KAMU YARARINA ÇALIŞAN DERNEKLER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KAMU YARARINA ÇALIŞAN DERNEKLER"

Transkript

1 KAMU YARARINA ÇALIŞAN DERNEKLER NAZMİ KÜÇÜKYAĞCI Ankara 2013

2 ISBN: Bu çalıģmanın sorumluluğu yazarına aittir. Ġnternet adresi ve yazar adı belirtilmek kaydıyla yayın ve referans olarak kullanılabilir. Bu e-kitap resmi olarak adresinde yer almaktadır. 2

3 İÇİNDEKİLER GĠRĠġ BÖLÜM KAMU YARARI KAVRAMI 1.1 KAMU YARARI KAVRAMININ TANIMI, KAPSAMI VE ĠÇERĠĞĠ KAMU YARARI KAVRAMININ TARĠHSEL GELĠġĠM SÜRECĠ KAMU YARARI KAVRAMINA ĠLĠġKĠN YAKLAġIMLAR TÜRKĠYE DE KAMU YARARI KAVRAMI BÖLÜM TÜZEL KĠġĠLĠĞĠN ORTAYA ÇIKIġI VE KAMU TÜZEL KĠġĠLĠĞĠ 2.1 TÜZEL KĠġĠLĠĞĠN ORTAYA ÇIKIġI VE TÜRLERĠ KAMU TÜZEL KĠġĠLĠĞĠ VE ÖZELLĠKLERĠ BÖLÜM TÜRKĠYE DE KAMU YARARINA ÇALIġAN DERNEKLER 3.1 KAMU YARARINA ÇALIġAN DERNEKLERĠN TARĠHSEL GELĠġĠM SÜRECĠ KAMU YARARINA ÇALIġAN DERNEKLERDE KAMU YARARI NIN BELĠRLENME KRĠTERLERĠ KAMU YARARINA ÇALIġAN DERNEKLERDE KAMUSALLIK DERECESĠNĠN TÜRK HAVA KURUMU ÖRNEĞĠNDE ĠNCELENMESĠ SONUÇ KAYNAKÇA *Bu çalışma Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yönetim Bilimleri Yüksek Lisans Programında Kamu Örgütlenmesi dersinde sunulmuştur. 3

4 GİRİŞ DeğiĢen dünya ile kamu hizmetleri yirminci yüzyılın baģından itibaren geniģleme sürecine girmiģtir. Bu geniģleme devletin üstlendiği kamu hizmetlerinin gerek nicelik gerekse de nitelik olarak artıģa sebep olmuģtur. Ancak bu geniģleme 1970 lerin ortalarına kadar devam etmiģtir.1970 lerin sonlarına doğru değiģen ekonomik ve toplumsal koģullar sonucunda kamusal hizmetler bir daralma sürecine girmiģtir. Kamu yönetimi alanında yaģanan daralmaya rağmen kamu yararına çalıģan derneklerin sayısında bir azalma olmamıģ; aksine bu statüde yer alan dernek sayısında artıģ olmuģtur. Bu uygulama günümüzde geniģleyen bir Ģekilde devam etmektedir. Bu çalıģma Türk yönetim sistemi içersinde kamu yararına çalıģan derneklerin yerini yönetim bilimi gözünden ele almayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda öncelikli olarak birinci bölümde kamu yararı ve toplum yararı kavramları, ikinci bölümde tüzel kiģiliğin ortaya çıkıģı ve kamu tüzel kiģiliği kavramları ortaya konulacak ve son bölümde kamu yararına çalıģan derneklerin ortaya çıkıģı ve tarihsel geliģim süreci, özellikleri, bu derneklerde kamu yararının belirlenme kriterleri, bu derneklerin kamu tüzel kiģisi mi yoksa özel hukuk tüzel kiģi mi olduğu ve kamusallık derecesi incelenecek, kamu yararına çalıģan derneklerin durumu Türk Hava Kurumu örneğinde incelenerek eleģtirel bir yönden ortaya konulmaya çalıģılacaktır. 1.BÖLÜM: KAMU YARARI KAVRAMI Kamu yararı; yönetim, siyaset, hukuk ve kent planlama, gibi farklı birçok disiplin tarafından kullanılan ve tartıģılan bir kavramdır. Kavramın siyasal, ideolojik ve etik boyutlarının bulunmasından dolayı tanımlanmasında güçlük yaģanmaktadır. Bu güçlük göz önünde bulundurularak kamu yararı kavramının içeriği, kapsamı, tarihsel geliģim süreci, kavramla ilgili yaklaģımlar ve ülkemizdeki kamu yararı kavramının nasıl ele alındığı ortaya konulmaya çalıģılacaktır. Konunun anlaģılması açısından gerektirdiği ölçüde detaya inilecek, ancak çalıģmamızın bir kısa bir inceleme olduğu dikkate alınarak tartıģma ve değerlendirmelerin ayrıntısına yer verilmeyecektir. Zira çalıģma konusu son derece geniģ kapsamlı ve bir tez çalıģmasını gerektirecek kadar da önemlidir. 1.1 KAMU YARARI KAVRAMININ TANIMI, KAPSAMI VE İÇERİĞİ Genel yarar, kamu menfaati, kamu iyiliği (common good, commun bien) gibi adlarla da anılan kamu yararı (public interest), yönetim biliminde, kamu hukukunda, siyaset biliminde sık sık kullanılan bir kavramdır. Bununla birlikte, kamu yararından ne anlamak gerektiği konusunda, yargı organları, yönetim ve siyaset dünyasında farklı görüģler yer aldığı bilinmektedir. Kamu yararı tanımlanması zor bir kavramdır. Çünkü kavram, soyut niteliktedir ve ancak siyasal iradenin topluma yönelik politika ve faaliyetleri ile soyutluktan çıkıp somut hale gelebilmektedir. Bu açıdan kamu yararı, siyasal bir tasarruftur. Siyasal iradeye yön veren ideoloji ve bu ideoloji çerçevesinde siyasal iradenin topluma bakıģ açısı, kamu yararının da Ģekillenmesini beraberinde getirmektedir. Bu nedenle kamu yararının tanımlanması öncelikli olarak siyasal iradeye düģmektedir. Bunun yanında yargı organlarının verdiği kararlar da kamu yararının belirlenmesi açısından önemli kaynaklardır. Çünkü kamu yararı yargının karar verirken göz önünde tuttuğu temel ilkelerden biridir. 4

5 Günümüzde kamu yararı kavramı terminolojik açıdan Fransız Devrimi ile ortaya çıkan bir kavram olmasına karģın, taģıdığı anlam ve içerik bakımdan insanlık tarihi kadar eskidir. Kamu yararı, kamunun oluģumundan bu yana farklı adlar altında olsa da varlığını her zaman hissettirmiģtir. Kamu yararı tanımı konusunda net bir uzlaģma olmadığı görülmektedir. Sözlüksel anlamına bakıldığında kamu yararı ya da eski deyimle amme menfaati, topluma, bir bütün olarak devlete ait ve gerçekleģtirilmesi toplum yararına olan hizmetlerin sağlandığı menfaattir. 1 Hukuk Sözlüğünde de kamu yararı (amme menfaati) kavramı, kamunun gereksinmeleriyle veya ulusal birliğin, devletin gereksinmeleri ile ilgili olan ve bunları karģılayan, topluma, ulusa, devlete istifadeler sağlayan yarar olarak tanımlanmaktadır 2. Bu tanıma ek olarak kamu yararı, kamu yönetiminin eylem ve iģlemlerinde yöneldiği ve toplumun bir kesiminin ya da tümünün yararını kollamaya dönük, temel ve genel hedef olarak da nitelendirilmektedir. 3 Bir baģka tanıma göre kamu yararı, halkın, ulusun, toplumun ya da devletin çıkarlarının bireysel ve özel yararlara üstün tutulduğu ya da tutulması gerektiği durumları açıklayan ölçüdür. 4 Bu tanımlamalardan hareketle kamu yararı genel yarar, kamu menfaati, kamu iyiliği gibi adlarla da anılan çok iģlevli bir kavram olup, milleti oluģturan kiģi ve grupların çıkarlarından bağımsız olmayan, toplum tümünün ya da onun içerisindeki grupların yararları arasındaki doğal ya da olması gerekli denge olarak düģünülebilir. Kamu yararı kavramı çeģitli akademik çevreler tarafından farklı açılardan ele alınarak tanımlandığı görülmektedir. Siyaset bilimcisi Frank Sorauf ve Glendon Schubert, kamu yararını, bilimsel bir açıklamaya sahip olmamasından dolayı masal veya efsane olarak tanımlamıģlardır. Kavramın belirsiz olması, kavramın kullanılmasında tutarlı olunmaması, kamu yararının etik anlayıģtan ayrı düģünülmesi, kamu yararını ölçme çabalarının baģarısız olması gibi konular kamu yararı kavramına getirilen ortak eleģtirilerdir. 5 Ayrıca Richard E. Flathman da da benzer bir yaklaģımı görmekteyiz. Flathman, kamu yararının tanımlanmasının boģ bir uğraģ olduğunu ve kamu yararının ne anlama geldiği sorusunun hiçbir zaman çözülemeyeceğini belirtir. Çünkü kavramın tanımlanmasındaki güçlüğün temel nedeni kavramın politik ve aynı zaman da etik içerikli olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle bu güçlüğün ancak kamu yararını farklı baģlıklar altında inceleyerek basitleģtirilebileceğini ileri sürer. Flathman a göre kamu yararı yanında ortak yarar, genel refah ve benzeri kullanımlar bulunurken, kamu yararını ortak yarar dan daha farklı olarak, devletin politika üretirken göz önünde tuttuğu ve de yönetimin faaliyetlerini rahatlıkla yürütebilmesi için ona meģruluk sağlayan bir ölçüt tür. 6 Kamu yararı kavramının anlamsızlığı üzerinde duranlara bakıldığında kavramın hiçbir iģe yarar anlamının bulunmadığını; yani kavramın gerçekte sadece, konuģanın duygularını belirtecek Ģekilde, birey veya özel grup yararına olan politikaları takdir edici anlamlar ilave etmekte kullanıldığını iddia etmektedirler. Bu görüģe göre, A politikası kamu yararınadır demek mantıklı olarak ben A politikasını onaylıyorum demekle eģdeğer bir anlam ifade etmektedir. 7 1 Hüseyin Özcan, Ansiklopedik Hukuk Sözlüğü, Alfa Yayınevi, Ġstanbul, 1993,s Ejder Yılmaz,, Hukuk Sözlüğü. Ankara, Yetkin Yayınları, 2004, s Turgay Ergun,Ömer Bozkurt, Seriye Sezen, Kamu Yönetimi Sözlüğü, TODAĠE, 1998, Ankara, s Ana Britanica Genel Kültür Ansiklopedisi, Ana Yayıncılık, Cilt:12, Ġstanbul, 1988, s Barry Bozeman,., Public values and public interest.,georgetown University Press, Washington D.C.,2007, s Virginia Held, The Public Ġnterest and Individual Ġnterests, NewYork/London: Basic Books 1970, s Norman B.Barry, Modern Siyaset Teorisi, Çev: Mustafa Erdoğan-Yusuf ġahin, Liberte Yayınları, Ankara, 2003,s

6 Kamu yararının tanımlanabileceğini ve bu kavramın bireysel yarardan farklı olarak toplumun bütününün yararını savunan düģünürler de bulunmaktadır. Bunların birisi de Oppenheim dır. Oppenheim a göre kamu yararıyla ilgili olarak bir politikanın kamu yararına olması için, onun kamunun üyelerinden her birinin kiģisel refahından ziyade bir bütün olarak kamunun refahını geliģtirmesinin zorunlu olduğunu iddia etmektedir. 8 Ayrıca yine bu yaklaģımının savunucuları olan Daniel Bell ve Irving Kristol a göre kamu yararı ya da eģ anlamlı kavramların, sadece karģımıza belli Ģekillerde değil çok farklı boyutlarda topluma rehberlik eden yol gösterici bir ideal olduklarını ve her topluma da bu ideallerin kılavuzluk etmekte olduğunu hatta bu idealin kılavuzluk etmediği bir toplumun olamayacağını 9 ileri sürerek kamu yararı kavramının önemini vurgulamakta ve kamu yararının tanımlanabileceğini belirtmektedir. Pendleton Herring ve Gerhard Colm ise kamu yararı kavramını bürokraside ve yargı alanında hüküm verirken sürekli olarak baģvurulan/kullanılan bir süreç olduğudüģüncesi yer almaktadır. 10 Bu tanımlamalara bakıldığında kamu yararının tanımlanmasının güç olduğunu görmekteyiz. Siyaset bilimciler ile kamu hukukçuları, kamu yararını farklı biçimlerde anlamakla birlikte genel olarak bu kavramın baģlıca iki anlamı üzerinde birleģmektedirler. Bunlardan birincisi kamu yararının hukuki, teknik ve dar anlamıdır. Öteki ise kavrama verilen geniģ, siyasal ve ideolojik anlamdır. 11 Hukuki, teknik ve dar anlamda kamu yararı, mülkiyet hakkının sınırlarının belirtilmesinde ve bu hakkın özüne yapılacak müdahalelerde bir ölçü olarak kullanılmaktadır. Siyasal, ideolojik ve geniģ anlamda kamu yararı da değiģik Ģekillerde ifade edilmektedir. Nitekim Tunaya da bunu Ģu Ģekilde ifade etmektedir: Dar anlamda kamu yararı. iktidarın amacını gösterdiği kadar eylemleri için de bir ölçüdür. Etikle ilgisi olduğu açıktır. Fakat ondan çok daha somut ve hukukidir. Kamu yararı tanımı zor bir kavramdır; çünkü hem bir teknik, hukuki terimdir, hem de hukukun sınırlarını aģan felsefe, ahlak ve sosyoloji alanlarına giren bir terimdir. 12 Dolayısıyla dar anlamda kamu yararı, teknik hukuk içindedir ve özellikle de idare hukuku alanında varlığını hissettirmektedir. Tunaya ya göre geniģ anlamda kamu yararı toplumun, anayasanın dayandığı siyasal, sosyal prensiplerle ilgilidir. Ġnsanların bir arada yaģamalarını sağlayan ortak toplumsal değerleri formülleģtirir. Kamu yararı, ideolojilerle, ideolojileģmiģ etikle sıkı sıkıya bağlı bir kavramdır. Ġdeolojiler arasında bir seçime dayanır, aynı zamanda ideolojilerin meģruluk kaynağıdır. Ona göre, Kamu yararı haklarımızın ve hürriyetlerimizin düzenlenmesinde ve sınırlanmasında bir ölçü olur. Bu ölçüyü, genellikle, siyasal iktidar uyguladığı için, önemli boyutlar kazanmaktadır 13 Tekin Akıllıoğlu na göre kamu yararı, çok iģlevli bir kavram olup Devletin doğrulamasını yapmak için, kamusal iģlerin hukuka uygunluğunu ölçmede, temel hakların sınırlandırılmasında baģlıca nedenlerden biridir. Yönetime uygulanan özel kuralların (yönetim hukukunun) uygulanma alanının belirlenmesinde (kendiliğinden kullandığı yetkiler bakımından) temel alınan bir kavramdır. 14 Bu nedenle her somut olayda kamu yararının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Dolayısıyla kamu yararı, bir faaliyete devlet ya da kamu faaliyeti niteliği kazandırmakta ve onun kamu hukukuna uygunluğunun bir ölçüsü olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle yasama organının her yasa ile kamu yararını 8 Felix Oppenheim, Political Concepts, Yale Üniversity Press, Chicago, 1981, s Virginia Held, a.g.k.,s Virginia Held, a.g.k., s RuĢen KeleĢ, KentleĢme ve Kamu Yararı, Kent ve Siyaset Üzerine Yazılar, IULA-EMMA, Ġstanbul, 1989,s Tarık Zafer Tunaya, Siyasal Kurumlar ve Anayasa Hukuku, Ġstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Ġstanbul, 1980,s Tarık Zafer Tunaya, a.g.k. s Tekin Akıllıoğlu, Kamu Yararı Üzerine DüĢünceler, Amme İdaresi Dergisi, Cilt:24, Sayı:2, Ankara,1991,s.1 6

7 amaçladığı varsayılmaktadır. Bunun sonucu olarak kamu yararı kavramı özü ya da içeriği önceden belli olmayan, buna karģılık biçimi aracılığıyla tanımlanan bir kavramdır. 15 Kamu yararı kavramı yanında yine kamunun genel yararını ifade eden bir takım kavramlar da kullanılmaktadır. Günümüzde çoğu kez kamu yararı kavramı genel yarar, toplumsal refah, toplumsal esenlik, kamu iyiliği, kamu menfaati, toplum yararı gibi birbirlerinin yerine kullanılmaktadır. Bu Ģekilde kullanıldığında bu kavramların bireysel çıkardan farklı ve onun üstünde ortak bir yararı temsil etmektedir. Kamu yararı kavramını ortaya koyarken bu kavramla yakın iliģkide olan diğer bir kavram olan toplum yararı kavramına ayrıca değinmek gerekir. Zira bu iki kavrama yönelik literatürde tartıģmalar vardır. Özellikle bu tartıģmalara kısaca değinmek kamu yararı kavramının anlamını pekiģtirmek açısından faydalı olacaktır. Bu iki kavramın farklı olduğunu öne süren görüģler bulunmaktadır. Doğanay a göre de bu iki kamu hukuku kavramı arasındaki farkları iki noktada saptamak mümkündür. Ġlk olarak toplum yararı ve kamu yararı kavramları Anayasa da farklı amaçlar için kullanılmıģtır. Anayasa, toplum yararını özel mülkiyetin kapsamını oluģturan yetkilerin kullanılma amacını saptayan bir ölçü olarak kullanmakta iken, Kamu yararını ise mülkiyet hakkının sınırlarının belli edilmesinde ve özüne müdahalede bir ölçü olarak kullanmaktadır. 16 Ġkinci olarak toplum yararı ve kamu yararı kavramları arasında anlam bakımından fark vardır. Kamu yararı kurulu düzenin korunmasındaki çıkardır. Kurulu düzen özel mülkiyete dayanıyorsa, bu takdirde kamu yararı, özel mülkiyetin korunmasındaki çıkar anlamına gelir. Toplum yararı ise kurulu düzenin niteliğidir. Ülkede yaģayan tüm insanların ortak çıkarlarını ifade eder. Bir ülkedeki düzenin toplum yararına olması zorunlu değildir. Düzenin, ortak çıkarı koruyucu niteliği mülkiyet anlayıģına bağlıdır. Toplum yararına bir düzenin gerçekleģtirilmesi de kamu yararı gereğidir. Ancak böyle bir düzende alınacak her tedbir kamu yararı gereği olduğu halde toplum yararına olmayabilir. 17 Üçüncü bir yaklaģım ise her iki kavramın birbiriyle çeliģmediği aslında her iki kavramda toplumun ortak çıkarlarını yansıttığı düģüncesidir. 18 Kamu yararı; genel olarak çağdaģ değerler bakımından çatıģan yararlardan hangisinin ağırlıklı olması gerektiğine üst politik organlarca karar verilen, bir bakıma kamu çıkarı niteliği taģıyan yarar; toplum yararı ise geniģ halk topluluklarının benimsediği, onların gereksinme ve yaģam koģullarını kolaylaģtıran giriģimlerin oluģturduğu yarardır. 19 Toplum yararı ve kamu yararı kavramlarının anlamları arasında, tarihsel süreçte ve anayasamızda belli bir ayrım yapılmıģ olmasına rağmen, her iki kavramın da bireysel çıkar dan farklı, onun üstünde veya dıģında bir yarar/çıkarı ifade etmesi ise bu iki kavramın ortak noktalarıdır. Kamu yararı ve toplum yararı kavramlarının açılımları, çağımızın sosyal devlet anlayıģı içerisinde farklı nitelikler taģıdığı söylenebilir. Kamu yararı kavramı sınırlayıcı bir özellik taģırken toplum yararı kavramının, sosyal devletin gerçekleģtirilmesi için bir hedef niteliğinde olduğu görülmektedir. 15 Tekin Akıllıoglu, a.k., s Ümit Doğanay, Toplum ve Kamu Yararı Kavramları, Mimarlık Dergisi, Ankara, 1974, s Ümit Doğanay, a.g.k.,s RuĢen KeleĢ, Kıyılar Ve Toplum Yararı, Kıyılar Kolokyumu(Yayımlanmamış Bildiri),Trabzon,1983,s Sezen Gür, Kamu Yararı Kapsamında Kamusal Alan Olarak Transfer Merkezlerinin İncelenmesi Bağcılar Meydanı Transfer Merkezi Örneği, Yüksek Lisans Tezi,,BahçeĢehir Üniversitesi, Ġstanbul, 2010, s.15. 7

8 Genel olarak kamu yararı kavramının tanımı konusunda tam bir görüģ birliği olmadığı ve bu kavramı tanımlamanın güç olduğu görülmektedir. Kamu yararı kavramı, siyasal iktidarı yönlendiren, ideolojik yaklaģımlar çerçevesinde değiģen dinamik bir kavramdır. Bu nedenle bu kavramı daha iyi anlamak için tarihsel olarak geliģim sürecine bakmak yararlı olacaktır. 1.2 KAMU YARARI KAVRAMININ TARİHSEL GELİŞİM SÜRECİ Kamu yararı kavramı, insanoğlunun birlikte yaģamaya baģlayıp toplulukları oluģturmasıyla gündeme gelmiģ, genel düzenlemelerin ve kuralların temel dayanağını oluģturmuģtur. Kamu yararı kavramının geçmiģi uzak olmayan Fransız Devrimine dayanmasına rağmen Ortak yarar genel yarar ya da ortak iyi olarak da kullanılan kavramın ilk kökeni Antik Çağ a kadar inmektedir. Bu kavram, ilk kez Antik Yunan da Aristoteles tarafından kullanılmıģtır. Aristoteles, insanoğlunun yeryüzüne erdemli olanı aramak için geldiğini, böylelikle toplumsal olarak ortak bir ahlak anlayıģının (Ethos) doğduğunu söyler. 20 Burada toplumla fert arasında karģılıklı bir iliģki söz konusudur. Aristoteles, her varlığın mükemmeli aradığını, birey gibi toplumunda iyiliğe ulaģmak için çalıģtığını, iyiliğin son amaç olduğunu savunmuģtur. Bu dönemde Kamu yararından açık bir biçimde söz etmemekle birlikte, sıkça topluluğun yararı kavramını kullanan Platon ve Aristoteles, bir toplumun ortak yararının, o toplumun tüm bireyleri için en iyisi olduğunu belirtmiģlerdir. 21 Bu düģünce Roma dönemi kamu hukuku yapısına da egemen olmuģtur. Roma da kiģisel yararın ortak yarardan üstün olamayacağı, toplumdaki bireylerin ortak yarar için kiģisel yararlarından fedakârlık etmeleri gerektiği ifade edilmiģtir. Bu nedenle bu kavram monarģik yönetimlerin besleyici kaynağı haline gelmiģtir. 22 Ortaçağ da ortak iyi düģüncesi ise Akinolu Toma (St Thomas d Aquin) da vücut bulmaktadır. Ona göre; toplum ve birey iyiliğin bir bütünüdür ve ortak iyilik gerçekte Tanrının iradesinin bir yansımasından ibarettir. 23 Fransız Devrimi ile ortaya çıkan anlayıģ, Ortaçağ daki anlayıģtan tamamen farklıdır. Fransız Devrimi sonucunda kamu yararını toplum sözleģmesi ile ortaya konan hak ve yararların sonucudur. Böylece devletten önce mevcut bir toplum yararı reddedilmekte, öncelikli olarak toplum yararı anlaģılabilir bir değer ölçüsü haline getirilmiģtir. Akıllıoğlu nun da belirttiği gibi Fransız devrimi ile ortaya çıkan kamu yararı kavramının önemli bir yanı da bireysel yararların toplum yararı ile çeliģebileceğinin ve aynı olmak zorunda olmadığının kabul edilmesidir. Ayrıca bir baģka önemli özellik de kamu yararının yasa koyucunun iradesi ile belirlenmesidir Bildirgesinde ifade edildiği gibi haklar, kamu yararı amacıyla yasa ile sınırlandırılabilir. Kamu yararı yasa ile belirlenir. Yasa ya da kamu yararı üstündür. 24 Fransız Devrimi sonucunda kavram artık rasyonel ve anlaģılabilir bir değer ölçüsü olmuģ ve kamu yararının genel çerçevesi oluģturulmuģtur. Yukarıda da belirttiğimiz gibi 18. yy. da çerçeveye oturtulan kavram günümüzde de paralel bir yapı sergilemektedir. Kamu yararına yapılacaklar yasalar ile tanımlanmıģ, sınırları belirtilmiģtir. Bireysel hakların ve yararların üstünde olması ve kamu yararını gözetmek amacıyla sınırlamalar getirilebilmesi bugünde geçerli olan temel kurallardandır. Günümüzde insanlar, topluluk ve örgütler, kendilerini oluģturan kiģilerden farklı hedefler izleyebilmekte, bu hedeflere varmak için izlenen politikalar birbirleriyle ve zaman içinde kendileri ile çeliģebilmektedir. BaĢka bir değiģle bir zaman için geçerli olan kamu yararı baģka bir zamanda geçerli olmayabilmekte ve 20 Eylem Bal, Ġdari Yargının Üç Temel BileĢeni Olarak; Kamu Yararı, Planlama Esasları ve ġehircilik Ġlkeleri, Planlama Dergisi, Sayı:3, Ankara, 2006,s RuĢen KeleĢ, KentleĢme ve Kamu Yararı, Kent ve Siyaset Üzerine Yazılar, Ekonomi Hukuk Kongresinde Sunulan Bildiriler, Ġstanbul, 1993,s Sezen Gür, a.g.k.,s Tekin Akıllıoğlu, a.g.k., s.8 24 Tekin Akıllıoğlu, a.g.k., s.9 8

9 kamu yararı kamusal iģlerin genel ölçüsü olmaktan da çıkmaktadır. Artık kamusal iģlerin genel ölçüsü olarak kamu yararının yanı sıra -özellikle ülkemizde- kamu düzeni, milli güvenlik, milli savunma, genel sağlık gibi kavramlar da kullanılmaktadır. Bunların tümü kamu yararı kavramı olmakla birlikte, ortak özelliklerinin planlama olduğu da söylenebilir. Bu önemli bir geliģmedir. Yakın zamana kadar değiģmezliği, sürekliliği ve tekliği kabul edilirken, bir planlama terimi olarak kamu yararının her yıl gözden geçirilerek, sürekli düzeltme yapılan, elde edilen sonuçlara göre içeriği değiģebilen ve her zaman birden çok seçenekten oluģan bir kavram olduğunu düģünmek güçtür KAMU YARARI KAVRAMINA İLİŞKİN YAKLAŞIMLAR Kamu yararı kavramı konusundaki eleģtirilerin neler olduğunun gözden geçirilmesi, kavramın geliģiminin ele alınmasından sonra, bugün vardığı noktayı anlamak bakımından temel yaklaģımları incelemek faydalı olacaktır. Kamu yararı kavramının dar ve geniģ anlamlarda kullanıldığına yukarıda değinmiģtik. Bu anlamlar kapsamında kamu yararına iliģkin görüģler ise üç ana baģlıkta yer almaktadır. Bunlar bireyci yaklaģım, genel(ortak) yararcı yaklaģım ve tekçi yaklaģımdır. Bu görüģlere kavramın geliģimi açısından kısaca ele alırsak kamu yararı kavramı zihnimizde daha iyi oturacaktır. Bireyci yaklaģım, özellikle Hobbes, Hume ve Bentham ın öncülük ettiği ve daha sonra iktisadi liberalizm tarafından önemli ölçüde geliģtirilen, bireyin refahını ön planda tutan ve toplumdaki tek tek bireylerin çıkarının kamu yararını oluģturacağını savunmaktadır. Bu gruba giren görüģler, yararcı ya da toplamcı olarak da adlandırılmaktadır. Bu yaklaģımlara göre kavram, bireysel yararların ağır bastığı, ya da onların toplamından oluģan bir kavramdır ve vurgu devletten daha çok sivil toplum üzerinde olup; bireysel tercihlerin ortak bir tercihe dönüģtürülmesi olanaklıdır. 26 Hobbes, kavramı, özel yarara karģıt olarak kullanmıģtır. Ona göre, bireysel yararların önde gelmesi daha mantıklıdır. Parça olmadan bütüne ulaģmak mümkün değildir. Bu nedenle bireysel yarar tatmin edilmeden, toplum yararı gerçekleģtirilemez. David Hume da, bireysel çıkarın tatminini öncelikli koģul olarak sunar. 27 Hume, bireysel yararın kamu yararı ile çatıģma içerisinde bulunabileceğini ve sadece devletin toplumun bütününün yararına yönelik hareket edebileceğini, bireylerin ise böyle bir çaba içerisinde olmadıklarını öne sürmüģtür. Dolayısıyla Hume, kiģilerin kendi istekleri doğrultusunda genel yararı oluģturma gibi bir düģüncelerinin olamayacağını ve bu nedenle birey kamu çıkarını düģünürken, kamuyu değil kendi çıkarını öncelikli olarak gözetir. 28 Hume a göre devlet kamu çıkarını gözetirken, bunu toplumun bütünün refahı için yapar. Jeremy Bentham da ise, topluluk, bireylerin toplamından oluģmaktadır. Bu nedenle topluluğun yararı da onu oluģturan bireylerin yararı toplamından baģka bir Ģey değildir. Bentham, bir eylemin kamu yararına olup olmadığını belirlemek için, ondan etkilenecek bireylerin sayısının ve ondan nasıl etkilendiklerinin dikkate alınması gerektiğini söylemiģtir. Bentham, toplumun hayali bir varlık olduğunu ve ortak çıkarın ancak bireysel çıkarın tatmin edilmesi ile sağlanabileceğini savunmaktadır. 29 Bireysel çıkarın en üst düzeye çıkarılmasını, devletin bir amacı olarak gören bu yaklaģım, bireylerin davranıģlarında rasyonel olduklarını ve kendileri için iyi olanı kendi iradeleri ile seçebileceklerini savunurlar. Piyasada devlet müdahalesine karģı çıkan bu görüģ, devleti de toplumda farklı çıkarları uzlaģtıracak bir aygıt olarak görür. Bu nedenle devletin varlığına 25 Tekin Akıllıoğlu, a.g. k., s RuĢen KeleĢ,. Kent ve Çevre Değerleri Bağlamında Kamu Yararı Kavramı, Mekânsal Planlama Ve Yargı Denetimi, Yargı Yayınevi, Ankara, 2001,s Özlem Sancaklı, Kamu Yararı Sorunsalının Kent Planlama Disiplinindeki Rolü Ve Vezneciler Sultançiftliği Raylı Sistem Hattının Değerlendirilmesi, Mimar Sinan Üniversitesi, Ġstanbul, 2004,s Sezen Gür, a.g.k.,s Özlem Sancaklı, a.g.k.,s.4 9

10 karģı çıkmazlar aksine onaylarlar. Ancak onların arzuladığı devlet, piyasayı özgür bırakan ve müdahaleden uzak duran devlettir. 30 Genel ya da ortak yarar görüģünde ise, bireylerin tek tek yararlarının üzerinde, onlarınkinden ayrı bir genel ya da ortak yarar bulunmaktadır. Güvenlik, savunma, adaletin sağlanması ve sağlık standartları bu kavram içinde düģülmektedir. J. Rousseau ve W. Pareto gibi düģünürlerce savunulan bu yaklaģım, kamu yararını çoğunluğun yararından ayrı görmektedir 31. Ortak yarar düģüncesi uzun dönemler boyunca baģat bir kavram olarak varlığını sürdürmüģtür. Aquinumlu Thomas, bireyci yaklaģımdaki gibi tek tek bireylerin çıkarlarının toplamının ortak yararı oluģturamayacağını ve birey yararı ile toplum yararının birbirine benzemediğini savunmuģtur. Thomas a göre, toplum ile iliģiği bakımından ele alınınca ortak yarar kimi zaman bir sebep yani toplu yaģamayı gerektirici bir etken anlamında kullanmakta, kimi zaman da toplu yaģamanın ortaya çıkardığı bir durumun ortaya çıkardığı bir sonuç anlamında kullanmaktadır. 32 Rousseau da ise özgür devletlerde, her Ģey ortak yarara harcanır diyerek, bireylerin toplum sözleģmesi ile hem kendi çıkarını koruduklarını hem de genel yarar üzerinde birlik olduklarını öne sürmektedir. 33 Ona göre kamu yararı, toplumun yararıdır bir baģka deyiģle, toplumdaki tüm bireylerin ortak yararıdır. 34 Yani Rousseau da kamu yararı, çoğunluğun yararı ile özdeģ olamaz. Çoğunluğun oyu, belki, ancak kamu yararının belirlenmesinde yararlanılan bir yöntem olabilir. Gerçekte, kamu yararı, topluluğun ortak yararıdır. Genel(ortak) yararcıları temsil eden bir diğer düģünür de Pareto dur. Pareto, Pareto Optimumu olarak bilinen kuramından hareketle, eğer herkesin refahı artmıģsa ve hiç kimsenin refahında bir azalma olmamıģsa, bu yeni durumun herkes için yararlı olacağını ileri sürer. Pareto da ortak yarar tanımı bireye baģvurularak yapılmaktadır. Pareto ya göre yalnız olan bireyin davranıģıyla toplum içinde bulunan bireyin davranıģı özdeģ tutulamayacağı gibi toplumsal yararın, bireysel yararın matematiksel toplamından oluģtuğunu ileri sürmekte yanlıģ bir değerlendirme olur. Çünkü yalnız baģına bireyle toplum içindeki birey aynı değildir. 35 Genel(ortak) yarar yaklaģımının savunanlar, kamu yararı çatıģma durumundaki bireysel yararlara ya da tercih ölçeklerine değil de, çeliģmeyen ya da oy birliği ile paylaģılan yararlara dayanması nedeniyle bireysel yararların toplamı gibi bir sorunu olmadığı söylenebilir. Dolayısıyla bu yaklaģımı savunan düģünürler için, kamu yararının normatif değer taģıdığını görmekteyiz. Tekçi yaklaģımsa, kamu yararının değer yargılarına dayanması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu doğrultuda, kamu yararının ahlaki norm değeri taģıyan siyasi bir tercih konusu olduğu düģünülmektedir. BaĢka bir değiģle kamu yararı, belli bir zamanda ve yerde, her bireye, haberi olsun ya da olmasın, kılavuzluk etmesi gereken tek bir değer yargıları sistemidir. Belli bir önemin, kararın ya da düzenlemenin kamu yararına olduğuna karar verilmiģ olması artık bireylerin çeliģen yararlarının söz konusu olmayacağını ortaya koymuģ olur. Tekçi yaklaģımda toplum yararı bireysel yarardan üstündür. Bu nedenle bireysel yararı ön plana çıkaran özellikle faydacı görüģe bir karģı çıkıģ söz konusudur. Bu yaklaģımı savunan düģünürlerin baģında Platon, Aristo, Hegel ve Marx gelmektedir. 36 Tekçi yaklaģımı temsil edenlerin baģında gelen Platon, devletin bilinen diğer rejimlerden (demokrasi, monarģi, aristokrasi) farklı olarak toplumun refahını hedef alan bir rejimle yönetilmesi gerektiğini ve bu rejimin de kendisinin çerçevesini çizdiği ideal devlet formu içerisinde gerçekleģeceğini savunmaktadır. Platon a 30 Esra Dik, Kamu Yararı, Yüksek Lisans Tezi, Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mersin, 2006, s Halil Kalabalık, Imar Hukuku, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2005,s Ġlhan Akın, Kamu Hukuku, Beta Yayınları, Ġstanbul, 1993, s Jean Jacques Rousseau, Toplum Sözleşmesi, Çev: Vedat Günyol, Adam Yayınları, Ġstanbul, 1990,s Virginia Held, a.g.k., s Sinan Sönmez, Toplumsal Gereksinmeler Kaynak Dağıtımı ve Pareto Optimumu, Gazi Üniversitesi Yayınları, Ankara, 1983,s Esra Dik, a.g.k.,s.21 10

11 göre böyle bir devlette her meslek, her etkinlik toplum için ve toplum yararına olacaktır. 37 Tekçi yaklaģımını temsil eden düģünürlerden Aristo, ortak yararı, toplumu bütünleģtiren bir etken olarak görür. Ġnsanların birbirlerinin yardımını aramaya gerek duymadıkları zaman bile, toplumda yaģamak için doğal bir istekleri vardır. Yine de ortak yarar onları bir araya getiren bir etkendir, çünkü hepsinin yararı her birinin iyi yaģamasına katkıda bulunur. 38 Dolayısıyla bir toplumun ortak yararının, o toplumun tüm bireyleri için en iyisi olduğu görüģünde olan Aristo ya göre siyasetin amacı, tüm insanlar için iyi olduğu kabul edilen bir ideal olan insanların refahı ve mutluluğudur. Bu düģünce Roma kamu hukuku yapısına da egemen olmuģtur. Cicero, kamu hukuku ile özel hukukun ortak kavramının toplum yararı olduğunu öne sürmüģtür. 39 Cicero ya göre; yurttaģ, kiģisel çıkarıyla kamusal çıkarın bir olduğu bilincine varmalı ve gerektiğinde kendini devleti için feda etmelidir. Böylelikle o, toplumun veya devletin kökeni sorusuna Aristotelesci bir yanıt getirir; toplumu insanın doğasından kaynaklandırıp onun doğal olduğunu belirtir. Kendi deyiģle, insanın bir araya geliģinin temel nedeni, zayıflık olmaktan çok, insan için doğal olan bir çeģit toplumsallık içgüdüsüdür. 40 Hegel de benzer bir yaklaģımla kamu yararını devletin ve bireylerin ortak yararı olarak özdeģleģtirmiģtir. Bu bakıģ açısında kamu yararı evrensel olan devlet, toplum ve birey yararları ile örtüģmüģtür. 41 Hegel, toplumun yararını kiģisel yarardan üstün tutmakta ve burjuva toplumunun yarattığı bireyciliği eleģtirmektedir. Aynı durum Marx da eleģtirilmekte ve Marx kapitalist düzen içerisinde toplumun genel yararının hiçbir zaman gerçekleģemeyeceğini, çünkü kapitalizmin doğasında olan eģitsizliğin değiģmeyeceğini savunur. Marx, toplum sözleģmesi kuramcılarının ortaya attığı Ģekilde toplumun genel iradesine bağlı bir genel yarar anlayıģının olamayacağını savunur. Çünkü bu genel yarar anlayıģı aslında burjuvazinin kendi çıkarını maksimize etmek için ortaya attığı ve onu koruyan bir kalkan iģlevi üstlenmiģtir. 42 Sonuç olarak Marx, proleteryanın iktidara geçmesiyle, çoğunluğun ve geniģ kitlelerin yararı, bir mutlu azınlığın yerini almıģ olacağını ve böyle bir toplumda da sınıfların, bireyler arasında bir çatıģmanın olmayacağını belirterek ortak yarara varılabileceğini öne sürmektedir. Ayrıca bu yaklaģımlara ek olarak Tekçi kamu yararı anlayıģının değiģik bir biçimi olarak değerlendirilebilecek dördüncü bir kamu yararı yaklaģımı olduğu ileri sürülmektedir. Bu yaklaģım kamu karģıtı (özelleģtirmeci) kamu yararı yaklaģımıdır. Kamu yararı, kamunun (resmi sektörün) toplumsal ve ekonomik yaģamdaki etkinliğinin azaltılması, hatta tümüyle ortadan kaldırılmasındadır. Bu anlayıģ, kamu mülkiyetinin yerini tümüyle özel mülkiyete almasını ve kamu hizmetlerinin büyük bir kısmının özel sektöre hizmetlerine dönüģtürülmesi dolayısıyla tam bir özelleģtirmeyi öngörmektedir. Bu yaklaģımda genel ilke, kuruluģlar - zararda olsalar da olmasalar da- kamusal mülkiyetin ve kamu kesiminin etkinlik alanının daraltılmasıdır Ġlhan Akın, a.g.k., s.6 38 M. Ali Ağaoğluları, Levent Köker, İmparatorluktan Tanrı Devletine, Ġmge Kitabevi, Ankara, 1996,s Tekin Akıllıoğlu, a.g.k., s M. Ali Ağaoğluları, Levent Köker, a.g.k.,s T.Zafer Tunaya, Siyasi Mücadeleler ve Anayasa Hukuku, Ekin Yayınları, 3. Baskı, Ġstanbul, 1975,s Mete Tunçay, Batı da Siyasal Düşünceler Tarihi-3, Der: Mete Tunçay, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları, Ankara, 1969, s Sezen Gür, a.g.k.,s

12 1.4 TÜRKİYE DE KAMU YARARI KAVRAMI Önceki bölümlerde de değinildiği gibi; kamu yararı, yasa koyucunun iradesi ile belirlenir. Haklar kamu yararı amacıyla yasa ile sınırlandırılabilir, yasa ve kamu yararı üstündür. Bu nedenle anayasa ve yasalar çerçevesinde kamu yararı kavramını ele almak gerekir. Bu bakımdan Türk hukukunda ve yönetim sisteminde temel yasa olan anayasalara bakmak gerekir. Osmanlı dan günümüze anayasalar incelendiğinde, kamu yararı kavramının ilk olarak, 1876 tarihli Kanun-u Esasi nin 21.maddesinde Menafii umumiye için lüzumu sabit olmadıkça ve kanunu mucibince değer bahası peşin verilmedikçe kimsenin tasarrufunda olan mülk alınamaz. ifadesi ile yer aldığını görülmektedir. Ancak 1921 Tarihinde T.B.M.M ce kabul edilen Anayasa da kamu yararı ile ilgili herhangi bir ilke yer almamıģtır. Cumhuriyet dönemi Anayasalarımızda ise kamu yararı kavramının iki ana konuda kullanıldığı gözlemlenmektedir. Bu konuların birincisi, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması sorunu; ikincisi, mülkiyet hakkına iliģkin (özellikle kamulaģtırma konusunda) düzenlemeleridir Anayasası Kamu faydasına gerekli olduğu usulüne göre anlaşılmadıkça ve özel kanunları gereğince değer pahası peşin verilmedikçe hiç kimsenin malı ve mülkü kamulaştırılamaz. ifadesi ile kamu yararını sadece kamulaģtırma hususunda ele alırken; 1961 Anayasası, mülkiyet, kamulaģtırma, devletleģtirme, çalıģma ve sözleģme hürriyeti açısından özel sınırlama nedeni olarak belirlemiģtir Anayasası ise, kamu yararını, diğer unsurlarla birlikte temel haklar için sınırlama nedeni sayıldığı görülmektedir. Örneğin Mülkiyet hakkının kullanılması kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilmektedir Anayasasında, öncekilerden farklı olarak Temel Hak ve Ödevler kısmının Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler baģlığını taģıyan üçüncü bölümünde, Kamu yararı baģlığını taģıyan bir alt bölüm bulunmaktadır. Bu baģlık altındaki maddeler Ģunlardır: Kıyılardan yararlanma (Madde 43), Toprak mülkiyeti (Madde 44), Tarım, hayvancılık ve bu üretim dallarında çalıģanların korunması (Madde 45), KamulaĢtırma (Madde 46), DevletleĢtirme ve özelleģtirme (Madde 47), ÇalıĢma ve sözleģme hürriyeti (Madde 48). Ayrıca bu baģlık dıģında Mülkiyet hakkı (Madde 35), Ġspat hakkı (Madde 39), Üyelikle bağdaģmayan iģler (Madde 82), Ormanların korunması ve geliģtirilmesi (Madde 169) baģlıkları altında düzenlenmekte ve kamu yararından farklı olarak toplum yararı ibareleri ise Mahallî idareler (Madde 127), Planlama (Madde 166) baģlıklarında yer almaktadır Anayasasındaki bu düzenlemeler dikkate alındığında kamu yararı kavramı; Mülkiyet ve miras haklarının tek sınırlayıcısı, Kıyı niteliği taģıyan alanların kullanımında bir öncelik, KamulaĢtırılma iģleminin yapılabilmesinin ön koģulu, DevletleĢtirmenin yapılabilmesinde gereklilik, Yurt genelinde dengeli ve eģitlikçi kalkınma amacıyla yapılacak olan planlarda öncelikli olarak gözetilmesi gereken bir kavram olarak yer almaktadır. Kamu yararının ne olup ne olmadığı konusunda Türk hukuk literatürü ve içtihadı konusunda söz söylemek görevini Anayasa Mahkemesi üstlenmiģtir. Anayasa Mahkemesi, kamu yararı kavramını hukuk devletinin tanımına giren unsurlardan birisi olarak nitelemekte ve kanunların amaç unsurunu da kamu yararı olarak kabul etmektedir. 44 Uygulamada, Anayasa Mahkemesi, kanunların kamu yararı amacıyla çıkarılacağını, kamu yararı takdirinin 44 Osman Saraç, Kamu Yararı Kavramı, ( ). 12

13 yasama organına ait olduğunu tarih ve E:1992/11, K:1992/38 sayılı kararında da belirtmekle birlikte, önüne gelen uyuģmazlıklarda, kamu yararının bulunup bulunmadığını araģtırarak karar vermektedir. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına baktığımızda, kanun koyucunun herhangi bir kanunu hazırlarken sahip olduğu düģüncenin yanı sıra, yasanın doğurduğu sonucun kamu yararına uygun olup olmadığını da incelemektedir. 45 Anayasa Mahkemesinin, somut olayda, kamu yararının varlığını araģtırması, kamu yararını belirleme anlamına geleceği için eleģtirilmiģ, Mahkemenin yasa koyucunun yerine geçtiği tartıģmasına yol açmıģtır. Nitekim bu duruma Anayasa Mahkemesi verdiği kararla açıklık getirmiģtir. Bu karar göre: Bir kuralın Anayasaya aykırılık sorunu çözümlenirken kamu yararı konusunda Anayasa Mahkemesinin yapacağı inceleme yasanın yalnızca kamu yararı amacıyla yapılıp yapılmadığını araştırmaktır. Yasayla kamu yararının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini denetlemek anayasa yargısıyla bağdaşmaz. Çünkü bir yasanın kamu yararını gerçekleştirip gerçekleştirmediği veya ülke gereksinimlerine uygun olup olmadığı bir siyasi tercih sorunudur ve yasa koyucunun takdirine aittir. 46 Dolayısıyla bu durum yasaların Anayasaya uygunluğunu denetleme yetkisi, yasa koyucunun takdir yetkisini Anayasaya uygun kullanıp kullanmadığını denetlemesini de içermektedir. Bu nedenle Anayasayı yorumlamakla yetkili olan Anayasa Mahkemesi, kamu yararı kavramını da yorumlayabilmektedir. Özetle Anayasa Mahkemesi, kamu yararı kavramını hukuk devletinin tanımına giren unsurlardan birisi olarak nitelemekte ve kanunların amaç unsurunu da kamu yararı olarak kabul etmektedir. Anayasa Mahkemesi, kamu yararı tanımı yapmak yerine, her somut olayda kamu yararının var olup olmadığını incelemektedir. 47 Akıllıoğlu, kamu yararı kavramını Anayasa Mahkemesinin kararları doğrultusunda aģağıdaki gibi sınıflandırmıģtır. 48 Kamu yararı, genel ve kapsayıcı bir kavramdır. Kamu yararı, toplum yararı ile uyumludur. Kamu hizmeti kamu yararıdır. Kamu yararı sınırlama nedenidir. Kamu yararı; toplum yararıdır, üstündür, değiģkendir. Kamu yararı nesnel ve zorunlu bir neden-sonuç bağı gerektirir. 2.BÖLÜM: TÜZEL KİŞİLİĞİN ORTAYA ÇIKIŞI VE KAMU TÜZEL KİŞİLİĞİ Kamu yararına çalıģan derneklerin kamusallık derecesini incelememiz için tüzel kiģilik ve kamu tüzel kiģiliğinin ortaya çıkıģını ve özelliklerini incelemek gerekir. Çünkü tüzel kiģilerin nasıl ortaya çıktığı ve kamu tüzel kiģilerinin özellikleri bu dernekleri incelerken bize yol gösterici olacaktır. Bu nedenle bu bölüm tüzel kiģiliğe ayrılmıģtır. 45 Turan Yıldırım, Kamu Yararı Ve Disiplin Cezalarının Affı Anayasa Yargısı, Ankara, 2001,s tarih ve E:1994/77, K:1995/24 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı 47 Osman Saraç,a.g.k. 48 Tekin Akıllıoğlu, a.g.k., s

14 2.1 TÜZEL KİŞİLİĞİN ORTAYA ÇIKIŞI VE TÜRLERİ Genel olarak hukuk düzeni tarafından kendilerine haklara ve borçlara sahip olabilme baģka bir deyiģle hak öznesi olma niteliği tanınmıģ olan topluluklara tüzel kiģi denilmektedir. Toplumsal yaģamın beraberinde getirdiği bütün ihtiyaçların gerçek kiģilerce karģılanması imkânsızdır. Bu ihtiyaçların karģılanması ancak gerçek kiģilerin dağınık güçlerinin bir araya getirilmesiyle mümkündür. Bu nedenle hukuk düzenince gerçek kiģilerin yanında belli özellikleri taģımaları kaydıyla, bu topluluklar hak öznesi olarak kabul edilmiģlerdir. Tüzel kiģiler insanlar gibi maddi varlıklar olmayıp, sosyal hayatın zorunluluklarının yarattığı sosyal varlıklardır. Bu sebeple manevi Ģahıs ve hükmi Ģahıs olarak da adlandırılmıģlardır. Tüzel kiģilere gerçek kiģiler yanında, ayrı bir kiģilik tanınması, uzun bir süreç sonunda olmuģtur. Belli topluluklara tüzel kiģilik tanınması bir topluma egemen olan siyasal ve sosyal görüģlere göre değiģen bir geliģim süreci izlemiģtir. Tüzel kiģiliğin ortaya çıkıģında bu süreçteki düģüncelere bakmak gerekir. Siyasal düzlemde polis devleti anlayıģında devlet, özel birlikleri kendisine düģman görmektedir. Devlet kamunun iyiliği için çalıģmakta, özel birliklerse ancak ona zarar vereceği düģüncesi hâkimdir. Çünkü devlet herkesin yani kamunun çıkarını temsil etmektedir. Oysa tüzel kiģiler ancak belirli bir zümrenin Ģahsi ve yerel çıkarlarını korur. Bu nedenle her topluluğunun (kiģi ve mal topluluklarının) hukuk düzeni tarafından bir kiģi olarak tanımlanabilmesi ancak devletin izniyle gerçekleģmektedir. Bu devlet anlayıģı tüzel kiģileri kendisine rakip olarak görmekte ve onların toplum içerisinde çoğalmalarını hoģ görmemektedir. Onların toplum içerisinde güçlenerek nüfuz sahibi olmalarını engellemek için kiģi olarak kurulma izni verirken onlara sınırlı bir ehliyet tanımaktadır. Polis devlet anlayıģının aksine modern devlet anlayıģında devlet, kendi egemenlik çatısı altında kendilerine özgü amaçları olan bir takım toplulukların ve kurumların varlığını kabul etmektedir. Bu devlet anlayıģında toplumda bazı kurum ve toplulukların amaçlarının tamamen devlet tarafından gerçekleģtirilebilmesine ve devletin iģlevlerine sokulması mümkün değildir. Bu anlayıģ, sosyal zorunluluklar nedeniyle ortaya çıkan bu toplulukları devlet tüzel kiģi olarak tanımakta ve onların gerçek kiģilerle eģdeğer bir ehliyetinin olduğunu kabul etmektedir. 49 Sosyal düzlemde bireyci ve liberal görüģ, toplum içerisinde insanı tek ve bağımsız bir varlık olarak ele almaktadır. Bu nedenle bireyin kiģiliğinin topluluklar içinde erimesini veya toplumun etkisi altında kalarak hareket serbestliğinin ve özgürlüğünün kısıtlanmasını hoģ görmemektedir. Dolayısıyla bu görüģün egemen olduğu dönemlerde kiģi ve mal topluluklarının hukuk düzeni tarafından kabul edilmesi zordur. Bu anlayıģın hâkim olduğu 18. yy da Fransa ya tüzel kiģilik kurumu ancak 1901 Dernekler Kanunu ile girme imkânını bulabilmiģtir. Liberal görüģün aksine sosyal ve kolektivist görüģ insanların bir araya gelerek emeklerini, faaliyetlerini ve hatta sermayelerini birleģtirmek suretiyle çıkarlarını daha iyi savunabileceklerini kabul etmektedir. Bu görüģün egemen olduğu ülkelerde hukuk düzeni tarafından kiģi ve mal topluluklarına tüzel kiģilik tanınması kolaylaģmakta ve hatta devlet bunların kurulmasını teģvik etmektedir. Almanya da tüzel kiģilerin geliģmesi sosyal ve kolektivist görüģ çerçevesinde gerçekleģmiģtir. 50 Genel olarak değerlendirdiğimizde siyasal ve sosyal görüģlerin geliģimi çerçevesinde tüzel kiģiliğin tanınması ve ortaya çıkıģında iki karģıt durumla karģılaģmaktayız. Bunlardan birincisi toplulukların güçlenerek devletin bütünlüğünü ve bireyin özgürlüğünü tehlikeye düģürdüğünü kabul eden ve bu nedenle tüzel kiģilerin kuruluģunu zorlaģtıran ve onun ehliyetini 49 Muvaffak Akbay, Umumi Amme Hukuku Dersleri, C. I, AÜHF Yayınları, Ankara, 1948, s.422 vd. 50 Jale G: Akipek,Turgut Akıntürk, Türk Medeni Hukuku: Şahsın Hukuku, AÜHF Yayınları, Ankara, 1996, s.239 vd. 14

15 sınırlandıran anlayıģtır. Ġkincisi tüzel kiģilerin topluma yararlı olduğunu kabul eden ve bunların kurulmasını teģvik ederek onlara gerçek kiģilerle eģdeğer ehliyet veren anlayıģtır. Tüzel kiģiliğin ortaya çıkıģı ve özellikleriyle ilgili olarak görüģ ve teoriler ortaya konulmuģtur. 51 Bugün bu teoriler pratik öneme sahip olmamakla birlikte tüzel kiģiliğin anlaģılması bakımından burada kısaca değinmek gerekir. Konu alanımızın darlığı sebebiyle bunlardan üçüne yer vereceğiz. Bunlar varsayım teorisi, gerçeklik teorisi, belli bir amaca özgülenmiģ malvarlığı teorisidir. Alman hukukçusu Savigny tarafından ortaya atılan ve 19. yy da Fransız hukukçularınca da savunulan varsayım(fiksiyon) teorisine göre tüzel kiģilik, hukuk düzeni tarafından pratik ve teknik düģünceler sebebiyle yaratılmıģ olan varsayımsal (farazi), yapay (suni) bir Ģahıstan baģka bir Ģey değildir. Tüzel kiģilik, insan aklının yarattığı bir kavramdır. Bunun sonucu olarak bir amacın gerçekleģtirilmesi amacıyla bir araya gelmiģ olan insan bir amaca özgülenmiģ mal topluluklarına yapay bir kiģilik tanıyıp tanımamak devletin elindedir. Bu nedenle tüzel kiģiliği oluģturmak için devletten izin alınmalıdır. Yapay bir kiģilik olduğu için bir iradeden yoksundurlar ve devlet onun hak ehliyetini istediği gibi sınırlandırabilir. Bir iradeden yoksun olmaları nedeniyle de tam ehliyetsiz kabul edilmekte ve haksız fiillerinden de sorumlu değildirler. 52 Varsayım(fiksiyon) teorisinin aksine Alman hukukçusu Beseler tarafından ortaya konulan gerçeklik teorisinde tüzel kiģilik, sosyal zorunluluklar nedeniyle meydana gelen ve kendilerini oluģturan kiģilerden ayrı ve bağımsız bir mevcudiyeti olan bir varlıktır. Tüzel kiģiler, hukuk düzeninin kendilerini bir kiģi olarak tanımasından önce de mevcuttur. Hukuk düzeni ancak fiilen mevcut olan bu varlıkları düzenlemek ve onlara hukuki bir kiģilik tanımakla yetinmiģtir. Yani tüzel kiģiliği ortaya çıkaran onları yaratan hukuk düzeni değildir. Dolayısıyla devlet gerçek bir mevcudiyeti olan bu varlıkları tanımamazlıktan gelemez. Bu nedenle tüzel kiģiliğin kurulması için devletten izin almaya gerek yoktur. Bu teoriye göre; gerçek kiģiler ve tüzel kiģiler arasındaki en önemli fark yapılarındaki nitelik farkından kaynaklanır. Gerçek kiģiler fizyolojik Ģahıs, tüzel kiģiler ise amaçsal(gai) Ģahıslar dır. Bu bakımdan tüzel kiģilerde gerçek kiģilerin sahip olduğu hak ehliyetine eģdeğer haklara sahiptirler. 53 Tüzel kiģilerin fiil ehliyetleri tamdır ve bunu bizzat organları aracılığı ile kullanmaktadır. Tüzel kiģiliğin varlığını inkâr eden görüģ olarak bilinen belli bir amaca özgülenmiģ malvarlığı teorisinde genel olarak hak öznesinin sadece insanlar yani gerçek kiģiler olduğunu ve bunun dıģında hak öznesinin olamayacağını kabul etmektedir. Bu teori altında toplanan görüģlere bakıldığında; Fransa da Planiol ve Berthelemy e göre Tüzel kiģilerin sahip olduğu iddia edilen haklara ve borçlara, aslında buradaki kiģilerin hepsinin birden ortaklaģa(müģtereken) ait olduğunu yani bu hakların ve borçların asıl sahibinin gerçek kiģiler olduğunu ve dolaysıyla kiģi ve mal topluluklarının bağımsız bir kiģiliğe sahip olmadığını, Jhering göre tüzel kiģilik denilen toplulukların insanlardan ayrı ve bağımsız olan bir hak öznesi olamayacağını, bu görüģ altında toplananların diğer düģünürlerse tüzel kiģiliğin bir amaca özgülenmiģ sahipsiz bir malvarlığından ibaret olduğunu savunmaktadır. 54 Bu teorilerin her birinde bir miktar gerçeklik payı olmasına karģın hiçbiri tek baģına tüzel kiģiliği açıklamada yeterli değildir. Bu tüzel kiģiliğin müģterek bir sosyal ve siyasi birleģtiricisi olmayan çeģitli topluluklara, kurumlara ve iliģkilere uygulanan teknik bir hukuki ve yönetsel bir araç olmasından kaynaklanmaktadır. 55 Ele aldığımız görüģ ve teoriler çerçevesinde değerlendirildiğinde tüzel kiģi, hukuki kiģilik ile donatılmıģ bir hak ve hukuk 51 Tüm teoriler için Wolfgang Friedman, çev. Tuğrul Ansay, Tüzel KiĢilik Nazariyeleri ve Tatbikat, AÜHF Dergisi, Sayı:1, Ankara, 1958,s Bilge Öztan, Medeni Hukukun Temel Kavramları, Turhan Kitapevi, Ankara, 2006, s Jale G. Akipek, Turgut Akıntürk, a.g.k., s Jale G. Akipek,Turgut Akıntürk, a.g.k., s W. Friedman,, a.g.k., s

16 öznesi olarak karģımıza çıkmaktadır. Tüzel kiģilik, hukuki birlikten yola çıkarak, iģtirak halinde hak sahipliğinden gerçek kiģiyle aynı haklara sahip hukuki bir soyutlamanın ürünüdür. Bunun hukuki bir varsayım mı yoksa bir hukuki gerçeklik midir tartıģması ve onu tamamen yok sayan bir anlayıģ günümüzde anlamsızdır. GörüĢ ve teoriler değerlendirildiğinde bir topluluğun tüzel kiģi olabilmesi için o topluluğun belli ve sürekli bir amacının bulunması(o topluluğu oluģturanların üstünde maddi veya manevi bir menfaatin olması gerektiğini), bağımsızlık vasfını taģıması(bünyesinde yer alan kiģilerden ve mallardan tamamen bağımsız olması) ve örgütlenme unsurunu(iradesini açıklamayı sağlayan organlara sahip olmasını) içermesi gerekmektedir. 56 Bu unsurlar dikkate alındığında tüzel kiģilik, belli bir amacı gerçekleģtirmek suretiyle baģlı baģına bağımsız bir varlığa sahip olmak üzere örgütlenmiģ ve hukuk düzenince kendilerine haklar ve borçlar edinebilme iktidarı tanınmıģ mal ve kiģi topluluklarıdır. 57 Hak özneleri olan toplulukların tüzel kiģi olabilmesinin koģulları ancak o ülkede geçerli olan hukuk sistemi tarafından belirlenmektedir. Ülkemiz bağlamında tüzel kiģilik Medeni Kanunun maddeleri arasında düzenlendiğini görmekteyiz. Tüzel kiģilerle ilgili maddeleri değerlendiğimizde Ģunları söyleyebiliriz: 58 Tüzel kiģiler gerçek kiģiler ile aynı tarzda doğarlar. Bunlara iliģkin genel olarak kanuni tanıma vardır. Bu tanıma yetkili makamın özel olarak tüzel kiģilik vermesi Ģeklinde değildir. Tüzel kiģiliğe tanınan hak ehliyetinin kapsamı mümkün olduğu ölçüde gerçek kiģilere benzetilmiģtir. Tüzel kiģi fiil ehliyetini organları aracılığı ile kullanır. Organ denilen varlıklar, tüzel kiģiliğin temsilcisi değildir. Bunlar aracılığı ile belirli davranıģları gerçekleģtiren tüzel kiģiliğin kendisidir. Organların, organ niteliği ile gerçekleģtirdikleri haksız fiiller, tüzel kiģiliği sorumlu kılmaktadır. Tüzel kiģiliğin türleri açısından bakıldığında uygulanan hukuki rejime göre özel hukuk hükümlerinin uygulandığı tüzel kiģiler kazanç paylaģma amacı güden ve gütmeyenler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Kazanç paylaģma amacı güdenler Ģirketler(kollektif, komandit, limited, anonim Ģirketler ve kooperatiflerdir.) olup Türk Ticaret Kanununda düzenlenmekte, kazanç paylaģma amacı gütmeyenler ise dernekler ve vakıflar olup Türk Medeni kanunu tarafından düzenlenmektedir. Kamu hukukunun uygulandığı tüzel kiģiler ise kamu idareleri(devlet, il özel idareleri, Belediyeler, Köyler) ve kamu kurumları(meslek kuruluģları, Sosyal, iktisadi, Ġdari ve kültürel kamu kurumları) olmak üzere ikiye ayrılmakta ve bunlar temelini ya Anayasadan ve özel yasalardan alarak oluģturulmuģlardır. Konu alanımızı sınırlı tutmak adına ayrımların ayrıntısına girmeyeceğiz. Bu noktadan sonra kamu tüzel kiģileri ve özelliklerine yer vereceğiz. 2.2 KAMU TÜZEL KİŞİLİĞİ VE ÖZELLİKLERİ Devlet dıģındaki kamu tüzel kiģileri belirli bir ülke ve zamanın belirlediği Ģart ve ihtiyaçlara göre kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi benimsenen hukuki bir çözümün ürünüdürler. Kamu gücünü elinde tutan devlet, kamu hizmetlerinin daha iyi görülebilmesi için gerekli ve yararlı görüyorsa, kendi dıģındaki bazı tüzel kiģiliklere de kamu tüzel kiģiliği verir. Kamu tüzel kiģiliğinin ortaya çıkmasındaki temel esas kamu hizmetlerinin görülmesidir. Bu 56 Bilge Öztan, a.g.k.,s Jale G. Akipek, Turgut Akıntürk, a.g.k., s Hüseyin Hatemi, Medeni Hukuk- Tüzel Kişileri-I, Ġstanbul Hukuk Fakültesi Yayınları,Ġstanbul,1979,s

17 yüzden kamu tüzel kiģileri, gerçekte kamu hizmeti demektir. Kamu hizmeti piyasaya müdahale yoluyla onu sınırlandırma anlamı taģımaktadır. Bu da ancak yasama organı aracılığıyla gerçekleģmektedir. Nitekim Anayasamızda da kamu tüzel kiģilerinin ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulması bunun göstergesidir. Ancak devlet tüzel kiģisi ise egemenlik hakkını kullanması sebebiyle kamu tüzel kiģilerinde üstün bir konuma sahiptir. Devletin bir hizmeti görmesi için bir yetki gerekmezken devlet dıģındaki kamu tüzel kiģileri kamu hizmeti sunabilmesi için bir yetki gerekir. Dolayısıyla devlet sınırlandırılmamıģtır ve fiil ehliyeti tamdır. Devletin aksine diğer kamu tüzel kiģileri sınırlandırılmıģ olup fiil ehliyeti kısıtlıdır. Anayasanın baģlangıç hükümleri ele alındığında egemenlik devlete değil, millete tanınmıģtır. Devlet tüzel kiģiliğinin ve bu suretle onun oluģturduğu diğer kamu tüzel kiģilerinin arkasında millet vardır. Bunun sonucu olarak kamu tüzel kiģileri devlet gücünden yararlanmaktadır. 59 Yukarıda da belirtildiği gibi kamu tüzel kiģilerinin türlerini kamu idareleri ve kamu kurumlarından oluģmaktadır. Kamu idareleri bir bölgede yaģayan herkesi ilgilendiren kamu hizmetlerini yerine getirmekle sorumlu olan kamu tüzel kiģileridir. Bunlar devlet, il özel idareleri, belediyelerdir. Kamu kurumları, belirli kamu hizmetlerini görmeyle sorumlu kamu tüzel kiģileridir. Kamu tüzel kiģilerinin bu iki türüne birleģtiren ortak noktalar bulunmaktadır: Her ikisi de kamu tüzel kiģisidir ve kamu hizmetlerini görmekle ödevlidir. Devlet tüzel kiģiliğinin dıģında onun idari vesayetine tabidir. Ortak yönler bulunduğu kadar bunları birbirinden ayıran noktalarda bulunmaktadır: 60 Kamu idareleri temsil ettikleri bölgede çeģitli ve sayısız kamu hizmetlerini görmektedirler. Yani hizmet sunumunda genellik ilkesi söz konusudur. Kamu kurumları ise kuruluģ amaçlarında tespit edilen belirli ve sınırlı kamu hizmetlerini yerine getirirler. Bunlarda belirlilik/tahsis ilkesi söz konusudur. Kamu idareleri birbirinin yerine geçmiģken kamu kurumlarında bu durum söz konusu değildir. Devlet tüzel kiģiliği tüm diğer kamu tüzel kiģilerini kapsamakta ve onlar üzerinde denetim yapma ve yaptırım uygulama yetkisi vardır. Hatta devlet aldığı kararla diğer kamu tüzel kiģilerinin varlığına son verme yetkisine sahiptir. Dolayısıyla bu durum kamu tüzel kiģiliğine sahip olan tüm örgütlerin devletle bir bağı olduğunu ya da devlet ve diğer kamu tüzel kiģilerince kurulduğunun bir göstergesidir. Kamu idarelerinden olan devlet ve belediyeler uzun bir tarihsel evrim sonucunda ortaya çıkarken kamu kurumları ya müdahaleci devlet anlayıģın ortaya koyduğu ölçüde ve mevcut özel hukuk kurumlarının hukuki nitelik ve Ģekilleri değiģtirilmek suretiyle meydana gelmiģler ya da yeni hizmetler için doğrudan doğruya devlet tarafından kurulmuģlardır. Devlet dıģındaki kamu idareleri yerel âdem-i merkeziyet ihtiyaçlarından, kamu kurumları ise hizmet âdem-i merkeziyet ihtiyaçlarından doğmuģlardır. Bu noktada sormamız gereken soru Ģudur: Peki bir tüzel kiģinin kamu mu yoksa özel hukuk tüzel kiģisi olduğunu nasıl anlarız? Bu soru literatürde uzunca bir süre tartıģılmıģ ve hala da tartıģılmaya devam etmektedir. Gerek kamu gerekse de özel hukuk tüzel kiģilerinin yapıları itibariyle aralarında bir fark yoktur. Aralarındaki asıl fark, doğuģ, iģleyiģ biçimi, faaliyet konuları ve sona eriģleri bakımından söz konusudur. Dolayısıyla kamu ve özel hukuk tüzel kiģileri arasında önemli farklar olduğunu görüyoruz. Ancak bunları birbirinden ayırmak her zaman kolay değildir. Sorun daha çok kurum niteliğindeki tüzel kiģilerden 59 Hüseyin Hatemi, a.g.k.,s Sıddık Sami Onar, Ġdare Hukuku, C.I, Ġstanbul Hukuk Fakültesi Yayınları,Ġstanbul,1942,s

18 kaynaklanmaktadır. Medeni Kanunumuz kamu tüzel kiģilerinin kamu hukukuna tabi olacaklarını söylemekle yetinmiģ, ancak bunların birbirinden ayrılmasında yararlanılacak ölçütlerin neler olduğunu belirtmemiģtir. Bu iki tüzel kiģiliğin birbirinden ayırmaya yarayacak ölçütler bakımından iki görüģ mevcuttur. Tekçi görüģlerde bu iki tüzel kiģiliğin ayırabilmek için tek bir ölçütün olduğunu kabul ederler. Bu ölçüt kimilerine göre tüzel kiģiliğin üçüncü Ģahıslarla olan iliģkilerinde, kimilerine göre tüzel kiģiliğin amaçlarında, kimilerine göre tüzel kiģiliğin daha geniģ yetkilere sahip olmasında ve kimilerine göre tüzel kiģiliğin kendilerini oluģturanlarla olan iliģkilerindedir. Çokçu görüģte ise kamu ve özel hukuk tüzel kiģilerini sadece tek bir ölçüte dayanarak net bir Ģekilde birbirinden ayıramayız. Bunları birbirinden ayırmak için birden fazla ölçüte baģvurmak gerekir. Bu ölçütlere baktığımızda; amacı bir kamu hizmetini yerine getirmekse, amacına ulaģmak için faaliyetlerinde devlete özgü ayrıcalıklar/imtiyazlarla donatılmıģsa, kamu gücünü ve idari araçları kullanma yetkisine sahipse, diğer kiģilerle olan iliģkilerinde onlardan daha üstün ve ayrıcalıklı/imtiyazlı durumdaysa, kendi iradesiyle kendisini ortadan kaldırma yetkisine sahip değilse, genel(adalet) mahkemelerince varlığına son verilemiyorsa, görevi itibariyle kamu otoritesini temsil ediyorsa, diğer tüzel kiģilere oranla daha geniģ yetkilere sahipse, devletin sıkı kontrol ve denetimi altındaysa, kamulaģtırma yapabiliyorsa, malları kamu malları gibi özel bir himayeden faydalanıyorsa, personeli ceza kanunu açısından kamu görevlisi sayılıyorsa, vergi muafiyetlerinden yararlanıyorsa ve iģlemleri de hukuka uygunluk karinesinden yararlanıyorsa bu tür tüzel kiģinin kamu tüzel kiģisi olduğu söylenebilecektir. Ancak bu ölçütlerin hepsinin bulunması aranmamakta bazen sadece belli özelliklere sahip olanların kamu tüzel kiģisi olarak kabul edildiğini unutmamak gerekir. 61 Özetle çokçu görüģlerde tüzel kiģinin; faaliyetlerini devlete özgü egemenlik ve üstünlük esasına dayalı olarak yürütüp yürütmemesi, üçüncü kiģilerle olan iliģkilerinde herhangi bir kiģi gibi onunla aynı eģit durumda olup olmaması ve ortadan kalkıģ Ģekli, kamu tüzel kiģilerini özel hukuk tüzel kiģilerinden ayırmaya yarayan ölçütler olarak kullanılmaktadır. Kamu tüzel kiģiliği, tekçi ve çokçu görüģler dikkate alınarak değerlendirildiğinde tek taraflı kamu hukuku tasarruflarıyla kurulup sona eren, üyelikleri isteğe bağlı olmayıp zorunlu sayılan, yönetimi ve denetimi kamu güçleri tarafından sağlanan, kamu hizmeti görüp kamu yararına çalıģan ve kamunun elinde olan bazı ayrıcalıklara(imtiyazlara) sahip olan tüzel kiģilerdir. 62 Ülkemizde kamu tüzel kiģiliğinin veya var olan bir örgütün kamusallığını tespitinde Ģu ölçütler yer almaktadır: 63 Anayasal niteleme yapılması ölçütü: Bir örgütün kamu tüzel kiģisi olduğu Anayasada açıkça belirtilmiģse baģka bir ölçüte bakmaya gerek yoktur. Bu örgüt kamu tüzel kiģisi olarak kabul edilecektir. Örneğin Devlet, il özel idaresi, belediyeler, köy idaresi, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluģları, devletçe kurulacak radyo ve televizyon kurumu, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bu örgütler arasında yer alır. Bunlar anayasada sayıldığı ve güvence altına alındığı için yasama organı bir kanun çıkararak bu örgütlerin varlığına son veremez. Kanun ve kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanarak kurulma ölçütü: Bu ölçüt, kamu tüzel kiģiliği için kabul edilen genel ölçüt olarak niteliğindedir. Bir örgütün kamu tüzel kiģiliği sahip olması için onun yasama organının iģlemi olan kanunla veya yasama organının açıkça verdiği yetki doğrultusunda yürütme organının idari iģlemiyle kurulmasını 61 A. ġeref Gözübüyük,Turgut Tan,İdare Hukuku, Turhan Kitapevi, C.1, Ankara, 2004, s.175 vd.; Metin Günday, İdare Hukuku,6. Basım, Ġmaj Yayıncılık, Ankara,2002, s Rona Serozan, Tüzel Kişiler: Özellikle Dernekler ve Vakıflar, Filiz kitapevi, Ġstanbul, 1994, s Kemal Gözler, İdare Hukuku, C.I, Ekin kitapevi, Bursa, 2003, s ; A. ġeref Gözübüyük, Turgut Tan, Ġdare Hukuku,a.g.k,s.175 vd.; Zehra Odayakmaz-Ümit Kaymak-Ġsmail Ercan, Anayasa Hukuku-İdare Hukuku,6. Baskı, SavaĢ Yayınevi, Ankara,2006,s

19 esas almaktadır. Örneğin KĠT ler Bakanlar Kurulu kararıyla, köy tüzel kiģiliği de ĠçiĢleri Bakanlığının kararıyla kurulan kamu tüzel kiģileri arasında yer almaktadır. YÖK(Bu kurum Anayasada düzenlenmiģ olmasına karģın tüzel kiģiliği Anayasada belirtilmemiģ; kendi kuruluģ kanununda düzenlenmiģtir.),todaġe(kanunla kurulmuģtur.), TÜBA(KHK ile kurulmuģtur.), Milli Piyango Ġdaresi Genel Müdürlüğü(KHK ile kurulmuģtur.) örnek olarak verilebilir. Diğer Yardımcı Ölçütler: Anayasal ve yasal bir niteleme yoksa bir örgütün kamu tüzel kiģiliğinin veya kamusallığının tespit edilmesinde yargı organı devreye girmektedir. Yargı organı kamu tüzel kiģilerinin sahip olduğu diğer özelliklerden yola çıkarak bir örgütün kamu tüzel kiģisi olup olmadığını tespit etmektedir. Yargı organı, yukarıda çokçu görüģlerde belirttiğimiz ölçütleri kullanarak bunun tespitini yapmaktadır. Bir örgütün kamu tüzel kiģi mi yoksa özel hukuk tüzel kiģisi mi olduğunu anlamak için hangi ölçütlerin kullanıldığını kısaca görmüģ olduk. Esas olarak bu ölçütler, 0 ile100 arasında bir kamusallık skalası içersinde kamu/özel hukuk tüzel kiģisinin değerlendirilmesi halinde o örgütün ne kadar kamusal olduğunu ortaya koyması bakımından da önem taģımaktadır. Bu bölümde tüzel kiģilik ve kamu tüzel kiģiliğinin özelliklerini ortaya koyduktan sonra temel konumuz kamuya yararına çalıģan derneklere artık geçebiliriz. 3.BÖLÜM: TÜRKİYE DE KAMU YARARINA ÇALIŞAN DERNEKLER 1909 II. MeĢrutiyete kadar Türkiye de tüzel kiģiliğe sahip dernekler bulunmamaktaydı. Bu tarihten sonra 3 Ağustos 1325 de çıkarılan Cemiyetler Kanunu ile derneklere tüzel kiģilik tanınmıģtır. Cemiyetler Kanunu 1901 tarihinde Fransa da çıkarılan Dernekler Kanununu esas almıģtır. Bu kanunda yer alan kamuya yararlı derneklerde Fransız hukuk ve yönetim sisteminin bir ürünüdür. Bu nedenle kamu yararına çalıģan derneklerin niteliklerine ve özelliklerine geçmeden önce tarihsel geliģim sürecinde bu müessesenin nasıl ortaya çıktığına ve ne anlama geldiğine bakmak gerekir. 3.1 KAMU YARARINA ÇALIŞAN DERNEKLERİN TARİHSEL GELİŞİM SÜRECİ 64 Kamuya yararlı dernekler, Fransa da uzun bir evrim sonucunda ortaya çıkmıģ olan yönetsel ve hukuksal bir müessesedir. Fransa da derneklerin ortaya çıkıģı ve geliģimi dört önemli aģamada gerçekleģmiģtir. Birinci aģamada (16. yy-18yy) devlet kendi otoritesi ve egemenliğini tehdit edecek grupların oluģturulmaması için izin sistemini kullanıyordu. Ġzin ise istisnai durumlarda veriliyordu. Ġkinci aģamada hukuki meģruiyet talep eden bu gruplar devletin endiģelerinin boģa olduğunu göstermek için amaçlarının meģru ve kamuya yararlı olduğunu ispat etmeye çalıģıyorlardı. Bunun karģılığında devlette ancak kamuya yararlı kabul ettiği topluluklara hukuki bir varlık tanıyordu. Dolayısıyla bu dönemde özel hukuk tüzel kiģisi yoktu. Üçüncü aģamada 19. yy ın yarısından sonra devlet tarafından kamu hizmeti görmek üzere doğrudan doğruya kurulan kamu kurumları ile sonradan tanınma yoluyla kamu kurumu niteliği kazanan kamuya faydalı müesseseler ortaya çıktı. Bu dönemde Kamu kurumları kamu hukukuna tabi olarak kalırken kamuya faydalı müesseseler ise kamu hukukundan ayrılarak özel hukuk tüzel kiģileri haline geldi. Dördüncü ve son aģamada ise bugünkü özel hukuk tüzel kiģileri ortaya çıktı. Fransa devleti 1901 yılına kadar ancak tanıma kararnamesiyle tüzel kiģilik verdiği halde,1901 Kanunu ile izin sistemini terk ederek ve liberal 64 Tarihçe esas itibariyle YaĢar Karayalçın, Kamuya faydalı Müesseseler(menafi Umumiyeye Hadim Müesseseler),Türk Hukuk Kurumu, BaĢbakanlık Devlet Matbaası, Ankara,1946,s içinde Léon Michoud, La Théorie De La Personnalité Morale Et Son Application Au Droit Français 3 Éme Édition Mis Au Courant Par L. Trotabas Partie I-II, Paris,1932,s.415 vd. eserinden kısaltılarak alınmıģtır. 19

20 devlet anlayıģının etkisiyle serbest sisteme yaklaģmıģtır. Tüzel kiģiliğin doğumu için dernek sözleģmesi yapıldıktan sonra yetkili makama bir beyanla bu topluluğa tüzel kiģilik tanımıģ; ama eski anlayıģının etkisinde kalarak ona tam ehliyeti ancak tanıma kararnamesini elde edebilecek topluluklara vermiģtir. Dolayısıyla Fransa tüzel kiģiliğin doğumu bakımından karma, onun ehliyeti bakımından da ikili bir sistemi kabul etmiģtir. Bu tarihsel süreçte Fransa da ortaya çıkan kamuya faydalı derneklerin özellikleri Ģunlardır: 65 Kamuya yararlı dernekler özel giriģimin ürünüdürler. Kamuya yararlı dernekler kar elde etme veya bunun dıģında özel bir amaca değil; kamuya faydalı olan bir amaç güderler. Bu amacı gerçekleģtirmek için kamuya yararlı derneklere özel bir malvarlığına sahip olma ehliyeti verilmiģtir. Bu derneklere kamuya yararlı sıfatı, belirli bir idari iģlemle ve idare tarafından açık bir Ģekilde verilmiģtir. Bu sıfatı tanımakla devlet, derneğe aynı zamanda idarenin yardımcısı sıfatını da vermiģtir. Kamuya yararlı dernekler özel hukuk tüzel kiģisidirler. Kamu hukuku tüzel kiģisi ve özellikle de bir kamu kurumu da değildirler. Bunun sonucu olarak yaptıkları iģlemler idari iģlemler değildir. Bu iģlemlere karģı açılan davalara adli yargıda bakılır. Bu derneklerde çalıģanlar kamu görevlisi olmayıp, derneğin malları da kamu malları statüsünde sayılmaz. Kamuya yararlı dernekler idari vesayet denetimine tabi değildirler. Devletin bu dernekler üstünde genel kolluk ve denetleme yetkisi bulunmaktadır. Kamuya yararlı dernekler kanundaki Ģartların yerine getirildiğinin DanıĢtay tarafından tespit edilmesi ve hükümetin bunu bir tanıma kararnamesiyle uygun bulmasına bağlıdır. Son olarak kamuya yararlı dernekler adi(olağan) dernek değildirler. Her ikisi de özel hukuk tüzel kiģiliğine sahip olmalarına rağmen kamuya yararlı dernekler, adi dernekler kuruluģ, teģkilat, ehliyet, sona erme ve tasfiye süreçleriyle birbirinden ayrılırlar. Fransa da zamanla ortaya çıkan kamu kurumu ve kamuya yararlı müesseseler farkı aynı zamanda bir kurumun kamu kurumu mu yoksa kamuya yararlı müessese mi olduğu sorununa iliģkin tartıģmaları da ortaya çıkarmıģtır. Bu tartıģmalarda tam bir sonuca ulaģamamıģtır. Bununla birlikte Fransız mahkeme içtihatları müessesenin kuruluģuna bakarak onun özel giriģimin bir unsuru ise özel hukuk müessesesi, kamu giriģiminin bir unsuru ise kamu hukuku müessesesi olarak kabul ederek bir sonuca ulaģmaya çalıģmıģlardır. Türk hukukunda kamuya yararlı dernekler müessesesi 3 Ağustos 1325 de çıkarılan Cemiyetler Kanunu ile gelmiģtir. Esas itibariyle Fransız dernekler kanunun çevirisi niteliğinde olan bu cemiyetler kanunu üç yönü ile Fransız Dernekler Kanunundan ayrılmaktadır. Fransız dernekler kanununda derneklerin ortaya çıkması için dernek sözleģmesi söz konusuyken bizim kanunumuzda bu sözleģmeden bahsedilmez. Fransız dernekler kanununda birinci özelliğin bir sonucu olarak hukuki ehliyeti olmayan derneklerin varlığını kabul ederken, bizim kanunumuzda fiili derneklerin varlığını hukuken kabul etmemekteydi. 65 YaĢar Karayalçın, Kamuya faydalı Müesseseler(menafi Umumiyeye Hadim Müesseseler),Türk Hukuk Kurumu, BaĢbakanlık Devlet Matbaası, Ankara,1946,s içinde Gaston Jéze, Les Principes Généraux Du Droit Administratif Lire III,1930,s

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi ÇOCUK ÇEVRE ĠLIġKISI Ġnsanı saran her Ģey olarak tanımlanan çevre insanı etkilerken, insanda çevreyi etkilemektedir.

Detaylı

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır.

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır. T..C.. SSAYIIġġTAY BAġġKANLIIĞII EDĠĠRNE ĠĠL ÖZEL ĠĠDARESSĠĠ 22001122 YIILII DENETĠĠM RAPPORU HAZİRAN 2013 T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta:

Detaylı

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ :

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ŞİKAYETİN KONUSU : Özel büro ve turizm tesisleri

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL KARARIN ÖZÜ : Sivil Savunma Uzmanlığı nın Görev ve ÇalıĢma Yönetmeliği. TEKLİF : Sivil Savunma Uzmanlığı nın 31.03.2010 tarih, 2010/1043 sayılı teklifi. BAġKANLIK MAKAMI NA; Ġlgi: 18.03.2010 tarih ve 129

Detaylı

DÜZCE İL ÖZEL İDARESİ 2012YILI DENETİM RAPORU

DÜZCE İL ÖZEL İDARESİ 2012YILI DENETİM RAPORU T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI DÜZCE İL ÖZEL İDARESİ 2012YILI DENETİM RAPORU ARALIK 2013 T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr

Detaylı

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI 2009 DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI BİLGE ADAMLAR STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Demokratikleşme ve Toplumsal Dayanışma Açılımı BirikmiĢ sorunların demokratik çözümü için Hükümetçe baģlatılan

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ Erdem ALPTEKĠN Türk finans sistemi incelendiğinde en büyük payı bankaların, daha sonra ise sırasıyla menkul kıymet yatırım fonları, sigorta

Detaylı

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ. SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ. SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU 2012 ĠÇĠNDEKĠLER ÜST YÖNETĠCĠ SUNUġU I- GENEL BĠLGĠLER A- Misyon ve Vizyon.. B- Yetki, Görev ve Sorumluluklar... C- Ġdareye

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI ORDU İL ÖZEL İDARESİ 2012 YILI DENETİM RAPORU

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI ORDU İL ÖZEL İDARESİ 2012 YILI DENETİM RAPORU T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI ORDU İL ÖZEL İDARESİ 2012 YILI DENETİM RAPORU ARALIK 2013 T.C. SAYIġTAY BAġKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr

Detaylı

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir.

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir. Durumsallık YaklaĢımı (KoĢulbağımlılık Kuramı) Durumsallık (KoĢulbağımlılık) Kuramının DoğuĢu KoĢul bağımlılık bir Ģeyin diğerine bağımlı olmasıdır. Eğer örgütün etkili olması isteniyorsa, örgütün yapısı

Detaylı

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS 103 HISTR 211 101 105 107 TURK 111 ENG

Detaylı

SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ. MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY

SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ. MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY GİRİŞ ÇalıĢmak yaģamın bir parçasıdır. YaĢamak nasıl bir insan hakkı

Detaylı

Dr. H. Zeynep NALÇACIOĞLU ERDEN MİLLETLERARASI YATIRIM HUKUKUNDA DOLAYLI KAMULAŞTIRMA

Dr. H. Zeynep NALÇACIOĞLU ERDEN MİLLETLERARASI YATIRIM HUKUKUNDA DOLAYLI KAMULAŞTIRMA Dr. H. Zeynep NALÇACIOĞLU ERDEN MİLLETLERARASI YATIRIM HUKUKUNDA DOLAYLI KAMULAŞTIRMA İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR LİSTESİ... XIX GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Dolaylı Kamulaştırma Kavramı

Detaylı

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve DıĢ

Detaylı

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) Düzenleme Tarihi: Bingöl Üniversitesi(BÜ) Ġç Kontrol Sistemi Kurulması çalıģmaları kapsamında, Ġç Kontrol Sistemi Proje Ekibimiz

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. 688 Sıra Sayılı Kanun uyarınca, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların

Detaylı

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ YORUM KAVRAMI Betül CANBOLAT Kanun hükmü, yasama organının tercih ettiği çözümün yazılı olarak ifade edilmesidir. Kullanılan

Detaylı

MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU

MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU Ağustos 2015 İÇİNDEKİLER 1. KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ... 1 2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU...

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM HUKUK HAKKINDA GENEL BİLGİLER A. HUKUK B. TOPLUMSAL KURALLAR VE MÜEYYİDELERİ 1. Toplumsal Kuralların Gerekliliği 2. Toplumsal Kuralların Sınıflandırılması a. Görgü

Detaylı

MARKA ŞEHİR ÇALIŞMALARINDA AVRUPA ŞEHİR ŞARTI SÖZLEŞMESİ DİKKATE ALINMALI

MARKA ŞEHİR ÇALIŞMALARINDA AVRUPA ŞEHİR ŞARTI SÖZLEŞMESİ DİKKATE ALINMALI ENER DEN MARKA ŞEHİR AÇIKLAMASI VAHDET NAFİZ AKSU, ERZURUM DA YAPILAN MARKA ŞEHİR TOPLANTISINI DEĞERLENDİRDİ: ENER olarak, Erzurum un Marka Şehir haline gelmesini yeni kalkınma paradigması oluşturulmasıyla

Detaylı

SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ

SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ Sağlıkta yapılan dönüģümü değerlendirirken sadece sağlık alanının kendi dinamikleriyle değil aynı zamanda toplumsal süreçler, ideolojik konumlandırılmalar, sınıflararası

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI 2013 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI 2013 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI 2013 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU Ağustos 2014 İÇİNDEKİLER KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ... 1 DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU...

Detaylı

KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU

KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU Ağustos 2015 İÇİNDEKİLER 1. KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ... 1 2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN SORUMLULUĞU...

Detaylı

TURİZM HUKUKUNUN KAYNAKLARI:

TURİZM HUKUKUNUN KAYNAKLARI: TURİZM HUKUKUNUN KAYNAKLARI: TÜRKİYE TURİZM MEVZUATI DOÇ.DR. SABAH BALTA YAŞAR ÜNİVERSİTESİ İZMİR HUKUK NEDİR? Hukuk toplum düzenini sağlamak amacıyla devlet tarafından ortaya konulmuş uyma zorunluluğu

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor 1/9 Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor İçindekiler C2. ULUSAL TIP EĞĠTĠMĠ STANDARTLARINA ĠLĠġKĠN AÇIKLAMALAR... 2 1. AMAÇ VE HEDEFLER... 2 1.3. Eğitim programı amaç

Detaylı

ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE KAMU- ÖZEL HUKUK İLİŞKİSİ VE YANSIMASI

ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE KAMU- ÖZEL HUKUK İLİŞKİSİ VE YANSIMASI ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE KAMU- ÖZEL HUKUK İLİŞKİSİ VE YANSIMASI Fatih KAYMAKÇIOĞLU Ġktisatçı-Mühendis Kamu Yönetim Uzmanı Özet Hukuk düzeni bir bütün oluģturmakla birlikte genel ayrıma göre kamu hukuku ve özel

Detaylı

UĞUR DEMĠR ĠÇĠNDEKĠLER

UĞUR DEMĠR ĠÇĠNDEKĠLER ÜNĠTE 2. ĠġLETMENĠN SINIFLANDIRILMASI UĞUR DEMĠR ĠÇĠNDEKĠLER 1. Ekonomik Fonksiyonlarına Göre ĠĢletmeler... 2 1.1. Ġmalatçı ĠĢletmeler... 2 1.2. Hizmet ĠĢletmeleri... 2 1.3. Satıcı ĠĢletmeler... 2 2. Büyüklükleri

Detaylı

HAFTA 2. SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK. SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ

HAFTA 2. SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK. SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ HEDEFLER Bu üniteyi çalıģtıktan sonra; Sağlık hukukuna iliģkin Anayasal bilgileri edinecek, SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK Sağlık hukukuna iliģkin yasal mevzuatı öğrenmiģ olacaksınız.

Detaylı

Serbest Bölgelere Yönelik Gümrük MüĢavirliği Hizmetlerinin Katma Değer Vergisi Açısından Durumu

Serbest Bölgelere Yönelik Gümrük MüĢavirliği Hizmetlerinin Katma Değer Vergisi Açısından Durumu Serbest Bölgelere Yönelik Gümrük MüĢavirliği Hizmetlerinin Katma Değer Vergisi Açısından Durumu SERBEST BÖLGELERE YÖNELİK GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ HİZMETLERİNİN KATMA DEĞER VERGİSİ AÇISINDAN DURUMU Yazar:AyĢeYĠĞĠTġAKAR*

Detaylı

Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 9/12/2004 Sayı :25665

Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 9/12/2004 Sayı :25665 AĠLE HEKĠMLĠĞĠ KANUNU(1) Kanun Numarası : 5258 Kabul Tarihi : 24/11/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 9/12/2004 Sayı :25665 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 44 Sayfa: Amaç ve kapsam Madde 1-

Detaylı

T.C ADALET BAKANLIĞI Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü

T.C ADALET BAKANLIĞI Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü T.C ADALET BAKANLIĞI Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Ceza Ġnfaz Kurumlarında Madde Bağımlılığı Tedavi Hizmetleri Serap GÖRÜCÜ Psikolog YetiĢkin ĠyileĢtirme Bürosu Madde bağımlılığını kontrol altında

Detaylı

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri:

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Yasal Statünün Belirlenmesine İlişkin Sorunlar Prof. Dr. Bülent ÇİÇEKLİ HSYK Sunum Planı 1) Terminoloji 2) Disiplin Olarak 3) Göç ve İltica Hukukunun Kaynakları

Detaylı

Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri

Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Ali İŞGÖREN TÜRK HUKUKUNDA TOPLANTI ve GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ Gözden Geçirilmiş 2. Baskı Toplantı Hakkının Kullanılma Koşulları ve Yasal Sınırları Genel Özel,

Detaylı

ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN

ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5746 Kabul Tarihi : 28/2/2008 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 12/3/2008 Sayı : 26814 Yayımlandığı Düstur : Tertip :

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ders Bilgi Formu Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Yarıyılı Devlet Kuramı HUK 310 6 ECTS Ders Uygulama Laboratuar Kredisi (saat/hafta) (saat/hafta) (saat/hafta) 3 2

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge ġubesi Koordinatörlüğünde IV. Uluslararası PolimerikKompozitler

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI ANAYASA HUKUKU DOÇ. DR. KASIM KARAGÖZ ANAYASA KAVRAMI, TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI, ANAYASACILIK HAREKETLERİ ANAYASA

Detaylı

EĞİTİM SEN İSTANBUL 7 NOLU ŞUBE DENETLEME VE DİSİPLİN KURULLARI RAPORLARI. Eğitim Sen İstanbul 7 Nolu Şube Mart Mart 2011 Şube Çalışma Raporu

EĞİTİM SEN İSTANBUL 7 NOLU ŞUBE DENETLEME VE DİSİPLİN KURULLARI RAPORLARI. Eğitim Sen İstanbul 7 Nolu Şube Mart Mart 2011 Şube Çalışma Raporu EĞİTİM SEN İSTANBUL 7 NOLU ŞUBE DENETLEME VE DİSİPLİN KURULLARI RAPORLARI 235 EĞİTİM SEN İSTANBUL 7 NO LU ŞUBE DENETLEME KURULU RAPORU MART 2008 MART 2011 ARASI 2 Mart 2008 ile 16 ġubat 2011 tarihleri

Detaylı

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI 1 BECERĠLER 2 Beceri Nedir? ġimdiye kadar bilgi edinme, yaģam ve okulun temel amacı olarak görülmüģtür. Günümüzde ise bilgiye bakıģ değiģmiģtir. Bilgi;

Detaylı

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir.

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir. ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ

Detaylı

KONU : Sermaye Piyasası Kurulu nun Seri : VIII, No:39 Sayılı Tebliği uyarınca yapılan açıklamadır.

KONU : Sermaye Piyasası Kurulu nun Seri : VIII, No:39 Sayılı Tebliği uyarınca yapılan açıklamadır. ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU Tarih 29 Ocak 2009 Ortaklığın Ünvanı / Ortakların Adı : TAT KONSERVE SANAYĠĠ A.ġ. Adresi : Sırrı Çelik Bulvarı No:3 34788-TaĢdelen ĠSTANBUL Telefon ve Fax No. : 0216 430 00 00

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Engin ŞAHİN Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi KURUCU İKTİDAR. politik bir yaklaşım

Yrd. Doç. Dr. Engin ŞAHİN Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi KURUCU İKTİDAR. politik bir yaklaşım Yrd. Doç. Dr. Engin ŞAHİN Fatih Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi KURUCU İKTİDAR politik bir yaklaşım İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...XIII GİRİŞ...1

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku ABD Medeni Hukuk ABD

ÖZGEÇMİŞ. İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku ABD Medeni Hukuk ABD ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Cevdet İlhan Günay 2. Doğum Tarihi: 0 Nisan 1951. Ünvanı: Profesör Dr.. Öğrenim Durumu: Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Hukuk Ankara Üniversitesi 1972 Y. Hukuk Ankara Üniversitesi

Detaylı

PSĠKOLOJĠK DANIġMANLAR ĠÇĠN ETĠK VE YASAL KONULAR

PSĠKOLOJĠK DANIġMANLAR ĠÇĠN ETĠK VE YASAL KONULAR PSĠKOLOJĠK DANIġMANLAR ĠÇĠN ETĠK VE YASAL KONULAR Prof.Dr. Binnur Yeşilyaprak Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Başkanı SUNU PLANI Toplumsal YaĢamı

Detaylı

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Amaç ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Madde 1- Ankara Çocuk Dostu ġehir Projesinin amacı Ankara yı; Çocuk Hakları SözleĢmesini

Detaylı

ÜCRET SİSTEMLERİ VE VERİMLİLİK YURTİÇİ KARGO

ÜCRET SİSTEMLERİ VE VERİMLİLİK YURTİÇİ KARGO ÜCRET SİSTEMLERİ VE VERİMLİLİK YURTİÇİ KARGO ALĠ ARIMAN:2008463007 OSMAN KARAKILIÇ:2008463066 MELĠK CANER SEVAL: 2008463092 MEHMET TEVFĠK TUNCER:2008463098 ŞİRKET TANITIMI 1982 yılında Türkiye'nin ilk

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM MELDA AKPINAR VE DĠĞERLERĠ / TÜRKĠYE DAVASI. (Başvuru No. 19124/06) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM MELDA AKPINAR VE DĠĞERLERĠ / TÜRKĠYE DAVASI. (Başvuru No. 19124/06) KARAR STRAZBURG. AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM MELDA AKPINAR VE DĠĞERLERĠ / TÜRKĠYE DAVASI (Başvuru No. 19124/06) KARAR STRAZBURG 22 Temmuz 2014 İşbu karar kesinleşmiş olup şekli bazı değişikliklere tabi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku ABD Medeni Hukuk ABD

ÖZGEÇMİŞ. İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku ABD Medeni Hukuk ABD ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Cevdet İlhan Günay 2. Doğum Tarihi: 0 Nisan 1951. Ünvanı: Profesör Dr.. Öğrenim Durumu: Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Hukuk Ankara Üniversitesi 1972 Y. Hukuk Ankara Üniversitesi

Detaylı

BİLGİLENDİRME POLİTİKASI 1) AMAÇ

BİLGİLENDİRME POLİTİKASI 1) AMAÇ BİLGİLENDİRME POLİTİKASI 1) AMAÇ DoğuĢ Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.ġ. bilgilendirme politikasını Ģirket üst yönetimi oluģturur ve Ģirket bilgilendirme politikasından üst yönetim sorumludur. ġirketimiz,

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR?

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR? İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR? Recep GÜNER 50 * ÖZ 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu nda yer alan yükümlülüklerin sorumlusu

Detaylı

T.C. ANTALYA 1.Ġġ MAHKEMESĠ Esas-Karar No: 2013/619 Esas - 2013/698

T.C. ANTALYA 1.Ġġ MAHKEMESĠ Esas-Karar No: 2013/619 Esas - 2013/698 T.C. ANTALYA 1.Ġġ MAHKEMESĠ Esas-Karar No: 2013/619 Esas - 2013/698 T.C. ANTALYA 1. Ġġ MAHKEMESI TÜRK MILLETI ADINA KARAR ESAS NO : 2013/619 KARAR NO : 2013/698 HAKĠM : SULE BULAT 34993 KATĠP : HÜLYA ERYILMAZ

Detaylı

www.binnuryesilyaprak.com

www.binnuryesilyaprak.com Türkiye de PDR Eğitimi ve İstihdamında Yeni Eğilimler Prof. Dr. Binnur YEŞİLYAPRAK Türk PDR-DER Başkanı 16 Kasım 2007 Adana Türkiye de Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleri Başlangıcından günümüze

Detaylı

ÖĞR.GÖR.DR. FATĠH YILMAZ YILDIZ TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MESLEK YÜKSEKOKULU Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ PROGRAMI

ÖĞR.GÖR.DR. FATĠH YILMAZ YILDIZ TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MESLEK YÜKSEKOKULU Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ PROGRAMI ÖĞR.GÖR.DR. FATĠH YILMAZ YILDIZ TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MESLEK YÜKSEKOKULU Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ PROGRAMI Dünya da her yıl 2 milyon kiģi iģle ilgili kaza ve hastalıklar sonucu ölmektedir. ĠĢle ilgili kaza

Detaylı

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Yay n No : 3075 Hukuk Dizisi : 1512 1. Baskı Şubat 2014 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-102 - 5 Copyright Bu kitab n bu

Detaylı

BAĞIMSIZ DENETĠME TABĠ ġġrketlerġn ĠNTERNET SĠTESĠ AÇMASI ve ĠNTERNET SĠTESĠNDE BULUNMASI GEREKEN ZORUNLU HUSUSLAR

BAĞIMSIZ DENETĠME TABĠ ġġrketlerġn ĠNTERNET SĠTESĠ AÇMASI ve ĠNTERNET SĠTESĠNDE BULUNMASI GEREKEN ZORUNLU HUSUSLAR BAĞIMSIZ DENETĠME TABĠ ġġrketlerġn ĠNTERNET SĠTESĠ AÇMASI ve ĠNTERNET SĠTESĠNDE BULUNMASI GEREKEN ZORUNLU HUSUSLAR 1. GĠRĠġ Teknolojinin geliģmesi hayatın her alanında bilgi akıģını ve bilgiye ulaģımı

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

İ Ç İ N D E K İ L E R

İ Ç İ N D E K İ L E R 2007 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KANUN TASARILARI İLE 2005 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİNHESAP KANUNU TASARILARININ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

NĠHAĠ RAPOR, EYLÜL 2011

NĠHAĠ RAPOR, EYLÜL 2011 9. GENEL SONUÇLAR... 1 9.1. GĠRĠġ... 1 9.2. DEĞERLENDĠRME... 1 9.2.1. Ġlin Genel Ġçeriği... 1 9.2.2. Proje Bölgesinin Kapasiteleri... 1 9.2.3. Köylülerin ve Üreticilerin Kapasiteleri... 2 9.2.4. Kurumsal

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

I- Anayasa ya Aykırılığı İtiraz Yoluyla İleri Sürülen Hüküm

I- Anayasa ya Aykırılığı İtiraz Yoluyla İleri Sürülen Hüküm I- Anayasa ya Aykırılığı İtiraz Yoluyla İleri Sürülen Hüküm Somut olayda Mahkememiz önündeki uyuşmazlığa uygulanması söz konusu olan ve fakat Anayasa ya aykırı olduğu değerlendirilen hüküm 556 sayılı KHK

Detaylı

Zorunlu çağrıyı doğuran pay edinimlerinden önceki ortaklık yapısı Adı Soyadı/Ticaret Unvanı. Sermaye Tutarı (TL)

Zorunlu çağrıyı doğuran pay edinimlerinden önceki ortaklık yapısı Adı Soyadı/Ticaret Unvanı. Sermaye Tutarı (TL) INFOTREND B TĠPĠ MENKUL KIYMETLER YATIRIM ORTAKLIĞI A.ġ. PAYLARININ ZORUNLU ÇAĞRI YOLUYLA VBG HOLDĠNG A.ġ. TARAFINDAN DEVRALINMASINA ĠLĠġKĠN BĠLGĠ FORMU 1. Çağrıya Konu ġirket e ĠliĢkin Bilgiler: a) Ticaret

Detaylı

Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı Kurulumu FĠZĠBĠLĠTE ETÜDÜ ÇALIġTAYI

Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı Kurulumu FĠZĠBĠLĠTE ETÜDÜ ÇALIġTAYI Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı Kurulumu FĠZĠBĠLĠTE ETÜDÜ ÇALIġTAYI Projenin GELĠġĠMĠ: KDEP-EYLEM 47 (Kısa Dönem Eylem Planı ) 4 Aralık 2003 tarihli BaĢbakanlık Genelgesi yle e-dönüģüm Türkiye

Detaylı

Ġlgili Kanun / Madde 2821 S.SK/4

Ġlgili Kanun / Madde 2821 S.SK/4 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAĠRESĠ Esas No. 2011/15435 Karar No. 2011/12313 Tarihi: 26.04.2011 Yargıtay Kararları Ġlgili Kanun / Madde 2821 S.SK/4 ĠġKOLU TESPĠTĠ ĠġYERĠNĠN GĠRDĠĞĠ ĠġKOLUNUN ĠġLET- MENĠN TEKNĠK

Detaylı

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Sevilay ARMAĞAN Mimar. Şb. Md. Tel:0312 4102355 KAPSAM

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Sevilay ARMAĞAN Mimar. Şb. Md. Tel:0312 4102355 KAPSAM BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ PLANLAMA VE YAPILAŞMAYA İLİŞKİN MEVZUAT VE UYGULAMA Sevilay ARMAĞAN Mimar Şb. Md. Tel:0312 4102355

Detaylı

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI Ayrıntılı Bilgi ve On-line Satış için www.hukukmarket.com MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

Detaylı

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...XXI Birinci Bölüm Çevre Hukukunun Temelleri I. Genel Olarak...1

Detaylı

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL 21 MART 2011 HOġ GELDĠNĠZ IFAC in Sayın Başkanı, Kurul Üyeleri, Dünyanın dört bir yanından gelmiş

Detaylı

NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ

NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ ÖĞRENME ÇIKTILARI HAZIRLAMA VE ÖĞRENCĠ Ġġ YÜKÜ HESABI FUNDA NALBANTOĞLU YILMAZ Eğitim Öğretim Planlamacısı Ekim, 2011 GĠRĠġ Bologna Süreci kapsamında, yükseköğretim

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/12/2012-31/12/2012)

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/12/2012-31/12/2012) T.C. ADALET BAKANLIĞI KANUNLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 01/01/2013 AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/12/2012-31/12/2012) ĠÇĠNDEKĠLER 1- TOPLANTILAR... 3 1.1- TÜRKĠYE BÜYÜK MĠLLET MECLĠSĠNDE YAPILAN TOPLANTILAR... 3 1.2-

Detaylı

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi 4. Pazarlama AraĢtırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Örnekleme Süreci Anakütleyi Tanımlamak Örnek Çerçevesini

Detaylı

Emrah URAN TÜRKİYE DEKİ BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTELERİN İDARİ YAPTIRIM YETKİSİ

Emrah URAN TÜRKİYE DEKİ BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTELERİN İDARİ YAPTIRIM YETKİSİ Emrah URAN TÜRKİYE DEKİ BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTELERİN İDARİ YAPTIRIM YETKİSİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XIX GİRİŞ...1 Birinci Bölüm EKONOMİK KAMU DÜZENİ EKSENİNDE BAĞIMSIZ İDARİ

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Aile Hukukumuzda Mal Rejimleri ve Eşin Yasal Miras Payı

Aile Hukukumuzda Mal Rejimleri ve Eşin Yasal Miras Payı Aile Hukukumuzda Mal Rejimleri ve Eşin Yasal Miras Payı Doç. Dr. Faruk ACAR Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi AİLE HUKUKUMUZDA MAL REJİMLERİ VE EŞİN YASAL MİRAS

Detaylı

2. METODOLOJĠ 1 METODOLOJĠ. Programlar ile Ġstatistiksel Veri Analizi-2 (Prof.Dr. Kazım ÖZDAMAR,2002) çalıģmalarından yararlanılmıģtır.

2. METODOLOJĠ 1 METODOLOJĠ. Programlar ile Ġstatistiksel Veri Analizi-2 (Prof.Dr. Kazım ÖZDAMAR,2002) çalıģmalarından yararlanılmıģtır. GĠRĠġ 1 GĠRĠġ 2 GĠRĠġ 3 İÇİNDEKİLER 1. GĠRĠġ... 4 2. METODOLOJĠ... 5 3. TEMEL BĠLEġENLER ANALĠZĠ TEKNĠĞĠNĠN UYGULANMASI... 8 4. TR52 DÜZEY 2 BÖLGESĠ ĠLÇELERĠ SOSYAL GELĠġMĠġLĠK ENDEKSĠ...10 5. SONUÇ...27

Detaylı

KAMU DÜZENİ K AVR AMI

KAMU DÜZENİ K AVR AMI Dr. Özge OKAY TEKİNSOY Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi İDARE HUKUKUNDA KAMU DÜZENİ K AVR AMI İÇİNDEKİLER SUNUŞ... vii ÖNSÖZ...xi İÇİNDEKİLER... xiii KISALTMALAR...xxi GİRİŞ...1

Detaylı

Yargıtay. Hukuk Genel Kurulu. Esas : 2010/21-534. Karar : 2010/591. Tarih : 10.11.2010. Özet: -YARGITAY ĠLAMI-

Yargıtay. Hukuk Genel Kurulu. Esas : 2010/21-534. Karar : 2010/591. Tarih : 10.11.2010. Özet: -YARGITAY ĠLAMI- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas : 2010/21-534 Karar : 2010/591 Tarih : 10.11.2010 Özet: -YARGITAY ĠLAMI- Taraflar arasındaki "YurtdıĢı borçlanma hakkının tespiti" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda

Detaylı

TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI

TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI TAġINMAZLARIN ARSA VASFINI KAZANMASI Nevzat Ġhsan SARI / Tapu ve Kadastro MüfettiĢi TaĢınmazların arsa vasfını kazanması ancak imar planlarının uygulanmasıyla mümkündür. Ülkemizde imar planlarının uygulanması

Detaylı

MEF ÜNİVERSİTESİ HUKUK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS HUK 103

MEF ÜNİVERSİTESİ HUKUK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS HUK 103 MEF ÜNİVERSİTESİ UK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS 103 HISTR 201 101 105 107 TURK 101 ENG 101 Roma Hukuku: Genel Hükümler Atatürk

Detaylı

AMME ALACAKLARININ TAHSĠL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

AMME ALACAKLARININ TAHSĠL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası 5766 BaĢlığı Kabul Tarihi 04/06/2008 Kabul Edildiği BirleĢim CumhurbaĢkanlığına GidiĢ Tarihi CumhurbaĢkanlığından GeliĢ Tarihi CumhurbaĢkanınca Yapılan ĠĢlem AMME ALACAKLARININ TAHSĠL USULÜ

Detaylı

TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ

TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ Eylül, 2011 İÇİNDEKİLER GĠRĠġ... 3 A. Öğrenci Staj Raporu/Defterinin Başlıca Bölümleri...

Detaylı

ANKARA SOSYAL BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU

ANKARA SOSYAL BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU ANKARA SOSYAL BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ 2014 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORU Ağustos 2015 İÇİNDEKİLER 1. KAMU İDARESİNİN MALİ YAPISI VE MALİ TABLOLARI HAKKINDA BİLGİ... 1 2. DENETLENEN KAMU İDARESİ YÖNETİMİNİN

Detaylı

ANONİM ORTAKLIKTA ESAS SÖZLEŞMESEL BAĞLAM

ANONİM ORTAKLIKTA ESAS SÖZLEŞMESEL BAĞLAM Necdet UZEL İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa Göre ANONİM ORTAKLIKTA ESAS SÖZLEŞMESEL

Detaylı

VAKIF PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. 01.01.2011 30.06.2011 FAALİYET RAPORU

VAKIF PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. 01.01.2011 30.06.2011 FAALİYET RAPORU VAKIF PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. 01.01.2011 30.06.2011 FAALİYET RAPORU 1- Raporun dönemi, ortaklığın unvanı, dönem içinde yönetim ve denetleme kurullarında görev alan başkan ve üyelerin, murahhas üyelerin ad

Detaylı

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR A V R U P A B İİ R L İİ Ğ İİ H U K U K U 1)) AVRUPPA TOPPLLULLUK HUKUKUNU OLLUŞŞTURAN TEEMEELL ANTLLAŞŞMALLAR BİRİNCİ İL HUKUK 1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18/3/1951 de Paris'de imzalandı.

Detaylı