Araştırma Raporları li Yıllardan Günümüze Değişen Türkiye Ekonomisi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Araştırma Raporları. 2000 li Yıllardan Günümüze Değişen Türkiye Ekonomisi"

Transkript

1 Araştırma Raporları 2000 li Yıllardan Günümüze Değişen Türkiye Ekonomisi Haziran 2013

2 Hazırlayanlar: Prof. Dr. Belkıs SEVAL Arş. Grv. Dr. A. Kerem ÖZDEMİR İçindekiler 1. Milli Gelir ve İstihdam Ödemeler Dengesi Tasarruf ve Yatırım Dengesi Kamu Maliyesindeki Gelişmeler Küresel Finansal/Ekonomik Kriz ve Para Politikası TCMB ve Yeni Para Politikası Yeni Para Politikası Bileşiminin Uygulaması ve Sonuçları Krediler ve Cari Açık

3 ÖNSÖZ Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de de 2000 li yıllar ekonomik anlamda oldukça çalkantılı ve değişim rüzgârlarının estiği yıllar olmuştur. Hemen hemen tüm dünya ekonomilerini etkileyen 2008 küresel dünya krizi ve 2000 li yılların başında Türkiye yi sarsan 2001 finansal krizi, ülkelerin ekonomi uzmanlarını ve karar vericilerini politika değişiklikleri yapmaya zorlamıştır. Türkiye de bu yıllarda düşen enflasyon oranı, para politikası, ihracat-ithalat dengesi, bazı sektörlerin gelişimine daha fazla önem verilmesi gibi konularda önemli değişimler yaşamıştır li Yıllardan Günümüze Değişen Türkiye Ekonomisi isimli bu rapor, Türkiye Ekonomisi nde yaşanan bu değişimi rakamlarla gözler önüne sermeyi ve okuyucularına büyük resmi göstermeyi amaçlamaktadır. Bu raporda, öncelikle milli gelir ve istihdam ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ardından ödemeler dengesi ve tasarruf ve yatırım dengesi üzerinde durulmuştur. Kamu maliyesindeki gelişmeler genel yönetim iç ve borç dış stoku değerleri üzerinden tartışılmıştır. Raporun önemli bölümlerinden olan küresel ekonomik kriz ve TCMB nin yeni para politikası ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır. Son olarak krediler ve cari açık incelenerek rapor tamamlanmıştır. Sermaye Piyasaları Araştırma ve Uygulama Merkezi nin (SERPAM) hazırladığı üçüncü araştırma raporu olan bu rapor, son 12 yılın rakamlarını tablolar ve grafikler yardımıyla sunarken, teknoloji sayesinde Türkiye Ekonomisi ile ilgili her gün elde ettiğimiz haber ve yorumların aksine, neden ve sonuç ilişkilerini gözler önüne sererek önemli çıkarımlar yapmaktadır. Bu anlamda farklı bir amacı olan raporumuzun okuyucularımıza faydalı olmasını dileriz. 2

4 1. MİLLİ GELİR VE İSTİHDAM Bir ekonominin dönemsel performansını belirleyen en önemli göstergenin GSYH olduğu göz önüne alınırsa 2012 yılı, %2.2 büyüme oranı ile cumhuriyet dönemi yıllık büyüme ortalaması olan %4.8 in ( ) altında sonlanmıştır. Bu oldukça düşük büyüme oranı, ortalama büyüme oranının çok üstünde büyümenin gerçekleştiği 2010 (%9.2) ve 2011 (%8.8) yıllarını takip eden bir yılda politika yapıcıların gayretiyle küresel ekonomide yaşanan gelişmeler çerçevesinde makro finansal riskleri azaltmak amacıyla alınan tedbirler, para ve maliye politikası uygulamalarıyla elde edilen bir sonuç olmuştur. Bu gelişme GSYH'nin bileşenleri incelenerek de açıklanabilir. GSYH harcamalar ve gelirler açısından değerlendirildiğinde ortaya çıkan sonuçları şu şekilde özetlemek mümkündür: Harcamalar açısından GSYH'nin bileşenlerinin yerleşik hane halklarının ve devletin nihaî tüketim harcamaları, kamu ve özel kesimin yatırım harcamaları ile net ihracat toplamından oluştuğu düşünüldüğünde, Türkiye Ekonomisi nde yaratılan GSYH'nin içinde pay alan en büyük kalemin tarihsel olarak yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları olduğu görülmektedir. Özel kesim tüketim harcamalarının GSYH içindeki payının dönemi ortalaması %69 düzeyinde gerçekleşmişken, 2012 yılında payı %66'ya düşmüştür. Bu gelişmede özellikle Türkiye nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere olan sermaye girişlerinin yol açtığı hızlı yurtiçi kredi genişlemesi ve cari açık üzerinde yarattığı olumsuz etkileri azaltmak amacıyla izlenen para politikaları belirleyici olmuştur. Ekonominin bir önceki yıla göre küçüldüğü 2001 ve 2009 yılları ile büyüme oranının %1 in altında gerçekleştiği 2009 yılında bile %68'in altına düşmeyen özel kesim tüketim harcamalarının payı ilk defa 2012 de %66'ya gerilemiştir. Bu gerilemenin uygulanan para politikalarıyla birlikte temel nedeni net ihracat performansında önceki iki yıla oranla gerçeklesen iyileşmedir (Net ihracatın son üç yılda GSYH içindeki payı sırasıyla %-3.9, %-4.6 ve %-0.5 olarak gerçekleşmiştir). Bir başka ifadeyle 2012 yılı Türkiye nin iç tüketimini nisbî olarak azaltıp daha fazla ihracat yapabildiği bir yıl olmuştur. GSYH'yi oluşturan ikinci önemli kalem yatırım harcamalarının GSYH içinde payının dönemi ortalaması %22 dir. Bu oran Türkiye Ekonomisi nin büyüme kalitesi açısından düşük bir orandır. Diğer taraftan iyimser bir bakış açısıyla 2012 yılı GSYH'deki %25 payla büyümenin negatif ve zayıf olduğu 2001, 2008 ve 2009 yılları (sırasıyla %16.2, %23.5 ve %20.0) içinde en yüksek yatırım oranına sahiptir yılında yatırım harcamalarındaki %2.5 oranındaki küçülmeye rağmen (kamu kesimi yatırım harcamalarının bir önceki yıla göre %8.9 oranında artmış olmasına rağmen özel kesim yatırımlarındaki %4.5 oranındaki daralma toplam yatırım harcamalarında belirleyici olmuştur) yatırımların GSYH içindeki payı bir önceki yıla göre yalnızca bir puan düşmüştür. Bu daralma özel kesim makine-teçhizat yatırımlarındaki %6.6 oranındaki düşüşten kaynaklanmaktadır. 3

5 Büyümenin üçüncü ağırlıklı kalemi olan devletin nihaî tüketim harcamaları yılları arası çok istikrarlı bir şekilde ortalama %11 düzeyinde gerçekleşmiş, 2012 yılı payı bir önceki yıla göre bir puan artarak %11 ile bu ortalamanın tekrarı paralelinde seyretmiştir yılının en belirgin farklılığı büyüme oranındaki azalmaya paralel olarak net ihracat performansında bir önceki yıla oranla yaşanan ciddi düzelmedir. Bu gelişme Türkiye Ekonomisi nin büyüme özelliğinin olumsuz yönünün bir tekrarı niteliğindedir. Bu olgu şöyle açıklanabilir. Türkiye Ekonomisi nin hızlı büyüdüğü yıllarda büyüme oranına en yüksek katkı yurtiçi talepten 1 gelmektedir. Diğer taraftan bu yıllarda dış talep yani net ihracat 2 büyüme oranını eksi yönlü etkilemektedir. Bir başka ifadeyle yurt içi talebin yüksek seyri ancak yüksek miktarda cari açık vererek mümkün olmaktadır. Bu olguyu Tablo 1 den izlemek mümkündür. Tablo 1: Türkiye Ekonomisi nin Genel Ortalamasının Üzerinde Büyüdüğü Yıllarda GSYH Bileşenlerinin Büyümeye Katkıları (%) Yurtiçi Talep Net İhracat GSYH Kaynak: TÜİK Türkiye Ekonomisi nin yurtiçi veya yurtdışı kaynaklı krizler nedeniyle küçüldüğü, 2001 ve 2009 yıllarında veya ortalama büyüme oranının altında performans sergilediği 2008 ve 2012 yıllarında bu kez daralmaya en büyük katkı yurtiçi talepten gelmekte, net ihracat ise büyümeye olumlu katkıda bulunmaktadır. Diğer bir ifadeyle, Türkiye Ekonomisi krizler nedeniyle zorunlu olarak ya da 2012 yılında olduğu gibi uygulanan politikalar sonucunda büyümeden feda ederek mal ve hizmet ihracat ve ithalat dengesini düzeltebilmektir. Tablo 2: Türkiye Ekonomisi nin Küçüldüğü ve Genel Ortalamasının Altında Büyüdüğü Yıllarda GSYH Bileşenlerinin Büyümeye Katkıları (%) Yurtiçi Talep Net İhracat GSYH Kaynak: TÜİK 2012 yılı, büyüme performansının olumsuz olduğu yılları kapsayan grupta yer almasına rağmen düşük de olsa negatif olmayan büyüme oranı ve net ihracatın büyümeye katkısının yüksekliği nedeniyle yukarıdaki dört yıl içinde en 1 Yurtiçi Talep = Yerleşik Hane Halklarının Tüketimi + Devletin Nihaî Tüketim Harcamaları + Gayrisafi Sabit Sermaye Oluşumu + Stok Değişmeleri 2 Net İhracat = Mal ve Hizmet İhracatı Mal ve Hizmet İthalatı 4

6 iyi performansın gösterildiği yıl olmuştur. Türkiye Ekonomisi en azından küçülmeden yurtdışı talebin büyümeye olumlu katkısını sağlayabilmiştir. Yurtiçi talebi oluşturan bileşenler ayrıntılı olarak incelendiğinde, yurt içi talepteki daralmaya etki eden en önemli faktörün %-1.3 ile stok değişimlerindeki küçülme olduğu görülmektedir. Türk ekonomisinde 2012 yılında, 2011 yılına kıyasla daha yüksek miktarda bir önceki yılın stokları eritilmiştir. Yurtiçi talepteki %-1.9 oranındaki daralmanın ikinci önemli sebebi %- 1 lik küçülme ile özel sektör yatırım harcamaları olmuştur. Diğer taraftan kamu kesimi nihaî tüketim ve sabit sermaye harcamalarını %0.9 puan arttırarak yurtiçi talebe sınırlı da olsa olumlu yönde katkı sağlamıştır. Sonuç olarak 2012 yılı, devletin tüketim ve yatırım harcamalarının yanı sıra net ihracatın pozitif katkısıyla küçük de olsa pozitif bir büyüme oranıyla sona ermiştir. 15% 10% 5% 0% % -10% -15% Toplam Yurtiçi Nihai Talep Stok Değişmeleri Net İhracat GSYH Kaynak: TÜİK Grafik 1: GSYH Bileşenlerinin Büyümeye Katkıları 2012 yılının son çeyreği değerlendirilecek olursa bu çeyrekte de yılın diğer çeyreklerindeki eğilim devam etmiş, GSYH nin bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1.4 oranında arttığı, yurtiçi talebin ise %-1.5 oranında küçüldüğü bu dönemde yerleşik hane halklarının tüketim harcamaları %-0.6 oranında azalmıştır. Diğer çeyreklerde olduğu gibi, devletin nihaî mal ve hizmet alımlarındaki %0.9 luk artış yurtiçi talepteki daralmanın nisbeten daha sınırlı düzeyde kalmasını sağlamıştır. Bu çeyreğin en belirgin sunucu özel sektör yatırımlarının %-1.9 ile, yılın ilk üç çeyreğine göre en fazla düşüş gösteren çeyrek olmasıdır. Yılın her çeyreğinde büyümeye pozitif katkıda bulunan net 5

7 ihracat tüm çeyrekler içinde büyümeye en düşük katkıyı %2.9 oranındaki artış ile bu çeyrek vermiştir. GSYH deki büyümeye gelirler tarafından bakıldığında 2012 yılında Türk ekonomisini oluşturan sektörlerin yaratılan toplam gelir içindeki paylarının değişmediği görülmektedir. %24 payla ilk sırada yer alan imalat sanayii ile %15 payla onu takip eden ulaştırma, depolama ve haberleşme sektörü büyümeye %0.5 ile en fazla katkıyı sağlayan iki sektör olurken, toplam gelirler içinde %13 pay ile üçüncü sırada yaralan toptan ve perakende ticaret sektörü büyümeye katkı sunamamış diğer taraftan %12 payla dördüncü sıradaki malî aracı kuruluşların faaliyetleri %0.4 ile büyümeye en fazla katkıda bulunan ikinci sektör olmuştur. %9 payla yarattığı gelir itibarıyla Türk ekonomisinde beşinci sırada yer alan tarım, avcılık ve ormancılık ise büyümeye %0.3 düzeyinde katkı sağlamıştır. Sektörlerin yarattıkları gelirlerin bir önceki yıla göre büyüme oranları incelendiğinde imalat sanayiinin %1.9 büyürken toptan ve perakende ticaret sektörünün neredeyse hiç büyüyemediği görülmektedir. Ulaştırma, depolama ve haberleşme ile malî aracı kuruluşlar ise ancak %3.2 oranında büyüyebilmiştir yılında imalat sanayiinin %10, toptan ve perakende ticaret sektörünün %11.2, ulaştırma, depolama ve haberleşme sektörü %10.5 ve malî aracı kuruluşların %9.6 büyüdüğü göz önüne alınırsa bu en önemli dört sektörün büyümesindeki sert düşüşlerin 2012 yılındaki büyümenin düşüşünün temel nedeni olduğu ortaya çıkmaktadır. Tarım, avcılık ve ormancılık sektörü %3.5 büyürken %4 ve üzeri büyüme oranlarını GSYH deki %4 ten küçük pay alan sektörlerde görüyoruz. Tablo 3: Türkiye Ekonomisi nin Küçüldüğü ve Genel Ortalamasının Altında Büyüdüğü Yıllarda Sektörlerin Büyüme Oranları (%) İnşaat Toptan ve Perakende Ticaret GSYH Kaynak: TÜİK Tablo 4: Türkiye Ekonomisi nin Genel Ortalamasının Üzerinde Büyüdüğü Yıllarda Sektörlerin Büyüme Oranları (%) İnşaat Toptan ve Per. Tic GSYH Kaynak: TÜİK Bu yılın diğer önemli bir sonucu 2011 senesinin büyüme şampiyonu olan inşaat sektörünün bu yıl toptan ve perakende ticaret sektöründen sonra en düşük büyümeye sahip olan sektör olmasıdır. Bu iki sektör daima kriz yıllarında en fazla küçülen, yüksek büyüme yaşanan yıllarda ise en hızlı büyüyen iki sektör olma özelliğini bu yıl da korumuştur. 6

8 Oca.05 May.05 Eyl.05 Oca.06 May.06 Eyl.06 Oca.07 May.07 Eyl.07 Oca.08 May.08 Eyl.08 Oca.09 May.09 Eyl.09 Oca.10 May.10 Eyl.10 Oca.11 May.11 Eyl.11 Oca.12 May.12 Eyl.12 Oca İşsizlik Oranı Tarım dışı İşsizlik Oranı Grafik 2: İşsizlik Oranı (Mevsim Etkilerinden Arındırılmış, %) Kaynak: TÜİK Krizin etkisiyle hızla artan işsizlik oranı, istihdamı arttırmaya yönelik alınan tedbirler ve kriz sonrasında ekonomideki hızlı toparlanma ile birlikte 2009 yılından itibaren azalma eğilimine girmiştir yılının son çeyreğinden itibaren yatay bir seyir izleyen işsizlik oranı, 2012 yılının ortalarından başlayarak ekonomik büyümedeki yavaşlama sonucunda küçük çaplı da olsa artış göstermiştir (Grafik 2). Diğer taraftan, küresel ekonomiye dair belirsizlikler önümüzdeki dönemde istihdam artışını sınırlayabilecek bir unsur olarak önemini korumaktadır. 2. ÖDEMELER DENGESİ Türkiye Ekonomisi ne ödemeler dengesi penceresinden bakıldığında ekonomik büyümedeki gelişmelerin yansımalarının bu tablodan da izlenebileceğini görüyoruz. Türkiye Ekonomisi, ortalamasının altında büyüdüğü veya küçüldüğü yıllarda cari işlemler dengesini daima düzeltmiştir. Bir başka ifadeyle yurtiçi talebin büyümeye katkısının negatif, yurtdışı talebin katkısının pozitif olduğu yıllarda cari işlemler dengesi bir önceki yıla oranla ciddi iyileşme göstermektedir yılında da bu eğilim devam etmiştir (Tablo 5). Tablo 5: Cari İşlemler Dengesi Carî Denge/GSYH (%) Carî Denge (Milyon $) -9,920 3,760-40,438-12,168-75,092-47,521 % Değişim* %138 %70 %37 * Carî işlemler dengesinde bir önceki yıla göre meydana gelen mutlak değerce yüzde değişim. Kaynak: TCMB, TÜİK 7

9 2012 yılının cari işlemler dengesindeki eğilim yavaşlayan ekonomik büyüme trendiyle uyumlu bir davranış gösterirken cari işlemler dengesinin finansmanı ayni paralelde seyretmemiştir. Ekonominin küçüldüğü yıllar Türkiye daima borç geri ödemek zorunda kalmış ve uluslararası rezervler azalmıştır. Türkiye ilk defa düşük oranlı büyüdüğü bir yılda borç geri ödemeden taze kaynak yaratabilmiş ve rezervlerini ciddi ölçüde arttırabilmiştir. Ancak bu sonuca cari açığın finansman kalitesinin bozulması pahasına ulaşılmıştır. Cari açığın finansman kalemleri Tablo 6 da karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Tablo 6: Cari Açıkların Finansmanı (Milyon $) A. Cari İşlemler Dengesi 3,760-12,168-47,521 B. Net Hata ve Noksan -2,127 2,879 1,158 C. Sermaye Hesabı Dengesi I. Toplam Finansman İhtiyacı (A+B+C) 1,633-9,332-46,407 II. Toplam Finansman (D+E+F) -1,633 9,332 46,407 D. Sermaye Hareketleri (net) -15,484-2,587 67,893 Doğrudan Yatırımlar (net) 2,855 7,110 8,481 Portföy Yatırımları (net) -4, ,780 Kredi Kullanımı (IMF Kredileri hariç, net) -11,546-14,279 12,148 Mevduat ,135 7,783 Diğer -1, ,299 E. IMF Kredileri 10, ,007 F. Rezerv Değişimi (- artış) 3,621 12,599-19,479 Kaynak: TCMB ve kendi hesaplamalarımız. Tablo 6 nın ortaya koyduğu en önemli sonuç, 2012 yılındaki nisbeten zayıf ekonomik performansın bir kriz ortamında gerçekleşmemesi ve bu nedenle uluslararası piyasalardan kaynak bulma konusunda herhangi bir problem yaşanmaması; kriz yıllarında gözlemlendiği üzere borç geri ödenmediği gibi finansman ihtiyacından yaklaşık 20 milyar dolar daha fazla kaynak sağlanarak uluslararası rezervlerin güçlendirilmesi olmuştur. 8

10 Ocak 06 Nisan 06 Temmuz 06 Ekim 06 Ocak 07 Nisan 07 Temmuz 07 Ekim 07 Ocak 08 Nisan 08 Temmuz 08 Ekim 08 Ocak 09 Nisan 09 Temmuz 09 Ekim 09 Ocak 10 Nisan 10 Temmuz 10 Ekim 10 Ocak 11 Nisan 11 Temmuz 11 Ekim 11 Ocak 12 Nisan 12 Temmuz 12 Ekim 12 Ocak 13 60,000 40,000 20, ,000-40,000-60,000-80,000 DOĞRUDAN YATIRIMLAR VE UZUN VADELĠ SERMAYE HAREKETLERĠ PORTFÖY YATIRIMLARI VE KISA VADELĠ SERMAYE HAREKETLERĠ CARÎ ĠġLEMLER DENGESĠ Grafik 3: Cari Açık ve Temel Finansman Kaynakları (12 Ay Birikimli, milyon $) Kaynak: TCMB ve kendi hesaplamalarımız. Diğer taraftan cari açığın finansman kalitesi bozularak, portföy yatırımları ve diğer kısa vadeli sermaye girişlerinin payı artarken, kredilerin payı düşmüş; yeni alınan kredilerin içinde ise kısa vadelilerin payı %100 olmuştur. Bu gelişmenin ülkenin borç ödeme kapasitesini daha riskli hale getirdiği yani ülke ekonomisinin likiditesini olumsuz etkilediği olgusu bu yılın ödemeler dengesi ile ilgili diğer önemli sonuçtur. (Tablo 7) Tablo 7: Net Sermaye Hareketleri ve Bileşenleri (Milyon $) Milyon $ % Milyon $ % Toplam 53, , Doğrudan Yatırımlar 13, , Portföy Yatırımları 21, , Kredi Kullanımı (IMF kredileri hariç) 23, , Özel Sektör* 21, , Kısa Vadeli 9, , Uzun Vadeli 10, , Mevduat -4, , Diğer -1, , * Bilgi amaçlı. Ticarî krediler hariç. Kaynak: TCMB ve kendi hesaplamalarımız. 9

11 3. TASARRUF VE YATIRIM DENGESİ Ülkemizde cari işlemler dengesinin seyri ile ekonomik büyüme (GSYH) arasında gözlemlenen temel ilişkiyi belirleyen makroekonomik denge Tüketim + Yatırımlar + Mal ve Hizmet Dengesi = Tüketim + Tasarruflar Mal ve Hizmet Dengesi = Tasarruf Yatırımlar eşitlikleriyle açıklandığında ekonomimizin en temel sorunlarının başında yatırım iştihamıza cevap vermede yetersiz kalan tasarruf hacmimiz, yani tasarrufyatırım açığımızın geldiği görülmektedir döneminde yapısal olarak ülkemizin tasarruf açığı kamu sektöründen kaynaklanırken ( döneminde özel sektör hep tasarruf fazlası vermiştir) 2005 yılından itibaren, 2009 yılı haricinde, özel sektör toplam tasarruf açığının temel kaynağını oluşturmuştur. Bu kendi içinde sağlıklı bir gelişme olarak değerlendirilebilir li yılların başına kadar kamu kesimi açıklarının çok yüksek maliyetli bir borçlanma ile karşılanmasının bir sonucu olarak özel kesimin sermaye piyasalarından dışlanması (mâlî baskınlık) topluma büyük bir maliyet oluşturmuş, aynı zamanda sermaye piyasalarının istenilen düzeyde gelişememesi önündeki en büyük engeli oluşturmuştur. Bu dönemde devletin pahalı borçlanması nedeniyle yüksek maliyetli fonlara ulaşma imkânı olmayan özel sektör, yatırımlarını azaltmak suretiyle tasarruf fazlası vererek kamu açıklarını fonlamayı tercih etmiştir. Sürdürülemez olan bu yapı 2001 de cumhuriyet tarihinin en şiddetli kriziyle sonuçlanmıştır yılında kamu tasarruf açığı GSYH'nin %10.4 üne ulaşmış, diğer taraftan aynı yıl bu açığı fonlamak üzere özel sektör tasarruf fazlası GSYH'nin yüzdesi olarak %14.4 e ulaşmıştır. Sonuç olarak Türkiye Ekonomisi cumhuriyet tarihi boyunca en fazla küçüldüğü yıllardan birinde (1987 baz yıllı eski GSYH serisine göre %-7.5 ve 1998 baz yıllı yeni GSYH serisine göre %-5.7) yüksek bir tasarruf-yatırım fazlası vermiştir yılından sonra Türkiye nin makroekonomik dengelerindeki yapısal değişimi izlemek mümkündür. Bu yıldan itibaren kamu tasarruf açığı disiplinli maliye politikaları sayesinde hızla düşerken özel sektör ertelediği yatırım harcamalarını hızla arttırmış ve tasarruf açığı vermeye başlamıştır. Türkiye Ekonomisi nin hızlı büyüdüğü yıllardaki özel sektör tasarruf açığı/gsyh oranları Tablo 8 de yer almaktadır. Tablo 8: Türkiye Ekonomisi nin Genel Ortalamasının Üzerinde Büyüdüğü Yıllarda Tasarruf-Yatırım Dengesi ((Tasarruf Yatırım )/GSYH, %) Özel Sektör Kamu Sektörü Reel Ekonomik Büyüme Kaynak: T.C. Kalkınma Bakanlığı 3 Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye Ekonomisi nin en yüksek oranda küçüldüğü yıllar sırasıyla 1945: %-15.3, 1927: %-12.7; 1932:%-10.6 ve 1941:%-10.3 tür. 10

12 Tablo 9: Türkiye Ekonomisi nin Küçüldüğü ve Genel Ortalamasının Altında Büyüdüğü Yıllarda Tasarruf-Yatırım Dengesi ((Tasarruf Yatırım )/GSYH, %) Özel Sektör Kamu Sektörü Reel Ekonomik Büyüme Kaynak: T.C. Kalkınma Bakanlığı Tablo 8 ve Tablo 9 Türkiye Ekonomisi nin büyüdüğü yıllarda özel sektör tasarruf açığının hızla arttığını, diğer taraftan ekonominin küçüldüğü yıllarda ise tasarruf açığının aynı hızla azalmadığını göstermektedir. Bunun temel nedeni özel sektörün tasarruf oranının 2004 ten sonra hızla düşmesidir. Sıkıntılı yıllarda yatırımların azalmasına eskiden olduğu gibi tasarrufların artması eşlik etmemekte, tasarruflar da yatırımlarla birlikte azalmaya devam etmektedir. Üstelik büyümede sıkıntı olan yıllarda, 2012 yılında olduğu gibi devlet harcamalarını arttırarak ekonomik daralmanın etkilerini azaltmaya çalışmıştır. Bu da toplam tasarruf açığının artmasına yol açmaktadır. Büyümenin düştüğü yıllarda dahi tasarruf açığı oranlarının yüksek düzeyde kalması Türkiye için yeni bir olgudur. Bu yapısal bozukluğun çaresinin bizim gibi genç nüfusa sahip, büyüme talebi ve isteğinin yüksek olduğu dinamik bir ülkede yatırımların azaltılması olmayacağına göre tasarrufların kalıcı bir eğilimle arttırılması olmalıdır. Ancak bugünkü koşullarda, disiplinli bir kamu maliyesi ile bütçenin özenli bir biçimde yönetilmesi tasarruf açığının daha da büyümesine engel olan en önemli unsurdur. Bütçenin bozulması halinde bugünkü durumun sürdürülebilirliği tehlike altına girme riskini taşımaktadır. 4. KAMU MALİYESİNDEKİ GELİŞMELER Bilindiği gibi kamu tasarruf-yatırım dengesinin seyrinin en iyi izleneceği belge kamu bütçeleridir. Devletin tasarruf açığı performansına bağlı olarak özellikle 1990 dan sonra bozulan Bütçe Dengesi/GSYH oranı 2001 krizi ile zirveye ulaşmış (-%12.4), 2001 den sonra ise ciddi anlamda düzelmiştir arası -%6.4 olan bu oranın ortalaması -%3.1 olmuştur. Bütçedeki düzelmenin temel nedeni, disiplinli kamu maliyesi politikaları ile kamu kesimi borçlanma gereğindeki azalış ve düşen faiz oranları nedeniyle azalan faiz ödemeleri olmuştur. Faiz harcamalarının toplam harcamalar içindeki payı 2004 yılında %40 iken 2012 de bu oran %13 e düşmüştür. Türkiye nin temel yapısal sorunlarından bir tanesi de sosyal güvenlik harcamalarının yüksekliğidir ten sonra hızlanarak büyüyen Sosyal Güvenlik Açıkları/Bütçe Harcamaları oranı 2003 ten sonra iki haneli rakamlara ulaşmış, alınan önlemler ve gerçekleştirilen reformlar sayesinde 2009 yılından sonra tekrar tek haneli rakamlara inmiştir arası sosyal güvenlik harcamaları, toplam bütçe harcamalarının ortalama %12.6 sını oluştururken son üç yılın ortalaması %7.4 olmuştur. Bu düzelme kamu açıklarının azalmasına ve makroekonomik istikrarın sağlanması ve sürdürülmesine önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. 11

13 Kamu bütçesinin diğer temel iki özelliği vergi gelirleri içinde dolaylı vergilerin payının %68 düzeyinde olması ve dolaylı bir vergi olan Uluslararası Ticaret ve Muamelelerden Alınan Vergilerin (İthalde alınan KDV ile Gümrük Vergileri toplamı) toplam gelirler içindeki payının istikrarlı bicimde %17 düzeylerinde seyretmesidir. Bu nedenledir ki Türkiye nin küçüldüğü ve dolayısıyla cari dengenin düzeldiği yıllarda Bütçe Dengesi/GSYH oranı bozulmaktadır. Yukarıda belirttiğimiz gibi son sekiz yılın ortalaması %-3.1 olan ve 2006 da %-0.6 ya düşen bu oran Türk ekonomisinin %-4.8 oranında küçüldüğü 2009 yılında %-5.5 e yükselmiş ancak sonra büyüme ile tekrar düzelmeye başlamış ve 2011 yılında %1.4 e düşmüştür. Kamu maliyesinde sağlanan disiplin ve makroekonomik istikrar sonucunda kamu kesimi borçlanma ihtiyacının azalması, kamu borç stoku verilerine de yansımış ve 2001 yılında GSYH nin %76 sına ulaşan genel yönetim borç stoku 2012 sonu itibariyle GSYH nin yüzdesi olarak yarı düzeyine inmiştir (Tablo 10). Tablo 10: Genel Yönetim İç ve Dış Borç Stoku (GSYH nin Yüzdesi, %) Genel Yönetim İç Borç Stoku Genel Yönetim Dış Borç Stoku Genel Yönetim Toplam Borç Stoku AB Tanımlı Borç Stoku Kaynak: T.C. Hazine Müsteşarlığı, TÜİK. 5. KÜRESEL FİNANSAL/EKONOMİK KRİZ VE PARA POLİTİKASI Küresel ölçekte etkilerini gösteren krizin hafiflemesine paralel olarak, 2010 yılından itibaren toparlanma eğilimi gösteren dünya ekonomisi, bu eğilimini 2011 ve 2012 yıllarında yavaşlayarak da olsa sürdürmüştür. Öte yandan, 2010 yılında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında büyüme performansları açısından gözlenen belirgin ayrışma, 2011 ve 2012 yılında da devam etmiştir. Bu durum, söz konusu ülkelerdeki para politikası uygulamalarına da yansımıştır. Kriz sonrasında gelişmiş ülkeler, krizin etkilerini hafifletmek amacıyla ek parasal genişleme uygulamış ve özellikle kriz sonrasında reel ve finansal kesimde oluşan problemleri çözmeye odaklanmıştır. Buna karşılık, aralarında Türkiye nin de bulunduğu gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş 12

14 ülke merkez bankaları tarafından uygulanan ek parasal genişleme politikaları sonucu artan küresel likidite ve getiri arayışının yol açtığı hızlanan sermaye akımları sonucu oluşan makro finansal riskleri yönetmeye yoğunlaşmıştır. Kriz sonrası dönemde, Türkiye Ekonomisi nde, ekonomik faaliyetteki toparlanmanın beklenenden olumlu seyretmesi, kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen not artırımları, referandum sürecinin sona ermesiyle siyasî belirsizliğin azalması ve güncellenen Orta Vadeli Program ın malî disiplinin süreceğine işaret etmesi gibi Türkiye ye özgü olumlu koşullar, küresel ölçekte hızlanan sermaye akımlarının etkilerinin ülkemizde daha belirgin hissedilmesine zemin hazırlamıştır. Bunun sonucunda, kısa vadeli yurt dışı finansman imkânları bol ve düşük maliyetli olarak sağlanabilmiş; bunun yol açtığı hızlı kredi genişlemesi ve TL nin giderek değerlenmesi ise, 2010 yılının ikinci yarısından itibaren makro finansal risklerin ve dış dengesizliklerin birikmesine sebep olmuştur. Buna ek olarak, bu dönemde, Türkiye Ekonomisi nin nihaî yurt içi talep kaynaklı büyümesi; öte yandan, aynı dönemde net ihracatın büyümeye negatif katkı sağlaması (Grafik 1), yoğun sermaye akımlarının carî açık üzerindeki olası riskleri açısından da yakından izlenmesini gerektirmiştir. Bu çerçevede TCMB nin 2010 yılının son dönemlerinden itibaren izlediği para politikasının temeli, kriz sonrası oluşan konjonktüre uygun olarak aşamalı olarak tasarlanan ve uygulamaya konulan yeni politika yaklaşımına dayanmaktadır. Küresel kriz sonrasında, gelişmiş ülkelerin uyguladıkları gevşek para ve genişletici maliye politikaları küresel ölçekte likidite artışına yol açmış, bu likidite bolluğu ilk aşamada küresel finansal piyasalarda risk iştahını ve sermaye hareketlerini artırıcı bir etki yaratmıştır. Diğer taraftan, krizin başlangıcı üzerinden yaklaşık beş yıl geçmiş olmasına rağmen küresel ekonomik faaliyetteki toparlanma istenilen düzeye ulaşamamıştır. Gerek ABD, gerek Euro Bölgesinde bilanço düzeltme sürecinin uzun sürmesi, maliye politikalarının büyümeyi destekleyici kapasitesinin sınırlı kalması ve süregelen belirsizlik ortamı büyüme görünümünü olumsuz yönde etkilemiştir. Dolayısıyla, kriz sonrası dönemde risk iştahı, likidite bolluğu ile artmışsa da krizden toparlanma sürecinin dalgalı bir şekilde gerçekleşmesinden olumsuz etkilenmiş ve sermaye hareketlerinde yüksek oranda oynaklık görülmüştür. Gelişmekte olan ülkeler, ekonomilerinde finansal istikrarı tehdit edici boyuta ulaşabilecek bu gelişmeler karşısında şoklara karşı daha hızlı tepki verebilecek esnek bir para politikası yaklaşımına ihtiyaç duymuşlardır. Gelişmiş ülkelerdeki aşırı genişleyici para politikaları (QE: Quantitative Easing) sonucu artan küresel likidite özellikle gelişmekte olan ülkelere olan sermaye akımlarındaki oynaklığın ve dolayısıyla bu ülkelerin finansal sistemlerindeki risklerin artmasına yol açmakta ve bu gelişmeler de bu ülkeleri krediler ve döviz kurundaki dalgalanmalar yoluyla etkilemektedir. Sermaye girişlerinin artması ile birlikte değerlenme eğilimine giren döviz kuru sonucu şirket bilançoları olumlu etkilenmekte; bu da finansal aracıların risk iştahını artırarak kredilerin hızlı bir biçimde artmasına ve sistemik risklerin belirginleşmesine neden olabilmektedir. Kredilerde aşırı bir artış gerek kredi kalitesinde düşüş riskinin artması gerek iç talebin toplam gelirden daha hızlı 13

15 büyümesine yol açması nedeniyle finansal istikrarı bozucu bir etki gösterebilmektedir. Benzer şekilde, aşırı değerli bir döviz kuru dışa açık bir ekonomide başta bilanço kanalı olmak üzere birçok kanaldan sistemik riski artırarak ve kaynak dağılımını bozarak makro-finansal istikrara olumsuz etki yapabilmektedir. Bu gelişmeler ışığında, gelişmekte olan ülkelerin yeni para politikası tasarımlarında, sermaye akımlarındaki oynaklığın azaltılması önem arz etmekte; bu çerçevede kredilerdeki büyüme ve döviz kuru gelişmeleri yakından takip edilmektedir TCMB ve Yeni Para Politikası Stratejisi Küresel kriz ertesinde oluşan konjonktür, merkez bankalarının fiyat istikrarı kadar finansal istikrara da önem vermesi gerektiğini ortaya koymuştur. Bu bağlamda, TCMB yeni para politikası tasarımını, 2006 yılından itibaren uygulanan enflasyon hedeflemesi stratejisinin fiyat istikrarından ödün vermeden finansal istikrarı da içine alacak şekilde yeniden düzenlendiği bir çerçevede oluşturmuştur. Tablo 11: TCMB Eski ve Yeni Politika Çerçevesi Amaçlar Araçlar Eski Yaklaşım Fiyat İstikrarı Politika Faizi Yeni Yaklaşım Fiyat İstikrarı Finansal İstikrar Yapısal Araçlar (Zorunlu Karşılıklar, ROM) Konjonktürel Araçlar (Politika Faizi, Faiz Koridoru, Likidite Yönetimi) Tablo 11, TCMB nin eski ve yeni politika çerçevesini amaçları ve araçları bağlamında karşılaştırmalı olarak sunmaktadır. Mevcut çerçeve 2006 yılından itibaren uygulanan standart enflasyon hedeflemesi stratejisine kıyasla amaçlar ve araçlar açısından önemli ölçüde geliştirilmiştir. Yeni çerçevede fiyat istikrarı temel amacıyla uyumlu olarak para politikası uygulamasında finansal istikrara ilişkin riskler daha yakından dikkate alınmaktadır. Bu durum da para politikasının hem yapısal hem de konjonktürel olarak birden fazla aracı kullanmasını gerektirmektedir. Bu doğrultuda, 2010 yılının sonlarından itibaren para politikası uygulaması çerçevesinde, (asimetrik) faiz koridoru, etkin likidite yönetimi, zorunlu karşılıklar, rezerv opsiyon mekanizması (ROM) gibi politika araçları aktif olarak kullanılmıştır. 14

16 Kutu: Faiz Koridoru ve Rezerv Opsiyon Mekanizması Faiz Koridoru TCMB nin son yıllarda piyasa faizlerini ve likiditesini etkilemek amacıyla etkin olarak kullandığı en önemli politika araçlarından biri faiz koridorudur. Piyasada gün içinde TCMB tarafından ihtiyacı olan bankalara kısa vadeli (günlük, haftalık veya bir aylık vadede) likidite sağlanabildiği gibi, fon fazlası olan bankalardan gecelik vadede borç alınabilmektedir. Faiz koridoru teknik anlamda TCMB nin borç verme ve borç alma faizinin arasında kalan alandır. Piyasa faizleri, söz konusu operasyonel yapının bir gereği olarak faiz koridorunun içinde oluşmaktadır. Mevcut yapıda TCMB, fonlamasını esas olarak bir haftalık repo aracılığı ile yapmakta olduğundan politika faizi bir haftalık repo fonlama faizi olarak belirlenmiştir. Gerek politika faiz oranı, gerek faiz koridoru her ay PPK toplantısında gözden geçirilmekte ve kamuoyuna ilan edilmektedir. Faiz koridoru geleneksel anlamda enflasyon hedeflemesi uygulayan birçok merkez bankası tarafından piyasa faizlerinin politika faizinden belirgin şekilde sapmasını engellemek amacıyla kullanılmaktadır. Bu bağlamda, politika faizi etrafında simetrik ve (genelde değişmeyen) dar bir bant olarak tanımlanan faiz koridoru likidite yönetimi çerçevesinde pasif bir rol üstlenmektedir. TCMB nin izlediği yeni para politikası yaklaşımında ise faiz koridoru aktif bir araç olarak kullanılmaktadır. Gerekli görüldüğü takdirde genişliği TCMB tarafından ayarlanabilen faiz koridoru, politika faizi etrafında asimetrik bir şekilde oluşturulabilmektedir. Bu yapı ile faiz koridoru gerek kısa vadeli sermaye hareketlerindeki oynaklığa karşı hızlı ve esnek tepki verebilen, gerek kredi büyümesi üzerinde etkili olabilen bir para politikası aracı olarak kullanılabilmektedir. Rezerv Opsiyonu Mekanizması (ROM) TCMB sermaye hareketlerindeki oynaklığın makro-finansal açıdan oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla son dönemde ROM adı verilen bir para politikası aracı geliştirmiştir. Bu aracın sağladığı imkân sayesinde bankaların Türk lirası zorunlu karşılıklarının bir kısmını döviz ve altın cinsinden tutmalarına izin verilmektedir. Bu imkânın hangi ölçüde kullanılabileceğini belirlemek için rezerv opsiyon oranı (ROO) tanımlanmaktadır. Birim TL zorunlu karşılık başına tesis edilebilecek döviz veya altın karşılığı ise rezerv opsiyonu katsayısı (ROK) ile belirlenmektedir. Temelde otomatik dengeleyici olarak (bankaların kendi rezerv opsiyonu kullanım oranlarını dış şoklar karşısında içsel olarak ayarlayacağı şekilde) kullanılmak üzere tasarlanan ROM, her bankaya kendi kısıtları doğrultusunda en uygun tercihi yapabilme olanağı tanıması ile döviz likiditesi yönetiminde kullanılan diğer araçlara kıyasla ekonomik açıdan daha etkin bir araç olarak ön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte gerekli görüldüğünde sistemin parametreleri iç ve dış finansman koşullarındaki kalıcı değişimlere uyum sağlamak için konjonktürel bir araç olarak da kullanılabilmektedir. ROM ile sağlanan imkânlar ayrıca TCMB nin döviz ve altın rezervlerini de olumlu yönde etkilemektedir. 15

17 5.2. Yeni Para Politikası Bileşiminin Uygulaması ve Sonuçları Küresel krizin finansal piyasalar üzerindeki etkisinin hafiflemesiyle birlikte TCMB, kriz sırasında alınan likidite önlemlerinin geri alınmasını ve para politikasının operasyonel çerçevesini normalleştirmeyi içeren çıkış stratejisini 14 Nisan 2010 tarihinde açıklamıştır. Bu çerçevede, repo ihaleleri aracılığıyla piyasaya sağlanan fazla likidite, piyasalardaki normalleşmeye paralel olarak kademeli biçimde azaltılmıştır. Çıkış stratejisi kapsamında ilk olarak, 20 Mayıs 2010 tarihinde 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranlarının politika faiz oranı olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Fiyat istikrarı hedefiyle birlikte finansal istikrarı sağlamak görevi bağlamında TCMB, 2010 yılının son üç ayında gecelik piyasada uyguladığı borçlanma faiz oranını %5.75 ten %1.50 ye indirerek faiz koridorunu aşağıya doğru genişletmiş, borç verme faiz oranını ise %0.25 puan artırılarak %9 a yükseltmiştir (Grafik 4). Benzer bir düzenleme geç likidite penceresi faiz oranlarında da uygulanmıştır. Ayrıca, 2010 un ikinci yarısında ivme kazanan kredi genişlemesi ile ABD ve Avrupa ekonomilerindeki parasal genişleme politikalarının devam etmesiyle artan sermaye girişlerinin makro finansal riskleri artırması sonucunda daha düşük bir politika faizi, daha geniş bir faiz koridoru ve daha yüksek zorunlu karşılık oranlarından oluşan yeni politika bileşimini uygulamaya koymuştur. Zorunlu karşılıkların daha etkin bir politika aracı olarak kullanılmasını sağlamak amacıyla Eylül 2010 da TL zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi uygulamasına son verilmiştir. Yılın son ayında yapılan daha kapsamlı bir düzenlemeyle de bankacılık sisteminde yükümlülüklerin vadesinin uzatılması ve yabancı sermaye girişlerinin daha uzun vadeye yönlendirilmesi amacına yönelik olarak zorunlu karşılık oranları vadelere göre farklılaştırılmış, daha önce zorunlu karşılığa tâbi olmayan yurt içi ve yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan bazı fonlar da zorunlu karşılık kapsamına alınmıştır. 16

18 TCMB ON Borç Alma TCMB 1 Hafta REPO TCMB A.O. Fonlama Maliyeti TCMB ON Borç Verme BĠST O/N REPO Kaynak: TCMB ve BIST Grafik 4: TCMB ve Piyasa Faiz Oranları Çıkış stratejisi çerçevesinde aşamalı teknik faiz ayarlaması sürecinin tamamlanmasıyla birlikte temel fonlama aracının 1 hafta vadeli repo ihaleleri olması; buna karşılık, kısa vadeli diğer borç verme ve borçlanma imkânlarının gecelik vadede olması nedeniyle, benzer nitelikteki likidite yönetimi araçları arasındaki vade uyumunu sağlamak amacıyla, 15 Ekim 2010 tarihinden itibaren açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara tanınan repo imkânının sadece gecelik vadede kullandırılmasına karar verilmiştir. Faiz koridorunun aşağı doğru genişletilmesiyle gecelik piyasada oluşan faiz oranlarının politika faiz oranından daha düşük seviyelerde oluşmasına ve aşağı yönlü volatilitenin arttırılmasına izin verilerek kısa vadeli sermaye girişlerinin azaltılması mümkün olmuştur yılının ilk çeyreğinde petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki hızlı artışların enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri artırmasıyla ek parasal sıkılaştırmaya gidilmiştir. Bu sıkılaştırmanın politika faizinden ziyade zorunlu karşılıklar aracılığıyla yapılmasının iç ve dış talepteki ayrışmadan kaynaklanan makro finansal risklerin azaltılması açısından daha etkili olacağını değerlendiren TCMB, 2011 yılının ilk çeyreğinde aldığı kararlarla TL zorunlu karşılık oranlarının ağırlıklı ortalamasında güçlü bir artışa gitmiştir. Ayrıca, Nisan ayında yabancı para zorunlu karşılık oranlarında vadeye göre farklılaştırmaya gidilerek kısa vadeli yabancı para zorunlu karşılık oranları sınırlı düzeyde artırılmıştır. Alınan tüm bu tedbirlerle TL üzerindeki aşırı değerlenme baskısı giderilebilmiştir (Grafik 5). 17

19 Oca.03 Haz.03 Kas.03 Nis.04 Eyl.04 ġub.05 Tem.05 Ara.05 May.06 Eki.06 Mar.07 Ağu.07 Oca.08 Haz.08 Kas.08 Nis.09 Eyl.09 ġub.10 Tem.10 Ara.10 May.11 Eki.11 Mar.12 Ağu.12 Oca , , , , , , TCMB Brüt Döviz Rezervleri_sağ eksen TÜFE Bazlı Reel Efektif Döviz Kuru (2003=100) Grafik 5: Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi ve TCMB Rezervleri Kaynak: TCMB 2011 yılı Ağustos ayından itibaren küresel ekonomik büyümeye ve Avrupa Borç Krizine ilişkin endişelerin giderek derinleşmesinin dış talebi olumsuz etkileyebileceğini ve iç talepte de artan belirsizlikler nedeniyle yavaşlamanın devam edebileceğini öngören TCMB, 4 Ağustos 2011 de olağanüstü bir toplantı düzenleyerek, politika faizinde 50 baz puan indirime gitmiştir. Buna ek olarak, küresel risk iştahının daha da bozulması halinde dengeleyici likidite tedbirlerinin etkili bir şekilde devreye sokulabilmesini sağlayabilmek amacıyla, gecelik borçlanma faizi yükseltilerek faiz koridoru daraltılmış ve haftalık repo ihale yönteminde teknik bir düzenlemeye gidilmiştir. Ayrıca, bankacılık kesiminin likidite ihtiyacını azaltmaya yönelik olarak TL zorunlu karşılıklarda bazı düzenlemeler yapılmıştır. Ağustos ayından itibaren küresel risk iştahının bozulmasıyla TL de yaşanan aşırı değer kaybı ve yılın son çeyreğinde fiyatı yönetilen/yönlendirilen ürünlerdeki ayarlamalar nedeniyle, kısa vadede enflasyondaki yükselişin öngörülenden daha hızlı olacağı anlaşılmıştır. Bu durumun orta vadeli enflasyon beklentilerini ve görünümünü etkilemesini engellemek amacıyla TCMB, Ekim ayında borç verme faizlerini önemli ölçüde artırarak faiz koridorunu yukarı doğru genişletmiştir (Grafik 4). Bu çerçevede piyasaya yapılan fonlama ayarlanarak gecelik para piyasası faiz oranlarının politika faizinden daha yüksek düzeylerde oluşmasına izin verilmiştir. Diğer taraftan, gecelik faiz oranlarındaki artışın likidite koşullarında arzu edilmeyen bir sıkılaşmaya yol açmaması için de TL zorunlu karşılık oranları Ekim ayında düşürülmüştür. Ayrıca, bankaların likidite yönetimlerini kolaylaştırmak ve toplam fonlama maliyetlerini öngörebilmelerine yardımcı olmak amacıyla Kasım ayında repo ihalelerine ilişkin düzenleme yapılmış ve 27 Aralık 2011 tarihinden itibaren her hafta cuma 18

20 günü geleneksel yöntemle gerçekleştirilecek bir ay vadeli repo ihalesi düzenlenmeye başlanmıştır. Tablo 12: TL Zorunlu Karşılık Oranları (%) Yürürlük Tarihi Vadesiz, Özel Cârî Hesap 1 Aya Kadar Mevduat / Katılım Fonu 3 Aya Kadar 6 Aya Kadar 1 Yıla Kadar 1 Yıl ve Daha Uzun, Birikimli Mev. Mevduat / Katılım Fonu Dışı Diğer Yükümlülükler 1 Yıla Kadar 3 Yıla Kadar 3 Yıldan Uzun Kaynak: TCMB Tablo 13: Yabancı Para Zorunlu Karşılık Oranları (%) Yürürlük ORAN Tarihi Vadesiz ve İhbarlı DTH, 1 Yıl ve 1 Yıldan YP Özel Cari Hes. ve Uzun Vadeli vadesiz kıymetli maden DTH/YP Katılma ve depo hes. ile 1,3,6 Aya kıymetli maden Kadar ve 1 Yıla Kadar depo hesapları Vadeli DTH /Yabancı hes.ve birikimli Para Katılma ve kıymetli DTH/Yabancı Para maden depo Hes. Katılma 1 Yıla Kadar Vadeli Diğer Yükümlülükler (1 yıl dâhil) 1-3 Yıl Arası Vadeli Diğer Yükümlülükler 3 Yıldan Uzun Vadeli Diğer Yükümlülükler Kaynak: TCMB Bu gelişmeler karşısında TCMB, enflasyon beklentilerini kontrol altına almak amacıyla Ekim 2011 de güçlü bir parasal sıkılaştırmaya gitmiş; enflasyondaki düşüşün beklentilerden daha önce başlamasını sağlamak amacıyla 29 Aralık 2011 tarihinden itibaren para politikası daha da sıkılaştırılmıştır. Bu 19

21 çerçevede, politika faizinden yapılan fonlama miktarı geçici bir süre için azaltılmış, gerekli görüldüğünde bu işlemleri destekleyici yönde, sterilize edilmemiş döviz satışları ve doğrudan müdahaleler kullanılmıştır yılında makro finansal riskleri azaltmak amacıyla uygulanan politikalar sonuç vermiş ve ekonomide dengelenme süreci başlamıştır. Bununla birlikte, daha önce ifade edildiği gibi TL deki aşırı değer kaybı ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki ayarlamalar, enflasyonun hedefin belirgin olarak üzerine çıkmasına neden olmuştur. Sonuç olarak, 2011 yıl sonu TÜFE enflasyonu yıl sonu hedefi olan %5.5 in oldukça üzerinde %10.45 olarak gerçekleşmiştir yılının ilk çeyreğinde küresel risk algılamalarındaki olumlu seyre karşın petrol fiyatları ve diğer maliyet unsurlarındaki artışların enflasyon beklentilerini bozmaması için Mart ayının son haftasında ek parasal sıkılaştırmaya giden TCMB, bir hafta vadeli repo fonlama miktarını düşürerek piyasaya verilen likiditenin ağırlıklı ortalama faizini yükseltmiştir (Grafik 4). Yine Mart ayı PPK toplantısında alınan kararla ROM çerçevesinde TL zorunlu karşılıkların altın cinsinden tutulabilme oranı %10 dan %20 ye yükseltilmiştir nin ikinci çeyreğinde enflasyondaki geçici artışların beklentileri bozmasını engellemek amacıyla, Nisan, 4 11 Mayıs, Mayıs ve 31Mayıs 4 Haziran tarihleri arasında ek parasal sıkılaştırmaya gidilmiştir. Mayıs ayı PPK toplantısında finansal istikrarı desteklemek amacıyla döviz rezerv opsiyonu imkânı %40 tan %45 e; zorunlu karşılıkların altın olarak tesis edilebilmesine ilişkin imkânın üst sınırı da Haziran da %20 den %25 e yükseltilmiştir. TL zorunlu karşılıkların TL veya döviz cinsinden tesis edilmesindeki maliyet farkının azaltılması amacıyla, ilave imkânlar için Rezerv Opsiyonu Katsayısı (ROK) uygulamasına başlanmıştır. İzleyen dönemde TCMB temkinli duruşunu sürdürmüş, bununla birlikte risk iştahının artmasına paralel olarak Temmuz ayında ortalama fonlama faizinin ve gecelik piyasa faizlerinin daha düşük seviyelerde oluşmasını sağlamıştır (Grafik 4). TCMB, yılın üçüncü çeyreğinde gelişmiş ülke merkez bankalarının ek parasal genişlemeye gitmesinin sermaye akımlarını hızlandırma olasılığı karşısında gecelik borç verme faiz oranını Eylül ayında 150 ve Ekim ayında 50 baz puan indirerek faiz koridorunu daraltılmış, ancak dünya ekonomisine dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle para politikası esnekliğini korumaya devam etmiştir (Grafik 2). Bu dönemde yurt içi nihaî talepteki ılımlı toparlanma ve diğer makroekonomik değişkenlere ilişkin olumlu veriler ortalama fonlama faizinin düşük seviyelerde oluşmasına zemin hazırlamıştır. Bu doğrultuda TCMB, piyasayı ağırlıklı olarak miktar ihalesiyle gerçekleştirilen bir hafta vadeli repo ve geleneksel ihale yöntemiyle gerçekleştirilen aylık repo ile fonlamıştır. Öte yandan, Ağustos ayı PPK toplantısında döviz rezerv opsiyonu imkânı %55 ten %60 a çıkarılmış ve bu ilave dilime denk gelen tutara ilişkin ROK 2 olarak belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, finansal istikrarı desteklemek amacıyla TL zorunlu karşılık yükümlülüklerinin ilk yüzde 40 lık dilimine denk gelen tutara ilişkin ROK un 1.1 e yükseltilmesine karar verilmiştir. Ayrıca, aynı amaç doğrultusunda hâlihazırda yüzde 25 olan Türk lirası zorunlu karşılıkların altın 20

22 olarak tesis edilebilmesine ilişkin üst sınır %25 ten %30 a yükseltilmiş ve yüzde 5 lik ilave dilime denk gelen tutara ilişkin ROK 2 olarak belirlenmiştir. Bütün dilimlere ilişkin rezerv opsiyonu katsayıları Eylül ve Ekim ayı PPK toplantılarında finansal istikrarı desteklemek amacıyla sırasıyla 0.2 ve 0.1 puan artırılmıştır (Grafik 6). * Tarihler tesis dönemlerini göstermektedir. Grafik 6: TL Zorunlu Karşılıkların Döviz ve Altın Olarak Tesis Edilebilmesine İlişkin Rezerv Opsiyonu Katsayıları* (ROK) Kaynak: TCMB Yılın son çeyreğinde küresel risk iştahındaki artış, enflasyon görünümündeki iyileşme ve ekonomideki dengelenme sürecinin belirginleşmesine karşın, küresel ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle TCMB finansal istikrarı da gözeterek esnek para politikası uygulamalarına devam etmiştir. Türkiye ye yönelik risk algılamalarındaki iyileşme, ROM un aktif olarak uygulanması ve ticari kredilerdeki ılımlı seyir, faiz koridorunun üst sınırının ölçülü oranda indirilmesine imkân tanımış ve gecelik borç verme faiz oranı 50 baz puan ve politika faizi 25 baz puan düşürülmüştür (Grafik 4). Ayrıca finansal istikrarı desteklemek amacıyla Kasım ayında döviz rezerv opsiyonu katsayıları %40 lık ilk dilimden sonra gelen dilimlerde 0.1 puan, altın rezerv opsiyonu katsayıları ise bütün dilimlerde 0.2 puan artırılmıştır (Grafik 6). Bunun yanı sıra, Aralık ayında yabancı para zorunlu karşılık oranları 1 yıl ve daha uzun vadeli mevduat ile 3 yıldan uzun vadeli diğer yükümlülükler haricinde kalan vadeler için 0.5 puan artırılmıştır. Diğer taraftan, bu dönemde TCMB piyasayı ağırlıklı olarak miktar ihalesiyle gerçekleştirilen bir hafta vadeli repo ve geleneksel ihale yöntemiyle düzenlenen aylık repo ile fonlamaya devam ederek ortalama fonlama faizinin politika faizine yakın seviyede seyretmesini sağlamıştır. 6. Krediler ve Cari Açık Küresel kriz sonrası dönemde uluslararası sermaye akımlarının yönündeki ani değişimler ve oynaklığındaki artışlar GOÜ ülke merkez bankalarının finansal istikrar açısından kredilerin ve döviz kurlarının yakından izlenmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda TCMB de cari açık ile yakın ilişki gösteren kredilerin büyüme hızının aşırı yüksek seviyelerde seyretmemesi ve sermaye akımlarındaki oynaklığın olumsuz 21

23 Ara.05 Mar.06 Haz.06 Eyl.06 Ara.06 Mar.07 Haz.07 Eyl.07 Ara.07 Mar.08 Haz.08 Eyl.08 Ara.08 Mar.09 Haz.09 Eyl.09 Ara.09 Mar.10 Haz.10 Eyl.10 Ara.10 Mar.11 Haz.11 Eyl.11 Ara.11 Mar.12 Haz.12 Eyl.12 Ara.12 etkilerinin sınırlandırılması amacına yönelik olarak yeni politika yaklaşımını geliştirmiş (Tablo 11) ve gerekli tedbirleri almaya çalışmıştır Toplam Kredi DeğiĢimi / GSYH Carî ĠĢlemler Açığı / GSYH_sağ eksen Grafik 7: Net Kredi Değişimi ve Cari İşlemler Açığı (GSYH ye Oranı, %) Kaynak: TCMB, TÜİK Grafik 7, kredi büyümesinin ekonomik etkilerini ortaya koyan bir gösterge olan net kredi kullanım oranının (kredi stokundaki değişim/gsyh) 2011 yılının ortalarından itibaren finansal istikrar açısından makul düzeylere doğru gerilerken, cari dengede paralel bir şekilde kademeli bir iyileşme gözlendiğini göstermektedir yılında kredilerdeki hızlı artışın önüne geçmek amacıyla, TCMB ve ilgili diğer otoritelerin koordinasyonunda, zorunlu karşılık oranları, likidite politikası, aktif risk ağırlıkları, genel karşılıklar ve kredi/değer oranı gibi politika araçları aktif olarak kullanılmıştır yılının başından itibaren iyileşme eğilimine giren küresel risk iştahı ve beklentilerle birlikte ekonomideki dengelenme süreci daha belirgin hâle gelmiştir. İzlenen politikalar neticesinde kredi büyümesi makul düzeylere inmiş (Grafik 7), TL deki aşırı değerlenme giderilmiş (Grafik 5) ve büyüme kompozisyonu net ihracat lehine değişmiştir (Grafik 1) yılının ikinci yarısından itibaren yurt içi nihai talep yatay bir seyir izlerken, net ihracatın katkısındaki belirgin artış ile GSYH büyümeye devam etmiştir (Grafik 8). 22

24 2005Q1 2005Q2 2005Q3 2005Q4 2006Q1 2006Q2 2006Q3 2006Q4 2007Q1 2007Q2 2007Q3 2007Q4 2008Q1 2008Q2 2008Q3 2008Q4 2009Q1 2009Q2 2009Q3 2009Q4 2010Q1 2010Q2 2010Q3 2010Q4 2011Q1 2011Q2 2011Q3 2011Q4 2012Q1 2012Q2 2012Q3 2012Q GSYH Toplam Yurtiçi Talep Grafik 8: GSYH ve Yurtiçi Talep (1998 Sabit Fiyatlarıyla, Mevsim Etkilerinden Arındırılmış, Milyar TL) Kaynak: TÜİK ve kendi hesaplamalarımız yılı sonunda %10.45 olan enflasyon 2012 yılında 4.3 puan gerileyerek %6.16 oranında gerçekleşmiş ve böylelikle son 44 yılın en düşük yıl sonu tüketici enflasyonuna ulaşılmıştır yılı içinde işlenmemiş gıda ve uluslararası emtia fiyatlarındaki ılımlı seyir, döviz kurlarındaki istikrar ve yavaşlayan ekonomik faaliyet enflasyona olumlu katkı yapmıştır. Bununla birlikte, özellikle enerjideki kamu fiyat ve vergi ayarlamaları enflasyonu olumsuz etkileyen faktörlerin başında gelmiştir. Sonuç itibariyle yıl sonu tüketici enflasyonu %5 hedefinin üzerinde ve fakat belirsizlik aralığının içinde gerçekleşmiştir. Tablo 14 te döneminde hedeflenen, yılın ilk ayında beklenen ve gerçekleşen yıl sonu enflasyon oranları sunulmuştur. 23

25 Tablo 14: Hedef, Beklenen ve Gerçekleşen Yıl Sonu Enflasyon Oranları (Yıllık, %) Yıl sonu enflasyon hedefi Yılın ilk ayında beklenen yıl sonu enflasyon oranı Saygınlık açığı Gerçekleşen yıl sonu enflasyon oranı Enflasyon hedefinden sapma GSYH büyüme hızı Kaynak: TCMB, TÜİK 2012 yılı son çeyreği ve 2013 yılı ilk çeyreğinde güçlü sermaye akımlarının etkisiyle finansal istikrara ilişkin riskleri dengelemek amacıyla kısa vadeli faiz oranlarını kademeli olarak indiren TCMB (Grafik 4), diğer yandan döviz rezervlerini artırıcı yönde makro ihtiyatî tedbirlere devam etmiştir. Buna ek olarak, sermaye girişlerinin güçlü olduğu bir ortamda kredilerdeki hızlı büyüme nedeniyle 2013 yılının başında likidite politikası normalleştirilirken, rezerv opsiyon katsayıları (Grafik 6) ve zorunlu karşılık oranları (Tablo 12 ve Tablo 13) arttırılmıştır. İhracat reeskont kredilerinin yanında, zorunlu karşılık oranlarındaki artış ve rezerv opsiyonu mekanizmasının aktif kullanımıyla TCMB nin uluslararası rezervleri de artmaya devam etmiştir (Grafik 5). 24

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-65. 28 Ekim 2015. Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-65. 28 Ekim 2015. Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015 Sayı: 2015-65 BASIN DUYURUSU 28 Ekim 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Eylül ayında tüketici fiyatları yüzde 0,89 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz: B.02.2.TCM.0.00.00.00- Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu

Detaylı

İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015

İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015 İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015 Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz: B.02.2.TCM.0.00.00.00- Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu

Detaylı

Merkez in 2016 Para ve Kur Politikası..! Kararlı para politikası duruşu enflasyonu düşürmekte temel belirleyici olmuştur..!

Merkez in 2016 Para ve Kur Politikası..! Kararlı para politikası duruşu enflasyonu düşürmekte temel belirleyici olmuştur..! TCMB Mevcut Duruşu: Enflasyon görünümüne karşı sıkı Döviz likiditesinde dengeleyici Finansal istikrarı destekleyici niteliğini korumaktadır. Kararlı para politikası duruşu enflasyonu düşürmekte temel belirleyici

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Sayı: 2015-16 BASIN DUYURUSU 3 Mart 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1,10 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 Sayı: 2015-34 BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Nisan 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 1,19 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2016-25. 31 Mayıs 2016. Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Sayı: 2016-25 BASIN DUYURUSU 31 Mayıs 2016 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Mayıs 2016 Enflasyon Gelişmeleri 1. Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 0,78 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 17 Temmuz 2014

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 17 Temmuz 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Enflasyon Gelişmeleri Toplantı Tarihi: 17 Temmuz 2014 1. Haziran ayında tüketici fiyatları yüzde 0,31 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde 9,16 ya gerilemiştir.

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-71. 1 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 24 Kasım 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-71. 1 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 24 Kasım 2015 Sayı: 2015-71 BASIN DUYURUSU 1 Aralık 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Kasım 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ekim ayında tüketici fiyatları yüzde 1,55 oranında yükselmiş ve

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Çıkış Stratejisi Genel Çerçevesi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Çıkış Stratejisi Genel Çerçevesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Çıkış Stratejisi Genel Çerçevesi 14 Nisan 2010 İstanbul Durmuş YILMAZ Genel Olarak Çıkış Stratejileri 2 Genel Değerlendirme Çıkış stratejileri, kriz sırasında

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-76. 29 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 22 Aralık 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-76. 29 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 22 Aralık 2015 Sayı: 2015-76 BASIN DUYURUSU 29 Aralık 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Aralık 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Kasım ayında tüketici fiyatları yüzde 0,67 oranında artmış ve

Detaylı

Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010

Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010 Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010 Enflasyon Gelişmeleri 1. Nisan ayında tüketici fiyat endeksi yüzde 0,60 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

PARA POLİTİKASINI ANLAMAK

PARA POLİTİKASINI ANLAMAK PARA POLİTİKASINI ANLAMAK Hakan Kara BETAM Paneli 26 Aralık 2012 İstanbul Yeni Para Politikası Stratejisi TCMB 2010 Yılının sonlarından itibaren yeni bir politika stratejisi uygulamaya başlamıştır. Enflasyon

Detaylı

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2

II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 II. Ulusal Ekonomik Görünüm 2 3 yılının ikinci çeyreğinde iktisadi faaliyet yılın ilk çeyreğine kıyasla daha olumlu bir görünüm sergilemiştir. İç tüketimdeki canlanma ve altın ticaretindeki baz etkisi

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014

Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014 Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014 Enflasyon Gelişmeleri 1. Aralık ayında tüketici fiyatları yüzde 0,46 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde

Detaylı

BASIN DUYURUSU 1 Ekim 2015

BASIN DUYURUSU 1 Ekim 2015 Sayı: 2015-61 BASIN DUYURUSU 1 Ekim 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Eylül 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 0,40 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

2015 Nisan Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı. Erdem BAŞÇI Başkan. 30 Nisan 2015 İstanbul

2015 Nisan Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı. Erdem BAŞÇI Başkan. 30 Nisan 2015 İstanbul 21 Nisan Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı Erdem BAŞÇI Başkan Nisan 21 İstanbul 21 Nisan Enflasyon Raporu: Ana Bölümler Genel Değerlendirme Uluslararası Ekonomik Gelişmeler Enflasyon Gelişmeleri

Detaylı

2011 Yılında Enflasyonu Belirleyen Unsurlar

2011 Yılında Enflasyonu Belirleyen Unsurlar 31 Ocak 2012 Ali BABACAN Başbakan Yardımcısı ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu nun 42. maddesi uyarınca, enflasyonun hedeften belirgin olarak sapması durumunda Merkez Bankası

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

Enflasyon Gelişmeleri ve Para Politikası

Enflasyon Gelişmeleri ve Para Politikası 2007-I 2008-I Enflasyon Gelişmeleri ve Para Politikası Gülbin Şahinbeyoğlu Şubat 2008 Sunuş Planı 2007 Yılının Değerlendirmesi Para Politikası Tepkisi ve Sonuçları Enflasyon ve Para Politikasının Görünümü

Detaylı

BASIN DUYURUSU 2 Ekim 2014

BASIN DUYURUSU 2 Ekim 2014 Sayı: 2014-68 BASIN DUYURUSU 2 Ekim 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 25 Eylül 2014 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 0,09 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 41 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

2015 Yılında Para ve Kur Politikası. Erdem BAŞÇI Başkan. 10 Aralık 2014 Ankara

2015 Yılında Para ve Kur Politikası. Erdem BAŞÇI Başkan. 10 Aralık 2014 Ankara 2015 Yılında Para ve Kur Politikası Erdem BAŞÇI Başkan 10 Aralık 2014 Ankara Temel Amaç: Fiyat İstikrarı 2017 yılı enflasyon hedefi Hükümet ile varılan mutabakatla uyumlu olarak yüzde 5 seviyesinde belirlenmiştir.

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ORTAKLIK YAPISI VE SERMAYEYE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Bankamızın 30.09.2011 itibarıyla ortaklık yapısı ve paylarında herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

Sayı: 2011 42 28 Temmuz 2011. PARA POLĐTĐKASI KURULU TOPLANTI ÖZETĐ Toplantı Tarihi: 21 Temmuz 2011

Sayı: 2011 42 28 Temmuz 2011. PARA POLĐTĐKASI KURULU TOPLANTI ÖZETĐ Toplantı Tarihi: 21 Temmuz 2011 Sayı: 2011 42 28 Temmuz 2011 PARA POLĐTĐKASI KURULU TOPLANTI ÖZETĐ Toplantı Tarihi: 21 Temmuz 2011 Enflasyon Gelişmeleri 1. Haziran ayında tüketici fiyatları yüzde 1,43 oranında azalmış ve yıllık enflasyon

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Ekonomi. Dünya Ekonomisi. FED varlık alımlarını durdururken, Avrupa Merkez Bankası negatif faiz uygulamaya. başlamıştır.

Ekonomi. Dünya Ekonomisi. FED varlık alımlarını durdururken, Avrupa Merkez Bankası negatif faiz uygulamaya. başlamıştır. Ekonomi Dünya Ekonomisi 2007 yılında başlayan küresel krizin ardından, gelişmiş ekonomiler parasal genişleme ve varlık alımı politikalarını benimsemiştir. Sağlanan yoğun likidite ise reel getirisi daha

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

BASIN DUYURUSU 31 Aralık 2014

BASIN DUYURUSU 31 Aralık 2014 Sayı: 2014-78 BASIN DUYURUSU 31 Aralık 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Aralık 2014 Enflasyon Gelişmeleri 1. Kasım ayında tüketici fiyatları yüzde 0,18 oranında artmış, yıllık

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

PARA POLİTİKASI ve ENFLASYON GÖRÜNÜMÜ. Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü

PARA POLİTİKASI ve ENFLASYON GÖRÜNÜMÜ. Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü PARA POLİTİKASI ve ENFLASYON GÖRÜNÜMÜ Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Türkiye Bankalar Birliği 18 Kasım 211 Politika Bileşimi TCMB Faiz Oranları (Yüzde) TL Zorunlu Karşılık Oranları (Yüzde)

Detaylı

Haftalık Piyasa Beklentileri. 10 Kasım 2014

Haftalık Piyasa Beklentileri. 10 Kasım 2014 Haftalık Piyasa Beklentileri 10 Kasım 2014 1 Kas 13 Ara 13 Oca 14 Şub 14 Mar 14 Nis 14 May 14 Haz 14 Tem 14 Ağu 14 Eyl 14 Eki 14 BIST Hisse Senetleri BIST 100 Endeksinde geçtiğimiz hafta 81,000 seviyesine

Detaylı

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Ekim 2008

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Ekim 2008 Sayı: 2008-55 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Ekim 2008 31 Ekim 2008 Enflasyon Gelişmeleri 1. Eylül ayında tüketici fiyat endeksi yüzde 0,45 oranında artmış ve yıllık enflasyon

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI Ankara Sanayi Odası Sunumu Durmuş YILMAZ Başkan 25 Mart 211 1 Sunum Planı I. Küresel Görünüm II. Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler III. Enflasyon Gelişmeleri IV. Para

Detaylı

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek 31.03.2014 YATIRIMSIZ BÜYÜME Seyfettin Gürsel*, Zümrüt İmamoğlu, ve Barış Soybilgen Yönetici Özeti TÜİK'in bugün açıkladığı rakamlara göre Türkiye ekonomisi 2013

Detaylı

Sayı: 2008 14 31 Mart 2008. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 19 Mart 2008

Sayı: 2008 14 31 Mart 2008. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 19 Mart 2008 Sayı: 2008 14 31 Mart 2008 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 19 Mart 2008 Enflasyon Gelişmeleri 1. Şubat ayında tüketici fiyatları yüzde 1,29 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 5 Ocak 2007

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 5 Ocak 2007 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Ocak 27 ÖZET 2 yılı Aralık ayında tüketici fiyatları yüzde,2 oranında artarak yılı yüzde, oranında artış ile tamamlamıştır. Giyim ve ayakkabı grubu fiyatlarında mevsimsel

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

TÜSİAD KOÇ ÜNİVERSİTESİ EKONOMİK ARAŞTIRMA FORUMU IMF RAPORU TANITIM TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD KOÇ ÜNİVERSİTESİ EKONOMİK ARAŞTIRMA FORUMU IMF RAPORU TANITIM TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜSİAD KOÇ ÜNİVERSİTESİ EKONOMİK ARAŞTIRMA FORUMU IMF RAPORU TANITIM TOPLANTISI AÇILIŞ KONUŞMASI Prof. Dr. TURALAY KENÇ BANKA MECLİSİ ÜYESİ PARA POLİTİKASI KURULU ÜYESİ

Detaylı

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir.

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011 yılını bir önceki yıldan devraldığı Euro

Detaylı

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Sayı: 2009 43 28 Ağustos 2009 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Ağustos 2009 Enflasyon Gelişmeleri 1. Temmuz ayında tüketici fiyat endeksi yüzde 0,25 oranında artmış ve yıllık enflasyon

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Haftalık Piyasa Beklentileri. 27 Ekim 2014

Haftalık Piyasa Beklentileri. 27 Ekim 2014 Haftalık Piyasa Beklentileri 27 Ekim 20 1 BIST Hisse Senetleri BIST 100 Endeksinde düşen petrol fiyatlarının makro dengelere olumlu etkisi ve global hisse piyasalarında olumlu seyir paralelinde tepki yükselişi

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 24 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para

Detaylı

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Gazi Erçel Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 Nisan 1998 Ankara I. Giriş Ocak ayı başında

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER...

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER... .... 1..13.13.13.13 1.13.... 1..13.13.13.13 1.13.... 1..13.13.13.13 1.13.... 1..13.13.13.13 1.13 ÖZET Aralık ayında tüketici fiyatları yüzde, oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde 7, a yükselmiştir.

Detaylı

AVRO BÖLGESİ NDE YENİ KORKU: DEFLASYON Mehmet ÖZÇELİK

AVRO BÖLGESİ NDE YENİ KORKU: DEFLASYON Mehmet ÖZÇELİK Mehmet ÖZÇELİK Bilgi Raporu Ekonomik Araştırmalar ve Proje Müdürlüğü KONYA Şubat, 2016 www.kto.org.tr 0 GİRİŞ 2008 küresel ekonomik krizinin ardından piyasalarda bir türlü istenilen hareketliliği yakalayamayan

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI

TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI TÜRKĐYE CUMHURĐYET MERKEZ BANKASI Türkiye Ekonomisi ve Para Politikası Uygulamaları Durmuş YILMAZ Başkan 12 Ocak 2011 1 Sunum Planı I. Küresel Görünüm II. Türkiye Ekonomisi III. Para Politikası Gelişmeleri

Detaylı

Günlük Bülten 12 Eylül 2014

Günlük Bülten 12 Eylül 2014 Bülten 12 Eylül 21 PİYASALAR Döviz Piyasası Sabah saatlerinde 2,2 seviyesini aşan USD/TL kuru temmuz ayı cari açık verisinin beklentilere paralel açıklanmasıyla gerileyerek 2,192 seviyesine kadar geldi.

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 4 Ocak 2008

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 4 Ocak 2008 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 4 Ocak 28 ÖZET Aralık ayında tüketici fiyatları yüzde,22 oranında artmış ve 27 yıl sonu enflasyonu yüzde 8, olmuştur. İşlenmiş gıda fiyatlarında yılın ikinci yarısından

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 17 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

TCMB Rezerv Opsiyon Mekanizmasını etkin hale getirirken, faiz koridorunun üst bandını indirdi

TCMB Rezerv Opsiyon Mekanizmasını etkin hale getirirken, faiz koridorunun üst bandını indirdi TCMB Rezerv Opsiyon Mekanizmasını etkin hale getirirken, faiz koridorunun üst bandını indirdi Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı olan politika faizi %5.50 düzeyinde sabit tutuldu. Gecelik faiz oranları:

Detaylı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı 13 Ekim 2011 Malatya KÜRESEL KRİZ ORTAMINA NASIL GELİNDİ? Net Bugünkü Değer Yöntemi Varlık fiyatlarının indirgenmiş nakit akımları (Net

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi

İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi AYLIK RAPOR İhracat azaldı, Merkez Bankası faiz indirdi Ocak ayında başlıca pazarlara ihracat geriledi, enflasyonda gerileme beklentisi ile Merkez Bankası politika faizini indirdi. EKONOMİK VE SEKTÖREL

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Standart Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015-30.06.2015

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Sayı: 2014-75 BASIN DUYURUSU 31Ekim 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 23 Ekim 2014 Enflasyon Gelişmeleri 1. Eylül ayında tüketici fiyatları yüzde 0,14 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006 PARA POLİTİKASI KURULU DEĞERLENDİRMELERİ ÖZETİ Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 1. Para Politikası Kurulu (Kurul), kararlarını enflasyonun orta vadeli hedeflerle uyumlu olmasını

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Ekonomik ve Mali Politikalar Başkanlığı

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Ekonomik ve Mali Politikalar Başkanlığı T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Ekonomik ve Mali Politikalar Başkanlığı Avrupa Komisyonu Ekonomik ve Mali Konular Genel Müdürlüğü nün AB ye üye ülkeler ile aday ve potansiyel aday ülkelerdeki makroekonomik

Detaylı

Haftalık Piyasa Beklentileri. 16 Mart 2015

Haftalık Piyasa Beklentileri. 16 Mart 2015 Haftalık Piyasa Beklentileri 16 Mart 2015 1 Mar 14 Nis 14 May 14 Haz 14 Tem 14 Ağu 14 Eyl 14 Eki 14 Kas 14 Ara 14 Oca 15 Şub 15 BIST Hisse Senetleri BIST 100 Endeksinde Ocak sonunda başlayan düşüş eğilimli

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:1

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:1 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:1 Bu sayıda; Ağustos ayı Enflasyon Gelişmeleri, Merkez Bankasının banka ekonomistleri ile gerçekleştirdiği toplantı ve Temmuz ayı sanayi

Detaylı

1. Genel Değerlendirme

1. Genel Değerlendirme 1. Genel Değerlendirme 211 yılının ilk çeyreği itibarıyla küresel ekonomideki toparlanma devam ederken gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin büyüme dinamiklerindeki ayrışma sürmektedir. Gelişmiş ekonomilere

Detaylı

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI KKTC DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI 25.0 150 22.5 135 20.0 120 17.5 105 15.0 90 12.5 75 10.0 60 7.5 45 5.0 30 2.5 15 0.0 0 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

Türkiye Bankalar Birliği Sunumu

Türkiye Bankalar Birliği Sunumu Türkiye Bankalar Birliği Sunumu Erdem Başçı Başkan 06 Nisan 2015 Ankara Özet: Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası Uygulanan temkinli para ve maliye politikaları ile alınan makroihtiyati önlemler enflasyonu,

Detaylı

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER...

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER... .13.13.13.13 ÖZET Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 1,3 oranında artmış, yıllık tüketici enflasyonu yüzde 7,1 e yükselmiştir. Gıda ve yemek hizmetleri yıllık enflasyonu yüksek seyrini bu dönemde de

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100, Aralık ta %10,5 değer kaybederek 67.801 den kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık endeksi %12,4,

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU Bu rapor AEGON Emeklilik ve Hayat A.Ş Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.07.2010 30.09.2010 dönemine

Detaylı

Günlük Bülten 31 Mayıs 2013

Günlük Bülten 31 Mayıs 2013 Bülten 31 Mayıs 0 PİYASALAR Döviz Piyasası Perşembe gününe 1,8585 seviyesinden başlayan USD/TL kuru, global olarak gelişmekte olan ülkelerden çıkışların hızlanması, TCMB'nin faiz indirimleri ve not artırımı

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER VE DÖVİZ KURLARINDA BEKLENTİLER EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2013 KASIM

EKONOMİK GELİŞMELER VE DÖVİZ KURLARINDA BEKLENTİLER EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2013 KASIM EKONOMİK GELİŞMELER VE DÖVİZ KURLARINDA BEKLENTİLER 2013 GELİŞMELER VE DEĞERLENDİRMELER 1. DÖVİZ KURLARINI ETKİLEYEN DIŞSAL GELİŞMELER 2. EURO DOLAR PARİTESİNDE GELİŞMELER 3. TÜRK LİRASI SEPET KURDA GELİŞMELER

Detaylı