S a y f a 1 İÇİNDEKİLER. 1. Giriş. 2. Çocukta Gelişim Evreleri. a. Zihinsel Gelişim b. Sosyal Gelişim c. Ahlaki Gelişim. 3.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "S a y f a 1 İÇİNDEKİLER. 1. Giriş. 2. Çocukta Gelişim Evreleri. a. Zihinsel Gelişim b. Sosyal Gelişim c. Ahlaki Gelişim. 3."

Transkript

1 S a y f a 1 İÇİNDEKİLER 1. Giriş 2. Çocukta Gelişim Evreleri 3. İletişim a. Zihinsel Gelişim b. Sosyal Gelişim c. Ahlaki Gelişim a. Anne-Baba Tutumları b. Sorumluluk c. İletişim Engelleri d. Doğru İletişim Teknikleri 4. Çocukların Gelişim Dönemlerinde Karşılaşılan Sorunlar a. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu b. Kardeş Kıskançlığı c. Fiziksel Şikayetler d. Depresyon e. Takıntı ve Anksiyete f. Sınav Kaygısı g. Bağımlılık 5. Ders Çalışma Alışkanlığı ve Çoklu Zeka Kuramı a. Ders Çalışma Alışkanlığı b. Çoklu Zeka Kuramı

2 S a y f a 2 2. Çocukta Gelişim Evreleri a. Zihinsel Gelişim 1. Giriş Çocuk yetiştirmek büyük sorumluluk gerektiren bir iştir. Çocukların sağlıklı ve mutlu bireyler olabilmeleri için annebabaların dikkat etmesi gereken bazı önemli noktalar vardır. Öncelikle anne-babalar çocuklarının gelişim dönemlerine özgü özellikleri bilmeli, davranışlarının çocuk üzerindeki etkisini anlamalı ve tutumlarını bunlara göre ayarlamalıdırlar. İyi niyetle yapılan uyarılar zaman zaman çocuk üzerinde ters etki yaratabilir ya da önemsiz olarak görülen bazı detaylar çocuğun dünyasında büyük etkiler yaratabilir. Bunların önüne geçebilmek için ebeveynlerin iletişim konusunda da kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Çocuk, bir yetişkin olana dek çeşitli zorlu dönemlerden geçecektir. Bu dönemlerde karşılaşılabilecek olası problemler hakkında anne-babaların bilgi sahibi olması, sorunların hızlı ve sağlıklı bir biçimde çözülmesini sağlar. İşte bu kitapçık anne-babaları çocuk gelişiminde sık karşılaşılan sorunlar ve iletişim konusunda bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. İnsanın zihinsel gelişimi 18 yaşına dek devam eden uzun bir süreçtir. 0-2 yaşındaki bebeklerde sadece refleks halindeki hareketler görülür. Bebeğin dudaklarına dokunulduğunda emme refleksi, avucuna dokunulduğunda sıkma refleksi harekete geçer. Bebeklerde nesne devamlılığı yoktur; örneğin bir bebeğe emzik gösterip sonra emziği arkamıza saklarsak, bebek emziğin yok olduğunu düşünür. Bu nedenle bir süre sonra emziği tekrar ona gösterdiğimizde şaşırarak sevinir. Bebeğin bu refleksif davranışları daha sonra yerini amaçlı davranışlara bırakmaya başlar ve bebek beğendiği nesneleri uzanıp alma eğilimi gösterir. 2-6 yaş arası ise çocuklarda dil ve sembol kullanımının geliştiği dönemdir. Bu yaştaki çocuklar kendilerini net bir şekilde ifade etmeye başlar ve varlıkları, başka nesnelerle sembolize etme becerisi gösterir. Örneğin bir çubuğu at, bir kalemi tabanca olarak kullanabilir. Dolayısıyla bu dönemde oyun oynamanın, çocuğun zihinsel gelişimine olumlu bir katkısı vardır. 2-6 yaş dönemindeki çocuklar nesneleri sadece tek bir özelliğe göre gruplayabilir. Örneğin kırmızı üçgenleri bir tarafta toplaması istenirse, kırmızı kareleri de aynı gruba alır. Hem şekil hem renkleri göz önünde bulundurarak gruplama yapamaz. Mantıkları değişken ve yüzeyseldir. Kedi dört ayaklı bir hayvan olduğu için, dört ayaklı bütün hayvanları kedi olarak adlandırabilir. Ayrıca nesne ilişkilerini anlamakta güçlük çeker. Uzun ince bir

3 S a y f a 3 bardakla, eni geniş kısa bir bardağı büyüklük açısından karşılaştırması gerekirse, eni geniş bardak daha çok sıvı alabilir durumda olsa bile, çocuk boyu daha uzun olduğu için diğer bardağın daha büyük olduğunu düşünecektir yaş döneminde ise çocuklar artık işlem yapabilmeye başlarlar. Fakat işlem yapabilmeleri için somut bir anlatım gerekir. Örneğin 3+5 kaç eder? sorusuna cevap veremezlerken, Senin 3 portakalın varken ben sana 5 portakal daha versem toplam kaç portakalın olur? şeklinde soru somutlaştırılırsa çocuk, buna uygun cevabı verebilir. Ayrıca bu dönemdeki çocuklar sonsuzluk, millet, vatan gibi soyut kavramları anlayamazlar. Mecaz kullanıldığında da esas kastedileni kavrayamaz, kelimeleri somut anlamıyla ele alırlar yaş arası dönem, kişinin zihinsel gelişiminin tamamlandığı dönemdir. Bu dönemdeki ergenler mantıklı ve soyut düşünebilir. Hipotezler kurabilir ve bu hipotezleri çeşitli argümanlarla temellendirebilir. Buna bağlı olarak, düşündüğü konular hakkında fikirler geliştirebilir. b. Sosyal Gelişim İnsanın sosyal gelişimi doğduğu andan ölene dek devam eden bir süreçtir. 0-2 yaş arasındaki çocuğun annesiyle kurduğu ilişki, onun temel güven duygusunu belirler. Eğer çocuk, annesiyle güvenli bir ilişki geliştirirse büyüdüğünde sosyal ilişkilerinde de sağlıklı davranır. Çocuk 1 yaşından sonra yürüme becerisini ve tuvalet alışkanlığını kazanmaya başlar. Bu davranışlar kazanılırken çocuklara çok katı davranmamak ya da fazla rahat bırakmamak gerekir. Çünkü çocuk kendi vücudunun kontrolü sağlamaya çalışırken fazla otoriter davranıldığında ileride fazla stresli, aşırı hoşgörülü davranıldığında aşırı dağınık ve rahat birisi haline gelebilir. Aynı zamanda yürümeyi öğrendiği için çocuğa belli bir serbestlik sağlamak, engelleyici olmamak gerekir. Dünyayı keşfetme çabaları engellendiğinde çocuk özerkliğini kazanamaz ve girişken olmayı öğrenemez. Okul dönemi olan 5-11 yaş arasında, okul başarısı çocuğun kendine güvenini arttırır. Çocuk üreticiliği deneyimleyerek gerçekçi hedeflere yönelmeye başlar. Eğer başarısız olursa kendisini değersiz hisseder. Bu nedenlere çocuğun sabırlı, sıcak, ilgili, yakın öğretmen ve anne-baba tutumuyla yetişmesi önemlidir. 11. yaştan sonra ve ergenlik dönemi de dahil olmak üzere, çocuk kimlik arayışına girer. Bu evrede çocuk aileden uzaklaşıp kendi ayakları üzerinde durmak isteyebilir ve agresif davranışlar sergileyebilir. Ünlüleri idealleştirme ya da sık sık tarz değiştirme bu dönemde beklenen davranışlardır. Ergenler, etraftaki insanların düşüncelerini çok fazla önemser ve görünüşlerine çok zaman harcarlar. Bu evrede kişilik belirmeye başladıktan sonra meslek seçimi de gündeme gelebilir. c. Ahlaki Gelişim Çocuk için, davranışlarının bir sonucu olduğunu ayırt edebilme ve bilinçlenme 4 yaş civarlarına rastlar. 4-5 yaşlarındaki çocuk ilkel bir ahlak sistemine sahiptir; eğer ceza alırsa o

4 S a y f a 4 davranışı yapmaktan vazgeçer, ceza yoksa yapmaya devam eder. Fakat cezanın etkisi kalıcı olmayabilir. Örneğin, annesi gittikten sonra dolabı karıştırmaya devam edebilir fakat annesi varken dolaba dokunmaz. 6-9 yaşta ise çocuk yine ilkel olmasına karşın biraz daha gelişkin bir ahlaka sahiptir. Kurallara sadece ihtiyaç duyduğunda uyar. Her şeyi karşılıklı görür. Örneğin arkadaşına şeker verirse daha sonra arkadaşının da ona şeker vermesi gerektiğini düşünür. Yaptığı davranışı iyilik değil bir yatırım olarak algılar yaş döneminde ise çocuk ailenin, öğretmenin ya da yaşadığı toplumun ondan beklediği şekilde davranma eğilimi gösterir. Etrafındaki insanların onu sevmesini ve onaylamasını ister yaş arasında ise genç, kişilerin onayını bir kenara bırakıp kuralları önemsemeye başlar. Doğru davranışları, kurallar öyle gerektirdiği için yapmak gerektiğini savunur, kuralları her şeyden üstün tutar. Döneme özgü özelliklerin yorumlanması: Her yaş grubunun döneme özgü davranış özellikleri vardır. Bu davranışlar o dönem için normal kabul edilir. Örneğin 14 yaşında bir ergenin biraz agresif davranması normalken 2 yaşındaki bir çocuğun agresif davranmasının altında bir problem olduğu düşünülmelidir. Aynı şekilde 2 yaşındaki bir çocuk dili çok iyi kullanıp nesneleri sembolize edebilirse o zaman döneme özgü özelliğinin ilersinde olduğunu söylemek yanlış olmaz. Benzer şekilde eğer çocuk 5 yaşında olmasına rağmen nesneleri renklerine göre gruplayamıyorsa o çocukta bilişsel bir problemin olup olmadığı araştırılabilir. Çocuğun döneme özgü özelliklerini dikkate almak, annebabanın tutumunun belirlenmesi açısından da önemlidir. 15 yaşındaki bir ergeni 5 yaş için etkili bir ahlak anlayışına göre cezalandırmak yanlış etki yaratacakken, 7 yaşında bir çocuğun kendi kararlarını erdemli bir şekilde vermesini beklemek uygunsuz olacaktır. Dolayısıyla ebeveynler nasıl davranacaklarına karar verirken bu özellikleri göz önünde bulundurmalıdırlar. 3. İletişim a. Anne Baba Tutumları İnsanların karakterlerini genetik ve çevresel etmenler belirler. Bu iki etmenin etkisinin yarı yarıya olduğu düşünülebilir. Fakat bazı durumlarda yetiştirilme tarzı genetik eğilimlerden çok daha fazla belirleyici olur. Anne babalar ilk sosyal etkileşimde bulunulan kişiler oldukları için, çocuğun dünya algısında ve insan algısında en büyük rolü oynarlar. Çocuk, arkadaşlarıyla, öğretmenleriyle, otoritelerle ve toplumla ilişkisinin temellerini anne-babanın davranışlarına karşı geliştirdiği tutum üzerine

5 S a y f a 5 kurar. Bu nedenle değişik ebeveyn tutumlarının çocuk üzerindeki muhtemel etkileriyle ilgili bilgilenmek önemlidir. Hatalı Anne Baba Tutumları tarafından yönetilmeye ihtiyaç duyabilirler, en ufak sorunda kendilerini aşırı suçlayabilirler. Aşırı Hoşgörülü Anne-Baba Tutum: Anne-baba hiçbir şeye müdahale etmez, kural koymaz, çocuk çok küçük yaştan itibaren kendi kararlarını kendi vermeye başlar. Anne-baba çocuğu şımartır ve her istediğini yapar. Çocuk olumsuz durumlarla karşılaştığında çocuğun problemini anne-baba çözer. Genellikle tek çocuklu ailelerde ya da en küçük çocuğa karşı bu tutumun uygulandığı görülür. Çalışan annelerde de bu tutum görülebilir. Anneanne, babaanne ve dede gibi akrabaların çocuğa karşı davranışlarında da bu tutum sıklıkla görülür. Otoriter Anne-Baba tutumu: Bu anne-baba tutumunda anne-baba katı ve disiplinlidir. Çocuğun belli kalıplar içinde davranmasını ister. Sürekli sınırlar ve kurallar koyar; itaat bekler. Çocuğun itiraz etmeye ya da koyulan kuralları eleştirmeye hakkı yoktur. Çocuk kurallara uymadığında cezalandırılır. Bu tutum genellikle kendisi de otoriter ailede yetişmiş ebeveynlerde görülür. Hoşgörü gösterilirse çocuğun fazla gevşek olmasından korktukları ya da başka türlü saygı görmeyeceklerine inandıkları için bu aşırı otoriter tutumu tercih edebilirler. Bu aile ortamında yetişen çocukta kendine güvensizlik görülür. İsteklerini ifade edemez, öfke geliştirir. Yaptığı her şey eksik ve yanlışmış gibi hissettiği için yetersizlik duyguları yaşar, benlik saygısı düşer. Ayrıca pişmanlık ve suçluluk duygusu bu tip çocuklarda yoğun olarak görülür. Yetişkin olduklarında otoriteyle sorunları olabilir ve çeşitli içsel çatışmalar yaşayabilirler. Kendilerine güvenleri olmadığı için her zaman başka birisi Bu aile ortamında yetişen çocuk kurallara uymayı, sorumluluk almayı ve yaptığı olumsuz davranışların olumsuz sonuçlarına katlanmayı öğrenemez. Şımarık ve bencil olabilir. Yetişkin olduğunda ya da okul hayatı başladığında oradaki kurallara uymakta zorluk çekebilir. Ailede gördüğü ilgiyi dış dünyada bulamayacağı için mutsuz olabilir ya da aile ortamında gösterilen aşırı ilgiye alışıp dışarıda da ilgi çekmeye çalışabilir. İnsan ilişkilerinde duyarlı, düşünceli ve verici olmayı başaramayabilir, genellikle talepkar davranır. Çalışan anneler: Çalışan anneler çocuğa yeterince ilgi gösteremediklerini düşünerek zaman zaman suçluluk duyabilirler. Daha sonra çocuğun her istediğini yaparak bu durumu telafi etmeye çalıştıkları görülür. Fakat bu tutum çocuk üzerinde olumsuz bir etki yaratacaktır. Bunun yerine çalışmanın hayatın bir parçası olduğunu kabul edip suçluluk duymamak ve çocuğa bu koşullara uyum sağlaması için destek olmak daha sağlıklı olur. Çocuğa ayrılan vakti verimli bir şekilde geçirmek, sürenin sınırlı olmasını telafi edebilir.

6 S a y f a 6 Aşırı Koruyucu Anne-Baba Tutumu: Anne-baba aşırı kaygılı ve tedbirlidir. Çocuğu porselen gibi yetiştirir. Risk içeren hiçbir şeyi yapmasına izin vermez. Çocuğun dışarı çıkmasından, kendi başına bir iş yapmasından korkar. Her şeyi çocuk yerine anne-babası yapar. Bu aile tutumunda yetişmiş çocuklarda kaygı gelişebilir. Girişken olamazlar ve dış dünyayı tehlikeli bir yer olarak algılarlar. Kendilerine güvenleri yoktur, sürekli onları koruyacak birilerine ihtiyaç duyarlar. Yetişkin olduklarında pasif ve çekingen bir mizaca sahip olabilirler. İlgisiz ve Kayıtsız Anne-Baba Tutumu: Anne-baba bir sorun olmadığı müddetçe çocukla ilgilenmez, çocuk kendi başına büyür. Genellikle çok çocuklu ya da çok çalışan ailelerde görülür. Bu ailede yetişen çocukta dikkat çekmeye çalışma ya da sorun çıkararak gündem oluşturmaya çalışma davranışları görülür. Sevgi ve ilgi görmediği için bu çocukların benlik saygıları düşük olabilir. İlerleyen yıllarda hayattan ve kendisinden bir beklentisi olmaz. Dengesiz Anne-Baba Tutumu: Anne-baba, o anki psikolojik durumlarına bağlı olarak, çocuğa bir hoşgörülü bir katı davranır, ayrıca fikir ayrılıkları yaşarlar ve anne-baba arasında bir tutarlılık yoktur. Genellikle psikolojik sorunu olan ebeveynlerde görülür. Katı davranışları telafi etmek için daha sonra durup dururken iyi davranmaya başlayabilirler. Nasıl bir davranışla karşılaşacağı çocuğa bağlı olmadığı için, çocuk hangi davranışının doğru hangisinin yanlış olduğunu ayırt edemez. Kararsız ve isyankar olur. Etrafına güvenmekte zorluk çekebilir. İlerleyen yıllarda insan ilişkilerinde sık sık sorunlar yaşar, dengesiz davranabilir. Reddedici Tutum: Anne-baba farkında olmadan çocuğa düşman gibi davranır. Şefkat ve sıcaklık göstermez, çocuğu sürekli eleştirir, olumsuz yönleri üzerinde durur. Çocuğun eksikliklerinin ve başarısızlığının sık sık altı çizilir. Baskı yapmak için fırsat kollanır. Bu tarz ailede yetişen çocuklar öfkeli ve saldırgan olur. Yetişkin olduklarında suç işleme eğilimi görülebilir. Topluma uyum sağlamada ve insanlarla iletişim kurmada zorlanabilirler. İdeal Anne-Baba Tutumu: Bu anne-baba tutumunda çocuk ilgi ve sevgiyle yetişir. Kurallar birlikte belirlenir, kuralların nedenleri açıklanır ve bu kurallara herkes uyar. Çocuğun da kendisini ifade etmesine izin verilir, seçenek sunulur ve uzlaşmaya varılır. Anne-baba hata yaptığında çocuktan özür dileyebilir. Çocuk hata yaptığında iyi niyetli bir

7 S a y f a 7 şekilde yaptığının sonuçlarıyla yüzleşmesi sağlanır. Gerektiğinde hoşgörülü, gerektiğinde otoriter davranılır. Anne-babanın nasıl davranacağını çocuğun davranışları belirler. Çocuğa, yaşına uygun sorumluluklar verilir ve onları yerine getirebilmesi için destek olunur. Bu tarz aile tutumunda yetişen bir çocuk, özgüvenli, sorumluluk sahibi, bağımsız, otoriteye saygılı, sosyal açıdan mutlu ve dengeli olur. Kendisine ve etrafındakilere güvenir. Yetişkin olduğunda kendi kendine yetmekte zorlanmaz, problemlerini rahatlıkla çözebilir ve insanlarla sağlıklı ilişkiler kurabilir. b. Sorumluluk Sorumluluk Bireyin, üzerine düşen görevleri yerine getirmesi ve kendisine ait davranışın başka insanlar ya da başka varlıklar üzerindeki sonuçlarını üstlenmesi olarak tanımlanabilir. Sorumluluk almak çocuklar açısından yetişkin olmaya hazırlık aşamasıdır. Bütün anne-babalar çocuklarının bağımsız bir şekilde kendi ayakları üzerinde durabilmesini, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesini ve kendi kendisine yetebilmesini ister. Çocuğun tam bir birey olma yolundaki bu çabaları çocukluktan itibaren gittikçe artan ölçülerde sorumluluk almasına bağlıdır. Çocuğun sahip olmak istediği şeyleri sorumluluklarını yerine getirdikten sonra kazanması önemlidir. Çocuk her istediğinde, istediği oyuncağı alan ailelerde çocuğun doyumsuzluk duygusunun arttığı ve ileride hayattan zevk almadığı belirlenmiştir. Aynı şekilde bu tür ailelerde çocuk, bir şeyler elde etmek için mücadele etmesi gerektiğini deneyimlemediği için, hayatta da aynı şekilde emek vermeden her şeye sahip olmak ister; bununla ilişkili olarak pek çok uyumsuzluk ve çatışma yaşar. Sorumluluk almayan çocukların başarı hissini tatmadıkları için kendine güvenlerinin az olması ve çekingen olmaları oldukça sık yaşanan bir durumdur. Zamanla içe kapanık bir hal alabilirler ve kendilerini amaçsız hissedebilirler. Bu durumda, sahip oldukları potansiyellerin farkına varamaz ve kendilerini gerçekleştiremezler. Dolayısıyla çocuğun sorumluluk alması, duygusal, sosyal, zihinsel ve bedensel gelişimi açısından çok faydalıdır; çocuğa öz disiplin, başarı, özgüven, bağımsız hareket edebilme, seçim yapabilme ve çevreye uyum sağlama becerisi kazandırır. Belli bir dozda sorumluluğun pek çok faydası olmasına karşın aşırı sorumluluk yüklemenin çocuk gelişimine olumsuz etkileri vardır. Öncelikle fazla sorumluluk çocuğu aşırı mükemmeliyetçi yapabilir ve bu uzun vadede takıntılara, işkolikliğe, takıntılara; hatta çeşitli fobilere yol açabilir. Aynı şekilde, yüklenen aşırı sorumluluğu başarılı bir şekilde yerine getiremeyeceği için çocuğun kendine güveninde bir düşüş yaşaması olasıdır. Böyle bir durumda, başarısız olacağı korkusuyla girişkenlikten vazgeçebilir.

8 S a y f a 8 Dolayısıyla sorumluluğun dozunun doğru ayarlanması çok önemlidir. Sorumluluk verilirken dikkat edilecek noktalar: Sorumluluk verirken olanak buldukça çocuğun seçim yapmasına fırsat vermek önemlidir. Aynı zamanda çocuğu, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirebilmesi için cesaretlendirmek ve sorumlu şekilde davrandığında destekleyip ödüllendirmek gerekir. *Okuldan gelen mesajları anne babasına iletmek *Kimse hatırlatmadan kendi ödevini yapma *İlgilerini belirleyip zamanını planlamak ve günlük programlar yyyyapabilmek *Ev dışı yakın yerlere gidip gelmek *Evdeki bazı tamir işlerine yardımcı olmak *Arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kurmak *Alışveriş yapmak y Yaş gruplarına göre sorumluluklar kabaca şöyle gruplanabilir: Çocukların 6-8 yaşında alabilecekleri sorumluluklar *Sofranın hazırlanmasına ve toplanmasına yardım etmek *Tek başına giyinip soyunmak *Yardımla ödevlerini yapmak *Kendi ayakkabılarını bağlamak *Çantasını hazırlamak *Kendi döktüklerini toplamak *Çiçekleri sulamak *Televizyon izleme saatine uymak *Harçlığını bağımsızca kullanmak *Alışverişe yardım etmek *Gerekli durumlarda evdeki telefonu kullanmak *Kim olduğunu sorarak sokak kapısını açmak *Kitap okumak Çocukların 8-10 yaşında alabilecekleri sorumluluklar *Sabahları çalar saatiyle kendi başına kalkmak *Hatırlatmadan öz bakımını yapmak *Yardım almadan banyo yapmak *Odasını toplamak *Odasını, dolabını, yatağını ve çalışma masasını düzenli tutmak Çocukların yaşında alabilecekleri sorumluluklar *Kendi hakkını savunmak *Başkalarının hakkına saygı duymak *Ev işlerine yardımcı olmak *Eve dönüş saatlerine uymak *Anne babası meşgul olduğunda kardeşiyle ilgilenmek *Evde tek başına kalmak *Kendi başına ulaşım araçlarına binmek *Toplu yerlerde gerektiği gibi davranmak *Bazı gruplara katılmak (bilim, sanat ya da sporla ilgili gençlik kkkkulüpleri) *Bağımsız olarak kendi ödev programını yürütmek *Para biriktirip uzun vadede almak istediklerini planlamak c. İletişim Engelleri Düşüncelerimizi ve hislerimizi iletirken iletişim kurarız. İletişim sözlü veya sözsüz olabilir. Sözsüz iletişim, hislerimizi iletmede çoğu zaman sözlü iletişimden daha büyük bir rol oynar. Yani sesteki tonlama, mimikler ve beden dili, kullanılan kelimelerden daha önemlidir. Kişi inanmadığı bir şeyi söylerken, kurduğu cümleyle beden dili örtüşmez, dinleyen kişi bu durumda kullanılan kelimelerden çok beden dilinin ilettiği mesajı dikkate alır.

9 S a y f a 9 Bu nedenle anne-baba kendi söylediği şeye inanmadığı sürece, çocuk üzerinde istediği etkiyi yaratması zordur. İletişimin sözlü yönünde karşılaşılan pek çok iletişim engeli vardır. Bu iletişim engelleri düşünce ve niyetleri çarpıtarak iletir ve dinleyicide olumsuz bir etki yaratır. İki insan da iyi niyetli ve aynı fikirde bile olsa zaman zaman iletişim engelleri yüzünden anlaşmazlığa düşebilirler. Bazı iletişim biçimleri çocuk açısından son derece itici algılanır. Anne-babanın çocuk iletişiminde farkında olmadan uyguladığı bu iletişim engelleri aşağıdaki örneklerde gösterilmiştir: beklendiğini açıkça anlatmak, bunu anlatırken iyi niyeti de iletmek, çocuğun anne-babayla uzlaşmak istemesini sağlar. Emir vermek yerine, çocuğun açısından da olaya yaklaşmak; tehdit etmek yerine motive etmek ve tartışmak yerine çocukla demokratik bir anlaşma yapmak çok daha etkili ve verimli olacaktır. Örnek: Ders çalışmanın sıkıcı olduğunu anlıyorum, eğer ödevini bitirirsen birlikte sinemaya gideriz, olur mu? c. Doğru İletişim Teknikleri Emir vermek: Hemen eve gel! Tehdit etmek: Odana gitmezsen ben göndermeyi bilirim! Öğüt vermek, nutuk çekmek: Her şeyi bildiğini sanıyorsun, ben senin yaşındayken büyüklerimi dinlerdim. Yargılamak, suçlamak: Hep böyle yapıyorsun. Beni üzmek için bilerek yapıyorsun. Ad takmak, alay etmek, utandırmak: Tembel, böyle giderse ancak çöpçü olursun! Bu cümlelerin yerine çocuktan beklenilen davranışın neden Sen Dili Ben Dili: İletişimde karşılaşılan engellerden biri de Sen Dili kullanmaktır. Suçlayıcı ve yargılayıcı bir mesaj ileten Sen Dili kullanmak yerine Ben Dili ni kullanmak çatışmaların sıklığını ve şiddetini azalır. Ben Dili kişinin duygu ve düşüncelerini kendi üzerinden anlatmasıdır. Örnek1:

10 S a y f a 10 Sen Dili: Tembelsin, hep böyle yapıyorsun, beni hiç dinlemiyorsun, beni üzüyorsun. Ben Dili: Yeterince ders çalışmadığını düşünüyorum, beni dinlemiyormuşsun gibi geliyor, böyle yaptığın zamanlarda üzülüyorum. İletişimi daha sağlıklı bir hale getirmenin bir başka yolu Etkin Dinleme yi öğrenmektir. Çocuğun karşılaştığı sorunlar annebabaya basit ve kolay göründüğü için, genellikle onun duygularını tam anlamadan hemen yorum yapmaya başlarlar. Etkin dinlemenin amacı, çocuğun kendisini ifade etmesini sağlamak ve onu anlatmaya teşvik etmektir. Örnek2: Çocuk: Ders çalışmak istemiyorum. Anne: Çünkü tembelsin. Ben senin yaşındayken eve gelir gelmez ders çalışırdım, annemi hiç üzmezdim. Ders çalışmadan nasıl Anadolu Lisesi kazanmayı düşünüyorsun? Çocuk: Ders çalışmak da istemiyorum, Anadolu Lisesi kazanmak da istemiyorum, hiçbir şey istemiyorum! Örnek3: Çocuk: Ders çalışmak istemiyorum. Anne: Ders çalışmaktan hoşlanmadığını anlayabiliyorum. Çocuk: Evet, çünkü dersler çok zor, son konuyu anlayamadığım için ödevleri de yapamıyorum. Anne: Kendini bir çıkmazda hissediyorsun sanki Çocuk: Öyle, en iyisi yarın gidip öğretmenimle konuşup bana konuyu tekrar anlatmasını isteyeyim. Ondan sonra ödevlerimi yapabilirim. Görüldüğü gibi ikinci örnekte anne, etkin dinleme yaparak çocuğu daha fazlasını anlatmak için teşvik etmiş oldu. Çocuğun söylediklerini dinlediğini belli eden bir cevap vermek, anne-babanın zaman zaman dinleyen konumuna da geçmeyi tercih ettiğini ve çocuğu anlamaya istekli olduğunu gösteren bir davranıştır. Ayrıca çocuk kendi sorunlarını kendi çözmeyi öğrenir. Model Olma: Çocuğa kazandırılmak istenen davranışı anne-baba kendisi uygulamazsa çocuğa çelişkili bir mesaj vermiş olur. Örneğin sigara içen anne-babanın, çocuğu sigara içmemesi konusunda uyarması pek etkili olmaz. Hiçbir konuşma olmaksızın sadece model olarak bile çocuğa pek çok davranış kazandırılabilir. Çünkü çocuklar etrafında gördüklerini idealleştirir ve taklit eder. 4.Çocukların Gelişim Dönemlerinde Karşılaşılan Sorunlar a. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu 6-12 yaş arası tipik bir çocuk 45 dakikaya kadar oturarak yaptığı şeye konsantre olabilir. Çocuklar, dikkat dağıtan uyarıcıları engelleme ve dikkatlerini bir konudan diğerine kaydırma yeteneğine, artan bir şekilde sahip olurlar. Bu özellikler sınıfta öğrenme için gereklidir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların ise dikkatleri ise sık sık

11 S a y f a 11 kesintiye uğrar, özellikle erkek çocuklarda bu problem daha sık görülür. DEHB ye sahip çocuklar derslere uzun süre konsantre olamadıkları ve yerlerinde duramadıkları için sık sık öğretmenlerinin ve ebeveynlerinin eleştirilerine uğrarlar. Bu durum, akademik problemlerle birlikte öz saygı eksikliğine de yol açabilir. Arkadaşları, yaramaz olduklarını düşünerek onları dışlayabilir. Uyumsuz ya da tembel olarak etiketlenebilirler. Eğer dikkatsizlik ve hiperaktivite ciddi boyutlardaysa ilaç tedavisi uygulanabilir. İlaç tercih edilmeyen durumlarda çocuğu spor faaliyetlerine yönlendirmek, ders çalışırken sık sık ara vermesini doğal karşılamak ve ders çalışma periyodlarını kısa tutmasına izin vermek bu sorunu yaşayan çocuk için faydalı olacaktır. b. Kardeş Kıskançlığı haksızlığa uğrama duygusu, saldırganlık ve dikkat çekme davranışları görülür. Kardeş kıskançlığı sorunuyla baş etme konusunda anne babaya büyük bir sorumluluk düşer. Öncelikle doğumdan önce yani çocuk tek çocuk konumundayken, çocuğun bütün isteklerinin yerine getirilmemesi gerekmektedir. Başlangıçta ilgi ve sevgi normal sınırlarda tutulursa kardeşin gelişiyle aşırı bir kıskançlık yaşanmayacaktır. Doğumdan sonra ise anne-baba büyük çocuğa sevgisini sözlerle değil davranışlarla da göstermelidir. Çocuğun yanında bebeğe aşırı sevgi göstermekten kaçınmalı, gerekirse eve gelen akrabalar büyük çocuğa da ilgi göstermeleri konusunda uyarılmalıdır. Kardeşler arası kıyaslama yapılmamalı, her çocuk kendi bireysel özelliklerine göre övücü sözlerle ödüllendirilmelidir. Büyük çocuğa kardeşinin davranışlarını alttan alması için sürekli sorumluluk yüklemek kardeş kıskançlığını pekiştirici bir rol oynar. Dolayısıyla kardeş doğduktan sonra kardeşten önceki durumun her açıdan devam ettirilmesi, bu sorunun en rahat bir şekilde atlatılmasını sağlayacaktır. c. Fiziksel Şikayetler Kardeş kıskançlığına bağlı problemler yaşamak çocuklarda sık rastlanan bir durumdur. O güne dek ailedeki bütün ilgiyi üstünde toplayan çocuk, yeni kardeşin gelişiyle bir anda gözden düşmenin psikolojik etkileriyle baş etmekte zorlanır. Bu tip çocuklarda öfke, 5-10 yaş arası çocukların zor bir durumdan kaçınmak için fiziksel ağrı şikayetleri kullandığı sık sık görülür. Örneğin; ödevini yapmadıysa, öğretmeninden çekindiği

12 S a y f a 12 için o gün Karnım ağrıyor. bahanesiyle okula gitmeyi reddedebilir. Benzer şekilde anne-baba boşanması, aile içi çatışma gibi durumlarda da çocuk bir takım sağlık problemleri öne sürerek bu duruma karşı tepkisini ifade edebilir. Gerçekte çocuk ağrı hissetmiyordur, bu onun dikkat çekme, tepki gösterme ya da kaçınma yöntemidir. Dolayısıyla sorun çözüldükten sonra şikayetler de ortadan kalkar. Fakat psikolojik sorunlarla fiziksel sorunlar arasında sıkı bir ilişki vardır. Bastırılan ve yüzleşmekten korkulan ciddi problemler, insan bedeninde ağrılara ya da hastalıklara yol açabilir. Stresli dönemlerde özellikle mide sorunlarına sık rastlanır, ayrıca gerginliğe bağlı baş ağrıları ve bağışıklık sisteminin zayıflaması da karşılaşılan durumlardır. Yapılan araştırmalara göre huzurlu ve mutlu insanların hastalıklardan daha çabuk iyileştiği, karamsar ve sinirli insanların hastalıklara daha sık yakalandığı görülmüştür. Dolayısıyla çocukta görülen her ağrıyı ya da şikayeti dikkat çekme yöntemi olarak algılamak doğru olmaz. Önce muhtemel sorunun çözülmesi için uğraşılmalı; sorun çözülmesine rağmen şikayetler devam ederse çocuk sağlık kontrolünden geçirilmelidir. d. Depresyon Genellikle toplumda ilköğretim çağındaki çocukların depresyon yaşamadığına, depresyonun ergenlikten sonra ortaya çıkan bir durum olduğuna inanılır. Fakat ilköğretim çağında depresyon nadir de olsa rastlanan bir problemdir. Özellikle ailede depresyon öyküsü varsa risk daha fazladır. Kronik hastalıklar, travma, istismar, boşanma, aile içi çatışmalar, ölüm gibi stresli yaşam olayları depresyonun ortaya çıkma ihtimalini daha da arttırır. Depresyon belirtileri arasında, uyku bozukluğu, kiloda ve iştahta değişiklikler, intihar düşüncesi ya da ölüm fikri, bitkinlik, enerji kaybı, aktivite yapma isteğinde azalma, değersiz hissetme ve suçluluk duygusu gibi belirtiler görülür. Bu belirtiler belli bir olaya bağlı olmaksızın çocukta uzun süredir kalıcı olarak gözlemleniyorsa mutlaka bir uzmana danışılmalıdır. e. Takıntı ve Anksiyete Anksiyete, sık sık kaygı hissetme durumudur. Özellikle okulun ilk günü annesinden ayrılamayan çocuklar ayrılık anksiyetesi denilen anksiyete türünü yaşarlar. Ebeveynin yanlarında olmadığı durumlarda kendilerini güvende hissetmezler. Daha sonrasından bu, okul fobisi olarak kendini göstermeye devam edebilir. Okul fobisi yaşayan çocuklar okulu kaygı verici bir şey olarak algılar ve okula gideceğini düşündüğü zaman çarpıntı, mide bulantısı, nefes darlığı, terleme gibi belirtiler gösterebilir. Bu ciddi bir sorundur ve böyle bir durum mevcutsa okulun rehber öğretmeniyle ya da bir uzmanla iş birliği yaparak çocuğun bu sorunu yenmesine yardımcı olmak gerekir.

13 S a y f a 13 Bir anksiyete bozukluğu türü olan takıntı ise, kaygıyla baş edebilmek için geliştirilen bir savunmadır. Düşünmeyi durduramamakla birlikle kişide, aynı şeyi tekrar etmek, sürekli temizlik yapmak, çok sık kıyafet değiştirmek ve her şeyi kontrol altına almaya çalışmak gibi davranışlar görülebilir. Kaygı ve takıntı genetik eğilimlerle de ilgilidir. Ailede anksiyete bozukluğu geçmişi olduğunda çocukta da anksiyete görülme ihtimali artar. Fakat anksiyetenin ortaya çıkması olumsuz koşullara bağlıdır. Genetik eğilimi olmasına rağmen iyi koşullarda yetişmiş bir çocukta anksiyeteyi yenmek ya da ortaya çıkmasını engellemek daha kolaydır. Psikolojik problemleri başlangıç aşamasında çözmek problemin karmaşıklaşmasını engeller. Bu nedenle gündelik hayata etki eden belirtiler görüldüğünde probleme müdahale etmek ve bir uzmandan yardım almak gerekir. f. Sınav Kaygısı Sınav kaygısı başkası tarafından olumsuz değerlendirmeye karşı verilen kaygı tepkisidir. Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerde sınav esnasında çarpıntı, terleme, nefes darlığı, mide bulantısı gibi belirtiler görünür. Sınavdan önceki gece uykusuzluk ve kusma da yaşayabilirler. Sınav kaygısının oluşmasında 5 temel etmen vardır. Bunlardan birincisi ailenin tutumudur. Çocuk ailenin yüksek beklentilerinden ötürü sınav kaygısı yaşayabilir. Bir diğer etmen okul başarısının çocuğun benlik saygısını etkilemesidir. Okulda düşük notlar alan bir öğrenci zeki olmadığını düşünerek kendisine saygısı kaybedebilir ya da kendisini değersiz hissedebilir. Düşük not alındığında arkadaşların dalga geçmesi, öğretmenlerin baskısı gibi etmenler de yine sınav kaygısını arttıran unsurlardır. Sınav kaygısı oluşturan bir başka etmen öğrencinin sınava yeterince hazırlanmamasıdır. Öğrenciler kendilerine güvendikleri ve bildiklerinden emin olduğu konularda daha az kaygı hisseder. Ayrıca sınavların kritik bir anlam taşıdığı eğitim sistemine sahip olan ülkelerde yine sınav kaygısı sıkça görülür. Çocuk sınavı kazanamazsa üniversiteye gidemeyeceğini, dolayısıyla sonra iş bulamayacağını ve hayatının çok kötü devam edeceğine inanır. Dolayısıyla 2 saate sıkıştırılmış bu hayati önem taşıyan sınavı, çocuk hayati bir tehlike olarak algılar. Sınav kaygısıyla baş etmek için, çocuğa sınavı kazanamazsa da hayatının güzel bir şekilde devam edebileceği anlatılmalı, okul başarısı düşük fakat başarılı insanlarla ilgili hikayeler anlatılabilir. Aynı şekilde anne baba, çocuk iyi bir okulu kazanamasa bile onu sevmeye devam edeceklerine dair çocuğa güvence vermeli ve sınav başarısının bir zeka ölçütü olmadığını çocuğa hatırlatmalıdır. Anne babalar çocuğun ilgi alanını, mizacını göz önünde bulundurarak bir amaç belirlemeli ve beklentilerini bunlardan yola çıkarak ayarlamalıdır. Resim ve müzikten hoşlanan bir çocuğun matematikte sınıf birincisi olmasını beklemek ya da ders çalışmayı hiç sevmeyen bir öğrencinin günde 4 saat ders çalışmasını beklemek hata olur. Dolayısıyla beklentiler çocuğun özelliklerine uygun olmalıdır. g. Bağımlılık

14 S a y f a 14 Bağımlılık, zararlı bir davranışı ya da madde kullanımını sık sık tekrarlama isteğidir. Sigaranın, alkolün ve uyuşturucu maddelerin bağımlılık yarattığı herkesçe bilinir. Fakat buna ek olarak teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzde, internet, oyun ve SMS bağımlılığı da özellikle gençler arasında yaygınlaşmıştır. Zararlı fiziksel etkilerinin yanı sıra bu bağımlılıklar psikolojik olarak da çeşitleri sorunlara yol açar. Aile içi çatışmalar, arkadaşlardan izole olma ve gündelik hayat yükümlülüklerini yerine getirmede zorlanma bu sorunlardan bazılarıdır. Özellikle ergenlik döneminde artan sosyal gruba kabul edilme kaygısı da yine bağımlılıklara yol açabilir. Gençler arasında sigara içmek ya da alkol almak havalı davranışlar olarak yorumlanıyorsa, birey bu maddeleri kullanmaya özenebilir. Bu tip durumlarda arkadaş çevresi çok önemlidir. Eğer çocuğun arkadaş çevresinde bu tür maddeler kabul görüyorsa çocuk dışlanmamak için, arkadaşlarının dolaylı zorlamasıyla ya da dalga geçilme korkusuyla bu maddeleri kullanmaya başlayabilir. Bağımlılık insanın hayat kalitesini düşüren, kendisine ve çevresine zarar vermesine yol açabilen; bu nedenle tedavi gerektiren ciddi bir durumdur. Teşhis edilmesi ve en kısa zamanda çözümü ile ilgili yardım alınması önemlidir. 5. Ders çalışma Alışkanlığı ve Çoklu Zeka Kuramı a. Ders Çalışma Alışkanlığı Bağımlılık ilk bakışta çevresel etmenlerden kaynaklanan bir problem gibi görünse de genetik yatkınlığın da buna etkisi vardır. Ailede psikolojik sorun geçmişine sahip bireyler varsa, çocuğun genetik olarak bağımlılığa eğilimi daha fazladır. Bununla birlikte ebeveynler çocuklara model olduğu için, anne-babası sigara ve alkol kullanan çocukların ileride bu maddelere bağımlı olma riski daha fazladır. Yaşanan travmatik olaylar, okul başarısı düşüklüğü, sağlık sorunları ve yalnızlık gibi etkenler de çocuğu bağımlılığa iten sebepler arasındadır. Gündelik hayatında mutlu olamayan çocuk, keyif verici maddeler kullanarak ya da oyun ve internetin sanal dünyasına kapılarak kendisini daha iyi hissetmeye çalışabilir.

15 S a y f a 15 olarak ders çalışma davranışı kazandığında, anne-babanın sadece çocuğun yaptıklarını kontrol etmesi yeterli olacaktır. b. Çoklu Zeka Kuramı Okul başarısı hayatta başarılı olunacağına dair bir garanti vermez. Okul hayatında başarısız olarak görülen pek çok kişinin yetişkinliğinde çok önemli başarılara imza attığı bilinir. Bunun sebebi onlarda farklı zeka türlerinin gelişmiş olmasıdır. Akademik başarı için, öğrencinin düzenli ders çalışma alışkanlığı kazanması çok önemlidir. Öğrencinin düzenli ders çalışma alışkanlığı kazanabilmesi için ise okulla tanıştığı ilk yıllarda derse her gün belli bir vakit ayırması gerektiği görüşü ona kazandırılmalıdır. Eğitim hayatının ilk yıllarında öğrenci, ödevlerini yaparken yardıma ihtiyaç duyacağı için anne ya da babası ona destek olmalıdır. Sonraki yıllarda ise bağımsız olarak ders çalışabilmesi sağlanmalıdır. Öğrenciye program yapıp günlük ders saatini ve oyun saatini belirlemek, ders çalışma disiplinini oluşturmak açısından verimli olabilir. Çocuğun ders çalışma süresini onun bireysel özelliklerine ve yaşına göre ayarlamak gerekir. Küçük çocuklara ders çalışmayı zevkli hale getirmek için anne-baba bazen renkli kağıtlar, kalemler ve oyuncaklar kullanmak ya da çocuğu ödüllendirmek gibi yöntemlere başvurabilir. Daha sonraki yıllarda çocuk bağımsız Liseye yada üniversiteye giriş sınavlarındaki sorular öğrencinin sadece sözel ve matematiksel zekasını ölçecek şekilde hazırlanmıştır. IQ testleri de sadece sözel ve matematiksel zekayı ölçer. Ama bireyin sosyal becerisi, kendini tanıması, sanata olan eğilimi ya da kendi bedeni üzerindeki kontrolü gibi pek çok yeteneği, onun hayattaki yönünü belirler. Günümüzde tanımlanmış olan 8 zeka çeşidi vardır: Sözel/ Dilsel Zeka: Bu zeka dilin temel işlevlerini kullanabilme yeteneği olarak görülür. Okuma, yazma, dinleme ve konuşma bu zeka türünün en belirgin özellikleridir. Yazarlar, şairler edebiyatçılar, politikacılar bu zeka boyutunu ağırlıklı olarak kullanırlar. Mantıksal-Matematiksel Zeka:

16 S a y f a 16 Çözümler üretme, kavramlar arasındaki ilişkileri kurma, genelleme, sınıflama, hipotez kurma, hesaplama gibi becerileri içerir. Bu zeka türü gelişmiş öğrenciler ileride matematikçi, mühendis, bilgisayar programcısı ya da araştırmacı olabilir. Görsel/ Uzamsal Zeka: Bu zeka türü üç boyutlu bir nesnenin şekil ve görüntüsünün zihinde canlandırılmasıyla alakalıdır. Şekil, renk, biçim ve dokunuşu zihin gözü ile görme ve somutlaştırma yeteneğini içerir. Görsel zeka görsel düşünme, gördüklerini şekillerle ifade etme, boyama, şekil verme gibi davranışları kapsar. Mimarlar, dekoratifler, modacılar, ressamlar, tasarımcılar bu zeka türüne hakimdirler. Müzikal/ Ritmik Zeka: Bu zeka duyguların aktarımında müziği bir araç olarak kullanan insanların sahip olduğu müzikal gücü işaret eder. Bu zeka türüne sahip kişilerde ritim, melodi duyarlılığı vardır. Enstrüman çalma, beste yapma, ritim tutma gibi yetenekleri kapsar. Bu zeka boyutu güçlü olan kişiler müzisyenler, solistler, besteciler, orkestra şefleri vb. dir. Bedensel/ Duyu Devinimsel Zeka: Bireyin vücudunu ve hareketlerini kullanma biçimini ifade eder. Zekanın bu boyutu vücut hareketlerini kontrol etmeyi, yorumlamayı, vücut-zihin arasındaki uyumu kapsar. Bedensel zekası yüksek bireyler sportif hareketleri, düzenli ritmik oyunları kolayca uygulayabilirler. Bu kişilerde koordinasyon, denge, hız, el becerisi dikkat çekicidir. Balerinler, aktörler, sporcular, dansçılar, şoförler, pilotlar, cerrahlar bu boyutu simgelerler. Sosyal/ Bireysel Zeka: Bu zeka kapsamında bireyler arası iletişim kurma, onları anlama ve davranışları yorumlama yetenekleri bulunur. Liderlik, empati kurma, işbirlikli çalışma gibi durumları kapsar. İnsanların sosyalleşmesinde etkin bir boyuttur. Liderler, psikologlar, politikacılar, öğretmenler, turizmciler bu zeka boyutunu yoğun bir biçimde kullanırlar. Bireysel Zeka: Bireyin kendini duyması ve anlamasını ifade eder. Kim olduğunu, hangi duyguları hissettiğini, olumlu-olumsuz yanlarını kendine itiraf edebilme yetenekleridir. Bu insanlar kendini tanıma, kendine güvenme, disiplinli olma, kişisel problemlerini çözme becerisine sahiptirler. Bu boyuta ait belirgin meslek türleri yoktur. Çünkü her meslek grubuna mensup kişilerde bu zeka boyutu görülebilir. Doğa Zekası: Doğa zekası, bitkileri, mineralleri, hayvanları, dünyayı, denizleri, mevsimleri vb. tanıma ve sınıflandırma yeteneğidir. Biyologlar, botanikçiler, ziraatçılar ve zoologlar bu zeka boyutuna örnek meslek

17 S a y f a 17 mensuplarıdır. Her insanda bu zeka türlerinden en az bir tanesi baskın olarak görülür. Hepsinin birden çok gelişmiş olmasına nadir rastlanır. Çocuğun hangi zeka türlerine eğilimi olduğunu tespit edilirse, bu zeka türleri kullanılarak verimli ders çalışması sağlanabilir. Örneğin doğa zekası yüksek bir çocukla sahilde kitap okumak verimliyken, görsel zekası gelişmiş bir çocuğu dersi renkli kalemlerle şemalar çizerek özetlemeye yönlendirmek verimli olacaktır. Ayrıca müzik zekası gelişmiş bir çocuğa, ezberlemesi gereken şeyleri şarkı haline getirmesini, dilsel zekası gelişmiş bir çocuğa kritik bilgileri kafiyeli bir bütün olarak ezberlemesini ya da bedensel zekası gelişmiş bir çocuğa bilgileri tekrar ederken bir yandan yürüyüş yapmasını önermek faydalı olacaktır. İnsanın ilgi duyduğu ve sevdiği aktiviteleri yapması, hayatını kendi özelliklerine uygun geçirmesi ve geleceğini de kendi özelliklerine göre şekillendirmesi onun mutlu bir hayat yaşamasını sağlar. Anne babaların görevi özetle bütün bunları göz önünde bulundurarak çocuğun kendisini gerçekleştirmesini sağlamaktır.

ANNE-BABA TUTUMLARI. Aşırı Koruyucu Tutum

ANNE-BABA TUTUMLARI. Aşırı Koruyucu Tutum ANNE-BABA TUTUMLARI Anne-baba tutumu, anne-babanın, karşılıklı iletişim esnasında, çocuklarına yönelttikleri tutum ve davranışlarının bütünüdür. Çocukların bütün olarak sağlıklı bir gelişim göstermesi

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli ni bilmek yararlı bir yaklaşımdır.

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli ni bilmek yararlı bir yaklaşımdır. AİLE TUTUMLARI Eğitimciler olarak bizler çocukların gelecekte uyumlu ve başarılı olabilmeleri için en sağlıklı eğitim yollarının geliştirilmesi çabası içindeyiz. Öğrenci eğitiminde ve çocuğa karşı doğru

Detaylı

OLUMLU ANNE-BABA YAKLAŞIMLARI

OLUMLU ANNE-BABA YAKLAŞIMLARI OLUMLU ANNE-BABA YAKLAŞIMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ Her anne baba çocuğunun sosyal duygusal ve bilişsel anlamda iyi yetişmesini arzu eder ve bunun için elinden geleni yapmaya çalışır.

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM

EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM EVLİLİKTE İLETİŞİM ve YAŞAM BECERİLERİ -2 EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM EVLİLİKTE İLETİŞİM ve YAŞAM BECERİLERİ 2 SUNUM İÇERİĞİÇ Evlilikte İletişim

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Tiedot turkiksi DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)

Detaylı

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor:

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor: Uzm. Psikolog Nuray ÖZBEN AVŞAR Anne - baba - çocuk ilişkisinin son yıllarda hızlı bir değişim içerisine girmiş olduğu gözleniyor. Hızla gelişen dünya ile hayata bakış açıları her geçen gün gelişiyor ve

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Information på turkiska DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

OKUL FOBİSİ. Bir çocuğun okul deneyiminin beyin işlevi ve anatomisinde gerçek değişimler yarattığı biliniyor Mel Levine

OKUL FOBİSİ. Bir çocuğun okul deneyiminin beyin işlevi ve anatomisinde gerçek değişimler yarattığı biliniyor Mel Levine OKUL FOBİSİ Okullar eğitim-öğretim süreçlerine başlarken çocuklarda en temel karşılaşılan sorunlardan biri okul fobisidir. İlk defa böyle bir durumla karşılaşan ebeveynler şaşırmış bir halde en uygun çözümü

Detaylı

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla Kekemelik Nedir? Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu durum

Detaylı

Hamileliğe başlangıç koşulları

Hamileliğe başlangıç koşulları Zeka aslında tek bir kavram değildir. Zekayı oluşturan alt yeteneklere bakıldığında bu yeteneklerin doğuştan getirilen yeteneklerin yanı sıra sonradan kazanılmış, gerek çocuğun kendi çabasıyla edindiği,

Detaylı

REHBERLİK SERVİSİMİZDEN VELİLERİMİZE YARIYIL TATİLİ İÇİN ALTIN ÖNERİLER

REHBERLİK SERVİSİMİZDEN VELİLERİMİZE YARIYIL TATİLİ İÇİN ALTIN ÖNERİLER REHBERLİK SERVİSİMİZDEN VELİLERİMİZE YARIYIL TATİLİ İÇİN ALTIN ÖNERİLER Yarı yıl tatili başlarken anne babaları da bir telaş sardı. "2 hafta sürecek tatil boyunca çocuğum derslerinden uzak kalacak mı,

Detaylı

ÇOKLU ZEKA. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi

ÇOKLU ZEKA. Rehberlik Ve Psikolojik Danışma Servisi ÇOKLU ZEKA Zekanın ne olduğu yıllarca tartışıldıktan sonra üzerinde anlaşılan bir kavrama ve sonuca ulaşıldı. Artık zekanın bir iki cümleyle özetlenemeyecek kadar karmaşık bir sistem olduğu kabul ediliyor.

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

İLETİŞİM. Prof.Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

İLETİŞİM. Prof.Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı İLETİŞİM Prof.Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Sunum Planı İletişim tanımı Sözlü iletişim Sözsüz iletişim Aktif dinleme Empati Açık iletişim İletişim

Detaylı

BÜYÜYORUM, DEĞĠġĠYORUM, GELĠġĠYORUM

BÜYÜYORUM, DEĞĠġĠYORUM, GELĠġĠYORUM BÜYÜYORUM, DEĞĠġĠYORUM, GELĠġĠYORUM ÇOCUĞUNUZ VE GELĠġĠMĠ NĠSAN 2014 İnsan, yaşamı boyunca sürekli bir gelişim ve değişim içindedir. Çocukların hangi gelişim döneminde neler yaşayacaklarını ve nasıl davranacaklarını

Detaylı

Çocuklarla El Ele Ebeveynlik (Connection Parenting)

Çocuklarla El Ele Ebeveynlik (Connection Parenting) Çocuklarla El Ele Ebeveynlik (Connection Parenting) Programın Amacı Bu program Amerika da Connection Parenting/Çocuklarla El Ele Ebeveynlik kitabının yazarı Pam Leo tarafından anne ve babalar için hazırlanan

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ KASIM 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA SORUMLULUK

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ KASIM 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA SORUMLULUK ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ KASIM 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA SORUMLULUK 1 Her şeyin temeli ailede başladığı gibi çocuklarda sorumluluk duygusunun

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

İletişimin Bileşenleri

İletişimin Bileşenleri Düşünce, bilgi ve duyguların; sözcük, yazı ve resim gibi semboller kullanarak anlaşılır hale getirilmesi, paylaşılması ve etkileşim sağlanmasıdır. İletişim Sürecinde; Dönüt (feedback) sağlanamıyorsa iletişim

Detaylı

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu İÇERİK Rehberlik Birimi Tanıtımı Gelişim Dönemleri ve Okula Uyum Süreçleri Öğrencilerimizin; Zihinsel, bedensel, sosyal ve

Detaylı

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) Eylül, 2009 Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi, Ankara Uzm. Seda YILMAZ İNAL AÇEV Ankara Temsilcisi Ailenin Önemi Anne-babalar, ilk eğiticiler olarak çocukların

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - NİSAN 2014 AİLE İÇİ ŞİDDET Çocuğun sağlıklı bir gelişim göstermesi ve sağlam bir kişilik kazanması için

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

Çocuklarda Dikkat Eksikliği

Çocuklarda Dikkat Eksikliği Çocuklarda Dikkat Eksikliği BR.HLİ.037 Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Sendromu Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu; aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve istekleri erteleyememe (dürtüsellik)

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman. Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi

Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman. Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi 1. Tütün Alkol ve Madde Bağımlılığı Önleme Programı 2. Trafik Dersinde Madde Bağımlılığının Trafiğe Etkisi Kazanımı 3. Okul Rehberlik

Detaylı

AYLIK BÜLTENLER SERİSİ Eylül, 2012. Sayı : 1 KONU : 3. SINIF ÇOCUKLARININ ÖZELLİKLERİ

AYLIK BÜLTENLER SERİSİ Eylül, 2012. Sayı : 1 KONU : 3. SINIF ÇOCUKLARININ ÖZELLİKLERİ AYLIK BÜLTENLER SERİSİ Eylül, 2012 Sayı : 1 KONU : 3. SINIF ÇOCUKLARININ ÖZELLİKLERİ 3. sınıf bir geçiş dönemidir. Çocuklar hızlı bir şekilde ilerleme kaydederler. İlkokul döneminin ortasına yaklaşılır,

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN DEHB başlıca 3 alanda bozulmayı içerir: 1) Dikkat eksikliği 2) Hiperaktivite 3) Dürtüsellik Dikkat eksikliği

Detaylı

AĐLE ĐÇĐ ETKĐLĐ ĐLETĐŞĐM

AĐLE ĐÇĐ ETKĐLĐ ĐLETĐŞĐM AĐLE ĐÇĐ ETKĐLĐ ĐLETĐŞĐM "Đnsanlar konuşa konuşa anlaşırlar." atasözü kişiler arası iletişimin önemini vurgulamaktadır. Đletişimin niteliği ve niceliği, geliştirdiğimiz çeşitli sosyal becerilere ve dinleme

Detaylı

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA 1. TIRNAK YEME Tırnak yeme, her yaşta ve her iki cinste de görülebilen, zaman içinde

Detaylı

OKULA HAZIR MISINIZ? VELİ BÜLTENİ EYLÜL - 2012 ATA KOLEJİ REHBERLİK SERVİSİ

OKULA HAZIR MISINIZ? VELİ BÜLTENİ EYLÜL - 2012 ATA KOLEJİ REHBERLİK SERVİSİ OKULA HAZIR MISINIZ? VELİ BÜLTENİ EYLÜL - 2012 ATA KOLEJİ REHBERLİK SERVİSİ OKULA HAZIR MISINIZ? ÇOCUĞUNUZU KOLLARINIZA ALDIĞINIZ AN SANKİ DÜN GİBİ AKLINIZDAYKEN, MİNİK BEBEĞİNİZ BÜYÜDÜ VE BEBEĞİNİZİN

Detaylı

Özel Gençlik İlkokul 1. Sınıflar İçin Rehberlik Seminerine Hoş geldiniz. Hazırlayan: Özel Gençlik İlkokulu PDR SERVİSİ

Özel Gençlik İlkokul 1. Sınıflar İçin Rehberlik Seminerine Hoş geldiniz. Hazırlayan: Özel Gençlik İlkokulu PDR SERVİSİ Özel Gençlik İlkokul 1. Sınıflar İçin Rehberlik Seminerine Hoş geldiniz Hazırlayan: Özel Gençlik İlkokulu PDR SERVİSİ İlkokul 1. Sınıfa Başlamak Demek; Ana Okulu Sınıflarından Okul Dönemine Geçiş Demektir

Detaylı

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülten Sayı:2 ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ Hızla gelişen dünyada teknolojik ürünler hayatımızın büyük bir kısmını kapsamakta. İş ortamında

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

ÇANKAYA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ EVDEN KAÇMA DAVRANIŞI

ÇANKAYA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ EVDEN KAÇMA DAVRANIŞI EVDEN KAÇMA DAVRANIŞI EVDEN KAÇMA DAVRANIŞI NEDİR? Gencin ebeveynlerinin iznini almadan, onların bilgisi olmadan eve gelmemesi, geceyi başka bir yerde ya da sokakta geçirmesidir. Son bir yıl içerisinde

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

TC KİMLİK NO 1-Adı ve Soyadı. 2-Cinsiyeti. 2-Doğum yeri ve tarihi

TC KİMLİK NO 1-Adı ve Soyadı. 2-Cinsiyeti. 2-Doğum yeri ve tarihi TED MERSİN ÖZEL ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ÖĞRENCİ TANIMA ANKETİ ÇOCUĞUN TC KİMLİK NO : 2-Cinsiyeti 3-Doğum yeri ve tarihi 4-Geldiği okul 5-Okula geliş nedeni 6-Velinin Adı-Soyadı ve Yakınlık

Detaylı

OKULA BAŞLARKEN OKULA BAŞLAMA SÜRECİ

OKULA BAŞLARKEN OKULA BAŞLAMA SÜRECİ OKULA BAŞLARKEN Okul, aileden sonra çocuğun içinde bulunduğu ilk temel sosyalleşme kurumudur. Okul dönemi, çocuk için ailesinden ilk ayrılış dönemidir; çünkü çocuk, okula başladığında evden farklı bir

Detaylı

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENĐ LĐSESĐ R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 2010 2011 Kız olursa Sarin, erkek olursa Masis Erkek olursa doktor, kız olursa öğretmen KENDĐNĐ TANIMA VE MESLEK SEÇĐMĐ Sevgili veliler,

Detaylı

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir.

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Bilgi ve duygu üretme, aktarma ve anlamlandırma sürecidir.

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Sosyal fobi, bireyin sosyal ortamlarda herhangi bir eylem yaparken utanç duyacağı duruma düşeceğini düşünerek nedensiz kızarma,

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

ANNE BABA VE ÇOCUKLAR ARASINDA İLETİŞİM

ANNE BABA VE ÇOCUKLAR ARASINDA İLETİŞİM ANNE BABA VE ÇOCUKLAR ARASINDA İLETİŞİM Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yaşar Ç.Ü. Eğitim Fak. İlköğretim Böl. Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı İletişim Nedir? İletişim genel olarak bir mesaj alışverişidir.

Detaylı

II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI)

II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI) II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI) Fiziksel Gelişim Bu dönemdeki çocukta, ilköğretimin II. Kademesine geç uyum sağlama görülebilir. Hem bedensel hem de psikolojik açıdan birçok

Detaylı

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır. K. K. T. C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM ORTAK HİZMETLER DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA ŞUBESİ 2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik

Detaylı

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Prof. Dr. Esra ÖMEROĞLU Arş. Gör. Osman BASĠT Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi A.B.D Tematik Yaklaşım Tematik

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

IŞIK LI ANNE BABA REHBERİ

IŞIK LI ANNE BABA REHBERİ Rehberlik Bilgi Bülteni Ekim 2014 IŞIK LI ANNE BABA REHBERİ ERGENLE NASIL İLETİŞİM KURMALI? DERS ÇALIŞMANIN PLANLI BİR YOLU OLMALI! 1 Sevgili Velilerimiz, Çocuklarımız için güzelliklerle dolu, zaman zaman

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

14 12 Bu ifadenin ne zaman kaba olduğu ne zaman gerekli olduğu konusunda onunla konuşabilirsiniz. Annebaba yanındayken ona nazikçe teklif edilen bir şeyi istemediğini Hayır diye bağırarak ifade etmek doğru

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ VELİ BÜLTENİ MAYIS -2012 ÇOCUK VE KİTAP "EĞİTİM YAŞAM İÇİNDİR" 2 ÇOCUK VE KİTAP Önceleri çocuk için kitap bir oyuncaktır.

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ Her insan, yaşamını

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

TANIM. Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir;

TANIM. Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir; OTİZM TANIM Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir; Sosyal etkileşim becerileri, İletişim becerileri Basma kalıp ilgiler, aktiviteler ya da davranışların

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

EĞİTİMCİ - VELİ İLETİŞİMİ EĞİTİMDE İLETİŞİM VE GRUP YÖNETİMİ

EĞİTİMCİ - VELİ İLETİŞİMİ EĞİTİMDE İLETİŞİM VE GRUP YÖNETİMİ EĞİTİMDE İLETİŞİM VE GRUP YÖNETİMİ 6 Eğitimde iletişim, eğitimin en önemli ögesidir. Bir eğitimcinin görevini iyi yapabilmesi için az da olsa eğitim psikolojisiyle ve iletişim kuramlarıyla ilgili bilgi

Detaylı

ÖZGÜVEN. 6. Olumsuz ifadelerinizin, olumlu benlik konuşmalarıyla yer değiştirmesini sağlayın.

ÖZGÜVEN. 6. Olumsuz ifadelerinizin, olumlu benlik konuşmalarıyla yer değiştirmesini sağlayın. ÖZGÜVEN Özgüven kişinin kendisi ve içinde bulunduğu durumlar hakkında olumlu ve geçekçi bir yaklaşıma sahip olmasıdır. Daha basit bir ifade ile ki inin kendisini beğenmesi ya da beğenmemesi, kendisi hakkında

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

Çocuğunuz ne kadar zeki?

Çocuğunuz ne kadar zeki? On5yirmi5.com Çocuğunuz ne kadar zeki? Psikolojik Danışman Yusuf Menki ile zeka testi konusunu konuştuk. Yayın Tarihi : 20 Aralık 2012 Perşembe (oluşturma : 1/4/2016) Gizem Gül'ün röportajı Hepimiz zeki

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. KİTAP VE ÇOCUK Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. Türkçe dil etkinlikleri çocuğun kendi

Detaylı

NASIL ÖĞRENİYORUZ? (KÖS) (KİŞİSEL ÖĞRENME STİLİ)

NASIL ÖĞRENİYORUZ? (KÖS) (KİŞİSEL ÖĞRENME STİLİ) NASIL ÖĞRENİYORUZ? (KÖS) (KİŞİSEL ÖĞRENME STİLİ) ÖĞRENMEK NEDİR? Yaşan& sonucu kazanılan ve kalıcı izleri olan davranış değişikliğidir. Öğrenme olması için davranış değişikliğinin kalıcı olması gerekir.

Detaylı

T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü BÜLTEN. Ayın Konusu

T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü BÜLTEN. Ayın Konusu T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü NİSAN Ayın Konusu FARKLILIKLARLA YAŞAMAK İÇİNDEKİLER 1. FARKLILIKLARA SAYGI DUYMA 2. EMPATĠ

Detaylı

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir."

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir. KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir." KİŞİSEL BİLGİLER Doğum Tarihi Cinsiyet Okulun Adı Sınıf İl İlçe Uygulama Tarihi Formu Dolduran 8.6.2011 ERKEK

Detaylı

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU AYLIK BÜLTENLER SERİSİ EKİM, 2008 SAYI: 2 KONU: Çocuğunuzun Beceri ve Yeteneklerini Nasıl Geliştirebilirsiniz? Aileler çocuklarının mutlu bireyler olmalarını ve en yüksek

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU. 2) Az sorunlu ya da çok sorunlu geçtiyse bu sorunların neler olduğunu kısaca yazınız:

ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU. 2) Az sorunlu ya da çok sorunlu geçtiyse bu sorunların neler olduğunu kısaca yazınız: ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU Çocuğun adı, soyadı: Çocuğun doğum tarihi:.../.../... Formun doldurulduğu tarih:.../.../.. DOĞUM ÖNCESİ DÖNEM 1)Çocuğun doğum öncesi dönemi nasıl

Detaylı

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX 1. Çocuklara Zarar Veren Anne-Baba Davranışları...1 Aşırı Koruyuculuk ve Kısıtlayıcılık...2 Reddetme; Maskelenmiş Mahrumiyet...4 Aşırı Hoşgörü ve Şımartma...5 Aşırı Beklentiler...6

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

ÇOCUKLARIMIZ VE BİZ. Prof. Dr. Gelengül HAKTANIR

ÇOCUKLARIMIZ VE BİZ. Prof. Dr. Gelengül HAKTANIR ÇOCUKLARIMIZ VE BİZ Prof. Dr. Gelengül HAKTANIR İnsanların yetişme tarzlarında toplumsal etkilerin rolü büyüktür. Bu nedenle her toplumun bireyleri farklı kişilik yapısı gösterirler. Bu farklılıkların

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU BRANŞ DERSLERİMİZ ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU eğitiminde uygulanan programda Milli Eğitim Bakanlığı okul öncesi eğitim ve öğretim müfredatında yer alan çalışmalar ve bu çalışmalara ek olarak çağın gerekleri

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ. ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ

İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ. ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ KAVRAMLAR Birey: Toplumun bir parçası olan ve kendine özgü

Detaylı

İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM

İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM Bir bireyin eğitimi, doğumuyla birlikte başlar ve yaşam boyu sürer. Sosyal bilimciler tarafından yapılan pek çok araştırma, öğrenmenin önemli bir kısmının

Detaylı

Dikkat Artırma Teknikleri. Her Problemin Bir Çözümü Vardır

Dikkat Artırma Teknikleri. Her Problemin Bir Çözümü Vardır Dikkat Artırma Teknikleri Her Problemin Bir Çözümü Vardır Çocukta dikkat problemi özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale gelir. Okul öncesi dönemde de her şeyden çabuk sıkılan ve bıkan bu

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları:

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları: OYUN VE ÇOCUK Çocuklar oyunla dünyayı keşfederler, diğer kişilerle kuracakları ilişkileri öğrenirler, kendi yeteneklerini ve güçlerini test ederler, yeni fikirleri denerler ve farklı aktiviteleri deneyecek

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

1. Bir süre için hayatınızdaki iyi şeylerin artık olmadığını varsayın.

1. Bir süre için hayatınızdaki iyi şeylerin artık olmadığını varsayın. MUTLULUĞU ARTTIRMAK İÇIN BILIMIN KANITLADIĞI ON BASIT FAALIYET Bilimsel çalışmaların sonuçlarına kulak verdiğimizde mutluluğunuzu arttırmak için yol gösterebilirler. Aşağıdaki faaliyetleri 10 gün düzenli

Detaylı

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak (örneğin öğretmencilik oyununda) hem de kalem tutma ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda

Detaylı

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Uzm Psk. Nuray ÖZBEN AVŞAR ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Çocuklar hızla büyüyor, çocukluk dönemini bitirip ilk erişkinlik olan ergenlik dönemine adımlarını atıyorlar. Ergenlik çağında fiziksel

Detaylı

Anne ve kız arasında en çok yaşanan iletişim sorunları nelerdir?

Anne ve kız arasında en çok yaşanan iletişim sorunları nelerdir? Anneler Çocuklarına En Çok Niçin Kızıyor? Acıbadem Sağlık Grubu Bağdat Caddesi Tıp Merkezi psikologlarından Ayşegül Topçu Aydın ve International Hospital psikologlarından Ferahim Yeşilyurt, anneler ve

Detaylı

FMV ÖZEL AYAZAĞA IġIK LĠSESĠ

FMV ÖZEL AYAZAĞA IġIK LĠSESĠ FMV ÖZEL AYAZAĞA IġIK LĠSESĠ MADDE BAĞIMLILIĞI NEDĠR? "Madde" kötüye kullanım ve bağımlılığa yol açabilecek, değişik yollarla alınabilen, duygudurum, algılama, biliş ve diğer beyin işlevlerinde değişiklik

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU YAŞ DÖNEM ÖZELLİKLERİ 5-8 YAŞ GRUBU YAŞ DÖNEM ÖZELLİKLERİ Bilişsel Gelişim Dil Gelişimi Fiziksel Gelişim

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

YEDİ-DOKUZ YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

YEDİ-DOKUZ YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ YEDİ-DOKUZ YAŞ ÇOCUĞUNUN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ Yedi-dokuz yaş, çocuklarımızın erken çocukluk döneminden çıkıp, kendilerini keşfetmeye başladıkları, akranlarıyla iyi ilişkiler kurmayı öğrendikleri ve günlük

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır.

Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Nedir? Bağımlılık Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Ne Zararı Var? Teknolojinin insan hayatına sağladığı

Detaylı

SEVİYE BELİRLEME SINAVI

SEVİYE BELİRLEME SINAVI SEVİYE BELİRLEME SINAVI SINAV MARATONUNDA VELİLERE LERE DÜŞEN D GÖREVLER SBS PUANI İLE YERLEŞİ ŞİLECEK OKULLAR FEN LİSELERİ ANADOLU ÖĞRETMEN LİSELERİ ANADOLU LİSELERİ SOSYAL BİLİMLER LİSESİ ANADOLU İMAM

Detaylı