Gökyüzünün kapılarını açtı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Gökyüzünün kapılarını açtı"

Transkript

1 AYIN DOSYASI T ürk düşünce tarihinde yahut vaz î mi olduğunu tarali Kuşçu, cihan devtışan pek çok Yunanlı filozof, leti hâlini alan İstandüşünce tarihine kaydedilbul merkezli Osmanlı Ülkemiştir. Aristoteles ile mantık sindeki bilimsel veri üretim ilminin mukaddematından ve aktarımını, Fatih Sultan kabul edilen dil araştırmalaprof. Dr. Musa Yıldız* Mehmet in himayesinde dürı, dilin şiir, hitabet vb. farklı zenleyen bir isim olarak bilialanlardaki tezahürlerinin de nir. Osmanlı tasavvuf bilimi göz önünde bulundurulmatarihinde, kendisinden önce Astronomi alanında verdiği eserlerle sıyla zamanla zenginleşmiş Davud Kayseri (ö.1350) ile döneminin en ünlü âlimlerinden biri ve her türlü düşünce çalışolan Ali Kuşçu, dil felsefesi ve dil Molla Fenari ( ) nin masının vazgeçilmez unsuru mantığı üzerine yaptığı araştırmalarla yerleştirdiği irfâni-kelâmi olmuştur. da Türkçenin zenginleşmesine büyük çizgiye, kelam, matematik Ali Kuşçu, riyazî ve katkıda bulunmuştur. ve astronomi sahalarında kelâmî çalışmaları yanında, telif ettiği eserlerle riyazidil sahasında da İslam Mekelâmi bir çerçeve kazandırmıştır. Ali Kuşçu, yal- deniyetindeki temel anlayış çerçevesinde pek çok nızca Osmanlı topraklarında değil, Orta Asya, İran eser vermiştir. Ali Kuşçu bir yandan dilin biçimsel ve Hindistan belgelerinde de kalıcı iz bırakmış bir yapısını ele alan sarf çalışmalarını, öte yandan dilin âlimdir. Öyle ki Risale der İlm-i Heyet adlı eseri nazmını inceleyen nahiv incelemelerini, dil felsefesanskritçeye çevrilmiş ve Hint ülkesinde yüzyıl- si ve dilin mantığı üzerinde yaptığı araştırmalarla larca İslam astronomi mirasını temsil etmiştir. zenginleştirmiştir. Şerhu t-tecrîd adlı eserinde, Dil, düşünce tarihinde hem dünya görüşünün, önermenin dilsel özellikleri ve önerme ile varhem de dünya tasavvurunun inşasında, dikkate lık ilişkisini gözden geçirmiş; Şerhu r-risâleti lalınmış bir alandır. Nitekim hakikati dildeki keli- Vad iyye de dilin ontolojisi üzerinde durmuş; melerin kökeninde (etimos) arayan, dilin tabiî mi Risale fî l-isti âre adlı eserinde de dilin delâlet * Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Gökyüzünün kapılarını açtı 21

2 22 AYIN DOSYASI cihetinden özelliklerini tartışmıştır. Ali Kuşçu dil sahasındaki diğer çalışmalarında da benzer tavrını sürdürmüştür. İlk Büyük Külliyeyi Kurma Şerefi, Fatih indir Osmanlılarda ilmin gelişmesi, ilme ve felsefeye ayrı önem veren ve âlimleri himaye eden Fatih Sultan Mehmet zamanında gerçekleşmiştir. Fatih, başkent hâline getirdiği İstanbul un İslam dünyasının bilim ve kültür merkezi olması için çalışmış ve buraya çeşitli vesilelerle ilim adamlarını davet etmiştir. Fatih, XV. yüzyıl dünya tarihinde hem bir devlet adamı, hem de bir ilim adamı olarak müstesna bir yere sahiptir. Çocukluğundan ölümüne kadar ilimle meşgul olmayı elden bırakmamıştır. Her ne kadar onun aile büyükleri ilimle iştigal etmişler; Orhan Bey İznik ve Bursa da, Murat Bey Bursa da, Yıldırım, Çelebi Mehmet, İkinci Murat Bursa da ve Edirne de birer medrese yaptırmışsalar da, 16 medreseli ilk büyük külliyeyi kurma şerefi bu ilmi himaye eden beylerin torunu II. Mehmet e, İstanbul u fethettikten sonra nasip olmuştur. Fatih Sultan Mehmet, fetihten sonra, şehre yeni bir şahsiyet kazandırmak için imar faaliyetlerine başlamış, etrafındakileri de bu hamleye katılmak için teşvik etmiştir. Bu faaliyetler sonucunda yüzden fazla Bizans binası, mescit ve medreseye dönüştürülmüştür. Fatih, yeni başkentini ilim merkezi hâline getirmek için, İstanbul un bir tepesi üzerine, daha sonra kendi adıyla anılacak bir külliye inşa ettirmiş ve bu külliyenin içinde, Fatih in merkeziyetçi tavrının ve politikasının bilim ve eğitim hayatındaki ifadesi olarak düşünülebilecek medreseler kurulmuştur. Batılı ilim adamlarına davette bulunmuş; ama bu davetine icabet eden olmamıştır. Bunun yanında yaptığı davete, Doğu dan karşılık almıştır. Bunlardan birisi de Ali Kuşçu dur. İstanbul un fethinden sonra geçici olarak Ayasofya ve Zeyrek medreselerinde eğitime devam edilmiştir. Ayasofya medresesi, Fatih külliyesi Ali Kuşçu bir yandan dilin biçimsel yapısını ele alan sarf çalışmalarını, öte yandan dilin nazmını inceleyen nahiv incelemelerini, dil felsefesi ve dilin mantığı üzerinde yaptığı araştırmalarla zenginleştirmiştir. (Medâris-i Semâniye) 1470 yılında tamamlanıncaya kadar önemini muhafaza etmiştir. Buranın ilk müderrisi de Fatih in hocası Molla Hüsrev dir. Ali Kuşçu da İstanbul a teşrif ettikten sonra, bu medresede hocalık yapmıştır. Fatih in vakfiyesindeki kayda ve Ali nin yazdığına göre, bu mevki İstanbul un ortasına tesadüf ettiğinden dolayı medreselere Sahn adı verilmiştir. Tarihi rivayetlere göre, Sahn-ı semân medreselerinin programını Mahmut Paşa ile Ali Kuşçu hazırlamışlardır. Medreselerin dördü caminin doğu tarafında, dördü batı tarafındadır. Sahn medreselerinin arka taraflarında yüksek tahsile, yani Sahn-ı semân medreselerine öğrenci yetiştirmek üzere Tetimme veya Mûsıla-i sahn ismiyle Sahn medreselerinden küçük, sekiz medrese inşa edilmiştir. Bu Tetimme veya Mûsıla-i sahn medreseleri, derece itibariyle orta tahsil medreseleri demekti. Sekiz Sahn medresesi talebelerine danişmend, sekiz Tetimme medresesi talebelerine de softa adı verilmiştir. Tetimmeden her bir hücre yani odaya üç softa talebe konulmuştur. Bu odalardan her birisine ihtiyaçlarına harcanmak ve mum parası olmak üzere aydan aya beşer akçe tahsis edilerek yemekleri de imaretten verilmiştir. Bu Tetimme talebeleri, yani softalar, Sahn medreseleri talebesi olan danişmendlerden ders görmüşlerdir. Sahn ve Tetimme medreselerinden

3 AYIN DOSYASI 23 başka, camiye dönüştürülen Ayasofya kilisesinin yanındaki mahalde inşa edilen medresenin müderrisine altmış akçe ve Eyüp Camisinin yanında yapılan medresenin müderrisine de elli akçe yevmiye ile birer müderris tayin edilmiştir. Ayasofya medresesi Sahn-ı semân derecesinde ve daha sonraları ise Sahn-ı semân dan üstün tutulup buranın müderrisi beş yüz akçe yevmiyeyle kadılıklara tayin edildiği gibi, terfi eden Sahn müderrisleri Ayasofya müderrisi olurlardı. Eyüp müderrisliği ise bazen de kadılıklara tayin edildiği gibi, terfi eden Sahn müderrisleri Ayasofya müderrisi olurlardı. Eyüp medresesi, Fatih zamanında Sahn olarak kabul edilmiştir. Osmanlı vezirleri de İstanbul da cami ve medrese yaptırdılar. Mahmut Paşa, günümüze kadar gelen, cami ve medresesini yaptırdı. Onu Candarlızâde İbrahim, Hadım Ali Mustafa ve Davud Paşaların medreseleri takip etti. Daha sonra medreselerin sayısı arttı, diğer vilayetlerde medreseler yapıldı ve bu şekilde medreseler derece itibariyle bir sınıflandırmaya tâbi tutuldu. İstanbul da Sahn-ı semân ve Mûsıla-i sahn, yani tetimme medreseleri yapıldıktan sonra Osmanlı hudutları içerisinde medreseler de yeni bir teşkilatlanmaya tâbi tutuldu. Bu şekilde medreseler aşağıdan yukarıya; Hâşiye-i tecrîd, Miftâh, Kırklı, Hâriç, Dâhil ve Sahn-ı semân olarak beş sınıfa ayrıldı. Müderrislerin yevmiyesi de medresenin türüne göreydi: Yirmi veya yirmi beş akçe olan medreselere Hâşiye-i tecrîd, otuz-otuz beş akçe olan medreselere Miftâh, kırk akçeli olan medreseye Kırklı veya Telvîh, bundan bir derece yüksek olan elli akçeli medreseye Hâriç medreseleri denildi. Bu Kırklı, yani kırk akçe yevmiyeli ve Hâriç elli akçe yevmiyeli medreseler, Osmanlılardan önceki Anadolu Selçuklularının, Anadolu beylikleri hükümdarlarının ve onların ailelerinin vezir, sancak beyi ve ümeranın yaptırdıkları medreselerdir. Dâhil medreseleri, Osmanlı padişahları, şehzade valideleri, şehzadeler ile padişah kızlarının yaptırmış oldukları medreselerdir. Bundan sonra en yüksek tahsil yolu olan Sahn-ı semân a geçilirdi. Bu medreselerde ders veren hocalar, daha büyük bir medreseye geçmek için, padişahın huzurunda bir çeşit müsabaka imtihanına tabi tutulurdu. Tetimme veya Mûsıla-i sahn medreseleri, esas itibariyle Dâhil medreseleri derecesindeyse de, Sahn-ı Semân medreselerine talebe yetiştirmeleri dolayısıyla Dâhil medreseleri yerine Mûsıla-i sahn denilmişti. İlk tedris hayatına giren bir öğrenci muhtasarât denilen dersleri gördükten sonra, Hâşiye-i tecrîd medresesine devam eder; oradaki derslerde başarılı olduktan sonra o medresenin müderrisinden bir belge alarak bir üst derecedeki Miftâh medresesine geçer, oradan Kırklı, Hâriç ve Dâhil medreseleri derslerini görür ve son olarak Sahn-ı semân a girerek Danişmend olurdu. Fatih Sultan Mehmet in döneminde yaşayan âlimler arasında devamlı bir tartışma ortamı oluşturduğu ve bunu canlı tuttuğu, bilinen bir husustur. Molla Zeyrek ile Hocazâde arasında kelam sahasında, Hocazâde ile Ali et-tûsî arasında felsefe alanında, Hocazâde ile Ali Kuşçu arasında med-cezir konusunda yapılan tartışmalar, bu konuda örnek olarak zikredilebilir. Fatih karşılıklı konuşmalarda kendi yerli ulemasının performansını daima dikkatle takip etmiştir. Bu konuda Hocazâde yi nasıl bulduğunu sorduğu Ali Kuşçu nun Acem de benzeri yoktur ifadesine Arap ta da benzeri yoktur şeklinde cevap vermesi, Fatih Sultan Mehmet in hedefleri hakkında açık bir fikir verebilir. İslam Medeniyetinde, başta Usul-i fıkıh olmak üzere, nahiv ve mantık bağlamında incelenen bu konular, nihâî hedefi Kur an-ı Kerim i anlamak olan Osmanlı-Türk âlimlerince de tekrar tekrar ele alınmıştır. Osmanlı-Türk tarihinde Fatih Sultan Mehmet dönemi, Selçuklular üzerinden dev-

4 24 AYIN DOSYASI ralınan İslâm ilim mirasının yeniden organize onu, İstanbul a elçi olarak gönderdi. Bu elçilik sıraedildiği ve pek çok alanda önemli ilmî eserlerin sında Fatih tarafından kendisine çok iltifat edildi ortaya konulduğu bir dönemdir. Bu organize faa- ve hizmetinde çalışması teklif edildi. Ali Kuşçu bu liyetinde önemli bir yeri olan Ali Kuşçu yanında, teklifi kabul edip elçilik görevini tamamladıktan dil alanında eser verenlerden Hüsameddîn Toka- sonra İstanbul a gelip hizmetinde çalışacağını vaat dî (Ö.1456), Musannifek (1470), etti. Ali Kuşçu bu sözünü tutamuhyiddîn Kâfiyecî (1474), Molla rak elçilik görevini tamamladıkfatih Sultan Mehmet in Hüsrev (1480), Kara Sinan (1480), tan sonra, ailesi ve adamlarıyla döneminde yaşayan Hacı Baba Tosyevî (1481), HaTebriz den İstanbul a hareket etti âlimler arasında devamlı san Çelebi (1481). Alâeddîn Tûsî (1472 civarında). Fatih de yolcubir tartışma ortamı (1482), Hasan Samsûnî (1486), Siluğu süresince ona hizmet edeoluşturduğu ve bunu nan Paşa (1486), Hocazâde (1488), cek ve masraflarını karşılayacak canlı tuttuğu, bilinen bir Molla Lutfî (1494), Muhammed adamlar gönderdi. Her konak husustur. Molla Zeyrek Hatipzâde (1495), Fenarizâde Ali için, bin dirhem harcandı. Bunile Hocazâde arasında Çelebi (1497) ve Yusuf Kırmasdan başka, Ali Kuşçu nun kafilesi kelam sahasında, tî (1500) gibi çok sayıda değerli İstanbul a yaklaşınca, Sultan FaHocazâde ile Ali şahsiyetler yetişti. Bu âlimler dil tih, şehrin kadısı Hocazâde nin et-tûsî arasında felsefe alanında olağanüstü bir şekilde başkanlığında ilim adamlarından alanında, Hocazâde ile ayrıntılara inen bir üretim yapoluşan bir heyeti onu karşılamaya Ali Kuşçu arasında mışlardır. Çünkü doğru bir dil gönderdi. Fatih Sultan Mehmet, med-cezir konusunda bilgisi, doğru bir din anlayışı ile 1473 yılında Uzun Hasan üzerine yapılan tartışmalar, bu doğru bir varlık tasavvuru için yaptığı sefere birlikte götürdüğü konuda örnek olarak zorunludur. Ali Kuşçu yu, dönüşte Ayasofya zikredilebilir. Medresesine müderris tayin etti. Ali Kuşçu nun Hayatı Bu tayin, İstanbul da matematam adı Kuşçuzâde Alâ uddîn Ebû l-kâsım tik alanındaki çalışmalara canlılık getirmiş, Ali Alî b. Muhammed dir. Doğum yeri ve tarihi tam Kuşçu nun derslerini ilim adamları da takip etmişolarak bilinmemekle birlikte XV. asrın başlarında tir. Hatta Fatih, hocası Sinan Paşa ya bu derslere Semerkand da doğduğu tahmin edilmektedir. Ba- gitmesini emretmiştir. Sinan Paşa da öğrencilerinbası Uluğ Bey in doğancıbaşısı olduğu için kuş- den Tokatlı Molla Lutfi yi, Kuşçu nun derslerine çu lakabıyla anıldı. Uluğ Bey, Gıyâsuddîn Cem- yollamıştır. Rivayetlere göre, Molla Lutfi, o gün şîd el-kâşî, Kâdızâde ve Uluğ Bey in etrafındaki aldığı dersi her akşam Sinan Paşa ya nakledermiş. diğer âlimlerden matematik, astronomi ve çeşitli Ayvansaraylı Hüseyin Efendi Hadîkatu l-cevâmf ilimler okudu. Ali Kuşçu, Semerkand da tahsilini adlı eserinde, Fatih in Semâniye Medreselerinin tamamladıktan sonra, Uluğ Bey ve Kâdîzâde den izin alamama endişesiyle gizlice Kirman a gitti (1410 dan sonra). Bu arada Ali Kuşçu, üzerinde Türk kıyafetiyle Herat a kadar giderek şair ve âlim Molla Câmî yi de ziyaret etti ( civarında) Uluğ Bey in 1449 yılında oğlu Abdüllatif in entrikasıyla şehit edilmesinden sonra, oğulları arasında taht kavgası başladı. Bu durumdan memnun kalmayan Ali Kuşçu, hacca gitmek amacıyla izin alıp batıya doğru hareket etti. Ali Kuşçu önce Herat a gitti; daha sonra kısa bir süre Taşkent te bulundu. Ancak uzun bir süre Herat ta Sultan Ebû Saîd Bahadır Han ın çevresinde görüldü. Orada Ebû Saîd in Uzun Hasan a yenilmesinden sonra (1469 civarında) baş gösteren istikrarsızlıktan usanarak Tebriz e geçti. Ali Kuşçu, Tebriz e gelince Uzun Hasan ona büyük itibar gösterdi (1470 civarında). Fatih ile arasındaki anlaşmazlığı halletmesi için

5 AYIN DOSYASI ders programını Ali Kuşçu ya yazdırdığını aktarmıştır. Bu konu üzerinde duran bazı araştırmacılar, medreselerin orta ve yüksek olarak örgütlenmesinde Ali Kuşçu ile Molla Hüsrev in çalıştıklarını yazmışlardır. Bazı kaynaklara göre de bu programları Mahmut Paşa ile Ali Kuşçu hazırlamıştır. Ali Kuşçu İstanbul da bulunduğu süre içinde, Hocazâde yle iyi geçinmiş ve hatta kızını Hocazâde nin oğluna verdiği gibi onun kızını da torunu Kutbuddîn Muhammed le evlendirmiştir. Bu evlilikten, ünlü astronom ve matematikçi Mîrim Çelebi (Ö. 1525) dünyaya gelmiştir. Hayatının son iki-üç yılını İstanbul da geçiren Ali Kuşçu, 15 Aralık 1474 de İstanbul da vefat Ali Kuşçu nun dil ve belagat alanlarında kaleme almış olduğu on üç eseri tespit edilmiştir. Bunlar arasında beyan ilminin konularından birisi olan istiareyi ele alan Risale fî l-isti âre adlı eseri, yazının ana eksenini oluşturmuştur. etti ve Eyüp Sultan türbesi civarına defnedildi. Hanefi fıkıhçılarından da sayılan Ali Kuşçu nun yetiştirdiği öğrencileri arasında en önemlileri Molla Câmi diye tanınan Nuruddîn Abdurrahmân ile Molla Lutfi, dolaylı olarak Sinan Paşa ve Kasım b. Ahmed er-rûmî sayılabilir. Medrese sistemi ve programını Ali Kuşçu, Molla Hüsrev ve Mahmut Paşa nın hazırladığı dikkate alınırsa, Ali Kuşçu nun Osmanlı-Türk ilmî zihniyetinin merkezinde yer alan bir düşünür olduğu açıkça görülür. Osmanlı ilim anlayışının inşasında önemli bir yere sahip olan Ali Kuşçu, ülkemizde ve dünyada daha çok matematik ve as- tronomi alanlarındaki eserleriyle tanınmıştır. Bu makale, Ali Kuşçu nun fazla dikkat çekmeyen dilcilik yönünü ön plana çıkarmaktadır. Ali Kuşçu nun dil ve belagat alanlarında kaleme almış olduğu on üç eseri tespit edilmiştir. Bunlar arasında beyan ilminin konularından birisi olan istiareyi ele alan Risale fî l-isti âre adlı eseri, yazının ana eksenini oluşturmuştur. Ali Kuşçu nun söz konusu risalesi, beyan ilminin önemli konularından birisi olan istiareyi detaylı bir şekilde ele almıştır. Ayrıca istiare konusunun daha iyi anlaşılması için hakikat ve mecaz konularına da yeterince yer vermiştir. Öte yandan aralarında hakiki anlamın anlaşılıp anlaşılmaması açısından farkın olduğu kinaye konusuna da kısaca değinmiştir. Böylece Ali Kuşçu teşbih hariç, beyan ilmini şematik olarak sunmuştur. Nihai hedefi Kur ân-ı Kerim in daha iyi anlaşılması olan Ali Kuşçu, yaklaşık on iki sayfalık kısa ve özlü bu risalesinde, beyan ilminin konularından hakikat, mecaz, istiare ve kinayeyle ilgili atıflarını, belagat ilminin otoriteleri kabul edilen es-sekkâkî ve el-kazvînî nin eserlerine yapmaktadır. Belagat ilminin konularını Miftâhu l- Ulûm adlı eserinde sistematik bir şekilde işleyen es-sekkâkî den sonra el-kazvînî, el-îdâh ve et-telhîs adlı eserlerinde bu konuları daha talimî (pedagojik) hâle getirmiştir. Ali Kuşçu ise, bu risalesinde beyan ilminin ana kavramları arasındaki ilişkiyi çok iyi bir şekilde inşa ederek, istiare konusunu öğrencilerin daha iyi anlamasını sağlamak maksadıyla öğretici bir hâle kavuşturmuştur. Osmanlı kültür mirasından geriye kalan beş yüz binden fazla bozulmaya yüz tutmuş el yazma eser, ülkemiz kütüphanelerinin tozlu raflarında araştırmacıların ilgisini beklemektedir. Bu açıdan özellikle Arapça bilen araştırmacılara büyük görevler düşmektedir. 25

6 26 AYIN DOSYASI Ali Kuşçu nun Eyüp teki kabri İ lk medeniyetin Nil vadisinde yani bugünkü Mısır havzasında ve Dicle-Fırat arasında yani Mezopotamya da tarıma elverişli yerlerde teşekkül ettiğini görüyoruz. Hindistan ve Çin de dikkate değer ilmî faaliyetler olduğunu biliyoruz. Ayrıca Eski Yunan ve Roma da dikkat çeker. bilinmektedir. Abbasiler döneminde Darü l-hikmet kurulur. Eski Yunan, Roma, Bizans ve eski medeniyetlerin kitaplarını Arapçaya çevirirler. Çok büyük araştırmalar yapılır. Devlet tarafından desteklenir. Halife Harun Süleyman Zeki Bağlan Reşid ve onun yolundan giden oğulları Emin, Memun ve Mutasım da bu çalışmalara çok ilgi gösterirler. DöAli Kuşçu bütün İslam âlimleri gibi Modern ilmin yapınemlerinde birçok yeni buçok değişik konularda kitap ve sı, beynin elde ettiği biluş gerçekleştirilir. risaleler yazmıştır. Astronomi, rikimin neticesidir Orta Asya, Orta Doğu hesap, kelam, sarf, nahiv, tefsir, Asya da Aral gölüne ve Anadolu coğrafyasında vaaz, istiare, tarih ve lügat sahalarında eserler vermiştir. dökülen Seyhun ve Ceyhun ilmî çalışmalar dikkat çeker. nehirlerinin arası MaveraünMüreffeh bir toplum yapısı nehir de, mühim ilmî faaligörülür. Modern ilmin yapıyetlerin yapıldığı yerdir. Komşusu olan coğrafya- sı, insan beyninin elde ettiği birikimin sonucudur. da Orta Asya dikkat çeker. Kendi köklerini arayan Batı, gerekli çalışmalamüslümanlarda ilk ilmî çalışmaların Hz. Pey- rı Müslümanların başlattığını görür. Arapça eserlegamber (SAV) devrinde Darü l-erkam da başladı- ri, Latinceye çevirmeye başlarlar. Charles Baudelağını biliyoruz. Daha sonra Emeviler ve Abbasiler ire Biz Rönesans ı Müslümanlara borçluyuz der. dönemiyle Endülüs te faaliyetlerin arttığı malum- İlim, Batı daki Rönesans hareketiyle ortaya çıkmadur. Yemen de üç bin sene evvel barajlar yapıldığı mıştır. Batı zaten yanmakta olan meşaleyi ele almış, Semerkand da yetişti, Osmanlı da yükseldi

7 AYIN DOSYASI 27 daha da parlaması için elinden geleni yapmıştır. İslam medeniyeti Batı ya 3 yoldan geçmiştir: Endülüs Emevi Devleti, Sicilya ve Haçlı Seferleri. Batı Medeniyeti Eski Yunan, Roma, Hıristiyanlık ve Bizans a; İslam medeniyeti ise, Kur an ı Kerim e dayanır. Batı dünyası, Medrese (üniversite), Rasathane (gözlemevi) ve Darü ş-şifâ (hastane) gibi kurumları bizden almıştır. Orta Asya da 552 de başlayan Göktürk, Uygur, Kırgız hâkimiyeti, 900 lerde sona erer. Siyasi bir boşluk doğar. Bu boşluğu Moğol kabileleri doldurmaya başlar. Asıl adı Temuçin olan Cengiz, Türk ve Moğol kabilelerinin kurultayında (1206) kağan ilan edilir. Cengiz Han ın ölmeden önce oğullarına paylaştırdığı devletten, zamanla 4 yeni devlet ortaya çıkar: 1) Kubilay Hanlığı (oğlu Tuluy Han dan olma torunu Kubilay) 2) Çağatay Hanlığı (oğlu Çağatay) 3) Altın Orda Devleti (oğlu Cuci Han ın olma torunu Batu) 4) İlhanlılar (oğlu Tuluy Han dan olma torunu Hulagu) Moğollar, XVI. asırdan itibaren İslâmla şereflenmeye başlarlar. Çağatayların zayıfladığı dönemde, Semerkand Keş te 1336 da doğan Cengiz Han ın soyundan Timur, 1369 da Maveraünnehir e hâkim olur. Timur Devleti, bugünkü İran, Pakistan ve Afganistan bölgelerine hâkim olur. Timur, Altın Orda devletini yıkar (1402). Ankara Savaşı yla (28 Temmuz 1402), Yıldırım Bayezid i yener. Osmanlı Devleti parçalanır. Osmanlıların Balkan fetihleri durur. Bu yenilgi, İstanbul un fethini 50 sene geciktirecektir. Kuşçu lakabı babasından Timur un soyundan gelen ve XV.-XVI. yüzyıllarda İran ile Orta Asya da hüküm süren Timurlular, sanatın ve kültürün gelişmesine büyük katkılarda bulundular. İşte Türk astronom ve matematikçisi Ali Kuşçu, bu kültürel ortamda, Timurlular Devri nde Semerkant ta yetişmiş, daha sonra Osmanlılarda şöhret bulmuştur. Ali Kuşçu nun hayatı, Taşköprîzade Ebû l- Hayr İsameddin Ahmed Efendi nin (1495 Bursa, 1561 İstanbul), Arapça yazdığı Şakaikü n-numaniye fi Ulemai d-devleti l-osmaniye Şakaikü n- Nu maniye fi Ulemi d-devleti l-osmaniye (İÜ Edebiyat Fakültesi, İstanbul 1958, Prof. Dr. Ahmed Suphi Furat neşri, S ) ve Şakaik-i Numaniye nin Türkçeye tercümesi olan Mecdi Mehmet Efendi nin 1979 da İstanbul da tıpkıbasımı Abdülkadir Özcan tarafından yayınlanan Hadâik u-l Şekaik (180. ile 184. sayfaları arasında), Hoca Sadeddin Efendi nin Tacü t-tevarih, MEB İslam Ansiklopedisi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, Ahmed Süheyl Ünver in Ali Kuşci Hayatı ve Eserleri (İstanbul 1948), Muammer Dizer in, Ali Kuşçu (Ankara, 1988), Musa Yıldız ın, Bir Dilci Olarak Ali Kuşçu ve Risâlefi l-istiare si (Ankara, 2002), Muammer Dizer, Büyük Türk Düşünürü Ali Kuşçu nun Astronomiye Katkısı (Kandilli Rasathanesi, 1975) ve İhsan Fazlıoğlu nun, Osmanlılar Ansiklopedisi nde bulunmaktadır. Maveraünnehir in hangi mıntıkasında, hangi tarihte doğduğunu bilmediğimiz Alâüddin bin Muhammed el Kuşci (el-kûşi) bütün Türk dünyasının en tanınmış astronomudur. Kuşçu lakabı, babası Mehmed in, Uluğ Bey in doğancıbaşısı olmasından dolayıdır. Ali Kuşçu, Timur un takipçisi Uluğ Bey in, Türkistan ve Maveraünnehir emirliği sırasında ilk ve dinî eğitimini aldı. Uluğ Bey, Ali Kendi köklerini arayan Batı, Kuşçu ya babası vasıtasıyla gerekli çalışmaları Müslümanların Bursalı olan ve tahsil için yaptığını görür. Arapça eserleri Maveraünnehir e giden Kadızade-i Rumi aracılığıyla Latinceye çevirmeye başlarlar. Charles Baudelaire Biz Rönesans ı tanıyarak ona ders verdi. Müslümanlara borçluyuz der. O astronomi ve matematik sahasındaki bilgileri Semerkant ta Uluğ Bey, Kadızade ve Gıyaseddin Cemşid den aldı. Büyük bir öğrenme hırsına sahip olan Ali Kuşçu, Uluğ Bey ve Kadızade den izin almadan Kirman a tahsile gitti. Öğrenimini tamamladı. Nasruddin Tusî nin, Tecridi l-kelâm ına Şerhi Cedid-i Tecrid i kaleme aldı. Eserini, Ebu Said Han a takdim etmiştir (İÜ, Merkez Ktp. Nr ). Eser, daha önceki şerhlerin muhtevasını da içine aldığı gibi, Ali Kuşçu nun açıklama ve fikirlerini de ihtiva eder. Bu şerh, öğrenciler arasında yeni açıklama (cedid-i tecrid) olarak şöhret bulmuştur. Celâlüddin Dervanî, bu esere güzel bir haşiye yazmış; fakat Mir Sadrüddin in ve Şirazî nin tenkitlerine muhatap olmuştur. Ali Kuşçu. Bu eserin kazandığı önem sebebiyle, Maveraünnehir de ve diğer İslam memleketlerinde büyük şöhrete sahip olur, İran da Şârih-i Tecrid diye anılır.

8 28 AYIN DOSYASI Ali Kuşçu, Kirman da hem nakli, hem de akli ilimleri öğrenir. Aniden geri döner. Hoca Uluğ Bey i ziyaret edip özür diler. Uluğ Bey özrünü kabul eder; lakin Bana Kirman dan ne hediye getirdin? diye sorar. Bir risale getirdim ve bu çalışmada, Ay ın safhalarını hallettim. Bundan başka bir şeyim yok dediğinde, Uluğ Bey Getir göreyim. Nerelerde hata etmişsin anlayalım emrini verir. Bu tavra üzülen Ali Kuşçu, biraz da kızmış olarak, Risalatü l-eşkalü l-kamer adlı telif eserini, başından sonuna kadar ayakta okur. Uluğ Bey bilgisine hayret eder. Ayağa kalkarak onu kutlar. Uluğ Bey in takdirini kazanan Ali Kuşçu, Kadızade nin ölümü üzerine Semerkant Rasathanesi ne müdür olur. Böylece Zic-i Gürganî de tamamlanır (Zic, gök cisimlerinin mevki ve hareketlerini bulmakta kullanılan cetveldir. Bu kelime Farsçadan Arapçaya geçmiştir). Uluğ Bey in Zic i, rasathanesinin en önemli eseri olup o dönemde bu rasathanede yapılan en doğru gözlem sonuçlarını içine alır. Bu zic genellikle Zic-i Uluğ Bey veya Zic-i Gürganî adıyla anılır. Zic-i Gürganî; 1018 yıldızın konumundan başka, astronom ve astrolojiyle alakalı konuları ihtiva eder. Zic-i Gürganî nin tamamlanmasına Ali Kuşçu yardım etmiştir. Nitekim Uluğ Bey, eserin mukaddimesinde bunu yazmış ve öğrencisinden bahsederken ferzand-ı ercüment ve mahrem-i mast (şerefli oğlum ve çok samimi yakınım) tabirini kullanmıştır. Uluğ Bey bununla, Ali Kuşçu ya Maveraünnehir in hangi mıntıkasında, hangi tarihte doğduğunu bilmediğimiz Alâüddin bin Muhammed el Kuşci (el-kûşi) bütün Türk dünyasının en tanınmış astronomudur. Kuşçu lakabı, babası Mehmed in, Uluğ Bey in doğancıbaşısı olmasından dolayıdır. öğrencisinden çok, bir evlat ve dost muamelesi yapmıştır (Zic-i Uluğ Bey, Bayezid Umumî Kütüphanesi, Nr ) Babası Şahruh un vefatı üzerine Gürgan tahtına oturan Uluğ Bey (1450), oğlu Abdüllatif tarafından katledilir. Rasathane yerle bir edilir. Bu duruma dayanamayan Ali Kuşçu, hacca gider. Hac yolunda, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan la Tebriz deki görüşmelerinde, büyük iltifat ve ikramlar üzerine onun nezdinde kalır. Akkoyunlular ile Osmanlılar arasında sulh temin etmek için, elçi olarak Fatih Sultan Mehmet e gönderilir. Sultan Fatih in Ali Kuşçu ya İstanbul da kalmasını ve medresede ders vermesini teklif etmesi üzerine, Ali Kuşçu Tebriz e dönerek görevini tamamlar ve söz verdiği üzere İstanbul a döner. Fatih (1473) Akkoyunlulara zarşı sefere çıkarken Ali Kuşçu yu da yanında götürür. Otlukbeli Muharebesini Fatih kazanır. Sultan Fatih, Ali Kuşçu yu (1470 lerin başında) karşılamak üzere hududa kadar bir heyet gönderdiği gibi, bütün akraba ve yakınlarıyla Osmanlıya gelen bu âlime, harcırah olarak günde 1000 akçe tahsis eder. O vakit yabancı memleketlerden davet edilen kişilere yapılan karşılama töreni, aynen Ali Kuşçu için de yapılır. Üsküdar a geldiğinde, zamanın uleması ve İstanbul kadısı Hocazade Muslihüddin Mustafa, onu karşılamaya gelirler. Kadırga ile İstanbul a (Nefs-i İstahbul) geçerken, Ali Kuşçu ilmî bir konu açılmadığından, dikkat çekmek için, denizler hakkında söz açarak, Hayret! Rum Denizi dalgalı değil der. Buna Hocazade, Çok derin olduğundan, değme hava ile dalgalanmaz cevabını verir. Ali Kuşçu, sultanın huzuruna çıkınca, Hocazade yi nasıl buldunuz? sorusuyla karşılaşır. Cevap olarak, İran da ve Rum da eşi yoktur deyince, padişah, Arap ta da eşi yoktur demiştir. Bir gün Alâüddin Tusî, Fatih in huzurunda yapılan Tuhafetü l-felâsife meselesinin tartışmasından gücenip geldiği yere dönerken yolda Ali Kuşçu ya rastlar ve ona nereye gittiğini sorar. Azmimiz Rum (İstanbul) cevabını verince, Vilayet-i Rum a varınca huzur içinde olmak istersen, Hoca-

9 AYIN DOSYASI 29 zade ile münasebetlerini güzelce ayarla der. Bu adam öyledir ki, kişinin bildiği, onun yanında hiç kalır. Ali Kuşçu da Tusî nin nasihatini tutarak, kızını Hocazade nin oğluyla, torunu Kutbüddin Mehmedi de Hocazadenin kızıyla evlendirir. Bu evlilikten astronom Mahmud b. Muhammed Mirim Çelebi doğdu. Bütün bunlara rağmen, bazı şikâyetlerini memleketine yazdığı mektuplardan anlamak mümkündür. Heşt behişt isimli eserinde İdris-i Bitlisî, Ali Kuşçu nun İstanbul a talebesi Fenarizade Ali Çelebi nin Fatih e tavsiyesiyle çağırıldığını söylemektedir. Ali Kuşçu, İstanbul da ve İran sahasında birçok öğrenci yetiştirdi. Bunlar arasında Molla Camî diye tanınan Nureddin Abdurrahman ve Molla Lütfî de vardır. Ali Kuşçu nun çağdaşları Cemşid Kaşî ve Kadızade gibi âlimlerle karşılaştırıldığında onlar gibi sadece belirli bir sahada değil, din, dil, kelam ve riyazi ilimler gibi pek çok alanda uzman olduğu görülür. Daha çok Gazali nin çizgisini takip ederek, Aristotelesçi ilkeleri temizledi. Sayıları, saf nicelik ifade eden fonksiyonel unsurlar olarak gördü. Astronomi meselesinde Aristotelesçi fizik ilkelerini reddederek büyük oranda riyazikelâmi bir astronomi anlayışını müdafaa etti. Optik sahasında, Aristotelesçi düşüncenin yerine işraki çizgiye yakın teorileri öne çıkaran odur. Rengin var olma sebepleri konusunda, kendisinden önce ortaya konulan fikirleri, özellikle İbn Heysem ile Fahrüddin Râzî nin yaklaşımlarını ele alarak renk ile ışık münasebetini farklı bir şekilde yorumladı. Işığın, rengin varlık sebebi değil, tezahür sebebi olduğunu ileri sürdü. O farklı bir tabiat anlayışına, hem de seleflerinden farklı bir tabiat-matematik ilişkisi tasavvuruna ulaştı. Fizik, matematik ve metafizik çalışmalarında, Allah ın Kadir-i Muhtar oluşu anlayışını merkez aldı. Bütün çalışmalarında bu ideali devam ettirdi. Böylece az bir zaman kalsa bile, Osmanlı düşüncesi ve ilmî zihniyetine kalıcı bir tesir bıraktı. Bu etki Davûd-ı Kayseri ile Molla Fenarî nin temsil ettiği ve daha önce Osmanlı düşüncesine yerleştirdikleri irfani-kelami çizgiye, riyazi-kelami çizginin katılmasıyla hülasa edilebilir. Osmanlı Medrese Sistemi ve programını Ali Kuşçu, Molla Hüsrev ve Mahmud Paşa nın hazırladığını dikkate alırsak, Ali Kuşçu nun madde ve suret itibariyle Osmanlı ilmî zihniyetinin merkezinde yer alan bir tefekkür olduğu görülür. Bir hayli konuda İran ve Orta Asya Türk kültürüne de ciddi tesirleri olan Ali Kuşçu nun Risâle der İlm-i heyeti isimli eseri, Sanskritçeye de tercüme edilerek Hint kıtasında İslam astronomisini temsil etmiştir. Fatih ten büyük destek aldı Fatih, genç hocası Sinan Paşa dan Ali Kuşçu nun derslerine gitmesini ister. O ise talebesi Molla Lütfü yü yollar. Öğrendiği dersleri, akşam hamisi olan Sinan Paşa ya tekrar eder. Ayrıca Sinan Paşa, Ali Kuşçu nun torunu Mirim Çelebi yi yetiştirmiştir. Fatih, Sahn-ı Seman Medreseleri nin ders programını Ali Kuşçu ve Molla Hüsrev hazırlamışlardır. Ali Kuşçu nun tavsiyesi ile medrese nizamnamesi Molla Hüsrev tarafından kaleme alınmıştır. Onun İstanbul a gelmesiyle bizde müspet ilimlere karşı arzu artmıştır. Farklı kaynaklarda Ali Kuşçu nun on iki lakabına rastlıyoruz. Bunlardan birkaçı şöyledir: Ali Kuşi, el-ulema-i Mevlâna Ali el-kuşci el-semerkandi, Zübdet ül-ulemai el-müteahhirin Alâüddin Ali Kuşci, Ali bin Mehemmedi l-kuşçi, Mevlâna Ali bin Mehemmedi l Kuşçi el-semerkandî. Ali Kuşçu nun oğulları arasında; Derviş Mehemmed, Abdurrahman, Ataullah Yahya, Yusuf vardır. Oğlu Derviş Mehemmed ve torunu Mirim Çelebi, onun izinden giderek ilim yolunda çalışmıştır. Ali Kuşçu nun ölümü Ali Kuşçu nun vefat günü ve tarihini, torunu Mirim Çelebi nin Farsça kıtasının son iki mısrasındaki tarihten tespit ediyoruz: İlim yol göstericisi Mevlâna Ali Kuşçu cennete gittiği zaman (hicri) sekiz yüz yetmiş dokuz (879) senesi idi. Şabanın ilk haftası, cumartesi idi: 7 Şabrin 879 (14 Aralık 1474).

10 30 AYIN DOSYASI Katip Çelebi de Farsça kıtasında tarih düşü- torunu Mirim Çelebi yapmış olabilir. rür: Ali Kuşçu bütün İslam âlimleri gibi çok deği Rahmet îzed beru: Allah ın rahmeti üzerine şik konularda kitap ve risaleler yazmıştır. Hey et olsun Ebced hesabıyla H. 879 Kabri, Eyüp Sultan (astronomi), hesap, kelam, sarf, nahiv, tefsir, vaaz, Camisi haziresindedir. Fatih devri mezar taşı özel- istiare, tarih ve lügat sahalarında eserler vermişlikleri taşır. tir. Bu eserlerden bazıları hacimli araştırma, bazıları ders kitabı, bir Ali Kuşçu bütün İslam Eserleri: kısmı ise belirli meseleleri ele alıp âlimleri gibi çok değişik İstanbul un boylamını, 59 çözen risalelerdir. Önemli eserleri konularda kitap ve derece, enlemini de 41 derece 14 şöyle sıralanabilir: risaleler yazmıştır. Hey et dakika olarak tespit ettiği bilinmatematik eserleri: Ali Kuş(astronomi), hesap, kelam, mektedir. çu biri Farsça, dördü Arapça olsarf, nahiv, tefsir, Türkiye nin ve dünyanın mak üzere beş matematik eseri vaaz, istiare, tarih ve muhtelif kütüphanelerinde yazkaleme almıştır. lügat sahalarında eserler ma eserleri vardır. İstanbul kü*risaletü l-muhammedivermiştir. Bu eserlerden tüphanelerinde bir hayli nüshalaye fi l hisâb (Arapça): Risale der bazıları hacimli araştırma, rı bulunmaktadır. ilmü l-hisâb isimli eserin genişlebazıları ders kitabı, bir tilmiş şeklidir. Önemi, Bahaüddin kısmı ise belirli meseleleri Fatih Camisi güneş saati Amilî nin Hülâsatü l-hisâb ına ele alıp çözen risalelerdir. Güneş saatine bizde basıta kadar Osmanlı medreselerinde adı verilmişti. Ebu Behrâm Dımışkî nin tercüme et- orta seviyeli matematik ders kitabı olarak okutultiği Atlas Minor da (Nuruosmaniye Kütüphanesi masından kaynaklanmaktadır. Fatih e ithaf edilen Nüshası), İstanbul kısmına kendi bilgisinden kat- eser (1472) bir mukaddime ve iki fen üzere tertip tığı 20 sayfa arasında, Ali Kuşçu nun İstanbul da edilmiştir. Birinci fen hesap ilmi, ikinci fen ise mefatih Sıbyan Mektebi tarafında basıta (güneş saati) saha ilminden bahsetmektedir. Zamanımıza kayaptığını öğreniyoruz. Aynı bilgiyi Evliya Çelebi dar yirmiye yakın nüshası gelmiştir (Süleymaniye Seyahatnamesi nin İstanbul u anlatan 1. Cildinde Kütüphanesi, Ayasofya bölümü no: 2733/2 varak de buluyoruz b yaprakları arasında müellif hattı, Ali Bugün Sıbyan Mektebi olmamakla beraber, bu Kuşçu nun kendi yazısıyla olan eser), el-muhamçok önemli bir kayıttır. Lakin Fatih Camisi nin sağ mediye Kâtip Çelebi tarafından Ahsenü l hediye minare (Akdeniz ciheti) kaidesinde basîte/güneş adıyla mukaddimesinin sonuna kadar şerhedilsaati mevcuttur. Pirinçten olan iki kaması günümü- miştir. ze ulaşamamıştır. Dr. Adnan Adıvar a göre burada kullanılan Hint rakamları, Osmanlı ya XIII. asırda gelmiştir. Bu rakamların çok eski olması, Ebu Behram ve Evliya Çelebi tarafından bize bildirilen Ali Kuşçu nun güneş saati olması fikrini doğrulamaktadır. Ali Kuşçu nun yaptığı güneş saati gibi Bayezid ve Süleymaniye Camileri başta olmak üzere daha birçok yerde güneş saati yapılmıştır. Araştırılması gerekir. Bayezid Camisi ndeki basîteyi Semerkand Uluğ Bey Rasathanesi

11 AYIN DOSYASI 31 *Risale der ilm-i hisâb (Farsça): Ali Kuşçu tarafından Semerkand da yazılmış olabilir. Bir mukaddime ve üç makaleden meydana gelir. el- Muhammediye nin esasını teşkil eder. Osmanlı medreselerinde orta seviyeli matematik kitabı olarak kullanılan bu eserin, elliye yakın yazma nüshası günümüze kadar gelmiştir (Süleymaniye Kütüphanesi, Ayasofya bölümü no: 2733 /3 varak, 170 b 221 a, Ali Kuşçu hattı müellif nüshası). Ayrıca eser, Mizanü l hisâb adıyla basılmıştır (1850 ve 1853). Ali Kuşçu nun güneş saatinin çizimi Astronomi Eserleri: Ali Kuşçu nun astronomi sahasında en önemli çalışmalarından biri şüphesiz Semerkand matematik-astronomi ekolünün ortak bir mahsulü olan Zîc-i Uluğ Beg e olan katkısıdır. Bunun yanında Kuşçu nun astronomi sahasında ikisi Farsça, yedisi Arapça olmak üzere dokuz eseri mevcuttur. Bunlardan bazıları ilmî açıdan, bazıları ise eğitim-öğretim açısından önemlidir. *Şerh-i Zic-i Uluğ Beg (Farsça) : Salih Zeki ye göre, Ali Kuşçu nun en önemli eseridir. O bu şerhinde Zic in mukaddimesinde zikrolunan teoremlerin ispatlarını vermektedir. Ayrıca Uluğ Bey e nispet ettiği Zic de mevcut olan pek çok yanlışı düzeltmektedir. *Risâle fi halli eskali l-muadil li l-mesir Fâide fî eskâli utarid (Arapça) : Risalesinde Merkür ün hareketleri konusunda Batlamyus un el-mecesti adlı eserinde ileri sürdüğü görüşleri tenkit ve tashih eder. O bu risalesini Semerkand astronomi ve matematik ekolünün astronomi sahasında yaptığı nadir teorik çalışmalardan biridir. *Risâle fî asli l-hâric yümkin fi s-suliyyeyn (Arapça) : Eser arzın ve güneşin hareketleri konusunda bir risaledir. Kuşçu, Batlamyus un, Kutbuddin Şirâzî nin et-tuhfetü ş-şâhiyye fi l-hey e adlı eserindeki fikirlerini tenkit ve tashih eder. *Şerh ale t-tuhfeti ş-şahiyye fi l-hey e: Meşhur astronomi eserine yazdığı muhtasar şerhtir. Şerh eserin başından daireler bahsine kadar olup kale-ekulu (dedi-derim) şeklindedir. *Risale der ilm-i hey-e (Farsça) : Özet bir ders kitabı olan ve 1458 de Semerkand da kaleme aldığı Farsça Risale der ilm-i hey e bir mukaddime iki makaleden meydana gelir. Makaleler bablara ayrılmıştır. Eser, üslup ve muhteva bakımından son derece öğretici bir şekilde yazılmıştır. Dünya kütüphanelerinde seksenden fazla nüshasının olması, eserin yaygın bir şekilde kullanıldığını gösterir. Bu çalışmaya Muslihiddin Lârî ve ismi bilinmeyen bir müellif tarafından birer şerh yazılmıştır. Ayrıca Molla Abdullah Perviz (ölümü 1579) tarafından Mirkatü s-semâ adıyla Türkçeye de tercüme etmiştir. Muslihiddin Lârî nin şerhi ise uzun zaman Osmanlı medreselerinde okutulmuştur. Ali Kuşçu nun bu eseri ilki 1874 te Delhi de olmak üzere 1879 ve 1898 yılında basılmıştır. *El-Fethiyye fî ilmi l-hey e (Arapça) : Otlukbeli Savaşı nın kazanıldığı gün tamamlandığından el-fethiyye fî ilmi l hey e olarak isimlendirildi. Fatih e takdim olundu. Osmanlı astronomi öğretiminde orta seviyeli ders kitabı olarak okutulan eser, Sinanüddin Yusûf ve Mirim Çelebi tarafından şerh edildi. Ayrıca Muinüddin Hüseynî tarafından Farsçaya, Seydi Ali Reis tarafından diğer astronomi eserlerinden de faydalanılarak Türkçeye tercüme edildi. Eseri, Seyyid Ali Paşa ikinci defa muhtasar olarak Mir atül-âlem adıyla Türkçeye çevirdi ve bu çalışma İstanbul da basıldı (1824). Kelam eserleri: *Şerhü t-tecrid (Arapça) : Nasruddin Tûsî nin et-tecrid fî ilmi l-kelâm isimli felsefi kelam eserine yazdığı şerhtir. Daha önce Şemsuddîn Isfehânî bu eseri Teşyîdü l-kavâid fî şerhi Tecridü l-akâid adıyla şerh etti ve bu şerh, Ali Kuşçu nun şerhinden sonra Şerh-i kadim olarak tanındı. Ali Kuşçu bu çalışmasını yaparken hemen hemen her konuda kendisinden önceki görüşleri dikkate aldı; ayrıca kendi kanaatlerini de yeri geldiğinde ortaya koydu. Bu açıdan Şerh-i cedîd olarak tanınan eser, Ali Kuşçu nun matematik, fizik, optik vb.

12 32 AYIN DOSYASI konularındaki düşüncelerini ihtiva eden, Osmanlı döneminde yazılmış olan önemli kelam eseridir. Kendisinden sonra, İran, Orta Asya ile Anadolu ve Balkanlar da tesiri büyük oldu. Kelam sahasında ileri seviyede bir eser olarak daima göz önünde bulunduruldu. Ali Kuşçu şerhinin ihtiva ettiği fikirler, Celâleddin Devvanî ve Sadruddin Şirazî ile daha sonra iki âlimin takipçileri arasında iki yüz yıl süren tartışmalara sebep oldu. Bu çerçevede Osmanlı ve İran felsefî düşüncesini derinden etkiledi. Ali Kuşçu ekolü diyebileceğimiz bir kelam çizgisinin teşekkülüne sebebiyet verdi. Ali Kuşçu nun bu eserde takip ettiği yol, büyük oranda Gazalî çizgisidir. Riyazi-kelami sistemini esas alır. Eser zamanımıza gelen yüzlerce yazma nüshası yanında (Süleymaniye Kütüphanesi, Fatih bölümü, no: 3021, 323 varak), İstanbul ve Tahran da basılmıştır. Ali Kuşçu nun bu eserinin yanında kelam sahasında kaleme aldığı pek çok risalesi vardır. Dil Eserleri : Ali Kuşçu nun dil ve edebiyat sahasında pek çok telifi mevcuttur. Şerhü r-risaleti l-vâiziyye (Arapça) : Adududin İcî nin Fâide fi l-va z isimli küçük risaleyi bir ilim dalı olarak kurduğu vaaz ilmi konusundaki eserin şerhidir. Ali Kuşçu nun bu şerhi, kendisinden önceki şerhlerden daha fazla rağbet görmüş, medreselerde okutulduğu gibi üzerinde sayısız haşiye ve talik kaleme alınmıştır. Dünya ve Türkiye yazma kütüphanelerinde binlerce nüshası vardır. İstanbul da birçok defa basılmıştır. *el-ifsâh (Arapça) : İbn Hacib in Arapçanın cümle yapısı konusunda yazdığı el-kafiye fi nnahv nin şerhidir. Hacimli olan bu eserin ona yakın nüshası günümüze kadar gelmiştir (Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi, Emanet Hazinesi bölümü, no: 1891 de kayıtlı 180 varak). *el-unkûdü z-zevâhir fî nazmi l-cevahir (Arapça) : Arapça sarf ilmi yani kelime yapısı konusunda kaleme aldığı eseridir. Oldukça hacimli olan telif sahasında rağbet görmüştür. Zamanımıza kadar sayısız nüshası gelen eser (Süleymaniye Kütüphanesi, Esad Efendi Bölümü, no: 3087 de kayıtlıdır. 155 yaprak) aynı zamanda basılmıştır. *Şerhü s-şâfiyye (Farsça) : İbni Hacib in ilm-i sarf sahasında kaleme aldığı eserin şerhidir. Hacimli olan bu çalışmanın bazı nüshaları günümüze kadar gelmiştir (Köprülü Kütüphanesi, Fazıl Ahmed Paşa bölümü, no: 1598, varak ). *Risale fî Beyânî vadei l müfredat: Kelimelerin bir mana için konulmasıyla ilgili risaledir (Süleymaniye Kütüphanesi, Şehit Ali Paşa, no: 2830, Halid Efendi, no: 450 varak 80 b- 81 a). *Faideli-tahkîkî Lami t-tarif: Harf-i tarifin bazı özellikleri üzerinde duran tek varaklık risale (Köprülü Kütüphanesi 1593/21, Süleymaniye Kütüphanesi, Reşid Efendi, no: 1032/39). *Risâle mâ ene kutlu : Taftazani nin Telhîsu l- Miftah üzerine yazdığı ve el- Mutavvel adıyla tanınan şerhte geçen mâ ene kutlu ibaresiyle ilgili yazılmıştır. Risâle fî Beyânî Sebebi Takdimi l-müsned ileyh diye de anılır (Süleymaniye Kütüphanesi, Reşid Efendi, 1032/30 varak ). *Risâle fî l-hamd : Seyyid Şerif el-curcanî nin el-hasiyetu l- Kubrâ sına söz konusu ettiği hamd ile ilgili sözlerin tahkikine dair bir risale (Süleymaniye Kütüphanesi, Fatih, no: 5384, varak 68-70). *Risâle fî ilmi l-me âni: İlm-i Me ani konusunda bir risale (Süleymaniye Kütüphanesi, Carullah Efendi, no: 2060, varak ). *Risâle fî Bahsi l Mufred: Arapçada basit ve mürekkep kavramlar hakkında dil felsefesi ağırlıklı risale (Süleymaniye Kütüphanesi, Pertevniyal bölümü, no: 896, varak 7 b-8 b). *Risâle fî l-fenni s-sânî min ilmi l-beyan: Beyan ilmi hakkında bir risale (Süleymaniye Kütüphanesi, yazma bağışlar, no: 4140, varak 78 a-81 a). *Risâle fî beyânı sebebi takdîmi müsnedün ileyhi *Risâletü l-hakika ve l-mecaz *Risâle fi l-isti are: Bu risalede, hakikat mecaz, istiare ve kinaye konuları misallerle incelenmektedir. Dünya ve Türkiye kütüphanelerinde kırk nüshası tespit edilmiştir (Süleymaniye Kütüphanesi, Halet Efendi, no: 512, Deniz Bölümü no: 373 ve Süleymaniye, no: 910 nüshaları karşılaştırılarak bir tenkitli metni, Musa Yıldız tarafından tesis olunmuştur.

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

Osmanlı Döneminde Hisabu s-sittinî

Osmanlı Döneminde Hisabu s-sittinî Osmanlı Döneminde Hisabu s-sittinî Bu hisab sisteminde rakamlar yerine Arap harfleri kullanıldığı için hisabü'lcümmel, altmış tabanlı konumlu sayı sitemi kullanıldığı için hisabü's-sittini, derece ve dakika

Detaylı

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi OSMANLILAR 1 2 3 Osmanlılarda Eğitimin Genel Özellikleri Medreseler çok yaygın ve güçlü örgün eğitim kurumları haline gelmiş, toplumun derinden etkilemişlerdir. Azınlıkların çocuklarını üst düzey yönetici

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

DEVRİNİ AŞAN ALİM ULUĞ BEY

DEVRİNİ AŞAN ALİM ULUĞ BEY DEVRİNİ AŞAN ALİM ULUĞ BEY Hasan POLAT * Bilim dünyasında, ilk olarak aritmetikte ondalık sayı usulünü kullanma şerefini taşıyan ve Uluğ Bey Rasathanesinin ilk müdürü olan GIYASÜDDİN CEMŞİT, 1425 yılında

Detaylı

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. Yayın Kataloğu

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. Yayın Kataloğu Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayın Kataloğu 2013 2 TAHRÎRU USÛLİ L-HENDESE VE L-HİSÂB EUKLEIDES İN ELEMANLAR KİTABININ TAHRİRİ Nasîruddin Tûsî (ö. 1274) Meşhur Matematikçi Eukleides in (m.ö.

Detaylı

Yeniçağ ın Hükümdarı Fatih ve Bilimin Özgürlüğü

Yeniçağ ın Hükümdarı Fatih ve Bilimin Özgürlüğü Bilim ve Hikmet Doç. Dr. Bayram Ali ÇETİNKAYA Yeniçağ ın Hükümdarı Fatih ve Bilimin Özgürlüğü İstanbul un Müslümanlarca fethedilmesinin arkasından, Fatih, Ayasofya yı camiye çevirdikten sonra burada bulunan

Detaylı

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul

Detaylı

Sadrettin Gümüş, Seyyid Şerîf Cürcânî ve Arap Dilindeki Yeri, İstanbul: Fatih Yayınevi Matbaası, 1984, 211 s. Murat Dinler*

Sadrettin Gümüş, Seyyid Şerîf Cürcânî ve Arap Dilindeki Yeri, İstanbul: Fatih Yayınevi Matbaası, 1984, 211 s. Murat Dinler* FSM İlmî Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi FSM Scholarly Studies Journal of Humanities and Social Sciences Sayı/Number 5 Yıl/Year 2015 Bahar/Spring 2015 Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi

Detaylı

Eğitim. Resul KESENCELİ EĞİTİMDE

Eğitim. Resul KESENCELİ EĞİTİMDE Eğitim Resul KESENCELİ EĞİTİMDE MEDRESE VE VAKIFLARIN ROLÜ Osmanlılar, medrese eğitimi ve dolayısıyla ilim ve bu sahanın adamlarına değer verdiklerinden, bunların tahsil ve eğitim konusunda karşılaşabilecekleri

Detaylı

İslâmî Eğitim Kurumları

İslâmî Eğitim Kurumları İslâmî Eğitim Kurumları Yrd. Doç. Dr. M. İsmail BAĞDATLI mismailbagdatli@yahoo.com Küttab Bir nevi Sıbyan Mektebidir. Okuma yazma öğretimi için kullanılan küçük yerlerdir. İslâm dan önce de vardı. Küttab

Detaylı

RESTORASYON ÇALIŞMALARI

RESTORASYON ÇALIŞMALARI VAKIFLAR İSTANBUL I. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 2010 YILI RESTORASYON ÇALIŞMALARI (01.01.2011 Tarihi İtibari ile) restorasy n 175 restorasy n 175 RESTORASYONU TAMAMLANAN ESERLER (2004-2010) S.NO İLİ İLÇESİ TAŞINMAZ

Detaylı

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI T U : Teorik ders saati : Uygulamalı ders saati : Dersin redisi : Avrupa redi Transfer Sistemi 1.SINIF 1.SINIF ODU I. YARIYIL/GÜZ

Detaylı

İSMAİL DURMUŞ PROFESÖR

İSMAİL DURMUŞ PROFESÖR İSMAİL DURMUŞ PROFESÖR ÖZGEÇMİŞ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU 26.05.2014 Adres : İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi İcadiye-Bağlarbaşı Caddesi, No: 40 34662 Üsküdar/İstanbul Telefon E-posta : : 2164740860-1226 Doğum

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

VEFEYÂT. Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin

VEFEYÂT. Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin İslâm Araştırmaları Dergisi, Sayı 22, 2009, 155-181 VEFEYÂT Doç. Dr. Musa Süreyya Şahin Doç. Dr. M. Süreyya Şahin i 24 Ocak 2008 tarihinde Hakk ın rahmetine tevdi ile ebedî yolculuğuna uğurladık. Akademik

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.)

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.) PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ YAN DAL DERSLERİ DERSLER DERSİN KODU DERSİN ADI KREDİ PSİ 101 Psikolojiye Giriş I PSİ 10 Araştırma Teknikleri I PSİ 10 Psikoloji için İstatistik I PSİ 01 Sosyal Psikoloji I PSİ 0 Gelişim

Detaylı

MATE 417 MATEMATİK TARİHİ DÖNEM SONU SINAVI

MATE 417 MATEMATİK TARİHİ DÖNEM SONU SINAVI Öğrenci Bilgileri Ad Soyad: İmza: MATE 417 MATEMATİK TARİHİ DÖNEM SONU SINAVI 23 Ocak 2014 Numara: Grup: Soru Bölüm 1 Bölüm 2 Bölüm 3 21 22 23 24 25 TOPLAM Numarası (1-10) (11-15) (16-20) Ağırlık 20 10

Detaylı

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı

ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME. ТУРКИЙ ТAФСИР (XII-XII acp) *

ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME. ТУРКИЙ ТAФСИР (XII-XII acp) * - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, p.981-986, TURKEY ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME ТУРКИЙ ТAФСИР

Detaylı

İN'ÂMÂT DEFTERİ ÇERÇEVESİNDE II. BAYEZİD DÖNEMİ İSTANBUL MEDRESELERİNE BAKIŞ

İN'ÂMÂT DEFTERİ ÇERÇEVESİNDE II. BAYEZİD DÖNEMİ İSTANBUL MEDRESELERİNE BAKIŞ Araştırma Makalesi Research Article İlhan GÖK Dr. Dr. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, İstanbul-Türkiye Office of the Prime Minister Ottoman Archives, İstanbul-Turkey ilhangok52@gmail.com İN'ÂMÂT DEFTERİ ÇERÇEVESİNDE

Detaylı

AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı

AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı 1 AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı Karye-i Şeyhler ( 175) 1 1 1 Eş-şeyh Mehmed Arif ibn-i El-Hac Şeyh İbrahim Uzun boylu, Kır sakallı 60 2 Oğlu Şeyh İsmail

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi PROF. DR. NEJAT GÖYÜNÇ ARMAĞANI 305 Mevlüt ESER Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDAĞ NEÜ A. Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Mevlevilik, Mevlâna

Detaylı

Sonuç. Beylikler dönemi, Anadolu'da Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesi

Sonuç. Beylikler dönemi, Anadolu'da Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesi 78 ağaçları bulunan yer, Ermenek'e bağlı Görme! Köyü'nde 32 Paşaçukuru olarak bilinen yer, Ermenek'te Emir Ahmed mülkü civarındaki yer, Ermenek'e bağlı Gargara Köyü'nde 33 yer, Mut Medresesi yakınındaki

Detaylı

ON BEŞİNCİ YÜZYILDA OSMANLILARDA BİLİMSEL FAALİYELERİN KISA BİR DEĞERLENDİRİLMESİ

ON BEŞİNCİ YÜZYILDA OSMANLILARDA BİLİMSEL FAALİYELERİN KISA BİR DEĞERLENDİRİLMESİ ON BEŞİNCİ YÜZYILDA OSMANLILARDA BİLİMSEL FAALİYELERİN KISA BİR DEĞERLENDİRİLMESİ Prof. Dr. Esin KAHYA Ankara Üniversitesi DTC F. Öğretim Üyesi Osmanlı Devleti kuruluşundan itibaren bilimsel faaliyete,

Detaylı

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN*

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* * Gnkur.ATASE D.Bşk.lığı Türk kültüründe bayrak, tarih boyunca hükümdarlığın ve hâkimiyetin sembolü olarak kabul edilmiştir. Bayrak dikmek bir yeri mülkiyet sahasına

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Hoca Abdülkadir e Atfedilen Terkipler Erol BAŞARA *

Hoca Abdülkadir e Atfedilen Terkipler Erol BAŞARA * C.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi XII/2-2008, 253-260 Hoca Abdülkadir e Atfedilen Terkipler Erol BAŞARA * Özet Bu çalışmada, Türk Müziğinin elyazması kaynaklarından, müstensihi ve yazarı belli olmayan, Yapı-Kredi

Detaylı

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... V GİRİŞ...1 1. Eğitime Neden İhtiyaç Vardır?...1 2. Niçin Eğitim Tarihi Okuyoruz?...2 I. BÖLÜM İSLAMİYET TEN ÖNCEKİ TÜRK EĞİTİMİ 1. Eski Türklerde Eğitim Var mıdır?...5 2. Hunlarda

Detaylı

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Tarihi Öğretim Yılı Dönemi Sırası 2014-2015 2 1 B GRUBU SORULARI 12.Sınıflar Öğrencinin Ad Soyad No Sınıf Soru 1: Aşağıdaki yer alan ifadelerde boşluklara

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Doğan YAVAŞ 2. Doğum Tarihi: 26.08.1959 3. Unvanı: Görevi:Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Elemanı 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite

Detaylı

DAL MEḤMED ÇELEBĪ Āṣafī (ö. 1597 veya 1598)

DAL MEḤMED ÇELEBĪ Āṣafī (ö. 1597 veya 1598) DALMEḤMEDÇELEBĪ Āṣafī (ö.1597veya1598) HAYATI DalrumuzuileberaberPas aveçelebīünvanlarınıdataşıyanm.ç.öncelikleāṣafī mahlası ile tanınır ve bunu Sȩcāʿatnāme de sıkça kullanır. Çok yönlü bir birikime sahipolanm.ç.

Detaylı

İslam Ahlâk Düşüncesi Projesi

İslam Ahlâk Düşüncesi Projesi Ahlâk Düşüncesi Projesi İSLAM İSLAMAHLÂK AHLÂKDÜŞÜNCESİ DÜŞÜNCESİ PROJESİ PROJESİ düşüncesi düşüncesiiçerisinde içerisindepek pekçok çokdisiplin disiplintarafından tarafındantartıtartışılagelmiş şılagelmiş

Detaylı

Hz. Muhammed. (s.a.s.) in Doğumunun 1437 inci senesi vesîlesiyle.. 18 Mart 2008 Lütfi Kırdar Kongre Merkezi

Hz. Muhammed. (s.a.s.) in Doğumunun 1437 inci senesi vesîlesiyle.. 18 Mart 2008 Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Hz. Muhammed (s.a.s.) in Doğumunun 1437 inci senesi vesîlesiyle.. 18 Mart 2008 Lütfi Kırdar Kongre Merkezi I.BÖLÜM Dua Şehitler için Salâ Okunması Ehl-i Beyt Muhabbeti Sinevizyon Gösterimi Açılış Konuşmaları:

Detaylı

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ ERCİYES ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ (H. Mehmet Bayraktar İlahiyat Fakültesi) TANITIM KİTAPÇIĞI (2014-2015) KAPAK İLAHİYAT FAKÜLTESİ Tarihçe 16 Aralık 1965 tarihinde Yüksek İslam Enstitüsü adıyla Milli

Detaylı

İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ

İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ GİRİŞ Prof.Dr. Zekai Celep İnşaat Mühendisliğine Giriş GİRİŞ 1. Dersin amacı ve kapsamı 2. Askeri mühendislik ve sivil mühendislik 3. Yurdumuzda inşaat mühendisliği 4. İnşaat

Detaylı

İbn-i Sina. Kadızade Rumi

İbn-i Sina. Kadızade Rumi İbn-i Sina İbn-i Sina 980 senesinde Buhara yakınlarında doğmuş bir İslam filozofu ve tıp bilginidir. Önce babasından daha sonra da dönemin ünlü bilginlerinden mantık, matematik ve gökbilim öğrenimi görmüş,

Detaylı

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845)

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) C. Yunus Özkurt Osmanlı döneminde ilk genel nüfus sayımı, II. Mahmud döneminde 1831 (Hicri: 1246) yılında alınan bir karar ile uygulanmaya başlamıştır (bundan

Detaylı

Şeyhülislamlar kaynakçası

Şeyhülislamlar kaynakçası Şeyhülislamlar kaynakçası Sayıoğulları, R. S. (1991). Türk Ta'lik Yazı Ekolünün Doğuşunda Şeyhülislam Veliyüddin Efendi. (). "Osmanlı Devleti'nin Değerli Şeyhülislamlarından Kara Çelebizade Abdülaziz Efendi".

Detaylı

Hüsn-i Hat yazı çeşitleri - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi

Hüsn-i Hat yazı çeşitleri - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi Hüsn-i Hat yazı çeşitleri başlıca altı kısımda toplanmış olup, buna Aklâm-ı sitte (altı kalem) denir. Aklam-ı sitte peyderpey icat olunarak, Bağdat da Yakut-ı Musta sami tarafından kesin şekli verilen

Detaylı

Tahsin Görgün-Yayınlar ve Çalışmalar 1. Tahsin Görgün (Kısa Özgeçmiş)

Tahsin Görgün-Yayınlar ve Çalışmalar 1. Tahsin Görgün (Kısa Özgeçmiş) Tahsin Görgün-Yayınlar ve Çalışmalar 1 Tahsin Görgün (Kısa Özgeçmiş) 1961 yılında Sivas ta doğdu. Sivas İmam-Hatip Lisesini bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi nde lisans eğitimi yaptı

Detaylı

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Mustafa ŞAHİN 29 Eylül 2015 Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Geçtiğimiz hafta İngiltere de Londra nın güneydoğusunda şirin bir kasaba ve üniversite şehri olan Greenwich teydik. Kasabadan adını

Detaylı

İRAN GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ

İRAN GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ 1.GÜN 24 Mayıs 2015 Pazar Ankara Tahran 2. GÜN 25 Mayıs 2015 Pazartesi Tahran Tebriz Saat 18.00 de Ankara Esenboğa Havalimanı Dış hatlar servisinde

Detaylı

Pa Sa Ça Pe Cu. Öğle Arası. Seminer ve Danışmanlık

Pa Sa Ça Pe Cu. Öğle Arası. Seminer ve Danışmanlık Öğr. Gör. Mehmet Selim AYDAY H-B {N} Duyma, Anlama (İstima) I, II H-E {N} Duyma, Anlama (İstima) I, II H-C {N} Duyma, Anlama (İstima) I, II H-A {N} Duyma, Anlama (İstima) I, II H-C {N} Duyma, Anlama (İstima)

Detaylı

SEMPOZYUM DAVETİYESİ ve PROGRAMI

SEMPOZYUM DAVETİYESİ ve PROGRAMI SEMPOZYUM DAVETİYESİ ve PROGRAMI Sayfa 2 Kuşadası Kurşunlu Han-Kervansaray Kuşadası Güvencin ada Kalesi Sayfa 3 01-03 Nisan 2016 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Kuşadası ve Civarında Tasavvufî Hayat

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI. restorasy n

İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI. restorasy n A Ç I L I Ş L A R A Ç I L I Ş L A R A PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun en güzel örneklerinden birini oluşturan Pertevniyal Valide

Detaylı

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan Dersi I UAD 8001 Uzmanlık Alan Dersi-II TİB 5660 Hadiste Sened ve Metin Tenkidi TİB 5190 Mukayeseli Hadis

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Eğitim Tarihi Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İslam Öncesi Türklerde Eğitimin Temel Özellikleri 2 Yaşam biçimi eğitimi etkiler mi? Çocuklar ve gençlerin

Detaylı

ARTUKLU DÖNEMİ ESERLERİ Anadolu da ilk köprüleri yaptılar.

ARTUKLU DÖNEMİ ESERLERİ Anadolu da ilk köprüleri yaptılar. ARTUKLU DÖNEMİ ESERLERİ Anadolu da ilk köprüleri yaptılar. ( 1102 1409 ) Diyarbakır, Harput, Mardin Diyarbakır Artuklu Sarayı İlk Artuklu Medresesi İlgazi tarafundan Halep te yaptırıldı. Silvan (Meyyafarkin)

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZGEÇMİŞ ADI SOYADI: ÖMER FARUK HABERGETİREN DOĞUM YERİ VE TARİHİ: ŞANLIURFA/03.04.1968 ÖĞRENİM DURUMU: DOKTORA DERECE ANABİLİM DALI/BİLİM DALI 1 LİSANS SELÇUK İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2 YÜKSEK LİSANS 3 DOKTORA

Detaylı

OSMANLI ARAŞTIRMALARI

OSMANLI ARAŞTIRMALARI SAYI 38 2011 OSMANLI ARAŞTIRMALARI THE JOURNAL OF OTTOMAN STUDIES Kitâbiyat saraya mensûbiyet dönemini veya saraya sunduğu eserleri dolayısıyla sarayla olan bağlantısının ne oranda sürdüğünü/sürekli olduğunu

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

T.C. RECEP TAYYĠP ERDOĞAN ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ TEMEL ĠSLAM BĠLĠMLERĠ ANABĠLĠM DALI YÜKSEK LĠSANS DERSLERĠ DERSĠN KODU VE ADI

T.C. RECEP TAYYĠP ERDOĞAN ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ TEMEL ĠSLAM BĠLĠMLERĠ ANABĠLĠM DALI YÜKSEK LĠSANS DERSLERĠ DERSĠN KODU VE ADI T.C. RECEP TAYYĠP ERDOĞAN ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ 2014-2015 EĞĠTĠM-ÖĞRETĠM YILI GÜZ YARIYILI NDA AÇILAN DERSLERĠN LĠSTESĠ (T. C. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Detaylı

Memlüklerin Son Asrında Hadis -Kahire 1392-1517- Halit Özkan

Memlüklerin Son Asrında Hadis -Kahire 1392-1517- Halit Özkan Cilt/Volume: I Sayı/Number: 1 Yıl/Year 2015 Meridyen Derneği hadisvesiyer.info Memlüklerin Son Asrında Hadis -Kahire 1392-1517- Halit Özkan İstanbul: Klasik Yayınları 2014 (İkinci Basım), 240 sayfa. İslâm

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine)

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) Hipokratik-Galenik Tıp ekolunun devamı Cerrahi teknikler bilinmesine rağmen, yüksek enfeksiyon riski nedeniyle zorunlu haller dışında pek uygulanmıyor Tam olarak hangi

Detaylı

1- Tevrat ve İncil'e Göre Hz. Muhammed (Abdulahad Davud'dan tercüme), İzmir, 1988.

1- Tevrat ve İncil'e Göre Hz. Muhammed (Abdulahad Davud'dan tercüme), İzmir, 1988. 1) PROF. DR. NUSRET ÇAM Yayınlanmış kitaplar şunlardır: 1- Tevrat ve İncil'e Göre Hz. Muhammed (Abdulahad Davud'dan tercüme), İzmir, 1988. 2- Adana Ulu Câmii Külliyesi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara,

Detaylı

Kâşif Hamdi OKUR, Ismanlılarda Fıkıh Usûlü Çalaışmaları: Hâdimî Örneği, İstanbul: Mizah Yayınevi, 2010, 125-127.

Kâşif Hamdi OKUR, Ismanlılarda Fıkıh Usûlü Çalaışmaları: Hâdimî Örneği, İstanbul: Mizah Yayınevi, 2010, 125-127. Kâşif Hamdi OKUR, Ismanlılarda Fıkıh Usûlü Çalaışmaları: Hâdimî Örneği, İstanbul: Mizah Yayınevi, 2010, 125-127. Elif Büşra DİLBAZ E-mail: ikkizzler_89@hotmail.com Nasslar ile hükümler arasındaki ilişkinin

Detaylı

MUṢṬAFĀ NŪRĪ (d. 1824; ö. 1890)

MUṢṬAFĀ NŪRĪ (d. 1824; ö. 1890) HISTORIANSOFTHEOTTOMANEMPIRE MUṢṬAFĀNŪRĪ (d.1824;ö.1890) HAYATI 1240/1824 yılının Eylül ayında İzmir de doğmus olanm.n. 1 busȩhrinilerigelenailelerinden olan Mıṣır veya Tūnus kökenli Manṣūrīzādelere mensuptur.

Detaylı

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun bir kuruluşudur. Mahmutbey mh. Deve Kald r mı cd. Gelincik sk. no:6 Ba c lar / stanbul, Türkiye

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun bir kuruluşudur. Mahmutbey mh. Deve Kald r mı cd. Gelincik sk. no:6 Ba c lar / stanbul, Türkiye Zehra Aydüz, 1971 Balıkesir de doğdu. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü nü bitirdi. Özel kurumlarda Tarih öğretmenliği yaptı. Evli ve üç çocuk annesi olan yazarın çeşitli dergilerde yazıları

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS GÜNÜMÜZ MÜSLÜMAN TOPLUMLAR İLH 340 6 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ. : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 : abulut@fsm.edu.tr

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ. : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 : abulut@fsm.edu.tr AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : Ali Bulut İletişim Bilgileri Adres : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (01) 51 81 00 Mail : abulut@fsm.edu.tr. Doğum - Tarihi : 1.0.1973

Detaylı

MİMAR SİNAN. Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat. Mimar Sinan

MİMAR SİNAN. Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat. Mimar Sinan MİMAR SİNAN Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat Mimarlık tarihinin en büyük mimarlarından birisidir. Koca Sinan olarak tanınan Mimar Sinan 1489 da Kayseri nin Gesi bucağının Ağırnas köyünde doğdu. Çocukluğu

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI. Prof. Dr. Yaşar AYDINLI

DERS ÖĞRETİM PLANI. Prof. Dr. Yaşar AYDINLI DERS ÖĞRETİM PLANI TÜRKÇE 1 Dersin Adı: Ortaçağ ve Rönesans ta Felsefe 2 Dersin Kodu: FLS 1012 3 Dersin Türü: Zorunlu 4 Dersin Seviyesi: Lisans 5 Dersin Verildiği Yıl: 6 Dersin Verildiği Yarıyıl: 7 Dersin

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

T.C. YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI FAKÜLTE KURULU KARARI

T.C. YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI FAKÜLTE KURULU KARARI Toplantı Tarihi: 0. 06. 04 Toplantı Sayısı : 04/05 Fakültemiz Fakülte Kurulu, Dekan Prof. Dr. Abdulbaki GÜNEŞ Başkanlığında 0.06.04 tarihinde toplanarak aşağıdaki kararları almıştır. KARAR: -04-05 Eğitim

Detaylı

Necmi ATİK. necmiatik@hotmail.com. Çaybaşı Mah. Ali Çetinkaya Cad. Doğu Apt. No:62/5 Muratpaşa ANTALYA 0 535 622 31 55

Necmi ATİK. necmiatik@hotmail.com. Çaybaşı Mah. Ali Çetinkaya Cad. Doğu Apt. No:62/5 Muratpaşa ANTALYA 0 535 622 31 55 Necmi ATİK necmiatik@hotmail.com Çaybaşı Mah. Ali Çetinkaya Cad. Doğu Apt. No:62/5 Muratpaşa ANTALYA 0 535 622 31 55 Kişisel Bilgiler Uyruğu T.C. Doğum Yeri ve Yılı Almanya, 10/05/1967 Askerlik Durumu

Detaylı

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ARAB DİLİ VE BELAGATİ Arap Dili ve Belagati Anabilim Dalı, İslâm dininin temel kaynaklarını doğrudan anlayabilmek, temel İslâm bilimleri ve kültür tarihi alanlarında yazılmış olan

Detaylı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............

Detaylı

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar Eda Yeşilpınar Hemen her bölümün kuşkusuz zorlayıcı bir dersi vardır. Öğrencilerin genellikle bu derse karşı tepkileri olumlu olmaz. Bu olumsuz tepkilerin nedeni;

Detaylı

ORD. PROF. DR. ING. A. HAMDĐ PEYNĐRCĐOĞLU

ORD. PROF. DR. ING. A. HAMDĐ PEYNĐRCĐOĞLU ORD. PROF. DR. ING. A. HAMDĐ PEYNĐRCĐOĞLU vi ORD. PROF. DR. ING. A. HAMDĐ PEYNĐRCĐOĞLU 1 Hamdi Peynircioğlu 1908 yılında Yanya da doğmuştur. Yargıtay Üyesi Hakim Bekir Peynircioğlu ve Eşi Zehra Peynircioğlu

Detaylı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,

Detaylı

2015-2016 YILINA AİT ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARINDA OKUTULACAK DERS KİTAPLARININ KURUM BAZINDA DAĞITIM LİSTESİ

2015-2016 YILINA AİT ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARINDA OKUTULACAK DERS KİTAPLARININ KURUM BAZINDA DAĞITIM LİSTESİ VAN İPEKYOLU 9991168 ÖZEL DOĞA İLKU HAFIZİYE MAH. CAMBAZOĞLU 1. SOKAK NO:3 VAN Kurum Telefon: 43178800 43178800 100010 Pamuk Şekerim 1 Eğitim Aracı 60 10000 Pamuk Şekerim Eğitim Aracı 60 100110 Müzik 1-3

Detaylı

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 9 / 2004 s. 219-223 kitap tanıtımı HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz

Detaylı

Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Köprüleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Köprüleri......................... 4 0.1.1 Gazimihal Köprüsü.................... 4 0.1.2 Beyazid Köprüsü.....................

Detaylı

SÜHEYL ÜNVER ARAŞTIRMA MERKEZİ RESSAM HOCA ALİ RIZA BEY KOLEKSİYONU KONSERVASYONU

SÜHEYL ÜNVER ARAŞTIRMA MERKEZİ RESSAM HOCA ALİ RIZA BEY KOLEKSİYONU KONSERVASYONU SÜLEYMANİYE YAZMA ESER KÜTÜPHANESİ KONSERVASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ SÜHEYL ÜNVER ARAŞTIRMA MERKEZİ RESSAM HOCA ALİ RIZA BEY KOLEKSİYONU KONSERVASYONU HOCA ALİ RIZA BEY KİMDİR? Üsküdarlı Hoca Ali Rıza

Detaylı

UNESCO GENEL KONFERANSLARI TARAFINDAN İLAN EDİLEN ANMA VE KUTLAMA YILDÖNÜMLERİ

UNESCO GENEL KONFERANSLARI TARAFINDAN İLAN EDİLEN ANMA VE KUTLAMA YILDÖNÜMLERİ UNESCO GENEL KONFERANSLARI TARAFINDAN İLAN EDİLEN ANMA VE KUTLAMA YILDÖNÜMLERİ UNESCO Genel Merkezi nde iki yılda bir UNESCO Üyesi devletlerin katılımıyla gerçekleşen Genel Konferanslar sırasında, üye

Detaylı

Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim

Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim İSTANBUL YEDİ TEPE Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim Camisi, 6. tepede Mihrimah Sultan

Detaylı

OSMANLI FELSEFE-BİLİM DÜNYASININ ARKAPLANI OLARAK SEMERKAND MATEMATİK-ASTRONOMİ OKULU

OSMANLI FELSEFE-BİLİM DÜNYASININ ARKAPLANI OLARAK SEMERKAND MATEMATİK-ASTRONOMİ OKULU OSMANLI FELSEFE-BİLİM DÜNYASININ ARKAPLANI OLARAK SEMERKAND MATEMATİK-ASTRONOMİ OKULU İhsan FAZLIOĞLU Bir medeniyette üretilmiş felsefe-bilim dizgesinin içerisinde hayat bulduğu zihniyeti idrak etmek,

Detaylı

GÜLŞEHRİ NİN MANTIKU T-TAYRI (GÜLŞEN-NÂME)

GÜLŞEHRİ NİN MANTIKU T-TAYRI (GÜLŞEN-NÂME) GÜLŞEHRİ NİN MANTIKU T-TAYRI (GÜLŞEN-NÂME) - M E T İ N V E A K T A R M A - Hazırlayan Kemal YAVUZ T. C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜTÜPHANELER VE YAYIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 3131 KÜLTÜR ESERLERİ 414 ISBN

Detaylı

MOLLA GÜRANİ (1416 1488) (Ahmed bin İsmail bin Osman el Kuranî)

MOLLA GÜRANİ (1416 1488) (Ahmed bin İsmail bin Osman el Kuranî) MOLLA GÜRANİ (1416 1488) (Ahmed bin İsmail bin Osman el Kuranî) Osmanlı müfessir, fakih, hadis alimi, şeyhülislamıdır. Fatih Sultan Mehmed Han hazretlerinin hocası ve mürebbisidir. Diyâr ı Rûm'un, Anadolu'nun

Detaylı

İstanbul da İlim ve Kültür Hayatı (15-16. Asırlar)

İstanbul da İlim ve Kültür Hayatı (15-16. Asırlar) İstanbul da İlim ve Kültür Hayatı (15-16. Asırlar) Mehmet İpşirli Fatih Üniversitesi Fatih Sultan Mehmed in 1453 de İstanbul u fethedince cihad-ı asgar ı tamamladık, şimdi sıra cihad-ı ekber de, yani şehrin

Detaylı

Yard. Doç. Dr. Raşit GÜNDOĞDU

Yard. Doç. Dr. Raşit GÜNDOĞDU Yard. Doç. Dr. Raşit GÜNDOĞDU Oda No: 8 Telefon: 1120 E-Posta: rasitgun@hotmail.com 1. Doğum Tarihi: 04.05.1963 2. Öğrenim Durumu: Doktora Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Tefsir Hadis Ankara

Detaylı

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ Adı ve Soyadı : Cengiz ALYILMAZ : Prof. Dr. Bölüm/ Anabilim Dalı : Türkçe Eğitimi Bölümü Doğum Tarihi : 11.4.1966 Doğum Yeri : Kars Çalışma Konusu : Eski Türk Dili, Türkçe Eğitimi,

Detaylı

GÜZEL SANATLAR LİSESİ HAFTALIK DERS ÇİZELGESİ (MÜZİK) DERSLER

GÜZEL SANATLAR LİSESİ HAFTALIK DERS ÇİZELGESİ (MÜZİK) DERSLER İ ORTAK DERSLER SEÇMELİ DERSLER D GÜZEL SANATLAR LİSESİ HAFTALIK DERS ÇİZELGESİ (MÜZİK) DERSLER 9. 10. 11. 12. DİL ANLATIM 2 2 2 2 TÜRK EDEBİYATI 3 3 3 3 DİN KÜLTÜRÜ AHLAK BİLGİSİ 1 1 1 1 TARİH 2 2 - -

Detaylı

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık İslam Coğrafyasının en batısı ile en doğusunu bir araya getiren Asya- Afrika- Balkan- Ortadoğu Üniversiteler Konseyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde resmen kuruldu.

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi.

1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi. القواعد كتب A-GRAMER KİTAPLAR 1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi. 2- Mebâdiul-arabiyye (I-IV Cüz ) Arapça, Muallim REŞİT, eş-şartuni. 3- Câmiud-durûsil-arabiyye

Detaylı