbirinden kolaylıkla ayırdedebilir. Yenidoğanlar tatlı, tuzlu, baharatlı ve acı ayrımını rahatlıkla yapabilirler. Bunlar arasında ise ilk tercihleri tatlı maddelerdir. Dokunma bebek için uyarıcı bir etki yapar. Dokunmak onları rahatlatır. Okşamak, sarılmak, sallamak ve masaj yapmak bebek için güçlü uyarıcıdırlar ve bebeğin kendisini güvende hissetmesine yardımcı olur. Yenidoğanın davranışsal durumu genel anlamda altı grupta incelenebilmektedir. Bunlar: 1. Derin Uyku: Yenidoğanın yüzü sakin, göz kapakları kapalı ve hareketsizdir. Düzenli ve derin solunumu vardır. Hareket az ya da yoktur. Ancak ağız hareketleri görülebilir. 2. Hafif Uyku: Yenidoğanın gözleri kapalı, ancak hareketlidir. Vücudu ara sıra hareket eder. Solunum derin uyku durumuna göre düzensiz ve hızlıdır. 3. Uyuklama veya Yarı Uyku: Yenidoğanın gözleri açık ya da kapalıdır. Gözlerinin açık olduğu durumda bir yere odaklaşmadığı görülür. Ara sıra motor aktivite görülebilir. Solunum biraz düzenli ancak uyku durumundan hızlıdır. 4. Sessiz Uyanık: Yenidoğan sessiz, sakin, gözleri açık ve parlaktır. Objeleri takip eder. İşitme ile ilgili uyarılara, özellikle anne sesine duyarlıdır. 5. Aktif Uyanık: Yenidoğanın kol ve bacak hareketleri artar. Gözleri açıktır ve çevreyi araştırır. Bu dönemde aç ise ağlar ve huzursuzlaşır. 6. Ağlama: Yenidoğan dönemi bebek için motor aktivite dönemidir. Bebeğin sürekli ağlaması aç ya da bir rahatsızlığı olduğunu (gaz sancısı, altının ıslak olması vb.) gösterebilir. 6 Miyadında doğan bebeklerin uyku döngüsü genellikle, dakikalık aralıklarla hafif ya da derin uyku halindedir. Bebeğin, uyuma-uyanma döngüsü ile ilgili ebeveynlere eğitim verilmesi önemlidir. Uyanık döneminde ebeveynlerin yenidoğanla ilişki kurmaları hem

7 bebeğin hem de ebeveynlerin anksiyetesini azaltır. Yenidoğanların gece ortalama 8 saat uyurlar ve uyumadan önce yaklaşık 45 dakika kadar huzursuzluk yaşayabilirler. Bebeklerin uyku öncesi huzursuzlaşmalarının normaldir ve ebeveynlerin korku ve endişe duymalarına gerek yoktur. Yenidoğanın fizik görünümü büyük çocuk ve erişkinden farklıdır. Baş relatif olarak geniş, yüz yuvarlak ve mandibula küçüktür. Göğüs önden arkaya doğru yassı olmaktan çok yuvarlaktır. Karnı bombe, ekstremiteler kısadır. Omuzlar dardır ve göğüsler, hormonların etkisi ile süt bezlerinin şişmesi nedeniyle şişkindir ve bazen süte benzer bir sıvı görülebilir. Yenidoğanın hakim pozisyonu kısmen bir fleksiyon halidir. Bu bize intrauterin hayatta ekstremitelerin fleksiyon halinde, vücuda bir yumurta şeklini verecek şekilde yer almış olduğunu gösterir. Bazen de fötüsün intrauterin duruşuna bağlı ortopedik anormallikler görülebilir. Bebeğin cildi, doğduğunda gri-mavi, nemli ve kanlıdır. Nefes almaya başlayan bebeğin deri rengi de hızlıca değişir. Gittikçe pembe bir cilde sahip olur. Bazı bebeklerin ciltlerinde kızarıklıklar oluşabilir. İlk 9 ay içinde kaybolur. Bunlar, yüzeysel damar yumağıdır. Cildi genellikle vernix caseosa adı verilen peynirimsi bir madde ile örtülüdür. Doğumdan sonraki 3. ve 4. günlerde pullanma ve soyulma görülebilir. Yenidoğanın vücudunda "lanugo" tüyleri vardır. Bu tüyler, ipeksi ve incedir. Lanugo tüyleri; sırtta, omuzda, kulaklarda ve yüzde görülebilir. Yenidoğanın vücudunda irili ufaklı kırmızı noktacıklar belirebilir. Bazı yenidoğanların saçlı olabilirken, bazılar da saçsız olabilir. 7 Başın şekli verteks veya başka bir kısmında doğum olayına bağlı olarak şekil bozukluktan olabilir.

8 Yenidoğanın kafatasında bıngıldak denilen 6 tane yumuşakboşluk alan vardır. Bıngıldakların üzerini kaplayan zar kalındır. Bebeğin başının yıkanması, kurulama ve hafif dokunmalar zarar vermez. Kafatasının arkasında yer alan üçgen şeklindeki bıngıldak, 2-6. aylar arasında; öndeki büyük ve dörtgen şeklindeki bıngıldak ise aylar arasında kapanmaktadır. Bıngıldakların erken ya da geç kapanması, beyin gelişimi için önemlidir. Kapanma süresi dikkatle takip edilmeli ve hekime başvurulmalıdır. Yenidoğanın gözleri, kapalı ve şişmiş olabilir. Gözyaşı bezi henüz gelişmemiştir. Ağzı, diş etleri ve dili pembe ve şiştir. Göbek kordonu kesildiğinde, 4-5 cm lik bir kısım kalır ve bu kısım da ilk 3 hafta içinde kurur ve kendiliğinden düşer. 8 Yenidoğanın aktivitesi kendi beslenme ihtiyacına doğru yöneliktir. Acıktığı zaman ağlar, başını meme arayarak yana doğru çevirir (arama refleksi). Ağız bölgesine dokunulursa ağzını açar. Ağzına kendi parmağı sokulursa emme hareketleri başlar. Emme ve yutma gibi refleksleri vardır. Normal gebelik süresi hafta olarak kabul edilmektedir. 37. haftanın altın doğan bebeklere prematüre denir. Prematüre doğan bebeklerin miyadında doğan bebeklere göre vücut ağırlıkları ve boy uzunlukları daha az olabilir. Biyolojik risk grubu olarak görülen bu bebeklerin fiziksek, bilişsel-dil, psimotor, sosyal ve duygusal gelişim alanlarında yaşıtlarına göre gerilik görülebilir. Aynı zamanda 2500 gr ve daha düşük ağırlıkta doğan bebeklere "Düşük Doğum Ağırlıklı Bebek adı verilmektedir. Gelişimsel açıdan tehlike altında olduğu kabul edilen düşük doğum ağırlıklı bebeklerin dikkatle izlenmesi gerekmektedir. Yenidoğan bebek, yaklaşık gr vücut ağırlığına ulaşmıştır. Doğum sonrasındaki ilk birkaç gün bebekler, vücut ağırlıklarının %6-10'ü gibi bir kayıp gösterirler. Bu ağırlık kaybının nedeni, vücut suyunun dışarı atılmasıdır. Kaybedilen ağırlık, kısa sürede tekrar kazanılır.

9 Beklenen zamanda doğan bir bebek, yaklaşık cm arasında değişen bir boy uzunluğuna sahiptir. Yenidoğan bir bebeğin baş çevresi yaklaşık 35 cm.dir. Bebeğin başı vücudunun 1/4'ü oranındadır. Göğüs çevresi ortalama 33 cm dir. Bu değer genel olarak kafa çevre uzunluğundan 2.5 cm çıkarılarak bulunur. Göğüs çevresinden daha küçük kafası olan çocukların gelişimleri kontrol altında tutulmalıdır. İskelet sabit ve değişmez değildir; kompozisyonu yaşam boyunca değişir. Gebeliğin erken dönemlerinde, fetüs sert bir iskelete sahip değildir, rahmin içindeki dokuz ay boyunca kemikler yavaşça oluşur, olgunlaşır. Doğumda, tüm kemikler oluşmuştur fakat yeni doğmuş bir bebek bir yetişkinden daha fazla kemiğe sahiptir. Ortalama olarak, yetişkin bir insan 206 kemiğe sahip olmakla birlikte yenidoğan ortalama 300 kemikle doğar. Farkın nedeni büyüme sırasında birbiriyle kaynayacak olan küçük kemiklerdir. Miyadında doğan bebeklerde nörolojik gelişimi, yetişkine göre önemli ölçüde olgunlaşmamıştır. Sinir sisteminin gelişimi duyusal impulslar gelişir. Yenidoğandaki refleksler, nörolojik fonksiyonların gelişimini değerlendirmede önemlidir. Vücudu rahat hareket ettirmeyi sağlayan genel bir beceri olan refleksler yenidoğanın nörolojik gelişimi konusunda en temel bilgiyi verir. Refleksler, yenidoğanın beslenmesi ve korunması gibi fonksiyonlara sahiptir. Reflekslerle, bebeğin hayatta kalması desteklenir. Örneğin; Yenidoğanın yanağına dokunulduğunda ya da annesinin memesi bebeğin ağız bölgesine değdiğinde, bebeğin başı kendiliğinden döner. Memeyi aldığında, emme kendiliğinden olur ve sütü alır. 9 Yenidoğanın durumunu değerlendirebilmek için, yenidoğan ünitelerinde skorlama sistemi olan Apgar değerlendirme kullanılır. Bu sisteme Apgar Skorlaması denir. Yenidoğanda, aşağıdaki beş özellik, doğumdan sonraki ilk dakika ve 5. dakikada değerlendirilir. Her özellik 0-2 arasında puan alır. 2=iyi, 1=orta, 0=zayıf olarak değerlendirilir. En yüksek Apgar puanı 10 dur. 8 ve altı puan alan bebekler riskli bebekler grubuna girer ve bebekteki değişim gözlemlenmelidir ve gerekirse müdahale yapılmalıdır.

10 Yenidoğanda Apgar Skorlama Özellikleri ve Puanlama Puanlama Özellikler Kalp atışı ve altı Atmıyor Solunum Düzenli ve canlı Düzensiz ve yüzeysel Yok Refleksler Şiddetli ağlama, kuvvetli Ağlama yok ve yüzünü Tepki yok aksırma ve öksürme kırıştırma Kas gücü Kendiliğinde kollar Kollar kapanmaya, Kaslar gevşek kapanmaya, bacaklar bacaklar açılmaya çok az açılmaya direnir direnir. Deri rengi Vücudun tamamı Vücut pembe etrafı Soluk mavi pembe mavi BEYİN GELİŞİMİ Erken çocukluk döneminde gelişimin desteklenmesinin en önemli noktalarından biri çocukların, beyin gelişim süreçlerindeki özelliklerden kaynaklanmaktadır. Beyin nöron adı verilen milyarlarca sinir hücresinden oluşur. Tüm duygular, eylemler ve düşünceler; bir nörondan diğerine aktarılan elektriksel ve kimyasal sinyaller ile ortaya çıkar. Nöronlar arasındaki bu bağlantı noktasına sinaps adı verilir. Beyin sürekli yeni sinapsların oluşması ve elenmesi ile gelişir. 10 Beyin gelişimi döllenmeden kısa süre sonra (intrauterin dönem) başlamakta ve adolesan çağı boyunca da devam etmektedir. Beyin gelişimi içiçe geçmiş çeşitli basamaklardan oluşur. Bunlar; (1) Nöronların oluşumu, (2) Nöronların doğru yere gitmeleri, (3) Nöronların birbirine bağlanmasını sağlayacak akson ve dendritlerin oluşumu, (4) Sinapsların oluşumu, (5) Sinapsların arttırı lması ve geliştirilmesi (olgunlaşma) ve (6) Nöronların çevresinde destek dokuların ve etkili iletişimi sağlayacak dokuların oluşmasıdır.

11 Beyin gelişim, genetik yapı ve çevrenin etkisi ve etkileşimi ile gerçekleşir. Beyin gelişiminin erken dönemlerinde sinir sisteminin hücresel büyüme ve bölünmesi için gerekli besinlerin sağlanması ve bu gelişimi olumsuz etkileyebilecek enfeksiyonların önlenmesi, nörotoksik maddelerin (kurşun, civa gibi ağır metallere maruz kalma veya gebelikte annenin sigara, alkol kullanımı gibi) ortamdan uzaklaştırılmaları sağlıklı bir gelişim için gereklidir. Ayrıca yoksulluğa bağlı nedenler, sevgi ve uyaran eksiklikleri de bu gelişimi olumsuz etkileyen faktörlerdir. Beynin önemli bölümünün ve beyin hücrelerinin çoğunun doğum öncesinden oluşması, sinir bağlantılarının yapılaşmasının ise yaşamın ilk iki yılında gerçekleşmesi nedeniyle ilk iki yılın çocuğun gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Erken yaşlarda sinaps oluşumu çok hızlıdır. İki yaşındaki bir çocuğun beynindeki sinaps sayısı neredeyse bir yetişkininkine eşittir. 3 yaşındaki bir çocuğun sinaps sayısı bir yetişkininkinden iki kat daha fazladır. Yani snaps üretimi elemeden fazladır. Bundan sonraki 7 yılı boyunca sinaps üretimi ve elemesi dengede kalır. Ergenliğin başlangıcında eleme baskın gelir. Tekrarlanan yaşantılar ile pekiştirilen sinapslar kalıcı olmaktadır. Sinapsların oluşumu çocuğun yaşadığı deneyimler ve çevresindeki uyarıcılar ile yakından ilgilidir. Dolaysıyla erken yaşlarda çocuğa sunulacak uyarıcılar, deneyimler ve çocuğun aldığı eğitim, onun beyin gelişiminde destek vermekte önemli bir etkendir. Çocuğa sunulan tecrübelerdeki çeşitlilik onun beyin gelişiminde farklılık yaratmaktadır. 11 Sinaps Yoğunluğu Yenidoğan 6 Yaş 14 Yaş

12 FİZİKSEL GELİŞİM Büyüme, boy ve vücut ağırlığı yönünden ölçülebilen artışı anlamına gelen bir terimdir. Gelişme ise büyüyen bir organizmanın dokularının yapısında, biyokimvasal bileşiminde oluşan değişiklikler sonucu olgunlaşması ve biyolojik fonksiyonlarının farklılaşmasını ifade eder. Bunlar standart ölçü birimleriyle saptanamazlar; ancak kan, idrar tetkikleri, kemik yaşı tayini gibi değişik yönlerde yapılan araştırmalarla ortaya çıkarılabilir. Fiziksel büyüme ve gelişme, embriyonal hayatta moleküler düzeyden neonatal dönemdeki enzim sistemlerinin faaliyetine ve ergenlik çağının büyük metabolik değişikliklerine doğru uzanan, genellikle birbirine paralel giden sürekli değişmelerdir. Çocuğun büyüme ve gelişmesi sırasında meydana gelen değişiklikler gelişmenin her döneminde onun ihtiyaçlarını ve yeteneklerini tayin eder. Çocukluğun her dönemi spesifik özellikleri yönünden kesin bir sınırla ayrılmamışsa da her dönem kendinden sonra gelene en karakteristik özellikleri ile birleşir. Örneğin bir aylık bir bebek halâ yeni doğanın özelliklerini taşır fakat aynı zamanda yavaş yavaş süt çocukluğunun özelliklerini kazanmaktadır. Aynı şekilde süt çocukluğu sonlarına doğru oyun çocukluğu döneminin özelliklerini geliştirmeye başlar. Büyüme, döllenmeden fiziksel olgunluğa kadar, çocuğu dinamik olarak etkileyen genetik, beslenme, travmatik, sosyal ve kültürel etmenler altında meydana gelen sürekli değişmelerdir. Büyüme bütün çocukluk çağında aynı hızda sürmez. Büyümenin en hızlı seyrettiği dönemler intrauterin yaşamın son ayları ve doğumdan sonra da ergenlik çağında görülür. 12 Bir çocuğun büyümesi, vücut ağırlığı ve boy ölçüsü, aynı yaştaki normal çocuklardan elde edilmiş fizik ölçü tabloları ile karşılaştırılarak değerlendirilir. Gelişmenin değerlendirilmesi ise daha karışık olup, yine normal çocuklarda belirli yaşlarda görülen gelişme ile karşılaştırılarak yapılır. Büyüme ve gelişme genellikle birbirine paralel olur. İlk yaşta büyümesi geri kalan çocuklarda çoğunlukla motor fonksiyonlar, zekâ ve ruhsal gelişim de geri kalır. Fiziksel gelişim; boy, ağırlık ve hacimsel artışla birlikte vücudun sistemlerinin kendilerinden beklenen fonksiyonları da kapsayan değişimlerini ifade eden gelişim alanıdır. Meydana gelen değişim, vücudun farklı bölümlerinde farklı yaşlarda ve farklı hızlarda oluşur. Fiziksel gelişim; boy uzunluğu, kilo artışı, kemik gelişimi, diş gelişimi ve değişimi, kas, beyin, sinir, sindirim, dolaşım, solunum gibi sistemler ile duyu organlarının gelişimini kapsar. Yapılan araştırmalar fiziksel gelişime; (1) Genler, (2) Irk, (3) Cinsiyet, (4) İç salgı bezleri (5) Beslenme, (6) Sosyo-ekonomik nedenler, (7) Aile tipi, (8) Fiziksel aktivite ve (9) Hastalıkları doğrudan etkileri olduğu görülmüştür.

13 Boy Uzunluğu, Vücut Ağırlığı ve Baş Çevresindeki Değişim Yaş Boy uzunluğu Ağırlık Baş çevresi Değişim Yenidoğan cm gr cm Vücut ağırlığında; ilk altı ayda her gün ortalama gr, sonraki altı ayda gr artış olur. Birinci yılın sonunda ortalama 10 kg a ulaşır. Boy uzunluğu ilk yılın sonunda ortalama 75 cm e ulaşır. 12 ay 75 cm 10 kg 44 cm Vücut ağırlığı haftada ortalama 50 gr artar. 24 ay 85 cm 12 kg 48 cm Vücut ağırlığı yılda ortala kg artar. Boy uzunluğu yılda ortalama 5 cm artar. 72 ay 110 cm 25 kg 51 cm Vücut ağırlığı kızlarda ortala 16 kg, erkeklerde 20 kg artar. Boy uzunluğu kızlarda ortalama 9, erkeklerde 10 cm artar. Fiziksel gelişimin en hızlı olduğu dönem, 0-2 yaş dönemi olan bebeklik çağıdır. 2 yaşından sonra boy uzunluğu ve vücut ağırlığındaki artış yavaşlar. Bu artış ergenlik dönemine kadar belli bir oranda devam eder yaşlar arası boy uzunluğu ve vücut ağırlık artışı sabit ve yavaştır. Ergenlik dönemi büyümenin tekrar hızlandığı ve bu hızın en belirgin şekilde gözlemlendiği dönemdir. 13 Diş gelişimi iki evrede tamamlanan bir süreçtir. Geçici dişler ya da sütdişleri denen ilk dişlerin gelişmesi ve daha sonra bunların yerini kalıcı dişlerin alması. Sütdişlerinin gelişimi ana karnında, yaşamın 16. haftasında başlar ve 3 yaşında tamamlanır. İlk olarak alt orta kesicidişler çıkar. Bunu sırasıyla üst kesiciler, alt yan kesiciler, köpekdişleri, birinci ve ikinci azıdişleri izler. Genellikle 6. aydan başlayarak, her ay ortalama bir dişin çıktığı söylenebilir (örneğin 10 aylık bir bebekte 4 diş bulunur). Süt dişleri, 20 dişten oluşur. Her çenede 4 kesici, 2 köpek ve 4 azı dişi yer alır. Dört yaşına doğru dişlerde kalsiyum miktarı azalır ve 6. yaştan başlayarak sütdişleri düşmeye başlar. Kalıcı dişler ise 6-7 yaşlarında çıkmaya başlar. Kalıcı dişler 28 dişten oluşur. Bu süreç 12 yaşına değin tamamlanır. Kalıcı dişler başlayan kalsiyum birikimi ise 19 yaşında durur. Bu süreci takiben akıl dişleri yaşından sonra çıkar ve diş sayısı 32 ye tamamlanır.

14 Dişlerin Gelişimsel Değişimi Süt Dişleri Sürme Düşme Kalıcı Dişler Sürme Orta kesiciler Yan kesiciler Kaninler 1.süt azıları 2.süt azıları 6-12 ay 6-12 ay ay ay ay 7 yaş 8 yaş 10 yaş 9 yaş 11 yaş Orta kesiciler Yan kesiciler Kaninler 1. Küçük azılar 2. Küçük azılar 1. Büyük azılar 2. Büyük azılar 3. Büyük azılar 7 yaş 8 yaş 10 yaş 9 yaş 11 yaş 6 yaş 12 yaş 18 yaşından sonra 14 PSİKOMOTOR GELİŞİM Hareket gelişimi (psikomotor gelişim), fiziki büyüme ve merkezi sinir sisteminin gelişmesine paralel olarak organizmanın sisteme bağlı hareketlilik kazanmasıdır. Bir başka deyişle, özünde hareket olan becerilerin kazanılmasını içeren ve doğum öncesi dönemde başlayıp ömür boyu devam eden bir süreçtir. Refleksler ile başlayan ve üst düzeyde koordine motor becerilerle sonuçlanan bu süreçte gelişimin göstergesi davranışlardır. Çocuğun hangi yönde ve nasıl geliştiği davranışlarına bakılarak anlaşılır. Çocuk değişik alanlarda (fiziksel, ps ikomotor, zihinsel-dil,

15 sosyal-duygusal) ve farklı hızda gelişiyor gibi görünse de beliren davranış ve yetenekler arasında belirli bir ilişki vardır. Örneğin; 0-2 yaş döneminde davranışlar düşüncenin sembolü olarak belirirler ve bu dönemdeki çocuğun motor davranışları zihinsel gelişimi hakkında önemli bilgiler verir. Çocuğun günlük aktivitelerindeki hareket modelleri (1) Büyük Kas Hareketler (bedeni kullanma) ve Küçük Kas Hareketler (obje kullanma) olmak üzere iki büyük kategoride toplanmaktadır. Büyük kas hareketler, başka bir değişle kaba motor beceriler (gross motor), geniş kasların kullanımını içerir. Büyük kas hareketleri üç büyük grupta incelenir. 1. Lokomotor Hareketler: Yürüme, koşma gibi yer değiştirmeyi gerektiren hareketlerdir. 2. Lokomotor Olmayan Hareketler: Yer değiştirmeden yapılan dönme, eğilme, salınım gibi hareketlerdir. 3. Denge: Bir yerde belirli bir pozisyonu sürdürme hareketleridir. Lokomasyonda amaç, alan üzerinde hareket etmek yani vücudun yer aldığı alanı değiştirmek, bir yerden bir yere hareket etmektir. En önemli lokomotor hareketler emekleme, yürüme, koşma ve atlama hareketleridir. Daha sonra yuvarlanma, tırmanma, zıplama, sıçrama ve sekme gelir. Bu hareketlerin her biri çeşitli şekillerde hareket modelleri meydana gelir. Çocuk hareket ederek kendini çevresinden ayırt eder. Objelerin arasından hareket ederek mesafe ve mekanda konum kavramlarını geliştirir. 15 Lokomotor olmayan hareketler; ayakta dik durumda dönme, eğilme, itme, çekme gibi yer değiştirmeden yapılan geniş kasların kullanımını içeren hareketlerdir. Örneğin, eğilerek yerden nesne alma yaşları arasında ortaya çıkan lokomotor olmayan bir hareket becerisidir. Denge, belirli bir alan içinde bir hareketi sürdürmektir. Denge hareketleri, aynı yerde bir pozisyonu korumayı kapsar. Denge, aslında tüm hareketlerde önemli bir faktördür. Çocuk tüm hareketlerinde dengeyi sürdürme, kaybetme ve yeniden kazanma yeteneklerine sahiptir. Örneğin, topa ayakla vurma, çocuğun dengesini kaybetmeksizin bir objeyi hareket ettirme sürecidir. Küçük kas hareketleri (fine motor) ise, manipülatif beceri olarak tanımlanan eli ve ayağı kullanma becerilerini ve nesne kontrol becerilerini kapsar. Yazma, piyano çalma, topu havada ya da yerde elle, raketle, sopa ile ya da ayakla kontrol altına alma gibi beceriler manipülatif becerilere ya da nesne kontrolüne örnek gösterilebilir. Merkezden dışa gelişim ilkesine göre, küçük kas hareketlerinin gelişimi büyük kas hareketlerinin gelişimini

16 izlemektedir. Küçük kas hareketleri bir objeyi avuç içi ile kaba bir şekilde tutmadan, baş ve işaret parmağını birleştirerek ince bir şekilde tutma becerisinin kazanılmasına doğru ilerler. Motor Gelişim Alanları ve Bileşenleri Lokomotor Hareketler Emekleme Yürüme Koşma Sıçrama Sekma Kayma Gallop Atlama Hoplama Lokomotor Olmayan Hareketler Germe Dönme Salımın Çekme Bükülme Burgu İtme Denge Hareketleri Statik denge Dinamik denge Nesne Kontrol Fırlatma Vurma Sürme Yakalama Psikomotor gelişim için doğum öncesi dönemden başlayarak ileriki yaşları da kapsayan ve 4 dönemden oluşur. (1) Refleksif hareketlerle dönemi, (2) İlkel hareketler, (3) Temel hareketler ve (4) Spor hareketleri dönemleri izlenir. 16 Refleksif Hareketler Dönemi Yenidoğanın hareketleri omurilik ve aşağı beyin merkezlerinden idare edilir. Bebekler bedenlerinin çeşitli bölümlerini hareket ettirmeyi sağlayan genel bir yetenekle ve refleks olarak isimlendirilen davranışsal tepkiler dizisi ile birlikte doğarlar. Bir refleks, bir uyaran türüne özel otomatik bir tepki oluşturur. Örneğin, ışık tutulduğunda göz bebeği otomatik olarak büzülür. Aşağı beyin merkezlerinin kontrolündeki ilkel refleksler gebeliğin 18. haftasından itibaren fötüste görülmeye başlar ve standart bir programa göre yok olur. Refleksler genellikle yenidoğanın beslenmesi ve korunması gibi çift fonksiyonludur. Bir başka değişle, yaşamı sürdürmeye katkıda bulunurlar. Yenidoğanın yanağına dokunan annenin memesi, başın refleksif dönüşünü uyarır, dudaklara değen meme başı refleksif emmeyi meydana getirir, gırtlağı uyaran süt refleksif yutmaya yol açar. Zamanla korteks daha geniş çapta idare etme gücü kazanır ve istemli hareketler başar. Birçok refleks zamanla kaybolur ya da istemli hareketlerle bütünleşir. Örneğin, bebekler kasları üzerinde istemli kontrol geliştirdiklerinde

17 istedikleri zaman emerler, istedikleri yere bakarlar, objeyi yakalarlar. Davranış, artık özel bir uyaran tarafından kontrol edilmez. Çocuklardaki refleks hareketlerinin incelenmesi, merkezi sinir sistemindeki olası hasarları saptamak için gerekli ilk bilgiyi vermektedir. Bebekte (1) Bir refleksin yokluğu, (2) Vücudun iki tarafında simetrik olmayan reflekslerin görülmesi, (3) Bir refleksin gereğinden çok güçlü ya da zayıf olması ve (4) Sonlanması gereken bir refleksin devam etmesi nörolojik bozukluğun belirtisi olarak kabul edilir. Yenidoğanın sahip olduğu refleksleri (1) İlkel refleksler ve (2) Duruşa ilişkin refleksler olmak üzere iki grup halinde sınıflandırılabilir. Yenidoğan Refleksleri Birincil Refleksler Moro refleksi Asimetrik tonik boyun refleksi Arama refleksi Emme refleksi Kavrama refleksi Plantar refleks Babinski refleksi Duruşa İlişkin Refleksler Adımlama refleksi Emekleme refleksi Yüzme refleksi Çekme refleksi Boynu ve bedeni çevirme refleksi Paraşüt ve propping refleksi Labyrinthine refleksi Landau refleksi Estremite yerleştirme refleksi 17 Genellikle birincil refleks hareketlerinin (1) Beslenme ve (2) Korunma olmak üzere (emme, arama, yakalama, sarılma) iki işlevi vardır. Bu tür refleksler, doğum öncesi dönemden bir yaşına kadar gözlenebilir. Duruşa ilişkin refleksler ise, daha sonraki istemli davranışlara görünüş açısından benzemekle birlikte tümüyle istem dışı hareketlerdir. Refleksif hareketler dönemi, birbirini izleyen iki aşamaya ayrılır; 1. Bilgi Toplama Evresi: Bu evre doğum öncesi dönemden başlayarak bebekliğin 4. ayına kadar sürer. Bu evrede refleksler, bebeğin hareketler yolu ile bilgi toplama, besin arama ve korunmasında temel araç olmaktadır.

18 2. Bilgi Çözme Evresi: Bebeklik döneminde yaklaşık 4. ayda başlayan bu evrede, beyin merkezlerinin gelişimine bağlı olarak, refleksler giderek yasaklanır. Oturma, emekleme, sıralama, yakalama, bırakma gibi istemli hareketler oraya çıkar. Tonik Boyun Refleksi: Yenidoğan ağlamadığı zaman, sırtüstü dinlenme pozisyonunda başını bir tarafa çevirerek, o taraf kolunu uzatır ve genel olarak diğer kolu tarafındaki dizi fleksiyon halinde uzanır. Yüzükoyun yatırıldığında başını sağa ve sola çevirebilir. Buna tonik boyun refleksi denir. Bu refleks 3. aydan sonra kaybolur. Üç aylık bebekte boyun kontrolü başlar, önceleri kısa süreli sonra zamanla daha uzun süre rahatça başını tutar. Moro Refleksi (Kucaklama Tepkesi): Bebek ani olarak sarsılırsa veya boynu ani sarsacak bir hareket yapılırsa, ya da kollarından tutulup kaldırılır sonra yatağına bırakılırsa bu refleks görülür. Kollarını hemen elleriyle birlikte açar ve kucaklama hareketini yaparak kollar birbirine yaklaşır. Normalde 4. ayda kaybolur. Bu refleks doğum travmasına bağlı humerus veya klavikula kırıklarında veya tek taraflı kas tonusunun azlığında asimetrik olur. Moro refleksi kas tonusunun bir göstergesidir. 18 Yakalama (Kavrama) Refleksi: Bebeğin el ayası uyarılırsa parmaklar kapanır. Eline parmakla dokunulursa yakalar ve öylece uyuyakalır. Bu refleks 3 aylıkken kaybolur. Göz Kırpma Refleksi: Uyanık olduğu zaman herhangi bir uyarım yapılırsa gözünü kapar. Kukla Gözü Refleksi: Başı hızla çevrilirse gözleri bu hareketi gecikerek izler. Bu refleks yalnız birkaç gün sürer. Adımlama Refleksi: Bebek koltuklarından kavranılıp tutulursa adımlamaya başlar, bu refleks 3-4 haftalarda kaybolur.

19 Ekstermite Yerleştirme Refleksi: Diz altından bacağı hafifçe bir masa kenarına dokundurulursa, bebek ayağını yükselterek masaya yerleştirir. Galant Refleksi (Gövde bükülmesi): Lomber bölgeye parmakla yapılan bir uyarım gövdenin fleksiyonu ile sonlanır. Arama Refleksi: Yanağına dokunulursa meme arar ve başını çevirir. Dudak ortasına dokunulursa ağzını açar. Derin Tendon Refleksleri: serebral palsi vardır. Yenidoğanda pozitiftir. Yoksa Plantar Refleks (Taban Refleksi): Tabana ve bacağına yapılan herhangi bir uyarım 5 günlükten 20 haftalığa kadar ekstansiyona sebep olur. Sonra ekstansiyon azalır yavaş yavaş fleksiyon belirmeye başlar, 2. yaşta genellikle tam fleksiyon halinde cevap görülür. Emme Refleksi: Küçük parmak ağzına sokulursa emme hareketleri başlar. 19 Karın Cildi Refleksi: % 78 oranında yenidoğanda vardır. Karın derisi üzeri çizilerek uyarılırsa karın kasları kasılır. Landau Refleksi: Bebek yüzükoyun yatırılırsa sırtını gerer ve başını kaldırır. Sırtı konkav bir pozisyona girer. Bu normalde doğumun ilk günlerinde olmayabilir. İlkel Hareketler Dönemi 0-2 yaşlar arasında gözlenen ilkel hareketler, istemli hareketlerin ilk biçimidir. Bebeğin oturması, emeklemesi, ayakta durabilmesi gelişimde olgunlaşmanın önemini ortaya koymaktadır. Bu hareketler, yaşamın ilk iki yılında kemik, kas ve sinir sistemindeki gelişimin yanı sıra, bebeğe sağlanan alıştırma olanakları sonucu ortaya çıkarlar. İlkel hareketler olgunlaşmaya bağlıdır ve ortaya çıkışlarında önceden kestirilebilen bir sıra izlerler. Normal koşullarda bu sıra değişmez, ancak bunların ortaya çıkış zamanları, hızları çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir. Bu bireysel farklılıkların kaynağını kalıtsal ve çevresel etmenler oluştururlar.

20 Yaşam için gerekli olan istemli hareketlerin temelini oluşturan ilkel hareketler; (1) Dengeleme (stability) hareketleri (baş, boyun ve gövde kaslarının kontrolü gibi), (2) Lokomotor hareketleri (sürünme, emekleme, yürüme gibi) ve (3) Manipül atıf becerileri (uzanma, bırakma, yakalama gibi) kapsar. İlkel hareketler dönemi iki evrede incelenebilir. 1. Reflekslerin Ortadan Kalktığı Evre: Bu evre, doğumla başlar ve bir yaşına kadar sürer. Bu dönemde, sinir sisteminin olgunlaşması ile refleksler yerlerini istemli hareketlere bırakırlar. Bu dönemde istemli hareketlerdeki farklılaşma ve bütünleşme zayıftır. Hareketler amaçlı olmasına karşın, kontrolsüz ve kabadır. Örneğin, bebek bir nesneyi yakalamak istediğinde el, bilek, kol, omuz ve hatta gövdenin tümünün katıldığı kaba bir hareket yapar. Başka bir değişle, elin nesneye uzatılması sürecinde istemli bir hareket olmasına karşın kontrol eksikliği vardır. 2. İlk Kontrol Evresi: Birinci yaş ile ikinci yaş arası, ilk sene ortaya çıkan ilkel hareketler üzerinde araştırmalar yapıldığı ve bunların kontrol edildiği evredir. Duyu ve motor sistemleri arasındaki farklılaşma süreci ve algısal motor bilgilerin daha anlamlı biçimde bütünleştirilmesi gerçekleştirilir. Zihinsel ve motor süreçlerdeki hızlı gelişme sonucu ilkel hareket yeteneklerinde hızlı bir artış gözlenir. Bu evrede, bebekler temelde denge sağlama, lokomotor ve manipülatif becerilerde uzmanlaşma ve kontrol kazanma ile ilgilenirler. Dengeleme Hareketleri: Bebek bedeninin dik tutabilmek için, yerçekimine karşı sürekli bir uğraş vermek zorundadır. Yerçekimine karşı kas ve kemik sistemi üzerinde kontrol sağlamak, tüm bebekler için önceden kestirilebilir bir sıra izler. Önce baş ve boyun kontrolü, daha sonra gövde ve bacakların kontrolü sağlanır. Bebeğin yatar durumdan dik duruma geçebilmesindeki sıralı ilerlemede, baştan ayağa gelişim ilkesi açıkça gözlenebilir. 20 Yer Değiştirme (Locomation): Lokomotor hareketler, büyük ölçüde dengeleme hareketlerine dayanırlar. Bebek dengeleme hareketlerinde yeterli bir duruma gelmediği sürece özgürce yer değiştiremez. Bir başka değişle, bebeğin her şeyden önce yer çekimi kuvvetine karşı koyabilmesi gerekir. Lokomotor hareketler (1) Sürünme, (2) Emekleme ve (3) Yürüme olarak basamaklandırılır. Sürünme hareketleri, bebeğin ilk amaçlı yer değiştirme çabalarıdır. Bebeğin baş, boyun ve gövde kasları üzerinde kontrol kazanması ile ortaya çıkar. Bebek yüzüstü durumda iken önündeki bir nesneye uzanabilir. Bunu başarırken başını ve göğsünü yerden kaldırır ve kolları ile bedeninin ileri doğru çeker. İlk sürünme hareketlerinde bacaklar genellikle kullanılmaz. Sürünmenin ortaya çıkış yaşı, bebekler arasında farklılık gösterir. Emekleme, sürünmenin gelişmiş biçimidir. Sürünmeden farkı kol ve bacakların birbirine ters kullanılmasıdır. Emeklemede genellikle eller ve dizler kullanılır.

21 Yürüme, dengenin en önemli göstergelerindendir. Yürümede denge sağlayabilmek için sağlayabilmek amacı ile bacaklar açık, dizler hafif bükülü ve ayaklar dışa dönüktür. Bu ilk yürüme hareketleri, uyumlu ve akıcı değildirler. Yürümenin ortaya çıkması temelde olgunlaşmaya bağlı olmakla birlikte çevresel etmenlerden de etkilenmektedir. Gelişimsel olarak hazır olmadıkça bebek yürüyemez. Bebeğe hazır olmadan yaptırılan alıştırmalar, yürümenin ortaya çıkmasını çabuklaştırmaz. Ancak, bebeğin sinir, kas ve iskelet sistemi hazırsa o zaman çevresel etmenlerin yararı olabilir. 21 Manipülasyon: Manipülatif hareketlerin ortaya çıkması da yürümedeki gibi uzun ve sıralı gelişim aşamalarından geçer. Becerili el hareketleri, çeşitli beden bölümleri arasında koordinasyonu gerektirir. Bu hareketlerin gelişimi de baştan ayağa ve içten dışa doğru bir yön izler. Burada manipülasyonun en temel üç hareketi uzanma, yakalama ve bırakmadır. Uzanma: Bebek ilk uzanma hareketlerinde başarılı olamaz. 4. ayda bebek, nesne ile ilişki kurmasında gerekli olan el-göz koordinasyonunu sağlayabilir. Başlangıçta uzanma, kaba bir omuz ve dirsek hareketidir. Daha sonra bilek ve el harekete doğrudan katılır. 5. ayın sonunda bebek, mükemmel biçimde nesneye uzanarak dokunabilir. Yakalama: Yakalama, doğumdan sonraki ilk üç ayda tümüyle refleksif bir harekettir. İstemli yakalama, uzanmanın başarılmasından sonra ortaya çıkar. Bebek, bir nesneyi yakalamak istediğinde önceleri başparmağını kullanmadığından nesneyi kabaca avuçlar. Bu durum, yerini zamanla başparmak ve işaret parmağının da kullanıldığı bir yakalama hareketine bırakır. Başparmağı yeterli ve etkili bir şekilde kullanarak yakalama, genellikle 12.

22 ayda gözlenir. Bebek, 14. aylık olduğunda uzanma ve yakalama hareketi bir yetişkinden pek farklı değildir. Bırakma: En güç başarılan hareket, kendi isteği ile bırakmadır. İlk aylarda nesneler bebeğin elinden düşer. İstekle bırakma, yaklaşık 10. Ayda gerçekleşir. Bundan sonra bebekler, bu hareketi geliştirmek için sürekli olarak nesneleri bir yere bırakırlar. Bebek, 18 aylık olduğunda uzanma, yakalama ve bırakma hareketlerini başarılı bir şekilde kullanabilir. 22 Temel Hareketler Dönemi Yaşamın ikinci ve yedinci yılları arasındaki süre, temel becerilerin kazanıldığı dönemdir. Bu temel beceriler, koşma, atlama, sıçrama, sekme, yakalama, fırlatma, topa ayakla vurma gibi büyük kas hareketlerini içerdiği gibi; buruşturma, yırtma, kalem tutma, makas kullanma gibi küçük kas becerilerini de içeren hareketlerdir. Bu beceriler, tüm çocuklarda bulunan ortak özellikler ve yaşam için gerekli beceriler olduğundan temel beceriler olarak isimlendirilirler. İki yaşından sonra, temel hareketler kaba bir şekilde ortaya çıkarlar. Temel hareketlerin gelişimi (1) Başlangıç evresi, (2) İlk evre ve (3) Olgunluk Evresi olmak üzere üç evrede incelenir. Bu evreler, gelişimsel bir sıra izlemekle beraber her evreyi diğerlerinden kesin çizgilerle ayırmak mümkün değildir. 1. Başlangıç Evresi: Bu evrede çocuklar, kendi bedenlerinin hareket yeteneklerini anlamak ve bunları denemek için çaba gösterirler. Hareketler sırasında beden ya çok abartılı ya da çok sınırlı biçimde kullanılır. Ritm ve koordinasyon zayıftır. 2. İlk Evre: Bu evrede, kontrol ve ritmik koordinasyon arttığı için çocuğun hareketleri daha uyumlu ve kontrollü olmaya başlar. Buna rağmen, abartma ve sınırlama vardır. Üç-dört yaş çocukları gözlendiğinde bu evreninin özelliklerini taşıyan pek çok hareket görülebilir.

23 3. Olgunluk Evresi: Bu evrede, çocuklar mekanik yönden etkili, uyumlu ve kontrollü gelişmiş hareket şekillerini sergilerler. Beş-altı yaşına gelen çocukların bu evreye ulaşmış olmaları gerekir. Çocukların ve yetişkinlerin hareketleri incelendiğinde, birçoğunun temel hareket yeteneklerini olgunluk düzeyinde geliştiremedikleri görülmektedir. Bazı çocuklar, bu düzeye çevresel etkenlerin minimum etkisi ile temelde olgunlaşma ile ulaşmaktalar. Ancak, çocuğun olgunluk evresine ulaşabilmesi, alıştırma olanağı yaratılmasına, motive edilmesine ve nitelikli bir eğitim verilmesine bağlı olmaktadır. Başlangıç, ilk ve olgunluk olarak belirlenen gelişim sırası tüm çocuklar için aynıdır. Ancak, gelişim hızı çevresel ve kalıtsal etmenlere bağlı olarak değişmektedir. Bu da bireysel farklılıklara neden olmaktadır. Çocuğun olgunluk evresine ulaşıp ulaşamayacağını öğretim, cesaretlendirme ve alıştırma olanakları belirleyecektir. Sporla İlişkili Hareketler Dönemi Motor gelişimin sporla ilişkili hareketler dönemi temel hareketler döneminin doğal bir sonucudur. Bu dönemde hareket günlük yaşamda ve sporda çeşitli aktivitelere uygulanan bir araç olmaya başlar. Dengeleme, lokomotor ve manipülatif beceriler giderek mükemmelleşir, birleşir ve çeşitli etkinliklerde kullanılır. Örneğin; sıçrama ve atlama gibi temel hareketler ip atlama, üç adım atlama gibi etkinliklerinde kullanılır. Sporla ilişkili hareketler döneminde; becerilerin ne ölçüde gelişeceği çok çeşitli zihinsel, duygusal ve motor etmenlere bağlıdır. Tepki zamanı, hareket hızı, koordinasyon, beden yapısı, boy, ağırlık, alışkanlıklar, arkadaş etkisi, duygusal yapı bunlardan birkaçıdır. Sporla ilişkili hareketler evresi; (1) Genel evre, (2) Özel evre ve (3) Uzmanlık evresi olmak üzere üç evreden geçer Genel Evre: Yaklaşık 7-8 yaşlarında başlar. Bu evrede çocuk, temel hareketlerini sporla ilişkili becerileri gerçekleştirmek için uygulamaya başlar. Sportif etkinliklere karşı ilgilisi vardır. Çok sayıda hareket becerisini keşfetmeye çalışır. Performansın biçimi, doğruluğu ve becerili bir şekilde yapılması önemli değildir. 2. Özel Evre: Yaklaşıl yaşlarında başlar. Çocuk, bu evrede fiziksel kapasitesini ve sınırlılıklarını farkına varmaya başlar. Gelişen ve artan yeteneklerine uygun spor branşlarından birine yönelir. Performansın biçimi, doğruluğu ve becerili bir şekilde yapılması önem kazanır. 3. Uzmanlık Evresi: Ortalama 14 yaşlarında başlar ve yetişkinlik süresince devam eder. Bu evre motor gelişimin doruk noktasıdır. Bu evrenin en önemli özelliği bireyin belirli bir branşa uzun süre katılmasıdır. Etkinliğe katılım; çocuğun fiziksel özellikleri, yeteneği, olanakları, motivasyonu ve geçmiş deneyimlerine bağlı olarak değişir.

24 BİLİŞSEL GELİŞİM Biliş (cognition) insanın, kendini ve çevresini anlama/yorumlama ve öğrenme eylemlerini gerçekleştirmesini sağlayan zihinsel etkinlikleri gösteren bir kavramdır. Bilişsel gelişim, insanın doğumundan başlayarak anlama/yorumlama ve öğrenme biçiminde hem nitelik hem de içerik açısından giderek yetkinleştiği bir sürece işaret eder. Bu nedenle bilişsel gelişim, evrelere ayrılabilir ve insanın zihinsel etkinlikleri normal koşullar altında söz konusu evrelerin elverdiği ölçüde gelişir. Bu evreler Piaget, Bruner ve Vygotsky başta olmak üzere çeşitli araştırmacılar tarafından farklı açılardan yaklaşılarak ele alınmış ve karakteristikleri tanımlanmıştır. Jean Piaget ve Bilişsel Gelişim Jean Piaget, yılları arasında yaşamış olan İsviçreli psikologdur. Piaget, çocukta düşünce ve dil gelişiminin bir süreklilik içinde değil de, evrelerden geçerek oluştuğunu ve birey çevre ilişkilerinde etkin bir şekilde yapılandığını ortaya koymuştur. Piaget e göre; - İnsan, edilgin bir yaratık olarak değil, algılayan, uyarıcıları işleyen, anlamlandıran bir varlıktır. - İnsanı diğer canlılardan ayıran en belirgin özellik; insanın gelen uyarıcıları işleyebilme ve anlamlandırabilme yeteneğidir. - Bireyin çevresindeki dünyayı anlamasını ve öğrenmesini sağlayan aktif zihinsel etkinliklerdeki gelişimi onun bilişsel gelişimi oluşturur. Bilişsel gelişim en genel anlamda beyin ve sinir sistemlerinin olgunlaşması sonucunda bireyin bulunduğu çevresine uyum göstermesini sağlayan deneyimlerin bütünüdür. - Bilişsel yapı denince dış dünyayı tanımak için kullanılan zihinsel süreçler akla gelmelidir. Bu süreçler algı, tanıma, hatırlama, bellek, anlama gibi kavramları içine alır. Bu kavramlar açıklanırken; aktif yaşam, dengeleme, sosyal etkileşim, şema, özümseme, uyum gösterme, organizasyon ve adaptasyon kavramlarına yer verilmelidir. - Bilişsel gelişim merkeze zekâ konularak yapılandırılmalıdır. Zekânın her yaş döneminde ayrı bir yapısı vardır. Bu özel yapılar, yaşla değişen şemalardan oluşur. Şemalar davranışımızı harekete geçiren mekanizmalardır. - Çocukların dünyayı algılama ve yorumlamaları, yetişkinlerden çok farklıdır. Çocukların kendilerine has bilişsel işleyişleri ve bakış açıları vardır. Çocukların nasıl düşündüğü, bilişsel gelişimleri ile alakalı süreçler neler olduğu ve bu süreçlerin nasıl işlediği bilindiği zaman eğitim istenilen amacına ulaşır. - Çocukta bilişsel gelişim birbirini takip eden dört evrede gerçekleşir: 1. Duyusal motor dönem (0-2 yaş) 2. İşlem öncesi dönem (2-5/6 yaş) 3. Somut işlemler dönemi (6/7-11/12 yaşlar) 4. Soyut işlemler dönemi (11/12 ve sonrası) 24

25 Algı: Duyu organlarının beyinde kaydettiği uyarıcıların yorumlanmasıdır. Doğum öncesi dönemden başlayarak birey yaşamı boyunca duyularını kullanarak; uyaranları anlamak, yorumlamak ve kendini çevreye uydurmak için algılarını kullanır. Tanıma: Her algılanan ve öğrenilen olay, kişi ya da nesne bellekte bir iz bırakır. Bellekte saklanan bu izlerin yardımıyla, daha önce algılanan ya da öğrenilen olay, kişi ve nesnelerle yeniden karşılaşıldığında bunların tanınması olanağı doğar. Tanıma belleğin en ilkel ve temel işlevidir. Hatırlama: Bir ya da daha çok kez görülen kişi, nesne ve olaylar, yaşanan deneyimler ve öğrenilen bilgiler, istendiğinde bellekte yeniden canlandırılmasıdır. Hatırlama, belleğin tanımadan daha ileri ve üst düzeydeki bir işlevidir. Bellek: Yaşam boyunca öğrenilen bilgilerin, davranış kalıplarının, deneyimlerin, anıların depolanıp saklanması ve hatırlanması sürecidir. Zihnin en temel işlemlerinden biridir. Düşünme: Bireyin zihinsel etkinlikleri ile dış uyaranlar arasında kurduğu bağlantı kurmasıdır. Aktif Yaşam: Bebekler doğumdan hemen sonra öncelikle anne memesi ile başlayarak çevresi ile etkileşim içindedir. İlerleyen yıllarda çevresindeki nesneler ve olaylar artar bu ise her geçen gün bebeğin daha aktif olması ile ilişkilidir. Çevresini daha iyi anlamak için daha çok etkileşime girer, yani aktiftir. 25 Dengeleme: Bireyin çevresine uyum sağlamak için, bilgileri nasıl organize edeceği önem kazanır. Piaget in Bilişsel Gelişim Kuramına göre gelişimi alt düzeyde oluşan bir dengeden üst düzeydeki dengeye doğru ilerleme olarak ifade edilebilir. Çocuk yeni bir nesne, olay ya da durumla karşılaştığında, var olan şemasındaki denge bozulur. Bozulan dengeyi sağlamak için karşılaştığı durum, nesne ya da olgu ile etkileşim içine girer. Bu durum onun için yeni yaşantılardır. Bu yeni yaşantılarla çocuk çevresine uyum sağlayacaktır. Söz konusu bu denge durağan değil, dinamik yani değişkendir. Öğrenme ve gelişimin olması için bu dengenin sürekli bozulması ve yeniden kurulması gerekir. Şema: Bebekler öncelikle biyolojik ihtiyaçlarını güvenli bir şekilde giderirken reflekslerini kullanırlar. Bu refleksler bir süre sonra bebeğin çevreye uyumu sonucu istemli duyu hareket şeması olarak ortaya çıkar. Şema hareket kavramı ile eşdeğer anlamda kullanılır. Şemaların gelişimi birbirini bütünleyen özümseme ve uyum süreçleri ile gerçekleşir. Şema çocuğun çevreyi anlamak ve uyaranlara cevap vermek için ortaya çıkan hareketlerin temelini oluşturan bilişsel yapıdır ve bilginin yapılanmasında en temel faktördür. Birey dış dünyadan uyarıcılar alır ve bu uyarıcıları zihinde organize eder, işte bu bilgileri nasıl organize ettiğine ilişkin bilgi yapısına şema denir. Diğer bir ifade biçimi ile bireyin yeni bilgiyi

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Döllenmiş yumurta fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Yaşam boyu devam eden biyolojik, bilişsel, sosyal gelişim ve kişilik gelişiminin bilimsel incelemesi Gelişim psikolojisinin başlıca

Detaylı

0-2 YASINDA MOTOR GELISIM YRD. DOC. DR. SELCUK AKPINAR

0-2 YASINDA MOTOR GELISIM YRD. DOC. DR. SELCUK AKPINAR 0-2 YASINDA MOTOR GELISIM YRD. DOC. DR. SELCUK AKPINAR Gelisim, buyuyen bir organizmanin dokularinin yapisinda, biyokimyasal bilesiminde olusan degisiklikler sonucunda olgunlasmasi ve biyolojk fonksiyonlarinin

Detaylı

NÖROMOTOR GELİŞİM Prof. Dr. Sevin Altınkaynak. Prenatal motor gelişim-1: Prenatal motor gelişim-3. Prenatal motor gelişim-2

NÖROMOTOR GELİŞİM Prof. Dr. Sevin Altınkaynak. Prenatal motor gelişim-1: Prenatal motor gelişim-3. Prenatal motor gelişim-2 NÖROMOTOR GELİŞİM Prof. Dr. Sevin Altınknak Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Prenatal motor gelişim-1: İlk hareketler, gebeliğin 7.-8. haftasında uyarıya konturlateral kaba fleksiyon şeklinde olur. 9. haftada

Detaylı

BUYUME VE GELISME. Yrd. Doc. Dr. Selcuk AKPINAR

BUYUME VE GELISME. Yrd. Doc. Dr. Selcuk AKPINAR BUYUME VE GELISME Yrd. Doc. Dr. Selcuk AKPINAR BUYUME VE GELISME Cocukluk cagi dollenme ile baslar ve ergenligin tamamlanmasina kadar devam eder. Diger butun canlilara kiyasla insanda cocukluk cagi cok

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:56 - Son Güncelleme Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:58

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:56 - Son Güncelleme Pazartesi, 18 Mayıs 2009 12:58 Fiziksel Gelişim Bebeklik Döneminde - Fiziksel Gelişim 0-2 yaşlar arasını içeren bebeklik dönemi fiziksel açıdan pek çok temel becerinin kazanıldığı bir dönemdir. Bu dönem içerisinde bebeklerin hem beden

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Motor gelişim temelde kendisini harekete ilişkin davranışlardaki değişim yoluyla ortaya koyar. Gözlenebilir hareket çeşitli biçimler alabilir.

Motor gelişim temelde kendisini harekete ilişkin davranışlardaki değişim yoluyla ortaya koyar. Gözlenebilir hareket çeşitli biçimler alabilir. Motor gelişim temelde kendisini harekete ilişkin davranışlardaki değişim yoluyla ortaya koyar. Gözlenebilir hareket çeşitli biçimler alabilir. Bunlar; Dengeleme, Lokomotor ve Manipulatif olarak sınıflandırılır.

Detaylı

07.11.2014. fetal dönem denir. Fetal dönemde, embriyonal dönemde oluşan organ sistemleri gelişir. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. fetal dönem denir. Fetal dönemde, embriyonal dönemde oluşan organ sistemleri gelişir. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.) Göbek Kordonu 2.) Fetus ve Fetal Dolaşım Fizyolojisi 3.) Fetusun Aylara Göre Gelişimi Slayt No: 10 2 7.) FETUS Üçüncü gebelik

Detaylı

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU EMBRİYOLOJİ VE GENETİK 1 DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU 2/16 EMBRİYOLOJİ NEDİR? Embriyoloji; zigottan, hücreler, dokular, organlar ile tüm vücudun oluşmasına kadar geçen ve doğuma kadar devam

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER 0-2 Yaş Süt çocukluğu 2-5 Yaş Oyun çocukluğu veya okul öncesi 6-12,14 Yaş Okul çağı veya büyük çocukluk 4-5 yıl Ergenlik dönemi 23-26 Yaş Gençlik veya ergenlik sonu 2-5 YAŞ

Detaylı

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER 0-2 Yaş Süt çocukluğu 2-5 Yaş Oyun çocukluğu veya okul öncesi 6-12,14 Yaş Okul çağı veya büyük çocukluk 4-5 yıl Ergenlik dönemi 23-26 Yaş Gençlik veya ergenlik sonu 2-5 YAŞ

Detaylı

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER BEBEKLİK DÖNEMİNDE (0 3 YAŞ) ERKEN TANI İÇİN KRİTİK DÖNEMLER Bebeklik dönemi, gelişimin en hızlı ilerlediği dönemdir. Çevrelerine

Detaylı

2-6 YASINDA MOTOR GELISIM YRD. DOC. DR. SELCUK AKPINAR

2-6 YASINDA MOTOR GELISIM YRD. DOC. DR. SELCUK AKPINAR 2-6 YASINDA MOTOR GELISIM YRD. DOC. DR. SELCUK AKPINAR Temel hareketler donemi Temel beceriler, koşma, adama, sıçrama. sekme, yakalama, fırlatma, topa ayakta vurma gibi hareketlerdir. Tüm çocuklarda bulunan

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ

BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

10/16/2011. İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir.

10/16/2011. İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir. Psikoloji İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir. Alt Dalları Klinik Psikoloji: Ağır duygusal bozuklukların tanı ve tedavisi Danışmanlık Psikolojisi :Hafif duygusal sorunlar Okul Psikolojisi:

Detaylı

Psikoloji. İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir.

Psikoloji. İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir. Psikoloji İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir. Alt Dalları Klinik Psikoloji: Ağır duygusal bozuklukların tanı ve tedavisi Danışmanlık Psikolojisi :Hafif duygusal sorunlar Okul Psikolojisi:

Detaylı

BĠLĠŞSEL GELĠŞĠM. Jean Piaget ve Jerome Bruner. Dr. Halise Kader ZENGĠN

BĠLĠŞSEL GELĠŞĠM. Jean Piaget ve Jerome Bruner. Dr. Halise Kader ZENGĠN BĠLĠŞSEL GELĠŞĠM Jean Piaget ve Jerome Bruner Biliş ne demektir? Biliş; düşünme, öğrenme ve hatırlama süreçlerine denir. Bilişsel gelişim neleri kapsar? Bireydeki akıl yürütme, düşünme, bellek ve dildeki

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

TEMEL HAREKETLER DÖNEMİ. Başlangıç Evresi: 2-3 Yaş İlk Evre: 3-4 Yaş Olgun Evre : 5-6 yaş

TEMEL HAREKETLER DÖNEMİ. Başlangıç Evresi: 2-3 Yaş İlk Evre: 3-4 Yaş Olgun Evre : 5-6 yaş TEMEL HAREKETLER DÖNEMİ Başlangıç Evresi: 2-3 Yaş İlk Evre: 3-4 Yaş Olgun Evre : 5-6 yaş TEMEL HAREKET BECERİLERİ Denge Yakalama Durarak Uzun Atlama Tenis Topu Fırlatma Koşu Topa Ayakla Vurma Sıçrama

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI Okul öncesi dönem genel anlamda tüm gelişim alanları açısından temellerin atıldığı

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ Oyun bir çocuğun en önemli işidir. Çocuklar oyun ortamında kendilerini serbestçe ifade edip, yaşantılarını yansıtırlar ve dış dünyaya farketmeden hazırlık yaparlar.

Detaylı

4 Boyutlu ultrasonla normal ve riskli gebeliklerdeki fetal davranışın belirlenmesi DOÇ.DR. ALİN BAŞGÜL YİĞİTER

4 Boyutlu ultrasonla normal ve riskli gebeliklerdeki fetal davranışın belirlenmesi DOÇ.DR. ALİN BAŞGÜL YİĞİTER 4 Boyutlu ultrasonla normal ve riskli gebeliklerdeki fetal davranışın belirlenmesi DOÇ.DR. ALİN BAŞGÜL YİĞİTER NORMAL GEBELİKTE FETAL DAVRANIŞ Fetusun gözlenebilen aksiyonu veya dış uyarana verdiği reaksiyondur.

Detaylı

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir.

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Konuşma gecikmesi Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Aylara göre konuşmanın normal gelişimi: 2. ay mırıldanma, yabancılara

Detaylı

OKULÖNCESİ DÖNEMDE BEDEN EĞİTİMİ

OKULÖNCESİ DÖNEMDE BEDEN EĞİTİMİ OKULÖNCESİ DÖNEMDE BEDEN EĞİTİMİ Harekete Sürükleyici Etkinlikler- 5 dak. İşlevsel Etkinlikler- 10 dak. Grup Etkinlikleri 20 dak. Tüm sınıf Etkinlikleri 5 dak. HAREKETE SÜRÜKLEYİCİ ETKİNLİKLER Yürüme ve

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ?

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? Cerrahi Servisler İnsanlar duyuları aracılığı ile dış dünyayı algılar, ruhsal, zihinsel, sosyal gelişimini sağlar. Duyulardan birinin eksikliği, algılamanın bütünlüğünü

Detaylı

TANIM. Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir;

TANIM. Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir; OTİZM TANIM Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir; Sosyal etkileşim becerileri, İletişim becerileri Basma kalıp ilgiler, aktiviteler ya da davranışların

Detaylı

Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor.

Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor. Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor. Sağlıklı çocuk izlemi: Çocuğun yaşına uygun ruhsal, fiziksel

Detaylı

EĞİTİMDE KAVRAMLAR, İLKELER, HİZMETLER VE SAYISAL BİLGİLER

EĞİTİMDE KAVRAMLAR, İLKELER, HİZMETLER VE SAYISAL BİLGİLER İÇİNDEKİLER 1. Bölüm ÖZEL EĞİTİMDE KAVRAMLAR, İLKELER, HİZMETLER VE SAYISAL BİLGİLER Giriş... 3 Türkiye de Özel Eğitim Gerektiren Bireylerle İlgili Sayısal Bilgiler...10 Özel Eğitimde İlkeler...11 Türkiye

Detaylı

MİMARİ BİÇİMLENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

MİMARİ BİÇİMLENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER MİMARİ BİÇİMLENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER İNSAN VE KULLANICI GEREKSİNMELERİ İnsan gereksinmeleri: insanların fizyolojik, toplumsal ve psikolojik açılardan rahatsızlık duymadan yaşamlarını sürdürebilmelerine

Detaylı

Dr. Yeşim BULCA : Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi

Dr. Yeşim BULCA : Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dr. Yeşim BULCA : Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Hareket Eğitiminin Amacı Çocuğun spor faaliyetlerinde veya aktiviteler sırasında hareket etme niteliğini artırmak Çocuğun hareket ederken

Detaylı

YENĠDOĞAN DÖNEMĠNDE ANNELERĠN SIK SORDUĞU SORULAR. Başkent Üniversitesi Adana Seyhan Hastanesi Yenidoğan Bilim Dalı Dr.

YENĠDOĞAN DÖNEMĠNDE ANNELERĠN SIK SORDUĞU SORULAR. Başkent Üniversitesi Adana Seyhan Hastanesi Yenidoğan Bilim Dalı Dr. YENĠDOĞAN DÖNEMĠNDE ANNELERĠN SIK SORDUĞU SORULAR Başkent Üniversitesi Adana Seyhan Hastanesi Yenidoğan Bilim Dalı Dr. Hande Gülcan Bebeğimi ne sıklıkta emzireyim? Bebeği doğar doğmaz ilk saatte emzirmeye

Detaylı

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur.

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur. KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER Canlılığın belirtisi olarak kabul edilen hareket canlıların sabit yer veya cisimlere göre yer ve durumunu değiştirmesidir. İnsanlarda hareket bir sistemin işlevidir. Bu işlevi

Detaylı

Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği

Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği Ergenlik Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği Nelerden konuşacağız? Ergenlik nedir? Ergenlik sürecinde vücutta nasıl değişiklikler olur? Üreme organları nelerdir ve nasıl

Detaylı

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA Havacılıkta Ġnsan Faktörleri Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA BÖLÜM 1 Biyolojik Varlık Olarak İnsan Birinci Bölüm: Fiziksel Faktörler ve Algı Geçen Hafta GEÇEN HAFTA İnsan, Fiziksel Faktörler ve İnsan Performansı

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Davranış Bilimleri I. Fizyobiyolojik Sistem A Biyolojik Yaklaşım II. Psikolojik Sistem B. Davranışçı Yaklaşım C. Gestalt

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

Ses dalgaları. Dış kulağın işitme kanalından geçer. Kulak zarına çarparak titreşir.

Ses dalgaları. Dış kulağın işitme kanalından geçer. Kulak zarına çarparak titreşir. İşitme engelliler İşitme duyusu İşitme duyusu, ses olarak adlandırdığımız mekanik titreşimleri ortaya çıkarabilme yeteneğidir. İşitmenin gerçekleşebilmesinde etkili ve önemli rolü olan organımız kulaktır.

Detaylı

ÇOCUĞUN PSİKOMOTOR GELİŞİMİ -GALLAHUE-

ÇOCUĞUN PSİKOMOTOR GELİŞİMİ -GALLAHUE- ÇOCUĞUN PSİKOMOTOR GELİŞİMİ -GALLAHUE- Motor kelimesi anlam olarak hareket i ifade eder. Dünyaya gelen her birey, daha anne karnında iken fiziksel olarak gelişmeye başlar. Dünyaya geldiğinde de bu gelişim

Detaylı

AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI

AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI Aile nedir? Toplum içindeki en küçük sosyal kurumdur. Çekirdek aile Ana, baba ve çocuklardan oluşur. Geniş aile ise çeşitli akrabalardan oluşur. Aile kurumunun

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

YENİDOĞAN. Klinik Bulgular

YENİDOĞAN. Klinik Bulgular YENİDOĞAN Klinik Bulgular Doğumla beraber fötal hayat biter ve bebek yeni bir ortama uyum sağlamaya çalışır. Bu uyum çabası özellikle ısı düzenleme mekanizmaları, akciğer, kardiyovasküler (kalp ve damar

Detaylı

Öğr. Gör. Uğur ŞENTÜRK

Öğr. Gör. Uğur ŞENTÜRK Öğr. Gör. Uğur ŞENTÜRK 1. BÖLÜM Psikomotor Gelişim Gelişimle İlgili Temel Kavramlar Gelişimin İlkeleri Gelişimin Boyutları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişim İnceleme Yöntemleri Bireyin, doğum öncesi

Detaylı

GELİŞİM DÖNEMLERİ. 1. Doğum Öncesi Dönem

GELİŞİM DÖNEMLERİ. 1. Doğum Öncesi Dönem GELİŞİM DÖNEMLERİ Bireyin Gelişim dönemler halinde meydana gelir. Bu dönemler herkesin aynı sırada ilerlediği farklı adımlardır. Yaşam döngüsünü daha kolay anlayabilmek için, gelişimin belli dönemlere

Detaylı

Kavram ortak özelliklere sahip birbirine benzeyen nesneleri ya da olayları bir araya getirerek bir ad altına toplamaktır.kavram;

Kavram ortak özelliklere sahip birbirine benzeyen nesneleri ya da olayları bir araya getirerek bir ad altına toplamaktır.kavram; KAVRAM OLUŞTURMA: Kavram ortak özelliklere sahip birbirine benzeyen nesneleri ya da olayları bir araya getirerek bir ad altına toplamaktır.kavram; ağaç,kedi,güzellik,gibi bir nesne ya da bir sembol olabilir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel yetersizlik üç ölçütte ele alınmaktadır 1. Zihinsel işlevlerde önemli derecede normalin altında olma 2. Uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme 3. Gelişim

Detaylı

Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım

Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım Prof. Dr. Betül Ulukol Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Risk Yüksek riskli gebeliklerin sonucu dünyaya gelenler Özel sağlık gereksinimi olan

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Verim Arzının Zaman İçinde Değişimi Verim Arzının dış görünümü olan iş verimi işin tekrarlanması

Detaylı

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Doç. Dr. Turgut GÜLMEZ CALILIK (hayat) NEDİR? FİZYOLOJİ Yaşamın başlangıcı- gelişimi ve ilerlemesini

Detaylı

KADIN VE EGZERSİZ PROF. DR. ERDAL ZORBA

KADIN VE EGZERSİZ PROF. DR. ERDAL ZORBA KADIN VE EGZERSİZ PROF. DR. ERDAL ZORBA MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ Ergenliğe kadar boy, ağırlık ve kuvvet bir cinsiyet farkı göstermezken, ergenlikten sonra cinsiyetler arasındaki bazı değişiklikler belirginleşir.

Detaylı

Soru 1) Fiziksel büyümenin en hızlı olduğu dönem ne zamandır? a) 0-1 yaş b) 2-3 yaş c) 4-5 yaş d) 6-7 yaş

Soru 1) Fiziksel büyümenin en hızlı olduğu dönem ne zamandır? a) 0-1 yaş b) 2-3 yaş c) 4-5 yaş d) 6-7 yaş Soru 1) Fiziksel büyümenin en hızlı olduğu dönem ne zamandır? a) 0-1 yaş b) 2-3 yaş c) 4-5 yaş d) 6-7 yaş Soru 4) Aşağıda verilenlerin hangisi prenatal dönemi sağlıklı olarak tamamlayan bir bebeğin doğum

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI PEDİATRİK REHABİLİTASYON BİRİMİ

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI PEDİATRİK REHABİLİTASYON BİRİMİ TORTİKOLLİS İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI PEDİATRİK REHABİLİTASYON BİRİMİ Birim Sorumlusu Prof. Dr. Resa AYDIN 2014 TORTİKOLLİS Tortikollis nedir?

Detaylı

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir."

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir. KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir." KİŞİSEL BİLGİLER Doğum Tarihi Cinsiyet Okulun Adı Sınıf İl İlçe Uygulama Tarihi Formu Dolduran 8.6.2011 ERKEK

Detaylı

30.12.2014. Yenidoğan Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) YENİDOĞAN FİZYOLOJİSİ

30.12.2014. Yenidoğan Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) YENİDOĞAN FİZYOLOJİSİ 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) YENİDOĞAN FİZYOLOJİSİ Slayt No: 23 4 Yenidoğan, çoğu zaman doğar doğmaz ilk idrarını yapar. İlk dışkı 24 saat içinde görülür.

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX 1. Çocuklara Zarar Veren Anne-Baba Davranışları...1 Aşırı Koruyuculuk ve Kısıtlayıcılık...2 Reddetme; Maskelenmiş Mahrumiyet...4 Aşırı Hoşgörü ve Şımartma...5 Aşırı Beklentiler...6

Detaylı

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. KİTAP VE ÇOCUK Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. Türkçe dil etkinlikleri çocuğun kendi

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM Zihinsel engelli çocukların cinsel gelişim aşamaları normal çocukların cinsel gelişim aşamaları ile aynıdır. Cinsel eğitimin en büyük amacı,çocukluktan yaşamın

Detaylı

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ Slayt No: 22 Bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini kolaylaştırır. Bebekte kulak enfeksiyonları

Detaylı

PSİ153 Psikolojiye Giriş I - Prof. Dr. Hacer HARLAK

PSİ153 Psikolojiye Giriş I - Prof. Dr. Hacer HARLAK Alıcı organların çevredeki enerjinin etkisi altında uyarılmasıyla ortaya çıkan nörofizyolojik süreçlerdir. Beyin Uyarıcı (Dış çevre ya da iç çevre) duyu organı (alıcılar) Birincil Duyular Görme İşitme

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

a) Gerinme: Sırtüstü yatar pozisyonda, eller yana açık, bacaklar düz iken bacakları aşağıya, kolları yanlara doğru iyice uzatmaya çalışın.

a) Gerinme: Sırtüstü yatar pozisyonda, eller yana açık, bacaklar düz iken bacakları aşağıya, kolları yanlara doğru iyice uzatmaya çalışın. BEL EGZERSİZLERİ 1) GERME HAREKETLERİ: a) Gerinme: Sırtüstü yatar pozisyonda, eller yana açık, bacaklar düz iken bacakları aşağıya, kolları yanlara doğru iyice uzatmaya çalışın. Aynı pozisyonda, kollan

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum Durması: Kalp Durması: Temel YaĢam Desteği Nedir? ilaçsız 112 112 Hayat Kurtarma Zinciri Nedir?

Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum Durması: Kalp Durması: Temel YaĢam Desteği Nedir? ilaçsız 112 112 Hayat Kurtarma Zinciri Nedir? Temel Yaşam Desteği Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum Durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun, yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunuma başlanmaz

Detaylı

FEN VE TEKNOLOJİ. İskeletin Görevleri İskeletin Kısımları 4. SINIF. Soru 1: Vücuda şekil veren ve harekete yardımcı olan sert yapılar nelerdir?

FEN VE TEKNOLOJİ. İskeletin Görevleri İskeletin Kısımları 4. SINIF. Soru 1: Vücuda şekil veren ve harekete yardımcı olan sert yapılar nelerdir? 4. SINIF 1. İskeletin Görevleri İskeletin Kısımları Soru 1: Vücuda şekil veren ve harekete yardımcı olan sert yapılar nelerdir? 3. Soru 2: Uzunlukları ve şekilleri farklı kemiklerin bir araya gelmesi ile

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

BEDENSEL YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER İÇİN PERFORMANS BELİRLEME FORMU

BEDENSEL YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER İÇİN PERFORMANS BELİRLEME FORMU T.C Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü BEDENSEL YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLER İÇİN PERFORMANS BELİRLEME FORMU 2009 PROGRAMDA YER ALAN MODULLÜR VE SÜRELERİ Modülün

Detaylı

Hamileliğe başlangıç koşulları

Hamileliğe başlangıç koşulları Zeka aslında tek bir kavram değildir. Zekayı oluşturan alt yeteneklere bakıldığında bu yeteneklerin doğuştan getirilen yeteneklerin yanı sıra sonradan kazanılmış, gerek çocuğun kendi çabasıyla edindiği,

Detaylı

YENİDOĞAN SARILIĞI. Doç. Dr. Ayşegül Zenciroğlu. Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği

YENİDOĞAN SARILIĞI. Doç. Dr. Ayşegül Zenciroğlu. Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği YENİDOĞAN SARILIĞI Doç. Dr. Ayşegül Zenciroğlu Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği Yaşamın ilk 28 gününe "yenidoğan dönemi" denir. Bu dönemde

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM III TEMEL YAŞAM DESTEĞİ

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM III TEMEL YAŞAM DESTEĞİ Sağlık Bülteni İLK YARDIM ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN İLKÖĞRETİM OKULU Ocak 2014 SOLUNUM ve KALP DURMASI NEDİR? BÖLÜM III TEMEL YAŞAM DESTEĞİ Solunum durması: Solunum hareketleri durunca, vücuda yaşamak için

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 8.Hafta ( 03-07 / 11 / 2014 ) FETUS FİZYOLOJİSİ 1.Embriyonun Gelişmesi 1.) Plasenta 2.) Amnion Kesesi ve Amnion Sıvısı Slayt No: 9 1.) EMBRİYONUN GELİŞMESİ

Detaylı

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır.

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun boşluğu iki delikle dışarı açılır. Diğer taraftan

Detaylı

ÜNİTE PSİKOMOTOR GELİŞİM ÇOCUK GELİŞİMİ I İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Doç. Dr. Mücahit DİLEKMEN

ÜNİTE PSİKOMOTOR GELİŞİM ÇOCUK GELİŞİMİ I İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Doç. Dr. Mücahit DİLEKMEN PSİKOMOTOR GELİŞİM İÇİNDEKİLER Giriş Tanımı ve önemi Temel kavramlar 0-12 Yaş Çocuklarında Psikomotor Gelişim Dönemleri Refleksif Hareketler Dönemi İlkel Hareketler Dönemi Temel Hareketler Dönemi Sporla

Detaylı

2-6 YASINDA MOTOR GELISIM YRD. DOC. DR. SELCUK AKPINAR

2-6 YASINDA MOTOR GELISIM YRD. DOC. DR. SELCUK AKPINAR 2-6 YASINDA MOTOR GELISIM YRD. DOC. DR. SELCUK AKPINAR Motor Testler Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik testi Portage Erken Çocukluk dönemi eğitim programı kontrol listesi Denver Gelişim Tarama testi

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Dili nasıl öğreniriz? Piaget nin Bilişsel Gelişim Kuramı Vygotsky nin Gelişime Sosyokültürel Yaklaşımı Yetişkinlikte zeka nasıl gelişir?

Dili nasıl öğreniriz? Piaget nin Bilişsel Gelişim Kuramı Vygotsky nin Gelişime Sosyokültürel Yaklaşımı Yetişkinlikte zeka nasıl gelişir? Dili nasıl öğreniriz? Piaget nin Bilişsel Gelişim Kuramı Vygotsky nin Gelişime Sosyokültürel Yaklaşımı Yetişkinlikte zeka nasıl gelişir? Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Başka hiçbir hayvan bir dili

Detaylı

GEBELİKTE FİZİKSEL AKTİVİTE ve EGZERSİZ

GEBELİKTE FİZİKSEL AKTİVİTE ve EGZERSİZ GEBELİKTE FİZİKSEL AKTİVİTE ve EGZERSİZ Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Maslak Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü Fiziksel Aktivite Gebelikte oluşan değişiklikler ile başetmenin en kolay

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

Dokunmanın faydalarını bildiğimiz halde dokunmaktan. Güzel dokunuşlar birer şifadır

Dokunmanın faydalarını bildiğimiz halde dokunmaktan. Güzel dokunuşlar birer şifadır En Güzel Yaratılmışlardan Çocuklarınızla Etkili bir Đletişim Masaj Dokunmanın faydalarını bildiğimiz halde dokunmaktan çekiniriz. Güzel dokunuşlar birer şifadır Dokunmak Ebeveynlerin küçük bebeklerini

Detaylı

BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI

BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI Yrd. Doç.Dr. Vesile ŞENOL Tıbbi Hizmetler ve Teknikler Böl. Bşk Paramedik Program Koordinatörü E.Ü. H.B.S.H.M.Y.O 1 Bilinç Bozukluğu/Bilinç Kaybı Beynin normal

Detaylı

Psikoloji. İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir.

Psikoloji. İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir. Psikoloji İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bir bilimdir. Alt Dalları Klinik Psikoloji: Ağır duygusal bozuklukların tanı ve tedavisi Danışmanlık Psikolojisi :Hafif duygusal sorunlar Okul Psikolojisi:

Detaylı

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD 1943 2013 70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: Yok Danışman: Yok Konuşmacı: 2012 Janssen Cilag

Detaylı

PROF. DR. ERDAL ZORBA

PROF. DR. ERDAL ZORBA PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler, kemik mineral yoğunluğundaki artış, beden suyundaki değişimler,

Detaylı