Yayın Kurulu ndan. Başkent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Yayın Kurulu ndan. Başkent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı"

Transkript

1 Başkent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı elyadal.org Yıl 6 Sayı 20 Mart 2007 pivolka.com Yayın Kurulu ndan Doğan Kökdemir Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı Herhangi bir derginin uzun soluklu olması pek de kolay bir başarı değildir; üstelik bu dergi bir bilim dergisi ise söz konusu başarı daha da anlamlıdır. PiVOLKA, 2002 yılından beri matematikten psikolojiye çeşitli alanlarda bilimsel yazıların yayınlandığı bir dergi oldu. Her zaman istediğimiz aralıklarla ve düzenli bir şekilde okuyucularla buluşmayı başaramadık belki ama yine de Türkiye de bilimsel bilginin hiç de zannedildiği gibi sıkıcı olmadığını gösterme konusunda elimizden geleni yaptık. PiVOLKA her adımında amatör bir heyacan yaşayan ve yaşatan bir organizma gibi elimizde büyüdü. Hala amatör yapısını koruyor ve galiba bu şekilde kalmaya da devam edecek. Çünkü bu derginin üzerinde emek veren genç bilim insanları, onun bu yapısının bozulmasını sonuçta profesyonel bir dergi olmanın faydalarını yaşayacak olsa bile vitrinde boy gösteren bir dergi olmasını istemiyor, istemiyoruz. PiVOLKA, ilk ortaya çıktığı gündeki misyonu ve vizyonu ile bilimin varolmasına elinden gelen katkıyı gösterecek ücretsiz bir dergi olmaya devam edecek. (devamı 2. sayfada) ELYADAL Yayın Kurulu Editör Zuhal Yeniçeri Yardımcı Editörler Başak Karagöz Efe Kıvanç Danışma Kurulu Okan Cem Çırakoğlu Kürşad Demirutku H.Kemal İlter Doğan Kökdemir Bahar Muratoğlu N.Can Okay PiVOLKA Yolculuğu - 3 Bilgeliğe Giden Yol Mideden Geçer mi? - 6 İnsancıl Yaklaşım da Bireyin Fenomenolojisi - 13 Okul ve Başarı - 16 e-devlet Dönüşümünde Kritik Faktörler ve İşletmecilik Açısından Değerlendirmeler - 19

2 PiVOLKA, bu kapsamda ve şekilde yayın yapan tek dergi olma özelliğini hala sürdürüyor. Türkiye de zaten oldukça sınırlı olan bilim ve popüler bilim dergilerinin ya da gazetelerin eklerinin dışında bilimsel tartışmaları, zengin bir konu şemsiyesi içinde ücretsiz olarak ilgilenen herkesin görüşüne, bilgisine ve eleştirisine sunan başka bir dergi daha yok. Şimdiye kadar bunu hiç dile getirmedik ama sanırım hem PiVOLKA hem de ELYADAL bütün amatörlüğüne ve sadece bir avuç insanın çabasına rağmen galiba iyi bir iş yapıyor. Keşke, bu konuda yalnız olmasak; PiVOLKA gibi dergi ve bültenlerin, ELYADAL gibi laboratuvarların çok olduğu, hatta aralarında tatlı bir rekabetin yaşandığı bir ortamda daha da üretken olabilir miydik diye düşünüyor insan. Maalesef, bizim sıklıkla gördüğümüz, eğer ucunda proje vb. gelirleri yoksa ya da pragmatik açıdan fayda sağlamıyorsa bu tür uygulamaların hemen hiç kimse tarafından gündeme bile alınmadığı. Bir yandan bu boşvermişlik varken öte yandan astrolojiden metafiziğe, sahte bilimlerin önlenemeyen yükselişi ve nüfusun çoğunluğunu oluşturan gençlerin cehaleti büyümeye devam ediyor. PiVOLKA-2 Biz, hala, yaşamda yaptıklarımızın sonsuzlukta yankılanacağına dair güvenimizi kaybetmeden çalışıyoruz. Bu konuda bizi yalnız bırakmayan Başkent Üniversitesi ne, üniversitemizin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ne ve tabii ki Yeni PiVOLKA ne zaman çıkacak? diye soran sizlere sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

3 PiVOLKA YOLCULUĞU Zuhal Yeniçeri Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı PiVOLKA-3 PiVOLKA nın Kısa Tarihi PiVOLKA, 2002 nin Mart ayında tek bir sayfadan oluşan sıfırıncı (0) sayısında kendinden bahsederek yayın hayatına başladı. Eleştirel ve Yaratıcı Düşünme Araştırmaları Laboratuvarı (ELYAD) ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı nın (DAL) ortak yayınıyken; Eylül 2003 de iki laboratuvarın birleştirilmesiyle birlikte Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı nın resmi yayını olarak varlığını devam ettirdi. Yıllara göre yayınlanan sayılar ve makale sayıları Tablo 1 de verilmiştir. Laboratuvar üyelerinin Pi sayısı, Volvoks kolonileri ve Karadelikler konusunda oluşturdukları üç ayrı çalışma grubundan ismini alan PiVOLKA nın dört (4) yıl boyunca toplam 19 sayısı yayınlanmıştır. Başlangıcından bu yana PiVOLKA da yayınlanmış yazılarda yazarların unvanları hiç kullanılmamıştır. PiVOLKA nın bir Ek Sayısı ve bir de Özel Sayısı bulunmaktadır. PiVOLKA da matematik ve istatistik, biyoloji, fizik, kimya ve enerji, ekonomi ve işletme, psikoloji, sosyoloji, antropoloji, siyaset bilimi, bilim felsefesi, etik, yöntem, eğitim, sahte bilimler, iletişim, sanat, edebiyat, mühendislik, bilgisayar ve internet konularında toplam 98 makaleye yer verilmiştir. Yayınlanan makalelerin konulara göre dağılımı Şekil 1 de verilmiştir yılında yenilenme sürecine giren PiVOLKA, bir yıl süre ile yayınına ara verildikten sonra 2007 den itibaren yılda dört (4) sayı ile yayın hayatına devam edecektir. PiVOLKA nın Yayın İlkesi (İçerik ve Nitelik) tarafından kullanılan şekillerin GIF, JPEG formatında ya da Word Drawing Tool kullanılarak sunulması; tabloların ise Word ya da Excel programlarında hazırlanması gerekmektedir. PiVOLKA Yayın Süreci PiVOLKA da yayınlanması isteğiyle e-posta aracılığı ile gönderilen yazılar öncelikle editör tarafından değerlendirilir. Değerlendirme sonucunda genel olarak PiVOLKA yayın ilkesine uygun bulunan yazılar için hakem ya da hakemler belirlenir. Hakemler yazıları, PiVOLKA Çalışma Değerlendirme Formu nu kullanarak değerlendirirler. Değerlendirme sonuçları editör tarafından düzenlendikten sonra karar yazara bildiriler. Kabul kararı alınan yazılar için hemen, Kabul/ Düzeltme kararı alınan yazılar için ise yazarın gerekli görülen düzeltmeleri yapmasının ardından baskıya hazırlık işlemleri başlatılır. Baskıya hazırlık işlemleri tamamlandıktan sonra PiVOLKA baskıya gönderilir (PiVOLKA Süreç Akış Şeması için Şekil 2 ye bakınız). PiVOLKA nın Bugünü Fotokopilerin gelmesini günlerce bekleyip, okuyucumuza bir an evvel ulaşması için ders aralarında zımba işlemleriyle boğuştuğumuz PiVOLKA, internet sürümüyle herkese, basılı sürümüyle de Türkiye deki tüm devlet ve vakıf üniversitelerinin kütüphanelerine ulaşıyor bugün. Başlangıcından bu yana Yayın Kurulu nda yer alan herkese, yazılarıyla bizi destekleyen yazarlarımıza, tüm okuyucularımıza ve emeği geçen daha pek çok insana teşekkürü borç biliriz. PiVOLKA da, 1. Bilim ve yöntem, 2. Bilim felsefesi, 3. Eleştirel ve yaratıcı düşünme, 4. Alana özgü ancak a. Deneme yazısı olmayan, b. Edebi yazı olmayan, c. Nesnelliği tartışmalı olmayan bilim yazıları yayınlanır. PiVOLKA da yayınlanması isteği ile gönderilen yazılarda 12 punto Times New Roman yazı karakteri ve 1.5 satır aralığı kullanılmalıdır. Bunun yanı sıra yazıların akdemik yazım kurallarına uygunluğuna dikkat edilmektedir. Gerekli görüldüğü takdirde yazarlar

4 PiVOLKA-4 Yıl Sayı Makale 1 (2002) 0,1, (2003) 3, 4, 5, Ek Sayı, Özel Sayı, 6, 7, 8, 9, (2004) 11, 12, 13, 14, (2005) 16, 17, 18, (2007) - - Toplam 115 Tablo 1. Yıllara göre PiVOLKA da yayınlanan sayılar ve makale sayıları. Şekil 1. PiVOLKA da yayınlanan makalelerin konulara göre dağılımı.

5 PiVOLKA-5 Şekil 2. PiVOLKA Süreç Akış Şeması.

6 Bilgeliğe Giden Yol Mideden Geçer mi? Dr. H. Kemal İlter Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı PiVOLKA-6 Bilgelik, insanoğlunun yüzyıllardır peşinde koştuğu bir bilgi düzeyi olarak algılanmış, farklı kültür ve bilim toplulukları tarafından değişik şekillerde zihinlerde canlandırılmıştır. Osmanlıca Hikmet, Rüştü kiyâset, İlmü mârifet, Basiret, Akıl, İlim, Felsefe İngilizce Wisdom, Fransızca Sagesse, Almanca Weisheit ve İtalyanca Sagezza olarak ifade edilen bilgelik, antiçağ Yunan felsefesi açısından Akla uygun davranmak olarak tanımlanmıştır. Socrates in Kendini tanımak olarak tanımladığı, törebilimcilere göre Tutkulara kapılmama olarak, Epikuros a göre de Erdem yoluyla varılan yüksek bir sarsılmazlık durumu, salt dinginlik ve aldırmazlık olarak tanımlanmıştır. Bilgelik, tanrıbilimsel olarak ise Tanrısal bir nitelik ve tanrıya özgü olarak tanımlanmıştır. Tanımı ne olursa olsun, bilgelik, bu düzeye ulaşacak kişiye evrenle ve onun işleyişi ile ilgili bir kavrayış verecek kavram olarak görülmektedir. Bilgelik, modern zaman açısından incelendiğinde bilginlik olarak da anlaşılabilir. Belirli bir konuda bilgi sahibi olmak ve o konuda uzmanlaşmak, kişiyi, bilgeliğin ilk basamaklarına taşıyacaktır. Bilgelik hiyerarşisi (Şekil 1), çevreden toplanan bilginin bilgeliğe dönüştürülme aşamalarını göstermektedir. Bu hiyerarşik yapı, çevrede gözlenen olaylardan elde edilen verinin, tek başına anlamsız olduğunu belirtmektedir. Bilgelik hiyerarşisi içindeki veri 1 ancak belirli bir çalışma sonrasında, kullanılabilir veriye, diğer bir deyişle bilgiye dönüşmektedir. Bilgi, veriden elde edilmiş olmasına rağmen bir bakış açısı oluşturacak yoğunluğa sahip değildir. Zamanla, yüksek miktarda bilginin (veriden) dönüşerek kullanıma hazır hale geldiği görülmektedir. Bilgi, temel fonksiyonlarını yerine getirmeye çalışan çevre faktörleri için yeterli olmasının yanı sıra onu daha iyi bir şekilde kullanabilecek, onu depolayabilecek, daha sonra tecrübeleri ile birleştirebilecek kullanıcılarını aramaktadır. Veriden oluşan bilgi, evrim geçirerek, diğer bilgilerle birleşerek, deneyimi de içine alarak üst bilgiye dönüşmektedir. Üst bilgi, çevresindeki olayları sadece anlayan değil, onu yöneten bir bakış açısını da yanında getirmektedir. Deneyimle ve yeteneklerle yoğunlaşan üst bilgi, ortaya çıkan diğer üst bilgilerle etkileşim halinde olmakta ve daha da gelişmektedir. Bilgelik hiyerarşisinin ulaşılmaya çalışılan noktası ise, üst bilginin veremediği kavrayışın ortaya çıkmasıyla oluşan bilgelik düzeyidir. Bilgelik, çevresini kontrol etmek ve yönetmek dışında, çevrede ortaya çıkan olayların birbirleri ile etkileşimini, neden-sonuç ilişkisini, analiz ve sentez yeteneğini, kavrayış ve sistem yaklaşımı çerçevesinde bütünleştiren çevre faktörlerine sunulan bir unvan olarak görülmektedir. 1 İng İng Datum, data (çoğul) Şekil 1 Bilgelik süreci Batı nın ve Orta Batı nın Filozof ve düşünürler (Şekil 2) yukarıda anlatılan şekliyle belki birer bilge değillerdi ancak bilgelik tanımına uyan işler yaptılar ve bugün yaşayan bilgelerin ortaya çıkmasını sağladılar. Yaptıkları çalışmalar, ortaya attıkları fikirler ve katlandıkları bilimsel zorluklar, bugün başka konularda onları takip etmemizi kolaylaştırdı. Evreni ve insanın evren içindeki yerini daha iyi anlayabilmemizi sağlayacak taşları yerleştirmeye başladılar. Biz de bilim insanları olarak bu taşlara yenilerini ekliyor ve insanoğlunun her konuda kavrayışını ve bilgeliğini artırmaya çalışıyoruz. Doğu nun filozofları ve düşünürlerinin, evrensel bilgi birikimine en az Batı nın filozof ve düşünürleri kadar katkı yaptılarını yadsımak mümkün değildir. Bu, izleyen bir çalışmanın konusu olacak. Klasik Dönem in, M.Ö aralığına bakıldığında Thales in suyu tek element olarak tanımladığı ve Phythagoras un ruhun ölümsüzlüğünden bahsettiği çalışmaların olduğu görülmektedir. M.Ö yılları arasında yaşamış olan Socrates birçok çalışmasının yanında diyalektik konusunda da çalışmıştır. M.Ö , Euclid in geometri ve Aristotales nun evrensel mantık çalışmalarına tanıklık etmiştir. M.Ö aralığı ise büyük usta Archimedes in mühendislik çalışmaları ile ünlenmiştir. Sıfır yılı ile başlayan Roma Dönemi nin ilk 1200 yılı şüphesiz kendinden önceki dönemden daha verimli

7 PiVOLKA-7 Şekil 2 Batı ve Orta Batı nın filozof ve düşünürleri (devamı için sayfa 26 ya bakınız) geçmiştir. Fibonacci nin kendi adıyla anılan sayı dizileri konusundaki çalışmalarının ve Bacon un deneysel çalışma konusundaki fikirlerinin yılları arasındaki döneme damgasını vurduğu görülmektedir. Erken Modern Dönem de, yılları arasında Copernicus un gezegen hareketlerini incelediğini görmekteyiz yılları arasında ise Kepler in güneş merkezli yörünge fikri ortaya çıkmış ve Galilei nin bilimsel metodu oluşmuştur arasında Descartes ın şüphecilik bakış açısının geliştiği ve Format ın olasılık konularında çalışmalar yaptığı görülmektedir tarihleri, Pascal ın mekanik hesap makinesini yaptığı ve Newton un da yerçekimi ile ilgili çalışmalarını bitirdiği yıllar olmuştur yılları arasında Euler in sayılar teorisi ile ilgili çalışmaları dikkat çekmektedir. Modern Dönem, Gauss un asal sayılarla çalıştığı ve Laplace ın determinizm ile ön plana çıktığı yılları arasında başlamaktadır. Bu dönem, Fourier in ısı iletimi çalışmaları ile hareketlenmekte ve Babbage ın fark makinesi ile sürmektedir arasındaki yıllar ise, Peano nun mantıksal aritmetik çalışmalarının ortaya çıktığı dönem olmuştur. Geç Modern Dönem in başlarında ( ) Poincare in üst bilgi, Zermelo nun küme teorisi, Einstein ın görelilik kuramı ve Bohr un quantum teorisi ile ilgili çalıştığı görülmektedir arasındaki yıllar, Reichenbach ın görelilik, Heisenberg in belirsizlik ve Ramsey in semantik paradoks ile ilgili çalıştığı yıllar olmuştur yılları arasında Neumann ın oyun teorisi çalışmaları göze çarpmaktadır. Bu yıllarda Hopper ın programlama ve Feynman ın bilim felsefesi ile ilgili çalışmaları görülmektedir yılları arasında, Hawking kuantum fiziği ilgili çalışmaları ile öne çıkarken, Eco semiotik analiz ile, Dummett sezgisel matematik ile, Mandelbrot fraktal geometri ile ve Haraway, beni hayrete düşüren, robot (cyborg) feminizmi ile ilgili çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Milenyum Dönemi ni ifade eden 2000 yılından sonraki dönemde, ışığın hızını yavaşlatarak bilim çevrelerinde hayranlık uyandıran Hau görülmektedir. Genel olarak bakıldığında üç bin yıllık bir dönem içinde insanoğlunun evrenle ilişkili bir kavrayış oluşturacak bilgi birikimini ve tecrübeyi elde etmeye çalıştığı görülmektedir. Bilgeliği arayan insan, acaba aradığını bulabilecek midir? Rene Descartes (Şekil 3), yılları arasındaki kısa hayatına, günümüzün felsefe temelini atacak çalışmalarını sığdırmıştır de Compendium Musica (Müzik ansiklopedisi) ile başlayan yazma deneme

8 leri, izleyen yıllarda başka eserleri ortaya çıkarmasını sağlayacak deneyimi kendisine sağlamıştır de, Regulae ad directionem ingenii (Akıl Yolu için Kurallar - Rules for the Direction of the Mind) ve Le Monde, ou Traité de la Lumière (Dünya, Işık Üzerine Çalışma) çalışmaları ile, Descartes ın, hem felsefenin temelini atacak hem de bilimsel yöntemi takip eden optik çalışmalarını ortaya çıkaracak olması tesadüf değildir. Felsefe konusundaki çalışmalarını dualite kavramı ile bütünleştirerek matematiksel bakış açısının önemini vurgulamaya çalıştığı eserler, 1637 de Discours de la méthode pour bien conduire sa raison et chercher la vérité dans les sciences (Bilimde Gerçeği Aramanın ve Nedeni Doğru Belirlemenin Metodu Üzerine Çalışma - Discourse on the Method of Rightly Conducting One s Reason and Of Seeking Truth in the Sciences) ile okuyucuya heyecan yaratacak şekle gelmiştir. PiVOLKA-8 Descartes, matematiğin hayatın temelini teşkil eden kuralları oluşturduğunu ve her şeyin matematikle ifade edilebileceğini iddia ederek determinizme katkı yapmaktadır. Dualizm ile ruh ve beden ayrımını, dini arka planda tutarak, tanrısal özellikleri çalışmalarından uzak tutmaya çalışmıştır. Fikirleri, gözleme dayalı çalışmaların gerçeği yansıtmaktan uzak olabileceği konusunu da içerecek şekilde genişlemiş, insan aklı ve felsefi düşünceyi de kapsayarak bir ilke imza atmıştır. Düşünüyorum, öyleyse varım ifadesi ile, düşündüğünün farkında olan insanoğlunun varoluşunu bu şekilde ispatlayabileceğini anlatmaya çalışmıştır. Descartes, şüpheciliğin ilk örneklerini ortaya koyarak bilim felsefesi alanındaki çalışmalara ışık tutmuştur. Günümüzde kullanılan analitik geometrinin temellerini atan Descartes, kendi adıyla anılan Kartezyen koordinat sistemini geliştirmiştir (Şekil 5). Benimle herşey matematiğe dönüşecek (Omnia apud me mathematica fuint) ifadesi ile, bilgeliğin önderlerinden biri olabilir mi acaba? Şekil 3 Rene Descartes ( ) 1641 de Meditationes de Prima Philosophia (Genç Felsefe Üzerine Düşünceler - Meditations on First Philosophy) (Şekil 4), 1644 de Principia Philosophiae (Felsefenin İlkeleri - Principles of Philosophy), 1647 de İnsan Vücudunun Açıklaması (The Description of the Human Body) ve 1649 da Les Passions de L Ame (Ruhun İhtirasları - The Passions of the Soul) ile eserleri felsefeden biyolojiye, fizikten matematiğe birçok alanla ilgili olarak görülebilir. Şekil 5 Kartezyen koordinat sistemi Leonardo Da Vinci (Şekil 6), yılları arasında yaşamış, filozof, ressam, heykeltraş ve düşünürdü. Birçok konu hakkında çalıştı (örnekler için eklere bakınız) ve bilgeliğe aday insanlardan biri haline geldi. Acaba onun yaptığı çalışmalar bilgeliğe giden yolun kapısını aralamış olabilir mi? Kendisine ait yaygın olarak bilinen birçok eserden farklı olarak fazla tanınmayan bir eserinden bahsetmek belki de bu soruya bir yanıt olacaktır. Şekil 4 Genç Felsefe Üzerine Düşünceler (Descartes, 1641) Şekil 6 Leonardo Da Vinci ( )

9 PiVOLKA-9 Vinci nin robotu (1495) (Şekil 7), o dönemde yapılmış olan en harika makinelerden biri olsa gerek. Ancak, bu çalışma, farklı bir bakış açısını yansıttığı ve hareket eden, kendine yetebilen makinelerin var olabileceğini gösterdiğinden dolayı, ayrıca, önemlidir. Şekil 9 Türk Otomatik satranç makinesi Şekil 7 Vinci nin robotu Vinci nin robotu, o dönemden sonra birçok düşünürün aklından geçecek olan fikrin basit bir haliydi sadece, ancak kendinden sonraki dönemlere esin kaynağı olduğu söylenebilir. Otomata (otomatik makineler) teorisinin temelinde var olan özelliklerin ortaya çıkmaya başladığı yılları 1495 den sonra 1649 da XIV. Louis için minyatür at arabası, 1688 de General De Gennes nin ürettiği Tavuskuşu ve 1737 de Jacques de Vaucanson nun Fülütçü sü (Şekil 8) önemli otomata örneklerini teşkil etmektedir de Vaucanson un Sindiren Ördek i (Şekil 10) de ilginç örneklerden biridir. Tam anlamıyla bir ördeği simüle eden bu makine, yediği yiyecekleri kimyasal olarak sindiren bir ördek-makine olarak tasarlanmış ve hayata geçirilmiştir. Olayları modelleme fikrinin ilk örneklerindendir. Oysa günümüzde Honda nın ürettiği, konuşan, koşan ve bizleri olanca sevimliliği ile selamlayan Asimo su ile robotik teknolojiler gelişmekle kalmamış, insanlar ile ortak çalışabilecek robot örneklerinin üretim sistemlerinde ortaya çıktığı görülmüştür. Yakın bir zamanda insan ile robotun aynı bedende can bulacağına kim itiraz edebilir? Yapay kalp gibi tıptaki gelişmeleri destekleyen teknolojilerin, robotları da insanın içine dahil edeceği zamanlar çok uzakta değil. Şekil 8 Vaucanson nun Fülütçü sü 1769 da Wolfgang von Kempelen nin satranç oynayan ilk otomatik makine olarak tanıtılan Türk (the Turk) adlı makine (Şekil 9) bütün dünyada yankı bulmuştur. Makine, Napolyon ile yaptığı bir satranç maçını da kazanarak ününü artırmış, günümüze kadar hakkında çok sayıda çalışma yapılmış ve kitaplar yazılmıştır. Makine, içine saklanmış cüce bir santrançcı tarafından idare edilen bir makine olmasına rağmen, otomatik işler yapan bir makine olarak ünlenmiş ve otomatanın temel masalını oluşturmuştur. Şekil 10 Vaucanson un Sindiren ördeği Mekanik evren fikrinin babası Descartes den günümüze, otomata teorisinin de ilerisinde yeni fikirlerin gelişerek geldiği ve bizi geleceğe ait fikirlerimizi değiştirmeye zorladığı görülmektedir. Bilgeliğe ulaşabilmek, temel mekanik evren tanımının üstüne yapay zeka uygulamalarını dahil etmek ile gerçekleşebilir mi? Analitik düşünmenin bilgi, bilgi kullanımı ve bilgelik konusunda destek sağladığı bir gerçektir (Şekil 11).

10 PiVOLKA-10 Şekil 11 Bilgi, üst bilgi, bilgelik ilişkisi Bilgeliğe ulaşabilmek için geçilmesi gereken yollar bilgi piramidinin (Şekil 12) aşamalarına benzemektedir. Veriden bilgeliğe kadar olan yükselme sırasında, gözlemlerden iletişime varan boyutlarda değişiklik gerekmekte ve bilge olana sağlanacak değerin buradan çıkacağı varsayılmaktadır. Şekil 12 Bilgi piramidi Bilgelik için gereken şartlara bakıldığında ise, hem bağlam hem de anlayış açısından, gerçekleştirilmesi gereken bir bakış açısının ortaya çıktığı görülmektedir (Şekil 13). Bilgelik, deneyimlerin düşünme becerilerine dahil edilmesi ile oluşmaktadır. Zaman içinde, gelişen bilgi teknolojileri aracılığı ile bilgeliğe ulaşmak daha da kolaylaştı ve ortaya çıkan faydanın miktarı da arttı arasındaki yıllarda, bilgi sistemlerinin etkin ve yaygın kullanımı, veri ve bilgelik arasındaki düzeyleri hızla aşmamızı sağladı. Gelecek, bilgeliğin, farklı anlamlarda ve bakış açılarıyla gelişmesini sağlayacak gibi görünüyor (Şekil 14). Şekil 14 Bilgelikle ilgili bakış açısının bilgi sistemleri açısından gelişimi Düşünme, varlıkların dünyayı modellemesini ve onunla etkileşmesini sağlayan mental süreç olarak tanımlanabilir. Bilgelik için düşünmeden bahsedildiğinde ise, diğer özelliklerin de (problem çözme, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme ve analitik düşünme) dahil olduğu bir modelden söz etmek uygun olacaktır. Problem çözme, içinde çok farklı bakış açısını içeren bir düşünme yöntemi olarak görülebilir. Problem çözme süreci içinde birçok farklı yöntemin kullanılması mümkün olmaktadır (Şekil 15).

11 PiVOLKA-11 Şekil 13 Bağlam-Anlayış ilişkisi Yaratıcı düşünme, eleştirel düşünmeyi tamamlayacak bir bakış açısını anlatmaktadır. Entelektüel liderlik, problemlere karşı duyarlı olma, orijinallik, yaratıcı hayalgücü, olağandışılık, uygunluk ve kullanışlılık yaratıcı düşünme sürecinin parçaları olarak ortaya çıkmaktadır. Bilim, eleştirel ve yaratıcı düşünme ile daha anlamlı hale gelen, gerçeği ararken bilginin elde edilmesini sağlayan sistemler bütünü olarak görülebilir. Bilim için bilimsel yöntemin kullanılması kadar doğal bir durum olamaz. Bilimsel yöntemin aşamalarına yakından bakıldığında, çok detaylı olmayan ancak sistematik bir düşünme yapısının ortaya konulduğu görülmektedir Şekil 15 Bazı problem çözme yöntemleri Eleştirel düşünme süreci dört aşamadan oluşmaktadır Fikirleri, ilişkili bütün konulardan ayırmak ve bu konularla ilgili birbirini destekleyecek mantıklı argümanlar toplamak, Argümanları bileşenlerine ayırmak ve bu bileşenlerden ek çıkarımlarda bulunmak, Bileşenleri ve çelişkilerini sınamak, Argümanlar arasındaki çatışan iddiaları ve göreli ağırlıklarını belirlemek. 1. Problemin tanımlanması 2. Problemle ilgili bilgi ve kaynakların elde edilmesi 3. Hipotezin oluşturulması 4. Deney yapılması ve veri toplanması 5. Veri analizi 6. Verilerin yorumlanması ve değerlendirilmesi 7. Sonuçların paylaşılması Bilimsel yöntem analiz 2 ve sentez 3 yapma zorunluluğunu yanında getirmektedir. Temel olarak analiz kelimesi bile işin içinde bir yerlerde analitik bakış açısının olduğunu ve temelde mekanistik düşüncenin elemanlarını matematiksel ilişkilerle açıklamanın önemini anlatmaktadır. Analitik düşünme, bilimsel düşünmenin bir parçası olarak (diğer parçaları gibi) bilim içinde yer alacak, bilim insanlarının analitik bakış açısıyla bütünleşmiş becerilerini daha fazla görme fırsatını bizlere verecektir. Hatta sosyal bilimler için bile. 2 Bir bütünün parçalarına ayrılarak detaylı incelenmesi. 3 Ayrıntılardan bir bütünün oluşturulması.

12 PiVOLKA-12 Bu çalışmanın ele aldığı ana fikir, analitik düşünmenin önemini vurgulamak ve analitik bakış açısını kullanabilecek özelliklerin arkasında teknolojinin desteğini sürekli gördüğümüzü anlatmaktı. Bilgeliğe giden yol, analitik düşünmenin önemini kavramaktan ve teknolojiyi bu düşünme şeklini daha etkin kılacak şekilde kullanmaktan geçmektedir. Bilgeliğe giden yol, sindiren ördeğin midesinden, otomata teorisinden, Descartes ın mekanistik felsefesinden, bilgi ve teknoloji sistemlerinden geçmektedir. Diğer bir deyişle, bilimsel metodun kullanımını daha etkin kılan ve analitik bakış açısının temelini oluşturan matematiksel süreçler, bilim insanı için önemlidir. (Bu yazıya ait Batı ve Orta Batı nın filozof lozof ve düşünürleri tablosunu sayfa 26 dan itibaren inceleyebilirsiniz.) Leonardo Da Vinci nin Çalışma Örnekleri

13 İNSANCIL YAKLAŞIM DA BİREYİN FENOMENOLOJİSİ: Varoluşçu Psikoloji den İnsancıl Psikoloji ye, Fenomenoloji ye Kısa Bir Bakış Başak Karagöz Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı PiVOLKA-13 İnsancıl psikolojinin ardalanının oldukça geniş olmasına ve evrildiği birçok değişik kaynak bulunmasına rağmen, kökleri temel olarak iki alanda yatar Avrupa kaynaklı Varoluşçu yaklaşım ve Carl Rogers ile Abraham Maslow gibi bazı Amerikalı psikologların çalışmaları (Burger,2006). Bu iki alanın ortaya çıkışına kısaca değinmenin, konuya bir giriş sağlaması açısından yararlı olacağını düşünüyorum. Çok sayıda Avrupalı psikiyatrist varoluşçuluk u Freud un psikanalitik yaklaşımının temel ilkeleriyle ele almıştır. Freud un ruhsal işleyiş modeline, insanoğlunu fiziksel bilimlerden ödünç alınan enerjinin korunması şeması yoluyla anlama çabalarına karşı çıkmış ve böyle bir yaklaşımın insanoğlunun yetersiz bir şekilde algılanmasıyla sonuçlanacağını ileri sürmüşlerdir. Eğer bir şema bütün bireyleri açıklamak için kullanılırsa, belirli bir kişinin eşsiz deneyiminin atlanacağı şeklinde itirazda bulunmaktadırlar. Freud un indirgemeci görüşüne (bütün insan davranışlarını birkaç temel dürtüye bağlamak), materyalizmine (bütün zihinsel işleyişlere mevcut olan tanımlanabilir faktörlerin neden olduğu inancı) karşı çıkmaktadırlar. Çeşitli Varoluşçu analizciler temel bir yöntemsel nokta konusunda aynı fikirdedirler analizci, hastaya fenomenolojik olarak yaklaşmalıdır; yani, hastanın dünyasına girmeli ve anlayışı bozan önvarsayımlarda bulunmadan bu dünyanın olgularını dinlemelidir. Varoluşçu analizciler içinde en iyi bilinenlerinden olan Ludwig Binswanger, Yalnızca tek bir uzay ve zaman yoktur, insan sayısı kadar çok zaman ve uzay vardır., diyerek bu konunun yaşamsallığını ortaya koymuştur (Yalom,2001). Avrupalı Varoluşçu analitik eğilim, hem felsefi kavramların insanın klinik incelemesine uygulanması arzusunun bir sonucu hem de Freud un insan modeline karşı bir tepki olarak doğmuştur. Birleşik Devletlerde 1950 lerin sonlarında benzeri bir hareketin sesleri duyulmaya başlamıştır. Akademik psikolojiye 1950 lere kadar egemen olan iki okuldan birincisi -ve şu ana kadar en baskın olanı- bilimsel pozitivist davranışçılıktı, ikincisi ise freudyen psikanalizdi. Gordon Allport, Henry Murray ve Gardner Murphy, daha sonra George Kelly, Abraham Maslow, Carl Rogers ve Rollo May gibi kişilik kuramcıları bu iki yaklaşımında insanı insan yapan en önemli bazı özellikleri dışladığını düşünüyorlardı; örneğin, seçim, değerler, sevgi, yaratıcılık, öz farkındalık, insan potansiyeli gibi (Yalom,2001). Bu yüzden 1950 de bu kişiler resmi olarak hümanist(insancıl) psikoloji adını verdikleri yeni bir ideolojik okul kurdular. İnsancıl yaklaşımı tanımlamak kolay değildir; çünkü insancıl kişilik kuramını oluşturan şeylerin tanımı üzerinde bir görüş birliği yoktur. Hangi kuramın ya da yaklaşımın insancıl olarak ele alınacağını belirten ölçütler çok net olmasa da, bir kurama insancıl etiketini koymadan önce, o kuramda şu dört öğenin varlığının araştırılması önerilir kişisel sorumluluğa yapılan vurgu şimdi ve burada ya yapılan vurgu bireyin fenomenolojisine yapılan vurgu kişisel gelişim üzerine yapılan vurgu (Burger,2006). Burada temel olarak ele alınması amaçlanan konu fenomenolojidir ve bu konunun yukarıda sıralanan diğer öğeler üzerindeki gücünün de açık olduğu düşünülmektedir. Zira insancıl psikolojinin bu denli hızlı büyümesinin bir nedeni de, davranışı anlamaya dönük araştırma yaklaşımlarının üniversiteler üzerindeki egemenliğiydi. İnsancıl psikologlar, insanların sadece sayılara indirgenemeyeceğini savunuyordu. Kişilik testlerinden alınan puanlar, kişinin iç dünyasındaki güçleri, duyguları ve özellikleri tam olarak yansıtamazdı. Daha da önemlisi, kişiyi bir özellikler cetveli çerçevesinde sınıflandırmak, o kişinin biricikliğini ve bireyselliğini yok ediyordu (Boeree,2000). İşte fenomenolojik yaklaşım ya da bireyin fenomenolojisine yapılan vurgu böyle bir yönteme karşı sunulmuş bir alternatif olarak gösterilebilir. En genel anlamıyla fenomenoloji kişinin kendisini ve çevresini kendine özgü bir şekilde algılama ve anlama biçimidir (Daş,2006).Mackewn e göre; fenomenolojik bakış açısında önemli olan, bir olayın, durumun, nesnenin ya da herhangi bir şeyin genel olarak taşıdığı anlam değil, o kişinin o an ve mekanda taşıdığı spesifik ve öznel anlamdır(daş dan aktarılmıştır). Fenomenoloji, deneyimlerin dikkatli betimlemeleri ve nitelendirilmeleri yoluyla kendi benliğimize ilişkin anlayışımızı geliştirmek ve değerini arttırmak yolundaki bir çabadır. Yüzeysel olarak bakıldığında fenomenoloji doğal gözlem ya da içebakıştan daha farklı gözükmemektedir. Biraz daha yakından incelendiğinde ise, temel varsayımlarının deneysel yönelimli insan bilimlerinin ana görüşlerinden oldukça farklı olduğu ortaya çıkar Fenomenolojide, ele alınan fenomen, o fenomeni açıklayacağı varsayılan nesnel olguya indirgenmeyerek tanımlanmaya çalışılır. Geçerlemenin nesnelliğine başvurmak yerine, deneklerarası(inters ubjective) uyuşmaya başvurulur (Corsoni,1994, Boeree,2000).Örneğin; davranıştan çok içsel zihinsel süreçlere önem vermesiyle fenomonolojik yaklaşı bilişsel yaklaşıma benzemektedir. Bununla birlikte, incelenen sorunların türü ile bunların incelenmesinde kullanılan yöntemlerin bilimselliği açısından büyük bir fark söz konusudur. Bilişsel psikologlar, öncelikle bireylerin olayları nasıl algıladıkları ve bilgiyi nasıl kodlayıp,

14 sınıflandırıp, bellekte nasıl temsil ettikleriyle ilgilenmektedirler; algıyı ve belleği etkileyen değişkenleri belirlemeye ve davranışı kestirebilmek için, zihnin çalışma tarzını açıklayacak bir kuram geliştirmeye çalışırlar. Fenomonolojik yaklaşımı benimseyen psikologlar ise, kuram geliştirmek ya da davranışı kestirmekten çok, bireyin içsel yaşamlarıyla deneyimlerini anlamak uğraşı içindedirler. Örneğin, kişinin benlik kavramıyla, benlik değerine ilişkin duygularıyla ve benlik bilinciyle ilgilenmektedirler(hilgard ve ark.,1996).fenomonolojik yaklaşımı benimsemiş psikologlarca deneysel yöntem bireyin tümlüğünü görebilme yeteneğinden uzak, son derece sınırlı bir yöntemdir. İnsan davranışını etkileyen, ona yön veren en önemli etkenleri deneysel yöntemle inceleme olanağı yoktur. Deneysel yöntemle elde edilen bilgiler, bütünden kopuk parça parça bilgiler olup, bireyin tümünü anlamaya götürmezler. İnsanı anlayabilmek için, onun yaşamında neyin anlamlı olduğunu, neyi gerçekleştirmeye çalıştığını, bir başka deyişle onun fenomenini anlamamız gerekir. Fenomenolojik yöntem; açık olması yla, doğru soruları sorabilmek le ve deneyimlerin oldukları gibi nitelendirilmesi yle tanımlanabilir. Fenomonolojik yaklaşımın odak noktası öznel deneyim dir. Bu yaklaşım, bireyin kişisel dünya görüşüyle ve olayları yorumlamasıyla; yani, bireyin fenomonolojisi yle ilgilenir. Olayları ya da fenomenleri, hiçbir ön kavram ya da kuramsal düşünceyi empoze etmeksizin, birey tarafından yaşandığı gibi anlamaya çalışır. Fenomonolojik yaklaşımı benimseyen psikologlar, insanların eylemlerini gözlemlemeye oranla, onların kendilerini ve dünyalarını nasıl gördüklerini inceleyerek insan doğası hakkında daha çok şey öğrenebileceğimize inanmaktadırlar. İki insan, aynı duruma tepki olarak birbirlerinden oldukça farklı davranabilmektedir; ancak, her birinin aynı olayı nasıl yorumladığını öğrenerek davranışlarını tamamıyla anlayabiliriz. (Cüceloğlu,2000) Fenomenoloji, fenomen lerle başlar ve onlarla birlikte devam eder (Corsoni,1994). Fenomen; kendini ve dış dünyayı kendine özgü bir biçimde algılayan bir kişinin öznel yaşantısına verilen isimdir(hilgard ve ark.,1996).bireyin davranışını ne çevre koşulları ne de organizmadaki biyolojik dürtüler, istekler, gereksinimler belirler Bireyin davranışını biçimlendiren en önemli etken onun kendini ve çevreyi o andaki anlamlandırış biçimi, başka bir deyişle bireyin o andaki fenomenidir. Fenomen, bir deneyimi deneyim yapan niteliklerine dair önceden hüküm vermek değildir. Tersine fenomenler incelenirken fenomenolojik tutumla meşgul olmak yerine, deneyimin sorgulanması ve bize gerçekte ne olduğunu anlatmasıyla uğraşılır(boeree,2000). Fenomenolojiye göre, birey fenomene tüm duyularını kullanarak bütün perspektiflerden bakar, hatta bireyin düşünceleri ve duyguları da bu sürece eşlik eder. Fenomenolojik yöntemi benimseyen psikologlar fenomenlerin kendi kendi PiVOLKA-14 lerine konuştuklarını ; yani, kanıt gerektirmeyecek kadar açık olduklarını söylerler (Corsoni,1994).Fenomene bu şekilde yaklaşmak (1) amaçlılığı anlayarak ve (2) parantez içine almanın uygulanması ile gerçekleşir. Don Ihde bunu şu şekilde açıklamıştır Her deneyimleme, deneyimlenen şeye karşı kendi referansına ve yönüne sahiptir ve her deneyimlenen fenomen, deneyimin şimdiki zamandaki mevcut durumuna dayanır ya da bu durumu yansıtır. (Boeree den aktarılmıştır,2000).(1)bütün deneyimler hem öznel hem de nesnel bileşenlere sahiptir ve bir fenomenin anlaşılması demek bu iki bileşeninde anlaşıldığı anlamına gelir. Peki, bu ne demektir? Fenomenin nesnel kutbuna amaçlı nesne ya da noema denir ve fenomenin öznel kutbuna ise amaçlı eylem ya da noesis denir. (Corsoni,1994).Amaçlı eylemler; görmeyi, duymayı, hissetmeyi, düşünmeyi, yargılamayı vb. ve amaçlı nesneler; görüleni, duyulan sözcükleri, hissedilen duyguyu, düşünceleri, yargıları vb. içerebilir. Amaçlı nesnelerin sadece geleneksel anlamdaki maddesel nesneleri içermediği; ayrıca duygular, düşünceler gibi kaygan kavramları da içerebileceği akılda tutulmalıdır. Kısaca, amaçlılık; fenomenin tüm görünüşlerine -nereye ait olduklarını atlamadan- açık olmaktır. (2)Parantez içine alma, fenomenolojisel indirgeme olarak da adlandırılır, madalyonun diğer yüzüdür; ele aldığımız fenomen hakkındaki tüm alışılmış ve doğal varsayımlarımızı bir kenara bırakmak demektir. (Corsoni,1994). Bu, eğilimlerimizi, peşin hükümlerimizi, teorilerimizi, felsefemizi, dinsel inancımızı, hatta üzerinde anlaşmaya varılmış olan yargıları ve fenomenin ne olduğu dışındaki her şeyi ortadan kaldırmamız anlamına gelir. Eğer terapistler, terapi ortamına bunlar gibi önsel yargılarını taşırlarsa, danışanı benzersizlikleri içinde anlamayı başaramayacaklardır. Aynı durum herhangi bir fenomen içinde geçerlidir. İnsancıl görüş, psikolojinin laboratuarda, yalıtılmış davranış birimlerini incelemek yerine, dikkatini insanlığın sorunlarına yöneltmesi gerektiği yolundaki uyarısıyla önemli bir noktanın altını çizmektedir. Ne var ki, günümüzün hayli karmaşık toplumunun ortaya çıkardığı zor sorunları, bilimsel araştırma yöntemleriyle ilgili öğrendiğimiz her şeyi göz ardı ederek çözebileceğimiz fikrini savunmak gerçekten de yanlıştır. Smith in de belirttiği gibi Bilimselliği gözden çıkaran insancıl bir psikolojiyi destekleyemeyeceğimiz gibi insani kaygıları bir yana bırakan bilimsel bir psikolojiyi destekleyemeyiz. (Hilgard ve ark. dan aktarılmıştır,1996) Fenomonolojik yaklaşım modern psikolojiye bir katkı olarak kabul edilmekle beraber, günümüz psikologları, psikoloji biliminin bilimsel yöntemlerle ilerleyebileceği yönündeki inançlarını devam ettirirler. Bazı psikologlar, Fenomonolojik yaklaşımdan vazgeçmeden deneysel veriler toplamının mümkün olduğuna inanır ve veri toplama çabasını sürdürürler (Cüceloğlu,2000).

15 PiVOLKA-15 Kaynakça Boeree,C.(2000).Phenomenological existentialism,10 Aralık 2006, http //www.ship.edu/%7ecgboeree/phenandexist.html Burger,J.M. (2006).Kişilik psikoloji biliminin insan doğasına dair söyledikleri (1.Baskı).(İ.D.Erguvan,Çev.) İstanbul Kaknüs Yayınları. Corsoni, R.J. (Ed.) (1994).Encyclopedia of psychology-volume 3 (3rd ed.). A Wiley- Interscience Publication. Cüceloğlu, D.(2000).İnsan ve davranışı (2,Baskı).İstanbul Remzi Kitabevi. Daş, C.(2006). Bütünleşmek ve büyümek gestalt terapi yaklaşımı (1.Baskı). Ankara HYB Yayıncılık. Hilgard,E.R.,Atkinson,R.C.,Atkinson,R.(1996). Psikolojiye giriş. (A.Yavuz, K.Atakay, M.Atakay, Çev.) İstanbul Sosyal Yayınlar. Yalom, I.(2001).Varoluşçu psikoterapi (3.Baskı).(Z.İyidoğan Babayiğit, Çev.) İstanbul Kabalcı Yayınevi.

16 OKUL VE BAŞARI Mehmet Yapıcı AKÜ Eğitim Fakültesi PiVOLKA-16 Giriş Okula giden bir çocuktan neler beklenmelidir? Bu klasik soruya; ortalama olarak iyi bir karne ve teşekkür/ takdir belgesi (kısaca akademik başarı) gibi cevaplar vermek oldukça olağan kabul edilmektedir. Gerçekten de okul çocuğundan bunları beklemek doğru mudur? Başarı denildiğinde sadece akademik başarıyı ya da daha yalın bir ifade ile notu mu anlamak gerekir? Akademik olmayan başarı/başarılar da olamaz mı? Eğer, okullu çocuktan sadece akademik başarı bekleniyorsa, insan yetiştirme sistemimizde çok ciddi bir sorun olduğunu da kabullenmek zorundayız. Çünkü, akademik başarı insanı tek bir yönüyle ele almaktır. Bu ise, insan ve niteliklerini basite indirgemek demektir. Hiçbir insan mükemmel olmadığı gibi, birkaç basit beceri ya da yetenekle açıklanacak sıradan bir varlık da değildir. İnsanın potansiyelinin (bilişsel, duyuşsal ve fiziksel boyutları ile) geliştirilmesi ise okulun en temel görevlerinden birisidir. Ancak, yazılı olmayan bir anlaşma varmış gibi, okul, aile, öğretmen, sosyal çevre ve siyasal sistemin odaklandığı bir tek boyut olduğu görülmektedir. Onun adı da akademik başarıdır, yani nottur. Bunu kanıtlamak için Google tarama motorunda yapılacak basit bir tarama sorunu açık ve net olarak ortaya koyabilir. Yapılan tarama şu sonuçları vermektedir Akademik başarı tarandığında sonuç; sosyal başarı tarandığında 127 sonuç ve kendini gerçekleştirme başarısı tarandığında ise Aradığınız - kendini gerçekleştirme başarısı - terimlerini içeren herhangi bir belge bulunamadı sonucu ile karşılaşılmaktadır. Bu tarama, 18 Mayıs 2006 da yapılmıştır. Sanırım, bu bizim neye ne kadar değer verdiğimizin somut bir kanıtı olarak düşünülebilir. Akademik başarı gerçekten de bu kadar önemli mi dir? Sosyal başarı ve kendini gerçekleştirme başarıları görmezden gelinecek kadar önemsiz midir? ABD de yapılan çalışmalar; okul birincilerinin okul sonrası yaşamlarında başarısız olduğunu göstermektedir (Yapıcı, 2004). Bunu akademik başarıya yüklenen anlamın abartılı olduğu şeklinde yorumlamak gerekir mi? ABD okul kuruluş sistemlerine genel olarak bakıldığında, akademik başarı önde olmak üzere, sosyal başarı ve kendini gerçekleştirme başarısının da önemsendiği görülmektedir (Illich, 1985; Spring, 1991). Kuşkusuz, söz konusu okul kuruluş sistemlerinde, sosyal başarı ve kendini gerçekleştirme başarısına yüklenen anlamın evrenselliği, insancı bir felsefeye sahip olma düzeyi tartışmaya açık olmakla birlikte, en azından var oluşu kayda değer bir durum olarak düşünülebilir. Ülkemizde her öğretim yılı sonunda yazılı ve görsel basına yansıyan karne fetişizmi, akademik başarısı düşük olduğu için evden kaçan çocuklar, intihara sürüklenen gençler; Türk eğitim sistemi için alışıldık bir manzaradır. Ve yetkili kurum ve akademisyenler, bu durumda nasıl davranılması gerektiğini uzun uzun anlatırlar. Ama hiç kimsenin (çoğunlukla) aklına akademik başarıya paralel olarak, okulun çocukta sosyal ve kendini gerçekleştirme başarısını da kurgulaması gerektiğini söylemek gelmez. Çünkü onlar da aynı sistemden çıkmışlardır. Öğüt verme sırası onlardadır. Akademik Başarı Akademik başarı, çoğunlukla bilişsel beceri ve yeterliliği ölçmeye yarayan ve derslerde gösterilen performansın betimlenmesine dayanmaktadır. Bu performansın gerçekten ölçülüp ölçülemediği ise oldukça farklı ve ayrıca ele alınması gereken bir olgu olarak düşünülmelidir. Derslerde, kendisinden istenileni yerine getiren, notlarını yüksek tutan, ders çalışma niteliği ile öne çıkan öğrenci akademik açıdan başarılıdır. Akademik başarı gösteren öğrenci, bu özelliğiyle sürekli ön planda tutulur. Akademik başarısı yüksek öğrenci, kendisini önemli ve değerli hisseder ve sosyal kabullenme açısından avantajlı bir duruma gelebilir. Bunun zıddı olarak, akademik başarısı düşük öğrenci, kendini değersiz ve önemsiz hisseder. Sosyal bir varlık olarak kabullenme güçlükleri yaşayabilir. Bir diğer açıdan, akademik başarı sağlıklı bir şekilde ölçülebilmekte midir? Ezberleyerek başarılı olunabilir, kopya çekerek başarılı olunabilir, öğretmenin ölçme aracını değerlendirirken yapacağı subjektif değerlendirmelerle başarılı (ya da başarısız) olunabilir. Bunların hepsi de düşünen ve sorgulayan bireyler yetiştirmek isteyen bir eğitim sistemi için birer fiyaskodur. Aralarında fark yoktur. O zaman temel sorun sadece akademik başarının başat ölçüt yapılması değil, ondan da önemlisi akademik başarının bile objektif olarak ölçülememesidir. Sosyal Başarı Sosyal başarı, bireyin sosyal yaşamın içinde, insan ilişkileri açısından iletişim becerilerine sahip olması ve bunu uygulayabilmesi olarak kabul edilebilir. Sosyal bir varlık olarak, öğrencinin sınıfın doğal bir üyesi olmaktan haz alması, grup dinamiği içinde sosyal bir rol üstlenmesi, beklenen ve istenilen bir niteliktir.

17 Okul da bu rolü önemser. Ancak sosyal başarı niteliği olarak karnelerin davranışlar kısmında yer alan bu özellikler hakkaniyet içinde ele alınmaz. Onları akademik başarının bir uzantısı haline getirilir. Akademik yönden başarılı olan, sosyal başarıya da sahip kabul edilir. Sosyal başarıya sahipmiş gibi varsayılan bu insanlar, okul kurumu sonrasında, toplumda gerçekle yüzleşmeye başlarlar. Gerçek yaşam okul yaşamı gibi değildir. Orada mış gibi yapılamaz. Sosyal başarısı olmayan biri sosyal başarısı varmış gibi gösterilemez. Sosyal başarı, bireyin kendisine ilişkin olumlu benlik algısının, sosyal benlik algısına dönüşmesi olarak düşünülebilir. Bu dönüşümün gerçekleşmesinde öncelikle aile sonra da okul en önemli role sahiptir. Bu nedenle, okulda sosyal etkinliklerin planlanması ve yürütülmesi, en az dersler kadar önemli bir eğitimöğretim etkinliği olarak düşünülmelidir. Kendini Gerçekleştirme Kendini gerçekleştirme psikolojik sağlık halinin en üst seviyesidir (Schultz ve Schultz, 2002). Kendini gerçekleştirme, bireyin kendine ilişkin olumlu benlik algısına sahip olması demektir. Bunun için de insanın kendisini olumlu ve olumsuz yönleri ile tanıyıp betimlemesi, olumsuzları ortadan kaldırıp olumluya çevirmesi, olumlu olanları da daha ileri noktalara taşıması gerekir. Bunu yapabilen insan, süreç için de kendini kabullenip sevmeyi öğrenmeye başlayacaktır. Kendisini seven başkalarını da daha kolay sever (Yapıcı ve Yapıcı, 2005). Okul çocuğu için gerçekleşmesi en olanaksız başarı kendini gerçekleştirme başarısıdır. Üstelik kendini gerçekleştirme başarısı, sosyal başarı gibi akademik başarı ile ilişkilendirilerek geçiştirilebilir de değildir, çünkü kendini gerçekleştirme sürecinin başlatılabilmesindeki en önemli yaşamsal uyarıcı koşulsuz sevgidir (positive regard). Okul ya da öğretmen sevgisi çoğunlukla koşullu sevgidir (eğer varsa). Koşullu sevginin bağlandığı uyarıcılar ise; yüksek not, öğretmen ve okul beklentilerine uygun davranışlar, kuralları sorgulamadan kabullenme, verilen ya da sunulanı öğrenmedir. vs. vs. PiVOLKA-17 Okullarımızda akademik başarı çok fazla öne çıkarıldığı için, okul sonrası ortaya çıkan sosyal sorunlarla baş edemeyen, hazır reçete bekleyen, kafası karışık, kısa vadeli önceliklere (para kazanma, araba ve ev alma, para biriktirme) odaklanmış bir yetişkin profili ile karşılaşıldığı, toplumsal gözlemlerden ortaya çıkabilmektedir. Sonuç olarak bakıldığında, ülkenin en önemli üst düzey kurumlarında, çoğunlukla akademik yönden oldukça başarılı (çoğunlukla okul birincileri) insanların görev aldığını görebilmek mümkündür. Ama manzara şudur Uluslararası sınavlarda başarısız bir öğrenci profili (bu sınavlara da akademik yönden başarılı öğrencilerin girdiği bütün itirazlara rağmen doğru olarak kabul edilebilir), Bilim üretemeyen (istisnai örnekler muhtemelen bu yüzden abartılmaktadır) ama oldukça çok sayıda ve titrlerle donatılmış bir akademik kitle, Kronikleşen ve kabullenilen bir enflasyonist yaşam ve bunu ortadan kaldıramayan seçkin, önemli bir kısmı yurtdışı doktoralı, birkaç yabancı dil bilen ve ihtimal ki okul birincisi okullularında içinde bulunduğu bir ekonomik sistem, Günü kurtarmaya hedeflenmiş seçkin ve saygın bir siyasal kurum, Montaj sanayi ile övünen, teknoloji üretemeyen bir sanayi sektörü. Kanımca bütün bunların nedeni okulun akademik başarıya yüklediği anlamda yatmaktadır. Abartılı göründüğünü bilmekle birlikte bir eğitimci olarak, çuvaldızı kendimize batırmamız gerektiği kanısındayım. Kaynakça Illich, I. (1985). Okulsuz toplum (B. Üstün, Çev.). Ankara Birey ve Toplum Yayınları. Schultz, D.P. ve Schultz, S.E. (2002). Modern psikoloji tarihi, (Y. Aslay, Çev.). İstanbul Kaknüs Yayınları. Spring, J. (1991). Özgür eğitim (A. Ekmekçi, Çev.). İstanbul Ayrıntı Yayınevi. Yapıcı, M. (2004). Okul ve insan. Ankara Ocak Yayınları. Yapıcı, Ş. ve Yapıcı, M. (2005). Gelişim ve öğrenme psikolojisi. Ankara Anı Yayıncılık. Tartışma Okul çocuğu açısından, okulun oluşturmak istediği hedefleri sıraladığımızda şunun ortaya çıkması gerekir; öncelikle kendini gerçekleştirme başarısı sonra sosyal başarı ve en son olarak da akademik başarı. Kendini gerçekleştirme başarısının öncelikli olarak düşünülmesinin sebebi, ondan sosyal ve akademik başarının türeyebileceği varsayımıdır.

18 PiVOLKA-18

19 PiVOLKA-19 E-DEVLET DÖNÜŞÜMÜNDE KRİTİK FAKTÖRLER VE İŞLETMECİLİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRMELER F. Efe Kıvanç Halil İbrahim Özbilger Tolgahan Yıldız Dr.H.Kemal İlter Eleştirel - Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Laboratuvarı Giriş 21. yüzyılda ülkelerin gelişmişlik düzeyleri yalnızca kaynaklarının zenginliği ile değil sahip oldukları, bilgiye ulaşım ve bilgi kullanımı gibi bilgi toplumunun temelini oluşturan faktörler ile ölçülmektedir. Bundan dolayı, kamu yönetiminin daha etkin ve fonksiyonel bir hale getirilmesi için devlet ile diğer aktörler arasındaki bilişim teknolojilerinden daha fazla yararlanılması bir zorunluluk haline gelmiştir. Bilişim teknolojileri temelinde ortaya çıkan bu ilişkiler elektronik devlet ya da dijital devlet (e-devlet) kavramını ortaya çıkarmıştır. Pek çok ülke e-devlet sürecine hazırlık çalışmalarını sürdürmekte ve uygulamaların geliştirilmesine devam etmektedir. Türkiye nin de gelişmekte olan ülkeler içindeki yerini küresel açıdan yükseltmesi, E-Dönüşüm Türkiye Stratejik Planı kapsamındaki e-devlet dönüşümünü gerçekleştirmedeki başarısı ile doğru orantılıdır. E-devlet en yalın biçimiyle, 2001 yılında gerçekleştirilen Türkiye Bilişim Şurası nda Devletin vatandaşlara karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu görev ve hizmetler ile vatandaşların devlete karşı olan görev ve hizmetlerinin karşılıklı olarak elektronik iletişim ve işlem ortamlarında kesintisiz ve güvenli olarak yürütülmesidir. biçiminde tanımlanmıştır. 1 İnce nin, geleceğin devleti olarak tanımladığı e-devlet, temel olarak kamunun hizmet verdiği alanlarda bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılması yoluyla, daha şeffaf, vatandaşa daha yakın, daha ucuz ve daha iyi çalışan bir idari yapıdır. 2 E-devlet kavramı, Aktan ın da altını çizdiği gibi, çeşitli aktörlerin (vatandaşların, işletmelerin, kamu kurumlarının v.b.) mal, hizmet, para ve bilgi alışverişi temelindeki ilişkilerinin bilişim teknolojilerinin yardımıyla elektronik ortamda gerçekleştirilmesidir. 3 E-devlet, kamu yönetiminin, gelişen teknolojiyle, aktörlerin değişen ihtiyaçlarına yeni çözüm yolları sunacak biçimde bir dönüşümü içermektedir. E-devlet dönüşümü, modern bir bakış açısıyla müşterisini (çeşitli aktörleri) odak noktaya getirmekte ve memnuniyet düzeyini artıran servisleri de geliştirmeyi hedeflemektedir. Dolayısıyla e-dönüşümün başarısındaki önemli etkenlerden biri, Kırçova nın ( ) belirttiği gibi 1 Türkiye Bilişim ura ı, Şurası, E Devlet Çalı ma ru u Grubu aporu Raporu, Ankara, 2001, s İnce, Murat, Elektronik Devlet Kamu Devlet:Kamu Hizmetlerinin Sunulma Sunulmasında Yeni İmkanlar, DPT Ankara 2001, s C.Can Aktan, Etkin Devlet, Konya Konya: Çizgi Kita evi, Kitabevi, Devletin yeniden yapılandırılması sürecinde hareket noktası devletten hizmet alanların [vatandaş ve özel işletmeler] müşteri olarak görülmesidir. düşüncesinin yerleşmesidir. E-devlet dönüşümü yalnızca vatandaş-devlet bağlantısını kuran elektronik bilgi sistemlerinin gerçekleştirilmesi olmayıp aynı zamanda kamu yönetimi açısından da büyük değişimleri içermektedir. İnternet temelli teknolojilerin kamu hizmetlerinin takibi için kullanılmaya başlamasıyla birlikte, devlet için bugüne kadar uzak bir kavram olan verimlilik kavramı da önemli bir faktör olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Aktörler ile devletin elektronik olarak yakınlaşması, zaman ve mekan kullanımlarını daha verimli hale getirmekte ve işlem sürelerinde büyük kazançlara olanak tanımaktadır. İşlem sürelerindeki azalma ise kamu kaynaklarının optimum düzeyde kullanımını sağlayarak orta vadede maliyetlerde azaltmayı ve tasarruf yapabilme kabiliyetini devlete sunmaktadır. Bilgi toplumu dönüşümünün bir parçası olarak düşünüldüğünde, aktörlerin ekonomi içindeki yerlerinin küresel olarak daha etkin olacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Bilgi toplumunun temelini oluşturan özellikler, gelecekte e-demokrasi ve e-seçim gibi kavramlarla daha fazla ilgilenilmesini gerektirecektir. Dolayısıyla devletin katı bürokratik yapısı daha esnek ve hızlı bir hal alacak, demokrasi daha katılımcı bir hale gelebilecektir. E-devlet dönüşümü, temelinde toplumun sosyo-kültürel yapısının da sisteme eklenmesini gerektirmektedir. Elektronik süreçlerin birer hizmet olarak sunulmasının dışında, arka planda çalışan yapıların dönüşümü de e- devlet kavramı içinde yer alması gereken önemli bir değişimdir. Elektronik devletin ana amacı, kamu hizmetlerinin daha kaliteli ve daha az maliyetle sunulmasıdır. Bu süreçte en önemli araçlar, elektronik sektörü ve ona bağımlı ve bağlı olarak gelişen bilişim teknolojilerinin sunduğu imkanlardır. Özellikle son yıl içerisinde yaşamın her alanını hissedilir ölçüde etkilemeye başlayan bilişim teknolojilerinin, hantallaşmış, gereğinden fazla büyümüş, yüksek maliyetle daha az iş yapabilir hale gelmiş olan kamu yönetiminin iyileştirilmesi çabalarına iyi bir çare olduğunun keşfedilmesi de fazla uzun sürmemiştir. Özellikle 1990 lı yılların başından itibaren, bilgi ve iletişim teknolojilerinin geniş ve her geçen gün gelişen olanaklarının kamu hizmetlerinin sunumunda bir araç olarak nasıl kullanılacağı hususu önem kazanmaya başlamıştır. Başarılı

20 ülke uygulamaları, elektronik devlet yaklaşımının kabul edilebilir, gerçekleştirilebilir ve uygulanabilir bir fikir olarak görülmeye başlanmasına vesile olmuştur. E devlet dönüşümünün aşamaları, temel olarak, Dünya Bankası nın ortaya koyduğu şu şekilde belirtilebilir 4 Bilgilerin işletmelere ve vatandaşlaraağ üzerinden aktarımı, Ulusal mali ve idari kamu yönetimi sistem nin entegrasyonu (veri toplamadan bilgi yönetimine geçiş ), Vatandaşlar, işletmeler ve bölgeler arasında direkt iletişimi sağlayan bir yapılanma, Hizmetlerin elektronik ortamda sağlanması ve devletin büyük ölçüde bilgi ağlarına entegre olması. Bu çalışmada e-devlet dönüşümünün gerçekleştirilebilmesi için kararlı bir misyonun, vizyonun, strateji ve faaliyetlerin belirlenip, uygulanması gerekliliği vurgulanarak çeşitli problemlere yönelik çözüm önerileri getirilmektedir. Çalışmada e-devlet dönüşümündeki kritik faktörler belirlenerek, işletmecilik bakış açısıyla işletme-devlet arasındaki elektronik ilişkiler üzerine karşılaştırmalar da yapılmıştır. e-devlet Modelinin Gelişimi e-dönüşümde Kritik Faktörler ve Temel Bileşenler: E-dönüşüm gerçekleşirken, devletin tüm kurum, kuruluş ve çalışanlarıyla süreci desteklemesi önemli bir noktadır. Bu süreç içinde, klasik devlet örgüt yapısı ve kamu yönetimi çeşitli değişimlere uğramaktadır. Bu değişimlerden bazıları şunlardır Devlet yapısı esnekleşmekte ve katı merkeziyetçi örgüt yapısı, kararların merkezden uzak bir şekilde alınabildiği bir yapıya dönüşmektedir, Kamu kurumları tarafından ayrı ayrı verilen hizmetlerin, e-devlet dönüşümü ile, tek elden verilmesi mümkün olmaktadır, Devlet yapısında şeffaflık daha önemli duruma gelmektedir, Kamu kurumları arasındaki iletişim ve veri alışverişi artmaktadır, Hem kamu kurumlarının hem de özel işletmelerin örgüt yapıları değişmekte ve, daha esnek, yatay 4 1. orld ank.org pu lic ector egov orrego keynote.pdf www1.worldbank.org/publicsector/egov/orrego_keynote.pdf yapıların oluşması söz konusu olmaktadır, PiVOLKA-20 Kamu çalışanlarının sayısı azaltılarak, daha az sayıda fakat bilgi toplumunun ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilen çalışanlar istihdam edilmektedir, Rekabetçi küresel ortam içinde Ar-Ge faaliyetlerine yapılan yatırımlar artmaktadır. Tüm bu değişimlerin yanında, devletin e-dönüşüm planları için bazı faktörlerin kritik olduğu görülmektedir. Bu kritik faktörler, etkilemekte olduğu toplumun e-dönüşüm süreçlerini ve sonucunda e-devlet yaratabilme başarısını yakından ilgilendirmektedir. Değişim faktörlerinden önemli olanları aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür Kültür: E-devlet dönüşüm uygulamalarında ortaya konan stratejilerin ve yapılan eylem planlarının küresel olarak aynı özellikleri taşıdığı görülmesine rağmen kültür faktörünün olduğundan daha fazla göz önünde tutulması gerekmektedir. Şu an e-avrupa 5 olarak adlandırılan, temelleri Lizbon Stratejisi 6 ile atılmış fakat daha sonra revize edilmek zorunda kalınan programda ve Türkiye de daha önce hazırlanan planda (Bkz.2005 Eylem Planı) olduğu gibi e-dönüşüme verilen tepki, aynı coğrafi bölgeler içinde dahi farklılık gösterebilmekte ve planların belirlenen süre içerisinde tamamlanmasına engel oluşturabilmektedir. Bu bakımdan, oluşturulan planların, ilgili toplumun kültürünü yakından tanıyan uzmanlarca yapılması, planların başarısı açısından çok önemlidir. Ekonomi: Bilgi toplumuna dönüşüm sürecinde, devletin sahip olduğu ekonomik güç önemli rol oynamaktadır. Taylor Nelson Sofres tarafından 2001 yılında yapılan ve ülkelerin online devlet kullanımı ile internet kullanım oranlarını yansıtan araştırmada 7 görüldüğü gibi, sıralamalarda üst sırada yer alan devletlerin, ekonomik olarak güçlü, GSMH oranı yüksek ve göreceli olarak daha eşit gelir dağılımına sahip olan ülkeler olduğu gözlemlenmektedir. Devlete Olan Güven: E-devlet dönüşüm sürecinin başarısı, aktörlerin devlete güven yüzdesi ile orantılı şekilde değişmekte olduğundan, güven, etkin bir faktör olarak değerlendirilebilir. Taylor Nelson araştırma şirketi tarafından yapılan 2001 tarihli araştırma; online devlet ne kadar güvenli? sorusuna 25 ülkeden alınan güvensiz cevabının yüksek oranlar oluşturduğu ve ortalamada %62,12 düzeyine ulaştığı görülmektedir. Demografik Yapı: Toplumda yaşayanların yaş, cinsiyet ve nüfus yoğunluğu gibi demografik özellikleri e-dönüşüm sürecinde kritik faktör olarak değerlendirilebilmektedir. 5 http ec.europa.eu gro thand o inde en.htm 6 İnan, A. (2005). Avrupa irliği birliği ekonomik yaklaşımı liz on lizbon stratejisi ve maastricht kriterleri. Bankacılar Dergisi, (52),

21 Örneğin Singapur gibi az nüfuslu ülkeler hazırladıkları planları çok daha kolay ve kısa sürede hayata geçirebilirken, daha fazla nüfusa sahip Türkiye ve benzeri ülkelerde bu bir engel olarak görülebilmektedir. E-devletin Temel Bileşenleri: Devletin ve e-devletin temel bileşenleri ile ilişkileri ve aralarındaki farklar, Şekil 1 de görülmektedir. Şekil 1 de devletin ve ona bağlı kamu kurumlarının diğer aktörlere nasıl ulaştığı görülmektedir. Bu iletişim sisteminin artan nüfus ve hızla çoğalan bilgi karşısında etkinliğini koruyabilmesi mümkün değildir. Bu yüzdendir ki, işlemlerin daha hızlı gerçekleşebildiği, iletişim kanalların çift yönlü olduğu ve kaynağın tek nokta olarak belirlendiği bir sisteme acilen gereksinim duyulmaktadır. Bunu sağlayabilecek ve geleceğin devleti olarak tanımlanan yapı ise e-devlettir. İletişim kanalının taraflarına göre süreçleri; devletten vatandaşa (G2C), devletten şirketlere (G2B), devletten devlete bağlı kurumlara (G2G) ve ayrıca devletten devlet çalışanlarına (G2E) olarak ayırmak mümkündür 8. E-devletin oluşum sürecinde başlangıç noktası her kurumun kendi internet sitesini kurarak bilgiyi bu yolla paylaşmasıdır. E-devlet projelerinin gelişimiyle beraber tüm hizmetlerin tek yerden sunulma düşüncesi diğer bir deyişle portal kavramının ortaya çıktığı görülmektedir. A.B.D Ulusal Elektronik Ticaret Koordinasyonu Konseyi, e-devletin diğer aktörlere verdiği hizmetin derecesine göre bu portalları aşağıdaki düzeylerde sınıflandırmaktadır 9 Birinci düzey portallar, Sadece bilgi verme amacına hizmet etmektedir. İkinci düzey portallar, kullanıcıların veri tabanları üzerinde vergi numarası sorgulama, pasaport kayıt gibi basit işlemleri gerçekleştirebildiği portallardır. Üçüncü seviye, kullanıcıların bir tanımlama numarası ve şifreye sahip oldukları, portal içinde yaptıkları tüm işlemleri bu kimlik adı altında gerçekleştirdikleri platformlardır. Dördüncü düzey, kurumlarda bulunan farklı veritabanlarını birbirleriyle paylaşmaları sonucu kullanıcının tek kanaldan pek çok işlemi gerçekleştirebildiği karmaşık portallardır. Beşinci düzey portallar ise karşılıklı etkileşime dayanan iletişimin iki yönlü olduğu hem kullanıcının hem de dağıtıcının aktif olarak bulunduğu portallardır. Dolayısıyla beşinci düzey portallar çok daha ayrıntılı işlemleri gerçekleştirebilme kabiliyetindedirler. Portallarda görülen bu ilerlemeyi e-devletin yapılandırma sürecinde de görebilmekteyiz. 8 Kırçova, İ rahim, İbrahim, E devlet E-devlet uygulamaları ve ekonomiye Etki Etkileri, İTO yayınları, İstanbul, 2003, s Türkiye Bilişim ura ı, Şurası, E Devlet Çalı ma ru u Grubu aporu Raporu, Ankara, 2001, s PiVOLKA-21 Başarılı bir yapılandırma için devlete bağlı kurumlar arasındaki koordinasyon büyük önem taşımaktadır. E-Devlet Uygulamaları ve Türkiye deki Gelişim Aşamaları E-Devlet dönüşümü girişimlerinin gerektirdiği uzun vadeli, çok yönlü ve büyük ölçekli yatırımlar, ülkelerin yaratıcı çareler aradıkları bir diğer konu olmuştur. Küresel e-devlet yaklaşımları öncelikli olarak yerel yönetimlerdeki uygulamalarla geliştirilmiştir. 10 Bilindiği üzere tüm dünyada bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olarak kamu sektöründe elektronik devlet ya da dijital devlet adı verilen uygulamalar önem kazanmıştır. Gelişmiş ülkelerde e-devlet servisleri ve uygulamaları konusunda bir çok proje yapılmaktadır. Örneğin; e-devlet uygulamalarında başarılı bir ülke olan Singapur, Ulusal Bilgisayarlaştırma Planı, Bilgi Teknolojileri 2000, Infocomm 21 gibi projeleri gerçekleştirmiş ve Singapur-One (http //s-one.net.sg) adlı iletişim ağı sayesinde de hemen hemen tüm servislerde yüksek hızda internet bağlantısını sağlamıştır. Singapare One geniş bant hizmeti, interaktif multimedya uygulamaları ve hizmetlerini Singapur daki tüm ev, işletme ve okullara yaygınlaştırmıştır. Ayrıca okullara, yaşlı, işsiz ve özürlülere bedava internet eğitimi sağlanmış ve beş yaşın üzerindeki her vatandaşa ücretsiz elektronik posta adresi verilmiştir. 11 E-devlet çalışmalarına 1993 te başlayan ve tüm kamu hizmetlerinin tek duraklı olarak çevrim-içi sunulmasını hedefleyen A.B.D de, A.B.D başkanı üç yıl içinde devletin vatandaş odaklı bir hale getirilmesi planın bir parçası olarak e-devlet fonu kurulması için 100 milyon dolar harcamayı taahhüt etmiştir. 12 Teknolojilerinin vatandaşlar ve işletmelerce kullanımında ileri bir ülke olarak kabul edilen Finlandiya ise Komünikasyon Süper Gücü olarak nitelendirilmektedir. Ülkede iyi gelişmiş bilgi alt yapısı, yüksek nitelikli iş gücü, etkin politika uygulamaları, uzmanlaşmış BİT uygulamalarının kullanılmasına imkan vermektedir. Tretotupa (bilgi merkezleri) gibi bölgesel programlarla internet ve diğer teknolojilere erişim yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. 13 Türkiye: Türkiye deki e-devlet modelinin oluşmasına başlangıç sayılabilecek proje, 5 Mayıs 1972 tarihindeki 1587 sayılı nüfus kanunu ile ortaya çıkan Mernis Projesi 14 dir. Proje kapsamında Türkiye nin nüfus yapısına ait gerekli bilgilerin, kamu kuruluşları ve vatandaşlarla elektronik ortamda paylaşılması hedeflenmiştir. İlk düşünülen devletin uygulamaya koyduğu her proje 10 Ali Arifoğlu ve Diğerleri, E Devlet E-Devlet Yolunda Türkiye, Türkiye Bilişim Derneği, Kamubib, Ankara, http turkpoint.com e ya am dunyadaki a arili e devlet uygulamalari.asp 12 http edevlet.tripod.com handan2.htm http.nvi.gov.tr 11,Ana Sayfa Merni 1,2.html

22 de kamu yararının gözetilmiş olduğudur. Fakat Mernis Projesi nde ulaşılmak istenen hedeflere tam olarak ulaşamama ya da gecikme gibi dezavantajlar söz konusu olmuştur. Mernis Projesi nin ana amacı; vatandaşlara verilecek kimlik numarası ile devletle olan işlemlerinin tümünün tek numaradan yapılabilmesidir. Fakat her kamu kurumunun bilişim projelerini koordinasyondan uzak bir şekilde ve tek başına yürütmeleri sonucu, bu projenin başarısı hedeflenen düzeyde olmamıştır. Geleceğini bilgiye dayalı ekonomi üzerine kurmayı amaçlayan toplumlarda ülkenin refah düzeyi, kaçınılmaz olarak artacaktır. Türkiye de, ticari amaçla kullanılan internet teknolojilerinin kullanılmaya başlandığı 1990 lı yıllardan bu yana, uygulamaya konulan e-devlet projelerinde yaşanan koordinasyon eksikliği ve dinamiklikten uzak kalan kamu yönetim sistemindeki örgütsel yapılanmalar, kamu açısından geri dönüşü tam sağlanamamış mali kaynaklar anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, yapılan yatırımların hedeflenen projeler için yeterli olmadığını söylemek mümkündür. 58. Hükümet tarafından hazırlanan Acil Eylem Planı nda 15 e-dönüşüm Türkiye projesine yer verilerek Türkiye nin e-devlet uygulamalarına yönelik projelerinin koordinasyonu, izlenmesi, değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi amacıyla Devlet Planlama Teşkilatı bünyesinde Bilgi Toplumu Dairesi Başkanlığı kurulmuş ve söz konusu projelerin üst düzeyde kurumsal bir bakış açışı ile değerlendirilmesi ve üyelerini Türk iş dünyasının önemli kuruluşlarının oluşturduğu sivil toplum örgütlerinin e-dönüşüm uygulamalarındaki insiyatif gerektirecek alanlara daha fazla dahil edilmesi hedeflenmiştir. Bu sivil toplum örgütleri arasında başı çekenler Türkiye Bilişim Derneği, Türkiye Bilişim Vakfı ve TÜSİAD dır. Ortaya konan bütün projelerin hayata geçirilebilmesindeki en önemli faktör bu projelerin finansmanıyla ilgilidir. Finansman konusu içinde en önemli alanlardan biri olan bilgisayar ve genişbant internet erişimi maliyetlerinin diğer ülkelerle karşılaştırıldığında yüksek olması 16 ortaya konan projelerin uygulanabilirliğinin önündeki önemli engellerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Maliyetlerdeki bu yüksekliğe çözüm olarak üretilen ve Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planı nında uygulanması hedeflenen veri ve internet erişimindeki özel tüketim vergisinin kaldırılması hedefinin 17 etkisi, tartışılabilir bir konudur. E-devlet dönüşümünün küresel uygulamalarına bakıldığında, projelerde göze çarpan en belirgin özelliğin ülkelerin ve işletmelerin genel bütçeleri içinden bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişimine 15 http. ilgitoplumu.gov.tr edtr.a p 16 http. ilgitoplumu.gov.tr duyuru crakurulu EylemPlanıSonuçSunumu.pdf 17 Bilgi Toplumu Strate i i Stratejisi Eylem Planı ( ) Madde No: 105 PiVOLKA-22 yönelik çalışmalara ayrılan payın yüksek olduğu 18 görülmektedir. E-dönüşüm projelerinde bilgi ve iletişim teknolojilerine genel bütçe içinden ayrılan payın ülke nüfusuna oranının artırılması projelerin sağlıklı işlemesi için gerekli olan finansman ihtiyacının, borçlanmaya gerek kalmaksızın, önemli ölçüde karşılanmasını sağlayacaktır. Genel bütçeden bilişim teknolojilerine ayrılacak yüksek pay sayesinde tüm okullara internet bağlantısı sağlanması ve bilişim alanında çalışabilecek yüksek nitelikli iş gücü için eğitim 19 gibi gereksinimler ortaya konulan ulusal hedeflerin Türkiye deki uygulamaların aksine daha kolay gerçekleşmesini sağlayacaktır. Ayrıca büyük ve hantal örgütlerde kaçınılmaz olarak görülen ve e-devlet uygulamalarında da görülebilecek olan bürokrasi kavramının önüne geçebilmek için, yapılan tüm e-devlet uygulamalarının tek bir portal üzerinden ve kullanıcısının ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirilerek tüm e-devlet işlemlerinin tek noktadan, gerekli yönlendirmelerin yapılarak uygulanması e- dönüşümün başarısını pozitif yönde etkileyecektir. e-devlet Dönüşüm Uygulamalarında İşletmelerin Yeri ve Önemi İşletmeler e-devletin temel bileşenlerinden biri olmakla beraber e-devlet dönüşüm sürecinde ve toplumun bilgi toplumuna geçişinde öncü konumdadırlar. Özmen e göre (2003 1) Bilgisayar, internet ve iletişim teknolojilerinin tetiklediği değişimler, ağ ekonomisi olarak adlandırılan bir ekonominin oluşmasına neden oldu. İşletmelerin ilk olarak kendi iç süreçleri için intranet teknolojilerinden yararlandıkları, daha sonra ise intranet ağlarının geliştirilerek birden çok işletmenin, tedarikçilerin ve hatta müşterilerin iletişimini sağlayan extranet ağlarının oluştuğu görülmektedir. 20 İşletmeler tarafından kullanılan bu sistemlerin işlem ve iletişim maliyetlerinde azalma, yönetim mekanizmasını kolaylaştırması, zamandan tasarruf ve işletmelerde dinamizmin artması vb. faydalarının ortaya çıkmasıyla beraber, özellikle intranet sistemleri kamu kurumlarında da kullanılmaya başlanmıştır. Gelişen ağ sistemleriyle birlikte işletmelerdeki geleneksel iş kavramı da değişim göstermiştir. Özellikle extranet yapılarında ortaya çıkan yeni uygulamalar ve internet kullanımının hızlı artışı ile geliştirilen geniş bant teknolojisi; işletmeleri, hem tedarikçileri hem de müşterileriyle farklı iletişim kanalları oluşturma yoluna itmiştir. İşletmeler artık bulundukları mekandan ve zamandan bağımsız, farklı türde kuralların olduğu çok daha rekabetçi küresel bir pazarın içinde mücadele etmektedirler. 18 http vizyon2023.tu itak.gov.tr teknolo iongoru u paneller egitimveinsankaynaklari/kaynaklar/ar-ge.pdf 19 Özgüler, Can ey Canbey Verda, AB Ülkerinde Bilgi Toplumu Olma Yolunda Ulusal E- stratejiler, 20 Kırçova, İ rahim, İbrahim, E devlet E-devlet uygulamaları ve ekonomiye Etki Etkileri, İTO yayınları, İstanbul, 2003, s

23 Bu durumu hem olumsuz hem de olumlu yönleri ile ele almak doğru bir yaklaşım olacaktır. Geliştirilen yeni teknikler ile firmalar daha büyük pazarlara ulaşma avantajını elde ederken, rakiplerinin de aynı avantaja sahip olduklarını gözönünde bulundurmalıdırlar. Ayrıca gelişen teknoloji işletmelerin müşteri yapısını da oldukça değiştirmektedir. Müşteriler artık bilgiye çok daha hızlı ve kolay ulaşarak firmaları daha rahat kıyas edebilme avantajına sahiptirler. Bu durum müşterilerin çok daha seçici davranmalarına sebep olmaktadır. İşletmelerin, ancak sağlam bir bilişim altyapısı, hızlı işlem süreleri, dinamik örgüt yapısı, tedarikçileri ile etkin iletişim ve devlet tarafından çok iyi düzenlenmiş bürokratik sistem ve kurallar ile küresel rekabette ayakta kalabilecekleri açıktır. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı e-devlet dönüşüm süreci ile işletmelerin elektronik dönüşümleri birbirine kuvvetli biçimde bağlıdır. Dolasıyla devlet ve işletmeleri birbirini besleyen ve destekleyen alanlar olarak değerlendirmek gerekmektedir. E-devlet dönüşüm süreci ve genel olarak toplumun bilgi toplumuna geçişi kapsamında işletmelerin elektronik dönüşümünde birtakım darboğazlar ile karşılaşılmaktadır. Bu darboğazları işletmelerin e-dönüşümde kritik faktörleri olarak tanımlayabilmekteyiz. Bu kritik faktörleri işletme-içi ve işletme-dışı faktörler olarak ele almak doğru bir yaklaşım olacaktır. İşletme-İçi Kritik Faktörler Örgüt Yapısı: İşletmenin içinde bulunduğu sektör gereğince üretim ve/veya hizmet, yönetim, finans ve pazarlama alt birimlerinde uyguladığı sistem ve politikalar, işletmenin elektronik ortama geçişinde çok önemli bir rol oynamaktadır. İşletmenin elektronik dönüşümü sonucu; daha küçük, merkeziyetçilikten uzak bir örgüt yapısı, birimler arası yatay eşgüdüm, diğer işletmelerle ilişkilerin artması, modüler yapılanma avantajlarını işletmeye katacaktır. 21 Bu bakımdan gerçek ortamda esnek üretim ve yönetim sistemlerini benimseyen, finans ve pazarlama alt sistemlerini de bu amaç doğrultusunda yapılandıran işletmelerin e-dönüşüme ve e-devlet uygulamalarına uyumu çok daha kolay gerçekleşecektir. Yöneticinin Etkisi: Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde KOBİ lerin ekonominin dinamosu özelliğini taşıdıkları görülmektedir. KOBİ ler içinde özellikle mikro ve orta düzey olanlar da ise yöneticinin tüm sistem içinde alınan kararlarda geniş yetkiye sahip olduğu bir gerçektir. Dolayısıyla e-dönüşümün başlatılması ve entegrasyon sürecinde yöneticilerin sahip oldukları vizyon da aynı derecede önemli hale gelmektedir. 21 Daft, L..(2004). L.R.(2004). Organization theory and de ign. design. OH OH: Thomson South-Western, Thom s PiVOLKA-23 İşletmenin Büyüklüğü: İşletmenin sahip olduğu büyüklük (üretim kapasitesi, çalışan sayısı, pazar büyüklüğü, finansal büyüklük) tüm karar ve dönüşüm süreçlerinde olduğu gibi e-dönüşüm sürecinde de oldukça etkilidir. İşletme, boyutuna göre çeşitli avantaj ve dezavantajlara sahip olmaktadır Eğer dönüşümde söz konusu olan işletme küçük olarak nitelendirilen kategoride ise, karar alma ve uygulama süreçleri hem daha hızlı hem de daha kolay olabilirken, büyük işletmelerin dönüşüm süreçleri ise daha güç ve uzun zaman alan süreçler haline dönüşmektedir. Altyapı ve İstihdam: İşletmelerin elektronik dönüşümünde bilişim altyapısı çok önemli bir faktör olarak göze çarpmaktadır. Bu bağlamda işletmenin sahip olduğu bilgisayar, bilgisayar destekli üretim ve/veya hizmet, yönetim, finans ve pazarlama araç ve sistemleri (Örn. CRM, ERP, CNC, FMS) ve bunları kullanım oranları ile bu sistemleri kullanabilecek uzman ve bilgi çalışanı sayısı o işletmenin dönüşümdeki başarısını net biçimde etkilemektedir. Finansman: Altyapı ve istihdam faktörüne bağlı olarak işletmenin bu ihtiyacı nasıl ve hangi kaynaklarla finanse edeceği e-dönüşümde ayrı bir darboğaz olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle Türkiye de küçük ve orta işletmelerin her tür finansman konusunda büyük güçlük yaşadıkları bilinen bir sorundur. Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planı ( ) kapsamında Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin İş Dünyasına Nüfuzu İşletmelere bilgi ve iletişim teknolojileri yoluyla rekabet avantajı başlığı altında KOBİ lere yönelik yapılacak çalışma şu şekilde açıklanmıştır Bir yandan, KOBİ lerin bilgisayar sahipliği ve internet erişimi artırılarak e-ticaret yapmaya teşvik edilmeleri, diğer yandan stratejik önem taşıyan sektör ve bölgelere ilişkin bilgi ve iletişim teknolojileri ihtiyacının belirlenerek bu ihtiyacı karşılamak üzere sektöre özel verimlilik programları hayata geçirilecektir. 22. Fakat bu hedefin hangi finans kaynakları ile gerçekleşeceği net biçimde ifade edilmemektedir. Güvenlik: Güvenlik konusu e-dönüşümün işletmeler için bir başka kritik faktörü olarak ortaya çıkmaktadır. İşletmeler elektronik ortamda faaliyetlerini yürütürken ilişkide oldukları diğer aktörlerle (devlet, tedarikçiler, müşteriler) karşılıklı sorumluluğa sahiptirler. İlişkideki aktörlerden herhangi birinde meydana gelecek güvenlik problemi diğer aktörlerin güven bunalımına sürüklenmelerine dolayısıyla sistemin olumsuz etkilenmesine sebep olacaktır. Koç.net in (Bkz. http //www.kocnet.com.tr) 2003 yılında farklı sektörlerde faaliyet gösteren yaklaşık 1000 şirket ile yapılan araştırmanın raporu şu şekildedir 23 Şirketlerin yüzde 87'si farklı düzeylerde güvenlik riski taşıyor. 22 Bilgi Toplumu Strate i i Stratejisi Eylem Planı ( ),.2 s.2 23 http etmpo.yk.com Po net 1 duyurudetay irkentlerin

24 Şirketlerin yüzde 56'sının web sunucu bilgileri kolaylıkla çalınabilir durumda, ana sayfaları değiştirilebilir veya bir başka adrese yönlendirilebilmesi mümkün. Şirketlerin yüzde 43'ünün DNS sunucularındaki açıklardan dolayı şirket e-postaları ele geçirilebilir veya çalışanların Internet üzerinden eriştiği bankacılık gibi işlemlerde kullanılan şifrelerin çalınabilmesi mümkün. Şirketlerin yüzde 28'inin güvenlik duvarları konfigürasyonu kötü olduğu için by-pass edilerek her türlü bilgiye erişilebiliyor. Şirketlerin yüzde 29'unun sistemlerinde çok yüksek seviyede açıklar bulunuyor. Şirket ayrıca ABD de yapılan bir araştırma ile Türkiye deki sonuçları kıyaslamış ve elde ettiği veriler ışığında Türkiye deki şirketlerin Amerika daki şirketlerin 4 katı kadar güvenlik açığına sahip olduğu bilgisine ulaşmıştır. Yine bu araştırma kapsamında araştırmaya katılan şirketlerin %60 ını oluşturan KOBİ lerin verileri ayrıca değerlendirildiğinde aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır KOBİ lerin yüzde 70 inde güvenlik duvarı kullanılmamaktadır veya konfigürasyonunda ciddi eksiklikler vardır. Yüksek seviyeli açıkların yüzde 40 ı web servislerindeki açıklardan kaynaklanmaktadır. Bu durum e-ticaret yapan KOBİ lerin hem kendilerinin hem de müşterilerinin yüksek risk altında olduğunu göstermektedir. KOBİ lerin yüzde 20'si veritabanlarını tüm Internet erişimine açmıştır. Bu şirketlerin kritik verilerinin hepsine (ürün, müşteri bilgileri, kredi kartı, müşteri ad/adres bilgisi, finsansal bilgiler vb) kolaylıkla erişilebilir. KOBİ lerin yüzde 15 inin dosya sunucuları tüm Internetten erişilebilir durumdadır. Bu şirketlerin tüm kritik bilgilerine kolaylıkla erişilebilir. Koç.net in yaptığı araştırmanın sonuçlarına bakıldığında belirlenen güvenlik problemlerinin aşılmadan KOBİ lerin e-ticaret ve e-devlet uygulamalarına tam entegrasyonun şu aşamada mümkün olmadığı görülmektedir. Bu problemin aşılmasındaki en önemli etken kurulan sistemlerin güvenliklerinin de uzman kişiler tarafından sağlanıp, denetlenmesidir. Ayrıca işletme yöneticilerinin e-işletme anlayışlarındaki; süreçlerin elektronik ortama aktarılışını sadece bir internet sitesine sahip olmak ve buradan ürün satmak yönündeki tamamen yanlış fikirlerinin çeşitli eğitim ve bilgilendirme programlarıyla düzeltilmesi de bu tür sorunların oluşturacağı zemini ortadan kaldıracağı açıktır. İşletme-Dışı Kritik Faktörler PiVOLKA-24 Toplumsal Kültür: İşletmeler içinde bulundukları toplumun kültüründen fazlasıyla etkilenmektedirler. Son yıllarda tüketici profilinde meydana gelen değişim, üretici firmaları da çeşitli açılardan değişmeye zorlamaktadır. Tüketiciler artık daha ucuz ve daha kaliteli ürünleri çok daha kısa sürede edinmek istemektedirler. Bu faktörü işletmeler için hem bir avantaj hem de dezavantaj olarak değerlendirmek gereklidir. Tüketici isteklerindeki bu kültürel değişimi, daha doğrusu bu değişimin kendileri için krtik bir faktör olduğunu farkeden işletmeler, iş süreçlerini de bu yönde planlamaya başlayacaklardır. Bu faktörü geç farkeden ya da hiç farkedemeyen işletmeler ise rekabette geriye düşmeye mahkum olmaktadır. Ekonomi: İşletmenin içinde bulunduğu ekonomik çevreyi iki boyutta düşünmek mümkündür. Bulunduğu ülke için, ekonomik gelişim, kaynak ve ürün alanları, altyapı, enflasyon, yatırım oranları ve ekonomik büyüme birer göstergedir. Fakat son yıllarda artan uluslararası ticaret, e-ticaretin yaygın olarak kullanılmaya başlanması ve e-dönüşümle birlikte, işletmeler artık sadece bulundukları ülkenin ekonomisini analiz etmekten öte, rekabette oldukları diğer uluslararası işletmelerin ekonomik koşullarını da iyi biçimde analiz etmek zorundadırlar. Devlet: İşletmenin devlette olan bağlantısı ve hukuksal sorumlulukları e-dönüşüm ve e-devletin başarısı açısından son derece önemlidir. E-devletin başarısı bu bağlantıyı etkin yapılandırabildiği ölçüde olacaktır. Bu konuda devlete ve devlete bağlı kuruluşlara büyük görevler yüklenmektedir. İşletmelere elektronik dönüşümün getireceği faydalar net bir biçimde anlatılabilmeli, entegrasyon için gerekli eğitimler sunulmalı, altyapılarındaki eksikler veya e-dönüşüm anlayışında bilgi yetersizliği gibi sorunlar devletin görevlendirdiği birimler tarafından çözülebilmelidir. Bu konuda Türkiye de KOSGEB ve İGEME gibi birimlerin birtakım faaliyetler içinde olduğu görülse de maalesef bu çalışmaların yeterli ve etkin düzeyde somut çalışmalar olduğu söylenememektedir. Planlamalarda uygulanamaz hedefler koymak ve bunlara ulaşmaya çalışarak zaman kaybetmek yerine, daha optimal hedefler belirlenerek uygulamaya dönük, gerçekçi çalışmalar yapmak hem zamandan tasarruf sağlayacak hem de oluşabilecek olası hayal kırıklıklarının önüne geçecektir. Sonuç Giderek küreselleşen dünya toplumlarının, hızlı bir şekilde bilgi toplumuna geçişi önlenemez bir gerçektir. Dolayısıyla bu dönüşüm içinde, vatandaş, işletme ve kamu çalışanları arasında iletişim ve düzenlemeyi sağlayan devlete büyük sorumluluk ve görevler düşmektedir. Hem vatandaşlar hem de işletmeler

25 bazında bilgi toplumuna dönüşüm ve rekabette üst sıralarda yer alabilmek için devletin vatandaşlarına daha etkin ve hızlı bir hizmet sağlarken, işletmelerin ise bürokratik işlemlerini olabildiğince hızlandırması gerekmektedir. E-devlete işletmeler açısından baktığımızda da getireceği en büyük yeniliğin bu olduğu görülmektedir. Elbetteki bu dönüşümün sağlıklı, kısa sürede, sağlam temellere dayalı ve etkin biçimde olabilmesi sadece devletin uyguladığı politikalara bağlı değildir. İşletmelerin de kendileri için oluşan kritik faktörleri bir an önce tespit edip, bunları aşmaya yönelik somut adımları atabilmeleri gerekmektedir. İşletmeler açısından bu kritik faktörlerin aşılmasında iş dünyası ile üniversitelerin iş birliğinin çok önemli rol üstlendiğine inanmaktayız. Bilgi toplumu kavramını parçalara ayırarak devlet, vatandaş ve işletmeler ve diğer çevrelerin dönüşümü olarak görmektense, birbirlerini direkt etkileyen; bireyin, toplumun ve tüm dünyanın dönüşümü olarak görmek çok daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Dönüşümü Türkiye olarak sınırlandırdığımızda ise önümüzde oldukça uzun ve zorlu bir süreç olduğu açıktır. Diğer gelişmiş ve örnek aldığımız Kıta Avrupası ve Kuzey Amerika ülkelerine baktığımızda Türkiye den çok daha önce bilgi toplumuna geçiş hazırlıkları ve bunun bir parçası olan e-devlet uygulamalarına yatırım yapmaya başladıklarını ve Türkiye den daha fazla yol katettiklerini varolan uygulamalardan rahatlıkla görebilmekteyiz. Bu ülkelerin ortak özelliklerine bakıldığında ise ekonomik yönden güçlü ve kendi teknolojilerini üreten ülkeler olmaları, onları dönüşüme yatırım yapan diğer ülkelerden ayıran en önemli özellikleridir. Bu kapsamda Türkiye nin bu ülkeleri yakalayabilmesi ve ekonomik yönden rekabet edebilir duruma gelmesi için ilk şart; teknolojiyi dışarıdan alıp kullanan bir ülke olmak yerine teknoloji üreten bir ülke olabilmesidir. Bu konuda yine en önemli görev devlete düşmektedir. Devletin teknoloji üreten ve geliştiren üniversite, özel sektör ve hatta bu konu üzerinde çalışma gösteren devlet kuruluşlarına aktif destek sağlaması ve gerçekleştirilen çalışmaların uygulanmasını teşvik etmesi son derece önemlidir. PiVOLKA-25 Daft, L.R.(2004). Organization theory and design. OH Thomson South-Western. Dünya Bankası İnternet Sitesi. 30 Ekim 2006, http //www1. worldbank.org/publicsector/egov/ orrego_keynote.pdf. e-avrupa Resmi İnternet Sitesi. 30 Ekim 2006, http //ec.europa. eu/growthandjobs/index_en.htm. edevlet Technologies. 30 Ekim 2006, http //www.edevlet.net. Erdal, M.(2004). Elektronik devlet: e-türkiye ve kurumsal dönüşüm. İstanbul Filiz Kitabevi. Erkul, E. (2005). digital devlet. 5 Ekim 2006, http //digitaldevlet.net. Eylem Planı. (2006). 30 Ekim 2006, http //www.bilgitoplumu.gov. tr. Finlandiya Resmi e-devlet İnternet Sitesi. 30 Ekim 2006, http // İnan, A. (2005). Avrupa birliği ekonomik yaklaşımı lizbon stratejisi ve maastricht kriterleri. Bankacılar Dergisi, (52), İnce, M. (2001). E-devlet, kamu hizmelerinin sunulmasında yeni imkanlar. Ankara DPT Yayınları. İş Yaşamı Portalı. 30 Ekim 2006, Kırçova, İ. (2003). E-devlet uygulamaları ve ekonomiye etkileri (38). İstanbul: İTO Yayınları. Kişisel Çalışma Sitesi. 30 Ekim 2006, Özmen, Ş. (2003). Ağ ekonomisinde yeni ticaret yolu: e-ticaret. (1.Baskı). İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları. Vizyon 2023 Resmi İnternet Sitesi. 30 Ekim 2006, tubitak.gov.tr Türk Point İnternet Sitesi. 30 Ekim 2006, dunyadaki_basarili_e_devlet_uygulamalari.asp. Türkiye Bilişim Şurası. (2001). E devlet çalışma grubu raporu. Ankara. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü İnternet Sitesi. 30 Ekim 2006, Yapı Kredi Bankası Posnet İnternet Sitesi. 30 Ekim ykb.com. Kaynakça Arifoğlu A. ve Diğerleri. (2002). e-devlet Yolunda Türkiye. Türkiye Bilişim Derneği, Kamubib Ankara. Aktan, C.C. (2003). Etkin devlet. Konya Çizgi Kitabevi. Bilgi Toplumu Stratejisi (2006). 30 Ekim 2006, http // Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bilgi Toplumu Dairesi. (2005). E-devlet proje ve uygulamaları. Ankara DPT Yayınları. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bilgi Toplumu Dairesi. (2005). E-dönüşüm türkiye projesi birlikte çalışabilirlik esasları rehberi. Ankara DPT Yayınları.

26 PiVOLKA-26

27

28 PiVOLKA-28

29 PiVOLKA-29

30 PiVOLKA-30

31 PiVOLKA-31

BİLGELİĞE GİDEN YOL MİDEDEN GEÇER Mİ?

BİLGELİĞE GİDEN YOL MİDEDEN GEÇER Mİ? PiVOLKA, Aralık 2011, Sayı: 20, Yıl: 6 BİLGELİĞE GİDEN YOL MİDEDEN GEÇER Mİ? H. Kemal İlter kilter@gmail.com Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Bilgelik, insanoğlunun yüzyıllardır

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not I Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Psikoloji *Psikoloji, pscyhe (ruh) ve logy (bilim) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. *Psikoloji, hayvan

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU Bölüm Bölüm Başkanı TARİH PROF.DR. AYGÜN ATTAR Bölümün amacı Tarih Bölümünün amacı; tarih bilimi ile ilgili meslek

Detaylı

PSİKOLOJİ 9.11.2015. Konular. Psikolojinin doğası. Konular. Psikolojinin doğası. Psikoloji tarihi. Psikoloji Biliminin Doğası

PSİKOLOJİ 9.11.2015. Konular. Psikolojinin doğası. Konular. Psikolojinin doğası. Psikoloji tarihi. Psikoloji Biliminin Doğası Konular nin Doğası Tarihi Antik dönemler PSİKOLOJİ Biliminin Doğası psikolojinin başlangıcı Günümüz k ler Biyolojik perspektif Davranışçı perspektif Bilişsel perspektif Psikanalitik perspektif Subjektif

Detaylı

Tam Öğrenme Kuramı -2-

Tam Öğrenme Kuramı -2- Tam Öğrenme Modeli Tam Öğrenme Kuramı Okulda öğrenme (Tam öğrenme) kuramı, başarıyı normal dağılım eğrisinden üçgen dağılıma götüren ya da okuldaki % 20 oranındaki beklendik başarıyı % 75 ile % 90'a hatta

Detaylı

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ KIŞILIK KURAMLARı GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ Kişilik Nedir? Psikolojide kişilik, kapsamı en geniş kavramlardan biridir. Kişilik kelimesinin bütün teorisyenlerin üzerinde anlaştığı bir tanımlaması yoktur.

Detaylı

TREYT KURAMLARI. (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162

TREYT KURAMLARI. (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162 TREYT KURAMLARI (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) TREYT KURAMLARI Treyt Bireylerin farklılık gösterdiği kişilik boyutlarının temelini oluşturan duygu, biliş ve davranış eğilimleri Utangaç, açık,

Detaylı

I. YARIYIL Psikolojiye Giriş Fizyolojik Psikoloji Türkçe I: Yazılı Anlatım Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Yabancı Dil I Bilgisayar I

I. YARIYIL Psikolojiye Giriş Fizyolojik Psikoloji Türkçe I: Yazılı Anlatım Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Yabancı Dil I Bilgisayar I I. YARIYIL Psikolojiye Giriş Psikolojinin tanımı, psikoloji tarihi, psikolojinin alanları (sosyal psikoloji, klinik psikoloji, eğitim psikolojisi vs.), psikoloji kuramları (davranışcı kuramlar, bilişsel

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER

DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER DAVRANIŞ BİLİMLERİ DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN İNCELENDİĞİ SİSTEMLER Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Davranış Bilimleri I. Fizyobiyolojik Sistem A Biyolojik Yaklaşım II. Psikolojik Sistem B. Davranışçı Yaklaşım C. Gestalt

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

Öğrencilerimize bu ortamı hazırlamak bölüm olarak temel görevimizdir.

Öğrencilerimize bu ortamı hazırlamak bölüm olarak temel görevimizdir. Genel Bilgiler Bölümümüz, 2009 yılında Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulmuştur. Henüz yeterli sayıda öğretim elemanı bulunmadığı için bölümümüze öğrenci alımı yapılmamaktadır. Bölümümüzde

Detaylı

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS Dersin Adı Psikolojiye Giriş Dersin Kodu OKÖ105 Dersin Türü Zorunlu Dersin Seviyesi Lisans Dersin AKTS kredisi 4 Haftalık Ders

Detaylı

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ Fakültemiz 2809 sayılı Kanunun Ek 30. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 02.06.2000 tarih ve 2000-854 sayılı kararnamesiyle kurulmuş, 2001-2002 Eğitim

Detaylı

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Yaşa bağlı organizmadaki değişimleri inceler Çocuk psikolojisi Ergen Psikolojisi Yetişkin Psikolojisi Deneysel Psikoloji Temel psikolojik süreçler

Detaylı

ÖĞRENME PERFORMANSINI YÜKSELTME PROJESİ

ÖĞRENME PERFORMANSINI YÜKSELTME PROJESİ ÖĞRENME PERFORMANSINI YÜKSELTME PROJESİ Çağdaş eğitimin en önemli amaçlarından biri her öğrenciye kendi bireysel özelliklerine göre öğrenme fırsatı sağlamaktır. Bu yolla bireysel farklılıkları olan çocuklar

Detaylı

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Satıcılar Hizmetlerini Nasıl Farklılaştırırlar? Wilson Learning in beş farklı kuruluşla yaptığı araştırmanın amacı, satıcıların farklılık ve rekabet avantajı yaratmadaki

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili Sektörlere Giriş II Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim(

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları

Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Yaratıcı Metin Yazarlığı SGT 332 Seçmeli 1 2 0 2 3 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

Kişilerarası İlişkiler Psikolojisi (PSY 202) Ders Detayları

Kişilerarası İlişkiler Psikolojisi (PSY 202) Ders Detayları Kişilerarası İlişkiler Psikolojisi (PSY 202) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Kişilerarası İlişkiler Psikolojisi PSY 202 Bahar 3 0 0 3 6 Ön

Detaylı

SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI

SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI SiSTEM ANALiZi ve TASARIMI BIL3403 Öğ. Gör. ASLI BiROL abirol@kavram.edu.tr 01.10.2012 Dersin Amacı Bu ders ile öğrenci; edindiği mesleki bilgi birikimini kullanarak sektörde uygulanabilir bir projeyi

Detaylı

Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama. Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum

Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama. Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum Program Yeterlilikleri hazırlama Ders Öğrenme Çıktıları Yazma AKTS Hesaplama Fahri YAVUZ 1 Nisan 2010, Kültür Merkezi Mavi Salon Erzurum Neden? Bilişimsel, eğitimsel ve teknolojik gelişmeler yüksek öğretim

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

FEF LİSANS PROGRAMLARI DEĞERLENDİRME ÖLÇÜTLERİ

FEF LİSANS PROGRAMLARI DEĞERLENDİRME ÖLÇÜTLERİ FEN, EDEBİYAT, FEN - EDEBİYAT, DİL VE TARİH - COĞRAFYA FAKÜLTELERİ ÖĞRETİM PROGRAMLARI DEĞERLENDİRME VE AKREDİTASYON DERNEĞİ FEF LİSANS PROGRAMLARI DEĞERLENDİRME ÖLÇÜTLERİ FEDEK FEN, EDEBİYAT, FEN-EDEBİYAT,

Detaylı

FİZİK. Mekanik 12.11.2013 İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir?

FİZİK. Mekanik 12.11.2013 İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir? İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ 22.10.2013 MEKANİK ANABİLİM DALI Dr. Dilek OKUYUCU Mekanik Nedir? Mekanik: Kuvvetlerin etkisi altında cisimlerin davranışını inceleyen bilim dalıdır. FİZİK Mekanik

Detaylı

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ

BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ 359 BĠYOLOJĠ EĞĠTĠMĠ LĠSANSÜSTÜ ÖĞRENCĠLERĠNĠN LĠSANSÜSTÜ YETERLĠKLERĠNE ĠLĠġKĠN GÖRÜġLERĠ Osman ÇİMEN, Gazi Üniversitesi, Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı, Ankara, osman.cimen@gmail.com Gonca ÇİMEN, Milli

Detaylı

Uygulama (Saat/Hafta) Tıp, Bilişim ve Bilgi Felsefesi SEC152 1 2 0 2. Yarıyılı

Uygulama (Saat/Hafta) Tıp, Bilişim ve Bilgi Felsefesi SEC152 1 2 0 2. Yarıyılı Dersin Adı Kodu Yarıyılı Ders (Saat/Hafta) (Saat/Hafta) Tıp, Bilişim ve Bilgi Felsefesi SEC152 1 2 0 2 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Türkçe Dersin Türü Seçmeli Dersin Seviyesi Lisans Dersin Koordinatörü

Detaylı

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 1 EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 2 ÖĞRETİM TEKNOLOJİSİ ve İLETİŞİM Öğretim teknolojisi, öğrenmenin amaçlı ve kontrollü olduğu durumlarda öğrenmeyle ilgili sorunların analizi ve çözümünde insanları, yöntemleri,

Detaylı

Bağdat Caddesi Aksan Apt. No:326 D:14 Caddebostan Kadıköy/İSTANBUL

Bağdat Caddesi Aksan Apt. No:326 D:14 Caddebostan Kadıköy/İSTANBUL Bağdat Caddesi Aksan Apt. No:326 D:14 Caddebostan Kadıköy/İSTANBUL Şirket Ünvanı : Mert Group İnşaat, Elektronik Ve Enerji San. Tic. Ltd. Şti. Adres : Bağdat Caddesi Aksan Apt. No:326 D:14 Caddebostan

Detaylı

İlkokuma Yazma Öğretimi

İlkokuma Yazma Öğretimi İlkokuma Yazma Öğretimi Günümüzün ve geleceğin öğrencilerinin yetiştirilmesinde, ilk okuma-yazma öğretiminin amacı; sadece okuma ve yazma gibi becerilerin kazandırılması değil, aynı zamanda düşünme, anlama,

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI GÜNCELLENMİŞ TEZ KONULARI LİSTESİ

MİLLÎ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI GÜNCELLENMİŞ TEZ KONULARI LİSTESİ MİLLÎ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI GÜNCELLENMİŞ TEZ KONULARI LİSTESİ (Not: Tez konuları listesi 25 yeni tez konusu da ilave edilerek güncellenmiştir.) 1. Öğretmen yetiştirme sisteminde mevcut durum analizi

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır.

Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır. Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır. Öğrenme bölümlere ayrılır Öğrenme gerçekleşmediyse ek süre ve ek öğrenme

Detaylı

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ 22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ Eğitimde Rehberlik Hizmetleri kitabına gösterilen ilgi, akademik yaşamımda bana psikolojik doyumların en büyüğünü yaşattı. 2000 yılının Eylül ayında umut ve heyecanla

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. İşletmeye Giriş BBA 101 Güz 3, 0, 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. İşletmeye Giriş BBA 101 Güz 3, 0, 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U+L Saat Kredi AKTS İşletmeye Giriş BBA 101 Güz 3, 0, 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

28 Aralık 2013. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü

28 Aralık 2013. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 28 Aralık 13 Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 12-13 Eğitim Yılında (Ocak-Kasım 13 tarihleri arasında) doldurulmuş olan Bölümü Değerlendirme Anket Formları Raporu Öğrencilerin staj

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders)

Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı (5 Zorunlu Ders+ 6 Seçmeli Ders) Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Dersin Kodu Dersin Adı T U/L Kredi ECTS EYD-504 Eğitim

Detaylı

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU İletişim Nedir? Değişen İletişim Kavramı Yalnızlaşma ve Yabancılaşma Yüzeysel Etkileşim İlgi Eksik Etkileşim Otomatik Etkileşim İletişim Herşeydir! Değişen

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi Değerli Hekim Arkadaşımız, Bu anket ülkemizdeki farklı eğitim kurumlarınca uygulanan örnekler temel alınarak UÜTF Tıp

Detaylı

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 2016 Çatışma Yönetimi: Kişi, Ekip ve Organizasyon Değişimi Koçluk Yaklaşımı ile Yönetmek Eğiticinin Eğitimi: Eğitime ve Kişiye Özel Ekip Yönetimi: Bütünsel

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL PSI 501 İleri İstatistik Zorunlu 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 II. YARIYIL Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 III. YARIYIL

Detaylı

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Okuma-Yazma Öğretimi Teori ve Uygulamaları ESN721 1 3 + 0 7 Okuma yazmaya hazıroluşluk, okuma yazma öğretiminde temel yaklaşımlar, diğer ülke

Detaylı

DENEME SINAVI A GRUBU / İŞLETME

DENEME SINAVI A GRUBU / İŞLETME DENEME SINAVI A GRUBU / İŞLETME 2 1. Bütünün kendisini oluşturan parçaların tek başlarına yaratabilecekleri değerlerin toplamından daha fazla bir değer yaratması durumuna sinerji denir. Sinerji ile işletmelerin

Detaylı

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II Adı 1 1 PSY101 ye Giriş-I Açıklaması 6 3 ki temel konulara giriş niteliğinde bir derstir. İşlenecek konulara araştırma teknikleri, davranışın biyolojik kökenleri, algı, hafıza, dil, insan gelişimi, vb.

Detaylı

MESLEĞİN GENEL TANITIMI

MESLEĞİN GENEL TANITIMI MESLEK TANITIMLARI HUKUK MESLEĞİN GENEL TANITIMI Bu bölümde toplumda bireylerin birbirleri ve devletle veya devletlerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen yasaların uygulanması sırasında ortaya çıkan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU. Aralık,2013

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU. Aralık,2013 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU Sevgili U.Ü.Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Programı Öğrencileri, Aralık,2013 Uludağ Üniversitesi

Detaylı

İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları. Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN

İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları. Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN Yakın Geçmiş... 1990 Eğitimi Geliştirme Projesi Dünya Bankası nın desteği - ÖME 1997 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim 2000 Temel Eğitime

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

İnsan. kaynakları. istihdam

İnsan. kaynakları. istihdam İnsan kaynakları ve istihdam İ ÇİN DE Kİ LER 1 Kurumsallaşmanın şirketler açısından önemi 2 Uygulamanın hedefleri 3 Uygulamanın kazandırdıkları 4 İçerik ve Yöntem 5 Akış tablosu Kurumsallaşmanın Şirketler

Detaylı

İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları

İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS İngilizce İletişim Becerileri II ENG 102 Bahar 2 2 0 3 4 Ön Koşul

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili PSİKOLOJİYE GİRİŞ Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans() Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim( )

Detaylı

Bir okuldan fazlası. Bir okuldan fazlası HER ALANDA KALİTELİ VE GÜVENLİ EĞİTİMİN MERKEZİ. www.toros.k12.tr ANAOKULU VE KREŞLER İLKOKULLAR ORTAOKULLAR

Bir okuldan fazlası. Bir okuldan fazlası HER ALANDA KALİTELİ VE GÜVENLİ EĞİTİMİN MERKEZİ. www.toros.k12.tr ANAOKULU VE KREŞLER İLKOKULLAR ORTAOKULLAR Bir okuldan fazlası HER ALANDA KALİTELİ VE GÜVENLİ EĞİTİMİN MERKEZİ ANAOKULU VE KREŞLER HER YERE YAKINIZ Toros Kaş Toros Finike Toros Kumluca Toros Güven Toros Akdeniz Toros İdeal Çocuk Akademisi Toros

Detaylı

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS)

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TEDÜ-İYS ileri düzey bir İngilizce sınavı olup, üniversitemizde lisans eğitimi almak için başvuran öğrencilerin ilgili fakültelerdeki bölümlerinde

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri Makro İktisat Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE LİSANS PROGRAMI 2013-2014 Bahar Yarıyılı. 2. yıl 4. yarıyıl Lisans Zorunlu

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE LİSANS PROGRAMI 2013-2014 Bahar Yarıyılı. 2. yıl 4. yarıyıl Lisans Zorunlu T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE LİSANS PROGRAMI 2013-2014 Bahar Yarıyılı Dersin Adı: Rönesansta Felsefe Dersin Kodu: FEL 202 Dersin Şubesi: 01 AKTS Kredisi 5 2. yıl 4. yarıyıl

Detaylı

Yaşam Temelli Öğrenme. Yazar Figen Çam ve Esra Özay Köse

Yaşam Temelli Öğrenme. Yazar Figen Çam ve Esra Özay Köse Bilginin hızla yenilenerek üretildiği çağımızda birey ve toplumun geleceği, bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma ve üretme becerilerine bağlı bulunmaktadır. Bu becerilerin kazanılması ve hayat boyu sürdürülmesi

Detaylı

GAZETECİLİK DİJİTAL FOTOĞRAFÇILIK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

GAZETECİLİK DİJİTAL FOTOĞRAFÇILIK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü GAZETECİLİK DİJİTAL FOTOĞRAFÇILIK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı karşıya

Detaylı

Bilişsel Gelişim. Psikolojiye Giriş. Okuma raporu #1. Ders asistanım kim? (düzeltilmiş) Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5

Bilişsel Gelişim. Psikolojiye Giriş. Okuma raporu #1. Ders asistanım kim? (düzeltilmiş) Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5 Psikolojiye Giriş Bilişsel Gelişim Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5 2 Okuma raporu #1 Alkolizm için Freudyen bir açıklama getirin. Daha sonra da davranışçı bir açıklama getirin. Son

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Üretim Yönetimi MAN 325 2 3 + 0 3 6. Program Öğrenme Çıktıları

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Üretim Yönetimi MAN 325 2 3 + 0 3 6. Program Öğrenme Çıktıları DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Üretim Yönetimi MAN 325 2 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Almanca Lisans Zorunlu

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) Sayın Velimiz, 22 Ekim 2012-14 Aralık 2012 tarihleri arasındaki ikinci temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

KONAKLAMA IŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM. Pazarlama Yönetmeni ve Eğitmen

KONAKLAMA IŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM. Pazarlama Yönetmeni ve Eğitmen KONAKLAMA IŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM SEVGİ ÖÇVER Pazarlama Yönetmeni ve Eğitmen 1 Stratejik yönetim, uzun vadeli planlamalar ve kararlar ile konaklama isletmelerinin en üst düzeyde etkin ve verimli

Detaylı

Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi. Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN

Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi. Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN Öğrenme - Eğitim Teknolojisi Yaşantı ürünü Kalıcı izli Davranış değişikliği Nasıl Öğretirim? Öğrenme ile ilgili sorunların analizi ve

Detaylı

KONYA ÜNİVERSİTESİ. Necmettin Erbakan Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü

KONYA ÜNİVERSİTESİ. Necmettin Erbakan Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü KONYA ÜNİVERSİTESİ Necmettin Erbakan Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü 1 Vizyonumuz Elektrik-Elektronik Mühendisliği Eğitimi ve Öğretimi alanında uluslararası ve ulusal gelişmeleri izleyen,

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

DERS TANIMLAMA FORMU. Proje/Ala n Çalışması 1. 2 0 0 - - 2 2

DERS TANIMLAMA FORMU. Proje/Ala n Çalışması 1. 2 0 0 - - 2 2 Dersin Kodu ve Adı : TRD101 Türk Dili I DERS TANIMLAMA FORMU Programın Adı: Makine Mühendisliği Yarıyıl Teor i Eğitim ve Öğretim Yöntemleri (ECTS) Uyg. Lab. Proje/Ala n Çalışması Diğer Topla m Krediler

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Toplumsal Sorumluluk ve Etik PSIR 392 6 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10. ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Laboratuvara Giriş Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.2013) Derslik B301 1 BİLGİ EDİNME İHTİYACI:

Detaylı

Maslow (İhtiyaçlar Hiyerarşisi)

Maslow (İhtiyaçlar Hiyerarşisi) Kariyer q Kişinin yaşamı boyunca edindiği ilgili deneyimleridir. q Bir kişinin bütün yaşamı boyunca üstlendiği işlerin tümüdür. q Kişinin yaşamı boyunca sahip olduğu bir dizi iş ve bu işlere katılımı konusundaki

Detaylı

İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları

İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları İngilizce İletişim Becerileri II (ENG 102) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS İngilizce İletişim Becerileri II ENG 102 Bahar 2 2 0 3 4 Ön Koşul

Detaylı

Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir?

Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir? Kadınlar Ne İster? Erkekler Ne Verir? BU KİTABI OKUYUN VE İLİŞKİLERİNİZDE GÜÇLÜ, BAŞARILI VE SEVGİ DOLU OLUN İşte size NLP Lideri Mustafa KILINÇ tan sayfalarını peşpeşe çevireceğiniz bir kitap daha. İster

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm 0 2) Sayısal Bölüm 0 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım kurallarını

Detaylı

SATIŞTA KOÇLUK BECERİLERİ EĞİTİMİ

SATIŞTA KOÇLUK BECERİLERİ EĞİTİMİ Eğitimin Amacı: Koçluk prensiplerini ve satış yöntemlerini bir arada kullanmak, yaratıcı sorularla ikna yöntemleri geliştirmek, satışı hedeflenen ölçüde ve istikrarlı bir biçimde arttırmak, doğru sorularla

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Mikro İktisat SPRI 271 1 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Mikro İktisat SPRI 271 1 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Mikro İktisat SPRI 271 1 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı